{"url": "https://gezicenga.com/akcaabatta-nerede-kalinir/\"", "text": "Trabzon'un en büyük ve en güzel ilçelerinden biri olan Akçaabat, konaklama bakımından daha çok daireleri ve villaları ile ön plana çıkıyor. Otel sayısının bir hayli az olduğu bu bölgede konaklama fiyatları Trabzon merkeze göre biraz daha uygun. Akçaabat'ta nerede kalınır ? adlı bu yazı ile, en ideal, en uygun ve en iyi fiyat/fayda oranına sahip konaklama birimleri arasından zevkinize ve bütçenize uygun olanı rahatlıkla tercih edebilirsiniz. -Akçaabat'ta bulunan konaklama birimlerinin hemen hemen hepsi, ailece veya grup olarak seyahat edenler için. Çift olarak veya yalnız seyahat ediyorsanız, bölgedeki otelleri inceleyin derim. Akçaabat'ta konaklama için birçok daire ve pansiyonlar bulunmakta. Daha çok oteller favori olsa da diğer konaklama birimlerine göz atmadan rezervasyonunuzu tamamlamayın derim. Çünkü birçok daire ve pansiyonlarda çok daha rahat ederek az bir ücret ödeyebiliyorsunuz. Plaja 1 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu tesis, Akçaabat'taki en popüler konaklama birimlerinden. Odalar daire konseptinde olduğundan dolayı, tam donanımlı mutfak ve oturma alanı da, odalar içerisinde bulunuyor. Bu otelin en güzel yanı Trabzon Havaalanı'na ücretsiz servisinin olması. Eğer, havaayolu ile Trabzon'a gidiyorsanız, bu otelde rezervayon yaparken, Trabzon'a tam olarak kaçta ulaşacağınızı tesis personeline söyleyebilir ve ücretsiz havaalanı servisinden yararlanabilirsiniz. Tesis içerisinde ücretsiz bisikletleri bulabileceğiniz gibi araç kiralamak da mümkün. Daireler genelde 7 ve 9 kişiliktir. Yani 2 kişi bile gidiyor olsanız, en az 7 kişilik dairelerde konaklamanız gerekiyor. 7 kişilik dairelerin gecelik ücreti ise, 1000 TL'den başlıyor. Süper bir güneşlenme terası olan bu tesis henüz yeni olmasına rağmen, Akçaabat'taki en çok tercih konaklama birimleri arasında. Ayrıca bu tesiste kredi kartı olmadan da rezervasyon yapmak mümkün. Akçaabat'ta kalacak yerler arasında oldukça popüler olan Şen Apart, muhteşem deniz manzaralı daireleri ile popüler. Deniz manzaralı bir terası olan bu tesis, denize sadece 30 metre uzaklıkta bulunuyor. Eşsiz manzarasına hayran kalacağınız bu tesiste, 8-9-10 kişilik daireler bulunuyor ve bu dairelerin gecelik fiyatları ise, 900 TL'den başlıyor. Ayrıca tesis, Akçaabat'taki diğer dairelere nazaran çok daha güzel manzaraya sahip. Trabzon havaalanına 18 ve Trabzon şehir merkezine ise, sadece 12 km uzaklıkta bulunuyor. Yani konum olarak oldukça ideal bir tesis. Tesisin ek ücret karşılığında havaalanı servisi de bulunuyor. Taksiler ile kıyaslanacak olursa bu ek ücret biraz daha uygun oluyor. Kendinize has dairelerde tam donanımlı mutfaklarda yemeklerinizi pişirmek mümkün. Tesise 1 dakika uzaklıkta bir market bulunuyor. Bu marketten tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabilir, dilediğiniz gibi yemeklerinizi pişirebilirsiniz. Pansiyonlarda veya dairelerde konaklamaya alışkın olmayanlar için tavsiye edebileceğim en ideal konaklama birimi Favorite Hotel olacaktır. 3 yıldızlı bir otel olmasına rağmen oldukça şık ve modern odalarıyla hizmet veren Favorite Hotel, Trabzon'a 10 km uzaklıkta bulunuyor. Daha çok çiftlerin ve yalnız seyahat edenlerin tercih ettiği bu modern otele de mutlaka göz atın derim. Trabzon havaalanına 15 km uzaklıkta bulunan bu otelde 300 TL'ye kadar çift kişilik odaları bulabiliyorsunuz. Yani fiyat bakımından Akçaabat'ta bulunan en uygun otel denebilir. Ayrıca, otelin 8.7 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Akçaabat'taki en iyi fiyat/fayda oranına sahip olan bu otelde kredi kartı olmadan rezervasyon yapmak mümkün. Akçaabat'ta nerede kalınır ? sorusuna en güzel cevaplardan biri olan Akçatepe Dağ Evleri, özel mutfaklı villaları ile hizmet veren bir tesistir. Yani kişiye ve gruba özel villalarda gönül rahatlığıyla konaklayabilirsiniz. Villaların hepsinde 2 yatak odası ve oturma odası vardır. Yani, 6 kişi rahatlıkla bu villalarda konaklayabiliyor. Akçaabat ilçe merkezine 7 km uzaklıkta bulunan bu tesis, süper popüler tesislerden biri. Trabzon havaalanına 23 ve Trabzon şehir merkezine de 20 km uzaklıkta bulunan bu tesiste, geceliği 600 TL'ye villalar bulabilirsiniz. 6 kişilik bu villalar daha çok grup veya ailece seyahat edenlerin favori yerlerinden olsa da, çift kişi olarak da bu villalarda konaklayabilirsiniz. Tabi çift kişi kalsanız da fiyatlarda değişme olmuyor. Ancak, çok da pahalı olmadığı için çift olarak da tercih edilebilir. Tesisin 7.6 gibi bir puanı ve olumlu konuk değerlendirmelerinin olması, bu tesiste rezervasyon yapmak için yeterli olacaktır. Akçaabat'ta en çok tercih edilen tesislerden biri olan Trabzon Secret Paradise, deniz manzaralı, tam donanımlı daireler ile hizmet veriyor. Kredi kartı olmadan rezervasyon yapabileceğiniz bu tesiste 800 TL'ye kadar 7 kişilik daireleri bulabiliyorsunuz. Yani daha çok ailece veya grup olarak seyahat edenlerin tercih edebileceği konaklama birimlerinden. 110 metrekarelik süper geniş daireleri ile bir hayli popüler olan bu tesisin bir de güneşlenme terası bulunuyor. Denize de süper yakın olması bu tesisi tercih etmek için yeterli olacaktır. Plaja 1 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu tesis, Akçaabat'ta nerede kalınır ? sorusuna güzel cevaplardan. Trabzon'a 11 km mesafede olan bu tesis, daire konseptinde faaliyet gösteriyor ve daireler 4 veya 8 kişilik olarak düzenlenmiş. 4 kişilik olan dairelerin fiyatları 500 TL'den başlarken, 8 kişilik dairelerin fiyatları da 900 TL'den başlıyor. Yani, fiyat bakımından grup olarak seyahat edenler için oldukça uygun. Kredi kartı olmadan rezervasyon yapabileceğiniz bu tesis tam donanımlı mutfak ve oturma odasıyla ile oldukça popüler. Ayrıca her dairede tam donanımlı mutfakta bulunmakta. Trabzon merkeze 15 ve Trabzon havaalanına 20 km uzaklıkta bulunan bu tesis, daire konseptinde şık ve modern villalarla hizmet veriyor. 150 metrekarelik süper büyük bu villalar arasında 6-7-8 kişilik olanları bulabiliyorsunuz. 6 kişilik olan villaların ücretleri ise, 750 TL'den başlıyor. Kredi kartı olmadan rezervasyon yapabileceğiniz bu tesis, Akçaabat'taki en iyi fiyat/fayda oranına sahip tesisler arasında. Akçaabat'ta nerede kalınır ? adlı bu listede bulunan konaklama birimleri, bölgenin en çok tercih edilen ve en iyi konuk değerlendirmesine sahip birimleridir. Bu yüzden, çok fazla seçeneğinizin olmadığı Akçaabat'ta, bu listedeki konaklama birimleri arasında zevkinize ve bütçenize uygun olanı seçmeniz yeterli olacaktır."} {"url": "https://gezicenga.com/akyakada-nerede-kalinir-otel-tavsiyeleri/\"", "text": "Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan Ula'ya bağlı bir tatil kasabası olan Akyaka, şehrin cenneti olarak bilinen muhteşem tatil bölgelerinden. Doğal güzelliği ve Azmak Çayı'na yakınlığı sebebiyle tatilcilerin favori yerlerinden olan Akyaka'da her bütçeye uygun konaklama birimlerini rahatlıkla bulabilirsiniz. Akyaka'da nerede kalınır ? adlı bu yazıda derin bir araştırma yapmadan bölgenin en ideal, en popüler ve en iyi konuk değerlendirmelerine sahip 6 oteli arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlıkla bulabilirsiniz.. Akyada'ki tüm otellere bakmadan önce aşağıdaki 6 otele kısaca göz atabilirsiniz. Bu 6 otel hem konum ve hizmet hem de konuk değerlendirme puanı ve fiyat bakımından en ideal olanlardan oluşmakta. Yemyeşil bir bahçe ile çevrili, denize sıfır Baga Hotel, Akyaka'daki en popüler otellerden biri. Muhteşem manzarası, hizmet kalitesi ve temizliği ile ön plana çıkan bu otelin odaları dağ ve deniz manzaralı. Zengin bir açık büfe kahvaltıya sahip bu otelde oda ücretleri genel olarak ortalamanın altında. Bu otel için erken rezervasyon yapabiliyorsanız, en az 45 gün önceden rezervasyonunuzu yapmanızda yarar var. Erken rezervasyon yaparken 3 aydan daha önce bu otel için rezervasyon yapmayın. Erken rezervasyon fırsat indirimleri 3 ay öncesinde görünmeyebiliyor. Yani rezervasyon için ideal süre 45-90 gün arasında olmalı diyebiliriz. Dalaman havaalanına 75 km uzaklıkta bulunan bu otelin özel plajı, açık yüzme havuzu ve ücretsiz otoparkı da bulunmakta. Otelin konuk yorumlarına bakarak, bu oteli tercih eden konukların gayet memnun ayrıldığını söylemek de mümkün. Zaten otelin 8+ konuk değerlendirme puanı da bunun en önemli kanıtı. Akyaka'nın en güzel konumuna sahip otellerinden biri olan Elif Hanım Hotel spa merkezi, hamamı ve saunası ile öne çıkıyor. Bu otelin oda ücretleri ise, erken rezervasyona göre ciddi anlamda değişmektedir. İskelem Hotel, Akya'da turistlerin en çok tercih ettiği tesislerden bir tanesi. Kredi kartı olmadan rezervasyon yapabileceğiniz Akyaka otellerinden biri olan İskelem Hotel denize sadece 20 metre uzaklıkta bulunuyor. Eski bir maden iskelesinde yer alan bu otel, konum olarak Akyaka'daki en güzel otellerden. Açık havuzu ve özel plajıyla da tatilcilerin favori yerlerinden. Akyaka'nın merkezine 1.5 km uzaklıkta bulunan bu otelin oda ücretleri diğer otellere nazaran 1 tık daha uygun. Yani ekonomik odaları bu otelde bulmak mümkün. Tabi lüks ve daha şık bir oda istiyorsanız da, aradığınızı fazlasıyla bu otelde bulabiliyorsunuz. Konuk yorumlarına bakarak otelin eşsiz bir manzaraya ve en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olduğunu söyleyebilirim. Zaten otelin almış olduğu 8+ yüksek bir puanı olması da bunun en önemli kanıtı. Akyaka'ya aile veya grup olarak seyahat ediyorsanız, Ayka Hotel'in aile odalarına mutlaka göz atın derim. Hem fiyat bakımından hem de genişlik ve kalite bakımından diğer otellere nazaran biraz daha iyi. Taş ve ahşaptan inşa edilmiş bu otantik otel, plaja sadece 1 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Güneşlenme terasına sahip açık yüzme havuzu da olan bu otelin odaları deniz ve orman manzaralı. Ayka Hotel, Akyaka Plajı'na 2, şehir merkezine ise 3 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani konum olarak bölgedeki en iyi otel. Muhteşem konuk yorumlarına ve 9+ gibi süper yüksek bir değerlendirme puanına bakarak da bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Akyaka merkezinde bulunan uygun fiyatlı otellerden biri olan Liman Apart Hotel, daire konseptindeki odalarıyla oldukça popüler. Çift kişilik odaları gayet uygun fiyata bulabileceğiniz gibi 4-8 kişilik odaları da oldukça ucuza bu otelde bulabiliyorsunuz. Bu yüzden, ekonomik bir aile tatili planlıyorsanız, Liman Apart'a mutlaka bir göz atın derim. Plaja oldukça yakın bir konumda bulunan bu otelin cumbalı balkonları ve ahşap pencereleri diğer otellerden tarzıyla ayrılıyor. Akyaka limanına yürüme mesafesinde olan bu otel iki katlı bir konakta yer alıyor. Buna bağlı olarak da konuk sayısı sınırlı. Bu yüzden de daha iyi hizmet alabiliyorsunuz. Zaten otelin 8+ gibi yüksek bir değerlendirme puanı da bunun en önemli kanıtı. Nerede Kalınır ? sorusuna lüks bir cevap arayanların tercih edebileceği muhteşem bir kalitede olan Shimal Residence, Akyaka'da bir tatilden fazlasını sunuyor. Süper konumu, hizmeti ve olanaklarıyla oldukça popüler olan bu otelin Booking. com'dan 8+ bir değerlendirme puanı bulunuyor. Sırf bu puana bakarak bile tercih edebileceğiniz bu otelin erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak da %30'a varan indirimlerden faydalanabiliyorsunuz. Akyaka'nın en iyi ve en kaliteli lüks otellerinden olan Shimal Residence'ın oda ücretleri çok da pahalı değil. Yine de diğer otellere nazaran biraz pahalı. Fakat, aldığınız hizmeti ve otel olanaklarını karşılaştıracak olacaksınız, fiyat bakımından büyük bir fark olduğu söylenemez. Otel odaları daire konseptinde olup oldukça geniş ve donanımlı bir mutfağa sahip. Bunun yanında Kano, tekne, yürüyüş ve rüzgar sörfü gibi etkinlikleri ile tatilinize renk katacak Shimal Residence Hotel'e de mutlaka bir göz atmakta yarar var. Özellikle 2-3 ay öncesinden rezervasyon yapabiliyorsanız, bu oteli göz atmayı unutmayın. Akyaka'da otel fiyatları 270 TL'den başlamakta ve 1000+ TL'ye kadar çıkabilmektedir. Fakat genel olarak kaliteli ve lüks bir otelin ortalama ücretleri 450-700 TL arasında değişiyor. Tabi Akyaka'daki otellerin birçoğunda erken rezervasyon fırsat indirimleri olduğundan bu fiyatlardan biraz daha uygun fiyatlara otel odaları bulmak da mümkün. Eğer 300 TL'nin altında bir bütçeniz varsa, otel yerine pansiyonlara, dairelere ve konukevlerine göz atabilirsiniz. Oteller kadar konforlu olmasa da, fiyat bakımından daha uygun olduğu için düşünülebilir. Akyaka'da birbirinden farklı ve birbirinden güzel 50'den fazla konaklama birimi bulunuyor. Bu konaklama birimleri arasında ister 5 yıldızlı bir otel isterseniz de bütçeli bir pansiyon veya apart oteli bulabiliyorsunuz. Fakat Akyaka daha çok uygun fiyatlı lüks otelleri ile popüler olduğundan tercihinizi ilk olarak lüks otellerden yana kullanın derim. Zaten fiyatlar çok uçuk olmadığından butik otellere veya 2-3 yıldızlı otellere göre çok daha mantıklı olacaktır. Akyaka'da otel rezervasyonu için de, Ets, En Uygun ve Agoda. com adlı sitelere göz atabilirsiniz. Fakat, Agoda'da çok daha iyi bir şekil fırsat otellerini görebiliyorsunuz. Ayrıca, otel konuk yorumları çok daha gerçekçidir. Eğer rezervasyon için Agoda'yı kullanabiliyorsanız, başka bir siteye göz atmanıza da gerek yok. - Marmaris'te nerede kalınır ? - Fethiye'de nerede kalınır ? - Bodrum'da nerede kalınır ? - Göcek'te nerede kalınır ? - Selimiye'de nerede kalınır ? Akyaka konaklama için birkaç güzel oteli daha listeye eklemek mümkün. Fakat listedeki otellerde aradığınız konforda, zevkte ve bütçede konaklama birimlerini bulabileceğinizden, araştırmanıza bu konaklama birimleriyle başlayabilirsiniz. Aradığınız zevkte veya bütçede oteli listede bulamadıysanız, buraya tıklayarak tüm Akyaka konaklama birimlerine göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/amerika-gezilecek-yerler/\"", "text": "Amerika Birleşik Devletleri'nde ülke gezisine nereden başlayacağınıza karar vermek çoğu zaman zor olabiliyor. Birbirinden güzel şehirlere ve turistik yerlere sahip olan bu ülkede, New York, Las Vegas, Los Angeles ve Miami gibi popüler şehirler başta geliyor olsa da, ABD bundan çok daha fazlasını sunuyor. Kimisi tarih dolu, kimisi eğlence ve kültürü ile bilinen, dünyaca tanınan şehirler. Amerika'da gezilecek yerler için her zevke göre bir şeyler bulmak mümkün. Doğu Amerika'da New York ve Washington eşsiz bir deneyim sunar. Batıda ise, tüm eğlencesi ile Los Angeles ve San Francisco vardır. Tabi bunlar Amerika'nın en güzel şehirlerinden bazıları. Bu ülkede daha birbirinden güzel şehirleri ve önemli turistik noktaları bulabilirsiniz. ABD'de gezip görülecek yerlerin büyük bir bölümü, New York, Los Angeles ve Las Vegas gibi dünyaca ünlü şehirlerde bulunuyor. Turistlerin büyük bir bölümüde Amerika Turu'na genelde bu şehirlerden başlamaktadır. Fakat, çok daha iyi başlangıç noktalarını bulabilir veya sadece birbirine yakın olan 2-3 eyaleti tercih edebilirsiniz. Şüphesiz ABD'nin gezilecek yerleri arasında en popüler ve en bilindik şehir New York'tur. Her sokakta kendinizi bir film setindeymiş gibi hissedebileceğiniz bu şehir, yapılacak tonlarca şeyi ile ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunmaktadır. Dünyaca tanınan Empire State Binası'ndan Rockefeller Plaza'ya, Times Meydanı'ndan Özgürlük Anıtı'na, 5. Caddeye, Broadway ve daha ABD'nin en ünlü yerlerine ev sahipliği yapmaktadır. New York, ABD'nin en pahalı şehirlerinden. Hatta kimisine göre ülkedeki en pahalı şehir olarak bilinir. Bu yüzden de, konaklaması, rahatça uzun uzun gezmesi oldukça zor bir şehirdir. Not : New York bir Eyalet ve New York City ise, aynı isimdeki şehirdir. \"The City That Never Sleeps\" yani \"Asla Uyumayan Şehir\" olarak bilinir. Kaliforniya Eyaleti'ne bağlı bu canlı şehir, çiftler, yalnız seyahat edenler ve aileler için muhteşem bir destinasyondur. Amerika'nın en ünlü yerlerinden biri olan Golden Gate Köprüsü ile ünlü olan bu şehir, birbirinden büyüleciyi sokakları, Amerika'nın en güzel yemeklerini bulabileceğiniz restoranları, barları, gece hayatı ve çok daha fazlasıyla her turistin damak tadına göre bir şeyi olan muhteşem bir yer. Balıkçı İskelesi'ne gidin, Golden Gate Köprüsü'nden geçin, San Francisco Körfezi'nde gezintiye çıkın, eşsiz manzara fotoğrafları yakalayın ve en önemlisi geceleri dışarı çıkın. Bu şehirde yapılacak birbirinden güzel şeyler bulacaksınız. Amerika'nın en meşhur yerleri arasında olan \"Grand Canyon\" nesiller boyunca ziyaretçilerine nefes kesen manzaralar sunmaktadır. Kanyon duvarlarından hiç bitmeyen ufka doğru ve aşağıdaki derinliğe bakmak Amerika'da yapılacak en güzel şeylerden bir tanesidir. Bu Büyük Kanyonu, Las Vegas'tan günübirlik turlar ile ziyaret edebilirsiniz. Yada araç veya tren ile de bu kanyona rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Fakat, bu kanyona gitmenin en eğlenceli yolu, tren yolculuğudur. Benzersiz çekiciliği ile ışıltılı bu şehir, Amerika'nın en güzel şehirlerinden bir tanesi. Birbirinden güzel büyük tatil kompleksleri, kumarhaneleri, eşsiz ve canlı gece hayatı ile her turistin sevebileceği bir şehir. Las Vegas, her ne kadar adı kumarhaneleri ile anılıyor olsa da, bu şehirde daha yapılacak birçok turistik aktivite bulabilirsiniz. Amerika'nın en ünlü yıldızları buraya \"Home\" der. Yani, çoğunun ülkedeki gerçek evidir. Yolda yürürken ünlü Hollywood yıldızlarından birini bile görebilirsiniz, özellikle geceleri. Florida'da gezilecek en güzel şehirler arasında olan Orlando, Walt Disney World ile dünyaya adından çokça bahsettiren efsane bir şehir. Daha çok çocuklu ailelerin ana merkezi bir yer olsa da, her yaştan turiste göre bir şeylerin olduğu bir şehirdir. Birçok turist Walt Disney World'un aslında, Magic Kingdom, Epcot, Hollywood Stüdyoları, Animal Kingdom ve Blizzard Beach Su Parkı dahil olmak üzere birçok farklı tema parkından oluştuğunun farkında değildir. Çoğu zaman ayrı yerlerde arama yapılsa da, bu tema parklarına ev sahipliği yapan yer \"Walt Disney World\"dür. Burası sadece tema parkları ile ünlü değil. Birbirinden güzel alışveriş yapabileceğiniz yerleri, Broadway kalitesinde gösterileri ve Amerika'nın en kaliteli yemeklerini sunan mekanları ile de turistlerin sevebileceği yerlerden. Aslında Washington, Amerika'da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında değildir. Yani, sırf \"Beyaz Saray\" için ziyaret edilebilecek şehirlerden biri diyebiliriz. Gerek Tripadvisor yorumlarına, gerek ABD'li birçok arkadaşıma ve tecrübelerimize dayanarak bu şehirde çok fazla yapılacak şey olmadığını söyleyebiliriz. Fakat, Beyaz Saray'ı görmek ABD'de yapılacak en güzel şeylerden biridir. Beyaz Saray, ABD Başkanı'nın resmi konutu ve ofisidir. Yani şöyle gidip bir göz atayım diyebileceğiniz yerlerden değil. En azından 1-2 hafta öncesinden saray gezisi için rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Zaten Amerikan filmlerinin hemen hemen hepsinde gördüğümüz bir yer için de bu kadar zahmete girmeye değer mi siz karar verin. Amerika'nın gezilecek eyaletleri arasında olan Kaliforniya'nın bir şehri olan Los Angeles, Hollywood ile ünlüdür. Çoğu aile Disneyland için bu şehri ziyaret ediyor olsa da, çoğu turistte ünlü yıldızları görmek için Güney Kaliforniya'nın bu gözde şehrini ziyaret etmektedir. Hollywood, film severler için mutlaka görülmesi gereken yerler arasındadır. Alışveriş için de çok farklı seçenekler sunan bu şehirde, dünyaca ünlü markaları ve Avrupa'da tek tük bulabileceğiniz Amerikan markalarını da bulabiliyorsunuz. Deniz ve sörf için de aradığınızı Los Angeles Plajları'nda bulabilirsiniz. Deniz, kum ve plaj. Amerika'da gezilecek turistik yerler arasında oldukça favori olan bu şehir, Güney Florida'nın en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri olarak bilinmektedir. Miami'nin atmosferi diğer Amerika Şehirlerine göre biraz daha farklıdır. Güney ve Miami Plajı ile eşsiz bir deneyim sunan bu şehirde, ister sabahlara kadar eğlenebilir, isterseniz de ailenizle sessiz sakin bir Amerika tatili yapabilirsiniz. Birbirinde şık ve lüks spor arabaların Ocean Drive boyunca geçişi, ülkenin birçok yerinde bulamayacağınız güney plajındaki partileri ve canlı dinamik atmosferi Miami'yi ABD'ni en güzel şehri yapan nedenlerdendir. Ayrıca, çocuklarınız ile güzel bir deneyim yaşamak ve sulak alandaki timsahları, kaplumbağaları ve bir dizi kuşu görmek için Everglades Ulusal Parkı'nı ziyaret edebilirsiniz. Kimisini Şikago kimisinin de ısrarla Chicago olarak isimlendirdiği bu şehir, Michigan Gölü kıyısındaki konumu ile ziyaretçilerini muhteşem bir şekilde ağırlıyor. Harika bir yaz destinasyonu olan Şikago, sanat, kültürel cazibe merkezleri ve eşsiz alışveriş imkanları ile yıl boyunca ziyaret edilebilecek şehirlerdendir. Magnificent Mile olarak bilinen ticaret bölgesi, Michigan Bulvarı boyunca yer alır ve popüler binaları, seçkin mimarisiyle, müze ve galerileriyle şehrin en ünlü ve en kalabalık bölgesidir. Millennium Park, Chicago Sanat Enstitüsü, Donanma İskelesi ve Willis Tower SkyDeck gibi önemli noktalar, şehirde kaçırılmaması gereken yerlerdendir. Yukarıdaki Amerika'da gezip görülecek yerler, ülkedeki en popüler destinasyonlardandır. Tabi yazının devamındaki yerler de, ülkede oldukça turistik yerlerdendir. Fakat, yukarıdaki ABD şehirlerine nazaran biraz daha az popüler olduğunu söyleyebiliriz. Houston'un bağlı olduğu eyalet hangisi ? diye soracak olursanız, Houston, Teksas'a bağlı bir şehirdir ve Teksas'ın en büyük şehridir. Daha çok arkadaşların veya çiftlerin tercih ettiği bu şehir, sanatseverler için ideal yerlerdendir. Son zamanlarda adı Amerika'nın yemekleri ile anılıyor olsa da, bu şehir bir gurme şehrinden çok, plaj, müze ve parkları ile ziyaret edilebilecek şehirlerdendir. Space Center ile de ünlü olan bu şehirde, yaz aylarındaysanız plajlara mutlaka göz atın. Şehrin müze bölgesine gidip birbirinden değerli koleksiyonlara ev sahipliği yapan eserlere göz atın. Buffalo Bayou Park'ı da mutlaka listenize ekleyin. ABD'ni gezilecek yerleri arasında güzel bir şehir olan New Orleans, Güçlü Fransız ve İspanyol etkileri olan kültürlerin karışımı olan farklı bir şehir. Cajun ve Creole mutfağı, caz müziği ve Fransız Mahallesi'nin mimarisi bu şehri, Amerika'nın diğer şehirlerinden ayırır. French Quarter, yani Fransız Mahallesi, bu şehri ünlü yapan önemli yerlerdendir. Sokaktaki çalgıcılar eşliğinde dans edenleri, birbirinden güzel gösterileri ve çok daha fazlasını bu şehrin sokaklarında görebilirsiniz. Bu şehirde yapılacak şeylerden en önemlisi de, Bataklık Turları'na katılmaktır. Birbirinden güzel fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz bu bataklık turları, şehirde ilk yapmanız gereken şeylerden biri. Birbirinden güzel parkları ve kanyonları ile ünlü olan Utah, Amerika'nın az bilindik şehirlerinden bir tanesidir. Kanyonlar, kemerler, doğal amfitiyatrolar ve enteresan güzellikteki kaya oluşumlarıyla, Amerika'da gezilmesi gereken önemli yerler arasındadır. Benzeri olmayan manzarasıyla dikkat çeken bu parklar arasında Zion Ulusal Parkı, en popüler olanıdır. Yükselen uçurum duvarları, şelaleler ve vadi boyunca akan nehir, bunu ABD'nin en ünlü ve en çok ziyaret edilen yerlerden biri haline getirmiş. Moab kasabası yakınlarındaki Arches Ulusal Parkı ise, başka bir tarihi güzelliktir. 2 binden fazla kumtaşı kemerine ev sahipliği yapan bu park, Kaya kuleleri, taşlaşmış kum tepeleri, uzaktaki dağ zirvelerinin manzarası ve nefes kesen macera fırsatları burayı şehirdeki en popüler parklardan biri yapar. Bir diğer turistik park ise, Canyonlands Ulusal Parkı'dır. Bu parkın en güzel yanı, bazı bölümlerinin Büyük Kanyon kadar dikkat çekici ve güzel olmasına rağmen çok daha az turistik bir yer oluşudur. Birbirinden güzel ve zor yürüyüş parkurları eşsiz bir deneyim sunan bu parkı da, Utah'taki görülecek yerler listenize ekleyebilirsiniz. Güneybatı ABD'nin kalbindeki Phonix, daha çok kış aylarında soğuk havalardan kaçmak için ziyaret edilen güzel şehirlerden biridir. Scottsdale, Mesa ve diğer bazı ilçeleri içeren şehir daha çok golf merkezleri ve spa tesisleriyle ünlüdür. Alışveriş ve güzel bir tatil için de listeye eklenebilecek şehirlerden biri olan Phoenix, yaz aylarında süper sıcak olur. Bu yüzden, Phoenix'i ziyaret için en ideal zaman Ekim-Nisan aylarıdır. Amerika'nın tarihi yerleri arasında olan eşsiz bir şehir arıyorsanız, Boston'a göz atın. Ünlü Özgürlük Yolu sayesinde adından çokça söz ettiren Boston, Okyanus kıyısındaki konumu sayesinde de, birçok turistin favori şehirlerinden biri olarak bilinmektedir. Birbirinden modern gökdelenler asırlık binaların yanında durmakta ve mükemmel bir eski yeni karışımının örneklerindendir. Boston Common ile olan bu şehir, ayrıca iş seyahatlerinin en çok yapıldığı Amerika şehirleri arasındadır ve kesinlikle Amerika'da gezilecek turistik yerler arasında ilk 10'da yer alıyor diyebiliriz. Yukarıda ABD'nin gezilecek şehirlerine göz attıysanız, şimdi biraz daha farklı ve daha da güzel yerlere göz atabilirsiniz. Güney Dakota'da bulunan ulusal bir anıt olan Rushmore Dağı, 20. yüzyılın başlarında inşa edilmiş ve her biri, bir kaya yüzünün kenarından oyulmuş ve püskürtülen dört eski Amerikan başkanının yüzlerini betimlemektedir. Oldukça popüler ve ünlü bir yerdir. Gidenlerin takdir ettiği, bizim de içinde olduğumuz çoğu turistin de hayalini kurduğu yerlerden biridir. Rushmore Dağı Anıtı'nda temsil edilen eski Amerikan Başkanları, Thomas Jefferson, George Washington, Abraham Lincoln ve Theodore Roosevelt'tir. Tabi burada bu anıttan başka görebileceğiniz eşsiz manzaraları da bulabiliyorsunuz. Kesinlikle görülmeye değer yerlerden biri. Colorado'daki Mesa Verde Milli Parkı, Ancestral Pueblo halkının korunmuş evlerine ev sahipliği yapar. Buradaki evlerin büyük bir bölümü mağaralardan ve kayalardan oyulmuş şekildedir. Bu evlerin çoğunun tarihi 13. yüzyıla dayanmaktadır. Yani ABD'nin tarihi yerleri arasında en önemli parklardan biridir. Günümüzde bu taşkın kayalıkların altında tarihi bu yeri gezmek mümkün. Burada özellikle görülmesi gereken Balkon Evi ise, sadece merdivenler yardımıyla erişilebilen 40 odadan oluşmaktadır. Bunun yanında, Kuzey Amerika'da gezilecek yerler arasında oldukça popüler olan Cliff Palace'de görülmeye değer yerler arasındadır. Teksas'ın San Antonio şehrinde bulunan River Walk, Paseo del Rio olarak bilinir ve dünyaca tanınan yerler arasındadır. Burası, San Antonio Nehri'ni çevreleyen yürüyüş yolları ağıdır ve mimarisi, yemyeşil alanları ve su manzarası ile dolup taşar. River Walk bölgesi daha çok Teksas'ta yemek ve mutfak gezileri için de tercih edilen yerlerden biri olarak bilinmektedir. Birbirinden lezzetli Fransız yemeklerini burada fazlasıyla bulabiliyorsunuz. - Seattlle ; Pike Place Market ile ünlü olan Seattle'da birbirinden güzel gezilecek noktaları bulabilirsiniz. - Niagara Şelaleleri ; Dünyaca tanınmış Niagara Şelaleleri, New York eyaleti ile Ontario eyaleti arasında bulunan ulaşılması biraz zor olan noktalardan biridir. - Philadelphia ; ABD'nin en büyük beşinci şehri olan Philadeplhia da, ABD'de görülmesi gereken yerlerden bir tanesidir. Amerika gezilecek yerler listesindeki bu turistik şehirler, önemli ve farklı destinasyonların dışında, daha birçok önemli yerlerden bahsetmek mümkün. Ancak, ABD'nin en turistik yerleri arasındaki bu 17 yer, ülkede en çok ziyaret edilen ve en beğenilen şehir ve destinasyonlardandır."} {"url": "https://gezicenga.com/amsterdam-hostelleri/\"", "text": "Amsterdam Hostelleri adlı bu yazı ile, Amsterdam'ın en havalı, en ucuz ve en merkezi hostellerine göz atabilir, aradığınız zevkte ve bütçede hosteli çok daha rahat bulabilirsiniz. - Ucuz kahvaltı var mı ? - Hostelin mutfağı var mı ? - Parti hosteli mi ? yoksa biraz daha sakin bir hostel mi arıyorsunuz ? - Sevgiliniz/eşiniz ile mi hostelde konaklayacaksınız ? - Ucuz olsun diye mi ?, atmosfer olsun diye mi hostelde konaklıyorsunuz ? - Karışık dorm odalarında mı ? yoksa sadece kız/erkek dorm odalarında mı konaklamak istiyorsunuz ? - Hostel, Amsterdam'ın kalbinin attığı yer olan \"Dam Meydanı\"na, Rijksmuseum'a veya diğer turistik noktalara yürüyerek gidilebilecek bir uzaklıkta mı ? - Büyük dorm odaları mı ? (10-32 kişilik) yoksa, küçük dorm odalarında (4-6 kişilik) mı ?, yoksa çift kişilik odalar da mı ? konaklamayı düşünüyorsunuz ? - Şehir merkezi mi ? yoksa şehir merkezinin dışında mı bir hostel arıyorsunuz ? gibi sorulara cevap verin derim. Bu sorulara siz cevap verdiyseniz, aşağıdaki yazıda bizim de, bu tüm sorulara cevap verdiğimiz hostelleri görebilirsiniz. NOT : Amsterdam hostel fiyatları, 20£'dan başlar ve 50£'ya kadar çıkar. Bu dorm/paylaşımlı odalar için geçerlidir. Peki nedir ideal fiyat derseniz ? 20-28£ arasındaki hostel sizi üzmeyecektir. Bir de kahvaltısı varsa, hemen rezervasyon yap gitsin. 33-50£ arası hosteller lüks hostellere girer. Bu fiyat aralığında bir hostelde konaklayacaksanız da, ucuza kahvaltınızın olduğunu ve şehirdeki turistik yerlere bi koşu gidebilecek bir konumda olduğunuzdan da emin olun. 20£'nun altında bir hostel bulursanız, bu hosteli çok detaylı inceleyin. Şehir merkezine 5-10 km uzaklıkta olabilir veya çok tercih edilmeyen, temizlik konusunda sıkıntılı olan hostel de olabilir. - Öncelikle şehirdeki en iyi hostelin \"ClinkNoord\" olduğunu unutmayın. Hem fiyat hem de konum ve değerlendirme puanı bakımından sizi üzmeyecek bir hostel. - Hostelimde erkek çalışan bile olmasın diyorsanız \"Hostelle female only hostel\"e göz atabilirsiniz. - Bir parti hosteli arıyorsanız \"The Flying Pig Downtown\" adlı hostelden başka bir yere bakmanıza gerek yok. - St Christophers Inn at The Winston, daha çok çiftlerin tercih ettiği bir hostel olsa da, mükemmel konumuyla kusursuza yakın hostel arayanların göz atabileceği bir tesistir. - Lüks bir hostel arıyorsanız da, Generator Amsterdam Hostel'e göz atabilirsiniz. - Shelter City Christian Hostel, şehrin en çok satan 3 hostelinden biridir. Çok ucuz olmasa da, güzel bir fiyata sahiptir. Konum olarak şehrin en güzel yerinde bulunur - The White Tulip Hostel ise, daha çok hareketli ve canlı bir barı olan hosteldir. Çok yüksek konuk değerlendirme puanına sahip olmasa da, Amsterdam'ın tam kalbinde bulunur ve şehir hostel fiyat ortalamasının altındaki gecelik konaklama ücretleri göz atabileceğiniz bir tesi. Öncelikle kız kıza seyahat ediyor veya biz erkekleri görmek istemiyorsanız, erkek sineğin bile olmadığı \"Hostelle female only hostel\" adlı tesise göz atabilirsiniz. Bu hostelin gecelik konaklama ücretleri 25-30£ arasında ve şehir merkezine 7 km uzaklıkta. Bu uzaklığa aldırmayın derim. Çünkü toplu taşıma ile şehir merkezine 10-15 dakika içerisinde ulaşabilirsiniz. NOT : Bu hostel, konum olarak hoşunuza gitmeyebilir. Ancak hostelin 8+ konuk değerlendirme puanı ve Tripadvisor, Hostelworld ve Booking üzerinden de, gayet olumlu yorumları var. Hostelin fotoğraflarına, konuk yorumlarına göz atmak için Buraya Tıklayabilirsiniz. Parti hosteli mi arıyorsunuz ? o zaman \"The Flying Pig Downtown\" adlı hostelden başka bir yere bakmanıza gerek yok. Hostel, şehrin kalbinin attığı yerde, Amsterdam Merkez İstasyonu'na 5 dakika yürüme mesafesinde. Yani, şehirdeki turistik noktaların hemen hemen hepsine yürüyerek bu hostelden ulaşabilirsiniz. Hostelin 32 kişilik dorm odaları bile var 🙂 Tabi 32 kişilik bir odada uyuyabileceğinize inanıyorsanız, fiyatlar gayet uygun (30£). Daha bir ton oda var. 18, 16, 14, 6 ve 4 kişilik odalar da var. 6 kişilik dorm/paylaşımlı odaların gecelik konaklama ücretleri ise, 40£'dan başlamaktadır. Bu hostel, lüks modern ve havalı. Süper merkezi olmasa da, güzel bir konuma sahip. 15-30 dakika içerisinde şehirdeki herhangi bir turistik noktaya bu hostelden yürüyerek rahatlıkla gidebilirsiniz. Bu hostel, şehirdeki en sosyal hostel olarak bilinir. Parti hosteli değildir. Fakat, insanlarla çok çabuk kaynaşabileceğiniz bir hosteldir. NOT : Yeri gelmişken söyleyeyim, Amsterdam hostellerinde veya otellerinde, check inn yaparken ek ücret ve vergi adı altında, fazladan para ödemeniz gerekir. Bu 4£'dan başlar ve 20£'ya kadar çıkar. Bu yüzden, hostel ucuzsa vergi/ek gelir fazla olabilir. Yani hostel ucuz olmayabilir 🙂 Bu yüzden, booking üzerinden o hostelin ne kadar vergi/ek ücret istediğine de mutlaka göz atın. Bu hostel, gayet sosyaldir. Bunu konuk yorumlarına ve hostelin fotoğraflarına bakarak bile anlamak mümkün. Gayet lüks ve şık bir hostel olarak bilinen St Christophers Inn konum olarak Amsterdam Merkez İstasyonu'na 10 dakika yürüme mesafesinde. Hostel şehrin kalbi olarak bilinen \"Dam Meydanı\"nda yer alıyor. Yani 5-10 dakika içerisinde şehrin en gözde turistik yerlerine bu tesisten rahatlıkla ulaşabilirsiniz. De Pijp bölgesini duydunuz mu ? duymadıysanız hemen bahsedeyim. Amsterdam'daki en havalı semtlerden biri. Turistik yerlere çok uzak değil ama çok da merkezi bir bölge değil. İşte bu hostel, De Pijp bölgesi sınırları içerisinde yer alıyor ve muhteşem bir modernliğe sahip. Oosterpark, hemen hostelin yanı başında. Fakat diğer turistik yerler biraz daha uzak (15-30 dakika yürüme mesafesinde). Amsterdam'da en iyi konaklama bölgelerinden biri olan Vondelpark'ta bulunan Stayokay hostel, şehirdeki en çok tercih edilen hostellerden. Van Gogh Müzesi'ne, Rijksmuseum'a, Leidseplein'e ve Amsterdam gece hayatı için tercih edilebilecek popüler clublardan olan Paradiso'ya ve daha birçok bara yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani, konum olarak gayet merkezi bir yerde bulunmaktadır. Amsterdam'ın en çok satan hostelinde konaklamak ister misiniz ? o zaman Shelter'a mutlaka göz atın. Peki neden şehrin en çok tercih edilen hosteli ? Öncelikle hostelin konuk yorumlarına, fotoğraflarına ve konuk değerlendirme puanına bir bakın. Gayet başarılı ve kaliteli bir otel. Bunun üzerine mükemmel konum ve uygun fiyatta eklenince, şehirdeki en çok satan hostel olması kaçınılmaz oluyor. Tabi biraz da hostelin büyük olması da etkilidir. Yukarıda da bahsettiğimi gibi bu tesis, bir parti hosteli. Yani biraz gürültülü olabilir. Fakat, gerçek bir parti hosteli arıyor ve çok fazla hostel tecrübeniz varsa bu hosteli de inceleyebilirsiniz. Hostelin Booking üzerinden biraz düşük konuk değerlendirme puanı var. 7+ konuk değerlendirme puanı bir hostel için iyi bir şey değil. Fakat, parti hostelini 8 ve 9+ konuk değerlendirme puanında tutmak bir sanat işidir. Bu yüzden, bu noktaya çok takılmayın. Bu hostel, Kırmızı Işık Bölgesi olarak da bilinen Red Light District'te bulunuyor. Yani şehrin kalbinde bulunan bir hostel. - Amsterdam'da Hostel seçerken çok da derin bir araştırma yapmanıza gerek yok. Zaten şehirdeki hostellerin büyük bir bölümü gayet şık ve modern. Yani öyle düşük seviyeli hostellerden çok fazla yok. - Bu şehirde çok merkezi bir hostelde konaklamanıza da gerek yok. Zaten şehirdeki hostellerin büyük bir bölümü, turistik yerlere 15-30 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bu yüzden, şehrin tam kalbinde konaklayarak fazladan 10-15£ gecelik bir ücret ödemenize de gerek yok. - Amsterdam'ın en ucuz hosteli, yani 20£'nun altındaki hosteller, genelde Haarlem veya diğer şehir merkezinin dışındaki semtlerde bulunur. Aslında bu bölgeler de konaklama için tercih edilebilir, ancak şehir merkezine 15-20 dakikalık tren yolculukları ile gidip gelmeyi planlamıyorsanız, buradaki hostelleri pek sevmeyebilirsiniz. - Amsterdam'da hangi bölgede hostel arayacağınıza henüz karar veremediyseniz de, Amsterdam'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak, şehirdeki konaklama bölgeleri hakkında çok daha detaylı bir bilgi sahibi olabilirsiniz. Amsterdam'da hostel tavsiyesi olarak daha listeye birçok tesis eklemek mümkün. Fakat, bu 9 hostel arasından her zevke ve bütçeye uygun olan konaklama birimlerini bulabileceğinizden dolayı, ilk olarak bu hosteller ile araştırmanıza başlayın derim."} {"url": "https://gezicenga.com/anadolu-medeniyetleri-muzesi-nerede/\"", "text": "İnsanlık tarihinin kronolojik bir sunumuna ev sahipliği yapan Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara Kalesi yakınlarında at pazarı olarak bilinen semtte bulunuyor. Sergilediği tarihi eserlerin yanı sıra, binanın kendisi de başlı başına tarihi bir yapı. Müze, Mahmutpaşa Bedesteni ve Kurşunlu Han gibi iki tarihi binanın birleştirilmesi ile oluşmuş, etkileyici bir yapı. Kendine özgü tarihi koleksiyonları ile, Dünyanın en iyi müzeleri arasında sayılan bu müze Paleotik çağdan günümüze kadar olan dönem ile ilgili eserleri, kronolojik bir sunum içerisinde ziyaretçileri ile buluşturuyor. 1. Kaba Taş Çağı : İlkel dönemlerde aletler, yontulmamış taş, ağaç ve hayvanların kemiklerinden yapılıyordu. İşte bu dönemin izlerinin bulunduğu kalıntılar, Hatay, Ankara çevresi, Trakya, Maraş ve Antalya yöresinde bulunmuş. Antalya'da bulunan en önemli kalıntılar ise, Karain Mağarası içerisinden çıkarılmış. Bu çağa ait balta, bıçak ve iskelet gibi eserleri bu bölümün vitrinlerinde görebilirsiniz. 2. Asur Ticaret Kolonileri Çağı : Boğazköy ve Alişar kazı çalışmalarında bulunmuş eserler, Mezopotamya ile Anadolu arasında yapılmış ticaretin en iyi kanıtları olarak biliniyor. Pişmiş toprak, içki kapları, hayvan şeklinde parfüm kutuları, altın, fayans ve fildişinden yapılmış eserleri bu bölümde görebiliyorsunuz. 3. Yontma Taş Çağı : Bu çağ, insanların su kenarlarında yaşadığı, tarımın yavaş yavaş şekillendiği dönem olarak bilinir. Bu bölümdeki eserler, bıçaklar, kazmalar, deniz kabuklu süs eşyaları, duvar resimleri ve heykelciklerden oluşuyor. Yontma Taş Çağının bulunduğu bölüm, müzenin en rağbet gören bölümlerden biri diyebilirim. 4. Tunç Çağı : Bu bölümde altın ve gümüş vazolar, silah, hayvan heykelcikleri ve güneş kursları gibi eserleri görebilirsiniz. 5. Bakır Çağı : Bu bölümde sergilenen eserler, ağırlıklı olarak bakır ve taştan yapılmış silahlar. Bu bölümdeki eserlerin birçoğu, Alişar, Hacılar ve Tilkitepe kazılarında bulunmuş eserlerden oluşuyor. 6. Frig Çağı : Bu bölümde sergilenen eserler ise, kase, kepçe, çengelli iğne, ahşap mobilya parçaları, kabartmalar ve çanak çömlek gibi, Gordion, Alişar ve Alacahöyük gibi yerlerden çıkarılmış eserlerdir. 7. Urartu Çağı : Daha çok maden işçiliğinde ileri olan Urartulardan kalan, altınlar, tunçlar, gümüşler, fildişinden yapılmış süs eşyaları, kazanlar ve kabartmalı levhalar gibi, birçok tarihi eserleri bu bölümde görebilirsiniz. 8. Eski Hitit ve Hitit İmparatorluk Çağı : Taş işçiliği ile bilinen Hititler dönemi ile ilgili eserlerin sergilendiği bu bölüm, müzenin en dikkat çeken bölümlerinden oluyor. Tapınak, çivi yazılı tabletler ve madenden yapılmış eserleri ile ön plana çıkan Hitit Dönemi, diğer bölümlerde sergilenen eserlere nazaran biraz daha farklı eserlere ev sahipliği yapıyor. Heykelcikler, kabartmalı olarak yapılmış boya kaplar, silindir mühürler, bu bölümde bulunan bazı önemli eserlerden. - Pişmiş topraktan yapılmış \"Oturan Kadın\" heykeli. - Güneş kursu - Altın taç - Fildişi kutusu - Çıplak tanrıça heykelciği - Boğa biçimli törensel kaplar - Obsidiyen vazo - Medusa başlı kolye - Tunç Tablet - Ahşap Masa Gerek zengin eserleri ile, gerekse tarihi müze binası ile, 1997 yılında \"Avrupa'da Yılın Müzesi\" seçilmiş olan bu müze, Ankara gezilecek yerler listenizde mutlaka olmasını düşündüğüm yerlerden. Sonuçta müzekart ile ücretsiz olarak bu müzeye girebiliyorsunuz. 5-10 dakikalığına bir göz atın. Yabancı turistlerin sevdiği, bizim sevmediğimiz ne ise, girin bir bakın. Belki onlardan daha çok seveceksiniz bu müzeyi. Müze içerisinde sesli ekranlarla anlatımlar desteklenerek, daha da öğretici olmuş. 3 boyutlu olarak yapılmış olan Midas mezarı ise, gayet başarılı bir şekilde sergilenmiş. Müze içerisinde oturup çay/kahve içebileceğiniz, bir de kafeterya bölümü bulunuyor. Müzeye girer girmez kağıt bardaklarda kahvenizi alabilir, müzedeki eserleri incelerken kahvenizin ve eserlerin keyfini çıkarabilirsiniz. Bunun yanında dilerseniz, masalarda oturarak müze ile ilgili broşürlere de göz atabilirsiniz. Ayrıca, müze içerisinde bir de hediyelik eşya satışı yapılan küçük bir bölüm bulunuyor. Buradan, müze anısına anısına birkaç şey de alabilirsiniz. Fiyatlar gayet uygun. Ulus'un herhangi bir yerinden müzeye yürüyerek 25-30 dakika içerisinde rahatlıkla gidebilirsiniz. Fakat, benim size tavsiyem, eğer 2-3 kişi müzeye gitmeye çalışıyorsanız taksi tutmanız olacaktır. Ortalama 15-20 tl arasında bir ücrete rahatlıkla müzeye ulaşabilirsiniz. Tabi, bu yöntem Ulus'tan toplu taşıma araçları ile müzeye ulaşmak isteyenler içindir. Konum için tıklayın. Eğer, yalnız seyahat ediyorsanız bırakın taksiyi, minibüsü ve yürüyün. Yol üzerinde ilginizi çekebilecek birkaç tarihi ve turistik yerde görebilirsiniz. Bazı yollar az yokuşlu olsa da, toplu taşıma aramaktı, bulmaktı, bilet almaktı, derken zaten 30 dakikanızı öldüreceksiniz. Bu yüzden, Ulus'tan yürüyerek gidebileceğiniz bu müze için, toplu taşıma araçlarını kullanmanıza gerek yok diyebilirim. 08:30-17:00 saatleri arasında açık olan müzeye giriş ücreti : 36 TL. Bu yüzden, müzekartınız yoksa bile, artık bir müzekart alın deriz. Müze ziyaretinizden hemen sonra, 2 dakika yürüme mesafesinde olan Ankara Kalesi'ne bir göz atabilirsiniz. Kaleiçi adı verilen mahallede, tarihi evlerin arasında kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra, Ankara'yı seyretmek için surlara çıkabilir, güzel manzara fotoğrafları çekebilirsiniz. Kalenin içerisinde birkaç restoran ve hediyelik eşya satışı yapılan dükkanları bulabileceğiniz gibi, turist ofisini de burada bulabilirsiniz. Ankara Kalesi beklediğinizi vermezse, daha farklı ve daha çeşitli bir müze olan, Çengelhan Rahmi Koç Müzesi'ne göz atabilir, biraz nostalji yaşayabilirsiniz. Müzede, aklınıza gelebilecek birçok çeşit koleksiyonlar bulunmakta. İlk bilgisayardan ilk fotoğraf makinelerine birçok eseri bu müzede görebilirsiniz. Müzenin etrafında birçok restoran bulabilirsiniz. Fakat, buralarda bulunan restoranların büyük çoğunluğu pahalıdır. Bu yüzden çok mecbur kalmazsanız, yemek için buraları tercih etmemenizi öneririm. Son olarak, Gramafon Cafe ve Hatipoğlu Konağı, gezinize nokta koyabileceğiniz yerlerden. Hatipoğlu'nda manzara seyredebilir, Gramafon Cafe'de de, farklı tarzda müzikler eşliğinde bir şeyler içebilirsiniz. Anadolu Medeniyetleri Müzesi, gerek sergilediği eserler ile, gerekse bulunduğu konum itibari ile, Ankara gezinizde mutlaka göz atmanız gereken yerlerden diyebilirim. Müze içerisinde bulunan eski çağlardan kalmış eserler ilginizi çekecektir. Çekmezse de, buradan birçok turistik yere yürüyerek de gidebileceğiniz için, görmeye değer müzelerden diyebilirim."} {"url": "https://gezicenga.com/anitkabir-nerede/\"", "text": "Anıtkabir, Ulu Önder Atatürk'ün kabrine ev sahipliği yapan, her bir köşesinde farklı bir anlam ve ayrıntı gizli olan, yoğun duygular eşliğinde gezebileceğiniz çok özel bir yer. 10 Kasım'da burayı ziyaret etmenin her ne kadar anlamı büyük olsa da, diğer zamanlarda da, boş bırakılmayıp, Atamızı anmak için ziyaret edilmesi gerekir. Ankara Tandoğan meydanına 5 dakika yürüme mesafesinde olan Anıtkabir, gerek Atamızın kabrinin bulunduğu yeri görebiliyor olmanız, gerekse muhteşem parkı, bahçesi ve müzesi ile Ankara'nın gezilecek yerleri arasında mutlaka olması gereken eşsiz bir yer. Anıtkabir'in iki farklı girişi bulunuyor. Biri Tandoğan, diğeri ise, Anıttepe girişi. Buraya turlar ile gelen birçok grubun ve turistin kullandığı kapı, Tandoğan kapısı olarak bilindiğinden dolayı, bu girişi kullanmanızda yarar var. Eğer bu girişi kullanacak olursanız, Barış Parkı olarak bilinen yemyeşil bir park karşılar sizi. Bir de sonbahar da burayı ziyaret ediyorsanız, ağaçların o muhteşem rengine bayılacaksınız. 100'den fazla farklı türden, 50 binden fazla süs ağaçları ve bitkileri ile yemyeşil bir alan. Dünyanın birçok Ülkesinden getirilmiş olan fidanlar sayesinde, Atamızın kabrini görmeye yemyeşil bu yoldan gidersiniz. Parktan yolunuza devam edip 400-500 metre kadar yürüdükten sonra, Aslanlı yol adı verilen yere ulaşırsınız. 26 merdiven basamağı ile çıkılan bu yola girmeden, sizi İstiklal ve Hürriyet Kulesi karşılar. Ana giriş olarak bilinen bu 26 basamaklı merdivenin hemen sağ tarafında bulunuyor. İçerisindeki kabartmada kartal figürü ve yanında ayakta duran, kılıç tutan bir gencin figürü bulunmakta. Anıtkabir maketi de, bu kule içerisinde yer alıyor. Kulenin duvarlarında ise, Atatürk'ün İstiklal sözlerini görebilirsiniz. Kulenin hemen ön tarafında üç kadın heykel göreceksiniz. Ulusal kıyafetler içerisinde tasvir edilmiş bu üç heykel, Atatürk'ün hayata veda edişinin acısı içerisinde bile, Türk kadının ne kadar gururlu, azimli ve ağırbaşlı olduğunu simgeliyor. Bu heykel grubunun mimarı ise, Hüseyin Anka Özkan'dır. Hürriyet kulesi ise bu girişin sol tarafında yer alıyor. Kule içinde, elinde kağıt olan bir melek ile hemen yanında bulunan şaha kalkmış at figürü bulunuyor. Şaha kalkmış at figürü hürriyet ve bağımsızlığı temsil ederken, melek figürü ise, bağımsızlığın kutsal olduğunu, elinde tuttuğu kağıt ise, \"Hürriyet Beyannamesi\"ni temsil ediyor. Bunun dışında kule içerisinde Anıtkabir'in inşaat halindeki fotoğraflarını da görebilirsiniz. Bu kulenin duvarlarında ise, Atatürk'ün Hürriyet hakkındaki sözleri bulunuyor. En uygun fiyatlı Ankara otellerine göz atmak için tıklayın. En Popüler olan Ankara otellerine göz atmak için tıklayın. Ankara'da 3 yıldızlı olarak Maltepe 2000 Oteli, 4 yıldızlı otel olarak Demora Oteli ve 5 yıldızlı olarak da Grand Ankara Hotel Convention Center'a göz atabilirsiniz. Aslanlı yoldan yürümeye başladığınız zaman, Atamızın huzuruna çıkabilmek için hazırlanmış bu yola, neden aslanlı yol dendiğini anlayacaksınız. Sağlı sollu toplamda 24 tane aslan heykeli bu yol üzerinde bulunuyor. Yola döşenmiş taşların asimetrik oluşu, taşlar arasında boşlukların oluşu ile, buraya gelen ziyaretçilerin daima yere bakarak yürümeleri sağlanıyor. Bunun en önemli nedeni ise ; ziyaretçilerin başı önde yürüyerek, saygılı bir şekilde Atanın huzuruna çıkarılmak istenmesi olarak biliniyor. Aslan heykellerinin bazılarının arasında nöbet tutan askerler de bulunuyor. Aslanlı yolu bitirdiğinizde, yolda yürümeye başladığınız andan itibaren görebileceğiniz, şanlı Türk bayrağımızı göreceksiniz. 33 metre uzunluğunda olan bayrak direği ise, Amerika'da yaşayan Nazmi Cemal'in bir hediyesidir. Aslanlı yolu bitirdiğinizde, hemen sağ tarafınızda bulunan kule ise, Mehmetçik Kulesi olarak biliniyor. Kule duvarında bulunan kabartmada, cepheye giden Mehmetçik'in evinden ayrılması tasvir edilmiş. Zühtü Müridoğlu'na ait olan bu eser, burada görülmesi gereken anlamlı eserlerden diyebilirim. Kule içerisine girerek Anıtkabir Hakkında 3-5 dakikalık kısa filmleri de seyredebiliyorsunuz. Aslanlı yolun bitiminin hemen sol tarafında, Mehmetçik Kulesinin hemen karşısında bulunan kule ise, Müdafaa-i Hukuk Kulesi'dir. Kule duvarındaki kabartmada Müdafaa-i Hukuk tasvir edilmiş. Kabartma Nusret Suman'a ait. Bu kule içerisinde ise, hediyelik eşya satışının yapıldığı yer bulunuyor. Tören alanına girer girmez sağ tarafa doğru gittiğinizde, Barış ve Zafer kulelerinin arasında bulunan, Atatürk'ün silah arkadaşı, can dostu, İsmet İnönü'nün Lahdini görürsünüz. Bu lahit sembolik olmakla birlikte, İsmet İnönü'nün mezar odası alt katta bulunmakta. Barış Kulesi içinde Atatürk'ün \"Yurtta Barış Cihanda Barış\" sözlerini ifade eden kabartmalar bulunuyor. Ayrıca yine Atatürk'e ait Lincoln marka araba ve makam arabalarını da burada görebilirsiniz. Tören alanının sol kısmında bulunan Başkomutanlık Meydan Muharebesinin betimlendiği kabartmalar ve sağ kısmında bulunan Sakarya Meydan Muharebesi kabartması da görülmeye değer yerler arasında. Şüphesiz alanın en önemli yeri Mozole'dir. İçeri girilen yerin solunda Atatürk'ün gençliğe hitabesi ve sağında ise, onuncu yıl nutku yazılı. Atatürk'ün mezarı ise, mozolenin 7 metre altında bir mezar odasında bulunuyor. Bu mezar odası da ziyaretçiye kapalı. Mozolenin bulunduğu bu yerdeki tavan işlemeleri ve zemindeki mermer işçiliği tam anlamıyla harika. Kolonların arasında bulunan pencerelerden gelen ışık ise, içerinin havasını tam anlamıyla değiştiriyor. Giriş tavanında bulunan kilim tarzında işleme ise, turistlerin en çok dikkatini çeken yerler arasında oluyor. Ulu Önder Atatürk'ün balmumundan yapılmış heykelleri, madalyaları, kişisel eşyaları, elbiseleri ve kitap koleksiyonları burada sergilenmekte. Her ne kadar görevli bu bölümde fotoğraf çekmek yasak dese de, görevli arkasını döndükten sonra, şakır şakır fotoğraflar çekiliyordu. Turistlere ayak uydurmak adına bende birkaç fotoğrafı bu bölümde çektim. Son yıllarda müzeye eklenmiş olan Atatürk'ün bulunduğu savaşlar ve bu savaşların 3 boyutlu gösterimleri de bulunuyor. İşte bu bölüm, benim müzede en çok beğendiğim yerdi. 3 boyutlu olarak gerçeğine çok yakın bir şekilde yapılmış bu gösterimler oldukça başarılı. Müzeye tören alanının bir ucundan giriyor diğer ucundan çıkıyorsunuz. Girişi şeref holünden, çıkışı ise, müzenin en son bölümü olan Anıtkabir hediyelik eşya bölümü ve kütüphane oluyor. Bu müze, Anıtkabir'in en kalabalık ve en güzel yerlerinden. Adım başı farklı eserler ile donatılmış bu müzede ayrıca, Atatürk devrimlerinin anlatıldığı bir bölüm de bulunuyor. Müzenin tam ortasında ise, Anıtkabir mezar odası bulunuyor. Tabi, burayı ziyaret edemiyorsunuz. M. Kemal Atatürk'ün Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti kimlikleri, muhteşem tablolar, gemi maketleri, Kurtuluş Savaşı'na katılan birlikler ve komutanların isimlerinin yer aldığı panolar gibi eserler ve yerlerde müzede bulunan diğer önemli yerlerden. Not : Müze genel olarak aşırı kalabalık olduğundan dolayı, en az 1 saatinizi burada geçirebileceğinizi unutmayın. Acele etmeyin, müzenin o eşsiz koridorlarında bulunan her bölüme tek tek girip eserlere göz atın. Anıtkabir müzesi olarak bilinen bu yer, Ankara'da veya Türkiye'de görebileceğiniz en güzel ve en önemli müzelerden. Müzede, bir de kafeterya bölümü bulunuyor. Oldukça sakin olan bu kafe, müzenin son kısımlarında bulunduğundan dolayı kimsecikler yok. Yakınlarda su alabileceğiniz tek yerin bu kafeterya olmasından dolayı, buranın varlığından haberinizin olmasında yarar var. Müzeye girişler ücretsizdir. Ziyaret saatleri ise 09:00-16:00'dır. Anıtkabir kaç saatte gezilir ? diye soracak olursanız ; öncelikle detaylı bir gezi planlıyorsanız en az 3 saatinizi bu muhteşem yer için ayırın derim. Askerlerin nöbet değişimi saatlerine denk gelemeseniz de, saat 17:00'a doğru, askerlerin nöbet yerlerinden ayrılışı da görülmeye değer. Tek bir asker tüm nöbet yerlerini tek tek dolaşarak, nöbetteki askerleri toplar. Bu muhteşem anı yakalamak için 17:00'a kadar tören alanında olmanızda yarar var. Anıttepe'de yer alan bu kutsal yere ulaşım için en kolay yol, Ankaray'ı kullanmak olacaktır. Kızılaydan Ankaray'a binerek, Maltepe veya Tandoğan istasyonunda inerek buraya 5 dakikalık kısa bir yürüyüş ile ulaşabilirsiniz. Bunun yanında, Kızılay'dan veya Ulus'tan buraya birçok minibüs ve otobüs de bulabilirsiniz. Anıtkabir Tandoğan Girişi Konum için tıklayın. Anıtkabir ziyaret saatleri ise ; 09:00-17:00 saatleri arasıdır. Anıtkabir, manevi duyguları yoğun bir şekilde hissedebileceğiniz özel yerlerden. Ankara gezinizde bu eşsiz yer için en az 2 saatinizi ayırın, anı yaşayıp, tarihi hissedin, Atamıza saygı duruşunda bulunun ve bir de bu yerin anısına ufak bir şey almayı da unutmayın."} {"url": "https://gezicenga.com/ankara-devlet-resim-ve-heykel-muzesi/\"", "text": "Ankara'nın en güzel ve en özel müzelerinden biri olan Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, sergilediği binden fazla tabloları ve heykelleri ile, sanatseverlerin çıkmak istemeyeceği müzelerden biri. Ulus semtinde, Namazgah tepesinde, Ankara Etnografya Müzesi ile yan yana bulunan bu müze, Ankara'da en çok seveceğiniz müzelerden. Müzenin bulunduğu tarihi bina, 1927'de Türk Ocakları Merkez Binası olarak yapılmış ve 1975'den 1980 yılına kadar, çevre şehirlerden ve yurt dışından getirilen özel koleksiyonlar ile 1980 yılında müzeye dönüştürülerek ziyarete açılmış. Ankara Resim ve Heykel Müzesi'nde, Cumhuriyet dönemi öncesi ve sonrasına ait birçok zengin eserler sergilenmekte. Müzede yer alan eserlerin büyük çoğunluğu ; Abidin Dino, Fikret Mualla, Arif Kaptan, Şeker Ahmet Paşa, İbrahim Çallı, Şevket Dağ, Osman Hamdi Bey, Abdülmecid Efendi gibi ünlü sanatçılara ait. Resim ve Heykel Müzesi bölümlere ayrılmış ve birçok sanatçının kendi isminde sergi salonu bulunuyor. Bunlardan bana göre en dikkat çeken ve en popüler olanlar, İbrahim Çallı ve Arif Kaptan sergi salonudur. 1000'den fazla resim bulunduğu söylenen Resim ve Heykel Müzesi'nde, 6 sergi salonu bulunuyor. Cumhuriyet döneminden günümüze kadar olan resim, heykel, seramik ve Türk süsleme sanatına ait eserler burada sergileniyor. Müzede bulunan, Zonaro'nun \"Genç Kız Portresi\", Emel Korutürk imzalı \"Gazi ve Şükran\", Osman Hamdi Bey'in \"Silah Taciri\", Vasili Vereşçagin'in \"Timur'un mezarı başında\" adlı eserler, Resim ve Heykel Müzesi'nin ilk eserleri olarak biliniyor. Bu dört eserle devralınan müzenin oluşumu, devlet kurumlarında bulunan sanat eserlerinin bir araya getirilmesiyle sağlanmış. Tabi, çok daha önceleri, koleksiyonda bulunan eserler oldukça fazlaymış. Birçok Kamu kurumlarına süs amaçlı olarak verilen eserler sayesinde, müzede bulunan eserlerin azaldığı söyleniyor. Müzenin merdivenlerinden çıktığınızda ilk karşınıza Eşref Üren sergi salonu çıkıyor. Bu katta bulunan teşhir salonlarını soldan sağa gezecek olursanız, sırasıyla Türk Süsleme Sanatları Sergi Salonu, Arif Kaptan Sergi Salonu, İbrahim Çallı Sergi Salonu, Fikret Mualla Sergi Salonu ve Osman Hamdi Sergi Salonunu görürsünüz. Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi güzel sanatlar galerilerinde, sezon boyunca 50'den fazla Ulusal ve Uluslararası sergi açıldığı söyleniyor. 2 yılda bir düzenlenen Asya-Avrupa Bienali Sergisi, anlaşmalı olarak açılan Yabancı Sanatçılar Kültür Sergileri ve Sedat Simavi Karikatür Yarışması Sergisi bunlar arasında en bilinen sergilerden. Müze binası içerisinde operet temsillerine uygun bir de sahne bulunuyor. Ankara'da ilk Kültür ve Sanat Salonu olarak faaliyet göstermiş olan bu sahne, günümüzde Devlet Opera ve Balesinin operet temsilleri ve diğer sanat kurumları ve özel sanat topluluk konserleri için kullanılmakta. Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi tarihi hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse, müzenin bulunduğu bina 1930 yılında bir Türk Ocakları Merkez Binası olarak inşa edilmiş. Günümüze kadar da birçok resmi kurumlara tahsis edilerek el değiştirmiş olan müze, 1975'te Resim ve Heykel Müzesi olarak kullanılmak üzere Kültür Bakanlığı'na devredilmiş. 1985'te Sabancı Vakfı'nın da katkısı ile, müzenin bulunduğu bina, orjinaline uygun olarak restore edilmeye başlanmış. Binanın locaları ve süslemeleri 1930'da ki şekline kavuşturularak sahnesi kullanılabilir hale getirilmiş. 1985 yılında açılan salonda, haftanın her günü birçok sanat etkinliği yapılmakta. Bu yönüyle de, müze işlevinin yanı sıra bir de kültür merkezi görevini üstlenmiş. Müzede 6 salon, Arif Hikmet Kavunoğlu, Korutürk ve Sedat Simavi olmak üzere üç güzel sanatlar galerisi, resim, heykel ve seramik olmak üzere üç atölye, bunun yanında bir restorasyon atölyesi, 6 teşhir salonu, şark salonu, kafeterya ve depolar da bulunmakta. Bu müzeye girişler ücretsiz olmakla beraber müze ziyaret saatleri ise ; 09:00-17:30 saatleri arasıdır. Booking. com aracılığıyla Ankara'daki otellerin hemen hemen hepsinde ücretsiz rezervasyon iptali bulunuyor. Çoğunda da ön ödeme olmadan rezervasyon yapmak mümkün. Ankara'da bütçeli bir otel olarak 3 yıldızlı otel olan Maltepe 2000 Hotel'i, orta bütçeli olarak 4 yıldızlı bir otel olan Demora Hotel'i veya Radisson Blu Ankara'yı ve son olarak lüks bir otel için de 5 yıldızlı bir otel olan Grand Ankara Hotel Convention Center adlı oteli deneyebilirsiniz. Tüm Ankara Otellerine, Hostellerine ve Dairelerine göz atmak için tıklayın. Ankara'nın Ulus semtinde, Namazlık tepesinde bulunan bu müzeye, Ulus meydanından yürüyerek 10-15 dakika içerisinde ulaşabilirsiniz. Fakat, Kızılay tarafından veya Ankara'nın diğer semtlerinden müzeye ulaşmak için, size tavsiyem metroları kullanmanız olacaktır. Resim ve Heykel Müzesi, Sıhhiye metro istasyonuna 5 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bu istasyonu kullanarak müzeye rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ankara Resim/Heykel Müzesi ziyaretinizden hemen sonra, yan binada bulunan Ankara Etnografya Müzesi'ne de bir göz atın derim. Türk Kültürü hakkında detaylı bilgileri bulabileceğiniz bu müze de, ilginizi çekecektir. Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Ankara gezilecek yerler listenizde olması gereken en kaliteli müzelerden biri. Ankara'ya kadar gelip de bu müzeye göz atmadan olmaz. Sonuçta, hem Ankara Etnografya Müzesi'nin hemen yanında bulunuyor, hemde müzeye girişler ücretsiz. Müze hoşunuza gitmezse bile teselliniz, giriş ücreti ödememiş olmanız olacağından, bu müzeyi kaçırmayın derim."} {"url": "https://gezicenga.com/ankara-etnografya-muzesi/\"", "text": "Ankara Etnografya Müzesi, Türkiye'nin milli kültürünü, tarihini ve yapısını yansıtan en önemli müzelerden biri. Cumhuriyet döneminde yapılmış ilk devlet müzesi olması bakımından oldukça önemli. Anadolu Türk kültürünün yüzlerce yıllık mirasına ev sahipliği yapan bu müze, Ankara müzeleri arasında ilk tercih etmenizi düşündüğüm oldukça özel müzelerden biri. Türk sanat hayatının Selçuklu döneminden günümüze kadar gelen renkli örneklerini bu müzede görebiliyorsunuz. Halk giysilerinden süs eşyalarına, geleneksel gelin kıyafetlerinden Türk çini porselenlerine, birçok eserler, ziyaretçisi ile buluşuyor. Türk ağaç işçiliği sanatından birçok eseri de, bu müze içerisinde görebilmek mümkün. Bunlardan bazıları ; Ahi Şerafettin Sandukası, Ürgüp'te bulunan Damsa köyü Taşhur Paşa camii'nin mihrabı, Siirt'te bulunan Ulu Camii minberi, Sultan III. Keyhüsrev'in tahtı, Merzifon Çelebi Sultan medresesinin kapısı gibi birçok eser de, müzede dikkat çeken eserler arasında. Müzenin büyük öneme sahip olmasının bir diğer nedeni ; Atatürk'ün naaşının, Anıtkabir'e nakline kadar burada kalmış olmasıdır. Bu bölüm günümüzde, M. Kemal Atatürk anısına, sembolik bir kabir şeklinde müzedeki yerini almış. Müzeye geldiğinizde, giriş kapısının tam karşısında yer alan at üstünde bronz Atatürk heykeli bulunuyor. Türkiye'nin en iyi heykellerinden biri olarak bilinen 1927 yılında yapılmış bu heykelin mimarı ise, bir İtalyan heykeltraş olan, Pietro Canonica'dır. Müzenin bulunduğu binanın mimarı ise, Arif Hikmet Koyunoğlu olarak bilinmekte. Bina, mimari bakımdan Anadolu ve ilk çağ mimarisinden de özellikler yansıtmakta. 28 basamaklı merdiven ile çıkılan müzenin dört sütunlu bir girişi bulunuyor. Giriş kısmı ise, mermerden olup üzerinde oyma sanatı görülebiliyor. Müze kapısından içeri girince kubbe altında bulunan hole, buradan da iç avlu adı verilen kısma geçiliyor. Müze, ilköğretim öğrencilerinin en önemli gezi noktalarından biriymiş. Tabi, ben bunu müzeye gelene kadar bilmiyordum. Benim müze ziyaretim sırasında 4-5 sınıf (Yaklaşık 100 kişi) müze ziyareti yapıyordu. Bu da müzeyi istediğiniz gibi rahat bir şekilde gezememenize neden olabiliyor. Genelde bu gruplar, bu müzenin hemen yanında bulunan Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde geziye başlıyormuş. Eğer bu gruplar ile aynı anda müzenin bulunduğu yere gelecek olursanız, siz direkt olarak Etnografya Müzesi'nden gezinize başlayın. Bu şekilde gruplardan az da olsa kurtulmuş olursunuz. Müze içerisinde bulunan eserlerden mutlaka hoşunuza gidecek bir eser bulabilirsiniz. Özellikle Türk kültürüne meraklıysanız bu müzeyi seveceksiniz. Anadolu'nun birçok yöresinden derlenerek hazırlanmış halk giysileri, ayakkabılar, takunya örnekleri, süs eşyaları, kadın ve erkek çorapları, gelin kıyafetleri, yatak örtüleri, uçkurlar, bohçalar, damat tıraş takımları gibi, Türk sanatının temsilcileri olan birçok eseri burada görebilirsiniz. Bunun yanında birçok halı dokuma merkezlerinde üretilmiş, birbirinden farklı halı ve kilim koleksiyonları da bulunuyor. Bu müze, Anadolu maden sanatına da büyük bir yer vermiş. Yüzyıllık memlük kazanları, Osmanlı şerbet kazanları, siniler, kahve tepsileri, mum makasları gibi birçok madeni eser de, müze içerisindeki yerini almış. Ayrıca, yaylar, oklar, çakmaklı tabancalar, kılıçlar, tüfekler gibi Osmanlı dönemine ait birçok silah da, müze içerisinde görülebiliyor. Müzede en çok dikkatinizi çekeceğini düşündüğüm bölüm ise, giysiler ve işlemeler bölümü diyebilirim. Damat tıraşı ve kına yakma töreni ile alakalı tematik sergiler oldukça etkileyici. Bunun yanında el dokumaları bölümü, madeni eserler bölümü, kahve kültürü ve kaşıklar bölümü ile sünnet odası tematik sergiler de, müze içerisinde ilgi odağı haline gelmiş yerler arasında. Haftanın her günü ziyarete açık olan müzenin çalışma saatleri, 08:30-17:00 saatleri arası. Yaz aylarında müzenin 1-2 saat daha geç kapabileceğini unutmayın. Ankara Etnografya Müzesi giriş ücreti 2020 : 20 TL'dir. Fakat, müzekartınız varsa, müzeye ücretsiz olarak girebilirsiniz. Not : Müze içerisinde dilediğiniz gibi fotoğraf çekebiliyorsunuz. Flaşlı çekimlere de hiçbir şey demiyorlar. Öncelikle, Kızılay Meydanından buraya yürüyerek gelebileceğinizi tavsiye edenlere, \"Siz daha önce hiç buradan yürüdünüz mü\" diye sormanızı tavsiye ederim. Meydandan müzeye gitmek, tam bir ızdırap olacaktır. Fakat, yok illa yürüyecem diyorsanız, ortalama 3 km yürüyeceğinizi unutmayın derim. Bu da yaklaşık 40-45 dakika yapıyor. Yani, en azından ben bu kadar sürede yürümüştüm. Bu kadar yürümek yerine 30 tl ödeyerek, Kızılay Meydanından müzeye gidebileceğiniz de, aklınızın bir köşesinde bulunsun. Müzeye en iyi ulaşım yollarından biri, metrolardır. Müzeye, tam 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan \"Sıhhiye Metro İstasyonu\"nu kullanarak ulaşabilirsiniz. Ayrıca, müzeye Ulus'tan yürüyerek 10-12 dakika içerisinde de ulaşabilirsiniz. Bu yüzden, illa yürüyeceğim diyorsanız, Ulus'tan yürüyün derim. Detaylı olarak bu müzeyi 30-35 dakika içerisinde rahatlıkla gezebilirsiniz. Fakat, öğrencilere denk gelecek olursanız, bazı eserleri görmek için sıra beklemeniz gerekiyor. Bu da fazladan 15-20 dakikanızı alacaktır. Bu müze ziyaretiniz bittikten sonra, hemen yan binada bulunan Resim ve Heykel Müzesi'ne mutlaka bir göz atın derim. Yerli yabancı birçok sanatçıya ait heykeller ve tablolar da dikkatinizi çekecektir. Bunun yanında Ulus'a ana yoldan gidiyorsanız, cadde üzerinde bir de Ankara Vakıf Eserleri Müzesi bulunuyor. Ben burayı es geçmiştim. Fakat, birçok sanatseverin en beğendiği yerlerden biri olarak bilindiği için, sanata büyük bir düşkünlüğünüz varsa bu müzeye de göz atabilirsiniz. Ankara Etnografya Müzesi, gerek sergilediği eserler ile, gerekse geleneksel Türk kültürü hakkında detaylı bilgiler vermesiyle, Ankara gezilecek yerler listenizde olması gereken önemli müzelerden diyebilirim. Sanatseverler ve Osmanlı kültürüne meraklı olanlar bu müzeyi es geçmeyin, müzede dikkatini çekecek mutlaka bir şeyler bulacaksınız."} {"url": "https://gezicenga.com/ankarada-gezilecek-yerler/\"", "text": "Bir gezi rotası olarak pek sevilmeyen şehirlerimizden biri olan Ankara, gerek başkent olmasından kaynaklanan bürokratik bir havası, gerekse trafiğiyle ve kalabalığıyla İstanbul'a benzetiliyor olması, bu şehirdeki güzelliklerin önünde büyük engel oluşturuyor. Ankara'da gezilecek yerler, sadece Ulus ve Kızılay'dan oluşmuyor. Çevre semtlerde ve ilçelerde belki de, başka hiçbir yerde görülemeyecek doğal güzellikler bulunuyor. Birçok kişinin ön yargı ile yaklaştığı bu şehirde, bir turist olarak yapılacak birçok aktiviteyi fazlasıyla bulabileceğinize emin olabilirsiniz. Ankara'da gezilecek ve görülecek birçok yer bulunuyor. Bunlar arasında en popüler ve en önemli olan 30 turistik yeri aşağıdaki listede bulabilirsiniz. Şehirdeki görülebilecek yerlerin birkaç müze ile sınırlı diyenlere önerebileceğim bu muhteşem semt, şehrin en turistik yerleri arasında. Ankara'nın bürokratik havasına meydan okuyan bu semtte kaybolarak gezin. Bünyesinde barındırdığı tarihi ve turistik yerlere göz atın. Olmadı, bir cafeye oturup, kumda Türk kahvesinin keyfini çıkarın. Koskoca şehrin içine saklanmış, Osmanlı havasının hakim olduğu Hamamönü'ne bayılacaksınız. Hamamönü, Ankara kültürünü en iyi görebileceğiniz yerlerden. Esnaflar yıllanmış orada artık. Herkes turistlerler konuşmaya buranın tarihini kültürünü anlatmaya can atıyor. Bir kafeye oturup mekan sahibi ile 5 dakika konuşsanız Hamamönü ve gelişimi hakkında çok güzel bilgiler öğrenebilirsiniz. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, şehrin sembolü olarak bilinen Ankara Kalesi, şehirde en iyi manzarayı izleyebileceğiniz yerlerden. Kaleden içeriye girdiğinizde hayatın burada da devam ettiğini göreceksiniz. Tarihi evler restore edilerek şık bir görünüme kavuşturulmuş. Kaleiçi adı verilen yerde bir de turist ofisi bulunuyor. İhtiyacınız olan bilgileri buradan aldıktan sonra, etrafta bulunan restoranlara da göz atabilirsiniz. İç kaleye giderken, ev yapımı hediyelik eşya satan teyzelerden, sevgilinize/annenize çok güzel birkaç hediye alabilirsiniz. Surlara çıktığınızda ise, tüm Ankara, ayaklarınız altında kalıyor. Eşsiz manzarayı surların üzerinden seyredin, surlarda dikkatli yürüyün ve bu kaleyi sadece gündüz ziyaret edin. Ankara kalesinin hisar kapısı tarafından çıktığınızda hemen sol çaprazında göreceğiniz müze, Çengelhan Rahmi Koç Müzesi olacaktır. Daha çok çocuklu aileler için güzel bir deneyim olsa da, yetişkinlerin de, listeye ekleyebileceği, oldukça ilgi çekici bir müze diyebilirim. Müze içerisinde, eski model lüks arabalardan motosikletlere, ilk bilgisayarlardan fotoğraf makinelerine, aklınıza gelebilecek binbir çeşit eseri görebilirsiniz. Rahmi Koç Müzesi'ne 2-3 dakika yürüme mesafesinde bulunan Anadolu medeniyetleri müzesi, Türk turistlerden çok, yabancı turistlerin ilgi gösterdiği yerlerden. Mahmutpaşa Bedesteni ve Kurşunlu Han'ın birleştirilmesiyle oluşmuş müze, başlı başına tarihi bir yapı. Paleotik çağdan günümüze kadar İnsanlık tarihinin kronolojik sunumuna ev sahipliği yapan bu müzeye de göz atın derim. Bu müzenin birçok bölümü bulunmakta. Her bir bölümün farklı bir güzelliği ve tarihi bulunuyor. Bu bölümler arasında en çok dikkat çekenler ise, Tunç Çağı, Kaba Taş Çağı ve Bakır Çağı bölümleridir. Bu bölümlerin dışında birkaç bölüm daha müzede görebilirsiniz. Ankara'da bulunan camilerden en bilindikler arasında olan Hacı Bayram Veli Camii, çevresindeki tarihi yapılar ile görülmeye değer. 1427 yılında yapıldığı bilinen camii, biraz huzuru arayan ve manevi duygularını tazelemek isteyenlerin vazgeçilmez adreslerinden. Augustus Tapınağı ise, hemen caminin yanında bulunmakta ve Roma döneminden günümüze kalmış en önemli eserlerden biri olarak biliniyor. Henüz kalıntıdan öteye gidemiyor olsa da, çok yakında yenilenerek güzel bir yer olacağına inandığım yerlerden. Hacı Bayram Veli Camii'ne yürüme mesafesinde olan bu sütun, özellikle Ankara'da gezilmesi gereken önemli yerler arasında olmasa da, hazır camii yakınlarında iken 1-2 dakikalığına bir göz atabileceğiniz yerlerden. Roma'nın en büyük imparatorlarından olan Julian, 362 yılında yaptırmış bu sütunu. Kentin en eski yapılarından olan bu sütunu, sırf bu yüzden görebilirsiniz. Ben sonbaharda gitmiştim bu parka. Sırf bu yüzden gitmiştim aslında, güzel birkaç fotoğraf karesi yakalarım diye. Beklediğimden fazlasını vermese de, fotoğraf ve doğaya ilgisi olanların, Ankara görülecek yerler listesine ekleyebileceği güzel yerlerden. Yaz aylarında birçok etkinliğe ev sahipliği yaptığı söylenen seğmenler parkı, Ankaralılar için de, güvenli sabah koşusu yapabileceği yerlerden biri olarak biliniyor. Parkın her köşesinde güvenlik görevlilerini görebiliyorsunuz. Macaristan'da bulunan kalenin bir kopyası olarak yapılmış olsa da, görkemli yapısı, manzarası ve bünyesinde bulunan müzesi ile, es geçilmemesi gereken yerlerden diyebilirim. Kırgız Sofrası adlı mekanda geleneksel kıyafetler giyerek, geleneksel yemekler yiyebilir ve terastan güzel bir manzara seyredebilirsiniz. Kalenin hemen yanındaki küçük şelale değil de, kalenin karşısında iki büyük şelale göreceksiniz. İşte bu iki şelale için bile Estergon Kalesi ziyaret edilebilir. Estergon Kalesi'ne ulaşım biraz sıkıntılı olabiliyor. Eğer aracınız yoksa burayı es geçseniz de olur. Çünkü gerek minibüsleri bulmak gerekse minibüsten sonra 5-10 dakika yürümek sizi bunaltabilir. Öncelikle, Birinci Meclis'de fotoğraf çekmek yasak. Ayrıca İkinci Meclis, Birinci Meclise nazaran daha güzel diyebilirim. Bunun yanında, Birinci Meclis'de müzekart geçerli değil, İkinci Meclis'de geçerli. Cumhuriyet Müzesi olarak da bilinen İkinci Meclis, 1924'te kurulmuş bir bina. Günümüzde Meclis'de bulunan hemen hemen her yeri görebiliyor ve dilediğiniz gibi fotoğraf çekebiliyorsunuz. Bu yüzden, eğer iki meclis arasında seçim yapacak olursanız, kesinlikle İkinci Meclisi ziyaret edin derim. Ve en önemlisi Ulu Önder Atatürk'ün kabrinin bulunduğu yer, Anıtkabir. Her köşesinde farklı bir anlam ve ayrıntıların gizli olduğu, yoğun duygular ile dolu olan çok özel bir yer. Anıtkabir'i 10 kasımda ziyaret etmenin anlamı büyük olsa da, diğer günlerde de ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Anıtkabir'de bulunan müzeyi dolaşın, aslanlı yoldaki heykellere göz atın ve en önemlisi, askerlerin nöbet değişimi yaptığı anı yakalayın. Ankara'da hafta sonu için en güzel seçeneklerden biri, Eymir Gölü olacaktır. İster göle karşı güzel bir kahvaltı, isterseniz güzel bir piknik ile gününüze anlam katabilirsiniz. Gölün giriş kapısından ilk tesisisin bulunduğu yere 25-30 dakika yürüyeceğinizden dolayı size tavsiyem, gölün girişine gelmeden önce Arda bisiklete uğrayıp bir bisiklet kiralamanız olacaktır. Araçlarınızı gölün girişinde bırakmak zorundasınız. Gölün iç kısmına araçlarınız ile girmek istiyorsanız, 100-150 tl karşılığında yıllık abone kartı alıyormuşsunuz. Tabi, Ankaralılar için güzel olsa da, sadece bir kez ziyaret edecek olanlar için gerekli değil. Bir de bu gölün hangi tarafından da yürüdüğünüz oldukça önemli. Eğer gölün en güzel ve en popüler yerlerine ilk olarak gitmeyi planlıyorsanız, araçların size doğru geldiği yoldan yürümeniz gerekiyor. Yani araçların gittiği taraftan değil. Ters yönde. Ankara'da gezilecek ve görülecek yerler arasında en anlamlı yer, bana göre Ulucanlar Cezaevi Müzesi'dir. Koskoca bir devrin çığlıklar içinde yok oluşuna tanıklık etmiş olan Ulucanlar Cezaevi, günümüzde bir müze olarak faaliyet gösteriyor. Hücre odalarından koğuşlara, avlulardan banyolara ve mutfaklara, karış karış gezebileceğiniz bu müzede, tüyleriniz ürperecek, kah sövecek, kah isyan edecek, milletimizin bu büyük ayıbını görebileceksiniz. Şehirdeki en anlam yüklü yerlerden biri olan bu cezaevi labirent gibi. Bu yüzden de her bölümde numaralar göreceksiniz. Bu şekilde de nereye gittiğinizi nereleri ziyaret ettiğinizi anlayabiliyorsunuz. Bu cezaevini gezmek için en azından 1 saatinizi ayırın. Zaten cezaevine girip hiçbir yere doğru dürüst bakmadan bile çıkmak yarım saatinizi alacaktır. Küçük bir gölü olan oldukça küçük bir parktır, Kuğulu Park. Özellikle gidilmesi gereken turistik bir park olmasa da, harikalar diyarına veya Göksu parkına gidemeyenler için küçük bir tesellidir. Birkaç kuğunun, kazların ve ördeklerin bulunduğu bu parkta, kahvaltı için güzel bir mekan ve küçük bir şelalenin dışında pek bir şey olmasa da, Ankara'da gezilmesi gereken yerler arasında olabilecek parklardan. Ankara'da en çok adını duyacağınız caddelerden biri de Tunalı Hilmi Caddesi olacaktır. Hemen kuğulu parkın yanından ulaşabileceğiniz bu cadde, gayet kalabalık caddelerden ve birçok cafeyi burada bulabilirsiniz. Akşamları daha hareketli olduğu söylenen bu caddeye de göz atmayı unutmayın. Türk kültürünün ve tarihinin en iyi örneklerine ev sahipliği yapan, Ankara Etnografya Müzesi, 15 yıl gibi uzun bir süre Atatürk'ün kabrine ev sahipliği yapmış bir müze. Günümüzde bir zamanlar Atatürk'ün kabrinin bulunduğu yer, sembolik olarak anıt olarak görülebiliyor. Ayrıca, müze içerisinde Osmanlı ve Selçuklu dönemlerine ait geleneksel yaşam, cam vitrinlerin arkasında tasvir edilmiş. Silahlar, geleneksel Türk kıyafetleri ve madeni paralar gibi daha birçok Türk kültürüne ait eserleri bu müzede görebilirsiniz. Etnografya Müzesinin hemen yanı başında bulunan bina, Ankara Resim ve Heykel Müzesi'dir. Bu müze, özellikle resme düşkün olanların listesine eklemesi gereken yerlerden. Binlerce resim ve heykel tüm güzelliği ile, ziyaretçilere farklı bir deneyim yaşatıyor. Ve meşhur Kızılay Meydanı. Ankara'nın önemli noktalarına bu meydandan rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ankaralılara adres sorduğunuzda, nerede olursanız olun hiç fark etmez, \"Git git Kızılay Meydanına git orada bulursun\" derler. Meydan, 5 TL'ye 3 simit alabileceğiniz oldukça işlek bir meydandır. Ankara'da gece hayatı için plan yapıyorsanız, tüm Kızılay fasıl mekanlarına, barlarına bu meydandan yürüyerek rahatlıkla gidebilirsiniz. Yine Ulus'ta bulunan bu müze, on binlerce Ankaralının her gün önünden geçtiği, fakat 5 dakika ayırıp da içeri göz atmadığı bir müze diyor, sevgili güvenlik görevlisi abimiz. Çok etkileyici bir müze olmasa da, müze ve sanata düşkün olanların göz atabileceği noktalardan. Modern bir yapıda olan bu müzede, Dünya pulları, Osmanlı Devletinin kullandığı pullar, Anadolu Hükümet pulları, Türkiye Cumhuriyeti pulları gibi koleksiyonları görebilirsiniz. Bunun yanında, nostaljik PTT alanlarını da bulabilirsiniz. Ücretsiz olarak gezebileceğiniz bu müzeye 5 dakikalığına uğramaktan zarar gelmez. PTT Pul Müzesine 2 dakika yürüme mesafesinde olan, Ziraat Bankası Müzesi, yine pek çok turist tarafında es geçilen, fakat Türkiye'deki bankacılık gelişimini en iyi şekilde gösteren tarihi eserler ile, sevebileceğinizi düşündüğüm yerlerden. İster tek başınıza, isterseniz grupla gidin. Siz içeri girmeden rehberiniz hazır oluyor ve rehber eşliğinde güzel bir 10 dakika geçiriyorsunuz. Müzede, ilk kasalardan, teftiş ve kara deftere, 1928 tarihli yevmiye defterinden, muhtelif yazı ve hesap makinelerine, bankacılıkla ilgili birçok eseri görebiliyorsunuz. Çankırı caddesi üzerinde bulunan Roma Hamamı Açık Hava Müzesi, Roma ve Bizans dönemlerine ait mezar stelleri ile ön plana çıkıyor. Bölümlere ayrılmış olan bu antik yer, hamam binası, sütunlu yol ve açık hava müzesi ile, ağırlıklı olarak Roma dönemi kalıntılarına ev sahipliği yapmakta. Bu hamama, ulus meydanından yürüyerek 10-15 dakikada ulaşabilirsiniz. Türk havacılığının aşamalarını gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurulmuş bu müze, Ankara tren garına yürüme mesafesinde bulunuyor. Tarihi paraşüt kulesinin hemen yanında bulunan müzede, havacılık ile ilgili maketler, resimler ve birçok uçak heykelini görebilirsiniz. Bahçesinde ise, 1-2 uçak dışında bir şey bulunmuyor. Ayrıca buraya ulaşmak da pek kolay değil. Yani öncelikle hızlı tren istasyonuna ve daha sonra 15 dakika yürümeniz gerekiyor. Çok etkileyici bir yer olmadığından es geçebilirsiniz. Türk Hava Kurumu müzesinin hemen yanında bulunan Kore Anıtı, Kore'de insanlığın bağımsızlığı uğruna çarpışmış Türk askerlerinin şanlı ve unutulmaz zaferlerini ebedileştirmek için dikilmiş. Türkiye Cumhuriyeti'nin 50. kuruluş yıldönümünde, ulusumuza Kore Cumhuriyeti tarafından 1973 yılında armağan edilmiş bir anıt. Anıtın hemen yanındaki duvarda, Kore'de savaşmış Türk askerlerinin adını, baba adını ve rütbelerini de görebiliyorsunuz. Ankara'da en çok beğeneceğinizi düşündüğüm Kocatepe camii, Kızılay'ın üst tarafında, yüksekçe bir tepe üzerine kurulmuş, Ankara'nın sembollerinden olan heybetli bir camidir. 7.5 ton ağırlığındaki dev avizesi, göz kamaştıran mimarisi, mihrabı, kapısı ve çinileriyle, mutlaka göz atabileceğiniz muhteşem bir yapıt. Şehirdeki birçok yerden görebileceğiniz bu cami yakınlarında otopark bulunmuyor. Eğer araçlarınız ile camiye gitmeyi planlıyorsanız, camiye 5-10 dakika yürüme mesafesinde bulunan yerlere araçlarınızı park edebilirsiniz. Ayrıca buraya toplu taşıma araçlarıyla gelmek biraz zor. Öncelikle otobüs ve daha sonrada dolmuşlara biniyor ve 10 dakika gibi bir süre yürüdükten sonra camiye ulaşabiliyorsunuz. Ankara'da gün batımını en iyi izleyebileceğiniz yerlerden olan Mogan Gölü, bisiklet yolları, cafe ve restoranları ile, güzel zaman geçirebileceğiniz yerlerden. Gölün hemen yanında bulunan iskele restorana gidin, balık ekmek eşliğinde göl manzarasını seyredin. Olmadı göl etrafında bisiklete binin veya yürüyüş yapın. O da olmadı kayıklara binerek gölün etrafında dolaşın. Gölbaşında bulunan bu gölü de listenize ekleyin. 10 dakika da olsa bu göle bir göz atın derim. Harikalar Diyarı Parkı, daha çok çocuklu ailelerin tercih ettiği bir yer olarak bilinse de, içindeki çocukluğu canlı tutmak isteyenlerin de sevebileceği oldukça renkli bir yer. Lunapark, kayık turu, masal adası, mini golf sahaları, tertemiz havası ve yeşilliği ile, hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap eden bir yer. Parkta adım başı güvenliğin olması, parka metro ile ulaşımın kolay olması, giriş ücretinin olmaması, bu parkı çekici kılan özelliklerden. Dev Güliver heykeli ile ünlü olan Harikalar Diyarı da çocuklarla görülmesi gereken önemli noktalar arasında. Eryaman'da bulunan Göksu Parkı, Ankara'nın en büyük parklarından biri olarak biliniyor. Eski Susuz Göleti üzerine kurulmuş bu parkta yapılacak birçok aktivite bulabilirsiniz. Bir sabah göle karşı güzel bir kahvaltı veya bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Park içerisinde, birçok restoran ve kafenin yanında, piknik ve dinlence yerleri de bulabilirsiniz. Özellikle sevgilinizle veya eşinizle gidilebilecek güzel yerlerden. Kızılaydan biraz uzak olmasına rağmen tek minibüs veya otobüs ile parka rahatlıkla ulaşabileceğinizden dolayı, bu parka göz atmakta yarar var. \"Havacılık sevgisini daha geniş kitlelere aşılamak\" sloganıyla yola çıkmış ve 18 eylül 1998 yılında açılmış bir müze. Havacılığa meraklı olanların sevebileceğini düşündüğüm yerlerden biri olan hava müzesi veya Ankara Hava Kuvvetleri Müzesi, uçak motorlarından silahlara, yolcu uçaklarından savaş uçaklarına çok geniş bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Müzede fotoğraf makineleri ile fotoğraf çekemiyor, fakat cep telefonları ile dilediğiniz kadar fotoğraf çekebiliyorsunuz. İlginç bir uygulama olsa da, sonuçta fotoğraf çekebiliyorsunuz. THK müzesini veya hava kuvvetleri müzesini, en azından birini listenize ekleyin. Çok popüler olan bir yer değil. Özellikle gişedeki görevli beni görünce şaşırmıştı. Pek giden gelen yok buraya. Bilkent köprüsü durağında inerek ulaşabileceğiniz bu camii'de teknolojinin son ürünleri kullanılmış. Otomatik açılan kapılar, şifreli/ışıklı ayakkabılıklar ve modern yapıda inşa edilmiş iç yapısı ile, farklı bir camii görmek isteyenlerin göz atabileceği yerlerden. Caminin alt katında, Kuran-ı Kerim'lerin sergilendiği vitrinler ve dini kitapların satışının yapıldığı bir yer de bulunuyor. Farklı bir havası olan Ahmet Hamdi Akseki Camii'ne de bir göz atabilirsiniz. Yemyeşil bir alan içerisinde bulunan Dikmen Vadisi, Dikmen ve Ayrancı semtleri arasında bulunan çukur bölgede yer alıyor. Etrafında muhteşem çevre düzenlemesi yapılmış olan park, sizi şaşırtabilir. Vadinin bulunduğu yerde, neden buraya bu kadar önem veriliyor ?, neden ziyaretçiden çok güvenlik görevlisi var ? diye düşünebilirsiniz. Düşünmeyin, çünkü hemen karşı binalardan birinde Melih Gökçek'in evi varmış. Bu yüzden, dikmende oturanlar sanırım, gecenin 4'nde de bu parkta koşuya çıkabilirler. NOT ; Ankara'ya havayolu ile ulaşım sağlamayı planlıyorsanız araç kiralamanızda da yarar var. Araç kiralamak için ise, fiyat karşılaştırması yaparak en uygun araç kiralama fiyatlarını sunan Vivi. com. tr adlı web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Ankara havalimanı araç kiralama için en popüler web sitesi olan Vivi'de aradığınızı bulabilirsiniz. Şehirde gezip görülecek noktalar bu 30 yer ile sınırlı olmasa da, 3-4 günlük bir Ankara gezisi için veya daha fazlası için, sanırım yeterli olacaktır. Ankara'da turistik yer yok diyenlere aldırmayın. Gidin kendiniz görün. Şehirde gizlenmiş birçok güzel yer bulabilirsiniz. Ankara'yı imkanınız varsa araç ile gezin. Özellikle yaz aylarında birkaç kişi Ankara'ya gitmeyi planlıyorsanız mutlaka araç kiralayın. Çünkü turistik yerler arasında dağlar kadar mesafe bulunmakta. Bu yüzden de her yere toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkün olmuyor. İşte bu yüzden online olarak aracınızı kiralayın ve rahat rahat her yere göz atın. Ankara'da konaklama için birçok seçenek bulunuyor. Fakat her bölgede konaklamak maalesef pek güvenli olmuyor. Bu yüzden bu şehirde konaklama için Hamamönü veya Kızılay bölgesindeki otellere göz atabilirsiniz. Bu şehirde konaklama tercihi yaparken hangi turistik yerleri daha çok görmek istediğinize göre bir yer seçebilirsiniz. Ulus artık doğru düzgün konaklama yapacak bir bölge değil. Ayrıca güvenli bir bölge de değil. Fakat şehirdeki birçok turistik yer ulus çevresinde bulunuyor. Bu yüzden de Kızılay yakınlarında konaklayarak Ulus'a çok rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Ankara'da bulunan otellerin büyük bir bölümü gayet uygun. Fakat seks turizmi dolayısıyla otellerin büyük bir bölümü aileler için uygun olmayabiliyor. Özellikle düşük bütçeli otel tercihi yaparken dikkatli olmanız gerekiyor. Çankaya tarafındaki otellerde bu durum çok daha az olduğundan dolayı tercihinizi Çankaya'da bulunan 4-5 yıldızlı otellerden yana kullanın deriz. Bir de Ankara'da otel tercihi yaparken online olarak rezervasyon yapın ve fazladan 1-2 gece daha konaklamak istiyorsanız yine bunun online olarak yapın. Çünkü resepsiyondaki fiyatlar, internetteki fiyatlara çok farklı oluyor. 7 yıllık hostel ve otel yöneticiliğinden sonra bana çok şey öğreten bu Ankara otel sistemi hakkında dikkatli olun. Maalesef Booking. com'u kaldırdıktan sonra, Türkiye'de doğru düzgün otel rezervasyonu yapabileceğiniz siteler olmadığından dolayı, bunu büyük bir avantaja dönüştüren otel yönetimi, insanları otelde kalmak yerine airbnb'ye yöneltiyor. Fakat Ankara'da da airbnb tercihi yaparken de dikkatli olmak gerekiyor. Nerede konakladığınız çok daha önemli. Yani her şekilde Ankara'da konaklama için çok derin bir araştırma yapmak gerekiyor. - Ankara, araç ve yaya trafiğinin çok fazla olduğu şehirlerden. Bu yüzden bu şehirde güzel bir gezi planı yapmak istiyorsanız, toplu taşıma araçlarını kullanmayı öğrenin deriz. Bu şehirde araç olmadan Eymir Gölü gibi turistik yerlere gitmekte pek mümkün değil. Yine de araç ile bu şehri gezmeyi planlıyorsanız en azından son 1 veya son 2 gününüzde araç kiralayın deriz. - Ankara'yı hafta sonu gezmeyi planlıyorsanız, müzelerin ve turistik birçok yerin öğrencilerle dolup taştığını da unutmayın. Grup halinde gelen bu öğrenciler genelde sabah saatlerinde müzeleri ziyaret ediyor. Yani müzeler için öğleden sonrayı tercih edebilirsiniz. - Şehirdeki önemli olan birçok yeri ücretsiz olarak görebiliyorsunuz. Ücretli olan yerlerde çok pahalı değil. Bu yüzden zamanınız varsa, tüm bu ücretli olan yerlere de göz atın. - Ankara gezilmesi çok kolay olmayan bir şehir. Bazı turistik yerler arası süper uzak. Yani yürüyerek bu şehirde her yeri göremiyorsunuz. Ayrıca toplu taşıma araçları kullansanız bile bu turistik yerlerin kapısına kadar gidemiyorsunuz. Yine hem yürümeniz hem de doğru toplu taşıma araçlarını tercih etmeniz gerekiyor. - Eğer Ankara'da 2-3 günlük bir zamanınız varsa araba kiralamanızı tavsiye ederiz. Fakat daha uzun bir süre bu şehirde konaklamayı düşünüyorsanız, sadece belirli yerler için araç kiralayın diğer yerlere toplu taşıma araçlarıyla çok rahat bir şekilde gidebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/arjantin-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler/\"", "text": "Egzotik yaban hayatı, eşsiz manzaraları, canlı kültürü, leziz yemekleri ve eşsiz gece hayatı ile oldukça önemli ve popüler turizm noktalarından biri. Iguazu Nehri dünyanın doğal harikalarından biri olarak kabul edilmekte ve üzerinde bulunan şelaleleri ile ünlüdür. Bu soruya net olarak bir cevap vermek gerekirse, Güney Amerika'nın uç kısımlarında bulunuyor diyebiliriz. Şili, Bolivya, Paraguay, Brezilya ve Güney Atlantik Okyanusu ile çevrili olan bu ülke, gerek doğa harikaları ve canlı kültürü ile, gerekse gece hayatı ve mimari yapısıyla Güney Amerika'nın en gözde ülkelerinden biridir. Arjantin'in haritadaki konumuna göz atmak için tıklayın. Ülkeye Türkiye'den seyahat etmek oldukça kolay. Ülkenin birçok şehrine direkt uçuşları rahatlıkla bulabilirsiniz. Vizesiz Ülkeler arasında olan Arjantin'e 90 gün boyunca vizesiz olarak seyahat edebileceğinizi de unutmayın. Başkenti Buenos Aires olan ülke 23 eyalete ve 1 federal bölgeye ayrılmakta. İlk koloni Buenos Aires'te 1536 yılında İspanyollar tarafından kuruluyor. 1816 yılında bağımsızlığını kazanan ülke liberaller ve muhafazakarlar arasındaki iç politik çatışma dönemleri yaşamaya başlıyor. 20. yüzyılın başlarında ise ülke, Latin Amerika'nın başkenti ve en zengin ülkesi oluyor. İtalya ve İspanya'nın kuzey bölgelerinden ülkeye akın eden Avrupalıların sayısı 7 milyonu aşıyor. Günümüzde Güney Amerika'nın en önemli konuma sahip ülkelerinden biri olarak kabul edilmekte. Birbirinden şık ve lüks otelleri ile göz kamaştıran ülkede hemen hemen her bütçeye uygun konaklama birimini bulmak mümkün. Bütçeli otellerden lüks otellere, dairelerden farklı tarzda hostelleri ülkenin birçok şehrinde rahatlıkla bulabilirsiniz. Arjantin'deki en ideal ve en uygun konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Muhteşem manzarası, canlı kültürü, tangosu, yemekleri ve eşsiz gece hayatı ile turistlerin popüler ülkelerinden biri olan Arjantin'i Güney Amerika gezinize mutlaka ekleyin derim."} {"url": "https://gezicenga.com/atina-gezilecek-yerler/\"", "text": "Atina, tapınakları, heykelleri, müzeleri ve daha birçok görülmeye değer önemli noktaları ve zengin tarihi, alışveriş seçenekleri, leziz yemekleri ve canlı gece hayatı ile eşsiz bir deneyim sunan şehirlerden. Yunanistan, daha çok adaları ile ünlü bir ülke olsa da, başkent Atina da kültür seyahati yapmak isteyenlerin en çok tercih ettiği destinasyonlardan. Ayrıca adalara kolay ulaşım ağı olmasından dolayı da, çoğu zaman turistlerin bir üs olarak tercih ettiği şehirlerden. Şehirdeki gezip görülecek yerlere geçmeden önce bu şehirde nerede konaklayacağınız da oldukça önemli. Güzel bir bölgede konaklayacak olursanız, şehirdeki turistik yerlere çok rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Atina'da nerede konaklayacağınız hakkında pek bir fikriniz yoksa, Atina'da nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini ve bu bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Antik Atina'nın ihtişamını hatırlatan Akropolis, antik kentin merkeziydi ve korunan tepenin bulunduğu yerde bir kale olarak uzun yıllar boyunca işlev görmüş. Buradaki en sembolik yapı şüphesiz M. Ö. 447'den M. Ö. 338'e tarihlenen Parthenon'dur. Etkileyici heykel detayları ve Dor sütunlarının sıralanmış görüntüsü ile güzel bir görüntüye sahiptir. Akropolis'in diğer kalıntıları ise, girişte bulunan Athena Nike Tapınağı ve Erechtheion'u içermektedir. Erechtheion, MÖ 421 ile 395 yılları arasında inşa edilmiş bir antik kutsal alan olarak bilinir ve en büyük özelliği ise Dorik sütunlar yerine heykellerin sundurulmuş olmasıdır. Cruise gemi yolcularının ilk olarak görmek istedikleri yerlerden biri olduğu için Akropolis'e ne zaman gideceğinize iyi karar verin. Ziyaret saatleri sabah 8.00'dan sonra başlıyor. Cruise gemi yolcuları da 10'da burada oluyor. Eğer 8 ile 10 arasında burayı aradan çıkarabilirseniz, çok daha sakin bir Akropolis gezisi yapabilirsiniz. Tarihi 5. yüzyıla kadar uzanan Akropolis'i ziyaret etmenin en mantıklı yolu kombineli seçenekleri tercih etmek olacaktır. Bu kombineli biletler ile Akropolis'i, Atina Antik Agorası'nı, Kerameikos Arkeoloji Müzesi'ni, Antik Agora Müzesi'ni ve birkaç yeri daha ziyaret edebiliyorsunuz. Yok sadece Akropolis'i ziyaret etmek istiyorsanız da ortalama 25-30£'yu giriş ücreti için ödüyorsunuz. Akropolis'e giriş ücretleri nisan-eylül ayları arasında yüksek diğer aylarda düşük oluyor. Tabi turist trafiği de bu aylar arasında süper yoğun olmakta. Özellikle Cruise gemilerinin limana yanaştığı zamanlarda. Akropolis'ten çıkarılmış 3 binden fazla esere ev sahipliği yapan Akropolis Müzesi, Yunanistan'daki en önemli ve en ünlü müzelerden biri olarak bilinmektedir. Müzenin en güzel yeri ise, Akropolis manzarası olan Restaurantı'dır. Fiyatlar biraz pahalı olsa da, göreceğiniz manzara muhteşem. Parthenon'un sürekli manzarasını sunmak için güzel bir şekilde yönlendirilmiş olan müze, antik kalıntılar üzerine inşa edilmiştir ve zemin katın çoğunda aşağıdaki temelleri gösteren cam paneller ve açık alanlar bulunmaktadır. Mimar Bernard Tschumi tarafından inşa edilmiş olan bu müze 3 katlı. Erectheion ve Nike tapınağından çıkarılmış olan heykelleri de bu müzede görebiliyorsunuz. Bunun yanında Parthenon tarihini en iyi şekilde açıklayan bir gösterim yeri de bulunuyor. Yani tam anlamıyla bir sanat-tarih cümbüşü. Birbirinden güzel ve kaliteleri eserlere ev sahipliği yapan bu müzeyi de listenize eklemeyi unutmayın. M. S 132 yılına kadar dayanan tarihi ile eşsiz bir eser olan Hadrian/Hadrianus Kütüphanesi, günümüzde kalıntılardan ibarettir. Hadrian, sadece bir kütüphane değil ayrıca müzik ve konferans salonları da varmış. Tipik bir Roma forumu olarak düzenlenmiş ve avlunun ortasındaki havuz 100 sütunla sınırlandırılmıştır. Monastiraki bölgesinde bulunan bu kütüphaneden kalan pek fazla bir şey olmasa da yine de görülmeye değer diyebilirim. Kütüphanenin bulunduğu bu kalıntılar Akropolis'e oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Kütüphanenin kalıntılarını haritada görmek için tıklayabilirsiniz. Tabi Yunan adalarındaki plajlar gibi süper popüler olmasa da, Atina'da az bilinen yerlerden olan Edem Plajı da rahatlayıp denize girebileceğiniz güzel yerlerden. Zaten adalara gitmiyorsanız, bu plaj size fazlasıyla yetecektir. Edem Plajı'na havlunuzu alıp tramvaylar ile rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Eğer Yunan adalarını da görme gibi bir planınız varsa bu plajı es geçebilirsiniz. Yok sadece Atina için geldiyseniz, bu plaja mutlaka göz atın deriz. Yunanistan'daki en büyük müzelerden biri olan Ulusal Arkeoloji Müzesi 20 binden fazla esere ev sahipliği yapıyor. Tarih öncesinden geç antik çağa kadar birçok eseri burada görebiliyorsunuz. Tarihi 19. yüzyıla kadar giden Ulusal Arkeoloji Müzesi, dünyanın en büyük antik müzelerinden biridir. Neoklasik mimariye sahip bir binada yer alan bu müze, 8 bin metrekarelik sergi alanına sahip. Tarih öncesi dönemi koleksiyonu, Neolitik, Kiklad ve Miken dönemlerinden ve Thera'daki tarih öncesi yerleşimden bulgular sunmakta. Heykel koleksiyonu ise, MÖ 6. yüzyıldan MÖ 5. yüzyıla kadar antik Yunan heykellerine ev sahipliği yapmaktadır. Vazo ve Dekoratif Obje Koleksiyonu'nda ise, MÖ 11. yy'dan klasik Roma dönemine kadar antik Yunan çanak çömleklerini görebiliyorsunuz. Stathatos Koleksiyonu, çok çeşitli tarihsel dönemlere ait küçük objelere sahip olmasıyla ünlüdür. Metalurji Koleksiyonunda metallerden yapılmış zarif küçük heykeller ve figürinler sergilenmektedir. Arkeoloji adına aklınıza gelebilecek birçok eseri görebileceğiniz bu müze, \"Patission Street\" adı verilen Atina'nın en büyük caddelerinden birinde bulunuyor. Şehir merkezinden müzeye ulaşım da oldukça kolay. Müzeyi haritada görmek için tıklayın. Atina'nın en ünlü yerlerinden biri olan Monastiraki, \"Flea Market\" yani Bit Pazarı ile daha çok turistlerin ilgisini çekmektedir. Takı ve biblolardan kıyafetlere ve günlük eşyalara kadar her şeyi satan dükkanlarla kaplı dar sokaklar, bu bölgede görebileceğiniz en fazla şeydir. Atina'da dolaşmak, alışveriş için birkaç yere bakmak ve yerel halk ile iç içe olmak istiyorsanız, Monastiraki'ye mutlaka bir göz atın. Güzel atmosferi, kafeleri ve birbirinden güzel restoranları da bulabileceğiniz bu bölgeyi seveceksiniz. Atina'nın en lüks bölgelerinden biri olan \"Plaka\"ya nazaran Monastiraki çok daha uygun restoranlara ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür. Burası, Yunan yemekleri için tercih edebileceğiniz birçok restorana ev sahipliği yapar ve şehirdeki diğer bölgelere nazaran biraz daha uygundur. Yani ucuza yeme içme için güzel bir yer arıyorsanız, aradığınızı Monastiraki'de bulabilirsiniz. Monastiraki Meydanı ise, eski ve yeni binaların karışımı ile çevrili olan güzel ve açık bir alandır. Bölgenin, hatta şehrin kalbinin attığı noktalardan biri olarak da bilinir. Bu meydan, şehirdeki önemli noktalara ulaşım konusunda da oldukça merkezi bir konuma sahiptir. Akropolis'e ve Hadrian Kütüphanesi'ne de buradan kısa bir yürüyüş ile ulaşabiliyorsunuz. Monastiraki Meydanı'nı haritada görmek için tıklayın. Akropolis'in hemen alt tarafında kalan bu bölgede birbirinden güzel hediyelik eşya satan mağazaları bulabilirsiniz. Bunun yanında bu bölgede de tarihi birkaç yeri de görmek mümkün. Bu bölge, turistler arasında bütçeli bir konaklama yeri olarak da bilinmektedir. Bu yüzden, henüz nerede konaklayacağınıza karar vermediyseniz, bu bölgeye de göz atabilirsiniz. Muses Tepesi olarak da adlandırılan Filopappou Tepesi, daha çok gün batımı yürüyüşleri için tercih edilen noktalardan biridir. Birbirinden güzel şehir manzaralarısına ev sahipliği yapan tepe, fotoğrafçıların favorileri arasındadır. Ayrıca tepenin, Akropolis'i en iyi şekilde görebileceğiniz yeri ile, güzel manzara fotoğrafları yakalayabiliyorsunuz. Akropolis'in muhteşem manzarasına sahip bu park el yapımı kaldırımlar ile popüler. Sırf manzarası için gidilebilecek bu parkta birçok heykelleri de görebilirsiniz. Hem heykeller hem de güzel bir gün batımı manzarası arıyorsanız, Filopappou Tepesi'ne göz atmayı unutmayın. Atina'nın en renkli ve en havalı bölgesi olarak bilinen Plaka, daha çok alışveriş için tercih ediliyor olsa da, sırf bölgenin atmosferini görmek için bu semte uğrayabilirsiniz. Akropolis'in kuzey yamaçları ve Ermou Caddesi arasında yer alan Plaka, büyüleyici köy ambiyansı ile turistlerin favori noktalarından biridir. Bölgede hemen hemen her şey pahalıdır. Restoranlar, kafeler, oteller, marketler. Fakat bir şey yemek veya içmek için değil de, bölgenin doğal güzelliğini keşfetmek için Plaka'yı dolaşın. Dar yaya caddeleri, küçük meydanları, şirin kafeleri ve birbirinden güzel tarihi evleriyle severek gezeceğiniz bu semtte, Metamorfosis ve Kapnikarea Kilisesi gibi tarihi yapıları da görebiliyorsunuz. Yaz aylarında çiçekli begonvillerle süslenmiş 19. yüzyıl cepheleri ile renkli bir görüntüye ev sahipliği yapan bu bölge, her biri seramik, müzik aletleri, el yapımı takılardan zeytin ve baharatlarla yığılmış özel yiyecek dükkanlarına kadar aile işletmesi dükkanlarıyla doludur. Trafiğe kapalı olan bu bölge Akropolis'in alt kısmında kalıyor. Tabi bölgenin bazı yerleri trafiğe açık fakat size lazım olan bölgeler trafiğe kapalı olan yerlerden oluşmaktadır. Buralarda dilediğiniz tarzda hediyelik eşyaları ve butik mağazaları da bulabiliyorsunuz. Son olarak Plaka bölgesi, şehirde gece hayatı için de tercih edilebilecek bölgelerden biri olarak bilinir. Çok sert partiler değil de, ailece eğlenebileceğiniz mekanları ile ünlüdür. Tabi birkaç gece kulübünü de bu bölgede bulabileceğinizi unutmayın. Anayasa Meydanı olarak da bilinen Sintagma Meydanı, Atina'nın en çok insan trafiğine sahip yerlerinden biri. Birçok turistik noktaya ve merkezdeki yerlere bu meydandan ister toplu taşıma araçları ile isterseniz de yürüyerek rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Sintagma Meydanı, daha çok muhafız değişimlerini izlemek için buraya gelen turistlerle dolu. Cumhurbaşkanlığı Muhafızları Askerleri Syntagma Meydanı'ndaki Yunan Parlamentosu'nun önünde yıl boyunca 24 saat nöbet tutarlar. Muhafızlar pilili etekler, bacak püsküllü ve ponpon ayakkabılarla geleneksel kostümler giyiyorlar. Muhafızların değişimi ise, her gün saat 11:00'da Meçhul Asker Anıtı'nın önünde gerçekleşmektedir. Bu anıt, ülke için savaşırken ölen anonim askerleri onurlandırıyor. Ayrıca Anıt, antik çağların savaşçı mezar stelini taklit eden mermer bir kabartmaya sahip olmasıyla da ünlüdür. Meydanın doğusunda Yunan Parlamentosu bulunuyor. Ayrıca bu meydandan Milli Park'a giriş yapmak da oldukça kolay. Yine Atina'nın eşsiz manzarasına sahip noktalardan biri olan Lycabettus Tepesi, 300 metre yükseliği ile turistlerin en uğrak yerlerinden biri. Tepeye çıkmak için en güzel yol ise, Kolonoki bölgesinden Füniküleri kullanmak olacaktır. Yürüyerek de çıkılabiliyor fakat en rahat ve eğlenceli yolu fünikülerdir. Füniküler ile bu dağın tepesine yaklaşık yarım saatte çıkabiliyorsunuz. Yürüyerek dağa çıkan turistler de var. Fakat füniküler ile yarım saat süren yolculuk, yürüyerek çok daha uzun sürecektir. En tepede, şehrin en güzel manzarasını seyredebileceğiniz bir yer bulunmakta. Zaten Lycabettus Dağı'na çıkmaktaki amaç da bu ; şehrin panoramik manzarasını seyretmektir. Zeus'a ithafen inşa edilmiş olan Olympieion, önceden 100'den fazla mermer sütun ile desteklenmiş olmasına rağmen, günümüze kalan sadece 15 sütundur. Tabi harabelerin anıtsal varlığı, orijinal binanın büyük boyutu hakkında az çok fikir vermektedir. Olympieion'un hemen kuzeyinde, Themistokles duvarının kalıntılarını ve antik Roma hamamlarını içeren küçük bir park da bulunmaktadır. Bu tapınak kalıntılarını ziyaret ettikten sonra, ücretsiz olarak görebileceğiniz bu parka da bir göz atın deriz. Atina'da en güzel ve en popüler tapınaklardan biri olan Zeus Tapınağı, yapımına MÖ 6. yüzyılda başlanmış ve MS 2. yüzyılda İmparator Hadrian'ın yönetimine kadar tamamlanamamış antik dünyanın en büyük tapınağıdır. Günümüze kalan, sütunlardan ibaret olsa da, yine de görülmeye değer tarihi yapılardan. Tamamen beyaz mermerden yapılmış olan Panathinaiko Stadyumu, Milli Park'ın yakınında yer almaktadır. 1896'daki ilk olimpiyat oyunlarına, 1906 ara olimpiyatlarına ve 2004 yaz olimpiyatlarında okçuluk müsabakalarına ve maraton finaline ev sahipliği yapmış bu stadyum, Atina'daki en ünlü yerlerden biridir. 45 bin seyirci kapasitesine sahip olan bu stadyum, Herodes Atticus döneminde MÖ 335 yıllarında inşa edilmiş. 204 metre uzunluğunda parkur, koşucuların yarışlara döneceği dört çift ring ile tasarlanmış. Bu görülen stadyum aslında orjinal değil. 1896 Olimpiyat Oyunları için yeniden inşa edilen orijinal stadyumun bir kopyasıdır. Atina'nın en fazla insan trafiğine sahip yerlerinden biri olan Ermou Caddesi, bir nevi İstanbul'un İstiklal Caddesi diyebiliriz. Modern tarzda kafe ve restoranları fazlasıyla bulabileceğiniz bu cadde, trafiğe kapalı. Bu yüzden de rahat rahat alışveriş yapabilir cadde boyunca yürüyüş yapabilirsiniz. Atina'da yeme içme için de bir hayli popüler olan bu caddede, küçük kafeleri ve butikleri fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Ayrıca konaklama için de düşünülebilecek bölgelerden birinde bulunmaktadır. Psyri ve Plaka bölgelerine oldukça yakın bir konumda bulunan Ulusal Bahçe, eskiden bir Kraliyet Bahçesiymiş. Günümüzde şehirdeki en büyük yeşil park olarak da bilinen Ulusal Bahçe, özellikle çocuklu ailelerin favori noktalarından. Yemyeşil alanı ve eşsiz büyüklükteki palmiye ağaçları ile popüler olan bu parkta ayrıca tavus kuşları, yırtıcı kuşlar, kurtlar ve maymunlar ile küçük bir hayvanat bahçesi ve bir botanik müzesi bulunmaktadır. Yunan Parlementosu'nun yanında yer alan Ulusal Bahçe, Olimpos Zeus Tapınağı'nın hemen arkasında bulunmaktadır. Yani tapınak ziyaretinizden sonra buraya yürüyerek kısa bir sürede ulaşabilirsiniz. Ulusal Bahçe'nin konumu için tıklayın. Ücretsiniz olarak görebileceğiniz bu yeşil alan, özellikle yaz aylarının sıcaklarından kaçmak için güzel bir yer. Ayrıca bahçede, Zappeion Salonu adı verilen tarihi bir yapı da bulunuyor. Bu tarihi yapı, 1870'lerde inşa edilmiştir ve etkinlikler için kullanılmaktadır. Ana girişin içinde sütunlarla kaplı etkileyici bir yuvarlak, açık hava salonu var. Bahçe ziyaretinizde göz atabileceğiniz güzel ve eski bir yapı. Antik Agora olarak da bilinen Atina Agorası, eski Atina'daki günlük yaşamın merkeziymiş. Agora, yönetim ve ticaretin yanı sıra sivil bir karar alma grubu olan Agora tou Dimou'nun buluşma yeriydi. Atletik etkinlikler ve tiyatro gösterileri de burada yapılırmış. Atina Agorası'nın en dikkat çeken yeri ise şüphesiz Attalos Stoası'dır. İlk olarak Kral II. Attalos tarafından inşa edilmiş, fakat 1950 yılında yeniden inşa edilen bu Stoa'nın, MÖ 399'da Sokrates'in duruşmasına sahne olduğu da söylenmektedir. Bir diğer ilgi çekici yer ise, Hephaistos Tapınağı'dır. Agora Tepesi'ne giden patikayı takip ederek bu tapınağa da rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Tarihi MÖ 5. yüzyıla kadar giden bu Dor tapınağı, onu yıkımdan koruyan bir Hıristiyan kilisesine dönüşmesi sayesinde en iyi korunmuş antik Yunan tapınaklarından biri olarak bilinmektedir. Bizans ve Hristiyan Müzesi, Yunan tarihinin Bizans dönemine dair birçok bilgiyi sunmasıyla ünlüdür. Aslen Fransa'nın Charles-François Lebrun'un karısı Duchesse de Plaisance için inşa edilmiş 19. yüzyıldan kalma bir sarayda bulunan bu müze, Bizans sanatının birbirinden değerli koleksiyonunu sergilemektedir. Müzede, Bizans döneminden kalma dini eserlerden başka erken Hıristiyan, ortaçağ ve Bizans sonrası dönemlerden kalma eserleri de görebiliyorsunuz. Müze içerisindeki sergide 25 binden fazla eser bulunmaktadır. Koleksiyonda heykeller, resimle, tekstil ürünleri ve mozaikler de bulunuyor. Bizans ve Hristiyan Müzesi, 1914 yılında açılmış ve 2004 yılında olimpiyatlar için yenilenmiş. Hıristiyanlığın Konstantin tarafından yasal hale getirildiği ve Roma iktidarının 4. yüzyılda Roma'dan Konstantinopolis'e geçtiği gibi önemli olayları da bu müzede görebiliyorsunuz. Müze ayrıca Bizans gücünün düşüşünü ve kozmopolit nüfusa sahip Venedik kontrolündeki bölgelerin Avrupa'daki Rönesansa giden yolu nasıl hazırladığını da incelemektedir. Kiklad Sanat Müzesi, Atina'daki müzeler arasında en iyi bilinen ve turistlerin en favorileri arasındadır. Nicholas ve Dolly Goulandris çifti 1960'lı yıllardan beri Ege'deki Kiklad Adaları'ndan dünyanın en büyük tarih öncesi sanat koleksiyonunu topladı. Bu toplanan eserler 1986 yılında açılacak olan Kiklad Sanat Müzesi'nin doldurmak için yeterliydi. Müzede, MÖ 3. yüzyıldan 4. yüzyıla kadar 3 binden fazla eser var. Bu eserlerin büyük bir bölümü de, Kiklad, Eski Yunan ve Kıbrıs sanatından oluşmaktadır. Atina'nın bir diğer güzel müzesi olan Benaki Müzesi, bir sanat koleksiyoncusu olarak tanınan Antonis Benakis tarafından 1930 yılında kurulmuş. Bir politikacı olan babası Emmanuel'in anısına inşa edilmiş olan bu müze, Yunan tarihi ve kültürünün neredeyse tam bir kronolojisine sahiptir. Müze 3 kattan oluşuyor ve tarih öncesi çağlardan günümüze kadar Yunan sanatının değişimini bu 3 katta görebilirsiniz. Müzenin zemin katı, Neolitik vazoların yanı sıra Arkaik seramikler ve figürinler ve Klasik heykellere ev sahipliği yaparken, birinci kat, geç Bizans dönemi ve Osmanlı egemenliğine dayanmaktadır ve dini simgeler ve halk kostümü örnekleri ile doludur. En üst katta ise, 1821'den 1829'a kadar Yunan Bağımsızlık Savaşı'ndan Osmanlı İmparatorluğu'na karşı resimler, belgeler ve silahları görebiliyorsunuz. Herodes Attikus Odeonu olarak bilinen yer, bir Roma dönemi konser salonudur. Tiyatro, Pentelicus Dağı'ndan aynı mermer kullanılarak taş katmanlarının yeniden inşa edildiği 1950'lerde restore edilerek günümüze kadar ulaşmıştır. Atina Akropolü'nün güneybatı yamacında yer alan müzik etkinliklerine ev sahipliği yapan bir taş tiyatro olarak da bilinen Herodes Attikus Odeonu, Atina'da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir. 5 bin kişilik izleyici kapasitesine sahip olan odeon, günümüzde hala konserler ve tiyatrolar için kullanılmaktadır. Akropolün hemen kuzeybatısındaki çam ağaçları ve servi ağaçlarının arasında bulunan Ares Tepesi de, şehirdeki güzel manzara noktalarından biridir. Kaygan mermer basamaklara dikkat ederek tepeye çıktıktan sonra, Pire Limanı, Akropolis ve Atina Kuzey mahallelerini çok iyi bir şekilde görebiliyorsunuz. Tepenin bulunduğu yer, çok düz bir yer olmadığından dolayı da, yaz aylarında terliklerle dolaşıyorsanız, ayakkabılarınızı da yanınıza aldığınızdan emin olun. Burada görebileceğiniz tek şey manzaradır. Yani tarihi bir yapıyı, anıtı veya heykeli burada bulamazsınız. Sadece şehrin önde gelen yapılarının manzarasını izlemek için göz atabileceğiniz noktalardan. Akropolis'in kayalık güney yamacına oyulmuş olan Dionysos Tiyatrosu, şimdiye kadar yapılan ilk tiyatro olarak bilinmekte. Avrupa Tiyatrosu, 6. yüzyılda gösteriler için kullanılmış olan Dionysos'ta doğmuş olması bakımından da önemlidir. Doğanın ve doğurganlık tanrısı olan Dionysus'un tapınaklarına bitişik yapılmış olan tiyatro, alayı ve kurbanla birlikte tanrının yıllık bahar festivalini oluşturan dramatik performanslar için de kullanılmış. MÖ 5. yüzyılda tiyatro, Sophocles, Euripides, Aeschylus ve Aristophanes oyunlarının ilk kez yapıldığı yarışmaların yeri olarak da hizmet etmiş. 4. yüzyıldan sonra çürümeye terkedilmiş olan Dionysos Tiyatrosu, 1765 yılında yeniden keşfedilmiş. Günümüzde tiyatro etrafında ara ara kazılar da devam ediyor. Psyri, Atina'nın gece hayatına ev sahipliği yapmasıyla ünlü olan bir bölgedir. Turistlerin favori bölgelerinden biri olarak bilinen Psyri, sabahlara kadar eğlenmeyi planlayan ve ailesiyle akşam saatlerinde bir barda güzel vakit geçirmek isteyen her turistin tercih edebileceği bir yerdir. Plaka, daha çok alışveriş için tercih edilirken Psyri de gece hayatı için tercih edilmektedir. İki semt arasındaki en büyük fark da budur. Tabi Plaka'nın daha pahalı bir semt olduğunu da unutmamak gerek. Her zevke uygun sonsuz müzik tavernaları, barlar, restoranlar, kafeler ve gece kulüpleri ile dolu Psyri, Atina'nın en hareketli semtlerinden. Plaka veya diğer semtler kadar pahalı olmasa da, yine de akşam saatlerinde fiyatlar biraz daha pahalı olabilmektedir. Özellikle hafta sonları gece kulüplerinin birçoğu giriş ücretine tabidir. Her şekilde de listenize ekleyebileceğiniz güzel bir yerdir. Yunanistan'ın başkenti Atina'dan sonra, Santorini, Mykonos ve Girit Adası adlı yazılarımıza da göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/avusturya-gezilecek-yerler/\"", "text": "Avrupa'daki en popüler tatil destinasyonlarından biri olan Avusturya, her turistin çok çabuk sevebileceği güzel bir ülke. Hem yaz hem de kış aylarında gezilecek yerleri ile turistleri cezbeden Avusturya'da görülecek birbirinden değerli turistik ve tarihi yerler, köyler, şehirler ve yapılacak turistik aktiviteleri bulabilirsiniz. Avrupa'daki en iyi kayak merkezlerinden bazılarına ev sahipliği yapmasıyla da, kış aylarında Avusturya, yaz aylarındaki kadar kalabalık olabilmektedir. Gezinmesi çok da zor olmayan bu ülkede, eşsiz bir gezi listesi hazırlayabilmek adına, ülkedeki en popüler aşağıdaki 20 yere göz atabilirsiniz. Ülkedeki en önemli turistik şehirlerden olan Viyana, Salzburg ve Halltstatt bu ülkede gezi planı için daima ilk sıralarda gelmektedir. Tabi ülkedeki en önemli ve en güzel yerleri bu 3 şehirde fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Fakat Avusturya'nın bu 3 şehirden çok daha fazlası olduğunu unutmayın. Ülke için güzel bir gezi rotası oluşturmayı planlıyorsanız, birçok turistin yaptığı gibi sizde Viyana'dan başlayabilirsiniz. Bu şehir hem konum hem de sunduğu olanaklar ile ülkeyi dolaşmaya başlayabileceğiniz en güzel şehirdir. Dünyanın en ünlü manastırlarından biri olarak bilinen Melk Manastırı, 7 avlu üzerinde düzenlenmiş muhteşem binaları ile ülkedeki en görkemli yapılardandır. Burası büyük bir kompleks ve 325 metre uzunluğunda. En dikkat çeken yeri ise, batı ucudur. Burada, ikiz kuleli kilise dikkat çekmekte ve kompleksin en önemli mimari harikalarından biridir. Melk şehrinin yukarısındaki yüksek bir tepenin üzerinde yer alan Melk Manastırı, Tuna'ya bakmakta ve eşsiz bir doğal manzara sunmaktadır. Bu manastırı için en azından 1-2 saatinizi ayırın. Bu kompleks için Detaylı bir gezi şart. Burada gezip görebileceğiniz birbirinden güzel tarihi yerleri bulacaksınız. Komplekste görebileceğiniz yerlerden bazıları ise, Babenberg Evi, Avusturya'nın ilk yönetici ailesinin kalıntıları ve en önemlisi de, Avusturya Hükümdarları'nın portrelerine ev sahipliği yapan, içerisinde \"İmparatoriçe Maria Theresa\"nın da portresi olan, İmparatorluk Koridoru'dur. Hiçbir yeri görmeseniz dahi, bu koridora göz attığınızdan emin olun. Burg Hochosterwitz olarak da bilinen bu kale, Avusturya'nın en önemli Ortaçağ kalesi olarak bilinir. Hemen uçurumun kenarında ve 160 metreye kadar yükseliyor. Sırf sunduğu manzara için görülmeye değer bir tarihi yer diyebiliriz. Veit'in doğusunda bulunan bu kale, Julian Alpleri ile Doğu Alpleri arasındaki Zollfeld ovalarında güzel bir konumda bulunuyor. Habsburg imparatorları ve Doğu'dan gelen Türk işgallerinin korkusunu kapsayan bu kalenin tarihi 1000 yıl öncesine kadar gidiyor. Hochosterwtitz'in tepesine giden giriş yolunda sizi 14 adet görkemli savunma kapısı karşılıyor. Tepeye ulaştıktan sonraki manzara muhteşem olsa da, yol üzerinde de eşsiz fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz manzaraları görebiliyorsunuz. Eisriesenwelt, Tennengebirge'nin batı tarafında bulunan dünyanın en büyük buz mağarası sistemidir. Avusturya'nın en doğal yerleri arasında olan bu yer, 30 bin metrekarelik bir alana yayılan, yeraltı nehri tarafından oyulmuş mağaralarla dolu. 1879 yılında keşfedilmiş ve 1912 yılında da ziyaretçiye açılmış. Buz oluşumları ve buz sarkıtları ile ünlü \"Hymir Hall\" adı verilen yer ise, bölgedeki en turistik yer. Buradaki taş basamaklardan 2 bin metreye yaklaşan yükseklikteki Buz Sarayı'na çıkabiliyorsunuz. Burası, ülkede görebileceğiniz en iyi manzaraya ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür. Buraya Salzburg'dan turlar ile gidebiliyorsunuz (Ortalama 40km) turlar 2-3 saat sürüyor ve gidiş geliş de bir o kadar sürmektedir. Yani Salzburg'daysanız ve burayı görmeyi planlıyorsanız, 1 gününüzü bu mağaralar için ayırmanız gerekiyor. Avusturya'nın en güzel şehirlerinden birisi olan Graz, ülkenin ikinci büyük öğrenci şehridir. Ülkedeki en fazla öğrenci sayısına sahip olan yerlerden olan Graz, Avusturya'daki en iyi gece hayatı ortamını bulabileceğiniz şehirlerden. Avrupa'daki en iyi korunmuş \"Eski Şehir\" bölgelerinden birine ev sahipliği yapan bu şehirde yapılacak birçok şey bulabileceğiniz gibi, mutlaka görülmesi gereken birbirinden güzel yerler de bulabilirsiniz. Sanattan zırhlara birkaç müzesiyle sanatseverlerin de çok çabuk sevebileceği bir şehirdir. Graz, ülkedeki en çeşitli uluslararası yemekleri bulabileceğiniz yer olduğu gibi, en güzel Avusturya yemeklerini deneyebileceğiniz yerdir. Her şekilde, gezi rotanızda olması gereken bir şehir. Avusturya'nın kayak merkezleri arasında en iyi bilinen yerlerden biri olan St. Anton am Arlberg, daha çok \"St Anton\" olarak anılır. Tirol'de bulunan bu köy, Avusturya'nın en güzel köyleri arasında ve en fotojenik yerlerinden birisi. Daha çok Avusturya şehirlerinden düzenlenen kayak turlar ile tercih ediliyor olsa da, kayağa ilginizi yoksa dahi görülmeye değer bir doğal güzelliktir. Daha çok maceracı gençlerin favori yerlerinden olan St Anton, \"Sıkı çalış sıkı oyna\" mantığındadır. Kışın buraya kayak için veya yazın muhteşem manzarayı seyretmek için gidebilirsiniz. Her halükarda listenizde olması gereken güzel bir nokta. Wachau Vadisi, Avusturya'nın doğal güzellikleri arasında en iyilerdendir. Daha çok şaraplarıyla tanınan Wachau, kayısılarıyla da ünlü bir vadidir. Vadide'de 500'den fazla tarihi yer bulunmakta. Bu yüzden de, tarihe ve doğal güzelliğe merakı olan her turistin göz atabileceği bir yer. Güney Avusturya'nın en ünlü yerleri arasında olan Wachau, Kültürel önemi ve eşsiz doğal ihtişamı ile UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almaktadır. Ayrıca yukarıda bahsettiğimiz Melk Manastırı'nı da burada görebilirsiniz. Salzburg'dan günübirlik turlar ile rahatlıkla gidebileceğiniz yerlerden biri olan Zell am See, Avusturya'nın gezilecek yerleri arasında en popüler olanlardandır. Daha çok dağları ve gölleri ile ünlü olan bu yer, Avusturya'nın en iyi kayak merkezlerinden bazılarına ev sahipliği yapmaktadır. Kayak pistleri dışında oldukça şirin ve güzel bir manzarası ve tarihi bir yapı olan St. Hippolyte Kilisesi vardır. Tarihi 16. yüzyıla kadar giden bu dini yapı da bölgede görülmeye değer yerlerden. Tirol'in başkenti ve en güzel ilçesi olan İnsburg \"Hanın Üstündeki Köprü\" anlamına gelen ismiyle ünlüdür. Daha çok kış sporları ile tanınan İnsburg, Avusturya'da en iyi kayak merkezlerinden birine ev sahipliği yapmaktadır. Birçok kayak turlarıyla ünlü olan İnsburg, bundan çok daha fazlasıdır. İmparator Maximilian I'in mezarına da ev sahipliği yapan Hofkirche Katedrali, resim ve zırh koleksiyonuna ev sahipliği yapan Ambras Kalesi ve birkaç tarihi yer ile, bu bölgede görülecek birçok yer bulabilirsiniz. Avusturya'da tatil için güzel bir yer arıyorsanız mutlaka Salzkammergut'a göz atın deriz. Burası, ülkenin en güzel tatil beldesi ve Salzburg'a da oldukça yakın. Eşsiz doğal manzarası ile de büyüleci bir yer olan Salzkammergut'ı, temiz göller, yemyeşil tepeler, muhteşem dağlar, St. Wolfgang ve Hallstatt gibi romantik şehirler oluşturmaktadır. Güneşlenme alanlarının yanı sıra, spa merkezleri ile de ünlü olan bu bölgeyi de listenize mutlaka ekleyin deriz. Daha çok Avusturya'da yazın görülecek yerler arasında olan Wörthersee Gölü, ülkedeki en güzel tatil beldelerinden biri olarak bilinir. Yüzme, tekne gezintisi veya kano için en ideal yer olan Wörthersee Gölü çevresinde de bazı turistik ve tarihi yerleri bulabilirsiniz. Doğal güzelliğinin dışında, 12. yüzyıldan kalma Gurk Katedrali'ne veya Griffen Stalactite mağarasına güzel bir gezi yapabilirsiniz. Burası, yaz aylarının dışında biraz durgun oluyor. Kışın yapılacak çok fazla bir şey olmadığı söylenen Wörthersee'yi yazın göremiyorsanız, es geçmenizde yarar var. Salzburg'a yakın bir kaplıca tesisi olan \"Bad Gestein\" ülkenin en ünlü yerleri arasında. Buranın en meşhur şeyi, şifalı kaplıca suları ve saf dağ havasıdır. Özellikle kış aylarında gidilecek muhteşem yerlerden biridir. Tauern Dağı'nda bulunan bu eşsiz tepe kasabası, kayak tutkunları için de güzel adreslerden biridir. Ülkedeki en bilinen kayak merkezlerinden biri de \"Bad Gastein\"de bulunmaktadır. Bu muhteşem kasabada, birbirinden güzel ve kaliteli otelleri ve villaları da bulabilirsiniz. Yani günübirlik bir gezi planı yapmak yerine, dilerseniz burada konaklayabilirsiniz. Kayak merkezinin ve kaplıcaların dışında, çevrede güzel bir yürüyüş parkuru ve bisiklet turları gibi yapılacak daha birçok şeyi burada bulabilirsiniz. Kasabanın kalbinde bulunan Gastein şelalesini gördüğünüzden de emin olun. Yaratıcı atölyeler, caz şovları, ve hareketli bir gece hayatı deneyimi için doğayla baş başa kalabileceğiniz \"Bad Gastein\"de zamanınız ve bütçeniz varsa mutlaka konaklayın deriz. Avusturya'nın gezilecek en güzel şehirleri arasında olan Bregenz, Konstanz Gölü'nün doğu kıyısında yer alıyor. İsviçre ve Alman Alplerinin eşsiz bir manzarasını sunan bu şehir, göl kenarındaki güzel bir gezintiye çıkabileceğiniz, eşsiz fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz ve Pfander Dağı'na çıkan teleferiğe binip nefes kesen manzaraları seyredebileceğiniz bir yerdir. Ayrıca temmuz-ağustos aylarında burayı ziyaret ediyorsanız, Bregenz Festivali'ne de mutlaka katılın deriz. Bunun dışında şehirde, birkaç tarihi yapıyı, müzeleri ve şehrin merkezindeki güzel atmosfere sahip kafeleri keşfedebilirsiniz. Krimmler Şelalesi, Avusturya'nın en bilindik yerleri arasında gelmektedir. Ülkedeki en yüksel şelale olduğundan dolayı ünlü olsa da, manzarası ve sunduğu ambiyansı ile de turistlerin sevdiği yerlerden. Burası, ülkedeki en romantik yerlerden biri. Özellikle Avrupalı çiftlerin favori adreslerinden biri olan bu şelalenin bulunduğu bölgeyi de listenize ekleyin deriz. Alplerin cenneti olarak da bilinen Tirol, batı Avusturya'daki en meşhur eyalettir. Popüler bir kayak merkezi olarak da bilinen Tirol, Ambras Kalesi, Ehrenberg Kalesi ve Kufstein Kalesi birbirinden etkileyici tarihi yapılara da ev sahipliği yapmaktadır. Her turistin sevebileceği bir şeylere ev sahipliği yapan Tirol, en az Viyana kadar ünlü yerlerden. Insburg, Tirol'un başkenti ve yukarıda da bahsettiğimiz gibi, ülkenin en güzel şehirlerinden biri. Daha çok doğal güzelliği ve tarihi yerleri için ziyaret edilebilecek yerlerden biri olan Tirol'de birkaç müze de bulabilirsiniz. Tirol Alpleri'nin en güzel kasabalarından biri olan Alpbach, ülkedeki kış tatil beldelerinden bir diğeridir. Kış aylarında 145 kilometreden fazla bakımlı kayak pisti ile ünlü olan bu kasaba, yaz aylarında çok kalabalık olmasa da, sıcak aylarda da gidilecek yerlerden olduğu söylenmektedir. Yazları, çiçek açan düğünçiçekleri, haşhaş ve rock yaseminleri ile ünlüdür ve geleneksel dağlık evlerinin etrafındaki yürüyüş parkurları ile dolaşılabilecek en iyi yerlerden. Yaklaşık 2 bin yıllık kaplıca kasabası olarak da bilinen Baden, uzun geçmişinden oldukça etkilenmiş görünüyor. Bu etkisini, parklarda, tarihi binalarda ve ünlü şahsiyetlerin anıtlarında görebiliyorsunuz. Hem kültürel bir gezi hem de doğanın keyfini çıkarabileceğiniz yerlerden biri olan Baden Kasabası, ülkede görülmesi gereken en önemli yerler arasında. Ülkenin en doğal yerlerinden biri olan St Gillen, Wolfgangsee Gölü kıyısında güzel bir konumda bulunmaktadır. Ülkenin kuzeyine doğru bir gezi planı yapacak olursanız, St Gillen'i de mutlaka listenize ekleyin. Burası, doğanın tarih ile buluştuğu muhteşem bir yer. Nefes kesen manzaraları, dağlarla çevrilmiş tarihi evleri ve Schafberg Dağı'na çıkan treni ile kaçırılmaması gereken gezi rotalarından. Burada yapılacak en güzel şeylerden biri de, gölde tekne gezintisine çıkmaktır. Bu tekne gezileri genellikle 45 dakika sürmektedir. Tabi dilerseniz, özel tekneler ile de güzel bir yolculuğa çıkabiliyorsunuz. Gelelim ülkenin en meşhur yerlerinden birine. Ssalzburg, Avusturya'daki en çok ziyaret edilen şehirlerden biri. Ülkenin merkezinde Almanya sınırına yakın bir konumda bulunan Salzburg, Wolfgang Amadeus Mozart'ın doğum yeri olması ile ünlü olsa da, bu şehirdeki tarihi ve turistik yerlerin büyük bir bölümü de ülkedeki en önemli yerler arasında gelmektedir. Ülkenin en büyük dördüncü şehri olan Salzburg, günübirlik turlar ile gidilecek şehirlerden değil. Salzburg zaman ister. Birkaç saatte Salzburg gezisinden pek bir şey anlayacağınızı sanmıyoruz. Bu yüzden, en azından 1 gün bu şehirde konaklayın deriz. Tepedeki Ortaçağ kalesi, Altstadt ve eşsiz Alp manzaraları ile bu şehri seveceksiniz. Bu şehirde gezip görülecek birçok yer olmasına rağmen mutlaka görülmesi gereken yerlerden olan Mirabell Sarayı ve Bahçeleri'ni kaçırmayın deriz. Salzburg merkezdeki turistik noktaları hallettikten sonra, Sazlburg'a yakın gezilecek noktalar için de bir gezi planı yapın deriz. Bu şehre yakın olan birbirinden önemli yerleri bulabilirsiniz. Şüphesiz ülkenin en güzel yerleri arasında olan Hallstatt, sık sık Avusturya'nın en eski köyü olduğunu iddia eder. Pek kanıtlanmış bir durum gibi olmasa da, birçok yerel halk bu köyün, ülkedeki en eski yerlerden biri olduğu söylemektedir. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz Salzkammergut'un bir parçası olan bu köy, ülkedeki en çok seveceğiniz düşündüğümüz yerlerden. Renkli evleri, eşsiz manzarası ve doğal güzelliğiyle muhteşem bir deneyim sunan Halltstatt kaçmaz. Alp locaları ve küçük caddeleriyle dolu olan Hallstatt, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki yerini almış. Günübirlik gidilecek güzel noktalardan biri olsa da, zamanınız ve yeteri kadar bütçeniz varsa burada 1 gün konaklayın deriz. Ambiyansa ve atmosfere bayılacaksınız. Ayrıca burası ülkedeki en romantik yerlerden bir tanesi. Çift olarak seyahat ediyorsanız, burada mutlaka konaklamak isteyeceksiniz. Gelelim Avusturya'nın başkenti ve en ünlü şehrine. Viyana, ülkedeki en fazla turist trafiğine ev sahipliği yapan şehir olduğu gibi, ülkedeki en pahalı şehirdir. Bu şehirde, oteller, restoranlar, su, ekmek her şey pahalı. Fakat, ülkede gidilebilecek en güzel şehirlerden bir tanesi. Viyana, genellikle Avusturya turları ile ziyaret ediliyor olsa da, bu şehri turlar ile gezmeyin deriz. Viyana'da o kadar fazla yapılacak turistik aktivite var ki, öyle yarım günde veya günübirlik turlar ile bitecek gibi değil. Tabi ki tüm gezilecek noktaları görmek zorunda değilsiniz. Fakat, şehirdeki ünlü yerler için bile en azından 1 gün burada konaklamanız gerekiyor. Birbirinden güzel saraylar, kiliseler ve müzeleri ile Viyana'nın altını üstüne getirmeden, başka Avusturya şehrine veya köyüne gitmeyin deriz. Avusturya'da gezilecek yerler, sadece bu 20 yer ile sınırlı olmasa da, ülkedeki en önemli tarihi ve turistik yerler, doğal güzellikler ve köylerin büyük bir bölümü, listede yer almaktadır. Gezi rotası için daha birçok şehri ve diğer kasabaları da bulabilirsiniz. Fakat ilk olarak listedeki yerlerden kendinize bir liste oluşturun. Zamanınız kalırsa da, diğer popüler noktalara da göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/avusturya-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler/\"", "text": "Orta Avrupa'nın en güzel ülkelerinden biri olan Avusturya Alpler üzerinde konumlanmış. İsviçre, Liechtenstein, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, Slovenya ve İtalya ile sınırları çevrili olan bu ülke Türkiye'den en çok ziyaret alan ülkelerden biri. Gerek bulunduğu konumu gerekse ulaşımın kolay olması adına, Türklerin en çok tercih ettiği Orta Avrupa ülkelerinden biridir. Daha çok Viyana ile ünlü olan Avusturya, Orta Avrupa ülkeleri arasında pahalı olan ülkelerden biridir. Birinci Dünya Savaşı'na kadar Habsburg Hanedanlığı ile yönetilen ülke, savaştan sonra yönetim şekli değişerek Cumhuriyet ve temsili demokrasi ile yönetilir. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak bilinen Avusturya, turistlerin konaklama ve diğer ihtiyaçlar konusunda en çok zorlandığı Orta Avrupa ülkelerindendir. Prag'ın güneyinde Almanya'nın doğusunda bulunan Avusturya, Orta Avrupa'da alpler üzerinde konumlanmıştır. Ülkeye ulaşım için en çok rağbet gören yol havayolunu kullanmaktır. İstanbul, İzmir ve Ankara gibi şehirlerimizden Viyana'ya direkt olarak uçuşları bulmak mümkün. Avusturya'nın başkenti Viyana'dır. 2 milyona yakın nüfusuyla ülkenin en önemli kültür ve ekonomi şehridir. Yılın hemen hemen her ayı ülkeye seyahat mümkündür. Kışın gidecek olanlar için Alplerde kayak keyfi yapabilirler. Avusturya ziyareti için en ideal zaman ise, ilkbahar aylarıdır. Havanın çok sıcak veya çok soğuk olmadığı bu aylarda otel fiyatları da biraz daha uygundur. Avusturya'nın birçok şehrinde aradığınız zevkte oteli bulmak mümkün. Aradığınız bütçede konaklama birimlerini bu ülkede bulmak biraz zor olsa da imkansız değildir. Uygun bütçeli konaklama birimleri için de hostelleri tercih edebilirsiniz. Mesela Viyana hostelleri adlı yazıma göz atarak Viyana'daki en ideal ve en uygun hostellere göz atabilirsiniz. Viyana'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak da şehrin en ideal konaklama bölgelerini ve bölgelere göre konaklama birimi tavsiyelerini öğrenebilirsiniz. Bunun yanında yine güzel ve tarihi şehirlerden biri olan Salzburg da görülmeye değer şehirlerden. Salzburg'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak da bu şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini ve birimlerini rahatlıkla bulabilirsiniz. Avusturya nerede ? nasıl gidilir ? sorunuza az çok cevap bulduysanız ve Orta Avrupa gezisi planlıyorsanız, Avusturya'yı kaçırmayın derim. Kendisine hayran bırakan bu ülkede 7'den 70'e göre her zevkte şeyi bulmak mümkün."} {"url": "https://gezicenga.com/bali-adasi-gezi-rehberi-endonezya/\"", "text": "Bali Adası, Endonezya'nın en popüler ve en muhteşem yerlerinden biri diyebilirim. Dünya standartlarında birçok yemeği bulabileceğiniz bu adanın muhteşem plajları ve sıcakkanlı yerli halkı sayesinde, buradan hiç ayrılmak istemeyeceksiniz. Genel anlamda, Endonezya ucuz olduğu için Bali Adası gezinizi dilediğiniz gibi rahat yapabilirsiniz. Genelde çok kalabalık olan alanlardan çok çabuk sıkılıyor olsak da, Ubud ve Kuta'da kalabalıktan sıkılmak gerçekten çok zordur. Muhteşem havası, sahilleri, yemekleri ve etkinlikleriyle mutlaka ziyaret etmeniz gereken adalardan biridir. Endonezya'nın para birimi Rupiah'tır ve IDR olarak kısaltılmıştır. Konaklama : Ucuz hosteller genelde 15-25tl arasındadır. Ancak Bali Adasının bir güzel yanı 10tl'ye kadar hosteller bulabilmektir. Eğer güzel bir Otelde kalmak isterseniz 50-150 tl arasında dilediğiniz oteli rahatlıkla bulabilirsiniz. Yemek : Lokal yemekler çok ama çok ucuzdur. 0.50tl-3tl arasında sokak yemekleri bulabilirsiniz. Ancak batı yemekleri lokal yemeklere göre biraz pahalıdır. 10-25 tl arasında batı yemeklerini bulmak gayet kolaydır. Ulaşım : Bali Adasında ulaşım gayet ucuzdur, taksilerde buna dahil. Ortalama 15tl'ye dilediğiniz birçok yere taksilerle ulaşmanız mümkündür. Ayrıca Minivanları özel olarak kiralamak isterseniz buda yaklaşık 40 tl'dir ve en eğlencelisi de Minivanlardır. Aktiviteler :Bali Adasında birçok turist genelde, ya sörf yapmaktadır ya da dağlara yürüyüş turlarına katılmaktadır ve bunlar ortalama 30-90 tl arasındadır. Ancak en popüler olan ve tavsiye ettiğim Mt. Batur Hike'tır. Bununda 120-180 tl arasında bir ücreti vardır. Fakat verdiğiniz her kuruşa değeceğine emin olabilirsiniz. Aslında Bali Adası için bu çokta gerekli değildir. Fakat etkinliklere bütçe ayırabilmeniz için tasarruflu olma adına birkaç yol izlemenizde fayda var. Lokal Yemekler Tercih edin : Bali'de lokal yemekler çok ucuz olduğundan dolayı ve bu yüzden genelde bir Türk zihniyetiyle yaklaştığımızdan dolayı pek tercih etmeyiz. Çünkü, ucuz olan her şey de bize göre mutlaka bir sıkıntı vardır. Fakat, inanın bana öyle değil. Muhteşem lezzetli yemekleri bulunmaktadır. 2-3tl'ye doyabileceğiniz gibi batı yemeklerini seçerek 15-20 tl'ye de doyabilirsiniz. Fakat Bali Adasında uzun süre kalmayı planlıyorsanız mutlaka lokal yemekleri denemelisiniz. Pazarlık yapın : Bali'de hiç bir şey göründüğü fiyatta değildir, özellikle turistler için. Size çok ucuz gelen şeyler dahi olsa, mutlaka pazarlık yapın. Çünkü genelde size 4-5 katı fazladan fiyat vermektedirler. Asla ama asla ilk söylenen fiyatı ödemeyin. Kuzeye doğru gidin : Balinin güney tarafı diğer yerlere nazaran biraz pahalıdır. Ancak kuzeye veya kuzey doğu tarafına doğru gittikçe fiyatların yarı fiyatına düştüğünü göreceksiniz ve konaklama için çok daha iyi seçenekleri kuzeyde bulmak mümkündür. Hindu Tapınaklarını ziyaret edin : Bali Adası, birçok tapınaklarla kaplıdır. Bali'nin hemen hemen tüm şehrinde en az 3 tane tapınak bulabilirsiniz. Ve bu tapınakların birçoğu turistler için en popüler yerlerdendir. En önemli tapınaklar ise, Nine Directional Temples ve The Mother Temple'dır. Kaplıcalarda rahatlayın : Bali Adasında rahatlıkla bulabileceğiniz kaplıcaların çevresinde muhteşem yeşillikleri seyrederken havuzlarda rahatlayabilirsiniz. Bunlardan en iyisi diyebileceğim kuzey sahillerinde bulunan Air Banjar, kaplıca için iyi bir seçim olabilir. Lovina'ya çok yakındır. Belki de Asya'nın en iyi macera sporlarına ev sahipliği yapan Bali Adasında çok fazla macera sporları bulabilirsiniz. Bungee jumping, yamaç paraşütü, dağlarda bisiklet yolculuğu, binicilik, ormanda yürüyüş, hatta treetop zip-lining adı verilen sporu da yapabilirsiniz. Tüplü veya Tüpsüz Dalış yapın : Bali Adası olağanüstü dalış noktalarıyla bu konuda Dünyaca popüler olan bir yerdir. Dalış için en iyi seçenekler ise ; Liberty ve The Wreck of US cargo ship'tir. Dalış yaparak batan bir gemi olan ve parçaları hala suyun altında bulunan The Wreck adlı esrarengiz bir gemiyi dalış yaparak görmek mümkündür. Kuta'da Eğlenin : Dar sokaklarda birçok hediyelik eşya dükkanları bulunan Kuta eğlenmek ve sahte olan birçok giyim, aksesuar ve butik mağazalar bulmak için iyi bir seçenektir. Bali Adası gezilecek yerler sınırlı olsa da Adanın bitmeyen eğlencesi ve etkinlikleri bu adayı daha çekici kılmaktadır. Ayrıca, yunusları, maymunları, bufaloları ve Endonezya danslarını izlemeden seyahatinizi bitirmeyin derim."} {"url": "https://gezicenga.com/bangkok-gece-hayati/\"", "text": "Bangkok gece hayatı, özellikle çatı barlar ve gece kulüpleri ile son yıllarda muhteşem bir gelişim içerisindedir. Sabahlara kadar bitmeyen eğlenceli partileri, konserleri ve modern müzikleri ile bitmeyen bir eğlencesi vardır. Daha çok turistlere seslenen gece kulüpleri ve barlar, gece hayatı için daha eğlenceli olacaktır. Bangkok'un gece hayatının merkezi olan Khao San Road, turist gençler için en popüler olan yerlerden diyebilirim. Nana ve Soi Cowboy genellikle yetişkinlere hitap ettiğinden dolayı, buralarda pek fazla çift ya da aile görmek mümkün değildir. Siz de çift olarak ya da aile olarak seyahat ediyorsanız Nana ve Soi Cowboy'u es geçmenizi tavsiye ederim. Ayrıca Khao San Road, Bangkok gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz oldukça turistik bir yerdir. Bangkok'da nerede konaklayacağınıza henüz karar veremediyseniz, Bangkok'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal bölgeleri ve bölgelere göre konaklama birimlerine göz atabilirsiniz. Bangkok'da bulunan en ideal konaklama birimlerine ve otel fırsatlarına Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. 1. Vertigo ve Moon Bar : 61. katta bulunan muhteşem bir manzaraya sahip bu bar-restoran, Bangkok'un en popüler barlarındandır. Dünyanın en iyi şampanyalarını bulabileceğiniz bu barda, ayrıca romantik bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Fiyatlar normalin baya bir üstündedir. Romantik ışıkları ve farklı mimari yapısı ile tam anlamıyla muhteşem diyebileceğimiz bu barın akşam 7'den sonra kıyafet zorunluluğu olduğunu unutmayın. Bayanlar için topuklu ayakkabı erkekler için ceket ve klasik bir ayakkabı talep edilmekte. 2. Sky Bar : 360 derece bir şehir görüntüsüne sahip 63. katta bulunan bu bara mutlaka göz atın derim. Tek bir içecek ile 15-20 dakika durabilir, manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Güneşin batışını en iyi izleyebileceğiniz yerlerden biri Sky Bar'dır. Doğru içecek seçtiğiniz zaman uygun fiyatlara manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. 3. Octave Bar : Şehirdeki en ideal barlardan olan, bir çatı katı barının nasıl olması gerektiğini herkese gösteren bu bar, yakın zamanda faaliyete geçmiştir. Uzun çabalar sonucu tamamlanan bu bar, gün batımını izlemek ve romantik bir akşam yemeği için muhteşem seçeneklerden biridir, diyebilirim. Yemek menüleri genelde 1000 Baht'tan başlamaktadır. Ancak bir birayı 400-750 Baht arasında bir fiyata içebilirsiniz. 4. Above Eleven : Bangkok'ta en hızlı yerlerden biri olan, Sukhumvit Soi 11'de yer alan bu bar, 32. katta bulunmakta. Kendilerine özgü bir tarzda yapılmış Peru ve Japon yemekleri ile meşhur bu bar, daha çok bankacıların uğrak yerlerindendir. Kendilerine özgü kokteylleri diğer içeceklere göre pahalıdır. Bar, BTS Nana durağına 10 dakika yürüme mesafesindedir. 5. Cloud 47 : Favori barlarımdan biri olan Cloud 47, gerek çalışanları ile gerekse içecekleri ile ün yapmış bir bardır. Bu barı daha çok buranın daimi müşterileri doldurmaktadır. United Center ofis kulesinin çatı katında yer alan bu bar, 47. katta bulunmaktadır. Tüm çatı katı barlara kıyasla, buranın farklı bir havası ve atmosferi vardır. Diğer çatı katı barlarına nazaran buranın fiyat listesi şaşırtıcı bir şekilde düşüktür. Bir birayı 150-200 Baht (13-17tl)'ye almanız mümkündür. 6. Park Society Bar : Yemyeşil bir parkın manzarasına sahip bu bar-restoran 29. katta yer almakta. Sathorn bölgesinde bulunan bu bar, akşamları parkın ışıklandırılması ile daha da güzelleşmektedir. Bu bara girebilmek ve parkın manzarasını görebilmek için özel kıyafetinizin olması gerekmektedir. 6 pm' den sonra kıyafet zorunluluğu olan bu bar, Bangkok geceleri için iyi bir seçenek olacaktır. 7. Zense Bar: Genelde yerli halkın akşam yemekleri için seçtiği bu bar, daha çok bir restoranı andırmaktadır. Fantastik bir manzaraya sahip bu barın Fast Food yemekleri çok pahalı değildir. Bir hamburger menüyü ortalama 500 Bahta rahatlıkla alabilirsiniz. Siam meydanına yürüme mesafesinde olan bu bar 17. katta yer almaktadır. 8. Red Sky : Yakın zamanlarda yapılan bir başka bar olan Red Sky'ın muhteşem bir panaromik manzarası vardır. 55. kattan şehrin canlılığını en iyi görebileceğiniz barlardan biridir. Fiyatlar biraz yüksek olsa da bir kahve ya da bira sipariş edip, kısa süre de olsa manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. 9. The Roof @38 : Mode Sathorn Otelin çatı katında bulunan bu bar, biraz şehrin trafiğinden ve kalabalığından kurtulmak isteyenler için ideal bir yerdir. Çatının üstü tamamen açık olduğu için yağmurlu günlerde pek iyi seçenek olmayabilir. 38. katta bulunan, Bangkok'un en güzel geceleri için vazgeçilmez olan bu bar, Sathorn bölgesinde yer almaktadır. 10. Three Sixty Bar :Milenium Hilton Otelin 32. katında bulunan bu barda fiyatlar orta düzeydedir. En güzel yanı ise sigara içilen ve içilmeyen alanları ayırmış olmalarıdır. Şehrin manzarasını en iyi açıyla seyredebileceğiniz yerlerden biridir, diyebilirim. Nehir manzaralı olan bu barda genelde caz müzik çalınmaktadır. - Saxophone : Yerli halkın en çok tercih ettiği yerlerden biri olan Saxophone turistler için de popüler bir bardır. Gerek canlı müziği, gerekse atmosferi ile ayrılmak istemeyeceğiniz bu barda her gece canlı müzik bulmak mümkündür.70-80'li yılların caz müziklerini müthiş bir şekilde icra eden grup, Bangkok'ta popüler gruplardan biridir. Haftasonları dolup taşan bu barda uygun fiyatlara farklı yemek çeşitlerini deneyebilirsiniz. - Brown Sugar : Bangkok geceleri için en ideal barlardan olan Brown Sugar, uzun yıllardan beri faaliyette olan bu bar canlı müzik severler için ideal yerlerdendir. Yeni adresi Phrasumen caddesindedir. Gündüzleri restoran ve Kafe olarak faaliyet gösteren bar, akşamları bambaşka atmosferde bir bar olarak faaliyet göstermektedir. Hemen hemen her gün canlı müzik bulabileceğiniz bu bar fiyat bakımından gayet uygundur. - Bamboo Bar : Şehrin en iyi caz barı olarak bilinen Bamboo barın fanatikleri daha çok gençlerdir. Farklı bir iç dizayna sahip bu bar daha çok bir toplantı salonunu andırmaktadır. Fiyatlar diğer caz barlara göre biraz pahalıdır fakat ödediğiniz her kuruşa değebileceğine emin olabilirsiniz. 1. KU DE TA : Bangkok'un geceleri partilerinin en yüksek düzeyde olduğu bu gece kulübü, Lokal üniversiteli gençler tarafından daha çok tercih edilmektedir. Sathorn One binasının 39. katında yer alan bu çatı katı gece kulübü lüks sevenler için ideal bir yerdir. Çarşamba günleri Ladies Night gecesidir ve hip hop müzikler çalınmaktadır, perşembe günleri hafif pop, haftasonları ise R'n'B, EDM ve daha fazla bass içeren müzikler çalınmaktadır. 2. Onyx : EDM ağırlıklı olan bu gece kulübü, 2.000 kişilik kapasitesi ile son 2 yılda Bangkok'un en gözde gece kulüplerinden biri olmayı başardığı söylenmekte. Fiyatlar Kudeta'ya göre daha uygundur. Çok büyük dans pisti bulunan bu gece kulübünün 400-500 Bahtlık bir giriş ücreti vardır ve sadece yabancılar içindir. Ancak ödediğiniz ücrete ilk iki içki ücretsizdir. Yer : Kraliyet şehir caddesi, Rama 9 yolunun girişine 2 dakikalık yürüme mesafesindedir. 3. Levels Club Lounge : Bir teras bölümü ve 2 kulüp salonu bulunan bu gece kulübüne giriş çok havalıdır. Kıyafet zorunluluğu olan bu bara girerken 5 koruma geçip asansöre biniyor ve çatı katına çıkıyorsunuz, daha sonra Hostes sizi karşılayıp yerinize kadar eşlik ediyor. Girişler ücretsiz olup içecek fiyatları gayet uygundur. Bangkok gece hayatı için bu gece kulüplerinin yeterli olmadığı zamanlarda Route 66, Live RCA ve Ztudio'yu deneyebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/bangkok-gezi-rehberi-tayland/\"", "text": "Bangkok, güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen Ülkelerinden biri olarak bilinmekte birlikte Tayland'ın en büyük şehri ve başkentidir. Muhteşem bir gece hayatı olan bu şehirde, Asya mutfağında önemli yeri olan Thai yemekleri, tapınaklar ve tarihi turistik yapılar ile, Dünyaca bilinen turistik bir şehirdir. Bangkok gezi rehberi adlı bu yazıda, Bangkok'ta nerede yemek yenir ? gece hayatı için nereler tercih edilir? ve gezi tavsiyelerini bulabilirsiniz. Geniş bir seçenek sunan Thai mutfağı, şehrin dört bir yanında bulunan restoranlar, sokak satıcıları ve marketler ile bu şehirde mutlaka seveceğiniz yemekler bulacaksınız. Bangkok'ta nerede konaklayacağınıza henüz karar veremediyseniz, Bangkok'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal bölgeleri ve bölgelere göre konaklama birimlerine göz atabilirsiniz. Bangkok'ta bulunan en ideal konaklama birimlerine ve otel fırsatlarına Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. - Chinatown - Little Arabia - Nang Loeng - Ramkamhaeng - Sukhumvit Soi 33 Lokal restoranlar ile Uluslararası restoranları kıyasladığımızda, muhteşem bir fiyat farkı olduğu görmek mümkün. Ve lokal yemeklerden dilediğiniz lezzeti bulabileceğinize emin olabilirsiniz. - Tapas Cafe-Restaurant : İspanyol tapasları ve kalamarları uygun fiyatlara bulabileceğiniz bu restoranda fiyatlar lokal yemeklere kıyasla hemen hemen aynıdır. - Pizzeria Limoncello :En iyi pizzaların yanında muhteşem İtalyan yemekleri bulabileceğiniz bu restoran İtalyan pizza sevenler için ideal bir yerdir. - May Kaide : Khao San Road yakınlarında bulunan bu restoran vejeteryanlar için ideal bir seçenektir. - Moghul : Cheap Charlie's barın hemen karşısında bulunan favori yerlerimden biri olan bu Hindistan restoranında dilediğiniz birçok yemeği uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Parti şehri olan Bangkok gece hayatı efsanedir. Partinin hiç bitmediği yer, genelde Khao San Road'dur. Son yıllarda daha çok artan kokteyl barları ile gündeme gelmeye başlayan Khao San Road daha da gelişmekte olduğu söylenmekte. - Apoteka : Şırıngada satılan kokteylleri ve biralarıyla meşhur olan bu barda, normal olarak bardaktan içki içen pek bulunmaktadır. Genelde şırınga, poşet ve sürahiler kullanılmaktadır. Chaang Beer denemek isteyenler için iyi bir adrestir. - Cheap Charlie's :Ucuz içecekleri ve yoğun turist trafiği ile meşhur bu barda özel Charlie'nin kokteylleri denenmeye değerdir. - Cloud47 :Biraz daha modern ve havalı bir bar arıyorsanız ve şehrin tüm manzarasını seyretmek istiyorsanız bu bar en iyi seçeneklerden biridir. - Golf Bar : Daha çok turistin bulunduğu bu bar, yarı gece kulübü tarzındadır. Genelde çok kalabalık olan, ucuz içkileri bulabileceğiniz bu yer, uygun barlardan biridir. - Barick Bar : Genelde lokallerin tercih ettiği bu bar turistlerden kaçmanın en iyi yoludur. Khao San Road'da bulunmaktadır. Fakat çoğu turist burayı pek bilmediği için lokaller ile kaynaşmak ve turistlerin kalabalığından kurtulmak için iyi bir seçenek olabilir. Platinum Fashion Mall : Bangkok'un en popüler alışveriş merkezlerinden biridir. 5 katlı toptan alışveriş merkezi olarak geçmektedir. Fakat toptan demek 10-15 ürün alacaksınız anlamına gelmemektedir. 1'den fazla ürün aldığınızda 2.'si daha ucuz olacak anlamına gelmektedir ve dilerseniz 1 ya da 10 adet ürün alabilirsiniz. Genelde, elbiseleri deneyebileceğiniz kabinler çoğu dükkanlarda yoktur. Union Mall : Daha çok Taylandlı Üniversite öğrencilerinin takıldığı bir alışveriş merkezidir. Platinum alışveriş merkezine göre fiyatlar biraz pahalıdır, fakat alışveriş burada daha kolaydır ve seçenekleriniz daha fazladır. MBK Center : Bangkok'un en iyi alışveriş merkezidir diyebilirim. Burada dilediğiniz birçok şeyi rahatlıkla bulabilirsiniz. Fiyatlar Türkiye standartlarına göre hemen hemen aynıdır. Bu alışveriş merkezi, diğerlerine göre daha modern ve daha merkezi bir alanda bulunmaktadır. Moda için değil de, elektronik cihazlar için tercih edilebilir bir alışveriş merkezi desek yanlış olmaz. Pratunam :Daha çok bir pazar yerini andıran bu yerde dilediğiniz fiyatlara kıyafetler ve gıdalar bulabilirsiniz. Bütçeli bir konaklama planlıyorsanız burada ki hosteller gayet uygundur. Tek sıkıntılı yanı, BTS metro istasyonlarının buraya pek yakın olmaması, en yakını yaklaşık 15-20 dakika yürüme mesafesindedir. Victory Monument : Metroya atlayın ve Victory Monument BTS durağında inin. Muhteşem fiyatlara dilediğiniz birçok şeyi burada bulabilirsiniz. Dükkanlar ve tezgahlara dizilmiş modaya uygun kıyafetler çok ucuzdur. Kalite konusunda beklentinizi yüksek tutmamanızda fayda var. 10-20 tl'ye dilediğiniz birçok ürünü burada bulabilirsiniz. Siam Meydanı : Orchard Road yakınlarında bulunan bu pazar yeri, daha çok akşamları canlanmaktadır. Butik tezgahların ağırlıkta olduğu bu yerde birçok imitasyon saatler, takılar ve spor ayakkabılar bulmak mümkündür. Daha çok seçenek arıyorsanız Chinatown, Chatuchak haftasonu pazarları, Talad rot fai srinakarin, JJ green wintage gece marketi ve Asiatique the riverfront düşünülmesi gereken yerlerdendir. -Takas Yapın : Bangkok'ta hemen hemen her ürünü takas edebilirsiniz. Eski gözlükleri, elbiseleri, takıları ve antika gibi eşyalarınızın yerine elektronik aletler, elbiseler, takılar ve hediyelik eşyalar alabilirsiniz. -Pazarlık Yapın : Bangkok'ta bir ürünün barkodu yoksa ve büyük bir alışveriş merkezinden alışveriş yapmıyorsanız, mutlaka pazarlık yapın. Fiyatlar 3-4 katı fazla söylenmektedir ve bunu yapmayan hemen hemen hiçbir yer yoktur, diyebilirim. Birşey almak istediğinizde dilediğiniz fiyata düşmezlerse direkt olarak arkanızı dönün ve yürüyün. Arkanızdan 2-3 defa fiyat düşürene kadar arkanızı dönmeyin merak etmeyin 100 liralık ürün siz giderken 25 liraya kadar düşecektir. -Bol Bol su için : Özellikle nisan aylarında havalar aşırı sıcak olmaktadır. Bu da beraberinde birçok hastalığı getirmektedir. Özellikle Dengue Fever adı verilen sivrisineklerin aşırı ısırmaları sonucunda oluşan hastalık için en iyi korunma yöntemi, çatlayana kadar su içmektir. Bu hastalığa yakalanmış biri olarak tavsiye edebileceğim tek şey, çok ama çok fazla su için. -Tiger Balm alın : Sivrisineklerden korunma yöntemi olarak değilde kaşıntıyı giderici ve ısırılan yeri temizleyen Tiger Balm sinek ilacını yanınızda bulundurmanızda yarar var. -Tanımadığınız birinin elini 10 saniyeden fazla sıkmayın : Uzun süre Bangkok'ta bulunmuş biri olarak birçok olaya şahit olmuşumdur. Zaten lokal birine sorarsanız da size aynı şeyi söyleceklerdir. Tanımadığınız biri yanınıza gelir ve elinizi 10 saniyeden fazla sıkarsa bilin ki bir kumpasın içindesiniz. Elinizi sıkan yabancı dikkatinizi dağıtırken onun arkadaşı rahatlıkla ceplerinizi boşaltabilir. Ayrıca, Tayland yan kesicilerinin Dünyaca popüler olduğunu unutmayın. Profosyonellerdir ve bizim yan kesicilere pek benzemezler. -Plan Yapın : Bangkok'ta Avrupa Ülkelerinde olduğu gibi yürüyerek şehri dolaşamazsınız. Birçok turistik noktalar birbirinden çok uzaktır ve ulaşım araçlarına ihtiyacınız olacaktır. O yüzden birbirlerine yakın olan yerleri listeleyerek gezinize bu şekilde devam edebilirsiniz. -Taksimetreyi açtırın : Genelde taksiciler taksimetreyi açmadıkları için bu biraz zor olacaktır. Fakat taksiyi hostelinizden çağırırsanız ya da akıllı telefonlarınızdan bir taksi uygulaması indirerek taksinizi çağırırsanız, mutlaka taksimetreyi açacaklardır. 20 dakika taksi yolculuğu taksimetre açıkken ortalama 150 Baht (12-14tl), taksimetre kapalıyken 300-500baht tutmaktadır. Hemen hemen birçok yere BTS ya da MRT raylı sistem ile ulaşabileceğinizi unutmayın. -Hostel veya Otelinizin adresi olan kartlar taşıyın : Özellikle kaybolduğunuz zamanlarda derdinizi rahatlıkla anlatabilmek adına haritalı kartlar ya da adresli kartlar taşıyın. Bangkok diğer şehirlere nazaran biraz karışık bir şehirdir. -Pasaportunuzun fotokopisini taşıyın : Bangkok'ta dikkatli olmazsanız yan kesicilerin gazabına uğrayabilirsiniz. O yüzden mümkünse ucuz fotoğraf makinaları taşıyın, pasaportunuzu hostel ve otelinizde bırakın ve gereğinden fazla para ve kredi kartları taşımayın. Bangkok gezi rehberi hakkında sormak istedikleriniz veya eklemek istediklerinizi yorum olarak paylaşabilirsiniz. Ayrıca, Bangkok gezilecek yerler adlı sayfamda Bangkok'ta gezilmesi gereken en önemli yerlere göz atmanızda yarar var."} {"url": "https://gezicenga.com/bangkok-gezilecek-yerler-ve-yapilacaklar/\"", "text": "Bangkok gezilecek yerler bakımından Asya'nın en turistik şehirlerinden biri olarak bilinmekte. Gerek tapınakları ve gece hayatı ile gerekse marketleri ve ucuz leziz yemekleri ile, dilediğiniz kadar zaman geçirebileceğiniz yerlerden. Tayland'ın başkenti ve en gelişmiş şehri olarak bilinen Bangkok, Tayland'ın diğer şehirlerine göre biraz daha pahalı olsa da, genel olarak oldukça ucuz bir şehirdir, diyebilirim. Sukhumvit Soi 38 : Birçok sokak satıcılarının bulunduğu bu cadde de, birçok uygun restoranlar bulabilirsiniz. Uygun fiyatlara mükemmel yemekler bulabileceğiniz bu cadde, yolun her iki tarafına, akşamları kurulan tezgahlarda, çorba, noddle, thai salataları ve kızarmış birçok yemek çeşidi bulmak mümkündür. Larb Bpet Yasothon :Daha çok kızarmış ızgara kanatları ve papaya salatası ile meşhur bu cadde, yerli halkın daha çok tercih ettiği yerlerden biridir, diyebilirim. Fiyatların çok uygun olması sebebi ile gezginlerin de en çok tercih ettiği yerlerden biridir. Moon Bar :Muhteşem Bangkok manzarasını seyredebileceğiniz bu bar, Bangkok'un en popüler fakat bir o kadar pahalı barlarından biridir. Daha çok eğlenmek için değilde, manzara seyredebilmek için mükemmel bir yerdir. Bangkok'da nerede konaklayacağınıza henüz karar veremediyseniz, Bangkok'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal bölgeleri ve bölgelere göre konaklama birimlerine göz atabilirsiniz. Bangkok'da bulunan en ideal konaklama birimlerine ve otel fırsatlarına Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Cheap Charlies : Sukhumvit soi 11'de yer alan bu bar, Bangkok'un en popüler barlarından biridir. Muhteşem atmosferi olan bu bara daha çok İskoçlar gelmektedir ve bu barı daha iyi yapan özelliklerden biridir. Enteresan gösterilere imza atan yarı sarhoş İskoçlar, sizi yeterince eğlendirecektir. The Londoner :Londra barlarının hemen hemen aynısı olan bu barda, ayrıca İngiliz biralarını bulabilirsiniz. Daha çok İngilizlerin uğradığı bu barda, eğlence geç saatlere kadar devam etmektedir. Saxophone : Bangkok'ta hemen hemen her gece canlı müzik bulabileceğiniz bu bar, dinlenmek ve kafa dağıtmak için muhteşem bir yer. Ayrıca, birçok çeşit yemek servislerini bu barda bulabilirsiniz. Yemek fiyatları biraz pahalı olsa da içecek fiyatları gayet uygundur. Kraliyet Sarayı : Bangkok'ta gezilecek turistik yerler bakımından en popüler yerlerden biri olan Bu muhteşem altından yapılmış Saray, turistlerin en popüler alanlarından biridir. Enteresan bir Thai işçiliği ile yapılmış Saray, Bangkok'ta mutlaka uğramanız gereken bir yerdir. Wat Pho: Altından yapılmış bir yatan Buda'ya ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca Thai masajının ana merkezi olarak bilinir. Bangkok'ta gezilecek yerler listenize mutlaka eklemeniz gereken önemli yerlerden biridir, diyebilirim. Wat Arun Tapınağı: Chao Phraya nehrinin hemen yanında bulunan bu popüler tapınak, muhteşem bir şehir manzarası seyredebilmek için Bangkok'un gezilecek yerleri arasındadır. Vimanmek Konağı : Bir zamanlar Thai Kraliyet ailesinin sarayı olan konak şimdi müze olarak kullanılmakta. Thai Kraliyet ailesine ait birçok eserlere ev sahipliği yapan bu müze de Bangkok'ta görülecek yerler arasında diyebilirim. Chatuchak Market : Hafta sonları 15.000'e yakın pazarın kurulduğu bu alan, Dünyaca bilinen popüler yerlerden biridir. Dilediğiniz ne varsa, hediyelik eşya, takılar, ayakkabılar, elbiseler, yemekler gibi birçok ihtiyacınız olan şeyleri bulabilirsiniz. Alışveriş dışında oldukça farklı yapısı ve kültürü ile Bangkok'un turistik yerleri arasındadır. Khlong Toey Market : Eğer hostellerde ya da stüdyo dairelerde kalıyor ve yemek yapmak için bir şeyler arıyorsanız bu pazar gibi alan, tam aradığınız yerdir. Et ürünlerinden süt ürünlerine, sebzelerden meyvelere dilediğiniz birçok gıdayı rahatlıkla ve çok uygun fiyatlara bulabileceğiniz bu market, Bangkok'ta görülmesi gereken yerler arasında. Chinatown : Çok fazla mağazaların bulunduğu, satıcıların telaş içerisinde bir şeyler satmaya çalıştığı bu alanda, uygun fiyatlara birçok restoran bulmak mümkündür. Profosyonel yan kesicilerin en çok uğradığı alanlardan biri olan bu yerde dikkatli olmakta fayda var. Chinatown, Bangkok'un en turistik yerleri arasında oldukça kültürel bir mahalledir. Siam ve Piratunam : Bangkok'un en iyi alışveriş alanlarından olan Siam ve Piratunan sokakları birbirlerine çok yakındır. Büyük alışveriş merkezleri, restoranlar, sokak alışveriş tezgahları ve birçok bütçeli otel bulabileceğiniz bu sokaklar, Bangkok'ta görülmeye değer yerlerdendir. Khao San Road : Tüm gezginlerin eğlenme ve buluşma merkezlerinden olan Khao San Road, Bangkok Gece Hayatı'nın en canlı olduğu yerlerden biridir. Birçok hostel, barlar, gece kulüpleri ve restoranlar bulabileceğiniz bu yeri, Bangkok'ta gezilecek yerler listenize mutlaka eklemelisiniz. Eğer bütçeli bir hostel arıyor ve gece hayatı hemen yanımda olsun diyorsanız Kha San Road en iyi seçeneklerden biridir, diyebilirim. New Road Guest House : Charoen Krung caddesi üzerinde bulunan bu hostel, Chao Phraya nehrine 5 dakika yürüme mesafesindedir. Bütçeli hostel arayanlar için ideal seçeneklerden ve benim favori hostellerimden biridir. Lub d Bangkok : Siam meydanına yürüme mesafesinde olan bu hostel, modern yapıda dizayn edilmiş popüler hostellerden biri. Ulusal stadyumun hemen yanında yer alan bu hostel, konforuna düşkün olanlar için ideal bir seçenektir. Nisan : Tayland ve Bangkok'ta bütün yılın en heyecan verici dönemi nisan ayıdır. Yılın en sıcak ayı olsa da, \"Songkran\" olarak bilinen ünlü su festivali nisan ayı içerisinde yapılmaktadır. Kasım, Aralık, Ocak : Bangkok'un en soğuk sezonu olan bu aylar da daha az terler ve daha az güneşten korunmak zorunda kalırsınız ve seyahatiniz biraz daha rahat geçer. Ayrıca, aralık ayı en yoğun turistin olduğu aylardandır. Tüm kampanyalar ve tur paketleri genelde aralık ayında yeniden şekillenir. Bangkok gezilecek yerler ve yapılacak şeyler hakkında ya da genel olarak Bangkok hakkında sormak istediklerinizi ve eklemek istediklerinizi yorum olarak iletebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/bangkok-havaalanindan-sehir-merkezine/\"", "text": "Bangkok'ta iki büyük havaalanı bulunuyor. Suvarnabhumi havaalanı ve Don Muang havaalanı. Bu ikisi arasında %90 ihtimalle kullanacağınız havaalanı Suvarnabhumi olacaktır. Zaten, don muang havaalanı dış hatlarda pek fazla kullanılmıyor. Bangkok havaalanından, yani şehir merkezine 30 km uzaklıkta bulunan Suvarnabhumi havaalanından merkeze ulaşmak için birçok seçenek bulunuyor. Bunlar arasında en ucuz olan seçenekler lokal otobüs ve trenler olacaktır. Fakat, kişi sayınıza ve bütçenize göre aşağıdaki alternatiflerden size uygun olana kendiniz de rahatlıkla karar verebilirsiniz. Bangkok'da nerede konaklayacağınıza henüz karar veremediyseniz, Bangkok'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal bölgeleri ve bölgelere göre konaklama birimlerine göz atabilirsiniz. Bangkok'da bulunan en ideal konaklama birimlerine ve otel fırsatlarına Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Havaalanından trenler ile Makkasan istasyonuna veya Phaya Thai'ye gitmeniz gerekiyor. Bu iki istasyondan Bangkok'taki birçok noktaya BTS veya MRT ile gidebilirsiniz. Aktarma yaptığınızdan dolayı ek bir ücret de ödemiyorsunuz. Bu tren bilet ücreti ise 45 Baht ve her 10-15 dakikada bir havaalanından bu trenleri bulabilirsiniz. Trenler, Bangkok havaalanından şehir merkezine ulaşım için en uygun ve en hızlı olan seçenektir. Bu trenlerin 06:00-00:00 saatleri arasında faaliyet gösterdiğini de unutmayın. Eğer, 00:00'dan sonra havaalanına ulaşacak olursanız, ya gece otobüslerini yada taksileri kullanmanız gerekiyor. Bu trenlerin havaalanındaki istasyonu da, ilk katta bulunmakta. NOT : Eğer, aktarma için MRT kullanacak olursanız, Makkasan durağında inmeniz gerekiyor. Ancak, benim size tavsiyem, havaalanından Phaya Thai durağına kadar gidin. Oradan da BTS kullanın. Çünkü, bu BTS'ler ile çok daha işlek bölgelere çok daha rahat bir şekilde gidebiliyorsunuz. Bu yüzden, aktarma için MRT değil, BTS durağına gidin. Phaya Thai durağından BTS ile, NANA, ASOK gibi popüler yerlere çok daha rahat gidebilirsiniz. Ancak, otelinizin veya hostelinizin hangi bölgede olduğunu, hangi istasyona yakın olduğunu mutlaka öğrenin. Yok hiçbir şey bilmiyorsanız, kesinlikle Phaya Thai durağından BTS'leri kullanın derim. Havaalanın giriş katında yüzlerce taksi bulabiliyorsunuz. Fakat, sizi yolda çeviren taksiciler ile hiçbir pazarlık içerisine girmeyin. Giriş katında bulunan stantlardan taksiler ile nereye kadar gitmek istediğinizi söylüyor, ona göre fiyat alıyorsunuz. Ayrıca bu stantlardaki taksilerin hepsi lisanslıdır. Yani, bu taksiciler taksimetre çok yaksın diye, size tüm şehri gezdiremezler. Ancak, taksimetre açmak yerine size, farklı bir fiyat söyleyip, pazarlık yapmak isteyebilirler. Bu yüzden, bu tarz teklifleri direkt reddedin derim. Hiçbir şekilde taksimetre açılmadan taksiye binmeyin. Havaalanından Khao San Road'a taksimetre ortalama 300-350 Baht tutmakta. Bangkok havaalanından şehir merkezine ulaşım için bir diğer düşünülmesi gereken seçenek de otobüslerdir. 40 Baht gibi bir ücrete şehir merkezine bu otobüsler ile gidebiliyorsunuz. Fakat, yolculuk 1 saatten fazla sürdüğünden dolayı, pek tercih edilen bir yöntem değil. Bu otobüsler, 06:00-21:00 saatleri arasında faaliyet gösteriyor ve Khao San Road dahil birçok bölgeye bu otobüsler ile gidebiliyorsunuz. Bu ulaşım araçlarının dışında, özel araçlar ile de şehir merkezine rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Bu özel araçlar ile otelinize gitmeyi planlıyorsanız, 800-1000 Baht gibi bir ücret ödeyebileceğinizi de unutmayın. Bangkok havaalanından şehir merkezine ulaşım için, trenlerden başka bir seçeneği düşünmeyin derim. Hem zaman bakımından hem de fiyat bakımından en uygun yöntem trenlerdir. Trenler ile, şehir merkezi ve yakınlarındaki birçok bölgeye rahatlıkla gidebiliyorsunuz. Otelinizin tam olarak hangi istasyona yakın olduğunu öğrenin. MRT'ye mi yoksa BTS'e mi daha yakın onu da öğrenin. Bu şekilde, trenler ile aktarma yaparken gideceğiniz yere çok daha rahat ulaşabilirsiniz. Bunun yanında, eğer grup halinde veya ailece seyahat ediyorsanız, özel araçlar da düşünülebilecek seçeneklerden olacaktır. 6-8 kişilik özel minibüsler ile otelinize kadar gidebiliyorsunuz. Bu özel araçları kullanacak olursanız, kişi başı ortalama 100-150 baht ödüyorsunuz. Yani, ortalama 800-1000 bahta bu özel 6-8 kişilik minibüsleri kullanabiliyorsunuz. Tabi, trenler ile fiyat bakımından kıyaslama yapıldığı zaman pek mantıklı bir seçenek değil. Ancak, rahatınıza düşkün biriyseniz düşünebileceğiniz seçeneklerden olacaktır."} {"url": "https://gezicenga.com/bangkok-hostelleri/\"", "text": "Bangkok'ta 8 ay gibi uzun bir süre yaşamış biri olarak, şehirdeki bölgeler ve hosteller hakkında az çok fikir sahibi oldum diyebilirim. Bangkok Hostelleri adlı bu yazımda, şehrin en güzel konumuna sahip popüler birçok farklı hostelden bahsedeceğim. İster parti hosteli veya sessiz sakin bir hostel arıyor olun, isterseniz de çift olarak konaklayabileceğiniz bir hostel, listede size göre bir hosteli rahatlıkla bulabilirsiniz. Eğlence şehri Bangkok, konaklama bakımından biraz araştırma istiyor. Bu şehirde çok uygun fiyatlara oldukça iyi oteller bulabiliyorsunuz. Fakat uzun süre seyahat etmekte olan veya hostellerden vazgeçemeyen gezginler için bu şehir tam anlamıyla bir cennet. Bangkok hostelleri, gerek eğlence bakımından, gerekse fiyat bakımından süper uygun. Yani gönül rahatlığıyla en modern hostellere bile göz atabilirsiniz. Bangkok'ta hostel seçmeden önce, hangi bölgede konaklamak istediğinize karar verin derim. Bangkok gece hayatı'na yakın bir bölge mi ? yoksa turistik yerlere yakın bir bölge mi ? Öncelikle buna karar verebilirseniz hostel seçimi çok daha kolay olacaktır. - Öncelikle hostellerin en fazla olduğu ve Backpacker'ların en fazla takıldığı bölgenin, Khao San Road olduğunu unutmayın. Sebebi ise, gece hayatına yakın oluşudur. Fakat buradaki gece hayatı Go Go Barlar ile dolu olan bir yer değil. Buradaki mekanlar, sevgiliniz/eşiniz ile eğlenebileceğiniz muhteşem barlar ve gece kulüplerinden oluşuyor. Şehirdeki en iyi hostellerin büyük bir bölümü burada bulunduğundan, ilk olarak bu bölge ile başlayın. - Bangkok'ta her şeyin bir arada olabileceği bir yer yok. Yani hem gece hayatına, hem turistik yerlere hem de şehir merkezine yakın olan bir bölge veya tesis bulmak neredeyse imkansız. Ancak hostelinizin Sukhumvit, Siam Meydanı ve Khao San Road'a yakın veya kolay ulaşılabilir bir yerde olduğundan da emin olun. NOT : Bangkok'taki parti hostellerinin HEPSİ, gece 10.30-11.30 gibi partiyi bitirir. Yani hostelde bu saatlerden sonra ses gürültü olmaz. Bu yüzden Bangkok'ta bir parti hostelinde konaklayacak olursanız, yine de güzel bir uyku çekebileceğinizi unutmayın. Bangkok'ta çok düşük bir bütçe ile seyahat etmiyorsanız, hosteller için en azından 10£'yu gözden çıkarın. 8-13£ arası bir ücret idealdir ve bu fiyata şehrin birçok hostelinde rahatlıkla konaklayabilirsiniz. 4-8£ arası hosteller ucuzdur. 13-25£ arası hosteller lüks hostellerdir ve bu fiyat aralığında bir hostelde konaklayacaksanız da, hostelinizin kahvaltısı olduğundan, Khao San Road'a yakın olduğundan ve modern olduğundan da emin olun. Öncelikle benim deneyimlediğim ve gayet memnun ayrıldığım Khao San Road'da bulunan 2 hostelden bahsedeyim. Bu hostel zincirinin Kamboçya'daki hostelinde gönüllü olarak çalışmış biri olarak, Güneydoğu Asya'daki Mad Monkey hostellerin hepsinin parti hosteli olduğunu söyleyebilirim. Bangkok'taki ise, kelimenin tam anlamıyla muhteşem. Hostelin girişi bir bar. Barı geçtikten sonra arka tarafta da nehir manzarası ve küçük bir yüzme havuzu var. Gün içerisinde güneşlenebilir, yüzebilir veya voleybol oynayabiliyorsunuz. Akşam saatlerinde müzik kesilir. Beer Pong'tan her türlü içki oyununa eğlence var. 10.30-11.00 gibi hosteldeki herkes Khao San Road'a gider. Yani hostel 11:00'dan sonra sessizleşir. Hostelin dorm oda ücretleri 12£'dan başlar. Çift kişilik odalar vardır. Dorm odalarının hemen hemen hepsi 4 kişilik. Ayrıca gayet modern ve şık bir hostel. Bir diğer parti hosteli. Ancak bu hostel Mad Monkey gibi değil. Biraz daha sosyal bir hostel. Yani tesis, diğer gezginlerle çok çabuk kaynaşabileceğiniz muhteşem bir atmosfere sahip. Sadece bayanlar için dorm odaları da var. 22 kişilik odasını kesinlikle tavsiye ederim. Hem süper modern hem de tam olarak 22 kişilik oda konseptinde değil. 2 kişilik ranzalar arasında büyük ve geniş bir perde sistemi var. Yani çok dikkatli bakılmadıkça diğer yataklar görülmüyor bile. NOT : Bangkok'ta nerede kalınır ? adlı yazımda bölge bölge, güzel bir konaklama rehberi hazırladım. Konaklayacağınız bölgeyi seçmek adına bu yazıma da göz atabilir, daha sonra hostel seçebilirsiniz. Lub d hostel, şehirde en çok tercih edilen hostellerden biri. Bangkok'un en ünlü bölgelerinden biri olan Siam'da bulunması da bu hosteli canlı kılan faktörlerden. Hostelin etrafı, alışveriş merkezleri, barlar, gece kulüpleri ve restoranlarla çevrili. Yani bu hostelden bi koşu şehrin önde gelen yerlerine gidebiliyorsunuz. Hostelin gecelik dorm odaları 12£'dan başlıyor. Çift kişilik odalar ise 25£'dan. Yani bulunduğu konuma ve 3 yıldızlı oluşuna göre gayet uygun. Dikkat ; Bu isimde iki hostel bulunuyor. Biri \"Silom\" diğeri ise \"Siam\" isimler benzer olduğundan dolayı karıştırmayın. Silom olanı pek tavsiye etmem. Bu yüzden, Siam'ı seçtiğinizden emin olun. Bu arada hostel 3 yıldızlı bir otel havasında. (Korkmayın! fiyatlar 3 yıldızlı oteller kadar pahalı değil). Bir parti hosteli olan Bodega, şehirdeki en popüler 3 hostelden biri. Süper canlı atmosferi ve temizliği ile ön plana çıkan bu hostelin hemen hemen her gece Pub Crawl turları oluyor. Bu sayede de dünyanın dört bir yanından gezgin ile çok çabuk kaynaşıp arkadaş olabiliyorsunuz. Soi Cowboy'u duymuşsunuzdur. Duydunuz değil mi ? aman ha, Bangkok denince ilk akla Soi Cowboy gelir, unutmayın. İşte o meşhur Soi Cowboy bu hostele hızlı adımlarla sadece 3 dakika uzaklıkta bulunuyor. Bu hostelin gecelik dorm ücretleri ise 9£'dan başlıyor. Ayrıca hostelin 8+ gibi oldukça güzel bir puanı var. Oldukça garip bir ismi olan bu hostel, Grand Palace ve Wat Pho Tapınağı'na oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Bunun yanında, Khao San Road (Bangkok gece hayatı için en popüler 3 bölgeden biri) hostele 20 dakika yürüme mesafesinde bulunmaktadır. Konum olarak en ideal Bangkok hostelleri arasında. 9+ gibi oldukça yüksek bir puana sahip olması da hostelin en önemli özelliği. Gecelik dorm oda ücretleri ise, 10£'dan başlıyor. KİM İÇİN ; Çift olarak seyahat edenler için muhteşem. Yalnız seyahat ediyor ve çok fazla gürültü istemiyor, kendi halinizde olmak istiyorsanız da düşünülebilir. Konum bakımından endişeniz olmasın. Hostel, Bangkok'un en gözde gezilecek yerlerine yakın. Modern havasıyla dikkat çeken bu hostel, Phaya Thai'de bulunuyor. Yani konum olarak gayet güzel bir yerde. Bangkok'taki en iyi hostellerden biri olması bu hosteli tercih etmek için yeterli olsa da, daha birçok artısından söz etmekte yarar var. Mesela BTS tren istasyonu hostele 2 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bunun yanında, barı, ücretsiz kahvaltısı ve süper deneyimli çalışanları ile bir hostelde aradığınız birçok şeyi burada rahatlıkla bulabilirsiniz. NOT : Aynı isimde şehirde 2 hostel bulunuyor. Bu yüzden \"RATCHTHEWİ\" olanı seçtiğinizden emin olun. Diğer hostel bir parti hosteli olarak Khao San Road'da bulunuyor. Bu hostel ne bir parti hosteli, ne de çok sakin bir hostel. Sosyal bir hostel bu yüzden çok sessiz bir yer değil. Ayrıca hostelin 9+ gibi süper bir puanı olması da, bu hostelin tereddütsüz tercih edilebilir olduğunu gösteriyor. Bu arada hostelin gecelik dorm ücretleri de 13£'dan başlıyor. Gelelim şehrin en iyi ve en popüler hostellerinden birine. NapPark hostel, hostelworld tarafından 2017'nin en popüler hosteli seçilmiş. Bizim bir şey söylememize gerek var mı ?. Yukarıda da bahsetmiş bu hostelde 3 gece konaklamış biri olarak, hostelin gayet sosyal bir hostel olduğunu söyleyebilirim. Ancak 5 yıllık hostel tecrübeme göre bu hostelin tam olarak bir parti hosteli olduğunu söyleyemem. Süper modern ve farklı dizayna sahip bu hostel, adından da anlaşılacağı üzere Bangkok'un en popüler gece hayatı bölgelerinden biri olan Khao San Road'a 2 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bunun yanında, ulusal müzeye, büyük saraya ve Wat Pho'ya da süper yakın. Yani hem gece hayatı hem de kültür gezisi için tercih edilebilecek en ideal hostel. Bu hostelin gecelik dorm ücretleri 8£'dan başlıyor. Yani fiyat bakımından da diğer hostellere nazaran uygun. Restoranıyla, barıyla, oyun odalarıyla ve 8+ gibi oldukça yüksek bir puanı ile, düşünmeden tercih edilebilecek bir hostel. Hareketli Silom Yolu üzerinde yer alan bu tesis, Bangkok hostelleri arasında en popüler olanlardan. Bu hostelin gecelik dorm ücretleri 12£'dan başlıyor. Fiyatının gayet uygun olmasına rağmen 8+ gibi yüksek bir puanı da, bu hosteli tercih etmek için yeterli oluyor. Bu hostel etrafında birçok sokak yemek satıcılarını bulabilirsiniz. Bunun yanında, gece hayatı için bir planınız varsa da, bu hostelden birçok canlı gece hayatı bölgesine yürüyerek rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Soi 6'da bulunan Born Free Hostel, adından da anlaşılacağı üzere neredeyse free 🙂 Bu hostelde sadece iki dorm odası bulunuyor. Birisi klimalı, diğeri ise fanlı. Fakat Bangkok bilindiği üzere süper sıcak olduğundan dolayı, fanlı dorm odalarını pek tavsiye etmem. Benim için problem değil diyorsanız bu hostelde rahatlıkla konaklayabilirsiniz. Hostel, Bangkok'un en ucuz hostelleri arasında. Bu hostelin gecelik dorm ücretleri 5£'dan başlıyor. Not : Aynı isimde iki hostel bulunuyor. Bu hostelin linki aşağıdadır. Zaten iki hostel arası 5 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bu yüzden karıştırmamaya dikkat edin. Bu hostelin 8+ gibi oldukça güzel bir puanı var. Yani sırf bu puana bakarak bile bu hosteli tercih edebilirsiniz. Bangkok hostelleri arasında tavsiye edebileceğim en ideal tesisler bunlardır. Tabii bu listeye birkaç hostel daha eklemek mümkün. Fakat seçimin daha kolay olması adına bu 7 hostel yeterli olacaktır. Bu arada bir hostel resepsiyonisti olarak size tavsiyem, bu şehirde hostel seçimi yaparken hostelin konumuna, puanına, atmosferine ve son olarak da fiyatına bakın derim. Ayrıca, 100 kişiden 9.7 puan almış bir hostel yerine, 2 bin kişiden 8.5 puan almış bir hosteli tercih etmek çok daha mantıklı olacaktır."} {"url": "https://gezicenga.com/batu-caves-kuala-lumpur/\"", "text": "Batu Caves, Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur şehir merkezine 13 km uzaklıkta bulunan, ulaşımın oldukça kolay olduğu turistik yerlerden biridir. Batu Mağaraları olarak da bilinen bu turistik yeri, Ortalama 150 Ringgit (135-140tl) gibi bir ücret ödeyerek detaylı bir şekilde anlatımı yapılan turlar ile gezebilirsiniz. Maalesef, Türkçe dilde turlar bulunmadığından dolayı, İngilizceye çok hakim değilseniz, bu turların size hiçbir faydası olmayacaktır. Bu ana mağaraya, giriş kısmında bulunan 272 basamak çıkılarak ulaşılır. Merdivenler çok dik olmasa da oldukça yorucudur, diyebilirim. Bu merdivenlerin sonunda yüksek tonozlu büyük bir mağara sizi karşılamaktadır. 42 metre yüksekliğinde olan altın heykel ise, merdivenlerin hemen başında bulunmaktadır. Bu heykel, Rab Murugan'a adanmış Hindu Tapınağı olarak hizmet vermektedir. Bu ana mağaraya girişler ücretsizdir. Sadece kapıda küçük bir bağış kutusu bulunmaktadır. Merdivenlerin köşelerinde sizi bekleyen aç maymunları göreceksiniz. Eğer yanınızda yiyecek birşeyler getirdiyseniz, maymunlara vermekten başka çareniz kalmayabilir. Aksi takdirde saldırma olasıkları vardır. Kuala Lumpur'da nerede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, Kuala Lumpur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak, şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Kuala Lumpur'daki en ideal konaklama birimlerine ve fırsat indirimi olan otellere göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Bu mağaranın en etkileyici ve en heyecanlı yerlerinden biridir, diyebilirim. Oldukça karanlık olan bu mağaranın içerisinden gelen garip sesler sizi ürkütebilir. Her zaman açık olmadığı için gittiğinizde kapalı olursa şaşırmayın. Karanlık Mağaranın Dünyanın en nadir örümcek evi olduğu söylenmektedir. Mağara, küçük çocukların korkabileceği yerlerden olabilir. Bu yüzden çocuklu ailelerin bu mağaraya girmesini pek tavsiye etmem. Bir diğer görülmesi gereken mağara, Villa Mağarasıdır. Bu mağaraya girişler ücretlidir. 20-25 Rm gibi bir ücret ödeyerek gireceğiniz bu mağarada, Malezya ve Hindistan'ın renkli kültürel şovlarını izleyebilirsiniz. Son olarak görmeniz gereken yer ise, Ramayana Mağarasıdır. Tepenin sol tarafında bulunan bu mağaranın hemen girişinde 15 metre uzunluğunda Hanuman heykeli bulunmaktadır. Alanda görebileceğiniz en renkli ve en canlı yerdir. Giriş ücreti 10 Rm'dir ve verdiğiniz her kuruşa değecektir. Batu Caves'e Ulaşım için en ideal yol, KTM kullanmaktır. Kl sentral'den bu trenleri ve mono rail adı verilen demir yolu araçlarını bulabilirsiniz. Kuala Lumpur demir yolu taşımacılığı biraz karışıktır. Bu yüzden tabelaları çok iyi kontrol etmenizde yarar var. Yemek : Alanda yemek yiyebileceğiniz ve su alabileceğiniz yerler olsa da, siz yanınızda bol bol su götürün ve mümkünse aç gitmeyin. Asya, özellikle Hindistan mutfağına alışık biri değilseniz yemekleri beğenmemeniz olağandır. Ayrıca, şehirde bulunan restoranlarda çok daha ucuza, çok fazla çeşitte yemekleri bulabilirsiniz. Not : Tapınakların bazılarına mini şortla veya etekle girmek yasaktır. O yüzden bacağınızı kapatacak birşeyler getirmenizi tavsiye ederim. Pantolon giymenizi pek tavsiye etmem çünkü Malezya yılın her ayı mükemmel sıcaktır. Kuala Lumpur gezilecek yerler bakımından oldukça popüler olan Batu Mağaralarını ziyaret etmeyi planlıyorsanız, Malezya gezinizi Ocak-Şubat aylarına denk getirmenizi şiddetle tavsiye ederim. Dünyanın dört bir yanından gelen inananlar ile burada birçok festival ve eğlence düzenlenmektedir. Aşırı kalabalık olduğu için birçok turist sevmez ama Asya kültürünü, özellikle Malezya ve Hindistan kültürünü bu aylar içinde, burada çok detaylı bir şekilde öğrenebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/batum-hostel-tavsiyeleri/\"", "text": "Gürcistan'ın özerk cumhuriyeti Acara'nın başkenti olan Batum, tüm güzelliği ve gece hayatıyla hafta sonu gidilebilecek en güzel tatil destinasyonlarından. Süper atmosferi olan bu şehirde konaklama ücretleri çok pahalı olmasa da, daha bütçeli bir tesis arayanlar için hosteller çok daha cazip oluyor. Bu şehirde çok fazla hostel olduğundan dolayı da, Batum hostel tavsiyeleri adlı bu yazıdaki tesislere göz atarak aradığınız zevkte ve bütçede tesisi daha rahat bulabilirsiniz. Batum'da konaklama için birçok bölge bulunuyor. Bu yüzden hangi bölgede konakladığınız da oldukça önemli. Eğer Batum'daki bölgeler hakkında pek bir fikriniz yoksa, Batum'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgeleri hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Batum'da çok fazla hostel bulunmadığından dolayı, tercih yapmak çok da kolay olmuyor. Bu yüzden şehirdeki en ideal ve en ekonomik hostellerden olan aşağıdaki 5 hostele göz atabilirsiniz. Bu hosteller daha çok hostel tecrübesi olanlar için olsa da aralarında daha önce hiç hostelde kalmayan gezginlere seslenen hostellerde bulunuyor. Batum'da eski kent bölgesinde bulunan bu süper popüler hostel, şehirdeki en çok satan hostellerden biri. süper merkezi konumu ve modern odalarıyla popüler olan bu hostelde aradığınız konforu ve atmosferi rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Hostel çevresinde birçok restoran ve cafeyi de rahatlıkla bulmak mümkün. Batum tren istasyonuna 7 ve Batum havaalanına ise 12 km uzaklıkta bulunan bu hostel, şehirdeki turistik yerlerin birçoğuna yürüme mesafesinde bulunuyor. Ayrıca gece hayatı için popüler bölgelere de bu hostelden yürüyerek rahatlıkla ulaşmak mümkün. 9.2 gibi yüksek bir değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Batum'un şehir merkezinde oldukça güzel bir konuma sahip bu hostelden şehirdeki turistik ve tarihi yerlerin hemen hemen hepsine yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Batum'daki en iyi fiyat/fayda oranına sahip hostellerden biri olan TJ hostel, süper atmosferi ve çalışanları ile konukların beğenisini kazanmış hostellerden. Süper uygun fiyatlı odalarıyla popüler olan bu hostelin 8.9 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Sırf bu puana bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Tiflis Meydanı'na 3 dakikalık yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, şehirdeki en iyi konuma sahip hostellerden biri. Modern odaları ve atmosferi ile popüler olan bu hostelin oda ücretleri ise, diğer birçok hostele göre oldukça uygun. Hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve 200 konuktan almış olduğu 8.8 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Batum havaalanına 6.5 km uzaklıkta bulunan bu hostel şehirdeki en çok tercih edilen hostellerden. Bu hostel daha çok hostel tecrübesi olanların tercih edebileceği hostellerden. Yani hostelin çok modern ve şık bir yer olmadığını unutmayın. Fiyat bakımından şehirdeki en uygun hostellerden biri olan Batumi Surf Hostel, 8.6 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip. Ayrıca bu hostelden şehirdeki birçok turistik yere de yürüyerek rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayınız. Plaja 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, şehirdeki en uygun fiyatlı hostellerden. Herkesin konaklayamacağı hostellerden biri olan Batumi Globus Hostel, daha çok hostel konusunda tecrübeli olanların tercih edebileceği hostellerden. Batum Limanı'na 5 ve Batum Tren İstasyonu'na 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostelin 8.0 gibi yüksek bir değerlendirme puanı bulunuyor. Yani sırf bu puana bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Fakat bu hostelin herkes için olmadığını da unutmayın. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Batum hostel tavsiyeleri olarak göz atabileceğiniz 5 tesis bunlardan ibaret. Listeye birkaç hostel daha eklemek mümkün. Fakat araştırmanıza bu hostellerden başlayarak çok daha rahat bir şekilde aradığınız zevkte ve bütçede hosteli bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/belgrad-hostel-tavsiyeleri/\"", "text": "Sırbistan'ın başkenti ve en büyük şehri olan Belgrad'da bütçeli bir seyahat planlıyorsanız, otellerden çok hostellere göz atmanız gerekiyor. Bu şehirde uygun fiyata çok fazla otel seçeneği bulamayacağınızdan dolayı, oldukça uygun fiyatlı olan hosteller, bütçeli seyahat edenlerin düşündüğü ilk yerlerden oluyor. Fakat şehirde çok fazla hostel bulunduğundan dolayı, hangi hostelde konaklayacağınız da oldukça önemli. Bu yüzden Belgrad Hostel Önerileri adlı bu yazıya göz atarak şehirdeki en ideal, en uygun ve en popüler 6 hosteli bulabilir, zevkinize ve bütçenize uygun olanı tercih edebilirsiniz. Belgrad'da hangi bölgede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, bölgeler hakkında bilgi sahibi olmak adına, Belgrad'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atabilirsiniz. Belgrad'da birçok hostel bulunmakta. Fakat bunlardan en ideal konuma sahip olanları ve en uygun olanlarını bulmak pek de kolay olmuyor. Bu yüzden hostel seçimi yaparken bile hangi bölgede konakladığınız oldukça önemli. Bu yüzden aşağıdaki hostellere ve bulunduğu konumlara bakarak güzel bir seçim yapabilirsiniz. Bohem Skadarlija bölgesinin en hareketli yerinde bulunan bu süper modern hostel, şehirdeki en çok tercih edilen hostellerden. Süper konumu ve atmosferiyle ünlü olan bu hostel Kalemegdan Kalesi'ne ve Cumhuriyet Meydanı'na sadece 5 dakika uzaklıkta bulunmakta. Şehirdeki turistik yerlerin hemen hemen hepsine yürüme mesafesinde olan bu hostelden dilediğiniz birçok yere toplu taşıma araçlarını da bulabiliyorsunuz. Ayrıca hostel çevresinde birçok bar ve restoranı bulmak da mümkün. Süper olumlu konuk yorumlarına ve 9+ konuk değerlendirme puanına bakarak bu tesisi gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Belgrad Hostel Tavsiyeleri arasında oldukça farklı bir dizayna sahip bu hostel, şehirdeki en çok tercih edilen hostellerden biri. Cumhuriyet Meydanı'na ve Knez Mihailova Caddesi'ne 7 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostelden şehirdeki birçok turistik yere yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Barlara, restoranlara ve marketlere oldukça yakın bir konumda bulunan bu hostelin bir de küçük barı bulunuyor. Daha çok hostellerde eğlenmeyi sevenlerin tercih edebileceği City Zen Hostel'e mutlaka bir göz atın derim. Dorm odalarından oldukça uygun fiyata konaklayabileceğiniz bu hostelin 9.2 gibi yüksek bir puan almış olması da bu hosteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Knez Mihailova caddesinin merkezi bir yerinde bulunan bu hostel, konum olarak şehirdeki en iyi hostellerden biri. Şehirdeki turistik yerlerin büyük bir bölümüne bu hostelden yürüyerek rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca hostel çevresinde birçok restoran ve barları da bulabilirsiniz. Oldukça modern ve şık bir dizayna sahip bu hostel, daha önce hostel deneyimi olmayan gezginler için ideal tesislerden olacaktır. İster tek/çift kişilik özel odalar isterseniz de, dorm odalarını bu hostelde oldukça uygun fiyata bulabilirsiniz. Gayet hızlı bir wifi hizmeti sunan bu hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve 9.1 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Belgrad'ın tam merkezinde mükemmel bir konumda bulunan bu hostel, Cumhuriyet Meydanı'nın tam karşısında yer almaktadır. Knez Mihailova alışveriş caddesi ise, hostele sadece 2-3 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani konum olarak Belgrad'daki en ideal hostel diyebilirim. Şehirdeki diğer hostellere nazaran 1 tık daha uygun olan bu hostelde konukların en çok sevdiği özellik hostelin muhteşem atmosferi oluyor. Pub Crawl turları ve çeşitli oyunları ile hostelinizden çıkmadan da eğlenebiliyorsunuz. Hostelin süper olumlu konuk yorumlarına baktığınızda ise, hostelin gayet temiz ve çalışanların gayet ilgili olduğunu görebiliyorsunuz. Zaten hostelin 9.1 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı da bunun en önemli kanıtı. Belgrad hostel tavsiyeleri arasında en iyi konuma sahip hostellerden biri olan Mosaic Hostel, Belgrad Merkez İstasyonu'na sadece 1 km uzaklıkta bulunuyor. Bu hostelden şehirdeki hareketli caddelere, restoranlara ve alışveriş caddelerine yürüyerek rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Hostele en uzak turistik yer ortalama 1.5 km uzaklıkta bulunuyor. Yani dilediğiniz hemen hemen tüm turistik yerlere yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Bunun yanında, hostelin atmosferi, modern havası ve eğlenceleri ile farklı bir deneyimi bu hostelde yaşayabilirsiniz. Belgrad Merkez İstasyonu ve Cumhuriyet Meydanı'na sadece 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, şehirdeki en çok tercih edilen hostellerden. Gerek mükemmel konumu gerekse atmosferi ve modern odalarıyla gönül rahatlığıyla tercih edilebilecek hostellerden biri. Daha çok çift turistlerin tercih ettiği hostellerden biri olarak bilinen Hostel Home Sweet Home, şehirdeki en uygun fiyatlı dorm odalarına sahip. Muhteşem bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hosteli, sırf 9+ puana bakarak bile tercih etmek mümkün. Belgrad hostel tavsiyeleri adlı bu listeye birkaç hosteli daha eklemek pekala mümkün. Fakat, hostel seçimi yapmak oldukça zor olduğundan araştırmanıza ilk olarak bu hostellerden başlayarak aradığınız zevkte ve bütçede hosteli çok daha rahat bulabilirsiniz. Belgrad'da hostel seçimi yaparken nerede konaklayacağınıza da çok iyi karar verin derim. Bölge konusunda iyi bir karar verirseniz çok ideal ve uygun olan hostelleri de rahatlıkla bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/berlin-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler/\"", "text": "Tarihi dokusu ve keşfedilmeyi bekleyen eşsiz sokaklarıyla Avrupa'nın en popüler şehirlerinden biri olan Berlin, Almanya'nın başkenti ve en büyük şehri olarak bilinmektedir. Çok kültürlü yapısı, eşsiz gece hayatı, sayısız sanat galerisi ve müzesi ile her yıl milyonlarca turistin gözde destinasyonlarından biri olmakta. Berlin Nerede ? sorusuna geçmeden önce şehir hakkında birkaç bilgiyi paylaşmakta yarar var. Berlin'de yaşam şartları gayet güzeldir. Ulaşım oldukça rahat ve eğitim düzeyi yüksektir. Almanya'nın en önemli şehirlerinden biri olan Berlin 1871 yılında Alman İmparatorluğuna 1933 yılından itibaren Nazi Almanya'sına başkentlik yapmıştır. Tam olarak Almanya'nın kuzeydoğusunda bulunan Berlin, Spree ve Havel Nehirlerin arasında yer alır. Berlin Almanya Federal Cumhuriyeti'nin 16 eyaletinden biridir. Konum için tıklayın. Berlin, Türkiye'ye göre biraz daha soğuk hava şartlarına sahiptir. Okyanusal ikliminde görüldüğü şehirde karasal iklim baskındır. Kış aylarında konaklama ücretlerinin süper düştüğü bu şehirde havaların kış aylarında çok sert geçtiğini de unutmayın. Eğer süper bütçeli bir Berlin gezisi planlıyorsanız, kış aylarında bu şehri ziyaret ederek çok daha ekonomik bir gezi planlayabilirsiniz. Berlin'i ziyaret için en ideal zaman ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Eğer yağışlara pek aldırmıyorsanız nisan mayıs veya eylül ekim kasım ayları bu şehri ziyaret için ideal aylar olacaktır. İstanbul'dan Berlin'e direkt uçuşları bulabilirsiniz. Uçuş süresi ortalama 3 saattir. Thy veya daha birçok havayolu firmalarını İstanbul'dan rahatlıkla bulabilirsiniz. Ortalama uçuş ücretleri 150-350 Euro arasında değişmektedir. Berlin, Avrupa'nın ve Almanya'nın en popüler turist destinasyonlarından biri. Süper kalabalık turist trafiğiyle, eşsiz tarihi ve gezilecek yerleriyle muhteşem bir yer. Berlin'de konaklama için birçok seçenek bulunmakta. Şehri bölge bölge incelemek ve bölgelere özel otel tavsiyelerine göz atmak için Berlin'de nerede konaklamalı ? adlı yazıma göz atabilirsiniz. Şehirdeki en ideal hostellerden otellere, en ideal dairelerden pansiyonlara tüm konaklama tavsiyelerini bu yazıda bulabilirsiniz. Berlin nerede ? nasıl gidilir ? adlı bu yazıya eklemek veya sormak istediklerinizi yorum olarak bize iletebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/bilbao-gezilecek-yerler/\"", "text": "Frank Gehry'nin Guggenheim Müzesi ortaya çıkana kadar, adından pek fazla söz edilmeyen Bilbao, son yıllarda hem sanatseverlerin hem de sırtçantalı gezginlerin favori şehirlerinden biri haline geldi. Tabi Bilbao, bu Çağdaş Sanat Müzesi'nden ibaret değil. Ülke ekonomisi bu müzeyle geliştikten sonra, bu şehirde turizm adına birçok çalışma yapılmış ve günümüzde birbirinden güzel mimari yapıları, müzeleri ve tarihi yerleriyle bu şehir, sizi sıkmadan 1-2 günlük eşsiz bir deneyim sunuyor. Bilbao, İspanya'da yemekleriyle de tanınan bir şehir. 5 \"Michelin Yıldızlı\" restorana sahip bu şehirde, ülkenin en güzel yemeklerini de bulabilirsiniz. Bilbao'yu turizme kazandıran en önemli mimari yapılardan biri olan \"Guggenheim Müzesi\" şehirdeki en bilindik ve en turistik yapıdır. Devasa yapısıyla ve ilginç mimari yapısıyla dikkat çeken bu müze, 20. yüzyılın çığır açan bir mimari yapısı olarak kabul edilir. Ünlü mimar Frank Gehry tarafından gelişmiş havacılık endüstrisi yazılımı kullanılarak tasarlanmış ve 1993-1997 yılları arasında inşa edilmiş. Bina başlı başına bir sanat eseri. İçerideki eserlerden çok, binanın dış mimarisi ilgi çeker. Binanın içerisinde ise 24 bin metrekarelik bir sergi alanı bulunuyor. İçeride en dikkat çeken yer, merkezi iç salon olan Atrium'dur ve burada resimler, kavisli geçit duvarları boyunca 3 seviyeli bir merdiven ile sergilenmektedir. Sergilerde en çok ilgi gören eserlerden bazıları ise, Willem de Kooning'in renkli Villa Borghese resmi, Francesco Clemente tarafından Anneler Odasındaki 17 resimden oluşan grup, Jim Dine'nin Üç Kırmızı İspanyol Venüsü heykeli ve Mark Rothko'nun soyut bir çalışması gibi eserlerden oluşmaktadır. Bilbao Güzel Sanatlar Müzesi, şehirdeki en popüler bir diğer müzedir. İki farklı binada bulunan bu müze 14. ve 17. yüzyıllardaki Avrupalı ustaların eserlerini sergilemektedir. Müzedeki eserler arasında, 15. ve 17. yüzyılın Hollanda ve Flaman resimleri, Dirk Bouts'ın Bakire ve Çocuk gibi başyapıtlarını görebiliyorsunuz. Müzedeki 14. ve 15. yüzyıl İspanyol resimleri arasında, Jaime Huguet, Bartolome Bermejo ve Pedro Serra gibi ünlü sanatçılara ait eserler yer almaktadır. Müzede, birçok farklı döneme ait resimleri fazlasıyla görebiliyorsunuz. Bunun yanında, Romanesk ve Gotik tarzdaki heykelleri de görebiliyorsunuz. Müzenin modern binası temel olarak çağdaş İspanyol sanatçıların eserlerine ağırlık vermektedir. Dünyaca ünlü birkaç sanatçının eserlerini de tek tük görebiliyorsunuz, fakat koleksiyonlar, ağırlıklı olarak İspanyol sanatçılarının resimleri, heykelleri ve diğer eserlerinden oluşuyor. Bilbao'nun Michelin yıldızlı restoranlarından biri müzeye çok kısa bir süre mesafede bulunuyor. \"Restaurante Zortziko\" dilerseniz buraya da bir göz atabilirsiniz. Adres : Museo Plaza, 2, 48009 Bilbo, Bizkaia. Haritada görmek için tıklayın. San Anton Köprüsü ile San Nicolas Kilisesi arasında uzanan nehrin sağ kıyısında bulunan bu bölge, Bilbao'nun en gözde semtidir. Şehrin \"Old Town\" olarak bilinen bu kısmı, Bilbao'nun en eski yerlerinden biridir. Birbirinden eski tarihi binaları, dar arnavut kaldırımlı sokakları ve şirin kafeleri ile güzel bir deneyim sunan Eski Şehir Bölgesi, Yeni Şehre 5 köprü ile bağlanmış. Buradaki sokakların büyük bir bölümü, birbirinden farklı mağazalara da ev sahipliği yapıyor. Şehrin alışveriş bölgesi olması da, daha çok turistlerin alışveriş için tercih ettiği bölgelerden biri. Eski Şehir bölgesinin en turistik yerlerinden biri olan \"Iglesia de San Nicolas de Bari\" adı verilen kilise, barok mimari yapısı ve sekizgen şeklinde iç mekanı ile dikkat çekmektedir. Kilisenin tarihi 14. yüzyıla kadar gitmektedir. Fakat kilise 1756 yılında tamamen inşa edilmiş. Plaza Barria olarak da bilinen bu tarihi meydan, şehrin kalbinin attığı yerlerden biridir. 19. yüzyılın ortalarında inşa edilmiş, Neoklasik tarzdaki bu şehir meydanı, birbirinden güzel mağazalar ve restoranlarla çevrilidir. Burada yapılacak en güzel şeylerden biri de \"Pintxos\" veya \"Pinço\" olarak bilinen, kuzey İspanya'da geleneksel olan, genelde barlarda yenen küçük atıştırmalığı denemektir. Büyük tabakta, bir kürdan veya şiş üzerinde servis edilir ve Pinço'yu en iyi deneyebileceğiniz adreste, bu meydandaki mekanlardır. Plaza Nueva, ayrıca yıl boyu birçok festivale ev sahipliği yapmasıyla da oldukça ünlüdür. Şehri ziyaret edeceğiniz tarihteki yaklaşan etkinliklere de göz atmayı unutmayın. Meydan, turistlerin olduğu kadar İspanyol halkının da favori adreslerinden. Daha çok buluşma noktası bilinse de, çevresindeki tarihi binaları ve restoranlarıyla görülmeye değer turistik bir noktadır. Bir Roma Katolik Kilisesi olan Santiago de Bilbao Katedrali, şehirdeki tarihi yapılardan biri. Bilbao'nun sembolik yapılarından biri olarak kabul edilen bu dini yapı, Eski Kent Bölgesi'nin tam merkezindeki eşsiz konumu sayesinde, şehrin birçok yerinden rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. 14. yüzyıldan kalma bir Hac tapınağı üzerine 19. yüzyılda inşa edilmiş olmasına rağmen, çok daha eski bir yapı gibi durmaktadır. Katedral, üç donanma ve kaburga kemerli tavanlara sahip görkemli bir iç tasarıma sahiptir. Hem iç mekanı hem de dış mimarisiyle turistlerin ilgisini çeken, görülmeye değer yapılardan biri. Adres : Plaza de Santiago, 1, 48005 Bilbao Haritalarda görmek için tıklayın. Bilbao'daki bir diğer önemli dini yapılardan biri olan Begona Bazilikası, Eski Şehrin üst tarafında Begona bölgesinde bulunmaktadır. Tarihi 16. yüzyıla kadar giden bu bazilikaya ulaşmanın en kolay yolu, tepeye asansör yardımıyla çıkmaktır. Tabi yürüyerek de bazilikanın bulunduğu tepeye ulaşabilirsiniz. 20 dakikada yürüyerek gidebileceğiniz patika yolunu takip ederek çok daha güzel manzara eşliğinde bazilikaya ulaşabiliyorsunuz. Mercado de la Ribera, sadece Bilbao'da değil, İspanya'da da oldukça popüler bir pazardır. 1929 yılında inşa edilmiş olan bu pazar, Bilbao'nun günlü hayatını yaşamak için en güzel yerlerden biridir. Ribeira Market, eski şehir bölgesinin kalbinde, yerel alışveriş ve birbirinden güzel yemek çeşitlerini servis eden yerleriyle ünlü. Ayrıca 10 bin metrekarelik alanıyla Avrupa'nın en büyük kapalı pazarı olarak bilinmektedir. Pazarın bulunduğu bina, başlı başına görülmesi gereken tarihi bir yapı. İlginç Art Deco tasarımlara sahip olan ön cephesi, binanın en dikkat çeken bölümü. Burası, Bask mutfak ürünlerini, taze meyve ve sebzeleri, deniz ürünlerini ve diğer yiyecekleri bulabileceğiniz, Bilbao'da yeme içme için en popüler yerlerden biridir. Bilbao'nun ana caddesi olarak bilinen yerdir. Şehirdeki en turistik bölgelerden biri olduğu gibi, yerel halkın turistlerle iç içe olduğu bir yer. Daha çok \"Gran Via\" olarak bilinen bu cadde, birçok ticari ve devlet binalarının yanı sıra, şehirdeki en kaliteli restoranlara, kafelere ve alışveriş mağazalarına ev sahipliği yapmaktadır. Yaklaşık 1.5 km uzunluğunda olan bu cadde, birbirinden farklı mimariye sahip binalara sahip olmasının yanında, şehrin en merkezi bölgesidir. Buradan şehirdeki diğer turistik noktalara çok rahat bir şekilde de ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca cadde çevresi, geceleri de bir hayli hareketlenmektedir. Konum için tıklayın. Bilbao'da birçok köprü göreceksiniz. Bunlar arasında şüphesiz en popüler olanı \"Zubizuri\" olarak da bilinen Campo Volantin Köprüsü'dür. Zubizuri, Baskça'da \"Beyaz Köprü\" anlamına gelmektedir. Köprü, 1997 yılında Gehry'nin Guggenheim Müzesi'ne eşlik etmesi amacıyla inşa edilmiş. İspanya'nın ünlü mimarlarından olan \"Santiago Calatrava\" tarafından tasarlanmış olan bu köprüyü de listenize ekleyebilirsiniz. Köprüyü google haritalarda görmek için tıklayın. Bilbao'nun en ünlü yapılarından biri olan Vizcaya Köprüsü'nün amacı oldukça basit ; su yollarında dolaşan nakliye trafiğini bozmadan yaşadığı nehir kıyılarını birbirine bağla. Sadece dönemin yüksek gemi trafiğinin 200 metre yüksekliğindeki kemerleri altında engelsiz bir şekilde geçmesini sağlamakla kalmadı, 538 metre uzunluğundaki köprünün kendisi de yolcuları ve kargoları kendi başlarına taşımak için tasarlanmış. Günümüzde hala kullanılmakta olan bir gondol sistemi, su yolunun üzerinde asılı duran diğer tarafa insanları ve araçları bir araya getirmek için tasarlanmıştır. Tarihi 1893 yılına kadar giden bu köprü de, şehirdeki sembolik yapılarından biri olarak bilinmektedir. Ayrıca 2006 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmış ve günümüzde şehirde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri haline gelmiştir. Bu köprü, Avrupa'daki veya başka yerde gördüğünüz köprülerden biraz farklı. Yani köprünün üzerinden değil, teknik olarak altından geçiyorsunuz. Yani aslında bir çekici/gondol yardımıyla araçlar ve yayalar karşı tarafa geçiriliyor. Yani öyle üzerinden yürüyüp geçebileceğiniz bir yer değil. Bilbao'nun en güzel mimarisine sahip yapılardan biri olan \"Arriaga Tiyatrosu\" Şehirdeki en eski tiyatrodur ve 19 yaşında ölen ve 'İspanyol Mozart' olarak adlandırılan yerel besteci Juan Crisostomo Arriaga'nın adını almıştır. 19. yüzyıl mobilyalarına sahip bu tiyatroyu günümüzde görebiliyorsunuz. Tabi iç mekanı sadece turlar ile ziyaret edebiliyorsunuz. Neo-Gotik tarzdaki bu Opera Binası, 1890 yılında mimar Joaquin Rucoba tarafından tasarlanmıştır. Tiyatro binası, 1983'de gerçekleşen şiddetli su baskınlarından sonra, 1985 yılında yeniden inşa edilmiş ve günümüzdeki halini almıştır. Şehrin kültürel simgesi olan bu Opera Binası, eski şehir bölgesinin girişinde güzel bir konumda bulunmaktadır. Mimariye ve sanata merakınız varsa, göz atabileceğiniz güzel bir yer diyebiliriz. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz Gran Via olarak bilinen, şehrin ana caddesine ev sahipliği yapan bu bölge, hem turistlerin hem de yerel halkın en çok takıldığı bölgelerden biri olarak bilinmekte. Daha çok yeme içme ve alışveriş için tercih edilen bu bölgede, turist olarak yapılabilecek birçok aktiviteyi de bulabilirsiniz. Ayrıca bu bölge, Bilbao'da geceleri dışarı çıkmayı planlıyorsanız, mutlaka göz atabileceğiniz bir mahalledir. Birbirinden güzel barları ve birkaç gece kulübü ile, gece hayatı için tercih edebilirsiniz. Bilbao'nun tarihi yerlerinden bir diğeri olan bu ikonik yapı, eskiden bir şarap deposuymuş. Günümüzde ise, daha çok sanatseverlerin favori adreslerinden biri olarak biliniyor. Şimdilerde tamamen Philippe Starck tarafından hayal edilen açık, yenilikçi ve sürdürülebilir bir yapı olan Alhondiga Bilbao'ya dönüştürülmüş bu yapı, Bilbao'nun kültürel merkezi olarak da bilinmektedir. 43 bin metrekarelik alanda bulunan bu devasa binayı da listenize ekleyin deriz. İspanya'da gezilecek yerler arasında en popüler destinasyonlardan biri olan Bilbao, Madrid veya Barselona kadar popüler olmasa da, yine de ziyaret edilmeye değer bir şehirdir. Daha çok günübirlik turlar ile ziyaret edilen bu şehirde, yeteri kadar zamanınız varsa, en azından 1 gece konaklayın deriz. Özellikle müzelere ve farklı mimari yapılara ilginiz varsa, sıkılmadan bu şehirde 1-2 gününüzü geçirebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/boston-gezilecek-yerler/\"", "text": "Boston, Amerika'da sosyal yaşamın en iyi olduğu yerlerden biri. Birbirinden kaliteli üniversiteleri ile nam yapmış bu şehirde gezilip görülecek birçok yer bulunmakta. Boston'ın en büyük özelliği ABD'de kurulan en eski yerleşim birimlerinden biri olmasıdır. Tarihi 1630'lu yıllara dayanan bu şehirde güzel bir kültür ve tarih gezisi yapmak mümkün. Boston'de nerede konaklayacağınız hakkında pek bir fikriniz yoksa, Boston'da nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini ve bu bölgelere özel otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Boston'da bulunan en ideal ve en ekonomik otellere Booking. com aracılığıyla göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Boston'da otel tavsiyesi olarak da merkeze ortalama 2 km uzaklıkta bulunan Hotel 140 adlı tesise veya 4 yıldızlı bir otel olan Hyatt Regency Boston adlı tesise göz atabilirsiniz. Boston'da görülecek birçok yer olmasına rağmen bunlar arasında görülmeye değer yerlerden başlayarak çok daha kısa bir sürede çok daha güzel yerleri görebilirsiniz. Türklerin oldukça fazla olduğu bu şehirde turistik noktalara ulaşım çok kolay. Gerek toplu taşıma araçlarıyla gerekse yürüyerek birçok turistik yere rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Boston, New York, Washington veya Los Angeles gibi Amerika'nın en gözde şehirlerine nazaran biraz daha az turistik bir yer olsa da, Amerika'da tarihe ve kültüre değer veren her turistin mutlaka göz atmak istediği şehirlerden biridir. 1951 yılında gazeteci William Schofield önerisiyle tasarlanmış olan Özgürlük Yolu, şehirdeki en popüler ve en canlı yerlerden biri. 4 km'lik uzunluğunda olan Özgürlük Yolu'nda, Paul Revere'nin 17. yüzyıldan kalma evi ve mezarının bulunduğu Granary Mezarlığı ve 18. yüzyıldan kalma Old North Kilisesi, bu yol üzerinde görülmeye değer yerlerden. Amerikalıların İngilizlere karşı başlattığı ayaklanma hakkında birçok tarihi bilgiyi bu yol üzerinde bulabilirsiniz. Boston'da bulunan en yüksek kulelerden ikincisi olan Prudential Kulesi, şehirdeki önemli yapılardan biri. Kule, adını aldığı bir sigorta ve yatırım şirketinin yönetim merkezi olarak faaliyet göstermekte. 50. katında skywalk olarak bilinen gözlem yerinde, Boston'u en iyi şekilde izleyebilirsiniz. 360 derecelik bir manzara sunan kulenin gözlemevi, şehrin tek yüksek noktası olarak bilinir. Bunun yanında, \"Acoustiguide\" adı verilen turlardan satın alacak olursanız, geziniz boyunca Boston'un tarihi hakkında bilgiler de alabilirsiniz. 1960-1964 yılları arasında inşa edilmiş olan bu kuleyi de kaçırmayın. 1743 yılından beri bir pazar yeri olarak kullanılan Faneuil Hall, daha çok alışveriş ve restoranları için tercih ediliyor olsa da, eğlence için de tercih edilebilecek yerlerden. Mimari açıdan oldukça estetik bir yapıda olan bu yapı şehirdeki en ünlü yerlerden biri. Bunun yanında Quincy Market ise, Boston halkının mutfak alışverişlerini yaptığı birçok restorana ev sahipliği yapan yerdir. Boston'da nerede yemek yenir ? sorusuna en güzel cevabı \"Quincy Market\"te bulabilirsiniz. 500 bine yakın sanat eserine ev sahipliği yapan bu müze, sadece Boston'da değil, Amerika'nın da en bilindik müzelerinden. 1870 yılında kurulup 1876 yılında ziyaretçilere açılmış olan bu müze, ABD'nin en büyük dördüncü müzesi olarak biliniyor. Müzede Eski Mısır Medeniyetlerine ait eserleri ve 18.-19. yüzyıla ait Amerikan sanat eserlerini görebilirsiniz. Ayrıca bu müzede 3 restoran ve bir de hediyelik eşya mağazası bulunuyor. Her yaştan turistin severek gezebileceği bu büyük müze için de en azından 2 saatinizi ayırın deriz. Massachusetts bölgesinin en büyük deniz yaşam merkezi olarak hizmet veren New England Akvaryumu şehirdeki en popüler ve en ilgi çekici yerlerden. 1969 yılında açılmış olan bu akvaryum, deniz koruma ve deniz araştırmasında dünya lideri olarak bilinmektedir. Yılda 1.5 milyondan fazla ziyaretçiyi çeken bu akvaryum, Stingray dokunuşlu havuzlardan küçük köpekbalıklarına ve at nalı yengeçlerinden denizyıldızlarına kadar görebileceğiniz büyüleyici deniz yaşamını burada görebiliyorsunuz. Daha çok çocuklu ailelerin ziyaret ettiği bir yer olarak bilinse de yetişkinlerin de severek gezebileceği yerlerden. Dev akvaryumun çevresini saran spiral merdivenler sayesinde her gelen turistin rahatlıkla deniz canlılarını görebilmeleri sağlanmış. Akvaryumun konumuna google haritalarda göz at. 1830 yılında kurulmuş bu müze bilime meraklı 6 kişi tarafından kurulmuş. 1000'e yakın interaktif sergiye sahip bu müzede birçok eğlenceli gösterileri de bulabiliyorsunuz. Bunun yanında dünyanın çevresini turlayan \"Gemini\" uzay aracı da bu müzede sergilenmekte. Boston'da bir dönüm noktası olarak bilinen bu müze, sunumların yanı sıra Mugar Omni Tiyatrosu ve Charles Hayden Planetaryumu'na da ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca müze, Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği'nin bir parçasıdır ve 100'den fazla kurtarılmış ve rehabilite edilmiş hayvana ev sahipliği yapmasıyla, çocukların mutlaka ilgisini çekebilecek şeyler de var. Imax sinema gösterileriyle de popüler olan bu müzeyi de ziyaret etmeyi unutmayın. Boston'un en eski yaşam alanlarından biri olan North End, Küçük İtalya olarak bilinmekte. Renkli evleri ve Boston'un gerçek sosyal yaşam hayatını burada deneyimleyebilirsiniz. Boston'ın en eski mahallesi unvanını taşıdığı ve Özgürlük Yolu'ndaki üç turistik yere ev sahipliği yaptığı için şehrin zengin tarihiyle doludur. Aslında buraya ilk yerleşen insanlar İtalyanlar değil. İlk olarak İngiliz yerleşimciler, sonra Yahudi Almanlar ve İrlandalılar gelmiş. Tabi en çok etkiyi burada bırakan da İtalyanlar olduğundan dolayı, günümüzde \"Küçük İtalya\" olarak anılıyor. Burası, İtalyan yemekleri ile arası olan herkesin mutlaka göz atabileceği bir bölge. Aklınıza gelebilecek tüm İtalyan tarzı yemekleri burada bulabileceğinize emin olabilirsiniz. Boston'da bulunan Finansal Merkeze oldukça yakın olduğundan dolayı da, bu bölgeyi konaklama veya yeme içme için tercih edebilirsiniz. Bu bölgede bulunan oteller şehrin tam merkezinde bulunan otellere nazaran 1-2 tık daha uygun olduğundan gönül rahatlığıyla bu bölgeye de göz atabilirsiniz. Kongre Caddesi Köprüsü yakınında bulunan Boston Çay Partisi Müzesi, şehirde görülebilecek en güzel yerlerden. Daha çok tarihi ile dikkat çeken bu müze, sanat ve tarih severler için şehrin gezilecek noktalarından biridir. Müze, yüksek teknoloji etkileşim sergilerinden, özenle restore edilmiş çay gemilerine ve en önemlisi size her şeyin nasıl olduğunu anlatan bilgili oyunculardan oluşmaktadır. Çayı denize atma fırsatınız bile var. Ayrıca müzedeki, kafeyi ve hediyelik eşya dükkanını da ziyaret ettiğinizden emin olun. Amerika'nın en ünlü ve unutulmayan başkanlarından biri olan John F. Kennedy adına kurulmuş olan bu müze şehirdeki en çok ziyaret edilen müzelerden biri. Müze, ünlü bir adamın liderliğini ve mirasını tasvir ederken, aynı zamanda bir Başkanın ofisinin doğasını göstermektedir. Ayrıca müzede, eski başkanın eşi Jackie'nin elbiselerinden kişisel koleksiyonlarına da kadar farklı türde birçok eşyayı görebiliyorsunuz. İlginç bir siyasi arşiv sunan bu müzede Kennedy'nin konuşmalarını ve birçok araştırma ve videoları bulabilirsiniz. 10 dönümlük bir parkın içerisinde bulunan bu müzeye ve kütüphaneye de mutlaka uğrayın derim. Boston şehir merkezinin yaklaşık 5 km kuzeybatısında bulunan Cambridge, bir üniversiteden çok daha fazlasını sunmaktadır. Dünyanın en prestijli Üniversitelerinden olan Harvard ve M. I. T'ye ev sahipliği yapan Cambridge'de bu üniversitelere ait kampüsleri, The Fogg Art Müzesi'ni ve Cambridge Sanat Komitesi Galerisi'ni de bulabilirsiniz. Fogg Müzesi, Busch-Reisinger Müzesi ve Arthur M. Sackler Müzesi'ni içeren Harvard Sanat Müzeleri, duvarlarında çok çeşitli dönemlere, stillere ve ortamlara ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür. Birbirinden güzel sanat eserlerine ev sahipliği daha birçok müzeyi burada fazlasıyla bulabilirsiniz. Harvard Üniversitesi'ni google haritalarda görmek için tıklayın. 600'den fazla farklı ağaç türüyle oldukça güzel bir yer olan bu halk bahçesi, Boston Halkının hafta sonlarını aileleriyle geçirdiği güzel yerlerden. Bahçe içerisinde bulunan göl ise, buradaki en popüler şey. Bu göl üzerinde kuğulu botlar ile gezintiye çıkabilirsiniz. 1870'ten beri uygulanan bu göl gezintisini siz de mutlaka deneyin. 1634 yılında, Amerika'nın ilk halka açık parkı olarak kurulmuş olan \"Public Garden\" birbirinden güzel bitkileri, yürüyüş yolları ve eşsiz göl deneyimi ile Boston'un gezilecek en güzel yerlerinden biri. Burada bulunan Kamu Bahçesi de, Amerika'daki ilk halk botanik bahçesiydi. Bu bahçedeki doğal güzelliğe, Paget ailesi tarafından 100 yılı aşkın bir süredir yaratılan ve işletilen zengin ve sıra dışı bitkilere, Lagün'e, anıtlara ve çeşmelere ve Kuğu Teknelerine hayran kalacaksınız. Boston ziyaretinizde, her yaştan turistin sevebileceği bu bahçeye de mutlaka göz atın. Amerikalı peyzaj mimarı Frederick Law Olmsted tarafından tasarlamış olan Arnold Arboretumu, doğal yerler ile arası olan tüm turistlerin göz atabileceği güzel yerlerden. Boston'daki su yolları ve parklar ile birbirine bağlanmış 1100 dönümlük park zincirinden oluşan Zümrüt Kolye'deki ikinci en büyük bağlantı olarak bilinen Arnold Arboretumu, dünyanın birçok yerinden getirilmiş ağaçlar ve çalılardan oluşmaktadır. Tüm aile bireyleri için güzel bir gezi sunan Arnold Arboretumu'nu da listenize ekleyebilirsiniz. Boston'da toplamda 75,6 km doğal sahil şeridi bulunuyor ve bunun 69,2 km'sini yürüyebiliyorsunuz 🙂 Tabi yürünebilir olan uzunluktan bahsediyoruz. Park, aşağı Dorchester'dan East Boston'a kadar uzanmakta ve 8 mahalleye yayılmaktadır. Yürüyüş yolu, şehrin sahil şeridinin huzurlu ve geniş bir manzarasını sunarken, 40'ın üzerinde park, sayısız müze ve dokuz sahili görebiliyorsunuz. Tabi tüm sahil şeridini yürüyemeyeceğinizden dolayı da, en ünlü yerlerini görerek başlayabilirsiniz. Downtown ve New England Akvaryumu yakınlarındaki Long Wharf'ın aşağısında kalan bölüm bu yürüyüş yolunun en ünlüsüdür ve oldukça güzeldir. Burada yapılacak birbirinden güzel aktiviteleri de bulabilirsiniz. Fakat daha çok manzara fotoğrafları çekmek için bu sahip şeridini ziyaret edin deriz. Sahil boyunca birbirinden kaliteli ve şık kafeleri, restoranları da fazlasıyla bulabilirsiniz. Boston'un en turistik yerlerinden biri olan \"Copley Square\" yerel halkın da favori noktalarındandır. Back Bay semtinde bulunan bu güzel ve canlı meydan, Boston'da alışveriş için de tercih edilebilecek bir yerdir. Tabi meydan çevresinde birbirinden güzel mimari yapıları, kafeleri ve restoranları da fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Bu meydan çevresinde mutlaka görülmesi gereken yerlerden olan Trinity Kilisesi ve Boston Halk Kütüphanesi bulunmaktadır. Bunun yanında, meydana oldukça yakın olan Newbury Caddesi, şehirde en iyi alışveriş mağazalarını bulabileceğiniz caddelerden biri. Birbirinden güzel, ünlü markaları burada bulabilirsiniz. Burada yapılacak en güzel şeylerden biri de, meşhur masallara dayanan ve Boston Maratonuna ithaf edilmiş ünlü Kaplumbağa ve Tavşan heykelinin önünde birkaç fotoğraf çektirmektir. Boston Common, ilk olarak 1600'lü yıllarda inek merası olarak başlamış. Daha sonra aşırı otlatma bir sorun haline dönüşmüş ve bölge bir İngiliz kampına dönüştürülmüş. Park, Devrim Savaşı'ndan sonra mitingler, etkinlikler ve halk konuşmaları için popüler bir nokta haline gelmiş. Günümüzde Amerika'daki en eski parklardan biri olduğundan dolayı da iyi bilinen bir yerdir. Boston'da düzenlenen etkinliklerin büyük bir bölümüne ev sahipliği yapan \"Boston Common\"da, konserleri ve festivalleri de görebilirsiniz. Boston'u ziyaret ederken yaklaşan etkinliklere de mutlaka göz atın deriz. Kışın burası buz pateni ile ünlü ve yazın da yeşilliği ve piknik yapılabilecek alanları ile ünlüdür. Çocukların sevebileceği birçok parkı da burada bulabiliyorsunuz. Boston'da gezilecek yerler listesi hazırlarken nerede konakladığınız oldukça önemli. Bu yüzden konaklama için güzel bir bölge seçmekte de yarar var. Bu şehirde en ideal konaklama bölgesi şehir merkezi olarak bilinse de biraz pahalı olduğundan dolayı çok popüler olduğu söylenemez. Şehir merkezinin dışında Tiyatro Bölgesi ve South End Bölgesi'ne göz atabilirsiniz. Bu şehirde otel tavsiyesi olarak da : 3 yıldızlı bir otel olan Harborside Inn adlı tesise (Şehir merkezine sadece 5 dakika yürüme mesafesinde bulunmakta), 4 yıldızlı bir otel olan Boston Omni Parker House Hotel adlı tesise veya son olarak şehir merkezine yürüme mesafesinde bulunan Fairmont Copley Plaza adlı 5 yıldızlı otele göz atabilirsiniz. Boston hem Amerika'da hem de Massachusetts'te gezilecek en güzel yerlerden biridir. Bu yüzden, bu şehri de ülke gezinizde listenize ekleyin deriz. Kültür ve tarih gezilerini seviyorsanız, bu şehri de sevebileceğinize emin olabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/bozcaada-kalesi/\"", "text": "Feribotlar ile Bozcaada'ya yaklaşırken muhteşem ihtişamıyla sizi karşılayan kale, Bozcaada Kalesi olarak biliniyor. Halk arasında \"Eski Kale\" olarak da bilinen yapı, Adanın kuzeydoğu burnu ucunda bulunuyor ve kalenin tam olarak kim tarafından yapıldığı da bilinmiyor. Birçok kişi tarafından kale, Fatih Sultan Mehmet tarafından yapıldığı sanılıyor. Fakat kale Fatih Sultan Mehmet tarafından sadece onarılmış, yapılmamış. Boğazın çıkışında bulunması ve anakaraya yakınlığı dolayısıyla yüzyıllar boyunca istilalara açık olmuş bir yer. Türkiye'nin en iyi korunmuş kalelerinden biri olarak bilinen bu kale, Fenikeliler, Cenevizler ve Venedikliler tarafından da kullanıldığı sanılıyor. Kalenin giriş kapısı, oldukça büyük bir yer. Kaleye girmeden hemen sol tarafta bir bilgilendirme panosu bulunuyor. Çok detaylı olmasa da, en azından kaleyi ziyaret etmeden önce, kale hakkında az da olsa bir fikir sahibi oluyorsunuz. Kaleye girer girmez hem sol tarafta dallarına birçok renkli poşetlerin asılı olduğu ağacı göreceksiniz. Bu ağacı geçtikten sonra yine bir kapıdan geçerek iç kaleye ulaşıyorsunuz. İç kalede, kaleyi çevreleyen surlara merdiven yardımı ile çıkabiliyorsunuz. Yaz aylarında bile süper esintisi olan bu yüksek duvarlardan, Bozcaada'nın eşsiz manzarasını seyredebiliyorsunuz. Bunun dışında yapılacak başka bir şey var mı derseniz ? açıkçası yok diyebilirim. Eskiden Türk halkının yaşadığı, iki tarihi caminin bulunduğu kale, günümüzde neredeyse bomboş. Sadece eşsiz manzarası ve derin tarihi ile ziyaretçileri bekliyor. Bu yüzden, kale için beklentinizi düşük tutmanızı tavsiye ederim. Kale içerisinde, bir de müze bölümü adı verilen yer bulunuyor. Burada, Adadan çıkarılmış olan birçok mezar taşı ve tarihi eserleri görebiliyorsunuz. Fakat, hiçbir bilgilendirici pano olmadığından dolayı, sadece bakmakla yetiniyorsunuz. Yüksek surlarla çevrili olanın kalenin 3 tarafı da denizle çevrili ve her tarafı güzel bir manzaraya ev sahipliği yapıyor. En son restorasyon çalışmasının 1996 yılında yapıldığı söylenen kalenin hala sağlam bir restorasyona ihtiyacı olduğu aşikar. Bu kale, iç kale ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşuyor. İç kale, ahmedek olarak da bilinmekte ve iç kalenin içerisinde sekiz adet burç bulunuyor. Daha çok dikkatinizi çekecek olan yer, sanırım iç kaledir. Burada, yüksek duvarlara çıkın, manzaranın keyfini çıkarın ve birkaç fotoğraf çekerek gezinize son verin. Bu kaleyi tam anlamıyla gezmek istiyorsanız, 30 dakika size fazlasıyla yetecektir. 1 saatten fazla zamanınızı harcamamanız gerektiğini düşündüğüm kale, Bozcaada gezilecek yerler listenizde başlangıç olarak belirleyebileceğiniz bir yerdir. Ziyaret saatleri : Kale, 10:00-20:00 saatleri arasında açıktır. Bozcaada Kalesi giriş ücreti 2020 ; Tam 15 tl, öğrenci ise, 7 tl'dir. Bozcaada'ya feribot ile yaklaşırken karşınıza çıkacak olan oldukça büyük kaleyi rahatlıkla bulabilirsiniz. Konum için tıklayın. Bozcaada'nın tarihi ihtişamı ile güzel bir ada manzarasına ev sahipliği yapan bu kale, Çanakkale gezilecek yerler listenizde mutlaka olması gereken Bozcaada'nın en eski yapıları arasında olması ile, adada kaçırılmaması gereken yerlerden biri olarak bilinir."} {"url": "https://gezicenga.com/bruksel-hostel-tavsiyeleri/\"", "text": "Belçika'nın başkenti olan Brüksel, konaklama konusunda biraz pahalı olabiliyor. Bunun yanında, gerek otellerin soğuk atmosferi gerekse hostellerin daha samimi olması, bu şehirde hostellerde konaklama için yeterli nedenlerden. Brüksel'de çok fazla hostel olduğundan dolayı da, hangi bölgede hostel aradığınızda oldukça önemli. Aşağıdaki 7 Brüksel Hostel Tavsiyeleri şehirdeki en ideal konuma ve en iyi fiyat/fayda oranına sahip hostellerden. Aradığınız zevkte ve bütçede hosteli bu 6 hostel arasında rahatlıkla bulabilirsiniz. Eğer Brüksel'de hangi bölgede konaklayacağınız hakkında bir fikriniz yoksa, Brüksel'de nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki konaklama bölgeleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Brüksel'de birçok hostel tavsiyesi vermek mümkün. Fakat bunlar arasında en iyi konuma en iyi fiyata ve en iyi atmosfere sahip olanı bulmak pek de kolay olmuyor. Bu yüzden aşağıdaki 7 hostele göz atarak az çok şehirdeki hosteller hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Bu hosteller şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip olduğu gibi en iyi konuma da sahip. Brüksel Borsası'na 10 dakika yürüme mesafesinde olan bu hostel, şehirdeki en popüler 3 hostelden biri. Konuk yorumlarına ve hostel fotoğraflarına bakarak hostelin gayet güzel bir atmosfere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Daha çok hostelleri seven çiftlerin tercih ettiği Brxxl 5 Hostel, şehirdeki en iyi konuk değerlendirme puanına sahip hostellerden. 7,9 gibi güzel bir değerlendirme puanına sahip bu hostelde gayet uygun fiyata dorm odaları ve özel odalar bulabilirsiniz. Brüksel hostel tavsiyesi olarak ilk göz atmanız gereken Brxxl 5 City Centre Hostel'i Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Brüksel hostelleri arasında en ideal ve en popüler hostellerden olan Sleep Well Youth Hostel, gençlik hosteli olarak biliniyor. Süper modern odaları ve süper merkezi konumuyla ünlü olan bu hostelden dilediğiniz birçok turistik yere yürüyerek rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Hostel çevresinde metro istasyonu bulabileceğiniz gibi Brüksel Merkez Tren İstasyonu'na da yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip bu hostelin 8.3 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Yani sırf bu puana bakarak bile bu hosteli tercih etmek mümkün. Oda ücretlerine kahvaltının da dahil olduğu bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Şehirdeki hemen hemen tüm turistik yerlere yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, konum olarak oldukça merkezi bir yerde bulunuyor. Oda ücretlerine kahvaltının dahil olmadığı bu hostel de, Brüksel hostel tavsiyeleri arasında tereddütsüz tercih edilebilecek hostellerden. 7.3 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hostelin oda ve dorm ücretleri ise, diğer hostellere nazaran biraz daha uygun. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Farklı bir tarzı ve dekorasyonu olan bu hostel, şehirdeki en iyi konuk değerlendirme puanına sahip hostellerden. Tesis çevresinde birçok bar, restoran ve alışveriş merkezleri de bulabiliyorsunuz. Şehirdeki birçok turistik yere yürüme mesafesinde bulunan bu hostelin tek kişilik dorm odaları ise, şehirdeki birçok hostele göre gayet uygun. Daha çok çift backpacker'ların tercih ettiği bu hostel çok eski bir hostel olmadığından dolayı da hostelin odaları oldukça modern ve şık. 8.4 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Brüksel'in merkezinde büyük pazara 15 dakika yürüme mesafesinde olan bu hostel, açık büfe restoranı ve akşam eğlencesiyle oldukça ünlü. Süper bir atmosfere sahip bu hostelden şehirdeki turistik ve tarihi yerlere yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Yürüyerek gidilmeyecek yerlere ise, hostel çevresinde bulunan toplu taşıma araçlarını kullanarak ulaşmak mümkün. Süper olumlu konuk yorumlarına sahip bu hostelin 8.1 gibi oldukça yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Şehirdeki turistik ve tarihi yerlere 1-2 km uzaklıkta bulunan bu hostel, şehirdeki en uygun fiyatlı hostellerden. Oldukça modern ve şık odalarıyla popüler olan bu hostelin oda ücretlerine ücretsiz bir açık büfe kahvaltı da dahil. Gayet büyük ve ferah dorm odalarına sahip bu hostelin 8.2 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Hostelin bir de barı bulunuyor. Genel olarak şehirdeki birçok bara göre uygun olduğundan dolayı da, sırf barı ve eğlencesi için bile tercih edilebilir. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Brüksel hostel tavsiyeleri olarak göz atabileceğiniz bu 6 hostel, şehirdeki en iyi konuma, en iyi konuk değerlendirmesine ve en iyi atmosfere sahip hostellerden. Aradığınız zevkte hosteli bulmak güzel bir Brüksel tatili için oldukça ideal olacaktır."} {"url": "https://gezicenga.com/bruksel-otelleri/\"", "text": "Belçika'nın başkenti ve en güzel şehirlerinden biri olan Brüksel'de konaklama ücretleri birçok Avrupa şehirlerine göre uygun olsa da yine de pahalıdır. Brüksel Otelleri ve Brüksel Otel Fiyatları konuma, sezona ve erken rezervasyon fırsatlarına göre oldukça değişiklik göstermektedir. Bu yüzden, otel rezervasyonu yapmadan önce hangi bölgede konaklayacağınıza ve hangi sezonda bu şehri ziyaret edeceğinize karar vermenizde yarar var. Brüksel'de hangi bölgede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, Brüksel'de nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atarak şehirdeki en ideal ve en uygun bölgeleri ve bölgelere göre otel tavsiyelerini bulabilirsiniz. Brüksel'deki oteller genelde 50£'dan başlamaktadır. Tabi 50£'nun üstünde otelleri bulmak da pekala mümkün. Fakat bu ücretin altında olan oteller genel olarak hostellerden oluşmakta yada şehrin çok uzak kesimlerinde pek hoşunuza gitmeyecek otellerdendir. 50£-150£ arasındaki oteller size aradığınız zevki ve konforu verecektir. Bu yüzden süper bütçeli bir otel aramanıza da sanırım gerek yok. Brüksel'deki en ideal ve en iyi 3 yıldızlı otellerden biri olan bu tesisin gecelik ortalama konaklama ücretleri 100£'dan başlamaktadır. Merkezi Grand Palace'e sadece 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelden şehirdeki birçok turistik yere yürüyerek veya toplu taşıma araçlarını kullanarak rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Daha çok çiftlerin tercih ettiği otellerden biri olarak bilinen bu tesisten Saint Gerry Meydanı'na yürüyerek 5 dakikada ulaşabilirsiniz. Çiftler bakımından süper popüler olan bu otelin çiftlerden almış olduğu 9.1 gibi yüksek bir değerlendirme puanı bulunmaktadır. Genel ortalama konuk değerlendirme puanı ise 8.4'dür. Brüksel'de merkezi ucuz ama kaliteli bir otel arıyorsanız, fiyat/fayda oranı yüksek olan bu otele mutlaka göz atın derim. Brüksel'deki en popüler otellerden bir diğeri ise, Motel One'dir. Eşsiz konumu sayesinde şehirdeki birçok turistik noktaya yürüyerek 10-15 dakikada ulaşabiliyorsunuz. 11 bin konuktan 8.9 gibi süper yüksek bir değerlendirme puanına sahip bu otelin gecelik ortalama konaklama ücretleri 85£'dan başlamaktadır. Çiftler tarafından da popüler olan bu oteli de Brüksel'deki popüler oteller listenize eklemenizde yarar var. Brüksel'de daha çok iş seyahatleri için tercih edilen otellerden biri olan bu tesisin ortalama gecelik konaklama ücretleri 85£'dan başlamaktadır. Oldukça uygun fiyatlı 3 yıldızlı otellerden biri olan bu tesisten Grand Place'e yürüyerek sadece 5 dakikada ulaşabilirsiniz. Metro istasyonuna sadece 200 metre uzaklıkta olan bu otelden şehirdeki birçok turistik yere yürüyerek veya toplu taşıma araçları ile kısa bir sürede ulaşabilirsiniz. Amerikan tarzı açık büfe kahvaltısı olan bu otelin 14 bin konuktan 8.2 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanı bulunmaktadır. Bu konuk değerlendirme puanına bakarak bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Brüksel'in kalbinde yer alan otellerden biri olan bu tesisin gecelik ortalama konaklama ücretleri 80£'dan başlamaktadır. 4 yıldızlı bir otel olmasına rağmen birçok 3 yıldızlı otele nazaran uygun olması da bu oteli tercih etmek için en iyi nedenlerden birisi. Rogier Metro İstasyonu 200 metre uzaklıkta bulunmaktadır. Rue Neuve alışveriş bölgesine yürüyerek 5 dakikadan kısa bir sürede ulaşmak mümkün. Ayrıca, günübirlik geziler planlarken otelin araba kiralama ve tur masası hizmetlerinden faydalanmak mümkün. Meat Me brasserie, yerel Belçika yemekleri ile modern Avrupa mutfağı servis etmektedir. Rahat ama şık barda ise çeşitli Belçikalı biraları dahil geniş yelpazede içeceklerin tadını çıkarabilirsiniz. Konuklara hem brasserie'de hem de barda %5 indirim sağlanmaktadır. Sezonluk ısıtmalı açık dinlenme havuzu, güneşlenme terası ve çatı barı ile popüler olan Jam Hotel, Brüksel'de Sint-Gillis/Saint-Gilles bölgesinde yer almaktadır. Tesis bünyesindeki lounge barın ve Jam by Vini Divini restoranın keyfini çıkarmak mümkün. Tesis genelinde ücretsiz Wi-Fi erişiminden yararlanabiliyorsunuz. Tesis bünyesinde ücretli özel otoparkı bulmak da mümkün. Tüm odalarda düz ekran TV ve özel banyo bulunmaktadır. Resepsiyon 24 saat açıktır. Tesiste langırt, masa tenisi, tilt ve video oyunları bulunan bir oyun odası otelin hizmetleri arasındadır. Yan binadaki fitness merkezinden de ücretsiz olarak faydalanmak mümkün. Jam Hotel, Horta Müzesi'ne 300 metre ve Louise Caddesi'ne 700 metre mesafede bulunmaktadır. Brüksel Havaalanı 12 km uzaklıktadır. Sint-Gillis / Saint-Gilles, alışveriş, yürüyüş ve yemek ile ilgilenen gezginler için harika bir seçenek. Grand Place'e sadece 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelin en güzel yanı merkezin tam göbeğinde bulunmasıdır. Ortalama konaklama ücretlerinin 75£'dan başladığı bu otelden şehirdeki turistik yerlerin hemen hemen hepsine yürüyerek ulaşabilirsiniz. Gerek konumu gerekse fiyatı ve 4 bin konuktan almış olduğu 8.1 gibi yüksek bir puanı ile gönül rahatlığıyla tercih edilebilecek otellerden. Brüksel'deki oteller arasında en lüks otellerden biri olan bu tesisin gecelik ortalama konaklama ücretleri 120£'dan başlamaktadır. Warwick Brussels'in modern odalarında düz ekran TV, ücretsiz internet erişimi ve mermer banyo bulunuyor. Konuklar otelin salonunda her sabah Amerikan kahvaltı büfesinin tadını çıkarabilirler. Konuklar ayrıca, hem yetişkinlere hem de çocuklara hitap eden kapsamlı Arap TV kanallarını seyredebilmektedir. Grand Place'in hemen yanında yer alan teraslı Chutney's bar-restoranda yemekler ve kokteyller servis edilmektedir. Konuklar, akşamları piyano barda müziğin ve içeceklerin tadını çıkarabilirler. Warwick Brussels, Square Kongre Merkezi'ne 150 metre ve Metro Gare Centrale İstasyonu'na 200 metre uzaklıktadır. Brüksel Havaalanı'na ise arabayla 20 dakikada ulaşılabilmektedir. Otelde vale park hizmeti bulunmaktadır. Şehirdeki ucuz otelleri bulmak istiyorsanız, merkezin biraz daha dışına çıkmanız gerekiyor. Şehir merkezinde bulunan otellerin büyük bölümü oldukça pahalı olduğundan dolayı ucuz bir otel için merkeze uzak bölgelere göz atmak gerekiyor. Brüksel Otelleri veya Brüksel Otel Fiyatları her ne kadar mevsime, bölgeye ve erken rezervasyona göre değişiklik gösteriyor olsa da, bu şehirde ortalama konaklama ücretleri böyledir. Sadece hangi bölgede konaklayacağınıza karar verin yeter."} {"url": "https://gezicenga.com/buenos-aires-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler/\"", "text": "Buenos Aires Nerede ? tam olarak neresi ?, Güney Amerika'da bulunan Arjantin'in başkentidir. Rio de Plata'nın atlas okyanusuna döküldüğü yerde konumlanmış. Aşkın ve tutkunun dansı olarak bilinen Tango'nun doğduğu yer olan Buenos Aires, Arjantin'in en popüler ve en güzel şehirlerinden biri. Gerek kültürü gerekse manzaraları ve tarihi ile turistlerin ülkede en çok ziyaret ettikleri şehirlerden biri. Güney Yarımkürenin Paris'i olarak bilinen bu şehir, yılın uzun bir zamanı güneşlidir. Bu yüzden de ülkenin en turistik şehirlerinden biri diyebiliriz. 3 milyonun üzerinde nüfusu olan Buenos Aires, dünyanın en romantik şehirlerinden biri olarak bilinir. Güney Amerika'nın en popüler ve en güzel ülkelerinden biri olan Arjantin'in başkenti olan Buenos Aires, ülkenin doğusunda ve Uruguay'ın güneyinde bulunmaktadır. Konum için tıklayın. Biz yazı yaşarken orada kış yaşanmakta. Bu yüzden şehri ziyaret için zamanlama oldukça önemli. Ocak- Şubat ve Mart ayları yaz mevsimidir. Bu sebepten ötürü de otel fiyatları ve şehrin geneli oldukça pahalı olabilmekte. Şehri ziyaret için en ideal zaman Eylül Aralık ayları arasıdır. Ayrıca otel fiyatlarının en düşük olduğu sezonda bu aylar arasındadır. Temmuz ve Ağustos ayları ise, Buenos Aires için oldukça kötü bir zamandır. Şehir sürekli yağış ve soğuk olduğundan dolayı şehirde turist yok denecek kadar azdır. Türkiye'den direkt uçuşlar ile şehre ulaşmak mümkün. Ayrıca Vizesiz Ülkeler arasında olan Arjantin'in başkenti olan Buenos Aires'i 90 güne kadar vizesiz ziyaret edebilirsiniz. Şehirde konaklamak için birçok seçenek bulunmakta. Bölge bölge konaklamalara bakacak olursanız, ilk 3 sırayı Recoleta Bölgesi, Palermo Bölgesi ve şehir merkezi olan Microcentro Bölgesi almaktadır. Bu bölgelerin dışında San Telmo bölgesi veya Puerto Madero Bölgesi de tercih edilebilir. Buenos Aires'te bulunan en ideal ve en uygun konaklama birimlerine göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Buenos Aires, gerek Tango'su ve canlı kültürü, gerekse eşsiz manzaraları ve gece hayatı ile Arjantin'de mutlaka görülmesi gereken önemli şehirlerdendir, kaçırmayın. Buenos Aires Nerede ? Nasıl Gidilir ? Nerede kalınır ? adlı bu yazı eklemek istediklerinizi veya sormak istediklerinizi yorum olarak iletebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/bukres-gezilecek-yerler/\"", "text": "Kültür şehri Bükreş, depremler, savaş ve diktatörlerin kaprisleriyle şekillenmiş Romanya'nın en güzel şehridir. Birbirinden güzel tarihi ve turistik yapıları ile ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunan bu şehir, her yaştan turistin çok çabuk sevebileceği bir yer. Bir zamanlar \"Küçük Paris\" olarak da bilinen Bükreş, tarihi geçmişiyle zengin bir kent. Bizans binaları, 16., 17. ve 18. yüzyıl kiliseleri, Art Nouveau konakları, canlı gece hayatı ve çok daha fazlasıyla sıkılmadan 2-3 gününüzü geçirebileceğiniz bu şehirde yapılacak birçok turistik aktiviteyi de bulabilirsiniz. Bükreş'te konaklama konusunda henüz karar vermediyseniz, Bükreş'te nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini ve bu bölgelere göre özel otel tavsiyelerini bulabilirsiniz. Bükreş'te bulunan en iyi, en popüler ve en ideal konuma sahip otellere booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Old Town, yani Eski Şehir Bölgesi, Bükreş'in ikinci dünya savaşından önce nasıl göründüğünü en iyi gösteren yerdir. Birbirinden güzel butikleri, restoranları, barları ve kafeleri fazlasıyla bu bölgenin önemli caddelerinde bulabiliyorsunuz. Sabahları bir hayli sessiz olan bu bölge öğleden sonra hareketleniyor ve akşamları ise kopma noktasına geliyor. Burası, şehirdeki gece hayatının da kalbinin attığı yerlerden. Ayrıca birbirinden güzel küçük hediyelik eşya dükkanlarını da, bu bölgede fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Eski Şehir, Bükreş gezisine başlamak için en ideal yerlerden. Çünkü burası, kentin diğer turistik noktalarına kolay bir ulaşım sunan bölgedir. Ayrıca, şehirdeki birçok cazibe merkezine ev sahipliği yapmasıyla da, hemen hemen her şeyi bulabileceğiniz yerdir. Şüphesiz Bükreş'in en ünlü yerlerinden biri olan Parlemento Sarayı, görkemli yapısıyla sanat ve tarih sevenlere eşsiz bir deneyim sunuyor. Herkesin dışarıdan görmekle yetindiği bu sarayın içi, dışından da güzel. Pentagon'dan sonra Dünyanın en büyük ikinci büyük idari binası olarak da ün yapmış bu binada 3 binden fazla oda bulunuyor. 365.000 metrekarede, ikamet amaçlı olarak tasarlanan dünyanın en büyük idari binası, resepsiyon salonları, müzeler, devlet daireleri ve parlamento salonu olmasına rağmen, neredeyse dörtte üçü boş. 1980'li yılların ikinci yarısında, binlerce insanın yapımı sırasında öldüğü iddia edildiğinden saray, sadece maddi açıdan değil, aynı zamanda yaşam açısından da muazzam bir maliyetle kuruldu. Bina başlangıçta, vizyon sahibi olan eski diktatör \"Nicolae Ceausescu\" tarafından ailesinin evi ve hükümetinin yeri olarak kullanılmış. Komünist Totalitarizm Müzesi ve Ulusal Çağdaş Sanat Müzesi'ni de bu saray içerisinde görebiliyorsunuz. Not : Saray ziyaretinizde kimlik veya pasaportunuz yanında olsun. Güvenlik görevlileri soruyor. Ve kimlik veya pasaport taşınması zorunluymuş. Neoklasik bir mimari yapıya sahip olan Ateneum, George Enescu Filarmoni Orkestrası'na ev sahipliği yapmakta ve şehirdeki en turistik yapılardan biridir. Bahçeler içerisindeki bu muhteşem yapı, 1888'de tamamlanmış ve 1992'de yıkılmaktan kurtulmak için kapsamlı bir restorasyon geçirmiş. Yaldızlı sıvalarla süslenmiş büyük bir kubbe altında, dairesel konser salonu 650'den fazla koltuk kapasiteli ve günümüzde dilerseniz pahalı konserlere katılabiliyorsunuz. Ateneum'un bulunduğu bina ise, 19. yüzyıldan kalma ve Fransız mimar Albert Galleron tarafından tasarlanmış. 41 metre yüksekliğindeki bir kubbe ve altı İyon sütunundan oluşan bir peristil ile eski bir Yunan tapınağına benzeyen bina, sadece dışarıdan görülmeye bile değer bir mimariye sahip. Bach veya Mozart geceleri için biletleri online olarak alabiliyorsunuz. Biraz pahalı olsa da, meraklıları için güzel bir deneyim olacaktır. Enescu Filarmoni Orkestrası'nı da eylül ayında Ateneum'da görebiliyormuşsunuz. Bükreş'teki en güzel dini yapılardan biri olarak bilinen Stavropoleos Manastırı, öyle aman aman bir cazibesi olan yapı değil. Fakat turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerden biri. Yaprak kemerli güzel bir cepheye sahip olan bu yapı, süs desenleri ile boyanmış, dış mimarisinden dolayı dikkat çekiyor. Tarihi 1720 yılına kadar gider ve mimarisi, Bizans, Osmanlı, Rönesans ve Barok unsurlarını harmanlayan Romanya'nın Brancovenesc tarzının güzel bir ifadesidir. 18. yüzyıl mezar taşları ile dolu bir bahçe avlusu ile çevrili olan manastırın içerisine de göz atmayı unutmayın. İç mekanda ahşap ikonuna ve birkaç freske göz atabilirsiniz. Bükreş'in en iyi bilinen yerlerinden biri olan Devrim Meydanı, şehrin en fotojenik noktalarından. 1989'da Nicolae Ceauşescu'yu görevden alan ve Romanya Sosyalist Cumhuriyetini deviren şiddetli huzursuzluktan adını almış bu meydan, şehrin birçok noktasına kolay ulaşım ağı sunmasıyla da ünlü. Şehrin kalbinde bulunan Devrim Meydanı, birçok tarihi olan bir yer. Bugün gördüğünüz anıtlar ve binalar tamamen restore edilmiş ve Romen tarihinin en karanlık bölümlerinden bazılarının buraya yazıldığını unutmayın. Tabi bu bilgileri meydana kendi başınıza giderek öğrenemezsiniz. Fakat ücretsiz şehir turlarına katılarak bu meydan ve daha birçok tarihi yer hakkında yerli bir rehberden güzel bir tarih bilgisi alabilirsiniz. Parlamento Sarayı, Romanya Athenaeum ve Athenee Palace Hilton Bucharest gibi tarihi binaları meydan yakınlarında görebilirsiniz. Devrim Meydanı, dramatik \"Yeniden Doğuş Anıtı\" ile de bilinir. 2005 yılında kurulan bu anıtta, kanlı devrimin 1.058 kurbanının isimleri ve komünist parti tarafından hapsedilen Romen başbakanı Iuliu Maniu'nun bronz heykeli de yer alıyor. Bükreş'in bir diğer sembolik yapısı da, \"Arcul de Triumf\" olarak bilinen Zafer Kemeri'dir. Bükreş'in ilk Zafer Kemeri 1922 yılında ahşaptan yapılmış ve I. Dünya Savaşı'nda savaşan Romen askerlerine ithaf edilmiş. Ancak, 1936 yılında Granit olarak yeniden inşa edilmiş. mimar Petre Antonescu tarafından 27 metre yükseklikte olacak şekilde tasarlanmış olan bu yapı, günümüzde şehirdeki en çok ziyaret edilen noktalardan. Kemerin en güzel yanı da, Ion Jalea ve Dimitrie Paciurea da dahil olmak üzere en önemli Romen heykeltraşlarının yarattığı heykellerle süslenmiş olmasıdır. Günümüzde bu Zafer Kemeri, Askeri geçit törenlerinin merkezi noktası olma amacına hizmet etmeye devam ediyor. Romanya'nın Orta çağ ve modern sanat dahil en eksiksiz koleksiyonunu barındıran Romanya Ulusal Sanat Müzesi, eski Kraliyet Sarayı'nda yer alıyor. Müze, 1948 yılında kurulmuş ve Ülkenin en ünlü sanatçılarından olan Theodor Aman, Nicolae Grigorescu ve Gheorghe Tattarescu'nun resimleri de dahil olmak üzere farklı salonlarda toplam 100 binden fazla eser bulunmakta. Modern Romen koleksiyonunda Milita Petrascu ve Dimitrie Paciurea'nın heykelleri bulunmaktadır. Avrupa bölümü koleksiyonunda Lucas Cranach, Jan van Eyck, El Greco, Tintoretto, Peter Paul Rubens, Monet ve Sisley gibi birçok büyük isimin eserleri var. Az çok sanat sever biriyseniz, Romanya tarihine de ışık tutan Romanya Ulusal Sanat Müzesi'ni seveceksiniz. Tarihi 1936 yılına kadar giden bu eşsiz açık hava müzesi, Herastrau Parkı boyunca uzanıyor ve Romanya'daki geleneksel yaşam tarzını en iyi şekilde göstermekte. Romanya'nın her bölgesindeki kasabalardan taşınan dik çatılı köy evleri, sazlık ahırlar, ağır kütük kabinler, çeşitli kiliseler, atölyeler ve değirmenler de dahil olmak üzere 300'e yakın yapıyı görebileceğiniz Dimitrie Gusti Ulusal Köy Müzesi, Bükreş'te kaçırılmaması gereken güzel bir yer. Köy Müzesi ayrıca eserler ve çanak çömleklerin yanı sıra ülkenin dört bir yanından gelen diğer geleneksel eşyaları da sergilemektedir. Her evin açıklaması var. Fakat ingilizce. Eğer çat pat ingilizce biliyorsanız, bu evlerin açıklamalarına kısaca göz atmayı unutmayın. Bölgeyi, bölgedeki tarihi binaların Romanya tarihine nasıl bir etkisi olduğunu çok daha iyi anlayabiliyorsunuz. Bükreş müzeleri arasında bulunduğu binası ve değerli sanat koleksiyonları ile ilginizi çekebilecek Ulusal Romanya Tarihi Müzesi, başlangıçta Romanya posta servisi için inşa edilmiş Neoklasik bir binada yer alıyor. 1970 yılında beri hizmette olan bu müze, 60 odasıyla tarih öncesi dönemden modern zamanlara kadar ülkenin en büyüleyici tarihi eserlerini sergilemekte. Müzede en dikkat çeken eser ise, Romanya'nın eski Daçya kabilelerini yenen fetheden Roma imparatoru Trajan'ın onuruna inşa edilmiş olan 2. yüzyıl Trajan Sütununun büyük bir kopyasıdır. Geto-Dacians zamanına ait mücevherleri, binlerce altını ve Neolitik eserleri hazine bölümünde görebiliyorsunuz. Müzedeki kalıcı sergiler arasında en dikkat çeken eserlerden bir diğeri ise, Romanya Kralı Ferdinand'ın karısı olan Kraliçe Marie için yapılmış çarpıcı zümrüt parçaları da dahil olmak üzere Romanya Kraliyet Mücevherleri'dir. Bükreş'te gezilecek birçok park bulacaksınız. Bunların en güzellerinden biri de, Herastrau Parkı'dır. Bükreş'in en büyük parkı olarak ün yapan Herastrau'da alanın büyük bir kısmı gölü kaplamakta. Göl, yaz aylarında koşucular tarafından tercih edilen altı kilometrelik bir çevre yoluna sahiptir ve bu sezonda ana girişe yakın bir yerde bisiklet kiralayabilir veya güney sahilindeki iskeleden bir tekne gezisine çıkabilirsiniz. Yürüyerek, ilkbaharda çiçek açan kiraz ağaçları ile ekilmiş olan Insula Trandafirilor, ıhlamur ağacı caddelerine ve Japon Bahçesi'ne de göz atın. 1650'li yıllarda Wallachia Prensi olan Constantin Constanterban tarafından kurulmuş olan bu Ortodoks Patrikhanesi Katedrali, 18., 19. ve 20. yüzyıllardan restorasyondan geçerek günümüzdeki görkemli haline kavuşmuş. Bu yüzden de, orijinal kalıntıların büyük bir bölümünü göremiyorsunuz. Kilise ayrıca Bükreş'in koruyucu azizi olan 13. yüzyıldan kalma Saint Dimitrie Basarabov'un kalıntılarını da barındırıyor. Dış cephe, çok gösterişli bir mimariye sahip olmasa da, iç mekan biraz daha görkemli bir dekorasyona sahip. Biraz daha az turistik bir tarihi katedral olduğundan dolayı da, çok rahat ve hızlı bir şekilde yapıyı inceleyebilirsiniz. Çeşmeci Parkı, daha çok bahçeleriyle fotoğraf ve doğa severlere hitap etmekte. Bükreş merkezindeki en eski rekreasyon alanı olan bu park, 19. yüzyılın ortasında şekillenmiş ve Alman peyzaj mimarı Carl Meyer tarafından tasarlanmış. Rondul Roman, Romanya'nın en sevilen 12 yazarının büstleriyle anıtsal bir bahçe, Birinci Dünya Savaşı'nda Romanya'da ölen Fransız askerleri ve İkinci Dünya Savaşı'nda ülkede ölen Amerikalılar için de ayrı anıtlar var. Eğer yaz aylarında Bükreş'i ziyaret ediyorsanız, göl üzerinde kayıkla gezebilir, kış aylarında Bükreş'i ziyaret ediyorsanız da, göl üzerinde kayabiliyorsunuz. Bükreş'te müze çok. Sanat Koleksiyonları Müzesi de bunlardan bir tanesi ve en popüler olanlarından. Bu müze aslında, Ulusal Sanat Müzesi'nin bir koludur. Fakat farklı bir ilgiyi ve alakayı hakeden müzelerden bir tanesi. Müzede toplamda 44 koleksiyon bulunuyor. 19. ve 20. yüzyıllarda Romen sanatının nasıl bir şey olduğunu çok güzel bir şekilde sergilemektedir. Öne çıkan sanatçılardan bazıları Theodor Aman, Nicolae Grigorescu, Nicolae Tonitza, Gheorghe Petraşcu ve Theodor Pallady'dir. Eğer hali hazırda Ulusal Sanat Müzesi'ni ziyaret ediyorsanız ve müzeye doyamadıysanız, bu Sanat Koleksiyonları Müzesi'ni de gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz. Bükreş'te görülecek en güzel caddelerden biri olan Calea Victoriei, daha çok turistik noktalara yakınlığı ile tanınan oldukça ünlü bir bulvar. Kuzeydeki Devrim Meydanı'ndan başlayarak, Dambovita Nehri'ne kadar tüm yol boyunca devam ediyor ve kafeler, moda dünyası, restoranlar, kültürel mekanlar ve sanat galerileri ile dolu bir alışveriş ve eğlence caddesi. Burası, Bükreş'in en havalı ve en pahalı alışveriş caddesi olarak da bilinir. Bunun yanında, şehirdeki en ünlü restoranlardan bazılarını da bu cadde üzerinde bulabilirsiniz. Şehrin en hareketli ve en merkezi yerlerine yürüme mesafesinde bulunan bu cadde yakınlarındaki konaklama birimlerini de gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Calea Victoriei'de bulunan oteller biraz pahalı olsa da, konum olarak merkezi bir yerde kalmayı planlıyorsanız, buradaki tesislere göz atabilirsiniz. Tarihi 1860 yılına kadar giden Bükreş Botanik Bahçesi, çok turistik bir yer olmasa da, çiçekleri, bitkileri ve temiz havayı sevenlerin göz atabileceği bir yer. Şehir telaşından biraz olsun uzaklaşmak istiyorsanız, bu bahçelere mutlaka göz atın deriz. İkinci Dünya Savaşı'nın bombalamalarında hasar görmesine rağmen, 17.5 hektarlık bahçede şu anda 10000'den fazla bitki türü bulunuyor. Akdeniz çiçekleri, İtalyan flora, güller, iris ve tıbbi bitkileri burada fazlasıyla görebiliyorsunuz. Bükreş Üniversitesi tarafından yönetilen bu botanik bahçesine cüzi bir ücret ödeyerek girebiliyorsunuz. Açık havada, bir gül bahçesine ve yaz aylarında yaklaşık 1000 egzotik çiçeğin muhteşem bir görüntüsüne rehberlik eden havuzlar ve dolambaçlı yolları da burada görebilirsiniz. Bükreş'teki en güzel mülklerden biri, Başbakan Gheorghe Grigore Cantacuzino için 1900'lerin başında tasarlanan Beax-Arts / Art Nouveau sarayı, günümüzde bir müzeye ev sahipliği yapıyor. 1956'dan beri saraydaki birkaç odada Enescu'ya kişisel eşya, enstrüman, poster ve fotoğrafların bulunduğu küçük bir müze var. Müzeyi ziyaret etmeseniz dahi, sarayın farklı ve etkileyici mimarisi için buraya gidebilirsiniz. Union Square olarak bilinen meydanın güneyinde, Romanya Patriarchal Katedrali'nin bulunduğu küçük bir tepe olan \"Dealul Mitropoliei\" de bu şehirde yeteri kadar zamanınız varsa göz atabileceğiniz biraz daha farklı bir yerdir. Birbirinden güzel tarihi yapılara ev sahipliği yapan bu tepenin bulunduğu çevre, birbirinden güzel kafeleri ve restoranları da bulabileceğiniz bir yer. Birlik Meydanı'nın güneyinde Romanya'nın Ortodoks dini kurumlarının görülebileceği çok da yüksek olmayan bu yer, Metropolitan Tepesi olarak da biliniyor ve şehirdeki en turistik yerlerden. Patrikhane Sarayı ile ünlü olan bu yeri görmenin en güzel yanı da, güzel fotoğraf kareleri yakalamak. Tabi tarih veya mimari yapılara merakınız varsa da Patrikhane Sarayı'na göz atabilirsiniz. 1907'de tamamlanmasından 90 yıl sonra, saray, monarşi sırasındaki Milletvekilleri Meclisinden Komünist Büyük Millet Meclisi aracılığıyla 1989 Devrimi'nden sonra Milletvekilleri Meclisine müteakip Romen parlamentolarının merkezi olmuş. Tepe, ibadethanelerle doluyken, komünist rejim altında bile devam eden bir gelenek olan Palm Pazar ve Paskalya'da görülmeye değer yerlerden. Romen Köylü Müzesi olarak da bilinen bu devasa müze, Avrupa Popüler Sanat ve Gelenekler Müzesi ailesinin bir parçası olarak bilinmektedir. Kültür Bakanlığı'nın himayesinde bulunan Romanya Ulusal Köylü Müzesi, Neo-Romen tarzı tarihi bir binada bulunuyor. Romanya Köylü Müzesi'nin tarihi 1906'da, birçok şahsiyetin özerk bir köylü sanat müzesi kurma çabalarının bir sonucu olarak başlamış ; Etnografya, Ulusal Sanat, Dekoratif ve Endüstriyel Sanat Müzesi. 1941'de müze daha sonra mimari bir anıt olmak için yeni binasına taşınmış. Müzenin bulunduğu binanın tarihi ise, 1912 yılına kadar gitmektedir. Görünen kırmızı tuğla duvarlar, kemerler altında birbirine bağlanan büyük pencereler, sundurma sütunları, el rayı, oyulmuş elemanlar ve çan kulesini hatırlatan üst balkonu ile, merkezi kulenin zarif silueti olan eski manastır kuleleri, bu binaya farklı bir hava katıyor. 100 bine yakın esere ev sahipliği yapmasıyla da, Romanya'nın en büyük müzelerinden biri olarak kabul ediliyor. Eğer müzelerden hala sıkılmadıysanız, görkemli bir binada bulunan bu müzeye de göz atabilirsiniz. Piata Universitatii olarak da bilinen Üniversite Meydanı, 4 heykel ile ünlüdür. 3 beyaz heykel, 20. yüzyılda desteklenen Romanya eğitiminin bilginleri. Ayrıca atın üzerindeki adamın ortadaki bronz heykeli, 1600'lerin başında hüküm süren en popüler Orta çağ prensi olan Mihai Viteazul Cesur Michael'e aittir. Bükreş'in ana meydanı olarak da bilinen Üniversite Meydanı, yerel halkın buluşma noktası için tercih ettiği yer olarak da biliniyor. Burada, üniversite binası, neo-Klasik Coltea Hastanesi, Ulusal Tiyatro, Sutu Sarayı ve Intercontinental Hotel bulunmaktadır. Bu binaların etrafı ise gece gündüz oldukça hareketli. Özellike Üniversite öğrencileri tarafından meşgul edilen birçok bar, restoran ve kafeleri de burada fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Meydanın çevresindeki bölge Liscani olarak bilinir ve şehirdeki en popüler bölgelerdendir. Ayrıca, şehirdeki en gece hayatı deneyimi sunan bölgelerdendir. Burası, Bükreş'in öğrenci kesiminin en çok tercih ettiği yerlerden biri olduğundan dolayı da, ucuz barları ve birkaç gece kulübünü de burada bulabiliyorsunuz. Bükreş'te alışveriş için de birkaç planınız varsa, meydan yakınlarındaki birbirinden renkli butik mağazalara göz atabilirsiniz. Çok ucuz olmasa da, alışveriş için en ideal bölgelerdendir. Meydanın tam kalbinde 1989 devriminin kurbanları için minimalist bir anıt bulunuyor. Meydanda ayrıca bir metro istasyonu ve şehrin farklı bölgelerine bağlanan birçok otobüs durağı da var. Yeraltı geçidine de mutlaka göz atın deriz. Burada birçok hediyelik eşya mağazası bulabiliyorsunuz. Bükreş'in kalbinde, Eski şehir bölgesinde bulunan \"Curtea Veche\", Eski Prens sarayının kalıntılarından oluşuyor olsa da, yine de şehirde görülmeye değer en eski ve en güzel yapılardan. Tarihi 1459 yılına kadar giden bu saray, Vlad III Dracula yönetiminde inşa edilmiş. 1718'deki büyük yangından ve Bükreş'in 1738'deki güçlü depremi sonrasında kale terk edilmiş ve daha sonra 1776'da Curtea Noua olarak bilinen Alexandru Ipsilanti tarafından yeniden inşa edilmiş. Günümüzde, Voivodal Sarayı'nın kalıntıları, Curtea Veche müzesinin bir parçası olan korunan bir arkeolojik alan haline geldi. Turistler arasında çok popüler bir yer olmasa da, Eski Şehri'n tam kalbindeki güzel konumundan dolayı 5 dakikalığına da olsa göz atabileceğiniz güzel bir mimari. Şehir merkezine oldukça yakın bir park olmasına rağmen, çoğu turist tarafından fark edilmeyen Carol Parkı, 1906 yılında düzenlenen Dünya sergisinde Romanya için yapılmış oldukça büyük bir park. Fransız peyzaj sanatçısı Eduard Redont tarafından tasarlanan parka bugün, 1963 yılında inşa edilen ve 1990'a kadar komünist kalıntılarını barındıran bir türbe olan devasa Özgürlük ve Sosyalizm Mücadelesi Kahramanları Anıtı hakimdir. Oyun alanları, ağaçlı yürüyüş parkurları ve en önemlisi anıtın bulunduğu yerden Bükreş'in eşsiz bir manzarasını sunan Carol Parkı, her yaştan turistin sevebileceği aile dostu bir parktır. Bu yüzden, çocuklarınızla Bükreş'i ziyaret ediyorsanız, şehrin kalbinde yer alan bu parkı da listenize ekleyin deriz. Parkın batısında, Romen Akademisi Astronomi Enstitüsü'nün gözlemevinin yanında bulunan açık hava Arenele Romane, konserler için oldukça popüler bir mekan. Yakınında 1796 yılında inşa edilmiş ve birçok dış ikonu ile ünlü muhteşem Cutitul de Argint Kilisesi bulunmaktadır. Parkın diğer tarafında, bir zamanlar bir su kulesi olan ama şimdi Romen Ordusu gazileri birliği tarafından ofis olarak kullanılan ortaçağ görünümlü Tepes Kalesi'ne göz atmayı unutmayın. Bükreş'te konaklama için birçok seçenek bulunmaktadır. Bu şehirdeki bölgeler Sector 1,2,3,4 diye gitmekte ve rakamlar büyüdükçe şehir merkezinin dışına çıktığınız söylense de, bu pek doğru değildir. Çünkü Sector 1'deki bazı oteller şehrin tam kalbine 2 km uzaklıkta olabilirken, Sector 3'deki tesisler merkeze 200 metre uzaklıkta olabiliyor. Bu yüzden, bu şehirde konaklama için bu Sector olayına pek takılmayın derim. Bu şehirde konaklama için en çok tercih edilen bölge şehrin merkezi. Bu bölge, şehirdeki diğer bölgelere nazaran 1 tık daha pahalı olsa da, şehirdeki turistik yerlere ve önemli noktalara yakınlığı sayesinde gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz bölgelerden. Eski Şehir Bölgesi, şehrin kalbinin attığı yerlerden biri. Bu yüzden de bu bölge şehirdeki en ideal konaklama bölgelerinden biri. Birbirinden kaliteli ve uygun konaklama birimlerini fazlasıyla burada bulabilirsiniz. Bu bölgede yer alan konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. - Europa Royale Bucharest 4 Yıldız ; Bükreş'in tam kalbinde, 19. yüzyıldan kalma bir binada yer alan bu otel, konum olarak şehrin en turistik noktalarına yürüme mesafesinde bulunuyor. Gece hayatı için popüler olan bölgelere de yakın bir mesafede bulunan bu lüks otel, şehirde turistlerin en çok tercih ettiği bir tesis olsa da, biraz pahalı olduğunu söylemekte de yarar var. Oteli İncele - Matisse Bucharest Old Town 3 Yıldız ; Biraz daha bütçeli bir otel için de, yine Eski Şehir bölgesinde güzel bir konumda yer alan bu tesise göz atabilirsiniz. Otel, Stavropoleos Kilisesi'nin hemen yanında bulunduğu gibi, görülecek diğer önemli noktalara da oldukça yakın bir konumda yer almaktadır. Oteli İncele Bükreş hostelleri de bu şehirde konaklama için düşünülebilir. Daha önce hiç hostel tecrübeniz olmasa dahi, bu şehirdeki hostellerin çift kişilik modern ve daha uygun fiyatlı odalarını seveceksiniz. Hem hostelde konaklayacak olursanız, şehir merkezine dilediğiniz yakın bir yerde konaklayabilirsiniz. Bükreş gezilecek yerler listesi tabi ki bu liste ile sınırlı değil. Fakat şehirdeki en turistik ve en popüler noktaların ilk 21'i bu listede diyebiliriz. Bu liste dışında görülecek birçok yer daha var. Fakat bu şehri 1-2 günlüğüne ziyaret ediyorsanız, ilk olarak bu listedekiler ile gezinize başlayabilirsiniz. - Roma'da gezilecek yerler - Venedik gezilecek yerler - Viyana gezilecek yerler - Paris gezilecek yerler - Floransa gezilecek yerler"} {"url": "https://gezicenga.com/bukres-hostel-tavsiyeleri/\"", "text": "Romanya'nın başkenti olan Bükreş'te konaklama yüksek sezonda biraz pahalı olabiliyor. Bu yüzden, bütçeli bir seyahat planlayanların en çok tercih ettikleri tesisler hosteller oluyor. Fakat bu şehirde hostel sayısı fazla olduğu gibi her hostel de tercih edilebilecek türden değil. Bu yüzden, Bükreş hostel tavsiyeleri adlı bu yazıdaki 5 ideal hostele göz atarak, bütçenize ve zevkinize uygun olan tesisi bulabilirsiniz. Şehirde hangi bölgede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, Bükreş'te nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak bölgeler hakkında çok daha detaylı bir bilgiye sahip olabilirsiniz. Bu şehirde birbirinden güzel birçok hostel bulunmakta. Bunlar arasında en iyi konuma ve fiyata sahip olan hosteli bulmak pek kolay olmasa da doğru bölge seçimi ile doğru hosteli rahatlıkla bulabilirsiniz. Aşağıdaki hosteller şehirdeki en iyi konuma ve en iyi fiyat fayda ortalamasına sahip hostellerden. Araştırmanıza bu hostellerden başlayarak aradığınız zevkte ve bütçede hosteli rahatlıkla bulabilirsiniz. Dambotiva Nehri'nin kıyısında merkezi bir konuma sahip bu hostel, şehirdeki en çok tercih edilen hostellerden biri. Süper merkezi konumu, atmosferi ve uygun fiyatıyla popüler olan bu hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve almış olduğu 9.0 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli tercih etmek mümkün. Bükreş'te gece hayatı için güzel bir planınız varsa, bu hostelde konaklayarak şehrin en canlı gece hayatı bölgelerine yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Bunun yanında, bu hostelden şehirdeki hemen hemen tüm turistik yerlere yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Şehirdeki birçok turistik yere yürüme mesafesinde bulunan bu hostelin gecelik dorm ücretleri şehirdeki diğer hostellere nazaran çok daha uygun. Süper popüler olan bu hostel oldukça merkezi konumu ve çalışanları ile popüler. Şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip hostellerden biri olan First Hostel Bucharest adlı tesisin konuk yorumlarına ve 9.2 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Bükreş hostel tavsiyeleri arasında en canlı hostellerden biri olan Crazy Duck Hostel, şehirdeki en popüler hostellerden biri. Gerek temizlik ve konum, gerekse atmosfer ve fiyat bakımından ideal olan bu hosteli de gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Eğer otellerden hostellere yeni yeni geçmeye başladıysanız, gayet modern ve şık olan bu hosteli seveceğinize emin olabilirsiniz. Şehir merkezine 2 km uzaklıkta olan bu hostelden birçok turistik yere de yürüyerek rahatlıkla ulaşmak mümkün. Daha çok müzeler, yemek ve parklarla ilgilenen turistlerin tercih edebileceği hostellerden biri olan Crazy Duck Hostel'in, 8.9 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Sırf bu puana bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Birleşme Meydanı olarak bilinen canlı bölgeye 1 km uzaklıkta bulunan bu hostel, şehirdeki en bütçeli dorm odalarına sahip hostellerden. Hostel çevresinde birçok restoran, cafe, bar ve alışveriş mağazalarını da fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Unirea Alışveriş Merkezi'ne 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hosteli daha çok yalnız seyahat edenler tercih ediyor olsa da, çiftler için de en ideal seçeneklerden biri olacaktır. 8.3 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Şehirdeki en muhteşem manzaraya sahip hostellerden biri olan Pura Vida Sky Bar & Hostel, eşsiz teras barı ve konumu ile ünlü. Gece hayatına yakın bir yerde konaklamayı planlıyorsanız, bu hostelde konaklayarak şehirdeki en ideal barlara ve gece kulüplerine yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Şehirdeki birçok turistik yere yürüme mesafesinde bulunan bu hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve 8.1 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Bükreş hostel tavsiyeleri olarak önerebileceğim en ideal tesisler bu 5 hostelden ibaret diyebilirim. Çok ucuza hostel bulacağım diye, şehrin en umulmadık yerlerinde konaklamanıza gerek yok. Zaten aradığınız zevkte ve bütçede hosteli bu listede rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Booking. com adlı sitenin dışında hostelworld. com adlı siteyi de inceleyebilirsiniz. Fakat booking'de genelde fiyatlar biraz daha düşük olabiliyor. Ayrıca hostele varmadan hiçbir ücret ödemiyorsunuz."} {"url": "https://gezicenga.com/burdurda-nerede-kalinir/\"", "text": "Tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle Akdeniz Bölgesi'nin en güzel şehirlerinden biri olan Burdur, konaklama bakımından az da olsa araştırma isteyen şehirlerimizden. Bu şehirde çok fazla konaklama birimi seçeneğiniz olmasa da, bütçeli veya lüks otel de bulmak mümkün. Hem iş seyahati hem de kültür gezisi için zevkinize ve bütçenize uygun olan konaklama birimini Burdur'da nerede kalınır ? adlı bu yazıda bulabilirsiniz. Burdur'da konaklama için tercih edebileceğiniz en ideal seçenekler ya, Burdur'un ilçesi olan Ağlasun yada şehir merkezi olacaktır. Ağlasun ile Burdur şehir merkezi otel fiyatları arasında çok büyük farklılıklar olmadığından, sadece zevkinize ve amacınıza göre dilediğiniz yeri seçebilirsiniz. Eğer iş amaçlı Burdur'a seyahat ediyorsanız, tabi ki ilk tavsiye edilebilecek bölge, şehir merkezi olacaktır. Burdur şehir merkezinde çok fazla konaklama birimi olmadığından dolayı, seçim yaparken mutlaka konuk yorumlarına ve konuk değerlendirmelerine göz atın. Burdur'da otel sayısı çok fazla olmadığından dolayı seçeneklerde kısıtlı. Bu yüzden otel veya diğer konaklama birimi seçerken biraz daha fazla araştırma yapmak gerekiyor. Aşağıdaki otellere ve bu otellerin bulunduğu konumlardaki diğer otellere de göz atmayı unutmayın. Burdur'daki en popüler ve en iyi konuk değerlendirmesine sahip otellerden biri olan Özeren 1 Hotel, Burdur Müzesi'ne 1 dakika ve tren istasyonuna da 12 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani konum olarak şehirdeki en ideal otellerden biri. Oda ücretlerine zengin bir açık büfe kahvaltının dahil olduğu bu otelde oda ücretleri sezona göre farklılık göstermekte. Bunun yanında erken rezervasyonlarda %15'e varan fırsat indirimlerini bu otelde bulmak da mümkün. İnsuyu Mağarası'na 7 ve Burdur Gölü'ne 5 km uzaklıkta olması, süper olumlu konuk yorumlarının olması, fiyatının uygun ve 8.6 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanının olması bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Burdur'un Ağlasun ilçesinde bulunan bu otel, Sagalsson Arkeoloji Bölgesi'ne sadece 4 km uzaklıkta bulunuyor. Konum olarak süper bir yerde bulunmasa da, konuk yorumlarına bakarak güzel bir yerde bulunduğu söylenebilir. Otelin açık/kapalı yüzme havuzu, Fin saunası, Türk hamamı, buhar banyosu ve masaj olanakları gibi birçok hizmeti bulunmakta. Otelin oda ücretleri erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak çok daha uygun olmakta. Tabi lüks odalarına, otelin modern havasına ve hizmetlerine bakarak oda ücretlerinin gayet normal olduğunu söyleyebilirim. Bu otelin odalarındaki balkon ise dağ manzaralıdır. Odalar oldukça lüks ve moderndir. Otelin konuk yorumlarına bakarak da temizlik, hizmet ve güler yüzlü personel konusunda tam not aldığı da söylenebilir. Burdur'un tam merkezinde süper şık ve modern odalarıyla hizmet veren bu 4 yıldızlı otel, Türk hamamı, sauna ve masaj odası ile oldukça popüler. İnsuyu Mağarası'na araç ile 15 dakika uzaklıkta bulunan bu otelde Burdur Gölü'nün eşsiz manzarasını seyredebileceğiniz bir restoranda bulunmakta. Otelin konuk yorumlarına baktığınızda, gayet temiz ve lüks odalara sahip olduğunu da görebilirsiniz. Otelin oda ücretleri Burdur geneline göre normal. Tabi bu otelde de erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak çok daha uygun fiyatlara odalar bulabilirsiniz. Oda fiyatlarına da kahvaltı da dahil. Karacaören Gölü'nün eşsiz manzarasına sahip bu tesis, farklı konsepte konaklama birimi arayanların tercih edebileceği en ideal yeerlerden. Çam ağaçları ile çevrili bu doğal ortamda, gölde kano yapabilir veya balık tutabilirsiniz. Tesisin odaları, Bungalov evler ve çadır evlerinden oluşuyor. Ücretler ise çok uygun olmasa da ödediğiniz her kuruşa değeceğine emin olun diyen 40 konuğu dinleyin derim. Otelin manzarası doğal ortamı, güzel konuk değerlendirmeleri ve şık odaları, bu tesisi tercih etmek için yeterli olacaktır. Tesis konum olarak biraz merkeze uzak. Bu yüzden, aracınız olmadan biraz sıkıntı çekebilirsiniz. Burdur'da nerede kalınır ? adlı bu listedeki konaklama birimlerinin dışında birkaç tane daha otel bulmak mümkün. Fakat hem konum bakımından hem de konuk yorumları bakımından tercih edilebilecek en ideal oteller bu listeden ibaret diyebilirim. Burdur'da otel veya diğer konaklama birimi tercih ederken, mutlaka fotoğraflara ve konuk yorumlarına göz atın derim."} {"url": "https://gezicenga.com/cenevre-gezilecek-yerler/\"", "text": "Cenevre, birbirinden güzel dar sokakları, tarihi binaları ve birbirinden ilginç müzeleri ile sıkılmadan gezebileceğiniz güzel şehirlerden. İsviçre'nin güneybatı ucunda Cenevre Gölü kıyısında Alpler ve Jura Dağları arasında kurulmuş güzel bir şehir. Hem huzur hem de kaliteli bir tatil arayanların adresi olan bu şehirde yapılacak çok şey var. Cenevre'de konaklama için henüz karar vermediyseniz, Cenevre'de nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini ve bu bölgelere özel otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Bu şehirde gezi planınızı yaparken birbirine yakın olan turistik ve tarihi yerlerden başlayacak olursanız, hiçbir toplu taşıma aracına ihtiyacınız olmadan rahat bir şekilde şehri keşfedebilirsiniz. Bu şehir içerisinde bisiklet kullanımı oldukça yaygın. Bisiklet kiralayarak da bu şehri keşfetmek mümkün. Cenevre denince akla ilk gelen güzel yerlerden biri olan Jet d'Eau, Cenevre Çeşmesi/Fıskiyesi olarak da biliniyor. Şehrin simgesi haline gelmiş bu çeşme, dünyadaki en uzun çeşmelerden biri. Bu çeşmenin özelliği ise, 200 km'lik hızla 500 litre suyu 140 metre kadar yukarı fışkırtmasıdır. Eşsiz bir manzaraya ev sahipliği bu çeşmenin bulunduğu yer ise, akşamları çok daha renkli oluyor. Birçok turistin yaptığı gibi, akşamları bu fıskiyenin bulunduğu yere gelerek şehirdeki en güzel fotoğraf karelerini yakalayabilirsiniz. Jet d'Eau adı verilen bu çeşme 1891 yılında Rhone Nehri'nin hidrolik su basıncını azaltması amacıyla kurulmuş. Cenevre'deki tarihi binaların ve turistik yerlerin bir araya toplandığı yerlerden biri olan Eski Şehir bölgesinde, şehirdeki en önemli ve en bilindik tarihi yapıları bir arada görebiliyorsunuz. Bu bölgede, birbirinden güzel restoranları, kafeleri, alışveriş mağazalarını ve birçok kaliteli oteli de bulabilirsiniz. Bu bölgeyi gezmenin en eğlenceli yolu ise, kaybolmaktır. Bu bölgede kaybolarak ister istemez gireceğiniz ara sokakları seveceksiniz. Roma, Gotik ve Neoklasik tarzların karışımı ile 1160 yılında bu kilisenin inşaatine başlanmış olsa da, kilisenin inşaatinin tamamlanması bir yüzyıl kadar sürmüş. 1536 yılına kadar Katolik Mezhebine bağlı olan bu kilise, 1536 yılındaki reform hareketleri sonucunda Protestan mezhebine ait bir kiliseye dönüşmüş. Bu dönüşüm sonucunda kilisenin iç dekorunda da büyük bir değişim yaşanmış. Bu katedralin en güzel yanı da Kuzey kulesidir. Bu kuleye 157 basamağı tırmanarak çıkabiliyor ve şehrin muhteşem manzarasını seyredebiliyorsunuz. Daha çok sade ve yalın vitray pencereleri ile beğeni toplayan bu katedralin içerisinde bulunan parlak mumu andıran avizeler ise göz kamaştırıyor. Cenevre'nin en güzel görülecek noktalarından biri olan Bourg de Four, şehrin en eski meydanı olarak biliniyor. Eski Şehir bölgesinde bulunan bu meydandan şehirdeki birçok önemli cazibe merkezine rahat bir şekilde ulaşabiliyorsunuz. 18. yüzyıldan kalma bir çeşmenin yanı sıra Heinz Schwarz'ın Clementine heykeli, meydanda bulunmaktadır. Bu meydan çevresinde birbirinden güzel restoranları, kafeleri ve butik mağazaları da fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Jardin Anglais, İngiliz Bahçesi olarak da bilinir ve çiçek saatiyle ünlü olan bir parktır. Turistlerin en favori yerlerinden biri olan Çiçek Saati, şehirdeki en popüler noktalardan biri. Özellikle yaz aylarında süper turist trafiğine ev sahipliği yapan bu park içerisinde bulunan bu çiçek saati görmeden olmaz. 1955'ten yana burada bulunan çiçek saati, güneş enerjisi ile çalışıyor ve 650 rengarenk tür çiçekten oluşmakta. Ayrıca parkta, Helvetia ve Cenevre'nin alegorik figürleriyle oluşturulmuş, Cenevre'nin 1814'te İsviçre Konfederasyonu'na girişini anan bir heykelde bulunmaktadır. Güney göl kıyısında ise, güzel bir gül bahçesine sahip peyzajlı Parc de la Grange ve görkemli ağaçlar ve çiçek tarhları olan Parc des Eaux-Vives bulunmaktadır. Ayrıca bu İngiliz bahçesinde eşsiz bir Cenevre Gölü ve Mont Blanc Köprüsü manzarasını seyredebiliyorsunuz. Cenevre şehrinin iki yakasını birbirine bağlayan bu rıhtım, Fransa Alpler'ine karşı güzel bir manzara sunuyor. Mont Blanc adlı bu göl kıyısı gezinti yolunda ayrıca, çiçekler, heykeller, açık hava sanat sergilerini de görebiliyorsunuz. Jean Jacques Rousseau'nun heykeli ile sembolize edilen Rousseau Adası'na Bergues Köprüsü üzerinden geçerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Cenevre'de hediyelik eşya almak istiyor ve uygun fiyatlı bir yer bulamıyorsanız, Mont Blanc Caddesi'nde bulunan \"Hediyelik Kutu\" adı verilen şirin ve güzel bir dükkan bulunuyor. Burada orta ve düşük fiyatlı birçok hediyelik eşyayı bulabilirsiniz. Milletler Sarayı, 1929-1937 yılları arasında inşa edilmiş, İkinci Dünya Savaşı sonunda Paris'te Versay Antlaşması ile kurulmuş ilk devletlerarası örgüt olan Milletler Cemiyeti'ne ev sahipliği yapmış. Milletler Sarayı'nı ziyaret etmek isterseniz, rehberli turlara katılmanız gerekiyor. Bu turlar ile burada yürütülen çalışmalar hakkında bilgi edinebilir ve dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin bağışladığı sanat eserlerini ve iç mekanları da görebilirsiniz. 2 binden fazla oturma alanına sahip olan Meclis Salonu, Birleşmiş Milletler ve ilgili kuruluşlarının toplantıları için kullanılıyor. Lobisinden Alplerin güzel bir manzarası var. Uçlardaki ağır yaldızlı iki bronz kapı Napolyon tarafından İtalya'dan getirilmiş ve Clemenceau tarafından Milletler Cemiyeti'ne sunulmuş. Ariana Parkı içerisinde yer alan bu saray Cenevre'nin tarihi ve günümüzdeki önemine işaret eden bir yer. Göz atmaya değer. Resmi web sitesi ; https://www. unog. ch/ Sarayı haritada görmek için tıklayın. Cenevre gölü, en güzel şehir manzaralarının çoğunun arka planıdır ve karla kaplı Alpler'in güzel bir arka planına sahip olmasıyla ünlüdür. Orta Avrupa'nın en büyük gölü, Alplerin dram ve hayranlık uyandıran doğal ihtişamını şehrin merkezine getiriyor. Bu doğal güzelliği deneyimlemenin en güzel yolu ise, Mont Blanc Rıhtımı'ndan tekne kiralamaktır. Bu tekneler ile, gölün sunduğu muhteşem güzelliği keşfedebiliyorsunuz. Gölün kenarlarında, kasaba evleri veya Eaux-Vives, Jardin Anglais, Perle du Lac veya Mon Repos gibi sakin parkları olan ağaçlarla çevrili gezinti yerleri de bulunmaktadır. Şehrin koşuşturmacasından bunalırsanız bu parklara da göz atabilirsiniz. Tavel House/Evi, Eski Şehir bölgesinde bulunuyor. Tarihi 1303 yılına kadar uzanan bu tarihi ev, şehirdeki en eski yapı olarak bilinmekte. 1334'te şehri harap eden bir yangının ardından yeniden inşa edildikten sonra 14. yüzyıla tarihleniyor. Evdeki her oda siz Cenevre'nin tarihi hakkında bir şeyler anlatmaktadır. En üst katta, şehrin büyümesini göstermek için Cenevre'nin doğal manzarasının kabartma modeline yansıtılan bir video var. Kiler, mutfak ve daireler gibi evdeki mekanlar, hepsi dönem mobilyaları, tablolar ve günlük mutfak eşyaları ile farklı dönemlerden tarzlarla dekore edilmiştir. Gotik mimari yapıya sahip bu ev, bir de müzeye sahip. Bu müze içerisinde Cenevre tarihi ve şehrin gelişimi hakkında bilgileri bulabiliyorsunuz. Eski Şehir bölgesinin güney-batısında bulunan Neuve Meydanı da şehirdeki en turistik noktalardan biri. 1787-1875 yılları arasında yaşamış General Guillaume Henri Dufour'a ait atlı heykel ise, meydanın tam ortasında görkemli yapısıyla yükselmekte. Bu meydan çevresinde ise birçok turistik yapıyı bir arada görebiliyorsunuz. Bunlar arasında Büyük Tiyatro, Cenevre Müzik Konservatuarı, Rath Müzesi ve Victoria Konser Salonu gibi yerler bulunmakta. Tarihi 1817 yılına kadar uzanan Cenevre Botanik Bahçesi, 15 bine yakın bitki türünden oluşmakta. Eşsiz güzellikteki bu yeşil alan 4 bölüme ayrılıyor. Bunlar, Kayalık, Seralar, Arboretum ve Kış Bahçesi'dir. Bu bölümler arasında en çok dikkat çekenler ise, Arboretum ve Kış Bahçesi'dir. Adres : Chemin de l'Imperatrice 1, 1292 Pregny-Chambesy Haritada görmek için tıklayın. İsviçre'nin üç büyük müzesinden biri olan Sanat ve Tarih Müzesi'nde, silah, Yunan ve Roma sanat hazineleri, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz eserleri, Roma ve Etrüsk çanak çömlekleri ve Mısır mezar sanatının bir koleksiyonuyla uygulamalı ve güzel sanatlar ve arkeoloji alanları ele alınmaktadır. Cenevre ve çevresinden gelen arkeolojik buluntular ve antikalar, Roma ve Gallo-Roma zamanlarından Orta Çağ'a uzanan Paleolitik ve Demir Çağlarına kadar uzanmaktadır. Daha çok süsleme sanatları, tarih ve Arkeoloji koleksiyonlarına ev sahipliği yapan Cenevre Sanat ve Tarih Müzesi'nde dünyaca ünlü ressamların eserlerini de görebilirsiniz. Bu ressamlar arasında, Hodler, Vallotton, Manet, Renoir ve Monet gibi değerli isimler bulunmakta. Reformasyon Duvarı üzerindeki heykelleri ise, turistler tarafından oldukça beğeni toplamaktadır. 1909 yılında Eski Şehir duvarlarına inşa edilmiş olan bu heykeller, Cenevre Üniversitesi'nin kampüsünde bulunuyor. Bu duvar üzerinde bulunan heykeller her ne kadar John Calvin'in 400. yıldönümü için yapılmış olsa da, heykeller arasında diğer reformcular da en az John Calvin kadar dikkat çekmekte. Duvar üzerinde bulunan heykeller arasında, ilk reform şekli yaratıcısı Guillaume Farel (1489-1565), Reformasyon hareketin tartışılmaz isimlerinden biri olan John Calvin (1509-1564), rahipler için Akademi'nin ilk rektörü ve Presbiteryen Kilisesi'nin kurucusu İskoç John Knox (1513- 1572) gibi ünlü isimler yer almakta. Adres : Parc des Bastions haritada görmek için tıklayabilirsiniz. İsviçre Cam ve Seramik Müzesi olarak da bilinen Ariana Müzesi içerisinde, dünyanın dört bir yanından getirilmiş 20 binden fazla cam, seramik ve çömlek sanat eserleri bulunmaktadır. Tarihi 1877 yılına kadar uzanan Ariana Müzesi, Neoklasik ve yeni Barok mimari stiline sahip dış cephesiyle de oldukça dikkat çekici. Cenevre'nin olmazsa olmaz yapılarından pek bir esprisi olmayan bu kırık sandalye anıtı da görülmeye değer. Cenevre'ye gelen her turistin yaptığı gibi siz de bu sandalyenin önünde 1-2 fotoğraf çektirmeden şehirden ayrılmayın. 5.5 ton ağırlığındaki bu sandalye, savaş sırasında mayından dolayı ayağını kaybeden kişiyi temsil ediyormuş. 1997 yılında Kara Mayını Kurbanları anısına yapılmış olan bu devasa sandalyeyi şehir merkezi yakınlarında bulabilirsiniz. Cenevre'de alışveriş denince akla ilk gelen yerlerden biri olan Rue du Rhone, şehirdeki en kalabalık bölgelerden. Dünyanın en ünlü markalarını bir arada bulabileceğiniz bu bölgede aklınıza gelebilecek birçok markanın şık ve lüks mağazalarını bulabilir, birinci sınıf restoranlara bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Burası, Cenevre'De yeme içme için de en çok tercih edilen noktalardan biridir. Een prestijli markaların zarafet ve stil içinde birbirleriyle yarıştığı bu lüks alışveriş cennetinin şehirdeki en pahalı noktalardan biri olduğunu da unutmayın. Tarihi 1988 yılına kadar uzanan Uluslararası Kızıl Haç Müzesi, insani yardım ağı için kurulmuş bir müzedir. Her biri kuruluşun görevlerinden birini temsil eden üç ana alan vardır: İnsan Onurunu Savunma, Aile Bağlantılarını Yeniden Yapılandırma ve Doğal Riskleri Azaltma. Bu bölümlerin her biri dünya lideri bir sergi tasarımcısı tarafından hazırlanmış. Bilgileri, düz eserlere ve istatistiklere baktığınızdan daha fazla duygu ortaya çıkarmayı amaçlayan, alışılmadık yollarla iletişim kurarlar. Cenevre merkezinin batısında, Meyrin banliyösünde bulunan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi de, son zamanlarda turistlerin ilgi odağı haline gelmiş yerlerden biridir. Burası dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarında tarihi bilimsel deneylerin yapıldığı merkezdir, fakat ziyaretçiye de açıktır. Ziyaretçi merkezi, zihin bükme bilimini daha sindirilebilir terimlerle açıklayan tesisin bazı bölümlerini sunuyor. Ayrıca tesis ve araştırmasıyla ilgili de merkezde iki müze sergisi bulunmakta. Bunlardan biri, tıbbi görüntüleme alanındaki CERN'in çalışmalarının güncel pratik uygulamalarını açıklamaktadır. Diğeri ise, parçacık hızlandırıcısı ve Higgs bozonu avı hakkında ayrıntılara girmektedir. Bains des Paquis, Jet d'Eau'ya oldukça yakın bir konumda bulunmaktadır. Burası, Cenevre Gölü'nün batı kıyısında bir iskele boyunca bulunan halka açık kaplıca alanıdır. Burası daha çok insanların sosyalleşmek için uğradığı bir yer. Ayrıca yaz aylarında birçok etkinlikleri de burada bulabiliyorsunuz. Eğer yaz aylarında Cenevre'yi ziyaret ediyorsanız, iskelede güneşlenebilirsiniz. Hemen iskelenin yanındaki restoranda acıktığınızda uğrayabileceğiniz güzel bir mekandır. Kışın saunada ve hamamda ısınmadan önce açık yüzme havuzunda banyo yapmakta özgürsünüz. 1816'dan önce, Vielle Ville'nin hemen güneyinde yer alan bu mahalle ayrı bir kasaba olarak biliniyormuş. 1786'da Sardunya Kralı tarafından başlatılan bir inşaat dalgasının ürünü olan Carouge, günümüzdeki şehirdeki en havalı bölgelerden biri olarak bilinmektedir. Carouge Çarşamba ve Cumartesi günleri Place de Marcheon'da el sanatları dükkanları, eski butikler, antika satıcıları ve pazarla doludur. Eğer bu günlerden birinde Cenevre'yi ziyaret ediyorsanız, mutlaka bu pazarlara göz atın. En güzel hediyelik eşyaları bu pazarlarda bulabiliyorsunuz. Bu şehri yaz aylarında ziyaret ediyorsanız, şehirde gerçekleşen çeşitli etkinlikler bulunuyor. Cenevre'yi ziyaret etmeden önce yaklaşan etkinlikler takvimine de mutlaka bir göz atın deriz. Bisiklet kullanmayı seviyorsanız, bu şehirde 4 saat boyunca ücretsiz olarak bisiklet kiralayabilirsiniz. Bu kiralama işlemi de oldukça basit. Bir belgeyi kiralama kuruluşuna güvenlik amacıyla bırakıyor ve bisikletinizi 4 saat boyunca ücretsiz olarak kiralayabiliyorsunuz. Mont Blanc Caddesi yakınlarında bisiklet kiralayabileceğiniz yerleri fazlasıyla bulabilirsiniz. Eğer Cenevre'de vapur turlarına katılmayı düşünüyorsanız, rotası belli olan duraklı vapurları tercih edin. Bunun yanında gayet uygun olan rotası belli olan Vapurlar ile de güzel bir vapur gezisi yapabilirsiniz. Belirli duraklarda yolcu indirip bindiren bu vapurlar ile şehirdeki önemli cazibe merkezlerini görebiliyorsunuz. Eğer bu şehri cumartesi günü ziyaret ediyorsanız veya geziniz cumartesi gününü de içeriyorsa, Fransız Pazarı'na mutlaka bir göz atın. Bu pazarda sadece deniz ürünlerini almak için gelen yerli halkı görebileceğiniz gibi pazarın atmosferini seveceksiniz. Bu pazar yakınlarında bulunan balık restoranları gayet uygun olmakta. Bu yüzden bu pazara kadar gelmişken karnınızı da burada doyurabilirsiniz. Cenevre'de konaklama için yüzlerce seçenek bulunmakta. Bu seçenekler arasında en çok tercih edilen tesisler oteller olsa da, siz daire, hostel ve diğer konaklama birimlerine de mutlaka göz atın. Konaklama için tercih edebileceğiniz çok güzel bölgeler bulunmakta. Bu bölgeler arasında en popüler olanlar ise, Eski Şehir Bölgesi ve Bourg de Four Meydanı çevresindeki bölgelerdir. Bu şehirde konaklama birimi seçmeden önce hangi bölgede konaklayacağınıza karar verin. Bölge seçimi yaptıktan sonra tesis seçimi çok daha kolay olacaktır. Zaten Cenevre genel olarak gelişmiş ve güvenli bir Avrupa şehri olduğundan dolayı, ayrıca güvenli bir bölge aramanıza da gerek yok. Cenevre'den sonra İsviçre'de gezilecek yerler adlı yazımıza göz atarak Zürih, Basel ve Bern gibi diğer görülmeye değer şehirler hakkında da bilgileri bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/cengelhan-rahmi-koc-muzesi/\"", "text": "Ankara'nın en güzel müzelerinden biri olan Çengelhan Rahmi Koç Müzesi, binbir çeşit eserleri ile, 7'den 70'e birçok turistin hayran kalacağı ender müzelerden biri. Ankara müzeleri arasında oldukça popüler olan bu müze, Ankara Kalesi'nin hemen karşısında yer alıyor. Gerek sergilediği eserler ile, gerekse tarihi yapısıyla göz kamaştıran, es geçilmemesi gereken müzelerden. Rahmi M. Koç'un Ankara'ya olan düşkünlüğü ve Vehbi Koç'un ilk dükkanının daha önceden burada olması, müzenin önemini artıran en önemli etkenlerden. Müzenin bulunduğu han, 16. yüzyılda ticaret ve sanayi merkezine dönüşen Ankara'da, en önemli hanlardan biri olmuş. Ankara'nın en önemli hanlarından biri olarak bilinen bu handa, 20. yüzyıla gelindiğinde tiftik ürünleri, at arabaları ve koşum takımları satan dükkanlar bulunuyormuş. Daha sonraları ise, tabakhane ve yün deposu olarak bile kullanılmış. Aslını kaybetmeden yapılmış restorasyon çalışması sayesinde han, hala tarihi dokusunu koruyor diyebilirim. Han'da bulunan müzenin bölümleri, hanın tarihi dükkanlarından ve bölümlerinden oluşuyor. Müzede karayolu, deniz yolu ve hava yolu taşımacılığına ait, motorların, gemilerin ve trenlerin maketlerini ve gerçeğini fazlasıyla bu müzede görebiliyorsunuz. Bunun yanında, ilk bilgisayardan ilk fotoğraf makinelerine, ilk oyuncaklardan Atatürk köşesine, 14 farklı bölümü ile sıkılmadan saatlerce gezebiliyorsunuz. Çengelhan Rahmi Koç Müzesi'nde 1300'e yakın eserin sergilendiği ve her geçen gün tek tük önemli yeni eserlerin eklendiği biliniyor. Müzede toplamda 32 oda bulunuyor ve bu odaların hemen hemen hepsi sensörlü. Bundan dolayı, bazı odalar aşırı karanlık olabiliyor ve bu da çocukların çekinmesine sebep oluyor. Bunun yanında bazı turistler de, o karanlık bölümlerin ziyarete kapalı olduğunu düşünebiliyor. Fakat, müzede tüm katlar ve tüm bölümler ziyarete açık. Gönül rahatlığıyla tüm karanlık bölümleri ziyaret edebilirsiniz. Çocuklar için oldukça zevkli olan müze, yetişkinler için de bir o kadar eğlenceli ve anlamlı oluyor. Müzede bulunan eski oyuncaklar, üç tekerlekli bisikletler, ahşaptan yapılmış küçük arabalar sizi alıp geçmişe götürecektir. Özellikle üst katta sergilenen eserler ile nostalji yaşamamak elde değil. Çocukları müzeye götürmek, onları müzelerde sıkılmadan tutabilmek doğal olarak aşırı zordur. Onlar için müzeler, çikolata, oyuncak veya pasta gibi isimlerden oluşmalıdır ki, müzeyi sevsinler. Fakat, Çengelhan Rahmi Koç Müzesi, hiçbir çocuğun hayır diyemeyeceği bir müze diyebilirim. Yani, en azından ben bir yetişkin olarak müzeden çıkmak istememiştim. Çocukların mutluluğunu ve heyecanını tahmin bile edemiyorum. Sizi tarih yolculuğuna çıkaracak bu müzenin üst katı, benim en beğendiğim bölümlerdendi. Demiryolu taşımacılığı bölümü de bu katta bulunuyor. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına ait trenler, buharlı lokomotifler ve vagonlar mutlaka ilginizi çekecektir. -Vehbi Koç Dükkanı : Koç Holding kurucusu merhum Vehbi Koç'un iş hayatına atıldığı bu dükkanda, büyük bir başarının hikayesine tanıklık edebilirsiniz. -Esnaf Sokağı : Müzenin en popüler bölümlerinden olan Esnaf Sokağında, günümüzde çok zor görebileceğiniz, unutulmaya yüz tutmuş esnaf kollarını görebilirsiniz. Bakırcıdan şapkacıya, marangozhaneden tiftikçiye birçok esnaf bölümleri burada bulunmakta. Bunun yanında, Ali Rıza Eczanesi ve İsmail Amca Atölyesi de, Çengelhan Rahmi M. Koç Müzesi'nin en popüler bölümleri arasında sayılıyor. Müzede çocuklarınızın eğlenerek öğrenebilmesi için, eğitim atölyeleri de bulunuyor. Her hafta mutlaka bir atölye çalışması yapılıyormuş. Bu atölye çalışmalarına çocuklarınızın katılabilmesi için, rezervasyon yaptırmanız ve cüzi bir ücret ödemeniz gerekiyor. Çengelhan Rahmi Koç Müzesi giriş ücreti 2020 : Pazartesi günleri ziyaretçiye kapalı olan müzeyi 10:00-17:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Müze giriş ücreti ise ; Tam 15 TL, öğrenci 8 TL'dir ve müzekart geçerli değildir. Ulus meydanından yürüyerek 15-20 dakika içerisinde rahatlıkla müzeye ulaşabilirsiniz. Bunun için, Ulus'tan hisar caddesi yolundan, Ankara Kalesi yönüne doğru gitmeniz gerekiyor. Adres olarak müzeyi bilen birine denk gelemeyecek olursanız da, Ankara Kalesi'ni veya koyunpazarı yokuşunu sorabilirsiniz. - Ankara Kalesi : Müzenin ana kapısına 2 dakika yürüme mesafesinde olan bu kale içerisinde, surlara çıkmadan önce birçok restoran ve hediyelik eşya satışı yapan dükkanları görebilirsiniz. Bunun yanında, kalenin surlarından da, Ankara'nın eşsiz manzarasını seyredebilirsiniz. - Anadolu Medeniyetleri Müzesi : Rahmi Koç Müzesi'ne 3 dakika yürüme mesafesinde bulunan Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde, ilk çağlardan günümüze kadar olan eserleri, kronolojik bir sıra içerisinde görmek mümkün. Müzekartınız varsa bu müzeyi es geçmeyin derim. - Ulucanlar Cezaevi Müzesi : Ankara'nın en anlamlı müzelerinden biri olan Ulucanlar Cezaevi Müzesi, Çengelhan Rahmi M. Koç Müzesi'ne 10-15 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Eğer, Rahmi Koç Müzesi'ne çocuklarınız ile gelmediyseniz, bu müze sonrasında Ulucanlar Cezaevi Müzesi'ne de bir göz atabilirsiniz. Çengelhan Rahmi Koç Müzesi, Ankara'da gezilecek yerler listenizde mutlaka olması gereken, çocukların bayılacağı, yetişkinlerin nostalji yaşayabileceği muhteşem bir müzedir. Ankara'ya kadar gelip de bu müzeyi görmeden dönmeyin derim."} {"url": "https://gezicenga.com/cenova-nerede-nasil-gidilir-cenova-hakkinda-bilgiler/\"", "text": "Coğrafi konumunun diz kapağını andırması nedeniyle Cenova ismini alan şehir İtalya'ya bağlı olan Ligarya bölgesinde yer almakta ve bölgeye başkentlik yapmaktadır. Akdeniz bölgesinin en büyük şehirlerinden biri olan Cenova, sanat, müzik ve mimarisiyle 2004 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilmiş. Gerek Ceneviz Devleti'ne başkentlik yapması gerekse Kristof Kolomb'un yaşadığı şehir olması sebebiyle önemlidir. Cenova Nerede ? sorusuna geçmeden önce şehir hakkında birkaç bilgi vermekte yarar var. Cenova'nın tarihi antik dönemlere kadar gitmekte. İlk yerleşimlerin Fenikeliler, Yunanlılar ve Etrüskler gibi milletler tarafından yapıldığı bilinmekte. Tarih boyunca Akdeniz'in liman kentleri arasında yer aldığı için de ticaretin merkezlerinden biri olarak kabul edilmekte. İtalya'nın kuzeybatısında ve Milano'nun güneyinde bulunan şehir Liguria Denizi ve Cenova Körfesi kıyısında kurulmuştur. Cenova'ya İstanbul'dan direkt uçuşlar ile ulaşmak mümkün. Eğer turlar ile İtalya'nın diğer şehirlerine gitmeyi düşünüyor ve oradan da Cenova'ya geçmeyi planlıyorsanız şehre trenler ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Şehirde bulunan Brignole tren istasyonu İtalya'nın en büyük tren istasyonudur. Bu sebeple de İtalya'nın diğer şehirlerinden Cenova'ya çok rahatlıkla tren seferleri bulabilirsiniz. Akdeniz ikliminin etkili olduğu bu şehri ziyaret için en ideal zaman ilkbahar ve sıcak yaz aylarıdır. Bunun yanında şehirde kışlar çok soğuk geçmemekte. Bu yüzden de bu şehre dört mevsim rahatlıkla gidilebilir. Konaklama ücretlerinin yaz aylarında biraz daha pahalı olduğunu hesaba katacak olursak, bu şehir için en ideal zamanın ilkbahar ayları olduğunu söyleyebiliriz. Eğer bütçeli bir Cenova seyahati planlıyorsanız da kış aylarında bu şehri ziyaret edebilirsiniz. Çünkü kış aylarında konaklama ücretleri çok daha uygun olmaktadır. Cenova'da nerede konaklayacağınız hakkında hiçbir fikriniz yoksa Cenova'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilir hangi bölgenin konaklama için ideal olduğunu öğrenebilirsiniz. Cenova Nerede ? nasıl gidilir ? ne zaman gidilir ? adlı bu yazı hakkında sorularınızı veya eklemek istediklerinizi yorum olarak iletebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/cesmede-nerede-kalinir/\"", "text": "Deniz, eğlence, kum ve güneşin keyfini en iyi çıkarabileceğiniz tatil bölgelerinden biri olan Çeşme, İzmir'in en popüler tatil ilçelerinden. Birçok konaklama birimiyle her zevke uygun tesisi bu eşsiz tatil bölgesinde bulmak da mümkün. Çeşme'de konaklama genel olarak pahalı olduğundan Çeşme'de nerede kalınır ? sorusuna güzel bir cevap bulabilmek adına az da olsa araştırma yapmak gerekiyor. Çeşme'de tatil için birçok semt bulunuyor. Bunlar arasında en popüler ve en uygun olanlar ise, Alaçatı, Sakarya, Boyalık, Altınyunus ve Dalyanköy'dür. Eğer bütçe çok da önemli değil veya süper erken rezervasyon yaparım diyorsanız, Boyalık ve Alaçatı'da %35'e varan fırsat indirimlerinden yararlanarak çok güzel konaklama birimleri bulmak mümkün. - Alaçatı'da bulunan en ideal, en uygun ve en popüler konaklama birimlerine göz atmak için tıklayın. - Boyalık'ta bulunan en çok tercih edilen ve kendi kategorisinde en uygun olan otellere göz atmak için tıklayın. - Sakarya'daki tüm konaklama birimlerine göz atmak için tıklayın. Çeşme'de konaklama için daha çok resort oteller tercih ediliyor. Bunun en önemli sebebi de her şey dahil sistemi. Çeşme'de birçok otelde her şey dahil uygulaması var. Siz de gönlünüzce yiyip içmek istiyorsanız ilk olarak her şey dahil olan tesislere göz atmanız da yarar var. Çeşme'nin en gözde ve en kaliteli otellerinden biri olan Boyalık Beach Hotel, kendi özel plajı ve oldukça büyük açık yüzme havuzuyla konukların favori otellerinden. Sauna, spa ve Türk hamamı gibi birçok hizmeti ile, süper olumlu konuk değerlendirmeleriyle ve almış olduğu 8.2 gibi yüksek bir puan ile, Çeşme'de gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz otellerden. 5 yıldızlı bir otel olmasına rağmen fiyatlar diğer otellere nazaran çok da uçuk değil. Hatta erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak %25'e varan fırsat indirimlerinden yararlanmak da mümkün. Ayrıca oda ücretlerine kahvaltı ve akşam yemeği dahil. Yani otel yarım pansiyon olarak faaliyet göstermekte. Çeşme'deki en uygun fiyatlı 5 yıldızlı otellerden biri olan Ilıca Hotel, süper konuk yorumları ve termal suyla dolu havuzları ile popüler. Mavi bayraklı bir özel plajı olan bu otelin bazı odaları da körfez manzaralıdır. Açık büfe ve alakart restoranı olan bu otelde, erken rezervasyonlarda fiyatlar süper değişiklik göstermekte. Fırsat indirimlerine denk gelerek çok daha uygun ücretlere odaları bu otelde rahatlıkla bulabilirsiniz. Çeşme'deki en popüler oteller arasında yerini almış olan Ilıca Hotel'in almış olduğu 8+ gibi güzel bir puanı olması da, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Dalyanköy yat limanının hemen yanında yer alan bu 4 yıldızlı otel, bütçeli bir Çeşme tatili planlayanların tercih edebileceği en ideal otellerden. Sisus Hotel, Çeşme'deki en uygun fiyatlı 4 yıldızlı otellerden biri. Sürekli fırsat indirimlerinin olduğu bu otelin odaları Sakız Dağları veya Deniz manzaralıdır. Sauna, fitness ve Türk hamamı gibi hizmetleri olan bu oteli 8.1 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına ve olumlu konuk yorumlarına sahip olması da otelin en dikkat çeken özelliklerinden. Eşsiz bir manzaraya sahip çatı katı barı ve otelin alakart restoranı konukların bu otelde en çok sevdiği özelliklerden. Ayrıca otelin plaja 5 dakika yürüme mesafesinde olması da, otelin en büyük artılarından. Çeşme merkezinin otele 4 km uzaklıkta olduğunu da unutmayın. Çeşme'de ucuz otel tavsiyesi için de Yalçın Hotel adlı bu tesise göz atabilirsiniz. Bu otel, Çeşme Kalesi'ne sadece 1 dakika uzaklıkta bulunuyor. Bunun yanında plaja da 400 metre uzaklıkta bulunması otelin en büyük artılarından. 2 terası bulunan bu küçük otelde yüksek sezonda bile çok uygun fiyatlara odalar bulabiliyorsunuz. Oda ücretlerinin ucuz olması ve buna rağmen kalitesinden ve hizmetinden ödün vermemiş olması da gayet güzel. Temizlik, hizmet ve çalışanlar konusunda yüksek bir puana sahip bu otelin, 8+ gibi güzel bir değerlendirme puanına sahip olması da, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Ayrıca oda ücretlerine güzel bir kahvaltı da dahil. Çeşme'de nerede kalmalı ? sorusuna gayet güzel bir cevap olan Kerman Hotel, Sakarya semtindeki en çok tercih edilen otellerden. Çeşme yat limanına sadece 12 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, sahil kenarında yer almakta. Güzel konum ve birçok olumlu konuk yorumuna sahip olması ve oda ücretlerinin süper uygun olması bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Otelin almış olduğu 7.9 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanı bulunması da otelin en önemli artılarından. Konukların otelde en çok beğendiği özellik ise, temizlik, hizmet kalitesi ve kahvaltı oluyor. Konuk yorumlarına bakarak bile bu oteli tercih edebilirsiniz. Tüplü dalış okulu ve çeşitli hava etkinlikleri ile bir hayli popüler olan bu otel, Çeşme'deki en ideal ve en uygun 5 yıldızlı otellerden biri. Otelin bazı odaları deniz manzaralıyken bazı odaları da bahçe manzaralıdır. 5 yıldızlı oteller arasında oldukça canlı otellerden biri olması, 3 barının olması, 7.4 gibi güzel bir puanı olması bu otelin en güzel özelliklerinden. Otelin konumu çok iyi bir yerde değil. Merkezi yerlere biraz uzak ama otelin hizmetine ve fiyatına bakarak gayet normal olduğunu söyleyebilirim. Eğer araçlarınız ile bu otele giderseniz, konum çok da problem olmayacaktır. Zaten ihtiyacınız olan hemen hemen her şeyi otel çevresinde bulabiliyorsunuz. Eğer Çeşme merkezine 6-7 km uzaklıkta olan Alaçatı'da konaklamayı düşünecek olursanız, çok daha farklı ve uygun otel ve pansiyon seçeneklerini de bulabilirsiniz. Alaçatı'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak, birçok konaklama birimi hakkında detaylı otel tavsiyelerini ve bilgileri de bulabilirsiniz. Alaçatı'nın bu güzide oteli, Farklı konsepti ile oldukça popüler. Otel konum olarak da oldukça güzel bir yerde bulunuyor. Alaçatı'nın merkezine bu otelden yürüyerek 8 dakikada rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Yüzme havuzu, bar, ücretsiz wifi gibi birçok hizmeti de bu otelde bulmak mümkün. Otelin birçok olumlu konuk yorumlarına sahip olması, 8.8 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı olması ve gayet şık ve modern olması, bu oteli tercih etmek için en önemli nedenlerden. Çeşme'de nerede kalınır ? sorusuna cevap olarak birkaç otel daha eklemek tabi ki mümkün. Fakat, kendi kategorisinde en uygun ve en ideal olanı bulmak adına, listedeki oteller arasından rahatlıkla seçim yapabilirsiniz. Aradığınız bütçede veya zevkte oteli listede bulamadıysanız buraya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/chiang-mai-gezi-rehberi/\"", "text": "Chiang Mai kuzey Tayland'ın en büyük ve kültürel açıdan en önemli şehirlerinden biridir. Chiang Mai'de bulunan tapınaklar, muhteşem manzaralar, dost canlısı halkı, inanılmaz gıda marketleri ve restoranları ile tam anlamıyla muhteşem bir şehirdir. Son yıllarda turistler tarafından popüler bir hale gelen şehirde dilediğiniz tüm batı yemeklerini bulabilirsiniz. Muhteşem kafeleri ve barları size eğlenmek adına herşeyi sunmaktadır. Wat Doi Suthep Tapınağı : Suthep dağı yamacında bulunan tapınak şehrin en popüler tapınaklarından biridir. Lord Buddha'nın bazı eserlerini içermektedir. Dünyanın birçok yerinden gelen turist budistler, bu tapınak da ayinlerini yaparak görevlerini yerine getirmektedir. Ayrıca şehir manzarasına ev sahipliği yapan bu tapınak'a 304 basamak çıkarak ulaşılmaktadır. Gece Pazarı :Genel olarak el sanatları ürünleri bulabileceğiniz bu pazarda hiçbir ürünün gerçek fiyatı yoktur. Bu yüzden ölümüne bir pazarlığa girişin. Ormanda yürüyüşe çıkın : Birçok orman yürüyüş turları bulunan şehirde mutlaka bunlardan birine katılın uygun fiyatlara 3-4 orman gezisi yapabilir bilmediğiniz yerleri keşfedebilirsiniz. Genelde 3-4 günlük orman gezileri popüler olsa da siz günlük orman gezilerinizi seçebilirsiniz. Zip Lining : Uzun bir kablo üzerinde belinize bağlanmış emniyetli kemerler ile tutunduğunuz bir sistem ile kablo üzerinde ormanların üstünden geçerek muhteşem bir deneyim sağlayabilirsiniz. Genelde amatör ve profosyonel olarak kurslar bulunmaktadır. Bunlardan en iyileri Flight of the Gibbon ve Eagle Trekkers'dır. Çok pahalı olmayan fiyatlara farklı deneyimler elde edebilirsiniz. Tribal Müzesi : Tayland'ın azınlık kabilelerini vurgulayan bu etnografik müzeaşiret giyim tarzı, takı sergileri ve bunlara ait videolar sunmaktadır. Bua Tong Şelaleri : Şehrin biraz dışında olan şelalere günlük turlar ile ya da kendi başınıza gidebilir aynı gün içerisinde geri dönebilirsiniz. Basamaklar arasından akan şelaleye tırmanmayı unutmayın. Bu şehre Bangkok'ta çok rahat bir şekilde ulaşabiliyorsunuz. Uçak yolculuğu yaklaşık 1 saat 15 dakika sürmektedir ve Tayland'daki en ucuz uçak yolculuklarından biridir. Bu şehirde birbirinden güzel otelleri ve hostelleri bulabilirsiniz. Fakat daha çok hosteller bu şehirde tercih edilir ve buradaki hostellerin büyük bir bölümü de oldukça samimi hostellerden oluşmaktadır. Oteller genellikle Çin tarzı tesislerdir ve dekoruna kadar Çin dizaynını görebilirsiniz. Otellerin çoğu gayet uygundur. Özellikle 2-3 yıldızlı otellerde konaklayacak olursanız, çok daha uygun fiyatlara odaları bulabilirsiniz. Chiang Mai, öyle çok büyük bir şehir değil. Bu yüzden dolaşması da oldukça kolay. Daha çok parti hostelleri ile tanınan bu şehri dolu dolu 1 günde gezebilirsiniz. Fakat, çoğu güzellikler biraz uzaktır ve genelde turlar ile veya motosikletler ile gidilebilmektedir. Şehirdeki hemen hemen her hostelin tur paketleri vardır. Bu turlar ile şehir çevresinde keşfedebileceğiniz birbirinden güzel yerler bulabilirsiniz. Zaten şehrin merkezinde gezip görülebilecek çok fazla yer yok. Her yer çevredeki bölgelere yayılmış bir halde bulunuyor. Chiang Mai şehrinde gezilmesi gereken diğer yerler Wat Chiang Man Tapınağı, Wat Phra Singh tapınağı, Wat Suan Dok tapınağı ve Wat Chedi Luang tapınağı en önemli tapınaklardandır. Ayrıca Elephant Nature park, Chiang Mai hayvanat bahçesi ve akvaryumu gezilmesi gereken önemli noktalardan bazılarıdır."} {"url": "https://gezicenga.com/chicago-gezilecek-yerler/\"", "text": "Amerika'nın en büyük üçüncü şehri olan Chicago, Michigan Gölü kenarında konumlanmış, gökdelenleri ve kültürüyle ülkenin en sevilen şehirlerinden. ABD'nin diğer pahalı şehirlerinden olan New York, Los Angeles veya Las Vegas gibi şehirlere nazaran Chicago'daki turistik noktaların büyük bir bölümünü ücretsiz olarak görebiliyorsunuz. Bu da, Chicago'yu Amerika'nın en güzel şehirlerinden biri yapıyor. Festivalleriyle de adından çokça söz ettiren bu şehri ziyaret edeceğiniz tarihte yaklaşan etkinlikleri de mutlaka kontrol edin. Ücretsiz müzik veya dünyanın en büyük yemek festivali olan \"Taste of Chicago\" gibi etkinliklere denk gelebilirsiniz. Şikago'da nerede konaklayacağınız hakkında pek bir fikriniz yoksa Chicago'da nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini ve bölgelere göre otel tavsiyelerini bulabilirsiniz. Bunun yanında şehirdeki en iyi ve en ideal otellerden olan ; The Palmer House Hilton (4 Yıldız Şehrin tam merkezine 5 dakika yürüme mesafesinde), Congress Plaza Hotel Chicago (3 Yıldız Şehrin tam merkezine 10 dakika yürüme mesafesinde) ve son olarak Pittsfield Apartments + Suites (Apart Otel 3 yıldız Merkeze 3 dakika yürüme mesafesinde) göz atabilirsiniz. Daha çok şehirdeki yapılacak turistik aktivitelerden olsa da, bu turlar ile Chicago'nun en popüler noktalarını görebiliyorsunuz. Michigan Gölü ve Chicago Nehri, şehirdeki en iyi tekne turlarını sunuyor. Şehri keşfetmenin, en kolay ve tembel yolunu arıyorsanız, bu tekne turlarında aradığınızı bulabilirsiniz. Ayrıca şehirde çok fazla zamanınız yoksa, bu turlar ile çok daha hızlı bir gezi yapabilirsiniz. Normal turlardan sürat teknelerine kadar birçok farklı turu bu şehirde bulabilirsiniz. \"Classic Lake Tour\" adı verilen standart tur, toplamda 40 dakika sürüyor ve şehrin en popüler yerlerini bu turda görebiliyorsunuz. \"Chicago River Architecture Cruise\" adı verilen tur ise, biraz daha sakindir. Bu turlar biraz daha uzun sürer ve 40'a yakın önemli noktayı görürsünüz. Chicago'daki en yüksek binalardan biri olarak bilinen Willis Kulesi, ofislerden ve dairelerden oluşan eşsiz manzaralara ev sahipliği yapan bir binadır. Bu binanın gözlem yerine çıkarak şehirdeki en iyi manzarayı seyredebilirsiniz. Sears Tower olarak da bilinen bu kuleden şehrin manzarasını seyretmek, Chicago'da yapılacak en güzel şeylerden. 360 derecelik şehir manzarasına sahip olan bu kuleyi ziyaret etmek istiyorsanız, biletinizi önceden online olarak almanızda yarar var. Aksi takdirde uzun sıralar beklemek zorunda kalabiliyorsunuz. Ayrıca bu gökdelen içerisindeki kafeteryaya ve hediyelik eşya dükkanına uğramayı da unutmayın. Biraz pahalı olsa da, ilginç hediyelikler bulabilirsiniz. Chicago Sanat Enstitüsü, Amerika'nın hatta dünyanın en ünlü 3 resimlerinden olan, Edward Hopper'dan Nighthawks, Grant Wood'dan Amerikan Gotik ve Georges Seurat'tan Grande Jatte Adası'nda Bir Pazar Öğleden Sonrası adlı eserlerini görebilirsiniz. Burada, Monet'in 30'dan fazla tablosunu ve Cezanne, Renoir, van Gogh ve Toulouse-Lautrec'in eserleri ile birlikte, Paris dışındaki en büyük Empresyonist resim koleksiyonuna sahiptir. Resime ve sanata merakınız varsa, birbirinden değerli sanat koleksiyonlarına ev sahipliği yapan bu müzeyi kaçırmak istemezsiniz. \"Chicago'nun Ön Bahçesi\" olarak da bilinen Grant Park, şehrin en büyük alanı olarak bilinmektedir. Park, 319 dönümlük bir alanı kapsıyor ve parkın içerisi birbirinden güzel yapılara ev sahipliği yapmasıyla popülerdir. Parkta görebileceğiniz bazı noktalar ise, Millennium Parkı, Chicago Müzesi Kampüsü, Chicago Sanat Enstitüsü ve Maggie Daley Parkı'dır. Ekim ve Temmuz ayında festivallere de ev sahipliği yapan bu park, şehrin en kalabalık ve en bilindik yeridir. Hem yerel halkın hem de turistlerin severek dolaştığı bu park için en azından 2-3 saatinizi ayırın deriz. Konum için tıklayın. Michigan Bulvarı ve Columbus Yolu arasında bulunan Millennium Park, şehirdeki en bilindik bir diğer parktır. Yine ücretsiz olarak görebileceğiniz bir yer olan Milennium Park'ta daha önce hiç görmediğiniz ilginç modern mimari yapıları görebilirsiniz. Şüphesiz parkın en gözde mimarisi ise, \"Chicago Fasulye\" olarak adlandırılan \"Bulut Kapısı\"dır. Fasulyeye benzeye bu mimari şaheserin önünde birkaç fotoğraf çektirmeyi unutmayın. Burası, \"Ben Chicago'ya Geldim\" demenin en farklı yollarından biridir. Crown Çeşmesi de, parktaki ilgi çekici mimari eserlerdendir. İnteraktif bir kamu sanatı ve video heykel eseri olan Crown Çeşmesi, Çinli turistlerin yarım saat karşısınızda durduğu bir eserdir. 1-2 dakika göz atmanız sanırsak yetecektir, Çinlilere aldırmayın. Parktaki bir diğer güzellik ise, Luriane Garden'da Illinois Chicago'da görülme değer güzel bir yeşil alandır. 2.5 dönümlük bu bahçe de, Millennium Park'ın güney ucunda bulunmaktadır. Jay Pritzker Pavyonu ise, parkta ilk gördüğünüzde ne olduğuna dair bir fikriniz olmayacağı mimari eserlerden. Değişik bir mimariye sahip bu bant 120 metre yüksekliğindedir ve kıvrımlı çelik plakalardan oluşmaktadır. Kendisini ilk Bilbao'daki Guggenheim Müzesi ile tanıdığım Frank Gehry, bu eserin mimarıdır. Park görebilecekleriniz tabi ki bu kadar değil, daha birçok önemli mimari eseri, galeriyi ve çok daha fazlasını görebilirsiniz. Bu yüzden, Milennium Park için de en az 2-3 saatinizi ayırdığınızdan emin olun deriz. Navy Pier, 1916 yılında açılmış Michigan Gölü kıyısında yer alan oldukça turistik bir yer. Tarihte, dünyanın sayılı en büyük iskelesi olarak bilinirmiş. Günümüzde ise konserlere, kongrelere ve birbirinden güzel restoranlara ev sahipliği yapmakta. Ayrıca burada dünyadaki ilk dönme dolabı da görebilir ve deneyimleyebilirsiniz. Dilerseniz tekne turuna çıkıp eşsiz bir Chicago deneyimi de yaşayabilirsiniz. Akşamları buraya gelerek güzel bir göl manzarası seyredebilir veya hoş/pahalı bir mekanda akşam yemeği yiyebilirsiniz. 50 dönümlük alanda parklar, konser alanları ve botanik bahçeleri de bulabileceğiniz Navy Pier, her yaştan turistin sevebileceği bölgelerden, kaçırmayın. Magnificent Mile'da 344 metrelik bir gökdelen olan John Hancock Merkezi, Chicago Silüetinin dayanak noktasıdır. Yükselirken sivrilen bu kulede yapabileceğiniz en güzel şey, 94. kattaki 360 derecelik manzarayı seyredebileceğiniz gözlem yerine çıkmaktır. Bu çıkış ise süper hızlı asansör ile 40 saniyeden kısa sürmektedir. Özellikle akşam saatlerine manzaranın çok daha iyi olduğu bu kuleyi de listenize ekleyin. Magnificent Mile daha çok alışveriş sever turistlerin favori adreslerinden biri olarak biliniyor. Tribune Kulesi ve Wrigley Binası gibi şehrin önde gelen yerleri Magnificent Mile'da bulunmakta. Eğer Chicago'da alışveriş için bir planınız varsa, ilk olarak \"Maginificent Mile\" bölgesine bakın. Aradığınızdan çok daha fazlasını burada bulabilirsiniz. Bölge, oldukça büyük. 8 bloktan oluşuyor ve turist olarak ihtiyacınız olan her şeyi karşılamaktadır. Yukarıdaki turistik noktalardan bazıları ve çok daha fazlasını bu bölgede bulabilirsiniz. Chicago Müzesi Kampüsünü Saha Müzesi ve Adler Planetaryumu ile paylaşan Shedd Akvaryumu, 1930 yılında kurulmuş ve uzun bir süre dünyanın en büyük kapalı akvaryumu ünvanına sahip olmuş. 32 binden fazla canlıya ev sahipliği yapan bu dev akvaryumda, balinadan köpek balığına, yunuslardan piranaya birçok deniz canlısını görebilirsiniz. Shedd Akvaryumu daha çok çocuklu aileler için tavsiye ediliyor olsa da, akvaryumda daha çok yetişkinleri görebileceğinizden emin olabilirsiniz. Dünyanın en büyük müzelerinden biri olarak gösterilen Field Doğal Tarih Müzesi, 1893 yılından bu yana turistlerin hizmetinde. Tüm görselleri dijital ile sergileyen bu müze, mekan olarak oldukça büyük bir yere sahip bu müzede botanik, zooloji ve jeoloji dallarında binlerce eseri bir arada görebiliyorsunuz. Bu müzenin en rağbet gören yeri ise, Antik Mısır Kalıntıları ve Tyrannosaurus Rex İskeleti'dir. Bunun yanında müzede dinazorların tam boyutlarını çok rahat bir şekilde görebiliyorsunuz. Bir diğer önemli bölüm ise, mumyaların yer aldığı bölümdür. Mumyanın nasıl yapıldığından neden yapıldığına dair tüm bilgileri burada bulabiliyorsunuz. Astronomiye ve Astrofizik araştırmalara dayanan bu müze, 1930 yılında ünlü mimar Ernes A. Grunsfeld tarafından dizayn edilmiş ve şehirdeki en bilindik parklardan biri olan \"Grant Park\"ta bulunmaktadır. İçeride, çocuklar Güneş Sistemi, gezegenlerin bileşimi ve Ay misyonları gibi konularla alakalı etkileşimli sergileri bulabilir. Aslında daha çok çocukların sevebileceği bir yerdir burası. Fakat, müzede çocuklardan çok yetişkinleri görebiliyor olduğunuzdan dolayı, bilime merakınız varsa mutlaka göz atın, aydan getirilmiş kaya parçalarını bile bulabileceğiniz bu müzeyi seveceksiniz. Major League Baseball liginin en önemli takımlarından olan Chicago Cubs ve Chicago White Sox adlı beyzbol takımlarına ev sahipliği yapmakta. Eğer şehirde yeteri kadar zamanınız varsa burada oynanan maçlara da katılma şansını yakalayabilirsiniz. Maçlara katılmasanız dahi stadyuma mutlaka bir göz atın deriz. Şehrin merkezi olarak kabul Downtown, Chicago'daki en popüler ve en canlı yerlerden. Birçok gökdelenler ile eşsiz bir manzara sunan bu yer, \"Loop\" olarak da biliniyor. Şehirdeki turistlerin en fazla zaman geçirdiği yerlerden biri olan Downtown'da, ister restoran veya kafe isterseniz de barları ve turistik yerleri fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Ayrıca şehrin tam ortasından geçen Chicago Nehri'de güzel ve farklı bir atmosfer sunmaktadır. Bu nehirde tekne turlarına katılıp, şehri farklı bir açıdan izlemekte mümkün. Şehir merkezinde görebileceğiniz en güzel yerler ise, Picasso Heykeli, Dört Mevsim Mozaiği ve Chicago Katedrali gibi yerlerdir. Millennium Parkı'n içerisinde bulunan Bean Heykeli, şehirdeki en önemli ve en turistik yapılardan biri. Birçok turistin yaptığı gibi sizde bu yapının önünde birkaç fotoğraf çektirmeyi unutmayın. Bu parlak yapı, parkın etrafında dolaşan insanları, Michigan Bulvarı'nın ışıklarını ve çevresindeki ufuk çizgisini ve yeşil alanı yansıtmasıyla ünlüdür. Cilalı yüzey aynı zamanda ziyaretçileri yüzeye dokunmaya ve etkileşimli bir kalite vererek kendi yansımalarını gözlemlemeye davet ediyor. Her turistin merak edip dokunduğu bu heykelde bir mucize yok. Yani dokunduğunuzda bir şey olmuyor 🙂 zaten amaç ziyaretçileri heykele dokunmaya çekmektir. Fasulyenin dışı tamamen paslanmaz çelikten imal edilmiştir. Daha sonra bir araya getirilen ve tamamen kusursuz bir yüzey elde etmek için kapatılmış olan 168 büyük çelik levhayı hassas bir şekilde kesmek için bilgisayar teknolojisi kullanılarak yaratılmıştır. Bu heykelin hava sıcaklığına göre esneyip genişlediğini ve büzüştüğünü de unutmayın. Çok bariz bir şekilde görülemiyor olsa da, böyle bir özelliği olduğu söylenmektedir. Chicago'nun bu Bilim ve Endüstri Müzesi, Amerika'nın en büyük Bilim Müzesi'dir ve ülke çapında da oldukça ünlüdür. 1933 yılında açılmış olan bu müze endüstriyel ve teknolojik gelişmeleri sunmakta. Şehirdeki en büyük müzelerden biri olan bu Bilim ve Endüstri Müzesi Omnimax Tiyatro Gösterisi de sunmakta. Çocuklu ailelerin de eğlenebileceği güzel müzelerden biri. Chicago'nun en büyük yeşil alanını oluşturan Lincoln Park'ta ülkenin en eski hayvanat bahçesi olan Lincoln Zoo'yu görebilirsiniz. Bisiklet parkurları, yürüyüş yolları ve birbirinden güzel dinlenme alanları ile her turistin sevebileceği parklardan biri. Chicago gece hayatıyla da ünlü olan Lincoln Park, şehirdeki en bilindik ve en popüler parklardan biridir. Bu park, bir hayvanat bahçesi, Lincoln Park Konservatuvarı, Göl Tiyatrosu, bir kürek kanalı, Chicago Tarih Müzesi, Peggy Notebaert Doğa Müzesi, Alfred Caldwell Zambak Havuzu, Kuzey Göleti'ni içermektedir. Şehirdeki diğer birçok park gibi, birçok turistik aktiviteyi de burada bulabilirsiniz. North Avenue Plajı ve Oak Street Plajı da bu park sınırları içerisinde yer almaktadır. Chicago'da konaklama için birçok bölge bulunmakta. Fakat bu bölgeler arasında en popüler ve en ideal olanlar ise, Loop, Near North Side ve Magnificent Mile Bölgesidir. Bu bölgeler şehirdeki popüler olan yerlere oldukça yakın olduğu gibi, şehrin en merkezi bölgeleridir. Ayrıca bu bölgelerde aradığınız zevkte ve bütçede konaklama birimlerini rahatlıkla bulabilirsiniz. 3 yıldızlı bir otel olan Congress Plaza Hotel Chicago adlı tesise, 4 yıldızlı bir otel olan The Palmer House Hilton adlı tesise veya son olarak 3 yıldızlı diğer bir otel olan La Quinta Inn & Suites Chicago Downtown adlı tesise göz atabilirsiniz. 3 yıldızlı bir otel olan FieldHouse Jones adlı tesise veya 4 yıldızlı bir otel olan The Talbott Hotel'e göz atabilirsiniz. Magnificent Mile Bölgesi de ; Şehrin alışveriş merkezi olarak bilinir. Bu bölge daha çok alışveriş severlere hitap ediyor. Bu bölgenin en güzel yanı ise, şehirdeki diğer bölgelere ve merkeze yakın olması fakat çok yakın olmaması. Merkeze 15-20 dakikada bu bölgeden ulaşabiliyorsunuz. Bu yüzden de otel ücretleri merkezdeki tesislere nazaran biraz daha uygun. Bu bölgede bulunan tüm otellere Booking. com aracılığıyla göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Bu bölgede otel tavsiyesi olarak da ; 4 yıldızlı bir otel olan Kinzie Hotel'e veya 3 yıldızlı bir otel olan Aloft Chicago Mag Mile adlı tesise göz atabilirsiniz. Amerika'da gezilecek yerler arasında en popüler şehirlerden biri olan Chicago, ülke gezisinde mutlaka göz atmanız gereken bir şehir. Özellikle ücretsiz olarak görebileceğiniz onlarca yeri ile, çok fazla para harcamadan da güzel bir şehir gezisi yapabiliyorsunuz."} {"url": "https://gezicenga.com/cin-gezilecek-yerler/\"", "text": "Çin Halk Cumhuriyeti, Orta Asya'yı oluşturan tozlu çöllerden Pasifik Okyanusu'na yakın tropik sahillere kadar oldukça geniş ve büyüleyici bir ülkedir. Kuzeyden güneye uzanan Çin, Moğol Bozkırları ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarla kaplı tepeleri arasında güzel bir konumda bulunuyor. Dünyanın en büyük dördüncü ülkesi ve aynı zaman en kalabalık olanıdır. Ülkenin en meşhur şehirlerinden olan Pekin ve Şangay, bu ülkeyi ziyaret etmek için yeterli nedenlerdir. Tabi Çin, bu iki büyük şehirden çok daha fazlasıdır. Birbirinden değerli UNESCO Dünya Mirası Alanları, Çin Seddi, kırsal Yunnan'ın büyüleyici köyleri ve Xi'an'ın mezarları gibi dünyaca bilinen turistik yerler ile eşsiz bir ülke gezisi yapabilirsiniz. Shanghai de bulunan Bund Bölgesi, şehirdeki en önemli, en turistik ve en güzel yerlerden biridir. Şanghay'ın nehir kıyısındaki bu gezinti yeri, şehirdeki en güzel fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz yerlerden biri olduğu gibi, gotik mimariden rönesans mimarisine kadar birbirinden güzel yapıları da burada görebiliyorsunuz. Eski liman gümrük bürosu, çan kulesi ve görkemli Peace Hotel burada görebileceğiniz en popüler yerlerdendir. Tabi Şanghay sadece Bund Bölgesi'nden ibaret değildir. Her ne kadar doğru adı Şanghay olsa da, çoğumuzun Şangay olarak bildiği bu şehir, Çin'in en güzel şehri olmasının yanında, en popüler ve en fazla turist trafiğine sahip olanıdır. 25 milyona yakın nüfusuyla, dünyanın en büyük şehirlerinden biri ünvanına sahip bu şehirde, Bund Bölgesi'nin dışında turistik olarak yapılacak birbirinden güzel aktiviteler ve görülecek birçok önemli yer bulunmaktadır. Doğu Çin Denizi ve Yangtze Nehri'nin ağzında bulunan Şanghay, gökdelenler dolu, alışveriş merkezleri ile çevrilmiş, lüks oteller ve sanat merkezleri ile ülkedeki en önemli ve en güzel şehirlerden biri. Şanghay geceleri ise, parlak neon tabelaları donatılmış birbirinden güzel Çin yemeklerini bulabileceğiniz restoranlar, barlar ve ara sokaklardaki veya ana caddelerdeki lüks gece kulüpleriyle eşsiz bir deneyim sunar. Şehrin gökdelenlerle çevrili popüler bölgesi ise \"Bund\"dur. Bu bölgede turist olarak aradığınız birçok şey bulabiliyorsunuz. Ayrıca şehirde gezilecek noktaların büyük bir bölümü de Bund ve çevresinde yer almaktadır. Ülkenin en ünlü yerlerinden biri olan Çin Seddi, kuzeyden gelen istilalardan korunmak amacıyla inşa edilmiştir. 2 binden yıldan fazla bir tarihe sahip Çin Seddi'nin gerçek uzunluğu 8.800 km olsa da, bazı bölümleri yıkılmış veya tamamen ortadan kalkmıştır. Dünyadaki en uzun insan yapımı olan Çin Seddi'ne ulaşmak oldukça kolaydır. Tabi bunun için Pekin'e gitmek gerekiyor. Pekin'den günübirlik turlar ile, taksiyle veya otobüsler ile bireysel olarak bu Büyük Duvar'ın olduğu yere gidebilirsiniz. Tabi Çin Seddi'nin bazı önemli ve popüler bölümleri bulunmaktadır. Bu yüzden, hangi bölüme gideceğinize de önceden karar vermeniz gerekiyor. Çünkü her iki bölüm, birbirine uzak olduğu gibi farklı tur ve otobüsler ile gitmeniz gerekiyor. Çin Seddi'nin en iyi ve en popüler bölümleri Mutianyu ve Badaling'dir. Bu iki bölüm de, oldukça iyi bir şekilde restore edilmiş ve Pekin'den kolaylıkla bu iki bölüme de ulaşabiliyorsunuz. Tabi, iki bölüm arasından seçim yapmak isterseniz de Badaling'i tercih edebilirsiniz. Çin'in en güzel şehirlerinden biri olan Hangzhou, doğal manzarasıyla ünlüdür. Marco Polo tarafından 13. yüzyılda bu şehirde hakkında \"Dünyadaki en güzel ve görkemli\" olarak nitelendirmiş. \"West Lake\" şehirdeki en iyi manzarayı seyredebileceğiniz yerdir. Eski binalarla ve bahçelerle çevrili bu göl kıyılarında pagodalar, tapınaklar, yürüyüş yolları ve çay çiftlikleri bulunmaktadır. Hangzhou'nun doğal güzelliğini seyretmek istiyorsanız, bu göl kıyısında yürüyüşe çıkmak şart. Bu gölde gezintiye çıkmak isterseniz de, göl çevresinde birçok tekne turu yapan firmaları da bulabilirsiniz. Bu tekne gezintisi ile, 11. yüzyıla kadar uzanan insan yapımı geçitleri, göl kenarındaki doğal yerleri ve tarihi birçok yeri de görebilirsiniz. Sadece Pekin'in değil, Çin'in de en güzel yerlerinden biri olan Yasak Şehir, aynı zamanda İmparatorluk Sarayı olarak da bilinmektedir. Pekin'in kalbinde yer alan bu muhteşem yer, ülkede mutlaka görülmesi gereken yerlerden bir tanesidir. Bugün görülen kompleksteki yerlerin büyük bir bölümünün inşası, 1406-1420 yılları arasında 24 Ming ve Qing İmparatorunun ikametgahı olarak inşa edilmiştir. Tabi inşaatın ilk başladığı zaman 1271 yılına kadar gitmektedir. 720 bin metrekarelik bu devasa kompleks, gözetleme kuleleri, geniş bir hendeği ve 10 metre yükseklikteki duvarla korunan muhteşem bir yer. Kompleks içerisinde, tören ve idari amaçlar için ayrılan alanın dışında İmparator tarafından kullanılan özel bir konutta bulunmaktadır. Kompleks içerisinde mutlaka göz atmanızı tavsiye edebileceğimiz yerler ise ; Ming ve Qing hanedanlarından büyük sanat ve eser koleksiyonlarını görebileceğiniz \"Saray Müzesi\", en güzel fotoğraf karelerini yakalayabileceğiniz yer olan \"Golden River Bridges\", İmparatorluk tahtına ev sahipliği yapan 35 metre yüksekliğinde bir bina olan \"Yüksek Uyum Salonu\" ve İmparatorun \"Ziyafet Salonu\"dur. Bunun yanında, İmparatorluk Sarayı çevresinde görebileceğiniz turistik yerler arasında olan Tiananmen Meydanı'na ve Cennet Tapınağı'na da göz attığınızdan emin olun. Yasak Şehri google haritalarda görmek için tıklayın. Terrakotta Ordusu olarak da bilinen Toprak Askerler, Xi'an'ın eteklerinde çiftçilerin kuyu kazarken bulduğu arkeolojik bir bulgudur. 1970 yılında keşfedilmiş olan Toprak Askerler, o günden beri Çin'in en önemli yerlerinden biri olmuştur. Birinci İmparatorun mezarını korumak için inşa edilmiş 8 binden fazla savaşçı, 520 at ve 100'den fazla savaş arabasından oluşuyor. Üç büyük yeraltı çukuruna dağılmış olan bu Toprak Askerler, günümüzde ziyaret edilebilmektedir. İmparator Qin Shi Huang'ın Site Parkı'nın bir parçası olarak duran bu Toprak Askerler anıtı da, görülmesi gereken en önemli yerlerden biridir. Yeteri kadar zamanınız varsa, Çin'in en turistik şehirlerinden biri olan Xi'an'da bulunan bu anıta da göz atabilirsiniz. Toprak Askerleri google haritalarda görmek için tıklayın. Pekin'e ortalama 15 km uzaklıkta bulunan bu İmparatorluk Yazlık Sarayı, 700 dönümden fazla büyük bir park alanına sahip ve Çin'in en çok ziyaret edilen noktaları arasındadır. Saray, 1153 yılında inşa edilmiş olmasına rağmen, 14. yüzyılda İmparatorluk Bahçeleri'ni güçlendirmek için büyük bir göl eklenmiştir. Buradaki en önemli yerlerden olan \"Refah ve Uzun Ömürlü Salon\" ve Büyük Tiyatro, her turistin mutlaka göz attığı yerlerdir. Buradaki yürüyüş parkurunda uzun bir yürüyüşe çıkabilir, sarayın ve bahçelerinin eşsiz manzarasını seyredebilirsiniz. Her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği bu yazlık saraya da, turlar ile gitmek yerine, otobüsler veya taksiler ile gitmenizde yarar var. Turlar genelde yarım günden fazla sürmekte ve yeteri kadar zamanınız yoksa, bu saray için bu kadar süre ayırmanıza gerek yok. 1-2 saatte en önemli gezilecek noktalarını halledebilir, gezinizi bitirebilirsiniz. Dünyanın en önemli tarihi bahçelerinden biri olarak kabul edilen Suzhou Klasik Bahçeleri, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Çin'in en güzel tarihi yerlerinden biridir. Jiangsu eyaletindeki tarihi Suzhou kentinde bulunan bu güzel bahçeler, 11. yüzyılda kurulmuş ve 270'den fazla ağacın buraya dikilmesiyle oluşmuştur. Buradaki en ünlü bahçe ise, günümüze kadar bozulmadan gelen Lingering Garden adı verilen bahçedir. Bu bahçe, 1800 yılında Ming Hanedanlığı döneminde 7 dönümlük bir alana kurulmuştur. Burada, bir havuz, yapay bir tepe, farklı yapıdaki binalar, şeftali ağacı korusu ve duvarlarına Çince karakterler ile 300 tabletin üzerine kazılmış bir kapalı yol bulunmaktadır. Son olarak burada görülecek yerlerden biri de, 2 dönümlük bir alanda bulunan Cang Lang Ting Pavilion Bahçesi'dir. Ülkenin doğal güzellikleri arasında en turistik olan Suzhou Klasik Bahçeleri'ni de listenize mutlaka ekleyin deriz. Tibet Özerk Bölgesi'nde bulunan Potala Sarayı, Çin'in en ünlü tarihi yapılarından biridir. Tibet'teki Lhasa kentinde bulunan bu görkemli saray, Dalai Lama için bir kale ve konut olarak inşa edilmiştir. Uzun yıllar boyunca politik ve dini bir güç merkeziydi ve en önemli hazineleri içeriyor. Potala Sarayı Kızıl ve Beyaz Saray olmak üzere iki kısıma ayrılıyor. Kızıl Saray, 17. yüzyılda inşa edilmiş ve kompleksin en önemli tapınaklarını içermektedir. Bu sarayın duvarları Dalai Lamas ve Tibet krallarının hayatlarından sahneler gösteren duvar resimleriyle muhteşem bir şekilde süslenmiştir. Kızıl Saray'ın diğer turistik noktalarından olan geniş salonları ve çok sayıda Dalai Lamas'ın ayrıntılı mezarları da görülmeye değerdir. Beyaz Saray da, en Kızıl Saray etkileyici ve görkemlidir. Yapımı 1648 yılında tamamlanmış olan saray, el değmemiş uyku bölümlerini, çalışma alanlarını ve resepsiyon salonlarını içermektedir. Potala Sarayı için Lhasa'ya kadar gittikten sonra, zamanınız kalırsa kentin ünlü yerlerinden olan Jewel Gardens'a da göz atmayı unutmayın. Dalai Lama'nın yazlık konutunun bir parçası olan bu 90 dönümlük bahçelerin tarihi 1840 yılına kadar gitmektedir. Büyük saraylardan, köşklerden ve güzel manzaraya sahip göllerden oluşan bu bahçeleri de kaçırmayın. Çinlilerin deyişiyle \"Dağ Bir Buda'dır, Buda Bir Dağdır\" deyişiyle ünlü olan Leshan, dünyanın en büyük Buda Heykeli olması bakımından oldukça önemlidir. MS 713 yılında Budist bir keşiş tarafından inşası başlatılmış bu büyük heykel, 90 yıl sonra bugünkü görünümüne kavuşmuş. Bu dini simge yapının önemli olmasının bir diğer nedeni ise, heykelin tamamen uçurum taşından oyularak yapılmış olmasıdır. Buda Maitreya'yı temsil eden heykel nehre bakmakta ve güzel bir manzara sunmaktadır. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu devasa heykel, dünyanın 4 bir yanından hacıları çekmeye devam etmekte ve Çin'de görülmesi gereken en önemli tarihi yerlerden bir tanesidir. Siçuan Eyaleti'nin başkenti olan Çengdu'dan buraya çok rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. İster gezi turlarıyla isterseniz de bireysel olarak bu deva heykeli görebilirsiniz. Buda'nın bulunduğu doğal park da görülmeye değer. Bu yüzden, heykel ve bulunduğu park için yeteri kadar zaman ayırdığınızdan da emin olun. Budanın bulunduğu konumu google haritalarda görmek için tıklayın. Çin'in doğal güzellikleri arasında en dikkat çeken yerlerden biri olan Zhangjiajie Ulusal Orman Parkı, nefes kesen manzarası ile ünlüdür. Hunan eyaletindeki bu orman parkı, James Cameron'un filmi \"Avatar\" ile daha çok ünlendiğini söyleyebiliriz. Çin'de az bilinen yerlerden biri olsa da, son zamanlarda turistlerin favori destinasyonlarından biri haline gelmiş bu orman parkı da listenize ekleyebilirsiniz. Burada, birçok doğa harikasının yanı sıra, insan yapımı cazibe merkezlerini de görebilirsiniz. \"Yüz Ejderha Gökyüzü Asansörü\" olarak da bilinen Bailong Asansörü, 2 dakikadan biraz daha kısa bir sürede 50 kişiyi 326 metreye kadar çıkarmaktadır ve burada yapılacak en güzel şeylerden biridir. Bunun yanında, Zhangjiajie Büyük Kanyon Cam Köprüsü de, muhteşem bir deneyim sunmaktadır. Tamamen camdan yapılmış bu köprü, dünyanın en yüksek yaya köprüsü olarak ilan edilmiştir ve Çin gezisinde mutlaka uğramanız gereken gezilecek noktalardan biridir. Yerden 300 metre yüksekte duran ve 430 metre uzunluğundaki bu cam köprü, her ne kadar kalp sıkıntısı olanlara tavsiye edilmiyor olsa da, eşsiz bir adrenalin yaşamak için en güzel yerdir, diyebiliriz. Çin özel yönetim bölgesi olan Hong Kong da, ülkenin en meşhur yerlerindendir. Fakat Hong Kong halkı bu listede yer almaktan pek hoşlanmaz. Bu da, Çin'in bu Özel İdari Bölgesi'nin Halk Cumhuriyeti'nden ne kadar farklı olduğunun en güzel göstergesidir. Bölge, Çin'den çoğunlukla siyasi ve ekonomik özerkliğe sahiptir ve Küresel ve Finansal bir ticaret merkezidir. Hong Kong'da gezilecek birbirinden güzel yerleri bulabilirsiniz. Bunlar arasında, Kowloon Adası'ndaki pazarları gezmek, Lantau Adası'ndaki tema parklarında eğlenmek ve Victoria Peak'in zirvesinden şehrin eşsiz manzarasını seyretmek vardır. Daha çok pandalarıyla ünlü, Siçuan Eyaleti'nin başkenti olan Çengdu da, Çin'in en güzel şehirlerinden biridir. Chengdu Panda Araştırma Üssü, daha çok bir hayvanat bahçesine benzetilse de, burası hayvanat bahçesinden biraz daha farklıdır. Burada pandaları görebileceğiniz gibi, onların yaşamını, üremelerini ve bakımlarında detaylı bir şekilde görebiliyorsunuz. Tabi, Çengdu sadece bu Panda Araştırma Üssü'nde ibaret değildir. Burada daha gezilebilecek birbirinden güzel noktaları da bulabilirsiniz. Bunlardan en popüler olanları ise, Qing Hanedanlığı'ndan mimarisiyle tanınan Jinli Antik Caddesi ve antik çay evleriyle ünlü olan Kuanzhaixiangzi Bölgesi'dir. Son olarak, sokak sanatçılarıyla ünlü Halk Parkı da burada göz atabileceğiniz yerlerdendir. Çin'in en ünlü şehirlerinden biri olan Guangzhou, neon ışıklarıyla ülkenin tipik modern görüntüsünü sunmaktadır. 2.100 yıl öncesine ait eserler ile dolu olan Kral Zhao Mo Tapınağı ile de ünlü olan bu şehirde ziyaret edilebilecek birbirinden güzel dini yapıları da bulabilirsiniz. Tabi gökdelenler arasındaki birbirinden güzel sokaklar, bu sokaklarda bulunan eşsiz restoranlar, kafeler ve barlar da, şehrin en dikkat çeken yerleri arasında bulunuyor. Büyük ihracat endüstrisi ve Çin'deki diğer bölgelere mermi gibi hızlı trenleri ile dünyanın dört bir yanından milyonlarca turisti çeken bu şehirde kaçırılmaması gereken yerlerden bazıları ise, Shamian Adası, Kanton Kulesi ve Chen Clan Ancestral Hall gibi yerlerdir. Çin'deki doğal güzelliklerden bir diğeri ise, nefes kesen manzarasıyla Yangshuo Şehri'dir. Bu şehir, Guangxi Eyaletinin güney kesiminde yer almaktadır ve Li Nehri, Yangi-Xingping Manzara Alanı'ndan rahatlıkla görülebilmektedir. Li Nehri gezisi için mutlaka tekne turlarına göz atın. Bu nehir üzerinde yapabileceğiniz 1-2 saatlik turlar ile, Yangshuo'nun muhteşem doğal manzaralarını keşfedebilir, birbirinden güzel fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Bu şehirde yerel kültürü çok daha iyi görmek için geleneksel dövüş sanatlarına ve Çin yemek kurslarına katılabilirsiniz. Doğal Jiuzhaigou vadisi, Çin'in Siçuan Eyaletinde bulunan doğal güzelliği ile dikkat çeken yerlerden biridir. Dağ gölleri sayesinde turkuaz mavisi ve yeşil tonlarıyla parıldayan bu vadi, özellikle fotoğraf severlerin uğrak noktalarındandır. Vadinin sunduğu manzara muhteşem. Ayrıca uzun yürüyüşler veya tırmanma ile ilgileniyorsanız da, aradığınızı bu vadi çevresinde bulabilirsiniz. Zharu Budist Manastırı ve Nuorilang'ın sarp zirveleri, bölgenin en turistik yerleri arasındadır ve kaçırılmaması gereken yapılardandır. Jiuzhaigou'yu google haritalarda görmek için tıklayın. Çin'de gezilecek şehirler, tarihi yerler ve doğal güzellikler bu 15 yerden ibaret olmasa da, güzel bir gezi rotası için ilk olarak bu turistik yerlere göz atın deriz. Zamanınız kalırsa da, gidilebilecek diğer noktalara da göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/circus-maximus-roma/\"", "text": "Circus Maximus, Antik Roma'da en son büyük stadyum olarak bilinmektedir. Stadyumun bir noktasında 250.000 kişilik koltuk kapasitesi olduğu söylenmekte. Stadyumun tarihi Antik Roma'nın yükseliş dönemine kadar gitmekte. Palatino Tepesi ve Aventine Tepesi arasında bulunan bu stadyum, Roma'da gezilecek yerler bakımından oldukça popülerdir diyebilirim. İlk kalıcı başlangıç kapılarının M. Ö 329 yılında oluşturulduğu sanılmaktadır. M. Ö 174 yılında ise, stadyum kapıları yeniden inşa edilerek stadyuma ahşap yapılar inşa edilmiş. Ancak, M. Ö 31 yılında çıkan bir yangın sebebiyle bu ahşap yapıların hepsi yıkılmış ve İmparator Augustus tarafından yeniden inşa edilmiş. Stadyumun omurgası olarak, bir dikilitaş eklenmiş ve o dikilitaş günümüzde Piazza del Popolo 'da bulunmaktadır. İkinci yangın ise, M. S 64 yılında İmparator Nero zamanında çıkmış ve bu yangın ilk yangına göre oldukça şiddetli olmuş ve stadyumun yeniden inşa edilmesi, M. S 103 yılına kadar sürmüştür. Roma İmparatorluğu gücünün zirvesindeydi ve yeni Circus Maximus'da bunu yansıtıyordu. Stadyumun en son büyüklüğünün 600 metre uzunluğunda ve 150 metre genişliğinde olduğu sanılmaktadır. Çoğu zaman gladyatör mücadeleleri için kullanılmış olsa da, dört atın çektiği, quadriga adı verilen araba yarışları ile hatırlanmaktadır. Circus Maximus son yarışı ise, M. S 549 yılında yapılmış. Günümüzde ise, stadyum basit, boş bir alan olarak görülmesine rağmen, stadyumun tarihi için sırf bu boş arazi gelmek isteyen oldukça fazla turist bulunuyor, diyebilirim. Stadyumun bugünkü haline gelmesinin en büyük sebebi, stadyum kalıntılarının ortaçağ ve Rönesans inşaatleri için kullanılmış olmasıdır. Roma'da konaklayacağınız yere henüz karar vermediyseniz, Roma'da nerede kalınır adlı yazıya göz atarak bölge bölge en ideal ve en uygun konaklama birimlerine göz atabilir, dilediğiniz tarzda ve bütçede konaklama birimini rahatlıkla bulabilirsiniz. Roma'da bulunan tüm konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. - Roma Forumu (2-3 dakika yürüme mesafesinde) - Palatino Tepesi (2-3 dakika yürüme mesafesinde) - Aventine Tepesi (2-3 dakika yürüme mesafesinde) - Kolezyum (5 dakika yürüme mesafesinde) - Stadio Palatino (5 dakika) - Bocca del Verita (7-8 dakika) - Santa Sabina Bazilikası (4-5 dakika) - Palatino Müzesi (5 dakika) - Caracalla Banyoları (10 dakika) - Piazza del Campidoglio (5 dakika) Circus Maximus, Aventine Tepesi ile Palatino Tepesi arasında yer aldığından dolayı, stadyuma ulaşmak için Kolezyum'a veya Roma Forumu'na gitmeniz yeterli olacaktır. Buradan stadyuma yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Buraya ulaşmak için \"Termini\" metro istasyonunu kullanabilirsiniz. Bu metro istasyonu, stadyuma 10 dakika yürüme mesafesindedir."} {"url": "https://gezicenga.com/corluda-nerede-kalinir/\"", "text": "Tekirdağ'ın en güzel ilçelerinden biri olan Çorlu'da konaklama için çok fazla seçenek maalesef bulunmuyor. Bu bölgede konaklama için de birkaç otel bulunuyor. Tabi bu oteller arasından en iyi fiyat/fayda oranına sahip, en popüler ve en güzel konuk değerlendirmelerine sahip otelleri de Çorlu'da nerede kalınır ? adlı bu yazıda bulabilirsiniz. Çorlu'da otel ücretleri 130 TL'den başlıyor. Bu bölgede otel seçimi yaparken, lüks otellerden de çekinmenize pek gerek yok. Zaten otel fiyatları genel itibariyle uygun olduğundan, dilediğiniz bütçede oteli bulabiliyorsunuz. Çorlu'da konaklama için birçok seçenek bulunmasa da birkaç güzel ve ideal oteli burada bulmak oldukça kolay. Özellikle iş için Çorlu'ya seyahat ediyorsanız 1-2 günlük ideal otelleri rahatlıkla bulabilirsiniz. Çorlu'nun en popüler ve en gözde otellerinden biri olan Hilton Garden Inn, tereddütsüz tercih edilebilecek otellerden. Otel, 4-5 yıldızlı otel konforunda ve hizmetinde olmasına rağmen oda ücretleri gayet uygun. Bu otelde erken rezervasyonlar ile 400-600 TL arasında dilediğiniz zevkte bir odayı bulabilirsiniz. Ayrıca bu otelin bazı odalarında kredi kartı olmadan rezervasyon yapmak da mümkün. Yani hiçbir rezervasyon riski bulunmadığından hemen ücretsiz, kredi kartsız bir rezervasyon yapabilir, daha iyi ve daha uygun bir başka otel bulursanız da ücretsiz bir şekilde rezervasyonunuzu iptal edebilirsiniz. Çorlu'nun en iyi konuma sahip otellerinden biri olan Divan Hotel, merkeze 2 km uzaklıkta bulunuyor. 4-5 yıldızlı otel konforunda olan bu otelin oda ücretleri de, verdiği hizmete ve lüks odalarına göre uygun. Çorlu'da nerede kalınmalı ? sorusuna gayet uygun bir cevap olan Endlogry Hotel, fiyat bakımından bölgenin en uygun otellerinden. 3 yıldızlı otel konforunda olan bu otelde 100 TL'ye gecelik odalar bulabiliyorsunuz. Ayrıca oda ücretlerine kahvaltı da dahil. Bunun yanında kredi kartı olmadan bu otelde rezervasyon yapmak da mümkün. Çorlu'da konaklama için en ideal bir diğer otel ise, Shilla Hotel'dir. Bu otelin oda ücretleri ise, Çorlu'nun geneline göre normal. Oda ücretlerine kahvaltının dahil olması da oldukça güzel. Hemen 5 dakika uzağında bulunan Avantaj Alışveriş Merkezi ise, otelin en güzel yanı. Ücretsiz otopark, araç kiralama ve havaalanı transferi gibi hizmetleri olan bu otelin oda ücretleri ise, 250-480 TL arasında. Çorlu'da otel tavsiyelerine birkaç otel daha eklemek mümkün. Fakat konuk değerlendirmesi olmayan ve puanı oldukça düşük olan otellerden uzak durmanız gerektiğinden tercihinizi listedeki otellerden yana kullanın derim. Yok aradığınız oteli listede bulamadıysanız, tüm Çorlu otellerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Ayrıca Çorlu yerine, Çerkezköy, Marmara Ereğlisi veya Tekirdağ merkezi de konaklama için listenize almanızı tavsiye ederim. Tekirdağ'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak da, şehirdeki birçok uygun ve popüler oteller hakkında bilgileri bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/cumhuriyet-muzesi/\"", "text": "Ankara'nın Ulus semtinde yer alan İkinci TBMM Binası, 1923'te mimar Vedat Tek tarafından tasarlanarak inşa edilmiş. 18 ekim 1924'ten mayıs 1960 tarihine kadar 36 yıl boyunca meclis binası olarak hizmet vermiş. Günümüzde Cumhuriyet Müzesi olarak faaliyet gösteren bina, Ankara müzeleri arasında önemli bir yere sahip. Müzede, ilk 3 Cumhurbaşkanımıza ait, kişisel eşyaların, onların hayat hikayeleri, madalyalar, çıkarılan kanunlar, Atatürk İlke ve İnkilapları'na ait belgeler sergilenmekte. Müzeden içeri girdiğinizde hemen sağ taraftaki ilk oda, Atatürk İlkeleri Odası'dır. Bu odada yer alan panolarda, Atatürk'e ait sözler, fotoğraflar bulunmakta. Bunun yanında, ilkeler hakkında detaylı bilgileri de bu oda içerisinde bulabilirsiniz. İkinci oda ise, Atatürk İnkilapları Odası'dır. İkinci TBMM döneminde bir mescit olarak da kullanılmış olan bu odada, Büyük Nutuk, gazete küpürleri, soyadı kanunu, yeni Türk harfleri, uluslararası takvim ve saat gibi objeler sergilenmekte. Girişin sağ tarafından üçüncü ve son oda ise, Atatürk için ayrılmış. Bu odada, Atatürk'e ait imzalar, el yazıları, Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Atatürk'ün kendi sözleri, seçme ve seçilme hakkının verilmesi, fotoğraflar ve Atatürk'e ait kişisel eşyalar sergilenmekte. Girişin sol tarafındaki birinci oda, daha önceden Kanunlar Kalemi olarak kullanılmış. Bu odada, üçüncü Cumhurbaşkanımız olan Celal Bayar'a ait kişisel eşyalar, fotoğraflar bulunmakla birlikte, Celal Bayar'ın hayatını da bu oda içerisinde öğrenebilirsiniz. Hemen bu odanın yanındaki oda ise, İdare Heyeti olarak kullanılmış odadır. Bu odada, pullar, hatıra paralar, madalyalar ve tedavülden kalkmış paralar sergilenmekte. Bu odanın yanındaki üçüncü oda ise, Evrak Kalemi olarak kullanılmış. Odada, İsmet İnönü'nün hayatını anlatan kareler, ona ait kişisel eşyalar ve fotoğraflar bulunmakta. Genel Kurul Salonu olarak kullanılmış bu salon, büyük girişimlerin karar merkezi olarak birçok konuşmalara sahne olmuş. Salonun ana girişinin hemen yanında başkanlık kürsüsü bulunmakta. Sağında ve solunda sefirler locası, sol çaprazda Cumhurbaşkanlığı şeref locası ve son olarak, salonun arka kısmında, dinleyiciler ve basın locası yer almakta. Günümüz müzeciliğine uygun olacak bir şekilde, Atatürk'ün Nutuk'unun okunduğu ortam, balmumu heykelleri ile canlandırılmış. Tabi, bu muhteşem ortam devlet tiyatrosu sanatçılarının Nutuk'tan bazı bölümlerin seslendirmeleri ile çok daha güzel bir atmosfere kavuşmuş. Müzenin ikinci katında ise, Cumhurbaşkanı kabul salonu, özel kalem odası, Başbakan ve Bakanlar Kurulu odası, Meclis Başkanı odası, Cumhuriyet odası ve Meclis Başkanı özel kalem odası bulunmakta. Bina, bodrum üzerine iki katlı olarak yapılmış. Odalar, iki kat yükselen ortadaki meclis salonunun kenarları boyunca koridorların çevresine dizilmiş. Giriş bölümüne tepeden bakan bir şahnişini bulunmakta. Cepheler kullanılmış basık ve sivri kemerler, çini bezemeler, geniş saçaklar, çıtalı tavanlar Osmanlı mimarisinden alıntılar olduğu söylenir. Booking. com aracılığıyla Ankara'daki otellerin hemen hemen hepsinde ücretsiz rezervasyon iptali bulunuyor. Çoğunda da ön ödeme olmadan rezervasyon yapmak mümkün. Ankara'da bütçeli bir otel olarak 3 yıldızlı otel olan Maltepe 2000 Hotel'i, orta bütçeli olarak 4 yıldızlı bir otel olan Demora Hotel'i veya Radisson Blu Ankara'yı ve son olarak lüks bir otel için de 5 yıldızlı bir otel olanGrand Ankara Hotel Convention Center adlı oteli deneyebilirsiniz. Tüm Ankara Otellerine, Hostellerine ve Dairelerine göz atmak için tıklayın. Müze, Ankara'nın en bilinen ve en yoğun semtlerinden biri olan Ulus'ta bulunmakta. Eğer, Ulus yakınlarında bulunuyorsanız, Ulus meydanını bularak, buradan müzeye yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Eğer müzeye Kızılay'dan gitmek istiyorsanız, önce Ulus'a gelmeniz gerekiyor. Bunun için de, Kızılay'dan Ulus'a giden minibüsleri, otobüsleri veya metroyu kullanabilirsiniz. Fakat, Kızılay'dan yürüyerek 10-15 dakika içerisinde Ulus'a gidebileceğinizden dolayı, ulaşım aracına ihtiyacınız olacağını pek sanmıyorum. Konum için tıklayın. Cumhuriyet Müzesi giriş ücreti ve ziyaret saatleri : Müzeye giriş ücreti 12 TL'dir ve müzekart geçerli. Müze ziyaret saatleri ise, 08:45-17:00 saatleri arasıdır. - Kurtuluş Savaşı Müzesi : İkinci TBMM Binası'na 2-3 dakika yürüme mesafesinde bulunan Kurtuluş Savaşı Müzesi, mimari bakımdan hemen hemen aynı denebilir. Yine, tüm meclis odalarını gezip inceleyebilirsiniz, fakat bu müzede fotoğraf çekmek yasak. Ayrıca, bu müzede müzekart geçerli değil. - Gençlik Parkı : Cumhuriyet Müzesine 200 metre uzaklıkta bulunan Gençlik Parkı, Ankaralıların pek sevmediği, giden turistlerin de mutlu ayrılmadığı parklardan biri olarak bilinmekte. Akşamları biraz sıkıntılı bir yer olsa da, gündüz vakti bir şeyler yemek/içmek için tercih edilebilecek yerlerden. - PTT Pul Müzesi : Dünya pullarından Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi pul koleksiyonuna ev sahipliği yapan bu müze, ikinci meclis binasına 5 dakika yürüme mesafesinde bulunmakta ve müzeye girişler ücretsizdir. - TC Ziraat Bankası Müzesi : PTT Pul müzesinin karşısında yer alan bu müzede, bankacılık tarihi hakkında bilgiler bulabilirsiniz. Müzeye girişler ücretsizdir. - Hacı Bayram Camii : Cumhuriyet Müzesi'ne 10-12 dakika yürüme mesafesinde bulunan Hacı Bayram Camii, Ankara'nın en önemli camilerinden biri olarak biliniyor. Hemen yanında bulunan tarihi Augustus Tapınağı ise görülmeye değer yerlerden. Bina, 1960 yılına kadar meclis binası olarak kullanıldıktan sonra, Kültür Bakanlığına devredilerek 30 ekim 1981'de bir müzeye dönüştürülmüş. Cumhuriyet Müzesi olarak bilinen bu müze, herkesin sevebileceği bir müze olmasa da, tarihe, Cumhuriyet dönemine, Atatürk İlke ve İnkilaplarına ilgisi ve merakı olanların Ankara'da gezilecek yerler listesine ekleyebileceği yerlerden."} {"url": "https://gezicenga.com/edirnede-nerede-kalinir/\"", "text": "Hafta sonu kaçamakları veya günübirlik kültür gezisi için tercih edilebilecek en ideal şehirlerden olan Edirne, Osmanlı İmparatorluğu'nun ikinci başkenti olmasından dolayı, tarihi sokakları ve eşsiz turistik yapıları ile turistlere bambaşka bir deneyim sunuyor. Bu şehirde geçirilebilecek 2-3 günlük bir gezi için ise, az da olsa konaklama bakımından araştırma yapmak gerekiyor. Edirne'de konaklama için çok fazla seçeneğiniz olmasa da, Edirne'de nerede kalınır ? adlı bu yazı ile, şehirdeki en uygun ve en popüler oteller hakkında bilgileri bulabilir, zevkinize ve bütçenize uygun olan oteli rahatlıkla bulabilirsiniz. Edirne'de birçok otel seçenekleri bulunmakta. Bunlar arasında oldukça popüler olan genellikle oteller olsa da, birbirinden uygun pansiyonları ve diğer konaklama birimlerini de burada fazlasıyla bulabilirsiniz. Edirne'deki en ideal ve en popüler otellerden biri olan Hotel Edirne Palace, şehir merkezinde bulunuyor. Tarihi yapılara ve turistik müzelere yürüme mesafesinde bulunan bu otel, modern ve ferah odalarıyla dikkat çekmekte. Ali Paşa Çarşısı'na 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelde, 300 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Özellikle erken rezervasyonlardan yararlanacak olursanız, çok daha uygun fiyatlara odalar da bulabiliyorsunuz. Selimiye Camii ve Sveti Georgi Bulgar Kilisesi, otele 4 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani bu şehre turistik ve tarihi yapıları görmek için geliyorsanız, tercih edebileceğiniz en ideal otel, Edirne Palace olacaktır. Ayrıca otelin, 8+ bir puanı bulunuyor. Yani, sırf bu puana bakarak bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Edirne'de nerede kalmalı ? sorusuna en uygun cevaplardan biri olan Margi hotel, 5 yıldızlı bir otel olmasına rağmen, fiyat bakımından birçok Edirne otelinden çok daha uygun. Bu otelde, erken rezervasyon yaparak 240 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. 160 odasıyla hizmet veren bu 5 yıldızlı otel için bu fiyat da gayet uygun. Kapalı havuz, Türk Hamamı, masaj ve spa olanaklarıyla bir hayli popüler olan Margi Hotel, şehir merkezine ve Selimiye Camii'ne 3 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, süper ötesi bir konumda bulunmuyor. Fakat, ulaşım araçlarıyla çok rahatlıkla turistik yapılara ve şehir merkezine gidebileceğinizden dolayı, bu ayrıntıya takılmayın derim. Edirne'deki en popüler 3 otelden biri olan Margi Hotel'in, almış olduğu 8.4 gibi yüksek bir puanı olması da, bu otelde gönül rahatlığıyla konaklamak için yeterli olacaktır. Şehir merkezinde bulunan bu apart otel, Selimiye Camii'ne 2 km uzaklıkta bulunuyor. Fitness salonu ve geniş odalarıyla popüler olan bu Apart Hotel, Edirne'de en çok tercih edilen konaklama birimlerinden. Bu apart otelde, geniş çift kişilik odaları 220 TL'ye kadar bulmak mümkün. Özellikle erken rezervasyon yaparak daha uygun odalar da bulmak mümkün. Bu apart otelin 8.0 gibi yüksek bir puanı ve süper olumlu müşteri yorumlarının olması da, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Selimiye Camii'ne 15 dakika yürüme mesafesinde bulunan Kalevera Hotel, Edirne'de otel tavsiyesi için önerebileceğimiz en ideal tesislerden. 32 odasıyla hizmet veren bu otelde rezervasyon yapmak için kredi kartına ihtiyacınız yok. Yani, ücretsiz olarak bir rezervasyon yapabilir, daha sonra çok daha iyi veya uygun bir otel bulabilirseniz de, bu oteldeki rezervasyonunuzu iptal edebilirsiniz. Bu otelde 250 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulabiliyorsunuz. Otelin, hemen hemen her hafta erken rezervasyon fırsatları olduğundan ve kredi kartı olmadan ücretsiz rezervasyon yapabileceğinizden dolayı, ilk olarak bu otele göz atıp, erken rezervasyon fırsatı olup olmadığını kontrol edebilir, varsa da ücretsiz olarak rezervasyon yapabilirsiniz. Ayrıca otelin 8.8 gibi bir yüksek bir puanı olması da, rezervasyon yaparken dikkate almanız gereken olumlu özelliklerden. Edirne şehir merkezine 3 km uzaklıkta bulunan bu 4 yıldızlı otel, şehirdeki en popüler otellerden. Açık büfe ve Alakart restoranıyla popüler olan bu otelin en güzel yanı ise, kredi kartı olmadan ücretsiz olarak rezervasyon yapabiliyor olmanız. Ayrıca, otelin erken rezervasyonlarda süper indirim fırsatlarının olduğunu bilmekte de yarar var. Bu otelde, 350 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Özellikle, aile veya grup olarak seyahat edenler için 3-4 kişilik oda ücretleri, diğer birçok otele nazaran çok daha uygun denebilir. Selimiye Camii'ne ve Sveti Georgi Bulgar Kilisesi'ne 15-20 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelin 8.8 gibi yüksek bir puanı olması da, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Edirne'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olan Trakya City Hotel, Selimiye Camii'ne ve Sveti Georgi Bulgar Kilisesi'ne 6 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani, konum olarak oldukça merkezi bir yerde bulunmakta. Bu otelde, özellikle tek kişilik odaları süper uygun fiyatlara bulabiliyorsunuz. Erken rezervasyonlar ile tek kişilik odaları, bu otelde 80 TL'ye kadar bulmak mümkün. Ayrıca, çift kişilik odaları da 200 TL'ye kadar bulabiliyorsunuz. Bunun yanında otelin, 8.7 gibi yüksek bir puanı olması da, bu fiyata değecek bir otel olduğunun kanıtıdır. 49 odasıyla hizmet veren Trakya City Hotel, sade odalarıyla dikkat çeken otellerden. Yani, çok modern bir otel odası arıyorsanız, aradığınızı bu otelde bulamazsınız. Edirne'de nerede konaklamalı ? sorusuna en güzel cevaplardan biri olan A Plus apart otel, Selimiye Camii'ne 2.5 km uzaklıkta bulunuyor. 2016'nın en iyi müşteri oylamasına sahip oteli ödülünü alan bu otelde, 180 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Erken rezervasyon fırsatının olduğu bu otelde, 2-3 hafta öncesinden rezervasyon yaparak çok daha uygun fiyatlara odalar bulmak mümkün. Bu otelin 9.0 gibi yüksek bir puanı olması, Edirne'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden olması ve merkezi bir konumda bulunması bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Edirne'de nerede kalınır ? sorunuza hala cevap bulamadınız mı ? tüm Edirne otellerine göz atmak için buraya tıklayabilir, farklı konsepte birkaç otele daha göz atabilirsiniz. Fakat, Edirne'de otel seçimi yaparken şehir merkezinin pek dışına çıkmanızı tavsiye etmem. Zaten merkezdeki otellerin fiyatları oldukça uygun olduğundan dolayı, böyle bir şeye ihtiyacınız da olmayacaktır."} {"url": "https://gezicenga.com/efes-antik-kenti/\"", "text": "İzmir Selçuk sınırları içerisinde, Antik Kentler arasında büyük bir öneme sahip olan Efes Antik Kenti, İzmir'e yakın en önemli tarihi yapılardan biri olarak biliniyor. Esrarengiz hikayeleri ve Dünyanın en önemli tarihi yapılarına ev sahipliği yapmasıyla, İzmir'in en önemli turizm merkezi olan Efes, gerek tarih, gerekse sanat ve gizem sevenlerin vazgeçilmez adreslerinden. Antik Kente turnikeler ile ile giriliyor. Müzekartınız yoksa, ya bilet ya da müzekart alıyorsunuz. Kendi resminizin bulunduğu bu müzekartlar, sahipleri dışında kimseler tarafından kullanılmış olacak ki burada güvenlik ve kontrol üst düzey. Bu kapıyı geçince hemen sol tarafınızda hediyelik eşya ve yiyecek, içecek alabileceğiniz küçük bir yer bulunuyor. Fakat fiyatlar öyle abartılmış ki, su içesiniz kaçıyor. Teneke kolanın 10 TL olduğu bu yeri görmemezlikten gelin derim. Bu küçük pahalı kafeteryayı geçtiğinizde hemen sol çaprazda Antik Tiyatro bulunuyor. 24.000 kişilik kapasitesi ile oldukça dikkat çeken bu devasa tiyatro, zamanında birçok gladyatör gösterilerine ve yarışlara ev sahipliği yapmış. Not : Efes Antik Tiyatro'ya varmadan yol ikiye ayrılıyor. Sağ tarafa giden yolda Meryem Kilisesi ve Tiyatro Gymnasionu bulunmakta. Diğer yol Antik Tiyatro, Celsus Kütüphanesi diye devam etmekte. Öncelikle Celsus Kütüphanesi'ne giden yoldan Efes gezinize devam etmenizi, Meryem Kilisesini gezinizin sonuna bırakmanızı tavsiye ederim. Buradan uzunca bir yaya yolunu kullanarak Celsus Kütüphanesine ulaşabilirsiniz. Yol, eski kalaslardan yapılarak, Antik yapıya farklı bir hava katmış. Yol üzerinde, sağınızda ve solunuzda birçok tapınak kalıntıları bulunuyor. Artemis Tapınağı ile kıyaslandığında daha fazla kalıntıyı burada görebilirsiniz. Biraz daha yürüdüğünüzde, Efes Harabeleri arasında en önemli yer olan Celsus Kütüphanesi, tüm ihtişamıyla sizi karşılıyor. M. S 125 yılına kadar giden uzun bir tarihi olan bu yapı, o döneme uygun bir şekilde inşa edilerek İzmir turizmine kazandırılmış önemli bir miras. Yani, yapı orjinal değil. Eğer, detaylı bir Efes gezisi yapıyorsanız, bu kütüphanenin merdivenleri, dinlenebilmek için oldukça ideal yerlerden. Kütüphaneyi geçip hafif yokuşlu yolu takip edince, hemen sağ tarafınızda Yamaçevler bulunuyor. Tabi, buraya girmek için ekstradan 30 TL ödemeniz gerekiyor ve müzekart maalesef geçmiyor. O dönemin zengin ve seçkin insanlarının yaşadığı söylenen bu evler, her ne kadar görülmeye değer olsa da dışarıdan bakmanız sanırım yeterli olacaktır. Bu yapıların bulunduğu yer Kuretler Caddesi olarak biliniyor. Cadde üzerinde sağlı sollu, tarihi hamam ve tuvaletleri görebilirsiniz. Hemen hemen her tarihi yapı önünde bilgilendirme panoları bulunuyor ve bu panolardaki yazılar gayet özet ve açıklayıcı. Gördüğünüz her yapının bilgilendirme panolarına bakmasanız da, Varius Hamamı ve Traianus Çeşmesinin panolarına bir göz atın derim. Bu cadde üzerinde bulunan, turistlerin uzun uzun baktığı bir diğer önemli yapı ise, Herakles Kapısı oluyor. Sağında ve solunda insan heykelinin tasvir edildiği bu kapı sütunlarının üzerinde yer alan kemerde ise, yapıya ait bir de yazıt bulunuyor. Ayrıca, Dünyanın en eski genelevleri arasında olduğu söylenen Aşk Evi de bu cadde üzerinde bulunuyor. Yolun sonunda sağ tarafa doğru gittiğinizde ise, zamanında kent meclisi olarak kullanılmış bir amfi tiyatro bulunuyor. Çok etkileyici bir yer olmasa da bu kadar yolu geldikten sonra göz atmakta yarar var. Burayı da bitirdikten sonra eğer hala enerjiniz varsa, aynı yolu takip ederek Büyük Antik Tiyatronun karşısından devam ederek Meryem Kilisesi'ne ulaşabilirsiniz. Her ne kadar Meryem Ana Kilisesi olarak bilinse de, panosunda Meryem Kilisesi yazmakta. Not : St Jean Kilisesi, Meryem Ana Evi, Artemis Tapınağı bu antik kent içerisinde bulunmamaktadır. Yürüyerek antik kentten bu tarihi ve turistik yerlere gitmek de çok kolay değil. Bu antik kente ulaşım için trenlerin kullanılabileceği tavsiye ediliyor olsa da, tren seferleri belirli sayıda olduğu için bu seçeneği eleyin derim. Bunun yerine Selçuk'a ulaşmak için, İzmir terminalinden hemen hemen her saatte bir hareket eden minibüsleri tercih etmenizde yarar var. İzmir'den, Selçuk'a seyahat bu minibüsler ile ortalama 50 dakika sürüyor. Konum için tıklayın. - Selçuk terminalinde indikten sonra, 3-5 dakika yürüyerek önce Efes Müzesi'ne gidin. - Müzeyi ziyaret ettikten sonra 10-15 dakika yürüyerek St Jean Kilisesi, İsabey Camii ve Ayasuluk Tepesi 'ni görün - Buradan çıkıp Antik Kent yoluna çıkın (10 dakika yürümeniz gerekiyor). Ana yola geldikten sonra 10-15 dakika yürüyün. Hemen sağ tarafınızda, birkaç kalıntısı ile Artemis Tapınağı'na giden yol ayrımını göreceksiniz. Buradan içeri girdiğinizde sizi birkaç taş parçası karşılıyor. . - Tekrar Antik kent yoluna çıkın ve 5-7 dakika yürüyün. Yolun karşısına geçin. Antik Kent yön tabelasını takip ederek 2-3 dakika yürüyün. Bir yol ayrımına geldiğinizde, sağ tarafınızda Antik Kentin girişine giden yol, sol tarafınızda ise, Yedi Uyuyanlar Mağarası bulunuyor. buradan sonra zaten antik kente 5 dakika yürüme mesafesi kalıyor. İster mağaraya göz atabilir, isterseniz antik kente direkt olarak gidebilirsiniz. Yok bu listeyi gezmeyecekseniz terminalden minibüsleri kullanarak antik kente ulaşabilirsiniz. Yada taksi ücreti de ortalama 20-25 TL civarı. Bu şekilde yaparsanız, biraz yürümüş olursunuz (Ortalama 1-2 saat). Fakat Selçuk'u turlar ile veya özel araçlarınız ile gezmiyorsanız, bu yukarıda saydığım turistik yerleri başka şekilde görme şansınız yok. Direkt olarak bu antik kente 3-5 TL ücret ödeyerek minibüsler ile gidebilirsiniz. Tabi, bu yerleri görmek istemiyorsanız. Peki değer mi buraları yürüyerek gezmek ? diye soracak olursanız, Tarih, Sanat veya manzara seviyorsanız, kesinlikle o kadar yolu yürüyerek gezmeye değecektir. Haftanın her günü 08:00-19:00 saatleri arasında antik kenti ziyaret edebilirsiniz. Kış aylarında 1-2 saat daha erken kapanabileceğini de unutmayın. 72 TL'dir. Fakat, müzekart ile ücretsiz olarak bu antik yapıyı ziyaret edebilirsiniz. Kartınız yoksa da, girişte bulunan gişelerden alabilirsiniz. Bu antik kent kaç saatte gezilir ? : Eğer bu tarihi antik yapıyı sindire sindire gezeyim diyorsanız, en az 3 saatinizi ayırın derim. Fakat 1 saatte de yüzeysel olarak burayı rahatlıkla gezebilirsiniz. Bu antik kent içerisinde ücretsiz mola verip dinlenebileceğiniz en ideal yerler ise, Celsus Kütüphanesi basamakları, Antik Tiyatro basamakları ve Meryem Kilisesi kalıntıları arasında bulunan gölge yerler diyebilirim. Antik Kente gelmeden önce bol bol su ve atıştırmalık bir şeyler getirmenizde yarar var. Bölge etrafında bulunan restoranlar ve kafeteryalarda fiyatlar aşırı abartılmış. Bu yüzden, buraları es geçmekte yarar var. Çok mecbur kalırsanız turnikelerin dışarısında, içeriye girmeden önce görebileceğiniz büfelerden normal fiyatlara su alabilirsiniz. Antik çağın en önemli kenti, Roma'nın küçük Asya eyaletinin başkenti, Hristiyanlık döneminin en kutsal merkezi Efes Antik Kenti, 24.000 kişilik tiyatrosu ve Dünyanın en önemli kütüphanelerinden biri olan Celsus Kütüphanesi ile İzmir gezilecek yerler listenizin ilk sıralarında olması gereken bir yer, kaçırmayın."} {"url": "https://gezicenga.com/efes-muzesi/\"", "text": "İzmir'in en güzel ilçelerinden biri olan Selçuk'ta bulunan Efes Müzesi, gerek tanıtımının iyi yapılmaması, gerekse bulunduğu konum nedeniyle, birçok Türk turistin varlığından bihaber olduğu müzelerden. Selçuk Müzesi olarak da bilinen bu müze, Selçuk terminaline 3-5 dakika yürüme mesafesinde bulunmasına rağmen, Efes'e giden birçok turistin görmeden geçtiği yerlerden. Selçuk gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz oldukça güzel ve mütevazi bir müze olan Efes Müzesi'ni es geçmeyin. Selçuk, daha çok Efes Antik Kenti, Artemis Tapınağı kalıntıları ve Şirince Köyü için tercih edilen bir yer. Genelde Selçuk'a gelen turistlerin büyük bir bölümü 1 gününü buraya ayırıyor olsa da, bu müze, popüler olmadığından veya Arkeoloji merakımız olmadığından dolayı olsa gerek, pek ziyaret edilen bir yer değil. Eğer, Selçuk'u ziyaret etmek istiyor ve 1 gününüzü buraya ayırmak istiyorsanız, Şirince dışında her yere yürüyün derim. Çünkü, Selçuk terminalinden Efes Antik Kenti'ne minibüs ile gittikten sonra, Artemis Tapınağı'na, Şirince Köyü'ne veya St John Kilisesi'ne pek gidesiniz kalmıyor. Bu yüzden size tavsiyem, ilk olarak Efes'in bu güzel müzesi'ne, sonra St John Kilisesi daha sonra Artemis Tapınağı ve son olarak antik kente gidin ve bunu aracınız yoksa yürüyerek yapın. Bu şekilde yapacak olursanız, hem Efes Müzesi'ni görmüş olursunuz, hem de ilk olarak antik kente giderseniz dönüşte yorgun olacağınızdan dolayı, diğer önemli yerleri es geçme olasılığınız azalacaktır. Selçuk'ta konaklamak gibi bir niyetiniz varsa, Selçuk'ta nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atarak bölgelere özel otel tavsiyelerini bulabilirsiniz. Müze ilk olarak 1929'da, kazılarda bulunan ve çevrelerden getirilen eserlerin saklanması ve korunması için bir depo olarak yapılmış. Bir süre sonra, eserler için bu küçük depo yetersiz gelince, 1964'te güneyindeki bölüm, daha sonra da kuzey bölümü inşa edilerek müze oluşturulmuş. Yapılan kültürel faaliyetler ve etkinlikler sayesinde, yabancı turistler müzeyi çok iyi tanımışlar. Benim gittiğimde müzedeki turistlerin büyük bir çoğunluğu yabancı idi. Bu da, Arkeolojiye ne kadar meraklı olduğumuzu gösteren en güzel örneklerden. Her nedense, Türk milleti olarak Arkeolojiye pek merakımız veya sevgimiz yoktur. Zaten bu yüzden de Türkiye'deki birçok Arkeolojik müze, ziyaretçiye aç. Müzede binbir çeşit eser var. Zamanım veya kazılarda bulunmuş eserlere pek ilgim yok, sadece 5 dakikalığına bir göz atmak için girebilirim diyorsanız, en azından, Efes Artemis Heykeli, Eros Başı, Mermer Artemis Heykeli, İsis Heykeli, Sokrates Başı, Tavşanlı Eros ve Yunuslu Eros gibi eserleri görün derim. Müzenin en dikkat çeken eserlerinden olan Efes Artemis Heykeli, Yunan ve Latin mitolojisinde bakirelik sembolü olmasına rağmen, Anadolu'da doğurganlığın ve bereketin sembolü olan ana tanrıçayı simgeler. Hatta, Dünyanın 7 harikası arasında olan Artemis Tapınağı da, bu tanrıça adına yapılmış. Müze içerisinde birçok farklı ve güzel bölüm bulunuyor. Müze çok büyük olmasa da küçük de değil. Bu yüzden detaylı bir gezi için en azından 45 dakikaya ihtiyacınız olabilir. 1. Yamaçevler ve Ev Buluntuları Salonu : Müzede ilk salon olarak bilinir. Yamaçevlerde yapılan kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkarılan eserler bu bölümde sergileniyor. Bu eserlerin büyük çoğunluğu ise, Roma dönemine ait. Bu salonda bulunan eserler, yamaçevlerin planı ve kazı ile ilgili fotoğrafları, o dönemde günlük yaşam içerisinde kullanılmış eserler, tıp ve kozmetik ile alakalı eserler, Artemis heykeli, Sokrates başı ve Freski, Bereket Tanrısı Bes'in heykelcikleri, İmparator Marcus Aurelius büstü ve en önemlileri ise, yunus üzerinde bulunan Eros, Mısırlı rahip heykeli ve Lysippos'un Eros heykeli başıdır. 2. Çeşme Buluntuları Salonu : Trajan, Laecanus ve Pollio gibi Efes'te bulunan çeşmelerde yapılmış kazı çalışmalarının sonucunda çıkarılan eserleri bu salonda görebilirsiniz. Bunun dışında salonda bulunan diğer eserler, dinlenen savaşçı heykeli, Tanrı Zeus'un büstü, Tanrıça Aphrodit heykelidir. 3. Yeni Buluntular Salonu : Adından anlaşılacağı üzere, yeni bulunmuş eserler bu bölümde sergileniyor. Bölümde yer alan eserlerin çoğu, ya çok yeni, ya da 1-2 senelik eserlerden oluşuyor. Daha çok Hristiyanlık dönemine ait Bizans buluntularının teşhir edildiği bu salonda, sikke ve ziynet eşyaları, maskeler, Eros figürü, Aphrodit Heykeli gibi eserler bulunuyor. 4. Müze Bahçesi : Müzenin en güzel bölümlerinden biri de, bahçe bölümü oluyor. Bahçede, mezarlar, lahitler, sunaklar, yazıtlar, güneş saati ve adak taşları gibi eserleri, açık hava eşliğinde görebiliyorsunuz. 5. Mezar Buluntuları Salonu : Bahçe bölümünden direkt olarak geçebileceğiniz bu salonda, Anadolu'daki gömme adetleri, St John Kilisesi önünde bulunan Miken mezarından çıkarılan birkaç eşya, cam eşyalar ve mezar taşları sergilenmekte. 6. İmparator Kültü ve Portreleri Salonu : İmparatorların aile hayatlarından izler bu salonda görülebilmekte. Salonda dikkat çeken eserler ise, Konsül Stephanos'a ait heykel, Hadrian Tapınağı'nın orjinal frizleri, Domitian Tapınağı'na ait üç tarafı frizli olan sunak, Augustus ve eşi Livia'nın heykelleri, İmparator Domitianus'un kafası ve kolu bu salonda bulunmakta. 7. Artemis Salonu : Birçok Artemis heykellerinin ve buluntularının sergilendiği bu bölüm, müzede en çok rağbet gören bölümlerden biri oluyor. Salonda bulunan en önemli eserlerden biri, Artemis Tapınağı sunağını süsleyen dört atlı arabanın atlarından biri diyebilirim. Müze Giriş Ücretleri : Müzeye giriş ücret 20 TL'dir ve müzekart geçerli. Müzekartınız yoksa, müze gişesinden kart almak mümkün. Müze Ziyaret Saatleri : 08:00-19:00 saatleri arası, haftanın her günü açık. Kış aylarında müzenin 1-2 saat daha erken kapanabileceğini de unutmayın. İzmir/Selçuk'ta bulunan müzeye gitmek için, önce Selçuk'a gitmeniz gerekiyor. Selçuk terminaline geldiğinizde, herhangi bir vatandaşa sorarak veya terminalden çıkıp sağ tarafa doğru giden yolu takip ederek müzeye ulaşabilirsiniz. Müze ile terminal arası 3-5 dakika yürüme mesafesinde bulunduğundan hiçbir ulaşım aracına da ihtiyacınız yoktur. Bunun yanında, Selçuk'a gitmek için de, İzmir terminalinden her saatte bir hareket eden Selçuk minibüslerini kullanabilirsiniz. Efes Müzesi, her ne kadar yabancı turistlerin ilgisini çeken, bizim ilgimizi çekmeyen yerlerden olsa da, beğeneceğinizi düşündüğüm müzelerden olduğu için mutlaka bir göz atın derim. Selçuk'a kadar gidip de müzekart ile ücretsiz olarak görebileceğiniz bu müzeyi es geçmeyin derim."} {"url": "https://gezicenga.com/erzincanda-nerede-kalinir/\"", "text": "Şelaleleri, gölleri ve tarihi yapılarıyla ülkemizin en güzel turistik şehirlerinden biri olan Erzincan, konaklama bakımından birçok seçenek sunuyor. Dilediğiniz bütçede ve zevkte oteli bu şehirde bulmak oldukça kolay. Erzincan'da nerede kalınır ? adlı bu yazı ile şehirdeki en uygun, en iyi konuma ve en iyi konuk değerlendirme puanına sahip konaklama birimleri arasından zevkinize ve bütçenize uygun olan rahatlıkla bulabilirsiniz. Bu şehirdeki 4 yıldızlı otellerin hemen hemen hepsinde erken rezervasyon fırsatları bulunuyor. Bu fırsatlardan faydalanarak, normal fiyatından çok daha uygun fiyatlara odalar bulabiliyorsunuz. Şehirdeki otellerin geneli oldukça uygun fiyatlı olduğundan dolayı, 3-4 yıldızlı otellere gönül rahatlığıyla göz atabilirsiniz. Erzincan'da otel sayısı öyle süper fazla olmasa da yine de bu şehir için az çok araştırma yapmak gerekiyor. Aşağıdaki otellere ve bulunduğu bölgedeki diğer otellere gönül rahatlığıyla göz atabilirsiniz. 4 yıldızlı lüks bir otel olmasına rağmen oldukça uygun fiyatlı odalarıyla popüler olan bu otel, Erzincan'da uygun fiyata güzel hizmet alabileceğiniz en ideal otellerden biri. Yani şehirdeki en uygun fiyatlı otellerden biri. Hem iş hem de gezi amaçlı seyahatlerin popüler tercihlerinden olan Hotel Garden Inn, güzel konumu sayesinde birçok turistik yere kolay ulaşım sağlamakta. Sauna, fitness merkezi ve kapalı havuz gibi hizmetleri olan bu otelin konuk yorumlarına ve otelin almış olduğu 8.5 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz otellerden biri denebilir. Bu oteldeki oda ücretleri Hilton'a nazaran bir tık daha pahalı. Fakat konum olarak daha merkezi yerde bulunduğundan bu otel de tercih edilebilecek konaklama birimlerinden. Otel tam olarak şehir merkezinde bulunuyor. Bu sayede şehirdeki önde gelen turistik ve tarihi yapılara kolay ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Erzincan otobüs terminaline 3 km uzaklıkta bulunan bu otelin de erken rezervasyon fırsat indirimleri de bulunmakta. Gayet şık ve modern odalar ile hizmet veren bu otelin oda ücretlerine kahvaltı da dahil. Ayrıca otelin 8.2 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanının olması da, bu otele göz atmak için yeterli olacaktır. Erzincan'da nerede kalmalı ? sorusuna gayet ideal cevaplardan biri olan Grand Simay Hotel, şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip olan otellerden. Konum olarak oldukça merkezi bir yerde bulunan bu otelin konuk yorumlarına bakarak en beğenilen özelliğinin, temizliği ve şık, konforlu odalarını olduğunu söyleyebilirim. Otelin 7.9 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanına sahip olması da, bu oteli incelemek için yeterli olacaktır. Spa merkezi, sauna ve Türk hamamı gibi hizmetlerin de olduğu bu otel, fiyat olarak Erzincan ortalamasının altında. Ayrıca erken rezervasyonlar ile çok daha uygun fiyatlara odalar bulabiliyorsunuz. Şehir merkezine 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otele de mutlaka göz atın derim. Bahçe ve terası ile popüler olan bu otel, Erzincan şehir merkezindeki güzel konuma sahip otellerden biri. Araç kiralama, otopark ve tur masası gibi hizmetleri olan bu otelde, kayak malzemeleri de kiralamak mümkün. Otelin 8.3 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanı olduğu gibi, şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri. Otelin oda ücretlerine de açık büfe kahvaltı dahil. Erzincan'daki en ideal otellerden biri olan Meva Hotel, modern ve şık odalarıyla konukların beğenisi almış otellerden. Türk hamam, sauna ve fitness merkezinin olduğu bu otel, şehir merkezinde bulunuyor. Yani dilediğiniz birçok turistik yere ulaşım bu otelden oldukça kolay. Erzincan otobüs terminaline 2 km uzaklıkta bulunan bu otelin en sevilen özelliği, kayak parkurlarına servisi olması. Bunun yanında otelin araç kiralama, ücretsiz otopark ve havaalanı transferi gibi hizmetleri de bulunmakta. Otelin oda ücretleri ise, diğer otellere nazaran hemen hemen aynı. Erzincan'da nerede kalınır ? adlı bu listeye birkaç otel daha eklemek mümkün. Fakat listedeki oteller şehirdeki en ideal oteller olduğu gibi en iyi konuk değerlendirmesine sahip otellerden. Bu yüzden de konuk değerlendirme puanı düşük olan diğer otelleri listenize almamanızı tavsiye ederim. Bu şehirde otel tercih ederken çok ucuz olan otellerden uzak durmanızı, mümkünse 4 yıldızlı oteller arasından tercih yapmanızı tavsiye ederim. Eğer aracınız varsa en ideal seçenek kesinlikle hilton otel olacaktır. Hem 4 yıldızlı oluşu hem de diğer 4 yıldızlı otellere nazaran uygun fiyatlı odalarının olması, bu oteli tercih etmek için yeterli. Tabi diğer 4 yıldızlı otellere nazaran konumu biraz daha merkeze uzak olduğundan merkeze gidiş-dönüş sıkıntılı olabilmekte. Aradığınız bütçede veya zevkte oteli bulamadıysanız, tüm Erzincan otellerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/erzurumda-nerede-kalinir/\"", "text": "Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük kenti olan Erzurum, oldukça eski bir yerleşim birimi. Palandöken dağı eteklerinde kurulu olan bu şehir, kış turizmi açısından Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri olmayı başarmış. Buna bağlı olarak konaklama için bu şehirde az da olsa araştırma yapmak gerekiyor, özellikle uygun fiyatlı bir otel arıyorsanız. Erzurum'da nerede kalınır ? adlı bu yazı ile, şehirdeki en uygun ve en ideal oteller arasından zevkinize ve bütçenize uygun olan oteli tercih edebilirsiniz. Erzurum'da 200 TL'ye kadar erken rezervasyonlar ile otel bulunabiliyor. Tabi, lüks bir otel arıyorsanız da, bu şehirde aradığınızı fazlasıyla bulabilirsiniz. Erzurum merkez yerine Palandöken otellerini tercih etmek de gayet mantıklı olacaktır. Zaten, Erzurum ile Palandöken arası 5-6 km uzaklıkta bulunduğundan, merkeze dönüş veya Palandöken'e gidiş çok da problem olmayacaktır. Erzurum'da daha çok oteller Palandöken'de bulunuyor olsa da şehir merkezinde de birçok konaklama birimini rahatlıkla bulabilirsiniz. Palandöken Kayak Merkezi'nde bulunan bu lüks otel, \"kayak pistinden kapıya\" uygulamasıyla, kayak merkezi yakınlarındaki en popüler otellerden. Bu otelde, erken rezervasyon yaptırmadığınız takdirde 2, hatta 3 katı fazla fiyat ödeyebiliyorsunuz. Bu yüzden, bu otelde konaklamayı düşünüyorsanız, en azından 2-3 hafta öncesinde rezervasyon yapmanızı tavsiye ederim. Bu otelde yüksek sezonda, erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak 340 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Çok yüksek sezonları tercih etmeyecek olursanız da, bu fiyattan daha uygun odalar da bulmak mümkün. Bu otelin 7.4 gibi bir puanı olması da, rezervasyon yaparken dikkate almanız gereken olumlu özelliklerden. Erzurum'da nerede kalınır ? sorusuna en güzel cevaplardan biri olan Palan Ski Hotel, lüks ve konforlu otel arayanların tercih edebileceği otellerden. \"Kayak pistinden kapıya\" uygulamasının bulunduğu bu otelde erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak 400 TL'ye kadar uygun otel bulmak mümkün. Özellikle grup veya kalabalık aile olarak seyahat edenlerin tercih edebileceği bu otelde, çok uygun fiyatlara 3-4 kişilik odalar da bulmak mümkün. İster her şey dahil, isterseniz de sadece kahvaltı dahil odalardan birini seçerek bu otelde güzel bir kış tatili yapabilirsiniz. Spa ve sağlıklı yaşam merkezi, sauna ve hamamıyla popüler olan bu otel, Palandöken'deki en popüler otellerden. 181 odasıyla hizmet veren bu lüks ve büyük otelde, erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak 700 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Diğer Palandöken otellerine nazaran 1-2 tık daha pahalı olan bu otel, Erzurum'da lüks bir otel arayanların tercih edebileceği yerlerden. Otelin 8.4 gibi yüksek bir puanı olması da, bu otelin en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden olduğunun en iyi kanıtı. Lala Mustafa Paşa Camii'ne 500 metre uzaklıkta bulunan bu otel, Erzurum merkezde otel arayanlara tavsiye edebileceğim en uygun otellerden. 35 odasıyla hizmet veren bu otelde tek kişilik odaları 150 TL'ye kadar bulabilirken, çift kişilik odaları 250 TL'ye kadar bulmak mümkün. Süper yüksek sezonlarda fiyatların biraz oynayabileceğini de unutmayın. Bu otelin 8+ gibi bir konuk değerlendirme puanı olması da, bu otelin ödediğiniz ücrete değecenin en büyük kanıtıdır. Lala Mustafa Paşa Camii'ne 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan Hotel Zade, modern ve şık odalarıyla popüler. Erzurum'da nerede kalmalı ? sorusuna en güzel cevaplardan olan bu otelde, erken rezervasyonlar ile 400 TL'ye kadar çift kişilik uygun oda bulabilirsiniz. Şehirdeki en iyi müşteri puanına sahip 3 otelden biri olan Hotel Zade'nin 9+ gibi süper yüksek bir puanı bulunuyor. 35 odasıyla hizmet veren bu otel, Palandöken kayak teleferiğine 3 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, hem Palandöken'e, hem de şehir merkezine uğramayı düşünüyorsanız, tercih edebileceğiniz en ideal otellerden biri diyebilirim. Süper modern ve lüks odalarıyla hizmet veren Rafo Hotel, Erzurum'un tam merkezinde bulunuyor. Cumhuriyet Caddesi'ne ve Lala Mustafa Paşa Camii'ne 6 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelde, 300 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Bu otelin diğer otellere nazaran 1-2 tık pahalı olduğunu da unutmayın. Bu yüzden, Rafo Hotel, sadece şehir merkezinde lüks otel arayanlara tavsiye edebileceğim otellerden. Açık büfe kahvaltısı ile de bir hayli popüler olan bu otelin almış olduğu 8+ gibi yüksek bir puana bakarak bile, bu otelde gönül rahatlığıyla rezervasyon yapabilirsiniz. Daha çok ucuz olduğu için tercih edilebilecek otellerden olan Hekimoğlu, Lala Mustafa Paşa Camii'ne 6 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Süper merkezi bir konumu olması, 7.4 gibi yüksek bir puanı olması ve süper ekonomik olması bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Bu otelde, erken rezervasyonlar ile 250 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Fakat, lüks veya modern otel arıyorsanız, bu oteli es geçin derim. Daha çok ucuz bir otel arayanların tercih edebileceği konaklama birimi. Erzurum'da nerede kalınır ? sorunuza aradığınızı listedeki otellerde bulamadınız mı ? tüm Erzurum ve Palandöken otellerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Son olarak, Erzurum'da lüks bir otel arıyorsanız, Palandöken'deki otelleri, ucuz bir otel arıyorsanız da Erzurum şehir merkezindeki otelleri tercih etmeniz de yarar var."} {"url": "https://gezicenga.com/eymir-golu/\"", "text": "Eymir Gölü, Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde bulunan, birçok Ankaralının ismini çok duyduğu, fakat çoğunun görmeye fırsatı olmadığı yerlerden. Birçok kişinin bu gölü görmeyip de, değişik yorumlar ve yazılar yazmaya çalıştığı yerdir, bu göl. Araç olmadan göle ulaşmak biraz zor olsa da, görmeye değer bir yerdir. Araçla göle gidiyorsanız, öncelikle bilmeniz gereken şey, eğer üye değilseniz bu göle araçlarınız ile giremediğinizdir. Gölün hemen yanında bulunan otoparka araçlarınızı park edebilirsiniz. Aracınızı park ettikten sonra, 2-3 dakikada arda bisiklete yürüyün ve bisikletinizi oradan kiralayın. Gölün içerisinde de bisiklet kiralama yeri var, fakat bu bisiklet kiralama yerine gitmek için 25-30 dakika yürüyebileceğinizden dolayı göle girmeden bisiklet kiralamakta yarar var. NOT : Araba ile göle girmek için giriş kartı almanız gerekiyor. Giriş kartı (2020) ücreti ise 150 TL. Gölün 2020 abonelik ücreti ise 675 TL'dir. Biraz abartılı bir fiyat olduğunu düşünsem de, yine de Ankaralılar için değecektir. Eymir Gölü Giriş Kartı Ücretleri'ni güncel olarak takip etmek için web sitesi ; www. odtumd. org. tr adlı resmi siteye göz atabilirsiniz. NOT : Eğer, bisiklet kiralamayacak olursanız, gölün girişinden ilk tesise en az 30 dakika yürüyebileceğinizi unutmayın. Gölün girişine geldiğinizde park edilmiş araçları ve bir de güvenlik görevlisinin bulunduğu kulübeyi göreceksiniz. Bu park yerinde araçlarınız için yer bulamazsanız, arda bisikleti geçer geçmez bir köprü göreceksiniz. İşte bu köprünün altına da, araçlarınızı park edebiliyorsunuz. Yani, ben gelirken birçok aracı bu köprünün altında park halinde görmüştüm. Sizde rahatlıkla park edebilirsiniz. Eğer gölün girişinden sağ taraftaki yolu bisikletleriniz ile veya yürüyerek takip edecek olursanız, ilk olarak Balıkçı Büfe adlı mekan karşılar sizi. Burada, yiyecek ve içecek ihtiyaçlarınızı karşılayabilir, göl kenarındaki masalarda oturarak, gölde yüzen ördekler eşliğinde Ankara'nın bu eşsiz gölün manzarasını seyredebilirsiniz. Ankara'da konaklama hakkında pek bir fikriniz yoksa Ankara'da nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini ve Ankara'da gezilecek yerler bakımından popüler olan yerlere yakın olan otelleri ve diğer konaklama birimlerini bulabilirsiniz. - Hafta sonu göle karşı güzel bir kahvaltı yapılır. - Kayıkla gölde romantik bir gezi yapılabilir. - Bisiklet turuna çıkılıp, tertemiz havanın keyfi çıkarılabilir. - Kürek çekerek kas yapılabilir veya balık tutulabilir. - Gözleme evinde gözleme yenir. - Son olarak, ailece güzel bir piknik yapılabilir. Eğer yanınızda sevgiliniz veya eşiniz varsa kesinlikle değer. Bu göl, Ankara'da çift olarak gezilecek en güzel yerlerden diyebilirim. Çift kişilik bisikletleri kiralayarak göl etrafında unutulmaz bir deneyim yaşayabilirsiniz. Bunun için de, arabaya ihtiyacınız yok. Tabi, gölbaşından taksilere verecek bol bol paranız varsa. Gölün ziyaretçi kalitesi genel olarak yüksek. Genelde aileler ve çiftler tercih ettiğinden ve kapıda da birkaç güvenlik görevlisi bulunduğundan dolayı kendinizi güven içerisinde hissedeceksiniz. Öncelikle bu göle ulaşmak için araçlarınız yoksa, araç kiralamanızı tavsiye ederim. Eğer aracınız yok ve araç kiralayamıyorsanız, buraya ulaşmak biraz sıkıntılı olacaktır. İlk olarak Kızılay meydanında bulunan Güvenparkı bulun. Bu parkın hemen yanındaki otobüs duraklarından 195 (1-2) nolu otobüslerin hareket ettiği yeri öğrenin. 4-5 farklı durak olduğundan dolayı, doğru durağı bulmak için bilet gişesinden yardım alabilirsiniz. Araçlarla ile göle ulaşmaya çalışıyorsanız, gölü google maps'te görmek için tıklayın. Gölbaşı Toki otobüsüne bindikten sonra, herhangi bir yolcuya \"Makro\" veya \"Mezarlık\" durağını sorun. Ben mezarlıkta inmiştim. Fakat, makro durağı daha mantıklı olabilir diye düşünüyorum. Makro durağında inecek olursanız, kısa bir yürüyüş sonunda göle gitmek için taksileri bulabilirsiniz. Zaten buradan sonra Eymir Gölüne Ulaşım için taksi dışında başka bir seçeneğiniz bulunmuyor. Makro'dan göle taksi için taş çatlasa 25 tl ödersiniz. Ben Eymir'den Mogan Gölü'ne taksi ile 30 tl'ye gitmiştim (Pazarlıksız 35-45 tl felan yazıyormuş). Eğer mezarlık durağında inecek olursanız, taksi bulmak için 5-10 dakika yürümeniz gerekiyor. Tabi, şansınız varsa indiğiniz yerde taksi de bulabilirsiniz. Burada inip karşıya geçip göl yoluna çıkana kadar 10 dakika felan yürüyorsunuz. Ayrıca mezarlık veya makro durağından göle yürümek zor olsa da imkansız değildir. 15+20+15 dakika yolculuk. O da taş çatlasa 1 saatinizi alacaktır. 35-50 tl için ortalama 1 saat yürümeye değer mi ? siz karar verin. Not : Eymir gölü yolu üzerinden 2-3 dakika araç ile gittikten sonra sol tarafa giden yola dönmeniz gerekiyor. Zaten yol üzerinde tabelayı göreceksiniz. Gölün ana yoluna geldikten sonra işiniz biraz daha zor. Eğer, hafta sonu yaz aylarında gitmiyorsanız, pek kimse olmadığından sizi buradan alacak bir ziyaretçi bulamayabiliyorsunuz. Bu yoldan otostop çekecek araç bulamazsanız, tek yapmanız gereken 20 dakika yürümek olacaktır. 20 dakika yürüdükten sonra, sol tarafınızda \"Arda Bisiklet Kiralama\" adlı yeri göreceksiniz. Buradan mutlaka bisiklet kiralayın derim. Çünkü, gölün içerisindeki en yakın tesise, bisiklet kiralamazsanız 25-30 dakika benim gibi yürümek zorunda kalırsınız. Bisiklet kiralarken, 1 saat yerine 2 saatlik kiralayın derim. Çünkü, gölün çevresi çok büyük. 1 saat 30 tl, 2 saat 50 tl. Tabi bu normal bisikletler için geçerli. Eğer, çift olarak gölü ziyaret ediyorsanız, mutlaka çift kişilik bisikletleri deneyin derim. Bunun da saati 40 tl ve hem daha da eğlenceli olacaktır. Zaten bisiklet olmadan gölün etrafını gezmek çok zor olacaktır. Yapanlar var mı ? ben gittiğimde birçok kişi yaya olarak gölün etrafını dolaşıyordu. Benim burada yaptığım en büyük hata, içeride bisiklet kiralarım diye yanlış yoldan yürümüş olmamdı. Balıkçı Büfe adlı mekana geldiğimde, büfede çalışan arkadaş, bisiklet kiralamak için gölün karşısına geçmen gerekiyor dedi ki, bu dediği yer yaklaşık 30-35 dakika yürüme mesafesindeydi. Günün yorgunluğunu atmak için geldiğim gölde, gözüm bu yolu kesmedi ve bende bu balıkçı mekanda manzaranın tadını çıkarmak ile yetinmiştim. Mogan Gölü'ne gün batımını seyretmeye gitmek için, geldiğim yoldan dönerek gölün girişine kadar yürürüm, oradan da taksi tutarım diyordum. Ne de olsa o kadar ziyaretçi var, biri durur, beni girişe kadar atar herhalde diyordum. Fakat, gelirken fotoğraf çekeceğim diye gözden kaçırdığım, dönerken farkettiğim kapanlar bu hayalimi de suya düşürüp, fazladan bir 30 dakika yürümeme sebep olmuştu. Aslında balıkçı cafeden taksi çağırabilirdim. Fakat, büfedeki görevli, \"bir şey tutmaz abi ya taş çatlası 30-40 tl\" tutar dedikten sonra vazgeçtim. Çünkü, bir de Mogan Gölüne gidecektim ki bu da gölün girişinden 20 tl felan, toplamda 70 tl taksi için ödemiş olacaktım. Fakat, Eymir Gölü girişine kadar yürüyüp buradan kapıda bekleyen taksiye binerek Mogan'a 20 tl'ye gitmiştim. NOT : Göl içerisinde kahvaltı yapabileceğiniz birkaç yer bulunmaktadır. Eğer arabayla göle giriş yapmak istiyorsanız, yukarıda da bahsettiğimiz gibi aylık ücret ödemeniz gerekiyor. Araç stickerı için ödeyeceğiniz bu ücret biraz fazla olduğundan, yürüyün, bisiklete binin. Bu kadar para vermeye sanırım gerek yok. Eymir Gölü İletişim : 210 8128 210 2708 nolu telefon numaralarından ulaşabilirsiniz. Göl, Ankara'da yaşayan çiftlerin mutlaka tecrübe etmesi gereken, Ankara'ya gezmeye gelmiş turistlerin de, araçları varsa mutlaka uğramasını tavsiye edebileceğim yerlerden. Her iki türlü de, Ankara'da gezilecek yerler listenize eklemeniz gereken, temiz havasıyla, manzarasıyla, yemyeşil alanıyla kaçırmamanızı tavsiye ederim. NOT : Göl yoluna çıktığınızda otostop çekebilirsiniz. Bu yoldan otostop çekmek kolay 🙂 Yani, çok sık arabalar geçiyor. Fakat, hiçbiri göle gitmiyor. Bu yoldan, gölün ana yoluna 2-3 dakikada araçla gidilebiliyor. Yürüyecek olursanız da, 10-15 dakika felan sürecektir. Ankara'da daha gezilip görülecek ve yapılacak birçok şey bulunmakta. Ankara'da yapılacak şeyler adlı yazımıza da göz atarak süper turistik şeyleri de öğrenebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/finlandiya-gezilecek-yerler/\"", "text": "Kuzey Avrupa'nın en güzel ve en yaşanılabilir ülkelerinden biri olan Finlandiya, doğal güzellikleri ve Kuzey Işıkları ile ünlüdür. Kentsel yayılmayı sevenler için de Helsinki ve Turku gibi, büyük ve güzel şehirlerde de vakit geçirebilirsiniz. Bu iki şehir de, hem tarih, hem sanatseverlerin mutlaka göz atması gereken yerlerdir. Finlandiya'da gezilecek yerler adlı bu yazıda, ülkedeki doğal güzellikleri, en güzel şehirleri, gezilecek popüler noktaları ve tarihi yerleri de bulabilirsiniz. Şehirde gezilecek noktaların dışında yapılacak birbirinden güzel turistik aktiviteleri de bulabilirsiniz. Kış aylarında Finlandiya'yı ziyaret ediyorsanız, ülkenin dört bir yanındaki kayak merkezlerini ziyaret edebilir, Avrupa'nın en iyi kayak merkezleri ile tanışabilirsiniz. Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de bulunan, Sveaborg olarak da bilinen bu tarihi kale, şehirdeki en görkemli yerlerden. Burası, dünyanın en büyük deniz kalelerinden biri olarak bilinir ve oldukça eski bir yapıdır. Tarihi 1845'e yüzyıla kadar giden bu kaleye ulaşım için Helsinki'nin \"Pazar Meydanı\"ndan hareket eden, feribotları kullanabilirsiniz. Yolculuk en fazla 15-20 dakika sürmektedir. Tabi ki kale, Helsinki'nin en gözde turistik yerlerinden. Fakat sadece şehrin değil, Finlandiya'nın da en önemli yapıları arasındadır. Şimdilerde bir UNESCO Dünya Mirası Alanı olan bu kalenin az biraz tarihi hakkında bilgi verecek olursak; kale Finlandiya'nın \"İsveçli\" olarak bilindiği zamanlarda Rusları korkutmak amacıyla inşa edilmiş. Tabi, Ruslar korkmamış ve hem kaleyi hem de Finlandiya'yı ele geçirmiş. Daha detaylı bir tarih anlatımı için kalenin ziyaretçi merkezinde bulunan \"Görsel-İşitsel\" deneyimle başlayın. Daha sonra, kalenin surlarını, tünellerini ve müzelerini keşfedin. Hem tarih severlere, hem de sanatseverlere hitap eden bu kaleyi Finlandiya gezinizde listenize mutlaka ekleyin deriz. Finlandiya'nın Laponyo Bölgesi'nin başkenti olarak bilinen Rovaniemi, ülkenin en güzel yerleri arasındadır. Noel Baba'nın Evi olarak da bilinir ve Kuzey Kutup Dairesi'nde yer almaktadır. \"Geceyarısı Güneşi\" ile ünlü olan Rovaniemi, haziran ayının sonlarında güne Rovaniemi'nin üzerinde 24 saat boyunca kalmakta ve mayıs ayının sonundan ağustos ayının başına kadar tam anlamıyla hiçbir zaman hava kararmamaktadır. Yerel halk buna \"Beyaz Geceler\" der ve halk açık havada vakit geçirmenin keyfini sürmektedir. Eğer geceleri sevmeyen biriyseniz haziran ayı içerisinde Rovaniemi'ye mutlaka uğrayın. Finlandiya'nın en farklı yerlerinden biri olan Rovaniemi'ye sadece bu beyaz geceler için değil, ayrıca Laponya kültürünü öğrenebileceğiniz Arctic jeolojisi ve meteorolojisi hakkında daha fazla bilgi edinebileceğiniz bir müze olan, Arktikum Bilim Müzesi de ülkenin en ünlülerindendir. Burada, köpek yavrusu safarisi yapabilir, donmuş göllerde gezebilir ve en önemlisi Kuzey Işıkları'nı seyredebilirsiniz. Buraya gitmeyi planlıyorsanız da, mutlaka bölgedeki otellerde bir gece geçirin. Ayrıca otelinizin kuzey ışıkları için güzel bir manzaraya sahip penceresi olduğundan da emin olun. Ülkenin güneybatısında bulunan Turku, Finlandiya'nın en eski şehri ve 1812 yılına başkentlik yapmış bir şehir. Bu yüzden de şehir, daha çok tarihi yerleri ile dikkat çekmektedir. 800 yıllık tarihi ile ülkedeki en geleneksel Ortaçağ şehri olan Turku, sadece tarihi yapılarıyla değil, Art Nouveau ve Sibelius Müzesi gibi şehirdeki modern yapılarla da dikkat çeken bir şehir. Kentte bulunan nehir ise, birçoğu restorana dönüştürülmüş tarihi teknelerle ile kaplı ve turistlerin en favori adreslerinden biri. Ayrıca, limana yakın olan Turku Kalesi de, görülmesi gereken güzel yerlerden. Kale, tarihi 1300'lü yıllara kadar gitmekte. Fakat 16. ve 17. yüzyılda eklemeler ve genişletmeler yapılarak günümüzdeki haline kavuşturulmuş. Bu kale içerisinde \"Turku Tarihi Müzesi\"ni de görebilirsiniz. Kesinlikle Finlandiya gezi rotanızda olması gereken bu şehri kaçırmayın. Finlandiya'nın en güzel şehirlerinden biri olan Porvoo, ülkedeki en eski ikinci şehirdir ve tahmin edebileceğiniz üzere tarihi yerleri ile ön plana çıkmaktadır. Helsinki yakınlarındaki şehirlerden biri olduğundan, bu şehri günübirlik geziler ile rahatlıkla görebilirsiniz. Helsinki'ye ortalama 48 km uzaklıkta bulunan Porvoo, nehir kenarındaki küçük kırmızı renkteki ahşap binaların sıralandığı yer ile ünlüdür. Burası, şehrin en fotojenik yerlerinden biri. Şehirde görülmeye değer birçok tarihi ve turistik yer bulabilirsiniz. Bunlar arasında kaçırılmaması gerekenler ise, tepedeki Ortaçağ Katedrali ve Pazar Meydanı'dır. Ayrıca meydanda 2 tane de müze görebilirsiniz. Biri yerel tarih üzerine sergiler içerirken diğeri Edelfelt-Vallgren Müzesi'dir. Bu şehir günümüzde hala el sanatlarıyla ünlüdür. Bu yüzden de, şehir ziyaretinizden mağazaları ve bu el sanatlarının yapıldığı stüdyolara da mutlaka göz atın. Eğer yazın buraya gitmeyi planlıyorsanız, Helsinki'den buraya tekne ile giderek çok daha eşsiz bir yolculuk yapabilirsiniz. Finlandiya'nın şehirleri arasında en büyük üçüncü şehir olan Tampere, 1779 yılında endüstriyel bir yerleşim yeri olarak kurulmuş. İki göl arasında uzan bu güzel şehir, daha çok bir kasabadaymışsınız gibi hissettirir. Bu şehir daha çok açık hava tiyatrosu ve Finlandiya'nın en güzel festivalleri ile tanınmaktadır. Bunlardan en önemlisi ve en meşhur olanı da, \"Tampere Caz Happening\" adlı, kasım ayında yapılan Jazz festivalidir. Bu festivalde dünyaca ünlü Jazz sanatçılarının küçük salonlarda ve gece kulüplerinde sahne aldığını görebilirsiniz. Ayrıca şehirdeki Vapriikki Müzesi'ne de göz atmayı unutmayın. Bu müzede, doğal tarih ve diğer sergileri de bulabilirsiniz. Şehirde görülecek yerler arasında popüler olan diğer noktalar ise, Kaleva Kilisesi, Tampere Katedrali ve Yeşil kubbeli tuğla Ortodoks Kilisesi'dir. Bu 3 dini yapı da, şehirdeki en önemli ve en popüler yapılardandır. Oulujoki nehrinin ağzında, Bothnia Körfezi'nin batı ucundaki konumu ile doğal güzelliklere sahip olan Oulu, ülkenin gezilecek önemli şehirleri arasındadır. Daha çok tarihi yapıları ile ünlü olan bu şehirde yapılacak çok fazla turistik aktivite olmasa da, Hupisaari ve Ainola adası gibi eşsiz güzellikleri olan yerleri görebilir, eşsiz fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Doğayla baş başa kalabileceğiniz yerleriyle de ünlü olan bu şehirde, Tietomaa Bilim Merkezi ise, şehirdeki en fazla turist trafiğinin olduğu cazibe merkezlerindendir. Her yaştan turistin severek gezebileceği bir şehir olan Oulu'yu da, listenize mutlaka ekleyin deriz. Finlandiya gezisi için bir diğer güzel rota ise, ülkedeki en ünlü şehirlerden biri olan Hameenlinna'dır. 13. yüzyıldan kalma Tavastehus Kalesi ile ünlü olan bu şehir, birbirinden güzel tarihi yapıları ve yapılacak turistik aktiviteleri eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Tabi bu şehri ziyaret etmedeki en büyük gaye, Tavastehus Kalesi'dir. Kırmızı tuğladan yapılmış kendine özgü tarzı ile dikkat çeken yapı, özellikle tarih severler için ideal bir yer olsa da, güzel fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz yerleri ile de, fotoğrafçıların sevebileceği yerlerden. Şehirde bu kalenin dışında kaçırılmaması gereken yerlerden bazıları ise, Aulanko Doğa Koruma Alanı'dır. Finlandiya'daki ilk Ulusal Kent Parkı olan bu alan, bahçe parkı ve orman rezervinden oluşmakta. İngiliz tarzı ile dikkat çeken bu park, 1883-1938 yılları arasında inşa edilmiş ve yerli ağaçlar ile donatılmıştır. Eşsiz bir orman manzarası görmek isterseniz de, Aulangonvuori Tepesi'nde bulunan 30 metre yükseklikteki granit kuleye çıkabilirsiniz. Birkaç müzeye de ev sahipliği yapan bu şehri listenize ekleyin. Finlandiya'nın doğal güzelliklerinin ve kentsel yaşam alanının bir arada bulunduğu yer olan Vaasa, ülkedeki en güzel şehirlerden biri. Buradaki turistik noktaların büyük bir bölümü birbirine oldukça yakın bir konumda bulunmakta ve Vaasa gezisi için çok fazla zaman harcamanıza da gerek kalmaz. Tabi 1 gece geçirmek isterseniz de, şehirde birbirinden güzel otelleri ve diğer konaklama birimlerini bulabilirsiniz. Vaasa bir üniversite şehridir, bu yüzden de canlı ve dinamik bir şehir için hazırlıklı olmak şart. Burası, Finlandiya'nın en güzel gece hayatına ev sahipliği kentlerden biri. Özellikle hafta sonlarında aradığınız partiyi burada fazlasıyla bulabilirsiniz. Vaasa nüfusu 70 bin civarında olsa da, sanki şehirde 100 binlerce insan varmış gibi gelir. Özellikle şehrin en güzel ve en kalabalık meydanı olan \"Central Market Square\" hafta sonları hem yabancı turistlerin hem Fin turistlerinin akınına uğramaktadır. Vaasa halkı samimiliği ve sevecenliği ile tanınır ve nüfusun dörtte biri İsveç'çe konuşabilmektedir. Küçük, kolay gezilebilen bu şehri de, gezi rotanıza ekleyin deriz. Birçok turist, Finlandiya'yı sırf \"Kuzey Işıkları\"nı görmek için bile ziyaret etmektedirler. Haklılar da. Böylesine bir doğal güzelliği Finlandiya'ya kadar gitmişken de olmaz. Kuzey Işıkları'nı birçok noktadan görebiliyorsunuz. Fakat bu ışıkları görmek için tercih edilebilecek en iyi ve en ideal yer şüphesiz Laponya'dır. Laponya, bu ışıkları görebilme şansınızın en yüksek olduğu yerdir. Bu ülkeye sadece Kuzey Işıkları'nı görmek için gitmeyi planlıyorsanız, seyahat planınızı eylül ve mart ayları arasına gelecek şekilde düzenleyin deriz. Bu aylar arasında, ışıkları görme şansınız çok daha yüksektir. \"Snow Castle of Kemi\" olarak bilinen Lumilinna, ülkedeki en turistik yerlerden biridir. Buradaki kale, bir kaleden beklenildiği gibi, duvarlara, kulelere ve asma bir köprüye sahiptir. Fakat buranın ayrılacağı, her şeyin kardan ve buzdan yapılmış olmasıdır. Bu kale, her yıl eridikten sonra yeniden yapılmaktadır. Yani kaleyi ilkbahar zamanı dışında, yılın tüm zamanı görebilirsiniz. Kalenin dış yapısındaki güzellik kadar, iç yapısı da eşsiz bir mimariye sahip. Burada, tahtları, dört direkli karyolaları ve buz heykellerini görebilirsiniz. Hatta burada dilerseniz konaklayabilirsiniz. Finlandiya gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz turistik yerler, sadece bu 10 yer ile sınırlı değil. Bu ülkede daha birbirinden güzel doğal güzelikleri, farklı küçük şehirleri, kasabaları ve önemli gezilecek noktaları da bulabilirsiniz. Finlandiya gezinizi sadece Kuzey Işıkları ile sınırlamayın. Tüm şehirlere göz atmasanız da, en azın Helsinki ve Turku'ya göz atın. Daha fazla zamanınız varsa da, şehirler yerine ülkenin en doğal yerlerini keşfedin. Tarihe ve sanat düşkünseniz de, aradığınız deneyimi ülkenin birçok şehrinde bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/focada-nerede-kalinir/\"", "text": "Eskiden denizcilerin uğrak yeri olan, Ege'nin incisi Foça'da konaklama İzmir'in diğer tatil bölgelerine biraz daha uygun. Foça'da çok fazla konaklama birimi bulunmadığından seçim yapmak çok da zor olmuyor. Süper lüks otelleri burada bulamasanız da, modern ve şık otellerde aradığınız konforu bulabiliyorsunuz. Foça'da nerede kalınır ? adlı bu yazı ile bölgedeki en ideal ve en uygun 5 otel arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlıkla bulabilirsiniz. Mitoloji, tarih, deniz ve doğanın bir arada olduğu bu sahil kasabasında otel seçimi yaparken konfor ve konuk değerlendirme puanını ön planda tutmakta yarar var. Zaten Foça çok da büyük bir yer olmadığından tam olarak nerede konakladığınızın çok ama çok önemi de yok. Foça'da konaklama için birçok seçenek bulunmakta. Bunlar arasında en çok tercih edilen oteller olsa da, villalar ve pansiyonlar da düşünülebilecek ideal seçeneklerden. Foça'nın en samimi ve en popüler otellerinden biri olan Villa Dedem Hotel, süper konumu ve birçok olumlu konuk değerlendirmesiyle bölgede ilk düşünülmesi gereken otellerden oluyor. Otelin konuk yorumlarına baktığımızda daha çok konum, temizlik ve manzara otelin en dikkat çeken ve en sevilen yanı oluyor. Oda ücretlerinin de gayet uygun olduğunu hesaba katacak olursak, Foça için en ideal otelin Villa Dedem olduğunu söyleyebiliriz. Odalar klima, TV, uydu ve ücretsiz wifi gibi hizmetler de bulunmakta. Ayrıca otel Ege sahiline bakmakta. İster Foça merkeze isterseniz de koylara giden tekne turlarının yapıldığı yere çok kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz. Ayrıca unutmadan söyleyeyim Foça'ya kadar gidip de Siren Kayalıkları'na ve koylara giden turlara da katılmayı unutmayın. Foça'da güzel bir tatili oldukça uygun fiyata yapabileceğiniz otellerden biri olan Hanedan Beach Hotel, bölgedeki en cazip otellerden biri. Öncelikle bu otelin oda ücretlerinin erken rezervasyonlar ile çok daha uygun fiyata bulunabildiğini bilin. Daha sonra, oda ücretlerine sabah kahvaltısı ve akşam yemeğinin dahil olduğunu. Bir de üstüne otelin konuk yorumlarına bakacak olursanız, bu oteli tercih etmemek için hiçbir neden yok gibi duruyor. Bu otelden daha ucuza bir otel bulunur mu ? tabi ki bulunur. Fakat bu otelin verdiği hizmeti, konforu ve plajı başka bir otel verir mi ? orası meçhul. Bu yüzden, eğer orta bütçeli bir Foça tatili planlıyorsanız, tavsiye edebileceğim en ideal otel olan Hanedan Beach'e mutlaka bir göz atın derim. Bu otelin bir de mavi bayraklı özel plajı bulunuyor. Yani deniz, kum ve güneş keyfi için plaj aramanıza da gerek yok. Ayrıca otel içerisinde yüzme havuzu, çocuklar için yüzme havuzu ve bir de hamamın olduğunu unutmayın. Süper merkezi bir konumuyla konukların en çok beğendiği otellerden biri olan Huri & Nuri Hotel, Hangi otelde konaklamalı ? sorusuna en ideal cevaplardan biri diyebilirim. Otel, Beş Kapılar Kalesi ve Küçük Denize sadece 3 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani hem tatil için hem de kültür gezisi için Foça'ya gidiyorsanız, tercih edebileceğiniz en ideal otellerden biri. Küçük bir otel olmasına rağmen oldukça popüler otellerden biri olan Huri & Nuri Hotel'in oda ücretleri orta bütçeli otel arayanların tercih edebileceği türden. Bu otelde de erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak çok daha uygun fiyatlara odalar bulmak mümkün. Otelin konuk yorumlarına baktığımızda en çok sevilen özelliğin, temizlik, kahvaltı, güler yüzlü personel ve süper ötesi konum olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Birçok konuğa göre Foça'nın en iyisi olarak nitelendirilmesi de bu otelin en büyük artılarından. Ayrıca otelin 9.1 gibi süper yüksek bir konuk değerlendirme puanı olduğunu da unutmayın. Bizim Foça'da 1 gün konakladığımız bu otel tam anlamıyla mükemmeldi. Otel sahibi ve çalışanların güler yüzlülüğü sayesinde şikayetçi olmak gerçekten çok zor. Otel çok kalabalık olmadığından personel konuklar ile birebir ilgilenebiliyor. Bu sayede de Foça'nın en yüksek konuk değerlendirme puanını hak ediyor. Otelin almış olduğu 9.1 gibi yüksek bir puanı olması bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Otelin eksik yanı ise otoparkının olmaması. Biz araç ile gittiğimizden bizim için biraz sıkıntılı olmuştu. Fakat merkezde bulunan otellerin en büyük problemi de bu. Aracınızı otelinizden 7-8 dakika yürüme mesafesinde bir yere park ederek bu otelde konaklayabilirsiniz. Bu detaya takılmayacak olursanız, gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir otel diyebilirim. Otel Foça'nın tam merkezine 10 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani konum olarak gayet güzel bir yerde bulunmakta. Ayrıca deniz kıyısına süper yakın olması da otelin en büyük artılarından. Bunun yanında dilerseniz otelden bisiklet veya araba kiralamak da mümkün. Eğer yukarıdaki otellerden birini henüz tercih etmediyseniz ve erken rezervasyon yapabilecek bir durumunuz varsa ilk ve son olarak bu otele bakın derim. Beş Kapılar Kalesi'ne ve Küçük deniz'e sadece 4 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, konum olarak Foça'daki en ideal otellerden biri. Otelin barı teras katta bulunuyor. Ayrıca barın eşsiz bir de manzarası bulunmakta. Bademliköy'e de 2 km uzaklıkta olan bu otelin en büyük artısı, konuk değerlendirme puanı ve oda ücretleridir. Otelin servisi, konumu ve modernliğini göz önüne alacak olursanız, fiyat bakımından da gayet uygun. Ayrıca bu otelde de erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak çok daha uygun fiyatlara odalar bulmak mümkün. Otelin konuk yorumlarına baktığınızda otelin en çok beğenilen özelliğinin çalışanların güler yüzlü oluşu ve otelin samimi atmosferi olduğunu görebilirsiniz. Ayrıca otelin 9.4 gibi süper yüksek bir puanı olması da bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Foça'da konaklama ve otel tavsiyeleri listesinde aradığınız zevkte veya bütçede oteli bulamadınız mı ? o zaman tüm Foça konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/gaziantepte-nerede-kalinir/\"", "text": "Sırf yemek için gidilebilecek şehirlerimizden olan Gaziantep, tarihi yapılarıyla, lezzetli yemekleri ve Zeugma Mozaik Müzesi ile, turistlere eşsiz bir deneyim sunuyor. Gaziantep'te 120 TL'ye kadar çift kişilik otel odaları bulmak mümkün. Özellikle erken rezervasyon fırsatlarına denk gelecek olursanız %30'a varan fırsat indirimlerinden yararlanmak da mümkün. Gaziantep'te nerede kalınır ? adlı bu yazı ile, hangi otellerin erken rezervasyon fırsatlarının olduğunu, hangilerinin en yüksek reytinge sahip oteller olduğunu ve en önemlisi hangilerinin en iyi fiyat/fayda oranına sahip oteller olduğunu öğrenebilir, zevkinize ve bütçenize uygun olan oteli rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Gaziantep'te konaklama konusunda biraz daha seçici olmanız gerekiyor. Bu yüzden de düşük bütçeli otellerden biraz daha uzak durmakta yarar var. Sonuçta otel kavramı Gaziantep'te çok gelişmiş denemez. Şehir merkezine 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, az da olsa lüks bir otel arayanların tercih edebileceği uygun otellerden. Gayet şık ve modern odalarıyla bir hayli popüler olan bu otelde, erken rezervasyon yaparak 250-400 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulabilirsiniz. Bey Mahallesi'ne 2 ve Zeugma Mozaik Müzesi'ne 3.5 km uzaklıkta bulunan bu otel, Antep'teki birçok turistik yere de yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani, Antep'e kültür gezisi için geliyorsanız, konum olarak tercih edilebilecek en ideal otellerden. Bu otelin 8.9 gibi yüksek bir puanı olması da, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Konukların bu otelde en çok beğendiği şey ise, konforlu ve lüks odalarıyla, personelin süper ötesi ilgisi. Şehir merkezinde şık ve lüks bir otelde konaklamak ve fazla bir ücret ödemek istemiyorsanız, Dedeman Park Hotel, Antep'teki en ideal oteliniz olacaktır. Bu otelde, erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak 200-240 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Bayazhan Kent Müzesi, Bey Mahallesi ve diğer turistik yerler 15-20 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, Gaziantep'te nerede kalmalı ? sorusuna güzel bir cevap olacaktır. Özellikle lüks otellere süper uçuk fiyatlar ödemek istemeyenler için. Bu otelin 8.3 gibi yüksek bir puanı olması da, otelin Antep'teki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olduğunun en büyük kanıtı. Otel isminde Hilton kelimesi geçince, hep o otellerin süper pahalı ve lüks otel olduğu genel olarak doğrudur. Fakat, bu otel, şehirdeki en uygun fiyatlı otellerden. Bu otelde, erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak 160 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Otel, gayet lüks ve modern bir otel olmasına rağmen, bu fiyata bu otelde konaklayabiliyor olmanız otelin en popüler özelliği. Birçok turistik yapıya yürüme mesafesinde bulunan bu otel, şehirdeki en popüler 2 otelden biri. 8.8 gibi süper yüksek bir puanıyla, tereddütsüz tercih edilebilecek en ideal otel diyebilirim. Gaziantep'te en güzel otel tavsiyelerinden biri olan Tuğcan Hotel, Gaziantep ve Bayazhan Kent Müzesi'ne 30 saniye yürüme mesafesinde ve diğer turistik yapılara da en fazla 2 km uzaklıkta bulunuyor. Süper konumu ile dikkat çeken bu 5 yıldızlı otel, lüks otel olarak bilinse de, ekonomik oda fiyatları gayet uygun. Özellikle erken rezervasyon fırsatı olan bu otelde, %25'e varan indirimlerden yararlanabilirsiniz. Bu otelde, 220 TL'ye kadar uygun çift kişilik odalar bulmak da mümkün. Bu otelin 8.6 gibi yüksek bir puanı ve süper olumlu konuk yorumlarının olması, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Bu otelde, 220 TL'ye kadar çift kişilik odaları rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Birçok şehirde olduğu gibi, Gaziantep'te bir hayli popüler olan Ibis Hotel, Gaziantep otel tavsiyesi için önerebileceğim en ucuz tesislerden. Gaziantep Arkeoloji Müzesi'ne 300 metre uzaklıkta bulunan bu otelden, Mutfak Müzesi, Bey Mahallesi ve Almacı Pazarı gibi süper turistik yerlere yürüyerek 10-15 dakikada rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Otelin, hem ucuz olması, hem de süper merkezi bir konumda bulunması bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Ayrıca otelin, 7.8 gibi yüksek bir puan da, rezervasyon yaparken dikkate almanız gereken en önemli özelliklerden. Bir asırlık konak içerisinde bulunan bu otel, Gaziantep Kalesi'nin hemen yanında bulunuyor. Bakırcılar Çarşısı, Cam Eserleri Müzesi ve Mutfak Müzesi gibi turistik yapılara 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu farklı konseptteki otel, konum bakımından tercih edilebilecek en ideal otellerden. Bu otelde 200 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Otel bir hayli popüler olduğundan dolayı, erken rezervasyon yapmadan aradığınız odayı bulmak da pek kolay olmuyor. Gaziantep'teki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olan Ali Bey Konağı'nın 9.1 gibi süper yüksek bir puanı ve süper olumlu konuk yorumları bulunuyor. Sırf bu puana bakarak bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Şehir merkezine 2 km uzaklıkta bulunan bu lüks otel, Antep'teki en popüler otellerden. Gaziantep Müzesi ve Arkeoloji Müzesi gibi turistik yapılara 1 km uzaklıkta bulunan bu otel, konum olarak da tercih edilebilecek en ideal otellerden. Şık ve modern odalarıyla hizmet veren bu otelin, 8.5 gibi yüksek bir puanı olması da, rezervasyon yaparken dikkate almanız gereken olumlu özelliklerden. Gaziantep'te nerede kalınır ? sorusuna en güzel verilebilecek 7 cevap bunlardan ibaret diyebilirim. Otel seçimi yaparken en çok önem vermenizi tavsiye edebileceğim konu, otelin konumu, müşteri yorumları ve otelin ortalama puanı olacaktır. Ayrıca, bu şehirde 4 ve 5 yıldızlı otellerde gayet uygun olduğundan dolayı, çıtanızı pek düşürmenizi tavsiye etmem."} {"url": "https://gezicenga.com/guney-avrupa-gezilecek-sehirler/\"", "text": "Güney Avrupa'da gezip görülecek birbirinden turistik şehirleri bulabilirsiniz. Kimisi dünyaca ünlü, kimisi daha az turistik ve keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerle dolu şehirlerden. Akdeniz iklimine sahip bir gezi planı yapıyorsanız, Güney Avrupa bunun için en ideal destinasyon olacaktır. İtalya, İspanya, Yunanistan'ın bazı bölümleri ve çok daha fazlasıyla eşsiz bir Akdeniz tatili planı listedeki 20 şehre göz atabilirsiniz. Güney Avrupa denince akla ilk gelen şehirlerden biri şüphesiz, dünyaca ünlü turistik noktaları ile dikkat çeken Roma oluyor. Bu şehir, her yaştan turistin severek doyasıya gezebileceği şehirlerden bir tanesi. Kolezyum'u, Pantheon'u, Trevi Çeşmesi ve çok daha fazlasıyla İtalya'da gezilecek yerler arasında en çok sevilen şehirdir. Roma'da yapılacak birbirinden güzel turistik aktiviteleri de bulabilirsiniz. Biraz kalabalık ve turistik bir şehir olduğundan dolayı, bazen bunaltıcı olabilen Roma gezisi için en azından 3 gününüzü ayırmanızda da yarar var. Özellikle şehirdeki önemli yerlerin hepsini görmeyi planlıyorsanız, bu şehir için biraz zaman ayırmanızda yarar var. Roma, diğer İtalya şehirlerine ulaşım için de en ideal destinasyonlardandır. Bu yüzden, İtalya turu için de Roma ile gezinize başlayabilirsiniz. - Göz At : Roma gezilecek yerler Barselona, ünlü mimar Gaudi sayesinde Güney Avrupa'nın en sevilen şehirlerinden biri. Birbirinden güzel tarihi ve turistik yapılarıyla, her yaştan turistin sevebileceği bu şehir, İspanya'nın en çok ziyaret edilen şehri olarak da bilinmektedir. Barselona, Katalan mutfağını en iyi deneyimleyebileceğiniz şehirdir. Birbirinden güzel tapaslarıyla ünlü bu şehirde, diğer İspanyol yemeklerini de deneyebilirsiniz. Barselona'nın en sevilen eserleri, Casa Batllo, Casa Mila, Sagra Familia Kilisesi ve Park Güell olsa da, bu şehirde görebileceğiniz daha birçok Gaudi eseri bulunuyor. Aslında Barselona'yı Barselona yapan da Gaudi'nin bu birbirinden değerli eserleridir. - Göz At : Barselona gezilecek yerler Yunanistan'ın başkenti ve en güzel şehirlerinden biri olan Atina da, Güney Avrupa'da görülebilecek en güzel şehirlerden biri. Atina, Yunanistan'ın en çok ziyaret edilen şehirlerden biri. Bunun en önemli nedeni, şehirdeki tarihi ve antik kalıntılar olsa da, Atina, Yunan adalarına ve diğer Yunan şehirlerine ulaşım için de ideal bir üstür. Yaklaşık 3500 yıllık tarihiyle eşsiz bir deneyim sunan Atina'nın en gözde yapısı şüphesiz Akropolis'tir. Hem Atina'nın hem de Yunanistan en önemli yerlerinden biri olan Akropolis'i görmeden de Atina'dan ayrılmayın. - Göz At : Atina Gezilecek Yerler Portekiz'in başkenti Lizbon, daha çok alışveriş severler için tercih edilen şehirlerden biri olarak biliniyor olsa da, bu şehir eşsiz bir kültür deneyimi sunmaktadır. Güney Avrupa'daki bu kıyı kenti, Rio Tejo'nun muhteşem manzarasına sahip yedi yamaçları ile de ünlüdür. Baixa ve Rossio Lizbon'un en güzel ve en hareketli bölgelerinden. Bu iki bölge, şehrin kalbinin attığı yerlerden biri olduğu gibi, şehirdeki birçok turistik ve tarihi yere de ev sahipliği yapmaktadır. Bu şehirde çok fazla mahalle ve semt bulunuyor. Her biri birbirinden güzel ve kendisine özgü özelliklere sahiptir. Mesela Chiado, şehirde alışveriş ve yemek için en çok tercih edilen yerlerdendir. Turistleri en fazla görebileceğiniz bu mahallede birçok tarihi yapıyı da bir arada görebiliyorsunuz. Cais do Sodre adı verilen mahalle ise, eskiden Lizbon'un kırmızı ışık bölgesi olmasına rağmen, şimdi sınırsız bar ve restoranlara sahip bir hipster mahallesi olarak hizmet veriyor. Lizbon'da gece hayatı için bir planınız varsa, mutlaka bu bölgeye de göz atın. Burası, aileler için çok popüler olmadığı söylenir. Ancak, son yıllarda yapılan turizm çalışmaları sayesinde, bu mahalle çok daha aile dostu bir bölge haline gelmiştir. Son olarak Belem, masal gibi muhteşem yapılara sahip bir Unesco Dünya Mirası Alanıdır ve Lizbon ziyaretinizde kesinlikle görülmeye değer yerlerdendir. Daha Lizbon'da birçok semti ve mahalleyi bulabilirsiniz. Ancak, bu mahalleler şehirdeki en bilindik ve en turistik olanlardır. Gelelim İspanya'nın en iyi alışveriş şehirlerinden biri olan Madrid'e. Madrid, ülkedeki en pahalı iki şehirden biri olduğu gibi, daha çok alışveriş tutkunlarının ziyaret ettiği bir şehir olarak anılır. Burası, alışveriş konusunda Paris'e kafa tutacak bir şehir. Dünyaca ünlü markaları bulabileceğiniz alışveriş caddeleri ve merkezleriyle çok çabuk sevebileceğiniz şehirlerden. Madrid, bir alışveriş şehri olduğu kadar, Güney Avrupa'da gece hayatı veya kültür gezisi için de tercih edilebilecek en güzel şehirlerdendir. Birbirinden güzel tarihi ve turistik yerleri, Gran Via alışveriş caddesi, Puerta del Sol gibi popüler meydanları, sarayları ve çok daha fazlasıyla sıkılmadan 2-3 günününüzü geçirebileceğiniz muhteşem bir şehir. Madrid, müzeleriyle de dikkat çeken bir şehirdir. Prado Müzesi, dünyaca ünlü bir müzedir ve Madrid'in en sevilen turistik yerlerindedir. Burada, dünyaca ünlü birçok sanatçıya ait birbirinden değerli koleksiyonları da görebiliyorsunuz. Müzenin bulunduğu bina ise, başlı başına göz atılabilecek bir yer. - Göz At : Madrid gezilecek yerler Milano, Güney Avrupa'daki en iyi alışveriş şehirlerinden bir diğeridir. Tıpkı Madrid'de olduğu gibi burada da, dünyaca ünlü markalara ev sahipliği yapan alışveriş caddelerini ve merkezlerini de bulabilirsiniz. Milano, ülkedeki en çok ziyaret edilen şehirlerden biri olduğu gibi, ayrıca en pahalı şehirlerden biri. Özellikle alışveriş için bu şehri ziyaret eden çok fazla turist olduğundan dolayı, şehirde otel ve diğer konaklama birimleri ciddi anlamda pahalı olabilmekte. Özellikle yaz aylarında bu şehirde uygun fiyatlara otel odaları bulmak çok zor. Güney Avrupa'daki moda ve tasarımın merkezi olan Milano, ülke için finansal bir önem de taşımaktadır. Şehir, İtalya 1861'de birleştiğinde, endüstrinin ve kültürün ayrılmaz bir parçası haline gelen hikayeye sahiptir. Leonardo da Vinci'nin ünlü freskleri Son Akşam Yemeği'ne ev sahipliği yapar. Çizimlerinin bir koleksiyonunu güney Avrupa'daki ilk halk kütüphanesinde, Biblioteca e Pinacoteca Ambrosiana'da bulabilirsiniz. Bunlara göz atarken, 135 kulesi ve 3400 heykeliyle Gotik bir katedral olan Duomo gibi güzel mimarileri de mutlaka ziyaret edin. Milano aynı zamanda sofistike ama modern bir şehirdir. Bunun yanında, yemek konusunda da ülkedeki en iyi restoranlardan bazılarına ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür. Michelin yıldızlı restoranlardan modern bistrolara ve geleneksel yemek mekanlarına kadar her şeyi bulacaksınız. Yüzyıllarca göçmen bölgeye yeni lezzetler getirdiğinden, şehir Güney Avrupa'daki en çeşitli yemek sahnelerinden birine sahiptir. - Göz At : Milano gezilecek yerler Güney Avrupa'nın küçük sevimli bir ada ülkesi olan Malta da, her yaştan turistin severek gezebileceği bir yer. Zengin tarihi, kültürü ve tüm yıl boyunca güzel hava koşulları ile, dilediğiniz zaman ziyaret edebileceğiniz bir yer. 3 adadan oluşan Malta'da, Akdeniz'in en güzel plajlarından bazılarını da bulabilirsiniz. Ayrıca, genç nüfusu sayesinde gece hayatı için de Güney Avrupa'daki en iyi partilerden bazılarını bulabilirsiniz. Ziyaretiniz boyunca eğlenebileceğiniz çok sayıda etkinlik, manzara ve daha fazlasıyla, her biri benzersiz bir his sunan çok sayıda muhteşem tatil köyü arasından seçim yapabilirsiniz. Sıcakkanlı bölge halkı misafirperverliği ile de ünlüdür. Yalnız seyahat eden gezginlerin, çiftlerin ve ailelerin başından sonuna kadar gerçekten unutulmaz bir deneyim yaşamasını sağlayan Malta'yı da Güney Avrupa'da görülecek yerler listesine ekleyebilirsiniz. Romantik bir Güney Avrupa turu mu planlıyorsunuz ? o zaman listenize eklemeniz gereken ilk yerlerden biri olan Yunanistan'ın en güzel, en pahalı ve en havalı adası olarak ün yapmış Santorini'ye göz atabilirsiniz. Santorini, sadece Yunana Adaları arasında değil, Güney Avrupa'daki en güzel tatil destinasyonlarından biridir. Santorini, balayı çiftlerinin en favori adalarından biridir. Hatta işi biraz daha abartan birçok çift düğünlerinde bu adada yapmaktadır. Tabi akıl almaz fiyatlara. Ancak bu ada, sadece çiftler için değil, aileler ve yalnız seyahat eden gezginlerin de sevebileceği bir adadır. Santorini, genel olarak aşırı pahalıdır. Hatta, Güney Avrupa'daki en pahalı ada desek abartmış olmayız. Bu adada konaklama ücretleri ciddi anlamda pahalı olabiliyor. Özellikle adanın yüksek sezonu olan temmuz ve ağustos aylarında bu adada konaklayacak uygun yer bulmak adeta sanat işi. Bu yüzden, lüks bir tatil yapabilecek bütçeniz varsa, birbirinden güzel manzaralara, plajlara ve harika bir atmosfere sahip olan Santorini'ye göz atın. Pahalı olduğu kadar etkileyici de olan bu adayı seveceksiniz. - Göz At : Santorini gezilecek yerler Venedik, sadece İtalya'nın değil, Güney Avrupa'nın da en turistik şehirlerinden biridir. Birbirinden güzel kanal turları, tarihi yapıları ve müzeleriyle eşsiz bir deneyim sunan bu şehirde yapılacak birçok turistik aktiviteyi de bulabilirsiniz. Venedik de, Güney Avrupa'daki en romantik şehirlerden bir tanesi. Özellikle kanal turlarıyla farklı bir atmosfer sunan bu şehirde, çift olarak yapılacak birçok şeyi de bulabilirsiniz. Şehirdeki Murano ve Burano adası, en çok çiftlerin ziyaret ettiği, rengarenk evlerin olduğu yerlerdir. Buraların dışında, Büyük Kanal ve Rialto Köprüsü gibi yerler de, Venedik'in romantik yerleri arasında sayılmaktadır. Bu şehir çok kalabalık. Fakat Venedik çok büyük bir şehir olmadığından dolayı da, bu kalabalık biraz bunaltıcı olabilmektedir. Ancak, gördüğünüz manzara ve atmosfere kesinlikle değecektir. Venedik, San Marco Meydanı ile ünlüdür. Burası, şehirdeki tarihi yapıların büyük bir bölümüne ev sahipliği yapan meydandır. Dükler Sarayı, San Marco Bazilikası, Ahlar Köprüsü ve daha birçok tarihi yapıyı burada görebilirsiniz. Eğer bu şehirde tek bir şey yapmayı planlıyorsanız, o da bu meydanı ziyaret etmek olmalıdır. - Göz At : Venedik gezilecek yerler Son zamanlarda İspanya'nın trend şehirlerinden biri olan Sevilla, ülkedeki en tarihi dolu yerlerden biridir. Flamenko dansının Güney Avrupa'daki başkenti olan Sevilla'da da yapılacak birçok şey var. Dansın tarihi hakkında bilgi edinmek için Museo del Baile Flamenco'ya göz atmakla başlayabilirsiniz. Alternatif olarak, bir gösteri yakalamak için Casa de la Memoria, Casa de la Guitarra veya La Casa del Flamenco'ya bakabilirsiniz. Şehrin tarihinin bir başka büyük kısmı, 11 asır önce inşa edilmiş bir saray olan Real Alcazar. Güzel bir manzara, Hıristiyan ve Mudejar mimarisinin bir kombinasyonuna sahip olan bu saray, şehirdeki en iyi ve en güzel yapılardandır. Barrio de Santa Cruz, Plaza de la Alfalfa ve Alameda de Hercules akşamları oturup bir şeyler içebileceğiniz birbirinden güzel ve hoş aile dostu barlara ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür. Semana Santa ve Feria de Abril gibi yıllık festivaller Güney Avrupa'nın en heyecan verici festivallerinden bazıları. - Göz At : Sevilla gezilecek yerler Güney Avrupa'nın bir diğer sevilen İspanyol şehirlerinden biri olan Malaga da, listenize ekleyebileceğiniz en güzel yerlerden. Tarihi ve kültürüyle popüler olan bu şehir, birbirinden güzel tarihi yapıları, müzeleri, meydanları ve Tivoli World gibi eğlence dolu yerleriyle, her aile bireyinin sevebileceği bir şehir. Şehrin en dikkat çeken ve en turistik olan yapısı, şüphesiz Alkazaba adlı kaledir. Hammudi hanedanı tarafından 11. yüzyılada inşa edilmiş bu kalenin yanı sıra, Malaga Katedrali, Picasso müzesi ve Antik Tiyatro gibi yerler de, Malaga gezinizde göz atabileceğiniz güzel yerlerden. Güney Avrupa'nın kültürel noktalarından biri olan Malaga, Pablo Picasso'nun doğum yeri olma bakımından da oldukça önemlidir. Malaga'nın tarihine daha fazla göz atmak için, şehri gözden geçiren iki tepe kalesini, Alcazaba ve Gibralfaro'yu ziyaret edin. Her ikisi de ortaçağ Mağribi yapılarıdır, ancak Gibralfaro artık sadece harabelerden ibarettir. Eski ve yeninin güzel bir karışımı olarak da bilinen bu şehirde, Antik yapılar, Costa del Sol plajlarındaki yüksek katlı oteller ve tatil köyleri arasında yer almaktadır. Bunun yanında şehrin gece hayatı Güney Avrupa'daki en iyiler arasındadır. Eski şehirdeki Plaza de la Constitucion ve Plaza de la Merced, bulabileceğiniz en çılgın barlardan bazılarına sahiptir. Aynı bölgelerde birbirinden güzel restoranları ve tapas barlarını da bulabilirsiniz. İtalya'nın en gözde ve en turist kalabalığına sahip şehirlerinden biri olan Floransa, ülkedeki turizmin en önemli olduğu yerlerden. Birbirinden güzel sanat eserleri, uffizi müzesi, sarayları ve en önemlisi Floransa Katedrali ile ünlü olan bu şehirde yapılacak birçok turistik aktiviteyi bulabileceğiniz gibi, görülecek de birçok yer bulabilirsiniz. Floransa için genelde 2 günlük bir süre ayrılmaktadır. Fakat, yeteri kadar bütçeniz varsa, bu şehir için en azından 3 gününüzü ayırın deriz. Floransa, sindirilerek gezebileceğiniz şehirlerden. Yani öyle aceleye gelecek bir şehir değil. Bu şehir, Toskana şehridir ve Güney Avrupa'daki Rönesans sanat ve mimarisi için en iyi şehirlerden biridir. Aslında, şehrin çoğu Rönesans döneminden beri değişmeden kaldı ve yine de Arnavut kaldırımlı sokaklar, 15. yüzyıl sarayları ve bazilikalar bulabilirsiniz. Avrupa'nın en büyük Rönesans eseri koleksiyonuna sahip olan Uffizi Müzesi/Galerisi ise, bu şehri ziyaret etme amaçlarınızdan biri olmalı. Binlerce esere ev sahipliği yapan Uffizi Müzesi'ni görmeden Floransa geziniz yarım kalır. Bunun yanında, Galleria dell'Accademia, Michelangelo'nun ünlü heykeli Davud'a ev sahipliği yapar. Signori Meydanı'nda göreceğiniz Davud Heykeli ise, orijinal değildir, bir kopyadır. Floransa'da yemek ise, birçok İtalya şehrinde olduğu gibi, gayet lezzetli ve çeşitlidir. Bu şehirde, İtalyan yemeklerinin ve pizzalarının en ünlüsünü ve en lezzetli olanlarını bulabilirsiniz. - Göz At : Floransa gezilecek yerler Çarpıcı İtalyan Rivierası'nda yer alan Cenova, Roma'nın, Venedik'in ve Amalfi Sahili'nin de dahil olduğu İtalya'nın önemli turistik yerlerinin karmaşasından kaçmak için mükemmel bir yerdir. Güney Avrupa'nın en güzel kaçamak şehirlerinden biri olan Cenova, biraz daha sakinliği ve huzuru ile tanınan şehirler arasındadır. İtalya'nın kuzeybatısında yer alan büyük bir liman kenti olan bu son derece az yer kaplayan yer, kaşif Christopher Columbus'un Atlantik Okyanusu'ndaki yolculuğuna ilk kez yelken açtığı yer olarak bilinmektedir. Bunun yanında, otantik İtalyan mutfağına sahip olmasıyla da, yemek konusunda eşsiz bir deneyim sunan Cenova, Güney Avrupa'da gidilebilecek en güzel şehirlerden bir tanesi. Cenova, daha çok kültür ve tarih severlerin uğrak yerlerinden biri olarak bilinse de, bu şehirde her yaştan turistin sevebileceği turistik aktiviteleri de bulabilirsiniz. Lizbon ve Algarve şüphesiz Portekiz içinde en çok ziyaret edilen seyahat noktaları olsa da, ülkenin gizli mücevheri Porto'yu unutmamalısınız. Lezzetli yemeklerin ve çeşitli liman çeşitlerinden birinin tadını çıkarmak için ideal bir yer olan Portekiz kültürüne kendinizi kaptırmak istiyorsanız kesinlikle hayal kırıklığına uğramayacaksınız. Bu büyüleyici şehir, her yaş için çok şey sunuyor güzel sahil şeridi ve sıcakkanlı bölge halkı ziyaretinizi daha da özel kılıyor. Dom Luis I köprüsü, Porto'da en güzel manzaraları seyredebileceğiniz yerlerden. Ayrıca şehirdeki en fotojenik yerlerden biri olarak bilinir. Bu yüzden, bu köprüyü görmeden de Porto'dan ayrılmayın. Yunan Adaları arasında en pahalı adalardan biri olan Mykonos, en az Santorini kadar popüler ve güzeldir. Birbirinden güzel gün batımı manzaraları, eşsiz plajları ve Yunan kültürü ile eşsiz bir tatil sunan Mykonos da, Güney Avrupa'da gezilecek yerler listenizde yer alması gereken güzel bir destinasyondur. Mykonos, Mikonos olarak da bilinir ve Ege Denizi'nin ortasında bulunan Kikladlar grubunun bir başka güzel Yunan adasıdır. Rüzgar adası olarak da bilinen ada, Avrupa'nın en iyi gece hayatından birini sunduğu için parça severler arasında oldukça ünlüdür. Hedef, birçok eşcinsel plajı ve kulüpleri sunduğu için LGBT topluluğu arasında da ünlüdür. Mikonos, Ege Denizi'nin en çok ziyaret edilen adalarından biridir. Son zamanlarda özellikle Türk turistlerin akın ettiği bu güzel ada da, Yunan adaları içerisinde romantik bir tatil yapabileceğiniz yerlerdendir. Birbirinden güzel tavernaları, sonsuz deniz manzaraları şık ve lüks otelleri ve çok daha fazla otantik atmosferiyle çiftlerin en sevdiği adalardan bir tanesi. Sırbistan'ın başkenti ve en güzel şehri olan Belgrad, daha çok gece hayatı ve ucuz içkileriyle tanınan şehirlerden biri olsa da, burası ucuz yemekleri ve ucuz konaklama birimlerini de fazlasıyla bulabileceğiniz bir şehir. Güney Avrupa'nın en ucuz şehirlerinden biri desek abartmış sayılmayız. Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği noktada yer alan Belgrad, tarihi dokusu, savaştan kalma izleri ve eşsiz yemekleriyle 3 gününüzü sıkılmadan geçirebileceğiniz güzel şehirlerden bir tanesidir. Belgrad'ın gece hayatı da Güney Avrupa'daki en iyiler arasında sayılıyor. Bunun en önemli sebebi ise, içkilerin ucuz oluşu. Aslında içkiler her ne kadar ucuz olsa da, gece kulüplerindeki içecekler çok daha pahalı olabilmekte. Tabi yine de ortalamanın altında olduğundan dolayı, ucuz diye sayabiliyoruz. İtalya'nın batı kıyısında Tiren denizine bakan Napoli, eşsiz mimari yapıları, kültürü, tarihi ve manzarasıyla Güney Avrupa'daki en güzel şehirlerden bir tanesi. Son zamanlar özellikle çiftlerin ve ailelerin tercih ettiği destinasyonlardan biri olan Napoli'de, kartpostallık fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz birbirinden güzel yerleri de bulabilirsiniz. Yeraltı Mezarlığı, Sansevero Şapeli ve Castel Ovo ile öne çıkan bu şehir, yeme içme konusunda da ülkenin diğer şehirlerini aratmıyor. Napoli'nin en önemli yerlerinden biri de, Lungomare adı verilen sahil şerididir. Burası birbirinden güzel manzaraları seyredebileceğiniz, güzel fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz ve eşsiz bir gün batımı manzarası seyredebileceğiniz yerlerdendir. Hırvatistan'ın başkenti ve en güzel şehirlerinden biri olan Zagreb, son yıllarda Güney Avrupa'da trend olan şehirler arasındadır. Bir öğrenci merkezi olmasından dolayı da şehir oldukça hareketli ve canlıdır. Zagreb'de gece hayatı için ise, birbirinden güzel barları, gece kulüpleri ve hafta sonu partilerini bulabilirsiniz. Özellikle cuma günleri bu şehirde yapılan partiler, Güney Avrupa'daki en ünlü partiler arasındadır ve farklı birçok şehirden sırf bu parti için şehri ziyaret eden genç turistleri görmekte mümkün. Neoklasik ve Sovyet beton binaları ile ünlü olan bu güzel şehir, Makedonya'nın en güzel ve en karmaşık şehirlerinden. Makedonya Meydanı ile ünlü olan bu şehirde gezip görülebilecek birbirinden güzel yerleri bulabileceğiniz gibi yapılacak birbirinden güzel turistik aktiviteleri de bulabilirsiniz. Üsküp'te Güney Avrupa'daki en popüler şehirlerdendir. Burası, dört köprüsü ve Makedonya Meydanı ile ünlü olan bir şehir. Özellikle şehirdeki köprülerden güzel fotoğraf kareleri de yakalayabiliyorsunuz. Bunun yanında, Türk Çarşısı, şehirdeki en çok ziyaret edilen yerlerden biri olarak bilinir ve en önemli yerlere de yakın bir konumda bulunmaktadır. Üsküp'ten hediyelik birkaç şey almayı planlıyorsanız, bu çarşıya mutlaka göz atın deriz. Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna, Türkiye'den en çok turiste ev sahipliği yapan şehirlerden biridir. Latin Köprüsü ve Başçarşısı ile ünlü olan bu şehirde görülecek birçok turistik yer var. Saraybosna, hem Osmanlı hem de Avusturya Macaristan İmparatorluğu izleriyle harmanlanan batılı bir şehirdir. Güney Avrupa'daki en çok sevilen şehirlerden biri olan Saraybosna'yı da listenize eklemeyi unutmayın. Güney Avrupa'da gezip görülebilecek daha birçok şehri listeye eklemek mümkün. Fakat, ilk olarak listedeki bu 20 yer ile güzel bir gezi rotası oluşturmaya başlayın deriz."} {"url": "https://gezicenga.com/hallstatt-gezilecek-yerler/\"", "text": "Eşsiz manzaraların harika bir koleksiyonuna sahip olmasıyla ünlü olan Hallstatt, küçük bir alp köyü olmasına rağmen, günübirlik gezilere sığdırılamayacak kadar güzel bir yerdir. Ahşap evler boyunca sokaklarda dolaşmak, geniş buz mağarasını keşfetmek ve dağ manzarası eşliğinde yürüyüş yapmak bu güzel köyde yapılacak en güzel şeylerden. Hallstatt genellikle, turistlerin Salzburg veya Viyana'dan günübirlik turlar ile ziyaret ettiği bir köy. Siz de birçok turistin yaptığı gibi, bu köye 1 günlüğüne gidiyorsanız, en azından sabahın erken saatlerinde köye gittiğinizden emin olun ki, bu güzel köyü tam anlamıyla keşfedebilmek için yeterli zamanınız olsun. Şüphesiz köyün en güzel manzarasını sunan yer, Hallstatt Gölü'dür. Avusturya'nın Salzkammergut bölgesindeki muhteşem bir dağ gölü olan Hallstatter See Dachstein sıradağlarının kuzey eteklerinde yer almaktadır. 125 metre derinliğe kadar inen, 1-2 km genişliğinde ve 8.5 km uzunluğunda olan bu göl, fiyort benzeri bir karakter veren dik ağaçlık yamaçlarla çevrilidir. Gölün kıyı şeridine bakan güzel köylerden en popüler olanları ise, eski kilisesi ve pazar meydanı ile Obertraun, Steeg ve Hallstatt'tır. Tarih açısından da Alplerin en önemli gölü olan Hallstatt, çok sayıda plajı ve dağ manzarası sayesinde uzun zamandır, turistlerin en favori adreslerinden. Burada turist olarak yapılacak en güzel aktiviteler ise, balık tutma, dalış ve tekne gezintisine çıkmaktır. Motorlu teknelere izin verilmiyor olsa da, pedallı veya elektrikli tekneleri kiralayarak da romantik bir göl turuna çıkabilirsiniz. Huzur ve sessizlik için mükemmel bir deneyim sunan bu gölü mutlaka listenize ekleyin deriz. Hallstatt'ın tarihi kent merkezinde bulunan Pazar Meydanı, şehirdeki en önemli noktalardan biridir. Burası, şehrin kalbinin attığı yer olarak bilinir ve köyün en canlı yeridir. Meydan, Kutsal Üçleme Heykeli ile ünlüdür ve meydan çevresinde birbirinden eski yapıları görebilirsiniz. Ayrıca meydan, Hallstatt'taki en kalabalık turist trafiğine ev sahipliği yapan yerdir. Burada, tarihi binaların yanı sıra, birbirinden güzel restoranları ve kafeleri de bulabilirsiniz. Özellikle yaz aylarında Hallstatt'ı ziyaret ediyorsanız, dışarıdaki masalarda turist kafilelerini fazlasıyla görebilirsiniz. Bunun yanında meydan, Hallstatt'ta alışveriş için de en popüler noktalardan biridir. Hallstatt anısına birkaç şey almayı veya hediyelik eşyalara göz atmak isterseniz, meydan çevresindeki küçük mağazalara mutlaka göz atın deriz. Yıl boyunca çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmasıyla da ünlü olan meydan ve çevresi, konaklama konusunda da turistlerin en çok tercih ettiği bölgelerdendir. Burada, hemen hemen her bütçeye uygun konaklama birimlerini bulabiliyor olsanız da, biraz merkezi bir yer olduğundan dolayı, konaklama fiyatlarının biraz daha pahalı olabileceğini de unutmamak gerek. Meydana tarihi kent merkezindeyseniz çok rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Meydanı haritada görmek için tıklayın. Gelelim Hallstatt'ın hatta Avusturya'nın en ünlü yerlerinden biri olan izleme platformuna. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Dachstein Salzkammergut 2-3 bin metre yükseklikte bir dizi zirveden oluşmaktadır. En yüksek olduğu nokta ise, 2.995 metre olarak bilinmektedir. Kışın kayak yazın da yürüyüş parkurları ile ünlü olan dağlara teleferikler ile ulaşabiliyorsunuz. Alp yürüyüş parkurlarına kadar bu teleferikler ile çıkabiliyorsunuz. Bu dağların hemen hemen hepsi eşsiz bir manzaraya sahip izleme platformlarından oluşur. Fakat bunlar arasında en ünlü olanı ise, havada asılı gibi duran bir el gibi yayılan beş uzun, metre genişliğinde bir platform olan Five Fingers'dır. Burası, Avusturya'nın en nefes kesen manzarasına sahip olmasıyla popülerdir ve Hallstatt'ı ziyaret eden turistlerin büyük bir bölümünün mutlaka göz attığı bir yer. Nasıl Gidilir ? ; Hallstatt Lahn'dan 543 nolu otobüse binin. 15 dakika yolculuktan sonra Dachstein Ziyaretçi Merkezi'nde olacaksınız. Buradan teleferik ile ikinci istasyona kadar gidin. Daha sonra ortalama 10 dakikalık yürüyüş sonrası bu izleme platformunun olduğu yere ulaşabilirsiniz. Dachstein Buz Mağaraları, Hallstatt'ta görülecek en ilginç yapılardan biridir. Buz heykelleri, devasa buz perdeleri ve dev buz sarkıtlarının yer altı dünyası her yaştan turisti etkileyebilecek bir aktivite. Bunlar arasında en popüler olan, çok sayıda büyük mağarası ve muhteşem donmuş şelalelere sahip Dev Buz Mağarası'dır. Çocuklar ile seyahat ediyorsanız, macera mağarasına mutlaka göz atın. 1910'da keşfedilen Buz Mağarası, sadece büyük donmuş şelaleleri ve harika buz oluşumları için değil, aynı zamanda kayalık mağaraların bazılarının büyüklüğü için de görülmeye değerdir. Yazın en kavurucu sıcaklığında bile aşırı soğuk olan bu mağaraları 1 saatlik turlar ile ziyaret edebiliyorsunuz. Mağaranın tarihini, temel özelliklerini ve büyüleyici buz oluşumlarının doğal olarak nasıl yaratıldığına dair birçok ilginç ayrıntıyı kapsayan bu turları, Hallstatt'ın merkezinde bulabiliyorsunuz. Bireysel olarak bu buz mağaralarının bulunduğu yere gitmek isterseniz de ; Yine 543 nolu otobüs ile Dachstein Ziyaretçi Merkezi'ne gidiyorsanız. Oradan teleferikler ile 1. istasyona gidiyor ve daha sonra 20 dakikalık yürüyüş sonrasında giriş yerine ulaşabiliyorsunuz. Not : Buz Mağaraları Kasım ve Mayıs ayları arasında kapalıdır. Fakat yukarıdaki dağın tepesi, eşsiz manzarası için yıl boyu görülebilir. Hallstatt Müzesi, Dünya Mirası Müzesi olarak da bilinmekte ve değerli koleksiyonlara sahip eserleriyle göz atabileceğiniz bir müzedir. Hallstatt, tuz madenlerinin ilk günlerinden UNESCO Dünya Miras Alanı statüsüne kadar geçen yedi bin yıl boyunca, hem köyün hem de çevresinin zengin tarihini ele alan sergileriyle ünlü bir müze olan Hallstatt Müzesi'ne ev sahipliği yapıyor. Müze, köy merkezinde bulunmaktadır. Konum için tıklayın. Hallstatt'ın tarihi yapılarından bir diğeri olan Admont Manastırı, 1704 yılında kurulmuş ve daha sonra Neptün çeşmesi olan bir parkın eklenmesiyle yeniden inşa edilmiş bir manastırdır. 70 metre yüksekliğindeki ikiz kuleleri ile dikkat çeken bu dini yapının en güzel kısmı, tavan freskleri, Son Dört Şey'i temsil eden heykeller ve Musa'nın peygamberlerinin yaşam heykellerinden daha büyük olan görkemli bir şekilde dekore edilmiş Barok Kütüphanesidir. Kütüphane içerisinde 100 binden fazla cilt bulunmaktadır. Bunlar arasında 1.100 el yazması ve 900 erken basılı kitap en bilinenler arasındadır. Ayrıca burada, Böcek, kuş, memeli ve minerallerden oluşan geniş koleksiyona sahip Doğa Tarihi Müzesi'de bulunmaktadır. Eski kent merkezinden bu manastırın bulunduğu yere de kolayca ulaşabilirsiniz. Manastırı haritada görmek için tıklayın. 1711 yılında inşa edilmiş olan bu kilise, evli ve çocuksuz mahkeme sekreteri tarafından kasabaya bağışlanmış. Kilise, Hallstatt'ın, gölün ve çevresindeki etkileyi manzarası ile ünlü olan Kalvarienberg'de bulunmaktadır. Barok mimari tarzdaki bu kilise, Hallstatt'ta yeteri kadar zamanınız varsa, mutlaka bir göz atın. Kiliseye girmeseniz de, çevredeki doğal güzelliğin ve manzaranın keyfini çıkarın deriz. Bone House olarak da bilinen Charnel House, Hallstatt Katolik Kilisesi arkasında, 12. yüzyıldan kalma St. Micheal'ın Şapeli yakınında, mezarlığa bakan bir binada, Charnel Evi olarak da bilinen Hallstatt Beinhaus bulunmaktadır. Küçük bir bina olan bu evde 1200 tane kafatası sıkıca istiflenmiş. Yerel halkın saygı duyduğu bir yer olduğu gibi, turistlerin de ilginç bir yer görmek için uğradığı bu evi de listenize ekleyin deriz. Bu kemik evinin oldukça ilginç bir de hikayesi var. Mezarlıklar yeterli gelmediğinden yerel çözüm olarak, ölüleri 10-12 yıl gömmek, daha sonra cesetleri çıkarmak, kemikleri temizlemek ve bunları Kemik Evine yerleştirmek öngörülmüş. Daha sonra, 1720'de Kemik Evine giren kafataslarını dekoratif bir şekilde boyamaya başladıklarında yeni bir gelenek başladı. Günümüzde bu 1200 kafatasının 600'ünden fazlasının da boyandığı söylenmektedir. Ayrıca bu kemik evinin hemen önünde bulunan mezarlığa da bi 5 dakika uğramayı da unutmayın. Hallstatt'taki bu tuz madeni, 7 bin yaşın üzerinde olmasıyla dünyanın en eski tuz madeni olma ünvanına sahiptir. Her yaştan ziyaretçinin severek gezebileceği bu tuz madenlerine 1 saatlik turlar ile katılabilirsiniz. Bu turlar ile işçilerin günlük hayatı ve madenlerin tarihi hakkında detaylı bir bilgiye de sahip olabiliyorsunuz. Her yaştan çocuk 64 metre uzunluğundaki Avrupa'nın en uzun ahşap kaydırağı olan \"Mega-Slide\" adı verilen bu kaydırağa bayılacaktır. 1.030 metre yüksekliğindeki Salzburg üzerinde şehrin yukarısında yer alan bu tuz madeninin bulunduğu yer de, Hallstatt'taki en iyi manzaralara sahip noktalardan biridir. Günümüzde, Hallstatt'ın en turistik noktalarından biri olarak bilinen bu tuz madenine ulaşım için de, ziyaretçi merkezinden Tuz Madeni Füniküler'ine binin. Salt Mountain'a kadar bu füniküler ile gidin. Daha sonra kısa bir yürüyüş sonrasında bu tuz madeninin girişine ulaşacaksınız. Not : Tuz madeni, Aralık-Mart ayları arasında kapalıdır. Rudolph Kulesi, yerel tuz madencilerinin korunması için 1282 yılında Avusturyalı Albrecht tarafından yaptırılmış, 1200 metreden nefes kesen bir manzara sunan bir kuledir. Tuz madeninin yöneticisi yüzyıllarca kulede yaşamış ve 1960 yılında ise, kulede bir restoran açılmış. Bugün Hallstatt Gölü'nün ve aşağıdaki köyün muhteşem manzaralarını sunuyor ve turistler arasında oldukça popüler noktalardandır. Cam tuz madeni füniküleri kullanarak kuleye gitmek de, bu kulenin başka bir güzelliğidir. Fünikülerin sunduğu manzara da en az kulenin sunduğu manzara kadar güzeldir. Kuleye yaya köprüsünden geçerek bir diğer cazibe merkezi olan \"Skywalk\" adı verilen yeri de görebiliyorsunuz. Uçurumun kenarına 1150 metre boyunca uzanan Skywalk, kelimenin tam anlamıyla köyün çatılarının üzerinde gezinmenizi sağlayacak. Göreceğiniz manzara ise muhteşem. Roma yokken bile Hallstatt'ın varlığından söz ediliyor. Bu da, bu arkeolojik kazıların ne kadar eski olabileceği hakkında az çok bir fikir sunmaktadır. Hallstatt'ın gerçekte ne kadar eski olduğuna bir göz atmak için en iyi yer ise, Juno Sports Shop'un altındaki arkeolojik kazılardır. 1990 yılında keşfedilen kazılar, Orta Çağ'dan Taş Devrine kadar uzanan yapıları ve eserleri ortaya çıkarmış olmasıyla oldukça etkileyicidir. Erken Hallstatt'tan mükemmel kaldırım taşları, Roma yapı temel bölümleri ve Orta Çağ'ın başlarından itibaren Habsburg konutunun dış duvarları vardır. Taş Devri, tarih öncesi dönem, Roma dönemleri ve Orta Çağ'dan kalma çok çeşitli seramikleri de burada görebilirsiniz. Hallstatt'a günübirlik bir gezi düzenlemek yerine, bu köyde konaklayarak eşsiz bir deneyim yaşamak istiyorsanız da, nerede konaklayacağınız da önemlidir. Konaklama için köyün merkezi olarak bilinen Pazar Meydanı'na yakın olduğunuzdan emin olun. Burası, şehirdeki en turistik noktalardan biri olduğu gibi, köyün birçok noktasına da kolay bir ulaşım ağı sunmaktadır. Bunun yanında, pedallı veya elektrikli tekne turlarıyla Hallstatt Gölü çevresinde güzel bir gezi planı yapıyorsanız da, bu tur firmalarının büyük bir bölümünü meydan yakınlarında bulabiliyorsunuz. Sunduğu eşsiz manzarası ile ünlü olan bu tesis, Hallstatt'ın tarihi merkezinde yer alan, en çok tercih edilen otellerden biri. Daha çok lüks bir tesis arayanların tercih edebileceği yerlerden. Bir konukevi olarak hizmet veren bu 3 yıldızlı tesis, Hallstatt'ın en sevilen ve en çok tercih edilen tesislerinden biridir. 9+ konuk değerlendirme puanına sahip olması, bunun en önemli kanıtı."} {"url": "https://gezicenga.com/hamburg-hostel-tavsiyeleri/\"", "text": "Almanya'nın en büyük ikinci şehri olan Hamburg konaklama bakımından Avrupa'daki en pahalı şehirlerden biri. Özellikle konaklama ücretleri bu şehirde oldukça pahalı olabiliyor. Bu yüzden de çok daha uygun konaklama seçeneklerinden olan hosteller, turistlerin ilk tercih ettiği konaklama birimlerinden oluyor. Hamburg hostel tavsiyeleri adlı bu yazı ile şehirdeki en ideal, en popüler ve en iyi konuma sahip 5 hostel arasından aradığınız zevkte ve bütçede tesisi rahatlıkla bulabilirsiniz. Hamburg'da hangi bölgede konaklayacağınız hakkında pek bilginiz yoksa, Hamburg'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak, şehirdeki bölgeler hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Aşağıdaki Hamburg hostelleri arasında en iyi konuma ve en iyi fiyat/fayda oranına sahip hosteller yer almaktadır. Bu hosteller arasında seveceğiniz bir hostel olmasa dahi bu hostellerin bulunduğu bölgelerdeki diğer hostellere de göz atabilirsiniz. Hamburg'daki en ideal ve en popüler hostellerden biri olan Generator Hamburg adlı hostel, Hamburg tren istasyonunun hemen yanında bulunuyor. Yani havaalanından bu hostele ulaşım oldukça kolay. Hareketli bir bar alanına sahip bu hostelde atmosfer oldukça güzel. Toplu taşıma araçlarına sadece 1 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostelin çevresinde birçok bar, restoran ve cafeyi de fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Şehirdeki turistik yerlerin birçoğuna yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, Hamburg'daki en iyi fiyat/fayda oranına sahip hostellerden. Ayrıca hostelin 7.7 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Münih'teki en güzel hosteller arasında en çok tercih edilenler arasında olan MAC City Hostel, Hamburg ana tren istasyonuna sadece 10 dakika uzaklıkta bulunuyor. Şehirdeki birçok turistik yere ve hareketli caddelere yürüme mesafesinde olan bu hostelin 2 bin konuktan almış olduğu 8.3 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Birçok olumlu konuk yorumlarına sahip bu hostel daha çok müzelere, toplu taşıma araçlarına ve alışveriş bölgelerine yakın olmak isteyen turistlerin tercih edebileceği hostellerden. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Hamburg havaalanına sadece 1 km uzaklıkta bulunan bu hostel, bu şehre kısa süreli gelenlerin ve erken saatte uçağı olanların tercih edebileceği en ideal tesislerden. Şehirdeki en uygun fiyatlı dorm odalarına sahip bu hostelden şehir merkezine ve turistik yerlere toplu taşıma araçlarını kullanarak rahatlıkla ulaşmak da mümkün. 7.6 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Reeperbahn'a 1 dakikalık yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, şehirdeki en çok satan hostellerden biri. Daha çok gece hayatına yakın olmak isteyen gezginlerin tercih edebileceği hostellerden. Şehirdeki en çok satan hostellerden biri olmasına rağmen modernlik konusunda biraz zayıf bir hostel. 7.5 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Hamburg Merkez Tren İstasyonuna trenle 1 durak uzaklıkta bulunan bu hostel, şehirdeki en iyi konuk değerlendirme puanına sahip hostellerden. Açık büfe kahvaltısı ve merkezi konumuyla oldukça popüler. Oldukça modern ve şık odalara sahip bu hostelden, şehirdeki birçok turistik yere yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. 8.6 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Hamburg hostelleri arasında, şehirdeki en popüler ve en ideal bu 5 hostele göz atarak aradığınız zevkte ve bütçede hosteli gönül rahatlığıyla bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/hamburg-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler/\"", "text": "Almanya'nın en güzel ve en canlı şehirlerinden biri olan Hamburg, Avrupa'nın en büyük ikinci limanına sahip olduğu gibi Almanya'nın Berlin'den sonraki en kalabalık şehri olarak bilinir. Kanallar ile birbirine bağlanmış bu eşsiz şehir Orta ve Kuzey Avrupa ticaretini dünyaya ulaştıran bir geçit olmuş. Hamburg nerede ? sorusuna geçmeden önce şehir hakkında birkaç bilgi vermekte yarar var. Hamburg gece hayatıyla ünlü olan şehirlerden biri. Daha çok gece hayatı için tercih edilen bu şehirde eşsiz bir tarih deneyimi yaşamakta mümkün. Bunun yanında farklı tarzda mimari yapıları da bu şehirde fazlasıyla görebilirsiniz. Kuzey ve Baltık denizlerini birbirinden ayıran Jutland Yarımadası Hamburg'un güney ucunda bulunmaktadır. Alster, Elbe ve Bille nehirlerinin kesişim bölgesinde kurulan Hamburg Almanya'nın tam olarak kuzeyinde yer almaktadır. Ortalama 3 buçuk saat süren uçak yolculuğu ile İstanbul'dan Hamburg'a ulaşabilirsiniz. İstanbul'dan Hamburg'a direkt olarak birçok firmanın günlük uçuş seferleri bulunmaktadır. Ilıman iklime sahip olan Almanya'da en soğuk aylar aralık-şubat ve en sıcak aylar ise temmuz ve ağustos aylarıdır. Bu şehri ziyaret etmek için en ideal Mayıs Eylül ayları arasıdır. Fakat yaz aylarında yüksek sezon olduğundan dolayı konaklama ücretleri biraz pahalı olabilmektedir. Eğer bütçeli bir Hamburg gezisi planlıyorsanız kış aylarında bu şehri ziyaret ederek çok daha uygun konaklama ücretleriyle Hamburg'u ziyaret edebilirsiniz. Tabi bunun yanında sonbahar ayları da Hamburg'u ziyaret için oldukça idealdir. Özellikle konaklama biriminizi 2-3 ay öncesinden ayarlayacak olursanız çok daha uygun bir Hamburg gezisi yapabilirsiniz. Hamburg'da konaklama için henüz karar vermediyseniz Hamburg'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirde bulunan en ideal konaklama bölgelerini ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Bu şehirde konaklama ücretleri bir hayli pahalı olduğundan dolayı otel veya diğer konaklama birimi seçimi yaparken sıkı bir araştırma yapmakta yarar var. Ayrıca son dakika fırsatları olan oteller bu şehirde oldukça fazla bu yüzden Booking. com aracılığıyla son dakika otel fırsatlarına da göz atın derim. Hamburg nerede ? nasıl gidilir ? adlı bu yazıya eklemek veya sormak istediklerinizi yorum olarak iletebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/hollanda-gezilecek-yerler/\"", "text": "Hollanda, Avrupa'nın en turistik Ülkelerinden biri. En popüler şehri olan Amsterdam ile, her yıl milyonlarca turisti misafir ediyor olsa da, Hollanda gezilecek ve görülecek yerler, Amsterdam ile sınırlı değil. Rotterdam ve Eindhoven, Amsterdam kadar olmasa da, oldukça turistik şehirler. Bu şehirleri günübirlik ziyaret edebileceğiniz gibi, uçak seyahatinizi bu şehirlerden aktarmalı olarak yapabilirseniz, kısa bir süreliğine de olsa bu şehirleri keşfedebilirsiniz. Avrupa Ülkelerinden Amsterdam'a direkt olarak uçak bulmak yoğun sezonlarda biraz zor olduğu gibi, bazen çok da pahalı olabilmekte. Bu yüzden, Eindhoven, aktarmalı uçak biletleri için iyi bir seçenek olabilir. Eindhoven'dan Amsterdam, tren ile yaklaşık 1 saat 25 dakika ve Rotterdam'dan Amsterdam ise, 1 saat 15 dakika sürmektedir. Çok rahat bir şekilde gidip gelebileceğiniz bu şehirleri yeterli zamanınız varsa, bir göz atmanızda fayda var. Ülkede gezip görülecek birbirinden güzel şehirleri, kasabaları ve turistik noktaları bulabilirsiniz. Ayrıca Hollanda, seyahat etmesi en kolay Avrupa ülkelerinden biri olduğundan, dilediğiniz şehre veya gezilecek noktalara çok rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. - Laurenskerk : Büyük Aziz Lawrence Kilisesi olarak bilinen Laurenskerk, II. Dünya Savaşı sırasında yıkılan binalar arasında, bugüne kadar sağlam kalmış tek yapı olarak biliniyor. Bir bataklık zemin üzerine inşa edilmiş olan kilise, 15. yüzyıldan kalma bir kilise. Ana girişte bulunan Bronz kapılar ve kilisenin hemen karşısında bulunan Erasmus Heykeli, Rotterdam'ın en ünlü oğlu olarak bilinen, İtalyan sanatçı Giacomo Manzu tarafından yapılmış tarihi yapılardır. Gerek mimari yapısı ile gerek tarihi ile, Rotterdam'da görülmesi gereken yerler arasında büyük öneme sahip. - The Euromast : Rotterdam'ın en bilindik yerlerinden biri olan Euromast, Maas tüneli kuzey girişinde bulunmakta. 1960 yılında dikilmiş bu 185 metrelik kulede iki restoran bulunuyor. Bu kuleye çıkabilir, Rotterdam'ın Panaromik manzarasını seyredebilirsiniz. Ayrıca restoran girişlerinde bulunan menülere göz atarak, bütçenize uygunsa güzel bir öğle veya akşam yemeği de yiyebilirsiniz. Biraz pahalı olsa da sanırım çiftler için unutulmaz deneyimlerden biri olacaktır. - Erasmus Köprüsü : Rotterdam, tıpkı Amsterdam gibi tekne turu ile meşhur bir şehir. Fiyatlar Amsterdam tekne turlarına göre biraz pahalı olsa da birçok turistin en popüler aktivitelerinden biri. Tekne turuna katılmasanız da, köprü yakınlarında uzun bir yürüyüş yapabilir manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Bu köprünün yakınlarında birçok tekne turu yapan firmaları bulmak mümkün. - Rijkmuseum : Amsterdam'ın Museumplein bölgesinde bulunan Rijk müzesi, şehrin en popüler müzelerinden biri diyebilirim. Hollanda tarihini gösteren 8.000'den fazla sanat eserini sergileyen bu müze, Ortaçağdan kalan heykelleri, resimleri ve tarihi eserleri ile, Hollanda tarihini en iyi anlayabileceğiniz yerlerden biri. Bunun yanında, müzenin hemen önünde bulunan I AMSTERDAM yazısı, Rijk Müzesi'nden daha çok popüler denebilir. - Amsterdam Kanalları : Amsterdam'da turist olarak en iyi yapabileceğiniz bir diğer aktivite ise, kanal turlarıdır. Bu kanal turları 30 kişilik teknelerle ve özel teknelerle yapılıyor. Her bütçeye uygun kanal turları bulmak gayet mümkün. Ancak, 30 kişilik tekneler biraz sıkıcıdır. Teknelerin sağı-solu kapalı olduğundan dolayı, tekne camlarından dışarıyı görmek biraz zor oluyor. Ayrıca, oturduğunuz yer uzun boylu kişilere göre değil. Ayrıca bu büyük teknelerde rota bellidir. Eğer özel tekneler kiralarsanız (2-3 kişilik) dilediğiniz yerlere gidebilirsiniz. Ortalama 1 saat süren kanal tur fiyatları (30 Kişilik tekneler ile) 20£'dan başlamakta. Özel tekneler ise, 150£ (40 dakika). Eğer, 3-4 kişiyseniz özel tekneler çok daha mantıklı olacaktır. - Red Light District : Amsterdam gece hayatı için popüler yerlerden biri olan Red Light Bölgesi, daha çok canlı şovların yapıldığı ve kadın ticaretinin en yoğun olduğu bölge. Bu bölgede dilediğiniz tarzda barlar ve gece kulüpleri bulamayabilirsiniz. Eğlenebileceğiniz klasik bar ve gece kulüpleri arıyorsanız, Red Light'ın dışına çıkmanız gerekmektedir. Jordaan bölgesi, benim gece hayatı için en çok beğendiğim yerlerden biriydi. Hem samimi ortamı hem de yaş ortalamasının oldukça düşük olması sebebiyle, gece hayatı için tercih edilebilecek yerlerdendir. Ayrıca, Amsterdam plajları da gece hayatı için düşünülebilecek yerlerdir. - Vondelpark : Amsterdam'ın en popüler parkı olan Vondelpark, piknik yapılabilecek ve günün yorgunluğunu atabileceğiniz en ideal yerlerden biri. Rijks Müzesi'nden ve Leidseplein'den yürüyerek rahatlıkla gidebileceğiniz bu park, daha çok turistlerin uğrak yerlerinden biri olarak biliniyor. Temiz havasıyla, doğallığıyla, yeşilliği ile, atmosferi ile, Amsterdam'da gezilecek yerler arasında. - Haarlem : Amsterdam'dan 10-15 dakikalık tren yolculuğu ile ulaşabileceğiniz bu küçük bölge, Amsterdam'da Airbnb yolu ev kiralamak isteyenlerin en çok tercih ettiği yerlerden biri diyebilirim. Bu bölgede bulunan evlerin kiraları, Amsterdam'da bulunan ev kiraların neredeyse yarı fiyatı. Bu yüzden, ailecek bir Amsterdam gezisi planlıyorsanız, Airbn yolu ile, Haarlem'de konaklama da düşünülebilir. Hollanda'da görülecek yerler bakımından büyük bir öneme sahip olmasa da birkaç saatliğine ziyaret edebileceğiniz bir şehirdir. Amsterdam'dan ortalama 1 saat 20 dakikalık tren yolculuğu ile ulaşabileceğiniz bu şehir, sanırım 2-3 saatte gezebileceğiniz şehirlerden biri. En önemli yerleri ise Van Abbemuseum ve Aziz Catharine Kilisesidir. Amsterdam kadar olmasa da, Eindhoven da oldukça canlı şehirlerden. Gerek gece hayatı ile gerek tarihi ve turistik yerleri ile de, 3-4 saatliğine ziyaret edebileceğiniz güzel şehirlerden. Hollanda'da gezilecek turistik yerler tabi ki bu liste ile sınırlı değil. Ben sadece bu 3 şehri görmüş olduğumdan dolayı, tavsiye edebileceğim yerler, bu listeden oluşuyor. Ancak, Hollanda şehirleri birbirine oldukça yakın ve ulaşımın kolay olması sebebiyle, rahatlıkla gidebileceğiniz yerlerdir. Bu yüzden, bütçeli bir seyahat planlamıyorsanız, her şehre 3-4 saatliğine bakmak, sizi hem çok yormayacak hem de çok pahalıya mal olmayacaktır."} {"url": "https://gezicenga.com/hong-kong-gece-hayati-hakkinda/\"", "text": "Hong Kong, Asya'nın en pahalı şehirlerinden. Bu ülkede eğlenmek için plan yapmak epey lükse kaçıyor. Bu şehirde geceleri fiyatlar iki katına çıktığı gibi, insan trafiği de geceleri daha fazla oluyor. Pahalı gece restoranları, barları ve gece kulüpleri ile Hong Kong gece hayatı için en az 150-200 HKD ayırmanız gerekiyor. 1 HKD yaklaşık 50 kuruş olduğunu hesaba alırsak, 75-100 TL gibi bir ücret, abartmadan birkaç içki ve sıradan bir eğlence için yeterli olacaktır. Hong Kong geceleri Asya'nın en canlı gece hayatına sahip. Bunu birçok turist bildiğinden dolayı da, bu ülke/adayı sırf gece hayatı için ziyaret eden çok fazla turist bulunuyor. Bu da, bir güzel fiyatları etkiliyor. Her ne kadar bu adada geceler pahalı olsa da, kısa süreliğine de olsa ortama göz atmak için uğramak gerekir diyebilirim. Hong Kong'da yer alan barların hemen hemen hepsinde haftanın belirli günleri mutlaka canlı müzik oluyor. Kimisi rock, kimisi reggae her türden canlı müziği de geceleri bulabiliyorsunuz. Size özellikle tavsiye edebileceğim bar ve gece kulübü sınırlı olsa da, tavsiye edebileceğim bölgeleri dikkate almanızda yarar var. Zaten Hong Kong'da bar veya gece kulübü seçmeden önce, hangi bölgede eğleneceğinize karar vermelisiniz. Aksi takdirde bir bardan diğerine gitmek için ya 30-45 dakika yürüyeceksiniz, yada taksilere çok çılgın ücretler ödeyecek ve daha eğlenmeye başlamadan cepleriniz boşalacak. Hong Kong'da nerede konaklayacağınıza henüz karar vermediyseniz, Hong Kong'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Hong Kong'daki en ideal konaklama birimlerine ve fırsat indirimi olan otellere Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Bu bölgede gece hayatı 21:00 saatlerinde başlıyor. Önce happy hour olan barlara gidilip ucuza vodka shotlar atılır. Sonra da gece kulübü. Kulüplerdeki içki fiyatları biraz pahalı olduğundan dolayı, içkilerinizi barlarda içmek, çok daha mantıklı olacaktır. Hong Kong'da gece hayatı için bu bölgenin dışına çıkmanızı pek tavsiye etmem. Zaten tüm turistlerin popüler bölgesi olarak bilinen Lan Kwai en ideal seçeneğiniz olacaktır. Fakat, biraz daha sert partiler için Wan Chai de düşünülebilir. Lan Kwai Fond bölgesinde barlarda zaman geçirdikten sonra, gecenin ilerleyen saatlerinde birçok turist Wan Chai'ye akıyor. Bununda en büyük nedeni, daha iyi ve daha sert partileri bulmaktır. Bu bölgede sabahlara kadar açık gece kulüpleri bulabiliyorsunuz. Birçoğuna giriş ücretli. Fakat, bu giriş ücretine 2 veya 3 içki ücretsiz olduğundan, gece kulübü için Wan Chai de düşünülebilir. Daha çok genç kesimin takıldığı kulüplerden olan Cyber 8, Hong Kong'un en iyi mekanları arasında. Civardaki en kalabalık mekanlardan biri olması, birbirinden farklı müzikleri olması, genç turistlerin ve yerli halkın en çok takıldığı mekanlardan biri olması, bu mekanı tercih etmek için yeterli olacaktır. Yine bir gece kulübü olan Club Ing de Cyber 8'e yürüme mesafesinde bulunuyor. Bu gece kulübü daha çok yerli halkın tercih ettiği yerlerden biri olarak bilinse de, burada turistleri görmek de mümkün. Fiyat bakımından, diğer kulüplere göre de oldukça uygun. Bölgedeki en iyi gece kulüplerinden biri olan Dragon I, şehir merkezinde bulunuyor. Japon ve Çin kokteylleri ile meşhur olan bu kulüp 1-2 tık daha elit diyebilirim. İçki fiyatları biraz pahalı olsa da, Hong Kong gece hayatı için en iyi deneyimi burada yaşayabilirsiniz. Fakat, bu kulübe girmek pek de kolay olmuyor. Öncelikle, kulübün kıyafet zorunluluğu bulunuyor. Tabi, kapıdaki görevli kıyafetinize göre sizi içeri alıp almamaya yetkili. Kendinize güveniyorsanız, deneyebilirsiniz. Fakat, hayal kırıklığına da uğrayabileceğinizi unutmayın. Hem bar hem de kulüp tarzı olan bu mekan, çok kolay girip eğlenebileceğiniz mekanlardan. Daha çok turistik bir bar olarak bilinen Kara OK'da içki fiyatları da oldukça uygun. Daha çok bar havasında bir mekan olsa da, dans pistleriyle de kulüpleriyle aratmıyor denebilir. - Bu şehirde gece hayatı için bir plan yapıyorsanız, konaklayacağınız bölgeyi eğlence mekanlarına yakın olan otel ve hostellerden yana kullanın derim. Aksi takdirde, taksilere uçuk ücretler ödeyebilirsiniz. - Bu ülkede sarhoş olmak gibi bir niyetiniz varsa, geceye ilk olarak barlardan başlayın derim. Özellikle \"Happy Hour\" uygulamasının olduğu barlar, diğerlerine nazaran çok daha uygun olacaktır. - Bu ülke, başlı başına güvenli ülkelerden. Yani, dilediğiniz gibi sabahlara kadar eğlenerek otelinize güven içerisinde dönebilirsiniz. - Ortalama 150-200 HKD çok eğlenceli bir gece hayatı yaşayabilirsiniz. - Gece kulüplerinin birçoğunda kıyafet kuralı vardır. Bu yüzden, kıyafet zorunluluğu olan kulüpleri de bilmenizde yarar var. Hong Kong gece hayatı, en az diğer Asya ülkeleri kadar canlı ve eğlencelidir. Fakat, diğer Asya ülkelerine nazaran biraz daha pahalı olduğunu unutmayın. Çok geç saatlere kalıp taksi bulma derdine düşmeyin. Mümkünse 2-3 gibi eğlencenize son verin."} {"url": "https://gezicenga.com/hong-kong-gezi-rehberi/\"", "text": "Genel olarak, Hong Kong adası, Kowloon ve New Territories adalarından oluşan, Hong Kong toplamda 235 küçük adadan oluştuğu bilinmekte. Asya'nın en pahalı fakat bir o kadar popüler Ülke-şehir olan Hong Kong, biraz pahalı diyebileceğim yerlerden biridir. Hong Kong gezi rehberi adlı bu yazıda Hong Kong hakkında genel giderleri bulabilir, buna göre seyahatinize yön verebilirsiniz. Geleneksel sokak pazarları, mükemmel tapınakları, gökdelenleri, sonsuz yiyecek ve içecek seçenekleriyle Hong Kong'da yapılacak çok şey vardır. Singapur ile kıyaslandığında biraz daha pahalıdır diyebiliriz. Her şey sizin paranızı harcamak için yapılmış gibidir. Ancak ciddi anlamda bütçeli bir Hong Kong gezisi planlıyorsanız, bu çok da zor değildir. Hong Kong'da nerede konaklayacağınıza henüz karar vermediyseniz, Hong Kong'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Hong Kong'daki en ideal konaklama birimlerine ve fırsat indirimi olan otellere Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Hostel Fiyatları : Paylaşımlı Dorm odaları 90 HKD 'ndan başlamaktadır. Ancak, daha iyi ve daha modern bir hostel arıyorsanız, fiyatlar 150HKD'ye kadar yükselebilmektedir. Özel odalar ise 250-500 HKD arasındadır. Yes İnn ve Rainbow Lodge düşünülmesi gereken hostellerdendir. Bütçeli Otel Fiyatları : Çift kişilik bütçeli otel odaları 350 HKD'den başlamakta. Daha büyük ve popüler yerlere yakın bütçeli oteller ise 600 HKD'den başlamaktadır. Ya da Airbnb yolu ile küçük bir oda veya daire kiralayabilirsiniz. Fiyatlar otellere göre çok daha uygundur. Genel olarak pahalı bir şehir olan Hong Kong'da uygun fiyatlara birçok yemek seçeneği bulmak mümkündür. Sokak yemeklerini ve popüler olmayan restoranları seçerseniz, bir öğünü ortalama 40 HKD'ye getirebilirsiniz. Oturup yemek yiyebileceğiniz restoranlarda bir menü, 100 HKD'den başlamaktadır ve genelde masa ücreti hesaba eklenmektedir. O yüzden mümkün olduğunca ayak üstü yiyebileceğiniz yemekleri tercih etmeye çalışın. Yemek konusunda tasarruflu olmak istemiyorsanız İtalyan yemekleri ya da Amerikan yemeklerini bulabileceğiniz restoranlarda bulunmaktadır. Ancak biraz pahalı olacağını unutmayın. İtalyan Biftek, patates kızartması ve kola için yaklaşık 350 HKD ödemeniz gayet normaldir. 60 HKD günlük geç kartlar alarak, sınırsız tramvay ve metroları kullanabilirsiniz. Tek biletler ise, 7-25 HKD arasındadır ve mesafeye göre fiyatlar değişkenlik göstermektedir. Hong Kong ve Kowloon adası arası feribot ile 5 HKD'dir. Metrolar gece yarısına kadar faaliyet göstermektedir. Ancak gece yarısından sonra taksileri kullanmak için korkmanıza gerek yok. Taksi ücretleri çok uygun olmasa da çok da pahalı değildir. Yemek için Büfeleri tercih edin : Hong Kong'ta birçok büfe tarzı restoran bulunmaktadır. Genelde çok küçük olan bu büfelerde birçok yemek çeşitini menü olarak 100 HKD'den düşük fiyatlara bulabilirsiniz. Hong Kong adasında fazla kalmayın : Eğer mümkünse diğer adalara giderek çok daha uygun fiyatlara konaklama ve yemek çeşitleri bulabilirsiniz. Lokal Market Restoranlarını tercih edin : En taze ve en iyi yemekleri bulabileceğiniz Lokal restoranlara uğramayı unutmayın, market tarzında bir yerin içinde 50'den fazla lokal restoran bulmak mümkündür. Ucuz Hosteller bulun : Hong Kong'da malesef hostel fiyatları biraz yüksektir. Ancak standart bir hostel fiyatının yarı fiyatını ödeyerek Causeway Bay hostelde ya da Chungking Mansion'da konaklayabilirsiniz. Transit geçiş kartı alın : Hong Kong'un bilet fiyatları mesafeye göre artmaktadır ve doğal olarak sizde şehri keşfetmek istediğinizden bu size baya pahalıya mal olabilir. Ancak geçiş kartları ile dilediğiniz gibi gün boyunca ulaşım araçlarını kullanabilirsiniz. Hong Kong Seyahat Rehberi genel giderler hakkında veya genel olarak Hong Kong hakkında sormak istediğiniz veya eklemek istediklerinizi yorum olarak iletebilirsiniz. Ayrıca, Hong Kong gezilecek yerler adlı sayfaya göz atarak, Hong Kong'da mutlaka görülmesi gereken turistik yerleri öğrenebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/hong-kong-hakkinda-bilgiler/\"", "text": "Çin Halk Cumhuriyeti'nin özel idari bölgesi olan Hong Kong; Hong Kong adası, Kowloon adası ve 235 küçük adadan oluşmuş.\"Asya'nın Dünya Şehri\" olarak bilinen, Hong Kong hakkında genel bilgileri bulacağınız bu yazıda, Hong Kong'ta yapılmaması gerekenleri de bulabilirsiniz. Hong Kong hakkında en iyi bilinen özellik, Asya'nın en büyük ekonomik limanı ve en işlek ticaret, turizm, endüstri merkezi olmasıdır, diyebilirim. Asya'nın en pahalı Ülkelerinden biri olmasına rağmen, Asya'nın en fazla Turist trafiğini sağlayan muhteşem bir Ülkedir. Çin Halk Cumhuriyeti Özel İdari Bölgesi olan Hong Kong, Çin'in güneydoğu kıyısında yer almaktadır. Shanghai'den uçak ile 2 saat 30 dakika, Malezya'dan uçak ile 3 saat 15 dakika, Singapur'dan uçak ile 3 saat 30 dakikadır. Konum için tıklayın. Hong Kong Dolarıdır ve HKD olarak bilinmektedir. 3 HKD yaklaşık 1 tl'dir. Dünyada en çok işlem gören 8. para birimidir. Hong Kong, Türk vatandaşlarına 90 güne kadar vizesiz geçiş hakkı tanımaktadır. Ancak, detaylı bir şekilde seyahatinizin amacınızı belirtmediğiniz durumlarda, 30 günlük geçiş hakkı ya da daha az geçiş hakkı vermektedirler. Bu yüzden daha fazla kalmayı planlıyorsanız, seyahatinizin uzun sürebileceğini, en az ihtiyacınız olan süreyi söyleyebilir ve ona göre geçiş hakkı alabilirsiniz. Hong Kong'un en iyi sezonu Ekim-Aralık ayları olarak bilinir. En makul fiyatlar bu aylar arasında ve havaların en normal olduğu dönemdir, diyebiliriz. Yılbaşından sonra otel ve hostel fiyatlarında muhteşem bir artış olmakla birlikte, aşırı derecede kalabalık olmaktadır. Hava sıcaklığının en üst seviyede olduğu yaz ayları yılın en nemli ve en sıcak olduğu dönemdir. Hong Kong'da Çince ve İngilizce konuşulmaktadır. İngilizce daha çok iş hayatında ve Hükümet tarafından konuşulmaktadır. Ayrıca, 18-25 yaş arası Hong Kong gençlerinin %60 gibi bir oranı İngilizce konuşabilmektedir. Hong Kong'da nerede konaklayacağınıza henüz karar vermediyseniz, Hong Kong'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Hong Kong'daki en ideal konaklama birimlerine ve fırsat indirimi olan otellere Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. - Hong Kong kelime anlamı \"Fragrant Harbor\" 'dır. - Bina yapılarının büyük bir çoğunluğu 14 kattan fazladır. - Dünya'nın en yoğun nüfuslu bölgeleri arasındadır. - 1 temmuz 1997 yılında Hong Kong, Çin'in özel idari bölgesi olmuştur. - Bir kişinin doğum gününde Noddle yemek, o kişi için uzun ve mübarek bir hayat dilemek anlamına gelmektedir. - The Tsing Ma köprüsü Dünya'nın en uzun kara ve demir yolu asma köprüsüdür. - -Tükürmeyin ; Tükürmenin kötü ruhları kovmak için kullanıldığına inanılan Hong Kong'da tükürürken yakalanırsanız ya da birisi şikayet ederse 5.000 HKD bir cezası vardır. - -Acele Etmeyin : Bir yerden bir yere giderken hızlı yürümeyin, zaten isteseniz de kalabalık buna engel olacaktır. Özellikle arkadaşlarınız ile seyahat ediyorsanız yavaş olun ve birbirinizden ayrılmamaya çalışın. Aksi takdirde, kolay bir şekilde birbirinizi kaybedebilirsiniz. - -Temmuz ve Ağustos aylarında Gitmeyin : Aşırı sıcakların olduğu bu aylarda, Hong Kong ziyaretiniz rezalete dönüşebilir. Alışveriş merkezlerinde ve birçok kafelerde, barlarda, restoranlarda klima seviyesi üst düzeydedir. Klimayı hissettiğiniz andan itibaren donmaya başlarsınız ve dışarı çıktığınızda aşırı terlerseniz, böyle bir çok soğuk bir çok sıcak vücut dengeniz bozulabilir. - -Pizza yemeyin : En önemli fast food yemeklerinden olan pizzayı sakın ama sakın denemeyin. Çok ama çok ağır bir kokusunun olmasının yanında tadıda katlanacak gibi değildir. Direkt olarak genelleme yapabilirsiniz \"Hong Kong'un hiçbir yerinde pizza yenmez\", çünkü pizzaları, bırakın Türk damak tadını hiçbir Ülkenin damak tadına uygun değildir, diyebilirim. İçindekilere ne kadar dikkat etseniz de o ağır koku pizzaya her zaman sinmektedir. - -Octopus Kart almayı unutmayın : 50HKD gibi bir ücrete alacağınız bu kart bir nevi kredi kartıdır. Birçok alışveriş merkezlerinde, mağazalarda, marketlerde kullanabileceğiniz gibi taksiler hariç tüm ulaşım araçları içinde kullanabilirsiniz. Octopus kart ile 50HKD harcamanız sonunda ortalama 8HKD harcama puanı kazanabilirsiniz. - -Pazarlık Etmeyi Unutmayın : Muhteşem Çin malı ürünlerinin çok ama çok uygun fiyatlara bulabileceğiniz pazarlarda ve alışveriş marketlerinde ölümüne pazarlık yapın. Çin malı olan burdaki ürünler inanın bana başka hiçbir Ülkedeki Çin malı ürünlere benzememektedir. Daha kaliteli ve neredeyse orjinali ile aynı olan ürünler, size ne kadar ucuz gelse de, gerçek fiyat, hiçbir zaman size söylenen fiyat değildir. Hong Kong Hakkında eklemek istediğiniz ya da sormak istedikleriniz varsa yorum olarak yazabilirsiniz. Ayrıca, Hong Kong gezilecek yerler adlı yazıma göz atarak, Hong Kong'da görülmesi gereken turistik yerler hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/hong-kong-havaalanindan-sehir-merkezine/\"", "text": "Hong Kong havaalanından şehir merkezine ulaşım için, birçok havaalanında olduğu gibi farklı seçenekleriniz bulunuyor. Bütçeli olarak şehir merkezine ulaşabileceğiniz gibi, lüks bir şekilde de şehir merkezine ulaşmak mümkün. Havaalanından şehir merkezine giderken, kaç kişi olduğunuz da oldukça önemli. Hong Kong havaalanı şehir merkezi arası ulaşım için en iyi ve en uygun olan seçenek, CityFlayer adı verilen otobüsler olacaktır. Bunun yanında biraz daha pahalı olan Airport Ekspress ise, en iyi ve en uygun olan ikinci seçenek olacaktır. Bütçe konusunda havaalanından şehir merkezine ulaşım için ilk olarak bu iki seçeneğe göz atın derim. Hong Kong'da nerede konaklayacağınıza henüz karar vermediyseniz, Hong Kong'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Hong Kong'daki en ideal konaklama birimlerine ve fırsat indirimi olan otellere Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Bu trenler ile, havaalanında bulunan terminallerden şehir merkezine 20-25 dakika içerisinde ulaşabiliyorsunuz. Her 12 dakikada bir hareket bu trenlerin bilet ücreti ise, Hong Kong şehir merkezi için 100 HK ve Kowloon için ise, 90 HK'dir. Bu trenler ile merkez istasyona veya kowloon'a gittiğinizde ise, sizi ücretsiz olarak otelinizin yakınına götürecek olan \"Free Shuttle Bus\" adı verilen otobüsler bekliyor. Trenden hemen sonra bu otobüsler ile ücretsiz olarak, firmanın belirlediği bölgelere gidebiliyorsunuz. Otelinizin a bölgesindeyse ve otobüs a bölgesine gitmiyorsa, sizin için uygun olan başka bir bölgeye kadar gidebiliyorsunuz. Birçok otelin kendisine ait özel minibüsü ve aracı da bulunuyor. Otelinizde böyle bir imkan varsa, yine tren ile gittiğiniz Kowloon veya merkez tren istasyonundan bu özel araçlar ile ücretsiz olarak otelinize gidebiliyorsunuz. Bu yüzden, otelinizin ücretsiz araç servisi olup olmadığını kontrol edin. Hong Kong airport ekspress, havaalanından şehir merkezine ulaşım için en hızlı olan yöntemlerden biri diyebilirim. Hong Kong havaalanından şehir merkezine ulaşım için en ucuz olan yoldur. Bu otobüslerin tek yön bilet ücreti ise, 40 HK'dir. Yani, eğer bütçeli bir Hong Kong gezisi planlıyorsanız, ilk seçeneğiniz bu otobüslerden yana olmalı. İki tür otobüs bulunuyor. Bunlardan biri CityFlayer AirBus ve diğeri de CityBus adı verilen otobüslerdir. Peki hangi otobüsü tercih etmeliyim ? diyorsanız, tabi ki CityFlayer Airbus adı verilen otobüsleri tercih etmelisiniz. Çünkü, bu otobüsler ile şehir merkezine ve kowloon'a giderken birçok önemli noktalarda inebiliyorsunuz. Her 20 dakikada bir hareket eden bu otobüsler, bilet ücreti bakımından en uygun olanıdır. Door to door sloganıyla büyük bir ses getiren bu otobüsler ile, otelinizin kapısına kadar gidebiliyorsunuz. Tabi oteliniz, firmanın belirlemiş olduğu 100 otel arasındaysa. Bu otobüsler daha çok fazla valiz ile seyahat edenler için idealdir. Her 30 dakikada hareket eden bu otobüslerin bilet ücreti ise 140 HK'dir. Diğer, standart otobüslere nazaran pahalı olsa da, bütçeli bir seyahat planlamıyorsanız, gayet mantıklı bir seçim olacaktır. Bu otobüslerin biletini ise, havaalanı içerisinde Terminal 1 ve Terminal 2'de de alabiliyorsunuz. Eğer, otelinizden havaalanına ulaşmak istiyorsanız da, bu biletleri otel resepsiyonundan almak mümkün. Hong Kong gibi bir yerde, özel araçlar ile kısa da olsa seyahat etmek oldukça pahalı oluyor. Hong Kong havaalanından şehir merkezine özel araçlar ile ulaşım ücretleri 400 HK'den başlıyor. Bu da, oldukça çılgın bir fiyat olduğundan dolayı, sanırım gerek yoktur. Hong Kong havaalanından şehir merkezine ulaşım için bir diğer seçenek ise, taksileri kullanmak olacaktır. Fakat, tahmin edebileceğiniz üzere, taksimetre ücretleri oldukça pahalı oluyor. Özellikle, dürüst taksi şoförlerine denk gelmediğiniz zamanlarda. Hong Kong'ta 3 çeşit taksi bulunuyor. Bunlar ; yeşil, kırmızı ve mavi taksilerdir. Her renk taksi farklı farklı bölgelere gitmekte. Bu yüzden, gitmek istediğiniz bölgeye hangi taksiler ile gidebileceğinizi mutlaka kontrol edin. Havaalanından şehir merkezine ortalama 300 HK ile bu taksileri kullanarak gidebiliyorsunuz. Yani, 2-3 kişi ekspress tren ile gitmek yerine, taksiler ile otelinize gitmek çok daha mantıklı ve uygun olacaktır. NOT : Hong Kong havaalanında size \"Taksi İster misin\" diyenlerden uzak durun. Bunlar, resmi taksiciler olmadığı gibi, normalde ödemeniz gereken ücretin 2-3 katını ödemek zorunda kalabiliyorsunuz. Bu yüzden, havaalanında bulunan taksi stantlarından taksilerinizi ayarlayabilirsiniz. Sonuç olarak ; Eğer tek kişi seyahat ediyorsanız, en ucuz seçenek olan otobüsleri kullanın derim. Eğer, 3 veya daha fazla kişi ile birlikte seyahat ediyorsanız, en mantıklı seçenek taksiler gibi duruyor. Bunun yanında otelinizin kapısına kadar gidebileceğiniz Shuttle Bus adı verilen otobüslere de göz atın. Eğer, oteliniz bu shuttle bus'un gittiği 100 otel arasındaysa, bu seçeneği de göz önünde bulundurun derim."} {"url": "https://gezicenga.com/hong-kong-hostelleri/\"", "text": "Asya'nın en pahalı ülke/şehirlerinden biri olan Hong Kong, konaklama bakımından detaylı bir araştırma istemektedir. Özellikle bütçeli bir Hong Kong gezisi planlıyorsanız, bu şehirde yer alan hostelleri ciddi anlamda düşünmelisiniz. Hong Kong hostelleri genel olarak küçük odalardan oluşmakta. Yani, Avrupa'daki hosteller kadar geniş bir hostelde konaklayacağınızı beklemeyin. Çünkü, her şeyi küçük olarak yapmak Çinlilerin hamurunda var. Bu şehirde hostel fiyatları 40-130 TL arası değişiyor. Bu şehirde hostel seçerken çok ucuz olan hostellerden az biraz uzak durmakta yarar var. Zaten hosteller genel olarak uygun olduğundan, 60-90 TL arasındaki bir hostel size fazlasıyla yetecektir. Hong Kong'da hostel seçimi yapmadan önce hangi bölgede konaklamak istediğinize karar verin derim. Bölgeyi seçtikten sonra, hostel seçimi çok daha kolay olacaktır. Bu şehirdeki bölgeler hakkında pek bir bilginiz yoksa, bir fikir sahibi olmak adına Hong Kong'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atabilirsiniz. Hangi bölgede konaklayacağınıza karar verdikten sonra, zevkinize ve bütçenize göre aşağıdaki hostellerden uygun olanı rahatlıkla bulabileceğinize emin olabilirsiniz. Bir hostel resepsiyonisti olarak, hostel seçmeden önce, hostelin konumuna, fiyatına, aktivitelerine ve son olarak da ortalama hostelworld ve tripadvisor puanına bakmanızı tavsiye ederim. Puanlara bakarken de, 100 kişiden 9.5 puan almış bir hostel yerine 4000 kişiden 8.5 almış bir hosteli tercih etmenizde de yarar var. Hong Kong Asya'nın en pahalı şehirlerinden biri olduğundan dolayı hosteller burada ön plana çıkmakta. Çift kişilik odaları olan hostelleri Hong Kong'da çok daha uygun fiyata bulabileceğinizden dolayı aşağıdaki hostellere mutlaka göz atın derim. Hong Kong'un en popüler hostellerinden biri olan Check Inn HK, Hong Kong adasının tam kalbinde bulunuyor. Yani, konum olarak tereddütsüz tercih edilebilecek bir hostel. Bu hostelin 8.7 gibi oldukça yüksek bir puanı olması da, tercih edilebilecek en ideal hostel olduğunu gösteriyor. Akılda kalıcı bir isme sahip bu hostel, Hong Kong'da bulunan en popüler 3 hostelden biri. Hong Kong şehir merkezinde Causeway Bay MTR istasyonuna süper yakın olan bu hostel, çatı katında bulunan büyük terası ile popüler. Daha çok genç turistlerin tercih ettiği hostellerden biri olduğu için de, 35 yaş üstü turisti bu hostelde görmek pek de mümkün değil. Bu hostelin gecelik dorm ücretleri gayet uygun. Özel odalarda kalmayı planlıyorsanız, bu hostel yerine başka hostellere bakmanızı da tavsiye ederim. Ayrıca, hostelin 8.7 gibi oldukça yüksek bir hostelworld puanı olduğunu da mutlaka dikkate alın derim. Tsim Sha Tsui MTR istasyonunana 2 dakika yürüme mesafesinde bulunan Hommy Inn, şehirdeki en popüler hostellerden. Hostelin bulunduğu çevrede birçok restoran, alışveriş mağazaları ve cafeleri bulabiliyorsunuz. Yani, konum olarak şehirdeki en ideal hostellerden. Hong Kong hostelleri çok fazla çeşitli ve tercih edilebilir olmadığından dolayı, bu şehirde hostel seçimi yaparken az da olsa araştırma yapmak gerek. Sadece Hong Kong adasına bakmak yerine çok daha uygun fiyatlara hostel bulabileceğiniz Kowloon adasına da mutlaka bir göz atın derim. Zaten, bütçeli bir Hong Kong gezisi planlıyorsanız, zamanınızın büyük bir bölümünü Kowloon adasında geçirmenizi tavsiye ederim. Kowloon'dan dilediğiniz birçok yere rahatlıkla gidebileceğinizi de unutmayın."} {"url": "https://gezicenga.com/hong-kong-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler/\"", "text": "Asya'nın en pahalı şehirlerinden biri olan Hong Kong, Kowloon Adasıyla, Hong Kong Adasıyla, eşsiz kültürü ve yemekleriyle, tapınakları ve tarihi yapılarıyla görülmeye değer eşsiz şehirlerden biridir. Çin Halk Cumhuriyeti'nin güney kıyısında bulunan bu şehir Asya'nın dünya şehri olarak bilinmektedir. 7 milyondan fazla nüfusu ile Asya kıtasının en kalabalık şehirlerinden biri olarak bilinmektedir. Hong Kong nerede ? sorusuna geçmeden önce şehir hakkında birkaç bilgiyi paylaşmakta yarar var. 235 küçük ada parçasından oluşan Hong Kong Asya'nın en büyük limanı ve ticaret, endüstri gibi faaliyetlerin önemli yet tuttuğu şehirlerden biri. Kuzey Çin Denizi kıyısında bulunan Hong Kong tam olarak Çin Halk Cumhuriyetinin güneyinde bulunmaktadır. Asya'nın incisi olarak bilinen bu şehir Çin sınırına yaklaşık 30 km uzaklıkta bulunmaktadır. Hong Kong'a Türkiye'den direkt veya aktarmalı olarak rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Hong Kong'a direkt olarak gitmek yerine Malezya, Singapur veya diğer Asya ülkelerinden birine aktarmalı olarak bilet alacak olursanız fiyatlar çok daha uygun olacaktır. Tropikal muson ikliminin hakim olduğu bu şehri ziyaret için en ideal zaman ekim ve aralık aylarıdır. Aslında bu şehre yılın tüm zamanı gidilebilir. Tabi yağışların süper yoğun olduğu mayıs ve eylül ayları dışında. Hong Kong'da konaklama ücretleri yılın hemen hemen her dönemi pahalı olabilmektedir. Bu yüzden erken rezervasyon yapmanızda da yarar var. Hong Kong'da nerede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa Hong Kong'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini ve bölgelere göre otel tavsiyelerini bulabilirsiniz. Hong Kong'da tesis seçimi yapmadan önce hangi bölgede konaklayacağınıza karar vermenizde yarar var. Hong Kong nerede ? nasıl gidilir ? ne zaman gidilir ? gibi sorularınıza yanıt bulduktan sonra Hong Kong gezilecek yerler adlı yazıma göz atarak şehirde mutlak görülmesi gereken yerleri ve yapılması gereken aktiviteleri öğrenebilirsiniz. Bunun yanında gece hayatı için bu şehirde bir plan yapıyorsanız Hong Kong gece hayatı adlı yazıma göz atarak hangi barların ve gece kulüplere gidilmesi gerektiği hakkında bilgileri bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/igneadada-nerede-kalinir/\"", "text": "Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı güzel bir tatil beldesi olan İğneada, turistlerin Kırklareli'nde en çok tercih ettiği yerlerden. Gerek doğal güzellikleri, gerekse mağaraları ve yemyeşil alanları ile Türkiye'nin en güzel beldelerinden. İğneada'da konaklama da öyle çok pahalı değil. Çok uygun fiyatlara pansiyonlar veya bütçeli oteller bulmak da mümkün. İğneada'da nerede kalınır ? adlı bu yazı ile bölgedeki en ideal, en uygun, en iyi konuk değerlendirmesine sahip ve en çok tercih edilen 5 konaklama birimi arasından zevkinize ve bütçenize uygun olanı rahatlıkla bulabilirsiniz. Öncelikle Agoda. com'da İğneada için çoğu zaman fırsat indirimleri olduğunu bilin. Buraya tıklayarak fırsat indirimi olan otellere göz atabilirsiniz. Ayrıca bölgedeki birçok otelde ücretsiz kahvaltı bulunmakta. İğneada otel ücretleri ise sezona ve erken rezervasyonlara göre oldukça farklılık göstermekte. İğneada'da konaklama için tercih edilebilecek en ideal ve güzel otelleri aşağıda bulabilirsiniz. Oteller hoşunuza gitmese bile bu otellerin bulunduğu konumdaki diğer otellere göz atabilirsiniz. İğneada'nın en lüks otellerinden biri olan İğneada Resort Hotel, kahvaltı ve akşam yemeği dahil olan uygun oda fiyatları ile bölgenin en popüler otellerinden. Deniz kenarındaki süper konumuyla bir hayli rağbet gören bu otelde oda ücretleri sezonuna göre süper değişiklik göstermekte. Bunun yanında erken rezervasyon fırsatlarından yararlanacak olursanız, çok daha uygun fiyatlara bu otelde odalar bulabiliyorsunuz. Kapalı havuzu, sağlıklı yaşam merkezi ve deniz manzaralı restoranıyla dikkat çeken bu otelden, birçok etkinliklere katılmak da mümkün. Otelin almış olduğu 7.2 gibi idare eder bir konuk değerlendirme puanı olması da bu oteli incelemek için yeterli olacaktır. İğneada'nın en çok tercih edilen otellerinden biri olan Meltem Hotel, süper şık ve modern odalarıyla bölgedeki en ideal otellerden. Oda ücretleri İğneada ortalamasına göre normal olan bu otelde, çamaşır yıkama hizmet, ücretsiz wifi, restoran ve ücretsiz otopark gibi hizmetleri bulabiliyorsunuz. Otelin konuk yorumlarına baktığınızda temizliği, güler yüzlü personeli ve merkezi konumuyla daha çok sevildiğini görebiliyorsunuz. Ayrıca otelin almış olduğu 8.1 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı olması da, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. İğneada'da nerede kalmalı? sorusuna gayet uygun bir cevap olan Aydeniz Apart Hotel, bölgedeki en ucuz otellerden. Ucuz olmasına rağmen kalitesinden ve hizmetinden ödün vermeyen bu otel deniz manzaralı odalara sahip. Odalar daire konseptinde olup, fırın, ocak, buzdolabı ve oturma odasına sahip. Yani bir nevi dayalı döşeli daire de denebilir. Otelin konuk yorumlarına baktığınızda konum, manzara ve fiyat bakımından gayet uygun olduğunu ve bölgedeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olduğunu görebiliyorsunuz. Bazı odalarda şömine de bulunmakta. Bu oda ücretleri de diğer odalar ile aynı ücrette olduğundan, yaz aylarında bu otele gitmiyorsanız, şömineli odaları tercih etmekte yarar var. Otelin almış olduğu 7.9 gibi güzel bir puanının olması da bu oteli incelemek için yeterli olacaktır. İğneada'daki en ideal konaklama birimlerinden biri olan Nur Hotel, ücretsiz otoparkı ve aile odalarıyla ön plana çıkan otellerden. Otelin 8.9 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı olması, güzel bir konuma sahip olması ve oda ücretlerinin uygun olması bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. İgneada'daki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olan Nur Hotel, bölgede ucuz konaklama birimi arayanların tercih edebileceği yerlerden. Odaların balkonlu olması ve oda ücretlerine kahvaltının dahil olması da oldukça güzel. Farklı konsepte bir konaklama birimi arayanların tercih edebileceği Ada Yaz Evleri, oldukça şirin ve küçük bir konaklama birimidir. Plaja 8 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu tesiste odalar daire konseptinde olup mutfak ve oturma salonu bulunmakta. Eğer ailece veya grup olarak seyahat ediyorsanız, 4-5 kişilik bu daireler sizin için süper ekonomik olacaktır. Yüksek sezonda bile erken rezervasyonlar ile çok uygun fiyatlara odalar bulabilirsiniz. Gerek konumu, gerekse ev havası olması ve fiyatlarının uygun olması bu tesisi incelemek için yeterli olacaktır. İğneada'da nerede kalınır ? sorusu için maalesef çok fazla seçenek bulunmuyor. Birkaç otel ve pansiyon bulabileceğiniz bu tatil beldesinde, en iyi konuk yorumlarına, en iyi konuma ve en iyi fiyat/fayda oranına sahip konaklama birimleri genel olarak bu listeden ibaret diyebilirim. İğneada'da yaz aylarında otel ve pansiyon fiyatlarının süper arttığını ve konaklama birimi tercih ederken plaja yakın olanları tercih etmeyi de unutmayın."} {"url": "https://gezicenga.com/ingiltere-gezilecek-yerler/\"", "text": "İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'dan oluşan İngiltere, çok uzun yıllar Avrupa'nın en turistik yerlerinden olmuştur. Her şehrin farklı güzellikteki İngiliz aksanı, tarzı ve kültürü ile İngiltere'yi çok çabuk seveceksiniz. Ülkede gezilecek en güzel yerler arasında, çok iyi korunmuş kır evlerinden kalelere, dünya standartlarındaki sanat galerilerinden müzelere birçok önemli noktayı bulabilirsiniz. İngiltere'nin en güzel yanı da, çok kolay bir şekilde keşfedilebiliyor olmasıdır. İster araç kiralayıp kısa mesafelerdeki ülkenin en güzel şehirleri ile gezinize başlayın, isterseniz de Liverpool veya Londra'yı merkez seçip, diğer şehirlere ve önemli gezilecek noktalara, trenler ve otobüsler ile gidin. Şüphesiz, ülkenin en ünlü şehri Londra'dır. Ülke gezisine başlangıç için de en ideal yerlerdendir. Londra'da yapılacak en güzel şeylerden biri, İngiltere'nin tarihini öğrenmek için \"Tower of London\"u ziyaret etmektir. Tabi şehirde görülecek tek yer bu kuleden ibaret değildir. Şehirdeki Kraliyet Evi olan Buckingham Sarayı da, Londra'nın en ünlü yerlerinden biridir. Ayrıca, şehirdeki en kalabalık turist trafiğine sahip yerlerden. Burada ister nöbet değişimlerini seyredebilir, isterseniz de saray odalarını gezebilirsiniz. Tarihi ve sanat merakınız varsa, Buckingham Sarayı'nda ikisini de bulabileceğinizi unutmayın. Şehrin Whitehall Road bölgesi de kaçırılmaması gereken turistik yerlerdendir. Burada, Big Ben ve Parlemento Binaları ile birçok Kraliyetin düğününe şahit olan, Westminster Abbey bulunmaktadır. Bunlar da, şehrin en gözdelerindendir. Bunun dışında son olarak, South Kensington da mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Burada, Victoria ve Albert Müzesi, Doğa Tarihi Müzesi gibi şehrin önde gelen müzelerini görebilirsiniz. Londra'yı 1 güne sığdırmaya çalışmayın. Zamanınız varsa, bu şehirde 2 gece konaklayın. Londra'nın sokaklarında kaybolun, kalabalık metrolara ve otobüslere binin. Bir İngiliz havasında şehri keşfedin deriz. Londra'nın 35 km batısında bulunan bu güzel şehir, turistler için eşsiz deneyim sunmaktadır. Windsor Kalesi'ne de ev sahipliği yapan bu kent, birçok Ortaçağ yarı ahşap binayı görebileceğiniz yerlerden. Bu büyük Windsor Kalesi, 1000 yıldan daha uzun bir süre İngiliz Kraliyet Ailesi'nin yazlık ikametgahı olarak hizmet vermiş. Dünyanın en büyük yerleşim bölgesi olarak bilinir ve İngiltere'nin en önemli tarihi yerlerinden biridir. Yaklaşık 10 km uzunluğundaki bu kalenin içerisini ziyaret edebilirsiniz. Kale ziyaretinizden sonra, kalenin bulunduğu bölgeyi de mutlaka keşfedin. Burada şehrin ve kalenin eşsiz manzaralarını seyredebileceğiniz noktaları bulacaksınız. Londra'ya yakın bu kenti de listenize ekleyin deriz. Cambridge şehrinin en ünlüsü olan bu üniversitenin tarihi 1209 yılına kadar gitmektedir. Dünyada hayatta kalan en eski dördüncü üniversite olma özelliğiyle de oldukça meşhurdur. Çoğumuzun lise veya üniversite yıllarında hayalini kurduğumuz, fakat büyük bir çoğunluğumuzun da sadece dışarıdan turist olarak baktığı bir üniversite. 20 bine yakın öğrencisiyle 31 okuldan oluşan bu koca üniversite, İngiltere'nin en ünlü yerlerinden biri. Üniversitenin kuruluş hikayesi Oxford'a bağlanır. Bir grup bilim insanının yerel kasaba halkı ile anlaşmazlık yaşadıktan sonra, Oxford'tan ayrıldığı zamanda kurulmuş Cambridge. Üniversitenin kaçırılmaması gereken yeri ise, barok tarzı ve zarif oymalı şapeli ile dikkat çeken Trinity Koleji'dir. Bazı kuleleri ücretsiz olarak ziyaret edebilirken, bazılarına da 5-10 sterlin ödeyerek girebiliyorsunuz. Hepsine girmeseniz de, Trinity'i kaçırmayın. İngiltere'deki en anlaşılması zor olan aksana sahip insanlarıyla ünlü bu şehir, ülkenin en güzel ve en önemli yerlerindendir. Liverpool diyince sizin de aklınıza The Beatles mı geliyor ? benim gelmiyordu. Ta ki, Liverpool halkıyla 1-2 gün geçirene kadar. Bu şehir, The Beatles'dan çok daha fazlasını sunmaktadır. Bu UNESCO deniz kentinde yapılacak birbirinden güzel turistik aktiviteleri bulabilir, bir an olsun sıkılmadan 2-3 gününüzü rahatlıkla geçirebilirsiniz. Tabi, kısa ve anlamlı bir ziyarette, bu şehri keşfetmek için yeterli olacaktır. Mimari yapılarlar aranız iyiyse bu şehri çok çabuk seveceksiniz. Hele bir de gece hayatına düşkünseniz, Liverpool'un çılgın partilerine bayılacaksınız. Bu şehir, ülkenin en havalı ve en güzel şehirlerinden, rotanıza mutlaka ekleyin deriz. Çok çabuk sevebileceğiniz güzel bir şehir olan Bath, İngiliz turistler arasında süper popüler olsa da, son zamanlarda yabancı turistlerin de ilgisini çeken yerlerden biri haline gelmiştir. Ülkenin güneyindeki Bath, Thermae Bath Spa adı verilen kaplıca sularına ev sahipliği yapan merkez ile de oldukça ünlüdür. Bu kaplıca kentinin tarihi öğrenmek için göz atabileceğiniz en dikkat çekici yer ise Roma Hamamı'dır. Burası da, kentin en önemli noktalarından. Bu şehir, bu kaplıca ve hamamlardan çok daha fazlası. Birbirinden güzel tarihi yapıları ve güzel atmosferi ile burada yapılacak birçok turistik aktiviteyi bulabileceksiniz. İngiltere'de romantik bir kaçış yeri arıyor veya biraz daha sert bir gece hayatı deneyimlemek istiyorsanız, \"Brighton\" aklınıza ilk gelecek şehirlerden biri olmalı. Her yaştan turistin severek gezebileceği şehirlerden biri olan Brighton için bir gezi planı yapmanıza da gerek yok. Kendinizi sokağa atın ve kaybolarak birbirinden eşsiz sokak eğlencelerini, grafiti sanatını ve en önemlisi de şehir pazarlarını keşfedin. Bu şehir, \"Brighton Pride\" adı verilen etkinliği ile ünlüdür. Eşcinselliğe karşı ayrımcılığı önlemek amacıyla Brighton Pride şirketi tarafından düzenlenen bir etkinliktir ve İngiltere'nin birçok eşcinseli bu etkinliğe mutlaka katılır. Etkinlik zamanında İngiltere'deyseniz, Brighton Pride, oldukça farklı bir deneyim olacaktır. Birbirinden güzel arnavut kaldırımlı sokakları, plajları ve gece hayatıyla ünlü olan bu şehri de, listenize ekleyin deriz. Taş evler, akan akarsu, dolambaçlı yollar ve güzel köyler ile Kartpostallık Cotswolds, ülkede gidilmesi gereken en özel yerlerden biridir. Londra'ya yakın yerlerden biri olması da, Cotswolds'u daha çekici hale getiriyor. Londra'dan 2 saatlik sürüş ile buraya ulaşabilirsiniz. Yol üzerinde de Bath'e uğramayı da unutmayın. Daha çok rahat atmosferi ve eşsiz manzarası ile dikkat çeken Cotswolds, birbirinden güzel kartpostallık kasabaları ve önemli turistik noktaları ile sıkılmadan dolu dolu 1 gününüzü geçirebileceğiniz yerlerden. Bunlar arasında en popüler olanlar ise, Castle Combe, Bibury, Suda Bourton ve Suda Kalma'dır. Hepsi kendine özgür kartpostallık görüntüsü ve tarihi ile ünlü yerlerdir. Ayrıca burada görebileceğiniz bir diğer dikkat çekici nokta ise, vahşi yaşamı ile bilinen Cotswold Wildlife Park'tır. Ağaçtan ağaca atlayan lemurlarla yürüyebilir, Manor House'un hemen yanında özgürce otlayan gergedanları seyredebilirsiniz. Buraya ister Londra'dan 2 saatlik sürüş ile, isterseniz de Bristol'den 1 saatlik sürüş ile ulaşabilirsiniz. Fakat, Londra üzerinden gidecek olursanız, yol üzerinde Bath Şehri'ni de görme şansınızın olduğunu unutmayın. Costwolds'u google haritalarda görmek için tıklayın. Genel Newcastle olarak bilinen bu şehir, Liverpool'dan ve Manchester'dan daha zor bir İngiliz aksanına sahip olmasıyla da ünlüdür. Ülkedeki en cana yakın insanların Newcastle halkının olduğunu duyunca, bir hayli şaşırabilirsiniz. Çünkü, bu insanların İngilizcesini anlamak oldukça zorken, onların ne kadar cana yakın olduklarını sadece mimiklerden anlamakta çok kolay olmasa gerek. Tabi, bu bahsettiğim aksan, daha çok kırsal kesimlerdeki Newcastle halkına ait. Şehir halkının biraz daha iyi ve temiz İngiliz aksanı olduğu da söylenir. Burada nehir boyunca güzel bir gezintiye çıkın. Milenyum Köprüsü'nü geçip ücretsiz olarak ziyaret edebileceğiniz Baltık Çağdaş Sanat Merkezi'ne bir göz atın. Dönüştürülmüş bir un değirmenine ev sahipliği yapan bu kompleks, dördüncü katındaki eşsiz manzara sunan terası ile ünlüdür. Güzel fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz bu terasa mutlaka çıkın. Ayrıca, 19. yüzyıldan kalma Victoria Tüneli'ni ve II. Dünya Savaşı sığınağına da göz attığınızdan emin olun. Günübirlik turlar ile bu şehirdeki en önemli turistik yerleri rahatlıkla bitirebilirsiniz. \"Bus\" mı \"Boss\" mu demek istediklerini mimiklerinden anlayabileceğiniz halkı ile ünlü Manchester, İngiltere'nin en hızlı gençlerine ev sahipliği yapmasıyla da ünlüdür. Manchester halkı, ülkedeki en gezgin halktandır. Yerinde duramayan, her tatilde ülkeden ayrılan bu güzel halkın, bu güzel şehri de, ülke gezinizde rotanızda olması gereken muhteşem bir yer. Çok kişilikli bir şehir olan Manchester, dolaşması kolay ve eğlenceli bir şehirdir. \"Northern Quarter\" adı verilen bölge, şehrin kalbinin attığı yerdir ve ilk göz atmanızı tavsiye edebileceğimiz bölgedir. Canlı sokak sanatı, bohem barları ve bağımsız plak dükkanlarıyla turistlerin ilgisini çeken bu mahalle, grafiti sanatını en iyi görebileceğiniz yerdir. Birbirinden güzel barları, kafeleri ve restoranlarıyla, özellikle yaz aylarında güzel bir atmosfere ev sahipliği yapan bölge, şehirdeki en iyi ve en hareketli müzik mekanlarını bulabileceğiniz yerdir. Manchester ayrıca eşcinsel dostu bir şehirdir. Canal Street'e gidecek olursanız, burada birçok eşcinsel bar ve kulüp bulabilirsiniz. Tabi bu eşcinselliğe karşı olup olmamanızla alakalı olan bir yer değil. Karşı olsanız bile, buradaki mekanlar şehirdeki en eğlenceli mekanlardan bazılarıdır. Spinningfields ise, biraz daha normal barları, restoranları ve alışveriş için tercih edebileceğiniz bölgelerden. İngiltere standartlarında çok da pahalı olmayan mağazalarına göz atabilirsiniz. Manchester iki üniversiteye ev sahipliği yapmaktadır. Bu da demektir ki, gece hayatı için ucuza içkileri ve yemekleri bulabilirsiniz. Çünkü, Manchester öğrencisi ucuz içkiyi sever. Üstüne bir de ucuz yemek sever. Bu yüzden de, geceleri İngiltere standartlarında çok daha uygun fiyatlara eğlenebilirsiniz. Manchester, İngiltere'nin en iyi gece hayatına sahip şehirlerden. Eğer bu şehirde geceleri de planınız varsa, mutlaka ama mutlaka \"The Warehouse Project\" adlı mekana gidin. Burası her gün açık değil. Ayrıca bir etkinlik gibi bir yer. Hafta sonları yapılan büyük partileri ile ünlü. Bir gece kulübünden çok daha farklıdır. Bir nevi konser alanı ama ülkedeki en iyisi. Vikingleri izlediyseniz \"York\" şehrini bolca duymuşsunuzdur. Burası, İngiltere'nin en güzel şehirlerinden biri. Güzel atmosfere sahip birçok kafesi ve görülecek birçok yeri var. Şehirdeki tarihi yer ise, York Minster, York Katedrali olarak bilinen bu görkemli yapı, şehrin ve ülkenin en önemli yapılarından birisi. Daha önce gördüğünüz tüm katedralleri unutun. Bu katedral, Gotik tarzdaki birçok katedrale meydan okuyacak türden. Giriş ücreti 15 sterlin ve ödediğiniz her kuruşa değecektir. Bunun dışında şehirdeki önemli noktalardan bir diğeri ise, The Shambles adı verilen yoldur. Burası, arnavut kaldırımlı sokakları, şirin küçük kafeleri ve restoranları ile sevebileceğiniz yerlerdendir. Jorvik Viking Centre, Vikingler hakkında tarihi bilgiyi bulabileceğiniz en muhteşem yerlerden. Vikinglerin tarihi ile ilgili sergiler gerçekten çok güzel, muhteşem korunmuş eserler ile ve her şey eski bir Viking Şehri gibi geliyor. Oxford, Cambridge'in ana Üniversite rakibi olarak iyi bilinir. Fakat bu şehir bundan çok daha fazlasıdır. Tabi ilk olarak Oxford Üniversitenin çevresini keşfettiğinizden ve Bodleian Kütüphanesi'ni gördüğünüzden emin olun. Üniversitenin Botanik Bahçesi de bitkilere merakı olan turistlerin göz atabileceği güzel yerlerden. Açık hava tiyatrosunda geleneksel oyunları izleyebileceğiniz Oxford Playhouse da, bu şehirde görülecek yerler arasındadır. Bu şehirde birbirinden güzel kafeleri, barları ve restoranları da bulabileceğiniz Queen's Lane bölgesine de mutlaka göz atın. Ayrıca Avrupa'nın en eski kafesi olan \"Queen's Lane Coffee House\"a göz atmayı da unutmayın. Ülkedeki birçok şeyi bir arada bulabileceğiniz şehir olarak tanınan Nottingham, görkemli mimari yapıları, yürüyüş için birbirinden güzel parkları, tarih ve sanayi müzesinden oluşan Wollaton Hall'i ile, dolu dolu 1 gününüzü geçirebileceğiniz eşsiz şehirlerdendir. Mağaraların tarihine ışık tutan Mağaralar Şehri ise, daha çok çocuklu ailelerin göz atabileceği yerlerden biri olarak bilinse de, her turistin deneyimleyebileceği güzel bir yerdir. Bu şehirde geceler tüm İngilizler tarafından \"INSANE\" olarak tanımlanır. Akıl almaz partileri ile ünlü bu şehirde, gece hayatına daire beklediğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Stealth, Rock City ve Rescue Rooms adlı mekanlar, sabahlara kadar dans edebileceğiniz, dünyaca ünlü dj'lerin de sahne aldığı muazzam mekanlardır. Bu çarpıcı sahil şeridi, İngiltere'nin en meşhur yerlerinden biridir ve çok sayıda kasaba ve köyler ile eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Sahil şeridi, birbirinden güzel kaya oluşumları ve berrak mavi suyu ile ünlüdür. Burada görebileceğiniz ve yapabileceğiniz birçok şey var. Fakat Dorset'teki ikonik Durdle Kapısı kaçırılmaması gereken yerlerdendir. İngilizlerin en çok sevdiği yerlerden biri olarak bilinen Jurassic Coast, son yıllarda yabancı turistlerin de favori adreslerinden biri haline gelmiştir. Londra'dan günübirlik turlar ile rahatlıkla gidebileceğiniz yerlerden biri olan Winchester, son zamanlarda artan turist trafiği sayesinde adından epey söz ettirmektedir. İngiltere şehirleri arasında en kolay görebileceğiniz yerlerden olan Winchester, bir günde rahatlıkla görebileceğiniz yerlerden. Londra'dan ister turlar ile isterseniz de bireysel olarak çok kolay bir şekilde bu şehre ulaşabilirsiniz. Winchester'da gezip görebileceğiniz birçok yer olmasının yanında, yapılacak da birçok turistik aktivite vardır. Birbirinden güzel pub'ları, restoranları ve güzel atmosfere sahip kafeleriyle, İngiliz kültürünü en iyi hissedebileceğiniz şehirlerden. Bir Ortaçağ kalesinin kalıntılarına, şehrin güzel ve görkemli katedraline, birbirinden güzel tarihi sokaklara ve butiklerle süslenmiş dar alışveriş caddelerine göz atmayı unutmayın. İngiltere'nin en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Stonehenge, Neolitik taş devri ile Bronz çağı arasında en az 5 kademede oluşan bir anıt olarak bilinir. Dünyadaki en eski dünya mirası alanlarından biri olmasıyla ünlü olan Stonehenge, 4.500 yıldan fazla bir süredir hac yeri olmuş. Eskiden bir ibadet yeri olarak inşa edildiğine inanılıyordu. 20 kilometrekarelik bir alanı kaplayan bu bölgeye ulaşmak için birçok turistin yaptığı gibi ilk olarak, alanın 16 km uzağında bulunan, bir Ortaçağ şehri olan Salisbury'yi ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca bu şehrin eski kent bölgesinde, birbirinden güzel dini yapıları ve çok sayıda tarihi Ortaçağ mimarisini de görebilirsiniz. Stonehenge google haritalarda görmek için tıklayın. İngiltere'nin gezilecek yerleri arasında olan bu 15 yer, sadece ülkedeki en turistik olan noktalardandır. Bu ülkede, daha birbirinden güzel tarihi yerleri, yapılacak turistik aktiviteleri, şehirleri ve kasabaları da bulabilirsiniz. Fakat, çok fazla vaktiniz yoksa yukarıdaki 15 yer ile de güzel bir İngiltere gezisi yapabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/irlanda-gezilecek-yerler/\"", "text": "Kültür ve tarih bakımından zengin bir ülkedir İrlanda. Muhteşem ve zor aksanları olan halkı ile ünlüdür. Özellikle Belfast. Kuzey İrlanda'nın başkenti olan Belfast ve şehirdeki halkın aksanı ben de bir takıntı haline geldi. Özellikle \"The Fall'' adlı Jamie Dornan'ın başrolünde oynadığı diziden sonra Belfast aksanına hayran kaldım diyebilirim. Bu diziye bir göz atmanızı tavsiye ederek ülkede gezip görebileceğiniz popüler noktalara gelelim. İrlanda'da birbirinden güzel yeşil alanları, sarp dağları, gizemli Kelt harabeleri, kaleleri, ormanları, Gael halkının gecekondu barları, kabadayı barları ve çok daha fazlasıyla eşsiz bir deneyim yaşayabilirsiniz. Ülkede gezilecek şehirler arasında en popüler Dublin ve Belfast olsa da, İrlanda bu iki şehirden çok daha fazlasıdır. Moher Kayalıkları olarak da bilinen \"Cliff of Moher\" ülkedeki en dikkat çeken doğal güzellikler arasındadır. Ülkenin en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Moher Falezleri adı verilen 120 metre yüksekliğindeki bu uçurumlar, sahil şeridinin ve Aran Adaları'nın muhteşem manzaralarını sunmaktadır. Ülkenin bu doğal cazibe merkezi daha çok uçurum manzaraları ile ünlü. Her yıl dünyanın dört bir yanından gelen milyonlarca insan tarafından ziyaret edilmekte. Yani sadece Avrupa'da değil, dünyada da oldukça ünlü ve iyi tanınan bir doğal güzellik. Atlantik boyunca 8 km boyunca uzan Moher Falezleri'nin en yüksek noktası 214 metreymiş. Patika boyunca güzel bir yürüyüş yapın, her noktanın farklı güzellikteki manzarasına hayran kalacaksınız. İrlanda'nın tarihi yerleri arasında olan Cashel Kayası, Orta Çağ'da Munster krallarının kalesiymiş. Görkemli yapısıyla turistlerin dikkatini çeken bu tarihi yapı, Yuvarlak Kulesi ve Cormac Şapeli ile dikkat çekmektedir. 13. yüzyıldan kalma Gotik katedral, 1230 ve 1270 yılları arasında inşa edilmiş koridorları olmayan büyük, haç şeklindeki yapısıyla dikkat çeker. Bunun yanında 15. yüzyıldan kalma bir kale ve Mağaralar Salonu, dini mekanlara giriş yeridir. Ayrıca salonda Aziz Patrick Haçı'nın bulunduğu bir de müze bulunmaktadır. Cashel Kayası, İrlanda'nın County Tipperary kentinde bulunan Cashel Kasabası'nda yer almaktadır. Kasabanın merkezine 10 dakika yürüme mesafesindeki bu görkemli yer de kesinlikle görülecek yerler arasındadır. Aziz Patrick Katedrali ve Dublin Yazarlar Müzesi ile ünlü olan Dublin, ülkedeki en ünlü şehirlerden biridir. İrlanda'nın başkenti ve en güzel şehri olan Dublin'de turist olarak yapılacak birbirinden güzel şeyler bulabilirsiniz. İster tarihe isterseniz de sanata veya gece hayatına merakınız olsun, bu şehir size tüm güzellikleri harmanlaşmış bir şekilde sunmaktadır. Bu şehirde yapılacak en güzel şeylerden biri de, viski damıtma tesislerini ziyaret etmektir. Şehirde birçok damıtma tesisi bulunuyor. Bunlardan en azından bir tanesini mutlaka ziyaret edin deriz. Dublin, diğer Avrupa şehirlerindeki metropol havasından çok, bir kasaba havasını hissettirmektedir. Guinness Storehouse'a ve Temple Bar gibi yerler ise, biraz daha içkiyle arası iyi olan turistlerin sevebileceği yerlerden. Guinness Storehouse, bir bira fabrikası. Ancak bildiğiniz veya daha önce gördüğünüz bira fabrikalarına benzemez. Çatısında bir de barı vardır. Biraları tadarak gezersiniz fabrikayı. Temple Bar ise, Dublin'de gece hayatı için plan yapanların başlangıç noktasıdır. Aslında bu bardan çok barın bulunduğu alan ünlüdür. Tabi Temple Bar da, Avrupalı turistler arasında oldukça ünlüdür. Batı İrlanda'nın en büyük şehri olan Galway, Orta Çağ mahallesinin, dolambaçlı sokakları ve caddeleri boyunca uzanan sanat galerileri ve dükkanlarıyla ünlüdür. Bir kasaba atmosferine sahip olan bu şehir de, ülkedeki en sevilen yerlerdendir. Geleneksel İrlanda müziğinin ana merkezi olarak kabul edilen Galway, canlı müzik mekanları ve publarıyla da ünlüdür. Bu liman kenti, İrlanda'da hala İrlandaca konuşulan birkaç yerden biridir ve İngilizce aksanları da, Belfast kadar çekici ve anlaşılması zordur. Eğlence, tarih ve kültürle dolu Galway, İrlanda gezisi için plan yapan her turistin rotasına eklemesin gereken en güzel yerlerdendir. Blarney Kalesi/Şatosu ve Blarney Stone, Cork'tan çok daha uzak olmayan bir bölgede bulunmaktadır. 600 yıldan daha fazla bir tarihi olan kale, İrlandalı şef Cormac McCarthy tarafından yaptırılmış ve günümüzde kalenin kulelerinden zindanlarına kadar gezebiliyorsunuz. İrlanda'nın en meşhur yerlerinden biri olarak bilinen bu kale, ülkedeki en çok ziyaret edilen tarihi yerlerden biridir. Ülkedeki popüler şehirlerden biri olan Cork'tan bu kaleye çok rahat bir şekilde ulaşabiliyorsunuz. Zaten listenize Cork Şehri'ni de ekleyecek olursanız, şehir içerisinde bu kale için birçok turları bulabilirsiniz. Tarihi 1425 yılına kadar giden bu kale, İrlanda'daki en iyi korunmuş Orta Çağ Kalesi olarak bilinmektedir. 1950'li yıllarda restore edildikten sonra turizme kazandırılmış olan bu kale de, ülkedeki birçok tarihi yapı gibi ziyaretçiye açıktır. Sizi Orta Çağ zamanına götürecek olan bu kale içerisindeki 15. ve 16. yüzyıllardan kalma mobilyalar ve duvar halılarına görebileceğiniz birçok önemli eser bulunmaktadır. İrlanda'yı bir asır önce canlandıran Folk Park, köy ve kırsal ortamda 30'dan fazla yapıya ev sahipliği yapmaktadır. Parkın köy mağazaları, çiftlik evleri ve turist olarak keşfedilebilecek birbirinden güzel yerleri bulunuyor. Hem çocukların hem de yetişkinlerin severek gezebileceği bir yer olan Folk Park'ı da listenize ekleyin deriz. Bunratty Kalesi'ni google haritalarda görmek için tıklayın. İrlanda'nın en büyük ikinci şehri olan Cork, geleneksel barları ve sokakları ile ülkenin kültürünü en iyi görebileceğiniz yerlerden. Başkenti ve en canlı şehri \"Cork City\"dir ve bölgedeki en çok ziyaret edilen yerlerdendir. Cork Şehri dışında daha birbirinden güzel kasabaları ve doğal güzellikleri Cork Kontluğu bölgesinde görebilirsiniz. Kinsale, Cork şehrinden sonra en turistik noktalardan biridir. Batı Cork'a açılan bir sahil ortamındaki Kinsale kasabası, özellikle yaz aylarında çok daha canlıdır. Bugün bu kasaba yelken, balık tutma, yürüyüş, muhteşem manzara ve harika İrlanda yemekleri sevenler için güzel bir destinasyondur. Muckross Evi ve Bahçeleri, Kerry bölgesini ziyaret eden her turistin mutlaka uğraması gereken yerlerden. Killarney'in dünya çapındaki ihtişamı ve güzelliği ile ünlü üç gölünden biri olan Mucckross Gölü kıyılarına yakın bir yerde bulunan bu malikane, tarihi ve görkemli yapısıyla dikkat çekiyor. Kraliçe Victoria'nın da bir zamanlar burayı ziyaret ettiği söylenmektedir. Ev ve bahçeler kesinlikle görülmeye değer. Geleneksel çiftlik yaşamını ve sıradan halkın bir zamanlar nasıl yaşadığını çok iyi bir şekilde burada görebiliyorsunuz. Killarney Milli Parkı sadece Muckross Malikanesi'nde ibaret değildir. Burada birbirinden güzel doğal manzaraları, göller bölgesini ve dağları da görebiliyorsunuz. Bunun yanında, bölgede görülmeye değer bir başka tarihi yer ise, Ross Kalesi'dir. Görkemli yapısının yanında güzel bir manzaraya ev sahipliği yapan bu kaleyi de gördüğünüzden emin olun. Killarney Milli Parkı'nı google haritalarda görmek için tıklayın. İrlandalı geleneksel müziğin gayri resmi başkenti olan Doolin, küçük, tek bir caddeden ve publardan biraz daha fazlasıdır. Burası İrlanda'da geleneksel yaşamın nasıl olduğunu, küçük kasaba barlarındaki İrlanda halkını merak eden turistlerin göz atabileceği yerlerden. Eğer araç ile İrlanda'yı keşfediyorsanız, bu küçük renkli köye de mutlaka göz atın. İrlanda kırsalının en güzel kartpostallık fotoğraflarını sunan Doolin, çevresindeki güzel manzaraları ile de ünlüdür. Burası, Moher Kayalıklıklarını ve Aran Adaları'nı görmek için güzel bir üstür. Dilerseniz bu köyde konaklayabilir ve ülkenin en turistik yerlerinden olan Moher'i ve Aran Adaları'nı buradan düzenleyeceğiniz geziler ile görebilirsiniz. Çoğu turist Doolin'e içmek ve burayı bir üs olarak kullanmak için gelmektedir. Fakat Doolin'in renkli geleneksel evleri ve yaşamı için bile bu köyü ziyaret edebilirsiniz. Akşamları rüzgarlı havalardan kaçmak için de OConnor's Pub'a gidip bir şeyler içebilirsiniz. Gerçek İrlanda kültürünü en iyi görebileceğiniz yerlerden biri olan bu barı, Doolin'e giderseniz mutlaka görün. Doolin'i google haritalarda görmek için tıklayabilirsiniz. Kuzey İrlanda'nın başkenti ve en güzel şehri olan Belfast, daha çok dizileri, filmleri ve çekici İngilizce aksanı ile tanınır. Son 20 yılını bombalar ve mermilerle ilgili korkunç şöhretini sarsmaya çalışarak geçiren Belfast, henüz Dublin kadar turistik bir yer değil. Fakat, en az Dublin kadar güzel ve çekici. Son yıllarda yapılan turizm çalışmaları sayesinde ve diziler ile gündeme gelen Belfast, yavaş yavaş daha da fazla turiste ev sahipliği yapmaya başlıyor. Fakat Belfast, Kuzey İrlanda'nın en misafirperver ve en sıcakkanlı insanlarına ev sahipliği yapar. Her turist burada farklı bir güzellikte karşılanmaktadır. Kent, kültür ve tarih bakımından da oldukça zengin bir şehirdir. Şehrin sıkıntılı geçmişini anlatan birçok turistik aktiviteyi burada bulabilirsiniz. Üstü açık otobüs turlarından yürüyüş turlarına, turistik bir şehirden beklediğiniz birçok şeyi Belfast'ta bulabilirsiniz. 100 yıldan fazla bir tarihe sahip olan, Belfast'ta yapılmış geminin üzücü tarihini öğrenmek için de Titanic Müzesi'ne mutlaka göz atın. Belfast'ta yapılacak birçok turistik aktiviteyi bulabilirsiniz. Bu şehir, sunduğu güzellikleri ve canlı hayatıyla sıkılmadan 1-2 gününüzü geçirebileceğiniz güzel yerlerden. Belfast'tı da İrlanda gezi rotanıza mutlak ekleyin deriz. İrlanda Cumhuriyeti olarak da bilinen bu ülkeyi, araç kiralamasanız da çok rahat bir şekilde gezebiliyorsunuz. Zaten ülkedeki şehirler birbirine güzel bağlantılar sunduğundan, birçok günübirlik gezi turlarını da hemen hemen tüm şehirde bulabildiğinizden, istediğiniz yerler gitmek oldukça kolay oluyor. İrlanda'da görülmesi gereken yerlerin büyük bir bölümü Dublin ve çevresinde bulunuyor olsa da, aslında bu tam olarak doğru değildir. Çünkü, ülkede Dublin'den çok daha güzel, çok daha farklı güzellikleri de bulabiliyorsunuz. Geleneksel kasabalardan küçük el değmemiş köylere ve doğal oluşumlara kadar bu ülkede birbirinden önemli turistik yerleri de bulabilirsiniz. İrlanda, daha doğrusu Dublin ve diğer büyük şehirler pahalı. Yani Avrupa'daki birçok pahalı ülkeyle ölçüşebilecek düzeyde diyebiliriz. Bu yüzden de, kısa ve anlamlı bir gezi planı yapmanızda da yarar var. Eğer kalabalık gruplar halinde seyahat ediyorsanız, mutlaka araç kiralayın deriz. Fakat aracınızı Dublin dışında kiralayın. Her şeyin süper pahalı olduğunu bu şehirde bir şey almak veya kiralamak istemeyebilirsiniz. İrlanda'da gezilecek şehirler, kasabalar, köyler ve doğal güzellikler, tabi ki bu 10 yer ile sınırlı değildir. Fakat, ülkedeki en popüler ve en güzel yerlerden bu 10 yer arasından, ülkedeki zamanınıza ve bütçenize göre güzel bir liste oluşturabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/istanbulda-gezilecek-yerler/\"", "text": "Dünyanın kültür mozaiği şehirlerinden İstanbul. Her köşesi bir başka güzel olan bu şehir kimilerinin yaşamak için hayal ettiği, kimilerinin yaşadığı için isyan ettiği şehirlerden. Doya doya gezilecek bu şehirde binlerce önemli tarihi ve turistik yer bulunuyor. Bunların hepsini gezecem derseniz, 3-4 ayınızı alır 🙂 İstanbul'da turist olarak geçirdiğim 17 günlük sürenin ardından hala İstanbul'da gezilecek yerler arasında göremediğim yerler bile var diyebilirim. Bu yüzden, belli başlı yerleri görerek muhteşem bir İstanbul gezisi için bu 101 yerden kendinize liste çıkarabilirsiniz. İstanbul, tahmin edebileceğiniz üzere biraz pahalı şehir. Bu yüzden bu şehirde konaklayacağınız süreyi, yeri ve zamanı çok iyi seçmenizde yarar var. Eğer İstanbul'u ilk defa ziyaret ediyorsanız, Eminönü, Sultanahmet ve Galata yakınlarındaki otellerin dışına pek çıkmanızı tavsiye etmem. Bunun yanında, ucuz bir konaklama birimi arıyorsanız da Sultanahmet'i tercih etmeyin. Ayrıca bu bölgede bulunan 150 TL'nin altındaki oteller en kötü şartlarda konaklamış kişileri bile memnun etmeyecektir. Konaklama için İstanbul'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak detaylı bir fikir sahibi olabilirsiniz. İstanbul Gezilecek Yerler listesi hazırlarken bölge bölge bir liste çıkarmanızda yarar var. Yani bir sıralama olarak Sultanahmet, Eminönü, Taksim gibi bir ilerleme listesi yaparsanız çok daha pratik bir şekilde bu turistik noktaları halledebilirsiniz. İstanbul'da tereddütsüz en beğendiğim yer Balat diyebilirim. Muhteşem bir atmosfere sahip bu mahalle, tarihi evleri, kiliseleri ve birçok cafesi ile sıkılmadan 3-4 saatinizi geçirebileceğiniz yerlerden. Yataktan kalktığı gibi sokakta top oynamaya çıkan çocuklar, amaaaan kim görecek diye çamaşırlarını yolun tam ortasına asan teyzeler, rengarenk evler, restorasyon isteyen yüzlerce ev gerçekten görülmeye değer. Bunun yanında Balat bana yatırım için de güzel bir yer gibi geldi. 3-5 seneye kalmaz yabancı turistlerin akınına uğrayacak bu muhteşem yeri kaçırmayın. Balat'ta kahvaltı veya oturup bir şeyler içebileceğiniz mekan için de \"Cook Life\"a göz atmayı unutmayın. Sultanahmet gezilecek yerler denince akla ilk gelen turistik camilerden biri olan Sultanahmet Camii, tüm ihtişamı ve görkemiyle kaçırılmaması gereken yerlerden. Siz sabahın erken saatleri yerine bu camiyi akşam saatlerinde görün. Çünkü öğle saatlerinde de oldukça kalabalık. Ayrıca yaz aylarında burayı ziyaret ediyorsanız, sıcaktan bunalabiliyorsunuz. Akşama doğru 4-5-6 saatleri bu camii için ideal ziyaret saatleridir. İstanbul'da en uzun kuyruklara girerek görebileceğiniz bu müzeyi kaçırmayın. Müzeyi görmek için de mutlaka Müzekart alın. Bu şekilde süper uzun kuyruklara girmeden, sıra beklemeden giriş yapabilirsiniz. Eğer İstanbul'da müzekart alma gibi bir niyetiniz varsa, Müzekartınızı burada alın. Gittiğiniz saatlerde binlerce yabancı turistin kuyruğa girmiş olduğunu göreceksiniz. Siz diğer gişeden, yani Müzekart alabileceğiniz gişeden geçerek diğer kuyruktaki insanların 10'da 1 gibi bir sıraya giriyorsunuz. Bu şekilde çok sıra beklemeden bu müzeyi ziyaret edebilirsiniz. En ideal ziyaret saati 15:00'dan sonraki saatler. İstanbul'un en gözde turistik yapılarından biri olan Topkapı Sarayı, süper büyük. Bu yüzden, saray gezisi için en azından 2 saatinizi ayırın. Ayrıca kombineli olan biletlerden almayı da unutmayın. Topkapı Sarayı, acayip büyük. Yani içeride şuraya gidip geri çıkayım deseniz bile, bu en azından yarım saatinizi alıyor. Bu yüzden bu saraya için uzun uzun zaman ayırın. Her turistin yaptığı gibi baştan sona doğru gezmek yerine sondan başa doğru gezin. Bu şekilde çok daha az kalabalık ile karşılaşıyorsunuz. Dillere destan Galata Kulesi'ne çıkıp sıkış pıkış manzara seyredecem diye kendinizi perişan etmeyin. Aşağıdan kuleyi izleyin. Kule çevresine göz atın. Kulenin tepesine çıktığınızda mucizevi bir şey göreceğinizi sanmayın. Sadece İstanbul manzarası. Çok daha güzel manzaraları listenin devamında bulabilirsiniz. Bu köprüde balık restoranlarının çok iyi olduğu söyleniyor. Fakat, yabancı turistler dışında buraya gidip de süper pahalı balıklardan yiyen pek Türk görmedim diyebilirim. Ayrıca köşe masalarda yer bulamazsanız, burada balık yemenin bir mantığı yok, çünkü denizi göremiyorsunuz bile. Adres ; Avrupa Yakası Eminönü ve Karaköy'ü birleştirir. İstanbul'un en yeşil parklarından olan Gülhane, muhteşem atmosferi, eşsiz laleleri ve farklı tipte çiçekleriyle tam bir cennet bahçesi. İstanbul'da park arıyorsanız ilk adresiniz Gülhane olmalı. Bu park Nisan aylarında çok güzel olduğu söyleniyor. Fakat bence her zaman çok güzel. Yürüyüş yolları, kafesi, oturup dinlenebileceğiniz banklar her şey burada çok güzel. İstanbul'da tek bir park göreyim diyorsanız, ilk Gülhane'ye göz atın. İstanbul'ın en nostaljik yerleri arasında olan İstiklal Caddesi, aşırı kalabalık. Bu kadar insan nereye gidiyor, geziyor mu yoksa sadece İstiklal Caddesi'nden geçmek için mi gelmiş bilinmez. Her yer insan dolu. Ayrıca burası alışveriş yapabileceğiniz, bir şeyler yiyip içebileceğiniz en havalı yerlerden. Sarnıcın karanlık olduğunu çok duymuştum. Fakat beklediğimden çok daha karanlıktı. İnsanları bile zor görebileceğiniz bu yere flaşlı bir kamerayla gitmeyi unutmayın. İstanbul'un en kalabalık yerlerinden olan Eminönü Balıkçıları, en lezzetli balık-ekmeği gayet uygun fiyata yiyebileceğiniz doğru adres. Mekanlara girmenize gerek yok. Çevrede bulunan taşlara oturup yemeğinizin keyfini çıkarabilirsiniz. 1865 yılında mimar Sarkis Balyan tarafından inşa edilen, eşsiz manzaraya sahip bu saray, İstanbul sarayları arasında tüm ihtişamı ve eserleri ile kaçırılmaması gereken yapılardan. Sarayı rehber eşliğinde geziyorsunuz. Bu yüzden de siz gittiğinizde saray girmek için bekleyen kimse yoksa yarım saate kadar bekleyebiliyorsunuz. Gar içerisinde ilginizi çekecek bir şey göremediğimden dolayı, bu garı Kadıköy iskelesinden izlemekle yetinmenizi tavsiye ederim. İstanbul'un en güzel parklarından biri olan Yıldız Parkı, yemyeşil alanı, köşkleri, gölü ve eşsiz manzarasıyla şehirde mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Fazla turist yoğunluğundan olsa gerek, hizmette ve iletişimde gerçekten büyük bir problemleri var. Bu kadar ünlü olan bu mekana gidip hayal kırıklığına uğramayın. Sultanahmet'te yüzlerce ünlü mekan var. Başka yerler deneyin. Alman İmparatoru II. Wilhelm'in Sultana ve İstanbul'a hediye ettiği bu görkemli yapı, tüm güzelliği ve tarihi ile İstanbul'da görülmesi gereken yerler arasında. Sultanahmet'te bulunan bu 3 sütun da yan yana bulunuyor. Yabancı turistlerin ilgi odağı olan bu sütunlar maalesef Türk turistler tarafından pek rağbet görmüyor. Ama siz yine de 2 dakikanızı ayırıp sütunların hemen yanında bulunan bilgilendirme panolarına göz atın. Rezervasyon yaparak bu tarihi hamamı kullanabiliyorsunuz. Ayrıca hamamı ziyaret etmek istiyorsanız, 100£'dan başlayan hamam paketlerinden almanız gerekiyor. Fatih Camii bana göre İstanbul'da Sultanahmet Camii'nden sonra gelen en güzel camilerden. Dev yapısı, türbeleri ve atmosferi ile kaçırılmaması gereken camilerden. İstanbul'da en iyi manzaraya sahip birkaç yerden biri olan Pierre Loti Tepesi, şehirdeki en turistik ve en kalabalık yerlerden. Tepeye mutlaka Teleferik ile çıkın. Teleferiklere normal İETT biletleri ile binebileceğinizi de unutmayın. Tepede manzaraya karşı birçok mekan bulunuyor. Fakat bir yerlere oturup çılgın ücretler ödemek yerine, şehri doya doya izleyin. Ve tahta çubukta kızartılmış patates cipsi yemeyi de unutmayın. İstanbul'da kahvaltı yapılacak yerler arasında olan Çengelköy'de 50'den fazla kahvaltı mekanı bulabilirsiniz. Zaten bölge İstanbulluların uğrak kahvaltı yerlerinden. Kahvaltı olmadı Tarihi Çınaraltı adlı mekana gidip bir şeyler içebilirsiniz. Kahvaltı mekanı olarak da Patisserie adlı cafe/restoranı deneyebilirsiniz. Şehrin en canlı bölgelerinden biri olan Moda Sahili, uzun yürüyüşler yapabileceğiniz güzel bir yer. Moda İskelesi de sahilin en güzel yeri. Yakınlarda birçok çay bahçesi ve İstanbul'un elit mekanlarından sayılan birkaç yer de bulunuyor. Geceleri de baya canlı. Mekan olarak Neffes tercih edilebilir. İstanbul'un en güzel manzarasına sahip yerler arasında olan Fatih Korusu, yemyeşil alanı ve eşsiz manzarası ile yerli/yabancı turistlerin uğrak yerlerinden. Muhteşem fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz, Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi Köprüsü'nü seyredebileceğiniz bu yeri de listenize ekleyin derim. İstanbul'da yapılacak şeyler denince akla ilk gelen yerlerden biri de adalar oluyor. Tabi bu adalar arasında en popüler ve en büyük olan Büyükada, diğerlerine nazaran daha turistik. Bu adada bisiklet sizi perişan edebilir. Bu yüzden Faytonları deneyin. Bisikletleri, siz taşımak zorunda kalabiliyorsunuz. İstanbul'un en güzel korularından bir diğeri ise Fethipaşa Korusu'dur. Paranız çoksa manzaraya karşı güzel bir kahvaltının tadını çıkarmayı da unutmayın. İstanbul'da en zor bulabileceğiniz müzelerden biri olan Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk'un 2008'de yayımladığı kitabı tamamlayan muhteşem bir müze. Müze, kitabın kahramanı Kemal'in kendisine sevgilisi Füsun'u hatırlattığı için biriktirdiği eşyalardan oluşuyor. Adalar'da en iyi balık restoranları bulabileceğiniz Heybeliada'ya da uğramayı unutmayın. Üsküdar'dan rahatlıkla ulaşabileceğiniz dillere destan bu kuleyi sabah, öğle, akşam mutlaka görün. Kuleye çıkmanıza veya gitmenize de gerek yok. Uzaktan seyredin, sahildeki mekanlarda çay/kahve için, manzaranın keyfini çıkarın. İstanbul sarayları arasında en popüler ve en turistik saraylardan olan Dolmabahçe Sarayı, İstanbul'da görülmesi gereken en önemli yerler arasında. Denize nazır bu sarayın görkemi ve güzelliği görülmeye değer. İstanbul'daki birçok sarayda olduğu gibi bu saray içerisinde de fotoğraf çekimine izin verilmiyor. Topkapı'da bulunan bu müze, bir odada İstanbul'un Fethi'ne tanıklık edebileceğiniz müzedir. Top sesleri, Mehter Takımı ve At kişnelemelerinin efektler ile muhteşem bir şekilde sunulduğu bu yeri mutlaka görün. Bu müze, İstanbul'daki sıkış-pıkış olan müzelerden biri. Bu müzeyi ne zaman ziyaret ettiğiniz çok önemli. Çünkü o kadar insan arasında ne doğru düzgün fotoğraf çekebiliyorsunuz ne de detaylı bir şekilde inceleyebiliyorsunuz. Arkadan hadi olum hadi olum yürüüü diye seslenen teyzeler sizi gerebiliyor. Bu yüzden mümkünse sabahın en erken saatlerinde buraya gidin. \"Köpeği olmayan giremez\" diye kapıya uyarı yazsalar kimsenin yadırgamayacağı bu parkta daha önce hiç görmediğiniz türde köpekleri görebilir, çimlere uzanıp günün yorgunluğunu atabilir ve teleferiğe binebilirsiniz. Bu zamana kadar gezdiğim Rahmi Koç Müzeleri arasında en büyüğü ve en güzeli olan İstanbul Rahmi Koç Müzesi'nde yok yok. Tarihi lüks arabalar, motorlar, bisikletler, bin bir çeşit oyuncaklar ve daha nicesini bu müzede bir arada görebilirsiniz. Türkiye'nin en gözde turistik yapılarının maketini bir arada görebileceğiniz bu muhteşem yer, 60 bin metrekare ile dünyanın en geniş alana kurulmuş minyatür parkıdır. Gerçeğine çok yakın bir şekilde yapılmış bu minyatürlerin önünde yarım saat bekleyip dalıp gitmeyin. Dalıp gitmek için deniz kenarlarındaki kayalıkları tercih etmenizde yarar var. Bin bir çeşit tarihi oyuncakların sergilendiği bu müze, çocukla görülmesi gereken yerler listenizde mutlaka olması gereken yerlerden. Süper atmosferi ve birbirinden güzel oyuncaklar ile nostalji yapmak mümkün. Londra'dan sonra dünyanın en eski ikinci metrosu olan Tünel'den Karaköy-Beyoğlu arası kısa bir yolculuk yapmakta yarar var. Etrafı göremiyor olsanız da, güzel bir nostalji olacaktır. İstanbul anısına çok güzel ve farklı hediyelik eşyaları bulabileceğiniz Kapalı Çarşı'da, lokum ve pişmaniyeleri de bulabilirsiniz 🙂 Bunun dışındaki kuyumcu dükkanları pek ilginizi çekmeyecektir. Adres ; Avrupa Yakası Fatih Beyazıt Mah. Daha çok yurt dışında yaşayan Türk turistlerin ve yabancıların uğrak yerlerinden olan Arasta Çarşısı, küçük olmasına rağmen, birçok halı, kilim, takı ve el yapımı ürünlerinin satışı yapılıyor. Osmanlı döneminden kaldığı için oldukça önemli. Pek albenisi yok buranın aslında. Yani sırf isminden dolayı, halıların, takıların 4-5 kat daha fazla fiyata satıldığı bir yer. İstanbul'un en eski kapalı çarşılarından biri olan Mısır Çarşısı, süper turistik atmosferi, yüzlerce farklı türde dükkanları ve tarihi ile İstanbul'da görülmeye değer yerler arasında. Daha çok tarihi ile ünlü olan bu merdivenlerden çıkarak Galata Kulesi'ne gidebiliyorsunuz. Malum Galata Kulesi kaçırılmaması gereken yerlerden olduğu için, kuleye gelmişken bu merdivenleri de görmekte yarar var. Roma İmparatoru Valens tarafından 4. yüzyılda yaptırılmış bu tarihi Kemer, şehirdeki en eski yapılardan biri ve İstanbul'da görülmesi gereken noktalar arasında. Sultanahmet'ten yürüyerek 10-15 dakikada gidebileceğiniz Çemberlitaş, hamamı ve meydanı ile meşhur. Birbirinden eski camileri ve tarihi yapıları da burada görebilirsiniz. Ayrıca restoran için de tavsiye edebileceğim bir bölge. Topkapı Sarayı'nın giriş kapısında bulunan III. Ahmed tarafından Perayton adlı Bizans çeşmesinin yerine inşa ettirilmiş bu çeşme, turistlerin ilgi odağı haline gelmiş tarihi yapılardan. İstanbul'un en eski tarihi yapılarından olan Caferağa Medresesi, şöyle bi 5 dakika göz atabileceğiniz yerlerden. Sultanahmet'te bulunduğundan ulaşım da oldukça kolay. 16. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen bu kilise, Üsküdar'da bulunan, haftada sadece iki kez ziyarete açık olan bir kilise. Çok turistik yer olmasa da, İstanbul'da gezilecek yerler arasında diyebiliriz. Topkapı Sarayı'nın ilk avlusunda bulunan tarihi müze için ayrıca bilet almanız gerekiyor. Dışarıdan da gayet görkemli duran bu yapıyı vaktiniz ve bütçeniz varsa bir de içeriden görebilirsiniz. Beklentinizi de bu müze için düşük tutun derim. Camii ve mescitlere bağışlanan tarihi ve sanatsal değere sahip halıların yer aldığı bu müze, çok çok önemli bir yer olmasa da, Anadolu halı dokumacılığına merakı olanlar için güzel bir deneyim olacaktır. 1 milyonu aşkın esere ev sahipliği yapan, dünyanın en büyük müzeleri arasında olan Arkeoloji Müzeleri de, sanat ve müze severler için güzel bir deneyim olacaktır. Adres ; Avrupa Yakası Gülhane'den kısa bir yürüyüşle ulaşılabilir. Denizcilik alanında 20 binden fazla esere ev sahipliği yapan bu müze, İstanbul'un en güzel müzelerinden biri olmasına rağmen Türk turistlerin pek beğendiği yerlerden değil diyebilirim. Fakat müzelere ve denizciliğe merakı olanları fazlasıyla tatmin edebileceğini de söyleyebilirim. Her perşembe ücretsiz olarak girebileceğiniz bu müze, sanatseverler için muhteşem bir deneyim olacaktır. Birbirinden güzel tablolar, buluşlar, fikirler ve daha nicesini bu müzede görebilirsiniz. Sultanahmet'te bulunan bu müzede, ahşap eseler, sikkeler, yazma eserler, halı ve kilim gibi birbirinden farklı ve güzel eserleri bir arada görebiliyorsunuz. Gaziantep'teki müzeden sonra hiçbir mozaik müzesi beni tatmin etmese de, siz Sultanahmet'te bulunan bu müzeyi de İstanbul Müzeleri listenize ekleyebilirsiniz. 1472 yılından kalma bu köşk İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin hemen yanında bulunuyor. Eyvanlı terası ve çinili dekoru ile Selçuklu tesirinde bir erken Osmanlı örneğidir. Dolmabahçe Sarayı başta olmak üzere 19. yüzyıl Osmanlı saraylarında kullanılmış değerli objelere ev sahipliği yapan bu müze de şehirdeki en güzel müzeler listenizde olması gereken, sanatseverlere hitap eden güzel bir müze. Görülmeye değer yerler arasında bir hayli popüler olan Ihlamur Kasrı, güzel bir kahvaltı yapabileceğiniz yeri ile de popüler. Mekan deniz kenarında olmasa da, denenebilecek yerlerden. İstanbul'un en güzel manzaralarından birine ev sahipliği yapan bu türbe, hem mistik duyguları hissedebileceğiniz hem de İstanbul'u seyredebileceğiniz bir yer. Müthiş manzaraya sahip, kedilerle dolu bu yeri kaçırmayın. İstanbul'un manzaralı camilerinden biri olan Ortaköy Camii, farklı yapıda mimari yapısı ve denize nazır manzarasıyla ziyaret edilmesi gereken İstanbul camiilerinden. Evet manzara. Hemde İstanbul'un en güzel manzaralarından birine ev sahipliği yapan bu görkemli ve süper turistik camii de İstanbul'un en güzel camileri listenizde olması gereken eşsiz bir yapıdır. İstanbul camileri arasında hem tarihi hem de mimari yapısı ile hayran kalacağınız bu camiye de mutlaka bir göz atın. İstanbul'un en ünlü nargilecilerinden Erenler Nargile, Çorlulu Ali Paşa Medresesi içerisinde ilk tercihiniz olmalı diyebilirim. Atmosfer aile için gayet uygun. İstanbul camileri arasında en eskilerden olan Laleli Camii, 1783 yılında açılmış oldukça tarihi bir camii. Osmanlı Padişahı III. Mustafa tarafından inşa ettirilmiş bu camiyi de gezilecek tarihi yerler listenize ekleyebilirsiniz. Doğu Roma döneminden kalma bu tarihi camii, üç ayrı şapelden oluşan bir kiliseden çevrilmiş. İstanbul'da Ayasofya'dan sonra ayakta kalan en eski kilise olması bakımından oldukça önemli. Mimar Sinan imzalı camilerden Şehzade Camii, I. Süleyman tarafından Saruhan Sancak Beyi iken 1543 yılında 22 yaşında hayatını kaybeden oğlu Mehmed adına yaptırılmış, mimari ve tarihi bakımdan önemli bir camii. İstanbul Boğazı'nın en dar noktasında 14. yüzyılda inşa edilen bölgeye adını veren bu yerde, birbirinden güzel kahvaltı mekanları ve restoranları bulabiliyorsunuz. Tarihi evleri ve yapılarıyla İstanbul'da görülmeye değer yerlerden. Anadolu Hisarı'nı süsleyen Göksu Deresi, İstanbul'da tekne turu yapabileceğiniz en güzel yerlerden. Dere kenarlarında bulunan mekanlar da İstanbul'da kahvaltı yapabileceğiniz yerler arasında bir hayli rağbet görmektedir. Yemyeşil tepeleri ve boğaz manzaralı mekanları ile, hem turistlerin hem de İstanbulluların favori yerlerinden olan Anadolu Kavağı'nda ben köfte yemiş olsam da, siz balık yiyin 🙂 Buraya kadar gelip de balık yemeden dönülmüyormuş. Burada kahvaltı için Yoros Kalesi'nin hemen yanındaki mekanları tercih edebilirsiniz. Ayrıca kaleye de bir göz atmayı unutmayın. Anadolu Kavağı'nda en iyi manzaraya sahip yerlerden biri olan bu tepede, Hz. Yuşa'nın Türbesi ve Camii bulunuyor. Mezarın 17 metre olmasının sebebi ise, Hz. Yuşa'nın 17 metre olması değil, mezarın tam olarak nerede olduğunun bilinmediği için 17 metredir. Muhteşem manzarası ve atmosferi ile, Fatih Korusu'nun hemen yanında bulunan bu cafeye de aracınız varsa mutlaka göz atın. Muhteşem manzara ve yeşillikler içerisindeki Hidiv Kasrı'nda ister güzel bir kahvaltı isterseniz de güzel bir akşam yemeği keyfi yapabilirsiniz. Oldukça küçük bir kasır olmasına rağmen bir hayli popüler olan Küçüksu Kasrı da, İstanbul kasırları arasında görülmeye değer. Kasır çevresindeki mekanlarda da manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Yoğurdu ile meşhur olan bu semt, birbirinden güzel cafeleri ve restoranları ile ünlü olsa da, daha çok manzarası için tercih ediliyor diyebilirim. İstanbul, kahvaltı mekanlarıyla süper ünlü. Beykoz Korusu da bunlardan en ünlüsü. Yemyeşil bir alan içerisinde orman havası ve boğazın eşsiz manzarasıyla İstanbul'da kahvaltı için tercih edilebilecek mükemmel bir yer. İstanbul'da turistlikten çıkıp yerli halk olmaya başladığınızda ziyaret edebileceğiniz yerlerden biri olan Anadolu Feneri, ulaşım konusunda bir hayli sıkıntılı. Güzel balık restoranları olan bu yer bildiğiniz köy. Fakat aracınız yoksa burayı es geçin derim. Şehirdeki en popüler bölgelere ve yapılara yakın olan bu meydan, şehirdeki en işlek meydanlardan. Burada dilediğiniz kadar restoran, cafe ve alışveriş mağazaları bulabilirsiniz. Süper lüks mağazaları, restoranları ve cafeleri ile ünlü taksimde birbirinden güzel müzeler de bulabiliyorsunuz. İstanbul'da kaçırılmaması gereken yerlerden olan Taksim'e uğramayı da unutmayın. İstiklal caddesinde bulunan süper turistik bu kilise, tüm görkemi ve tarihi ile turistlerin en çok merak ettikleri yapılardan. Önceleri San Paolo Kilisesi olarak bilinen bu ibadethane 1453 yılında camiye çevrilmiş. Gotik yapısı ile camii mimarisine merakı olanların beğenebileceği yerlerden. İstanbul'un görülmeye değer camilerinden biri olan Yeni Camii, tüm güzelliği ve ihtişamıyla Eminönü'nü süslüyor. Tarihi ve farklı mimari yapısıyla dikkat çeken bu tarihi yapı göz atabileceğiniz camilerden. Türkiye'nin en çılgın çiğ köftecilerinden biri olan Ali Usta, Eminönü'ne gidip de uğramadan dönmemeniz gereken yerlerden. Kendisi kadar çiğ köfteleri de oldukça meşhur. Fiyatı da gayet uygun. Mutlaka deneyin. Yerebatan Sarnıcı ile kıyaslanamaz olsa da, hazır Sultanahmet'e kadar gitmişken bu sarnıcı da görebilirsiniz. Ayrıca süper kalabalık olmadığından sıra beklemenize de gerek kalmıyor. Topkapı Sarayı'nın hemen yanında, halı müzesinin arkasındaki bu sokak tarihi evler ile dolu. Çok ilginizi çekeceğini düşünmesem de, yine de Sultanahmet'e gidince bir uğrayın derim. Ayasofya Müzesi'nde hemen sonra bu camiye de uğramayı unutmayın. Müzeye yakın değil ama 15-20 dakikada yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Birbirinden önemli padişahların türbelerini görebileceğiniz yer Sultanahmet'te bulunuyor. İstanbul'un anlam yüklü bu yerini de listenize ekleyin. Turist kafilelerin önünde durup 10 dakika oyalandığı bu taş, Sultanahmet'te, Yerebatan Sarnıcı'nın hemen yanında bulunuyor. Pek turistik olmasa da geçerken bilgilendirme panosunu 2 dakika okuyuverin. Kurbağalıdere de İstanbul gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz farklı semtlerden. Feneryolu ve Bahariye'ye yakın olduğu için göz atabileceğiniz bu yeri zamanınız sınırlıysa es geçseniz de olur. İstanbul'un en güzel parklarından biri olmasına rağmen, henüz çok popüler olmayan Özgürlük Parkı, yemyeşil alanı ve çocuk oyun alanlarıyla ile ünlü. Daha çok boğa heykeli ile ünlü olan bu meydan, birçok cafeye, restorana ve barlara ulaşım için oldukça güzel bir yer. İstanbul gece hayatı için tavsiye edebileceğim ideal bölgelere bu meydandan rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ortasından geçen tarihi tramvay ile Anadolu Yakası'nın İstiklal Caddesi olarak anılan Bahariye Caddesi, en az İstiklal kadar hareketli ve renkli. Kadıköy denince akla gelen ilk yerlerden olan Bahariye Caddesi'ni de Anadolu Yakası'nda Görülecek Yerler listenize mutlaka ekleyin derim. Sergiler ve konserler ile ünlü olan Süreyya Operası, Kadıköy'ün en ünlü caddesi olan Bahariye'de bulunuyor. Biletler de çok pahalı değil. Konser veya sergiye denk gelecek olursanız kaçırmayın derim. İstanbul'u en iyi seyredebileceğiniz yerlerden bir diğeri de Büyük Çamlıca Tepesi. İster güzel bir kahvaltı isterseniz de çay bahçelerinde oturup manzarayı seyredebilirsiniz. İstanbul'da sevgiliyle nereye gidilir ? diyenler için gayet güzel bir mekan olan Büyük Çamlıca Tepesi'ni de kaçırmayın. Henüz yeni bir camii olan Şakirin Camii, farklı mimari yapısı ve modern havası ile cami meraklıları için güzel bir deneyim sunuyor. Çamlıca Tepesi denince akla ilk Büyük olan gelse de, Küçük Çamlıca Tepesi de yeşillik, manzara ve mekan konusunda zengin ve kaliteli. Çamlıca yakınlarındaysanız buraya da uğramayı unutmayın. İstanbul'un en güzel sahillerinden olan Üsküdar, özellikle pazar günleri süper canlı oluyor. Mangal bile yakabiliyorsunuz. Ailecek tercih edebileceğiniz güzel bir yer. Tüm güzelliği ve ihtişamıyla Üsküdar'ı süsleyen bu camii, İstanbul'un en turistik ve en önemli camilerinden. Üsküdar'a yolunuz düşerse mutlaka göz atın derim. Kuşkonmaz Camii olarak da bilinen Şemsi Ahmet Paşa Camii, Üsküdar'da görülmeye değer tarihi camilerden. 1580 yılında Mimar Sinan tarafından inşa edilen bu camii hemen deniz kenarında bulunuyor. Bin bir çeşit ağaç ve odunsu bitkilerin sergilendiği Atatürk Arboretumu, yeşile, doğaya ve ağaç türlerine merakı olanların mutlaka İstanbul'da görülecek yerler listesine eklemesi gereken yerlerden. Atatürk Arboretumu, İstanbul'da gidilebilecek kolay yerlerden değil. Yani toplu taşıma araçlarıyla Arboretum'a 20 dakika yürüme mesafesinde bulunan bir yere kadar gidebiliyorsunuz. Buradan sonra 20 dakika yürümeniz gerekiyor. İlla burayı göreyim diyorsanız bir araç kiralamakta yarar var. İstanbul'da kahvaltı yapılabilecek en güzel yerlerden biri olan Rumeli Hisarı'nda kahvaltıdan hemen sonra hisarın içerisini gezip sahil boyunca yürüyüş yapmayı da unutmayın. İstanbul'da görülecek yerler arasında büyük öneme sahip bu dini yapı, hem İstanbulluların hem de turistlerin uğrak yerlerinden. Caminin içi çok şaşalı olmasa da, türbe ve camii etrafındaki güzellikler görülmeye değer. İstanbul'da konaklama için de İstanbul Otelleri adlı yazıma göz atabilirsiniz. Nisan ayında lale festivaline denk gelecek olursanız, Emirgan Korusu'na mutlaka uğrayın. Eşsiz kahvaltı seçenekleriyle ve köşkleri ile de oldukça popüler olan bu koruyu kaçırmayın. Bana göre adalarda bisiklet deneyimi yaşayabileceğiniz en ideal yer Burgazada. Çünkü diğer adalarda süper zorlu yokuşlar sizi bu hevesinizden alıkoyabilir. İstanbul adaları arasında en sakin adalardan biri olan Kınalıada'ya da zamanınız varsa göz atın. İstanbul'un en güzel camilerinden biri olan Mimar Sinan Camii, ulaşımı zor olan camilerden. Daha çok büyüklüğü ve modernliği ile ünlü. Eğer yaz aylarında İstanbul'u ziyaret ediyorsanız, günübirlik gidebileceğiniz Şile'de plajlar ve tarihi yapıları fazlasıyla bulabilirsiniz. Şile'nin nisan-mayıs aylarında pek canlı olmadığını da unutmayın. Sadece sıcak yaz aylarında güzel bir deneyim olacaktır. İstanbul tatil yerleri listesine daha yüzlerce turistik veya tarihi yapıları eklemek mümkün. Fakat hepsini bir yazıda yayınlamak bir hayli zor olacağından, şehirdeki başlıca turistik ve tarihi bu 101 yeri ziyaret etmeniz de sanırım yeterli olacaktır. İstanbul'da konaklama için ilk olarak hangi bölgede konaklayacağınıza karar verin derim. Eğer bu şehri ilk defa ziyaret ediyorsanız, Eminönü, Galata ve Sultanahmet bölgesi konaklama için ideal bölgeler olacaktır. Tabi gece hayatına yakın olmak istiyorsanız da, Taksim ve Anadolu Yakası'nda Kadıköy de tercih edilebilir. İstanbul'daki en ideal ve en popüler konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. İstanbul'da otel tavsiyesi olarak da, lüks otel için Shangrai La Bosphorus Hotel (5 Yıldız), orta bütçeli bir otel için Le Petit Palace (3 Yıldız) ve düşük bütçeli olarak da Portus House İstanbul'u (3 Yıldız) inceleyebilirsiniz. - İstanbul gezilmesi hem kolay hem de zor olan bir şehir. Yani bu şehirde organize bir şekilde hareket edecek olursanız, turistik yerleri çok daha rahat bir şekilde, bunalmadan halledebilirsiniz. - Birçok gezi sitesinde söylendiği gibi İstanbul'un süper turistik yerlerini, Sultanahmet Ayasofya gibi yerleri sabahın erken saatlerinde görmeye çalışmayın. İstanbul'a gelen turistlerin %90'u bu turistik yerlere sabahın erken saatlerinde gelinmesini tavsiye almış. Siz de bu turist grubuyla karşılaşıp bunalım yaşamayın. Bu turistik yerleri kapanmaya 1 saat kala görün. Yani ne sabah ne öğle, akşama doğru bu turistik yerler çok daha sakin olacaktır. - İstanbul'da gezilmesi gereken yerler listenizi hazırlarken, sadece Avrupa Yakası'nda olan turistik yerler ile ilginileniyorsanız, ona göre de bir liste çıkarın. Fakat Anadolu Yakası'nda da süper turistik olan çok güzel yerler var. Mesela Kız Kulesi. Bu yüzden gezilecek yerler için plan yaparken Anadolu Yakası'ndan listenize birkaç yer eklemeye çalışın. - İstanbul nasıl gezilir ? diye soracak olursanız, kesinlikle toplu taşıma araçları ile derim. Malum, Tüm Türk bu şehrin trafiğinin süper kabalık olduğunu bilir. Fakat bu trafiğe çok daha yakın olduğunuz da isyan bile edebiliyorsunuz. Bu toplu taşıma araçlarını kullanırken de trafiğe takılmayan metrobüsleri veya metroyu kullanın. Çünkü diğer toplu taşıma araçlarıyla da bir yerden bir yere gitmek hiç kolay değil. - İstanbul'da yemek için tercih edeceğiniz restoranların çok fenomen olmamasına da dikkat edin. Çünkü bu tarz yerlerde yemeğiniz aceleye geliyor ve yediğinizden pek bir şey anlamıyorsunuz. Zaten bu tarz yerlerin fiyatları neredeyse 2 kat fazla. Bu yüzden Sultanahmet Köftecisi gibi fenomen yerlerden uzak durun. Çok daha ucuza çok daha kaliteli köfte yiyebileceğiniz birçok yer bulabilirsiniz. - Gezilecek yerler listenizi hazırlarken nerede konaklayacağınıza da karar vermenizde yarar var. Bölge seçimi yaparak şehirdeki turistik yerlere veya gitmek istediğiniz turistik yerlere daha yakın bölgeleri seçebilirsiniz. Mesela Sultanahmet'te konaklama nedense herkesin favorisi olsa da, bu bölge bu şehirde konaklayabileceğiniz en kötü yer. Geceler berbat gündüz süper gürültülü ve kalabalık. Eğer burada konaklayacaksanız 4-5 yıldızlı otellerde yoksa, hiçbir şekilde bu bölgede konaklamayın. Konaklama için Taksim, Galata hatta biraz daha dışarıya giderek Fatih taraflarında konaklama tesisi arayabilirsiniz. Bazen, İstanbul'un yaya ve araç trafiği insanı bunaltabiliyor. Özellikle yaz aylarında bu şehir turistler için bile çekilmez olabiliyor. Böyle zamanlarda İstanbul'un saklı yerleri imdada yetişmekte. Veya sadece sakin bir İstanbul gezisi yapmak istiyorsanız, bu sakin ve biraz daha az trafiğin olduğu yerlerde rahat edebiliyorsunuz. - Balat ;Hala Sessiz sakin bir bölge olarak bilinir. Turistler, henüz burayı tam anlamıyla keşfetmiş değil. Güzel mahalle Balat'ta huzurlu sokak aralarında yürüyüp tarihi binalara göz atabilirsiniz. - Atatürk Arboretumu ; Yabancı turistlerin varlığından bi-haber olduğu bu yemyeşil alan çoğu Türk turistin de es geçtiği muhteşem bir yer. Sessizliği ve temiz havasıyla muazzam. - Küçük Çamlıca Tepesi ; Büyük olana göre çok daha sakin olan bu yerde, güzel bir kahvaltı yapabilir veya eşsiz bir manzara seyredebilirsiniz. - Anadolu Kavağı ; Oldukça ünlü bir yer olsa da, yabancı turist pek yok. Ayrıca Türk turistler de popüler mekanlarda kahvaltı yapmakta. Sessiz sakin birçok yeri burada bulabilirsiniz. - Ihlamur Kasrı ; Hafta içi görülmeye değer yerler arasında. - Maşukiye - Polonezköy - Ağva - Şile - Kıyıköy - Riva - Kilyos Şehirde geceleri de plan yapıyorsanız, eskisi gibi Taksim'in ünlü yerleri kalmadı diyebiliriz. Çünkü Kadıköy gece hayatı çok daha iyiye gidiyor ve gençlerin en fazla takıldığı yerlerden biri. Bu şehirde Avrupa Yakası'nda konaklıyorsanız, bile gece hayatı için Kadıköy'e gitmenizi tavsiye ederiz. Daha detaylı bir bilgi için İstanbul gece hayatı adlı yazımıza göz atabilirsiniz. Bu 101 turistik yer kaç günde görülür ? diye soracak olursanız da, açıkçası net bir gün belirtmek çok zor. Ben 17 günde 250'e yakın yer gördüm. Hesabınızı siz yapın. İstanbul'da gezilecek yerler listenizi hazırlamadan önce nerede konaklayacağınıza iyi bir şekilde karar verin derim. Baya detaylı bilgilendirme olmuş. Okuması eğlenceliydi 🙂 Bursa'da gezilecek yerler ile ilgili de bir içerik oluşturursanız keyifle okuruz 🙂 Emeğinize, bilginize sağlık."} {"url": "https://gezicenga.com/istanbulda-nerede-kalinir/\"", "text": "İstanbul'da turist olarak geçirdiğim 17 günün ardından şehirdeki tüm bölgeler hakkında az çok tecrübe edindiğimi söyleyebilirim. İstanbul'u ilk ziyaret edenlerin genelde konaklamak istediği taraf Avrupa Yakası oluyor. Fakat Avrupa Yakası'nda tam olarak hangi bölgeler içerisinden kalmalı veya Asya Yakası'nda da kalınır mı ? gibi tüm sorulara İstanbul'da nerede kalınır ? adlı bu yazımda detaylı bir şekilde cevap bulabilirsiniz. İstanbul'da konaklama için ilk olarak düşünülen yerler Sultanahmet, Galata, Eminönü ve Taksim oluyor. Tabi İstanbul'u ilk defa ziyaret ediyorsanız, bu bölgeler gayet mantıklı. Fakat İstanbul'a ikinci veya üçüncü kez gidiyorsanız, Asya Yakası'nı veya Avrupa Yakası'nın diğer bölgelerine de mutlaka göz atın derim. İstanbul'da öyle bir yerde konaklayın ki hiçbir otobüs veya minibüse ihtiyacınız olmasın. Tüm gideceğiniz yerlere tramvay veya metrolar ile ulaşın. Otobüsleri kullanmak 1 haftalık tatilinizin 1 gününü alacaktır, buna emin olabilirsiniz. Bu yüzden, Kabataş-Bağcılar tramvay hattı arasındaki duraklara yakın tüm otellerde gönül rahatlığıyla konaklayabilirsiniz. Bunun yanında, metroya yakın olan oteller de oldukça mantıklı bir seçenek olacaktır. Ancak İstanbul'a ilk defa gidiyorsanız, sizin için en ideal olan yerler, Eminönü, Sultanahmet, Galata, Karaköy gibi yerler olacaktır. Yazının devamında İstanbul'da nerede kalmalı ? sorunuza çok daha detaylı bir cevap bulabilirsiniz. İstanbul'da konaklama için çok fazla seçenek bulunuyor. Bu yüzden direkt olarak otel veya diğer konaklama birimlerine bakmadan önce hangi bölgede konaklayacağınıza karar vermenizde yarar var. - Eğer şehirde çok fazla zamanınız yoksa, Eminönü ve Sultanahmet yakınlarında konaklayarak şehrin önde gelen turistik noktalarına yakın olabilirsiniz. - İstanbul'da yeteri kadar zamanınız varsa ve çok turistik yerlerde konaklamak istemiyorsanız, adaları ve Anadolu Yakası'nda Kadıköy veya Üsküdar'ın sakin yerlerini de tercih edebilirsiniz. İstanbul'daki turistik yerlerin çoğuna ulaşım ağı olan Eminönü, gerek turistik yapılarıyla gerekse İstanbul'un en gözde yapılarına yakınlığı ile tercih edilebilecek en ideal bölgelerden. Eminönü'ne 5-15 dakika yürüme mesafesinde olan otellerde konaklayarak dilediğiniz birçok yere tramvaylar veya vapurlar ile ulaşabilirsiniz. Çok zor durumda kalıp otobüs kullanmak isterseniz de, İstanbul'un birçok yerine buradaki otobüs duraklarından ulaşabilirsiniz. Zaten belli başlı yerleri gezecekseniz ulaşım aracına da ihtiyacınız olmayacaktır. Burası, hem Sultanahmet'e yakın olmak hem de Galata tarafına yakın olmak için tercih edilebilecek bir bölge. Kabataş tramvayları ile 2-3 durak sonra Sultanahmet'te olabilir veya Karaköy durağına gidip oradan Galata çok çabuk ve kolay bir şekilde geçebilirsiniz. Not : Eminönü'nde çok ucuz olan otelleri bulamayabiliyorsunuz. Bu yüzden, en azından 3-4 yıldızlı otelde konaklayabilecek bir bütçeniz varsa, buradaki otellere göz atabilirsiniz. - İstanbul'u ilk defa ziyaret ediyorsanız - Sultanahmet, Galata, Gülhane ve daha birçok turistik yere yürüyerek gitmek istiyorsanız, - İstanbul'da alışveriş için Kapalı Çarşı ve Mısır Çarşısı'na uğramayı düşünüyorsanız, - Adalara gitmeyi planlıyorsanız, - İstanbul gece hayatı için bir planınız yoksa, - Toplu taşıma araçlarını pek fazla kullanmak istemiyorsanız - Turistik yerlere yakın restoranlarda yemek yemeyi problem etmiyorsanız - İstanbul'u daha önce ziyaret ettiyseniz - Turist kalabalığını sevmiyorsanız Eminönü meydanına yakın olan en ideal otellere göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Bu bölgede hem fiyat bakımından hem de konum ve konuk değerlendirme puanı bakımından tavsiye edebileceğim en ideal otel Le Petit Palace Hotel'dir. 9+ puan almış bu otel Eminönü meydanına sadece 7-8 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Lüks otellerden bütçeli konaklama birimlerine aradığınız zevkte veya bütçede konaklama birimini Taksim'de rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Taksim de şehrin gözde turistik yerlerine yürüme mesafesinde bulunuyor diyebiliriz. Ayrıca burası, biraz daha gece hayatı için de planı olanların tercih edebileceği güzel yerlerden. Burada yapılacak birçok turistik aktiviteyi de bulabilirsiniz. Taksim Meydanı'nı ziyaret edip etraftaki mimari bakımdan şık ve zarif olan binalara göz atabilir ve İstiklal Caddesi'nde tarihi tramvaya binerek nostalji yapabilirsiniz. Taksim, İstanbul'daki en havalı ve en uygun fiyatlı fast-foodları da bulabileceğiniz yerdir. Burası yeme içme için şehirdeki en çok tercih edilen yerlerden. - İstiklal Caddesi, Galata, Sultanahmet, Eminönü gibi yerlere çok kolay ulaşım sağlamak istiyorsanız - İstanbul gece hayatı için bir planınız varsa - İstanbul'un en gözde balık restoranlarına, kafelerine ve eğlence mekanlarına yakın olmak istiyorsanız - İstanbul'un en hareketli ve canlı bölgelerinden birinde konaklamak istiyorsanız - İstanbul gece hayatı için bir plan yapmıyorsanız - Turist ve insan kalabalığının az olduğu bir yer arıyorsanız - İstanbul'a sadece turistik yerleri ziyaret için gidiyorsanız - Geceleri sessiz sakin bir bölge arıyorsanız Taksim'de bulunan en ideal konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Taksim'de konaklama birimi seçerken meydana yakın olan otellere göz atın derim. Çok fazla uzaktaki otelleri ucuz diye tercih edecek olursanız, ulaşım ve bazı konularda sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Ayrıca Beyoğlu sınırlarındaki çoğu otelin de Taksim meydanına süper yakın olduğunu unutmayın. Taksim meydanına yakın 5 yıldızlı uygun bir otel arıyorsanız da, Gezi Hotel Bosphorus'u inceleyebilirsiniz. Daha çok yabancı turistlerin hostelleri ve uygun fiyatlı konaklama birimleri için tercih ettiği Galata, İstanbul'un en gözde turistik bölgelerinden. Tarihi sokakları ve eşsiz yapıları ile İstanbul'da konaklama için tercih edilebilecek en ideal bölgelerden. İstanbul'da en ucuza nerede kalınır ? sorusuna cevap arıyorsanız, Galata bölgesine de mutlaka göz atın. Burası, birçok hostele de ev sahipliği yapan bir bölgedir. Daha önce hostel tecrübeniz yoksa dahi, burada birçok modern ve çift kişilik odalara sahip olan hostelleri de bulabiliyorsunuz. Yok hostelde konaklamam derseniz de, Galata çevresinde birçok butik oteli bulmak da mümkün. Galata'da konaklamanın bir güzel yanı, hem İstiklal Caddesi tarafına hem de Eminönü ve Sultanahmet tarafına yakın olursunu. Komando Merdivenleri'nden inip Galata Köprüsü'nü geçtikten sonra, Eminönü'ndesiniz. Zaten Eminönü'nden Sultanahmet'e de 15-20 dakika yürüyerek rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. - Otelimden çıkıp bi koşu Galata Kulesi'ne ve köprüsüne gideyim diyorsanız, - Uygun fiyatlı restoran ve fast-food'lara yakın olmak istiyorsanız, - Eminönü, Sultanahmet, Taksim ve Karaköy gibi yerlere yürüyerek ulaşmayı planlıyorsanız - Kabataş-Bağcılar tramvay hattına yakın olmak istiyorsanız - Süper lüks oteller aramıyorsanız - Süper lüks bir otel arıyorsanız - İstanbul gece hayatı için bir planınız varsa - Lüks restoran ve kafeler arıyorsanız - Süper kalabalık insan trafiğinden hoşlanmıyorsanız Galata'da birbirinden güzel ve kaliteli konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Galata Kulesi'ne yakın Sirkeci'de de birçok otel bulabilirsiniz. Dilerseniz bu bölgede lüks oteller de bulabiliyorsunuz. Bu yüzden Galata için seçiminizi Galata Kulesi'ne 500-1500 metre uzaklıkta olan otelleri gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Bu bölgede en uygun ve en kaliteli 3 yıldızlı otellerden biri olan Portus House İstanbul'a göz atabilirsiniz. Her ne kadar Sultanahmet'i pek tavsiye etmesem de, konum olarak İstanbul'daki en iyi bölge olduğundan burayı da incelemekte yarar var. Öncelikle Sultanahmet'te konaklamayı planlıyorsanız, 200 TL'nin altında ne idüğü belirsiz otellerde konaklamayın. Hatta mümkünse bu bölgedeki 0-200 TL arasındaki tüm otellerden uzak durun. Otel işletmeciliği konusunda zerre fikirleri olmayan insanların bu bölgede çok fazla oteli olduğunu unutmayın Genelleme yapmak ne kadar yanlış olsa da, bu bölgede kesinlikle ama kesinlikle düşük bütçeli otellerde kalmayın. Özellikle Küçük Ayasofya Camii tarafında bulunan otellerin ve diğer konaklama birimlerinin yanından bile geçmeyin. İlla Sultanahmet'te konaklamayı planlıyorsanız güzel bir araştırma yapın. 3 yıldızlı otellerin altındaki otelleri es geçin. Sultanahmet sabahları erken saatlerde aşırı gürültülü olan bölgelerden biri. Bu yüzden, pencerelerinin ses sistemi iyi otelleri tercih etmekte yarar var. Sultanahmet kadar merkezi bir yerde inanın konaklamaya gerek yok. Fakat, İstanbul'u 1 bilemediniz 2 günlüğüne ziyaret ediyor ve şehrin sembolik yapılarını alelacele görüp İstanbul gezinizi bitirmeyi planlıyorsanız, amenna. Ancak, 3-4 veya daha uzun süre İstanbul'da konaklamayı planlıyorsanız, çok daha güzel konumlara sahip olan tesisleri bulabilirsiniz. Bu bölgedeki otellerin konuk yorumlarına göz atacak olursanız, 8 üzerinde olan oteli bulmak pek kolay değil. Bu da, bu bölgede konaklamayın diyenlerin en güzel kanıtı. Tabi 3-4 yıldızlı otellerde aradığınız konforu ve fiyatı bulabileceğinizi de unutmayın. Sadece bu bölgede otel tercihi yaparken, konuk yorumlarına biraz daha dikkatlice göz atın. Çok ucuz diye hemen o otelde rezervasyon yapmayın deriz. - İstanbul'un en önemli ve en popüler turistik bölgesinde konaklamayı planlıyorsanız - Lüks otellere verecek paranız çoksa - Kaliteli ve pahalı restoranlarda yemek yemeyi planlıyorsanız - İstanbul'da gezilecek en önemli ve en popüler yerlere yürüyerek gitmeyi planlıyorsanız - İstanbul için çok fazla bütçeniz yoksa (200 TL'nin altında oteller var. Fakat en kötü otellerde kalmış biri için kötü bir deneyim olacaktır) - Uygun fiyatlı otel veya diğer konaklama birimlerini arıyorsanız - Süper ötesi turist trafiği sizin için sorun değilse - İstanbul gece hayatı için bir planınız varsa Bu bölgedeki tüm konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Bu bölgede tavsiye edebileceğim en ideal oteller ise, Sura Hogia Sophia Hotel (5 Yıldız), Divalis Hotel (4 Yıldız) ve Rast Hotel (3 Yıldız)'dir. Açıkcası Adaların herhangi birinde konaklamanızı tavsiye etmem. Özellikle İstanbul'a ilk kez gidiyorsanız, şehirdeki turistik yerlere ulaşımınız çok da kolay olmayacaktır. Yok İstanbul'a 2-3 kez gitmiş ve farklı bir konaklama biçimi arıyorsanız o zaman Adaları tercih edebilirsiniz. Fakat Adalar arasında konaklama için en ideal yerin Büyükada olduğunu da unutmayın. Büyükada'daki 25'ten fazla konaklama birimine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Adada konaklamanın en güzel yanı, İstanbul'un gürültüsünden ve kalabalığından uzak olursunuz. Burası gündüz vakitlerinde akıl almaz kalabalık oluyor. Adalarda konaklamak ayrıcalıktır ve biraz da pahalıdır. Fakat, şehir merkezine çok fazla gidip gelmeyi planlamıyor, bir hafta sonu kaçamağı için İstanbul'u ziyaret ediyorsanız, Adalar'ı seveceksiniz. Romantik bir fayton turuna çıkın. İstanbul'un en iyi manzaralarını görmek için bol bol yürüyün. Balıklar ile aranız iyiyse, Adalar çok daha fazla seveceksiniz. Birbirinden güzel balık-rakı restoranlarına sahip Büyükada veya diğer adalarda, aradığınız kaliteli, taze balıkları tadabilirsiniz. NOT : Adalar, özellikle Büyükada biraz pahalı. Su, yemek, otel hemen hemen her şey biraz daha turistlere göre fiyatlandırılmış. Bu ayrıntıya takılmıyorsanız, adalar güzel. Takılıyorsanız, adaları es geçebilirsiniz. Avrupa Yakası için tercih edilebilecek en ideal bölgeler bunlardan ibaret diyebilirim. Fakat Asya Yakası'nda da konaklama için tercih edilebilecek güzel bölgelerde var. İstanbul'a daha önce gitmiş ve Asya tarafına hiç gitmediyseniz Üsküdar'a yakın otellerde konaklayarak çok daha farklı turistik yerleri görebilir, İstanbul gece hayatı için farklı mekanlara gidebilirsiniz. Üsküdar, ulaşım ağı bakımından İstanbul'un en iyi bölgelerinden. İster vapurlar ister otobüsler ile isterseniz de Marmaray ile karşıya geçebilir, dilediğiniz hemen hemen her yere buradan rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Üsküdar'da konaklamayı planlıyorsanız, iskeleye yürüme mesafesinde olan veya yakın olan otelleri tercih edin derim. Çünkü Üsküdar'da otobüs ile bir yere gitmek tam bir ölüm. Gece-gündüz 7 gün 24 saat süper trafiğin olduğu Üsküdar'da otel seçimi yaparken dikkatli olun. - Çamlıca Tepesi ve Kız Kulesi gibi İstanbul'un gözde yerlerine gitmeyi planlıyorsanız - Avrupa Yakası'nın yoğun turist trafiğinden sıyrılıp, yerli halk trafiğinin içine girmek istiyorsanız 🙂 - Uygun fiyatlara restoranlar veya konaklama birimleri arıyorsanız - Her Gün vapur ile karşıya geçmeyi dert etmiyorsanız - Şöyle sevgilimle Kız Kulesi'ne karşı güzel bir akşam yemeği yiyip 200-400 TL ödeyim diyorsanız - Sadece Avrupa Yakası'ndaki turistik yerleri gezmek için İstanbul'a gidiyorsanız - Ulaşım araçlarını kullanmaktan pek hoşlanmıyorsanız - Çok iyi plan yapamayan bir gezginseniz - Çok fazla konaklama birimi seçeneğim olsun diyorsanız Üsküdar'da bulunan tüm konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Üsküdar'da lüks bir otel arıyorsanız mutlaka Sumahan on the water adlı tesise göz atın. Süper modern havası ve eşsiz boğaz manzarası ile, romantik tatil arayanların favori yerlerinden. Daha uygun ve daha popüler bir otel arıyorsanız da, 4 yıldızlı Ramada İstanbul Asia Hotel'e göz atabilirsiniz. İstanbul'da kaldığım 17 gün boyunca 30'dan fazla İstanbullu ile tanıştım diyebilirim. Bunların hemen hemen hepsi İstanbul gece hayatı için artık Taksim, Beyoğlu veya Beşiktaş'ın değil, Kadıköy ve Moda'nın revaçta olduğunu söylüyor. Taksim ve Kadıköy gece hayatını denemiş biri olarak onlara kesinlikle katılıyorum diyebilirim. Bu yüzden İstanbul'a gece hayatı için gitmeyi planlıyorsanız, Kadıköy yakınlarındaki oteller en ideal seçenekler olacaktır. Hem Kadıköy iskelesinin oradan karşıya çok kolay ve rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. - İstanbul gece hayatı için planlarınız varsa - Kadıköy meydanı ve çevresinde bulunan turistik yapılara yakın olmak istiyorsanız - İstanbul'u daha önce ziyaret ettiyseniz - İster süper lüks ister bütçeli bir konaklama birimi arıyorsanız - Metroya yakın olmak istiyorsanız - Daha uygun fiyatlı lüks oteller arıyorsanız - Sultanahmet, Galata ve Eminönü gibi yerlere bi koşu gideyim diyorsanız - İstanbul'u ilk defa ziyaret ediyorsanız - Gece hayatı için bir planınız yoksa Kadıköy'de bulunan tüm konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Kadıköy'de tavsiye edebileceğim en ideal oteller ise, 5 yıldızlı bir otel Hilton İstanbul Kozyatağı ve 4 yıldızlı bir otel olan İstanbul Life Hotel'dir. Kadıköy'deki lüks otellerin fiyatı karşıdaki lüks otellere göre süper uygun olduğundan bu bölgedeki 4-5 yıldızlı otellere gönül rahatlığıyla bakabilirsiniz. - İstanbul'da metrobüs 24 saat hizmet vermekte. Bu yüzden, gece hayatı için sağlam planlarınız varsa ve taksilere çılgın ücretler ödemek istemiyorsanız, konakladığınız otelin metrobüs'e yakın olduğundan emin olun. - Sultanahmet'te otel seçimi yaparken dikkatli olun. Mümkünse bu bölgedeki ucuz otelleri direkt es geçin. - Eğer İstanbul'da hostelde konaklamayı planlıyorsanız, Galata Kulesi'ne yakın olan hostelleri tercih edin. Hostel kavramını gayet iyi algılamış bu hostellerde kalarak güzel bir İstanbul gezisi yapabilirsiniz. - Yüksek sezonda 350-600 TL arasına bir 5 yıldızlı otelde konaklamayı planlıyorsanız, Asya Yakası'na göz atın. Bunun için doğru adres Kadıköy'dür. - Erken rezervasyonunuzu abartmayın. 1-2 ay öncesinden yapılan erken rezervasyon İstanbul gezisi için yeterli olacaktır. 5-6 ay önce yapacağınız rezervasyonlar ile çok ucuza odaları bulabileceğinizi düşünmeyin. 2 yıldan fazla resepsiyonistlik tecrübeme, İstanbul'a gitmeden yaptığım 2 aylık araştırmama ve İstanbul'da turist olarak geçirdiğim 17 günün ardından İstanbul'da nerede kalınır ? sorusu için hazırladığım bu 3 otele de göz atmadan rezervasyonunuzu yapmayın derim. Nerede kalınır ? sorusuna mükemmel bir cevap olan Arcadia Blue Hotel, Sultanahmet'in en popüler 3 otelinden biri. Süper olumlu konuk yorumları ve 8+ yüksek bir puanı olması bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Sultanahmet'te görmek istediğiniz hemen hemen tüm turistik yerlere yakın olan bu oteli erken rezervasyonlar ile çok uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Oteli incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Sirkeci'nin kalbinde yer alan bu otel, Eminönü, Sultanahmet gibi şehrin önde gelen turistik yerlerine yürüme mesafesinde bulunuyor. Süper konumu ve uygun fiyatı ile tercih edilebilecek en ideal otellerden. Otelin almış olduğu 9+ gibi süper yüksek bir değerlendirme puanı olması da, otelin en büyük artılarından. Sauna, hamam ve spa gibi imkanların bulunduğu bu oteli incelemek veya rezervasyon yapmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Beşiktaş Maçka'da bulunan bu süper lüks otel, İstanbul'da lüks otel arayanların en çok tercih ettiği yerlerden. Beşiktaş, Sultanahmet ve Eminönü gibi yerlere yürüme mesafesinde olmasa da, toplu taşıma araçlarını kullanarak dilediğiniz birçok turistik yere rahatlıkla gidebilirsiniz. Otelin almış olduğu 9+ değerlendirme puanı olması da otelin en büyük artılarından. Otel Dolmabahçe Sarayı'na süper yakın konumu ile oldukça popüler. Ayrıca otel, daire konseptinde olup süper manzaralıdır. Bu oteli incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. İstanbul'da otel fiyatları ortalama 150 TL'den başlayıp 2000+ TL'ye kadar çıkabilmektedir. Fakat ortalama 300-700 TL arasında bir bütçe ile şehirdeki birçok 3-4 yıldızlı otelde konaklayabilirsiniz. Tabi otel seçimi yaparken bölgelere göre fiyatların değiştiğini de unutmamak gerekiyor. Özellikle turistik noktalara yakın olan 4-5 yıldızlı otellerin fiyatı, ciddi anlamda pahalı olabilmektedir. Galata, Eminönü ve Sultanahmet bütçeli otelleri de bulabileceğiniz en ideal bölgelerdir. Fakat, turistik yerler ile pek alakası olmayan bölgeler de oteller pahalı olabiliyor. Bu yüzden de, erken rezervasyon otel fırsatları olan otel arama sitelerine de mutlaka göz atın. İstanbul'da otel rezervasyonu için de, Ets, En Uygun ve Agoda. com adlı siteleri kullanabilirsiniz. Bu 3 site arasından tabi ki Agoda en iyi olan ve en çok tercih edilendir. Zaten konuk yorumlarını ve değerlendirme puanını da en doğru şekilde görebileceğiniz site agoda'dır. İstanbul'da merkez otellerin büyük bir bölümü genellikle Eminönü ve çevresi olarak kabul ediliyor. Fakat, turist olarak merkez bölgesi aslında tam olarak Sultanahmet ve çevresidir. Çünkü şehirdeki en önemli tarihi ve turistik noktaları bu bölgede bulabiliyorsunuz. İstanbul'daki merkezi otellerin büyük bir bölümü şehirde önemli turistik yerlere yakın ve pahalı. Bu yüzden, merkezi bir otelde konaklamayı planlıyorsanız, çıtanızı 1-2 tık daha düşürmenizde de yarar var. Yani 4 yıldızlı bir otelde konaklamak yerine 3 yıldızlı otellere göz atabilirsiniz. İstanbul'un tam merkezi Sultanahmet'te bulunan Milyon Taşı'nın bulunduğu yerdir. Burası, sadece teknik olarak bir merkez olmasının yanı sıra, turistik yerler için de bir merkez kabul edilir. Yani, Sultanahmet Meydanı ve çevresi şehrin tam merkezi diyebiliriz. Buradan, İstanbul denince akla ilk gelen camileri, müzeleri, sarayları ve yerebatan sarnıcını görebilirsiniz. Sırf bu bölge için bile en azından 2 günlük bir süreye ihtiyacınız olacaktır. Bu yüzden, bu bölgede konaklayarak şehrin en gözde yapılarını ilk siz ziyaret edebilirsiniz. İstanbul'un şehir merkezi otelleri için maalesef çok fazla güzel seçenekte bulunmuyor. Yani Sultanahmet'e çok kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan otellerin büyük bir bölümü 3 yıldızlı ve daha düşük tesislerden oluşmaktadır. Bu yüzden, 4-5 yıldızlı otellerde konaklamayı planlıyorsanız da, birazcık daha merkezin dışına çıkmanız gerektiğini de unutmayın. İstanbul'da nerede kalınır ? sorusu için daha birçok otel eklemek mümkün. Fakat seçimin kolay olmasına ilk olarak bu bölgelere ve otellere göz atabilirsiniz. Seçim yapmak çok zorsa İstanbul'a ilk defa gidiyorsanız Sultanahmet bölgesine, ikinci üçüncü kez İstanbul'a gidiyorsanız da, Kadıköy ve Üsküdar bölgelerine göz atın derim."} {"url": "https://gezicenga.com/italya-gezilecek-yerler/\"", "text": "Avrupa'nın en çok ziyaret edilen ülkelerinden biri olan İtalya, sanat hazineleri, büyüleyici kasabaları, çarpıcı manzaraları, tutkulu insanları ve birinci sınıf mutfağı ile mükemmel bir deneyim sunuyor. Burası, dünyanın en ikonik yapılarını görebileceğiniz ülkedir. Trevi Çeşmesi, Kolezyum, Pisa Kulesi, Uffizi Müzesi, San Marco Bazilikası ve daha yüzlercesiyle ömrünüzün yarısını sıkılmadan geçirebileceğiniz bir yer. İtalya'yı uzun uzun tanıtmaya gerek yok. Az çok duymuş veya görmüşsünüzdür. Fakat, İtalya'da yapılacak şeylerin ve görülecek yerlerin sınırı olmadığını da bilin. Via Krupp, İtalya'nın en fantastik adalarından biri olan Capri Adası'nda bulunan muhteşem manzarasıyla ünlü bu patika, ülkedeki en güzel manzarayı sunan noktalardan. Augustus Bahçeleri'ne gidin ve adanın muhteşem manzarasını seyredin. Burası, nefes kesen manzaraları ve doğal güzellikleri ile muhteşem bir tatil destinasyonudur, rotanıza ekleyin. Cinque Terre, kartpostallık fotoğrafları ile ünlüdür ve UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer almaktadır. Milli park olarak belirlenmiş olan Cinque Terre, nefes kesen manzaraları, birbirinden romantik bölgeleri, plajları ve çok daha fazlasıyla eşsiz bir İtalya tatili destinasyonlarındandır. Cinque Terre 5 toprak/arazi demektir ve ünlü İtalyan Rivierası'na bakan sarp kayalıkların üstünde oturan beş ayrı köyden oluşmaktadır. Her köy, farklı bir atmosfere sahip olmakla beraber, her birinin kendine özgü manzaraları ve cazibeleri vardır. 146 kilometrekarelik bir alanı kapsayan Como Gölü, tüm doğal güzelliği ve renkli evleri ile, İtalya'da en çok seveceğiniz yerlerden. Doğal güzelliği ile dikkat çeken bu renkli bölge, şirin köyler, dağ zirveleri, villalar ve renkli kasabalar ile taçlandırılmış. Milano'ya trenle sadece 1 saat 15 dakika uzaklıkta olan bu muhteşem doğa manzarası, ülkedeki önemli destinasyonlar arasında diyebilirim. Göl etrafında birçok tekne turları ve Hop-on Hop-off feribotları bulabilirsiniz. Bu feribotları kullanarak 50 km uzunluğunda olan bu göl etrafında, birbirinden güzel noktaları keşfetmek mümkün. Juliet'in Balkonu olarak da bilinen Casa di Giulietta, Verona'nın en bilindik yapılarından biridir. Shakespeare'in oyunu Romeo ve Juliet'te ünlü hale gelen karakter olan Juliet'in balkonu, Verona'yı ziyaret etmek için yeterli bir neden. Bu balkon, romantik çiftlerin İtalya'da en çok görmek istediği noktalardan. Balkonun altında sevgilinize/eşinize aşkınızı ilan etmeyi ve balkonda birkaç fotoğraf çektirmeyi unutmayın. Napoli, İtalya'nın en turistik şehirlerinden biri olmakla beraber, ülkedeki en eski yapılardan bazılarına da ev sahipliği yapmaktadır. Kanallar Venedik'i karakterize ederken ve Rönesans Floransa'nın özüyken, Napoli'de sizi büyüleyecek olan saf coşkudur. Hayat dolu bu şehir, dar sokakları, tarihi yapıları ve birbirinden değerli eserlere ev sahipliği yapan birkaç müzesi ile, ülkedeki en popüler destinasyonlardan. Güney İtalya'daki Campania bölgesinin başkenti olan Napoli, alışveriş seçenekleri, gece hayatı ve yemek konusunda da sizi hayal kırıklığına uğratmaz. Çok çabuk sevdirir kendini. İnsanları misafirperver ve yemekleri, kelimenin tam anlamıyla muhteşemdir. Pompeii, Vezüv Yanardağı'nın patlaması ve kasabayı külle kaplamasıyla MS 79'da gerçekleşen olaylarla ünlü, ülkedeki en ünlü şehirlerdendir. Günümüzde Pompeii, hepsi patlama sırasında burada yaşayan insanların kalıntılarıyla dolu korunmuş evler, hamamlar ve antik Roma forumları bulacağınız bir tür açık hava müzesidir. Birbirinden değerli tarihi eserlere ve yapılara ev sahipliği yapan Pompeii de, ülkede en sevilen şehirlerden. Sicilya, Akdenizin en büyük ve en güzel adasıdır. Adanın birçok bölümü, UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer almasıyla ünlüdür. Sicilya, manzarasıyla da ünlü olan bir adadır. Kartpostallık fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz bu adada, kaçırılmaması gereken en önemli destinasyonlardan biri, Tapınaklar Vadisi'dir. Burası, adanın hatta İtalya'nın en çok ziyaret edilen destinasyonlarından. Buradaki tapınakların en güzel özelliği, aşağıdaki şehire bakmaları ve eşsiz bir manzara sunmalarıdır. Hem manzara hem tarihi bir yer için Sicilya'nın bu enfes yerini de rotanıza eklemeyi unutmayın. Amalfi Sahili, İtalya'nın en doğal yerlerinden biridir ve nefes kesen manzaraları ile ünlüdür. Burada yapılacak en güzel şeylerden biri, kıyı boyunca tekne turu yapmaktır. Napoli'nin hemen güneyinde bulunan Amalfi, dik yamaçlara kurulmuş kasabaları ile de ünlüdür. Çoğu sokaklar merdivenler ve evler arkalarındaki uçurumlara yapıştırılmış gibi görünüyor. Amalfi Yarımadası'nın kuzey kıyısındaki Sorrento, iyi bir üs, bölgede görülecek ve yapılacak birçok turistik aktiviteyi bulabilirsiniz. Mairoi Plajları, Praiano, Positano ve doğal güzellikleriyle Amalfi'yi çok çabuk seveceksiniz. Daha çok romantik çiftler ile dolu olan bu güzel kasabadan günübirlik turlar İtalya'nın benzersiz noktalarına da ulaşabiliyorsunuz. Amalfi Kasabası'ndan hareket eden feribotlarla, buradaki sahil kasabalarını tek tek gezin. Yeteri kadar zamanınız ve bütçeniz varsa da, mutlaka Positano romantik bir tatil yapın. Olmadı Sorrento'yu baştan aşağı gezin. Burada gezip görülebilecek birçok şeyi bulacaksınız. Siena, genellikle Floransa'dan dolayı göz ardı edilen şehirlerden biri olarak bilinmektedir. Fakat burada yapılacak o kadar çok şey var ki, şehir ziyaretinizde Siena için haksızlık edildiğini çok rahat görebileceksiniz. Siena, daha çok tarihi merkezi ile ünlüdür. Burası, İtalya'daki en önemli ve en bilindik tarihi yapılardan bazılarına ev sahipliği yapmasıyla tanınır. Buradaki Orta Çağ'dan kalma binaların dışında, Siena başlı başına bir cazibe merkezidir. Bu yüzden de, rotaya eklenmesi gereken bir şehir. Şehirdeki en önemli tarihi yapılardan biri, Siena Katedrali'dir. Bu görkemli yapı, ülkedeki en eski dini yapılardan biri olduğu gibi, Avrupa'nın en tanınmış kiliseleri arasında yer almaktadır. Siena Katedrali'nin yanı sıra, Piazza del Campo adı verilen meydan ise, şehrin kalbinin attığı yerdir. Burada, bir turist olarak ihtiyacınız olan hemen hemen her şeyi rahatlıkla bulabilirsiniz. Birbirinden güzel İtalyan yemeklerine sahip restoranlar, kafeler ve tarihi yapılarla çevrilidir. Kuzeyin büyük sanayi şehirlerinden biri olan Torino, Milano'nun aksine nispeten daha küçüktür. Bu şehirdeki öne çıkan cazibe merkezlerini yürüyerek çok rahat bir şekilde keşfedebiliyorsunuz. Kemerli meydanları, caddeleri ve merkezdeki kraliyet sarayları şehre farklı bir hava katıyor. Orta Çağ mahallesi, Roma siteleri ve Art Nouveau'nun en güzel örneklerine bayılacaksınız. Birbirinde eski tarihi yapılar ve sokaklar arasında dolaşırken, enfes kafelere ve restoranlara denk geleceksiniz. İtalya'nın enfes yemeklerine ev sahipliği yapmasıyla da ünlü olan Torino da, rotanıza ekleyebileceğiniz muhteşem bir şehirdir. Bu esrarengiz Akdeniz adası, Büyüleyici Costa Smeralda ile ünlü olsa da, bundan çok daha fazlasıdır. Sardinya Özerk Bölgesi olarak da bilinen Sardunya Adası, La Maddelena Adaları, başkent Cagliari ve birbirinden farklı doğal güzellikleri ile ünlüdür. Sardunya Adası'nı şöyle bir görüp geçeyim diyebilecek lüksünüz maalesef olmuyor. Burası, geniş çaplı bir gezi ile görülebiliyor. Sadece Cagliari ile yetinecek olsanız dahi, en azından 1 güne ihtiyacınız olacaktır. Zümrüt Sahili Costa Smeralda ise, dünyanın dört bir yanından gelen ünlüler ile meşhurdur. Burası süper lüks tekneleri fazlasıyla görebileceğiniz bir yer olduğu gibi, hayranı olduğunuz ünlülerden birini görebilme ihtimalinizin olduğu yerdir. Greta Garbo, Margaret of England, Gianni Agnelli, Jacqueline Kennedy, Juan Carlos, Harrison Ford Costa Smeralda'da adı geçen ünlülerden sadece birkaçıdır. Güzel tarihi kasabalara ve antik kentlere de ev sahipliği yapan Sardunya, listenizin ilk sıralarında olması gereken bir bölge. Son zamanlarda adından çokça söz ettiren Orvieto, devasa bir volkanik höyüğün tepesinde bir uçurum köyüdür. Zirveye tırmanarak şehrin enfes manzarasını seyredebilir, İtalya'daki kartpostallık fotoğraf karelerinden birini yakalayabilirsiniz. Orvieto'nun en ünlüsü şüphesiz Orvieto Katedrali'dir. Tarihi 800 yıl öncesine kadar bu süslü katedral ile Orvieto son yıllarda günübirlik turlar ile en fazla ziyaret edilen bölgelerden biridir. Bölgedeki saat kulesi de en az katedral kadar etkileyici ve eskidir. Bunun yanında, İtalyan yemekleriyle ünlü olan bölgenin restoranlarına göz atmayı da unutmayın. İtalya'nın en ucuz destinasyonlarından biri olan San Miniato, daha çok ülkedeki süper turist trafiğine sahip kalabalık şehirlerden kaçmak, biraz daha huzur bulmak için tercih edilebilecek bir yer. İtalyan yaşamının daha sessiz tarafına sahip olan San Miniato, Milano ve Roma gibi şehirlerden çok daha ucuz olmasıyla ünlüdür. 1-2 gün kafa dinleyebileceğiniz bu kasaba, Pisa'da bulunuyor. Pisa Kulesi ziyaretinizden sonra rotanıza bu kasabayı da ekleyebilirsiniz. Pisa Kulesi, İtalya'nın kartpostallarında görülen o eğik yapılı kuledir. Hakkında birçok hikaye, tartışma ve efsanenin olduğu bu kule, daha çok günübirlik turlar veya İtalya turunda görüp geçilen yapılardan. Fakat, Pisa'ya mümkünse bireysel olarak gidin. Pisa, sadece bu eğik kuleden ibaret değil. İtalyan kültürünü en iyi şekilde yaşayabileceğiniz bir yerdir. Kule, kurulduğu andan itibaren altında bataklığın batmaya başlamasıyla eğilmeye başlamıştır. Böylesine talihsiz bir kule olsa da, dünyanın en ikonik yapılarından biri olarak kabul edilir. Dünyanın dört bir yanında mimarlarının getirilip detaylıca incelendiğini bu kule, zaman zaman eğilmesi durmaktaymış. Bazen daha çok eğilebileceği, hatta yıkılabileceği söylenen bu kulenin zirvesine çıkmakta burada yapılabilecek en güzel şeylerden biridir. Sirmione, bir şehir olarak bilinse de, aslında minik bir harikalar diyarı kasabasıdır. Tam bir balayı tatili yapılabilecek bir yer olan Sirmione, İtalya'nın en romantik ambiyansına sahip şehirlerinden biridir. Sirmione'yi gezerken en fazla görebileceğiniz şeylerden biri de, gelin ve damattır. Aslında çoğu çift, evlendikten sonra balayı için Sirmione'ye gelmekte. Fakat, özellikle İtalyan çiftlerin büyük bir bölümü evlenmek için Sirmione'yi tercih ediyor. Bu da, etrafta birçok gelin damat göreceğiniz anlamına gelmektedir. Bu şirin kasaba, daha çok yaz aylarında turistlerin akınına uğramaktadır. Verona'dan çok rahat bir şekilde araba veya otobüs ile buraya ulaşabilirsiniz. Aracınız varsa, Verona'dan buraya ulaşmak ortalama yarım saat sürüyor. Kasabada motorlu araç kullanımı yasak. Araçlarınız ile burayı ziyaret ediyorsanız, kasabanın girişinde aracınızı bırakmanız gerekiyor. Arabanız ile kasabanın girişine geldiğinizde farkedeceğiniz bir başka şey ise, sizin arabanızın girişteki en kötü araba olacağıdır. O kadar lüks arabalarla dolu ki bu park yeri, İtalya'nın hiç bir yerinde bu kadar lüks arabayı bir arada gördüğümüzü söyleyemeyiz. Dondurma ile aranız iyiyse, bu kasabaya bayılıp bayılıp ayılacaksınız. Çünkü her 10 metrede bir dondurmacı var 🙂 Bunun yanında mevsimine göre gölde yüzebilirsiniz. Bizim gittiğimizde havalar biraz soğuktu. Fakat yine de su çok değildi. Eğer ilkbahar veya yaz aylarında kasabayı ziyaret ediyorsanız, gölde de yüzebilirsiniz. Sirmione hakkında daha çok fazla söylenecek şey olsa da, bu küçük kasaba yaşamadan öğrenemeyeceğiniz deneyimleri, turistik aktiviteleri ve birbirinden güzel doğal güzellikleriyle doludur. Palermo, Sicilya'nın başkenti ve en güzel şehridir. 2700 yıllık tarihi ile eşsiz bir deneyim yaşatan bu şehirde, birbirinden güzel sarayları bulabileceğiniz gibi birçok turistik aktiviteyi de bulabilirsiniz. Keşfedilecek güzel manzaralar ile de dolu olan Palermo, İtalya'da en düşük bütçede, en rahat görebileceğiniz şehirlerden. Burası, Roma, Milano veya Floransa'ya nazaran daha uygun ve yemekleri de en az bu şehirlerdeki kadar güzel ve ünlüdür. Palermo'da birçok mağara çizimleri bulunmuş ve insan yerleşimleri M. Ö 8000 kadar tarihlendirilmiş. Başta Roma devleti kontrolünde, imparatorluk çökmeye başladığında ise şehir Cermen kontrolü altına girdi ve ardından Arap yönetimi ve sonunda Hıristiyanlar tarafından fethedilerek günümüze kadar gelmiş. Birçok devletin hakimiyeti altına girmiş bu şehirde de, farklı kültürlere ve medeniyetlere ait tarihi mirasların fazlalılığı da gayet normal. Gelelim \"Kızıl Şehir\" olarak bilinen Bologna'ya. Bologna, diğer İtalya şehirlerine nazaran çok daha sessiz ve sakindir. Çok iyi bir şekilde koruduğu Orta Çağ mimarisi ile tarih meraklılarına unutulmaz bir deneyim sunan şehir, genellikle günübirlik ziyaret ediliyor olsa da, bu şehir için en azından 1 gününüzü ayırın. Buradaki tarihi yapıların en meşhur olanlarını görmeniz bile, güzel bir Bologna gezisi için yeterli olacaktır. Şehrin genel konsepti tarihi yapılardan oluşuyor olsa da, ara ara modern yapıları da bu şehirde görebiliyorsunuz. Bologna, daha çok meydanları, kiliseleri ve kuleleriyle ünlü olsa da, bu şehirde 13. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar olan resimleri sergileyen Bologna Ulusal Galerisi ve şehrin tarihine eşsiz bir bakış açısı sunan Arkeoloji Müzesi gibi sanatseverler için de görülmeye değer önemli noktaları da bulabilirsiniz. Lecce, Adriyatik Denizi'ndeki Arnavutluk'un tam karşısında İtalya'nın en güney bölgelerinde sıkışmış bir şehirdir. Lecce geniş bir tarihe sahiptir ve İmparator Hadrian ve Roma İmparatorluğu zamanlarından beri varlığını sürdürmektedir. Daha sonraki tarihte, şehir Saracens, Lombards, Slavlar ve Ostrogotlar da dahil olmak üzere birçok imparatorluk tarafından fethedilmiş. Bugün Lecce popüler bir turizm merkezidir ve insanlar fantastik potansiyelini tanıdıkça popülaritesinde bir artış görmektedir. Güneyin Floransası lakaplı Lecce, İtalya'nın en şirin şehirlerinden. İtalyanların bile tatile geldiği Lecce, heykelleri ve gül penceresiyle 17. yüzyıldan kalma Barok bir kilise olan Basilica di Santa Croce, Piazza Libertini'deki açık hava pazarı, meydandaki büyük Cattedrale di Lecce gibi yapıları ile ünlüdür. Konumu sayesinde her tarafı plajlarla çevrilidir. Venedik'e sadece 1 saat uzaklıkta olan Vicenza, gerçek İtalya'yı keşfedebileceğiniz, tarih dolu bir şehir. Burası, ünlü İtalyan Rönesans mimarı Palladio'nun uzun süre yaşadığı yerdi. Bu yüzden şehirde birbirinden değerli mimari eserleri fazlasıyla görebileceksiniz. Bu mimarın en ünlü eserlerinden biri de, ölümünden önceki son çalışması, inanılmaz bir optik yanılsamaya sahip olan UNESCO listesindeki 16. yüzyıl tiyatrosu Teatro Olimpico'dur. Muhteşem şehir manzaraları için bir tepenin en yüksek noktasında yer alan zarif bir küçük bazilika olan Santuario di Monte Berico'ya da göz atmayı unutmayın. Matera, Kayadan çıkan şehir, bir zamanlar yoksulları barındıran ve şimdi UNESCO Dünya Mirası siteleri, müzeleri ve lüks otellerin şeklini alan yeraltı tünellerinin yenilenmesinin kanıtıdır. 2014 yılında Avrupa Kültü Başkenti olarak seçilmiş olan Matera, tarihi MÖ 10. yüzyıla kadar gitmektedir. Oldukça büyük bir kent olan Matera'yı rotanıza eklemeyi düşünebilirsiniz. Gelelim İtalya'nın en güzel alışveriş şehrine, Milano'ya. Milano İtalya'nın en havalı şehirlerinden biri olmakla beraber, en çok ziyaret edilen şehirlerinden. Dünyaca ünlü ikonik yapıları, birbirinden değerli koleksiyonlara ev sahipliği yapan müzeleri, alışveriş caddeleri ve mağazalarıyla Milano eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Şehrin sembolik yapılarından olan Milano Katedrali, bu şehirde mutlaka görülmesi gereken bir yapıdır. Yapımı 600 yıl sürmüş olan Duomo di Milano'nun en dikkat çeken yeri çatı katıdır. Tüm Milano'ya göz atmak için Duomo'nun tepesine çıkabilirsiniz. Burası, şehrin en güzel manzarasını sunan yer olduğu gibi, en popüler noktasıdır. Tabi Milano, sadece bu katedralden ibaret değil. Şehirde daha birçok kaçırılmaması gereken turistik noktaları da görebilirsiniz. Milano için genelde 1 gün ayırılıyor olsa da, bu şehre 1 günde doyamayacağınızı söyleyebilirim. Sırf ilk 5 turistik noktası bile, 1 gününüzü alacaktır. Bu yüzden bu şehir için en azından 2 gününüzü ayırdığınızdan emin olun. Sadece alışveriş için değil de, ayrıca kültür gezisi için de Milano'yu ziyaret ediyorsanız, ilk olarak Piazza del Duomo adı verilen meydan ile geziye başlayabilirsiniz. Bu meydan, şehirdeki diğer turistik yerlere oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Bu yüzden de, burada güzel bir rota oluşturabilirsiniz. Sforzesco Şatosu'nu, Brera'yı ve Sempione Parkı'nı da gördüğünüzden emin olun. Milano gezilecek yerler listesine eklenebilecek daha çok sayıda cazibe merkezinin olduğunu da unutmayın. Uffizi, dünyanın en ünlü galeri/müzelerinden biridir. Floransa ziyareti saatlerce sıra bekleyerek girebileceğiniz bu müze ziyareti olmadan tamamlanamaz. Birbirinden değerli eserlere ev sahipliği yapan Uffizi Galerisi, Leonardo da Vinci, Raphael, Michelangelo ve Caravaggio gibi İtalyan büyüklerinin eserleriyle sanat doyabileceğiniz muhteşem bir müzedir. Sadece Uffizi için Floransa'yı ziyaret eden turist sayısına baktığınızda bile, bu müzeyi ziyaret etmek isteyeceksiniz. Müzeye girişler biraz zordur. Fakat, göreceğiniz muhteşem eserler beklediğiniz her dakikaya değecektir. Floransa Katedrali, şehirdeki en önemli ve en turistik yapılardan biri. Bulunduğu konum ise, şehrin kalbinin attığı yer. Bu tarihi kilise, hem şehrin hem de İtalya'nın en ünlü yapıları arasında yer alıyor. Şehrin birçok yerinden görülebilen kubbesinin yanı sıra, farklı renklendirilmiş freskler ve süslemelerle de ünlüdür. Katedralin yukarısına çıkarak da, şehirdeki en güzel manzarayı seyredebiliyorsunuz. Bu kilisenin içerisindeki eserlere göz atmayı da unutmayın. Floransa'da daha birbirinden önemli yerleri bulabilirsiniz. İtalya'nın en romantik ve en sanatsal şehri olan Floransa'da zamanınız ve bütçeniz varsa en azından 2 gün konaklayın. Bu şehir, aceleye gelecek şehirlerden değil ve sindirerek gezebileceğiniz bir yerdir. Floransa'da kaçırılmaması gereken diğer noktalar ise ; Ponte Vecchio, eski köprü olarak bilinir ve şehirdeki en güzel manzaralara sahip olmasının yanında, hediyelik eşya dükkanları, kuyumcular ve diğer mağazalarla doludur. Pitti Sarayı, daha çok Boboli Bahçeleri ile tanınan bu saray, bir saraydan çok müzedir. Birbirinden değerli sanat eserlerine ev sahipliği yapan bu sarayı da, kaçırmayın. Son olarak, Signoria Meydanı, Vecchio Sarayı ve Michelangelo Meydanı gibi noktalar da, Floransa'da kaçırmak istemeyeceğiniz yerlerdendir. Sokakları sudan yapılmış, otobüsleri tekne olan ve gondolcuların şarkılarının havada kaldığı bir şehri kim sevemez ki? Büyülü bir şehirdir Venedik, cazibesi de şehrin ta kendisidir. Şehrin kalbinin attığı yer, San Marco Meydanı'dır. Her turist ilk olarak buraya göz atar. Burada, İtalya'nın en önemli yapılarından olan San Marco Bazilikası, Dükler Sarayı ve Aziz Mark'ın Çan Kulesi bu meydanda bulunur. Bu yüzden de başlangıç noktası olarak genelde bu meydan tercih edilir. Venedik'teki turistik noktaların hemen hemen hepsi görülmeye değer. Yani, es geçebileceğiniz yapıların sayısı çok azdır. Fakat kısa süreliğine Venedik'i ziyaret ediyorsanız, mutlaka göz atmanızı tavsiye edebileceğimiz önemli yerlerden bazıları ise ; Büyük Kanal, Rialto Köprüsü, Ahlar Köprüsü ve yukarıda bahsettiğimiz San Marco Meydanı'dır. Venedik, İtalya'nın en romantik şehirlerinden biridir. Bu yüzden, sevgilinizle/eşinizle güzel bir plan yapıyorsanız ilk olarak Venedik'i düşünebilirsiniz. Bu şehir, ülkedeki en kalabalık şehirlerden olsa da, sessiz sakin olan bölgeleri ile romantik bir atmosfer sunan yerlere de sahiptir. Gondol turu, şehirde yapılabilecek en güzel turistik aktivitelerdendir. Gondolcunuz İtalyanca şarkılar söylerken, etraftaki güzelliğe kendinizi kaptırmak kadar güzel bir şey yoktur. Bunun yanında, Venedik'in adaları da oldukça farklı atmosfere sahiptir. Özellikle çiftler için biçilmiş kaftan olan bu adalara, ister feribotlar ile isterseniz biraz daha lüks bir seçenek olan deniz taksileri ile gidebilirsiniz. Yılın her dönemi aşırı kalabalık olan Venedik'i de rotanıza eklediğinizden emin olun. Vatikan, Roma'dan birkaç adımla gidebileceğiniz en küçük ülke/şehirdir. Roma ziyaretinizde mutlaka göz atmanız gereken Vatikan, Aziz Petrus Bazilikası ve Meydanı ile ünlüdür. Aziz Petrus Bazilikası, İtalya'da en zor gezilebilen yapılardan biridir. Çünkü, bu kiliseye girmek için yüzlerce insan kuyruklarda beklemekte. Bu yüzden de, bu bazilikanın içerisine bi 5 dakika göz atıp çıkayım diyebileceğiniz bir lüksünüz yok. Dünyanın en önemli dini yapılarından biri olarak kabul edilen Aziz Petrus Bazilikası'na giremeseniz dahi, dışardaki meydana göz atabilirsiniz. Bu meydan, birbirinden güzel heykellerin ve anıtların çevrili olduğu bir yerdir. Tabi Vatikan'da bir de Vatikan Müzeleri kompleksi bulunmaktadır. Bu kompleks, Adem'in Yaratılışı'nı içeren Sistine Şapeli ile ünlüdür ve kesinlik kaçırılmaması gereken yapılardan biridir. İtalya denince akla ilk gelen şehirlerden biri olan Roma, hakkında kitap yazılabilecek şehirlerden. Bu şehrin her bir köşesi tarih dolu. Hem sanatseverlere hem de tarihe ve mimariye meraklı olanların sıkılmadan 3-4 gününü geçirebileceği bu şehir, İtalya'daki en çok ziyaret edilen şehirlerden bir tanesi. Roma'ya tekrar dönmek istiyorsanız, Trevi Çeşmesi'ne gidip bir bozuk para atmayı unutmayın. Burası şehirdeki en bilindik noktalardan biridir. Hem gündüz hem gece aşırı kalabalık olan Trevi Çeşmesi'ni görmeden Roma'dan ayrılmayın. Geceleri ışıklar yandıktan sonra çok daha güzel bir görüntüye ev sahipliği yapan bu çeşmeyi, bir de akşam saatlerinde görün. Kolezyum, İspanyol Merdivenleri, Palatino Tepesi, Roma Forumu, gibi yerleri de Roma'da gezilecek yerler listenize eklediğinizden de emin olun. İtalya'da gezilecek turistik yerlerin en önemlileri ve en bilindik olan şehirleri, tabi ki bu 25 yer ile sınırlı değil. Daha listeye birçok tarihi ve turistik noktaları eklemek de pekala mümkün. Fakat listedeki 25 yer arasından, zevkinize ve ülkedeki zamanınıza göre eşsiz bir rota oluşturabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/izmirde-gunubirlik-gezilecek-yerler/\"", "text": "İzmir, Ege'nin en güzel ve en canlı şehirlerinden. Tarihi yapıları, antik kentleri, havası, denizi ve kibar halkı ile çok çabuk sevebileceğiniz bir şehir. Bu şehir için en az 3 gün gerekiyor olsa da, eğer günübirlik İzmir'e seyahat etmeyi planlıyorsanız da, 1 günde güzel bir liste çıkarabilirsiniz. İzmir'de bir günde gezip görülecek yerler için bir liste yapmayı planlıyorsanız, tercihinizi Konak dışına çıkarmayın derim. Zaten Konak, 2 günde bile zor gezilebilecek bir ilçedir ve hemen hemen şehir merkezinde bulunan birçok turistik yer bu ilçede yer alıyor. Bu yüzden, bu ilçenin dışında bulunan turistik yerleri es geçin derim. Tabi, Selçuk'a gitmeyi planlamıyorsanız. İzmir'in en fazla turistik yapıya ev sahipliği yapan ilçesi Konak olduğundan, İzmir'de konaklama için ilk olarak Konak Otelleri'ne göz atmanızı tavsiye ederim. Bunun yanında, indirim fırsatlarının olduğu İzmir otellerine göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Günübirlik İzmir gezisi için Konak'taki turistiktik noktaları görerek gezinize başlayabilirsiniz. Zaten İzmir'in en güzel yerlerinden büyük bir bölümü de Konak'ta bulunuyor. Bu yüzden, ister 2 saat ister yarım gün ister dolu dolu 1 gününüz olsun, gezinize Konak'tan başlayın derim. - Konak Meydanı ve İzmir Saat Kulesi - Kemeraltı Çarşısı (Meydandan 2-3 dakikada gidebilirsin) - Kızlarağası Hanı - Hisar Camii - Tarihi Asansör (İzmir'de 1 saatiniz varsa bile gidin. Manzara güzel. Bir şeyler içebileceğiniz güzel bir yer var. Biraz pahalı ama manzarası güzel, kaçırmayın) - St Polycarp Kilisesi veya Smyrna Agora Antik Kenti - Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi - Gün batımı için zamanınız varsa, Konak'tan atlayın vapura veya metroya Bostanlı Sahili'ne gidin. Gün batımı manzarası, temizliği ve güzel insanlarıyla sevebileceğiniz bir yer. Ayrıca, sevgiliniz/eşiniz ile gidebileceğiniz en havalı yerlerden. Daha listeye eklenebilecek Kordon Boyu gibi güzel yerler de vardır. Gününüzü Bostanlı Sahili'nde sonlandırmak yerine, Kordon Boyu'nda gün batımıyla da sonlandırabilirsiniz. Bu 8 yerin dışında daha birçok yerden bahsetmek mümkün. Fakat İzmir için 1 gün gibi kısa bir süre ayırıyorsanız, ne yapın edin bu 8 yeri görün. Aşağıda bu 8 yerin detaylarını ve daha fazlasını bulabilirsiniz. Konak'ta gezilecek yerler, birbirine oldukça yakın olduğundan dolayı, Konak'a geldikten sonra hiçbir ulaşım aracına ihtiyacınız yoktur. Gezinize Konak Meydanı'ndan başlamanızı tavsiye ederim. Konak Meydanı'nda göreceğiniz en önemli tarihi yapı İzmir Saat Kulesi'dir. Kuleden daha çok, etraftaki atmosfer için burayı görebilirsiniz. Bunun yanında, Konak Camii de, bu meydanda bulunmakta. Bu tarihi camiye de bir göz atarak Konak Meydanını gezmiş sayılırsınız. Konak Meydanını gördükten sonra Anafartalar caddesini kullanarak (Hemen kulenin 100 metre ilerisinde) Kemeraltı Çarşısı'na girin. Bu çarşıda birçok tarihi yapıyı görebileceğiniz gibi, yemek yiyebileceğiniz güzel restoranlar, oturup bir şeyler içebileceğiniz hoş mekanlar, doya doya gezip birkaç hediyelik eşya alabileceğiniz şık dükkanları da bulabilirsiniz. İzmir kültürünü en iyi anlayabileceğiniz bu çarşıyı es geçmeyin derim. Kemeraltı Çarşısı içerisinde bulunan Hisar Camii ve Kızlarağası Hanı da, mutlaka görülmesi gereken tarihi yapılardan. Kızlarağası Hanı'nda fincanda pişirilen bir Türk kahvesi için, hediyelik birkaç şey alın veya tarihi küçük lokantalarda karnınızı doyurun. Han, hoşunuza gidebileceğini düşündüğüm tarihi yapılardan. Bunun yanında, hemen hanın yan tarafında bulunan Hisar Camii'ne de bir göz atabilirsiniz. Diğer camilerimizden pek farkı olmasa da, buraya kadar gelmişken bir görmeden geçmeyin. Kemeraltı Çarşısı geziniz bittikten sonra, muhteşem manzarası ve ihtişamıyla İzmir Tarihi Asansörü görün. Çarşıdan yürüyerek 10 dakika içerisinde bu asansörün bulunduğu yere ulaşabilirsiniz. Asansörün bulunduğu yerde bir de restoran-cafe bulunuyor. Burada bir şeyler yemenizi pek tavsiye etmesem de, çayınızı/kahvenizi içerek deniz manzarasını seyredebilirsiniz. Asansör gezinizi bitirdikten sonra, ister önce St Polycarp Kilisesi'ne sonra Smyrna Agora Antik Kenti'ne, isterseniz tam tersi şekilde yapabilirsiniz. Fakat benim tavsiyem ilk olarak kiliseyi görmeniz olacaktır. St Polycarp Kilisesi, öyle abartılacak bir yanı olmadığı gibi, yerilecek bir yanı da yoktur. Hem mimari bakımdan hem de sergilenen eserler bakımından hoşunuza gidecek diyebilirim. Kiliseyi de ziyaret ettikten sonra, Smyrna Agora Antik Kenti'ne de gidin derim. Zaten hepsi Konak'ta birbirine oldukça yakın olduğundan dolayı, ulaşım sizi pek zorlamayacaktır. Bu antik kente de, müzekart ile ücretsiz olarak girebilirsiniz. Kentte kazılarda bulunmuş eserlerin sergilendiği gibi, günümüze kadar ulaşmış bazilika kalıntıları ve su kanalları da bulunmakta. Bu antik kentin Kadifekale manzarası için bile burayı ziyaret edebilirsiniz. NOT : Konak gezinize bu listedeki yerlerin dışında ekleyebileceğiniz çok önemli yerler yok diyebilirim. Geriye Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Gazi Kadınlar Sokağı, Kordon Boyu ve İzmir Atatürk Müzesi gibi yerler kalıyor. Ancak bu yerlere zamanınız kalırsa gidin. İzmir'de bir günde gezilecek yerler listenize, Bostanlı sahilinde güneşin batışını izleyerek son verebilirsiniz. Konak'tan Bostanlıya ister vapur ile, isterseniz de metro ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Şehir merkezinde, Kordon Boyundan daha çok beğendiğim ve sizin de beğeneceğinizi düşündüğüm sahil, Bostanlı sahilidir. Gerek atmosfer, gerekse gün batımını çok net bir şekilde izleyebiliyor olmanız, bu sahili ziyaret etmek için yeterli nedenlerden. Selçuk'a gidecek olursanız, sabahın en erken saatlerinde yola çıkmanızı tavsiye ederim. Çünkü, Selçuk'ta gezilecek yerler, fazla zaman alıyor. Selçuk'ta ilk olarak gezinize Efes Müzesi'nden başlayabilirsiniz. Selçuk terminaline 3-5 dakika yürüme mesafesinde olan bu müzeye, müzekart ile ücretsiz girebilir, Efes'te yapılmış kazılarda ortaya çıkarılan heykeller, mezarlar, mezar stelleri, Artemis heykeli, Eros başı gibi eserleri görebilirsiniz. Bir nevi Arkeoloji müzesi diyebileceğim bu müze, tarihe ve kazılara merakı olanların sevebileceği bir yer. Efes Müzesi'nden çıkıp 15 dakika yürüyerek Ayasuluk Tepesi, St John Kilisesi ve İsa Bey Camii'ni görebilirsiniz. Müze ziyaretiniz bittikten sonra, ana yola çıkmadan herhangi birine sorarsanız yolu gösterecektir. İsa Bey Camii yol üzerinde ilk göreceğiniz tarihi yer olacak. Bu camii, çok ilgi çekici olmasa da, yıkılmış minaresi ve tarihi ile önemli bir camii. Bu camiyi geçtikten sonra St John Kilisesi'ni ve Selçuk Kalesi'ni görebilirsiniz. St John Kilisesi, bildiğiniz dört duvarı çevrili bir kilise değil. Yani göreceğiniz yer, kilisenin kalıntıları olacaktır. Bu yüzden, bu 3 yer için beklentinizi düşük tutmanızı tavsiye ederim. Bu 3 yeri gördükten hemen sonra, geldiğiniz yoldan geri dönüp Artemis Tapınağı'na ulaşabilirsiniz. Bu tapınağın bulunduğu yere gitmek için ana yola çıkıp Efes Antik Kenti güzergahında 3-5 dakika yürümeniz gerekiyor. Artemis Tapınağı, Dünyanın 7 harikasından biri olarak bilinir. Ancak günümüzde Artemis Tapınağı olarak bilinen yerde, 2 sütun ve birkaç taş parçasından başka bir şey yoktur. Bu yüzden, sadece boş bir arsa ve 1-2 sütun görmeye gittiğinizi unutmayın derim. Artemis Tapınağı'ndan yürüyerek Yedi Uyuyanlar Mağarası'na 15-20 dakikada rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Yedi Uyuyanlar Mağarasını ben es geçmiştim. Ancak, pek çok yerde bu turistik yerin hakkında güzel şeyler söylendiğinden vaktiniz kalırsa buraya da bir göz atın derim. Yedi Uyuyanlar Mağarası'ndan sonra Efes Antik Kenti'ne yürüyerek 10 dakika içerisinde rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Antik Kent içerisinde, tapınaklar, yamaçevler, Celsus Kütüphanesi gibi tarihi yerleri görebilirsiniz. Selçuk'ta en önemli yer neresi derseniz ? kesinlikle Efes Antik Kenti derim. Bu yüzden, Selçuk'a kadar gidip de bu kenti görmeden gezinizi bitirmeyin. NOT : Eğer Selçuk gezinizi benim sıraladığım şekilde gezecek olursanız, Efes Müzesi'ne girer girmez müzekart alın derim. Tabi, müzekartınız yoksa. Çünkü müzekart ile Efes Müzesi, St John Kilisesi ve Efes Antik Kenti'ni ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz. Sırf Efes Antik Kente giriş ücreti 75 TL. Müzekart da 75 TL (Öğrenci Öğretmen 40 TL). Yani, kart için ödediğiniz ücreti bu antik kentte telafi edebiliyorsunuz. Bu yüzden, Selçuk'u kesinlikle müzekartsız gezmeyin derim. Efes Antik Kenti gezinizi bitirdikten sonra, Antik kentin hemen girişinde bulunan minibüs duraklarını kullanarak Şirince Köyü'ne gidebilirsiniz. İzmir'de bir günde ne yapılır ? sorusuna cevap için Selçuk'u tercih ettiyseniz, Şirince sizin için son durak olacaktır. Şirince, daha çok şarapları ile meşhur bir yer. Doğallığı, temiz havası ve tarihi yapılarıyla turistlere köy havasını hissettiren bu yeri de, Selçuk'ta görmeyi unutmayın. Not : Günübirlik İzmir'e geliyorsanız, bu iki listeyi 1 güne sığdırmak imkansız. Bu yüzden, seçim sizin. Ayrıca, bu listede olmayan çok ama çok önemli bir yeri de kaçırmadığınıza emin olabilirsiniz. İzmir'de günübirlik gezilecek yerler, kolaylık olması bakımından sırasıyla ziyaret edilecek şekilde yazdım. Bu yüzden, listeyi sırayla takip edecek olacak olursanız, çok fazla zaman kaybetmeyeceğiniz gibi, çok fazla da yorulmayacaksınızdır."} {"url": "https://gezicenga.com/izmirde-nerede-kalinir/\"", "text": "Ege'nin en güzel şehri İzmir, plajları, tatil beldeleri, kibar halkı ve eşsiz tarihi yapılarıyla turistlerin vazgeçilmez tatil şehirlerinden. Bu şehirde konaklama ise, az da olsa araştırma istiyor. Özellikle az ücret ödeyerek çok daha iyi hizmet almak istiyorsanız. Bu şehirde konaklama için birçok semt, tatil bölgesi veya ilçe bulunuyor. Tabi bu şehre gidip İzmir merkezdeki turistik yapıları görmeyi planlıyorsanız, İzmir'de nerede kalınır ? sorusuna verilebilecek 2 cevap var. Birincisi Kordon ikincisi de İzmir şehir merkezi adı verilen bölgede konaklamanız gerekir. Tabi diğer bölgelerde konaklayarak da bu şehri keşfetmek mümkün. Fakat toplu taşıma araçlarını bu şehirde ne kadar az kullanırsan o kadar iyi. Bu yüzden sadece bu iki bölgeye odaklanmanızı tavsiye ederim. Kordon ve İzmir şehir merkezi Konak ilçesinde yer alıyor. Yani İzmir'in merkezi denilen yer aslında Konak'tır. Fakat Konak büyük bir ilçe olduğundan burada iki seçenek belirtmekte yarar var. İster Kordon'da isterseniz şehir merkezinde hiç farketmez. Bu iki yerde Konak'ta bulunan tüm turistik yerlere, müzelere ve tarihi yapılara oldukça yakındır. Zaten İzmir'de gezilecek yerler bakımından popüler olan noktaların büyük bir çoğunluğu da Konak'ta bulunuyor. Bu yüzden seçiminizi bu iki bölgeden yana kullanmakta yarar var. - İzmir şehir merkezi olarak bilinen bölgedeki en ideal, en uygun ve en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellere göz atmak için tıklayın. - İzmir Kordon bölgesindeki oteller arasında, en popüler ve en ideal olan olanlara göz atmak için tıklayın. İzmir'de birbirinden güzel ve birbirinden kaliteli konaklama birimleri bulunmakta. Fakat bu tesisler arasında seçim yapmak oldukça zor olduğundan dolayı hangi bölgede ve hangi tesiste konaklayacağınız oldukça önemli. Aşağıdaki tesislerin bulunduğu bölgeye veya direkt olarak bu tesislere göz atabilirsiniz. Türkiye'nin birçok yerinde Ibis oteli tek geçerim. Bu otel zincirinden başka Türkiye'de hem ucuz hem de gayet modern ve şık bir otel sanırım yok. Tıpkı birçok şehrimizde olduğu gibi İzmir'de de oldukça uygun fiyatları ile şehirdeki en popüler ve en ideal otel diyebilirim. Bu otelde erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak 150 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Otel, Alsancak Izban tren istasyonuna 1 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani şehre 17 km uzaklıkta olan Adnan Menderes Havaalanı'nı kullanacak olursanız, bu otele havaalanından ulaşım tren ile süper kolay olacaktır. Yok bu durum ilginizi çekmediyse, otelin birçok turistik yere yürüme mesafesinde olduğunu söyleyebilirim. Otel Alsancak Vapur İskelesi'ne sadece 7 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Ayrıca, Tarihi Asansör, Kemeraltı Çarşısı ve Konak Meydanı gibi şehrin önde gelen turistik yerlerine bu otelden yürüyerek gitmek mümkün. Ayrıca otelin almış olduğu 8.2 gibi yüksek bir puanı olması da bu otelde rezervasyon yapmak için yeterli olacaktır. İzmir'de kalacak oteller arasında oldukça uygun fiyatlı olan Kilim Hotel, ucuz otel arayanların gönül rahatlığıyla tercih edebileceği otellerden. İş ve Alışveriş bölgelerinin merkezinde olan bu otel, hem kültür gezisi için hem de iş için İzmir'i ziyaret edenlerin tercih edebileceği otellerden. Otelin konumu gayet güzel. Kordon'un en canlı yerinde bulunuyor ve birçok turistik yere bu otelden yürüyerek gitmek de mümkün. Kemeraltı Çarşısı, Konak Meydanı gibi şehrin önde gelen turistik yerlerine bu otelden yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ayrıca, hemen deniz kenarında olduğundan dolayı, akşamları gün batımını izlemek için kordondaki yerinizi alabilir, hava karardıktan sonra da günün yorgunluğunu kordonda denizi seyrederek atabilirsiniz. Bu otelin almış olduğu 8.1 gibi yüksek bir puanın olması da otelin en büyük artılarından. Yani sırf bu puana bakarak bile bu uygun fiyatlı otelde konaklamak mümkün. İzmir'in en işlek bölgelerinden biri olan Basmane'de bulunan bu otel 3-4 yıldızlı otellerin konforunu ve hizmetini aratmayacak türden. Süper uygun fiyatlı odalarıyla bir hayli popüler olan bu otelin konuk yorumlarına ve 2 bine yakın konuktan almış olduğu 8.4 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Otel, Basmane tren ve metro istasyonuna sadece 2 dakika uzaklıkta bulunuyor. Şehirde istediğiniz herhangi bir yere bu metroyu kullanarak rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Eğer İzmir'e iş için seyahat ediyorsanız, bu otel iş bölgelerinin merkezinde yer alıyor. Yok kültür gezisi için bu şehre seyahat ediyorsanız, Kemeraltı Çarşısı ve Konak Meydanı'na yürüyerek 10 dakikada veya 15-20 dakika içerisinde St Polycarp Kilisesi ve İzmir Tarihi Asansör gibi şehrin önde gelen turistik ve tarihi yapılarına ulaşabilirsiniz. Yani şehirdeki konum olarak tercih edebileceğiniz en ideal otel. İzmir'de nerede konaklamalı ? sorusuna gayet şık ve modern bir cevap olan Palas Hotel, şehirdeki en çok tercih edilen otellerden biri. Eşsiz konumu ve süper olumlu konuk yorumlarıyla oldukça popüler olan bu otel, İzmir Fuar Merkezi'ne sadece 2 km uzaklıkta bulunuyor. İster iş ister kültür gezisi için bu şehre seyahat ediyor olun, aradığınızı bu otelde fazlasıyla bulabilirsiniz. Kemeraltı Çarşısı ve Konak Meydanı gibi şehrin önde gelen turistik yapılarına oldukça yakın olan bu otelin 1.000'e yakın konuktan almış olduğu 8.0 gibi güzel bir puanının olması, ücretsiz kahvaltısının olması, deniz manzaralı odalarının olması ve odalarının gayet şık ve modern olması bu oteli tercih etmek için yeterli nedenlerden. İzmir'de konaklama için en ideal 4 yıldızlı otellerden biri olan Kaya Prestige, kendi kategorisinde en uygun fiyatlı olan otellerden. Gayet şık ve modern odaları ve manzaralı çatı katı terasıyla oldukça popüler olan bu otel, İzmir Enternasyonel Fuarı'na sadece 5 dakika uzaklıkta bulunuyor. Yani hem iş hem de kültür seyahati için İzmir'e seyahat edenlerin tercih edebileceği otellerden. Otelin almış olduğu 7.9 gibi güzel bir puanının olması, fiyatının gayet uygun olması ve oldukça modern olması, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. İzmir'de nerede kalmalı ? sorusuna en ideal cevaplardan biri olan Karaca Hotel, şık ve modern odalarıyla şehirdeki en popüler otellerden. Tur masası, sauna, fitness merkezi ve masaj servisinin olduğu bu otel kendi kategorisinde en çok tercih edilen otellerden. Otel konum olarak gayet güzel bir yerde, Alsancak Sevgi Yolu'nun hemen yanında bulunuyor. Kemeraltı Çarşısı ve Konak Meydanı gibi şehrin önde gelen turistik yerlerine bu otelden yürüyerek ulaşmak mümkün. Ayrıca birçok olumlu konuk yorumuna ve 8.7 gibi yüksek bir puana sahip olması da bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. İzmir'de lüks bir otel arayanların tercih edebileceği bu 5 yıldızlı otel, kendi kategorisinde oldukça popüler olan otellerden. İzmir Saat Kulesi, Kemeraltı Çarşısı ve daha birçok turistik yere yürüme mesafesinde bulunan bu otel, konum olarak tereddüt edilmeyecek otellerden. Süper şık ve lüks odalarıyla hizmet veren bu otelin 8.9 gibi yüksek bir değerlendirme puanı bulunuyor. Her ne kadar İzmir'de 5 yıldızlı bir otelde konaklamanızı tavsiye etmesem de, illa lüks ve 5 yıldızlı bir otelde kalacağım diyorsanız, ilk olarak bu otele göz atın derim. İzmir'de nerede kalınır ? sorusuna cevap olarak birkaç otel daha eklemek mümkün. Fakat seçimin kolay olmasına adına, şehirdeki en ideal, en uygun ve en popüler olan bu oteller arasında seçim yaparak güzel bir İzmir seyahati yapabilirsiniz. Aradığınız zevkte veya bütçede oteli listede bulamadıysanız, tüm İzmir otellerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/izmitte-nerede-kalinir/\"", "text": "Kocaeli'nin en canlı ilçelerinden biri olan İzmit, Osmanlı'dan kalma yapıları ve birçok aktivitesi ile turistlerin Kocaeli için en çok tercih ettiği yerlerden. İzmit'te konaklama ise daha çok otellerden oluşuyor. Daha çok 3 ve 4 yıldızlı otelleri bulabileceğiniz bu bölgedeki otel ücretleri ise, gayet uygun olduğundan 3-4 yıldızlı otellere gönül rahatlığıyla göz atabilirsiniz. İzmit'te nerede kalınır ? adlı bu yazı ile, bölgedeki en ideal olan, en iyi konuma ve en iyi konuk değerlendirmesine sahip 5 otel arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı bulabilirsiniz. İzmit'te konaklama için birçok seçenek bulunmakta. Bunlar arasında en popüler ve en ideal olanlar oteller olsa da diğer konaklama birimlerine de mutlaka bir göz atın derim. İzmit saat kulesine 2 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu 4 yıldızlı otel, modern ve şık odalarıyla konukların beğenisini kazanmış otellerden. Gerek süper merkezi konumu gerekse kahvaltı dahil uygun fiyatlı odalarıyla İzmit'te tereddütsüz tercih edilebilecek otellerden. Otelin konuk yorumlarına baktığınızda, otelin en beğenilen özelliğinin temizliği, servisi ve konumunun olduğu görebilirsiniz. Ayrıca otelin almış olduğu 8.4 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı bulunması da bu oteli incelemek için yeterli olacaktır. Eşsiz manzarası ve kahvaltısı ile tercih edilen otellerden biri olan Wes Hotel'de oda ücretleri genel olarak uygun. İzmit'te merkezi bir konumda bulunan Pasha Palas Hotel, kendi kategorisinde fiyat bakımından en uygun olan otellerden. Tabi erken rezervasyonlar ile bu fiyatlardan biraz daha uyguna odaları da bulabiliyorsunuz. Bu otelin en güzel yanı ise, kredi kartı olmadan rezervasyon yapabiliyor olmanız. Yani dilediğiniz herhangi bir tarihte ücretsiz olarak rezervasyonunuzu şimdi yapabilir ve bu otelden daha iyi ve daha uygun bir otel bulabilirsiniz de, rezervasyonunuzu ücretsiz olarak iptal edebilirsiniz. Rezervasyon için hiçbir risk olmadığından dolayı, mutlaka bu otele göz atın derim. Otelin almış olduğu 7.2 gibi güzel bir puanı olması, spa merkezi ve bahçesinin olması da otelin en büyük artılarından. İzmit'te nerede kalınır ? sorusuna gayet uygun cevaplardan biri olan Rosso Hotel, otobüs terminaline sadece 1.5 km uzaklıkta bulunuyor. Konum olarak gayet güzel bir yerde bulunan bu otelin en beğenilen özellikleri ise, konumu, ücretsiz kahvaltısı ve temizliğidir. 8.5 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip bu otel, daha çok teras ve şehir manzarası için tercih edilen otellerden. Araç kiralama, ücretsiz otopark, çamaşır yıkama ve bar gibi imkanları olan bu otelin oda ücretleri de gayet uygun. Yani İzmit geneline göre 1 tık daha uygun denebilir. Şüphesiz İzmit'teki en ucuz otellerden biri olan İzmit Butik Hotel, İzmit saat kulesine sadece 3 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani konum olarak oldukça merkezi bir yerde bulunmakta. Otelin süper uygun fiyatlı odalarının yanında, süper popüler oluşu ve odalarının gayet şık ve modern oluşu da, fiyatına göre gayet güzel. Bazı odalarının deniz manzaralı olması, güzel konuk yorumlarına sahip olması ve güzel bir konuk değerlendirme puanının olması bile bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. İzmit'te nerede kalınır ? sorusuna gayet güzel cevaplardan biri olan La Flora House Hotel, güzel konumu ve uygun fiyatlı odalarıyla popüler olan otellerden. Bu otel merkeze çok yakın değil, fakat araç varsa 3-5 dakikada merkeze ulaşmak mümkün. Otelin en güzel yanı ise, kredi kartı olmadan rezervasyon yapabiliyor olmanız. Dilediğiniz herhangi bir tarihte hemen rezervasyon yapabilir ve bu otelden daha iyi veya daha uygun bir otel bulursanız da ücretsiz olarak rezervasyonunuzu iptal edebilirsiniz. Otelin 8.2 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına bakarak bile tercih edebileceğiniz otellerden olan La Flora House Otelin barı, restoranı, havaalanı transferi ve ücretsiz otoparkı da bulunuyor. İzmit'te nerede kalınır ? adlı bu listedeki oteller, kendi kategorisinde en iyi fiyata ve en iyi konuk değerlendirmesine sahip otellerden. Eğer aradığınız bütçede veya zevkte oteli bulamadıysanız, İzmit'teki tüm otellere göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/japonyada-gezilecek-yerler/\"", "text": "Sonsuz bir keşif ülkesi olan Japonya, sunduğu güzellikler ile eşsiz bir deneyim yaşayabileceğiniz efsane ülkelerden bir tanesi. Muhteşem peyzajlı bahçeleri, görkemli Şinto ve Budist tapınakları, korunmuş kültürel ikonlar, sanat merkezleri ve tarihi yerleri ile güzel bir Japonya gezilecek yerler listesi hazırlayabilirsiniz. Ülkenin en ünlü şehirleri, şüphesiz Tokyo, Osaka ve Kyoto'dur. Zaten ülkede görülecek en önemli yerlerin büyük bir bölümü de bu şehirlerde veya çevresindeki bölgelerde bulunuyor. Fakat Japonya, bu 3 şehirden çok daha fazlasıdır. Japonya, Türkiye'den 3 aya kadar vize istemiyor. Bu yüzden de, bu 3 aylık süre içerisinde dilediğiniz kadar bu ülkede kalabilirsiniz. Fakat, en pahalı şehirlerden olan Tokyo, Yokohama ve Kobe gibi yerler bütçeyi biraz zorlayabiliyor. Bu yüzden de, bu şehirlere kısa ama anlamlı gezi düzenlemekte şart. Kyoto, ülkenin en güzel ve en ünlü şehirlerinden bir tanesi. Bu şehir, ahşap çay evleri, bambu ormanları, altın ve gümüş kaplı tapınakları, zen bahçeleri ve pazarları ile ünlüdür. Kyoto, çok çabuk sevdirir kendini. Özellikle doğaya ve tarihe merakınız varsa, bu şehre bayılacaksınız. Şehir merkezindeki modern binalar biraz hayal kırıklığı yaratabiliyor olsa da, dar taş sokakları, eski ahşap evleri bu eksikliği gidermektedir. Kyoto, Tokyo'ya nazaran çok daha uygun bir şehir. Burada çok uygun fiyatlara kapsül oteller, hosteller, ucuz sokak yemekleri ve güzel restoranları fazlasıyla bulabilirsiniz. Turistlerin en popüler Japon şehirleri arasında kabul ettiği Kyoto'da yapılacak birçok turistik aktiviteyi de bulabilirsiniz. Kaçırmamanız gereken en önemli yer ise, Bambu Ormanları'dır. Japonya'nın başkenti ve en ünlü şehri olan Tokyo, mutlaka görülmesi gereken yerlerden diyebiliriz. Bu şehri ziyaret etmenden Japonya gezisi kesinlikle eksik kalacaktır. Tokyo, birbirinden güzel turistik noktaları ve yapılacak aktiviteleri ile turistlerin ülkedeki en sevdiği şehirlerden bir tanesi. Kedi kafeleri ile ünlü Tokyo'da, kedi sevmek için güzel bir kafe arıyorsanız, \"JaLaLa\"ya mutlaka göz atın deriz. Şehirdeki en ünlü kafelerden ve en iyi kahveye sahip bu mekanı seveceksiniz. Bu şehir, ülkedeki en kalabalık insan trafiğini görebileceğiniz yer. Devasa gökdelenleri, kalabalık yaya geçitleri, çılgın gençlik modaları ve Japonya'nın en güzel yemeklerine ev sahipliği yapan, ülkenin ünlü restoranlarını bu şehirde bulabilirsiniz. Unutmayın ; Shinjuku'daki hükümet binasından eşsiz bir şehir manzarasını seyretmeyi, Robot Restaurant'ta bir show izleyerek yemek yemeyi, ünlü Shibuya Geçidinden karşıya geçmeyi ve Mario gibi giyinip ana yolda go-kart kullanmayı unutmayın. Hiroşima'daki bu Barış Anıtı Parkı, Japonya'nın en ünlü yerlerinden bir tanesi. Yılda 1 milyondan fazla kişinin ziyaret ettiği bu park, atom patlamasının merkez üssünde yer almaktadır. O korkunç güne ait anıtlar ve müzeleri de burada görebiliyorsunuz. Burada en dikkat çeken yerlerden biri, şüphesiz Barış Anıtı Müzesi'dir. Bu müzede, dünya barışı ile ilgili sayısız sergiyi ve çok daha fazlasını görebiliyorsunuz. Anıt Cenotaph ve Barış Alevi ile Atom Bombası Kubbesi de burada mutlaka görülmesi gereken yapılardandır. Hiroşima, ikinci dünya savaşından sonra tamamen yeniden inşa edilmiş modern bir şehir. Bu şehirdeki en önemli ve en anlamlı gezi, bu Barış Anıtı Parkı'na yapılacak ziyaret olsa da, ilginizi çekebilecek birkaç yeri ve yapılacak birkaç turistik şeyleri de bu şehirde bulabilirsiniz. Japonya'nın gezilecek yerleri arasında en dikkat çeken tapınaklardan biri olan Itsukuşima Tapınağı, Hiroşima'dan bir feribot yolculuğu ile kolayca ulaşabileceğiniz bir yer. Japonya'nın tapınak adası olarak bilinen Miyajima'daki bu tapınak, dünyanın en ünlü tapınakların arasındadır. Rüzgar tanrısı Susanoo'nun Prenses kızlarına adanmış bu tapınak, bir \"Şinto Tapınağı\"dır. Adadaki 8. yüzyıldan kalma tapınakların büyük bir bölümü kazıklar ile suyun üzerinde duracak şekilde yapılmış. Burada tapınakların dışında keşfedebileceğiniz birkaç şey daha bulabilirsiniz. Bunlardan en önemlisi ise, kuş kolonisine ev sahipliği yapan arazileridir. Ülkenin en güzel şehirlerinden birisi olan Nara, daha çok geyikleri ve tapınakları ile ünlü olsa da, bu şehirde yapılacak çok şey var. Ülkenin en ünlüsü olan Nara Park, birbirinden değerli sanat eserlerine ev sahipliği yapan müzeler ve çok daha fazlasıyla Nara eşsiz bir deneyim sunuyor. Ünlü Japon kültürünü ve geleneklerini görebileceğiniz en iyi şehirlerden biri olan Nara, kaçırılmaması gereken destinasyonlardan. Bizim'de Japonya gezi rotamızda olan Fuji Dağı, macera severlerin tercih edebileceği doğal güzelliklerden biri. Ülkedeki en heyecan verici deneyimi sunmasıyla, dünyaca ünlü olan Fuji Dağı'na resmi tırmanış, temmuz ayında başlıyor ve eylül ayında bitiyor. Uzun soluklu maceralar ile aranız iyiyse, Fuji Dağı da listenizde olması gereken muhteşem bir destinasyon. Tokya'dan gezi turları ile rahatlıkla görebileceğiniz yerlerden biri olan Kamakura, şehir merkezine ortalama 1 saat uzaklıkta bulunmaktadır. Bir zamanlar Japonya'yı yüzlerce yıldır yöneten askeri hükümetin merkezi olarak bilinen bir kasaba olan Kamakura, günümüzde turistlerin gezi rotasına mutlaka eklediği yerlerden biri. Bunun en önemli nedeni, Tokyo gibi büyük ve ünlü bir şehre, oldukça yakın bir konumda bulunuyor olmasıdır. Kamakura, \"Doğu Japonya'nın Kyotosu\" olarak da anılmaktadır. Bunun nedeni ise, çok sayıda tapınaklara ev sahipliği yapıyor olması ve sakin bir tatil beldesi olmasıdır. Kamakuran'nın en meşhur yeri, şüphesiz Daibutsu adı verilen büyük Buda Heykeli'dir. Tabi bunun dışında Zen Tapınakları da aynı derecede etkileyici ve güzeldir. Japonya'nın en turistik yerlerinden biri olan Kobe, bu ülkeye seyahat eden her turistin mutlaka göz atması gereken bir şehir. Dağların nefes kesen manzaralarını sunan Kobe şehri, ülkedeki Kozmopolit şehirlerden. Birbirinden güzel tarihi yapıları, doğal güzellikleri, mimari yapısı ve en iyi Japon yemeklerini deneyebileceğiniz restoranları ile, ülkenin en sevilen şehirlerinden. Arima Onsen, Kobe'nin merkezinde bir kaplıcadır ve turistler arasında oldukça popüler noktalardan biridir. Kobe'nin komşusu olan Osaka'nın manzarasını izlemek isteyen macera severler de Rokko Dağı'na mutlaka göz atmalı. Burası, hem Osaka'nın hem de Kobe'nin güzel fotoğraf karelerini yakalayabileceğiniz yerlerden bir tanesi. Şehirde daha görülecek birçok yeri bulabilirsiniz. Bunlardan, \"Deprem Müzesi\" ve \"Sorakuen Bahçesi\" gibi noktaları da kaçırmamak gerekir. Kome'de ne yenir ? diye soracak olursanız da, birçok yemek ismi vermek yerine, \"Kobe Bifteği\" yemeden bu şehirden ayrılmayın deriz. Japonların en sevdiği yemeklerden biri olduğu gibi, turistlerin de favorilerindendir. Japonya'da görülmesi gereken en güzel yerler arasında olan Sapporo, daha çok macera gezisi arayanların tercih edebileceği şehirlerden biri olarak bilinir. Buz heykel festivalleriyle, kayak ve snowboard yarışmalarına ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür ve kayak merkezi arayanlar için güzel bir yerdir. Şehirde görülecek güzel yerlerden bir diğeri de, Sapporo Bira Müzesi'dir. Bu müzede, kentin bira tarihi hakkında detaylı bilgileri bulabilirsiniz. Yokohama, Japonya'nın en pahalı ve en sevilen şehirlerinden biri. Bu şehirde dolaşırken kendinizi Çin'deymiş gibi hissedebiliyorsunuz. Şehirdeki restoranlardan mağazalara ve en önemlisi Çin mahallesine kadar birçok Çin etkisini görmek mümkün. 4 milyona yakın nüfusuyla oldukça büyük şehirlerden biri olan Yokohama, yüksek yaşam standardı ve zengin gökdelenleri ile Tokyo'nun rakibi olarak gösterilen şehirlerdendir. Birbirinden modern yapıları, parkları, müzeleri ve tarihi yerleri görebileceğiniz bu şehri de, listenize ekleyin deriz. Japonya'nın en eski şehri olarak ün yapmış olan Fukuoka, daha çok tarihi yerleri ile dikkat çekiyor olsa da, bu şehirde yapılacak birbirinden güzel turistik aktiviteleri de bulabilirsiniz. Kyushu'nun en büyük ve ülkenin en kalabalık on kentinden biri olan Fukuoka, Japonların bile en çok ziyaret ettiği şehirlerden. Şehir, Asya anakarasına yakınlığı ile de ünlüdür. Seul'e Tokyo'dan daha yakın olan bu şehir, yüzyıllar boyunca önemli bir liman kenti olmuş. Hakata adı verilen bölge ise, şehrin en popüler yerlerinden. Burası, Fukuoka'nın en dikkat çeken yapılarını görebileceğiniz yerlerden biri olduğu gibi, Japon yemeklerini deneyebileceğiniz de güzel bir yer. Burada, şehrin ünlü restoranlarını fazlasıyla bulabiliyorsunuz. 160 adadan oluşan bir takımada olan Okinawa, Kyushu sahilinde yer almaktadır. Çoğunlukla subtropikal iklime sahip olan bu şehir, Okinawa Adası'nın tam ortasında yer alıyor. Şehir, güneyde olduğu için çoğu zaman, Tokyo ve Osaka gibi şehirlere nazaran çok daha farklı bir atmosferi olduğu söylenir. Tabi, Japonya'nın diğer şehirlerine göre ulaşması zor olan bir şehir. Fakat ülkeyi ziyaret eden birçok turist, mutlaka bu şehir için bir gezi planı yapmaktadır. Eğer yeteri kadar zamanınız varsa bu şehri de listenize ekleyin deriz. Japonya'nın en güzel adalarından biri olan Hokkaido, doğal kaplıcaların mesire yeri olarak da bilinmektedir. Daha çok kaplıcaları ve kayak merkezleri ile tanınan Hokkaido Adası, güzel bir Japonya tatili için en ideal destinasyonlardan bir tanesi. Güzel manzaraya sahip Mavi Gölet'i ve hayvanat bahçesi ile ailece güzel bir tatil yapabileceğiniz bu adaya da mutlaka göz atın deriz. Ada, daha çok yaz aylarında kalabalıklaşmaktadır. Bu yüzden kış aylarında adanın biraz daha durgun olacağını da unutmayın. Japonya'nın adaları arasında en güzellerinden olan Naoshima, ayrıca en popüler olanlardandır. Seto iç denizinin ortasındaki bu güzel ada, daha çok Japonların Tokyo'dan hafta sonu kaçamağı için tercih ettiği yerlerden biri olarak bilinse de, turistlerin de en favori gezilecek noktalarındandır. Tokyo'dan bu adaya günübirlik turlar ile gitmek yerine, burada 1 gece konaklamayı düşünün. Özellikle sevgiliniz veya eşiniz ile seyahat ediyorsanız, bu adanın sunduğu manzarayı ve atmosferi seveceksiniz. Büyük Yayoi Kusama balkabaklarını, Monet resimlerinin bulunduğu bir müzeyi ve çok sayıda Tadao Ando mimarisini Naoshima'da fazlasıyla görebiliyorsunuz. Eğer sanata meraklıysanız bu adaya bayılacaksınız. Özellikle komşu adalardan olan Teshima ve Inujima adaları da görülmeye değer. Bu yüzden, zamanınız ve yeteri kadar bütçeniz varsa burada 1 gece konaklayın. Japonya'nın en güzel ve en doğal yeri olan Shirakawa Köyü, Osaka'dan, Tokyo'dan veya Kyoto'dan rahatlıkla ulaşabileceğiniz yerlerden. Buranın tarihi sadece 200 yıl öncesine kadar gidiyor. Yani uzun bir geçmişi olan bir yer değil. Ancak bu köy, size Japonya'daki kırsal yaşamın, ülkenin sanayileşme öncesi nasıl bir etkisi olduğu konusunda mükemmel bir izlenim vermektedir. Geleneksel mimari yapısı ve yaşam tarzı sayesinde UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmış olan bu köy, mutlaka gezilmesi gereken yerler arasında diyebiliriz. Özellikle sunduğu doğal güzellik ve kırsal yaşamı, görülmesi ve deneyimlenmesi gereken şeylerden. Tokyo'dan sonra en ünlü şehir olan Osaka, ülkedeki en büyük şehirlerden biridir. Pek çok yerli halka göre, burası ülkedeki diğer şehirlere nazaran daha geri kalmış bir şehir olarak bilinmektedir. Fakat Japonya turu Osaka olmadan eksik kalacaktır. Bu şehirde birçok müze, galeri ve eğlence parklarını bulabiliyorsunuz. Yani turist olarak sıkılmadan 1-2 gününüzü rahatlıkla bu şehirde geçirebilirsiniz. Japon yemeklerini denemeyi planlıyorsanız da, bu şehir bunun için en ideal yerlerden biridir. Ülkedeki en ünlü restoranlardan bazılarını bu şehirde bulabilirsiniz. Ayrıca Osaka, Tokyo'ya nazaran daha ucuz bir şehirdir. Bu yüzden mutlaka gidilecek yerlerden bir tanesi. Japonya'da yaşam ciddi anlamda pahalı. Özellikle turistler için. Fakat güzel bir gezi programı ile ülke gezinizi biraz daha bütçeli hale getirebilirsiniz. Japonya'da güzel bir otel seçimi de oldukça önemli. Özellikle bütçeli bir gezi planı yapıyorsanız, \"Kapsül Otelleri\" de mutlaka düşünün. Çünkü bu ülkede konaklama ciddi anlamda pahalı olabiliyor. Şehirler arası seyahatinizi dünyanın en hızlı treni olan Nozomi veya Hikari, Kodama trenleri ile yapmak yerine, mutlaka gezi turlarına da göz atın deriz. Bazen bu turlar ile Japonya seyahatiniz çok daha ucuza gelebiliyor. Özellikle otobüsler ile yapılan turlara katılacak olursanız, bireysel olan seyahatlerden daha hesaplı bir gezi yapabilirsiniz. Çünkü Nozomi veya diğer süper hızlı trenler aşırı pahalı olabiliyor. Tabi mutlaka gitmek istediğiniz yer için bu trenlerin bilet fiyatlarına da göz atın. Bazen paradan tasarruf yapmak yerine, zamandan tasarruf yapmak daha mantıklı olabiliyor. Trenler pahalı gelecek olursa, otobüslere, otobüsler de pahalı gelecek olursa turlara göz atın. Ülkeyi bireysel olarak da çok rahat bir şekilde gezebilirsiniz. Japonlar genelde İngilizce konuşmazlar fakat, çoğu Japon, basit ingilizceyi konuşabilecek düzeyde diyebiliriz. NOT : Japonya gezisi için bir başlangıç noktası seçmek yerine, ilk olarak hangi şehirde daha çok zaman geçireceğinize karar verin. Bu şekilde çok daha iyi bir gezi planı yapabilirsiniz. Japonya'da gezilecek daha bir çok şehirleri, turistik noktaları ve tarihi yerleri de listeye eklemek mümkün. Fakat, ilk olarak listedeki bu 16 yer arasından zevkinize ve ülkedeki zamanınıza göre bir liste çıkarın deriz. Büyük şehirlerde çok fazla oyalanmak yerine, çevredeki doğal güzellikleri, tapınakları ve adaları da görün. Japonya'nın keyfini çıkararak gezin."} {"url": "https://gezicenga.com/kaliforniya-nerede/\"", "text": "ABD'nin en popüler eyaletlerinden biri olan Kaliforniya Nerede ? Nasıl Gidilir ? ve Kaliforniya hakkında birçok detaylı bilgiyi bu yazıda bulabilirsiniz. Kaliforniya göçmen latinler, plajlar ve Amerikan yıldızlarının yaşadığı Hollywood ile ünlü. Kaliforniya bir şehir değil, bir eyalettir. Amerika'nın en popüler ve en bilindik eyaletlerinden biri olan Kaliforniya, ABD'de ilk olarak görülmesi gereken eyaletlerden. Kaliforniya, tam olarak Amerika'nın batısında bulunuyor. Konum olarak gayet güzel bir yerde bulunan bu eyalet THE GOLDEN STATE yani Altın Eyalet olarak da biliniyor. Başkenti Sacramento olan bu eyalet, Alaska ve Teksas'dan sonra en büyük üçüncü eyalettir. Aşağıdaki haritada tam olarak ABD'nin neresinde olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Konum için tıklayın. Kaliforniya'nın Los Angeles, San Francisco ve San Diego gibi şehirlerine İstanbul'dan direkt olarak THY kullanarak rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Kaliforniya'yı keşfetmenin en iyi yolu ilk olarak Los Angeles'a gitmek olacaktır. - Los Angeles - San Diego - San Francisco - Oakland - Sacramento - San Jose - Beverly Hills - Santa Barbara - Santa Monica - Malibu - Palm Springs - Long Beach - Anaheim - Pasadena - Monterey - Fresno - Palo Alto - Irvine - Huntington Beach - San Luis Obispo - Bakersfield - Berkeley - Newport Beach - Laguna Beach - Big Bear Lake - San Bernardino - Carmel By The Sea - Riverside - Santa Clara - Santa Ana - Compton - Santa Rosa - Mountain View - Torrance - Rancho Cucamonga - Stockton - Freemont - Temecula - Modesto - Burbank - Pismo Beach - Sunnyvale - Calabasas - Cupertino - Carlsbad - Santa Clarita - Glendale - Costa Mesa - Half Moon Bay - San Mateo - Davis - Amerika dışında olan her 10 kişiden 1'i Kaliforniya'dan - Kaliforniya 1847 yılında Amerika toprakları içerisine girdi. - Maden yönünden oldukça zengin bir şehir - Amerika'nın en güzel adilerine ev sahipliği yapıyor - Teknolojinin kalbi burada atıyor - Google, apple, microsoft, mozilla ve yahoo gibi birçok büyük firmanın ana merkezi Kaliforniya'da bulunmakta. - Denizde kum Kaliforniya'da gezilecek yer. Gez gez bitiremeyeceğiniz bir eyalet. Kaliforniya'nın en güzel şehirleri olan Los Angeles, San Diego ve San Francisco, mutlaka görülmesi gereken şehirlerden. Bu şehirler arasında en ucuz olan San Diego gibi dursa da, yine de oldukça pahalıdır. Bu yüzden, bu şehirlerde nerede konaklayacağınızın da oldukça önemi var. San Francisco'da nerede kalınır ? , San Diego'da nerede kalınır ? veya Los Angeles'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal ve en iyi konaklama bölgelerini öğrenebilir, bölgelere göre otel tavsiyelerini bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/karadag-gezilecek-yerler/\"", "text": "Rengarenk çiçekler, derin yeşil çam ormanları, berrak sulardan yükselen koyu renkli tepeler ve masmavi deniz, Karadağ'ı en iyi şekilde özetlemektedir. Son yıllarda bir hayli popüler olan Karadağ, ülkemizde de en sevilen, en çok ziyaret edilen ülkelerden biri. Zengin bir kültür mirası Roma villalarını, Ortodoks manastırlarını, Katolik kiliselerini, camileri ve antik savunma kalelerini içermektedir. Hem tarih adına hem de kültür adına, istenilenden fazlasını veren bu ülkeyi, ülkenin birbirinden güzel şehirlerini, kasabaları ve köylerini çok çabuk seveceksiniz. Güney Avrupa'nın göbeğinde saklanmış küçük bir masal yeri olan Kotor, Karadağ'ın en güzel ve en iyi korunmuş şehridir. Yaklaşık 400 yıl boyunca Kotor'a hükmeden Venedik İmparatorluğu'nun büyülü ruhunu temsil eden bu şehir, sıkılmadan 2-3 gününüzü geçirebileceğiniz yerlerden. 2016 yılında Lonely Planet tarafından dünyada ziyaret edilmesi gereken 1 numaralı şehir olarak adlandırdığı Kotor kaçmaz. Bu şehir, birbirinden güzel yapılacak aktiviteleri ve birbirinden güzel görülecek tarihi yerleriyle eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Ülke gezisine başlangıç için de, en güzel yerlerden biri olan Kotor, \"Eski Şehir Bölgesi\" ile ünlüdür. Burası, hem şehrin hem de ülkenin en bilindik yerlerinden birisidir. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki birçok önemli noktasıyla da popüler olan bu şehirde, 1355 basamak çıkara ulaşabileceğiniz \"St John Kalesi\"ni de mutlaka görün. Bu kalenin bulunduğu yer, hem şehirdeki hem de ülkedeki en iyi manzarayı sunan noktalardandır. Çoğu turist Kotor'u Dubrovnik'te günübirlik turlar ile ziyaret etmektedir. Fakat zamanınız varsa, bu şehirde en azından 1 gece konaklayın. Gezip görülecek birçok yer olduğu gibi, yapacak birçok aktiviteyi de bu şehirde bulabilirsiniz. Karadağ'daki en dikkat çeken dağlık alanlardan biri olarak bilinen Durmitor Ulusal Parkı, 1980 yılından beri UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almaktadır. Doğal yerler ve nefes kesen manzaralara ile aranız iyiyse, bu ulusal parkı seveceksiniz. Burada yapılacak en güzel şey ise, uzun yürüyüşlere çıkmaktır. İster turlarla isterseniz de bireysel olarak bu uzun ve eşsiz doğa yürüyüşüne çıkabilirsiniz. Doğa yürüyüşünün dışında bu parkta, rafting de yapabiliyorsunuz. Dağın içinden akan Tara Nehri derin bir kanyon yaratmaktadır. Bu tara nehri üzerinde rafting yapmak turistler arasında oldukça popülerdir. Adrenalin sevenler için denemeye değer. Zabljak veya Jabljak olarak da bilinen kasaba, bu aktivite için bir üs olarak ziyaret edilmektedir. Durmitor Ulusal Parkı'nı ziyaret etmeyi planlıyorsanız da, bu kasabaya gitmeniz şart. Kasabada kamp yerlerinden otellere kadar aradığınız zevkte ve bütçede konaklama birimlerini de bulabiliyorsunuz. Oldukça küçük bir kasaba olmasına rağmen 16 kilise ve 17 saraya ev sahipliği yapan Perast, hem sanatseverlerin hem de tarihe merakı olanların çok çabuk sevebileceği bir yer. Perast, karla kaplı dağlarla ve Adriyatik denizinin berrak sularıyla çevrili, güzel bir manzara da sunmaktadır. Bu yüzden olsa gerek, Karadağ'ın en romantik yerlerinden biri olarak bilinir. Daha çok çift olarak seyahat eden turistleri bolca görebileceğiniz bu kasabaya Kotor'dan çok rahat bir şekilde de ulaşabiliyorsunuz. Burada bulunan Aziz Nikola Kilisesi, bölgenin en güzel manzarasını sunmaktadır. Kartpostallık fotoğraf karelerini yakalamak için bu kilisenin çan kulesine mutlaka çıkın. 1-2£ bir ücret ile çıkabileceğiniz bu çan kulesi, bölgedeki kaçırılmaması gereken noktalardan. Buradaki en popüler yerler ise, körfezin hemen yanındaki adalardır. Özellikle St. George Adası oldukça turistiktir ve doğal bir adadır. Kayaların Leydisi ise, insan yapımı bir adadır. Burada bulunan \"Armonia Restaurant \"a da mutlaka uğrayın. Yerel yemekleri deneyebileceğiniz en güzel mekanlardan biri olduğu gibi, körfez ve adaların manzarasına sahiptir. Podgorica olarak da bilinen Podgoritsa, Karadağ'ın başkenti ve en ünlü şehirlerinden biridir. Çoğu zaman Avrupa'nın en sıkıcı şehirlerinden biri olarak adlandırılan Podgoritsa, blog yazarlarından pek fazla sevgi görmemektedir. Buna kısmen biz de katılıyoruz, tamam Kotor ve Budva gibi muhteşem UNESCO Eski Kentleri, Tara gibi derin nehir kanyonları, Bobotov gibi muhteşem dağ zirveleri ve Ulcinj'deki güzel plajlara sahip değil. Fakat, güzel bir tarihe ve mimariye sahip. Zaten 1 gün bu şehir için fazlasıyla yeterli oluyor. Bu yüzden de bu şehri de rotanıza mutlaka ekleyin deriz. Millennium Köprüsü, Ribnica Köprüsü, eski Saat Kulesi ve güzel İsa'nın Kıyamet Katedrali gibi 1 gününüzü mükemmel şekilde geçirebileceğiniz turistik ve tarihi yerleri görebilirsiniz. Kotor ve Budva kadar turistik olmayan bu şehre de yeteri kadar zamanınız varsa, Karadağ ziyaretinizde mutlaka göz atın deriz. Karadağ'ın en ünlü şehirlerinden biri olan Çetine, ülkeyi birinci dünya savaşına kadar yöneten eski sarayları, kiliseleri ve Petrovic hanedanının evlerini görebileceğiniz mükemmel bir şehir. Mimari yapılarıyla dikkat çeken bu şehri, yürüyerek çok rahat bir şekilde keşfedebiliyorsunuz. Bunun yanında, Karadağ'ın kartpostallık fotoğraflarına ev sahipliği yapan yerdir burası. Birbirinden güzel manzarası ve doğal güzelliği ile rotanıza ekleyebileceğiniz güzel bir şehir. Ülkenin başkenti Podgorica olabilir, fakat kültürel başkenti uzun yıllardır Çetine olarak bilinir ve ülkedeki en çok turist trafiğine sahip olan şehirlerden biridir. Eşsiz konumu ve güzel manzarasıyla ünlü olan Ostrog Manastırı, bir dağın tepesinde bulunmaktadır. Hristiyan bir yer olmasına rağmen, tüm gezginler için ziyarete açık ve misafirperver. Kesinlikle görülmeye değer bir yer olsa da, ulaşımı biraz sıkıntılı olabiliyor. Manastıra giden yol, oldukça rüzgarlı ve dar. Eğer arabalarınız ile manastıra ulaşmaya çalışıyorsanız, gideceğiniz güzergahın çok iyi olmadığını da unutmayın. Zeta Vadisi'nin 900 metre yukarısındaki bir uçurumda, pırıl pırıl beyaz renkteki mimarisiyle göz kamaştıran bu manastırı, her yıl milyonlarca turist ziyaret etmektedir. Özellikle son zamanlarda bir hayli popüler yer haline gelmiş olmasından dolayı, girişler çok kalabalık olmaktadır. Manastır, 7/24 açıkmış, fakat öğle saatlerinden sonra biraz kalabalık olmaktadır. Uzun kuyruklara girmemek için de sabahın erken saatlerinde gitmek gerekiyor. Özellikle yaz aylarında manastırı ziyaret ediyorsanız, hem bunaltıcı sıcak hem de uzun kuyruklar sizi daraltabiliyor. Çok sayıda hacılar, turistler ve hediyelik eşya satıcılarını görebileceğiniz bu manastırın çevresindeki doğal manzara da görülmeye değer. Hem tarihi bir yer hem de doğal bir manzara izlemek için bu manastırı da listenize mutlaka ekleyin deriz. Kotor Körfezi'ni keşfetmek için en iyi yerlerden biri olan Risan, Kasaba plajı, deniz kenarı restoranları ve daha az turistleriyle biraz daha kafa dinlemek isteyen turistlerin göz atabileceği bir kasabadır. Kotor'dan günübirlik turlar ile rahatlıkla gidilecek bir yer olan Risan da, listenize ekleyebileceğiniz ilgi çekici yerlerden. Mimoza ağaçları ve sayısız merdivenleri ile tanınan Herceg Novi, tüm yıl boyunca çok sayıda güneşli gün sayesinde genellikle \"Güneşin Şehri\" olarak adlandırılmaktadır. Bu şehrin merkezi \"Eski Şehir\"dir. Tarihi 15. yüzyıla kadar giden birbirinden eski binalarla doludur. Spanjola Kalesi (1538) ve Forte Mare Kalesi (1687) kentin en ünlü kültür miraslarındandır. Yaz aylarında turistleri çekmek için çok sayıda festivale ev sahipliği yapan bu sahil şehri, ılıman bir iklime sahiptir ve yerel halkın bile favori tatil destinasyonlarındandır. Plajları, tarihi, lüks yatları ve eşsiz bir gece hayatı ile ünlü olan Budva, Karadağ'ın en güzel şehirlerinden biridir. Mermer caddelerin ve Venedik duvarlarının kristal sulardan çıktığı tarihi kent Stari Grad'da şehirdeki en eski yapıları ve yapılacak birçok turistik aktiviteyi bulabilirsiniz. Burası, şehrin kalbinin attığı yerdir ve Budva'nın en bilindik yeridir. Eski Kent'in dar Arnavut kaldırımlı sokaklarını keşfetmek, yakındaki adalara günübirlik geziler yapmak veya sadece harika plajların tadını çıkarmak Budva'da yapılacak en güzel şeylerdendir. Tabi bu şehir, birbirinden güzel barları ve gece kulüpleriyle de oldukça ünlüdür. Özellikle yaz aylarında Budva'yı ziyaret ediyorsanız, gece hayatına da mutlaka göz atın. Kotor'a 25 km uzaklıktaki bu şehir genelde plajları için ziyaret edilmekte ve turistlerin büyük bir bölümü en azından 2 gününü burada geçirmektedir. Fakat, kış aylarında Budva'yı ziyaret ediyorsanız bu şehir için dolu dolu 1 gün de yeterli olacaktır. Bir zamanlar Adriyatik Denizi'nin korsan başkenti olarak ün salmış eski bir liman olan Ülgün, Karadağ'ın güney ucunda bulunmaktadır. Büyük ölçüde Müslüman nüfusu ile dikkat çeken bu Karadağ şehri, birbirinden güzel mimariye sahip camileri, orta doğu restoranları ve kafeleriyle sıkılmadan 1 gününüzü geçirebileceğiniz güzel bir şehir. Ayrıca burada, Velika Plaza adı verilen \"Büyük Plaj\" gibi birkaç plajı da bulabiliyorsunuz. Büyük Plaj, Karadağ'ın en uzun plajı olarak bilinir ve ülkedeki en popüler olanıdır. Buradaki plaj daha çok çocuklu aileler için güzel bir destinasyon olsa da, her turistin sevebileceği bir suya ve kumsala sahip. Budva merkezine ortalama 5 km uzaklıkta bulunan Sveti Stefan Adası, tarihi 15. yüzyıla kadar gitmektedir. Bir zamanlar basit bir balıkçı köyü olarak bilinmesine rağmen, günümüzde ülkedeki en ünlü yerlerden. Kasaba, 1950'li yıllarda lüks bir tatil beldesine dönüşmüş ve günümüzdeki 5 yıldızlı bir otelin hizmet verdiği yerdir. Adanın yanındaki plajlar halka açık. Fakat, adadaki kasabaya sadece Aman Resort'ta kalan ziyaretçiler girebiliyor. Bu yüzden, sadece çakıl taşlı plajlarında güneşlenmeye ve adanın güzel manzarasını izlemek için buraya gidebilirsiniz. Balkanlarda en büyük tatlı su gölünü oluşturan İşkodra, Karadağ kraliyet ailesinin eski yazlık konutu, yeşil karstik dağları, çiçek tarlaları ve zambaklarla çevrili göl kıyısındaki vahşi yaşam ve doğa kuşlarının cennetidir. Burada yapılacak en güzel şeylerden biri, tekne turlarına çıkmaktadır. Bu tekne turları genel olarak 1-6 saat sürmekte ve bu tekne turları ile ada manastırlarını, geleneksel balıkçı köylerini, kaleleri, antik anıtları ve gizli plajları da görebiliyorsunuz. Zamanınız kalırsa da, çevredeki göllere de mutlaka göz atın. Karadağ'ın gerçek kültürünü görebileceğiniz bu köyleri seveceksiniz. Bu kanyon her ne kadar Durmitor Milli Parkı'nın bir parçası olsa da, ayrıca ziyaret edilmeye değer doğal manzaraya sahiptir. Büyük Kanyon'dan sonra dünyanın en derin kanyonu ve tıpkı Büyük Kanyon gibi, eşsiz bir beyaz su rafting turunu da burada bulabilirsiniz. Kanyonu en iyi şekilde görebileceğiniz yer ise, Tara Köprüsü'dür. Betonarme köprü, II. Dünya Savaşı'ndan sonra, İtalyan işgalini durdurmak için etkili bir girişimde patlatılmış ve yeniden inşa edilerek günümüzde görkemli halini almıştır. Köprü, Kanyon tabanın yaklaşık 172 metre yukarısında bulunur ve doğal manzarasıyla turistlerin en sevdiği yerlerden biridir. Karadağ'ın bir başka doğal güzelliğini görebileceğiniz yerlerden biri olan Biogradska Gora, Lim ve Tara nehirleri arasında yer almaktadır. Köpüklü, berrak gölleri, çiçeklerle dolu çayırlar ve ağaçların 500 yaşında olduğu Avrupa'nın son ilkel ormanlarından birine ev sahipliği yapmaktadır. İlk olarak konaklama birimlerini ve birçok restoranı bulabileceğiniz kasaba olan Kolaşin'e gidebilirsiniz. Eğer bu milli parkı güzel bir şekilde görmeyi planlıyorsanız da, bu kasabada dilerseniz konaklayabilirsiniz. Büyük bir buzul gölü olan Biograd Gölü'nün fotoğrafını çekmeyi de unutmayın. Güneşli bir yarımada üzerinde Vrmac Dağı'nın eteklerinde bulunan Tivat, bir zamanlar bölgenin bir tuz üretim merkezi ve stratejik bir deniz üssü idi. Günümüzde uluslararası bir havaalanına ev sahipliği yapıyor ve yeni yat limanı sayesinde Karadağ'ın en ünlü yerlerinden biri haline gelmiştir. Eski deniz üssü ve tersanenin büyük bir gelişimi olan Porto Karadağ, devasa bir yabancı yatırıma ve uluslararası denizcilik topluluğuna sahip, gelişen bir turizm merkezidir. Daha çok zengin turistlerin tercih ettiği bir yer olduğu söylense de, her turistin severek ziyaret edebileceği yerlerden. Aslında burasının zenginlikle çok büyük bir alakası da yok. Tabi yat kiralamak ve pahalı alışveriş olanakları dışında. Ayrıca buradaki Deniz Mirası Koleksiyonu müzesini de görmeyi unutmayın."} {"url": "https://gezicenga.com/kayseride-nerede-kalinir/\"", "text": "Kayserili biri olarak bu şehirde önerebileceğim çok güzel oteller var diyebilirim. Özellikle son birkaç yılda yapılan oteller, şehrin otel trafiğini bir hayli artırdı. Otel zincirlerinin Kayseri'ye yaptığı yatırımlar sayesinde bu şehirde en ideal oteli bulmak çok da zor olmuyor. Kayseri'de nerede kalınır ? adlı bu yazıda, en uygun ve en ideal otel tavsiyelerine göz atabilir, bütçenize, seyahat amacınıza ve zevkinize göre uygun olan oteli rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Kayseri'deki otellerin birçoğu daha çok iş seyahatleri için tercih ediliyor. Özellikle aracınız ile ve iş seyahati için Kayseri'ye geliyorsanız, konum olarak nerede konakladığınızın pek de önemi kalmıyor. Kayseri'deki otellerin birçoğu şehir merkezine taş çatlasa 2-3 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, ister iş için isterseniz de kültür gezisi için Kayseri'yi ziyaret ediyor olun, bu şehirde otel ararken konum çok ama çok da önemli değil. Eğer aracınız yok veya Kayseri'de araç kiralamayı planlamıyorsanız, tramvay hattı üzerinde bulunan otelleri tercih etmenizi tavsiye ederim. Çünkü, çevreyol gibi yerlerde bulunan otellerden, merkeze ulaşmak için otobüs bulma heyecanı yaşamanız gerekiyor. Ve inanın bana Kayseri'ye ilk defa geliyorsanız, otobüs güzergahlarının mantığını çözmeniz neredeyse imkansız. NOT : Eğer, düşük bütçeli bir otel arıyorsanız, Talaslıoğlu Hotel'e göz atabilirsiniz. Çok tavsiye edebileceğim bir otel değil, fakat ucuza otel arıyor ve konforunuzu pek de önemsemiyorsanız, bu oteli de deneyebilirsiniz. Aşağıdaki otellerin birkaçını tecrübe etmiş bir Kayserili olarak, konaklayabileceğiniz en ideal oteli listede bulabileceğinize emin olabilirsiniz. Tek yapmanız gereken Kayseri'de konaklama için ne kadar bütçe ayıracağınıza karar vermeniz olacaktır. Kayseri'ye iş için seyahat ediyorsanız, şehir merkezine yakın olan otelleri tercih etmenizde yarar var. Fakat kültür seyahati için bu şehre seyahat ediyorsanız şehir merkezine çok da yakın olmanıza gerek yok. Zaten toplu taşıma araçlarıyla oldukça uygun fiyata dilediğiniz yere rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Şehir dışından gelen arkadaşlarıma sürekli önerdiğim bu otel, birçok şehirdeki Ibis otel gibi oldukça popüler ve gayet ucuz. Bu oteli sürekli önermemdeki en büyük neden, bu otelin 3 yıldızlı bir otelden çok 4 yıldızlı bir otelin özelliklerine sahip olması. Yani, gerek otelin odaları, gerekse mimari yapısı ve hizmeti, 4-5 yıldızlı otelleri aratmıyor. Bu otel çevreyol üzerinde, Kayseri havaalanı yolunda bulunuyor. Yani, bu otelden havaalanına veya havaalanından bu otele çok rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Havaalanı ile otel arası 4 km ve 40-65 TL gibi bir taksi ücretine rahatlıkla bu otele ulaşabilirsiniz. Fakat, havaalanından bu otele ulaşım için toplu taşıma araçları bulmak pek mümkün değil. Taksi dışında geriye bir tek havaalanı servisleri bulunuyor ve bu havaalanı servislerinin ücreti ise, 20 TL. Yani, 2 kişi bu otele gitmeye çalışıyorsanız, taksileri kullanmak daha mantıklı olacaktır. Ibis Kayseri'den şehir merkezine yürüyerek ulaşmak mümkün. Fakat, otobüs bulacağım diye uğraşmayın. Zaten en yakın otobüs durağı otele 5 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Tabi bu duraktan 30 dakikada bir otobüs geçtiğini düşünürsek, otobüs aramanın pek mantıklı olmadığını söyleyebilirim. Bunun yanında, tramvay da otelin bulunduğu tarafta faaliyet göstermiyor. Bu yüzden, şehir merkezine 1.5 km, ortalama 20-25 dakika yürümeniz gerekiyor. Bu otelin en güzel yanı ise, süper uygun fiyatlı odalarının olmasıdır. Bunun yanında, otelin 7.9 gibi güzel bir puanı bulunuyor. Ibis Hotel'e oldukça yakın bir konumda bulunan bu 4 yıldızlı otel, daha çok Kayseri'ye iş amaçlı seyahat edenlerin tercih ettiği otellerden. Kayseri Kalesi'ne ve Aziz Gregory Ermeni Kilisesi'ne ortalama 2 km uzaklıkta bulunan bu otel, şehir merkezine 20-25 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Ayrıca bu otel yakınlarında da tramvay faaliyet göstermiyor. Bu otelin Ibis Hotel'den tek farkı 4 yıldızlı ve 20-30 TL daha pahalı olması. Odaların tümü lüks ve gayet bir şekilde dizayn edildiğini göz önüne alacak olursak, bu fiyata çok güzel bir konaklama birimi diyebilirim. Bu otelde tıpkı Ibis Hotel gibi, Kayseri havaalanına 4 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, havaalanına yakın bir yerde konaklamak istiyorsanız da, Novotel'i tercih edebilirsiniz. 20-30 lira daha fazla verip bir 4 yıldızlı otelde kalmak varken neden Ibis Hotel'de kalayım demeyin. Bence iki otel, modernlik ve servis bakımından aynı çapta oteller. Bu arada, Novotel'in 7.9 gibi yüksek bir puanı bulunuyor. Daha çok spa merkezi ile popüler olan bu otel, tramvay yolunun hemen yanında bulunuyor. Yani, otelden çıkıp bi koşu tramvaya binmek mümkün. Bu otel, bana göre Kayseri'de nerede kalmalı ? sorusuna en ideal cevap. Odaların fotoğraflarına booking. com'dan bakacak olursanız, düşünmeden bu otelde rezervasyon yapabilirsiniz. Odalar süper modern ve şık bir şekilde dizayn edilmiş ve oldukça temiz. Kayseri Kalesi'ne ve Aziz Gregory Ermeni Kilisesi'ne yani, şehrin en merkezi yerine 15-20 dakikada yürüyerek ulaşmak mümkün. Tabi, yürümek istemezseniz de otelin önünden geçen tramvayı kullanarak da merkeze 2 dakikada ulaşabilirsiniz. Özellikle erken rezervasyon fırsatlarından yararlanacak olursanız, çok daha uygun fiyatlara bu otelde oda bulabilirsiniz. Otelin almış olduğu 9.0 gibi yüksek bir puanı olması da, bu otelde gönül rahatlığıyla rezervasyon yapmak için yeterli olacaktır. Otel 2014'te Kayseri Forum'dan hemen sonra açıldı. Zaten Forum Kayseri ve Radisson Blu Hotel yan yana duruyor. Otelinizden çıkıp 30 saniye içerisinde Forum AVM'nin içerisine girmek mümkün. Yani, konum olarak Kayseri'deki en güzel yere sahip otel diyebilirim. Kayseri'de konaklama için 10 numara bir cevap olan, süper geniş ve lüks odalarına hayran kalacağınız bu otel, şehirdeki en popüler, en iyi, en uygun ve en mükemmel konuma sahip otel diyebilirim. Ayrıca otelin 9.1 gibi süper yüksek bir puanı olduğunu da unutmayın. Şehir merkezinin kalbi olan Cumhuriyet Meydanı'na yürüyerek 5 dakikada ulaşabilirsiniz. Bunun yanında, tramvay ve otobüs durakları hemen otel kapısının önünde. 2 dakika uzaklıkta bulunan balıkçılara giderek süper bir balık ziyafeti yapabilir veya Tok-Yat dürüme giderek, Kayseri'nin en iyi dürümünü yiyebilirsiniz. Yani, ne ararsanız arayın, hepsini bu otel yakınında bulabilirsiniz. Süper merkezi konumu ile dikkat çeken bu otel benim bir türlü ısınamadığım fakat, iş için Kayseri'ye seyahat edenlerin en çok tercih ettiği otellerden biri. Cumhuriyet Meydanı'na 1 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, şehrin en merkezi oteli. Kayseri'de nerede kalmalı ? sorusuna çok popüler bir cevap olsa da, 5 yıldızlı oteller arasında Radisson Blu Hotel'i tek geçerim. Fakat, yine de konumu ve süper hizmeti ile de Kayseri'de düşünülebilecek lüks otellerden. Kayseri'de yüzme havuzu olmadığı zamanlarda bu otelin havuzuna abone olduğumuz günlerde, otel çok canlı ve popülerdi. Fakat, son birkaç yıldır, Radisson Blu Hotel'den olsa gerek, çok popüler bir otel olarak bilinmiyor. Hilton Otelin, 8.2 gibi yüksek bir puanı olması, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Ayrıca, otel yakınlarında dilediğiniz birçok restoranı, cafeyi ve rent a car bulabilirsiniz. Setenönü 1892 Hotel, Kayseri Kalesi'ne en yakın olan otellerden biri. Kayseri havaalanına 6 km uzaklıkta bulunan bu otel, Kayseri'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip olan otellerden biri. Süper modern odalarıyla dikkat çeken bu otelin almış olduğu 8.9 gibi süper yüksek bir puan da, rezervasyon yaparken dikkate almanız gereken olumlu özelliklerden. Kayseri'nin en ucuz otelleri arasında olan bu tesiste, bütçeli bir otel arayanların göz atabileceği tesislerden. Otel birçok turistik yere yakın olduğu gibi, şehir merkezine de oldukça yakın bir konumda bulunuyor. 10-15 dakika yürüyerek merkezdeki birçok yere rahatlıkla gidebileceğiniz bu otele, rezervasyon yapmasanız da mutlaka bi göz atın derim. Kayseri'deki en lüks otellerden bir diğeri de Ommer Hotel'dir. Bu otel, Radisson Blu Hotel ile kafa tutabilecek otel diyebilirim. Özellikle otelin dizaynı ve süper lüks odaları, ödediğiniz her kuruşa değiyor. Akıl almaz bir sauna ve hamamı olan bu otel, şehir merkezine 6-7 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, konum olarak merkezi bir otel değil. Bu otel Kayseri Otogar'ının hemen karşısında bulunuyor. Yani, ister tramvaylar ile ister otobüsler ile şehir merkezine rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ayrıca, Kayseri'ye otobüs ile seyahat ediyor ve otelim otogara yakın olsun diyorsanız, tercih edebileceğiniz en ideal otel Ommer Hotel diyebilirim. Kayseri havaalanına 11 km uzaklıkta bulunan bu otelin almış olduğu 8.4 gibi yüksek bir puanı olması da, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Tüm Kayseri Otellerine Göz Atmak İçin TIKLAYIN. Kayseri'de nerede kalınır ? sorusuna bir Kayserili olarak ve otel arama sitelerinin yorumlarını karşılaştırarak en iyi cevabı vermeye çalıştım. Bu 7 otelden herhangi birini gönül rahatlığıyla tercih edebileceğinize emin olabilirsiniz. Yani, bu otellerden kolay kolay pişman olmayacaksınız. Eğer, en azından 1 hafta öncesinden rezervasyonunuzu yapacak olursanız, bu fiyatlardan biraz daha uygun olan odaları bulabileceğinizi de unutmayın."} {"url": "https://gezicenga.com/kharkiv-gezilecek-yerler/\"", "text": "Birbirinden güzel katedralleri, eşsiz mimari yapıları ve bol eğlencesi olan Kharkiv, Ukrayna'nın en güzel ve en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri. Bu şehirde gezilecek ve görülecek yer yok diyenlere aldırmayın. Bu şehirde yapılacak çok şey var. Kharkiv gezilecek yerler listesi hazırlarken şehrin ana caddesi olan Sumska Caddesi'nden başlayın. Hatta biraz daha güzel bir seçim yaparak, konaklayacağınız tesisi bu cadde yakınlarında tutun. Bu şekilde şehirde gezilecek yerler yürüme mesafesinde olacaktır. Kharkiv'de bulunan turistik yerlerin hemen hemen hepsine yürüyerek gidebiliyorsunuz. Bu yüzden de toplu taşıma araçlarına pek ihtiyacınız olmuyor. Tek yapmanız gereken Sumska Caddesi yakınlarında bir yerde konaklamak. Kharkiv'de nerede konaklayacağınız oldukça önemli. Bu yüzden hangi bölgede konaklayacağınız hakkında bir fikriniz yoksa Kharkiv'de nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini ve bölgelere özel otel tavsiyelerini bulabilirsiniz. Kharkiv'deki en ideal konaklama birimlerine göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Kharkiv'i siz de bizim ve birçok turistin yaptığı gibi Sumska Caddesi'nden gezmeye başlayın. Bu şekilde çok daha hızlı ve rahat bir gezi planı yapabilirsiniz. Şehrin göbeğinde bulunan bu çeşme, turistlerin en çok beğendiği ve Kharkiv'in olmazsa olmazlarından. Kharkiv'in simgesi olarak bilinen çeşmenin bulunduğu yer romantik olduğu söyleniyor. Bizzat tek başıma gidip gördüm. Fakat romantiklik adına hiçbir şey göremedim. Belki de yalnız gittiğimden dolayı göremedim. Fakat buraya romantik diye gitmeyin. Sadece çeşmenin enteresan mimarisini görmek için gidin. Çeşmenin romantik bir yer olarak bilinmesinin nedeni ise, ilginç bir hikayeye sahip olmasındandır. Komunist parti sekreterinin bu aşk hikayesini de dinlemeden Kharkiv'den ayrılmayın. 1947 yılında, İkinci Dünya Savaşı'ndaki Sovyet zaferini kutlamak amacıyla inşa edilmiş. Burayı akşam ziyaret edin. Akşamları ışıklar yandıktan sonra çok daha farklı bir görüntüye sahip oluyor. Çeşmenin bulunduğu yer temiz hava almak ve kısa yürüyüşler için ideal. Kharkiv'de düğün fotoğraflarının birçoğu da burada çekiliyormuş. Şanslıysanız 1-2 düğün de görebilirsiniz. Eğer Ukrayna'nın herhangi bir şehrini ziyaret ettiyseniz, bu parkı duymuşsunuzdur. Aynı isimde hemen hemen her Ukrayna şehirde bir park bulunuyor. Artık bizde de gelenek haline geldi. Ukrayna'nın farklı bir şehrine gittiğimizde ilk olarak Shevchenko Parkı'na gidiyoruz. Güzel bahçeleri ve heykelleri ile popüler olan bu park da şehir merkezinde yer alıyor. Yükselen meşe ağaçlarıyla çevrili olan bu parkda bulunan fukray'nun anıtını da görmeden ayrılmayın. Lopki Nehri'nin yanında bulunan bu katedral, dış mimarisiyle göz kamaştıran yapılardan biri. Neo-Bizans tarzda inşa edilmiş olan bu katedral 19. yüzyılların sonlarında inşa edildiğinde Rus İmparatorluğu'nun en büyük kilisesiymiş. 80 metre yüksekliğindeki çan kulesi ise 1888 yılında tamamlanmış. Güney koridordaki İskenderiye Athanasius'un oturmuş görüntüsü ve beyaz Carrara mermerinden yapılmış ikonostasis katedral içerisinde görülmeye değer yerler arasında. Merkeze birkaç dakika yürüme mesafesinde buluanan 130 hektarlık bu park da Kharkiv gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz güzel bir parktır. Park, ağaçlarla çevrili caddelere, geniş çimlere, gölet heykellerine, çardak ve Diana Tapınağı ile süslenmiş sofistike ve bakımlı bir şehir bahçesine ev sahipliği yapıyor. Bunun yanında ailece eğlenebileceğiniz güzel şeyleri de bu park içerisinde bulabiliyorsunuz. Bir roller coaster'a, şehrin eşsiz manzarasını seyredebileceğiniz bir dönme dolaba ve teleferiğe ev sahipliği yapıyor. Yani bu parkta da yapılacak birçok şey var. Kharkiv'in en güzel ve en hareketli meydanlarından biri olan Özgürlük Meydanı, 12 hektarlık bir alanda bulunuyor ve 750 metre uzunluğundadır. Meydanda anıtın olmamasının nedeni ise, Lenin Heykeli'nin 2014 yılında protestocular tarafından parçalanmış olmasıdır. 2021'e kadar meydanın tam ortasına 86 metre uzunluğunda bir melek ve ortodoks haçı bulunan sütun dikilecekmiş. Tabi tahmin edilen tarihten önce veya sonra olma ihtimali de bir hayli yüksekmiş. Mekan, 1913'ten kalma Neoklasik bir konaktır, ancak koleksiyon, Kharkiv Üniversitesi'nin van Dyck ve Albrecht Dürer gibi Avrupalı ustalardan çeşitli eserler satın aldığı 19. yüzyılın başlarına dayanır. İkinci Dünya Savaşı sırasında zarar görmüş olsa da, eserler başka bir yerlere saklanarak günümüze kadar ulaştırılması sağlanmış. Müzedeki en önemli eserler arasında Romantik Ivan Aivazovsky, Modernist Kuzma Petrov-Vodkin ve Realist Ilya Repin gibi Rus sanatçıların şaheserleri yer alıyor. Sanat severler için güzel bir deneyim olacak bu müzeyi de gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz. Kharkiv'de katedral ve dini yapı çok. Varsayım Katedrali de bunlardan bir tanesi. Barok ve Neoklasik mimarinin harmanlanmış olduğu bir mimariye sahip olan bu katedralin tarihi 1770 yılına kadar gitmektedir. 19. yüzyılda Duyuru Katedrali inşa edilene kadar bu katedral, Kharkiv'in ana Ortodoks ibadet yeriydi. Ne yazık ki katedral 1930'larda Sovyet yetkililer tarafından bozulmuş, ancak 70'lerden bu yana aşamalar halinde restore edilmiştir. Yaldızlı ikonostasisin, ünlü İtalyan mimar Bartolomeo Rastrelli'nin eseri olduğuna inanılıyor. Katedralin ayrı Neoklasik çan kulesi 90 metre yüksekliğindedir ve 21. yüzyıla kadar Kharkiv'in en yüksek binasıydı. Kharkiv'de gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz bir diğer güzel meydan ise Anayasa Meydanı'dır. Meydan, 18. yüzyılda Kharkiv Kalesi'nin durduğu ve halk toplantıları için kullanılan bir meydan. Turistlerin favori yerlerinden biri olsa da, çok değişik bir yanı olmayan sıradan bir meydan diyebiliriz. Sadece tarihi ve etrafındaki mimari yapılarıyla dikkat çekiyor. Müzenin girişinde tarihi topları ve tankları görünce Kharkiv'in savaş tarihi hakkında geniş bir koleksiyonu görebileceğinizi daha içeri girmeden anlayabiliyorsunuz. 300 binden fazla eserin olduğu söylenen bu müzede, Kharkiv'in sıkıntılı savaş yıllarını ve zaferlerini de öğrenebilirsiniz. Eserler arasında, Kurtuluş Savaşı (1917-1922) ve İkinci Dünya Savaşı odaklı madalyalar, madeni paralar, üniformalar, resimler ve fotoğrafları görebilirsiniz. Kharkiv'in görülmeye değer bir diğer dini yapısı ise, Pokrovsky Katedrali'dir. Şehrin en eski yapısı olarak bilinen bu yapı, Anayasa Meydanı'nın batı tarafındaki kapılar arkasında bulunuyor. Tarihi 1689 yılına uzanan katedral, Cossack'ın Barok ve Neo-Bizans tasarımının bir birleşimidir. Aynı zamanda bir seminer ve piskoposluk sarayı olan bir kompleksin içine entegre edilmiştir. Katedralin iç kısmı oldukça süslü ve her yüzey fresklerle süslenmiş. Kadınlar, katedrale başınız açık giremiyorsunuz. Fakat girişte eşarpları da bulmak mümkün. Kharkiv'deki birçok evlenme teklifine ev sahipliği yaptığı söylenen aşıklar çeşmesi, iki heykelin öpüştüğü bir yer. Neden bu kadar ünlü olduğuna anlam verememiş olsam da, daha çok Ruslar ve Polonyalı turistlerin merak ettiği yerlerden biriymiş. Yani çeşme yakınlarında pek Türk görmek mümkün değil. Eğer Kharkiv'e çift olarak seyahat ediyorsanız, Aşıklar Çeşmesi'nin orada güzel bir fotoğraf çektirebilirsiniz. Kharkiv'de konaklama için çok fazla bölge seçeneğiniz bulunmuyor. Bu yüzden de şehir merkezi etrafında, Sumska Caddesi'ne yakın konaklama birimlerini tercih edebilirsiniz. Bu caddeye yakın yerlerde konaklayacak olursanız, hem gece hayatı için ünlü olan yerlere yürüyerek gidebilir hem de turistik yerlere yakın olursunuz. Kharkiv'de konaklama için daha çok oteller tercih ediliyor olsa da, siz diğer konaklama birimlerine de göz atın. Özellikle ailece seyahat ediyorsanız mutlaka dairelere de göz atın derim. Bu şehirde daireler otellere nazaran çok daha uygun fiyatlı olabiliyor. Özellikle 3-4 kişi seyahat ediyorsanız. Daireleri tercih etmeyi düşünüyorsanız da Sumska Caddesi'ne yürüme mesafesinde olduğunuza da emin olun. Bu caddenin dibinde olmanıza gerek olmasa da yürüme mesafesinde olmanız şart diyebiliriz. Kharkiv gezilecek yerler listesine birkaç yer daha eklemek pekala mümkün. Fakat şehirdeki en güzel ve en turistik yerler listedeki bu 10 yerden oluşuyor diyebiliriz."} {"url": "https://gezicenga.com/kharkivde-nerede-kalinir/\"", "text": "Ukrayna'nın en gözde gece hayatına sahip turistik şehirlerinden biri olan Kharkiv, konaklama bakımından Ukrayna'nın diğer şehirlerine nazaran çok daha uygun denebilir. Bu şehre gece hayatı için gidiyorsanız, öncelikle kendinize ait bir daire kiralayın derim. Yok dairelerle aranız iyi değilse de, 3-4 yıldızlı oteller konfor bakımından size yeterli olacaktır. Kharkiv'de nerede kalınır ? adlı bu yazı ile şehirdeki en ideal, kendi kategorisinde en ucuz ve en popüler oteller arasından, bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlıkla bulabilirsiniz. Bu şehirde çok fazla bölge olmadığından dolayı da, semt semt konaklama birimi aramanıza da gerek yok. Eğer bu şehre gece hayatı için gidiyorsanız, şehrin canlı barlarına ve popüler gece kulüplerine yakın olan otel ve daireleri tercih edin. Yok hem kültür gezisi için hem de gece hayatı için bu şehre gidiyorsanız da şehir merkezinin çok fazla dışına çıkmayın derim. Zaten merkezde her bütçeye uygun otel ve daire bulabileceğinizden buna gerek bile kalmıyor. NOT : Kharkiv, Kharkov veya Harkov olarak da bilinmektedir. - Şehirdeki en iyi otel olarak bilinen Hotel 19, 4 yıldızlı bir oteldir ve her turistin mutlaka göz attığı otellerden biridir. Buraya tıklayarak otele göz atabilir, fiyatları inceleyebilirsiniz. Bütçeniz uyuyorsa, bu otel dışında herhangi bir otel bakmanıza bile gerek yok. Kharkiv'de konaklama için en çok tercih edilen tesisler, oteller olsa da, dairelere de mutlaka göz atın deriz. Eğer kalabalık grup halinde seyahat ediyorsanız, daireler çok daha mantıklı ve uygun olacaktır. Nerede kalınır ? sorunuza ilk olarak şehir merkezinde bulunan konaklama birimleriyle başlayarak fiyat farkını çok daha net görebilirsiniz. Şehirdeki en lüks otellerden biri olan bu tesis, şehrin tam merkezine 20 dakika yürüme mesafesinde bulunmaktadır. Şehirdeki bazı turistik noktalara da yürüme mesafesinde bulunan bu otelden, gece hayatı için ünlü birçok bara ve gece kulübüne de kısa sürede gidebiliyorsunuz. Harkov'un merkezinde yer alan bu otel, Özgürlük Meydanı'na 5 dakikalık yürüme mesafesindedir. Sezonluk hizmet veren açık havuz, deniz suyuyla doldurulmuş kapalı havuz, spa alanı, fitness merkezi ve spor salonu vardır. Otelin gecelik konaklama ücretleri ise, 100£'dan başlamaktadır. 5 yıldızlı bir otele göre ortalama düzeyinde diyebiliriz. Kharkov'daki en lüks otellerden biri olan bu tesis, şehrin tam merkezine 2 km uzaklıkta bulunuyor. Bu yüzden de, şehirdeki en uygun 4 yıldızlı otellerden biridir. Konum olarak çok merkezi bir tesis olmasa da, uygun fiyatı ve lüks odaları ile düşünülebilecek seçeneklerden biridir. Otelin gecelik konaklama fiyatı ise, 55£'dan başlamaktadır. Bir 4 yıldızlı otel için de ortalamanın altında bir fiyata sahip. Güzel konuk yorumlarına ve yüksek konuk değerlendirme puanına sahip bu oteli, lüks bir otel için düşünebilirsiniz. Daha çok çiftlerin tercih ettiği otellerden biri olarak bilinen Chichikov Hotel, konum olarak biraz daha merkezi ve lüks otel arayanların tercih edebileceği tesislerden. Otelin gecelik konaklama fiyatları 105£'dan başlamaktadır. Yani şehirdeki en pahalı 4 yıldızlı tesislerden. Bunun en önemli nedeni ise, otelin merkeze ve gece hayatı için popüler olan noktalara oldukça yakın bir konumda bulunuyor olmasıdır. Otel, tam olarak şehir merkezinin kalbinin 15 dakika yürüme mesafesinde bulunmaktadır. Kharkiv'de gezilecek yerler bakımından önemli noktaların büyük bir bölümüne de bu otelden yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Yüksek konuk değerlendirme puanına ve merkezi bir konuma sahip olsa da, otelin şehirdeki en pahalı 4 yıldızlı otellerden biri olduğunu unutmayın. Şehirdeki en ucuz 4 yıldızlı otellerden biri olan bu tesis, şehrin tam merkezine ortalama 1.5 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, konum olarak çok da kötü bir yerde bulunmuyor. Bu tesisten, şehirdeki bazı cazibe merkezlerine yürüyerek gidebiliyor olsanız da, birçok turistik noktaya ulaşım için toplu taşıma araçlarına ihtiyacınız olacaktır. Eğer Kharkiv'de 2 günden uzun bir süre konaklamayı planlıyorsanız, bu bütçeli 4 yıldızlı oteli de düşünebilirsiniz. Tesisin gecelik konaklama ücretleri genel olarak 45£'dan başlamaktadır. Park Hotel, Kharkov'da turistlerin en çok tercih otellerden biri. Özellikle Türk turistlerin favorisi arasında olan bu otelin gecelik konaklama ücretleri ise, 55£'dan başlamaktadır. Tabi şehir merkezine 2 km uzaklıkta olduğundan dolayı, uygun bir fiyata sahip. Fakat otel, kesinlikle Kharkiv'deki en lüks otellerden biri. Şehirdeki en uygun 3 yıldızlı otellerden biri olan Asotel, konum olarak şehrin tam merkezine 10 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani bu otelden şehirdeki turistik noktaların büyük bir bölümüne yürüyerek gidebiliyorsunuz. Erken rezervasyon fırsat indirimleri de olan bu otelin gecelik konaklama ücretleri ise, 30£'dan başlamaktadır. Bunun yanında, güzel konuk yorumlarına ve yüksek konuk değerlendirme puanına sahip olması da otelin en büyük artılarından. Daire konseptindeki odalarıyla ünlü olan bu tesis, şehrin en hareketli noktasına tam olarak 2km uzaklıkta bulunmaktadır. Yani bu tesisten yürüyerek gidebileceğiniz yerler oldukça sınırlı. Fakat, toplu taşıma araçlarını kullanmayı dert etmiyorsanız, otel gayet ucuz. Otelin gecelik konaklama ücretleri 25£'dan başlamaktadır. Süper modern bir tesis olmasa da, 9+ konuk değerlendirme puanına sahip olması ve oda fiyatlarının gayet uygun olması, bu tesisi düşünmek için yeterli olacaktır. Yıldızı olmayan bir otel olsa da, 3 yıldızlı otel kıvamında bir tesis diyebiliriz. Bu otel, şehrin tam merkezine 2 km uzaklıkta bulunuyor olsa da, şehirdeki gece hayatı için popüler olan noktalara yakın bir konumda bulunmaktadır. Otelin gecelik konaklama ücretleri ise 30£'dan başlamaktadır. Çok modern bir otel olmasa da, odalar gayet şık. Göz atmaya değer bir tesis. Şehirdeki en yüksek konuk değerlendirme puanına sahip otellerden biri olan bu tesisin gecelik konaklama ücretleri 25£'dan başlamaktadır. Şehir merkezi oteli olmasa da, merkeze toplu taşıma araçlarıyla çok kısa bir sürede bu tesisten ulaşabiliyorsunuz. 9+ bir konuk değerlendirme puanına sahip olan bu otel, restoranı, havaalanı servisi ve kahvaltısıyla hizmet vermektedir. Kharkiv'de otel fiyatları, genel olarak 25£'dan başlamaktadır. Bu fiyatın altında bir bütçede konaklama birimi arıyorsanız da diğer tesislere göz atmanız gerekiyor. Pansiyon veya daireleri biraz daha uygun fiyata bulabiliyorsunuz. Bunun yanında, ortalama 45-85£ arasında bir ücrete şehirdeki birçok 3-4 yıldızlı otelde konaklayabilirsiniz. Tabi, sınırlı bir bütçeniz varsa, biraz daha şehir merkezine uzak olan otelleri tercih etmekte de yarar var. Şehir merkezinin kalbi ile merkeze 1 km uzaklıkta bulunan bir otel arasında, konum bakımından çok büyük bir fark yok. Ancak fiyat bakımından ciddi anlamda fark vardır. Bu yüzden, daha uygun bir otel arıyorsanız, mümkün olduğunca şehir merkezine uzak otellere göz atın deriz. Kharkiv'de otel rezervasyonu için aceleci olmanıza da gerek yok. Çünkü, bu şehirde konaklama genel olarak uygun ve birçok otel yılın büyük bir dönemi ya aynı fiyatta ya da daha ucuz. Bu yüzden erken rezervasyon otel fırsatları bu şehirde çok fazla yok. Kharkiv'de şehir merkezindeki otellerde veya diğer konaklama birimlerinde konaklamayı planlıyorsanız, Kharkiv Tarih Müzesi'ne en yakın tesislere göz atın. Şehrin kalbinin attığı yer bu müzenin etrafıdır. Yani bu müzeyi şehrin tam merkezi olarak da düşünebilirsiniz. Şehir merkezindeki oteller ile merkezin dışındaki oteller arasında bazı durumlarda ciddi farklılıklar olmaktadır. Bu yüzden, şehir merkezinde 3 yıldızlı bir otelde konaklamak yerine merkezin dışında 4 yıldızlı bir otelde konaklayabileceğinizi de unutmayın deriz. Kharkiv'de konaklama konusunda önerebileceğimiz daha birçok otel ve diğer konaklama birimi bulunmaktadır. Fakat, tüm otelleri listeye ekleyemeyeceğimizden dolayı da, ilk olarak şehirdeki en popüler ve en iyi konuma/fiyata sahip olan bu oteller ile araştırmanıza başlayın deriz. Aradığınız zevkte ve bütçede bir tesisi bu listede bulamazsanız da, dairelere ve pansiyonlara da göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/kilitbahir-kalesi-canakkale/\"", "text": "Kilitbahir Kalesi, Eceabat'tan Mecidiye Tabyalarına giderken karşınıza çıkacak devasa kaledir. Deniz kıyısında görkemli surları ile mutlaka dikkatinizi çekecek olan bu kale, 1462'de Fatih Sultan Mehmet tarafından 93 günde denizden gelebilecek düşman taarruzuna engel olmak amacıyla yapılmış. Çanakkale Savaşı'nda da kullanılmış olan kale, Seddülbahir Kalesi'ne kıyasla, savaş alanının biraz dışında kalır ve bu yüzden daha az yıprandığı söylenir. Kıyıdan kaleye bakıldığında verdiği çanak şeklindeki görüntüsüyle, diğer kalelerde biraz daha farklıdır diyebilirim. \"Çanakkale Geçilmez\" sözünün doğuş noktası olarak bilinen bu bölge, düşmanın bozguna uğratıldığı yer olarak ünlenmiş. Kalenin restorasyon çalışmaları 1541 yılında Kanuni Sultan Süleyman ve 1870 yılında, Sultan Abdülaziz tarafından yaptırıldığı bilinmekte. Fatih Sultan Mehmed'in, Çanakkale Boğazı'nı kontrol altında tutmak ve İstanbul'a papalık tarafından gönderilecek yardımları engellemek amacıyla boğazın en dar yerine, yani Kale-i Sultaniye'nin tam karşısına inşa ettirdiği ikinci kale olarak bilinmekte. Bulunduğu spesifik konumu nedeniyle kaleye, \"Denizin Kilidi\" adı verilmiş ve Kilitbahir Köyü'nün ismini bu kaleden aldığı söylenir. Kilitbahir Kalesi özellikleri hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse ; Kale, iki dış kale ve bir iç kale ve iç kalenin ortasında bulunan kuleden oluşuyor. 220'ye 120 metre boyunda olan kale, 4 metre yüksekliğinde surlar ile çevrili. Kaleye yukarıdan bakıldığında, üç yapraklı bir yonca şeklinde görünüyormuş. Eğer, google'dan kalenin resimlerine bakarsanız siz de aynı düşünceye sahip olabilirsiniz. Kale, kesme taş, kaba yontu taş ve moloz taşlar kullanılarak inşa edilmiş oldukça sade bir görünümde. İç kale duvarlarının üst bölümlerinde tuğlayla oluşturulmuş, güneş kursları ve rozetler, bezeme unsurlarının en önemli örneklerinden. Çanakkale'nin en dar yerine yapılmış olan bu kale Avrupa yakasında, Anadolu yakasında ise, Çimenlik Kalesi bulunuyor. Boğaza giriş-çıkış yapan tüm gemiler bu dar noktaya geldiklerinde durdurulmuş ve kontrol altına alınmış. Çanakkale'de çok çeşitli bölgelerde, birçok konaklama seçeneği bulabilirsiniz. Konum olarak tercih edilebilecek en ideal yer, Çanakkale merkez ve Bozcaada olsa da, araçlarınız ile bu şehre geliyorsanız, farklı bölgeler de deneyebilirsiniz. Booking. com aracılığıyla Çanakkale otellerinin birçoğunda ücretsiz rezervasyon iptali bulunuyor. Yani, dilediğiniz zaman rezervasyon yapabilir ve konaklama tarihinizden 1 hafta öncesine kadar da rezervasyonunuzu iptal edebilirsiniz. 2 yıldızlı otel olarak Hotel Limani'yi, 3 yıldızlı otel olarak Anzac Hotel'i veya Hotel Helen Park'ı, 4 yıldızlı otel olarak Büyük Truva Hotel'i veya Akol Hotel'i ve 5 yıldızlı otel olarak da Kolin Hotel'i gönül rahatlığıyla deneyebilirsiniz. Fatih Sultan Mehmed'in bu iki kaleyi karşılıklı olarak yaptırmasında ki en önemli neden, kalelere yerleştirilmiş topların ulaşamayacağı bir kör nokta bulunmamasını sağlamakmış. Yani toplar karşılıklı olarak kesiştiğinden, geçebilecek her gemiye topların ulaşması sağlanmış. İşte Fatih Sultan Mehmed'in geometri bilgisini en iyi icra ettiği yer burasıdır. Kalede 2011-2013 yılları arasında bir restorasyon çalışması yapılmış ve benim gittiğimde ise, yine bir restorasyon çalışması yapılıyordu. Kalenin restorasyon çalışmaları ve tanıtımının iyi bir şekilde yapılması sonucunda, Kilitbahir Köyü de oldukça turistik bir yer olmuş. Eğer araçlarınız ile Çanakkale'yi ziyaret ediyorsanız köy etrafında bulunan Osmanlı Dönemi'nden kalma Fatih Camii, Cahidi Sultan Camii ve Tabip Hasan Cami'ye de bir iki dakika uğramanızı tavsiye ederim. 16. yüzyıl başlarında Piri Reis eserinde, Marmara'dan çıkan gemilerin boğazdan geçiş iznini Rumeli tarafında bulunan kaleden aldığından dolayı, bu kaleye Kilitbahir Kalesi adı verildiğini söylüyor. Kalenin Kanuni Sultan Süleyman döneminde restorasyon yapılarak genişletildiği ise kalenin kapısı üzerinde bulunan iki satır halindeki ve 1541 tarihli kitabede yazdığı söylenir. Evliya Çelebi, 1659 yılında gördüğü kalenin içinde, kiremit örtülü evlerden oluşan bir mahalleden ve Hünkar Camii adını verdiği bir de camiden bahsetmiş. Ayrıca burada, han hamam ve çarşının bulunmadığını, kıyıya Mora Yarımadası'nda bulunan Modon ve Koron Kalelerinden getirilmiş topların konumlandırıldığını, Kanuni dönemine ait daha birçok başka toplarında yerleştirildiği söyler. Kilitbahir Kalesi giriş ücreti 2020 : 8 tl ve kalenin ziyaret saatleri ise, 09:00-17:00 saatleri arasındadır. Kale, Pazartesi ve Salı günleri ziyaretçiye kapalıdır. Eğer, Çanakkale merkezden kaleye ulaşmak istiyorsanız, Kilitbahir'e giden feribotları kullanabilirsiniz. Feribot için araç ücretleri biraz pahalı olsa da, zaten Çanakkale Şehitliği'ni gezmeyi planlıyorsanız, araçlarınız ile Kilitbahir'e geçeceksiniz. Feribottan iner inmez sol tarafa doğru 2 dakikalık araç mesafesinde bulunan kaleye ulaşabilirsiniz. Birçok sitede minibüsleri kullanabilirsiniz denmekte. Fakat Kilitbahir iskelesinden indikten sonra kaleye taş çatlasa 10 dakika yürüyorsunuz. Bu yüzden hiçbir ulaşım aracına ihtiyacınız olacağını sanmıyorum. Konum için tıklayın."} {"url": "https://gezicenga.com/kiz-kulesi-nerede/\"", "text": "İstanbul denince akla ilk gelen yerlerden biri olan Kız Kulesi, İstanbul'un tarihi yerleri arasında büyük bir öneme sahip. Oldukça küçük bir adanın üzerine yapılmış bu tarihi kule fotoğraf tutkunlarının, aşıkların, turistlerin ve yönetmenlerin en çok tercih ettiği yerlerden. Hakkında birçok rivayet olan kule, İstanbul Boğazı'nda Marmara Denizi'ne yakın bölümde bulunuyor. Eskiden boğazdan geçen gemilerden vergi almak amacıyla da kullanıldığı söylenmekte. Kara sevdaların, mutluluğun ve göz yaşlarının şahidi olan Kız Kulesi, İstanbul'da gezilecek yerler arasında önemli bir yere sahip. Üsküdar ile harem arasında kalan Salacak sahilinin tam karşısında yer alan kuleye ulaşım oldukça kolay olmasına rağmen, bazen aşırı yoğunluk nedeniyle uzun süre bekleyebiliyorsunuz. Eğer Avrupa Yakası'ndan araçlarınız ile kuleyi görmeye gidiyorsanız, size tavsiyem araçlarınızı bırakıp, toplu taşıma araçlarını kullanmanız olacaktır. Aksi takdirde büyük bir park problemi yaşayabiliyorsunuz. Hamoğlu adlı özel bir Holdinge 49 yıllığına kiralanmış olan bu kule, gündüzleri bir müze olarak faaliyet gösterirken akşamları (20:00'dan sonra) restoran olarak faaliyet gösteriyor. Bu restoranda kahvaltı, öğle veya akşam yemeği tecrübesi de yaşayabilirsiniz. Tabi rezervasyon yaptırmakta şart. Kulenin restorasyonun 2000 yılında bitmesine rağmen açılış tarihi 2002'dir. Peki neden 2 yıl beklediler diye soracak olursanız, kulenin özel bir şirkete verilmesi sebebiyle açılan davadan dolayı, kulenin açılışı 2 yıl gecikmiş. Kız Kulesi'nin tarihi hakkında birçok efsane vardır. Battal Gazi, yılanlı efsane, aslanlı efsane ve Nazım Hikmet'e de ait olan efsaneyi kule ziyaretinizde görebilir ve bu efsanelere ait bilgileri burada bulabilirsiniz. Kulenin yapılış amacı ise tam olarak bilinmiyor. 2.500 yıldan fazla tarihi bir geçmişi olduğu sanılan bu kulenin yapılış tarihi olarak 1110 yılı olduğu söylenmektedir. Daha çok boğazdan geçmek isteyen gemilerden vergi alınması amacıyla kurulduğu söyleniyor. Kuleye çıkarken adeta Galata Kulesi'ne çıkıyormuş gibi hissediyor insan. Kuleye çıktığınızda sizi karşılayan eşsiz manzara ise, kuleden hiç ayrılmama hissi veriyor. Kule, teras katı ile daha da dikkat çekiyor. En üst bölümde bir de kafe bulunuyor. Fiyatlar da öyle çok uçuk değil. Bu kafede sıcak/soğuk alkollü/alkolsüz hemen hemen tüm içecekleri bulabiliyorsunuz. 360 derecelik İstanbul manzarası da ücretsiz. Üsküdar'da Bizans devrinden kalan tek eser olan Kız Kulesi'nin Hikayesi antik çağlardan başlıyor. Eski Yunan İmparatorluğundan Osmanlıya hemen hemen tüm tarihi dönemlerde var olmuş ve günümüze kadar gelebilmeyi başarmış. Birçok hikayesi olan kulenin en etkileyici ve en acıklı olanı, konuşamayan iki aşık Hero ve Leandros'a ait ölümsüz aşk hikayesidir. Kulenin romantik dokusundan dolayı, Kız Kulesi dendiğinde akla ilk gelen hikaye bu hikaye olmaktadır. Hikayede yer alan Hero, Tanrıça Afrodit adına yapılmış olan bir tapınakta rahibedir. Hero'nun tek görevi kuleden kumrulara bakmaktır. Tapınak çevresinde düzenlenen törenlerde aşkı bulamamışlar ve hayali sevgilerine kavuşabilmek amacıyla Afrodit'e yakarışta bulunurlar. Boğazın karşı kıyısında olan Leandros bu törene katılmak amacıyla tapınağa gelir ve Hero ile karşılaşır. İlk görüşte birbirlerine aşık olan iki gencin arasında büyük bir engel vardır. Hero rahibe olması dolayısıyla, ona evlenmek yasaktır. Leandros ise sonucu ne olursa olsun Hero'ya kavuşmak ister. Leandros bir gece boğazın karşı kıyısından kuleye bakarken kulenin tepesinde yanan ateşi görür. Hero, meşale ile Leandros'a yol göstermektedir. Dayanıklı ve iyi bir yüzücü olan Leandros, Hero'ya kavuşmanın tutkusuyla boğazın sularına atlar ve kuleye varır. İki genç ilk defa o gece aşklarını kutsarlar. Kule, o geceden sonra her gece gizli gizli buluşan bu iki gencin aşkına ve gizli sevişmelerine tanıklık eder. Leandros yine bir gece gizli aşkı Hero'ya kavuşmak için boğaza atlar. Hero'da her gece yaptığı gibi Leandros'a meşaleyle yol gösterir. Fakat rüzgarın etkisi ile sönen meşalenin etkisiyle Leandros yolunu kaybeder. Ne tarafa yüzeceğini bilemeyen Leandros'un dayanacak gücü kalmadığından boğazın azgın sularında kaybolur. Tüm vücudunu sarmış endişe ile sevgilisini bekleyen Hero, sabah olduğunda biricik aşkının cansız bedenini karşı kıyıda görür. Bu acı onu mahveder ve daha fazla dayanamayıp kuleden kendini boğazın sularına bırakır ve hikayede bu şekilde sona erer. Kuleyi İstanbul Boğazı'nda Salacak açıklarında görebilirsiniz. Üsküdar'dan veya Kabataş'tan düzenlenen ringler aracılığıyla kuleye rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Anadolu Yakası'nın Üsküdar ilçesinde bulunan bu kuleye ulaşmak için Üsküdar'da bulunan otobüs durağına ulaşmanız yeterli olacaktır. Buradan kısa bir yürüyüşle kuleye giden botların hareket ettiği yere ulaşabilirsiniz. Kule gerek tarihi ve hikayesiyle, gerekse eşsiz manzarası ve restoranıyla İstanbul'da kaçırılmaması gereken en önemli yapılardan. İstanbul'a kadar gidip de şehrin ikonu haline gelmiş bu kuleyi görmeden dönmeyin. Kuleyi google haritalarda görmek için tıklayın. İstanbul'da eşsiz manzaraya karşı güzel bir kahvaltı yapmak, birçok İstanbullunun sevdiği şeylerden biri olsa da, şehri ziyaret eden turistlerin yapmak istediği şeylerdendir. Bu kulede kahvaltı saatleri hafta içi 09:00-13:00 saatleri arasında ve kahvaltı ücreti ise 75 TL. Hafta sonu 10:00-13:00 saatleri arasındadır ve açık büfe kahvaltının ücreti ise 95 TL'dir. Yukarıda kulenin resmi sitesinden Online olarak kahvaltı rezervasyonu veya akşam yemeği rezervasyonu yaptırabilirsiniz. Kulede Akşam Yemeği için de rezervasyon şart. Akşam yemekleri de 20:15'ten sonra başlamaktadır ve menü fiyatları 250-300 TL arasındadır. Kuleyi gece görmesem de, kulenin gece fotoğraflarına bakacak olursanız, çok daha eşsiz bir manzara sunduğunu görebilirsiniz. Eğer 250-300 TL gibi bir ücreti akşam yemeğine verebilecek bir durumunuz varsa, mutlaka bu deneyimi yaşayın. Ayrıca çok daha sakin bir şekilde eşsiz bir manzara seyredebilirsiniz. Kulenin en güzel özelliklerinden biri de, düğün ve iftar yemekleri için de hizmet veriyor olmasıdır. Tabi bunun için çok önceden de rezervasyon şarttır. Daha fazla bilgi için sitenin resmi sitesine göz atabilir veya telefon ile iletişime geçebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/kocaelide-nerede-kalinir/\"", "text": "Yaylaları, ormanları ve nehirleri ile tüm doğal güzelliğini hala koruyan Kocaeli'de konaklama için çok fazla seçenek bulmak mümkün. 100'den fazla konaklama birimi bulabileceğiniz bu şehirde, otel fiyatları şehir genelinde uygun denebilir. Süper lüks bir otel bulabileceğiniz gibi bütçeli bir oteli de bu şehirde bulmak mümkün. Kocaeli'de nerede kalınır ? adlı bu yazı şehirdeki en ideal, en uygun, en iyi konuma ve konuk değerlendirmesine sahip olan 7 otel arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı bulabilirsiniz. Kocaeli'de bütçeli bir konaklama planı yapıyor dahi olsanız, gönül rahatlığıyla 4-5 yıldızlı otellere göz atabilirsiniz. Özellikle 2-3 hafta önceden rezervasyon yapabilecek bir durumunuz varsa. Bu şehirdeki otellerin hemen hemen hepsinde erken rezervasyon fırsatları bulunuyor. Bu da demektir ki, %30'a varan fırsat indirimlerinden yararlanabilirsiniz. Eğer sadece iş amaçlı bu şehre seyahat ediyorsanız, Gebze'deki otellerin dışına çıkmanıza gerek yok. Hem havaalanına yakınlığı hem de sanayi bölgelerine yakınlığı ile Gebze'deki otellerden memnun ayrılabilirsiniz. Çoğunuzun bildiği üzere Booking. com ile Türkiye'den, Türkiye otelleri için rezervasyon yapamıyoruz. Hal böyle olunca, Booking. com yerine kardeş bir site olan Agoda. com devreye giriyor. Aynı mantıkta hareket eden bu sitede de, dilediğiniz otel, konukevi veya pansiyon rezervasyonunuzu yapabilirsiniz. Bu sitede, Kocaeli için birçok fırsat indirimi bulmak mümkün. Bunun yanında birkaç otelde de kredi kartı olmadan rezervasyon yapabiliyorsunuz. Yani rezervasyon riski olmayan otelleri bulmak da mümkün. Ayrıca çoğu otelde ön ödeme olmadan rezervasyon yapmanın mümkün olduğunu da unutmayın. Kocaeli İzmit'teki en ideal ve en uygun 5 yıldızlı otellerden biri olan Wellborn Luxury Hotel, lüks odaları ve şık dizaynı ile bu oteli tercih etmiş 300 konuğun beğenisi kazanmış. Kocaeli/İzmit şehir merkezine 7 km uzaklıkta olan bu otel, İzmit körfezinin kıyısında yer alıyor. Açık/kapalı yüzme havuzu ve spa olanakları gibi birçok hizmeti ile bir 5 yıldızlı otelde aradığınız hemen hemen her şeyi bu otelde bulmak mümkün. Otelin oda ücretleri ise, kendi kategorisinde uygun denebilir. Özellikle erken rezervasyonlar ile bu otelde çok daha uygun fiyatlara odalar bulmak da mümkün. Otelin süper olumlu konuk değerlendirmelerinin ve 8.2 gibi yüksek bir puanının olması bu otele göz atmak için yeterli olacaktır. Denize yakın güzel bir konumu olan bu 4 yıldızlı otel Kocaeli/İzmit merkeze yakın bir yerde bulunuyor. Süper olumlu konuk yorumlarına sahip bu otelin en güzel yanı da, eşsiz bir manzaralı restoranının olmasıdır. Süper şık ve modern odalarıyla, uygun fiyatlı oda ücretleriyle ve 500 konuktan almış olduğu 8.4 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı ile, Kocaeli'de ilk göz atmanız gereken otellerden biri denebilir. Kocaeli'de nerede kalınır ? sorusuna en güzel cevaplardan biri olan Fesa Business Hotel, daha çok bu şehre iş amaçlı seyahat edenlerin tercih ettiği otellerden biri olarak biliniyor. Gebze merkezinde organize sanayi bölgesi yakınlarında bulunan bu otel, gezi amaçlı tercih edilebilecek bir otel olmasa da, bu şehre iş amaçlı seyahat edenlerin ilk tercih ettiği otellerden. Gerek sanayi bölgesine yakınlığı, gerek müşteri memnuniyeti ve 160 konuktan almış olduğu 9.1 gibi yüksek bir değerlendirme puanıyla tereddütsüz tercih edilebilecek otellerden. Darıca'da bulunan bu otel, Kocaeli'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip lüks otellerden. Süper konumu, şık dizaynı ve otantik atmosferiyle süper olumlu konuk yorumlarına sahip bu otel, gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz otellerden. Kendi kategorisindeki otellere nazaran az da olsa pahalı olan bu otel, manzarası ve plaja yakınlığı ile ödediğiniz ücrete değebilecek otellerden. Oda ücretlerine kahvaltının dahil olduğu bu otelin almış olduğu 8.8 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı olması da, otelin en büyük artılarından. Otelin oldukça büyük bir havuzunun dışında, canlı bir barı ve ücretsiz olarak kullanabileceğiniz bisikletleri de bulunuyor. Konuk yorumlarına bakarak da, otelin gayet temiz ve hizmetinin üst düzey olduğunu söylemek de mümkün. Kocaeli'de en çok tercih edilen otellerden biri olan Hampton By Hilton, hem iş hem de gezi amaçlı bu şehre seyahat edenlerin tercih ettiği ideal otellerden. Otel daha çok süper uygun fiyatlı, modern ve şık odaları ve güzel konumu ile tercih edilebilecek otellerden. Çamaşır yıkama, ücretsiz otopark ve araç kiralama gibi hizmetleri olan bu otelin konuk yorumlarına bakmanız bile, bu otelde rezervasyon yapmak için yeterli olacaktır. Bunun yanında, odaların fotoğraflarına, fiyatına ve almış olduğu 8.3 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı bakarak da bu oteli tercih edebilirsiniz. Kocaeli'de nerede kalınır ? sorusuna gayet uygun cevaplardan biri olan Imperial Park Hotel, İzmit şehir merkezinde en çok tercih edilen otellerden. Gerek merkezi konumu gerekse uygun fiyatlı odalarıyla tereddütsüz tercih edilebilecek otellerden olan Imperial Park, İzmit otobüs terminaline araç ile 5 dakika uzaklıkta bulunuyor. Açık büfe kahvaltısı, alakart restoranı, spa merkezi, Türk hamamı, saunası ve fitness merkezine sahiptir. Yani 4-5 yıldızlı otelleri aratmayan otellerden denebilir. Otelin almış olduğu 8.4 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanını da göz önünde bulundurursak, bu oteli tercih etmemek için pek neden yok denebilir. İzmit'te merkezi bir konumda bulunan bu otel, kendi kategorisinde erken rezervasyon ile en uygun fiyata odaları bulabileceğiniz otellerden. 2-3 hafta öncesinden rezervasyon yapacak olursanız, otelin %20'ye varan erken rezervasyon fırsatlarından yararlanmak da mümkün. Otelin şehir manzaralı terası ise, restoran bölümü için ayrılmış ve güzel bir manzaraya ev sahipliği yapıyor. Oda ücretlerine açık büfe kahvaltının dahil olduğu bu otelin en güzel yanı da, kredi kartı olmadan rezervasyon yapabiliyor olmanız. Rezervasyon için hiçbir risk olmadığından, seyahat edeceğiniz tarih için hemen rezervasyon yapabilir ve bu otelden daha uygun veya daha iyi bir otel bulursanız da, rezervasyonunuzu ücretsiz olarak iptal edebilirsiniz. Otelin süper olumlu konuk değerlendirmelerine ve 350 konuktan almış olduğu 8.5 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu otelde rezervasyon yapmak mümkün. NOT : Eğer Maşukiye'ye yakın bir otelde konaklamak istiyorsanız, Elgarden Hotel & Residence ve Motali Life Hotel'e göz atabilirsiniz. Kocaeli'de nerede kalınır ? sorunuza aradığınız bütçede veya zevkte oteli bulamadıysanız, tüm Kocaeli otellerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/kocatepe-camii-ankara/\"", "text": "Ankara'nın sembollerinden olan Kocatepe Camii, heybetli görünümü ile dikkat çeken camilerimizden biri. Kızılay'ın üst tarafında yüksek bir tepe üzerine kurulmuş bu camiyi, Ankara'nın birçok semtinden görmek mümkün. İstanbul'da bulunan Sultanahmet Camii ve Edirne'deki Selimiye Camii'nin kötü bir kopyası olarak düşünülse de, gerek kademeli olarak yapılmış kubbeleri ve simetrik minareleri ile, gerekse iç mimarisi ile, Türkiye'deki en etkileyici camilerimizden biri diyebilirim. Camii içerisine girdiğinizde, Kocatepe Camii'ne neden heybetli camii dendiğini anlıyorsunuz. Camii içerisinde ilk dikkat çeken eser, oldukça büyük olan 7.5 tonluk avize oluyor. Camii avizesi, diğer camilerimizdeki avizelerden biraz daha farklı ve büyük olarak yapılmış. Bu da, camiye farklı bir hava katıyor. Merkezi kubbe ise, 4 fil ayağı üzerine oturtulmuş ve 4 yarım kubbe ile çevrelenmiş. Camide yer alan halı desenleri ise, Afyon'da bulunan Ulu Camii'nin halı desenlerine benzediği söyleniyor. İç mimaride her ne kadar Osmanlı mimarisi örnek alınmış olsa da, modern yapıda izleri de görmek mümkün. Üst kat ise, sadece bayanlara ayrılmış. Camii içerisinin üst kattan çok daha güzel görüneceğini düşünüyorum. Bu yüzden, bayanlar, üst katı kaçırmayın. Caminin mihrabı, kapıları, minberi ve mermerleri çinilerle süslenerek camiye farklı bir hava katılmış. Caminin ışıklandırılması 37 adet küresel avizeler ile sağlanmış. Bunların arasında en büyüğü olan avize, 7,5 ton ağırlığında. Merkezde bulunan avize Hz. Muhammed'i, diğer 32 avize ise, İslamın 32 farzını temsil ediyor. İç mekanda, diğer köşelerde yer alan 4 avize ise, 4 halifeyi temsil etmekte. Camii kubbeleri geleneksel tarzda kurşun ile kaplanmış. Caminin ana girişi ahşap tarzda yapılmış ve bunun dışında caminin 4 girişi daha bulunuyor. Caminin ana giriş kapısının hemen önünde oldukça büyük alan kaplayan bir revaklı avlu bulunuyor. Avluda, bir de mermerden yapılmış şadırvan var. Camii avlusunda bulunan banklardan camiyi uzun uzun inceleyebilirsiniz. Caminin dört simetrik minaresi bulunuyor ve bu minarelerin uzunluğu ise, 88 metre olduğu söyleniyor. Minare şerefelerine hem asansör ile hem de merdiven ile çıkılması da, müezzin ve imam için oldukça güzel bir şey olsa gerek. Kesme taştan yapılmış bu camii geleneksel sade mimarisi ile dikkat çekiyor. Camii içerisindeki tüm yapıların simetrik oluşu da gayet güzel. İç mekanda başarılı işçilikle yapılmış vitray pencereler, kalem işi bezemeleri ve camii kaplamaları ile, camiyi ziyaret edenlerin kendilerini bir Osmanlı camisinde hissetmeleri sağlanmak istenmiş ve işte tam bu yüzden de, bir kopya camii olarak düşünülüyor. Eğer, sadece buna bakılarak caminin kopya olduğu düşünülüyorsa, o zaman Türkiye'deki camilerimizin hepsi birbirinin kopyası diyebiliriz. Booking. com aracılığıyla Ankara'daki otellerin hemen hemen hepsinde ücretsiz rezervasyon iptali bulunuyor. Çoğunda da ön ödeme olmadan rezervasyon yapmak mümkün. Ankara'da bütçeli bir otel olarak 3 yıldızlı otel olan Maltepe 2000 Hotel'i, orta bütçeli olarak 4 yıldızlı bir otel olan Demora Hotel'i veya Radisson Blu Ankara'yı ve son olarak lüks bir otel için de 5 yıldızlı bir otel olanGrand Ankara Hotel Convention Center adlı oteli deneyebilirsiniz. Tüm Ankara Otellerine, Hostellerine ve Dairelerine göz atmak için tıklayın. Türkiye'deki birçok camilerimizde olduğu gibi, bu camii dışında da, alışveriş yapılabilecek bir market görebilirsiniz. Bunun yanında, camide bir de otopark ve kütüphane bulunuyor. Kocatepe Camii tarihi hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse, camii yapımına 1967 yılında başlanıyor. 1981 yılında Türkiye Diyanet Vakfi, caminin inşaatini devralarak, tamamlıyor ve 1987 yılında da, Turgut Özal tarafından camii ibadete açılıyor. Ben, camiye Kızılay meydanından yürümeyi tercih etmiştim. Camiye meydandan direkt otobüs veya minibüs bulunmadığından dolayı, 20-25 dakikalık bu yolculuğu sizde deneyebilirsiniz. Eğer, 2-3 kişi seyahat ediyorsanız, Kızılay meydanından camiye taksiler ile gitmek çok daha mantıklı olacaktır. Tabi, yürümeyi sevmeyen biriyseniz. Meydandan camiye taksi ile ulaşım için 25-30 tl tutar demişti, taksici. Kocatepe semtinde bulunan bu camiye diğer bir ulaşım yolu ise, metroları kullanmaktır. Metroları kullanarak, \"Kolej\" metro durağında inebilir, buradan Tunalı minibüsleri ile caminin hemen arkasındaki yolda inip camiye ulaşabilirsiniz. Fakat, Kızılay yakınlarında bulunuyorsanız mutlaka yürüyün derim. Bu yolculuk sizi fazla hırpalamayacaktır. Maalesef bu camii yakınlarında görülebilecek turistik yer bulunmuyor. Fakat, camii ziyaretinizden sonra yapılabilecek birkaç aktiviteyi de bulmak mümkün. Eğer, cami ziyaretinizi çocuklarınız ile gerçekleştirdiyseniz, büyük ihtimal çocuklarınız sıkılmış olacak. Hemen cami ziyaretinden sonra, camiye 3-4 dakika yürüme mesafesinde bulunan Alcatraz'a giderek, korku evinden kaçış oyunları veya başka türde oyunları bulabilirsiniz. Daha çok çocuklu aileler için ideal mekanlardan olan Alcatraz, yetişkinler için de oldukça eğlenceli olabiliyor. Bunun dışında, 20-25 dakika yürüyerek Kızılay meydanına gidebilir veya Anıtkabir ziyareti yapmadıysanız, caminin hemen arkasından hareket eden minibüs veya otobüsler ile, buradan Anıtkabir'e rahatlıkla gidebilirsiniz. Kocatepe Camii, 16. yüzyıl estetiği ile, 20. yüzyıl teknolojisinin bir araya gelmesi ile oluşmuş görkemli yapılardan biri. Her ne kadar hakkında olumsuz birçok yorum yapılıyor olsa da, siz onlara aldırmayın. Gidin, kendiniz görün ve karar verin. Ankara gezilecek yerler listenizde mutlaka olması gereken, beyazlar içindeki bu camiyi seveceksiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/koln-hostel-tavsiyeleri/\"", "text": "Tarihi, kültürü ve renkli gece hayatıyla Almanya'nın en turistik şehirlerinden biri olan Köln'de konaklama genel olarak pahalı olabiliyor. Özellikle şehir merkezinde konaklamak istiyorsanız, çok fazla ücret ödeyebiliyorsunuz. Bu yüzden şehirdeki bütçeli hosteller gezginlerin ilk göz attığı tesislerden oluyor. Köln hostel tavsiyeleri adlı bu yazı ile şehirdeki en ideal, en iyi ve en popüler 5 hostel hakkında detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz. Köln'de hangi bölgede konaklayacağınız hakkında pek bir bilginiz yoksa, Köln'de nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini öğrenebilirsiniz. Köln'de birçok hostel bulunmakta. Bunlar arasında en iyi konuma ve en güzel fiyata sahip olan aşağıdaki hostel listesine göz atabilirsiniz. Bu liste dışında hostele bakacak olursanız da bu hostellerin bulunduğu konumlara yakın olan bölgeyi tercih etmenizde yarar var. Çünkü konaklayacağınız yer konum bakımından da oldukça ideal olmalı. Köln'deki en popüler ve en ideal hostellerden biri olan Hostel Die Wohngemeinschaft, süper farklı dekorasyonu ve modern odalarıyla oldukça popüler. Eşsiz ve gayet uygun fiyatlı dorm odalarıyla popüler olan bu hostelin konuk yorumlarına ve 2 bine yakın konuktan almış olduğu 9.1 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hostelde konaklamak mümkün. Belçika mahallesinde bulunan bu hostelden Köln Katedrali'ne ve Ren Embankment'e yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. 7/24 resepsiyonu olan bu hostelin en güzel yanı da birçok toplu taşıma araçlarının duraklarına oldukça yakın olması. Şehirdeki birçok turistik ve tarihi yerlere yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, gece hayatı için hareketli olan bölgelere de oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Eğer Köln'de gece hayatı için bir planınız varsa gönül rahatlığıyla bu hosteli tercih edebilirsiniz. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. Şehir merkezinde yenilenmiş bir kilisede hizmet veren bu hostel, şehirdeki en ideal ve en çok tercih edilen hostellerden biri. Süper merkezi konumu ve uygun fiyatlarıyla popüler olan bu hostelden, şehirdeki birçok turistik ve tarihi yere yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Daha çok eğlenceli hostel arayanların tercih edebileceği Pathpoint Cologne Backpacker hostel, müzelere, kiliseler ve alışveriş bölgelerine yakın olmak isteyen gezginlerin tercih edebileceği hostellerden. Eğer çift olarak seyahat ediyor ve hostelde konaklamayı düşünüyorsanız, bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. 8.5 gibi yüksek bir değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. Aziz Gereon Bazilikası'nın hemen yanında bulunan bu aile işletmesi, bir nevi otel. Fakat bütçeli bir Köln gezisi planlıyorsanız, bu tesisteki süper bütçeli odaları tercih edebilirsiniz. Şehirdeki birçok turistik ve tarihi yere yürüme mesafesinde olan bu tesis gerek konumu ve modern odaları, gerekse uygun fiyatlı odalarıyla gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Tesis çevresinde birçok restoran, cafe ve alışveriş bölgelerini bulabileceğiniz gibi şehirdeki en canlı gece hayatı bölgelerine de yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. 8.7 gibi yüksek bir değerlendirme puanına sahip bu hosteli booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. Lanxess alanına 800 metre uzaklıkta bulunan bu hostel, şehirdeki en uygun fiyatlı hostellerden. Köln'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip hostellerden biri olan The Penny Pincher Inn, modern ve şık odalarıyla gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz tesislerden. Daha çok çiftlerin tercih ettiği bu hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve 8.9 gibi konuk değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. Ren Nehri manzarasına sahip odalarıyla popüler olan bu hostel, şehirdeki turistik yerlere biraz uzak mesafede bulunuyor. Bu yüzden de fiyatlar oldukça uygun. Fakat, şehir merkezinin biraz dışında bulunduğundan dolayı da, dikkatli olmanız da yarar var. Şehir merkezine uzak olmasına rağmen 9.0 gibi yüksek bir değerlendirme puanına sahip olması da hostelin en çekici özelliklerinden. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. Köln Hostel Tavsiyeleri arasında gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz en ideal 5 hostel bunlardan ibaret. Tabi listeye birkaç hostel daha eklemek pekala mümkün, fakat bu şehirdeki her hostel, herkese uygun olmadığından dolayı hostel seçimi yaparken biraz daha dikkatli olmak da yarar var. Tabi bu hostellere ek olarak birçok hostelde aradığınız zevkte ve bütçede tesisleri rahatlıkla bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/konak-gezilecek-yerler/\"", "text": "İzmir'in en güzel ve en canlı ilçelerinden biri olan Konak, şehrin önde gelen turistik yerlerine sahip olmasıyla ünlü. Tarihi dokusu, Kemeraltı Çarşısı, camileri ve antik kenti ile eşsiz bir deneyim sunan Konak'ta gezilecek çok yer var. İzmir denince akla ilk gelen yer Konak oluyor. Buradan başlar birçok gezgin şehir gezisine. Burada bulur aradığı deniz manzarasını ve şehrin o eşsiz güzelliğini. Şehirdeki önemli turistik noktaların büyük bir çoğunluğu Konak'ta bulunuyor. Çok da zor değildir Konak'ı gezmek. Birçok turistik yer birbirine oldukça yakın ve hiçbir ulaşım aracına ihtiyacınız olmadan hemen hemen her yeri rahatlıkla görebiliyorsunuz. 8 ile 10'u yer değiştirip sahil üzerinden çok daha güzel bir yürüyüş ile 11'e ulaşabilirsiniz. Haritayı Google Maps'te görmek için tıklayın. - İzmir Saat Kulesi - Konak Yalı Camii - Kemeraltı Çarşısı - Kızlarağası Hanı - Hisar Camii - Tarihi Asansör - St Polycarp Kilisesi - İzmir Kültürpark - Alsancak Kıbrıs Şehitler Caddesi - Gazi Kadınlar Sokağı - Alsancak Sevgi Yolu - Agora Antik Kenti - Kordon - Atatürk Müzesi - Pasaport İskelesi Yukarıdaki haritadaki rota ile, Konak'ı dolu dolu 1 günde rahatlıkla keşfedebilirsiniz. Çok fazla zamanınız yoksa, Kemeraltı Çarşısı'nı, Tarihi Asansör'ü, Alsancak Kıbrıs Şehitler Caddesi'ni ve Konak Meydanı'ndaki tarihi ve turistik yerleri görerek gezinize başlayabilirsiniz. Konak meydanının, daha doğrusu İzmir'in bir simgesi olan, 1901 yılında II. Abdülhamit döneminde Sadrazam Said Paşa tarafından yaptırılmış olan İzmir Saat Kulesi, İzmirlilerin en bilindik buluşma noktalarından biri. Hem yerli hem de yabancı turistler arasında şehrin en sevilen yapısı. Görkemli ve fotojenik yapısının yanı sıra, bulunduğu meydana farklı bir anlam katan saatin etrafında oturup dinlenebileceğiniz birkaç yer bulabiliyorsunuz. Eğer Konak gezinize haritadaki gibi buradan başlayacak olursanız, saat ve meydan için yeteri kadar zaman ayırdığınızdan da emin olun. İzmir'e gelen yerli-yabancı birçok turistin ilk olarak görmek istediği yerlerden biri olan Saat Kulesi, Konak gezilecek yerler listesi için iyi bir başlangıç noktası olacaktır. Saat kulesinin hemen yanında, Hükümet Konağı önünde bulunan bu tarihi camii, Konak'ta görülmeye değer yerlerden olsa da, birçok turistin es geçtiği yapılar arasında yer alıyor. Çünkü camii, biraz küçük olduğundan turist sayısı da fazla olduğundan içerisi oldukça kalabalık oluyor. Firuze çinileriyle süslenmiş, Osmanlı mimari tarzının en iyi örneklerinden olan bu camii, çok kalabalık değilse mutlaka bir göz atın derim. Namaz saatlerine denk getirmediğiniz sürece içeriyi ziyaret edebiliyorsunuz. Dünyanın üstü açık en büyük alışveriş merkezlerinden biri olarak bilinen Kemeraltı Çarşısı, İzmir kültürünü en iyi öğrenebileceğiniz yerlerden. Her ne kadar tarihi bir çarşı olarak bilinse de, modern yapıda mağazaları ve restoranlarıyla, o tarihi dokuyu tam anlamıyla hissedemeyebilirsiniz. Çarşı içerisinde dilediğiniz birçok hediyelik eşyalarını, giyim mağazalarını, restoranları ve kafeleri bulabilirsiniz. Kalabalık sevmeyenler için pek iyi bir deneyim olmasa da, İzmir kültürünü öğrenmek adına bu çarşıyı listenize kesinlikle ekleyin derim. Ayrıca Kemeraltı Çarşısı, Konak'ta yeme içme konusunda en fazla seçeneğe sahip. Benim Konak'taki favori adreslerimden olan bu han, fincanda pişirilen Türk kahvesi ile meşhur. Han'da dilediğiniz birçok hediyelik eşya, restoran, küçük kafeler ve birkaç alışveriş mağazası da bulabilirsiniz. Han, 1744 yılında Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılmış tarihi bir yapı. Tek katlı bedestenleriyle ile süslenmiş han, Kemeraltı Çarşısı içerisinde bulunduğundan, çarşı içerisinden kısa bir yürüyüşle rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Han'dan içeri girer girmez iliklerinize kadar hissedebileceğiniz tütsü ve kahve kokusu ise, hana farklı bir hava katıyor. Kızlarağası Hanı yanında bulunan bu tarihi camii, pek turistik yer olarak görülmese de, İzmir'e gelen turistlerin yüzde 75 gibi büyük bir oranı burayı ziyaret ediyormuş. Hisar Camii, diğer birçok camimize benziyor diyebilirim. Fakat hem farklı tarihi ile hem de, Kemeraltı Çarşısı içerisinde Kızlarağası Hanı yanında olmasıyla kolaylıkla ulaşabileceğinizden dolayı 5 dakikalığına da olsa dışarıdan bir göz atın. Hisar Camii, 1597 yılında Aydınoğlu Yakup Bey tarafından yaptırılmış. Camii önünde bulunan restoran ve kafeler, Kemeraltı'nda en çok tercih edilen mekanlardan olsa da fiyat bakımından biraz abartılıdır. Bu yüzden yemek için bu camii önü yerine, çarşı içerisinde bulunan diğer restoranlara göz atmanızda yarar var. İzmir'de en iyi manzaraya sahip yerlerden biri olan, Konak gezilecek yerler listenizin ilk sıralarında yer alması gereken Tarihi Asansör, Kemeraltı Çarşısı'na 10-15 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Asansörün yanında bir de İzmir manzarasını seyre dalabileceğiniz restoran-kafe bulunuyor. Hizmet konusunda pek bir şey söyleyemesem de, manzaraya karşı bir şeyler yiyip içebileceğiniz hoş bir yer. Asansörün hemen yanında, Asansöre binmeden göreceğiniz sokak, \"Asansör Çıkmaz Sokağı\" olarak biliniyor ve bu sokakta en az asansör kadar dikkat çekici ve güzel. Bu sokağı keşfedebilir, tarihi evler arasında kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra manzarayı seyretmek için Asansör'ün kafesine gidebilirsiniz. Birçok giriş kapısı bulunan Konak'ın bu güzide kilisesi, Konak'ta görülmesi gereken yerler arasında. Gerek kilise içerisinde bulunan heykeller, tablolar ve kilise tavanında bulunan fresk, gerekse kilisenin ve St Polycarp'ın hikayesi için listenize ekleyebileceğiniz bir yer. Kilise, parlak malzemeler kullanılmış iç yapısı ve Freskleri ile dikkat çekiyor. Kanuni Sultan Süleyman'ın izni ve Fransa Kralı XIII. Luis'in isteği üzerine 1625'de yapılmış olan kilisenin mimarı ise, Raymond Pere olarak bilinmekte. Kilise içerisinde bulunan Hz. İsa'nın ölümünde sarıldığı kefenin birebir aynısının kopyası, St Polycarp Kilisesi'nin değerini arttıran etkenlerden biri. NOT : Kilisenin kapıları genelde kapalı oluyor. İçeri girmek için zillere basmanız gerekiyor. Bu yüzden kapalı diye geri dönmeyin. Daha çok bir fuar alanı olarak bilinen bu park içerisinde birçok turistik aktiviteyi bulabiliyorsunuz. Kültürpark içerisinde bulunan en önemli yer, şüphesiz İzmir Tarih ve Sanat Müzesi oluyor. Bu müze içerisinde Klasik, Helenistik, Arkaik ve Roma dönemlerine ait birçok antik eseri görebilirsiniz. Kültürpark içerisinde Tarih ve Sanat Müzesi'nin dışında daha görülebilecek birçok turistik yer bulunuyor. Bunlardan bazıları ise ; I love İEF yazısı, hemen karşısında bulunan Dikilitaş, Atatürk Açık Hava Tiyatrosu, lunapark ve hayvanat bahçesi gibi yerlerdir. Eğer yeteri kadar zamanınız varsa, 1-2 saatinizi bu park için ayırın derim. İzmir'in en bilindik ve Konak'ın en kalabalık caddelerinden biri olan Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi, İzmirlilerin en çok kullandığı caddelerden biri olarak biliniyor. Cadde üzerinde bulunan balık restoranları, kafeler ve alışveriş mağazaları, caddeyi ziyaret etmek için en önemli nedenlerden. Farklı bir atmosfere sahip bu cadde de, Konak gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz yerlerden. Gazi Kadınlar Sokağı, İzmir gece hayatı için plan yapanların en çok tercih ettiği yerlerden biri olarak bilinir. Gerek alışık olmadığımız mekan isimleri, gerekse farklı ambiyansı ile konak gezinizde göz atabileceğiniz yerlerden. Gündüzleri pek açık mekan olmasa da, akşama doğru sokak canlanıyor. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nin en çok tercih edilen sokaklarından biri. Siz de gece hayatı için bir plan yapıyorsanız, Tren, Öküz, Trafik gibi güzel mekanlara göz atabilirsiniz. Kitapçı Çarşısı olarak da bilinen Alsancak Sevgi Yolu, Konak'ın turistik yerleri arasında. St Polycarp Kilisesi'ne yürüme mesafesinde bulunan bu yol, birçok hediyelik eşya satışı yapan dükkanları ve dövmecileriyle meşhur. Yolun her iki tarafı dev palmiye ağaçları ile süslenmiş, oldukça renkli bir yer. Konak'ta bulunan Agora Antik Kenti, muhteşem Kadifekale manzarasıyla oldukça güzel yerlerden. Antik kent içerisinde bulunan Bazilika, mezar taşları, heykeller, kanallar ve yazıtlar, Konak ziyaretinizde göz atılmaya değer. Bu antik kent 3 katlı olarak yapılmış ve Dünyanın en büyük agoralarından biri olarak biliniyor. Konak'ın Namazgah semti sınırları içerisinde bulunan Smyrna Agora Antik Kenti içerisinde kaçırılmaması gereken yerler ise, Roma Hamamı, Faustina Caddesi ve Kent Meclisi olarak bilinen yer. Antik kente müzekart ile ücretsiz olarak girebiliyor olmanız da, bu yerin değerini arttıran etkenlerden. Antik Kentin tarihi Roma Dönemine kadar gidiyor. Agora'nın anlamı ise, \"Kent Meydanı veya Pazar Yeri\" olarak bilinir. Her gün ziyaretçiye açık olan Agora hakkında giriş ücreti ve açılış saatleri için güncel bilgileri bulabileceğiniz https://muze. gov. tr adresine göz atabilirsiniz. Deniz kenarında muhteşem manzara seyredebileceğiniz yerlerden olan Kordon Boyu, İzmirlilerin hafta sonu için en çok tercih ettiği yerlerden biri olarak biliniyor. Ayrıca bir buluşma noktası olarak bilinen Kordon boyunca, birçok kahvaltı mekanları, restoranlar ve kafeler de bulabilirsiniz. Kordon boyu, akşamları çimlere oturup günün yorgunluğunu atarak denizi seyredebileceğiniz en güzel yerlerden. Kordon'da yapılacaklar tabii ki deniz manzarasını seyretmekle bitmiyor. Çok uygun fiyatlara kiralayabileceğiniz bisikletler ile sahil boyunca tura da çıkabilirsiniz. Kordon, deniz kokusu ve manzarası ile Konak'ta en çok seveceğiniz yerlerden olabilir. Buradaki restoranların bazıları biraz pahalı olsa da, Konak'ın en sevilen ve en çok tercih edilen restoranlarından ve kafelerinden bazılarını burada bulabilirsiniz. Birçok restorana ev sahipliği yapan Kordon'daki mekanlara Tripadvisor üzerinden göz atarak karar verebilirsiniz. Kordon yürüyüş yoluna oldukça yakın bir konumda olan Atatürk Müzesi, M. Kemal'in hayat hikayesini en iyi öğrenebileceğiniz yerlerden. Müze, Atatürk'ün kişisel eşyaları ile süslenmiş. Takfer Efendi tarafından bir ev olarak 1875'de inşa edilen bina, 1926 yılında İzmir Belediyesi tarafından satın alınmış ve Atatürk'e hediye edilmiş. Atatürk'ün İzmir'e geldiği zamanlarda konakladığı bu ev, Atatürk'ün ölümünden sonra, yine İzmir Belediyesi tarafından 1940'da müze yapılmak amacıyla kamulaştırılmış. Günümüzde, birçok sinevizyon odasını, Atatürk'ün hayatını anlatan fotoğraf karelerini, Atatürk'ün kişisel eşyalarını, yatak odasını, toplantı odasını, berber ve banyoyu müze içerisinde görebilirsiniz. Hem müzeye girişlerin ücretsiz olması hem de Atatürk hakkında birçok bilgiye sahip olabileceğiniz kaynaklar ile listede olması gereken bir yer. Günümüzde körfez içi yolcu taşımacılığı için kullanılan Pasaport İskelesi, en güzel gün batımlarına tanıklık edebileceğiniz yerlerden. İzmir'de güzel bir çay içip denizi seyredebileceğiniz güzel yerlerden olan bu iskelenin hemen yanında da Cumhuriyet Meydanı bulunuyor. Bu iskeleyi gördükten sonra, Atatürk'ün \"Ordular ilk hedefiniz Akdeniz ileri!\" komutunun tasvir edildiği heykeline ev sahipliği yapan meydana da bir göz atın derim. Konak gezilecek yerler listesinde daha birkaç yerden bahsetmek mümkün. Müzeler, tarihi mekanlar, meydanlar gibi birçok yeri bu semt sınırları içerisinde görebilirsiniz. Fakat Konak'ta en önemli olduğunu düşündüğüm yerler buralar diyebilirim. Yani sadece bu listeyi gezseniz bile Konak'ı tam anlamıyla gezmiş sayılabilirsiniz. Konak'ı gezerken özellikle bir liste yapmamanızı tavsiye ederim. Konak kaybolarak gezilebilecek yerlerden. Tabi yeterli zamanınız varsa. . Konak'ta en çok zaman geçirebileceğiniz yerler ise, Kemeraltı Çarşısı ve Çevresi, Tarihi Asansör ve Kordon olmalı. - Salepçioğlu Camii ; Çok önemli ve turistik bir yer olmasa da, yeteri kadar zamanınız varsa, tarihi 1906 yılına kadar giden bu camiye de göz attığınızdan emin olun. - Alsancak Garı ; 1858 yılında açılmış olan bu gar da, göz atılmaya değer. - TCDD Müzesi ; Sanatseverler için güzel bir deneyim sunuyor. - Eski Osmanlı Bankası Binası ; 1856 yılında kurulmuş olan bu tarihi bina da, dışarından 1-2 dakikalığına göz atabileceğiniz yapılar arasında. - Konak Pier ; İster istemez Konak'ta görebileceğiniz bu yapı, bir alışveriş merkezi olarak hizmet veriyor."} {"url": "https://gezicenga.com/konyada-nerede-kalinir/\"", "text": "Tarihsel ve kültürel değerleriyle İç Anadolu'nun en turistik yerlerinden biri olan Konya, konaklama bakımından az da olsa araştırma istiyor. Özellikle bu şehre kültür gezisi için gidiyorsanız, nerede konaklayacağınızın önemi büyük. Konya'da nerede kalınır ? adlı bu yazıda, şehirdeki en ideal, en yüksek konuk puanına ve en güzel konuma sahip 7 otel arasından bütçenize ve zevkinize uygun olan oteli tercih edebilirsiniz. Konya'da konaklama için birçok seçenek bulunmakta. Bu seçenekler arasında daha çok oteller tercih ediliyor olsa da, birbirinden güzel butik otelleri ve pansiyonları da bu şehirde fazlasıyla bulabilirsiniz. Türkiye'de Hich Hotel'in konuk puanına sahip otel sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Geçse de, çok az müşteriden puan almıştır. Fakat, bu otelin 9.7 gibi süper yüksek bir puanı bulunuyor. Yani, otel neredeyse her açıdan 4 4'lük bir otel. Otel hakkında hiçbir bilgi vermeden, sadece bu puana bakarak bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Mevlana Müzesi'ne 1 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, 200 yıllık tarihi bir bina içerisinde faaliyet gösteriyor. Farklı dekora sahip odalarıyla oldukça popüler olan bu otelde, 190 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Özellikle birkaç hafta önceden rezervasyon yapacak olursanız, biraz daha uygun fiyatlara odaları bulabilirsiniz. Konya havaalimanına 15 km uzaklıkta olan bu otelin hemen yanında bir de otobüs durağı bulunuyor ki, Konya'da diğer turistik yerlere çok daha rahat bu otobüs durağını kullanarak gidebiliyorsunuz. Alaaddin Camii ve İnce Minare Müzesi otele sadece 1 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, Konya'da konum olarak mükemmel bir otel arıyorsanız, Hich Hotel'de aradığınızı rahatlıkla bulabilirsiniz. Türkiye'deki birçok şehrimizde bulunan bu otel zinciri, Konya'da ucuzluğu ve modernliği ile, Konya'da nerede kalınır ? sorusuna güzel cevaplardan. Konum bakımından süper bir yerde bulunmasa da, turistik yapılara çok da uzak sayılmaz. Mesela, Mevlana Müzesi otele 5 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, yürüyerek turistik yerlere ulaşmak pek mümkün değil. Fakat, ulaşım araçlarını otel yakınlarında bulabileceğinizden dolayı, bu ayrıntıya takılmaya da gerek yok. Konya'daki en popüler otellerden biri olan Ibis Hotel'in 8.2 gibi yüksek bir puanı bulunuyor. Yani, sırf bu puan bile, otelde rezervasyon yapmak için yeterli nedendir. Bu otelin en güzel yanı ise, 3 yıldızlı ve şık bir otel olmasına rağmen oda fiyatlarının gayet uygun olmasıdır. Bu otelde, 120 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulabiliyorsunuz. Yani, şehirdeki en ucuz otelden biraz pahalı bir otel. Ibis otelden biraz pahalı bir otel olan Hilton Garden Inn, şehirde en çok tercih edilen otellerden. Süper lüks odaları ve güzel konumu ile dikkat çeken bu otelde, aradığınız konforu ve hizmeti bulabiliyorsunuz. Konya otelleri arasında orta bütçeli bir tesis diyebiliriz. Bu otel Mevlana Müzesi'ne 10 dakika yürüme mesafesinde ve Alaaddin Camii'ne 2 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, konum olarak tercih edilebilecek oteller arasında. Konya'daki en iyi fiyat/fayda oranına sahip oteller arasında olan Hilton Garden Inn, almış olduğu 8.1 gibi yüksek bir puan ile, Konya otellerinin başını çekiyor. Gelelim Konya'nın en popüler oteline. Konya'da nerede kalınır ? sorusuna en ideal cevap olan Rixos Hotel'in 5 yıldızlı bir otel olduğuna bakmayın. Oda ücretleri 3-4 yıldızlı otellerle hemen hemen aynı. Otelin 8.1 gibi yüksek bir puanı bulunuyor. Yani, sırf bu puana bakarak bile gözünüz kapalı bu oteli tercih edebilirsiniz. Süper lüks odaları ile hizmet veren bu otel, turistik yerlere biraz uzak. Alaaddin camii veya Mevlana Müzesi otele 15 km uzaklıkta bulunuyor. Fakat, süper uygun fiyatlı bir otel olması, 5 yıldızlı bir otel olması, şehirdeki en popüler otellerden olması ve süper müşteri yorumlarına sahip olması bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Şehir merkezinde lüks bir otel arıyorsanız, Dedeman Konya Hotel tercih edebileceğiniz ilk otellerden olabilir. Süper merkezi konumuyla bir hayli popüler olan bu otel de Konya'nın en güzel ve en çok tercih edilen otelleri arasındadır. Otelin, konumunu ve yıldızını göz önüne alacak olursak, fiyat bakımından da gayet uygun denebilir. Mevlana Müzesi'ne 3.5 km uzaklıkta bulunan bu otelin 8.9 gibi yüksek bir puana ve müşteri yorumlarına bakacak olursanız, otelin Konya'daki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden olduğunu görebiliyorsunuz. Konya'daki en güzel otellerden biri olan Bera Hotel, Alaaddin Camii'ne 1, Mevlana Müzesi'ne 2 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, konum olarak şehirdeki en ideal otellerden. Süper lüks odalarıyla hizmet veren bu otelde, erken rezervasyon fırsat indirimleriyle biraz daha uygun fiyatlı odaları bulmak mümkün. Otelin 8.3 gibi yüksek bir puanı olması, otelden birçok turistik ve tarihi yerlere yürüyerek gidebiliyor olmanız ve konukların favori otellerinden olması bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Mevlana Müzesi'ne 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, Konya'daki en uygun fiyatlı otellerden. Özellikle düşük sezonlarda 200 TL'ye kadar çift kişilik odaları bu otelde bulabiliyorsunuz. Süper merkezi konum ve güzel konuk yorumlarına sahip olan bu otelin, almış olduğu 8.9 gibi yüksek bir puanı olması, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Henüz yeni bir otel olmasına rağmen, bir hayli popüler olan bu otel Alaaddin Camii ve İnce Minareli Camii'ne sadece 1 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, Konya'ya turistik ve tarihi yapıları ziyaret etmeye geliyorsanız, şehirde tercih edebileceğiniz en ideal otel Nun Hotel olacaktır. Konya'da nerede kalmalı ? sorusuna verilebilecek en güzel 7 otel bu listeden ibaret olsa da, daha birkaç otel daha eklemek mümkün. Fakat, hem ödediğiniz ücrete değebilecek, hem de konum ve konuk yorumları bakımından popüler olan oteller bunlardır. Tüm Konya otellerine göz atmak için buraya tıklayabilir, birkaç farklı otele daha göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/korfuda-nerede-kalinir/\"", "text": "Etrafındaki küçük adacıklarla, tarihiyle, eşsiz güzellikteki manzarasıyla ve doğal güzellikleriyle Yunanistan'da bir cennet köşesi olan Korfu Adası, konaklama bakımından birçok Yunan adasına göre uygun denebilir. Fakat, Korfu'nun konaklama konusunda en çok araştırma isteyen adalardan biri olduğunu da unutmayın. Bu adada, konaklama için çok fazla seçenek olduğundan dolayı da, Korfu'da nerede kalınır ? sorusuna ilk olarak bölgeler ile başlamanızda yarar var. - Korfu'da konaklama için en çok tercih edilen ve en merkezi bölge, Korfu Town yani Korfu Merkez Bölgesi'dir. - Korfu'da bütçeli bir konaklama planlıyorsanız, tercih edilebilecek en ideal bölge, Agios Gordios Bölgesi'dir. - Korfu'da gece hayatı için en güzel bölge ise, Kavos Bölgesi'dir. - Korfu'da ailece nerede kalınır ? sorusuna en güzel cevap da Acharavi Bölgesi'dir. - Kassiopi bölgesi de, göz atılmaya değer bölgelerden. Dolambaçlı sokakları ve kıvrımlı yolları, büyüleyici eski şapelleri ve antik mimarisi ile, sizi sizden alacak Korfu Kasabası, adanın başkenti diyebiliriz. Burası, en fazla turistin olduğu bölge olduğu gibi, adadaki en fazla tur firmasını bulacağınız yerdir. Restoran, kafe, bar veya otel konusunda endişeniz olmasın. Burada aradığınız hemen hemen her şeyi çok rahat ve fazlasıyla bulabilirsiniz. Eğer daha çok turistik yerleri ziyaret etmeyi planlıyor ve biraz daha hareketli bir bölge arıyorsanız, adanın merkezi bunun için en ideal seçenek olacaktır. Adanın merkezi oldukça turistik olduğu gibi, adadaki en fazla konaklama seçeneğini burada bulabiliyorsunuz. Merkeze yakın konaklama birimlerini tercih edecek olursanız, Korfu havaalanına da çoğu tesisten yürüyerek bile gidebilirsiniz. Bunun yanında, merkezde konaklayarak turistik yerlerin hemen hemen hepsine yürüme mesafesinde olursunuz. Not : Korfu Town, adanın en büyük kentidir. Yani Korfu Adası ile Korfu Town'u karıştırmamakta yarar var. Adanın merkezi olarak bilinen Korfu Kasabası, turistlerin en çok tercih ettiği bölge olarak bilinse de, acele etmeyin, aşağıdaki diğer bölgeler de ilginizi çekecektir. Ada merkezi yakınlarından bulunan tüm konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. - 4 Yıldızlı bir otel olan Mayor Mon Repos Palace Adults Only adlı tesise - Biraz daha lüks bir 4 yıldızlı otel için de, Divani Corfu Palace, - Düşük bütçeli ve kaliteli bir tesis için de Locandiera adlı tesise göz atabilirsiniz. -Eski St Michael Sarayı ve St George'da bulunan Korfu Asya Sanatı Müzesi'ne göz atın. -Yunan yemeklerini denemek istiyorsanız, \"Oinos kai Geuseis\" adlı mekanı aklınıza yazın. -Deniz ürünleri konusunda seçici biriyseniz ve klas bir restoran arıyorsanız \"Anthos Restaurant\"a göz atabilirsiniz. -Spianada Meydanı, kasabanın kalbi, keyfini çıkarın. -Eski Kale'yi keşfedin ve muhteşem manzaraları seyredin. -Akşamları sevgiliniz/eşiniz ile dışarda güzel vakit geçirmek istiyorsanız \"Save Rock Bar\"ı kesinlikle öneririm. -Yok sakin bir bar olmasın, dans edelim diyorsanız da \"54 Dreamy Nights\" adlı mekana göz atabilirsiniz. -Issos Plajı, kasabanın en güzel ve en canlısı. Keyfini çıkarın. -Aziz Spiridon Kilisesi'ne de bi 5 dakikalığına göz atabilirsiniz. -Korfu Eski Kent'in dolambaçlı sokaklarını keşfetmeyi de unutmayın. Kavos Bölgesi, Korfu'nun güney ucunda yer almaktadır. Ana şeridi ve sahile hakim olan barlar, publar ve kulüpler sayesinde, ünlü Korfu'nun kulüp başkenti olarak bilinen bu bölge, Korfu'da gece hayatı için en iyi adrestir. Fakat sessiz bir sakin bir bölge arıyorsanız, burayı es geçebilirsiniz. Bu bölgeyi tercih eden turistlerin büyük bir bölümü gece hayatı ile ilgileniyor. Yani dilediğiniz huzuru bu bölgede bulamayabilirsiniz. Fakat, bölgenin biraz daha dış kesimlerinde bulunan oteller ve diğer konaklama birimlerini de düşünebilirsiniz. Kavos, gece hayatının dışında su sporları ile ilgilenen turistler için de oldukça idealdir. Özellikle şnorkelli dalış için en elverişli bölgelerden biridir. Kavos Bölgesi'nde bulunan konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. NOT : Kavos'ta 100'e yakın konaklama birimi bulunuyor. Bunların büyük bir bölümü otel olsa da, burada pansiyon tarzı konukevlerini, daireleri ve birkaç villayı da bulabileceğinizi unutmayın. - Chandris Apartments adlı tesise göz atabilirsiniz. 9+ gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip bu tesis, bölgedeki plaj barlarına ve gece kulüplerine yakın bir konumda bulunuyor. - 3 yıldızlı Mediterranean Blue adlı otel ise, bölgenin en çok tercih edilenleri arasında. Güzel konum, yüksek konuk değerlendirme puanı. - Villası da olan lüks bir otel isterseniz de, 4 yıldızlı Ekati Mare Boutique Hotel & Suites adlı tesise göz atabilirsiniz. -Ice Bar, sert gecelere başlamadan rahatlayabileceğiniz, sakin bir bardır, göz atabilirsiniz. -Akdeniz yemekleri için, Tripadvisor'un favorilerinden olan \"The Rose Tree\" adlı restorana göz atabilirsiniz. -RnB ve hip-hop ile aranız iyi mi ? o zaman \"Snobs Bar\"a göz atmayı unutmayın -Sokaklarda parti için \"Buzz Bar\"dan başkasına gerek yok. -Arkoudilas Plajı, denize girmek için iyi bir başlangıç. -Maria's Famous Karaoke Fun Pub'ta ailece eğlenebilirsiniz. -Kokteyl konusunda seçici biriyseniz, Wembley Bar Kavos adlı bar, aklınızda olsun. -Aqua Park'a da gidin. -Kutsal Meryem Ana Manastırı'nı görmeyi de unutmayın. Korfu'nun batı kıyısında yer alan Agios Gordios, güzel ve canlı bir kasabadır. Doğudaki limon ağaçları ve zeytin bahçeleri ile, nefes kesici bir plaj ve batıya doğru muhteşem manzaralar ile çevrilidir. İkonik Yunan manzaralarının tadını çıkarmak ve rahatlamak istiyorsanız, bu bölgeyi Korfu'nun merkezine alternatif olarak düşünebilirsiniz. Agios Gordios küçük bir kasaba, bu yüzden de Korfu Kasabası veya Kavos kadar çok turistik bir yer değil. Fakat, son zamanlar özellikle düşük bütçede bir Korfu tatili planlayanların favorisi haline gelmiş olan bu bölgede, ucuz konaklama birimlerini fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Ayrıca Korfu'da ucuza nerede kalınır ? sorusuna en güzel cevaptır. Bütçeli konaklama birimleriyle ünlü olan bu bölgede birkaç tane 4-5 yıldızlı lüks oteli de bulabilirsiniz. Fakat bölge, genellikle hosteller, konukevleri ve ucuz otel/daireler ile çevrili. Agios Gordios bölgesinde bulunan konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. - 5 yıldızlı Mayor La Grotta Verde Grand Resort Adults Only adlı tesise göz atabilirsiniz. Bölgenin en çok tercih edilen otellerinden biri olan bu tesis, Korfu'da en çok tercih edilen 5 yıldızlı otellerden biri. - Agios Gordios Beach Resort ; Romantik bir Korfu tatili mi planlıyorsunuz ? o zaman kendi havuzu olan bu tesise mutlaka göz atın. Ambiyansı, dekorasyonu, manzarası ve çok daha fazlasıyla romantik çiftlere hitap eden bu muhteşem otelin yıldızı olmasa da, 4-5 yıldızlı otel kıvamında diyebiliriz. Sırf fotoğraflarına bakmak için bile göz atabileceğiniz bir tesis. -Sebastian'ın Tavernası adlı mekana, güzel bir öğle yemeği için göz atabilirsiniz. -Kürekli tekne kiralayarak romantik bir tura çıkın. -Canlı müzik için güzel bir mekan arayacak olursanız, \"Mike's Bar\" aklınızda olsun. -Deniz kenarında güzel bir mekan için de \"Madison Garden Bar\"a göz atabilirsiniz. -Agios Gordios kıyılarında oturan etkileyici bir kaya olan Ortholithi'yi görmeden de olmaz. -Agios Gordios plajında güneşlenmeyi de unutmazsınız heralde. Kassiopi, aslında daha çok villa ve dairelerde konaklamayı düşünen turistlerin tercih edebileceği bir bölge olsa da, burada çok sayıda 3-4 yıldızlı oteli de bulabiliyorsunuz. Korfu'nun kuzeyinde yer alan, küçük bir köy olan Kassiopi, Güzel bir limana ve çok sayıda el değmemiş plajı ile ünlüdür. Deniz oldukça berrak ve temizdir. Köy, Korfu'da her ne kadar popülaritesi artan bir bölge olsa da, hala Yunan cazibesini koruyor. Burası, Korfu'daki en fotojenik bölge desek, sanırım abartmış olmayız. Kassiopi'de bulunan konaklama birimlerine göz atmak için dilerseniz buraya tıklayabilirsiniz. - Melina Bay Boutique Hotel dışında başka bir tesis aramanıza da gerek yok. Otelin fiyatı, bir 3-4 yıldızlı otel kıvamında. Yıldızı olmasa da, modernliği ve şık odalarıyla lüks otelleri aratmıyor diyebiliriz. -Akdeniz yemekleri için \"Strofilia Taverna\" aklınızda olsun. Lezzetli ve gayet ucuzdur. Tripadvisor'dan restoranı kontrol edebilirsiniz. -Kokteyl için \"Damianos Bar\"dan başkasını tanımıyoruz 🙂 -Kalamionas Plajı'nda şnorkelle yüzmeyi unutma. -Geleneksel Yunan dansını izlemek isterseniz, \"Kostas Bar\"a göz atabilirsiniz. -Canlı müzik için, tabiki de Lime Lounge adlı mekandan başka yere bakmanıza gerek yok. -Panayia Kassopitra Kilisesi'ne 5 dakika uğramayı da unutmayın. -Kanoni Plajı'nda da denize girin. -Bataria Plajı'ndaki kristal berraklığındaki suya dalmadan önce, suyun güzelliğini seyredin. -Pitoresk Avlaki Plajı ise, el ele yürüyüşler ve gün batımı için güzeldir. El ele yürüyenlerin arasında yalnız yürümekte gayet güzel, deneyin. -Pantokrator Manastırını ziyaret etmezseniz de olmaz. 1-2 dakika uğrayın. -Kassiopi Kalesi'ne gidip nefes kesen manzarayı seyredin dememize sanırım gerek yok. Acharavi bölgesi, daha çok ailelerin tercih ettiği bir bölge olarak biliniyor olsa da, yine ucuz konaklama için her turistin rahatlıkla göz atabileceği bir bölgedir. Daha çok berrak denizi, plajı ve eşsiz manzarasıyla ünlü olan bu bölge, güzel yürüyüş parkurlarına da oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Acharavi Bölgesi'nde bulunan konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Daha çok daireleri bulabileceğiniz bölgelerden biri olan Paleokastritsa bölgesi, Korfu'nun merkezine ve Korfu havaalanına ortalama 15-20 km uzaklıkta bulunmakta. Bu yüzden havaalanına veya turistik yerlere yakın olmak istiyorsanız, bu bölge size göre değil. Tabi Korfu'ya sadece plaj ve güzel bir resort otel için gitmeyi planlıyorsanız, Paleokastritsa bölgesi de bunun için en ideal yerlerden biri olacaktır. Eğer Korfu'da araç kiralamayı düşünüyorsanız, bu bölge adadaki en ideal bölgelerden biri olabilir. Fakat Korfu merkezine gidip gelmeyi planlıyorsanız ve aracınız yoksa bu bölgede konaklamanın pek mantığı yok. Bu bölgede bulunan konaklama birimleri her ne kadar şehir merkezine nazaran biraz daha uygun olsa da, gönül rahatlığıyla burayı tavsiye edemem. Fakat bu bölgenin şehir merkezinden sonra en çok tercih edilen bölgelerden biri olduğunu da bilmeniz yeterli. Ayrıca bu bölge, adanın merkezine göre çok daha sessiz sakin bir bölge. Tabi bu bar ve eğlenebileceğiniz birkaç kafeyi de bulamayacağınız anlamına gelmiyor. Bu bölgede bulunan tüm konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. - Bölge merkezine 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan 3 yıldızlı bir otel olan Odysseus Hotel'e veya biraz daha lüks bir otel için de 4 yıldızlı bir otel olan Akrotiri Beach adlı 4 yıldızlı otele göz atabilirsiniz. Korfu'da birçok otel bulunuyor. Bunların büyük bir bölümü merkezde bulunuyor olsa da, merkeze uzak olan diğer bölgelere de göz atmanızda yarar var. Zaten merkezdeki olanakların hemen hemen aynısını da diğer bölgelerde bulabilirsiniz. Adadaki en uygun fiyatlı 5 yıldızlı otellerden biri olan Corfu Holiday Palace, plaja sadece 1 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Daha çok çiftlerin tercih ettiği otellerden biri olarak bilinse de, uygun fiyatlı 3 ve 4 kişilik odalarıyla ailece de konaklayabileceğiniz en ideal otellerden. Adadaki en popüler otellerden biri olan Corfu Holiday Palace'ın konuk yorumlarına ve 7+ konuk değerlendirme puanına bakarak bile bu oteli tercih etmek mümkün. Bu otelin en güzel yanlarından biri de hem adadaki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olması hem de erken rezervasyon fırsat indirimlerinin olması. Yani bu otelde 1-2 ay öncesinde rezervasyon yapacak olursanız, oda ücretleri çok daha uygun olacaktır. Nerede kalınır ? sorusuna en ideal cevaplardan biri olan Cavalieri Hotel, Korfu havaalanına ortalama 2 km uzaklıkta bulunuyor. Yani çok fazla bavulunuz yoksa yürüyerek rahatlıkla gidip gelebilirsiniz. Otel, adada görülmesi gereken tüm turistik yerlere yürüme mesafesinde bulunuyor. Otele en uzak turistik yer ortalama 3 km uzaklıkta bulunmakta. Bunun dışında diğer turistik yerler 0-1 km uzaklıkta bulunmakta. Eşsiz bir manzaraya sahip çatı katı restoranıyla popüler olan bu otel, plaja 1 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bunun yanında otel çevresinde birçok restoran, cafe ve alışveriş yapabileceğiniz mağazaları da bulabilirsiniz. 8+ gibi yüksek bir değerlendirme puanına sahip bu oteli incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Korfu Adası'nın tam merkezinde bulunan bu otel, konumu ile adadaki en popüler otellerden. 2 yıldızlı bir otele göre gayet modern ve şık olan Hotel Atlantis, en yakın plaja 15 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bunun yanında otel, limana sadece 2 dakika yürüme mesafesinde bulunmaktadır. Daha çok çiftlerin tercih ettiği otellerden biri olarak bilinen Hotel Atlantis, 3-4 kişilik aile odalarıyla da oldukça popüler. 7+ değerlendirme puanına sahip bu oteli incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Arion Hotel, plaja 2 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Açık büfe kahvaltısı ve güzel konumu ile ünlü olan bu otelden yürüyerek 15 dakikada Korfu Old Town bölgesine rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Limana 2 havaalanına 5 km uzaklıkta olan bu otel, kendi kategorisindeki en uygun fiyatlı otellerden. Bunun yanında, bu otelde de erken rezervasyon fırsatlarından yararlanmak mümkün. Otel, konum olarak da oldukça merkezi bir yerde bulunuyor. Otelden adanın en güzel barlarına ve restoranlarına yürüyerek 10-15 dakikada rahatlıkla ulaşabilirsiniz. 7.7 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanına sahip bu oteli incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Divani Corfu Palace, kendi kategorisinde fiyat bakımından en uygun olan otellerden. Korfu'nun merkezine 3 km uzaklıkta olan bu otel çevresinde de birçok turistik yer bulabilirsiniz. 8+ gibi güzel bir puana sahip bu otele de göz atmak da yarar var. Korfu'da konaklama için listeye birkaç otel daha eklemek mümkün. Fakat, merkezin çok dışındaki oteller aracınız olmadan biraz sıkıntılı olacaktır. Bu yüzden, mümkün olduğunca merkeze yakın otelleri tercih etmekte yarar var. Tabi turistik yerleri ziyaret etmeyi planlıyorsanız. Korfu'da otel fiyatları ortalama 45£'dan başlamakta ve 250£'ya kadar çıkabilmektedir. Ortalama 75-120£ arasında bir fiyata da adadaki birçok 3-4 yıldızlı otelde, hatta bazı 5 yıldızlı otellerde bile konaklayabilirsiniz. Fakat en ucuz otel için ortalama 40-50£'yu gözden çıkarmanız gerekiyor. Eğer bütçeniz 50£'nun altındaysa, oteller yerine hostellere, pansiyonlara ve dairelere göz atın deriz. Zaten 50£'nun altında otel bulmak pek kolay değil. Bulsanız da, yukarıda bahsetmediğimiz bölgelerde, biraz daha sapa olan bir yerde bulabilirsiniz. Korfu'da otel rezervasyonu için de en azından 1-2 ay öncesinden yerinizi ayırın. Adada, erken rezervasyon otel fırsatı olan birçok tesis bulabilirsiniz. Bunun yanında, 4-5 ay öncesinden rezervasyon yapacak olursanız da, mutlaka 4-5 yıldızlı otellere de göz atın. 3 yıldızlı otelde konaklayacak bütçeniz olsa dahi, erken rezervasyonlar ile 3 yıldızlı otel fiyatına 4-5 yıldızlı otellerde bu adada konaklayabilirsiniz. Korfu'da konaklama birimlerinin fiyatı oldukça değişiklik gösteriyor. 4 yıldızlı bir otel için 120£ öderken, 5 yıldızlı bir otel için 90£ ödeyebiliyorsunuz. Bu yüzden, hangi bölgede ve hangi tesiste konakladığınızın oldukça önemi var. Merkezde bulunan konaklama birimlerinin büyük bir bölümünde de erken rezervasyon fırsatları bulunuyor. Yani 1-2 ay öncesinden erken rezervasyon yaparak aynı otelde çok daha uygun fiyata odaları bulmak mümkün. - Mykonos'ta nerede kalınır ? - Thassos'ta nerede kalınır ? - Girit'te nerede kalınır ? - Rodos'ta nerede kalınır ? - Selanik'te nerede kalınır ? Korfu'da bölge konusunda adanın merkezi, Korfu Kasabası, Kavos, Paleokastritsa ve Benitses'in dışına çıkmanızı pek tavsiye etmem. Bu 5 bölge oldukça merkezi bölgeler olduğu gibi konaklama bakımından en çok tercih edilen bölgelerden. Bunun yanında bu 5 bölgede aradığınız zevkte ve bütçede konaklama birimini rahatlıkla bulabiliyorsunuz."} {"url": "https://gezicenga.com/krakow-gezi-rehberi/\"", "text": "Krakow, Avrupa'nın en muhteşem şehirlerinden biri olsa da henüz birçok kişi tarafından keşfedilmemiş bir yer olarak bilinmekte. Krakow, Prag'ın daha ucuz ve daha az etkinliği olan bir başka halidir diyebiliriz aslında. Şehirde ucuz konaklama seçenekleri, uygun yemekler ve şehir gezisinin günlük ortalama giderlerini Krakow Gezi Rehberi adlı bu yazımda bulabilirsiniz. Krakow gezilecek yerler bakımından da oldukça popülerdir. Şehirde mutlaka görülmesi gereken yerler olarak ; Auschwitz-Birkenau, Wawel Kalesi ve Katedrali, Kraliyet Yolu, Salt Mines, Plac Nowy ve Krakow Ana Meydan diyebilirim. Krakow'da nerede konaklayacağınız hakkında bir fikriniz yoksa, Krakow'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Krakow'daki en ideal konaklama birimlerine ve fırsat indirimi olan otellere Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Krakow'da hemen hemen birçok müze gayet uygundur. Krakow'da en pahalı olan etkinlik, Auschwitz turudur. Ancak ödediğiniz paranın kuruşuna kadar değeceğine emin olabilirsiniz. Ayrıca, Plac Nowy adı verilen antikacıların ve bit pazarının bulunduğu alanı gezmeyi ve oradan alışveriş yapmayı unutmayın. -St. Mary Bazilikası : 12 TL -Wawel Katedrali : 14 TL -Wawel Kraliyet Kalesi : Her sergi için bilet fiyatları değişmektedir (3-20 tl) -Galicia Jewish Müzesi : 12 TL -Wieliczka Salt Mine : Yarım Günlük tur ile 130 tl -Auschwitz-Birkenau : Günlük Otobüs turu ile 140 tl -Yürüyüş turları : Ücretsiz ya da 50 tl ücretli turlar. -Bisiklet turları 75 TL Polonya geleneksel yemekleri Krakow'da gayet ucuzdur. Ayrıca, uygun fiyatlara Uluslararası yemekler de bulmak gayet kolaydır. Kahvaltı 20 TL : Çoğu hostelde kahvaltı ücretsizdir. Fakat sıradan ve basit bir kahvaltı olduğu için pek popüler değildir. -Süzme peynir ve yanında çay ile 12 tl'ye bulmak mümkündür. -Meyveli yoğurtlar 7-10 tl arasındadır. -Simit, Poaça ve benzerleri 2-3 tl arasındadır. Öğle yemeği 15 tl : Öğle yemeğinizi kahvaltı yemeğinizden daha makul fiyata bulmak Krakow'da gayet kolaydır. -Marketlerden çok çok uygun fiyatlara ekmeğinizi, peynirinizi ve birçok malzemenizi alarak öğle yemeğinizi 5-7 tl'ye halledebilirsiniz. -Piorogi : 12-15 tl arasında çoğu restoranda bulmak mümkündür. -Küçük Kafelerde öğle menünüzü 10-13 tl'ye rahatlıkla alabilirsiniz. -Kebab Krakow'da meşhurdur. 12 tl'ye en iyisini bulabilirsiniz. Akşam yemeği 15-35 tl : Turistik olmayan restoranların genelinde bir akşam yemeği menüsünü ortalama 25 tl'ye rahatlıkla yiyebilirsiniz. -En iyi restoranlara girip bir akşam yemeği menüsü almak isterseniz bu ortalama 75-100 TL'dir. Bu seçenekler cazip gelmezse. Kendi malzemelerinizi marketlerden alarak, kendi yemeğinizi hostellerde rahatlıkla yapabilirsiniz. Hosteller genelde parti sevenler için düzenlenmiş olsa da, Parti olmayan hosteller de bulmak mümkündür. Hosteller gayet uygun olmasına rağmen bütçeli otellerde pahalı değildir. Size tavsiyem partilerden hoşlanmıyorsanız bütçeli otelleri tercih etmeniz fakat parti seviyorsanız hosteller en iyi seçeneklerdir. Hostel Ücretleri : 30tl-60tl, ortalama 45 tl'ye bulacağınız hostel size temizlik, rahatlık ve çalışanlar bakımından gayet yeterli olacaktır. Yok ben dorm odalarında kalamam diyorsanız, özel çift kişilik odalar 80-100 tl arasındadır. Bütçeli Oteller : 90-250 tl. Genelde Krakow için en iyi seçeneklerden biri bütçeli otellerdir. Sonuçta 2 kişi olarak hostelde kaldığınızda hemen hemen aynı fiyata otellerde kalabilirsiniz. Ancak, Hostellerin tadı her zaman başkadır. Şehir merkezine biraz uzak olan yerlerde 150 tl'ye uygun oteller bulabilirsiniz. Otel tavsiyesi isterseniz Super 8 veya Motel 6 ideal seçeneklerden olabilir. Stüdyo Daireler : 120tl-400tl arasındadır. Airbnb yolu ile dilediğiniz Stüdyo dairesi veya uygun bir oda kiralayabilirsiniz. Ancak, Krakow'da pek mantıklı bir seçenek değildir. Neden diyecek olursanız, zaten yemek ücretleri aşırı pahalı değildir. Bu yüzden kendi yemeğinizi evde yapma gibi bir isteğiniz olmayabilir. Daha uygun fiyatlara Oteller veya hosteller daha mantıklı gibi durmaktadır. Krakow Gezi Rehberi adlı yazımda ortalama Krakow gezinizin ne kadar olacağını hesaplayabilir programlı bir Krakow gezisi yapabilirsiniz. Eğer Krakow'da nerelere gidilip ve neler yapılacağını bilmiyorsanız, Krakow Gezilecek Yerler adlı yazıma göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/kuala-lumpur-gece-hayati/\"", "text": "Kuala Lumpur gece hayatı denildiği zaman akla ilk gelen yer, şüphesiz Changkat Bukit Bintang olmaktadır. Fakat, Kuala Lumpur'da 1 yıla yakın süredir kaldığımdan dolayı, gece hayatı için en iyi yerin changkat olmadığına kanaat getirdim. Neden! diye soracak olursanız, Changkat, çok fazla ladyboy'a ev sahipliği yapmaktadır. Kuala Lumpur'a ilk geldiğim zamanlarda, gece kulüplerine ve barlara ladyboyların girmeleri yasaktı. Fakat, ilerleyen zaman içerisinde, gece kulüplerinin sinek avlaması sebebiyle ile ladyboylar gece kulüplerini doldurmaya başlamıştır. Gece kulüplerinin ve barların ladyboylarla dolması sonucunda, birçok turistin changkat'ta eğlenmek için mekan seçmesinde zorluk çıkmaktadır. Tabi, genelleme yapmak çok yanlış olur. Hala kendi kalitesini ve kimliğini koruyan gece kulüpleri ve barları bulmak mümkündür. Fakat, eğer gece hayatı için changkat'a gitmeyi planlıyorsanız, her kızın kız olmadığını düşünerek insanlara yaklaşmanızda yarar var. İnanın bana, normal bir kızdan hiçbir şekilde ayırt edemezsiniz. Kuala Lumpur'da nerede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, Kuala Lumpur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak, şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Kuala Lumpur'daki en ideal konaklama birimlerine ve fırsat indirimi olan otellere göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Çift olarak girdiğiniz gece kulüplerine girip erkek arkadaşınızın ladyboylar tarafından rahatsız edilebileceğini unutmayın. Bu tarz durumlarla karşılaşacak olursanız, kesinlikle müdahele etmeyin. Bırakın, erkek arkadaşınız durumu kontrol altına alsın. Kuala Lumpur'da bulunan Ladyboyların büyük bir çoğunluğu kızlar ile bir yarış içerisinde olduklarından dolayı, kızlara pek sıcak bakmamaktadırlar. Özellikle turistseniz. Hele bir de erkek arkadaşınızı kıskanıyorsanız, rezilliğe davetiye çıkarmış olacaksınız. Sonuç olarak, eğer changkat'ta eğlenmek istiyorsanız kafasınıza göre barlara ve gece kulüplerine girmeyin. Birçok gay ve lez bar olduğu gibi, birçok da ladyboy barları bulunmaktadır. Kuala Lumpur geceleri, bana göre, Tayland ve Singapur'dan sonra, Asya'nın en muhteşem gece hayatına ev sahipliği yapmaktadır. Doğru barları ve gece kulüplerini tercih ettiğiniz zaman, çok uygun fiyatlara içecekler bulmak mümkündür. Changkat bir caddeye verilmiş isimdir. Fakat, changkat tek bir caddeden oluşmuyor. Yani, bu caddenin ara sokakları da changkat olarak bilinmektedir. Bu ara sokaklara girerek çok daha iyi barlar ve gece kulüpleri bulabilirsiniz. Size tavsiye edebileceğim en iyi barlardan biri, Havana Bar&Grill'dir. Oldukça muhteşem atmosferi olan bu gece kulübü changkat'ın ana caddesinde bulunmaktadır. Alt katı oturup birşeyler atıştırabileceğiniz ve üst katı ise oldukça hareketli parti alanıdır. Havana'ya girişler çoğu zaman ücretsizdir. Hafta içi pek canlı olmasa da, cuma, cumartesi ve pazar günleri oldukça kalabalık ve hareketli olan bir gece kulübüdür. İçecek fiyatları da çok uçuk değildir. Yine Changkat'ta bulunan, benim favori gece kulüplerimden biri olan Pisco Bar, oldukça popüler ve kalabalıktır. Bu barın %80'ine yakın bölümü turistlerden oluşmaktadır. Yaş ortalaması 25-30'dur. Alt kat bildiğiniz bir bardır, fakat çok daha havalısı ve kalitesi. Hemen merdivenlerden çıktığınız zaman, gece kulübü bölümüne geçersiniz. Çok büyük olmasa da, güzel bir dans pisti ve harika müzikleri vardır. Yine changkat'ta bulunan Zion Club, en iyi gece kulüplerinden biridir. Fiyatlar genel olarak idare eder. Fakat, haftanın çoğu günü bu kulüp oldukça sakindir. Bu yüzden, bu gece kulübüne cumartesi günü dışında gitmenizi tavsiye etmem. Zion Club'un hemen çarprazında, çalıştığım hostelin Pub Crawl gezileri için başlangıç barları olarak tercih ettiğim The Rabbit Hole bulunmaktadır. Bu bar efsane bir yerdir. Muhteşem kalabalık olan bu yer, sadece bardır, dans edebileceğiniz bir pist olmasa da, oturduğunuz yerden müziğe eşlik edebilirsiniz. Genelde bu bara 15-20 kişi girdiğimiz için muhteşem indirim alıyorduk. Fakat, genel anlamda pahalı diyebileceğim barlardan biridir. Özellikle içerisi çok kalabalık ve ısrarla içeri girmeye çalışıyorsanız, bilinki 10 liralık bira size 20 liraya patlayacaktır. Son olarak yine changkat'ta önerebileceğim bar&restoran Healy Mac's Irısh Bar'dır. Oldukça muhteşem atmosfere sahip barlardan biridir. Yüksek sesle herkesin birbiriyle konuşmaya çalışması, hafif reggae müzik ve milletin sipariş verme çabaları, gerçekten görülmeye değerdir. Fiyatlar biraz pahalıdır. Bu barda kesinlikle yapmamanız gereken şey, yemek yemektir. Sanki 25 yıldızlı bir otel restoranında yemek yiyormuş gibi muamele görseniz de, hesabı gördükten sonra yediklerinizi iade etmek isteyebilirsiniz. Geceler için changkat'ta bahsettiğim bu yerlerin dışında başka barlara veya gece kulüplerine gitmenizi tavsiye etmem. Tabi, Kuala Lumpur'u çok iyi bilen biri yanınızda yoksa. Not :Changkat'ta yemek yememeye çalışın. Barlarda yiyebileceğiniz yemeklerin %90 aşırı pahalıdır. Bu yüzden sabahın en erken saatlerine kadar açık olan, changkat'a 3 dakika yürüme mesafesinde olan, Jalan Alor'a gidin.50'den fazla restorana ev sahipliği yapan bu caddeyi kime sorsanız size gösterecektir. Jalan Alor bir caddeye verilen isimdir. Caddede dışarıya kurulmuş masalarda yemeklerinizi yiyebilirsiniz. Tüm Asya yemeklerini bu caddede rahatlıkla bulabilirsiniz. Fiyatlar oldukça uygundur. Bu şehrin geceleri, changkat'tan ibaret değildir. Eğer elit ve daha kaliteli bir mekan arıyorsanız, aradığınızı changkat'ta bulamazsınız. Şehirdeki gece hayatı için bölge bölge bahsetmek yerine en beğendiğim ve mutlaka gitmenizi tavsiye edebileceğim barlardan ve gece kulüplerinden bahsetmekte yarar var. Changkat'a 15 dakika yürüme mesafesinde olan, Petronas İkiz Kuleleri'ne sadece 5 dakika yürüme mesafesinde olan Zouk Club, benim Singapur'da ve Malezya'da en beğendiğim gece kulübüdür. Bu gece kulübü, Asya'da ün kazanmış, biraz daha elit kesime hitap eden bir gece kulübüdür. Girişler ücretli olmakla birlikte kıyafet kuralı da bulunmaktadır. Petronas İkiz Kuleleri'n yakınında bulunan bu gece kulübüne yürüyerek gidebilir ve yürüyerek otelinize dönebilirsiniz. Ancak, gece kulübünün dağılma saatine yakın taksi arıyorsanız, taksimetrenin açılmayacağını unutmayın. Ayrıca, taksiciler sizi aynı kulübe Ferrarisi ve Lamborghinisi ile giren vatandaşlarla bir tuttuğundan dolayı, taksilere 3-5 kat daha fazla ücret ödeyebilirsiniz. İçecekler genel olarak pahalıdır. Yani, Ülkemize kıyasla normal, fakat changkat'a göre oldukça pahalıdır. Kuala Lumpur gece hayatı için bir diğer seçenek ise, çatı katı barlarıdır. Bunun için size tavsiye edebileceğim en ideal bar Sky Bar'dır. Petronas İkiz Kuleleri'ne manzarası olan bu bar, gece yarısına doğru gece kulübüne dönüşmektedir. Fakat gelen çoğu müşteriler, Kuala Lumpur'un sosyete takımından olduğu için içecek fiyatları biraz pahalıdır. Bu bara ulaşım biraz sıkıntılı olsa da, hostel veya otel resepsiyonistinizden doğru ve güvenli yolun nere olduğunu öğrenerek, rahatlıkla gidip dönebilirsiniz. Ya da, akıllı telefonunuz varsa mutlaka indirmeniz gereken MYTEKSİ uygulamasını kullanabilirsiniz. Sözü açılmışken, UBER taksi uygulamasını Kuala Lumpur'da kullanmanızı tavsiye etmem. Bu barda akşam 8'den sonra kıyafet kuralı bulunmaktadır. Yani, şortlarla veya terliklerle akşam 8'den sonra giremezsiniz. Bu şehirde güzel bir gece geçirmek için daha birçok seçenek bulunmaktadır. Fakat, siz Kuala Lumpur'a kalıcı olarak değil, geçici olarak geldiğiniz için bu bilgiler, inanın bana size fazlasıyla yardımcı olacaktır. - Bu şehirde geceler, biraz sıkıntılı olabilir. Özellikle yanlış barlara ve gece kulüplerine girdiyseniz. Size tavsiyem, bilmediğiniz veya daha önce adını hiç duymadığınız barlardan ve gece kulüplerden uzak durun. - Yanınıza yeteri kadar para alın, pasaportunuzu otelinizde bırakın. Barlarda ve gece kulüplerinde sürekli ceplerinizi kontrol edin. - Yol kenarından yürümeniz gerekiyorsa, motosiklet sesi duyduğunuz her an, arkanızı kontrol edin ve çantanızı önünüzde taşıyın. - Bu şehirde eğlencenizi çok geç saatlere bırakmayın. Genelde 02:00 turistlerin gece hayatını bitirmek için en ideal saatidir. Çok geç kalacak olursanız, sakın yürümeyin. Ayrıca, geç kalacak olursanız taksilere taksimetre açtıramayacağınızı unutmayın. - MYTEKSİ uygulamasını kullanın veya yardım isteyin. Taksi kullanmak zorunda olduğunuz zamanlarda, taksicilerle pazarlığa girmeniz yerine, akıllı telefonunuz varsa bu uygulamayı indirin. Yoksa, gözünüze kestirdiğiniz lokal bir gençten yardım isteyin. Lokal gençlerin %90'u bu uygulamayı kullanmaktadır ve taksi konusunda oldukça yardımseverlerdir. Dilediğiniz kadar şikayet edin ya da şikayet etmekle taksicileri tehdit edin. Taksimetreyi hiçbir şekilde açmayacaklardır. Tabi bu sadece gece hayatı için geçerli değil. Şehrin birçok yerinden taksi kullanmak istediğinizde, taksimetreyi açmak istemeyen taksilerle karşılacaksınız. Bu yüzden sabırlı ve pazarlıkçı olun."} {"url": "https://gezicenga.com/kuala-lumpur-gezi-rehberi/\"", "text": "Başkent Kuala Lumpur, kuleleriyle, yemekleriyle ve tapınaklarıyla meşhur bir şehirdir. 3 Yıl boyunca Kuala Lumpur'da, Step inn Guesthouse adlı hostelde çalışan biri için Kuala Lumpur gezi rehberi hakkında yazmak sanırım çok da zor olmayacak. Malezya'nın başkenti bu güzel şehir, pek bilinmeyen ve genelde Türk gezginlerin pek ziyaret etmek istemediği bir şehir olsa da şehir modernliği ve kültürlü insanlarıyla yaşanılabilecek bir şehirdir. Olağanüstü bir turist trafiğine sahip olmasına rağmen Türklerin pek tercih etmediği şehirlerden biridir, Sebebi nedir bilmiyorum ama bizim Türk gezginlerin mutlaka burayı bir an önce keşfetmesi lazım. Şehir çevresinde birçok muhteşem ada bulunmaktadır. Langkawi, Penang, Cameron Highlands, Tioman bunlardan bazılarıdır ve en iyileridir. Ayrıca buradan birçok Ülke'ye rahatlıkla ve çok uygun fiyatlara gidebilirsiniz. Not : Malezya para birimi Ringgit'tir ve MYR ya da RM olarak kısaltılmaktadır. Bu şehirde nerede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, Kuala Lumpur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak, şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Şehirdeki en ideal konaklama birimlerine ve fırsat indirimi olan otellere göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Hostel Fiyatları : Paylaşımlı Dorm odaları 15-45 Rm. Özel odalar ise tek kişik 40Rm ve çift kişilik ise 60 Rm'den başlamaktadır. Şehirde hemen hemen her bütçeye uygun hostel seçenekleri bulmak mümkündür. Hostel olarak Bütçeli bir hostel arıyorsanız Step İnn Guesthouse iyi bir seçenek olabilir. Fakat malesef modernlik konusunda biraz geridir. Ancak fiyatlar uygundur. 13-15 Rm'ye paylaşımlı dorm odaları bulmak mümkündür. Haftada en az 1 kez ücretsiz mangal partisi vardır. Daha çok eğlenmek isteyenlere ve genelde gençlerin seçimi olan fakat bu şehirde benim favori hostelim olan Reggae Mansion'a mutlaka bir göz atmalısınız. Birçok Hostelden eğlenmek için bu hostelin çatı katında bulunan bara gelen gezginler ile muhteşem bir atmosfer yakalayabilirsiniz. Çift olarak hostel bakıyorsanız Travel Hub en iyi seçenektir. Genelde çiftlerin konakladığı bu yerde dorm odaları çok güzel olmasa da çift kişilik odalar gayet güzeldir. Daha modern tercih yapmak isterseniz TWENTY5 by OHANA güzel bir seçenektir. Fakat atmosferi soğuktur ve genelde 45 yaş üstü sakin gezginler tercih etmektedir. Bütçeli Otel Fiyatları : Bütçeli Oteller genelde 90Rm'den başlamaktadır ve hostel sevmeyenler için bu şehirde muhteşem otel seçenekleri vardır. Çok fazla sayıda bütçeli otel olduğu için sürekli kampanyalar olmaktadır. O yüzden sıkı bir araştırma yaparak ortalama 100Rm çok güzel bütçeli bir otel ayarlayabilirsiniz. Sokak yemekleri 6-8Rm arasında ve lokal yemekler ise 4-15rm arasında değişmektedir. Bu şehirde birçok Asya mutfağına ev sahipliği yapan restoranlar bulmak mümkündür. Çin yemekleri, japon yemekleri Hindu yemekleri gibi. Yemek için en iyi seçenek Chinatown değildir her ne kadar sitelerde Chinatown en iyi yemek seçenekleri bölgesi gibi gösterilse de, siz bana güvenin ve Chinatown'u elinizden geldiği kadar tercih etmemeye çalışın. Ancak Chinatown yakınlarında fakat dışarısında birçok restorant bulmak mümkündür. Özellikle şehirlerarası otobüs terminalinin etrafında çok uygun fiyatlara muhteşem yemekler bulabilirsiniz. Otobüs ücretleri 2rm'den başlamaktadır ve monorail ise 3-5 Rm mesafeye göre değişmektedir. Şehirde yürüyerek birçok önemli noktaya gitmek mümkündür. Sadece birkaç yer için Monorail kullanmanız gerekebilir. O yüzden ulaşım araçlarını es geçebilirsiniz. Malezya'nın bu güzel şehrinde taksi kullanmak istiyorsanız fiyatlar çok pahalı değildir, Tabi taksimetreye göre. Şehirdeki hemen hemen tüm taksiciler taksimetre açmamaktadır ve 5Rm ödeyeceğiniz bir yer için 20Rm gibi bir ücret istemektedirler. Özellikle gece hayatının merkezi olan Changkat'tan kesinlikle taksi tutmayın. Kuala Lumpur hostellerinin %90'ı changkat'a yakındır. -Havaalanından merkeze taksi : 100-180 Rm -Havaalanında merkeze otobüs : 20 Rm Ciddi anlamda taksiye ihtiyacınız olursa taksiye binmeden şoföre taksimetreyi açıp açmayacağını sormayı unutmayın ve başka taksi bulma imkanınız yoksa pazarlık yapın ya da Akıllı telefonunuz varsa MYTEKSİ uygulamasını indirin ve online olarak nereden nereye gitmek istediğinizi yazın ve bu uygulamadan gelen taksiciler sizi dolandıramaz, taksimetreyi kapatamaz. Ayrıca en önemlisi fiyatın ortalama ne kadar olacağını uygulamadan öğrenebilirsiniz. Kuala Lumpur'da gezilecek birbirinden güzel yerleri bulabilirsiniz. Petronas Tower, Central Market, Bukit Bintang, Changkat, Berjaya Times Square, Ulusal Müze en popüler ve turistik olanlarıdır. Daha detaylı şekilde Kuala Lumpur Gezilecek Yerler adlı sayfada şehirde yapabilecekleriniz ve turistik popüler yerlerinden dışında nereler gidebileceğinizi öğrenebilirsiniz. Chinatown'da Konaklayın : Bukit Bintang ya da Changkat bölgesinde hostellerin hem pahalı hem de başka amaçlar için kullanıldığını unutmayın. Konaklama süreniz boyunca rahatsız olabilirsiniz. O yüzden turistlerin daha çok tercih ettiği Chinatown'u tercih etmeye çalışın. Chinatown'un biraz dışında olan hosteller fiyat bakımından gayet uygundur. Hostel rezervasyonu yaparken Booking. com asla kullanmayın özellikle Kuala Lumpur için. Hostellerde çalışmış biri olarak, Booking. com size gerçek bir reyting sonucunu vermeyeceğine emin olabilirsiniz. Seçeceğiniz hostelin gerçek reytingini öğrenmek istiyorsanız Hostelworld. com ve TripAdvisor. com en iyi seçenektir. Lokal Yemekler tercih edin : Batı yemeklerine kıyasla çok daha ucuz ve lezzetli olan lokal yemeklerini mutlaka deneyin. Türk mutfağına yakın birkaç yemek de bulmak çok zor değildir. Başta belirttiğim gibi Chinatown restoranları mümkün olduğunca az tercih etmeye çalışın ve daha popüler ve dilediğiniz birçok yemek çeşidini bulabileceğiniz JALON ALOR mutlaka ziyaret edin muhteşem Asya mutfağıyla inanılmaz yemekleri uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Jalon Alor Bukit Bintang'a ve Changkat'a çok yakındır. Eğlence için özel günleri kaçırmayın : Changkat bölgesinde HAPPY HOUR saatlerini kaçırmayın. Eğer eğlenmeyi seven biriyseniz ve Kuala Lumpur'da bir gece hayatı deneyimi yaşamak istiyorsanız, bu saatlerde çok daha uygun fiyatlara içeceklerinizi alabilirsiniz. Ayrıca Çarşamba, Cuma ve Salı günleri birçok barlar ve gece kulüplerinde uygulanan LADİES NİGHT'ı kaçırmayın. Bayanlar için sınırsız ücretsiz içkiler daha eğlenceli olacaktır. Kuala Lumpur gezi rehberi adlı bu yazım size çok da pahalı olmayan şehirde daha tasarruflu nasıl olunur, konaklama, yemek ücretleri gibi birçok konuda rehber olacaktır. Dolu 🙂 Central Market var, Chinatown'a yakın. Little İndia adı verilen bölge de fena değil, fakat daha çok Hint tarzı. En iyisi Central Market. Aradığınız her türlü hediyelik eşyayı bulabilirsiniz. Çok ucuz değil ama ideal. Çay bulabileceğiniz sanmam ama \"MYDİN\" diye büyük bir market var. Orada aradığınız her türlü çayı da bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/kuala-lumpur-havaalanindan-sehir-merkezine/\"", "text": "Kuala Lumpur havaalanından şehir merkezine ulaşım için en çok tercih edilen ve en uygun olan yöntem KLIA Ekspress trenler olacaktır. Fakat, öncelikle hangi havaalanından şehir merkezine ulaşmak istediğiniz de oldukça önemli. Kuala Lumpur'da 3 havaalanı bulunmakta. Bunlardan en büyüğü ve en çok kullanılanı KLIA, ikincisi daha çok ucuz havayolu firmalarının tercih ettiği LCCT ve sonuncusu ise, Subang Airport'tur. Bunlar arasında çok büyük bir ihtimalle KLIA havaalanını kullanacaksınızdır. En fazla dış hatlara ev sahipliği yapan havaalanı KLIA'dir. Eğer, Türkiye'den direkt olarak Kuala Lumpur'a gitmeyi planlıyorsanız %99 ihtimalle KLIA havaalanını kullanacaksınızdır. Bunun yanında, eğer Kuala Lumpur'a, Tayland, Endonezya, Singapur gibi Asya ülkelerinden, Airasia vb çok ucuz havayolu firmaları ile gidecek olursanız, %99 ihtimalle LCCT'yi kullanacaksınızdır. Bu yüzden, bu iki havaalanından şehir merkezine nasıl gidildiğini bilmeniz yeterli. Subang Airport, birkaç tane uluslararası havayolu firmasına ev sahipliği yapıyor. Fakat, büyük bir çoğunluğu Malezya içerisindeki adalara gitmek istediğinizde veya Firefly gibi ucuz havayolu firmasını kullandığınız da büyük bir ihtimalle de bu havaalanını kullanacaksınız. Fakat, 8 ay Kuala Lumpur'da kalmış biri olarak, bu havaalanını kullananı ne gördüm ne duydum. Kuala Lumpur'da nerede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, Kuala Lumpur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak, şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Kuala Lumpur'daki en ideal konaklama birimlerine ve fırsat indirimi olan otellere göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. KLIA'dan şehir merkezine ulaşım için ilk düşünmeniz gereken yöntem, KLIA Ekspress trenlerdir. İster tek kişi, ister kalabalık bir grup olun, mutlaka ilk bu Ekspress trenleri düşünün derim. Bu trenler ile KLIA havaalanından KL Sentral'e 25-30 dakika içerisinde ulaşabilirsiniz. 15 dakikada bir hareket eden bu trenlerin en son hareket saati ise, 00:30'dur. Bu trenler ile şehir merkezine ulaşım, en kolay, en uygun ve en hızlı yöntemdir. Bu trenlerin biletini de, havaalanı içerisindeki istasyonların girişinde bulunan bilet gişelerinden alabiliyorsunuz. Yani, daha önce hiç görmediğiniz bir makineden bilet almak zorunda kalmıyorsunuz. Bu trenler ile KL Sentral'e vardıktan sonra, tek yapmanız gereken MRT adı verilen tramvay hattını kullanarak, otelinizin veya hostelinizin bulunduğu bölgeye gitmek olacaktır. 3-4 RM bilet ücreti ile de, KL Sentral'den dilediğiniz gibi konaklayacağınız yere ulaşabilirsiniz. KL Sentral, Chinatown'a 20-25 dakika yürüme mesafesinde. Eğer, Chinatown yakınlarında bulunan bir otelde veya hostelde kalıyorsanız, taksileri de kullanabilirsiniz. Tabi, taksi kullanırken bu şehirde gerçekten çok dikkatli olmanız gerektiğini de unutmayın. Kuala Lumpur havaalanından şehir merkezine taksiler ile gitmeyi planlıyorsanız, havaalanı içerisinde bulunan AİRPORT TAKSİ tabelalı ofislerden, taksi tutabilirsiniz. Bunlar resmi taksiler olduğu gibi, şoför otelinizi bilmediğini iddia ettiği takdirde, şehri baştan aşağı gezmek zorunda kalmıyorsunuz. Bu ofislere giderek nereye gitmek istediğinizi söylüyor ve onlar da size, ona göre bir ücret çıkarıyor (Genelde sabit ücret 80 Rm). Sizde bu ücrete otelinize kadar gidebiliyorsunuz. Ne taksici ile bir pazarlık yapmanız gerekiyor, ne de fazladan ücret ödeme endişeniz oluyor. KLIA havaalanından şehir merkezine taksimetre ortalama 70-80 RM tutmakta. Tabi, bu resmi taksileri kullanamayacak olursanız, 120 Rm gibi bir ücret ödeyebilirsiniz. Bu standart ücrete dahil olan taksiler, çok modern değil. Zaten modern bir taksiye de ihtiyacınız olacağını sanmam. Ancak, biraz daha lüks olan taksiler de vardır. Bunların ücretleri de, normal taksi ücretlerinden 15-20 RM daha fazladır. Kuala Lumpur Havaalanından şehir merkezine ulaşım için bir diğer yöntem de, otobüslerdir. Bu otobüsleri 2-3 kez kullanmış biri olarak, pek tavsiye etmem. Çünkü, bu otobüs şoförlerin büyük çoğunluğu ya klimayı açmaz ya da çok az açar. Bu da, 1 saat gibi uzun bir süre sıcaktan pişmeniz demek. Tabi, klimayı açacak insaflı şoförlere de denk gelebilirsiniz. Ancak, bu işi şansa bırakmayın derim. Otobüsler yerine buz gibi olan KLIA Ekspress trenleri kullanmakta yarar var. - KLIA havaalanından şehir merkezine KLIA Ekspress trenler ile 30 dakika içerisinde - Taksiler ile 60-80 dakika - Otobüsler ile 80 dakikada ulaşabilirsiniz. LCCT adı verilen havaalanından KLIA havaalanına 5-10 dakikada taksi ile gidilebilmekte. LCCT havaalanından şehir merkezine ulaşım için en ideal yol ise, SkyBus adı verilen otobüsleri kullanmak olacaktır. 10 RM gibi düşük bir ücrete bu otobüsler ile şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Taksilerde ortalama 20-25 RM'dir. Bu yüzden, bu havaalanını kullanacak olursanız, çok fazla düşünmenize de gerek yok. İki ulaşım yöntemi de gayet mantıklı olacaktır. Kuala Lumpur havaalanından şehir merkezine ulaşım için kullanabileceğiniz ulaşım seçenekleri bunlardır. Tabi, dilerseniz, özel araçlar ile de şehir merkezine ulaşmak mümkün. Bunun yanında, bu şehirde otobüslerden mümkün olduğu kadar da uzak durmakta yarar var. Kuala Lumpur aşırı sıcak olduğundan dolayı, klimayı açmayan şoförlerin olabileceğini unutmayın."} {"url": "https://gezicenga.com/kuala-lumpur-hostelleri-en-iyi-hostel-tavsiyesi/\"", "text": "8 ay gibi uzun bir süre Kuala Lumpur'da hostel resepsiyonisti olarak çalışmış biri olarak, bu şehirde bulunan hostellerin hemen hemen hepsinden az çok haberim var. Yani, içiniz rahat bir şekilde aşağıdaki hostellerden birini, bütçenize ve zevkinize göre tercih edebilirsiniz. Kuala Lumpur hostelleri arasında seçim yapmadan önce, ne tarz bir hostel aradığınıza karar verin derim. Hostel içerisinde bar olsun mu ? yoksa biraz daha sakin bir hostel mi olsun ?. Ne aradığınıza az çok karar verebilirsiniz, aşağıdaki hosteller arasında seçim yapmak çok daha kolay olacaktır. Benim 8 ay boyunca çalışmış olduğum hostelin ikincisi olan Step Inn Too Guest House, tabi ki ilk olarak tavsiye edebileceğim hostellerden. Fakat, \"TOO\" olanı tercih ettiğinizden emin olun. Çünkü, aynı isimde eski olan hosteli hiç mi hiç tavsiye etmem. Step Inn Guest House Too adlı hostelin gecelik dorm ücretleri oldukça uygun. Şehirdeki en iyi hostel olmasa da, ödediğiniz ücrete değecek en güzel hostel diyebilirim. Hostel çalışanlarından ihtiyacınız olan bilgiyi alamadığınız zamanlarda, şehri karış karış bilen, nerede ne yapılması, ne zaman yapılması gibi birçok bilgiye sahip olan Bana da gelebilirsiniz. Hala o hosteli yönetmekteyim ve parti hosteli arıyorsanız, aradığınız tek adres bizim hostel olacaktır. Sadece şehirde değil, şehre yakın gezilecek ve görülecek harika tavsiyeleri de bizden fazlasıyla alabilir veya bir çayımızı içmeye gelebilirsiniz. İlk hostel pek tercih edilebilecek bir hostel değil. Fakat, yeni açtığımız ikinci hostel, şehirdeki en ideal hostellerden. Yani, gözünüz kapalı ikinci hostelde rahatlıkla kalabilirsiniz. Birinci de kalmak için birçok hostel deneyiminiz olması gerektiğini de unutmayın. - Booking. com aracılığıyla bu hostelde rezervasyon yapmak için tıklayın veya facebook hesabımızdan bana mesaj atabilirsiniz. Tabi mesaj ile rezervasyon yaptırmak istiyorsanız, benim sitem üzerinden gelmek istediğinizi bana iletirseniz, rezervasyonunuzu tutabilirim 🙂 Bana göre Kuala Lumpur'un en iyi hosteli Back home adlı hosteldir. Neden diyecek olursanız ? bir kere adamların dorm odalarından özel odalarına çok farklı bir tarzları var. Ranzalar klasik bildiğiniz ranzalardan değil. Çok daha moderni ve çok daha rahatı. Ayrıca, dorm odalarında çift kişilik yataklar bile bulunuyor. Bu hostelin en sevdiğim yanı ise, dizaynı. Harika dizaynı ile 9.4 gibi çok yüksek bir hostelworld puanı var. Yani, sırf bu puana bakarak bile bu hosteli gözünüz kapalı tercih edebilirsiniz. Petaling Street, Chinatown, Merdeka Square ve Central Market gibi şehrin önde gelen turistik yerlerine oldukça yakın bir konumda bulunması da, bu hosteli tercih etmek için yeterli. Bu hostelin gecelik dorm ücretleri diğer birçok hostele nazaran pahalı. Fakat ödediğiniz ücrete değecektir. Bu hostelde rezervasyon yapmak için hostelworld. com'u kullanmanız gerekiyor. Adamlar booking. com'u kullanmıyor. Kuala Lumpur'da barına en çok gittiğim bu hostele binlerce kişi bayılmasına rağmen ben bir türlü sevemedim. Çatı katında bulunan güzel bir barı dışında pek de albenisi olduğunu düşünmüyorum. Fakat, 8.7 gibi oldukça güzel bir puana sahip olması, bu hosteli tercih etmek için yeterli. Bu hostel tam olarak Chinatown içerisinde bulunuyor. Yani, konum olarak oldukça güzel bir yere sahip. Çatı katı barında eğlence ve müzik son ses devam ederken, siz odalarınızda rahatsız olmadan, bardan gelen müziği duymadan rahatlıkla uyuyabilirsiniz. Ses geçirmez sisteme sahip bu hostelin bana göre tek kötü yanı, çalışanların hoşgörüsüz oluşudur. Sonuçta turistlere pek yardım etmekten zevk almıyorlar. Zaten doğru dürüst yardım da etmiyorlar. Bu yüzden, bu küçük detay sizin için önemli değilse gönül rahatlığıyla bu hosteli tercih edebilirsiniz. Fakat, Reggae Mansion'ın daha çok parti hosteli olduğunu unutmayın. - Booking. com aracılığıyla bu hostelde rezervasyon yaptırmak için tıklayın. Chinatown yakınlarında bulunan bir diğer hostel ise, The Explorers Guesthouse adlı hosteldir. Bu hostel şehirdeki en popüler hostellerden. Oldukça şık ve zarif bir dizayna sahip bu hostelin gecelik dorm ücretleri gayet uygun. 8.9 gibi oldukça yüksek bir puana sahip olması da, şehirdeki en iyi hostellerden biri olduğunu gösteriyor. Çatı katı terasıyla, mangal partisiyle, oyun odasıyla ve ücretsiz kahvaltısıyla Kuala Lumpur hostelleri arasında tercih edilebilecek en ideal hostellerden. - Booking. com aracılığıyla bu hostelde ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Kuala Lumpur hostelleri arasında oldukça popüler olan Sunshine Bedz Hostele hiç girmedim. Fakat, müşteri yorumlarına ve puanlarına bakarak tereddütsüz tercih edebileceğinizi söyleyebilirim. Bu hostel, KL Tower ve Petronas İkiz Kuleleri'ne süper yakın bir konumda bulunuyor. Uygun fiyatının yanında 9.3 gibi yüksek bir puanı olması da, turistlerin bu hosteli ne kadar sevdiğini apaçık gözler önüne seriyor. Eğer, çok daha fazla turist ile karşılaşmak istiyor ve buraya kadar olan hostellere pek sıcak bakmıyorsanız, kesinlikle tercihinizi Sunshine'dan yana kullanın derim. Ortamını görmüş biri olarak parti için bir hostel arıyorsanız, bu hosteli es geçin derim. - Booking. com aracılığıyla bu hostelde rezervasyon yapmak için tıklayın. Bu hosteli sık ziyaret eden biri olarak, şehirdeki en ideal hostellerden biri diyebilirim. Çok fazla popüler olmasa da, ödediğiniz ücretin karşılığını en iyi alabileceğiniz hostellerden. Bu hostelin gecelik dorm ücretleri 40 TL'den başlıyor. Çift kişilik odaları ise 90 TL'den. Yani, gayet uygun. Bu hostelin 8.5 gibi iyi bir puanı olması, güzel bir terasının olması, basit bir kahvaltısının olması ve oldukça güvenli olması bu hosteli tercih etmek için yeterli olacaktır. - Booking. com aracılığıyla bu hostelde ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Chinatown'da bulunan bu hostel, pek popüler değil. Fakat, şehirdeki en ucuz hostel olduğundan dolayı, iyi bir hostel tecrübesi olanların tercih edebileceği yerlerden. Fakat, çok fazla hostel tecrübeniz yoksa bu hosteli es geçin derim. Çünkü, herkesin sevebileceği bir hostel değil. Bu hostelin gecelik dorm ücretleri süper ucuz. Fakat 6.9 puanı insanı düşündürüyor. Bu yüzden, sadece ucuz olduğu için tercih edebileceğiniz bir hostel olduğunu unutmayın. - Booking. com aracılığıyla tüm Kuala Lumpur hostellerine göz atmak için tıklayın. Kuala Lumpur hostelleri arasında tavsiye edebileceğim hosteller bunlardan ibaret. Bu hostellerin dışındaki hostellere pek bakmanızı bile tavsiye etmem. Kuala Lumpur'da hangi bölgede konakladığınızın çok fazla önemi de yok. Çünkü, şehirdeki turistik yerlere yürüyerek her yerden rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz."} {"url": "https://gezicenga.com/kucukkuyuda-nerede-kalinir/\"", "text": "Küçükkuyu, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı en güzel tatil kasabalarından biri. Her yıl binlerce turisti ağırlayan bu tatil bölgesi, daha çok Assos'a yakınlığı (20 km) dolayısıyla tercih edilen yerlerden. Çok çeşitli konaklama birimleri olması da, bu bölgeyi tercih etmek için en önemli faktörlerden. Küçükkuyu'da otel, konukevi, pansiyon, motel ne ararsanız bulabiliyorsunuz. Bir yandan Ayvacık'a yakın olmak, diğer yandan da oldukça uygun fiyatlara konaklama birimleri bulmak istiyorsanız, Küçükkuyu doğru adres olacaktır. Küçükkuyu'da nerede kalınır ? adlı bu yazı ile, en gözde ve en yüksek ortalama puana sahip uygun oteller arasından, bütçenize ve zevkinize uygun olan oteli bulabilirsiniz. Küçükkuyu merkezine 8 dakika uzaklıkta bulunan bu şık otel, sezonluk havuzu ve saunasıyla dikkat çeken otellerden. Havuz, dağ, bahçe ve şehir manzaralı odalarıyla hizmet veren bu otelde, yaz aylarında 350 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulabilirsiniz. Özellikle erken rezervasyon fırsatlarından yararlanacak olursanız, çok daha uygun fiyatlara odalar bulmak da mümkün. Bu otel daha çok çocuklu aileler için ideal bir otel olacaktır. Zaten, çift kişilik odaların çoğunda çocuklar için de küçük bir yatak bulunuyor. Bu yüzden de, 3 kişilik bir aile için gayet ideal. Ayrıca otel henüz yeni bir otel olduğu için, imkanları oldukça fazla. - Booking. com aracılığıyla bu oteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Plaja araçla 10 dakika uzaklıkta olan bu otel, kış aylarında da tercih edilen süper popüler otellerden. Eşsiz dağ ve bahçe manzarasıyla farklı bir deneyim sunan bu otelde, yaz aylarında 380 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulabiliyorsunuz. Bu otelin en güzel yanı ise, bisiklet ve araba kiralanabiliyor olmasıdır. Edremit Körfez Havaalanı'na 38 km uzaklıkta bulunan bu otelin 9.3 gibi süper yüksek bir puanı olması da, bu oteli tereddütsüz tercih etmek için yeterli olacaktır. Not ; Bu otel plaja az biraz uzak yerde bulunuyor. Daha çok sakin sesiz bir atmosferde tatil yapmak isteyenlerin tercih edebileceği bir otel olduğunu da unutmayın. Booking. com aracılığıyla bu oteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Bütçeli bir otel yerine lüks olsun, güzel olsun, modern olsun, otelimden plaja bi koşu gideyim diyorsanız, Küçükkuyu'da nerede kalmalı ? sorunuza en güzel cevap Palace Hotel olacaktır. Bu otelin fotoğraflarına bakmak bile rezervasyon yapmak için yeterli olurken, 200'e yakın konuktan almış olduğu 7.6 gibi yüksek bir puanı da, rezervasyon yapmadan önce göz önünde bulundurun derim. Ayvalık merkeze 70 ve Edremit Körfez Havaalanı'na da 40 km uzaklıkta bulunan bu otelde, yaz aylarında 500 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Küçükkuyu'da 3-4 kişi grup olarak veya aile olarak konaklamayı düşünüyorsanız, bu otele 1 dakikalığına da olsa mutlaka göz atın derim. - Booking. com aracılığıyla bu oteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Eğer para çok sen bana Küçükkuyu'da nerede kalınır ? tek seferde söyle diyorsanız, Adatepe Ida Blue tavsiye edebileceğim tek otel diyebilirim. Doğa ve tarihin iç içe olduğu bu otel, Kaz Dağı'na 1 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, otelinizin hemen önünden eşsiz bir dağ manzarasını seyredebiliyorsunuz. Otel 3 tarihi taş Rum evinde hizmet veriyor. Öyle kalabalık bir otel de değil. Sadece 9 odası olan bu otel, diğer Küçükkuyu otellerine göre de oldukça samimi bir atmosferi var. Bu otelde, yaz aylarında 650 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Özellikle erken rezervasyonlar ile süper fırsat indirimleri var. Bu yüzden, tatilinizden 1-2 ay önce mutlaka bu otele göz atın derim. Otelin 9.3 gibi süper yüksek bir konuk değerlendirmesi olması da, bu oteli tereddütsüz tercih etmek için yeterli olacaktır. - Booking. com aracılığıyla bu oteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Küçükkuyu'da nerede kalınır ? sorusuna verilebilecek en güzel cevaplardan olan Esida Hotel, özel plaj alanı ve eşsiz deniz manzarası ile popüler olan otellerden. Henüz oldukça yeni bir otel olmasına rağmen almış olduğu 9.5 gibi süper yüksek puanı ile, gözünüz kapalı tercih edebileceğiniz otellerden. Küçükkuyu otelleri arasında en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden olan Esida'da, yaz aylarında 400 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Özellikle erken rezervasyon fırsatları ile çok daha uygun fiyatlara odalar bulmak da mümkün. - Booking. com aracılığıyla bu oteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. İda Dağı'nın eteğinde yer alan bu otantik otel, Küçükkuyu otel tavsiyesi için önerebileceğimiz en ideal tesislerden. Şömineli, eşsiz dağ ve deniz manzaralı odalarıyla popüler olan bu otel, her sezon tercih edilebilecek ideal otellerden. Çanakkale havaalanına 90 ve Assos'a 25 km uzaklıkta bulunan bu oteli, fotoğraflardan bile beğenmek mümkün. Ayrıca otelin 9.2 gibi süper yüksek bir puanı bulunuyor. Sırf bu puana bakarak tereddütsüz tercih edilebilecek otellerden. Bu otelde, yaz aylarında 600 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak da mümkün. - Booking. com aracılığıyla bu oteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Özel plaj alanı ve su sporu olanaklarıyla hizmet veren bu otel, Edremit Körfez Havaalanı'na 37 km uzaklıkta bulunuyor. Fiyat bakımından da diğer Küçükkuyu otellerine nazaran oldukça uygun. Bu otelde, yaz aylarında 190 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Bu otelin en güzel yanı ise, kredi kartı olmadan rezervasyon yapmanın mümkün olmasıdır. Bu otelin 8.9 gibi yüksek bir puanı olması da, rezervasyon yaparken dikkate almanız gereken olumlu özelliklerden. - Booking. com aracılığıyla bu oteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Küçükkuyu'da nerede kalınır ? adlı bu yazıda yer alan oteller, bölgedeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden. Zaten, otellere 2 dakikalığına göz atacak olursanız, konuk yorumlarından da bunu çok iyi görebilirsiniz. Bu listede aradığınızı bulamadıysanız, tüm Küçükkuyu otellerine, pansiyonlarına ve konukevlerine göz atmak için tıklayın."} {"url": "https://gezicenga.com/kugulu-park/\"", "text": "Ankara Kavaklıdere semtinde bulunan Kuğulu Park, Atatürk bulvarı ve Tunalı Hilmi caddesi arasında kalıyor. Çin ve Viyana tarafından Ankara'ya hediye edilen siyah ve beyaz kuğular sayesinde park, bu isimle anılmaya başlanmış. Günümüzde 20'den fazla kuş türü bulunan park, Ankaralıların hafta sonu çocukları ile tercih ettikleri yerlerden biri. Kuğulu Park, Ankara'nın en bilindik ve en önemli caddelerinden biri olan Tunalı Hilmi caddesinin başında bulunduğundan dolayı, cadde yürüyüşleri veya alışverişleri sonrasında, soluklanıp dinlenebileceğiniz küçük güzel bir park olacaktır. Park, öyle Harikalar Diyarı veya Göksu Parkı gibi akvitesi bol olan parklardan biri değil. Park içerisinde görülebilecekler ve yapılacaklar oldukça sınırlı. Bu yüzden, buraya gelip de, hayal kırıklığına uğramanız da oldukça yüksek. Park içerisinde birçok kuğu, ördek, kaz gibi kuş türlerini görebilir, dilerseniz çocuklarınız ile onları besleyebilirsiniz. Bunun dışında, park içerisinde bir de küçük şelale ve parkın girişinde de, Tunalı Hilmi Bey'in heykeli bulunuyor. Parkta bulunan cafe-restaurant'ın daha çok hafta sonu kalabalık olduğu söylense de, benim gittiğimde hafta içi olmasına rağmen oldukça kalabalıktı. Fakat, parkın karşısında veya Tunalı Hilmi caddesinin iç kısımlarında, çok daha güzel ve uygun mekanlar bulunurken, bu parkta bulunan restaurantın tercih edilmesi çok da mantıklı gibi gelmiyor bana. Hem fiyat bakımından biraz abartılmış, hem de buradaki mekanın hiçbir albenisi yok. Bu araziye park kurulmadan önce, içinde bir derenin olduğu, kavakları olan bir yermiş önceden. Zaten, Kavaklıdere semti, adını burada bulunan kavak ağaçlarından ve deresinden aldığı söylenir. Parkta bulunan havuzun, heykelin ve şelalenin dışında, oldukça küçük bir çocuk oyun alanı da bulunuyor. Kuğulu Park, özellikle gidilmesi gereken bir yer olmasa da, Tunalı Hilmi caddesine uğramayı düşünenlerin bir göz atabileceği yerlerden. 1. Tunalı Hilmi Caddesi : Ankara'nın en bilindik caddelerinden biri olan Tunalı Hilmi Caddesi, daha çok akşam saatlerinde hareketlenen yerlerden biri olarak biliniyor. Akşam burayı görme şansım olmasa da, gündüz vakti cadde üzerinde bulunan cafe veya restaurantlardan birine girip bir şeyler yiyip içebilir veya alışveriş mağazalarına göz atabilirsiniz. 2. Seğmenler Parkı : Kuğulu Park'a ortalama 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan Seğmenler Parkı, Ankara parkları arasında oldukça popüler diyebilirim. Özellikle liseli aşıkların özel mekanlarından biri olan bilinen bu park, yemyeşil bir alan içerisine kurulmuş. Bir yandan temiz havanın keyfini çıkarabilir, diğer yandan yürüyüş yapabilir, banklarda kitap/gazete okuyabilirsiniz. Ankara'nın gezilecek yerleri arasında olan park listenize, Seğmenler Parkını da ekleyin derim. 3. Paris Caddesi : Tunalı Hilmi caddesi kadar olmasa da, Ankara'nın bilindik caddelerinden biri. Biraz daha sakin ve huzurlu cafe ve restaurantları arıyorsanız, Ankara'nın bu güzide caddesine de göz atabilirsiniz. 4. Arjantin Caddesi : Geceleri, Ankara'nın sosyetesinin de takıldığı yerlerden biri olarak bilinen Arjantin Caddesi, Kuğulu Park'a 10 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Gündüzleri oldukça sessiz/sakin olsa da, akşamları cafelerinde bir şeyler içmek için tercih edilebilir. Çok hareketli bir mekan aramıyorsanız, Classic Cafe adlı mekanı tercih edebilirsiniz. 5. Bestekar Sokak : Ankaralıların en çok tercih ettiği eylem ve gösteri yerlerinden biri olarak da bilinen Bestekar Sokak da, gündüzleri oldukça sessiz ve sakin. Akşamları hareketlenen bu sokak birçok cafesi ve eğlence mekanı ile daha çok genç kesime hitap etmekte. Bu park yakınlarında görebileceğiniz en bilindik yerler bu 5 yerden ibaret olsa da, biraz daha uzak mesafelerde çok daha farklı parklar ve caddeler de görmek mümkün. Parkta bulunan restoran ve kafeler, güzel bir sabah kahvaltısı veya öğle/akşam yemeği için tercih edilebilecek yerlerden. Bulunduğu konuma göre fiyatların çok ucuz olacağını düşünmeyin. Fiyatlar orta düzeyde. Serpme sabah kahvaltısı 50 TL'den başlıyor ve yemek menüleri ise, 40-70 TL arasında değişmekte. Tabi, bu fiyatlara Ankara'da çok daha güzel mekanlarda, çok daha iyi kahvaltı ve yemek çeşitlerini bulabileceğinizi de unutmayın. Maalesef Ankara'da birine adres sorduğunuzda, size söylenen şey \"Git git Kızılay'a Git\" oluyor. Bilseler de bilmeseler de ilk olarak yönlendirileceğiniz yer Kızılay olacaktır. Fakat, Tunalı Hilmi caddesini birçok Ankaralı biliyor. Bilmeyenin de olacağını pek sanmıyorum. Bu parkı bulmak için bu caddeyi kullanabilir veya Kızılay'dan minibüs ve otobüsleri kullanarak ulaşabilirsiniz. Araç ile parkı ziyaret ediyorsanız, parkın konumu için tıklayın. Parkın yakınından geçen Kırkkonaklar, Çankaya veya Kuğulu Park yazan otobüslere binerek parka ulaşmak mümkün. Bunun yanında parkın önünden birçok minibüs de geçiyor. Kızılay veya Ulustaki minibüs duraklarını kullanarak parka ulaşmak mümkün. Ankara'nın merkezinde oldukça sessiz, sakin ve huzurlu bir yerdir bu park. Eşinizle, sevgilinizle veya arkadaşınızla gidip, çay içip sohbet edebileceğiniz veya çocuklarınız ile birlikte gidip kuğuları besleyebileceğiniz yerlerden. Özellikle sabah saatlerinde gitmenizi tavsiye edebileceğim bu park için beklentinizi düşük tutun derim."} {"url": "https://gezicenga.com/langkawi-adasi/\"", "text": "Langkawi Adası Malezya'nın en muhteşem adalarından biri. Melaka boğazı ile Malezya anakarasına yayılan 99 adalardan meydana gelen bir takımadadır. Muhteşem plajları ve ormanları bulunan Langkawi Adası'na Malezya'dan birçok ulaşım yolları bulunmaktadır. Dilediğiniz bütçeye uygun oteller ve hosteller bulabileceğiniz bu adaya gitmeden önce mutlaka hava durumunu kontrol etmelisiniz. Bu gezi rehberi adlı yazımızda ayrıca Malezya'dan veya Singapur'dan Langkawi'ye nasıl gidebileceğiniz konusunda bilgileri de bulabilirsiniz. Kuala Lumpur'dan Langkawi'ye geçiş ;-Langkawi Adasına diğer birçok Malezya bölgelerinde ulaşılabileceği gibi başka Ülkelerden de geçiş sağlanabilmektedir. Langkawi için doğrudan bir demiryolu veya karayolu bağlantısı yoktur. Kiraladağınız arabalar ile gitmeyi planlıyorsanız, öncelikle Kuala Perlis'e oradan da feribotlarla rahatlıkla Langkawi'ye ulaşabilirsiniz. -Kuala Lumpur'dan Langkawi'ye günlük uçuşlar bulunmaktadır. Bunun için en uygun firmalar Air Asia, Firefly ve Malaysian Airlines'dır. Uçak yolculuğu sadece 55 dakika sürüyor. Hatta bazen kara ve deniz yolu taşımacılığından çok daha ucuz oluyor. Ancak birçok havayolu firması genelde akşama doğru Langkawi'ye varmaktadır. Tabi dilediğiniz saatleri bu firmalarda bulamazsınız ayrıca haftalık uçuş seferleri olan Silk Air, China Airlines, Myanmar Aİrways ve Eva Air firmalarına da bir göz atabilirsiniz. Hem gitmek istediğiniz saati seçebilir hem de fiyat karşılaştırması yapabilirsiniz. NOT : Kuala Lumpur'da iseniz ve Langkawi'ye veya Malezya'daki herhangi bir adaya veya şehre gitmek istiyorsanız, TBS olarak bilinen terminale gitmek yerine, easybook. com adı verilen gayet güvenilir bir siteden otobüs biletlerinizi önceden alabilir, biletinizin çıktısını aldıktan sonra terminale gidebilirsiniz. -Kuala Lumpur'dan Langkawi'ye Otobüs ile ulaşım direkt olarak yoktur fakat 6 saatlik bir otobüs yolculuğu ve ardından feribot ya da tekneler ile Langkawiye ulaşmanız mümkündür. Nasıl mı ? Kuala Perlis'e ya da Kuala Kedah'a otobüs ile giderek buralardan deniz araçları ile Langkawi adasına geçmek gayet kolaydır. Kuala Lumpur'da en büyük otobüs terminali olan Pudu sentral'den Kuala Perlis'e ya da Kuala Kedah'a rahatlıkla otobüs bileti bulabilirsiniz. Kuala Lumpur'dan Kuala Perlis 6-7 saat trafiğe göre değişebilir. Kuala Kedah'a ise 6 saattir. Fakat Langkawi'ye gitmek için en kısa yol ve en ucuz olanı Kuala Perlis'ten Langkawi'ye geçmektir. Ancak yoğun sezonlarda otobüs bulamadığınız zaman Kuala Kedah'tan gitmeyi düşünebilirsiniz. Her saat başı Kuala Perlis'ten Langkawi'ye feribot bulabilirsiniz. 1 saat 15 dakika süren feribot yolculuğunuz için sadece 30 Ringgit gibi bir ücret ödersiniz. Kuala Kedah'tan aynı feribotları bulmak mümkündür. Fakat Kuala Kedah'ta feribot ücreti 35 Ringgit ve 1 saat 30 dakika sürmektedir. Havayolu ile : Eğer Singapur'dan Langkawi'ye gitmek istiyorsanız en iyi ve en hızlı yollardan biri havayolu ile gitmektir. Malaysian Airlines, Air Asia ve Silk Air firmaları ie direkt olarak Langkawi Adası'na ulaşabilirsiniz. Singapur'dan Langkawi 1 saat 30 dakika sürmektedir ve biraz daha tasarruflu olmak adına Air Asia havayolu firmasından otelinizi ve biletiniz beraber alarak daha ucuza getirebilirsiniz. Karayolu ile ; Direkt olarak Langkawi'ye otobüs yoktur fakat Singapur'dan Alor Setar'a otobüs ile giderek ve oradan da kısa bir Lokal otobüsler ile Kuala Perlis'e 45 dakikada gidebilirsiniz. Yada Alor Setar'dan Kuala Kedah'a 15 dakikada gidebilirsiniz. Yine aynı şekilde feribotlar yolu ile Langkawi'ye ulaşabilirsiniz. Bana sorarsanız bu biraz zahmetlidir. Aşırı bütçeli bir seyahat planlamıyorsanız direkt olarak uçak ile ulaşmanız daha mantıklı. Ayrıca Air Asia uygulamasını telefonunuza indirerek kampanyalı uçuşları takip edebilirsiniz. Langkawi'de nüfusa sahip 3 ada olan, Pulau Langkawi, Pulau Rebak ve Pulau Dayang Bunting mutlaka ziyaret edilmesi gereken adalardandır. Machincang Cambrian Geoforest Park, Dayang Bunting Marble Geoforest Park ve Kilim Karst Geoforest Park en popüler noktalardır. Ayrıca UNESCO Dünya mirası parkları arasındadır. Langkawi'nin en meşhur köprüsü olan Sky Bridge mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Adanın manzarasını en iyi seyredebileceğiniz bu köprü yaklaşık 650 metre yüksekliğindedir. Adanın her iki tarafını muhteşem şekilde izleyebileceğiniz bu köprünün uzunluğu yaklaşık 250 metredir ve dilediğiniz muhteşem fotoğrafları köprü üzerinden rahatlıkla çekebilirsiniz. Yakınlarında bulunan doğu köyü alışveriş ve yemek için güzel, renkli bir yerdir. Kedah Jewel olarak bilinen Langkawi'nin en popüler ve en iyi adalarından biridir. Muhteşem plajları ve ormanları ile meşhur olan bu yer çiftler için inanılmaz bir tatil yeri olabilir. Langkawi'nin en popüler etkinliklerinden biri olan Teleferik ile manzara seyretmek muhteşem bir deneyimdir. Dağlar arasından geçerken biraz ürkütücü olsa da denemeye kesinlikle değecektir. Islak pilav adası olarak bilinen bu adaya gelebilmek için Pekan Rabu yakınlarından kişi başı 50 ringgit gibi bir ücretler bu adaya gidebilirsiniz. Yolculuk 30 dakika sürmektedir ve farklı bir ada görmek isteyenler için muhteşem bir adadır diyebilirim. Turistlerin en çok tercih ettiği adalardan biri olan bu adaya gelebilmek için öncelikle Jerry meydanına gelmeniz gerekmektedir. Buradan teknelerle 70 Ringgit gibi bir fiyata adaya ulaşabilirsiniz. Tekneler genellikle 10 kişiliktir ve yolculuk biraz uzun sürsede bu ada için gerçekten değecektir. Yüksek Sezon : Genellikle yağmurun olmadığı sezonlar yüksek sezon ve en iyi sezon olarak adlandırılmakta. Langkawi gezi rehberi olarak, Ocak-Mart ayları arası Langkawi için en iyi zamandır. Yağmurun neredeyse hiç yağmadığı bu sezonlar Langkawi'de eğlence için en iyi sezonlardır. Sezonluk eğlence düzenleyen firmalarında en çok uğradığı tarihler bu aylar arasındadır. Ancak unutmamanız gereken bu aylar arasında dilediğiniz bütçede ve tarzda oteller bulamayabilirsiniz. Bu tarihlerde gelmek istiyorsanız en azından 2-3 hafta önceden otelinizi rezerve etmelisiniz. Düşük Sezon yağmurlu sezon : Eylül-Ekim ayları arasında kesinlikle Langkawi gezisi planı yapmayın. Günlük yağmurun eksik olmadığı bu aylarda Langkawi'de yapabileceğiniz tek şey bir sofada oturup kahvenizi içmek olacaktır. Denize giremezsiniz, dağ yürüyüşlerine çıkamazsınız anlıyacağınız ziyaretinizin hiçbir anlamı olmaz. Orta Sezon : Nisan ayında başlayıp ağustos ayında biter. Nisan ve mayıs aylarında yoğun bir turist trafiğiniz görebilirsiniz. Ancak temmuz ve ağustos aylarında herkes yavaş yavaş Langkawi'yi terk etmektedir. Orta sezon Langkawi için pek iyi fikir değil ancak ekonomik bir Langkawi gezisi planlıyorsanız ideal bir seçimdir. -Langkawi gezinizi Ramazan ayı içerisinde yaparsanız fiyatlar %75'e kadar düşmektedir. Ucuz oteller, hosteller, yemekler ve ulaşım araçlarını bulabilirsiniz. Ancak unutmamanız gereken çoğu etkinlikler ramazan ayında faaliyet göstermemektedir. -Konaklama olarak kesinlikle düşünmeniz gereken Berjaya Langkawi Resorts en iyi seçeneklerden biridir. Fiyatlar gayet uygundur. Çift kişilik ve tek kişilik ya da ortak alanlı tek katlı veya iki katlı müstakil evler bulunmaktadır. -Mümkünse çok fazla kalabalık olmayan sezonlar olan nisan ve mayıs aylarında gelmeyi çalışın. En iyi sezon değildir fakat bütçeli bir seyahat planlıyorsanız fiyatların biraz daha düştüğü bu aylar sizin için ideal bir seçenek olacaktır. Langkawi Adası Gezi Rehberi adlı bu yazımız umarım ilgilenenler için faydalı olmuştur. Daha çok Malezya seyahatlerinde uğranılan Langkawi adası kaçırılmayacak adalardandır. Ayrıca zamanınız kalırsa Tioman Adası, Pangkor, Penang ve Perhentian adalarını ziyaret edebilirsiniz. Malezya'nın en muhteşem adalarından olan bu adalarda dilediğiniz birçok faaliyetleri bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/las-vegas-gezilecek-yerler/\"", "text": "Günah Şehri olarak bilinen Las Vegas, birbirinden canlı otelleri, iç çekerten gece hayatı ve mükemmel casinoları ile şüphesiz Amerika'nın en güzel ve en turistik şehirlerinden. Amerika'nın diğer gözde şehirlerinden olan Los Angeles, San Francisco ve Miami'ye nazaran bu şehirde biraz daha uygun gibi duruyor. Bunun en önemli sebebi de, kumarhanelerdir. Özellik bu şehirde konaklama için, ABD'nin diğer birçok şehrine nazaran daha uygun fiyatlı tesisleri bulabiliyorsunuz. Strip, Las Vegas'ın tatil beldesi olarak bilinir ve şehrin kalbinin attığı yerdir. Ücretsiz birçok sokak gösterileri sunan bu bölge, şehir gezisine başlamak için en güzel noktalardan biri diyebiliriz. Las Vegas'ta nerede konaklayacağınız hakkında pek bir fikriniz yoksa Las Vegas'ta nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini ve bölgelere özel otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Las Vegas'ta bulunan en ideal ve en ekonomik otellere booking. com aracılığıyla göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Veya şehirdeki en popüler ve en ideal otellerden olan, Circus Circus Hotel, Casino & Theme Park (3 Yıldız), MGM Grand (4 Yıldız) veya biraz daha süper lüks için de Bellagio adlı 5 yıldızlı otele göz atabilirsiniz. Şehir boyunca kuzeydoğudan güneybatıya kadar uzanan ve Strip olarak bilinen Las Vegas'ın Bulvarı'nın ana merkezi 4 km uzunluğunda ve çoğu tanımlayıcı bir temayla inşa edilmiş performans mekanlarına, lüks otellere ev sahipliği yapan devasa eğlence sarayları ile kaplıdır. Tabi şehirdeki en iyi yemekleri de, buradaki sayısız restoranlarda bulabiliyorsunuz. Bulvar, neon tabelaların sonsuz bir artışı ile aydınlatıldığı akşam saatlerinde aşırı kalabalıktır. Genelde kumarhanelere çok fazla ilgisi olmayan turistler, bulvar boyunca baştan aşağı yürür ve en turistik yerleri ziyaret etmektedir. Las Vegas'ın en canlı ve en popüler bölgelerinden biri olan Las Vegas Strip, birbirinden güzel kumarhaneleri sayesinde şehrin kalbinin attığı yerdir. Ayrıca bu bölgede dünyanın en büyük otellerini de bir arada bulabiliyorsunuz. Casinolara çok fazla ilginiz olmasa da, yine de bu bölgede konaklamayı düşünebilirsiniz. Şehrin merkezi ve en canlı yeri olduğundan dolayı, şehirdeki tüm eğlence noktalarına ve cazibe merkezlerine çok kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz. Las Vegas'taki en popüler ve en büyük otellerden biri olan The Mirage, şehrin en sevilen tesislerinden. Diğer otellere nazaran daha da dikkat çekici bir teması bulunuyor. Otelin hemen önünde düzenli aralıklarla patlayan bir volkan var. Geceleri parlayan kırmızı ateş, kaldırımdan görülebilen en eşsiz yerlerden biridir. Yani burada konaklamasanız dahi, mutlaka Strip bölgesindeyken bir göz atın. Daha çok yanardağ gösterisi ile ünlü olan bu otel, yağmur ormanı ve yunus havuzu ile de oldukça dikkat çekmektedir. Ayrıca otelin kumarhanesinde birçok gösterileri de izleyebiliyorsunuz. Las Vegas denince akla gelen en güzel ve en popüler otellerden biri olan Bellagio, 1998 yılından beri kumarhane ve otel olarak hizmet veriyor. Bellagio Güzel Sanatlar Galerisi, Konservatuar ve Botanik Bahçeleri, bir spa ve salon ve Las Vegas'ın en iyi restoranlarından bazıları da dahil olmak üzere çeşitli cazibe merkezleriyle oldukça büyük ve yüksek kaliteli bir otel kompleksidir. Buna rağmen, fiyatların çok aşırı pahalı olmaması da, bu tesisin en güzel özelliklerinden. Otelin bahçesinde bulunan 3 hektarlık suni göl ise, bu otele farklı bir hava katmaktadır. 4.000'den fazla odası ile hizmet veren bu otelin mimarı ise Deruyter Butler'dir. Oldukça şaşalı olan bu otelde konaklama ücretleri ise, öyle süper pahalı değil. Zaten adamlar kumarhaneden yeteri kadar para kazandıklarından dolayı da oda ücretlerine pek önem verilmiyor gibi. 1992-1996 yılları arasında inşa edilmiş bu eğlence mekanı, kule şeklinde olup otel ve kumarhane olarak hizmet vermektedir. 2500'e yakın odasıyla ve kumarhanesiyle popüler olan bu otel 350 metre yüksekliğinde eşsiz bir servis sunmakta. Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan Eyfel Kulesi'nin bir kopyası olan bu kule, Paris Las Vegas otelinin tabelası olarak biliniyor. Yine Strip Bulvarı üzerinde bulunan tesislerden biri olan Paris Las Vegas, cadde üzerinde turistlerin en çok tercih ettiği tesislerden biri olarak bilinmekteir. Otelin bahçesinde bulunan bu kulenin tepesine çıkarak şehri çok iyi bir şekilde görebilirsiniz. Bu otel de şehirdeki birçok otel gibi oldukça uygun fiyatlı. Ayrıca şehirdeki birçok temalı oteller gibi kumarhanesini bulunmaktadır. Las Vegas'ın eski şehir bölgesinde bulunan bu yaya caddesi, şehrin en bilinen yerlerindendir. Las Vegas'ı ziyaret eden turistlerin göz atmadan geçmediği bu caddede, casinolardan barlara, restoranlardan gece kulüplerine birçok şeyi bir arada bulabiliyorsunuz. \"Fremont Street Experience\" adı verilen her gece sokak sanatçılarının gösterilerine ev sahipliği yapan bu cadde, ücretsiz olarak izleyebileceğiniz etkinliklerden. Eğer Fremont Caddesi'ni tam anlamıyla keşfetmek istiyorsanız, ücretsiz/ücretli \"Fremont Cadde Turu\"na çıkabilirsiniz. Ücretsiz olanlar genelde 1 saat kadar sürüyor. Fakat ücretli olan turlar yaklaşık 3.5 saat sürmektedir ve önemli her mekanı, her turistik noktayı bu turlar ile görebiliyorsunuz. Şehirde, olmazsa olmazlardan olan bu caddeyi de kaçırmayın. Trafiğe kapalı olan bu cadde üzeri kapatılmış ve muhteşem bir ışıklandırma ile farklı bir deneyim sunuyor. Bu caddede şehirdeki ilk kumarhaneleri bulabilir ve birbirinden güzel mağazalarda alışveriş yapabilirsiniz. The Strip üzerinde bulunan bu otel, aslında bir otelden çok daha fazlasıdır. Şehirdeki en iyi tatil yerlerinden biri olarak bilinen bu otelin, birçok ilginç görülmeye değer yerleri de vardır. Bunlardan en önemlisi, içerisinde bulunan alışveriş merkezidir. Tabi şehirdeki en pahalı mağazaların bulunduğu bir alışveriş merkezi. Aynı zamanda turistlerin de en favori adreslerinden bir tanesi. Bu tesis aynı zamanda, Rialto Köprüsü ve Sighs Köprüsü gibi Venedik'te bulunan başlıca cazibe merkezlerinin çoğunu da beraberinde getirmektedir. Venedik'i Las Vegas'a getiren bu otel, şehirdeki en popüler ve en kaliteli otellerden biri. Otelin teması olarak kabul edilen bu tesiste, kanal turları yapabilir veya kanal yanında bulunan kafelerde zaman geçirebilirsiniz. Otelin hemen önünde bulunan gondollar ile kanal turuna çıkmak, burada yapılacak en güzel şeylerden bir tanesi. Yine simgesel yapıların kopyalarına ev sahipliği yapan bu otel de, şehirde önemli turistik yapılardan. Eski Mısır'dan izler taşıyan bu tesis kumarhane ve otel olarak hizmet vermekte. Şehirdeki en popüler ve en kaliteli otellerden biri olan Luxor Las Vegas adlı bu tesisi de konaklama için düşünebilirsiniz. Geceleri birçok şova şahit olabileceğiniz bu otelin bahçesinde Giza'da bulunan Sfenks'in kopyası bulunmakta. Las Vegas'ın merkezine ortalama 25 km uzaklıkta bulunan bu sit alanı da şehirde görülmeye değer en güzel yerlerden biri diyebiliriz. Yıllık 1 milyondan fazla turisti ağırlayan bu sit alanı Kumtaşı oluşmuş doruk noktaları ve kırmızı kayalar ile oldukça popüler. Buraya bireysel olarak gidiyorsanız, uzun yürüyüşlere de hazırlıklı olmak gerekiyor. Tabi bu uzun yürüyüşler yerine, çölde araçlar ile gidebiliyorsunuz. Fakat araç kiralamadıysanız, Strip bulvarı yakınlarından veya şehir merkezindeki tur firmalarına göz atabilirsiniz. Burayı turlar ile çok daha rahat ve planlı şekilde gezebiliyorsunuz. ABD'nin en popüler yürüyüş ve tırmanış alanlarından biri olarak bilinen bu sit alanına da zamanınız varsa mutlaka uğrayın deriz. 1933 yılında inşa edilmiş tarihi bir binada hizmet veren bu müze 2012'de hizmete açılmış. Bu müzede sergilenen eserler ise, ABD'nin suç örgütleri ile mücadelesine dair bilgilerden oluşmakta. ABD'nin kuruluşundan bu yana suçlu ve kolluk kuvvetleri arasında yaşananları kronolojik bir sıraya göre sunan bu müze de, Las Vegas'ta farklı bir yer görmek isteyenlerin göz atabileceği bir yerdir. Las Vegas'ın eski federal adliyesi, Fremont Street Experience'ın birkaç blok kuzeydoğusundaki şehir merkezinde yer alıyor. Günümüzde Amerika'nın mafya tarihini ifşa etmeye adanmış farklı etkileşimli sergilere ev sahipliği yapmaktadır. Müzenin ziyaretçileri, Al Capone, Bugsy Siegel ve John Gotti gibi kötü şöhretli gangsterler hakkında ve bu gangsterleri yakalamaya çalışan/yakalayan kişiler hakkında bilgileri de bulabiliyorsunuz. Seyir amaçlı yapılmış bu High Roller, şehri 168 metreden izleyebileceğiniz güzel bir manzara sunmakta. 2014 yılında beri hizmet veren devasa dönme dolap, London Eye ve Singapur Flyer'dan daha büyük olmasıyla, dünyanın en uzun dönme dolabı ünvanına sahiptir. Gözlem tekerleği etrafında bir gezi yaklaşık 30 dakika sürer ve yakın kumarhanelerin ve ilginç yerlerin güzel fotoğraf karelerini yakalamak için şehirdeki en ideal yerlerden biridir. Gece 2'ye kadar açık olduğundan dolayı da, mümkünse akşam saatlerinde bu dönme dolabına binin deriz. Neon ışıklarıyla birlikte eşsiz bir şehir manzarası seyredebilirsiniz. The Venetian Las Vegas adlı otelin bünyesinde bulunan bu müze, Las Vegas'taki en turistik yerlerden biri olarak biliniyor. Müzede, spor ve sinema dünyasından ünlü kişilere ait balmumu heykelleri bulunmakta. 4 boyutlu sinema salonu da olan bu müzede 100'den fazla heykel bulunmakta. Ayrıca bu müze, ABD'de açılan ilk balmumu müzesi olması bakımından da önem taşımakta. Las Vegas'ta ki en önemli ve en popüler otellerden bir diğeri olan Caesars Palace, kumarhanesi ve temalarıyla turistlerin en favori noktalarından. Otelin girişinde sizi 6 metre yüksekliğindeki Julius Caesar karşılamakta. Şu anda Sezar'ın Sarayı olarak da bilinen tesis, Strip'in tam ortasında, akla gelebilecek her eğlence seçeneğiyle birlikte büyük bir kompleks. Otel, \"Kolezyum\" olarak bilinen dev konser mekanında yapılan etkinlikleri ile de oldukça ünlüdür. Roma Uygarlığını an be an hissedebileceğiniz bu lüks oteli de Las Vegas'ta konaklama için tercih edebilirsiniz. Ayrıca bu otel içerisinde Kolezyum'un bir kopyasını da görebilirsiniz. Strip Bulvarı'nın güney ucundaki bu yükselen bina, Sin City mekanında istediğiniz tüm slot, poker ve oyun masalarına sahiptir. Yani şehirdeki en iyi casinolardan birini arıyorsanız, ilk olarak Mandalay Bay'a göz atmanızda yarar var. Bu tesisin en önemli özelliklerinden biri, insan yapımı plajıdır. Nevada çölünün ortasında bir okyanus kenarı atmosferi yaratan bu plaj, yerli/yabancı turistlerin en sevdiği etkinliklerden bir tanesi. Eğer bu tesiste konaklamıyorsanız, girişler ücrete tabidir. Giriş ücretleri de, sezona ve içerideki kalabalığa göre oldukça değişiklik göstermektedir. Daha çok çocuklu ailelerin sevdiği tesislerden biridir. Aile dostu bu otelin bir de devasa akvaryumu bulunmaktadır. Vatozlar, deniz kaplumbağaları, timsahlar ve tabii ki köpekbalıkları dahil olmak üzere 2 binde fazla hayvanı bu akvaryumda görebiliyorsunuz. Özgürlük Heykeli, Empire State Binası ve Brooklyn Köprüsü gibi ünlü sahte yapıları ile bu oteli bulmakta hiç zorlanmıyorsunuz. Diğer kumarhanelere nazaran biraz daha dar bir oyun alanı olsa da, şehirdeki en popüler casinolardan birine sahiptir. Aslında turistlerin büyük bir bölümü, New York'un sembolik yapılarını görmek için bu oteli ziyaret etmektedir. Konaklama için kendi kategorisindeki diğer tesislere nazaran biraz pahalı olsa da, şehirdeki görülecek en güzel yapılardan biri diyebiliriz. Mob Müzesi'nin hemen kuzeyinde yer alan Las Vegas Bulvarı üzerinde bulunan Neon Müzesi, şehirdeki turistik yerler arasında kumarhanelerden farklı bir deneyim arayanların göz atabileceği yerlerden. 2 dönümlük açık hava sergisi, hepsi çöl katına hayranlıkla yerleştirilen 200'den fazla eski Vegas işaretine ev sahipliği yapıyor. Müze, Las Vegas'ın en ünlü simge yapılarından ve geçmişten ve günümüze ait bazı binalardan kendine özgü ve özel tabelalara adanmıştır. Las Vegas'ta birçok otel dünyaca ünlü. Bunun yanında birçok otelin kumarhanesi de bulunmakta. Eğer çok vakit kaybetmeden bir otele göz atmak isterseniz, Bellagio, The Mirage, Stratosphere ve Paris Las Vegas gibi şehrin önde gelen otellerine göz atabilirsiniz. Bu oteller şehirdeki en çok tercih edilen otellerden olduğu gibi fırsat indirimleri olan en iyi otellerden. Las Vegas'ta popüler olan yerlere yakın olmayı planlıyorsanız da, bu şehirdeki en iyi konaklama bölgelerinden olan Las Vegas Strip Bölgesi'nde bulunan otellere ve Şehir merkezinde bulunan otellere göz atabilirsiniz. Bu iki bölgede bulunan oteller şehirdeki popüler turistik noktalara ve şehir merkezindeki önemli bölgelere oldukça yakın bir konumda bulunmakta. Ayrıca bu bölgelerde bulunan otellerin büyük bir bölümünde erken rezervasyon fırsat indirimleri bulunmakta. Bu indirimlerden yararlanacak olursanız, aynı odayı çok daha uygun fiyatlara bulabiliyorsunuz. Tabi erken rezervasyon fırsat indirimlerinin yanı sıra son dakika fırsat indirimleri de bulunmakta. Yani son gün bile rezervasyon yapacak olsanız indirimlerden faydalanabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/londra-hostel-tavsiyesi/\"", "text": "İngiltere'nin başkenti ve en güzel şehri olan Londra'da konaklama genel olarak biraz pahalı olabiliyor. Bu yüzden de bu şehirde konaklama için çok daha uygun fiyatlı olan hosteller turistlerin en çok tercih ettiği konaklama birimlerinden. Bu şehirde bulunan hostellerin büyük çoğunluğu gayet modern ve şık olduğundan dolayı, daha önce hiç hostel tecrübeniz olmadıysa bile, gönül rahatlığıyla bu şehirdeki hostellerde konaklayabilirsiniz. Tabi şehirde birçok hostel seçeneği olduğundan dolayı da hangi bölgede ve hangi hostelde konaklayacağınız da oldukça önemli. Aşağıdaki en ideal 6 Londra hostel tavsiyesi, şehirdeki en iyi konuma ve en iyi konuk değerlendirme puanına sahip hostellerdir. Tek yapmanız gereken bütçenize ve zevkinize uygun olanı tercih etmek olacaktır. Eğer Londra'da hangi bölgede konaklayacağınız hakkında hiçbir fikriniz yoksa, Londra'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki pahalı, canlı, sessiz veya süper merkezi konuma sahip bölgeleri ve bölgelere özel otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Londra, adeta bir hostel cenneti. Fakat şehir genel olarak süper pahalı olduğundan hostellerin büyük bir bölümü de oldukça pahalı oluyor. Bu yüzden uygun hosteli ve güzel konuma sahip hosteli bulmak biraz zorlaşıyor. Çünkü şehrin tam merkezinde bulunan hosteller oldukça pahalı olabiliyor. Bu yüzden yine güzel konuma sahip fakat şehir merkezinden biraz daha uzak hostellere göz atmak gerekiyor. Aşağıdaki hosteller şehirdeki en ideal ve en iyi fiyat/fayda oranına sahip hosteller. Tek yapmanız gereken zevkinize ve bütçenize uygun olanı bulmak olacak. Londra'daki en lüks hostellerden biri olan YHA, şehrin kalbinde oldukça güzel bir konuma sahip. Süper modern odaları ve atmosferiyle ünlü olan bu hostelde 100 TL'ye kadar dorm odalarında konaklayabilirsiniz. Eğer çok fazla hostel tecrübeniz yoksa ve yeni yeni otellerden hostellere geçiş yapıyorsanız, bu modern hosteli seveceğinize emin olabilirsiniz. Hostel içerisinde oldukça şık ve canlı bir bar, çamaşırhane ve ücretsiz wifi bulabilirsiniz. Londra'nın en hareketli caddelerinden biri olan Oxford Street, bu hostele sadece 10 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bu hostelden King's Cross, Baker Street, Leicester Meydanı ve Covent Garden gibi şehrin önde gelen yerlerine yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. 8.4 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Eğer daha önce Avrupa'da bir hostel aradıysanız, hemen hemen Avrupa'nın her köşesinde bulabileceğiniz bu hostel zinciri, birçok şehirde olduğu gibi Londra'da da en iyi hosteller arasında. Şehirdeki en çok tercih edilen hostellerden biri olan Wombats City Hostel, şehirdeki turistik yerlerin birçoğuna yürüme mesafesinde olduğu gibi, şehrin canlı gece hayatına da oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Muhteşem bir atmosfere sahip barı ve modern havasıyla ünlü bu hostelde 125-150 TL'ye kadar dorm odalarında konaklayabilirsiniz. Hostelin çift kişilik odaları da oldukça modern ve şık olduğundan, bu hostelde de çift kişilik odaları düşünebilirsiniz. Hostel yakınlarında birçok bar ve restoranı da fazlasıyla bulmak mümkün. 8.7 gibi süper bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Londra hostel tavsiyesi olarak göz atabileceğiniz bir diğer hostel ise, Safestay adlı bu süper modern hosteldir. Barı, terası ve bahçesiyle oldukça popüler olan bu hostel, 4 yıldızlı. Yani bu tesise hostel demek bile çok zor 🙂 Fakat gayet uygun fiyatlı dorm odalarıyla, Londra'daki en iyi hosteller arasındaki yerini almış. Şehirdeki birçok turistik yere yürüme mesafesinde bulunan bu hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve 8.1 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli tercih etmek mümkün. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Londra hostel tavsiyesi olarak göz atabileceğiniz bir diğer hostel ise, Avrupa'da hostel zinciri olan Generator Hostel'dir. Birçok şehirde olduğu gibi bu şehirde de Generator hostel en iyi ilk 5 hostel arasında. Süper modern odaları ve uygun fiyatlı dorm odalarıyla göz atabileceğiniz hostellerden. Bloomsbury bölgesinde bulunan bu hostelde Karaoke, canlı müzik ve ücretsiz film gösterimleri gibi eğlenceler düzenlenmekte. Yani hostelinizden çıkmadan da eğlenmek istiyorsanız, ilk göz atmanız gereken hostellerden biri Generator Hostel olacaktır. Bu hostelin dorm odalarında 125 TL'ye kadar uygun yataklar bulabilirsiniz. Eğer dorm odalarında başkalarıyla konaklamaktan hoşlanmıyorsanız, bu hostelde özel odaları da bulabiliyorsunuz. Tabi bu hostelin özel odaları biraz pahalı olduğundan dolayı da, 3-4 yıldızlı otellere göz atmanız çok daha mantıklı olacaktır. 7.8 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. King's Cross Tren İstasyonuna sadece 10 dakika yürüme mesafesinde olan bu hostel, şehirdeki en uygun fiyatlı çift kişilik odaları ve dorm odalarını bulabileceğiniz hostellerden. Diğer hostellere nazaran 1 tık daha uygun olan bu hostelde 75 TL'ye kadar dorm odalarında konaklayabilirsiniz. Şehirdeki turistik ve tarihi yerlerin hemen hemen hepsine yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, şehirdeki en çok tercih edilen hostellerden biri. Diğer hostellere nazaran biraz daha az modern olmasına rağmen, şehirdeki en ünlü hostellerden biridir. Ayrıca hostel çevresinde birçok bar, restoran ve alışveriş yapabileceğiniz yerleri de bulabilirsiniz. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Londra hostel tavsiyesi olarak önerebileceğim en ideal ve en uygun fiyatlı hostellerden bir diğeri ise, Equity Point London adı verilen bu hosteldir. Hyde Park'a 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, şehir merkezine yakın, süper bir konumda bulunmakta. Şehirdeki birçok turistik yere yürüme mesafesinde bulunan bu hostelde konaklamayı planlıyorsanız, daha önce hostel tecrübenizin olması şart. Yani beklentinizi bu hostel için çok yüksek tutmayın derim. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Londra hostel tavsiyesi olarak önerebileceğim en ideal 6 hostel bunlardan ibaret diyebilirim. Tabi bu listeye birkaç hosteli daha eklemek pekala mümkün. Fakat çok fazla hostel tecrübeniz yoksa, bu şehirdeki bazı hosteller sizi hayal kırıklığına uğratabilir. 2 yıllık hostel resepsiyonistliği yapmış biri olarak, ister hostellerde yeni olun isterseniz birçok hostel tecrübeniz olsun, bu 6 hostelde gönül rahatlığıyla konaklayabileceğinize emin olabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/lyon-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler/\"", "text": "Fransa'nın güneydoğusunda bulunan Lyon Auvergne Rhone Alpes bölgesinin başkentidir. Fransa'nın gastronomi şehri olarak anılan bu şehir ülkenin Paris ve Marsilya'dan sonra üçüncü büyük şehridir. UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer alan güzel yerlere sahip bu şehir kibar insanları ve yaşam standartları ile görülmeye değer şehirlerden biridir. Lyon nerede ? nasıl gidilir ? ne zaman gidilir ? adlı bu yazı ile şehir hakkında birçok detaylı bilgiyi bulabilirsiniz. Tam olarak Fransa'nın güneyinde bulunan bu şehir Marsilya ve Paris'e ortalama 3 saatte tren ile ulaşabiliyorsunuz. Lyon saone ve rhone nehirlerinin aktığı bölgededir. Konum için tıklayın. Lyon'a ulaşmanın en kolay ve en iyi yolu ilk olarak Paris'i ziyaret etmektedir. Zaten birçok turist ilk olarak Paris'e ve oradan da Lyon'a geçmektedir. Eğer İstanbul'dan direkt olarak Lyon'a ulaşmak istiyorsanız her gün direkt uçuşları da bulabilirsiniz. Fransa'nın geneline göre daha sert bir iklime sahip olan Lyon'u ziyaret için en ideal zaman ilkbahar ve yaz sezonu gibi dursa da, bu şehri hemen hemen yılın her dönemi ziyaret etmek mümkün. Özellikle kış aylarında soğuğu veya yağmuru dert etmiyorsanız bu sezonda çok uygun fiyatlara konaklama birimleri bulabilirsiniz. Erken rezervasyonlardan da yararlanarak konaklamanız çok ucuza gelebiliyor. Bunun yanın sıra aralık ayında ışık festivali için bu şehri ziyaret edecek olursanız fiyatlar biraz daha normalin üzerine çıkmaktadır. Lyon'da nerede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, Lyon'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Şehirde konaklama ücretlerinin bir hayli pahalı olduğu düşünecek olursak bu şehirde nerede konaklayacağınıza karar vermeden önce iyi bir araştırma yapmak gerekir. Eğer erken rezervasyon fırsatlarından yararlanacak olursanız da şehirdeki en ideal ve en uygun konaklama birimlerini bulabilirsiniz. Bunun yanında oteller veya daireler biraz pahalı gelecek olursa bu şehirde gönül rahatlığıyla hostelleri de deneyebilirsiniz. Bu şehirde bulunan hostellerin büyük bir bölümü gayet modern ve şıktır. Lyon nerede ? nasıl gidilir ? ne zaman gidilir ? adlı bu yazıya eklemek istediklerinizi veya sormak istediklerinizi yorum olarak iletebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/macaristan-gezilecek-yerler-en-turistik-15-yer/\"", "text": "Başkent Budapeşte ile ünlü olan Macaristan, genç turistlerin en çok tercih Avrupa destinasyonlarından biri olarak biliniyor olsa da, güçlü tarihi, birbirinden güzel turistik yerleri ve yapılacak aktiviteleri ile her turistin severek gezebileceği ülkelerdendir. Eşsiz manzaraya sahip kırsal bölgeler, birbirinden güzel ve canlı şehirler, kasabalar ve tarihi yapılar ile Macaristan'da gezilecek birçok turistik yerleri bulabilirsiniz. Bu ülke, Budapeşte'den ibaret olmasa da, ülkenin en meşhur yeri ve en çok turist trafiğine ev sahipliği yapan şehri, Budapeşte'dir. Macaristan'ın neresinde olursanız olun, hiçbir zaman muhteşem dağlardan ve göllerden, güzel nehir manzaralarından ve yemyeşil vadilerden uzak olmazsınız. Tuna Nehri'nin verdiği güzellikleri ülkenin birçok noktasından görebiliyorsunuz. Miskolctapolca Mağara Banyosu, Macaristan'da görebileceğiniz en eşsiz ve doğal yerlerden biridir. Bu termal kaplıca banyosu, doğal bir mağara sisteminde yer almaktadır. Mineraller bakımından oldukça zengin olan ve 30 lik sabit bir sıcaklıkta suya sahip. Sağlığa faydalı olduğu söylenen Miskolctapolca kaplıca banyosu, turistlerin ülkedeki en favori banyolarından biridir. Burada bulunan termal suların tarihi 17. yüzyıla kadar gitmektedir. O zamandan beri ziyaretçilerini ağırlayan bu termal suları 1950'lerden sonra popülerliğini kazanmış. Günümüzde ülkedeki en çok ziyaret edilen termal banyolardan biri olarak bilinir ve şifa arayandan çok eğlence arayanların tercih ettiği yerlerden biri olarak bilinir. Bu banyolar Ocak ayı dışında yılın tüm zamanı açıktır ve söylenene göre bu sular, eklem ağrılarına iyi geliyormuş. - Konum için tıklayın. Macaristan'ın en güzel köylerinden biri olan Tihany, Balaton Gölü'ndeki en ünlü tatil beldelerinden biri olarak bilinir ve aslen küçük bir yarımadadır. Ülkenin en güzel manzaralarından bazılarına ev sahipliği yapmasıyla ünlü olan Tihany, rotanıza ekleyebileceğiniz enfes bir yer. Yürüyerek kolaylıkla keşfedilebilecek bir yer olduğundan dolayı da, doğa severler için eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Badem ağaçlarının çiçeklendiği yaz aylarında buradaki manzara görülmeye değer. İlkbaharda da manzaranın en az yaz aylarındaki kadar güzel olduğu söylenmektedir. Yani yılın herhangi bir zamanında görülecek yerlerden biri. Tihany'de manzaranın dışında birkaç tarihi yerleri de görebilir, dolambaçlı tarihi sokaklarında kaybolarak, köyün güzelliklerini keşfedebilirsiniz. Budapeşte, şüphesiz Macaristan'da gezilecek şehirler arasında en ünlüsüdür. Ülkenin başkenti olduğu gibi Avrupa'nın da en güzel şehirlerinden biridir. Budapeşte'de yapılacak birçok turistik aktivite, tarihi yerler, köprüler ve eşsiz bir gece hayatı bulabilirsiniz. Bu şehir, her yaştan ve tarzdan turistin severek 2-3 gün konaklayabileceğiniz muhteşem bir şehir. Bu şehirde kaçırılmaması gereken o kadar çok yer var ki, saymakla bitmez. Ancak mutlaka görülmesi gereken önemli yerlerden bazılarına örnek verecek olursak, Buda Kalesi, Macaristan Parlamento Binası, Zincir Köprü ve Szechenyi Termal Banyoları'dır. Ülkedeki en güzel şehirlerden bir diğeri ise, Debrecen'dir. Macaristan'ın yöresel yemeklerinin en ünlüsünü ve en iyisini bulabileceğiniz bu şehir, tüm yıl boyunca birçok festivale ev sahipliği yapmaktadır. Öğrenciler, turistler ve işadamlarıyla yılın tüm zamanı oldukça hareketli olan Debrecen'de Macaristan'ın en güzel müzelerinden sayılan birkaç yeri de görebilirsiniz. Bu şehirde, birbirinden canlı ve hareketli barları, gece kulüplerini ve parti adına birçok şeyi bulabiliyorsunuz. Özellikle öğrencilerin tatil olduğu zamanlarda, şehirdeki en iyi partilere de katılabilirsiniz. Gündüzleri sakin ve tarihi sokaklarını dolaşın. Akşam olduğunda da, barlara göz atın. Çok hareketli barları sevmiyorsanız, atmosferi biraz daha sakin olan birçok barı da bulabilirsiniz. Avusturya sınırından 8 km uzaklıkta olan Sopron, Macaristan'da görülecek en farklı şehirlerden biridir. Birbirinden güzel Ortaçağ ve Barok yapıları ile tarih severlerin favori adreslerinden biri olan Sopron'u da gezi rotanıza ekleyebilirsiniz. 100'den fazla anıta ev sahipliği yapan bu güzel şehirde yapılacak da birçok turistik aktiviteyi bulabiliyorsunuz. Şehrin eski kent bölgesinde bulunan yapıları, Roma kalıntıları üzerine inşa edilmiş olan Ortaçağdan kalma şehir surlarının sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehirdeki bu tarihi yerleri gezmeden de, Sopron'u gezmiş sayılmıyorsunuz. Budapeşte yakınlarında görülebilecek tarihi yerlerden biri olan bu Kraliyet Sarayı, Budapeşte'ye sadece 40 km uzaklıkta bulunmaktadır. Visegrad Kraliyet Sarayı ve bu eski saray kalıntılarına da ülke gezisinde mutlaka göz atın deriz. Bulunduğu tepe ve sunduğu eşsiz manzarasının yanı sıra, tarihi bakımdan ülkede önemli bir yere sahip olan bu kale, ilk olarak 1316 yılında inşa edilmiş ve daha sonra birçok İtalyan eklemesi yapılarak genişletilmiş. Günümüzde, sarayın büyük bir bölümü yıkılmış olsa da, uzun yürüyüş sevenlerin, tarih sevenlerin ve kartpostallık fotoğraf kareleri yakalamak isteyen gezginlerin göz atabileceği yerlerden. Ülkedeki en farklı ve en güzel yerlerden biri olan Aggtele Ulusal Parkı, Macaristan gezisinin olmazsa olmazlarındandır. En etkileyici Sarkıt Mağaraları'ndan biri olan \"Baradla Mağarası\" Budapeşte'den turlar ile görebileceğiniz nefes kesen bir yer. Budapeşte'den ortalama 2.5 saatlik sürüş mesafesinde olan bu mağara Aggtelek Ulusal Parkı tarafından korunmaktadır. 200 metrekarelik geniş bir alanı kaplayan bu ulusal parkın birçok bölümü de UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almaktadır. Baradla Mağarası, sadece Avrupa'nın değil, dünyanın da en etkileyici mağaralarından biri olarak kabul edilmekte ve 25 km'den fazla bir uzunluğa sahip. Ana tünel ise, 7 km uzunluğundaymış. Mineral bakımdan zengin olan damlayan sular, mükemmel bir renklerde dev sarkıtlar ve dikitler oluşturmuş. Yapılan kazılar sonucunda mağaranın, 7 bin yıl kadar önce, insanlar için bir sığınak olarak kullanıldığı gerçeğini ortaya çıkarmış. Tabi bu milli parkta görebileceğiniz tek mağara Baradla değil. Son zamanlarda ziyaretçiye açılmış olan Imre Vass Mağarası, Beke Mağarası ve Rakoczi Mağarası da görülecek muhteşem yerlerdendir. Turlara katılacak olursanız, bu turlar ile sadece mağaraları görmüyorsunuz. Bu turlar, ekolojik, zooloji ve botanik turları da kapsamaktadır. Ayrıca bu turlar ile, Josvafö köyünün eşsiz doğal yerlerini de görebiliyorsunuz. Budapeşte'de günübirlik turlar ile rahatlıkla gidebileceğiniz yerlerden biri olan bu muhteşem kasaba, Macarlar tarafından ünlü olsa da, son zamanlarda turistlerin de gezilecek yerleri arasında oldukça popülerleşmiştir. Rahat gezebileceğiniz sokakları, antika dükkanları ve birkaç müzesi ile ünlüdür. Fakat hem çevresinde hem içerisinde birbirinden farklı gezilecek noktalara sahip olmasıyla da favori yelerdendir. Bu kasabada daha fazla zamanınız varsa, otobüse atlayın ve ülkenin birçok yerinden tarihi binaların olduğu Macar Açık Hava Müzesi'ni görün. Eşsiz bir tarih deneyimi sunan bu açık hava müzesi, kasabaya çok da uzak sayılmaz. Yaz aylarında Macaristan'ı ziyaret ediyorsanız, bu kasabaya hafta sonu gitmemenizde yarar var. Macarların büyük bir bölümü, yaz aylarında tüm hafta sonlarını burada geçirir ve aşırı kalabalık olmaktadır. Macaristan'ın en güzel şehirleri arasında olan Siofok, yine Budapeşte'den rahatlıkla gidilebilecek şehirlerden biridir. Başkente ortalama 120 km uzaklıkta bulunan bu küçük şehir, hiç bitmeyen partileri ile ünlüdür ve sürekli hareketli bir kenttir. Balaton Gölü güney sahilinin yanında bir tatil beldesi olarak nam salan Siofok, özellikle Macar halkının hafta sonlarını partilerle geçirdiği bir yer olarak bilinse de, genç turistlerin son yıllarda akın ettiği bir yerdir. Siofok'ta kışın çok fazla turist görmek mümkün değil. Fakat yaz aylarında, özellike hafta sonlarında, diğer Avrupa ülkelerinden gelen turistlerin akınına uğramaktadır. Parti ile aranız yoksa, şehrin biraz dışında gölün manzarasını seyredebileceğiniz birkaç plajı da bulabiliyorsunuz. Şehir, birçok Avrupa ülkesinden, özellikle Almanya'dan çok fazla sayıda okul gezilerine ev sahipliği yapar. Bu yüzden de, etrafta çoluk çocuk kaynar. Tabi hava karardıktan sonra, bu çocukların hiçbirini de göremezsiniz. Macaristan'ın en büyük şehirlerinden biri olan Keszthely, Balaton Gölü çevresindeki ormanlar, tepeler ve ovalarla çevrili güzel bir yerdir. Bu şehirde her turiste göre bir şeyler bulmak mümkün. Birbirinden güzel tarihi yerleri ile tarih severlere, müzeleri ile sanatseverlere, partileri ile gece hayatı için plan yapanlara ve plajları ile berrak sularda yüzmeyi sevenlere hitap eden bu şehirde yapılacak şeyler saymakla bitmez. Keszthely'nin en ünlü yeri, klasik bir müziğin tadını çıkarmak için en ideal yer olan Festetics Sarayı'dır. Macaristan'ın en eski yerlerinden biri olan bu saray günümüzde, Helikon Sarayı Müzesi'ne de ev sahipliği yapmaktadır. Tarihi 1745 yılına kadar giden bu sarayı görmeden de şehirden ayrılmayın deriz. - Konum için tıklayın. Macsek Dağları'nın eteklerinde bulunan bu güzel şehir, ülkedeki en büyük beşinci şehirdir ve Macaristan'daki önemli turistik yerlerden biridir. Tarihi yerleri, anıtları ve renkli sokakları ile ünlü olan bu şehir, ılıman iklimi sayesinde Macarlar arasında da ünlüdür. Çevresindeki üzüm bağları ve birbirinden güzel şarapları ile de \"Üzümlerin ve şarabın şehri\" olarak bilinmektedir. Macaristan gezisi için listenize farklı bir rota eklemek isterseniz, bu şehre de mutlaka göz atın deriz. Şehirde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri de, Gazi Kasım Paşa Camii'dir. Bu camii, ülke Osmanlı İmparatorluğu'nun kontrolündeyken ilk olarak 16. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş. Bir camii olarak tasarlanmış olmasına rağmen, günümüzde bir Roma Katolik Kilisesi olarak kullanılmaktadır. Tüm ülkedeki en iyi Türk mimarisi örneklerinden biri olarak kabul edilir ve şehirdeki en önemli tarihi yapılardandır. - Konum için tıklayın. Dünyanın en büyük 18. kilisesi olarak ün yapmış olan bu dini yapı, Budapeşte'den günübirlik turlar ile rahatlıkla görebileceğiniz, ülkenin en önemli tarihi yerleri arasındadır. 72 metre yüksekliğindeki merkezi kubbesiyle birçok yerden görebileceğiniz, Estergon Bazilikasının en dikkat çeken yeri, şüphesiz Bakocz Şapeli'dir. Tabi bu bazilikayı ziyaret etmedeki en büyük amaç ise, dünyanın tek tuval üzerindeki en büyük resmini görmektir. Michelangelo Grigoletti'nin bu sunak resmi, bazilikanın en dikkat çeken yeri ve dünyaca bilinen şaheserlerden. Bazilika'daki eski mısır tarzında inşa edilmiş olan büyük mezar, birçok başpiskoposun ve din adamlarının diğer yüksek rütbeli üyelerinin kalıntılarını içermektedir. Bu yüzden de, bazilikanın en dikkat çeken yerlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Macaristan'da görülecek tarihi bir yer arıyorsanız ve sanata merakınız varsa, bu bazilikayı ve içerisinde Michelangelo'nun eserini listenize ekleyin deriz. - Konum için tıklayın. 996 yılında kurulmuş olan bu manastır, Macaristan'ın gezilecek en eski turistik yerlerinden biridir ve şu anda manastırda yaşayan 50 keşiş vardır. Bunun yanında bir ilahiyat koleji ve çocuklar için yatılı okul da bulunmaktadır. Eski Macar metinleri dahil olmak üzere, ülkenin en eski belgelerini Manastırdaki arşivlerde görebiliyorsunuz. Bu manastırda bulunan keşiler, manastırın kurulduğu tarihten itibaren şarap yapıyorlarmış. Günümüzde, Pannonhalma kasabasında bulunan bu manastırı görebilir, içerisine göz atabilirsiniz. - Konum için tıklayın. Ülkedeki en ünlü yerlerden biri olan Eğri Kalesi'nin İtalyan kale tasarımlarından örnek aldığı söylenmektedir. Ülkenin kuzeyindeki ilk savunma hatlarından biri olarak bilinen bu kale, günümüzde ziyaretçiye açıktır. 13. yüzyıldan kalma bu kaleye ulaşmak için, Tinodi Sebestyen'den Arnavut kaldırımlı Var köz'e tırmanmanız gerekiyor. Kompleksin doğu tarafındaki Gotik 12. yüzyıl St John Katedrali'nin temelleri günümüzde hala görülebilmektedir. Bu kaleye daha çok manzarası için gidiliyor olsa da, sırf tarihi bir yer görmek için bile gidebilirsiniz. Özellikle kale içerisindeki sergilerde, kalenin dramatik tarihi hakkında bilgileri ve resimleri de görebiliyorsunuz. Bunun yanında kalenin bulunduğu Eger kenti de, Macaristan'da gezilecek en önemli şehirler arasındadır. Şehir, Osmanlı İmparatorluğu tarafından şekillendirilmiş ve günümüzde birçok Barok yapıya, güzel atmosfere sahip kafelere ve Dobo Meydanı'na ev sahipliği yapmaktadır. Eger, bu tarihi yerler ile sınırlı değildir. Şehirde daha yapılacak birçok aktiviteyi de bulabilir, diğer önemli noktalara da göz atabilirsiniz. - Konum için tıklayın. Macaristan'daki en popüler şehirlerden biri olan Szeged, ülkedeki ünlü yerlerden biri olsa da, dışarıdan gelen turistlerin pek bilmediği bir şehir. Daha çok Avrupa'daki turistlerin ziyaret ettiği yerlerden biri olarak bilinse de, son yıllarda artan turist trafiği sayesinde, adından çokça bahsedilmektedir. Bu şehirde yapılacak birçok turistik aktivite bulabilirsiniz. Adak Kilisesi, İç Çekler Köprüsü ve muhteşem Szeged Sinagogunu görün. Szechenyi Meydanı'nı keşfedin. Çevredeki mekanlara göz atın ve Macar kültürünü çok daha yakından görün. - Konum için tıklayın. - Badacsony ; Balaton Gölü'nün kuzey kıyısında güzel bir kasabadır ve yemyeşil alanı ile görülmeye değer bir yerdir. - Kecskemet ; Ülkedeki en popüler nehirler olan Tuna ve Tisza arasında yer alan bu kent, üzüm bağları, yeşil alanları ve meyve bahçeleri ile ünlüdür. Macaristan'ın en doğal yerleri arasında olan bu şehri de, listenize ekleyebilirsiniz. - Tokaj ; Macaristan'ın en iyi şaraplarını bulabileceğiniz yerlerden biri olan Tokaj, ülkedeki en büyük şarap bölgesi olarak bilinmektedir. Bunun yanında, 28 köyden oluşan Tokaj, tarihi yerlerinden dolayı, UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer almaktadır. Tokaji şaraplarını denemek istiyorsanız, bu köyleri tek tek gezebilir, şarap sarhoşu olabilirsiniz. Macaristan'da gezilecek turistik yerler adlı bu yazıda yer alan 15 yere ek olarak daha birçok şehirden, kasabalardan ve ünlü yerlerden bahsetmek mümkün. Ancak yukarıdaki görülecek önemli yerler, ülkedeki en çok turist trafiğine ev sahipliği yapan şehirler, kasabalar ve köylerden oluşmaktadır. Macaristan gezisi için bu popüler noktalar arasından güzel bir liste çıkarabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/makedonya-gezilecek-yerler/\"", "text": "Avrupa'nın en gizli hazinelerinden biri olan Makedonya, önemli tarihi mekanlarıyla ünlü, yüzyıllar içinde değişmemiş gibi pastoral köylere sıkışmış kalıntılara sahip eşsiz bir doğal cennettir. Ülke, kısmen Balkan, kısmen Akdeniz, Roma, Yunan, Arnavut ve Osmanlı kültüründen etkilenmiştir. Birbirinden güzel modern şehirlere, köylere, doğal güzellikler ve turistik noktalara ev sahipliği yapan bu ülkede, başlıca popüler olan şehirler Üsküp ve Ohri olsa da, Makedonya bu iki ülkeden çok daha fazlasıdır. Aslen Kuzey Makedonya veya Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olarak bilinen ülke, Yunanistan, Bulgaristan ve Sırbistan gibi dünyanın en önde gelen turistik yerlerine ev sahipliği yapan ülkelere komşudur. Bu da, Makedonya konum bakımından oldukça önemli kılmaktadır. Avrupa'nın en eklektik başkenti olan Üsküp, Makedonya'nın en ünlü şehri ve en çok turist trafiğine sahip olan şehridir. Ülke genelinde en güzel kültür gezisi sunan şehir Üsküp, eski ve yeniyi bir arada bulabileceğiniz şehirdir. Burada, birbirinden güzel tarihi yapıları, birbirinden güzel mimari yapıları, heykelleri, çarşısı ve gece hayatıyla muhteşem bir deneyim sunuyor. Skopje olarak da bilinen Makedonya'nın başkenti Üsküp, Osmanlı dönemine ait camileri ile de oldukça popülerdir. 6 bin yıl boyunca çeşitli İmparatorluk ve Krallıklar tarafından yönetilen bu şehirde bu tarihi camilerin dışında, birçok farklı medeniyete ait eski yapıları da görebiliyorsunuz. Bunlar arasında en popüler olan şüphesiz \"Üsküp Kalesi\" ve \"Taşköprü\"dür. İki tarihi yapı da, şehrin en önde gelen turistik noktalarından. Tabi bir de, Üsküp Türk Çarşısı vardır. Burası, şehirdeki en iyi alışveriş bölgelerinden biri olduğu gibi, şehirdeki en iyi yemekleri de bulabileceğiniz yerdir. İstanbul'da ki tarihi çarşıları anımsatan bu çarşı da, Üsküp'te kaçırmak isteyemeyeceğiniz yerlerden. Restoran, mağaza, müze ve kafe zenginliğinin yanı sıra, Üsküp kentin ana meydanı etrafında dönen, eşsiz bir gece hayatına da sahip. Özellikle genç turistlerin büyük bir bölümünün gece hayatı için de tercih ettiği bu şehirde, ülkenin en iyi gece kulüplerini, barlarını ve partilerini de bulabilirsiniz. Ayrıca şehrin bu ana meydanı, 20 yıllık Makedon bağımsızlığını kutlayan görkemli Macedonia Gate adındaki zafer kemerine ev sahipliği yapmaktadır. Üsküp'te yapılacakların sınırı olmadığı gibi, gezip görebileceğiniz şeylerin de sınırı yok. Bu şehri tam anlamıyla keşfedebilmek adına da en azından 2 gününüzü bu şehir için ayırdığınıza emin olun. Bir zamanlar 365 kiliseye ev sahipliği yaptığı için \"Balkanlar'ın Kudüsü\" olarak da anılmış olan Ohrid, Makedonya'nın en güzel tarihi şehirlerinden biridir. Eski arnavut kaldırımlı sokakları, küçük, şirin kafeleri ve restoranlarıyla farklı bir atmosfere sahip olan bu şehirde sıkılmadan 1-2 günüzü geçirebilirsiniz. Ohrid'de görebileceğiniz birbirinden değerli yapılar bulunuyor olsa da, bunlar arasında mutlaka göz atılması gereken yerlerden biri olan Çar Samuel Kalesi'dir. Sunduğu eşsiz manzaranın yanı sıra, tarihiyle de oldukça dikkat çekici olan bu kale, şehirdeki en ünlü yapılardan biridir. Tabi şehrin en bilinen yeri ise, Ohri Gölü'nün bulunduğu kısımdır. Burası, turkuaz suların nefes kesici manzarasına ev sahipliği yapar ve her turistin mutlaka uğradığı noktalardan biridir. Şehrin kıyı şeridinde güzel bir yürüyüşe çıkabilir, Kaneo sahilindeki Aziz Yuhanna Kilisesi'nden nefes kesen manzaralar seyredebilirsiniz. Bu şehir, hem tarihiyle hem de doğal güzelliğiyle çok çabuk sevebileceğiniz bir şehir. Bitola olarak da bilinen Manastır, Makedonya'nın en büyük ikinci şehridir. Makedonya'nın güneyinde, Yunanistan'ın sınırına çok da uzak olmayan bu şehir, tarihi binaları, birbirinden güzel sanat galerileri ve hoş atmosfere sahip kafeleriyle ünlü. Bitola üç farklı dağ silsilesi arasında yer alıyor. Bu yüzden de, şehri çevreleyen yemyeşil tepeler ve dağların arasında doğal yürüyüşler yapabilir, muhteşem fotoğraf kareleri de yakalayabilirsiniz. Şehirde, camilerin ve kiliselerin yanı sıra, renkli ve şık evleri de görebilirsiniz. Osmanlı Dönemi'ne ait \"Eski Çarşı\" ise, insanları izleyip, bir şeyler içmek için keyifli bir yer. Müzeler arasında ise, mutlaka Bitola Müzesi'ne göz atın. Bu müzede şehrin tarihi hakkında bilgileri bulabilirsiniz. Şehrin biraz dışındaki Heraklea Lynkestis kalıntılarına da göz atmayı unutmayın. Makedonya'nın doğal güzelliklerinden biri olan \"Pelister Milli Parkı\", 1948 yılında kurulmuş. Dağlık bir alan olan bu park, ülkedeki en popüler rotalardan bir tanesi. Rezerv, aralarında ayılar, kurtlar ve yükselen kartallar olan bir dizi endemik hayvana ev sahipliği yapmasıyla da ünlüdür. Pelister Milli Parkı, yükselen tepeler arasında iki buzul gölüne ev sahipliği yapmaktadır. Bunlar \"Pelister'in Gözleri\" olarak da bilinmektedir. Burada, vadiler ve ormanlar arasında birbirinden güzel manzaralara ev sahipliği yapan yürüyüş parkurlarını da bulabilirsiniz. Uzun bir yürüyüşe çıkmak, doğanın tam kalbinde olmak isterseniz, Pelister göz atabileceğiniz en güzel yerlerden biridir. Bu milli parkta, yılın belirli zamanlarında kayak veya kampta yapabilirsiniz. Özellikle kampçıların favorisi olan bu parka da mutlaka göz atın deriz. Eski bir kalenin kalıntıları ile süslenmiş çıplak bir tepenin altında bulunan Pirlepe, tarihle dolu bir şehirdir. Ülkenin en büyük şehirlerinden biri olan Manastır'a da yakın olan bu şehirde görülecek birbirinden değerli tarihi ve turistik yapıları bulabilirsiniz. Pirlepe, bir zamanlar Orta çağ krallığının koltuğuydu, bu yüzden de etrafta çok sayıda manastır ve kilise de görebiliyorsunuz. Şehirde güzel bir manzarayı seyretmek istiyorsanız, 10. yüzyıldan kalma olan kaleye kadar yürümeniz şart. Buradan şehrin nefes kesen manzarasını seyredebilirsiniz. Ayrıca yol üzerinde birçok kaya oluşumunu da görebilirsiniz. Ülkedeki en doğal Makedon kültürünü görmek istiyorsanız, Pirlepe'yi de rotanıza ekleyin. Eşsiz manzarasıyla ünlü olan Matka Kanyonu, daha çok Üsküp'te günübirlik geziler ile ziyaret edilen bir yer olsa da, burada konaklayabileceğiniz tesisleri de bulabilirsiniz. Taksi veya otobüs ile çok rahat bir şekilde ulaşabileceğiniz bu kanyon için, Üsküp'te birçok tur firmasını bulabilirsiniz. Fakat turlar ile gitmek yerine bireysel olarak bu kanyonu görün. Otobüsle gitmek istemezseniz de, 2-3 kişiyseniz taksilerin ücretlerine de mutlaka göz atın. Burası, Makedonya'da görebileceğiniz en güzel manzaraya sahip yerlerden biri. Daha çok uzun yürüyüş parkurları ile ünlü olsa da, burada eşsiz fotoğraf kareleri yakalayabilir, tekne gezintisine çıkabilir, manastırları veya mağaraları ziyaret edebilirsiniz. Yani Matka Kanyonu'nda yapılacak birçok şey bulabilirsiniz. Makedonya'nın diğer doğal harikalarından biri olan Mavrova Milli Parkı, ülkenin en yüksek dağı, en iyi kayak merkezi ve ülkenin en sevilen festivallerinden ev sahipliği yapmasıyla oldukça ünlüdür. Bu yüzden yıl boyunca ilginç kültür ve güzel doğa sunan bir yer arıyorsanız, Mavrova Milli Parkı'na mutlaka göz atın. Janche ve Galichnik köyleri ise, Makedonya'nın en güzel yemekleri ile ünlüdür. Son yıllarda çok daha popüler bir hale gelen bu köyler de yapılacak en güzel şey, Makedon yemeklerini tatmaktır. Su Üzerindeki Müze olarak da bilinen bu tarihi yer, Ohri sahili boyunca Gradishte ve Pestani yakınlarındaki Ploca Micov Kamen kazı alanında bulunan bir arkeolojik komplekstir. Kazık yerleşiminin otantik bir yeniden inşası olan bu müze, Ohrid'den günübirlik turlar ile gidilebilecek en güzel yerlerden. Daha çok sunduğu manzarasıyla ünlü olsa da, tarihiyle de oldukça dikkat çekicidir. Burada, erkeklerin ve kadınların M. Ö. birinci bin yılda nasıl yaşadıklarını hayal edebilirsiniz. Ayrıca yakınlardaki tepede yeniden inşa edilmiş antik bir Roma askeri kalesi de bulunuyor. Her ikiside Ohrid'den tekneler ile rahatlıkla ziyaret edilebilir. Soyu tükenmiş bir volkanın kraterinde yer alan, müze şehri olarak anılan Kratova, taş kuleleri ve 19. yüzyıl mimarisiyle ülkenin en ünlü şehirlerinden biridir. Şehirdeki yeraltı tünelleri ve Rada Köprüsü dahil olmak üzere birçok Orta Çağ köprüsü bulunmaktadır. Kratova'ya Üsküp'ten günübirlik turlar ile gidiyorsanız, \"The Stone Dolls\" adı verilen taş sütunlar kümesine de göz atmayı unutmayın. Arnavutluk sınırından sadece 2 km uzaklıkta Ohrid Gölü'nde bulunan Radozhda, Makedonya'nın en doğal köylerinden biri. Köyde bulunan 7 tarihi kilisenin dışında, burada huzurlu köy ortamının keyfini çıkarabilir ve eşsiz gün batımı manzaralarını seyredebilirsiniz. Burada, tarihi 14. yüzyıla kadar giden St. Archangel Mihail mağara kilisesine de mutlaka göz atın. Makedonya'da gezip görülebilecek daha birçok şehir, doğal güzellikler, köyler ve kasabalar bulabilirsiniz. Makedonya için güzel bir gezi rotası oluşturmayı planlıyorsanız da ilk olarak Üsküp'e gitmenizde yarar var. Bu şehir, hem araç kiralayabileceğiniz, hem de ülke için güzel bir plan yapabileceğiniz yerdir. Bunun yanında, Makedonya'nın nasıl bir gece hayatına sahip olduğunu merak ediyorsanız da, Üsküp gecelerine mutlaka göz atın."} {"url": "https://gezicenga.com/malezya-gezilecek-yerler/\"", "text": "Malezya'yı sadece Kuala Lumpur ile sınırlandırmak istemiyor, ülkenin birbirinden güzel adalarını, şehirlerini ve önemli gezilecek noktalarını da rotanıza eklemek istiyorsanız, ülke gezisine nereden başlayacağınız, hangi sezonda Malezya'yı ziyaret ettiğiniz ve bütçeniz oldukça önemli konulardan. 4 yıla yakın Kuala Lumpur'da hostel çalıştırdığım zamanlarda, her gelen \"Backpacker\" adı verilen sırt çantalı gezginlere ilk önerdiğim şey, \"Rotanızı İyi Belirleyin\" olmuştur. Malezya, gezilmesi oldukça kolay bir ülke. Fakat, yanlış rotaları tercih ettiğinizde, 10 saate yakın otobüs yolculuklarına katlanmak zorunda kalabilirsiniz. Malezya'da basit, sıradan ve kısa bir gezi rotası tavsiyesi isterseniz, kuzeye gitmeyi düşünüyorsanız, Kuala Lumpur, Cameron Highlands, Taman Negara Penang, Langkawi. Bu gezi rotası, 1 hafta 10 günlük bir rotadır. Tabi daha bahsedebileceğim Perhentian İsland ve Sabah, nam-ı değer KK orangutan görmek isteyen, Malezya'da daha fazla zamanı olanlar içindir. Eğer Kuala Lumpur'dan sonra Singapur'a gitmek ve arada bir yer görmek isterseniz KL, Melaka ve Singapur yapabilir veya yukarıdaki rotayı takip edip Langkawi'den 20-30£'ya Singapur'a uçabilirsiniz. Tabi ki geziye KL ile başlamak çok mantıklı olacaktır. Eğer Singapur'dan Malezya'ya geçmiyorsanız. Kuala Lumpur, Malezya'nın başkenti, en kalabalık ve en modern şehridir. Çok kültürlü bir şehirdir. Fakat sokaklarda, restoranlarda, kafelerde ve daha birçok yerde görebileceğiniz insanlar genelde \"Hindistanlı\"dır. 2014 yılının sonlarında Kuala Lumpur'a ilk gittiğimde, Hindistanlıları sokaklarda çok fazla hissedemezdiniz. Fakat, 2015 yılından sonra akıl almaz bir Hint trafiğine maruz kalmıştır bu şehir. Şöyle ki, Hindistan'da milyonlarca işsize kapı açan Malezya, yüzbinlerce Hintliyi ülkeye kabul etmiştir. Sebebi de basit \"Ucuz İşçi\". Ancak Kuala Lumpur'u bambaşka bir yer haline getiren, tabiri caizse Hindistan yapan, bu Hintli kardeşçikler, şehri ve turistleri perişan bir hale getirmiştir. Gece kulüplerinden çıkmayan, bir kızın etrafında 50 tane Hintliyi görebileceğiniz Kuala Lumpur'un gece kulüplerinde dikkatli olmakta, tercih edebildiğiniz en lüks gece kulüplerine gitmenizde yarar var. Kuala Lumpur, Malezya'da mutlaka görülmesi gereken bir şehir. Fakat 2 günden fazla bu şehirde konaklamanızı tavsiye etmem. Ayrıca gece hayatı için Kuala Lumpur, aradığınız şehir olmayabilir. Hangi bara veya gece kulübüne gideceğiniz bu şehirde çok ama çok önemli. Kuala Lumpur, Petronas İkiz Kulesi ve Batu Mağaraları ile ünlüdür. Şehre gelen her turist bu 2 yeri görür. Fakat, Kuala Lumpur'da bana göre kaçırılmaması gereken 5 yer vardır. Bunlar ; Petronas, Batu Mağaraları, Heli Lounge Bar, Sky Bar (Light show için en ideal yerdir) ve son olarak KL Tower adı verilen kulenin gözlem yeridir. Tabi, şehirde görebilecekleriniz bunlar ile sınır değil. Kuala Lumpur'da zamanınız varsa, 40 dakikada gidebileceğiniz bir başka idari merkez olan \"Putrajaya\" birbirinden güzel tarihi ve mimari yapılarıyla sevebileceğiniz yerlerden. Ayrıca şehir merkezine otobüs ile 50 dakika uzaklıkta olan Genting Highlands da, kumarhanesi, ünlü tapınağı ve eşsiz manzarası ile bu şehirde yeteri kadar zamanı olanlara tavsiye edebileceğim yerlerden. Hostele gelen gezginlere mutlaka tavsiye ettiğim bu yer, \"İsland\" değil \"Highland\"tır. Neden böyle bir açıklama yaptığımı hemen belirteyim. Toplamda 4-5 kişi Kuala Lumpur'a bizim hostele geri dönüp \"Ay ben orayı İsland sandım, deniz göremeyince bi garip oldum\" demelerinin ardından, \"Highlands\"ın üzerine bastıra bastıra söylemeye başladık. Tabi ki hazırlıksız bir şekilde Malezya turuna çıkıyorsanız, İngilizceniz zayıf ve araştırma yapmadıysanız, Highlands kulağa İsland olarak gelebiliyor. Bu yüzden, buranın bir ada değil, Highland yani bir tepe olduğunu unutmayın. Cameron Highland, uzun bir çay geleneğine sahip dağlık bir bölgedir. Her ne kadar güzel kartpostallık fotoğrafı ile ünlü olsa da, en ilgi çekici yeri \"Mossy Ormanı\"dır. Dünyadaki en yaşlı ormanlardan biri olarak kabul Mossy Ormanı, Cameron'da kaçırmamanız gereken yerlerden. Tek bir yer görmek istiyorsanız, \"BOH Çay Plantasyonu\"nu kaçırmayın. Kafesine gidip bahçeden koparılmış taze çaylardan cüzi bir ücret ödeyerek için. Her çeşit çayı da küçük mağazasından satın alabilirsiniz. Fakat bizim karadeniz çaylarının eline su dökemez haberiniz olsun. Cameron Highlands Nasıl Gezilir ; Öncelikle motosiklet konusunda uzman biri değilseniz, burada motosiklet KİRALAMAYIN. Neden ? çünkü Cameron'un yerel halkı, kendisini \"Fast and Furios\"teki Brian O'Conner sanıyor ve nasıl bir araç sürdüklerine dair hiçbir fikri yok. İkincisi, karşıdan geleni net bir şekilde göremeyebiliyorsunuz. Özellikle Çay Plantasyonu'nun olduğu dağlık alan tek yol ve karşıdan geleni köşeleri döndüğünüzde görüyorsunuz. Bu da ciddi anlamda sıkıntı olabiliyor. Cameron Highlands'a birçok kez gitmiş biri olarak (Motosikleti sadece 1 kez denedim) burayı en iyi turlar ile gezebileceğinizi söyleyebilirim. Eski tarz Jeep'ler ile 6-7 kişilik turlara katılın. Bu turlar, \"Yarım Gün\" ve \"Tam Gün\" olarak ikiye ayrılıyor. Yarım günlük tur, her ne kadar yeterli olsa da, zamanınız varsa tam gün turlara katılın. Son olarak, yanınıza mont alın. Cameron Highlands, Malezya'nın en soğuk ve yağmurlu olan yerlerinden biri. Özellikle \"Mossy Ormanı\"ndan donacaksınız. NOT : Cameron Highlands yürüyerek gezilir mi ? ne duydum ne gördüm. Buna cesaret edebilecek gezginin en azından 1 haftaya ihtiyacı var. Tabi 1-2 yer görsem yeter diyorsanız, yürüyerek de birkaç yer görebilirsiniz. Ama önemli yerleri yürüyerek görme gibi bir aksiyona sanırım gerek yok. Kuala Lumpur'dan Cameron Highlands'a veya Malezya'nın herhangi bir adasına, şehrine, Singapur'a otobüs biletini online alın ve \"EASYBOOK. COM\" adlı siteden başka siteyi kullanmayın. Cameron için otobüs firması tavsiyesi olarak da Unititi Express'i önerebilirim. Mükemmel değildir, fakat aralarındaki en iyisi ve en problemsiz olanıdır. George Town, Penang'ın başkenti. Bu yüzden, ikisi de aynı şeydir. Kafanız karışmasın. Her ne kadar bölgenin büyük bir bölümü UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almasıyla ünlü olsa da, Penang, yemekleri ve partileriyle de ünlü bir yerdir. \"Malezya'nın gıda başkenti\" olarak da bilinen George Town, Malezya'nın en iyi sokak yemeklerini bulabileceğiniz yerlerden biridir. Burada görülecek birbirinden güzel yerleri bulabilirsiniz. Fakat kaçırmamanızı tavsiye edebileceğim yerler, liman bölgesi, sahili ve sokak sanatıdır. George Town, sokak sanatı ile instagramlarda fenomen olmuş bir yerdir. Bu yüzden, sokakları detaylı bir şekilde gezin. Son olarak Penang Hill adı verilen tepeye çıkmayı da unutmayın. Burası, Penang'ın en iyi manzarasını sunan yerlerden biri. George Town'da parti hostelinde konaklamayın. Hele Tipsy Tiger'da hiç konaklamayın. Burada hırsızlık çok, güvenlik sıfır, süper gürültülü ve gecenin sonunu görmek istemeyeceğiniz bir yer. Fakat buraya sırf partiye katılmak için gidebilirsiniz. Gecenin sonunda burada konaklamak istemezsiniz. İki kez zorla götürüldüğüm yerlerden biri. Hiç istemedim. Çünkü burası, benim gibi günlük 1-2 paket sigara içenlerin ciğerini patlattığı yer. Her yer yokuş/merdiven. Çık babam çık. Bir türlü bitmiyor. İlk gittiğimizde merdivenlerde oturup arkadaşların dönmesini 2 saat beklemiştim. Abartmıyorum. Buradaki merdivenler herkesin harcı değil. Taman Negara, \"Wildlife\" Vahşi yaşam ortamı ile de ünlü. Özellikle \"Deep Jungle\" adı verilen 5-6 saatlik turlara katılacak olursanız, vahşi yaşamı görebileceğiniz gibi, muhteşem bir \"Trekking\" yapabilirsiniz. 130 milyon yıllık yaprak döken yağmur ormanının yaşadığı, korunan bir alan olan Taman Negara, doğayı, yeşili ve yürümeyi sevenlerin bayılıp bayılıp ayılabileceği yerlerden. Muhteşem bir doğal güzelliğinin yanında, eşsiz manzaraya sahip noktaları ile de, Malezya'nın gezilecek en güzel yerlerinden biridir. Eğer kendinize güveniyorsanız \"Tahan Dağı\"na mutlaka çıkın. Benim yarı yolda pes ettiğim bir yürüyüş parkuru. Yüksek, yorucu ve uzun. Park, Malayan kaplanı ve Malayan tavus kuşu-sülünler de dahil olmak üzere bir dizi nesli tükenmekte olan türe ev sahipliği yapıyor. Yani öyle her yerde bu hayvanları göremiyorsunuz. TAVSİYE ; Taman Negara'yı turlar olmadan gezmeyin. Muhteşem şekilde işaretlendirme sistemi var. Fakat, dönerken mutlaka kaybolacaksınız. Bunun yanında, turlar ile çok daha motivasyonlu bir şekilde gezebiliyorsunuz. Hem nereye gideceğinizi düşünüp stres yapmanıza da gerek yok. Malezya'ya gelene kadar bunu yapmak pek mümkün değil. Langkawi, benim Malezya adaları arasında en sevdiğim yer ve sizin de seveceğinizi düşündüğüm muhteşem bir ada. Langkawi, üç Geoforest parkına ve çok sayıda hindistan cevizi ağacı kaplı plajlara ev sahipliği yapmasıyla ünlü olsa da, aslında burası Kuala Lumpur'daki içki fiyatlarına isyan eden turistlerin 1 haftaya yakın konakladıkları bir yer. Burada birbirinden güzel plaj bulabilirsiniz ve yılın büyük bir bölümünde ziyaret edilebilecek bir iklime sahiptir. Burada, deniz seviyesinden 660 metre yükseklikte bir yaya geçidi olan 125 metre uzunluğundaki Langkawi Sky Bridge adı verilen köprüden geçmeyi, teleferiğe binmeyi ve Telaga Tujuh Şelaleleri'ne gitmeyi de unutmayın. Kuala Lumpur'da bira ücreti 20 Rm ise, burada 4 Rm. Alkolle aranız iyiyse, mutlaka herhangi bir markete uğrayın. TAVSİYE ; Burada dalış için birkaç yeri bulabilirsiniz. Fakat, dalış yapmayı planlıyorsanız \"Perhentian İsland\" veya \"Borneo\" tarafına gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Her ne kadar Malakka olarak adlandırılıyor olsa da, birçok turistin Melaka olarak bildiği bu şehri, 4-5 yıl öncesine kadar hiç tavsiye etmezdim. Yada sadece günübirlik turlar ile gidileceğini düşünürdüm. Fakat 2019 yılında Melaka'ya yapmış olduğum 2 günlük bir geziden sonra tüm fikrim değişti. Melaka 2014 yılından 2019'a kadar muhteşem bir şekilde gelişmiş küçük bir şehir. Portekiz, Hollanda ve daha sonra İngilizler tarafından sömürge egemenliği üzerinden oluşturulan şehir, bir zamanlar Malay Yarımadası'nın kenarında güçlü bir ticaret merkeziydi. Burada yapılacak en güzel şeylerden biri, kanal boyunca uzun bir yürüyüşe çıkmaktır. Eskiden sivrisineklerin kol gezdiği bu kanal kenarları çok daha iyi durumda. Tabi hala sivrisinekler var. Fakat eskisi kadar değil. Kanal boyunca eşsiz manzara fotoğraflarını çekebilirsiniz. Kanalların hemen yanında bulunan kafelere veya restoranlara oturup bir şeyler yiyebilir, gece pazarını görebilir, müzelere göz atabilirsiniz. Melaka, Malezya'nın turizm bakımından en hızlı gelişen şehirlerinden biri. Bunu bizzat görmüş biri olarak, bu küçük şehri de mutlaka listenize ekleyin derim. Perhentian Adaları, iki bölümden oluşur. Biri Perhentian Kecil ve diğeri de Perhentiyen Besar'dır. Genelde zengin turistlerin büyük bir bölümü Perhentian Adaları'nın büyük olanına yani Kecil'e gider. Fakat bu bölge pahalıdır ve daha çok romantik çiftlerin, balayı için tatil yapanların tercih ettiği yerdir. Küçük ada da, genç gezginler arasında oldukça popülerdir. Bu yüzden küçük adada kalmak hem çok daha ucuz hem çok daha eğlencelidir. Eğer hostel ve otel için küçük adada nerede konaklayacağınızı bilmiyorsanız, \"Long Beach\"e yakın olun yeter. Bu plaja 1 km ve daha az mesafede olan otel, hostel ve diğer konaklama birimleri arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı tercih etmeniz yeterli olacaktır. Perhentian Adaları hakkında çok fazla konuşulucak, anlatılacak şey var. Fakat, bu adayı ziyaret ediyorsanız, en azından \"Open Water\" dalış lisansınızı alın 1.200 RM civarı (4 gün konaklama ve kahvaltı dahil). Zaten hem Malezya'daki hem de Tayland'daki en ucuz dalış kurslarını alabileceğiniz yer Perhentian'dır. Perhentian, Malezya'da en çabuk bronzlaşabileceğiniz, en güzel orman yürüyüşleri yapabileceğiniz ve birbirinden güzel birçok turistik aktivitesi ile çok çabuk sevebileceğiniz bir yer. Malezya'daki en güzel adalardan biri olan Perhentian'ı da listenize ekleyin. Kuala Lumpur'dan Perhentian Adaları'na Nasıl Gidilir ? ; Yukarıda da belirttiğim gibi easybook. com'a giriyorsunuz. Arama bölümüne KL Kuala Besut JETTY yazıyorsunuz. Kuala Besut, hızlı tekneler ile adaya ulaşabileceğiniz yerdir. Adaya direkt otobüs maalesef yok 🙂 Otobüsler TBS Otobüs Terminali'nden hareket eder. Yolculuk 7 saattir ve 1 kez mola verilir. Kuala Besut'a geldikten sonra, biletinizi buradaki tur firmalarından alabilirsiniz. Aynı fiyat, merak etmeyin. Sonra bu hızlı tekneler ile adaya ulaşabiliyorsunuz. NOT : Burada dikkat etmeniz gereken şey, eğer büyük adaya gitmek istiyorsanız, farklı teknelere bineceğinizi unutmayın. Eğer paralarınız cebinizden taşmıyorsa, muhteşem bir romantik tatil planı yapmıyorsanız, Büyük Ada'yı es geçip, küçük adaya gidiyorsunuz ve kaptana \"Long Beach\"e gitmek istediğinizi söylüyorsunuz. Bu kadar. Long Beach yakınlarında da otelinizi veya hostelinizi de ayarladığınızı düşünürsek her şey tamam. NOT 2 : Perhentian Adalaları Kasım ve Şubat ayları arasında kapalıdır. Yani adaya bu aylar arasında gidemezsiniz. Ayrıca Ekim ve Mart ayında adaya gitmeyin derim. Süper yağmurlu olabiliyor. Malezya'nın en güzel ve en küçük adalarından biri olan Tioman, çoğu zaman Langkawi'ye nazaran daha az tercih ediliyor olsa da, burada görülecek yerlerin ve yapılacak turistik aktivitelerin sınırı yok diyebilirim. Güneyde, yani Melaka'dan sonra veya Singapur'da önce görebileceğiniz adalardan biri. Mersing Deniz Parkı'nın bir parçası olan bu ada, ayrıca Langkawi gibi Duty Free olan yere de sahip. Yani burada da her şeyi stoklayabilirsiniz. Tioman da, tıpkı Langkawi gibi, Malezya'nın en ucuz adalarından biridir. Muhteşem Malay yemeklerinin yanı sıra, güzel plajları ve doğal manzarası ile de sevebileceğinizi düşündüğüm bir adadır. NOT : Tioman'a gitmek için öncelikle Mersing'e gitmeniz gerekiyor. Yine easybook. com adlı siteden biletlerinizi online olarak alabilir, TBS Otobüs Terminali'nden bu otobüsler ile Mersing'e oradan da Tioman'a geçebilirsiniz. Son yıllarda Malezya'nın en ünlü yerlerinden biri haline gelen Kuching, Borneo'da bulunur ve 200 yıllık kent Sarawak devletinin başkentidir. İngiliz sömürgeciliğinden kurtulmuş yerlerden biri olarak bilinmektedir. Bako Ulusal Parkı ve Semenggoh orangutan rezervi gibi yerler, Kuching'in en ünlü yerlerinden oluşmaktadır ve kesinlikle listenize eklemenizi tavsiye edebileceğim yerlerden biridir. Sabah'ın başkenti olan Kona Kinabalu, Borneo'daki en meşhur yerlerden biridir. Kota Kinabalu, tropik adalara, yağmur ormanlarına, vahşi yaşam sığınaklarına, milli parklara ve Malezya'nın en yüksek zirvesi olan Mount Kinabalu'ya yakınlığı nedeniyle ülkenin en hızlı büyüyen turizm merkezlerinden biridir. Günümüzde Malezya'nın en ünlü turistik destinasyonlarından biri haline gelmiş olan Kota Kinabalu, \"Backpacker\"lar veya yerel halk arasında \"KK\" olarak bilinir. Bu \"7/11\" gibi market olan \"KK\" değil, Kota Kinabalu'nun kısaltılmış olan \"KK\"yi. Şehirden biraz uzaklaşmak isterseniz de, Tunku Abdul Rahman Park, şnorkelli yüzme, dalış ve yüzme için ideal olan beş küçük adaya sahiptir ve her Kota Kinabalu'ya giden turistin mutlaka göz atmasınız tavsiye edebileceğim yerlerden biridir. Malezya'nın gezilecek noktaları tabi ki bu 10 yer ile sınırlı değildir. Malezya'da daha birçok tarihi ve turistik yerleri bulabilir, listenize birkaç ada ve şehir daha ekleyebilirsiniz. Malezya gezi planınız için veya ülke hakkında sorabilecekleriniz için bana ulaşabilirsiniz. Elimden geldiğince tecrübelerimi paylaşabilirim."} {"url": "https://gezicenga.com/malezya-hakkinda-genel-bilgiler/\"", "text": "Malezya'yı sadece Kuala Lumpur ile sınırlandırmak istemiyor, ülkenin birbirinden güzel adalarını, şehirlerini ve önemli gezilecek noktalarını da rotanıza eklemek istiyorsanız, ülke gezisine nereden başlayacağınız, hangi sezonda Malezya'yı ziyaret ettiğiniz ve bütçeniz oldukça önemli konulardan. 4 yıla yakın Kuala Lumpur'da hostel çalıştırdığım zamanlarda, her gelen \"Backpacker\" adı verilen sırt çantalı gezginlere ilk önerdiğim şey, \"Rotanızı İyi Belirleyin\" olmuştur. Malezya, gezilmesi oldukça kolay bir ülke. Fakat, yanlış rotaları tercih ettiğinizde, 10 saate yakın otobüs yolculuklarına katlanmak zorunda kalabilirsiniz. Malezya'da basit, sıradan ve kısa bir gezi rotası tavsiyesi isterseniz, kuzeye gitmeyi düşünüyorsanız, Kuala Lumpur, Cameron Highlands, Taman Negara Penang, Langkawi. Bu gezi rotası, 1 hafta 10 günlük bir rotadır. Tabi daha bahsedebileceğim Perhentian İsland ve Sabah, nam-ı değer KK orangutan görmek isteyen, Malezya'da daha fazla zamanı olanlar içindir. Eğer Kuala Lumpur'dan sonra Singapur'a gitmek ve arada bir yer görmek isterseniz KL, Melaka ve Singapur yapabilir veya yukarıdaki rotayı takip edip Langkawi'den 20-30£'ya Singapur'a uçabilirsiniz. Tabi ki geziye KL ile başlamak çok mantıklı olacaktır. Eğer Singapur'dan Malezya'ya geçmiyorsanız. Kuala Lumpur, Malezya'nın başkenti, en kalabalık ve en modern şehridir. Çok kültürlü bir şehirdir. Fakat sokaklarda, restoranlarda, kafelerde ve daha birçok yerde görebileceğiniz insanlar genelde \"Hindistanlı\"dır. 2014 yılının sonlarında Kuala Lumpur'a ilk gittiğimde, Hindistanlıları sokaklarda çok fazla hissedemezdiniz. Fakat, 2015 yılından sonra akıl almaz bir Hint trafiğine maruz kalmıştır bu şehir. Şöyle ki, Hindistan'da milyonlarca işsize kapı açan Malezya, yüzbinlerce Hintliyi ülkeye kabul etmiştir. Sebebi de basit \"Ucuz İşçi\". Ancak Kuala Lumpur'u bambaşka bir yer haline getiren, tabiri caizse Hindistan yapan, bu Hintli kardeşçikler, şehri ve turistleri perişan bir hale getirmiştir. Gece kulüplerinden çıkmayan, bir kızın etrafında 50 tane Hintliyi görebileceğiniz Kuala Lumpur'un gece kulüplerinde dikkatli olmakta, tercih edebildiğiniz en lüks gece kulüplerine gitmenizde yarar var. Kuala Lumpur, Malezya'da mutlaka görülmesi gereken bir şehir. Fakat 2 günden fazla bu şehirde konaklamanızı tavsiye etmem. Ayrıca gece hayatı için Kuala Lumpur, aradığınız şehir olmayabilir. Hangi bara veya gece kulübüne gideceğiniz bu şehirde çok ama çok önemli. Kuala Lumpur, Petronas İkiz Kulesi ve Batu Mağaraları ile ünlüdür. Şehre gelen her turist bu 2 yeri görür. Fakat, Kuala Lumpur'da bana göre kaçırılmaması gereken 5 yer vardır. Bunlar ; Petronas, Batu Mağaraları, Heli Lounge Bar, Sky Bar (Light show için en ideal yerdir) ve son olarak KL Tower adı verilen kulenin gözlem yeridir. Tabi, şehirde görebilecekleriniz bunlar ile sınır değil. Kuala Lumpur'da zamanınız varsa, 40 dakikada gidebileceğiniz bir başka idari merkez olan \"Putrajaya\" birbirinden güzel tarihi ve mimari yapılarıyla sevebileceğiniz yerlerden. Ayrıca şehir merkezine otobüs ile 50 dakika uzaklıkta olan Genting Highlands da, kumarhanesi, ünlü tapınağı ve eşsiz manzarası ile bu şehirde yeteri kadar zamanı olanlara tavsiye edebileceğim yerlerden. Hostele gelen gezginlere mutlaka tavsiye ettiğim bu yer, \"İsland\" değil \"Highland\"tır. Neden böyle bir açıklama yaptığımı hemen belirteyim. Toplamda 4-5 kişi Kuala Lumpur'a bizim hostele geri dönüp \"Ay ben orayı İsland sandım, deniz göremeyince bi garip oldum\" demelerinin ardından, \"Highlands\"ın üzerine bastıra bastıra söylemeye başladık. Tabi ki hazırlıksız bir şekilde Malezya turuna çıkıyorsanız, İngilizceniz zayıf ve araştırma yapmadıysanız, Highlands kulağa İsland olarak gelebiliyor. Bu yüzden, buranın bir ada değil, Highland yani bir tepe olduğunu unutmayın. Cameron Highland, uzun bir çay geleneğine sahip dağlık bir bölgedir. Her ne kadar güzel kartpostallık fotoğrafı ile ünlü olsa da, en ilgi çekici yeri \"Mossy Ormanı\"dır. Dünyadaki en yaşlı ormanlardan biri olarak kabul Mossy Ormanı, Cameron'da kaçırmamanız gereken yerlerden. Tek bir yer görmek istiyorsanız, \"BOH Çay Plantasyonu\"nu kaçırmayın. Kafesine gidip bahçeden koparılmış taze çaylardan cüzi bir ücret ödeyerek için. Her çeşit çayı da küçük mağazasından satın alabilirsiniz. Fakat bizim karadeniz çaylarının eline su dökemez haberiniz olsun. Cameron Highlands Nasıl Gezilir ; Öncelikle motosiklet konusunda uzman biri değilseniz, burada motosiklet KİRALAMAYIN. Neden ? çünkü Cameron'un yerel halkı, kendisini \"Fast and Furios\"teki Brian O'Conner sanıyor ve nasıl bir araç sürdüklerine dair hiçbir fikri yok. İkincisi, karşıdan geleni net bir şekilde göremeyebiliyorsunuz. Özellikle Çay Plantasyonu'nun olduğu dağlık alan tek yol ve karşıdan geleni köşeleri döndüğünüzde görüyorsunuz. Bu da ciddi anlamda sıkıntı olabiliyor. Cameron Highlands'a birçok kez gitmiş biri olarak (Motosikleti sadece 1 kez denedim) burayı en iyi turlar ile gezebileceğinizi söyleyebilirim. Eski tarz Jeep'ler ile 6-7 kişilik turlara katılın. Bu turlar, \"Yarım Gün\" ve \"Tam Gün\" olarak ikiye ayrılıyor. Yarım günlük tur, her ne kadar yeterli olsa da, zamanınız varsa tam gün turlara katılın. Son olarak, yanınıza mont alın. Cameron Highlands, Malezya'nın en soğuk ve yağmurlu olan yerlerinden biri. Özellikle \"Mossy Ormanı\"ndan donacaksınız. NOT : Cameron Highlands yürüyerek gezilir mi ? ne duydum ne gördüm. Buna cesaret edebilecek gezginin en azından 1 haftaya ihtiyacı var. Tabi 1-2 yer görsem yeter diyorsanız, yürüyerek de birkaç yer görebilirsiniz. Ama önemli yerleri yürüyerek görme gibi bir aksiyona sanırım gerek yok. Kuala Lumpur'dan Cameron Highlands'a veya Malezya'nın herhangi bir adasına, şehrine, Singapur'a otobüs biletini online alın ve \"EASYBOOK. COM\" adlı siteden başka siteyi kullanmayın. Cameron için otobüs firması tavsiyesi olarak da Unititi Express'i önerebilirim. Mükemmel değildir, fakat aralarındaki en iyisi ve en problemsiz olanıdır. George Town, Penang'ın başkenti. Bu yüzden, ikisi de aynı şeydir. Kafanız karışmasın. Her ne kadar bölgenin büyük bir bölümü UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almasıyla ünlü olsa da, Penang, yemekleri ve partileriyle de ünlü bir yerdir. \"Malezya'nın gıda başkenti\" olarak da bilinen George Town, Malezya'nın en iyi sokak yemeklerini bulabileceğiniz yerlerden biridir. Burada görülecek birbirinden güzel yerleri bulabilirsiniz. Fakat kaçırmamanızı tavsiye edebileceğim yerler, liman bölgesi, sahili ve sokak sanatıdır. George Town, sokak sanatı ile instagramlarda fenomen olmuş bir yerdir. Bu yüzden, sokakları detaylı bir şekilde gezin. Son olarak Penang Hill adı verilen tepeye çıkmayı da unutmayın. Burası, Penang'ın en iyi manzarasını sunan yerlerden biri. George Town'da parti hostelinde konaklamayın. Hele Tipsy Tiger'da hiç konaklamayın. Burada hırsızlık çok, güvenlik sıfır, süper gürültülü ve gecenin sonunu görmek istemeyeceğiniz bir yer. Fakat buraya sırf partiye katılmak için gidebilirsiniz. Gecenin sonunda burada konaklamak istemezsiniz. İki kez zorla götürüldüğüm yerlerden biri. Hiç istemedim. Çünkü burası, benim gibi günlük 1-2 paket sigara içenlerin ciğerini patlattığı yer. Her yer yokuş/merdiven. Çık babam çık. Bir türlü bitmiyor. İlk gittiğimizde merdivenlerde oturup arkadaşların dönmesini 2 saat beklemiştim. Abartmıyorum. Buradaki merdivenler herkesin harcı değil. Taman Negara, \"Wildlife\" Vahşi yaşam ortamı ile de ünlü. Özellikle \"Deep Jungle\" adı verilen 5-6 saatlik turlara katılacak olursanız, vahşi yaşamı görebileceğiniz gibi, muhteşem bir \"Trekking\" yapabilirsiniz. 130 milyon yıllık yaprak döken yağmur ormanının yaşadığı, korunan bir alan olan Taman Negara, doğayı, yeşili ve yürümeyi sevenlerin bayılıp bayılıp ayılabileceği yerlerden. Muhteşem bir doğal güzelliğinin yanında, eşsiz manzaraya sahip noktaları ile de, Malezya'nın gezilecek en güzel yerlerinden biridir. Eğer kendinize güveniyorsanız \"Tahan Dağı\"na mutlaka çıkın. Benim yarı yolda pes ettiğim bir yürüyüş parkuru. Yüksek, yorucu ve uzun. Park, Malayan kaplanı ve Malayan tavus kuşu-sülünler de dahil olmak üzere bir dizi nesli tükenmekte olan türe ev sahipliği yapıyor. Yani öyle her yerde bu hayvanları göremiyorsunuz. TAVSİYE ; Taman Negara'yı turlar olmadan gezmeyin. Muhteşem şekilde işaretlendirme sistemi var. Fakat, dönerken mutlaka kaybolacaksınız. Bunun yanında, turlar ile çok daha motivasyonlu bir şekilde gezebiliyorsunuz. Hem nereye gideceğinizi düşünüp stres yapmanıza da gerek yok. Malezya'ya gelene kadar bunu yapmak pek mümkün değil. Langkawi, benim Malezya adaları arasında en sevdiğim yer ve sizin de seveceğinizi düşündüğüm muhteşem bir ada. Langkawi, üç Geoforest parkına ve çok sayıda hindistan cevizi ağacı kaplı plajlara ev sahipliği yapmasıyla ünlü olsa da, aslında burası Kuala Lumpur'daki içki fiyatlarına isyan eden turistlerin 1 haftaya yakın konakladıkları bir yer. Burada birbirinden güzel plaj bulabilirsiniz ve yılın büyük bir bölümünde ziyaret edilebilecek bir iklime sahiptir. Burada, deniz seviyesinden 660 metre yükseklikte bir yaya geçidi olan 125 metre uzunluğundaki Langkawi Sky Bridge adı verilen köprüden geçmeyi, teleferiğe binmeyi ve Telaga Tujuh Şelaleleri'ne gitmeyi de unutmayın. Kuala Lumpur'da bira ücreti 20 Rm ise, burada 4 Rm. Alkolle aranız iyiyse, mutlaka herhangi bir markete uğrayın. TAVSİYE ; Burada dalış için birkaç yeri bulabilirsiniz. Fakat, dalış yapmayı planlıyorsanız \"Perhentian İsland\" veya \"Borneo\" tarafına gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Her ne kadar Malakka olarak adlandırılıyor olsa da, birçok turistin Melaka olarak bildiği bu şehri, 4-5 yıl öncesine kadar hiç tavsiye etmezdim. Yada sadece günübirlik turlar ile gidileceğini düşünürdüm. Fakat 2019 yılında Melaka'ya yapmış olduğum 2 günlük bir geziden sonra tüm fikrim değişti. Melaka 2014 yılından 2019'a kadar muhteşem bir şekilde gelişmiş küçük bir şehir. Portekiz, Hollanda ve daha sonra İngilizler tarafından sömürge egemenliği üzerinden oluşturulan şehir, bir zamanlar Malay Yarımadası'nın kenarında güçlü bir ticaret merkeziydi. Burada yapılacak en güzel şeylerden biri, kanal boyunca uzun bir yürüyüşe çıkmaktır. Eskiden sivrisineklerin kol gezdiği bu kanal kenarları çok daha iyi durumda. Tabi hala sivrisinekler var. Fakat eskisi kadar değil. Kanal boyunca eşsiz manzara fotoğraflarını çekebilirsiniz. Kanalların hemen yanında bulunan kafelere veya restoranlara oturup bir şeyler yiyebilir, gece pazarını görebilir, müzelere göz atabilirsiniz. Melaka, Malezya'nın turizm bakımından en hızlı gelişen şehirlerinden biri. Bunu bizzat görmüş biri olarak, bu küçük şehri de mutlaka listenize ekleyin derim. Perhentian Adaları, iki bölümden oluşur. Biri Perhentian Kecil ve diğeri de Perhentiyen Besar'dır. Genelde zengin turistlerin büyük bir bölümü Perhentian Adaları'nın büyük olanına yani Kecil'e gider. Fakat bu bölge pahalıdır ve daha çok romantik çiftlerin, balayı için tatil yapanların tercih ettiği yerdir. Küçük ada da, genç gezginler arasında oldukça popülerdir. Bu yüzden küçük adada kalmak hem çok daha ucuz hem çok daha eğlencelidir. Eğer hostel ve otel için küçük adada nerede konaklayacağınızı bilmiyorsanız, \"Long Beach\"e yakın olun yeter. Bu plaja 1 km ve daha az mesafede olan otel, hostel ve diğer konaklama birimleri arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı tercih etmeniz yeterli olacaktır. Perhentian Adaları hakkında çok fazla konuşulucak, anlatılacak şey var. Fakat, bu adayı ziyaret ediyorsanız, en azından \"Open Water\" dalış lisansınızı alın 1.200 RM civarı (4 gün konaklama ve kahvaltı dahil). Zaten hem Malezya'daki hem de Tayland'daki en ucuz dalış kurslarını alabileceğiniz yer Perhentian'dır. Perhentian, Malezya'da en çabuk bronzlaşabileceğiniz, en güzel orman yürüyüşleri yapabileceğiniz ve birbirinden güzel birçok turistik aktivitesi ile çok çabuk sevebileceğiniz bir yer. Malezya'daki en güzel adalardan biri olan Perhentian'ı da listenize ekleyin. Kuala Lumpur'dan Perhentian Adaları'na Nasıl Gidilir ? ; Yukarıda da belirttiğim gibi easybook. com'a giriyorsunuz. Arama bölümüne KL Kuala Besut JETTY yazıyorsunuz. Kuala Besut, hızlı tekneler ile adaya ulaşabileceğiniz yerdir. Adaya direkt otobüs maalesef yok 🙂 Otobüsler TBS Otobüs Terminali'nden hareket eder. Yolculuk 7 saattir ve 1 kez mola verilir. Kuala Besut'a geldikten sonra, biletinizi buradaki tur firmalarından alabilirsiniz. Aynı fiyat, merak etmeyin. Sonra bu hızlı tekneler ile adaya ulaşabiliyorsunuz. NOT : Burada dikkat etmeniz gereken şey, eğer büyük adaya gitmek istiyorsanız, farklı teknelere bineceğinizi unutmayın. Eğer paralarınız cebinizden taşmıyorsa, muhteşem bir romantik tatil planı yapmıyorsanız, Büyük Ada'yı es geçip, küçük adaya gidiyorsunuz ve kaptana \"Long Beach\"e gitmek istediğinizi söylüyorsunuz. Bu kadar. Long Beach yakınlarında da otelinizi veya hostelinizi de ayarladığınızı düşünürsek her şey tamam. NOT 2 : Perhentian Adalaları Kasım ve Şubat ayları arasında kapalıdır. Yani adaya bu aylar arasında gidemezsiniz. Ayrıca Ekim ve Mart ayında adaya gitmeyin derim. Süper yağmurlu olabiliyor. Malezya'nın en güzel ve en küçük adalarından biri olan Tioman, çoğu zaman Langkawi'ye nazaran daha az tercih ediliyor olsa da, burada görülecek yerlerin ve yapılacak turistik aktivitelerin sınırı yok diyebilirim. Güneyde, yani Melaka'dan sonra veya Singapur'da önce görebileceğiniz adalardan biri. Mersing Deniz Parkı'nın bir parçası olan bu ada, ayrıca Langkawi gibi Duty Free olan yere de sahip. Yani burada da her şeyi stoklayabilirsiniz. Tioman da, tıpkı Langkawi gibi, Malezya'nın en ucuz adalarından biridir. Muhteşem Malay yemeklerinin yanı sıra, güzel plajları ve doğal manzarası ile de sevebileceğinizi düşündüğüm bir adadır. NOT : Tioman'a gitmek için öncelikle Mersing'e gitmeniz gerekiyor. Yine easybook. com adlı siteden biletlerinizi online olarak alabilir, TBS Otobüs Terminali'nden bu otobüsler ile Mersing'e oradan da Tioman'a geçebilirsiniz. Son yıllarda Malezya'nın en ünlü yerlerinden biri haline gelen Kuching, Borneo'da bulunur ve 200 yıllık kent Sarawak devletinin başkentidir. İngiliz sömürgeciliğinden kurtulmuş yerlerden biri olarak bilinmektedir. Bako Ulusal Parkı ve Semenggoh orangutan rezervi gibi yerler, Kuching'in en ünlü yerlerinden oluşmaktadır ve kesinlikle listenize eklemenizi tavsiye edebileceğim yerlerden biridir. Sabah'ın başkenti olan Kona Kinabalu, Borneo'daki en meşhur yerlerden biridir. Kota Kinabalu, tropik adalara, yağmur ormanlarına, vahşi yaşam sığınaklarına, milli parklara ve Malezya'nın en yüksek zirvesi olan Mount Kinabalu'ya yakınlığı nedeniyle ülkenin en hızlı büyüyen turizm merkezlerinden biridir. Günümüzde Malezya'nın en ünlü turistik destinasyonlarından biri haline gelmiş olan Kota Kinabalu, \"Backpacker\"lar veya yerel halk arasında \"KK\" olarak bilinir. Bu \"7/11\" gibi market olan \"KK\" değil, Kota Kinabalu'nun kısaltılmış olan \"KK\"yi. Şehirden biraz uzaklaşmak isterseniz de, Tunku Abdul Rahman Park, şnorkelli yüzme, dalış ve yüzme için ideal olan beş küçük adaya sahiptir ve her Kota Kinabalu'ya giden turistin mutlaka göz atmasınız tavsiye edebileceğim yerlerden biridir. Malezya'nın gezilecek noktaları tabi ki bu 10 yer ile sınırlı değildir. Malezya'da daha birçok tarihi ve turistik yerleri bulabilir, listenize birkaç ada ve şehir daha ekleyebilirsiniz. Malezya gezi planınız için veya ülke hakkında sorabilecekleriniz için bana ulaşabilirsiniz. Elimden geldiğince tecrübelerimi paylaşabilirim."} {"url": "https://gezicenga.com/maltada-nerede-kalinir/\"", "text": "Sicilya'nın güneyindeki adalar devleti olan Malta, Güney Avrupa'daki eşsiz konumu ile her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor. Malta'da konaklama ise genel olarak uygun. Malta küçük bir ada olduğundan dolayı, konaklama bölgeleri arasındaki mesafe oldukça kısa sürüyor. Bu yüzden de Malta'da nerede kalınır ? sorusu için aşırı detaylı bir araştırma yapmanıza da gerek kalmıyor. Malta'da bir uçtan bir uca gitmek araç ile 45 dakikadan uzun sürmüyor. Yani Malta'da konaklama seçimi yapmak oldukça kolay. Fakat çok fazla otel ve diğer konaklama seçimi bulunduğundan dolayı, araştırmanızı bölgelere göre yapmanız da yarar var. Hangi bölgede konaklayacağınıza karar verdikten sonra, otel veya diğer konaklama birimini bulmak çok daha kolay olacaktır. NOT : Malta'nın başkenti Valletta Şehri'dir. Malta, 5 adadan oluşan bir takımadadır. Sliema, St Julian's ve Mellieha gibi yerler şehirdir. Yani Malta'nın bölge Biz bu şehirleri bölge olarak de düşünerek ele aldık. Bu soru, Malta'ya ne amaçla ve kiminle gittiğinize göre oldukça değişiklik gösterebilir. Malta'da konaklama için önerebileceğim en ideal yerler ise, başkent Valletta, St Julians, Sliema, Mellieha, St Paul's Bay ve Bugibba bölgeleri olacaktır. Bu bölgeler, hem güzel bir tatil için hem de ülkeyi keşfetmek için oldukça ideal. - St Paul's Bay, Malta'da standart bir tatil için en ideal yerdir. Ayrıca çiftler için en güzel bölgelerden biri olarak bilinir. - Gözünüz kapalı tercih edebileceğiniz bölgeler, Sliema ve Mellieha bölgeleridir. - Gece hayatı için en ideal bölge, St Julian's bölgesidir. - Çocuklu aileler için en ideal bölgeler ise, Bugibba ve Mellieha'dır. - En iyi plaj seçenekleri olan bölgeler, Mellieha ve Sliema bölgeleridir. - Malta'yı keşfetmek istiyor ve plaj/havuz önemli değil diyorsanız, başkent Valletta sizin için en ideal seçeneklerden olacaktır. - Yalnız seyahat ediyorsanız St Julian's bölgesinin dışına çıkmayın derim. - Çiftler için en ideal bölgeler ise, St Julian's, Mellieha ve Sliema bölgeleridir. - Eğer 45 yaş üstü çift olarak Malta'ya seyahat etmiyor veya plajlar benim için önemli diyorsanız, başkent Valletta'da konaklamanızı pek tavsiye etmem. Tabi tarihi yapılara ve ülkenin kültürel yapısına çok fazla ilginiz yoksa Malta'da nerede kalınır ? sorusuna en ideal cevaplardan bir diğeri Valletta'dır. Plaj ve gece hayatı konusunda fakir olan bu şehir, Malta'nın tamamını keşfetmek için en ideal yerlerden. Daha çok kültürel ve tarihsel yapısıyla dikkat çeken bu Valletta, diğer bölgelerle en iyi bağlantısı olan yerlerden. Ayrıca birçok restoran, kafe ve birkaç barı da burada bulabiliyorsunuz. Konaklama birimlerinin bu bölgede biraz daha pahalı olduğunu da unutmayın. - 2 yıldızlı bir otel olan Grand Harbour Hotel'e göz atabilirsiniz. Bu otel şehrin tam merkezine 5 dakika yürüme mesafesinde olduğu gibi 8.6 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip. - Bunun yanında biraz daha lüks bir otel arıyorsanız, 3 yıldızlı bir otel olan Osborne Hotel'e göz atabilirsiniz. Bu otelde şehrin tam merkezine 3 dakika yürüme mesafesinde bulunmakta ve 8.3 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip. Malta'da nerede kalınır ? sorusuna en popüler ve en ideal cevaplardan biri olan Sliema, plaj barlarını, restoranları, alışveriş bölgelerini, cafeleri ve birbirinden farklı tipte otelleri ve diğer konaklama birimlerini fazlasıyla bulabileceğiniz bir şehirdir. Kayalık plajları ile ünlü bu şehirden denizden başkent Valletta ve Gozo'ya rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ayrıca gece hayatı için muhteşem bir seçenek olan St Julian's şehrine de Sliema'dan rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Malta'nın en kalabalık bölgelerinden biri olmasından dolayı, süper turist trafiği sevmiyorsanız bu bölgeyi es geçebilirsiniz. Bunun dışında tam anlamıyla muhteşem bir bölge diyebilirim. Sliema bölgesinde bulunan tüm konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. Gece hayatının ölü olduğu bölgelerden biri olan Mellieha bölgesinden diğer birçok bölgeye çok rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Biraz daha sakin bölgeleri ile dikkat çeken Mellieha'da en güzel restoranları ve birkaç barı da bulmak mümkün. Eğer Malta'ya daha çok plajlar için gidiyorsanız, en ideal seçenek Mellieha bölgesi olacaktır. Ghadira Bay adı verilen Malta'nın en uzun plajına ev sahipliği yapan bu bölge, tereddütsüz tercih edilebilecek bölgelerden. Sörf, jet ski ve şnorkelli yüzme gibi birçok su sporunu da fazlasıyla bu bölgede bulabilirsiniz. Bu bölgede bulunan konaklama birimleri diğer bölgelere nazaran 1 tık pahalı olsa da, aradığınız bütçede konaklama birimini rahatlıkla bulabileceğinize de emin olabilirsiniz. Bu bölgede bulunan tüm konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. - Luna Holiday Complex adlı 3 yıldızlı apart otele, - Veya 4 yıldızlı Paradise Bay Hotel adlı tesise göz atabilirsiniz. Bu bölgede otel seçimi yaparken biraz dikkatli olmanızda yarar var. Malta'daki otellerden en çok şikayet gelen bu bölgede mümkünse 4-5 yıldızlı otellerde konaklayın. Yoksa konuk değerlendirme puanı düşük 3 yıldızlı otellere de göz atabilirsiniz. Fakat seçici biriyseniz, buradaki 3 yıldızlı ve daha düşük kalitedeki otelleri beğenmeyebilirsiniz. Bu bölgeye yakın olan tek plaj St George's Bay adı verilen plajdır. Bu yüzden plaj konusunda seçeneğim bol olsun diyorsanız, bu bölgeyi de es geçebilirsiniz. Ayrıca bu plaj hakkında çok güzel şeyler de söyleyemeyeceğim. Bu bölge her nasılsa Malta'daki en popüler konaklama bölgelerinden. Bu kadar popüler olmasının tek sebebi ise, otel, hostel ve daire seçeneklerinin fazla olması. Turistlerin favori bölgelerinden biri olsa da, benim çok fazla beğenmediğim bir bölge. Yok siz birçok turistin yaptığı bu bölgede konaklamayı planlıyorsanız, tercihinizi 4-5 yıldızlı otellerden yana kullanın derim. Ayrıca Malta'da hostelde konaklamayı düşünüyorsanız, bu bölgedeki hosteller sizin için yeterli olacaktır. Bu bölgede bulunan tüm konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. NOT : Bu bölgede çok fazla otel bulunmamakta. Yaklaşık 10-15 otelin olduğu bu bölgede dairelerde konaklamayı da kesinlikle düşünün derim. Özellikle çift olarak veya ailecek seyahat ediyorsanız. Hem fiyat bakımından daha uygun olacak, hem de konum ve lükslük bakımından çok daha ileri düzeyde olacaktır. Daha çok sıradan bir tatil için tercih edilebilecek bölgelerden biri olan St Paul's Bay, uygun fiyatlı 4-5 yıldızlı otelleri ile süper popüler. Diğer birçok bölgeye ulaşımın oldukça kolay olduğu bu bölgede, birçok bar, restoran ve cafeleri bulabiliyorsunuz. Gece hayatı konusunda pek tercih edilmeyecek şehirlerden biri olan St Paul's Bay, daha çok çiftler ve çocuklu aileler tarafından tercih ediliyor. Kayalık plajları ile popüler olan bu bölgede, plaj konusunda iyi. Diğer bölgelerde aradığınız zevkte veya bütçede konaklama birimini bulamazsanız, alternatif olarak da bu bölgeye göz atabilirsiniz. Bu bölgede bulunan tüm konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Bu bölgede otel tavsiyesi olarak da 3 yıldızlı bir otel olan Sunflower Hotel'e veya 4 yıldızlı bir otel olan Hotel Santana'ya göz atabilirsiniz. Malta'da nerede kalınır ? sorusuna cevap olarak birkaç şehir/ada daha listeye eklemek mümkün. Fakat Malta'nın en iyi, en popüler ve en ideal bu 5 şehrinde aradığınız zevkte ve bütçede konaklama birimini bulabileceğinizden dolayı, sanırım başka bölgeye göz atmaya bile gerek yok. Zaten Malta'da öyle derin araştırma yapmanızı gerektirecekte bir durum yok. Oteller süper pahalı değil. Tabi aynı fiyata daha kaliteli ve güzel bir otelde kalmanın da fırsatını kaçırmamak lazım. Malta'da hangi bölgede konaklayacağınıza karar verdiniz fakat bölgelere özel otel tavsiyelerinde aradığınızı bulamadıysanız, aşağıdaki otel tavsiyelerine de göz atabilirsiniz. Booking. com aracılığıyla rezervasyon yapacak olursanız mutlaka fırsat indirimleri olan otellere göz atın derim. Daha çok erken rezervasyon fırsat indirimi olan otellere göz atacak olursanız, çok daha uygun fiyatlara otel odalarını bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/marina-bay-singapur-bilgiler/\"", "text": "Singapur denince akla ilk gelen yerlerden biri olan Marina Bay, Singapur seyahatinizde ismini fazlasıyla duyacağınız ve bir turistik yere giderken mutlaka görebileceğiniz, Singapur'un en turistik yeridir. Gece-gündüz, yılın tüm sezonu, özellikle akşamları aşırı kalabalıktır. Bu bölge, Singapur'un doğu tarafında, şehir merkezi bitişiğinde bulunmaktadır. Kafelerin, restoranların, casinonun, alışveriş merkezinin, gece hayatının hepsini bir arada burada bulabilirsiniz. Singapur'da nerede konaklayacağınıza henüz karar veremediyseniz Singapur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak bölgelere özel konaklama birimlerine göz atabilir ve hangi bölgenin çok daha elverişli ve uygun konaklama birimlerine sahip olduğunu öğrenebilirsiniz. Singapur'da bulunan en ideal konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. 1-Gardens by the Bay : Dev yapay ağaçları ve yükselen kuleleriyle bölgedeki en turistik noktalarında biridir. Özellikle akşamları ağaçların ışıkları açıldıktan sonra muhteşem bir görüntüye sahip olan bu bahçe, Singapur gezilecek yerler listesinde önemli bir yere sahiptir. Gösteri genelde akşam 8 civarı başlamaktadır ve tamamen ücretsizdir. Tabi Skyway adı verilen yapay ağaçlar arasında oluşturulmuş, asma yolu kullanmak isterseniz bunun için ortalama 8SGD ödemeniz gerekmektedir. Ancak verdiğiniz her kuruşa değeceğine emin olabilirsiniz. 2. Sanat Bilim Müzesi : Muhteşem mimarisi ile bölgeyi süsleyen bu gözde yapı içerisinde 20'den fazla galeri bulunmaktadır. Açılış saatleri ise 10:00-22:00'dır. 3. Merlion : Görünüşte, sıradan bir heykel gibi duran Merlion, yaklaşık 70 ton suyu püskürtmektedir. Merlion, alt kısmı balık gövdesi üst tarafı ise bir aslan kafası olarak dizayn edilmiştir. Singapur'un sembolü olan merlionu, ayrıca Sentosa Adası'nda görebilirsiniz. 4. Singapore Flyer : Dünya'nın en büyük gözlem tekerleği ünvanına sahip olan Singapore Flyer, dönme dolaba benzesede, dönme dolapla pek alakası olmayan bir yapıdır. Ayrıca şehrin en iyi manzarasını seyredebileceğiniz yerdir. En yüksek kısmı 165 metre olan bu mimarlık harikası, çok yavaş bir şekilde kendi etrafında dönmektedir. Muhteşem şekilde dizayn edilmiş kabin şeklinde olan bölümleri kiralayabilir muhteşem bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. 270-300Sgd arasında olan akşam yemekleri sanırım bu mimarlık harikası için çok da pahalı değildir. Basit turlar ise yaklaşık 30 dakika sürmekte ve bilet fiyatları ise 30Sgd civarındadır. 5. Esplanade Tiyatrosu : Esplanade Tiyatrosunda ayrıca bir konser salonu bulunmaktadır. Büyük bir sanat ve kültür merkezi olan Esplanade'de bulunan birçok etkinlik ücretsizdir. Esplanade Tiyatrosu konser alanı 16.000 kişi kapasitelidir ve toplamda 2.000 koltuk bulunmaktadır. 08am-02am arası açıktır. 6. Marina Bay Sands Casinosu : Bu dev 15.000 metrekarelik kumarhane 2012 yılında yapılmış, Marina Bay Sands otelin bir parçasıdır. İçerde 500'den fazla oyun masası,1.600 slot makinaları ve kumarhanenin tam ortasında 7 tonluk büyük bir avize bulunmaktadır. Ziyaretçilerin çoğu poker ve black jack oynamak için geliyor olsa da, 5, 10, 15 sgd'ye eğlenme amaçlı oynayabileceğiniz küçük slot makinalarda bulunmaktadır. Singapur'un en iyi ve en lüks alışveriş mağazalarını ve merkezlerini, bu bölgede bulabilirsiniz. Alışveriş merkezleri genelde lüks markalar üzerinedir. - Marina Bay Sands Alışveriş Merkezi : Singapur'un en popüler yerlerinden biri olan Burada yüzlerce alışveriş mağazaları bulabileceğiniz gibi, Dünya standartlarında restoranlar, kafeler ve barlar da bulabilirsiniz. Alışveriş yapmasanız bile bu modern şekilde dizayn edilmiş alışveriş merkezi görülmeye değerdir. Ayrıca alışverişiniz bittikten sonra biraz dinlenmek isterseniz, çatı katı barlarına çıkarak Singapur manzarasını seyrederek yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Ya da gözlem güvertesine çıkarak harika manzara fotoğrafları çekebilirsiniz. - Marina Square : Bölgedeki diğer alışveriş merkezi kadar modern ve büyük olmasa da bu alışveriş merkezi fiyat bakımından daha uygundur. Özellikle akşam yemeklerini uygun fiyata yiyebileceğiniz birçok restoranın ve fast food'ların olması bu alışveriş merkezini daha çekici yapmaktadır. Ayrıca sinema salonu ve bowling salonu bulunan alışveriş merkezi eğlenmek için düşünülmesi gereken yerlerden biridir. - Esplanade Alışveriş Merkezi : Esplanade daha çok bir tiyatro salonu ve konser alanı olarak bilinmesine rağmen, burada bulunan alışveriş merkezi, diğer alışveriş merkezlerine göre daha az popülerdir. Daha çok el sanatları ve ev gereçleri üzerine kurulmuş mağazalarıyla ünlüdür. - Suntec City Mall : Singapur'un en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan Suntec City'de yaklaşık 300 mağaza, spor salonu, sinema ve birçok restoran bulunmaktadır. Dünya'da kendi türünün en büyüğü olan Suntec City, daha çok lüks restoranları ile popülerdir. Mağazalar, daha çok elektronik aletler, kozmetik ürünleri ve moda ağırlıktadır. - Milenia Walk : Suntec City ve Marina Square alışveriş merkezlerinin arasında kalan bu orta ölçekli alışveriş merkezi daha çok, öğrencilerin kafelerinde ve restoranlarında takıldığı bir alışveriş merkezidir. Singapur gece hayatının Clarke Quay'dan sonra en canlı olduğu bölge, şüphesiz bu bölgedir. Özellikle çatı katı barlarıyla dikkat çeken bölge, genç Singapur nüfusunun en çok takıldığı alanlardan biridir. 1. Altitude : 2010 yılında ilk açıldığı zamanda Dünya'nın en büyük çatı katı barı olma ünvanına sahip olan Altitude, Singapur gece hayatının en hızlı yaşandığı barlarından biridir. Ziyaretçilerin Büyük çoğunluğu Singapur öğrencileri olsa da, turistlerin de en çok tercih ettiği barlardan biridir. Bar ve Dans pistinin yanı sıra, yemek yiyebileceğiniz muhteşem bir restoran bölümü bulunmaktadır. Bar giriş ücreti 30SGD'dır. Ve içkiler 15 SGD'den başlamaktadır. 2. Mansion Bay : Bir gece kulübü olan Mansion Bay, sert parti sevenlerin vazgeçilmez adreslerinden biridir. Diğer gece kulüplerine nazaran biraz daha pahalı olsa da, eğlence için en iyi mekanlardan biridir. 3. Lantern Bar : Elit müşterileriyle ve muhteşem dizaynı ile popüler olan bu barın içecek fiyatları 12 SGD'dan başlamaktadır. Özellikle çiftler için vazgeçilmez yerlerden biri olan Lantern'in akşam 7'den sonra kıyafet kuralı bulunmaktadır. Yani bayanlar elbise ve topuklu ayakkabı, erkekler ise en azından gömlek giymelidir. 4. Kinki : Farklı bir tarzı olan bu çatı katı barı, Raffles Place MRT durağına sadece 2 dakika yürüme mesafesindedir. Modernlikle alakası olmasa da farklı bir havası ve muhteşem kokteylleri bulunmaktadır. 5. CE LA Vİ : Singapur'un en iyi çatı katı barı diyebileceğim Celavi, daha önceden Kudeta olarak bilinmekteydi. Fakat barın sahibinin değişmesiyle, ismi de değişen barda birçok değişiklik yapılsa da, hala eski havasını korumaktadır. Singapur'da kaldığım 14 ay boyunca bir kez olsun hayal kırıklığına uğramadığım muhteşem bir bardır. İş merkezlerine yakın olması sebebiyle yaş ortalaması genel olarak 30'dur. Ancak Singapur'da en iyi manzaralı restoran nerede? veya en iyi çatı katı barı neresi? diye soracak olursanız, şüphesiz CE LA Vİ'dir. Kokteyl fiyatları ortalama 20 SGD civarındadır. Katı bir kıyafet kuralı olmasa da, terliklerle veya şortlarla giremeyeceğiniz modern bir bardır. Fast food yemekleri ortalama 20-25 Sgd civarındadır ve diğer barlarla kıyaslama yaptığınız zaman, gayet uygundur."} {"url": "https://gezicenga.com/mersinde-nerede-kalinir/\"", "text": "Doğu Akdeniz'in en büyük şehirlerinden biri olarak bilinen Mersin, çok sayıda tarihi ve kültürel yapılarıyla önemli destinasyonlardan. Mersin'de konaklama ise, genel itibariyle oldukça uygun. Bu yüzden, çok da düşük bütçeli oteller aramaya bu şehirde gerek kalmıyor. Mersin'de nerede kalınır ? adlı bu yazı ile, şehirdeki en popüler, en yüksek reytinge sahip ve en çok tercih edilen oteller arasından bütçenize ve zevkinize uygun olan oteli tercih edebilirsiniz. Mersin'de konaklama için çok fazla seçenek olmasa da yine de birkaç güzel otelleri bulabilirsiniz. Bunun yanında birçok pansiyon ve butik otelleri de Mersin'de fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Mersin Belediyesi'ne 1 km uzaklıkta yer alan bu şık otel, şehirdeki en iyi reytinge sahip otellerden. Konum bakımından tercih edilebilir bir otel olan The Monard'da uygun fiyatlara çift kişilik odalar bulmak mümkün. Sınıflandırılmamış bir otel olsa da, en azında 3-4 yıldızı hak eden bir otel diyebilirim. Bu otelin en güzel yanı ise, süper olumlu konuk yorumlarının ve süper yüksek bir puanının olmasıdır. Otel, 8.7 gibi bir konuk değerlendirme puanına sahip. Yani, sırf bu puana bakarak bile, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Ayrıca bu otel, Mersin'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip oteller arasında. Mersin'de nerede kalınır ? sorusuna cevap olarak illa bir otel aramıyorsanız, Upart Home adı verilen bu tesisteki daireler, şehirdeki en şık, en modern ve en uygun fiyatlı konaklama birimlerinden. Kendi yemeklerinizi hazırlayabileceğiniz bu dairelerde, erken rezervasyonlar ile çok uygun fiyatlara daireler bulmak mümkün. Forum Mersin Alışveriş Merkezi, bu tesise 5 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, konum olarak süper merkezi bir yerde bulunduğu söylenemez. Fakat, ulaşım araçlarını tesis çevresinde fazlasıyla bulabileceğinizden dolayı, bu ayrıntıya takılmaya da sanırım gerek yok. Mersin Marina'ya 3 km uzaklıkta olan bu otelin 8.8 gibi yüksek bir puanı olması, otelin en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden olduğunun en büyük kanıtı. Sahile 7 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, Mersin'deki en popüler otellerden. Süper modern ve geniş odalarıyla hizmet veren bu otel de şehirdeki en güzel ve en çok tercih edilen tesislerden. Otelin en güzel yanı ise, süper lüks olmasına rağmen fiyatının gayet uygun olması. 5 yıldızlı bir oteli aratmayan Navona Hotel'in 8.7 gibi yüksek bir puanı olması da, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. 5 yıldızlı bir otel olmasına rağmen, Divan Mersin Hotel'in oda fiyatları hemen hemen Navona Hotel ile aynı. 4 yıldızlı bir otelde kalacağıma bu 5 yıldızlı otelde kalırım, diyebilirsiniz. Ne de olsa fiyat bakımından pek fark da yok. Bu otel, Mersin Marina'ya 15 dakika yürüme mesafesinde ve Forum Mersin AVM'ye ise, 4 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, konum olarak da oldukça ideal bir otel olduğu söylenebilir. Spa merkezi ve sauna hizmeti sunan bu otelin 9.0 gibi süper yüksek bir puanına bakarak bile bu oteli gözünüz kapalı tercih edebilirsiniz. Bu otelde konukların en çok beğendiği şey ise, otel yemekleri ve personelin ilgisi oluyor. Mersin otobüs terminaline 3 dakika yürüme mesafesinde bulunan Park Yalçın Hotel, nerede kalınmalı ? sorusuna en uygun cevaplardan. Süper modern ve şık odalarıyla 4-5 yıldızlı otelleri aratmayan bu otelde, çift kişilik odaları şehirdeki en uygun fiyatlara bulmak mümkün. Şehrin tam merkezine 2 km uzaklıkta bulunan bu otelin, 8.7 gibi yüksek bir puanı olması da, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Mersin'in Mezitli ilçesinde yer alan bu lüks otel, masaj olanakları ve kapalı havuzu ile ön plana çıkan otellerden. Otel, Viranşehir Plajı'na ve Soli-Pompeipolis Antik Kenti'ne 10 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Mersin'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olan Yücesoy Hotel'in, 8.0 gibi yüksek bir puanı olması da bu otelin en iyi özelliklerinden. Diğer otellere nazaran 1 tık pahalı ve 1 tık lüks olan bu otel, Mersin'de kültür gezisi için tercih edilebilecek en ideal otellerden. Mersin'de nerede kalınır ? sorusuna en güzel cevaplardan biri olan Hilton Hotel, şehirdeki en popüler 2 otelden biri. 5 yıldızlı bir otel olmasına rağmen fiyatlarının gayet uygun olması da, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Bu otelde, erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak 240 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulabiliyorsunuz. Sahilde yer alan bu otel, Mersin Limanına 5 km uzaklıkta bulunurken, şehir merkezine yürüme mesafesinde bulunuyor. Otelin yakınında bulunan plajda su sporu aktivitelerine de katılmak mümkün. Süper modern ve süper lüks odalarıyla hizmet veren bu otelin, 8.2 gibi yüksek bir puanı olması da, otelin Mersin'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olduğunun kanıtı. Mersin'de konaklama tavsiyesi olarak önerdiğimiz tesisler arasında aradığınızı bulamadıysanız tüm Mersin otellerine göz atmak için buraya tıklayabilir, birkaç farklı konseptte otele daha göz atabilirsiniz. Bu şehirde, 4-5 yıldızlı otellerde konaklamak gayet mümkün. Özellikle erken rezervasyon fırsatlarından yararlanacak olursanız, 3 yıldızlı otel fiyatına 5 yıldızlı bir otelde konaklamak mümkün. Bu yüzden, mutlaka 5 yıldızlı otellere de göz atın derim."} {"url": "https://gezicenga.com/minsk-gezilecek-yerler/\"", "text": "Beyaz Rusya'nın yani Belarus'un hem başkenti hem de en güzel büyük ve en güzel şehri olan Minsk, sanılanın aksine her geçen turistik bir şehir olarak adı geçen şehirlerden. Bundan birkaç yıl öncesine kadar adından bile bihaber olduğumuz bu şehir, daha çok çılgın gece hayatı ve güzel kızlarıyla ünlü olsa da, tarihi ve kültürüyle de çok çabuk sevebileceğiniz bir destinasyon. Svislach ve Nyamiha nehirlerinin kıyısında kurulmuş bu güzel şehir, kurulduğu yıldan beri savaşlarla mücadele etmek zorunda kalmış ve en son da 1941'de yemiş en büyük darbeyi. Savaştan sonra Sovyetler Birliği'nin el atmasıyla şehir toparlamış kendini. Adeta baştan yaratılmış olan bu şehir, Beyaz Rusya'da tarih ve kültür dolu bir deneyim sunmakta. Minsk, birçok blogda söylenenin aksine oldukça güvenli bir şehir. Gecenin geç saatlerine kadar sokaklarda dolaş, parti yap, sorunsuz bir şekilde oteline dön. Her ne kadar Rusya'nın etkileri şehirde görülebiliyor olsa da, insanları çok daha farklı. Kibar, nazik ve kavgacı tipler değil. Temiz, yemyeşil, güvenli ve hareketli bir şehir olan Minsk, birbirinden güzel müzeleri, parkları, binaları, caddeleri ve diğer önemli gezip görülecek noktaları ile eşsiz bir deneyim sunuyor. Sırf gece hayatı için bu şehri ziyaret ediyorsanız dahi, mutlaka az biraz kültür gezisi de yapın deriz. Minsk'te nerede konaklayacağınız hakkında pek bir fikriniz yoksa Minsk'te nerede kalınır ? adlı yazımıza göz atarak şehirdeki en ideal ve en uygun bölgeleri bulabilir, bölgelere özel otel veya diğer konaklama birimlerine göz atabilirsiniz. Minsk'te çoğu zaman erken veya son dakika fırsat indirimleri bulunmakta. Minsk'te bulunan tüm konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Bağımsızlık Meydanı, Minsk'teki en önemli meydanlardan biri. Burası, Avrupa'nın en büyük meydanı olarak bilinmekte ve şehirdeki en çok ziyaret edilen meydandır. Aziz Simon ve Aziz Helen Kilisesi ve Minsk Belediye Binası gibi şehrin önde gelen yapılarından bazıları da bu meydanda bulunuyor. Burada bir metro istasyonu, bir Lenin heykeli, bir alışveriş merkezi, bir üniversite ve hatta bir İrlanda barı var. Bu meydanı keşfetmeden önce, gezinize ilk olarak Bağımsızlık Bulvarı'ndan başlayın. Bulvar üzerindeki alışveriş mağazalarını, restoranları ve kafeleri geçtikten sonra da gezinizi bu meydanda bitirebilirsiniz. Minsk'teki en dikkat çeken müzelerden bir tanesi olan Büyük Vatanseverlik Savaşı Müzesi, War Museum olarak da biliniyor. Açıldığı zamanda (1944 yılında) ikinci dünya savaşı hala devam ediyordu. Belarus, savaştan en fazla etkilenen yerlerdendi. Milyonlarca insanını kaybetmiş, ülkenin Stalin'in Sovyetler Birliği döneminde hüküm sürdüğü bir durum yeniden yaşamıştı. Müze ise, bu savaşın detayları hakkında en iyi bilgiyi sunmaktadır. Tarihi boyunca sürekli büyümüş ve gelişmiş olan Savaş Müzesi, günümüzde Kahramanlar Meydanı'nda bulunan oldukça görkemli bir binada yer alıyor. 1941-1945 yılları arasında Nazi Almanya'sının Sovyetler Birliği ile savaştığı yıllardan kalan kalıntıların sergilendiği bu müze, 140 binden fazla parça esere ev sahipliği yapmaktadır. Müzede en çok dikkat çeken eserler ise el yapımı silahlardır. Müze, 2014 yılında Belarusların Nazilerden kurtuluşunun 70. yıl dönümü anısına yeniden açılmış. Tarihe merakı olanların ilgisini çekebilecek bu müzeyi de listenize ekleyin. Sovyet mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan Ulusal Akademik Büyük Opera ve Bale Tiyatrosu, Konstrüktivizm akımına uygun bir şekilde inşa edilmiş. 1934-1939 yılları arasında inşa edilmiş olan, İkinci Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından bombalanmış olsa da hala ayakta kalmış ve hasar aldıktan sonra bir ahır olarak kullanılmış. Tabi Sovyetler kenti tekrar ele geçirdikten sonra güzel bir restorasyon çalışması yapılarak günümüze kadar getirilmesi sağlanmış. Eşsiz bir park içerisinde konumlanmış olan bu Opera Binası yaklaşık 1300 kişiliktir ve her gün farklı bir gösteriyi burada izleyebilirsiniz. Tabi gösterilerin fiyatları biraz abartılı olabiliyor. Özellikle hafta sonu gösterileri çok daha pahalı olabilmektedir. Gösterilere katılmasanız dahi, binanın içerisini konser yokken görebiliyorsunuz. Gorky Park, tarihi 1800'lü yıllara kadar giden, Minsk'in en eski yerlerinden. Svislach Nehri kıyısında inşa edilmiş olan bu park, \"Şehir Parkı\" olarak adlandırılmış. Parkın büyük bir kısmı bu nehrin sağ tarafında yer almakta. Gorky Parkı'n açılışı ise, 1 Mayıs 1805'te yapılmış. Fakat park, günümüzdeki halini daha sonra yapılan eklemeler ve geliştirmelere sonrasında almış. 19. yüzyılın sonunda parkın tam ortasına bir yaz tiyatrosu inşa edilmiş ve 1912'de de çiçek bahçesi eklenmiş. Parkın adı, Sovyet zamanında ünlü bir Rus yazar Maksim Gorky'den gelmekte ve parkın adı 1936 yılında son halini almış. G. Zaborski'nin tasarımına göre inşa edilmiş olan parkın ana girişi, tarihi bir miras olarak kabul ediliyor. Günümüzde park Zafer Meydanı'na oldukça yakın bir konumda bulunmaktadır. Ayrıca şehrin en eğlenceli yapılarından olan dönme dolap da burada bulunmaktadır. Bu park içerisinde 100 yaşından büyük olan farklı ağaçları görebileceğiniz gözlemevine ve planetaryuma da göz atmayı unutmayın. Moskova'daki Kızıl Meydan'a benzerliği ile dikkat çeken Zafer Meydanı'nın tam ortasında II. Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybeden Rus ve Belaruslu askerlerin anısına 1954 yılında yapılmış bir anıt bulunuyor. Bu Dikilitaşın dört tarafında bulunan çelenkler ise, savaşta Almanlarla mücadele edilen cepheleri simgelemekte. Bunun yanında anıt 38 metre yüksekliğinde ve anıtın tepesinde Sovyet döneminde orduda en yüksek ödül olan Zafer Nişanı'nın bir kopyası bulunuyor. Ulusal televizyon ve radyonun ana ofislerinin yakınında bulunan bu meydan, geçit törenleriyle ve yeni evli çiftlerin poz verdiği yer olması ile ünlüdür. Zafer Meydanı, sadece Minsk'in değil, Belarus'un da en önemli meydanlarından biri olarak biliniyor. Minsk Zafer Meydanı'nın tarihi ve meydanın altındaki müzede Belarus tarihindeki rolü hakkında çok daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Bunun yanında, meydanın çevresinde birbirinden güzel 1950'den kalma yapıları görebilirsiniz. Ayrıca, Gorky Park'ın ana girişi de Zafer Meydanı'ndadır. 1633-1642 yılları arasında Bernadine rahipleri için inşa edilmiş olan Kutsal Ruh Katedrali, Belarus Ortodoks Kilisesi'nin merkezidir. Minsk'in en iyi bilinen yapıları arasında olan Kutsal Ruh Katedrali, şehrin kalbinde yer almakta ve iki kulesi ile dikkat çekmekte. 1741 yılında orijinal yapı yangından dolayı hasar görmüş ve yeniden inşa edilmiş. Günümüzde gayet gösterişli ve güzel bir mimariye sahip olan bu katedralin içerisine göz attığınızdan da emin olun. Minsk'in bir sembolü olan Kutsal Ruh Katedrali, Hıristiyan Ortodoks Belaruslular için oldukça önemli bir yerdir. Bir zamanlar manastır olarak da kullanılmış olan katedral, tarihi ve mimarisiyle şehrin en gözde yapılarından, kaçırmayın. Theotokos ikonunun da bulunduğu katedral içerisindeki en önemli eserlerden biri ise, Aziz Sofya'ya ait olan ikondur. Bir yaya köprüsü ile Minsk'in tarihi kent bölgesine bağlı olan Island of Tears 1988 yılında oluşturulmuş ve üzerinde heykellerle donatılmış bir şapeli ile ünlüdür. Afganistan'daki savaşta şehit düşen askerler anısına inşa edilmiş olan bu şapel çevresindeki heykeller, yas tutan aileleri temsil ediyormuş. Hem tarihi bakımdan hem de görsel bakımdan önemli olan bu adaya da mutlaka göz atın derim. Mihail Vinogradov ve Viktor Kramarenko tarafından tasarlanmış ve 2006 yılında açılmış olan Belarus Ulusal Kütüphanesi'nin ana bölümü 236 metre yüksekliğiyle oldukça dikkat çekici. Toplamda, kütüphanenin çeşitli dillerde ve medya türlerinde 8 milyondan fazla öğesi bulunuyor. Aslen 1922 yılında kurulmuş olan bu yapı 2006 yılında yeniden modern bir şekilde inşa edilerek günümüzdeki halini almış. Eşsiz bir modern dizayna sahip olan bu kütüphane, içerik olarak ülkenin en büyük kütüphanesi olarak biliniyor. Rusça eser bakımından dünyanın en büyük üçüncü kütüphanesi konumunda olan bu yapı, elmas şeklinde ve 26 kat olarak hizmet vermekte. Bu kütüphanenin en güzel yanı da akşamları muhteşem bir ışık şöleni sunmasıdır. Ayrıca binanın 24. katındaki restoranda yemek veya içecek hizmetlerini de bulabilirsiniz. Daha çok mimari yapısıyla dikkat çeken Belarus Ulusal Kütüphanesi'nin içini de görebileceğinizi unutmayın. 1939 yılında yapılmış olan bu Beyaz Rusya Güzel Sanat Milli Müzesi'nde 30 binden fazla eser olduğu söylenmektedir. Eserler arasında tablo, çizim ve heykeller bulunmaktadır. Şehirdeki birçok yer gibi bu müze de, ikinci dünya savaşı sırasında hasar almış olsa da restorasyon sayesinde bugünkü güzel halini almış. Avrupa'nın en önemli müzelerinden biri olarak kabul edilen bu müze, 13. ve 19. yüzyıl arasındaki yerel ve Rus sanatçılarının birçok tablosuna ev sahipliği yapmaktadır. Slav el yazma eserlerine ve Rus kültürüne ait eşyaların sergilendiği bu müzeyi de, sanata merakınız varsa listenize ekleyebilirsiniz. 19. yüzyılın başlarında Neo-Gotik tarzda kırmızı tuğladan inşa edilmiş olan Aziz Simon ve Azize Helena Kilisesi, halk arasında \"Kızıl Kilise\" olarak da bilinmektedir. Minsk'te ki ana Katolik kilisesi konumunda bulunan yapının yüksek olan kulesi, ailenin yaşadığı evlat acısını, kısa olan kule ise çocuklarını simgeliyor. 1905-1910 yılları arasında Edward Woynillowicz'in maddi desteğiyle kurulmuş bu kilisenin isimleri ise, ölen iş adamının çocuklarının isimlerinden alınmış. Günümüzde konserler, tiyatro gösterileri ve sanat sergilerinin düzenlendiği bir yer olarak da kullanılan bu kilise de listenize ekleyebileceğiniz güzel yapılardan. 87 yıllık bir geçmişe sahip olan yeşiller içindeki Minsk Botanik bahçeleri, 53 hektarlık bir alan üzerinde bulunmakta ve 9 binden fazla bitki türünü burada görebilirsiniz. Avustralya, Güney Amerika ve Kafkasya gibi yerlerden çeşitli bitkilere ev sahipliği yapan bu Botanik Bahçelerine de mutlaka göz atın. Özellikle sakin ve huzurlu bir yerde zaman geçirmek istiyor, çiçeklere göz atmak istiyorsanız bu bahçeyi seveceksiniz. 1932 yılında kurulmuş olan bu botanik bahçeleri şehir merkezine yakın bir konumda bulunmakta. Bu yüzden çok rahat bir şekilde bahçeye ulaşabiliyorsunuz. Gizemli ve romantik birçok ağaçlıklı yolu bu bahçelerde bulabiliyorsunuz. Bahçenin kalbinde ayrıca bir gölet bulunmaktadır. Egzotik bitkilere ev sahipliği yapan piramit şeklindeki sera ise, yıl boyunca açık ve bahçede kaçırılmaması gereken noktalardandır. Narin orkide koleksiyonunu burada görebilirsiniz. Daha çok mimarisi ve iç dekorasyonu ile turistlerin ilgisini çeken Palace of Republic, Minsk'in en popüler yapılarından biridir. Bazı turistlerin pek sevmediği yapılardan biri olsa da, kendi izleniminizi oluşturmak için bu saraya mutlaka göz atın. Çok görkemli ve mucizevi bir mimari esere sahip olmasa da, Minsk'te ilginizi çekebilecek bir yapıdır. Saray, şehrin tarihi bölümünde yer alıyor. Yani ulaşması oldukça kolay. Sarayda her yıl konserler, tatiller, tiyatro ve Yeni Yıl gösterileri düzenleniyor. Şehri ziyaret edeceğiniz tarih için yaklaşan etkinlikler takvimine göz atın. Buradaki etkinliklerden birine denk gelebilirsiniz. Saray ziyaretinizden sonra, çevredeki ara sokakları keşfetmeyi de unutmayın. Burası, şehirdeki diğer turistik yerlere oldukça yakın bir konumda bulunmaktadır. Trinity Banliyosu olarak da bilinen Trinity Hill, şehrin tarihi bölgesi olarak biliniyor. Eğer tarihe merakınız varsa, birbirinden eski tarihi yapıları bulabileceğiniz bu bölgeyi seveceksiniz. Bir dönemler şehrin ticari hayatının merkezi olan bu bölge, ikinci dünya savaşı sırasında tüm şehrin yıkılmasının ardından 1980 yılların başında Minsk'in eski halini yansıtmak amacıyla inşa edilmiş. Birbirinden güzel ve renkli evlere ev sahipliği yapan bu bölgede bir de park ve gölet bulunuyor. Dinlenip eğlenebileceğiniz bu parka ve gölete de mutlaka göz atın derim. Svislac nehri kenarında kurulan bu bölgede ayrıca birçok restoran, kafe, antikacılar ve hediyelik dükkanları da bulabilirsiniz. Minsk'in en sevilen parklarından bir diğeri olan Loshitsa Park, aslında bir kompleks. Loshitsa malikanesi ve park kompleksi olarak bilinmektedir. Loshitsa Parkı'n tarihi 1557 yılına kadar gidiyor. Şehirdeki en eski park olmasıyla ünlü olan bu parkta birbirinden güzel görülecek yapıları bulabilirsiniz. Şehrin güney kesiminde bulunan bu güzel park, Svisloch Nehri kıyısında yer alır ve yaklaşık yüz hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Loshitsa Park'ın güney kesiminde, bu yerde Svisloch'a akan küçük Loshitsa nehri üzerinde küçük bir yapay rezervuar da bulunmaktadır. Belarus'un çağdaş mimarisinin en iyi örneklerinden biri olan \"Minsk Arena\" Avrupa'nın en büyük kültür ve spor tesislerinden biri olarak bilinmektedir. Çok amaçlı merkez arena, bir velodrom, bir paten stadyumu ve geniş bir otoparktan oluşmakta. Mayıs 2014'te Minsk Arena, 2014 IIHF Dünya Şampiyonasına ev sahipliği yapmasıyla ünlü olan bu yer, 2010 yılında açılmış. Konserlere, gösterilere, büyük sergilere ve forumlara da ev sahipliği yapan Minsk-Arena'yı da listenize ekleyebilirsiniz. Şehirde turistik olarak yapılacak birçok aktivite var. Şehri yürüyerek de çok rahat bir şekilde gezebiliyorsunuz. Özellikle konaklayacağınız yeri merkeze yakın yerlerde tercih edecek olursanız. Minsk'te görmeden dönmemeniz gereken yapıların başında Aziz Simon ve Helen Kilisesi geliyor. Tabi Minsk kilise ile sınırlı değil. Aziz Simon ve Helen Kilisesi çevresi konaklama bakımından tercih edilebilecek en güzel bölgelerden biri. Özellikle turistik yerlere toplu taşıma araçlarını kullanmadan ulaşmak istiyorsanız. Bu yapı çevresinde birçok otel veya diğer konaklama birimlerini bulabilirsiniz. Aziz Simon ve Helena Kilisesi'ne yürüme mesafesinde bulunan otellere booking. com aracılığıyla göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Zafer Meydanı yakınlarında bulunan konaklama birimleri şehirdeki en ideal ve en uygun tesislerden. Bu meydana yakın tesislerde konaklayacak olursanız şehirdeki birçok turistik noktaya çok rahat ve hızlı bir şekilde ulaşabilirsiniz. Booking. com aracılığıyla Zafer Meydanı'na yürüme mesafesinde bulunan konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Minsk'te gezip görülecek noktalar, tabi ki bu 15 yer ile sınırlı değil. Listeye birkaç önemli yeri daha eklemek pekala mümkün. Fakat bu şehirde 1-2 gün gibi bir süreniz varsa, ilk olarak listedeki popüler noktalardan başlayın deriz."} {"url": "https://gezicenga.com/moskova-hostel-tavsiyeleri/\"", "text": "Rusya Federasyonu'nun başkenti ve en güzel şehirlerinden biri olan Moskova, konaklama bakımından biraz pahalı olabiliyor. Bu yüzden de bu şehirde konaklama için bütçeli gezgin dostu olan hosteller, ilk olarak tercih edilen tesislerden oluyor. Şehirde çok fazla hostel olduğundan dolayı da, hangi hostelde ve hangi bölgede konakladığınız oldukça önemli. Moskova hostel tavsiyeleri adlı bu yazı ile şehirdeki en ideal konuma ve en iyi fiyata sahip, en çok tercih 5 hostel arasından zevkinize ve bütçenize uygun olanı rahatlıkla bulabilirsiniz. Moskova'da konaklama için çok daha detaylı bir araştırmaya ihtiyacınız varsa, Moskova'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki bölgeler hakkında detaylı bir bilgi sahibi olabilirsiniz. Moskova'da otel fiyatları süper pahalı olabildiğinden dolayı aşağıdaki güzel konuma sahip hostellere mutlaka göz atın derim. Birbirinden şık ve modern olan bu hosteller şehirdeki otelleri aratmayan türden. Kremlin'e 4 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu modern hostel, şehirdeki en çok tercih edilen hostellerden biri. Hostel çevresinde birçok restoran ve barı da fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Şehirdeki birçok turistik yere yürüme mesafesinde bulunan bu hostele 2-3 dakika yürüme mesafesinde birçok toplu taşıma araçlarını da bulabiliyorsunuz. Yani konum olarak şehirdeki en iyi hostellerden biri. Hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve 9.1 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Moskova hostel tavsiyeleri arasında en iyi konuma sahip hostellerden biri olan Fasol Hostel, süper merkezi konumu ve atmosferiyle ünlü olan hostellerden. Şehrin en canlı semtlerinden biri olan Basmanny'de bulunan bu hostelden Aziz Vasil Katedrali, Kızıl Meydan gibi şehrin önde gelen turistik yerlerine yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Moskova'daki en iyi fiyat/fayda oranına sahip hostellerden biri olan Fasol Hostel, şehirdeki en uygun fiyatlı dorm odalarına sahip hostellerden. Şehirde en çok satan hostellerden biri olması, süper olumlu konuk yorumlarına sahip olması ve 9.4 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip olması bu hosteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Moskova'daki en modern ve en şık hostellerden biri olan Vinegret hostel, süper olumlu konuk yorumlarına bakarak bile tercih edilebilecek hostellerden. Kızıl Meydan, Kremlin ve Bolşoy Tiyatrosu gibi şehrin önde gelen turistik yerlerine yürüme mesafesinde olan bu hostelin dorm oda ücretleri ise, diğer birçok hostele göre uygun. Daha çok çift olarak seyahat eden gezginlerin tercih edebileceği tesislerden biri olan Vinegret Hostel 8.9 gibi süper yüksek bir değerlendirme puanına sahip. Gerek konumu gerekse temizlik konusunda titiz olmaları ve fiyatı ile gönül rahatlığıyla göz atabileceğiniz hostellerden. Hostellerde konaklamaya yeni yeni başlayanların tercih edebileceği en ideal hostellerden biri olan Hostel Netizen, şık ve modern odalarıyla gönül rahatlığıyla konaklayabileceğiniz hostellerden. Şehirdeki turistik yerlere biraz uzak olan bu hostel, toplu taşıma araçlarını kullanmayı dert etmeyenler için oldukça ideal olacaktır. Hostel, turistik yerlere biraz uzak olduğundan dolayı da hostelin oda ücretleri gayet uygun. Hostel çevresinde birçok restoran, bar ve cafeyi bulmak da mümkün. Ayrıca hostelin süper olumlu konuk yorumları ve 9.2 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Kızıl Meydan ve Moskova Kremlin Sarayı'na metroyla 3-5 dakika uzaklıkta olan bu hostel, konum olarak çok merkezi bir yerde bulunmuyor. Bu yüzden şehirdeki turistik yerlere bu hostelden yürüyerek gitmek çok da kolay değil. Fakat hem fiyat bakımından hem de atmosfer bakımından Moskova'daki önde gelen hostellerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Moskova'daki en modern ve en şık hostellerden biri olan Privet Hostelde gecelik dorm ücretleri ise, diğer birçok hostel göre gayet uygun. Moskova hostel tavsiyeleri arasında gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim 5 hostel bu listeden ibaret diyebilirim. Şehirdeki en popüler, en uygun ve en güzel konuma sahip bu 5 hostel arasından aradığınız zevkte ve bütçede tesisi rahatlıkla bulabilirsiniz. Bu hostellerin dışındaki hosteller oldukça ideal olabilir. Tabi hangi bölgede konaklayacağınıza iyi bir şekilde karar verebilirseniz. Çünkü bazı hosteller şehir merkezinin oldukça dış kısmında bulunmakta."} {"url": "https://gezicenga.com/munih-hostel-tavsiyeleri/\"", "text": "Almanya'nın en büyük üçüncü kenti olan Münih'te konaklama ücretleri genel olarak oldukça pahalı. Bu yüzden de, bütçeli bir Münih gezisi için en ideal tesislerden olan hosteller gezginlerin ilk göz attığı yerler oluyor. Fakat şehirde çok fazla hostel olduğundan dolayı da hangi hostelde ve hangi bölgede konaklayacağınıza karar vermek çok da kolay olmuyor. Münih hostel tavsiyeleri adlı bu yazıya göz atarak hangi bölgede ve hangi hostelde konaklayacağınız hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Münih'te bölgeler hakkında çok fazla bilgiye sahip değilseniz, Münih'te nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki bölgeler hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Münih'te yüzlerce hostel bulunmakta. Fakat bu hosteller arasında en iyi konuma ve en iyi fiyata sahip hostelleri bulmak pek de kolay olmuyor. Birçok hostel şehir merkezine oldukça yakın bir konumda olmasına rağmen turistik yerlere uzak olabiliyor. Bu yüzden de toplu taşıma araçlarına ihtiyacınız olabilmektedir. Aşağıdaki hosteller şehirdeki en iyi konuma sahip hostellerden olduğu gibi en iyi fiyata sahip olan hostellerden. Oktoberfest alanına sadece 2 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostel konum olarak şehirdeki en ideal hostellerden. Şehirdeki birçok turistik yere yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, Münih'teki en modern ve en şık hostellerden. Hostel çevresinde birçok barı, restoranı ve cafeyi de rahatlıkla bulabilirsiniz. Bunun yanında hostelin 7.1 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. Münih ana tren istasyonuna 2 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, şehirdeki en canlı atmosfere sahip hostellerden biri. Bu hostelde bazı geceler karaoke geceleri, bazı geceler ise canlı müzik gösterileri düzenlenmekte. Yani hostelinizden çıkmadan da muhteşem bir gece hayatı yaşayabilirsiniz. Eski Kent Bölgesi ve Marienplatz Meydanı bu hostele ortalama 15 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bunun yanında, şehirdeki diğer birçok turistik yere de yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Oda ücretlerine kahvaltının dahil olduğu bu hostelin 8.6 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. Münih tren istasyonuna sadece 3 dakikalık yürüyüş mesafesinde bulunan bu hostel, şehirdeki en iyi konuma sahip hostellerden biri. Münih'teki en çok tercih edilen hostellerden biri olan 4You Hostel, şehirdeki en eski hostellerden biri olmasına rağmen en modern ve en şık hostellerden biri. Hostelin 7.4 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanına sahip olması da bu hosteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. Modern ve şık odalarıyla popüler olan bu hostel, Münih hostel tavsiyeleri arasında gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz hostellerden. Adından da anlaşılacağı üzere bu hostel barı ile oldukça popüler. Bu yüzden, sakin bir hostel arıyorsanız bu hosteli direkt olarak es geçmenizde yarar var. Bu hostelden şehirdeki birçok turistik ve tarihi yerlere yürüyerek rahatlıkla ulaşmak mümkün. Bunun yanında hostel çevresinde birçok bar, restoran ve cafeyi de rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. Marienplatz Meydanı'na sadece 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, Münih merkez tren istasyonunun hemen yanında bulunuyor. Süper atmosferi ve modern odalarıyla ünlü olan bu hostel, şehirde en çok tercih edilen hostellerden. Eğer hostellerde konaklamaya yeni yeni başladıysanız, bu hostel hem modernliği hem de otelleri aratmayan konforuyla tercih edilebilecek en ideal hostellerden. Gayet şık ve canlı bir bara sahip olan bu hostelin konuk yorumlarına ve 8.5 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için BURAYA tıklayabilirsiniz. Münih hostel tavsiyeleri olarak önerebileceğim en ideal 5 hostel bunlardan ibaret. Listeye daha birçok hosteli eklemek pekala mümkün. Fakat hem konum hem de konfor ve fiyat bakımından her zevke ve bütçeye hitap eden bu 5 hostel arasında aradığınız tesisi rahatlıkla bulabilirsiniz. Münih'te hosteller genel olarak otelleri aratmayan türdendir. Bu yüzden gönül rahatlığıyla bu lüks ve modern hostellere göz atabilirsiniz. Bu şehirdeki hosteller genel olarak temiz, güvenli ve moderndir. Birçok kişinin düşündüğünün aksine oldukça güzel uyayabileceğiniz yerlerdir. Bu yüzden Münih'te otel yerine gayet uygun olan hostelleri tercih edebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/new-york-hostel-tavsiyeleri/\"", "text": "Asla uyumayan şehir olarak bilinen New York'ta konaklama ciddi anlamda pahalı olabiliyor. Özellikle şehir merkezine yakın olan otelleri tercih ettiğinizde fiyatlar 2 katına kadar çıkabiliyor. Bu yüzden de, hosteller bütçeli bir New York gezisi planlayanların ilk tercih ettiği tesislerden oluyor. Fakat şehirdeki her hostel konaklama için ideal olmadığından hangi hostelde konaklayacağınız da oldukça önemli. New York hostel tavsiyeleri adlı bu yazıda şehirdeki en ideal, en uygun ve en güzel konuma sahip 5 hostel arasından zevkinize ve bütçenize uygun olanı rahatlıkla tercih edebilirsiniz. New York'ta hostel seçimi yaparken hangi bölgede konaklayacağınız da oldukça önemli. Bu yüzden bölgeler hakkında da az çok bilginiz olmalı diyebilirim. New York'ta bulunan konaklama bölgeleri hakkında bir fikriniz yoksa, New York'ta nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki konaklama bölgeleri hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. New York'ta hostel bulmak otel bulmaktan daha zor olabiliyor. Özellikle şehir merkezine yakın yerlerde konaklamayı planlıyorsanız. Çünkü şehir merkezindeki hosteller genel olarak otel fiyatlarına yakın olabiliyor. Fakat şehir merkezine biraz daha uzak olan hostelleri tercih edecek olursanız, çok daha uygun olan tesisleri bulabilirsiniz. Aşağıdaki hostellerin büyük bir bölümü şehir merkezine yakın fakat tam merkezde olmadığından dolayı çok pahalı değil. New York'taki en çok tercih edilen hostellerden biri olan Vanderbilt YMCA, United Nations Plaza sadece 7 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bir hostel olmasına rağmen 2 yüzme havuzuna ve bir saunaya ev sahipliği yapan bu tesis, otellerden hostellere yavaş yavaş geçenlerin gönül rahatlığıyla tercih edebileceği hostellerden. Şehirdeki birçok turistik yere yürüme mesafesinde bulunan bu hostelin 7.2 gibi idare eder bir konuk değerlendirme puanına sahip. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Şehir merkezinin biraz dışında bulunan bu hostel, konum olarak güzel bir yere sahip olmasa da, toplu taşıma araçlarını kullanarak şehirdeki birçok yere bu hostelden rahatlıkla ulaşmak mümkün. Broadway Caddesi'nden bir blok uzaklıkta olan bu hostelden dışarı çıkmadan da muhteşem bir şekilde eğlenebilmek mümkün. Şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip hostellerden biri olan HI NYC hostelden şehirdeki turistik yerlere yürüyerek gitmek biraz zor. Fakat, toplu taşıma araçlarına yakınlığı ile dilediğiniz birçok yere rahatlıkla gidebiliyorsunuz. 8.5 gibi yüksek bir değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Central Park'a sadece 50 metre uzaklıkta bulunan bu hostel, New York hostel tavsiyeleri arasında en uygun fiyatlı dorm odalarına sahip hostellerden. Sauna, buhar odası ve 2 havuza sahip bu hostelin otellerden pek farkı yok aslında. Sadece fiyat bakımından çok daha uygun. Amerikan Doğa Tarihi Müzesi bu hostele 15 dakika yürüme mesafesinde bulunmakta. Şehirdeki birçok turistik yere bu hostelden yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Hostel yakınlarında birçok market, alışveriş merkezi, barlar ve restoranları bulmak da mümkün. 7.0 gibi güzel bir puana sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. New York'taki en popüler hostellerden biri olan Jazz On Columbus Circle Hostel, şehirdeki en çok satan hostellerden biri. Şehirdeki en iyi konuk değerlendirme puanına sahip bu hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve 8.1 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli tercih etmek mümkün. Oldukça modern ve şık bir mimariye sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Şehir merkezinin biraz dışında bulunan bu hostel, New York hostelleri arasında gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz hostellerden. Süper bütçeli dorm odalarıyla hizmet veren bu hostelde aradığınız otel konforunu da bulmak mümkün. Özellikle çift olarak seyahat ediyorsanız, bu otel tarzındaki hosteli seveceksiniz. 7.3 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. New York hostel tavsiyeleri olarak göz atabileceğiniz en ideal 5 hostel bunlardan ibaret diyebilirim. New York'ta hostel seçimi yaparken çok ucuz olan hostelleri de tercih etmemenizde yarar var. Çünkü hem konfor hem de temizlik konusunda ihtiyacınız olanı karşılamayabiliyor."} {"url": "https://gezicenga.com/orta-avrupa-sehirleri/\"", "text": "Birbirinden güzel şehirleri ve gezilecek önemli yerleri ile Orta Avrupa'da eşsiz bir gezi rotası oluşturabiliyorsunuz. Prag'ı, Viyana'sı Budapeşte'si derken liste uzattıkça uzatabiliriz. Bugün, Orta Avrupa'daki Bavyera köylerini, eski kale kasabalarını, bölgedeki zengin bir ticaret tarihine işaret eden görkemli pazar meydanlarını ve Roma İmparatorluğu'nun kalıntılarının hala göründüğü ışıltılı eski imparatorluk şehirlerini bulabiliyorsunuz. Her şehrin, kasabanın ve bölgenin kendine özgü güzelliği, doğallığı ve tarihiyle her turiste hitap eden Orta Avrupa Şehirleri'ni bulabilirsiniz. Avusturya'nın incisi olarak bilinen Hallstatt, ülkedeki en renkli, en popüler ve en romantik atmosfere sahip şehirlerden biridir. Aynı adı taşıyan gölün batı kıyısında yer alan bu şehir, konumuyla ünlüdür. Kartpostallık fotoğraf karelerine ev sahipliği yapan bu şehirde, rengarenk tarihi evlerin arasında dolaşabilir, gölün etrafında tekne turlarına çıkabilir ve romantik bir hafta sonu kaçamağı yapabilirsiniz. Kış aylarında ziyaret ediyorsanız, kayak yapabileceğiniz yerleri, yaz aylarında ziyaret ediyorsanız da, tepelerde yürüyüş ve su sporları yapabilirsiniz. Yılın her dönemi görücüye açık bu şehirde yapılacak birbirinden güzel turistik aktiviteleri de bulabilirsiniz. Daha fazlası için Hallstatt gezilecek yerler adlı yazımızda göz atabilirsiniz. Heidelberg, Almanya'nın son zamanlarda trend olan şehirlerinden bir tanesi. Almanya'nın en eski üniversite şehri olarak bilinen Heidelberg, sert partileriyle de ün yapmıştır. Malum öğrenci çok. Öğrenci çok olunca da gece hayatı kaçınılmaz oluyor. Birbirinden ünlü gece kulüpleri, barları ve özel partileri ile Heidelberg parti arayanlar için eşsiz bir deneyim sunar. Tabi, Heidelberg sadece partilerden ibaret değildir. Yemyeşil ormanlık çevresi ve dinlendirici nehir kenarı ve tarihi \"Altstadt\" bölgesiyle, hem tarihe hem de mimariye merakı olanların da çok çabuk sevebileceği bir şehirdir. Philosophers' Way adı verilen yol, şehrin dört bir yanında manzaraları olan pitoresk, tarihi bir yürüyüş yoludur ve şehirdeki en önemli turistik noktalardan bir tanesidir. Heidelberg, genellikle günübirlik turlar ile ziyaret ediliyor olsa da, bu şehir en azından 1 günlük bir süreyi haketmektedir. Heidelberg'de görülecek yerler adlı yazımıza göz atarak şehir hakkında çok daha detaylı bir bilgiye sahip olabilirsiniz. Polonya'nın en güzel ve en popüler şehirlerinden biri olan Krakow, her Türk'ün erasmus hayalidir. Türkiye'de daha çok erasmus ile ün kazanmış bu şehir, ilk olarak partileriyle akla gelmektedir. Onbinlerce uluslararası öğrencisinin yaşadığı bir şehirde parti olmaz mı ? tabi ki olur. Hem de en iyisi. Birbirinden ünlü gece kulüpleri, barları ve Pub Crawl turları ile Krakow, özellikle genç turistlere akıl almaz bir deneyim yaşatmaktadır. Tabi gece hayatıyla işiniz yoksa, yine de Krakow'u seveceksiniz. Birbirinden güzel tarihi yapıları, kiliseleri ve müzeleri ile de sanat ve tarih severlerin favori şehirlerinden. Lübliyana, Slovenya'nın başkenti ve en güzel şehridir. Başkentin merkezi bir parçası olan ağaçlarla kaplı Ljubljanica Nehri, yaz aylarında daha da cazip hale gelir ve yerliler nehir kenarındaki kafelerde kahve yudumlar ve bankalar boyunca dolaşırlar. Turistler ise, tıpkı yerlilerin yaptığı gibi nehir kenarlarındaki güzel ve şirin kafelerde zaman geçirip, nehir boyunca yürüyüşe çıkar. Lübliyana da, tıpkı Krakow ve Heidelberg gibi Orta Avrupa'nın parti şehirleri arasında yer almaktadır. Her hafta sonu birbirinden ünlü Dj'lerin katılımıyla gerçekleşen partileriyle ünlü bu şehir, tarih ve kültür konusunda da, beklenenden fazlasını sunmaktadır. Özellikle Eski Şehir bölgesi, şehirdeki tarih dolu bir yerdir. Orta çağ Ljubljana Kalesi ise, şehrin simgesi ve şehrin etkileyici manzaralarını sunmaktadır. Ayrıca konaklama konusunda da, diğer şehirlere nazaran çok daha uygundur. Bu yüzden gezi rotanıza ekleyebileceğiniz en ucuz güzel şehirlerdendir. Polonya'nın başkenti Varşova, Krakow kadar olmasa da, gece hayatı bu şehirde de oldukça canlıdır. Fakat daha çok kültür gezisi arayanların tercih edebileceği bir şehirdir. Özellikle Old Town Varşova'nın en eski semtidir ve birbirinden güzel tarihi yapılarla süslüdür. Komünist dönemini ve savaş zamanı trajedilerini geçmişe koyarken, Arnavut kaldırımlı şeritleri boyunca yeni bir yaşam süresi bulunmaktadır. Varşova, tarihe ve mimariye merakınız varsa çok çabuk sevebileceğiniz şehirlerden bir tanesidir. Kraliyet Şatosu, Kültür ve Bilim Sarayı şehrin önde gelen tarihi yapılarındandır. Orta Avrupa'nın en küçük başkentlerinden biri olan Bratislava, Slovakya'nın başkentliğini üstlenmiştir. Süslü sarayları ve etkileyici Orta Çağ kalesi ile, Eski Şehir Bölgesi Bratislava'da kaçırılmaması gereken noktalardandır. Katlı Tuna'nın kıyısında yer alan sokaklar şık butikler, kafeler ve barlarla doludur. Gece hayatı çok hareketli olmasa da, ölü de değildir. Bratislava, çok çabuk ve kolay gezebileceğiniz şehirlerden bir tanesidir. Çok büyük olmadığından ve turistik noktaların birbirine yakın olmasından dolayı, dolu dolu bir günde bu şehri keşfedebilirsiniz. Bratislava'da görülecek yerler adlı yazımıza göz atarak da şehirdeki en önemli turistik yerler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. İsviçre'nin en güzel şehirlerinden biri olarak bilinen Luzern, Dört Kanton Gölü adlı bir fiyord gölü ile çevrilidir. Göl kıyısında bulunan bu şehir, eşsiz manzaraları ve doğal güzelliği ile, özellikle çiftlerin sevdiği şehirlerden bir tanesidir. Eski Şehir bölgesi ise, Luzern'in tarih dolu kısmıdır. Birbirinden güzel mimariye sahip eski yapıları bu bölgede fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Eski kenti çevreleyen Musegg Duvarı 13. yüzyıla kadar uzanırken, sanat dolu muhteşem Şapel Köprüsü 1333 yılında inşa edilmiş. Ayrıca 15. yüzyıldan kalma Hofkirche St. Leodegar'a göz atabilirsiniz. Luzern'de oldukça hareketli şehirlerden biridir. Sert partileri ile değil de, ailece oturup eğlenebileceğiniz aile dostu eğlenceli mekanları ile ünlüdür. Almanya sınırında olan bir Avusturya şehri olan Salzburg, Doğu Alpleri'nin kaçınılmaz ve inanılmaz manzaraları ile birlikte gelir. Salzach Nehri'nin yanındaki güzel konumu ile, doğal güzelliği ile adından çokça söz ettiren Salzburg'da yapılacak birçok turistik aktiviteyi de bulabilirsiniz. Salzburg, Altstadt ve Neustadt olmak üzere ikiye ayrılıyor. Eski Şehir, nehrin sol kıyısında oturuyor ve Ortaçağ ve Barok mimarisi ile yaya caddelerine sahipken, Yeni Şehir 19. yüzyıl Neo-Gotik mimarisi ile dikkat çekmektedir. Wolfgang Amadeus Mozart'ın doğum yeri ile de ünlü olan Salzburg'da, hem tarih hem de sanatseverler için birçok görülecek önemli yerleri bulabilirsiniz. Oktoberfest olan uluslararası sansasyonun doğduğu yer olan Münih'ten bahsetmeden Orta Avrupa'dan bahsetmekte pek mümkün değil. Münih denince akla bira gelir, sosis gelir. Fakat en önemlisi Oktoberfest gelir. Oktoberfest, adından anlaşılacağı üzere her yıl Münih'te ekim ayında düzenlenen bir bira festivalidir. Almanlar bira içmek için bahane arıyor dememek lazım. Bu festival, sadece Almanların değil dünyanın dört bir yanından milyonların katılımıyla gerçekleşmektedir. Tabi Münih, bu festivalden çok daha fazlasıdır. Altstadt olarak da bilinen Eski Şehir Bölgesi'nin kalbindeki Yeni Belediye Binası ile dikkat çeken bu şehirde gezip görülecek ve yapılacak birbirinden güzel turistik aktiviteleri bulabilirsiniz. Şehrin Ana Meydanı olarak da bilinen Marienplatz, Münih'in kalbinin attığı yerdir. Tarihi yapılara ev sahipliği yapmasının yanı sıra, şehirdeki en iyi restoranlardan ve kafelerden bazılarını bu meydan çevresinde bulabiliyorsunuz. Ayrıca 15. yüzyıldan kalma 12. yüzyıl St Peter Kilisesi ve çok güzel Frauenkirche Katedrali de var. Bunun yanında, Englischer Garten adı verilen oldukça büyük bir İngiliz tarzı parka da ev sahipliği yapmaktadır. Yani kısaca turist olarak ihtiyacınız olan hemen hemen her şeyi bu şehirde fazlasıyla bulabiliyorsunuz. İsviçre'nin en gözde şehirlerinden biri olan Zürih, ayrıca hem ülkenin hem de Orta Avrupa şehirleri arasında en pahalı olan yerlerden bir tanesidir. Finans ve bankacılığın dünya merkezi olarak da bilinen Zürih, Zürih Gölü kıyılarına sarılmış muhteşem bir şehirdir. Su üzerinde asılı olan 17. yüzyıl Belediye Binası ile ünlü olan bu şehirde, birbirinden güzel tarihi yapıları, müzeleri ve kiliseleri de görebiliyorsunuz. Şehir Limmat Nehri boyunca dökülür ve su kenarında yürüyüş yolları sayesinde kartpostallık manzaralar sunmaktadır. Zürih, genelde günübirlik turlar ile ziyaret edilebilecek şehirlerden biri. Çünkü şehir genel olarak çok pahalı ve burada bütçeye uygun bir konaklama birimi bulmak da pek mümkün değil. Bu yüzden, düşük bütçede bir Orta Avrupa seyahati planlıyorsanız, bu şehri de günübirlik turlar ile aradan çıkarmakta yarar var. Zürih, İsviçre'nin diğer şehirlerinden olan Basel, Cenevre ve Bern'den çok daha turistik bir şehirdir. Bu yüzden bu ülkede tek bir şehir ziyaret etmeyi planlıyorsanız, Zürih'i listenize ekleyebilirsiniz. Şüphesiz Orta Avrupa denince akla ilk gelen şehirlerden biri de, Budapeşte olmaktadır. Özellikle Orta Avrupa Turları ile tanınan bu şehir, her yaştan turistin çok çabuk sevebileceği bir şehirdir. Macaristan'ın başkenti ve en büyük şehri olan Budapeşte'nin kökenlerini Roma dönemine kadar uzanmaktadır. Şehir Buda ve Peşte olmak üzere ikiye ayrılmış ve her iki bölge de, mutlaka görülmeye değer. Buda, daha çok Buda Kale Bölgesi ile ünlüdür ve şehrin önde tarihi yapılarından olan Buda Kalesi, Balıkçı Tabyası, Matthias Kilisesi ve Aziz Stefan Bazilikası gibi yerler ile ünlüdür. Peşte tarafı ise, daha çok Szechenyi Termal Banyoları ve Eski Kent Meydanı ile ünlüdür. Burası, şehrin en hareketli tarafıdır ve Buda tarafına nazaran çok daha popülerdir. Eğer Budapeşte'de güzel bir gece hayatı için plan yapıyorsanız, bakmanız gereken bölge de Peşte tarafıdır. Macaristan Parlemento Binası gibi, dünyanın en büyük meclis binalarından birine ev sahipliği yapan bu şehir çok da pahalı değil. Bu yüzden bu şehir için en azından 2-3 günlük bir gezi planı yapmakta yarar var. Orta Avrupa'nın en ünlü şehirlerinden biri olan Viyana, Avusturya'nın başkenti ve en turistik şehridir. Entelektüel ve sanatsal geçmişi ile tanınan bu şehir, tarih ve sanatseverler için muhteşem bir deneyim sunmaktadır. Bir zamanlar Freud, Mozart, Lenin ve Beethoven gibi ünlü isimlerin evi olmuş olan Viyana'da, tarih ve sanat adına beklediğinizden çok daha fazlasını bulabiliyorsunuz. Viyana'da çok fazla İmparatorluk Sarayları bulunmaktadır. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun geçmişine dair iyi bir fikir veren bu saraylar, şehrin önde gelen cazibe merkezleri arasında yer almaktadır. Schönbrunn Sarayı, Habsburg Kraliyet Sarayı ve Hofburg Sarayı bunlar arasında en iyi bilinenlerdir. Tabi Viyana, sarayların ve tarihin dışında sanatseverlere de hitap etmektedir. Albetina Müzesi, Viyana Sanat Tarihi Müzesi ve Museumquartier adı verilen Müzeler Bölgesi, birçok müzeyi ve birbirinden değerli sanat koleksiyonlarını görebileceğiniz yerlerdendir. Almanya'nın başkenti olan Berlin, kapitalist Batı ile sosyalist Doğu Almanya arasında bölünmüş, çok fazla tarih görmüş bir şehirdir. Ancak geçmişteki çalkantılı tarihi ile bu modern şehir, şık bir sokak sahnesine, enerjik sanat kültürüne, birçok hipster mekanına ve eşsiz bir gece hayatına ev sahipliği yapmaktadır. Berlin, öyle günübirlik turlar ile gezebileceğiniz şehirlerden değil. Orta Avrupa'nın en fazla zaman isteyen şehirlerinden biridir. Birbirinden güzel tarihi yapıları, müzeleri, kiliseleri ve sokak sanatıyla uzun soluklu keşfedebilebilecek bir şehir. Berlin'de yapılacak şeylerin sınırı yok diyebiliriz. Özellikle gece hayatı için planınız varsa, Almanya'nın bu güzel şehrine bayılacaksınız. Bu şehirde, bitmek bilmeyen partileri fazlasıyla bulabilirsiniz. Özellikle hipster mekanlarına girebilecek bir durumunuz olursa, 72 saat hiç durmadan parti yapabileceğiniz gece kulüplerini fazlasıyla bu şehirde bulabiliyorsunuz. Bu şehirde gezip görülebilecek en önemli yapılardan bazıları ise, Brandenburg Kapısı, Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı, Berlin Duvarı, Müzeler Adası, Checkpoint Charlie, Berlin Katedrali ve çok daha fazlasıyla bu şehirde 3-4 gün boyunca sıkılmadan gezip görebileceğiniz yerler bulunmaktadır. Orta Avrupa'nın en ünlü şehirlerinden biri olan Prag, Çek Cumhuriyeti'nin başkenti ve en güzel şehridir. Orta Avrupa turları ile gezilen şehirler arasında olan Prag, gece hayatıyla ünlü olan bir şehir olsa da, tarihi ve turistik noktalarıyla 2-3 günlük keşfe açık şehirlerden biridir. Prag'ın en ünlü yeri, şüphesiz Eski Kent Bölgesi'dir. Birbirinden eski yapılara ev sahipliği yapan bu bölge, şehrin kalbinin attığı yer olarak da bilinmektedir. Şehrin önde gelen tarihi ve turistik yerlerinden olan Karl Köprüsü, Prag Kalesi, Dans Eden Ev, Astronomik Saat Kulesi, Aziz Vitus Katedrali ve Lennon Duvarı gibi yerlerdir. Tabi bu turistik noktaların dışında, daha birçok tarihi ve önemli cazibe merkezlerini de bu şehirde bulabilirsiniz. Prag'da gece hayatı ise, daha çok 35 yaş altı turistler ve yerel halk tarafından ünlüdür. Tabi biraz daha yaş ortalaması yükseldikçe gece kulüpleri yerine, daha nezih ortamlara sahip olan barlar tercih edilmektedir. Bu şehirde özellikle hafta sonlarında Orta Avrupa'nın diğer şehirlerinden getirilen Dj'ler sayesinde, akıl almaz partiler yapılmaktadır. Her yaştan turistin severek gezebileceği şehirlerden biri olan Prag'ı da Orta Avrupa gezi rotanıza ekleyin deriz. Orta Çağ'da Alman ressam Albrecht Dürer'in de doğup yaşadığı yer olarak bilinen Nürnberg, Almanya'nın en renkli şehirlerinden bir tanesi. Kutsal Roma İmparatorluğu döneminden 20. yüzyıla kadar önemli dünya olayları yaşayan Nürnberg, son zamanlarda Almanya'nın en trend olan şehirlerindendir. Altstadt günümüzde hala tarihi duvarlarla çevrilidir ve şehirdeki en turistik yerlerden biridir. Bu eski şehir bölgesi, Nürnberg'in en iyi bilinen noktalarından. Birbirinden güzel tarihi yapılarının yanı sıra, şehirdeki en iyi restoranlardan bazılarını da bu bölgede bulabiliyorsunuz. Nürnberg, savaştan sonra Nürnberg Mitingleri, ırkçı Yasalar ve Yargılamalar için Nazilerle ilişkili bir isimdir. Miting sahasındaki Nazi kongre salonunda Nazi rejimi hakkında güçlü bir müzeyi de görebilirsiniz. Orta çağlardan beri fuarları ve pazarları ile tanınan Leipzig şehri, Weisse Elster ve Pleisse nehirlerinin birleştiği yerde Sakson Ovalarında bulunmaktadır. Önemli ticaret rotalarındaki bu ortam Leipzig'e önemli bir ticari güç sağlamış ve fuar tutma ayrıcalığı kazandıktan sonra Dresden'den sonra Saksonya'nın önde gelen şehri oldu. Günümüzde Almanya'nın her geçen gün daha çok ziyaret edilen şehirlerinden biri haline gelen Leipzig'de Orta Avrupa Turunuzda ziyaret edebileceğiniz en güzel şehirlerden bir tanesidir. Hamburg, ülkenin ikinci büyük şehri olup, en turistik şehirlerden biridir. Daha çok dini ve tarihi yapıları ön plana çıkan bu şehir de, tıpkı Berlin ve Münih gibi gece hayatıyla tanınan şehirlerdendir. Birbirinden güzel nehir kenarlarındaki kafeleri ve nehir turlarıyla ünlü olan bu şehirde gezip görülecek ve yapılacak birçok turistik aktiviteyi de bulabilirsiniz. Orta Avrupa'da en çok ziyaret edilen şehirlerden biri olan Hamburg'u da, rotanıza ekleyin deriz. Orta Avrupa'da gezip görülecek şehirler tabi ki bu liste ile sınırlı değildir. Daha listeye birkaç şehri daha eklemek pekala mümkün. Fakat, Orta Avrupa'nın en ünlüleri arasında yer alan bu 17 yer arasından zevkinize ve sürenize göre güzel bir gezi rotası oluşturabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/petronas-ikiz-kuleleri-kuala-lumpur/\"", "text": "Petronas İkiz Kuleleri, Malezya'nın başkenti, Kuala Lumpur'un sembolü haline gelmiş bir ikonudur. Kuala Lumpur gezilecek yerler listenize mutlaka eklemeniz gereken bu İkiz Kule'nin hemen altında şehrin en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan \"Suria KLCC\" bulunmaktadır. Hemen yan tarafında ise oldukça büyük bir akvaryum bulunmaktadır. 1998-2004 yılları arasında Dünyanın en uzun kulesi olarak kabul edilmiştir. Bu İkiz Kuleler, 88 katlıdır. İki kuleyi birbirine bağlayan Skybridge 41 ve 42. katlarda bulunmaktadır. Bu köprüden geçebilirsiniz, fakat her gün belirli sayıda turistin geçmesine izin verildiği için şansınız olmayabilir. Kulelerden biri, Malezya Devlet Petrol Şirketi, bağlı ortakları ve ortak şirketleri tarafından kullanılmaktadır. Kuala Lumpur'da nerede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, Kuala Lumpur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak, şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Şehirdeki en ideal konaklama birimlerine ve fırsat indirimi olan otellere göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. 451.9 metre uzunluğunda olan Petronas İkiz Kulesinin en üst katı 375 metre yüksekliktedir. Yaklaşık 1 senedir Kula Lumpur'da yaşamama rağmen, Kuleye ortalama 125 Rm verip çıkmanın gereksiz olduğunu düşünmekteyim. Neden diye soracak olursanız, çıktığınız bölgeden şehrin basit manzarasını görebilirsiniz. Fakat, Marini's 57, Sky Bar ve Luna Bar gibi çatı katı barlarına giderek, kulenin ve şehrin muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz. Ayrıca, sabahın en erken saatlerinden akşama kadar oluşan kuyruklara girip kuleye çıkmak biraz eziyet olacaktır. Şehirde bulunan birçok çatı katı barları sabahın erken saatlerinde kahvaltı servis edebilmek amacıyla açılmaktadır. Hafta sonunu saymazsak, sabahları çok rahat şekilde bu barlarda yer bulabilirsiniz. Bu barların %90'ına, akşama kadar hiçbir ücret ödemeden girebilirsiniz (Akşam 7'e kadar). Ayrıca benim favorilerimden olan Sky Bar'da yüzme havuzuda bulunmaktadır. Bu havuza akşama kadar girip yüzebilirsiniz. İçecek fiyatları öyle abartıldığı kadar pahalı değildir. İçecek fiyatları 10-15RM (8-12 TL)'den başlamakta ve 100Rm'e kadar çıkabilmektedir. Şehrin bu turistik kulesini akşamları da ziyaret etmeyi unutmayın. Hemen kulenin arkasında bulunan parkta büyük bir havuz bulunmaktadır. Birçok Lokal halkı ve turistleri bu parkta bulabilir, gösterileri seyredebilirsiniz. Ayrıca, bu parkta gece yarısına kadar dinlenebilir ve bu parka sadece 5 dakika yürüme mesafesinde olan, şehirdeki en elit ve en havalı gece kulüplerinden biri olan Zouk'a uğrayabilirsiniz. Girişler, genelde ücretlidir. Ortalama 50 RM (40 tl) ödeyerek bu gece kulübünün muhteşem atmosferini hissedebilirsiniz. Size verilen biletleri atmayın ki, bedava iki içecek alabilesiniz. Not : Eğer Petronas İkiz Kuleleri'ni akşam veya gece ziyaret etmeyi planlıyorsanız, konakladığınız yere ne kadar yakın olursanız olun, çok fazla yürümemenizi tavsiye ederim. Özellikle, dar ve sakin sokakları olabildiğince az kullanın. Kuala Lumpur motosikletli kapkaççıları ile meşhur bir şehirdir. Taksilerin %90'u taksimetreyi açmamaktadırlar. Bu yüzden sıkı pazarlık yapmadan taksileri kullanmayın ve unutmayın ki, şehrin neresinde konaklarsanız konaklayın, kuleye ulaşmak için en fazla ödeyeceğiniz tutar 30Rm'dir. Bu yüzden 50-70-100Rm gibi uçuk fiyatlara taksilere binmeyin. Eğer, akıllı telefonunuz varsa MYTEKSİ uygulamasını indirerek, tüm taksicilere taksimetre açtırabilir ve gideceğiniz yere ortalama ne kadar ücret ödeyebileceğinizi önceden öğrenebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/phuket-gezilecek-yerler-tayland/\"", "text": "Tayland'ın en erişebilir adalarından biri olan Phuket adası Tayland'ın en popüler ve en iyi plajlarına giriş-çıkış sağlayan bir adadır. Birçok önemli plajlara Phuket adası üzerinden gidebilirsiniz. Phuket'te gezilecek yerler bakımından en iyi adalardan biridir. Phuket adasında dilediğiniz birçok Tayland yemeklerini bulabileceğiniz gibi batı yemeklerine hakim olan birçok restoran bulmak mümkündür. Bangkok'a nazaran fiyatların daha uygun olması bu adayı daha da çekici kılmaktadır. Muhteşem plajları ve o masmavi gökyüzü görüntüsü, güneşin doğuşu ve batışını seyretmek inanılmaz bir deneyimdir ve Tayland'a gelen herkesin mutlaka ziyaret etmesi gereken adalardan biridir. Özellikle çiftler için muhteşem bir yerdir. Kalim Bay : Phuket adası kuzey ucunda bulunan bu muhteşem plaj modern bir hale gelmiştir. Kıyı boyunca popüler barlar ve restoranlar bulabilirsiniz. Gece marketleri : El yapımı ürünler, hediyelik eşyalar, giysiler ve birçok sahte ürünleri ile tezgahları dolduran Phuket gece marketleri, popüler olan pazar tarzı bir markettir. Dilediğiniz birçok eşyayı uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Fiyatlar genelde turistler için değişiklik göstermektedir bu yüzden sıkı bir pazarlık yapmayı unutmayın. Kata ve Karon Plajları : Phuket'te favori plajlarımdan olan Kata ve Karon'a bir göz atmanızda fayda var. Tabi buralara gelmeden başka plaj seçenekleri vardır. Ancak bu plajların suyunun daha temiz olduğunu düşünmekteyim siz de gidince bunu rahatlıkla görebilirsiniz. Ayrıca Tuk Tuk ile veya motosiklet ile yakınlarında bulunan muhteşem manzaralara sahip önemli noktalara ulaşabilirsiniz. Cherng Talay : Birkaç popüler plajı bulunan Cherng Talay biraz daha elit bir müşteri potansiyeline sahiptir. Burada konaklamak isterseniz Laguna Kompleksi sizin için ideal bir seçenektir fiyatlar diğer alanlara göre biraz yüksektir fakat çift olarak seyahat ediyorsanız en iyi seçeneklerden biridir. Gurbetçilerin en popüler yerlerinden biri olan Cherng Talay bölgesi villa veya daire kiralamak isteyenler için ideal yerlerdendir. Üst düzey plaj kulüpleri, restoranlar ve barlar bulunmaktadır. Singh Plajı : Eğer araba veya motosiklet ile buraya gelirseniz Laem Singh plajına mutlaka bir göz atın derim. Ao Yon, Cape Panwa, Banana beach, freedom beach ve paradise beach Phuket'te gezilecek turistik yerler listenize eklemeniz gereken plajlardandır. Ayrıca daha sessiz ve sakin bir plaj arayanlar için iyi bir seçenek olabilir. Phuket adasında en popüler noktalar, Wat Chalong, Phuket Old Town ve Big Buddha Phuket'in tarihi yerleri arasında en popüler yerlerdendir. Birbirlerine oldukça yakın olan bu yerleri rahat bir şekilde ziyaret edebilirsiniz. Big Buddha : Bir dağın tam üzerine inşa edilmiş bu büyük budanın etrafında ayrıca manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Oldukça büyük olan bu budanın anlamlı ve uzun bir geçmişi vardır dilerseniz uygun fiyatlara rehber tutarak gezinizi anlamlandırabilirsiniz. Wat Chalong : Tapınakların en fazla bulunduğu bu alan Tayland'ın en çok bilinen alanlarından biridir. Zengin Thai ve Budist mitolojosini sergileyen budalar ve tapınaklar görülmeye değer yerlerdendir. 100 yıl önce Phuket'in nasıl bir durumda olduğunu görmek istiyorsanız Old Town'a mutlaka uğramalısınız.100 yıl önce Kalay maden araması yapmak için gelen Çinliler ve Avrupalıların izlerine rastlayabileceğiniz bu küçük kasaba nostalji yaşabileceğiniz bir yerdir. Geleneksel tekstil dükkanları, Çin-Portekiz mimari eserleri ve Çin dükkanlarının çarpıcı örneklerini bu kasabada bulabilir. Tarihi bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Günümüzde birçok restoran, barlar, kahve dükkanları, butikler ve pansiyonlar bulabileceğiniz bu kasaba Tayland'ın en popüler kasabalarından biridir. Phuket'te yemeklerinizi en romantik ve uygun fiyatlara yiyebileceğiniz doğal restoranları denemenizi tavsiye ederim. Eski televizyonların, filizlenen bitkilerin her köşeden dışarı çıkması, küçük şelaler, balık havuzları ve geleneksel bu Thai kulübelerinden yiyeceğiniz yemekler muhteşem lezzetli ve uygun olacaktır. Ayrıca bu doğal restoranların samimi ve hoş bir atmosferi vardır. Kahvaltı için Old Town'da bulunan The Gallery By Pinky iyi bir seçenek olabilir. Dilediğiniz birçok geleneksel kahvaltıları ya da batı kahvaltılarını bulabilirsiniz. Öğle veya akşam yemekleriniz için eğlenceli bir restoran olan, İtalyan ve Dünya mutfaklarından hizmet veren La Gaetana restoran iyi bir seçenektir. Gün Batımını en iyi seyredebileceğiniz yerler : Rahat sofalarda uzanıp güneşin ve manzaranın tadını çıkartabileceğiniz en iyi yerlerden biri olan Catch Beach Club denenmesi gereken yerlerdendir. Ayrıca Surin plajı da gün batımı seyredilebilecek en iyi yerlerden biridir. Maya Bay : Phuket'ten turlar ile ya da yalnız gidebileceğiniz bu muhteşem ada Leonardo DiCaprio'nun filmlerine konu olmuş ve popülerliğini Leonardo Adası olarak sürdürmektedir. Muhteşem bir sahili, temiz bir suyu ve harika manzaraları bulunan bu adayı imkanınız varsa mutlaka ziyaret edin. Phang Nga Bay :Phuket doğu ve kuzey kıyılarını çevreleyen James Bond'un \"The Man With Golden Gun\" adlı filmini çektiği nefes kesen doğal güzellikleri bulunan büyülü bir yerdir. Bu adaya tur tekneleri ile gelirseniz yol boyunca kireçtaşı deniz mağaralarını, müslüman balıkçı köylerini görebilir Ya da büyük kayalıklar üzerinden atlayışlar yapabilirsiniz. Raya, Koh Kai ve Coral Adaları : 30 dakikalık tekne turları ile Phuket çevresinde muhteşem adalar vardır. Eğer grup olarak seyahat ediyorsanız kesinlikle Longtail adı verilen tekneleri denemelisiniz. Eğlenceli bir yolculuk yaparak daha adalara ulaşmadan eğlenebileceksiniz. Similan Adası Milli Park : Phuket gezinizde belki de en çok seveceğiniz adalardan biri olacak Similan adası muhteşem kayaları ve temiz sularıyla turistlerin uğrak yerlerinden biridir. Diğer adalara göre daha uzun bir yolculuk yapmanız gerekiyor, yaklaşık 3 saat süren yolculuk sonunda göreceğiniz ada kesinlikle bu uzun yolculuğa değecektir. Yağmurlu sezonda ziyaret edin : Ekim-Nisan ayları arası Phuket adası için en iyi zamandır. Phuket yeşillik alanları en iyi görebileceğiniz olan bu sezonda muhteşem fiyatlara otel, hostel veya villalar bulabilirsiniz. Bangkok'tan Phuket kasabasına gitmek için gece otobüsünü tercih edin :Eğer bütçeli bir Asya seyahati yapıyor ve Phuketi'de aradan çıkarmak istiyorsanız gece otobüslerini tercih ederek hem uygun fiyatlara otobüs bileti alabilirsiniz hem de konaklama için o gece hiçbir ücret ödememiş olursunuz. Motosiklet Kiralayın : Eğer Phuket'de 4-5 gün veya daha fazla kalmayı planlıyorsanız mutlaka motosiklet kiralamayı düşünmelisiniz. Çünkü birçok noktaya ulaşım biraz zor olduğundan ve yürüme mesafesinde pek yer bulunmadığından motosikletiniz ile dilediğiniz yere gidebilirsiniz. Ayrıca 4-5 gün kiralamak isterseniz fiyatlar çok daha ucuza gelecektir. Tuk tuk ve Taksilerden uzak durun : Özellikle Patong'da müthiş pahalı taksi ücretlerinden uzak durun. Plajlar arası tuk tuk ve taksilerden başka ulaşım aracı olmadığı için ya yürüyerek gidebilirsiniz, Ya da kiraladığınız motosiklet ile gidebilirsiniz. Israrla bu ulaşım araçlarını kullanmak istiyorsanız, dilediğiniz zaman taksileri ve tuk tukları bulabilirsiniz. Eğer Phuket kasabasını görmeyi planlıyorsanız, Phuket kasabasından dilediğiniz birçok plaja 30-50Baht (9-15tl)'ye halk otobüsleri ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Fakat unutmamanız gereken plajlar arası otobüs bulunmamaktadır ve başka plaja geçmek istiyorsanız kasabaya tekrar dönmeniz ya da taksileri kullanmanız gerekmektedir. Sonuç olarak kesinlikle motosiklet kiralamayı düşünmelisiniz. Sokak Yemeklerini yemekten korkmayın : Ucuz ve lezzetli yemekleri olan sokak satıcılarının yemeklerini mutlaka denemelisiniz.3-4 yıldır Phuket'de yaşayan bir İskoç gezgin ile tanıştım ve 4 yılda gıda zehirlenmesi gibi kötü sonuçlara sebep olacak bir durum görmediğini ve duymadığını söylemektedir. Ayrıca zabıta gibi bir denetleme kurumlarının olduğundan dolayı bu tür sıkıntılar pek meydana gelmemektedir. Ama yine de dikkat etmekte fayda var."} {"url": "https://gezicenga.com/pisa-kulesi/\"", "text": "Pisa Kulesi, Toskana'da bulunan ve Dünyaca bilinen eğik, popüler bir kuledir. Şehrin her ne kadar tarihi eserleri, açık hava etkinlikleri ve lezzetli yemekleri olsa da Pisa'ya gelen çoğu turist bu kuleyi ziyaret etmek için gelmektedir. - İngilizce İsmi : Tower of Pisa, Leanning Tower of Pisa ve Bell Tower of Pisa'dır. - İtalyancası : Torre Pendente di Pisa - Kule Ne Zaman Yapılmıştır? : 1173 yılında başlanmış ve 1372 yılında tamamlanmış - Kulenin Orijinal Uzunluğu : 60 metre - Gerçek Uzunluğu : En uzun tarafı 56.7 metre, en kısa tarafı 55.86 metredir. - Kulede bulunan basamak sayısı : 294 - Kulenin ağırlığı : 14.500 ton - Kule Mühendisleri ve Mimarları : Bonanno Pisano, Gherardo, Giovanni Pisano ve Giovanni di Simone olarak bilinmektedir. - Pisa, ismini M. Ö 600 yılında \"Bataklık Arazi\" anlamına gelen Yunanca bir kelimeden almış. Pisa'da bulunan tüm konaklama birimlerine ve fırsat indirimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. Çünkü kötü bir inşaat mühendisi, kule için yanlış zemin tercihi yapmıştır 🙂 Kule başta bu şekilde dizayn edilmemiştir. Yani, kule ilk yapıldığında dik bir yapıdaymış. Ancak zamanla kötü toprak alt tabakası ve kulenin yanlış bir zemine oturması sonucu kule günden güne eğilmeye başlamış. Kule için birçok sağlamlaştırma ve düzeltme çalışmaları yapılmış olsa da, yetkililer kulenin daha çok eğik bir duruma gelebileceğini söylemektedirler. Günümüzde kule 5.3 metre yatık bir durumda bulunuyor. İtalya gezilecek yerler listesinin olmazsa olmazlarından olan bu kule, en az Roma, Venedik ve Floransa kadar popüler. 2. Kule mühendisleri alanında uzman olmayan kişilerdi. 3. Kulenin günümüzde tekrardan eğilmeye başlayabileceği söylenmekte. 5. Kule II. Dünya savaşı sırasında bir askeri üst olarak da kullanılmış. 6. Kule inşaatı tamamlandıktan sonra sadece 5 yıl dik bir şekilde durabilmiştir. 7. Kule eğilmeye başladıktan sonra inşaat 100 yıl boyunca durdurulmuş.. 8. Amerikan askerleri bu kuleyi, II. Dünya Savaşı sırasında yıkmaktan son anda vazgeçmiş. 10. Tarihte ilk kez 2008 yılında kulenin eğilmesi durdurulmuştur. Hostel fiyatları : Hostellerin çok pahalı olduğu Pisa'da, dorm fiyatlarını 25£-35£ arasında bir ücrete rahatlıkla bulabilirsiniz. Düşük sezonda yani kış aylarında bu fiyatlar 15£-20£'ya kadar düşebilmektedir. Özel odalar ise 70£'dan başlamaktadır. Düşük sezonda ise 55£'ya kadar düşebilmektedir. Bütçeli Otel fiyatları: Bütçeli oteller gecelik çift kişi 45£-50£ arasındadır. Tek kişilik odalar ise 35£-40£ arasındadır. Hostellerde özel odalarda kalmanın pek mantığı yoktur. Çünkü, hemen hemen hostellerin özel oda fiyatına, güzel bir bütçeli otelde konaklayabilirsiniz. Ortalama yemek ücretleri : Pisa'da muhteşem pahalı yemekler bulabileceğiniz gibi, 14£'dan az bir fiyata da yemekler bulabilirsiniz. Çoğu restoranda akşam yemeğinizi bir içecek ile birlikte 25£'ya alabilirsiniz. Eğer kuleye yakın yerlere veya turistik yerlere yakın restoranlar seçerseniz, bu fiyat 40£'ya kadar yükselmektedir. Dilim pizzalar ve İtalyan paninilerini 3£-5£'ya çok rahat bulabilirsiniz. Fast food tercih edecek olursanız, 9£'ya standart bir menü alabilirsiniz. Ulaşım Ücretleri : Otobüs bilet ücretleri 1.50£'dan başlamaktadır ve tek yön içindir. Ancak bilet makinalarından biletinizi alabilirseniz 1£'dan aşağı bir ücrete almanız mümkündür. Taksiler, çoğu İtalya şehirlerinde olduğu gibi muhteşem pahalıdır. Çoğu yere yürüyerek gidebileceğiniz için ulaşım araçlarına pek ihtiyacınız olmayacaktır. NOT : Yazın, kule ve çevresi, hatta genel olarak İtalya hem aşırı sıcak ve kalabalık, hemde aşırı pahalıdır. Bu yüzden İtalya'yı ziyaret edeceğiniz tarihleri sonbahar veya kış aylarında seçmek daha ekonomik ve daha rahat olacaktır. Pisa sadece kulesinden ibaret değil. Pisa'da daha birçok gezilecek ve görülecek yerleri bulmak mümkün. Tabi Pisa'ya turlar ile gidiyorsanız, Pisa'dan başka bir yeri de göremiyorsunuz. Bu yüzden fırsatınız varsa turlar yerine kendi başınıza Pisa'yı gezin deriz. 1-St. John Vaftizhanesi: Pisa'nın hemen yanında yer alan Vaftizhane, az da olsa Pisa'dan uzundur. Vaftizhane yapımına 12. yy'da başlanmıştır. Dış girift oyması ve kabartmaları ile muhteşem bir görüntüye sahiptir. Ancak içerisi sade bir yapıda olduğu ve genelde çok kalabalık olduğu için içeri girmeye değmeyebilir. 2-Pisa Katedrali: Kuleye ait olan Katedralin yapımına 11. yy'da başlanmıştır. Ancak Katedralin belirgin özelliklerinden olan gümüş duvarlar ve bazı eserler 16. yy'a kadar Katedralde değildi. Gümüş duvarların Mimarı Andrea Pisano'ya aittir. 3-Pisa Museo dell'Opera del Müzesini ziyaret edin : Pisa Katedralinin doğu tarafında bulunan bu müzede dini yapılara ilişkin sanat koleksiyonlarını bulabilirsiniz. 4-Piazza dei Cavalieri meydanını görün : Bu meydan, bir ortacağ Pisa merkezidir. Birçok Ortaçağ mimarisine ait eserleri bu meydanda rahatlıkla bulabilirsiniz. 5-San Matteo Müzesini ziyaret edin : Bir Sanat ve Tarihi orijinal eserlerin sergilendiği müzedeki eserler, Pisa kiliselerinden toplanmıştır. Biraz küçük olmasına rağmen Avrupada Toskana Rönesans sanatını sergileyen en büyük eserlere ev sahipliği yapmaktadır. 6-Natural Spa'da rahatlayın : Buradaki Termal sular binlerce yıldır hamam aracılığıyla kullanılmaktadır. Çeşitli zengin mineraller içeren suyun şifalı bir su olduğu ve gençleştirdiği söylenmektedir. Birçok kişi, Rehabilitasyon, Solunum ve Kardiyovasküler tedavileri için buraya gelmektedir. 7-Chiesa di Santa Maria della Spina Kilisesini ziyaret edin : 1223-1230 yılları arasında yapılan bu kilisede Gothik mimarisinin birçok örneğini bulabilirsiniz. Dışarısında son derece süslü heykeller ve çadırlar da bulmak mümkündür. 8-Pisa Üniversitesine bir göz atın : İtalya'nın en eski Üniversitelerinden biri olan Pisa Üniversitesi 1343 yılında bulunmuştur. Ancak açılışı 1544 yılında yapılmıştır. Muhteşem bir kampüsü olan bu Üniversitede ilginç mimariler görebilirsiniz. Ayrıca Orto Botanico di Pisa olarak bilinen en eski Akademik Botanik Bahçesi burada bulunmuştur. 9-Lucca şehrine gidin : Küçük ve şirin bir şehir olan Lucca şehrine trenle 25 dakika'da ulaşabilirsiniz. Merkezinde bulunan Ortaçağ ve Rönesans binalarını keşfederek, yürüyüş turlarına veya bisiklet turlarına katılabilirsiniz. 10-Palazzo Blu : Pisa'nın tarihi merkezinde nehir boyunca uzanan bu müzede 14. yy-20. yy arasında yapılan 300'den fazla sanat eserini görebilirsiniz. Girişler ücretsizdir. Pisa Kulesi hakkında ve Pisa geneli hakkında daha birçok bilgiyi eklemek mümkün. Fakat detaylı bir Pisa gezisi için sanırım bu bilgiler yeterli olacaktır."} {"url": "https://gezicenga.com/polonya-gezilecek-yerler/\"", "text": "Daha çok Erasmus ile ünlü olan Polonya, tarihi ve turistik yerleri ile eşsiz bir deneyim sunmakta. İkinci Dünya Savaşı sırasında en çok yıpranmış ülkelerden biri olan Polonya, savaştan sonra hızlı bir şekilde toparlanmış ve her geçen gün daha çok turist ağırlamaktadır. Tarihi yapıları ile dikkat çeken bu ülkede, çok fazla yapılacak turistik aktivite olduğu gibi gezilecek birçok önemli nokta da bulunmaktadır. Fakat Polonya, hiçbir zaman turistlerin Avrupa'daki ziyaretleri arasında favori olmamıştır. Daha çok Erasmus öğrencileri tarafından keşfedilen bu ülkede, doğal güzelliklerden tarihi kasabalara ve gece hayatı ile ünlü büyük şehirleri bulabilirsiniz. Ülkede gezip görülecek noktaların büyük bir bölümü, Krakow ve Varşova gibi ülkenin meşhur şehirlerinde bulunuyor olsa da, Polonya bundan çok daha fazlasıdır. 10 ay gibi uzun bir süre Krakow'da yaşamış biri olarak, bu ülkenin size sunacağı güzelliklere şaşıracaksınız. Özellikle erasmus öğrencisiyseniz, Barselona, Venedik, Amsterdam ve Berlin gibi şehirleri görme aşkıyla tutuşmadan önce, yanı başınızdaki Polonya şehirlerini keşfedin. Polonya'nın başkenti ile ülke gezisine başlayabilirsiniz. Burası ülkenin en kalabalık, en hareketli ve en resmi şehirlerinden. Fakat, ülkedeki en modern yapılara ve ülkenin en iyi ikinci gece hayatına sahip olmasıyla ünlüdür. Varşova, genelde öğrencilerin pek dikkatini çekmese de, öğrenci olmayan turistlerin favori şehirlerindendir. Havalı kafeleri, en iyi \"Pierogi\"leri bulabileceğiniz restoranları, tarihi yapıları ve eşsiz gece hayatı ile, her turistin çok çabuk sevebileceği bir şehir. Alışveriş için de tercih edilen bu şehirde, ülkenin en iyi konserlerini, festivallerini ve etkinliklerini bulabilirsiniz. Bu yüzden şehri ziyaret etmeden önce Varşova'da yaklaşan etkinliklere de mutlaka göz atın derim. Koca bir 10 ayı devirdiğim şehir Krakow. Polonya'nın gece hayatı konusunda en iyi şehri. Tabi sadece bana göre değil, binlerce uluslararası öğrencilere ve yerel halka göre de bu şehir, gece hayatı denince akla ilk gelen yerlerden. Krakow, gezilmesi oldukça kolay şehirlerden biri. Oldukça eski bir kale olan Wawel Kalesi, tarih severler için güzel bir deneyim olacaktır. Bu şehri keşfetmeye \"Eski Şehir Bölgesi\"nden başlayın. Bu bölge, Krakow'da alışverişten en iyi restoranlara, müzelerden tarihi yerlere kadar aradığınız hemen hemen her şeyi bulabileceğiniz bir bölge. Özellikle \"Kazimierz Semti\" burada kaçırmamanız gereken yerlerden. Kazimierz, hediyelik eşya satan küçük dükkanları, şehrin en iyi restoranları, dost canlısı yerel halk ve en önemlisi şehrin gece hayatı için mükemmel bir yerdir. Polonya kültürünü ve yemeklerini tanımak için en iyi şehir olan Krakow'u listenizin ilk sıralarına ekleyin. Ayrıca Varşova'dan Krakow'a da trenler ile 2.5 saatte rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Ülkedeki gezilecek en güzel şehirlerden biri olan Gdansk, daha çok tarihi ile dikkat çekiyor. Şehirde bulunan büyük limandan dolayı, buraya ticaret yapmak için gelen zengin tüccarlar izlerini bırakırken, stratejik konumu nedeniyle de ülkenin en önemli yerlerinden biri haline gelmiş. Gdansk'ın arnavut kaldırımlı sokaklarını seveceksiniz. Bu dar sokakları çevreleyen birbirinden güzel atmosfere sahip kafeler ise, soluklanabileceğiniz en ideal yerlerdir. Birbirinden güzel müzeler, kiliseler ve çok daha fazlasıyla Gdansk'ta yapılacak birçok turistik aktiviteyi bulabilirsiniz. Şehirde birçok bira bahçeleri de bulabilirsiniz. Özellikle yaz aylarında Gdansk'ı ziyaret ediyorsanız, bu bira bahçelerine mutlaka gidin. Atmosfer muhteşem. Ayrıca, limandan tekne gezisine çıkmayı da unutmayın. Avusturya, Bohemya ve Prusya'nın şehrin gelişimine etkisi olan mimari, Rynek pazar meydanında çok rahat bir şekilde görülebiliyor. Odra Nehri üzerinde yer alan bu güzel şehir, birbirinden güzel köprüleri ve parklarıyla ünlüdür. Ayrıca Katedral Adası'da görülmeye değerdir. Yukarıdaki 3 şehirde olduğu gibi bu şehirde de gece hayatı için güzel bir deneyim yaşayabilirsiniz. Özellikle kış aylarında üniversiteler açıkken. Yaz aylarında biraz daha durgun olduğu söylenir. Fakat yılında diğer tüm zamanları muhteşem bir geceyi bu şehirde yaşayabilirsiniz. Polonya'nın en büyük dördüncü şehri olan Wraclaw, mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir. Polonya'nın en güzel şehirleri arasında olan Poznan, dinamik ve canlı bir şehirdir. Eşsiz bir gece hayatına sahip olmasının yanı sıra, Eski Şehir Bölgesi'ndeki tarihi yerleri ve müzeleri ile de turistlerin sevdiği şehirlerden. Burası, Polonya gezisi için en ideal noktalardan. Çünkü bu şehir, ülkedeki diğer şehirlere ve gezilecek noktalara güzel bir ulaşım ağı sunmaktadır. Özellikle araçlarınız ile Polonya'ya keşfediyorsanız, Poznan yakınlarındaki görülecek yerlere de mutlaka göz atın. Polonya'nın doğal yerleri arasında en ünlü olan Wieliczka Tuz Madeni, Ortaçağ'dan beri açık ve günümüzde UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almaktadır. Çok fazla sayıda merdivenlerin olduğu bu madende, biraz yorucu bir tur yapıyor olsanız da, görülecek yerler arasında kesinlikle kaçırılmaması gereken doğal güzelliklerden. Yerin 140 metre altına kadar inecek, pasajdan ve kristal odalardan geçeceksiniz ve en önemlisi, içerideyken güzel kiliselere, eşsiz tuz anıtlarına ve nefes kesen yeraltı göllerine rastlayacaksınız. Burası, ülkeyi biraz daha derinden gezmek isteyen turistlerin tercih edebileceği yerlerden. Buradaki doğal güzellikler ve manzara, kelimenin tam anlamıyla muhteşem. Pradnik ve Saspowska Nehri vadileri arasında yer alan bu ulusal park, Krakow'dan günübirlik turlar ile veya araç kiralayarak bireysel olarak da çok rahat bir şekilde görebileceğiniz yerlerden. Polonya'nın en küçük milli parklarından biri olarak bilinse de, derin kanyonlar, sayısız kireçtaşı kayalıkları, kalın ormanlık alanlar, kaya oluşumları ve karanlık mağaralar ile karakterize olmuş bu parka bayılacaksınız. Burada özellikle görülmesi gereken yerler ise ; Kazimierz Kalesi, Krakow Kapısı, Deotyma'nın İğnesi ve Rönesans Kalesi'dir. Tabi sadece manzara ve doğal güzelliği seyretmek için bile buraya gidebilirsiniz. İşte tüylerininizin ürpereceği, kah söveceğiniz kah isyan edeceğiniz, Nazi Almanya'sının katliam dolu günlerine şahit olabileceğiniz bir yer, Auschwitz-Birkenau. Buraya Krakow'dan ister tren ile isterseniz de araç ile gidebilirsiniz. Biz buraya turlar ile gitmiştik ve rehberde Türk'tü. Eğer güzel bir Türk rehbere sahip tur bulabilirseniz, kesinlikle paraya kıyıp buraya turlar ile gidin derim. Kendi başınıza gitmek isterseniz de, 2 saatlik tren yolculuğuna katlanın yada Krakow'dan turlara katılın. Yok birkaç arkadaş bu ölüm kampına gitmeyi planlıyorsanız da, mutlaka araç kiralayın derim. Auschwitz, belki de Avrupa'daki Nazi rejiminin dehşetini en çok ve duygusal olarak hatırlatan yer olarak bilinir. Bir anıt haline gelmiş bu yeri, mutlaka Polonya gezinizde ziyaret edin. Çok da eski bir şehir olmayan Katoviçe, şu anda bulunduğu durumu, ülkenin 14 şehrin ortasındaki konumuna ve 19. yüzyılda yaşanan sanayi patlamasına borçludur. Şehir, ticari ve kültürel bir merkez olarak bilinir. Eğer tarih için bu şehri ziyaret etmeyi planlıyorsanız, bu şehirde tarih adına bir şey olmadığını bilin. Ülkedeki birçok şehre ve diğer gezilecek noktalara yakınlığı ve kolay ulaşım ağı sunmasından dolayı, görülecek bir şehir. Ayrıca, daha farklı tarzda bir gece hayatı deneyimi yaşamak istiyorsanız da, Katoviçe'de aradığınızı bulabilirsiniz. Polonya'nın en büyük yedinci şehri olan Szczecin, Berlin ve Gdansk arasında yer alan bir liman kentidir. Farklı mimari tarzların karışımına sahip olan bu şehir de, Polonya turuna çıkan birçok erasmus öğrencisinin göz attığı şehirlerden. Öğrenci topluluğu sayesinde de Liman bölgesi oldukça canlı ve hareketlidir. Zaten, ülkedeki en az turistin ziyaret ettiği şehirlerden. Sadece Polonya'daki uluslararası öğrenciler tarafından ziyaret ediliyor desek abartmış olmayız. Polonya'nın gezilecek yerleri arasında bir diğer güzel şehir ise, Gdynia'dır. Çok uzun bir deniz kıyısına sahip olmasıyla ünlü olan bu şehir, son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin yaz aylarında en çok tercih ettiği tatil yerlerinden biri haline geldi. Bu şehirde plajların dışında, çok fazla görülecek yer olmasa da, yapılacak birçok turistik aktiviteyi burada bulabilirsiniz. Ayrıca gece hayatı, ülkedeki birçok şehirde olduğu gibi, hareketli, canlı ve güzeldir. Polonya'nın en ünlü dağlık tesisi olan Zakopane, daha çok yerli turistlerin tercih ettiği gezilecek noktalar arasında olsa da, son zamanlarda yapılan turizm çalışmaları sayesinde, yabancı turist trafiğinde ciddi bir artış yaşanmaktadır. Hem kışın hem de yazın görülecek yerlerden olan Zakopane, güzel ahşap villalara ve eşsiz bir atmosfere sahiptir. Ayrıca burayı, birçok sanatçı, şair, yazar ve ressam ilham almak için ziyaret etmektedir. Polonya'da gezilecek şehirler ve turistik yerler, bu 12 yer ile sınırlı değil. Daha bu şehirde birçok şehir ve görülmeye değer önemli turistik noktaları bulabilirsiniz. Fakat bu ülkede çok detaylı bir gezi planı yapmıyorsanız, yukarıdaki 12 yer arasından zevkinize ve ülkedeki sürenize göre güzel bir liste çıkarabilirsiniz. Polonya, daha çok gece hayatı ve üniversiteleri ünlü olan bir ülke olsa da, birbirinden canlı ve güzel şehirleri, kasabaları ve diğer yerleri ile turistlerin sevebileceği bir yer. Bu yüzden, diğer turistler gibi sizde bu ülke konusunda ön yargılı olmayın. Bir araç kiralayın ve ülkedeki güzelliklerin keyfini çıkarın. Ucuz Avrupa ülkelerinden biri olan Polonya'yı seveceksiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/portekiz-gezilecek-yerler/\"", "text": "Oldukça küçük bir ülke olmasına rağmen, turistik aktiviteleri, gezilecek yerleri, plajları ve tarihi yapıları ile eşsiz bir deneyim sunan Portekiz, özellikle plaj tatili için güzel destinasyonlardan. Ülkenin güneyi, görkemli kumlu plajları ve birinci sınıf golf sahaları ile ünlü olmaya devam ediyor ve iç kısımlar ise, geniş nehirler, derin vadiler, ovalar ve dağ silsileleri ile güzel bir manzaraya ev sahipliği yapmaktadır. UNESCO Dünya Mirası'ndaki birçok tarihi yapılarıyla da dikkat çeken bu ülke için biraz zaman harcayın; karakterinin rengi, tadı ve sıcaklığına hayran kalacaksınız. Portekiz'in en ünlü şehirleri olan Porto ve Lizbon, ülkedeki önemli yerlerin büyük bir bölümüne ev sahipliği yapıyor olsa da, Portekiz bu iki şehirden çok daha fazlasıdır. Şehir dışındaki köyleri, hareketli plajları ve gezilecek önemli noktaları ile, ülkede daha gezip görülecek onlarca yer bulunmaktadır. Portekiz'in en güzel şehirleri arasında olan Sintra, UNESCO tarafından korunan tarihi yerleri ile 1 gününüzü sıkılmadan geçirebileceğiniz yerlerden. En dikkat çeken yerlerinden biri Palacio da Pena adı verilen 19. yüzyılda Portekiz kraliyet ailesi tarafından yaz tatili için kullanılan görkemli saray olsa da, bu yapı gibi daha birbirinden güzel yerleri burada fazlasıyla görebiliyorsunuz. Kartpostallık yerleri ile ünlü Sintra, ülkedeki en iyi manzaraları sunan yerleri ile ünlü. Tepelerden görünen eşsiz manzara için bile Sintra'yı ziyaret edebilirsiniz. Mondego Nehri kıyısındaki bu büyüleyici şehir, ülkedeki en ünlü yerlerden bir tanesi. Birbirinden değerli tarihi mekanlara, bahçelere, Avrupa'nın en eski üniversitelerinden birinin merkezinde bulunan canlı bir kültüre ev sahipliği yapmasıyla ünlü olan Coimbra, Portekiz gezisinde kaçırılmaması gereken şehirlerden. Coimbra'da yapılacak en güzel şeylerden biri, kaybolarak gezmektir. Birbirinden eski tarihi sokakları, kiliseleri ve tarihi yapıları ile eşsiz bir tarih deneyimi sunan bu şehirde, sıkılmadan 1-2 gününüzü rahatlıkla geçirebilirsiniz. Burada görülecek önemli yerler arasında dünyanın en güzel kütüphanelerinden biri olarak bilinen \"Coimbra Üniversitesi\" içerisindeki \"Joanina Kütüphanesi\"dir. Bu kütüphane sadece ülkenin değil, tüm dünyanın en ünlü yerlerindendir. Portekiz'de gezilecek şehirler arasında bir diğer tarihi yer ise, Aveiro'dur. Orta Portekiz'de ülkenin Atlantik kıyılarını kucaklayan Aveiro, birbirinden güzel köprülerler birbirine bağlanmış, renkli gondollar ve sürat teknelerini görebileceğiniz eşsiz güzellikteki kanalları ile \"Portekiz'in Venedik'i\" olarak bilinmektedir. Tarihi yerleri, hareketli plajları ve eşsiz Portekiz yemekleri, Aveiro'yu popüler turizm merkezi haline getirmektedir. Aveiro'da görülmesi gereken en önemli yerler ise, \"Aveiro Katedrali\", Sao Gonçalinho Şapeli ve Convento de Jesus adlı mimari bakımdan eşsiz yapılardır. Portekiz şehirleri arasında en ünlüsü olan Porto, şarabı ile olan oldukça kalabalık şehirlerdendir. Kuzey Portekiz'de Douro Nehri'ne bakan tepelerde uzanan bu muhteşem şehir, birbirinden güzel kafeleri, Portekiz yemeklerinin en iyisine ev sahipliği yapan restoranları, canlı ve hareketli mahalleleri, tarihi yapıları ve çok daha fazlasıyla eşsiz bir deneyim sunmaktadır. UNESCO tarafından Dünya Mirası Alanı olarak ilan edilmiş deniz kenarı, \"Ribeira\" ile ünlü olan bu şehir, ülkedeki en iyi Neoklasik mimari yapı örnekleri ile donatılmış. Dom Luis I Köprüsü ile akla gelen Porto'yu da, gezi rotanıza mutlaka ekleyin deriz. Portekiz'in başkenti ve en güzel şehirlerinden biri olan Lizbon, Tagus Nehri kıyıları boyunca uzanan, büyüleyici sokakları, şirin dükkanları, Gotik katedralleri, etkileyici köprüleri ve renkli mahalleleri ile ünlüdür. Şehrin en eski mahallesi olan Alfama ise, şehirdeki kaçırılmaması gereken en önemli noktalardan. Birbirinden güzel tarihi yapılara, kafelere ve restoranlara ev sahipliği yapan bu bölge, şehrin kalbinin attığı yerlerden biri olarak bilinmektedir. Bu şehri keşfetmenin en güzel yolu ise \"Tramvay 28\" adlı tramvay ile şehri gezmektir. Bu tramvay ile, şehirdeki en önemli ve en turistik yerleri gezebilirsiniz. Eşsiz manzaralarla çevrili bir tepenin üzerinde bulunan Obidos, birbirinden güzel tarihi yapıları ve Ortaçağ ambiyansı ile ünlüdür. Birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yapan Obidos'u yürüyerek rahatlıkla keşfedebiliyorsunuz. Küçük meydanlar, güzel ambiyansa sahip kafelerle çevrili ve çiçeklerle süslenmiş badanalı evleri ile güzel bir manzara sunmaktadır. Mart veya ekim ayında Obidos'u ziyaret edecek olursanız da, her yıl bu aylarda gerçekleşen, Antik Müzik Festivali ve Uluslararası Çikolata Festivali'ni kaçırmayın. Tüm Algarve Bölgesi, Portekiz'in en ünlü yeridir. Fakat bu Algarve bölgesinin en ünlü yeri ise, Faro'dur. Bölgenin başkenti olarak bilinen Faro, ülkedeki en güzel tatil destinasyonlarından biri olarak bilinmektedir. tarihi arkeolojik müze ve Bishops Sarayı olarak bilinen bir Rönesans katedrali, güzel ve temiz bir deniz, parklar, açık hava kafeler ve çok daha fazlasıyla keşfedilecek birbirinden güzel şeyleri Faro'da bulabilirsiniz. Faro'nun kayda değer bir öğrenci nüfusu olması da, gece hayatı için güzel bir atmosfer sunmaktadır. Faro'nun gece hayatı, ülkedeki en iyi gece hayatına sahip yerlerden biri olarak bilinir ve Portekizliler arasında ünlü olduğu kadar, turistlerin de favorilerindendir. Hem tarih, hem de sanatseverler için güzel bir deneyim sunan Faro'yu da, Portekiz'de gezilecek listenize ekleyin deriz. Portekiz'in en büyük şehirlerinden biri olan Braga, dini ve ticari bir merkez olarak oldukça eski bir tarihe sahiptir. Şehrin tarihi merkezi, 18. yüzyıldan kalma yakışıklı konaklar, kiliseler ve etkileyici saraylar ile tarih ve sanatseverlere güzel bir deneyim sunar. Şehirdeki en popüler turistik yer ise, tarihi 11. yüzyıla kadar giden Braga Katedrali'dir. Kent merkezinde bulunan meydan ise, güzel Portekiz yemeklerini deneyebileceğiniz, oturup bir şeyler içebileceğiniz eşsiz atmosfere sahip kafeleri ile ünlüdür ve mutlaka görülmesi gereken yerler arasındadır. Braga, hafta sonları oldukça kalabalık olmaktadır. Yabancı turistlerin dışında burada, çok fazla sayıda Portekizli turistleri de görmek mümkün. Özellikle yaz aylarında Braga'yı ziyaret ediyorsanız, kalabalık insan trafiğine hazırlıklı olun. Portekiz'in gezilecek en güzel yerleri arasında olan Guimaraes'in esk kent bölgesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almasının yanında, eski başkent olmasıyla da ünlüdür. Bu da 12. yüzyılda, ülkenin ilk kralı Afonso Henriques'in bu kuzey şehrini ulusun doğduğu yer ilan ettiği zaman tarihlenmektedir. Kalenin dışında, birbirinden güzel tarihi anıtları ile de dikkat çeken bu şehirde, müzeleri ve sarayları da görebiliyorsunuz. Fakat kentin en önemli yeri, tarihi merkez bölgesidir. Arnavut kaldırımlı dar sokaklarıyla ünlü olan bu bölgedeki tarihi evleri keşfedin, labirent tarzındaki ara sokaklarına girin. Bu eşsiz Ortaçağ mahallesini kaçırmayın. Algarve'deki en güzel şehirlerden biri olan Tavira, en az Faro kadar meşhurdur. Deniz kıyısındaki yapacağınız eşsiz bir yürüyüş ile, kentteki en önemli en güzel tarihi yapıları keşfedebiliyorsunuz. Kale duvarları, eski şehir ve yakındaki sahil boyunca muhteşem bir manzara sunmaktadır. Burası, şehri en iyi izleyebileceğiniz yerlerden biri olduğu gibi, en güzel fotoğraf karelerini yakalayabileceğiniz yer. Igreja de Santa do Castelo adı verilen kilise ise, şehirdeki en turistik yapılardan. Bu kilise, savaşçı şövalyelerinin toplandığı yer olarak bilinir ve tarihi bakımdan oldukça önemlidir. Özellikle yaz aylarında kalabalıklaşan plajı ile ünlü olan Tavira'yı da, listenize ekleyin deriz. Portekiz'in gezilecek en güzel şehirlerinden biri olan Mertola, Guadiana Nehri'nin üzerinde oturmakta ve eşsiz manzarası ile ünlü bir yerdir. Eski şehir bölgesinde bulunan mini müzeler topluluğu, müze bölgesi olarak da bilinir ve şehirdeki görülebilecek en etkileyici yerlerden. Tepenin üzerinden bulunan 13. yüzyıldan kalma kale ise, Arapların burada yaşadığını gösteren en önemli kanıtlardandır. Bu kale arazisinde, Mağribi, Roma ve Hristiyan işgali kanıtlarını görebileceğiniz bir alan bulunmaktadır. Kale duvarlarının hemen dışında bulunan Mertola Kilisesi ise, önceden bir camiymiş. Hem tarih severlere hem de sanatseverlere hitap eden güzel Mertola'yı da Portekiz gezisinde listenize mutlaka ekleyin. Portekiz'in önde gelen tatil beldelerinden biri olan Lagos, Algarve bölgesinin sıcaklığına hakimdir ve her yıl binlerce yerli/yabancı turistin favori tatil destinasyonlarından biridir. Geniş uluslararası yat limanının çevreleyen plajları ile bilinen Lagos, kaya oluşumlarıyla da oldukça ünlüdür. Daha çok garip şekildeki mağaraları sayesinde yabancı turistlerin ilgisini çeken Lagos, ülkedeki doğal güzellikleri keşfedebileceğiniz en önemli yerlerdendir. Su sporlarının yanı sıra, kültür gezisi için de tercih edilen Lagos, son zamanlarda romantik çiftlerin de en çok tercih ettiği yerlerden biri olarak biliniyor. Lagos'ta yapılacak birçok turistik aktiviteyi bulabileceğiniz gibi, doğal yerleri ve tarihi yapılarıyla da ilginizi çekebilecek şeyler bulabilirsiniz. Kaçırmamanız gereken şeylerden en önemlisi ise, deniz fenerinden izleyebileceğiniz gün batımı manzarasıdır. Bir zamanlar Algarve'nin başkenti olan Silves, Arapların bölgeye El-Gharb adını verdiği yerdi. Bölge 12. yüzyılın başlarında, İslami yazarların, filozofların ve coğrafyacıların toplandığı bir öğren merkezi olarak ünlenmiş. Yerlileri korumak için Moors, şehre bakan yüksek konumda oldukça güçlü bir kale inşa etmiş. Daha sonra haçlılar tarafından ele geçirilmiş olan kale, günümüzde Mağribi tahakküm ve Hıristiyan Reconquest'in kalıcı hatırlatıcı olarak durmaktadır. Ortaçağ Festivali ile ünlü olan bu kale, ülkenin tarihi yerleri arasında en önemlisidir. Bu yüzden de, Portekiz gezisinde rotanıza ekleyebileceğiniz güzel bir gezilecek nokta diyebiliriz. Lizbon'dan günübirlik turlar ile ziyaret edebileceğiniz en güzel yerlerden biri olan Cascais, Lizbon'un şehir merkezine araba veya tren ile ortalama 1 saat uzaklıkta bulunmaktadır. İster bireysel olarak, isterseniz de turlar ile Cascais'e çok rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Turlar genelde sabahın erken saatlerinde hareket etmekte ve akşama doğru 4-5 gibi de bitmektedir. Yarım günden biraz daha fazla zaman geçirerek Cascais'in hemen hemen her yerini rahatlıkla keşfedebiliyorsunuz. Tarihi bir balıkçı kasabası olan Cascais, Atlantik sahilini keşfetmek için en iyi yerlerden biridir. 19. yüzyıldan kalma mimarinin ve modern turistik tesislerin birleşiminden oluşan Cascais, Portekiz'in turistik yerleri arasında oldukça popüler bir nokta. Özellikle Lizbon'a seyahat eden turistlerin büyük bir bölümünün mutlaka göz attığı kasabalardan biri. Birbirinden güzel konakları, etkileyici bir kaleyi ve eşsiz müzeleri de burada görebiliyorsunuz. Hem sanatseverlerin hem de tarihe merakı olanların çok çabuk sevebileceği bu kasabayı kaçırmayın. Portekiz'in en güzel adası olan Madeira, Portekiz ve Kanarya Adaları arasında bulunmakta ve ülkenin en meşhur yerleri arasındadır. Bu küçük ada, ülkeyi ziyaret eden her turistin mutlaka duyduğu yerlerden biri olsa da, her turistin görmek için zaman bulamadığı veya es geçtiği bir ada. Özellikle son yıllarda, artan turist trafiğiyle adından epey söz Madeira Adası, Atlantik'in tam ortasında, doğal güzelliği ile ünlüdür. Çiçeklerin egzotik renkleri, mavi denizin ve zümrüt yeşili bitki örtüsünün arasından sıyrılıyor. Ada, tüm yıl boyunca hissedilen bahar sıcaklığı sayesinde, birçok açık hava aktivitelerine ev sahipliği yapar. Adada birbirinden güzel yapılacak turistik aktiviteleri bulabilirsiniz. Levadas ağı boyunca yürüyüşe çıkabilir, Funchal şehrini ziyaret edebilir veya eşsiz bir tekne gezintisi yapabilirsiniz. Etrafı en iyi ve en kolay şekilde keşfetmenin yolu, tekne gezintisidir. Ayrıca, en güzel fotoğraf karelerini de bu teknelerden yakalayabiliyorsunuz. Portekiz'in en ünlü yerleri arasında olan bu adayı da, listenize mutlaka ekleyin deriz. Portekiz'de gezilecek yerler, sadece bu 15 yer ile sınırlı değildir. Daha birbirinden güzel gezilecek noktalar, tarihi yerler, önemli turistik yapıları da listeye eklemek pekala mümkün. Fakat, listedeki 15 yer, ülkenin en önemli ve en turistik şehirleri, köyleri, kasabaları ve adalarından oluştuğundan güzel bir Portekiz gezisi için ilk olarak bu 15 yere göz atın deriz. Daha fazla zamanınız kalırsa da, ülkedeki diğer güzellikleri keşfedebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/rahmi-koc-muzesi/\"", "text": "Her yaştan turistin severek gezdiği İstanbul'umuzun en güzel müzelerinden biri de, 1994 yılında Hasköy'de kurulan İstanbul Rahmi M. Koç Müzesi. Birbirinden değerli ve eşi benzeri olmayan eserlere ev sahipliği yapan bu müze, Türkiye'nin sanayi, iletişim, ulaşım ve endüstri tarihine adanmış ülkemizin en önemli müzeleri arasında yer alıyor. Türkiye'de gördüğüm en iyi ve en çok emek verilen müzelerden biri. Sahip olduğu eserlerin günümüze kadar ulaştırılması, toplanması, saklanması kelimenin tam anlamıyla muhteşem. Bölümler arasında geçerken tarihte yolculuk yapıyorsunuz. En eski bilgisayarlar, bisikletler, kişisel eşyalar, traktörler ve daha binlercesiyle eşsiz bir deneyim sunan bu müze İstanbul'da gezilecek yerler listesine eklenebilecek en değerli müzelerden. Rahmi Koç'un bu müze ile 40 yıllık hayali gerçek olmuş. Müze, ilk olarak 1994 yılında haliç kıyısında bulunan tarihi bir binada kuruluyor. Tabii eserler çoğaldıkça bu bina müze için yeterli olmuyor. Daha sonra hemen müzenin yanında bulunan Hasköy Tersanesini de satın alındıktan sonra müze bugünkü halini alıyor. Müzeyi tek tek bölümleriyle aşağıda anlattım. Bizim ziyaret ettiğimizde Denizaltı bölümü açık değildi. Fakat denizaltı bölümü çok övülüyor. Bu yüzden yeteri kadar zamanınız varsa, farklı biletler alarak bu denizaltını görmeyi de unutmayın. TCG Uluçalireis Denizaltısı'nı ziyaret etmeyi planlıyorsanız müzeyi gezmeye başlamadan önce ilk olarak Denizaltı'na gidin. Geziler rehberler eşliğinde yapılıyor ve her seferinde 14 kişi katılabiliyor olduğundan dolayı biraz yoğun olabilmekte. Müzenin zemin katında aklınıza gelebilecek yerli ve yabancı klasik otomobiller, buharlı makineler, denizcilik ve raylı ulaşım, tornahane ve tarım bölümünden oluşuyor. Cem Yılmaz'ın ünlü Gitt'i de bu katta bulunuyor. Müzenin birinci katı ise, bilgisayar tarihi sergileri, bisikletler, motosikletler, at arabaları, yatlar ve bir de çocuklar için özel bir dene-öğren bölümü bulunuyor. Birinci kat daha çok çocukların hoşuna gidebilecek yerlerden olacaktır. Odalardaki birçok nesne sensör sistemi ile yapılmış. Karanlık odalara girince ışıklar açılıyor ve sesler gelmeye başlıyor. Hem tasarruf amacıyla hem de farklı bir görsellik katması açısından değerlendirildiğinde oldukça başarılı olmuş diyebilirim. Bu bölümde otobüsler, uçaklar, arabalar demirlenmiş römorkör ve dükkanların olduğu çarşı en dikkat çeken yerler ve eserlerden oluyor. Özellikle çarşı içerisinde bulunan dükkanlardan gelen Türk sanat müziği ise, ortama farklı bir hava katmış. Burası, ortamın otantik dokusu ile nostalji seyri yapabileceğiniz özel bir bölüm. Buradan sonra Hasköy-Sütlüce trenine binmek için istasyona gidin. Tabii sadece belirli saatler arasında hareket ettiğinden dolayı girişte trenin hareket saatlerini öğrenin. Bu trende yolculuk tarihi vagonlarda geçiyor. 70'lerden kalma üzerinde baguley yazan bir araç ile çekilen vagonlarda sürecek kısa yolculuğa bayılacaksınız. Ortalama 1 km uzunluğundaki raylar üzerinde giderken boğazın eşsiz manzarasına 60 ve 70'li yılların ilginç reklamlarına kadar birçok detayı yakalayarak nostalji yaşayabiliyorsunuz. 15 dakika süren bu tren yolculuğu Rahmi Koç Müzesi'nde yapabileceğiniz en güzel ve anlamlı aktivite olabilir. Müzenin en kalabalık yeri diyebileceğim bölüm ise, minyatür odalar sergisi oluyor. Bu bölümün birinci katında 17 ve 18. yüzyıldan kalma sarayların yemek odası, yatak odası, oturma odası ve bir bar, 19. yüzyıldan kalma bir köşk bulunuyor. Küçük kutular içerisine gerçeğine oldukça yakın bir şekilde dizayn edilmiş bu büyüleyici kutular ilginizi çekecektir. Ayrıca bu katta özellikle çocuklu ailelere tavsiye edebileceğim keşif küresi de mutlaka görülmeli. Eğer çocuklarınız ile bu keşif küresini gezmeyi planlıyorsanız, bu yer için ayrıca bilet almanız gerekiyor. Tabi bu bölümde yer alan eserler bunlardan ibaret değil. Bodrum kata indiğinizde lokomotif trenler, gemi, matbaa makinaları ve daha sayamayacağım birçok eserde görülmeye, tecrübe edilmeye değer. Şişhane-Alibeyköy minibüslerini kullanarak müzeye ulaşabileceğiniz gibi 47E, 47Ç ve 47 nolu otobüsleri kullanarak da müzeye rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Eminönü Turyel iskelesinin hemen önünden hareket eden 47E, 47Ç ve 47 nolu otobüslerden birine binin ve \"Kırmızı Minare\" durağında inin. Bu duraktan müzeye kısa bir yürüyüş sonrası ulaşabilirsiniz. Müzeye araçlarınız ile gidiyorsanız ; Haliç köprüsüne girmeden önceki çıkıştan çıkın. Haliç kıyısına inin ve Rahmi Koç Müzesi tabelalarını takip ederek müzeye ulaşabilirsiniz. Müzenin tersane bölümünde ücretsiz otoparkı da bulabilirsiniz. Müzeyi google haritalarda görmek için tıklayın. NOT : Ziyaretçilere ücretsiz olan atlı karıncaya çocuklarınızı bindirmeyi de unutmayın. Pazartesi günleri kapalı olan bu müzeyi 10:00-17:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Hafta sonları müze 1-2 saat daha geç kapanmakta. İstanbul Rahmi Koç Müzesi 2020 giriş ücreti ; Tam 18 Tl öğrenci 7 TL'dir. Bunlar sadece müze giriş ücreti. Denizaltı için bilet ücretleri ise ; Tam 10 tl öğrenci 5 tl ve keşif küresi için tam ve öğrenci 5 tl'dir. Müzekart bu müzede sadece %20 indirim sağlıyor. İstanbul Müzeleri arasında büyük bir popülerliği olan bu müzeye ulaşım da oldukça kolay. Aracınız olmadan da bu müzeyi çok rahat bir şekilde bulabiliyorsunuz. 1. Müzeye gelmeden önce veya geldikten sonra müze geziniz için iyi bir plan yapmakta yarar var. Plansız da gezilebilir, fakat birçok aktiviteler günün belirli saatlerinde yapılıyor ve bu yapılan aktivitelerin hepsi de birbirinden güzel. Bu yüzden müzeye gelmeden önce müzenin kendi sitesindeki aktivitelere kabaca bir göz atmanızı tavsiye ederim. 2. Hafta sonu müzeyi ziyaret etmeyi planlıyorsanız öğleden sonraya kalmamaya çalışın. Akıl almaz bir kalabalık oluşuyor ve her fotoğrafınızın içinde ziyaretçiler bulunuyor. 3. Müzeye giriş bileti ile denizaltı müzesini göremiyorsunuz. Denizaltı için ayrı bir bilet almayı unutmayın. 4. Müze ziyaretinizi aceleye getirmeyin. En az 2-3 saatinizi müzedee geçirecekmiş gibi bir plan yapın. Rahmi M. Koç Müzesi, çoluk çocuk, genci yaşlısı her kesime hitap eden hayretler uyandıran, sürprizlerle dolu olan soluk kesen bir nostalji bahçesi. İstanbul Rahmi M. Koç Müzesi, listenize ekleyebileceğiniz çocuklarla veya arkadaşlarınızla gönül rahatlığıyla ziyaret edebileceğiniz oldukça ilgi çekici bir müze. Binbir çeşit koleksiyonun bulunduğu bu müze, her yaştan ziyaretçinin sevebileceği bir yer olduğundan birkaç saatinizi bu müze için ayırın derim."} {"url": "https://gezicenga.com/rizede-nerede-kalinir/\"", "text": "Doğu Karadeniz Bölgesi'nde bulunan Türkiye'nin en çok yağış alan şehri olan Rize, yayları, kaleleri ve tarihi yerleri ile, oldukça turistik destinasyonlardan. Rize'de konaklama ise, daha çok pansiyonlar ve otellerden oluşuyor. Bu şehirde 200 TL'ye kadar otel odaları bulmak mümkün. Özellikle birkaç hafta öncesinden rezervasyon yapacak olursanız, aynı otelde %25'e varan fırsat indirimlerinden de yararlanabiliyorsunuz. Rize'de nerede kalınır ? adlı bu yazı ile, şehirdeki en ideal, en uygun, en popüler ve en iyi konuk oylamasına sahip 7 otel arasından bütçenize ve zevkinize uygun olan oteli rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Rize'de konaklama bakımından tercih edilebilecek konaklama birimi, çok fazla olmadığından, Rize merkez yerine ilçelerdeki konaklama birimlerine de göz atabilirsiniz. Rize'de konaklama için birbirinden güzel konaklama birimleri bulunmakta. Bu şehri kültür amaçlı ziyaret ediyorsanız, mutlaka şehir merkezine biraz daha yakın olan otelleri tercih edin derim. Hem fiyat bakımından hem de turistik yerlere ulaşım bakımından çok rahat edebilirsiniz. Plaja 1 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu 5 yıldızlı lüks otel, Rize'de en çok tercih edilen otellerden biri olarak biliniyor. Rize'de lüks bir otel arayanların gönül rahatlığıyla tercih edebileceği bu otelde 650 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Diğer Rize otellerine veya pansiyonlarına göre 1-2 tık pahalı olsa da, sonuçta 5 yıldızlı bir otel. Yani, sadece lüks bir otel arıyorsanız tercih edebileceğiniz otellerden. Otelin konuk yorumlarına göz atacak olursanız, bu otelin Rize'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olduğunu görebiliyorsunuz. Ayrıca otelin almış olduğu 8.8 gibi yüksek bir puanı olması da, rezervasyon yaparken dikkate almanız gereken olumlu özelliklerden. Kültür parkına 3 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, Rize'de nerede kalmalı ? sorusuna en uygun cevaplardan. Şehirdeki en popüler otellerden olması, olumlu konuk yorumlarına ve 7.5 gibi yüksek bir puana sahip olması, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Ücretsiz Wi-fi hizmeti ve havaalanı servisi ile oldukça popüler olan bu otelde, 300 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Rize'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip oteller arasında olan Keles Hotel, Rize Müzesi ve Rize Üniversitesi'ne sadece 300 metre uzaklıkta bulunuyor. Yani, konum olarak şehirdeki en ideal otellerden biri. Çayeli'ndeki en çok tercih edilen otellerden biri olan Grand Çavuşoğlu Hotel, Çayeli'nin merkezinde yer alıyor. Modern odalarıyla popüler olan bu otelde, 400 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Çayeli'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip bu otelin, 7.8 gibi yüksek bir konuk puanı olması da bu oteli düşünmek için yeterli olacaktır. Otelin müşteri yorumlarına göz atarak, çok daha detaylı bilgileri bulmak mümkün. Rize'de nerede kalınır ? sorusuna en güzel cevaplardan biri de, Ilıca'da bulunan bu 5 yıldızlı oteldir. Süper lüks bu otelde, 500 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Ayrıca, bu otel Rize'deki en popüler otel olarak biliniyor. Şehir merkezine yakın bir yerde konaklamak gibi bir zorunluluğunuz yoksa, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Eşsiz orman manzarasına sahip bu otelin 7.6 gibi yüksek bir puanı olması da bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Rize merkezde bulunan Green Hotel, Rize Atatürk Stadyumu'na 500 metre uzaklıkta bulunuyor. Modern odaları ve açık büfe kahvaltısıyla popüler olan bu otelde 280 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulabilirsiniz. Özellikle erken rezervasyonlarda çok daha uygun fiyatlara odalar bulmak mümkün. Oteli konuk yorumlarını incelediğinizde Rize'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olduğunu görebilirsiniz. Rize'de kalınacak yerler için güzel bir yer bulmak çok da kolay değil aslında. Çünkü bu şehirde otel sayısı çok az ve otelin hizmetine göre de fiyatları oldukça pahalı. Eğer, listedeki oteller arasında aradığınızı bulamadıysanız, tüm Rize otellerine göz atmak için buraya tıklayabilir, Rize'ye yakın otellere de göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/rodin-muzesi-dusunen-adam-heykeli/\"", "text": "Rodin Müzesi, Paris'in en popüler müzelerinden biridir. Fransız Heykeltraş, Auguste Rodin'in eserlerinin bir araya getirildiği bu köşk, 1919 yılında müze olarak açılmıştır. Rodin Müzesi içinde ve bahçesinde görebileceğiniz bu Düşünen Adam Heykeli, müzenin en bilindik özelliklerindendir. Müzede görebileceğiniz eserler sadece Düşünen Adam Heykeli'nden ibaret değildir. Rodin'in öğrencisi, Camille Claudel'e ait birçok eserde bu müzede bulunmaktadır. Rodin'in kendisine ait eserleri, müzenin en önemli başyapıtlarındandır. Ayrıca muhteşem bir parkı bulunan Rodin Müzesi, Paris gezilecek yerler listenize eklemeniz gereken önemli yerlerdendir. Paris'te nerede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, Paris'te nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak bölge bölge seçilmiş konaklama birimlerine ve şehirdeki en ideal bölgelerin özelliklerine göz atabilirsiniz. Paris'te bulunan en ideal konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Rodin Müzesi'nde kalıcı sergilerin yanında, özellikle yüksek sezonlarda, müzede geçici sergiler bulunmaktadır. Bunlar genelde Rodin'in hayatı ve kişiliğini yansıtan eserlerdir. Kalıcı sergiler, mumdan, mermerden, bronzdan, alçıdan ve diğer materyallerden yapılmıış,6.000'den fazla heykelleri kapsamaktadır. Rodin'e ait en önemli başyapıtlar ise ; Düşünen Adam Heykeli, The Kiss, Düşünce ve Fugit Amor adlı eserlerdir. Not : Birçok heykelin bulunduğu, müzenin arkasında yer alan Heykel Bahçesi'ne girmek için ayrıca bir ücret ödemeniz gerekmektedir. 3 Hektarlık alana yayılan bu heykel bahçesinde, Rodin'e ait birçok Bronz Heykelleri bulabilirsiniz. Ayrıca bu bahçede heykellerin dışında, ıhlamur ağaçları, restoran ve küçük bir kafe bulunmaktadır. Heykel Bahçesi'nde bulunan Rodin'e ait en önemli eserler ise ; Düşünen Adam Heykeli, The Gates of Hell, Orpheus ve The Burghers of Calais'dir. - Philadelphia Kütüphanesi ; Ücretsizdir ve 5 dakika yürüme mesafesindedir. - Franklin Enstitüsü : 7 dakika yürüme mesafesindedir. - Aziz Peter ve Paul Katedrali : 5-10 dakika yürüme mesafesindedir. - Doğu Eyalet Hapishanesi : 10 dakika yürüme mesafesinde. - Rocky Heykeli : 7 dakika yürüme mesafesindedir. - Philadelphia Sanat Müzesi : 10 dakika yürüme mesafesindedir. Rodin Müzesi Açılış Saatleri; Pazar günleri hariç haftanın her günü 10:00-18:00 arası açıktır. Müze Giriş Ücretleri ise ; 11.5£ sadece müzeye giriş, Ek olarak, Rodin'in büyük Düşünen Adam Heykeli'nin bulunduğu, Heykel Bahçesi ise 6£'dur. Müzeye Ulaşmak için ; 7. bölgede bulunan Rodin Müzesi ve Düşünen Adam Heykeli, Varenne ve İnavalides metro duraklarına oldukça yakındır. Bu duraklardan müzeye 3-5 dakikada ulaşabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/roma-hamami-nerede/\"", "text": "Ankara'nın örenyerleri arasında olan Roma Hamamı Açık Hava Müzesi, Ulus Meydanı'na 10-15 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Hacı Bayram Veli Camii sonrası ziyaret edilebilecek en ideal yerlerden olan bu tarihi kalıntıların bulunduğu yer, Ankara gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz, görülmeye değer yerlerden. İmparator Caracalla döneminde (M. S 211-217) yapılmış olan hamam, Bizans döneminde de uzun bir süre kullanılmış. Bir açık hava müzesi olarak bilinen bu örenyerinde, Roma ve Bizans döneminden kalmış, kazılar sonucunda ortaya çıkarılan eserler sergileniyor. Ankara Roma Hamamı örenyeri için 1997 yılında başlanmış çevre düzenlemesi 2001 yılında tamamlanmış. Fakat, müzede gezi güzergahlarının olmaması, ziyaretçilerin dinlenme ve genel ihtiyaçlarına cevap verememesinden dolayı, onarım ve çevre düzenlemesi işine yeniden 2014'ün son aylarında başlanmış. Girişteki merdivenleri çıktıktan sonra, müzenin ön bahçesi olarak bilinen yere ulaşıyorsunuz. Bahçede ziyaretçiler için bir yürüyüş yolu oluşturulmuş ve eserler bu yolun her iki tarafında sergilenmekte. Bahçede birçok mezar taşı, lahit, sütun ve anıtları görebiliyorsunuz. Ayrıca bahçede, Roma Hamamı tarihi ve kazısı hakkında bilgiler içeren panolar da bulunmakta. Bahçeyi tamamladıktan sonra, etrafı teller ile çevrili hamamı görüyorsunuz. Maalesef, hamamın iç kısmında onarım çalışmaları yapıldığından dolayı, içeri girmeye izin verilmiyor. Sadece tellerin etrafından hamamı görebiliyorsunuz. Hamama ön bahçe tarafından baktığınız zaman ilk olarak \"Soğukluk\" olarak bilinen havuz kısmı görülüyor. Hemen bu bölümün yanlarında ise soyunma odaları bulunmakta. Tellerin çevresinde yürümeye devam ettiğinizde, soğukluk bölümünden sonra, sıcak bölümü yer alıyor. Hamamın arka kısmında ise, ısıtma odası ve tesisatın yer aldığı bölümü görmek mümkün. Hamamın etrafını gezdikten sonra, arka bahçeye de bir göz atabilirsiniz. Arka bahçede, daha çok antik eserler sergilenmekte. Sütunlar, heykeller ve mezar stellerini bu bölümde görebiliyorsunuz. NOT : Hamamın iç kısımlarında yapılan onarım çalışmaları bitmediği sürece, burayı pek tavsiye edebileceğimi söyleyemem. Çalışmalar bittikten sonra bile, tarihe ve arkeolojiye merakınız yoksa bu açık hava müzesini es geçin derim. Müze, Ulus Meydanı'ndan Yıldırım Beyazıt Meydanı'na uzanan Çankırı caddesi üzerinde 2-3 metre yükseklikte olan bir plato üzerinde yer almakta. Hamamın bulunduğu bu alanın bir höyük olduğu söylenmekte. 1937 yılında yapılmış kazı çalışmaları sonucunda, Frig ve Roma devri katları ortaya çıkarılmış. 1938-1943 yıllarında yapılan kazı çalışmaları sonucunda ise, Hamam binası tamamıyla ortaya çıkarılmış. Eskilerin Çankırıkapı dedikleri bu örenyerinde, Roma çağı binaları arasında Antik Ankyra sütunlu yolundan bir kısım, Roma çağı hamamı ve Palaestra'sına ait binalar olmak üzere iki ayrı tesis bulunuyor. Sütunlu Yol : Hamam binasının ve Palaestra'nın doğusunda yer alan bu sütunlu yolun, antik Ankyra şehrinin kutsal alanı olan Augustus Tapınağı'nın bulunduğu yere kadar uzandığı söylenmekte. Çünkü, yeni Ankara şehrinin gelişmesine rastlayan Cumhuriyet'in ilk yıllarında bugünkü Çankırı caddesi yapılırken bu sütunlu cadde ortaya çıkmış ve yolun altında kalmış. Hamam Binası : Tektosag Galatları'nın şehri olan Ankyra, Roma devrinde de Galatia'nın başkenti olması ve doğudan batıya yolların birleştiği bir noktada olmasından dolayı, bu dönemde çok geliştiği söylenmekte. Hamama, Ulus Meydanı'ndan yürüyerek 10-15 dakika içerisinde ulaşabilirsiniz. Çankırı caddesinden geçen tüm minibüs ve otobüsler ile bu müzeye ulaşabilirsiniz. Ancak, Hacı Bayram Camii'ni de ziyaret etmeyi düşünüyorsanız, ilk olarak camiyi, daha sonra bu camiden yürüyerek hamama gidin derim. Konum için tıklayın. Roma Hamamı giriş ücreti ve ziyaret saatleri : Müzeye giriş 10 TL ve müzekart burada geçerli. Haftanın her günü ziyarete açık olan bu açık hava müzesini 08:30-17:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Müzenin yaz aylarında 1-2 saat daha geç kapanabileceğini de unutmayın. Hacı Bayram Veli Camii : Hamama en fazla 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu camii, Ankara'nın en turistik ve en önemli camilerinden biri olarak biliniyor. Gerek çevresinde bulunan türbeler ve Augustus Tapınağı ile, gerekse camii yakınlarında bulunan hediyelik eşya satışı yapan dükkanları ile, görülmeye değer yerlerden biri diyebilirim. Julian Sütunu : Hamamdan Hacı Bayram Camii'ne giderken görebileceğiniz bu sütun, çok etkileyici bir yapı olmasa da hamamı görmeye gelmişken 1-2 dakika göz atabileceğiniz bir eser. Bunun yanında, hamamın Ulus Meydanı'na oldukça yakın olması sebebiyle, meydanda bulunan birçok önemli müzeyi de hamamı ziyaret ettikten sonra görebilirsiniz. Ankara Roma Hamamı Açık Hava Müzesi, Ankara'ya turist olarak gelenlerin, arkeolojiye ve tarihe merakı olanların mutlaka ziyaret etmesi gereken bir örenyeridir. Gerek şehir merkezine yakınlığı gerekse müzekart ile ücretsiz olarak girebiliyor olmanız, bu müzeyi ziyaret etmek için yeterli sebeplerden. 5 dakikalığına da olsa bir göz atın, Roma ve Bizans dönemi hakkında az da olsa bilgi sahibi olun derim."} {"url": "https://gezicenga.com/roma-hostel-tavsiyesi/\"", "text": "O zaman hangi bölgede konaklayacağınızın az da olsa önemli olduğunu unutmayın. Bu şehirde ister sadece bayanların olduğu bir hostel, isterseniz parti hosteli, isterseniz de şehir merkezinde modern ve lüks ancak ucuz hostelleri fazlasıyla bulabilirsiniz. Aşağıda, Roma'daki her bütçeye, her zevke ve süreye göre farklı hostelleri bulabilirsiniz. - Öncelikle Ninja Olmalısınız. Backpacker hayatını uzun yıllardır yapıyorsunuz, \"Ninja Olmayı\" duymuşsunuzdur. Duymadıysanız söyleyelim. Her şey için en ucuz mantığı ile hareket etmektir. Şöyle ki, öncelikle hostel seçerken o hostelin bedava kahvaltısı var mı, ucuz mu, toplu taşımaya ihtiyacım olur mu gibi sorulara mutlaka istediğiniz cevabı bulmalısınız. Ucuz olup da, bedava kahvaltısı olmayan hostel her zaman iyi olmayabilir. - Hostelin mutfağı var mı ? ne yapacağım mutfağı demeyin. Roma'nın birçok ucuz marketlerinden hazır yemekleri uygun fiyatlara alıp mikrodalgaya atarak ısıtıp yiyebilirsiniz. Yada 4-5 gün gibi uzun bir süre Roma'da kalacaksanız, yemek yapabileceğiniz ocak olup olmadığına göz atın. Yemek yapmayı sevmem demeyin. Roma size sevdirecektir. Özellikle düşük bütçede seyahat ediyorsanız. Bir omlet kendin yap 3-4£. Dışarıdan ye en ucuz 9£. 5£ çarpı 4 gün 20£. Neredeyse 3 paket sigara 🙂 - Fiyat ; Roma'da hostel fiyatları 14£'dan başlar. Ve çoğu zaman bu fiyata hostel bulmak için 2-3 ay öncesi rezervasyon şart. Ve 35-40£'ya kadar gider. Bu fiyat dorm/paylaşımlı odalar içindir. Yani, çift kişilik odaları bu fiyata bulamazsınız. Peki nedir ideal fiyat ? derseniz, 8+ konuk değerlendirmeye sahip bir hostel çok kötü bir konumda bulunmuyorsa ve 20£'nun altındaysa hemen rezervasyon yapın. Bekleyip düşünmenize bile gerek yok. Biraz daha lükse gideyim derseniz, 25-35£ arasındaki hostellere göz atın. Ama lükse gidiyorsanız, kahvaltısı olan bir hosteli seçtiğinizden emin olun. Tabi ki hayır. Hostellerin güvenli olduğu bir ülke, şehir, semt yoktur. Yani sürekli tetikte olun. Rezervasyon yapacağınız hostelin kilitli dolabı olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Varsa kullanın. Yoksa, çantanızı yanınızda ayırmayın. - Öncelikle hostelimde hiç erkek olmasın, çalışanlar bile bayan olsun, erkek görmeye tahammül edemiyorum diyorsanız, konaklayacağınız 3 hostel var. Bunlar arasında, en iyi konuma, fiyata sahip, çok modern olmayan ''Orsa Maggiore Hostel for Women Only\" adlı tesise göz atın. Roma'nın en hareketli bölgelerinden biri olan \"Trastevere\" de bulunur ve oldukça popüler bir hosteldir. - Çok sosyal bir hostel, tam bir parti hosteli olmasın ama hemencecik herkes ile tanışıp, gece kulüplerine akayım diyorsanız, \"Hostel Trastevere\"ye göz atabilirsiniz. Burası da, gece hayatı için Roma'nın en iyi bölgesi olan Trastevere de bulunuyor. İnsanlarla çok çabuk kaynaşmayı seven biri değilseniz, burayı es geçin. - Parti hosteli mi arıyorsunuz ? o zaman \"The Yellow\"dan başka bir yere göz atmanıza gerek yok. Bu hostel, Hostelworld, Booking, Tripdadvisor'da adına şarkılar yapılmış bir hostel. Daha önce hostel tecrübeniz yoksa, bu hostel size ağır gelebilir. Fakat iyi bir parti arıyorsanız, merkez istasyonu yakınındaki bu hosteli seveceksiniz. - Çift olarak mı hostel arıyorsunuz ? veya şehirdeki en havalı hostellerden birinde, güzel bir konumda, her şeye yakın bir yerde mi konaklamak istiyorsunuz ? o zaman sizi \"New Generation Hostel Santa Maria Maggiore\" ile tanıştırayım. Bu hostel, şehirdeki en klas, en havalı ve tabi ki en pahalı hostellerden. Kısa bir not düşecek olursak, \"New Generation\" Avrupa'da birçok hosteli olan bir hostel zinciridir ve işlerinde de gayet iyidir. Bunu konuk değerlendirme puanına bakarak çok rahat görebilirsiniz. Az çok hangi hostelde konaklayacağınıza karar verdiniz mi ? tabi ki de hayır bu 3-4 hostel ile Roma'da hangi hostelde kalacağıma nasıl karar vermemi beklersin, diyorsanız. Şöyle size şehirdeki en iyi bölgeleri gösterecek olursam, sanırım aradığınız zevkte ve bütçede hosteli kendiniz çok daha rahat bulabilirsiniz. - Roma'daki hostellerin büyük bir bölümü Merkez İstasyon yakınlarında bulunur. Yani, şehirdeki turistik noktalara 30-40 dakika yürüme mesafesinde olacağınızı unutmayın. Bu bölge, tam bir \"Backpacker\" cenneti. Fakat, merkezi bir konuma sahip değil. Ucuz restoranları, kafeleri ve barları hostel resepsiyonistlerinden öğrenerek ucuz bir Roma gezisi yapabilirsiniz. Bu bölgedeki hostellere göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz - Trastevere, gece hayatıyla tanınır ve şehirdeki en turistik bölgelerden biridir. Ancak burada çok fazla sayıda hostel yok. 3-5 kaliteli hostel var. Bunlardan 2'sinden de yukarıda bahsetmiştik. - Roma'nın tam kalbinde, yani öyle Navona Meydanı'na, Pantheon'a veya Kolezyum'a bi koşu gidebileceğiniz hostel yok. Ama Merkez İstasyon yakınlarındaki ve yukarıdaki bahsettiğimiz hostellerden 10-20 dakika gibi yürüyerek Kolezyum tarafına, Navona Meydanı'na ve İspanyol Merdivenleri'ne gidebileceğiniz hosteller de var. Hepsi değil ama bazılarından bu yerlere kısa sürede ulaşabilirsiniz. - The RomeHello ; Çift kişilik odalarıyla da, 3-4 yıldızlı otelleri aratmıyor. Biraz pahalı. Fakat lüks olsun diyor ve sevgiliniz/eşiniz ile seyahat ediyorsanız, bu hostele bakmadan karar vermeyin. Çok düşük bir bütçe ile seyahat ediyorsanız, bu hosteli es geçebilirsiniz. Hostel şehirdeki en yüksek konuk değerlendirme puanına sahip. - Free Hostels Roma ; Tek kelimeyle, MÜKEMMEL. Hostelin fotoğraflarına göz atarak bile, ne kadar kaliteli bir hostel olduğunu çok rahat görebilirsiniz. Göremezseniz, Booking, hostelworld ve tripadvisor yorumlarına göz atın. Çok pahalı değil ama ucuz olduğu da söylenemez. Sadece kızlar için dorm odaları da var. - Des Artistes Budget Rooms ; Trevi Çeşmesi ve Kolezyum gibi yerlere 2 km uzaklıkta bulunan bu hostel de, sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Konum olarak, turistik yerlere biraz daha uzak. Fakat fiyat, modernlik ve temizlik konusunda sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır. NOT : Roma'da bir an fikrinizi değiştirip, otellerde veya dairelerde konaklamaya karar verirseniz, Roma'da nerede kalmalı ? adlı yazıma da göz atabilirsiniz. Son olarak, bu yazıdaki tesislerin hepsi hosteldir. Yani konukevi veya oda ve kahvaltı tarzında tesisler olmadığını unutmayın. Çünkü bu tesisler, gerçek hosteller değildir. Hala aradığınız hosteli bulamadınız mı ? o zaman detaylı olarak aşağıdaki hostel incelememize de göz atabilirsiniz. Hostelleri ucuz olduğu için değil, tarz olduğu için, hayat olduğu için, güzel olduğu için ve samimi olduğu için tercih ediyor ve paranız da varsa, Roma'da eğlenerek güzel bir gezi yapabileceğiniz hostel olan \"The Yellow\"a mutlaka göz atın. Ben sizin yerinize attım. Tripadvisor, Booking, hostelworld hepsine göz gezdirdim. Hostel şık, samimi, canlı ve güzel. Çok merkezi bir konuma sahip olmasa da, şehrin önde gelen turistik noktalarına 20-30 dakika içerisinde gidebiliyorsunuz. Roma hostelleri arasında en popüler olan The Yellow, şehirde en çok tercih edilen hostellerden. Termini istasyonuna kısa bir yürüme mesafesinde bulunan bu hostelde bir de bar/club bulunuyor ve bu bar, şehirdeki en ucuz içkileri bulabileceğiniz yer diyebilirim. Oda ücretlerine kahvaltı dahil değil. Fakat, 3-5£ gibi bir ücrete ek olarak kahvaltı alabiliyorsunuz. The Yellow hostel, 8+ gibi güzel bir puan almış, süper atmosfere sahip bir hostel. Eğer, Roma'da eğlenerek konaklamayı planlıyorsanız bu hostelin dışında başka bir hostele bakmanızı bile tavsiye etmem. Tabi, bu hostelde yaş kuralı bulunuyor. 45 yaş üstü gezginlerin bu hostelde kalmasına izin verilmiyor. İşin güzel yanı ise oldukça düşük bir ücrete dorm odalarında konaklayabiliyorsunuz. Fakat, çift kişilik odalar biraz daha pahalı olabiliyor Yani bu ücrete 3 yıldızlı bir otelde rahatlıkla konaklayabilirsiniz. Tabi böylesine muhteşem bir club havası olan barı 3 yıldızlı otellerde bulabileceğinizi sanmam. Piazza della Repubblica adlı meydana ve Villa Borghese'ye yürüme mesafesinde bulunan Mosaic Hostel, konum olarak oldukça güzel bir yerde bulunuyor. \"Süper temiz\" olarak nam yapmış bu hostelde, gecelik dorm ücretleri gayet uygun. Çift kişilik oda ücretleri biraz pahalı olduğundan dolayı, çift olarak Roma'ya seyahat ediyorsanız bu hosteli es geçin derim. Bu hostelin kötü yanı ise, check in saatinin 15:00 olması. Eğer, hostelinize bu saatten önce gidecek olursanız, çantalarınızı ve bavullarınızı emanet dolabına koyabiliyorsunuz. Bunun yanında, 8+ gibi yüksek bir puana sahip olmasını da, seçim yaparken değerlendirmekte yarar var. Hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Sadece bayanlar için hostel olur mu ? demeyin. Adamlar yapmış ve gayet güzelde olmuş. Erkekler ile aynı odada veya aynı katta uyumak istemeyen bayanlar için gayet ideal bir hostel. Çalışanların hepsi bayan. Yani, bir nevi KYK kızlar yurdu 🙂 İşlerinde de gayet başarılılar. 8+ gibi oldukça yüksek bir puanı almış bu hostelin gecelik dorm oldukça uygun. Zaten bildiğim kadarıyla da, sadece bayanları kabul eden başka bir hosteli Roma'da bulamıyorsunuz. 2 hostel daha bulunuyor. Tek başına seyahat eden ve hostelde konaklamak isteyip de, biz erkekler yüzünden konaklayamayan bayanlar, bu hostel tam sizin için. Hostel içerisinde erkek görmek istemiyor, bütün kızlar toplanıp parti yapmak istiyorsanız, Orsa Maggiore, Roma Hostelleri arasında olarak önerebileceğim en ideal yer. Ayrıca Roma'da gezilecek yerlere de oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Aklınızda bulunsun ; Bu hostelde havlu ve kahvaltı oda ücretlerine dahil değil. Havlu ve kahvaltı için ayrı bir ücret ödüyorsunuz. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Termini istasyonuna yürüme mesafesinde bulunan Freedom Traveller hostel, \"Happy Hour\" uygulaması ile ünlü. Aynı barlarda olduğu gibi ücretsiz şarap ve atıştırmalıkları bu hostelde alabiliyorsunuz. Her gün 19:00-21:00 arası ücretsiz olarak şarap içebilir ve akşam yemeği yerine bir şeyler atıştırabilirsiniz. Bunun yanında, ücretsiz kahvaltısı olmasa da, her sabah ücretsiz Kruvasan ve kahve ikram ediliyor. Karın doyurmasa da, güne hafif bir başlangıç için yeterli olacaktır. Freedom Traveller hostel 7+ çok da yüksek olmayan bir konuk değerlendirme puanı var. Ayrıca, şehirdeki en eski hostellerden biri. Bu yüzden de bu işi nasıl yapacaklarını gayet iyi biliyorlar. Konum olarak süper bir yer diyemesem de, yeri pek fena sayılmaz. Sonuçta havaalanından termini istasyonuna oradan da hostelinize yürüyerek rahatlıkla geçebiliyorsunuz. Fakat, turistik yerlere gitmek için 25-30 dakika yürümeniz gerekiyor. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Temini istasyonuna yürüme mesafesinde bulunan Funny Palace, şehirdeki en ucuz hostellerden. Ucuz olmasına rağmen 8+ gibi oldukça yüksek bir müşteri oylamasına sahip. Bu hostelde gecelik dorm ücretleri süper uygun fiyatlardan başlıyor. Çift kişilik özel odalar ise, biraz daha pahalı. Çok modern bir hostel olmasa da, Roma hostel tavsiyesi olarak gösterilebilecek en uygun fiyatlı hostel. Not : Daha önce hostel tecrübeniz yoksa bu hosteli es geçebilirsiniz. Bu hostelde oda ücretlerine kahvaltı dahil değil. Turistik yerlere gitmek için de 20-25 dakika yürümeniz gerekiyor. Bu yüzden, bütçeli bir Roma gezisi planlıyorsanız, bu hostel tercih edilebilir. Booking. com aracılığıyla hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Roma'nın en iyi hosteli diyebileceğim Alessandro Palace, bir parti yeri. Karaoke, partiler, pub crawl turları ne ararsınız bu hostelde bulabiliyorsunuz. Şehirdeki barlara ve gece kulüplerine nazaran fiyatlar gayet uygun. Hem bu kadar eğlenceli olup hem de süper ucuz dorm odalarının olması, bu hosteli tercih etmek için yeterli. Eğer, gittiğiniz hostelde her gün parti olsun istiyorsanız, Alessandro Palace'de aradığınızı fazlasıyla bulabilirsiniz. Bu hostelin gecelik dorm ücretleri ortalamaya göre uygun. Yani, şehirdeki en ucuz hostellerden. Bunun yanında, dilediğiniz birçok atıştırmalık yemekleri ve içkileri bu mekanda uygun fiyatlara bulabiliyorsunuz. Termini istasyonuna yürüme mesafesinde olan bu hostel, Roma hostel tavsiyesi olarak listenizin ilk sırasına koymanız gereken bir yer. Booking. com aracılığıyla bu hostelde ücretsiz rezervasyon yapmak için tıklayın. Roma hostel seçimi için booking. com adlı dünyanın en iyi otel/hostel arama sitesini kullanacak olursanız, rezervasyon ücreti ödemiyorsunuz. Ayrıca bu listedeki hostellerin dışındaki çok düşük bütçeli otelleri de es geçin derim. Listedeki hosteller arasında bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlıkla bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/romanyada-gezilecek-yerler/\"", "text": "Balkan Yarımadası'nda bulunan Romanya, bir Eski Doğu Bloğu ülkesidir. Antika eski şehirler, harika kayak sunan dağ tatil köyleri ve gelişen bir sanat topluluğu ile dolu olan bu güzel ülke, her Balkan Turuna çıkan gezginlerin göz atması gereken bir yer. Tarihi ile turistleri hayal kırıklığına uğratmayacak bu ülkeyi, Orta Çağ'dan kalma eski kaleler, arnavut kaldırımlı sokaklar doldurmaktadır. Hem tarih hem sanat adına eşsiz bir deneyim sunan Romanya'da güzel bir gezi rotası oluşturmak için de aşağıdaki tarihi ve turistik 15 yere göz atabilirsiniz. Kaloşvar olarak da bilinen Cluj-Napoca, ülkedeki en büyük üniversiteye ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür ve Transilvanya'nın tarihi bölgesinin gayri resmi başkenti olarak kabul edilmektedir. Ülkenin sanat ve kültür merkezlerinden biri olan Cluj-Napoca, büyük bir Macar nüfusuna ev sahipliği yapmaktadır. Şehirde turist olarak yapılacak birçok şey bulabilirsiniz. Özellikle tarihe ve mimari yapılara merakınız varsa, bu şehri çok çabuk seveceksiniz. Ülkedeki en yüksek kilise kulesine sahip olan, 14. yüzyılda gotik bir tarzda inşa edilmiş olan Aziz Michael Kilisesi, şehrin önde gelen yapılarındandır. Tabi şehir, sadece bu kiliseden ibaret değildir. Birbirinden güzel, eski yapıların yanı sıra, Ulusal Sanat Müzesi gibi sanatseverlere hitap eden yerleri de bu şehirde fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Romanya'nın en ünlü şehri ve başkenti olan Bükreş, muhteşem bir enerjiye sahip. Buradaki yerel halk nasıl eğleneceğini çok iyi biliyor. Şüphesiz şehirdeki en önemli ve en popüler noktalardan biri Parlamento Sarayı'dır. 1100 odası olan bu saray, dünyadaki en büyük ikinci bina olarak ün yapmış ve ülke gezisinde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir. Bükreş, gece hayatı ile de oldukça popülerdir. Özellikle Lipscani bölgesi, bu şehirdeki en iyi partileri, gece kulüpleri ve barları bulabileceğiniz yerdir. Eski ile yeninin çok güzel bir şekilde harmanlandığı bu şehirde yapılacak daha birçok turistik aktiviteyi bulabilirsiniz. Bunun için en ideal yer ise, şehrin Eski Kent Bölgesi'dir. Bu tarihi bölge, şehirdeki en eski yapılara, evlere ve sokaklara ev sahipliği yaptığı gibi, şehrin kalbinin attığı yer olarak bilinmektedir. Romanya'nın en güzel şehirlerinden bir diğeri ise, Transilvanya'da bulunan ve Karpat Dağları ile çevrilmiş olan Braşov'dur. Neagra Kilisesi ve Kara Kilise olarak da bilinen, 13. yüzyıldan kalma bir dini yapıya ev sahipliği yapan bu şehir, şehir yaşamını ve eski dünya cazibesini eşsiz manzaralar ve zengin tarih ile birleştirmektedir. Tabi Braşov'u ziyaret etmedeki en büyük amaç, \"Bran Şatosu\"nu görmektir. Drakula'nın Şatosu olarak da bilinen bu yapı hakkında bahsedilebilecek bir ton efsaneye sahiptir. Günümüzde ziyaretçiye açık bir müze olarak hizmet veren bu şato, şehirdeki görülecek en önemli yerlerden biri. Daha doğrusu şehri ziyaret etmedeki en büyük nedendir. Bu yüzden, Braşov'daki bu şatoyu ziyaret ettiğinizden de emin olun. Sina Dağı olarak adlandırılan bir manastırın etrafında büyüyen bir dağ tatil beldesi olan Sinaia, daha çok kış aylarında popüler olsa da, yazın da görülmeye değer bir yer. Kış aylarında oldukça büyük bir yokuş aşağı kayak yapmayı sevenler ile dolu olan Sinaia, yaz aylarında yürüyüş yapmayı ve doğal yerler ile arası iyi olan turistlerin tercih ettiği bir yerdir. Peleş Kalesi ile ünlü olsa da bu tatil beldesinde birçok önemli yeri de görebilirsiniz. Eğer Romanya'da güzel bir kayak merkezi arıyorsanız, Sinaia'ya da göz atabilirsiniz. Bükreş'ten transilvanya turları ile gidebileceğiniz yerlerden biri olan Sibiu, Bükreş'e araç ile ortalama 4 saat uzaklıkta bulunuyor. Yani günübirlik turlar ile bu şehri ziyaret etmek pek mümkün değil. Bu yüzden, konaklamalı transilvanya turlarına göz atabilirsiniz. Özellikle Bükreş'te bu turları bulmak çok daha kolaydır. Sibiu, barok meydanları ve şirin arnavut kaldırımlı sokakları ile ülkenin en çekici yerlerinden biridir. Şehirde çok fazla sayıda gezilecek noktalar olsa da, bunlar arasında kaçırılmaması gereken yer, Brukenthal Ulusal Müzesi'dir. Şehrin, hatta Romanya'nın en ünlü müzelerinden biri. Bunun yanında Sibiu, Romanya'nın diğer şehirlerine nazaran çok daha fazla sayıda festivale ev sahipliği yapmaktadır. Bir zamanlar Macaristan'ın bir parçası olan Sibiu'da daha birçok tarihi ve turistik yerleri bulabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, bir şehir haritasına göz atmak. Tarihi 12. yüzyıla kadar giden bir Transilvanya-Sakson kenti olan Sighişoara, Avrupa'daki en iyi korunmuş Orta Çağ şehirlerinden biri olarak bilinmektedir. UNESCO tarafından Dünya Miras Alanı olarak 16. yüzyıldan kalma dokuz kuleli, Arnavut kaldırımlı sokaklarda, köy evlerinde ve süslü kiliselerde bulunan 16. yüzyıldan kalma süslü taşları ile, Prag ve Viyana gibi şehirlere rakip olabilecek bir yer. Burada Dracula efsanesi hakkında keşfedilecek birçok şeyi de bulabilirsiniz. Burası Vlad Dracula'nun doğduğu yer. Vlad 15. yüzyılda hüküm sürdü ve Bram Stokers'ın kurgusal Kont Drakula için ilham kaynağı olmuştur. Günümüzde Dracula'nın doğduğu bu evi görebilirsiniz. Ayrıca tepedeki kilise, Dominik Manastırı ve Venedik Evi'ne de göz atabilirsiniz. Kültürel, tarihi ve doğal olan her şeye açılan kapı olarak da bilinen Suceava, Romanya'nın en bilindik şehirleri arasındadır. Boyalı manastırlara ev sahipliği yapmasıyla da ünlü olan bu güzel şehirde, UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Saint George Kilisesi, Buconvina Etnografya Müzesi ve Prens Mahkemesi gibi önemli görülecek yerler de bulunmaktadır. Suceava, daha çok bölgedeki kaleleri görmek için bir üs görevi görmektedir. Fakat, şehirdeki gezilecek noktalar ve yapılacak turistik aktiviteler de sizi meşgul edecek kadar fazladır. Suceava, Romanya yemeklerini deneyebileceğiniz en güzel şehirlerden biri. Birbirinden güzel ve ünlü restoranlara ev sahipliği yapan bu şehirde, ülkenin en popüler yemeklerini de deneyebilirsiniz. Romanya'daki ana sosyal ve kültürel merkez olan Tamışvar, genellikle İlk Özgür Şehir olarak adlandırılan Ceausescu protestolarının patlak verdiği yer olmasıyla ünlüdür. Şehir planlamasının tarihi 13. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Yıllar boyunca Romalılar, Türkler, Sırplar ve Avusturyalılar bu yer için talepte bulunmuşlar. Eşsiz bir tarihe sahip olmasıyla da turistlerin ilgisini çeken Timisoara, birbirinden güzel meydanları, muhteşem parkları, mahalleleri ve güzel bahçeleri ile çok çabuk sevebileceğiniz şehirlerden bir tanesi. Şehrin takma adı ise \"Küçük Viyana\"dır. Bunun nedeni de, yıl boyunca süren müzik festivalleri, tiyatrosu, sanat sergileri ve müzelerinin bolca olmasındandır. Broşav'a ortalama 15 km uzaklıkta bulunan bu güzel kasaba, Rasnov Kalesi ile ünlüdür. 14. yüzyılda Saksonlar tarafından yapılan bu kale kesinlikle görülmeye değer. Ayrıca eşsiz bir manzara seyretmek için tepeye çıkabilir veya teleferik yolculuğu da yapabilirsiniz. Dağlara çıkan ormanın hemen yanında bu kale, Bran Köyü'ne oldukça yakın bir konumda bulunmaktadır. Romanya'nın en güzel tarihi yerlerinden biri olan Rasnov'u ve kalesini de listenize mutlaka ekleyin. Tuna Deltası, çok sayıda bitki ve yaban hayatına ev sahipliği yapan 23 ekosistem ile tüm Avrupa'daki en büyük ve en iyi korunan deltalardan biridir. Dobrogea bölgesindeki Tulcea ilçesinde bulunan delta, Karadeniz'den gelen sarımsı suyolu ağıdır. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Delta, toplamda 5.165 kilometrekaredir. 45 tatlı su balığı ve 300 kuş türüyle, Romanya'nın en güzel yerlerinden biridir. Yaz aylarında biraz fazla sivrisine olduğundan dolayı, ilkbaharda ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Sivrisinekler öğle vakitlerinde çok fazla olmasa da, öğleden sonra ciddi anlamdan artmaktadır. Romanya'nın tarihi yerleri arasında en dikkat çeken yapılardan biri olan Peleş Kalesi, Neo-Rönesans mimarisi ile dikkat çekmektedir. Karpat Dağları'nın panoramik manzarasına karşı duran bu güzel kale, Süslü taş işçiliği, yontulmuş ahşap ve vitray pencerelerle dekore edilmiş oldukça etkileyici bir yapıya sahiptir. Kral Carol I bu kaleyi 19. yüzyılda yazlık bir ev olarak inşa ettirmiş. Günümüzde ise, sanat eseri, zırh ve silah koleksiyonunu gösteren bir müze olarak faaliyet göstermektedir. Kaleyi rehberler eşliğinde ziyaret ediyorsunuz ve kale içerisindeki 160 odayı ve teras bahçelerini de görebiliyorsunuz. Hem manzarası hem de görkemli yapısı ile, ülkenin en güzel yerlerinden biri olan bu kaleyi de listenize ekleyebilirsiniz. Romanya'nın Kültür Sarayı'na ev sahipliği yapan bu Neo-Gotik binayı görmek için Romanya'nın en güzel şehirlerinden biri olan Yaş'a gitmeniz gerekiyor. Bu şehirdeki bu görkemli saray, 4 müzeye ev sahipliği yapmasının yanı sıra, 298 odası bulunmaktadır. Tabi tüm odaları ziyaretçiye açık olmasa da, belli başlı odalar ile de güzel bir sanat gezisi yapabiliyorsunuz. Mimari bakımdan da oldukça etkileyici olan Kültür Sarayı içerisinde bulunan müzeler ise, Bilim ve Teknoloji Müzesi, Moldavya Etnografya Müzesi, Sanat Müzesi ve Moldavya'nın Tarih Müzesi'dir. Hepsi de sanatseverler için eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Fakat, çok fazla zamanınız yoksa ve sadece 1 müze görmek isterseniz, Etnografya Müzesi'ne göz atın deriz. Bu sarayın tarihi aslen 1434 yılına gitmektedir. Sarayın yapılış tarihi 1906-1925 yılları arası. Fakat saray, tarihi 1434 yılına kadar giden Moldavya Kraliyet Mahkemesi kalıntılarının yerine inşa edilmiştir. Karadeniz'in batı kıyısında İstanbul'un 67 km kuzeyinde ve boğaziçi kıyısında yer almaktadır. Bulgaristan'ın Varna iline de 100 km uzaklıkta bulunmaktadır. Yani konum olarak güzel ve eşsiz komşulara sahiptir. Köstence, Romanya'nın en eski yerleşim yeri ve en büyük deniz limanı kentidir. Tarihi 2.500 yıl öncesine dayanan bu güzel şehir, 13. yüzyılda, Cenevizli tüccarların Karadeniz'e hükmettiği, ancak kentin, iki yüzyıl sonra, Türk egemenliği altına girdiğinde gerilemeye başlamasıyla gelişti. Eskiden Constantiana olarak bilinen fakat Osmanlı Döneminde Köstence olarak kısaltılmış. Çok büyük bir kısaltma olmasa da, yine de kısaldığını söyleyebiliriz. King Carol I, Köstence'yi liman ve deniz kenarı tesisi olarak yeniden canlandırmaya karar verdikten sonra 19. yüzyılda şehre birbirinden güzel oteller ve kaliteli konaklar inşa edilmiş. Ülkenin en büyük üçüncü şehri olan Köstence, eski kent mimarisi ve arkeolojik kalıntıları ile Romanya'da gezilecek en güzel şehirlerden biri diyebiliriz. Tarihi eserleri, antik kalıntıları, büyük kumarhanesi, müzeleri ve plaj tatil yerlerine yakınlığı şehri Karadeniz kıyı turizminin odak noktası haline getirmektedir. Ayrıca bu şehir, gece hayatı için de güzel bir deneyim sunmaktadır. Şehirde birbirinden güzel gece kulüplerini ve popüler barları da fazlasıyla bulabilirsiniz. Bulgaristan sınırına yakın ve tam Karadeniz kıyısında oturan Vama Veche, ülkenin en ünlü sahiline ev sahipliği yapmaktadır. Tabi Vama Veche denince akla ilk gelen çılgın partiler oluyor. Romanya'nın en gece hayatına ev sahipliği yapmasıyla tanınan Vama Veche, birbirinden güzel ve ünlü gece kulüpleri, güzel atmosfere sahip barları ve her hafta sonu düzenlenen partileri ile ünlüdür. Yaz aylarında plaj önünde 7/24 hizmet veren barlar, restoranlar ve gece kulüplerini göreceksiniz. Ülkenin en iyi tatil beldelerinden biri olduğu gibi, en iyi eğlence yerlerinden biridir. Bu yüzden de sadece turistler değil, yerel halkta ülkenin birçok şehrinden buraya parti için akın etmektedir. Burada sezon 1 mayısta açılır ve açılış zamanı en iyi partileri görebileceğiniz zamandır. Ayrıca sezon, Ağustos ayının sonunda Stuff Stock Music Festivali ile kapanmaktadır. Romanya'da sıkı bir parti yapmak, güneşin ve plajın keyfini çıkarmak istiyorsanız, Vama Veche, ülkede mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir diyebiliriz. Ülkenin kuzeyinde bir dağ bölgesi olan Maramureş, daha çok tarihi ahşap kiliseleriyle ünlüdür. Maramureş'in başkenti ve en güzel yeri ise, Baie Mare'dir. 2000 yıldan daha fazla bir süredir, insanlar bu geleneksel Romen kasabasında altın, gümüş ve diğer metaller için madencilik yapmaktadır. Bu kasabadaki Orta Çağ yapılarının büyük bir bölümü de, Piata Libertatii adı verilen meydanda bulunmaktadır. Geleneksel Romen yaşamının nasıl olduğunu merak ediyorsanız, Baia Mare'ye mutlaka göz atın deriz. Ayrıca, buradaki kasap kulesine de mutlaka bir göz atın. Romanya'nın gezilecek yerleri tabi ki bu 15 yer ile sınırlı değildir. Fakat, ülkedeki en popüler ve en önemli noktalardan oluşan bu 15 yer ile güzel bir gezi rotası oluşturabilirsiniz. Daha fazla zamanınız kalırsa da, köylere, kasabalara ve doğal güzellikleri ile ünlü tarihi ve turistik yerlere de göz atın deriz."} {"url": "https://gezicenga.com/rusyada-gezilecek-yerler/\"", "text": "Rusya, karla kaplı görkemli dağların, eşsiz manzaraya sahip göllerin, buzlu tundranın, ilginç köylerin ve doğal güzelliklerin muhteşem bir şekilde karışımına sahiptir. Rusya'da gezilecek yerlerin sınırı yok diyebiliriz. Hele soğuğu seven biriyseniz, ülkedeki soğuk köylere ve doğal yerlere bayılacaksınız. Dünyanın en büyük ülkesi olan Rusya, değerli sanat koleksiyonlarına ev sahipliği yapan birçok müzeye, tarihi saraylara ve gece hayatı ile ünlü olan onlarca şehire de ev sahipliği yapmaktadır. Yani, hem tarihe hem de sanata değer veren turistlerin de sevebileceği bir yer. Ülkedeki gezilecek noktaların büyük bir bölümü Moskova, St Petersburg ve Soçi gibi Rusya'nın en ünlü şehirlerinde bulunuyor olsa da, ülkede bu 3 şehirden çok daha fazla, tarihi ve önemli yerleri de bulabilirsiniz. Ülkedeki en güzel şehirlerden biri olan Kazan, 2018 FIFA Dünya Kupası'nın yapıldığı yer olarak ün kazanmıştır. Rusya'nın Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti olan Kazan'da Müslümanlar ve Hristiyanlar bir arada yaşamakta ve ülkedeki en canlı kültür merkezlerinden biridir. Bu şehirde, birbirinden güzel tarihi yapıları, kiliseleri, müzeleri ve en önemlisi UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan \"Kazan Kremlin\"i görebilirsiniz. Tarih ve sanatseverlerin dolaşması gereken yer, Kazan Kremlin'i iken, şehrin gece hayatına merakı olanların, barlarda ve kafelerde zaman geçirmek isteyenlerin keşfedebileceği en ideal yer ise, Bauman Caddesi'dir. Ülkenin en meşhur yerlerinden biri olan Soçi veya Sochi, Rusya'nın en büyük tatil köyü olarak bilinir. Hem yazın hem de kışın, yabancı turistlerin ve Rusların en çok ziyaret ettiği şehirlerden biridir. Karadeniz kıyısındaki güzel konumu ile ünlü olan bu güzel şehir, güneşli plajların, birinci sınıf restoranların, süper lüks otellerin, canlı gece hayatının, kültürel ve doğal güzelliklerin bir karışımına sahip Soçi, her turiste göre bir şeyleri olan eşsiz bir yerdir. Abartılı Sovyet Mimarisi'ni hala görebileceğiniz Soçi, daha çok gece hayatı için tercih ediliyor olsa da, bu şehirde özellikle yaz aylarında güzel bir tatil yapabilirsiniz. Kışın Rusya'yı geziyorsanız da, şehrin tarihi yapıları ve içinizi ısıtacak gece hayatı ile güzel bir deneyim yaşayabilirsiniz. Saint Petersburg, Rusya'nın en meşhur yerleri arasında. Özellikle Moskova'nın dışına görülecek bir şehir arandığında akla ilk olarak Petersburg gelir. Özellikle tarih ve kültür severler için harika bir seyahat noktası olan Petersburg, \"Rusya'nın En Avrupalı Şehri\" olarak da bilinir. 2 binden fazla kütüphanesi olan bir şehir biliyor musunuz ? biz bilmiyorduk. Ta ki Petersburg ile tanışana kadar. Evet, bu şehirde 2 binden fazla kütüphane bulunuyor ve her birinin de sürekli aktif olduğu söylenmektedir. Bunun yanında, 100'e yakın tiyatro şehrin köklü kültürel manzarasını oluştururken, birbirinden güzel sanat galerileri, güzel atmosfere sahip kafeler, süper kalabalık yeraltı gece kulüpleri ve muhteşem iç dekorasyona sahip hosteller, St Petersburg'un yenilikçi yanını göstermektedir. Şehrin, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan \"Tarihi Kent Merkezi\" ise, bu şehirde kaçırılmaması gereken önemli noktalardan. Barok ve Neoklasik mimari yapıları ve büyüleyici kanal ağıyla, sevebileceğiniz bir bölge diyebiliriz. Ve tabi ki efsane müzeleri. Ermitaj ve Rusya Müzesi. Sanatseverlerin bayılıp bayılıp ayılacağı bu müzeler, şehirde mutlaka görülmeye değer yerlerden. Son olarak, Nevsky Prospekt adı verilen şehrin ana caddesi de görülecek güzel yerler arasındadır. Alışveriş, kaliteli restoranlar ve gece hayatı için muhteşem bir yer arıyorsanız, Nevsky Prospekt Caddesi'ne göz attığınızdan emin olun. Bu şehir, ülkenin en turistik ve en bilindik şehridir. Birbirinden güzel tarihi yapıları, meydanları, eşsiz müzeleri ve çok daha fazla yapılacak şeyleri ile eşsiz bir deneyim sunan Moskova, bu ülkeyi ziyaret eden her turistin mutlaka göz atması gereken bir şehir. Her şeyin başladığı yerlerden biri olarak da bilinen Moskova'nın gece hayatı ise, dillere destan. Özellikle havalı barlarda ve gece kulüplerinde eğlenecek bütçeniz varsa, bu şehrin gecelerine bayılacaksınız. Dünyanın en büyük milyarder topluluğuna da sahip olan bu şehirde, turist olarak bir şehirden beklediğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Ayrıca bu şehir, Rusya'nın yemeklerini deneyebileceğiniz en iyi şehirdir. Moskova, Rusya'nın en pahalı şehri. Bu yüzden de bu şehirde ne yapacağınıza, ne zaman yapacağınıza ve nasıl yapacağınıza da iyi bir şekilde karar vermenizde yarar var. Bu şehirde gezilmesi gereken o kadar fazla yer var ki, saymakla bitmez. Fakat belli başlı gezilecek noktalar ; Kızıl Meydan ve Kremlin kaçırılmaması gereken en önemli yerlerdendir. Ülkenin en farklı yerlerinden biri olan Kiji Adası, Moskova veya Petersburg kadar ünlü bir yer olmasa da, son yıllarda adından çokça söz edilen bir yer. Onega Gölü'nün kalbindeki Kiji, açık hava müzesiyle tanınmakta ve tarihi, kültürel ve doğal ilgi alanından oluşan bir komplekstir. Bu komplekste bulunan bazı yapılar, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor. Bu küçük adadaki en popüler yapıları ise, Rusya'nın en eski ahşap kilisesi olan \"Lazaras'un Başkalaşım Kilisesi\" ve 22 kubbeli Başkalaşım Kilisesi'dir. Altın Boynuz'un ucunda, Çin ve Kuzey Kore ile sınırları olan bu şehir, muhteşem bir deniz manzarası sunuyor. Modern mimarisi, Rusya'nın en güzel yemekleri ile ünlü olan restoranları ve eşsiz bir gece hayatı ile Vladivostok Şehri, Rusya gezisinde görülmeye değer en güzel şehirlerdendir. Sportivnaya Limanı, şehrin en hareketli yerlerinden. Özellikle yaz aylarında bu bölgede, eğlence parkından güzel manzaralar seyredebileceğiniz yerlere ve sokak satıcılarına kadar her şeyi bulabilirsiniz. Şehirde yapılacak birçok şey olduğu gibi, görülecek de birbirinden güzel turistik noktalar vardır. Bunlardan en önemlileri ise, Russky Island Köprüsü, Arseniev Bölgesel Tarih Müzesi ve Primorsky Devlet Sanat Galerisi'dir. Baykal Gölü'nün en büyük adası olan Olkhon, ülkenin en doğal yerlerinden biridir. Sarp kayalıklar ve sakin koylar ile çevrili olan bu ada, daha çok manzarası ve doğal güzelliği ile ünlüdür. Gezi bloglarında çok fazla bahsedilmeyen bir yer olsa da, son zamanlarda anakaradan sürekli feribot seferleri ile, farklı yerler görmek isteyen turistlerin ilgi odağı haline gelmiş yerlerdendir. Dinyeper nehri üzerinden yer alan Smolensk, Rusya'nın en eski şehirlerinden biri olduğu gibi, turistler için görülecek yerlere ve yapılacak birçok aktivitelere ev sahipliği yapmaktadır. Farklı ülkeler tarafından uzun yıllar boyunca yönetilmiş olan Smolensk, birbirinden eski tarihi yapıları, kiliseleri ve anıtları ile ünlüdür. Tabi şehir, sadece tarihi yerlerden ibaret değil. Bu şehirde sanatseverler için de birçok yer bulunmaktadır. Şehir birbirinden güzel müzeleri, galerileri ve tiyatroları ile sanatseverleri de tatmin etmektedir. Burası Maksim Gorki'nin doğduğu yer olarak ün yapmış bir şehirdir. Şehrin ismi bundan kısa bir süre önce, \"Gorkiy\" olarak biliniyormuş, fakat 90'lı yıllardan sonra bugünkü adına kavuşmuştur. Şehir, Oka ve Volga nehirleri sayesinde ülkedeki en güzel manzaralara sahiptir. Bu manzaranın dışında şehirde görülmesi gereken daha birçok yer vardır. Şehirdeki önemli yerlere göz attıktan sonra hala zamanınız kalırsa, yakındaki bazı köy ve kasabalara doğal güzellikleri keşfetmek için bir tekne turuna da katılabilirsiniz. Moskova'ya 400 km uzaklıkta bulunan bu şehir, ülkedeki en büyük 4 şehirden biri. Süper kalabalık olan bu şehir, özellikle gece hayatı ile gündeme gelmeye başlamış şehirlerdendir. Bunun en önemli nedeni ise, şehre akın eden uluslararası öğrencilerdir. Güzel bir kültür gezisi veya eşsiz bir gece hayatı için de bu şehri listenize ekleyebilirsiniz. Rusya'nın gezilecek yerleri arasında bir diğer güzel yer olan Irkutsk, Baykal Gölü'nden çok da uzak olmayan, son zamanlarda turistler arasında bir hayli popüler olan şehirlerdendir. Her geçen gün farklı bir müze ile ortaya çıkan bu şehirde, birçok Sibirya ahşap binasını görebilir, modaya uygun kafe ve restoranlarda zaman geçirebilir veya şehirdeki müzelere göz atabilirsiniz. Irkutsk eşsiz bir Rusya gezisi için güzel bir başlangıç noktasıdır. Özellikle, ülkedeki köyleri, kasabaları ve doğal güzellikleri keşfetmeyi planlıyorsanız, ilk olarak Irkutsk ile başlayabilirsiniz. Şehir yakınlarında birbirinden güzel doğal yerleri bulabiliyorsunuz. Rusya'nın en güzel yerlerinden biri olan bu Altın Halka Bölgesi, ülkedeki en ünlü yerlerden biridir. Birbirinden güzel Ortaçağ kaleleri, eski soğan kubbeli kiliseleri ile ünlü olan \"Golden Ring\" , ülkede gezilecek en güzel noktalardan biridir. Moskova'nın kuzeyinde bulunan bu antik köy kavşağı, turistlere asırlık işçiliği keşfetme şansı sunduğu gibi, geçmiş zamanın tarihi hakkında da bilgi vermektedir. Mimarlık, ise kelimenin tam anlamıyla muhteşem. Bu yerin en güzel yanı ise, Moskova'dan buraya giderken yol üzerinde daha görülebilecek onlarca doğal ve tarihi güzellikleri de bulabiliyor olmanızdır. Suzdal köyü ve Rus Ortodoks Kilisesi bunlardan sadece birkaçıdır. Eğer araç ile bu Altın Halka'ya gidiyorsanız, yol üzerinde görebileceğiniz yerler için de güzel bir gezi rotası yapın deriz. Çok daha güzel noktaları, bu yol üzerinde keşfedebilirsiniz. Birçok soğan şeklindeki kubbeleri ile ünlü olan Sergiyev Posad, Moskova'dan günübirlik bir gezi ile rahatlıkla gezebileceğiniz bir şehir. St. Sergius Trinity Manastırı veya Aziz Sergius'un Teslis Manastırı olarak bilinen UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu dini yapı, Rusya'nın manevi merkezi olarak kabul edilir ve Rusya'nın en önemli yapıtları arasında yer almaktadır. Tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra, küçük bir kasaba tarzı ile de ünlü olan bu şehirde gezip görülebilecek daha birçok yeri bulabilirsiniz. Solovetsky veya Solovki Takımadaları, ülkenin kuzeyinde Beyaz Deniz sularında bulunan 6 adadan oluşur ve daha çok eski mezarlıkları ve manastırları ile turistlerin ilgisini çekmektedir. Bölgede bulunan, tarihi 15. yüzyıla kadar giden Solovetsky Manastırı ise, ülkedeki en önemli yapıtlardan biridir. Günümüzde bir \"Hac\" merkezi olarak bilinmektedir. Burası aynı zaman bir sürgün yeriydi ve 20. yüzyılda 1 milyondan fazla mahkumun öldüğü acımasız bir Sovyet hapishane kampı olarak da kullanılmış. Hem acıklı geçmişi, hem de doğal güzellikleri için ziyaret edilebilecek adalardan oluşan Solovki de, aklınızın bir köşesinde bulunsun. Kuzey Osetya-Alania Cumhuriyeti'nde, dramatik, puslu dağ tarafı içine inşa edilmiş, Dargavs köyüne bağlı eski bir mezarlık olan Dargavs, ülkedeki en farklı yerlerden. \"Ölüler Şehri\" olarak da adlandırılan, köylülerin mallarını ve kıyafetleriyle birlikte ölülerini gömdükleri yüzlerce taş mezarın bulunduğu bu alanda, detaylı bir Rusya gezi planı yapanların göz atabileceği yerlerden. Rusya'nın gizemli köyü olarak da bilinen Dargavs'ta bulunan taş ev mezarlarının önünde bir de kuyu bulunuyor. Ziyaretçiler bu kuyuya demir para atar, para bir taşa değerse iyi, değmezse kötüye işarettir. Sırf mezarlığın yanındaki vadinin eşsiz manzarası için bile buraya göz atabilirsiniz. Mezarlığı google mapste görmek için tıklayın. Rusya'nın ortasından kuzeyden güneye geçen Eski Ural Sıradağları'nda en ulaşılabilir nokta Yekaterinburg yakınlarıdır. Yekaterinburg, bölgedeki kasabaların en büyüğüdür ve bir merkez üssü görevi görmektedir. Buradan, daha az bilinen diğer kasabaları çok daha rahat keşfedebilirsiniz. Ural Dağları'na en yakın olan şehir ise, Perm'dir ve çoğu turist bu dağları keşfetmeye çıkmadan önce ilk olarak bu şehre uğramaktadır. Ayrıca bu şehir, Rusya'daki en canlı şehirlerden biri. Yani, sırf dağlara ulaşmak için bir üs olarak kullanmak yerine, şehri keşfetmek için de buraya uğrayabilirsiniz. Ural Dağları google mapste görmek için tıklayın. Rusya gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz daha birçok turistik ve tarihi yerlerden, şehirlerden, doğal güzelliklerden ve kasabalardan bahsetmek mümkün. Fakat ülkedeki en ünlü yerler arasında olan listedeki bu 14 yer ile eşsiz bir Rusya gezisi yapabilirsiniz. Tabi listedeki her yeri görmek pek mümkün olmasa da, ülkedeki zamanınıza ve zevkinize göre güzel bir bu noktalardan kendinize göre bir rota oluşturabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/sakaryada-nerede-kalinir/\"", "text": "Her mevsim farklı güzellikler sunan, doğa severler için eşsiz bir şehir olan Sakarya, konaklama bakımından çok fazla seçeneği olmayan şehirlerden. Daha çok otelleri ile popüler olan bu şehirde otel fiyatları genel olarak biraz pahalı. Bu yüzden, oteller yerine konukevlerine de mutlaka göz atın derim. Sakarya'da nerede kalınır ? adlı bu yazı ile, şehirdeki en ideal ve en iyi otellere göz atabilir, bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlık tercih edebilirsiniz. Bu şehirde otel fiyatları genel itibariyle 1 tık pahalı olduğundan 4-5 yıldızlı otellerden uzak durmak gerekir gibi bir izlenim oluşuyor. Fakat, 4-5 yıldızlı otellerin hemen hemen hepsinde booking. com aracılığıyla erken rezervasyon fırsatları ve ücretsiz rezervasyon iptali seçeneği bulunuyor. Yani, fırsat indirimi olan bir otele denk gelecek olursanız, çok daha uygun fiyata (%20'ye varan indirim) odalar bulabilir, rahatlıkla ücretsiz rezervasyonunuzu yapabilirsiniz. Rezervasyon yaptığınız oteli beğenmez veya daha iyi/uygun bir otel bulursanız da, yaptığınız rezervasyonu ücretsiz iptal edebilirsiniz. Fakat, tüm otellerin ücretsiz rezervasyonu olup olmadığını mutlaka kontrol etmekte de yarar var. Sakarya'da birçok otel bulunmasına rağmen aşağıdaki 7 otele göz atabilirsiniz. Bu oteller şehirdeki en ideal ve en ekonomik otellerden olduğu gibi, şehirdeki en çok tercih edilen otellerden. Sakarya'da kalınacak yerler arasında en ideal otellerden biri olan Arya Hotel, Adapazarı merkezinden bulunuyor. Adapazarı tren istasyonuna 12 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, şehirde uygun fiyatlı otel arayanların ilk göz atabileceği otellerden. Bu otelde, 220 TL'ye kadar çift kişilik odaları rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Sakarya'nın kuzuluk kaplıcalarına 25 km uzaklıkta bulunan bu otelin en güzel yanı, süper konuk değerlendirmelerine sahip olması. Konukların değerlendirmelerine ve 8.3 gibi yüksek bir puanına baktığınızda, bu otelin şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olduğunu görebilirsiniz. Sakarya'da nerede kalmalı ? sorusuna en güzel cevaplardan biri olan Limapark Hotel, Serdivan'da bulunuyor. Yani, şehir merkezine 5 dakikalık sürüş mesafesinde. Konum olarak süper merkezi bir yerde olmasa da, merkeze oldukça yakın. Sakarya'da lüks otel arayanların tercih edebileceği Ramada Hotel, süper lüks mimarisi ve odalarıyla, şehirdeki en popüler ve en iyi otellerden. Tabi fiyatı da 1-2 tık pahalı. Sınıflandırılmamış konaklama birimlerinden olan Sen Hotel, Sakarya'daki en şık ve en iyi otellerden. Süper lüks odaları ile hizmet veren bu otel, Atatürk Stadyumu'na 800 metre uzaklıkta bulunuyor. Yani, konum olarak oldukça merkezi bir yerde bulunmakta. Otel, en iyi fiyat/fayda oranına sahip Sakarya otellerindan biri. Oteli İncele & Fiyatlara Göz At. Şubat 2017'de açılmış olan bu konukevi 10 odasıyla hizmet veriyor. Süper şık ve modern odalarıyla bir hayli dikkat çeken bu konukevinde uygun fiyatlara çift kişilik odaları bulabileceğiniz tesislerden. Henüz yeni olduğundan dolayı ve süper güzel bir konuma sahip olduğundan gönül rahatlığıyla tercih edilebilecek konaklama birimlerinden. Sait Faik Abasıyanık parkına 8 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu konukevinde ücretsiz wifi, 24 saat resepsiyon ve aile odaları da bulunuyor. Yani, yeni otel diye endişe edilecek kötü bir yanı yok. Henüz birkaç konuğu ağırlamış olan bu konukevinin 8.8 gibi yüksek bir de puanı bulunuyor. Sakarya'da uygun fiyatlı bir konaklama birimi arıyorsanız tercih edilebilecek en ideal yerlerden diyebilirim. Oteli İncele & Fiyatlara Göz At. Sakarya'da nerede kalınır ? sorusuna bir diğer güzel cevap ise, bu süper şık ve modern Konukevidir. Atatürk Stadyumuna 2 km uzaklıkta bulunan bu Konukevi, konum olarak oldukça merkezi bir yerde bulunuyor. 25 odasıyla hizmet veren bu konukevinin en güzel yanı, uygun fiyatlı odalarının olmasıdır. Bu konukevi açılalı henüz 1 yıl olmasına rağmen, şehirdeki en popüler konaklama birimleri arasındaki yerini almış. Ayrıca 8.5 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanının olması da, bu konukevini tercih etmek için yeterli olacaktır. Sakarya'da nerede kalınır ? adlı bu yazıda merkezde ve merkeze yakın tavsiye edebileceğim oteller bunlardır. Tüm Sakarya otellerine ve konukevlerine göz atmak için buraya tıklayabilir, birkaç konaklama birimine daha göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/santorini-gezilecek-yerler/\"", "text": "Santorini Adası, bembeyaz evleri, eşsiz manzaraları ve tertemiz plajları ile Yunanistan'ın en güzel tatil destinasyonlarından biridir. Birbirinden eski tarihi yapıları ve antik kentleri ile de meşhur olan bu adada gezip görülecek birçok yer bulunuyor. Yunan Adaları arasında en havalı ve en güzel manzaraya ev sahipliği yapan Santorini Adası, daha çok balayı çiftlerinin lüks bir tatil planı yaptığı yerlerden biri olsa da, tek başına veya ailece seyahatler için de oldukça popüler olan noktalardan biridir. Ada, daha çok Fira ve Oia gibi beyaza bürünmüş yerleşimleri ile ünlüdür. Bu iki bölge, zaten adanın en güzel yerleri olarak biliniyor ve adadaki en eşsiz gün batımı manzarasına sahip. Fakat Santorini Adası, Fira ve Oia'dan çok daha fazlasıdır. Daha çok mavi çatılı evleri, kiliseleri ve diğer tarihi yapıları ile popüler olan Oia, Santorini Adası'nın en ünlü yerlerinden biridir. Eşsiz bir manzaraya ev sahipliği yapan bu bölge, daha çok balayı tatili için tercih ediliyor olsa da, adanın en sevilen bölgesidir. Bunun nedeni de, bölgenin sunduğu muhteşem manzaralardır. Özellikle gün batımı manzarası için güzel bir yer arıyorsanız, ilk olarak Oia'ya göz atın deriz. Kalderanın hemen dibinde olduğundan dolayı popüler olan bu bölge-köy, adanın kuzeyinde yer almakta. Yerli halkın \"Apanomerites\" olarak adlandırdığı bu yerleşim yerinde güneşlenmek veya yüzmek istiyorsanız da Armeni ve Ammoudi adlı plajlara göz atabilirsiniz. Bu bölgede gün batımını seyretmek için birçok seçenek bulunuyor. Mesela güzel bir restorana oturabilir ve gün batımının keyfini çıkarabilirsiniz. Fakat restoran seçimi yaparken dikkat etmenizde de yarar var. Manzara seyredeceğim diye turistleri seyretme ihtimaliniz de bulunmakta. Ayrıca \"Sunset in Oia\" adı verilen tekne turlarına katılarak güzel bir deneyim yaşayabilirsiniz. Biraz pahalı olsa da, Oia'da yapılacak en güzel şeylerden biridir. Eğer bütçemiz el veriyorsa, bu gün batımını izleyebileceğiniz otellerde de konaklayabilirsiniz. Zaten Santorini denince akla ilk gelen Oia olduğundan dolayı gönül rahatlığıyla bu bölgede konaklayabilirsiniz. Santorini'n güney ucunda Fira'ya 12 km uzaklıkta bulunan Oia, biraz daha lüks bir kesime hitap etmektedir. Bu bölgede yemek, otel, kafeler her şey diğer bölgelere nazaran biraz daha pahalı. Bu yüzden, adanın neresinde konaklarsanız konaklayın, düşük bütçede seyahat ediyorsanız, burada restoran seçimi yaparken dikkatli olun. Özellikle yüksek sezonda fiyatlar aşırı pahalı olabiliyor. Oia'ya ulaşım için yerel KTEL otobüslerini kullanabilir veya kalderanın yukarısındaki kayalıklardan geçen patikadan yürüyerek ulaşabilirsiniz. Araçlarınız ile seyahat ediyorsanız, Oia konumu için tıklayın. Not : Santorini Adası'nın en iyi balayı otellerini de bu bölgede bulabileceğinize emin olabilirsiniz. Tabi kesenin ağzının biraz açmak gerektiğini de unutmayın. Santorini'nin başkenti Fira, en az Oia kadar popüler ve güzeldir. kalderanın 300 metre yukarısındaki kayalıklarda bulunan beyaz badanalı kübik ev ve teraslardan, sarma şeritlerden, küçük meydanlardan ve mavi kubbeli kiliselerden oluşan Fira, Santorini Adası'ndaki tüm turistik noktalara en kolay ulaşabileceğiniz bölgelerden. Burası, adanın kalbi olarak bilinir ve küçük otellerden, lüks balayı otellerine, restoranlara, kafelere, hediyelik eşya dükkanlarına kadar bir turist için gerekli olan hemen hemen her şeye sahiptir. Birbirinden güzel manzaralara ev sahipliği yapan oteller, Oia'daki süper lüks tesislere nazaran birazcık daha uygundur. Ayrıca balayı veya romantik bir tatil planı yapmıyorsanız, Fira bölgesinde aradığınız zevkte ve bütçede konaklama birimini bulmak biraz daha kolay olacaktır. Fira'da merkez gezinizi tamamladıktan sonra ayrılmayın. Eski bir liman olan Ormos'a uğrayın. Hatta zamanınız varsa, oldukça popüler iki mahalle olan Firostefani ve Kontochori'ye de göz atabilirsiniz. Fira bölgesi de konaklama için en çok tercih edilen yerlerden. Oia'ya göre de bir tık ucuz olan bu bölgede birbirinden şık ve manzaralı otelleri bulabilirsiniz. Bir antik kente gidebileceğiniz en güzel yer Perissa Plajı'dır. Burada bulunan katırları kullanarak antik kente ulaşabilirsiniz. Plaj ve köyü, antik Thera'nın evi olan devasa kayanın dibindeki Mesa Vouno'nun eteğinde bulunmaktadır. Birbirinden güzel ve eğlenceli su sporları ile ünlü olan bu kumsalda 2 tane de dalış merkezi bulunuyor. Yani dalışa merakınız varsa buraya göz atabilirsiniz. Mayıs-ekim ayları arasında bir hayli kalabalık olan bu plaj, siyah volkanik kumlu sahili ile Santorini'nin en ünlü plajlarından biridir. Perissa Kumsalı yakınlarında bulunan birbirinden güzel otelleri bulabilirsiniz. Ayrıca fiyat konusunda diğer 2 yere göre biraz daha uygun denebilir. Günümüzde kalıntılarını görebileceğiniz bir tapınağın kemerinin adı olan Poseidon'dan alan Kamari de Santorini Adası'nın olmazsa olmazlarından diyebilirim. Birbirinden güzel ve renkli yapıları ile oldukça farklı bir manzara sunan Kamari'de en popüler yer ise, bir kaya kütlesi olan Mesa Vouno'nun bulunduğu plajdır. Çünkü bu plaj normalin aksine siyah kumlarla kaplı. Bunun en önemli nedeni ise volkanik yapısından dolayıdır. Bu plajın çevresi de oldukça hareketli. Yani otelleri, restoranları ve eğlence mekanlarını da bu plaj çevresinde fazlasıyla bulabilirsiniz. Doğal güzelliği sayesinde oldukça popüler olan bu bölge, Santorini adasının tarihini en iyi öğrenebileceğiniz yerdir. Bu bölgede bulunan plaj da adadaki en popüler plajlardan. Bu plaja ulaşmak için de Akrotiri de bulunan tekneleri kullanmanız gerekiyor. Eğer araç ile seyahat ediyorsanız, bu teknelere pek de ihtiyacınız olmayacaktır. Kızıl Kumsal plajında da dalış yapabileceğiniz bölgeler bulunmakta. Eğer dalışa merakınız varsa burada Şnorkelli dalış yapabilirsiniz. Yüzmek ve güneşlenmek için en iyi plajlardan biri olan Ammoudi Plajı, Oia bölgesinde bulunuyor. Yani bu bölgede plaja rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Bu plaj da dalış için oldukça ideal. Özellikle kayaların arasında dalış yapacak olursanız. Buraya gelen turistlerin büyük bir bölümü yüzmek için Liman bölgesi tarafını kullanıyor. Fakat bu liman tarafını geçtikten sonra da yüzebileceğiniz güzel bir kaç nokta bulunmaktadır. Bölge içerisinde bulunan Nea Kameni ile popüler olan bu bölge de en az Oia ve Fira kadar popüler. Birbirinden güzel beyaz evleri ve eşsiz manzarayı da burada bulabiliyorsunuz. Deniz manzaralı otelleri ve restoranları ile popüler olan bu bölgede de konaklama konusunda istediğinizi bulabiliyorsunuz. Fiyatlar adanın diğer bölgelerine nazaran uygun. Santorini Adası'nın bir diğer güzel plajı ise, yelkencilik ve yatçılık için tercih edilebilecek bu Vlychada Plajı'dır. Siyah kumsal ve masmavi suyu ile turistlerin en uğrak yerlerinden. Santorini'nin güney kısmında bulunan bu plaja da zamanınız varsa bir göz atın deriz. M. Ö. 9. yüzyılda bulunmuş olan bu yerleşim yeri, Mesa Vouno Dağı'ndaki bir sırt üzerinde, felaketin patlamasından uzun bir süre sonra kuruldu ve önümüzdeki 800 yıl boyunca iskan edilmiştir. Kalıntılar ilk önce 1896'da Alman Friedrich Hiller von Gaertringen tarafından, daha sonra da 20. yüzyılın ikinci yarısında iki kez keşfedilmiştir. Antik kentlere merakının varsa, bu tarihi siteyi de listenize ekleyebilirsiniz. Fira'nın 12 kilometre güneybatısında bulunan Akrotiri yerleşim alanı, M. Ö. 16. yüzyıl volkanik patlamasının ardından lav altına gömülmüş. Site, Santorini'nin patlak vermeden önce gelişen ve müreffeh bir ada olduğunu ve muhtemelen nakliye ve ticaretten yaşadığını kanıtlayan çok seviyeli binalar, seramik ve drenaj sistemleri kalıntılarına sahiptir. Santorini'nin Kuzey Afrika ile olan bağlantıları, evlerini dekore eden olağanüstü fresklerden çıkarılabilir. Akrotiri kalıntılarının bulunduğu bu alan, günümüzde turistlerin en favori bölgelerinden. Adaya sadece plajlar ve güneş için bir gezi planlamadıysanız, bu tarihi siteyi de listenize ekleyebilirsiniz. Imerovigli, Oia veya Fira kadar popüler olmasa da, Santorini Adası'nın en bilindik bölgelerinden biridir. Beyaz badanalı Kiklad evlerini kalderanın kenarı boyunca uzanmış ve eşsiz bir manzara sunmaktadır. Imerovigli de tıpkı Oia ve Fira gibi gün batımı manzaraları ile ünlüdür. Ayrıca burası, adada konaklayabileceğiniz en uygun fiyatlı bölgelerden biridir. Burada bulunan evlerin birçoğu, uçurumlarda oyulmuş yapılardan oluşmaktadır. Tabi bu yapıların çoğu, zarif şekilde dekore edilmiş butik otellerden oluşmaktadır. Burası daha çok farklı bir gün batımı manzarası seyretmek isteyen turistlerin favori adreslerinden. Tabi kasabada yapılacak birkaç turistik aktiviteyi de rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Skaros Kalesi olarak da bilinen bu yer, Imerovigli'den rahatlıkla ulaşabileceğiniz turistik bir noktadır. Skaros Kalesi, Orta Çağ Santorini'sinin Venedik'teki beş müstahkem yerleşim yerinin en önemlisiydi ve bir zamanlar yüzlerce evi varmış. 17. yüzyılda, Kolumbo yanardağının su altında patlamasından kaynaklanan bir depremden sonra terk edilmek zorunda kalınmış. Günümüzde daha çok manzarası için tercih edilmektedir. Fakat, çok daha iyi manzaraları bulabileceğinizden dolayı, eğer Imerovigli'ye gitme gibi bir planınız yoksa, sadece bu kaya için de buraya kadar gitmeye değmeyebilir. Fakat Imerovigli'deyseniz mutlaka buraya da bir göz atın deriz. Pyrgos, 1800'lü yıllara kadar Santorini'nin başkenti olarak bilinirdi. Adanın tam ortasında bulunan bu Pyrgos Köyü, orta çağdaki bir tepe kalesinin kalıntıları etrafında inşa edilmiş beyaz badanalı Kiklad evlerinden oluşmaktadır. 2004'ten beri, küçük, şık restoranların ve butik otellerin açılmasıyla lüks turizme hizmet vermeye başlamış olan bu köy, son yıllarda adadaki turist trafiğinin en fazla artış yaşandığı yerlerden biridir. Özellikle lüks balayı otelleriyle, sunduğu eşsiz manzara ve güzel bir tatil ile, göz atılabilecek bir tatil beldesidir. Ada her ne kadar Oia ve Fira'nın sunduğu eşsiz gün batımı manzaraları ile ünlü olsa da, bu adanın gece hayatı da en az adanın turistik yerleri kadar heyecanlı ve ünlüdür. Adanın gece hayatı için tercih edilebilecek birçok bölgesi bulunuyor. Tabi bu tam olarak ne aradığınıza göre değişiklik göstermektedir. Eğer Plaj barları, kulüpleri ve partileri arıyorsanız, Perissa/Perivolos plajlarına göz atmanız gerekiyor. Plaj partilerinin büyük bir bölümü, bu iki plajda gerçekleşmekte ve genç turistler arasında oldukça ünlüdür. Eğer romantik bir bar veya kokteyl barı arıyor, partilerle çok fazla aranız yoksa, Fira ve Oia bölgelerine göz atabilirsiniz. Bu iki bölge de, birbirinden güzel ve kaliteli romantik barlara ev sahipliği yapmaktadır. Fakat Oia'da bulunan barların büyük bir bölümü manzaralı olduğundan fiyat konusunda biraz abartılmaktadır. Tabi bütçe sıkıntınız yoksa, en havalı ve lüks romantik barları Oia'da fazlasıyla bulabilirsiniz. Bunlardan \"Lioyerma Pool Bar\" adı verilen mekana göz atabilirsiniz. Özellikle balayı çiftlerinin tercih ettiği mekanlardan biridir. Fira bölgesinde romantik ve güzel bir mekan için Palia Kameni, Kira Thira Jazz Bar, Crystal, Franco's, Tango gibi mekanlara göz atabilirsiniz. Santorini Adası'nın başkenti Fira Bölgesi, adanın en iyi eğlencelerine de ev sahipliği yapar. Geceler barlarda 3'e kadar devam ederken, gece kulüplerinin çoğu 6-7'e kadar açıktır. Fira'da parti için bar, gece kulübü arıyorsanız da, Two Brothers, Murphys, Highlander ve Tropical adlı mekanları inceleyin derim. Fira'nın, hatta Santorini Adası'nın en sevilen ve en bilinen mekanlarıdır ve turistler arasında oldukça popülerdir. Tabi sert parti arıyorsanız da, aradığınızı Enigna, Koo Club ve Mamounia adlı mekanlarda bulabilirsiniz. Aşağıdaki zonic tv'ye ait video ile adayı çok daha iyi görebilirsiniz. Santorini'de konaklama için birçok seçenek bulunmakta. Bu yüzden bu adayı ne amaçla ziyaret ettiğiniz oldukça önemli. -Balayı veya romantik bir tatil planı mı yapıyorsunuz ? o zaman tercih edeceğiniz bölge Oia ve Imerovigli bölgeleri olmalı. Bu bölgelerde aradığınız zevkte ve bütçede konaklama birimlerini bulabilirsiniz. Ayrıca bu iki bölge en iyi manzaraya sahip bölgelerdir. -Gece hayatı için de bir planınız var ve ayrıca romantik bir tatil planı yapıyorsunuz, o zaman tercih etmeniz gereken bölge Fira diyebiliriz. -Santorini'de en ucuza konaklayabileceğiniz bir yer mi arıyorsunuz ? o zaman Firostefani bölgesine mutlaka göz atın deriz. -Aile olarak seyahat ediyorsanız da Kamari bölgesini tercih edebilirsiniz. Daha çok çocuklu aileler için ideal olan bu bölgede aradığınız zevkte ve bütçede konaklama birimlerini bulabilirsiniz. Ayrıca Santorini'nin turistik yerlerine de yakın olursunuz. Santorini Adası'ndaki turistik yerlerin büyük bir bölümü bu 13 yerden oluşmaktadır. Listeye birkaç noktayı daha eklemek pekala mümkün. Fakat, aracınız yoksa ve sınırlı zamanınız varsa, adayı keşfetmenin çok kolay olmayacağını da unutmayın. Otobüsler sadece belirli yerlere kadar gidiyor. Bazı yerlere uzun yürüyüşler sonrasında ulaşıyorsunuz. Bu yüzden de, ilk olarak kolayca ulaşabileceğiniz bu 13 yere göz atın. Daha fazla zamanınız kalırsa da, diğer görülecek noktalara göz atabilirsiniz. Santorini Adası, konaklama konusunda Rodos ve Mykonos Adası'na göre biraz daha pahalı olmasının yanı sıra, lüks bir gezi sunmaktadır. Bu yüzden, bütçeli bir Santorini gezi planı yapıyorsanız, Oia bölgesinden uzak durmanızda da yarar var. Restoran, otel veya kafeler için Oia yerine, diğer bölgeleri tercih edin. Oia'ya sadece gün batımı manzarası için gidin yeter. Yeme içme için Fira ve Firostefani bölgelerini tercih edebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/sapancada-nerede-kalinir/\"", "text": "Doğası ile turistlere eşsiz bir deneyim sunan Sapanca, çok büyük bir yer olmasa da konaklama bakımından birçok seçenek sunuyor. Sapanca'da daha çok villaları ve dağ evleri ile konuklarını ağırlasa da, birbirinden iyi reytinge sahip otelleri ile de, konaklama bakımından otel tercih edeceklere güzel seçenekler sunuyor. Sapanca'da nerede kalınır ? adlı bu yazıda, bölgenin en çok tercih edilen, en iyi fiyat/fayda oranına sahip ve en güzel konuk değerlendirmesine sahip otelleri, villaları, tatil evleri ve dağ evleri arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Sapanca, konaklama konusunda Türkiye'nin en kaliteli tesislerine ev sahipliği yapan yerlerden. Bu yüzden burada orta bütçeli normal bir otelde veya villalarda gönül rahatlığıyla konaklayabilirsiniz. Sapanca Gölü'ne 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu villa, eşsiz dağ manzarası ile yemyeşil bir alan içerisinde bulunuyor. Kırkpınar bölgesinde doğayla iç içe olan bu tesisin bir de açık yüzme havuzu bulunuyor. Villadaki ücretsiz bisiklet ile eşsiz bir doğa turuna çıkabilir, aradığınız huzuru burada bulabilirsiniz. Çamaşır makinesinden şömineye tam donanımlı mutfaktan verandaya, tesiste aradığınız ve ihtiyacınız olabilecek her şeyi bulabiliyorsunuz. Sezonuna göre fiyatlar süper değişiklik gösterse de, fiyatlar erken rezervasyonlar ile çok daha uyguna geliyor. Erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak çok daha uygun fiyatlı odaları bu tesiste bulabilirsiniz. Tesiste restoran ve havaalanı servisi olması da oldukça güzel. Bunun yanında otelin almış olduğu 9.7 gibi süper yüksek bir puanı olması da, bu tesiste rezervasyon yapmak için yeterli olacaktır. Sapanca'ya 4 km uzaklıkta bulunan Kırkpınar'da yer alan bu tesiste ister tek kişi, ister çift kişi isterseniz de 5-6 kişilik gruplarla veya aile olarak konaklayabiliyorsunuz. Sapanca Gölü'ne 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu tesis, Sapanca'da nerede kalınır ? sorusuna oldukça güzel bir cevap olacaktır. Tesisin hemen dışındaki havuz, yemyeşil bir manzara ve süper müşteri değerlendirmesi, bu tesisi tercih etmek için yeterli olacaktır. Bu tesisteki oda fiyatları sezona göre süper farklılık gösteriyor. Fakat, nisan mayıs ayları için gecelik çift kişilik odaların fiyatları sezona ve erken rezervasyona göre süper değişiklik göstermekte. Tabi, erken rezervasyonlarda az da olsa fırsat indirimlerinden yararlanmak mümkün. Tesisin almış olduğu 8.6 gibi yüksek bir puanı olması da, gönül rahatlığıyla bu tesiste konaklamak için yeterli olacaktır. Sapanca'da nerede kalınır ? sorusuna lüks bir cevap olan Richmond Hotel, 5 yıldızlı konfor arayanların tercih edebileceği en ideal otel. Eşsiz bir göl ve orman manzarasına sahip bu otel, sauna ve buhar odaları bulunan spa merkezi ile popüler. Sadece yetişkin kabul eden bu otel, göl kıyısındaki konumu ile, Sapanca'da tercih edilebilecek en ideal otellerden. Ayrıca, bu otelde erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak %25'e varan indirimlerden yararlanmak da mümkün. Bu yüzden, 5 yıldızlı bir otel diye es geçmeyin. Fiyatlara ve fırsat indirimlerine mutlaka bir göz atın derim. Bu otelde çift kişilik odalar yüksek sezonda biraz pahalı. Fiyat bakımından biraz pahalı olduğu için, sadece lüks otel arayanların tercih edebileceği bir otel. Otelin 8.5 gibi yüksek bir puanı olması da, düşünmeden bu otelde rezervasyon yapmak için yeterli olacaktır. Sapanca'daki en iyi fiyata sahip otellerden biri olan Şenler Hotel, Sapanca Gölü kıyısında, Sapanca merkeze 10 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani konum olarak tereddütsüz tercih edilebilecek otellerden. Gölün yüzme ve piknik alanına 50 metre uzaklıkta bulunan bu otel bölgenin en uygun fiyatlı otellerinden. Otelin erken rezervasyon fırsatlarının olması ise, çok daha uygun fiyata odalar bulabileceğiniz anlamına geliyor. Sapanca'daki en çok aktiviteye sahip otellerden biri olan Şenler Otelde, Paintball, ATV Safari ve tekne turlarına ek bir ücret karşılığında katılabiliyorsunuz. Daha çok genç çiftlerin tercih ettiği otellerden biri olarak bilinse de, yalnız seyahat edenler için de oldukça ideal bir otel denebilir. 18 odasıyla hizmet veren bu butik otelin süper olumlu konuk değerlendirmelerinin olması ve 8.6 gibi yüksek bir puana sahip olması, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Sapanca Gölü kıyısına 2 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, bölgenin en renkli otellerinden. Göl ve dağ manzarasına sahip bu otel, yemyeşil bir alan içerisinde bulunuyor. Göl kenarındaki manzaralı restoranıyla dikkat çeken bu otelin oda ücretleri Sapanca geneline göre uygun. Binicilik, ATV ve bisiklet kiralama olanakları otele 3 km uzaklıkta bir alanda bulunmakta. Süper olumlu konuk yorumlarına sahip bu otelin almış olduğu 8.0 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı olması da bu oteli incelemek için yeterli olacaktır. Sapanca Gölü'ne 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, kuş parkına araçla 5 dakika uzaklıkta bulunuyor. Konum olarak oldukça ideal bir otel olan NG Sapanca, lüks otel arayanların tercih edebileceği en ideal otellerden. Yemyeşil bir orman ile çevrili olan bu otel lüks ve şık odalarıyla oldukça popüler. Otelin süper konuk değerlendirmesine sahip olması da, bu otelin en iyi fiyat/fayda oranına sahip oteller arasında olduğunun en önemli kanıtı. Binicilik, yürüyüş, balıkçılık, rafting, paintball, cip safari ve kano gibi tur organizasyonları yapılan bu otelde, süper bir tatil geçirebilirsiniz. Otelin 8.2 gibi yüksek bir puanı olması da, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Sapanca'da uygun fiyatlı otel arayanların tercih edebileceği en ideal otellerden olan Room Room Hotel, şehirdeki en popüler otellerden. Sapanca Gölü'ne yürüyerek 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel şık ve zarif odalarıyla dikkat çekiyor. Dağ manzaralı terası ile konukların ilgisini kazanmış bu otel, Sapanca'daki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden. Konum olarak Kırkpınar sahile yakın bu otelin almış olduğu 7.8 gibi yüksek bir puanı olması da, bu fiyata bu otelde konaklamak için yeterli olacaktır. Sapanca'da nerede kalınır ? adlı bu listedeki konaklama birimleri, bölgenin en çok tercih edilen ve en iyi konuk değerlendirmesine sahip konaklama birimleri diyebilirim. Sapanca'da farklı bir atmosfer ve otantik bir konaklama türü olsun diyorsanız, mutlaka Villaları tercih edin derim. Fiyat bakımından bölgedeki oteller ile arasında pek fark olmayan bu villalar, samimi ve huzurlu atmosferi ile en ideal seçim olacaktır."} {"url": "https://gezicenga.com/sentosa-adasi-singapur/\"", "text": "Sentosa Adası, Singapur gezilecek yerler listenize mutlak eklemeniz gereken, en turistik bölgelerden biridir. Genelde küçük çocuklu ailelerin en çok tercih ettiği yerlerden biri olan bu ada ayrıca, eğlenceli bir Singapur gezisi planlayanların da en çok tercih ettiği yerlerden biridir. Singapur'da nerede konaklayacağınıza henüz karar veremediyseniz Singapur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak bölgelere özel konaklama birimlerine göz atabilir ve hangi bölgenin çok daha elverişli ve uygun konaklama birimlerine sahip olduğunu öğrenebilirsiniz. Singapur'da bulunan en ideal konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Ada etrafında ücretsiz servis veren otobüsler ile adanın birçok yerini rahatlıkla dolaşabilirsiniz. 1. Sualtı Dünyası : Underwater World, hem adanın hem de Singapur'un en turistik yerlerinden biridir. 2.500'den fazla balığa ev sahipliği yapan Underwater World 'da, ayrıca yunusların şovunu, ek bir ücret ödeyerek izleyebilirsiniz. 2. Evrensel Stüdyo :Birçok canlı gösterinin yapıldığı bölgede, birçok Hollywood filmleri de çekilmiştir. Çocuklar için daha cazip olmakla birlikte, parkın büyüklüğü ve çeşitliliği sayesinde, herkes için çekici olabilmektedir. 3. Sentosa Plajları : Adanın, temiz plajları ve canlı gece hayatı ile daha çok popülerdir. Birçok ziyaretçi için farklı plaj seçenekleri bulmak mümkündür. Sakin bir yerde uzanıp kitap okuyabileceğiniz plajlar olduğu gibi, gündüz partilerinin veya gece partilerinin olduğu plajlarda bulmak mümkündür. 4. Skyline Luge : Adada bir noktadan diğer bir noktaya ulaşmak için en popüler ve en heyecanlı ulaşım araçlarından biridir. Teleferik tarzında olan bu kablolu kızaklar ile ada üzerinde muhteşem bir manzara seyredebilirsiniz. 5. Tiger Sky Tower : 131 metre uzunluğu ile Singapur'un en yüksek görüntüleme kulesidir. Kuleden 360 derecelik bir açıyla Singapur'un nefes kesen manzarasını seyredebilirsiniz. Bilet fiyatları yaklaşık 15SGD'dır. 6. Casino : 49 hektarlık büyük bir alana kurulan bu casino, hem turistlerin hem de lokal halkın en uğrak yerlerinden biridir. 2010 yılı başlarında açılan bu casino farklı bir deneyim arayanlar için ideal yerlerdendir. 7. Singapur Butterfly & İnsert Kingdom : Dünya'nın dört bir yanından getirilen 3.000'den fazla böceğe ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca birçok yılan, kertenkele ve sürüngenlere ev sahipliği yapmasının yanında, birçok orman papağını da görmek mümkündür. 8. Sentosa Doğa Keşfi : Çocuklu aileler ve doğa severler için bir diğer önemli etkinlik Sentosa Doğa Keşfidir. Orman, farklı bitki örtüleri, ağaçlar ve yaban hayatı ile görülmeye değer yerlerden biridir. Adaya, için en iyi yol, kuzey-doğu MRT ile Harbor Front İstasyonuna gitmektir (CC29 Vivocity Shopping Mall). Daha sonra alışveriş merkezi içinde L Lobby Level 3'e çıkarak adaya giden monorailleri bulabilirsiniz. Trenler genelde 10 dakikada bir çalışmaktadır. Konum için tıklayın."} {"url": "https://gezicenga.com/sidede-nerede-kalinir/\"", "text": "Antalya'nın en güzel tatil beldelerinden biri olan Side'de konaklama fiyatları süper pahalı olabilmekte. Özellikle haziran ve temmuz aylarında burada istediğiniz oteli bulmak bir hayli zor. Az biraz araştırma ile Side otelleri arasında uygun oteller bulmak da mümkün. Tabi, 1-2 ay öncesinden rezervasyon yapmadığınız takdirde, istediğiniz otelde, istediğiniz fiyata konaklamak pek mümkün olmuyor. Side'de nerede kalınır ? adlı bu yazı ile bölgedeki en ideal ve en uygun otel tavsiyelerine göz atabilir, erken rezervasyon fırsatları ile çok daha uygun fiyata konaklayabilirsiniz. Side'de konaklama için birçok seçenek bulunmakta. Bunlardan en popüler ve en uygun olanları butik oteller veya villalar olsa da aşağıdaki tüm konaklama birimlerine ve bu konaklama birimlerinin bulunduğu bölgeye yakın diğer konaklama birimlerine göz atabilirsiniz. Plaja 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, Side'deki en çok tercih edilen 10 otelden biri. Süper modern havası ve samimi atmosferiyle konuklara eşsiz bir tatil deneyimi sunan Sunbird hotel, uygun fiyatlara otel arayanlar için oldukça ideal. Yaz aylarında bu otelde 300-500 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Özellikle 2 ay öncesinden rezervasyon yaptırdığınız takdirde çok daha uygun fiyatlara bu otelde oda bulabilirsiniz. Kalabalık aile odaları ile popüler olan bu otel, Antalya havaalanına 60 km uzaklıkta bulunuyor. Side'deki en güzel otellerden biri olan Risus Hotel, özel plaj alanına 10 dakika yürüme mesafesinde ve merkeze ise sadece 1 km uzaklıkta bulunuyor. Yani, konum olarak oldukça ideal otellerden. Bungalov odaları ile popüler olan bu otelde yaz aylarında 250 TL'ye kadar çift kişilik odaları bulabiliyorsunuz. Yani, Side'de bulabileceğiniz en ucuz otellerden. Fakat, otelin ucuz olması sizi endişelendirmesin. Süper modern havası ve 8+ gibi yüksek bir puanı ile, ödediğiniz ücrete değeceğini görebiliyorsunuz. Plaja 5 dakikalık yürüyüş mesafesinde bulunan Side Hill Hotel, deniz ve havuz manzaralı odalarıyla ile popüler. Her dairede tam donanımlı mutfak ve mutfağın içerisinde de ihtiyacınız olabilecek hemen hemen her şey mevcut. Güneşlenme terası ve hamamı olan bu apart otelin dairelerini yaz aylarında 300 TL'ye kadar bulabilirsiniz. Özellikle erken rezervasyonlarda süper indirim fırsatlarıyla çok daha uygun fiyatlara bu apart otelde kalmak mümkün. Bu apart otelin en güzel yanı kredi kartı olmadan rezervasyon yapabiliyor olmanız. Yani, gitmek istediğiniz tarihlerdeki fiyat hoşunuza gittiyse hemen ücretsiz olarak bir rezervasyon yapın. Daha sonradan çok daha iyi veya çok daha uygun bir otel bulabilirseniz, rezervasyonunuzu iptal edebilirsiniz. Side otelleri arasında konum olarak en güzel yere sahip olan Kleopatra Beach Hotel, Side Antik Kenti, Side tiyatrosu ve müzesine 300 metre, Apollon Tapınağı'na 400 metre uzaklıkta bulunuyor. Yani, tatile gelmişken tarihe ve turistik yerlere de merakınız varsa, Side'de ilk düşünülmesi gereken otel Kleopatra Beach Hotel'dir. Şehir, deniz ve bahçe manzaralı odaları ile popüler olan bu otelde, yaz aylarında 350 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulabilirsiniz. Ayrıca, merkeze 200 metre uzaklıkta olması da, rezervasyon yapmadan önce dikkate almanız gereken faktörlerden. Side'nin tam merkezinde yer alan Aura hotel, eşsiz bir manzaraya sahip terası ile popüler. Side Antik Kenti'ne ve Side Müzesi'ne 7 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelde, yaz aylarında 350 TL'ye kadar çift kişilik odaları rahatlıkla bulabilirsiniz. Özellikle 2 ay öncesinden bu otelde rezervasyon yapacak olursanız, çok daha uygun fiyatlara oda bulmak mümkün. Plaja 2 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, Side'nin lüks otelleri arasında süper popüler otellerden. Kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri açık büfe tarzında sunulan bu otelin gecelik çift kişilik odalarını yaz aylarında 900 TL'ye kadar bulabilirsiniz. Diğer otellere nazaran 1-2 tık pahalı olan VONRESORT, en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden. Denize 200 metre uzaklıkta bulunan Alegria hotel, Side'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden. Yaz aylarında bu otelde 600 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Özellikle booking. com aracılığıyla süper indirim fırsatları oluyor. Bu yüzden, 1 dakikalığına da olsa bu otele mutlaka bir göz atın derim. Side'de nerede kalınır ? adlı bu yazıdaki listeye eklenebilecek daha birçok otel bulunuyor. Fakat, tercihin kolay olması adına, bu 7 otel, her bütçeye ve her zevke uygun otellerden."} {"url": "https://gezicenga.com/silede-nerede-kalinir/\"", "text": "İstanbul'a yakın tatil ve turistik bölgelerden biri olan Şile, İstabulluların favori tatil bölgelerinden. Birbirinden güzel plajları, yemyeşil ormanı ve doğal güzellikleri ile daha çok tercih edilen bu tatil kasabasında bütçenize uygun konaklama birimini rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Fakat Şile'de konaklama birimi oldukça sınırlı olduğundan doğru tesis tercihi de oldukça önemli. Şile'de nerede kalınır ? adlı bu yazı ile bölgenin en ideal, en iyi konuk değerlendirme puanına sahip ve en popüler olan 4 oteli arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlıkla bulabilirsiniz. Öncelikle Şile'ye gideceğiniz tarihi iyi seçmeniz gerektiğini bilin. Şöyle ki, eğer bahar aylarında gidecek olursanız sezon açılmamış olacak ve birçok tadilat, restorasyon çalışması ile karşılaşacaksınız. Bunun yanında plajlarda bahar mevsimi için uygun olmayacağından dolayı, boş yere gitmiş olacaksınız. Eğer Şile'de güzel bir tatil planı yapıyorsanız yaz aylarını tercih edin ve mümkünse hafta içini. Çünkü hafta sonu günübirlik olarak Şile'ye giden çok fazla İstanbullu olduğundan plajlar mahşer alanı gibi oluyor. Şile'de konaklama için birçok otel ve diğer konaklama birimlerini bulmak mümkün. Fakat hem fiyat hem de konfor bakımından çok fazla düşük seviyede tesis olduğundan dolayı az da olsa konaklama için araştırma yapmanızda yarar var. Şile'nin en şık ve lüks otellerinden biri olan Phellos Suites, Şile sahilinde bulunan en popüler otellerden. Plaja 2 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelde Türk hamamı ve sauna gibi imkanlardan yararlanmak da mümkün. Şile'nin merkezine yürüme mesafesinde olan bu otelin oda ücretleri ise yüksek sezonlarda 450-650 TL arasında değişmektedir. Diğer Şile otellerine nazaran 1 tık pahalı olsa da, sağladığı imkanlarla ve sunduğu hizmetler ile bölgedeki en ideal otellerden biri. Otel tam olarak Şile Kalesi ve Yat Limanı'nın hemen yanında bulunuyor. Yani konum olarak bölgedeki en ideal otellerden biri. Bunun yanında otelin süper olumlu konuk yorumları bulunuyor. Gerek temizlik, gerekse hizmet ve kalite bakımından konukların büyük bir çoğunluğunu tatmin etmiş otellerden. Zaten otelin almış olduğu 8.9 gibi süper yüksek bir değerlendirme puanı olması da bunun en önemli kanıtı. Bu oteli incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Yemyeşil ağaçlarla çevrili bu tesis Şile Nehri'nin tam kıyısında yer alıyor. Ağva, Riva ve Sabiha Gökçen Havaalanına ortalama 5-15 dakika sürüş mesafesinde olması otelin en büyük artılarından. Bu otelin en güzel yanı da kredi kartı olmadan rezervasyon yapabiliyor olmanız. Yani hemen şimdi rezervasyonunuzu yapabilir ve bu otelden daha iyi veya daha uygun bir otel bulabilirsiniz de rezervasyonunuzu ücretsiz olarak iptal edebilirsiniz. Otelin erken rezervasyon fırsatları da olduğu için kredi kartı olmadan rezervasyon yapabiliyor olmanız gayet güzel. %25'e varan fırsat indirimlerine denk gelecek olursanız çok uygun fiyatlara odaları bu otelde bulabilirsiniz. Otelin 9.2 gibi süper yüksek bir değerlendirme puanı olması da oldukça güzel. Bu oteli incelemek veya kredi kartı olmadan ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Şile'de nerede kalınır ? sorusuna en ideal cevaplardan biri olan Fener Motel, bölgenin en popüler konaklama birimlerinden. Ağlayan Kaya Plajı'na sadece birkaç dakika yürüme mesafesinde bulunan tesisin en büyük artılarından biri oda ücretlerine sabah kahvaltısı ve akşam yemeğinin dahil olması. Şile'deki diğer konaklama birimlerine nazaran oda ücretlerinin biraz daha uygun olduğu söylenebilir. Özellikle 1-2 ay öncesinden rezervasyon yapacak olursanız, çok daha uygun fiyatlara bu tesiste odaları bulabiliyorsunuz. Deniz manzaralı odalarıyla da bir hayli popüler olan tesisin bir de açık yüzme havuzu bulunuyor. Ayrıca otelin Şile Limanı'na 1.5 km uzaklıkta olması ve 8.3 gibi yüksek bir değerlendirme puanı almış bu tesisi incelemek için en önemli özelliklerden. Tesisi incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Şile'de en uygun fiyatlı otellerden biri olan Violet Park, Şile merkeze 4 km uzaklıkta olsa da, tercih edilebilecek ideal otellerden. Eğer bütçeli bir Şile tatili planlıyor ve sessiz sakin bir bölgede konaklamak istiyorsanız, Violet Park bunun için en ideal yerlerden olacaktır. Otelin almış 7.6 gibi güzel bir puanı olması da tesisin en büyük artılarından. Otelin açık yüzme havuzu olduğu gibi çoğu odalar dağ manzaralıdır. Herkesin sevemeyeceği otellerden biri olsa da, bütçeli otel arayanların ilk göz atması gereken otellerden denebilir. Otel incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Şile'de nerede kalınır ? sorusu için tavsiye edebileceğim en ideal ve en popüler 4 konaklama birimi bunlardan ibaret diyebilirim. Aradığınız zevkte veya bütçede tesisi listede bulamadıysanız tüm Şile otellerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/singapur-botanik-bahcesi/\"", "text": "Singapur Botanik Bahçesi, Asya'nın en büyük botanik bahçelerinden biri olarak biliniyor. Bu bahçeyi detaylı bir şekilde gezmek en az 4-5 saatinizi alacaktır. Ancak, bu park için 1-2 saatten fazla zaman harcamamanızı tavsiye ederim. Zaten Singapur, genel olarak aşırı sıcak olduğundan dolayı, bitkiler arasında sıcaktan çabuk bunalabiliyorsunuz. Singapur'un bu güzel cennet bahçesinde, şelaleler, havuzlar, yemyeşil yürüyüş yolları ve göller tüm güzelliğiyle ziyaretçileri ağırlıyor. Singapur'un en bilinen caddelerinden biri olan Orchard caddesine de 5-10 dakika yürüme mesafesinde olması, bu bahçeyi daha da çekici kılıyor. Singapur'da nerede konaklayacağınıza henüz karar veremediyseniz Singapur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak bölgelere özel konaklama birimlerine göz atabilir ve hangi bölgenin çok daha elverişli ve uygun konaklama birimlerine sahip olduğunu öğrenebilirsiniz. Singapur'da bulunan en ideal konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Bahçenin dört farklı girişi bulunuyor. Bu girişler arasında en çok tercih edilen giriş ise, Nassim girişi olarak bilinmekte. 06:00-00:00 saatleri arasında açık olan bu bahçenin en güzel yanı ise, girişlerin ücretsiz oluşudur. Parkın her girişinin hemen önünde bulunan küçük mağazalardan veya bahçe içerisinde, Botanik Bahçesi'nin haritasını alabilirsiniz. Bu harita ile, gideceğiniz yerleri çok daha rahat belirleyerek, görmek istediğiniz bitkilerin nerede bulunduğunu öğrenebilirsiniz. Bahçeyi her ne kadar kafanıza göre gezmenizi tavsiye ediyor olsam da, Cool House adlı camlı bölüme uğramayı unutmayın. Bahçede en serin yer olan bu bölüme, sıcaktan aşırı bunaldığınızda veya Singapur sıcağında yaşayamayacak bitkilerin, sera içerisinde bu nemli yerde nasıl hayat bulduğunu görmek için gidebilirsiniz. Bahçede mutlaka görmenizi tavsiye edebileceğim bir diğer yer ise, Celebrity Garden'dir. Ünlü isimlerin ziyaretleri sonrasında, bazı çiçeklere o ünlülerin isimleri veriliyor. Bu iki yerin dışında görebileceğiniz diğer yerler ise, zencefil bahçesi, bonsai bahçesi, kaktüs bahçesi ve evrim bahçesi gibi, birbirinden faklı birbirinden faydalı bitki çeşitlerini görebileceğiniz bölümler de yer almakta. Tabi, bahçenin en önemli ve en sevilen bölümü Orkidelerin olduğu bahçedir. Hatta, bazı turistler bahçenin diğer yerler ile pek ilgilenmeyip, direkt olarak buraya gelmekte. Dünyanın birçok yerinde bulunmayan orkide çeşitleriyle meraklılarını ağırlamakta. Singapur'un en huzurlu en sakin yerlerinden biri olan bu bahçe, Singapur gezilecek yerler listenize ekleyebileceğiniz oldukça güzel yerlerden. Bahçede birçok restoran, cafe, hediyelik eşya alabileceğiniz yer, içecek bir şeyler satın alabileceğiniz stantları bulmak mümkün. Bi Tavsiye : Bu eşsiz bahçede 2 saatten fazla zaman geçirmeyi planlıyorsanız, yanınıza uzun kollu sizi üşütmeyecek bir mont tarzı bir şey alın derim. Çünkü, Singapur'da maalesef hemen hemen her yerde klimaları son ayara kadar açarlar ve bu aklınıza gelebilecek her yerde böyledir. İşte bu yüzden serinlemek için girdiğiniz mekanlardan hasta olup çıkmamak için uzun kollu bir şeyler giyip, klimalara da dikkat etmeniz de yarar var. Bahçe, Singapur'un en popüler caddelerinden biri olan Orchard caddesine 5 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Bu yüzden, şehir merkezine yakın bir yerlerde bulunuyorsanız, hiçbir ulaşım aracına ihtiyacınız olacağını sanmıyorum. Konum için tıklayın. Botanik bahçeleri giriş ücreti : Bahçeyi ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz. Ancak, bahçe içerisinde bulunan bazı özel çiçeklerin yer aldığı bölümleri görmek için cüzi bir ücret ödüyorsunuz. Tüm yeşilliği ve doğallığı ile, oldukça ilgi çekici yerlerden biri olan bu botanik bahçeleri, Singapur'un en turistik yerlerinden biri olarak bilinmekte. Bu yüzden, Singapur'a kadar gelip de bu bahçeyi görmeden Singapur gezinize son vermeyin derim."} {"url": "https://gezicenga.com/singapur-gece-hayati/\"", "text": "Singapur gece hayatı ile meşhur Asya Ülkelerinden birisidir. Genel anlamda diğer Asya Ülkelerine göre pahalı olan Singapur'da, gece mekanları da bir o kadar pahalıdır. Çoğu barların ve gece kulüplerinin 20-50SGD gibi bir giriş ücreti olması sizi korkutmasın. Singapur'un kalbi Clarke Quay adı verilen bölgedir. Daha çok öğrencilerin yoğun olduğu bölgede ayrıca birçok restoran bulabilirsiniz. Ancak genelde bar ve gece kulübü giriş ücretleri olduğundan bütçeli seyahat planlayan turistler için pek popüler değildir. Singapur geceleri genel olarak şehir merkezi etrafındadır ve ulaşım gayet kolaydır. Yani akşam yemeğinizi Chinatown'da yedikten sonra bir kokteyl içmek için Marina Bay'a gidip ve daha sonra dans etmek için Clarke Quay'a gidebilir ve hepsini aynı gece çok rahatlıkla yapabilirsiniz. Singapur'da nerede konaklayacağınıza henüz karar veremediyseniz Singapur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak bölgelere özel konaklama birimlerine göz atabilir ve hangi bölgenin çok daha elverişli ve uygun konaklama birimlerine sahip olduğunu öğrenebilirsiniz. Singapur'da bulunan en ideal konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Clarke Quay :Tartışmasız Singapur geceleri için en iyi seçeneklerden biridir. Özellikle Üniversite öğrencilerinin en çok takıldığı alanlardan biri olan Clarke Quay şehrin en ulaşılabilir bölgesinde yer almaktadır. Muhteşem bir trafiğe sahip olan bu bölgede birçok restoran, bar ve gece kulüplerini rahatlıkla bulabilirsiniz. Marina Bay Sands : 2010 yılında açılan ve Singapurun gerçek odak noktası olan Marina Bay'da gece için aradığınız herşeyi bulabilirsiniz.24 saat açık bir kumarhanesi ya da Singapur'un eşsiz manzarasını seyrederek muhteşem fotoğraflar çekebileceğiniz barlar. En alt katta bulunan alışveriş merkezine de bir göz atmayı unutmayın. Zouk : Malezya gece hayatının gözde gece kulüplerinden olan Zouk aynı popülerliği Singapur'da elde etmiş durumda David Guetta, The Chemical Brothers ve Tiesto gibi ünlü Dj'lerin sahne almış olduğu gece kulübü, bir gece kulübünün nasıl olması gerektiğinin en iyi örneklerinden biridir. Çatı Katı Barları : Bangkok ve Hong Kong çatı katı barlarının hemen hemen aynısı olan birçok çatı katı barlar bulunmaktadır. Bunlardan en eşsiz manzaraya sahip ve en popüler olanı Altitude adı verilen bardır. Hem bir gece kulübü hemde bir bar olan Altitude'de fiyatlar biraz pahalı olsada verdiğiniz her kuruşa değecektir. İkinci olarak tavsiye edebileceğim en iyi manzaraya sahip ve fiyatların Altitude'ye kıyasla biraz daha düşük olduğu Marina Bay Sands'da bulunan KU-DE-TA bardır. Orchard Road : Bu bölge barlardan ziyade daha çok alışveriş merkezleri ile popüler bir yer olsa da Singapur'da gece hayatı denildiğinde akla gelen ilk yerlerden biridir. Daha çok sert parti sevenlerin tercih ettiği bu yerde sakin barlarda yemeklerinizi yiyebilir ya da uygun fiyatlara içkilerinizi alabilirsiniz. Sentosa Adası : Parti için havanın kararmasını beklemek istemiyorsanız sizin için en ideal yerlerden biri Sentosa adasıdır. Daha çok plaj barları ve kulüpleri ile meşhur adada en iyi partileri bulabilirsiniz. Köpüklü plaj partileri, balonlu plaj partileri gibi birçok parti seçeneği bulmak mümkündür. Bunlardan en iyileri ; Azzura Beach Club, Tanjong Beach Club, Smack My Beach Up ve Full Steam Ahead'dir ve haftada en az 2 özel parti yapan bu barlar mutlaka bir göz atılması gereken barlardır. Gece Hayatı için bu liste yeterli gelmediği zamanlarda ;Singapur'un en ucuz barları olan, Five İzakaya ve Loof bara bir göz atabilirsiniz. Ayrıca daha modern ve elit bar arayanlar için ; Tippling Club ve Anti Dote iyi bir seçenek olabilir."} {"url": "https://gezicenga.com/singapur-gezi-rehberi/\"", "text": "Kozmopolitan bir şehir-devlet olan Singapur 1965 yılında bağımsızlığını kazanmış ve günümüzde Dünyanın en önde gelen ekonomik merkezlerinden biridir. Asya'nın en pahalı Ülkelerinden biri olan Singapur'da uygun fiyatlara nasıl seyahat edebileceğinizi Singapur gezi rehberi adlı bu yazıda öğrenebilirsiniz. Singapur'da nerede konaklayacağınıza henüz karar veremediyseniz Singapur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak bölgelere özel konaklama birimlerine göz atabilir ve hangi bölgenin çok daha elverişli ve uygun konaklama birimlerine sahip olduğunu öğrenebilirsiniz. Singapur'da bulunan en ideal konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Konaklama : Singapur'da konaklama ücretleri biraz pahalıdır. Gecelik paylaşımlı dorm odaları 15-30 SGD, Bütçeli Oteller 50SGD başlamaktadır. Genelde birçok çift ve aileler hostelleri seçmektedir. Hostellerde çift kişilik odaları otellere kıyasla gayet uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Ve hostellerin çift kişilik odaları inanın, otelleri aratmayacaktır. Yemek : Asya mutfağına tam anlamıyla hakim olan Singapur'da uygun fiyatlara restoranlar bulmak mümkündür. Özellikle lokal restoranlarda 6SGD'na rahatlıkla bir öğün yemek alabilirsiniz. Çin ve Hint yemekleri 5-13SGD arasındadır. Diğer çoğu restoranlarda bir öğün ortalama 20 SGD'dan başlamaktadır. Ulaşım : Singapur'da hemen hemen her yerde taksi bulma imkanınız bulunmaktadır. Fakat çok pahalı taksiler yerine MRT adı verilen raylı sistem aracı veya metrolar ile dilediğiniz birçok noktaya ulaşabilirsiniz. MRT bilet ücretleri, tek yön 4SGD'dan başlamaktadır. Aktiviteler : Singapur'da ücretsiz gezilecek yerler olduğu gibi, aktivitelerde oldukça uygun fiyatlıdır, diyebilirim. Singapur Botanik Bahçeleri ve Bukit Timah Ormanı ücretsiz olarak görebileceğiniz yerlerdendir. Singapur hayvanat bahçesi giriş ücreti 32SGD ve Sualtı Dünyası ise 28SGD'dır. Tourist Pass alın : 10Sgd'na alacağına bu kart ile günlük sınırsız ulaşım araçlarını kullanabilirsiniz. Singapur'da birçok yere yürüyerek gidebilecek olsanız da, ulaşım aracına ihtiyacınız olduğunda çok fazla ücretler ödeyebilirsiniz. Yemeklerinizi Smith Sokağından tercih edin : Lokal yemekleri bulabileceğiniz bu sokakta birçok sokak tezgahları ve restoran bulabilirsiniz. Fiyatlar genelde 6SGD'dan başlamaktadır ve gayet lezzetli yemekleri vardır. Çoğu yerde Chinatown önerilse de, Asya mutfağına hakim değilseniz buralarda bulunan restoranlardan pek hoşlanmayabilirsiniz. Ucuz yemek tercih edin : Little İndia ya da Chinatown'dan yemeklerinizi çok daha ucuza bulabilirsiniz. Çok çeşitli restoranlara sahip bu yerlerde dilediğiniz Asya yemeklerini bulabilirsiniz. 1. Singapur ZOO : Dünyanın en iyi hayvanat bahçelerinden birine ev sahipliği yapan Singapur ZOO, 70 dönümlük çok büyük bir alanda yer almakta. Bu hayvanat bahçesinin en popüler özelliği, gece safarisidir. Singapur gece safarisi oldukça popülerdir, denemeye fırsatım olmasa da, oldukça farklı bir deneyim olacağını düşünmekteyim. Hayvanat bahçesine giriş ve gece safarisi toplamda 75 SGD'dır. Ancak gece safarisi başlayana kadar burada beklemeniz gerekiyor. Ayrıca hayvanat bahçesinin etrafında yemek yiyebileceğiniz alanlar olmadığı için gündüz gelip akşama kadar gece safarisini beklemek biraz zordur. Ya yemeğinizi yanınızda getirin ya da sadece akşam safarisi için gidin. 2. Boat Quay : Muhteşem restoranların ve barların bulunduğu bu bölge Singapur'un kalbidir. Restoranlarda yemekler biraz pahalı olsa da, barlara girip bir şeyler içebilirsiniz. Singapur gece hayatı için de ideal yerlerden biri olarak bilinmekte. Yalnız, birçok kişi burayı Clarke Quay ile karıştırmaktadır. Clarke Quay, daha çok barların ve gece kulüplerinin bulunduğu bölgedir. 3. Sentosa Adası : Şehrin kalabalığından uzaklaşıp stres atabileceğiniz bu ada, hem lokaller hemde turistler için çok popüler bir yerdir. Tiger Sky Tower'a çıkmayı da unutmayın. Sentosa adasını ve Singapur'u 450 metre yüksekliğinden izleyebileceğiniz bu kuleden muhteşem fotoğraflar çekebilirsiniz. Ayrıca, Underwater World 'da köpekbalıkları, piranalar ve yılanları görebilirsiniz. Adaya Sentoza Express treni ile 4SGD ödeyerek ulaşabilirsiniz. 4. Thian Hock Keng Tapınağı : Çarpıcı bir mimarisi bulunan bu tapınak, 1840 yılında Çinliler tarafından en iyi ustalar ve en iyi malzemeler kullanılarak yapılmış. Tapınak 1973 yılında ulusal anıt olarak ilan edildiği söylenmekte. 5. Merlion Heykelleri : Singapur'un hemen hemen birçok yerinde göreceğiniz bu heykeller Singapur'un ikonu haline gelmiştir. Aslan kafası ve balık gövdesi şeklinde yapılan bu heykellerin en uzunu 37 metre boyundadır ve bunu merlion parkında görebilirsiniz. 6. Bukit Timah Naturae Reserve :Ülkenin önde gelen Ekoturizmine sahip bu yağmur ormanlarının bulunduğu alanda, yaban hayatı görebilir, temiz havanın tadını çıkarabilirsiniz. Şehir merkezine sadece 30 dakika uzaklıktadır. 7. Chinatown :Modern bir bölgede 2 km'lik alanı kapsayan bu Çin mahallesinde, Çin kültürünü gerçek anlamda keşfedebilirsiniz. Tapınaklar, mağazalar, alışveriş tezgahları ve birçok restoran bulabileceğiniz bu mahalleye uğramadan dönmeyin. 8. Botanik Bahçeler :Şehre yakın bir alanda 52 hektarlık bir alanda bulunan Singapur Botanik Bahçesinde bulunan Ulusal Orkide Bahçesini ziyaret etmeyi unutmayın. 1000'den fazla orkide çeşitleri bulunan bu bahçe, yerli halk ve turistler için popüler yerlerden biri olarak bilinmekte. 9. Little İndia : Genelde ucuz yemek için tercih edilen bu mahallede, birçok hediyelik eşya satan dükkanlar bulabilirsiniz. Bu bölgede yemeklerinizi elleriniz ile yemekten korkmayın, yemek konusunda farklı bir deneyim yaşayın ve çatal kaşık kullanmadan yemeklerinizin tadına bakın. 10. Sri Mariamman Tapınağı : Son derece süslü ve farklı dizayna sahip eski bir Hindu tapınağı olan Sri Mariamman, Chinatown'da bulunmaktadır. Singapur gezi rehberi adlı bu yazım, daha çok turist olarak değil de, bir yerli halk olarak yaşamaya çalıştığım Singapur tecrübelerime dayanmakta."} {"url": "https://gezicenga.com/singapur-gezilecek-yerler/\"", "text": "Dünyanın en yaşanılabilir, en güvenli ve en iyi ekonomiye sahip ülkelerinden biri olan Singapur, ayrıca dünyanın en pahalı ülke/şehridir. Singapur, tek bir şehirdir. Yani Singapur hem ülke hem de şehirdir. Singapur'da 4 ay gibi uzun bir süre yaşamış biri olarak, bu şehri mümkün olduğunca çabuk bir şekilde gezmenizi tavsiye ederim. Birbirinden güzel, çatı katı sonsuzluk havuzları, eski ve yeninin muhteşem karışımı, lüks alışveriş mağazaları, \"Marina Bay\"ı, Merlion'u, eşsiz bir gece hayatı ve Sentosa Adası'yla, Singapur bir turist olarak beklenenden çok daha fazlasını sunmaktadır. Şehirdeki en bilinen yer, şüphesiz Marina Bay'dır. Bu körfez, Marina Bay Sands adı verilen 5.5 milyar dolarlık komplekse ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür. Burası şehrin kalbi. Aslında teknik olarak değil de, turistler için burası Singapur'un merkezi. Burada, görülecek birbirinden güzel turistik noktaları bulabileceğiniz gibi yapılacak da birçok aktiviteyi bulabilirsiniz. Marina Bay'ın bulunduğu yer, gece gündüz şehirdeki en iyi fotoğraf karelerini yakalayabileceğiniz yer olduğu gibi, \"Ben Singapur'a gittim\" demek için birkaç selfie çekebileceğiniz bölgedir. Kartpostallarda, youtube videolarında veya arkadaşlarınızın instagramında gördüğünüz o ışık gösterilerinin yapıldığı yer, tam olarak buradadır. Akşam 8'den sonra belirli aralıklarla bu ışık gösterilerini görebilirsiniz ve Kuala Lumpur'daki ışık gösterilerine nazaran çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Singapur'un en güzel yeri desek, abartmış olmayız. Burası, büyük bir park ve dünyanın birçok yerinden sayısız mimarlık ödülü almıştır. Burayı ziyaret etmeden Singapur geziniz eksik kalacaktır. Marina Bay'da bulunan bu park, ''Supertree Grove\" ile ünlüdür. Burası 419 metre yükseklikteki köprü gibi bir geçiştir ve şehirde yapılacak en güzel şeylerden biri de bu köprüden geçmektir. Buradan, özellikle akşam saatlerinde Singapur'un en güzel fotoğraf karelerini yakalayabiliyorsunuz. Bunun yanında, park içerisinde bulunan Çiçek Kubbesi ve Bulut Ormanı da kaçırılmaması gereken noktalardan. Çiçek Kubbesi, dünyanın en büyük serasıdır ve ülkeye göre gruplandırılmış çok sayıda bitki ve çiçek türünü sergiler. Zamanınız varsa buraya da bir göz atmanızda yarar var. Şehirdeki en ilgi çekici yerlerden biri olan \"Cloud Forest\" Gardens by the Bay parkında görebileceğiniz yerlerden. Bu Bulut Ormanı adı verilen yerde, bir şelale ve insan yapımı bir dağı görebilir, Singapur sıcağından kaçıp biraz serinleyebilir ve iklim kontrolü yapılan bu tesisin görkemli kubbesine göz atabilirsiniz. Bulut Ormanı'nı google haritalarda görmek için tıklayın. Yine Marina Bay'da görebileceğiniz güzelliklerden biri olan bu park, Singapur'un en ünlü anıtına ev sahipliği yapıyor. Merlion Heykeli, aslan kafası ve balık gövdesinden oluşmakta ve körfeze sürekli su akıtır. 28 metre yüksekliğindeki bu heykel ülkenin sembolik yapılarından biri olduğundan oldukça önemlidir. Ayrıca turistler arasında da bir hayli popülerdir. Balık kuyruğu ve vücut Singapur'un eski günlerdeki balıkçı kasabası olduğu zamanı simgelemektedir. Eğer bu heykeli görmeyi planlıyorsanız, güneşin tam tepede olduğu zamanı tercih etmeyin. Hem turistlerin itişip kakışması hem de sıcak hava bir arada oldukça stresli olabilir. En sakin zaman akşam saatlerinde 11:00'dan sonradır. Tabi illa gündüz görmek istiyorsanız da, sabahın erken saatlerini tercih edin derim. Şikago, 1893'te Dünya Fuarı için bu dönme dolaptan inşa ettiği günden beri, dünyanın dört bir yanındaki şehirler, turistlerin gerçekten dönme dolapları sevdiğini keşfetmiş ve her şehirde görebileceğiniz bu dönme dolapları inşa etmişler. Singapur'da bu listede yer alan şehirlerden. Londra'daki Dönme Dolap'tan daha büyük olan bu dönme dolap da, klasik olarak şehir manzarasını sunmaktadır. Zaten amaçta şehri yukarıdan görmektir. Fakat, Singapur'da şehri yukarıdan görebileceğiniz yüzlerce yer var. Bu yüzden çılgın fiyatlar verip bu dönme dolaba çıkmayın derim. Çıkacaksanız da, akşam çıkın ki şehri daha iyi görebilesiniz. Burası bir ticaret yolu aslında. Fakat birbirinden güzel restoranları ve alışveriş mağazaları ile turistlerin ilgisini çekebilecek yerlerden. Bu bulvarda bulunan ION Orchard alışveriş kompleksi, Singapur'da alışveriş için planı olan turistlerin mutlaka göz atması gereken yerlerden. Ayrıca alışveriş merkezi içerisinde yemek yiyebileceğiniz küçük restoranları da bulabilirsiniz. Eğer bu kompleks ve Orchard Road alışveriş için pahalı gelecek olursa, yazının devamında bahsettiğimiz Chinatown ve Little İndia gibi yerleri de deneyebilirsiniz. Bu iki semt, şehirde hediyelik eşya alabileceğiniz en güzel ve en ucuz yerlerdir. Ayrıca bu bulvar üzerinde sanat galerisi ve gece hayatı için de tercih edilebilecek birkaç barı da bulabilirsiniz. Ancak şehirdeki en iyi gece hayatını arıyorsanız, Clarke Quay sizin için en ideal adres olacaktır. Meşhur Çin Mahalleleri her yerde. Singapur'daki biraz daha farklı konseptte diyebilirim. Buradaki Çin Mahallesi de birbirinden güzel restoranları ve ucuz sokak yemekleriyle ünlüdür. Küçük mağazalara ev sahipliği yapan bu bölgede, hediyelik eşya için aradığınız birçok şeyi rahatlıkla bulabilirsiniz. Çin Mahallesi çok büyük olmasa da, yine de küçük diyemeyeceğimiz yerlerden. Özellikle birkaç yer görülmeye değer. Ancak zamanınız varsa burayı baştan aşağı dolaşın. Hele bir de hediyelik eşya arıyorsanız, gördüğünüz tüm mağazalara göz atın. Son olarak da Pagoda Caddesi'ni gördüğünüzden de emin olun. Singapur'da gece hayatı için planınız yoksa dahi buraya mutlaka göz atın. Burası, güzel atmosferi ile her turistin mutlaka göz atması gereken bir bölge. Clarke Quay nehir kenarındaki restoranları ve barları ile ünlü olsa da, aslında buraya giden turistlerin büyük bir bölümü, ünlü ve pahalı gece kulüpleri için gitmektedir. Eğer gece kulüplerinden önce ucuza birkaç bira içip, sonra gece kulüplerine gitmek istiyorsanız, cadde üzerindeki 7/11 Market sizin için doğru adres. Yerel biralar pahalı, heineken ucuz. Tabi ucuz derken de, barlara ve diğer büyük marketlere göre ucuz. Yoksa, Singapur'da her şey pahalı. Bu biraları marketten aldıktan sonra, tekrar Clarke Quay'in kalbine gelin. Nehir kenarında oturan gençleri göreceksiniz. Burada o biraları öldürebilirsiniz. Yada köprü üzerindede içebilirsiniz. Burası, Singapur'da sokakta alkol içebileceğiniz az sayıdaki yerlerdendir. Eğer gece kulüpleri ve barlar ile işiniz yoksa, nehir kenarındaki lüks restoranlara uğrayın. Bu pahalı restoranlara, 4 ayda 1 kez gitme fırsatım olsa da, kesinlikle ödediğiniz her kuruşa değeceğini söyleyebilirim. Yemek, hizmet ve manzara güzel, deneyin. Güneydoğu Asya'da açılan türünün ilk örneği olan Universal Stüdyoları, Singapur'da çocuklarla gezilecek noktalar arasındadır. Park, Kayıp Dünya, Eski Mısır, New York, Hollywood, Madagaskar ve Uzak Mesafe gibi temalı bölgelerde 20'den fazla merkeze ev sahipliği yapmaktadır. Bu eğlence merkezi, Singapur'un en güzel ve en pahalı yeri olan Sentosa Adası'nda bulunmaktadır. Yani Singapur'u günübirlik ziyaret ediyorsanız, bu kompleksi görmeye sanırım değmez. Gelelim turistlerin görmek için can attığı adaya, Sentosa Adası'na. Bu ada, Singapur'un merkezinden çok rahat bir şekilde ulaşabileceğiniz yerdir. Singapur'da denize girilir mi ? diye forumlarda araştırma yapan arkadaşlar için Sentosa'yı öneriyorum. Evet Singapur'da denize girebilir, yüzebilir, güneşlenebilirsiniz. Fakat bunların hepsini sadece Sentosa Adası ve East Cost Park adı verilen plaj parkında yapabilirsiniz. Bu adaya ister karayolu, isterseniz de teleferikler ile ulaşabiliyorsunuz. Plajlar, tema parkları, golf, alışveriş ve yemek için birçok restoran mevcuttur. Fakat tekrardan hatırlatayım. Amacınız sadece adayı görüp 1-2 saat yüzmek ise, buraya aç ve susuz gitmeyin. Singapur zaten pahalı. Fakat Sentosa, 1.5-2 kat daha pahalı. Su, yemek, bira, sakız aklınıza gelebilecek her şey bu adada çok pahalı. Adada dilerseniz konaklayabilirsiniz. Zaten MRT ile adadan şehir merkezine 15-20 dakikada gidebiliyorsunuz. Bu yüzden, bu seçenekte düşünülebilir. Bu arada, Sentosa Adası'nda görülecek birbirinden güzel yerleri de bulabileceğinizi unutmayın. En az Singapur kadar turistik bir yer olan bu adada, gezip görülebilecek birçok yer var. NOT : Bu yukarıdaki 10 nokta, her Singapur'u ziyaret eden turistin mutlaka göz atması gereken yerlerdendir. Aşağıdaki yerler de oldukça ünlüdür, fakat çok fazla zamanınız yoksa yukarıdaki 10 yer önceliğiniz olsun. Daha fazla zamanınız kalırsa da, aşağıdaki görülecek yerlere göz atabilirsiniz. Marina Bay Sands içerisinde yer alan bu Casino'ya girişler bir zamanlar turistlere ücretsizdi. Fakat bu sadece kısa bir süreliğineydi ve artık böyle bir uygulamanın geri getirileceğini de sanmıyorum. Bu casinoya sadece giriş ücreti 150SGD. Yani şöyle bir göz atıp çıkayım diyebileceğiniz yerlerden değil. Fakat, dünyaca ünlü bu yer, casino meraklıları için muhteşem bir deneyim olacaktır. Eğer 150-200 SGD verip, ne kadar ücret ödediğinizi düşünmeyecek biriyseniz, mutlaka buradaki casinoya uğrayın derim. Singapur'da UNESCO Dünya Mirası Alanı mı arıyorsunuz ? o zaman bu Botanik Bahçesi'ne mutlaka göz atın. Bu bahçeler, dünyaca ünlü botanik kütüphanesi, çeşitli bitki örtüsü alanları ile turistlerin ilgisini çekerken, bahçeye girişin ücretsiz oluşu da, burayı daha cezbedici hale getirmektedir. Burada sayısız çiçek çeşidini görebilirsiniz. Fakat kaçırmamanız gereken en popüler yer ise, nefes kesen renkleri ile Ulusal Orkide Bahçesi'dir. Bu bahçelerde uzun zaman geçirmeyi planlıyorsanız, yanınıza bol bol su alın. Park için 1-2 saatinizi de ayırdığınızdan emin olun. Singapur'da daha çok hostelleri ile isminden bahsettiren Little İndia Bölgesi, yemekler ve alışveriş için de şehirdeki en uygun seçeneklerdendir. Bu kültürel yerleşim bölgesi, hoş kokulu baharatlardan renkli kumaşlara, birçok mağazadan restorana kadar her şeyi bulabileceğiniz yoğun caddelere sahiptir. Bu küçük Hindistan'ı keşfetmek için, Serangoon Yolu'ndaki butiklerinden başlayın. Burası, bölgenin en hareketli ve en canlı olduğu yerdir. Ayrıca, Türk yapımı birkaç lokum, çikolata veya ülker gıdalarının hepsini bulabileceğiniz, \"Mustafa Centre\" da kaçırmamanız gereken yerlerden. Burası bir kompleks. Yani a'dan z'ye yeme içme, giyim takı, gıda malzemeleri, sebze ve meyve her şeyi satan bir kompleks. Her bölüm farklı ve bir içeri girdiniz mi çıkması da oldukça zor. Ayrıca bu kompleksin bulunduğu bölge, Little İndia'nın en hareketli yeridir. Bu arada \"Mustafa Center\" 24 saat açıktır. Yani gecenin bir yarısı canınız eti puf çekerse, bu alışveriş kompleksi aklınızda olsun. Burası, Singapur'da yaşadığımız günlerde bizim de favori noktalarımızdandı. Son zamanlarda turistlerin de favori bölgesi haline gelmiş olan \"East Cost Park\" şehir merkezine 10-15 km uzaklıkta bulunuyor. Bu yüzden, şehirde yeteri kadar zamanınız yoksa burayı es geçebilirsiniz. Fakat Singapur'da denize girmek istiyorsanız ve Sentosa Adası'na gidip pahalı bir plaj keyfi yapmak istemiyorsanız, deniz için de bu plaj parkını düşünebilirsiniz. Aslında, Singapur'da yüzmek için her zaman çatı katı sonsuzluk havuzlarını önermişimdir. Fakat deniz olmadan yapamayanlar için de, bu plaj parkı güzel bir seçenek olacaktır. Eğer Singapur'da kamp yapmak için de bir yer arıyorsanız, bu parka göz atabilirsiniz. Bazı noktalarında kamp yapmak serbest. Çadırınızı buraya atıp gökyüzünü seyretmek kadar güzel bir şey de yok, aklınızda olsun. Olur ya, Singapur'da daha fazla zamanınız kalır, farklı yerler görmek isterseniz, işte o zaman Singapur'un en yüksek tepesinde bulunan Bukit Timah Tabiatı Koruma Alanı'na göz atabilirsiniz. Singapur'un şehir merkezine ortalama 15 km uzaklıkta bulunan bu doğa rezervi, bitki, havyan ve böceklere merakı olanların, doğal güzellikleri seven turistlerin tercih edebileceği yerlerden. Süper turistik bir yer olmasa da, zamanı olan her turistin göz atması gereken güzel bir yer. Fullerton bir otel. Fakat, otel dışarıdan müşterileri de kabul ediyor. Özellikle pazar günleri bu otelde 12:00-15:00 saatleri arasında \"Sunday Brunch\" adı verilen sınırsız şampanya ve şarabın olduğu, restorana mutlaka uğrayın. Tabi burayı, cüzdanına güvenen, lüks seven, eşine/sevgilisine romantik bir \"Brunch\" yapmak isteyenlere tavsiye ediyorum. Her ne kadar Brunch deseler de saatinin öğleden sonra olması biraz ilginçtir, takılmayın. Sadece ambiyansa ve manzaraya göz atın. Bu otelin \"Town Restaurant\" adı verilen mekanı, Marina Bay'ı muhteşem bir şekilde görmektedir. Burası hem güzel fotoğraf kareleri yakalamak için hem de öğle sıcağından kaçmak için pahalı ve lüks bir yerdir. Bildiğiniz küçük ama güzel bir köprü. \"Ağaç Tepesi Yürüyüşü\" olarak da bilinen bu yer, 250 metre uzunluğunda ve 25 metre yüksekliğinde ahşap bir yürüme yoludur. Burası, sadece eşsiz manzarasıyla ünlü. Singapur'un o yüksek binalarından sıkıldığınız zaman orman ve yeşil bir manzara görmek isterseniz buraya da göz atabilirsiniz. Tabi sadece bu köprüyü görün ve manzarasına göz atın yeter. Yok ben severim yürümeyi derseniz de 7 km'lik bir yürüyüş yolu var. Dilerseniz ormanlık içerisindeki bu yolu da deneyimleyebilirsiniz. Ağaç Tepesi Yürüyüşü'nü google haritalarda görmek için tıklayın. Gece safarisi, sadece görülmesi gereken bir yer değil, ayrıca Asya'daki lider koruma ve araştırma merkezidir. Bir hayvanat bahçesi konsepti ile 60'dan fazla sergi ve dünyanın dört bir yanından 1000'den fazla hayvanla gece safarisi yapabileceğiniz muhteşem bir kompleks. Himalaya kızıl akbabaları, daha büyük tek boynuzlu gergedanlar, öküz kuşları ve ceylanlar gibi hayvanları fazlasıyla görebilirsiniz. Gece Safarisi, bloglarda daha çok çocuklu aileler için olduğu söylenmektedir. Fakat inanın bana çocuklardan çok bu safariye yetişkinler katılmaktadır. Her yaştan turistin sevebileceği bu aktiviteye zamanınız varsa mutlaka katılın. Singapur'u ziyaret için en ideal zaman Şubat-Nisan ayları arasıdır. Fakat bu şehri yılın her zamanı ziyaret edebilirsiniz. Fakat bu aylar arasında Singapur daha az yağış alır ve bu sayede çok daha rahat bir gezi yapabilirsiniz. Tabi aklınızda olsun, Güneydoğu Asya'da hiçbir ülkenin veya şehrin net bir şekilde ne zaman yağmur yağıp yağmayacağını da bilemezsiniz. Ancak, geçmişteki 10 yıllık dönem baz alındığında, Singapur'da en az yağışın olduğu dönem Şubat-Nisan ayları arasıdır. Singapur'un düşük veya yüksek sezonu pek yoktur. Sürekli kalabalık olan bu şehirde, otel fiyatlarında çok fazla oynama olmaz. Ancak erken rezervasyonlar ile oteller arasında büyük kapışma vardır. Bu kapışmalar da genellikle 4-5 yıldızlı otellerde olmaktadır. En baştada belirttiğim gibi dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olan Singapur'da mümkün olduğunca az konaklamanızda yarar var. Restoranlar ve oteller burada oldukça pahalıdır. Genelde turistler tam tersi bir istikamet izlemektedir. Ancak Singapur'dan Kuala Lumpur'a gitmek istiyorsanız, otobüsler en ideal seçimdir. Uçakları tercih etmenizi pek tavsiye etmiyorum. Çünkü, Kuala Lumpur havaalanından şehir merkezi 1 saat, Singapur'dan havaalanı yarım saat, bir de 1-2 saat önceden havaalanında olmanız gerekiyor. Bu da yaklaşık 3 saat. Trafiğe denk gelmezseniz, maksimum otobüs ile 6-7 saat KL'de olabilirsiniz. Genelde 5 saat derler. Siz onlara aldırmayın. Ben 5 saatte Singapur'dan Kuala Lumpur'a gideni ne duydum ne de gördüm."} {"url": "https://gezicenga.com/singapur-hakkinda-genel-bilgiler/\"", "text": "Singapur Asya kıtasının en popüler ve en yüksek ekonomiye sahip Ülkelerinden biridir. Genel anlamda yaşam şartlarının yüksek olması sebebi ile pahalı bir Ülke olan Singapur hakkında genel bilgiler bulacağınız bu yazıda Singapur nerede?, Singapur vize istiyor mu?, Singapur para birimi nedir? gibi birçok sorunuza cevap bulabilirsiniz. Lion City olarak bilinen bir şehir-devlet olan Singapur Asya'nın en popüler Ülkelerinden biridir. Singapur'un ikonu haline gelmiş balık gövdeli, aslan kafalı merlion aslanı heykeli Singapur'un en bilinen özelliğidir. Güneydoğu Asya'da 54 küçük adadan oluşan Singapur'un Ana adası Malezya yarımadasının güney ucunda bir geçit ile bağlıdır. Yabancı yatırımcıların Singapur ekonomisine katkısı ve Stratejik konumu ile Singapur Dünyanın en yüksek ekonomisine sahip Ülkelerinden biri olmuştur. Singapur'da nerede konaklayacağınıza henüz karar veremediyseniz Singapur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak bölgelere özel konaklama birimlerine göz atabilir ve hangi bölgenin çok daha elverişli ve uygun konaklama birimlerine sahip olduğunu öğrenebilirsiniz. Singapur'da bulunan en ideal konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Singapur Hint Okyanusu ve Çin Denizi arasında, Güneydoğu Asya'da Malay yarımadasının güney ucunda yer almaktadır. S ingapur hem bir Ülke hemde şehirdir. Singapur'a 90 güne kadar olan seyahatleriniz için hiçbir vize uygulaması bulunmamaktadır. Ancak Singapur girişlerinizde ne kadar kalacağınızı sorduklarında 2-3 hafta derseniz genelde size 1 ay vizesiz geçiş hakkı verilmektedir. O yüzden daha fazla kalabilme durumunuz varsa bunu belirtmeniz gerekmektedir. Singapur para birimi Singapur Doları'dır ve kısaltması SGD'dir. Muhteşem bir ekonomiye sahip, Hemen hemen bir Avustralya Doları ile ya da Bir Amerikan Doları ile aynı değerde olan SGD yakın zamanda bu Ülkelerin para birimlerinden daha değerli olabileceği sanılmaktadır. Singapura en iyi aktarmalı uçaklar ile gidebilirsiniz. Direkt olarak Singapur'a değilde önce ya Endonezya'ya ya da Malezya 'a gitmeniz daha bütçeli olacaktır. Birçok iş adamının haftalık ve aylık Singapur seyahati yaptığını düşünürseniz fiyatların biraz yüksek olması normaldir. Malezya'dan Singapur'a havaayolu ile ya da karayolu ile gidebilirsiniz. Otobüs yolculuğu 5-6 saat sürmektedir ve ücretler ise 35-40 tl arasındadır. Uçak yolculuğu ise 45-55 dakika sürmektedir ve biletinizi Kuala Lumpur'dan Singapur olarak 2 hafta öncesinden alırsanız 40 tl'ye kadar bilet bulabilirsiniz.2-3 gün önceden almak isterseniz fiyatlar genelde 90-150tl arasında değişmektedir. Singapur konaklama için pahalı diyebileceğimiz bir Ülkedir. Bu yüzden en iyi konaklama biçimi bütçeli oteller ya da hostellerdir. Singapur hostelleri genel anlamda çok moderndir ve ücretleride çok pahalı değildir. Tavsiye edebileceğim hosteller ; Wink hostel, The green kiwi, Beary best ve The pod boutique en popüler ve en iyi olanlardandır. Hotel olarak ise Grand Mercure ve Wanderlust iyi bir seçenek olabilir. Singapur genel bilgiler hakkında sormak istedikleriniz ya da eklemek istedikleriniz varsa yorum olarak iletebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/singapur-havaalanindan-sehir-merkezine/\"", "text": "Dünyanın en iyi ve en modern havaalanlarından birine sahip olan Singapur havaalanı, \"Changi Havaalanı\" olarak biliniyor. Birbirinden modern ve oldukça büyük 3 terminalden oluşan bu havaalanından şehir merkezine ulaşım oldukça kolay ve hızlı. Bu terminaller arasında ücretsiz olarak faaliyet gösteren hızlı bir trenin de olması, ulaşımı daha da kolaylaştırmakta. Eğer terminal 3'e ulaştıysanız, terminal 2'ye veya 1'e bu ücretsiz trenler ile çok kısa sürede geçebiliyorsunuz. Singapur havaalanından şehir merkezine ulaşım için 4 seçeneğiniz bulunuyor. Bunlar ; tren, taksi, shuttle service ve otobüslerdir. Havaalanından şehir merkezine ulaşım için en çok tercih edilen yöntem trenler olsa da, taksi, otobüs ve shuttle servisler de düşünülebilecek seçenekler arasında. En hızlı yol taksi ve trenlerdir. En yavaş yol ise otobüslerdir. Otobüsler ve trenler hemen hemen aynı fiyatta olduğundan dolayı da, ilk tercihinizi trenlerden yana kullanabilirsiniz. Changi havaalanından merkeze ulaşım için ilk düşünmeniz gereken seçenek, trenler olmalı. Hem fiyat bakımından hem de konfor bakımınından oldukça ideal. Eğer trenler ile şehir merkezine gidecek olursanız, yolculuğunuz ortalama 25-30 dakika sürmekte. Bu MRT adı verilen trenleri SADECE terminal 2 ve terminal 3'te bulabiliyorsunuz. Yani eğer uçağınız terminal 1'e iniş yaptıysa, öncelikle SkyTrain adı verilen ücretsiz trenler ile, terminal 2'ye gitmeniz gerekiyor. Eğer terminal 1'deyseniz, ilk olarak SkyTrain adı verilen trenlere binin (Hangisine bineceğim diye düşünmeyin. SkyTrain adı verilen trenden başka, sizi terminal 2'ye götürecek alternatif yok.) Terminal 2'ye geldikten sonra, dokunmatik makinelerden şehir merkezine gidebilmek için biletinizi alın (Bilet ücreti ortalama 3 SGD, gitmek istediğiniz durağa göre 40-50 Cent değişebiliyor). Biletinizi aldıktan sonra, istasyondan ilk gelen trene atlayın. Tam olarak 6 dakika sonra 2. durağa, yani aktarma yapacağınız durak olan Tanah Merah'a ulaşacaksınız. Tanah Merah'a geldikten sonra, iki taraftaki kapılarda açılıyor. Varış yönüne göre SOL TARAFTAKİ KAPIDAN, çıkın. Platformu geçtikten sonra, şehir merkezine giden trenleri görecekseniz (Görmeseniz de 1-2 dakika içerisinde tren gelecektir). Bu trene bindikten sonra, şehir merkezine kadar trenden inmiyorsunuz. Singapur havaalanından bu trenler ile, taş çatlasa 30 dakika içerisinde şehir merkezinde olabilirsiniz. Singapur'da nerede konaklayacağınıza henüz karar veremediyseniz Singapur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak bölgelere özel konaklama birimlerine göz atabilir ve hangi bölgenin çok daha elverişli ve uygun konaklama birimlerine sahip olduğunu öğrenebilirsiniz. Singapur'da bulunan en ideal konaklama birimlerine Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. NOT : Havaalanından aktarma istasyonuna, yani Tanah Merah'a geldiğinizde çıkış için solunuzdaki kapıları kullanmanız gerekiyor. Eğer sağ taraftaki kapıdan çıkacak olursanız, tekrar havaalanına gidebilirsiniz. Bu yüzden varış yönüne göre sol taraftaki kapıdan çıktığınızdan emin olun. Yada herhangi birine sorun veya insanları takip edin. Biraz karışık gibi görünse de, oldukça kolay olduğunu göreceksiniz. Singapur Havaalanı şehir merkezine 19 km uzaklıktadır. Taksiler ile şehir merkezine normal trafik şartları altında 25 dakikada rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Gece Singapur'a gelecek olursanız, şehir merkezine ulaşım için birkaç seçeneğiniz bulunuyor. Ancak taksiciler size, başka seçeneğiniz yok, mecbur taksi kullanacaksınız diyebiliyorlar. Bu sözlere aldanıp, hemen taksilere atlamayın. Shuttle Service ve gece otobüslerini sabah saatlerine kadar bu havaalanında rahatlıkla bulabilirsiniz. NOT : Havaalanından merkeze illa taksiler ile gitmeyi planlıyorsanız, \"Grab\" ve \"Rydex\" taksi uygulamalarına da mutlaka göz atın derim. Ben Singapur'dayken Rydex, Grab'ı alt üst etmişti. Ancak son günlerde Grab toparlamış gibi. Bu yüzden size tavsiyem ilk olarak Grab'a bakın. Sonra Rydex'e ve en son da ticari taksilere. Grab ve Rydex'i Singapur'a gitmeden indirebilirsiniz. Singapur Havaalanındayken de sim kart alarak bu uygulamaları indirmek mümkün. Genellikle Grab daha ucuz olsa da, bazı çalışma saatlerinde Rydex daha uygun olabilmektedir. Singapur havaalanından şehir merkezine ulaşım için en ucuz, fakat en uzun süren seçenektir. Otobüs bilet ücretleri, tren bilet ücretleri ile hemen hemen aynı. Ancak otobüsler şehir merkezine 1 saat 20 dakikada ulaşırken trenler 25 dakikada ulaşmakta. Bu yüzden otobüsleri de es geçin derim. Yok illa otobüsleri kullanacak olursanız, Terminal 1, 2 ve 3'te bu otobüsleri bulabiliyorsunuz. Eğer bu otobüsleri beklerken sizden başka durakta bekleyen yoksa, otobüsü durdurmak için elinizi kaldırmayı unutmayın. Aksi takdirde durmadan geçebiliyorlar. Biletinizi otobüsten alabiliyorsunuz, ancak 10$ da verseniz 100$'da verseniz para üstü vermezler. Bu yüzden, 2.50-3.00 $ arası bir bozuk paranızı yanınızda hazır bulundurun. 5-6 çeşit otobüs vardır. Bu otobüslerin çoğu farklı bölgelere gitmekte. Bu yüzden, otobüsleri kullanacak olursanız nereye gideceğinize tam olarak emin olmanız gerekiyor. Hiçbir şey bilmiyorsanız, \" 36/36A\" otobüslerine atlayın yeter. 6-8 kişilik minibüs tarzında olan bu araçlarla da şehir merkezine ulaşabiliyorsunuz. Fakat genelde önceden rezervasyon yaptırıldığından dolayı yer bulmak biraz zor. Eğer 30-45 dakika havaalanında bekleyebilecek durumunuz varsa, şehir merkezine direkt olarak giden bu minibüsleri de kullanabilirsiniz. Bu minibüslerin bilet ücreti ise, 11$, çocuklar için 7$'dır. Bilet yerine araç içerisinde şoföre ücreti ödeyebiliyorsunuz. Bu araçlar ile otelinizin önüne kadar gidebiliyorsunuz. Yani trenlere binmek yerine 8-9$ fazladan ödeyerek bu araçları da kullanmak oldukça mantıklı. Ancak otele en son bırakılan kişi siz olacak olursanız, yolculuğunuzun 1 saate yakın sürebileceğini de unutmayın. NOT : Yanınızda çocuk/bebek varsa veya 5-10$'ın hesabını yapmıyorsanız, bu araçlar Singapur havaalanından şehir merkezine ulaşım için en ideal yoldur. Bu araçların bir güzel yanı, 24 saat faaliyet gösteriyor olmasıdır. Fakat 00:00'dan sonra daha uzun aralıklarla faaliyet gösterdiğini de unutmayın. Bir de lükse düşkün biriyseniz, havaalanı içerisinde bulunan, 24 saat faaliyet gösteren limuzinler veya özel araçlar ile de şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Singapur havaalanından şehir merkezine ulaşım için tercih edebileceğiniz seçenekler bunlardır. Bütçenize ve kişi sayınıza göre en uygun olana kendiniz karar verebilirsiniz. Terminaller arası geçişin ücretsiz olduğunu ve trenleri sadece 2 ve 3 nolu terminallerde bulabileceğinizi de unutmamanız da yarar var. Singapur gezilecek yerler adlı yazımda da, şehrin en popüler ve en önemli turistik yerleri hakkında detaylı bilgileri bulabilirsiniz. 6 aya yakın Singapur'da konaklamış biri olarak, bu şehir/ülke hakkında birçok tavsiyelerimi de bu yazımda bulabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/singapur-hostelleri/\"", "text": "Asya'nın en pahalı ülke/şehirlerinden biri olan Singapur, konaklama konusunda iyi bir araştırma isteyen şehirlerden. Bu şehirde bulunan otellerin büyük çoğunluğu 5 yıldızlı otel havasında. Yani, 3 yıldızlı bir otelde bile kalsanız, Avrupa'nın birçok yerindeki 5 yıldızlı bir otel ücreti ödeyebiliyorsunuz. Bu yüzden Singapur hostelleri bütçeli seyahat planlayanların en çok tercih ettiği konaklama seçeneği oluyor. Singapur'da hostel seçimi yapmadan önce, hangi bölgede konaklamak istediğinize karar verin derim. Bu şekilde tarzınıza, amacınıza ve bütçenize en uygun olan hosteli rahatlıkla bulabilirsiniz. Konaklama bakımından en beğendiğim bölgeler, Orchard Road ve Clarke Quay bölgesidir. Fakat tüm bölgeler hakkında daha detaylı bir fikir sahibi olmak adına, Singapur'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atabilirsiniz. Singapur genel olarak pahalı olan ülke-şehirlerden biri. Asya'daki en pahalı yerlerden biri olan Singapur'da konaklama ücretleri de oldukça pahalı. Eğer 1 günden fazla Singapur'da konaklamayı planlıyorsanız mutlaka hostellere de göz atın derim. Birbirinden güzel bu hostellerde oldukça uygun fiyatlara çift kişilik veya tek kişilik odaları bulabilirsiniz. Birçok arkadaşıma özellikle tavsiye ettiğim hostellerden biri olan Bunc Hostelde, çalışanlar dışında her şey çok güzel. Çalışanları biraz uyuşuk. Yani bi soru sorsanız bin ah işitebileceğiniz türden. Fakat olumsuz çalışan yorumlarından sonra, son 6 aydır kendisini yeniden toplayan bu popüler hostel. Singapur'daki en ideal hostellerden. 7.8 gibi güzel bir değerlendirme puanına sahip olması da bu hosteli tereddütsüz tercih etmek için yeterli olacaktır. Bu hostelin ücretsiz kahvaltısı öyle sıradan bir kahvaltı değil. Gayet şık ve bol çeşitli bir kahvaltı. Zaten, müşteri yorumlarına bakacak olursanız da, hep kahvaltısı ile ön plana çıkıyor. Little İndia yakınlarında bulunan bu hostelden birçok turistik yere ulaşım için metroları kullanmanız gerekiyor. Fakat, yürümeyi seven biriyseniz, 30 dakika içerisinde Clarke Quay'a, 15-20 dakika içerisinde Chinatown'a ve Arab mahallesine gidebiliyorsunuz. Yani, konum olarak süper bir yerde bulunmuyor. - Bu hosteli detaylı incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için BURAYA TIKLAYIN Little İndia'nın tam kalbinde bulunan bu hostel, şehirdeki en popüler hostellerden. Yine birçok yere ulaşmak için ulaşım araçlarını kullanmanız gerekiyor. Fakat, Singapur hostelleri arasında en uygun fiyatlı hostellerden olduğu için rahatlıkla tercih edilebilir. Bu hostelin gecelik dorm ücretleri oldukça uygun. Bunun yanında, hostelin 8.1 gibi oldukça yüksek bir puanı var. Ücretsiz kahvaltısı ve süper temizliği ile popüler olan bu hosteli de, Singapur hostel tavsiyesi listenize ekleyebilirsiniz. - Bu hosteli Booking. com aracılığıyla detaylı incelemek veya rezervasyon yapmak için BURAYA TIKLAYIN. Otellerden yeni yeni hostellere mi geçiyorsunuz ? 4-5 yıldızlı otellerden basit bir hostele geçmek zor olabilir. Bu yüzden, bu hostel size gereken modernliği ve lüksü verecektir. Şehirdeki en lüks hostel olan Adler'in gecelik dorm ücretleri uygun. Yani, bir hayli pahalı. Fakat, daha lüks bir hostel arıyorsanız, Adler Hostelin dışında başka hostel aramanıza da gerek yok. Bu hostelin 8.6 gibi oldukça yüksek bir konuk değerlendirme puanı var. Yani, sırf bu puana bakarak bile tercih edilebilir. Hostelin bulunduğu konum ise, Chinatown'un tam kalbi. Yani birçok turistik yere buradan yürüyerek rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. - Bu hosteli detaylı incelemek veya rezervasyon yapmak için BURAYA TIKLAYIN. Şehirdeki en popüler 3 hostelden biri olan Zen Hostel, Singapur Nehrine 3 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Daha çok temizliği ve konumu ile ön plana çıkan bu hostelin gecelik dorm ücretleri ise diğer birçok hostele göre uygun. - Bu hosteli detaylı incelemek veya rezervasyon yapmak için BURAYA TIKLAYIN. Singapur'un en modern ve şık hostellerden biri olan The Pod, şehirdeki en popüler hostellerden. Süper açık büfe kahvaltısı ile şehirdeki diğer hostellerden ayrılan bu hostelin 2 bin konuktan 8.4 gibi yüksek bir değerlendirme puanı bulunuyor. Arap Mahallesi'ne yürüme mesafesinde olan bu tesisin gecelik oda ücretleri diğer hostellere nazaran 1 tık daha pahalı. Fakat yeni yeni hostellerde konaklamaya başladıysanız, modernliği ile size otelleri aratmayacaktır. - Bu hosteli detaylı incelemek veya rezervasyon yapmak için BURAYA TIKLAYIN. Singapur Hostelleri arasında en ucuz 3 hostelden biri olan Betel Box, Joo Chiat Road'da bulunuyor. Yani, konum olarak idare edebilecek bir yer. Hostelin gecelik dorm ücretleri ise ideal. Bu kadar ucuz olmasına rağmen 8.1 gibi oldukça yüksek bir puana sahip. Bu hostelin artılarından biri de, çift kişilik özel odaların oldukça uygun olması. Ücretsiz kahvaltısıyla, barıyla, süper yorumları ile Singapur'da tercih edilebilecek en ideal hostel diyebilirim. - Bu hosteli detaylı incelemek veya rezervasyon yapmak için BURAYA TIKLAYIN. Singapur'un en ucuz hosteli olarak bilinen Shophouse, Clarke Quay ve Marina Bay Sands'a sadece 20 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani, konum olarak en güzel hostellerden. Bunun yanında, Chinatown ve Little İndia da hostele yürüme mesafesindedir. Yani, şehirdeki en ucuz hostellerden. İster karışık ister Female için olan odaları tercih edebiliyorsunuz. Fakat, Singapur'a yalnız seyahat ediyorsanız tavsiye edebileceğim hostellerden değil. Çünkü hostelin ortak alanı çok soğuk. Yani atmosfer açısından hiçbir albenisi yok. Bu yüzden de birçok gezgin ya gece hayatına ya da odalarına kaçıyor. Bu yüzden, bu hosteli sırf ucuz olduğu ve güzel bir konuma sahip olduğu için tercih etmenizi tavsiye ederim. - Bu hosteli detaylı incelemek veya rezervasyon yapmak için BURAYA TIKLAYIN Singapur'da 4 ay gibi uzun bir süre çalışmış biri olarak, önerebileceğim en ideal hosteller bunlardır. Son olarak size tavsiyem, hostel konusunda beklentinizi çok yüksek tutmamanız olacaktır. Özellikle çalışanlar konusunda beklentinizi düşük tutun. Avrupa'da olduğu gibi size her an yardım edecek hostel resepsiyonisti bulamayabilirsiniz. Bu yüzden konum, temizlik, fiyat ve puan bakımından size en uygun olan hosteli seçin ve daha fazlasını beklemeyin."} {"url": "https://gezicenga.com/sirbistan-gezilecek-yerler/\"", "text": "Romalılar, Osmanlılar ve Hapsburglar tarafından savaşlarda hırpalanmış ülkelerden biri olan Sırbistan, kültür karışımına sahip olmasıyla dikkat çekmektedir. Doğal güzellikleri, bira festivalleri, tarihi yerleri ve eşsiz gece hayatı ile ünlü olan Sırbistan, çok çabuk seveceğiniz turistik yerleri ile eşsiz bir deneyim sunuyor. Doğu kültürünün batı kültürüyle buluştuğu bu ülkede, gezip görülecek birbirinden güzel noktalarıyla güzel bir Sırbistan gezisi yapabilirsiniz. Sırbistan'ın başkenti Belgrad, ülkedeki yapılacak turistik aktivitelerin birçoğuna ev sahipliği yapıyor olsa da, Sırbistan, Belgrad'dan çok daha fazlasıdır. Sırbistan'ın güneyindeki güzel konumu ile ülkenin en sevilen şehirlerinden biri olan Niş, rotanıza eklemeniz gereken en popüler şehirlerden birisidir. Ülkedeki en büyük üçüncü şehir olan Niş, Belgrad ile Sofya veya Üsküp arasında muhteşem bir duraklama noktasıdır. Hareketli bir üniversite kenti olmasıyla ün yapmış bu şehirde birbirinden güzel yapılacak turistik aktiviteleri bulabilir, ülkenin en iyi gece hayatına sahip yerlerinden biri olan bu şehirde, güzel bir gece hayatı deneyimi yaşayabilirsiniz. Niş, diğer Sırbistan şehirlerine nazaran biraz daha ekonomik bir şehir. Öğrenci şehri olmasından olsa gerek, restoranlar, kafeler ve barlar çok pahalı değil. Ayrıca bütçeli birçok otele de ev sahipliği yapar. Bu yüzden, Niş'e günübirlik bir tur düzenlemek yerine, en azından 1 gününüzü burada geçirin deriz. Şehrin tarihi M. Ö 279 yılına kadar uzanmaktadır. Bu da, Niş'i Avrupa ve Balkanlardaki en eski şehirlerden biri yapmaktadır. Eğlence hayatının ve doğal güzelliklerinin yanı sıra, tarihi yerleri ile de ilginizi çekebilecek bir şehirdir Niş. Konstantinopolis'in kurucusu Büyük Konstantin bile burada doğmuş. Anıtını da şehir merkezinde görebilirsiniz. Şehrin güneydoğusu ise, Niska Banja adı verilen spa merkezi ile oldukça ünlüdür. Romatizmal rahatsızlıkların tedavisinde yardımcı olduğu söylenen bu su kaynaklarına da, zamanınız varsa mutlaka göz atın. Şeytanın kasabası olarak da bilinen Devil's Town, erozyondan oluşmuş garip kaya şekilleri ile dolu olan bir bölgedir ve turistler arasında bir hayli popülerdir. Yerel efsanelere göre, kayalar şeytan tarafından taşlaşmış bir düğün partisinin üyeleri olarak biliniyor ve yerel halkın bazıları bu bölgeyi görmekten ciddi anlamda korkuyor. Sırbistan'ın güneyinde bulunan bu bölge, Radan Dağı'nın eteklerinde iki vadiye yayılmış, 200'den fazla eşsiz kaya oluşumundan oluşmaktadır. Güzel bir manzarası olan bu bölgeyi de, rotanıza ekleyebilirsiniz. Kopaonik Ulusal Parkı, Sırbistan'ın en ünlü yerlerinden biridir. Kopaonik, Sırbistan'ın en yüksek dağı ve 1981 yılında bir milli park alanına dönüştürülmüş. Bu doğal park, Sırbistan'ın ana kayak merkezine ev sahipliği yapıyor ve Avrupa'daki en meşhur kayak merkezlerinden biri olarak bilinmektedir. Kasım-mayıs ayları arasında en yoğun sezonunu yaşayan bu kayak merkezinin dışında, bölge geniş bir bitki örtüsüne sahiptir ve yaz aylarında uzun yürüyüşleri seven turistlerin uğrak yerlerindendir. Sunduğu eşsiz manzarasıyla da ünlü olan bu ulusal parkta, Kaplıcalar, Gayzerler ve şelaleler de bulunmaktadır. Güzel bir Sırbistan tatili için bu ulusal parkı da listenize ekleyebilirsiniz. Sırbistan'a bağlı Kosova'nın bir parçası olan Prizren, birbirinden güzel tarihi yapıları ve doğal güzellikleri ile rotanıza ekleyebileceğiniz şehirlerden. Prizren'de görebileceğiniz birçok turistik ve tarihi yeri bulabilirsiniz, fakat bunlar arasında en meşhur olanı \"Prizren Kalesi\"dir. Osmanlı döneminden kalma bu tarihi yapı bu şehirde mutlaka göz atmanızı tavsiye edebileceğim yerlerden. Prizren, gezinmesi oldukça kolay olan bir şehir. Çok büyük olmadığından dolayı, turistik noktalar da birbirine oldukça yakın bir konumda bulunmaktadır. Bu yüzden de, hemen hemen her yeri yürüyerek keşfedebilirsiniz. Gelelim ülkenin doğal güzelliklerinden bir tanesine. Demirkapı Milli Parkı, nefes kesen manzarasıyla ünlüdür ve genelde doğa severler ile fotoğrafçıların uğrak yerlerinden biri olarak bilinir. Derdap Milli Parkı'nın vadilerde 115 km uzanan dört geçidi bulunuyor. Bunlardan en bilineni \"Gospodin vit\" adı verilen geçittir ve dünyanın en derin nehirlerinden birine sahip. Park, Tuna Nehri üzerinde, görkemli nehir kenarı Golubac kalesinin yakınında yer almaktadır ve Sırbistan'da görebileceğiniz en güzel doğal güzellikten bir tanesi sunmaktadır. Bol miktarda bitki örtüsü ve faunaya ev sahipliği yapan park, özellikle bir hidroelektrik santralinin oluşturduğu bir göl sayesinde, Sırbistan'ın en çok ziyaret edilen bölgelerinden biri haline gelmiş. Doğal yerler ile güzel bir gezi planı yapıyorsanız, bu Milli Park rotanıza eklediğinizden emin olun. Ülkedeki tarihi yerlerden bir tanesi olan \"Studenica Manastırı\" yemyeşil çimenler ve iki beyaz mermer kilisesiyle bolca \"Vay Be\" diyebileceğiniz yerlerden. Manastırın tarihi 12. yüzyıla kadar gidiyor. Yani ülkedeki en eski yapılardan bir tanesi. Manastır içerisindeki 13. ve 14. yüzyıldan kalma Bizans freskleri, resimleri ve süslemeler ise, birçok dini yapıda göremeyebileceğiniz türden. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde de yer alan Studenica Manastırı, güzel bir dağ vadisine bakmasıyla da oldukça ünlüdür. Buradan da, ülkenin doğal güzelliklerini keşfedebileceğiniz yerleri bulabilirsiniz. Ayrıca, Manastırın kurucusu ve ortaçağ Sırp devletinin ilk yöneticisi Stefan Nemanja buraya gömüldü. Batı Sırbistan dağlarından popüler yerlerden biri olan Zlatibor, hem yazın hem de kışın gezilebilecek bölgelerden biridir. Yazları uzun yürüyüşleri ve doğal manzarasıyla ilgi toplarken, kış aylarında kayakçıların uğrak yerlerinden biri haline gelmektedir. Zlotibor'un en yüksek dağı olan Tornik'teki kayak merkezi, 5 binden fazla kayakçıyı idare edebilecek kapasitededir. Bunun yanında bölge, geniş çayırlar ve tarihi köyler ile de oldukça ünlüdür. Eski ahşap kiliseleri ve tarihi evleri ile açık hava müzesini andıran Zlatibor ilçesi de listeye eklenebilecek muhteşem bir yer. Tuna Nehri'nin kıyısında mükemmel konumu ve nehrin en iyi plajlarından birine ev sahipliği yapmasıyla ünlü olan Novi Sad, her yaştan turistin severek gezebileceği güzel bir şehir. Avrupa standartlarına göre genç bir şehirdir (17. yüzyılda kurulmuş). Ayrıca Sırbistan'ın en büyük ikinci şehri ve en bilindik turistik destinasyonlardandır. Temmuz ayındaki \"Exit müzik festivali\" ile ünlü olan bu şehir, yaz aylarında muhteşem bir deneyim sunuyor. Özellikle tarihi yerlerden ve doğal güzelliklerden sıkılacak olursanız, eşsiz bir Sırbistan tatili için Novi Sad'a göz atabilirsiniz. Şehirde birbirinden güzel tarihi ve önemli görülecek yerleri bulabilirsiniz. Fakat bunlar arasında kaçırmamanız gereken yerler ise ; şehrin ana meydanında bulunan Belediye Binası, oldukça iyi korunmuş bir kale olan \"Dunderski Sarayı\" olarak da bilinen \"Fantast Kalesi\" ve Sırp ortodoks kilisesi olan Büyük Şehit Aziz George Kilisesi'dir. Sırbistan'daki gezilecek en güzel şehirlerden biri olan Subotica, ülkenin en büyük beşinci şehridir. Ülkedeki en yüksek katolik nüfusa sahip şehirlerinden biri ve art nouveau mimarisine sahip binalarıyla ünlüdür. 1900'lü yılların başında inşa edilmiş olan Belediye Binası ve Sinagog, şehirdeki en çok ziyaret edilen yerlerdendir. Ancak Orta Çağ'dan önceki bu şehir, 1797 yılında inşa edilmiş olan Avila Aziz Theresa Katedrali gibi tarihi binalarıyla ünlüdür. Avrupa'nın en büyük bit pazarlarından biri olan Buvljak ise, Subotica'da alışveriş için en çok tercih edilen yerlerden biridir. Ana meydanın çevresindeki kafeler, restoranlar ve birbirinden güzel eski evler de şehirde mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Karlofça, şaraplarıyla ünlü olan en güzel şehirlerden biridir. Tipik yerel kırmızılara, güllere ve beyazlara hizmet eden şarap imalathaneleriyle dolu olan buradaki asıl yıldız, tarifi yakından korunmuş bir kasaba sırrı olan \"Bermet\" şarabıdır. Tarihi bir kasaba olarak ün yapmış olan Karlofça genelde günübirlik turlar ile ziyaret ediliyor olsa da, zamanınız varsa burada en azından 1 gece konaklayın. Karlofça Antlaşması'yla tarihi önem taşıyan bu kasabayı seveceksiniz. Novi Pazar olarak da bilinen Yeni Pazar, Sırbistan'ın en güzel şehirlerinden biri olmasına rağmen, çoğu turist burayı Sopocani ve Studenica manastırlarına yapılacak geziler için bir üs olarak kullanmaktadır. Kendi başına oldukça ilginç bir şehir olan Yeni Pazar, Sırbistan kültürünü en iyi keşfedebileceğiniz şehirlerden. Her sokak tarihi evlerle dolu. Kapı dışında oturup sohbet eden Sırbistan kadınları, sokakta plastik meşin top ile maç yapmaya çalışan küçük çocuklar mutlaka ilginizi çekecektir. Bu iki manastırı hali hazırda görmeyi planlıyorsanız, bu şehre büyük ihtimal gideceksiniz. Fakat, bu şehri görüp geçmeyin. İçerisindeki güzellikleri keşfedin ve en azından 2-3 saatinizi bu güzel şehir için ayırın deriz. Ülkedeki doğal güzelliklerden biri olan Uvac Kanyonu, sunduğu eşsiz manzarası ve doğal güzelliği ile son yıllarda en popüler destinasyonlardan biri haline geldi. İnanılmaz derecede yeşil nehir, dik kalker kayaların arasından zikzak bir şekilde sallanıyor. Yukarıdan muhteşem bir manzaraya sahip olan Uvac Kanyonu, bizim de Sırbistan'da en çok görmek istediğimiz yerlerden biri. Fakat Belgrad'dan Uvac Kanyonu'na turlar ile gidiyorsunuz ve kişi başı tur ücretleri de 125$'dan başlamaktadır. Bu yüzden vazgeçebiliyorsunuz. Fakat, bu bütçeyi karşılayabilecek durumunuz varsa, mutlaka göz atın derim. Sırf kanyonun fotoğraflarına bakmak bile buraya gitmek için yeterli olacaktır. 6km uzunluğundaki bir mağara sistemini de barındıran rezerv, korunan statüsünü de 219 bitki türüne, 24 tür balık ve 130 kuş türüne borçludur. Leskofça, daha çok \"Et\" ile ünlü bir şehirdir. Sırbistan'ın güneyinde yer alan bu şehir, eylül ayında düzenlenen yıllık Rostiljijada veya Barbekü Haftası olarak da bilinen 5 günlük bir festivale ev sahipliği yapıyor. 5 gün boyunca şehrin her yerinde ızgara et görüyorsunuz ve şaşırtıcı bir şekilde oldukça turistik bir festivaldir. Tabi Leskofça, sadecee et ve festivalden ibaret değil. Zaten sırf et yemek için de, bu şehri ziyaret için bu dönemi seçmek de çok kolay olmuyacak. Leskofça'yı eylül ayında ziyaret etmeyi planlıyorsanız, sadece böyle bir festivalin olduğunu bilin yeter. Bu şehirde birbirinden güzel müzeleri, tarihi yapıları ve antik alanları da görebiliyorsunuz. Tabi şehir, yapılacak birbirinden güzel turistik aktiviteleriyle de oldukça ünlüdür. 2 gününüzü sıkılmadan geçirebileceğiniz bu şehre de mutlaka göz atın deriz. Mokra Gora Vadisi'ndeki bu doğal güzelliğe sahip köy, Küstendorf ve Mecavnik olarak da bilinmektedir. Köy aslında sadece yerel yönetmen Emir Kusturica'nın \"Yaşam Bir Mucize\" filmi için yaptırdığı bir yer. Fakat ülkedeki en ünlü yerlerden biri haline gelmiş ve günümüzde turistlerin en fazla rağbet gösterdiği destinasyonlardan. Filmden sonra günümüze kadar ayakta kalabilmiş olan köy, bugün bir açık hava müzesi olarak hizmet veriyor diyebiliriz. Birbirinden güzel tarihi köy evleri ve doğal manzaralarıyla ünlü Drvengrad da görülmeye değer. Köy, Uzice kenti yakınlarında bulunan Zlatibor bölgesinde yer almaktadır. Yıl boyunca Drvengrad'da düzenlenen film festivalleri, müzik konserleri ve birbirinden güzel atölyeler var. Zamanınız ve imkanınız varsa mutlaka göz atın. Gelelim Sırbistan'ın başkenti ve en meşhur şehrine. Belgrad, ülkedeki en fazla turist trafiğinin olduğu şehirdir ve bu şehirde yapılacakların ve görülecek yerlerin sınırı yok. Tuna ile Sava nehirleri arasındaki kesişme noktasında yer alan bu güzel şehir, eski ve yeni stillerin karışımı ile dikkat çekmektedir. Birbirinden güzel Art Nouveau yapıları da görebileceğiniz bu şehrin gece hayatı ise, \"Efsane\". Şehir, özellikle genç turistlerin uğrak yerlerinden biri olduğundan dolayı ve çevre illerdeki öğrencilerin hafta sonu eğlencesi için tercih ettiği yerlerden biri olduğu için burada gece hayatı mükemmel. Dünyaca ünlü gece kulüpleriyle de ünlü bu şehirde, unutulmaz bir gece yaşamak istiyorsanız da, perşembe, cuma veya cumartesi günü gecelerini kaçırmayın. Biraz da şehirdeki turistik yerlerden bahsedecek olursak, bu şehir Sırbistan'ın en eski yapılarından bazılarına ev sahipliği yapmasıyla ünlü olsa da, birbirinden güzel müzeleri, tarihi binaları, caddeleri ve çok daha fazla cazibe merkezini bulabilirsiniz. Şehirde kaçırılmaması gereken bazı yerler ise, Belgrad Kalesi, Aziz Sava Katedrali, Knez Mihailova Caddesi ve Kalemegdan gibi yerlerdir. Tabi bu turistik ve tarihi yerlerin dışında Belgrad'da gezilecek daha birçok yeri bulabilirsiniz. Ada Cinganlija olarak da bilinen Çingene Adası'na da zamanınız varsa mutlaka uğrayın. Burada, Sava kıyılarında uzanan birbirinden güzel plajları bulabilirsiniz. Ayrıca burada, su sporları yapabilir veya vahşi yaşamı kontrol etmek için geniş bir parka göz atabilirsiniz. Sırbistan'da gezip görülebilecek ve yapılacak şeyler tabi ki bu listedeki 15 yer ile sınırlı değildir. Bu listenin dışında daha birçok turistik ve tarihi yerleri, köyleri, kasabaları, şehirleri ve çok daha fazlasını bulabilirsiniz. Fakat ülkede çok fazla zamanınız yoksa, ilk olarak listedeki destinasyonlardan bir gezi rotası oluşturun. Eğer ülkede daha fazla zamanınız varsa da, daha geniş bir gezi planı da yapabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/sistine-sapeli-bilgiler-giris-ucretleri/\"", "text": "Sistine Şapeli ya da Sistina Şapeli, Vatikan'ın en turistik yerlerinden biridir. Şapeli ziyaret etmek biraz sıkıntılı olsa da, gördüğünüz eserler çektiğiniz çileye değecektir. Şapeli görmek için öyle uzun kuyruklar oluşmaktadır ki, buraya kadar gelip, Şapeli es geçmeyi bile düşünebilirsiniz. Her yıl 6 milyon turist, Michelangelo'nun, nefes kesen Fresklerini görmek için, şapeli ziyaret etmektir. Şapel, Vatikan Müzesi'nin bir parçasıdır. Yani Vatikan Müzesi için tur paketleri aldığınız zaman şapel gezisi tur paketleri içerisinde yer almaktadır. - Şapel Papa Sixtus IV emriyle 1475-1481 yılları arasında inşa edilmiştir. - Şapelin latince adı Sixtus ve İtalyanca ismi ise Sisto'dur ve Sistine olarak bilinmektedir. - Anıtsal oda, 13.40 metre genişliğinde, 40.23 metre uzunluğunda ve yerden yüksekliği 20.7 metredir ve duvarları döşeyen 8 pencere bulunmaktadır. - Tavan ve mihrap üzerinde bulunan resimler Michelangelo'nun eserleridir. - Şapel Tavanı : Dünya yaratılışı, Adem ve Havva'nın Cennetten kovuluşu, Nuh Hikayesi gibi resimlerin tasvir edildiği 9 panel bulunmaktadır. Bu 9 Panelin en popüler olanları şüphesiz, Adem'in yaratılışı ve Adem ve Havva'nın cennet bahçesinden utanç içinde kovuluşunun tasvir edildiği resim 'lerdir. - Kıyamet Günü : Mihrabın üzerinde bulunan tavanda tasvir edilmiş bu freskte, kıyamet gününden ürkütücü bölümler tasvir edilmiştir. Cehennemin tasvir edildiği bu resim, Dante'nin İlahi Komedyası'nda da bahsedilmiştir. - Kuzey Duvarı : Mihrabın üzerinde bulunan duvarın hemen yanındaki duvarda, İsa Peygamberin hayatından sahneleri görebilirsiniz. Ayrıca bu duvarda bulunan panellerde yer alan freskler ; İsa'nın vaftiz edilişi, Ghirlandaio tarafından yapılmış ilk mürit çağrısı, Dağda Hutbe, son akşam yemeği gibi freskleri görebilirsiniz. - Güney Duvarı : Musa'nın hayatından sahneleri içeren freskleri bu duvarda bulabilirsiniz. Duvarda yer alan en önemli eserler ; Musa'nın Mısır'a yolculuğu, Musa'nın Yolculuktan önce hayatından sahneler, Kızıldeniz'i geçiş, On Emir, Korah, Dothan ve Abiram'ın cezalandırılması, Musa'nın son anları ve ölümü gibi şaheserleri bu duvarda bulabilirsiniz. Roma'ya seyahat etmeden önce yaklaşık 1 hafta boyunca Şapel hakkında araştırma yapmıştım. Sistine Şapeli ne zaman ziyaret edilmeli?, hafta sonu mu? yoksa hafta içi mi?, sabah saatleri mi yoksa kapanmaya yakın saatler mi, Şapel için en iyi ziyaret saatleridir?. Aslında bu soruya en kısa cevap hafta içi sabah saat 8:00'dır. Bu yapı09:00'da açılmaktadır. Ancak turlar ile gelirseniz daha erken girebilirsiniz. Turlar ile şapeli gezmeyi düşünmüyorsanız 9:00'a kadar beklemeniz gerekmektedir. Eğer sabah 08:30'da şapele girmek için sıraya girebilirseniz, en rahat ziyaretlerinizden birini yapabilirsiniz. Biz 08:45'te müzenin önünde bulunan sıraya girmiştik ve belki de önümüzde en fazla 80-100 kişi vardı. Yani çok da kötü bir zamanlamamız yoktu. Biz güya erken geldiğimizi düşünürken, 100 kişilik sırayı gördükten sonra çok da erken gelmediğimizi anlamıştık. Konakladığınız hostel veya otel resepsiyonuna şapel için en iyi ziyaret saati ne zaman? diye sorunca, büyük ihtimal sabah saatleri veya 16:00'dan sonra diyeceklerdir. Ancak en uzun kuyrukların oluştuğu zaman öğleden sonra 1-3 arasıdır. Ve şapeli ziyaret için 16:00'ın oldukça kötü bir zaman olduğunu düşünmekteyim. Ayrıca şapelin bulunduğu Vatikan Müzesi, yaz sezonunda 18:00'da kapanmaktadır. Eğer çok fazla beklemeden şapeli ziyaret etmek istiyorsanız, sabahın erken saatlerinde kalkın ve en azından 08:30'dan önce sıraya girmiş olun. Ayrıca turlar ile şapele girmek istersenizde, buluşma saati genelde 07:45'tir ve herkes sırada beklerken siz şapeli turlar ile ziyaret edebilirsiniz. - Şapel giriş ücreti genel olarak 16£'dur. (2016 ). Fakat fiyatlar turla geldiğiniz zaman veya erken giriş yapmak istediğinizde değişiklik göstermektedir. - Her ayın son pazar günü, Roma'da bulunan birçok kilise ve dini yapıyı ziyaret etmek ücretsiz olduğu gibi Vatikan Müzesi ve Şapel de ücretsizdir.(14:00'a kadar) - Güvenlik oldukça sıkıdır. Ayakkabı tokasına kadar öten bu X-Ray cihazlarında beklemek istemiyorsanız, yanınızda X-Ray cihazının kabul etmeyeceği ürünler getirmemeye çalışın. - Büyük çantalarla veya valizlerle içeri girmek yasaktır. - Pazar günleri Vatikan Müzeleri kapalıdır. Sadece her ayın son pazar günü hariç. - Vatikan ile Roma, farklı Ülke-Şehir olmalarına rağmen, pasaportunuza ihtiyacınız yoktur. Yani Roma'da yürürken sınırı geçtiğinizin bile farkına varamayacağınız bu yerde, Pasaport kontrolü de yoktur. - Roma'da bulunan birçok dini yapı ve kiliselerde olduğu gibi, Vatikan Müzelerinde veya dini yapılarında da elbise kuralı bulunmaktadır. Yani bayanlar etek giyiyorsa, 8-10£ gibi ücrete satılan, ayaklarınızı ve omuzlarınızı kapatacak şalları almak zorundasınız. Yok ben 10£ vermem diyorsanız, omzunuzun kapalı olmasına ve mini etek yerine bacaklarınızı kapatacak elbiseler giymeye özen gösterin. - Bu dini yapı içerisinde maalesef fotoğraf çekmek yasaktır. - Klima'nın olmadığı bu şapelde kalabalık olduğu zamanlar aşırı bunalabilirsiniz. Bu yüzden yanınızda bol bol su götürmeyi unutmayın. Özetle : Bu dini yapı, Roma'da, yani Vatikan'da görebileceğiniz en önemli yapılardan biridir. Michelangelo'nun Freskleri, şapel ziyareti için ödediğiniz her kuruşa ve giriş için beklediğiniz her dakikaya değecektir. Eğer bütçeli bir Roma gezisi planlamıyorsanız, size tavsiyem; şapeli turlar ile ziyaret etmeye çalışın. Turlar ile ziyaret ettiğiniz zaman, hem uzun kuyruklarda beklemek zorunda kalmazsınız. Ayrıca şapel içi turlar ile geldiğinizde ve sabahın erken saatlerinde girdiğinizde, çok kalabalık olmamaktadır. Sistine Şapelini ziyaret ettikten sonra San Pietro Bazilikası'na da uğramayı unutmayın."} {"url": "https://gezicenga.com/sivasta-nerede-kalinir/\"", "text": "İç Anadolu'nun en eski ve en önemli kentlerinden biri olan Sivas, konaklama bakımından birçok seçenek sunmakta. Birbirinden lüks ve modern 3-4 yıldızlı otelleri ile popüler olan bu şehirde hemen hemen her bütçeye uygun otel bulmak mümkün. Sivas'ta nerede kalınır ? adlı bu yazı ile şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip, en popüler, en uygun ve en iyi konuk değerlendirmesine sahip 7 otel arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Sivas'ta kalacak yerler, genel olarak otellerden oluşuyor. Eğer ilçelerde konaklayacak olursanız da çok daha uygun otel ve pansiyonları da bulabilirsiniz. Sivas'ta konaklama için en ideal oteller merkeze yakın olan otellerdir. Merkeze uzak olan oteller hem iş hem de kültür seyahati için pek de mantıklı bir seçenek olmayacaktır. Sonuçta şehir merkezi dışındaki oteller hem merkeze ulaşmak konusunda hem de güvenlik konusunda sıkıntılı olacaktır. Sivas şehir merkezinin tam göbeğinde yer alan bu 4 yıldızlı otel, tren istasyonuna 2 km uzaklıkta bulunuyor. Spa merkezi ve açık büfe kahvaltısıyla konukların gözdesi olan bu otelde, 230 TL'ye kadar standart çift kişilik odaları bulabiliyorsunuz. Ayrıca oda ücretine kahvaltı da dahil. Sivas'ın en gözde otellerinden biri olarak bilinen Buruciye Hotel'de erken rezervasyon fırsat indirimleri de bulunuyor. Eğer 2-3 hafta öncesinden rezervasyon yapacak olursanız, %20'ye varan fırsat indirimlerinden yararlanabiliyorsunuz. Sivas Kalesi'ne 6 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelin olumlu konuk değerlendirmelerine ve almış olduğu 8.9 gibi süper yüksek bir puana bakarak, bu otelde gönül rahatlığıyla rezervasyon yapmak mümkün. Sivas'ta nerede kalınır ? sorusuna en ideal cevaplardan biri olan Sultan Hotel, şehir merkezinde tercih edilebilecek en uygun fiyatlı otellerden. Kredi kartı olmadan rezervasyon yapabileceğiniz bu otelde, 250 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Erken rezervasyon fırsatlarından yararlanacak olursanız da, biraz daha uygun fiyatlara odalar bulabilirsiniz. Sivas Kalesi'ne 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelin 8+ gibi yüksek bir konuk değerlendirmesine sahip olması, 3 yıldızlı bir otel olmasına rağmen 4-5 yıldızlı otelleri aratmıyor olması ve kredi kartı olmadan rezervasyon yapılabiliyor olması, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Sivas Kalesi'ne 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, Sivas'ta kalacak yerler arasında en iyi konuk değerlendirme puanına sahip otellerden. 9+ gibi süper yüksek bir puana sahip bu otelde, 280 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulabilirsiniz. Bu otelin de tıpkı birçok Sivas otelinde olduğu gibi erken rezervasyon fırsatları bulunuyor. 2-3 hafta önceden rezervasyonunuzu yapacak olursanız, %15'e kadar olan fırsat indirimlerinden yararlanabilirsiniz. Sivas havaalanına 12 km uzaklıkta bulunan bu süper modern otelin bazı odalarında da ücretsiz rezervasyon iptal seçeneği bulunuyor. Seyahat tarihinizden birkaç gün öncesine kadar rezervasyonlarınızı ücretsiz olarak iptal edebiliyorsunuz. Sivas'ta nerede kalmalı ? sorusuna bir diğer güzel cevap ise, Eretna Hotel olacaktır. Şehrin tam kalbinde yer alan bu 4 yıldızlı otel, süper lüks odaları, saunalı spa merkezi ve Türk hamamı ile oldukça popüler. Sivas Kalesi'ne 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelde 350 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Süper şık ve modern oda ücretlerine kahvaltı da dahil. Sivas'taki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olan Eretna Hotel'in almış olduğu 8+ yüksek bir puanı olması da bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Süper şık bir kapalı havuzu olan bu otel, Sivas havaalanına da 21 km uzaklıkta bulunuyor. İsteğe göre de ek ücret karşılığında havaalanı servisinden yararlanmak mümkün. Sivas'taki en lüks otellerden biri olan Hilton Garden Inn, 5 yıldızlı bir otel olmasına rağmen oda ücretleri hemen hemen 3-4 yıldızlı otellerle aynı denebilir. Bu süper lüks otelde 400 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Sivas Kalesi'ne 2 km uzaklıkta bulunan bu otelin 8+ gibi yüksek bir puanı olması, süper ekonomik bir 5 yıldızlı otel olması, konuk değerlendirmelerinin büyük bir çoğunluğunun olumlu olması ve odaların birçoğunun şehir manzaralı olması, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Ücretsiz olarak, ön ödemeye gerek olmadan bu otelde rezervasyon yapabiliyor olmanız da, otelin en güzel yanı. Sivas otogarına ve tren istasyonuna 2 km uzaklıkta bulunan bu 4 yıldızlı otel, Sivas'ta kalacak yerler arasında en ideal seçeneklerden. Erken rezervasyonlarda fırsat indirimi olan bu otelde 300 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Alakart restoranı ve eşsiz bir kahvaltısıyla popüler olan bu otelin 8+ gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı olması da, bu otelin kalitesini en iyi şekilde gösteriyor. Sivas Kalesi'ne 12 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, Sivas'taki en iyi fiyat/fayda oranına sahip oteller arasında. Şehirdeki en güzel otel tavsiyelerinden biri olan Köşk Hotel, Sivas Kalesi'ne sadece 1 km uzaklıkta bulunuyor. Otelin çevresi ise, birçok yöresel restoran ve barlar ile çevrili. Açık büfe kahvaltısıyla bir hayli popüler olan bu otelin 7.5 gibi bir konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Çok süper bir otel diyemesem de, uygun fiyatlı otel arayanların tercih edebileceği otellerden. Sivas havaalanına 20 km uzaklıkta bulunan bu otelde 250 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Ücretsiz olarak rezervasyon yapabileceğiniz bu otele, diğer otellerde aradığınızı bulamadıysanız göz atın derim. Sivas'ta nerede kalınır ? sorusuna verilebilecek en ideal oteller bunlardan ibaret diyebilirim. Tabi bu listeye birkaç otel daha eklemek mümkün. Fakat, Sivas'ta otel tercihi yaparken konuk değerlendirmesi oldukça önemli olduğundan diğer otelleri listeye almadım. Tüm Sivas otellerine göz atmak için buraya tıklayabilir, diğer otellere de isterseniz göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/stockholm-hostel-tavsiyeleri/\"", "text": "İsveç'in başkenti ve en büyük şehri olan Stockholm, Avrupa'daki en pahalı şehirlerden biri. Özellikle konaklama konusunda bir hayli pahalı olan bu şehirde, bütçeli bir konaklama için hosteller ilk olarak düşünülmesi gereken tesisler oluyor. Fakat her hostel, konaklama konusunda beklentinizi karşılamayacağından dolayı Stockholm hostel tavsiyeleri adlı bu yazıya göz atarak şehirdeki en ideal, en iyi konuk değerlendirme puanına ve en iyi konuma sahip 5 hostel arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlıkla bulabilirsiniz. Stockholm'de hangi bölgede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, Stockholm'de nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerini öğrenebilirsiniz. Bu şehirde hangi bölgede konaklayacağınıza karar verdikten sonra aşağıdaki hosteller arasından zevkinize ve bütçenize uygun olanı rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Bu şehirdeki hostellerin büyük bölümü de oldukça pahalı. Fakat aşağıdaki hosteller arasında diğer birçok hostele nazaran uygun olan hostelleri de bulabilirsiniz. Şehirdeki en popüler hostellerden biri olan Generator Stockholm, süper modern yapısı ve şık odalarıyla oldukça popüler. Drottninggatan Alışveriş Caddesi'ne sadece 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostelden şehirdeki birçok turistik yere yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Restoran ve cafesi bulunan bu hostelde dorm ücretleri şehirdeki diğer birçok hostele göre gayet uygun. Hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve 5 bine yakın konuktan almış olduğu 8.3 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Stockholm merkez tren istasyonuna 500 metre uzaklıkta bulunan bu hostel 19 yüzyıldan kalma bir binada hizmet vermekte. Süper atmosferi ve ekonomik dorm odalarıyla popüler olan bu hostelden şehirdeki birçok turistik yere yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve 2 bin konuktan 8.9 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile tercih edebileceğiniz bu hostelin en güzel yanı ise, kendi yemeklerinizi hostelin mutfağında gönül rahatlığıyla yapabiliyor olmanız. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Plaja 8 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostel, bütçeli dorm odalarıyla şehirdeki en çok tercih edilen hostellerden. Stockholm hostelleri arasında en ideal hostellerden biri olan Old Town Lodge, şehir keşfetmek için en ideal hostellerden biri. Gerek süper merkezi konumu gerekse modern ve şık odalarıyla gönül rahatlığıyla tercih edilebilecek hostellerden biri. 1.500 konuktan 8.2 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip hostellerden biri olan Skanstulls hostel, şehirdeki en ideal konuma ve en iyi konuk değerlendirme puanına sahip hostellerden biri. Eşsiz bir dekora sahip bu şık hostelden şehirdeki birçok turistik ve tarihi yere rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve almış olduğu 8.2 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Skeppsholmen bölgesinde yer alan bu modern ve şık hostelde bir gemi koğuşunda konaklamak bile mümkün. Farklı bir atmosfere ve dizayna sahip bu hostelde ister konuk odalarında isterseniz de gemi kamaralarında konaklayabilirsiniz. Toplu taşıma araçlarına oldukça yakın bir konumda bulunan bu hostel, gerek farklı dizaynı, gerekse uygun fiyatı ve süper modern odalarıyla gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz hostellerden. 2 bine yakın konuktan 8.5 gibi yüksek bir değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Stockholm'de birçok hostel bulunuyor fakat bu hosteller arasında uygun fiyatlı olup da güzel bir lokasyonda olanı bulmak pek de kolay olmuyor. Bu yüzden Stockholm hostelleri için bu 5 hostelden araştırmanıza başlayabilirsiniz. Stockholm hostel önerileri olarak önerebileceğim en ideal 5 hostel bunlardan ibaret diyebilirim. Tabi bu listeye daha birçok hostel daha eklemek mümkün. Fakat bu şehirde her hostelde aradığınızı bulamayacağınızdan dolayı, ilk olarak şehirdeki en ideal ve en popüler bu 5 hostele göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/tayland-hakkinda-bilgiler/\"", "text": "Her yıl 16 Milyondan fazla turistin ziyaret ettiği Tayland, Dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olarak bilinir. Budist tapınakları, egzotik yaban hayatı ve muhteşem adaları içeren harika bir ülkedir. Tayland hakkında bilgiler içeren bu yazıda, Tayland Nerede?, Tayland Para Birimi Nedir? ve Tayland hakkında bilinmeyen gerçekleri öğrenebilirsiniz. Büyüleyici yemekleri ve derin bir tarihi ile turistlerin popüler ülkelerinden biridir. Tayland hakkında en bilinen özellik Thai masajıdır. Birçok masaj çeşidi bulunan Tayland'da en popüler olanlar fil masajı ve ayak masajıdır. Tayland'da gezilecek o kadar çok ada ve şehir vardır ki, bu ülke için 1 ay ayırsanız azdır. Başkent Bangkok'dan Phuket'e, Chiang Mai'den Koh Tao'ya, KOH PHA NGAN'dan Koh Lanta'ya birbirinden güzel ve popüler adaları ve şehirleri bulabilirsiniz. Tayland gezinizde ilk olarak Bangkok ve Phuket'e uğrayacak olursanız, kuzeye mi güneye mi ? nereye nasıl gideceğiniz hakkında çok daha rahat bilgilere ulaşabilirsiniz. Ayrıca Phuket'te veya Bangkok'da konaklama için detaylı yazılar Bangkok'da nerede kalınır ? ve Phuket'te nerede kalınır ? adlı yazılara göz atmanızda yarar var. Asya kıtasının güneyinde bulunan Tayland, Çinhindi yarımadasının batı yarısını ve Güneydoğu Asya'da Malay yarımadasının kuzey bölümünün üçte ikisini kaplar. Kuzey ve Kuzeydoğuda Laos, doğuda Kamboçya, kuzeyde ve batıda Myanmar Ülkeleri vardır. Tayland para birimi olarak Baht kullanmaktadır ve THB olarak kısaltılmaktadır. 1 türk lirası yaklaşık 6-10 Bahttır. Tayland birçok Ülke vatandaşlarına uyguladığı gibi Türkiye vatandaşlarına da vize istememektedir. Havalimanı girişlerinizde 30 günlük vizesiz geçiş hakkı alabilirken, karadan giriş yaptığınızda 20 gün vizesiz geçiş hakkı alabilirsiniz. Tayland'da Thai dili konuşulmaktadır. Başkent Bangkok'ta genç kesimin %60 gibi büyük bir oranı İngilizce konuşabilirken Bangkok şehri dışında İngilizce konuşan kişilerin oranı daha düşüktür. - Yağmurlu sezon, Temmuz-Ekim ayları arasındadır, turist trafiğinin ve turist etkinliklerinin en az olduğu sezondur. - En sıcak sezon, Mart-Haziran ayları arasındadır ve daha çok genç gezginlerin tercih ettiği sezondur. - En iyi Sezon, Kasım-Şubat ayları arasındadır. Genellikle serin ve kuru bir sezon olan bu aylar arasında çok fazla yağmur yağmamaktadır ve Tayland'ı ziyaret etmek için en popüler aylardır. Genel olarak 26 derecenin altına düşmeyen hava sıcaklıklarına güvenerek Taylandı ziyaret etmemelisiniz. Yağmurlu sezonda çekilmez bir hal alan Taylanda eğlencenin ve hava sıcaklığının en yüksek olduğu Mart ayı, Tayland ziyareti için daha çok tercih edilmektedir. - Tayland Dünya'nın en büyük pirinç ihracatı yapan Ülkesidir. - Tayland kıyı şeridi uzunluğu 3219 Km uzunluğundadır. - %90 Thai halkı budisttir. - Thailand kelime anlamı \"Land of the Free\" anlamına gelmektedir. - Muay Thai boks Tayland'ın Ulusal sporudur. - \"The Garuda\" Ulusal ve Kraliyet sembolüdür. - Taylandlılar kendilerinden büyük biri ile ya da daha önemli biri ile konuşurken başlarını sürekli öne eğerler. - Gömleksiz ticari araç kullanmak yasalara aykırıdır. - Dünya üzerinde yapılan anketde, Tayland Dünyanın en güleryüzlü 20 Ülkesi arasındadır. - İç çamaşırını üzeri açık bir şekilde evin balkonuna ya da dışardaki çamaşır iplerine asmak yasaktır. Tayland genel olarak 7'den 70'e her turistin gönül rahatlığıyla eğlenebileceği bir ülke. İster aile olarak ister grup olarak veya tek başınıza bu ülkedeki şehirlerde ve adalarda aradığınız eğlenceyi ve tatili fazlasıyla bulabilirsiniz. Tayland Hakkında bilinmesi gereken daha birçok ayrıntı ve derin bir tarihi vardır. Ancak genel olarak Tayland hakkında bilmemiz gerekenler bunlardır diyebiliriz."} {"url": "https://gezicenga.com/taylandda-gezilecek-yerler/\"", "text": "\"Gülücükler Ülkesi\" olarak bilinen, sevimli, sıcakkanlı insanlarıyla ve birbirinden güzel adalarıyla tanıdığımız Tayland, Güneydoğu Asya'nın mücevherlerinden biridir. Gelişmiş modern bir ülke olan Tayland'da, gidilecek o kadar çok şehir, ada ve turistik nokta var ki, gezmekle bitecek gibi değil. Her yaştan turistin bayıla bayıla gezeceği bu ülkenin güzelliklerine geçmeden önce, ülkenin tam olarak hangi kısmını gezmek istediğinize de iyi bir şekilde karar verin. Birinci sınıf plajlar ve eşsiz bir Tayland tatili planlıyorsanız güneye, daha çok dağ, köy ve doğal yaşam seven biriyseniz kuzeye seyahat edin. Yeteri kadar zamanınız varsa, görebildiğiniz kadar yer görmeye çalışın. Tayland'ın her karışına bayılacaksınız ve bu ülke hiçbir tür turisti hayal kırıklığına uğratmayacak kadar güzel. Toplamda 9 ay boyunca Chiang Mai ve Bangkok'ta hostellerde çalıştığım zamanlarda, bu ülkedeki birçok plajı, adayı şehri görmeye fırsatım olmuştu. Fakat, Krabi'nin bende yeri başkadır. Krabi, Tayland'ın en ünlü plajlarından bazılarına ev sahipliği yapmasıyla tanınır. Railay ise, bunlar arasında en ünlü ve en güzel olanıdır. Beyaz kum, turkuaz-mavi suyu eşsiz atmosferi ve güzel manzarası ile bu plaj, her Tayland gezisine çıkan turistin mutlaka uğraması gereken bir tatil cenneti. Adaya Krabi kasabasından ve Ao Nang'dan tekneler ile ulaşabilirsiniz. Railay Kumsalı, her ne kadar adaya gitmedeki en büyük neden olsa da, burada kaya tırmanışı yapmak için de giden birçok maceracı gençleri görebilirsiniz. Tabi Railay'da yapılacak birçok turistik aktivite de bulabilirsiniz. Bunlardan en ünlüsü, okyanus raftingi, kano, şnorkelli yüzme ve tüplü dalış. Ayrıca, \"Open Water ve Advanced\" dalış sertifikalarını da buradan alabilirsiniz. Fakat çok ülke geneline göre çok daha pahalıdır. Railay Plajı ve Krabi böyle. Burası ülkenin en popüler destinasyonlarından biri. Tayland'da gittim, demek için bile Krabi'ye gitmeniz şart. Koh Phi Phi veya Ko Phi Phi, her ne kadar Andaman Denizi ve Phuket arasında bulunan takımadalar olsa da Krabi'ye bağlıdır, Phuket'e değil. Tayland'ın en ünlü yerleri neresidir ? diye soracak olursanız, kesinlikle Phi Phi Adaları derim. Son zamanlarda Türk turistlerin de en favori destinasyonlarından biri olan bu adalar kısaca, \"açık mavi sular, yumuşak kum, sonsuza dek süren nefes kesici manzaralar\" diye özetlenebilir. Burası, 7'den 70'e her turistin ağzı açık izleyebileceği manzaralara ev sahipliği yapar. Yapılacak en güzel şeyi de, küçük tahta bir tekne kiralayarak adaların en büyüğü olan \"Ko Phi Phi Don Adası\"na gitmektir. Buradaki plajlardan en çok seveceğiniz ve en popüler olanlar ise, \"Monkey Beach\" ve \"Long Beach\"tir. Bu iki plajı görmeden, keyfini sürmeden ve en önemlisi öğlen vaktinde güzel bir makarna yemeden de olmaz. Long Beach, daha çok gün batımını izleyeme giden romantik çiftler ile dolup taşar. Gündüz vakti kafa dinleyebileceğiniz, sessiz sakin bir yer değil. Burada, çok sayı turlar bulabilirsiniz. Hatta \"Leonardo DiCaprio filmi The Beach'in çekildiği ünlü Maya Koyu\"na da turlar bulabilirsiniz. Phi Phi Adaları çok fazla turist trafiğine sahip olduğundan, buradaki turlar ile Phuket, Koh Chang ve Koh Lanta gibi adalar da gidebilirsiniz. Eğer yeteri kadar bütçeniz varsa, buralarda dolaşmaya bayılacak, ayrılmak istemeyeceksiniz. Phi Phi Adaları'na rakip olacak doğal güzelliği ile dikkat çeken Khao Sok Milli Parkı, çok çeşitli ekosistemlerinin muhteşem bir karışımıdır. Buradaki yağmur ormanları, Amazon'dan daha yaşlıdır. Bu park, karst oluşumları, birçok parkur ve kanolar veya bambu sallar üzerinde keşfedebileceğiniz bir nehir kaplı kireçtaşı dağ silsilesi de içermektedir. Kısaca, Tayland'ın doğal güzelliğini en iyi keşfedebileceğiniz noktalardan. Bu parkta, \"Malayan Ayıları, kaplanlar ve vahşi filler\"i fazlasıyla görebiliyorsunuz. Bunlar için özel turlara da katılmak mümkün. Fakat tur fiyatları bazen çok uçuk olabiliyor. Buradaki park, çevre dostum kampları ile ünlü olduğu gibi, yemekleri ile de ünlüdür. Tayland'ın en güzel yemeklerini denemek için güzel bir yer arıyorsanız, aradığınızı bu parkta bulabilirsiniz. Phuket, kabaca Singapur'un büyüklüğünde bir ada. Tayland'ın en büyük adası olmasıyla ünlüdür. Phuket ne zaman ziyaret edilir ? derseniz de, kasım ayı ile nisan ayı arasında çok fazla yağmurun olmadığı zamanlarda derim. Phuket'te mayıs-ekim ayları yağmurludur. Tabi, bu yüzden de diğer aylara nazaran biraz daha az kalabalıktır. Ucuz bir Phuket turu planlıyorsanız, bu yağmurlu zamanlarda gidebilir, yağmur yağmasın diye dua edebilir veya turist trafiğine katlanır, biraz daha fazla ücret ödeyerek adanın en iyi zamanında burayı ziyaret edebilirsiniz. Ülkenin en meşhur yeri olan Phuket, güzel plajlarının ve havasının yanında, gece hayatıyla da tanınır. Fakat Pattaya veya Bangkok'un \"Nana street\"teki gibi gece hayatıyla değil. Daha çok ailece ve arkadaşlarınıza gidip eğlenebileceğiniz, birbirinden güzel gece kulüpleriyle ünlüdür. Phuket'ten Phi Phi Adaları'na ve Ko Tao'ya da çok rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Güzel bir tatil başlangıcı için Phuket'i tercih edebilir, buradan diğer ünlü adalara ve plajlara geçebilirsiniz. Tayland'ın en küçük adası olan Ko Tao, deniz kaplumbağaları ile ünlüdür. Rahat doğasıyla meşhur olan bu adanın kıyılarından biraz uzakta, muhteşem dalış noktaları bulabilirsiniz. \"Turtle İsland\" olarak da bilinen Ko Tao, köpekbalıklarıyla yakından ilgilenenler için de ideal rotalardan biridir. Ko Tao'ya gitmek istiyorsanız ; Dalış kursu, köpekbalıkları, doğal güzellikle ve kaplumbağalar ile ilgilenmeniz şart. Özellikle ucuz fiyatlara \"Open Water\" dalış kurslarını burada bulabilirsiniz. Ülkenin en ucuzu olmasa da, diğer birçok adaya göre oldukça uygun fiyatlıdır. Gezi bloglarında Chiang Mai'de yapılacak bir şey yok diyenlerin bu şehirle pek alakaları olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Chiang Mai, Kuzey Tayland'ın en büyük kentidir ve Kuzey gidilecek en güzel noktalardan biridir. Chiang Mai'nin şehir merkezi her ne kadar yapılacak şeylerle dolu olsa da, her turistin sevebileceği noktaları bulmak pek kolay olmuyor. Fakat, günübirlik turlar ile 1-2 saat, şehir çevresindeki güzellikle bu şehri, Tayland'ın en güzel şehirlerinden biri yapmaktadır. Dağlarla çevrili olan Chiang Mai, bölgedeki yemyeşil manzaraları, tepe kabilelerini ve açık hava maceralarını keşfetmek isteyen turistler arasında bir üs olarak kullanılmaktadır. Bunun yanında, şehrin kendisi tarihi ve modern Tayland mimarisinin ve geleneklerinin bir arada bulunduğu büyük ve kültürel açıdan oldukça önemli bir şehirdir. Tarihi merkez etrafında yürüyüşe çıkın. Eşsiz tapınakları keşfedin. En önemlisi şehir merkezinin biraz dışında bulunan, eşsiz bir manzara sunan Wat Phrathat Doi Suthep Tapınağı'nı ziyaret edin. Güzel bir manzaraya sahip dağın tepesindeki bu tapınak, kesinlikle görülmeye değer. Bir zamanlar Tayland'ın kuzeyinde sessiz bir köy olarak bilinen 2012 yılından itibaren artan turist trafiği ile birlikte gelişen kasabalardan biri haline gelmiştir. Ülkenin kuzeyine giden birçok turistin listesine mutlaka eklediği Pai, Chiang Mai ve Mae Hong Son arasında uzanmaktadır. Yani Chiang Mai gezinizden sonra, turlar ile veya bireysel olarak gidebileceğiniz güzel bir kasaba. Pai, daha çok güzel manzaraya sahip vadisi ve rahat atmosferi ile dikkat çekmektedir. Daha çok sırt çantalı gezginlerin tercih ettiği bir yer olsa da, son yıllarda her turistin rotasına eklediği noktalardan biri haline gelmiştir. Pai Nehri, su maceraları için tercih edilirken, kasabanın biraz dışında fil kampları, kaplıcalar ve güzel şelaleler de bulabilirsiniz. Ülkede yapılacak en güzel şeylerden biri de, Full Moon Partilerine katılmaktır. Sırf bunun için Tayland'ı ziyaret eden tanıdığım 100'den fazla insanın olduğunu söyleyebilirim. Tayland'daki en güzel festivallerden biri olan bu Dolunay Partisi, Kasım ayından Ocak ayının sonuna kadar yapılır ve ülke genç turistlerle dolu taşar. Full Moon Party bir elektronik müzik partisidir. Elektronik müzik denince akla ilk gelenler Almanlar ve İskandinavya ülkeleri gelmektedir. Hal böyle olunca akıl almaz bir parti ortaya çıkar. Festival genelde Haad Rin plajında yapılır. Fakat, son zamanlarda ormanlık alanlar içerisine kurulmuş hostel tarzı mekanlarda, bu müzik festivaliyle aynı anda büyük partiler düzenler. Yani Tayland'ın plaj olan her yerinde bu aylar oldukça hareketli geçer. Bu partinin özelliği elektronik müzikmiş gibi dursa da, aslında sadece sabahlara kadar içmek, plajlarda sızmak ve dans etmek akla gelir. Bu partiler, bana göre dünyanın en iyi 10 partisinden biridir. Çünkü birincisi çok pahalı değil, ikincisi Tayland gibi bir yerde yapılıyor olmasıdır. Eğer Kasım ve Ocak ayları arasında Tayland'daysanız ve kalbinizin dayanacağına inanıyorsanız, bu partilere katılın. Tayland'daki bir diğer güzel festival isse, \"Songkran\" adı verilen herkesin su savaşı yaptığı yeni yıl festivalidir. Tay Yeni Yıl Günü her yıl 13 nisan'da olmakta ve bu festival, ülkedeki en kısa süren festivaldir (1-2 Gün). Daha çok turistlerin katıldığı bir festival olarak bilinse de, aslında tüm yerel halk bu partilere katılır. Yılın bu zamanında Tayland'ın neresini ziyaret ediyorsanız edin, ıslanmaya hazırlıklı olun. Günahlarınızı ve kötü şansınızı bu zamanda temizleyebilirsiniz. Bangkok'un kuzeyine ortalama 85 km uzaklıkta bulunan Ayutthaya, Bangkok'tan günübirlik turlar ile rahatlıkla gidebileceğiniz bir kent. Bireysel olarak gitmek isterseniz de, otobüs, tren veya tekneler ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ayutthaya'nın tarihi 1350 yılına kadar gitmektedir. Chao Phraya Nehri vadisinde bulunan, Siyam Körfezi'ne bağlayan üç nehirle çevrili bir adada bulunan Ayutthaya, ülkenin en değerli tarihi yerlerinden. Bir zamanlar Tayland'ın en önemli şehirlerinden biri olan Ayutthaya, Buda heykelleri ve tapınakları ile çevrili muhteşem bir yerdir. Özellikle tarihe ve mimariye merakı olanların sevebileceği, bu kenti de listenize ekleyin. Tayland'da birkaç tane yüzen pazar bulunmakta. Fakat bunlar arasında görülmeye değer en önemlisi, Damnoen Saduak Floating Market'tir. Bu yüzen pazarlar yerel halkın en iyi geçim yollarından biriyken, turistler için güzel alışveriş ve yemek konusunda en güzel noktalarından oluyor. Taze meyveleri, sebzeleri, baharatları ve lezzetli yemekleri satan bu satıcıları görmek istiyorsanız da biraz erken kalkmanız gerekiyor. Tabi satıcıların dışında otantik bir tekne seyahati de yapabilirsiniz. Geleneksel evleri ve güzel kanalları ile bu yolculuk Tayland'da yapabileceğiniz en güzel şeylerden biridir. Bangkok'tan günübirlik turlar ile veya bireysel olarak Damnoen Saduak Yüzen Pazarı'na rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Gelelim Tayland'ın en meşhur şehrine. Bangkok, ülkedeki en fazla turist trafiğine sahip olduğu gibi, adalara ve diğer şehirlere ulaşım için en ideal üstür. Bangkok'da görebileceklerinizin veya yapabileceklerinizin sınırı yok diyebilirim. 6 aya yakın bir süre Bangkok'ta yaşamış biri olarak, bu şehri 1-2 güne sığdıramayacağınızı söyleyebilirim. Tabi çoğu turist gibi siz de burayı bir üs olarak kullanmayı planlıyorsanız, 2-3 gün bu şehir için fazlasıyla yeterli olacaktır. Bangkok, şehir merkezindeki turistik yerleriyle olduğu kadar, merkez dışındaki önemli noktalarıyla da ünlüdür. Bunlar arasında en güzel ve en popüler olan yapı ise \"Büyük Saray\"dır. Büyük Saray, başkentin en dikkat çeken yapısıdır. Hem tarihi ile hem de mimari işçilik bakımından ülkenin en önemli yapıları arasında gelmektedir. Buradaki en önemli yapı ise, şüphesiz Wat Phra Kaeo. Bunun dışında Büyük Saray, kraliyet salonları, tapınaklar ve antik kalıntıların bir labirenti olarak karşınıza çıkıyor. Ayrıca Wat Po ve Wat Arun'u gördüğünüzden emin olun. Yeteri kadar zamanınız varsa da, gün batımını seyretmek için Şafak Tapınağı'na göz atın. Tüm mimari yapılara hayranlıkla bakabileceğiniz bu sarayı, Bangkok'ta 1 gününüz varsa bile mutlaka görün. Tayland'ın milli parkları arasında en ünlülerden olan Khao Yai, ülkede kurulan ilk milli park olarak ünlenmiştir. Bu park, yağmur ormanlarının dışında birçok hayvanı görebileceğiniz çok sayıda otlaklarda oluşmaktadır. 300 kuş türü, ayılar, filler, geyikler, cipsler ve makaklar bulunuyor. Eğer bu parkı aracınız veya motosikletleriniz ile ziyaret ediyorsanız, yakınlardaki birbirinden güzel şelalelere de göz atmayı unutmayın. Khao Yai Milli Parkı, filleri doğal ortamında görebileceğiniz en iyi yerdir. Tabi Tayland'ın bu ünlü fillerini birçok bölgede görebilirsiniz, fakat en iyisinin bu milli park olduğunu da unutmayın. Burada, nehirlerin yakınında dolaşan fillere, egzotik av kuşlarına, maymunlara ve parkın evi olarak adlandırılan birçok tropik canlı ile yakın olacaksınız. Doğal güzelliğine hayran olacak, eşsiz fotoğraf kareleri yakalayabileceksiniz. 1 günlük bir gezi yetmezse, parkta kamp yapmakta mümkündür. Son olarak, Leonardo DiCaprio'nun filmi The Beach'te gösterilen \"Haew Suwat\" şelalesini gördüğünüzden de emin olun. Parkı google haritalarda görmek için tıklayın. Erawan Milli Parkı, ülkedeki en ünlü bir diğer milli parktır. Daha çok şelaleleri ve mağaraları ile ünlü olan bu milli parkta, turist olarak yapılacak birbirinden güzel şeyler bulabiliyorsunuz. Tabi milli parkın gözdesi, 7 katlı Erawan Şelalesi'dir. Bu şelale, sadece milli parkın değil, tüm ülkenin en ünlü yerlerinden biridir. Buradaki yedi kademenin de kendisine özel adı bulunuyor. Her kademeye ulaşmak gittikçe zorlaşı ve beşinci kademeden sonra, kaygan zeminleri kullanmanız gerekir. Tabi böyle bir atraksiyona da gerek yok derseniz, İlk üç katman aslında en etkileyici olanı, zümrüt yeşili havuzları, küçük bir mağarası ve serin basamaklı suları ile sunduğu güzellik size yetecektir. Parkı google haritalarda görmek için tıklayın. Genelde Phuket ziyareti ile görebileceğiniz bir yer olan Phang Nga Körfezi, sakin denizden çıkan 40 küçük ada bölgesindeki koy evleri olarak bilinir ve doğal güzelliği ile dikkat çekmektedir. Burada çok sayıda mağara, lagün ve mangrov vardır ki, bunların hepsine görmeye zaman yetmez. Bu alandaki deniz oldukça sakin. Bunun yanında körfez, muson mevsimi boyunca pek çok elementten korunmaktadır. Yani burayı ziyaret etmek için yılın herhangi bir gününü seçebilirsiniz. Özellikle gidilecek bir zaman yoktur. Burada en çok ünlü olan yer ise, şüphesiz \"James Bond\" adasıdır. Burayı görmeden de Phang Nga Körfezi'nde başka bir yere göz atmayın. James Bond Adası'nı google haritalarda görmek için tıklayın. Burayı en iyi şekilde keşfedebilmenin yolu ise, Tayland Phang Nga Körfezi turlarına katılmaktır. Ülkedeki diğer tur fiyatlarına nazaran çok da pahalı olmayan bu gezi turları ile, körfezin etrafını çok daha güzel keşfedebiliyorsunuz."} {"url": "https://gezicenga.com/tekirdagda-nerede-kalinir/\"", "text": "Eski adı Tekfürdağı olan Tekirdağ, Marmara bölgesinin Trakya yakasında yer alan en güzel şehirlerden biri. Yaz aylarında tatilcilerin uğrak yerlerinden olan bu şehirde keşfedilmeyi bekleyen onlarca doğal güzellik bulunuyor. Bu doğal güzelliklere ve müzelere yakın olmak için de, Tekirdağ'da konaklayacağınız yer için az da olsa bir araştırma yapmak gerekiyor. Tekirdağ'da nerede kalınır ? adlı bu yazı ile, şehirdeki en ideal, en uygun ve en popüler 5 otel arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlıkla bulabilirsiniz. Tekirdağ'da konaklama için birçok seçenek bulunmakta. Bunlar arasında en popüler oteller olsa da birçok pansiyonu ve butik otelleri de bu şehirde fazlasıyla bulabilirsiniz. Malkara yolu üzerinde bulunan bu lüks otel, Tekirdağ'ın en çok tercih edilen otellerinden biri. Otelin popüler olmasının en önemli nedeni, fiyatının gayet uygun olması ve süper olumlu konuk yorumlarıdır. Tabi bu otelde süper lüks odalarda bulabilirsiniz. Bu otelin oda ücretleri genel olarak 550-1000 TL arası. Tabi King Suit odalar da konaklayacak olursanız, fiyatlar hiçbir şekilde 1.000 TL'nin altına düşmüyor. Açık/Kapalı yüzme havuzu, spa merkezi ve eşsiz Marmara denizi manzaralı restoranıyla bir hayli popüler olan bu otel, Tekirdağ şehir merkezine 8 ve feribot iskelesine de 5 km uzaklıkta bulunuyor. Otelin almış olduğu 8.2 gibi yüksek bir değerlendirme puanı olması da, otelin en büyük artılarından. Tekirdağ merkezde konaklamak gibi bir mecburiyetiniz yoksa, şehrin en popüler ve en güzel ilçelerinden biri olan Çorlu'da konaklayarak da güzel bir Tekirdağ gezisi yapabilirsiniz. 5 yıldızlı otel konforunda olan bu otelin de uygun fiyatlı odaları mevcut. Oda ücretleri genel olarak 350-600 TL arası değişmekte. Tabi erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak %20'ye varan fırsat indirimlerinden yararlanmak da mümkün. Otel konum olarak oldukça güzel bir yerde bulunuyor. Şehirdeki birçok önemli noktaya araç ile ulaşım oldukça kolay. Hem iş hem de eğlence amaçlı seyahatler için ideal bir otel olan Hilton'un almış olduğu 9.2 gibi süper yüksek bir puana bakarak bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Otelin konuk yorumlarına baktığınızda şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olduğunu rahatlıkla görebiliyorsunuz. Ayrıca bu otelde kredi kartı olmadan rezervasyon yapmak da mümkün. Yani rezervasyon için hiçbir risk yok. Tekirdağ'da nerede kalınır ? sorusuna gayet güzel bir cevap olan Golden Yat Hotel, şehrin tam merkezinde bulunuyor. Süper uygun fiyatlı odaları ve konuk yorumlarıyla popüler olan bu otelde oda ücretlerine kahvaltı da dahil. Feribot iskelesine sadece 1 km uzaklıkta olan bu otelin 7.9 gibi bir konuk değerlendirme puanı olması da, bu oteli incelemek için yeterli olacaktır. Kuru temizleme, araç kiralamave sıcak su havuzu gibi birçok hizmet bulunan bu otelin de erken rezervasyonlarda fırsat indirimi bulunuyor. Yani 3-4 hafta önceden rezervasyon yapacak olursanız, biraz daha uygun fiyatlara odaları bu otelde bulabiliyorsunuz. Tekirdağ'ın tam merkezinde yer alan otellerden biri olan Rodosto Hotel, süper konumu ile tercih edilebilecek en ideal otellerden. Daha çok restoranı, servisi ve temizliği beğenilen bu otelde oda ücretleri 300-450 TL arası. Yani otelin konumuna göre fiyatı gayet uygun denebilir. Ayrıca erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak biraz daha uygun fiyatlara odalar bulmak da mümkün. Oldukça zevkli döşenmiş odalara sahip bu otelin 8.8 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı olması da, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Ayrıca süper olumlu konuk yorumlarına bakarak, otelin şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olduğunu görebilirsiniz. Deniz kenarına 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, Tekirdağ şehir merkezinde bulunan uygun fiyatlı otellerden. Eşsiz açık büfe kahvaltısıyla, manzaralı odalarıyla ve süper olumlu konuk değerlendirmeleriyle tereddütsüz tercih edebileceğiniz bu otelin oda ücretleri 180-230 TL arası. Ayrıca otelin aile odası da bulunmakta. Tekirdağ'da nerede kalmalı ? sorusuna güzel bir cevap olabilecek Hotel 59 merkezi konumuyla ve 8.2 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanıyla göz atılması gereken otellerden. Bu şehirde otel fiyatları yüksek sezonda 250 TL'ye kadar bulunabiliyor. Pansiyon tercih edecek olursanız da, 200 TL'nin altında gecelik çift kişilik odalar bulmak da mümkün. Tabi bunun için erken rezervasyon şart. Eğer bu şehir için en azından 2-3 hafta öncesinden rezervasyon yapacak olursanız, çok daha uygun fiyatlara oteller bulabiliyorsunuz. Ayrıca bu şehirde 4-5 yıldızlı otellere gönül rahatlığıyla göz atabilirsiniz. Otel fiyatları genel olarak uygun olduğundan 4-5 yıldızlı oteller bütçenizi zorlamayacaktır. Tekirdağ'da nerede kalınır ? adlı bu listede yer alan oteller, şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına, en iyi konuma ve en iyi konuk değerlendirmesine sahip. Bu oteller arasında aradığınız zevkte veya bütçede oteli bulamadıysanız, tüm Tekirdağ otellerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/topkapi-sarayi-muzesi/\"", "text": "Topkapı Sarayı, İstanbul'un fethinden sonra, Osmanlı Devleti himayesine kazandırılan naçizane eserlerden biri olarak bilinir. Kadıköy'den Eminönü'ne vapurla giderken size yolculuğunuz boyunca eşlik eden saray, Osmanlı klasik mimarisinin bir yansıması olarak bilinmekte. Topkapı, büyük bir imparatorluğun üç kıtayı üç buçuk asır boyunca yönettiği bir yer. Osmanlı'nın hüzünlü ve neşeli günlerinin, parlak ve sönük dönemlerinin tek şahidi. Her köşesi buram buram tarih kokan bu saray, İstanbul'un gezilecek yerleri arasında önemli bir yere sahip, kaçırılmaması gereken yerlerden. Topkapı Sarayı tarihi hakkında kısaca bilgi verecek olursak, Saray 1460-1478 yılları arasında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış. Padişahların ve sultanların ikamet yeri olan bu saray, devletin yönetim/eğitim yeri olarak bilinir. Şehzadelerin eğitildiği bu sarayı Fatih Sultan Mehmet yaptırırken, babası II. Murad'ın tunca nehri kıyısında bulunan Edirne Sarayı'ndan esinlendiği söylenir. İstanbul'da henüz konaklama için aradığınız oteli bulamadıysanız, İstanbul'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak, konaklama için en ideal bölgeleri ve en iyi otel tavsiyelerini öğrenebilirsiniz. İstanbul'daki tüm konaklama birimlerine göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Harem Bölümü ; Sarayın en muhteşem manzarasına sahip bölümü denebilir. Bu bölümden Haliç ve boğaz manzarasının göz kamaştırıcı manzarasını görebiliyorsunuz. Sultan Süleyman dönemine kadar Eski Saray'da bulunan harem bölümü, Padişah'ın aile üyeleri ile en çok zaman geçirdiği özel alan olarak biliniyor. Kanuni Sultan Süleyman-Hürrem Sultan döneminden sonra Harem Bölümü Topkapı Sarayı'na taşınmış. Her padişah ve Valide Sultan'ın ekleme ve düzenlemeler yaptığı bu bölüm iç içe geçmiş sığ odalardan oluşuyor. Karaağalar Dairesi, Cariyeler Koridoru, Cariyeler Hamamı, Valide Sultan Dairesi, Hünkar Hamamı, Has Odalar, İkballe Taşlığı ve Çinili Köşk gibi önemli bölümler Harem'de yer almakta. Bab-ı Hümayun isimli tarihi anıtsal kapıdan girince, ilk dikkatinizi çeken sağ tarafta bulunan eşsiz boğaz manzarası oluyor. Sol tarafta ise karakol adında güzel ve pahalı bir restoran bulunuyor. Eski polis binasının hemen bitişiğinde ise, oldukça popüler ve eski olan tarihi Aya İrini Kilisesi bulunuyor. Alay meydanı adı verilen bu avlu sarayın en gözde yerlerinden diyebilirim. Yaz aylarında sarayı ziyaret ediyorsanız, avludaki yeşillik fotoğraf tutkunları için muhteşem bir deneyim olacaktır. Bu avluda bulunan turnikelerden hemen sonra Topkapı Sarayı maketleri ile karşılaşıyorsunuz. Avluda bulunan ağaçların arkasında ise mutlaka dikkatinizi çekecek dev bacalar bulunuyor. Bu bacaların bulunduğu yer Saray mutfaklarıdır ve günde ortalama 2000-3000 kişilik yemek yapabilme kapasitesine sahipmiş. İkinci avluda kaçırmamanız gereken yerler, Adalet Kulesi ve hemen altında bulunan Divan-ı Hümayun'dur. İmparatorluk adına tüm önemli kararların bu odada alındığı söylenmektedir. Bir de Sadrazam Odası bulunuyor ki, burada muhteşem bir saat koleksiyonunu görebiliyorsunuz. Sarayın en dikkat çeken bölümlerine ev sahipliği yapan üçüncü avluda, Arz Odası, Kıyafet Seksiyonu, Kutsal Emanetler ve Hazine gibi birçok önemli bölüm bulunuyor. Üçüncü avlunun giriş kapısı Bab-üs Saadet adı verilen \"Mutluluk Kapısı\" olarak bilinir. Topkapı Sarayı Arz Odası ve Padişahın kabul odası hemen girişte bulunuyor. Avlunun batısında kıyafet koleksiyonları ve hazine odasını görebilirsiniz. 4 adet hazine odası bulunmakta ve bunların her birini tek tek gezmenizi tavsiye ederim. Tabi zamanınız yoksa 4. hazine odasına mutlaka uğrayın yeter. Burada, Topkapı Hançeri ve Kaşıkçı Elması'nı görebilirsiniz. Manzaralar avlusu diyebileceğim bu muhteşem yerde bulunan Mecidiye Köşkü önünden boğaz manzarasını, Bağdat, Revan ve Yazlık Köşkü'nden de Haliç'in eşsiz manzarasını seyredebilirsiniz. Bahçenin tam merkezinde ise, ahşaptan yapılmış Sofa Köşkü de bu bölümün en önemli yapılarından. - Saray ziyareti için birçok tur düzenlenmekte ve tur kafilelerin hemen hemen hepsi sabahın erken saatlerinde burayı ziyaret etmekte. Yani saray, yüksek sezonda sabah saatlerinde süper kalabalık olmakta. Özellikle hafta sonları. Sarayı hafta için ziyaret edecek olursanız çok daha sakin bir saray gezisi yapabilirsiniz. Saray için en ideal ziyaret saati öğleden sonra 3-4 gibi veya öğleden önce 11'den sonra. - Museum Pass Kart alın 5 günlük bir Museum Pass Kart (85 TL) ile Topkapı Sarayı'nın tüm bölümlerine ücretsiz girebilirsiniz. Bilet ücretinin 40 TL (Harem 25, Aya İrini 20 TL) olduğunu düşünürseniz, çok mantıklı bir seçenek olacaktır. Tabi bu sarayın dışında daha birçok müzeye de bu kart ile ücretsiz girebilirsiniz. - Eğer çok kalabalık bir grupla karşılaşacak olursanız, saraya girer girmez 4. avluya gidin ve ters yöne doğru bir gezi yapın. Saray bölümlerini bu şekilde çok daha sakin ziyaret edebilirsiniz. - 1, 2 ve 4. avluda cafe-restoran bulabilirsiniz. Fakat süper pahalı olan bu mekanlara çok mecbur kalmazsanız yanından bile geçmeyin. - Topkapı Sarayı Müzesi kaç saatte gezilir ? diye soracak olursanız, en az 2 ve detaycı biriyseniz en az 3 saat diyebilirim. - Saray içerisinde hediyelik eşya alabileceğiniz yeri de bulmak mümkün. Salı günleri kapalı olan saray haftanın 6 günü ziyaret açık. Yaz sezonunda 09:00-18:45 saatleri arasında sarayı ziyaret edebilirsiniz. Gişelerin saray kapanmadan 1 saat önce kapandığını da unutmayın. 100 TL'dir. Müzekartınız varsa ücretsiz yoksa öğrenci ve öğretmenler 60 TL'ye diğer ziyaretçiler 60 TL'ye müzekart alabilir. Ayasofya Müzesi ve diğer birçok müzede müzekart geçerli olduğundan dolayı, mutlaka müzekart almanız da yarar var. Güncel giriş ücretleri resmi web sayfası veya muze. gov. tr adlı adrese göz atabilirsiniz. Bu almış olduğunuz bilet ile, Aya İrini Müzesi ve Harem Bölümü'ne giremiyorsunuz. Aya İrini Müzesi 2019 giriş ücreti 30 TL ve Harem Bölümü 2020 giriş ücreti ise, 35 TL'dir ve müzekart buralarda geçmiyor. Saray ve bölümlerine 18 yaş altı ve 65 yaş üstü TC vatandaşları ücretsiz olarak girebilmekte. Saray, Fatih/Sultanahmet'te bulunmakta. Sultan Ahmet Camii'ne kısa bir yürüyüş mesafesindedir. Anadolu Yakası'ndan saraya ulaşmaya çalışıyorsanız, öncelikle Eminönü'ne veya Marmaray hattını kullanarak Sirkeci istasyonuna gelmeniz gerekiyor. Sirkeci istasyonundan saraya yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Bunun yanında Eminönü'nden de Saraya yürüyerek 15 dakikada ulaşmak mümkün. Eğer yürümek istemezseniz, Sirkeci ve Eminönü'nden geçen Kabataş-Bağcılar tramvay hattını kullanarak da saraya ulaşabilirsiniz. Bunun için Sultanahmet tramvay durağında inmeniz gerekiyor. Bu tramvay durağından sarayın giriş kapısı yaklaşık 10 dakika yürüyüş mesafesindedir. Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul'da tarihi, ihtişamı ve eserleriyle kaçırılmaması gereken en önemli yapılardandır. İstanbul'a kadar gidip de bu sarayı görmemek olmaz."} {"url": "https://gezicenga.com/trabzonda-nerede-kalinir/\"", "text": "Yemyeşil ormanlar ile çevrili bu güzel şehir, birçok tarihi yapı ve doğal güzelliğiyle ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor. Birbirinden güzel tarihi yapıları, yaylaları ve dereleri ile turist olarak aradığınız şeyi bu şehirde bulabiliyorsunuz. Bu şehirde konaklama fiyatları ise genel olarak normal. Yani, diğer turistik şehirlerimize nazaran uygun bile denebilir. Bu şehirde daha çok daireler, oteller ve villalar popüler. Trabzon'da nerede kalınır ? adlı bu yazı ile de, en ideal, en uygun, en popüler ve en iyi konuk değerlendirmesine sahip oteller arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Bu şehirdeki 3 yıldızlı oteller, 4-5 yıldızlı otellerin konforunu verebileceğinden dolayı çok fazla lüksünüze düşkün biri değilseniz, tercihinizi 3 yıldızlı otellerden yana kullanın derim. Hem fiyat bakımından oldukça uygun hem de konfor bakımından aradığınız lüksü bu otellerde bulabiliyorsunuz. Tabi erken rezervasyon fırsatlarından yararlanabileceğiniz 4 yıldızlı otel varsa da bu fırsatları da kaçırmamak gerekir. Booking. com aracılığıyla Trabzon otellerinin hemen hemen hepsinde ön ödemede veya rezervasyon ücreti olmadan rezervasyon yapabiliyorsunuz. Bunun yanında, birçok otelin de ücretsiz rezervasyon iptali bulunuyor. Yani, bundan 1 ay sonrasına rezervasyonunuzu yapabilir, beğenmezseniz de belirtilen tarihe kadar rezervasyonunuzu ücretsiz olarak iptal edebilirsiniz. Dahası, bazı otellerde rezervasyon için kredi kartına bile gerek yok. Yani, kredi kartınız olmasa da rezervasyon yapabileceğiniz otelleri bulabilirsiniz. NOT : Sümela Manastırı'na süper yakın otel veya herhangi bir konaklama birimi bulamazsınız. Manastıra en yakın konaklama birimi 9 km uzaklıkta bulunuyor. Bu yüzden, konaklama birimi seçerken manastıra yakın olanı değil de, diğer turistik ve tarihi yapılara yakın olan konaklama birimlerini tercih edin derim. Öncelikle 2 tane 5 yıldızlı otele ev sahipliği yapan bu şehirde illa 5 yıldızlı bir otelde konaklamayı planlıyorsanız, Zorlu Grand Hotel Trabzon'a bakın derim. Diğer 5 yıldızlı otel hem fiyat bakımından hem de konuk değerlendirmesi bakımından pek uygun değil. Trabzon'daki en uygun oteller arasında olan Yıldız Life Hotel, şehirdeki en popüler otellerden biri olarak biliniyor. Trabzon havaalanına 3 km uzaklıkta bulunan bu otelin konuk değerlendirmesine baktığımızda, daha çok açık büfe kahvaltısı, lüks odaları ve personelin süper ötesi ilgi ve alakası oldukça dikkat çekiyor. Trabzon müzesi ve kalesine 8 km uzaklıkta bulunan bu otel, daha çok havaalanına yakın konaklamayı planlayanların tercih edebileceği otellerden. Bu otelde, ortalama 170 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Özellikle erken rezervasyon fırsatlarından yararlanacak olursanız çok daha uygun fiyatlara odalar bulabilirsiniz. 25 odasıyla hizmet veren, henüz yeni bir otel olan Yıldız Life, 8.9 gibi süper yüksek bir puana sahip. Yani, sırf bu puana bakarak bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Plaja 2 dakikalık yürüyüş mesafesinde bulunan bu otel, şehir merkezine araç ile 7 dakika uzaklıkta bulunuyor. Gayet şık ve lüks odalarıyla hizmet veren bu otelde 215 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Şehirdeki en çok tercih edilen otellerden biri olmasına rağmen konukların bazıları otelin konumunu pek beğenmiyor. Yani otel Trabzon'un tam merkezinde yer almıyor. Trabzon Müzesi ve kalesine 10 km uzaklıkta bulunan bu otelin 7.6 gibi güzel bir puanı olması da, bu oteli tercih etmek için yeterli olsa da, konum bakımından süper merkezi bir otel arıyorsanız bu oteli es geçin derim. Trabzon'da kalınacak yerler arasında favori tesislerden biri olan Park Dedeman Hotel, şehirdeki en popüler otellerden. Kaşüstü plajına 7 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelin erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak daha uygun fiyatlara odalar bulabileceğinizi de unutmayın. Trabzon Müzesi'ne ve Kalesine 11 km uzaklıkta bulunan bu otelin konuk değerlendirmelerine baktığımızda otelin en çok beğenilen özelliği temizlik, konfor ve lüks odaları oluyor. Ayrıca otelin 8.4 gibi yüksek bir puanı olması da, rezervasyon yaparken dikkate almanız gereken olumlu özelliklerden. Trabzon havaalanına 6 km uzaklıkta bulunan bu otel daha çok 3-4 kişi grup olarak ve ailece seyahat edenlerin favori otellerinden biri olarak biliniyor. Ayrıca, aile odalarının fiyatı da gayet uygun. Trabzon Müzesi'ne ve kalesine 7 dakika yürüme mesafesinde olan bu otel, konum olarak Trabzon'daki en iyi otellerden biri. 3 yıldızlı bir otel olmasına rağmen, 4-5 yıldızlı otellerin konforuna aratmayan Zeytindalı Hotel, şehrin tam merkezinde konaklamak isteyenlerin tercih edebileceği en ideal otellerden. Daha çok açık büfe kahvaltısı ve lüks odalarıyla popüler olan bu otelin konuk değerlendirmeleri gayet güzel. Zaten otelin 8.7 gibi yüksek bir konuk puanı olması da bunun en önemli kanıtı. 20 odasıyla hizmet veren bu otel, henüz yeni otellerden olmasına rağmen, Trabzon'daki en iyi fiyat/fayda oranına sahip oteller arasındaki yerini almış. Şehir merkezinde Ayasofya Müzesi'ne 3 km uzaklıkta bulunan bu otel, şehirdeki en popüler otellerden. Daha çok konumu için tercih edilen otellerden biri olduğu için tereddütsüz tercih edilebilecek otellerden. Trabzon Müzesi'ne 300 metre uzaklıkta olan bu otelde, 160 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulmak mümkün. Yani fiyat olarak Trabzon'daki en ideal otellerden. Fiyatının uygun olmasının yanında, süper konuk değerlendirmesine de sahip olan bu otelin, 8.7 gibi süper yüksek bir puanı bulunuyor. Yani, sırf bu puana bakarak bile bu otelde gönül rahatlığıyla konaklayabilirsiniz. 12 odasıyla faaliyet gösteren bu otelin ek ücret karşılığında havaalanı servisi olduğunu da unutmayın. Trabzon'da nerede konaklamalı ? sorusuna gayet güzel bir cevap olan Ts Gold Hotel, Şehir merkezine 5 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Odaların çoğu ya deniz yada dağ manzaralıdır. Bu otelde aradığınız her tipte odayı bulmak da mümkün. 2-6 kişilik odalarıyla hizmet veren bu otelde, her aileye göre bir oda bulmak mümkün. 26 odasıyla hizmet veren bu otelin konuk değerlendirmeleri ise oldukça güzel. Zaten almış olduğu 8.2 gibi yüksek bir puanı olması da, bunun en önemli kanıtı. Kredi kartı olmadan rezervasyon yapabileceğiniz bu otelde, erken rezervasyon fırsatlarından mutlaka yararlanın derim. Zaten, hiçbir rezervasyon ücreti ödemeyeceğinizden dolayı da otele göz atıp, fırsat indiriminin olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Şehirde konaklama tavsiyesi olarak önerebileceğimiz bir diğer tesis olan Park Square Hotel, şehirdeki en popüler otellerden. Trabzon Müzesi'ne 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otelin konumu şehrin tam merkezi diyebileceğimiz bir yerde. Trabzon havaalanına 4.5 km uzaklıkta bulunan bu otelin, 8.5 gibi yüksek bir puanı olması, şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden olması bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Trabzon'da nerede kalınır ? adlı bu listede aradığınız oteli bulamadıysanız, tüm Trabzon konaklama birimlerine göz atmak için buraya tıklayabilir, birkaç farklı tipte birimlere de göz atabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/turgutreiste-nerede-kalinir/\"", "text": "Bodrum'un en güzel tatil bölgelerinden biri olan Turgutreis, son yıllarda Türk tatilcilerinin favori yerlerinden olmaya başlayan oldukça güzel bir tatil bölgesi. Gerek Bodrum'a yakınlığı gerekse uygun fiyatlı lüks otelleri ile, güzel ve kaliteli bir tatil için tercih edilebilecek bir bölge. Bu bölgede konaklama birimi sayısı sınırlı olsa da, bölgenin en ideal ve en kaliteli 5 otelini aşağıdaki listede bulabilirsiniz. Turgutreis'teki otellerin birçoğunda erken rezervasyon fırsat indirimleri bulunmakta. Bunun yanında hemen hemen her otelin özel bir plajı veya açık yüzme havuzu da bulunuyor. Bölgede bulunan otellerin birçoğu sunduğu hizmet ve sağladığı imkanlar ile Bodrum'daki en ideal otellerden diyebilirim. Turgutreis'te konaklama için birbirinden güzel ve kaliteli otelleri veya diğer konaklama birimlerini bulmak mümkün. Bu tesisler arasında en popüler, en güzel ve en iyi konuk değerlendirme puanına sahip 5 tesis ise şöyle. Turgutreis bölgesini keşfetmek için en ideal otellerden biri olan Dragut Point, bölgenin en popüler otellerinden. Birçok farklı fiyatta odası olan bu otelde, 300-400 TL'ye bir oda bulabilirken, süper lüks bir odayıda 900-1200 TL arasında bulabiliyorsunuz. Yani hem süper lüksüne düşkün hem de ekonomik seyahat planı yapanların aynı yerde tatil yapabildiği oldukça güzel bir otel. Otelin sunduğu hizmete, sağladığı imkanlara ve almış olduğu 8+ gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Nerede kalınır ? sorusu için lüks bir tesis arayanların göz atabileceği Sirene Hotel, 5 yıldızı ile bölgedeki en lüks ve kaliteli otellerden. Süper geniş odalarıyla bölgedeki en büyük odalara sahip otel de denebilir. İster 2 kişi isterseniz 7-10 kişilik odaları bu otelde bulabilirsiniz. 2 kişilik odalar 55 metrekareden başlıyor olsa da, 7 kişilik odalar 500 metrekareden ve 9 kişilik odalar ise 600 metrekareden başlıyor. 600 metrekarelik olan villa tarzında evlerde konaklayarak kendinize özel açık yüzme havuzunda hayal gibi bir tatil yapabilirsiniz. Eğer kalabalık grup veya aile olarak lüks bir tatil planı yapıyorsanız, bu otelde aradığınız lüksü, kaliteyi ve konforu fazlasıyla bulabilirsiniz. Otelin 8+ gibi yüksek bir değerlendirme puanı olması, muhteşem bir mimariye sahip olması, lüks ve süper kaliteli olması bu oteli tercih edeceklerin aradığı özellikler olmalı. Tabi otel süper pahalı olduğundan sadece süper lüks arayanların tercih edebileceği bir otel olduğunu da unutmayın. Turgutreis sahilinde yer alan bu lüks otel, bölgedeki en popüler otellerden. Geniş odalarıyla hizmet veren bu otelde aradığınız konforu ve lüks tatili fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Otelin imkanlarına ve sunduğu hizmetlere bakarak fiyatı normal olsa da, yine de pahalı oteller kategorisinde yer alan bir otel. Otelin oda ücretleri 900-1400 TL arasında değişiyor olsa da erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak biraz daha düşük fiyata odalara bulmak da mümkün. Otelin 8+ değerlendirme puanı olması, eşsiz bir deniz manzarası, açık havuzu ve birçok etkinliklerinin olması bu otel için aranan özelliklerden. Turgutreis'te her şey dahil konseptinde olan Club Blue White, bölgenin en ideal ve en popüler otellerinden biri. Oldukça uygun fiyatlı odalarıyla aradığınız konforu, kaliteyi ve eğlenceyi bu otelde bulabilirsiniz. Bu otelin oda ücretleri genel olarak 500-800 TL arasında değişiyor. Fakat 2-3 ay öncesinden yapılan erken rezervasyonlar ile çok daha uygun fiyatlara odaları bu otelde bulabiliyorsunuz. Özel plaj alanın olan bu otel su sporlarına merakı olanlar için oldukça ideal. Bodrum'a 16 km uzaklıkta olan bu otelin en güzel yanı da, bulunduğu bölgenin kano için oldukça elverişli olmasıdır. Denize sıfır konumuyla muhteşem bir manzara sunan Dragut Point North, aynı isimde South olana göre biraz daha popüler olduğu söylenebilir. Özel plaj alanı oldukça büyük olduğu gibi, otel odaları da oldukça geniştir. Sauna, spa, sağlıklı yaşam merkezi, Türk hamamı ve masaj uygulamaları gibi imkanların olduğu bu otelin oda ücretleri 450-1000 TL arasında değişmekte. Turgutreis, genel olarak erken rezervasyon fırsatlarına sahip birçok oteli ile ünlü. Bu yüzden, 2-3 ay öncesinden rezervasyon yapabiliyorsanız, mutlaka otel fırsatları olan tesislere de göz atın. Bu fırsatlardan yararlanacak olursanız, %20'ye hatta daha fazla, indirimlere denk gelebilirsiniz. Ancak bu olayı çok da abartmayın. Yani gidip 6-7 ay öncesinden yer ayırmanın hiçbir getiri olmayacaktır. Eğer mümkünse 2-3 ay öncesinden otel arayama bakabilirsiniz. Turgutreis'te her şey dahil olan otellerde konaklamak bazen çok daha ekonomik olabiliyor. Özellikle ailece seyahat ediyorsanız, yemek ve içki konusunda da bol seçeneğim olsun diyorsanız, bu her şeyin dahil olduğu tesislere de göz atabilirsiniz. Turgutreis'te otel fiyatları ortalama 300 TL'den başlıyor ve 1500 TL'nin üzerine kadar çıkabilmektedir. Tabi 300 TL civarında bir tesiste konaklamayı planlıyorsanız, pansiyon tarzı konukevlerine ve biraz daha merkezden uzakta olan tesislere göz atın. 4-5 yıldızlı lüks otellerin fiyatları genel olarak 500-600 TL'den başlamakta ve odalara, konuma ve her şeyin dahil olup olmadığına göre de ciddi anlamda farklılık göstermektedir. Turgutreis'te konaklama için en iyi fiyat/fayda oranına ve en iyi konuk değerlendirmelerine sahip bu 5 otel, bölgenin en popüler otelleri arasında. Tabi bu listeye birkaç otel daha eklemek mümkün. Fakat seçimin kolay olması adına, araştırmanıza bu 5 otelden gönül rahatlığıyla başlayabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/ukraynada-gezilecek-yerler/\"", "text": "Ukrayna, daha çok kadınları, gece hayatı ve partileri ile akla gelen ülkelerden biri olsa da, tarihi ve turistik yerleri, birbirinden ucuz ve güzel şehirleri ile muhteşem bir gezi rotası oluşturabileceğiniz ülkelerden. Tabi gezmek istediğiniz şehirlere, turistik ve tarihi yerlere de iyi bir şekilde karar vermenizde de yarar var. Sadece gece hayatı için bu şehri ziyaret ediyorsanız, ülkedeki herhangi bir şehir, sizin için yeterli olacaktır. Tabi turist trafiğini ve kalabalığı sevmiyorsanız da, Kiev, Liev gibi ülkenin en büyük şehirleri, sizi bunaltabilir. Bu yüzden, Ukrayna'da gezilecek en güzel yerleri, şehirleri, tarihi yapıları ve eşsiz bir gezi rehberini bulabileceğiniz bu yazıdaki tüm şehirlere göz atın deriz. Ukrayna gezisi için sağlam bir bütçeniz varsa, ülkedeki büyük şehirlerde zaman kaybetmek yerine, henüz yavaş yavaş keşfedilen, tarihi yerleri ve tüm güzellikleri ile eşsiz bir deneyim sunan daha küçük şehirler ile ülke gezisine başlayın. Bu ülkedeki en ünlü şehirlerden olan Kiev, Lviv ve Odessa gibi şehirler, zaten Türk ve diğer turistlerin akınına uğramış yerlerdir. Tabi ki de bu 3 büyük şehir, ülke gezisinde listenizde olması gereken önemli gezilecek noktalardan. Fakat, ülkede sadece gece hayatı için bir planınız varsa, bu 3 şehri listenizin sonlarına ekleyin. Lviv, her ne kadar turistik trafiğinin en fazla olduğu yer olarak bilinse de, ülkedeki en güzel şehirlerden biridir. Bu şehir, Ukrayna'nın kültürel başkenti olarak görüldüğünden, güzel bir kültür gezisi için ilk olarak Lviv'den başlayabilirsiniz. Ülkedeki en batı mimariye sahip Lviv'de yapılacak birçok aktiviteyi bulabileceğiniz gibi, görülecek onlarca önemli noktaları da bulabilirsiniz. Lviv'in eski kent bölgesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almakta ve birbirinden güzel kiliselere, tarihi yapılara, müzelere ve eşsiz bir atmosfere sahiptir. Bu bölge, şehrin kalbinin attığı yer olarak bilinir ve ilk olarak şehirde görülmesi gereken yerlerdendir. Ukrayna'nın en ucuz şehri neresi ? diye soracak olursanız, Nikolaev deriz (10 bin dolara ev alabilirsiniz). Fakat turist olarak görülmeye değer KALİTELİ ucuz şehir, Lviv'dir. Tabi ki ülkedeki en ucuz şehir değildir. Fakat, diğer şehirlere nazaran hem gece hayatı hem de konaklama ücretleri bakımından en uygun şehirlerdendir. Çernivtsi, ülkedeki en az bilinen yerlerden diyebiliriz. Yani Türk turistler tabi ki bu şehri çok önceden keşfetmiş olmasına rağmen, henüz Avrupalı ve diğer turistler arasında süper yaygın bir yer değil. Zengin Avusturya-Macaristan mimari yapılarına ev sahipliği yaptığından dolayı, \"Küçük Viyana\" olarak da bilinmektedir. Çernivtsi Üniversitesi Binası da UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almakta ve kesinlik görülmeye değer yapılardandır. Art Nouveau mimarisi ile aranız iyiyse, biraz daha farklı yerleri seviyorsanız Çernivtsi'yi de seveceksiniz. Gelelim Ukrayna'nın başkenti ve en meşhur şehrine. Kiev, daha çok gece hayatı, Ukrayna kadınları ve eşsiz partilere ile gündeme gelen bir şehirdir. Burayı ziyaret eden turistlerin %65'lik bir bölümü de, Kiev geceleri ile ilgilenmektedir. Fakat Kiev, gecelerden ibaret değildir. Birbirinden güzel tarihi yerleri, görkemli kiliseleri ve eklektik mimarisiyle kültür gezisi için en güzel şehirlerden biridir. Doğu Avrupa'nın en önde gelen şehirlerinden biri olan Kiev, Mağaralar Manastırı ve Sofya Katedrali gibi UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan yapıları ile de ünlüdür. Kiev'i ne amaçla ziyaret ediyorsanız edin, bu iki tarihi yeri listenize mutlaka ekleyin deriz. Kiev mi ? Lviv mi ? diye soracak olursanız da, biraz daha bütçeli şehir için kesinlikle Lviv deriz. Kiev'de akıl almaz bir turist trafiği var. Lviv'de de var. Fakat biraz daha az sayıda. Harkiv, Kharkiv veya Harkov, gibi 3 isimle de anılan bu şehir, Ukrayna tarihi için büyük öneme sahiptir. Özellikle ülkenin Sovyet Yönetimi altındayken. Kharkiv'de yapılacak birçok şey bulabilirsiniz. İster gece hayatı, istersenizde kültür gezisi, aradığınızı bu tarihi şehirde de rahatlıkla bulabilirsiniz. Bu şehirde de UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi yerleri bulabilirsiniz. Ayrıca bu şehir, sanatseverlerin de çok çabuk sevebileceği güzel bir şehir. Ülkedeki meşhur yerlerden bir diğeri de Odessa'dır. Gerek gece hayatıyla gerekse tarihi ve turistik noktaları ile, her turistin severek gezebileceği şehirlerden. Ukraynalı halkın bile, her yaz tatili için tercih ettiği Odessa, birbirinden güzel plajları ile eşsiz bir tatil için en ideal destinasyonlardan. Yerel halkın çoğu, Odessa'nın ülkedeki en güzel şehirlerden biri olarak görmektedir. Rusya İmparatorluğu'nun ana ticaret merkezi bile olmuş olan bu şehir, sadece plajlardan ibaret değil. Görkemli opera binası, ağaç sıralarının gölgesinde gizlenmiş sokakları, güzel bir gece hayatı ve daha birçok sunduğu güzellikleriyle de turistlerin favori adreslerindendir. Kamyanets-Podilski, daha çok Kamaniçe Kalesi için ziyaret edilen bir yer olsa da, bu şehirde daha gezip görülecek ve yapılacak birçok turistik aktiviteyi de bulabilirsiniz. Tabi ki şehrin sembolü ve en güzeli olan Kamaniçe, listenizin ilk sırasında olmalı. Bu kale, 14. yüzyılda inşa edilmiş oldukça eski bir yapı. Yüzyıllar boyunca restorasyon ve eklemeler yapılarak günümüzdeki halini almış olan bu devasa yapı, Batı Ukrayna'da yüzyıllarca önemli bir savunma kalesi olarak kullanılmış. İsminin verdiği çağrışımdan anlaşılacağı üzere kale, bir Polonya Kalesi'dir. Ayrıca kale, Moğol ordularının 13. ve 14. yüzyılda toplam 51 saldırısını püskürtmesiyle de ünlüdür. Kamyanets-Podilski şehrinde yapılacak en güzel şey ise, hava balonuna binerek şehrin eşsiz manzarasını seyretmektir. Ukrayna'daki tarihi şehirlerden biri olan Mukaçeve, tarihi binaları ve Ukrayna kültürü ile sevilen şehirlerdendir. Bu şehir, Ukrayna'nın diğer şehirlerinde göremeyeceğiniz gelenekleri, kültürü ve Ukrayna halkının yaşam şeklini sunmaktadır. Gece hayatı çok iyi olmasa da, birkaç canlı mekanı da bulabilirsiniz. Ülkedeki en az bilinen yerlerden olduğundan dolayı da, yeni şehirler keşfetmek isteyenler için en güzel destinasyonlardandır. Burada, insanları balık avlarken görebilir veya Latorica Nehri'nde çamaşır yıkarken görebilirsiniz. Şehrin büyüklüğü güzel. İnsanları kibar ve yardımsever. Tabi sizinle oturup dakikalarca ingilizce konuşmalarını beklemeyin. Tek tük sorularınıza cevap verebilecek düzeyde ingilizceye sahip olsalar da, en az yabancı dil konuşulan bir şehirde olacağınızı da unutmayın. Lviv'e yakın şehirlerden biri olan Jovkva da, görülmesi gereken şehirlerden biri diyebiliriz. Lviv'e 30 km uzaklıkta bulunan bu şehirde yapacağınız ilk şey, güzel bir şehir haritası almak olmalı. Bu harita ile, eşsiz panorama manzarasını sunan kaleye çok daha rahat gidebilirsiniz. Stanislaw Zholkovsky adındaki devlet adamı tarafından kurulmuş olan bu şehir, Ukrayna'nın en az bilinen yerlerinden olsa da, son zamanlarda yapılan turizm çalışmaları sayesinde, şehir ziyaretinde düzenli bir artış yaşanmaktadır. Birkaç kiliseden ve tarihi binalardan oluşan bu küçük şehri, Lviv ziyaretinizden sonra görebilirsiniz. Özellikle görülmesi gereken bir şehir olmasa da, Lviv'den günübirlik turlar ile gidilecek yerler arayanların göz atabileceği bir şehir. Artan turist trafiği ile dikkat çeken şehirlerden biri olan Lutsk, son zamanlar birçok Türk turistin gece hayatı için tercih ettiği, severek ayrıldığı yerlerden. Ülkenin kuzeybatısındaki ilk Slav şehri olarak da bilinen Lutsk, Litvanya Krallığı, Polonya Krallığı, Tatarlar ve Rusya İmparatorluğu'nun başkenti olarak bağımsız Ukrayna'ya hizmet etmiş bu şehir, her döneme şahit olmuş tarih dolu şehirlerden. Lutsk'ta mutlaka görülmesi gereken yerlerden olan Lubart'ın Kalesi kaçmaz. Tarihi 14. yüzyıla kadar giden bu yapı, bu şehirde görülecek tek yer değil. Daha birbirinden eski yapıları, önemli cazibe merkezlerini de bulabilirsiniz. Hızla gelişmekte olan şehirlerden biri olan Lutsk, ülkedeki gezi rotasında olması gereken bir yer. Daha çok Dnipro olarak bilinen Dnipropetrovsk, Dinyeper Nehri'nin kenarında bulunan eşsiz güzellikteli şehirlerden biridir. Kiev'e yakın şehirler arasında diyebiliriz. Yani havayolu ile. Kiev'den Dnipro'ya 45 dakikalık uçuş ile rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Dnipro'da 1-2 gün boyunca sıkılmadan gezebileceğiniz cazibe merkezleri ve yapılacak birkaç turistik aktivite bulabilirsiniz. Dnipro, 18. yüzyılın sonlarına doğru Büyük Catherine tarafından kurulmuş ve eski adıyla da anılan tarihi bir şehir. Menorah Center ile ünlü olan bu şehirde, parklar, kiliseler, bir ada ve çok daha fazlasını bulabilirsiniz. Ülkede gidilecek güzel şehirlerden biri olan Uman, Umanka Nehri'nin kıyısında Lviv'e ve Kiev'e yakın şehirlerdendir. Bu iki şehrin tam ortasındaki güzel konumu ile, her iki şehirden de rahatlıkla gidebileceğiniz bir yer. Turist dostu Uman, kolayca gezilebilecek bir şehir. Yürüyerek hemen hemen tüm önemli noktaları görebiliyorsunuz. Şehirde kaçırılmaması gereken yerlerden bazıları ise, Rabbi Nachman Sofiyivka Parkı'nın mezarı, şehir merkezindeki dikilitaşlar gibi yerlerdir. Pearl of Love çeşme gösterisini izlemeyi ve günlük pazarlara da göz atmayı unutmayın. Ukrayna'nın en eski şehirlerinden biri olan Çernigiv, ülkenin kuzeyindeki kuzeyindeki Desna Nehri'nin kıyısında bulunmaktadır. Altın kubbeli Aziz Catherine Kilisesi ile ünlü olan bu şehirde çok fazla yapılacak şey olmasa da, görebilecek birçok önemli noktayı bulabilirsiniz. Şehir, güzel Ortaçağ mimarisine sahiptir ve bira sevenler için de güzel yerlerdendir. Neoklasik mimarisi, güzel bahçeleri ve gölü ile eşsiz bir deneyim sunan 18. yüzyıldan kalma Kachanivka Sarayı'na göz atmayı da unutmayın. Ukrayna'daki gezi rotanıza ekleyebileceğiniz bir diğer yer ise, dramatik geçmişe sahip Çernobil'dir. 1986 yılında binlerce insanın ölümüne yol açan nükleer felaketin alanı olan Çernobil, tarih severler için güzel bir deneyim sunmaktadır. Çernobil gezinizde, yıkılan binaları, canları için kaçan insanların bıraktığı eşyaları ve çok daha fazlasını göreceksiniz. Çernobil için güzel bir gezi rehberine de ihtiyacınız olacaktır. İlk elden trajedi hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, Çernobil için bu turlar ile bir gezi planı yapmanızı tavsiye ederiz. Son zamanlarda verilen sözler, yapılan turistik çalışmalar sayesinde önümüzdeki yıllarda süper turistik bir yer haline getirilmesine söz verilmiş olan Çernobil, kısa zaman ülkenin en popüler yerleri arasına kesinlikle girecektir. Gezi bloglarında çok fazla bahsedilmeyen yerlerden biri olan Ujgorod, Slovakya sınırında ve Macaristan sınırına oldukça yakın olan, Macar ve Rumen nüfusu ile canlı ve şirin bir kasabadır. Bu kasaba, tarihi 9. yüzyıla kadar uzanan Uzhhorod Kalesi ve 17. yüzyılda yapılmış olan Yunan Katolik Katedrali ile ünlüdür. Bu iki yapı için bile bu kasabayı ziyaret edebilirsiniz. Kasabada birçok ünlü şarap mahzeni bulunmaktadır. Şaraplar ile aranız iyiyse bu mahzenlere de göz attığınızda emin olun. Ukrayna'da gezilecek önemli noktalardan biri olan Yalta, Karadeniz'e bakan sırlı bir tatil beldesi olarak bilinmektedir. Kırım'ın bir bölümünü oluşturan bölgelerden birinde bulunduğundan dolayı da, Kırım Yarımadası'nın eşsiz manzarasını görebileceğiniz sahili de burada bulabilirsiniz. Yalta'da özellikle çocuklu ailelerin sevebileceği en güzel yerler ise, hayvanat bahçesi ve yunuslara ev sahipliği yapan akvaryumdur. Ukrayna halkının bile yaz aylarında tatil destinasyonu için tercih ettiği Yalta, yaz aylarında Ukrayna gezisi yapıyorsanız mutlaka göz atılması gereken bir sahil şehridir. Yalta'da yapılacak en güzel şeylerden biri de, Darsan Tepesi'ne teleferik ile çıkmaktır. Çıkarken göreceğiniz eşsiz manzaranın yanı sıra, uçurumun kenarındaki Froros Kilisesi'nin çevresinden de şehrin eşsiz manzarasını seyredebilirsiniz. Ukrayna'da gezilecek yerler, şehirler sadece bu 15 yerden ibaret olmasa da, ülkenin en ünlü yerleri, gezilmesi gereken noktaları ve şehirleri arasında turist trafiğine en fazla sahip olan bu listedekilerden oluşmaktadır. Listeye daha birçok şehir, kasaba ve turistik yerleri de eklemek pekala mümkün."} {"url": "https://gezicenga.com/ulucanlar-cezaevi-muzesi/\"", "text": "Ankara'da, bir dönemin işkencelerine, çığlıklarına tanıklık eden Ulucanlar Cezaevi, artık Ulucanlar Cezaevi Müzesi. Yakın, kanlı tarihimizin tanığı olan bu müze, Türkiye'de en çok ses getiren müzelerden biri olarak bilinir. Siyasetçisinden yazarına, Akademisyeninden sanatçısına birçok ünlünün yalnızlığını paylaştığı, sırdaşı olduğu bir müze. Kanınızı donduracak hikayeler ile, yalnızlığa sarılmışların hayatlarını okuyup, gördükleriniz ile tüyleriniz ürperecek. O karanlık, dar ve rutubet kokan koridorlardan geçtiğinizde, kanlı ayıbımızı iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Daha ana kapıdan girerken ürperiyor insan. Gişeye gelip biletinizi aldıktan sonra, karanlık olan ve tiksinebileceğiniz kadar rutubet kokusu olan bir koridordan geçiyorsunuz. Koridoru bitirdikten sonra karşınıza Hilton adı verilen, 9. ve 10. koğuşları çıkıyor. Bu koğuşlara, mahkumlar arasında \"Hilton\" adı verilmesinin nedeni ise, hem koğuşların manzaralı oluşu hem de bu koğuşta ünlü isimlerin kalması olsa gerek. Hilton koğuşundan sonra sizi en çok etkileyeceğini düşündüğüm yer olan tek kişilik hücreler bölümüne geçiyorsunuz. Müşahede odaları olarak bilinen bu yerin koridorları o kadar dar ki, hücrelerden kolunu uzatanların sizi yakalayabileceği şekilde, basık ve ürkütücü. Demir kapıların ardından gelen sesler ise, sizi daha da geriyor. Sanki içeride birileri varmış da, elinizi uzatsanız kurtarabileceksiniz. Tüyleriniz ürperiyor sesleri duydukça, kendinizi o kadar kaptırıyorsunuz ki, demir parmaklıklardan içeri bakamıyorsunuz bile. İçinizi garip duygular kaplıyor, merak ediyorsunuz. Biraz daha ilerledikten sonra açık bir hücre de görebiliyorsunuz. Geçmişe gidiveriyorsunuz, nasıl hayatta kalınır ki ? diyorsunuz. Duygularınız karmakarışık bir halde kendinizi zor atıyorsunuz dışarı, sanki biri siz çıkmadan hücrenin kapısını kapatacakmış gibi. Bir an önce çıkmak istiyorsunuz, o karanlık dar ve rutubet kokan hücrelerin bulunduğu koridordan, hatta bir an önce bitireyim de çıkayım ya da döneyim hissi uyanıyor insanda. Ama müze o kadar büyük ki, ne kolayca bitirebiliyorsunuz ne de bunaldığınız yerden geri çıkabiliyorsunuz. Zorla gezdiriyorlar size o karanlık, dar, rutubet kokan koridorları. İyi de yapıyorlar aslında, çünkü bu kanlı tarihi öğrenebileceğiniz, yaşanmışlıklara şahit olabileceğiniz yerdir burası. Hücrelerde birkaç heykel de görebiliyorsunuz. Bu hücrelerde bulunan mahkum heykellerin, bakışı, duruşu, ifadesi öyle güzel betimlenmiş ki o soğuk ortama, heykellerin yüzlerinden okuyabiliyorsunuz anlatmak istediklerini. Bunun yanında ayaklarına zincir vurulan, pijamasıyla duvarın köşesinde, iki elini başının arasına almış şekilde yapılan kompozisyonlar, kelimenin tam anlamıyla muhteşem. Bu bölümü de geçtikten sonra tekrar koğuşlar bölümüne geçiyorsunuz. Fakat, buradaki koğuşlar Hiltondan çok daha farklı. Zaten her duvarda yön işaretlerini göreceksiniz. Bu yön işaretlerini kullanarak tüm koğuşları sırasıyla gezebilirsiniz. Koğuşlarda bulunan tüm heykeller ve nesneler o dönemi canlandıracak şekilde betimlenmiş. Duvarlarda asılı olan film afişleri, eski sobalar, masa ve sandalyeler, ranzalar, dolaplar ve özgürlük şiirleri, o günkü gibi kalmış bu koğuşlarda. Balmumundan yapılmış heykeller o kadar gerçekçi ki, heykellerin yanlarına gidene dek gerçek olmadığını anlaması zor. Müzenin en önemli bölümü diyebileceğim teşhirler bölümünde, her şey ayrıntılarıyla anlatılmaya çalışılmış. Koğuşlar arasında geçiş yaparken birçok avlu göreceksiniz. Bu avlu duvarlarında, Ulucanlar Cezaevi'nde kalmış ünlülerin fotoğrafları bulunuyor. Her biri bir hikayeyi anlatan bu fotoğraflara da mutlaka göz atın. Tuvaletler ve mutfaklar aynı yere yapılmış. Eski taslar, tabaklar, çanaklar buraya farklı bir hava katmış. Hamamlar, görüş odaları, disiplin hücreleri, hepsini teşhir bölümünde ayrıntılarıyla görebiliyorsunuz. Ulucanlar Cezaevi Müzesi'nde, bir de kafeterya bölümü bulunuyor, o da bir koğuşun içinde. Soramadan edemedim görevliye, gerçekten buraya oturup bir şey yiyip içen oluyor mu ? diye. O kadar, şey görüp okuduktan sonra, birçok ziyaretçinin daha fazla burada kalmak isteyeceğini sanmıyorum. Çünkü müzenin sonlarına doğru geldiğinizde, içinizi tarif edilemez bir duygu kaplıyor, müzeden bir an önce çıkmak istiyorsunuz. Birçok koğuşta, ranza başlarında bulunan bilgilendirmeler ile, kimlerin buralardan gelip geçtiğini görebilir, hikayelerini ve ne zaman Ulucanlar Cezaevi'ne girip çıktıklarını öğrenebilirsiniz. Hepsinin ismini tek tek yazmaya gerek olmasa da, aralarından hemen hemen herkesin bildiği veya duyduğu bazı isimler şöyle ; İskilipli Atıf Hoca, Sırrı Süreyya Önder, Muhsin Yazıcıoğlu, Feride Çiçekoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet, Cevat Şakir Kabaağaçlı, Ülkü Arman, Bülent Ecevit, Osman Yüksel Serdengeçti, Sami Cebeci, Mustafa İslamoğlu ve daha birçok ünlü isim bulunuyor. Bu saydığım isimlerin çoğu, 9. ve 10. koğuşlarda kaldığı bilinir. Cezaevine damga vuran isimler ise, Yılmaz Güney, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Yılmaz Odabaşı'dır. Ulucanlar Cezaevi Müzesi'nin en son bölümü olan sergi bölümü ise, ünlü mahkumlara ait kişisel eşyaların bulunduğu koğuş oluyor. Siyasetçilerden gazetecilere, şairlerden yazarlara, derlenmiş, toplanmış bilgileri ve belgeleri okuyarak kişisel eşyalara göz atıyorsunuz. Bu bölümde, birçok döneme ait önemli yayınlar, mahkumiyet tutanakları, mahkumların kaleme aldıkları mektuplar, idam edilenlerin üzerindeki son kıyafetleri, son sigaraları prangalar, son okunan Kuran-ı Kerim, Fikri Arıkan ve Mustafa Pehlivanoğlu'na ait son elbiseler, Deniz Gezmiş'in o meşhur hırkası, Hüseyin İnan'ın atleti, son sigara ve kibriti, cebinden çıkan bozuk paralar, idam edildikten sonra boyunlarından çıkartılmış yaftalar, Muhsin Yazıcıoğlu'nun seccadesi ve pijaması, hepsi bambaşka hikayesi ile ziyaretçilere sunulmuş. Bu arada, koğuşlara girişlerde duvarlarda asılı olan dönemin gazete manşetlerine de mutlaka göz atın. Zamanınız varsa haberleri tek tek okuyun, başka hiçbir yerde bulamayacağınız bu haberlere bir göz atmadan geçmeyin. Tam gezim bitti, sinirleri, gerginliği, stresi, hüznü üzerinizden atabilirim derken, çıkış kapısının hemen yanında darağacını görüyorsunuz. Yanına yaklaşmaya cesaret edemeseniz de, hemen yanında bulunan duvarda asılı olan, infazının gerçekleştiği bilinen 18 kişinin isimlerini görebiliyorsunuz. O darağacının yanında dururken bir listedeki isme, bir darağacına bakın. Akıllardan silinememiş ve asla da silinemeyecek olan o kanlı tarihimize bakın, zulüm ve hüzün dolu o yılları iyice aklınıza kazıyın. Ulucanlar Cezaevi Müzesi, acı dolu tarihi anlatır, yeri gelir duygulanır göz yaşlarınızı tutar, yeri gelir isyan edip, sayıp söversiniz. Karmakarışık duygular içerisinde geçer müze ziyaretiniz. Suçu yoksa orada ne işi var mantığıyla yaklaşmayın, gidin, görün, anlayın, tarihi bilmiyorsanız kendi gözleriniz ile şahit olun. Müze hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse, 1925 yılında yapılmış bu cezaevi. İlk adı Cebeci Tevfikhanesi olarak bilinirmiş. Daha açıldıktan 1 yıl sonra başlamış infazlara. Tam 81 yıl boyunca ne kabuslara, ne zulümlere tanık olmuş. İsmi değişse de, yaşananlar değişmemiş, değiştirilememiş, akıllardan bu karanlık sayfalar silinememiş. Cebeci Sivil Cezaevi, Cebeci Umumi Hapishanesi ve Ankara Kapalı Merkez Cezaevi gibi birçok isimle de anılmış olan Ulucanlar Cezaevi Müzesi, 2011 yılında ziyaretçisiyle buluşarak, ziyaretçilerin bu zulüm dolu yıllara tanıklık edebilmesi sağlanmış. Ben müzeye, Ankara Kalesi'nden yürüyerek 10-15 dakika içerisinde gitmiştim. Zaten, hem kaleyi hem müzeyi ziyaret etmeyi planlıyorsanız, öncelikle Ankara Kalesi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni ziyaret edin. Daha sonra Ulucanlar Cezaevi Müzesi'ne geçin derim. Eğer, müzeye Ankaray'ı kullanarak ulaşmaya çalışırsanız, çok yürüyeceğinizi unutmayın. Müzeye en yakın istasyon Kurtuluş Ankaray İstasyonudur. Fakat, bu istasyondan müzeye gidilebileceğini söyleyenlerin yüzden 90'ı bunu tecrübe etmedikleri için, ne kadar süreceklerini bilmezler. En az 25 dakika bu istasyondan yürürsünüz. Tabi, o da yolu biliyorsanız. Siz onlara aldırmayın, bu yöntemi es geçin derim. Benim size tavsiyem, eğer Kızılay'dan müzeye ulaşmak istiyorsanız, 321 nolu otobüse binmeniz olacaktır. Bu otobüsle Ankara hastanesi durağında indikten sonra, kısa bir yürüyüş sonrasında Ulucanlar Cezaevi'ne gelebilirsiniz. Eğer Ankara'nın diğer turistik yerlerinden birindeyseniz, Hamamönü veya Ankara Kalesi çevresi gibi, mutlaka bu müzeye yürüyün derim. 10-15 dakika içerisinde buralardan Ulucanlar Cezaevi Müzesi'ne rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ulucanlar Cezaevi Müzesi giriş ücreti 2020 : Öğrenci, Öğretmen 5 TL, tam 10 TL ve müzede müzekart geçerli değildir. Müzenin ziyaret saatleri ise ; 10:00-17:00 saatleri arasıdır ve pazartesi günleri müze ziyaretçiye kapalı. Özgürlüğün nasıl bir anlam ifade ettiğini o rutubet kokan, dar ve karanlık koridorları, buz gibi koğuşları gördükten sonra çok daha iyi anlayacaksınız. Ulucanlar Cezaevi Müzesi, size bir müzeden çok daha fazlasını sunuyor. Size yalnızlığın ve özgürlüğün ne demek olduğunu anlatan bu müzeyi mutlaka Ankara'da gezilecek yerler listenize ekleyin, kaçırmayın derim. Not : Müzenin yaş sınırı yanılmıyorsam 14'dü. Fakat, 18 yaşından küçüklerin kaldırabileceği bir ortam olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bu yüzden Ulucanlar, kesinlikle çocuklar ile görebileceğiniz yerlerden değil. İnsana değer veriyor, ezilenin ve haklının yanında olup, bu ideolojiye değer veriyorsanız, şiddetle bu müzeyi görmenizi tavsiye ederim ve son olarak, müze ziyaretinizi aceleye getirmeyin, en az 1-2 saat müzede zaman geçirebilecekmiş gibi plan yapın."} {"url": "https://gezicenga.com/uzungolde-nerede-kalinir/\"", "text": "Trabzon'un Çaykara ilçesine bağlı turistik bir mahalle olan Uzungöl, Trabzon'da konaklama bakımından en çok tercih edilen yerlerden. Trabzon'un Eko-Turizm merkezi olan Uzungöl'de, konaklama fiyatları da genel olarak uygun. Burada, pansiyonları ve resort tipi küçük otelleri fazlasıyla bulabilirsiniz. Uzungöl'de konaklama için daha çok butik oteller tercih ediliyor olsa da, birbirinden güzel pansiyonları ve diğer konaklama birimlerini de burada fazlasıyla bulabiliyorsunuz. Uzungöl'ün en popüler otellerinden biri olan Gobleç Hotel, Uzungöl'e sadece 6 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani, bölgedeki en iyi konuma sahip otellerden. Bu ahşap otelin en güzel yanı ise odalarının çoğunun eşsiz dağ manzaralı olmasıdır. Otelin ücretsiz rezervasyon iptalinin olması da bu otelde rezervasyon yapmak için güzel nedenlerden biri. Bu otelde, dilediğiniz bir tarih için rezervasyon yapabilir ve konaklama tarihinizden 1 hafta öncesine kadar da ücretsiz olarak rezervasyonunuzu iptal edebilirsiniz. Bölgedeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip bu otelin süper olumlu konuk yorumlarının olması ve 8.6 gibi yüksek bir puanı olması da, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Uzungöl'de kalınacak yerler arasında en ideal yerlerden biri olan Mego Suite Hotel, Uzungöl yaylasına ve gölüne sadece 7-8 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Yani, konum olarak oldukça merkezi bir yerde bulunuyor denebilir. Bu oteldeki odaların hepsi bir daire konseptinde. Yani, dayalı döşeli bir evde bulabileceğiniz birçok araç ve gereci bu dairelerde bulmak mümkün. Çift olarak da bu otelde konaklayacak olsanız, aynı ücreti ödeyeceğinizden dolayı, daha çok grup olarak seyahat edenlerin tercih edebileceği yerlerden diyebilirim. Otelin 8.5 gibi yüksek bir puanı olması, olumlu konuk yorumlarının olması ve gayet şık ve modern olması, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Uzungöl'de uygun fiyatlı olup, güzel de konuk değerlendirmesine sahip bir pansiyon arıyorsanız, ilk tavsiye edebileceğim yerlerden biri Kaya Pansiyon olacaktır. Süper uygun fiyatlı odaları ile, bütçeli Uzungöl gezisi planlayara hitap eden bu pansiyonda, erken rezervasyon otel fırsatlarını da bulabilirsiniz. Uzungöl'e sadece 2 dakika yürüme mesafesinde olan bu pansiyonun odaları daire konseptindedir. Yani, özel bir mutfak ve mutfak içerisinde ihtiyacınız olabilecek birçok araç gereci bulabilirsiniz. Uzungöl'deki en iyi fiyat/fayda oranına sahip bu pansiyon daha çok çiftlerin ve ailelerin tercih ettiği konaklama birimi olarak biliniyor. Yani yalnız seyahat ediyorsanız, başka bir konaklama birimine bakın derim. Uzungöl'de nerede kalınır ? sorusuna en güzel cevaplardan biri olan Zeren Apart, mutfaklı daireleri ile hizmet veriyor. Bu daireler içerisinde oturma alanı ve tam donanımlı mutfakta bulunmakta. Uzungöl'e 300 metre uzaklıkta olan bu apartın en güzel yanı ise, 5-6-7-8 kişi grup olarak seyahat edenler için süper ekonomik olmasıdır. Tek kişilik veya çift olarak da bu dairelerde rezervasyon yapabilirsiniz. Fakat, bu apart daha çok grup olarak veya ailece seyahat edenlerin favori yerlerinden biri olduğunu unutmayın. 8.7 gibi yüksek bir puana sahip bu apartın konuk değerlendirmelerine baktığınızda, süper olumlu yorumlarla karşılaşmak da bu tesisin en güzel yanı. Göl kıyısına 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu otel, orman ve göl manzaralı geniş odalarıyla hizmet veriyor. Uzungöl'de kalınacak yerler arasında oldukça popüler olan bu otelde 450 TL'ye kadar 4 kişilik odalar bulabiliyorsunuz. Odalar daire konseptinde olduğundan, odalarda mutfak, oturma alanı, çamaşır makinası gibi ihtiyacınız olabilecek şeyleri de bulabiliyorsunuz. Daha çok grup olarak veya ailece seyahat edenlerin tercih edebileceği otellerden olan Scala Hotel, 200 konuktan 7.4 gibi yüksek bir puana sahip. Sırf bu puana ve konuk değerlendirmelerine bakarak bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Yemyeşil ormanlarla çevrili olan bu otel, Uzungöl'de nerede kalmalı? sorusuna en güzel cevaplardan biri. Süper kahvaltısı ile popüler olan bu otelde, açık/kapalı restoranlar da bulunuyor. Yani, 3-4 yıldızlı otellerde aradığınız birçok özelliği Sezgin otelde bulmak mümkün. Uzungöl'e sadece 1 dakika yürüyüş mesafesinde bulunan bu otel, konum olarak Uzungöl'deki en ideal otellerden. Dağ manzaralı odaları ile hizmet veren bu otelde, 220 TL'ye kadar çift kişilik odalar bulabilirsiniz. Ayrıca, kalabalık aileler için ve grup olarak seyahat edenler için de uygun geniş odaları bu otelde bulabilirsiniz. Canlı müzik ve yerel dans gecelerinde dilediğiniz gibi eğlenebileceğiniz bu otelin 7.7 gibi yüksek bir puana sahip olması da, bu oteli gönül rahatlığıyla tercih etmek için yeterli olacaktır. Uzungöl'de kalınacak yerler arasında lüks bir konaklama birimi olan Kilpa Hotel, Uzungöl'e 1.5 km uzaklıkta bulunuyor. Daha çok çift kişi veya küçük aile gruplarının tercih edebileceği bu lüks otelde, 600 TL'ye kadar çift kişilik odaları bulmak mümkün. Bu otelin en güzel yanı da, erken rezervasyonlarda %20'ye varan fırsat indirimlerinin olması. Bu otelde, en az 2-3 hafta önceden rezervasyon yaparak çok daha uygun fiyatlara odalar bulabilirsiniz. Bu otelin 7.8 gibi yüksek bir puanı da rezervasyon yaparken dikkate almanız gereken olumlu özelliklerden. Uzungöl otel tavsiyeleri adlı bu yazıda yer alan konaklama birimleri, bölgedeki en popüler, en iyi konuk değerlendirmesine sahip ve en iyi fiyat/fayda oranına sahiptir. Bu konaklama birimlerinde aradığınızı bulamadıysanız, Uzungöl'de kalınacak yerler listesinin tamamına göz atmak için buraya tıklayabilir, birkaç konaklama birimini daha inceleyebilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/victoria-zirvesi-hong-kong/\"", "text": "Victoria Zirvesi, Hong Kong'ta en iyi manzaraya sahip bir bölgedir. 554 metre yükseklikte olan bu zirve Hong Kong Adası'nın en yüksek doruğu olarak kabul edilmektedir. Victoria Limanı ve gelişen adayı kuşbakışı olarak görebilir ve muhteşem manzara fotoğrafları çekebilirsiniz. Gündüz yüksek gökdelenleri ve Victoria Limanını görebilirken, geceleri tüm binaların ışıklarının açılması ile inanılmaz bir manzara ortaya çıkmaktadır. En iyi fotoğrafları, Zirve'de bulunan kuleden ve Zirve tramvay terminali yanında bulunan Lion Kiosk'tan çekebilirsiniz. Kule, bir V şeklindedir ve kulenin teraslarından Hong Kong'un en iyi manzarasını seyredebilirsiniz. Bir Gondol şeklinde olan kuleden, 360 derecelik Hong Kong manzarası, kaçırılmaması gereken aktivitelerden biridir. Ayrıca Kulenin bulunduğu binada. Birçok alışveriş mağazaları, restoranlar ve kafeler bulabilirsiniz. Bu zirveye için en keyifli ve muhteşem yol, Tramvay ile gitmektir. Zirve Tramvayları, haftanın her günü 07:00-24:00 arasında çalışmaktadır. Bu yüzden zirveye, gece görüntüsünü seyretmek için gitmeye çalışın. Ayrıca otobüsle gelmek isterseniz Garden Road'dan zirve otobüslerini bulabilirsiniz. MTR 2 merkez istasyonu, J2 çıkışından yürüyerek ulaşmak da mümkündür (1.5 Km). Konum için tıklayın. Not : Tramvay yolculuğu 5 dakika sürmektedir. Ancak 20-120 dakika sırada bekleyebileceğinizi unutmayın. Özellikle hafta sonları çok kalabalık olduğu söylenmektedir. Biz yaklaşık 1 saat beklemiştik, ancak canlı bir sezonda gittiğimizden dolayı belkide o kadar zaman aldı. Eğer kendinize güveniyorsanız yürüyerek gitmek en mantıklısıdır. Yaklaşık 20-25 dakikadan fazla sürmeyeceği söylenmektedir. Ayrıca bilet sırası beklemek istemiyorsanız, biletinizi ya önceden alın ya da Octopus kart alın. Bilet kuyruğunda beklediğiniz kadar, tramvaya binmek için de bekleyeceksiniz. Bu yüzden en azından bilet sırasını beklememek size zaman kazandırabilir. Özetle ; Victoria Tepesi, Hong Kong gezilecek yerler listenize eklemeniz gereken yerlerden biridir. Hong Kong'a ilk adımınızı attığınızdan itibaren, birçok kez ismini duyacağınız zirve, Hong Kong'ta olmazsa olmazlardandır. Çok aşırı pahalı olmayan, kule içinde bulunan restoranlarda öğle ya da akşam yemeğini manzara eşliğinde yemek, sanırım muhteşem bir deneyim olacaktır. O yüzden fırsatınız ve yeteri kadar paranız varsa bu restoranlardan birine mutlaka uğrayın."} {"url": "https://gezicenga.com/wawel-kalesi-ve-katedrali-krakow/\"", "text": "Wawel, eşsiz tarihi ve sanatsal eserleri ile Krakow merkezinde, Vistula Nehri üzerinde bulunan kireçtaşı bir tepedir. Bu olağanüstü kutsal alan, Polonyalıların kimliğini belirleyen kendi ulusal ve kültürel sembolleridir. Wawel Kalesi ve Wawel Katedrali'ne ev sahipliği yapan bu yer turistlerin popüler yerlerinden biridir. Krakow gezilecek yerler listesinin ilk başlarında yer alan kale görülmeye değer önemli yerlerden biridir. Wawel tepesi Polonya'da tarihsel ve kültürel açıdan büyük bir öneme sahiptir. Kale, günümüzde, Ülkenin önde gelen sanat müzelerinden biridir. 1930 yılında kurulan müze birçok resim koleksiyonları, İtalyan Rönesans'ından önemli eserler, baskı, heykel, seramik koleksiyonu, silah, zırh koleksiyonu ve Sigismund II Augustus duvar halısı koleksiyonuna ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca müzede Osmanlı'ya ait eserler de bulmak mümkündür. - Devlet Odaları - Kraliyet Özel Odaları - Dragon's Den - Doğu Sanatı - Kayıp Wawel Krakow'da nerede konaklayacağınız hakkında bir fikriniz yoksa, Krakow'da nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine ve bölgelere göre otel tavsiyelerine göz atabilirsiniz. Krakow'daki en ideal konaklama birimlerine ve fırsat indirimi olan otellere Booking. com aracılığıyla göz atmak için de buraya tıklayabilirsiniz. Wawel Katedrali, Polonyalı Kralların taç giyme yeri olmuş ve Polonya'nın en önemli milli kutsal yapısıdır. Kale bitişiğinde bulunan Katedral 1000 yıllık tarihi ve sayısız hazineleri sayesinde, Polonya'nın en önemli turistik bölgelerinden biri olmuştur. -Katedralin merkezinde Aziz Stanislav'ın (1630) Mozolesi bulunmaktadır. -1670 yıllarında bir şehidin gümüş tabutu, bu şehitin hayatı ve ölümünden sonraki mucizeler 12 kabartma ile anlatılmaya çalışılmıştır. -Rütbeli din adamlarının mezarlarıyla oluşturulmuş bir türbe bulunmaktadır. -Sigismund Şapeli ve toplamda 18 şapel bulunmaktadır. -Aziz Leonard'a ait eserler -Giant Sigismund çanı -Kral Vladislav II'nin kırmızı Macar mermeri Not: Katedral bilet fiyatı 12 zloty'dir. Bu bilet ile Katedrale giriş ve Katedral içinde bulunan müzeye erişim sağlayabilirsiniz. Wawel Tepesi'nde bulunan bu Katedral'in açılış saatleri ise 9:00-16:00'dır. Kale ziyareti Krakow'da yapılacak en önemli aktivitelerden biri olmakla birlikte tarih severler için muhteşem deneyimlerden biridir. Wawel Tepesi genel olarak sabahın erken saatlerinde açılmakla beraber, Kale ve Katedral açılış saatleri ise genel olarak 09:00-16:00 saatleri arasındadır. Ayrıca kaleye ve katedrali'ne ücretsiz olarak giriş sağlayabilirsiniz. Ücretsiz giriş yapabileceğiniz tarihler ; 1 Nisan-31 Ekim tarihleri arasında her pazartesi günü ve 1 Kasım-31 Mart tarihleri arasında her pazar günü Kaleye ve Katedrale ücretsiz giriş sağlayabilirsiniz. Ücretsiz geçiş biletlerini ise Wawel bilet ofislerinden bulabilirsiniz. Şehir merkezinden taksi ücretleri biraz pahalıdır. Özellikle trafikte geçirebileceğiniz fazladan 20-30 dakikayı hesaba katarsak, sanırım bu seçenek biraz pahalı olabilir. Ancak kaleye 10,19 ve 40 nolu tramvaylarla ulaşabileceğiniz gibi yürüyerek de ulaşmak da mümkündür. Yürüyerek hiç denemesemde sanırım en fazla 45 dakika sürecektir. Sırt çantanızla veya valizleriniz ile Kale'ye gitseniz de bu pek sorun olmayacaktır. Uygun fiyatlara çantanızı emanet edebileceğiniz yerler bulunmaktadır."} {"url": "https://gezicenga.com/yalikavakta-nerede-kalinir/\"", "text": "Muğla'nın en gözde tatil ilçelerinden biri olan Bodrum'a bağlı Yalıkavak, ilçenin en gözde tatil kasabalarından. Daha çok lüks otel sevenlerin tercih ettiği yerlerden Yalıkavak'ta düşük bütçeli otellerde bulmak mümkün. Her zevke ve bütçeye uygun konaklama birimini Yalıkavak'ta nerede kalınır ? adlı bu yazımda bulabilirsiniz. Yalıkavak'taki birçok otelde erken rezervasyon fırsatları bulunuyor. Fakat erken rezervasyonu çok abartmamakta da yarar var. Mesela 5-6 ay öncesinden yapılan bir rezervasyonun fiyat bakımından çok düşük olacağını düşünmeyin. Çünkü tatil bölgelerindeki otellerin büyük bir bölümü erken rezervasyon fırsatlarını 2-3 ay öncesinden belirlemektedir. Bu yüzden erken rezervasyon yaparken 20-50 gün aralığında kalmaya çalışın derim. Yalıkavak'taki otellerin büyük bir bölümü gayet lüks ve modern otellerden oluşuyor. Oda ücretleri ise 200 TL'den başlayıp 1500 TL'ye kadar çıkabiliyor. Fakat 400-800 TL arasındaki lüks bir otelde aradığınız konforu ve kaliteyi bulabiliyorsunuz. Bu yüzden süper pahalı olan otelleri tercih etmenin pek de mantıklı bir yanı olmuyor. Yalıkavak'ta bulunan otellerin büyük bir bölümünü beğenebilirsiniz. Fakat hem fiyat hem de servis bakımından tüm otelleri beğenmek pek de mümkün olmuyor. Eğer Booking ve tripadvisor gibi sitelerden araştırma yapacak olursanız, mutlaka konuk değerlendirme puanına ve o puanın kaç kişiden alındığına da göz atın. Yalıkavak'taki her şey dahil konseptinde olan otellerden oldukça popüler olan Delta Beach Resort, bölgenin en kaliteli ve en lüks otellerinden. Geniş aile odaları da olan bu otelde, 2-3 ay öncesinden rezervasyon yaparak %30'a varan fırsat indirimlerinden yararlanmak da mümkün. Otelin fiyatları her şey dahil ve 5 yıldızlı bir otele göre gayet normal. Bu yüzden, Yalıkavak'ta lüks bir otelde konaklamayı düşünüyorsanız, Delta Beach Resort ilk göz atmanız gereken otellerden diyebilirim. Daha çok Alman ve Rus turistleri ağırlayan bu lüks otel, Yalıkavak Koyu'ndaki özel bir plajda bulunuyor. Eşsiz deniz manzarası ve gece-gündüz eğlenceleri ile turistlerin favori yerlerinden. Spa tesisleri ve su kayağı, kano gibi imkanlarla tatilinize anlam katabilirsiniz. Yalıkavak merkeze 3 km uzaklıkta olan bu otelin en güzel yanı 8.1 gibi yüksek bir değerlendirme puanına sahip olması. Bu oteli incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Yalıkavak'ta nerede kalınır ? sorusuna gayet şık ve lüks bir cevap olan 4 Reasons Hotel + Bistro bölgenin en gözde otellerinden. Sağladığı hizmet ve sunduğu imkanlarla bölgedeki diğer otellerden 1 tık daha iyi olması otelin en büyük artılarından. Merkeze sadece 1.5 km uzaklıkta olan bu otelin oda ücretleri diğer lüks otellere nazaran 1 tık pahalı. Fakat %40'a varan fırsat indirimlerine denk gelecek olursanız, süper uygun fiyata kalite ve güzel bir tatili bu otelde yapabilirsiniz. Otelin 9.1 gibi süper yüksek bir değerlendirme puanı bulunuyor. Gerek konumu gerekse imkan ve olumlu konuk yorumlarıyla Yalıkavak'ta tereddütsüz tercih edilebilecek lüks otellerden. Oteli incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Yalıkavak'ta lüks ve modern otellerden bir diğeri ise, Palmarina Bodrum Boutique Hotel'dir. Kredi kartı olmadan rezervasyon yapabileceğiniz bu otelin oda ücretleri diğer Yalıkavak otellerine nazaran 1 tık daha pahalı. Fakat otelin imkanlarına ve sunduğu hizmete göre çok abartı bir fiyat olduğu da söylenemez. Otel, spa merkezi, açık havuz ve özel plaj gibi olanaklara da sahip. Milas-Bodrum havaalanına 55 km uzaklıkta olan bu otel, tüm imkanları ve şık dizaynı ile göz atılmayı hak eden otellerden. Otelin konuk yorumlarına bakarak, personelin güler yüzlü, hizmetin kaliteli ve otelin oldukça temiz olduğunu da rahatlıkla görebiliyorsunuz. Zaten otelin 8.6 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Oteli incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Yalıkavak'ta nerede kalınır ? sorusuna otel konseptinden uzaklaşmak isteyenler için biraz daha farklı bir cevap olan Villa Cosy, süper uygun fiyatlı oda ücretleri ile, bölgenin en çok tercih edilen konaklama birimlerinden. Açık havuz ve muhteşem bir deniz manzarası sunan bu tesisin imkanlarına ve sunduğu hizmete göre fiyatı gerçekten süper uygun. Bodrum'a 15 km uzaklıkta bulunan bu tesisten araç kiralamakta mümkün. Tesisin almış olduğu 9.6 gibi neredeyse kusursuz değerlendirme puanına ve süper olumlu konuk yorumlarına bakarak bile bu tesisi gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Tesisi incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Yalıkavak'ta süper lüks bir otel arayanların en iyi adreslerinden biri olan Avantgarde Hotel, üstün nitelikli imkanları ile çoğu tatilcinin hayal ettiği bir deneyim sunuyor. En seçici konukları bile fazlasıyla tatmin edebilecek bu otel, özel plaj, fitness salonu, Türk hamamı ve sauna gibi tüm imkanlara sahip. Otelin oda ücretleri genel olarak oldukça pahalı. Bu yüzden 2-3 ay öncesinden rezervasyon yapamayacak durumunuz varsa bu otel fiyatları ağır gelecektir. Fakat otelin erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak %30'a varan indirimlerden yararlanmak da mümkün. Otelin süper olumlu konuk yorumlarına ve 9.2 gibi süper yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu oteli gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Bu oteli incelemek veya rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Yalıkavak'ta konaklama tercihi yaparken mutlaka resort otellere göz atın derim. Özellikle grup veya aile olarak tatil planı yapıyorsanız, resort oteller ile tatilinizi diğer otellere nazaran daha uygun hale getirebilirsiniz. Bodrum'da nerede kalınır ? hakkında daha fazla bilgi için tıklayın. Yalıkavak'ta nerede kalınır ? sorusuna birkaç otel daha eklemek mümkün. Fakat hem seçimin kolay olması adına hem de kalite ve hizmet konusunda tatmin edici bu 5 otel arasından aradığınız zevkte ve bütçede oteli bulabilirsiniz. Aradığınız zevkte veya bütçede oteli listede bulamadıysanız, tüm Yalıkavak otellerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/yalovada-nerede-kalinir/\"", "text": "Kıyı, termal, av ve doğa turizmi açısından önemli bir liman kenti olan Yalova, konaklama bakımından biraz pahalı olan şehirlerimizden. Tüm doğal güzelliği, kaplıcaları, tarihi eserleri ve plajları ile, turistlerin en çok tercih ettiği Yalova'da otel seçimi yaparken, otelin konuk değerlendirmelerine, en iyi fiyat/fayda oranına ve konuk değerlendirme puanına bakarak seçim yapmakta yarar var. Yalova'da nerede kalınır ? adlı bu yazı ile, şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına, en iyi konuk yorumlarına ve en iyi konuma sahip 7 otel arasından bütçenize ve zevkinize uygun olanı rahatlıkla bulabilirsiniz. Yalova'da otel ücretleri yaz aylarında süper artıyor. Özellikle erken rezervasyon yapamıyorsanız, fiyatlar çok daha pahalı olacaktır. Yalova'nın en gözde otellerinden biri olan Termal Elit Hotel, şehirdeki en iyi konuk değerlendirmelerine sahip otellerden biri. Bu otel termal hamamlara yakın konumu ile popüler. Konum olarak tereddütsüz tercih edilebilecek bu otelin, 8.9 gibi süper bir konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Otelin oda ücretleri Yalova'nın geneline göre gayet uygun. Yüksek sezonda bu otelde, 350-550 TL arasında uygun odalar bulabilirsiniz. Bunun yanında 6 kişilik odaları da gayet uygun. Ayrıca otelin erken rezervasyon fırsatları da bulunuyor. Bu fırsatlardan yararlanarak çok daha uygun fiyatlara odaları bu otelde bulabilirsiniz. Yalova'da nerede kalınır ? sorusuna en ideal cevaplardan bir diğeri de, Limak Thermal Boutiques Hotel'dir. Kaplıcalarıyla ünlü termal ilçesinde yer alan bu otelde, spa merkezi, ıslak sauna ve masaj hizmetleri de bulunmakta. Konumu ve imkanları açısından Yalova'daki en ideal otellerden biri olması, olumlu konuk yorumlarına sahip olması ve 8.3 gibi yüksek bir değerlendirme puanı olması da otelin en büyük artılarından. Otelin iç dizaynı saray havasını yansıtıyor. Bunun yanında konuk yorumlarına bakarak, odaların gayet temiz ve personelin gayet ilgili olduğu da söylenebilir. Otelin oda ücretleri çok uygun değil. Fakat, Yalova genelindeki termal otellere göre normal. Bunun yanından erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak biraz daha uygun fiyata odaları bulabiliyorsunuz. Yalova'daki en uygun fiyatlı otellerden biri olan Thermal Park Hotel, şık ve modern yapısıyla ve süper uygun fiyatlı odalarıyla dikkat çeken otellerden. Çınarcık'a 10 km uzaklıkta bulunan bu otelin termal sulardan yararlanabileceğiniz bir de hamamı bulunuyor. Otele İstanbul'dan ulaşım ise oldukça kolay. Feribotla 1 saatte Avrupa Yakası'na, 40 dakikada Anadolu Yakası'na ulaşabilirsiniz. Yalova'daki en iyi fiyat/fayda oranına sahip otellerden biri olan Thermal Park Hotel'in 7.8 gibi güzel bir de konuk değerlendirme puanı bulunuyor. Sırf bu puana ve konuk yorumlarına bakarak uygun fiyatlı bu oteli tercih edebilirsiniz. Otelin oda ücretleri yüksek sezonda, 250-400 TL arası. Tabi 1-2 hafta önceden rezervasyon yapacak olursanız. Yalova'da şık ve lüks bir otel arayanların tercih edebileceği bu 4 yıldızlı otel, şifalı termal havuzla ve kaplıca banyolarıyla oldukça popüler. Otelin oda ücretleri Yalova geneline göre 1 tık pahalı. Fakat lüks bir otel arıyorsanız bu fiyat aradığınız tarzda bir otele göre normal. Ayrıca oda ücretlerine açık büfe kahvaltı da dahil. Bunun yanında, otelin erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak %25'e varan fırsat indirimlerinden de yararlanabiliyorsunuz. Konum olarak veya hizmet olarak aradığınızı bulabileceğiniz bu otelin 7.3 gibi güzel bir konuk değerlendirme puanı da bulunuyor. Ayrıca son 20 konuk yorumuna bakarak da, tereddütsüz tercih edilebilecek otellerden biri olduğu söylenebilir. Dağlar ve çam ormanlarının arasında sessiz sakin bir yerde bulunan bu otel, erken rezervasyonlardan yararlanarak Yalova'da en uygun fiyata odaları bulabileceğiniz otellerden. Otelde, sauna, termal sularla doldurulmuş havuz ve Türk hamamı gibi hizmetleri bulunmakta. Konum olarak çok güzel bir yerde bulunmuyor olsa da, aracınız ile Yalova'ya gidiyorsanız, dilediğiniz birçok yere çok kolay bir şekilde ulaşabiliyorsunuz. Yalova'da nerede kalınır ? sorusuna en uygun cevaplardan biri olan Thermo Vital Hotel'in tüm odaları dağ manzaralı olup, odalar gayet şık ve moderndir. Bunun yanında otelin almış olduğu 7.1 gibi güzel bir puanı da rezervasyon yaparken dikkate alabilirsiniz. Yalova'daki en uygun fiyatlı 2 konaklama biriminden biri olan Kaprim Motel'de 100 TL'ye kadar çift kişilik odaları yüksek sezonda bulabilirsiniz. Biz sadece ucuz olması dolayısıyla bu oteli tercih etmiştik. Beklentimizde çok yüksek değildi. Fakat beklediğimizden çok daha fazlasını bulduğumuzu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Otel, süper samimi atmosferi ve orman manzarasıyla düşünülebilecek otellerden. Otelin fiyatı gayet uygun olduğu için siz yine de beklentinizi yüksek tutmayın derim. Otelin en kötü yanı ise, oda duvarlarının oldukça ince olması ve yeterli ekipmanın olmayışı. Personel gayet güler yüzlü, fakat otelde herhangi bir aksilik yaşandığı zaman, çözüm ya gelmiyor ya da çok geliyor. Detaycı biriyseniz, bu oteli es geçin derim. Yok çok ince detaylara takılmam diyorsanız, bu fiyata bence gayet tercih edilesi bir otel. Yalova-Pendik feribot iskelesine 12 km uzaklıkta olan bu otel, 4-5 kişi aile veya grup olarak seyahat edenlerin tercih edebileceği en ideal otellerden. Ücretsiz otopark, bar, barbekü yeri ve çamaşır yıkama hizmetinin olduğu bu otelin oda ücretleri ise, 250-450 TL arasında. Kalabalık grup veya ailece seyahat ediyorsanız, 4-5 kişilik odaları da bu otelde bulabilirsiniz. Erken rezervasyon fırsatlarından yararlanarak %20'e varan indirimlerden faydalanabileceğiniz bu otelin 8.4 gibi yüksek bir konuk değerlendirme puanı olması da, bu oteli tercih etmek için yeterli olacaktır. Yalova'da nerede kalınır ? adlı bu listede bulunan oteller arasında, bütçenize veya zevkinize uygun olanı bulamadıysanız, tüm Yalova otellerine göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://gezicenga.com/zurih-hostel-tavsiyeleri/\"", "text": "İsviçre'nin ekonomik ve kültürel başkenti olan Zürih'te konaklama çoğu zaman bir hayli pahalı olabiliyor. Bu yüzden de, şehirdeki hosteller gezginlerin en çok tercih ettiği tesislerden oluyor. Fakat şehirde çok fazla hostel olduğundan ve her hostelde konaklayamayacağınızdan dolayı, Zürih hostel tavsiyeleri arasında en ideal, en iyi konuma ve en iyi konuk değerlendirme puanına sahip bu 5 hostele göz atmanızda yarar var. Zürih'te hangi bölgede konaklayacağınız hakkında pek fikriniz yoksa, Zürih'te nerede kalınır ? adlı yazıma göz atarak şehirdeki en ideal konaklama bölgelerine göz atabilirsiniz. Zürih'te birçok ideal hostel bulunmakta. Fakat bunlar arasında en iyi konuma ve en iyi fiyata sahip hosteli bulmak çok da kolay olmuyor. Özellikle hostellerde yeni yeni konaklamaya başladıysanız. Bu yüzden aşağıdaki hosteller ile hostel aramanıza başlayabilir. Daha sonra da bu hostellerin bulunduğu bölgedeki diğer hostellere göz atabilirsiniz. Şehirdeki en popüler hostellerden biri olan Zurich Youth Hostel, Zürih gölüne sadece 10 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Hostel çevresinde birçok cafe, bar ve restoranları da fazlasıyla bulabilirsiniz. Şehirdeki en uygun fiyatlı dorm odalarına sahip bu hostelden şehirdeki birçok turistik yere yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Hostelin süper olumlu konuk yorumlarına ve almış olduğu 8.1 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile bu hosteli gönül rahatlığıyla tercih etmek mümkün. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Zürih'in eski kent bölgesinde bulunan bu hostel, şehirdeki en uygun fiyatlı dorm odalarına sahip hostellerden. Birçok restoran ve barlarla çevrili bu hostel şehirdeki birçok turistik yere yürüme mesafesinde bulunuyor. Daha çok tarihe ve alışverişe meraklı olan gezginlerin tercih edebileceği bu hostelin gerek süper olumlu konuk yorumlarına gerekse almış olduğu 7.8 gibi yüksek bir değerlendirme puanına bakarak bile burada konaklamak mümkün. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Şehir merkezinde bulunan süper popüler meydanın tam karşısında yer alan bu hostel, merkez tren istasyonuna sadece 500 metre uzaklıkta bulunuyor. Daha çok çiftlerin tercih ettiği hostellerden biri olan Linda's City Hostel, şehirdeki en iyi fiyat/fayda oranına sahip hostellerden. Şehirdeki tarihi ve turistik yerlerin birçoğuna yürüme mesafesinde olan bu hostelin 7.0 gibi idare eder bir puanı bulunuyor. Yani hostel fiyat bakımından gayet uygun fakat bu hostel herkesin sevebileceği hostellerden değil. Sadece çok daha ucuza konaklamak isteyen gezginlerin tercih edebileceği hostellerden. Booking. com aracılığıyla bu hosteli incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Zürih hostelleri arasında en uygun fiyatlı hostellerden biri olan City Backpacker Biber, şehirdeki en iyi konuma sahip hostellerden biri. Gerek konumu ve fiyatı gerekse temizliği ve atmosferiyle gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz hostellerden. Ünlü Bahnhofstrasse alışveriş caddesine 5 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu hostelin en güzel yanı ise, hostel çevresinde birçok bar, restoran ve cafeleri fazlasıyla bulabiliyor olmanız. 7.5 gibi yüksek bir değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Şehirdeki en eski hostellerden biri olan Budget Hostel Zurich elverişli toplu taşıma araçlarına yakınlığı ile ünlü. Süper bütçeli bir hostel arayanların tercih edebileceği bu hostel, gerek konumu gerekse atmosferi ve uygun fiyatlı dorm odalarıyla tercih edilebilecek hostellerden. 8.5 gibi yüksek bir değerlendirme puanına sahip bu hosteli Booking. com aracılığıyla incelemek veya ücretsiz rezervasyon yapmak için buraya tıklayabilirsiniz. Zürih hostel tavsiyeleri olarak önerebileceğim en ideal 5 hostel bu listeden ibaret diyebilirim. Tabi bu listeye daha birçok hosteli eklemek de mümkün. Fakat bu hostellerin dışındaki hosteller sizi tatmin etmeyeceğinden dolayı ilk olarak bu hostellere göz atın derim. Zürih'te hostel seçimi yaparken de nerede konaklayacağınızdan emin olun. Çünkü bazı hosteller çok iyi olsa da konum bakımından oldukça kötü olabiliyor. Bu yüzden hostelin nerede olduğuna dikkat edin."}