| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : Hepsiburada olarak BluTV ile olan iş birliğimizi sürdürmekten dolayı çok mutluyuz. Hepsiburada Premium, e-ticaret müşterisinin beklentilerine uygun olarak Hepsiburada'nın geliştirdiği bir sadakat programı. Türkiye'nin e-ticaret alanındaki ilk üyelik bazlı sadakat programı ve bu program kapsamında BluTV sunduğumuz avantajların en önemlilerinden biri. Şimdi de 2 milyon Hepsiburada Premiumlu müşterimiz BluTV üyeliği hediyemizle Çekiç ve Gül: Bir Behzat Ç. Hikayesini izleyecekler. Yılın heyecanla beklenen bu yapımına katkıda bulunmuş olmak bizim için ayrıca mutluluk verici. Herkese şimdiden keyifli seyirler dilerim.\ BluTV olarak ilk sezonu büyük başarılara imza atmış Çekiç ve Gül: Bir Behzat Ç. Hikayesi'nin ikinci sezonunu abonelerimizle buluşturmanın heyecanı içerisindeyiz. Behzat Ç. yıllardır herkesin hafızasına kazınmış bir karakter. BluTV ile Behzat'ın aynı yolda yürümesinden çok mutluyuz. Bu özel gecemizde Hepsiburada Premium ile yine güzel bir iş birliği içerisinde olduğumuz için kendilerine teşekkür ederiz. dedi. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/extra/kultur-sanat/cakal-volkswagen-arenadatextMelek ve Şeytan'ın kıyasıya yarışacağı Kıyamet Günü konserine geri sayım başladı. Kariyer yolculuğunu mistik bir anlatım ile sahneye taşımayı planlayan Çakal, birbirinden ilginç sahne şovları, dillerden düşmeyen şarkıları ve sürpriz konukları ile 3 Aralık Pazar akşamı, saat 21:00'da Volkswagen Arena'da! Çakal'ın rap müziğe başlaması 2020 yılında Reckol ile yayımladıkları \ isimli şarkıyla olsa da asıl çıkış yapması aynı senenin sonunda yayımladığı \ ve Reckol ile 2021 yılında yayımladıkları \ ve \ adlı şarkılar sayesinde olmuştur. Yine 2021 yılında \ şarkısını yayımladıktan sonra ise Reckol ile \ adında üç şarkıdan oluşan bir Ep yayımlamıştır. Aynı yılın sonunda ise \ adında bir şarkı yayımlayan Çakal, 2022 yılına gelindiğinde ise \ adında bir tekli çıkarmıştır. \ adlı şarkısını yayımladıktan sonra ise yine aynı şarkıyı da barındıran \ isminde bir albüm yayımlamıştır. 2022 yılında yayımladığı birkaç şarkı daha sonrasında ise 2023'e girişini \"Kayıp Yıllarım\" adlı şarkısıyla yapmıştır."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/extra/kultur-sanat/en-iyi-christopher-nolan-filmleri", "text": "30 Temmuz 1970'de Londra'da doğan; 7 yaşındayken babasının kamerasıyla kısa filmler çekmeye başlayan Christopher Nolan bugüne dek düşük bütçeli bağımsız filmlerden; büyük gişe rekorları kıran yapımlara kadar çok sayıda ünlü filme imza attı. Küçük yaşlardan itibaren sinemaya ilgi duyan Nolan, George Lucas'ın Yıldız Savaşları üçlemesinden ve Ridley Scott'ın sürükleyici distopik filmlerinden etkilendi. İşte eleştiri derleme sitesi Rotten Tomatoes'e göre en iyi Christopher Nolan filmleri... Amerikalı bilim adamı J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi ve atom bombasının geliştirilmesindeki rolünü konu alan biyografik gerilim filmi... Joker olarak bilinen tehdit Gotham halkını kasıp kavurmaya ve kaosa yol açtığında Batman, adaletsizlikle mücadele etme yeteneğinin en büyük psikolojik ve fiziksel testlerinden birini kabul etmek zorundadır. Eski bir sigorta müfettişi olan ve ender rastlanan bir unutkanlık hastalığına sahip Leonard,karısını öldüreni bulmaya çalışır. Karısının öldürüldüğü andan itibaren yeni hiçbir olayı hatırlamayan Leonard, kim olduğunu bilmesine ve geçmişini hatırlamasına rağmen yeni bir anı sahibi olamamaktadır. 2. Dünya Savaşı'nın kaderini belirleyen olaylardan biri olan Dunkerque Tahliyesi'ni konu edinen yapım; yüz binlerce İngiliz ve müttefik askerinin düşman askerleri tarafından kuşatılması ile başlar. Arkalarında deniz olan bir bölgede sıkışıp kalan askerler, saldırıya karşı çaresiz bir durumda kalmışlardır. İki Los Angeles cinayet masası dedektifi, yerel bir gencin metodik cinayetini araştırmak için güneşin batmadığı kuzeydeki bir kasabaya gönderilir. Kedikadın Selina Kyle'ı da kendi safına çeken terörist lider Bane yüzünden, Gotham kenti ve halkı ciddi bir tehditle karşı karşıyadır. Batman ilk kez kendisinden daha güçlü bir rakibe karşı mücadele verecektir... Rüya paylaşımı teknolojisini kullanarak kurumsal sırları çalan bir hırsıza, bir CEO'nun aklına bir fikir yerleştirmek gibi ters bir görev verilir. Ancak onun trajik geçmişi projeyi ve ekibini felakete mahkum edebilir. Christopher Nolan'ın Batman üçlemesinin ilk filminde; ailesi öldürülen playboy, yol göstericileri sayesinde Asya'ya taşınır. Bruce Wayne'in amacı, adeta şeytanlarla ve kötü adamlarla kuşatılmış bir yer olan Gotham'a, adaleti getirmek, insanların ruhundaki korkuları ortadan kaldırmak ve onları huzurlu olmasını sağlamaktır. Trajik bir kazanın ardından, 1890'ların Londra'sındaki iki sahne sihirbazı, birbirlerini alt etmek için sahip oldukları her şeyi feda ederken nihai illüzyonu yaratmak için bir savaşa girerler. Gelecekte Dünya yaşanmaz hale geldiğinde, çiftçi ve eski NASA pilotu Joseph Cooper, insanlar için yeni bir gezegen bulmak amacıyla bir araştırmacı ekibiyle birlikte bir uzay aracına pilotluk yapmakla görevlendirilir. Yeni romanına ilham için sokaklarda yabancıları takip eden genç bir yazar, onu kanatları altına alan bir hırsızla tanışır. Bill takma adıyla dolaşan yazar, şık takım elbiseli adamın peşine takılır ve onunla tanışır. Bill, Cobb adındaki adamın profesyonel bir hırsız olduğunu öğrenir ve onun yaşam tarzından çok etkilenir. Yazarımız, ardından sarışın oldukça çekici bir kadınla da tanışınca, yavaş yavaş ait olmadığı suç dünyasının içine çekilecektir. Tenet, dünyayı büyük bir tehlikeden kurtarmak için savaşan bir kahramanın hikayesini konu ediyor. Gerçek zamanın ötesinde bir casusluk görevini yerine getirmeye çalışan kahraman, Üçüncü Dünya Savaşı'ndan daha büyük bir tehlikeyi durdurmaya çalışacaktır. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/extra/kultur-sanat/eyup-sabri-tuncerden-100-yilina-ozel-yuzyillik-bulusma-sergisitextBu sene 100.yılını kutlayan Eyüp Sabri Tuncer, ikinci yüzyıla başlamanın onuruyla sloganıyla yönettiği 100.yıl projeleri kapsamında Yüzyıllık Buluşma sergisini ziyaretçileri ile buluşturuyor. Kamil Fırat'ın küratörlüğünde sunulan sergi, ziyaretçilere markanın logo serüveninden 100 yıllık büyüleyici hikayesine, özel cam şişe koleksiyonundan tarihi belgelerin sunumuna, kısa filmlere ve Eyüp Sabri Tuncer'in eşsiz parçalarından biri olan İstiklal Madalyasına kadar birçok özel eseri inceleme fırsatı sunuyor. Sergi açılış konuşmasında, 2023 yılının Eyüp Sabri Tuncer markası ve Cumhuriyetin 100.yılı olması sebebiyle ayrı bir değeri olduğuna dikkat çeken Eyüp Sabri Tuncer Yönetim Kurulu Başkanı ve markanın 3. Nesil Temsilcisi Hasan Engin Tuncer, hafıza ve değerlerimizin geleceğe emin adımlarla yürümek için bir ön şart olduğunun altını çizerek bu konudaki farkındalığın artmasının gerekliliğini ifade etti. Tüm tarihi markalarımızı daha çok görünür kılmalıyız, bu konuda hepimize çok iş düşüyor, hep birlikte geleceğimiz için hafızamıza sahip çıkmalıyız uyarısında bulunan Tuncer, bu sene basımı gerçekleşen ve marka tarihlerini anlatan Yüzyıllık Bir Koku Hikayesi: Eyüp Sabri Tuncer ve Dört Kuşağı kitabına arzu eden ziyaretçilerin sergi süresince Hafızaevi'nden erişebilecekleri müjdesini de verdi. Tuncer Geçtiğimiz dönem başkanlığını yürüttüğüm Yüzyıllık Markalar Derneği'nin değerli üyelerine ve bu mekanı birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye Turing Otomobil Kurumuna da ayrıca hafızaya sahip çıkarak değerlerimizi geleceğe taşıdıkları için teşekkür ediyorum dedi. Serginin iletişim süreçlerini yöneten Eyüp Sabri Tuncer Pazarlama Direktörü ve 4. Nesil Temsilcisi Pelin Tuncer, pazarlama süreçlerindeki en öncelikli gündemlerinin kültür iletişimi projelerinin olduğunu dile getirirken 100.yılı bu konuda önemli bir mihenk taşı olarak gördüğünü ve çalışmalarının önümüzdeki yıl da devam edeceğini belirtti. Köklü bir marka olmanın özellikle kültür taşıyıcısı görevine dikkat çeken Pelin Tuncer, Geçmiş ve gelecek arasındaki bağı güçlendiren markamızın sergisini önümüzdeki sene yurt içinde farklı lokasyonlarda da açmayı planlıyoruz dedi. Yüzyıllık Buluşma Sergisi, 2024 Şubat sonuna kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/extra/kultur-sanat/istanbul-icin-son-cagri-filmi-hakkinda-bilmeniz-gerekenlertextÜnlü oyuncular Kıvanç Tatlıtuğ ile Beren Saat'in uzun bir zamanın ardından yeniden birlikte çalıştığı İstanbul İçin Son Çağrı filmi dünya çapında büyük yankılar uyandırdı. 24 Kasım'da dijital medya platformu Netflix'te yayınlanan film, son günlerin en çok konuşulan konuları arasında yer alıyor. İşte Türk televizyon tarihin ikonik dizilerinden Aşk-ı Memnu'daki rolleriyle hala konuşulan ikilinin rol aldığı yeni film hakkında bilmeniz gerekenler... İstanbul İçin Son Çağrı filmi için Netflix ilk olarak Resmi Tanıtım Fragmanı yayınladı. Hiç uyumayan bir şehir. Unutulmayacak bir gece. notuyla paylaşılan tanıtım, herkesi oldukça heyecanlandırdı. Kısa bir süre sonra ise İstanbul'da yapamayacağımız bir şeyler yapalım, bırak tadını çıkaralım. notuyla İstanbul İçin Son Çağrı Resmi Fragmanıyayınlandı. Ve artık herkes, OGM Pictures'ın yapımcılığını üstlendiği filmin yayın tarihini bekliyordu. Yayına saatler kala iki ünlü oyuncu, İstanbul İçin Son Çağrı filminin İstanbul galasındaki konuşmalarında yıllar sonra tekrar birlikte çalışmaktan çok mutlu olduklarını belirtti. Yıllar sonra ikonik ikili Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat'i bir araya getiren İstanbul İçin Son Çağrı filmi, New York'un ihtişamlı atmosferinde, aşk ve ikinci şans gibi konuları ele alıyor. Yapım, İstanbul'dan New York'a giderken havaalanında tesadüfen tanışan, heyecan ve tutku dolu bir maceraya sürükleneceklerinden habersiz olan Serin ve Mehmet'in hikayesini anlatıyor. Beren Saat Serin, Kıvanç Tatlıtuğ ise \"Mehmet\" karakterini canlandırıyor. Senaryosunu Nuran Evren Akşit'in yazdığı projenin reji koltuğunda ise daha önce Hakan: Muhafız ve yine Beren Saat'in başrolü üstlendiği Atiye gibi yapımların yönetmenliğini üstlenen Gönenç Uyanık oturuyor. Merakla beklenen filmin, ilk galası için 15 Kasım'da New York'un ikonik salonu Paris Theatre'da özel gösterim yapıldı. İstanbul İçin Son Çağrı filminin İstanbul galası ise 22 Kasım'da The Peninsula İstanbul'da yapıldı. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/extra/kultur-sanat/sessiz-gozculer-12-farkli-agacin-hikayesitextYves Rocher Vakfı, Yaşam İçin Ağaç Dikin projesi kapsamında, fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut ile Anadolu topraklarına kökleriyle tutunan ve farklı hikayeleri olan ağaçları 'Sessiz Gözcüler' sergisinde bir araya getirdi. Sessiz Gözcüler fotoğraf sergisi, doğadan aldığını doğaya geri vermek mottosuyla hareket eden Yves Rocher Vakfı'nın 'Ağaç Dikmek İçin 100 Neden'inden biri olan 'Hikayeler İçin Ağaç Dikin' misyonundan yola çıkarak Mehmet Turgut'un ülkemizde farklı hikayelere sahip 12 farklı ağacı fotoğraflaması ile hayata geçirildi. Sessiz Gözcüler fotoğraf sergisi, kadim Anadolu topraklarının eski tanıklarından olan, her biri farklı coğrafyalarda kök salmış 12 farklı ağacın tarihi ve güçlü dünyalarına tüm doğa severleri ortak ediyor. Kimi aşk, kimi hayatta kalma, kimi umut hikayesi olarak karşımıza çıkan bu hikayeler, bizi geçmişin sosyal ve kültürel yapısını tanımamız üzere bir yolculuğa çıkarırken aynı zamanda ağaçların sadece gezegenimizin geleceği değil toplumların kültürel bellekleri için de mükemmel yapı taşları olduğunu hatırlatıyor. Başarılı fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut'un fotoğrafladığı, her bir ağacın hikayesini ise oyuncu Yetkin Dikinciler'in seslendirdiği sergi tarihsel ve duygusal bir yolculuk sunuyor. Fotoğraflanan ağaçlar arasında, Zonguldak'taki 4118 yaşındaki Gümeli Porsuğu ve 1100 yaşındaki Porsuk Ağacı, Antalya bulunan 1100 yaşındaki Arapastı Ağacı, İstanbul'da yer alan 1212 yaşındaki Ağıl Çınar'ı gibi bin yaşını aşkın ağaçlar bulunuyor. Varoluşunu insanlığın özgürce yaşamasına adayan Mustafa Kemal Atatürk'ün özgürce büyüyebilmesi uğruna köşkünün yerini değiştirdiği 400 yaşındaki Ulu Çınar da sergide herkesin aşina olduğu bir ağaç olarak karşımıza çıkıyor. Dünyanın en eski, en büyük ibadet merkezi olan Göbekli Tepe'nin eşsiz doğasının tam ortasında, bir başına bulunan ve gövdesi büyük bir yıldırımla ikiye bölünmüş 96 yaşında yaşlı bir dut ağacı olan Dilek Ağacı da sergi için fotoğraflanan ağaçlar arasında. Bursa'daki İnkaya ve Ağlayan Çınarı, Kastamonu'daki Ahlat Ağacı, Kaz Dağları'ndaki Emine Çınarı, Mersin'deki Zeytin Ağacı ve İstanbul'daki Ahtapot Çınarı da bu sergide yerini alan asırlık ağaçlar arasında. Sessiz Gözcüler fotoğraf sergisi için 8 ayda, 720 saatten fazla mesai harcanırken, 30'u aşkın kaynak taraması yapılarak ve 100'e yakın konu hakkında bilgili kişi ile iletişime geçilerek fotoğraflanacak 12 ağaç belirlendi. Türkiye'nin farklı şehirlerinde yer alan bu ağaçların çekimler için 9.122 km yol gidildi, tamamlanması tam 35 gün sürdü. Bu proje vesilesiyle aynı zamanda Ahtapot Çınarı ve Ağıl Çınar'ın Anıt Ağaç olarak kayıt altına alınma işlemleri başlatılmış oldu. Yves Rocher Vakfı önderliğinde fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut'un ölümsüzleştirdiği ve hikayelerini Yetkin Dikinciler'in seslendirdiği 12 özel ağacın hikayesi Yves Rocher sosyal medya kanallarında tüm merak edenlerin dinletisine sunuluyor. Açılışını 7 Kasım 2023 günü Fransız Sarayı'nda yapan sergi açılışın adrından 8-16 Kasım tarihlerinde Akasya'da, 17-30 Kasım tarihleri arasında da Akmerkez'de ziyaretçilere açık olacak."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/extra/kultur-sanat/sevil-dolmaci-gallery-dubai-design-districtte", "text": "İstanbul'da 2020 yılında ana galeri mekanı olan Villa İpranosyan'da açılışını gerçekleştiren ve açıldığı günden itibaren önemli küratörlerle iş birliği yapan, sanatçı portföyünü genişleten ve önemli proje ve sergilere imza atan Sevil Dolmacı Gallery, Türk sanat sektörü üstünde etki yaratmak ve Dubai'de gelişmekte olan sanat ortamına katkıda bulunmayı hedefliyor. Bu vizyonla Sevil Dolmacı Dubai'nin açılışı Kunstforum Viyana'da, Robert Fleck'in küratörlüğünde düzenlenen Seeing the World Anew ve MoMA Dubrovnik'te Natures isimli iki müze sergisiyle uluslararası platformda tanınan köklü Türk sanatçılarından Ekrem Yalçındağ sergisi ile gerçekleşti. Sevil Dolmacı Dubai, Kasım 2023-Mayıs2024 tarihleri arasında Barry X Ball, Beverly Fishman, Bosco Sodi, Daniel Knorr ve Robert Janitz gibi uluslararası sanat alanının önemli isimlerini sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Mevcut sanat ortamını zenginleştirerek, kültürel alışverişi teşvik ederek yeni uluslararası yetenekleri bir araya getirmeyi amaçlayan Sevil Dolmacı Gallery, Dubai'nin canlı sanat ortamına dikkate değer bir katkı vadediyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/extra/kultur-sanat/vizyona-girecek-filmler-1-aralik-2023", "text": "1 Aralık 2023'te vizyona giren yeni filmleri merak eden sinema tutkunlarını buraya alalım. Cuma günü sinemalarda gösterime girecek filmlerin konularını, oyuncu kadrolarını ve fragmanlarını inceliyoruz. Takumi ve kızı Hana, Tokyo yakınlarındaki Mizubiki Köyü'nde yaşıyor. Bir gün köy sakinleri, Takumi'nin evinin yakınında şehir sakinlerine doğaya rahat bir \ sunacak bir kamp alanı inşa etme planının farkına varırlar. Film, gece hayatına ve eğlenceye düşkünlüğüyle tanınan popüler top model Yaz'ın, deneme çekimi için gittiği filmin yönetmeni Uzay'la tanışmasını ve ikilinin aşk yaşamasına neden olan süreci anlatıyor. Ve hayatları boyunca unutamayacakları acıyı... Kara Cuma isyanı trajediyle sonuçlandıktan sonra, Şükran Günü'nden ilham alan gizemli bir katil, kötü şöhretli tatilin doğduğu yer olan Plymouth, Massachusetts'te terör estirir. Nasreddin Hoca, bu kez bir zaman makinesiyle dinozorlar çağına gitmeye karar veriyor. Ancak beklediği gibi bir macera yaşamaz. Dinozorlarla dostluk kurar, komik ve eğlenceli anlar yaşar. Aynı zamanda, dinozorlarla insanların nasıl uyum içinde yaşayabileceğini keşfeder. Hikaye, eğlence dolu anlarla, dostluk ve uyumun önemini vurguluyor. Asha adındaki genç bir kız, bir yıldız için dilek diliyor ve baş belası bir yıldız ona katılmak için gökten indiğinde beklediğinden daha doğrudan bir yanıt alıyor. Artık hayatlarına kanun kaçağı olarak devam eden Mermer ailesinin her bir üyesi kendi sorunlarıyla boğuşmaktadır. Mermer ailesi bu kez çocuklarına kavuşmak için son bir soygun yapmak zorunda kalacak. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/extra/kultur-sanat/vizyona-girecek-filmler-17-kasim-2023text17 Kasım 2023'te vizyona giren yeni filmleri merak eden sinema tutkunlarını buraya alalım. Cuma günü sinemalarda gösterime girecek filmlerin konularını, oyuncu kadrolarını ve fragmanlarını inceliyoruz. Açlık Oyunları roman serisine imza atan Suzanne Collins'in 2020 yılında yayımlanan Kuşların ve Yılanların Şarkısı kitabından uyarlanan Açlık Oyunları: Kuşların ve Yılanların Şarkısı... Dört filmlik seride Capitol'un tiran lideri olarak gördüğümüz Coriolanus Snow'un, yıllar önce gençlik döneminde; 10. Açlık Oyunları'nda 12. Bölge'den Lucy Gray Baird'ın mentoru olması sonrası gelişen olayları anlatıyor. Mesut Süre, Fazlı Polat ve Anlatanadam'ın podcast olarak başlattığı mizah programı Meksika Açmazı'nın sinema uyarlaması olan film, aldıkları bir iş teklifi üzerine farklı motivasyonlarla Kapadokya'ya giden ekibin hikayesini anlatıyor. Meksika Açmazı ekibi, yolculukta ardı arkası kesilmeyen komik olayların içerisinde birbirleriyle olan ilişkilerini sorguladıkları birçok açmaza düşerler. Dostlukları aşk, para, kıskançlık ve entrikalarla sınanır. Film, yaşadıkları yeri basan selden eski bir piyanoya sığınarak kurtulan kedi Vincent ve fare Maurice'in bir müzeye kadar varan serüvenini anlatıyor. Vincent adlı uysal bir kedinin yaşadığı adadaki şatoyu sel basınca, kedi adada yaşayan küçük bir kemirgen olan akıllı fare Maurice tarafından kurtarılır. Fare Maurice ve kedi Vincent antik ve eski bir piyano içine saklanır, piyano selin etkisiyle denize açılmıştır. Denizde akıntıyla ilerleyen antika piyano bir grup denizci tarafından bulunarak müzeye teslim edilir. Piyano içine saklanmış olan Vincent ve Maurice kendilerini dünyanın en ünlü yapıtların ve tabloların bulunduğu kocaman bir müzede bulurlar. Vincent burada kendilerine müzenin koruyucuları diyen bir grup kediyle karşılaşır. Bu kediler müzedeki tabloların ve eserlerin kemirgenler tarafından yenmesini engellemeye çalışıp korumaktadırlar. İşin kötü yanı, fare Maurice eski tabloları kemirmeye bayılmaktadır. Vincent müzenin koruyucu kedilerinin dostluğunu ve güvenini kazanıp arkadaşlık kurabilmeyi düşlerken; diğer taraftan da hayatını kurtaran fare Maurice'i de kedi grubundan gizlemeye çalışmalıdır. Alya, gerçek kimliğini bulmak zorunda olan, hafızası silinen bir ajanın hikayesini konu ediyor. Evlenmek üzere olan bir özel harekat ajanının hafızasını silinir. Karanlık bir hükümetin tasarılarının tuvali haline gelen ajan, kim olduğunu bulmak için mücadele eder. Yavaş yavaş geçmişini hatırlamaya başlayan ajan, geçmişiyle ilgili sırları çözdükçe hem gerçek kimliğini hem de şok edici gerçekleri ortaya çıkarır. Film, Türkiye'de ilk kez özel güçleri olan kadın kahraman filmi olma özelliğini taşıyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/extra/kultur-sanat/vizyona-girecek-filmler-24-kasim-2023", "text": "24 Kasım 2023'te vizyona giren yeni filmleri merak eden sinema tutkunlarını buraya alalım. Cuma günü sinemalarda gösterime girecek filmlerin konularını, oyuncu kadrolarını ve fragmanlarını inceliyoruz. Konforlu yuvasından ayrılan Koca Ayı, hayalindeki hedefe ulaşmak için kendini büyük bir şehrin tam ortasında bulur. Ve artık bir düğün fotoğrafçısı olarak çalışıyor ve Maşa da onun asistanı olmuş. Yeni yıla sayılı günler kala Koca Ayı ve diğer orman sakinleri unutulmaz bir tatile hazırlanırken; Maşa, Buz Lordu küçük Ocak ile böyle tanışır. Film, Batman'ın Kozluk ilçesinde 9 Haziran 2017'de, teröristlerin hain saldırısı sonucu şehit olan öğretmen Aybüke Yalçın'ın hikayesini konu ediniyor. Fransız İmparatoru Napolyon Bonapart'ın inişli çıkışlı yükselişini ve düşüşünü; iktidara giden amansız yolculuğunu, eşi Josephine ile olan bağımlılık yaratan ve değişken ilişkisini detaylandıran bir destan. Alman ilişki draması, Baltık Denizi'ndeki tatil evlerinde kontrolsüz orman yangınları nedeniyle mahsur kalan dört kişiye ve gelişen olaylara odaklanıyor. Christian Petzold'un doğal elementleri konu alan üçlemesinin ikinci filmi olan Kızıl Gökyüzü'nde, ,ikisi eski ikisi yeni dört genç arkadaş bir araya gelir. Ve duygular, etraflarındaki kurak ormanlar gibi alev almaya başlar. Mutluluk, şehvet ve aşk, aynı zamanda kıskançlıklar, kırgınlıklar ve gerginlikler gün yüzüne çıkar. Çok geçmeden ormanın alevleri de eve ulaşacaktır."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/extra/kultur-sanat/vizyona-girecek-filmler-8-aralik-2023", "text": "8 Aralık 2023'te vizyona giren yeni filmleri merak eden sinema tutkunlarını buraya alalım. Cuma günü sinemalarda gösterime girecek filmlerin konularını, oyuncu kadrolarını ve fragmanlarını inceliyoruz. Dünyaca ünlü Viyana Devlet Operası'nın büyülü olaylarının perde arkasına bir yolculuk... Birbirine derinden bağlı iki çocukluk arkadaşı Nora ve Hae Sung, Nora'nın ailesinin Güney Kore'den Kanada'ya göç etmesinden sonra birbirlerinden ayrılmak zorunda kalırlar. Birbirlerinden habersiz geçen yirmi yılın ardından kader onları New York'ta yeniden bir araya getirir. Birlikte geçirdikleri bir hafta boyunca aşkları ve geçmişleriyle yüzleşirler. Kimsenin istemediği, halktan bir kız, hayattan bıkmış bir kral ve tarih kitaplarına geçmiş bir saray skandalı... Cannes Film Festivali'nin açılışında gösterilen çarpıcı dönem filmi, sınıf atlamaya çalışan işçi sınıfından Jeanne Vaubernier'in, Kral 15. Louis ile tanıştıktan sonra değişen hayatını konu ediniyor. Jeanne Vaubernier, sınıf atlamaya kararlı işçi sınıfından bir kadındır. Fakir hayatından kurtulmak için çekiciliğini kullanmaktan çekinmez. Sevgilisi Kont du Barry, Jeanne'ın çekiciliğinden faydalanarak zenginleşmiştir. Aynı zamanda Richelieu Dükü'nün yardımıyla Jeanne'ı kral ile tanıştırmak için bir toplantı organize eder. Ancak bu tanışma beklentilerin de ötesine geçer; Louis XV ve Jeanne ilk görüşte aşık olur. Kral, Jeanne ile hayatı yeniden keşfeder ve onsuz yaşayamayacağına karar verir. Skandal patlar. Kimse sarayda sokaklardan gelen bir kadını istememektedir. Oğlunun ölümünün sorumlularından intikam almak için suç dolu bir dünyaya adım atan acılı bir baba... Noel arifesinde kavgalı iki çete arasındaki çatışma, Brian Godlock'un oğlunun ölümüyle sonuçlanır. Kendisini dilsiz bırakan bir yaralanmanın ardından iyileşmeye çalışan Godlock, adaleti kendi elleriyle sağlamak, oğlunun ölümümün intikamını almak için harekete geçer. Haile 2: Var mı, Yok mu?! Geçmişe hapsolmuş kabuslarla dolu bir evde yaşananları konu edinen bir film... Evin çatlaklarından fısıldanan lanet, evin ziyaretçilerini sonsuz bir kabusa hapseder. Her bir odada, geçmişteki hataları yankılayan bir ayna bulunur. Zamanın duvarların arasında hapsolduğu odada kabustan kurtulmak mümkün değildir. Gelen ziyaretçilerin günahlarıyla dolan bu evden çıkışı imkansızdır. Film, ünlü müzisyen Murat Göğebakan'ın zorluklarla dolu hayat hikayesini konu ediniyor. Zorlu koşullarda süren hayatında yokluktan başlayıp, şöhret basamaklarını adım adım çıkan Göğebakan; bir yanda sağlık sorunlarıyla mücadele ederken, diğer yanda kendisine yapılan ihanetle yüzleşmesi ağır bir darbe almasına neden olur. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/extra/kultur-sanat/yuz-yillik-bir-koku-hikayesi-eyup-sabri-tuncer-ve-dort-kusagitextYazar Meltem Çıplak Nayır'ın aile ve şirket arşivinden, bu serüveni inşa edenler ile yaptığı sözlü tarih görüşmelerinden ve araştırmalarından elde ettiklerini damıtarak yazdığı ve Mundi tarafından basımı gerçekleştirilen Yüz Yıllık Bir Koku Hikayesi: Eyüp Sabri Tuncer ve Dört Kuşağı, sizi aile bağları ve prensiplerle geleceğe ulaşan asırlık bir çınarın büyüme hikayesine tanıklık etmeye çağırıyor. Türkiye'de yerli kolonya üretimini başlatan ilk şirket olan Eyüp Sabri Tuncer markasının ticari yolculuğunun anlatıldığı kitap, Bosna'dan İnegöl'e, İnegöl'den Ankara'ya, Ankara'dan İstanbul'a uzanan aile hikayesini konu alıyor. Hikaye, dede Eyüp Sabri Tuncer'in Samanpazarı'nda ilk dükkanını 1923'te açmasıyla, 3 kuşak önce başlıyor. Öngörüsü ve vizyonuyla hep dikkat çeken Eyüp Sabri Tuncer'in işlerini devralan Sabahattin Tuncer, yurt dışı ile yaptığı yazışmalar ve araştırmalar sonucunda ilk yerli esansı üretiyor ve ilk yerli kolonyayı piyasaya sunmuş oluyor. Kitapta okurlar tarihi boyunca ilklere imza atan ve gelişerek bugünlere gelen markanın hikayesine eşlik ediyor. Meltem Çıplak Nayır ile içerik, fotoğraflar, yazım ve düzenlemelerine dahil olan, Cumhuriyet'in kuruluşu ile başlayan hikayesi nesilden nesile devam eden Eyüp Sabri Tuncer 'in Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Engin Tuncer; ''Elinizde tuttuğunuz kitap, mevcut yazılı ve sözlü kaynaklarımız ışığında, Sayın Meltem Çıplak Nayır'ın samimi ve gayretli araştırmaları, yazımı eşliğinde oluştu. Bizi bir kitap yazma hayaliyle bir araya getiren başta Meltem Çıplak Nayır olmak üzere, eşim Funda Tuncer'e ve sürecin tasarımında gönülden katkılarını sunan Asude Alkaylı'ya, özverili çalışma disipliniyle Mundi Yayınevi ekibine, pazarlama ve proje ekibimizdeki tüm arkadaşlarıma, sevgili kızım Pelin Tuncer'e ve kitaptaki tüm gerçek kahramanlarımıza, ailemize, hikayemizi oluşturan herkese gönülden teşekkür ediyorum'' diyor. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/extra/radarimizda/amazon-turkiyenin-heyecanla-beklenen-gulumseten-kasim-kampanyasitextAmazon Türkiye'nin gelenekselleşen alışveriş etkinliği Gülümseten Kasım Fırsatları, bu yıl 30 Kasım'a kadar son teknoloji ürünlerden modaya, ev ihtiyaçlarından kişisel bakım ürünlerine ve en beğenilen kitaplara kadar tüm kategorilerde her zevke ve tercihe hitap eden geniş portföyü ile müşterilerin yüzünü gülümsetecek. Müşterilerinin ihtiyaçlarını uygun fiyatların yanı sıra hızlı ve ücretsiz teslimat imkanı ile karşılayan Amazon.com.tr'in Gülümseten Kasım Fırsatları alışveriş etkinliği bugün başladı. 30 Kasım'a kadar sürecek Gülümseten Kasım Fırsatları alışveriş etkinliği boyunca Amazon.com.tr müşterileri oyuncaktan elektroniğe, modadan ev yaşam ürünlerine, spordan ofis ürünlerine kadar tüm kategorilerden yüzbinlerce üründe büyük indirimlerden hızlı ve ücretsiz teslimat seçenekleriyle faydalanabilecek. Gülümseten Kasım Fırsatları sadece büyük indirimler sunmakla kalmayacak, ayrıca müşterilerin alışverişlerini en iyi avantajlarla yapabilmesini sağlayacak fırsatlarla da geliyor. Gülümseten Kasım Fırsatları boyunca sunulacak anlık fırsatlara ek olarak tüm müşteriler, Amazon.com.tr tarafından satılan ve yasal taksit kısıtlaması olmayan ürünlerde tüm kredi kartlarına 12 aya, peşin fiyatına ise 6 aya varan taksit seçeneklerinden yararlanabilecek. - Hızlı ve ücretsiz teslimat seçenekleri: Amazon Prime üyeleri herhangi bir sepet tutarı gözetmeksizin hızlı ve ücretsiz teslimat seçeneklerinin keyfini çıkarıyor. - Alışveriş ayrıcalıkları: Kendilerine özel ek indirimlerden de faydalanan Prime üyeleri aynı zamanda Çok Al & Az Öde ile 250 TL ve üzeri alışverişlerde sepette yüzde 10 indirim kazanıyor. - Seçili ürünlerde fiyat farkı tutarında ücret iadesi garantisi: Gülümseten Kasım Fırsatları boyunca Amazon.com.tr ve Amazon mobil uygulamasından satın alınan, satıcısı ve göndericisi Amazon.com.tr olan seçili ürünlerin fiyatı 30 Kasım tarihine kadar düşerse aradaki fark hediye kartı olarak müşterilerin Amazon hesabına tanımlanıyor. - Prime Video: Amazon Prime üyeleri, üyelikleriyle birlikte gelen Prime Video ile aralarında popüler Amazon Originals içeriklerinin de bulunduğu geniş bir içerik seçkisini ek ücret ödemeden Türkçe dublaj ve alt yazı seçenekleriyle primevideo.com ya da tablet, akıllı telefon ve akıllı TV'lerindeki Prime Video uygulaması aracılığıyla izleyebiliyor. - Prime Gaming: Prime Gaming ile tüm Prime üyeleri piyasanın önde gelen oyunlarında oyun içi ayrıcalıklar, her ay yenilenen ücretsiz oyunlar ve Twitch.tv'de sevdikleri bir yayıncıya aylık abonelik hakkıyla bütünsel bir oyun deneyiminin keyfini çıkarabiliyor. Henüz Prime üyesi değilseniz www.amazon.com.tr/prime adresinden hemen üye olup Gülümseten Kasım etkinliğinde Prime ayrıcalıklarından yararlanabilirsiniz. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/extra/radarimizda/arzum-okka-dunya-turk-kahvesi-gununu-kutluyortextArzum OKKA, hazırladığı CGI reklam filmleri ile 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü'nü kutladı. Dijital mecralarda yayınlanan filmlerde Arzum OKKA Türk Kahvesi Makinesi ve OKKA fincanları, Londra, New York ve İstanbul gibi dünyanın en önemli şehirlerinin sembol yapı ve meydanlarında konumlandırıldı. Arzum OKKA, UNESCO'nun Türk kahvesini, Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne dahil edilişi ve 5 Aralık'ın \ olarak kutlanışının 10. yılına özel hazırladığı reklam filmi Dev OKKA Türk Kahvesi Makinesi ve OKKA fincanlarının, CGI tekniğiyle Londra Tower Bridge, New York sokakları ve İstanbul İstiklal Caddesi gibi dünyanın en önemli şehirlerinin sembol yapı ve meydanlarıyla bütünleştirilmesiyle hazırlandı. Arzum OKKA'nın Türk kahvesini sahiplenişinin adeta birer sembolüne dönüştü."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/extra/radarimizda/bu-secenekler-tatil-anlayisinda-ezber-bozuyor", "text": "İnsanlar başta Ege ve Akdeniz olmak üzere Türkiye'nin her noktasında doğal güzelliklerin tadını çıkarmak için villa tatiline yönelmiş durumda. Elbette bu bölgelerde ultra lüks ve sizi gerçekten tatmin edebilecek pek çok otel ya da pansiyon seçeneği mevcut. Fakat hem fiyatlar çok yüksek hem de baş başa kalma ve geniş alanların tadını çıkarma imkanı bulunmuyor. Dolayısıyla balayı tatili, aile tatili ya da gözlerden uzak muhafazakar bir tatil geçirmek isteyenlerin ilk tercihi villa kiralama hizmeti olarak değişmiş durumda. Kalkan ve Kaş villa tatili için en çok tercih edilen bölgeler! Aralarında yalnızca 20 kilometrelik mesafe bulunan Kaş ve Kalkan, yalnızca Antalya'nın değil, Türkiye'nin de en beğenilen tatil bölgelerinden ikisi. Ayrıca yerli turistlerin olduğu kadar yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Örneğin Kalkan İngiliz turistlerin yoğun şekilde tercih ettiği bir bölge. Kaş ise özellikle dalış meraklıları için son derece ideal. Kekova ve civarında dalış yapılabilecek çok sayıda bölge mevcut. Ayrıca Kaş'tan Meis Adası'na günübirlik seyahat etmek de mümkün. Kaş ve Kalkan'ın bu denli popüler olmasının bir diğer nedeni, iki bölgenin de çok sayıda kiralık villa seçeneğine sahip olması. Alternatiflerin çeşitliliği, herkesin kendisine uygun bir villa bulmasını da kolaylaştırıyor. Kaş ve Kalkan civarında hemen denizin kenarında bir villa bulabileceğiniz gibi yüksek bir noktada konumlanmış ve muhteşem bir deniz manzarası sunan villa seçenekleri de bulmanız mümkün. Eğer ormanın içinde, doğayla iç içe bir tatil geçirmek isterseniz, bu isteğinizi yerine getirebileceğiniz çok sayıda seçeneğiniz de bulunuyor. Muğla, kiralık villa tatilcilerinin favori bölgelerinden! Fethiye, Göcek, Bodrum, Marmaris ve çok daha fazlası... Eğer Muğla'da bir tatil geçirmek istiyorsanız, binlerce otel seçeneği arasından seçim yapmakta zorlanıyor olabilirsiniz. Ayrıca özellikle yaz aylarında Türkiye'nin en kalabalık bölgeleri olduklarından gözlerden uzak bir tatil yapmak oldukça zor. Fakat imkansız değil! Çünkü bir villa kiralama hizmeti alarak gözlerden uzak, yalnız ve unutulmaz bir tatil geçirebilirsiniz. Fethiye'de Kabak ve Kayaköy, Bodrum'da Yalıkavak ve Gümbet ya da Marmaris ve Datça... Yalnızca tatil yapmak istediğiniz bölgeyi belirleyin ve kiralık villa seçeneklerini değerlendirin. Villa tatili pek çok avantajı beraberinde getiriyor! Lüks villalar size birkaç kat ve çok sayıda oda sunar, oysa otel tatilinde yalnız kalabilmek için küçük bir odanız vardır. Oteller kalabalıktır; çocuklar ya da gürültücü gruplar size rahatsızlık verebilir. Villa tatilinde ise hem kalabalıklardan hem de gürültüden uzak olursunuz. Eğer geniş bir arkadaş grubuna ya da kalabalık bir aileye sahipseniz, oteller genellikle sizin için uygun değildir. Oysa villalar bütün bir ailenin ya da arkadaş grubunun konforlu ve ekonomik şekilde konaklamasını mümkün kılar. Otellerde havuz, oyun alanları ya da spor alanları çok fazla insan tarafından kullanılır ve bu da hijyenle ilgili sorunlar yaratabilir. Villa tatilinde ise hem havuz hem de diğer tüm olanaklar yalnızca size özeldir. Villa tatilinin getirdiği avantajların listesini uzatmak elbette mümkün. Ayrıca villalar ile özel bir havuza, çocuk havuzuna, fitness merkezine, jakuziye, saunaya ve çok daha fazlasına sahip olabilirsiniz. Yalnızca bunlar bile neden bir villa tatili yapmanız gerektiğini anlatmaya yetiyor! Balayı villaları ile muhteşem bir başlangıç yapın!Oteller her ne kadar balayı çiftleri için özel odalar ya da hizmetler sunuyor olsa da bu durum kalabalıktan uzak olduğunuz anlamına gelmez. Güzel bir akşam yemeği, sabah havuzda geçirilen keyifli vakitler, sauna ve jakuzide geçirilen özel anlar ve çok daha fazlası balayı villaları ile mümkün. Ayrıca balayı villalarının tamamının korunaklı olduğunu ve mahremiyeti sağladığını söylemek de mümkün. Yani baş başa geçirdiğiniz vakitler yalnızca size ait olur ve kafanızda acaba olmadan özgürce bir tatil yaşayabilirsiniz. Pek çok aile, otellerin ve pansiyonların mahremiyeti sağlamıyor olmasından dolayı rahatsızlık duyar ve bu da tatil planlarını değiştirmelerine neden olur. Oysa ailecek ya da baş başa geçirilmiş bir tatil herkesin hakkıdır. İşte muhafazakar villa da gözlerden uzak bir tatil geçirmek isteyen muhafazakar aileler için özel olarak tasarlanmıştır. Bu villalarda havuza dilediğiniz gibi girebilir, güneşlenebilir ve hiçbir şekilde dışarıdan görünmezsiniz. Muhafazakar villaların hem konumları hem de güvenlik sistemleri muhafazakar aileler göz önünde bulundurularak belirlenmiştir. İster balayı ister muhafazakar bir tatil, isterseniz de arkadaşlarla ya da aileyle geçirilmiş güzel günler için en ideal seçeneğin kiralık villa hizmeti olduğu artık su geçirmez bir gerçek. Dolayısıyla siz de tatil planınızı kiralık villalar üzerinden yapabilirsiniz. 2000'den fazla villaya ulaşabileceğiniz Tatil Villacınız; \ ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş A grubu seyahat acentesidir. Daha fazla bilgiyi https://www.villaciniz.com.tr/ adresinde bulabilirsiniz. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/extra/radarimizda/diorun-dusler-karuselitextBu heyecan verici iş birliği, Dior ve New York arasında 70 yılı aşkın bir süre önce kurulan bağlara övgü niteliğini taşıyor. 20 Kasım 2023'ten 5 Ocak 2024'e kadar Saks Fifth Avenue New York'un ön cephesi Dior'un imza kodlarıyla parlayan muhteşem bir enstalasyonla süslenecek. Yıldız, yonca ve Zodyak sembolleri, Maria Grazia Chiuri imzalı Dior Cruise 2024 defilesi için Pietro Ruffo tarafından tasarlanan bir motifi yeniden yorumlayan dev bir çarkıfeleği vurguluyor. Minyatür sanatına ve sonsuz titizlikteki detaylara bir övgü niteliğindeki benzersiz skenografi, Beşinci Cadde binasının efsanevi vitrinlerini kaplıyor ve adeta büyütüyor. Böylelikle, Dior'un tüm alanlarında şenliklerin ruhuyla parlayan bir küçük harikalar tiyatrosu bolluğu ortaya çıkıyor. Bu şiirsel virtüözlük iç mekana da uzanıyor: Zemin katta, neredeyse beş metre yüksekliğindeki gerçek bir atlıkarınca gün boyunca ziyaretçileri içeri davet ederken; tamamen güzelliğe adanmış geçici bir alan, Christian Dior Parfums'ün ikonik kreasyonlarını çeşitli animasyonlarla öne çıkarıyor. Cüretkarlığı ve yeniden keşfi bir araya getiren bir dizi orijinal parça, bu istisnai adresteki Dior butiklerinde sergileniyor. Ortaklığın önemli bir bileşeni olarak Saks, sınırlı bir süre için Saks.com'da bir World of Dior pop-up'ı başlattı. Saks.com'daki Dior pop-up'ında kadın ve erkek hazır giyim, ayakkabı, deri ürünler, aksesuarlar, Dior Maison, Baby Dior ve La Collection Privee Christian Dior dahil olmak üzere, zengin bir Dior koleksiyonları yelpazesi yer alıyor. Mükemmellik arayışlarıyla her zamankinden daha fazla birleşen iki Maison'un mirasını bir arada sunan bu büyülü deneyimi yaşamaya davetlisiniz."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/extra/radarimizda/dunyaya-saygi-durusu-elle-green-x-aveda-2023", "text": "Bu sene ikincisi yapılan ELLE Green X Aveda ve ELLE Green x Aveda Awards, Aveda ana sponsorluğunda 27 Kasım Pazartesi günü Mandarin Oriental, Bosphorus'da gerçekleşti. Gün boyunca birbirinden değerli konuklarla birlikte moda, güzellik, ekogirişimcilik gibi farklı alanlarda ilham veren konuşmalar yapıldı. Doğaya saygılı bir şekilde üreten, akıllı tüketimi destekleyen, alanında öncü isimler farklı oturumlarda ağırlandı. Birbirimize sürdürülebilirlik felsefesi, doğa ve insan arasındaki iletişimi güçlendirme ve yaşam kalitemizi artırma konusunda fikirler verdik ve bilgilerimizi paylaştık. Ardından daha yeşil, daha saygılı ve daha iyi bir dünya için hepimize ilham veren 7 isme ELLE Green ödülleri verildi. Biz ELLE Türkiye olarak 2000'li yılların başından beri sürdürülebilirliği bir trend değil; içerik akışımızın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Pek çok kez Yeşil Sayı ve Mavi Sayı gibi doğa dostu özel sayılar hazırladık ve 2022 yılı başında dünyadaki tüm ELLE edisyonları olarak 'No Fur' bildirgesi imzaladık, o günden beri hem basılı hem de dijital içeriklerimizde gerçek kürk ürünlere yer vermeyi tamamen durdurduk. Her ay ELLE Pet sayfamızla hayvan hakları konusunda yapılan örnek projelere yer yayınlıyoruz. Bu sene ikincisini gerçekleştirdiğimiz ve artık gelenekselleşeceğine ve sürdürülebilir olacağına inandığımız ELLE Green konferansı ve ELLE Green Awards ödül törenini bu sene de Aveda ana sponsorluğunda yaptık. Tabii araç sponsorumuz MG Türkiye, destek sponsorlarımız Beymen Promise ve Nocturne, Koleksiyon Mobilya ve Givin katkılarıyla... Bu etkinliğimiz özelinde, Givin aracılığıyla satışı yapılan ürünlerden elde edilen gelir ise Yuvam Dünya Derneği'ne ve sürdürülebilir iyilik alışverişlerine destek oldu. Yayın direktörümüz, İnsan türünün toprağa, suya, havaya, diğer canlılara, ve kendisine verdiği zarar son bulsun, gezegenimizin geleceğine dair hayallerimiz ve umutlarınız hiç bitmesin, bireysel, kolektif ve küresel anlamda hepimiz için değişim başlatan bir gün olsun! mesajıyla konuşmasını bitirdi. Ardından söz alan Aveda Marka Müdürü Emre Genç ise Geçtiğimiz sene ilk kez gerçekleşen Elle Green etkinliğinin ana sponsoru Aveda olarak, bu yıl da yol arkadaşlığımızı devam ettirdiğimiz için çok mutluyuz diyerek konuşmasına başladı. Aveda'nın ana odak alanı olan sürdürülebilirlik kapsamında Elle Green etkinliğinde toplumsal bilinci artırmak, dünya için hep birlikte daha fazla neler yapabileceğimizi konuşmak için kıymetli katılımcılarla bir araya gelmenin çok değerli olduğunu belirtti. Mahatma Gandhi'den bir alıntı yaparak sözlerime son vermek istiyorum. 'the future depends on what we do today' yani 'Gelecek bugün ne yaptığımıza bağlıdır'. ELLE Green 2023 Aveda konferansının ilk konuşması \ oldu. Tüm sektörlerde olduğu gibi söz konusu moda dünyası olduğunda da, akıllı ve sürdürülebilir üretim araştırmalarının her marka ve her tasarımcının gündeminde olması şart. Moderatörlüğünü ELLE Türkiye Moda Direktörü Aslı Asil yaptığı oturumda, döngüsel moda konusunda ne kadar mesafe kat ettiğimiz ve daha da önemlisi değişen gezegenimizde modanın ne kadar dönüşebildiği ve sürdürülebilirliğin popüler bir kelimenin ötesine geçip geçemeyeceği konuşuldu. Konuğu ise tasarım felsefesini sürdürülebilirlik üzerine kuran ve farklı toplumsal ve kişisel olgular ile nesneleri kıyafetlerinde cisimleştirerek bir araya getirmeyi hedefleyen tasarımcı Hatice Gökçe idi. Daha yeşil ve temiz bir yaşam için dahiyane fikirler bazen uzun yıllar önce kurulan hayallerden, bazen hiç beklenmedik tesadüflerden doğuyor. \ panelimizin konukları da işte böyle bir hayalle yola çıkan kadınlar oldu. Nazlı Sunal ve Kamuran Uçar'ın birlikte kurduğu Bonaliva dijital wellbeing platformu, Belkıs Boyacıgiller'in temiz içerikli vegan lezzetlerini bizimle paylaştığı Bi Nevi Deli'si ve Özden Akyıldız'ın kurucusu olduğu Komşuköy başarılı birer ekogirişimcilik hikayesi olmanın ötesinde. Moderatör olarak ELLE Türkiye Yazı İşleri Müdürü Suzan Yurdacan kendilerine eşlik etti. Kurulduğu günden bu yana sorumlu, temiz ve doğal süreçleri tercih eden ana sponsorumuz Aveda'nın ev sahipliğindeki DÜNYAYA SAYGI DURUŞU BY AVEDA panelinde; toplumsal farkındalıkları yüksek, duruşları, bakış açıları, savundukları fikirler ile değerler ve kültürel etkiler yaratan çok özel isimler sahnede buluştu. Aveda Marka Müdürü Emre Genç moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; iklim farkındalığı konularını konuşmak için Beyza Şekerci, sosyal kalkınma konularında yaptıklarıyla hepimizin içine umut ışığı serpen Tuba Ünsal ve hayvan dostluğu konusundaki örnek davranışları, paylaşımları ve yardımları ile bize ilham veren Dila Tarkan sahnedeydi. Gündemi, kaosu ve yorgunluğu hiç bitmeyen şehrimizde gerçek anlamda iyi yaşama sanatı diye bir şey olabilir mi? Tek bir yolla sağlıklı yaşamak mümkün değil artık bunu hepimiz biliyoruz. Vücudumuza iyi bakarken genel olarak bütünsel ve zihinsel sağlığımızı da korumanın yolları neler? Daha da önemlisi her şeyin kaotik bir şekilde ilerlediği hayatlarımızda bunu nasıl içselleştirebiliriz? Bu soruların yanıtlarını içerik üreticisi, yoga eğitmeni ve marka kurucusu Elvin Levinler, ELLE Türkiye Fotoğraf Editörü Gülgün Özek ile \"WELLFULLNESS\" one to one talk'ta masaya yatırdı. Bir sonraki panelimizde, yükselişe geçen vintage satın alma, kiralama, döngüsel ve kapsül moda kavramlarını konuşmak için 3 değerli ve önemli misafirimizle bir aradaydık. \ panelinde, ELLE Türkiye Yayın Direktörü Melda Narmanlı Çimen'in konukları oyuncu, kreatif direktör, moda yazarı, stil ikonu ve Türkiye'de vintage giyimin ilk öncülerinden Ece Sükan, ikinci el eşyaları yeni sahipleriyle buluşturan sürdürülebilir iyilik alışveriş platformu Givin'in kurucusu Başak Sucuka ve Modaloop lüks marka kiralama platformu kurucu ortaklarından Neslişah Satıroğlu oldu. Otantikliğimize sadık kalarak aynı zamanda global dünyaya nasıl ayak uydurabiliriz? \"LOKAL HAREKETİN DEĞERİ\" başlıklı panelimizde işte bu soruya yanıt aradık ve lokal kalabilmenin çevreye olan pozitif etkisini sorduk.. ELLE Türkiye sosyal medya editörü Demet Kamış moderatörlüğünde, moda ve beslenme konusunda lokal malzemeler ve değerlerle yarattıkları ilham veren iki isim karşımızdaydı; Tasarımcı Zeynep Tosun ve sürdürülebilir bitkisel şef Beril Oymak. Sayıları dünyadan alın, geriye ne kalır ki? İnsanın ve evrenin var oluşu sayılardır. Bir sonraki one to one talk'umuzda moderatörümüz HELLO dergisi editörü ve YouTuber Büşra Nazlan Üregül, numerolog ve yaşam koçu Melis Aygen \ isimli panelde bu sorunun yanıtını rakamlar ile aradı. ELLE Green 2023 Aveda'nın \"EKOAKTİVİZM\" paneli, gazeteci ve yapımcı Aslıgül Atasagün'ün moderatörlüğünde; Türkiye'nin ilk sürdürülebilir okulunu kuran, henüz 18 yaşındayken mikrokredi alan ilk kadın girişimci olan Begüm Özdoğularlı ile sürdürülebilir sağlıklı yaşam uzmanı ve kitap yazarı Aslıhan Koruyan Sabancı'yı konuk etti. ELLE Green 2023 Aveda, \ paneli ile son buldu. Panelin moderatörü ELLE Türkiye Yayın Direktörü Melda Narmanlı Çimen ve konuğu GAD Architecture ve GAD Foundation kurucusu Mimar Gökhan Avcıoğlu; günümüz mimarisinin ve şehirciliğin medya, kültür, teknolojik inovasyonlar ve tüketici alışkanlıkları tarafından nasıl belirlendiğini ve bu faktörlerin yapısal çevreyi farklı ölçeklerde nasıl etkilediğini konuştu. Gün boyunca alanında uzman farklı isimlerle sürdürülebilir, zülumsuz, döngüsel ve yavaş moda, iklim dostu beslenme, doğa dostu ve vegan koleksiyonlar ile gezegenin korunmasındaki iyilik projeleri konuşulduğu ELLE Green konferansı kapsamında; farklı alanlarda gezegeni koruyan, başarıları ve farkındalık çalışmaları ile öne çıkan 7 özel isim ELLE Green Awards X Aveda 2023 ödülü ile onurlandırıldı. Ödül töreninde, Ece Gözen, \ projesi, Koton Yaşama Saygı Koleksiyonu, Dilara Koçak, Kerem Bürsin, Derin Mermerci ve Merve Dizdar'a ödüllerini; ELLE Türkiye Yayın Direktörü Melda Narmanlı Çimen ve Estee Lauder Companies Türkiye Genel Müdürü İpek Ersavaş takdim etti. ELLE Green Awards X Aveda 2023'e dair detaylı bilgiyi aşağıdaki linke tıklayarak öğrenebilir ve ödül töreninin tamamını izleyebilirsiniz. ELLE Green X Aveda 2023 katılımcılarına teşekkür ederiz. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/extra/radarimizda/elle-green-awards-x-aveda-2023-kazananlaritextAveda ana sponsorluğunda ELLE Green ve ELLE Green Awards, bu yıl ikinci kez gerçekleşti. ELLE Green'de, gün boyunca alanında uzman farklı isimlerle sürdürülebilir, zülumsuz, döngüsel ve yavaş moda, iklim dostu beslenme, doğa dostu ve vegan koleksiyonlar ile gezegenin korunmasındaki iyilik projeleri konuşuldu. Ardından farklı alanlarda gezegeni koruyan, başarıları ve farkındalık çalışmaları ile öne çıkan 7 özel isim ELLE Green Awards X Aveda 2023 ödülleri ile onurlandırıldı. Daha yeşil, daha saygılı ve daha iyi bir dünya için hepimize ilham veren 7 isme ödülleri ELLE Türkiye Yayın Direktörü Melda Narmanlı Çimen ve Estee Lauder Companies Türkiye Genel Müdürü İpek Ersavaş tarafından takdim edildi. Multidisipliner bir tasarımcı olan Ece Gözen, moda sektörünün dünya üzerindeki etkisiyle giderek daha fazla ilgilenmeye başladı, çünkü görevinin kültürel bir değişimi tetikleyerek insanlara doğal dünyayla ilişkilerini yeniden düşünmeleri için ilham vermek olduğunun bilincindeydi. Plastik ve hayvan içermeyen türünün ilk örneği olan sürdürülebilir bir malzeme olan Lunaform'u yarattı ve bu malzeme ilk kez Paris Moda Haftası'nda Balenciaga gibi köklü modaevlerinin koleksiyonlarında kullanıldı. Doğayla kopardığımız bağları onarma ihtiyacından yola çıkarak oluşturduğu bu tasarım felsefesi sayesinde, onun gelecekte de moda endüstrisinde büyük yankılar uyandırmaya devam edeceğine inanıyoruz. 'Moda, kendimize yakışanı giymek kadar kendimize yakışanı yapmaktır' görüşünü yaygınlaştırmak adına attıkları adımların dünyamızın geleceğine katkısını kutlamak adına bu ödülü, lüks segmentte ikinci el kullanımını ve tamir et-kullan fikrini yaygınlaştırmayı amaçlayan \"Beymen Promise\" projesi aldı. Yarattıkları projeleri ile sürdürülebilir ve döngüsel moda vizyonunu akıllı tüketim ile birleştiren markanın ödülü, Beymen Group CEO'su ve Yönetim Kurulu Üyesi Elif Çapçı'ya takdim edildi. Koton, kuruluşundan bugüne uyguladıkları Sürdürülebilirlik Manifestosu ve 2020 yılında yayınladıkları Yaşama Saygı Manifestosu ile 2040 yılında karbon nötr olmayı planlayan bir marka... Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla yaptıkları sosyal projeler, sürdürülebilir hammadde ve teknoloji kullanımları ve koleksiyon işbirlikleri gerçekten ilham veriyor. 6 sezondur devam ettirdikleri Şahika Ercümen x Suya Saygı koleksiyonuyla da dikkat çeken \"Koton Yaşama Saygı Koleksiyonu\" ise bu ödülün sahibi oldu. Dünyanın çığlıklarını duyan markaları ve ilham veren kişiliklerini kapsayan bu ödülü, Koton Pazarlama ve Görsel İletişim Direktörü Büşra Miray Müftüoğlu Diren teslim aldı. Dilara Koçak'ı, yıllardır sağlıklı ve iklim dostu beslenme konusundaki yayınları ve faaliyetleri ile tanıyoruz. Bu sene bir fark daha yarattı ve geleceğin gıdasını üretme amacı ile yola çıkarak Upgraded Food ile kategorisinde dünyada bir ilk olan yeni bir marka yarattı. Besin değeri iyileştirilmiş, gezegene saygı gösteren ve sınırlı kaynakları koruyan filizlendirilmiş fermente ürünlerden oluşan The Good Wild girişimiyle Anadolu tohumlarını, özünü bozmadan gelecek nesillere taşıma sorumluluğunu üstlenen sürdürülebilir yaşam aktivisti Dilara Koçak, Yılın Eko-Girişimcilik Ödülü'nün sahibi oldu. Artık biliyoruz ki, iyi ve etkili bir vatandaş olmak, en az başarılı olmak kadar önemli. Mesleğindeki üretkenliğin yanı sıra, farklı konularda toplumu ve gençleri yönlendiren, farkındalık yaratan çağrıları, özellikle cinsiyet eşitsizliği konusundaki duyuru ve global işbirlikleri ile kadınların gönlündeki tahtını sağlamlaştıran bir isim olan Kerem Bürsin, Yılın Toplumsal Duyarlılık Ödülü'nün sahibi oldu. Bu sene yaşadığımız büyük deprem felaketinde tüm dünyaya yaptığı çağrılar, Yuvam Dünya iklim elçisi olarak psikolog ve doktorlarla yaptığı Youtube röportajları ve 27. İklim Zirvesi Taraflar Konferansı'ndaki konuşması için sevilen oyuncu Kerem Bürsin'e gönülden teşekkür ediyoruz. Derin Mermerci, hayat felsefesi ve tüm canlıları düşünen yaşam biçiminin yanı sıra, sokak hayvanlarına mama, kulübe ve çeşitli katkılar sağlamak üzere kabul ettiği işbirlikleri, projeleri ve sosyal medyadaki yardım ve farkındalık çalışmaları ile hepimize örnek oluyor. Kendisi kesinlikle bir stil ikonu, ama sosyal medyanın gücüyle stiline kalbini de ekleyen Derin Mermerci'ye Yılın Hayvan Dostluğu Ödülü verildi. Başarılı olmak mı zor yoksa başarılı kalmak mı diye düşünürsek, sanırım hepimiz ikincisinin ne kadar büyük bir tutku, azim ve çalışma gerektirdiği konusunda hemfikir oluruz. Ruhuna girdiği her kadın karakterle içimizde yeni pencereler açan ve bizi duygudan duyguya sürükleyen özel bir oyuncu olan Merve Dizdar, Sürdürülebilir Başarı Ödülü ile onurlandırıldı. Onun mesleğine olan tutkusu, yaratıcı projeleri, seçimleri, üretkenliği, ülkemize kazandırdığı başarılar ve ilham veren kişiliğini alkışladık. Dizdar, Afife Jale Ödülü, Altın Portakal Ödülü ve Cannes Film Festivali En İyi Kadın Oyuncu Ödülü gibi pek çok ödüle sahip. Elle Green Awards X Aveda 2023 ödül törenin tamamını buradan izleyebilirsiniz."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/extra/radarimizda/louis-vuittonun-ilk-sofra-takimi-koleksiyonu", "text": "Louis Vuitton sofra takımı koleksiyonu, Maison'un monogram çiçeğinin grafik ruhunu çağdaş bir dokunuşla kutlarken geleneksel ile moderni incelikle bir araya getiriyor. Hem işlevsel hem de dekoratif bir bakış açısıyla tasarlanan Louis Vuitton sofra takımları, Maison'a özgü bir hisle yaşam sanatını yeniden tanımlıyor. Bu çok özel koleksiyonla, sofralara her mevsime uygun zamansız bir şıklık katılıyor. Limoges porseleninden üretilen Monogram Flower Tile sofra takımı, porselenin sade ve zamansız zarafetini beyaz ve mavi renklerle yansıtıyor. Tasarımlar, Maison'un simgesel monogram çiçeğinin grafik detaylandırmasını, ultra beyaz bir arka plana karşı ince suluboya efektleriyle sergiliyor. Zarif bir tabaktan geniş bir kaseye kadar çeşitli formatlar sunan set, çay saatinden akşam yemeğine her türlü sofra düzenine rüya gibi bir dokunuş getiriyor. Louis Vuitton'un Twist Glass bardakları şeffaf kristal versiyonunun yanı sıra büyüleyici safir mavisi, kehribar, zümrüt ve Venedik yakutu renklerinde de mevcut olmakla birlikte her yuduma özel bir dokunuş katan bir sofistikasyonu yansıtıyor. Bardakların dinamik tasarımı, altındaki monogram çiçeğinden yükselerek dönen form ile görsel ve dokunsal deneyime sanatsal bir boyut kazandırıyor. Koleksiyonu tamamlayan Flower Carafes sürahileri de, büyüleyici derinlikteki safir mavisi, kehribar, zümrüt, Venedik yakutu ve şeffaf kristal renklerinde sunuluyor. Sürahiler ve bardaklar eşsiz bir uyum ile bir araya getiriliyor. Her iki ürün grubunda da Murano cam işçiliğinde kullanılan kıymetli zanaatkarlık teknikleri vurgulanıyor: Her bir parça, benzersiz bir karakter kazandırılmak üzere Simone Cenedese'nin uzmanlığıyla üretiliyor. Louis Vuitton Tablewear koleksiyonu, Louis Vuitton'un resmi internet sitesinde ve seçili Louis Vuitton mağazalarında satışa sunuluyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/extra/radarimizda/maje-25yilini-ozel-bir-davetle-kutladi", "text": "Doğuş Perakende Grubu'nun Türkiye'ye getirdiği Maje; sadece göz alıcı ve çarpıcı koleksiyonlarıyla değil, aynı zamanda her bir parçasıyla dönemin ruhunu derinlemesine yansıtarak adından sıkça söz ettiriyor. Seçimlerini cesurca sergileyen coşkulu, gizemli ve çekici parizyen kadınlar için özel koleksiyonlar ve benzersiz tasarımlar sunan Maje, Galataport, İstinyePark ve www.maje-paris.com.tr online mağazalarında modaseverler ile buluşuyor. Markanın 28 Kasım'da Galataport İstanbul'da gerçekleştirdiği davetine Ceylan Çapa, Dila Tarkan, Narod Çetinkaya Pekküçükyan, Mina Saygı, Mihre Mutlu, Ecem Oltulu, Lara Paşalı gibi cemiyet, medya ve iş dünyasından ünlü isimler katıldı. Konuklar devamında Gina Galataport'ta bir araya gelerek DJ performansı eşliğinde Maje'nin 25. yılını kutladı. Maje 2023 Sonbahar-Kış Koleksiyonu'nun da tanıtıldığı 25. yıl partisinde tasarımlar büyük ilgi gördü. Retro ile modernite arasındaki muhteşem uyumun sergilendiği yeni koleksiyonunda Maje, Londra'nın sofistike atmosferini baştan sona feminen ve güçlü bir duruşa sahip şehirli kadın görünümüyle yakalıyor. Bu sezon Maje kadınları, dikkat çekici ve metalik tasarımlarla hem trend odaklı hem de klasik bir silüete bürünüyor. Maje yeni koleksiyonunda, sürdürülebilir yaklaşımı ve geri dönüştürülmüş materyaller ile tasarımlarını metalik dokunuşlarla birleştiriyor. Bu özgün yaklaşım, kış mevsimi için trendlerle harmanlanan benzersiz görünümler sunuyor. 1998'de Paris'te kurulmasından bu yana Maje, kilit parçalara ve dikkat çekici ayrıntılara odaklanarak inşa etmeyi başardığı özgün tarzını modernite ile eksantrik arasında ince bir çizgi çizerek sunuyor. Yeni koleksiyonunu yaratırken geriye dönük temel bilgiler, gizli ayrıntılar, göz alıcı renkler ve özel baskılar ile oluşturduğu tasarımlarıyla özgür ruhlara, sürekli değişen bir dünyada yaşayan kadınlara hitap ediyor. Zamanın moda ikonlarına yaptığı göndermelerini payetler, kot pantolonlar, pastel tonlar ve ultra feminen aksesuarlar ile 25. Yılını adeta bir parti havasında kutluyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/extra/yemek/beklentilerin-otesinde-bir-cikolata-deneyimi-beymen-chocolate-", "text": "50 yılı aşkın tarihi ve vizyoner duruşu ile Türkiye'de lüks moda ve yaşam stilinin öncüsü Beymen, üstün kalite anlayışı ve sofistike yaklaşımını, Türkiye'nin ilk artizan çikolata üreticisi Butterfly Chocolate işbirliği ile çikolata dünyasına taşıdı. Madagaskar ve Gana'da etik koşullarda üretilen organik kakao çekirdeklerinden Bean to Bar konseptiyle üretilen yeni Beymen Chocolate, doğal ve gurme lezzetleri ile beklentilerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Beymen'in ikonik unsurlarından bir parçası olarak öne çıkan çikolata geleneğini, modern bir perspektif ile yeniden yorumlayan iş birliğini Beymen Group CEO'su Elif Çapçı ve Butterfly Chocolate Kurucusu Ebru İpekçi'den dinledik. Elif Çapçı: Beymen olarak lüksü sanatın, kültürün, yaratıcı düşüncenin ve kaliteli yaşam arzusunun bileşimi olarak görüyoruz. Gastronomi, doğasında bulunan tarih ve kültürle olan ilişkisi ve hayatı güzelleştiren deneyimsel yanıyla, lüks yaşam tarzının önemli bir parçası. Lüks moda ve gastronomi ilk bakışta farklı alanlar gibi gibi gözükse de yakın etkileşim içinde... Her iki dünyanın da temelinde yaratıcılık yatıyor. Lüks moda markaları adına bu alanda pek çok örnekten bahsedebiliriz: Christian Dior'un Fransız mutfağına övgü niteliğinde yayınladığı yemek kitabı, Moschino'nun ünlü çikolata markası Hershey's'den esinlerek hazırladığı kış koleksiyonu, Dolce & Gabbana- Smeg iş birliği, Laduree'nin Marni iş birliği, Bottega Veneta'nın pandemi döneminde İtalya'daki gurme shop'larla hayata geçirdiği projesi bunlardan sadece birkaçı... Ayrıca son dönemde çok gündemde olan Cafe Dior, Prada Caffe, Tiffany'nin Blue Box Cafe'si gibi cafe ve restoranları da örnek olarak vermek mümkün. Elif Çapçı: Alanlarında en iyi olan markaların sinerjilerini buluşturdukları yaratıcı iş birlikleri günümüzde sektör dinamiklerini yeniden belirliyor. Türkiye'nin ilk artizan çikolata üreticisi Butterfly ile yan yana gelmemizin ilk nedeni bu... Diğer bir neden de her iki markanın DNA'larındaki uyum. Birkaç ay önce kamuoyu ile paylaştığımız sürdürülebilirlik yol haritamızı içeren Beymen Promise'in temelindeki Dünyaya sözümüz var sloganımız ile Butterfly'ın doğal ve etik üretim felsefesi birebir örtüşüyor. Beymen'in en önemli özelliklerinden biri, gerek yılın özel zamanlarında; gerekse müşterilerimizin özel ve önemli günlerinde her zaman ilk akla gelen hediye destinasyonu olması. Yıllardır tüm özel günlerde Beymen Chocolate en çok tercih edilen hediye seçeneklerinden biri. Beymen'in yarım asrını kutlamaktan büyük heyecan duyduğumuz bu özel dönemde, kültürümüzün çok önemli bir parçası olan ikramların, özel gün ve kutlamalarda öne çıkan çikolata geleneğimizi modern bir perspektif ile yeniden yorumluyor olmak bizim için çok değerli. Ebru İpekçi: Türkiye'nin artizan çikolata konusunda öncü markası olarak, Türkiye'de lüks modanın öncülerinden Beymen ile bu projede birlikte olmaktan ve onlar için bir haute couture bir çikolata koleksiyonu tasarlamaktan büyük keyif aldık. Butterfly Chocolate, dünya trendlerini çok yakından takip eden, çikolata dünyasındaki yenilikleri, keşifleri merakla izleyen bir marka. Bu merakı, koleksiyonlarımızı hazırlarken ortaya çıkan reçetelerimizde ortaya koyuyoruz. Beymen Chocolate için öncelikle Beymen'in yaklaşımı, elegan, sofistike kalite anlayışını sadece çikolataların içeriğine değil, dış görünümüne de taşıdık. %100 doğal ve etik üretim felsefemizle Gana ve Madagaskar'dan özenle seçtiğimiz organik kakao çekirdeklerini kullanarak hazırladığımız çikolataların görsel yanını sezon koleksiyonlardaki renklerle ve gold tonlarla güçlendirdik. Badem ezmesi, Antep fıstığı ezmesi gibi yöresel ve geleneksel lezzetlere modern ve yenilikçi bir yorum katarak koleksiyonda yer verdik. Celebration, İstanbul, Noir, Joy Of Fruits adlarını taşıyan ve 14 farklı çikolatadan oluşan dört özel koleksiyon hazırladık. Ebru İpekçi: Bean to bar, çekirdekten bara çikolatayı ifade eden bir terim. Çikolatanın çekirdekten bar haline gelene kadar herhangi bir katkı malzemesi kullanılmadan, kendi tat notalarını koruyarak tüketiciye ulaştığı bir üretim biçimi. Bean to bar anlayışında seçilen çekirdeklerin çok büyük önemi var. Bir yörenin teruar özellikleri, iklimi çekirdeği ve fermantasyon sürecini etkiliyor; bu da tat profillerini oluşturuyor. Beymen Chocolate için Gana ve Madagaskar'ı seçerken özellikle buna dikkat ettik. Butterfly olarak single origin çikolatalarımız için çekirdeklerimizi bu özelliklere dikkat ederek seçiyoruz. Bu özenimizin karşılığını da bu yıl International Chocolate Awards'da kazandığımız iki ödülle aldık."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/estetik-fitness/guclu-antiaging-7k-lifting", "text": "2026 itibariyle Amerika'da 106 milyar dolara ulaşması beklenen estetik sektörü son zamanlarda bir şeye odaklanıyor: Cilt kalitesini artırmak. Yaratılan tüm teknolojilerin, içeriklerin, formüllerin; yaklaşımların temelinde bu düşünce yatıyor: Cilt kalitesi! 7K Lifting Mezoterapi Uygulaması ise, cilt kalitesini artırmaya yönelik çözümlerin yıldızlaştığı sektörde, birçok açıdan öne çıkan bir uygulama. İşlemin en çarpıcı özelliği tek seansta antiaging etkisini güçlü bir şekilde göstermesi! Her iyi yüzün stratejik yedi bio-estetik noktasına uygulanan ve dokuların lifting etkisini tetikleyen farklı iki molekül büyüklüğünde, çapraz bağsız ve yüksek yoğunlukta hyaluronik asit, çok etkili bir antioksidan olan DMAE, organik silisyum, aminoasitler ve çinko gibi yapıtaşları içeren 7K Lifting, ciltteki kolajen ve elastin sentezini etkili bir şekilde artırıyor. Hibrit hyalüronik asit teknolojisiyle birlikte, kolajen ve fibroblast uyarımı sayesinde anında lifting ve yoğun bir nem bombası etkisi gösteriyor. Bu sayede cilt kalitesinde belirgin bir artış sağlıyor. Burun çevresinden dudak çevresine doğru derinleşen nazolabial çizgilerle, ağız kenarından çeneye kadar uzanan kukla çizgilerinin derinliğini azaltan uygulama, yüz ifadesini bozmadan cilde, sağlıklı ve nemli görünmesi için ihtiyaç duyduğu desteği veriyor. İşlem, cildin alt tabakalarından yüzeye kadar bütünsel bir antiaging etki yapıyor. Hem orta ve alt yüz bölgesini şekillendiren hem de sarkmış ciltte tekrar sıkılaşma ve lifting etkisi yapan uygulama, aynı zamanda yağ ve bağ dokularındaki kayıpları ve bozulmaları da onarıyor. 7K Lifting, özellikle yüz bölgesinde elastikiyet kaybı, sarkma ve kırışıklık yaşayan, ama cerrahi yöntemlerden çekinen kişiler için ideal bir yöntem. Aynı zamanda dolgu uygulamaları sırasında ortaya çıkan olumsuz görünümün oluşmasını istemeyen hastalar için de iyi bir alternatif. Botoks kadar basit bir işlem olan 7K lifting sonrasında morarma ve şişme olmadan günlük hayata devam etmek de mümkün. 7K lifting, ilk uygulamadan hemen sonra etkisini göstermeye başlıyor. Cildin nemi artıyor ve birkaç hafta içerisinde de cilt yenilenmesi belirgin şekilde görülmeye başlıyor; cilt daha aydınlık, canlı ve sıkı görünüyor. Her tedavide olduğu gibi seans sayısı kişiye özel belirleniyor ama 7K Lifting, tek seansta etkisini güçlü şekilde gösteriyor. Altı ay aralıklarla tek seans uygulama yapılarak işlemin etkisinin uzun sürmesi sağlanabiliyor. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/estetik-fitness/yaslanmayi-askiya-aliyoruztextCerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu Plastik, Rekonstrüktüf ve Estetik Cerrahi Uzmanı Seda Asfuroğlu, Ataşehir'deki muayenehanesinde hem Medikal Estetik hem de Estetik Cerrahi ile ilgili hizmet veriyor. Seda Asfuroğlu'na son zamanlarda en çok konuşulan iple yüz germe hakkında merak ettiklerimizi sorduk. 30'lu yaşlardan itibaren yüzde bağ dokusunun asıcı gücünün, cilt elastikiyetinin ve kolajen üretiminin azalmasıyla ve yer çekiminin de etkisiyle birlikte ciltte sarkmalar oluşur. Bu sarkık görünümden rahatsız olan kişiler için iple yüz askılama yöntemi uygulanabilir. Özel olarak üretilen ipler cilt altına yerleştirilerek, sarkan yüz ovalinin yukarı doğru toparlanması amaçlanır. Yanaktaki ve boyundaki sarkmaların bir miktar düzeltilmesiyle beraber elmacık kemiklerinde daha dolgun bir görünüm sağlanabilir ve uygun olan kişilerde kaş askılama yapılabilir. Bu yöntemin etkileri geçici olmasına rağmen ameliyatsız olması, günlük hayata hızlı dönülebilmesi nedeniyle tercih edilen bir işlemdir. İple yüz askılama yöntemi genel olarak 30'lu yaşlardan itibaren yüzünde yaşlanma belirtilerini ve bölgesel sarkmalarını fark eden ve bu durumdan rahatsız olan kişilere yapılabilir. Bu uygulama yüz germe ameliyatına bir alternatif olmamakla beraber yüz germe ameliyatı olmayı ve anestezi almayı istemeyen, ameliyatın yan etkilerinden çekinen ve uzun bir iyileşme dönemi yaşamak istemeyen, yüzünde çok fazla sarkma ve deformitesi olmayan daha ileri yaşlardaki kişiler için de tercih edilebilir. İple yüz askılama uygulaması uzman estetik cerrahlar tarafından gerçekleştirildiğinde kişinin uygulama sonrası hayat kalitesi oldukça yüksek olur. Bu uygulamada kalıcı veya eriyen ipler kullanılabilir. Yapılacak işlem her hasta için farklılık gösterir ve hangi işlemin kaç bölgeye yapılacağına muayene sonrası hastanın da beklentileri göz önünde bulundurularak karar verilir. Uygulama sonrası hemen günlük hayata dönülebileceği gibi şişlik, morluk, ağrı gibi şikayetler varlığında veya kombine işlemler yapıldığında bu süre uzayabilir. İşlem sonrasında ciltte ameliyat izi kalmaması ve uygulamanın etkisinin hemen görülmesi bu uygulamanın çok tercih edilmesinin sebeplerindendir. Ancak bu uygulamalar yüz germe ameliyatları kadar etkili ve kalıcı değildir. Bu uygulamaların etkileri hemen görülmekle birlikte, etki süreleri değişkendir. Eriyen iplerle askılama uygulandığında etki süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte 6 ay- 2 sene arasındayken, kalıcı askılama yöntemlerinde bu süre 4-6 seneye kadar uzayabilmektedir. İple yüz askılama işlemi etkisi geçince yeniden yapılabilir. Her uygulama sonrası dikkat edilmesi gerekenler uygulamayı yapan cerrah tarafından ayrıntılı anlatılmakla beraber genel olarak ilk zamanlarda işlem yapılan bölgenin üzerine yatılmaması, yüze masaj yapılmaması, çene hareketlerinin kısıtlanması , ağır spordan uzak durulması, güneşten korunma gibi önerilerde bulunulur. İple yüz askılama işlemi ile ciltteki sarkmalar bir miktar toparlanmaktadır. Ancak kaybolan hacmi yerine koyma işlemi olan dolgu uygulamaları ve kırışıklık tedavisi için botulinum toksin uygulaması ip askı ile yüz gençleştirme yapılan kişiler için de ihtiyaç duyulmaya devam edilmektedir. Botulinum toksin ve dolgu işlemleri sıklıkla ip askı yöntemleri ile kombine edilmektedir. Bu uygulama öncesinde ve sonrasında yapılacak cilt yenileme, mezoterapi, altın iğne ve lazer gibi işlemler cilt kalitesini artırarak uygulamanın etkinliğini destekler. Ayrıca ihtiyaç halinde cerrahi yöntemlerle de kombine edilerek daha etkili sonuçlara ulaşılabilir. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/cildi-yenilemek-icin-son-teknoloji-bbl-herotextDoku Medical, cilt yenileme ve gençleştirme tedavisi olarak öne çıkan BBL Hero, geniş bant ışık enerjisini kullanarak cilt yenileme sürecinde bir dönüm noktası sağlıyor. Cilt tonu düzensizliklerinden pigmentasyon sorunlarına, ince çizgilerden yaşlanma belirtilerine kadar çeşitli cilt problemlerini hedef alıyor. Bu non-invaziv uygulama, cildin genel yapısını iyileştirerek daha sağlıklı ve canlı bir görünüm elde etmek için yenilikçi bir çözüm sağlıyor. BBL Hero, cildin derin katmanlarına hassasiyetle odaklanarak ışık enerjisi darbelerini doğrudan iletiyor. Bu yöntem, kollajen üretimini artırarak cilt elastikiyetini ve sıkılığını korurken, güneş lekeleri ve çiller gibi pigmentasyon sorunlarına etkili bir şekilde müdahale ediyor. Hızlı ve konforlu seansları ile yoğun yaşam tarzına sahip olanlar için ideal bir seçenek olan BBL Hero, uygulama ardından minimal rahatsızlıkla günlük rutininize hızla dönmenizi sağlar. BBL Hero, son teknolojiyi kullanarak cilt yenileme sürecinde devrim niteliğinde bir adım atıyor, kullanıcılarına daha sağlıklı, genç ve canlı bir cilt vaat ediyor. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/cilt-bakiminda-minimalist-devrim-skin-streamingtextCilt bakımı rutinlerinin gün geçtikçe daha karmaşık hale geldiğini düşünüyorsanız yalnız değilsiniz. Temizleyicilerden nemlendiricilere kadar cildimize uygulamamız gereken ürünlerin listesi sonsuz gibi görünüyor. Şimdi dermatologların da önerdiği yeni bir akım var; Skin Streaming. Bu trend, kullandığınız ürün sayısını azaltarak cilt bakımı rutininize minimalist bir yaklaşım benimsemeye teşvik ediyor. Trendin Türkiye'deki önemli temsilcisi olan Lonjevite ile bir rutini takip etmek uzun vadede size çok zaman kazandıracak. Skin Streaming birden fazla işlevi yerine getiren daha az ürün kullanarak cilt bakımı rutininizi kolaylaştırmanızı teşvik eden bir trend. Bu, cildiniz için gerekli olmayan tüm serumları, kremleri ve diğer ürünleri çıkarmak ve gerçekten gerekli olan az miktarda ürün kullanmak anlamına geliyor. Bu minimalist rutinini takip ederek, sağlıklı ve nemli cilt için Lonjevite'nin çok amaçlı Antioxidant Rejuvenating Serum'u keşfedin. 14 birinci sınıf saf ve konsantre aktif botanik yağ içeriği sayesinde, cildinizin nem dengesini sağlayabilir ve pürüzsüz, sağlıklı bir cilde kavuşabilirsiniz. Bu serum, ciltte bir koruma kalkanı oluştururken içerdiği antioksidanlar, fitosteroller, omega yağ asitleri ve vitaminlerle zenginleşmiş botanik aktiflerle cildi nemlendiriyor, enerji veriyor ve çevresel hasarlara karşı koruma sağlıyor. Birden fazla ürünün katmanlanması birbirini etkisiz hale getirme potansiyeline sahip olabilir, bu da tahriş riskini artırabilir veya cilt bariyerinizi tehlikeye atabilir. Gerçekten ihtiyaç duyulan ürünleri kullanmak, cildinizin daha sağlıklı ve dengeli olmasına yardımcı olabilir. Uzun zamandır Skin Streaming'i savunan ve güzelliğin sürdürülebilirlik açısından da daha minimal olması gerektiğini anlatan Lonjevite'nin önerdiği rutin, tutarlılığa odaklanıyor. İlk adım Daily Detox Powder Cleanse temizleyici ile yüzünüzü yıkayıp, nazikçe kurulamakla başlıyor. Bir sonraki adım serumu elinizin içinde ısıtarak uygulamaktan geçiyor. Antioxidant Rejuvenating Serum aktif bileşenlerle çok konsantre olduğundan, ince bir tabaka oluşturmaya yetecek kadar kullanılmalı. Daha sonra, besin maddelerinin tamamen emilmesi ve maksimum etkiye ulaşmak için üzerini en az 10 dakika kapatmamalısınız. Tüm cilt tiplerine uygun olan Daily Detox Powder Cleanse, içerdiği papaya meyve enzimi, aloe vera ve yulaf özüyle aydınlık bir cilt görünümünü destekliyor. Hindistan cevizinden elde edilen nazik bir köpürtücü ile cildin nem dengesine saygı göstererek gözeneklerin arındırılmasına yardımcı oluyor. Ölü derileri saniyeler içinde uzaklaştırıyor, gözenekleri arındırıyor, cildi nemli bırakıyor, hatta ince çizgi ve kırışıklıklarda azalma sağlıyor. Skin Streaming ile cilt bakımınızı 3 veya 4 basit adıma indirgeyerek sadece zamandan tasarruf etmekle kalmayacak, aynı zamanda daha etkili bir bakım rutini oluşturmuş olacaksınız."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/doganin-sihirli-gucleri-mfm-age-stop", "text": "Dünya bir süredir soyu tükenmekte olan bir İsviçre elması türü olan Uttwiler Spatlauberın cilt yenileme gücünü konuşuyor. Bu DNA'sı insan cildine benzeyen büyülü elmanın kök hücresi şimdi MFM Age Stop Yaşlanma Karşıtı kremle cilde dair tüm bilinenleri kökten değiştiriyor. Bilim insanları, Uttwiler Spatlauber elmasının, kuruyup ağaçlarından düştükten aylar sonra bile canlılığını koruduğunu fark etti. Araştırmalar ortaya çıkardı ki, bu özel meyvenin kök hücreleri tıpkı insan kök hücrelerine benziyordu. Kısa süre içinde elmanın kök hücrelerinin laboratuvarda yetiştirilmesini sağlayan bitki hücre kültürü teknolojisi geliştirildi. Şimdi bu özel kök hücreler hem gündüz, hem gece, hem de göz çevresi kremi olarak üretilen MFM Age Stop Yaşlanma Karşıtı Krem'in içinde. Ünlü Eczacı Mehmet Müderrisoğlu'nun formülü olan MFM Age Stop Yaşlanma Karşıtı Krem, cildi nemlendirirken ona sıkı ve doğal bir görünüm kazandırmaya katkı sağlıyor. İçerdiği kök hücre ve DNA koruyucu cildin kolajen üretimini artırıyor, cildi dış etkenlerden korumaya yardımcı oluyor. Ürünün içeriğinde yanı sıra botoxa benzer etki yapan ARGİRELİN, cildin bir kullanımda üç gün nemlenmesini sağlayan TRİMOIST, İsviçre'nin buzul şaraplarının üretildiği üzümlerinden elde edilen Vin-uplift, Macademia fındığı, Shea Butter , Çin Geveni kök ekstresi, Zeytin yağından elde edilen Squalene, güneş ışıklarından kaynaklanan DNA hasarının oluşmasını önleyen Pepha Protect, E Vitamini Yosundan elde edilen Moss Cell, kolajeni uyaran soya özü Lipobelle, Buğday Özü Yağı bulunuyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/en-iyi-15-yuz-temizleme-jeli", "text": "İyi bir yüz yıkama, her cilt bakım rutininde temel bir unsurdur. Rutininizin ilk adımı olarak bu ürün, cildinizi temiz, dengeli ve takip eden adımlara hazır tutmalıdır. Jel temizleyiciler genellikle yağlı ve karma ciltler için önerilir , ancak içerdikleri hyaluronik asit ve gliserin gibi nemlendirici kahramanlar, aloe ve papatya gibi yatıştırıcı bitkiler ve diğer soyulma yapmayan, besleyici içerikler sayesinde birçok yeni formülasyon, hassas ve kuru cilt dahil tüm cilt tipleri için uygundur. Bu içeriğimizde en iyi jel temizleyicileri derledik. Bazıları nemlendirmeyi artırmak ve cilt bariyerini desteklemek için formüle edilmiş, bazıları ise peeling yapmak ve sivilceleri ortadan kaldırmak için ideal... Her durumda, hepsi daha parlak, daha sağlıklı bir cilt elde etme yetenekleri nedeniyle onayımızı alıyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/guerlainden-yeni-terracotta-le-teint", "text": "Terracotta Le Teint, yenilikçi dokusu, performanstan ödün vermeden %95 oranında doğal kökenli bileşenler içeren ve bulaşmayan formülü sayesinde 24 saat kalıcılık sağlar. Pudranın hafifliği ile fondötenin mükemmelliğini birleştirmiş ilk likit fondöten, uzun süre kalıcı, bulaşmayan formülü, güzel ve sağlıklı bir ışıltı sağlıyor. Terracotta serisini zenginleştiren bu yeni ürün, Guerlain tarafından Toprak, Hava ve Işık üçlüsüne dayalı olarak tasarlandı. Doğal kökenli formül için Toprak, ultra-hafif yapı için Hava ve aydınlık mat bir görünüm için ışık bir araya geldi ve Terracotta Le Teint ile mükemmel derecede pürüzsüz, eşit ve kusursuz formuyla hazırlandı. Terracotta serisinin imzası olan argan yağı ile cilde kalıcı rahatlık sunar ve cildin nemini 24 saat koruyor. İnce, ultra hafif dokusu ile neredeyse yokmuş gibi bir his veriyor. Terracotta Le Teint, uygulanan cilt güzelleşir ve ışıldar. Formüle entegre edilen mükemmelleştirici pudralar, anında kusursuz ve doğal ışıltılı mat bir yüzey oluşturuyor. Terracotta Le Teint, 30 renkten oluşan geniş bir yelpazeye sahip: 16 yoğunluk ve 3 alt ton , tüm cilt spektrumunu kapsıyor. Olağanüstü formülü, tüm cilt tonlarına uyum sağlamasına izin veren kendi kendine uyarlanabilir ışıltı - Gemtone içerir. Renk, gün boyu sabit kalır ve ton üstüne ton etkisini koruyor. Yenilikçi formülü ile kişiye özel mükemmel, orta- yüksek kapatıcılık sağlıyor. Doğal güzelliği ortaya çıkarmak ve desteklemek, ten rengini yeniden keşfetmek ve yenilikçi ve duyusal dokularla ön plana çıkartmak House of Guerlain'in yol gösterici ilkelerindendir. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/jlo-beauty-ilk-dudak-urununu-cikarditextJennifer Lopez, etkileyici bilimsel çalışmalara dayalı cilt bakım markası JLo Beauty ürün yelpazesini genişleterek en yeni ürünü olan Beso Balm Ultra-Hydrating Dudak Maskesi ile dudak kategorisine adım atıyor. Piyasaya sürülen bu ürün, gündüz tekrarlanması ve gece daha kalın bir şekilde kullanılması amaçlanan bir balm-maske kombinasyonu. Beso Balm Ultra-Hydrating Dudak Maskesi, dudakları her an ultra nemlendiren, parlak dudaklar için daha pürüzsüz ve dolgun bir görünüm sunan bir ürün. Bu yağlı balm, yapışkanlık izi bırakmadan nemin kilitlenmesini sağlıyor. Gün boyunca sadece tek başına veya rujun üzerine sürerek esnek parlaklık elde edebilirsiniz. Gece için yoğun bir maske için kalın bir tabaka uygulayabilirsiniz. \ diyor. Beso Balm, pürüzsüz bir etki için kandelilla yaprağı özütünü kullanarak parlak bir görünüm sunmayı hedefliyor ve yapışkan olmayan nemlendirici bir dudak balsamı sunuyor. 8 ml'lik fiyatı 19 dolar ve jlobeauty.com, sephora.com, amazon.com, revolve.com ve belirli Macy's mağazaları gibi yerlerde bulunabilir. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/kiko-milano-ile-isildama-zamanitextKiko Milano, bu yılbaşı makyaj severleri İtalyan tiyatrolarının güzel ve büyüleyici sahnelerinden ilham alan Holiday Premiere koleksiyonuyla buluşturuyor. Holiday Premiere koleksiyonu, zengin renkleri, duyusal dokuları, uzun süre dayanıklılığa sahip yüksek performanslı kalıcı formülleri ile dikkat çekiyor. Koleksiyonun ambalajları da en az ürünler kadar göz alıcı. Beyaz, altın ve gümüş renklerdeki iç ambalaj, İtalyan operalarının vazgeçilmez Matelasse deseniyle kabartılmış dokusu ile fark yaratıyor. Adeta bir sanat eseri gibi tasarlanmış dış ambalaj ise, İtalyan mirasından ilham alan mimari öğeler ve süslemelerle zenginleştirilmiş. Yılbaşı ruhunu kusursuz ve yoğun bir şekilde ifade eden Holiday Premiere koleksiyonu, Kiko Milano severleri ışıldamaya çağırıyor. Koleksiyonda cesur glosslar ve rujlar, baş döndüren parfümler ve yüksek perfomanslı göz ürünleri ön plana çıkarken; sevdiklerini ikonik Kiko Milano kahramanları ile şımartmak isteyenler için de hediye setleri fark yaratıyor. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/kiko-milano-skin-trainer-serisi-ile-cildinizi-formunda-tutuntextİtalyan makyaj markası Kiko Milano, makyaj ürünleri kadar çok sevilen ve tercih edilen cilt bakım serisi Skin Trainer'ı güzellik ve bakım tutkunları ile buluşturuyor. Profesyonel sağlıklı yaşam tekniklerinden esinlenen ve gündelik cilt bakım rutinine en iyiyi taşımak için tasarlanan; güçlü nemlendirici ve antioksidan içeriklerle formüle edilen seri, etkin sonuçları için klinik olarak test edildi. Sağlıklı yaşam için egzersizin önemi ve dinamizmin sarkmayı önleme gücünden esinlenen ürünler, günlük egzersizlerden sonra da cildin en iyi dostu... Skin Trainer serisinin her ürünü, kapsamlı bir rutin bakım içinde cildi nemlendirmek üzere tasarlandı. Hafif dokulu CC baz, cildin görünümünü ustaca düzeltirken; pürüzleri yumuşak bir filtre ile yok ediyor. E vitamini ve üzüm özü içeren ürün, her cilt tipine uyuyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/kiko-milanodan-cilgin-90lar-koleksiyonu", "text": "İtalyan makyaj markası Kiko Milano, heyecan dolu bir dönemin renklerini ve dokularını keşfeden yeni bir koleksiyonla 90'ların ışıltılı atmosferine geri dönüyor. Crazy '90S Koleksiyonu, o dönemin canlı ve parlak renklerini; metalik tonlar ve ışıltılarla bir araya getiren göz alıcı paleti ile 90'ların makyaj görünümlerini hatırlatan rüya gibi renkli dokular sunuyor. Koleksiyon, 90'lara damgasını vuran grafik ve geometrik desenleri hatırlatan ikonik ambalajları ile dikkat çekerken, retro dokuları günümüze taşıyan modern formülleri ile de fark yaratıyor. Koleksiyonda yüksek pigmentasyona sahip göz farı paletleri, bir tarafı krem far bir tarafı likit far olarak kullanılabilen 2'si 1 arada göz farları ve 10 saate kadar kalıcılığı bulunan mat likit rujlar ön plana çıkıyor. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/neostrata-enlighten-serisinin-yeni-uyesini-tanittitextDermokozmetik alanındaki 40 yılı aşkın deneyimi ve her cilt endişesine yönelik yüksek oranda yenileme teknolojileriyle maksimum performans sunan Neostrata, Enlighten serisinin yeni üyesi 15% C Vitamini + PHA Serum Lansmanını 23 Kasım Perşembe günü Melissima Erenköy'de gerçekleşen keyifli bir lansman ile duyurdu. Kenvue Türkiye, Orta Asya ve Kafkasya CEO'su Murat Mutlu ve Melissima'nın CEO'su Elif Karakışla'nın açılış konuşmalarıyla başlayan etkinliğe basın mensupları ve Niran Hürel'in ev sahipliğinde gerçekleşen influencerlar seansına Aslıhan Kapanşahin, Başak Daşman, Burcu Kara, Cansu Akın, Duygu Batum, Gizem Güven, Lara Paşalı, Nihal Kanık, Rüya Büyüktetik, Sedef Avcı, Selin Yağcıoğlu gibi isimler katıldı. Etkinlikte, dekorlardan ikramlıklara Vitamin C ruhuyla bağdaşmış turuncu rengi hakimdi. Neostrata, Enlighten serisiyle yaşlanma belirtilerine meydan okurken leke ve renk eşitsizliklerini eşitleyerek cildi pürüzsüzleştiriyor. C Vitamini, Retinol ve NeoGlukozamin'in bir araya geldiği etkili formülüyle daha parlak bir cilt vadediyor. %15 C Vitamininden gücünü alan güçlü aydınlatıcı serum, daha etkili sonuçlar için optimum pH seviyesinde formüle edilmiştir ve koyu lekeleri, eşit olmayan cilt tonunu, ve pürüzlü cilt görünümünü hedeflediği klinik olarak kanıtlanmış. İçerisinde bulunan antioksidanların kullanımı zaman içinde çevresel faktörlere karşı daha iyi bir koruma sağlıyor, gözle görülebilir renk eşitsizliklerini azaltmaya ve cilt tonunu eşitlemeye yardımcı oluyor. PHA ise cilt yüzeyinin nazikçe soyulmasını sağlar ve Saf C Vitamini cildin yenilenmiş, taze yüzey hücreleri tarafından emilebilir hale geliyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/niveadan-cigir-acan-bulus-luminous630-artik-tum-leke-tiplerinde-etkili", "text": "NIVEA şimdi leke karşıtı Luminous630 serisindeki üç farklı soruna odaklanan serumlarla bizlere bu konuda gereken ilgi ve desteği veriyor. NIVEA'nın leke karşıtı bakım serisi LUMINOUS630 yeni serumları ile, ciltteki leke görünümüne iki haftada gözle görülür şekilde etki ediyor. On yıl süren titiz araştırmaların ve test edilen 50 bine yakın içeriğin ardından NIVEA bilim insanları, patentli LUMINOUS630 teknolojisiyle leke karşıtı etki için devrimsel bir yenilik geliştirdi. NIVEA'nın melanin üretiminden sorumlu insan enzimini laboratuvar ortamında yeniden oluşturması ve C Vitamini, Niasinamid gibi 50 binden fazla aktif molekülü test etmesi sonucunda en iyi performans gösteren molekül 630 bugün 1 milyondan fazla kadının tercihi LUMINOUS630'a adını verdi. Koyu leke görünümünü azaltmak ve lekelerin yeniden oluşumuna karşı savaşmak için mevcut pigmentasyon üzerinde etki gösteren LUMINOUS630 melanin üretimini hücresel düzeyde dengelemeye yardımcı olarak koyu lekelere, oluşma nedenine bağlı kalarak etki ediyor. Çift fonksiyonlu formülü, mevcut pigmentasyon üzerinde etki göstererek koyu lekeleri aydınlatmaya ve boyutunu küçültmeye yardımcı olurken, aynı zamanda yeni leke görünümüne karşı da savaşıyor. Bu şekilde uzman formülü ile eşit cilt tonuna sahip, ışıltılı bir cilt sağlıyor. NIVEA Luminous630 Leke Karşıtı Serum'un geliştirilmiş uzman formülü iki kat daha fazla Hyaluronik Asit içeriği ile cildi dolgunlaştırarak yoğun bir şekilde nemlendiriyor. Yüzdeki cilt lekeleri, dengesiz melanin üretiminin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Melanin ciltteki doğal bir pigmenttir ve her insanın doğal ten renginden sorumludur. Pek çok faktör melanin üretimini aşırı uyararak ciltte koyu lekelere ve eşit olmayan bir cilt tonuna sebep olabilir. Bazı insanların cilt lekeleri konusunda genetik yatkınlığı olsa da cilt lekelerinin ortaya çıkmasının farklı nedenleri de olabilir. İlk ve en yaygın neden güneşe fazla maruz kalmaktır. Bu tür durumlarda eşit dağılmayan bir melanin üretimi gerçekleşebilir. Yaşlandıkça, cildimizdeki melanin üretimi hassasiyetini yitirebilir ve yaşlılık lekeleri olarak adlandırılan lekelerin oluşmasına neden olabilir. Hormonal dengesizlikler, örneğin hamilelik veya menopoz dönemi aşırı melanin üretimini tetikleyebilir. Sivilce gibi cilt iltihaplarının ardından cilt lekeleri ortaya çıkabilir. Zaman her şeyi değiştirdiği gibi, cilt de çeşitli değişikliklere uğrar. Elastikiyetini yitirir, nem kaybeder, koyu lekeler oluşmaya başlar. Bu tür yaş lekeleri genellikle uzun yıllara yayılan güneş maruziyetine bağlı olarak, özellikle aşırı pigment hücre aktivitesi sonucu oluşur. Ayrıca, yaşlandıkça cildin doğal savunma mekanizmaları da daha az etkili hale gelir, bu da yaş lekelerinin daha kolay oluşmasını sağlar. Hamilelik, çeşitli değişikliklerle dolu güzel bir yolculuktur. Bu dönemde kadın vücudunda oluşan pek çok hormonal değişim meydana gelir. Bu değişimlerden biri de ciltte koyu lekelerin oluşmasıdır. Güneşe maruz kalma, ciltte koyu lekelerin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynar. Zararlı ultraviyole ışıklara uzun süre maruz kalma, cildin renginden sorumlu olan melanin pigmentinin üretimini tetikler. Koyu leke görünümünü azaltmak ve lekelerin yeniden oluşumuna karşı savaşmak için mevcut pigmentasyon üzerine etki gösteren yeni NIVEA LUMINOUS630 melanin üretimini hücresel düzeyde dengelemek için devreye giriyor. Patentli Luminous630 formülü ile 2 haftada gözle görülür sonuç sağlayarak daha aydınlık ve ışıltılı bir cilde sahip olmaya yardımcı olur. 2 kat daha fazla Hyaluronik Asit içeren formülü ile cildi dolgunlaştırır ve yoğun bir şekilde nemlendirir. Sivilce lekelerine karşı 2 haftada gözle görülür sonuç sağlar. Salisilik Asit, Hyaluronik Asit ve Yeşil Çay Özü içeren formülü ile pürüzsüz ve mat bir cilt görünümü sağlar. Yağlı, karma ve sivilceye eğilimli ciltlerin ihtiyaçları için özel olarak geliştirilmiştir. 10 yıllık leke oluşumunda bile leke görünümüne 2 haftada gözle görülür şekilde etki ederken kolajen tetikleyici formülü ile cildi güçlendirir, pürüzsüzleştirir ve sıkılaştırır. Derin kırışıklık görünümünün 7 günde azalmasına yardımcı olur. Nisan 2022, 105 kadın ile yapılan bağımsız araştırmada katılımcıların %78'i 2 haftada daha eşit cilt tonu görüntüsünü onayladı. Bağımsız pazar araştırma kuruluşu verisi, 33 ülke, Ekim 2020 Ocak 2022 arası adet satışları toplamı. NIVEA LUMINOUS630 Leke Karşıtı Serum'un eski formülü ile karşılaştırıldığında düzenli kullanım sonuçlarıdır."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/sihirli-degnek-en-iyi-10-goz-fari-stick", "text": "Göz farı stickleri, makyaj dünyasının sihirli değneği gibidir. Bu küçük ince çubuklar, göz makyajınıza anında bir dokunuşla renk, derinlik ve drama katmanın en kolay yoludur. Kolaylıkla uygulanan bu ürün, her seviyedeki makyaj tutkunu için muhteşem bir araç olarak sonsuz yaratıcı olasılıklar sunuyor. Geleneksel farın aksine, far stickler daha kolay uygulamaya izin veriyor. Krem tabanlı oldukları için bu formüllerin rengarenk tonları, gözlerinizi makyaj sanatının büyülü dünyasına açıyor. Hızlı ve kolay bir şekilde muhteşem bir görünüm elde etmenizi sağlıyor. Sadece göz kapağınıza uygulayın, parmaklarınızla ya da fırça yardımıyla yayın ve anında dikkat çekici bir göz makyajı ortaya çıksın. Bu ürünler makyajda sadece hızlı olmanızı sağlamıyor, aynı zamanda çeşitlilik açısından da zengin seçenekler sunuyor. Işıltılı, mat, metalik veya dumanlı göz makyajı için istediğiniz efekti elde etmek kolaydır. Dilerseniz doğal ve günlük bir makyaj için hafif renkler kullanabilir; dilerseniz cesur ve dramatik bir görünüm elde etmek için yoğun renklerle oynayabilirsiniz. Gözlerinizle dünya arasındaki güzellik iletişimini güçlendirmek için göz farı sticklerinin büyülü dünyasına adım atın ve büyülü bir bakış yaratmanın keyfini çıkarın."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/uzun-sureli-bir-guzellik-icin-en-iyi-20-makyaj-bazi", "text": "Yüz bazları, makyajın cildinize daha kolay oturmasına yardımcı olarak makyaj ve cilt bakımı rutinleri arasındaki boşluğu doldurur. Makyaj uygulaması için pürüzsüz bir taban oluşturmak üzere tasarlanan yüz bazı başka bir deyişle primer; fondöten, kapatıcı, allık ve daha fazlasının kalıcılığını artırırken, uzun süreli kullanımı sayesinde makyajın kırışmasını ve kaymasını da önler. Ayrıca günümüzde bu ürünlerin cilt güzelleştirici faydalar sunması da çok yaygın; bu da onların cilt bakımı olarak kabul edilmesini sağlıyor. Yüz bazı, makyaj ile cildiniz arasında bir bariyer görevi görüyor. Çift taraflı bant gibi çalıştığını düşünün; nemlendiricinizi sabitliyor ve fondöteninizin pürüzsüz ve parlak bir yüzey için daha iyi oturmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda işlem sırasında gözeneklerin görünümünü de en aza indiriyor. En iyi bazlar, makyajınızın tüm gün kusursuz görünmesini sağlayacaktır. Sizin için seçtiğimiz bu makyaj bazlarından kendinize uygun olanını alın ve yeni temel rutininiz olan ihtişamlı güzelliğin tadını çıkarmaya hazırlanın."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/yilbasina-ozel-guzellik-urunleri", "text": "Kutlamaların en parlak zamanına hoş geldiniz! Yılbaşı, ışıltılı giysiler, lezzetli yemekler ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz özel anlarla dolu bir kutlama zamanıdır. Markalar, bu yıl da yılbaşı özel koleksiyonlarıyla güzelliğinize ve stiline yeni bir soluk getiriyor. Markaların özel yılbaşı koleksiyonları, sadece güzelliğimizi değil; aynı zamanda içsel ışığımızı da parlatmaya geliyor. Siz de bu büyülü dönemde kendi ışığınızı parlatın! Pek çok marka, bu zamana özel koleksiyonlar, özel yılbaşı paketleri ve sürpriz hediyelerle karşımıza çıkıyor. Göz alıcı ambalajlar ve özel tasarımlı hediyelerle, kendinize ve sevdiklerinize unutulmaz bir yılbaşı hediyesi sunabilirsiniz. Bu özel yılbaşı güzellik ürünlerinin hepsi, sıradan anları muazzam birer anıya dönüştürmek için tasarlandı. Gelin, birlikte bu büyülü yılbaşının güzellik rüyasında yolculuğa çıkalım. Dudak makyajı için hediye seti: 3 mat ruj ve 3 dudak parlatıcısı... Zencefilli kurabiye dünyasından ilham alan Advent Calendar'ın içerisinde kolonyalar, banyo & vücut koleksiyonu, orjinal boy koku ve iki seyahat boy mum yer alıyor. CHANEL yılbaşı sezonunda, N 5 Eau de Parfum'ü ortaya çıkarmak için, sınırlı sayıda üretilen beyaz ve altın renkli özel bir kılıf tasarladı. Penhaligon's ailesinin en sevilen üyelerinin mini versiyonlarını içeren set içerisinde Luna, Empressa, Endymion, Halfeti, The Favourite, The Coveted Duchess Rose, The Tragedy Of Lord George, Cairo, Changing Constance ve Blazing Mr Sam yer alıyor. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/makyaj-ve-cilt-bakimi/yilbasinin-isiltili-guzelligitextYves Rocher'nin yılbaşına özel Baharat Harmanı, Buzlu Liçi ve Voile Dore serileri ile yılın en ışıltılı zamanında hem kendinize hem de sevdiklerinize karşı konulamaz hediyeler vermeye hazır olun. Yves Rocher'nin özel setleri, büyülü kokularıyla ve doğaya ve çevreye saygılı formülleri ile eşsiz hediye seçenekleri sunuyor. Yves Rocher'nin yeni yıl setleri; %95'ten fazla doğal içerikleri, hem doğaya hem de cilde saygılı olarak hazırlanmış sülfat içermeyen özel formülleri ve Bretanya doğasından gelen etkileyici kokularıyla yeni yılınızı büyülemeye hazırlanıyor. Yeni yıl ruhunu hatırlatan kokuların enerjisiyle mükemmel bir yılbaşı hediyesi olmaya aday olan Baharat Harmanı Serisi, içeriğindeki doğalve bitkisel içerikler ile yeni yılın ışıltılı ve büyülü ruhunu yansıtıyor. Duş jeli, vücut losyonu, el kremi, saç ve vücut spreyi, dudak balsamı, sıvı el sabunu ve kokulu mum ürünlerinden oluşan seri yeni yılda kendinizi yenilenmiş ve huzur içinde hissetmenizi sağlıyor. Liçi Meyve Özü, Portakal Özü ve Itır Çiçeği Özü ile harmanlanmış %95'ten fazla doğal içerikle formüle edilen Yves Rocher Buzlu Liçi Serisi yılbaşı coşkusunu evinize getiriyor. Duş jeli, vücut losyonu, el kremi, saç ve vücut spreyi, dudak balsamı, sıvı el sabunu ve kokulu mum ürünlerinden oluşan seri yeni yıl ışıltısını siz ve sevdiklerinize sunuyor. Yılbaşını keyfinizi katlayacak özel notaların birleşiminden oluşan Voile Dore Koleksiyonu, %98'e varan doğal içeriği ve vegan formülüyle doğaya saygılı bir şekilde yeni yıl coşkusunu yansıtıyor. Baharatlı vanilya notalarıyla Yves Rocher Voile Dore EDT ve hoş bir ışıltı veren Yves Rocher Voile Dore Işıltılı Saç ve Vücut Yağı cildinize ve saçınıza eşsiz bir koku ve bakım sağlarken Yves Rocher Voile Dore EDT ve Yves Rocher Voile Dore Duş Jeli içeren Yves Rocher Voile Dore Set mükemmel bir hediye seçeneği... İçeriğindeki organik karite yağı ile ellerinizi nemlendiren ve yatıştıran Yves Rocher Karite ve Badem El Balsamı yoğun dokusu ile kuru ve çok kuru ciltleri besliyor ve onarıyor. Nemlendirici özelliği ile dudakları çatlamalara karşı koruyan Yves Rocher Karite ve Badem Dudak Balsamı ise %98 doğal içeriğindeki tatlı badem yağı, organik karite yağı ve hindistan cevizi yağı ile bakımınızı doğaya duyarlı bir şekilde tamamlamanızı sağlıyor. Yves Rocher Limited Edition Siyah Metamorphose Maskara, ultra uzatıcı, kirpikleri kıvıran ve yoğun hacim veren formülü sayesinde göz alıcı, ekstra siyah ve dolgun kirpiklere sahip olmanızı sağlıyor. Bambu özü ve hindistan cevizi yağı ile formüle edilen Yves Rocher Limited Edition Işıltılı Tırnak Parlatıcısı ile tırnaklarınızda parlak ve bakımlı bir görünüm yakalarken ojenin üzerine uyguladığınızda altın rengi incileri sayesinde ışıltılı bir görünüm elde etmenizi sağlıyor. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/parfum/cansu-dere-atelier-rebul-marka-yuzu-oldutextBüyüleyici ve ikonik koleksiyonların yaratıcısı Atelier Rebul, yaklaşan yeni yıl kutlamalarının coşkusunu en şık şekilde yaşamaya başlıyor. Atelier Rebul, hem Türkiye hem de global ölçekli bir yeni yıl kampanyasını uluslararası arenada da başarılı projeleri ile tanınan Cansu Dere ile birlikte yürütecek. Atelier Rebul ve Cansu Dere iş birliği yeni yılda hediye verme sanatının eşsizliğini vurgulayan özel bir kampanya çekimi ile başladı. Koleksiyon çekimi, Atelier Rebul'ün özenle hazırlanan hediye paketleri eşliğinde yılbaşı kutlamalarının ruhunu yaşatan The Essence of Celebration temasıyla kurgulandı. 1920'lerin kutlamalarından alınan ilhamın yansıdığı karelerde, özel kutu tasarımları şık bordo ve yeşil formlarıyla yılbaşı kutlamalarının ruhunu yansıttı. Hediye sanatının uygulandığı yılbaşı hediye kutuları aynı renk kurdelelerle zenginleştirilirken baş harf uygulaması ile kişiselleştirilerek özel olarak yazılan notlar ile tamamlandı. Kamera önünde ve arkasında özgün duruşu ile tanınan Cansu Dere'nin performansı ve yeteneği, her bir detayı incelikle düşünülmüş Atelier Rebul hediyelerinin özel hikayelerinin karelerine yansıdı. Cansu Dere'nin yer aldığı; Atelier Rebul Yeni Yıl Koleksiyon ve imza kokusu İstanbul Koleksiyon çekimlerini kapsayan ürün yelpazesinde; Yeni Yıl Koleksiyonu'nun sınırlı sayıdaki yılbaşına özel satışa sunulan Apple Cinnamon, Wish Kit, Mini Scented Candle Trio gibi ürünleri yer alırken aynı zamanda yılbaşı döneminde tercih edilmeye devam edilen ikonik İstanbul ve Bereket koleksiyonları da eşsiz yeni hediye kutularında yer alıyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/parfum/nishane-paris-magazasi-acildi", "text": "Gelenek ve modern bir vizyondan ve birçok medeniyeti kucaklamış olan İstanbul'un kozmopolit yapısından doğan NISHANE, ilk yurtdışı mağazasının açılışını gerçekleştirdi. Paris'in önde gelen alışveriş bölgelerinden biri olan Saint-Honore Caddesinde 266 numarada yer alan ve 135 metrekarelik bir alanı kapsayan mağaza, NISHANE' nin lüks, sürdürülebilirlik ve yenilik konusundaki inceliklerini sergiliyor. NISHANE Paris Mağazası'nın zemininde kullanılan geleneksel Marmoleum Kakao kabukları çevre dostu bir yenilik. Doğamız için sürdürülebilir olan bu seçenek, sadece görsel bir dokunuş eklemekle kalmıyor, aynı zamanda atık azaltımına ve çevresel iyileştirmeye katkı sağlıyor. El yapımı Zellige çinilerin duvarlarını süslediği NISHANE Paris Mağazası zengin bir mirası ve çevre dostu bir etiği temsil ediyor. Doğal kil ve boyalarla üretilen bu çiniler, sürdürülebilir ancak tarihsel bir köklene sahip bir tasarım seçeneği sunarak gelenekle çevresel sorumlulukları bir araya getiriyor. NISHANE Paris Mağazası, ziyaretçileri gelenekle yeniliğin kesişimini deneyimlemeye davet ediyor, burada lüks sürdürülebilirlikle benzersiz kokular buluşuyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/parfum/yeni-yilin-coskusunu-ikonik-kokularla-yasayin", "text": "Atelier Rebul, her biri ayrı bir zarafetin ve kutlamanın temsilcisi olan kokularıyla ve 2024 yılına özel hediye sanatı dokunuşuyla karşınızda... Sizi ve sevdiklerinizi sarmalayacak olan yeni koleksiyonlar, büyüleyici tasarımları ve eşsiz notalarıyla duygusal bir yolculuğa çıkarırken kutlamanın coşkusunu en şık şekilde yaşamaya davet ediyor. Bu eşsiz kokular, sadece en sevdiğiniz mekanlarda değil, aynı zamanda en sevdiklerinizle paylaştığınız anlarda da size eşlik etmeye söz veriyor. Her bir ürün, geçmiş güzel anıları canlandırırken yeni anılar yaratmak ve kutlamak için özel olarak tasarlandı. Hediyenin bir sanat eseri olarak yorumlanarak sunulduğu Atelier Rebul'de özenle hazırlanan hediye paketleri, yılbaşı kutlamalarının ruhunu yaşatacak The Essence of Celebration temasıyla tasarlandı. 1920'lerin kutlamalarından alınan ilhamla hazırlanan şık kutu tasarımları bu yıl bordo ve yeşil formlarıyla hediye tutkunlarını mutlu ediyor. Yılbaşı'nın ve kutlamanın ruhunu en şık şekilde yansıtan kutular, aynı renk özel kurdelelerle zenginleştirilirken sevdiklerinizin baş harfi ile kişiselleştirilerek özel olarak yazdığınız not ile tamamlanıyor. Her detayı düşünülmüş incelikli hediyeler; yaşam alanlarına, yılbaşı sofralarınıza ve tüm evinize ışıltı katmaya hazır. Yeni yılın yaklaşmasıyla, herkesin kalbinde elma ve tarçın kokusu yükseliyor. Atelier Rebul, bu özel dönemde sizin ve sevdiklerinizin evini tarçın ve elma tazeliği ile dolduracak sınırlı sayıdaki Apple Cinnamon koleksiyonunu sunmaktan heyecan duyuyor. Evinizdeki her köşeye yayılacak bu koku, yılbaşı döneminin tadını çıkarmanızı sağlıyor. Atelier Rebul Apple Cinnamon koleksiyonu, XL boy mum, mum ve çubuklu oda kokusu gibi farklı seçeneklerle sunuluyor. Atelier Rebul, en beğenilen 3 ikonik kokusunu içeren \ kitini, lüks bir hediye kutusuyla birlikte sunuyor. İçerisinde; Hemp Leaves & Apple Cinnamon & Bereket kokularının mini boy mumlarını barındıran bu özel set, evinizi ve yeni yıl sofranızı farklı duyularla doldurmak için tasarlandı. Özenle hazırlanan mini mum serileri ile sevdiklerinize lüks hediyeler sunabiliyorsunuz. Kısıtlı süreyle satışa sunulan bu sürpriz seti kaçırmayın. Yeni bir yıla aşk, sağlık ve mutluluk enerjisiyle adım atmak, hepimizin en büyük dileğidir. Palo Santo Wish Kit, bu özel dileklerinizi ve niyetlerinizi gerçeğe dönüştürmeniz için mükemmel bir hediye. Bu özel koleksiyon, Güney Amerika sahillerine özgü olan ve iyileştirici ve arındırıcı etkilere sahip olduğuna inanılan Palo Santo ağacının limon ve çam notalarıyla zenginleşen eşsiz kokusuyla sizi ve sevdiklerinizi mistik bir yolculuğa çıkarıyor Palo Santo Wish Kit, yeni ay formundaki dekoratif bir tütsülük ve 3 adet Palo Santo çubuğu içerir. Zarif bordo ve yeşil kutusuyla sunulan sınırlı sayıdaki koleksiyon, yeni yılın en anlamlı hediye seçenekleri arasında öne çıkıyor. Koku kreasyon ve şık tasarımlarıyla evin her köşesinde dekorasyonun bir parçası olan Atelier Rebul, sadece koku uzmanlığı ile yaşam alanlarını güzelleştirmekle kalmıyor, yepyeni koleksiyonu Ev Aksesuarları ile de dekoratif dokunuşlar yapıyor. Özel bir zanaatkarlık emeği olan el işçiliği ile hazırlanan dekoratif pirinç farklı boylarda şamdanlar ve dekoratif kadehten oluşan şık ev aksesuar koleksiyonu hem sizin hem de sevdiklerinizin yaşam alanlarına fark katacak. Atelier Rebul'ün özel koleksiyonlarından Bereket, yeni yılın büyülü enerjisini ve bolluğunu yaşam alanlarınıza taşıyor. Narın zenginliğini, limonun tazeliğini ve tarçının sıcaklığını harmanlayan bu eşsiz koleksiyon, her şeyin en güzelini hak ettiğinizi size hatırlatıyor. Bereket Koleksiyonu, yeni ürünleriyle sizlere birbirinden farklı seçenekleriyle birlikte sunuluyor ve yaşam alanlarınıza bolluk ve bereketi taşıyor. Atelier Rebul'ün en gözde koleksiyonlarından biri olan İstanbul koleksiyonu, yeni yılda da sizlerle. İstanbul'un gizli kalmış kokularından alınan ilhamla yaratılan ikonik koku; tarçın, karanfil ve safran notalarıyla sizi ihtişamlı ve gizem dolu bir yolculuğa davet ediyor. Atelier Rebul'ün İstanbul koleksiyonu sadece mükemmel bir şişe tasarımı değil, aynı zamanda modernle gelenekseli, tutkuyla zarafeti bir araya getiren bir deneyim sunar. Mumlar, Miniature Home Kit ve koleksiyonun daha birçok farklı ürünü evinizde İstanbul'un büyüsünü hissetmenizde size eşlik edecek. Yeni Yıl için çok sevilen Atelier Rebul kokularından özel olarak tasarlanan, doğal yağlarla zenginleştirilmiş kenevir yapraklarının tütsü ve ud notalarıyla harmanlanmış eşsiz bir koku deneyimi sunuyor. Şık ambalajıyla dekorasyonunuza zarif bir dokunuş eklerken, yaktığınızda evinize hızla yayılan bu özel koku, Yeni Yıl atmosferinizi daha da büyüleyici hale getirecek. Atelier Rebul'ün tüm ürünleri küresel bir program olan Cruelty Free International Leaping Bunny tarafından sertifikalıdır. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/parfum/yilbasi-buyusu-13-27-49textYılbaşının heyecan verici beklentilerinden ilham alan Francis Kurkdjian'ı, bu yılbaşında saf beyaz karlarla kaplı muhteşem bir Fransız bahçesindeki güzel bir seranın ortasında, piyanoda Mozart'ın The Magic Flute'ünden Papageno Papagenayı çalarken görüyoruz. Müzik notaları sera kubbesinin üzerinde yükselirken, iki küçük aşk kuşu onun etrafında uçuşuyor ve metronomun üzerine konarak şarkının ritmini ve temposunu bölüyor. Dışarıda çok sayıda rengarenk çiçek aniden açıp bahçeyi çılgın bir müzikal çağlayanla kaplarken, müzik neşeyle hızlanıyor. Maison'un parfüm şişeleri kar tanelerinin arasından neşeyle ortaya çıkıyor ve en ikonik silajlar, kış gününün ışığında parlıyor. Büyük günü sabırsızlıkla beklerken, bizi bu olağanüstü bahçede dolaşmaya, hoş kokulu hediyeleri toplayıp ağacın altına yerleştirmeye davet eden sahne hazır. Siz de bu yılbaşı, Maison Francis Kurkdjian'ın sunduğu 'limited edition' ürünleriyle sevdiklerinizi veya kendinizi şımartın. Maison Francis Kurkdjian'ın kokulu mumları sihirli bir dekora son bir dokunuş yapıyor. Mumlar, keyif veren kokularının yanı sıra gölge ve ışık dünyasını aydınlatıyor. Bu yılın temasında ikisi yeni, üç 'limited edition' mum mevcut. Rose des neiges, keskin ahududu gurme notaları ile gülün yumuşaklığını bir araya getirerek bir kış bahçesinin tazeliğini sunarken, Jasmin d'hiver, mangonun dolgunluğuyla harmanlanan yasemin notalarıyla karla kaplı bir bahçenin güzelliğini zarif bir şekilde aktarıyor. Simgesel hale gelen Mon beau Sapin mum, ormanda hoş kokulu bir yürüyüşü çağrıştıran hafif köknar silajıyla geri dönüyor. Seramik kavanozlardaki mumların her biri, yılbaşının büyüsüyle parlayarak kışın en güzel anlarını aydınlatacak. Yılbaşı, mutlu anlar yaşamak ve dilekleri gerçekleştirmek için bir fırsat. Maison Francis Kurkdjian'ın yeni ürünlerinden Baccarat Rouge 540 Body ritual set'te 35 ml'lik scented body oil, scented hair mist ve sparkling body oil bulunuyor. Aynı parlak ve yoğun kokuyu sunan, imza niteliğindeki kırmızı kutuda Baccarat Rouge 540'ın bu üç göz kamaştırıcı çeşidi yer alıyor. Bu ürünler, birbirini aynı yoğunlukta ve benzersiz güçle güzel bir şekilde tamamlayan ultra değerli hoş kokulu dokular ve ritüeller. Scented body oil'de duyusallık ve zenginlik uyum içinde birleşiyor. Baccarat Rouge 540'ın büyüsü ve dolgunluğuyla cildi yumuşatmak ve ona hoş bir koku vermek için sadece birkaç dairesel hareket yeterli. Scented hair mist ile kokunun çiçek, amber ve odun notaları, başınızın her hareketinde havayı müthiş bir kokuyla doldururken, hafif dokusu ve güçlü aroması saça eşsiz bir çekicilik kazandırıyor. Duyusal yolculuk sparkling body oil ile doruğa ulaşıyor. Bir kez uygulandığında, koku ve cilt arasındaki duyusal karşılaşma, cilt üzerinde zarif kokulu ve parıldayan bir katman oluşturan 24 karatlık altın parçacıklarının varlığıyla daha da güçleniyor. Duyuların bu gerçek simyasında dokunma, koku ve görme duyuları aynı anda uyanıyor. Yılbaşı gecesi ve gelecek yılın her gününde sayısız yıldız gökyüzünde parlayacak. Maison Francis Kurkdjian'ın yılbaşı için hazırladığı koleksiyonlara 1 Kasım 2023'ten itibaren Beymen mağazalarından ve Beymen.com'dan ulaşabilirsiniz. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/sac/1-gunde-2-sac-modeli-ile-yagmur-tanrisevsintextKalp Yarası, adını Feriha Koydum, Güneşi Beklerken, Kaçak gibi dizilerde yer alan oyuncu Yağmur Tanrısevsin ile Dyson Saç Artisti Matthew Collins ELLE Türkiye için bir araya geldi. Yağmur ve saçları iki farklı davete hazırlanırken, bizim de kendisine soracağımız birkaç soru vardı. Teşekkür ederim. Çalışmayı ve güzel işler yapmayı çok seviyorum. Gerginlik sevmeyen biriyim. Herkesin yaptığı işi profesyonel bir şekilde yapması gerektiğine inanıyorum. Kimse kimseden farklı değil. Aslında geçen sene çekildi ama takvimsel olarak planlanan yayın tarihi bu seneydi. Dijital platformlarda süreç daha farklı ilerliyor. Dijitale yaptığım ilk proje, sıcak, naif, samimi bir aile ve aşk hikayesi. En keyifli zaman... Önce yazılan hikayenin geneline bakıyorum ve gözümde o dünyayı canlandırıyorum. Sonra senaryoda diyaloglarla birlikte o dünyayı, karakterimin yerini ve görevini anlamaya çalışıyorum. Bir hayal kuruyorum elimdeki bilgilerle ve sonra karakterimle ilgili sorular sorarak boşlukları dolduruyorum, varsayımlar yapmaya başlıyorum. Bu süreçlerde genellikle oyuncu koçum ile çalışarak ilerliyorum. Beyin fırtınası yapıyoruz birlikte, üzerine tartışmalar yapıyoruz. Her oynadığım karakterimin bir defteri var. Sorular sorarak, boşlukları doldurarak ve hayal kurarak o defteri dolduruyorum. O karakteri savunmak için her şeyiyle onu sahiplenip ikna olmanız gerekiyor. Dyson Airwrap multi-styler daha hızlı ve kolay şekillendirme için yeniden tasarlandı. Dyson'ın akıllı ısı kontrol teknolojisine sahip olan Dyson Airwrap multi-styler, kullanıcıların istedikleri stili daha düşük bir sıcaklıkta elde etmelerini sağlayarak saçların ısıdan zarar görmesini önlüyor. . İnsanların kalbine dokunabilmek harika bir duygu. Film izliyorum, yeni metotlar araştırıyorum, workshop'lara katılıyorum, gözlem ve araştırma yaparak hayattan besleniyorum. Hayat zaten gerçek sahne. Hayatın içinde olmak, analiz etmek, tanıdığım ya da tanıştığım insanların hikayelerini dinlemek, beden dillerini incelemek ve analiz etmek beni çok besliyor. Bir karakterin yaptığı bir hareket ile gözlemlediğiniz bir insan geliyor aklınıza. Bu yüzden seyahat etmeyi çok seviyorum. Gözlem yaparak oyunculukta, yaptığım resimlerle ve sanatla besleniyorum. Her karakter ile başka bir yolculuğa çıkmayı, onun yaşadıklarıyla empati kurmayı, aynı durumda olan ve aynı şeyleri yaşayan birçok insanın kalbine dokunabilmeyi ya da hiç bu durumu yaşamamış insanlara o duyguyu hissettirmeyi. Bazen sadece yalnız değilsin diyebilmeyi. Hayat da böyle değil mi aslında yaşadığımız şeylerle hayatımız şekilleniyor, dersler çıkarıyoruz, tecrübe ediniyoruz ve birçok şey öğreniyoruz. Saç bir kadının daha çocukluktan beri çok önemli bir parçasıdır. Küçükken kestirmek istemeyiz mesela. Büyüdükçe sağlıklı saçlar olgusu konusunda bilinçleniyoruz. Hem güzel hem sağlıklı saçlar bu yüzden çok önemli. Saçımı korumaya o yüzden çok önem veriyorum. Dyson'ın tüm ürünlerini kullanıyorum ve hepsi birbirinden başarılı. Saç bakım ürünlerinde Dyson Airwrap multi-styler favorim; birçok başlığı olduğu için saçlarıma istediğim şekli verebiliyorum. Ayrıca hem sette hem günlük hayatta her gün kullandığım için saç sağlığı da benim için çok önemli ve bu yüzden de çok memnunum. Seyahatlerimde de bavulumun vazgeçilmezi. Mutlaka yanımda oluyor. Günlük olarak doğal dalgalı kullanmayı seviyorum. Matthew çok sempatik, pozitif ve işini severek yapan çok başarılı bir saç artisti. Onunla Dyson saç bakım ürünlerini deneyimlemek eğlenceli ve çok keyifliydi. Dyson Airwrap multi-styler'ı kullanırken her başlıkta uygulamam gereken harika taktikler öğrendim ve uygulamaya başladım bile. İkisi de sevdiğim saç modelleri ama gece için yaptığı model davetler için favorim oldu. Güzellik kendiliğinden ve doğal olmalı. Güzelliğin bir kalıbı olamaz ve insanın kendini iyi hissetmesi güzelliğin temelidir bence. Ben insanları, doğayı ve hayvanları seviyorum, sevdikçe her şey güzelleşiyor. İnsanın kendini sevmesi hayatın akışında çok önemli bir yer tutuyor. Ben aynada gördüğüm kadını da içimde hissettiğim Yağmur'u da çok seviyorum. Ben sanatın her halini icra ediyorum ve takip ediyorum, oyunculuk, seramik, resim... Ortaya çıkan sonuç da, süreç de çok önemli ve tatmin edici. Seramikle ilk kez çocukluğumda Kapadokya'da tanıştım ve sonra Marmara Üniversitesi'nde yeniden yollarımız kesişti ondan sonra da hayatımın bir parçası oldu. Oyunculukta iz bırakan projelerde yer alma isteğim seramik yolculuğunda da geçerli. Atatürk Kültür Merkezi benim hayatımda iz bırakan projelerde bir başlangıç oldu. Gerçekleştirdiğim ve zamanla gerçekleştirmek istediğim birçok projem var. Atölye benim için huzur, yaratıcılık ve bir ifade alanı. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Benim için duygusal bir yeri de var. Birçok çocuğun sanatla tanışmasına aracı oldu. Arkadaşlarım da seramik ve resim yapmaya başladılar. Onlarla buluşma alanımız oldu. Seramik karolar ile duvar tasarlamayı çok seviyorum. Her bir birimi tasarlamak ve bu birimlerle bir bütünü oluşturmak, büyük resimde oluşturduğum kavramı ifade edebilmek beni heyecanlandırıyor. Ticari olarak da bir başlangıç yaptım aslında. Muur isminde tasarımlar ve projeler yaptığım bir markam var. Farklı saç tipleri için tasarlanan Dyson Supersonic saç kurutma makinesi; hızlı, güçlü ve odaklanmış bir hava akımı kullanıyor, akıllı şekilde ısıyı kontrol altında tutup saçı aşırı ısı hasarından koruyor. Tüm saç tipleri için uygun olan Dyson Corrale saç düzleştirici ise, öncü esnek bakır plakalarıyla saçı şekillendirmek ve bir araya getirmek için esneyerek her geçişte tüm saç tellerine eşit ısı ve gerginlik uyguluyor. Yağmur'un ilk kombini rahat tarzdı ve ben de bunu çok zahmetsiz dalgalı bir modelle daha da rahat bir hale getirmek istedim. Buklelerin belirgin olmamasını ve sadece yumuşak, doğal ve zahmetsiz bir his vermesini istediğim için saçı Dyson Airwrap multi-styler'ın bukle başlıklarına sardım ama bu süreçte uzun süre bekletmedim. Yağmur, ikinci kombininde çok şık bir elbise giymişti. Kıyafet çok çarpıcıydı ve ben de kıyafetten uzaklaşmayacak, sadece güzelliğine katkıda bulunacak bir saç stili uygulamak istedim. Dyson Corrale saç düzleştirici ile saçını düzleştirdim, çok şık oldu ve ardından saçı kulağının arkasına sabitleyip parlaklık katması için bir saç spreyi uyguladım. Dyson Airwrap multi-styler kullanırken, şekillendirmeye başlamadan önce saçın en az yüzde 10 nemli kalması çok önemlidir. Nem, saçta esneklik olduğunu gösterir, bu da buklelerin daha uzun süre dayanacağı anlamına gelir. Ayrıca cold shot uygulaması çok önemli. Çoğu insan bunun ne kadar önemli olduğunu gözden kaçırıyor. Saçın bir bölümüne ısı uyguladıktan sonra en az 5 saniye boyunca cold shot tuşuna basmanızı öneririm. Isı her zaman saçta bir kıvrım, dalga veya hareket yaratır ve soğuk hava da saçın sabitlenmesini sağlar. Dyson Supersonic saç kurutma makinesi benim ilk aşkım ve sanırım her zaman bir numaram olacak. Yarattığım her kırmızı halı görünümünün temelini Dyson Supersonic saç kurutma makinesi ile oluşturuyorum. İkinci sırada Dyson Corrale saç düzleştirici var çünkü saçta eğlenceli şekiller yaratmamı sağlıyor ve diğer sıcak saç düzleştiricilerinden çok daha güvenli bir ürün kullandığımı biliyorum."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/guzellik/sac/dysonin-beklenen-ceramic-pop-rengi-geliyor", "text": "Dyson, 2023 hediye sezonu için saç bakım serisine sınırlı sayıda üretilen Ceramic Pop rengini ekliyor. Yeni yılı kutlamak için özel olarak geliştirilen Blush Pink, Mandarin ve Verdigris tonları Dyson SupersonicTM saç kurutma makinesi, Dyson AirwrapTM multi-styler ve Dyson CorraleTM saç düzleştiriciyle kullanıcılarla buluşuyor. Bu cesur renk kombinasyonu, Dyson'ın ilk üretilen ve 1980'lerde Japonya'da satılan elektrikli süpürgesi G-Force'un renginden ilham alınarak tasarlandı. O dönemde piyasada bulunan hiçbir ürüne benzemeyen ve evlerde dikkat çeken Dyson'ın renk geliştirme anlayışı bugün de devam ediyor. Küresel teknoloji şirketi Dyson, sınırlı sayıda üretilen özel seri Ceramic Pop saç bakım ürünlerini dünyaca ünlü K-pop grubu Blackpink'in solisti JISOO'nun Dyson elçisi olduğunu duyurarak kutluyor. Dyson Elçisi JISOO, \ dedi. Dyson'ın Ceramic Pop özel serisi, Aralık 2023 itibarıyla Türkiye'de satışa sunulacak. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/sac/yuksek-isilti-zara-hair-glitter-in-goldtextBu yeni ürün serisinin formülize edilmesi, küratörlüğü ve tasarımı ünlü saç tasarımcısı, kreatif direktör ve Zara'yla uzun süredir işbirliği yapan Guido Palau'ya ait. Dört parçadan oluşan tanıtım niteliğindeki bu ürün seti 2024'te Zara Hair'de neler olacağına dair cesur bir ipucu niteliğini taşıyor. Guido, Gold ürünlerden oluşan ürünlerini tanıtacağı videolarda yer alması için ilk moda editöryalinden bu yana tanıdığı Kaia Gerber'i davet etti. Guido, \"Kaia'yı seviyorum. O benim için Zara Hair'i temsil ediyor; hem kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz hem de size ilham verebilir. Saçıyla eğlenmek istiyor,\" ifadelerinde bulundu. Kaia'nın ürünlere yönelik isteği GLITTER IN GOLD mikro koleksiyonunun piyasaya sürülmesini kutlamak için hazırlanan resmi olmayan eğitici nitelikte videolarda bile çok bariz. \ diyen Guido, bu serideki çeşitli ürünler için Kaia'nın neden mükemmel uyum sağladığına dikkat çekiyor. Kaia, Guido ile setteyken kameraya şöyle konuşuyor: \"Söz konusu saç olduğunda hiç kimseye Guido'ya güvendiğim kadar güvenmiyorum. Onunla birlikte çalışmak her zaman çok eğlenceli ve bana bir şeyleri deneme konusunda çok fazla güven veriyor. Kaia ürünleri denerken \ diye ekliyor. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/guzellik/saglik/b12-vitamini-hakkinda-bilmeniz-gerekenler-17-6-56textB12 Vitamini sağlık için pek çok önemli rol oynar. Kemik sağlığını, kırmızı kan hücresi oluşumunu, enerji seviyeleri ve ruh halini destekleyebilir. Peki, B12 eksikliği belirtileri nelerdir? İşte bir diyetisyen yorumu... Diyetisyen Gülçin Işık, vücudumuzda önemli bir rol oynayan B12 vitamini hakkında merak edilenleri soruları yanıtladı. Işık şu bilgileri paylaşıyor: \} |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : kör\} |
| {: , : Gerçekten başarılı olan çiftler onarım yapanlardı. Yanlış bir şey söylediklerinde, yanlış bir şeyi ağzından kaçırdıklarında tamir ettiler\Bir fincan kahve ister misin?\Benim için hala varsın\olumsuzluğun kontrolden çıkmasını önleyen herhangi bir ifade veya eylem\kazansa\} |
| {: , : Ben seninim, başka kimse yok\Şu an için başka kimse yok\Carrie\} |
| {: , : Birlikte yemek yapan çift birlikte kalır\} |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : Phubbing\Phubbing\telefonla görmezden gelme\Phubber\phubbed\Phubbed\Dikkatini dağılmış gibi görünüyorsun\telefonsuz bölgeler\} |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : Kalbini çalmama izin ver ve karşılığında ben de kırılan parçaları iyileştirerek, acıları yok edeyim ve yeniden mutlu edeyim,\} |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : o bir şey değil, benimki daha ciddi\Toplantı kesinlikle ters gidecektir. Biri kovulacaksa o benim\Bütün aptallar şanslıdır\} |
| {: , : } |
| {: , : Sindrella Kompleksi\The Cinderella Complex: Women's Hidden Fear of Independence\" adlı kitabında Dowling tarafından teorize edilen bir kavramdır. Dowling'a göre, kadınlar doğduklarından itibaren duygusal ve fiziksel güvenlikleri için özellikle erkeklere bağımlı olmaları için koşullandırılmışlardır. Dowling, bu durumu peri masalı karakteri Sindrella'nın hikayesiyle açıklar. Sindrella, kötü üvey annesi için yemek yapar ve temizlik yapar, ancak sonunda bir prens tarafından kurtarılır ve bakılır. Sindrella kompleksi olan kadınlar da bir erkek tarafından kendilerine bakıldığı güvenli liman olarak düşündükleri yerde ev işleri yapmayı tercih edebilirler. Dowling, bağımsız olarak birkaç yıl yaşadıktan sonra bir erkekle yaşamaya karar verdiğinde kendi Sindrella kompleksini keşfetme deneyimini şu şekilde açıklıyor: \"Birine bağımlı olma fırsatı ortaya çıktığında ilerlemeyi durdurdum; aslında tamamen durdum. Artık kararlar almıyor, tek başıma bir yere gitmiyor, arkadaşlarımla buluşmuyordum. Altı ay içinde hiç bir şeyin süresine uygunluk sağlayamamıştım veya bir yayıncıyla bir sözleşme yapmanın yol açtığı sürtüşmeleri yaşamamıştım. Stresten kaçış benim bilinçsiz hedefim haline gelmişti. Geriye kaymıştım; aslında rahatlamıştım, çünkü daha kolaydı. Çiçeklere bakmak, alışveriş yapmak ve \"iyi bir partner olmak\", kendi yaşamını oluşturmaktan daha az anksiyete yaratan bir şeydi. Sindrella sendromu olan bazı kadınlar, ebeveynleri tarafından kötü muamele gördüklerini veya ihmal edildiklerini söyleyebilir; bu da peri masalı karakteriyle karşılaştırmanın daha da derinleşmesine neden olabilir. Bu kadınlar, bir kurtarıcının gelip kendilerine bakmasını dilerler. Burada listelenen belirtileri sergileyen her kadın Sindrella sendromuna sahip değildir. Birçok kadın geleneksel rollerde yer alırken, her iki tarafında birbirine karşılıklı bağlı olduğu sağlıklı bir ilişkiyi keyifle yaşar. Birçok kadın partnerleriyle eşit kararlar alır. Ancak eğer tek başına yaşamak, kendi hayatınızın ve iyiliğinizin sorumluluğunu tamamen taşımak, büyük bir kaygı duymanıza neden oluyorsa; o zaman profesyonel danışmanlık arayışına girebilirsiniz. Bir uzman, Sindrella sendromunuz olsun veya olmasın, korkularınızı nasıl aşabileceğinizi keşfetmenize ve duygusal yaşam kalitenizi nasıl artırabileceğinize yardımcı olabilir."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/iliskiler-seks/kisisel/karantinada-modunuzu-yukseltecek-12-oneri", "text": "Temizleme, tonlama ve nemlendirme... Bu nesilden nesile aktarılan bilindik bir rutin! Normal hayatınızda bu rutinin adımlarını atlıyorsanız artık elinizde çok daha zamanınız var! Yeni normalimizde daha çok boş zamanımız olduğu için cilt bakımına odaklanabiliriz. Zihninizi oyalayacak bu rutin aynı zamanda vakit geçirmek için harika bir yöntem, üstelik cilt bakımınız da bir adım ileriye taşınıyor. 'Statement' küpeler ile karantina hayatınıza bir 'statement' yapın! Normal hayatınızda her gün küpe takıyorsanız bu alışkanlığınızdan vazgeçmeyin. Bir gün minimal bir gün maksimal tarz küpeler ile harika selfiler çekebilirsiniz. Tüm bunların yanı sıra Zoom görüşmelerinizde eğlenceli bir fark yaratabilirsiniz. Keyfiniz kaçtıysa üzerinizden tüm stresi ve endişeyi atmak için hemen duşa girin. Eğer küvetiniz varsa daha da şanslısınız! Mumlar, yağlar veya 'bath bomb' ürünleri ile köpüklü banyonuz için güzel bir atmosfer yaratabilirsiniz. Güneş ışınları dışarıda etkisini gösteriyor ama biz içerideyiz... Durum böyle olunca modumuzu yükseltmek için alışılagelmedik yöntemlere başvurmamız gerekiyor. Yaz tatili hayallerinizde sahip olduğunuz bronz teni cilt bakım ürünleri ile deneyebilirsiniz. Bronzlaştırıcı ürünleri evde deneyerek cildinizi bir tatile götürün! Zor bir zamandan geçiyoruz bu nedenle herkes kendimize iyi davranmamız gerektiğini söylüyor. Sosyal mesafe kurallarına uyarak evde kaldıysanız, zamanınızı tatlı şekerlemeler ile geçirebilirsiniz. Eminiz zamanında Keşke evde kalıp uyusam, diye dilemişsinizdir. İşte bu dilekleriniz gerçek oldu hem de uzun bir süre boyunca dilediğiniz kadar uyuyabilirsiniz. Yorucu günlerin harına vücudunuza olan uyku borcunuzu geri verin! Saç boyalarının satışları inanılmaz oranda arttı! Instagram sayfamız saçını pembeye veya maviye boyanan ünlüler ile doluyken, bizim de canımız değişik saç stilleri denemek istiyor! Kuaför ziyaretlerimize ara verdiğimiz için sosyal medyada gördüğümüz tarzları evde denememiz gerekiyor. Kendi kaküllerinizi kendiniz kesin demiyoruz! Ama farklı topuz veya örgü modellerini deneyerek keyifli bir gün geçirebilirsiniz. Hatta bunu arkadaşlarınız ile görüntülü konuşma yaparak eğlenceli bir grup aktivitesine dönüştürebilirsiniz! En son ne zaman ayakkabı giydik? Biz de hatırlamıyoruz! Çorap ve terlikler ile tek vücut haline gelmişken hayatımıza renk katma zamanı. Sosyal izolasyondan önce aldığınız ve giymeye fırsatınız olmadığı ayakkabıları evde giymeyi deneyin. Topuklular, loaferlar veya sandaletler... Evde 'gerçek' ayakkabı giymenin modunuzu yükselteceğine eminiz. Sadece özel misafirleriniz için sakladığınız o porselen çay takımını veya kristal bardakları ortaya çıkarma zamanı. Meyve suyu, kahve, çay veya su... İçmeyi tercih ettiğiniz herhangi bir şey... Bunun için evinizdeki en süslü bardağı kullanın. Evinizi bir 'happy hour' partisine dönüştürmenin en kolay yolu süslü bardaklardan ve arkada��larınız ile yaptığınız görüntülü konuşma partilerinden geçiyor. Kırmızı rujlar her an, her yerde modunuzu yükseltebilir. Saçlarınızı günlerdir yıkamamış olabilirsiniz veya pijamalarınız ile ayrılmaz hale gelmiş olabilirsiniz... O an ne giyiyorsanız giyin, kırmızı bir ruj tüm ruh halinizi değiştirebilir. Belki önemli bir Zoom toplantınız var veya arkadaşlarınız ile bir 'Houseparty' partiniz var yada evde tek başınınıza dans etmek istiyorsunuz, tek bir kırmızı ruj ile havanız değişecek. Eğer normalde hep nude veya sade tonlara yöneliyorsanız, evde kaldığınız sürede hiç denemediğiniz canlı tonları deneyebilirsiniz. Bulunduğunuz yeri olabildiğince konforlu ve huzurlu yapın. Hayatınıza biraz zen eklemek için odanızda veya salonunuzda mum yakabilirsiniz. Belki yoga yapıyorsunuz veya televizyon izliyorsunuz... Güzel ve rahatlatıcı kokulu mumlar, evinizde aromaterapi etkisi yaratarak üzerinizdeki tüm stresi ve anksiyeteyi atabiliyor. Evet, inat ettiniz ve beklediniz... Herkes yapıyor diye yapmak istemediniz... Ama artık süre doldu! Banana Bread yapma zamanı! Instagram sayfanızı kaplayan Banana Bread'i herkes yapıyor. Arkadaşlarımızdan ünlülere, influencerlardan yemek bloglarına kadar herkeste bir muzlu kek aşkı başladı. Tarif konusunda sıkıntı yaşıyorsanız sosyal medyadaki binlerce versiyona bakabilirsiniz. Neredeyse bir yatırım değerinde olan ve özenerek sakladığınız parfümü sıkmanın tam zamanı! Üstelik kokular anıları canlandırıyor. Sadece özel günlerde kullandığınız bu parfümün kokusu sizi tekrar o güzel günlere götürebilir. Kendinizi daha çekici ve özgüvenli hissetmek için en sevdiğiniz parfümü sıkıp evde salına salına gezinin! |
| urlhttps://www.elle.com.tr/iliskiler-seks/kisisel/kendi-dokunusunuzu-katabileceginiz-yilbasi-hediyeleritextBazı sevdiklerimizin her şeyi var! Ve işte bu nedenle onlara hediye almak çok ama çok zor. Ama bu yılbaşı şanslısınız çünkü kişiselleştirilebilen hediyeler yükselişte. Gardırobunda ve takı dolabında yer olmayan ve bu yüzden ne alsanız muhtemelen koleksiyonunda olan o sevdiğinize kişiye özel bir hediye almayı tercih edebilirsiniz. DIY hediyeler için zamanınız yoksa bu kişiye özel hediyeler hayat kurtarıcı olacak. Evet... Sevdiklerinize kendimizin yaptığı bir hediye vermek çok güzel ama itiraf edelim ki bu kadar fazla vaktimiz yok! Ancak birçok marka sizin yerinize DIY hediyeleri tasarlamış bu nedenle fazla uğraş vermemize gerek yok. Özellikle harfli takıların ve astrolojinin bu kadar trend olduğu bir dönemde kişiye özel hediyeler kaçınılmaz oluyor. Sevdiğiniz kişinin baş harfinin olduğu bir takı veya mum veya burcunun özelliklerini birebir taşıdığı için gururla takabileceği bir burç kolyesi... Kişiye özel hediyeler hem çok eğlenceli hem de eşsiz. Sadece harf ve burçlardan ibaret olmayan kişiye özel hediyeler arasında kişiselleştirilebilen telefon kapları, ajandalar ve çantalar da var. Sevdiğiniz kişinin adını veya aranızdaki şakayı işleyebileceğiniz bir hediye ile bu yılbaşını öncekilerden daha özel hale getirebilirsiniz. Klasik hediyelerden biraz daha farklı olan kişiye özel hediyeler sevdikleriniz için daha düşünceli ve uzun ömürlü bir hatıra haline gelecek. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/iliskiler-seks/kisisel/mukemmel-guzellik-algisini-sorgulayan-15-instagram-hesabitextÇevremizdeki kadınlar, kendimiz, arkadaşlarımız ve ailemizdeki kadınlar... Çatlakları, selülitleri, akne sorunu, gözenek şikayeti, katlanan karın bölgesi veya oturunca yayılan baldırları olmayan bir kadın tanıyor musunuz? Muhtemelen bu sorunun cevabı net bir şekilde 'hayır!' İnternette ve Instagram'da gördüğümüz çoğu şeyin yanıltıcı olduğunu defalarca söyledik. Ancak her gün saatlerce vaktimizi geçirdiğimiz bu mecra, söylediklerimizin aksini gösteriyor. İşte tam da bu yüzden 'gerçekleri' paylaşan Instagram hesapları ile tanışma vaktiniz geldi. Fit vücutlu, ince yapılı kadınları küçük görmek veya aşağılamak için değil! Hayatınıza ve Instagram sayfanıza biraz daha gerçek paylaşımlar eklemek için. Çatlaklarını cesurca paylaşan influencerlar, beden algısını değiştirmeyi hedefleyenler, düzenlenen ve filtresiz fotoğraflar arasındaki farkları açıkça gösterenler, farklı açılardan çekilen fotoğrafların yaratabileceği etkilerin altını çizenler... Evet, Instagram büyülü bir dünya ama bu hesaplar ile biraz olsa da gerçekleri görmeye yaklaşabilirsiniz. Kendinizi kötü hissettiğiniz zaman sizi pozitif ve mod yükseltici mesajlar ile sevindiren, kadınların hikayelerini ve deneyimlerini paylaşan ama aynı zamanda kendini tiye alabilen kadınlar, Instagram sayfamızı güçlendirici ve birlik olabileceğimiz bir yere dönüştürüyor. Filtreli fotoğraflar paylaşıp, fotoğraflarını editlemeyi tercih edenler olabilir. Buna bir şey diyemeyiz ve algı bozukluğu yaratmadığı süre de çok eleştiremeyiz. Ancak dürüst paylaşımları özlediğimiz şu zamanlarda çevremizdeki ve kendi yolculuğumuzu paylaşanları da es geçmek olmaz! Her gün modunuzu yükselten sözler ile güne başlamanızı sağlayan Female Collective, kadınları kutlayan, yükselten, destekleyen ve her gün modunu yükseltmeyi hedefleyen, bir sayfa. Öz sevginizi kuvvetlendirmenizi sağlayan bu sayfa aynı zamanda esprileri ile gününüzü güzelleştirecek. Ashley Graham'ın sayfasını herkes takip etmeli! Annelik, kilo, çatlaklar, kilo ve cilt problemlerini açık sözlü bir şekilde konuşan Ashley Graham, 'normal' ve 'mükemmel' olarak adlandırılan her şeyi sorguluyor. Toplumun güzellik algısına meydan okuyan Graham, herkes tarafından 'kusur' olarak adlandırılan birçok şeyin 'normal' olduğunu sert ama esprili bir dille savunuyor. Model Adwoa Aboah'ın kurduğu 'Gurls Talk' sayfası, kadınların eleştiri olmadan rahat bir şekilde her şeyi konuşabildikleri bir platform. Bedensel engellerden, kadınların cinsel bir obje olarak görülmesine kadar birçok konuyu konuşan bu platform, nasıl davranmanılması gerektiğini duymaktan sıkılan kadınlar için. Normal bedenleri normalleştirin, hareketinin önde gelen isimleri arasında olan Mik Zazon, paylaşımları ile sosyal medyada gördüklerinizin gerçek olmadığını diretiyor. Vücudunuzun her gün farklı görünebildiğini anlatmayı hedefleyen Zazon, aynı zamanda fotoğraf düzenlemenin gerçek vücut algısını bozduğunu belirtiyor. Selülit, çatlak, yara izleri ve çok daha fazlası... Hepsi vücudumuzdaki yolculuğumuzun bir parçası! Britney West ise tam olarak bunu vurgulamak istiyor. Bedeninizi olduğunuz gibi kabul etmeniz için paylaşımlar yapan Britney West, filtresiz ve gerçek paylaşımları ile takipçilerine ilham kaynağı oluyor. Yeme bozukluğu ile mücadelesini yenen ve şimdi ise çevresindekileri iyileştirmeyi hedefleyen Megan Jayne Crabbe, toplumun diyet kültürünü eleştiriyor. Kadınların her hallerinde kendilerini iyi hissetmeleri gerektiğini savunan Crabbe, her paylaşımında farklı konuları sorguluyor ve medyada kadınların rolünü eleştiriyor. Gerçek paylaşımları savunan Crabbe, takip etmeniz gereken isimler arasında. Fitness yazarı ve influencer olan Danae Mercer, kadınların özgüveni artırmayı hedefliyor. Hayatından ve egzersizlerinden düzenlenmemiş ve gerçek fotoğraflar paylaşan Danae Mercer, fit görünümüne rağmen vücudunun bazı günler farklı göründüğünü paylaşıyor. Fotoğrafların farklı açılardan ve farklı yöntemler ile bambaşka görünebileceğini gösteren Mercer, gerçek paylaşımları artırmayı hedefliyor. En popüler 'body-positive' aktivist ve influencerlardan biri olan Iskra Lawrence, medyada kadınların yerini değiştirmeyi misyon edinmiş durumda! Beden algısını ve toplumdaki güzellik anlayışını değiştirmek isteyen Lawrence, sadece kadın vücudu gerçeklerini değil anne olduktan sonraki yolculuğunu da takipçileri ile paylaşıyor. Beden algısı ile birlikte 'mükemmel' cilt görünümü de günümüzün sorunlarından biri. Televizyonda, filmlerde ve Instagram'da gördüğümüz herkesin harika ve kusursuz ciltleri var. Nasıl oluyor da çevremizdeki çoğu kadın akne, yara izi ve gözenek gibi cilt şikayetleri ile mücadele ederken telefonumuzdaki dünyada kadınlar bambaşka görünebiliyor? Bunun cevabı çok basit... Filtreler, fotoğraf düzenleme programları ve daha çok filtre. İşte tam olarak da bu konuya değinen Em Ford, akne sorununu açık ve dürüst bir şekilde paylaşıyor. Chessie King, Instagram sayfamıza ferah ve eğlenceli bir bakış açısı getiriyor. Sağlık ve fitness influencerı olan King, enerjisi ve pozitif etkisi ile modunuzu yükseltmeye hazır. Karın bölgesini, çatlaklarını, sarkan cildiniz ve çok daha fazlasını özgürce paylaşmaktan çekinmeyen King, aynı enerjiyi benimsemenizi ve bedeninizin harika gücünü kutlamanızı istiyor. Komedyen, yazar ve oyuncu Celeste Barber'ı tanıdığınıza eminiz! Birkaç sene önce ünlülerin erişilmesi imkansız paylaşımlarını esprili bir şekilde taklit etmeye başlayan Celeste Barber, şimdilerde Instagram'ın vazgeçilmez isimlerinden biri. Güzellik algısını ve 'mükemmel' vücut şeklini esprili bir şekilde tiye alan Celeste Barber her gördüğünüzde güleceğinize eminiz! Instagram'da gördüğünüz her şeye inanmayın! düşüncesini en komik şekilde eleştiren Barber, sosyal medyada gördüklerimizin gerçekten de imkansız olduğunu kanıtlıyor. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra beden algısı hakkında dürüst konuşmaktan çekinmeyen Jameela Jamil, hepimize ilham kaynağı oluyor. Takipçi sayısını ve platformunu önemli konuları konuşmak için kullanan Jamil, diğer ünlülere örnek oluyor diyebiliriz. Beden algısı ile ilgili kendi deneyimlerinden yola çıkarak kadınların kendilerini sevmesini savunan Jamil, kadın hakları, feminizm, yeme bozukluğu ve 'mükemmel' güzelliği açık bir şekilde konuşuyor. Sadece çizimlerden oluşan 'Recipes for Self Love' Instagram hesabı, güne daha pozitif başlamanızı veya gün içinde moralinizi yükseltmeyi hedefliyor. Çeşitliliği, farkları ve kadınları kutlayan bu hesap, pozitif mesajları ile kadınlara ilham kaynağı oluyor. Toplumdaki güzellik algısı ciddi bir konu ve ciddi bir şekilde konuşulmalı... Ancak bazen de eğlenmek gerekiyor! Gün boyu aynaya bakıp eleştirdiğiniz tüm küçük problemleri ve kusurları eğlenceli bir şekilde Instagram hesabından paylaşan Rianne Meijer, kendini tiye almaktan çekinmiyor. Esprili paylaşımları ile çoğu fotoğrafının gerçek ve Instagram versiyonlarını paylaşan Meijer, olabilecek en harika influencer'lardan biri! Her muhteşem kadının arkasında bir grup muhteşem kadın vardır, diyen Freeda hesabı sadece beden algısını değil, cinsiyet, özgürlük ve kadın haklarını da konuşuyor. Önemli konuları vurgulamaktan çekinmeyen Freeda, hem ciddi hem de eğlenceli paylaşımları ile Instagram sayfamızı güzelleştiriyor. Tercihlerimiz ve görüntümüz ile farklarımızı benimsememiz gerektiğini vurgulayan Freeda, günlük motivasyon için önemli bir kaynak. Konuşulmayan konuları, fısıldanarak konuşulan kadın sorunlarını açık bir şekilde paylaşan Freeda, takip etmeniz gereken hesaplar arasında. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/iliskiler-seks/kisisel/olumsuz-dusunme-dongusu-ruminasyon-14-1-2textRuminasyon, tekrarlayan olumsuz düşünceler, negatif duygular ve bunların sebepleri ve sonuçları üzerinde durma durumudur. Ruminasyonun tekrarlayan olumsuz yönü, depresyon veya kaygı gelişimine neden olabilir ve mevcut koşulları daha da kötüleştirebilir. Depresif ruh hali içinde olan bir kişi, uzun uzun düşündüğünde geçmişte başına gelen daha olumsuz şeyleri hatırlama olasılığı daha yüksektir. Mevcut yaşamlarındaki durumları daha olumsuz yorumlar ve gelecekten daha umutsuzdur. Sorunlarla meşgul olmak, sorun çözmeye odaklanmak için ötesine geçmeyi de zorlaştırır. Depresyonu veya kaygısı olmayan kişilerde bile, ruminasyon olumsuz duygulara katkıda bulunabilir. Bu, bir kişinin ne kadar çok olumsuz düşünürse o kadar kötü hissettiği ve bunun da daha fazla kaygıya katkıda bulunduğu bir döngü haline gelebilir. Yapılan bir araştırma, bir kişinin koşulları ile geçmiş deneyimleri, depresyon ve kaygı gelişimi arasındaki bağlantıları inceledi. Araştırmacılar, bir kişinin travmatik yaşam olayları gibi geçmiş deneyimlerinin depresyona veya kaygıya yol açmasının en önemli yolunun, kişiyi uzun uzun düşünmeye ve sorun için kendini suçlamaya yönlendirmek olduğunu buldu. Depresyon ve kaygı basit durumlar değildir ve tek bir nedeni yoktur. Bir kişinin aile geçmişi veya yaşam deneyimleri değiştirilemez. Fakat kişinin, düşünme biçimini değiştirmesi ve stres düzeyini azaltabilecek olumlu başa çıkma stratejileri öğrenmesi mümkündür. Uzmanların, derin olumsuz düşünme döngüsünü kırmaya yardımcı olmak için önerdiği yolları burada bulabilirsiniz. Olumsuz düşünceyi durduracak ve daha olumlu anılara odaklanacak etkinliklerle dikkatinizi dağıtın. Zorluklarla karşılaştığınızda, işlerin yolunda gittiği zamanları özellikle hatırlamaya çalışın. Geçmiş olumlu deneyimleri, her şeyin iyiye gittiği zamanları hatırlamak için ailenizin veya arkadaşlarınızın yardımını alın. Bu, düşüncenizi farklı bir yola kaydırmanıza yardımcı olabilir. Özellikle sizin için olumlu çağrışımları olan bir yerde fiziksel aktivite ve ortam değişikliği de yardımcı olabilir. Farklı sorunları ayırmaya veya daha büyük sorunları daha küçük parçalara ayırmaya çalışın. Her seferinde bir sorunu ele alın. Adım adım bir plan yapın, mümkün olduğunca spesifik olun. Bir yere yazın. Ardından, her seferinde bir adım atarak ilerlemeye başlayın. Rahatsız edici ve tekrarlayan olumsuz düşünceler sizi rahatsız ediyorsa, mutlaka bir uzmanla iletişime geçin. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/iliskiler-seks/kisisel/reddedilme-korkusunu-yenmek-icin-10-ipucutextReddedilmek acı verir, bundan kaçmanın bir yolu yok. Çoğu insan, özellikle önemsediği insanlarla bağlantı kurmak ve bir yerlere ait olmak ister. İş, flört veya arkadaşlık olsun, reddedilmek ve istenmediğinizi düşünmek hoş bir deneyim değildir. Bu acı, oldukça derinlere işleyebilir. Aslında, reddedilme beyinde fiziksel ağrıyı tetikleyen aynı bölgeleri aktive eder. Bu nedenle, birçok insanın reddedilmekten neden korktuğunu anlamak kolaydır. Bir veya birkaç kez yaşadıysanız, ne kadar acı verdiğini hatırlarsınız ve tekrar yaşanmasından endişe edersiniz. Bir şey istediğiniz gibi gerçekleşmediğinde iyi hissettirmez, ancak yaşamın tüm deneyimleri umduğunuz gibi sonuçlanmaz. Reddetmenin hayatın normal bir parçası olduğunu, herkesin bir noktada bununla yüzleşeceğini hatırlamak, ondan daha az korkmanıza yardımcı olabilir. Reddedilme, kaynağı ne olursa olsun, yine de acı verir. Diğer insanlar, olanları pek önemsemeyebilir ve bunun üzerinden gelmenizi teşvik edebilirler. Ancak acı özellikle reddetme konusunda daha duyarlıysanız, uzun sürebilir. Reddetme, utanç ve garip hisler gibi rahatsız edici duyguları da içerebilir. Başkaları size nasıl hissettiğinizi söyleyemez, sadece siz söyleyebilirsiniz. Reddetmeyle ilgili duygularınızla yüzleşmeye başlamadan önce, onları kabul etmek önemlidir. Kendinize gerçekten incinmiş olduğunuz halde umursamadığınızı söylemek, bu korkuyla üretken bir şekilde yüzleşme fırsatınızı inkar etmenize neden olur. İlk başta öyle görünmeyebilir ancak reddedilme, öz keşif ve gelişme fırsatları sunabilir. Örneğin, gerçekten istediğiniz bir iş için başvuruda bulunur ve harika bir mülakat yaparsınız, ancak işi alamazsınız. Bu sizi başta yıkabilir. Ancak özgeçmişinizi bir kez daha gözden geçirdikten sonra, bazı becerilerinizi geliştirmenin ve yeni bir yazılım türünü öğrenmenin size zararı olmayacağına karar verirsiniz. Birkaç ay sonra, bu yeni bilginin daha önce nitelikli olmadığınız daha yüksek ücretli pozisyonlara kapılar açtığını fark edersiniz. Korkunuzu bir büyüme fırsatı olarak yeniden çerçevelemek, istediğiniz şeyler için denemeyi kolaylaştırabilir ve başarısız olursanız da acıyı azaltabilir. Kendinize \ diyerek destek olun. Romantik reddedilme konusunda, bir partnerde gerçekten ne aradığınızı gözden geçirmek, reddedilme korkularınızla başa çıkmanıza yardımcı olabilir. Ayrıca, size baştan uygun olan birini bulma yolunda sizi yönlendirebilir. Reddedildikten sonra kendinizi eleştirmeye meyilli olmak kolaydır. \, \, \, \ gibi şeyler söyleyebilirsiniz. Ancak bu, reddedilmenin tamamen sizin hatanız olduğu inancınızı pekiştirir, halbuki belki de hiçbir şekilde sizinle ilgisi olmayabilir. Eğer birinin, yeterince iyi olmadığınız için sizi reddedeceğine inanıyorsanız; bu korku sizinle birlikte ilerleyebilir ve kendini gerçekleştiren bir duruma dönüşebilir. Olumlu düşünce her zaman durumları istediğiniz şekilde sonuçlandırmaz, ancak perspektifinizi iyileştirmeye yardımcı olabilir. Kendinizi teşvik ettiğinizde ve desteklediğinizde, kendi hedeflerinizi gerçekleştirme potansiyelinize daha fazla inanırsınız. Ve eğer işler istediğiniz gibi gitmezse; aynı durumda bir sevdiğinize ne söyleyecekseniz kendinize de aynısını söyleyerek öz şefkat pratiği yapın. Reddedilme oldukça korkutucu olabilir. Örneğin, biriyle birkaç kez buluştuysanız ve aniden mesajlara cevap vermezse, sizi yeterince çekici bulmadığından endişe duyabilirsiniz. Ancak reddedilme genellikle sadece ihtiyaçların uyuşmamasıyla ilgilidir. Ghosting asla iyi bir yaklaşım değildir. Ancak bazı insanlar iyi iletişim becerilerinden yoksundur veya \ demenin seni incitebileceğini düşünür. Oysa aslında dürüstlüğü gerçekten takdir edersiniz. Özgüveninizi ve kendi değerinizi geliştirmek, sevgiye layık olduğunuzu hatırlamanıza yardımcı olabilir ve onu aramaya devam etmekten daha az korkmanıza yol açar. Reddedilme korkunuzun arkasındaki gerçek nedenleri keşfetmek, özel endişelerinizi ele almanıza yardımcı olabilir. Belki romantik reddedilmekten korkuyorsunuz çünkü yalnızlık hissetmek istemiyorsunuz. Bunun farkına varmak, güçlü arkadaşlıklar geliştirmeyi de önceliklendirmenize yardımcı olabilir ve yalnızlığa karşı sizi koruyabilir. Ya da belki potansiyel işverenler tarafından reddedilme konusunda endişe duyuyorsunuz çünkü maddi güvencesizlik hissediyorsunuz ve bir B planınız yok. İstediğiniz işi hemen bulamama durumunda, birkaç olası stratejiyi belirlemek yardımcı olabilir. Örneğin, tercih ettiğiniz yüksek lisans programına kabul edilmediyseniz, başvurduğunuz tüm programların sizi reddedeceğinden endişe etmeye başlayabilir ve gelecek yıl tekrar denemek zorunda kalacağınızı düşünebilirsiniz. Ama sonra gelecek yıl da reddedileceğinizden endişelenmeye başlarsınız, bu da istediğiniz işe girmenizi ve kariyerinizde ilerlemenizi imkansız hale getirir. Bu da ev sahibi olma ve aile hayali gibi hayallerinizi gerçekleştirmek için mali olarak yeterince istikrarlı olmanızı engeller ve böyle devam eder. Bu tür olumsuz düşünce döngüsüne felaket senaryoları yaratma denir ve genellikle gerçekçi değildir. Birkaç uygulanabilir yedek plan yapmayı veya ana korkularınıza karşı bazı karşı argümanlar geliştirmeyi düşünün. Sizi önemseyen insanlarla zaman geçirmek, gerçekten istendiğinizi teyit etmek açısından önemlidir. İyi bir destek ağı, hedeflerinizi gerçekleştirmeye çalışırken sizi teşvik eder ve çabalarınız başarılı olmasa bile sizi rahatlatır. Sevdiklerinizin her durumda yanınızda olduğunu bilmek, reddedilme olasılığını daha az korkutucu hale getirebilir. Elbette, kendinizi ortaya koymazsanız, reddedilme yaşamazsınız. Ancak muhtemelen hedeflerinize de ulaşamayacaksınız. İstediğiniz şeyin peşinden gitmek size başarıyı deneyimleme şansı verir. Reddedilme yaşayabilirsiniz ama sonra tekrar yaşamayabilirsiniz. Anksiyete veya panik ataklara neden oluyorsa, İstemek istediğiniz şeylerden sizi alıkoyuyorsa, Günlük yaşamınızda sıkıntıya yol açıyorsa. Reddedilme canınızı yakabilir ve kendinizden şüphe duymanıza neden olabilir. Ancak ondan korkmak sizi sınırlayabilir ve hayatın sunabileceği birçok şeyi deneyimlemenizi engelleyebilir. Reddedilmeye, değiştiremeyeceğiniz bir şey yerine bir gelişme fırsatı olarak bakmayı seçmek, bu olasılıktan daha az korkmanıza yardımcı olabilir. Acı genellikle zamanla geçer ve bu acı da istisna değildir. Bir yıl veya hatta birkaç ay sonra, çok da önemli olmayabilir. Eğer bu korkuyu aşmakta zorlanıyorsanız, bir terapist size rehberlik edebilir. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/iliskiler-seks/kisisel/sefkat-duygusunu-gelistirmenin-7-yolutextŞefkat, hem bizi hem çevremizdekileri iyileştirme gücü olan, hissettiğimizde önce kendimiz sonra diğerlerini daha mutlu ve iyi hissettiren en temel duygudur. Şefkat uygulamayı alışkanlık haline getirdiğinizde, ilişkileriniz daha samimi hale gelir. Olumsuz duygular azalmaya başlar, zihniniz daha sessiz hale gelir ve daha net içsel rehberlik almanızı sağlar. Kalbinizi hissedebildikleri için tanıştığınız insanlar için daha çekici olursunuz. Daha sevgi dolu bir dünyaya katkıda bulunduğunuzu bilmenin derin tatminini hissedersiniz. Peki ya şefkat duygusunu günlük yaşamda nasıl geliştirebiliriz? Sizin için birkaç ipucu hazırladık. Pek çoğumuzun bizi yargılayan, aşağılayan ve hata yaptığımızda cezalandıran sert iç eleştirmenleri vardır. Kaçınılmaz kusurlarınız için sizi sürekli zorlayan bir iç patronunuz olduğu sürece, başkaları insanlıklarını ortaya koyduklarında şefkat gösteremezsiniz. Kendinizi başkasının yerine koyun yani empati kurun. Hayat zor, ama hepimiz elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Tanıştığımız ya da tanışmadığımız herkes hayatta zorlu bir savaş veriyor, bu yüzden her zaman nazik olmaya çalışın. Kendimizi karşımızdaki kişinin yerine koymayı denersek, ilişkilerimiz daha sağlıklı gelişir. Böylece karşımızdakinin duygularını anlamış oluruz. Empati kurabilmek, ilişkilerimizin yalnızca ilerlemesini değil aynı zamanda güçlenmesini de sağlar; başkalarına karşı duyarlı ve saygılı olmamıza destek olur. Peki ya neden kendimizle empati kurmalıyız? Zayıf ve güçlü yanlarımızın dürüstçe farkında olmak, bize kim olduğumuzu hatırlatır, kendi kimliğimizin farkında olmamızı sağlar. Empati kaslarınızı geliştirmek, kalbinizi yumuşatır. İyileşmemiş travmaya tutunursanız, muhtemelen istemeden başkalarını da travmatize edeceksiniz. Tıpkı istismara uğrayan çocuğun büyüyüp istismarcı olması gibi, iç kargaşa da dış kargaşaya yol açma eğilimindedir. Derin bir içsel iyileşmeye ihtiyacınız varsa, içsel dönüşümünüzü kolaylaştırabilecek yetenekli bir terapist, manevi danışman veya yaşam koçunun desteğini alın. Kendinizi iyileştirmek ve ruhunuzla bağlantı kurmak için uğraştığınızda, şefkat doğal bir duygu olur. Ya her şeyi doğru ya da yanlış, iyi ya da kötü olarak etiketleyen tüm ikili yargıları bırakabilseydik? Ya bunun yerine hayatın zor olduğuna ve herkesin elinden gelenin en iyisini yaptığına güvenebilseydik? Ama şunu hatırlatalım; başkalarını yargılamaktan vazgeçmek, kendini yargılamaktan vazgeçmekle başlar. Şefkate açılan bir kapı ve şifa için bir diğer araç; cömertçe dinlemek. Çoğumuz gerçekten dinlemiyoruz. Her zaman araya gireriz, birinin ne söylediğini yargılarız veya düzeltmeye çalışırız. Dinlemek kutsal bir sessizlik yaratır. İnsanları cömertçe dinlediğinizde, kendi içlerindeki gerçeği duyabilirler. Ve dinlemenin sessizliğinde herkeste kendini tanıyabilirsin. Sonunda, herkesin içinde ve herkesin ötesinde, görünmeyenin kendine ve sana usulca şarkı söylediğini duyabilirsin. Başkalarına gerçekten şefkat göstermek için, önce kendinizi doldurmanız gerekir. Bu tür davranışlar bencillik değildir; öz bakımdır. Kendi ihtiyaçlarınıza yöneldiğinizde, başkalarına sevgi, enerji ve bolluk dolu bir yerden hizmet edebilirsiniz. Sonucunda kendinizi o kadar iyi hissedersiniz ki, ödülünüzü ihtiyacı olanlarla paylaşmak istersiniz. Karşılaştığınız herkesle tam olarak bütün olmayı deneyin. Telefonunuza bakmaktan, çoklu görev yapmaktan, öğle yemeği randevunuz sırasında TV'ye bakmaktan veya birlikte olduğunuzdan başka birine dikkat etmekten kaçının. Göz teması kurun ve beden diline dikkat edin. Bir inceleyin; karşınızdakinin kelimelerin altında ne düşündüğünü gerçekten hissedebiliyor musunuz? Gerçekten orada olduğunuzda, varlığınızın şefkat olarak deneyimlenme eğilimi vardır. Her sabah kendimize ve başkalarına iyi niyetli olmayı hatırlayarak güne başlamak, yapabileceğiniz en temel şefkat uygulamasıdır."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/iliskiler-seks/kisisel/tuketiyorum-oyleyse-yokum", "text": "Global krizlerle deneyimlediğimiz 2020, ardında endişeli zihinler, gelecek kaygıları bırakacak gibi görünüyor. Sanki bu duyguları daha önce hiç yaşamamışız gibi doruk noktasında seyir eden duygu dalgalanmalarımız bize kendimize ait yatırım yapmamız gerektiğini bağırarak söylüyor artık. İyi yaşamak, wellness sadece büyük bir trend sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Buzdolabınızda sakladığınız jade roller'dan fazlasını hak eden bedeniniz, zihniniz ve ruhunuz için daha fazlasını yaptığınızda bu üçlü harmonik bir şekle girecek. Bu ne demek? Kendinizi derinlerde besleyecek bir şeyler yapmak anlamına geliyor. Geçtiğimiz karantina süresince kendisini akrilik boyaya verip, renkler arası geçişlerde ruhunun derinliklerini hatırlayan kaç kişiyiz? Kişisel gelişim kelimesini tükettiğimiz hatta içini boşalttığımız bir 10 yılda, gelişme sendromuna kapılmış kişiliklerimiz belki de artık sadece durmayı ve yaşadığı her anın tadını çıkarmayı istiyordur. Bu sadece yoga yapmak, meditasyona oturmak anlamına gelmiyor. Bir şeyleri tüketecekseniz ardınızda nasıl izler bıraktığınızın farkındalığıyla tüketin demek. Mesela bir bakalım gardırobunuzda kaç jean, kaç adet beyaz tişört, kaç gömlek, kaç elbise var? Bunların hepsine ihtiyacınız var mı? Yok aslında, değil mi? Peki hala çok benzerlerini hatta neredeyse aynılarını satın alıyor musunuz? Satın aldığınız ürünü kaç kere giyiyorsunuz? O parça üretilirken doğaya, insanlara nasıl yan etkileri oluyor bilginiz var mı? Belki de artık o sepetin içindekileri bırakmanın zamanı gelmiştir. Bunun ismi sakin tüketim. Bilinçli bir şekilde, aceleci olmadan alınan bir karar sonucu tüketmek. Sadece o anlık modunuzu yükseltecek değil, uzun vadede size iyi gelecek bir harcama yapmak. Sepetinizi doldurarak ruhunuzu da dolduracağınızı sanıyorsunuz ama bunun bir illüzyon olduğunun farkında mısınız? O an canımızın istediği bir şeye ulaşmamız bir tık kadar kısa sürerken, ardında bıraktığı iz çok daha büyük. Tüm bunlara ihtiyacımız var mı? Sepetimizdekiler olmadan da yaşayamaz mıyız? Tüketmemiz ve satın almamız gerekiyormuş gibi davranılan bir dünyada bir şeyi eskitmenin tadına yeniden varabilir miyiz? Eskitmeyle gelen aidiyet duygusu. Gardırobunuzda yıllardır bulunan bir jean, çalışma masanızdaki en sevdiğiniz kalem... Halihazırda elimizde olanlarla tatmin olma hissi. Sonrasında yaptığınız her harcama ruhunuza işleyen, iyi gelen bir şey için olsun. Çünkü artık günü kurtarmak yetmiyor, farkındalıklı eylemler geleceğimizi şekillendiriyor. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/iliskiler-seks/kisisel/yalniz-kalmak-ruh-sagligi-icin-ne-kadar-onemlitextİnsanlar genellikle sosyal varlıklardır ve araştırmalar, sosyal bağlantıların duygusal ve fiziksel sağlık için hayati önem taşıdığını göstermektedir. Ancak bazen özel zaman olarak adlandırılan yalnız zaman da sadece kendinizle vakit geçirmek açısından faydalıdır ve zihinsel sağlık açısından olumlu bir rol oynar. Diğer insanların etrafınızda olması ödülleriyle birlikte gelir, ancak aynı zamanda stres yaratır. İnsanların ne düşündüğü hakkında endişeleniyor olabilir veya reddedilmekten kaçınmak ve diğerlerine uyum sağlamak için davranışlarınızı değiştirebilirsiniz. Bu, zorlukların bazıları yalnız zamanın neden bu kadar önemli olabileceğini gösterir. Kendi benliğinizle rahat hissetmek, müdahale olmadan gerçekten kendi tutkularınızı keşfetme zamanı ve özgürlüğü sağlayabilir. Yeni şeyler denemek, sizi büyüleyen konuları araştırmak, bilgi edinmek ve hatta kendinizi ifade etmenin yeni yöntemlerini uygulamak için bir yol olabilir. Kendinize yalnız zaman vermek, diğer insanların uygulayabileceği baskı ve yargılamalar olmadan bu şeyleri keşfetmenize olanak tanır. Kendine zaman ayırmak, büyüme ve kişisel gelişim için hayati önem taşır. Diğerlerinin ihtiyaçları, ilgi alanları ve fikirleriyle ilgilenmek yerine, yalnız zaman sizi kendinize odaklanmaya yönlendirir. Yalnız zaman, zihninizin dolaşmasına ve yaratıcılığınızı güçlendirmenize fırsat tanır. Başkalarıyla ilgilenme veya etkileşim kurma ihtiyacı olmadan, dış etkilere aldırış etmeden kendi iç dünyanıza odaklanabilirsiniz. Aslında araştırmalar, yalnız kalmanın beyinde yaratıcı süreci beslemeye yardımcı olabilecek değişikliklere yol açabileceğini göstermektedir. Bir çalışma, zaman zaman kasıtlı olarak çekilerek yalnız zaman geçirme eğiliminde olan insanların aynı zamanda son derece yaratıcı insanlar olduğunu bulmuştur. Yalnız yaşamanın genellikle olumsuz bir görüntüsü vardır. Ancak, araştırmacılar yalnız yaşayan insanların, diğerleriyle birlikte yaşayan insanlardan daha zengin sosyal hayatlara ve daha fazla sosyal enerjiye sahip olabileceğini bulmuşlardır. Birçok insan için yalnız zaman, çeşitli nedenlerle zorlayıcı olabilir. Bir araştırma, birçok insanın kendi düşünceleriyle yalnız kalmak yerine kendilerine acı veren elektrik şokları vermeyi tercih edebileceğini bulmuştur. Yalnız kalmaya karşı deneyimsizlik: Bazı insanlar, diğer insanların çevresinde bulunmaya o kadar alışkın oldukları için kendilerine zaman ayırmakla ilgili deneyimsiz olabilirler. Sosyal uyarının aniden kesilmesi onları soyutlanmış veya kopuk hissettirebilir. Tehdit edici düşünceler ve duygular: Diğer durumlarda, yalnız kalmak ve içe dönmek zor veya hatta acı verici olabilir. İnsanlar, bu iç gözlemi sıkıntı verici bulabilir veya kendilerini düşünce karışıklığı ve endişe içinde bulabilirler. Sosyal damgalama: Yalnız kalmak hakkında olumsuz tutumlarla karşılaşan veya yalnızlığı anti-sosyal davranış veya sosyal reddetme şekli olarak görenler için, yalnızlık acı verici bir cezaya benzer ve sosyal damgalama, yalnız kalmayla ilgili hissettikleri duyguları şekillendirmede rol oynayabilir. Bir araştırma, insanların genellikle yalnız yapacakları şeylerden kaçındığını bulmuştur. Bu tür bulgular, yalnız olma konusunda bir utanç duygusunun insanların bu tür etkinlikleri keyifle yapmalarını etkilediğini göstermektedir. Kişiliğinizin, yalnız kalma ihtiyacınızı ve bu durumun size sağlayacağı faydaları belirlemede etkili olduğunu unutmamak önemlidir. Örneğin, dışadönük kişiler sosyal deneyimlerden enerji alır, bu yüzden yalnızlık onlar için daha zor olabilir. Öte yandan içedönük kişiler yalnız kalmaktan enerji kazanırlar. Ancak sadece dışadönük biri olduğunuz için kendinize zaman ayırmaktan keyif almayacağınızı düşünmeyin. Bir çalışma, içedönüklerin ve dışadönüklerin yalnızlıktan aldıkları keyif miktarında aslında bir fark olmadığı ortaya çıkmıştır. Popüler inancın aksine, içedönükler dışadönüklerden daha çok yalnızlık keyfi almamışlardır. Kişilik tipiniz ne olursa olsun, bazen kendinize kaliteli zaman ayırmanızın faydalı olabileceği durumlar olabilir. Yalnızlığın yüksek tansiyon, hızlı bilişsel gerileme, sosyal kaygı ve Alzheimer hastalığı riskinin artması gibi ciddi sağlık sonuçlarıyla ilişkili olduğu birçok kanıt bulunmaktadır. Yalnızlık, depresyon, anksiyete, obezite, yüksek tansiyon ve erken ölüm riski gibi çeşitli olumsuz sağlık sonuçlarıyla ilişkilidir. Ancak tek başına zaman geçirmek, yalnızlıkla aynı şey değildir. Yalnızlık, izolasyonla ilişkili olumsuz hislerle belirlenirken; tek başına zaman, özgürlük, ilham ve yenilenme bulmak için yalnız kalmayı içerir. İyi haber şu ki, eğer bu işaretlerden herhangi biriyle mücadele ediyorsanız, biraz yalnız zaman önemli bir etkiye sahip olabilir. Bir araştırmada, yaklaşık olarak zamanının %11'ini yalnız geçirdiğini belirten insanlar, sonraki zorlu sosyal deneyimlerinde daha az olumsuz hissettiler. Eğer yalnız zaman geçirmeyi düşünüyorsanız, zihinsel sağlığınıza faydalı olacak şekilde yapmanız önemlidir. Yalnızlık, gönüllü olduğunda faydalıdır. Ayrıca, istediğiniz zaman sosyal dünyanıza dönebileceğinizi hissetmeniz önemlidir. Bir zaman seçin: Yalnız zaman geçirmek istediğiniz zamanı belirleyin. Bu zamanı planınıza dahil edin ve diğer insanların bu zaman diliminde sizi rahatsız etmemelerini sağlayın. Sosyal medyayı kapatın: Sosyal karşılaştırmalar yapmaya neden olan özellikle dikkat dağıtıcı olan şeylerden kaçının. Odaklanmanız, kendi düşüncelerinize ve ilgi alanlarınıza yönelik olmalıdır; diğer insanların yaptıklarıyla ilgili değil. Plan yapın: Herkes yalnız zaman geçirme konusunda rahat değildir, bu nedenle ne yapmak istediğinizi planlamanız size yardımcı olabilir. Bu, biraz rahatlama zamanı, favori bir hobinin keşfi veya bir kitap okuma gibi şeyleri içerebilir. Yürüyüş yapın: Araştırmalar, dışarıda bulunmanın sağlık üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu bulmuştur. Eğer çok fazla sosyal etkileşimle sıkışmış ve bastırılmış hissediyorsanız, farklı bir manzara eşliğinde yalnız başınıza biraz dışarıda zaman geçirmek ciddi bir etki yaratabilir. Kendinize zaman ayırıp yapmak istediğiniz şeyleri düşünün, ardından bunları yalnız yapmaya başlayın. Her insanın yalnız kalmak ve sosyal zaman geçirmek için farklı ihtiyaçları vardır. Bazılarına kötü bir ruh hali düzeltmek için sadece birkaç dakika gerektirebilirken, diğerleri daha uzun yalnız zaman dilimlerine ihtiyaç duyabilir. Kendi benzersiz ihtiyaçlarınıza uygun bir denge bulmaya çalışın. Yalnız kalmak için zaman ayırmak her zaman kolay değildir. Etrafınızdaki insanlar farklı sosyal ihtiyaçlara sahip olabilir ve yalnız kalma ihtiyacınızı anlamayabilirler. Aile sorumlulukları ve çocuk bakımı gibi nedenler de kendinize zaman ayırmayı zorlaştırabilir. Açık olun: Etrafınızdaki insanlara, oda arkadaşlarınızdan aile üyelerine veya partnerinize, yalnız zamanınıza ihtiyacınız olduğunu söyleyin. Belirgin olun: İnsanlara ne anlama geldiğini söyleyin. Örneğin, bir kitap okumak, bir televizyon programı izlemek veya bir podcast dinlemek için kesintisiz belirli bir süreye ihtiyacınız olduğunu söyleyebilirsiniz. Karşılık verin: İnsanlar size yalnız zamanınızı sağlamak için adımlar atacaklarsa, aynı düş��nceyi göstermeniz önemlidir. Kendilerine biraz zaman ayırdıklarında sorumlulukları üstlenmeyi teklif edin. Esnek olun: Yalnız zamanınızı bulmaya çalışırken, yalnız yaşamıyorsanız veya diğer insanlarla yakın bir alanda yaşıyorsanız; esnek olmanız ve kendinize zaman ayırmak için fırsatlar aramanız gerekebilir. Sabahları erken kalkıp evdeki diğer insanlar uyanmadan önce huzurlu bir zaman geçirmek gibi seçenekleri deneyin. Bu bir seçenek değilse, dışarıda yürümek veya diğer aile üyelerinin çocukları izlemesine veya ev işlerini yapmasına izin verirken bir mola vermek gibi şeyler faydalı olabilir. Yalnız kalmak düşüncesinin sizi yalnız hissettireceğinden korkuyorsanız, araştırmalar yalnız geçirilen zamanı yalnızlık yerine kendine zaman ayırma olarak yeniden yapılandırmanın faydalı olabileceğini öne sürüyor. Tek başına kalmak bazen yalnızlıkla karıştırılır, ancak açıkça görülmektedir ki zaman zaman kendinize zaman ayırmak, zihinsel sağlık ve refah için önemlidir. Kendinize odaklanabileceğiniz küçük bir yalnız zaman parçasıyla başlamayı deneyin, böylece kendi benliğinizi sevmeyi daha iyi başarabilirsiniz. Kendinizi yenilenmiş ve sosyal çevrenize geri döndüğünüzde ilham dolu hissettiğinizi fark edebilirsiniz."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/iliskiler-seks/kisisel/yalniz-randevu-nedir", "text": "İster bekar olun ister bir ilişki içinde olun veya karmaşık bir durumda olun, kendinize iyi davranmanız ve kendinizi daha iyi tanımanız her zaman önemlidir. Ve bunu yapmanın en iyi yolu, yalnız bir randevudur. Çünkü hayat biriyle bir ilişkide olmaktan ibaret değildir ve en önemli ilişkiniz kendinizle olan ilişkinizdir. Yalnız bir randevu gecesi, her şeyi özellikle kendinizi kutlamak için mükemmel bir yoldur. Daha da iyisi, olmasını istediğiniz her şey olabilir. Yalnız randevu, basitçe bir kişisel bakım biçimidir ancak randevu tarzındadır. Her zamankinden farklı olarak bu sefer dışarı çıkarken kendi başınıza olmalısınız Bunun bir avantajı, söz konusu olan tek kişi siz olduğunuz için, her iki tarafı da memnun etmek için ne yapacağınıza karar vermede hiçbir gariplik olmamasıdır. Ne yaparsanız yapın, tek başınıza yaparsınız. Biraz kitap okumak ve pasta yemek için kafeye gitmek, akşam yemeğine çıkmak, sergi dolaşmak, yürüyüş yapmak ve hatta sinemaya gitmek olabilir. Bütün mesele şu ki, yapmayı sevdiğiniz bir şeyle kendinizi şımartıyorsunuz. Bir ilişkideyseniz, işleri ayrı yapmaktan dolayı suçluluk duygusu olabilir. Bunun birbirinizi gerektiği gibi sevmediğiniz ve mümkün olan her saniyeyi birlikte geçirmeniz gerektiği anlamına geldiği konusunda endişelenebilirsiniz. Durum gerçekten böyle değil ve aslında ayrı şeyler yapmak gerçekten sağlıklı. Fakat bu, değişeceğiniz anlamına veya ayrı geçen zamanın önemli olmadığı anlamına gelmiyor. Ve eğer bir ilişkiniz yoksa, bu neden sizi flört etmenin tüm eğlencesinden alıkoysun? Akşam yemeğine veya barlara gitmek, ilişkinin başındakiler için ayrılmış bir durum değildir. Kendinizi yerel bir restorandan en sevdiğiniz yemekle veya denemek için can attığınız o kokteylle ödüllendirin. Bu, bir daha asla iki kişilik bir randevuya çıkmak istemeyeceğiniz anlamına gelmiyor, sadece gerçekten kendi benliğinizi takdir etmenizi sağlayacak. Kendinizi kazanmak için kendinizle flört edin! Bazıları için bu kesinlikle alışılmışın dışı gibi görünebilir. En az iki kişi yoksa bu nasıl bir randevu olabilir? Bu sizi anti-sosyal olmaya zorlamak için bir oyun değil, söz veriyoruz. Bu, kendinize daha iyi bakmanız, sevgi dilinizi bulmanız ve kendinize buna göre davranmanız için bir kişisel bakımdır. İkna olmadıysanız, şunu hatırlayın; tüm hayatınızı başkalarını bekleyerek geçirirseniz, sonsuza kadar bekliyor olacaksınız. Bu, tam anlamıyla arka planda desteklemek yerine ana karakter olarak yaşama şansınız. Gerçekten yapmak istediğiniz bir şeyse, tek başına yapmak sizi durdurmamalı. İlk yalnız randevu için, rahat olduğunuz bir yere ya da tanıdık bir yüz görebileceğiniz bir yere gidin . Fikir sizi endişelendiriyorsa, özellikle uzun bir şey planlamanız gerekmez; molada içeceğiniz kahveyi yakınızdaki bir kafede içmeyi deneyin ya da çiçekçiden kendinize en sevdiğiniz çiçekten alın ve kısa bir yürüyüş yapın. Yalnız buluşmanın başka bir yolu da onu başka bir etkinliğe eklemektir. Diyelim ki çalışmak için bir kafeye gittiniz; işiniz bittikten sonra orada kalın ve kendinize bir kokteyl, tatlı ya da sıcak çikolata ısmarlayın. Korkutucu gibi geliyor olabilir ama hayattaki birçok şey de öyle! Bir kez yaptığınızda, tekrar yapmak için can atacaksınız."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/moda-haberleri/2023-ingiliz-moda-odulleri-kazananlari", "text": "3.000'den fazla konuk, modanın en büyük gecelerinden birini kutlamak üzere Pazartesi akşamı Londra'daki Royal Albert Hall'da düzenlenen 2023 Moda Ödülleri'ne katıldı. Etkinlik, İngiliz moda endüstrisini uluslararası alanda destekleyen, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan İngiliz Moda Konseyi için ana bağış toplama etkinliği olarak hizmet ederken; aynı zamanda yaklaşık 900.000 kişiyi istihdam eden ve Birleşik Krallık ekonomisine 21 milyar pound'dan fazla katkıda bulunan sektörü kutlamak için de bir şans. Gecenin ilk kazananlarından biri de özel ödüle layık görülen İngiliz tasarımcı Sarah Burton oldu. Eylül ayında Burton, Alexander McQueen'in yaratıcı direktörlüğü görevinden ayrıldığını duyurdu. 27 yıllık görev süresi boyunca en ünlüsü Galler Prensesi'nin gelinliğini yarattı. Ödülünü alırken merhum Lee Alexander McQueen'i anarak onu \"neslimizin en büyük tasarımcısı\" olarak tanımladı."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/moda-haberleri/2023-ingiliz-moda-odulleri-yilin-tasarimcisi-adaylari-aciklandi", "text": "İngiliz Moda Konseyi, gelecek ayki Moda Ödülleri'nde Yılın Tasarımcısı unvanı için yarışacak tasarımcıların isimlerini açıkladı. Konsey, 2023 Moda Ödülleri için bu yılın başlarında ilk adayları duyurmuştu. 4 Aralık'ta Londra'da gerçekleşecek etkinlik için ilk aday listesi, Yılın Modeli, İngiliz Erkek Giyim Tasarımcısı, İngiliz Kadın Giyim Tasarımcısı, Yeni Kuruluş Erkek Giyim ve Yeni Kuruluş Kadın Giyim için isimleri ortaya koydu. Ancak şimdi, Yılın Tasarımcısı ve BFC Vakfı Ödülü için adaylar da açıklandı. Yılın Tasarımcısı ödülü, inovasyon ve yaratıcılık yoluyla endüstriye etki eden uluslararası yaratıcıları kutlar. Bu yılın adayları arasında Daniel Lee , Jonathan Anderson , Matthieu Blazy , Miuccia Prada ve Raf Simons ile Sarah Burton yer alıyor. BFC Vakfı Ödülü ise yıl boyunca küresel moda üzerinde büyük bir etki yaratan bir tasarımcıyı tanır. Bu yılın ödülü, yükselen tasarımcılara yönelik BFC'nin Newgen girişimini kutlayacak, adaylar arasında Aaron Esh, Chet Lo, Conner Ives, Paolo Carzana ve Sinead O'Dwyer bulunuyor. Bu beş yaratıcı, Eylül ayında Londra Moda Haftası'nda podyum gösterileri düzenledi ve izlemeye değer olduklarını kanıtladılar. BFC Vakfı için başlıca bağış toplama etkinliği olan bu etkinlikte, aynı zamanda Valentino Garavani'ye Olağanüstü Başarı Ödülü ve güzellik ikonu Charlotte Tilbury ve Sarah Mower'a Özel Tanıma Ödülü de sunacak. 2023 Moda Ödülleri, 4 Aralık 2023'te Royal Albert Hall'de düzenlenecek. Biletler şu anda Moda Ödülleri web sitesi üzerinden temin edilebiliyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/moda-haberleri/31-koza-genc-moda-tasarimcilari-yarismasi", "text": "30 yıldır Türk moda dünyasına Bahar Korçan, Özgür Masur, Zeynep Tosun, Hakan Yıldırım, Özlem Kaya ve Gül Ağış'ın da aralarında bulunduğu çok değerli isimler kazandıran ve sektörün sürdürülebilirliğine katkı sağlayan Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması'nın 31.si geçtiğimiz aylarda gerçekleşti. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen yarışma, 1992 yılından bu yana yeni nesil tasarımcıları moda endüstrisine kazandırarak Türkiye'nin en etkileyici moda arşivini yaratıyor; sektörün gelişimini ve tarihini temsil ediyor. Yarışmanın finalistleri, günümüzde Türkiye'nin en tanınmış moda tasarımcıları olarak kendi markalarına veya moda dünyasının önde gelen markalarına yön veriyor. 2023 Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması'nın 3 finalisti ve koleksiyonlarını , kendilerinden ve mentörleri Özlem Kaya ve Nihan Peker'den dinledik. Kazananlardan önce, ilk 10'a girmeye hak kazanmış genç tasarımcılarla çalışmaktan ve onları tanımış olmaktan çok mutlu olduğumu söylemek isterim. Birlikte geçirdiğimiz zamanda ben de onlardan çok şey öğreniyorum. Ödül almış olmak tabi ki kıymetli ama bu yarışmada ki önemli periyotlardan biri olan uygulama süreci genç tasarımcılar için adı konmamış ödül diyebiliriz. Kazanan tasarım ve tasarımcılara gelirsek; üçünde de ilerde bizi gururlandıracak işlere imza atacak yetenek ve vizyonda görüyorum. Koleksiyonlarında ayrı ayrı etkilendiğim çok fazla detay var. Genel olarak bu detaylar izlerken gözden kaçıyor ama bizim şansımız her aşamasında olduğumuz için onları daha yakından görebilmek. Hikayeleriyle, kullandıkları malzemelerle, detaylarıyla 3 koleksiyonu da çok beğeniyor bundan tekrar başarılar diliyorum. Ben her zaman işin mutfağını çok sevmişimdir. O yüzden gala gecesinden bağımsız, en sevdiğim süreç atölye ve fitting; onlarla ilk tanıştığım toplantıyı da çok seviyorum. Final gecesinde belli etmesem de onlardan daha heyecanlı olabiliyorum. Tabi ki zorlu bir dönem geçiriyoruz, kolay olduğunu söyleyemem ama hem biz mentörler hem tasarımcı yarışmacıların ders çıkardığı birçok olaya şahit oluyoruz. Bu da bize her seferinde daha iyisini yapmak adına ışık tutuyor. Öncelikle kesinlikle \ derim. Bir tasarımcı olarak hayalini kurduğunuz şeylerin başınıza geldiği, önünüze imkanların sunulduğu deneyimlerle dolu bir süreç .Üzerine bir de ödül alırsanız ne güzel olur... O yüzden sakın çekinmesinler, kendilerini yetersiz bulmasına ve mutlaka katılsınlar derim. Finalistlerin kendilerini tanıdıkça, koleksiyonlarıyla ne kadar örtüşen dünyaları ve stilleri olduğunu gördüğümüz için bu bize zaten onlar hakkında ciddi bir ipucu veriyordu. Üçü de koleksiyonlarını, özveriyle hazırlayan ve final gecesine doğru giden yolda özveriyle çalışan üç tasarımcıydı. O yüzden onları ayrıca çalışkanlıkları için tebrik ediyorum . Hazırlık süreci çok güzel geçti, yarışmacılarla keyifli bir atölye ve hazırlık süresi geçirdik. Tabii ki endişelerimiz yorgunluklarımız oldu ama tüm yarışma süreçlerinde hissettiğimiz heyecanın çok daha fazlasını hissettiğimizi söyleyebilirim. Genç finalistlerle bu heyecanı yaşamak bizim içinde çok özel bir tecrübeydi; onlarla aramızda kurduğumuz bu bağ ve ileriki yıllara taşınacak bir dostluğun ilk adımlarını attık diyebilirim. Özellikle Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması, sektörün en önemli ve en doğru yapılan yarışmalarından bir tanesi, pek çok genç ve deneyimli tasarımcının bu yarışmadan çıktığını görüyoruz. Bu alanda kariyer yapmak isteyen herkesin şansını denemesini ve kendisine bu fırsatı vermesini ben tavsiye ederim. Derece girilmese bile yarışmada olmanın verdiği deneyim ve bu tecrübe bile çok kıymetli... Merhaba, Muhammed İloğlu 1995 yılında Bursa'da doğdum. İlkokul ve lise eğitimimi Bursa'da tamamladıktan sonra 2013 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne girmeye hak kazandım. Ve lisans eğitimimi derece ile tamamladım. Katıldığım çeşitli workshoplar ile deneysel tasarımla ilgili çalışmalar yaptım. 3. Tasarım Bienali kapsamında İKSV ve H&M'in düzenlediği \ sergisinde 20 genç tasarımcı arasında yer aldım. Aynı zamanda 2017 yılında 25. Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışmasında ilk 10 finalist arasında yer aldım ve yollarımız burada kesişti. İMA Master programına katılım ödülü kazanarak mezun oldum. MBFW kapsamında düzenlenen New Gen Ve Karma defilelerinde yer aldım. Şuan KÖFN grubunun stylingini yapıyorum ve tasarımla birleştirerek kariyerime devam ediyorum. Aslında son dönemde de yükselişe geçen Quiet Luxury akımı oldukça fazla ilham kaynağım oldu. Uzun zamandır çabuk tüketilmesini istemediğim, zamansız, cinsiyetsiz gibi temaların üzerine düşünüyordum ve pandemi döneminde eve kapanmak bana oldukça ilham verdi. Puzzle parçalarını yerine oturtup herşey hakkında uzun uzun düşünmeme ve harekete geçmem için ilham almama sebep olan bir süreç yaşadım. Bu koleksiyonuda 3 yıl önce evlere kapandığımızda yaptım aslında... 3 yıl üzerinden geçince ve hala bakıp heyecanlandığımda, zamansız bir şey yaptığımı farkedip Koza Yarışması'na katılma kararı aldım. İlham kaynağım bize ait olmayan ve gitmese izin veremediğimiz herşey hakkındaydı; bu yüzden koleksiyonun ismi \"Loser Lover\". 3 aylık atölye ve kalıp sürecinde tüm yarışmacılar gibi benim de koleksiyonumu kısa ama aslında uzun bir sürede hazırladık. Koleksiyonu uzun zaman önce herşeyiyle hazırlayıp, finale kaldıktan sonra üretim aşamasına girdik. Yarışmaya katıldığımda herşeyim hazırdı aslında... Kullanacağım kumaşlar vs.; 3 ayda karar vermedim dediğim gibi 3 yıldır üstünde düşündüğüm bir koleksiyondu. Aslında tam tersi detaydan çok, bir adım geri çekilerek resme uzaktan bakmayı tercih ettim. Diğer tasarımcı arkadaşlarımın atladığı ve göremediği şey buydu. Detaylarda kaybolmak yerine yalın ve etkili bir dil oluşturmayı tercih ettim ve tasarımlarıma bu şekilde yönlendirdim. Renk, baskı, dokuma, nakış vs. detayların hiçbirine yer vermedim. Sadece silüet odaklı ve deneyimle yaptığım yüzey manipülasyonlarını yerinde ve dozunda kullanmamın koleksiyonumu etkili ve canlı kıldığını düşünüyorum. Aslında herşeyi kullanmak yerine, bir şeye karar verdim ve onun üzerine gitmeyi tercih ettim. Bu da koleksiyonun tavrında etkili rol oynadı. Denim, gabardin, yünlü İtalyan kumaşlar koleksiyonun ana kumaşlarıydı. Tasarımın yanı sıra styling her zaman hayatımda... Kariyerime mantıklı bir şekilde tasarım gücümü de kullanarak ilerlemek istiyorum. Tasarımcı ve stylist çok ama ikisinden de vazgeçmiş ve birşeyleri baştan inşa etme fikri daha değerli geliyor kulağa. Gidebildiğim yere gitmek istiyorum açıkçası. Jenerasyonumun en büyük şanssızlığı denilen kendimizi bir yere ait hissetmeme duygusuyla, benim için zoru başarmak adına daha kolay ve mümkün geliyor. Tasarım ve stylingi birleştirerek dünyayı güzelleştiren işler yapmak istiyorum. İşin özünde, birşeyleri yapmak için yapmak istemiyorum. Zamanla iş etiğiminde oturup, yoluma devam edeceğimi düşünüyorum. Şuan zaten kariyerime çoktan başlamış durumdayım. Hep beraber neler olacak göreceğiz... Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü'nü 2022 yılında birinci olarak tamamladım. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü'nde Tekstil bölümü yüksek lisansıma başladım. Eğitim hayatım boyunca giyim, dokuma ve triko firmalarında staj yaptım. Örme alanında ilerleyerek çeşitli projelerde yer aldım ve deneyim kazandım. Bu alanda geliştirdiğim kumaşları yarışmalarda gösterme fırsatı buldum. Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması da, triko çalışmalarımın ön planda olduğu koleksiyonlarımla 2 yıldır başvurduğum bir yarışmaydı. Bir gün yolda yürürken ücra bir köşede duvara asılmış hologramlı tablolardan yola çıkarak temamı belirledim. Memento Mori, ''fani olduğunu hatırla'' anlamına gelen Latince bir deyiştir. Bu kavramdan esinlenerek parayı yansıtan insan yüzü ve kurukafayı aynı anda görebileceğimiz hologram efektli bir triko yüzeyi tasarladım. Koleksiyonumu oluşturmamdaki en büyük etki bu oldu diyebilirim. İlk etapta bilgi toplama ve görsel araştırma yaparak hikaye panosu oluşturdum. Ölüm, para, işçi, kral ve kraliçe kavramlarından yola çıkarak tasarımlarımı yaptım ve her bir ürün için teknik föy hazırladım. İHKİB desteğinde IMA koordinasyonunda sağlanan atölyelerde kalıp ve dikim işlemlerimi tamamladım. Koleksiyonda yaşamın ve ölümün aynı anda gösterilmesini amaçladım. Bu nedenle iskelet görünümlerini kırmızı, ten görünümlerini mavi renk ile görülecek şekilde hologram efekti kullanarak trikoya uyarladım. Jakar tekniklerini kullanarak trikolarımı oluşturdum. Mezar sembolizmi haline gelmiş ölüm çiçeği olarak da bilinen kırmızı örümcek zambağını nakış tekniği ile koleksiyonda yer verdim. Koleksiyon bütünlüğünü sağlayan dikiş efektli baskı tasarımları oluşturdum. Bu süreçte Yün-polyester ve pamuk içerikli kumaşlar kullanmayı tercih ettim. Örme sektöründe kendimi geliştirip inovasyon odaklı çeşitli yüzey tasarımlarıyla, Türkiye'de tekstil sektörüne katma değerli tasarım geliştirmeyi hedefliyorum. Örme makinelerinin programlarına ve makine işleyişine hakim olup ileride kendi mini triko stüdyomu kurmayı hayal ediyorum. İsmim Elara Esmer, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı son sınıf öğrencisiyim. Okul hayatımla birlikte 5 senedir freelance moda tasarımı ve farklı disiplinlerde çalışmalar üretiyorum. Koza Genç Moda Tasarım Yarışması, sektörde yer edinmek isteyen genç tasarımcıların attığı ilk adımlardan biri olarak önem taşıyor. Hem yarışma hem de yarışma süreci, eğitici bir program olmasıyla beraber, alanında çok başarılı isimlerle çalışma fırsatı tanıyor. Bu alandaki katılımcılara büyük deneyimler sağlıyor. Bu sebepten dolayı, Koza Yarışması benim için yarışmadan çok deneyimlemek istediğim bir süreçti. Sanat pratiğim, genel olarak estetik değerlerin sorgulanması ve çeşitli konulardaki felsefi derinlikleri keşfetme üzerine odaklanıyor. Temellerini 2 sene önce bir ders projesinde attığım konumun üzerine farklı disiplinlerde yapmış olduğum çalışmalarla beraber, bende yarım kalmış hissi uyandırdığı için koleksiyonumu bu kez de yarışma için ele almak istedim. \, hastalık imgesini estetik bir çerçevede çirkinliği yorumlayarak ele alıyor. Anatomik kuralların bir kenara bırakılarak bedenin eksik veya deforme olmuş çirkin hali, koleksiyon içinde estetik bir imgeye dönüştü. Bu, hastalık temalarını sanatsal bir bakış açısıyla ele alarak, bozulmalara atıfta bulunuyor ve koleksiyonu oluştururken bu temaları kullanma kararı almama ilham kaynağı oldu. Bu koleksiyonun doğuşu, ideal güzellik kavramlarına meydan okuma ve sanatın sınırlarını zorlama arzusuyla şekillendi. Aykırı, hatalı, hastalıklı ve bozuk gibi algılanan unsurları sanatsal bir dille giysi formlarına aktararak, estetiği sorgulama ve yeniden tanımlama çabası bu koleksiyonun temelini oluşturuyor. Denim ağırlıklı koleksiyonum için kullanmak istediğim kumaş kalitelerini yarışma öncesinde netleştirmiştim. Yarışma sürecinin başlamasıyla birlikte, koleksiyonlarımızın seçilmesinin ardından hızlı bir atölye çalışmasına başladık. İlk 3-3,5 hafta boyunca, kalıp çalışmalarımın yanı sıra denim kumaşlarımın araştırma-geliştirme çalışmalarını, sponsorum olan DNM Denim fabrikasında sürdürdüm. Bu süreçte, tasarımlarımızın prova denemeleriyle birlikte kalan kumaşların tedariki ve triko parçamın üretimiyle ilgili çalışmalarım devam etti. Son olarak, yapılan çeşitli kalıp provalarından mentörlerimiz tarafından onaylanan paçaların; orijinal kumaşta üretimleriyle, gerekli fittingleri ve aksesuar üretimlerini sağlayarak çalışmalarımı tamamladım. Koleksiyonumda ağırlıklı olarak denim kumaşlar kullanılmakla birlikte, desteklediğim diğer kumaşlar arasında raw denim, ipek, triko ve gabardin bulunuyor. Denim kalitelerimde çeşitli çamur boya solüsyonlarıyla yapılan yıkama işlemleri ve destroy etkileri kullandım. Denim kumaşlarımda kullandığım dili, denimin ham ve sert tavrının tersi olan gabardin ve ipek kumaşlarında gerçekleştirdiğim pilise işlemleri ve destroy uygulamalarıyla beraber farklı bir ifade olarak yansıtmaya çalıştım. Yaşamın dinamizmi içinde, her gün yeni bir şeyler keşfetmek ve öğrenmek, tasarımcı kimliğimi zenginleştiren bir süreçtir. Bu yolda, tutkuyla ve azimle ilerleyerek kendime yeni ufuklar açmayı amaçlıyorum. Moda dünyasında sadece mevcut trendlere uyum sağlamak, benim için yeterli değil. Tam aksine, kendimi sadece trendleri takip eden bir tasarımcı olarak değil; onları şekillendiren ve yaratıcı bir şekilde yöneten bir profesyonel olarak görmeyi amaçlıyorum. Trendleri sadece takip etmek, kısıtlı bir perspektife sahip olmamıza sebep olabilir. Ancak, bu süreci yöneten bir tasarımcı olarak; kendi vizyonumu ve estetik anlayışımı yaratıcı bir şekilde ifade ederek sektöre yön verebileceğime inanıyorum. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/moda/moda-haberleri/arzu-kaprolden-yeni-koleksiyon-humanaitextMoskova'da gerçekleşen BRICKS+ Fashion Summit, moda ve teknolojinin kesişim noktasında yer alıyor. Etkinlik, moda endüstrisinin geleceğini şekillendirmek için teknolojinin gücünü nasıl kullanabileceğimizi tartışıyor. BRICS+ Fashion Summit, Brezilya, Hindistan, Çin, Endonezya, BAE ve Güney Afrika gibi katılımcı ülkelerin moda perakende sektör liderlerini bir araya getirerek, moda dünyasına ve teknolojik gelişmelere ışık tutuyor. Bu alanda Türkiye'yi sahnede temsil eden isim ise Arzu Kaprol oldu. İzleyiciler arasında BRICKS+ ülkelerinden moda dünyasının temsilcileri, Rus celebrity ve influencerlar yer aldı. Defilede Kaprol, insanlığın geleceğini şekillendirmek için tasarımın gücünü nasıl kullanabileceğimizi gösteren koleksiyonunu sergiledi. Kaprol'un koleksiyonunda, insan bedeninin ve zihninin potansiyelini keşfeden tasarımlar yer aldı. Koleksiyonda, hareketi ve esnekliği vurgulayan güçlü tasarımlar izleyicilerden tam not aldı. İnsanlığı kutlayan \"HumanAi\" koleksiyonu, dünyanın her yerindeki güçlü ve bağımsız kadınları temsil ediyor. İnsanlık ve yapay zeka kavramlarını harmanlayan koleksiyon, insan olmanın değerlerini teknolojinin sonsuz olanaklarıyla buluşturuyor. Defile kapsamında arka planda sergilenen video da yine AI tarafından bu koleksiyon için özel tasarlanan grafik düzenlemeleri izleyicilerle buluşturdu. Yapay zeka teknolojisinin hayatımızdaki önemi giderek artarken Arzu Kaprol'un \ koleksiyonu da yenilikçi tasarım ve desenleriyle göz kamaştırıyor. Yapay zekanın giderek artan varlığı karşısında insan dokunuşunu ön plana çıkaran Arzu Kaprol, koleksiyonu için benzersiz bir terim olan \yi kullanıyor. HumanAi koleksiyonu, zıt detayları çapraz silüetlerle ustaca harmanlayarak zahmetsizce zamansız bir estetik yaratıyor. HumanAi koleksiyonunda yer alan, detaylarda özgünleşen, ince işçilikli tasarımlara, moda tutkunlarını kadınlığın özünü kutlayan bir dünyaya taşıyor. Defilenin ardından 30 Kasım günü düzenlenen panelde ise Kaprol, teknoloji ve moda dünyasının birlikteliğine değindi. \} |
| {: , : } |
| {: , : benzersiz özellikleri onurlandırmak ve teknolojimizi entegre ederek yüksek bir deneyim yaratmak\} |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : } |
| {: , : Givenchy Catwalk\Zarafete giden en kısa yol sadeliktir\4G\Hubert de Givenchy'nin mirasını keşfetmek aydınlatıcı bir yolculuk oldu; başlangıçlarının dinamiklerini, 1958'de basın tarafından 'Givenchiaga' olarak adlandırılan Balenciaga ile kurduğu dikkat çekici ortaklığı ve baskılarındaki cesur yaratıcılığı ortaya çıkardı diyor Samson. Givenchy'nin bu en son girişimi, modanın sanatına bir şahitlik niteliğindedir ve okuyucuları tasarımın tarihle buluştuğu, her kıyafetin sofistikasyon ve cazibenin bir hikayesini anlattığı bir dünyayı keşfetmeye davet etmektedir."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/moda-haberleri/hermes-cantalara-ozel-satis", "text": "Türkiye'nin ilk 'signe' çanta müzayedesine ev sahipliği yapmış olan Portakal Sanat Kültür ve Müzayede Evi 7 Kasım'dan 27 Kasım'a dek sadece Hermes çantalardan oluşan Collection de Madame 'E' isimli bir özel satış düzenliyor. İsminden de anlaşıldığı gibi koleksiyonun tümü tek bir kişiye ait ... Aralarında özel sipariş krokodiller ve sınırlı sayıda üretilmiş parçalarla bu koleksiyonda bugün erişmesi oldukça zahmetli Hermesler bulunuyor. New York, Milano ve Hong Kong gibi şehirlerde ikinciel Hermes çanta dünyasının hareketliliği hiç şüphesiz bu parçaların bulunmasının giderek zorlaşması ve bekleme listelerinin uzunluğundan kaynaklanıyor. Koleksiyonerlerin tutkuyla sahip olma arzusunu karşılayan bu ikinci el dünyasında elbette dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar otantisite ve provenanstır. Bugün Hermes koleksiyonerliği bir çok başka koleksiyonerlikle, örneğin antika araba koleksiyonerliği ile yarışabilecek durumda. Bu koleksiyonların geri dönüş hızı ise çok daha fazla... Hermes 1837 yılında Thierry Hermes tarafından kuruldu. Firma ilk kuruluşundaki vizyon ve prensiplerini günümüzde de halen sürdürmektedir. Aile şirketi kavramının keskin ve sadık bu uygulayıcıları için Hermes ''deriyi, sporu ve seçkin bir zarafet geleneğini'' temsil eder. Paris'te açılan ilk Hermes dükkanı, Avrupalı asillerin at arabaları için kaliteli deriden yüksek işçilikli koşum takımları üretiyordu. 1855 ve 1867 Paris Evrensel Fuarları'ndan altın madalya ile dönen Hermes, üretimine binicilikle ilgili daha kişisel elemanları da ekledi. İkinci kuşak yönetimi devraldığında biniciliğin soylu bir gereklilik sayıldığı her coğrafyada Hermes eyerler ve binicilik aksesuarları zevk sahipliğinin simgesi olarak görülmeye başlamıştı. Charles Emile Hermes yönetimindeki firma kaliteli ve şık olmanın ötesinde yenilikçi bir marka olarak binicilerin yanlarında taşıyabilmelerini sağlayan ilk eyer çantalarını da tasarladı. 20. yüzyıla girerken firmayı üçüncü kuşak devraldı ve gündelik giyim ve aksesuarlar da üretmeye başladı. Moda dünyasına birçok yenilikler getirdi. Fransa'da uzun yıllar fermeture Hermes olarak anılan fermuarı ilk üreten firma oldu. 1922'de Emile Maurice karısının ihtiyaçlarına yönelik çanta tasarımlarına başladı. Kadınların da günlük hayatlarında Hermes aksesuarlara olan ihtiyaçlarını gözlemledi. 1929'da ilk kadın koleksiyonu hazırlandı. 1935'te sac a depeches olarak anılan çantalar 1939 yılında fuarların yıldızları oldu. Hermes'in yüksek kaliteli, kullanışlı ve dayanıklı çantaları yıllar içinde dünya çapında seçkin kadınların güvenilir aksesuarları oldu. 1956'da Monaco'nun taze prensesi Grace Kelly bir Hermes çanta ile hamile karnını gizlemeye çalışırken fotoğraflandığında sac a depeches'ın adı bir gecede Kellyy dönüştü. Bundan yıllar sonra 1981'de Jane Birkin'in Air France'ın first class koltuklarından yükselen isyanıysa yeni bir tasarımı doğurdu. Jane Birkin'in 2012'de The Telegraph'a anlattığı hikaye şöyle: Gayet iyi hatırlıyorum Air France'ın Londra uçağında first class'a yükseltilmiştim ve yanımda bir adam oturuyordu. Elimde nasıl bir çanta vardı emin değilim çünkü kocam sevgili hasır sepetimi arabasıyla bilerek ve isteyerek çiğneyeli ancak birkaç gün olmuştu. Bu uçak yolculuğunda, artık elimdeki hangi çantaysa onun içinden her şeyim yere saçılınca yanımdaki adam, cepleri olan bir çanta kullanmalısınız dedi. Ben de Hermes'in öyle bir modeli olduğu gün alıp kullanırım deyiverdim. Bu çıkışın üzerine Hermes'in beşinci kuşağı Jean Luis Dumas kibarca kendini tanıtır ve Birkin'i Fransa'ya davet ederek adını taşıyacak çantayı birlikte tasarlamalarını önerir. Hermes markalı ürünlerin her biri Fransa'nın çeşitli bölgelerinde yer alan küçük atölyelerde üretilmektedir. Zamana ve değişen üretim alışkanlıklarına direnen aile her parçanın bir ustanın elinden çıkmasının ve yalnızca en kaliteli doğal malzemenin kullanılmasının Hermes adının ününe yakıştığını ve her parçayı biricik kıldığını savunur. Her bir çantanın yapımının 24 iş saati sürdüğü düşünülürse kimi zaman uzun bekleme listeleriyle sonuçlanan bu uygulama Hermes çantalara kendi kimliklerini ve yaşam boyu bakım garantilerini de kazandırır. İşte 7 Kasım'dan 27 Kasım'a dek Collection de Madame 'E' isimli bir özel satışta sunulacak çantalar..."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/moda-haberleri/karl-lagerfeldin-chanel-couture-tasarimlari-muzayedede", "text": "Gayrimenkul girişimcisi ve haute couture hayranı Mouna Ayoub, 1990'lardan 2014'e kadar Karl Lagerfeld tarafından Chanel için tasarlanan 252 haute couture parçayla vedalaşıyor; çoğu hiç giyilmemiş. Ayoub, 85 yaşında hayatını kaybeden Lagerfeld'i tanıma fırsatı bulamayan genç nesle, onları giymeleri ve sevmeleri için bir şans vermek istediğini belirtiyor. Maurice Müzayede, ürünleri 20 Kasım 2023 Pazartesi günü Paris'teki Pavillon Gabriel'de satışa çıkaracak. Müzayedede satılacak Gabrielle Chanel'ın çok değer verdiği süslü Coromandel perdelerini andıran işlemelerle süslenmiş bir gece kabanının tahmini fiyatının 150.000 ila 200.000 avro arasında olduğu belirtiliyor. Ayoub, paltoyu sadece bir kez Milano'nun La Scala operasına gittiğinde giydiğini itiraf etti. Aynı durum 1996 yaz koleksiyonundan altın rengi dantel elbisesi için de geçerli; ki bu elbiseyi Monte Carlo'daki Bal de la Rose gala gecesinde Lagerfeld'in yanında giydi. Lübnan kökenli tanınmış bir toplum figürü ve jet-setter olan Ayoub, Amerika'da gayrimenkul alım satımıyla uğraşmakta ve kazancının büyük bir kısmını geniş, nazikçe kullanılmış couture gardırobuna yatırmaktadır. Ayoub, özel Chanel tasarımlarına büyük bir özen gösterdi ve çoğunu sadece güzellikleri ve olağanüstü zanaatkarlıkları için satın aldı. Hepsi müze kalitesinde depolama koşullarında saklandı. Ayoub, 252 sevilen Chanel'le yollarını ayırdıktan sonra bile, hala yaklaşık 2.500 haute couture parçasına sahip olacak ve daha fazlası yolda... Chanel, Schiaparelli, Fendi ve Dior'da devam eden haute couture siparişleri bulunuyor. Gerçekten de kendi sağlıklı siparişlerinin yanı sıra, Ayoub, arkadaşlarını haute couture satın almaya teşvik ederek; bu özel endüstrinin ve olağanüstü uzmanlığın korunmasına yardımcı oluyor. Lagerfeld'in sıkça dile getirdiği sözleri yineleyerek; Ayoub, terzilerin ve terzi ustalarının fedakar ve özenli çalışmalarını ödüllendirmekten mutluluk duyduğunu; istihdam yaratan ve sanatı destekleyen bir endüstriyi desteklemekten gurur duyduğunu söylüyor. Ayoub, 1990 yılında Lagerfeld'ın Chanel haute couture tasarımlarını keşfettikten sonra ilk couture siparişini vermiş ve o günden beri durmadı. Bugünlerde genellikle daha etkileyici parçalar sipariş ettiğini ve bunları her yıl Cannes Film Festivali'nde kırmızı halıda sergilediğini söylüyor. Pazartesi günü saat 18:30'da Paris saatiyle gerçekleşecek canlı müzayede, drouot.com ve invaluable.com adreslerinden çevrim içi olarak takip edebilir. Pazar ve pazartesi günleri, koleksiyon ücretsiz olarak görülebilir. Ayoub, satıştan elde edilen gelirin bir kısmını, kadın haklarını ve özgürlüklerini savunan ve onlara karşı şiddeti önleyen Fondation des Femmes adlı bir kuruluşa bağışlamayı planlıyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/moda-haberleri/louis-vuitton-bes-yil-daha-nicolas-ghesquiere-ile-birlikte", "text": "Louis Vuitton, kreatif direktörü Nicolas Ghesquiere ile sözleşmesini yenilediğini duyurdu. 52 yaşındaki tasarımcı, Fransız moda evinin kadın giyim koleksiyonlarını beş yıl boyunca yönetmeye devam edecek. Duyuru, tasarımcının markada 10. yılını kutladığı döneme denk geliyor. Bu, günümüzde özellikle moda evlerinde tasarımcı değişimlerinin hızlı olması göz önüne alındığında etkileyici bir başarıdır. Ghesquiere, 2013 Kasım'ında Marc Jacobs'ın yerine Louis Vuitton'ın kadın koleksiyonlarının sanat direktörlüğüne atanmadan önce Balenciaga'da 15 yıl geçirdi. Fransız lüks markasına artan bir zarafetle enerji katan tasarımcı, geçmiş dönemlere dönük tasarım kodları, referansları ve siluetleri; günümüz ilhamını da göz önünde bulunduran yeteneğiyle saygı gördü. Ghesquiere, geçen yıl lüks markanın yılda 20 milyar dolara ulaşan satışlarla büyümesine katkıda bulundu."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/moda-haberleri/met-galanin-2024-temasi-belli-oldu", "text": "Met Müzesi Kostüm Enstitüsü, 2024 Bahar Sergisi ve Gala temasının \"Sleeping Beauties: Reawakening Fashion \" olarak belirlendiğini duyurdu. Her yıl New York'ta Mayıs ayının ilk pazartesi günü düzenlenen Met Gala, Metropolitan Sanat Müzesi Kostüm Enstitüsü'nü destekleyen yıldızlarla dolu bir moda şölenidir. Sergi, tarihsel olarak önemli ve bazıları hiçbir zaman tekrar giyilmeyecek kadar hassas, yarınlardaki uyuyan güzeller olan 50 parçaya odaklanacak. Sergi için Kostüm Enstitüsü'nün Elsa Schiaparelli, Yves Saint Laurent, Christian Dior ve Givenchy'nin 400 yıllık moda tarihini kapsayan tasarımlarını içeren kalıcı koleksiyonundan da yaklaşık 250 parça seçilecek. Duyuru videosunda ima edilen parçalar arasında, Alexander McQueen'in İlkbahar/Yaz 2011 koleksiyonundan bir kelebek elbisesi ön plana çıkıyor. Yapısal, yüksek yakalı elbise bir kelebeği andırıyor ve en çok, Elizabeth Banks'in \"Açlık Oyunları: Ateşi Yakalamak\" filminde Effie Trinket olarak giydiği elbise olarak tanınıyor. Koleksiyonun en kırılgan parçalarından biri, Amerikalı moda tasarımcısı Charles Frederick Worth'un 1877 tarihli Elizabeth dönemi korse ve ipek saten balo elbisesi... Aslında, bu öğeler tema için orijinal ilham kaynağı olarak hizmet etti. Orijinal işlevlerini yerine getirmek için çok eski olmalarına rağmen, korse ve saten balo elbisesi sergi boyunca görüntüleme teknolojisi aracılığıyla sergilenecek. Başka giysi tutkunlarının hemen tanıyacağı şey, Christian Dior'un Sonbahar/Kış 1949 koleksiyonundan Juno elbisesi... Enstitü tarafından \"uyuyan güzellikler\" olarak adlandırılan daha fazla tarihi elbise, kırılganlıkları nedeniyle insanların ya da mankenlerin giyemeyeceği kadar hassastır. Tarihi modaları çağdaş trendlerle harmanlayarak; sergi, modanın zamansal ve doğal dünya ile olan bağlantısının geçerli kavramlarını doğrulayacak, sorgulayacak ve nitelendirecektir. Met, aynı zamanda \"her parça etrafında anlayışın bağlam dokusunu örmek\" için video animasyon, ışık yansıtma, ses tasarımı, yapay zeka ve CGI teknolojilerini kullanacak. Sergi, üç ana bölge etrafında tasarlanmış olacak: kara, deniz ve gökyüzü. Her bölge, içinde kullanılan doğal malzemeleri simgelecek. Bu, doğaya ve modada zaman içinde nasıl kullanıldığına dair çokça bir övgüdür. Doğal dünyayı vurgulayarak, sürdürülebilirlik sergi boyunca ana odak noktası olacak. Geçen yılki Met Gala'nın teması, geç efsanevi tasarımcı Karl Lagerfeld'e saygı niteliğindeydi. Karl Lagerfeld: A Line of Beauty, Lagerfeld'in Fendi, Chloe ve Chanel'deki yaratıcı direktörlük döneminden 150 eseri bir araya getirerek onun mirasını incelemeyi amaçlıyordu. Her zaman olduğu gibi, serginin teması aynı zamanda Met Gala'nın temasını da belirler. Tema duyurulduktan sonra, tasarımcılar ve ünlüler, \ temasından ilham alan görünümleri oluşturma ve düzenleme sanat sürecine başlayacaklar. Arşiv tasarımcı parçaları ve tarihsel ilham alınmış giysilerin Met Gala kırmızı halısında görünmesi muhtemeldir. Met Gala, 6 Mayıs 2024'te gerçekleşecek. Sergi 10 Mayıs ile 2 Eylül 2024 tarihleri arasında halka açılacak."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/moda-haberleri/moschinonun-yeni-kreatif-direktoru-davide-renne-hayatini-kaybetti", "text": "İtalyan moda tasarımcısı Davide Renne, Gucci'nin kadın giyim departmanının eski başkanı olarak bilinen isim 1 Kasım 2023'te Moschino'nun kreatif direktörü olmuştu. Milano'daki ölümü, Moschino tarafından doğrulandı. Bir sebep belirtilmemiş olsa da, e-posta ve sosyal medya kanallarında yayımlanan bir açıklama \"ani bir hastalık\" olarak bahsetti. \"Bu dramatik zamanda yaşadığımız acıyı anlatmaya kelimeler yetmez. Davide bize daha birkaç gün önce katıldı, ani bir hastalık onu bizden çok erken aldı. Hala ne olduğuna inanamıyoruz. Davide ile, geleceğe yönelik heves ve iyimserlik atmosferinde iddialı bir proje üzerinde çalışıyorduk. Çok kısa bir süre aramızda olmasına rağmen Davide hemen kendini sevdirip saydırabildi. Bugün onun hayal ve yaratıcılığının sadece öngördüğü şeyleri sürdürme sorumluluğuyla kaldık. Ailesine ve arkadaşlarına en derin başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz\" dedi yaptığı açıklamada Aeffe Başkanı Massimo Ferretti. Bay Renne, geçen ay Moschino'daki yeni rolü açıklanmadan önce 20 yıl boyunca Gucci'de bulunmuş ve Şubat ayında Milano Moda Haftası'nda sergilenecek olan bir açılış koleksiyonu üzerinde çalışıyordu. İtalyan modasında sevilen bir figür ve eski Gucci tasarımcısı Alessandro Michele'in sağ kolu olan Renne, İtalyan modasının en bilinen isimlerinden birinin başında hayal ettiği rüya rolü için işe alındığı heyecanını ifade etmişti. Moschino'daki yeni görevine, markayı geçen Mart ayında terk eden Amerikalı tasarımcı Jeremy Scott'ın yerine gelerek başlamıştı. Marka, 1983 yılında Franco Moschino tarafından kuruldu. Franco Moschino, alışılmışın dışında ve mizahi bir mizah anlayışı ile tanınan ve tasarıma yenilikçi bir yaklaşım getiren bir isimdi. Bu miras, onun halefleri tarafından sürdürülen bir miras oldu ve Bay Renne'nin keşfetmeye niyetli olduğu bir miras gibiydi. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/moda/moda-haberleri/sofia-coppoladan-chanel-metiers-dart-koleksiyonu-icin-kisa-filmtextChanel, 7 Aralık Perşembe günü 2023/24 Metiers d'art koleksiyonunu Manchester'da tanıtacak. Bu vesileyle Virginie Viard, yönetmen ve Chanel elçisi Sofia Coppola'yı, canlı ritmi şehrin yaratıcı enerjisini yansıtan kolaj şeklinde bir kısa film yapmakla görevlendirdi. Modacı için ebedi bir ilham kaynağı olan Gabrielle Chanel'in Büyük Britanya'daki tarihi fotoğrafları, Manchester'ın müzik, edebiyat, mimari ve spor da dahil olmak üzere Chanel için değerli olan tüm alanlardaki üstün etkisini anlatan düzinelerce görüntüyle birleştirildi. New Order'ın efsanevi Blue Monday şarkısı eşliğinde, Jamie Hawkesworth tarafından özel olarak çekilen bir dizi renkli görüntüye göz atıyoruz. İngiliz fotoğrafçı, koleksiyonun ilk siluetlerini somutlaştırmak üzere \"açık\" bir casting süreciyle seçilen bir grup insanı çekti. Defilenin filmi 8 Aralık Cuma günü Türkiye saati ile 12:00'da chanel.com adresinde gösterilecek. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/moda/mucevher-saat/tiffany-arsham-studio-pokemon-koleksiyonuyla-tanisintextPokemon evreni, çağdaş sanatçı Daniel Arsham ile efsanevi bir işbirliğinde Tiffany & Co.dünyasıyla buluşuyor. Oksitlenmiş gümüşten üretilen ve elmaslarla süslenmiş özel stillerde 18 ayar sarı altın olan kolye ve kolye uçları, Pokemon silüetlerinde karşımıza çıkıyor. Tiffany & Arsham Studio & Pokemon kapsül koleksiyonu, geçen yıl Tokyo'da prömiyerini yapan Daniel Arsham'ın ikonik Pokemon sanat sergisi A Ripple in Time'ı yeniden hayal ediyor. Kristalleşmiş bir kalite ile tasarlanan Daniel Arsham'ın Pokemon ilhamlı heykelleri, özel tasarım mücevher yaratımları olarak canlandırılıyor ve her biri Tiffany zanaatının sanatıyla hayata geçiriliyor. Tiffany & Arsham Studio & Pokemon kapsül koleksiyonu, Arsham'ın \"Future Relics\" estetiğini kullanıyor. Bu estetikte, Arsham günlük nesneleri, hayal edilmiş bir gelecekten arkeolojik keşiflere dönüştürüyor. Koleksiyon, dokuz mücevher tasarımını içeriyor ve Pikachu, Charmander, Squirtle, Jigglypuff, Cubone veya Mew gibi altı ikonik Pokemon'u vurguluyor. Kapsül koleksiyon, her Pokemon'u vurgulayan elmas detaylarına sahip oksitlenmiş gümüş bir kolye içeriyor ve Pokemon markasının yüksek koleksiyon değerinden esinlenilmiş. Pikachu'nun ikonik sarı rengini kullanarak, 18 ayar sarı altın ve elmas detayları ile sunulan iki farklı boyutta kolye seçeneği bulunuyor. Tasarımlar, bir Tiffany & Arsham Studio & Pokemon mavi kutu içinde sunulurken; altın Pikachu kolyeleri bir Tiffany Mavi Poke Topu içinde bulunuyor. Sınırlı sayıda üretilen kapsül koleksiyon, 1 Aralık'tan itibaren New York'taki Tiffany & Co. Landmark, Tokyo'daki Omotesando mağazası ve tiffany.com üzerinden Kuzey Amerika ve Japonya'da satışa sunulacak. Fiyatlar 1.290 dolardan 29.000 dolara kadar değişiyor. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/moda/mucevher-saat/toteme-ilk-mucevher-koleksiyonunu-tanittitextToteme, çevreci bir dokunuşla kategorilerini zarif mücevherlere genişletiyor. İlk koleksiyon, İtalya'nın Arezzo bölgesinde el yapımı olarak üretilen 18 ayar geri dönüştürülmüş altın ve etik kaynaklı elmaslardan oluşan parçalardan oluşuyor. Hiç kimse minimalizmi, cesur ve zamansız mimari parçalarla Toteme kadar iyi birleştirmez. Marka, geçici trendlere teslim olmayan bir anlayışla; bize bu sezonun en büyük trendlerini işleyen, aynı zamanda günlük giyim dolabınıza sorunsuz bir şekilde uyum sağlayan iddialı ve ölçülü parçalardan oluşan bir koleksiyon sunuyor. Koleksiyon iki hikayeden oluşuyor: heykelsi şekillerde ve tek renkli tonlarda bilezikler ve kolyelerden oluşan bir moda koleksiyonunun yanı sıra 18 ayar geri dönüştürülmüş altın, pırlanta ve altın kaplama pirinçten yapılmış parçalardan oluşan kaliteli bir mücevher yelpazesi. Kaliteli mücevher düzenlemesi için kullanılan 18 ayar altın, Sorumlu Mücevher Konseyi tarafından belirlenen 'Gözetim Zinciri' standartlarını karşılayan sertifikalı geri dönüştürülmüş altın... Etik kaynaklardan elde edilen, parlak kesim pırlantalar çatışmalara yol açmıyor ve Toteme'nin katı tedarikçi düzenlemelerine uygun olarak güvenli ve adil çalışma koşulları altında çıkarılıyor. Koleksiyonun fiyatları 360 sterlin ile 2.300 sterlin arasında değişiyor. Şu anda uygulama üzerinden satın alabilir ve çok yakında site üzerinden alışveriş yapabilirsiniz. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/moda/sokak-modasi/adidas-supernovanin-yeni-siluetleritextadidas, 1,300 kadın koşucu ile yaptığı araştırmasıyla birlikte, günlük koşucuların koşu ayakkabısı seçerken en önemli kriterlerden biri olarak ortaya çıkan konforu inceledi. Araştırma sonuçlarının ve adidas ürün ekiplerinin deneyimiyle, diğer adidas koşu serilerindeki son teknolojiyi değerlendirilerek bunların yeni SUPERNOVA siluetlerine nasıl transfer edilebileceği incelendi. Sonuç olarak, LIGHTSTRIKE PRO'dan ilham alan Dreamstrike+ adlı yeni bir orta taban köpüğü tanıtıldı. Bu malzeme, rekor kıran ADIZERO serisi boyunca kullanılan orta taban malzemesi olan LIGHTSTRIKE PRO'dan esinlenirken ek olarak benzersiz konfor ve yastıklama sunmak için güncellenmiş bir formülle geliştiriliyor. Koşuculara kendi ihtiyaçlarına uygun özel bir konfor sunmak için üretilen bu malzeme, SUPERNOVA RISE ve SUPERNOVA SOLUTION modellerinin tamamını kaplıyor, SUPERNOVA STRIDE modelinde ise ayak parmak bölgesinde bir EVA bileşiği orta tabanın yanında konumlandırılıyor. SUPERNOVA RISE ve SUPERNOVA SOLUTION modellerinde, Dreamstrike+ orta taban ile birlikte maksimum konfor ve destek sağlamak için olan Support Rod System bulunuyor. Ayak hareketinin fizyolojisinden esinlenen bu yeni teknoloji, dış tabanın içine yerleştirilmiş ve ihtiyaç duyulan yerlerde uyumlu destek, geçiş ve stabilite sağlamak üzere tasarlanmış. SUPERNOVA SOLUTION'daki The Support Rod System adı verilen teknoloji, SUPERNOVA RISE'dakinden farklı olarak ortadaki iki çubuk, bunları ek destek arayan koşuculara sağlamak için birleştirilmiş. Dreamstrike+ ve The Support Rod System teknolojileri, koşuculara konforlu ancak sağlam bir koşu deneyimi sunuyor. Diğer önemli ürün özellikleri arasında maksimum konfor ve destek için tasarlanmış yastıklama köpüğü ve yumuşak kumaş kombinasyonunu kullanan Comfort Heel Fit bulunıyor. Mühendislikle tasarlanmış sandviç örgü ve uzmanca işlenmiş detaylar, tüm koşucuların ihtiyaçlarını karşılıyor. SUPERNOVA RISE'nin renk şeması, doğadan ve biyoluminesans enerjisinden ilham alan, siyah ve aurora ile semi-green Spark detaylarına sahip koyu bir taban olarak adidas tasarım ekibi tarafından seçildi. SUPERNOVA RISE, 1 Aralık 2023 tarihinden itibaren seçili mağazalarda satışa sunulurken, SUPERNOVA SOLUTION ve SUPERNOVA 22 Şubat 2024 tarihinden itibaren satışa sunulmaya başlayacak."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/sokak-modasi/goz-kamastiran-isiltili-mini-etekler", "text": "Işıltılı mini etekler, sadece bir giyim parçası olarak değil, bir moda ifadesi olarak sokak modasından gece partilerine kadar geniş bir alanda karşımıza çıkıyor. Bu etekler, tüm cesur, özgün ve enerjik bir tarza sahip olan kadınların kalbini çalmaya hazır. Moda, sadece dış görünüşü değil, aynı zamanda içsel gücü ve kişisel tarzı da yansıtır. Çünkü ışıltılı mini eteklerle, sadece giydiğiniz kıyafet değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı ve özgünlük de taşıyorsunuz. 2024'ün ışıltılı mini eteklerle parlayan bir yıl olması dileğiyle! Işıltılı detayların ve şıklığın dansı... Günlük hayatta rahatlıkla tercih edilebilen bu etekler, partilerin yıldızı olmaya aday. Metalik tonlar, payetler, parlak kumaşlar ve taş işlemeler, parıltılı mini etekleri daha da dikkat çekici kılıyor. Bu sezonda moda tutkunları, sadece güzellikleriyle değil; aynı zamanda özgün kombinleriyle de fark yaratıyor. Parıltılı mini etekleri, bol kesim bluzlar, kısa üstler veya oversize ceketlerle kombinleyerek kontrast oluşturabilirsiniz. Ayakkabı tercihinizi topuklu ayakkabılardan yana kullanarak hem şıklığınızı artırabilir hem de bacaklarınızı daha uzun gösterebilirsiniz. Günlük, rahat ve havalı bir kombin için ise spor ayakkabılar ile deneyebilirsiniz. Işıltılı mini etekler, cesur adımlar atan, kendi tarzını yaratan ve her anında kendine güvenen kadınların favorisi haline geliyor. Bu mini eteklerle, her anınızı ışıltılı ve unutulmaz kılabilir, kendinizi özgürce ifade edebilirsiniz. |
| urlhttps://www.elle.com.tr/moda/sokak-modasi/knitss-yeni-baslangiclara-eslik-ediyortextÇağdaş triko markası Knitss, 'Healer, Love of Life' koleksiyonu ile yeni başlangıçlara eşlik ediyor. Knitss, hem kendisine hem de sevdikleri için hediye alternatifleri arayanlara mükemmel seçenekler sunuyor. Koleksiyonda yer alan her bir parça yeni yılda sevdiklerinize hediye edebileceğiniz, şık olduğu kadar rahat tasarımlardan oluşuyor. Hediye alternatifleri arasında doğadan ve sanattan esinlenen desenler, özenle işlenmiş dokulardan oluşan zarif parçalar ve göz alıcı tasarımlar yer alıyor. Aynı zamanda yılbaşı gecesine özel kombinlerinizi Knitss tasarımları ile tamamlayabilir, şıklığınıza şıklık katabilirsiniz. Knitss'in 'Healer, Love of Life' koleksiyonu yeni yılda özüne dönmek ve kendini yenilemek isteyen kadınlara hitap ediyor. Koleksiyonda yer alan zarif tasarımlar, hem baktığı her yerde güzellikleri görebilen kadınlar hem de sevdiklerini mutlu etmek isteyen erkekler için yol gösterici olabilir. Geleneksel desenlerin ve dokuların modern renk paleti ve tasarımlarla birleştiği koleksiyondan özellikle kadınların her sezon severek kullandığı oversize triko hırkaları, elbiseler, ceket ve pantolon takımları hediye listenize ekleyebilirsiniz. Bir diğer alternatif ise denim ve gömlekler ile kombinlerin kurtarıcı parçaları olan çeşitli formlarda triko üstler. Knitss'in bere ve atkı gibi stilinizi tamamlayan şık tasarımları da hediye alternatifleri arasında yer alıyor. Knitss'in doğadan ve sanattan ilham alarak tasarladığı koleksiyonundan, sevdiklerinize hediye konusunda yol gösterici parçalar arasından dilediğiniz seçimi yapabilir veya zarif tasarımlarla yılbaşı ruhunu özgürce yaşayabilirsiniz."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/sokak-modasi/platform-botlarla-stilinizi-yukseltin", "text": "Ayakkabı trendleri söz konusu olduğunda her zaman klasik sayılacak önemli stiller vardır. Topuklu ve düz bilekte bot stillerini düşünün... Ancak bu klasik modellere heyecan katan platformlar, herkesin moda oyununu bir üst seviyeye taşıyor. Doğası gereği dikkat çeken bu ayakkabı stili, cesur ve biraz cüretkar tasarımı sayesinde en basit görünümü bile anında yükseltme yeteneğine sahiptir. Topuklu platform botlar her zaman favori olacak olsa da; stile rahatlık ve kolaylık getirecek çeşitli düz formlu seçimler de var. Elbette, bu stiller klasik düz botların yerini tamamen almayacak , ancak bu sezon giderek daha fazla moda severin onlara yöneleceğini düşünüyoruz. Kabul edelim; platform botlar, yüksek topuk giymenin acısını yaşamadan, biraz topuklu bir bot giymenin heyecanını yaşamak isteyenler içindir. Şehirde yürüyüş yapmak için yeterince rahattır ve stilinize yükseklik katar. Bu trend, cesur ve yenilikçi tasarımları sevenler için bir oyun alanı sunuyor. Sezonun trendini keşfetmek ve tarzınızı bir adım öne taşımak istiyorsanız; platformlu bot trendine bir şans vermelisiniz. Bu moda öncüsü ayakkabı trendini deneyimleyebilmeniz için sezonun koleksiyonlarından seçtiğimiz en iyi platformlu botları inceleyebilirsiniz."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/trendler/asil-siyah-kabanlar", "text": "Sezonun podyumlarında, cesur ve abartılı omuzlar ve bileğe kadar uzanan siyah paltolar, sahnenin yıldızı olarak yükseldi. Klasik bir dış giyim parçası olan bu tasarımlar, gücünü koleksiyonlarda iddialı bir şekilde ortaya koydu. Kusursuz terzilik ve güzel kumaşlar seçenekleri olan bu kaban, her şeye uygun bir parça olmasından ziyade 2023 kışı için trend bir parça olarak ortaya çıktı. Stella McCartney, Dolce&Gabbana, Givenchy, Dior ve pek çok tasarımcı ikonik siyah kabanları çok yönlü bir yaklaşımla göz alıcı silüetlerde sundular. Sizin için muhteşem siyah paltoyu bulmanın ipucu ise sanki ömür boyu sürecek bir yatırım yapıyormuşsunuz gibi yaklaşmaktır. Silüetin siİn için uygunluğuna ve kesinliğine dikkat edin, gücünüzün yettiği en iyi kaliteye ulaşın. Amaç, sonsuza kadar sahip olacağınız siyah bir paltoyla yola çıkmaktır. İddialı bir silüet aramıyorsanız, %100 yünden minimum ayrıntıya sahip klasik kruvaze veya tek sıra düğmeli silüeti bulun. Her zaman şık göründüğünün bilincinde olarak her yerde, her şeyle birlikte giyebilirsiniz. İpucu: Her yıl sezonu kapatırken önce kuru temizlemeye verin ve güve yemez bir çantada saklayın."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/trendler/oyunbaz-kol-hareketi", "text": "Pek çok tasarımcı, kış havasının çağrısına kabarık, geniş ve yaratıcı kollarla yanıt verdi. Bu mikro gibi görünen ama iddialı olan trend, sıradan bir görünümü anında yükseltiyor ve bunu başarmak için tam olarak sıfır çaba gerekiyor. Moda dünyasında her dönemde bir yenilik belirir ve bu sezonun yıldızı, kolların egemenliği altındaki geniş kollu üst giyimler... Cesur tasarımlar, sofistike dokunuşlar ve oyunbaz bir yaklaşımla geniş kollu üst giyim, sadece giyim tarzınızı değil, aynı zamanda kişisel ifadenizi de şekillendiriyor. Bu sezon kollarınızın başrolde olduğu bu eşsiz trendi keşfetmekten korkmayın! Bu trend, geleneksel kollardan sıyrılıp farklı silüetlere yer açarak öne çıkıyor. Trendi yansıtan tasarımlarda kollar, adeta bir sanat eseri gibi heykel gibi işleniyor. Geniş ve yaratıcı kollar, aynı zamanda stilinizi de zenginleştiriyor. Kol hareketini odak noktasına alan bu dokunuş, aynı zamanda rahat ve şık olmanın mükemmel bir kombinasyonunu sunuyor. Gündüzleri salaş bir jean ile kombinlenip sokak stiline sıra dışı bir dokunuş katarken; gece şık bir etekle kombinlenerek zarafetin ve sofistike bir şıklığın temsilcisi oluyor. Bu trendin en güzel yanı ise hiç çaba harcamadan şıklığı yakalama imkanı sunması. Sıradan bir kombini, anında özel ve dikkat çekici hale getirebilen geniş kollu üst giyim, moda tutkunlarının favorisi haline gelmeye aday... Oyunbaz detaylara sahip geniş kollu üst giyim, sizi sıradanlıktan uzaklaştırarak moda dünyasında cesur bir adım atmaya davet ediyor."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/trendler/podyumlarda-cagdas-deri-ifadesi", "text": "Sonbaharın serin esintileri ve kışın soğuk dokunuşları, moda dünyasına sıcak, cesur ve bir o kadar da sürükleyici bir dönemin habercisi olarak geliyor. Bu sezon, podyumlar deriyle yeniden şekilleniyor. Tasarımcılar, moda endüstrisine güçlü bir manifesto sunarak asi ruhun, sofistike detaylarla bir araya geldiği bir dönemi başlatıyor. 2023 sonbahar-kış sezonu, derinin modadaki evrimini ve devrimini temsil ediyor. Sofistike detaylar, cesur renkler ve teknolojinin dokunuşu, deriyi sadece bir kumaş değil, bir ifade biçimi haline getiriyor. Deri, sezonda asaletin ve gücün simgesi haline geliyor. Tasarımcılar, derinin doğal dokusunu korurken, çeşitli kesim ve detaylarla bu materyali yeni bir boyuta taşıyorlar. Podyumlar, derinin zarafeti ve güçlü duruşu arasındaki mükemmel dengeyi keşfetmeye odaklanıyor. Bu sezon, deri sadece klasik siyah ve kahverengi tonlarıyla sınırlı kalmıyor. Podyumlar, deri tasarımlarıyla renk paletine canlılık katıyor. Bordo, kırmızı, petrol mavisi ve sarı yeşili gibi zengin tonlar, derinin çeşitliliğini vurguluyor. Moda severler, sadece kıyafetlerinde değil, aynı zamanda renk paletinde de cesur adımlar atmaya teşvik ediliyor. Modanın öncelikleri arasında sürdürülebilirlik ön planda yer alıyor. Pek çok tasarımcının deri tasarımlarında geri dönüştürülmüş materyaller ve sürdürülebilir üretim yöntemleriyle yapılan yenilikçi kullanımlar, modaseverlere çevre dostu bir moda deneyimi sunuyor. Dikkat çekici ve yaratıcı bir ifade yaratmanız için 2023 sonbahar/kış podyumlarından en iyi deri görünümleri seçtik."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/trendler/sezonun-arzu-nesnesi-metalik-gri-pantolonlar", "text": "Metalik gri ya da gümüş rengi , sezonun podyumlarında en büyük renk trendlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Buna bağlı olarak metalik dokunuşlu pantolonlar, sezonun en çok sevilen görünümlerinde yerini sağlamlaştırdı. Az çaba gerektiren ancak büyük etki yaratan bu pantolonlar, takviminizdeki her etkinlik için stilinize uygun hale dönüşebiliyor. Zarafetin, modernlik, özgünlüğün ve cesaretin bir araya geldiği bu pantolonlar, her kadının gardırobuna parlaklık ve enerji katmak için mükemmel olabilir. Görünümlere yeni bir soluk getiren bu alt giyim, farklı tarzları ve kombinasyonlarıyla her mevsim ve her fırsatta tercih edilebilir. Fütüristik bu alt giyim parçası hakkında bildiklerinizi unutun. Çünkü seçenekleriniz artık çok modern... Beklenmedik ve şüphesiz bir şekilde, bu şık kahramanın cazibesi sade gardırop temel parçaları ile en iyi şekilde iş birliği yapabilmesinde... Gümüş renkli pantolonlar, günlük şıklık ve gece şıklığını mükemmel bir şekilde birleştiriyor. Birçok farklı kesim ve tarzda bulunuyor. Dar kesim skinny pantolonlar, feminen bir hava yaratırken; geniş paça pantolonlar rahatlık ve özgürlük sunuyor. Parlak skinny pantolonlar, minimal bir üst veya ince bir kazak ile kombinlendiğinde, günlük şıklığınızı yükseltecektir. Rengin parlaklığına karşı daha sade ve nötr renkler tercih ederek, gümüş renkli pantolonlarınızı gündüz stilinize mükemmel bir şekilde uyarlayabilirsiniz. Biraz gece parıltısı için tercih etmek ister misiniz? Bu pantolonlar, gece davetlerinde ve özel etkinliklerde dikkat çekici bir seçenektir. Şık bir üst, topuklu ayakkabılar ve uygun bir aksesuarla kombinlediğinizde, gümüş pantolonlarınız sizi davetlerin yıldızı yapabilir. Gümüş renkli pantolonları sokak modası tarzıyla giymeyi düşünüyorsanız, spor ayakkabılar ve oversize bir ceket ile kombinleyebilirsiniz. Bu görünüm, hem rahat hem de şık bir tarzı bir araya getirir. Minimalist bir zarafet için ise stilinizde bu pantolonu seçtiğinizde fazla aksesuardan kaçının. Tek parça takılar veya sade bir çanta tercih edebilirsiniz. Cesur ve özgün bir stil arayanlar için mükemmel metalik gri pantolonları seçtik."} |
| {"url": "https://www.elle.com.tr/moda/trendler/sonbahar-kis-sezonunun-en-guclu-15-taki-trendi", "text": "Bazı sonbahar moda trendlerine göre soğuk hava giyim koleksiyonunuza yeni parçalar eklemenizi gerektirirken; takı trendleri zaten sahip olduğunuz parçalarla yeniden oluşturulabilir. Bu yıl podyumlar, küpeler, kolyeler ve daha fazlasının, zariflikten aşırıya uzanan şekillerde stilleride heyecan verici bir karışımını sundu. Sezonun 15 en güçlü sonbahar-kış takı trendini inceleyebilirsiniz. Güllerin hükümdarlığı devam ediyor, ancak bazı değişikliklerle... Kıyafetlere ilham veren güller, şimdi de takılarda hayat buluyor; maksimalist ya da minimal siluetlerle karşımıza çıkıyor. Sonbahar podyumları, tek sıralı veya zarif halkalar yerine; XXL halkalardan kurdeleli küpelere ve punk esintili kolyelere kadar ifade anları içeren, büyük inci takılara yer verdi. Bizim mütevazı görüşümüzü bir kenara bırakırsak; tasarımcılara göre bilezikler yeterince dikkat çekmiyor. Ve podyumlarda ihtişamlı taşlarla süslenmiş, boncuklu ve katmanlı bileziklerle bunu değiştirmeye kararlı görünüyorlardı. Sonbahar/kış podyum gösterileri söz konusu olduğunda dev avize gibi görünen küpeler aklımızdan çıkmadı. Yüksek parlaklıkta kocaman küpeleri denemekten korkmayın. Çiçekli takılar genellikle ilkbahar ve yaz için vazgeçilmezdir. Ancak tasarımcılar, buket temasını soğuk hava için güncelledi. Tek küpe takmayı sevenlere müjde; bu görünüm resmi olarak bir sonbahar takı trendi. En güzeli, bu trendi takmanın yanlış bir yolu yok. Tek büyük bir küpe, earcuff veya uzun bir küpe tercih edebilirsiniz. Ayrıca artık küpenizin teki kaybolduğunda üzülmenize de gerek kalmadı! Metalleri neşeyle karıştırın. Eğer bir gümüş insanıysanız, takı kombininize küçük altın dokunuşları eklemeye başlayın ve sadece oynayın. Sivri, parlak ve ifade edici, parıldayan taşlı earcuff'lar, sezonun şovlarında görüldü. Eğer bu sonbahar, takılarda daha minimalist bir yaklaşımı tercih ediyorsanız, sade seçenekleri de seçebilirsiniz. Uzun, katmanlı kolyelere karşı dikkat çekici choker kolyeler podyuma taşındı. Reçine, boncuklar, farklı stiller ve neşeli hacimler gibi beklenmedik dokularıyla bu ihtişamlı choker kolyeler takılmak için bekliyor. Düğme stili küpeler genellikle takı kutusunun temel parçaları olarak kabul edilir. Ancak tasarımcılar, stile bildiğimizden çok daha büyük, iddialı bir ifade sunan dairesel silüetlerde büyük ölçüde farklı bir yaklaşım benimsediler. Sahip olduğunuz her kolyeyi neden aynı anda takmayasınız ki? Dünya genelindeki sonbahar modası gösterilerinde tasarımcılar, farklı kolye stillerini karıştırarak tamamen benzersiz sanat eserleri yarattılar. Bu takı trendini evde yeniden oluştururken, çok farklı uzunluklarla oynamaktan çekinmeyin ve görsel kalabalığı önlemek için derin açıklıkta bir yaka tercih edin. Asimetri, özellikle küpeler söz konusu olduğunda, bu yılın podyumlarında büyük bir takı trendiydi. Bazı tasarımcılar, zıt silüetlerde küpeleri karıştırırken; diğerleri benzer siluetleri eşleştirdi. 2023 sonbaharı, tek seferlik güç kolyesi konseptini yeniden ele alıyor, ancak daha ince ayarlarla... Kolye uçlarında sınırları zorlama zamanı! Bu yazın en büyük takı trendlerinden biri olan vücut takıları da bir güncellemeye kavuştu. Vücut takıları, sezonda blazerler, elbiseler, bodyler ve ceketlerle giyiliyor. |
| |