{"url": "https://okurunkosesi.com/2022-en-cok-okunan-kitaplar/", "text": "Son yıllarda Goodreads yerli yabancı birçok okurun düzenli olarak ziyaret ettiği sitelerden biri haline geldi. Yazarlarla okurları birleştirmesinin yanı sıra, okurların okuyacak kitaplar bulduğu, okudukları kitapları takip ettiği bir internet sitesi. Goodrads, geçtiğimiz aylarda, okurların sitede read olarak, yani okudum olarak işaretlemelerine dayanarak 2022'de en çok okunan kitapları yayınladı. Hadi birlikte en çok okunan kitaplara şöyle bir bakalım. Eğer isterseniz 60 kitaptan oluşan orijinal listeye buradan ulaşabilirsiniz. Ben 30 tanesini listeye ekledim. Aşağıda eğer yayımlanmışsa Türkçe adıyla, yayımlanmamışsa İngilizce yani orijinal adıyla bu kitapları bulabilirsiniz. Kitapların 2022 yılında yayımlanmadığını not düşelim. Ayrıca aynı seriden kitaplar da mevcut. - Bizimle Başladı Bizimle Bitti Colleen Hoover - Evelyn Hugo'nun Yedi Kocası Taylor Jenkins Reid - Verity: Gerçeğin Diğer Kıyısı Colleen Hoover - Aşk Hipotezi Ali Hazelwood - Reminders of Him Colleen Hoover - Book Lovers Emily Henry - Çirkin Aşk Colleen Hoover - Kya'nın Şarkı Söylediği Yer Delia Owens - Tatilde Tanıştığımız İnsanlar Emily Henry - Gece Yarısı Kütüphanesi Matt Haig (2020 Goodreads Okur Ödülleri kazananı) - Malibu'da Son Parti Taylor Jenkins Reid - November 9 Colleen Hoover - Daisy Jones ve The Six Taylor Jenkins Reid - Akhilleus'un Şarkısı Madeline Miller - Kış Yaza Kavuşunca Emily Henry - Dikenler ve Güller Sarayı (Dikenler ve Güller Sarayı #1) Sarah J. Maas - Sessiz Hasta Alex Michaelides - İspanyol Aşk Aldatmacası Elena Armas - The Paris Apartment Lucy Foley - İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi Holly Jackson - The Last Thing He Told Me Laura Dave - Kalp Çarpıntısı: Cilt 1 Alice Oseman - Güzelleştiğim O Yaz Jenny Han - Addie Larue'nün Görünmez Hayatı V. E. Schwab - Normal İnsanlar Sally Rooney - Sis ve Öfke Sarayı (Dikenler ve Güller Sarayı #2) Sarah J. Maas - Bir Yaz Boyunca (Bellinger Kız Kardeşler #1) Tessa Bailey - Hizmetçi Nita Prose (Ayrıca 2022 Goodreads Okur Ödülleri kazananı) - Kalp Çarpıntısı: Cilt 2 Alice Oseman - Sahte Balayı Christina Lauren Siz en çok okunan kitaplar listesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Aralarından okuduğunuz var mı? Ben yalnızca iki tanesini okuma zevkine eriştim ve ikisini de çok sevdim. Ancak kitapların çoğu bir şekilde önüme ve listeme düştü. Özellikle Geceyarısı Kütüphanesi neredeyse bir yıldır Kitap Yurdu'nun çoksatanlar listesinden düşmüşyor. 2022 en çok okunan kitaplar hakkında görüşlerinizi yorum olarak bırakmaktan çekinmeyin!"} {"url": "https://okurunkosesi.com/aci-dusler-bulvari-kitap-yorumu/", "text": "Şoke eden kitap girişleri diye bir yazı yazsam, sanırım Chuck Palahniuk'la beraber Cumhur Orancı'nın Acı Düşler Bulvarı listenin başını çekerdi. Dehşet etkileyici sonu olan, karakter açısından da çok muğlak yapısı olan bir kitap. Yıllar önce vahşice işlenmiş bir travesti cinayetinin uyuşturucu, dolandırıcılık gibi kollara uzanmasını anlatıyor. Genel olarak bakıldığında epey ilginç bir konusu, çeşit çeşit karakteri var; ama iş okumaya gelince ilerlemek o kadar da ilginç olamıyor doğrusu. Peki ben bu kitabı nasıl aldım? Birkaç ay önce, Ayrıntı Yayınları sitesinde büyük bir indirim yaptı ve ben de ucuz oldukları ve Ayrıntı Yayınları'nın kitaplarını okumak istediğim için 10 11 tane kitap aldım. O kitapların Arasında da Acı Düşler Bulvarı vardı. Geçen gün kısa diye alıp başladım. Daha ikinci sayfada anlatılan ve kitabın geneline hakim olan bu cinayet, bana kitabı bitirme gücünü verdi. Eğer merakla bezenmemiş olsaydı, imkanı yok kitabı sonuna dek okuyamazdım. İlginç ve biraz zorlayıcı bir macera olduğunu söylemekte yarar var. Ancak ben şaşırdım, beklediğim gibi değildi. Daha düz bir yanıt bekledim. Adam ölmüşse karısıdır veyahut çocuğudur gibi. Üstelik ölen adam da travesti olduğu için böyle bir şey bekliyordum. Ne var ki, yazar beni şaşırttı ve kitabı sabrederek bitirmeme değdi. Bence siz de şaşıracaksınız. Sinirimi en çok bozan şey bölüm başlarında başka bir sahneye, karaktere geçerken adam veya kadın olarak giriş yapması oldu. Karakteri zaten bol olduğu için ben takip etmekte zorlandım ve üstüne bir de adam ya da kadın gibi bir genelleme eklenince, deliresim geldi. Bir noktadan sonra boş verdim, çünkü elbet kitabın sonunda katili öğrenecektim ve gerisi yüzeysel hatlarla kalsa pek önemli olmayacaktı. Bunlar benim okumayı ya da izlemeyi sevdiğim şeyler. Eğer mideniz garip bir cinayetin pis detaylarını alıyorsa, siz de okuyabilirsiniz. 1991 yılında Butterfly'ın İntihar Seferi ile başlayan edebiyat hayatını Domingo Garcia'dan Geriye Kalan Öykü (1995) ve Saydam (1996) adlı romanlarıyla sürdüren Cumhur Orancı, uzun bir aradan sonra hayatın karanlık, kirli, paslı, bozuk yüzüne, paradan başka değeri kalmamış yozlaşmış çevrelere bakan sert ve çarpıcı bir romanla yeniden okurla buluşuyor."} {"url": "https://okurunkosesi.com/adam-silvera-kimdir/", "text": "Adam Silvera 7 Haziran 1990'da doğdu. Çocukluğu Amerika, New York'ta geçti. Genellikle genç yetişkin edebiyatı türünde eserler veren bir yazardır kendisi ve eserlerinde LGBTQ+ temalarını sıkça işler. Adam Silvera, New York doğumludur ve eşcinsel bir yazardır. Yazdığı kitaplar genellikle genç okurlar arasında popülerdir ve duygusal derinlikleri ve karakter gelişimleriyle tanınır. Çocuk kitapları satışında çalışmış bir yazar olmasının yanı sıra, çocuk ve gençlik kitapları incelemeleri de yazmış. Yayıncılık tecrübesi mevcut. Kendisini şu anda Los Angeles'ta yaşamakta. Adam Silvera, 7 Temmuz 1990'da ABD'nin New York City Bronx şehrinde doğdu. Porto Rikolu ve Yahudi bir evde büyüdü. Adam, Bronx Bilim Lisesi'ne gittikten sonra New York City'deki New School'da eğitim gördü ve burada film ve senaryo yazarlığı eğitimi aldı. Adam Silvera yazarlık kariyerine genç yetişkin edebiyatına odaklanarak başladı. İlk romanıyla edebiyat dünyasında tanındı. Adam Silvera'nın kitapları, duygudaşlık kurulabilir karakterleri ve duygu yüklü anlatımları nedeniyle geniş bir okur kitlesinde, özellikle de genç yetişkinlerde yankı uyandırdı. Çalışmaları büyük beğeni topladı ve ödüller ve adaylıklar ile tanındı. Karmaşık konuları ele alması, ötekileştirmişleri temsili, duygusal derinliği, akıcı dili yüzünden okurlarca çok sevilen bir yazar olan Adam Silvera'nın kitapları aşağıdaki gibi. - Bana Sadece Anılarımızı Bıraktın - Az Biraz Mutlu - The First To Die at the End - Ve Sonunda İkisi de Ölür - What if it's Us Becky Albertalli ile What if it's Us 1 - Infinity Son (The Infinity Cycle 1) - Infinity Reaper (The Infinity Cycle 2) - Here's to us Becky Albertalli ile What if it's Us 2 Umarım Adam Silvera kimdir size tanıtabilmişimdir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/ahmet-umit-kitaplari/", "text": "Ahmet Ümit, kendisine yazdığı polisiye eserlerle isim yapmış bir öykücü, şair ve romancı; bu yüzden de Ahmet Ümit kitapları listesi okurların çok talep ettiği bir kaynak. Bu yazıda kısaca Ahmet Ümit'ten bahsedip hem Başkomser Nevzat serisi kitaplarını hem de diğer tüm kitaplarını belirteceğim. Ahmet Ümit kitapları sırası dahil internetteki söyleşilerini de yazının sonunda bulabilirsiniz. Sitesinde yazan bilgilerden daha ayrıntılı bir bilgi edinebilirsiniz ama ben kısaca Ahmet Ümit kimdir bahsetmek istiyorum. Ahmet Ümit 1960 yılında Gaziantep'te Kilim tüccarı bir baba ve terzi bir annenin 7 çocuğundan biriydi. Altı abisinin ardından doğan ve yaşayan en küçük kardeşti. 1978(79?) yılında Gaziantep'ten İstanbul'a geldi. Liseyi bitirdikten sonra 1979 yılında Marmara Üniversitesi'nde Kamu Yönetimi okumaya başladı. Bu yıllarda tanıştığı Vildan Hanım ile evlendi ve Gül isimlerini verdikleri bir kızları dünyaya geldi. Rusya'ya komünizm öğrenmek ve eğitim almak için gittiği ve o sürede eline kalem aldı. İlk şiir kitabı 'Sokağın Zulasını' çıkardı. Siyasi kimliğinden ziyade ileride kitapları çok okunacak bir yazar adayının ilk adımıydı bu kitap. Türkiye'de ise Yapı Kredi, Everest Yayınları, Doğan Kitap gibi ünlü yayınevlerinden kitapları çıkmakta. Ayrıca günümüzde kitapları 30'dan fazla dile çevrildi. Aşağıda Ahmet Ümit kitapları listesini bulabilirsiniz. Şiir, öykü ve romanları bulunuyor. Yayımlanmış tüm Ahmet Ümit eserleri mevcuttur. - Sokağın Zulası (1989, şiir) - Çıplak Ayaklıydı Gece (1992, öykü) - Bir Ses Böler Geceyi (1994, roman) - Masal Masal İçinde (1995) - Sis ve Gece (1996, polisiye roman) - Agatha'nın Anahtarı (1999) Başkomser Nevzat 1 - Kar Kokusu (1998) - Patasana (2000) - Kukla (2002) - Şeytan Ayrıntıda Gizlidir (2002) Başkomser Nevzat 2 - Beyoğlu Rapsodisi (2003) - Aşk Köpekliktir (2004) - Ninatta'nın Bileziği (2006) - Kavim (2006) Başkomser Nevzat 3 - İnsan Ruhunun Haritası (2007) - Olmayan Ülke (2008) - Bab-ı Esrar (2008) - İstanbul Hatırası (2010) Başkomser Nevzat 4 - Sultanı Öldürmek (2012) - Beyoğlu'nun En Güzel Abisi (2013) Başkomser Nevzat 5 - Elveda Güzel Vatanım (2015) - Kırlangıç Çığlığı (2018) Başkomser Nevzat 6 - Aşkımız Eski Bir Roman (2019) Başkomser Nevzat 7 - Yazarların İstanbul'u (2020, katkı sağlayan) - İstanbul & Hayalden Gerçeğe Sözden Yazıya (2020, katkı sağlayan) - Kayıp Tanrılar Ülkesi (2021, Haziran) - Bir Aşk Masalı (2022) Ahmet Ümit'in yazdığı son kitap. Yukarıdaki listeyi dilerseniz Ahmet Ümit okuma listesi olarak da kullanabilirsiniz. Hadi Ahmet Ümit'in yazdığı Başkomser Nevzat serisine de sırasıyla bakalım. - Agatha'nın Anahtarı (1999) - Şeytan Ayrıntıda Gizlidir (2002) - Kavim (2006) - İstanbul Hatırası (2010) - Beyoğlu'nun En Güzel Abisi (2013) - Kırlangıç Çığlığı (2018) - Aşkımız Eski Bir Roman (2019) - Çiçekçinin Ölümü (2011) - Tapınak Fahişeleri (2007) - Davulcu Davut'u Kim Öldürdü? ( 2011) Ahmet Ümit'in kendi sitesi olduğu için pek ayrıntıya girmek istemedim. Ancak şu linkleri de size bırakmak istiyorum. - Ahmet Ümit TEDx konuşması burada. - Kalem Ajans'ın sitesi, çevirilerin kapaklarını görebilirsiniz. - Ayrıca buradan Armağan Çağlayan'ın Ahmet Ümit ile yaptığı röportajı izleyebilirsiniz. Yazarı tanımak istiyorsanız kesinlikle bu videoyu izlemenizi önenirim. Ben kendisini böyle bilmezdim. - Ayrıca FluTV'deki röportajını izleyebilirsiniz. - Storybox'taki Ahmet Ümit hayat hikayesi ise burada. - Buradan Sapien'deki röportajını izleyebilirsiniz. Ahmet Ümit kimdir daha fazla ayrıntı almak için aşağıdaki soruları inceleyebilirsiniz! Romanları, öyküleri ve denemeleriyle Türk edebiyatına önemli katkılarda bulunmuştur. Genellikle suç, polisiye, tarihi ve toplumsal konuları işlemesiyle tanınır. Ahmet Ümit tarihsel gerçekleri kurgu öğeleriyle harmanlamasıyla öne çıkar. Kendisi de birçok yazarın eserlerini okuyan ve takip eden birisi olarak bilinmektedir. Ahmet Ümit, Türkiye'nin önde gelen yazarlarından biri olan Orhan Pamuk ile yakın bir ilişkiye sahiptir. İkili birçok kez bir araya gelmiş ve edebiyat üzerine sohbetler yapmışlardır. Ayrıca, Ahmet Ümit, Hakan Günday, Elif Şafak ve Zülfü Livaneli gibi birçok Türk yazarla da tanışıklığı ve dostluğu vardır. Ahmet Ümit'in en popüler kitaplarından bazıları; Beyoğlu Rapsodisi, İstanbul Hatırası, Aşk Köpekliktir, Sis ve Gece, Kar Kokusu, Kırlangıç Çığlığı ve Patasana'dır. Ahmet Ümit, polisiye türünde eserler yazmaktadır. Eserlerinde polisiye olayları, tarihi ve toplumsal olayları bir araya getirir. Dil olarak ise, kolay anlaşılır bir Türkçe kullanır. Ahmet Ümit'in Beyoğlu Rapsodisi, İstanbul Hatırası ve Aşk Köpekliktir romanları beyaz perdeye uyarlanmıştır. Ahmet Ümit genellikle polisiye ve gizem kitapları yazsa da son çıkan kitabı bir masaldır. Farklı edebi türlerde eser veren bir yazardır. Bunlara roman, şiir, öykü eklenebilir. Ahmet Ümit'in hangi türdeki kitabıyla başlamak istediğinize göre değişir bu. Şiirse Sokağın Zulası başlangıç noktası olabilir. Ancak romansa Bir Ses Böler Geceyi daha uygun olacaktır. Yazarın ilk kitabı, 1992 yılında yayımlanan Çıplak Ayaklıydı Gece isimli kısa öykü kitabıdır. 2010'da yazılan İstanbul Hatırası bir Ahmet Ümit kitabıdır. Umarım Ahmet Ümit kitap sırası işinize yaramıştır. Bir yorumunuz varsa lütfen yorum bırakmaktan çekinmeyin."} {"url": "https://okurunkosesi.com/alice-munro-kimdir/", "text": "1931 yılında Ontario'da doğan, Kanadalı yazar Alice Munro, önemli bir kısa öykü yazarıdır. Kanada edebiyatının en önemli isimlerindendir ve eserlerinde genellikle insan ilişkilerine, aile dinamiklerine ve insan psikolojisine odaklanır. Kırsal Kanada toplumunun ve kültürünün betimlemeleri de eserlerinde sıkça yer alır. Munro'nun öyküleri genellikle kurmaca olmasına rağmen, kendi hayatından izler de taşır. Kariyerine 1950'lerde başlayan yazar, özellikle Kanada'nın küçük kasabalarında geçen hikayeleriyle okurlarının ilgisini çekti. Yazarlığı boyunca pek çok ödüle layık görülen Munro, 2013 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Kendisi dünya edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir. Bu yazıda Alice Munro kitapları, hayatı gibi bilgileri alabilirsiniz. Hadi Alice Munro kimdir bakalım. Alice Munro, 10 Temmuz 1931 tarihinde Kanada'nın Ontario eyaletindeki Wingham kasabasında doğdu. Babası, Fox'da bir çiftlik işleten Robert Eric Laidlaw, annesi Anne Clarke Laidlaw ise öğretmendi. Munro, gençlik yıllarında birçok yerde yaşayıp çeşitli işlerde çalıştı. Lise eğitimini Wingham'da tamamladıktan sonra, Ontario Üniversitesi'nde İngiliz dili ve edebiyatı okumaya başladı. Daha sonra University of Western Ontario'da bir yıl boyunca İngilizce lisansüstü çalışmalarına devam etti. Ancak daha sonra bu çalışmaları bırakarak yazarlık kariyerine odaklandı. Munro, 1951 yılında James Munro ile evlendi ve üç kız çocuğu sahibi oldu. Eşiyle birlikte, 1963 yılında Victoria'daki Munro's Books adlı kitabevini açtılar ve işletmelerini 1984 yılına kadar sürdürdüler. Alice Munro, o dönemde yazarlık kariyerine de başlamıştı. Munro, öykü ve romanlarıyla 1968'den itibaren dikkat çekmeye başladı. İlk öykü derlemesi olan Dance of the Happy Shades 1968 yılında yayımlandı ve Kanada'da 1978 yılında, En İyi Roman dalında Governor General's Award kazandı. The Beggar Maid, Kanada edebiyatı için büyük bir dönüm noktasıydı ve Munro'nun uluslararası alanda da tanınmasını sağladı. Daha sonra yayımladığı öykü derlemeleri, kısa öykü türünde usta bir yazar olduğunu gösterdi. Munro, Kanada'da ve uluslararası alanda birçok ödül kazandı. 1998 yılında, Çocuklar Kalıyor adlı öykü derlemesiyle Kanada Giller Ödülü'nü kazandı ve 2004 yılında, aynı ödülü Firar adlı öykü derlemesiyle bunu tekrar kazandı. 2009 yılında Man Booker da aldı. Munro, 2013 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Ödül kendisine özellikle kısa öykü biçimindeki ustalığıyla, insanın hayatı hakkındaki derinlemesine anlayışı ve zihinsel keskinliği ile Kanada edebiyatına büyük katkıda bulunduğu gerekçesiyle verildi. Munro, eşi James Munro'nun ölümünden sonra 2016 yılında evini ve kitabevini satarak Kanada'nın Victoria kentine taşındı. Alice Munro, 2023 itibariyle 92 yaşında ve emekli. Son kitabı 2012 yılında yayımlandı. Munro, Victoria, Kanada'da yaşıyor ve yazmaya hala devam edip etmediği hakkında herhangi bir açıklama yapmadı. Alice Munro, edebiyat dünyasında hala çok saygın bir yazar olarak kabul ediliyor ve özellikle kısa öykülerindeki ustalığıyla tanınıyor. Eserleri, genellikle Ontario eyaletindeki küçük kasabalarda geçen karakter odaklı hikayelerden oluşuyor ve insan doğasının karmaşıklığını ve sıradan hayatların derinliklerini keşfediyor. Kendi hayatından esinlenerek yazan Munro, özellikle kadın karakterlerin güçlü portrelerini çizmesiyle biliniyor. - Dance of the Happy Shades (1968) - Lives of Girls and Women (1971) - Something I've Been Meaning to Tell You (1974) - The Beggar Maid: Stories of Flo and Rose (1977) (Orj. Who Do You Think You Are? - The Moons of Jupiter (1982) - The Progress of Love (1986) - Gençlik Arkadaşım (1987) Friend of My Youth - Differently (1989) - Açık Sırlar (1994) Open Secrets - Selected Stories (1996) - Çocuklar Kalıyor (1998) The Love of a Good Woman - The Bear Came Over the Mountain (1999) - Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik (2001) Hateship, Friendship, Courtship, Loveship, Marriage - Firar (2003) Runaway - Castle Rock Manzarası (2006) The View from Castle Rock - Bazı Kadınlar (2009) Too Much Happiness - Sevgili Hayat (2012) Dear Life - Munro, 2013 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan ilk Kanadalı yazar oldu. - Munro, Ontario, Kanada'nın küçük bir kasabası olan Wingham'da doğdu ve büyüdü. Burada geçen hikayeleri yazdı ve bu hikayeler onun kısa öykü koleksiyonlarının çoğunda yer alıyor. Kurgusal yerler yaratmak yerine, gerçek yerlerde yaşayan insanların yaşamlarına odaklanıyor. - Munro, Ontario Üniversitesi'nde İngilizce ve felsefe okudu ancak mezun olmadı. - Munro, 1972 yılında, The Bear Came Over the Mountain adlı öyküsü 2006 yılında Away from Her adıyla film yapılmıştır. - Munro, çocuklarını büyütmek için yazmayı bıraktı. Ancak, 1970'lerin sonunda yeniden yazmaya başladı ve o zamandan beri birçok kısa öykü koleksiyonu yayınladı. - Munro, feminist edebiyat hareketinin önemli bir figürü olarak kabul ediliyor. Kadın karakterleri sık sık güçlü ve bağımsız olarak tasvir eder ve onların yaşamlarındaki güçlükleri ve zorlukları ele alır. - Munro, 2014 yılında Sevgili Hayat adlı son kısa öykü koleksiyonunu yayınladı ve bu kitap, Munro'nun emekli olduğunu açıklamasının ardından yayınlandı. - Munro, genellikle kısa öykülerinde sıradan insanların hayatlarına odaklanır ve onların iç dünyalarına nüfuz eder. Bununla birlikte, bu sıradan hayatlar, sıradışı anlarla doludur ve Munro, bu anları ustalıkla yakalar. Kısa öykülerinde sıklıkla zaman atlar ve farklı zaman dilimleri arasında geçiş yapar. Bu, okurların karakterlerin hayatları hakkında daha fazla şey öğrenmelerini sağlar ve hikayelerin daha derinlemesine anlaşılmasını sağlar. Umarım size Alice Munro kimdir, kitapları nelerdir düzgün biçimde anlatabilmişimdir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/anita-blake-serisi-sirasi/", "text": "Anita Blake Serisi, Laurell K. Hamilton'un 1993 yılında yayımlanan dünyaca ünlü bir serisi. Bu yazıda Anita Blake Serisi okuma sırasını bulabilirsiniz. Çizgi romanlara da uyarlanan dizi hala yayınlanmakta. Eğer fantastik kitapları seviyorsanız, En İyi Fantastik Kitaplar Listesi & yazısına bakabilirsiniz. Anita, nekromansırlık şirketinde çalışan ve doğaüstü olaylar konusunda polise danışmanlık yapan 20'li yaşlarında bir kadındır. Ayrıca vampirleri de öldürüyor ve camiada Cellat olarak biliniyordur. Vampirlerin, kurda dönüşen şekil değiştiricilerin, cadıların ve zombilerin olduğu bir dünyada yaşıyordur. Şehrin başvampiri olan Jean-Claude ile tanıştığında hayatı hiç de umulmadık bir yön alır. Artık sadece vampir öldürüp danışmanlık için ceset diriltmiyor, kendi güçlerini daha iyi öğreniyor ve yeni ve tehlikeli işlere bulaşıyordur. - Kızıl Ateş (Gizli Miras #1) - Cadıların Keşfi - Meleklerin Kanı - Güneyli Vampir Serisi Aşağıda Artemis Yayınları'ndan yayımlanan serinin okuma sırasını bulabilirsiniz. Her ne kadar ara kitaplar çevrilmemiş olsa da sonra onları da verdim. - Suçlu Zevkler - Gülen Ceset - Lanetliler Sirki - Kaçık Kafe - Kanlı Kemikler - Ölümcül Dans - Yanmış Kurban - Mavi Ay - 8.5. Bite - Karacamdan Kelebek - Zincirlenmiş Narkissos - Gökmavisi Günahlar - Şeytani Düşler - 12.5. Cravings - Micah - Ölümcül Dans - Harlequin Ölüm Cezası - Karakan - Günah Pazarı - Flört - Kurşun - Ölüm Listesi - 20.5. Beauty - Ölü Öpücük - Felaket - 22.5. Dancing - 22.75. Shutdown - Jason - Ölü Buz - 24.5. Wounded - Kızıl Ölüm Son Çevrilen - 25.1. A Girl, a Goat and a Zombie - Serpentine - Sucker Punch - Rafael (2021) - Smolder (2023) 1963 yılında doğan yazar Amerikalı bir fantastik romans yazarıdır. En ünlü serileri Anita Blake ve Merry Gentry'dir. İlkiyle vampirleri, ikinci serisiyle perileri ele alan yazar 2021 yılında yayınlanmaya başlayan Zaniel Havelock serisi ile melekleri konu almaktadır. Tam adı Laurell Kaye Hamilton olan yazar Arkansas'ta doğsa da Indiana'da büyümüştür. Eğitimini, Marion College'de İngilizce ve biyoloji dereceleri şeklinde almıştır. Hamilton şu anda kızı Trinity ve 2001'de evlendiği kocası Jonathon Green ile birlikte Missouri, St. Louis County'de yaşıyor."} {"url": "https://okurunkosesi.com/annie-ernaux-kimdir/", "text": "1940'da doğan Annie Ernaux Fransız bir yazardır ve feminist kimliği ile öne çıkar. Ernaux, 20. yüzyılın sonlarından 21. yüzyılın başlarına kadar Fransız edebiyatında önemli bir yer edinmiştir. Ayrıca kendisi 2022 yılında kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür. Ernaux, eserlerinde toplumsal ve kişisel belleği araştırmakta ve sınıf, cinsiyet ve dil gibi konulara odaklanmaktadır. Ayrıca kendisi aynı zamanda feminist harekete de katılmış ve kadınların toplumsal eşitliği için mücadele etmiştir. Kendisi, çağdaş Fransız edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Annie Ernaux, 1 Eylül 1940'ta Normandiya, Lillebonne'da doğdu. Ailesi Blanche ve Alphonse Duchesne, şehrin işçi sınıfı kesiminde bir kafe-bakkal işletiyordu. Ernaux, Özel bir Katolik Okulu'nda okudu. 1960 yılında Londra'ya taşınsa da birkaç yıl sonra Fransa'ya döndü. Rouen ve ardından Bordeaux üniversitelerinde okudu, bir öğretmen oldu ve 1971'de modern edebiyat alanında daha derece aldı. 1964 yılında Philippe Ernaux ile evlendi ve iki çocuğu oldu, ardından çift 1981 yılında boşandı. 1994'ten 1997'ye kadar, Rouen'de kendisinden 30 yaş küçük bir öğrenciyle romantik bir ilişkisi oldu. Ernaux, 1974 yılında ilk kitabı Boş Dolaplar ile edebiyat dünyasına adım attı. Kitap, kendi hayatından esinlenerek yazdığı bir otobiyografik eserdi ve aynı zamanda toplumsal bir inceleme niteliği taşıyordu. Ernaux, kendi hayatından esinlenen eserlerine devam etti ve diğer önemli eserleri arasında Babamın Yeri, Yalın Tutku, Bir Kadın, Seneler yer almaktadır. Kendisi 2022 yılında kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını keşfetmedeki cesaretinden dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Ernaux, kariyerinin başlarında kurgu yerine otobiyografiye odaklandı ve çalışmalarında tarihi ve bireysel deneyimleri birleştirdi. Ernaux'un eserleri, toplumsal ve kişisel belleği araştırmakta ve sınıf, cinsiyet ve dil gibi konulara odaklanmaktadır. Ayrıca dilin ve yazının gücü üzerine düşüncelerini de dile getirmiştir. Eserleri, Fransa'da ve dünya çapında birçok ödül kazanmıştır. Ernaux aynı zamanda feminist harekete katılmış ve kadınların toplumsal eşitliği için mücadele etmiştir. Kendisi, çağdaş Fransız edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ernaux, halen Paris'te yaşıyor ve yazmaya devam ediyor. Annie Ernaux kitaplarında sade bir edebi dili ve yalın bir anlatımı tercih eder. Özellikle, otobiyografik eserlerinde, kendine özgü bir dille, sade ve doğrudan bir şekilde kendini ifade etmeyi tercih eder. Bu sayede okurlarıyla derin bir bağ kurmayı başarır. Ayrıca, toplumsal konulara ve kişisel deneyimlere odaklandığı için, edebi dili de bu konulara uygun bir şekilde yalın ve etkili bir şekilde kullanır. Dilini, okurların kolayca anlayabileceği bir seviyede tutar ve bu sayede okurlarına, derin ve anlamlı bir okuma deneyimi sunar. Aşağıda yazarın Fransızce yayınlanmış ve çevirilmiş kitaplarını bulabilirsiniz. - Les Armoires vides (1974) Boş Dolaplar - Ce qu'ils disent ou rien (1977) - La Femme gelee (1981) - La Place (1983) Babamın Yeri - Une Femme (1987) Bir Kadın - Passion simples (1991) Yalın Tutku - Journal du dehors (1993) - Ecrire la vie (1993) - L'Usage de la photo (1995) - Memorial de la Maison des morts (1995) - La Honte (1997) - Je ne suis pas sortie de ma nuit (1997) - La Vie exterieure (2000) - L'Evenement (2000) Olay - Se perdre (2001) - L'Occupation (2002) - L'Usage de la photo (2005) - Les Annees (2008) Seneler - L'Autre Fille (2011) - L'Atelier noir (2011) - Ecrire la vie (2011) - Retour a Yvetot (2013) - Regarde les lumieres mon amour (2014) - Hotel Casanova (2020) - Le jeune homme (2022) Elbette bu sorunun yanıtı kişiden kişiye değişir ancak Babamın Yeri Annie Ernaux'un en iyi kitaplarından biri olarak kabul edilir. Annie Ernaux'un eserleri, otobiyografik öğeler içeren, güçlü ve samimi bir anlatıma sahiptir. Bu nedenle, Ernaux'un kitaplarını okurken, yazarın kendi deneyimleri ve yaşam öyküsüne karşı ilgi duymak önemlidir. Ernaux'un eserleri, genellikle farklı zaman dilimlerine atıfta bulunur. Yazarın kitaplarını okurken, zaman çizelgelerine dikkat etmek, olayların sıralamasını ve bağlamını anlamak için önemlidir. Yapılan açıklamaya göre, Annie Ernaux, Kişisel belleğin köklerini, yabancılaşmalarını ve kolektif kısıtlamalarını açığa çıkarmadaki cesareti ve objektif duyarlılığı için ödüle layık bulundu."} {"url": "https://okurunkosesi.com/archangels-sun-nalini-singh/", "text": "Archangel's Sun, Lonca Avcısı serisinin 13. kitabı. Guild Hunter serisi benim yıllardır takip ettiğim, son birkaç yıldır da sadakat yüzünden okuduğum serilerden birisi ve Archangel's Sun onun 13. kitabı. Nalini bana göre harika bir dünya yaratmış ancak her uzun seride olduğu gibi, konular zaman içinde biraz iç baymaya doğru ilerlemekte. Uzun serilerin kaçınılmaz sonuçlarından birisi bu. Ancak kendi çizgisini kaybetmediği için de hala heyecanla yeni kitapları bekliyorum ben. Archangel's Sun: Melekler, vampirler ve nihayet zombiler. Archangel's Sun, Kadre'nin üyesinden biri olan Titus'u ve Illium'un annesi olan Hummingbird'ün hikayesini anlatmakta. Anlayacağınız bu sefer Elena ve Raphael yok. Hatta ben 14. kitapta olmayacaklarını da düşünmekteyim şu an. Umarım Singh şaşırtır. Charisemon önceki kitapta Lijuan'la işbirliği yaparak büyük ve bulaşıcı bir felaket bırakmıştı. Bu kitapta Titus Afrika'yı zombilerden kurtarmaya çalışır ancak tek başına yeterli olamaz. Bu yüzden de Cadre Sinekkuşu'nu ona yardım etmesi için gönderir ve aralarında hiç de beklenmedik bir ilişki doğar. Beklenmedik diyorum, birazdan bu konuya döneceğim. Hummingbird sevgi, şefkat ve anlayış yayarken Titus kahkahalık ve yiğitlik gibi özellikleri sergiliyor. İkili daha ilk ilk görüşte birbirlerinden etkilenirler. Bir yandan zombilere karşı mücadele verirlerken diğer yandan da sevgileri tomurcuklanır. Öyle ya da böyle, okuyacağımız karakterler hep belli olurdu. Ya Elena ve Raphael'in bir öyküsü ya da yediliden biri. Ancak bu kitapta Psy-Changeling serisinden bir sayfa koparıp, dünyaya ait olan ancak hiç de beklenmedik iki karakteri ele aldı. Üstelik ben karakter gelişimlerini pek inandırıcı da bulmadım. Sinekkuşu güzelce anlatılırken Titus bir kenara itilmişti. Nalini aşk kitapları yazmak konusunda fena değil, o konuya pek yorum yapamayacağım. Okunması keyifli olsa da yersiz ve üstünkörü bence Archangel's Sun. Önceki kitaplar öyle ya da böyle bir katkı sağlıyordu kurguya, bununsa ben benzer bir faydasını göremedim. Sonraki kitaplarda artık Illium'u görmek dileğiyle. Lonca Avcısı seri okuma sırasına tıklayarak seri hakkında bilgi edinebilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/aricinin-ciragi/", "text": "Arıcının Çırağı bir Sherlock Holmes uyarlaması. Sherlock Holmes çok severim ve bu yüzden de Arıcının Çırağı'nı okumadan edemezdim. Daha adını duyar duymaz beni bir okuma isteği almıştı ve kitabı bitirdikten sonra iyi ki de almış diyebiliyorum. Mary Russell bir gün kırda bir yandan kitap okuyup diğer yandan yürüyordur ve son anda yerde yatan bir adamın üzerine basmaktan kurtulur. Bu yaşlıca adam ünlü dedektif Sherlock Holmes'dan başkası değildir! İşte bu, uzun yıllar sürecek bir usta-çırak ilişkisinin başlangıcı olacaktır. Mary öksüzdür ve teyzesi, ailesinden kalan mirası belli bir yaşa gelene dek kullanamayacak olan Mary'yi dize getirmek için onu aç bırakıyor, kılık kıyafetine, uzun boyuna laf ediyordur. Mary, Sherlock'un himayesinde kendine bir güvenli liman bulur ve günlerini ondan çeşit çeşit şeyler öğrenerek geçirir. Arada da birlikte gizemler çözüyorlardır. Ancak Mary üniversiteye gittiğinde, bir düşman boy gösterir ve Sherlock'un tüm sevdiklerini öldürmeye yeltenir. Sherlock da payını alır bundan. Bu düşmanı bulup herkesi kurtarmak bizim ikiliye düşer. Arıcının Çırağı güzel işlenmiş, inandırıcı, yer yer sıkıcı, sonuna doğru epey açılan bir romandı. Mary, Sherlock'un zekasına denk ve bir o kadar da cesur. Üstelik daha ilk sayfadan onun sıradan bir Leydi olmadığını anlıyoruz. Sherlock olduğundan mıdır nedir, çok sevdim ben bu kitabı. Haliyle de seriye devam etmeyi düşünüyorum. Eğer dizileri izlediyseniz, Sherlock'un görünüşünü yadırgayabilirsiniz ama karakterler açısından pek sorun çekmeyeceksiniz. Hepsini biliyoruz zaten. Eski düşmanların bile adı geçiyor. Kitabın kapağı özellikle çok can alıcı ama paragraf girintisi yok. Yayınevine bu konuyu sorduğumda böyle tercih ettiklerini öğrendim. Keşke etmeseler diye içimden geçirmiyor değilim. Arıcının Çırağı'nda arada sırada Bir kadın bile tarzı yorumlar olmasa cinlerim daha az tepeme çıkacak, haliyle de daha mesut olacaktım. Ama el mahkum, kullanıyor yazarlar. Döneme de uygun tabii bu sözler. Eğer Sherlock Holmes kitaplarını merak ediyorsanız, şu yazıya bakabilirsiniz. Sherlock Holmes Okuma Sırası. Sonuç olarak ben Arıcının Çırağı'nı sevdim, siz de muhtemelen seversiniz. Sherlock Holmes'un klasik eserleri gibi değil tabii ama yine de çok keyiflli. Ha, serinin yurtdışında yayımlanmış 17 kitabı, bir sürü de kısa hikayesi var. Öyle kısa soluklu bir macera olmayacak anlayacağınız. Niye daha önce basmadılarsa bu seriyi... 😠 Portakal Kitap'ı buradan kutluyorum. Buradan, Mary Russell ve Sherlock Holmes okuma sırasına erişebilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/baslat-ready-player-one-ernest-cline/", "text": "Başlat: Ready Player One kitabının yazarı Ernest Cline, 1972'de ABD, Ohio'da doğmuş. Romancı ve şair olmasının yanı sıra senaryo da yazmış. Uzun zamandır kitaplığımda duran Başlat: Ready Player One'a başlama nedenimse film olduğunu duymam. Üstelik Steven Spielberg'in yönettiği bu filmin senaryosuna Ernest Cline da ortaklık etmiş. Başlat: Ready Player One da 2045 yılında geçiyor ve dünya leş gibi bir yer. Fakirlik, insan haklarının eksikliği, suç almış başını gidiyor. Distopya kitaplarında elbette bu kaçınılmaz bir şey. Spoiler olarak saymazsanız şunu da eklemek istiyorum: Bir noktada karakter otomattan silah aldı. SİLAH. Tabii ki burası Amerika. Tekrar kitaba dönersek, insanlar bu gerçek dünyadan kaçmanın yolunu bir oyunda bulmuşlar. OASIS. Aslında oyundan çok daha ötesi bu, ikinci bir gerçeklik gibi. Gerekli alet edavatınız varsa bu oyunda eğitim görüyor, yaşıyor, spor yapıyorsunuz. Yarattığınız avatarla istediğiniz kişi olabiliyor, istediğiniz gibi görünebiliyorsunuz. Burada gerçek hayattan çok orada vakit geçiriyorsunuz. Pek de uzak olmayan bir gelecek yani. Bence bunun cevabı içindeki yarışma ve kendi dünyasını hakikatli bir şekilde kurmuş olması. Bu oyunun yaratıcısı Halliday, ölünce oyuncularına bir yarışma ile veda ediyor. Ve bu oyunu kazanana tüm varlığını vereceğini ilan ediyor. Ancak bu öyle kolay bir oyun değil; aşamaları, geçilmesi gereken evreleri, bölüm sonu canavaları var. Son zamanlarda oyunlara sarmış biri olarak bu yönünün çok ilgimi çekmesi beklenir... maalesef bu da beklentide kalır. Benim için uzun soluklu, oyun, film ve benzeri göndermelerden dolayı yorucu bir kitap oldu. Özellikle ortaları temposunu kaybediyor ancak sonları... Son 150 sayfayı yalayıp yuttum ve neden filme uyarlanmak için seçildiğini anladım. Çok hareketli ve dolu bir hikayesi var. Karakterlerin büyümesi, aralarındaki ilişkilerin ilerleyişi... Hepsinin yeri ve zamanı oluşu... Bence okunması gereken güzel kitaplardan. Üstelik bu kitabı okuduktan sonra Warcross'un nereden esinlendiğini daha iyi anlıyor insan. Başlat: Ready Player One bana güzel birkaç saatten fazla bir şey kattığını söyleyemem ama bunu kötü algılamayın. Bunlar hep oyunlarla, filmlerle ilgili detayları daha sayfayı çevirmeden aklımdan atmamdan kaynaklı. Bende kalan yanı güzel bir kitap olması, yaratıcılık bulmam, güzel yazılmış ve orijinal gelmesiydi. Yazarın araştırmacı yönü ve ilgisini böyle detaycı bir biçimde kullanması beni kendisine hayran bıraktı. Kullandığı malzemeler ise pek ilgimi çekmediği için sönük hissettirdi. Kurguya ise sözüm yok. Bayılarak okudum. Yazım hatası minimum, gayet güzel bir çevirisi var. Kapağı beş para etmez. Ancak sonuç olarak çok beğendiğim bir kitap kendisi. Şunu da not düşelim Locus Lincoln, John W. Campbell Ödülü gibi adaylıkları olan ve En İyi Roman dalında Prometheuss Ödülü'nü (2012) almış bir kitap. Serinin ikinci kitabı ise 2020'de raflara çıktı. Önerdiğim kitaplar listesine buradan gidebilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/ben-kirke-madeline-miller/", "text": "Madeline Miller'ın yazdığı Ben, Kirke yayımlandığı dönemde çok büyük ses uyandırdı. Bunun en önemli nedenlerinden birisi bence Yunan Mitolojisi'ni iyi kullanabilmesi ve öyküyü akıllarda kazılı halinden bambaşka bir yöne sürükleyebilmesi. Yani yazarın başarısı çok büyük. Yunan mitolojisi tanrıların gönül oyunları, acımasız cezalar, ensest, ölüm, kahramanlar ve hayvanlarla olan ilişkilerle ünlüdür. Tüm bu garip yanlarına rağmen de hep ilgimizi çekmiştir. Yunan mitolojisi deyince akla ilk gelen şimşeklerin hakimi Zeus, sonrasındaysa Hera, Apollo, Artemis, Athena gibi başlıca tanrılar olur. Ve genellikle de onların hikayelerini okuruz. Ancak Madaline Miller'in yazdığı Ben, Kirke'yi diğerlerinden ayıran özellik, kenarlarda kalmış bir büyücünün çok güzel bir kurgu ile anlatılması. Circe, Türkçe adıyla Kirke, mitolojinin öyle pek merkezinde olmayan, güneş tanrısı Helios'un insan sesli kızı. Kendisi bir büyücü ve titan. Onu kahraman Odisseus'un macerasından hatırlarız. Ancak orada sıradan, atlatılması gereken bir zorluktur sadece. Ve bu özellik Kirke'nin sadece bir dönemini anlatır. Bu hikayenin elbette bir öncesi ve sonrası da bulunmakta. Kitapta yalnızlık çeken Kirke'nin aşık olup bir adamı tanrı yapmasını ve sonuç olarak bir adaya sürgün edilmesini okuruz. Bu kitapta bol bol macera, ihanet, büyü, canavarlar ve sevgi var. Kirke'nin yolcuğu kesinlikle kolay değil. Öncelikle kendi ailesi tarafından sevilmeden, güçsüz ve diğer Olimposlular kadar güzel olmadığı için sürekli aşağılanan bir karakter okuyoruz. Ancak onu diğerlerinden ayıran bu özellikler içinde daha insanı bir yanın oluşmasını sağlıyor. Merhamet diyebiliriz buna. Ve çoğu ölümsüz gibi o da bir insana aşık oluyor ve yaptığı seçimler yüzünden bir adaya hapsediliyor. Bu adada kendisini buluyor, gücünü öğreniyor ve ziyaretçileri ve serüvenleri sayesinde hayatıyla ilgili önemli kararlar veriyor. Anlayacağınız asıl hikayesi bu adayla beraber başlıyor. Ben, Kirke bence mitolojik kitaplar sevenlerin okuması gereken bir eser. Birçok ünlü hikayeyi kendi hikayesine sararak gerçekten güzel bir kurgu oluşturuyor. Ölümsüz bu karakterin adım adım büyümesini, kendisini bulmasını inandırıcı ve akıcı bir biçimde aktarıyor. Üstelik diğer tanrılar gibi acımasız bir yanı olsa da pişmanlık duyma gibi özelliği de var. İyisiyle ve kötüsüyle, çilesiyle, merhametiyle anlatılan bir karakter ve maceralar dizini. Kitapta her duygudan biraz bulunabilir ama sanırım en önemlisi bir annenin evladına duyduğu sevgi ve Kirke'nin asıl gücünü bulmasını sağlayan da bu sevgi oluyor. Benim için dolu dolu, bir solukta bitirebildiğim bir serüven oldu. Üstelik popüler efsanelerin de arka planda sürekli oynaması hikayeyi çok daha sürükleyici bir hale getiriyor. Kitap bittiğinde mutlu ama bir Kirke kadar da yaşamış hissediyorsunuz kendinizi. Ayrıca Ben, Kirke, Goodreads'ın okurları tarafından 2018 Yılının En İyi Fantastik Kitabı seçildi. Bunca insan yanılmış olamaz, değil mi? Önerdiğim kitaplara buradan erişebilirsiniz. Kirke, titan Helios ve naiad Perseis'in kızıdır. Doğuştan itici ve güçsüz olarak kabul edilen Kirce, hayatının ilk zamanlarını yalnız olarak geçirir ancak sonra insan balıkçı Glaucos'a aşık olur. Onun ölecek olmasına kahrolan Kirce, onu bir tanrı yapmanın bir yolunu keşfeder: Bir zamanlar titan Kronos'un kanıyla ıslatılmış toprakta yetişen büyülü çiçeklerin özünü kullanarak onu gerçek formuna dönüştürür. Ne var ki tanrı olunca kibirlenen Glaucos, su perisi Scylla için Kirke'yi reddeder. Kirke'nin kıskançlığı, çiçeklerin büyüsünü tekrar kullanmasına neden olur ve yanlışlıkla Scylla'yı kana susamış altı başlı bir canavara dönüştürür. Pişman olan Kirce, yaptıklarını babası Helios'a itiraf eder, böylece babası, Perseis ile olan tüm çocuklarının birer cadı olduğunu fark eder. Büyücülüğünü kabul ettiği için cezalandırılan Kirce, Zeus tarafından Aiaia adasına sürgüne gönderilir. Sürgününün başlangıcını büyücülüğünü ve güçlerini geliştirmek, bahçelerle ilgilenip deneyler yapmakla geçirir Kirke. Aiaia'da geçirdiği yüzyıllar boyunca birçok efsanevi figürle karşılaşır. Sevgilisi olarak gördüğü Olimpos tanrısı Hermes tarafından ziyaret edilir. Kız kardeşi ve Girit Kraliçesi Pasiphae'nin isteği üzerine ölümlü Daedalus tarafından adadan çıkarılır. Girit'e yaptığı kısa ziyaret sırasında Kirke, kız kardeşinin Minotor'u doğurmasına yardım eder ve canavarı evcilleştirmek için büyücülüğünü kullanır. Yıllar sonra, kahraman Jason ve karısı cadı Medea, Altın Post'u Kirke'nin erkek kardeşi Aeetes'ten çaldıktan ve Medea'nın erkek kardeşi Absyrtus'u öldürdükten sonra Aiaia'ya gelirler. Kirke onları suçtan arındırır ve Medea'yı Jason'ın azalan ilgisi konusunda uyarır ancak suçlu duruma düşer. Medea ile karşılaşmasının ardından bir yalnızlık dönemine giren Kirke, bir gece yiyecek ve dinlenme arayışıyla Aiaia'ya gelen bir grup kimsesiz denizciyi ağırlar. Ancak denizciler, Kirke'nin adada onu koruyacak hiçbir erkek olmadan yalnız yaşadığını anlayınca, gemi kaptanı ona cinsel saldırıda bulunur. Kirke de bu olayla büyücülüğünü tüm erkekleri öldürmek için kullanır. Ancak çok sayıda adamı öldürdüğü için pişmanlık duyan ve artık ziyaretçilerden bıkmış olan Kirke, bir sonraki gemi adasına geldiğinde büyücülüğünü erkekleri domuza dönüştürmek için kullanır. Kirke, ilerleyen yıllarda adasına gelen yüzlerce denizciye de aynı kaderi yaşatır. Kahraman Odisseus'un gemisi gelir ve Kirke'yi mürettebatını bağışlamaya ve onları kış boyunca adasında barındırmaya ikna eder. Odisseus ve mürettebatı bir yıl boyunca Aiaia'da kalır ve bu süre zarfında Kirke ile Odisseus arasında bir aşk büyür. Odisseus, Ithaca'ya gitmek için ayrıldıktan sonra, Kirke Telegonus adında bir oğul doğurur. Bebek Telegonus'u büyüten Kirke, bir şeylerin ters gittiğini hemen anlar ve tanrıça Athena'nın oğlunu tehdit ettiğini öğrenir. Telegonus büyürken Kirke adayı korumak için büyü yapar. Genç Telegonus, babasıyla tanışmak için adayı terk etmek için yalvardığında, Kirke vatoz tanrısı Trygon'un kuyruğunu alır ve oğlunu istemese de, bir mızrağa bağladığı kuyrukla gönderir. Ancak Telegonus babasıyla karşılaştığında Odisseus ona saldırır ve yanlışlıkla zehirli mızrakla hayatı Odisseus ölür. Suçlu olan Telegonus, Odisseus'un karısı Penelope ve oğlu Telemachus ile eve döner. Kahramanı Odisseus'u kaybeden Athena, Telemachus'a himayesini teklif etmek için Aiaia'yı ziyaret eder. Ancak reddedilir ve Telegonus teklifi kabul eder ve kendi kahraman yolculuğuna çıkar. Oğlunun kaybından dolayı kimsesiz kalan Kirke, sürgününe son vermek için Helios'la pazarlık yapar. Telemachus'un yardımıyla Kirke, Scylla'yı taşa çevirmek için zehirli mızrağı kullanır ve bir zamanlar Glaucos'ta kullandığı çiçeklerden daha fazlasını toplar. Telemachus ile aşkı bulan Kirke, ölümlü olmak ve Telemachus ile seyahat ederek günlerini yaşamak için çiçeklerin büyüsünü kendi üzerinde kullanır."} {"url": "https://okurunkosesi.com/bes-sevim-apartmani-mine-sogut/", "text": "Bir roman düşünün, tüm söylediklerini, anlattıklarını, öyküsünü, aklı ve bilinci tepetaklak eden bir kurguyla bezenmiş. Evet, Mine Söğüt böyle güzel bir kitap yazmış bir araya getirdiği sözcük ve noktalama işaretlerinden. Hayal gücü ve yaratıcılığıyla. İnsana daha ilk başından, ilk cümlesinden muazzam bir kitap okuyacağını hissettiren o sözcükler, 127 sayfanın çoğunda, her sunduğunu, tırnaklarıyla geri kazıyarak şok dolu bir oy iç çekişi bırakıyor ardında. Şaşırtıcılığı, anlatımın güzelliği ve metnin çekiciliğiyle birleşiyor. Uzun zamandır bu denli karmaşık ama güzel, ne yaptığını bilen bir insanın elinden çıkmış kitap okumamıştım. Predestination'ı bilenler bilir; insan sonunda bir hayranlık ve şaşkınlıkla bakarlar ekrana. Akıldan, Doğru mu anladım ben? düşüncesi geçer. İşte Beş Sevim Apartmanı da onun Türklere hitap eden, Türkleri can evinden vurmayı beceren hali. Bizim inançlarımızı, hayatlarımızı hayal ve elbette kaleminin gücüyle harika bir kitap haline getirmiş. Belki bir Ahmet Ümit böyle yapabiliyordur. Mine Söğüt'ü önce gazeteci olarak tanıyıp sonra yazar olduğunu bilen tayfadan değilimdir. İlk tuhaf saçlı kadın olarak gördüm onu; sonrasında da Deli Kadın Hikayeleri ile bildim. Ama ilk kez Beş Sevim Apartmanı ile vakıf oldum onu gazetecilikten yazarlığa geçiren edebi yaklaşıma. Ne büyük kazanç diyorum. Ne zekice yazılmış roman. Ne güzel işlenmiş altı hikaye. Sevim Hanım'la, yedi tabii. Kurgu ve yaratıcılığı süsleyen o güzel dil, en başta o yüz, iki yüz yıllık klasiklerin tınısıyla başlıyor. Sonra yerini gizeme, meraka, şaşkınlıklara ve sürprizlere bırakıyor. Dolu dolu 127 sayfa okumak isterseniz, bin bir duyguyu tek kitapta tatmak, işte karşınızda pişman olmayacağınız bir yazar ve uzun süre aklınızdan çıkmayacak bir eser. Geç okuduğuma pişman değilim. Geç tanıştığıma da. Ancak siz olabilirsiniz. Bir an önce okuma listenize almanızı öneririm. - Başkalarının Tanrısı (2022) - Gergedan Büyük Küfür Kitabı (2019) - Deli Kadın Hikayeleri (2011) - Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey (2010) - Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979 (2007) - Kırmızı Zaman (2004) - Sevgili Doğan Kardeş (2003) - Beş Sevim Apartmanı (2003) - Adalet Cimcoz / Bir Yaşamöyküsü Denemesi (2000) Ayrıca Hastalık Hastası Kiralık Katil adlı kitabı da size öneririm. Ayrıca Flu TV'de yayımlanan Beş Sevim Apartmanı videosu gerçekten kitaba derin ve spoiler dolu bir bakış açısı sunuyor. Kitabı okuduysanız, kesinlikle izleyin!"} {"url": "https://okurunkosesi.com/beynimdeki-yangin-susannah-cahalan/", "text": "Beynimdeki Yangın kitabına başlamadan önce, kurgu dışı bir kitap okuyalı kim bilir ne kadar zaman oldu sahiden bilemiyorum. Arada sırada böyle kitaplar okumak iyi geliyor doğrusu, özellikle mutlu sayılabilecek de bir sonu varsa. Öncelikle yazıya şununla başlamak istiyorum: Beynimdeki Yangın gerçek bir hikaye. New York Post'ta gazeteci olarak çalışan 24 yaşındaki Susannah bir gün paranoyak davranmaya, ardından da nöbetler geçirmeye başlıyor. İlk başta mono teşhisi konsa da durum çok ama çok daha ileri. Bu bir hastalığın, azmin ve sevginin hikayesi aslında. Ve gerçek olması hem sizi üzüyor hem de içinizi ısıtıyor. Bir insanın kendi benliğini kaybedip bunu yeni baştan yaratmasını okuyorsunuz. Ben bir çırpıda bitirdim ama o, bugün bile, belki hala bu hastalığın pençesindeyken kaybettiklerini arıyor. İşin kötü yanı ise, bu arayış asla bitmeyebilir. Beynimdeki Yangın'ın gerçek olması çok önemli bir faktör ancak kitapta ona sunulan destek ve dürüstlük bence bu dönemeci daha güzel yapan buydu. 6 aylık (Ben niyeyse 4 diye hatırlıyorum) ilişkisi olsa bile, Stephen'ın bu denli Susannah'a destek olması beni çok etkiledi. Ailesinin de öyle, ama garip bir şekilde ben aile desteğini hep var kabul ediyorum ve aslında öyle olmadığını da biliyorum. Susannah resmen bir bebekten kendini bir yetişkine çevirmeyi başarıyor ve bu öyle güçlü bir irade gerektiriyor ki, yaşamadan ne anlarız ne de tahmin edebiliriz sanırım. Susannah'ın hastalığı ve elinde bir kılıç gibi tuttuğu kalemi, bu hastalığa bir bilinç de sunuyor. İlk gözden anlattığı için de, daha bir etkileyici. Okurken siz kendi sağlığınızdan şüphe edebiliyorsunuz ve sanırım amaç da buydu. Bir farkındalık ancak hissettirerek yaratılabilir. Susannah ne kadar şanslı olduğunun farkında; çünkü o bugün kendi hikayesini binlerle paylaşabiliyor. Elbette asla eskisi gibi olamayacak. Bunun da bilincinde ama bunu kabul edip üstesinden gelmeyi de başarmış bir kadın. Hayranlık uyandırıcı cidden. Size de kesinlikle okumanızı önerdiğim epey etkileyici bir kitap Beynimdeki Yangın. Bu tür kitapları seviyorsanız size Bir Psikiyatristin Gizli Defteri'ni ve Elia ile Yolculuk'u okumanızı öneririm."} {"url": "https://okurunkosesi.com/bir-katilin-guncesi/", "text": "Bir Katilin Güncesi, kapağı ve elbette konusuyla ilgimi çekti. Timaş Yayınları'ndan yayımlanan kitap iki yetkin Korece çevirmenin elinden çıkmış. İkisi de hem tercümanlık geçmişi olan hem de Koreceye hakim iki kadın: Özlem Gökçe ve Açelya Yavuz. Bu notla beraber çevirinin ve dilin gayet akıcı olduğunu belirtmek istiyorum. Ne var ki 50 60 sayfaya sığdırılacak bir öykünün 140 sayfaya büyük puntolarla hunharca basılmasından hoşlanmadığımı da eklemeden geçemem. Byıonğsu Gim, sakin ve ücra bir yerde yaşayan epey yaşlı bir adamdır. Yıllarca veteriner olarak çalışmıştır. Kitap Alzheimer hastası olan bir seri katilin gittikçe zayıflayan bilişsel gücünü günlük hayatından kesitler sunarak anlatmakta. Kendisi hastalığının bilincinde olduğu için aslında kendince bir takım önlemler almaya başlıyor. Ne var ki kızı Inhi'nin evlenme niyetiyle eve getirdiği adamın şehri kasıp kavuran seri cinayetlerin sorumlusu olduğunu düşünmeye başlar ve bir an önce, tamamen kendisini kaybeden kızını bu adamın elinden kurtarma çabasına girer. Ne var ki büyük bir engel vardır karşısında: hızla kaybolan zihni. Benim için başları epey sürükleyici bir kısa roman/kısa öykü Bir Katilin Güncesi. Adamın bu süreçle olan ilişkisi, kızını koruma düşüncesi, karanlık geçmişi gibi unsurlar gerçekten de okuru daha ilk satırdan ele geçirmeyi başarıyor. Özellikle de şiir ile ilgilenmesi, edebiyata olan düşkünlüğü gibi unsurlar kesinlikle edebiyat severlerin ilgisini çekecek türde. Ancak anlatıcımız Byıonğsu Gim'in yaşadığı bu Alzheimer sorunu, anlatılanlara ve olanlara, gözlemlere ne kadar güvenebileceğimiz sorununu ortaya çıkarıyor. Ve tek bir çıkarım var bu konuda: güvenemeyiz. Çünkü o bile daha bir saat önce ne yaptığını bilmeyen bir insan. Alzheimer hastalığı benim en korktuğum hastalıklardan birisi ama bu kitaptan tat alamamamın asıl nedeni değil. Kısmi sebebi. Anlatıcıya güvenmediğinizde kurguya kendinizi nasıl kaptırabilirsiniz? Olanların hangisinin gerçek hangisinin oturtturulduğunu, hangisinin hayal olduğunu bilmediğinizde, okura kalan nedir? Sadece sonu merak etmek, bitirmek amacıyla okumak sanırım. Ben işte bu yüzden Byıonğsu Gim gibi öykünün içinden yok oldum. Kitabın sonu epey şaşırtıcı bazı acılardan ama bu bile beni kendisine hayran edemedi. Dediğim gibi, ben anlatıcının kopuşu gibi kitaptan ve kurgudan koptum. Zaten yazarın amacı da bu bence; o kopukluğu size tattırmak. O yüzden yazar açısından epey başarılı bir eser bu. Bazı kitaplarda vardır; kitabın aslı vardır, kurguya tamamen hakim olduğunuz ancak yazar çıkar ve merak edilen bir karakterin gözünden o öyküyü baştan sona anlatır. İşte bu kitap bana öyle bir eser gibi geldi. Eğer kurgu okumayı benim kadar seviyor, bir giriş gelişme ve sonuç ve güvenilir anlatıcı arıyorsanız, bu kitap kursağınızda kalır. Çünkü her şey bölük pörçük, anlaşılmaz. Ancak yazarın bu durumu ve fikri nasıl işlediğini görmek, bu güncenin ve aslında anlatıcıyla okurun nasıl dağıldığını tatmak istiyorsanız, bu kitaptan benden daha çok hoşlanacağınızı garanti ederim. Hele bir de Gerçek Suç, Polisiye kitaplarını seviyorsanız, gerçekten yılın gözde kitapları listenizde kendisine yer bulabilir. Eğer Bir Katilin Güncesi'ni okumayı düşünüyorsanız o zaman size Hastalık Hastası Kiralık Katil adlı kitabı öneririm. Almak istediğim bir kitaptı. Benim de hazırladığım birkaç listede de yer alıyordu bu kitap. Yorumunuzun neticesinde bölük pörçük anlatımlardan hoşlanmadığım için alışveriş listesinde yer tutmaması gerekiyor sanırım."} {"url": "https://okurunkosesi.com/bir-kedi-bir-adam-iki-kadin-junichiro-tanizaki/", "text": "Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın isimli eserin girişindeki özyaşama göre, Tanizaki modern Japon Edebiyatı'nın değerli isimlerinden biri. 1965 yılında vefat etmiş, Natsume Soseki'den sonra önde gelen romancılardan birisi olarak tarif ediliyor. Kitabı almamdaki en önemli nedenlerimden birisi Jaguar Kitap'ın yayımlamasıydı. Ara ara açıp, hangi kitapları yayımladıklarına bakmasam böyle önemli bir yazarla da tanışamayacaktım. Üstelik Can Yayınları da Tanizaki yayımlama konusunda Jaguar Kitap'la başa baş gidiyor. Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi çoktan alınacaklar listeme girdi. Tanizaki, Doğu ve Batı'yı sentezleme biçimi, insanın karanlık doğasını ifade etmesiyle biliniyor. Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın'laysa bir kedi üzerinden dört insanın içlerindeki sapkın yanlarının açığa vurulması ayrıntılarla anlatılıyor. Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın ve kaynana?.. Şozo, 30 yaşında, elinden doğru düzgün bir iş gelmeyen, hep birilerine bağımlı olarak yaşamış, uzun süre bir işte tutunamamış bir adam. İlk eşini terk edip annesinin aracılığıyla kuzeniyle evleniyor ve kitap, eski eşin Şozo'nun biricik, zarif mi zarif kedisi Lily'yi yalnızlığına deva olması için mektup aracılığıyla istemesiyle başlıyor. İlk başta yeni gelin Fukuko onun oyununa gelmek istemiyor, bunun eşinin aklını çelmek için bir araç olduğundan şüpheleniyor, ancak kedi ile Şozo'nun ilişkisini irdeleyince, anormalliği fark edip kadının istediğini yapıyor. Kedi bu evden gidecek, ya o ya ben diyor. Kedisever bir insan olarak kitabı sevdim ama nedense kitapta bana hitap etmeyen bir yan da vardı. Belki Japon kültürünün ataerkil olarak verilip erkeğin en ezilen tip olması. İnsanların karanlık yanlarının gözler önüne serilmesi. Ya da en naif dediğimiz kişinin bile aslında ne yaptığının farkında olması. Masumiyet bulamadığım bir kitap, belki de ondandır pek sevemeyişim. Kedi Lily'ninse bu çatışma içinde mal gibi kullanılması en çok rahatsız edilen unsurlardan birisi oldu. Tanizaki'yi özellikle bir daha okur muyum, emin değilim. Kitabını listemde tutacağım yine de. Bir gün belki... İçimi rahatsız eden birçok düşünce ve öneriyle kapattım kitabı. Ancak Japon edebiyatındaki kedi yerini çok seviyorum. En son Gezgin Kedinin Günlüğü'ı okumuştum ve onunla benzer hislere kapılmıştım yer yer. Kısa bir kitap olduğu için hoş vakit geçirebilirsiniz, tabii aile içi şiddet, zalımlık ve kaynana gibi unsurlardan çok etkilenmiyorsanız."} {"url": "https://okurunkosesi.com/bir-psikiyatristin-gizli-defteri-gary-small/", "text": "Bir Psikiyatristin Gizli Defteri sanırım bir kitap satış sitesindeki çok satanlar listesinde karşıma çıktı. Psikoloji her zaman ilgimi çekmiştir; Düşlerin Yorumu'nu da almamın nedenlerinden biri de bu. Tabii Düşlerin Yorumu'nun Türkçesinin bile bu kadar ağır olacağını hesaba katmamıştım, boş bir vakitte o da okunmayı bekliyor. Dr. Gary Small'ın hayatı boyunca tecrübe ettiği en ilginç vakaları anlattığı bir kitap Bir Psikiyatristin Gizli Defteri. Bir tür anı anlayacağınız. Ama hasta doktor güvenirliğini ihlal etmemek için bazen adları, semtleri değiştirmiş. Ben daha çok Freud'un kitabı gibi beklemiştim, saçmalamışım. Sonuçta bir anı bu. Genç bir psikiyatrist olarak Gary ile hayata atılıyoruz, o işinde uzmanlaştıkça odası, egosu, serveti, namı ve ailesi de onunla beraber büyüyor. Onun başından geçen en ilginç vakalar belki döneminde gerçekten öyleydi de ama bugün bir çok olayı az çok biliyoruz. Size adlarını yazıp hikayenin etkisini bozmak istemiyorum. Ama eminim içlerinden büyük bir kısmından haberdarsınızdır. Kitapta çeşitli bölümler var ve her bölümde farklı hikayeler anlatılıyor. Bir anne oğul ilişkisini anlatırken yazar, aklımdan onlarca düşünce geçti. Ebeveynlerin yaptığı her hareketin çocuklarını ve onların çocuklarını etkileme kabiliyeti varken, aklı salim şekilde bir çocuğu gerçekten doğru yetiştirdiğinizden nasıl emin olursunuz? Olamıyorsunuz. Bu sorunlar o çocuğun tüm hayatını etkiliyor: yaptığı seçimleri, mesleğini, hatta kendi çocuğunu yetiştirme şeklini. O zaman hepimizde bir derece psikolojik sorunları var. O zaman hepimizin aile hekiminin yanında bir de psikoloğumuzun olması gerekiyor. Yazar yaklaşık 30 yıllık bir dönemi kitapta anlatıyor ve insanların zamanla nasıl da Psikiyatriyi daha açık zihinlerle kabul ettiğine de tanık oluyoruz. Günümüzde hala psikoloğa gidenlere deli muamelesi yapılırken bunun 20 yıl öncesini az buçuk hayal edebilirsiniz. Üstelik Gary'nin anlattığı gibi diğer doktorlar bile Psikiyatriyi bir bilim olarak görmüyorlar bile. Gary'nin mesleğinin günlük hayatına nasıl etki ettiği de veriliyor aslında metinde. Yani işi iş yerinde bırakma gibi bir ihtimali yok. Eğer yazarın egosunu görmezden gelirseniz oldukça akıcı ve yer yer eğlenceli bir kitap. Benim favori hikayem Küçülen Penis. Eğer okuyanlar varsa neden komik bulduğumu büyük bir ihtimalle tahmin ediyorlardır. Bu türde başka kitap okumadığım için karşılaştırma olanağım yok ama okurken, özellikle başlarda Doktor'un da yanılabileceğini gördüğüm zamanlarda daha da çok sevdim. Bu yönden de aslında kitabın kendi içinde de bir tutarlılık var. İnsani duygular es geçilmemiş. Kitabın çevirisi de hoşuma gitti. Bazı yerlerde Türkçe kelimeler parantez içinde verilmiş; daha çok kaynak metine sadık bir çeviri yapılmıştı. Ama yer yer türkçe deyimlerde kullanılmış. Terimler İngilizce olduğu için bazı kısaltmalar eğer İngilizce biliyorsanız size daha bağlantılı geliyor ama bilmiyorsanız da pek bir kayıp olmuyor."} {"url": "https://okurunkosesi.com/bizimle-basladi-bizimle-bitti/", "text": "Bizimle Başladı Bizimle Bitti 376 sayfalık, benim Hoover'dan okuduğum ilk kitap. Colleen Hoover uzun zamandır güncel kurmaca okur alemini kasıp kavuran bir yazar. Ben de kitaplarını okumayı istiyordum ancak romans sevmediğim için pek elim gitmiyordu. Sevdiğim arkadaşım kitabın Goodreads puanını görünce okumak istemiş ve ben de ona ortak çıktım. Goodreads'ta 2 milyondan fazla oy alıp da hala 4.30 puanı tutturmak öyle her insanın harcı değil nitekim. Bununla birlikte kitap 2016 yılı Romans dalında Goodreads Choice Ödülü de aldı. Sizlerse bu kitabı yeni duyuyorsunuz çünkü Epsilon Yayınları ancak yayımlayabildi. Ayrıca Bizimle Başladı Bizimle Bitti'nin 2. bir kitabı bulunmakta. Bizimle Başladı. Kitap Atlas'ın öyküsüne odaklanmakta. Yani aslında kitap 0,5 gibi bir sıralamaya sahip. Kitap hakkında tek kelime okumadan başladım. Bir yandan sonuca bağlanmayan romanlardan olacak diye korka korka ilerledim. İlk önce yirmi üç yaşında olduğunu, ardından küçükken annesini döven bir babanın kızı olduğunu ve gencecik bir yaşta evsiz birine aşık olduğunu öğrendim. Sonra da hayatına yeni bir çizgi çizecek yakışıklı bir doktorla tanışmasını ve kendi işini kurmasına tanık oldum. Kızımız Lily, bana Pollyanna'yı anımsattı. Onda epey tatlı ve masum bir hava vardı. Kitabı dram olarak etiketleyebiliriz ama bence epey de mizah içeriyor, yani hem güldüren hem ağlatan bir kitap. Sevgili doktorumuz Ryle da en az kızımız kadar sorunlu bir adam. Bir o kadar da iş hayatına odaklanmış biri. Ne var ki, ona pek ısınamadım. Bunun için de bir nedenimiz var ve adı Atlas. Genel olarak baktığımızda aslında, kitabın amacı aşk değil. Bir annenin hem kendisi hem de evladı için nasıl bir hayat çizmesi gerektiği. Suiistimal suiistimali doğurur ve bu halkayı, döngüyü kırmak bizim elimizde. Bu kitabın en güzel yanı bence kadın dayanışması. Aşkla, sevgiyle bezenmiş olabilir ama yazarın da kitabın verdiği mesaj çok açık bence. Birini sevmeniz illa da onun kurbanı olmanızı gerektirmiyor. Böyle şeyler irade ve güç gerektirir ama kendiniz ve evladınız için daha iyi bir gelecek kurmak biraz da sizin elinizde. Bu kitabı vermeye çalıştığı mesaj için çok sevdim ama aşk fasa fiso geldi. Bir kadının halkayı kırmak için çektikleri anlatılıyor. Genel olarak bakarsak birazcık yavan. - Hangi sevgi daha büyük? - Sadece sevgi yeterli mi? - Peki ya ölüm korkusu bu kadar basite indirgenebilir mi? Ekonomik özgürlük de giriyor işin içine elbette... Öyle ucu açık ki bu konunun. Kitabı burada biraz eksik buldum işte. Bu konuyu işleyip ölüm korkusunu, başka her şeyi yok saymak biraz garip. Yine de Colleen Hoover, bu konuyu Bizimle Başladı Bizimle Bitti kitabıyla gündeme taşıyıp iyi işleyebildiği için takdiri hak ediyor bence. Aşağıda sizlerle paylaşmak için çevirdiğim bir Bizimle Başladı Bizimle Bitti alıntısı bulabilirsiniz. Bizimle Başladı Bizimle Bitti konusu yüzünden, bu konuyu işleme şekli yüzünden okunabilir bir kitap. Anlatımı da epey akıcı ancak ben Türkçe okumadığım için edisyon hakkında yorum yapamıyorum."} {"url": "https://okurunkosesi.com/bjornstjerne-martinius-bjornson-kimdir/", "text": "Bjornstjerne Martinius Bjornson, Norveç'in en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilir ve ülkesinin kültürüne ve diline önemli katkılarda bulunmuştur. Bu yazıda hem onu tanıyacak, hem de hayatına ve eserlerine kısa bir bakış atacağız. Bjornstjerne Martinius Bjornson Norveçli yazar, şair ve siyasetçidir. Norveç edebiyatının en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir. Bjornson, Norveç kültüründe ve politikasında önemli bir figürdü. Norveç'in bağımsızlığına ve kültürüne büyük katkılarda bulundu. Bjornstjerne Martinius Bjornson, 8 Aralık 1832'de Norveç'in Kvikne şehrinde doğdu. Çocukluğu ve gençliği boyunca ailesiyle birlikte Kvikne'de yaşadı ve babası çiftçilik yapmaktaydı. Eğitim hayatına Kvikne'de başladı ve daha sonra çevre okullara devam etti. Oslo'daki üniversiteye girdi ancak burada eğitimini tamamlayamadı. Gazetecilikle kariyerine başlayan Bjornson, daha sonra tiyatro oyunları, romanlar ve şiirler yazdı. Norveç milliyetçiliği ve Norveçli kadınların eğitimi gibi konularda da yazılar yazdı. Norveç kültürü ve politikasında önemli bir figür olan Bjornson, Norveç'in bağımsızlığına ve kültürüne katkıları nedeniyle 1903 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Ayrıca, Norveçli dilbilimci Ivar Aasen ile birlikte, Norveç dilinin resmi olarak kabul edilmesinde büyük bir rol oynadı. Bjornson, Norveçli bir yazar olarak, eserlerinde Norveç'in doğasına ve tarihine sık sık atıfta bulundu. En ünlü eserleri arasında Peer Gynt ve Arne gibi yapıtlar bulunmaktadır. Bjornson, aynı zamanda bir politikacıydı ve Norveç'in bağımsızlığına yönelik çalışmalar yürüttü. Ülkede radikal değişimler yapılması için mücadele etti. Bjornson, Norveç'te sanatın ve edebiyatın toplum üzerindeki etkisine inanan biri olarak, bu alandaki farkındalığın artması için çalışmalar yaptı. İki kez evlenen Bjornson'un beş çocuğu oldu ve ailesi ile birlikte birçok yerde yaşadı. 1899 yılında, Bjornson Norveç'teki en yüksek sanat ödülü olan Anders Jahre Ödülü'nü aldı. Bjornson, aynı zamanda Norveç Halk Meclisi'nin üyesi ve hatta başkanı olarak görev yaptı. Bjornson, hayatı boyunca Norveç ve İskandinav ülkeleri arasındaki kültürel ilişkileri güçlendirmek için çabaladı. 26 Nisan 1910'da ölen Bjornson, Norveç edebiyatı ve kültürü için önemli bir figür olarak hatırlanmaktadır. Bugün, Norveç'teki birçok yerde Bjornson anısına heykeller ve anıtlar bulunmaktadır. Ne yazık ki bu önemli yazarın eserleri Türkçeye çevrilmemiş. - Fiskerjenten (1868) - Det flager i byen og pa havnen (1884) - Magnhild (1877) - Det ny system (1872) - Pa Guds veje (1889) - Mellem slagene (1855) - Halte-Hulda (1858) - Kong Sverre (1861) - Sigurd Slembe (1862) - Maria Stuart i Skotland (1864) - De nygifte (1865) - Redaktoren (1874) - Geografi og k rlighed (1885) - Over vne I (1895) - Over vne II (1895) - Digte og sange (1870) - Arnljot Gelline (1870) - Nye digte (1871) - Lierne og andre digte (1879) - Samlede digte (1887) - Synnove Solbakken (1857) - Arne (1858) - En glad gutt (1860) - Bondeidyl (1864) - Det norske theater (1879) - En fallit (1882) - Det 17de Mai (1884) - Paa gjengrodde Stier (1892) - Fred (1895) - Mary (1906) - Bjornson, Norveç'teki en ünlü edebiyatçılardan biridir ve ayrıca Norveç'in ulusal şairi olarak kabul edilir. - 1903 yılında Bjornson, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Ödül, Bjornson'un şairsel ve drama yazılarındaki eserleriyle İskandinav ruhunu yücelttiği ithafırla kendisine verildi. - Bjornson, Norveç'in bağımsızlığını savunan bir milliyetçiydi ve Norveç'in İsveç'ten ayrılması için mücadele etti. - Bjornson ayrıca, Norveççe'nin modern bir dil olarak kabul edilmesi için mücadele etti ve dil reformlarına öncülük etti. - Bjornson, tiyatro yazılarıyla da ünlüdür ve Peer Gynt adlı eseri, Norveçli besteci Edvard Grieg'in müziğiyle birlikte dünya çapında tanınan bir eser haline gelmiştir. - Bjornson ayrıca, İsveçli yazar August Strindberg ile de tartışmalı bir ilişkiye sahipti. İkisi, Norveç ve İsveç arasındaki kültürel farklılıklar konusunda çatıştı. - Bjornson, çevre bilincine öncülük etti ve Norveç'teki doğal alanların korunmasını savundu. O dönemde pek çok insan tarafından bu konuda radikal olarak görülüyordu. - Bjornson, edebiyat ve tiyatro dünyasında birçok önemli figürle dostluk kurdu, özellikle Norveçli yazar Henrik Ibsen ile yakın bir ilişkisi vardı. - Bjornson, aynı zamanda bir eğitimci ve aktivistti ve okuma yazma bilmeyen yetişkinler için okuma kursları düzenledi. - Bjornson, Norveçli politikacı ve diplomat olan birçok aile üyesine sahipti ve ailesi Norveç'in siyasi tarihinde önemli bir rol oynadı. Umarım Bjornstjerne Martinius Bjornson kimdir sorusunu güzel biçimde yanıtlamayı başarmışımdır. Tutarsızlık bulursanız lütfen yorum bırakmaktan çekinmeyin."} {"url": "https://okurunkosesi.com/blood-heir-ile-kate-daniels-dunyasina-donus/", "text": "Ilona Andrews gerçekten de en sevdiğim yazar olabilir. Kurguladıkları dünya her seferinde beni ve aslında binlerce okuru içine çekiyor, muazzam anlar yaratıyor ve akıllardan çıkmayan öyküler sunuyor. Bu evli çiftin nasıl her seferinde bunu başarıyla yaptığını henüz çözebilmiş değilim ancak işlerini dört gözle beklemem için böyle bir şeye de gerek yok. Dünya çapında karantina başladığında, Ilona Andrews okurlarına içlerini rahatlatacak, biraz olsun güzel anlar geçirmelerini sağlayacak bir hediye vermek istedi ve çok sevdiğimiz Kate Daniels dünyasından bir karakter olan Julie ele alan hikayeyi web sitesinde yayınlamaya başladı. Ve 2021'nin en başında, bu hikaye daha annesi ile babasının aklında bir parıltıyken takip etmeye başlayan okurlar olarak, Blood Heir'i okuma fırsatını elde ettik. Kate Daniels 10. kitapla aramızdan ayrılsa da evli yazarlarımız bu dünyayı sonlandır mamakta kararlı. Gerek okurlar, gerek para kaygıları bu dünyanın devam etmesine neden oluyor. Çok da şikayetçi değiliz. Benim karantinadan kısmen aklı başında çıkma sebebim olabilirler. Size buradan hemen bir not düşmek isterim, eğer Kate Daniels serisini okumadıysanız kesinlikle şimdi buradan ayrılın, zira duyacağınız neredeyse her şey bir spoiler olacak. Julie, bizim küçüklüğünden beri tanıdığımız tatlı yavrucak artık çok farklı biri. Büyük bir değişimden geçmiş, badireler atlatmış, savaşlar vermiş yirmi yaşlarının ortasında güzel bir kadın. Atlanta savaşından sonra şehri terk etmiş ve bir daha hiç geri dönmemiş. Onu tekrar Atlanta'ya getirense anne ve babasının kapısında bitecek olan ölümcül bir tehdit. Julie bildiği tek aileyi kurtarmak için elinden her geleni yapmaya kararlı ve bunun için gerekli eğitimi, gücü ve desteği mevcut. Herkesi tanıdığı ama kimsenin onu tanımadığı bir şehre ayak basan Julie, Aurelia, yetimlerle, eski dostlarla, absürt canavarlarla karşılaşacak ve sevdiği herkesi kurtarmak için çetin bir mücadele verecek. Elbette var, Derek ve Ascanio de öyle. Biraz sürpriz olsun. Bence muazzam. Daha önce de dediğim, demeye çalıştığım gibi. Ilona Andrews yazdıkları her kitapla bir mucize yaratıyor. Bu Aurelia Ryder dizisinin ilk kitabı Blood Heir de onlardan farklı değil. Hem eski bir dünyaya götürmesi hem de yepyeni bir macera yaratması sebebiyle bu seri benim gönlümü çaldı. Ayrıca The Iron Covenant serisine yönelik yeni sorular doğurması da yine gelecekteki kitaplara yönelik heyecanımı acayip besledi. Muazzam yeni karakterler yaratmış, inandırıcı olmakla kalmayıp insanı can evinden vuran bir kurguya oturturmuş. Yani efsane vakit geçirmeniz işten bile değil! Kesinlikle. Ancak Kate Daniels'ı okuduktan sonra. Yoksa kitap sizin için pek değerli olmayacaktır. Ancak önemli bir not. Bu kitap, kişisel yayımlandı. Yani devam kitabının gelip gelmemesi tamamen satışlara bağlı. Şimdilik yazarlarımız ikinci kitabı yazacaklarını duyurdu. Ne var ki ne zaman geleceğine dair hiçbir söz veremiyorlar. Çünkü yine kitabı geleneksel yöntemle değil, kendileri yayımlayacak."} {"url": "https://okurunkosesi.com/buyuk-dortler-agatha-christie/", "text": "Büyük Dörtler, Hercule Poirot serisinin beşinci kitabı. Sanırım İngiliz Edebiyatı'nda Polisiye deyince akla ilk Sherlock Holmes, ikinci olarak da Hercule Poirot gelir. İlki her ne kadar fiziksel kanıta önem veriyorsa, ikincisi de bir o kadar insan davranışlarına göre hareket eder. Tabii bu kitapta iki karakter pek bir iç içe geçmişti. Büyük Dörtler, Hastings'in Güney Amerika'dan bir arkadaşının Poirot'u ziyaret etmesiyle başlar. Ancak Hastings de sürpriz bir biçimde arkadaşını görmeye gelmiştir. Fakat gizemli bir adamın aniden yan odada belirip ölmesi ve bir kağıda gizemli bir şeyler yazmasıyla Hercule Poirot bu kitapta kendisini uluslararası bir güce karşı hareket ederken bulur. Büyük Dörtler, Agatha Christie'nin ünlü dedektifi Hercule Poirot'un bir romanı. Kitap ilk olarak 1927'de yayınlandı ve en eski Poirot romanlarından biri. Hikaye İngiltere'de geçiyor ve sadece Büyük Dört olarak bilinen, gizemli bir figürle bir araya toplanan bir grup zengin ve güçlü insan etrafında dönüyor. Roman, Poirot'un Paul Renauld adlı bir adamdan bir mektup almasıyla başlıyor. Adam, hayatının tehlikede olduğunu iddia eder ve Poirot'un yardımı için yalvarır. Poirot, Renauld'ın evine gelir ve onu ölü bulur. Poirot ve arkadaşı Hastings, yakında Renauld'un iddia ettiği kişi olmadığını ve cinayetinin çok daha büyük bir komplonun başlangıcı olduğunu öğrenir. Poirot ve Hastings davanın derinliklerine girerken, Büyük Dörtler ile ilgilenebilecek bir dizi başka karakterle karşılaşırlar. Bunlar arasında ünlü bir oyuncu, zengin bir işadamı ve parlak bir bilim adamı bulunmaktadır. Poirot, bu bireylerin gerçek kimliklerini ve nedenlerini ortaya çıkarmak ve hain planlarını gerçekleştirmeden önce onları durdurmak için tüm zekasını ve tümdengelim becerilerini kullanmalıdır. Romanda Christie, şaşırtıcı olaylarla dolu karmaşık bir kurgu örer. Poirot yavaş yavaş Büyük Dörtler'in ve nihai hedeflerinin arkasındaki gerçeği yavaş yavaş ortaya çıkarır ve okuru tahmin eder. Kitap ayrıca, hem parlak hem de kusurlu olarak tasvir edilen Poirot'u kibir ve kibir eğilimi ile tasvir etmesiyle de dikkat çekiyor. Genel olarak, Büyük Dörtler, okurları baştan sona koltuklarının kenarında tutacak klasik bir Christie gizemidir. Zeki bir grup Poirot'u aradan çıkarmak için epeyce kapsamlı planlar yaparlar ancak Hercule Poirot Gri Hücrelerini kullanarak onlarla mücadele etmeye kararlıdır. Dostu Hastings ile kendilerini büyük bir tehlike ve bir o kadar da büyük bir gizemin ortasında bulurlar. Sanırım seride şimdiye kadar okuduklarım arasından en vasatı bu kitaptı. Bu tür kitaplar okurken ben genellikle bir cinayet, bir ya da iki zanlı beklerim ama bu kitapta olay epeyce geniş çaplı ve akıcılıktan uzaktı. Sıkıldım diyebilirim: Kitapta sürekli insanların adları geçiyor, oradan oraya savruluyorduk ama kitabın sonuna dek aslında pek bir şey olmadı. Sevmediğim bir başka yön de içinde aşırı derecede Sherlock Holmes esintisinin bulunmasıydı. Sizlerin kitap okuma keyfini kaçırmak için burada detaylara yer vermeyeceğim ancak bunlar, biraz iki seriye dair bilgisi bulunan insanların tahmin edeceği şeyler. Ben de tahmin ettiğim için polisiye türünün verdiği tüm zevkli elimden aldı. Aslında ben sanırım dedektif olarak Hercule Poirot'tan da hoşlanmıyorum, bu da kitaba karşı bakış açımı epey etkiliyor. Hastings'e karşı kibirli ve aşağılayıcı tavırlarını kabul edemiyorum. Ona karşı sevgi beslediği doğru ama bu benim kedime duyduğum bir sevgiye benziyor. Tabii ben kedimi aşağılamıyor, küçük düşürmüyor, sürekli yargılamıyorum. İnsan olarak da bu denli kibirli olması da sevmemem için bir neden. Ne var ki suçu çözmedeki başarısını da inkar edemem. Bu yüzden de seriye bir müddet ara vermeyi düşünüyorum. Benim akıl sağlığım için faydalı olacak bu. Bu kitap hakkındaki net yorumum da şöyle: Serinin bence en kötü kitaplarından birisi. Genel hatlarıyla sıkıcı ve durum polisiyesi gibi adlandırılabilir. Sürekli toplantılar ve mektuplarla ve arada işlenen birtakım suçlarla bezeli. Eğer böyle olduğunu bilseydim sanırım kitabı almazdım. İyi yönü ise çevirmen ve editörlerin güzel bir iş çıkarmış olması. Yani Büyük Dörtler akıcı. Yazarın değişik bir açıdan yaklaşması kimileri tarafından ilginç bulunabilir ama ben beklediğimi alamadım. Serideki tüm kitapları Hercule Poirot Serisi Okuma Sırası başlıklı yazımdan öğrenebilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/celikten-dugumler-sandrine-collete/", "text": "Çelikten Düğümler, 2001 yılında geçen bir polisiye. 40 yaşında bir adamın geçmişine ve bugününe odaklanıyor. Bir süre hapishaneden kaldıktan sonra bir kaçış yaparak ücra bir yere giden ve orada kaçırılarak tutsak edilen bir adamın hikayesi. İki ihtiyar adamın işlerini yaptırmak ve sapkın hayatlarını gizli tutmak için kaçırdığı bu orta yaşlı adamın asi ve hırçın halini geride bırakıp nasıl kölelik zihniyetine girip, açlık, susuzluk ve yorgunluk yüzünden aşama aşama benliğini kaybettiğini görüyoruz. Çelikten Düğümler konusu itibariyle korkutucu ve insanı içine çekiyor. Kendinizi anlatıcının yerine koyduğunuzda, intihar etmenin bile bir kaçış olmadığı bu suç romanı, kimi anlar aşırı heyecanlı ve karamsar. Heyecanlı olmasının nedeni ise, bu kurgunun kimin zaferi ya da kimin mağlubiyetiyle biteceğine dair doğan meraktan geliyor. Bir hayatta kalma romanı. İnsanın ertesi günü görebilmek için nasıl da mücadele verdiğini çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor. Kitabın içinde geçen acımasızlık, delilik ve işbirliği insanın huzurunu kaçırıyor. Üstüne karakterin korkusunun gerçekçi ve inandırıcı bir biçimde yansıtılması da kurgunun içine dahil olmayı kolaylaştırıyor. Kitap konu itibariyle tatmin etse de düzende oluşan bazı sorunlar yüzünden okuması uzun sürüyor. Gerilim, polisiye romanlarını seviyorsanız ve karamsar, karanlık kitaplar okumak hoşunuza gidiyorsa okumanızı öneririm ancak ikinci baskısını almakta fayda var. Çelikten Düğümler, 2013 yılında Fransa'nın en iyi polisiyelerine verilen, Grand Prix de Litterature Policiere ödülünü aldı. Benim okumayı tercih etme nedenim ise 221B Dergi'de hakkında bir yazı ya da reklam görmemdi. Eğer ödüllü kitaplar okumayı tercih ediyorsanız, şu yazıya bakmanızı öneririm."} {"url": "https://okurunkosesi.com/cerrah-tess-gerritsen/", "text": "Cerrah, Tess Gerritsen ülkemizde çok sevilmesini sağlayan bir kitap ve o da bu ilgi ve sevginin farkında olmalı ki ülkemize iki kez gelip çeşitli yerlerde imza günlerine katıldı. Ben de bu imza günlerinin etkisiyle kendisine bir kitap imzalatmayı başardım. Cerrah'la olan hikayem böyle. Eğer Tess seviyorsanız, Rizzoli ve Isles'ın dizi olduğunu da biliyorsunuzdur. Ben de diziyi çok severim ve bu kitapta diziden parçalar bulmayı umuyordum. Ancak Cerrah tamamen diziden ayrı tutulması gereken bir kitap. Film-dizi olmuş eserleri seviyorsanız, kitap uyarlamaları yazıma bakmanızı öneririm. Boston'da işlenen bir cinayet eski bir seri katilin kopyacısının ortaya çıktığını düşündürür ve bu yüzden de dava tekrar açılır. Bu beklenmedik olay nedeniyle polisin tekrar Capra adlı katilin hayatta kalan tek kurbanını sorgulaması gerekir. Catherine katili öldürerek kurtulmuş ve kendisine yeni bir hayat kurmuştur. Ne var ki kopyacı sadece polisin bildiği detayları biliyor, Catherine ise o sırada ilaç altında olduğu için sadece bölük pörçük anılar hatırlıyordur. Bu davayı çözmek Moore adlı bir patologa ve cinayet masasının tek kadın dedektifi Jane Rizzoli'ye düşer. Ancak büronun ve dedektiflerin çekişmesi de işleri kolaylaştırmaz. Cerrah'ın bende bıraktığı etki, epey akıcı ve polisiye severlerin beğeneceği bir kitap olduğu yönünde ancak Rizzoli & Isles dizisini arayanlar biraz hüsrana uğrayacaklar. Dizine ne kadar sıcak bir ortam varsa kitapta da o kadar nefret ve kıskançlık dolu bir ortam var. Özellikle Jane Rizzoli'nin bu kadar çirkef ve hırslı bir karakter olmasını beklemiyordum. Ve acımasız. Ancak her zamanki gibi dizileri ve kitapları birbirinden ayrı tutmak gerek. Kitabın kurgusu tahmin edilmiyor; sürükleyici bir polisiye. Karakterler oldukça canlı ve belirgin hatlarla yaratılmış. Her birisinin kendi kişiliği var. Kurgu adım adım ilerlerken bu doğrultuda onların yaptığı hareketler asla yadırganmıyor. Maura bu kitapta yok denecek kadar az. Jane ise yan karakter gibi. Asıl kahramanımız Catherine adlı kurban ve başka bir dedektif olan Moore. Tek bakış açılı bir anlatım göremeyeceksiniz. Beklediğimi bulamadığım ama sürükleyici bir macera oldu. Polisiye okumak için ideal bir kitap. Gizem sahiden tırnak yedirir. Karakterler ise çoğu zaman sinir bozucu. Genel olarak heyecan verici. Yaşanacak olayları bildiğim için bu noktadan oraya nasıl vardıklarını sahiden merak ediyorum. Ayrıca Rizzoli & Isles seri sıralaması yazısına bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Dr. Catherine Cordell, geçmişte yaşadığı korkunç bir deneyim sonrasında Boston'a taşınmış bir cerrahtır. Ancak onunla birlikte, Warren Hoyt adındaki saplantılı bir seri katilin gölgesi de gelir. Hoyt, cezaevindeyken bile Cordell'ı rahat bırakmamakta ve ona mektuplar yazarak saplantısını sürdürmektedir. Dedektif Thomas Moore ise bu sakin şehirde işlenen vahşi cinayetlerle karşı karşıyadır. Kurbanların cesetleri, bir cerrahın elinden çıkmış gibi kesilmiştir ve bu cinayetlerin işlenme şekli ürkütücüdür. Şehir, bu katilin korkusuyla sarsılmıştır ve ona Cerrah denmektedir. Moore, bu korkunç cinayetlerin ardındaki sırları çözmek için elinden geleni yaparken, Cordell'ın yardımına ihtiyaç duyar. Çünkü cinayetlerin işlenme şekli, Cordell'ın geçmişte yaşadığı korkunç saldırının ayrıntılarına benzerlik göstermektedir. Cordell ve Moore, bu yeni katili durdurmak ve şehri korumak için işbirliği yaparlar. Ancak bu süreçte geçmişteki travmaları ve Hoyt'ın saplantısıyla yüzleşmek zorunda kalırlar."} {"url": "https://okurunkosesi.com/cormoran-strike-okuma-sirasi/", "text": "Cormoran Strike, ünlü İngiliz yazar J. K. Rowling'in Robert Galbraith mahlasıyla yazdığı bir polisiye roman dizisi ve bu yazıda Cormoran Strike okuma sırası mevcut. Kitaplar, özel dedektif Cormoran Strike ve onun asistanı Robin Ellacott'un maceralarını konu alır. İlk kitap olan Guguk Kuşu 2013 yılında yayımlandı ve J. K. Rowling'in gerçek kimliğini açıkladıktan sonra büyük bir popülarite kazandı. Seriye günümüzde hala yeni kitaplar eklenmeye devam ediyor. Goodreads Okurların Seçimi gibi ödülleri de kazandı. Cormoran Strike karakteri, Afganistan savaşına katılıp bir bacağını kaybetmiştir ve döndükten sonra özel dedektiflik yapmaya başlamıştır. Robin Ellacott ise onun asistanı olarak işe başlar ve ikisi de Londra'da çeşitli suçları çözmeye çalışırken zorlu vakalarla karşılaşırlar. - Guguk Kuşu - İpekböceği - Kötülük Kariyeri - Ölümcül Beyaz - Troubled Blood - The Ink Black Heart - The Running Grave - ??? Cormoran Strike Serisi, karmaşık karakterleri, zengin detayları ve gizemli öyküsü, karmaşık olay örgüleri ve sürükleyici anlatımıyla okurlardan övgü kazandı. Bu seri, J. K. Rowling tarafından yazıldığı için Harry Potter sevenler için de çekici gelse de biri fantastikken diğeri polisiyedir. Farklı türlerde oldukları için türleri seviyorsanız okumanızda kesinlikle fayda var. Umarım Cormoran Strike serisi kitap sırası işinize yaramıştır. Bir yorumunuz, düzeltmeniz varsa aşağıya yazmaktan çekinmeyin."} {"url": "https://okurunkosesi.com/dersimiz-cinayet-agatha-christie/", "text": "Kitabı İngilizce okudum ve daha şimdi, bu yazıyı yazmaya başlayınca Türkçe adının Dersimiz Cinayet olduğunu öğrendim. Uymuş bence. Sizlere uzun sürün Hercule Poirot'tan bahsetmek istemiyorum, polisiye türüne bu kadar derin bir iz bırakmış bir yazar ve seriyi bildiğinizi düşünüyorum. Poirot aniden Merlinville'e zengin bir adam tarafından çağırılıyor ve bu zengin adamın sırtından bıçaklanarak ölmesiyle de bir soruşturma başlıyor. Adam zengin olduğu için ilk şüpheli karısı ve oğlu oluyor elbette ve metresin de işin içine karışmasıyla, olaylar epey sarpa sarıyor. Ünlü dedektifimiz de bu gizemi çözmeye çalışıyor. Kitabın ilk yarısı epey sıkıcıydı doğrusu. Bağlantı kuramıyoruz ve Poirot düşünüp taşınırken pek heyecan verici işler yaptığı söylenemez. Ancak olaylar yavaş yavaş açıklığa kavuşunca ve tüm olaylar gün ışığına çıktığında, şöyle bir duruyor ve düşünüyorsunuz. Burada bir yerlerde de vay demeyi unutmuyorsunuz elbette. Poirot Amca pek heybetli değil hatırlarsanız. Yumurta kafalı, Humpty Dumpty'yi sürekli akla getiren bir adam. Benim sorunum onunla değil elbette. Katilin kim olduğunu anlamak bir yana, o kadar çok olay oluyor ki bir noktadan sonra pes ediyor, tahmin falan yürütmüyorsunuz. Kitabın sonunda öğreneceğim zaten diyerek sadece okumaya devam ediyorsunuz. Kendine göre bir akıcılığı, cazibesi var Poirot öykülerinin. Son olarak da şunu söylemeden geçemeyeceğim: Sizce de Poirot çok babacan bir adam değil mi ama? İnsanların arasını yapıp gönül ilişkilerini mutlu sona bağlatması çok hoşuma gidiyor. Sanırım bu da bir kadın yazarın elinden çıkmasıyla alakalı. Eğer akıl çalan bir son olmasaydı, bu kitaba iki yıldız verebilirdim ama öyle olmadı. Sevdim. Size de öneriyorum. Buradan Hercule Poirot okuma sırasına erişebilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/dikenler-ve-guller-sarayi-okuma-sirasi/", "text": "Dikenler ve Güller Sarayı Serisi, Sarah J. Maas tarafından yazılan dünya çapında milyonlarca hayran kazanmış bir romantik fantastik kitap serisi ve bu yazıda serisinin okuma sırası ve konusu hakkında bilgi alabileceksiniz. Dikenler ve Güller Sarayı, dünya çapında milyonlarca hayran kazanmış bir romantik fantastik kitap serisidir. Dikenler ve Güller Sarayı, genç bir kadın olan Feyre'nin fantastik bir dünyada maceralarını anlatır. Feyre, yoksul bir avcı olarak yaşayan bir insanken günlerden birinde avlanırken yanlışlıkla peri bir kurdu öldürür ve ceza olarak peri diyarına götürülür. Büyülü ve tehlikeli bir dünyaya adım atmış olur böylece. Orada, gizemli ve ölümcül bir yaratık olan Tamlin ile karşılaşır ve onunla yakınlaşır. Ancak Feyre, peri diyarındaki huzuru ve sevdiklerini korumak için korkunç bir seçim yapmak zorunda kalır. Serinin devamında ise Feyre bin bir zorlukla, savaşla mücadele eder. Örneğin Sis ve Öfke Sarayı, macera, heyecan, romantizm ve karakter gelişimiyle dolu bir kitaptır. Okurları büyülü bir dünyaya, savaşa çeken ve entrikalar dolduran fantastik bir roman olarak öne çıkar. Seri şimdilik 6 kitap olarak görünmekte. Güller ve Dikenler Sarayı kitapları aşağıdaki gibi. - Dikenler ve Güller Sarayı - Sis ve Öfke Sarayı - Küller ve Kanatlar Sarayı - Buz ve Yıldızışığı Sarayı - Gümüş Alevler Sarayı - ÇIKACAK - ÇIKACAK Dikenler ve Güller Sarayı serisi, fantastik roman sevenler için kaçırılmaması gereken bir okuma deneyimi sunuyor. Dünyada milyonlarca okuru olan bu serinin kitapları hala yayımlanmaya devam ediyor. İlk kitabı 2015 yılında yayımlanan seride fantastik ve romantik öğeler bulunuyor ve özellikle gençler için yazılmış olsa da her yaştan okuru kendisine çekiyor. Bu yazıda size hem serinin konusunu hem de Dikenler ve Güller Sarayı'nın okuma sırasını vermeye çalıştım. Bir sorunuz veya yorumunuz varsa aşağıya yazmaktan çekinmeyin! Seri şimdilik 4 ana kitaptan ve 1 ara kitaptan oluşuyor. Ancak seride toplam 6 ana kitap olması planlanıyor. Hayır, 2025 2026 gibi bitecek. Kitaplarda genellikle geçmiş olaylar kısaca özetlense de en iyi yöntem kitapları çıkış tarihine göre okumaktır. Amazon'a göre seri 17 yaş ve üzeri kitle için uygun."} {"url": "https://okurunkosesi.com/diskdunya-okuma-sirasi/", "text": "Diskdünya okuma sırası yazısı okurlar için gerekli bir yazı. Uzun bir seri olması bu tür bir yazıyı gerekli kılıyor. Örneğin ben, bilmeden serinin 6. kitabından okumaya başlamıştım. Fark ettiğimde epey üzülmüştüm. Diskdünya serisi Terry Pratchett'ın (1948-2015) 1983 yılında yayımlanan, gerek akademisyenler, gerek okurlar ve edebiyat dünyası tarafından övgüyle bahsedilen, eleştirilen bir serisi. Diskdünya serisinde 41 kitap bulunuyor. Ancak bu 41 kitap tek bir seri değil; kendi içinde Ölüm, Cadılar, Rincewind gibi serilere de ayrılmakta. Diskdünya serisini tek olarak verdikten sonra bu serilerinde Diskdünya Serisi okuma sırasına göre kitaplarını bulabileceksiniz. En azından ne okuyacağınıza dair size fikir verir diye düşünüyorum. Diskdünya serisinin Türkçe kitapları, 2015 yılından itibaren Delidolu Yayınları'ndan Niran Elçi çevirisiyle basılmakta. Daha önceden İthaki Yayınları'ndan basılmaktaydı; bu yüzden sahaflarda iki edisyon bulabilirsiniz. Kitapların ilk yayımlanma tarihlerini de kitapların yanlarına not tutuyorum. Çevrilmişse Türkçe adları, çevrilmemişse asıl adlarını bırakıyorum. Serinin çıkmış kitapları aşağıdaki gibi. Yanlarındaki yıllar ise orijinal yayımlanma tarihlerini göstermekte. - Büyünün Rengi (1983) Diskdünya: Rincewind 1 - Fantastik Işık (1986) Diskdünya: Rincewind 2 - Eşit Haklar (1987) Diskdünya: Cadı Romanları 1 - Mort (1987) Diskdünya: Ölüm Romanları 1 - Hasbüyü (1988) Diskdünya: Rincewind 3 - Ucube Kocakarılar (1988) Diskdünya: Cadı Romanları 2 - Piramitler (1989) - Muhafızlar! Muhafızlar! (1989) Diskdünya: Ankh-Morpork Şehir Muhafızları 1 - Eric (1990) Diskdünya: Rincewind 4 - Hareketli Resimler (1990) Diskdünya Serisi: Sanayi Devrimi 1 - Tırpanlı Adam (1991) Diskdünya: Ölüm Romanları 2 - Cadılar Dışarıda (1991) Diskdünya: Cadı Romanları 3 - Küçük Tanrılar (1992) - Hanımlar ve Beyler (1992) Diskdünya: Cadı Romanları 4 - Asayiş Berkemal (1993) Diskdünya: Ankh-Morpork Şehir Muhafızları 2 - Ruh Müziği (1994) Diskdünya: Ölüm Romanları 3 - İlginç Zamanlar (1994) Diskdünya: Rincewind 5 - Maskeli Balo (1995) Diskdünya: Cadı Romanları 5 - Kilden Ayaklar (1996) Diskdünya: Ankh-Morpork Şehir Muhafızları 3 - Domuz Baba (1996) Diskdünya: Ölüm Romanları 4 - Savaş Naraları (1997) Diskdünya: Ankh-Morpork Şehir Muhafızları 4 - Son Kıta (1998) Diskdünya: Rincewind 6 - Carpe Jugulum (1999) Diskdünya: Cadı Romanları 6 - Beşinci Fil (1999) Diskdünya: Ankh-Morpork Şehir Muhafızları 5 - Gerçek (2000) Diskdünya Serisi: Sanayi Devrimi 2 - Zaman Hırsızı (2001) Diskdünya: Ölüm Romanları 5 - Son Kahraman ( 2001) Diskdünya: Rincewind 7 - Muhteşem Maurice ve Değişmiş Fareleri (2001) - Gece Bekçileri (2002) Diskdünya: Ankh-Morpork Şehir Muhafızları 6 - Küçük Özgür Adamlar (2003) Diskdünya Serisi: Tiffany Sızı 1 - Canavar Alayı (2003) Diskdünya Serisi: Sanayi Devrimi 3 - Gökyüzü Dolu Şapka (2004) Diskdünya Serisi: Tiffany Sızı 2 - Postane (2004) Diskdünya Serisi: Sanayi Devrimi 4 - Güm! (2005) Diskdünya: Ankh-Morpork Şehir Muhafızları 7 - Kış Ustası (2006) Diskdünya Serisi: Tiffany Sızı 3 - Para Basmak (2007) Diskdünya Serisi: Sanayi Devrimi 5 - Görünmez Akademisyenler (2009) Diskdünya: Rincewind 8 - Geceye Bürüneceğim (2010) Diskdünya Serisi: Tiffany Sızı 4 - Burunotu (2011) Diskdünya: Ankh-Morpork Şehir Muhafızları 8 - Buhar Kaldırmak (2013) Diskdünya Serisi: Sanayi Devrimi 6 - Çobanın Tacı (2015) Diskdünya Serisi: Tiffany Sızı 5 - Büyünün Rengi (1983) - Fantastik Işık (1986) - Hasbüyü (1988) - Eric (1990) - İlginç Zamanlar (1994) - Son Kıta (1998) - Son Kahraman ( 2001) - Görünmez Akademisyenler (2009) - Eşit Haklar (1987) - Ucube Kocakarılar (1988) - Cadılar Dışarıda (1991) - Hanımlar ve Beyler (1992) - Maskeli Balo (1995) - Carpe Jugulum (1999) - Mort (1987) - Tırpanlı Adam (1991) - Ruh Müziği (1994) - Domuz Baba (1996) - Zaman Hırsızı (2001) - Muhafızlar! Muhafızlar! (1989) - Asayiş Berkemal (1993) - Kilden Ayaklar (1996) - Savaş Naraları (1997) - Beşinci Fil (1999) - Gece Bekçileri (2002) - Güm! (2005) - Burunotu (2011) - Hareketli Resimler (1990) - Gerçek (2000) - Canavar Alayı (2003) - Postane (2004) - Para Basmak (2007) - Buhar Kaldırmak (2013) - Küçük Özgür Adamlar (2003) - Gökyüzü Dolu Şapka (2004) - Kış Ustası (2006) - Geceye Bürüneceğim(2010) - Çobanın Tacı (2015) Bu kitaplar ayrıca Sanayi İnkılabı'na dahil. - Postane (2004) - Para Basmak (2007) - Buhar Kaldırmak (2013) Diskdünya okuma sırası listesine buradan erişebilirsiniz. Umarım bu ayrıntılı Diskdünya okuma sırası listesi işinize yarar. Serilerine göre ayırmanın da okurlara kolaylık sağlayacağını düşünüyorum. Bir yanlışlık görürseniz lütfen yorum bırakmayı unutmayın."} {"url": "https://okurunkosesi.com/distopya-nedir/", "text": "Distopya, toplumsal, siyasi ve ekonomik felaketler sonrasında karanlık bir geleceği konu alan kurgusal bir türdür. Sözcük olarak kötü yer veya yozlaşmış yer anlamına gelir. Kelimeyi ilk kez John Stuart Mill kullanmıştır. Filozofun Yunanca bilgisi göz önüne alındığında, kelimeyi ütopyanın tersi olarak değil, kötü bir yer olarak kullanmış olduğunu anlıyoruz. Distopya, bir yıkım sonrasında toplumların yaşamlarını, düzenlerini ve bu düzenlerin içindeki bireylerin deneyimlerini anlatır. Bu türdeki öykülerde, toplumda baskıcı bir rejim, yozlaşmış bir yönetim, savaş, doğal afetler veya teknolojik felaketler sonrası oluşan toplumsal kargaşa gibi durumlar işlenir. Bu tür hikayeler genellikle, toplumsal, siyasi ve ekonomik konulara eleştirel bir bakış açısı sunar. Distopya, okurların düşünmeleri ve toplumun mevcut durumunu sorgulamaları için bir zemin sağlar. Ayrıca insan doğasının kötü yönleri ve güç hırsı gibi kavramları işleyerek, bireylerin hayatta kalma mücadeleleri arasında var olan insani ilişkileri de ele alır. Bu nedenle distopya, sadece bir kurgu türü olarak kalmaz, aynı zamanda toplumsal ve siyasi açıdan da önemli bir tartışma konusudur. Distopya, bir bilim kurgu alt türüdür ve romanlar arasında yer alır. Distopya, genellikle bilim kurgu ve fantezi literatüründe bulunan varsayımsal veya hayali bir toplumdur. Ütopya ile ilişkilendirilenlere zıt unsurlarla karakterize edilirler. Çevresel yıkıma, teknolojik kontrole ve hükümet baskısına karşı savaşan karakterlerle, felaket yaşamış toplumlardır. Distopik romanlar, okurları mevcut sosyal ve politik iklimler hakkında farklı düşünmeye zorlayabilir ve hatta bazı durumlarda eyleme ilham verebilir. Distopyalarda genellikle otoriter veya totaliter bir hükümet ele alınır. Ayrıca farklı türlerde baskıcı sosyal kontrol sistemleri, bireysel özgürlüklerin ve ifadelerin olmadığı ve sürekli bir savaş veya şiddet barındırır. - Teknoloji Distopyası: Bu türde, teknolojinin aşırı kullanımı veya kötüye kullanımı sonucu toplumun yaşamı olumsuz etkilenir. Örneğin, Ernest Cline'ın Başlat adlı romanı teknolojinin gücü ve bağımlılığının insan toplumları üzerindeki etkilerini eleştiren bir temayı işler. - Ekolojik Distopya: Bu alt türde, doğal dünya zarar görür ve çevresel sorunlar insanların yaşamını tehdit eder. Örneğin, Margaret Atwood'ın Damızlık Kızın Öyküsü adlı romanı, çevresel yıkımın bir sonucu olarak düşük doğurganlık oranlarına sahip bir dünyayı anlatır. - Distopik Ütopya: Bu türde, toplumlar sakin ve düzenli görünebilir ancak aslında çok karanlık ve kontrolcü bir alt yapısı vardır. Özgürlük, eşitlik ve insan hakları sık sık sınırlanmıştır. Örneğin Lois Lowry'nin Seçilmiş Kişi adlı romanı, sakin bir dünyada kişisel özgürlüklerin eksikliğini işler. - Distopik Bilim Kurgu: Bilim kurgu distopyaları, teknolojinin ileri düzeyde olduğu bir geleceği tasvir eder. Bu alt tür, yapay zeka, uzay yolculuğu veya genetik mühendislik gibi konulara odaklanabilir. Örneğin, Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünya adlı romanı, insanların genetik olarak kontrol edildiği bir distopik geleceği ele alır. - Sosyal Distopya: Bu türde, toplumsal düzenlemeler, sınıf ayrımları veya toplumsal adaletsizlikler merkezi bir rol oynar. Örneğin, Suzanne Collins'in Açlık Oyunları adlı roman serisi, zengin ve yoksul arasındaki büyük uçurumu vurgular. - Kıyamet Sonrası Distopya: Bu türde, dünya büyük bir felaket sonrasında harap olmuştur. Toplumlar çökmüş ve hayatta kalmak için savaşmaktadır. Örneğin, Cormac McCarthy'nin Yol adlı romanı, bir nükleer felaket sonrası dünyayı anlatır. En popüler ve sevilen distopya kitapları yazısına bağlantıya tıklayarak gidebilirsiniz. Umarım distopya nedir iyi bir şekilde açıklamışımdır. Distopya romanlarında genellikle toplumsal çöküş, totaliter yönetim, özgürlük kaybı ve teknolojik kontrol gibi temalar ön plandadır. Okur, bu tür eserlerde genellikle karanlık bir gelecekteki olumsuz bir toplumu keşfeder. - Toplumsal Çöküş: Distopya romanlarında sıkça karşılaşılan bir tema, toplumun çöküşü ve çürümesidir. Bu genellikle moral değerlerin ve insan ilişkilerinin bozulmasıyla ilişkilidir. - Totaliter Yönetim: Distopyalarda sıkça görülen bir tema, otoriter ve baskıcı bir devlet yönetiminin varlığıdır. Bireylerin özgürlükleri genellikle kısıtlanır ve devlet gücü büyük bir tehdit oluşturur. - Özgürlük Kaybı: Distopyalarda bireylerin özgürlükleri genellikle sınırlanır veya tamamen ortadan kaldırılır. Baskı altında yaşayan karakterler, özgürlük arayışında sıkça karşılaştıkları zorluklarla mücadele ederler. - Teknolojik Kontrol: Distopya eserlerinde teknolojinin insan hayatını kontrol etmesi sıkça vurgulanır. İnsanların yaşamları, genellikle gözetleme, manipülasyon ve teknolojik müdahale ile belirlenir. - Çevresel Felaketler: Distopyalarda genellikle çevresel felaketlerin yol açtığı bir dünya tasviri bulunur. Doğal afetler veya insan kaynaklı çevresel sorunlar, toplumu olumsuz etkiler. - Bireyin İsyanı: Distopyalarda ana karakterler genellikle toplumun baskılarına karşı isyan eden bireylerdir. Bu isyan genellikle sistemi değiştirme veya kaçış amacı taşır. - Manipüle Edilmiş Gerçeklik: Distopyalarda gerçeklik sıkça manipüle edilir. İnsanlar, toplumları hakkında yanlış veya kısıtlanmış bilgilerle yönlendirilir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/doppler-erlend-loe/", "text": "Doppler ile aslında bir kitap tanıtımıyla karşılaştım. Kalem Ajans sanırım serinin ikinci kitabını duyuruyordu. Hemen gidip kitabın tanıtımı okudum, ardından da övgüleriyle karşılaştım. Daha o gün, vakit kaybetmeden gidip kitabı Taksim'deki Yapı Kredi Yayınları'ndan kendimi paralarcasına aldım. O gün üstelik Erlend Loe'nun bir söyleşisi ve imza günü vardı. Ben imza alamasam da söyleşiye katıldım ve çok eğlendim. Ardından da kitabı pek geçmeden de okumaya başladım. Son derece alışılmamış bir girişi var kitabın. Ya o ya ben, birimiz canından olacaktı. Doppler, babasının ölümünden sonra ormanda yaşayıp özüne dönen, avcı toplayıcı olmaya karar veren bir adam hakkında. Bu adam kendisini, hayatını başarılı olarak tanımlıyor ve belki ölüm karşısında, belki de hayat denen mücadelenin boşluğu nedeniyle de tüm hırs, azim, para gibi manasız şeyleri, hatta ailesini bile arkasında bırakıp, medeniyeti izleyebileceği ama istemedikçe bir parçası olamayacağı bir noktada kamp kuruyor. Sonra kışın gelmesiyle açlıktan ölmemek için bir geyik öldürüyor. Anne bir geyiği. Ve onun çocuğuyla yoldaş oluyor. Kendisinden taviz vermeden başarılı oluyor bu ormanda yaşama serüveninde. Öyle ki garip tavrı ve bir nevi yüzsüzlüğü, kendine güveni, tüm hayattan bezmişliğiyle kendisine arkadaşlar edinip bir nevi aynaları olan insanlarla tanışıyor. Onların ve aslında biz, normal insanların, özlem duyduğu bir öncü oluyor. Ama kimse Doppler kadar başarılı değil. Akıcı ve eğlenceli bir dili olması yanı sıra farklı bir kitap Doppler. Okurken insanı yormayan ama düşündüren, yaşadığı ve seçtiği hayata özlem duyduran bir karakter o. Belki travma diyebiliriz başına gelenlere, belki de gözlerinin açılmasını ve çoğu insanın başaramayacağı bir seçime atılmasını sağlayan talihli bir kaza. İnsanın yorumu ne olursa olsun, son derece güzel bir kitap. Şaşırtıcı ve ferah. Okurken adeta onunla beraber o soğuğu hissettim, o temiz havayı ciğerlerime çektim. Aynalarından yola çıkarak onun da düzeleceğini, eski hayatını kabulleneceğini sandım. Ancak o farklı bir karakter ve bu asla değişmiyor. Bence sizin de kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Doppler'ın ikinci kitabının ismi ise Bildiğimiz Dünyanın Sonu. Erlend Loe, 1969 yılında Norveç'in bir şehri olan Trondheim'de doğdu. Kendisi bir romancı, senaryo yazarı ve film eleştirmeni. Mizah dolu ve bazen de saf romanlarıyla ünlü olsa da zaman içinde eserleri daha karanlık bir ton aldı. Ayrıca Erlend Loe bir psikiyatri kliniğinde, yedek öğretmen olarak ve Norveç gazetesi Adresseavisen için serbest gazeteci olarak çalıştı. - Naif Süper - Doppler (Doppler 1) - Bildiğimiz Dünyanın Sonu (Doppler 2) - Kadının Fendi - Volvo Kamyonlar"} {"url": "https://okurunkosesi.com/doris-lessing-kimdir/", "text": "Doris Lessing, 20. yüzyılın önemli yazarlarından biri olarak kabul edilir. Özellikle feminist edebiyatın öncülerinden biri olarak bilinen Lessing, eserleriyle edebi dünyaya önemli katkılarda bulunmuştur. 2007 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak bu alandaki üstün başarılarıyla ödüllendirilmiştir. Lessing'in eserleri, genellikle toplumsal ve psikolojik derinlikleriyle dikkat çeker. Altın Defter adlı romanı, modern feminizmin başlangıcına etki etmiş ve kadın karakterlerin iç dünyasını derinlemesine keşfetmiştir. Ayrıca, politik ve toplumsal konulara getirdiği eleştirilerle de bilinir. Lessing'in eserlerinde insanın karmaşıklığını anlama çabası, okurun kendi düşünsel sınırlarını zorlamasına neden olur. Doris Lessing'in eserleri, okurları sadece anlatılan hikayelerle değil, aynı zamanda insan doğası ve toplumsal dinamiklerle ilgili düşündürücü sorularla da karşı karşıya bırakır. Okur, Lessing'in eserlerindeki derinliklerde kendi düşünsel keşiflerini yaparak edebiyatın gücünü deneyimler. 1919 yılında doğan Doris Lessing'in çocukluğu, İran'ın güneyindeki Kermanshah şehrinde geçti. Babası, İngiliz bir bankacıyken annesi İranlı bir hemşireydi. Ailesi, I. Dünya Savaşı sırasında İngiliz hükümetinin İran'daki askeri harekatlarına yardım etmek için ülkeye gelmişti. Lessing, annesinden Farsça ve babasından İngilizce öğrendi. Aile, İran'daki petrol endüstrisinde çalıştığı için sık sık taşınırdı. Bu nedenle, Lessing'in çocukluğu ve gençliği boyunca, farklı yerlerde yaşayan ve farklı kültürleri deneyimledi. Çocukluğunda ailesinin evinde çok fazla kitap vardı ve okumayı çok seviyordu. Özellikle, dünya klasikleri ve İngiliz edebiyatı eserlerine ilgi duyuyordu. Ayrıca, genç yaşta siyasi konulara da ilgi duymaya ve sol görüşlü bir aktivist olarak politikayla ilgilenmeye başladı. Lessing'in çocukluğunda yaşadığı zengin kültürel deneyimler ve kitaplara olan sevgisi, ileride yazar olarak başarılı bir kariyer yapmasına katkıda bulundu. Doris Lessing, II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte İngiltere'ye taşındı. Genç yaşta evlendi ve iki çocuk sahibi oldu ancak evliliği kısa sürdü ve ayrıldı. Bu dönemde, Londra'nın bohem kültüründe yaşayan ve yazar olmaya çalışan birçok genç gibi, işsizlik ve yoksullukla mücadele etti. Lessing'in ilk romanı, 1950'de yayınlanan Otlar Türkü Söylüyor adlı eseriydi. Roman, İngiliz sömürge döneminde Güney Afrika'da geçiyordu ve eleştirel beğeni kazanmıştı. Daha sonra, Altın Defter adlı romanıyla geniş bir okur kitlesi edindi. Lessing, 1950'lerde ve 1960'larda solcu politikaları savunan bir yazar olarak tanındı. Sovyetler Birliği'nin düşüşünden sonra, Marksizm-Leninizm'e olan desteğini geri çekti ve bu konudaki fikirlerini sorgulamaya başladı. Gençliği boyunca, Lessing kendini edebiyata ve politikaya adamıştı ve bu süreçte hayatındaki deneyimleri, düşünceleri ve görüşleriyle ilgili birçok kitap ve makale yazdı. Bu dönem, Lessing'in edebi kariyerinin temellerini oluşturdu ve onun dünya çapında tanınan bir yazar haline gelmesine katkıda bulundu. Doris Lessing, 1960'lardan sonraki hayatında da edebiyat kariyerine devam etti ve birçok önemli eser üretti. 1960'ların sonlarında, Son Aydınlık Yaz adlı romanını yayınladı ve 1970'lerde, Hayatta Kalma Güncesi adlı distopik bir roman yazdı. Bu dönemde, hayatındaki deneyimlerinin yanı sıra toplumsal ve politik meselelere de yer veren eserler üretti. 1985 yılında, bir grup komünist aktivistin Londra'da bir evde bir araya gelerek yaşadıkları olayları anlatan İyi Terörist adlı romanıyla tekrar ilgi çekti. Lessing, 2007 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Ödül gerekçesi, kadın deneyimleriyle geniş bir perspektif sunan, insanlık tarihi ve çağdaş toplumsal değişimlerle ilgili zengin ve şaşırtıcı bir anlatımı olan bir yazar olarak tanımlandı. Bu ödül, Lessing'in edebiyat dünyasındaki yeri ve etkisini daha da güçlendirdi. Lessing'in son yıllarında, sağlık sorunları nedeniyle daha az aktif oldu. Ancak, 2008 yılında Alfred ile Emily adlı otobiyografik bir eser yayınladı ve 2013 yılında 94 yaşında hayatını kaybetti. Lessing, edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip olan bir yazardı ve hayatı boyunca insanlığın ve toplumun sorunlarına duyarlı bir şekilde yaklaşarak edebiyata önemli katkılarda bulundu. - Otlar Türkü Söylüyor (1950) - Martha Quest (1952) Şiddetin Çocukları 1 - İyi Bir Evlilik (1954) Şiddetin Çocukları 2 - Retreat to Innocence (1956) - Going Home (1957) - The Habit of Loving (1957) - Fırtına (1958) Şiddetin Çocukları 3 - On Dokuz Numaralı Oda (1958) - In Pursuit of the English (1960) - The Golden Notebook (1962) - Kıyısız (1965) Şiddetin Çocukları 4 - Siyah Madonna (1966) - Kedilere Dair (1967) Particularly Cats ve On Cats adıyla yayımlandı. - The Four-Gated City (1969) - Cehenneme İniş Talimatnamesi (1971) - Son Aydınlık Yaz (1973) - Hayatta Kalma Güncesi (1974) - Şikeste (1979) Kanopus Arşivleri 1 - Evlilikler (1980) Kanopus Arşivleri 2 - Sirius Deneyleri (1980) Kanopus Arşivleri 3 - Gezegen 8 (1982) Kanopus Arşivleri 4 - Duygusal Ajanlar (1983) Kanopus Arşivleri 5 - İyi Terörist (1985) - İçinde Yaşamayı Seçtiğimiz Hapishaneler (1987) - Beşinci Çocuk (1988) Beşinci Çocuk 1 - African Laughter: Four Visits to Zimbabwe (1992) - Tenimin Altında (1994) - Playing the Game (1995) - Gene Aşk (1996) - Mara ile Dann (1999) - Ben, in the World (2000) Beşinci Çocuk 2 - The Sweetest Dream (2001) - Büyükanneler (2003) - The Story of General Dann and Mara's Daughter, Griot and the Snow Dog (2005) - Time Bites: Views and Reviews (2004) - The Cleft (2007) - Alfred ile Emily (2008) Doris Lessing kimdir bahsederken kazandığı ödüllerden bahsetmek olmaz. Ancak çok sayıda adaylığı bulunmaktadır. - 1954 Somerset Maugham Ödülü - 1971 James Tait Black Memorial Prize - 1976 Prix Medicis etranger - 1982 Los Angeles Times Fiction Prize - 1985 Man Booker Ödülü - 1999 Companion of Honour Ödülü - 2001 David Cohen Prize - 2007 Nobel Edebiyat Ödülü Bu yazıda size Doris Lessing'i tanıdınız, hem hayatını hem de edebi kariyerini öğrendiniz. Ayrıca Doris Lessing kitapları listesi buldunuz. Umarım faydalı bir yazı olmuştur."} {"url": "https://okurunkosesi.com/dovus-kulubu-kitap-yorumu/", "text": "Aslında Dövüş Kulübü kitap yorumuna nasıl başlanır hiçbir fikrim yok ancak ileride kendimi hatırlamak için kısa da olsa bir şeyler yazmak istiyorum. 1996 yılında yazılmış, yeraltı edebiyatının klasiklerinden biri olarak tanınıyor. Ayrıntı Yayınları kitabı tanıtımda çok iyi açıklamış, bana gerek yok ama işte dediğim gibi... Yayınevinin tanıtımını buradan okuyabilirsiniz. Sanırım önce filmden başlamalı. Çünkü kitaptan ziyade filmiyle tanıyoruz bu eseri, bir kesit görmeyen ya da filmi izlemeyen insan azdır. Ben ufak yaşta filmi izlemiştim doğrusu, o yüzden kitabın sonunu ve belirli sahneleri net biçimde hatırlıyorum. Yani yabancı değilim kitabın sonuna, içindeki şiddette. Asıl yabancı olduğumsa topluma, tüketime, yozlaşmaya, güzelliğe yönelik yaptığı eleştirilerdi. Yaşamaktan, sürdürdüğü hayattan nefret eden, huzuru sadece ölüme yakın insanların kucağında bulan bir adam var ilk önce karşımızda. Ölümle kafayı bozmuş. Bir şekilde acıyla ve şiddetle hayatta olduğunu hissediyor. Sonra karşımıza Tyler diye bir adam çıkıyor ve anlatıcımıza, Benim için bir şey yapmanı istiyorum. Bana bütün gücünle vurmanı istiyorum, diyor. Dövüş Kulübü'nün temelleri de böyle atılıyor ve bir isteğin yavrusu yumruk, hiç iyileşmeyen yaralara, morluklara ve artan anarşiye dönüşerek koca bir ülkeyi esir alıyor. Dövüş Kulübü'nü stres atmak için bir yer gibi düşünebilirsiniz ama aslında nefret kusuyor. Anlatıcımız kendisinden tiksiniyor ve onun bu hisleri büyük bir şeyin çıkış noktası oluyor, tabii bir yandan da tüketim topluluğunu, zenginliği, sahteliği, kanunu, otoriteyi koyun misali sürdürdüğümüz hayata olan nefretiyle eleştiriyor. Çarpıcı ve sert bir roman; zaten Chuck Palahniuk dendiğinde insanın tüylerinin diken diken olması beklenir. Sonu çoğu insan tarafından şaşırtıcı olacaktır. Ne var ki ben genel olarak Dövüş Kulübü'nü çok sevdim diyemem çünkü bence sevilesi bir yanı yok. Yüzümüze tokat gibi nefreti çarpıyor. Koyun olduğumuzu vurguluyor. Ne için yaşıyoruz, niye yaşıyoruz dedirtiyor. İşin şiddet yanı da bu koyunluğu nasıl güzel anlatıyor. V for Vendetta havasıyla, fikrin ölmediğini vurguluyor, insanın içindeki şiddet arayışının da. Tabii bu sevmedim de demek değil. Genel olarak toplarsak Dövüş Kulübü sürükleyici ve akıcı bir kitap da olsa okurken yoruldum. 223 sayfa olmasına rağmen sanki aylardır bu kitabı okuyorum. İnsanı düşünmeye sevk ediyor. Koyunluğumun yüzüme vurulmasının pek hoşuma gitmediğini söylemeliyim. Ancak bu ses getirmiş, çarpıcı romanı okumanızı öneririm. Zaten çok uzun da değil. Size bir şey katacağını düşünüyorum, hiç olmadı sonu sizi şaşırtır. Ana karakter, sıradan ve durağan bir yaşam süren uyuyan bir uyanıktır. Bu düzenli hayatında, Marla adında tuhaf bir kadınla tanışır ve birbirlerinin benzer yalnızlıklarına çare ararlar. Ancak daha sonra, anlatıcı Tyler Durden adında karizmatik ve isyankar bir sabun satıcısıyla karşılaşır. Ana karakter ve Tyler, sıradan hayatlarından kaçmak isteyen insanları dönüştürmeye ve anlam arayışına yönlendiren yeraltı bir dövüş kulübü kurarlar. Bu dövüş kulübü, üyelerine fiziksel acı ve çatışma yoluyla gerçeklikten kaçış ve özgürleşme hissi sağlar. Ancak bu vahşi kulüp zamanla kontrolden çıkar ve sadece dövüşçü bir hareket değil, aynı zamanda anarşist bir topluluk haline gelir. Hikayenin ilerleyen bölümlerinde, okur, ana karakterin ve Tyler'ın kimliklerinin birleştiğini ve gerçekliğin karmaşık bir şekilde değiştiğini fark eder. Dövüş kulübü ve Tyler, bir hayal ürünü gibi görünse de, aslında ana karakterin zihninde yarattığı ikinci bir kişiliktir. Marla gibi diğer karakterlerin de gerçek olmadığı anlaşılır. Ana karakter, Tyler'ın etkisinden kurtulmaya ve onunla mücadele etmeye çalışırken okur, gerçeklik ve hayal arasındaki sınırların nerede olduğunu sorgular. Kitabın sonu, ana karakterin Tyler ile mücadelesini ve gerçekliğin iç içe geçmiş karmaşıklığını vurgular. Ana karakter, Tyler'ı yok etmeye çalışırken, aslında ikisinin aynı kişi olduğunu keşfeder. Tyler, onun zihninde yarattığı bir kişilik ve onun kendi içindeki yıkıcı dürtüleridir. Son çatışmada, ana karakter, Tyler'ı, kendini vurarak yok etmeye çalışır, ancak bu eylemle onu kendi hayatından da silecektir. Üstelik bunun Tyler'ı tamamen yok etmeye yetmediğini fark eder ve daha derin bir gerçeklikle yüzleşir. Tyler, onun içinde her zaman var olacaktır ve onu kontrol etmeye devam edecektir. Sonuç olarak, ana karakter, dışarıdan bakıldığında sakin ve düzenli bir yaşamı olan biri gibi görünen uyuyan bir uyanık olmanın altında yatan kaotik ve çatışmacı doğasını anlar. Tüm kitap boyunca yaşadığı olayların, hayatındaki boşluğu doldurma ve anlam arayışının bir yansıması olduğunu kavrar. Dövüş Kulübü, ana karakterin gerçek kimliği ve içsel çatışmalarıyla dolu bir hikaye olarak sona erer. Palahniuk'un ustaca kurguladığı bu şaşırtıcı son, okuru düşünmeye ve kitaptaki derin tema ve mesajları anlamlandırmaya yönlendirir. Roman, modern toplumun yüzeyindeki sıradanlık altında yatan karmaşıklığı ve bireyin içsel arayışını derinlemesine keşfeden çarpıcı bir yapıttır."} {"url": "https://okurunkosesi.com/driftwood-marie-brennan/", "text": "Driftwood her ölen dünyanın bir şekilde kendisini bulunduğu bir boyut, evrende bir nokta. Burada onlarca kültür yaşıyor ve herkesin bildiği iki şey var: Dünyaları ölmek üzeredir ve belki Last isimli, ölümsüz bir adam onlara yardım edebilir. Daha ilk sayfasından Driftwood insanı içine çeken bir kitap. Hani bazı anlatımlar vardır, kendi büyülü gerçekliklerini hünerle, inandırıcı bir biçimde aktarmayı başarır, okurun zihninde kendisine yer edinir. İşte Driftwood böyle bir kitap. Eserin içinde birçok karakter olsa da bizim dikkatimizi özellikle çeken kişi Last. Bütün kitap bu adamın etrafında dönüyor. Dünyaları ölmek üzere olan çeşitli varlıklar yıllar içinde bu bilge adamdan yardım istemeye gelir. Ne yazık ki Last hem ırkının son yaşayanı hem de bu özel konuda cahildir. Kendisi de nasıl olup da zamana ve Driftwood'a meydan okuduğunu bilmez. Onlara asla istediğini veremez; sadece bir umut vadeder ve aslında bu da çoğu için çoğu zaman yeterlidir. Aslında Last'ın öyküsü hep hayatlarına dokunduğu insanlarınkinde yaşar. Ölümsüz olmak da bir nevi budur sanırım. Ve onun öyküsü aslında bu kitabın konusunu oluşturur. Last ortadan kaybolmuştur ve kimse onun başına ne geldiğini bilmemektedir. Bir tören yapılır ve insanlar Last ile olan değerli anılarını anlatır. Burada Last'ın birçok yönü, farklı bakış açılarıyla insanlara anlatılır. Benim için anlatımı gayet güzel, kurgusu ilgi çekici olan bir kitaptı Driftwood. Beni en çok etkileyen özellikse yaratıcı yanıydı. Driftwood öyle bir yer ki A sokağı sıcakken hemen yanındaki B sokağı soğuk. Farklı dünyaların kültürlerini bir noktada buluşturabiliyor ve onların büyülerini de öyle. Sınırları değişen bir yer, su gibi akışkan şeklinde betimlenebilir. Üstelik bu bölünmüşlük Driftwood'un anlatımına da yansımış. Birkaç parçadan oluşuyor ve bunun bir nedeni var. Yazar Brennan'ın sitesinde söylediğine göre Driftwood aslında birkaç öyküdür ve kitabın bir çatı altında birleşmesi yayınevinin önerisiyle gerçekleşmiştir. Bu kitap anlatım bakımından hoş olsa da beni düşündüren ve kurguyu bir tık düşüren bir unsur var. Öyküyü bir de Last'ın bakış açısından okuyor oluşumuz. Şahsen, hiç Last'ın zihnine dokunmasak, onu hep başkalarının anılarından dinleyip gözlerinden görsek, bence bu kitap muazzam bir eser olurdu. Bu yönü kitabın tam potansiyeline erişmesini engellemiş ama bir yandan da kitabı genele hitap eden bir yön vermiş. Elbette bu haliyle de epey keyif veren bir okuma. Marie Brennan'ın birçok kitabı bulunmakta ve gençlik kitaplarını M. A. Carrick mahlasıyla yazıyor. 1980 doğumlu yazar Amerikan ve eserleri genellikle fantastik türünde. 2021 Şubat tarihi itibariyle Türkçeye çevrilmiş bir eseri bulunmamakta. Fantastik kitapları seviyorsanız Hobbit kesinlikle sizin için."} {"url": "https://okurunkosesi.com/elia-ile-yolculuk-zulfu-livaneli/", "text": "Elia ile Yolculuk, tamamen yazarından dolayı aldığım bir kitaptı. Aldığımda ne Elia Kazan diye birinin olduğunu, ne Zülfü Livaneli'nin onunla arkadaş olduğu biliyordum. Birçok açıdan sevdiğim bir yazar olarak tanımlayabileceğim Zülfü Livaneli'nin hayatı hakkında birçok bilgiyle doldum ve bu yüzden çok mutlu bir şekilde kapadım Elia ile Yolculuk'u. Sanrım önce anlatımdan başlayacağım size kitabı tanıtmaya. İlk başlarda pek bir muğlak olan anlatım, ilerleyen sayfalarda Livaneli'nin kendine has göndermeleri, açıklamaları ve bilgilendirme çabasıyla dolu bir masala dönüyor. Çok uzun olmayan bu anı, yer yer hüzünlü, komik, ilginç biçimde devam ediyor. Masaldan kastım aslında Livaneli'nin kitabı ele alması. Bir anıdan ziyade bir kurgu okuyordum adeta; arada tanıdık isimler geçse de ben bu hissi üzerimden atamadım. Kitabın ilginç bir diğer yanı da içindeki resimleri. Hiç beklemediğim bir özellikti bu. Kapaktaki İllüstrasyonlar kısmını okuduğumda ben kitabın kapağını, iç ve arka kapaktaki kısmı düşünmüştüm niyeyse ancak okumaya başladıktan sonra anılarla ilişkili birçok resimle karşılaşıyoruz ve bu resimler masal hissini çok daha fazla kuvvetlendiriyor. Zülfü Livaneli ile ilgili sevdiğim özellik ondan her zaman bir şeyler öğreniyor olmam. Daha kitabın ilk başlarında Benny Goodman ve Elia Kazan ile tanıştım ve ilerleyen sayfalarda da bu devam etti. Her ne kadar anlatımını bazen yavan bulsam da bu öğrenme yanı her daim beni Zülfü Livaneli okurken mutlu ediyor. Genellikle anı, biyografi kurgudışı türlerini ilk olarak tercih etmeyen biriyim ama bu kitapla beraber Elia Kazan'ın bu kitapta da geçen otobiyografisini okumak istedim ama yeni baskısı yok. Baskı demişken, aklımdaki bir diğer soru bu kitabın Doğan Kitap'tan değil de Karakarga'dan çıkması. Üstelik son kurgu dışı kitabı DEX Kitap'tan çıktı. Hala bir yanıt bulabilmiş değilim. Karakarga için çok olumlu bir şey bu elbette. Ama bir yandan da bir Amerikan hayranlığı eleştirisi okudum. Elia Kazan, Zülfü Livaneli'nin gözlerinde değerli bir arkadaş, sanatçı ama dünya onu farklı biçimde görüyor. Bu kitaba masal dememin bir nedeni de bu, her ne kadar dünyanın bakış açısı verilmiş olsa da Livaneli'nin anlatımındaki masumiyetten etkilenmemek elde değil. Bence Zülfü Livaneli'yi seven herkes bu kitabı okumalı. Hem onu daha yakından tanıyor, hem de güzel bir yaklaşıma tanık oluyoruz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/emerald-blaze-ilona-andrews/", "text": "Emerald Blaze Gizli Miras serisinin 5. kitabı. İlk 3 kitabı Nevada'nın bakış açısından okumuş ve 3. kitaptan sonra Catalina'ya geçmiştik. Emerald Blaze, Alessandro'nun bulunduğu kısa bir sahne ile başlıyor. İtalyan Prime bir suikast işini kabul ettikten sonra asıl anlatıcımız olan Catalina Baylor'a kavuşuyoruz. Catalina, Leon ve Cornelius bir hizmet hayvanını kurtarmak için çalışırken, bir grup canavar tarafından saldırıya uğruyorlar ve Catalina haber vermek için Linus'u arar. Önceki kitapta Catalina'nın Texas Eyaleti Muhafızı'nın Yardımcısı olduğunu da buraya eklemeliyiz. Bu yüzden de eyalette olağanüstü durumlara ilişkin yaşanan her şey, epey yetkiyle donatılmış bu Muhafız'ın ve yardımcısının sorumluluğunda. Linus, Morton davasını Augustine'den devralmasını emrediyor Catalina'ya. Ve işte Alessandro, Morton davasını yönetmek için gelir ve burada Catalina'nın hayatında yeniden hayatına dahil olur. Catalina gibi o da tam yetkiye sahip. Süreç sırasında ilk kitaptaki yürek parçalayıcı ayrılığın üzerinden altı ay geçtiğini öğreniyoruz. Morton davası, Felix Morton cinayetiyle ilgilidir. Felix ve diğer Prime'lar, Çukur'u geri almak için birlikte çalışıyorlardır. Ancak Felix öldürüldüğünden, geri kalan dört Prime birincil şüpheli olur. Alessandro ve Catalina, katili bulmaya ve sorunu çözmeye çalışır. Çukur'un ve saldıran canavarlar gibi sorunların. Üstelik hala insanlara olağanüstü güçler veren Osiris serumlarını bulabilmiş değillerdir. On bir ay sabırla bekledikten sonra Emerald Blaze nihayet yayımlandı. Ilona ve Gordon'a takıntılı olduğum, okuma aşkımı başarıylateşvik eden bir yazar çift. Emerald Blaze gerçekten aksiyon, siyaset, aşk, aile ve canavarlarla dolu. Catalina evin lideri olarak dengesini bulmaya ve diğer Prime'lardan saygı kazanmaya çalışmakta. Baylor Ev'i, hala gelişmekte olan bir ev ve Victoria Tremaine'in torunları olmaktan başka bir geçmişleri bulunmadığı için aslında epey sallantıda bir durumdalar. Nevada, babaannesi gibi bir Truth Seeker olsa da Rogan House'ın lideri ve güçlü bir telekinetik olan Connor'la evli, kendilerini koruyabilmeleri için bağımsız olmaları gerekiyor. Yani her şey Siren olan Catalina'nın omuzlarında. Soruşturmalar, para sorunları, saldırılar, aile sorunları, milletvekili olmak ve herkesi güvende tutmak. Genel olarak Emerald Blaze'de önceki kitaplarda sunulan ama bir türlü bize verilmeyen sırları, düşünceleri, maziyi ve nedenleri açığa çıkarıyor. Artık her şey mantık çerçevesine iyice oturuyor. Baylor Ailesi, Alessandro ve Catalina arasında daha sır falan yok. Tekrar birlik oldular ve düşmanla birlikte yüzleşmeye hazırlar. Bu dünyayı sevmemin nedenlerinden biri de Baylor ailesi. Leon, Bert, Nevada, Büyükanne Frida, Arabella... Her biri özenle yaratılmış, eğlenceli, tutarlı karakterler. Şakalaşıyorlar, tartışıyorlar, yardım ediyor ve en önemlisi birbirlerini çok seviyorlar. Özellikle Büyükanne Frida'yı okumak çok keyifli. Ama en çok merak ettiğim karakter Leon. İçinde öldürme dürtüsü ve bunu besleyecek yeteneği var. Önceki kitaplarda Leon'un gücü ortaya çıktıktan sonra sadece gücünü kullanma arzusunu gördük. Ilona Andrews'in ona nasıl bir hikaye uyduracaklarını merak ediyorum. Emerald Blaze'de işlenen cinayet ve Çukur'un gizemi ilgi çekiciydi ve üzerinde düşünülmesi gereken çok şey vardı ancak Alessandro ve Catalina'nın ilişkisi kitaba egemen oldu. Uzun zamandır bekleniliyordu bu. Nihayet Alessandro ve Catalina artık nerede durduklarını biliyorlar. Ancak çözmeleri gereken birkaç şey var. Geriye dönüp düşündüğümde, Catalina beni gerçekten heyecanlandırıyor. Şu anda güçlü bir kadın. Onunla ilk tanıştığımızda, kitapların ve bilginin arkasına saklanmış utangaç bir gençti. Ama şimdi büyümüş, düşman ediniyor ve savaşlar yapıyor. Emerald Blaze, Sapphire Flames'in eksikliğini çok iyi tamamlıyor. Kitapta değinildiği gibi Alessandro çok değişti. Daha dürüst ve istikrarlı. Hikayesi çok dokunaklıydı. Bu kitapta sahiden birçok sır açığa kavuşuyor. Ayrıca, Orisis serumunun yanında gerçekten zorlu bir düşman beliriyor. Arkan güçlü bir adam ama nedenini tam olarak bilmiyoruz. İstediğini elde etmek için diğer Prime'ları kullanıyor. Akıllı ve tehlikeli. Sonraki kitabı heyecanla bekleme nedenlerimden biri de bu. Emerald Blaze'i bitirdikten sonra Victoria gerçekten o kadar zalim mi merak ettim. Şöyle ki Catalina'ya önceki kitapta DNA'nla uyumlu biriyle evlen şartı koşabilirdi. Sadece evini terk etme dedi. Onları bu sert ve zorlu Prime dünyasına kendince hazırlıyor olabilir. Sonuçta paraları yok, bağlılıkları yok, eğitimleri yok ve evlerin neler yapabileceğini çok gördük. Hikayenin bu yönünü gerçekten merak ediyorum, Ilona Andrews'un onun için ne sakladığını. Victoria'nın da sütten çıkmış ak kaşık olmadığını iyi hatırlıyorum yani. Düşünmeye başladığım bir diğer konu ise Arabella. Bu aklı bir karış havada kız gelecekte neyle karşılaşacak? Şu anda ailenin bebeği, ablaları büyük sorunlarla baş ediyor. - Gizli Miras 1: Kızıl Ateş - Gizli Miras 2: White Hot - Gizli Miras 3: Wildfire - Gizli Miras 4: Sapphire Flames - Gizli Miras 5: Emerald Blaze Şöyle bir kapanış yapabilirim. Anlatım, hikaye, karakterler ve gizem harikaydı. Beklediğimizi ve daha fazlasını elde ediyoruz. Bu yüzden size Ilona Andrews'un yazdığı her şeyi kolaylıkla önerebilirim. Seriyi çok seviyorum ve Türkiye'de bilen ve hatta bitiren birini görmek çok mutlu etti beni. Sevdiğim kitaplara sahip olma isteğimden ötürü çevirilmesini aşırı istiyorum ama Yabancı'dan öyle bir adım gelmeyecek sanırım."} {"url": "https://okurunkosesi.com/en-iyi-distopya-kitaplari/", "text": "Son on yılda gerek Açlık Oyunları ve Uyumsuz gibi kitap serileri sayesinde distopya kitapları epey popülarite kazandı. Ben de bu yüzden en iyi distopya kitapları listesi oluşturmanın çok faydalı olacağını düşündüm. Kendim için konuşmam gerekirse, ben de distopya kitaplarının büyüsüne kapılmış ve en popüler olanlarından tutun pek bilinmeyenlerine kadar birçok yazarın kaleminden çıkmış kitapları okumuştum. Bu yüzden türe biraz hakim olduğumu söyleyebilirim. Ama önce distopya nedir bir ona bakalım. Aşağıda popüler distopya kitaplarını görebilirsiniz. Çoğunu okuduğum için distopya kitap önerileri olarak bu listeyi kullanabilirsiniz. Bence en iyi distopya kitapları deyince bu listedeki kitaplar kesinlikle karşılık bulacaktır. İngiliz yazar H. G. Wells'in 1895 yılında yayımlanan Zaman Makinesi Victoria döneminde geçer. Wells, kitapta gelecekteki toplumların yapıları, insanlık tarihi ve evrimi, bilim ve teknolojinin etkileri gibi konuları ele alırken, aynı zamanda eleştirel bir bakış açısıyla modern insan toplumlarını yorumlar. Bir bilim insanı icat ettiği zaman makinesine biner ve kendini bir anda 802.701 yılında bulur. İlkin dünyanın bütün dertlerinin sona erdiğini, cefanın yerini güzelliğe, refaha ve barışa bıraktığını sanır ancak yanıldığını anlaması çok uzun sürmez. Wells, Victoria dönemi İngiltere'sindeki zenginlerle yoksullar arasında açılan uçuruma yönelik keskin eleştirisinde, tarihin ve gelişmenin anlamını sorgular. Toplumsal adaletsizliğin getireceği felaketlere dair insanları uyarır. Kitap ilk olarak 1932'de yayımlanmıştır. En popüler distopya kitapları arasında. George Orwell'in en ünlü kitapları arasında yer alan Hayvan Çiftliği isyan eden bir grup hayvanı anlatır ve yozlaşmayı konu olur. Eleştiri türünün kültlerinden birisidir. Domuzlar üzerinden yapılan Stalin göndermeleri epey açıktır. Diğerlerinin kim olduğu belli olmasa da diktatörleri simgelediği düşünülür. Okuyacak kısa kitaplar arıyorsanız kesinlikle bu popüler distopya kurtarıcınız olacaktır. Üstelik sizi düşünmeye, karşılaştırmaya ve mevcut durumu değerlendirmeye ittiği için de okuduğunuza mutlu olacağınız kitaplardan birisi de olacaktır. George Orwell'in en ünlü eserlerinden olan bu kitabı birçok yayıncıda bulabilirsiniz. İlk olarak 1945'te yayımlandı. Klasikleşmiş distopyalar okumak istiyorsanız o zaman kesinlikle 1984 sizin için. Yurtdışında 1949 yılında yayımlanmış olan bir distopya 1984 ve George Orwell'in en ünlü kitaplarından birisi. Ki bence günümüzdeki distopyaların ilham kaynağı. Tabii Seçilmiş Kişi ile. Kitapta bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni bir ana karakter üzerinden anlatılır. 1984 ayrıca birkaç filme ve tiyatro oyununa uyarlandı. Türkiye'de çok okunan, en popüler distopya kitapları arasında. İlk olarak 1953'te yayımlanan Fahrenheit 451 aslında bir kitabın yanma derecesidir. Yasaklı maddeleri yakmakla görevli olan bir itfaiyeci Guy Montag'ın öyküsünü anlatır. Guy Montag bir itfaiyecidir. Görevi, en yasadışı öğeleri, yani basılı kitabı ve onların tutuldukları evleri yok etmektir. Montag, işinin yarattığı yıkımı asla sorgulamaz, her gün mülayim hayatına ve bütün gününü televizyon ailesi ile geçiren karısı Mildred'e döner. Ne var ki kendisini, insanların korku içinde yaşamadığı bir geçmişle ve dünyayı televizyonun akılsız gevezeliği yerine kitaplardaki fikirlerden görebildiği bir şimdiyle tanıştıran eksantrik genç komşusu Clarisse ile tanıştığında, Montag konuşmaya başlar ve bildiği her şeyi sorgular. Birçok kişi tarafından en iyi distopya kitapları arasında gösterilir. Bir grup çocuk ıssız bir adaya düşse ne olur? Kimisi ağlar, ne yapacaklarını bilemez diye düşünürsünüz değil mi? Belki de böyle olmaz. En azından Golding böyle olmayacağını düşünmüş ve bunun üzerine bir kitap yazmış. Her ne kadar çocuklara yönelik bir kitap olduğu düşünülse de işlediği konu yüzünden ben böyle olmadığını düşünüyorum. Altı ile on iki yaş arasında birkaç çocuklar, gelecekteki atom savaşı sırasında, güvenilir bir yere götürülmek üzere bindikleri uçak bir saldırıya uğradığı için adaya düşer ve büyüklerden gördükleri gibi bir iktidar savaşı vermeye başlarlar. Mezbaha Beş Kurt Vonnegut tarafından yazılmış bir roman ve modern Amerikan edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Roman, yazarın II. Dünya Savaşı'nda esir düşmesi ve Dresden Bombardımanı'na tanıklık etmesiyle yaşadığı travmatik deneyimleri yansıtmaktadır. Romanın kahramanı, Billy Pilgrim adlı bir Amerikan askeridir. Billy, savaşta esir düşer ve Dresden'de yapılan bombalama sırasında hayatta kalmayı başarır. Ancak Billy'nin hayatı, savaşın travmaları ve Dresden Bombardımanı'nın etkisi altında bir dizi zaman diliminde ilerler. Hikaye, Billy'nin savaş sonrasındaki hayatını ve zaman yolculuklarını anlatır. Roman, zaman ve bellek kavramları üzerine yoğunlaşır. Billy'nin yaşadığı travmatik deneyimler, onun zaman içinde geriye ve ileriye doğru hareket etmesine ve farklı zaman dilimlerinde bulunmasına neden olur. Bu şekilde, roman, zamana ve belleğe dair farklı bir bakış açısı sunar. Mezbaha Beş, kara mizah unsurları taşıyan bir romandır ve savaşın absürditesine, insan doğasının trajikomik yönlerine ve insanların maruz kaldığı acılara dair derin bir eleştiri sunar. Roman, Vonnegut'un özgün anlatım tarzı ve zamanın kurgusal olarak yeniden yapılandırılması ile öne çıkar. Mezbaha Beş, edebiyat tarihinde önemli bir yere sahip olmuş ve günümüzde de okunmaya devam eden klasik bir eserdir. Modern Klasikler dizisinin de bir parçası ayrıca. Kurt Vonnegut tarafından yazılan Mezbaha Beş mış modern Amerikan edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Roman, yazarın II. Dünya Savaşı'nda esir düşmesi ve Dresden Bombardımanı'na tanıklık etmesiyle yaşadığı travmatik deneyimleri aktarır. Billy Pilgrim adlı bir Amerikan askeridir. Billy, savaşta esir düşer ve Dresden'de yapılan bombalama sırasında hayatta kalmayı başarır. Ancak Billy'nin hayatı, savaşın travmaları ve Dresden Bombardımanı'nın etkisi kolay kolay geçecek gibi değildir, zira savaş sonrasındaki hayatını ve zaman yolculuklarını anlatır. Roman, zaman ve bellek kavramları üzerine yoğunlaşır. Billy'nin yaşadığı travmatik deneyimler, onun zaman içinde geriye ve ileriye doğru hareket etmesine ve farklı zaman dilimlerinde bulunmasına neden olur. Mezbaha Beş, kara mizah unsurları taşır ve savaşın absürditesine, insan doğasının trajikomik yönlerine ve insanların maruz kaldığı acılara dair derin bir eleştiri sunar. Edebiyat tarihinde önemli bir yere sahip olmuş ve günümüzde de okunmaya devam eden klasiktir. Şimdilerde Doğan Kitap'tan çıkan Damızlık Kızın Öyküsü dünyaca ünlü yazar Margareth Atwood'un ilk olarak 1985 yılında yayımlanmış, bir diziye de uyarlanmış olan bir kitap dizisi. Kitap ilk olarak 1985 yılında yayımlansa da ülkemizde ancak diziyle kendisine yer buldu. Rejimin üreme makinesi olarak gördüğü kadınların özgürleşme öyküsünü anlatan feminist bir kitap. Artık baskısı bulunmayan bu serinin ilk kitabı aslında filme de uyarlandı ancak ülkemizde pek ses getirmedi. Eşleşme, Uyumsuz, Açlık Oyunları gibi birçok distopyanın bu seriden esinlendiğini düşünürüm. Seçilmiş Kişi'nin tanıtımı ise aşağıdaki gibi. İlk kitabı okumak isterseniz sahaflardan bulabilirsiniz. Bu seri daha ideal bir dünyada geçer. Aile değerlerinin üstün olduğu, sakin bir yaşamdır ve 12 yaşına gelen herkes Yaşlılar tarafından belirlenen bir göreve atanır. Seride genellikle kabul edilen değerler sorgulanır. Kitap iç içe altı öyküden oluşur; her biri bir sonrakinin ana karakteri tarafından okunur veya gözlemlenir. Yani anlatımıyla dikkat çeker Bulut Atlası. Altı öyküyü başarılı bir şekilde iç içe geçirmesi eleştirmenlerin övgüsünü almıştır. Beni Asla Bırakma İngiliz yazar Kazuo Ishiguro'nun 2005 yılında yayınlanmış bir romanı. Romanın anlatıcısı Kathy H, İngiltere'deki özel bir yatılı okulda büyümüştür. Okulda, diğer öğrenciler ve öğretmenleri arasında gerçekleşen tuhaf olaylar hakkında bilgi sahibidir. Kathy, bir çocukken öğrendiği üzere, kendisi ve okul arkadaşları özeldirler. Yani, onların hayatı boyunca herhangi bir kişisel ilişki ya da aile sahibi olamayacaklarına dair bir kaderleri vardır. Roman, insanların nasıl tanımlandığı, belleğin doğası, insanlık ve kişisel bağlar hakkında düşündürür. Ishiguro'nun akıcı dili, hikayenin yoğunluğunu azaltmadan okuru öyküsüne sürükler. Beni Asla Bırakma, insanın hayatı boyunca yaşadığı duygusal bağların gücünü ve önemini sorgulayan bir romandır. Yazara ayrıca Nobel Edebiyat Ödülü kazandıran eserlerden birisidir. Yurtdışında 2008'de Pegasus Yayınları'nca Türkçe olarak 2009'da yayımlanmaya başlayan bu üçleme 10 yıl sonra DEX Kitap'tan yayımlandı. Açlık Oyunları ayrıca filmi olan kitaplar arasında. Yerle bir olmuş bir Kuzey Amerika'da artık Panem ulusu vardır. Kapitol ise 12 ayrı bölge ile çevrilmiş şaşalı ve acımasız merkezdir. Bu acımasız yönetim bütün bölgelerden, tüm katılımcıların kazanan olmak için bir grup gencin acımasızca birbirlerini öldürdüğü Açlık Oyunları için bir kız ve erkek göndermeye zorlar. Ana kahraman Katniss Everdeen küçük kız kardeşinin yerine bu acımasız oyuna katılmak için gönüllü olur ve Kapitol'e doğru yola koyulur. Benim için Açlık Oyunları üçlemesi gerçekten yaratıcı ve sürükleyici bir distopya dizisi. Eğer okumadıysanız gerçekten çok şey kaybettiğinizi söyleyebilirim. Birçok insan için en iyi distopya kitapları arasında olduğu da su götürmez. Ölümcül Kaçış, ilk olarak 2009'da yayımlandı ve Türkçeye Pegasus Yayınları tarafından çevrildi. Kitabın ana karakteri Thomas, başlangıçta kendisini bir asansörün içinde bulur ve kendisi hakkında neredeyse hiçbir şey hatırlamaz. Ancak kısa bir süre sonra, kendisine Kayran adında bir yere getirildiğini ve etrafında benzer durumda olan birçok gençle konuştuğunu fark eder. Bu gençler, çevrelerindeki labirentin içinde bir çıkış yolu ararken, kendilerini gizemli bir organizasyonun elinde bulurlar. Dashner sürükleyici anlatımı ve yaratıcı öyküsüyle okurlara epey heyecan dolu bir kitap ve aslında dizi sundu. Uyumsuz'da toplum Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik erdemlerinden birini yaşamaya zorlanmış vaziyette ve bunlardan birine uymayan Uyumsuz olarak adlandırılıyor. Kitap uyarlaması olan serilerden birisi ancak son (Yandaş Bölüm 2) film gişede beklenilen geliri getirmediği ve oyuncuların TV filmi olarak çekilmesi konusunda hemfikir olmadığı için çekilmedi. Bence bunun bir nedeni de üçlemenin iyi bağlanamamış olması. Bu yüzden de insanlar ilgilerini kaybetti. Bir başka kitap uyarlaması kitap. Ben, Başlat: Ready Player One'ı okuduğumda oyun göndermeleri biraz yoğun gelse de öyküsünü ve dilini çok beğenmiştim. İlk baskısının kapağı berbat olsa da geçen yıllarda DEX Kitap kapağı yenilerek okurların gönüllerini çaldı. Kitap berbat bir dünyayı anlatıyor ve insanlar gerçek hayattan kaçmak, eğitim almak, hatta çalışmak için sanal bir dünyaya adım adıyor. Bu sanal dünyanın/oyunun kurucusu ölünce bir şifrelerle dolu hazine bırakıyor ve zengin, fakir, iyi veya kötü herkes bu dünyanın anahtarını kendilerine verecek hazinenin peşine düşüyor. Elbette değeri çok büyük olan bu hazine avının bedeli de çok büyük ve sizden istediği bilgi birikimi de. Wade Watts'ın ana anlatıcı olduğu kitap 2011'de yayımlandı. Geçtiğimiz yıl ise bir devam kitabı çıktı. Daha çok distopya kitapları arıyorsanız, aşağıdaki listeyi de incelemenizi öneririm. - Biz Yevgeni Zamyatin (1942) - Krizalitler John Wyndham (1955) - Ender'in Oyunu (Ender Serisi 1) Orson Scott Card (1985) - Körlük Jose Saramago (1995) - Ölüm Oyunu Koushun Takamı (1999) - Yol Cormac Mc Carthy (2006) - Iskarta (Iskarta 1)- Neal Shusterman (2007) - Umut Bıçağı (Kaos Yürüyüşü 1) Patrick Ness (2008) - Kurma Kız Paolo Bacigalupi (2009) - İstasyon On Bir Emily St. John Mandel (2014) - Güç Naomi Alderman (2006) Distopya kitapları 2010'lu yıllarda popülerlik kazandı ve birçok yapım ekranlara uyarlandı ve hala uyarlanmaya devam ediyor. Peki sizin en sevdiğiniz kitaplar ve yazarlar hangileri? Yorumlarda bahsetmekten çekinmeyin!"} {"url": "https://okurunkosesi.com/en-iyi-edebiyat-siteleri/", "text": "Kitap okuyor, tiyatro, film gibi kültürel aktiviteleri seviyorsanız, gündemi takip etmeyi de sevdiğinizi tahmin edebiliyorum. Bu yüzden ben de takip ettiğim veya haberdar olduğum en iyi edebiyat siteleri listesi hazırlamaya karar verdim. Tabii edebiyat denilince kültür sanat sitesi de bu listeye giriyor ve liste epey büyüyor. Bunu göz önünde bulunarak, önce edebiyat sitelerini ve ardından da kültür sanat sitelerini sizinle paylaşacağım. Hadi birlikte internetteki edebiyat dünyasına hızlı bir bakış atalım ve genel kültür siteleri listesini inceleyelim. Bu sıralamana en iyisi budur diye bir öncelik bulunmadığını da not düşmek isterim. Ayrıca bu listeye okurların aktif biçimde katkı bulunduğu kitap yorum sitelerini eklemedim. Edebiyat Haber, uzun yıllardır yerli ve yabancı kitapları tanıtıp yazarlarla söyleşiler yayınlayan bir edebiyat web sitesi. Söyleşiler, kitap değerlendirmeleri yayınlamasının yanı sıra, kitap odaklı etkinlikleri, edebiyat yarışmalarını ve sonuçları da okurlara bildiriyor. Ancak sadece haber vermek ve aracı olmak misyonu var gibi görünüyor bana. Kaynaklarını belirtmesi de bunu doğruluyor. Özgün yorumlar, fikirler edinmek yerine neler olup bitiyor öğrenmek için ideal. Bu arada site tasarımı yakın zamanda güncellenmiş olsa da bir kullanıcı olarak web sitesini pek kullanışlı bulmuyorum. Profesyonel bir site arıyorsanız Mürekkep Haber kesinlikle ilgilinizi çekecektir. Kendisi ilk görünüşte tam bir kütür sanat sitesi. Filmler, müzik, diziler, operalar, kitaplar ve etkinlikler hakkında yazılar yayımlıyor. Tek sorunu ise bir bağlantıya tıkladığınızda sizi sürekli yeni sekmeye atıp gezinme keyfini sekteye uğratması. Bunun dışında, site sık sık güncelleniyor. Edebiyat dünyası hakkında güncel yazılar mevcut. Teknoloji, kültür ve yaşam gibi geniş alanları kapsayan bir kültür sanat ve edebiyat sitesi arıyorsanız, Bilge Geyik'i ziyaret etmek isteyebilirsiniz. Ayrıca bu site, geniş çapta yazı sunmasının yanı sıra yazıları kolay takip etmek için sundukları bir Chrome uzantısı ile dikkat çekiyor. Ne var ki günlük olarak yeni yazı yayımlandığı söylenemez. Belki unutmamak için e-posta ile abonelik seçeneğini ve bu uzantıyı kullanmak gerebilir. Her ne kadar tasarımı kullanıcı açısından mükemmel olmasa da Egoist Okur, zaten böyle bir hedefle yazmayan bir blog. Kendisini sanırım diğer web sitelerinden ayıran yönü de bu. Gülenay Börekçi'nin yönettiği bu sitede röportajlar, kitap tanıtımları, yurt dışı edebiyat dünyasından haberler bulabilirsiniz. Sanırım yoluna genel olarak edebiyat sitesi olarak başlayıp daha sonra televizyon, mangalar, hatta genel bilgiler sağlayarak devam eden bir tek Kayıp Rıhtım'dır. Üstelik bir forum da açarak öncü bir eylem yaptı. Edebiyat camiasıyla, editörlerle, yayınevleriyle okurları buluşturdu. Kayıp Rıhtım'da Kitap, dizi, oyun, film, anime incelemeleri bulabilir, röportajlar okuyabilir, sunduğu genel testlerle hoş vakit geçirebilirsiniz. Bir diğer sitemiz ise Oggito. Kendisini ne yazık ki sadece edebiyat siteleri arasında sokamayız çünkü bilim kültür, teknoloji, ekonomi gibi alanlarda da yazılar yayınlıyor. Ne var ki kültür sanat dalında da geniş bir skala sunuyor. Tiyatrodan plastik sanatlara, sergilere ve elbette kitaplarla alakalı yazılar mevcut. Sarı logosuyla dikkat çeken Artful Living edebiyat, kültür yaşam, etkinlik, sergi, röportaj yazıları sunan, çoklu yazarı olan tam bir kültür sanat sitesi. Tasarımı ise gayet güzel. Sosyal medyayı da epey aktif kullandıkları söylenebilir. Bu listeye cuk gibi oturan bit web sitesi anlayacağınız. Editörlük hizmetleri de sunan ve iletişim kısmında 3K Atölye, 2010'dan beri yayın yapan kültür, sanat, edebiyat ve eleştiri mecrası KalemKahveKlavye. com'un Yaratıcı Yazarlık ve Editörlük projesi olarak hayata geçti şeklinde kendilerini tanıtmaktalar. Bir YouTube kanalları da bulunmakta. Sitede filmler, incelemeler, kitap tanıtımları, yazarlardan notlar sunuyor. Ancak nedense Eset, çok satan kitaplar kısmına girdiğimde uyarı verdi ve girişimi engelledi. Ben zararlı bir yazılım olduğunu düşünmüyorum ancak yine de tedbiri elden bırakmamak gerek. Ziyaretlerinizde dikkatli olun yani. - https://kitaplardananlamayanadam. com/ - https://www. ishakedebiyat. com/ - https://derinhakikatler. blogspot. com/ - https://www. ekdergi. com/ - https://kalemkahveklavye. com/ Benim araştırmam sonucunda ulaşabildiğim edebiyat, kültür, sanat siteleri böyle. Eminim aralarında kaçırdıklarım vardır. Lütfen bildiğiniz siteleri yorumlara bırakmayı unutmayın, böylece listeyi geliştirebiliriz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/en-iyi-fantastik-kitaplar/", "text": "Fantastik romanlar olmadan olmaz diyor, kitap önerileri arıyorsanız en iyi fantastik kitaplar listesi sizin için. Bu yazıda Tolkien ve Lewis gibi yazarlardan çıkan epik fantastik kitaplar, Neil Gaiman gibi kült olmuş ve Nalini Singh ve Ilona Andrews gibi aşk ağırlıklı fantastik kitaplara uzanan en iyi fantastik kitap serileri sıraladığım bir liste göreceğiz. Epey uzun bir liste olduğu için herkesin kendisine göre bir kitap bulabilecektir. Ben kitapların kısaca türlerinden, yaş aralığından bahsettim. Kimisi gençlik, kimisi yetişkin, kimisi çocuk, kimisi ağır kimisi hafif fantastik kitap bunların. O yüzden size kitabı almadan önce ufak bir araştırma da yapmanızı öneriyorum. Fantastik nedir? Alt türleri nelerdir? sorularına yanıtları bağlantıya tıklayarak alabilirsiniz. Size en güzel fantastik kitaplar listesi aşağıdaki gibi. Umarım epik fantastik, gençlik ve şehir gibi türleri içere bu liste işinize yarar. - Amerikan Tanrıları Neil Gaiman - Saklı Miras Serisi Ilona Andrews - Miras Üçlemesi N. K. Jemisin - Lonca Avcısı Serisi Nalini Singh - Harry Potter Serisi J. K Rowling - Percy Jackson & Olimposlular Rick Riordan - Kırık Diyar N. K. Jemisin - Karanlığın Efendileri Serisi Gena Showalter - Ay Günlükleri Marissa Meyer - Kate Daniels Ilona Andrews - Sookie Stackhouse Charlaine Harris - Ateş ve Buzun Şarkısı R. R. Martin - Dresden Dosyaları - Jim Butcher - Sissoylu Brandon Sanderson - Centilmen Piç Scott Lynch - Kral Katili Güncesi Patrick Rothfuss - Dikenler ve Güller Sarayı Sarah J. Maas - Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi J. R. R Tolkien - Narnia Günlükleri C. S. Lewis - Karanlık Cevher Dizisi Philip Pullman - Kargalar Meclisi Serisi - Leigh Bardugo - Alex Stern Leigh Bardugo - Sihrin Tonları Üçlemesi - V. E. Schwab - Diskdünya Terry Pratchett - Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları Ransom Riggs - Kızıl Kraliçe Victoria Aveyard - Zaman Beşlemesi Madeleine L'Engle - Duman ve Kemiğin Kızı Laini Taylor - Otostopçunun Galaksi Rehberi Douglas Adams - Büyücüler Lev Grossman - Witcher Serisi Andrzej Sapkowski - Zaman Çarkı Serisi Brandon Sanderson & Robert Jordan - Artemis Fowl - Eoin Colfer - Yerdeniz Serisi Ursula Le Guin - Lanetli Batının Kötü Cadısı Gregory Maguire - Peter Grant Serisi Ben Aaronovitch - Vampir Akademisi Richelle Mead - Vampir Günlükleri L. J. Smith - Crescent City Sarah J. Maas - Ölümcül Oyuncaklar Cassandra Clare - Ben, Kirke Madeline Miller - Sunshine Robin McKinley - Yıldız Tozu Neil Gaiman - Evelyn Hardcastle'ın Yedi Ölümü Stuart Turton - Harry Potter Serisi J. K Rowling - Percy Jackson & Olimposlular Rick Riordan - Dikenler ve Güller Sarayı Sarah J. Maas - Narnia Günlükleri C. S. Lewis - Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları Ransom Riggs - Kızıl Kraliçe Victoria Aveyard - Artemis Fowl - Eoin Colfer - Kızıl Kraliçe Victoria Aveyard - Duman ve Kemiğin Kızı Laini Taylor - Yerdeniz Serisi Ursula Le Guin - Dikenler ve Güller Sarayı Sarah J. Maas - Ölümcül Oyuncaklar Cassandra Clare Bu listeyi belirli bir sıraya göre düzenlemediğimi de not düşmek isterim. Bu yüzden ilk başta damağınıza göre fantastik bir seri bulamadıysanız, listenin aşağısına doğru ilerleyin. Kesinlikle kendinize göre bir şey bulacaksınızdır. Bu başlık altında önce okurlardan tam puan almış en iyi fantastik kitap serilerini sıralamaya başlayacağım. Daha sonra da tekil kitaplara geçeceğim. Kitap Sayısı: 2 adet, bitti. Neil Gaiman'ın fantastik dünyalar yazma konusunda bir usta olduğu su götürmez. 10 kişiye en iyi fantastik kitabı kimdir deseniz, en azından 5'i bir Gaiman kitabı ekler listeye. Koralin, Yolun Sonundaki Okyanus, Yıldız Tozu, Mezarlık Kitabı, Sandman ve daha neler neler. Amerikan Tanrıları ise tamamen kendi dünyasını yaratan son derece yaratıcı bir şehir fantezisi kitabı. Hugo, Nebula, Locus, Bram Stoker ve SFX gibi ödülleri kazandığını da eklemeden olmaz. Son üç yılını hapishanede geçiren Gölge'yi ve onun yanına oturan Bay Çarşamba'nın ilginç öyküsünü anlatır. Bu serinin bir de ikinci kitabı var: Anansi Çocukları. Üstelik bir dizi de oldu. - Amerikan Tanrıları - 1.1 Vadinin Hükümdarı - 1.2 Black Dog - Anansi Çocukları Benim son birkaç yılda severek okuduğum bir yazar varsa o da Ilona Andrews. Evli bir çift olan yazar ekibi, Kate Daniels serisi ile ünlerine kavuşsa da kendi açıkladıkları sayılara göre Gizli Miras serisi en çok satan serileri. Şimdilik seride 6 ana kitap yayımlandı. Serinin yorumlarına buradan ulaşabilirsiniz. Türkiye'de ise sadece ilk kitap yayımlandı. Devamı gelecek gibi görünmüyor. Bu seride Osiris serumu sayesinde güçler elde eden insanlar ve onların güç mücadeleleri anlatılıyor. Bu güç sahiplerinin kendi evleri var. - Gizli Miras 1: Kızıl Ateş - Gizli Miras 2: White Hot - Gizli Miras 3: Wildfire - Gizli Miras 4: Sapphire Flames - Gizli Miras 5: Emerald Blaze - Gizli Miras 6: Ruby Fever NOT: Bence en iyi fantastik kitaplar listesinde başta. İnsanın bam teline dokunuyor bu evli çift. Miras Üçlemesi tamamlanmamış olsa da bence en iyi fantastik kitaplar arasında. N. K. Jemisin de çok ödüllü bir yazar. Bu üçleme ile kendisiyle tanışmıştım. Kesinlikle okunması gereken fantastik romanlar arasında yer alıyor. Fantastik kitap önerileri listemde. - Yüz Bin Krallık - Parçalanmış Krallık - The Kingdom of Gods Bu serinin ülkemizdeki geçmişi biraz karışık. Meleklerin Kanı'nı önce Artemis Yayınları, ardından Yabancı Yayınları bastı. Şu anda ise sadece 4 kitap basılmış halde bulunuyor. Ben serinin ilk 3 kitabına bayıldığım için bence en iyi fantastik kitaplar arasında. Kitap yepyeni bir fantastik dünyada geçiyor. Başmelekler zirvede. Sonra da düz melekler ve vampirler geliyor. Bir de yoldan çıkmış vampirleri meleklere döndüren Lonca Avcıları var. Avcı doğanlar keskin koku gibi güçlere sahip olabiliyor. İnsanlarsa melekler ve vampirlerin kurbanı vaziyette. Lonca Avcısı serisi hakkında bilgi almak ve okuma sırasını öğrenmek için buraya gidebilirsiniz. Harry Potter serisi çocukluğumuzun serisi. Okumayanlar varsa bence daha fazla beklemeden bu seri ile tanışmalı. Dünyanın en ünlü ve en çok satan çocuk serisidir herhalde. Cadılar, kötülüğe karşı birlik olan insanların öyküsünü okumak ve büyülü bir dünyaya adım atmak istiyorsanız kesinlikle okumalısınız! - Harry Potter ve Felsefe Taşı - Harry Potter ve Sırlar Odası - Harry Potter ve Azkaban Tutsağı - Harry Potter ve Ateş Kadehi - Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı - Harry Potter ve Melez Prens - Harry Potter ve Ölüm Yadigarları - Harry Potter ve Lanetli Çocuk Özellikle 12 13 yaşındaki çocuklara kitap okumayı sevdirmek istiyorsanız bu seri sahiden çok önemli. Üstelik birçok okurun fantastik kitap önerileri arasına altın harflerle ismini yazdırdı. Kitap Sayısı: Ana 5, ek 1. Toplam 6. adet. Devam serisi bulunuyor. Bkz: Olimpos Kahramanları. Percy Jackson & Olumposlular da yine Yunan Mitolojisi seviyorsanız kesinlikle okumanız gereken serilerden. İki filmi de olduğu için muazzam bir fırsat. Riordan'ın en iyi eseri olduğunu söylemek biraz cüretkar olacak ama okurlar bu seriye bayılıyorlar! Üstelik çocuk kitabından başlayıp gençlik serisine döndüğü için çocuklarınıza birkaç kitapta birkaç yılı yaşatma imkanı sunacağınız serilerden. Harry Potter da böyledir ve günümüzde bu kadar çok sevilmesinin nedenlerinden birinin de bu olduğunu düşünüyorum. Percy Jackson kesinlikle okunması gereken serilerden. N. K. Jemisin en iyi fantastik kitaplar listesinde kendisine bu seriyle de yer buldu. Yazdığı her kitapta çok güzel dünyalar kurabilen bir yazar kendisi. Her bir kitabıyla 3 Hugo Ödülü'nü alan bu yazarın kaleminden çıkan bu seriyi okumadan etmek olmaz. Ancak kolay bir dili olduğunu söylemek zor olabilir. - Beşinci Mevsim - Sütun Kapısı - The Stone Sky Kitap Sayısı: 1 Seri değil. Yukarıdaki kısa girişten de anlayacağınız üzerine, Gece Yarısı Kütüphanesi büyülü bir kütüphanenin kapılarını bize açıyor. Ülkemizde haftalardır çoksatan listelerinden düşmeyen bu kitabı bence sizler de okumalısız! Benim kesinlikte listemde bu kitap. Gece Yarısı Kütüphanesi ayrıca 2020 Goodreads Choice Ödülü'nü kazandı! Bu gençlik serisi, her bir kitabında bir masalı temel alarak bir masal uyarlamasını aynı bilim kurgu geleceği içinde sunar. Ancak tam da bilim kurgu diyemeyeceğimiz unsurları olduğundan fantastik romanlara çok daha uygundur. İlk kitap Cinder, Külkedisi'ni ele alır örneğin. İkinci kitapsa Kırmızı Başlıklı Kız'ı. - Cinder - Scarlet - Cress - Winter Kitap Sayısı: 10 adet, yan serisi mevcut. Her ne kadar Kate Daniels serisi dilimize çevrilmemiş olsa da yukarıda da bahsettiğim gibi bu seri Ilona Andrews'e ün kazandıran seri. Bunu vurgulamamın asıl nedeni ise çok farklı bir dünya yaratmış olması. Benim için kesinlikle en iyi fantastik kitaplar listesine giriyor. Konu şehir fantezi serileri olunca sanırım zirve Ilona Andrews'te. Kesinlikle okumanızı öneririm. Özellikle de ağır olmayan fantastik bir dünya arıyorsanız. Fantastik kitaplar denilince aklıma gelen serilerden birisi bu kesinlikle! - Magic Bites (2007) - Magic Burns (2008) - Magic Strikes (2009) - Magic Bleeds (2010) - Magic Slays (2011) - Magic Rises (2013) - Magic Breaks (2014) - Magic Shifts (2015) - Magic Binds (2016) 9.5 okunmalı - Magic Triumphs (2018) Her ne kadar Kate Daniels bize bitti denilse de yazarımız 2023 yılında yan bir seriye başladı. Kate Daniels: Wilmington Years ve ilk kitabı Magic Tides. Devam kitabı henüz görünmese de geleceğini biliyoruz. Ben okudum ve çok sevdim doğrusu! Kitap Sayısı: 13 ana kitap, bitti. Sookie Stackhouse serisi benim için en iyi fantastik romanlar arasına tam olarak girmez ancak birçok okurun da bu seriye bayıldığını söylemek gerek. Üstelik tüm kitaplar çevrilmiş bir seri olduğu için bu listeye girmesi gerektiğini düşündüm. Önce vampirler ve kurtadamlarla başlayan seri daha sonra kapısını birçok fantastik yaratığa açtı. Eğer kitap serisinden hoşlanmazsanız dizisini izleyebilirsiniz. Adı True Blood. Okurun Köşesi'nde Sookie Stackhouse okuma sırası da mevcut. Kitap Sayısı: 2021 itibariyle 6, belirsiz tarihte yayımlanacak final kitap mevcut. Ateş ve Buzun Şarkısı serisinin ilk kitabı olan Taht Oyunları 1996'da yayımlanmaya başladı ve dizi yüzünden sanırım bu seriyi duymayan kalmamıştır. Ben dizi yüzünden soğuyup okumadığımı itiraf edeceğim. Ancak ilk kitabı elimde mevcut. Belki bir gün ben de bu efsaneye dönüşen fantastik seriyi okurum. Birçok okur tarafından en iyi fantastik kitap serileri arasında gösterilir. - Kralların Çarpışması I. - Kralların Çarpışması II. - Kılıçların Fırtınası I. - Kılıçların Fırtınası II. - Kargaların Ziyafeti I. - Kargaların Ziyafeti II. - Ejderhalarla Dans I. Seri, Harry Dresden'in öyküsünü anlatır. Kara büyüyle uğraşan bu danışman güvenlik güçlerine yardım eder. Şehir fantezisi olan bu seri diğerlerinden erkek bir anlatıcısı olması ile ayrılıyor. Üstelik fazla uzun sürmese de bu kitap serisi de aslında dizi oldu ne var ki 1. sezondan sonra iptal edildi. İthaki Yayınları'nın ilk birkaç kitabını yayınladığı dizi artık yayımlanmıyor ne yazık ki. Yurtdışında çok sevilse de ülkemizde pek ses getirmemiş olmasını buna bağlayabiliriz diye düşünüyorum. Okumak istiyorsanız İngilizce devam etmek zorundasınız ne yazık ki. Kitap Sayısı: 6 yayımlanmış, devamı gelecek. Sissoylu bir epik fantezi kitabı. 2006'da yayımlanmaya başlanmış ve o zamandan beri kendisine sağlam bir kitle edindiği gerçekten su götürmez. Dahi bir hırsızın, bir kahramanın ve bir sokak çocuğunu içeren soygunun etrafında oluşan bir isyanı anlatır. Kitap Sayısı: 4 yayımlanmış, 3 yayımlanacak. İlk olarak 2006'da yayımlanmaya başlayan bu seri Locus ve Grand Prix adaylığı almış. Türk okurlardan da beğeni kazanmış bir fantastik seri. İthaki Yayınları'ndan çıkmakta. - Locke Lamora'nın Yalanları - Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler - Hırsızlar Cumhuriyeti - The Thorn of Emberlain - The Ministry of Necessity - The Mage and the Master Spy - Inherit the Night Patrick Rothfuss'un yazdığı, aslen 2007'de ve Türkiye'de 2011'de İthaki Yayınları'nca yayımlanan bir seri Kral Katili Güncesi. Kitap Sayısı: 4 yayımlanmış, 2 yayımlanacak. Bu seri, perileri ele alan ve okurlarca epey sevilmiş, ödül adaylıkları olan bir gençlik serisi. Feyre isimli, yanlışlıkla bir kurt görünümlü bir peri vurarak perilerin dünyasına çekilen bir kızın macera dolu öyküsünü anlatır. Orada ölümcül bir yaratık olan Tamlin ile karşılaşır ve sonra olaylar olaylar. Seri hala devam etmekle birlikte şimdilik 6 ana kitaptan ve bir ara kitaptan oluşuyor. İlk 4 ana kitabı yayımlandı, diğer 2 ana kitabı ise gelecek yıllarda okurlarla buluşacak. Dikenler ve Güller Sarayı okuma sırası bağlantıda. Fantastik kitap tavsiyeleri arıyorsanız, Yüzüklerin Efendisi serisi aradığınız seri. 3 kitaptan oluşur: Yüzük Kardeşliği, İki Kule ve Kralın Dönüşü. Filmlerinin yanı sıra günümüzde bir dizi çalışması da mevcut. Orta dünyaya gidip elfleri, cüceleri, hobbitleri ve büyücüleri okumak istiyorsanız ve daha önce tanışmayacak kadar şanslıysanız, bir an önce bu fantastik seriye başlamalısınız! Asıl adı The Chronicles of Narnia olan Narnia Günlükleri serisi 1950 1956 yılları arasında yayımlandı. Seride Narnia isimli büyülü bir ülkedeki fantastik yaratıklar ve onları içeren öyküler işlenir. 4 çocuğun bakış açısından anlatılan bu dünyada Narnia'nın çeşitli gizemleri açıklığa kavuşturulur. Bu seri çocuk klasikleri arasında yer alır ve yaklaşık 50 dile çevrilmişlerdir. Jordan Koleji'nde yatılı okuyan Lyra ve cini Pantalaimon'un öyküsünü anlatan Karanlık Cevher dizisi ilk olarak 1995 yılında yayımlanmaya başladı. Lyra ve cini gizli bir toplantıya kulak misafiri olunca hayatları tamamen değişir. Cinayetler ve kayıp cinlerle bezeli son derece eğlenceli bir seridir. - Altın Pusula - Keskin Bıçak - Kehribar Dürbün Kitap Sayısı: 2 kitap yayımlandı, 3. gelecek. Gölge ve Kemik serisinin dünyasında geçiyor. Bu kitapta altı suçlu bir araya toplanarak hapishaneden bir adamı kaçırmaya çalışıyorlar. Kitap bu altı kişinin bakış açısından aktarılıyor. Kitap ödül almasa da adaylıkları bulunuyor. Goodreads okurları tarafından ödüle layık görülen bu kitap aslında çok yeni ve okurlar kesinlikle beğenmiş görünüyor. Kendi dünyasını oluşturan bu fantastik kitap aslında şehir fantezisi sınıfında. Alex Stern, Yale'in birinci sınıf öğrencileri arasında en sırıtanıdır. Los Angeles iç bölgelerinde hippi bir anne tarafından büyütülen Alex, okulu erken yaşta bırakmıştı. Üstelik uyuşturucu satıcısı erkek arkadaşların, tuhaf işlerin ve çok, çok daha kötülerinin dünyasında kendisini bulmuştu. V. E. Schwab son dönemde çok başarılı işlere imza atan bir yazar olarak karşımıza çıkıyor. Ben kendisiyle yazdığı ilk kitaplarla tanışmış ve kalemini epey sevmiştim. Bu günlerde övgü üstüne övgü alması beni bir okur olarak sevindiriyor. Üçleme Sihrin En Koyu Tonu ile başlıyor. Son Antari büyücülerinden biri olan Kell'in öyküsünü anlatıyor. Becerisi ise Kırmızı, Gri, Beyaz ve yitip gitmiş Siyah Londra arasında seyahat edebilmesidir. Yazar bu kitapla ödül almasa da adaylıkları bulunmakta. V. E. Schwab ayrıca Victoria Schwab adıyla da eserler yayınlamakta. Edebiyat fakültelerinde kitapları okutulan Diskdünya uzun soluklu bir seri olmasının yanında çok da önemli. Geçtiğimiz yıllarda Terry Pratchett'i kaybettiğimiz için serinin devamı maalesef gelemeyecek. Ancak belki ilerde başka bir yazar bu görevi Zaman Çarkı'nda olduğu gibi üstlenebilir elbette. Çokça önerilen fantastik serilerden biri. İlk olarak 2015'te yayımlanan bu seriyi de kitap uyarlaması filmler listemize sokabiliriz. Tuhaf güçleri olan bir grup çocuğun öyküsünü 16 yaşındaki Jacob üzerinden anlatıyor. Fotoğrafçılıkla kitapları birleştiren yaratıcı bir kurgusu mevcut. Kitap Sayısı: 4 ana kitap, ek kitaplar. Kızılların Gümüşlere karşı mücadele verdiği bir dünyada geçen Kızıl Kraliçe, Kızıl olmasına rağmen güçleri olan 17 yaşındaki Mare Barrow'un öyküsünü anlatmakta. Bu seri birçok site ve kişi tarafından en iyi fantastik kitaplar arasında kendisine kolaylıkla yer buluyor. Meg'in babası beşinci boyuta zaman yolculuğu yapmanın imkanlarını araştırırken gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur. Onu kurtaracak Meg ile arkadaşı Calvin ve kardeşi Charles Wallace'ın öyküsünü anlatır. Melekleri ve gençlik kitaplarını seviyorsanız, okurlarca çok sevilen Duman ve Kemiğin Kızı'nı okuyabilirsiniz. 17 yaşındaki, elinde skeç defteri ile Prag sokaklarında dolaşan mavi saçlı Karou'nun öyküsünü anlatmakta. Bu seri birçok kişinin fantastik kitap önerileri listesinde. En iyi fantastik kitaplara bir de en ünlüsünü eklersek ilk 10'a kesinlikle Douglas Adams'ın Otostopçunun Galaksi Rehberi girer. Hem sizi büyülü diyarlara götürür hem de mizahi diliyle gönlünüzü ele geçirir. 5 ince kitaptan oluşa da tek bir ciltle satılmaktadır. Büyülü bir okula kabul edilen 17 yaşındaki Quentin Coldwater'un öyküsünü anlatır. Bu kitap dizisi de ayrıca bir diziye uyarlandı. Önce oyun, ardından da dizi olan Witcher'ın ülkemizdeki ünü bu yapımlarla daha da arttı. Kitapları Pegasus Yayınları tarafından yayımlanmakta. Kendi gerçekliğini oluşturan ve birçok serinin aksine asıl dili İngilizce olmayan bu seri benim de okuma listemde. Şu anda 7 kitaplık Witcher dizisinin ilk kitabı okumakta ve son derece eğlenmekteyim. - Son Dilek - Kader Kılıcı - Elflerin Kanı - Nefret Çağı - Ateşle İmtihan - Kırlangıç Kulesi - Gölün Hanımı Kitap Sayısı: RJ'nin 11, RJ ve BS: 3, bitti. RJ seriyi asıl yazarın ölümünden sonra tamamladı. İyi ve kötü arasındaki savaşı anlatan, kendi dünyasını yaratmış bir seri Zaman Çarkı. Yazarın zamansız vefatıyla Robert Jordan seriyi tamamladı. En iyi fantastik kitaplar arasında olan bir seri. - Dünyanın Gözü - Büyük Av - Yenidendoğan Ejder - Gölge Yükseliyor - Göğün Ateşleri - Kaos Lordu - Kılıçtan Taç - Hançer Yolu - Kışın Yüreği - Alacakaranlık Kavşağı - Düş Hançeri - Fırtına Toplanıyor - Geceyarısı Kuleleri - Işığın Anısı Dahi ve zengin bir çocuğun fantastik yaratıklarla olan kötücül akıl mücadelelerini anlatan bir seri. İlk kitap ayrıca bir filme uyarlandı. Son kitabı ise 2012 yılında yayımlandı. Türkçeye ise 6 kitabı Artemis Yayınları'nca çevrildi. Eğer perileri seviyorsanız kesinlikle bakmanızı öneririm. Ben filmi özellikle sevdim. - Artemis Fowl - Kuzey Kutbu Macerası - Sonsuzluk Şifresi - Opal'in Oyunu - Kayıp Koloni - Zaman Paradoksu - Atlantis Saplantısı - Son Muhafız Kitap Sayısı: 6, bitti. ek kitapları var. 2018'de vefat eden, ABD'li olan ünlü yazar Ursula Le Guin'in çok beğenilen bir serisi Yerdeniz. İlk kitap olan Yerdeniz Büyücüsü 1968'de yayımlandı. Kitap kurgusal bir takımadada geçer. İleri büyücü güçlere sahip Ged'in öyküsünü anlatır. Adaya saldıran düşmanı yenince, yetenekleri sayesinde Ged bir büyücülük okuluna davet edilir ve macera başlar. Birçok okur arasında en iyi fantastik kitaplar arasında bu seri. Serinin 6. kitabı 2001'de yayımlandı. Okunması gereken fantastik kitaplar arasında. - Yerdeniz Büyücüsü - Atuan Mezarları - En Uzak Sahil - Tehanu - Yerdeniz Öyküleri - Öteki Rüzgar Oz Büyücüsü'nden tanıdığımız kötü cadının öyküsünü anlatan bu seri ayrıca bir film oldu. 4. kitap ise 2011 yılında yayımlandı. Türkçeye sadece serinin ilk kitabı olan Londra Nehirleri çevrilse de yurtdışında yayımlanmış 8 kitabı bulunuyor bu serinin. Anlatıcısı olan Peter Grant, çaylak bir dedektiftir tek hayali başarılı olmak olsa da pek de bir yerlere gelemeyeceği bir konuma atanır. Ancak bir cinayeti hayret verili biçimde hayalet görgü tanığı sayesinde çözünce önü açılır. - Londra Nehirleri - Moon Over Soho - Whispers Under Ground - Broken Homes - Foxglove Summer - The Hanging Tree - Lies Sleeping - False Value Bu gençlik serisi Türkçeye çevrildi ancak berbat kapaklarla. Seri 6 kitaptan oluşuyor. Vampirleri ve dhampirleri ele alan, Alacakaranlık türünde bir sayabileceğimiz bir seri. - Vampir Akademisi - Buz Öpücük - Gölge Öpücük - Kan Sözü - Ruh Bağı - Son Fedakarlık Dizi olması sayesinde ünü artan bu seri günümüzde hala yayımlanmakta ancak yayınevindeki bazı sorunlar yüzünden bir hayalet yazarla. Seriye ve kitaplara dair bilgi almak için buraya gidebilirsiniz. Kitap Sayısı: 1 yayımlanan, 2 yayımlanacak kitap görünüyor. Listeye 2020 Goodreads Okur Ödülü'nde en iyi fantastik kitap ödülünü alan ve henüz dilimize çevrilmiş bir kitabı eklemeden sanırım olmazdı. Sarah J. Maas aslında Cam Şato gibi seriler sayesinde uzun zamandır hayatımızda. Bu seride de perileri işleyen yazar ayrıca melekleri konu alıyor ve olaylar Bryce Quinlan'ın başından geçiyor. En kısa sürede raflarda göreceğimizi umduğum serilerden. Serinin 2. kitabı olan Gökyüzü ve Nefes Hanesi 2022 yılında yayımlandı. Kitap Sayısı: 6 ana kitap, yan ve devam serileri mevcut. Bkz: Cehennem Makineleri. Ölümcül Oyuncaklar serisi, New York'ta yaşayan Clary Fray'in öyküsünü anlatır. Bir gün kulüpte garip bir olayla karşılaşınca gözü hayal bile edemeyeceği bir dünyaya açılır. - Kemikler Şehri - Küller Şehri - Camlar Şehri - Düşmüş Melekler Şehri - Kayıp Ruhlar Şehri - Cennet Ateşi Şehri Özelikle Yunan Mitolojisi seviyorsanız, çok ses getiren ve okurlardan beğeni toplayan Ben, Kirke'yi okumanızı öneririm. Çok tanıdık bir cadıyı alıp bambaşka bir çerçevede bize sunmakta. Titan olan bir tanrının evinde doğan, insan sesli bir kızın öyküsünü anlatmakta. Şefkati ve sevgiyi insanlarda arıyor bu kız ancak hiçbir şey, yolunda gitmiyor. Özellikle cadıları seviyorsanız bu kitabı kesinlikle okumanızı öneririm. Goodreads En İyi Fantezi Kitabı ödülünü aldı ve birkaç ödül adaylığı da bulunmakta. Önerdiğim fantastik kitaplar arasında. Bu ülkemizde yayımlanmasa da benim zamanında severek okuduğum, vampirli bir fantastik roman. Bir vampirle kadının hayatta kalma mücadelesini işliyor. Sonu epey devamı gelecek gibi bitse de devamı gelmemesi beni mutlu eden kitaplardan. Locus adaylığı bulunan Yıldız Tozu, belki de Neil Gaiman'ın genel olarak en bilinen kitaplarından. Filmi de yapılan bu kitap ilk olarak 1998 yılında yayımlandı. Türkçe olarak İthaki Yayınları'ndan çıkmakta ve kitabın yeni tasarımı göz alıcı olsa da kitabın romantik ve eğlenceli havasını pek yansıtmadığını söylemek mümkün. Kitapta gökten düşen bir yıldızın, dünyada büyünün bulunduğu bir noktada bir adamla karşılaşmasını ve çeşitli doğaüstü varlıklarla olan öykülerini anlatmakta. Evelyn Hardcastle'ın Yedi Ölümü ilgi çekici konusuyla dikkat çekiyor. Kara komedi olarak betimlenen bu kitap okurlarca çok sevildi. Blackheath Malikanesi'nde bir kutlama için toplanan kalabalık, partinin keyfini çıkarırken Evelyn son nefesini verecek. Tekrar, tekrar ve tekrar. Katilin kim olduğunu bulması gereken ve her gün malikanedeki başka biri olarak uyanan kahramanımız ise kendi ismini dahi hatırlamaz. En iyi fantastik kitaplar listem işte böyle. Bu serileri bulmak ve derlemek gerçekten vakit aldı ancak fantastik severler olarak bu kitapların ve serilerin size fikir vereceğini düşünüyorum. Sizin de fantastik kitap önerileri listeniz varsa, yorum kısmına bırakmaktan çekinmeyin!"} {"url": "https://okurunkosesi.com/en-iyi-genc-kitaplari/", "text": "Bana göre en iyi genç kitapları listesini hazırlamamdaki asıl sebep türe yeni başlayanlara rehberlik etmesi. Genç kurgu kitapları her yaştan insanın okumaktan hoşlandığı kitaplar olmakla birlikte özellikle gençlerin okuması için yazılıyorlar. İçinde yetişkinliklere yönelik unsurlar bulunmuyor. En iyi genç kitapları fantastik, bilim kurgu ve aşk türlerinde. J. K. Rowling, John Green ve Angie Thomas gibi yazarların kitaplarının bulunduğu listemize hemen bakalım. Bu yazıda en popüler genç kitapları listesine bir bakış atacağız. Kitapları Goodreads'tan ve New York Times çoksatan gençlik kitapları listesinden derledim. Ancak yalnızca Türkçeye çevrilmiş olanları bu listede göreceksiniz. Yeni yayımlanmış ve sevilen bir yazardan bir gençlik fantastik kitabı okumak istiyorsanız Girdap Görüleri'ne bakmak isteyebilirsiniz. 2023 Mart ayında yayımlanan, Ece Yücesoy'un çevirdiği kitap Vi Solaris'in öyküsüne odaklanmakta. Vi Solaris kendi üstün güçlerinden korkan ve aslında onlardan haberdar olmayan bir prensestir ve güçlerinin gerçek kudreti ortaya çıkarsa bu ona tahtına bile mal olabilirdi. Vi, büyüsünün sınırlarını öğrenmeye uğraşırken, gizemli bir yabancıyla arasında bir bağ olduğunu keşfeder ve öykü bu noktadan sonra hızlanmaya başlar. Elisa Kova kurduğu dünyalarla okurlardan ve yazarlardan övgü toplamakta. 3 kitaptan oluşan Peri Halkı Serisi okurlar tarafından çok sevilen bir üçleme. Holly Black zaten okurlarca çok sevilen bir yazar. Yedi yaşındaki Jude'un hayatı, peri general tarafından vahşice öldürülen anne babası ve kız kardeşleriyle yaşadığı trajik bir olayla alt üst olur. Artık Periler Diyarı'nda, kendini hiçbir zaman ait hissetmediği bir dünyada bulur. Jude'un amacı, bu fantastik diyara ait olmamasına rağmen saray hanesinden biri olmak ve bu dünyada varlığını kanıtlamaktır. Diyar'daki taç giyme töreni, Jude'un kendini kanıtlama şansıdır. Ancak bu yolculuk, acımasız prens Cardan'ın zorbalığına ve ailesini öldüren gaddar Madoc'a karşı bir dizi zorlu engelle doludur. Jude, iyi dövüşme yeteneğiyle şövalye olabilir ya da güzel yalanlarla dolu bir dünyada casusluk yapabilir. İlk olarak 2012 yılında, Türkçeye ise 2016 yılında çevrilen Eleanor ve Park, hala çok okunan kitaplar arasında yerini koruyor. Kitap, ilk aşkın sonsuza dek sürmeyeceğini bilen zeki ama bunu deneyecek kadar da cesur olan iki gencin öyküsü biz okurlara anlatmakta. Kitap 1986 yılında geçiyor ve bir okul yılı boyunca sürüyor. Eğer tatlı bir gençlik kitabı arıyorsanız, kesinlikle Eleanor ve Park listenize girmeli. Ben daha önce Rainbow Rowell'in Fangirl'ünü okumuş ve gerçekten beğenmiştim. Ayrıca kitabın birçok önemli ödül aldığını da söylemeden geçemeyeceğim. Aralarından en dikkate değer olanları şöyle: 2013 Goodreads Okurun Seçimi Ödülü, Lise için Kuzey Carolina Genç Yetişkin Kitap Ödülü (2016). John Green son yılların en sevilen genç romanı yazarlarından birisi. Ancak onu dünyaca ünlü yapan kitap Aynı Yıldızın Altında'dır. Kanser atlatmış ve hala mücadele edenlerin buluştuğu bir destek grubunda tanışan iki gencin tanışma öyküsünü anlatan kitap ilk aşkın yanı sıra hastalık, mücadele, aile, kayıp ve sevgi gibi konuları işliyor. Epey duygusal olduğunu belirtmekte fayda olduğunu görüyorum. Kitap okurken ağlamaktan hoşlanmıyorsanız başlamadan önce iki kere düşünmeniz gerektiğini söylemek isterim. Pegasus Yayınları'ndan yayımlanan kitabı Çiçek Eriş çevirdi. Ciltli baskısı hala satışta. 320 sayfa. Kitabı dünyaca ülkemizde bu denli popüler yapan ve dikkat çekmesini sağlayan bir başka unsur da filme uyarlanmış olması. Sarah J. Maas, son yılların en popüler genç kitabı yazarlarından birisi. Bu dizisindeyse perilerin dünyasına adım atan bir insan olan Feyre'nin gözünden yepyeni fantastik bir dünyayı biz okurlara aktarmakta. Kitabın türü ise fantastik, gençlik ve aşk. Aslen 2015 yılında yayımlanan ve okurların beğenisi çok kazanan bu fantastik gençlik kitabı DEX Kitap'tan 2016 yılında yayımlandı. Günümüzde hala diziye yeni kitaplar eklenmeye devam ediyor. Ağır geçen bir kış ve ailesini beslemesi gereken Feyre'nin öyküsü ile başlıyor kitap. Hayatta kalmamak için öldürdüğü bir kurt için bir canavar çalıyor kapısını ve tüm dünyası değişiyor. Birimiz Yalan Söylüyor okurların ilgisini çeken gizem kitaplarından birisi. Cezaya kalan bir grup öğrenci arasından bir tanesi ölünce geri kalanlar potansiyel suçlu oluyorlar. Ancak hepsinin de ortaya çıkmasını istemediği sırları mevcut. Bu yüzden de her biri aslında suçlu olabilir ve biz kitapta bu heyecanlı keşfi okuyoruz. Birimiz Yalan Söylüyor ayrıca kitap uyarlaması. Netflix dizisi 2022 itibariyle platformdan izlenebiliyor. Eğer aşk odaklı, ağlatan kitaplardan hoşlanıyorsanız okurların çok sevdiği kitaplardan biri olan Bin Öpücük'ü tercih edebilirsiniz. Geçtiğimiz yıllarda Yabancı Yayınları'ndan yayımlanan Bin Öpücük okurlardan yüksek puan toplamaya devam ediyor. Bin Öpücük'ün kapağına bayıldığımı da söylemeden ve hüngür hüngür ağladığımı söylemeden de geçemeyeceğim. İki gencin tekrar buluşma öyküsünün anlatıldığı kitap kapağı ve duygusal anlatımıyla dikkat çekiyor. Üstelik akıcı dili sayesinde birkaç saatte okunabilecek kadar da sürükleyici. Eğer John Green'in kitabı Aynı Yıldızın Altında'yı sevdiyseniz, Bin Öpücük'e de kesinlikle şans vermeniz gerektiğini düşünüyorum. John Green, Alaska'nın Peşinde ve Aynı Yıldızın Altında gibi gençlik kitapları ile okurların gözdesi olan yazarlardan birisi. Kendisinin neredeyse her kitabı bir filme uyarlandı ve okurlar tarafından hala çok seviliyor. Kaplumbağa Kabuğunda Dünya ise önceki kitaplar kadar ilgi görmese de genç okurların sevdiği kitaplar arasına girmiş durumda. Ek olarak, yazarın en ünlü kitabı olan ve hala çok fazla okunan bir kitap olan Aynı Yıldızın Altında bence en iyi genç kitapları arasında yerini çok sağlamlaştırdı. Kesinlikle bir klasik haline geldi. Son yıllarda ABD'de ve başka ülkelerdeki siyahilere yönelik ırkçılık konusu ülkemizde de karşılığını buldu. Sessiz Kalma dostunun bir polis tarafından vurulduğunu gören Starr'ın mücadele dolu öyküsünü anlatmakta. Ve Sonunda İkisi De Ölür öleceklerini bilen iki gencin son günlerine bir ömrü sığdırma öyküsünü anlatır. 2019'da Pegasus Yayınları tarafından yayımlandı. Benim de okuduğum bu kitabın yorumuna hemen yukarıdan erişebilirsiniz. Kitapta, bir telefon aramasıyla 24 saat içinde ölecekleri haberini alan iki gencin birbiriyle nasıl tanıştıklarını ve kalan saatlerini birlikte neler yaparak geçirdiklerini anlatıyor. LGBTQ+ temalı kitap okurlardan büyük ilgi topladı ve şu an hala çok okunan gençlik kitaplarından birisi. Aşırı fantastik olmayan ve beklenen bir ölüm karşısında ne yapılacağını irdeleyen okuyacak bir kitap arıyorsanız Ve Sonunda İkisi de Ölür isimli bu kitap aradığınız roman olabilir. Eğer sizi şaşırtacak bir gençlik kitabı arıyorsanız Pegasus Yayınları'ndan yayımlanan Yalancılar sizin için olabilir. Kendilerini Yalancılar olarak adlandıran 4 gencin öyküsünün anlatıldığı kitap bence sade ama etkileyici anlatımıyla dikkat çekiyor. Kitabı ilk okuduğumda özellikle sonunun beni çok şaşırttığını içtenlikle söyleyebilirim. Bu, kesinlikle spoiler yememeniz gereken eserlerden birisi. Kitap Hırsızı Nazi Almanyası'nın karanlık dönemlerinde geçen etkileyici bir hikayeyi genç Liesel Meminger'ın gözünden anlatıyor. Liesel, savaşın vahşi gerçekleri arasında, kitapları çalarak kendi dünyasını inşa eder ve bu eylemi hayatını derinlemesine etkiler. Roman, direnç, sevgi ve insanlığın özü üzerine derinlemesine düşündüren güçlü bir anlatı sunuyor. Kitap, okurunu sadece Liesel'in yaşamının izini sürmekle kalmayıp aynı zamanda insanlığın zorlu sınavlarına tanıklık etmeye davet ediyor. Liesel'in masumiyeti, savaşın ve acının gölgesinde nasıl değiştiğini izlemek, okuru derinden etkileyen bir duygusal yolculuğa çıkarıyor. Zusak'ın kusursuz üslubu ve karakterler arasındaki çarpıcı bağlıyor ve her sayfada yeni bir keşif vaat ediyor. Kitap Hırsızı sadece tarihi bir dönemin yansıması olmanın ötesine geçerek insanın içsel gücünü, dayanıklılığını ve sevgisini sorguluyor. Okurunu, sadece Liesel'in dünyasına değil aynı zamanda evrensel insan deneyimine duyarlı bir şekilde bağlayan bu roman, edebi bir başyapıt olarak adlandırılmayı hak ediyor. Distopik gençlik kitapları arıyorsanız ve şans eseri Açlık Oyunları üçlemesini okumadıysanız kitap uyarlaması da olan bu popüler gençlik kitabı kesinlikle sizin için. Çok sevildiğini not düşelim. Her yıl düzenlenen acımasız ve ölümüne olan bir oyuna gönderilen bir avuç, bazen azimli bazen kurban, gençlerin başından geçenlerin anlatıldığı, genellikle şoke edici unsurlar içeren bu gençlik kitabı sahiden çok sevildi. Hafızalara kazındı. 2010'lu yıllara damgasını vurmasının yanı sıra filmleriyle Jennifer Lawrence'ın ününün parlamasında da epey büyük bir rol oynadı. Günümüzde hala çok okunmakta. Öyle ki ilk baskısı Pegasus Yayınları'ndan yapılsa da daha sonra DEX Kitap telifini alarak seriyi yenilenmiş kapakları olan bir baskıyla okurla buluşturdu. Eğer distopya ve bilim kurgu seviyorsanız kesinlikle bakmalısınız. İki uyumsuz genç yetişkinin aşk hikayesinin anlatıldığı Eleanor ve Park, baştan kötü sonu belli ama tatlı bir popüler gençlik kitabı. Kitabın tanıtımında şöyle diyor: İlk aşkın sonsuza dek sürmeyeceğini bilecek kadar zeki ama bunu deneyecek kadar cesur ve umutsuz, on altı yaşındaki iki talihsiz aşığın bir okul yılı boyunca süren hikayesi. Masalları seviyor musunuz? Peki ya masalları temel alarak yazılan fantastik-distopik gençlik romanlarını? O zaman her kitabında farklı bir masaldan yolu çıkılarak yazılmış fantastik ve distopik olan Ay Günlükleri Serisi sizin için. Uzun zaman en popüler gençlik kitapları arasında olduğunu da not düşmek gerekir. Üstelik garip bir şekilde Artemis serinin tüm kitaplarını yayımladı. Bu seriyi diğerlerinden ayıran özelliği, peri masallarını uzay gibi unsurlarla ve karakterlere peri masallarında bulunan özellikleri farklı biçimlerde ekleyerek okura sunması. Elbette yazarın dilinin akıcı olması, konunun ilgi çekici olması okuma eylemini çok keyifli bir hale getiriyor. Ay Günlükleri serisinin kitapları sırası şöyle. Aslen ara kitapları olsa da Artemis Yayınları bu şekilde yayımlamayı tercih ettiği için o ara kitapları kısa öyküleri es geçiyorum. - Cinder (1. kitap) - Scarlet (2. kitap) - Crest (3. kitap) - Levana (3,5. kitap) - Winter (4. kitap) - Uzak Yıldızlar (4,5. kitap) Beyin felci yüzünden konuşamayan, yürüyemeyen ve yazamayan, 11 yaşındaki Melody'nin öyküsü anlatılır. Hiçbir uzvuna komut veremeyen bu küçük kızın beyni ise mükemmel işler. Çünkü fotografik hafızası vardır ancak bunu kimse bilmez. Bir gün kafasının içindeki sesi keşfettiğinde onun için çok şey değişir. Bu kitap umut veren öyküsü ile dikkat çekiyor. Bana Mucize'yi anımsattı. Gençlerin ve çocukların kesinlikle okuması gerektiğini düşündüğüm kitaplardan birisi. İlham verici ve farkındalık yaratıcı konusuyla bence diğer çocuk ve gençlik kitaplarından çok güzel biçimde ayrılıyor. Timaş Genç tarafınca Zeynep Kürük çevirisiyle yayımlanan kitap hala satışta ve 256 sayfa. Kitap Yurdu'na baktığımda 50 binden fazla satıldığını gördüm. Bu Türkiye için gerçekten iyi bir rakam! Pegasus Yayınları tarafından yayımlanan Fısıltı Serisi, diğer kitaplara oranla epey eski bir seri olsa da hala gençlik edebiyatı severlerin beğeniyle okuduğu bir fantastik gençlik dizi. Alacakaranlık tarzı bir paranormal aşk öyküsü olan Fısıltı normal bir kızın bir delikanlı ile karşılaşması ve onun hakkındaki tuhaf ve doğaüstü durumu keşfetmesini anlatıyor. Ancak bu sefer vampirler ve kurtadamlar yerine melekler, hatta düşmüş melekleri okuyoruz. Kapaktan ötürü bunun bir spoiler olduğunu düşünmüyorum. 4 kitaptan oluşan ve son kitabı yayımlanalı epey zaman geçmiş bir seri olması da okurların işini epey kolaylaştırıyor. Üstelik Türkiye'de hala çok satan, en popüler genç kitapları arasında. - Fısıltı, - Çığlık, - Sessizlik - Final. Distopik gençlik kitaplarını seviyorsanız ve Açlık Oyunları'nın ardından okuyacak bir kitap arıyorsanız iki yetenekli gencin öyküsü olan Efsane Üçlemesi'ni okuyabilirsiniz. Ölmeden önce Hannah bir kaset doldurur ve intihar sebebi olarak gördüğü kişileri bu kasette anar. İçinde adı geçen kaseti dinleyen Clay'i okuruz. Bir dizi de yapılan bu kitap gençlerin okumayı tercih ettiği kitaplar arasında. Harry Potter, bir mektupla büyücü okuluna alınan, geçmişi epey karışık bir çocuğun 7 yıl boyunca karşılaştığı büyülü sorunları ele alan, 8 filme uyarlanmış harika bir genç roman serisi. Sevmeyen veya beğenmeyen birisiyle karşılaşmadığımı da not düşmek isterim. Ağacın Hafızası, yurtdışında büyük bir başarı toplamamış olsa da 2022 Mart ayında baktığımda, sadece Kitap Yurdu'nda 3.593 adet satmış. Biraz çocuk kitabı olsa da ilkgençlerin severek okuyacağını düşünüyorum. Anneannesi ve dedesinin artık onlarla yaşayacağını öğrenen Jay'in öyküsünü anlatır. İçin için bunun pek de hayra alamet bir durum olmadığını sezinler Jay. Tahmin ettiği gibi bu değişiklik günlük hayatlarını tamamen değiştirir. Çevirmeni Emrah İnce. Can Çocuk Yayınları'nın popüler kitaplarından. 4 ana kitaptan oluşan bu bitmiş seriyi çekinerek koydum. Kurgusu yüzünden çok eleştirilse de milyonlarca genci etkilemesi ve herkesin adını bilmesi yüzünden eklemeden olmaz diye düşündüm. Alacakanlık serisi normal bir genç kız ile bir delikanlı gibi görünen 100 yaşındaki bir vampirin tanışmasını, aşık olmasını ve birlikte göğüs gerdikleri zorlukları anlatıyor. Seride vampirler, kurtadamlar mevcut. Bu, genç kurgu kitapları arasında en popüler olanlardan. Lisede başlayan seri aslında çok kısa bir zamanı ele alıyor. 4. kitabı 12 13 yaşındaki gençlere ne kadar önersem bilmiyorum ancak ben çok sakıncalı olduğunu düşünmüyorum. Saklı Olmanın Faydaları, Stephen Chbosky tarafından yazılan ve ilk olarak 1999'da yayımlanmış bir gençlik kitabı. Türkçeye ise 2013 yılında Feniks Kitap tarafından kazandırıldı. Kitapta Charlie adındaki bir gencin yaşadığı sorunları mektuplar aracılığıyla anlatması gözler önüne seriliyor. Bunlar intihar, kayıp ve birçok önemli konuyu içeriyor. Seçilmiş Kişi, 12 yaşındaki ideal ve renksiz bir dünyada yaşayan Jonas'ın önemli bir görevin başına getirilmesi ve kırılgan toplumunun arkasındaki gerçeği öğrenmesini ele alıyor. ABD'li yazar James Dashner tarafından yazılmıştır ve toplamda beş kitaptan oluşur. Labirent Serisi, Ölümcül Kaçış'la başlıyor. Devasa bir Labirent'te bulunan bir grup gencin hayatta kalma çabasını anlatıyor. Seri, genç yetişkinler için yazılmıştır ve aksiyon, macera ve gizem türlerini içerir. Serinin ana karakteri, hafızasını kaybetmiş, Thomas isimli bir delikanlıdır. Thomas, bir grup gençle birlikte dev bir labirentte bulur kendisini ve hafızasını kaybetmiştir. Hikaye, gençlerin labirentten kaçmaya çalışırken karşılaştıkları zorlukları, gizemleri ve tehlikeleri anlatmaktadır. Seri 3 kitaptan oluşuyor ve beyaz ekrana uyarlandı. En popüler genç kitapları ve belki de en iyi genç kitapları listesi böyle. Sizin de eklemek istediğiniz kitaplar varsa yorumlar kısmına bırakabilirsiniz. Ayrıca önerilen kitaplar ve en iyi fantastik kitaplar listelerim size sonraki kitabınızı seçmenize yardımcı olabilir. Aşağıda en iyi genç kurgu kitapları hakkında sorulan soruların yanıtlarını bulabilirsiniz. Başka sorularınız varsa yorum bırakmaktan çekinmeyin. Bu kişiden kişiye değişmekle birlikte Seçilmiş Kişi, Aynı Yıldızın Altında, Mucize, Harry Potter, Çavdar Tarlasında Çocuklar gibi seriler geniş kitlelerce kabul edilmiş önemli gençlik kitaplarıdır. Gençlik kitaplarında her konu işlenmemelidir. Dili daha yumuşak olmalıdır. Gençlik romanları tipik olarak 12-18 yaşları arasındaki okurlar için yazılır ve ana karakterler genellikle bu yaş aralığındadır. Bu kitaplar, genç okurların hayal gücüne hitap eden fantezi, bilim kurgu, romans ve macera unsurlarını içerebilir. Çavdar Tarlasında Çocuklar: Bu kitap, okuldan atılan ve yetişkinlerin sahte dünyasına karşı isyan eden 16 yaşındaki Holden Caulfield'in hikayesini anlatır. Sineklerin Tanrısı: Bu kitap, bir grup çocuğun bir adada mahsur kaldıktan sonra yaşadıkları hayatta kalma mücadelesini anlatır. Kitap, insan doğasının karanlık yönlerine odaklanır. Gençler için okuma önerileri oldukça geniş bir yelpazede olabilir, fakat burada gençlerin ilgisini çekebilecek popüler ve ödüllü kitaplar önerilir. Bazıları şöyle: Harry Potter serisi, Aynı Yıldızın Altında, Saksı Olmanın Faydaları, Kızıl Kraliçe Serisi, Açlık Oyunları üçlemesi."} {"url": "https://okurunkosesi.com/en-iyi-gerilim-kitaplari/", "text": "Eğer gerilim kitapları okumayı seviyorsanız son zamanların ünlü ve elbette klasik isimlerini elbette tanıyorsunuz. Bu yazıda belki gözünüzden kaçmış olabilecek birkaç gerilim yazarını sıralayacağım ve gerilim kitap önerileri sunacağım. Zamana meydan okuyan en iyi gerilim kitaplarına ek olarak yeni çıkan birkaç kitabı da sizlere aktarmaya çalışacağım. Umarım sıradaki gerilim kitabınızı bulmanıza yardım eden bir yazı olacak. Altın Kitaplar, Pena, Martı ve daha birçok yayınevinin yayımladığı, Goodreads'ta olumlu yorumlar ve güzel puanlar toplayan bu gizem kitaplarının satışları hala sürmekte. Ülkemizdeki baskı sorunu yüzünden tükenen birçok kitabı ekleyemedim. Hemen en iyi gerilim kitapları listemize başlayalım. 2023 yılının Mart ayında yayımlanan Yanlış Yer Yanlış Zaman Çocuğunuzu kurtarmak için ne kadar ileri gidersiniz? sorusuna odaklanan bir kitap. Kitap on yedi yaşındaki oğlunu bekleyen bir anne ile başlıyor. Ne yazık ki bu anne oğlunun cinayetine tanık oluyor. Ancak uyuyup uyandığında cinayetten bir gün öncesine gittiği ortaya çıkıyor ve zamanın tersine giden bir yarış okuru da bu anneyi de pençesine geçiriyor. Bu cinayetin sebebi geçmişte yatıyordur ve bu sebebi bulmaktan başka çaren yoktur. Olimpos Yayınları'ndan çıkan kitap 384 sayfa ve Goodreads En İyi Gerilim Kitabı Ödülü adaylarından birisi. Epsilon Yayınevi'nce yayımlanan Davetli Listesi, hala en çok tercih edilen en iyi gerilim kitapları arasında. 344 sayfalık kitap Filiz Çakır çevirisiyle yayımlandı. İrlanda'daki bir adada bir düğün vardır. Damat ünlü birisi olduğu ve gelin de dergici olduğu için düğün medyanın odağındadır. İnsanlar içki içmeye ve kötü duyguları yükselmeye başlayınca işler karışır. Ancak olay burada bitmez. Yabancı Yayınları'nda 2023 Mart ayınca çıkan bu gerilim kitabı 10 yıldır evli olan bir çifte odaklanıyor. Kitapta çift bir tatil kazanıyor ancak ilerleyen sayfalarda bu tatilin pek de kazanılmış olmadığı ve çiftten birisinin uzun zamandır bir şeyler gizlediği ortaya çıkıyor. Unutulmaz yıldönümü diye buna denir sahiden. Alice Feeney Türkçeye çevrilmiş 2. kitabı bu. 312 sayfa olması sebebiyle bir oturuşta bile bitirebilmeniz mümkün. Üstelik Sarah Pinborough gibi yazarlardan ve Kirkus gibi mecralardan aldığı övgüler de kitabın heyecan dolu bir gerilim kitabı olduğunu vurguluyor. Öldürmeye Değer Kişiler okurlardan epey övgü toplayan kitaplar arasında. Bu yüzden benim de okuma listeme girdi! Okurlardan çok yüksek puan alan bu kitap kimilerince en iyi gerilim kitapları arasında. Kitap, yeni tanışan iki kişinin öyküsünü anlatmakta. Lily Kintner bir barda Ted Severson ile tanışır. Ted, ikisi de biraz sarhoş olduktan sonra eşinin kendisini aldattığını ve onu öldürmek istediğini söyler. Ne var ki Lily dehşete kapılmak yerine Lily ona yardım teklifinde bulunur ve işler sarpa sarar. Normalde yurtdışında tek kitap olarak yayımlanan bu gerilim kitabı ülkemizde ikiye bölünerek Martı Yayınları tarafından yayımlanmış durumda. Asıl baskısı 612 sayfadan oluşan kitap Türkçe olarak 2015 yılında okurla buluştu. Goodreads'ta 4.17 puan almış ve bu oylamaya 140 binden fazla kişi katkıda bulunmuş. Kitapta birbiriyle bağlantılı olan ama dünyanın başka köşelerinde işlenen birkaç cinayet ve ölüm işlenmekte. Masum bir babanın idam edilmesiyle başlayan kitap 2. kitapta da aynı hızla ilerlemeye devam ediyor. Bu kitap kimilerinden tam puan alırken kimileri de dayanamayıp kitabı yarım bırakmış durumda. Taylor Adams'ın yazdığı Çıkış Yok Pena Yayınları tarafından 2019'da yayımlanan, aslen 2018 çıkışlı bir kitap. Hala satışta olan kitap Uğur Mehter çevirisiyle okurla buluştu. Ve 316 sayfalık olması nedeniyle bir oturuşta okunabilecek kitaplardan birisi gibi görünüyor. Bu kitap gerilim kitabı okurları tarafından epey övgü almış durumda. Kitabın konusu ise bir kar fırtınası ile başlıyor. Dört yabancının, bir kar fırtınasının, kaçırılmış bir çocuk ve acımasız bir psikopatın maskesini düşürmek ve onu alt etmek için dişini tırnağına takan bir kadının öyküsünü anlatıyor. 2017'de Limos Yayınları'ndan çıkan Kelebek Bahçesi, Meral Harzem'in çevirdiği, 346 sayfalık kitap okurlardan epey olumlu yorumlar almış durumda. Kitapta aşırı sorunlu bir bahçıvanın öyküsünü okura anlatılmakta. Bahsi geçen bahçıvan kendi haremini kurmak için kadınları kaçırmakta ve onları bahçesine hapsetmekte. İstemediği bir olay olduğunda ise kadınları öldürüp koruyu madde içinde onları olduğu gibi tutmakta. Ancak bu olay ortaya çıkar ve kelebeklerinden birisi öyküyü bizlere anlatır. İyi Kız, aslen 2014 yılında Martı Yayınları tarafından 2016 yılında yayımlanan kitaplar arasında. Zeynep Yeşilturna'nın Türkçeye kazandırdığı eser 464 sayfa. İyi Kız'da bir kaybolma öyküsünü anlatmakta. İyi bağlantıları olan bir ailenin resim öğretmeni olan Mia, gizemli bir biçimde ortadan kaybolur ve aylar sonra tamamen değişmiş biri olarak bir kulübede bulunur. İnsanlardan kendisine Mia olarak hitap edilmesini ister ve kimse bunun nedenini bilmez. İyi Kız, merak uyandırıcı konusu ile dikkat çekiyor. Ayrıca birçok ülkede yayımlanmış bir gerilim kitabı. Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum, ayrıca bir film olarak da okurlarla buluşan en iyi gerilim kitapları arasında. Charlie Kaufman'in senaryosunu yazdığı, başrollerinde Jesse Plemons, Jessie Buckley ve Toni Collette oynuyor. Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum adsız kadın kahramanın terk etmeyi düşündüğü erkek arkadaşı Jake'le çıktığı araba yolculuğuyla başlıyor ve okuru hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bir dünyaya götürüyor. Bu ilk romanıyla psikolojik gerilim türünün başarılı örneklerinden birine imza atan Iain Reid, bundan böyle adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Çiğnenen bir kadının onuruysa... Susmak cinayet, alttan almak teslim olmaktır! Jenna Gray'in korku, acı ve endişeyle dolu dünyası, beş yaşındaki bir çocuğun ölümüyle sonuçlanan trajik bir kazayla birlikte iyice altüst olmuştur. Artık hayatına devam edebilmesinin tek yolu, zor da olsa, yıkıntıların arasından kendine bir yol açıp her şeye silbaştan başlamaktır. Bir kabus gibi üzerine çöken çaresizliği, kaçmaya sürükler onu. Yabancı Yayınları'ndan Elif Nihan Akbaş çevirisiyle yayımlanan 328 sayfalık kitap gençlere yönelik olsa da konusu her yaştan insanın ilgisini çekecek türde. Genç kitapları dalında Edgar Ödülü alan ve birçok adaylık kazanmış durumda. Sadie'nin kolay bir hayatı olmamıştı. Kendi başına, güçlü durmaya çalışarak büyürken, kuş uçmaz kervan geçmez küçük bir kasabada kız kardeşi Mattie'yi de yetiştirmekteydi. Amacı ona normal bir yaşam sağlamak ve sofraya iki lokma koymak için elinden gelenin en iyisini yapmaktaydı. Ancak Mattie ölü bulunduğunda, Sadie'nin tüm dünyası yerle bir olur. Biraz başarısız ve tatmin etmeyen bir polis soruşturmasının ardından Sadie, kız kardeşinin katilini adalete teslim etmeye kararlıdır ve onu bulmak için birkaç ufak tefek ipucunu azimle soruşturmaya başlar. Gerçek Aşk konusu itibariyle bence diğer gerilim kitaplarından ayrılmakta. Öncelikle bir DNA testi sonucu ruh ikizlerini bulan bir testin insanlar üzerindeki sonucunu anlatıyor. Kitabı diğerlerinden ayıran ise çeşitli arka planlardan, aşkın peşinde olan insanları heyecanlı bir kurgu ile anlatması. Bora Bora'da tatil yapan Erin ve Mark'ın suda buldukları bir şeyle hayatları tamamen değişir ve zira ya bunu saklayacak ya da herkese açıklayacaktır. Ancak bu durum hiç de beklenmedik sonuçlar doğurur. Sudaki İzler, 2019'da Nemesis Kitap'tan yayımlanan bir kitap. Kitabın orijinalinde Gaziantep hakkında bazı yanlış bilgiler bulunsa da umarım Türkçe edisyonunda bunlar düzeltilmiştir. İthaki Yayınları'ndan çıkan İhtiyarlara Yer Yok çok övülen gizem kitapları arasında. 248 sayfa ile okunması gereken kısa kitaplar arasında. Ayrıca modern Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Corman McCarthy'nin kaleminden çıkmış durumda. Ayrıca Coen Kardeşler tarafından sinemaya uyarlandı ve 4 dalda Oscar aldı. 2018 yılında İthaki Yayınları'ndan yayımlanan bu İhtiyarlara Yer Yok Modern Amerikan Edebiyatı'nın önemli yazarlarından sayılan Cormac McCarty'nin kaleminden. Kitap genel olarak değişen zamanları anlatıp eski ve yeni karşılaştırması yapmakta. Artık Özgürsün'ün yazarı Clare Mackintosh'un kaleminden çıkan Seni Görüyorum, Zoe Walker isimli bir kadının bir gün gazetede kendi fotoğrafını görmesiyle başlar. Ve hiç vakit kaybetmeden, şaşkınlığına rağmen bu fotoğrafın öyküsünü azimle araştırmaya girişir. Ailesi fotoğrafın başka birisine ait olduğunu düşünse de Zoe bundan şüphelidir. Daha sonra başka kadınlar da aynı şekilde belirir; böylece heyecan ve gerilim dolu bir kurgu başlar. Altın Kitaplar tarafından yayımlanan kitap Filiz Sarıalioğlu tarafından çevrildi. Asıl adı See You olan kitap 360 sayfa. Sizi allak bullak edecek bir kitap arıyorsanız kesinlikle Gözlerinin Ardında'ya bakmalısınız. Okuduğumda neye uğradığımı şaşırdım! Jack ile Grace birbirlerinden hiç ayrılmayan, yeni evli bir çifttir. Gözlerden uzak, harika bir evleri, özenli bir ilişkileri vardır. Ama Grace telefonlara hiç cevap vermez, Jack olmadan arkadaşlarıyla yemeğe çıkmaz. You dizisinin fikrini aldığı bu eser, bence kesinlikle diziden daha güzeldir. Çekici bir yazar adayı olan Guinevere Beck, Joe Goldberg'in çalıştığı kitapçıya girdiğinde genç adam herkesin yapacağı şeyi yapar: Onun kredi kartındaki ismi Google'da aratır. Şehirde sadece bir tane Guinevere Beck vardır. Herkese açık Facebook hesabı ve sürekli kullandığı Twitter'ı, Joe'ya onun hakkında bilmek istediği her şeyi verir. Ve saplantılı bir manipülasyon takibi, rastlantılı biçimde böyle başlar. Eğer paranormal öğelerle bezeli ve dünyaca ünlü bir gerilim kitabı arıyorsanız, sanırım film olan kitaplar arasında yerini almış ve bir kült haline gelmiş Medyum'dan daha iyisini bulamazsınız. Doğaüstü güçleri olan Danny ve aklı pek de yerinde olmayan babasının hikayesi sizi bambaşka diyarlara götürecek. Serinin ikinci kitabı uzun bir aradan sonra Doktor Uyku olarak yayımlandı. 2021 Mart ayında, Domingo Yayınevi'nden çıkan bu kitap epey popüler ve aslında benim de okuma listemde. Sessiz Hasta Goodreads'ta en iyi gerilim romanı ödülünü aldı. Kocasını öldüren bir kadının öyküsünü anlatan bu kitap okurların büyük beğenisini kazanmış durumda. Ressam Alicia Berenson görünüşte mükemmel bir hayat yaşıyordur ancak bir gün kocasını vahşi bir şekilde öldürülür. Adli terapist olan Theo Faber'sa, o kötü günden beri konuşmayan Alicia'yı konuşturmaya kararlıdır. Kız Kardeşim Seri Katil'in konusu: Korede bir gün kız kardeşinden acil yardım çağrısı alır ve temizlik eşyalarını aldığı gibi kardeşine koşar. Ancak bu kız kardeşinin öldürdüğü ilk erkek arkadaşı değildir. Ancak Korede'nin kız kardeşi bir gün Korede'nin çalıştığı doktora göz koyar ve işler karışır. Doğan Kitap'ın Güneş Becerik Demirel çevirisiyle yayımladığı Yan Evin Sırrı 316 sayfalık bir gerilim romanı. Marco ile Anne, komşuları Cynthia ile Graham'ın evine akşam yemeğine davetlidirler. Cynthia altı aylık bebekleri Cora'yı getirmemelerini özellikle rica eder. Bebek bakıcısı da gelmeyince Marco bir plan yapar, komşu eve giderlerken yanlarına bebeklerini duyabilecekleri bir telsiz alırlar. Zaman geçer ve eve dönme vakti gelir. İsimsiz Kız'ın konusu: Etik ve ahlak araştırması yapan, 18 32 yaşları arasında kadınları kabul eden bir araştırma. Jessica Farris bu araştırmaya girdiğinde tek yapması gerekenin birkaç soru yanıtlamak olduğunu sanıyordur. Ancak araştırma ilerledikçe Jessica, Dr. Shields'ın kontrolcü deneyinde şüphelerle dolmaya başlar. Fobi'nin konusu: Sarah'ın kocasının arabası soğuk bir kış gecesi evin önünde durur, adam içeri girer ancak adam Sarah'nın kocası değildir. Üstelik adam kocası gibi giyinmiştir. Sarah'nın ise yüzünde yara izleri olan ve kendisine karısıymış gibi davranan bu adama inanmış gibi yapmaktan başka çaresi yoktur, çünkü altı yaşındaki oğlu Harvey yukarıda uyumaktadır. Kayıp Kız'ın konusu: Evliliklerinin beşinci yıldönümü sabahında, karısı Amy aniden ortadan kaybolunca, Nick Dunne baş zanlı olarak polisle yüzleşmek zorunda kalır. Ancak gizem çözülmeye başladıkça görünenlerin gerçeklerden tamamen farklı olduğu anlaşılmaya başlar. Kayıp Kız ayrıca geçtiğimiz yıllarda bir film de oldu. Kesinlikle en iyi gerilim kitapları arasında daimi olarak yerini kazanmış durumda. - Romantic Times Gerilim/Polisiye Roman Ödülü (2012), - Puddly Kurgu Ödülü (2013) - Elle okurlarının polisiye roman dalında Büyük Ödülü (2013) - Gizem ve Gerilim kitapları dalında Goodreads Choice Ödülü (2012) Hırsız'ın konusu: Nişimura, Tokyo'da yankesicilik yapıyordur. Ne bir arkadaşı ne bir ailesi vardır. Ancak eski bir iş ortağıyla karşılaşınca hayatı yerle bir olur. Trendeki Kız, Rachel isimli bir kadının bakışından bir başka kadının ortadan kaybolmasının ardındaki gizemi anlatıyor. Rachel alkolik, boşanmış, işsiz bir kadın ve eski eşinin yeni ve arzuladığı hayatını bir türlü kabullenemiyor. Zira kendisi çocuk sahibi olamıyor ve eski eşi evlenip bir çocuk yapmış. Bu da üzerinde büyük bir yetersizlik hissi bırakmış. Rachel, ev sahibi/arkadaşından işsizliğini saklamak için her gün aynı saatte aynı trene biniyor ve bu sırada evleri izliyor. İzlediği bir çiftteki kadın, Megan Hipwell, gizemli bir şekilde ortadan yok oluyor ve Rachel da o gün orada içkili bir şekilde görülünce tüm gözler ona çevriliyor. Polisin gözleri de elbette. Filmi de olan bu kitap okurların ilgisini çok çekmiş durumda ve hala epey okunuyor. Şimdilik en iyi gerilim kitapları listesi böyle. Aralarında yeni çıkan kitaplar da mevcut. Zamana meydan okudukları da söylenebilir aslında. Siz bu gizem kitapları hakkında ne düşünüyorsunuz? Aralarından okumak istediğiniz var mı? Benim duymadığım birçok isim var bu yazarların arasında. Sizlere özellikle ülkemizde az duyulmuş, pek büyük satışlara ulaşmamış bu gizem kitaplarını iletmek istedim ki herkesin söylediği kitapların dışına çıkabilelim. Size ayrıca en iyi fantastik kitaplar ve klasik kitap önerileri listesini öneririm. Sizin önerdiğiniz gerilim kitapları var mı? Bu listeye eklenmesini istediğiniz kitaplar? Yorum bırakın!"} {"url": "https://okurunkosesi.com/en-iyi-polisiye-kitaplar/", "text": "Polisiye kitapları seviyor ve okuyacak, kaliteli ve sürükleyici polisiye kitap önerileri arıyorsanız sizin için dünyada en çok okunan ve beğenilen polisiye kitaplardan oluşan güncel ve güzel bir liste hazırladım. Arada bir tane bir tık eski bir kitap olsa da çoğu gayet güncel sayılabilecek, kendilerini kanıtlamış yazarlarca kaleme alınmış en iyi polisiye kitaplar bunlar. Umarım bu liste sonraki kitabınızı bulmanızda size yol gösterir! Bu listede Ahmet Ümit, Hercule Poirot veya Sherlock Holmes olmayacak. Bunun yerine daha güncel polisiye romanlara odaklanacağım. En sonda da açıklama yapmadan size kitap isimleri listeleyeceğim. Hadi birlikte en iyi polisiye kitaplar listemize geçelim. 2022 yılında Domingo tarafından dilimize kazandırılan Sondan Başlıyoruz oldukça övgü almış. Polisiye roman, Kaliforniya'da Cape Haven adlı küçük bir sahil kasabasında geçer. Öyküsü iki ana karakter etrafında döner: Sorunlu bir geçmişe sahip on üç yaşındaki Duchess Day Radley ve şimdi kapıcı olarak çalışan eski bir polis memuru olan Walk. Bir adam ölü bulunduğunda, Duchess ve Walk'ın hayatları beklenmedik şekillerde iç içe geçer ve ikisi de tehlikeli bir soruşturmanın içine girer. Öykü ilerledikçe, acımasız bir suçlu, yaslı bir anne ve iyi kalpli bir avukat da dahil olmak üzere karmaşık ve büyüleyici karakterlerle karşılaşırlar. Soruşturma ilerledikçe sırlar açığa çıkar ve karakterler geçmişleriyle ve eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Roman, aşk, kayıp, kefaret ve affetmenin gücü temalarını inceler. Sonunda, Duchess ve Walk, sevdiklerini korumak ve kasabalarına adalet getirmek için savaşırken, güçlerinin ve cesaretlerinin nihai sınavıyla yüzleşmek zorunda kalır. ABD, Teksas kırsalındaki karmaşık ırk, kimlik ve adalet konularını inceleyen sürükleyici bir gizem romanı Texas Rapsodisi. Öykü, Chicagolu siyah bir avukat ve yerel beyaz bir kadının ölümlerini araştırmak için küçük bir kasaba olan Lark'a gönderilen siyah bir Teksas Korucusu olan Darren Mathews'a odaklanıyor. İki cinayeti çevreleyen gizemi çözmeye başladığında, kasabadaki karmaşık sırlar, yalanlar ve uzun süredir kaynayan ırksal gerilim ağını ortaya çıkarır. Roman boyunca yazar, Darren'ın sorunlu kişisel hayatı, kasaba halkı arasındaki gergin ilişkiler ve Lark'ın kendisinin karmaşık tarihi dahil olmak üzere birçok konuyu ustaca bir araya getiriyor. Sonuç, ırk, kimlik ve güç konularını derinlemesine inceleyen çok katmanlı ve düşündürücü bir hikaye. Texas Rapsodisi'ni ilgi çekici yapansa olay örgüsüne ve iyi çizilmiş karakterleri. Roman ayrıca Amerika'da ırk ve adaletle ilgili önemli temaları keşfetmesiyle de övülüyor. Roman ayrıca 2018'de Edgar En İyi Roman Ödülü finalisti oldu. Polisiye romanlar arasında son yıllarda en dikkat çeken elbette Guguk Kuşu. Kendisini kanıtlamış bir yazardan, güzel ve akıcı bir polisiye kitap okumak istiyorsanız o zaman kesinlikle Guguk Kuşu'na bakmalısınız. Yazarın hala yeni kitaplar yayınlama devam ettiği seri, ilk olarak 2013 yılında yayımlanmaya başlandı. Pegasus Yayınları ise kitapları dilimizde yayınlamaya devam ediyor. Guguk Kuşu veya orijinal adıyla The Cuckoo's Calling, İngiliz yazar J. K. Rowling'in takma adı Robert Galbraith olarak yazdığı bir dedektif romanıdır. Roman, özel dedektif Cormoran Strike'ın, ünlü model Lula Landry'nin ölümünü araştırmasını konu almaktadır. Lula Landry, Londra'daki lüks bir apartmanın balkonundan düşerek hayatını kaybetmiştir. Polis, ölümünün intihar olduğuna kanaat getirse de, Lula'nın ailesi ve yakın çevresi onun ölümünün arkasında başka bir şey olabileceğinden şüphelenmektedir. Cormoran Strike, işsiz ve kişisel hayatında problemler yaşayan bir özel dedektiftir. İşler kötüye gitmek üzereyken, Lula'nın kardeşi John Bristow ona ablasının ölümünü araştırması için teklifte bulunur. Cormoran, bu işi kabul eder ve Lula'nın hayatını, ailesini ve iş çevresini araştırmaya başlar. Kitap ilginizi çektiyse, Cormoran Strike serisi okuma sırası mevcut. Norveçli yazar Jo Nesbo'nun kaleme aldığı Yasara, Harry Hole serisinin ilk romanı. Hikaye, Inger Holter adlı Norveçli bir kadının cinayetini araştırmak için Oslo'dan Sidney, Avustralya'ya gönderilen Dedektif Harry Hole'u takip ediyor. Harry, vardığında kendisini yabancı bir bölgede, Avustralya'nın kültürel farklılıkları ve yerel halk ile Aborjin topluluğu arasındaki karmaşık ilişkilerle uğraşırken bulur. Harry vakayı derinlemesine araştırırken, Inger'in ölümünün Norveç'te izini sürdüğü bir seri katille bağlantılı olabileceğinden şüphelenmesine yol açan bir sırlar ve yalanlar ağını keşfeder. Ayrıca kendisi alkol ve gönül meseleleriyle uğraşmaktadır. Etkileyici olay örgüsü ve iyi çizilmiş karakterlerine ek olarak kitap aynı zamanda kimlik ve kültürle ilgili önemli temaları keşfetmesiyle de dikkat çekiyor. Üstelik bu roman, Harry Hole serisinin geri kalanına zemin hazırlayan, heyecan verici ve düşündürücü bir polisiye. İlk olarak 1997'de Norveç'te yayınlandı ve o zamandan beri birçok dile çevrildi ve bir televizyon dizisine uyarlandı. Richard Osman'ın yazdığı Perşembe Günü Cinayet Kulübü, İngiltere'nin Kent kentindeki Coopers Chase adlı lüks bir emekli insanlarla dolu köyde yaşayan dört emekliden oluşan bir grubu anlatan samimi bir gizem roman. Perşembe Günü Cinayet Kulübü'nün dört üyesi Elizabeth, Joyce, İbrahim ve Ron, çözülmemiş cinayet vakalarını tartışmak ve bunları çözmek için çeşitli beceri ve deneyimlerini kullanmak için haftalık olarak buluşur. Bir müteahhit Coopers Chase öldürülmüş halde bulunduğunda Perşembe Günü Cinayet Kulübü vakayı kendileri araştırmaya karar verir. Soruşturma onları onlarca yıldır gömülü olan sırları ve yalanları ortaya çıkarmaya götürür ve elbette çok geçmeden kendilerini başlarının üstünde bir iş içinde bulurlar. Roman, her biri kendi benzersiz becerilerine ve tuhaflıklarına sahip çeşitli karakterler içeriyor. Örneğin Elizabeth, keskin bir zihne ve manipülasyon yeteneğine sahip eski bir casusken, Joyce fotoğrafik hafızası olan eski bir hemşiredir. Karakterler arasındaki etkileşimler esprili ve eğlenceli ve romanın mizahı, cinayet soruşturmasının karanlığıyla canlandırıcı bir tezat oluşturuyor. Eğer tatlı ve heyecan verici en iyi polisiye kitaplar arıyorsanız, bu kitap okurlardan büyük ilgi topladı. Tana French'in kaleme aldığı İz Sürücü aslen 2020'de yayımlanmış, pek geçmeden de İthaki Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Roman huzur bulma umuduyla İrlanda'da küçük bir köye taşınan emekli bir dedektif olan Cal Hooper'ın hikayesini anlatır. Ancak Cal taşındıktan kısa süre sonra kasabanın kendi sırları olduğunu keşfeder ve küçük bir çocuk kayıp abisini bulmak için ondan yardım istediğinde Cal elbette kabul eder. Cal araştırırken, pastoral görünen köyün karanlık yüzünü ortaya çıkarır ve yerel halkla tehlikeli bir kedi fare oyununa karışır. Roman, güven, sadakat ve insanların kendilerininkini korumak için gidecekleri mesafe temalarını araştırıyor. Tana French, edebi yazı stili ve karmaşık, çok boyutlu karakterler yaratma becerisiyle tanınır. İyi çizilmiş karakterleri ve karmaşık olay örgüsüyle İz Sürücü de bir istisna olmaz. Genel olarak insan doğasının karanlık tarafını araştıran ilgi çekici ve düşündürücü bir roman. Alex North'un kaleme aldığı Fısıltı Adam, küçük bir İngiliz kasabasında bir dizi çocuk kaçırma olayını araştıran bir dedektif hakkında psikolojik bir polisiye kitabı. Romanda keder, baba oğul ilişkileri ve travmanın kalıcı etkisi konuları görülebilir. Hikayenin ana karakteri yeni bir hayata başlamak için oğlu Jake ile Featherbank'a taşınan bir kadın olan Tom Kennedy. Ancak gelişleri bir çocuğun kaçırılmasıyla aynı zamana denk gelir ancak bu vakayı ilginç kılan 20 yıl önceki bir dizi kaçırmayla olan benzerliktir. Bu eski kaçırmaların suçlusu Fısıltı Adam'dır. Tom ve Jake yeni evlerine yerleşirken, Jake gece fısıltıları duymaya başlar ve Fısıltı Adam'ın hala hayatta olduğuna ve onun için geldiğine ikna olur. Bu arada, yeni kaçırılma olaylarını araştıran dedektif Pete Willis, Fısıltı Adam'ı ilk seferinde yakalayamamasının peşini bırakmaz ve yeni suçluyu çok geç olmadan yakalamaya kararlıdır. Fısıltı Adam, 2018'in en iyi polisiye kitapları listesinde kesinlikle kendisine yer bulmakta. Louise Penny'in Cennette Bir Yılan adlı romanı, gizem ve suçun iç içe geçtiği bir hikayeyi başarıyla anlatan başarılı bir eser olarak karşımıza çıkar. Kitap, Başmüfettiş Armand Gamache'in karakteri etrafında döner ve Quebec'in sakin ve huzurlu bir kasabasında yaşanan bir cinayeti araştırmasını konu alır. Hikaye, Three Pines adlı bir kasabada gerçekleşen bir Şükran Günü partisinde ortaya çıkan korkunç bir olayla başlar. Bir sandalyeye bağlı olarak bulunan ölü bir kadın, insanların güvendiği ve sevdiği biri olan Jane Neal'dir. Gamache ve ekibi, bu olayın sıradan bir kaza mı yoksa kasabanın içindeki karanlık sırlarla bağlantılı bir cinayet mi olduğunu belirlemek için soruşturmayı üstlenirler. Cennette Bir Yılan'ı diğerlerinden ayıran ve okurlara muazzam bir okuma keyfi sunan kendine özgü karakterleri, karmaşık ilişkileri ve sırlarla dolu bir kasabadır. Gamache'in zekası ve çözümleme yeteneğiyle, cinayetin ardındaki gerçeği keşfetmek için heyecan dolu bir yolculuğa çıkar ve okuyucuyu bu sürükleyici serinin başlangıcına adım atmaya teşvik eder. Aşağıda uzun uzun açıklamadan size birkaç kitap sunmak istedim. Polisiye kitap önerileri arıyorsanız kesinlikle bakın. - Şeytanın Çırağı Şiro Hamao - Hannah Gardıner'ı Kim Öldürdü Cara Hunter - Cam Kent Paul Auster (Newyork Üçlemesi 1) - Kanlı Ocak Alan Parks - Geçmişle Dans Harlen Coben - John Verdon Aklından Bir Sayı Tut - Uslu Kız Karin Slaughter - Sarı Odanın Esrarı Gaston Leraux - Düğümler ve Haçlar Ian Rankin - Binbir Gece Polisiyeleri Robert Louis Stevenson - Oğul Jo Nesbo - Kızıl Nehirler Jean-Christophe Grange - Kadın Cinayetleri Verda Pars - Yabancı Camilla Lackberg - Morgue Sokağı Cinayetleri Edgar Allan Poe Sonuç olarak, polisiye kurgu seven okurlar için elbette daha birçok polisiye roman bulunuyor. Bu kitaplar gerilim dolu hikayeleri ve sürpriz sonları ile okurları kendilerine çekiyor. Polisiye edebiyatın kendine özgü atmosferi, gizemli karakterleri ve entrikaları, okurları etkilemeye devam ediyor. Bu listede yer alan kitaplar, son yılların en iyi romanları arasında kendilerine yer bulabilir ve her okurun ilgisini çekme potansiyeli bulunuyor. Bu arada sizde de polisiye kitap önerileri varsa yorumlara bırakırsanız listeye vereceğiniz bağlantı ile eklerim. SEO çalışması yapıyorsanız işinize yarar. Polisiye romanlar, genellikle suçun çözülmesi ve suçlunun bulunması üzerine odaklanan edebi eserlerdir. Bu romanlar, bir suç olayının oluşunu, suçlunun kimliğini ve nedenini araştıran bir dedektif veya polis memurunun hikayesini anlatır. Okuyucuların ilgisini çeken ana tema, gizemin çözülmesi ve suçun cezasını bulmasıdır."} {"url": "https://okurunkosesi.com/epik-fantastik-nedir/", "text": "Epik fantastik bir kitap kurgu türüdür ve içinde ejderhalar, elfler, hobbitler gibi fantastik öğeleri içeren kitapları anlatır ancak bu tür birkaç unsurdan daha derindir. Bir fantastik kitabı epik fantastik yapan unsur bu fantastik öğelerin yanı sıra kurulan dünyanın derinliği ve genişliğidir. Epik fantastik hikayeler genellikle büyük bir ölçekte geçer, kahramanların önemli görevler üstlendiği ve fantastik öğelerin bolca bulunduğu hikayelerdir. Bu tür, okurlara genellikle büyülü dünyaların, efsanevi yaratıkların ve büyülü güçlerin içindeki büyülü maceralara dalma fırsatı sunar. Ayrıca bu hikayelerdeki kahramanlar, sıradan insanların ötesinde yeteneklere sahip veya büyük bir misyonu yerine getirmek için seçilmiş kişilerdir. Bu özellikler, epik fantastik türünün temel öğeleridir ve birçok ünlü epik fantastik eserde bulunurlar. Umarım epik fantastik nedir açıklamam yeterli olmuştur. Aşağıda epik fantastik önerileri bulabilirsiniz. Fantastik nedir öğrenmek için bağlantıya tıklayın. En değerli epik fantastik kitap önerilerini aşağıda bulabilirsiniz. - Yüzüklerin Efendisi J. R. R. Tolkien: Bu klasik seri, Orta Dünya'da geçen büyülü bir hikaye sunar. Yüzükler, elfler, cüceler ve büyülü yaratıklarla dolu olan bu epik hikaye, hobbit Frodo Baggins ve arkadaşlarının Yüzük'ü yok etme görevini anlatır. - Kralkatili Güncesi Patrick Rothfuss: Bu seri, Kvothe adlı bir müzik dehasının hayatını ve maceralarını anlatır. Kitaplar, büyü, müzik ve macera dolu bir dünyada geçer. - Fırtınaışığı Arşivi Brandon Sanderson: Bu seri, büyü sistemleri ve farklı dünyaların etkileyici bir kombinasyonunu sunar. Kitaplar, Shardblades ve Shardplate gibi güçlü büyülü eşyalara sahip olan Kaladin ve Shallan gibi karakterlerin hikayelerini anlatır. - Sissoylu Brandon Sanderson: Gecenin sahibi sisler, dünyanın sahibi ise Lord Hükümdar. - Kara Elf Üçlemesi R. A. Salvatore: Bu üçleme, Drizzt Do'Urden adlı bir kara elfin hikayesini anlatır. Drizzt, yeraltı dünyasının karmaşık politikaları ve ölümcül yaratıklarıyla savaşır. - Buz ve Ateşin Şarkısı George R. R. Martin: Bu popüler seri, Westeros adlı karmaşık bir dünyada geçer ve politika, entrika ve savaşla dolu bir hikaye sunar. - Yerdeniz Serisi Ursula K. Le Guin: Serinin ana konusu, Ged adlı genç bir büyücü adayının maceralarına odaklanır. Ged'in güçlerini öğrenme ve kontrol etme süreci, karanlık büyü tarafından tehdit edilir, ve bu onun içindeki karanlık yönü serbest bırakır. Umarım epik fantastik nedir yazısı size bu kitap türünü açıklamakta yardımcı olmuştur. Epik fantastik önerileriniz varsa yorum bırakmaktan çekinmeyin! - Genellikle büyük, karmaşık dünyaları ve evrenleri içerir. - Geniş bir zaman diliminde veya çok sayıda karakteri kapsayabilir. - Genellikle büyük çatışmalar, savaşlar veya kahramanlık teması vardır. - Mitolojik veya efsanevi unsurları sıkça içerir. - Örneğin J. R. R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi serisi epik fantastik bir örnektir. - Daha sınırlı bir kapsama sahip olabilir ve odaklanmış bir hikayeyi içerebilir. - Daha küçük bir zaman diliminde veya belirli bir karakterin etrafında gelişebilir. - Genellikle bireyin içsel bir yolculuğunu vurgular. - Sürükleyici, büyülü olaylar genellikle günlük yaşamın içine entegre edilir. - Örneğin, Neil Gaiman'ın Yıldıztozu fantastik bir örnektir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/ernest-hemingway-kimdir/", "text": "Ernest Hemingway, Amerikalı bir yazar ve gazeteciydi. Kendisi ayrıca modern edebiyatın önde gelen isimlerinden biri. Birinci Dünya Savaşı'na katıldıktan sonra gazetecilik yapmaya başlayan Hemingway, 1920'lerde Paris'teki edebiyatçılar çevresinde tanındı. Kendisi kaleminin sadeliği ve gücüyle tanınır. Romanları, öyküleri ve denemelerinde savaş, aşk, macera ve insan psikolojisi gibi konuları işler. Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen yazar günümüzde hala milyonlar tarafından okunuyor. Ernest Hemingway, 21 Temmuz 1899'da Illinois, Oak Park'ta doğdu. Babası, bir tıp doktoru olan Clarence Hemingway'di ve annesi ise bir müzisyendi. Hemingway, babası tarafından avcılığa ve doğaya ilgi duymaya teşvik edildi ve bu ilgi, ileride yazdığı eserlerinde sık sık yer aldı. I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte Ernest savaşa katılmak istedi ancak gözündeki bozukluk yüzünden alınmadı. Ancak Kızıl Haç'ın alım yaptığını duyunca ilk başvuranlardan oldu ve Hemingway ambulans sürücüsü olarak savaşa katılmak üzere Avrupa'ya gitti. Burada yaşadığı deneyimler, ileride yazacağı savaş temalı eserlerinde etkili olacaktı. İlk evliliğini 1921 yılında Hadley Richardson ile yaptı ve bu evlilikten iki çocuğu oldu. Savaştan sonra gazetecilik yapmaya başlayan Hemingway, gazetelerde çalışırken kısa öyküler de yazdı. İlk romanı Güneş de Doğar 1926 yılında yayımlandı ve hızla ün kazandı. Ernest Hemingway, 1930'larda edebi kariyerindeki yükselişini sürdürdü ve birçok ünlü romanını yayımladı. İspanya İç Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte Hemingway, savaş muhabirliği yapmaya başladı ve birçok önemli haber ve makale kaleme aldı. 1935 yılında Hemingway, ünlü gazeteci Martha Gellhorn ile tanışmış ve ikisi de evli oldukları halde birbirlerine aşık olmuşlardır. İkili 1940 yılında evlendi ancak bu evlilik de uzun süre dayanmamış ve 1945 yılında boşanmışlardır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Hemingway, savaş muhabirliği yapmak için Avrupa'ya gitti ve 1944 yılında Normandiya Çıkarması'na katıldı. Savaş sonrasında Amerika Birleşik Devletleri'ne ve edebi kariyerine geri döndü. Hemingway, üçüncü evliliğini 1946 yılında Mary Welsh ile yapmıştı ve bu evlilik ölümüne kadar sürdü. Depresyon ve alkolizmle mücadele ettiği yıllar da yaşadı. 2 Temmuz 1961'de, 62 yaşında, Ketchum, Idaho'da silahla hayatına son verdi. Ernest Hemingway, hayatının büyük bir bölümünde depresyon ve alkolizm ile mücadele etti. Bu durum, genellikle başarısız olan ilişkileri, sağlık sorunları ve yazarlık hayatındaki zorluklar nedeniyle arttı. Hemingway, I. Dünya Savaşı'nda yaralandıktan sonra depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu yaşadı. Ayrıca İspanya İç Savaşı sırasında muhabir olarak çalışırken karşılaştığı dehşet verici olaylar da onu derinden etkiledi. Alkolizm ise, Hemingway'in gençliğinden beri hayatının bir parçasıydı. Alkol, onun yazma sürecinde yaratıcılığını harekete geçirme ve stresi azaltma yoluydu. Ne var ki zamanla alkolizm, fiziksel ve zihinsel sağlığını ciddi şekilde etkiledi. Hemingway, alkolizminin farkında olduğu halde tedaviye başvurmakta zorlandı ve zaman zaman rehabilitasyon merkezlerine girdi. - Three Stories and Ten Poems (1923) - In Our Time (1925) - The Torrents of Spring (1926) - Güneş de Doğar (1926) - Kadınsız Erkekler (1927) - Silahlara Veda (1929) - Death in the Afternoon (1932) - Winner Take Nothing (1933) - Afrika'nın Yeşil Tepeleri (1935) - Ya Hep Ya Hiç (1937) - Beşinci Kol ve İspanya İç Savaşının Dört Öyküsü (1938) - Çanlar Kimin için Çalıyor (1940) - Across the River and Into the Trees (1950) - Yaşlı Adam ve Deniz veya İhtiyar Balıkçı(1952) - Kilimanjaro'nun Karları (1961) - Paris Bir Şenliktir (1964) - Nick Adams Öyküleri (1966) - Akıntı Adaları (1970) - The Nick Adams Stories (1972) - Yazma Üzerine (1984) - Tehlikeli Yaz (1985) - Cennet Bahçesi (1986) - Günün İlk Işığında Gerçek (1999) - A Moveable Feast: The Restored Edition (2009) - The Hemingway Reader (1953) - Ernest Hemingway: Selected Letters 1917-1961 (1981) - Dateline: Toronto (1985) - Tüm Öyküleri (1987) Hemingway'in yazım tarzı basit, keskin, doğrudan ve somut betimlemelerle doludur. Savaş, aşk, ölüm, insanlık halleri, kahramanlık, başarısızlık ve insanın doğasını sorgulayan temaları işleyen eserleri, gerçekçi ve içten bir anlatımla okurları derinden etkiler. Roman ve öykülerindeki karakterleri gerçek hayattan alınmış gibi doğal ve gerçekçi olarak betimleyerek, okurlarına aşina oldukları bir dünya sunar. Hemingway, edebiyatta minimalist bir anlatım tarzının öncülerinden biridir ve bu yönüyle modern edebiyatın gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. - Pulitzer Ödülü: Yaşlı Adam ve Deniz (1953) - Nobel Edebiyat Ödülü (1954) - Ulusal Kitap Ödülü: Yaşlı Adam ve Deniz (1953) - Pulitzer Ödülü : Güneş de Doğar (1926) - O. Henry Ödülü: The Killers (1967) - Pulitzer Ödülü : The American Experience in France Ernest Hemingway, 20. yüzyıl modernist edebiyat akımının önemli bir temsilcisidir. Hemingway'in eserleri, minimalizm, doğaçlama ve yalın bir anlatım tarzı ile bilinir. Hemingway'in eserleri, savaş sonrası dönemdeki Amerikan toplumunun güçlü yönlerini ve acımasız gerçeklerini ele alırken, onun tarzı, İspanya İç Savaşı gibi büyük tarihsel olaylara da odaklanarak modern insanın hayatındaki anlamlı anlara vurgu yapar. Ernest Hemingway, 21 Temmuz 1899'da ABD'nin Illinois eyaletindeki Oak Park'ta doğmuştur. Ernest Hemingway 2 Temmuz 1961'de, 61 yaşında intihar etmiştir. Umarım Ernest Hemingway Kimdir yazısı size bu ünlü yazarı tanıma fırsatı sağlamıştır. Bir sorunuz, düzeltiniz varsa yorum yapmaktan çekinmeyin!"} {"url": "https://okurunkosesi.com/eve-dallas-okuma-sirasi/", "text": "Ölüm Serisi okuma sırası işte bütün mesele bu. Nora Roberts'ın J. D. Robb mahlasıyla yazdığı, ilk kitabı 95 yılında yayımlanan ve türünde bir kült olarak adlandırılabilecek tek bir seri var: Eve Dallas, yani Ölüm Serisi. 25 yıldan uzun süredir devam eden bu seride net 53, kısa hikayelerle altmıştan fazla kitap bulunmakta. Nora Roberts benim gördüğüm en üretken yazar. Her sene de bu seriye bir ya da iki kitap katmakta. 1950 doğumlu Nora Roberts Ölüm Serisi'ni yarın yokmuşçasına yoğun bir programla yazıyor. Okurlarına yılda bazen 2 kere bile yeni Eve Dallas serisi kitabı sunuyor. Aşağıda Eve Dallas Serisi'nin okuma sırasını bulabilirsiniz. Aşağıda Eve Dallas, yani Ölüm Serisi'nin okuma sırasını bulabilirsiniz. Ara kitaplar ülkemizde yayımlanmadığı için ara bir kategori açarak belirttim. Türkçeye çevrilen son Ölüm Serisi kitabını ise yanında belirttim. Umarım Nora Roberts Ölüm Serisi okuma listesi işinize yarar. Eve Dallas, 2028 yılında doğdu. Babası Richard Troy ve annesi Stella idi. (2046'da NYPSD Polis Akademisine girdiğinde 18 yaşındaydı). Hayatının ilk sekiz yılını babası tarafından fiziksel, zihinsel ve cinsel istismara uğrayarak geçirdi. Dallas, Teksas'taki bir otelde babasını öldürerek bu tacizi durdurdu. Otelden çıkıp 5 6 km yürüdükten sonra bir polis onu bulup hastaneye götürdü. Doğumu ve babasının ölümüyle ilgili hiçbir kayıt olmadığı için devlet koruması altına alındı. Adını Eve Dallas koydular. 18 yaşında sistemden ayrılmadan önce, sonraki on yılı koruyucu aileden koruyucu aileye geçiş yaparak geçirdi. Hemen polis olmak için New York'a gitti. NYPSD polis akademisinden sınıf birincisi olarak mezun oldu. Sonraki birkaç yıl üniforma içinde geçti. Üniformalı olduğu süre boyunca, Teğmen Ryan Feeney onu fark etti ve onu Cinayet Masası'na getirdi. Feeney Yüzbaşılığa terfi ettirilip Elektronik Dedektifler Bölümüne transfer edilmeden önce birlikte çalıştılar. Eve, daha sonra Cinayet Masası'nda dedektifliğe terdi edildi."} {"url": "https://okurunkosesi.com/fangs-sarah-andersen/", "text": "Grafik romanları sevdiğim su götürmez bir gerçek. Çizgi romanlarla aram pek olmasa da Sarah Andersen, Catana Chetwynd ve Simon Tofield gibi yazarların, grafik sanatçıların, yaptığı karikatürlere bayılıyorum. Sarah Andersen ise bu listenin başında geliyor. Onu önce internet sitesi Sarah's Scribbles'da yayımladığı tatlı karikatürlerle tanıdık. Hala da yayınladığını not düşelim. Öyle ki tatlı mı tatlı, iç ısıtan, günlük hayattan kesitler sunan Sarah Andersen'in kitapları Türkçeye de çevrildi, kitaplığımızdaki yerlerini aldı. Bkz: Büyümek Diye Bir Şey Yok ve Musmutlu Yumuş Yumak. Fangs ise yetişkinlere yönelik. Bir vampir ve kurtadamın ilişkisini eğlenceli bir biçimde ele alıyor. Anlayacağınız Andersen artık karanlık tarafa geçmiş bulunmakta. Vampir ve kurtadam kadar klasikleşmiş bir şey olmaz. Kimi zaman savaşı, kimi zaman da önyargıları aşarak birlikte olurlar. Sarah Andersen ise Fangs ile bu ikiliyi sevimli ve eğlenceli bir biçimde, o kendine has tatlı anlarıyla ele alıyor. Stereotiplerden oluşan ve bu iki fantastik yaratığa dair her tür klasikleşmiş unsuru muzurca işlemiş bu kitabı okuması çok zevkli. Muzipliği bir yana sanırım en çok Jimmy ve Elsie'nin, Elsie'nin güneşe olan alerjik tepkisini kullanarak bir tütsü yakması beni etkiledi. Her şey bir yana, çocukluğumdan beri onlarca vampir romanı okumuş, filmi ve dizisi izlemişimdir. İster komedi olsunlar ister dram, hiçbiri bu alerjiyi bu şekilde ele almamıştı. O yüzden Fangs deyince aklımda hep o sahne canlanıyor ve bu kadını bu yüzden çok seviyorum diyorum. Biraz teknik ayrıntılara gelelim. Çizimler göz yormuyor, o sempatik hissi anında yaşatarak keyifli birkaç saat veya birkaç dakika geçirmenizi sağlıyor. Kütüphanenizde olmasından zevk alacağınız kitaplar arasında kesinlikle Fangs. 300 yaşındaki bir vampir olan Elsie ve Jimmy isimli kurtadamın ilişkisinin nasıl başladığını ve birlikte nasıl güçlükler yaşadığını görebileceğiniz bu grafik roman hoş vakit geçirmek isteyen herkesin bakması gereken bir kitap Fangs. Hele benim gibi Sarah Andersen'e dair engellenemez bir sevgi duyuyorsanız."} {"url": "https://okurunkosesi.com/fantastik-nedir/", "text": "Fantastik, gerçek dünyanın dışında, büyülü güçler, farklı yaratıklar ve alternatif evrenler içeren hikayeleri anlatır. Sözlükte gerçekte var olmayan, gerçek olmayan, düş ürünü olan şeklinde açıklanmıştır. Fantastik, edebiyatın bir türüdür ve genellikle gerçek dünyadan ayrılan, fantastik öğeler içeren romanları ve dünyaları kapsar. Fantastik kurgu veya fantastik edebiyat olarak da adlandırılır. Bu tür, gerçek dünyadan farklı kurallar ve yaratıklar içeren hayali evrenlerde geçer. En iyi fantastik kitaplar milyonlarca okur tarafından okunur. - Büyülü güçler ve sihir: Karakterlerin sihir, büyü veya doğaüstü yeteneklere sahip olabileceği bir dünya. - Farklı türler ve yaratıklar: Fantastik hikayeler, ejderhalar, elfler, cüceler, vampirler, kurt adamlar gibi fantastik yaratıklar içerebilir. - Alternatif dünyalar: Hikayeler, gerçek dünyadan farklı veya paralel evrenlerde geçebilir. - Macera ve epik mücadeleler: Fantastik edebiyatta, kahramanlar genellikle büyük tehlikelerle karşı karşıya gelir ve epik mücadelelere girişirler. - Metaforik anlamlar: Fantastik hikayeler, gerçek dünyadaki sorunları veya insan deneyimini sembolize etmek için kullanılabilir. - Yüksek Fantezi : Yüksek fantastiği, kendi içinde ayrı bir dünya veya evren oluşturan hikayeleri tanımlayan bir alt türdür. Bu dünyalar, genellikle büyülü öğeler ve farklı ırklar içerir. Örnekler arasında J. R. R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi serisi ve Hobbit kitabı bulunur. - Epik Fantezi : Epik fantezi, genellikle büyük ve karmaşık dünyalar, karakterler ve hikayeler içeren bir alt türdür. Bu tür, kapsamlı maceralar, büyük çatışmalar ve destansı mücadelelerle karakterizedir. Karakterler genellikle kahramanlar veya anti-kahramanlar olup, evreni kurtarmak veya büyük bir hedefe ulaşmak için büyük yolculuklara çıkarlar. Örnekler arasında George R. R. Martin'in Taht Oyunları serisi bulunur. - Bilim Fantezi : Bu alt tür, bilim kurgu ve fantastiğin öğelerini birleştirir. Hikayeler, teknoloji ve büyü gibi farklı öğeleri içerebilir. Örnekler arasında Frank Herbert'in Dune serisi bulunur. - Kara Fantezi : Kara fantezi hikayeler, korku öğeleri ve karanlık atmosferlerle fantastik öğeleri birleştirir. Karakterler genellikle içsel mücadelelerle karşı karşıyadır. Örnekler arasında Clive Barker'ın eserleri bulunur. - Şehir Fantezisi : Şehir fantezisi, fantastik öğeleri modern şehir ortamlarında işler. Karakterler sıklıkla doğaüstü güçlerle veya yaratıklarla etkileşimde bulunurlar. Örnekler arasında Jim Butcher'ın Dresden Dosyaları serisi bulunur. Anita Blake de bir örnektir. - Genç Yetişkin Fantazisi : Genç okurlara yönelik kitaplar barındıran bu alt tür, genellikle genç kahramanların büyülü dünyalarda maceralarını anlatır. Örnekler arasında J. K. Rowling'in Harry Potter serisi bulunur. - Alçak Fantezi : Alçak fantezi büyülü olayların normalde normal olan bir dünyaya izinsiz girdiği bir fantezi alt türüdür. Dolayısıyla bu terim, kendi kuralları ve fiziksel yasaları olan kurgusal dünyalarda geçen yüksek fantastik öykülerden daha basittir. Umarım fantastik nedir açıklamış, aklınızdaki sorulara yanıt bulabilmişsinizdir. Fantastik kitaplar, genellikle gerçek dünyadan farklı bir evreni veya olayları içeren edebi eserlerdir. Bu tür kitaplar, genellikle sihir, büyü, mitoloji, fantezi yaratıklar, zaman yolculuğu gibi öğeleri içerir. Fantastik ögeler, bir hikayeye eklenen olağanüstü, hayal gücüne dayalı unsurları ifade eder. Sihir, büyü, mitolojik yaratıklar, zaman yolculuğu, alternatif dünyalar ve doğaüstü güçler gibi unsurlar, fantastik eserleri zenginleştirir. Bu tür ögeler, okuyucuları gerçek dünyadan uzaklaştırarak yeni ve etkileyici deneyimlere yönlendirir, eserin atmosferini büyülü kılar ve hayal gücünün sınırlarını genişletir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/firtinaisigi-arsivi-okuma-sirasi/", "text": "Fırtınaışığı Arşivi Amerikalı yazar Brandon Sanderson tarafından kaleme alınmış ve epik fantastik türünün zirvesindeki başyapıtlardan biri olarak kabul edilen bir seridir. Bu büyüleyici seride, okurları Roshar adlı heyecan verici ve karmaşık bir dünya bekliyor. Roshar, devasa fırtınaların, tehlikeli canavarların ve büyülü güçlerin hüküm sürdüğü bir evrene sahip, derinlikleri keşfedilmemiş bir gezegen. Fırtınaışığı Arşivi'nde, bir dizi çarpıcı karakter, karmaşık entrikalar ve büyülü sistemler, okurları kendine çeken bir dünyada bir araya geliyor. Seri, karakter gelişimi, ahlaki sorgulamalar ve destansı savaş sahneleri gibi birçok katmanı bünyesinde barındırarak hem yeni başlayanları hem de fantastik edebiyat tutkunlarını büyülüyor. Brandon Sanderson'ın eşsiz anlatım tarzı ve düşündürücü evren inşası, Fırtınaışığı Arşivi'ni unutulmaz bir fenomen haline getiriyor. Aşağıda kitapları bulabilirsiniz. İlk 4 ana kitap 2 cilt halinde çıkarken ara kitaplar Türkçeye kazandırılmadı. Serinin 10 ana kitap olarak planlandığı söylenebilir. - Kralların Yolu (2 Cilt) - Parlayan Sözler (2 Cilt) - 2,5 Edgedancer - Oathbringer (2 Cilt) - 3,5 Dawnshard - Savaş Ritmi (2 Cilt) - Knights of Wind and Truth (2024'de çıkacak görünüyor) - İsimsiz - İsimsiz - İsimsiz - İsimsiz - İsimsiz Umarım Brandon Sanderson Fırtınaışığı Arşivi okuma sırası sorularınızı yanıtlayabilmiştir. Bu fantastik seri ilk olarak 2010 yılında okurla buluştu. Akılçelen ise 2014 yılında Türkçeye kazandırdı. Seri kitapları Locus, Goodreads Okurların Seçimi gibi ödüllere aday oldu ve layık görüldü. Bir sorunuz veya yorumunuz varsa iletişime geçmekten çekinmeyin."} {"url": "https://okurunkosesi.com/gabriel-garcia-marquez-kimdir/", "text": "Gabriel Garcia Marquez (1927-2014) Kolombiyalı bir yazar ve gazeteci. Kendisi birçok kişi tarafından 20. yüzyılın en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilir ve fantastik ve günlük unsurları birleştiren bir edebiyat türü olan büyülü gerçeklik ile tanınır. Garcia Marquez'in en ünlü kitapları Yüzyıllık Yalnızlık, Kolera Zamanında Aşk ve Labirentteki General'dir. Eserlerinde genellikle sevgi, ölüm ve siyasi kargaşa temalarını incelemiş ve sık sık yerli Kolombiya'nın tarihini ve kültürünü işlemiştir. Kariyeri boyunca Garcia Marquez, 1982'de Nobel Edebiyat Ödülü de dahil olmak üzere sayısız ödüle layık görüldü. Kitapları onlarca dile çevrildi ve ölümünden sonra da dünya çapında yaygın olarak okunmaya devam ediyor. Marquez, 6 Mart 1927'de Kuzey Kolombiya'daki küçük bir kasaba olan Aracataca'da doğdu. Kendisine öykü sevgisini teşvik eden, onu bölgenin kültürüne ve tarihine tanıtan anne, büyükanne ve büyükbabası tarafından yetiştirildi. Bogota'daki Kolombiya Ulusal Üniversitesi'nde hukuk ve gazetecilik okuduktan sonra Garcia Marquez gazeteci ve yazar olarak çalışmaya başladı. Birkaç yıl Güney Amerika'da seyahat ederek, yabancı muhabir olarak çalışarak ve hikayeleri ve romanları için materyal toplayarak geçirdi. 1960'larda ve 1970'lerde Garcia Marquez, Boom olarak bilinen Latin Amerika edebiyat hareketinde önemli bir figür olarak ön plana çıktı. 1967'de yayınlanan Yüzyıllık Yalnızlık adlı romanı, büyülü gerçekçiliğin şaheseri olarak kabul ediliyor ve dünya çapında milyonlarca kopya sattı. Kariyeri boyunca Garcia Marquez, Kolera Zamanlarında Aşk, Labirentteki General gibi birçok kısa hikaye ve roman yazdı. Ayrıca siyasette aktifti, Fidel Castro ve Hugo Chavez gibi liderlerle arkadaş oldu. Garcia Marquez 1982'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Çalışmaları yenilik, sevgi, ölüm ve politik güç gibi temaları işlediği, Latin Amerika'nın tarihi ve kültürü ile derin etkileşimi ile tebrik toplamaya devam ediyor. - Yaprak fırtınası (1955) - Bir Kayıp Denizci (1955) - Albaya Mektup Yok (1961) - Şer Saati (1962) - Hanım Ana'nın Cenaze Töreni (1962) - Yüzyıllık Yalnızlık (1967) - Mavi Köpeğin Gözleri (1974) - Başkan Babamızın Sonbaharı(1975) - İyi Kalpli Erendira (1978) - Kırmızı Pazartesi (1981) - Doğu Avrupa'da Yolculuk (1983) - Öyküler (1984) - Kolera Günlerinde Aşk (1985) - Şili'de Gizlice Miguel Littin'in Serüveni (1986) - Labirentindeki General(1989) - On İki Gezici Öykü (1992) - Aşk ve Öbür Cinler (1994) - Bir Kaçırılma Öyküsü (1996) - Anlatmak İçin Yaşamak (2002) - Benim Hüzünlü Orospularım (2004) - Yüzyılın Skandalı: Gazete ve Dergi Metinleri (2018) 1950 ile 1984 yılları arasında gazete ve dergilerde yayımlanan 50 metni Bu kurgu ve kurgusal olmayan eserlere ek olarak, Garcia Marquez ayrıca çok sayıda makale ve senaryo yazdı. Üstelik kariyeri boyunca üretken bir gazeteciydi. Gabriel Garcia Marquez, 17 Nisan 2014'te Meksika'da 87 yaşında öldü. Birkaç yıldır sağlığı kötüleşiyordu. Zatürree ve diğer komplikasyonlar için birkaç kez hastaneye kaldırıldı. Resmi ölüm nedeni lenfatik kanser olarak bildirildi, ancak 2009 yılında Alzheimer hastalığı teşhisi konmuştu. Ölümü dünya çapında yas uyandırdı ve 20. yüzyılın en büyük yazarlarından biri olarak hatırlanmakta. Gabriel Garcia Marquez, Büyülü Gerçekçilik olarak bilinen bir yazım tarzını benimsemiştir. Bu tarzda gerçekçi unsurlarla fantastik öğeler birleştirilerek okura gerçeküstü bir dünya sunulur. Zaman ve mekan unsurları sık sık çarpıtılarak okur gerçek dünyadan uzaklaştırılıp yazarın hayal gücünün dünyasına sokar. Gabriel Garcia Marquez'in en ünlü eseri, dünya çapında büyük bir okur kitlesine ulaşmış ve Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasına yol açan Yüz Yıllık Yalnızlık adlı romanıdır. Gabriel Garcia Marquez, 1927 yılında Kolombiya'nın Aracataca şehrinde doğan ve 2014 yılında Meksika'da ölen Nobel Edebiyat Ödüllü Kolombiyalı yazardır. Roman, öykü, deneme, senaryo ve gazetecilik alanlarında eserler vermiştir. Marquez, Yüz Yıllık Yalnızlık gibi, Büyülü Gerçekçilik tarzını kullanarak yazdığı eserleriyle dünya çapında tanınmış bir yazardır."} {"url": "https://okurunkosesi.com/gezgin-kedinin-gunlugu-hiro-arikawa/", "text": "Gezgin Kedinin Günlüğü yıllar önce bacağı kırıldığında kendisini kurtaran Satoru ile yaşayan, sokak kedisi Nana'nın hikayesini anlatan ve insanın içini ısıtan, hüngür hüngür ağlatan, bir hayvanla sahibinin arasındaki bağı romantik ve zamansız biçimde işleyen çok güzel bir kitap. Japonya, Tokyo'da yaşayan Arikawa gerçekten muazzam bir iş çıkarmış bu kitapla. İngilizceye de çevrilen bu kitabın okurlar tarafından çok sevildiğini not düşmeliyiz. Satoru kitabın başlarında çok sevdiği kedisi Nana'yı arkadaşlarından birine kitabın oralarına kadar açıklanmayan nedenlerden ötürü sahiplendirmek için uzun yollar gidiyor. O arkadaşlarla tanıştığımızda, Satoru'nun geçmişine giderek o insanlarla nasıl tanıştığını, nasıl bağlandığını, nasıl şimdiki insan haline geldiğini, onların hayatlarında nasıl bir etki bıraktığını okuyoruz. Kimi zaman duygusal kimi zaman da eğlenceli bir kitap. Satoru genel olarak bakıldığında zor bir hayat geçirmiş ancak hayata karşı masum bir bakış açısı taşımaya devam ediyor. Nana da sokaklar tarafından kavrulmuş, bir kedi olmaktan gurur duyan, Satoru'yu seven, avcı, terbiyeli bir kedi. Bazen kendi hali ve tavrına yönelik yorumları kitabın o hüzünlü yanını kırmada çok başarılı. İnsanın içini ısıtıyor. İkisinin birbirine duyduğu sevgi olağanüstü bir biçimde aktarılmış. Nana'nın insanları anlamasıyla da daha tatlı bir yan katılmış. Sevginin çeşitli türlerini görebileceğiniz, hayvan sevgisinin çeşitli yanlarına göz atabileceğiniz, anlayış ve şefkat bulabileceğiniz bir kitap. Ancak Japon kültürünün o mesafeli yanları da mevcut. Bu kitapta herkesin zihnine girebildiğimiz için her karaktere karşı bir sempati hissediyoruz. Ancak kalbiniz de kırılacak bazen. Benim kesinlikle önerdiğim, herkesin okuyabileceği bir kitap. Gezgin Kedinin Günlüğü dilimize daha yeni çevrildi, bu yüzden koşun alın derim. Bence pişman da olmazsınız. Türkiye'de Pegasus Yayınları kitabı bastı. Gezgin Kedinin Günlüğü 10 üzerinden 10 puanı hak ediyor. Size ayrıca Hayvanların Anlattığı Beş Harika Kitap adlı yazıyı öneririm."} {"url": "https://okurunkosesi.com/girl-in-the-blue-coat-kitap-yorumu/", "text": "Girl in The Blue Coat, 2. Dünya Savaşı'nda, Amsterdam'da geçiyor. Para karşılığında karaborsada insanlara sigara, et, yemek bulan bir kızın hikayesini anlatıyor. Hannake, teslimatlarını yaparken bir gün hiç de iş tanımının olmadığı bir ricayla karşılaşıyor. Yaşlı bir müşterisi ondan, sakladığı ve ortadan kaybolan Yahudi bir kızı bulmasını istiyor. Hanneke gönülsüz, kendisini tehlikeye atmak istemiyor ancak geçmişinde yaşadığı bir kayıpla kızın arasında bağlantı kurunca istemeden de olsa bazı olaylara buluşuyor ve Nazilerin Yahudilere yaptığı şeylerden bazılarına tanık oluyor. Bu kitabı epeydir gözüme kestirmiştim ve aniden başlayıverdim. Konusundaki gizem ve karaborsa ilgimi çekti. Başları epey ilgi çekici olsa da zamanla bir ağacın dalları gibi farklı yönlere savrularak ilgimi dağıttı. Sonunda tek bir gövdede toplansa da ilk baştaki heyecanımı kaybettim. Kitapta bir avuç gencin kendilerini tehlikeye atarak nasıl yardımlar yaptıklarını da okuyoruz. Bu tür haberlere de yabancı değiliz. Onlarca Yahudi'yi kurtaran, onları evlerindeki ufak sığınaklarda saklayan insanlar... Herkesin fark yaratabileceğini gösteren bir kitap aslında. Yahudi soykırımını gençlere, pek kan olmadan, kamplarda başlarına gelenleri açıkça göstermeden, sadece ari soyu sayılıyor diye, nispeten güvende olan bir kızın bakış açısından okutmak isterseniz, bu kitap epey iyi. Fakat benim açımdan biraz yüzeysel. Olması gereken duygu yükünü hissetmedim. Hannake'yle bağlanamadım. Zaten her okuduğum tarihi kurguyu sevemiyorum ben. Ortalama bir kitap olduğu fikrindeyim. Ancak kötü değil. Hitap ettiği yaş grubuna göre epey iyi bile olabilir. Sadece ben pek bağlanamadım. Kitap 2017 yılında Genç Yetişkin dalında Edgar Ödülü'nü de almış. - Before The Fall Noah Hawley - Under the harrow Flynn Berry - The Wicked Boy: The Mystery of a Victorian Child Murderer Kate Summerscale - OCDaniel Wesley King Girl in The Blue Coat gibi tarihi romanları seviyorsanız. Öksüzler Treni'ne bakabilirsiniz. Ama ağlama garantili!"} {"url": "https://okurunkosesi.com/goodreads-choice-odulleri/", "text": "Goodreads Choice Ödülleri, Goodreads'ın, okurları aracılığıyla belirlediği ve her sene büyük ses getiren bir ödül. Yer yer Goodreads Okurların Seçimi ve Goodreads en iyi kitaplar olarak da bilinir. Birçok dalda verilen bu ödül bir kurul yerine yıl sonu yaklaşırken dünyanın her köşesinden okurlar tarafından belirlenir. Goodreads Choice Ödülleri benim 2012'den beri şevkle takip ettiğim bir ödül. Goodreads yılın en iyi romanı gibi unsurları okurların belirleyebilmesi benim gözümde bu ödülü daha değerli kılıyor. Elbette birinci olan her kitap her okura uymayabiliyor. Bu yüzden de her yıl genişleyen bir kategori sayısı var. İlk yıllarda birkaç dalda verilirken günümüzde çocuk, gençlik, bilim kurgu, grafik roman gibi birçok dalda oylamalar yapılmakta bu ödül için. Hatta en son oylamalardan birisinde Goodreads okurlara geçmiş yıllardaki kazananları tekrar değerlendirme fırsatı bile sundu! Goodreads okurları tarafından belirlenen ödüllü en iyi kitapları aşağıda görebilirsiniz. Goodreads nedir merak ediyorsanız, bağlantıya tıklayın. Goodreads Ödülleri 2022 listesi aşağıdaki gibi. Yanında kazandığı dalı da görebilirsiniz. - En iyi kurgu: Tomorrow, and Tomorrow, and Tomorrow Gabrielle Zevin - En iyi gizem & gerilim: Hizmetçi Nita Prose - En iyi tarihi kurgu: Carrie Soto Is Back Taylor Jenkins Reid - En iyi fantastik roman: Gökyüzü ve Nefes Hanesi (Hilal Şehir 2) Sarah J. Maas - En iyi romans : Kitap Kurtları Emily Henry - En iyi bilim kurgu: Sea of Tranquility Emily St. John Mandel - En iyi korku: Hidden Pictures Jason Rekulak - En iyi mizah: The Office BFFs: Tales of The Office from Two Best Friends Who Were There Jenna Fischer, Angela Kinsey - En iyi kurgudışı: Atlas of the Heart: Mapping Meaningful Connection and the Language of Human Experience Brene Brown - En iyi anı & otobiyografi: I'm Glad My Mom Died Jennette McCurdy - En iyi tarih & biyografi: Bad Gays: A Homosexual History Huw Lemmey - En iyi grafik roman & çizgi roman: Heartstopper: Volume Four (Kalp Çarpıntısı 4) Alice Oseman - En iyi şiir: Call Us What We Carry Amanda Gorman - En iyi ilk roman: Lessons in Chemistry Bonnie Garmus - En iyi gençlik romanı: The Final Gambit Jennifer Lynn Barnes - En iyi gençlik fantezi: Gallant V. E. Schwab - En iyi çocuk: I Am Quiet: A Story for the Introvert in All of Us Andie Powers Goodreads Ödülleri 2021 listesi aşağıdaki gibi. Yanında kazandığı dalı da görebilirsiniz. Goodreads en iyi kitaplar 2011'e bakalım. - En iyi kurgu: Güzel Dünya, Neredesin? Sally Rooney - En iyi gizem: The Last Thing He Told Me Laura Dave - En iyi tarihi kurgu: Malibu'da Son Parti Taylor Jenkins Reid - En iyi fantastik roman: Gümüş Alevler Sarayı (Dikenler ve Güller Sarayı 4) Sarah J. Maas - En iyi romans & aşk: Tatilde Tanıştığımız İnsanlar Emily Henry - En iyi bilim kurgu: Kurtuluş Projesi Andy Weir - En iyi korku: The Final Girl Support Group Grady Hendrix - En iyi mizah: Broken Jenny Lawson - En iyi kurgu dışı: The Anthropocene Reviewed John Green - En iyi anı & otobiyografi: Crying in H Mart Michelle Zauner - En iyi tarih & biyografi: Empire of Pain: The Secret History of the Sackler Dynasty Patrick Radden Keefe - En iyi grafik roman: Lore Olympus: Volume One Rachel Smythe - En iyi şiir: The Hill We Climb: An Inaugural Poem for the Country Amanda Gorman, Oprah Winfrey - En iyi ilk roman: İspanyol Aşk Aldatmacası Elena Armas - En iyi gençlik romanı: Firekeeper's Daughter Angeline Boulley - En iyi yetişkin fantastik & bilim kurgu: Kurtların Hükmü (Yara İzi Kralı 2) Leigh Bardugo - En iyi çocuk kitabı: Daughter of the Deep Rick Riordan - En iyi kurgu: Gece Yarısı Kütüphanesi Matt Haig - En iyi gizem ve gerilim: Misafir Listesi Lucy Foley - En iyi tarihi kurmaca: The Vanishing Half Brit Bennett - En iyi fantastik roman: House of Earth and Blood Sarah J. Maas - En iyi romans/aşk: Kan ve Külden Jennifer L. Armentrout - En iyi bilim kurgu: To Sleep in a Sea of Stars Christopher Paolini - En iyi korku: Meksika Gotiği Silvia Moreno-Garcia - En iyi kurmacadışı: Stamped: Racism, Antiracism, and You Jason Reynolds, Ibram X. Kendi - En iyi bilim ve teknoloji: A Life on Our Planet: My Witness Statement and a Vision for the Future David Attenborough, Jonnie Hughes - En iyi şiir: Dearly: New Poems Margaret Atwood - En iyi gençlik romanı: Ne Eğleneli Çağ Kiley Reid - En iyi gençlik romanı: Clap When You Land Elizabeth Acevedo - En iyi gençlik fantastik romanı: The Queen of Nothing Holly Black - En iyi çocuk kitabı: Nero'nun Kulesi (Apollon'un Görevleri 5) Rick Riordan - En iyi kurgu: The Testaments (Damızlık Kız #2) Margaret Atwood - En iyi gizem ve gerilim: Sessiz Hasta Alex Michaelides - En iyi tarihi kurmaca: Daisy Jones ve The Six Taylor Jenkins Reid - En iyi fantastik roman: Dokuzuncu Cemiyet Leigh Bardugo - En iyi romans/aşk: Red, White Royal Blue Casey McQuiston - En iyi bilim kurgu: Sahte Bellek Blake Crouch - En iyi korku: Enstitü Stephen King - En iyi mizah: Dear Girls: Intimate Tales, Untold Secrets, & Advice for Living Your Best Life Ali Wong - En iyi kurmacadışı: Girl, Stop Apologizing: A Shame-Free Plan for Embracing and Achieving Your Goals Rachel Hollis - En iyi bilim ve teknoloji: A Life on Our Planet: My Witness Statement and a Vision for the Future David Attenborough, Jonnie Hughes - En iyi anı otobiyografi: Over the Top: A Raw Journey to Self-Love Jonathan Van Ness - En iyi tarih biyografi: The Five: The Untold Lives of the Women Killed by Jack the Ripper Hallie Rubenhold - En iyi şiir: Shout Laurie Halse Anderson - En iyi çıkış romanı: Red, White Royal Blue Casey McQuiston - En iyi gençlik romanı: Üç Adım Uzakta Rachael Lippincott - En iyi gençlik fantastik romanı: Lanetli Kral (Peri Halkı Serisi #2) Holly Black - En iyi çocuk kitabı: Tiran'ın Mezarı (Apollon'un Görevleri 4) Rick Riordan - En iyi kurgu: Still Me Jojo Moyes (Senden Önce Ben #3) - En iyi gizem ve gerilim: The Outsider Stephen King - En iyi tarihi kurmaca: The Great Alone Kristin Hannah - En iyi fantastik roman: Ben, Kirke Madeline Miller - En iyi romans/aşk: Aşkın Formülü Helen Hoang - En iyi bilim kurgu: Vengeful V. E. Schwab - En iyi korku: Elevation- Stephen King - En iyi mizah: The Last Black Unicorn Tiffany Haddish - En iyi kurmacadışı: I'll Be Gone in the Dark Michelle McNamara - En iyi bilim ve teknoloji: The Rise and Fall of the Dinosaurs: A New History of a Lost World Stephen Brusatte - En iyi anı otobiyografi: Talebe Tara Westover - En iyi tarih biyografi: The Good Neighbor: The Life and Work of Fred Rogers Maxwell King - En iyi şiir: The Witch Doesn't Burn in This One Amanda Lovelace, ladybookmad - En iyi çıkış romanı: Kandan ve Kemikten Çocuklar Tomi Adeyemi - En iyi gençlik romanı: Leah Burke'ün Tuhaflıkları Becky Albertalli - En iyi gençlik fantastik romanı: Kül Krallığı (Cam Şato, 7) Sarah J. Maas - En iyi çocuk kitabı: Yanan Dehliz (Apollon'un Görevleri 3) Rick Riordan"} {"url": "https://okurunkosesi.com/goodreads-nedir/", "text": "Goodreads, kitap meraklılarının kitaplar hakkında inceleme yapabileceği, kitapları değerlendirebileceği, okuma listeleri oluşturabileceği ve diğer kitap tutkunlarıyla etkileşimde bulunabileceği bir web uygulaması, bir sosyal medya platformudur. Goodreads, 2007 yılında kurulmuş ve o zamandan beri kitap okurlarına birçok faydalı özellik ve toplanma, fikir alışverişinde bulunma alanı sunmuştur. - Kitap İncelemeleri: Kullanıcılar, okudukları kitaplar hakkında inceleme yazabilirler. Bu incelemeler diğer kullanıcılar için rehber olabilir. - Kitap Değerlendirmeleri: Kullanıcılar kitapları 1 ila 5 yıldız arasında değerlendirerek favorilerini ve beğenmediklerini işaretleyebilirler. - Okuma Listeleri: Kullanıcılar gelecekte okumak istedikleri kitapları Okuma Listesine ekleyebilirler. Bu liste, okunacak kitapları düzenlemek için kullanışlıdır. - Kitap Önerileri: Goodreads, kullanıcıların okuma geçmişlerine ve tercihlerine dayalı olarak kitap önerileri sunar. - Kitap Kulüpleri: Kullanıcılar, belirli bir kitap veya konu hakkında tartışmak amacıyla kitap kulüplerine katılabilirler. - Yazar Takibi: Favori yazarları takip ederek yeni kitaplarını ve güncellemelerini öğrenme imkanı sunar. - Kitap Listeleri: Kullanıcılar, kendi özel kitap listeleri oluşturabilirler. Örneğin, En Sevdiğim Klasikler veya 2023 Yılında Okumak İstediğim Kitaplar gibi listeler oluşturabilirler. - Kitap İstatistikleri: Kullanıcılar, okuma hızlarını, yıl içinde kaç kitap okuduklarını ve hedeflerini izlemek için kitap istatistiklerini kullanabilirler. - Etkinlikler ve Yarışmalar: Goodreads, kullanıcılarına kitaplarla ilgili çeşitli etkinlikler, yarışmalar ve okuma meydan okumaları sunar. - Kitap Ödülleri: Goodreads okurları, her yıl o yıl yayımlanmış kitaplar arasından türlerine göre en iyisini seçer. Goodreads Choice Ödülleri'ne hesabı olan herkes oy verebilir. - Mobil Uygulama: Goodreads'in mobil uygulamaları, kullanıcıların her zaman ve her yerde kitaplar hakkında bilgi edinmelerini ve toplulukla etkileşimde bulunmalarını sağlar. Bu özellikler, Goodreads'ı kitap okuma deneyimini zenginleştiren ve kitap meraklıları arasında kitaplar hakkında daha fazla bilgi paylaşımını teşvik eden bir platform yapıyor. - Kuruluş (2006): Elizabeth Khuri ve Otis Chandler, kitaplar hakkında bilgi paylaşımını teşvik eden bir platform oluşturma fikrini geliştirdiler. Bu fikir, kitap okuyucularının okuma deneyimlerini paylaşmalarını, kitaplar hakkında incelemeler yazmalarını ve okuma listeleri oluşturmalarını amaçlıyordu. - Lansman (2007): Goodreads, Ocak 2007'de resmi olarak hizmete girdi. İlk başta, platformun büyümesi yavaştı, ancak zamanla kitapseverler arasında popülerlik kazanmaya başladı. - Büyüme ve İlerleme: Goodreads, kitap incelemeleri ve değerlendirmeleri paylaşma, kitap önerileri alma ve kitap topluluklarına katılma gibi özellikleri sunarak hızla büyüdü. Ayrıca yazarların ve yayıncıların kitaplarını tanıtmalarına da olanak tanıdı. - Amazon Tarafından Satın Alınma (2013): Eylül 2013'te, dünyanın en büyük online perakende şirketi olan Amazon, Goodreads'ı satın aldı. Bu satın alma, Goodreads'ın kaynaklara ve büyümeye daha fazla erişim sağladı. - Uluslararası Genişleme: Goodreads, uluslararası düzeyde de büyümeyi sürdürdü. Farklı dillerde ve ülkelerdeki kitap meraklılarına hizmet etmek için çeşitli dil seçenekleri ve coğrafi genişlemeler sunuldu. - Mobil Uygulamalar: Goodreads, kullanıcıların mobil cihazlarında kitap incelemeleri yazmalarına, kitapları değerlendirmelerine ve diğer kitap severlerle etkileşimde bulunmalarına yardımcı olmak için mobil uygulamalar geliştirdi. Goodreads, kitap okuma topluluğu için bir merkez haline geldi ve kitap meraklıları için önemli bir kaynak haline geldi. Kullanıcılar, kitaplar hakkında bilgi edinmek, yeni kitaplar keşfetmek, okuma deneyimlerini paylaşmak ve kitap meraklılarıyla etkileşimde bulunmak için bu platformu kullanmaya devam ediyorlar. Aşağıda Goodreads nedir, ne işe yarar gibi soruları ve yanıtları bulabilirsiniz. Goodreads, ücretsiz bir platformdur. Herhangi bir bedel ödemeden Goodreads'a üye olup birçok temel özelliği kullanabilirsiniz. Goodreads, kitap meraklıları için açılmış bir sosyal medya platformu ve kitap topluluğu sitesidir. Goodreads, kitap meraklılarının okudukları kitapları inceleyebilecekleri, derecelendirebilecekleri, okuma listeleri oluşturabilecekleri, kitap önerileri alabilecekleri, kitap kulüplerine katılabilecekleri ve diğer kitap severlerle etkileşimde bulunabilecekleri bir platformdur. Kitap okuma deneyimini zenginleştirir, yeni kitaplar keşfetmeye yardımcı olur ve kitaplar hakkında bilgi paylaşımını teşvik eder. Android veya iOS cihazınızda kullanabileceğiniz bu Goodreads uygulaması ile web sitesinde yapabileceğiniz neredeyse her şeyi yapabilir, arkadaşlarınızla bağlantıda kalabilir, kitap incelemesi yazabilir, yorum bırakabilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/grisha-dunyasi-okuma-sirasi/", "text": "Grisha Dünyası okuma sırası için doğru yerdesiniz. Grishaverse serisi, ünlü yazar Leigh Bardugo tarafından yaratılan ve onun Grisha Üçlemesi, Kargalar Meclisi ve Yara İzi Kral serilerinde odaklandığı bir kurgusal evrendir. Fantastik türdeki bu seri ayrıca bir gençlik serisi. Grishaverse serisi, sihirli yeteneklere sahip olan Grishaların var olduğu bir ortamda geçer. Grishalar, elementleri kontrol edebilme, insanların zihinlerini etkileyebilme ve yaşamı değiştirebilecek güçlere sahip özel insanlardır. Grishaların gücü, onları dünyayı şekillendiren önemli figürler haline getirir. İmparatorluklarını korumak ve düşmanlarına karşı koymak için kullanılan bu büyü, aynı zamanda yozlaşma ve kötülük için de bir araç aslında. Grisha Dünyası, sihirli unsurların yanı sıra, karmaşık karakterleri ve zengin tarihi ile de ön plana çıkar. Bu evrende, karakterler arasındaki iç çatışmalar ve güç mücadeleleri okuru derinden etkiler. İhanet, sadakat, dostluk ve aşk gibi temalar, Grisha Dünyası'nın merkezinde dolaşırken, kahramanlar ve antikahramanlar arasındaki ince çizgi belirsizleşir. Grisha dünyasını kısaca tanıdıktan sonra hadi birlikte Gölge ve Kemik, Kargalar Meclisi ve Yara İzi Kral serilerinin sıralarına bakalım. - Demon in the Wood (Grisha Dünyası 0.2) - Gölge ve Kemik (Gölge ve Kemik Üçlemesi 1), (Grisha Dünyası 1) - The Tailor (Gölge ve Kemik Üçlemesi 1.5) - Kuşatma ve Fırtına (Gölge ve Kemik Üçlemesi 2), (Grisha Dünyası 2) - The Too-Clever Fox (Grisha Dünyası 2.5) - Little Knife (Grisha Dünyası 2.6) - Çöküş ve Yükseliş (Gölge ve Kemik Üçlemesi 3), (Grisha Dünyası 3) - Kargalar Meclisi (Kargalar Meclisi 1), (Grisha Dünyası 4) - Sahte Krallık (Kargalar Meclisi 2), (Grisha Dünyası 5) - Yara İzi Kralı (Yara İzi Kralı 1), (Grisha Dünyası 6) - Kurtların Hükmü (Yara İzi Kralı 2), (Grisha Dünyası 7) - ???? (Kargalar Meclisi 3), (Grisha Dünyası 8) - Gölge ve Kemik (Grisha Dünyası 1) - Kuşatma ve Fırtına (Grisha Dünyası 2) - Çöküş ve Yükseliş (Grisha Dünyası 3) - Kargalar Meclisi (Kargalar Meclisi 1) - Sahte Krallık (Kargalar Meclisi 2) - ???? (Kargalar Meclisi 3) - Yara İzi Kralı (Grisha Dünyası 6) - Kurtların Hükmü (Grisha Dünyası 7) Not: Yazar serileri Goodreads okurlarınca ödüllere layık görüldü."} {"url": "https://okurunkosesi.com/gurur-ve-onyargi-jane-austen/", "text": "Gurur ve Önyargı, asıl adıyla Pride and Prejudice İngiliz Edebiyatı'nın önemli klasik eserlerinden ve benim için farklı bir kitaptı. Çünkü bugüne kadar hep tarihi romanları okumaktan kaçındım. Sevemiyorum genelde. Dönemin baskısı, , adabı muaşeret gibi kadın ve yüzeysel sıkıntılar, her şey beni boğuyor. Ama sonra böyle güzel bir kitap okuyunca sevesim geliyor türü. Herkesin okuduğunu varsayacağım için hikayeyi bozacak bilgiler vereceğim bu yazımda. Yani kitabı henüz okumadıysanız, bu yazıdan hemen çıkın. Başka türlü bu Gurur ve Önyargı'yı ne kadar sevdiğimi sanırım ifade edemem. Eğer okumadıysanız, gidin ve okuyun lütfen. Gurur ve Önyargı kitabında Elizabeth Bennett başkahramanımız. Ailenin en büyük ikinci kızı ve toplamda beş kız kardeşler. Sosyeteye tanıtılmış bu kızların hepsi öyle ya da böyle bir koca peşinde. En küçük üç kardeş ve anne epey bayağı olsa da, Elizabeth ve ablası Jane bu ailenin en saygın kişileri olarak tanıtılabilir. Epey zengin Bay Bingley ve Bay Darcy bu şehre geliyorlar ve elbet herkes onların gelmesiyle bir telaş koparıyor. Çünkü zenginler ve bekarlar, ikisi de aman ne şahane kısmet. Jane, Bingley'den hoşlanıyor ama bizim Elizabeth, Darcy'nın burnu büyük tavırlarından hoşlanmadığı için ona karşı pek hoş duygular beslemiyor. Zaten adamı okur olarak siz de sevmiyorsunuz ya. Bingley ise sıcak kanlı olarak tanımlanıyor. Konuşmaları, bakışmaları hep bir kinaye dolu. Eh, bir de Bennettlerin zengin olmaması da sorun. Hele ailenin terbiyesiz olarak tanımlanması da bu duruma pek yardımcı olmuyor. Bakınız tam da bu yüzden Darcy Elizabeth'le evlenmenin iyi bir karar olmadığını düşünüyor ve bunu evlilik teklifi yaparken açık açık söylüyor. Burada aile şanının ne kadar önemli bir rol oynadığı açıkça gözler önüne seriliyor. İşte bu nedenlerden dolayı, Jane sevdiği adamı kaybediyor, çünkü Darcy koca burnunu Bingley'in işine sokup ikiliyi ayırıyor. Bahanesi de Jane'in sevdiğini anlamamasıymış... Sonra bu zengin adamlar aniden bu şehirden ayrılınca, Jane açıkta ve Elizabeth de kardeşine üzgün halde kalıyor. Darcy'ye dönüp bakmıyor bile. Gurur ve Önyargı içinde bir de Collins davası var. O dönemde kadınlar miras alamadığı için, Bennettlerin yaşadığı ev bir erkek kuzene gidecek çünkü Bennettlerin bir erkek mirasçısı yok. Ama idealist Elizabeth bu papazın evlilik teklifini kabul etmeyecek kadar akıllı. Bu bela da böyle atlatılıyor. Romantik de diyebiliriz. İlla sevip saygı duyacağım biriyle evlenmeliyim diyor. O dönemdeki toplum baskısını düşünürsek bu bağımsızlık muazzam bir önem taşıyor. Bu yüzden Gurur ve Önyargı ve Jane Austen'i seviyoruz zaten. Kitabın kalanı hoş tesadüfler, kibir ve önyargı dolu. Ansızın fırlayan Darcy, evlilik teklifleri, reddedilen evlilik teklifleri, utanç ve gerçekler. Şöyle genel bakarsanız aslında, tam bir pembe dizi. Öncelikle sözünü sakınmayan bir kadın var. O dönemde öyle olabilmek... Bu kız para için boynunu kimseye eğmiyor. Sağduyusu var. Kendine sahip çıkabilen biri. Feminist yani. Özellikle adamın üzerine atlamadan, karakterinin derinliklerine inip onu öğrenmesi de çok hoş. Yüzeysel bir ilişki yok. Olayların seyri şöyle bir bakıldığında uzun geliyor ama çok akıcı bir kitap. Ben ki kitap okumak konusunda çorak topraklara döndüm, bir damla suyum yok, bu kitabın çoğunu bir günde bitirdim. Karakterler, akıcılık, anlatım her şey çok güzel. En küçük kardeşin rezillikleri, en büyüğünün iyimserliği, oyunlar, mektuplar, tesadüfler, özveri... Çok güzeldi be. Anlayacağınız bu kitabın her yerinde bir şey var. Boşuna bu kadar sevilmemiş. Boşuna bu kadar okunup filmleri, dizileri yapılmamış. Bu koca hayran kitlesinden ayrı kalmamak için siz de okuyun, okutturun. Elizabeth nasıl da tekrar evlenme teklifini yineletti ama. Bu arada kuzenin dediği doğru çıktı ya, ona üzüldüm en çok. Ne kıl herifti o yahu! Gurur ve Önyargı bittikten sonra bir de 2005 yapımı filmi izledim. Yer yer değişiklikler yapılsa ve karakterler çok yüzeysel verilse de, epey güzel. Tabii kitabın uyandırdığı duygunun onda birini uyandırmıyor. Çünkü o Jane Austen. Ama izlenilebilir. Benzer kitaplar okumak istiyorsanız kesinlikle Modern Klasikler Dizisi'ne bakın."} {"url": "https://okurunkosesi.com/harika-diziler/", "text": "Harika diziler izlemeyi seviyorsanız ve şu günlerde keyifli vakit geçireceğiniz izleyecek dizi arıyorsanız, bu yazı sizin için biçilmiş kaftan olabilir. Bu liste tamamen benim izlediğim ve beğendiğim dizilerden oluşmakta. Çok sevilen ama izlemediğim, öneremediğim yapımlar bu dizilerin dışında bıraktım. Bu listede önerilen yabancı diziler mevcut. Pek yerli dizi izlemediğimi not düşmek isterim. Hadi o zaman birbirinden harika dizler içeren önerilen diziler listesine geçelim. Liste, bu harika dizilerin bitiş yılları baz alınarak hazırlandı ki güncel içerik sevenler direkt listenin sonlarına geçebilsin. Onun dışında listenin diziyi ne kadar sevdiğimle alakası yok. Bu kısımda biten harika dizileri görebilirsiniz, son sezonu 2022'de olan dizilerle mini dizileri de bu başlık altında görebilirsiniz. Eski dizilerden başlasa da sona doğru güncel dizileri göreceksiniz. Bir grup arkadaşın yaşadığı aşk arkadaş ilişkilerinin anlatıldığı dünyaca ünlü bir dizi Friends. Üstelik günümüzde hala öyle çok seviliyor ki bir yeniden buluşma bölümü çekildi. Dizinin başrollerinde Jennifer Aniston, Courteney Cox, Lisa Kudrow, Matt LeBlanc, Matthew Perry ve David Schwimmer oynuyor. Ufak yaşta deha olduğu keşfedilen, fakir bir ailenin çocuğu olan Malcolm'un hayatının anlatıldığı çok iyi bir sit-com Malcolm in the Middle. Ben ikinci izleyişimde bile defalarca kahkaha attım. Reese, Dewel, Louis, Hal... Her biri muhteşem karakterler. Avatar: Son Hava Bükücü sanırım 90'larda ve 20'lerde doğan birçok gencin ezbere bildiği ve hayranı olduğu animasyon dizilerinden birisidir. Aang, Katara ve Soraka'nın dostluk, heyecan ve sevgi içeren iletişimleri ve birlikte ihanete, kötülüğe karşı koymaları gerçekten bu eseri harika diziler arasına sokuyor. Sonraki yıllarda Legend of Korra ile sonraki Avatar'ı izlesek de bu ilk ve etkileyici yapım zihinlere yerini altın harflerle yazdırdı. Sit-Kom seviyor musunuz? Ve daha önce Scrubs'ı izlemediniz. O zaman şimdi tam zamanı. Çoğu izleyici tarafından en iyi sit-kom olarak görülen bu diziyi kesinlikle izlenmesi gerekenler arasında. Doktorların hastanede yaşadıklarını hem komik hem de çarpıcı bir gerçeklikle ele alan dizi güldürürken ağlatan deyişinin tam karşılığı. Doktor dizilerini seviyorsanız bakmanız gereken bir diğer dizi önerisi de House M. D. Bir sorun yüzünden her daim bacağından acı çeken, zeki ve huysuz doktorun önüne gelen vakaları anlatan dizi sizi hem şaşırtacak hem de delirtecek. Özellikle de ekibiyle imkansız vakaları çözerken bir yandan da yaşadığı duygusal ilişkilerle. House M. D. adını dizi tarihine altın harflerle yazdırmış bir karakter doğrusu! Herkesin aksine benim 2020'de tamamladığım bir dizi oldu Breaking Bad ve size ne kadar önersem az. Sıradan bir kimya öğretmeninin kanser teşhisi konulmasıyla ile başına neler geldiğini, nasıl bir suç lideri ve suç dehası olduğunu anlatır. Oyunculuksa oyunculuk, kurguysa kurgu. Üstelik suç sevenler için muazzam bir yapım. Başrol oyuncuları ise Bryan Cranston, Aaron Paul ve Anna Gunn. Friends ile çok karşılaştırılan HIMYM benim severek izlediğim sit-com'lardan. Bir grup arkadaşın başından geçen olayları anlatır. Josh Radnor, Jason Segel, Cobie Smulders, Neil Patrick ve Alyson Hannigan'ın canlandırdığı karakterler zamanında kültüre epey katkıda bulunmuştu. Hala herkes Legendarynin ne anlama geldiğini bilir. Kesinlikle izlemeniz gereken diziler arasında. Sit-com seviyorsanız kesinlikle bu dizi önerisi listenize girmeli. Person of Insterest dizi benim en sevdiklerimden birisi. Bilim kurguyu güncel dönem sorunu gibi yansıtabilen ve gereksiz drama içermeyen nadir dizilerden. Person of Interest'in başrollerinde Jim Caviezel, Taraji P. Henson ve Kevin Chapman var. Kesinlikle önerdiğim harika diziler arasında. Tadında bırakılması da elbette gözümdeki değerini artırıyor. Özellikle 2. sezondan sonra oturan konusu ve izleyicileri ekrana bağlaması ile kesinlikle bakmalısınız. Bir grup dehanın normal bir kadın komşu ile olan ilişkilerinin anlatıldığı TBBT sanırım son yıllarda eğlenerek izlediğim en iyi sit-com'lardan. Sheldon'un Bazinga'sı Leonard'ın annesi ile olan ilişkisi, Penny'nin bu ikilinin hayatına kattıkları... Bu dizi hakkında çok şey söylenebilir ancak bence en iyisi izlenmesi. Başrolleri Johnny Galeck, iJim Parsons ve Kaley Cuoco paylaşıyor. Hawking gibi ünlü bilimcileri de bu dizide görebilirsiniz. Çeşitli sebeplerle ölen bir grup insan ölür ve İyi Yere gider. Aralarındaki ilişkileri, bu yerdeki tuhaflıkları işleyen harika bir dizidir. Başrollerinde ise Kristen Bell, William Jackson Harper, Jameela Jamil ve D'Arcy Carden var. Kristen Bell severlerin özellikle bayılacağı eğlenceli bir dizi önerisi bu. Cennet ve cehennem kavramını ve elbette ölümü ele alış biçimiyle diğer fantastik dizilerden ayrılıyor. Jared Padalecki ve Jensen Ackles'in iki kardeşi oynadığı dizi 2020 yılında son buldu ve izleyicileri üzgün bıraktı. Muhtemelen kitlesi sonsuza dek bu diziyi izlerdi. Satranç dehası olan bir kadının çocukluktan erişkinliğe giderken hayatını ve karşılaştığı zorluk anlatan bir dizi bu ve son derece sürükleyici. Netflix'in en iyi yapımlarından biri Vezir Gambiti. Başrolde ise Anya Taylor-Joy var. Üstelik bir kitap. Kısa dizi önerileri arıyorsanız kesinlikle bakın. Tek sezonluk. Son sezonu 2021'de yayınlanan bu sit-com izleyebilecekleriniz arasında en eğlencelisidir. Çok sevilen dizi NYPD'nin 99. Karakolu'nda olan çeşitli olayları ele alır. Andy Samberg, Stephanie Beatriz, Melissa Fumero, Andre Braugher ve Terry Crews başrolleri paylaşmakta. Brooklyn-Nine-Nine bence kesinlikle harika diziler arasında ve polisiye dizi önerileri arıyorsanız kesinlikle bakmalısınız. 20 25 dakikalık bölümleri ve kendine has anlatım diliyle benzerlerinden ayrılıyor. Tek sezondan oluşan ve Avengers ekibinden biri olan Wanda Maximoff'u konu alan bu dizi, tek başına izlendiğinde hiçbir anlam ifade etmese de Marvel sinema evreni içinde izlendiğinde muazzam bir duygu seli oluşturuyor. Elizabeth Olsen, Paul Bettany ve Kathryn Hahn'ın başrolleri paylaştığı bu dizi, benim için 2021'in enlerinden. Fantastik dizileri ve elbette Marvel evrenini sevenler kesinlikle bakmalı. Çünkü Wanda'nın Scarlet Witch olma öyküsü Marvel'ın devam filmleri için büyük önem taşıyor. Kiralık bir katille bir FBI çalışanın tuhaf hikayesini anlatan bu ilginç dizi 2020 ile radarıma girdi. Muazzam performans ve ilginç bir kurgu arıyorsanız bu diziye kesinlikle bakmalısınız. Jodie Comer, Sandra Oh ve Fiona Shaw başrolleri paylaşıyor. İzlemeniz gereken harika diziler arasında kesinlikle. Polisiye dizi önerileri ile suçlu zihinler dizi önerileri karışımı. İki tarafa da çok yakın bakış atıyoruz. 2022 yılında son sezonu yayınlanacağı için son derece güncel de bir dizi. İşte önyargılar hep. Kara mizahı, sarkastik karakterleri ve aniden şoke olup gülmeyi seviyorsanız, bu dizi sizin için. Yaratıcı ve başrol oyuncusu Ricky Gervais harbiden muhteşem bir iş çıkardı! Tek sezonluk, gerçek bir hikayeden uyarlanan bu suç dizisi, Anna Delvey'in öyküsüne odaklanıyor. Temelde konusu 20'li yaşlarında New York'ta kendi işini kurmayı hedefleyen zeki bir kadının dolandırıcılıktan hapse düşmesini ve Vivian Kent isimli gözden düşmüş bir gazetecinin onun hikayesini gözler önüne sürme öyküsünü anlatıyor. Birçok renkli karakterin bulunduğu dizi bir Netflix yapımı. Gerçek bir öyküden uyarlanmış olması da onu daha ilgi çekici yapıyor. Başrolleri Anna Chlumsky, Julia Garner ve Arian Moayed paylaşıyor. Ancak birçok yapımdan tanıdığımız ünlü isimleri de dizide görmek mümkün. 9 bölümden oluşuyor ve her biri gerçekten sürükleyici. Doktor dizilerini seviyorsanız, o zaman New Amsterdam sizin için. Yeni işe başlayan ideal bir hastane müdürünün, Amerika'nın en eski devlet hastanesinde sistemi iyileştirmek için kuralları çiğneyişini anlatıyor. Renkli karakterleri ve duygusal sahneleriyle dikkat çeken dizinin başrolünde Blacklist'ten tanıdığımız Ryan Eggold ve Doctor Who'dan bildiğimiz Freema Agyeman var. Dünyaca aranan azılı bir suçlu bir gün FBI'ın kapısını çalar ve sadece Elizabeth Keen ile konuşacağını söyler. Sonrasında da sürükleyici bir macera başlar. Tetikçilerden tutun dolandırıcılara uzanan bir macera! İlk sezonların daha çekici olduğu bu diziyi James Spader'ın muhteşem oyunculuğu taşımakta. Burada hala yeni bölümleri olan veya olacak harika dizileri görebilirsiniz. Bu sefer bitiş değil, başlangıç yılına göre bir liste ile karşılaşacaksınız. Bu en sevdiğim animasyon dizisi olabilir. 3000 yılına buzda uyuyarak giden bir pizza teslimatçısını ele alır. Çok eğlenceli ve sürükleyici bir yapım. Bender isimli robot ise aklınızı başınızdan alabilecek kadar eğlencelidir. The Simpsons'ın yapımcısı Matt Groening'in bir işidir. Hatta bir kere yayından kaldırılıp tekrar getirilmiştir. (Artık 2 oldu!) Tekrar ekranlara dönmesini bekliyoruz hayranlar olarak. Ben iç rahatlığıyla sizlere tavsiye edeceğim dizi önerileri arasında. Her bölümü defalarca izlemişimdir! Gelen son haberlere göre Futurama tekrardan ekranlara dönecek! Sanırım Sherlock Holmes'u duymayan kalmamıştır. Birçok uyarlaması olan bu kitap karakterinin en sevdiğim uyarlaması Steven Moffat kontrolünde bizlere ulaşan yapımı. Benedict Cumberbatch'e dünya çapında ün kazandıran bu yapımda ayrıca Martin Freeman ve Una Stubbs oynuyor. En çok baştan sonra izlediğim dizidir. Devamı ne zaman gelecek, hatta gelecek mi gibi çeşitli soruların olduğu bu dizi, şu haliyle bile mükemmel. Her sezon 3, yaklaşık 90 -120 dakikalık bölümlerden oluşuyor. Her biri film gibi. Bu yönüyle de aslında benzerlerinden ayrılıyor Sherlock. Bir diziye ayıracak 100 saatiniz yok mu? Film gibi teker teker izleyebileceğiniz, her birinden bağımsız bölümleri olan bir dizi önerisi mi arıyorsunuz? O zaman sizi Black Mirror'a alalım. Her bölümünde bilim kurgu türünün bir dalını ele alarak izleyicileri bambaşka diyarlara götüren, oyuncuları her bölümde değişen bir dizi bu. Bu dizi bilim kurgu sevenlerin kesinlikle bakması gereken bir yapım. Muhteşem kadrosu ve çarpıcı, akıl alıcı konusu ile ilgi çeken bir diğer dizi de elbette Westwold. Son zamanlarda birçok uyarlama görüyoruz ancak Westworld bir uyarlama değil. Bu diziyi soluksuz izleyecek her yeni bölümde bir soru ile karşılaşacak ve çoğunlukla küçük dilinizi yutacaksınız. Dizide Jeffrey Wright, Evan Rachel Wood, Thandiwe Newton oynuyor. İlk iki sezonundaysa Anthony Hopkins var! Geçmişle geleceği harmanlayan dizi sizi şoke etmek için yaratılmış adeta! İşte You bizlere bu sorunun yanıtını veriyor. Heyecanlı ilerleyişi, şaşırtıcı kurgusu ile izleyenleri ekrana bağlayan You son yılların en çok konuşulan dizilerinden birisi haline geldi. Dizi yeni sezonuyla artık karşınızda. Ne fantastik ne de gençlik dizisi olmayan bir yapım arıyor, üstüne kovboylar, Kızıl Derililer ve çiftçilik hakkında bilgi alabileceğiniz, suç ve aile temalı bir dizi izlerim diyorsanız, kesinlikle Yellowstone sizin için. Kevin Costner, Luke Grimes ve Kelly Reilly'nin başroller paylaştığı dizi +18 yaş için uygun diye düşünüyorum. Bence gayet sürükleyici bir yapım ve karakterlerin gelişimiyle daha da muhteşem bir kurgu sunuyor. Önce kitap, sonra video oyunu ve şimdi de bir dizi. The Witcher gerçekten sağlam kitlesi olan bir dünya. Ben kitaplarını alsam da henüz okumadım ama dizinin ilk sezonunu iki kere izledim. Çıkar çıkmaz da ikinci sezonunu. Fantastik bir dünyada geçen tarihi kurgu yeni bölümleriyle gene ekranda olacak. Bize ise The Witcher'ın yeni sezonunu beklemek düşüyor. Son yılların en ilgi çeken yapımlarından biri olan The Boys, yozlaşmış süperkahramanları ve onları yok etmeye çalışan pis ağızlı bir adamın ve ekibin öyküsünü anlatmakta. Eğlenceli, şaşırtıcı ve tuhaf. Anti kahraman sevenler içinse biçilmiş kaftan! Başrol oyuncuları: Karl Urban, Jack Quaid, Antony Starr, Erin Moriarty, Dominique McElligott, Jessie T. Usher, Laz Alonso, Chace Crawford... Önerilen diziler arasında. Hatta 3. sezonda ekibe, Supernatural'dan tanıdığımız Jensen Ackles de katıldı. Eğer bu fantastik diziyi izleyecekseniz kendinizi kana hazırlamanızı öneririm ve asla yemek sırasında izlememenizi. Konusu ve karakterleri konusunda sizi şaşırtabilecek bir dizi mi arıyorsunuz. Üstelik gençlerin, cinsel tercihlerin ve cinselliğin konuşulduğu. O zaman sizi Sex Education'a alalım. Konusu şöyle: Annesi seks terapisti bir delikanlı, okul arkadaşının teşvikiyle okulda gizli seks terapi kliniği kurar. Dizi, bir grup gencin yüzleştiği cinsellik ve ilişkiler hakkındaki sorunları eğlenceli bir dille ele alır. Yayımlandığında büyük ses uyandıran diziler arasında olan Russian Doll, 2. sezonuyla ekranlara geliyor. Doğum gününde belirsiz bir nedenden sürekli ölen ve partideki tuvalette tekrar dirilen ve güne devam eden bir kadın karakterin öyküsünün işlendiği dizi, modern zamanları, sorunları, kişisel sorunları ve ilişkileri çok güzel ele alıyor. Orange is the New Black'ten tanıdığımız Natasha Lyonne dizinin ana karakteri. Marvel'ın ürettiği bir başka dizi olan Loki Haziran 2021 itibariyle izleyicilerin beğenisine sunuldu. Başrollerinde Marvel evreninden tanıdığımız Tom Hiddleson var. Diğer başroller ise Owen Wilson ve Gugu Mbatha-Raw. Bence Loki eğer Marvel evrenini seviyorsanız kesinlikle izlemeniz gereken harika diziler arasında. Dizi tatlı esprileri ve ciddiyetle komediyi birleştirmesiyle öne çıkıyor. Arsene Lupin maceralarından esinlenen bir hırsız polis kovalamacası arıyorsanız bu dizi sizin için olabilir. Netflix'de yayınlanan bu dizi dublaj seçeneği sunduğu için benim ilgimi çekti. Başrolleri Omar Sy, Ludivine Sagnier ve Herve Pierre paylaşıyor. Bir Sherlock olmasa da epey kendisini izleten bir dizi olduğunu söylemekte sakınca görmüyorum. Lupin dizisinin 2 sezonu yayınlanmış durumda. Bu sefer dizide kurgu dışı bir dizi var. Jeremy Clarkson, sıfır tecrübesine rağmen taşrada bir çiftlik alıyor ve onu bin bir badire atlatarak işletiyor. Başına neler geliyor neler. Gerçek bir hikaye olan bu dizi izleyicilerden çok olumlu yorumlar aldı. İzleyecek, harika olduğu kadar çarpıcı da bir dizi arıyor ve altyazı okumaktan sıkılmıyorsanız, 2021 2022 dizi dönemine damga vuran bir diğer dizi Squid Game. Vasat, başarısız ve parasız bir hayat süren bir adamın karşısına ölümcül ama büyük getirili bir fırsat çıkar. Ancak tek sorun bunun için gözü kara ve acımasız, kendisi gibi para sıkıntısı çeken insanlarla çocuk oyunları oynayarak mücadele etmesi gerekmektedir. Tek bir kazanan olacaktır ve o da dudak uçuklatan bir miktarda ödül alacaktır! Wednesday, gündeme çok hızlı ve sağlam giren dizilerden birisi. Bir gotik gençlik dizisi. Filmleri olan Adams Family'nin kız çocuğu olan Wednesday'in doğaüstü öğrenciler için olan bir yatılı okula götürülmesiyle başlayan dizi, birkaç gizemli cinayeti çözmesini ve öğrencilerle olan ilişkileri anlatıyor. Tim Burton'un yönettiği dizi bir Netflix yapımı ve izleyicilerden çok iyi notlar topladı. Marvel evreninden tanıdığımız Zoe Saldana'nın bir CIA ajan menajeri olarak, teröristlerin arasına sızan bir Aslan'ı ile ilişkisini izlemek ister misiniz? Ben açıkçası çok etkileyici, inandırıcı ve kaliteli bir yapım olarak buldum ve size de öneririm. Dizi genellikle İngilizce ancak arada başka diller de geçiyor. Bu yapımda Saldana dışında Nicole Kidman ve Michael Kelly gibi aşina olduğunuz isimler var. Paylaşmak istediğiniz dizi önerileri varsa, yorum bırakmaktan çekinmeyin!"} {"url": "https://okurunkosesi.com/harold-pinter-kimdir/", "text": "Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Harold Pinter, 20. yüzyılın en etkili İngiliz oyun yazarlarından biridir. İngiltere'de 10 Ekim 1930'da doğan ve 24 Aralık 2008'de 78 yaşında hayata gözlerimi yuman Pinter, oyunlarıyla tiyatro dünyasında iz bırakmıştır. Kendisi oyunlarında genellikle gerilimli ilişkiler, güç mücadeleleri ve iletişim sorunları gibi evrensel temaları ele almıştır. Pinter, modern tiyatronun önemli bir figürü olarak kabul edilir ve oyunlarında Pinteresk adı verilen bir tarz geliştirmiştir. Bu tarzda sessizlik, kesintiler ve tekrarlar, dramatik etkiyi artırmak ve seyirciyi düşündürmek amacıyla önemli bir rol oynamaktadır. Pinter aynı zamanda politik meselelere de aktif olarak katılmış ve eleştirel bir ses olarak tanınmıştır. Eserleri, insan ilişkilerinin karmaşıklığını, bireyin varoluşsal sorgulamalarını ve güç yapılarının altında yatan gerçekleri açığa çıkaran derinlikli bir gözlem yeteneğini yansıtmaktadır. Bu nedenle, hem edebiyat hem de tiyatro dünyasında kalıcı bir etki bırakan bir sanatçıdır. Umarız bu Harold Pinter kimdir sorusuna yanıt vermiştir. Şimdi kısaca hayatına ve kitaplarına bakacağız. Harold Pinter, 10 Ekim 1930'da İngiltere'de doğdu. Ebeveynleri Hyman Pinter ve Frances Moskowitz, Doğu Avrupa Yahudi kökenliydi. Pinter'ın babası terziydi, annesi ise ev hanımıydı. Kendisi erken çocukluk döneminde, düşük gelirli bir mahallede yaşamanın getirdiği zorluklarla baş etmiştir. 1950'lerden itibaren oyun yazarı olarak tanınmaya başlamıştır. Pinter, genellikle güç, iletişim ve ilişkiler gibi temaları ele aldığı oyunlarıyla dikkat çekmiştir. Oyunlarında sıklıkla gerilimli atmosferler, sessizlikler ve tekrarlar kullanarak seyirciyi etkilemeyi amaçlamıştır. Pinter, The Birthday Party, The Homecoming, ve Betrayal gibi ünlü oyunlara imza atmıştır. Pinter aynı zamanda siyasi meselelere de aktif bir şekilde dahil olmuştur. Özellikle Soğuk Savaş döneminde, totaliter rejimlere karşı eleştirel bir duruş sergilemiş ve insan hakları savunucusu olarak bilinmiştir. 2005 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Pinter, politik görüşleriyle de tanınmıştır. Harold Pinter, sadece oyun yazarı olarak değil, aynı zamanda yönetmen ve aktör olarak da çalışmalara imza atmıştır. Kariyeri boyunca birçok ödül kazanmış ve uluslararası alanda büyük bir etki bırakmıştır. 24 Aralık 2008'de hayatını kaybeden Pinter, çağdaş tiyatronun önde gelen figürlerinden biri olarak hatırlanmaktadır. Eserleri hala dünya genelinde sahnelenmekte ve onun etkisi tiyatro dünyasında devam etmektedir. Harold Pinter'ın sanatı, karmaşık insan ilişkilerini, güç yapılarını ve iletişim zorluklarını derinlemesine keşfeden bir gözlemci ve eleştirel bir ses olarak değerlendirilmektedir. - The Room (1957) İzolasyon ve tehdit unsurlarını işler. - The Dumb Waiter (1957) Git Gel Dolap, odada bekleyen iki tetikçinin karşılaştığı tuhaf olayları anlatır. - The Birthday Party (1958) Doğumgünü Partisi, kara komedidir. Deniz kenarındaki bir pansiyonda geçer. - The Dwarfs (1960) Pinter'ın tek romanıdır, dört arkadaşın yaşamlarını ele alır. - The Caretaker (1960) Kimlik ve güç dinamiklerini konu alır. - The Collection (1961) Kıskançlık, arzu ve ilişkilerin karmaşıklıklarını inceler. - The Homecoming (1965) Bir ailenin güç mücadelelerini konu alan provokatif bir drama. - Tea Party (1965) Sosyal etkileşimin dinamiklerini araştıran bir tek perdelik oyun. - The Basement (1966) Hakimiyet ve boyun eğme temalarına odaklanan kısa bir oyun. - Voices (1978) Pinter'ın lirik ve içe dönük tarzını sergileyen şiirlerinin bir derlemesi. - Other Places (1982) Victoria Station ve One for the Road gibi Pinter'ın sonraki oyunlarını içeren bir derleme. - Various Voices: Prose, Poetry, Politics (1998) Pinter'ın düzyazı yazıları, şiirleri ve siyasi denemelerinin bir derlemesi. - War (2003) Pinter'ın politik konuşma ve denemelerinin yer aldığı bir derlemedir. Savaşa dair eleştirel bir bakış sunar. Harold Pinter'ın eserlerinin çoğu, tiyatro oyunları olarak sahnelenmek üzere yazılmış olsa da, yazdığı diğer türlerde de önemli bir edebi miras bırakmıştır. Harold Pinter kimdir, kitapları nelerdir gibi soruları yanıtlamaya çalıştık. 20. yüzyılın etkili İngiliz oyun yazarlarından biridir. Kendisi sadece oyunlarının yaratıcısı değil, aynı zamanda politik görüşleriyle tanınan bir isimdir. Pinter'ın oyunları, gerilimli ilişkiler, güç mücadeleleri ve iletişim sorunları gibi evrensel temaları işler. Kitapları aracılığıyla da edebi çeşitliliğini gösteren Pinter, şiirler, senaryolar ve denemeler kaleme almıştır. Onun eserleri, tiyatro dünyasında hala önemini koruyan bir sanatçının zengin mirasını temsil eder."} {"url": "https://okurunkosesi.com/hastalik-hastasi-kiralik-katil-rengel/", "text": "Hastalık Hastası Kiralık Katil, Juan Jacinto Munoz Rengel'in yazdığı ve 2021 Nisan ayında Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan epey ilginç ve mizah dolu bir kurmaca. Bu kitabı diğerlerinden ayıran ise, isminden de anlayacağınız gibi, katilin hastalık hastası olması. Her günü ve hatta her anı ölme endişesi içinde yaşıyor. Tabii kitabın tek güzel ve ilginç yanı sadece bu değil; bir de kendisi gibi ottan nem kapan felsefecileri ve yazarları da araya sıkıştırarak son derece geniş yelpazesi olan bir kurgu sunuyor. Juan Jacinto Munoz Rengel'in ülkemizde yayımlanan ilk kitabı Hastalık Hastası Kiralık Katil olsa da yazar epey üretken. Çeşitli ödüller aldığı gibi ayrıca kısa öyküler de yazmış ve bu kitabıyla eleştirmenlerden övgü toplamış. 47 yaşındaki, Felsefe doktorası bulunan İspanyol yazarın bu kitabı ayrıca İspanya'da 8 baskı yapmış. Not: Bu kitap yorumu bazı okurların sevmeyeceği sürpriz bozanlar içerebilir. Hastalık Hastası Kiralık Katil: Bay Y. Hastalık Hastası Kiralık Katil bence çok eğlenceli ve yaratıcı bir kitap. Ne var ki anlatıcının güvenilmezliği bir nebze olsun okuru sıkıyor. İnsan, ne beceriksizsin diyerek kendisini bir anda kötücül tarafta bulabiliyor. Üstelik edebiyat ve felsefe dünyasında bu tür bir hastalıktan mustarip insanları da düşünmeden edemiyorsunuz. Ben özellikle Poe'nun anlatısına bayıldım. İnsanın gözünün önüne direkt bu dünyaca ünlü gotik yazarı geliyor. Bu da kaleminin gücüne ve çevirinin güzelliğine bir iltifat elbette. Ancak Hastalık Hastası Kiralık Katil'de aklıma takılan bir soru var. Beceriksiz kiralık katil, Yabancı Aksan Sendromu diye nadir görülen bir hastalıktan çekiyor. Ancak metinde yer verilen Beyaz siyah şey, espikorabik. gibi cümleler aksandan ziyade yeni bir dile kayıyor. Anlamsızlaşıyor. Bu çeviriden mi kaynaklı, yoksa yazarın eklediği absürtlüklerden biri mi tam emin değilim. Bu yüzden de kitabı biraz boğucu buldum. Başlarken hissettiğim heyecanım yavaşça yerini iç sıkıntısına bıraktı. Merak edenler için: Yabancı Aksan Sendromu, aniden farklı bir aksanla konuşmaya başlanılmasıdır. En çok kafa travması, felç veya beyindeki bir hasardan sonra görülür. Benim için Bay Y. sözüne kesinlikle güvenilmeyecek anlatıcılar arasında. Hatta öyle ki ben onun sanrılar gören bir insan olduğunu düşüyorum. Yoksa ne diye bu kadar başarısız olsun, değil mi? Bir de müşteri önden para ödemiş; hah! Hastalık Hastası Kiralık Katil'de tıp öğrencilerinin tecrübe ettiği Medikal Öğrenci Hastalığını buldum ben. Bu hastalıkta, öğrenciler bir hastalığı çalışırlarken kendilerinde bu semptomları görmeye başlarlar. Sorunsa bu hastalığa yakalanma korkusudur. Bu anlatıcının bu denli ölüm endişesi içinde olmasını ben bilgisinin büyüklüğüne de bağladım elbette. Evde kurduğu hastane misali koşullar da buna bir örnek. Sokakta bu adamı görsem sanırım feci korkardım. Ölüm korkusu ve ölüm üzerine, kara mizah içeren bir roman arıyorsanız Hastalık Hastası Kiralık Katil kesinlikle sizler için. Başlarda çok sıkıcı ilerlese de ortalarından sonra epey hız kazandığını da belirtmek isterim. Beni bu kitaba tanıtımı ve ismi çekmişti. Sizler eğer böyle edebiyatı, felsefeyi ve mizahı karıştıran kitaplardan hoşlanıyorsanız Hastalık Hastası Kiralık Katil kesinlikle okumanız gereken kitaplar arasında. Sadece ölüm temalı bir gençlik romanı arıyorsanız, Ve Sonunda İkisi De Ölür kitabına bakabilirsiniz. Hastalık Hastası Kiralık Katil'den kısa bir tadımlık okumak için şu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz. Katil ve suç odaklı kitapları seviyorsanız size Bir Katilin Güncesi'ni öneririm."} {"url": "https://okurunkosesi.com/hayalet-kalp-ali-benjamin/", "text": "Hayalet Kalp, Ali Benjamin'in 2015 yılında ilk kez İngilizce, Türkçe olaraksa 2016'da Yabancı Yayınları tarafından Selen Ak çevirisiyle yayımlanan ve bence herkesin okuması gereken çocuk, hatta gençlik kitaplardan birisi. Benim Hayalet Kalp'le maceram ise tamamen rasgele başladı. Bilmeden elime aldım. Ben kitapları en çok hangi konuyu işediklerinde bilmediğimde seviyorum. İçeriği nedir, karakter kaç yaşında, Goodreads puanı neymiş, çağdaş mı veya doğaüstü mü?.. İşte bu soruların biri bile aklımda yanıtlanmamışsa, ben o kitabı okurken mutlu oluyorum. Kitabın dünyasına daha iyi girebiliyorum. Hayalet Kalp'e de böyle başladım. İyi ki de başlamışım. Önce Suzy isimli ufak bir kız hakkında olduğunu öğrendim kitabın, sonra bu kızın konuşmadığını. Nedenini merak ettim, konuşmamasının. Bir arkadaşını, en yakın arkadaşını kaybettiğini öğrendim. E merak ettikçe de okudum. Bazen tahmin edilebilir oldu, bazen bir yere varacak mı diye meraklandım. Ama sonuçta sevdim Hayalet Kalp'i. Bir iyileşme, kayıpla baş etme, büyüme ve paylaşma hikayesi çünkü. Hepimiz bazen iyileşmeye, büyümeye, kötülükleri geride bırakmaya, kucaklaşmaya ihtiyaç duyuyoruz. Ve bunu en çok da belki acımızı paylaşarak yapabiliyoruz. Keder ve mucizeler üzerine yazılmış ve kısa sürede New York Times çoksatanı olmayı başarmış bu çıkış romanı, 2015 National Book Award finalisti olmanın yanı sıra çok sayıda ödül ve övgü aldı! Suzy kendini, her şeye yabancı hissediyordu. Çünkü tek yakın arkadaşı Franny'yi bir kazada kaybetmişti. Franny boğulmuştu ve Suzy'nin kötü biten arkadaşlıklarını telafi etmek için başka bir şansı olmayacaktı. Suzy, bu trajedinin sebebinin nadir gerçekleşen bir denizanası sokması vakası olduğuna ve bazı şeylerin durup dururken olamayacağına ikna olmuştu. Bunun üzerine hayal dünyasında sessiz bir inzivaya çekilerek teorisini kanıtlamak için bir plan hazırlamıştı. Bu plan Suzy'nin o güne kadar beslediği tüm korkularından sıyrılmasını ve önüne çıkan tüm engellere karşı koymasını sağlayacaktı. Önünde denizanalarıyla, evrene dair mucizelerle, yeni arkadaşlıklarla ve umutla dolu, kalpleri sızlatacak kadar içten bir yolculuk vardı. Kitabın ciltli oluşu, içindeki şirin baskılar falan epey eğlenceli. Bir kayıp gibi sarsıcı bir konuyu işlediği için her çocuğun seveceği bir kitap değil aslında ama umut dolu bitişi bence yaşça büyük olan veya bu tür bir kayıpla yüzleşen çocuklara deva olabilir. Tabii çocuk kitabı diyerek bu kurmacayı sınırlamamak gerek; her yaştan insanın okuyabileceği, hoşça vakit geçirebileceği bir eser. Hayalet Kalp. İnsanı duygulandıran, insana bir şeyler hissettiren kitaplardan. Birçok övgünün yanı sıra en iyi kitap olarak seçilmiş. - Booklist 2015'in En İyi Kitabı, Editörün Seçimi Publishers Weekly - 2015'in En İyi Kitabı School Library Journal 2015'in En İyi Kitabı - School Library Journal 2015'in En İyi Kitabı - New York Times Çoksatanı Indiebound Çoksatanı Ayrıca lüzumsuz bilgileri öğrenmekten hoşlanıyorsanız, bu kitap size göre. Şu karanlık günlerde günüme neşe saçtı. Öyle kahkahalarla gülmeyi falan beklemeyin ama. Dram türüne daha yakın. Son zamanlarda Millie Bobby Brown'un IMDB profiline girdiğimde Hayalet Kalp'in bir film uyarlaması olacağını da gördüm. Yönetmeni Wanuri Kahiu olacak filmin senaryo yazarı ise Molly Smith Metzler. Şimdilik film hakkında çok bir ayrıntı olmasa da bu duygu yüklü, güzel çocuk kitabını beyaz ekranda görmekten mutluluk duyduğum su götürmez bir gerçek! Suzy'nin eski en iyi arkadaşı bir kazada boğularak ölünce Suzy bu duruma inanamaz çünkü Franny, Suzy'nin tanıdığı en iyi yüzücüdür. Suzy bu inançla inanılmaz yolculuğa çıkar ve yaşamı, ölümü ve sevgi hakkında birçok şey öğrenir. Sonuç olarak size önerdiğim bir kitap. Kitabı okuduktan sonra yazarın notuna da bir bakın. Eğer merak ettiğiniz video falan varsa, yazar bunları not düşmüş. Epey düşünceli bir hareket bence. İnsan bazen meraktan deli oluyor. Eğer böyle kitapları seviyorsanız size ayrıca Vahşi Robot'u öneririm. O da çok güzel bir çocuk romanıdır. Bir de Mavi 55'i."} {"url": "https://okurunkosesi.com/heartstopper-kitap/", "text": "Grafik romanları, LGBT+ kitaplarını okuyor ve gündemi takip ediyorsanız yakın zamanda muzır neşriyat olarak yasaklanan Kalp Çarpıntısı dizisi kitaplarını (toplamda 5 ciltten oluşuyor) da duymuşsunuzdur. Normalde bu aralar pek kitap okumayan birisiyim ve Heartstopper'ı okumak gibi bir niyetim de yoktu. Ancak bir arkadaşımın önerisiyle Heartstopper kitap serinin 'ın 1. cildine başladım, sonra 2. geldi. E başlamışken de bitiriverdim. Zaten öyle uzun uzun, okuması saatler süren kitaplar değil bunlar. Büyüsü de belki bu biraz. LGBTQ+'nın ülkemizdeki karşılığını hepimiz biliyoruz. O yüzden uzun uzun yakınıp, kimsenin sinirini bozmaya niyetim yok. Bu yazıda sadece Kalp Çarpıntısı'ndan, belki biraz konusundan ama çoğunlukla neden bu kadar çok sevdiğimden ve neden bazı bazı sıkıldığımdan bahsedeceğim. Heartstopper'da gay olduğunu açıklamış, sanata yatkın Charlie ve okulun popüler çocuklarından, sporcu biri olan Nick'in öyküsünü anlatıyor. Charlie daha ilk günden Nick'ten etkileniyor ancak Charlie'nin cinsel kimliği herkesçe heteroseksüel olarak kabul edilmiş durumda. Elbette sırf erkeklerin okuduğu bir okulda eğitim görmeleri de işlerini hiç kolaylaştırmıyor. İlk kitap bu iki bireyin tanışması, anlaşması, arkadaş olması ve bağlanması; biraz da kendilerini bulması üzerine kurulu. İkinci ciltte kap çarpıntısı ikilinin etraftakilere açıklamasına odaklanırken üçüncü ve dördüncü cilt daha çok yeme bozuklukları ve yardım alma gibi konulara değiniyor. Ve bence çok güzel ilerleyen bir dizi Kalp Çarpıntısı Cilt. İlk baştaki o heyecanı, sonrasındaki şüpheleri ve yardım etme çabasını gerçekten tatmanızı isterim. Biraz üzülürsünüz ama üzülmeden de mutlu olunmuyor! Bence muhteşem bir dizi de ondan. En çok sevdiğim yanı, benim de sürekli yaşadığım, Yeaaaa ben neden böyleyim, öhü öhü, bunlar neden aklımdan geçiyor? gibi soruları hissettirerek size yaşatması. Bu dizi tüm o şüpheleri heyecanları her 4 kitapta da okura sunuyor. Aklımızda dolaşan o bin bir tilki var ya, reklamlar gidebilir. Nick ve Charlie'nin birbirlerine olan yaklaşımı, ilişkileri, sorunları, sevgileri, arkadaşlıkları ve başkalarıyla kurduğu arkadaşlıklar, anlayışları ve daha birçok unsur beni can evimden vurdu. Normalde aşk kitaplarını tercih etmesem de, Kalp Çarpıntısı bende çok güzel ve romantik duygular uyandırdı. Görsellerle de çok güzel desteklenmiş bir eser benim gözümde. Bu yüzden de 5. cildi okumak için çok sabırsızım. Genel olarak 5 yıldızı iç rahatlığıyla basacağım bir dizi olsa da yer yer gelen PTSD etkisi gibi olaylar düzünden moralim çok bozuldu. En kötüsü de bunun devede kulak kalması bazı insanların yaşadıklarının yanında. Azıcık empatiniz varsa ve okuyorsanız siz de biliyorsunuz. Bunu tamamen o an hissettiğim duygularla söylüyorum. Kitap, dizi, baştan sona birçok önemli konuya parmak basarak farkındalık yaratıyor ancak şu günlerde, birbiri ardına aldığımız saçma sapan, akla mantığa sığmayan dünyada ben toz pembe bir hikaye okuyacağımı sanıyordum. Biraz yanıldım ama iyi de oldu. İşte bu unsurlar bu diziyi gözümde daha gerçekçi kıldı benim. Ne yazık ki o anda ben gerçeklerden kaçmaya çalışıyordum. Anladınız siz onu. Bu yüzden bazı yerlerinde için daraldı. Ancak Alice Oseman çok güzel toparladı. Türkçeye 3 kitap çevrilmiş olsa da seri devam etmekte. Bu kısımda kısaca kitapları görebilirsiniz. Seri toplamda 5 kitap olacak ve son kitap 2022 yılında yayımlanacak. Türkçeye 3 kitabın çevrildiğini gördüm. - Kalp Çarpıntısı Cilt 1 - Kalp Çarpıntısı Cilt 2 - Kalp Çarpıntısı Cilt 3 - Heartstopper: Volume Four - Heartstopper: Volume Five dizinin son kitabı olacak. İyi ki Alice Oseman bu kitabı yazmış, iyi ki Yabancı Yayınları bu diziyi basıp benim karşıma çıkarmış. İyi ki böyle kitaplar var. İyi ki ben de bu kitabı okumuşum. Umarım siz de Kalp Çarpıntısı'nı okuma zevkine erişirsiniz. Muzır Neşriyat falan filan hikaye. Daha depresif ama yine LGBTQ okumak isteyenler varsa Ve Sonunda İkisi De Ölür kitabına bakabilirler. Gerçi ben pek bayılmadım o kitaba. Kalp Çarpıntısı gibi bam teline veya yüreğine dokunmuyor insanın. Kitapta gay olduğunu açıklamış, sanata yatkın Charlie ve okulun popüler çocuklarından, sporcu biri olan Nick'in öyküsünü anlatıyor. Charlie daha ilk günden Nick'ten etkileniyor ancak Charlie'nin cinsel kimliği herkesçe heteroseksüel olarak kabul edilmiş durumda. Elbette sırf erkeklerin okuduğu bir okulda eğitim görmeleri de işlerini hiç kolaylaştırmıyor. İlk kitap bu iki bireyin tanışması, anlaşması, arkadaş olması ve bağlanması; biraz da kendilerini bulması üzerine kurulu. Dizi 5 kitaptan oluşuyor. Türkçeye ilk 3 cilt çevrildi. 5. İngilizce olarak kitap 2022'de yayımlanıyor. Kalp Çarpıntısı, muzır neşriyat ilan edilerek yasaklandı. Çocuklara zarar verici içeriği olduğu düşünülerek muzır ve müstehcen olarak belirlendi. Bu karar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunca resmi gazetede yayımlandı."} {"url": "https://okurunkosesi.com/hercule-poirot-serisi-okuma-sirasi-agatha-christie/", "text": "Agatha Christie kitapları denilince akla ilk gelen, en ünlü eseri olan Hercule Poirot'dur. Polisiye severler olarak eğer ünlü bir dedektiften bahsedeceksek aklımıza bir Sherlock Holmes, iki Hercule Poirot gelir. Hercule Poirot serisinin kitapları epey çok olduğu için okuma listesi epey faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Üstelik değişen adları yüzünden bulması da biraz meşakkatlidir. Zira Altın Kitaplar uzun yıllardır Hercule Poirot serisini yayınlamakta ama başlarda absürt isimler seçmekteydi. Agatha Christie'nin Hercule Poirot serisinin tam sırasını işte bu sayfada bulabilirsiniz. Eğer yayımlanmışsa İngilizce değil, Türkçe adlarını ekleyeceğim. Hercule Poirot'un öykü kitapları da bulunmakta ve çevrilmemişler. Aşağıda Agatha Christie Hercule Poirot kitapları sırasını görebilirsiniz. Hercule Poirot, Agatha Christie tarafından yaratılmış ünlü, Belçikalı bir kurgusal dedektiftir. Birçok davada Arthur Hastings ile birlikte çalışır. Onu ünlü bıyığıyla tanırız. Emniyet güçleri tarafından saygı duyulan özel bir dedektiftir. Kitaplarda yumurta şeklinde bir kafa yapısıyla tanımlanır. Heyecanlandığında gözleri yeşil yeşil parlar. Epey özenli bir şekilde giyinir. Serinin Christie tarafından yazılmış 44 kitabı bulunur ama zaman zaman Sophie Hannah gibi yazarlar da seriye devam kitapları yazmakta. Hercule Poirot seri sıralamasını Goodreads'tan aldım. Siz de Hercule Poirot okuma sırasını buradan inceleyebilirsiniz. Eğer listede bir hata fark ettiyseniz bir yorum bırakmanız tüm okurların işine yarayacaktır. Yukarıda bahsettiğim gibi ana seri kitaplarının devamı mevcut ve bu Hercule Poirot kitapları başka bir yazar olan Sophie Hannah tarafından yazılmaktadır. Yayımcısı yine Altın Kitaplar. Ne var ki eleştirmenler ve okurlardan tam puan alamadı. Yazar Sophie Hannah İngiliz bir şair ve romancı. 1971'de Manchester'da doğdu. 1995'te Eric Gregory Ödülü'nü aldı ve o yıl Swansea Edebiyat Yılı çerçevesinde Sanatın Koruyucusu ilan edildi. Ayrıca psikolojik gerilim türünde de kitapları mevcut. - Monogram Cinayetleri Sophie Hannah - Kapalı Tabut Sophie Hannah - Üç Çeyreğin Gizemi Sophie Hannah - The Killings at Kingfisher Hill Sophie Hannah - Hercule Poirot's Silent Night Sophie Hannah - Hercule Poirot, çok seyahat etse de yüksekten korkar ve deniz onu tutar. - Bir zamanlar Belçika Polis Gücü'nde bir dedektifti. - Kusursuz ve bakımlı bıyığı ile rugan ayakkabılarına gösterdiği özenden görünüşüyle büyük gurur duyduğu bellidir. Gri saçlarını gizlemek için Revivit adı verilen özel bir ilaç kullanır. - Hercule Poirot içtiği içeceklere büyük özen gösterir. Düzenli olarak sıcak çikolata ve bitki çayı tüketir ancak bir keresinde kafeinsiz kahveye iğrenç demiştir. - Poirot, Agatha Christie'nin 33 roman ve 59 kısa öyküsünde ve 1 orijinal tam uzunlukta oyununda ve Sophie Hannah'nın 5 devam romanında görünür. - Hercule Poirot, 1975'te yayınlanan Ve Perde İndi adlı romanda son kez karşımıza çıkar. - Agatha Christie 1. Dünya Savaşı'nda bir hastanede çalışmıştır. - Agatha Christie 2 ünlü dedektif yaratmıştır: Hercule Poirot ve Miss Marple. - Ölüm Sessiz Geldi, 4 yayıncı tarafından reddedildikten sonra yayınlanabilmiştir. - Büyük Dörtler romanlaştırılmış kısa hikayelerdir. Eğer Hercule Poirot serisi gibi bir dizi arıyorsanız, Sherlock Holmes okuma sırası için burayı ziyaret edin. Ölüm Sessiz Geldi yazarın ilk kitabı. 1916'da bitirse de ancak 1. Dünya Savaşı bittikten sonra, 1920'de yayınlayabildi. Poirot Fransızca armut yetiştiricisi veya satıcısı demek. Hercule Poirot ise armuda benzeyen fiziksel özelliğiyle dikkat çeker. Umarım Agatha Christie'nin Hercule Poirot serisi okuma listesi işinize yaramıştır. Şahsi fikrim Dedektif Hercule Poirot türün olmazsa olmaz kitaplarından. Özellikle de gizem kitapları seviyorsanız."} {"url": "https://okurunkosesi.com/hugo-odulu-kazananlari/", "text": "Hugo Ödülü epey saygıdeğer olarak görülür ve her sene, bir önceki yıl yayımlanmış kitaplara verilir. İlk olarak 1953 yılında sunulan ve 1955 yılından beri her sene kurmaca kitaplara verilen Hugo Ödülü her yıl verilmekte. Kazanan kitaplar arasından yalnızca Türkçeye çevrilmiş çokça kitap bulunmakta. Hugo Ödülü her yıl bilim kurgu ve fantezi türündeki kitaplara World Science Fiction Convention'da 17 kategoride verilir. İsmini yazar, editör ve dergi yayımcısı olan Hugo Gernsback'ten alır. Lütfen kitapların çevrilmiş olabileceğini not düşelim. Ben listeyi hazırlarken kontrol ettim ama her ay onlarca yeni kitap yayınlandığı için bu liste güncelliğini kaybetmiş olabilir. Bu sebeple yazarları istediğiniz kitap sipariş sitesi platformunda aratarak yayımlanmış mı öğrenebilirsiniz. Aşağıda 17 kategoriden ziyade romanlara yönelik bir liste görebilirsiniz. En yakın yıla dair listeyi en üste koyarak daha güncel kitaplara erişmenizi sağlamayı amaçladım. İyi okumalar şimdiden! Aşağıda 2022 yılı Hugo Ödülü'nü alan birkaç türü görebilirsiniz. Aşağıda 2021 yılı Hugo Ödülü'nü alan birkaç türü görebilirsiniz. Aşağıda 2020 Hugo Ödülü sahiplerini görebilirsiniz. Hugo Ödülü 2019 kazananları aşağıdaki gibi. Hugo Ödülü'nü kazananlar arasında okuduğunuz var mı? Ben Jemisin'i daha önce okumuş ve tek kelimeyle kendisine aşık olmuştum. Her ne kadar Kırık Diyar serisini okumasam da okuyacağım zamanı iple çekmekteyim. Üstelik art arda kazanması da beni çok mutlu etti. Başka bildiğim bir yazar da elbette Neil Gaiman. Sandman de kesinlikle okunacaklar listemde bulunuyor. Seanan McGuire da aslında bildiğim ve okuduğum yazarlar arasında. Ödül alan bu eserini de kesinlikle okumak istediğimi belirtmeden geçemeyeceğim. Beni üzen bir konu da bu eserlerin çok azının çevrilmiş olması. Yükselen dolar ve euro fiyatları kesinlikle bunda önemli bir etken. Umalım da ekonomi düzene girsin ve bizler Hugo'lu alan daha çok kitabı Türkçe olarak görelim. Ayrıntılı bilgiye buradan, ödülün sitesinden ulaşabilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/huzursuzluk-zulfu-livaneli/", "text": "Zülfü Livaneli'yle bir arkadaşımın aracılığıyla tanışmış, ilk kez de o arkadaşımdan ödünç alarak bir Livaneli kitabı okumuştum. Ve o anda yazarın hayranı olmuştum. O yüzden çıkan yeni kitaplarını ilk fırsatta alırım ama alır almaz okuduğum söylenemez. Huzursuzluk bu konuda öncelikli kitaplardan birisiydi. Kitap, İstanbul'da yaşayan gazeteci bir karakterin çocukluk arkadaşının Amerika'da öldürüldüğünü iş yerindeki bir toplantıda öğrenmesiyle başlıyor. Geçmişinin onu çağırmasıyla doğduğu topraklara, Mardin'e gidiyor ve oradaki dramlara, acılara bir de bu olgun yaşında tanık oluyor. Çocukluk arkadaşının niye öldürüldüğünü, niye memleketi Mardin'den ayrılıp oralara gittiğini, neden oraya gittiğinde yaralı olduğunu öğreniyor. Zülfü Livaneli bu sefer yine toplumsal bir konuyu ele alıyor. Suriyelilerden, IŞİD'in yaşattıklarından, Ezidilerden, insanların bağnazlığından, ayrımcılıktan... Ve bence Doğu'ya gidip görmeyen insanların pek de haberdar olmadığı bir açıdan. Açığa çıkan bir gizem bambaşka sorular doğuruyor. Bir yandan da neden o hayattan soyutlandığını, kendi kökenlerine yabancılaştığını görüyoruz. Roman ilk önce tasarımıyla dikkat çekiyor. Dışı siyah. Bu, içindeki zulmü de çok iyi ifade ediyor. Huzursuzluk kısa olmasına kısa ancak içi çok dolu. Bir sürü kişinin hikayesini anlatıyor. İçindeki bölümlerin kendi tarzları var, aynı onları anlatanların olduğu gibi. İnsanın içini parçalayan ve farkındalık yaratan bir kitap. Genel olarak kitabı sevdim. İşlediği konu, bakış açısı... Livaneli dönemin ve aslında günümüzün konusu olan, Suriye-Irak topraklarından başlayan mülteci durumunu anlatıyor. Bence yazar hedefini okura aktarmak için biraz fazla dramatize ettiği noktalar bulunuyor. Size spoiler vermemek için nokta atışı yapmayacağım ama daha sonra dönmek isterseniz kurtuluş ABD ve mendiller diye bir not bırakmak isterim. Ezidiler hakkında daha çok bilgi edinmek istiyorsanız şu videoyu izleyebilirsiniz. Benim için tatmin edici, ufuk açıcı kitaplardan biri oldu. Yazarı neden sevdiğimi hatırladım. Zülfü Livaneli kitaplarının hayran bırakan akıcı bir tonu oluyor; işlediği konular ayrı dili ayrı güzel. Bu yüzden okunması gerektiğini düşünüyorum."} {"url": "https://okurunkosesi.com/indesign-nedir/", "text": "InDesign, Adobe Systems tarafından geliştirilen profesyonel bir masaüstü yayıncılık ve düzenleme yazılımıdır. Bu yazılım sayesinde çeşitli basılı yayınlar ve dijital içerikler oluşturulur. Grafik tasarımcılar, yayıncılar ve basın-yayın sektöründe çalışan profesyoneller tarafından sıkça tercih edilen bir programdır. Adobe InDesign programı, mizanpaj işlerinde özellikle çoklu sayfa düzenlemeleri için etkili bir araçtır. Dergi, gazete, kitap, broşür, katalog, poster ve diğer basılı materyaller gibi çeşitli yayınlar için uygun bir araç sağlar. Ayrıca kendisiyle PDF'ler, e-kitaplar ve dijital dergiler de oluşturabilir. - metin düzenleme - tipografi - renk yönetimi - stil uygulama - sayfa düzeni - görsel ve grafik yerleştirme - tablo oluşturma - veri birleştirme Ayrıca, diğer Adobe Creative Cloud uygulamaları ile entegre bir şekilde çalışarak işbirliği ve verimlilik sağlar. Profesyonel kalitede baskı ve dijital çıktılar üretmek için renk yönetimi ve baskı ön hazırlığı özellikleri de bulunur. InDesign, tasarımcılara yaratıcı kontrol ve esneklik sunar ve yayın projelerini hızlı ve etkili bir şekilde tamamlamalarına yardımcı olur. Umarım Adobe inDesign nedir açıklaması işinize yaramıştır. InDesign nedir der ve kullanım alanlarını es geçersek bu programı size tam olarak açıklamış olmayız. Bu çok kullanılan program ne işe yarar hadi birlikte bakalım. - Kitap Tasarımı: Yazarlar, editörler ve yayınevleri, kitaplarını InDesign kullanarak biçimlendirebilir ve baskıya hazır hale getirebilir. - Dergi ve Gazete Tasarımı: Dergi ve gazete yayıncıları, içeriklerini düzenlemek ve sayfa düzenini oluşturmak için. - Broşür ve El İlanı Tasarımı: Şirketler, etkinlikler veya ürünlerini tanıtmak için broşür ve el ilanları hazırlamakta. - Katalog Tasarımı: Mağazalar, şirketler, üreticiler, e-ticaret siteleri, ürünlerini sergilemekte. - Poster ve Reklam Tasarımı: Büyük reklam posterleri ve diğer tanıtım materyalleri. - İşletme Belgesi Tasarımı: Kartvizit, mektup kağıdı, zarf gibi işletme belgeleri. - Çoklu Sayfa Desteği ile Dergi ve Kitap Oluşturma. Sayfaları otomatik olarak düzenleyebilir ve içeriği kolayca yerleştirebilirsiniz. - Mizanpaj: Metin ve görselleri düzenlemek, stil uygulamak ve renkleri yönetmek için kullanılır. Tipografik çeşitlilik ve düzenlemelerle profesyonel yayınlar oluşturmanıza imkan tanır. - Uzantı Desteği: Adobe Illustrator ve Adobe Photoshop gibi diğer Adobe programlarının dosya formatlarını destekler. Bu sayede tasarımcılar arasında kolay işbirliği sağlanır. - Entegre Çalışma: Diğer Adobe Creative Cloud uygulamalarıyla kolayca entegre edilir ve tasarım öğelerini rahatlıkla kullanmanıza olanak tanır. - Dijital Yayıncılık: Interaktif PDF'ler, e-kitaplar ve dijital dergiler oluşturmak için kullanılabilir. Animasyonlar ve medya öğeleri ekleyerek etkileşimli yayınlar hazırlamak mümkündür. - Data Merge: İsim listelerini ve veritabanlarını kullanarak kişiye özel tasarımlar yapabilirsiniz. Kartvizitler, etiketler gibi farklı bilgileri otomatik olarak ekleyebilirsiniz. - Web Sitesi Tasarımı: Interaktif özelliklerle birlikte web siteleri tasarlamak da mümkündür. - Animasyonlu Sunumlar: İçerisine butonlar ve animasyonlar ekleyerek etkileşimli sunumlar hazırlayabilirsiniz. InDesign, yayıncılık dünyasında yaygın olarak kullanılan ve sektör standardı haline gelmiş bir programdır. Çeşitli yayın projelerini kolayca yönetmek ve profesyonel sonuçlar elde etmek için tasarımcılar tarafından sıklıkla tercih edilir. - Mizanpaj ve Dizgi İmkanları: InDesign, çok sayfalı yayınların mizanpajını yapmak ve içeriği düzenlemek için güçlü bir araçtır. Kitaplar, dergiler, gazeteler, broşürler gibi yayınlar için uygun bir ortam sağlar. Metin ve görselleri kolayca yerleştirme, düzenleme ve stil uygulama imkanı sunar. - Sayfa Yönetimi: InDesign, çok sayfalı projelerde sayfaları otomatik olarak numaralandırma ve düzenleme yeteneğiyle iş akışını kolaylaştırır. Sayfaları eklemek, silmek, taşımak ve yeniden düzenlemek için kolay araçlar sunar. - Basım Kalitesi: InDesign, profesyonel baskı işleri için yüksek kaliteli çıktılar sağlar. Renk yönetimi, baskı öncesi kontroller ve uygun renk profilleri ile basım için uygun dosyalar oluşturmanıza yardımcı olur. - Entegre Çalışma: Adobe Creative Cloud üyeliği sayesinde, InDesign diğer Adobe programlarıyla kolayca entegre edilebilir. Illustrator ve Photoshop gibi diğer programların dosya formatlarını destekler, böylece tasarımcılar arasında kolay işbirliği sağlanır. - Stil ve Master Sayfalar: InDesign'da stil ve master sayfalar kullanarak tutarlılık sağlamak kolaydır. Bu özellikler sayesinde tasarımınızın bütününde aynı tipografi ve düzeni koruyabilirsiniz. - Veri Birleştirme: Data Merge özelliği sayesinde farklı veri kaynaklarından gelen bilgileri kullanarak kişiye özel tasarımlar yapabilirsiniz. Etiketler, kartvizitler gibi farklı bilgileri otomatik olarak ekleyebilirsiniz. Tüm bu özellikler sayesinde Adobe InDesign, geleneksel yayıncılıkta yayın hazırlama ve tasarım süreçlerini kolaylaştıran ve profesyonel sonuçlar elde etmeye yardımcı olan vazgeçilmez bir araç haline gelmiştir. Adobe'nun yarattığı bir uygulama olan Adobe Creative Cloud, grafik tasarımı, video düzenleme, web geliştirme, fotoğrafçılık gibi bir dizi alanda kullanıcılarına bulut özellikleriyle birlikte yazılım koleksiyonuna erişim imkanı sunar. Bu platformda, kullanıcılara aylık veya yıllık abonelikler aracılığıyla internet üzerinden hizmetler sunulur. Adobe InDesign, profesyonel masaüstü yayıncılık ve sayfa düzenleme yazılımıdır. Bu yazılım, kullanıcılara çeşitli belge türlerini oluşturma, düzenleme ve biçimlendirme yeteneği sunar. Kullanıcılar metin, resim, şekil ve diğer nesneleri sayfalarına yerleştirebilir, yazı tipleri, renkler ve stillerle metni özelleştirebilir ve karmaşık sayfa düzenleri tasarlayabilirler. Ayrıca, kitap yapısı oluşturarak birden fazla belgeyi bir araya getirebilir ve son olarak belgelerini basım veya dijital çıktı için hazırlayabilirler. Adobe InDesign, profesyonel yayıncılık projeleri için gerekli araçları sağlar ve yaratıcı içerik oluşturmanıza yardımcı olur. Mizanpaj, yayın dünyasında metin ve görsellerin belirli bir düzen içinde yerleştirildiği, sayfa düzeninin oluşturulması sürecidir. Bir diğer deyişle, yazıların ve resimlerin bir yayın veya tasarım içinde nasıl yer alacağının planlanması ve düzenlenmesi işlemidir. InDesign, Adobe tarafından geliştirilen bir masaüstü yayıncılık programıdır. Bu yazılım, çeşitli baskı ve dijital ortamlar için profesyonel kalitede yayınlar oluşturmanıza olanak tanır. InDesign genellikle kitaplar, dergiler, broşürler, afişler, bültenler ve diğer grafik tasarım projeleri için kullanılır. Bu program, metin düzenleme, grafik yerleştirme, renk yönetimi, sayfa düzeni ve basım hazırlığı gibi bir dizi özelliği içerir. Ayrıca, sayfa düzeni ve tasarımı için gelişmiş araçlar sunar, böylece kullanıcılar istedikleri görünümü oluşturabilirler."} {"url": "https://okurunkosesi.com/iron-and-magic-ilona-andrews/", "text": "Iron and Magic, Kate Daniels serisinin yan serisi. Kate Daniels serisini belki biliyorsunuzdur, çok sevdiğim bir yazar Ilona Andrews'un en ünlü ve sevilen serilerinden birisidir. Geçen yıl 10. kitabı yayımlandı ve seri bitmiş gibi görünüyor. Ancak içindeki bulunan bir karakter olan Hugh d'Ambray'ye ek bir kitap yazdı ve kitap aslında Kate Daniels'ın 10. kitabıyla bağlantılı. Yani Iron and Magic Kate Daniels serisinin dokuz buçukuncu ve The Iron Covenant serisinin de ilk kitabı. Ben Kate Daniels'ı okuyup bitirdim ancak o sıralarda Hugh'a kin beslediğim için Iron ve Magic'i okumadım. Ancak Ilona Andrews'ın yeni kitabını beklerken birden bire dün başlayıverdim ve bitirdim. Benim aklımda, Ilona Andrews kötü bir kitap yazmaz fikri olduğu için okumamak gibi bir ihtimal yoktu zaten. Sadece zamanı değildi. Kitap, Roland'ın bağından kopardığı rezil haldeki bir Hugh d'Ambray sahnesiyle başlıyor, yıllardır birlikte savaştığı Iron Dogs ordusu da ondan farklı değil. Aç, amaçsız ve parasızlar. Teğmenleri gelip ondan tekrar liderlik yapmasını istiyor. Hugh da güçlü sorumluluk bilinciyle, bu görevi tüm tükenmişliğine rağmen eline alıyor. Zira almazsa Nez, Roland'ın başka bir adamı tarafından hepsinin kökünü kurutulacak. Hugh önce tüm Köpekler'i eğitmeye başlayarak işe koyuluyor. Bu sırada da bir adamı onlara bir Karargah buluyor ancak bu bazı yükümlülüklerle geliyor: Hugh, bir kaleleri olan bu grubun lideriyle evlenecek ki anlaşma gücü pekişsin. Hugh, düşmanlarına karşı onları koruyacak. Hugh'un parası yokken Elara'da var. Elara'nın askerleri yokken Hugh'da epeyce var gibi şeyler. Sonuçta Hugh'un da bu güçlü cadının da eli kolu bağlı ve bu ortaklığa girmek zorundalar. İkisi de kabul ediyor ve çekişmeli bir evlilik başlıyor. Ilona Andrews zaten karakterlerini, dünyasını, diyaloglarını çok iyi kuran bir yazar. Şimdiye kadar sevmediğim, bayılmadığım bir kitaplarını okumadım. Ama bir seride nefret edilen bir karakteri alıp bir şekilde onu sevdirmesi ve bunu 10 kitap içine sinsice yedirmesi, ne kadar yetenekli ve öngörülü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Yukarıda zaten Ilona'nın dünyasın nasıl hünerle kurduğunu kısaca anlatmıştım. Bu kitap da öyle. Karakterleri yavaş yavaş öğreniyoruz, acele yok. Diyalogları samimi, anlatımı ve açıklaması güzel. İnsan acemice yazılmış kitapları okurken olduğu gibi göz devirmiyor; heyecandan yerinde zıplıyor. Umuyorum ki bu kitabın devamını yazacak ve bizler hem Kate Daniels dünyasından haber alacağız hem de Hugh'un ve Elara'nın ne güçlüklerle mücadele ettiğini öğreneceğiz. Sabırsızım. Eğer hala Ilona Andrews okumadıysanız, kesinlikle hemen başlayın. Bu kitabı da okumadan geçmeyin. Ancak Kate Daniels okumadan hiçbir şey anlamazsınız. Roland kim, Hugh kim, Kate kim, bilmiyorsunuz. Bir de şunu söylemeden edemem, Ilona'nın ve muhtemelen yayımcısının tek kusuru sanırım kapakları. Daha kötü yapamazlar herhalde. - Gizli Miras 1: Kızıl Ateş - Gizli Miras 2: White Hot - Gizli Miras 3: Wildfire - Gizli Miras 4: Sapphire Flames - Gizli Miras 5: Emerald Blaze Gizli Miras, Ilona'nın son zamanlarda başladığı bir seri. İlk kitabı ülkemizde yayımlandı. Devamı gelmedi. Ilona'nın diğer serileri Kate Daniels (10 kitap, bitti), The Edge (4 kitap, bitti), Innkeeper Chronicles (3,5, sitesinden bölüm bölüm yayınlanıyor), Kinsmen (2 kitap)."} {"url": "https://okurunkosesi.com/is-bankasi-kultur-yayinlari-turk-edebiyati-klasikleri/", "text": "İş Bankası Modern Klasikler dizisinin ardından Türk Edebiyatı Klasikleri adında çok değerli bir dizi daha çıkarmaya başladı 2018 yılında. O günden beri de hızla yeni kitaplar eklemeye devam ediyor. Yazarları arasında Şinasi, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Ahmet Mithat Efendi gibi yazarların olduğu dizi Roman, öykü, tiyatro gibi türler içeriyor. Aşağıda güncel listeyi bulabilirsiniz. Türk Edebiyatı Klasikleri listesini sayı, kitap adı, yazar adı ve türü şeklinde sıralanmış şekilde bulabilirsiniz. İçinde Tanzimat Dönemi eserleri de bulunmakta. Umarım Türk Edebiyatı Klasikleri listesi işinize yaramıştır. Bu listeyi internetten kendiniz edinebileceğiniz gibi, Türkçe eğitimi veren öğretmenlerden de alabilirsiniz. Türk edebiyatının klasikleri, genellikle Türk edebiyatının gelişimine büyük katkı sağlamış önemli eserlerden oluşur. Bu yazıda İş Bankası'nın sırasıyla ve hazırlamasıyla kitapların adlarını bulabilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/john-steinbeck-kimdir/", "text": "John Steinbeck Amerikalı, Nobel Edebiyat Ödülü almış bir yazardır. En iyi sosyal meseleler ve işçi sınıfının mücadelelerini işleyen romanlarıyla tanınır. Steinbeck'in eserleri Amerikan edebiyatının klasikleri olarak kabul edilir ve Gazap Üzümleri, Fareler ve İnsanlar ve Cennetin Doğusu gibi önemli eserleri içerir. Yazar ayrıca birkaç kurgudışı da yazdı ve doğal dünyanın canlı tanımları ve insan deneyiminin nüanslarını yakalama yeteneği ile tanınıyordu. Steinbeck'in eserleri sık sık insanlar ve çevreleri arasındaki ilişkileri inceledi; sosyal adalet ve siyasi reformu azimle savundu. John Steinbeck 27 Şubat 1902'de Salinas, California'da, Alman ve İrlanda kökenli anne babanın oğluydu. Steinbeck, 1920-1925 yılları arasında aralıklı olarak Stanford Üniversitesi'ne gitti ancak hiç mezun olmadı. 1920'lerde ve 1930'ların başında bir işçi, gazeteci ve bir balık kuluçkahanesi için bir bekçi de dahil olmak üzere çeşitli işlerde çalıştı. Bu süre zarfında ilk romanlarını yazmaya başladı. Steinbeck'in ilk başarılı romanı 1935'te yayınlanan Yukarı Mahalle idi. Bunu 1940 yılında Pulitzer Kurgu Ödülü'nü kazanan Fareler ve İnsanlar (1937) ve Gazap Üzümleri (1939) izledi. Cennetin Doğusu (1952) ve Kaygılarımızın Kışı (1961) de çok saygı gördü. Steinbeck, kariyeri boyunca sosyal adaletsizlik, yoksulluk ve işçi sınıfı insanların mücadeleleri ile mücadele etti. Eserlerinde genellikle Amerikan toplumu üzerinde derin bir etki bırakan Büyük Buhran ve Dust Bowl mücadelelerini ele alıyordu. Romanlarına ek olarak, Steinbeck çok sayıda kısa hikaye ve kurgudışı eser yazdı. Ayrıca, John Ford tarafından yönetilen ve Henry Fonda'nın rol aldığı The Red Pony (1949) ve klasik The Grapes of Wrath (1940) 'nın uyarlanması da dahil olmak üzere senaryolar yazdı. Steinbeck üç kez evlendi ve iki oğlu oldu. 20 Aralık 1968'de New York'ta 66 yaşında öldü. Ölümüne rağmen, eserleri bugün okunmaya ve incelenmeye devam ediyor. Kendisi hala Amerikan edebiyatında önemli bir figür olmaya devam ediyor. Ada John Steinbeck eserleri listesini bulabilirsiniz. Önemli kitaplarından oluşmaktadır. - Altın Kupa (1929) - Cennet Çayırları (1932) - Bilinmeyen Bir Tanrıya (1933) - Yukarı Mahalle (1935) - Bitmeyen Kavga (1936) - Fareler ve İnsanlar (1937) - Krizantemler (1937) - Al Midilli (1937) - Uzun Vadi (1938) - Gazap Üzümleri (1939) - Ay Batarken (1942) - Sardalye Sokağı (1945) - İnci (1945) - Asiler Otobüsü (1947) - Rusya Günlüğü (1948) - Cennetin Doğusu (1952) - Tatlı Perşembe (1954) - Pippin IV'ün Kısa Süren Saltanatı (1957) - Bir Savaş Vardı (1958) - Kaygılarımızın Kışı (1961) - Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında (1961) - Mektuplarda Bir Yaşam (1965) - Ben Bir Devrimciyim (1966) - The Acts of King Arthur and His Noble Knights (1976) - Amerika ve Amerikalılar (1966) Listeye Steinbeck'in tüm kitaplarını eklemeye çalıştım, eğer eksik bir kitap varsa not bırakmaktan lütfen çekinmeyin! Yazarın birçok ünlü romanı bulunmaktadır. Bunlar Sardalye Sokağı, Gazap Üzümleri ve Fareler ve İnsanlar olarak belirtilebilir. Büyük Buhran Dönemi Edebiyatı'nın önemli temsilcilerinden biridir. Bu gerçekçi akım, 1929'da başlayan Büyük Buhran döneminin zorluklarını ve toplumsal sorunları ele alan edebi eserlerin üretildiği bir dönemi ifade eder. Ünlü gerçekçi yazar roman, kısa hikaye ve gezi türlerinde eserler vermiştir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/jon-fosse-kimdir/", "text": "Jon Fosse, Norveç edebiyatının çağdaş bir öncüsü ve önde gelen oyun yazarlarından birisi. 29 Eylül 1959'da Strandebarm, Norveç'te doğan Fosse, eserlerinde derin duygulara ve monologlara odaklanarak minimalist bir tarzı benimsemiştir. Fosse, edebiyat dünyasına çok sayıda roman, şiir kitabı, oyun ve düz yazı ile katkıda bulunmuştur. Ancak uluslararası alanda en fazla tanınmasını sağlayan, tiyatro eserleridir. Özellikle Namnet, Eg er vinden, ve Sonn av ein bur gibi oyunları Norveç ve dünya genelinde sahnelenmiştir. Fosse'nin eserleri, insan psikolojisinin karmaşıklığını ve insan ilişkilerinin derinliklerini incelerken, dilin gücünü kullanarak okurlarla izleyicileri büyülemeyi başarır. Jon Fosse, edebi başarıları ve tiyatro eserleri sayesinde 2023 Nobel Edebiyat Ödülü dahil birçok ödül kazanmış ve Norveç edebiyatının önde gelen figürlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Eserleri birçok dile çevrilmiş ve uluslararası alanda büyük bir takipçi kitlesi edinmiştir. Jon Fosse, 29 Eylül 1959'da Norveç'in Strandebarm kasabasında doğdu. Ailesi Kuveykır ve Pietistti, bu da onun ruhsal görüşlerini şekillendirdi. Yedi yaşındayken yaşadığı ciddi bir kaza kendisinde büyük etki bıraktı. On iki yaş civarında yazmaya başlamış olmasına rağmen, kitaplarla pek ilgilenmemişti. Gençken rock gitaristi olma hayali vardı ve müzikal hedeflerini bıraktıktan sonra yazmaya daha fazla zaman ayırmaya başladı. Bergen Üniversitesi'ne kaydoldu ve karşılaştırmalı edebiyat okudu ve bu dönemde Nynorsk dilinde yazmaya başladı. İlk romanı olan Raudt, svart 1983 yılında yayımlandı. Roman, o dönem Norveç'te popüler olan sosyal realizm edebiyatına karşı çıkarak, konu yerine edebi üslup/dile odaklanmıştır. Fosse edebi olarak Samuel Beckett ve August Strindberg'den etkilenmiştir. Jon Fosse'nin eserleri, genellikle minimalist üslubu ve derin duygusallıklarıyla tanınır. Monologlar ve karakter analizleri, eserlerinin temelini oluşturur. Bu tarz, okurları ve izleyicileri insanın iç dünyasının derinliklerine çekmekte ve insan psikolojisinin karmaşıklığını keşfetmektedir. Fosse, düz yazı, tiyatro, roman ve şiir türlerinde eserler veren değerli bir sanatçı olarak akıllarda yer etti ancak uluslararası ününü tiyatro oyunlarıyla kazandı. Namnet, Eg er vinden, ve Sonn av ein bur gibi oyunları, hem Norveç hem de dünya çapında sahnelendi ve büyük ilgi gördü. Bu eserler, insan ilişkilerinin incelenmesi, varoluşsal soruların sorgulanması ve insanın içsel yolculuğunun derinlemesine araştırılması gibi temaları ele aldı. Fosse, The Daily Telegraph'ın hazırladığı En İyi 100 Yaşayan Dahi listesinde 83. sırada. Jon Fosse, edebi çalışmaları nedeniyle birçok ödül kazandı. Bunlar arasında Norveç Edebiyat Akademisi Ödülü ve Uluslararası Ibsen Ödülü gibi prestijli ödüller bulunmaktadır. Fosse'nin eserleri birçok dile çevrildi ve uluslararası alanda geniş bir okur ve izleyici kitlesi edindi. Onun edebi katkıları, insan deneyimini anlama ve ifade etme şeklimizi zenginleştiren derinlikte ve duygusal bir yoğunluk taşır. Jon Fosse, Norveç ve dünya edebiyatında önemli bir yer tutan bir roman ve oyun yazarı olarak kabul edilir. Nobel Edebiyat Ödülü alması da bunun önemli bir kanıtıdır. 2011 yılından bu yana Fosse'ye Grotten'de ikamet etme imtiyazı tanınmıştır.. Bu, Norveç devletine ait olan ve Oslo şehir merkezindeki Kraliyet Sarayı'nın binasında bir yerleşkedir. Yazarın şu an Türkçe yayımlanmış kitapları aşağıdaki gibi. Ancak kendisinin onlarca önemli eseri bulunmaktadır. Eserleri kırktan fazla dile çevrilmiştir. - Melankoli I ve II (Melancholy 1995) - Sabahtan Akşama (Morgon og kveld 2000) - Üçleme (Trilogien 2014) Kendisinin en önemli görülen eserleri ise aşağıdaki gibi. - Namnet : İnsanların varoluşsal sorgulamalarını derinlemesine inceler. Fosse'nin en bilinen eserlerinden biridir. - Eg er vinden : Bireyin içsel dünyasının karmaşıklığını ve yalnızlığını keşfeder. - Sonn av ein bur : Fosse'nin sıkça sahnelenen eserlerinden biridir ve bir ailenin içsel çatışmalarını ve geçmişle yüzleşmelerini konu alır. - Og aldri skal vi skiljast : Fosse'nin ilk tiyatro oyunlarından biri olarak kabul edilir. - Melankoli I-IV: Bu eser, melankoli, yalnızlık ve insan varoluşunun anlamı gibi temaları ele alır ve dört bölümden oluşur. Fosse'nin dil ve atmosfer yaratma yeteneğini vurgular. - Raudt, svart : Jon Fosse'nin ilk romanıdır ve Nynorsk yazarı Terjei Vesaas'ın etkisi altında yazılmıştır. - Andvake, Olavs draumar ve Kveldsv vd : 2015 Nordic Council's Literature Prize ödülünü kazandı. Umarım Jon Fosse kimdir yazısı değerli bu edebiyatçı hakkında fikir edinmenize yardımcı olmuştur."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kadinlar-alayi-laurie-r-king/", "text": "Kadınlar Alayı, Mary Russell ve Sherlock Holmes serisinin ikinci kitabı. Birinci kitap olan Arıcının Çırağı'nı da epey sevdiğim için bu devam kitabını okumak için uzun süre beklemedim. Eğer siz de bu tür klasikleşmiş serilere yeni bir soluk getiren yazarları seviyorsanız, ayrıca Charlotte Holmes Dosyası'na bakabilirsiniz. Mary Russell artık 21 yaşına basarak büyük bir mirasa konma eşiğindeki eğitimli bir kadın. Kendisi üniversite eğitimini bitirmiş, çıraklıktan ustalığa doğru emin adımlarla ilerliyor, bundandır ki Sherlock bu kitapta çok yer kaplamıyor; bizler Mary Russell'ın liderlik ettiği bir gizeme, Sherlock'un yardımlarıyla ilerliyoruz. Savaş sonrası dönemlerde kadınların toplumdaki yerlerini nasıl almaya başladığını, Süfrajetlerden sonraki akımın neler olduğunu anlatıyor. Bu kısımların ne kadar doğru olduğuna dair bir araştırma yapmadığım için sadece kurgu olarak kabul edebiliriz. Mary'nin yolu, üniversite arkadaşı Veronica'nın aracılığıyla fikirleri ve tavırlarıyla insanları kendisine hayran etmeyi başarmış ve başarmakta olan, kadınlara yardım amacıyla kurulmuş Yeni Tapınak lideri Margery Childe adlı bir kadının organizasyonuna düşüyor. Etkileyici bir kadın olan Margery tabii sırlardan yoksun değil. Mary özellikle kadının cazibesinden ve eğitimsiz de olsa kendisini eğitip insanlara önderlik etmesinden etkileniyor. Ancak bu tapınakta, Margery'nin etrafında gizemli ölümler gerçekleşmeye başlayınca Mary kollarını sıvıyor ve kendisini olaya dahil ediyor. Bu kitabın konusu sevgi ve kadınlar üzerine kurulmuştu. Gerek bölüm başı alıntıları, gerek kitabın ilerleyişi, Mary'nin davranışları ve düşünleri hep bu iki konuya bağlanıyordu. Sevgiyi hem Margery'nin dilinden hem de Mary'nin gözünden okuyor, kadınların savaş sonrasında neleri başardıklarını ve daha neleri başarmak istediklerini, ikinci sınıf insan olarak görülmelerini okuyorduk. Tabii bu uzun yıllar süren ve hala sürmekte olan mücadele içinde yine de erkek egemen toplumu arkasında bırakamamış kadınları da barındırmakta. Bunu Mary ve Veronica'nın bir konuşmasında açıkça görebiliyoruz. Kadınlar Alayı, ilk kitap kadar heyecanlı olmasa da epey doyurucu bir kitaptı. Sherlock ve Mary'nin ilişkilerinin yön değiştirmesi, Mary'nin artık çıraktan fazlası olması, ihanet ve açgözlülüğün yanı sıra gizemi de barındırması epey eğlenceli ve akıcı bir kitap yaratmış. Yazarın kitabın üzerinde epey çalıştığı belli oluyor. Bu seriyi sahiden seviyorum, siz de bence bir an önce okumalısınız. Kapakları da şahane! Mary Russell ve Sherlock Holmes okuma sırasına buradan erişebilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kagit-ev-carlos-kitap-yorumu/", "text": "Jaguar Kitap'tan çıkan Kağıt Ev, kısacık ancak insanların kitaplara olan ilgisinin beslendiğinde nasıl da büyüdüğünü, hatta sapkınlığa ulaştığını çok güzel bir biçimde anlatıyor. Kitaplara olan sevgilerinden ötürü delirmiş, kendilerini kaybetmiş insanların hikayesi var Kağıt Ev'de. Ha bir de üşenmeyip bir kitabın, bir insanın hikayesini öğrenmek için yol kat eden. Kağıt Ev, bir profesörün ölümü ve masasında bıraktığı beton kaplı, kapağı bile görünmeyen bir kitapla başlıyor. Anlatı, daha doğrusu maceraperest, bu kitabın nasıl bu hale geldiğini öğrenmek için ufak çaplı bir araştırmaya koyuluyor ve sonunda kitabın ve sahibinin hikayesini öğrenmemizle bitiyor. Bir ofiste başlayıp yine bir ofiste biten ve sonunda insana dünyayı gezmiş hissi bırakan kitaplardan. Belki kimilerine korkutucu, şaşırtıcı gelebilecek bir gidişatı var; deli insanların hikayeleri bunlar. Ancak tüm kitap severler kendilerinden bir parça görecektir diye düşünüyorum. Betona hapsetmesek bile bazen biz de okumadığımız kitaplardan kendimize duvar örmüyor muyuz? Sanırım burada bir tüketim eleştirisi de bulunabilir. Bazı insanlar kitap okumaz, bazıları okur ve kimileriyse okumakla kalmayıp onları yaşar. Biz okurlar, sadece eğlence amaçlı olsa bile, arkadaşlarımızın kütüphanesini gözleriz. Bazen sahip olmadığımız ama okumak istediğimiz bir kitabı bulmak için yaparız bunu, bazense karşımızdaki hayvanın ne ile beslendiğini öğrenmek için. Siz Kağıt Ev'i okudunuz mu? Jaguar Kitap'ı takip ediyor musunuz? Size okumanız için Nagazaki'yi önerebilirim."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kara-kule-serisi-okuma-sirasi/", "text": "Epik ve karmaşık bir dünyada kaybolmaya hazır mısınız? O zaman Kara Kule Serisi okuma sırası aradınız liste. Bu edebi başyapıt, hayal gücünü zorlayan bir dünya inşa ederken aynı zamanda okurları düşündüren ve büyüleyen bir yolculuğa davet ediyor. Ancak, bu muazzam seriyi okurken takip etmeniz gereken bir okuma sırası var. İşte Kara Kule Serisi'ni keşfetmek için izlemeniz gereken yolun kapısını aralayan bir rehber. Hadi serinin kitaplarına bakalım. Liste kronolojiktir, yani 4,5. kitap olan Anahtar Deliğinden Esen Rüzgar serideki zamanına göre yerleştirilmiştir. - Silahşor - Üç'ün Çekilişi - Çorak Topraklar - Büyücü ve Cam Küre - 4.5 Anahtar Deliğinden Esen Rüzgar - Calla'nın Kurtları - Susannah'nın Şarkısı - Kule Stephen King'in Kara Kule serisi, edebiyat dünyasının en ikonik ve karmaşık eserlerinden birisidir. Bu seride, yazarın korku ve fantezi türlerini ustalıkla harmanlayarak yarattığı bir epik hikaye anlatılır. Ana karakter Roland Deschain, Kara Kule'ye ulaşmaya çalışan bir silahşördür. Kara Kule, evrenler arasında birleşen ve tüm varlığı tehdit eden bir gizemi simgeler. Roland, yolculuğu boyunca farklı dünyalardan ve karakterlerden oluşan bir grup arkadaş edinir ve kendini giderek daha karmaşık bir maceranın içinde bulur. Bu seride King, hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir dünya yaratırken, aynı zamanda insan doğasının derinliklerine ve varoluşsal sorulara dair derin düşünceler sunar. Umarım liste ve tanıtım işinize yaramış, sorunuzu yanıtlamıştır."} {"url": "https://okurunkosesi.com/karanligin-efendileri-serisi-okuma-sirasi/", "text": "Gena Showalter'ın Karanlığın Efendileri serisi, paranormal aşk türünde bir seridir, fantastiktir. Seri, çeşitli fantastik yaratıkların ve ölümsüz varlıkların dünyasına odaklanır ve romantik ilişkilere vurgu yapar. Karanlığın Efendileri serisi, ölümsüz ve güçlü savaşçılardan oluşan Karanlık Efendileri'n öykülerini anlatır. Her bir Karanlık Efendi, benzersiz güçlere sahiptir ve lanetlenmiş bir geçmişi vardır. Her kitap, farklı bir Karanlık Efendi'nin maceralarını ve aşkını konu alır. Seri, aşk, bağlılık, intikam ve kurtuluş gibi temaları işlerken, fantastik dünyasında büyüleyici ve tehlikeli yaratıklarla dolu bir evrene daldırır. Her kitap, karakterlerin içsel mücadelelerini ve ilişkilerini ele alırken, serinin genel hikayesi de ilerler ve büyük bir sona doğru yol alır. Aslında seri 15. kitap ile bitti ancak yan serisi var. Onu da buraya ekledim. Hadi birlikte Karanlığın Efendileri serisi sıralaması listemize geçelim. - En Karanlık Gece - The Darkest Fire (Lords of the Underworld, #0.5) - En Karanlık Öpücük - En Karanlık Zevk - The Darkest Prison (Lords of the Underworld, #3.5) - En Karanlık Fısıltı - The Darkest Angel (Lords of the Underworld, #4.5) - The Darkest Facts (Lords of the Underworld Companion, #4.7) - En Karanlık Arzu - En Karanlık Yalan - En Karanlık Sır - The Darkest Surrender - The Darkest Seduction - Wicked Nights (Angels of the Dark, #1) - Beauty Awakened (Angels of the Dark, #2) - The Darkest Craving - Burning Dawn (Angels of the Dark, #3) - The Darkest Touch - The Darkest Torment - The Darkest Promise - The Darkest Warrior - The Darkest Captive (Lords of the Underworld, #14.5) - The Darkest Assassin (Lords of the Underworld, #14.6) - The Darkest King - The Warlord (Rise of the Warlords, #1) - The Darkest Destiny (Lords of the Underworld, #15.5) - The Immortal (Rise of the Warlords, #2) - The Phantom (Rise of the Warlords, #3) Özetlersek Karanlığın Efendileri serisi okuma sırası yazısı işte böyle ama serinin 7. kitaptan sonrası artık Türkçeye çevrilmiyor, bu sebeple kitaplara Türkçe başlamayı pek önermem. Ama İngilizce okuyacaksanız, bu kendisini kanıtlamış yazarın kitaplarına bakabilirsiniz. Umarım Karanlığın Efendileri serisi sıralaması işinize yaramıştır. Seri esasen 15 kitaptan oluşuyor ancak Rise of Warlords adından bir devam serisi bulunmakta. Bu yüzden de serinin kitapları artmakta."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kazuo-ishiguro-kimdir/", "text": "Kazuo Ishiguro dünyaca bir ünlü yazar, kendisi edebiyata olan katkıları ve elbette kitaplarıyla biliniyor. Bu önemli yazarı tanımak, kitaplarını ve hayatını öğrenmek isteyenler için kısa bir yazı hazırladık. 1954 yılında Japonya'da doğan Kazuo Ishiguro, zamanımızın en beğenilen ve etkili yazarlarından birisi. Hafıza, kimlik, kayıp ve pişmanlık gibi temaları araştıran romanlarıyla 1989'da Günün Kalıntısı için Booker Ödülü ve 2017'de Nobel Edebiyat Ödülü de dahil olmak üzere çok sayıda ödül kazandı. Eserleri genellikle tarihsel veya distopik bağlamlarda geçiyor ancak aynı zamanda yirmi birinci yüzyılda karşılaştığımız çağdaş zorlukları ve ikilemleri de yansıtıyor. Ishiguro'nun eserleri kırktan fazla dile çevrildi ve dünya çapında eleştirel ve popüler beğeni topladı. Kazuo Ishiguro kimdir sorusuna kısaca yanıt verdik. Şimdi de sıra hayatında. Kazuo Ishiguro, 1954 yılında Japonya'nın Nagazaki kentinde doğdu ancak ailesi beş yaşındayken İngiltere'ye taşındı. Guildford, Surrey 'de büyüyen Ishiguro, eğitimini Londra'da tamamladı. Babası Ulusal Oşinografi Enstitüsü'nde çalışan bir okyanus bilimciydi. Annesi ise ev hanımıydı. Ishiguro, Kent Üniversitesi'ne gitti ama East Anglia Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık ve İngiliz edebiyatı okudu ve burada Malcolm Bradbury ve Angela Carter ile eğitim aldı. Üniversiteden mezun olduktan sonra Londra'da sosyal hizmet uzmanı olarak çalıştı. Daha sonra tam zamanlı bir yazar oldu. İlk romanı Uzak Tepeler 1982'de yayımlandı. Ishiguro'nun İngiltere'deki ilk yıllarının yazıları üzerinde derin bir etkisi vardır. Sık sık yabancı bir ülkede büyümenin onu nasıl değiştirdiğinden ve bunun dünyaya bakış açısını nasıl şekillendirdiğinden bahsetti. Japonya'daki çocukluk anıları ve İngiltere'deki deneyimleri, edebi eserlerinde tekrar eden temalardır. Ishiguro'nun kişisel hayatı hakkında fazla bir şey bilinmemektedir çünkü düşük bir profil tutmayı tercih eder. Bir film editörü olan Lorna MacDougall ile evlidir ve Naomi adında bir kızları vardır. Ishiguro, boş zamanlarında okumaktan, film izlemekten ve müzik dinlemekten hoşlandığını belirtmiştir. Aynı zamanda keskin bir spor hayranıdır ve golf oynamaktan hoşlanır. Londra'da yaşamaktadır. - Uzak Tepeler (1982) - Değişen Dünyada Bir Sanatçı (1986) - Günden Kalanlar (1989) - Avunamayanlar (1995) - Öksüzlüğümüz (2000) - Beni Asla Bırakma (2005) - Noktürnler Müziğe ve Günbatımına Dair Öyküler (2009) - Gömülü Dev (2015) - Yirminci Yüzyıl Filmini İzlediğim Akşam ve Başka Küçük Keşifler Nobel Konuşması (2017) - Klara ile Güneş (2021) Kazuo Ishiguro'nun edebi eserleri, incelikleri, duygusal derinlikleri ve insan ruhunun karmaşıklıklarını yakalama yetenekleri nedeniyle övgüyle karşılandı. İlk romanı Uzak Tepeler 1982 yılında yayımlandı ve o zamandan beri eleştirel beğeni toplayan birkaç kitap yazdı. Bu romanla Whitbread Book of the Year Ödülü'nü kazandı. İkinci romanı Değişen Dünyada Bir Sanatçı ise 1986 yılında Man Booker Ödülü'ne aday gösterildi. Üçüncü romanı Günden Kalanlar ise 1989 yılında Man Booker Ödülü'nü aldı. Bu roman daha sonra sinemaya da uyarlandı. Günden Kalanlar, Ishiguro'nun en önemli eseri olarak kabul edilir. Bir İngiliz kır evinde uşak olan ve hayatını ve kariyerini yansıtan Stevens'ın hikayesini anlatır. Roman, sınıf, görev ve pişmanlık gibi temaları inceler ve ödül almış bir filme, bir oyuna ve operaya da uyarlanmıştır. Beni Bırakma, Ishiguro'nun önemli eserlerinden bir diğeri. Aşk, ölümlülük ve toplumsal normların temalarını araştıran distopik bir romandır. Roman, akıl almaz ve düşündürücü hikayesi nedeniyle övgüyle karşılandı. Roman ayrıca 2010 yılında Keira Knightley, Carey Mulligan ve Andrew Garfield'ın oynadığı bir filme uyarlandı. Değişen Dünyada Bir Sanatçı, hafıza ve nostalji temalarını araştıran bir roman. II. Dünya Savaşı sonrası Japonya'da geçen film, geçmişini ve savaş çabalarında oynadığı rolü yansıtan yaşlanan bir sanatçının hikayesini anlatıyor. Roman, Japon kültürünün ve toplumunun karmaşıklıklarını araştırdığı için övgüyle karşılandı. Roman, 1986 yılında Whitbread Yılın Kitabı Ödülü'ne layık görüldü. Romanlarına ek olarak, Ishiguro ayrıca birkaç kısa hikaye yazdı. Dikkate değer kısa öykülerinden bazıları arasında Karanlıktan Sonra Bir Köy, Noktürnler Müziğe ve Günbatımına Dair Öyküler ve Come Rain or Come Shine sayılabilir. Kazuo Ishiguro kariyeri boyunca sayısız edebiyat ödülü kazandı. Günden Kalanlar ile Booker Ödülü'nü kazanmanın yanı sıra, Değişen Dünyada Bir Sanatçı için Whitbread Yılın Kitabı Ödülü'nü, Avunamayanlar için James Tait Black Memorial Ödülü'nü ve 2017'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Aşağıda Kazuo Ishiguro hakkında sorulan soruların yanıtlarını bulabilirsiniz. Ishiguro farklı türlerde eserler vermekten hoşlanan bir yazardır. Gömülü Dev ile şövalyeler arasında gezinen yazar Beni Asla Bırakma ile distopik bir evrene götürür okurlarını. Yazarken hangi türde yazdığı konusunda emin olamadığını söylemiştir. Ishiguro 1989 yılında BOMB dergisine verdiği röportajda kendini İngiliz mi yoksa Japon mu hissettiği sorusuna İnsanlar üçte iki bir şey, gerisi başka bir şey değil. Mizaç, kişilik ve bakış açısı... diye cevap vermiştir. 2017 yılında Nobel Komitesi tarafından yapılan açıklamada Ishiguro'nun göçmenliğin sonuçlarıyla ilgili güçlü duygusal kuvveti olan romanlarında büyük duygusal gücünün altını çizen bir yazar olduğu belirtilmiştir. Umarım Kazuo Ishiguro kimdir sorunuza yanıt bulabilmişsinizdir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kibrit-copleri-murathan-mungan/", "text": "Kibrit Çöpleri pek de uzun olmayan bir süre önce tamamen Mungan'ı tanımak için aldığım kitaplardan birisi. Murathan Mungan deyince sanırım akla ilk yazım hüneri gelir. Ben, betimleme ve yaşatma gücü bu kadar kuvvetli bir başka yazar daha okumadım ki bunu edebi cahilliğime bağlayabiliriz. Ancak Mungan'ın yeteneğine söz edemeyiz. 1955 yılında İstanbul'da doğan, Mardin kökenli Murathan Mungan, şair kimliğiyle bilinir ancak edebiyatın akla gelen her dalına eser vermiştir: şiir, öykü, roman, deneme, tiyatro oyunu, sinema yazısı, senaryo, masal, şarkı sözü. Ayrıca seçkileri de bulunur. Bense bu ünlü yazarın sadece bir romanını ve bu öykü kitabını, Kibrit Çöpleri'ni okudum. İkisinde de yazar beni gözlem ve aktarım gücüyle, yani kaleminin hüneriyle kendisine hayran bıraktı. Yer yer dili ağdalı olarak tanımlanan bir yazar ama ben böyle olduğunu düşünmüyorum. Anlaşılmayan, karmaşık cümleleri yok. Okuyanı karmaşada asla bırakmıyor. Uzun cümleler kuruyor yer yer ama okuru nadiren kaybediyor. Okurken o vermek istediği hissi hep başarıyla aktarıyor. Kibrit Çöpleri, Murathan Mungan, sayfa 11. Bu öykü kitabında en sevdiğim özellik sanırım bazen üç cümleden, bazen yarım sayfa süren anlarda yazarın merakı, özlemi, bıkkınlığı, kaygıları ve daha onlarca duyguyu berrak bir biçimde hissettirebilmesi. Toplasanız dolu dolu elli altmış sayfalık bir kitap bahsettiğimiz. Ancak ben Mungan'ın sözlerinde, betimlemelerinde, gözlemlerinde hep bir ömür görüyorum. Kitap hakkında son bir not da düşmek isterim. Son sayfalarında hangi öykünün hangi tarihte yazıldığı meraklısına söylenmiş. Mungan'ın eserleri de öyle. Böyle özenli kitaplar görünce mutlu olmamak elde değil. Başından sonuna. Metis farkı diyelim buna da. Kendisinin bir söyleşisini dinleme fırsatı etmiştim Covid-19 öncesinde, Mungan nasıl tüm zorluklara rağmen yazma tutkusundan vazgeçmediğini, bugüne gelmesinin, çalışkanlık ve azim sayesinde olduğunu anlatmıştı. Murathan Mungan iyi ki de vazgeçmemiş. Yazarlığın iki sözcüğü yan yana koymak olduğunu sanan, küf kokan algılarla ve öykülerle okur ve takdir bekleyen, olmadığında yakınan gölgeler belki de bir ışık bulur kitaplarında. Kibrit Çöpleri ile onlarca yaşama anlık bir bakış atabilirsiniz. - Sayfa: 108 - Yayıncı: Metis Kitap - Çıkış yılı: 2011 - ISBN: 9789753427906"} {"url": "https://okurunkosesi.com/kisa-kitaplar/", "text": "Yoğun iş hayatı, okul, belki aile ve çocuklar derken kitap okumak zorlaşıyor ve kısa kitaplar da bu konuda bizim kurtarıcımız olabiliyor. Aşağıda yaklaşık iki saat içinde okuyup bitirebileceğiniz bir liste hazırladım. Tabii sesli kitaplar da bu konuda yardımımıza yetişebiliyor. Eğer sesli kitap dinlemeyi düşünürseniz ücretli ve ücretsiz sesli kitaplar yazısına da bir göz atmanızda fayda var. Hadi okunması gereken, bir çırpıda biten kitaplardan oluşan listeye geçelim. Bu listeye öncelikle bir diziden başlayacağım, ardından da kısa kısa önerdiğim kitapların genel bilgilerini vereceğim. Umarım gönlünüze göre birkaç kitap bulabilirsiniz. Sayfası bazen 100'ü epey aşkın görünse de resimli veya büyük puntolu olan bu kısa kitapları es geçmemenizde fayda var. Ben, Kirke'nin yazarı Madaline Miller'ın yazdığı Galateia kadın üzerine, fantastik unsurlarla bezeli bir anlatıdır. Galateia efsanesi birçok filme, kitaba konu olan bir öykü olsa da Madaline Miller yine kendisine has bir dille bu öyküsü bize taşır. Antik Yunanistan'da yetenekli bir mermer heykeltıraş, bir tanrıça tarafından kutsanır ve şehrin gördüğü en güzel kadın olan heykeline hayat armağan edilir. Artık heykeltraş, Galatea'dan kendisini memnun etmesini, itaat ve tevazunun cisimleşmiş olmasını beklemektedir. Ama bu göz kamaştıran heykelin kendine ait arzuları vardır ve özgür kalmak istiyordur. İthaki Yayınları'ndan çıkan Uzaktan Kumandalı Kız, 72 sayfalık bir bilim kurgu öyküsü ve akıcı dili sayesinde bir çırpıda bitirilebiliyor gerçekten de. Üstelik Hugo En İyi Kısa Roman Ödülü de aldığı için gönül rahatlığıyla size önermekten çekinmiyorum. Bence bu kısa öyküyü diğerlerinden ayıran en önemli noktalardan biri insanın aklıyla oynaması ve ürkütücü olması. Üstelik günümüzdeki ve aslında asla değişmeyen güzellik nedir sorusunu da ele alması. Ne demek istediğimi kitabı okuduktan sonra anlayacaksınız, bu yüzden çok beklemeyin. Dünyaca ünlü bu kısa öykü 48 sayfa. İşlediği konu itibariyle çok önemli bir değer taşıyor. Okurken kesinlikle şaşıracak ve kendinize birçok soru sorarken bulacaksınız. Delidolu Yayınları'nın baskısına özel yaptığı şu tanıtımı benim dikkatimi çekti: 19. yüzyıl edebiyatının en önemli metinleri arasında gösterilen Sarı Duvar Kağıdı, sinirsel buhranları nedeniyle sayfiye evinde dinlenmeye çekilen bir kadının toplumsal rollerin baskısı altında adım adım delirmesini anlatıyor. Baskısına göre 80 ile 100 sayfa arasında değişen bu kısa kitap bir edebiyat klasiği. Franz Kafka'nın en ünlü eserlerinden biri olan Dönüşüm bir sabah kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulan Gregor Samsa'nın hikayesini anlatır. Kendi evinde bir yabancı gibi hisseden Gregor, ailesinin ona karşı duyduğu nefreti ve yabancılaşmayı giderek hissetmeye başlar. Ailenin geçimini sağlayan tek kişi olan Gregor'un bu şoke edici dönüşümü, onların hayatlarında köklü değişikliklere neden olur. Kafka'nın bu eseri, modernizm ve varoluşçu düşüncenin öncülerinden biri olarak kabul edilir. Dönüşüm, insanın iç dünyasındaki yabancılaşma ve varoluşsal sorgulamaları derinlemesine ele alır. Yazar, anlatımındaki sade ve yalın dil ile okurun zihninde güçlü imgeler yaratır. Eser, Kafka'nın diğer eserleri gibi çağdaş edebiyatın en önemli yapıtları arasında sayılır ve birçok dilde yayınlanarak geniş bir okur kitlesi edinmiştir. Timaş Yayınları'ndan çıkan bu Güney Kore Edebiyatı kitabı 140 sayfa olsa da büyük puntosu sayesinde 2 saatte kolayca bitirilebilir. Sonu şaşırtıcı ve akıcı olan Bir Katilin Güncesi, Alzheimer hastalığına yakalanan bir seri katilin öyküsünü anlatmakta. Byıonğsu Gim, sakin ve ücra bir yerde yaşayan epey yaşlı bir adamdır. Yıllarca veteriner olarak çalışmıştır. Kendisi hastalığının bilincinde olduğu için aslında kendince bir takım önlemler almaya başlıyor. Jack London'ın en ünlü öykülerinden biri olan Bir Kuzey Macerası 1900 yılında yayımlandı. Kitap, Kanada'da Klondike Altına Hücumu sırasında geçen bir hikayeyi anlatır. Homeros'un Odysseia destanını andıran, zorlu engellerle dolu, çetin ve dönüştürücü bir yolculuğun hikayesini anlatır. Aleut adalarındaki Akatan'da yaşayan kabile reisi Naass'in evlendiği gün karısı Unga'yı denizden çıkıp gelen sarı saçlı beyaz bir adama kaptırmasıyla başlar bu öykü. Ardından Naass intikamını almak üzere azılı düşmanının peşinden gider. Dünyayı dolaşıp bilgi ve görgüsünü artıracağı, macera dolu yıllar geçirecektir. Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık, diye bir söz dolanıp durur etrafta. Nedenini merak ediyorsanız, bu 50 60 sayfalık öyküyü okumanın zamanı kesinlikle gelmiş demektir. Nikolai Gogol'un Palto adlı kısa öyküsü, 19. yüzyıl Rusya'sındaki toplumsal adaletsizlikleri hicivli bir dille anlatır. Öykü, St. Petersburg'da küçük bir memur olan Akaky Akakievich'in hayatını ve onun hayatındaki dönüm noktasını konu alır. Akaky, dış giyimine önem veren biri olarak yıllardır giydiği eski paltonun değiştirilmesi için uğraşırken, çevresindeki insanların onunla dalga geçmesi ve alay etmesiyle karşı karşıya kalır. Bunun üzerine, hayatındaki tek varlığı olan paltoyu yenilemek için her şeyi göze alır. Ancak bu uğurda yaşadığı olaylar, onu beklenmedik bir sona doğru sürükler. Gogol, bu öyküsünde yoksul bir insanın yalnızlığı ve ezilmişliğini vurgularken, dönemin Rus toplumundaki adaletsizliği ve bürokratik yapının insani ilişkilere etkisini acımasız bir mizahla eleştirir. Palto, Rus edebiyatının en önemli öykülerinden biri olarak kabul edilir ve Gogol'un üslubu ve dönemin toplumsal yapısına eleştirisi nedeniyle günümüzde de ilgiyle okunmaya devam etmektedir. Kısa kitaplar listesine Dr. Jekyll ile Bay Hyde'ı almamın bir nedeni, kısa olması dışında elbette, birçok filmde, kitapta ve dizide bu ikiliyi görmemiz. Dr. Jekyll ile Bay Hyde, Robert Louis Stevenson'ın klasikleşmiş gotik romanıdır. Roman, Dr. Henry Jekyll'in insan doğasının iyi ve kötü yönleri arasındaki çekişmesini anlatır. Dr. Jekyll, içindeki kötü duyguları bastırmak için bir tılsım geliştirir ve kendini Bay Hyde olarak çağırır. Ancak Bay Hyde giderek güçlenir ve kontrolü ele geçirir. Roman, insan doğasındaki çelişkileri ve kötülüğün yavaş yavaş kişiliği ele geçirmesini anlatır. Dr. Jekyll ile Bay Hyde arasındaki çekişme, okuru sürükleyici bir maceraya dahil eder. Roman, 19. yüzyılın sonlarındaki Victoria dönemi İngiltere'sinde geçer ve o dönemin toplumsal normlarını yansıtır. Bu önemli ve bilinen, insanın yüzünde bir şekilde tebessüm bırakan kısa öykü hakkında başka bir şey söylememeyi tercih ederim. Bir hücrede eline geçen bir satranç kitabıyla kuramsal bir satranç ustası olup çıkan bir adamın hikayesini anlatan Satranç, heyecanlı ve gerilim dolu öyküsüyle sahiden birkaç saatte bitirilebilecek kısa kitaplardan. Zülfü Livaneli sahiden en sevdiğim yazarlar arasında ve bu önemli anı kitabı ile Elia Kazan'a yepyeni bir bakış atıyoruz. Resimli olması yüzünden çok hızlı bir şekilde bitirilebilen ve bizi Zülfü Livaneli'ne hayran bırakan bir başka kitap Elia ile Yolculuk. Eğer kitaplar hakkında kitaplardan hoşlanıyorsanız ve biraz deliliğin kenarında dolaşmak istiyorsanız Jaguar Kitap'ın Kağıt Ev'i tam aradığınız kısa kitap! Antoine De Saint-Exupery'nin Küçük Prens'i, dünya edebiyatının muhtemelen en çok okunan edebi eserlerinden birisi. Birçok dile çevrilmiş bu eserin birçok basımı bulunuyor. Bu yüzden sayfa sayısı değişmekte. Metis Yayınları'nın yayınladığı Çocuğun Öyküsü kız çocuk sahibi olan bir babanın kızı 10 yaşına gelene kadar düşüncelerini anlatan güzel ve akıcı bir kitap. - Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat Stefan Zweig (72 Sayfa) - Korku Stefan Zweig (72 sayfa) - Yakıcı Sır Stefan Zweig (88 sayfa) - Olağanüstü Bir Gece Stefan Zweig (68 sayfa) - Arayışlar Lou Andreas-Salome (64 sayfa) - Mutlu Prens Oscar Wilde (52 sayfa) - Zacharius Usta Jules Verne (56 sayfa) - Benim Hüzünlü Orospularım Gabriel Garcia Marquez (96 sayfa) Eğer bu liste size yeterli gelmediyse, klasik kitap önerileri listesine de bakabilirsiniz. Can Yayınları ile Amazon. tr'nin işbirliği ile çıkan Lacivert Klasikler dizisi, yaklaşık 50 sayfalık kısa öykülerden oluşuyor. Anton Çehov, Guy de Maupassant, Franz Kafka ve Edgar Allan Poe gibi çok ünlü yazarların bulunduğu diziyi Amazon'dan gayet ucuza alabilirsiniz! 100 sayfadan kısa kitaplar, zaman sıkıntısı çeken okurlar için vazgeçilmez bir fırsat. Ayrıca vakit darlığı çeken okurlar için de mükemmel bir fırsattır. Öyle ki, sadece birkaç saat içinde bitirilebilen bu kitaplar, insanın hayatına önemli bir etki bırakabilir. 100 sayfadan kısa kitaplar, kısa fakat yoğun bir okuma deneyimi sunarak okurların hayal gücünü zenginleştirir. Her ne kadar kısa olsalar da, içerikleri ve anlatım biçimleriyle etkileyici bir okuma deneyimi sunarlar. Sonuç olarak herkesin kütüphanesinde birkaç tane 100 sayfadan kısa kitap bulunmalıdır."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kitap-alma-siteleri/", "text": "Uzun yıllardır bir kitapçıya gidip kitap satın almamış biri olarak, ucuz kitap siteleri sipariş siteleri konusunda epey şerbetlendiğimi düşünüyorum. Bu yüzden de kendimce bir en iyi kitap sitesi listesi oluşturdum. Bunun nedeni ise sizlerin de en iyi kitap satış sitesi arayışı içinde olduğunuzu tahmin edebilmem ve rehberlik edebilecek birkaç noktaya dokunabilecek olmam. Özellikle ilk defa internetten kitap satın alacaksanız aklınızda kesin birkaç soru vardır. Sanal bir kitapevi olarak düşünebileceğiniz kitap sipariş siteleri kitap satar. Genellikle günlük ve haftalık olarak güncellenir. İnternetten kitap alışverişi hizmetine odaklanmışlardır. Yani kitap alma siteleri genellikle kitapları sergilediği bir dükkanı/mağaza sunmaz. Bunun yerine internet sitesi vitrinleri vardır. Yeni çıkan kitaplar direkt dizinlerine eklenir, kendi indirimlerini yaparlar. Kendi depoları vardır veya dağıtımcılardan kitapları temin ederler. Hatta yayınevleri ile özel anlaşmalar yaparak ucuz kitaplar sunarlar. Bkz: Kitap Yurdu ayın yayınevleri. Ucuz kitap siteleri diye bir şey yok anlayacağınız. Her şey kitaba, haftalık duruma bağlı. Yayıncılar da kendi kitaplarını veya diğer yayıncıların kitaplarını da sitelerinden satarak kitap satış sitesi olabilir. . Metis Kitap sadece kendi kitaplarını satar örneğin. Sonraki adımda, siz kitapları sepetinize ekleyip kredi kartı, havale, kapıda ödeme veya banka kartı ile ödeme yaptıktan sonra, kitapları toparlamaya koyulur kitap satın alma siteleri. Elinde kitapların hepsi varsa güzel, 17.00'den önce sipariş verdiyseniz direkt kargolanır, en geç 2 3 iş günü içinde elinizde olur. Benim 1 günde çok ulaştı. Nasıl mutlu ediyor anlatamam. Eğer yoksa kötü; kitap siteleri tedarikçilerinden kitabı temin etmeye çalışır. Dağıtımcıdan, yayınevinden ister. Onlar kargoyla kitap satış sitesinin deposuna gelecek, kitap satış sitesi onları sınıflandıracak derken ortalama bir haftaya, belki 10 güne kadar uzar kitap temin süresi. Tabii depolarında varsa kitabı size direkt gönderirler ve kitaplar elinize daha çabuk ulaşır. Konu kitap satın alma siteleri olunca işler tamamen indirime bağlı benim için. Eminim sizler de böyle düşünüyorsunuz. En iyi kitap sitesi en çok indirim yapan, fiyatı en uygun olan, kargo ücreti en düşük olan, en ucuz kitap sitesidir yani. Tabii sizin için hangisinin en iyisi olduğunu yorumlara bırakmayı unutmayın. Eğer bir fikriniz yoksa, yazıyı okumanız gerçekten sizin için faydalı olacaktır. Hadi kitap siteleri listemize en iyi online kitap satış siteleri ile başlayalım. NOT: Bu kitap satış siteleri ayrıca güvenilir kitap siteleri arasında. Benim en uzun kitap alışverişi yaptığım sipariş sitesi olabilir ve çoğu zaman en iyi kitap sitesi olduğunu düşünürüm. İndirimleri güzeldir, çokça kitabı ucuza almışımdır. Kitapları özene bezene sararlar, hatta öyle ki bazen ben bile açmakta zorlanırım. Kitaplarda hata yapmazlar. Size hasarsız kitap göndermeye çalışırlar. Kesinlikle önerdiğim bir sitedir. Hediye yoktur, ancak puan sistemi sayesinde uzun vadede kendinize kitap hediye edebilirsiniz. En iyi kitap sitesi denildiğinde kesinlikle akla gelmelidir. Ek olarak yeni çıkan kitapları gösteren sayfası mevcut. İstediğinizde e-posta ayarlarından mail bildirimlerini de açabiliyorsunuz. - Belirli kitaplar kargo öder, site belirli fiyattan sonra kargo bedava seçeneği (300TL idi en son) sunar. - Veri tabanı çok geniştir. Aradığınız çoğu kitabı bulursunuz. - Düzenli indirimlerle ucuz fiyatlar sunar. - Kitapları genellikle hasarsız yollarlar. - Puan sistemi ile bedava kitap alabilirsiniz. - Takip ettiğiniz yayınevlerinin veya yazarların yeni kitap haberleri e-posta olarak gelir. - Düzenli alışveriş yaptığınızda ek %3 vb. indirimler sunuyor. - Ayın yayınevi ve ayın yazarı gibi kampanyalar yapar. - Yabancı dilde kitaplar satarlar. - Perşembe günleri bir anket yaparak cumaları o kazananı %50 indirimle sunarlar. - Doğum günlerinizde ek indirim veya ücretsiz kargo hediye eder. - Yaptığı indirimler sayesinde en ucuz kitap sitesi olabilir. Doğru zamanı yakaladığınızda. - Zaman zaman imzalı kitaplar satarlar. Kitap sipariş siteleri arasından en çok Kitap Yurdu'na güvenirim ve açık ara en iyi kitap sitesi olduğunu düşünürüm. Üstelik nezdimde kitap fiyatları ve gönderim kalitesi yüzünden en uygun kitap siteleri arasında bir sıradadır. Ancak e-kitap satmaz. 2023 Mart ayında yaptığım alışverişte, kalitesinden ödün vermediğini, mobil sitesini güncellediğini, müşteri desteği eklediğini, yeni çıkan veya yakında çıkacakları sunacak şekilde menüsünü güncellediğini gördüm ve memnun oldum. 2. Amazon Her şeyi satar. Kitap sipariş siteleri dediğinizde ister Türkiye ister dünya ilk Amazon'u düşünür. Çığır açan bir kuruluş haline geldi son 10 yılda ve Amazon ülkemizde de hizmet vermekte. Yurtdışında kitap sektörünü tekeline almış durumda. Ben Amazon. tr'den 5 kez alışveriş yaptım. Yurtdışındaki sistemlerini çoook uzaktan bilirim, müşteri hizmetleriyle bir iki konuşmuşluğum var sadece. - Sana verdiğim paraya yazık. - Vaktime yazık. Ancak fiyat açısından en uygun kitap sitelerinden biri. Ucuz kitap alımı için harika yani. Hele Prime üyesiyseniz hızı da efsane. Üstelik Can Yayınları ile yaptığı Lacivert Klasikler işbirliği örneğin umut vadediyor. Yurtdışının aksine, Amazon TR e-kitap satmıyor. Yurtdışı gibi tam kitap satış sitesi değil; bir e-ticaret sitesi. En ucuz kitap sitesi arıyorsanız fiyat değerlendirmesi sırasında kesinlikle incelenmeli. 3. Kitap Sepeti Kitap satış sitesi ama ufak ek şeyler de var. Eski adıyla okuoku, yeni adıyla Kitap Sepeti'nden en son 4-5 yıl önce alışveriş yaptım. O zamanlar makul fiyatlarla, ufak sürprizlerle gönlümü çalarlardı. Ancak isim değişikliğinden sonra ne oldu bilemiyorum. Kitaplar güzel gelirdi. E-kitap satmamakta. 49TL üzerinde alışveriş yaptığınızda kargo bedava. Ancak internette bu kitap sitesi ile ilgili pek eleştiri görmediğim gibi övgü de görmüyorum. 4. Kidega Eskiden kitap sitesi, şimdi alışveriş. Kidega'dan bir kez bir Enpara kampanyası ile alışveriş yapmış, sipariş sitesinden memnun kalmıştım. Aradan epey vakit geçti ancak biraz tuzlu olması dışında kötü bir şey duymadım. E-kitap satmamakta. Özellikle haftanın kampanya kitaplarında makul fiyatlar sunuyor. Ne var ki macerasına kitaplara ağırlık vererek başlamıştı ama son dönemde bir e-ticaret sitesine döndü. Kitap alma siteleri arıyorsanız belki de ilk önceliğiniz olmamalıdır. 5. Hepsi Burada Her şeyi satar. Hepsi burada tam manasıyla kitap sipariş sitesi olmamakla birlikte, bünyelerinde epey sağlam kitap hacmi barındırıyor. Ben şu aralar bazı nedenlerle Hepsi Burada'ya küsüm, bir daha alışveriş yapmayı düşünmüyorum ancak siz siparişinize bir kitap ekleyecekseniz bunu çekinmeden, tereddüt etmeden yapabilirsiniz. Ben epey kitap aldım kendilerinden, aklımda kalan sorunsuz geldikleri. Ancak bir Kitap Yurdu gibi özene bezene sarıp baloncuklu poşetlere sarmıyorlar elbette. 6. D&R Kitap odaklı ama birçok şey satan site. D&R'dan en son alışveriş yapalı yıllar oluyor. Elbette bunun bir nedeni var: Kötü tecrübe. düşüncelerim böyle. En iyi kitap sitesinde ne işi var derseniz, bu uyarı niteliğinde. - Yavaş - Kötü hizmet - İlgisizlik - Yüksek fiyatlar. - Berbat site tasarımı. Ancak site e-kitap satmakta. Ne var ki Türkiyenin en geniş ağlı kitap sitesi olduğunu unutmayalım. Yabancı dilde kitaplar satar, hatta siz talep ettiğinizde getirirler. Bu yönden çok iyidir. Ben bu yönünden memnunum. Tabii artan kur sebebiyle ancak Pandora'dan falan gidip koklayabiliyoruz. Aşağıda dikkate değer diğer kitap sitelerini bulabilirsiniz. 7. BKM Kitap Kitap Sitesi ama başka şeyler de var. Bu kitap satış sitesinden alışveriş yapmadım ancak kapıda ödeme gibi seçenekler sunmakta. Araştırmanıza bu siteyi de katabilirsiniz. - %40 oranında indirimler yapıyor, - ofis malzemeleri de satıyor, - E-kitap bulunmuyor. - Kapıda ödeme seçeneği mevcut. 1999 yılında satışa başlayan Idefix en uzun süredir kitap satışı yapan sitelerden. Ben 2011 gibi bir kez sipariş vermiştim ancak tecrübemin nasıl olduğunu hiç hatırlamıyorum. Idefix ayrıca e-kitap satışı da yapmakta. Birçok yayınevine yönelik indirimleri bulunmakta. Ayrıca Idefix okuma listeleri sunmakta. Sizin sevdiğiniz ve önerdiğiniz, en iyi kitap sitesi dediğiniz platformlar varsa lütfen yorum bırakın. Her şey kitap okumak için. İnternetten kitap alımı yaparken bence dikkat edilmesi gereken birkaç konu var. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz. Kitap sektöründe tek bir satış oranı olmadığı hepimizin dikkatini çekmiştir. Almanya gibi ülkeler kar marjlarına, kitap fiyatlarına belirli bir oran getirse de bu ülkemizde mevcut değil. Tabii sabit fiyat yasası gelecek diye dedikodular ortalıkta dolanmaya başladı. Olursa kitapçılar artar kesinlikle. Bu sebeple kitap satın alırken hangi kitap sitesinin daha uygun rakamlar sunduğuna bakmanızı öneririm. A sitesi 42'ye satarken B sitesi 33'e satabiliyor. Üstelik birçok site kısa süreli büyük indirimler yapıyor. Bu yüzden kitap sitelerinin bültenlerine abone olmak iyi bir yöntem. Benim uyguladığım bir başka taktik ise istediğim kitapları belirleyip farklı kitap sitelerinde sepete eklemek ve fiyat karşılaştırması yapmak. Hangisi daha uyguna satıyorsa oradan alıyorum. Bu noktada toplu alışveriş yaptığım için genellikle kargo ücreti için konulan sınırı zaten aşmış oluyorum. Çoğu kitap sitesi 200 300 TL üzerindeki siparişlerde kargo bedava teklifini sizlere sunar. İnternetten toplu alım yapıyorsanız bu rakamları tutturmak zor olmaz ancak zaman zaman Kitap Yurdu gibi siteler kargo ödeyen kitap seçeneğini de size sunarlar. Kitap sipariş sitelerinden alım yaparken bunu göz önünde bulundurup seçiminizi doğru yapın. Kargo yerine istediğiniz başka bir kitaba verebilirsiniz o rakamı. Ben kargo ücretinden nefret eden okurlardanım. Bazı kitap sipariş siteleri kitapları kargo poşetine koyup gönderiyor. Kargo şirketleri de ürünlere pek dikkat etmediği için kitaplar ezilebiliyor. Ya da daha kötüsü kitaplar ilk kargolanırken sorunlu olabiliyor. Bu yüzden alım yapacağınız kitap sitesi hakkındaki şikayetlere kulak vermeniz önemli. Bunun için internette birçok platform mevcut. En iyi kitap siteleri bile bazen okurları bu konuda yarı yolda bırakabiliyor. Bence en iyi kitap sitesi en çok indirim yapandır. Elbette ek indirim her kitap satış sitesinde uygulanmıyor ne yazık ki; ancak bazı siteler kitap alımlarında hediyeler vermekte. Kitap Yurdu, her alışverişinizde size kitap puanı vererek ilerde kitap almanıza olanak sağlar ve perşembe günleri anketle okurlara seçtirdiği kitapları %50 indirimle sunar. Amazon. TR ise Can Yayınları ile bir işbirliği yaparak Lacivert Klasikleri sadece kendi sitesinden satmakta. Üstelik Prime üyesi iseniz, 5 Lacivert Klasik aldığınızda 4 kitap ücreti öderseniz. Kredi kartı bilgilerim çalındı olayını duymuşsunuzdur. SSL sertifikası bu gibi durumlarda çok işe yarar. Sizin bir müşteri olarak güvenliğinizi sağlar. Bu yüzden de SSL sertifikası olmayan internet sitelerinden SAKIN alışveriş YAPMAYIN! Bir diğer güvenlik unsuru elbette kredi kartınızı tarayıcınıza kaydetmemek. Hele alacağınız kitap satış sitesi telefon koduyla onay istiyorsa çok şahane. Ek güvenlikten asla zarar gelmez. Birçok okur sırf bu sebeple biraz daha para verip kapıda ödeme yöntemini seçmekte veya havale yapmakta. Sanal kredi kartı kullanmak da bir seçenek. Birçok kitap sitesinin bulunması ve sabit fiyat yasasının bulunmaması yüzünden her satıcı kendi tercihlerine göre indirim yapmakta. Ancak bizim bunları takip edebilmemiz mümkün. Elbette biraz çabayla. En ucuz kitap siteleri bulmak için şunları yapabilirsiniz. Bu indirimler kitaba, yazara, yayınevine ve kitap sitesine bağlı olacak. Bu sorunun her daim geçerli olan bir yanıtı maalesef yok. Dönem dönem yapılan indirimler yüzünden en ucuz kitap fiyatı değişmekte. Ancak aşağıdaki yöntemleri takip edebilirsiniz. - Kitap sitelerinin hepsine üye olun ve indirimleri takip edin. - kitabınabak. com adresinden kitabı aratarak en ucuz siteyi bulun. Aynı şekilde bunu cimri. com, akakce. com gibi sitelerle de yapabilirsiniz. - İkinci el kitaplara bakabilirsiniz. - Amazon, Kitap Yurdu ve Idefix gibi kitap sitelerinin bültenlerine abone olun. - Sosyal medyadan kitap sitelerini, yayınevlerini, kitapevlerini ve yazarları takip edin. Ucuz kitap almak çok meşakkatli görünebilir ancak her ay yüklü miktarda kitap satın alıyorsanız uzun vadede bu yöntemleri izleyerek epey kar edersiniz. Ve şunu unutmayın. Sakın bir kitaba etiket fiyatını vermeyin. En yüksek kar marjını koyan yer bile %10 indirim yapar, yapabilir. Tekrar ediyorum, en iyi kitap sitesi en çok indirim yapandır. Size 10 yıllık tecrübelerime dayanarak bir yazı hazırladım ancak başka kitap siteleri de bulunmakta. Kendiniz incelemek isterseniz diye bulabildiğim siteleri aşağıya sıralıyorum. Umarım bu kitap satış siteleri işinize yarar. - Kitap Yurdu Benim en çok kullandığım ve güvendiğim kitap satış siteleri arasında. - Amazon. tr Çok kullanıyorum ve güveniyorum. - Kitap Sepeti - Kidega - D&R - Idefix - Babil. com - Ucuz Kitap Al - Pandora - Nadir Kitap - Kitap Seç - Kitap Sihirbazı - Kitap Seç - Kitabına Bak Bu siteler kitap sipariş seçeneği sunsa da, bildiğiniz gibi odakları kitap satışı değildir. - Hepsi Burada - Trendyol - N11 - Çiçek Sepeti - BKM Kitap - PTT AVM Eğer online alışverişe yeni başlıyorsanız aklınızdan kesinlikle kitap siparişi için en güvenilir site nedir sorusu geçmiştir. Ne şanslıyız ki bunun tek bir yanıtı yok. Aşağıdaki sitelerden defalarca alışveriş yaptığım için size gönül rahatlığıyla öneririm. - Kitap Yurdu - Amazon. tr - Pandora - D&R - Idefix Her sitenin kendisine göre bir tarzı olsa da aşağıdaki adımlar her e-ticaret sitesi için geçerlidir. - İnternet Bağlantınızı Kontrol Edin: Kitap alma sitelerini kullanmak için öncelikle internet bağlantınızın aktif olduğundan emin olun. - Siteyi Ziyaret Edin: İstediğiniz kitapları bulmak için tercih ettiğiniz kitap alma sitesini ziyaret edin. Örneğin, popüler kitap alma siteleri arasında Amazon, Kitapyurdu, İdefix, D&R gibi siteler bulunmaktadır. - Hesap Oluşturun veya Giriş Yapın: Eğer daha önce hesap oluşturmadıysanız, siteye kaydolmanız gerekebilir. Bunun için genellikle adınız, e-posta adresiniz ve şifreniz gibi kişisel bilgilerinizi kullanarak bir hesap oluşturmanız istenir. Eğer zaten bir hesabınız varsa, giriş yapabilirsiniz. - Kitapları Araştırın: Siteye giriş yaptıktan sonra, istediğiniz kitapları aramak için arama çubuğunu kullanabilirsiniz. Kitabın adını, yazarını veya ISBN numarasını kullanarak arama yapabilirsiniz. Ayrıca kategorilere göz atabilir veya en çok satanlar, yeni çıkanlar gibi özel listelere bakabilirsiniz. - Kitapları İnceleyin: Arama sonuçlarında bulunan kitapları inceleyebilirsiniz. Kitapların detay sayfalarına tıklayarak kitap hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Bu sayfalarda kitabın özeti, yazarı, yayınevi, fiyatı ve kullanıcı yorumları gibi bilgilere ulaşabilirsiniz. - Kitapları Sepete Ekleyin: İstediğiniz kitapları bulduktan sonra, almak istediğiniz kitapları sepetinize ekleyin. Sepetinizdeki kitapları kontrol edebilir ve gerektiğinde miktarını veya içeriğini düzenleyebilirsiniz. - Alışverişi Tamamlayın: Sepetinizi kontrol ettikten sonra, alışverişi tamamlamak için Ödeme Yap veya benzeri bir düğmeye tıklayın. Ödeme sayfasında teslimat adresinizi ve ödeme bilgilerinizi girmeniz istenecektir. - Ödeme Yapın: Ödeme bilgilerinizi girdikten sonra, ödeme işlemini tamamlayın. Çoğu kitap alma sitesi kredi kartı, banka kartı veya diğer online ödeme yöntemlerini kabul eder. - Onay ve Teslimat Bekleyin: Ödeme işlemi tamamlandığında, siparişinizi onaylayın ve teslimat sürecini bekleyin. Teslimat süresi, seçtiğiniz kitap alma sitesine ve teslimat yöntemine bağlı olarak değişebilir. - Kitapları Teslim Alın: Kitaplarınızı belirttiğiniz adrese teslim alın. Genellikle kargo veya kurye hizmetiyle kitaplar evinize gönderilir. Kitap satış sitelerine dair kapsamlı bir yazı hazırladığımı düşünüyorum. İyisiyle kötüsüyle birçok konuya değindik. En iyi kitap sitesi şüphesiz kişiye göre değişir. Deneyip görmek ve araştırmak yolculuğunuzu hızlandıracaktır. Ayrıca yayınevlerinin kendi sitelerinden satış yaptığını da hatırlatmak isterim. Her zaman daha ucuz olmayabilir ancak bu yolla asıl üreticiye katkı sağlamış olursunuz. Eğer okurların birbirleriyle iletişime geçtiği kitap sitelerini arıyorsanız bu yazıya bakabilirsiniz. Aşağıdan kitap siteleri hakkında sorulan soruların yanıtlarını bulabilirsiniz. Bu sorunun net bir yanıtı yok çünkü kitap siteleri rekabet içindedir. Ancak Amazon ve Kitap Yurdu genellikle en ucuz kitabı satar. Yine de fiyat karşılaştırması yapmakta fayda vardır. Bunun için fiyat karşılaştırması yapılmalı, sitelerin kampanyaları takip edilmeli ve en ucuz miktarı talep eden web sitesi tercih edilmeli. Güvenilir sitelerden: Amazon, Kitap Yurdu, D&R, Idefix. Kitap alışverişi diğer online alışverişler gibidir. 3. Alıcıyı ve adresi, telefon numaranızı girin. 4. Ödemeyi yapın. Bu aşamada bazı siteler kapıda ödeme, havale, kredi veya banka kartı seçeneklerini sunar. 5. Onaylayın ve tedarik edilen kitapların kargo ile evinize gelmesini bekleyin. Kitap alma sitelerinin kitap koleksiyonları sıklıkla güncellendiğinden, en geniş koleksiyona sahip olan site zamanla değişebilir. Ancak, genel olarak Amazon, Kitapyurdu, D&R, İdefix, Babil gibi büyük kitap alma siteleri geniş bir kitap koleksiyonuna sahiptir. Bu sitelerin yanı sıra, özellikle yabancı dilde kitap arayanlar için Book Depository gibi uluslararası kitap alma siteleri de geniş bir koleksiyona sahiptir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kitap-okumanin-onemi/", "text": "Kitap okumayı hayatınızın bir parçası haline getirmelisiniz ve bunu 7'den 70'e herkes yapmalı. Bu alışkanlık, zihinsel, duygusal ve fiziksel sağlığınıza birçok olumlu katkıda bulunur. Kitap okumak zihni kuvvetlendirir. Yapılan araştırmalara göre araştırmacılar okumanın beyni değiştirdiğini kanıtlamış. Ayrıca bu makale okuma alışkanlığı edinmenin okulda ve sınavlarda çocukları başarıya götürdüğünden söz etmekte. - Düşünme Becerileri: Kitaplar genellikle karmaşık konuları içerir ve bu okurun düşünme becerilerini geliştirmesine katkıda bulunur. Farklı karakterlerin motivasyonları, olayların neden sonuç ilişkileri gibi unsurları anlamak, zihinsel çevikliği artırabilir. - Problem Çözme Yetenekleri: Hikayeler genellikle karakterlerin karşılaştığı problemleri içerir ve bu durumlar okurun problem çözme yeteneklerini geliştirmesine yardımcı olabilir. Karakterlerin nasıl sorunları ele aldığını anlamak, okurun kendi yaşamındaki zorluklara daha etkili bir şekilde yaklaşmasına katkıda bulunabilir. Edebi kurgu okuyan kişilerin, yani bireylerin iç yaşamlarını keşfetmeyi seven okurların duygudaşlık kurma becerisinde artış gözlemlenmiş. Kitap okumanın bir duyguyu tanıma ve betimleme becerisi kazandırdığı da açık. Bir araştırmaya göre 8, 11, 14 ve 16 yaşlarındaki çocuklar ve gençler doğum günlerinde incelenmiş ve genç yaşlarda okumaya başlayanların ileride daha geniş sözcük haznelerine sahip olduğu gözlemlenmiş. Günlük hayatın getirdiği stres ve baskılarla baş etmek herkes için önemlidir. Kitap okuma, zihinsel bir kaçış sunar ve stres seviyelerini düşürebilir. Bir kitabın içinde kaybolmak, günlük endişeleri unutturur ve rahatlamamıza yardımcı olur. Günümüzde stressiz bir gün geçirdim demek neredeyse İMKANSIZ!!!! Okumanın odağı ve odaklanma süresinde artış sağladığı birçok yerde söylenir. Eh, bir kitaba 10-20 saat vermek bunu sağlamıyorsa, ne sağlar ki! George Washington Üniversitesi dikkat süresini artırmak için kitap okumayı öneriyor. Bu kitap okumanın faydalarından en değerlisi. Bir araştırmada okumanın uzun ömre faydası var mı diye araştırılmış ve bence sonuçlar epey ilgi çekici. 3635 kişi üzerinde, onların okuma alışkanlıklarına dayanarak yapılan bu araştırma haftada üç buçuk saat kitap okuyan insanların okumayanlara göre daha uzun yaşadığı çıkarımı yapılmış. Elbette önceki maddeleri düşündüğümüzde ömür/yaşam kalitesini de artırdığı söylenebilir. Bir kitap seçim onu okumayı bitirdiğinizde bu size başarma hazzı sağlar. - Tamamlama Duygusu: Bir kitabı baştan sona okumak, bir hedefi tamamlamanın ve bir görevi yerine getirmenin bir yoludur. Bu, kişinin kendi kendine başarı hissi yaşamasına neden olabilir. - Bilgi Edinme ve Öğrenme: Kitaplar, yeni bilgiler edinmenin ve öğrenmenin bir aracıdır. Bir kitabı okuduktan sonra konuyla ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak, kişinin kendini geliştirmiş ve yeni bir şey öğrenmiş hissetmesine neden olabilir. - Zorluğun Üstesinden Gelme: Bazı kitaplar zorlayıcı olabilir ve onları okumak, kişinin kendi sınırlarıyla başa çıkmasına ve zorluğun üstesinden gelmesine neden olabilir. Bu durum, kişinin kendini aşma hissi yaratabilir. - Zamanı Etkin Kullanma: Kitap okuma, zamanı etkin bir şekilde kullanmanın bir yoludur. Bir kitabı okuma süreci, zamanı planlama ve yönetme becerilerini geliştirebilir, bu da kişinin bu başarıyı kazandığı hissini artırabilir. - Kişisel Gelişim: Özellikle kişisel gelişim kitapları, okuyuculara kendi potansiyellerini keşfetme ve geliştirme fırsatı sunar. Bu tür kitaplar okunduktan sonra, kişi kendi üzerinde olumlu değişiklikler yapmış gibi hissedebilir. - Hobi ve Zevk: Bir kitabı okumak, kişinin hobilerine ve ilgi alanlarına zaman ayırmanın bir yolu olabilir. Zevkle yapılan aktiviteler, kişiyi mutlu eder ve bu da bir tür başarı hissi yaratır. Gerek başka kültürler olsun gerek insanlar olsun, kurgu ve kurmaca dışı kitaplar öğretir. Dünyayı, günlük mücadeleleri, kıyıda köşede kalmış insanları evimize getirir kitaplar. Genel kültür ve farkındalık da yarattığını göz ardı etmemek gerekir. Gerek kendi kültürünüzün gerek başka kültürlerin insanlarını, alışkanlıklarını tanırsınız. Yani kitap okumak insan bir anlamda evrensel bir insan yapar. Anlayışınız büyür. Kitap okumak, sözcük haznesini gelişmenin yanı sıra düşünceleri dile dökmeyi ve dolayısıyla da diğer insanlarla iletişim kurmayı kolaylaştırır. Üstelik karşınızdaki insanın demek istediğini daha iyi anlamanıza da yardımcı olduğu bir gerçektir. - Empati Gelişimi: Romanlar ve hikayeler, farklı karakterlerin yaşamlarına ve duygularına dair içgörü sunar. Bu, empati gelişimine katkıda bulunabilir ve başkalarıyla daha iyi iletişim kurmanıza yardımcı olabilir. - Farklı Bakış Açıları: Kitaplar, farklı kültürlerden, geçmişten ve yaşam deneyimlerinden gelen farklı bakış açılarını sunabilir. Bu, insanlarla iletişim kurarken daha geniş bir perspektife sahip olmanıza yardımcı olabilir. - Doğru İfade: Kitaplar, dilbilgisi ve yazım kurallarına uygun bir şekilde yazılmış örnekler içerir. Bu, iletişim sırasında doğru ve etkili bir şekilde ifade etmenize yardımcı olabilir. - Konu Bilgisi: Belirli bir konu hakkında kitap okumak, o konuyla ilgili daha fazla bilgi sahibi olmanıza ve bu konuda daha yetkin bir şekilde iletişim kurmanıza katkıda bulunabilir. Kitap okumak, dil becerilerinizi geliştirir. Yeni kelimeler öğrenirsiniz, cümle yapılarını ve yazım kurallarını anlarsınız. Bu, daha iyi bir okur ve yazar olmanızı sağlar. Kitap okumanın faydaları nelerdir sorunun en güzel yanıtlarından birisidir. - Kelime Dağarcığı Gelişimi: Kitaplar genellikle zengin bir kelime kullanımına sahiptir. Farklı türlerdeki kitaplar, çeşitli konularda kelime dağarcığınızı genişletebilir. - Dilbilgisi ve Gramer: Kitaplar, dilbilgisi kurallarına ve doğru cümle yapısına uygun örnekler içerir. Bu sayede dilbilgisi ve gramer becerilerinizi güçlendirebilirsiniz. - Okuma Anlama: Kitaplar, metin içindeki bağlantıları anlama, ana fikri çıkarma ve detayları kavrama konusunda yardımcı olabilir. Bu, genel okuma anlama yeteneklerinizi geliştirebilir. - Yazma Becerileri: Kitap okuma, yazma becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olabilir. Gördüğünüz farklı yazım stilleri, ifade şekilleri ve kelime kullanımı, kendi yazılarınızı zenginleştirmenize katkıda bulunabilir. - Kültürel ve Tarihsel Bilgi: Kitaplar genellikle çeşitli kültürler, tarihler ve konular hakkında bilgi içerir. Bu, genel bilgi düzeyinizi artırabilir ve iletişim becerilerinizi zenginleştirebilir. - Eleştirel Düşünme: Kitaplar genellikle farklı bakış açıları ve görüşler sunar. Bu, eleştirel düşünme becerilerinizi geliştirmenize katkıda bulunabilir ve olayları daha derinlemesine anlamanıza yardımcı olabilir. Kitap okumak, düşünceyi besleyen en önemli aktivitelerden biridir. Her kitap, farklı bir dünyayı ve bakış açısını sunar. Bu, zihnimizi açar ve farklı perspektifler kazanmamıza yardımcı olur. Farklı karakterlerin ve olayların gözünden bakarak empati yeteneğimizi geliştiririz. Bu da insanlar arası ilişkilerde daha anlayışlı ve etkili olmamıza katkı sağlar. Kitap okumanın önemi nedir sorunun bir yanıtı da kitap okumanın faydaları. Aşağıda bilimsel faydalarını okuyabilirsiniz. - Kelime dağarcığını ve anlama becerinizi geliştirir. - Stresi azaltır. - Kan basıncını ve kalp ritmini azaltır. - Yaş almaya bağlı bilişsel zayıflamayı azaltır. - Beyin bağlantılarını güçlendirir. - Başka insanlarla duygudaşlık kurmanızı sağlar. Kitap okumanın faydaları ve önemi nedir diye düşündüm ve şu sonuca vardım: çok. Sizlere hayatınızın her anında kullanabileceğiniz yararlar sağlamakta. Bu yazıyı okuduktan sonra bir kitap açmanın vakti gelmiştir ha, ne dersiniz? Size bu bağlamda Kağıt Ev'i de öneririm, ilginç bir okuma olacaktır. Eğer kurmaca kitaplardan hoşlanıyor ve benimle aynı zevkleri paylaştığınızı düşünüyorsanız, Önerdiğim Kitaplar listeme bakabilirsiniz. Sizin de eklemek istediğiniz, kitap okumanın önemi konulu maddeler varsa lütfen yorum bırakın! Kitap okumanın faydaları bence bir yazıda kalmamalı, ortaklaşa çoğalmalı!"} {"url": "https://okurunkosesi.com/kitap-onerileri/", "text": "Her okurun bir kitap önerileri listesi olduğu su götürmez bir gerçek. Bu sayfada da Okurun Köşesi'nin okuduğu ve beğendiği kitapları bulacaksınız. Kitap önerilerinde, çok sevdiğim ve kitap tavsiyesi isteyen herkesin faydalanacağını düşündüğüm bir kitap öneri listesi hazırladım. Umarım bu kitapları okuduğunuzda siz de en az benim kadar beğenirsiniz. Daha kolay bulabilmeniz için kitap önerilerini türlerine göre ayırdım. Sizin de kitap önerileriniz varsa, yorum olarak bırakabilirsiniz. Okunması gerektiğini düşündüğüm, şiddetle önerdiğim kitaplar aşağıdaki gibi. Çeşitli türlerdeki kitap önerileri listesini aşağıda bulabilirsiniz. Daha çok yetişkinlere yönelik aşk kitabı önerileri bulunuyor. - Sana Soyundum Sylvia Day - Dublin Caddesi Samantha Young - Hayallerimin Arka Bahçesi Katherine Allred - Bizimle Başladı Bizimle Bitti Colleen Hoover - Tatlı Bela Jamie McGuire Önerdiğim kitaplar aşağıdaki gibi. Ancak yaş aralığının geniş olduğunu lütfen unutmayın. - Ben, Yalnız Ivan Katherine Applegate - Hayalet Kalp Ali Benjamin - Paspas Tepemde Kapiş Paçamda Ahmet Büke - Mucize R. J. Palacio - Song for a Whale Lynne Kelly - Vahşi Robot ve Vahşi Robot Kaçıyor Peter Brown - Alaska'nın Peşinde John Green - Aynı Yıldızın Altında John Green - Başlat: Ready Player One Ernest Cline - Bela Sally Green - Bin Öpücük Tillie Cole - Bir Sır Saklı İçimde Julie Berry - Çürük ve Harabe Jonathan Maberry - Koralin Neil Gaiman - Labirent: Ölümcül Kaçış James Dashner - Ay Bizimken Anna-Marie McLemore - Göçebe Stephenie Meyer - Marslı Andy Weir Burada genellikle yetişkinlere yönelik fantastik kitap önerileri bulunuyor. - Amerikan Tanrıları Neil Gaiman - Ben, Kirke Madeline Miller - Blood Heir Ilona Andrews - Hobbit J. R. R Tolkien - Kızıl Ateş Ilona Andrews - Yüz Bin Krallık N. K. Jemisin -> Dizi oluyor! - Lonca Avcısı Serisi Nalini Singh - Gezgin Kedinin Günlüğü Hiro Arikawa - Gurur ve Önyargı Jane Austen İngiliz Klasiği - Olağanüstü Bir Gece Stefan Zweig - Satranç Stefan Zweig - Arıcının Çırağı Laurie R. King - Kayıp Kardeş Claire Kendal - Roanoke Kızları Amy Engel - Siyah Damar Tarryn Fisher - Doppler Erlend Loe - Kağıt Ev Carlos Maria Dominguez - Kırık Camlar Üzerinde Dans Ka Hancock - Nagazaki Eric Faye - Ayçöreği ve Denizyıldızı Sunay Akın - Beş Sevim Apartmanı Mine Söğüt - Huzursuzluk Zülfü Livaneli - Pir-i Lezzet! Saygın Ersin - Serenad Zülfü Livaneli - Yüksek Topuklar Murathan Mungan - Elia ile Yolculuk Zülfü Livaneli - En İyi Distopya Kitapları ve En Beğenilen Kabus Dünyalar - En İyi Edebiyat Siteleri Nedir? Kültür Sanat Sevenler Buraya - En İyi Genç Kitapları: Fantastik, Güncel ve Bilim Kurgu - En İyi Polisiye Kitaplar 8 Dikkat Çekici Polisiye Roman! - Klasik Kitap Önerileri: En Çok Okunan Dünya Klasikleri Listesi - En İyi Gerilim Kitapları Listesi ile Gerilmeye Hazır mısınız? İşte 2023'de kitap önerileri listem böyle. Umarım işinize yarar. Umarım zevklerimiz aynıdır ve sizler de bu listeden faydalanırsınız. Birçok eleştirmenin ve yazarın kendisine göre belirlediği listeler mevcuttur. Ancak çoğu Satranç, Suç ve Ceza, Madam Bovary vb. klasik kitapları listelerine alır. Kitap okumaya yeni başlayanlar kısa kitaplar okuyabilirler. Kafka'nın Dönüşüm'ü, Zweig'in Satranç'ı, Coelho'nun Simyacı'sı kısa ve popüler kitaplardır. Gerçek hayatların anlatıldığı kitap tavsiyeleri arıyorsanız aşağıdaki kitaplara bakabilirsiniz: Elia ile Yolculuk ve Bir Psikiyatristin Gizli Defteri."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kitap-yorum-siteleri/", "text": "Kitap siteleri artık hayatımızın bir parçası çünkü ünlü birçok insanın dediği gibi, kitap okumak sadece okumak ile ilgili değildir. Okurlar genellikle kitap kulüplerinde, sosyal medya mecralarında ve web sitelerinde fikirlerini paylaşmak ve fikir almak ister. Bu, sonraki kitabı seçmek için de çok değerli bir yöntemdir. Kitap okumanın faydalarından burada bahsetmiştik. Bu yazı da yine aynı çizgide, destekleyici bir yazı. Kitapları tanıtan ve okurlara birbirleriyle iletişim kurma şansı tanıtan birkaç web sitesi mevcut. Sizi pek bekletmeden bu sitelerden ve özelliklerinden bahsetmeye geçiyorum. Goodreads, 2006 yılında kuruldu. Okurların okudukları kitapları listelemesine, takip etmesine, yazarların okurlarla buluşmasına, kitapların profesyonelce veya sadece gönüllü olarak tanıtılmasına izin veriyor. Ayrıca okurlara her yıl, o yıl içinde yayımlanmış kitaplara ödül vermesine imkan sunuyor ve en geniş kitlesi olan kitap siteleri arasında. Site ne yazık ki Türkçe değil ancak birçok Türk okur bulunmakta ve kütüphaneciler çevrilen kitapları özverili biçimde siteye eklemekte. Telefon uygulaması mevcut. Benim en sevdiğim özellikse yazar sayfaları. Goodreads benim nezdimde kesinlikle en iyi kitap sitesi. Goodreads Ödüllerini de unutmamak gerek. 1000 Kitap OkurunKosesi adıyla benim yeni üye olduğum ve epey güzel bulduğum bir kitap sitesi. Okurlara alıntı, ileti, kitap ekleme, inceleme/yorum yazma şansı tanıyan bir kitap sitesi. En beğendiğim özelliği ise size kitap önermesi. Bunu Goodreads de yapıyor ancak 1000 Kitap bunu okumak istediklerinize, kütüphanenizdekilere veya genel olarak ayırarak sunuyor. Çok kullanışlı! İsterseniz kendiniz reklam verebiliyorsunuz bu siteye. Kitap sayfalarında özel indirim reklamları mevcut. Akışkan olması sebebiyle bir türlü hakkında kısmını göremedim. Önemli bir eksiklikse giriş yapmadan okurların fotoğraflarına ulaşabilmeniz. Ben bu gizlilik sorununa katkı sağlamamak adına açılış sayfası görüntüsü eklemiyorum. Bence bu bir an önce düzeltilmeli. Gizliliğinize önem veriyorsanız, kullanmadan önce iki kere düşünmenizi öneririm. 1001 Kitap Türkçe kitap siteleri arasında en başarılı olan. Vikitap yaklaşık on yıldır bulunan, Goodreads gibi kütüphaneci sistemi oluşturmuş, kitap eklemenize, yorumlamanıza, diğer okurlarla irtibat kurmanıza izin veren güzel bir site. 1000 Kitap'ın aksine açılış sayfasında okur bilgileri bulunmuyor. Çok onayladığım bir özellik. İlk kurulduğu yıllarda kitaplar çok eksikti, sitenin altyapısında sorun vardı ancak zamanla bu düzeldi ve aynı oranda da popülerliğini kaybetti. Şu günlerde durumunu bilmiyorum ancak siz girip gezebilir ve görüşünüzü yorumlarda belirtebilirsiniz! Kitap bu okur iletişimi yerine kitap takasına odaklanan bir site. Elinizde kitap tutmak istemiyorsanız veya bir kitaptan aldığınız zevki başka okurlarla paylaşmak istiyorsanız bu harika bir fikir! Kitap Bu gönüllü bir kuruluş olmasına rağmen reklam aldığını hakkında kısmında belirtmekte. Ayrıca kitabın en altında 2013 2015 yazısı güncellik konusunda benim için biraz şüphe uyandırıyor. Ben sıfır kitap isterim diyorsanız Kitap sipariş siteleri adlı yazıyı da okuyabilirsiniz. Ben ikinci el kitapları okumaya bayılırım, hele bir de içinde notlar varsa! Ne Okur da 1000 Kitap gibi açılış sayfalarını okur bilgilerini göstermekte. Bu siteyi diğer kitap sitelerinden ayıran özellik kitapların yanı sıra film ve dizileri de ele alması. Açılış sayfasında beğenilen filmleri, kitapları ve dizileri göstermesi de genel fikir almak veya sonraki okumasını göstermesi ilgi çekici. Bu sorunun yanıtı aslında biraz çetrefil ve yanıtı da size hiç uymayabilir. Ancak kendimce birkaç ipucu vermek isterim. Aşağıdaki yöntemler size sonraki kitabınızı seçmede yardımcı olabilir. - Kitap türüne göre. Goodreads gibi siteler benzer kitaplar seçeneğini sunarlar. Ayrıca kitap satış siteleri de okurlar bunları da aldı seçeneği verir. - Kitap puanına göre. Çoğu kitap sitesi okurlara, aldıkları veya okudukları kitapları oylama fırsatı verir. Kitap oylama oranı ne kadar yüksekse kitabı beğenme oranınız da o kadar yükselir. - Yorumculara göre. Beğendiğiniz kitapların yorumlarına bakıp sizinle aynı fikirde olan insanları takibe alabilir, böylece sonraki kitabınızı seçebilirsiniz. - Türk yayınevlerini takip ederek. Her yayınevinin bir çizgisi vardır ve kitaplarını sevdiğiniz yayınevlerinin ileride benzer veya sevebileceğiniz türde kitap çıkarma ihtimalleri yüksektir. Ancak her türden kitap yayınlayan ve kendisini alt markalara ayırmayan yayınevleri bunlara dahil değildir. - Sevdiğiniz yazarların etkilendiği yazarları keşfederek. Bu yöntem biraz araştırma gerektirse de epey iyi sonuçlar sunar. - Ödülleri takip ederek. Beğendiğiniz kitap ödül almışsa o ödülün verildiği yazarları ve kitapları bulabilir, okuyabilirsiniz. Kitap yorum siteleri genellikle okurların kitap hakkında bilgi almak için ziyaret ettiği sitelerdir. Bu yüzden de büyük çoğunluğun o kitabı okumadığını varsaymak yanlış olmaz. Kimi kitaplarda ayrıntılı bir özet kitabın genelinin değerini düşürmezken aşk, polisiye ve diğer birçok kurmaca türde okurun kitaptan aldığı zevkli azaltabilir. Bunlar herkese açık yazılar olduğu için okumak için çok çaba sarf edilmez. Bu sebeple de kitap sitelerinde yorum veya inceleme yazarken şunların önemli olduğunu düşünüyorum. - Kitabın sonu veya kilit kurgu noktaları söylenmemeli. - Genel olarak anlatım ve kurgudan bahsedilmemeli. - Okur kendi görüşlerini, kendi cümleleri ile yazmalı. Kimse intihalden hoşlanmaz. - Yoruma yazarın veya çevirmenin dili eklenebilir. - Kitabın baskı kalitesi bir yorum unsurudur. - Kitabın aldığı ödüller açıklanabilir. - Yazarın hayatı aktarılabilir. - Bir seri ise kesinlikle gelecek kitaplara dair bir yorum yapılmamalıdır. Ancak geçmiş kitaplardan bahsedilebilir. Kitap siteleri için hazırladığım bu yazıyı umarım beğenmişsinizdir. Ben 1000 Kitap'ı incelemeye devam edeceğim ancak bilgilerin bu denli açık olması hoşuma gitmedi. Sesli Kitaplar dinlemeyi seviyorsanız, sesli kitaplar yazısına bakabilirsiniz. Goodreads ise yıllardır kullandığım bir kitap yorum sitesi örneğin ve sürekli kendisini geliştirmekte. Peki siz hangi kitap sitesini seçmeyi düşünüyorsunuz? Yorum bırakın!"} {"url": "https://okurunkosesi.com/kitap-yorumu-altin-bocek/", "text": "İlk kez 1942'de yayımlanan ve benim, Can Yayınları'nın Amazon ile işbirliği yaparak bastığı Lacivert Klasikler dizisiyle okumaya başladığım Altın Böcek, bana biraz Aytaşı'nı anımsattı. Genel olarak bakınca aslında pek bir alakaları da yok. Zaten Altın Böcek ilk kez 1842'de yayımlandığı için, Aytaşı'nın ondan esinlendiğini söyleyebiliriz. 48 sayfalık Altın Böcek, Nazire Ersöz çevirisiyle okurla buluştu. İsmi belirsiz bir anlatıcının arkadaşlarından biri olan Legrand'ın altın bir böcek bulması ve ısırılmasıyla başlayan macera; Legrand'ı, sadık kölesini ve anlatıcıyı epey gizem dolu ve biraz da korkunç bir yolculuğa çıkarır. Gizem gün yüzüne çıkmaya başladığında ise şaşırtıcı bir dizi şifre bizi beklemektedir. Edgar Allan Poe hayranı pek sayılmam, yıllar yıllar önce bir iki kısa öyküsü okumuş; ne dehşete düşmüş ne korkmuştum. Elimde birkaç öyküsü daha olsa da bu kitaba kadar okumayı hiç düşünmemiştim. Kendisini etkileyici bulmadığımı anlamışsınızdır. 48 sayfalık, çoğu kimsenin bir oturuşta bitirebileceği ve belki de çokça eğlenebileceği bir kısa öykü bu. Ne var ki benim aklıma bir soru takıldı ve bu yüzden de pek tat alamadım. Benim için neden-sonuç ve bazen de nasıl sorusu önemlidir. Özellikle de Legrand konusunda, bu kitap neden-sonucu iyi açıklıyor denebilir. Akıcı ve net de bir dili var. Çeviride sıkıntı olmamış diye yorum yapabilirim. Okurken yorulma sezinlemiyorsunuz. Bir köleye Jüpiter diyerek göndermelerine başlayan Poe, daha sonra altın böcekle daha çok göndermeye yer veriyor. Zaten kısa öykülerin de olayı hep göndermeleridir. Kapağı özellikle dikkatimi çekti aslında. İnsanın gözünü alıyor -hele benim gibi mavi ve mor hastasıysanız. Şayet gizemleri, altını ve gotiği seviyorsanız bu kısa öyküye göz atabilirsiniz. Can Yayınları'ndan istediğim bir şeyse, kitabın sonundaki Lacivert Klasikler dizisi kitaplarını yeni baskılarda gözden geçirmeleri. Çok özensiz bir liste olmuş."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kitap-yorumu-hobbit/", "text": "Kitabı, İthaki Yayınları'nın birkaç yıl önce yayımladığı ufak ve ciltli baskıdan severek okudum. Hatta kot montumun iç cebine girdiği için ayrı bir zevkle yanımda taşıdım. Fırsat buldukça da insanların gözlerine sokarak kitabın tatlılığını övdüm. Yıllar önce İngilizce kopyasını okumaya başlayıp bitiremediğim için bu baskı kitabı bitirmek için harika bir fırsat oldu. Kitap, kendi halinde, ufak, kıllı ayaklı, günde elli kere yemek yiyip purosunu tüttüren sevimli bir hobbitin, Gandalf adlı bir büyücünün iteklemesiyle hazine, ejderha ve bir avuç cüce ile çıktığı bir serüveni anlatıyor. J. R. R'ın normalde çocuklarına bir masal olarak kurgulamaya başladığı bu hikaye, gayet sert anlar içermesinin yanı sıra biraz da ürkütücü. Ancak içine eğlenceli sohbetler, şarkılar da eklenmiş ve Tolkien'in arada baş gösteren anlatıcı sesi, olaylara hem bir sevimlilik hem de gizem katmış. Hobbit çok uzun bir süreyi içeren bir kitap. En azından karakterler için. Şahsi fikrim tüm karakterin büyümesine tanık olmadığımız ancak Bilbo'nun kendisini keşfetmesini okuduğumuz yönünde. Onunla beraber onun dünyasını da tanıyor, muazzam bir serüven yaşıyoruz. Sahiden de ne kadar bilge ve tokgözlü olduğunu görüyoruz. Ve barış yanlısı olduğunu ki bu şaşırmıyor. Neşeli, kendi halinde, keyfine düşkün bir ırktan geliyor sonuçta. Kitapta ayrıca yıllar yılı aklımda olan bir soruya da yanıt buldum. İşte bu yüzden kitaplar, uyarlama filmlerden her zaman daha iyi. Hep cücelere karşı bir haksızlık yapıldığını, en azından üzerlerine fazla gidildiğini düşünüyordum. Cücelerin üstüne basa basa açgözlü tarif edilmesini anlamamıştım. Bana göre kaba saba ama güçlü savaşçılardı. Çıkan tartışmalarda ise herkes kendisine göre haklıydı. Ancak Hobbit'i bitirip karakterlere ve dünyaya derin bir bakış atınca, bu söylenenin doğru olduğunu gördüm. Özellikle kitabın sonu bu konuyu benim için epey açıklayıcı hale getirdi. Bilbo Baggins'in serüveni beni sahiden çok eğlendirdi. Hatta içimdeki fantazya hayvanını bir süreliğine bastırdı. Çok fazla olayı insanı sıkmadan anlattığı için bu muhtemelen. Ufak baskıda 425 olan sayfalara neler neler sığdırmış Tolkien. Bu da aslında kitaba karşı duyulacak hayranlıklar biri. Neden bu kadar çok sevildiğine şaşmamak gerek. Sizin de bildiğiniz gibi Yüzüklerin Efendisi üçlemesine giriş nihayetindedir bu kitap ancak. Hobbit üçlemeye tam olarak dahil edilmez. - Yüzük Kardeşliği - İki Kule - Kralın Dönüşü Dileyenler Tolkien'in diğer kitaplarını da okuyabilir elbette. - Silmarillion - Bitmemiş Öyküler - Hurin'in Çocukları - Beren ile Luthien - Gondolin'in Düşüşü J. R. R Tolkien'in notları incelenerek Christopher Tolkien tarafından hazırlanan seri. - Kayıp Öyküler Kitabı 1 - Kayıp Öyküler Kitabı 2 - The Lays of Beleriand - The Shaping of Middle-earth - The Lost Road and Other Writings - The Return of the Shadow - The Treason of Isengard - The War of the Ring - Sauron Defeated - Morgoth's Ring - The War of the Jewels - The Peoples of Middle-earth Okuyacak fantastik kitap arıyorsanız site en iyi fantastik kitaplar listesini öneririm."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kitap-yorumu-prens-caspian/", "text": "Peter, Susan, Edmund ve Lucy, istasyondaki kendilerini okullarına götürecek trenleri beklerken, büyünün etkisini yine üzerlerinde hissederler. Narnia tahtının yeni varisi çaresizlik içinde yardıma ihtiyaç duymaktadır. Prens Caspian, serinin ikinci kitabı. Narnia Günlükleri'nin ilk kitabı olan Aslan, Cadı ve Dolap'ı geçtiğimiz yıllarda okumuş, sevmiştim. Ani bir düşünceyle de seriye devam etme kararı verdim. Ancak yoruma başlamadan önce şundan bahsetmek istiyorum. Bu serinin iki sırası var. Şuradan hangi sırayla okumak istediğinize karar verebilirsiniz. Üstelik seriye dair ilginç birkaç bilgi de bulunmakta. Bu mühim konuyu da ilk başta kesinleştirdikten sonra, şimdi kitaba geçebiliriz. Aslan, Cadı ve Dolap'ın sonunda, uzun yıllar süren hükümdarlıklarının ardından, bizim kardeşler evlerine dönmüşlerdi. Prens Caspian, büyülü bir şekilde tekrar Narnia'ya çekilmeleriyle başlıyor ve bizler, onlarla beraber neden geldiklerini, Prens Caspian'ın kim olduğunu öğreniyoruz. Bizim kardeşler dünyaya döneli bir yıl olsa da Narnia'da uzun yıllar geçmiş ve onların zamanında olan biten her şey, bir nevi efsane halini almış. Çocuklar, Prens Caspian'ı bulmalı ve bu dünyaya yeni bir düzen getirmeliler, tabii bunu asla tek başlarına beceremezler. Diğer yaratıklardan da yardım alarak huzur getirme işine koyuluyorlar. Hikayenin başlarını epey sıkıcı buldum. Maceradan yoksun, daha çok bilgi verip bu yeni dünyayı tanıtma amacıyla yazıldığı için de bunaltıcıydı. Çocukların da böyle bulacağını düşünüyorum. Üstelik bir sürü yeni karakter olduğu için de isimleri akılda tutmak güçleşiyor. Bu da çocuklar açısından önemli bir nokta bence. Tabii pedagoji okumadım ve çocuklarla aram pek yoktur, bu yüzden kesin bir söylemek konusunda tereddütlerim var. Kitabın ikinci yarısı, ilkine göre epey heyecanlı geçiyor ve okuru içine çekiyor. Tabii yazar bir an için, dilin akıcılığından ödün vermiyor, bu konuda her daim ona güvenebiliriz. Çocuk kitabı olduğu için de güzel bir şey bu. Büyünün, fantastik yaratıkların, konuşan hayvanların olduğu tatlı ve orta uzunlukta bir kitap. Severek okudum. Kitabın sonu çok güzel bitiyor. Ancak alttan alttan da kadınlar elini kirletmez, daha kolay mideleri bulanır, savaş onlara göre değildir mesajları da veriyor. Hatta pek alttan alttan da değil. Ancak sadece erkeklere yönelik bir eser olmadığı için, bunu göz ardı edebiliyorum. Hayal gücünü geliştirebilecek bir kitap, yetişkinlerin de biraz bayat bulacağı unsurlar var ama bu yüzden çocuk kitabı kendisi. Onlar böyle şeylere bizim gibi bakmıyorlar. Bu tür kitapları seviyorsanız ayrıca Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'na bakabilirsiniz. En azından Narnia Günlükleri'ni okumadım, Prens Caspian, Peter, Lucy, Susan, Edmund ve Aslan kim bilmiyorum demem."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kitapseverlere-ne-hediye-alinir/", "text": "Kitapseverlere ne hediye alınır diyorsanız doğru yerdesiniz. İster sevgililer günü, ister doğum günü, ister sıradan bir gün olsun, kitapsever bir sevdiğinize hediye almak istiyorsanız işiniz aslında çok kolay. Kitap veya onun kitap okumasını kolaylaştıracak ufak aksesuarlar şeklinde kitapseverlere hediye edebilirsiniz. Aşağıda her kitapseverin öyle ya da böyle seveceği hediyeleri bulabilirsiniz. Eğer yaratıcı bir öneriniz varsa yorum bırakmaktan çekinmeyin! Kaybolan kitaplardan, suçlamalardan ve geri dönmeyen ödünç kitaplardan bıkan kitap kurtları için muhteşem bir hediye fikri de kitap veya kütüphane mührü. Trendyol'dan veya başka yerlerden edinebileceğiniz bu mühürler hem çok tatlı hem de işlevsel bir hediye. Çeşitli şekilleri de olduğu için ayrı bir özelleştirme imkanı da sunuyor. Açıkçası BAYILDIM! Kitapseverlere hediye arıyorsanız, mükemmel bir seçenek. Bu tatlı gözlüğü neredeyse her satış sitesinde bulabilirsiniz. Kitapseverelere hediye edilebilir çünkü 100 saat civarı kitap okuma fırsatı veriyor. Geceleri kitap okumayı seven ancak ışık kapamayı veya kitap okuduğunu çaktırmak istemeyen karton kapaklı kitapseverler için ideal bir hediye! Kitapseverlere ne hediye alınır sorusunun cevabı bence bu. HP'i alıp Dumbledor, Snape, Ron veya Hermione yazın ve işte size bir hediye seçeneği. Bugüne dek ben bu seriyi sevmeyen bir okur duymadım. Üstelik kitaplığına her baktığında sizi hatırlatacak bir anı da. Kitapsever bir arkadaşınız varsa, o zaman kitaplıklar ve hatta küçük bir kütüphane kaçınılmazdır. Kitapsever arkadaşınıza raflarını süsleyebilecekleri kitap tutucular hediye edebilirsiniz. Kitapseverlere hediye edilebilecek harika bir süs. Tatlı ve komik bir hediye arıyorsanız bu telefon kılıfı mükemmel. Bir kitap kurduna asla bir kitap ayracı yetmez, çünkü hiçbir kitap kurdu tek kitap okumaz. Muhtemelen aynı anda ortalama beş kitap okuyordur. Siz de bu huyu besleyerek kitapsever arkadaşınıza kitap ayraçları hediye edebilirsiniz. Trendyol, D&R, Kitap Yurdu gibi sitelerden hediye kartı alıp, okurun kendisine onun istediği kitapları hediye ederek onu aldığınız hediye yerine kendi istediği bir şeyi almaya itebilirsiniz. Kitapsever arkadaşınızın favori kitaplarından birinin kapağını bularak bunu her hangi bir eşyaya bastırabilir ve kendisine hediye edebilirsiniz. Buna karakter görselleri, alıntılar, hayran ürünleri de dahil. Eğer kitapsever arkadaşınız illa karton kapaklı kitap demiyorsa ona bir Kindle veya Kobo hediye ederek binlerce kitabı yanında taşımasına imkan vererek onu son yılların en mutlu insanlarından birisi haline getirebilirsiniz. Ancak bu, kendisi ciltli kitaplar okumayı tercih ediyorsa tam tersi bir etki bırakabilir veya paranızın çöp olmasını sağlayabilir. Gözde yazarlarından imzalı bir kitap, bir kitapseverler için oldukça özel ve anlamlı bir hediyedir. Bu hediye, hem okuma tutkunu için bir değer objesi hem de yazarın eserine olan kişisel bağını pekiştiren bir hatıra olabilir. Ada özel olması onu son derece değerli yapar ve eşsizlik katar. Bir kitapkurdunun kitaplara ve o kitapların da hem güzel görünebileceği hem desabırla bekleyeceği raflara ihtiyacı vardır. Bu yüzdendir ki bu ikili her daim aynı bağlamlarda anılır ve birbirlerinden kopmazlar. Bu ahşap vitrinler her ne kadar özel olarak yapılabilir olsa da hazır ve kolay kurulumu olan birçok kitaplık örneği e-ticaret sitelerinde mevcut. Eğer kitapkurdu sevdiğinize güzel ve onu mutlu edecek bir hediye arıyorsanız kütüphanenin vazgeçilmez bir parçası olan kitaplıklar kesinlikle değerlendirilmeli. Aşağıda size fikir sağlaması için birkaç örnek ve bağlantı veriyorum. Okuma koltukları, sadece konforlu bir oturma deneyimi sunmakla kalmayıp aynı zamanda kitapların keyfini çıkarmak için ideal bir ortam sağlar. Ergonomik tasarımları ve yumuşak dolgu malzemeleri sayesinde, uzun saatler boyunca kitap okuma keyfini en üst düzeye çıkarmak için özel olarak tasarlanmışlardır. Bu yüzden de kitapseverlerin gözdeleridirler. Ayrıca okuma koltukları genellikle ayak dayama veya puf gibi ek özelliklere sahiptir, bu da okurun kitaplarını daha rahat bir şekilde okumasına olanak tanır. Yan cebi veya depolama alanları sayesinde kitap ayracı, gözlük gibi küçük aksesuarları da düzenli bir şekilde saklamak mümkündür. Şık tasarımlarıyla ev dekoruna uyum sağlayan okuma koltukları, sadece kitap okuma alanınızı değil, aynı zamanda yaşam alanınızı da zenginleştirecek harika bir ek olacaktır. Unutulmaz bir okuma deneyimi için, sevdiklerinize özel bir okuma koltuğu hediye etmek, onları kitapların büyülü dünyasına davet etmenin muazzam bir yoludur."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kizil-ates-ilona-andrews-gizli-miras-1/", "text": "Ilona ve Gordon hayal kırıklığına uğratmıyor. Kızıl Ateş, Osiris adlı bir serumun yaklaşık 200 yıl önce insanlara çeşitli güçler verdiği bir dünyada geçiyor. Okurları harika bir distopik dünyaya çekiyor. Gizli Miras serisinin dünyasında 4 çeşit büyü kullanıcısı var: Minor, Average, Notable, Significant ve Prime. Nevada, kitabın anlatıcısı, babasının kurduğu şirketin sorumluluğunu almış bir kadın iki kardeşi, iki kuzeni, annesi ve büyük annesi ile zor zanaat şirketi döndürüyor. Özel dedektiflik yapıyor. Babasının hastalığı sırasında şirketi ipotek ettirmiş. Adam Pierce adlı gösteriş düşkünü, Prime bir büyücü bir banka soyup, Gavin Waller adlı bir çocuğun yardımıyla bir güvenlik görevlisini öldürüyor ve Nevada'nın şirketine sahip olan 4 güçlü Evden biri Montgomery, Pierce Evi'nin isteği üzerine onu Adam Pierce yakalamak için çağırıyor. Bu andan itibaren hayatı garip bir yöne ilerliyor. Çünkü Adam en güçlü büyücülerden biri ve Nevada'nın onu yakalamak ve canlı getirmek gibi bir şansı yok. Montgomery de bunu biliyor ancak Nevada'yı kaybetmesi finansal açıdan ona pek koymayacağı için böyle bir çözüm bulmuştur. Nevada, Adam Pierce'i bulur ve onunla konuşur ancak adamın gelmek gibi bir niyeti yoktur. Güçlünün gücünü kullanıp, kurallara uymak zorunda olmadığı bir dünya istiyordur. Nevada, Adam'la buluştuktan sonra Gavin'in kuzeni, Mad Rogan olarak bilinen ve en güçlü büyü kullanıcı olan Connor Rogan tarafından kaçırılır ve büyüyle işkenceye maruz kalır. Ancak Mad Rogan, Nevada'nın neden Adam Pierce'in peşinde olduğunu öğrenemez, onun yerine Nevada, babasının hasta olduğunu herkesten önce keşfettiğini ve bunun en büyük sırrı olduğunu açıklar ve ardından da bayılır. Mad Rogan onu evine götürür. Rogan'ın hele karanfil jesti öyle hoştu ki! Öyle bir adamdan beklemiyorsun. Kitabın başında kıza işkence eden adamdan beklemiyorsunuz. Bu ikilinin maceralarını okumak bence muhteşem keyifli olacak. Eğer Ilona Andrews'i de biliyorsam, hayal kırıklığı ufukta değil. Nevada'nın güçsüz görünüp iradesi ve zekası ve cesareti ile bin bir türlü belaya karşı koyması beni benden aldı. Kitabın herhangi bir yerinde kalp krizinden gidebilirim diye vasiyetimi yazmayı bile düşündüm. Bu türü ne kadar sevdiğimi biliyorsunuz, böyle harika kitapları okuyunca tekrardan yaşadığımı hissediyorum. Uzun zamandır beni böyle heyecanlandıran bir şehir fantezisi okumamıştım. Ilona Andrews beni hayranlarının arasına daimi olarak yerleştirdi. Bu arada Ilona Andrew aslında karı koca birlikte yazan bir çiftin ortak ismi. Ilona ve Gordon birlikte onlarca kitaba el attılar. Ve benim gibi binlerce hayranı mest ediyorlar. Kızıl Ateş kesinlikle okumanız gereken kitaplar arasında. Eğer okuduysanız serinin devam kitaplarına da bakın. - Gizli Miras 1: Kızıl Ateş - Gizli Miras 2: White Hot - Gizli Miras 3: Wildfire - Gizli Miras 4: Sapphire Flames - Gizli Miras 5: Emerald Blaze - Gizli Miras 6: Ruby Fever - Suçlu Zevkler (Anita Blake #1) - Cadıların Keşfi - Meleklerin Kanı (Lonca Avcısı #1) - Ben, Kirke"} {"url": "https://okurunkosesi.com/klasik-kitap-onerileri/", "text": "Yıllar içinde milyonlarca insanı etkilemiş ve hala önemini koruyan kitaplar okumak istiyorsanız klasik kitap önerileri her zaman yüzünüzü dönebileceğiniz bir liste olarak karşımıza çıkar. İşledikleri evrensel ve zamansız konular yüzünden asla önemlerini kaybetmiyorlar ve telif hakları düştüğü için de çeşitli yayınevlerinden okuma şansına erişebiliyoruz. Bu yazıda sizlere kronolojik bir seçme hazırladım. Robinson Crusoe ile başlayan liste gerek Alman, gerek İngiliz, gerek Amerikan klasiklerini içermekte. Hadi birlikte bu çok önemli klasik kitaplara bakalım. Yıllar içinde gerek eleştirmenlerden gerek okurlar tarafından önerilen klasik kitapları aşağıda bulabilirsiniz. Kısa kısa konularını başlık altında bulabilirsiniz. Daniel Defoe tarafından yazılan ve 1719 yılında ilk olarak yayımlanan Robinson Crusoe, dünya edebiyatının en ünlü klasiklerinden birisi, üstelik günümüzde hala çok fazla okunur. Bu roman, İngiliz asıllı bir tüccar olan Robinson Crusoe'nun adada mahsur kalmasını ve 28 yıl boyunca bu ıssız adada hayatta kalma mücadelesini okurla buluşturur. Crusoe, vahşi doğayla mücadele etmek, yiyecek ve barınak sağlamak için yaratıcı çözümler bulmak zorunda kalır. Okurlara insanın doğa karşısındaki zayıflığı ve hayatta kalma gücünü anlatırken, aynı zamanda yalnızlık, umutsuzluk ve insanın doğası hakkında da derin düşüncelere yol açar. Toplumsal sorunları ele almasıyla dikkat çeker. Gurur ve Önyargı, 1813 yılında yayımlanan ve İngiliz Edebiyatı'nın köşe taşlarından birisi olarak kabul edilen eserlerden birisi. Türkiye'de birçok yayınevinin çevirdiği kitap her kitap alma sitesinde bulunabilir. Türkiye İş Bankası gibi yayınevlerinin baskılarının kitabı almadan önce incelenmesinde fayda vardır. Okur yorumları bu konuda size derinlemesine bilgi sağlayacaktır kesinlikle. Konusu itibariyle kadınların miras alma ve evlilik konusundaki söz hakkı sahibi olmama durumlarını eleştirir. Yazar bu nedenle İngiliz Edebiyatı'nın önde gelen feminist yazarlarından sayılmaktadır. Kitabın sayfa sayısı 400 500 arasında değişiklik göstermekte. Klasik kitap önerileri arıyorsanız, Mary Shelley tarafından yazılan Frankenstein ya da Modern Prometheus, bir Tanrı misali yaşam yaratmak konusunda takıntılı bir doktorun öyküsünü kaçırmayın. Ne var ki çoğu kişinin sandığının aksine Frankenstein aslen doktorun adıdır; canavarın değil. Kitap ceset parçalarını birleştirerek bir canavar yaratan ve yarattığı canavar karşısında dehşete düşen doktor Victor Frankenstein'ın öyküsü kitapta anlatılır. Yarattığı canavar zamanla insanlaşınca ve yaratıcısı Frankenstein'dan kendisine bir eş yaratmasını isteyince öykü derinleşir. Kitap bilim kurgu yapımı olarak bir dünya klasiği haline gelmiş, sayısı edebi esere, diziye ve filme konu olmuştur. İki yüzyıl önce yazılmış bu roman hala da popülaritesini korumakta. İkna, 27 yaşındaki Anne Elliot'un öyküsünü anlatmakta. Kitabın başlangıcında, yani sekiz yıl önce, Anne bir deniz subayı olan Frederick Wentworth ile mutlu bir şekilde nişanlanır, ancak arkadaşı Lady Russell böyle bir eşleşmenin ona uygun olmadığı söylendiğinde, nişanı bozar. Ayrılık Anne'de derin ve uzun süreli bir pişmanlık yaratır. Wentworth daha sonra zengin ve başarılı bir kaptan olarak döndüğünde, Anne'nin ailesi mali yıkımın eşiğindedir. Roman, Anne ve Wentworth aşklarında yeniden bir araya gelecekler mi? sorusu etrafında oluşturulmuştur. Monte Cristo Kontu, Alexandre Dumas'nın 1844 yılında yayımlanan önemli Fransız Edebiyatı eserlerinden birisi. Kitap aslen 1815-1839 yıllarında Fransa, İtalya ve birkaç Akdeniz adasında geçer. Düşmanlarının hazırladığı bir tuzakla suçsuz yere hapse atılan Edmond Dantes'nin 14 yıllık mahkumiyetten sonra, intikam arayışı anlatılır. Jane Eyre, ufak yaşta öksüz kalmıştır. Kendisini hiçbir zaman sevmeyen ancak kocasının vasiyeti üzerine bakımını üstlenen yengesiyle zor bir yaşam sürer. İlerleyen zamanda katı kurallarla yönetilen bir yatılı okula gönderilir ancak bu sefer de başka güçlüklerle mücadele eder. Okulda geçirdiği on yılın ardından öğretmen olarak mezun olur ve Edward Rochester'ın malikanesinde mürebbiye olarak iş bulur. Rochester'a aşık olur. Ne var ki çilesi bitmez ve hayal bile edemeyeceği zorluklar ve acılarla karşılaşır. Jane Eyre sevgi ve aidiyet hissi arayışını anlatan önemli İngiliz klasiklerinden birisi. Emily Bronte'nin tek romanı olan Uğultulu Tepeler, 1847 yılında yayımlanan bir İngiliz klasiği. Victoria Dönemi'nde geçen roman, fırtınalı bir aşkı çarpıcı ve etkileyici bir biçimde anlatır. Klasik kitap önerisi arıyorsanız, kesinlikle bakmanız gereken eserlerden. Hele ki fırtınalı aşkları okumayı ve izlemeyi seviyorsanız. Nathaniel Hawthorne'un en ünlü eserlerinden biri olan Kızıl Harf, 17. yüzyıl Amerika'sında geçen trajik bir hikayeyi okurlara sunar. Kitapta, Hester Prynne adlı genç bir kadın, evlilik dışı bir ilişkiden dolayı kızıl bir harf olan A harfiyle damgalanır ve toplum tarafından dışlanır. Hester, bebeğiyle birlikte yaşamaya başlar ve bir yandan toplumun dışındaki hayatlarına adapte olmaya çalışır. Roman, insan doğasının karmaşıklığını, ahlaki değerleri, toplumsal cinsiyet rolleri, toplumun yargılamaları ve özgürlük, bağımsızlık ve cesaret gibi temaları işler. Bu sarsıcı hikaye, okurları Hester'ın hayatındaki zorluklarla ve iç dünyasındaki mücadelelerle birlikte, bir toplumun doğası hakkında da düşünmeye iter. Klasik kitap önerileri arıyorsanız o zaman kesin duyduğunuz bu kitabı tercih etmek isteyebilirsiniz. Amerikan Edebiyatı'nın önemli eserlerinden olan Moby Dick, Bana İsmail deyin, cümlesiyle başlar ve Moby Dick isimli bir balina ile olan macerayı anlatır. Eser bir bacağını kaybetmesine neden olan balinayı saplantı haline getiren Kaptan Ahab'in, zihninde dünyadaki tüm kötülüğün simgesine dönüşen bu ispermeçet balinasıyla mücadelesini anlatır. Roman sadece hacmiyle değil, aynı zamanda adeta mistik, metaforlarla örülü, yalın şiirselliğiyle de konu edindiği balinanın azametine yaklaşan modern bir epiktir. Madame Bovary, Fransız yazar Gustave Flaubert'in en ünlü eseri olmasının yanı sıra dünya edebiyat tarihinde önemli bir yere sahiptir. Romanın yayınlanması 1857 yılında yargılanmış ve ahlaksız olarak kabul edilmiştir. Flaubert, romanın gerçekçi betimlemeleri ve ele aldığı konular nedeniyle yargılanmış ve suçlu bulunmuştur. Ancak, romanın savunmasında, Flaubert'in avukatı, romanın sanatsal değeri ve yazarın özgürlüğüne saygı duyulması gerektiğini savunmuştur. Nihayetinde Flaubert, beraat etmiştir ve Madame Bovary, daha sonra edebi bir başyapıt olarak kabul edilmiştir. Roman, 19. yüzyıl Fransa'sında geçer ve Emma Bovary'nin monoton bir hayattan kaçış arayışını konu alır. Emma, hayal kırıklıklarıyla dolu bir evlilik yapmıştır ve sıkıcı bir hayat sürdürür. Kendi hayallerine ve romantik düşüncelere sığınarak kaçış yolları arar ancak sonunda trajik bir sonla karşılaşır. En çok okunan klasik kitaplar arasındaki olan Madame Bovary'de Flaubert toplumun sınırlamalarını, insanın doğasını, tutkularını ve aşkın karanlık yönlerini ustalıkla ele alır. Roman, gerçekçi bir dil ve üslupla karşımıza çıkar. İngiliz Yazar Dickens'ın en çok bilinen eserlerinden biri ve 13. kitabı olan Büyük Umutlar, acılı bir hayat yaşadıktan sonra büyük bir mirasa konan ve Londra'da yüksek sosyeteye katılan Pip'in öyküsünü anlatır. Roman madenlerde yaşananlara ışık tuttuğu gibi yoksulluk ve sınıf gibi konuları da işler. En az İki Şehrin Hikayesi kadar çok bilinen bu roman düşen telif hakkı yüzünden birçok yayınevi tarafından yayınlandı. Can Yayınları'nın baskısı Nihal Yeğinonbalı çevirisiyle okurlara sunuldu. Kitap 656 sayfa. Ayrıca İş Bankası Kültür Yayınları'nın baskısını da kitap siteleri aracılığıyla kontrol edebilirsiniz. Didar Zeynep Batumlu çevirisiyle yayımlandı. Ancak şu an baskısı bulunmuyor gibi görünmekte. Bu yüzden sahafları incelemenizde fayda var. Victor Hugo'nun yazdığı en önemli ve etkileyici romanlardan olan Sefiller Fransız Devrimi sonrası dönemdeki sosyal adaletsizliği ve yoksulluğu ele alır. Jean Valjean, hapishaneden çıktıktan sonra yoksul bir hayat yaşarken hayatının değişmesine neden olan olaylar zincirine girer. Polis memuru Javert, Valjean'ın peşinde olduğu sürece, Valjean ve diğer karakterler arasında bir dizi karmaşık ve dramatik olay yaşanır. Roman, yoksulların insan hakları ve toplumsal eşitlik için mücadelesini ele almasıyla sosyal adaletin önemini vurguluyor. Sefiller, Fransız edebiyatının en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilir ve dünya edebiyatının en önemli romanları arasında yer alır. Alice Harikalar Diyarında, Lewis Carroll'un yazdığı fantastik bir roman. Alice, bir delikten geçen tavşanı takip ederek harikalar diyarına ulaşır ve ilginç karakterlerle karşılaşır. Mantık ve gerçeklikten bağımsız olan dünyanın kurallarını keşfeder. Kitap, 19. yüzyıl İngiliz Edebiyatı'nın önemli eserlerinden biridir ve günümüzde de popülerliğini korur. Para için ne yaparsınız diye sorsak çoğu insan her şeyi der. Ancak normal insanlar birisini öldürürüm demez. Bu durum ne yazık ki bir öğrenci olan Rodion Romanoviç Raskolnikov için geçerli değil. Rus yazar Dostoyevski'nin en bilinen eserlerinden biri olan Suç ve Ceza ilk olarak 1866'de yayımlandı ve hala okurları etkilemeye devam ediyor. Kitap 1830 ve 1832 yılları arası, İngiltere taşrasındaki kurgusal Middlemarch kasabasında geçmektedir. Romanda kadınların konumu, evlilik, idealizm ve bencillik, din ve riyakarlık, siyasi reform ve eğitim gibi konulara değinilmekte. Yapı Kredi basımı 952 sayfa olan kitap İngiliz Edebiyatı'nın başyapıtları arasında sayılıyor. Klasik kitap önerileri arayanlar için mükemmel bir kaynak. Sevgisiniz evliliği içinde tutsak olan Anna Karenina'nın öyküsünü anlatan Rus Edebiyatı klasiği Rus toplumunu, aristokrasiyi, aristokrasideki çürümeyi ve dönemdeki Rus kadınların durumunu inceliyor. Olaylar Moskova'da geçmekte. ABD'li yazar Mark Twain'in1884 yılında yayımlanan ve en bilinen eserlerinden birisi olan kitap Huckleberry Finn ile arkadaşı Tom Sawyer'ın heyecan dolu serüvenlerini inceler. Amerikan edebiyatının en önemli eserleri arasında yer alır. Romanın başlıca teması kölelikle özgürlük arasındaki çatışmadır. Jim özgürlüğüne kavuşmayı hedefler. Gaddar babasından ve kendisini evine kabul ederek, düşünce ve davranışlarını zapturapt altına almaya çalışan Bayan Douglas'tan kurtulmaya çalışan Huck da aslında bir nevi tutsaklıkla mücadele etmektedir. Türkiye İş Bankası Modern Klasikler Dizisi'nin 33. kitabı olan bu 368 sayfalık kitap Bülent O. Doğan çevirisiyle okurlarla buluştu. Ayrıca çocuklar için kısaltılmış bir metni de bulunuyor. Fakir bir ailenin kızı olan Tess, daha iyi bir hayat sürmesi için üst sınıfa mensup akrabaları D'urberville ailesinin yanında çalışmaya gönderilir. Burada aldığı kararlar yüzünden hayatı altüst olan Tess, gerçek aşkıyla tanışır. Ancak geçmişin bir gölge gibi peşinde oluşu ve art arda yaşanan olaylar yüzünden Tess aşk ile ona dayatılan hayat arasında bir seçim yapmak zorunda kalır. Fantastik bir klasik kitap önerisi arıyorsanız o zaman Dracula. Dracula, Bram Stoker'ın yazdığı bir gotik korku/vampir romanı. Kitap, Transilvanya'dan İngiltere'ye taşınan Kont Dracula'nın etrafında döner. Dracula, insan kanı içen bir vampirdir. Dracula'nın insanlar üzerindeki korkunç etkisi ve ona karşı verilen mücadeleyi anlatır. Kitap, 19. yüzyıl İngiliz edebiyatında önemli bir yer edinmiş ve vampir edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. Amerikalı yazar Jack London'un yazdığı Vahşetin Çağrısı, asıl adıyla The Call of the Wild bir kızağa koşulan bir kurt köpeğinin amansız yaşam savaşını ve başından geçen olayları anlatıyor. Alaska'nın yabanıl ortamında yaşayan insanların acımasızlığından payına düşeni alan Buck, ayakta kalabilmek için inanılmaz bir savaş verecek, giderek yabanın çekiciliğine kapılarak özgür seçimini yapacaktır. Hayvanların gözünden anlatılan kitapları seviyorsanız, bu klasik kitap kesinlikle Vahşetin Çağrısı gibi okuma listenizde olmalı. Kitapta kardeşlerinin aksine gri olan bir kurt yavrusunun öyküsü anlatılır. Kitap Haw ve Vahşetin Çağrısı gibi yazara dünyaya bir hayvanın bakış açısından bakma imkanı tanıyor. Wharton'un 17. romanı olan Masumiyet Çağı, 1870'lerde New York'ta geçer. Üst sınıf bir çiftin hızla yaklaşmakta olan evliliği ve yeni evlenen çiftin mutluluklarını tehdit eden bir kuzene yönelik bir öykü anlatılır. Amerikan toplumunun iki yüzlü yaşamı, yozlaşan Amerikan burjuvazisi, evlilik, dedikodu gibi konular işlenir. Avrupa'yı reddeden Amerika'nın nasıl da ona benzediğini yukarıdaki temalar üzerinden gözler önüne seren roman Edith Wharton'a günümüzdeki ününü kazandırmıştır. Wharton, 20. Yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli kadın yazarları arasına Masumiyet Çağı'na borçludur. Yayınlandığı andan itibaren artan bir şekilde ilgi görmüş olan bu kitap Gazap Üzümleri gibi Pulitzer Edebiyat Ödülü'nü de kazandı. Stefan Zweig'in Olağanüstü Bir Gece'si hayattan zevk almayı bırakmış, varlıklı bir burjuvanın hayatını değiştiren bir geceyi, kendisini bulma öyküsünü anlatmakta. Özellikle kitabın girişi ilginç çünkü anlatıcı, birkaç ay önce başından geçen önemli bir olayı anlatacağını söyleyerek girizgah yapıyor. Alman Edebiyatı seviyor ve Zweig'in bu kısa kitabını okumadıysanız, kesinlikle bakmalısınız! Amerikan rüyası denildiğinde ve konu edebiyatsa, nedense benim aklıma hep Muhteşem Gatsby gelir. Fitzgerald'ın 3. romanı olan bu eser bir milyoner olan Jay Gatsby'nin trajik öyküsünü ve gençliğinde aşık olduğu zengin bir genç kadın olan Daisy Buchanan'ı anlatır. Bu kitabı günümüzde hala önemli yapan şey, yazılmasının üzerinden 100 yıl geçmiş olmasına rağmen hala aynı sorunları yaşıyor olmamız. Evrensel ve zamansız bir tema üzerine yazılmış, değerli, bir çırpıda bitirilebilecek önemli bir romandır. Woolf'un en önemli romanlarından olan Deniz Feneri iletişimsizlik, suskunluk ve yabancılaşma üzerine kurulu. Modern Klasikler arasında bulunan bu kitap İngiliz Edebiyatı'nın baş yapıtlarından biri olarak kendisine yer buldu. Woolf'un intiharına yaptığı gönderme ile de dikkatleri üstüne çekti. Woolf bu kitabında kadının toplumdaki ve edebiyattaki, dünyadaki yeri konusuna değiniyor. Shakespeare'in hayali kız kardeşi Judith Shakespeare üzerinden anlatılıyor ve yazar olmak isteyen kadının karşılaşacağı sıkıntılar kısmı ve oda imgesi, feminist edebiyatta kendisine değişmeyecek bir yer buldu. Kitabın birçok baskısı ve çevirisi mevcut. Toplumsal eleştiri içeren Cesur Yeni Dünya okurların dünya görüşlerini sorgulamalarına ve gelecekteki toplumsal gelişmeler hakkında düşünmelerine neden olan unutulmaz bir klasik. İnsanların doğal üreme yerine yapay üreme ve sosyal sınıflandırmaya dayalı bir toplumda geçiyor. Ana karakter John, vahşi bir dünyadan Cesur Yeni Dünya'ya gelir ve bu sistemi eleştirir. Roman, teknolojinin gücü ve insan doğasının tehlikesi üzerine akıl yormanızı sağladığı gibi bireysel özgürlüklerin kolayca feda edildiği bir toplumda yaşamın nasıl olabileceğini anlatır. Bilimkurgu ve felsefe unsurlarını başarıyla birleştirerek okuru düşündürmeye ve tartışmaya sevk eder. Edebi bir başyapıt olarak kabul edilir, modern dünya düzeniyle ilgili birçok konuya ışık tutar. Huxley, kitapta doğayla uyumlu yaşamaya vurgu yaparken, aynı zamanda insanların arzuları ve tutkularının kontrol altına alınması gerektiğini de ima eder. Pulitzer ve Nobel'e layık görülen John Steinbeck'in toplumsal ve insani sorunları hünerle aktardığı Fareler ve İnsanlar modern dünya edebiyatının başyapıtlarından birisi. Fareler ve İnsanlar, karakter olarak birbirine zıt iki tarım işçisini anlatır. George Milton ve Lennie Small. Bu ikili küçük bir toprak parçalı edinip insani bir hayat yaşamanın hayalini kurar Öyküde dostluk ve dayanışma önemli bir yer tutar. İrlanda asıllı Amerikan yazar Steinback'e Pulitzer Ödülü kazandıran dünyaca ünlü bir kitap Gazap Üzümleri. İlk olarak 1939 yılında yayımlanmış olsa da telif hakları düştüğü için birçok yayınevi özgürce bu kitabı çeşitli dillerde veya basımlarla yayınlayabilmekte. Amerika'nın 1930'lu yıllardaki ekonomik kriz dönemlerini ve bunların sonuçlarını, bıraktığı toplum üzerindeki etkilerini ve daha iyi bir hayat umuduyla yapılan Büyük Göç'ü okura aktarmakta. Genç yaşlı, kadın erkek, binlerce emekçinin verimli topraklara yolculuğunu ve ülkenin deneyimlediği dönüşümü işlerken bir yandan da iyi bir yaşam düşüyle Oklahoma'dan kalkıp California'ya giden Joad ailesi anlatılmakta. Büyük Birader İzliyor sözü size tanıdık geliyorsa bu tamamen 1984 kitabıyla alakalı. 1984, George Orwell'in 1949'da yayınlanan ve Parti'nin düşük rütbeli bir üyesi olan Winston Smith'in öyküsünü anlatır. Büyük Birader, insanların hayatlarının her yönünü gerek materyal gerek psikolojik yöntemlerle kontrol etmektedir. Orwell, bu romanıyla kitle iletişim araçlarının insanları kontrol etmek için nasıl kullanıldığını gözler önüne sermekle kalmıyor; hükümet gözetimi, totaliterlik ve bir diktatörün tarihi, düşünceleri ve yaşamları kimi konuları derinlemesine inceliyor. Çavdar Tarlasında Çocuklar, en bilinen gençlik klasiklerinden birisidir ve yıllar içinde popülerliğini korumasının bir nedeni genç bir zihni samimi bir şekilde tasvir etmesi. Gençliğin zorlukları evrenseldir; büyümek, özgür olma özlemi taşır ve bunlar nesiller arasında asla değişmez. Bu kitapta, NewYorklu bir ailenin oğlu olan Holden Caulfield'in büyümeye dair öyküsünü okuruz. 1952'de ABD'de yayımlanan ve haftalarca çoksatan listesinde kalan Görülmeyen Adam, benzerlerinden Amerika'nın en çarpıcı çelişkilerini ve egemen kültürün içinde tutunmaya çalışan siyahi bir gencin hayatta kalma mücadelesini sergilemesiyle ayrılıyor. Ralph Ellison'ın bu romanı, Amerikan edebiyatının önemli bir yapıtı olarak kabul edilir ve ırkçılık, kimlik ve özgürlük gibi temel konuları derinlemesine ele alır. Ayrıca, siyah bireylerin toplum içindeki görünmezliklerini vurgulayarak, bu durumun toplumsal etkilerini inceler. Görülmeyen Adam, Amerikan edebiyatının ve toplumsal eleştirisinin vazgeçilmez bir eseri olarak önemini korumakta. - Don Quijote Miguel de Cervantes (1605) - Genç Werther'in Acıları Johann Wolfgang von Goethe (1774) - Kırmızı ve Siyah Stendhal (1830) - Siddhartha Hermann Hesse (1922) - Büyülü Dağ Thomas Mann (1924) - Dorian Gray'in Portresi Oscar Wilde (1890) - En İyi Fantastik Kitaplar Listesi & - En İyi Distopya Kitapları ve En Beğenilen Kabus Dünyalar - En İyi Genç Kitapları - İki Saatte Okuyacağınız, 100 Sayfadan Kısa Kitaplar! - Okurların Bayıldığı Mitolojik Kitaplar! - Birbirinden Heyecanlı, Okunması Gereken En İyi Gerilim Kitapları! En çok okunan klasik kitaplar arasından dizilen bu liste umarım işinize yarar. Sizler klasik kitap önerileri listesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce eklenmesi gereken diğer önemli eserler neler? Yorum bırakmaktan çekinmeyin!"} {"url": "https://okurunkosesi.com/koralin-kitap/", "text": "Koralin, Neil Gaiman'ın bol ödüllü bir gençlik kitabı. Ancak ben bu kitabın ortalarına gelene kadar hala çocuk kitabı olduğunu düşünüyordum. Nasıl da yanılmışım! Neil Gaiman fantastik dünyalar kurma konusunda epey hünerli bir yazar. Çizgi roman, roman, senaryo vb. birçok alanda eser veren bir insandan da daha azı beklenemez sanırım. Koralin 9 yaşında, çalışan iki ebeveynle aynı eve tıkılmış bir kız. Tuhaf komşuları da olan bu evde bir kapı bulur ve elbette her dokuz yaşındaki çocuk gibi ardında ne yattığını merak eder. Ancak kapı tuhaf bir biçimde hiçbir yere çıkmıyordur. Bu hayal kırıklığını üstümüzden atlatamamışken Koralin bir anda kendisini kapının öte tarafında diğer anne ve babası ile bulur ve ürkütücü bir macera başlar. Çocuk Kitabı Sandım, Gençlik Kitabı Çıktı Sayın Hakim. Ben Koralin'e başlarken gerçekten de bu denli ürkütücü bir kitap okuyacağımı düşünmüyordum. Bir çocuk gözünden baktığımda, öncelikle onların şu pandemi döneminde ne kadar sıkıldıklarını fark ettim. Anne baba evde ama ayıracak vakitleri yok. Dışarı çıkamıyorlar. Edebiyat işte böyle, daha önce hiç düşünmediğiniz yanları da irdeleme fırsatı veriyor. Daha sonra, kitap ilerledikçe, bir çocuğun temel korkularını nasıl da alıp kullandığını gördüm. O yaşlarda bir çocukken en korktuğum şeyi bana yaşattı. Bu kitabı çocukken okusaydım sanırım, günlerce kabus görürdüm. Dünyası çok yaratıcı, epey yakıcı, kapağı çekici bir kitap Koralin. Üstelik Neil Gaiman'ın en ödüllü eserlerinden birisi. - Hugo En İyi Novella Ödülü - Locus En İyi Genç Yetişkin Romanı Ödülü - Nebula En İyi Novella Ödülü - Bram Stoker En İyi Genç Yetişkin Romanı Ödülü - Günümüze Kadar Nobel Edebiyat Ödülü Alan Yazarlar - Yıllara Göre Goodreads Choice Ödülleri Kazananları (2019 2022) - Klasik Kitap Önerileri: En Çok Okunan Dünya Klasikleri Listesi - Zamana Meydan Okuyan Kitap Önerileri Listesi! Neil Gaiman okumamak zaten bir hata. Fantezi kültürünü bu denli etkileyen bir yazarı en azından tanımak şart. Koralin de epey akıcı bir gençlik romanı. Kısa olmasına rağmen tok anlatımı ve sürükleyici oluşu sizde daha uzunmuş hissi bırakıyor. Ancak ben öykünün gizem unsurundaki nedenin biraz üstünkörü olduğuna, ne hayal gücünü tetiklediğine ne de bir yanıt sağladığına inanıyorum. Ancak yine de okunmaya değer bir kitap elbette."} {"url": "https://okurunkosesi.com/kurdun-agzinda-michael-morpurgo/", "text": "Michael Morpurgo'nun 2018'de yayımlanan Kurdun Ağzında isimli kitabı gerçek bir hikaye. Üstelik dayısının hikayesi. 90 yaşında, yani 2006'da ölen akrabası Francis Cammaeris'in başından geçenleri sade ama duygu yüklü bir dille anlatan Michael Morpurgo, savaşın pek de bilinmeyen bir cephesini savaşa aslında hiç katılmak istemeyen bir insanın bakış açısından gözler önüne seriyor. Nedenler, yaşananlar, sonuçlar ve acılar kısacık hikayede kendilerine yer buluyor. Michael Morpurgo 1943 yılında Birleşik Krallık, Londra'da doğmuş ve öğretmenlik yaparken yazar olmaya karar vermiş. Kitapları ayrıca Tudem Edebiyat'tan yayımlanmakta. Stephane Barroux ise 1965 Fransa'da doğmuş ve sanat, heykelcilik ve mimarlık eğitimi almış bir illüstratör. Francis ve erkek kardeşi Pieter'in hayatını anlatan kitap, genellikle alışık olduğumuz, insanların savaş sırasında yaşadığı dramlara daha az ancak fazlasıyla odaklanarak ilerliyor. Ki bunu kitabı okuduğunuzda daha iyi anlayacaksınız diye düşünüyorum. Pieter, bir oyuncuyken patlak veren savaşla orduya katılıyor ve Francis de bir çiftlikte çalışmaya gönderiliyor ve orada eşiyle tanışıyor. Ancak savaş dönemi tahmin edeceğiniz gibi nadiren bu basit hayata izin verir ve Pieter ilk kaybedenlerden. Kurdun Ağzında bir savaş anlatısı olduğu kadar Francis'in seçimlerinin ve hayatının bir hikayesi. Bir nedenle savaşa katılan Francis'in yaptıklarına, yolda edindiği tecrübelere ve insanlara odaklanıyor. Yoldaşlığa. Üstelik savaşta çok önemli rol oynayan bu adamın bir pasifist olması da bir başka dikkat çekici nokta. Okurken, Güç istemediğin için ona layıksın, söyleminin aklıma geldiğini de belirtmeden geçemeyeceğim. Anlatım dili gerçekten sade. Hikayesi ilgi çekici. Desenler görsel bir şölen sunuyor. Ayrıca kitabın sonundaki ufak albüm, olayın gerçek olduğunu daha da vurguluyor. Her ne kadar çocuklara yönelik bir kitap olsa da ben pek çocuklara uygun olduğunu düşünmüyorum. Yetişkinlerin elinde daha değerli bir kitap. Karamsar konusu da elbette şu günlerde kesinlikle arzu edilecek bir unsur değil. Etkileyici olduğunu da unutmamak gerek. Büyük yazı tipi ve kapağıyla da Çınar Yayınları'nın iyi bir iş çıkardığını düşünüyorum."} {"url": "https://okurunkosesi.com/lacivert-klasikler/", "text": "Can Yayınları, Lacivert Klasikler dizisi aracılığıyla Amazon Türkiye ile işbirliği yaptı. Kısa öykülerden oluşan 50 kitabı sadece Amazon TR'den satışa sundu. Her bir kitabın ücreti 24.90 TL. Hatta Prime üyesi olduğunuzda ücret daha da düşüyor. 5 al 4 öde gibi bir kampanya sanırım. Geçen hafta ben dizinin 19 kitabını almış bulundum. Aşağıda dizinin kitaplarını görebilirsiniz. Bence Can Yayınları'nın Lacivert Klasikler dizisi, kitap okumakta sıkıntı yaşayan kimselerin her gün veya her hafta bir tane okuyacağım diyerek kendisini teşvik etmesi için harika bir fırsat. Tüm dizi kitapları 48 ile 60 sayfadan oluşuyor. - Anton Çehov Maske - Anton Çehov Mujikler - Anton Çehov Pahalı Dersler - D. H. Lawrence İki Mavi Kuş - E. T. A. Hoffman Kum Adam - Edgar Allan Poe Altın Böcek - Edgar Allan Poe Sfenks - Franz Kafka Taşrada Düğün Hazırlıkları - Geza Csath Bilinmeyen Evde - Grazia Deledda Üç Erkek Kardeş - Gustav Flaubert Herodias - Guy de Maupassant At Üstünde - Guy de Maupassant İşte Geldim - Halid Ziya Uşaklıgil Sade Bir Şey - Halid Ziya Uşaklıgil Mai Yalı - Halid Ziya Uşaklıgil Fena Bir Gece - Henry James Son Derece Tuhaf Bir Durum - Irene Nemirovsky Don Juan'ın Karısı - İzak Babel Baba - İzak Babel İlham - İzak Babel Bir Öpücük - Jack London Alice Ruhunu Açınca - Jack London Çinago - Jack London Kahekili'nin Kemikleri - Joseph Conrad Gençlik - Joseph Conrad Lagün - Jules Barbey D'Aurevilly Perde Arkası - Katherine Mansfield Fransızca Bilmiyorum - Katherine Mansfield Güneş ile Ay - Katherine Mansfield 1919 - Lafcadio Hearn Ölünün Sırrı - Mahmut Yesari Sivrisinekler Kralı - Maksim Gorki Çelkaş - Mehmet Rauf Uzaktan - Mehmet Rauf Bir Hastalığın İlacı - Mihail Bulgakov Çelik Boğaz - Mihail Bulgakov Gelecekten Beklentiler - Mihail Bulgakov Kaybolmuş Bir Göz - Miguel de Unomuno Aşkın Hücumu - O. Henry Bir Noel Hediyesi - O. Henry Borsacının Aşkı - O. Henry Pinti Aşık - Oscar Wilde Canterville Hayaleti - Oscar Wilde Genç Kral - Osman Cemal Kaygılı Uhreviler Diyarında Geceler - Osman Cemal Kaygılı Karagöz'ün Son Günleri - Ömer Seyfettin Ant - Ömer Seyfettin Üç Nasihat - Ömer Seyfettin Dama Taşları - Sir Arthur Conan Doyle Kara Şatonun Kontu"} {"url": "https://okurunkosesi.com/lonca-avcisi-okuma-sirasi/", "text": "Eğer Meleklerin Kanı'nı okumaya karar verdiyseniz Lonca Avcısı serisi okuma sırası işinize acayip yarayacak. Bu da hem seriye hem de karakterlere yönelik ayrıntıları bulabileceksiniz. Guild Hunter serisi melekleri, vampirleri ele alan, şehir fantezisi türünde bir kitap dizisi. Meleklerin Kanı Serisi olarak bilinse de bu serinin asıl adı Lonca Avcısı. Nalini Singh fantastik, aşk, gerilim türünde kitaplar yazan tanınmış ve New York Times ve USA Today çoksatan yazarı olmayı başarmış bir isim. Fiji'de doğan ve Yeni Zelanda büyüyen Nalini Singh avukat, kütüphaneci ve İngilizce öğretmeni olarak çalışmış. 50'den fazla kitabı bulunmakta. Benzer fantastik kitaplar arıyorsanız site en iyi fantastik kitaplar listesini öneririm. Lonca Avcısı serisini ise 2009'da yazmaya başladı. Bir diğer ünlü serisi de Psy-changeling serisidir. Bu yazıda önce bir kitap sıralamasını verecek, ardından Lonca Avcısı dünyasını size tanıtacağım. Aşağıya indikçe spoiler alma ihtimaliniz çok yükselecek, bu yüzden ihtiyatlı olmanızı tavsiye ederim. - Angels' Blood (2009) Meleklerin Kanı Elena ve Raphael - Archangel's Kiss (2010) Başmeleğin Öpücüğü Elena ve Raphael - Archangel's Consort (2011) Başmeleğin Gözdesi Elena ve Raphael - Archangel's Blade (2011) Başmeleğin Kılıcı Honor ve Dmitri - Archangel's Storm (2012) Mahiya ve Jason - Archangel's Legion (2013) Elena ve Raphael - Archangel's Shadows (2014) Ashwini ve Janvier - Archangel's Enigma (2015) Naasir ve Andromeda - Archangel's Heart (2016) Elena ve Raphael - Archangel's Viper (2017) Venom ve Holly - Archangel's Prophecy (2018) Elena ve Raphael - Archangel's War (2019) Elena ve Raphael - Archangel's Sun (2020) Hummingbird ve Titus - Archangel's Light (2021 Ekim) Aodhan ve Illium - Archangel's Resurrection (2022 Ekim) Güncel Lonca Avcısı Serisi sırası böyle. Umarım siz de bu seriyi benim kadar seviyorsunuzdur. Meleklerin Kanı ile başlayan Lonca Avcısı Serisi, melekler tarafından yönetilen bir evrende suçlu vampirleri yakalayan üstün yetenekli insanlarla doğaüstü varlıkların ve insanların nasıl yaşadığını aşkla bezeyerek anlatmakta. Serinin iki ana karakteri olan Elena ve Raphael merkezdedir ancak ara kitaplarda yakından tanıtılan başka karakterlerin hikayeleri de anlatılmakta. Bu seriyi bölerek veya atlayarak okumamanızı öneririm çünkü olaylar ve karakterler birbirleriyle çok bağlantılı. Başmelekler, Cadre'yi oluşturuyorlar. Cadre'nin ana görevi paranormal dünyadaki düzeni ve güveni sağlamak. İlk kitapta insanları öldürmeye başlayan bir Başmelek ve Cadre'nin üyesi olan Uram'ım öldürülmesini, Elena'nın Cadre için çalışıp Raphael'e aşık oluşunu okuyoruz. Ayrıca Elena'yı Elena yapan geçmişe kısaca bir bakış atıyoruz. Serinin devam kitaplarında ise Elena ve Raphael, ardından en yakınındaki dostları ve savaşçıları olan Yedili'nin hikayeleri ele alınıyor. Lonca Avcısı Serisi sırası aşağıdaki gibi. Ancak Nalini Singh zaman zaman bültenlerinde kısa hikayeler de yayınlar. Onlar bu listede yer almıyor. Serinin adından da anlayacağınız gibi, Avcımız Elena bir Lonca Avcısı. Lonca çok gerilere dayanan bir kuruluş. Bu evrende melekler vampirleri yapıyor ve vampirler 100 yıllık anlaşma ile bu meleklere hizmet ediyorlar. 100 yılın sonunda ise gene hizmete devam edebilir ya da kendi amaçları uğrunda bir hayat sürebilirler. Ancak başmeleklerin insan olmadığını ve bazılarının gerçekten sapkın, korkuyla yönettiklerini aklınızdan çıkarmayın. Yani her vampir 100 yılı çıkarmıyor. Avcılar bu kontratlardan 100 yılı doldurmadan kaçan ya da serseri olan vampirleri yakalayıp meleklere teslim etmekle sorumlular. Elena gibi doğuştan avcı olanlar ya da kendi seçimleri doğrultusunda Lonca'ya katılan avcılardan meydana geliyor. Lonca kendi avcılarına çok sağdık. Bir aile gibiler. Avcılar vampirleri öldürmek ve ya canlı geri getirmekle yükümlüler, bunun karşılığında para alıyorlar ve çok genç yaşta da ölüyorlar. Bu seride iki tür avcı var. - Avcı Doğanlar - Avcı Olanlar. Avcı doğanlar bunu genlerinde taşırlar. Kokularından vampirler bulabilir ve kokuya çok hassastırlar. Elena ve üvey kardeşi birer avcı doğandır. Bu yetenekten vazgeçemezler, onların kanındadır. Bu ayrıca çoğu zaman onları güçlü vampirlerin eline bırakmakta, çünkü güçleri nedeniyle ilgi çekicidirler.. Avcı Olanlar ise gene değişik güçlere sahip olabilirler, ama onlar Lonca ile birlikte olmayı tercih etmişlerdir. Bunun için Avcı doğanlar gibi eğitilmişlerdir. Dövüş gibi konularda eğitilmişlerdir ve kesinlikle Loncaya ve diğer Avcılara sağdıklardır. Koca bir aile gibi düşünmelisiniz. Lonca Avcısı'nın 5. kitabına dair bilgi bulunmuyor. Yabancı Yayınları'nın çıkaracağını da düşünmüyorum. Hele ki dolar almış başını giderken. Lonca Avcısı serisi okuma sırası aşağıdaki gibi. Kitap atlamadan okumanız sizin için en iyisi olacaktır. Başmelekleri oluşturan Cadre'nin üyeleri ise şöyle. Ancak bu listenin zamanla değiştiğini not düşelim. Ben spoiler vermemek için genel bir liste sunuyorum. - Raphael, Kuzey Amerika'nın Başmeleği - Elijah, Güney Amerika'nın Başmeleği - Michaela, Merkez Avrupa'nın Başmeleği - Zhou Lijuan, Çin'in Başmeleği Daha sonra değişiyor... - Uram, Rusya'nın Başmeleği - Titus, Güney Afrika'nın Başmeleği - Charisemnon, Kuzey Afrika'nın Başmeleği - Favashi, İran'in Başmeleği - Neha, Hindistan'ın Başmeleği - Astaad, Pasifik Adalarının Başmeleği - Dmitri Vampir 1000+ yaşında - Aodhan Melek, dokunulmaya dayanamıyor. - Illium Melek, 700 yaşında - Venom Vampir 300+ yaşında - Jason Melek 700 yaşında - Naasir Şekil değiştirici - Galen Melek 700 yaşında Bu liste sizin için spoiler içerebilir. O yüzden seride ilerlemediyseniz okumamanızı öneririm. - Elena: Avcı doğan. En iyi Lonca Avcısıdır. Raphael'in eşi. 28 yaşında. - Raphael: Başmelek. Cadre'nin üyesi. Çok güçlü. Acımasız. - Sara: İnsan. Deacon ile evli. Lonca'nın lideri. - Deacon: Sara'nın kocası. Silah uzmanı. Eski Avcı. - Vivek: İnsan. Bilgisayar dahisi. Felçli. - Holy Chang: Sorrow. Uram'ın saldırısından kurtulan ve onun tarafından değiştirilen kız. - Slater Palatir: Elena'nın kız kardeşlerini öldüren vampir. - Ransom: Avcı doğan. Saçlarının güzelliği ile bilinir. En iyi avcılardan biri. Sokaklarda büyüdü. - Noel: Vampir. Serinin 2 kitabında saldırıya uğrayan vampir. Güçlü. 221 yaşında. Nimra'nın Kurdu diye çağırılıyor, onun eşi. - Nivriti: Neha'nın ölü sanılan ikizi. Mahiya'nın annesi. - Marguerite Deveraux: Elena'nın ölü annesi. - Mahiya Geet: Nivriti'nin kızı, Neha'nın yeğeni. 300 yaşında. Melek. Jason'un eşi. - Keir: Melek. Melekler arasındaki en iyi şifacı. Jessamy'nin en iyi arkadaşı. - Jessamy: Melek. Kanadındaki deformasyon yüzünden uçamıyor. Meleklerin tarihini yaşıyor. Ufak meleklerin eğitimi ile ilgileniyor. - Jeffrey Deveraux: Elena'nın babası. Küçükken onu avcı olduğu için evden kovdu. - Honor St Nickolas: Lonca Avcısı. Ingrede'nin reenkarne hali. Dimitri'nin eşi. Vampir olacak. - Caliane: Raphael'in annesi. En yaşlı Başmelek. Raphael'in babasını öldürdü. yaklaşık 100.000 yaşında. İşte Lonca Avcısı Okuma Sırası ve karakterleri, genel dünyası böyle. Bir sorunuz varsa yorum bırakabilirsiniz. Kadın ve erkeğin ağzından yazıldı. Çok az biçimde Raphael ve Elena'nın bakış açısına yer veriliyor diye hatırlıyorum. Ama bu kitap 400 sayfa ise 2 3 sayfadır. Merhabalar, 6. kitaba kadar ara karakterleri görüyoruz. 6. kitapta tekrar Elena'ya geçiyor. Ancak serinin ilk 4 kitabı Türkçeye çevrildi, eğer İngilizce okumayacaksanız, bu noktada bırakabilirsiniz diye düşünüyorum. İlk 3 kitabın tadı diğer kitaplarda yok."} {"url": "https://okurunkosesi.com/marsli-andy-weir/", "text": "Marslı, Andy Weir tarafından yazılan bir bilimkurgu kitabı. Goodreads'ta 2014 yılının en iyi bilim kurgu kitabı oldu ve bir filme uyarlandı. Ne harika bir kitap Marslı öyle! Normalde böyle çok ses getiren çoksatan kitaplar, arkalarında gözleri yaşlı okurlar bırakırlar ama tepkimden de anlayacağınız gibi, Marslı'yı çok beğendim. Marslı, kitap olarak epey yaratıcı, akıcı ve sürükleyici! Mark Watney, NASA'nın ARES 3 programıyla, beş kişinin daha olduğu 31 solluk bir Mars görevine çıkıyor ancak tahmin edilemeyen bir kum fırtınası yüzünden, uzay kıyafeti bozuluyor ve Mars'ta hapsoluyor. İşin kötü yani NASA onun yaşadığını bile bilmiyor. Şimdi, Mark'ın yiyeceği sınırlı, biterse ölür, eğer Hab bozulursa, ölür. Su arıtma şeysi bozulursa, ölür. Güneş panelleri bozulursa, ölür. Bakarsanız, bu adamın hayatta kalması imkansız görünüyor. Üstelik NASA'yla bir de iletişim kurması gerek ve hayatta kalıp dünyaya da dönmeli. Kitabın en sevdiğim yanı, içinde hiç de aşk olmaması. Onun dışında, bir sürü kimyasal uygulamalar, matematik şeyleri falan biraz akıl karıştırıcı ama okuyup geçtiğinizde Marslı hakkında genel fikri alıyorsunuz ve bu yeterli. Yani kitaba kendinizi kolayca kaptırabiliyorsunuz. Üstelik sürekli artan bir gerilim olduğu için (ben son 50 sayfayı zor okudum. Ne olacak demekten dilim damağım kurudu) bir sonraki sayfaya geçmek için sabırsızlanıyorsunuz ve detaylara kafa yormuyorsunuz. Marslı'yı okurken bir yandan merak ediyor ve bir yandan da ne diyor ya bu, diye anlamaya çalışıyordum, zira adamın atlatmadı badire, yemeği şey kalmadı. En temel sorunlara ve ansızın patlak veren sorunlara kıvrak aklıyla cevap buldu Mark. Bir yanım onu takdir ederken, diğer yanımda da ne zaman ölecek bu adam diyordu. Çünkü bir insanın böylesine becerikli olmasına alışkın değilim. Türkiye'de kimse değil. Bu arada kıvrak akıl demişken, Mark kitapta neşesini kaybetmeyen biri. Onu seveceksiniz. Şimdi, bu spoilera giriyor. Marslı'nın sonunda şöyle bir mesaj var: İnsanların özünde insanlara yardımcı olmak gibi bir içgüdü var. Kitap bunun üzerine kurulmuş, hatta Çin ve Amerika'nın işbirliği bile bir şekilde buna dahil edilmiş. İki ülke etrafa paralar mı saçmadı milyarlık projeler mi yağmalamadı. Tek hedef ne: Bir insanı kurtarmak. Bana bu olası gelmedi. Her gün yüzlerce insan açlıktan, kanunsuzluktan ölürken bir insana bu kadar kaynak harcamak, onu bırakın, dünyayı birbirine katacak kadar umursamak ne kadar olası? Bence hiç. İşin güzel yanı ise, bunun bir kurgu oluşu. Bir de bana göre Amerika'nın daha özgür bir medyası var ve kitaplarda defalarca skandal lafı geçiyor. Bu kadar çaba büyük bir skandalı önlemek için olabilir ve gerçekte de olabilir elbette ama en başta ufacık bir emirle de uydu resimleri yok olabilir. Bu konuda yazarı da tebrik etmek lazım, hem kitaplarını bedavaya kendi sitesinde yayınlamış zamanında, hem de bu kitabı yazmak için uzun uzun araştırmalar yapmış. Kendisi Warcraft II'yi geliştiren programcılardan biriymiş üstelik ve Mars, botanik, insanlı uzay uçuşları hakkında da araştırma yapmış. Kitabı bitirdikten sonra, bir de filmi izledim. Şöyle üç beş konuya değinmeden es geçmek istemedim. Öncelikle filmde Matt Damon, Mark karakterini canlandırıyor. Film iki buçuk saat ama nasıl geçtiğini hiç anlamıyorsunuz. Filmin %90'ı kitapla uyumlu. Elbette kısaltmak için bazı yerler kesilmiş. En büyük farklılık ise, filmin sonunda ortaya çıkıyor. Bir noktada Matt Damon epey kilo veriyormuş gibi geliyor ama hem araştırmam hem de gözüm bana Matt'in dijital olarak zayıfmış gibi gösterildiğini söyledi. İnsan kilo verince yüzünden de gider yani... Matt'in tombalak yanakları olduğu gibi duruyordu. Güzel ama hafif kusurlu bir film yapmışlar anlayacağınız. Sonuç olarak, hem filmini hem kitabını önerdiğim bir eser Marslı. Kesinlikle bir bakın. Pişman olmayacaksınız."} {"url": "https://okurunkosesi.com/mary-russell-ve-sherlock-holmes-okuma-sirasi/", "text": "Mary Russell ve Sherlock Holmes serisi Portakal Kitap'tan geçtiğimiz yıllarda yayımlanmaya başlayan, ünlü Dedektif Sherlock Holmes'a şans eseri rastlayan bir kadın olan Mary Russell'ın Sherlock Holmes ile olan maceralarını anlatır. Ben çok sevdim ancak polisiye türüne hakim birçok insandan da övgü toplayan bir seri oldu bu. Örneğin Harry Potter'ın çevirmeni olarak tanıdığımız Sevin Okyay şu podcast'te Arıcının Çırağı'nı sevdiğini belirtmiş ki onunla aynı fikirde olmak çok hoşuma gitti. Serinin Türkçe kapaklarına da aşık olduğumu belirtmek isterim. Portakal Kitap gerçekten basit ama olağanüstü bir iş çıkarmış bu serinin kapak tasarımlarıyla. Laurie R. King'ın ilk kitabını 1994'te yayımladığı bu serinin okuma sırasını aşağıda bulabilirsiniz. - Arıcının Çırağı - Mary Russell's War: A Journal of the Great War - Kadınlar Alayı - The Marriage of Mary Russell - Meryem'in Mektubu - Bozkır - O Jerusalem - Justice Hall - The Game - Locked Rooms - The Marriage of Billie Birdsong - The Language of Bees - The God of the Hive - Beekeeping for Beginners - Pirate King - Garment of Shadows - Ten Years On - Dreaming Spies - The Murder of Mary Russell - Island of the Mad - Riviera Gold - Castle Shade - The Lantern's Dance (2024'te yayımlanacak) Mary Russell ve Sherlock Holmes okuma sırası böyle. Sizlere de okumanızı önerdiğim bir seridir. Umarız ki Portakal Kitap serinin devamını da yayımlar."} {"url": "https://okurunkosesi.com/miras-uclemesi-dizi-oluyor/", "text": "Locus ödüllü ve fantastik edebiyat kitlelerince epey övgü alan yazar N. K. Jemisin'in ilk iki kitabı DEX Kitap'tan çıkan Miras Üçlemesi dizi oluyor. Miras Üçlemesi'nin ilk kitabı 2012'de, neredeyse 10 yıl önce Kader Çekerek'in çevirisiyle yayımlanmış ve tahminimce düşük satışlar, ağır fantastik dünyası ve LGBT teması yüzünden son kitabı yayınlanmadan yarım bırakılmıştı. Ne var ki yazarın diğer bir serisi çevrilmekte. Bugün gelen habere göre üçlemenin hakları dizi yapılmak üzere alınmış. Searchlight TV ile Will Smith ve Jada Smith'in Westbrook Studio'su tarafından da bu görev üstelenilmiş. Şu anda da senarist gibi önemli görevler için kişiler aranmakta. - Yüz Bin Krallık - Parçalanmış Krallık - The Kingdom of Gods Miras Üçlemesi'nde tanrı olan üç kişilik parçalanmış bir ailenin ve onların tanrı çocuklarının, fanilerin maceraları anlatılmakta. İntikam ve sevgi dolu, muazzam bir dünya. Şu anda satışı bulunmayan ilk kitabı zamanında ben okumuş ve yazarın yarattığı dünyaya bayılmış, hatta aşık olmuştum. Yıllarca DEX Kitap'ın Miras Üçlemesi'nin son kitabını yayımlamasını bekledikten sonra pes edip The Kingdom of Gods'u okumuş ve yazarın hayal gücüne ve kalemine bir kez daha aşık olmuştum. Bu dizinin yayınlanması büyük ihtimalle bizleri bu Jemisin'in bu serisiyle tekrar buluşturacaktır. Önerdiğim kitaplar arasında bulunan bir üçlemenin dizisini dört gözle beklediğimi belirtmeden geçemeyeceğim. DEX Kitap yazarın diğer kitaplarını yayınlamakta. - Beşinci Mevsim - Sütun Kapısı Jemisin 3 kez art arda Hugo Roman Ödülü'nü kazanmış tek yazar. Bu da elbette Miras Üçlemesi ile kazandığı başarıyla bağlantılı. Bu da bence ne kadar başarılı bir yazar olduğunu kanıtlıyor."} {"url": "https://okurunkosesi.com/mitolojik-kitaplar/", "text": "Eğer fantastik kitaplardan hoşlanıyorsanız İskandinav, Mısır ve Yunan mitolojisi de ilginizi çekiyordur. Bu sebeple de mitolojik kitaplar listesi de elbette bakmanız gereken bir öneri yazısı. Bu yazıda içinde sadece mitolojik esintiler bulundurmayan, temelini onlara dayamış mitolojik kitaplar olacak konumuz. Sıkı durun, sağlam bir liste ve kaynak olarak kullanabileceğiniz birkaç öneri gelecek. Ancak İlyada ve Odisseus'u es geçtiğimi de bildirmek isterim. Herkes biliyor zaten. Hadi mitoloji kitap önerileri listemize başlayalım. En iyi mitoloji kitapları derlediğim mitolojik kitaplar öneri listesine geçelim hemen. Ben çoğunu okurken çok eğlendiğimi söylemek isterim. Bu yüzden de size incelemeniz için sunmakta bir sorun görmüyorum. Umarım liste işinize yarar, mitoloji konusundaki açlığınızı doyurmanıza yardımcı olur. Ancak bu Yunan mitolojisi kitap önerisi listesinin her birini okumadığımı belirtmek isterim. İlk olarak 2021 yılında İngilizce ve 2023 yılında Epsilon Yayınları tarafından Türkçe olarak yayımlanan Ariadne, Yunan mitolojisi romanları arayanlar için bakılması gereken kitaplardan. Yani bir Yunan Mitolojisi kitap önerisi. Kirke, Yunan Mitolojisi'ndeki bir büyücü. Kendisini Odysseus'un macerasında da görürüz hatta. Bilinen ama kenara köşeye atılmış bir karakteri alan Miller, onu bu kitabın ana karakteri yapmış. Güneş tanrısı olan titan Helios'un insan sesli kızı o. Etkileyici öyküsü ve akıcı diliyle dikkat çekiyor. İthaki Yayınları tarafından Türkçe'ye kazandırıldı ve birçok ödül aldı. Eğer henüz Ben, Kirke'yi okumadıysanız, gerçekten çok güzel ve özel bir kitap kaçırıyorsunuz demektir. Okurların uzun zamandır Yunan mitolojisi kitap önerisi listelerinde. Odyssey MÖ 8. veya 7. yüzyılda Homer'ın yazdığı bir epik şiir. MÖ 6. yüzyılın ortalarında Yunan edebiyat kanonunun bir parçası haline geldi. Antik çağda, Homeros'un şiirin yazarı olduğu sorgulanmadı, ancak çağdaş bilim ağırlıklı olarak İlyada ve Odyssey'in bağımsız olarak bestelendiğini ve hikayelerin uzun bir sözlü geleneğin parçası olarak oluştuğunu varsayar. Odyssey kronolojik olarak veya tek bir bakış açısıyla anlatılmasa da, şiir tek bir amaç etrafında ilerler: Odysseus'un, sarayında kamp kuran kaba talipleri yenip sadık karısı Penelope ile yeniden bir araya geleceği memleketi İthaka'ya dönüşünü anlatır. İthaka kralı Odysseus, Truva Savaşı'ndan sonra 10 yıl boyunca dolaşıp evine dönmeye çalışır. Yunan Mitolojisi denilince yolunuz elbet Odysseus'a çıkar. Damızlık Kızın Öyküsü'nün yazarı Margaret Atwood, önce Penelope ile, Odysseus'un karısı ve Helena'nın kız kardeşi ile akıllarımızda yer etmişti. Uzun yıllarca Türkçe baskısı bulunamayan bu kitap, Alfa Yayınları sayesinde tekrar kütüphanelerimize girebildi ama onun da baskısı bitmiyor görünüyor. Mitolojik kitaplar arasında çok önemli yeri bulunan bu eserin kaderi böyle acı. Kitapta evinde kalan Penelope'nin talipleriyle olan sorunları anlatılır. Yunan Mitoloji kitap önerisi arıyorsanız kesinlikle bakmalısınız. Troya Savaşı hakkında mitolojik bir kitap daha arıyorsanız Bin Gemi'ye bakabilirsiniz. Haynet modern bir dille anlatır öyküsünü. Kitap Truva Savaşı'nı ve savaşın ardından olan olayları anlatır. Kadınların savaşta oynadıkları roller, hayatta kalmak için verdikleri mücadeleler ve savaşın insanlar üzerindeki etkileri ele alınır. Ayrıca, mitolojideki kadın kahramanların hikayeleri de romanda yer alır. Ancak bu gülerek okuyacağınız kitaplardan değil çünkü Troya'nın düşmesiyle erkekler savaşır ve ölürken, gelecekleri Greklerin elinde olan Troyalı kadınların öykülerini anlatıyor. Ve savaşlarda kadınların başlarına neler geldiğini tahmin etmek için yaşamaya gerek yok. İngiliz yazar Pat Barker tarafından yazılmış olan Kızların Suskunluğu tarihi kurgu türünde bir roman, ayrıca yazarın en ünlü eserlerinden birisi. Yunan mitolojisinde yer alan Truva Savaşı'nın anlatıldığı Homeros'un İlyada destanının kadın kahramanlarından biri olan Briseis'in perspektifinden anlatılır. İntikam peşinde koşan erkekler yerine bir kadını konu alıyor yani. Roman, feminist bir yaklaşımla, mitolojinin erkek merkezli anlatısına meydan okur ve kadınların tarih boyunca suskunluğunu ve görmezden gelinmesini eleştirir. Ayrıca, savaşın insanlık üzerindeki etkilerini de ele alır ve savaşın insanları nasıl değiştirdiğini, hayatlarını nasıl etkilediğini anlatır. Guardian'a göre 21. yüzyılın en iyi 100 kitabından birisi. Çocuk ve gençlik kitaplarını seviyorsanız ve Harry Potter sizin için vazgeçilmezse, o zaman kesinlikle Percy Jackson ve Olimposlular serisini okumalısınız. Yunan Mitolojisi'ni hem tanıtan hem de sevdiren bu kitap gerçekten çok ses getirdi ve çok sevildi. Ben de okuduğum için içtenlikle bu seriyi okumanızı öneririm. Ayrıca Yunan Mitolojisi'ne bence yepyeni bir yerden bakıyor. Kendi dünyasını da yaratıyor. İlyada ve Odysseus'tna kurtulmak isteyenler için birebir. Sürükleyici mitolojik kitaplar önerisi isterseniz, bir numaraya çekinmeden koyarım! Eğer hafif bir gençlik romanı arıyorsanız, Tanrıça serisi kesinlikle sizin için. Öyle ki, ben yıllar yıllar önce okuduğumda sevmiş ama sonra bir daha dönüp bakmamıştım. Çok büyük kitlelere ulaşmasa da kesinlikle okunabilir. Bu gençlik romanı bir Hades ve Persephone uyarlamasıdır. Ana üç kitaptan ve iki ara kitaptan oluşuyor. - Tanrıça - The Goddess Hunt - Tanrıçanın Savaşı - The Goddess Legacy - Tanrıçanın Mirası Dex Kitap'ın bastığı ama sonra devamını getirmediği seriler listemizde bugün, Jemisin dışında bir yazar daha var. O da Brodi Ashton. Bu seri öyle çok harika olmasa da güzel vakit geçirtir. Osiris, Orpheus ve Persephone gibi mitlerden ilham alıyor. Ancak devamı asla gelmeyecek, bunu bilerek inceleyin. Kane Günceleri'nin ilk kitabı olan bu mitolojik kitap, Mısır Mitolojisi'ni ele almakta. Eğer Yunan'dan sıkıldıysanız, sizi Mısır'a alalım. Kitapta Antik Mısır tanrıları birer birer uyanıyor ve bir intikam planını durdurmaksa Carter ve Sadie'ye düşüyor. Beni Yunan, Mısır, İskandinav diye sınıflandırarak yorma, ortaya karışık ver diyorsanız, o zaman Amerikan Tanrıları sizin için biçilmiş kaftan! Bildiğiniz üzere Neil Gaiman fantastik edebiyatta kendisine isim yapmış başarılı bir romancı, öykücü ve senarist. Kitapları dizilere de uyarlandı. Gölge son üç yılını hapishanede geçirmiştir ve tahliyesine iki gün kala karısının ölüm haberini alır. Cenazeye katılmak için uçağa biner. Yanına daBay Çarşamba oturur ve sürükleyici bir macera başlar. - 1000 Mitolojik Karakter Edward S. Ellis - Bulfinch Mitolojileri Thomas Bulfinch - Yunan Mitolojisi Richard Buxton - Gençler İçin Yunan Mitleri Edgar Parin D'aulaire - Yunan ve Roma Mitolojisi: Tanrılar, Titanlar ve Kahramanlar Otto Seemann - Mitoloji 101: Eski Yunan ve Roma Mitolojisi Kathleen Sears - Mitoloji Sözlüğü Azra Erhat - Türk Mitolojisi I-II. Cilt Prof. Dr. Bahaeddin Ögel - Mısır Mitolojisi: Eski Mısır Tanrıları, Tanrıçaları ve Mitleri Geraldine Pinch - İskandinav Mitolojisi Neil Gaiman - Kahramanın Sonsuz Yolculuğu Joseph Campbell - İskandinav Mitleri R. I. Page - İskandinav Mitolojisi Viking, Mitlerinde Tanrılar, Kahramanlar, Canavarlar Kevin Crossley-Holland - İskandinav Mitolojisi Tanrılar ve Kahramanların Efsaneleri Peter Andreas Munch - Mısır Mitolojisi Nadine Guilhou, Janice Peyre - Mısır Mitolojisi ve Gizemleri Rudolf Steiner - Kelt Mitolojisi Claude Sterckx İşte mitolojik kitaplar öneri listesi böyle. Zamanla genişleyecektir. Hatta sizler de en sevdiğiniz mitolojik kitapları yorumlar kısmında bizimle mitoloji kitap önerisi olarak paylaşın lütfen."} {"url": "https://okurunkosesi.com/modern-klasikler-dizisi-liste/", "text": "Modern Klasikler Dizisi liste denilince akla ilk gelen yayınevi Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları olur. 300'e yakın kitap sayısıyla uzun yıllardır dizi büyümeye devam ediyor. Listede Doris Lessing, George Orwell ve Antoine de Saint Exupery gibi hakları düşen yazarların kitaplarını listeye ekleyerek, her okurun ağzını sulandırmayı hünerle başarıyor. Elbette aralarında Nobel Ödülü almış yazarlar da bulunmakta. Bu yazıda güncellenen listeyi bulabilirsiniz. Dizi hakkında sıkça sorulan sorulardan bazıları ve yanıtları aşağıdaki gibi. Modern Klasikler'ni seriler hariç istediğiniz sırayla okuyabilirsiniz. Serileri listeden inceleyebilirsiniz. Modern Klasikler, 20. yüzyılda yazılmış eserlerden oluşur. Yayınevi editörlerinin kararlaştırarak yayımladığı kitaplardan ibarettir. Bu dizide romanlardan tutun tiyatrolara, denemelerden tutun kısa öykülere, distopyaya ve biyografiye kadar birçok türü içinde barındırmakta. Merhabalar, 21.10.2021 tarihi itibariyle 182 kitap bulunmaktadır. Hayır, ancak şöyle yapabilirsiniz. Bilgileri kopyalayıp bir Google dökümanı olarak kaydedin ve PDF olarak indirin. Böylece PDF dosyanız olur."} {"url": "https://okurunkosesi.com/mucize-palacio/", "text": "Çok az kitap sizi hem ağlatıp hem de kahkahalarla güldürebilir, kitabın adı gibi kendisi de, karakterleri de birer Mucize bence. Nezaketin, ailevi değerlerin, cesaretin ve sevginin tek tek önümüze konulduğu çok harika bir kitap. August Pullman'in (10) zorluklarla dolu hayatını okuyoruz. Yüzünde büyük ölçüde bozuklukla doğan Auggie toplumdan garip bakışlar almaya, parmakla gösterilmeye, hatta bazen hakaretlere uğramaya alışmıştır... Bunlara alışmış numarası yapmaktadır. Bu yaşına kadar evde eğitim görmüştür ama 5. sınıfı artık okulda okuması gerekmektedir. 500 yabancı öğrenciyle beraber. Auggie için okul hem bir kabul hem de mükemmel bir yer haline gelir. Önce Jack Will arkadaşı olur, sonra Summer öğle yemeğinde yanına oturur. Çocuklar arkasından veba oyunu oynar, her günü bir mücadeledir. Problemler yaşarlar. Ama aşarlar. Auggie, okulda hayatta kalmak için mücadele ederken, ailesi ve yakın çevresi de kendi sorunlarıyla mücadele etmektedir. Auggie'nin ablası Via, annesinin Auggie'ye verdiği özel ilgi nedeniyle çoğu zaman görmezden gelinir. Ailesi arasındaki gerilimler, Auggie'nin okulda yaşadığı zorluklarla birleşince, ailede büyük bir kriz yaşanır. Roman, Auggie ve ailesinin yüzleştiği zorluklar ve sonunda bunların üstesinden gelmeleriyle sonuçlanır. Mucize duygusal, komik ve sürükleyici bir kitap. 6 kişinin gözünden anlatılıyor. Gizli hiçbir şey kalmıyor. Augie kitaba Size nasıl göründüğümü anlatmayacağım. Aklınıza ne geliyorsa muhtemelen ondan daha kötü görünüyorumdur. diye başlıyor ve biz onu diğerlerinin gözünden okuyoruz. Kitabın sonunda ise nasıl göründüğü hakkında az çok fikrimiz oluyor. Nezaketin nasıl dünyayı daha güzel yaptığına dair o kadar çok söz, düşünce ve örnek var ki... Çocuklar için harika bir kitap. Vahşi Robot gibi tatlı geldi bana. Anlatımı, karakter çeşitliliği hoşlanmama neden olan şeylerden biriydi. Sizin gözleriniz sızlarken birden güldürebilmesi ise gerçekten muazzam. Kitabın sonu belki gerekliydi, belki gerekli değildi ama bende zorlama etkisi uyandırdı ve hoşlanmadığım tek şeydi kitap hakkında. Bu kitap ayrıca bir kitap uyarlaması."} {"url": "https://okurunkosesi.com/nagazaki-eric-faye/", "text": "Nagazaki, Japonya'nın 2. Dünya Savaşı'nda nükleer saldırıya maruz kalan bir şehri. Her ne kadar yaşanan bu travma insanların zihinlerine ve yaşamlarına derin etkilerini bıraksa da Nagazaki'de asıl odak konusu mahremiyeti ihlal edilen bir adam. Shimura adlı, yaşlanmaya yüz tutmuş, asosyal denilebilecek birisi bir gün evinde yiyeceklerin azalmaya başladığını fark eder ve kayıt tutmaya başlar, ancak bu kayıtlar tahminini doğrulayınca evine bir kamera yerleştirerek kimin yiyeceklerini çaldığı ortaya çıkarır. Ardından da gerçek bir olay olması yüzünde daha da tüyler ürpertici hale gelen bir tablo çıkar ortaya. Kitabın tüyler ürpertici kısmı mahremiyetin ihlali, çünkü anlatılan herkesin başına gelebilir. Kitabı özel kılan ise merakla başlayıp insanın bu durum karşısında nasıl etkilendiğini, merakın dehşete nasıl dönüştüğünü basit bir biçimde anlatması. Hikayenin iki bakış açısından anlatılması da ortaya daha derin bir manzara çıkarıyor. Hayatta kalma mücadelesi. Yalnızlık. Başardıkları için değil ama başarının, körleşmiş bir Ben'in oyuncağı haline geldiği için. Ne pahasına olursa olsun Ben diye düşünmek insanın sonudur. Shimura-san önce bir merak duyarak ilgilendiği misafiri aklından çıkarmayı başaramaz, kendi yalnızlığıyla yüzleşmiştir, sonuç olarak kendisini tetikte ve huzursuz bir biçimde bulur. Ancak hikayenin öteki yüzü, sığınacak bir korunak bulmak isteyen, kriz kurbanı bir insan. Onları böylesine tuhaf bir tabloda buluşturansa ilginç bir tesadüf. İlgi çekici, tuhaf, korkutucu bir kitap. Kısacık olması da bir oturuşta bitirmek isteyenler için bir teşvik. Nagazaki, 2010 yılında Fransız Akademisi Büyük Roman Ödülü'nü kazandı. Eric Faye ise Fransız bir gazeteci. Fransız bir yazarın, Japonya'da geçen bir kitap yazması da ayrı bir sohbet konusu."} {"url": "https://okurunkosesi.com/narnia-gunlukleri-okuma-sirasi/", "text": "Narnia Günlükleri serisi, C. S. Lewis'in çocuklar için yazdığı 7 kitaplık bir seri ve bu yazıda Narnia Günlükleri okuma sırası yer alıyor. Ancak öncesinde biraz serinin konusundan ve yazardan bahsedecek, ardından Narnia serisi hakkında bilgi verecek ve seri okuma sırasını aktaracağız. Asıl adı The Chronicles of Narnia olan Narnia Günlükleri serisi 1950 1956 yılları arasında yayımlandı. Seride Narnia isimli büyülü bir ülkedeki fantastik yaratıklar ve onları içeren öyküler işlenir. 4 çocuğun bakış açısından anlatılan bu dünyada Narnia'nın çeşitli gizemleri açıklığa kavuşturulur. Bu seri çocuk klasikleri arasında yer alır ve yaklaşık 50 dile çevrilmişlerdir. Narnia günlükleri kitap serisi, 1950 yılında yayımlanmaya başladı. 2. Dünya Savaşı sırasında Londra'dan taşraya gönderilen 4 kardeş çocuğun öyküsünü anlatır. Bu dört çocuk, gizemli bir gardıroptan geçerek hayvanların konuşabildiği gizemli bir dünyaya giderler. Orada Aslan isimli bir aslana, kötücül Beyaz Cadı'nın zalim ellerinden Narnia'yı kurtarmak konusunda yardım ederler. Bu dünyaca ünlü çocuk serisinin aslında 3 okuma sırası bulunuyor. İlki yayımlanma sırası, ikincisi ise tarihsel sırası, 3. ise Lewis'in önerdiği. Hangisini seçeceğiniz size kalmış. Ben hepsini veriyorum. C. S. Lewis'in önerdiği Narnia Günlükleri okuma sırası var ve bence böyle okunmalı. Tabii ben araştırmadan başladığım için yayımlanma sırasına göre gidiyorum. Aman siz siz olun, bu hataya düşmeyin. - Çocukların asıl isimleri Ann, Martin, Rose ve Peter idi. - Aslan, Cadı ve Dolap'ın İngilizce ilk kopyası 1949 yılında tamamlandı. - Gümüş Sandalye, At ve Çocuk'tan önce tamamlansa da sonra yayımlandı. - Son Savaş, çocuk kitapları için çok değerli bir ödül olan Carnegie Ödülü'nü kazandı. - Aslan, isim benzerliği veya çeviri değil, Türkçe olarak kullanılmıştır. Kitapta aslanın adı Aslan'dır. Tam adı Aslan Tash. - Tüm kitaplarda bulunan tek karakter Aslan. - Lewis'in seriyi bitirmesi 8 yıl sürerken ilk kitap Aslan, Cadı ve Dolap'ı 3 ayda bitirmiştir. - C. S. Lewis, Lucy Pevensie karakterini vaftiz kızı olan Lucy Barfield'a dayamış ve ilk kitabı ona ithaf etmiştir. Tam adı Clive Staples Lewis olan yazar, 1898'de İrlanda'da doğmuş. Yazar olmasının yanında öğretim görevlisi de ve bu bize Tolkien'i hatırlatıyor elbette. Ayrıca ikisi hem edebi bir arkadaşlık hem de rekabet içindelermiş. Birçok yönden benzediklerini de not düşmek gerek. Lewis, 1956'da Amerikalı yazar Joy Davidman ile evlenmiş. Ancak eşi 4 yıl sonra vefat etmiş. Lewis, Magdelen College'de Oxford'da öğretim üyeliği yaptıktan sonra Cambridge'de Ortaçağ ve Rönesans İngilizcesi Profesörü oldu. 30'dan fazla kitap yazdı. En önemli eserleri ise dizilere, filmlere konu olan Narnia Günlükleri serisi olsa da Kozmik Üçlemesi de epey övgü almış. Lewis, 22 Kasım 1963'te, 65. doğum gününden bir hafta önce böbrek yetmezliğinden vefat etmiş. Narnia Günlükleri, daha önce de bahsettiğimiz gibi birer kitap uyarlaması da. Narnia'nın filmleri de sırasıyla şöyle. - Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap Başrollerde ise Tilda Swinton, Georgie Henley ve William Moseley var. - Narnia Günlükleri: Prens Caspian Baş rol oyuncuları ise Ben Barnes, Skandar Keynes ve Georgie Henley. - Narnia Günlükleri: Şafak Yıldızı'nın Yolculuğu Başroller ise yine aynı: Ben Barnes, Skandar Keynes, Georgie Henley. Henüz diğer kitaplar kitap uyarlaması olacak mı bir bilgi yok ancak ben pek umutlu olduğumu söyleyemem. Narnia Günlükleri, 1949 ve 1954 tarihleri arasında yazıldı. Prens Caspian 228 sayfa. Aslan, Cadı ve Dolap ise 175 sayfa. Serinin birden çok okuma şekli vardır. Kimileri kronolojik kimileri yazıma göredir. En doğru tercihi araştırarak verebilirsiniz. Okur olarak ben Büyücünün Yeğeni ile başlayan sıralamayı öneririm."} {"url": "https://okurunkosesi.com/neil-gaiman-kimdir/", "text": "Neil Gaiman kimdir yazısının yazarı tanımak isteyenler için harika olacağını düşündüm. Fantezi ve bilim kurguyla, çizgi romanlarla ilgilenip de Neil Gaiman duymayan ismini yoktur. Eserleriyle çok sayıda insanı etkilemiş, her yaş grubuna seslenmiştir ve seslenmeye, etkilemeye devam etmektedir. Ancak siz Neil Gaiman ismini duymadıysanız üzülmeyin. Çünkü bu yazıda Neil Gaiman kimdir ondan bahsedeceğiz. Neil Gaiman, fantezi, bilim kurgu ve korku türlerindeki eserleriyle tanınan bir İngiliz yazar. Birçok kitap, grafik roman, kısa öykü ve senaryo yazdı. En ünlü eserlerinden bazıları çizgi roman dizisi Sandman, Amerikan Tanrıları ve Yıldız Tozu romanları ve çocuk kitapları Koraline ve Mezarlık Kitabı yer alıyor. Gaiman'ın kalemi karanlık ve yaratıcı temalar, zengin karakterler ve keskin bir hikaye anlatımı duygusu ile bilinir. Hugo, Nebula ve Bram Stoker Ödülleri de dahil olmak üzere çalışmaları için sayısız ödül kazandı. Yazılarına ek olarak Gaiman, TV dizisi Good Omens ve Coraline filmi de dahil olmak üzere çeşitli televizyon ve film projelerinde de çalıştı. Yazar hakkında çok şey söylenebilir ancak biz onu kısaca tanıyıp eserlerinden, aldığı ödüllerden bahsedecek ve yazarın hayatına kısa bir yolculuk yapacağız. Neil Gaiman, 10 Kasım 1960'ta Portchester, Hampshire, İngiltere'de doğdu. Anne babasının kütüphaneci olarak çalıştığı East Grinstead adlı küçük bir kasabada büyüdü. Gaiman, çocukken kitapların kendisi üzerindeki etkisinden ve ailesinin edebiyat sevgisinin kendi hikaye anlatma tutkusunu nasıl şekillendirdiğinden sık sık bahsetmiştir. Çocukken, Gaiman doymak bilmez bir kitap kurduydu ve zamanının çoğunu, çok çeşitli yazar ve türlerle tanıştığı yerel kütüphanede geçirdi. İlk edebi etkilerinden bazıları J. R. R. Tolkien, C. S. Lewis, Edgar Allan Poe ve H. P. Lovecraft oldu. Gaiman, bu yazarları okumanın kendi benzersiz yazı stilini geliştirmesine yardımcı olduğunu söyledi. Gaiman ayrıca genç yaşta kendi hikayelerini yazmaya başladı. Çocukluğunda yatılı olarak Ardingly College ve gündüz öğrencisi olarak Whitgift Okulu'na gitti. Daha sonra Winchester Üniversitesi'nde gazetecilik okudu ancak sonunda yazarlık kariyerine devam etmek için okulu bıraktı. Genel olarak, Gaiman'ın çocukluğuna, zamanımızın en beğenilen ve etkili yazarlarından biri olarak kariyerini şekillendiren derin bir kitap ve hikayecilik sevgisiyle doluydu. Gaiman 1980'lerde serbest gazetecilikle uğraşmış; çeşitli İngiliz gazeteleri için röportajlar yapmış, kitap incelemeleri yazmıştır. Adı basılı bir yayında ilk kez Duran Duran hakkında yazdığı bir biyografi kitabında geçmiştir. Bu eseri ileride yazacağı bilim kurgu ve fantezi türündeki kitaplara benzemese de epey ses getirmiştir. Daha sonrasında birçok alanda yazma çalışmalarına yönelmiştir. Bunlara çizgi romanlar, romanlar, senaryolar, çocuk romanları da dahildir. Yazar birçok başka yazarla işbirliği yapmıştır. Türkiye'de yayımlanmış işlerini aşağıda bulabilirsiniz. BBC'de yayımlanan bir videoda Neil Gaiman harika bilim kurgu yazmanın, günümüzde yani şimdide bulunmanın, olan biteni yansıtmanın önemine, bize öğüt verdiğine, bizi uyardığına, zamansız ve insanlar kadar fikirler hakkında olduğuna değinmiştir. Gaiman ve Mary McGrath 1985'de evlendi, 2007'de boşandılar. Birlikte üç çocukları var. Gaiman ve söz yazarı, performans sanatçısı ve yazar olan Amanda Palmer 2011'de evlendi, çiftin bir oğulları bulunuyor. Neil Gaiman benim gözümde fantezi türünün efendisi. Kitaplarında hep öykücülüğünü konuşturmayı, okuru çekmeyi ve kendi muazzam evrenini yaratmayı başarıyor. Lucifer gibi birçok dizide kullanılan bir karakter yaratması bile okurları ve diğer yazarları, senaristleri nasıl etkilediğinin bir kanıtı. Uzun kariyeri, dostlukları ve eserleriyle kesinlikle okuması gereken bir yazar Neil Gaiman. Neil Gaiman Kitapları: Türkiye'de Yayımlanmış Roman, öykü, çizgi roman vs. - 1986: Paniğe Kapılma! - 1990: Bir Kıyamet Komedisi veya Kıyamet Gösterisi - 1990: Siyah Orkide - 1992: Cinayet Sırları - 1993: Ölüm Yaşamanın Ağır Bedeli - 1996: Yokyer - 1997: Günaha Son Çağrı - 1997: Babamı İki Japon Balığı ile Değiş Tokuş Ettiğim Gün - 1998: Yıldız Tozu - 1999: Soytarı Aşık - 2000: Gecenin Yaratıkları - 2001: Amerikan Tanrıları Amerikan Tanrıları 1 - 2002: Coraline veya Koralin - 2003: Marvel 1602 - 2003: Duvarların İçindeki Kurtlar - 2005: Anansi Çocukları Amerikan Tanrıları 2 - 2006: Vadinin Hükümdarı Amerikan Tanrıları 1.1 - 2006: Kırılgan Şeyler - 2007: Ara Dünya Ara Dünya 1 - 2007: Kayıp Bayan Finch Vakasının Ardındaki Gerçekler - 2008: Odd ve Ayaz Devleri - 2008: Mezarlık Kitabı - 2009: Çılgın Saç - 2010: Talimatlar - 2010: Öyküler - 2013: Gümüş Hayal Ara Dünya 2 - 2013: Doctor Who: 11 Doktor 11 Öykü - 2013: Babam Süt Peşinde - 2013: Çu'nun Bir Günü Chu 1 - 2013: Yolun Sonundaki Okyanus - 2014: Çu'nun Okuldaki İlk Günü Chu 2 - 2015: Sonsuzluk Çarkı Ara Dünya 3 - 2015: Şamatacı Suçlular ve Daha Fazlası - 2015: Çu'nun Plajdaki Bir Günü Chu 3 - 2016: Partilerde Kızlarla Nasıl Konuşulur - 2017: İskandinav Mitolojisi - 2014: Mezarlık Kitabı, Cilt 1 - 1988: Prelüdler Noktürnler - 1990: Bebek Evi - 1990: Düş Ülke - 1990: Sisler Mevsimi - 1992: Sen Oyunu - 1993: Fabllar ve Yansımalar - 1993: Kısa Hayatlar - 1993: Dünyaların Sonu - 1995: Merhametliler - 1996: Matem - World Fantasy Ödülü The Sandman (1991), Yıldız Tozu (1999) ve Mezarlık Kitabı (2009), The Truth Is a Cave in the Black Mountains (2011), The Sleeper and the Spindle (2015) - Mythopoeic Ödülü Yıldız Tozu (1998), Amerikan Tanrıları (2002) - Newbery Madalyası Mezarlık Kitabı (2009) - Hugo Ödülü Amerikan Tanrıları (2002), Mezarlık Kitabı (2009), The Sandman: The Dream Hunters, (2000), Koraline (2003), The Doctor's Wife (2012) - Nebula Ödülü The Sandman: The Dream Hunters (1999) - Bram Stoker Ödülü The Sandman: A Game of You (1993) - Eisner Ödülü Sandman: A Midsummer Night's Dream (1991) - Locus Ödülü Amerikan Tanrıları ( (2002) - Ray Bradbury Ödülü Kıyamet Gösterisi (1991) ile Terry Pratchett ile birlikte - British Fantasy Ödülü Mezarlık Kitabı (2009) - Carnegie Madalyası Mezarlık Kitabı (2010) Kendisi ayrıca Doctor Who ve Babylon 5 gibi diziler için yazdığı senaryolar da ödüller kazanmıştır. Bu yazıda hem yazarı tanıdık hem de Neil Gaiman kitapları hakkında bilgi edindik. Her ne kadar bu yazı uzun görünse de yıllarını edebiyata vermiş bu yazarın hakkında anlatılacak çok şey var. Benim internetten ve yazarın sitesinden topladığım bu bir avuç bilgi elbette onu hakkıyla tanıtmaya yetmeyecektir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/nobel-edebiyat-odulu-nedir/", "text": "Nobel Edebiyat Ödülü, 1901'den beri her yıl verilen bir İsveç edebiyat ödülüdür ve edebiyat alanında eser vermiş herhangi bir ülkeden bir yazara verilir. İsveçli sanayici Alfred Nobel'in sözleriyle idealist bir yönde en göze çarpan çalışmaya verilir. Bazen bireysel çalışmaların özellikle dikkate değer olduğu söylense de ödül bir yazarın bir bütün olarak çalışmalarına dayanmaktadır. Yani Nobel Ödülü'nün kitaplara verildiği sanılsa da aslında yazarlara genellikle edebi katkıları için verilmektedir. İsveç Akademisi ödülü kimin alacağına karar verir. Akademi, ödüllü kişinin adını Ekim ayı başlarında duyurur. Bazı durumlarda ödül bir sonraki yıla ertelenebilir. Bazı durumlarda da edebiyat ödülü verilmemiştir. Edebiyat Nobel Ödülü sahibi bir altın madalya, bir alıntı içeren bir sertifika ve bir miktar para kazanır. Ödüllendirilen para miktarı, Nobel Vakfı'nın o yılki gelirine bağlıdır. Ödül birden fazla kişiye verilirse, para aralarında eşit olarak paylaştırılır veya üç ödül sahibi için yarım ve iki çeyrek olarak bölünebilir. Nobel Edebiyat Ödülü Alan Yazarlar Listesi için bağlantıya tıklayın. - Aday Gösterme: - Nobel Edebiyat Ödülü için adaylar, İsveç Akademisi tarafından belirlenir. - Adaylar genellikle önceki laureatlardan, üniversite profesörlerinden, edebi uzmanlardan ve diğer bilgi sahibi kişilerden alınan önerilerle belirlenir. - Değerlendirme: - Adaylar üzerinde yapılan değerlendirme süreci, İsveç Akademisi üyeleri tarafından gerçekleştirilir. - Eserlerin kalitesi, edebi yenilik, etkisi ve yazarın genel katkıları değerlendirilir. - Karar: - İsveç Akademisi, adayları değerlendirdikten sonra, kazananı seçer ve açıklar. - Kazananın ismi genellikle Ekim ayında açıklanır. - Ödül Töreni: - Nobel Edebiyat Ödülü, diğer Nobel ödüllerinin yanı sıra, 10 Aralık'ta Alfred Nobel'in ölüm yıldönümünde düzenlenen özel bir törenle verilir. Not: Nobel Edebiyat Ödülü kazananının sadece eserleri değil, geneldeki edebi katkıları, etkisi ve kalitesi de dikkate alınır. Nobel Edebiyat Ödülü almak, genellikle yazarın kariyer boyunca önemli eserlere imza atması, edebi dünyaya katkıda bulunması ve özgün bir edebi tarz geliştirmesi gibi faktörlere dayanır. Ancak, ödül süreci oldukça kapalı bir şekilde yürütüldüğü için tam olarak hangi kriterlerin öne çıktığı konusunda net bilgiler sınırlıdır. Aşağıda Nobel Edebiyat Ödülü ve Nobel alan yazarlar hakkında sıkça sorulan sorulara yanıt bulabilirsiniz. Her ne kadar Nobel Ödülleri daha önce verilmeye başlansa da Nobel Edebiyat Ödülleri 1901 yılında verilmeye başlamıştır. Ödülü Norveç Nobel Komitesi vermektedir. İsveç tarafından verilmektedir. İsveç Akademisi, her yıl dünya çapında tanınmış bir yazar veya şairi bu ödüle layık görmektedir. Nobel Edebiyat Ödülü, belirli bir yılın en iyi edebi eserine verilen prestijli bir ödüldür ve kazananlar, yazarlar, şairler, dramatistler, deneme yazarları veya diğer edebi türlerde çalışan yazarlar olabilir. Ödül, yazarın veya sanatçının yaratıcı yazma kapasitesi, tarzı ve zekasına yönelik verilir. Ancak Nobel Vakfı, ödülü kazananın tüm eserlerini değil, sadece ödül yılındaki eseri temel alarak verir. Ödülün amacı, edebi çalışmaların yanı sıra insanlık idealine ve barışa katkıda bulunan yazarları ödüllendirmektir. Nobel Ödülü'nü kazananlara yaklaşık 1 milyon dolar para ödülü verilmektedir. Alfred Nobel, Nobel ödüllerini kurarak, toplum ve insanlık için önemli katkılarda bulunan bireyleri ödüllendirmeyi amaçlamıştır. Nobel Edebiyat Ödülü ise edebiyat alanındaki olağanüstü başarıları ve katkıları tanımak için verilir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/nobel-edebiyat-odulu/", "text": "Nobel Edebiyat Ödülü aslında Alfred Nobel vasiyetiyle doğmuştur. Nobel, mirasının fizik, kimya, barış, fizyoloji veya tıp ve edebiyat alanlarında insanlığa en büyük yararı sağlayanlara bir dizi ödül oluşturmak için kullanılmasını ister. Aşağıda Nobel Ödülü alan yazarlar listesini ve hangi dalda eserler verdiğini görebilirsiniz. Aşağıda Nobel ödüllü yazarları ve ülkesini görebilirsiniz. Bazı yıllar çifttir, bunun nedeni o yıl iki yazara verilmiş olması. Ayrıca kazanan adlarına tıklayarak hem kişinin hayatı hem de eserleri hakkında bilgi alabilirsiniz. Bob Dylan, 2016'da ödüle layık görüldü. Dylan'ın şarkıları, toplumsal konulardan kişisel deneyimlere kadar geniş bir yelpazede derin ve etkileyici sözler içerir. Bu nedenle, Dylan'ın müziği ve sözleri birçok insan ve eleştirmen tarafından edebiyat olarak kabul edildi ve bu da Nobel Edebiyat Ödülü'nün ona verilmesine yol açtı. 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'ne Annie Ernaux layık görüldü. Yaşar Kemal Nobel Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Orhan Pamuk, 2005 yılında romancı olarak Nobel Ödülü'ne layık görülmüştür."} {"url": "https://okurunkosesi.com/oksuzler-treni/", "text": "Orijinal adı Oprhan Train olan Öksüzler Treni konusu itibariyle çarpıcı bir kitap. Binlerce çocuk düşünün, ya ailesini hiç tanımamış ya da ailesini kaybetmiş. Kimsesiz çocukları düşünün, gülen gözleriyle size bakan. Tek istedikleri sıcak bir yuvayken, tek umutları ise onları bilinmeyen geleceklerine taşıyan Öksüzler Treni'dir. On yedi yaşındaki Molly Ayer, son şansını da tüketmek üzere olduğunun farkındadır. Ona bakmakla yükümlü olan aileyle arası iyice açılan Molly'nin tek şansı, kamu hizmeti adına doksan bir yaşındaki yaşlı bir kadının çatı katını temizlemeye bağlıdır. Molly bu işi gönülsüzce yapacak olsa da aslında o yaşlı kadınla ne kadar çok ortak yönleri olduğunu yaşayarak öğrenecek ve geçmişte hapsolan ruhlarını özgür bırakma yollarını onunla birlikte keşfedecektir. Öksüzler Treni ikinci şansları, beklenmedik dostlukları ve bizi kim olduğumuzu keşfetmekten alıkoyan sırları barındıran muhteşem bir roman. Öksüzler Treni'ne aslında ansızın başladım. Normalde çocukların acı çektiği kitaplar içimi acıtır ve okuyamam. Ancak bu kitabı bütün zorlu unsurlarına rağmen bitirebildim. Nedense adından da acıklı bir kitap olacağını da çıkaramamıştım ben. Yani sizi şimdiden uyarıyorum, bu kitabı okurken ağlamanız muhtemel. Kitap ikili bakış açısından anlatılıyor. Günümüzdeki sorunlu bir öksüz olan Molly ve yaşını başını almış, varlıklı bir kadın olan Vivian hakkında. Molly bir nedenden ötürü Vivian'ın çatı katını temizleme işine giriyor ve her kutu yeni bir sel oluyor: Vivian'ın neredeyse bir asra dayanan ömründe yaşadıklarını okuyoruz. Kitabın başından sonuna da her an yüreğiniz parçalanıyor. Çünkü kadın felaket üstüne felaket yaşıyor. Yer yer kararlarına itiraz edeceğiniz yerler olabilir ama ben kadını anlamaktan yanaydım. Vivian zor bir hayat geçirdi de Molly geçirmiyor mu peki? Onun da sorunları var. Tamamen kader odaklı bu romanda, bu iki karakter kaderin bir cilvesiyle tanıştıktan sonra hayatlarına yeni bir çizgi çekecekler mi bunu okuyoruz. Herkese uymayacak bir roman. Hele çocuklara karşı hassassanız benim gibi, bence okumayacak iyi edersiniz. Benim hala aklımda okuduklarım. Onun dışında güzel kurgulanmış, karakterleri canlı bir kitap. Ben okurum derseniz uyarıma rağmen ve kaldırabilirseniz, seveceksiniz. Ben sırf sevmediğim bir şey var diye tüm kitabı kötü kötü diye damgalayan biri değilim. Bu yüzden uyarılarımı dikkate alın, övdüm, güzel dedim diye direkt atlamayın. Bu arada Öksüzler Treni diye bir şey gerçekten var. Çocukları kısmet, kader, alın yazısına terk eden felaket bir şey doğrusu. Binlerce masum can ve başlarına neler gelecek kimse bilmiyor. Kitabın film olacağına dair söylentiler de var. Henüz bir IMDB sayfası göremedim ama ben. Eğer keyifli bir çocuk kitabı okumak istiyorsanız size Vahşi Robot'u öneririm."} {"url": "https://okurunkosesi.com/olaganustu-bir-gece-stefan-zweig/", "text": "Stefan Zweig'in Olağanüstü Bir Gece'si hayattan haz almayı bırakmış, varlıklı bir burjuvanın hayatını değiştiren bir geceyi, kendisini bulma öyküsünü anlatmakta. Burak Sergen'in seslendirdiği ve sizin de Storytel'den dinleyebileceğiniz bu sesli kitap ilk olarak 1922'de basılı olarak yayımlanmış. Yani eşiyle intihar eden Zweig'in ölümünden tam 20 yıl önce. Zweig'in en bilinen eseri ise Satranç. Olağanüstü Bir Gece hayatın monotonluğunda ilerleyen bir adamın yaşamını değiştiren bir geceyi anlatmakta. Anlatıcı, birkaç ay önce başından geçen önemli bir olayı anlatacağını söyleyerek girizgah yapıyor. Kendisi bir pazar gününü at yarışlarında geçirirken çekici bir kadınla ego yarışına giriyor, ardından saygın kişiliğine aykırı bir davranışta bulunuyor. Bunun akabinde yaşadığı çelişkiler, yaşam sevinci, vicdan azabı ve heyecan, akıcı bir dille okurla buluşmakta. Zweig'in bu kitabı seslendiren sayesinde güzel ve ilgi çekici bir hal almış diyebilirim. Kitabın girişi, özellikle olağanüstü gecesine dair uzun uzun methiyeler dizişi gereksiz bir heyecan yaratıyor. Okuru kitabı bırakmaya itiyor. Çokça kullanılan bu yöntemden hep nefret etmişimdir doğrusu. Kitabın biraz ilerisinde, o özel günün başlarında yani, at pazarına gidiyor ve anlatıcının gerçek olup olmadığını bilmediğimiz gözlemlerini okuyoruz. Bu kısımda özellikle Doğu hayranlığı olabilecek bir kadın motifi çiziliyor ve açıkçası bunu da epey sıradan bir ayrıntı. Benim için kitap, anlatıcı ve kadın ego yarışına girdiğinde ilginç bir hal alıyor. Burada gururu kırılan anlatıcının etrafa kin saçarak gözlemlerde ve yargılarda bulunması kitabın ilerleyen sayfaları için endişe yaratıyor. Ancak neyse ki bu kısım hızlıca geçiliyor ve anlatıcının kendini ana kaptırmasını, o geceyi olağanüstü yapan nedeni öğrenmeye geçiyoruz. Anlatıcının tekrar yaşam hazzını elde etmesi bence güzel bir etki bırakıyor. Pandemi döneminde hepimizin an an içine düştüğü bu umutsuz ve keyifsiz, monoton süreç içinde okunabilecek kitaplar arasında olduğunu düşünmem de bu yüzden. Olağanüstü Bir Gece yaşam hazzını arayanların bakabileceği ama muhtemelen aynı teşvikle ilerlemeye tercih etmeyeceği, tercih etmemesi gereken bir kitap. Ne var ki kitabın sonunda verilen mesaja tamamen katılıyorum. İnsan gerçekten de kendini tanımadan mutluluğu veya huzuru bulamıyor. Bu yüzden de arada tekdüzeliğe sıkıştırılmış yaşamlarımıza değişiklik getirmenin önemi büyük. Başka insanlarla etkileşim kurmak, ufak güzelliklere katkıda bulunmak. Hatta belki de fevri davranıp yüz seksen derece başka bir yöne savrulmamıza izin vermek. Benim bir tane aklıma geldi ancak orobos gibi bir döngünün içinde olduğum için bu şartları karşılamadığımı fark ettim. Hala o olağanüstü geceyi bekliyorum ben anlayacağınız. Ufak yaşlardan beri Toprak Sergen'in sesini nerede duysam tanırım, o da verimli bir ses sanatçısıdır. Burak Sergen'in onun abisi olduğunu fark ettiğimde hem şaşırdım hem bir şeyler yerine oturdu. Sizlerle de bu ufak notu paylaşmayı istedim. Burak Sergen gibi Toprak Sergen de Storytel'de bir kitap seslendirmiş. Küçük Prens. Henüz dinlemedim ama neden olmasın?.. Önümüzdeki yıllarda ses sanatçıları daha çok hayatımızda bilinir bir hale gelecek sanki. Belki de sesli kitaplar da. Olağanüstü Bir Gece, İş Bankası Kültür Yayınları'nın Modern Klasikler Dizisi'nin 66. kitabı. Benzer kitaplar arıyorsanız, klasik kitap önerileri yazısı sizin için ideal."} {"url": "https://okurunkosesi.com/olga-tokarczuk-kimdir/", "text": "Olga Tokarczuk, zengin bir edebi mirasa sahip Polonyalı bir yazardır. 2018 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan yazar, edebiyat dünyasında geniş bir etki bırakmış ve birçok dilde çevrilen eserleriyle uluslararası alanda büyük beğeni toplamıştır. Eserlerinde sıklıkla kişisel ve toplumsal konuları işleyerek okurda derin düşüncelere yol açar. Politik ve sosyal meselelere eleştirel bir yaklaşım sergilerken aynı zamanda insan doğası, kimlik ve zamanın doğası gibi evrensel temaları da ele alır. Onun eserleri, edebiyat tutkunlarına zengin ve düşündürücü bir deneyim sunar. Olga Tokarczuk'un romanları ve öyküleri, insan doğası, kimlik ve toplumsal ilişkiler gibi evrensel temaları işlerken, mitler ve sembollerle dolu atmosferler yaratır. Eserlerindeki derinlik ve anlatım tarzıyla birçok ödül kazanmış ve uluslararası edebiyat dünyasında büyük bir etki yaratmıştır. Olga Tokarczuk, 29 Ocak 1962 tarihinde Polonya'nın Sulechow kasabasında doğdu. Anne ve babası öğretmendir. Klenica adlı bir köyde büyüyen Tokarczuk, küçük yaşlardan itibaren edebiyatla ilgilenmiş ve ailesinin okul kütüphanesinde kitapları keşfetmiştir. Varlıklı bir Alman-Polonya ailesinin çocuğu olarak yetişen Tokarczuk Polonya'nın tarihindeki çeşitlilik ve kültürel zenginlikle büyümüştür. Gençlik yıllarında, edebiyata olan tutkusunu keşfetti ve yazmaya başladı. Klinik psikoloji eğitimi aldıktan sonra kitaplara olan tutkusunu keşfederek edebiyata yönelir. İlk olarak şiirlerini yayımlar ve ardından kısa hikayeler ve romanlar yazmaya başlar. Eserleri, edebiyat eleştirmenlerinin ve okurların beğenisini kazanır, ödüller alır. Tokarczuk, eserlerinde mitolojik ve mistik bir hava yaratmayı başarmıştır. Olga Tokarczuk'un kitapları, Polonya'nın yanı sıra uluslararası alanda da büyük ilgi görmüştür. Romanları ve öyküleri, insan doğası, kimlik ve toplumsal ilişkiler gibi evrensel temaları ele alır. Eserlerinde sıradan karakterlere derinlik kazandırırken, mitler ve sembollerle dolu atmosferler yaratır. Tokarczuk'un kalemi, sıra dışı bir anlatıya ve edebi bir atmosfere sahiptir. Tokarczuk, edebi yeteneği ve eserlerindeki derinlikle birçok ödül kazanmıştır. Polonya'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden olan Nike Ödülü'nü beş kez kazanan yazar, uluslararası alanda da başarı elde etmiştir. Eserleri 40'tan fazla dile çevrilmiş ve uluslararası edebiyat dünyasında büyük bir etki yaratmıştır. Tokarczuk, edebiyat dünyasında önemli bir isim olarak tanınmakta ve hayranlık uyandırmaktadır. Umarım Olga Tokarczuk kimdir sorusunu güzelce yanıtlayabilmişimdir. Bu listedeki kitaplar, Olga Tokarczuk'un farklı türlerdeki eserlerini içermektedir. Romanlar, kısa öyküler, denemeler ve antolojiler gibi çeşitli türlerde eserler bulunmaktadır. Yazarın edebi kariyeri boyunca yayımlanan önemli eserlerini temsil etmektedir. - Miasta w lustrach 1989 - Podroz ludzi ksiegi 1993 - E. E. 1995 - Prawiek i inne czasy 1996 - Dom dzienny, dom nocny 1998 - Szafa 1998 - Gra na wielu bebenkach 2001 - Lalka i per a 2000 - Ostatnie historie - 2004 - Bieguni 2007 - Prowadz swoj p ug przez kosci umar ych 2009 - Ksiegi Jakubowe 2014 Olga Tokarczuk, sıra dışı bir yazar ve düşünürdür. Doğduğu küçük Polonya kasabasından, uluslararası bir üne sahip yazarlardan biri haline gelmesinde, eserlerinde, mitolojiyle gerçek dünyayı ustalıkla harmanlayarak okurlarını büyülemesinin büyük bir payı vardır. Olga Tokarczuk'un kalemi, sınırların ötesine geçen bir anlatıya sahiptir. Romanlarında ve öykülerinde, sıradan karakterlerin yaşamlarına derinlik ve anlam katar. Onun eserleri, insan doğası, kimlik ve toplumsal ilişkiler gibi evrensel temaları sorgulayarak okurları düşünmeye teşvik eder. Tokarczuk'un eserlerindeki atmosfer, mitler ve sembollerle doludur. Romanlarında, mistik bir ton ve şiirsel bir dil kullanarak okuyucuları sihirli bir dünyaya götürür. Anlatıları, tarihin derinliklerinden günümüzün karmaşık gerçekliğine uzanırken, kahramanlarıyla birlikte okuyucuyu keşiflere çıkarır. Her cümlesi ustaca yerleştirilmiş ve derin bir anlam taşır. Tokarczuk'un eserlerindeki güçlü kadın karakterler dikkat çeker. Kadınların deneyimleri, güçlü duygusal bağlar ve kendi seslerini bulma çabalarıyla işlenir. Tokarczuk, cinsiyet rolleri ve toplumsal beklentiler konusunda çarpıcı bir eleştiri yapar. Kadınların gücünü ve potansiyelini vurgular, onları merkeze yerleştirir. Tokarczuk, edebiyatın sınırlarını zorlamak için cesur bir şekilde deneysel teknikler kullanır. Romanlarında farklı anlatıcılar, zamanda ve mekanda kaymalar, karmaşık kurgusal yapılar kullanır. Bu yöntemlerle okuyucuyu şaşırtır ve düşündürür. Tokarczuk'un edebi eserleri, estetik bir deneyim sunarken aynı zamanda derin düşüncelere yol açar. Tokarczuk'un eserleri, edebiyat dünyasında büyük bir etki yaratmıştır. Birçok ödül kazanan yazar, edebi yeteneği ve sıradışı bakış açısıyla okuyucularını büyüler. Onun eserleri, insanlığın evrensel deneyimlerine ayna tutar ve derinlemesine bir iç yolculuğa çıkarır. Olga Tokarczuk, edebiyat dünyasında öne çıkan bir isim olmanın yanı sıra, bir düşünür ve entelektüel olarak da takdir edilmektedir. Polonyalı yazar edebiyat kariyeri boyunca birçok önemli ödül kazanmıştır. Birkaçı aşağıdaki gibi. - Brücke Berlin Edebiyat ve İnsan Hakları Ödülü (2007) - Österreichischer Kunstpreis (2009) - Nike Edebiyat Ödülü (2008, 2010, 2015, 2019, 2020) - Österreichischer Staatspreis für Europaische Literatur (2010) - Man Booker Uluslararası Ödülü (2018) - Nobel Edebiyat Ödülü (2018) Olga Tokarczuk, benzersiz bakış açısı ve derinlik katan eserleriyle edebiyat dünyasında tanınmış bir yazardır. Eserlerinde mitoloji, semboller ve çeşitli anlatım teknikleri kullanarak okurları şaşırtır ve düşünmelerine yol açar. Aldığı ödüller ve uluslararası etkisiyle edebiyatseverler arasında büyük bir hayranlık uyandırır. Tokarczuk'un güçlü kadın karakterleri, evrensel temaları ve estetik bir deneyim sunan anlatısıyla edebiyat dünyasında unutulmaz bir iz bırakan bir yazardır."} {"url": "https://okurunkosesi.com/orhan-pamuk-kimdir/", "text": "Ülkemizin en ünlü yazarlarından olan Orhan Pamuk Nobel Edebiyat Ödülü ile hafızalarımıza kazınan biri oldu. Kendisi eserlerinde genellikle Türkiye'nin toplumsal ve tarihsel değişimlerine, Batı ve Doğu arasındaki kültürel çatışmalara ve kişisel kimlik arayışlarına odaklanır. Onu en ünlü yapan unsurlardan birisi ise Türkiye hükümetinin Ermeni soykırımı ile ilgili olarak kendisine dava açmasıydı. Hadi birlikte Orhan Pamuk kimdir, kitapları nelerdir bakalım. Orhan Ferit Pamuk, 7 Haziran 1952 tarihinde İstanbul'da doğdu. Babası, ünlü İslamcı Necmettin Erbakan'ın yakın arkadaşı Hüseyin Pamuk'tu. Annesi ise bir bankacının kızıydı. Pamuk'un bir abisi ve küçük bir üvey kız kardeşi var. Pamuk, ilk eğitimini İstanbul'da Robert Kolej'de aldı. Ressam olmaya da ilgi duyuyordu. Ardından 3 sene İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nde Mimarlık okuduktan sonra ne mimar ne de ressam olabileceğine karar verdi. İstanbul Üniversitesi'nde Gazetecilik okudu. 1974 yılında romancı olmaya karar vererek, bundan sonra tüm vaktini okumaya ve yazmaya adadı. İlk romanı Cevdet Bey ve Oğulları 1982 yılında yayımlandı. Eserleri genellikle Türkiye'nin toplumsal, tarihsel ve kültürel değişimlerine odaklanır. Eserlerinde Batı ve Doğu arasındaki kültürel çatışmaların yanı sıra kişisel kimlik arayışlarını da ele alır. Romanlarında modernist bir tarz kullanır. Romanlarının dışında Ömer Kavur'un yönettiği Gizli Yüz adlı filmin senaryosunu da (1992) yazdı. Bu senaryo, 1990 yılında yayımladığı Kara Kitap romanındaki bir bölümden yola çıkılarak yazılmıştır. 1991'de, 1982 yılında evlendiği Aylin Türegün ile bir kızı Rüya oldu. Orhan Pamuk, 2005 yılında Türkiye'nin Ermeni soykırımı yaptığı açıklamasıyla Türkiye'de Türklüğü aşağılama suçlamasıyla yargılandı. Bu açıklama, Türkiye'de hassas bir konu olarak görülen Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin bir tartışmaya neden oldu. Pamuk'un açıklamaları bazı kesimler tarafından eleştirildi ve yargılandı. Ancak yargılama sürecinde ortaya çıkan hukuki problemler nedeniyle dava düştü. Bu olay, Türkiye'de ifade özgürlüğü konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi. 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Ödül kendisine birleştirici gücü ve gerçekleri anlatış şekli nedeniyle verildi. Pamuk, Türkiye'nin en tanınmış edebiyatçılarından biri olarak kabul edilir. Ayrıca Türkiye'nin dünya çapında en önemli yazarlarından biridir. Pamuk ve Türegün 2002'de boşandılar. Pamuk, 6 Nisan 2022'de Aslı Akyavaş ile evlendi. Pamuk, yazarlık kariyerinin yanı sıra müzisyenlik ve İstanbul'da birçok müzede sanat yönetmenliği yapmıştı. Ayrıca, birçok üniversitede dersler ve yazarlık üzerine konferanslar vermiştir. Kendisi hala aktif bir biçimde yazmaya devam etmektedir. - Cevdet Bey ve Oğulları (1982) - Sessiz Ev (1983) - Beyaz Kale (1985) - Kara Kitap (1990) - Gizli Yüz (1992) - Yeni Hayat (1994) - Benim Adım Kırmızı (1998) - Öteki Renkler (1999) - Kar, İletişim Yayınları (2002) - İstanbul: Hatıralar ve Şehir (2003) - Babamın Bavulu, İstanbul (2007) - Masumiyet Müzesi (2008) - Manzaradan Parçalar (2010) - Saf ve Düşünceli Romancı (2011) - Şeylerin Masumiyeti (2012) - Ben Bir Ağacım (2013) - Kafamda Bir Tuhaflık (2014) - Kırmızı Saçlı Kadın (2016) - Hatıraların Masumiyeti (2016) - Balkon (2018) - Turuncu (2020) - Veba Geceleri (2021) - Uzak Dağlar ve Hatıralar (2022) - 1983 Madarali Roman Ödülü - 1990 İletişim Sanat Ödülü - 1991 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü - 1995 Prix de la Decouverte Europeenne - 2002 İngilizceye en iyi çevrilen uluslararası roman ödülü - 2003 Commonwealth Writers Prize - 2003 İngilizceye en iyi çevrilen uluslararası roman ödülü - 2005 Peace Prize of the German Book Trade - 2005 Premio Grinzane Cavour - 2006 Nobel Edebiyat Ödülü - Orhan Pamuk, yazar olmadan önce mimarlık, ardından gazetecilik okudu. - Pamuk, Türkiye'nin en tanınmış sanat koleksiyoncularından biridir ve yıllardır modern Türk sanatı ile ilgilenmektedir. Kendi koleksiyonundan eserler, İstanbul'daki Orhan Pamuk Müzesi'nde sergilenmektedir. - Yazar, Kara Kitap romanını tamamlamak için altı yıl boyunca yazdığı her şeyi yakmıştır. Bu olay, romanın ana karakteri Galip'in de yaptığı bir şeydir. - Pamuk, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandığı 2006 yılında Türkiye'nin en ünlü edebiyat eleştirmenlerinden biri olan Cemal Süreya'nın doğum günüdür. - Yazarın Beyaz Kale romanı, 1985 yılında yayınlandıktan sonra yasaklandı ve kitapçılarda satışa çıkarılamadı. Kitabın yasaklanmasının nedeni, Türk tarihindeki olaylar hakkındaki bazı kısımların siyasi olarak hassas kabul edilmesiydi. - Orhan Pamuk, 2011 yılında İstanbul'da açılan bir sergide sanat yönetmeni olarak çalıştı. - Yazarın ailesi, İstanbul Beyoğlu'nda, tarihi bir ahşap evde yaşıyordu. Bu ev, yazarın Beyaz Kale romanındaki evin modeli olarak kullanılmıştır. - Pamuk, Türkçe dışında birçok dilde eserleri yayınlanan nadir Türk yazarlardan biridir ve eserleri 63'ten fazla dile çevrilmiştir. - 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan en genç yazar oldu. - 2007 yılında 60'ıncı Cannes Film Festivali'nde jüri üyeliği yaptı. Orhan Pamuk, genellikle Türkiye ve İstanbul gibi konulara odaklanan edebi eserleriyle tanınır. Yazarın eserleri, Türkiye'nin kültürel ve tarihsel yapısını, modernleşme sürecini ve İstanbul gibi kentsel mekanları konu alır. Romanlarında Türkiye'nin toplumsal, kültürel ve politik sorunlarına yer verirken, bireysel psikolojiler ve aşk hikayeleri de eserlerinde sıkça yer alır. Orhan Pamuk, yarattığı karakterlerin iç dünyalarını incelerken, okurlara Türkiye'nin farklı dönemlerindeki toplumsal ve kültürel değişimler hakkında da bilgi verir. Pamuk'un kitapları 63'ten fazla dile çevrildi. Pamuk, 2005 yılında bir röportajda Türkiye'nin Ermeni soykırımını ve Kürt sorununu tartışması gerektiğini söylemişti. Bu sözleri epey tepki çekti, çünkü Türkiye Ermeni soykırımı konusunda farklı düşünmekteydi. Sonuç olarak Türk hükümeti de Pamuk'a dava açtı, ancak sonunda dava düştü. Orhan Pamuk'un romanları, bazı eleştirmenler tarafından aşırı detaylara ve uzun cümlelere sahip olmakla eleştirilir. Bazı okurlar kitaplarını zorlayıcı ve sıkıcı bulur. Ancak dil ve üslup kullanımı da övgü alır ve birçok okur ve eleştirmen tarafından takdir edilir. Orhan Pamuk 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü alarak bu ödüle layık görülen ilk Türk yazar oldu. 1982'de yayımlanan Cevdet Bey ve Oğulları ödüllü yazarın ilk romanıdır."} {"url": "https://okurunkosesi.com/patasana-ahmet-umit/", "text": "Bu Ahmet Ümit'i ne ilk okuyuşum ne de Patasana kitabına ilk başlayışım. Patasana'yı okumaya ilk kalkıştığımda büyüklüğü beni rahatsız ettiği için ilerleyememiştim ki bunu yine yaşadım. Ancak bu sefer kendimi güzel kaptırdığım için rahatsız ola ola da olsa bitirdim. Kitap, arkeolog olan Esra adlı bir kadının, Gaziantep'teki Antik Hitit'te yazmanlık yapan Patasana'nın tabletlerini çıkarırken bir cinayet işlendiğini duymasıyla başlıyor. Kitabın devamında hem ip uçları toplayarak cinayetin kimin işi olduğunu öğreniyor hem de karakterlerin diğerleriyle olan ilişkilerine tanık oluyoruz. Üstelik Kürt, Yahudi, Türk, soykırım konularına da değiniyoruz. Bu kurgu roman, geçmiş ve günümüzü tek bir parçaya çevirerek, bağlayarak anlatıyor. Hatta öyle ki, bazen bölüm sonlarının bitiş kelimeleri sonraki kısmın başlangıç kelimeleri olabiliyor. Kırılan kalpler, başlayan aşklar, kan, sırlar, dünya savaşları gibi birçok konu işleniyor. Genel olarak bakıldığında cinayetleri ele alsa da aslında oradaki insan ilişkilerine de epey odaklanıyor; yapılan zulümler, zamanında ülkeden gönderilen Yahudiler, kültür ve din çeşitliliği... Kitapta şu görüş doğrudur diye bir anlayış yok. Yapılanlar ve insanların çektikleri var. Bir nevi bizi bize anlatıyor. Polisiye ve gizem konusunda tahmin edilebilir bir eser. Ancak sadece polisiye etrafında dönmediği için kurgu, akıcılığını kaybetmiyor ve rahatça okunabiliyor. Ayrıca kitabın sonuna vararak acaba doğru tahmin yürüttüm mü sorusuna da bir yanıt aramış oluyoruz. Bu yönden de kendisini okutan bir kitap. Eşref'in askerliğine dair anıları da çok ilgiyle okunuyor. Patasana'nın hikayesi ise apayrı bir olay. Yer yer tabletleri okurken sıkılsam da onu neden kendisine alçak benzeri hakaretlerle çağırdığını öğrenmek ve bunu ayrı bir kurgu gibi okumak çok ilginç. Ben Patasana'yı çok sevdim doğrusu. Hele anlatılan yemekleri. Aç karna okuduğum da oldu o sahneleri. Bizim ülkemizde böyle acımasızlıklar yapılmalı bence, pis boğazız."} {"url": "https://okurunkosesi.com/patrick-modiano-kimdir/", "text": "Patrick Modiano Fransız bir yazardır. 30 Temmuz 1945 tarihinde Fransa'da doğmuştur. 20. yüzyılın en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilen Modiano, genellikle bellek, kimlik ve geçmişin izleri konularında eserler vermiştir. Modiano, 2014 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak uluslararası alanda tanınmış bir yazar haline gelmiştir. Eserlerinde sıklıkla kişisel deneyimlerine ve 2. Dünya Savaşı sonrası döneme odaklanan Modiano, kayıp zamanın arayışını derinlemesine işleyen bir yazardır. - La Place de l'Etoile (1968) - Les Boulevards de ceinture (1972) - Villa Triste (1975) - Prix des Libraires (1975) Hüzünlü Bir Ev - Rue des Boutiques Obscures (1978) Karanlık Dükkanlar Sokağı - Une jeunesse (1981) Bir Gençlik - Quartier Perdu (1984) - Dimanches d'aout (1986) - Catherine Certitude (1988) Babam ve Ben - Un cirque passe (1992) Bir Sirk Geçiyor - Chien de printemps (1993) Kötü Bir İlkbahar - Du plus loin de l'oubli (1995) En Uzağından Unutuşun - Dora Bruder (1997) - Un Pedigree (2005) - Dans le cafe de la jeunesse perdue (2007) - L'Horizon (2010) - Fleurs de ruine (2013) Yıkıntı Çiçekleri - Pour que tu ne te perdes pas dans le quartier (2014) Mahallede Kaybolma Diye - Souvenirs dormants (2017) - Encre sympathique (2019) - Un tournant de la vie (2020) - 1972 Grand prix du roman de l'Academie française - 1978 Prix Goncourt Rue des boutiques obscures romanıyla - 1996 Grand prix de litterature Paul Morand - 2010 Österreichischer Staatspreis für Europaische Literatur - 2012 Ödül für das Gesamtwerk der Französischen Akademie - 2014 Nobel Edebiyat Ödülü Patrick Modiano, 2014 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandığı romanı Dora Bruder ile dikkat çekti. Dora Bruder, Modiano'nun kaybolan bir genç kızın izini sürdüğü gerçek hayat hikayesini anlattığı bir romandır. Kitap, Paris'te yaşayan Yahudi kökenli bir genç kız olan Dora Bruder'ın II. Dünya Savaşı sırasında kaybolmasının ardından onun hikayesini araştıran yazarın kendi deneyimlerini içermektedir. Modiano, kitapta bellek, kimlik ve geçmişin izleri gibi temaları ustalıkla işlerken, okuyucuyu savaş döneminin karanlık tarihine ve insanın geçmişiyle olan bağlantısına odaklanmaya davet eder. Dora Bruder, Modiano'nun kendine özgü anlatım tarzını ve duygusal yoğunluğunu yansıtan bir eser olarak ön plana çıkar. Jean Patrick Modiano, 30 Temmuz 1945'te Paris'in Boulogne-Billancourt bölgesinde doğdu. Babası Albert Modiano, Yahudi-İtalyan kökenliydi ve annesi Louisa Colpeyn Belçikalı bir aktristi. Modiano'nun ebeveynleri II. Dünya Savaşı sırasında Paris'te buluştu ve ilişkileri gizli bir şekilde başladı. Babası savaş sırasında Nazi toplama kamplarına gönderilmek üzere toplanan Paris Yahudileri arasında yer almadı. Modiano'nun çocukluğu dramatik olaylarla geçti, küçük kardeşi Rudy'nin ani ölümüne tanık oldu. Eğitim hayatında bir dizi okulda okudu ve yazar Raymond Queneau'dan geometri dersleri aldı. Evlendi ve iki kızı oldu. Modiano'nun kariyeri, ilk romanı La Place de l'Etoileın yayınlanmasıyla başladı. Romanlarında bellek, kimlik arayışı ve geçmişin izleri gibi temaları ele aldı. Modiano, Paris'i ve sokakları genellikle eserlerinde konu edindi. Uluslararası alanda büyük ilgi gören bir Fransız yazardır ve 2014 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Babası Albert, savaş sırasında karaborsada iş yaptı ve yeraltı dünyasıyla ilişkili olduğu iddia edildi. Ancak babası bu dönemden hiç bahsetmedi. Modiano'nun çocukluğu, Flamanca konuşan büyükbabası ve anneannesi tarafından büyütüldü. Babası, Sarı rozeti takmayı reddetti ve toplama kamplarına gönderilmek üzere toplanan Paris Yahudileri arasında yer almadı. Savaş yıllarında babası kıl payı sınır dışı edilmeyi kaçırdı. Modiano, çocukluğunda yaşadığı trajik olayları anılarında hatırladığını belirtti. Özellikle küçük kardeşi Rudy'nin ölümü, onu derinden etkiledi. Eğitim hayatı boyunca Modiano birçok okulda okudu. Yazar Raymond Queneau'dan geometri dersleri aldı. 1968'de 22 yaşındayken ilk romanı La Place de l'Etoile yayınlandı. Romanı, babasını rahatsız etti ve kitabın tüm kopyalarını satın almaya çalıştı. Modiano'nun romanları genellikle kimlik bilmecesini ve geçmişin izlerini takip etmeye çalışan karakterlerin hikayelerini anlatır. Paris şehri ve sokakları sıklıkla eserlerinin konusu olmuştur. Modiano, Dominique Zehrfuss ile evlendi ve iki kızı oldu. Kariyeri, yazar Raymond Queneau ile tanışması ve yayıncısı Editions Gallimard tarafından düzenlenen bir kokteyl partisine katılmasıyla ilerledi. Uluslararası alanda büyük başarı elde etti ve birçok önemli ödül kazandı. Modiano, Fransız edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olarak kabul edilir. 2014 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Modiano, eserleriyle büyük etki yaratmıştır. Umarım Patrick Modiano Kimdir sorusunun yanıtını güzelce verebilmişimdir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/paula-hawkins-kimdir/", "text": "Eğer gerilim kitapları seviyor ve uyarlama filmlerle de alakanız varsa Paula Hawkins kimdir sorusunu bir noktada sormuşsunuzdur. Her ne kadar kendisi aile şiddet ve uyuşturucu konusuyla tanınan Trendeki Kız'ın yazarı olsa da yazarlık geçmişi çok daha derin. Hadi birlikte İngiliz yazar Paula Hawkins'i tanıyalım. Paula Hawkins, 26 Ağustos 1972 yılında Rodezya, Salisbury'de doğdu. Anthony Tony Hawkins ve karısı Glynne'in kızı olarak yine aynı yerde büyüdü. Babası bir ekonomi profesörü ve finans gazetecisiydi. 1989'da Londra'ya taşınmadan önce, 17 yaşında, Hawkins, Zimbabwe, Harare'deki Arundel Okulu'nda ve ardından Batı Londra, Kensington'da bağımsız bir kolej olan Collingham College'da eğitim aldı. Hawkins, Oxford Üniversitesi Keble Koleji'nde felsefe, siyaset ve ekonomi okudu. The Times için iş haberlerinde gazeteci olarak çalıştı. Daha sonra bir dizi yayında serbest çalıştı ve The Money Goddess adlı kadınlar için bir mali tavsiye kitabı yazdı. Yıl 2009 olduğunda Paula Hawkins, Amy Silver takma adı altında romantik komedi yazmaya başladı ve Confessions of a Reluctant Recessionista dahil olmak üzere dört roman yazdı. Ancak daha karanlık, daha ciddi bir hikaye yazmak istiyordu ve bunun için çalışmaya başladı. En önemli kitabı olan Trendeki Kız gerilim kitabı 2015 yılında yayımlandı. İkinci önemli kitabı olan Karanlık Sular 2017 yılında Türkçe olarak İthaki Yayınları tarafından çevrildi. Yazar hala üretmeye devam etmekte. Aşağıda Paula Hawkins'in kitaplarını görebilirsiniz. Çevrilmişse Türkçe adlarını, yoksa orijinal adlarını ekledim. Yazar mahlas kullandığı için de yanına mahlasını koydum. - The Money Goddess: The Complete Financial Makeover (2006) - Guerrilla Learning: How to Give Your Kids a Real Education With or Without School (2001) - Cadde Kızı (2009) Amy Silver - Noel İçin Tek Dileğim (2010) Amy Silver - Sen, Ben ve Onca Yıl (2011) Amy Silver - The Reunion (2013) Amy Silver - Trendeki Kız (2015) Paula Hawkins - Karanlık Sular (2017) Paula Hawkins - İçin İçin Yanan Ateş (2021) Paula Hawkins, en yeni kitabı."} {"url": "https://okurunkosesi.com/percy-jackson-ve-olimposlular/", "text": "Rick Riordan tarafından yazılan Percy Jackson ve Olimposlular ilk kez 2005'de yayımlanmaya başlanmış bir kitap dizisi. Yıllar içinde 17 ödül almış, ilk iki kitabı filme uyarlanmış, milyonlarca genç tarafından sevilerek okunmuş bu seri günümüzde hala satılmakta ve gençleri etkilemekte. Yunan Mitolojisi seviyorsanız, kesinlikle bakmanız gereken bir seridir. Aşağıda Percy Jackson serisi okuma sırası mevcut. Ancak liste bununla bitmiyor. Bunlar Olimpos Kahramanları ve Apollon'un Görevleri olarak devam etmekte. Ancak her bir seri kendi içinde bir sona ulaşarak okurları memnun bırakmakta. Bu serinin bir güzel yanı da kitaplarının hepsinin çevrilmiş ve kolayca satın alınabilir durumda olması. Bu yüzden, eğer aklınızda okumak varsa bu yönden sorun yaşamayacağınızı rahatlıkla sizlere söyleyebilirim. Ayrıca serinin kitaplarının Goodreads Choice Ödülü aldığını da not edelim. Percy Jackson serisi hangi sırayla okunmalı diyorsanız, doğru yerdesiniz. Hadi ana ve başlangıç serisi Percy Jackson serisi okuma sırası nasılmış bakalım. - Şimşek Hırsızı - Canavarlar Denizi - Titan'ın Laneti - Labirent Savaşı - Son Olimposlu - The Chalice of the Gods İlk seri bu beş kitapla bitiyor ancak daha sonra seri 5 kitapla daha devam ediyor. Olimpos Kahramanları, Percy Jackson ve Olimposlular serisinin yan serisidir. Yeni bir Büyük Kehanet ile yeni nesil yarı tanrıları anlatır. Beş kitaptan oluşan bu seride Melez Kampı kahramanları şimdiye kadarki en tehlikeli mücadelelerine atılırken, Percy Jackson kitaplarından eski ve harika yeni ana karakterlerle karşılaşırız. Seri beş ana kitaptan ve bir de Melez Günlükleri adlı kısa bir kitaptan oluşur. - Kayıp Kahraman - Neptün'ün Oğlu - Athena'nın İşareti - Hades'in Evi - Olimpos'un Kanı Ayrıca aynı dünyada geçen bir ek seri daha bulunuyor. Apollon'un öyküsünü okurlara aktarmakta. Bu seride Zeus tarafından bir ölümlü olarak Dünya'da yaşamaya mahkum edilen Apollo'nun beş kitaplık bir macerası anlatılır. - Gizli Kahin - Karanlık Kehanet - Yanan Dehliz - Tiran'ın Mezarı - Nero'nun Kulesi Rick Riordan'ın yazdığı serilerin hepsini aşağıda bulabilirsiniz. - Şimşek Hırsızı Percy Jackson ve Olimposlular - Canavarlar Denizi Percy Jackson ve Olimposlular - Titan'ın Laneti Percy Jackson ve Olimposlular - Labirent Savaşı Percy Jackson ve Olimposlular - Son Olimposlu Percy Jackson ve Olimposlular - The Chalice of the Gods - Kayıp Kahraman Olimpos Kahramanları - Neptün'ün Oğlu Olimpos Kahramanları - Athena'nın İşareti Olimpos Kahramanları - Hades'in Evi Olimpos Kahramanları - Olimpos'un Kanı Olimpos Kahramanları - Gizli Kahin Apollon'un Görevleri - Karanlık Kehanet Apollon'un Görevleri - Yanan Dehliz Apollon'un Görevleri - Tiran'ın Mezarı Apollon'un Görevleri - Nero'nun Kulesi Apollon'un Görevleri Sizler Percy Jackson & Olimposlular serisini okudunuz mu? Sevdiniz mi? Şahsen ben çok severek okuduğumu ve filmleri de dört gözle beklediğimi hatırlıyorum. Percy Jackson ve Olimposlular serisi ana 6 kitaptan oluşurken yan seri Olimpos Kahramanları 5 kitaptan oluşur."} {"url": "https://okurunkosesi.com/peter-handke-kimdir/", "text": "Peter Handke Avusturyalı bir yazardır ve roman, oyun, şiir, senaryo ve deneme kaleme almıştır. Handke, yazarlık kariyeri boyunca birçok ödül kazandı ve Almanya'da Gruppe 47 edebiyat hareketine katıldı. Handke, yazarlık hayatı boyunca birçok tartışmaya neden olan eserler de yazdı. Bazı eleştirmenler, eserlerinde sınırlı bir bakış açısı olduğunu ve Yugoslavya'daki savaşa dair tutumundan dolayı eleştirilerde bulundu. 2019 yılında, Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü ve ödül, bazıları tarafından tartışmaya neden oldu. Handke, çağdaş Alman edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir. Eserleri, dilin gücüne odaklanır ve insanın varoluşu, kimlik ve yabancılaşma gibi temel konuları ele alır. Handke, edebi mirasıyla dünya edebiyatına önemli bir katkı yapmıştır. Peter Handke, 6 Aralık 1942'de Avusturya'nın Karnten bölgesinde doğdu. Babası bir polisti ve ailesi, savaş sonrası zorlu ekonomik koşullar altında yaşıyordu. Handke, çocukluğunda Alman edebiyatından büyük oranda etkilendi ve okulda edebiyat öğretmenlerinin desteğiyle yazmaya başladı. Kendisi Viyana Üniversitesi'nde hukuk okumaya başladı ancak bir yıl sonra okulu bıraktı ve yazarlık kariyerine odaklandı. 1966 yılında yayınlanan çıkış romanı Die Hornissen ile hemen dikkat çekti. 1960'larda Almanya'da popüler olan Gruppe 47 edebiyat hareketine katıldı. 1969 yılında Margi Redford ile evlendi ve çiftin bir kızı oldu qncak 1971 yılında ayrıldılar. Handke, 1973 yılında Sophie Semin ile evlendi ve çiftin iki kızı oldu. Handke, yazarlık hayatı boyunca birçok ödül kazandı. İlk önemli ödülü, Kısa Mektup Uzun Veda romanı için 1972'de verilen Büchner Ödülü idi. Daha sonra 2019 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Yazar eserlerinde dilin gücüne odaklanır ve insanın varoluşu, kimlik ve yabancılaşma gibi temel konuları ele alır. Ancak eserleri, tartışmalı olarak da bilinir. Yugoslavya'daki savaşa dair tutumu ve bazı açıklamaları nedeniyle eleştirilere maruz kalmıştır. Yazarlık kariyeri boyunca birçok alanda eser verdi. Oyun, senaryo ve şiir gibi farklı türlerde eserler kaleme aldı. Ayrıca, yönetmenliğini de yaptığı birçok film projesi de mevcut. Handke, 1980'lerde Paris'te yaşadı ve burada film yapımcısı Jean-Luc Godard ile çalıştı. Daha sonra Berlin ve Graz gibi şehirlerde yaşamaya devam etti. Handke, 1990'larda bir süre Yugoslavya'da yaşayarak savaşın etkilerini yakından gördü. Peter Handke, edebi mirasıyla çağdaş Alman edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir. Eserleri, Almanya'da ve dünya genelinde geniş bir okur kitlesi tarafından okunur. Kendisi çağdaş edebiyata önemli katkılarda bulundu. Günümüzde hala yazmaya devam ediyor. Kitap Türkçeye çevrilmişse Türkçe adını, yoksa Almancasını, bu iki seçeneği de bulamadıysam İngilizcesini sizlere verdim. Umarım Peter Handke kitapları listesi işinize yarar. - Die Hornissen 1966 - İzleyiciye Sövgü Kendini Suçlama 1966 - Kaspar 1967 - Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi 1970 - Konstanz Gölü'nden Atla Geçiş 1970 - Ritt über den Bodensee 1971 - Mutsuzluğa Doyum 1972 - Kısa Mektup Uzun Veda 1972 - Solak Kadın 1976 - Die Stunde der wahren Empfindung 1975 - Two Novels 1979 - Çocuğun Öyküsü 1981 - Der Chinese des Schmerzes 1983 - The Weight of the World 1984 - Slow Homecoming 1985 - Three 1985 - Yineleme 1986 - Bir Yazarın Öğleden Sonrası 1987 - Die Abwesenheit: eine Skizze, ein Film, ein Gesprach 1987 - Three Times Handke 1988 - Yorgunluk Üzerine Deneme 1989 - Noch einmal für Thukydides 1990 - Hiçkimse Koyu'nda Bir Yıl 1994 - Jukebox and Other Writings 1994 - Eine winterliche Reise zu den Flüssen Donau, Save, Morawa und Drina oder Gerechtigkeit für Serbien 1996 - Tuna, Sava, Morava ve Drina'ya Bir Kış Yolculuğu -1996 - Karanlık Bir Gecede Sessiz Evimden Çıktım 1999 - Der Bildverlust: oder Durch die Sierra de Gredos 2022 - Don Juan 2004 - Bis daß der Tag euch scheidet oder Eine Frage des Lichts 2007 - Die morawische Nacht 2008 - Immer noch Sturm 2010 - Der große Fall 2011 - Die Obstdiebin oder Einfache Fahrt ins Landesinnere 2017 - Quiet Places: Collected Essays 2022 Aşağıda yazar hakkında sıkça sorulan sorular hakkında yanıtları bulabilirsiniz. - Srebrenitsa Katliamı ve Bosna Savaşı: Peter Handke, Srebrenitsa Katliamı'nın ardından yaptığı açıklamalar nedeniyle yoğun eleştiri aldı. Bazıları onu, Bosna Savaşı sırasında Sırp ordusu ve liderleri tarafından işlenen savaş suçlarını örtbas etmekle suçladı. - Siyasi Görüşleri: Peter Handke'nin sol görüşlü olduğu bilinmesine rağmen, zaman zaman sağcı gruplarla bağlantılı olduğu veya aşırı sağcı görüşlere yakın olduğu iddiaları ortaya atıldı. - Kurgudışı Yazıları: Peter Handke, kurgusal olmayan yazılarında da tartışmalı konulara yer verdi. Özellikle, Yugoslavya'da gerçekleşen savaşlarda Sırp nüfusa yönelik zulüm iddialarını reddettiği kitabı Gereksiz Adam büyük eleştiriler aldı. - Eleştirmenlerle İlişkisi: Peter Handke, eleştirmenler ve diğer yazarlarla ilişkilerinde de tartışmalı davranışlar sergilediği iddialarıyla karşılaştı. Örneğin, 1986 yılında, Alman eleştirmen Sigrid Löffler'i kötü bir karakter ve hain olarak nitelendirdiği bir röportaj verdi. - Nobel Edebiyat Ödülü: Peter Handke, 2019 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandığında, ödül komitesinin verdiği karar yoğun eleştirilere maruz kaldı. Özellikle, Srebrenitsa Katliamı'nı inkar ettiği iddiaları nedeniyle, ödülün politik bir karar olduğu yönünde eleştiriler yapıldı. Peter Handke'nin yazıları, genellikle postmodernizm, yirminci yüzyıl Avrupa edebiyatı ve Avusturya edebiyatı geleneğiyle ilişkilendirilir. Özellikle, Fransız postmodernizmiyle bağlantılı olarak, metinlerinde sıklıkla gerçeklik, gerçeküstücülük ve dilin sınırları gibi konuları ele alır. Ayrıca, modernizm ve avangard hareketlerinin etkileri de görülebilir. Ayrıca Peter Handke geleneksel anlatı tekniklerine de başvurur ve sık sık realizm ve klasik tragedya gibi klasik edebiyat akımlarına atıfta bulunur. Özellikle, insanın yalnızlığı, iletişimsizliği ve toplumsal gerçeklerle yüzleşme sorunu gibi konuları ele alan eserleriyle, Avusturya edebiyatı geleneğiyle de bağlantılıdır."} {"url": "https://okurunkosesi.com/rizzoli-isles-okuma-sirasi/", "text": "Ünlü Rizzoli & Isles serisi okuma sırası hakkında bilgi arıyorsanız bu yazı sizin için. Ayrıca Tess Gerritsen ve kitapları hakkında bilgi için bağlantıya tıklayın. Yıllarca yazarın kitapları Martı Yayınları'ndan çıksa da son yıllarda Doğan Kitap haklarını almış gibi görünüyor. Bu yüzden de kitaplar yeni çeviriler ve yeni kapaklarla okurlarla buluşmakta. Yani iki edisyon bulursanız şaşırmayın. Benim de iki kitabını okuduğum ve dizisini şevkle izlediğim Rizzoli & Isles kitap serisi okurların aklında kurgusuyla yer etmiş durumda. Rizzoli & Isles serisinin yayımlanan tüm kitapları çevrildi. Ancak seri hala devam etmekte. Yazarın en ünlü ve tek serisi olan Rizzoli & Isles'in ilk yayımlanma tarihlerini de aşağıda bulabilirsiniz. Sizi daha fazla bekletmeden Rizzoli & Isles serisi okuma sırasına bakalım. - Cerrah (2001) Rizzoli & Isles serisinin ilk kitabı. - Çırak (2002) - Günahkar (2003) - İkiz Bedenler (2004) - Siliniş Vanish (2005) - Mefisto Kulübü (2006) - Ruh Koleksiyoncusu (2008) - Buz Gibi Soğuk (2010) - Sessiz Kız (2011) - Sona Kalan (2012) - Diriliş (2014) - Bir Sırrım Var (2017) - Dinle Beni (2022) Rizzoli & Isles 2001 yılında yayımlanmaya başlayan bir polisiye kitap serisidir. Romanlarda Boston'un bir polis dedektifi olan Jane Rizzoli ve patolog Dr. Maura Isles ve iş yerindeki diğer meslektaşları, dedektif Korsak, Frost, Crowe ve FBI Ajanı Dean yer alır ve görevlilerin başlarından geçen suç ve kişisel olaylar anlatıyor. Örneğin serinin ilk romanı olan Cerrah'da, Boston'da bir seri katilin kopyacısının ortaya çıktığı düşünülür ve soruşturma yapılır. Buradan Rizzoli & Isles hakkında sık sorulan soruların yanıtlarını bulabilirsiniz. Rizzoli & Isles Amerikan televizyon dizisi ve polisiye roman serisidir. Dizi, Jane Rizzoli ve Maura Isles adlı iki kadın karakterin cinayetleri çözmek için işbirliği yapmasını konu alır. Seride Boston'daki cinayet masasının tek kadın dedektifi olan Jane ve ölülerle yaşayanlardan daha iyi anlaşan adli tıp uzmanı Maura'nın suçluları yakalama maceraları anlatılmakta. Gerek seri katiller gerek kişisel yaşamlarındaki sorunlar incelenir. Yukarıda 13 kitaplık seriyi yayımlanan Türkçe adlarıyla ve İngilizce tam kitaplarını bulabilirsiniz. Dr. Catherine Cordelli, Savannah'da seri cinayetler işleyen bir katilin vahşi saldırısına uğramıştır. Saldırgandan onu silahla vurarak kurtulmayı başarmıştır. Şimdi Boston'dadır. Ancak başka bir katil bu kentte de gerilim yaratmaktadır. Kadınların rahimlerini kesip alan ve korkunç işkencelere tabi tutan adama Cerrah adı verilmektedir. Catherine Cordell birdenbire bu katilin de hedefi haline gelecektir. Çok satanlar listesinin müdavimlerinden Tess Gerritsen'in insan bedenini ve ruhunu en ince ayrıntısına kadar tarif ettiği tıbbi gerilim romanlarından beşincisi olan Cerrah, inandırıcı kahramanları, sürükleyici diyalogları ve sürekli tırmanan gerilim duygusuyla bu türü sevenlerin hayran olacağı tarzda bir roman. Boston'da boğucu bir yaz yaşanmaktadır. Kocalarının gözleri önünde saldırıya uğrayan kadınlar kaçırılıp öldürülür. Cesetleri günler sonra bulunur."} {"url": "https://okurunkosesi.com/roman-nedir/", "text": "Kitaplar hayatımızın önemli bir parçasıdır. Her biri kendi dünyasını, karakterlerini ve hikayelerini barındıran bu eserler, zengin bir deneyim sunar. Kitap türleri ise bu geniş okyanusta farklı adaları temsil eder. Her tür, okura farklı duygular, düşünceler ve perspektifler katar. Bu yazıda kurgu ve kurgudışı olmak üzere kitap türlerine güzel bir bakış atacağız. Kitaplar birçok farklı türe ayrılır ve türler arasındaki sınırlar bazen belirsiz olabilir. Üstelik bu alt türler her geçen gün gelişiyor. Aşağıda size birkaç ana roman türünü açıklamaya çalıştım. Belirgin örnekler de ekledim. Önce kurgu ardından kurgudışı kitapları inceleyeceğiz. Kurgu romanlar, gerçek olmayan olayları, karakterleri ve mekanları içeren edebi eserlerdir. Yazarlar, kurgusal bir evren oluşturarak hayal güçlerini kullanır ve okurları gerçek dünyadan farklı bir deneyime çeker. Kurgu romanlar genellikle bir olay örgüsü etrafında şekillenir ve karakter gelişimine odaklanır. Bu tür romanlar, fantastik, bilim kurgu, polisiye, romantik gibi çeşitli alt türleri içerebilir ve okurlara geniş bir tematik yelpaze sunabilir. Kurgu romanlar, gerçek dünyadan farklı gerçekliklere veya hayal gücüne dayalı öykülerle okurları eğlendirme veya düşündürme amacını taşırlar. Roman, genellikle kurgusal bir hikayeyi anlatan, karakter gelişimine ve olay örgüsüne odaklanan, geniş bir yazı türüdür. Romanlar, genellikle uzun bir yazı formunu alır ve birkaç sayfa ile binlerce sayfa arasında değişebilir. Bu eserler, çeşitli temaları, duygusal derinlikleri ve geniş karakter çeşitliliklerini içerebilir. Romanlar, yazarlarının hayal gücüne, gözlem yeteneğine ve yaratıcılığına dayanır. Bu hikayelerde, farklı karakterlerin duygusal, psikolojik ve fiziksel deneyimleri genellikle ön plandadır. Olaylar, çoğu zaman bir dizi bölüm veya bölümden oluşur ve bu olaylar karakterlerin gelişimini, ilişkilerini ve yaşadıkları maceraları anlatır. Romanlar, birçok farklı türde olabilir. Örneğin, aşk romanları romantik ilişkileri işlerken, macera romanları heyecan verici olayları konu alır. Gerilim romanları gizemli olayları ve tehlikeli durumları vurgularken, bilim kurgu romanları gelecekteki teknoloji ve bilimsel konuları ele alır. Tarihi romanlar tarihsel dönemlere odaklanırken, felsefi romanlar düşünsel meseleleri keşfeder. Romanlar, edebiyatın önemli bir ifade biçimi olarak okurlara farklı dünyalara, karakterlere ve hikayelere dalma fırsatı sunar. Yazarlar, romanlar aracılığıyla insan doğası, toplum, kültür, tarih ve daha birçok konuyu ele alabilirler. - Aşk: Aşk, romantizm ve ilişkiler etrafında dönen hikayeleri içerir. Aşk romanları, genellikle ana temaları aşk, tutku ve duygusal ilişkilerdir. Emily Henry'nin yazdığı Kitap Kurtları ve Taylor Jenkins'in Reid Malibu'da Son Parti adlı romanı türün güncel örneklerindendir. - Polisiye: Suçları çözme, gizemleri çözme ve detektiflik hikayelerini içeren roman türüdür. Ana karakterler genellikle olayları çözmeye çalışır ve sırları aydınlatır. - Gerilim/Gizem: Okurları sürükleyici olay örgüleri, beklenmedik dönemeçler ve gizemli unsurlarla dolu bir atmosfer içinde heyecanlandıran, merak uyandıran hikayeler sunan edebi eserlerdir. - Bilim Kurgu Romanı: Bilimsel konular, teknoloji ve gelecekteki dünyalar etrafında dönen hikayeleri içerir. Bilim kurgu romanları, sıklıkla gelecekteki teknolojik gelişmeleri ve bilimsel fikirleri keşfeder. - Fantastik: Büyülü varlıklar, fantastik dünyalar, büyücüler ve benzeri fantastik unsurları içeren hikayeleri kapsar. Fantastik romanları, gerçek dünyadan farklı, hayali dünyalarda geçebilir. - Tarihi: Tarihsel dönemleri ve olayları temel alan hikayeleri içerir. Tarihi romanlar, geçmiş dönemlere veya tarihsel figürlere odaklanır. - Korku: Korku, ürperti ve doğaüstü olayları içeren roman türüdür. Korku romanları, okurları korkutmayı amaçlar. - Genç Yetişkin: 12 ila 18 yaş arasındaki okurları hedefleyen, karakterlerin yaşadığı deneyimlere odaklanan edebi eserlerdir. Bu tür romanlar, genç protagonistlerin kişisel büyüme, aşk, dostluk, kimlik bulma ve çeşitli maceralarla başa çıkma süreçlerini ele alır. - Drama: İnsan ilişkileri, duygusal zorluklar ve derin karakter gelişimini vurgulayan roman türüdür. - Psikolojik: Karakterlerin içsel dünyalarını, psikolojik durumlarını ve düşünsel karmaşıklıklarını vurgulayan roman türüdür. - Doğaüstü: Doğaüstü varlıklar, olaylar veya güçler etrafında dönen hikayeleri içerir. - Edebi: Derin karakter gelişimleri, incelikli dil kullanımı ve geniş bir tematik yelpaze ile öne çıkan, estetik bir anlatıya sahip olan, genellikle insanın duygusal ve zihinsel deneyimlerini keşfeden edebi eserlerdir. Kurgudışı kitaplar, gerçek olaylara, kişilere veya deneyimlere dayalı olan ve genellikle yazarın kendi bakış açısını içeren edebi eserlerdir. Bu tür kitaplar, gerçek hayattan alınmış olayları veya gerçek kişilerin yaşam öykülerini anlatarak okurlara bilgi verme veya düşündürme amacını taşır. Kurgudışı kitaplar genellikle biyografi, otobiyografi, seyahat yazıları, tarihi anlatılar, belgesel eserler veya gazetecilik temelli eserler gibi alt türleri içerebilir. Yazarlar, gerçek hayatı ve gerçek kişileri temel alarak, okurlara olayları, insan ilişkilerini veya toplumsal konuları derinlemesine anlamalarını sağlayacak bir bakış açısı sunarlar. - Anılar: Yazarın kişisel hatıralarını, deneyimlerini ve duygularını paylaştığı eserlerdir. - Belgeye Dayalı: Gazetecilik temelli, gerçek olayları veya toplumsal sorunları ele alan eserlerdir. Araştırma ve detaylı bilgi içerirler. - Bilim Kitapları: Bilimsel konuları genel okur kitlesi için anlaşılır bir şekilde açıklayan kitaplardır. Bu kitaplar genellikle karmaşık bilim konularını ilgi çekici bir şekilde ele alır. - Biyografi ve Otobiyografi: Bir kişinin yaşam öyküsünü anlatan eserlere biyografi, aynı türdeki bir eserin yazarının kendi yaşam öyküsüne otobiyografi denir. - Denemeler: Yazarın fikirlerini, gözlemlerini veya düşüncelerini ele alan kısa yazıların bir araya getirildiği eserlerdir. - Doğa ve Çevre Yazıları: Doğa, çevre ve ekolojiyle ilgili konuları ele alan eserlerdir. Doğanın güzellikleri, çevresel sorunlar veya doğa keşifleri konu olabilir. - Mizah: Komik olayları, karakterleri ve mizahi unsurları içeren roman türüdür. Mizah romanları güldürmeyi amaçlar. - Seyahat Yazıları: Yazarın kendi seyahat deneyimlerini veya başkalarının seyahatlerini anlatan eserlerdir. Bu tür, farklı kültürleri, coğrafyaları ve insanları keşfetmeyi amaçlar. - Tarihi Anlatılar: Belirli bir dönemi, olayı veya kişiyi konu alan eserlerdir. Gerçek tarihsel olayları veya kişisel tarihleri anlatabilirler. Bu sadece birkaç örnek. Romanlar, yazarların yaratıcılığına, ilgi alanlarına ve hedef kitlesine göre farklılaşabilirler. Her tür, belirli bir okur kitlesini hedefler ve farklı temaları veya hikaye öğelerini vurgular. Romanlar, edebi eserlerin zengin bir kategorisini oluşturur ve genellikle kurgusal hikayeler, karakter gelişimi ve olay örgüsü üzerine odaklanır. Bu eserler, uzun metrajlı yazıları içerir ve farklı türlerde binlerce sayfa sürebilir. Romancılar, hayal güçlerini, gözlemlerini ve yaratıcılıklarını kullanarak okurları farklı dünyalara çekme yeteneğine sahiptirler. Hikayelerde genellikle çeşitli karakterlerin duygusal, psikolojik ve fiziksel deneyimleri öne çıkar. Romanlar, aşk, macera, gerilim, bilim kurgu, tarih ve daha birçok tematik yelpazede farklı türlere ayrılabilir, böylece okurlara geniş bir seçenek sunarlar. Roman türleri arasında kurgu romanlar, gerçek olmayan olayları, karakterleri ve mekanları içeren bir alt kategori oluşturur. Bu tür, fantastik, bilim kurgu, romantik, polisiye gibi çeşitli alt türleri içerir ve okurak gerçek dünyadan farklı gerçekliklere veya hayal gücüne dayalı öykülerle keyifli ve düşündürücü deneyimler sunar. Kurgudışı romanlar ise gerçek olaylara, kişilere veya deneyimlere dayanır ve biyografi, otobiyografi, seyahat yazıları, tarihi anlatılar, belgesel eserler gibi alt türleri içerir. Bu türler, okurlara gerçek hayatın derinliklerine dalmak ve farklı bakış açılarıyla dünyayı anlamak fırsatı sunar. Romanlar, edebiyat dünyasında önemli bir yer tutar ve okurları farklı dünyalara, karakterlere ve hikayelere götürerek edebiyatın gücünü gösterirler. Umarım roman ne demek açıklayabilmişimdir. Bu güzel ve açıklayıcı yazı için teşekkür ederiz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/rosemary-and-rue-seanan-mcguire/", "text": "Rosemary and Rue (October Daye, 1) 2009'da çıkan bir kitap. Kendisi yıllardır okuma listeme bir girer çıkar ama bir türlü okudum kısmına geçemezdi. Geçen hafta birçok benzer türde kitap okuduktan sonra daha önce okumadığım bir seri arayışına girdim ve nihayet bu kitabı okumaya karar verdim. Kitabın tanıtımı da ilginçti doğrusu. Perilerin ve kırmaların dünyasında geçiyor. Aslında onlarınkisi ayrı bir dünyaymış gibi bahsetmesem daha iyi olacak. Yine bizim dünyamızdalar ancak kendi cep alemlerini yaratmışlar. Kitabın anlatıcısı October, namı diğer Toby bir özel dedektif ve kendisi ilk kırma Şövalye. Toby kötü bir perinin kendisini balığa dönüştürdüğü on dört yılın ardından, bu yeni dünyada kendisini bulmaya çalışıyor. Ne var ki bir arkadaşı, saf kan peri öldürülmeden önce Toby'ye cinayetini çözmesi için bir lanet yerleştirince October yeniden kurmaya çalıştığı hayatını bırakıp peri dünyasına dönmek zorunda kalıyor. Ve asıl sorun, arkadaşının neden öldürüldüğünü anlamaya yaklaşmasıyla başlar. Kitapta en sevdiğim özellik perilerin bunca zaman keşfedilmeden nasıl kaldıklarına dair ufak bir ayrıntıydı. Öldüklerinde ve büyüleri artık onları insanlardan saklayamadığında, nasıl keşfedilmiyorlar? İşte ufak ama bu önemli detay kitabı sevdirdi bana. Çünkü daha önce okuduğum hiçbir kitapta buna bir gönderme yapılmamıştı. Ayrıca genellikle böyle kitaplarda karakterlerin başına ciddi bir sorun gelmez ve kitabın en başında karakterin tüm hayatını on dört yıl boyunca kaybetmesi değişikti. Sevmediğim yönleri ise Toby'nin sürekli yardıma muhtaç kız durumuna düşmesiydi. Boyundan büyük bir işe kalkışmış olması bir yana, Şövalye olarak adlandırılan biri nasıl bu kadar çaresiz olabilir? On dört yıllık bir boşluk ve büyük bir depresyonda olmasına rağmen, Eve'in ölümüyle beraber eski alışkanlıklarına hemen dönmesini beklerdim. Kendisini korumaktan çok acizdi. Bir Şövalye'ye yakıştıramadım. Sonraki kitaplara şöyle bir göz attığımda ilgimi pek çeken bir şey bulamadım. Bu sebeple devam edeceğimi sanmıyorum ama benim işim belli de olmaz. Kötü bir kitap olduğunu söyleyemem ama beklediğimi de bulamadığım gerçek. Sadece Kim yaptı? sorusunun yanıtını almak için bitirdiğim bile söylenebilir ki kitabın sonuna atlamaya da epey yaklaştım. Eğer bu tür kitapları seviyorsanız size Lonca Avcısı serisini öneririm."} {"url": "https://okurunkosesi.com/ruhlar-uclemesi/", "text": "Ruhlar Üçlemesi, Deborah Harkness tarafından yazılan, vampirleri, iblisleri ve cadıları konu alan, epey popüler bir seri. 3 3 ana kitaptan oluşuyor ve geçtiğimiz yıllarda bir dizi olarak da yayınlanmaya başlandı. Zaten bu yüzden serinin 2. kitabı olan Gecenin Gölgesi'nde, kitabın sonunda karakterler gerçek mi kurmaca mı diye ufak bir not kısmı bulunuyor. Bu yazının amacı, hem okuduğum kitapları yorumlamak hem de size bu üçlemedeki kitapları tanıtmak. Önce serideki kitaplarla başlayalım. A Discovery of Witches'ın 3. sezonu yayınlandı! İzlemek için sabırsızlanıyorsanız, şu an tam vakti! - Cadıların Keşfi - Gecenin Gölgesi - Hayat Kitabı - Zamanın Dönüşümü (568 sayfa) Üçlemenin asıl adı All Souls ve aslında burası bir yer. Neden Ruhlar diye bir ad konulduğunu anlayamadığımı not düşerek Cadıların Keşfi yorumuna geçiyorum. Cadıların Keşfi uzun zamandır adını duyduğum, üç kitabını da aldığım Üçlemenin ilk kitabı. Düşüncelerimi sözcüklere dökmeden önce, kitaba bir tanıtım geçmek istiyorum. Diana Bishop adında, aslında cadı olan ama kendi güçlerini inkar eden bir simya araştırmacısı ile olaylar başlıyor. Uzun zamandır kayıp olan Ashmole 782 adındaki bir elyazmasını bulan Diana, istenmedik güçlerin dikkatini çeker ve bu kayıp elyazmasını bulmak isteyenler tarafından gerek ufak, gerek hayat sonlandırıcı tehditler alır. Ancak kendisi de bir bilim insanı olan Matthew adındaki bir vampir, bu kadını bir şekilde koruması altına alır ve imkansızlıklar dolu bir serüven başlar. Bu yazımda, kitabın geneline dair, bazı okurların hoşlanmayacağı bilgiler buluyor. Cadıların Keşfi akıcı olmasına akıcı, içinde Diana'nın bilinçli ve eğitimli, yer yer kendi başının çaresine bakabilen bir kadın olduğu imajı çiziliyor ama genele baktığımızda klasik vampir aşk romanlarından öteye geçemiyor. İşte benim için en büyük hayal kırıcı nokta bu oldu. O klişe ben vampirim, içimde nasıl bir açlık var, seni öldürebilirim, sen zayıfsın zırvalarını görüp, o hiç de hoş olmayan korumacı, dengesiz vampirli sahneleri okuyunca kendimi göz devirmekten alı koyamadım. Diana'nınsa Cadıların Keşfi boyunca sürekli oraya buraya savrulması, pek bir işe yaramaması da sinirlerimi gerdi. Ben kadın karakterlerimi çetin ceviz, becerikli, tuttuğunu koparan seviyorum. Cadıların Keşfi'nde ise kadın karakter hiç tatmin edici değildi bana göre. Ya bir kere bir öğretmenle tartışmaya girmedi, öğrenci görülmedi, bir akademisyen tavsiyesini istemedi ve kitabın sonunda ne oldu? O elzem konuşmasına da ne hazırlandı ne de yaptı. Bu gibi durumlar kitaptan daha az zevk almama sebep oldu. Cadıların Keşfi'nde beni heyecanlandıran noktalar da oldu, özellikle Diana'nın çukurdaki anları benim için bir doruk noktasıydı. Ama aynı zamanda ileriki sayfalarda bu durum sıkıcı bir hale gelmeye başladı. Kitabın sonu falan çok yavan ve devamı sonraki kitapta şeklinde olunca ayrı da bir sinirim bozuldu. Kitabın ilerleyen sayfalarında Matthew'ın bir nebze olgunlaşması da hoştu doğrusu. Ha, sürekli Diana hakkında muazzam keşifler yapılması da ayrı bir alay konusu. Cadıların Keşfi ile bir başka nokta da şu: Bu kitap niye bu kadar uzun? Sizce de aşırı bölük pörçük değil miydi? Sanki üç kitap okumuş gibiydim. Zaten kitaba ilkin altı ay önce başlamıştım (200 sayfa kadar okuyup bıraktım ve geçen hafta bitsin artık diye elime aldım.). Sonuç olarak kurduğu dünya açısından potansiyeli olan ama ele alınış bakımından irdelendiğinde heba edilmiş bir eser olduğu kanısındayım Cadıların Keşfi'nin. Kitabın içinde ise çok az hata gözüme çarptı. Bu kadar uzun ve sıkıcı bir kitapta editör yine iyi sabretmiş, tebrikler doğrusu. Fantastik aşk hikayelerini seviyorsanız kaçırmayın derim, seveceksiniz. Dizinin 2. kitabı olan Gecenin Gölgesi epey zaman önce başladığım ancak sıkıldığım için son iki yüz elli sayfa kalana bir kenara attığım bir kitaptı. Burada bir rutin var, değil mi? Zira üçüncü kitapta da aynısı oldu. Ancak Cadıların Keşfi geçen sene bir dizi olmuş ve ben geçen hafta diziyi izleme fırsatı buldum. İyi işlenen bir dizi olduğunu düşünmem ve sonunda bütün karmaşanın nasıl çözüldüğünü merak etmem, Ruhlar Üçlemesi'ne tekrar başlamaya itti beni. Cadıların Keşfi'nde Diana ve Matthew hayatta kalma mücadelesi verirken, işaretleri takip ederek 1590 yılına gitmişti. Arkada kalan herkes ise Ysabeau'nun evi ve Lazarus Şövalyeleri'nin merkezi olan Sept-Tours'ta toplanmıştı. Diana dönemin büyücülerini bulup güçlerine hakim olmaya ve üzerlerinde kontrol etmeye çalışırken, Matthew'sa kitabın ismini aldığı bir görevle uğraşmak zorunda kalıyor. 1590-91 çok önemli bir yıl. Marlowe'dan tutun Kraliçe Elizabeth'e ve Shakespeare'e uzanan çeşitli bir ünlü geçidini gözler önüne seriyor. Bu konudaki düşüncelerime daha sonra geleceğiz. Gecenin Gölgesi'nde Diana kendi gücünü keşfederken Matthew bilinçli ve çağdaş haliyle çeşitli işlere bulaşıyor. Kitabın başında ise Philippe olmak üzere birkaç de Clairmont üyesinin geçmiş hallerini görüyor, hatta onların Diana ve Matthew'un sırlarına ortak olduğunu, bu yolculuklarında onlara yardım ettiğini görüyoruz. Londra'dan Prag'a uzanan epey uzun ve sonu çok heyecanlı olan bir kitap Gecenin Gölgesi. Gecenin Gölgesi, çoğu üçlemede veya devam kitabında gördüğümüz ve tanık olduğumuz bir hastalığa tutulmuş: Geçiş Kitabı Sendromu. Bu sendrom öyle bir şeydir ki, o olmadan serinin derinliği oturmaz, okurlar karakterlerle o kadar da bağdaşmaz ancak her daim de ilk kitabı aratacak kadar da sıkıcı olur. - Aşırı politik ve hiyerarşik. - Gece Okulu'nu okumaktan çok sıkıldım. - 1550 ve sonrası denildiğinde Shakespeare, Elizabeth ve Marlowe'dan başka konu işlenmiyor ve bu aşırı yorulan bir konu. - Diana'nın güçlerini elde etmesi uzun sürdü. - Kitabın sadeleşmeye, kısalmaya ihtiyacı vardı. - Diana ve Matthew'un atlattığı badireler bir noktadan sonra iç baydı. - Yer yer çeviri çok kopuk bir hal almaya başladı, yazım hataları ve düşük cümleler yordu. - Abartılmış aşk. Genel olarak merak uyandıran bu serinin ikinci kitabı olan Gecenin Gölgesi, tarihi kurgu ve fantezi sevmeyenleri veya İngiliz tarihini bilmeyenleri, özellikle de ilgi duymayanları sıkabilir. Fakat seviyorsanız ve ilginiz varsa özellikle zevk alacağınız bir kitap olabilir. Cadıların Keşfi'nde başlayan macera Gecenin Gölgesi'nde devam etti ve Hayat Kitabı ile son buluyor. Hayat Kitabı, Matthew ve Diana'nın kendi zamanlarına dönmesiyle başlıyor. Diana büyü gücünde epey gelişmiş vaziyette ve ancak başları hala belada. Yine teyzesinin o büyülü evinde buluyor kendisini ancak büyük bir yas var içlerinde. Diana'nın hamile olduğunu önceki kitapta öğrenmiştik ancak bu kitapta daha büyük sürprizlerle de karşılaşıyoruz. Diana'nın ikiz beklediği gibi. Diana yıllarca büyü gücünü ve bu güçle gelen bağlantıları reddetmişti; ne var ki bu kitapta biraz mecburiyetten artık o dünyanın bir parçası olduğunu kabullenmeye başlıyor. Fakat bu onun için kolay bir çözüm üretmiyor ne yazık ki. Matthew ve Diana, Philippe baba Diana'yı kızı ilan ettiği için yepyeni bir başlangıç yapmak zorunda kalıyor. Hayat Kitabı'nda Matthew'un daha önce hiç bilmediğimiz yönleri, evlatları ortaya çıkarken, Marcus geçmişi ve kökenleri hakkında yeni bilgiler ediniyor. Ayrıca Matthew, Baldwin'in ikizler ve Diana ve başka aile bireyleri üzerindeki ölüm kalım yetkileri yüzünden kendi filiz ailesini kurmak gibi bir seçenekle baş başa kalıyor ve Diana kehanetlerde söylendiği gibi büyük bir mücadele veriyor. Matthew, ailesi ve arkadaşları; yani cadılar, insanlar, vampirler ve iblislerden de destek alarak elbette. Bu kitapta Av Tanrıçası sorunun bir nevi açıklığa kavuştuğunu söylemek mümkün. İlk kitaptan beri arada bahsedilse de epey geride kalmış önemli bir sorundu çünkü. Cadıların Keşfi ve Gecenin Gölgesi beni yer yer bunalmıştı ama nedense Hayat Kitabı'nı daha akıcı buldum. Ancak bu kitapta da sorun yok değildi. Bazı noktalar, özellikle karakterlerin davranışları mantıklı gelmiyor, kitabın kalitesini düşünüyordu. Ne var ki Corra gibi özel faktörler kitaba renk katıyordu. Baldwin karakteri ve konsey ise sürekli bir tehdit yaratıyordu. Bu kitapta hoşuma gitmeyen bir başka şey ise Diana'nın bir anda beklenmedik birisinden gördüğü ilgi. Çok basit bir kurgu oyunu gibi geldi. Kitap gerçekten de ne var ne yok bağlıyor. Çoğu gizem ortaya çıkıyor. Felaketler ve güzel anlar da yaşanıyor elbette. Matthew'un çocuklarından biri olan bu karakter kitabın genelinde bir tehdit oluşturuyor. Hatta Diana ve Matthew'un başına aştığı işler epey zorlu. Benim için Hayat Kitabı şaşırtıcı ve doyurucu oldu ve elbette aklımda yine bir sürü soru bıraktı. Gönül rahatlığıyla size Ruhlar Üçlemesi'nin güzel bir biçimde bağlandığını söyleyebilirim. Geriye dönüp baktığımda, Cadıların Keşfi'ni okur muydum diye düşünüyorum ve bunun yanıtının, gerek kitapların uzunluğu gerek çokça karakter ve onlara yönelik ayrıntılar yüzünden olumsuz görüyorum. Ancak bunun bence Ruhlar Üçlemesi dizisinden ziyade benimle alakası var. Bence az çok tarihi kurguyu ve aşk romanlarını seviyorsanız bu üçlemeye bayılmanız çok büyük bir ihtimal. 2018'de yayımlanan ve 2021'de 2. sezonu salınan bir dizi A Discovery of Witches; serinin ilk kitabı olan Cadıların Keşfi ile aynı adı taşıyor. Fantastik dizileri de kitapları kadar çok sevdiğim ve konuya hakim olduğum için diziyi de izledim ve beğendim. Beni kitapları okumaya iten de aslında bu beğeni oldu. Belki ben bir şey kaçırdım diye düşündüm. İngiliz yapımı bu dizide Sherlock Holmes ve Doctor Who'dan tanıdığımız karakterler oynuyor. Ki bu özellik bana diziyi izleten yanlardan birisi. Baş roldeki Teresa Palmer, Kristen Stewart'a olan benzerliğiyle dikkat çekiyor. Ve yaşlı ama güçlü vampirimizi de Matthew Goode oynamakta. Genel olarak Cadıların Keşfi iyi bir dizi olmuş ve hatırladığım kadarıyla kitaba uygun gitmişler. Arada elbette kendi eklentileri de bulunmakta ama bence bu sahiden sıkıcı olan bir kitabı ilgi çekici bir dizi haline getiren unsurlar. Buradan Ruhlar Üçlemesi'nin IMDB sayfasına gidebilirsiniz. Harika diziler arıyorsanız bağlantıya tıklayın. Şahsi fikrim izlenmesi yönünde. Her bir kitap ortalama 600 700 sayfa ve dediğim gibi: Dizi daha eğlenceli. Ancak İngiliz tarihini seviyor, şehir fantezisine bayılıyor, üstüne aşksız roman mı olur diyorsanız, bu üçlemeyi okumaktan zevk alırsınız. Ruhlar Üçlemesi serisinin kitapları olan Cadıların Keşfi, Gecenin Gölgesi ve Hayat Kitabı'nda geçen bazı karakterler şöyle. Eğer karakteri unuttuysanız işinize kesinlikle yarayacaktır. - Diana Bishop: Güçlerinin farkında olmayan bir cadı. Üçlemenin ana anlatıcısı. - Matthew Clairmont: Diana'nın güçlerinin ilk farkına varan yaşlı bir vampir. Bilim üzerine yoğunlaşmış. DNA üzerine kapsamlı araştırmaları mevcut. - Sarah Bishop: Diana'nın teyzesi olan bir cadı. - Miriam Shephard: Cadıların Keşfi'nde tanıtılan, Matthew'a araştırmalarında yardım eden bir kadın vampir. - Hamish Osborne: Matthew'ın arkadaşı olan bir iblis. - Marcus Whitmore: Matthew'ın vampir evlatlarından biri. - Ysabeau de Clairmont: Matthew'un vampir annesi. Clairmont ailesinin annesi. - Baldwin de Clairmont: de Clairmont ailesinin reisi olan bir vampir. - Peter Knox: Karanlık büyüyle uğraşan, tehlikeli bir cadı. - Stephen Proctor: Diana'nın ölmüş babası. - Rebecca Bishop: Diana'nın ölmüş annesi. - Juliette Durand: Gerbert of Aurillac'ın yaptığı kadın bir vampir. - Agatha Wilson: İblis. Nathaniel Wilson'ın annesi ve cadı Margaret Wilson'ın büyükannesidir. - Nathaniel Wilson: Annesi Agatha Wilson gibi iblistir ve Sophie Norman'ın kocasıdır. - Sophie Norman: Ruhlar All Souls Üçlemesi dünyasında bir iblistir. Nathaniel Wilson ile evlidir. Kahverengi gözlü ve uzun kahverengi saçlı yuvarlak, tatlı bir yüze sahip olarak tanımlanır. - Gillian Chamberlain: Bryn Mawr'da ders veren Amerikalı bir cadıdır. - Marthe: Ysabeau'nun ve Clairmont'ların sadık yardımcısı. Bir vampir. - Chris Roberts: Diana'nın insan arkadaşı. - Gallowglass de Clermont: Matthew'un yeğeni olan bir vampir. Hugh de Clermont'un oğlu. - Philippe de Clermont: de Clermont ailesinin bir önceki reisi, Matthew'un vampir babası. - Satu: Diana'nın gücünün ortaya çıkmasını sağlayan bir cadı. Çoğunlukla uzunluğuyla insanın içini bayan ancak yaratıcı unsurları sayesinde eğlenceli saatler de geçirmenizi sağlayan fantastik bir aşk üçlemesi. Bu tür kitapları seviyorsanız size Lonca Avcısı serisini öneririm."} {"url": "https://okurunkosesi.com/sapphire-flames-ilona-andrews/", "text": "Sapphire Flames Gizli Miras serisinin 4. kitabı. Gizli Miras serisi ilk üç kitapta Nevada Baylor'ın öyküsü anlatıyordu ancak 3 kitapta Nevada kendi payını tamamladı ve sıra artık yeni nesle geçti. Üç kız kardeşin ortancası olan Catalina Baylor sonraki 3 kitap için anlatıcı olacak. Gizli Miras serisi alternatif bir gerçeklikte geçiyor. Osiris adlı bir serum insanlara olağanüstü güçler vermiştir ve dünya bu güçlü insanların oluşturdukları evler tarafından yönetilmektedir. Prime, en güçlü kişilerdir ve her ev daha çok Prime yetiştirmek için DNA'larına uyumlu insan arıyışındadır. DNA'ya uygun evlenilmekte, her şey karşı tarafından gücüne göre belirlenmektedir. Bu dünyada hala normal, yani güçsüz insanlar da vardır elbette ama göz ardı edilmektedir. Catalina artık Baylor Evi'nin lideri. Nevada, Rogan'la evlendikten sonra ve Baylorlar yeni kurulan bir ev olduğu için böyle bir yol izlemeye gittiler. Ancak para sorunları mevcut ve bütün sorumluluk Catalina'nın omuzlarında. Tabii ailenin desteği her zaman arkasında. Bu kitapta Catalina, yakın bir arkadaşının annesi ve babası öldürülünce yardıma çağrılır. Bu ölümün ardındaki gizemi çözmek içinse Catalina epey tehlikeye atılıyor. Ancak bu sırada birkaç yıl önce o Prime güçlerinin test edildiği sınavda karşılaştığı Alessandro da gün yüzüne çıkar ve işler epey karışır. Alessandro'yu bekliyordunuz, eminim, ancak onu böyle beklemediğinizden emin olun. Bu kitap Nevada'dan sonra biraz garip geldi bana. Nedense diğer kitaplar kadar heyecanla okutmadı kendisini ve birçok yeni olay olduğu için yer yer aklım karıştı. Birçok çözülmemiş sorun, merak edilen durum olduğu için çok beklemekten usanan aşık sendromuna yakalanıyoruz belki de. Catalina'nın büyüme ve olgunlaşma yolculuğu resmen gözlerimizin önünde gerçekleştiği için olabilir bu. Çünkü karakter hem çok yeni hem çok aşina. Aradan yıllar geçmesine ve Catalina hakkında bilmediğimiz birçok şey olmasına rağmen bu gizem yeterince merak uyandırmıyor. Ancak Ilona Andrews şehir fantezisi türünde resmen bir lider. Evli bir çift olan ve düzenli olarak blog ile hem hayatlarından hem de kitaplardan, planlarından kesitler sunan ikili harika kurgular sunuyor. Bu yeteneklerini kaybetmişler değil. Serilerin ilk kitapları bazen böyle olabiliyor ve ben bu ikiliden çok umutluyumdur her zaman. Yani pes etmeden, merakı canlı tutarak bu seriye devam etmek gerekiyor. Sapphire Flames büyük duygular yaratmasa da yine güzel yazılmış, güzel kurgulanmış bir kitap. - Gizli Miras 1: Kızıl Ateş - Gizli Miras 2: White Hot - Gizli Miras 3: Wildfire - Gizli Miras 4: Sapphire Flames - Gizli Miras 5: Emerald Blaze"} {"url": "https://okurunkosesi.com/sarah-j-maas-kitaplari/", "text": "Sarah Janet Maas, Amerikalı, fantastik türünde eserler veren bir yazar. Genellikle genç yetişkin ve yetişkin fantastik edebiyat türünde romanlar yazar. 2022 itibarıyla kitapları dünya genelinde 37 farklı dilde yayımlanmış ve 12 milyondan fazla kopya satmıştır. Bu yazıda Sarah J. Maas kimdir ve Sarah J. Maas kitapları nelerdir göreceğiz. Sarah J. Maas, 5 Mart 1986'da Amerika, New York City'de doğdu ve Manhattan'ın Upper West Side'ında büyüdü. Bir Katolik annesi ve Yahudi bir babası vardı. Genç yaşlarda popüler masallara veya mitlere dayalı hikayeler oluşturmayı ve Sailor Moon fanfiction yazmayı seviyordu. 2008 yılında, ilk romanı olan Cam Şato'yu yazmaya başladı ve bu romanı yazmaya başladığında sadece 16 yaşındaydı. Daha sonra Queen of Glass başlığıyla FictionPress. com'da paylaştı ve burada en popüler hikayelerden biri haline geldi. Daha sonra bu romanı yayınlamaya karar verdiğinde site üzerinden kaldırıldı. Seri, Külkedisi masalı temel alır ancak Külkedisi'nin bir hizmetçi değil, bir suikastçı olarak baloya prensi öldürmek için katılması konusunu ele alır. Sarah J. Maas'ın en çok bilinen eserleri arasında Cam Şato ve Dikenler ve Güller Sarayı serileri bulunmaktadır. Ayrıca yetişkin fantastik türündeki ilk serisi olan Hilal Şehir de büyük ilgi görmüştür. Sarah J. Maas'ın fantastik edebiyat alanında büyük bir takipçi kitlesi vardır ve Goodreads'te en popüler yazarlar arasında yer alır. - Cam Şato (2012) - Karanlık Taç (2013) - Ateşin Varisi (2014) - Gölgeler Kraliçesi (2015) - Fırtınalar İmparatorluğu (2016) - Şafak Kulesi (2017) - Kül Krallığı (2018) - The Assassin and the Pirate Lord (2012) - The Assassin and the Healer (2012) - The Assassin and the Desert (2012) - Assassin and the Underworld (2012) - The Assassin and the Empire (2012) - Dikenler ve Güller Sarayı (2015) - Sis ve Öfke Sarayı (2016) - Küller ve Kanatlar Sarayı (2017) - Buz ve Yıldızışığı Sarayı (2018) - Gümüş Alevler Sarayı (2021) - Hilal Şehir (2021) - Gökyüzü ve Nefes Hanesi (2022) - House of Flame and Shadow (2024'te yayımlanacak) Aşağıda Sarah J. Maas kitap serileri bulunabilir. Aşağıda Cam Şato serisi sırası görülebilir. Kısa hikayeler Cam Şato kitabının öncesini anlatmakta. Ana Cam Şato okuma sırası aşağıdaki gibi. Bitmiş bir seri. - Cam Şato (2012) - Karanlık Taç (2013) - Ateşin Varisi (2014) - Gölgeler Kraliçesi (2015) - Fırtınalar İmparatorluğu (2016) - Şafak Kulesi (2017) - Kül Krallığı (2018) Aşağıdaki kısa öyküler ayrıca The Assassin's Blade kitabı olarak yayımlandı. - The Assassin and the Pirate Lord (2012) - The Assassin and the Healer (2012) - The Assassin and the Desert (2012) - Assassin and the Underworld (2012) - The Assassin and the Empire (2012) Bu seri hala devam ediyor ve yazarın en popüler serisi. - Dikenler ve Güller Sarayı - Sis ve Öfke Sarayı - Küller ve Kanatlar Sarayı - Buz ve Yıldızışığı Sarayı - Gümüş Alevler Sarayı (2021) - ÇIKACAK - ÇIKACAK - Hilal Şehir (2021) - Gökyüzü ve Nefes Hanesi (2022) - House of Flame and Shadow (2024'te yayımlanacak) Umarım bu yazı aradığınızı bulabilmişsinizdir. Bir geri bildiriminiz varsa lütfen yorum bırakmaktan çekinmeyin. Sarah J. Maas kimdir yazısını sizler için hazırladım."} {"url": "https://okurunkosesi.com/satranc-stefan-zweig/", "text": "Satranç yeni aldığım kitaplardan ama uzun zamandır listemde duruyordu. Kitap hakkında bir şey bilmediğimi itiraf etmem gerek, ünlü bir kitap olduğu için almıştım. Can Yayınları hakkında en sevdiğim şey, kitaba başlarken size yazarı, çevirmeni, kitabı tanıtıyor oluşu. Eğer giriş kısımlarını sabredip okursanız, nelere dikkat etmeniz gerektiğini görüyorsunuz. Satranç, Stefan Zweig'in en ünlü kısa romanlarından biridir. Kitap, II. Dünya Savaşı döneminde, bir yolcu gemisinde yaşanan olayları anlatmaktadır. Hikaye, İstanbul'da yaşayan, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'in yolculuk sırasında gemide bir satranç maçı yapması ile başlar. Ancak Mirko, sıradan biri gibi görünen ama aslında bir psikiyatrist olan Dr. B. tarafından yenilir. Dr. B. daha önce, nazi rejimi altında işkence gören bir siyasi mahkumuyken, diğer mahkumlarla birlikte bir satranç kitabı okuyarak satranç oynamayı öğrenir. Kitabı ezberleyen Dr. B., tek başına satranç oynayarak akıl sağlığını korur ve hayatta kalır. Satranç, onun için bir kaçış ve kurtuluş yolu olmuştur. Dr. B., Mirko'nun yenilgisinden sonra, gemideki yolculardan kendisiyle oyun oynamaya istekli olan bir kişi bulur ve ona satranç dersleri vermeye başlar. Ancak Dr. B.'nin gerçek amacı, mahkum olduğu dönemdeki hatıralarını anlatmak ve vicdanını rahatlatmaktır. Satranç, savaşın insanların hayatlarını nasıl etkilediğini ve insanların baskı altındayken bile içlerindeki umutla dayanıklılığı nasıl koruyabileceklerini anlatan bir hikayedir. Kitap, Zweig'in imgelemi ve derin düşünceleriyle yazılmış bir eserdir ve okurlara satrancın sadece bir oyun değil, aynı zamanda insan doğasının anlatılabileceği bir araç olduğunu gösterir. Bu kitapta satranç oyunun, nasıl engelli olarak tanımlanacak bir genci dünyaca ünlü biri yaptığını ve bir insanın psikolojik işkence karşı gelmesinde önemli bir etken oluşunu okuyoruz. Her kelimeyle gerilim artıyor. Atmış sayfalık bir kitapta hem insanın psikolojisini, hem geçmişini hem de çektiklerini okuyabiliyorsunuz. Yazarın anlatımına, kurgulamasına, kavrayışına hayran olmamak elde değil. Bu incecik kitabı alelade bir şekilde elime aldığımda, bunu tahmin edemezdim. Hayranlık uyandırıp tüylerimi diken diken edeceğini de. Aklımda bir sürü davranış ve gelecek sorusu var. Bir ara kitabı tekrar okuyup bu sorulara yanıt arayacağım. Efsane diye ben buna derim. Not olarak, sizin de kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Akıcı anlatımı, yayınevinin ve çevirmenin ve editörünün özenli çalışmasıyla bize sunulmuş bir kitap. Herkesin kütüphanesinde olmalı bence."} {"url": "https://okurunkosesi.com/secilmis-kisi-lois-lowry/", "text": "Seçilmiş Kişi uzun zamandır okumak istediğim kitaplar arasındaydı, kısa olduğu için de iki üç gün önce başlayıvereyim dedim. Kitapta epey düzenli ve uzaktan mükemmel olarak adlandırılabilecek bir toplum görüyoruz. Renklerden arınmış... Arkadaş Yayınevi'nden yayımlanan bu kitap 167 sayfa. Çevirmeni ise Esra Davutoğlu. Eğer distopya türünde bir kitap arıyorsanız bu yorumu okumanızı öneririm. Seçilmiş Kişi'nin öyküsünde, insanlara her alınan yaşla beraber bir şeyler veriliyor ve on iki yaşınıza bastığınızda ise, mesleğiniz toplumun yaşlıları tarafından belirleniyor. İşte bu olayla beraber biz de Seçilmiş Kişi'nin görevini öğreniyoruz. Kendisi insanlığın anılarını hafızasında biriktiriyor ve bu görevi Jonas'a geçirme vakti gelmiş. Gelgelelim bu toplumda bir sorun var: Duygulardan yoksun, sistematik bir işleyişe sahip. Uyumsuz gibi distopik kitapların nereden fikri aldığını öğrenmek çok kolay oluyor kitabı okudukça. Bu yönden klasik olarak adlandıran kitapları okuyup fikir edinmek beni hep sevindiriyor doğrusu. Not düşelim, Seçilmiş Kişi ilk olarak 1993 yılında yayımlanmış. Kitap epey kısa olduğu için öyle çok anlatacak bir şeyim yok. Ancak eğer benim gibi hiçbir şey okumadan, araştırmadan başlayacaksanız, çok şaşıracağınız yerler olacak. Keyfini kaçırmamak için neler olduğunu burada yazmıyorum. Sevip sevmediğime de gelirsek, sevdim diyebilirim. Kitabın sonunun biraz havada kaldığını düşünüyorum ama Goodreads'tan seriyi bitirmiş birine sordum ve bir şekilde bağlanacağını öğrendim. Bu yüzden de hemen olmasa da devam etmeyi aklıma koydum. Ancak bunun çabuk olacağını sanmıyorum. Her zaman olduğu gibi duygular ve insanlığın kötü yönleri bu kitapta bağdaştırılmış. Duygulardan arındırılırsak, bu bir kurtuluş yolu olur mu sorusu yanıtlandırılmaya çalışılmış. Duygular olmayınca elbette ne aile, ne sevgi ne de sanat ya da bağlar kalıyor ve geride sadece bir kabuk kalıyor. Kitabı bitirdikten sonra bir de filme baktım ve filmin çözümü, Jonas'ı daha etkin bir karakter yaparak bulduğunu gördüm. Ne var ki özellikle dostluk ve sevgi kavramını sadece iki kişiye değil de daha geniş bir çerçeveye yayması tamamen dünyaya aykırı olmuş. Ancak kitaptan daha sürükleyici olduğunu da inkar edemem. Kitap uyarlamalarını seviyorsanız film olan kitaplar listesine bir bakın derim. Seriyi okumayı düşünüyorsanız kesinlikle bu sıraya uyun. Kitapların arasında epey bir süre olması, bu serinin neden pek fazla ses getirmediğini vurgular gibi. Zira 7 yıllık bir ara, ilk kitaptaki soruları yanıtlamak için biraz uzun. - Seçilmiş Kişi (1993) - Maviyi Toplamak (2000) - Mesajcı (2004) - Oğul (2012)"} {"url": "https://okurunkosesi.com/seo-nedir/", "text": "SEO, yani Search Engine Optimization, web sitelerinin arama motorlarında daha iyi sıralamalar alması ve daha fazla organik web trafiği çekmesi için yapılan bir dizi teknik ve stratejileri içeren dijital pazarlama pratiğidir. SEO'nun amacı, bir web sitesinin arama motorlarının sonuç sayfalarında daha üst sıralarda görünmesini sağlamaktır, böylece kullanıcılar ilgili anahtar kelimelerle arama yaptıklarında siteye daha fazla erişim sağlanır. Önemli Not: Bu yazıda site kurmayı, sitemap göndermeyi, sayfayı index olarak ayarlamayı, görselleri adlandırmayı, dış bağlantılar ve iç bağlantılar gibi konuları işlemedim. Bu yüzden sadece basit bir açıklama yazısı olarak düşünmeniz hepimiz için faydalı olacaktır. - Anahtar Kelime Optimizasyonu: Web sitesi içeriği, hedeflenen anahtar kelimelerle uyumlu olmalıdır. Anahtar kelimeler, kullanıcıların arama yaparken kullandığı terimlerdir. - Teknik Optimizasyon: Web sitesinin teknik altyapısı, arama motorları tarafından kolayca tarama ve indeksleme yapılmasına olanak tanımalıdır. Site hızı, mobil uyumluluk ve SSL sertifikası gibi faktörler bu kategoride önemlidir. - İçerik Kalitesi: Kaliteli, özgün ve kullanıcıları bilgilendiren veya eğlendiren içerikler oluşturmak önemlidir. İçerik, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamalıdır. - Bağlantı İnşası: Diğer güvenilir web sitelerinden gelen geri bağlantılar web sitesinin otoritesini artırabilir. Ancak, bu bağlantıların kaliteli ve doğal olması gereklidir. - Kullanıcı Deneyimi: Web sitesi kullanıcı dostu olmalıdır. Kolay gezinilebilir, hızlı yüklenen ve mobil cihazlara uygun olmalıdır. - Analiz ve İyileştirme: SEO stratejileri ve performansı düzenli olarak izlenmeli ve iyileştirme fırsatları aranmalıdır. Anahtar kelimeler, özellikle dijital pazarlama ve arama motoru optimizasyonu bağlamında önemlidir. İnternet kullanıcıları, arama motorlarında belirli anahtar kelimeleri kullanarak bilgi ararlar. Bu nedenle, bir web sitesi sahibi veya dijital pazarlamacılar, web sitelerinin veya içeriklerinin bu anahtar kelimelerle uyumlu olmasını sağlamak için anahtar kelime araştırması yaparlar. Anahtar kelime araştırması, hangi anahtar kelimelerin hedef kitlenin ilgisini çekebileceğini, arama hacmini ve rekabet düzeyini belirlemenizi sağlar. Web sitesi içeriği veya dijital reklamlar, belirli anahtar kelimeleri hedefleyerek, web sitesinin veya ürünün daha fazla görünürlüğünü artırabilir ve hedeflenen trafiği çekebilir. Eğer Ahrefs, Semrush gibi araçlara aboneliğiniz varsa işiniz kısmen kolaydır. Nişinizi yazdıktan sonra rakiplerinizi bulur, verdiğiniz hizmetleri değerlendirir ve bunlara yönelik sayfalar ve site/makale analizi yapabilirsiniz. Ancak böyle ücretli araçlara erişiminiz yoksa işiniz biraz daha zordur. Aşağıda birkaç yöntem bulabilirsiniz. - Semrush Keyword Magic Tool Üye olduktan sonra alanınızı yazmak istediğiniz makale konusunu girerseniz alakalı birkaç anahtar kelime bulabilirsiniz. - Ahref SEO Toolbar, ücretsiz bir hesapla sözcükler yazarak aranma oranını görmeden de olsa bir anahtar kelime fikri elde edebilirsiniz. Bu ayrıca ilişkili anahtar kelimeleri bulmanızı da sağlar. - Rakipler. Rakipleri inceleyip onların kullandığı anahtar kelimeleri ekleyebilirsiniz. - GSC Bunun için bir site kurmuş olmanız gerekir. Performans segmentinden sıralamaya girdiğiniz veya tıklandığınız anahtar kelimeleri görebilir ve sitenizi buna göre optimize edebilirsiniz. - Ücretsiz araçlar. Türkçe bir web sitesi kuruyorsak işimiz bir tık zor. Bunun için öncelikle içeriğinizin, yani sayfanızın olduğunu varsaymakta fayda var. İlk sayfanızı rakiplerinizi ya da benzer siteleri inceleyerek oluşturabilirsiniz. Bundan sonra anahtar kelime belirleme geliyor. Örneğin benimki gibi bir blog sitesi için ben kitap yorumları, kitap listeleri, yazarlar gibi başlıklar seçtim. Sonra fantastik romanlar gibi yazılar yazarak işe koyuldum, zamanla da sıralamalara girince optimize ederek makalelerimi geliştirdim. SEO zaman alıyor. Bu başlıkları da nişe dair bilgim olduğu için başlangıçta tahmini olarak, zamanla da Ahrefs'in ve GSC'nin önerileriyle geliştirdim. Bu aşamada artık bir yazınız olmalı. Bunun için anahtar kelimeyi Google'da aratın, ilk 3 ila 5 rakibin sözcük ve başlık sayılarına göre bir metin yazın. Örneğin ortalama 500 sözcük ve 3 başlığı var (H1 ve H2 ve H3). Öncelikle sitenize Yoast SEO indirin. Ve Odak anahtar kelime kısmına anahtar kelimenizi yazın. Bu araçla bağlantınızı odak anahtar kelimeniz yapın. Başlığınızda ve açıklamanızda odak kelimenizi kullanın. Başlığın ve açıklamanın karakter sınırı vardır. Buradan kontrol ederek ilerleyebilirsiniz. Ardından yazımıza dönelim. Rakip sayfalarda anahtar kelimenin kaç kere kullanıldığına bakalım. Ben SEO nedir çok rekabetçi olduğu için bunu yapmıyorum. Sonuçta terzi kendi söküğünü dikemez. Ortalamayı ve nerede kullanıldığına dikkat ederek bu anahtar kelimeyi belirli yerlerde kullanalım. - GSC Google Search Console ücretsizdir. Google'ın sitenizi nasıl gördüğüne dair ipuçları verir. Pagespeed vs. buna dahil. - Bing Webmaster Tools GSC'nin Bing versiyonu olan bu araç faydalı olsa da bir Google olmadığı için işlevi düşük kalıyor. Ancak sitenizdeki sorunları bulmanıza yardım ediyor. - Google Analytics Trafik ölçmek için olmazsa olmaz, ücretsiz bir araç. - SEO META 1 Click Rakip incelemeyi kolaylaştıran, başlıkları, sayfanın index olup olmadığını, bağlantıları hızlıca incelemenizi sağlayan oldukça faydalı bir araç. - Semrush Keyword Magic Tool Normalde ücretli ama bu aracı ücretsiz. Alanınızı yazıp ülkenizi seçerek genel bir anahtar kelime fikri elde edebilirsiniz. - PageSpeed Insights Sayfanın mobil ve masaüstü hızını ölçen, geliştirebileceğiniz alanları size sunan değerli bir araç. - Ahrefs Anahtar kelime bulmak, backlink analizleri yapmak, teknik seo sorunlarını düzeltmek, anahtar kelime sıralamaları güncellemesi almak için harika bir araç. - Accuranker Otomatik ve sık güncellenen bir anahtar kelime aracı arıyorsanız çok faydalı. Ayrıca rakip paylarını inceleyebilirsiniz. - SurferSEO SEO uyumlu, sıralamada yüksek yer alma ihtimalini artıran, yeni yazı oluştururken rakipleri tek tek incelemek yerine size öneriler sunan bir içerik aracı arıyorsanız mükemmeldir. - Semrush Umarım bu yazı SEO ne demek, hangi amaçla kullanılır konularında genel bir fikir edinmenize yardımcı olmuştur."} {"url": "https://okurunkosesi.com/sesli-kitaplar/", "text": "Sesli kitap okuma uygulaması nedir, sesli Kitaplar nereden dinlenir hiç merak ettiniz mi? Ben bu ay ücretsiz olarak Storytel'i kullanma şansı elde ettim ve merak edenler vardır diye size sesli kitaplar, TRT Dinle ve Storytel'i hakkında bir yazı yazmaya karar verdim. Öncelikle Sesli kitap uygulamalarından başlayalım. Sesli kitaplar, geleneksel yazılı kitapların sesli olarak kaydedilmiş halleridir. İlk başta işitme engelli kişilerin veya görsel olarak metinleri okuma yeteneği olmayan kişilerin, kolayca kitaplara erişebilmeleri ve bilgi edinebilmeleri için kullanılan bir sesli format olsa da zamanla birçok okurun tercih ettiği bir kitap versiyonu olmuştur. Sesli kitaplar genellikle profesyonel seslendirmenler veya oyuncular tarafından okunur ve kaydedilir. Bu kayıtlar, kitabın tamamını veya belirli bölümlerini içerebilir. Sesli kitaplar ve kitap dinleme uygulamaları son dönemde iyice ilgi odağı oldu ve bunda Storytel'in büyük payı mevcut. Siz de sesli kitap okumak istiyor ve ücretli ve ücretsiz sesli kitap platformu arıyorsanız aşağıdaki uygulamalara bakabilirsiniz. Aylık 19,99 TL'ye, 30 gün deneme süresiyle hizmete geçtiğimiz aylarda sunuldu. Her hafta ücretsiz okuyabileceğiniz sesli kitap sunan uygulama ayrıca her ay 10 kitap taahhüdü sunuyor. Ben uygulamayı incelediğimde henüz geliştirmeye çok açık olduğunu gördüm. Sadece belirli yayınevlerinin kitapları mevcut ve kaliteleri Storytel'deki sesli kitaplar kadar iyi değil. Ancak bu uygulamanın da İngilizce sesli kitaplar sunduğunu belirtmek isterim. En sevdiğim özelliği ise görme engelliler için ücretsiz olması. Ücretsiz dinlenebilen bu sesli kitap uygulaması imkanı olmayanlar için harika bir sesli kitap uygulaması. Tek sorun kitap sayısının kısıtlı olması. Her ne kadar Türkçe kitap olmasa da harika bir uygulama. Sesli kitap bir sektör olduğu için standartlar var. 30 günlük deneme süresinden sonra ücreti aylık 14.95$. Size 2 kredi sunuyor; istediğiniz kitabı dinleyebiliyorsunuz. Özellikle dil öğrenmek isteyenler ücretsiz deneme süresinden faydalanabilir. Eğer ücretsiz sesli kitap arıyorsanız size TRT Dinle'yi öneririm. Bu benim yeni keşfettiğim program ücretsiz sesli kitaplar sunuyor. Ben şu anda Muhteşem Gatsby'yi dinlerken bu yazıyı yazıyorum ve anlatımın ve çevirinin gayet güzel olduğunu söyleyebilirim. Herhangi bir e-posta hesabı ile üye olup ücretsiz sesli kitaplardan yararlanabileceğiniz bu site Don Kişot, Veba, Moby Dick, Angela'nın Külleri, Beyaz Diş gibi birçok klasiği dinleyicilere ve okurlara sunuyor. Üstelik Pride and Prejudice, A Doll's House, Moby Dick gibi İngilizce kitapları da sunuyor. Henüz TRT Dinle'nin arşivi çok geniş olmasa da epey faydalı olacağını düşünüyorum. Bildiğiniz gibi, TRT Dinle'nin asıl odağı sesli kitaplar değil; müzik ve radyo kanalları. Bu yönden Spotify'a daha çok benziyor. Zaten tasarımdaki benzerlik ve Spotify'da da İngilizce sesli kitaplar bulunması fikrin ilhamının nereden geldiğini gözler önüne seriyor. Storytel Türkçe'ye çevrilmiş veya İngilizce eserleri sesli kitap olarak yayınlayan, İsveç'te 2005 yılında kurulmuş bir uygulama. 20'den fazla ülkeye hizmet sunuyor. Bir öncü olması sebebiyle uzunlamasına bir incelemenin işimize yarayacağını düşünüyorum. Storytel'e telefonlarınızdan indirerek erişebilirsiniz. Masaüstünden erişilebilse de kitap okuyamıyor veya dinleyemiyorsunuz. Yürürken, işe giderken, temizlik veya spor yaparken Storytel'deki kitapları rahatlıkla dinleyebilirsiniz. Ses kalitesi bence çok iyi. Açıkçası uygulamayı ilk indirdiğimde, 2000'li yıllarda ABD'de yapılan sesli kitap kalitesinde bir şey bekliyordum ama Storytel kesinlikle şaşırttı! Deneme süresinin ardından Storytel'in fiyatı ise aylık 47,99 TL. 30 günde bir çekilmekte. Ayrıca Storytel fiyat bedeli Android için Google Play üzerinden çekilmekte. Yani uygulamada ödemeyi iptal et seçeneği yok. Google Play aracılığıyla 14 günlük bir deneme süresiyle abone olabilir ve Storytel'i ücretsiz deneyebilirsiniz. Bu sesli kitap okuma uygulaması içinde açıkçası çokça kitap bulunmakta. Doğan Cüceloğlu'ndan George Orwell'in Hayvan Çiftliği ve 1984'üne, Ahmet Ümit'ten Tezer Özlü'ye geniş bir havuz bulunmakta. Üstelik Harry Potter serisi de bulunmakta. Ayrıca web sitesinden kitapları inceleme fırsatı da elde edebiliyorsunuz. Kitaplar okunabilir ve dinlenebilir olmak üzere ikiye ayrılmakta. Bu kitapları kitapların üstündeki ufak simgelerden ayırt edebiliyorsunuz. Bence uygulama gayet kullanışlı. Gerektiğinde sesli kitabın okunma hızını artırabiliyor veya yavaşlatabiliyorsunuz. Örneğin ben 1,3 ile 1,4 arasında Olağanüstü Bir Gece'yi dinledim bir süre. Kitaba odaklandığınızda bu hız sizi hiç rahatsız etmiyor. Ayrıca kitabın toplam dinlenme süresini, bitmesine kaç dakika kaldığını da Storytel uygulamasında görebiliyorsunuz. - Kitapları indirip çevrimdışı olduğunuzda dinleyebiliyorsunuz. - Hızlandırıp yavaşlatabiliyorsunuz. - Seslendirenin diğer kitaplarını görebiliyorsunuz. - Kitap dinleme sürelerini görebiliyorsunuz. - Gerektiğinde okuyabiliyorsunuz. - Sürekli yeni kitaplar ekleniyor. - Güncel ve popüler eserler mevcut. - Yabancı dilde kitaplar var. - Yetkin seslendirmenler ile çalışıyorlar. - Telif hakkı düşmüş kitapların birden çok seslendirmeni var. - Kitap kategorilerinin yetersiz olması. Fantastik, çocuk vb. türlere ayrılmamışlar. - Her kitap dinlenebiliyor ancak okunamıyor. Storytel'de ayrıca Dil Öğrenimi diye bir kategori bulunmakta. Dilerseniz bu kısımdan dil bilginizi geliştirebilirsiniz. Beni en çok endişelendiren konu sesli kitapların kalitesiydi. Ben Hayvan Çiftliği'ni ve Olağanüstü Bir Gece'yi dinledim ve kalitelerinden memnun kaldım. Ancak birçok kitap bulunan bu kitap platformundaki her kitabı denemem mümkün değil. Siz de benim gibi deneme süresinden faydalanabilirsiniz. Elbette memnun kalmazsanız Storytel aboneliğinizi Google Play'den iptal etmeyi unutmayın. Ben açıkçası bu kadar değerli ismi bir arada görmekten çok memnunum. Paramın karşılığını alacak mıyım gibi bir düşüncenin aklınıza düştüğünü görür gibiyim. Ancak meraklanmayın, ben paranızın karşılığını alacağınızı düşünüyorum. Uygulamada toplam kaç kitap var kesin bir sayı bulamasam da tahminen 500'den fazla kitap mevcut diyebilirim. Bu bence çok önemli bir soru. Bunun yanıtını da şöyle verebilirim: Hangi yayıncı hangi seslendirmenle çalışmış? Çünkü bu iş, hem çevirmenin, hem yayınevinin ve son olarak da seslendirmenin ortak bir çalışması. Telif haklarının günden güne pahalılaşması yüzünden yayıncılar telifi düşen klasik kitaplara yönelmekte. George Orwell örneğin bu yazarlardan birisi. - Çevirmeni araştırın. Eğer tanınır, birçok eseri bulunan bir çevirmense güvenin. - Yayınevini değerlendirin. Can Yayınları, Yapı Kredi gibi ünlü bir yayınevi mi yoksa sadece telifi düşen kitapları çevirtip yayınlatan, kitaplara sadece ticari kaygı ile yaklaşan bir yayınevi mi anlamaya çalışın. - Editörü araştırın. Bir kitabı yayımlanma aşamasına sokan en önemli kişilerden biridir editör. - Ünlü, tiyatro geçmişi olan, birçok yerde çalışmış bir seslendirmen tercih edin. Çoğu şeyde olduğu gibi, bu konuda da tecrübe elzem. Kitap okumaya vakit ayıramıyorum diyorsanız bence sesli kitaplar sunan uygulamaları kesinlikle denemelisiniz. İster Storytel, ister Kitap Yurdu ister TRT Dinle olsun, bu uygulamalar yoğun hayatlarımızda kitap okumayı çok kolaylaştırıyor doğrusu. Hatta Storytel'in ücretsiz kullanıma imkan veren deneme süresinden İngilizce kitap okumak, günlük angarya işler sırasında, işe gidip gelirken veya salt dinlemeyi sevdiğiniz için sesli kitaplar dinleyerek faydalanabilirsiniz. Sesli kitaplar, okumak için harika bir fırsat! Storytel, TRT Dinle, Kitap Yurdu gibi sesli kitap dinleme uygulamalarından sesli kitap dinleyebilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/sherlock-holmes-okuma-sirasi/", "text": "Sherlock Holmes serisi elinize geçtiyse ve okumaya başladıysanız, Sherlock Holmes kitap serisi sırası yazısı kesinlikle işinize yarayacaktır. Her yıl birçok kez basılan, çeşitli dillere çevrilen Sherlock Holmes kitapları okurları, yayımlanmasından 100 yıl sonra bile etkilemeye devam ediyor. Bu yüzden de böyle bir yazının gerekli olduğunu düşünüyorum. Öncelikle ünlü dedektiften, sonra serinin Türkçe çevirilerinden, akabinde İngilizce adlarından, en son da dizi ve filmlerinden bahsedeceğim. Sonra da seri ve yazar hakkında ufak birkaç ilginç bilgi vereceğim. Sherlock Holmes kaç kitap diyorsanız, bu yazıyı atlamamanız gerekir. Özellikle Sherlock Holmes kimdir yazısını ve en sonda bulunan ilginç bilgiler kısmına bakmanızı öneririm. Hadi önce Sherlock Holmes'u tanıyarak başlayalım. Türkiye'de eserlerin adları değişmekte olduğu için aklınız karışabilir. 9 kitaplık seriyi bulabildiğim tüm adlarıyla, önerilen sırasıyla yazdım. Bu sırayla romanları ve öykü derlemelerini okuyabilirsiniz. - Kızıl Dosya - Dörtlerin Yemini - Sherlock Holmes'un Maceraları (12 öyküden oluşmaktadır) - Bohemya'da Skandal - Bir Kimlik Vakası - Kızıl Saçlılar Kulübü - Boscombe Vadisinin Esrarı - Beş Portakal Çekirdeği - Bükük Dudaklı Adam - Mavi Yakut - Benekli Kordon - Mühendisin Baş Parmağı - Asil Bekar - Zümrüt Taç - Ak Gürgenlerin Esrarı - Sherlock Holmes'un Anıları (11 öyküden oluşmaktadır) - Gümüş Şimşek - Sarı Suat - Borsacı Katibi - Gloria Scott - Musgrave Töreni - Reigate Bulmacası - Albayın Ölümü - Brook Sokağı Cinayeti - Yunanlı Tercüman - Kayıp Antlaşma - Son Vaka - Baskerville Tazısı - Sherlock Holmes'un Dönüşü (13 öyküden oluşmaktadır) - Boş Ev - Norwood'lu İnşaatçı - Dans Eden Adamlar - Bisikletli Takip - Priory Okulu Vakası - Kara Peder Vakası - Charles Augustus Milveron Vakası - Altı Napolyon'un Esrarı - Üç Öğrenci - Altın Gözlüğün Esrarı - Kayıp Futbol Oyuncusu - Abey Çiftliği Vakası - İkinci Lekenin Esrarı - Korku Vadisi - Son Görev (Diğer çevirileri: Gerçekler Kanıt İster ve Sherlock Holmes'un Bütün Hikayeleri-4. 8 öyküden oluşuyor) - Wisteria Köşkü - Karton Kutu - Kızıl Çember - Bruce Partington Planları - Dedektif Ölüm Döşeğinde - Leydi Frances Carfax'ın Kayboluşu - Şeytan Ayağı - Perde Kapanıyor - Sherlock Holmes'un Dava Defteri (Diğer çevirileri: Sherlock Holmes'un Vaka Dosyası ve Aklın Şüphesi Suçun Gerçeğidir. 12 öyküden oluşmaktadır) - Şanslı Müşteri - Beyaz Asker - Mazarin Taşı - Üçgen Çatılar - Sussex Vampiri - Üç Garrideb - Thor Köprüsü - Sürünen Adam - Aslan Yelesi - Peçeli Kiracı - Shoscombe Prensi - Emekli boyacı Not: Sherlock Holmes sırası yer yer değişebilir. Ben listeyi Goodreads'tan aldım. En mantıklısı toplu eser setlerinden almak diyebilirim. Eğer serisi İngilizce okumak istiyorsanız, bu Sherlock Holmes kitap sırası ile okumaya başlayabilirsiniz. - A Study in Scarlet (1887) - The Sign of Four (1890) - The Adventures of Sherlock Holmes (1892) Öykü - The Memoirs of Sherlock Holmes (1894) Öykü - The Hound of the Baskervilles (1902) - The Return of Sherlock Holmes (1904) Öykü - The Valley of Fear (1915) - His Last Bow (1917) Kısa hikaye - The Case-Book of Sherlock Holmes (1927) Öykü Seriye Kızıl Dosya ile mi yoksa Sherlock Holmes'un Maceraları ile mi başlamanın daha iyi olduğu konusunda hararetli bir tartışma olsa da, kanona sadık kalıyor ve ilkinden başlamayı öneriyorum. - Sherlock Holmes aslen Sherrinford olarak isimlendirildi. - Holmes'un ilhamı bir öğretmendir. - İlk kitap olan Kızıl Dosya birkaç yayıncı tarafından reddedildi. Beeton's Christmas Annual tarafından yayımlansa da pek başarılı olamadı. - Mycroft Holmes sadece iki hikayede görünür. İşte Sherlock Holmes serisi okuma sırası böyle. Dedektif serilerini seviyorsanız, Hercule Poirot okuma listesine ve Arıcının Çırağı'na bakabilirsiniz. Arıcının Çırağı bir Sherlock Holmes ve Mary Russell uyarlama serisidir. Eğer Sherlock Holmes kitap serisi sırasında bir yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız lütfen yorum bırakın. Sherlock Holmes'un yaratıcısı olan Sir Arthur Conan Doyle, toplam 4 roman yazdı. Sherlock Holmes'un yaratıcısı olan Sir Arthur Conan Doyle, 1927 yılında Sherlock Holmes'un Dava Defteri adlı hikaye koleksiyonunu yayımladı. Bu kitap, Sherlock Holmes'un maceralarını anlatan son resmi kitap olarak kabul edilir. Doyle, bu kitapla birlikte Sherlock Holmes karakterinin hikayelerini sona erdirdi. Kızıl Dosya, Dörtlerin Yemini, Sherlock Holmes'un Maceraları (12 öyküden oluşmaktadır), Sherlock Holmes'un Anıları (11 öyküden oluşmaktadır), Baskerville Tazısı, Sherlock Holmes'un Dönüşü (13 öyküden oluşmaktadır), Son Görev (8 öyküden oluşuyor), Sherlock Holmes'un Dava Defteri."} {"url": "https://okurunkosesi.com/sincapli-gece-cem-akas/", "text": "Sincaplı Gece ne zaman ve niye aldığımı hatırlamadığım kitaplardan birisi. Hatta bunu daha ileri götürerek Cem Akaş kitaplarını daha önce okumadığımı, hakkında yazılanları da takip etmediğimi belirteceğim. Yazarın tarzına aşina olmadığımdandır belki, Sincaplı Gece daha ilk 30. sayfada benim için ilgi çekiciliğini kaybetti. Neden mi? Hadi birlikte bu bilim kurgu kitabını inceleyelim. Deha olarak tarif edilebilecek Emine, hem kapalı hem de tutuğunu koparan bir kadın. Mindy isimli, anlık fotoğraflar çekilebilen Mindyfo'yu yaratmış ve remindy. me isimli bir hafızaya bu fotoğraflar kayıt ediliyor. Ancak tuhaftır ki insanların çektiği fotoğraflarda haleli, kayıp insanlar beliyor. Türk istihbaratı ve Emine'nin çalıştığı şirket de kendilerini batırabilecek bu olağanüstü olayı çözmeye çalışıyor. Beni en çok düşüren kısım ise üstümüze çok fazla kırılan algı atması. Bu yüzden kitaba giremiyoruz bile. Bölük pörçük anlatım tercih edilse de arada giren asıl karakter düşünceleri iyice absürtleştirmiş. O da kitabın sonunda bağlanır diyordum, biz bağlayabiliyoruz ama yazardan yana tık yok. Sincaplı Gece herkesin seveceği bir türde kitap değil. Bilim kurgu harmanıyla çağdaş bir kitap ortaya sunulmuş. Kitabın girişi bana acayip Bir Haz Markası Beautiful You'yu anımsatmıştı. Belki esinlenmiş belki tesadüf; ama kendisini ve kültürümüzü yansıttığını düşünüyorum Cem Akaş'ın. Neyse, kitabın absürt olduğunu söyledik. Bu kitabı okumak sizin ne kadar karamizah/absürt komedi sevdiğinizle alakalı. Ben haz etmediğim için tercih edeceğim romanlar arasında değil. Ancak kullandığı geniş sözcük haznesi için bana kattığı bir iki şey olabileceğini itiraf etmem gerekir. Şimdi geri dönüp düşünüyorum da Sincaplı Gece kitaplığıma muhtemelen bilim kurgu unsuru için girmiştir. Okur uyarısı: Hayvanlara yönelik şiddet okumayı sevmiyorsanız size Sincaplı Gece'yi okumamanızı öneririm."} {"url": "https://okurunkosesi.com/sookie-stackhouse-okuma-sirasi/", "text": "Charlaine Harris'in 2001 ile 2013 yılları arasında yazdığı ve bitmiş bir seri Güneyli Vampir Serisi. Tabii biz daha çok ana karakterin adıyla biliyoruz onu. Bu yazıda Sookie Stackhouse serisi okuma sırasını bulabilirsiniz. Ara kitaplar ülkemizde çevrilmediği için eklemedim ancak Goodreads gibi sitelerden daha ayrıntılı bilgiye erişebilirsiniz. Sookie, Louisiana'daki bir restoranda çalışan telepatik bir garson. Erkek kardeşi Jasonile anne babaları bir trafik kazasında öldükten sonra büyükanneleri Adele Stackhouse tarafından büyütülmüşlerdir. Kısmen aklını okuyamadığından ilgi duyduğu bir vampir olan Bill Compton ile tanışır ve ona aşık olur. Seride şekil değiştiriciler, vampirler ve birçok çeşitli doğaüstü yaratık yer alır. Türkçeye çevrilen Bir Güneyli Vampir Serisi sıralamasını aşağıda görebilirsiniz. - Gündüz Ölüsü - Şehir Ölüsü - Kulüp Ölüsü - Cadı Ölüsü - Ölüler Ölüsü - Yılın Ölüsü - Hepimizin Ölüsü - Kötünün Ölüsü - Peri Ölüsü - Aile Ölüsü - Patron Ölüsü - Tuzak Ölüsü - Sonsuzluk Ölüsü - Dead Until Dark - Living Dead in Dallas - Club Dead - Dead to the World - Dead as a Doornail - Definitely Dead - All Together Dead - From Dead to Worse - Dead And Gone - Dead in the Family - Dead Reckoning - Deadlocked - Dead Ever After Aşağıda benzer birkaç serinin adını ve okuma sıralarını bulabilirsiniz. Sizin de önerileriniz varsa yorum bırakmaktan çekinmeyin. - Anita Blake Serisi Okuma Sırası - Lonca Avcısı Okuma Sırası - Kitap Yorumu: Kızıl Ateş - Güncel Nora Roberts Eve Dallas Serisi Okuma Sırası - Fantastik Kitap Önerileri: Arayanlara En İyi Fantastik Kitaplar - Goodreads'ta 2022'de En Çok Okunan Kitaplar Hangileri? Charlaine Harris, Mississippi Delta'da doğdu. Babası önce bir çiftçilik, sonrada okul müdürlüğü yaptı. Annesi ise bir kütüphaneciydi. Charlaine devlet okullarında eğitim gördü ve Memphis'deki Rhodes College'a gitti. 2021 yılında, Charlaine yazarlığının 40. yılını kutladı. İki bağımsız kitabın yanı sıra birçok öykü kaleme aldı. En bilinen serileri şöyle: Aurora Teagarden Gizemleri, Lily Bard Gizemleri, Sookie Stackhouse, Harper Connelly Midnight. Charlaine tam bir kitap kurdudur. Eşiyle beraber kurtardıkları köpekleriyle birlikte Brazos Nehri'ne bakan bir uçurumda yaşıyor."} {"url": "https://okurunkosesi.com/stephen-king-kimdir/", "text": "Stephen Edwin King, Amerikalı korku, doğaüstü kurgu, gerilim, suç, bilim kurgu ve fantezi romanları yazarıdır. Kitapları birçok diziye ve filme uyarlanmıştır. En popülerleri Kara Kule, Carrie, Medyum gibi eserlerdir. Ayrıca çoğu kitap koleksiyonlarında yayınlanmış yaklaşık 200 kısa öykü yazmıştır. Stephen King edebiyat dünyasında büyük bir etki yaratmış ünlü bir Amerikan yazardır. Çocukluğu ve gençliği Maine'de geçti ve bu eyaletin doğal güzellikleri ve kasaba yaşamı, ilerleyen yıllarda yazdığı eserlerin atmosferine ilham kaynağı oldu. Stephen King, 21 Eylül 1947 tarihinde ABD'nin Portland şehrinde doğdu. Çocukluğu, anne ve babasının ayrı olması sebebiyle Portland, Maine ile Indiana Fort Wayne arasında gidip gelerek geçirdi. Durham Village School'da ortaokulu okudu. 16 yaşında, 1963 yılında ilk hikayelerini yazmaya başladı ve bu, yazarlık kariyerinin ilk adımlarıydı. 1966 yılında Orono, Maine'deki üniversitede bilim okumaya başladı ve üniversite hayatı sırasında Tabitha Spruce ile tanıştı. Daha sonra eşi olacak Tabitha ile 1970 yılında evlendi. Yine aynı yıl, Stephen King laboratuvarda çalışmaya başladı, ancak yazmaktan hiç vazgeçmedi. Hikayeleri dergilerde yayınlanarak popülerlik kazandı. 1971 yılında Maine'deki Hamden Koleji'nde öğretmenlik yapmaya başladı, ancak yazarlık kariyerine odaklanmaya devam etti. 1974 yılında ilk romanı Carrie yayımlandı ve bu başarılı eseri, Medyum romanı izledi. 1980'ler ve 1990'lar Stephen King için oldukça verimli ve başarılı dönemlerdi. 1980 yılında Kıyamet Çiçeği adlı post-apokaliptik romanı ile büyük bir çıkış yakaladı. Aynı dönemde Christine ve Hayvan Mezarlığı gibi korku romanları da çok popüler oldu ve sinemaya uyarlandı. 1986 yılında ise It adlı romanı yayımlanarak korku edebiyatının klasikleri arasına girmeyi başardı. 1990'lı yıllarda Kara Kule serisine odaklandı ve bu seriyi tamamlamak için yoğun bir çaba harcadı. Ayrıca 1994 yılında Yeşil Yol adlı romanını tefrika olarak yayımladı ve daha sonra bu eser sinemaya uyarlandı. Stephen King'in bu dönemde yazdığı eserler edebiyat dünyasında büyük etki yarattı ve onu korku edebiyatının en önemli isimlerinden biri haline getirdi. Stephen King, günümüzde hala kitap yazmaya devam ediyor. Geçmişte farklı mahlaslar altında da kitaplar yazan King, yetişkinler için Richard Bachman ve çocuklar için Beryl Evans adını kullanmıştır. Kariyeri boyunca pek çok ödüle layık görülen Stephen King, Bram Stoker Ödülleri, World Fantasy Ödülleri ve British Fantasy Society Ödülleri'ne sahip olmuştur. 2003 yılında Ulusal Kitap Vakfı tarafından Amerikan Edebiyatına Seçkin Katkı Madalyası ile onurlandırılmıştır. Ayrıca 2015 yılında ABD Ulusal Sanat Vakfı tarafından edebiyata yaptığı katkılardan dolayı Ulusal Sanat Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Stephen King, edebiyat dünyasına önemli ve kalıcı bir katkı sağlamış bir yazar olarak tanınmaktadır. Aşağıda Stephen King kitapları sırası mevcut. Arada kaçan kitaplar elbette olabilir. Dikkatinizi çekerse lütfen yorum bırakın. Yazarın Türkçeye çevrilmiş ve çevrilmemiş kitaplarının yanı sıra Stephen King kitaplarının kronolojik listesini bulabilirsiniz. Genellikle Altın Kitaplar'dan çıksa da birkaç istisna bulunmakta. Eğer bir yanlışlık veya eksiklik görürseniz, yorumlar kısmından ve iletişim sayfasından irtibat kurmaktan lütfen çekinmeyin. Stephen King, 64 roman ve 200'den fazla kısa öykü yazdı. Stephen King, 21 Eylül 1947 yılında Portland'da doğmuştur. Amerikalıdır. Göz, Hayvan Mezarlığı, Sadist, Yeşil Yol, Çağrı, Medyum, Kara Kule serisi ve Korku Ağı yazarın en popüler kitaplarındandır. King korku ve gerilimin ustası olarak tanınmasının yanı sıra karakterleri, kullandığı popüler kültür referansları ve temalarla okurları kitaplarına çeker ve sürükleyici anlatımıyla heyecanlı bir okuma deneyimi sunar. Korku: Stephen King korku unsurlarını ustalıkla kullanır. Kitaplarında doğaüstü güçler, canavarlar, hayaletler ve daha birçok ürkütücü yaratık bulunur. Karakter odaklı: King, karakterlerine özellikle önem verir ve onların duygusal dünyalarını ve iç savaşlarını ustalıkla işler. Atmosfer: King, kitaplarında öykünün geçtiği yerlerin ve zamanın detaylı bir şekilde tasvir eder. Yoğunluk: Yoğun ve akıcı bir anlatım tarzı vardır. Kitapları sık sık uzun ve ayrıntılı olsa da çekici bir dille yazar. Temalar: King, kitaplarında sık sık insan doğasını, ölümü, kayıp ve intikamı ele alır. Karakterlerinin iç savaşları, hayatta kalma mücadelelerini işler. Popüler kültür referansları: Kitaplarında sık sık popüler kültür referanslarına yer verir. Medyum, It, Carrie, Hayvan Mezarlığı, Mahşer, Kara Kule serisi ve Yeşil Yol King'in en sevilen kitaplarındandır."} {"url": "https://okurunkosesi.com/sully-prudhomme-kimdir/", "text": "Sully Prudhomme bir Fransız şair ve deneme yazarıydı. 1901'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk kişi oldu. Küçük yaşlardan itibaren edebiyat ve felsefeye ilgi duyan Prudhomme, ilk şiir kitabı Stances et Poemesi 1865'te yayımladı. Prudhomme'nin şiiri, içe dönük doğası ve insan duygularını, özellikle aşk ve çeşitli biçimlerini keşfetmesiyle bilinir. Tarzı, ölçü, kafiye ve biçime odaklanan klasik olarak kabul edilir. Çalışmaları, Stephane Mallarme ve Paul Verlaine gibi sonraki Fransız şairlerini etkilemiştir. Tam adı Rene-François-Armand Prudhomme olan Sully Prudhomme, 16 Mart 1839'da Paris, Fransa'da doğdu. Parisli zengin bir ailenin oğluydu ve babası bir kumaş tüccarıydı. Kültürlü ve iyi eğitimli bir ortamda büyüyen Prudhomme, küçük yaşlardan itibaren edebiyata ve şiire ilgi gösterdi. Prudhomme, mühendis olmak istedi ve Paris Üniversitesi'nde mühendislik eğitimi aldı ancak göz sorunları yaşadı. Ardından hukukla ilgilendi ancak zaman onu şiir ve edebiyatla yönlendirdi. 1865'te eleştirmenlerden olumlu eleştiriler alan ilk şiir koleksiyonu Stances et poemes yayınlandı. Hayatı boyunca şiir ve denemeler yazmaya devam etti. Eserleri sadeliği, zarafeti ve duyarlılığıyla övüldü. 1869'da Prudhomme, tanınmış bir Fransız yayıncının kızı olan Rachel Levy adında genç bir kadınla evlendi. İkilinin çocuğu olmadı ve Prudhomme hayatının çoğunu çalışmalarına adadı. Prudhomme şiirlerinde, 19. yüzyılın Fransız Romantik şairlerinden, özellikle Victor Hugo ve Alfred de Musset'den etkilenmiştir. Çalışmaları genellikle aşk, doğa ve insan deneyimi temalarını içeriyordu. Bilim ve felsefeyle de ilgilendi ve bu konularda çeşitli makaleler yazdı. 1881'de Prudhomme, Fransa'nın en prestijli edebiyat topluluğu olan Academie française'ye seçildi. Victor Hugo'dan sonra akademiye seçilen ilk şairdi. Prudhomme, Fransız edebiyatına yaptığı katkılardan dolayı 1885'te Legion of Honor ile ödüllendirildi. Prudhomme hayatının ilerleyen dönemlerinde sağlık sorunları yaşadı ve giderek daha münzevi hale geldi. 6 Eylül 1907'de Fransa'nın Chatenay-Malabry kentinde 68 yaşında öldü. 1901'de Prudhomme, Fransız şiirine katkılarından dolayı ilk Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Nobel Ödülü'nü alan ilk Fransız yazardı ve çalışmaları, ölümünden sonraki yıllarda büyük oranda okunmaya ve incelenmeye devam etti. - Aslında bilim ve mühendislik alanında kariyer yaptı, ancak daha sonra edebiyata döndü. - Prudhomme'nin yayınlanan ilk eseri, 1865'te yayınlanan Stances et Poemes adlı bir şiir koleksiyonuydu. - Genellikle aşk, ölüm ve insanlık temalarını araştıran felsefi ve içe dönük şiirleriyle tanınır. - Prudhomme, şiirinin yanı sıra edebiyat eleştirisi ve felsefe üzerine denemeler de yazdı ve Fransız Akademisi üyesiydi. - Prudhomme hayatı boyunca sağlık sorunları yaşadı ve 6 Eylül 1907'de Fransa'nın Chatenay-Malabry kentinde 68 yaşında öldü. - En ünlü eserlerinden bazıları Les Solitudes, Le Bonheur ve La Justicedir. - Prudhomme, serbest şiir kullanımında bir öncüydü ve şiirleri, Fransız edebiyatındaki Sembolist hareketi büyük ölçüde etkiledi. - Gustave Flaubert, Emile Zola ve Edgar Degas gibi zamanının diğer ünlü yazar ve sanatçılarının arkadaşı ve mektup arkadaşıydı. Sully Prudhomme, en çok şiirleriyle tanınan bir Fransız şair ve deneme yazarıydı. Başlıca eserlerinden bazıları aşağıda. Ne yazık ki hiçbiri basılı olarak yayımlanmamış gibi görünüyor. - Stances et Poemes (1865) - Les Epreuves (1866) - Croquis italiens (1868) - Impressions de la guerre (1870) - La Justice (1878) - Le Bonheur (1888) - La Vraie Religion selon Pascal (1892) - L'Expression dans les Beaux-Arts (1899) - Le Prisme (1901) - Chansons et legendes (1902) Bu çalışmalara ek olarak, Prudhomme ayrıca felsefe, etik ve bilim dahil olmak üzere çeşitli konularda birkaç makale yazdı. Umarım Sully Prudhomme Kimdir sorusunu yanıtlayabilmişimdir."} {"url": "https://okurunkosesi.com/susanna-tamaro-sonsuza-kadar/", "text": "Uzun zaman önce, Susanna Tamaro'nun Yüreğinin Götürdüğü Yere Git'ini okumuştum ve aklımda Sonsuza Kadar kitabını okumak hiç yoktu. Zaten Yüreğinin Götürdüğü Yere Git'in detayları aklımdan silinip gitmiş ama o kitabı sevmiştim. Bu yüzden de D&R'ın beş liralık indiriminden, birkaç yıl önce Sonsuza Kadar'ı aldım. Bence Susanna Tamaro kitapları, her ne kadar kısa olursa olsun, bir oturuşta biten kitaplar değil. İçinde düşünmeye iten, bazen can yakan yerler oluyor ve bence insanın bir durup bunları sindirmesi gerek. Çünkü bize bizi anlatıyor. Nedenleri, tepkileri. Acıları. Mutlulukları. Yıkımları. Bu kitapta, münzevi olmuş bir adamın nasıl olup da münzevi olduğunu okuyoruz. Çocukluğunu, gençliğini, orta çağını okuyoruz. Bu adamı bu hayata iten bir şeyler var, bu her satırdan belli. Okudukça onu tanıyıp başına neler geldiğini, nasıl olup da bu hayatta çözümü bulduğunu okuyoruz. Okudukça, yıkımına tanık oldukça ondan nefret de edebilirsiniz. Ben ettim. Ama bu nefretin ardında anlayış da var. Sonuçta adamın kırılgan, naif, düşünceli bir karakteri olduğu başından beri bizlere verilen bir şey. Yürek burkan bir kitap. Tanrı'dan, insandan, ufak büyük her yaratıktan öyle ya da böyle bahsediliyor. Yozlaşmadan da öyle. Dinin nasıl da insanlar tarafından içsel değil de, yüzeysel algılandığını da uzun uzun anlatıyor bence. Yukarıda da dediğim gibi, bize bizi anlatıyor. Bizi şimdiden soyutlamayıp daha çok derinlere götürüyor. Sevgiyi tattırıyor ve nihayet affı ve kabullenişi de veriyor. Bir insanın nasıl en kötüsünü yaşayıp da yolunu bulabileceğini anlatıyor. Umut dolu bir kitap esasen. Bir çıkış yolu veriyor hepimize. Yorumu buraya kadar okuduysanız, zaten sevdiğim, hatta bayıldığım bir kitap olduğunu anlamışsınızdır. Kesinlikle okumanızı öneririm."} {"url": "https://okurunkosesi.com/tess-gerritsen-kimdir/", "text": "Tess Gerritsen kim merak ediyor ve Tess Gerritsen kitapları hakkında bilgi arıyorsanız bu yazı sizin için. Bu yazıda önce Tess Gerritsen'den bahsedecek, ardından kitaplarını kronolojik olarak vereceğim. Tess Gerritsen Türk okurlar tarafından çok sevilen bir gizem ve polisiye yazarı. En bilinen eseri ise bir TV dizisi de yapılan Rizzoli & Isles. 12 Haziran 1953 tarihinde, San Diego, Kaliforniya, ABD'de doğan yazar aslen doktorluk eğitimi alır. Doktorluk yaparken, doğum iznine çıkar ve bu sırada kitap yazmaya başlar. 1987'de ilk romanı yayımlanır ve o zamandan beri dur durak bilmeden yazar. Ayrıca Kate Jackson'ın başrol oynadığı 1993 CBS Haftanın Filmi olarak yayınlanan Adrift adlı bir senaryo yazdı. 30'dan fazla kitabı bulunan New York Times çoksatan yazarı olan Gerritsen, Rita ve Nero Wolfe ödüllerini kazanmıştır. Emekli olan yazar şimdilerde tam zamanlı olarak yazarlık yapıyor ve yabancı bir yazara göre sık sık Türkiye'yi ziyaret ediyor ve imza günleri yapıyor. Geçmiş yıllarda özellikle Tüyap Kitap Fuarı'nda sık sık gördüğümüz bir gerilim yazarı kendisi. Gerritsen ayrıca, edebiyat ve suç romanlarına yönelik pek çok ödül kazanmıştır. Türk insanını ve Türkiyeyi sevdiğini söylemekte bir sakınca yoktur diye düşünüyorum. Aşağıda yazarın tüm kitaplarını yıllara göre dizilmiş halde bulabilirsiniz. Rizzoli & Isles okuma sırası için bağlantıya tıklayın. - Gece Yarısından Sonra (1987) - Bıçak Sırtı (1990) - Ruhundaki Zehirle Yüzleş (1994) - Karanlığın Ayak İzleri (1994) (Tavistock Ailesi 1) - Gölgesizlerin Tutkulu Dansı (1995) (Tavistock Ailesi 2) - Asla Arkana Bakma (1996) - Hasat (1996) - Aşk Ölümden Uyanıştır (1996) - Gece Nöbeti (1997) - Masumiyetin İçin Savaş (1997) - Proje: Ölümcül Virüs (1998) - Kan Gölü (1999) - Yörünge (1999) - Cerrah (2001) Rizzoli 1 - Çırak (2002) Rizzoli 2 - Günahkar (2003) Rizzoli 3 - İkiz Bedenler (2004) Rizzoli 4 - Siliniş Vanish (2005) Rizzoli 5 - Mefisto Kulübü (2006) Rizzoli 6 - Kemik Bahçesi (2008) - Ruh Koleksiyoncusu (2008) Rizzoli 7 - Buz Gibi Soğuk (2010) Rizzoli 8 - Sessiz Kız (2011) Rizzoli 9 - Sona Kalan (2012) Rizzoli 10 - Diriliş (2014) Rizzoli 11 - Ateşin Şarkısı (2015) - Bir Sırrım Var (2017) Rizzoli 12 - Gece Gelen (2019) - Beni Seç (2021) - Dinle Beni (2022) Rizzoli 13 Burada Tess Gerritsen hakkında sık sorulan soruları ve yanıtlarını bulabilirsiniz. Eğer merak ettiğiniz bir şey varsa yorum bırakmaktan çekinmeyin. Tess Gerritsen'in son kitabı Doğan Kitap'tan yayımlanan Dinle Beni. Yazar hala yazmaya devam ettiği için yeni kitapları yakında gelecektir. Serileri birbirleriyle bağlantılı olduğu için sırayla okunması, okurlar açısından daha iyi olacaktır. Ancak yazarın seri olmayan kitapları da mevcuttur, bunların sırayla okunması gerekmez. Yukarıdan kitaplara bakabilirsiniz. 1. Gerritsen, ilk önce romantik komedi yazmak istiyordu, ancak sonra suç romanları yazmaya yöneldi. 2. Gerritsen, Cerrah adlı kitabını yazarken, gerçek hayattaki bir seri katilin yakalanması sürecinden ilham aldı. Umarım Tess Gerritsen kimdir sorunuzu yanıtlamıştır bu yazı. Kendisini ve eserlerini tanıtmak istedik sizlere."} {"url": "https://okurunkosesi.com/the-kingdom-of-gods-n-k-jemisin/", "text": "Nihayet The Kingdom Of Gods okudum diyebilirim ben de! Miras Üçlemesi'nin ilk kitabı olan Yüz Bin Krallık ile 2012 yılında tanışmış ve kitaba, yazarın yarattığı dünyaya aşık olmuştum. İkinci kitap olan Parçalanmış Krallık'ı da çok geçmeden okumuş, onu da çok sevmiştim. DEX 3. kitabı ha çıkaracak ha çıkaracak derken de son kitabı okumadan bugünlere geldik. Gel zaman geç zaman, DEX kitabı unuttu gitti ama ben unutmadım ve bu muhteşem üçlemeyi bitirdim. Üstelik bitirirken de başıma sancılar girdi. Gözlerim isyan etti. Çünkü 8 saat kadar aralıksız okudum. 600 küsür sayfa. Ha deyince bitmiyor. Daha önceden de bir iki saat okumuştum. Şunu da ekleyeyim. Yıl 2022 oldu, Jemisin artık dünyaca ünlü, tanınmış ve kendini kanıtlamış bir yazar ama DEX Kitap hala serinin son kitabını yayınlamadı ve İthaki güzel bir işe parmak basarak yazarın yayın haklarını aldı. Daha tutarlı bir yayınevinden bu yazarı okuyabilecek olmak beni çok mutlu ediyor. Artık bu sitemi bir kenara bırakalım ve kitaba dönelim. Türkçeye çevirirsek Tanrıların Krallığı olan bu kitap, birinci kitaptan beri tanrıların en sevdiği tanrısal çocuk olan Sieh'in hikayesini anlatıyor. Kıskançlık, özlem, aşk, sevgi, masumiyet, intikam, ölüm, af ve tutkuyla dolu bir kitap. Dili de farklı biraz. Çünkü Sieh'in doğası fevrilik. İlk kitaptan beri Jemisin'in Sieh'i nasıl işleyeceğini çok merak ediyordum. Çünkü Sieh doğası gereği bir çocuk, hileci ve ulaşamayacağı şeylerin peşinde. Bir Loki ve Hermes karışımı. Gerektiğinde istediği şekle bürünebilir ama bu, doğasını değiştirmez. Bu kitap Yeine'nin Itempas'ı affetmeye başlamasıyla, onu özlemesiyle başlıyor. Sieh bunu görünce hem ihanete uğramış hissediyor hem de bu üç tanrının doğasını anladığı için onları bu birlikteliği hor göremiyor. Ancak yine de Itempas'ın yaptıklarını unutamıyor. En kötü anıları. Nahadoth da onun gibi. Sonuçta en büyük darbeyi onlar aldı. Sonra gökyüzündeki saraya gidiyor bir kaçış amacıyla. Orada iki tane Arameri çocukla tanışıyor. Çocuklarla arasında hep bir bağ olmuştur Sieh'in. Bu çocuklarla da bağlanıyor ve bir yıl sonra buluştuklarında, bir arkadaşlık yemini ediyorlar. Arameri liderinin evlatları olan bu çocukların kız olanı, bir gün tahta oturacak ve erkek olanı da ona liderlik yapması için yardım edecek. İkisi de bunun için eğitim görüyorlar ve bunu bilen Sieh, bir gün her Arameri gibi acıdan haz aldıkları taktirde, bu çocukları öldürmek için bile olsa onların arkadaşlık yeminine katılıyor. Kitap boyunca insan olan Sieh'i dünyaya yayılan ve Arameri'ye saldıran bir kötülüğü, diğer tanrısal yaratıklarla beraber durdurmaya çalışmasını okuyoruz. Çünkü bu güç, tüm dünyayı tehdit ediyor. Arameri iki bin yıl önceki gibi güçlü değil. Çünkü zincirledikleri tanrıları yok. Politika, güç ve sevgiye dayalı bir kurgusu var. Ve insanın aklını başından alıyor. Kitabın ilerleyişi sırasında akıldan binlerce tahmin geçiyor, bazıları doğru oluyor, bazı sonuçlar sizi ağlatıp şaşırtıyor. İnanmak istemiyorsunuz. Üzülüyorsunuz. Ama sonu. Sonu efsane. Kitabı bitirdikten sonra hemen uyudum ve uyandığımda aklıma gelen ilk şey bu kitap oldu. Muhtemelen de tüm gece rüyamda Sieh'i, Deka'yı, Shahar'ı gördüm. Kesinlikle okumanız gereken bir seri. Ben birinci kitaptan başlayarak tekrar okumak istiyorum. Tekrar yaşamak... Zaten 5 yıl geçmiş üzerinden ilk kitabı okuyalı, bir kere daha yaşamak şart. - 2011 Nebula En İyi Roman Ödülü Adayı - 2011 Goodreads Choice En İyi Fantezi Kitabı Ödülü Adayı - 2012 Locus En İyi Fantastik Roman Ödülü Adayı Ayrıca Miras Serisi'nin hakları dizi yapılmak üzere alındı. Belki artık bu seri tamamlanır ve ben de Türkçe okuma şansına erişirim."} {"url": "https://okurunkosesi.com/theodor-mommsen-kimdir/", "text": "Theodor Mommsen, Alman tarihçi ve hukukçu olarak tanınır. Roma İmparatorluğu tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınır. Theodor Mommsen, Alman tarihçi ve hukukçudur.. Özellikle Roma İmparatorluğu tarihi konusunda uzman olan Mommsen, Roma Tarihi adlı eseri ile tanınmıştır. Bu eser, Roma hukuku, devlet yapısı ve sosyal yaşamı hakkında ayrıntılı bir inceleme sunar ve bugün hala Roma tarihi araştırmalarında bir referans noktası olarak kabul edilir. Ayrıca Mommsen, çağdaş yaklaşımların oluşmasına da katkıda bulunmuştur ve 1902 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır. Mommsen'in çalışmaları, tarih ve hukuk alanlarında birçok yeniliğe öncülük etmiştir ve Almanya'da modern tarihçilik okullarının gelişmesine katkıda bulunmuştur. Aşağıdaki kitapşar Mommsen'in Roma İmparatorluğu tarihi, Roma hukuku, Almanya'nın tarihi ve antik dönem tarihi hakkındaki çalışmalarını bulabilirsiniz. Türkçe çok az olduğu için orijinal adlarını bıraktım. - Roma Tarihi I. Cilt - Roma Tarihi II. Cilt - Römische Geschichte bis zur Schlacht von Pydna - Römisches Recht - Römische Geschichte - Über die Aufgabe des Geschichtsschreibers - Corpus Inscriptionum Latinarum - Augustus und die Begründung des römischen Kaiserreiches - Cato der Altere - Carl Friedrich Neumann: Leben und ausgewahlte Schriften - Römische Geschichte. Von Theodor Mommsen. Neu bearbeitet und herausgegeben von Wolfgang Will - Geschichte und Geschichtschreibung im Alten Rom - (Römische Geschichte. Auswahl und Auszüge. Einführung von Matthias Gelzer Theodor Mommsen'in özel hayatında oldukça hareketlidir. 1844 yılında Marie Reimer ile evlenmiş ve bu evlilikten üç çocuğu olmuştur. Ancak Mommsen, evliliği boyunca birçok ilişki yaşamıştır. Özellikle, 1860'larda Ida von Bülow ile yaşadığı aşk ilişkisi, dönemin ünlü skandallarından biri haline gelmiştir. Bülow, Mommsen'in asistanı olarak çalışırken, Mommsen ile olan ilişkisi nedeniyle işten çıkarılmıştır. Mommsen, evlilik dışı ilişkileri nedeniyle dönemin anlayışına aykırı davranmış ve bu nedenle eleştirilmiştir. Ayrıca Mommsen'in siyasi çalışmalarda yapmıştı ve Almanya'da liberal bir siyasi figürdü. 1871 yılında Alman İmparatorluğu'nun kurulmasıyla birlikte, Mommsen devlet görevleri üstlenmiş ve Prusya Parlamentosu'na seçilmişti. Ancak Mommsen, siyasi hayatına 1880'de son verdi ve ömrünün geri kalan kısmını akademik çalışmalarına adadı. Mommsen, 1903 yılında öldü ve Berlin'deki mezarlığa defnedildi. - Mommsen, tarihsel kaynakları incelemede hassas bir tarihçi olarak bilinir. Roma İmparatorluğu'nun tarihi hakkında yazarken, antik Roma dönemine ait kaynakları kapsamlı bir şekilde araştırıp tarihle ilgili doğru bilgiler sunmaya özen gösterdi. - Mommsen, Almanya'nın liberal bir tarih anlayışına sahip olan mler grubunun önde gelen üyelerinden biriydi ve Almanya'da demokrasi ve özgürlüklerin savunucusuydu. - Mommsen, Julius Caesar'ın tarih yazımına dikkat çekti; çünkü Caesar'ın yazdığı tarihi eserlerin doğru bilgiler sunduğunu düşünüyordu. Mommsen, Roma İmparatorluğu'nun tarihini anlatırken Caesar'ın eserlerine de sıkça başvurdu. - Mommsen, Roma İmparatorluğu'nun hukuk sistemini incelediği Römisches Recht adlı kitabıyla hukuk tarihinde de önemli bir yer edindi. Bu kitap, Roma hukuk sisteminin detaylı bir incelenmesidir ve modern hukuk sistemleri için önemli bir kaynak niteliği taşır. - Mommsen, Almanya'da Prusya Devleti'nin siyasi ve kültürel hayatında etkili oldu. Prusya Krallığı'nın Königsberg Üniversitesi'nde profesörlük yaptı ve ülkenin modernleşmesinde önemli bir rol oynadı. - Mommsen, tarih yazımı konusunda modern yaklaşımların öncülerinden biri olarak kabul edilir. Tarihin doğru bilgi ve belgelere dayandırılması gerektiğini savundu ve tarih yazımında ideolojik etkilerden kaçınılması gerektiğini vurguladı. - Mommsen'in çalışmaları, Roma İmparatorluğu'nun tarihini anlatan kapsamlı bir tarih yazımı geleneği oluşmasına katkıda bulundu. Bu geleneğe dayanan çalışmalar, günümüzde de tarih yazımında önemli bir yer tutmaktadır."} {"url": "https://okurunkosesi.com/tokyonun-son-cocuklari-yoko-tawada/", "text": "Tokyo'nun Son Çocukları, Siren Yayınları'nca 2020 yılında yayımlanan bir distopya. Kitabın yazarı Yoko Tawada, 1960 doğumlu, epey ödüllü biri. Üstelik ödüllerinin arasında Çeviri Edebiyat dalında Amerika Ulusal Kitap Ödülü de var. Tawada ayrıca Berlin'de yaşayan bir Japon. Kitaplarını hem Japonca hem de Almanca yazıyormuş. Yazarın yayınevinden çıkan bir diğer kitabı ise Bir Kutup Ayısının Anıları. Kitap, yaşlıların asla ölmediği, çocuklarınsa gelişimlerinin sekteye uğradığı, felaket sonrası bir Japonya'da geçiyor. İnsanlar 80'li yaşlarında, 30'lu yaşlarındaki gibi dinç bir biçimde çalışabiliyor. Çocuklarsa sürekli yetişkinlerin bakımlarına muhtaç ve çelimsiz olarak yaşamlarını sürdürüyor. Tokyo'nun Son Çocukları uzun ömürlü yetişkinleri, değişmiş bir toplumu, felaket deneyimlemiş, kapalı yönetim yüzünden gıda sıkıntısı yaşayan, yabancı olan her şeyin yasaklandığı Japonya'yı gerek o anlık gerekse geçmişe giderek okura tanıtmakta. Kitabın anlatıcısı ise epey yaşlı bir yazar olan ve torununun çocuğu Mumei'ye bakan Yoşiro. Önce yaşam standartları ile başlıyor kurgu. Daha sonra geçmişe giderek toplumun nasıl değişik bir yaşam biçimi benimsediği, ailelerin ve insanların durumu, özel günlerin bile revize edildiği kültürü, özlemleri, gerek yaşlı insanlarla olan konuşmalar, gerek Yoşiro'nun gözlemleri, biraz da Mumei'nin tecrübeleri üzerinden anlatıyor. Yoşiro'nun torununun çocuğu Mumei'nin süt dişlerinin dökülmesi ile başlayan kitap kaygılarla sarılı biçimde bizleri çok yabancı bir dünyaya götürüyor. Siren Yayınları'ndan çıkan bu kitabı ne çok sevdim ne de çok nefret ettim. Uzun uzun toplumu anlatması, gıdanın ne halde oluşu, hangi gıdaların ülkenin hangi kısımlarında yetişmesi gibi uzun anlatımlar özellikle can sıkıcı. Hele Japonya kültürüne çok da hakim olmayan birisi için. Ölümsüzlük kavramı ile tanıtılan bu kitap bana ölümsüzlükten ziyade bir travma içinde kaybolan bir toplumu anımsattı aslında. Sanki öyle büyük bir felaket yaşanmış ki aileler ölmüş ve yaşlılar çocukları büyütmek zorunda kalmış. Çok durağan bir akışı olduğu için aslında bir kısa öykü olsa çok daha iyi olurdu diye düşündürüyor. Kitapta en sevdiğim nokta ise sanırım insanların hobilerini bir işe çevirebilmeleri oldu. 100 yaşında bir dişçi olmak çok çekici gelmese de çoğu insanın bir şekilde ticarete atılıp hobilerini satabilecekleri ufak, derme çatma dükkanlar açabilmesi benim için çok heyecan verici bir konuydu. Bir başka ilginç konu da yetim veya öksüz çocukların bağımsız çocuklar olarak adlandırılmasıydı. Ayrıca kendilerine geçmişi hatırlatan, çöpe atamayacakları eşyaları bir mezarlığa gömmeleri, uzun yaşamlarında mezarlıklara bir yer bulma ve belki de ölme arzularını düşündürdüğü için ilginç geldi. Kitabı okumaya devam edip bitirmeme neden olan asıl konu ise acaba bir yere bağlayacak mı? merakıydı. Gelecek nasıl olacak? sorusuna yanıt arayanların benden daha çok beğeneceğini düşünüyorum Tokyo'nun Son Çocukları distopyasını. Kitabın dili duru ve akıcı, muhtemelen kitabı bitirmemin asıl nedenlerinden de bu. Yaklaşık 120 sayfa olan bu kitabın yaklaşık iki ay boyunca baş ucumda durması bence sizlere ne kadar heyecanlı bir okuma olduğunu anlatıyordur. Eğer heyecan verici bir distopya kitabı arıyorsanız, Tokyo'nun Son Çocukları size göre olmayabilir. Okuyacak daha heyecanlı bilim kurgu kitapları arıyorsanız şunlara bakabilirsiniz: Marslı, Seçilmiş Kişi, Başlat: Ready Player One."} {"url": "https://okurunkosesi.com/trendeki-kiz-paula-hawkins/", "text": "Trendeki Kız kitabı, Paula Hawkins'in çoksatan ve filme de uyarlanmış bir kitabı. 2015 yılında İthaki Yayınları tarafından yayınlandı. Filminde ise Emily Blunt, Haley Bennett ve Rebecca Ferguson başrolleri paylaşıyor. Kitaptaki gibi bir günlük misali ilerliyor öykü. Trendeki Kız, İngiliz yazar Paula Hawkins'in psikolojik gerilim romanı. Kitap ilk olarak 2015 yılında yayınlandı ve hızlı bir şekilde dünya çapında milyonlarca kopya satarak en çok satan kitaplar arasına girdi. Kitap Londra'da geçiyor ve her gün trenle gidip gelirken pencereden gördüğü bir çiftin hayatı hakkında düşünen boşanmış bir alkolik olan Rachel Watson'ın hayatına odaklanıyor. Rachel'ın hayatı, trenden şoke edici bir şeye tanık olduğunda ve kayıp bir kişinin davasında karıştığında dramatik bir hal alır. Tren penceresinden gözlemlediği kadın Megan Hipwell kaybolur ve Rachel davayı çözmek için giderek daha takıntılı hale gelir. Rachel, Megan'ın kocası Scott ve terapisti Kamal Abdic'in hayatlarına dahil olur, bu sırada Megan'a olanları bir araya getirmeye çalışır ve bu kişilerin kadının kaybolmasında rol oynayıp oynamadığını anlamaya çalışır. Hikaye ilerledikçe, okur her biri kendi sırları ve motivasyonları olan birkaç farklı anlatıcıyla karşılaşır. Roman, hafıza, gerçek ve bağımlılık temalarını ve geçmiş travmanın günümüzü etkileme yollarını inceler. Trendeki Kız, çarpık öyküsü, güvenilmez anlatıcıları ve karanlık atmosferi ile övgü topladı. Kayıp Kız ve Sessiz Hasta gibi diğer popüler gerilim filmleri ile karşılaştırıldı. 2016 yılında, Emily Blunt'un Rachel olarak oynadığı kitabın bir film uyarlaması yayınlandı. - Gizem ve Gerilim dalında Goodreads Choice Ödülü (2015) Trendeki Kız'a yıllar yıllar önce, kitap daha ilk yayımlandığında başlamıştım. Ancak ana karakterin saplantılı doğası, alkolik olması gibi unsurlar beni epey sıkmış, kitabın konusunu ve kitap hakkında bir iki yorum da okumadığım için neler olacağını öngörememiştim. Sonuç olarak da elli sayfa sonra artık dayanamayıp kitabı belirsiz bir süre için kapatmıştım. Geçen gün, hiç de aklımda olmadan bu kitabı tekrar elime aldım; kitapların zamanı olduğu benim hep inandığım bir kavram. Kitaplar konusunda hafızam genellikle iyidir. Trendeki Kız'ı tekrar elime aldığımda bu yüzden yabancılık hissetmedim. Sanki dün bırakmış gibiydim. Üstelik kitabın bence en sıkıcı kısmını da okumuştum. Çünkü Trendeki Kız'ı elime aldığımda öykü hız kazandı ve Rachel'ın ve elbette Megan'ın başına olaylar gelmeye başladı. Üç farklı kadının bakış açısından anlatılan bu kitapta toplamda 5 önemli karakter var diyebiliriz. Rachel, Megan ve Anna. Scott ve Tom. Genel olarak Trendeki Kız biraz boğucu bir kitap. Ana karakterin bağlılıkları, saplantıları beni epey rahatsız etti. Üstelik kitabın sonunu ve olayların açıklanışı tam olarak içime sinmedi. Neden mantıklıydı ama Rachel ve Megan dışındaki karakterler epey yüzeysel geldi. Ayrıntılar da öyle. Özellikle de Megan'ın ortadan kaybolma sürecindeki ve devamında gelen, kitabın sonunda açıklanan ayrıntılarda içime ve aklıma sinmeyen yönler var. Ne var ki bu üç kadının hayatlarının bir şekilde, içlerinden birinin hayatındaki seçimlerden dolayı böylesine düğümcük olmasında beni çeken bir şey var. Yaratıcı olduğunu kesinlikle söyleyebilirim. Ancak kitapta abartılan bir yön de var. O kadar şaşırtan, şoke eden veya sizi alıp başka diyarlara götürecek bir eser değil. Sonuç olarak gizem türündeki kitapları seviyorsanız siz de Trendeki Kız'ı sevebilirsiniz. Ancak çok yüksek bir eser beklememenizi tavsiye ederim. Film hakkında şöyle de bir notum var. Tamamen kitaptaki çeşitlilik filmde elenmiş. Ne Rachel kendisi gibi gözüküyor ne de başka karakterler. Rachel özellikle biraz toplu olmalıydı. Bence filmin öyle pek de temsil edici bir yönü yok. Üstelik bazı olaylar da kitaptaki sırayla gitmiyor; akıcılık için yapılmış bir hamle. Siz Trendeki Kız'ı okudunuz mu? Kitap yorumunuz nedir? Yorum bırakın."} {"url": "https://okurunkosesi.com/turkiyede-yasakli-kitaplar/", "text": "Türkiye ne yazık ki son yıllarda birçok açıdan sansürseven bir ülke haline geldi. Basın, fikir beyan etme gibi konuların yanı sıra kitaplar da bundan nasibini aldı elbette. Bu yazıda farkındalık amacıyla yasaklanan kitaplara bir göz atalım istedim. Türkiye Yayıncılar Birliği, Pen Türkiye ve Türkiye Yazarlar Sendikası son dönemde artan kitap yasaklamaları ve Muzır Kurulu kararları hakkında ortak bir açıklama yaptı. Yasaklı bir kitaba şöyle yaptırımlar uygulanmakta. Açık sergilerde ve seyyar müvezziler tarafından satılamaz. Dükkanlarda, camekanlarda ve benzeri yerlerde teşhir edilemez. Bir yerden bir yere teşhir maksadıyla açık bir surette nakledilemez ve müvezziler tarafından bunlar için sipariş kabul olunamaz. Gazeteler, mecmualar, duvar ve el ilanları, radyo ve TV ile veya diğer suretlerle ilan edilemez, satışı için reklam ve propaganda yapılamaz. Para mukabili veya parasız küçüklere gösterilemez, verilemez ve hiçbir suretle okul ve benzeri yerlere sokulamaz. Listeye önce yakın zamanda yasaklanan kitabı bulunan Ahmet Ümit ile başlayacak, ardından bulabildiğim diğer kitapları sıralayacağım. Geçtiğimiz günlerde öğrendiğimize göre Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu, Ümit'in Tapınak Fahişeleri isimli kitabının muzır ve müstehcen olduğuna karar verdi. Zaten yetişkinlere hitap eden bu kitabın hangi mantıkla bu listeye alındığı ise merak uyandırdı. Kitap Başkomser Nevzat serisinin grafik uyarlamasının 2. kitabıydı. Çizer ise İsmail Gülgeç. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunun 11/01/2023 tarihli ve 2022/242103 Soruşturma sayılı yazısı ekinde Kurulumuza incelenmek üzere gönderilen Ahmet ÜMİT tarafından yazılan, İsmail GÜLGEÇ tarafından uyarlanan ve çizimi yapılan, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Ticaret ve Sanayi A. Ş. tarafından 2. baskısı Temmuz 2022'de yapılan, Başkomser Nevzat Tapınak Fahişeleri isimli kitap; 1117 sayılı Kanun kapsamında Kurulumuzca incelenmiş olup kitap içerisinde yer alan bazı ifade, tasvir ve görsellerin 18 yaşından küçüklerin maneviyatı ve gelişimleri üzerinde muzır ve müstehcen tesir yapacak nitelikte olduğuna; bu sebeple söz konusu kitabın 1117 sayılı Kanunun 3266 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesindeki sınırlamalara tabi olmasına oy birliği ile karar verilmiştir İlgililere duyurulur. Yine 2023 Mart ayında verilen bir karara göre Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu Jeanette Winterson'un yazdığı Vişnenin Cinsiyeti adlı kitabın küçüklerin maneviyatı üzerinde muzır ve müstehcen tesir yapacak nitelikte olduğuna karar vermiş. - Oğlanlar ve Kızlar - Aşk ve Dostluk - İyi ve Kötü - Küçükler ve Büyükler - Beden ve Akıl - Diktatörlük ve Demokrasi - Cesaret ve Korku Yukarıdaki kitaplardaki bazı ifade, görsel ve tasvirlerin 18 yaşından küçüklerin maneviyatı ve gelişimleri üzerinde muzır tesir yapacak nitelikte olduğunun tespit edildiği için sansürlenmiş. 2021 yılında bir gün, Yabancı Yayınları'ndan çıkan Kalp Çarpıntısı dizisinin yasaklandığı haberini aldık. LGBT+ iki gencin öyküsünün anlatıldığı grafik roman dizisi yurt içinde de dışında da epey beğeniyle karşılanmıştı. Resmi Gazete'de yayımlanan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nca yapılan açıklamada bazı yazıların 18 yaşından küçüklerin maneviyatı üzerinde muzır tesir yapacak nitelikte olduğuna karar verilmiş ve yasaklanmıştı. - Rüyası Bölünenler Yazar Yavuz Ekinci - Ayın En Çıplak Günü Buket Uzuner - Sünnetçi Kız Kollektif - Bebekler Nereden Gelir Doris Rübel Bir de iptal edilen kararlar var tabii. - Kız Çocuk Hakları Bildirgesi - Erkek Çocuk Hakları Bildirgesi - Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler Olağanüstü 100 Hikaye Lafın kısası bu yasaklara karşıyız, endişeliyiz. İfade özgürlüğünü savunuyoruz. Yarım saatlik araştırmayla 20 kitap buldum ben neredeyse. Ya 2020'den itibaren kapsamlı bir araştırma yapsam nasıl bir manzarayla karşılaşacağım? İnsan korkuyor."} {"url": "https://okurunkosesi.com/vahsi-robot-kaciyor-peter-brown/", "text": "Vahşi Robot Kaçıyor serinin ikinci kitabı. Vahşi Robot aklımda ve içimde kendine güzel bir yer edinen, yaratıcı ve besleyici bulduğum bir kitaptı. Elbette sonu insanın aklında büyük sorular bırakmıştı ve devamını okumadan bu sorulara kesinlikle yanıt bulamayacaktık. İşte bu yüzden pek 2020'nin son demlerinde Vahşi Robot Kaçıyor'u okudum ancak düşüncelerimi dökmek şimdiye nasip oldu. New York Times En İyi Resimli Kitap Ödülü dahil olmak üzere birçok ödülün sahibi olan ve kitapları New York Times Bestseller Listesi'nde defalarca yer alan Peter Brown'un kitabı Vahşi Robot Kaçıyor, 9 yaş üstü okurlara hitap ediyor. İlk kitapta Roz vahşi hayvanlara zarar gelmesin diye büyük bir karar vermiş ve teslim olmuştu. İkinci kitap ise bu olayın akabinde, robot tamir merkezinde hafızası silinme tehdidiyle karşı karşıya olan bir Roz ile başlıyor. Roz kimseye zarar vermeden yuvasına dönmek için çaba verse de önünde elbette çipler, insanlar ve diğer robotlardan oluşan koca bir ordu vardır. Vahşi Robot Kaçıyor, Vahşi Robot'u Aratmıyor. Her ne kadar Vahşi Robot tekerlemesine benzese de bu başlık bunu söylemeden edemezdim. Normalde ikinci kitaplar çoğunlukla bir hayal kırıklığı yaratırlar ancak bu Vahşi Robot Kaçıyor için kesinlikle geçerli değil. O saf, masum Roz yine aynı. Ancak bu sefer kendisini savunmayı da öğreniyor, bir yaş, deneyim, öğreti kazanıyor tüm yaşadıklarından. Yine arkadaşlar ediyor. Ancak bu seferkiler çiftliklerinde çalıştığı iki çocuk! Başka hayvanlarla tanışıp şehri birbirine katıyor Roz ama sonra muhteşem bir final geliyor bizleri karşılamaya. Vahşi Robot ikilemesi benim gönlümde hayvan sevgisi, doğa sevgisi denildiğinde akla gelebilecek en güzel serilerden. Bu ikilemeyi daha önce duymadıysanız güzel çünkü şu andan sonra bir bahaneniz kalmıyor. Gidip alın ve okuyun. Eminim ki bu ikileme bir bahar günü gibi içinize sevinç dolduracak. Hele ki hala evlerde tıkılı kaldığımız şu günlerde Vahşi Robot'un yabanı keşfedişi size nefes verecek."} {"url": "https://okurunkosesi.com/vahsi-robot-peter-brown/", "text": "Vahşi Robot, vahşi doğada bir başına sıkışıp kalan bir robotun öyküsünü anlatır. Bir grup robot, üretildikleri fabrikadan gitmeleri yere gönderilirken kargo gemisi batınca ıssız bir adaya vurur. Aralarından biri, Roz, adadaki hayvanların yardımıyla uyandırılır ve yürekleri ısıtan bir macera başlar. Geçen aylarda Öğretmenim Bir Canavar ve Arkadaşım Olacaksın adlı resimli kitapları yayımlanan Brown, vahşi yaşama ve hayvanlara uyum sağlayan Roz'un macerası ile 8 yaş üstü okurlara hitap ediyor. Benim son yıllarda okuduğum en güzel çocuk kitaplarından biri bu. Yaratıcı olmasının yanı sıra yaşadığı doğaya uyum sağlayan bir robotun hikayesini anlatıyor. Programına uygun olarak hayatta kalmaya çalışan Roz çevresindeki vahşi hayvanları örnek alarak varlığını sürdürüyor ancak bu ada ona tahmin edemeyeceğiniz kadar çok güzel anlar, serüvenler ve daha neler neler sunuyor. Basit bir anlatımı olan bu kitabı her çocuğun, özellikle de yetişkinlerin okuması gerek. Hayvan sevgisini aşılayacağını, doğayla uyum içinde yaşamanın önemini göstereceğini düşünüyorum. Peter Brown harika bir iş çıkarmış, çizer de olan yazarın on parmağında on marifet var doğrusu. Vahşi bir robotun ana kahraman olması belki kimilerinin öyküyle duygudaşlık kurmasını engelleyecektir ancak çocukların ilgisini epeyce çekeceği açık. Üstelik verdiği mesajlar çok değerli. Hele hele ülkemizde hala ses çıkarıyor diye çeşitli hayvanların vurulduğu düşünülürse, bu tür kitaplar her zamankinden daha önemli. Roz isimli yapay zekalı bir makine bile sevmeyi, ait olmayı, katkı sağlamayı, uyumla yaşamayı öğrenirken, bir insanlar neden hala bunu yapamıyoruz diye sormamak imkansız. Şu evde tıkılıp kaldığımız günlerde, ıssız bir adada varlığını sürdüren bir grup canlı ve bir cansız varlığın hikayesinin içimizi kesinlikle ısıtacağını düşünüyorum. Tüm bu özelliklerin yanında, bu kitap gerek konusu, gerek işleniş açısı, gerek temalarıyla diğer çocuk kitaplarından çok güzel biçimde ayrılıyor. İkileme olan Vahşi Robot serisinin ikinci Kitabı Vahşi Robot Kaçıyor. Bu tür kitapları seviyorsanız kesinlikle Ben, Yalnız Ivan'a bakmalısınız."} {"url": "https://okurunkosesi.com/vampir-gunlukleri-okuma-sirasi/", "text": "Vampir Günlükleri okuma sırası, eğer kitaba yeni başlamayı düşünüyorsanız kesinlikle bir göz atmanız gereken konulardan birisi. Benim normalde okumadığım bu seriye yönelik böyle bir yazı yazmamış nedeni ise, siteye bu aramayla insanların gelmesi. Bir nevi kamu hizmeti yani. Kitapları araştırırken de böyle bir yazının gerekli olduğunu gördüm gerçekten de. Vampir Günlükleri serisini duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Özellikle de vampir kitaplarını seviyorsanız. Ben hiç okumasam da kurgunun genel hatlarını gerek Vampir Günlükleri dizi bölümleri, gerek başrolleri paylaşan karakterler arasındaki ilişki yüzünden istemeden de duydum. Hatta finalini bile izledim. Ancak konumuz 2009 ile 2017 arasında yayımlanan dizi değil. Bu yazıda Artemis Yayınları'ndan çıkan Vampir Günlükleri serisinin okuma sırasını göreceğiz ve biraz serinin kirli geçmişine göz atacağız. Zira yazar ve yayınevindeki sorunlar yüzünden de Vampir Günlükleri serisi birçok vade ve hayalet yazar atlatmış, haliyle de gündem olmuş. Hadi Vampir Günlükleri kitap serisi sıralamasına geçelim. Serinin epey derin bir geçmişi bulunuyor ancak okuma sırası aşağıdaki gibi. En aşağıdaki tabloda ayrıca hangi seriye ait olduğunu da belirteceğim. Aslında her bir isim ayrı ayrı yayımlanmış kitaplar ancak Türkçeye çevrilirken birleştirmeyi tercih etmişler. - Uyanış ve Savaş - Öfke ve Karanlık Buluşma - Çöken Karanlık - Gölge Ruhlar - Geceyarısı - Fantom - Ay Şarkısı - Kaderin Yükselişi - Görünmeyen - Konuşulmayan - Maskesiz Bu üçleme, Stefan, Damon ve Katherina arasında aslında neler yaşandığı Vampir Günlüklerindeki efsanevi aşk üçgeninin nasıl doğduğunu günışığına çıkarıyor. - Kökler - Kan Açlığı - Açlık - Karındeşen - Sığınak - İradesiz - Balthazar Yukarıdaki liste kafanızı karıştırdıysa Vampir Günlükleri kitap serisi sıralaması şöyle. Yazar L. J. Smith Vampir Günlükleri'nin ilk dört kitabını 1991 ile 1992 yılları arasında yazdı. Ancak uzun bir aradan sonra, 2009 yılında seriye tekrar dönüş yaparak Vampir Günlükleri: Dönüş üçlemesini kaleme aldı. Ne var ki, kitaplarda yazarın ismi geçse de Vampir Günlükleri: Avcılar serisi bir hayalet yazar tarafından kaleme alındı. Çünkü o dönem Smith sözleşmedeki bir durum yüzünden yayınevi tarafından kovuldu. Smith'in ilk kitaplar için yaptığı anlaşmada, çalışırken ürettiği eserlerin/fikirlerin yayıncıya ait olduğuna dair bir madde vardı. Vampir Günlükleri: Kurtuluş ise hayalet yazar Aubrey Clark tarafından yazıldı. Üçleme 2013 ve 2014 yılları arasında yayımlandı. 2014'te ise Lisa Jane Smith, kendi Vampir Günlükleri serisini bir fanfiction olarak Amazon'dan yayımlayacağını duyurdu. Evensong üçlemesinin ilk iki kitabı Paradise Lost ve The War of Roses idi ancak henüz üçüncü kitap olan Into the Wood yayımlanmadı. Aşağıda Vampir Günlükleri serisine dair sıkça sorulan soruların yanıtlarını bulabilirsiniz. Seri, Virginia'daki Mystic Falls isimli, doğaüstü olaylara yönelik geçmişi bulunan bir kasabada geçiyor. Kitaptaki ana karakter Elena Gilbert. Elena genç yetişkin bir kadın ve ebeveynlerini bir araba kazasında kaybetmiştir. Serisi Stefan Dalvatore isimli 162 yaşındaki bir vampire aşık olur ancak Stefan'ın gizemli abisi Damon Salvatore döndüğünde bu ilişki epey karışık bir hal alır. Zira Damon eski aşkları Katherine Pierce'i geri getirme planları yapıyordur. Katherine'in olayı ise tam olarak Elena'ya benzemesidir. Ara kitaplar hariç seride 17 kitap mevcut. Dizi ve kitap ABD'de geçiyor ancak kitaptaki Mystic Falls diye bir yer bulunmuyor. Umarım Vampir Günlükleri okuma sırası işinize yaramıştır. Oldukça karmaşık bir mazisi olan bir seri olduğu konusunda hemfikirizdir diye düşünüyorum. Bu sebeple de benim çok eğlenerek, biraz da zorlanarak hazırladığım bir yazı doğrusu."} {"url": "https://okurunkosesi.com/ve-sonunda-ikisi-de-olur-kitap/", "text": "Ne zaman öleceğimi bilseydim ne olurdu sorusuna yanıt arıyorsanız, belki de Ve Sonunda İkisi De Ölür aradığınız romandır. Bu kitabı uzun zamandır okumak istiyordum çünkü gerek işlediği fantastik konu, gerek okurların olumlu görüşleri beni Adam Silvera'nın Pegasus Yayınları'ndan çıkan bu kitabına iten unsurlar arasındaydı. Aslında kitabın adında kitabın sonunun söylendiği, yani sürpriz bozan içeren kitapları pek sevmem ama dediğim gibi, kitaba beni okurların yorumları çekti. Zira uzun zamandır okurların sevdiği, olumlu yorumlar bıraktığı bir kitap. Hadi lafı çok uzatmadan Ve Sonunda İkisi De Ölür'ün konusuna bakalım. Kitapta, 24 saat içinde ölecekleri haberini alan iki delikanlının öyküsü anlatılıyor. Bir şirket, epey etkili bir biçimde kesinlikle ölecek kişilerle irtibat kuruyor ve bu ölümlerden kaçmak maalesef imkansız. Matteo ve Rufus veda edip, yeni şeyler tadıyor, yapmaya bir daha fırsatları olmayacakları şeyleri yapıyorlar. Matteo gayet düzgün ve sıradan bir hayat yaşarken Rufus'un geçmişi ve bahtı karadır. Ancak yine de bu iki karakter bir ortak payda bulurlar. Bizler de iki karakter tanışırken onları tanıyor ve hayatlarının bir parçası oluyoruz. Benim çok büyük heveslerle başladığım bu kitap içimde büyük duygular uyandırmadı. Homofobik miyim diye kendimi sorgulayıp iki üç gün önce Archangel's Light'ı okumuş ve 5 puanı yapıştırmış biri olarak, bunun yanıtını olumsuz verdim. Sonra da kitabı neden etkileyici bulmadığıma dair kafa yormaya başladım. - Karakterlerle özdeşemedim. - Konu sıkıcı ve heyecansız geldi. - Depresiflik ve duygular okura yeterince aktarılamamıştı. - Kurgu yeterince ilgi çekici değildi. - Anlatım donuktu. Bütün bunlar birleşerek kitabı okuması güç bir hale getirdi benim için. Adam Silvera konusunda kesin bir karar vermemekle birlikte Ve Sonunda İkisi De Ölür'ün onun en iyi işlerinden biri olmadığını umuyorum. Bir yandan da Goodreads gibi sitelere baktığımda okurların büyülenmişçesine ona methiyeler dizdiğini, duygulandığını görmek bu umudu biraz köreltiyor elbette. Belki de bu kitabı okumak için doğru zaman değildi. Belki de ben gençlik kitaplarını artık o kadar sevmiyorum. Olumlu yanı, kitabın değişik bir konuyu ele almasıydı. Ben aslında daha karmaşık bir olay beklerdim. İnsanların doğal biçimde bu Azrail seni çağırıyor aramalarına daha farklı tepkiler vermesini... Ama biz nasıl Kovid'e alıştıysak sanırım onlar da bu duruma alışmış vaziyetteler. Bir diğer olumlu yanı ise kitabın içinden başka bir kitap daha çıkabilme ihtimaliydi. Size bu kitabı kesinlikle okumanızı öneremem. Bu sebeple de başka okurların yorumlarını incelemenizde kesinlikle fayda olacağını düşünüyorum. Sonuçta herkes her kitaptan aynı zevki alamıyor. Ancak işlediği konunun albenisi olduğu su götürmez. LGBT+ kitap okumayı sevenlerin gönlünde taht kurabilecek bir yanı da var. Kalp Çarpıntısı'na da bakabilirsiniz. Kitap satın alma siteleri için aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. 5 Eylül 2017 gece yarısından kısa bir süre sonra Mateo, yedi yıl önce öne çıkan ve bireylerin ölümlerini tahmin edebilen bir şirket olan Ölüm-Habercisi'nden yaşamak için yirmi dört saat kaldığı hakkında bir telefon alır. Mateo başlangıçta son gününü yatak odasında geçirmeyi planlar ancak gerçekten yaşamak için kendini zorlamaya karar verir ve isteksizce, yalnız son gününü geçirecek birini bulmasına yardımcı olmak için geliştirilmiş bir uygulama olan Son Arkadaşım'ı indirir. Rufus, tam eski kız arkadaşı Aimee'nin yeni erkek arkadaşı Peck'i döverken önündeki 24 saat içinde öleceğini söyleyen bir telefon alır. Arkadaşları Malcolm ve Tagoe, Rufus'a bu haberlere kendini kaptırmamasını hatırlatır. Peck'in gitmesine izin verir ve vedalaşmak için koruyucu evine gider. Plutolar olarak bilinen Rufus, Aimee, Malcolm ve Tagoe, koruyucu evinde Rufus için bir cenaze töreni düzenler ancak bu toplantı onları ihbar eden Peck yüzünden polisi gelir. Rufus kaçar ve son gününü tek başına yaşamamak için Son Arkadaşım'ı indirerek kaçmaya başlar. Mateo ve Rufus, Son Arkadaşım uygulaması aracılığıyla buluşur ve günü birlikte geçirmeye karar verirler. Rufus, Mateo'nun iki haftadır komada olan babasını ziyaret edebilmesi için Mateo ile hastaneye gitmeyi kabul eder. Mateo babasına veda eder ve uyandığında okuması için ona bir not bırakır. Mateo ve Rufus daha sonra Mateo'nun en iyi arkadaşı Lidia ve bebek kızı Penny'yi görmeye giderler. Lidia'yı üzmek istemeyen Mateo, her şey normalmiş gibi davranır ancak ayrılmadan önce ona bir zarf bırakır ve telefon numarasını engeller. Rufus, Aimee'den, kendisine kaçması için daha fazla zaman tanımak amacıyla polisi durdurmaya çalıştıkları için Malcolm ve Tagoe'nun tutuklandığını söyleyen bir telefon alır. Rufus, geçmişini anlatır, ebeveynlerinin ve kız kardeşinin aynı gün Ölüm Habercisi'nden bir telefon aldıklarını ve arabaları Hudson nehrine düştüğünde hepsinin boğularak öldüğünü ve kendisinin hayatta kalan tek kişi olduğunu anlatır. Rufus ve Mateo, hayatlarına dair planlardan konuşur: Mateo her zaman bir mimar olmak istemiştir ve Rufus ise fotoğrafçılığa olan tutkusunu bir kariyere dönüştürebilmiş olmayı diler. Arkadaşlıkları derinleştikçe, Mateo daha cesur hale gelir ve Rufus, son günlerini belirtmek için her zamanki tek renkli gönderilerinin aksine Instagram sayfası @rufusonpluto için renkli fotoğraflar çekmeye başlar. Rufus, Mateo'ya biraz Lego tuğlası satın alır ve onlar ayrılırken, yakındaki bir spor salonunda meydana gelen patlamadan zar zor kurtulmayı başarırlar. Mateo, onlar trendeyken tuğlaları kullanarak bir sığınak inşa eder. Rufus ve Mateo, Mateo'nun annesinin mezarını ziyaret edebilmesi için mezarlığa giderler ancak Mateo'nun mezarını onun mezarının yanına kazmakta olan bir bahçıvan bulurlar. Mateo, Lego sığınağını annesinin mezarına bırakır ve Rufus'la birlikte kendi mezarına oturur, birlikte öbür dünya hakkında konuşur ve yakın gelecekte onlara başlarına neler geleceğini tartışırlar. Rufus ve Mateo, o gün öleceklerin tehlikeli faaliyetleri korkmadan deneyimleyebilecekleri bir merkeze gidip iki sahte hava dalışına girerler. Etkilenmeyen Mateo, Lidia'dan onlarla buluşmasını ister. Rufus, Mateo ve Lidia, Arena'da seksen dakikada dünya turu turuna çıkar ve bir şelaleden atlayarak Rufus'un su korkusunu yenmesini sağlar. Rufus, gözaltından serbest bırakılan Malcolm ve Tagoe'dan bir telefon alır ve onlara Aimee'yi takıldıkları kulübe getirmelerini ve kendisiyle buluşmalarını söyler. Grup birlikte dans eder ve Rufus, Mateo'yu onunla karaoke yapmaya ikna eder. Performanslarının ardından Mateo nihayet cesaretini toplayarak Rufus'u öpmeye çalışır ve Rufus ona bunu yapmasının neden bu kadar uzun sürdüğünü sorar. Rufus, Plutolara uygun bir şekilde veda eder ve Mateo, Lidia'ya onsuz hayatı anlamasına yardım eder. Peck ve çetesi, Rufus'u Instagram gönderilerini takip ederek dolu bir silahla kulübe gelir. Peck, Rufus'u vurmaya çalışır ancak Aimee onunla konuşarak Mateo'ya kaçma fırsatı sağlar. Mateo ve Rufus, Mateo'nun dairesine dönerler ve Mateo, babasına gelip ona son gününü anlatabilmek için hastaneye geri dönüp dönemeyeceklerini sorar. Mateo, Rufus'a piyano çalıp şarkı söylerken, Rufus bunu kaydeder ve Instragram gönderisi olarak paylaşmak için sersem bir fotoğraf çeker. Yatakta yatarlar ve birbirlerine aşklarını itiraf ederler, ikisi de daha önce tanışmış olmayı diler. Sonsuza kadar yataklarının güvenliğinde birlikte kalacaklarını kabul ederek birbirlerinin kollarında uykuya dalarlar. Önce Mateo uyanır ve Rufus'u neşelendirmeyi umarak nane çayı yapmak için mutfağa gider. Öleceğini bildiği için komşusuna o günün erken saatlerinde tamir etmemesini söylediği ocağı dalgın bir şekilde yakar. Ocak patlar ve Rufus duman yüzünden uyanarak daireden kaçar. Sonra yanan binaya geri koşar ve Mateo'nun vücudunu dışarı sürükleyerek uyanması için yalvarır. Sağlık görevlilerine Mateo'nun ölüme mahkum olmadığını ve hastaneye gitmesi gerektiğini söyler. Ancak Mateo'nun olay yerinde öldüğü ilan edilir ve harap olmuş Rufus, Lidia'yı arayıp onu bilgilendirir. Kendi yaraları için tıbbi tedaviyi reddeden Rufus, Mateo'nun son arzusunu yerine getirmeye kararlıdır ve babasını hastanede ziyaret eder. Baygın adama birlikte geçirdikleri günü anlatır ve oğlunun cesur olduğunu, korkularıyla savaştığını ve gerçekten yaşayabildiğini söyler. Mateo'nun babasına Rufus'un kim olduğunu ve Instagram hesabında kendisinin ve Mateo'nun fotoğraflarını görmesini söyleyen bir not bırakır. Rufus, son saatlerini geçirmek üzere parka giderken, Mateo'nun videosunu dinlemek için kulaklığını takar ve bakmadan yola çıkar. Aşağıda kitap hakkında çok soruları ve yanıtlarını bulabilirsiniz. Kitapta, 24 saat içinde ölecekleri haberini alan iki delikanlının birbiriyle nasıl tanıştıklarını ve kalan saatlerini birlikte neler yaparak geçirdiklerini anlatıyor. Serinin 2. kitabı bulunmuyor. Önceki dönemi anlatan bir önkitabı var."} {"url": "https://okurunkosesi.com/web-uygulamasi-nedir/", "text": "Web uygulaması, kullanıcıların internete bağlı tarayıcılarında kullandıkları yazılımlardır. Web uygulamalarına kullanıcılar farklı cihazlardan tarayıcılar aracılığıyla erişebilir. Bunlar, tarayıcılara yüklenmiş bir sunucu üzerinde çalışırlar ve kullanıcıların verilere, hizmetlere veya işlevlere çevrimiçi olarak erişmelerini sağlarlar. Günümüzde internetin evrimi, web uygulamalarını iş ve kişisel yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline getirdi. Web uygulamalarının bu avantajları, işletmelerin ve kullanıcıların daha verimli ve kullanıcı dostu bir çevrimiçi deneyim elde etmelerini sağlar. Aşağıda bu uygulamaların faydalarını görebilirsiniz. - Erişilebilirlik: Web uygulamalarına sadece bir tarayıcı üzerinden erişilebilir. Bu, kullanıcıların farklı cihazlardan ve herhangi bir yerden uygulamalara erişebilmelerini sağlar. Özel bir yazılım veya uygulama yükleme gereksinimleri yoktur. - Çoklu Platform Desteği: Web uygulamaları, farklı işletim sistemleri ve tarayıcılarla uyumludur. Bu, geliştiricilerin tek bir uygulama oluşturarak geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmalarını sağlar. - Güncelleme Kolaylığı: Web uygulamaları, merkezi bir sunucu üzerinde çalıştığı için güncellemeleri kolayca uygulamak mümkündür. Kullanıcılar, herhangi bir güncelleme için yazılımı manuel olarak güncellemek zorunda kalmazlar. - Merkezi Veri Depolama: Web uygulamaları, verileri merkezi bir sunucuda saklar. Bu, kullanıcıların farklı cihazlardan aynı verilere erişmelerini kolaylaştırır ve veri tutarlılığını sağlar. - Kullanıcı Güncellemeleri Gerekmez: Web uygulamaları, kullanıcıların sürekli yazılım güncellemelerini yüklemelerini gerektirmez. Bu, kullanıcıların en son sürümü kullanmalarını sağlar ve güncellemeleri yönetmek geliştiricilere kolaylık sağlar. - Veri Yedekleme ve Güvenlik: Web uygulamaları, verileri merkezi sunucularda sakladığı için veri yedekleme ve güvenlik önlemleri daha kolay uygulanabilir. Bu, veri kaybını önlemeye ve kullanıcı bilgilerini korumaya yardımcı olur. - Kullanım Kolaylığı ve Kullanıcı Deneyimi: Web uygulamaları, kullanıcıların herhangi bir ek yazılım yüklemeden hızlıca kullanabilecekleri basit ve sezgisel bir arayüze sahip olabilir. Bu, kullanıcı deneyimini artırabilir. - Paylaşılabilirlik: Web uygulamaları, paylaşılabilir bağlantılar aracılığıyla kolayca başkalarıyla paylaşılabilir. Bu, içerik paylaşımı ve işbirliğini kolaylaştırır. - Ölçeklenebilirlik: Web uygulamaları, kullanıcı sayısındaki artışa göre kolayca ölçeklenebilir. Bu, büyüyen bir kullanıcı kitlesine hizmet etmek için altyapının esnek olmasını sağlar. - Maliyet Verimliliği: Web uygulamaları, kullanıcıların herhangi bir yazılımı satın almalarına veya lisanslamalarına gerek olmadan kullanabilecekleri ücretsiz veya abonelik tabanlı modellerle sunulabilir. - E-posta Hizmetleri: Gmail, Outlook ve Yahoo Mail gibi e-posta sağlayıcıları, kullanıcıların e-postalarını çevrimiçi olarak yönetmelerini sağlar. - Sosyal Medya Platformları: Facebook, Twitter, Instagram, LinkedIn ve Goodreads gibi sosyal medya platformları, kullanıcıların içerik paylaşımı, iletişim kurma ve ağ oluşturma amacıyla kullandığı web uygulamalarıdır. - E-ticaret Siteleri: Amazon, eBay ve Alibaba gibi e-ticaret platformları, kullanıcıların çevrimiçi alışveriş yapmalarına olanak tanır. - Bankacılık ve Finans Uygulamaları: Bankaların çevrimiçi bankacılık hizmetleri, kullanıcıların hesaplarını yönetmelerine, transferler yapmalarına ve fatura ödemelerini gerçekleştirmelerine yardımcı olur. - Video İzleme ve Paylaşım: YouTube, Netflix, Hulu gibi platformlar, kullanıcılara video içeriklerini izlemeleri ve hatta kendi videolarını yüklemeleri için web uygulamaları sunar. - Müzik: Spotify, Apple Music ve Pandora gibi müzik akışı hizmetleri, kullanıcıların çevrimiçi müzik dinlemelerini sağlar. - Ofis Üretkenliği Araçları: Google Docs, Google Sheets, Microsoft Office gibi araçlar, kullanıcılara belge oluşturma, düzenleme ve paylaşma imkanı sunar. - Bulut Depolama ve Dosya Paylaşımı: Dropbox, Google Drive, OneDrive gibi hizmetler, kullanıcıların dosyalarını çevrimiçi depolamalarına ve paylaşmalarına olanak tanır. - Oyunlar: Çevrimiçi oyunlar, çok oyunculu oyunları ve tarayıcı tabanlı oyunları içerebilir. Örneğin, Fortnite, Among Us ve Slither. io gibi oyunlar tarayıcıda oynanabilir. - Eğitim: Eğitim kurumları ve öğretim materyalleri sunan platformlar, öğrencilere çevrimiçi eğitim imkanı sunarlar. Örnekler arasında Moodle ve Coursera bulunur. - Haber ve Medya Siteleri: Haber kaynakları, online gazeteler ve dergiler, kullanıcılara güncel haberleri ve içerikleri sunar. - Seyahat ve Rezervasyon Siteleri: Booking. com, Airbnb ve Expedia gibi siteler, kullanıcılara seyahat planlaması yapmalarına ve rezervasyonlarını çevrimiçi olarak yapmalarına yardımcı olur. Web sitesi temelde bilgi sunar. Genellikle sabit içerikle sınırlıdır ve kullanıcılarının bilgiye erişmesini sağlar. Örneğin, bir şirketin web sitesi, ürün ve hizmet bilgilerini sunar, iletişim bilgilerini paylaşır veya blog gönderilerini barındırır. Web uygulaması interaktif işlevsellik sunar. Kullanıcılar, etkileşimli özelliklerle çalışabilirler. Örneğin, bir e-posta hizmeti web uygulaması, kullanıcıların e-postalarını göndermelerini, alışveriş siteleri alışveriş yapmalarını, sosyal medya platformları içerik paylaşmalarını ve daha fazlasını yapmalarına izin verir. Kısacası, web siteleri daha pasif bilgi sunumu için kullanılırken, web uygulamaları daha aktif etkileşim ve işlem yapma amaçlıdır. Web uygulamaları nelerdir yazısı umarım işinize yarar, size fayda sağlar. Bir sorunuz veya yorumunuz varsa aşağıdan veya iletişim sayfasından irtibata geçebilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/white-hot-ilona-andrews/", "text": "Ilona Andrews'ın yazdığı White Hot en sevdiğim serilerden olan Gizli Miras serisinin ikinci kitabı ve bu kitabın çıkmasını uzun zamandır bekliyorum. Tam olarak 3 yıl. İlk çıktığında okumuştum serinin birincisini. Neyse ki serinin üçüncü kitap temmuz itibariyle onun değerini bilecek bu ellere düşecek. Ancak tek bir sorun var: Seri bitiyor. Yani en azından bu ikili için. Kısmen. Neden mi bahsediyorum? Birazdan geleceğim. Okuyanlar bilir, ilk kitapta Rogan bir süpernovaya dönmüş, Adam Pierce ve onu piyon olarak kullanan birilerinin elinden kurtarmak için şehri yerle bir etmenin eşiğine gelmişti. Neyse Nevada Rogan'a ulaşmış ve ta-da-dam! birlikte, ölecek onlarca insanı kurtarmışlardı. Sonrasında ise Rogan, Nevada'ya gel oyuncağım ol demiş ve Nevada, hadi oradan ateş parçası, deyip Rogan'ı evinden postalamıştı. White Hot, bir süredir birbirlerini görmemiş bir Rogan ve Nevada ile başlıyor. Nevada kendisini büyük tehlike altında bırakacak bir iş yapıyor. Önce özel gücünü kullanarak bir kaçırılma davasına el atıyor. Sonra da büyük evlerin dalaştığı bir cinayet vakasını, sırf kocanın haline üzüldüğü için alıyor. Kendisine de ölüler için adalet aradığını söylüyor tabii ki. Eh, hayat dönemeçlerden, TESADÜFlerden oluştuğu için de Rogan, Nevada'ya bu tehlikeli görev için de yardım etmeyi kendisine bir görev biliyor. Tabii keşke sırf yardım etmekle kalsa. Kitabın sonlarına doğru neler yaptığını göreceksiniz. Hala aklıma gelince yuh diyorum. İtiraf etmem gerekir, ilk kitabı daha çok sevmiştim. Bu kitapta bir şeyler eksikti. Belki de bu uzun süre çıksın diye beklediğim için büyüyen beklentiden kaynaklıdır. Benim açımdan bu kitaptaki asıl bomba, Nevada'nın kardeşleriyle yeğenlerinin güçlerini öğrenmemiz oldu. Üstelik Nevada'nın güçlerinin kaynağını da öğreniyoruz. White Hot yerine POWER INHERITED tarzı bir adla J. R. Ward'a rakip olabilirlerdi bence. Kan gölü götürdü. Güzel atışmalar okundu. Bir kez daha dünya kötülerin pis pençelerinden kurtarıldı. Nevada'nın manyak ailesi yürek ısıttı. Yani gene çok sevdiğim bir Ilona Andrews kitabı oldu. Üçüncü kitabı dört göz, yirmi parmak, iki toto ve uykusuz saatler heyecanıyla bekliyorum. Okumadıysanız, okuyun. Çünkü harika yazıyorlar. Ilona Andrews'in kurgu ve karakter gelişimi hünerine gerçekten diyecek laf bulamıyorum. Bu işi iyi beceren, okura istediğini veren bir ikililer doğrusu. Üstelik her yeni kitapla okuru kendilerine bir şekilde daha iyi bağlamayı da başarıyorlar."} {"url": "https://okurunkosesi.com/wildfire-ilona-andrews/", "text": "Gizli Miras serisinin ikinci kitabında çok heyecanlı bir yerde bırakmıştık ve Wildfire hemen oradan devam ediyor.. Nevada'nın kökenleri ortaya çıkmış, Baylor ailesinin bir Ev olma konusu gündeme gelmiş, Rogan ve Nevada'nın ilişkileri ilerlemiş ve Nevada iyice kendi güçlerini fark etmeye başlamıştı. Bu kitap tamamen geçmişle yüzleşmeye ve gelecek için kararlar vermeye yönelikti. Öncelikle Nevada'nın büyükannesi gelerek bir terör estirmeye başlıyor, daha sonra Nevada bir Baylor Evi olmak için başvuruyor, bu da yetmezmiş gibi Olivia'nın kızı Rhyda'nın kocası kaçırılıyor ve Rogan'ın eski nişanlısı onu bulması için Nevada'nın şirketine başvuruyor. Çok heyecan dolu, saldırı açısından yüklü, tehlikeli ve muhteşem bir kitap. Nevada gücü ve büyükannesinin geçmiş estirdiği terör yüzünden epey nefret edilen bir karakter halini alırken, Evler arası savaşlar yaşanıyor. Baylor Evi daha tam olarak kabul edilmemiş olsa da, bütün aileyi korumak ve Baylor Evi'nin Rogan'ın uzantısı olmadığını kabul ettirmek için çabalıyor, savaşlarda yer alıyor. Heyecanlı bir kitap olmasının yanında, tehlikeli de bir kitap. Önceki kitapta Leon'un gücü anlaşılmış ve ailede korku uyandırmıştı. Bu kitapta hem onun gücünün boyutunu hem de Leon'un geleceği için bir karar verişini okuyoruz. Yani Leon artık ailesinin diğer üyeleri gibi güçlü olduğunu biliyor. Ve verdiği tepkiyi hiç beklemeyeceksiniz. Rogan ve Nevada açısından ise olumlu ve olumsuz gelişmelerin olduğu bir kitap. Genellikle olumlu ve yer yer olumsuz diyerek içinizi rahatlatmam gerek. İç ısıtan bir çiftler. Asıl takdire şayan özellik, Rogan'ın davranma şekli. Hala Nevada'nın ve ailesinin geleceğini kendi mutluluğunun üzerinde tutuyor. Hala ona bir çıkış yolu vermekten geri durmuyor. Nasıl güzel yaratılmış bir karakter. Bu seriyi, aslında Ilona Andrews'un yazdığı her şeyi öneriyorum. Karı-Koca yazarlar insanları büyüleyen kitaplar yazıyorlar ve çok tatlılar. Eğer Avon serinin devamını çıkarmama gibi bir eylemde bulunursa, seriyi kendileri yayımlayacaklar. Öyle de tatlılar. Bebekler."} {"url": "https://okurunkosesi.com/yuksek-topuklar/", "text": "Yüksek Topuklar Mungan'ın ilk romanı. Yazarı aslında yıllardır okumak isterim, bir sürü de kitabını alıp kitaplığıma eklemişimdir bu yüzden. Tüyap'ta imzalattığım Yüksek Topuklar'a kısmet oldu yazarımızla tanışmak. Kitapta kadınlardan nefret eden, kalbi kırık, orta yaşlı bir kadının beş gün boyunca büyümüş de küçülmüş bir kızı evinde misafir etmesini anlatıyor. Bu bahaneyle de hayatında bir yolculuğa çıkıyoruz. Kimi zaman çok sancılı, kimi zaman da çok komik oluyor bu. Tanıdığı kadınlardan ve erkeklerden, ailesinden bahsediyoruz. Bu kitabı böyle özetleyerek de biraz haksızlık ediyorum, çünkü kitap bundan çok daha fazlası: Kadına kadınları anlatıyor. Neden kadınların kadınları sevmediğini, neyi neden yaptığını, her hareketin ardında aslında dağlar yattığını... Artık bu kitabı her gördüğümde başka bir şey düşünemeyeceğimi söylemem gerek. Şunu da eklemek istiyorum. Karakterimiz kadınlardan nefret ediyor diye, kadınlığını, eşitliği bir kenara bırakmış biri değil. Onun nefreti bambaşka şeylere dayanıyor. Bunu da okuyup görmeniz gerek. Kitap hakkında ne desem, sanırım bana hissettirdiklerini sözlere dökemem. Bana kadınları anlattı. Bana çevremdekileri anlattı. Üstüne bir de hoşlaşmamakta haklıyım ben hissini perçinledi. İnsanın kendisi üzerine, çevresindekiler üzerine ve hatta cinsiyetçilik üzerine düşünmesini sağlayan bir kitap. Belki konudandır, ama beni çok etkiledi bu cümle. Acının da nasıl yaşandığını öğretti/anlattı yani bana. Tarif etti. Hele o gözlemleri... İnsan ağzı açık okuyor sayfaları. Yazar olmanın getirisi midir, yoksa yazarın kendisine has mıdır, diye düşündüm ve ikincisinde karar kıldım. İşin garibi de yazarın en sevilen işlerinden değil bu kitap. Gerisini düşünemiyorum bile. Gelecek yıllarda evimde bir Mungan koleksiyonu olacak sanırım. Beş gün dedik ama bu, nasıl bir beş gündü bir de bana sorun. Her ne kadar kitabı sevsem de bitirmem beş ayımı aldı. Nedenini ben de bilmiyorum. Sevmediğimden ya da akıcı bulmadığımdan değildi. Kitaplar ve zamanları desek doğru kaçar sanırım. 2017'de bitirmek nasip oldu. Size tavsiyem, benim gibi çok vakit kaçırmadan gidip Yüksek Topuklar'ı okumanız. Şükür yazarımızın epey eseri var. Bende de imzası. :3 İsterseniz Kibrit Çöpleri kitap yorumuma da bakabilirsiniz."} {"url": "https://okurunkosesi.com/zulfu-livaneli-kimdir/", "text": "Zülfü Livaneli, Türk sanatının çok yönlü bir dehası olarak tanınan, 20 Haziran 1946'da Konya Ilgın'da doğan değerli bir sanatçı ve siyasi kişilik. Edebiyat, müzik, sinema ve siyaset gibi farklı alanlarda başarılı bir kariyere sahiptir. Livaneli, sadece bir müzisyen değildir, aynı zamanda edebiyat dünyasında önemli eserlere imza atmış bir yazardır. Birçok roman, hikaye, deneme ve senaryo yazmış, eserleri Türk edebiyatını zenginleştirmiştir. Siyasi anlamda da etkili bir kişi olan Zülfü Livaneli, 2002 yılında CHP'den İstanbul milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girmiş ve bağımsız milletvekili olarak görev yapmıştır. Ayrıca 1995 2016 UNESCO İyiniyet Büyükelçisi olarak görev almış ve Barış Kültürü programında çalışmıştır. Tüm bu başarılarının yanı sıra, sanatsal çalışmaları ve edebi eserleriyle Zülfü Livaneli, Türk kültürü ve sanatının önemli bir temsilcisidir. Zülfü Livaneli, 20 Haziran 1946 tarihinde Konya Ilgın'da doğan Türk sanatçıdır. İlkokulu Amasya'da tamamladıktan sonra Ankara Maarif Koleji'nde eğitim gördü. Müziğe olan ilgisiyle genç yaşlarda müzik kariyerine adım attı. Nazım Hikmet'in şiirlerini besteleyerek müzik dünyasında tanınmaya başladı. Livaneli'nin sanat kariyeri sadece müzikle sınırlı değildir. Aynı zamanda yazar, senarist, film yönetmeni ve siyasetçi olarak da faaliyet gösterdi. Birçok roman, hikaye, senaryo ve deneme kitabı yazdı. Sanat yaşamı boyunca otuz film müziği besteledi. Ayrıca Türkiye'de ve uluslararası düzeyde birçok ödül kazandı. 1972'de politik hava yüzünden düşünceleri nedeniyle suçlanarak hapis cezasına çarptırıldı ve uzun süre sürgün hayatı yaşadı. Stockholm, Paris, Atina ve New York'ta yaşadı. Burada Elia Kazan, Arthur Miller, James Baldwin gibi sanatçı ve aydınlarla tanışıp işbirliği yaptı. , ve Peter Ustinov diğerleri arasında. Livaneli 1984 yılında Türkiye'ye döndü. Siyasi anlamda da etkili bir kişi olan Zülfü Livaneli, CHP'den İstanbul milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. UNESCO İyiniyet Büyükelçisi olarak Barış Kültürü programında çalıştı. Zülfü Livaneli, sanat, edebiyat, müzik ve siyaset alanlarında geniş bir yelpazede faaliyet gösteren çok yönlü bir sanatçıdır. Şu anda eşi Ülker Livaneli ile birlikte İstanbul'da yaşıyor. Umarım Zülfü Livaneli kimdir güzelce açıklayabilmiş ve Zülfü Livaneli hakkında kısa bilgi verebilmişimdir. - Ankara Cumhuriyet Lisesi - Ankara Maarif Koleji - Amerika Birleşik Devletleri Fairfax Konservatuarı - Derin Kültürel Birikim: Livaneli'nin eserlerinde Anadolu'nun köklerine, tarihine ve kültürel zenginliklerine olan derin bir bağlılık görülür. Anadolu'nun çeşitli coğrafyalarından ilham alır ve bu coğrafyalardaki insanların yaşamlarını, inançlarını ve günlük deneyimlerini edebi eserlerine yansıtır. - Toplumsal Temalar: Livaneli'nin eserlerinde toplumsal temalar sıkça işlenir. Toplumsal adaletsizlikler, insan hakları, sınıf farklılıkları, etnik kimlikler arası ilişkiler gibi konular onun edebi eserlerinde önemli bir yer tutar. Bu temalar genellikle güçlü bir eleştirel bakış açısıyla işlenir. - Sosyal Duyarlılık: Livaneli'nin yazılarında insan ilişkileri ve duygusal derinlik önemli bir rol oynar. Karakterler arasındaki ilişkiler, aile bağları, dostluklar ve aşk, eserlerinin merkezine yerleştirilen temalardır. Bu, onun eserlerine insan odaklı bir boyut kazandırır. - Politik ve Toplumsal Aktivizm: Livaneli, sadece bir yazar olarak değil, aynı zamanda politik ve toplumsal aktivist olarak da tanınır. Eserlerindeki toplumsal eleştiriler, onun gerçek dünyadaki değişimlere katkıda bulunma arzusunu yansıtır. Aynı zamanda barış, insan hakları ve kültürel çeşitlilik gibi konularda aktif bir rol oynamıştır. - Çok Disiplinli Yaklaşım: Livaneli, sadece edebiyatla sınırlı kalmaz, aynı zamanda müzik, sinema, siyaset gibi farklı disiplinlerde de başarılı bir şekilde faaliyet gösterir. Bu çok disiplinli yaklaşım, onun eserlerinin zenginliğini ve çeşitliliğini artırır. Zülfü Livaneli'nin edebi kişiliği, Anadolu'nun zengin kültürel mirasıyla, toplumsal duyarlılığıyla, çok yönlülüğüyle ve insan odaklı yaklaşımıyla öne çıkar. Eserleri, hem Türkiye'de hem de uluslararası düzeyde geniş bir okur kitlesi tarafından takdir edilmektedir. Zülfü Livaneli'nin renkli bir sanat geçmişi mevcut. Bu listede önemli Zülfü Livaneli kitaplarını bulabilirsiniz. Burada yazarın çeşitli romanları, denemeleri, otobiyografik eserleri ve diğer yazıları mevcut. - 1991 Engereğin Gözündeki Kamaşma - 1992 Diktatör ile Palyaço - 1993 Orta Zekalılar Cenneti - 1994 Sosyalizm Öldü Mü? - 1996 Arafat'ta Bir Çocuk - 2001 Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm - 2002 Mutluluk - 2006 Leyla'nın Evi - 2008 Son Ada - 2009 Veda - 2011 Serenad - 2013 Kardeşimin Hikayesi - 2015 Konstantiniyye Oteli - 2015 Sevdalım Hayat - 2016 Arafat'ta Bir Çocuk - 2017 Arkadaşıma Veda - 2017 Huzursuzluk - 2017 Elia ile Yolculuk - 2020 Sevdalım Hayat - 2020 Mutluluk - 2021 Edebiyat Mutluluktur: - 2021 Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal: - 2021 Balıkçı ve Oğlu: - 2022 Kaplanın Sırtında: - 2022 Atatürk'ün İzinde - 2022 İyiliği Düşünmek: - 2023 Kaplanın Sırtında: - 2023 Gölgeler Livaneli birçok dalda, birçok ülkeden ödül almış bir kişilik. - 1978 Sinema Yazarları Derneği En İyi Film Müziği Ödülü. - 1982 Ankara Sanat Evi En İyi Film Müziği Ödülü. - 1982 Cannes Film Festivali Altın Palmiye En İyi Film Müziği Ödülü. - 1983 Hollanda Edison Ödülü. - 1986 Altın Plak Ödülü. - 1987 Cannes Film Festivali Özgün Bakış Ödülü. - 1987 San Sebastian Film Festivali En İyi Yabancı Film Ödülü. - 1989 Montpellier Festivali Altın Antigone Birincilik Ödülü. - 1989 Valencia Altın Palmiye Birincilik Ödülü. - 1989 Avrupa Film Akademisi En İyi Yönetmen Ödülü. - 1997 Balkan Edebiyat Ödülü. - 1997 Premio Luigi Tenco Uluslararası Besteci Ödülü. - 1999 37. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Yaşam Boyu Onur Ödülü. - 2001 Yunus Nadi Roman Ödülü. - 2001 Soranos Dostluk ve Bilim Ödülü. - 2005 Theodorakis Ödülü. - 2006 Barnes & Noble Yeni Büyük Yazarları Keşif Ödülü. - 2006 Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Müzik Ödülü. - 2007 Sinema Yazarları Derneği En İyi Müzik Ödülü. - 2007 Yeşilçam Ödülleri En İyi Müzik Ödülü. - 2008 Ankara Uluslararası Film Festivali En İyi Müzik Ödülü. - 2009 Orhan Kemal Roman Armağanı. - 2015 Beyaz Martı Edebiyat Onur Ödülü. - 2017 Antalya Muratpaşa Belediyesi Onur Ödülü. - 2018 Cem-Papendreu Uluslararası Barış Ödülü. Umarım Zülfü Livaneli kimdir yazısı ve kitapları listesi işinize yaramıştır. Bir hata veya eksik bilgi görürseniz yorum bırakmaktan çekinmeyin lütfen!"}