{"url": "https://gezentianne.com/1453-panorama-tarih-muzesi-nerede-nasil-gidilir-giris-bilet-ucreti-nedir", "text": "Top sesleri, mehter müziği ve Osmanlı atlarının kişnemelerinin efekt olarak kullanıldığı muhteşem bir görsel fetih şöleni İstanbul'da Topkapı Kültür Parkı'nda bulunan 1453 Panorama Tarih Müzesi'nde sizleri bekliyor. 1453 Panorama Tarih Müzesi'nde büyük bir odanın içinde, kilometrelerce uzaklıktaki İstanbul surlarında İstanbul'un fethi izleniyor.1453 Panorama Tarih Müzesi Türkiye'nin ilk panoramik müzesi olma özelliğine sahip. Müzenin panoramik resim çalışmalarına 8 sanatçı tarafından 2005 yılında başlanmış ve 2008 yılında bitirilmiş. Panoramik olan bu resimde 10.000 figür çizimi yer alıyor. Panorama 1453 Tarih Müzesi'nde panoramik resme ilk defa baktığınızda eserin gerçek boyutlarını kavrayamıyorsunuz. Bu durum, resmin boyutlarını kavramayı sağlayacak referanslar, başlangıç ve bitiş gibi dayanak noktalarının bulunmamasından kaynaklanıyor, Kapalı bir mekanda bulunduğunuz halede, tekrar 3 boyutlu bir dış mekana çıkılmış hissi uyandırıyor. Dünyada 360 derece panoramik resimlerin dairesel biçimde sergilendiği yerler çok. Ancak gökyüzünün de resme dahil edilerek yarım kürenin tamamının bu boyutlarda sergilendiği tek yer Panorama 1453 müzesi. Müze sergilenen masal tadındaki görsel şölen sebebiyle yetişkinler kadar çocuklar için de oldukça ilgi çekici. Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde yer aldığı için müze gezisi sonunda parktaki oyun alanlarında çocuklara keyifli vakit geçirmek de mümkün. Panorama 1453 Tarih Müzesi resmedilen sahneye yakın bir noktaya inşa edilmiş. Müze Topkapı'da, Topkapı Kültür Parkı sınırlarında yer alıyor. Panorama 1453 Tarih Müzesi'ne hem Metrobüs ile hem de tramvay ile ulaşılabiliyor. Metrobüsle Topkapı durağına kadar geldikten sonra, tarihi surlar yönüne doğru üst geçidi geçerek Topkapı Kültür Parkı'na gelir, parkın içerisinden kısa bir yürüyüşle Panorama 1453 Tarih Müzesine ulaşabilirsiniz. Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nı kullanıp Topkapı Durağı'nda indikten sonra Topkapı Kültür Parkı'na gelir, parkın içerisinden kısa bir yürüyüşle Panorama 1453 Tarih Müzesi'ne ulaşabilirsiniz. Panorama 1453 Tarih Müzesi için bilet fiyatları indirimli, tam ve yabancı uyruklular olmak üzere üçe ayrılıyor. Müze kart geçerli değil. Panorama 1453 Tarih Müzesi haftanın her günü 08:00 ile 18:30 arasında ziyarete açık."} {"url": "https://gezentianne.com/5-gunde-6-adayi-gormenin-tek-yolu-celestyal-cruises-ile-yunan-adalari-gemi-turu", "text": "Türkiye'de cruise'u sevdiren Celestyal Cruises, son yıllarda ilginin arttığı Yunan Adaları destinasyonunun da en cazip adresi. Mikonos, Milos, Santorini, Rodos, Girit ve Patmos gibi adalar ile Atina'yı gezip görmeye imkan sunan vizesiz cruise turlarında her şey dahil fiyatlar 359 Euro'dan başlıyor. Gezi kültürü çok yönlü gelişiyor. Seyahat trendleri değişip destinasyonlar çeşitlendikçe gezginlerin iştahı açılıyor. Cruise seyahati de bu rüzgardan payını alıyor. Cruise pazarı son 5 yılda yüzde 20 büyüme kaydetti. 2018 yılında dünya çapında 28.5 milyon turist, cruise gemileriyle seyahat etti. Cruise seyahatine olan ilgi ülkemizde de her geçen yıl artış gösteriyor. Türklere cruise'u sevdiren firmaların başında ise Celestyal Cruises geliyor. Vizesiz Yunan Adaları turlarıyla gönülleri fetheden cruise firması; ağırlıklı olarak Amerikalı ve İspanyol olmak üzere 140 ülkeden yolcusuyla ülkemiz limanlarına düzenli olarak giriş çıkış yapan sayılı cruise firmalarının başında yer alıyor. Vizesiz ve her şey dahil turlar 359 Euro'dan başlıyor. Gemileri her yılın Mart ayında Kuşadası limanına gelmeye başlayan Celestyal Cruises; 3 ve 4 gecelik Iconic Aegean ve 7 gecelik Idyllic Aegean turları ile son yıllarda ilginin arttığı Yunan Adaları destinasyonunun en cazip adresi. Vizesiz ve her şey dahil bu turlar Atina ve Yunan Adaları'na gitmenin en hesaplı en konforlu ve en kolay yolu. Yunan Adaları Gemi turuna farklı firmalarla 3. kez çıkmış biri olarak Celestyal Cruises'un diğerlerine göre ön plana çıkan yönlerinden kısaca bahsetmek istiyorum. Öncelikle bu turu bir Türk cruise gemisi yerine Yunan gemisi ile yaptığınızda Yunan lezzetlerini tadıyor, Yunan gösterilerini izliyor, Yunan arkadaşlar edinip birlikte sirtaki yapıyorsunuz. Yani Yunan Adalarını keşfederken, Yunan kültürünü de tanıma fırsatı yakalıyorsunuz. Diğer önemli konu ise diğer turlarda sadece yemekler dahilken bu turda herşeyin dahil olması, gün boyunca sıcak, soğuk, alkollü, alkolsüz tüm içecekleri dilediğinizce tüketebilmeniz. Bu detay da konfor alanınızı oldukça arttırıyor. Zamanı kısıtlı olanlar için de ideal olan Iconic Aegean Vizesiz Yunan Adaları turlarında kişi başı fiyatlar 359 Euro'dan başlıyor. Celestyal Olympia'nın rotasında sırasıyla Ege'nin en güzelleri Patmos, Girit, Santorini, Atina ve Mikonos var. 4 gecelik programda rotaya Rodos'un da dahil edildiği bu turlar, Yunan Adaları'nı keşfetmek ve 5 günde 6 limanı birden gezip görmek için en iyi alternatif. Iconic Aegean Turu; 1664 yolcu kapasiteli Celestyal Olympia'nın her Salı günü saat 12.30'da Kuşadası'ndan denize açılmasıyla başlıyor. Çoğu Amerikalı misafir kara turlarıyla antik değerimiz Efes'i gezip keşfederken yerli turistler de gemiye biniş yapıyor. Celestyal Olympia'nın ikinci durağı Patmos. Hıristiyanlık dünyasının kutsal merkezlerinden biri olarak kabul edilen bu küçük adayı keşfetmek için 5 saat var. İkinci gün sabah 07.00'de Rodos'ta başlıyor. Şövalyeleriyle ünlü bu efsane adada Büyük Üstatlar Sarayı ve Lindos Akropolü başta olmak üzere gezip görülecek pek çok tarihi yer var. Kara turlarının ardından saat 18.00'de Celestyal Olympia Girit'e dümen kırıyor. Uzun gecede geminin keyfine varmak için etkinlik ve şovları kabinlere bırakılan günlük bültenlerden takip etmek mümkün. Üçüncü gün ise önce Girit, sonra da mutlaka görülmesi gereken yerlerden Santorini'de keşif zamanı. Dördüncü gün güneş Atina'da doğuyor. Akropolis tırmanışı ve Plaka sokaklarında kahve keyfinden sonra gemi Mikonos'a dümen kırıyor; güneş ölmeden önce mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olan bu şahane manzaralı adada batıyor. Tur beşinci günün sabahı Kuşadası'nda sona eriyor. Santorini, ölmeden önce mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Şeker taneleri gibi serpilmiş, mavi ve beyaz renkte kireç badanalı evleriyle eşsiz bir manzara sunuyor. Volkanik uçurumları, dar sokakları ile Fira'yı; mavi kubbeli kilisenin iz bırakan mükemmel görüntüsü için güzel Oia'yı keşfedin. Ne yapın edin, uçurumun zirvesine çıkmayı göze alın; nefes kesen manzarayı izlemenin tadına varın. Yeryüzünde güneşin en etkileyici battığı yerlerin başında gelen volkanik adada, bu eşsiz seremoniyi kaçırmayın. Burası eğlencenin kalbi; dünya sosyetesinin uğrak mekanı. Kozmopolit bir cennet. Beyaz kireç badanalı kusursuz evleri, yel değirmenleri ve dönemeçli yolları ile Kiklad adalarının bir simgesi. Kum plajlarını keşfedin, Delos'a komşu olan antik çağ tapınaklarını dolaşın. Yel değirmenlerinde güneşi batırın. Ve gecenizi Mikonos'un efsanevi gece hayatının keyfini çıkarmak için harcayın. Geminiz limanda size bekliyor olacak. Eski Rodos şehrine yapılan gezi, Şövalyeler Sokağı'nın cilalı Arnavut kaldırımlarında yürürken ve Büyük Üstatlar Sarayı'nı keşfederken adeta Ortaçağ dönemine geri gitmek gibi. Rodos şehir turundan sonra, Lindos'u keşfedin. Işıl ışıl parıldayan Saint Paul körfezine tepeden bakan Lindos Akropolü'nü ziyaret edin. Girit'in işlek başkenti, tarihi daha da geriye, Minos Medeniyeti'ne kadar uzanan eski bir Venedik limanıdır. Bir zamanlar Avrupa'nın en eski medeniyeti Theseus ve Minotaur efsanesinin geçtiği ve şehrin olağanüstü arkeoloji müzesindeki sanat ve yaratıcılığın araştırıldığı yer olan Knossos'u mutlaka ziyaret edin. Pek çok insan İncil'in yazarı Aziz John'un 'Vahiy' kitabını, çakıllı plajlar ve berrak körfezlerle çevrili bu güzel adanın dağ yamacındaki bir mağarada yazdığına inanır. 1808 yılında onun anısına kurulmuş olan tepebaşı manastırını ziyaret edin. Sanattan ilham alan tasarım kafeleri ve mağazalarıyla dolu küçük, şık bir liman kenti olan Skala'yı sakın atlamayın. 1664 yolcu kapasiteli 724 kabinli orta büyüklükteki bu gemi; loung'ları, barları, restoranları, SPA'sı, fitness ve güzellik salonları, havuzu, çocuk kulübü, kütüphanesi, oyun odası, casino'su ve alışveriş alanları ile sevimli bir tatil kasabası gibidir. Konforlu kabinlerinizde rahat bir uykudan sonra Ege Denizi'ne doğan güneşle güne uyanırsınız. Gemideki tüm aktiviteler ve tur programlarıyla ilgili kabinlerinize bırakılan günlük bültene göz atmayı unutmayın. Gemide keyif alacak çok şey var! Celestyal Cruises, Yunanistan'daki ana yolcu gemisi operatörüdür. Yunan Adaları ve Doğu Akdeniz'e hizmet veren önde gelen kruvaziyer hattıdır. Her biri özgün ve yüksek oranda kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak için uluslararası standartlara sahip konforlu iki orta boy gemi işletmektedir. Şirket felsefesinin temelinde destinasyon vardır. Ulaştığı her yerde hem gemide hem kıyıda olmak üzere otantik, kültürel ve ömür boyu unutulmayacak deneyimler sunar. Celestyal Cruises'un Türkiye genel satış acenteliğini KARAVAN CRUISES yürütmektedir."} {"url": "https://gezentianne.com/abant-golu-tabiat-parki-giris-ve-otel-ucretleri", "text": "Abant Gölü ve Tabiat Parkı kartpostalları kıskandıran manzaralar huzurunda, göl kenarının, gür ormanların, yemyeşil ağaçların huzurlu doğasında şehrin gürültüsünden, sonu gelmeyen yapılacaklar listesinden, okuldan, işten, kalabalıktan çok uzakta, çekirdek ailenizle baş başa kalıp güzel bir gün geçirmek için, ister günübirlik ister konaklama olarak değerlendirebileceğiniz harika bir hafta sonu kaçış rotası. Her mevsim ayrı muhteşemlikte görseller sunan Abant Gölü'nde piknik, mangal, kendin pişir kendin ye, kamp, balık tutma, yürüyüş, bisikletle, faytonla, atla gezme imkanı bulunuyor. Park girişinde bulunan satış reyonlarında ise bölgede doğal olarak üretilen gıdalar ve hediyelik eşyalar satılıyor. Çevresi 7 km. olan Abant Gölü'nde Abant Palace Otel ve Büyük Abant Otel gibi 5 yıldızlı otellerin yanısıra bungalov evler ve restoranlar da mevcut. İstanbul-Ankara arasındaki TEM otoyolunu kullanmanız, Bolu'ya gelmeden karşınıza çıkacak Abant çıkışından otobandan ayrılmanız gerekiyor. Buradan Abant tabelalarını takip ettiğinizde 20 km sonunda Abant Tabiat Parkı'na ulaşılıyor. İstanbul-Abant arası özel aracınız ile yaklaşık 2.5 saat sürüyor. Ankara'dan da aynı şekilde İstanbul yönündeki TEM otoyolunu kullanarak, bu kez Bolu'yu geçtikten sonra karşınıza çıkacak Abant sapağından otobandan ayrılmanız ve Abant tabelalarını takip etmeniz gerekiyor. 20 km sonra Abant Gölü'nün kıyısındasınız. Abant Gölü'ne toplu taşıma ile gitmek isteyenler için Bolu şehir merkezindeki terminalden saat başı kalkan Abant Birlik dolmuşları ile de ulaşmak mümkün. Abant Gölü ve Tabiat Parkı giriş ücreti 2021 yılı itibariyle yaya giriş için 7 TL, motosikletler için 14 TL, otomobiller için 21 TL'dir. Abant Tabiat Parkı'nın içerisinde Büyük Abant Oteli, Abant Köşk Otel ve Abant Palace Otel gibi 5 yıldızlı otel seçenekleri ile Abant Göl Evleri isimli bungalov evler var. Bunun yanı sıra göl kıyısında olmasa da Abant Gölü'ne en fazla yarım saat mesafede bulunan Abant Masal Evleri, Borvo Thermal Resort & Spa, Abant Aden Boutique Hotel & Spa, Abant Korudam Konak Pansiyon, VONRESORT Abant, Fenerbahçe Topuk Yaylası Resort&Sport, Abant Bahçeli Köşk, Doğa Köşkü Abant Bungalow Evleri, Melek Hotels Mudurnu Tekkeliler Konağı, Abant Vadi, Ness Abant, Abant Yeşil Vadi, Koç Pansiyon, Yarışkaşı Konağı, Abant Lotus Otel gibi otel, pansiyon, konak ve bungalov evler de mevcut. Abant Lotus Hotel Konaklama Detayları ve Güncel Ücretleri için tıklayın. Abant Masal Evler Konaklama Detayları ve Güncel Ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/abantta-somineli-kis-otelleri-bungalov-evler-ve-ucretler", "text": "Yemyeşil bir doğa içinde Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in dünyasında vakit geçirip Bilgin, Uykucu, Neşeli'nin evlerinde konaklamaya, sabah kuş sesleri eşliğinde tamamen doğal olan bir köy kahvaltısıyla güne başlamaya, kendinizi bir masalın içinde hissetmeye ne dersiniz? Abant Masal Evler yılın her mevsimi farklı güzellikler sunuyor. Buraya ilkbaharda geldiğinizde doğanın uyanışını, rengarenk kır çiçeklerini ve tertemiz havasını hissedebilir, kışın geldiğinizde dışarıda lapa lapa kar yağarken şömine başında şarap ve canlı müzik keyfi yapabilirsiniz. Abant Masal Evler Konaklama Detayları ve Güncel Ücretleri için tıklayın. Hem İstanbul'da hem Ankara'da yaşayanların kış aylarında tercih ettiği tatil bölgesi Abant'a yakın bir konumda yer alan Gazelle Resort yemyeşil bir meşe ormanının ortasında yer alıyor. Doğanın kalbinde olmayı seven ama lüksten vazgeçemeyenlere oldukça uygun bir konaklama seçeneği sunan Gazelle Resort'ta kış ortasında bile açık ve kapalı sıcak su havuzu keyfi yaşatan SPA, şömineli oturma alanları, tenis kortları, macera parkı, zipline ve çocuk oyun alanları da bulunuyor. Gazelle Resort hakkında detaylar, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Bolu Abant bölgesinde doğa içinde, şömineli ve modern bir otel arayanlar için güzel bir alternatif olan Abant Lotus Otel Abant yolu üzerinde, Bolu merkeze 16 km, Abant' a 15 km mesafede yer alıyor. Modern ve şık dekore edilmiş odalar, yanı başında akan dere, huzur veren doğa manzarası, taş duvarlar, odunlar ve şömine Abant Lotus'u oldukça çekici kılıyor. Abant Lotus aslında mütevazi ve içten bir aile işletmesi. Butikliği ve sakinliği Abant Bölgesi'ndeki oteller arasında ön plana çıkıyor. Burada dört mevsiin her biri ayrı güzel. Kış mevsiminde kar, yaz mevsiminde başınızı çevirdiğiniz her yer yemyeşil. Sonbaharda ise ormanların rengarenk görüntüsü huzur ve mutluluk veriyor. Abant Lotus hakkında detaylar, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/adalarda-denize-girilecek-yerler-plajlar-giris-ucretleri", "text": "Adaların İnsanı İstanbul'un kaosundan uzaklaştıran muhteşem doğasının ve atmosferinin güzelliği tartışılmaz. Yaz aylarında da bir vapur mesafesinde denize girip plajda güneşlenmek çok keyifli oluyor. Beltur'un Büyükada'da açılan 500 kişi kapasiteli plajına hem Bostancı'dan hem de Kartal'dan sağladığı ücretsiz tekne servisi ile maliyet anlamında büyük avantaj sağlıyor. Beltur plajları kafe menülerinin uygun fiyatı ile de ön plana çıkıyor. Büyükada BELTUR Plajı hakkında bilgiler, ücretsiz tekne saatleri ve plaj giriş ücretleri için tıklayın. Büyükada İskelesi'nde vapurdan indikten sonra iskelenin yanındaki ücretsiz tekne servisi ile 20 dakikada ulaşılan Yörük Ali Plajı'na giriş ücreti hafta içi ve cumartesi 250 , pazar ve bayram günleri 350 . Bu fiyata şezlong, minder, şemsiye, sehpa, emanet kasası, duş, soyunma kabini, wi-fi ve plaj kullanımı dahil. 0-6 yaş ücretsiz. 7-12 yaş %50 indirimli. Yörükali Plajı'nın kumluk olması mekanı çocuklu aileler için bir adım öne çıkarıyor. Deniz içerisindeki atlama platformu ve mini kaydırak çocuklar tarafından çok seviliyor. Plaja kafe servisi de bulunan mekana dışarıdan yiyecek getirilmesine de izin veriliyor. Büyükada Yörükali Plajı'nda Adaların ilk ve tek lüks çadır deneyimi olan Büyükada Glamping de yer alıyor. Büyükada Glamping hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Büyükada'nın en yenisi Anka Aya Nikola Beach eski Aya Nikola otelinin ve plajının baştan aşağı yenilenmesi ile oluşturulmuş bir yepyeni bir tesis. Büyükada iskelesine yarım saat yürüyüş mesafesinde bulunan plaja diğer Büyükada plajları gibi tekne ile ulaşım çok daha rahat oluyor. 2023 yazı itibariyle kişi başı hafta içi 300 TL, hafta sonu ise 400 TL ödemeniz gereken plaj için rezervasyon alınmıyor. Bu ücrete şezlong, şezlong minderi, şemsiye, duş, soyunma kabini ve Büyükada iskelesinden gidiş-dönüş tekneyle ulaşım dahil. Büyükada İskelesi ve çarşısına en yakın mesafedeki plaj olan Blue Beach'e merkezden yürüyerek 10 dakikada ulaşılıyor. Blue Beach'in ayrıca merkezden ücretsiz sürat teknesi de bulunuyor. Geniş bir platform üzerinde arka arkaya dizilmiş şezlonglardan oluşmuş plajda kumsal alan yok ama deniz kumluk ve sığ bölümü de bulunduğundan çocuklu aileler için de uygun. Kişi başı güncel giriş ücreti hafta içi 200, hafta sonu 300 . Buna şezlong, şemsiye ve duş kullanımı dahil. Mekana sadece erkek grubuyla girilmiyor. Blue Beach'te deniz içindeki salıncak ve hamak özellikle seviliyor. Mekanda yiyecek içeçek servisi de bulunuyor. Nakibey Plajı 30 yılı aşkındır İstanbullulara hizmet veren bir aile işletmesi. Plaj girisindeki 'Damsız girilmez' levhasıyla bir aile plajı olduğunun özellikle altı çiziliyor. Yörükali Plajı kadar geniş bir kumluk alana sahip olmasa da Nakibey Plajı'nda da çocuklar için kumluk bir alan bulunuyor. Nakibey Plajı'na güncel giriş ücreti hafta içi ve cumartesi 250 , pazar ve bayram günleri 350 . 0-7 yaş ücretsiz, 7-12 yaş arası çocuklar için %50 indirim uygulanıyor. Nakibey Plajı'nın diğer bir avantajı servis teknesini beklemek zorunda kalınmaması çünkü mekana Büyükada iskelesinden yürüyerek 10-15 dakika, faytonla gitmeyi tercih ederseniz 5 dakikada ulaşılabiliyor. Mekanda aperatif yiyecekler servis edilen kafe restoran da mevcut. Büyükada Plajları arasında en sessiz, en sakin ve en izole plaj olan Prenses Koyu Plajı kafa dinlemek isteyenler için birebir. Aynı diğer Büyükada plajlarında olduğu gibi buraya da iskelenin yanından kalkan ücretsiz servis tekneleri ile ulaşılıyor. Burası büyük bir plajdan ziyade minik bir butik otel ve otelin önündeki kayalıklar arasına gizlenmiş mütevazi bir plaj ve iskeleden oluşuyor. Prenses Koyu Plajı'na giriş ücreti hafta içi ve cumartesi 200 , hafta sonu ve bayram günleri 250 . 0-7 yaş ücretsiz, 7-12 yaş arası çocuklar için %50 indirim uygulanıyor. Plajda restoran hizmeti de veriliyor. Aslında bir meyhane olan Büyükada Loc'ada, gündüzleri 10:00 17:00 arasında beach hizmeti de veriyor. Beach alanı oldukça küçük olan mekanda giriş ücreti olarak hem hafta içi hem de hafta sonunda kişi başı 450 TL alınıyor. 0-6 yaş ücretsiz. 7 ve üzeri yaş çocuklar için tam ücret talep ediliyor. Loc'ada Büyükada'nın en pahalı plajı ama buna değecek bir fark yaratmıyor. Büyükada plajları arasında diğerlerine göre daha uygun bir giriş ücreti olan, adanın ilk plajlarından Eskibağ Plajı'na diğer pek çok Büyükada plajı gibi faytonla ya da Büyükada İskelesi'nden ücretsiz tekne servisiyle ulaşılıyor. Büyükada'nın en uzun plajı olan plaj 800 metre genişliği ile 400 kişilik kapasiteye sahip. Yörükali ve Prenses Koyu'na göre faytonla daha uzak ancak tekne ile daha kolay ulaşılabilir mesafede. Plajın üzerindeki tepede kamp ve piknik alanı, kır gazinosu, cafe ve restoranlar bulunuyor. Temiz denizi ve sessiz ortamı ile Büyükada'nın en çok sevilen plajlarından. Giriş ücreti hafta içi ve cumartesi 200 , pazar günü 300 . 0-7 yaş ücretsiz, 7 yaş üzeri için tam ücret alınıyor. Yirmi yıl öncesine kadar kayıkhane olarak kullanılan, sadece ada yerlilerinin bildiği, denize cephesi oldukça dar olan Nizam Plajı Büyükada'da yaşayanlardan ücret almıyor. Ada dışından gelen misafirlerin ise şezlong başına hafta içi 150 TL, hafta sonu 200 TL ödemesi gerekiyor. Bu ücreti ödeyerek yer bulabilirseniz kısıtlı sayıdaki şezlonglardan, bulamazsanız masa ve sandalyelerden faydalanabiliyorsunuz. Uzun bir iskelesinin olması denize atlayarak girmeyi sevenler için avantaj oluşturuyor. Dışarıdan yiyecek içecek getirmek yasak. İçeride soft içecek satışı mevcut. Ada Beach Club, Heybeliada'nın eşsiz çam ormanlarıyla çevrili Çam Limanı Koyu'nda bulunuyor. Kabataş, Bostancı, Kadıköy ve Kartal'dan vapur ile Heybeliada'ya geldikten sonra iskelenin yanında bulunan ücretsiz tekneler ile Ada Beach Club'ın bulunduğu Çam Limanı Koyu'na ulaşılıyor. Ada Beach Club'a merkezden yapılacak 5 dakikalık bir fayton yolculuğı ile de ulaşmak mümkün. Giriş ücretinin kişi başı hafta içi 300 TL, hafta sonu ve bayram günleri ise 400 TL olduğu Ada Beach Club'da 0 10 yaş arası çocuklar için ücret alınmıyor. Giriş ücretine şezlong, şemsiye, duş, tuvalet, giyinme kabini ve mini golf dahil. İskeleden denize girmeyi tercih edenlerin çok seveceği Ada Beach Club'da Yunan Adaları'na ışınlanmış hissi veren tahta masalı bir balık restoranı ve aperatif yiyecekler yiyebileceğiniz bir kafe de bulunuyor. Heybeliada' nın kuzey batısında yer alan Cevahir Aqua Club, deniz keyfi dışında eğlenme imkanı da sunuyor. Her yaşa hitap eden dev bir aquaparkı bulunan tesis, adanın en kaliteli plajı olma iddiasını taşıyor. Cevahir Aqua Club'a hem Heybeliada İskelesi'nden hem de Bostancı'dan ücretsiz tekne servisi bulunuyor. Cevahir Aqua Club 2023 Giriş Ücreti ve hakkındaki detaylar için tıklayın. Heybeliada' nın batısında yer alan Burgazada manzaralı Asaf Bey Plajı şehirden uzak, denize yakın mottosuna sahip. Çocuklu ailelerin de tercih ettiği tesis, temiz ve berrak denizi ile ön plana çıkıyor. Asafbey Plajı'na Heybeliada İskelesi'nden her yarım saatte bir kalkan bıyıklı adlı tekne ile ücretsiz servis sağlanıyor. Plaja evcil hayvanla girilebiliyor. Asaf Bey Plajı hakkında bilgiler, fotoğraflar ve güncel giriş ücreti için tıklayın. Doğal park içerisinde yer alan, patika bir yoldan inilerek varılan, kayaların arasında gizli saklı bir plaj olan Akvaryum Plajı'na Heybeliada merkezinden Merit Halki Palas yönüne doğru gidildiğinde ulaşılıyor. Zemini kum ve midye kabuğundan oluşan plajdaki salaş restoranın midye tavasının lezzeti pek meşhur. Sahibi İsmail Bey midyeleri denizden kendi topluyor ve aynı gün içinde taze taze tavasını yapıp servis ediyor. Doğal, yalın ve sakin bir ortama sahip plaj tam bir doğaya dönüş etkisi yaratıyor. Uzun ve zahmetli bir yolu aştıktan sonra ulaşacağınız Alman Koyu, Heybeliada' da denizin keyfini süreceğiniz en güzel yerlerden bir tanesi. Taşlık olan koy açık denize baktığı için burası Heybeliada'nın en temiz denizi, koy özelliği taşımasından dolayı oldukça da güvenli. Tur yolu üzerine bulunan Alman Koyu'nda giriş ücreti yok ama şemsiye, şezlong, duş ve WC ücrete tabi. Burgazada İskelesi'ne en yakın ikinci plaj olan Çamakya Aile Plajı'na vapurdan inip sağa döndükten sonra 10 dakika yürüyerek ulaşılıyor. Ailelerin en çok tercih ettiği bu plajın tamamı çakıllı kumsal, deniz içinde dinlenebileceği yataklar da bulunuyor. Deniz gayet temiz. Giriş ücreti yok ama şezlong başına hafta içi 120 , hafta sonu 160 talep ediliyor. Buna şezlong, şemsiye, kabin ve duş dahil. Sahilde eşi ile birlikte yaptığı evde yaz kış oturan Madam Martha, yılın on iki ayı da denize giren, denizden topladığı taşlardan yaptığı takıları küçük çocuklara hediye eden, adadaki herkesin sevdiği ve çiçek teyze diye isimlendirdiği biriymiş. Ölünce ismi bu koya verilmiş. Madam Martha Plajı Burgazada İskelesi'nden indikten, sağa dönüp devam ettikten 1.5 kilometre sonra ulaşılıyor. Bu yürüyüş yaklaşık 20, 25 dakika sürüyor. Tepeden toprak bir yoldan aşağı iniliyor. Madam Martha Koyu'nun özelliği burasının aynı zamanda bir kamp alanı olması. Koyun üzerindeki toprak alanda hafta sonları onlarca çadır kuruluyor. Oldukça geniş olan taşlık kumsalında şezlong kiralamak mümkün ama kendi havlunuzu serip hiçbir ücret ödemeden deniz keyfi yapabileceğiniz pek çok alan var. Yüksek şezlong ücretlerinden kaçan gençler genelde burayı tercih ediyor. Şezlong ücreti 100 , şemsiye 40 . Madam Marta Koyu ile Çamakya Aile Plajı arasında yer alan Mimi Koy'a Madam Marta Plajı'nda olduğu gibi tepeden bir merdiven yardımı ile iniliyor. Kumsaldan değil iskeleden denize girilen bu koyda yiyecek içeçek servisi olan bir tesis de bulunuyor. Şezlong ücreti kişi başı 120 . Mimi Koy'un hemen yanı başında yer alan Düşler Sahili Plajı da oldukça izole, dalga almayan ve sakin bir koy. Bu bölgedeki diğer plajlar gibi bu plaj da çakıllı ve tepeden merdivenle iniliyor. Şezlong ücreti kişi başı 100 . Sıcak soğuk içecek servisi mevcut. Burgazada merkezinden faytonla 10 dakikada, yürüyerek yarım saat 40 dakikada ulaşabileceğiniz Kalpazankaya Plajı adanın en güzel bölgesinde yer alıyor. Plaja giriş ücreti yok. Şezlong için 60 TL, şemsiye için ise 40 ödemeniz gerekiyor. Açık denize bakan koy, bir kayanın himayesinde olduğundan nispeten dalga almıyor. Aynı zamanda iskeleye de sahip plajın taşlık olması denizin de temiz kalmasını sağlıyor. Kalpazankaya'nın tepesinde kır lokantası tadında muhteşem manzaralı balık restoranı Kalpazankaya bulunuyor. Adanın en popüler restoranı olan Kalpazankaya'da mükellef bir sofra kurdurmak pahalı olsa da bir kalamar, bir patates, bir bira ile de güzel bir öğle yemeği keyfi yapılabiliyor. Prens Adaları'nın en küçüğü olan Kınalıada da İstanbullulara bir vapur mesafesinde plaj ve deniz keyfi sunuyor. Kumluk Plajı, Noya Beach, Teos Boncuk Plajı, Ülker Plajı ve merkezdeki İskele Plajı Kınalıada Plajları'nın başında geliyor. Kınalıada Plajları ve Güncel Giriş Ücretleri için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Paylaştığınız postlara tarih de verseniz okurken kafamızda güncelleme yapabilsek. malum fiyatlar sürekli değişken takip edemiyoruz. teşekkürler dikkate aldığınız için."} {"url": "https://gezentianne.com/adalarin-ilk-ve-tek-luks-cadir-kampi-glamping-buyukada", "text": "Büyükada'nın en sevilen plajlarından Yörük Ali Plajı'nın hemen yanı başında artık lüks çadır konaklaması deneyimi yaşayabileceğiniz yepyeni bir glamping tesisi bulunuyor. Her biri 2 kişilik kapasiteli bu glamping çadırlarının içerisinde duş ve jakuzi de yer alıyor. Glamping tesislerinin büyük çoğunluğunun denizden uzakta olduğu düşünüldüğünde, plaja yürüyüş mesafesindeki bu tesis yaz aylarında diğerlerine göre ön plana çıkıyor. Glamping'te konaklayan misafirler Yörük Ali Plajı'ndan da ücretsiz yararlanıyor. Konaklamalara kahvaltı dahil. Kahvaltınız dilerseniz dome çadırınızın verandasında, dilerseniz de plajın deniz manzaralı restoranında servis ediliyor. Hafta sonu: tek gece 6000 TL, iki gece 11000 TL. Büyükada İskelesi'nde vapurdan hemen indikten sonra sağda Yörükali Tesislerinin ücretsiz tekne servisi bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/adanada-dogal-kahvalti-nerede-yapilir-mekanlari", "text": "Hafta sonu geldiğinde hepimiz şehir hayatının kaosundan uzaklaşmak istiyoruz. Güne doğal bir ortamda, yeşillikler içerisinde, lezzetli ve dolu dolu bir kahvaltı ile başlamak da bunun en keyifli yollarından biri. Adana'da Doğal Kahvaltı Nerede Yapılır? dendiğinde akla ilk gelen kahvaltı mekanlarından biri olan Yavuz Star Harası aslında bir At Çiftliği. Ancak serpme köy kahvaltısı o kadar çeşitli ve lezzetli ki özellikle çocuklu aileler buraya mutlaka yolunu düşürmeli. Yavuz Star Harası'nda açık büfe kaosuna girilmiyor, tepeleme tabaklarla göz zevkiniz bozulmuyor, burada kahvaltı serpme olarak servis ediliyor. Serpme kahvaltıda peynir çeşitleri, cevizli ve avcarlı zeytin, zeytin salatası, ev yapımı elma, kiraz ve çilek reçeli, kaymak, köy tereyağı, pekmezli süzme yoğurt, sahanda köy yumurtası ve sahanda kasap sucuğu, bir Adana klasiği olan sıkma, patates kızartması, menemen ve çaydanlıkla servis edilen sınırsız çay bulunuyor. Bitenlerin yerine talep edildiği takdirde yenisi geliyor ve tüm bunlar için kişi başı 50 TL ödemeniz gerekiyor. 0-6 yaş ücretsiz, 6-12 yaş için 20 TL talep ediliyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Burası aynı zamanda doğal bir çiftlik. Çocuklu aileler için oldukça cazip olan mekanda Çeşitli kümes hayvanlarının yanı sıra midilli ve ponileri görme ve binme imkanı da bulunuyor. Yavuz Star Harası Adana'da Kahvaltı Nerede Yapılır? sorusuna cevap oluyor. Hafta sonu kahvaltıları için önceden mutlaka rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/adanada-kebap-nerede-yenir-adana-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Odalarımıza yerleştikten sonra yollara revan oluyor, sırası ile Bebekli Kilise ve Ulu Cami'yi panaromik olarak izleyip Taşköprü'ye devam ediyoruz. Taşköprü'ye nazır bir parkta soluklanıp öğle yemeği lokasyonumuzu belirlemeye çalışıyoruz. 1908 yılında kurulmuş, sonradan İstanbul'da da şubeleri açılmış Adana'nın meşhur kebapçılarından olan Kazancılar Kebap'ın duvarları ünlülerin resimleri ile dolu. Büyük saatin orada bulunan merkez şube vakti zamanın en popüler kebapçılarından olmasına rağmen yerleşimin zamanla merkez dışına kayması ile birlikte bu bölge populerliğini yitirmiş, köhneleşmiş, kebapçılar da yeni bulvarlar üzerinde yeni şubelerini açar olmuşlar. Yine de avlusundaki rakılı fasıl muhabbetinden ötürü akşam yemeği için hala tercih ediliyor. Yemek sonrası Adana'da gezilecek yerler listesinin başlarında olan Taşköprü'ye geri dönüyor, Seyhan Nehri kıyısındaki devasa Sabancı Cami'nin yanındaki devasa parka gidip çayır çimene yayılıyoruz. Türkiye'nin ve Ortadoğu'nun en büyük camisi olan Sabancı Cami'nin yanındaki Merkez Park 33 hektarlık alanı ile Türkiye'nin en büyük parkı imiş. Ucunu bucağını göremememizden belli:) Keşke İstanbul'da da bu büyüklükte parklar olsa diye iç geçiriyor, Merkez Park'ta sıcacık Nisan güneşinin keyfini çıkarıyoruz. Sadece tek gece için buradayız, daha gezilecek yerler var, bu kadar keyif yeter diyor, rotamızı bu kez Seyhan Baraj Gölü'ndeki Sevgi Adası'na doğru çeviriyoruz. Baraj gölü merkezden uzakta. Taksici amcanın biri ile 25 TL ye anlaşıp göle varıyor, bici biçicilerin göle sıfır koydukları masalarda Sevgi Adası'na nazır çayımızı, kahvemizi yudumluyoruz. Hava ve göl çok durgun, içimizi huzur kaplıyor. Çocuklar kah kıyıya bağlı teknenin üzerine çıkıyor, kah teknenin iplerinde akrobasi yapıyor, öyle böyle akşamı ediyoruz. Akşam için Adana kebap yenecek yerler konusundaki arkadaş önerilerinin kesişim kümesinde olan Elem Kebap'ı tercih ediyoruz. Salaş bir mekan iken nam salıp, gıcır gıcır şubeler açan kebapçılardan olan Elem'in Süleyman Demirel Bulvarı'nın hemen başındaki yeri bulundurduğumuz yere yakın, göl kıyısından yürüye yürüye mekana ulaşıyor, gayet şık bir restoranla karşı karşıya kalıyoruz. Elem Kebap'ta kim kimin yanına oturacak krizini de atlattıktan sonra siparişlerimizi vermeyi başarıyoruz. Pirzola ve Adana kebapta hayal ettiğimiz lezzeti bulamasak da ciğer kebap gayet başarılı, mekanın spesiyali olan kaşarlı humus için de çok çok iyi diyebiliyoruz. 5 porsiyon kebap, kaşarlı humus, mezeler ve ayranlar için ödediğimiz toplam rakam 100 TL oluyor. Kuzuların uyku saati geldi geçiyor, mızırtılar dozunu gitgide arttırıyor, bizi ancak otel paklar diyor, başka bir taksici amca ile anlaşıp otelimize dönüyoruz. Bembeyaz, pofidik otel yorganımızın altında, sabah ezanını kulağımın dibinde okuyan amcanın sesini duyana kadar mışıl mışıl uyuyoruz. Ezan başlayınca kızım korkup ağlamaya başlıyor. Onu sakinleştirip uyutmayı başarsam da benim uykum kaçıp gidiyor. Bir buçuk saat boyunca yatakta döne döne nihayet dalabilmişken, küçük cadı uyanıyor. Güne harika bir başlangıç! Gezilerdeki iyimser bakış açımı tüm hayatıma yansıtabilsem keşke. Uykusuzluk modumu hiç bozmuyor, güzel bir duş, otelde harika bir kahvaltı sonrası işte güneşli Adana sokaklarındayız. Hava yazdan kalma, tişörtleyiz. Adana'nın Bağdat Caddesi addedilen Ziya Paşa Bulvarı'nı baştan sona gezdikten, gördüğümüz parklarda ve fıskiyeli havuzlarda mecburi molalarımızı verdikten sonra Ziya Paşa Özsüt'te dondurma keyfi yapıyoruz. Sıcaktan bunaldığımdan sanırım yediğim çilekli ve kavunlu dondurma çocukları geçtim, bana bile muhteşem geliyor. Dondurma keyfi sonrası Adanalı ikiz annelerim ile buluşup Menderes Bulvarı'ndakiPark Zirve Onbaşılar Kebap'ın yolunu tutuyoruz. Yol boyunca gördüğüm bulvarlar, modern binalar, kafe ve restoranların çokluğu karşısında şaşırıyorum. Adana gördüğüm diğer Anadolu şehirlerine pek benzemiyor. Onbaşılar Kebap'a geldiğimizde manzaradan çok etkileniyorum. Kartal yuvası gibi tepeye kondurulmuş, çok şık, hoş bir bahçe ve alabildiğince bir göl manzarası. Üzerine gelen metrelik kebaptaki nefis etler de bonus oluyor. Mekanın spesiyali tereyağında kızartılmış kıtır pideli Kebap Suşi'ye özellikle bayılıyorum. Yeşilaycı Adana öğünlerime o noktada son veriyor, manzaraya karşı buz gibi biramı yudumluyor, anın tadını çıkarıyorum. Adana için harika bir tanıtım olmuş. Hepinizin eline sağlık. Memleketimize gelen herkes umarız bizden memnun kalırlar. Çok samimi ve faydalı bir paylaşım olmuş. Sanki biz gittik geri geldik 🙂 Elinize sağlık. adana ya portakal festivalinde gittim çok güzeldi insanları cana yakın ve misafirperver........ Sizlere ne kadar teşekkür etsek az olur heralde. Şehrimizi bu kadar güzel anlatmak, bu kadar güzel görsellere yer vererek süslemek gerçekten mükemmel bir paylaşım olmuş. Bu paylaşımda emeği geçen bütün arkadaşları tebrik ederiz."} {"url": "https://gezentianne.com/adanada-mutlaka-gormeniz-gereken-yerler", "text": "Sıcakları ile meşhur Adana, eski uygarlıkların merkezi olması, Akdeniz ikliminden etkilenen doğası, tarihi ve mutfağı ile insanı büyüleyen bir şehrimiz. Adana'nın genelde gastronomik özelliği ön plana çıkmaktadır ancak Adana kültür anlamında da önemli bir şehirdir. Altın Koza Film Festivali, Portakal Çiçeği Festivali Adana'nın meşhur festivalleridir. Adana, gezmesi ve ulaşımı kolay, trafik problemi olmayan bir şehirdir. Adana aynı zamanda, hem denize kıyısı olan hem de denize kıyısı olan birçok ile yakındır. Mersin ile Adana arası yaklaşık bir saattir mesela. Adanalılar genelde, hafta sonlarını Mersin sahillerinde değerlendirirler. Adana'ya Türkiye'nin hemen her yerinden otobüs, uçak gibi ulaşım araçları bulunmaktadır. Adana Şakirpaşa Havalimanı da şehrin neredeyse içinde olduğundan yaşadığınız şehirden Adana uçak bileti alarak, daha rahat ulaşım sağlayabilirsiniz. Erken dönem fırsatlarından yararlanırsanız ucuz uçak bileti yakalayabilirsiniz. Adana'yı genelde, Eski Adana ve Yeni Adana olarak ikiye bölerek anlatırlar. Hatta önce Eski Adana'yı gezip, sonrasında Yeni Adana'yı gezmeniz tavsiye edilir. Peki, Eski veya Yeni Adana fark etmeksizin görmeniz gereken yerleri sizler için sıraladık. Adana halkı tarafından Koca Köprü olarak bilinen Varda Köprüsü, Almanlar tarafından 1912 yılında inşa edilmiştir. Şehir merkezinden buraya ulaşım sağlayan minibüsler bulunmaktadır. Üstelik geceleri, yıldızların en güzel izlenebileceği noktalardan birisi olan Varda Köprüsü'nü mutlaka görmelisiniz. Varda Köprüsü'ne uzak olmayan bir noktada yer alan Kapıkaya Kanyonu ise doğal bir alan olup seyir terası ile da güzel bir manzara sunmaktadır. Kapıkaya Kanyonu da Varda Köprüsü'ne gitmişken görmeniz gereken yerlerden. Dünyanın en eski köprüsü olarak bilinmektedir ve 4. yüzyılda yapılmıştır. Roma Döneminde yapılmış olan köprü, Adana'nın simgelerinden biri sayılmaktadır. Seyhan Nehri üzerinde bulunan bu köprüyü özellikle tarihsel önemi nedeniyle de görmelisiniz. 2006 yılından sonra Türkiye Offshore Yarışlarına ev sahipliği de yapan bu gölde, tekne gezintileri yapabilir; ortasında bulunan Sevgi Adası'nda piknik yapabilirsiniz. Baraj kenarında yer alan Rüzgarlıtepe ve Menekşe mevkilerinde oluşan rüzgar akımları nedeniyle, yamaç paraşütü yapmayı sevenler buraları sıkça tercih etmektedir. Anavarza Antik Kenti, Kilikya Krallığı'nın merkezi olarak bilinmektedir. Bunun dışında birçok medeniyete de ev sahipliği yapmış olan bu kent ile ilgili olarak ortaya çıkan ilk bilgiler, Roma Dönemine aittir. Hala sağlam yapılarıyla dikkat çeken bu kent de mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Anavarza Antik Kenti'nde; tiyatro, iç kale, kayalıklara oyulmuş mezarlar, lahit mezarları gibi buluntular sergilenmektedir. Yapılarının büyük kısmını deprem, sürekli uğradığı akın ve savaşlarda kaybetmiştir. Anavarza Antik Kenti, Ceyhan ve Kozan ilçe sınırlarında bulunmaktadır. Kazancılar Çarşısı, Adana'nın merkezinde bulunmaktadır. El işçiliğinin devam ettiği Kazancılar Çarşısı'nda aynı zamanda yöresel lezzetler bulabileceğiniz restoranlar da mevcut. Adana'nın meşhur bici bici tatlısını da burada deneyebilirsiniz. Adana'nın eski konaklarından birisinin müzeye dönüştürülmesi sonucu hizmete açılmıştır. Seyhan'da bulunan Sinema Müzesi'nde, Adanalı oyuncu ve yönetmenlerin balmumu heykelleri ile film afişleri ve filmlere dair eşyalar sergilenmektedir. Müzeyi sabah 08.00 ile akşam 17.00 saatleri arasında gezebilirsiniz. Kervansaray, değirmen, antik mutfak, su kanalı, misis köprüsü, bazilika, mozaik taban döşemeleri, sur, hamam gibi buluntuların sergilendiği ve Roma, Selçuklu, Osmanlı dönemlerine ait izlerin yer aldığı müze, Adana'nın Yüreğir ilçesinde yer almaktadır. Müzeyi, hafta içi 08.00 19.00; hafta sonları 08.00 17.00 saatleri arasında gezebilirsiniz. Seyhan ilçesinin en meşhur bulvarıdır. İstediğiniz hemen her cafe, restoran ve mağazayı bulabileceğiniz devamlı hareketli olan bir yerdir. Özellikle yaz akşamları daha da canlanan Ziya Paşa Bulvarı, yine herkesin kendisine uygun seçeneği bulabileceği bir yerdir. Üstelik hareketli ve popüler bir nokta olmasına rağmen ayrı bir sakinliği de vardır. Seyhan Nehri'nin iki yakasına kurulmuş olan ve merkezde yer alan büyük bir parktır. Çeşit çeşit ağaç ve çiçeklerle süslenen parkın içinde süs havuzları, çocuk oyun alanları, amfi tiyatro, paten pisti, dinlenme terasları bulunmaktadır. Aynı zamanda koşu parkuru ve bisiklet yolları da bulunmaktadır. Parktan, Seyhan Nehri'nde gondolla gezme hizmeti de sağlanmaktadır. Venedik'teki gondollara benzemesi nedeniyle özellikle turistler tarafından çokça tercih edilen bu gezintiyi siz de yapmalısınız. Farklı bir deneyim olacaktır. Pozantı ilçesinde yer alan Belemedik Tabiat Parkı, doğayla iç içe olmak isteyenler için harika bir seçenek. Özellikle sonbaharda büründüğü renkler sayesinde fotoğraf çekmeyi sevenler için harika manzaralar oluşturacaktır. Kamp ve piknikçiler için de harika olan parkta, spor ve yürüyüşler yapabilir, parkı bisikletle de gezebilirsiniz. Bunlar dışında taş veya ahşap yayla evleri de bulunmaktadır. Üstelik burası vahşi yaşam konusunda da çeşitliliğe sahiptir. Buraya ulaşım kendi aracınızla veya trenle sağlanabilmektedir. Ankara Adana treni buradan geçmektedir. Bunlar dışında Yılankale, Mısır Çarşısı, Ulu Camii, Saat Kulesi, Karataş Magarsus Antik Kenti, Şar Antik Kenti, Etnografya Müzesi de Adana'da görmeniz gereken yerlerdendir. Adana geziniz için üç veya dört gün ayırarak birçok yeri gezebilirsiniz. Bunun dışında, her yıl Nisan ayında yapılan Portakal Çiçeği Festivali, Aralık ayında yapılan Adana Kebap ve Lezzet Festivali, Eylül ayında yapılan Altın Koza Film Festivali gibi birçok etkinlik için de özellikle gelebilirsiniz. Her ne kadar yukarıda, Adana'nın denize kıyısı olan şehirlere çok yakın olduğunu ve Adanalıların hafta sonlarını genelde Mersin'in koylarında değerlendirdiği söylemiş olsak da Adana'nın da çok güzel plaj ve koyları bulunmaktadır. Bunlardan bazıları ise şöyle; Yumurtalık Plajı, Botaş Plajı, İncirli Plajı, Karataş Plajı, Bahçe Belediye Karataş Plajı, Harbiş Plajı, Zeytinbeli Plajı ve çeşitli kurumlara ait sosyal tesislere ait kamplar ve plajlar bulunmaktadır. Özellikle Harbiş Plajı, birçok etkinliğin de gerçekleştiği, hareketli bir plajdır. Adana bilindiği üzere gastronomini başkenti illerimizden birisidir. Adana'nın kebabı, şırdanı, analı kızlı yemeği, fellah köftesi, içli köftesi, sıkması, vardabit paçası, yüksük çorbası, bici bicisi, karakuşu ve bir sürü yerel lezzeti vardır. Dolayısıyla Adana'ya yapacağınız gezi, kilo alma garantilidir. Adanalıların güneşe ateş ettirecek kadar sıcak olduğunu bilmeyen yoktur zaten. Bu olaydan yola çıkarak herkes, Adana halkının sürekli sinirli olduğunu düşünse de Adana halkı, cana yakın ve misafirperverdir. Şehirde yabancı olduğunuzu asla hissetmezler sizlere. Bu nedenle de Adana'ya giderken içiniz rahat olabilir. Adana konum olarak Mersin, Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş gibi illere çok yakındır. Bu nedenle, Adana gezinizi planlarken eğer zamanınız varsa daha kapsamlı bir hale getirebilirsiniz. Birbirinden çeşitli kültür ve yöresel yemek ve güzellikleri ile görmeniz gereken illeri de gelmişken es geçmemelisiniz. Mesela; İstanbul'da yaşıyorsanız eğer, İstanbul Adana uçak bileti alarak Adana'ya gelebilir, burada kiralayacağınız araçla harika bir gezi rotası oluşturabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/adapazarinda-gezilecek-yerler", "text": "Adapazarı gezilecek yerler listemizin ilki, kent merkezinde, Eski Zirai Donatım Kurumu Fabrikası arazisinin yeşil alana dönüştürülmesiyle oluşan Kentpark, Adapazarı halkının yorucu şehir yaşamından kaçıp soluk alabilecekleri bir mekan haline getirildi. Pek çok yürüyüş alanına sahip Kentpark yanında bulunan Çark Deresi sayesinde her mevsim yemyeşil. Tam orta yerinde devasa bir gölet bulunan ve bu gölet üzerindeki adacıklardaki ağaç gölgeleriyle serin ve huzurlu bir ortamın sunulduğu parkta spor yapmak için de faklı bölümler de bulunuyor. Gölet'te deniz bisikleti le gezinti yapılabiliyor. Adapazarı, Sakarya gezilecek yerler listemizin ilki olan Kentpark'taki kıl çadırın sedirlerle şekillendirilmiş ambiyansında çayı, kahvesi, enfes kumpiri, gözlemesi ve bardakta tarhanasıyla doğal güzellikler içerisinde kır keyfini yaşatılıyor. Konser organizasyonları başta olmak üzere birçok etkinliğe de ev sahipliği yapan Kentpark, Adapazarı halkının en fazla tercih ettiği dinlenme mekanlarından biri. \"Şehrin içinde orman keyfi\" sloganı ile yola çıkılarak 2006 yılında hizmete açılan Ormanpark 18 dönümlük alana sahip, dişbudak ağaçlarının bulunduğu tamamen doğal bir mekan olma özelliği taşıyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Belpaş tarafından işletilen Ormanpark modern mimarisi ve doğallığı ile huzurlu bir ortama sahip. 70 araçlık otoparkı olan Ormanpark Restoran, Dört Mevsim Kafeterya, Sade Kahve ve Köy Kahvaltısı olmak üzere misafirlerini 4 farklı alanda ağırlıyor. Hafta sonları devasa ağaçlar altında köy kahvaltısı yapmak oldukça keyifli oluyor. Depremin gerçek yüzünün fotoğraflarla belgelendiği, 17 Ağustos depremini unutmamak ve unutturmamak adına kurulmuş Deprem ve Kültür Müzesi Adapazarı Kavaklar Caddesi'nde yer alıyor. Müzede 99 depremine ilişkin deprem öncesi ve sonrası fotoğraflar ile suni deprem yaratan titreşimli elektronik bir stant, depremde yıkılan binaların yapım tekniği ile ilgili inşaat malzemeleri ve sismograf ile depremle alakalı diğer unsurlar sergileniyor. Sakarya Nehri'nin Karadeniz ile buluştuğu noktada bulunan Karasu'da deniz nehir bağlantısına yakın mesafede pek çok kafe restoran ve balıkçı bulunuyor. Balıkçı tekneleri bu bölgeyi liman olarak kullanmış, hem nehir kenarında hem Karadeniz sahilinde dolaşmak oldukça keyifli oluyor. Yaz aylarında Adapazarı Sakarya'da denize girilecek yerler dendiğinde ilk akla gelen yer olan Karasu aynı zamanda Sakarya'nın tek mavi bayraklı plajı olma özelliğini taşıyan Karasu Sahil Park Plajı'nı da bünyesinde barındırıyor. Kayın, gürgen, kestane, meşe, çınar, kavak ormanları ve fındık bahçeleri ile çevrili olan Maden Deresi, Sakarya'nın Karadeniz kıyısında yer alan Kocaali ve Karasu ilçeleri arasında yer alıyor. Burada bulunan kanyon yazın aşırı sıcaklarında bile oldukça serin bir iklim yaratıyor. Oluşan nehir, gür ağaçlık alan, serin hava insanları doğa ile başbaşa bırakıyor ve bu durum yakın ve uzak çevre için ideal bir piknik ve dinlenme alanı oluşturuyor. Sırada Sakarya'da Doğada Gezilecek Yerlerden biri olan Karasu'ya çok yakın mesafede olan Acarlar Longozu var. Burası 1. derece Doğal Sit Alanı olarak koruma altına alınmış Türkiye'nin en büyük longozu. Longoz dediğimiz olay denize doğru akan derelerin ağzının kumla kapanması sonucu oluşan göl ve ormanın iç içe girdiği özel bir eko sistem. Acarlar Longozu üzerinde boylu boyunca uzanan tahta yol boyunca güzel manzara eşliğinde huzurlu bir yürüyüş yapmak oldukça keyifli. Eski Adapazarı Karasu yolunun 10. kilometresinde yer alan Poyrazlar Gölü, etrafı yeşil tepeler ve ormanlarla çevrili oldukça büyük bir göl. 1. derecede doğal sit alanı olan göl doğa içinde bir gün geçirmek, bisiklet sürmek ve piknik yapmak isteyenler için ideal. çevresinde yüzlerce piknik masası bulunan, mangal yakmanın ve balık tutmanın serbest olduğu Poyrazlar Gölü'ne İstanbul'dan özel araçla 2.5 saatte ulaşılabiliyor. Adapazarı'na Yakın Gezilecek Yerler listemizin sonuncusu Kırkpınar, Sapanca Gölü kıyısındaki restoranların yoğunlaştığı artık turistik olmuş bir köy. Bu köyde bulunan villalarda arkadaşlarınızla konaklayabileceğiniz gibi hafta sonu günübirlik gelip göl keyfi yapmanız da mümkün. Göl kıyısında sazlıkların arasında yürüyüş yaptıktan sonra Maja Kırkpınar'ın ya da Beta Home Gölevi'nin göl kıyısındaki sevimli bahçelerinde kahvaltı ya da yemek molası verebilirsiniz. Maşukiye, Sapanca Kahvaltı Mekanları ve fiyatları için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Bir çok kişinin aksine maden deresini ben çok sevmiştim. Çok güzel bir yer."} {"url": "https://gezentianne.com/agvada-yesillikler-icerisinde-romantik-butik-otel-tavsiyesi-mi-norte", "text": "Ağva, yemyeşil ormanlar içinde, nehir kenarında son derece keyifli bir dinlence yeri. Karmaşa ve gürültüden uzaklaşıp tüm problemlerinizi unutabileceğiniz, her şeyden önemlisi iç huzura kavuşabileceğiniz bir yeryüzü cenneti. \"Uzaklarda arama çünkü sen içimdesin\" tadındaki İstanbul'a yakın tatil destinasyonlarından Ağva'da Göksu Nehri kıyısında konumlandırılmış pek çok otel bulunuyor. 6 dönümlük arazide, muhteşem bir doğa içinde, her biri havuza açılan, jakuzili ve şömineli 9 odası ile Ağva Mi Norte Otel ise butik otel tanımının hakkını gerçekten veriyor. Ağva Mi Norte yılın her mevsimi huzur ve romantizm arayan çiftleri konforlu bir ortamda misafir ediyor. Otele giriş heyecanlı bir teleferik macerası ile başlıyor. Otoparkın nehrin diğer tarafında olması sebebi ile otele teleferikle geçiliyor. Mi Norte Göksu Nehri'nin en temiz bölgesinde yer alıyor. Nehir kenarının ve doğanın eşsiz güzelliği, denize uzaklığın birkaç dakika oluşu, pırıl pırıl bir yüzme havuzunun cazibesi, tüm odaların deluxe sınıfında olmasıyla Mi Norte tam bir yenilenme merkezi. Mi Norte odaların tamamında sunulan şömine ve jakuzi hizmeti, hem görselin hem de lezzetin buluştuğu kahvaltı ve akşam yemekleri, tüm gün ücretsiz deniz bisikleti, tekne turları, akşam üstü çay ve ikramları, gece ateş başı sohbetleriyle çok keyifli bir tatil deneyimi sunuyor. Ağva Mi Norte yılın her mevsimi çocuksuz misafirlerini dingin ve huzurlu bir ambiyansta ağırlıyor. Ağva Mi Norte'nin şömineli odalarında kış döneminde cuma giriş, pazartesi çıkış olmak üzere 3 gecelik konaklama ücreti 2 kişi için toplam 2500 TL. Hafta içi konaklamalarda ise iki kişi için toplam gecelik 900 TL ödemeniz gerekiyor. Fiyatlara sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil. . Akşam yemeğinde çorba+5 çeşit meze+salata+ana yemek + tatlı servis ediliyor. Genelde ilk gece et ağırlıklı, ikinci gece balık, 3 gece ise bahçede barbekü yapılıyor. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/agvanin-keyfini-cikarmak-icin-5-oneri", "text": "Ağva'ya gelmek için en güzel zaman sabahın erken saatleri. Özellikle hafta sonunda şehrin trafiği yoğunlaşmadan yola çıkın. Ağva'nın İstanbul'a uzaklığı ise yaklaşık 100 km. Hem şehre bu kadar yakın hem de şehirle bağını böylesine koparmış bir yerin var olduğuna inanmak oldukça güç. Ağva'ya ulaşmak için kendi aracınızla Ümraniye-Şile yolunu takip edebilir veya Üsküdar ve Ümraniye'den hareket eden otobüsleri kullanabilirsiniz. Bir diğer alternatifse günübirlik turlar. Bu turlar genellikle yaz aylarında düzenleniyor ve çok uygun fiyatlarla köy kahvaltısı, Göksu Nehri'nde gezinti gibi aktivitelerle Ağva'nın tadını çıkarabiliyorsunuz. Gelelim Ağva'ya... Buraya ulaştığınızda yapmanız gereken ilk şey, Göksu Nehri'ne bakan güzel bir mekan bulup kahvaltı siparişinizi vermek. Taptaze malzemelerle hazırlanan köy kahvaltısı çok meşhur. Yaz aylarında gelirseniz sadece domates ve salatalıkların bile buraya kadar gelmek için yeterli birer neden olduğuna tanık olabilirsiniz. Kahvaltıda sunulan bal, kaymak ve tereyağ da çok lezzetli. Mekanlar arasında ise hem manzarası hem de zengin menüsüyle öne çıkan Şengül Çiftliği ve Küçük Ev denenmesi gereken yerler. Gözleme meraklıları ise Anadolu Gözleme'ye mutlaka bir uğramalı. Ağva demek Göksu Nehri demek. Kahvaltınızı yaparken yanınızdan akıp giden nehir tüm yorgunluğunuzu da alıp götürüyor. Nehir boyunca ister deniz bisikletiyle dolaşın, isterseniz alın kitabınızı, gazetenizi bir köşeye çekilin. Ağva'da herkese göre bir şey var. Burada otellerin neredeyse tamamı bahçe içinde. Sıcak havalarda bahçede hamaklarda sallanıp keyif yapabilirsiniz. Kışın veya soğuk havalarda gelenler içinse yine birçok otelde önünde oturup kahvenizi içebileceğiniz, uzun sohbetler edebileceğiniz şömineler var. Yani Ağva'da dört mevsim keyif devam ediyor. Ağva bisiklet sürmek için belki İstanbul'un en güzel yeri. İster kendi bisikletinizle gelin isterseniz burada kiralayın. Göksu Nehri kıyılarını iki teker üzerinde keşfetmek kesinlikle bambaşka bir deneyim. Atlayın bisikletinize, Ağva'nın yeşil tepelerine tırmanın ve doğanın içinde kaybolmanın keyfini yaşayın. Üstelik Ağva ve çevresinde çok sayıda eski mağara da var. Dolaşırken bu yerleri de görebilir ve gezebilirsiniz. Fotoğraf çekmeyi sevenler için de burası tam anlamıyla bir cennet. Yanınızda makinenizi de getirerek veya cep telefonunuzla karşınıza çıkan doğal güzellikleri yakalayabilirsiniz. Bu konuda işi biraz daha ileri taşımak isteyenler içinse Ağva'ya fotoğraf turları da düzenlendiğini hatırlatalım. \"Uzaklarda arama çünkü sen içimdesin\" tadındaki İstanbul'a yakın tatil destinasyonlarından Ağva'da Göksu Nehri kıyısında konumlandırılmış pek çok otel bulunuyor. 6 dönümlük arazide, muhteşem bir doğa içinde, her biri havuza açılan, jakuzili ve şömineli 9 odası ile Ağva Mi Norte Otel ise butik otel tanımının hakkını gerçekten veriyor. Ağva Mi Norte yılın her mevsimi huzur ve romantizm arayan çiftleri konforlu bir ortamda misafir ediyor. Ağva Mi Norte'de tatil detayları için tıklayın. Ağva sadece nehir kenarında dinlenip huzur bulunan bir sayfiye yeri değil. Civarda aynı zamanda harika koylar ve plajlar da var. İsterseniz hızlı bir kahvaltı sonrasında buralarda tüm gün deniz ve güneş keyfi yapabilirsiniz. Bunlar arasında en ünlü ve ilgi görenler ise Kadırga ve Kilimli koyları. Yazın en sıcak günlerinde buralarda denize girip serinleyebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında görülen yoğun ilginin de etkisiyle oluşan kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için yakınlarda daha az bilinen ve sakin koylar da var. Ancak buralara ulaşmak çok kolay değil. Çoğu zaman dar ve engebeli yolları yürüyerek aşmanız gerekiyor. Eğer Ağva'da birkaç gün kalacaksanız bir gününü yakınlarda bulunan köyleri dolaşmaya ayırabilirsiniz. Hacılı ve Akçakese köyleri neredeyse Ağva'nın kendisi kadar ünlenmeye başlayan yakın yerler arasında. Buralarda taze köy yumurtası, peynir, yoğurt gibi doğal ürünlerden alabilir, dönüş yoluna geçmeden bir çay molası verebilirsiniz. Kamp tatilini sevenler için köylerin çevresinde harika kamp alanları da var. Yolu Hacılı'ya düşenler köyün yakınlarında bulunan Hacılı Şelalesi'ni de mutlaka görmeli. Burası çok büyük bir şelale değil ancak yemyeşil doğanın içinde akan su muhteşem bir atmosfer oluşturuyor. Yine köyün yakınlarında her mevsim trekking yapabileceğiniz yollar da var. Doğanın tüm güzelliğini cömert bir şekilde sunduğu bu coğrafyada yürümek insana dünyanın geri kalanından çok uzaktaymış hissi veriyor. Yürüyüşün sonunda ise kiremitte pişen balıklarla lezzetli bir mola vererek gezinize unutulmaz bir kapanış yapabilirsiniz. Ağva'da yapılabilecek bu kadar romantik şey varken İstanbul'a yakınlığı ile bilinen bu şirin cennette konaklamak ne kadar diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum. Hafta içi 50 TL 250 TL arasında bir pansiyon veya otel bulabiliyorsunuz. Hafta sonu rağbet arttığı için fiyatlarda da artış oluyor. Her bütçeye hitap eden Ağva'yı eğer İstanbul'da yaşıyorsanız mutlaka bir kere gidip görmenizi öneririm."} {"url": "https://gezentianne.com/alanyada-gezilecek-yerler", "text": "Turizm şehri Antalya'nın yine turizm ile nam salmış önemli ilçelerinden biri olan Alanya, günümüzden 20 bin yıl öncesine kadar uzanan köklü tarihi ve doğal güzellikleri ile yerli ve yabancı turistlerin dikkatini cezbetmektedir. Tarih boyunca Persler, korsanlar, Romalılar, Ermeniler, Selçuklular, Karamanoğulları ve Osmanlıların hakimiyet sağladığı Alanya tüm bu medeniyetlerden pek çok eseri de halen bünyesinde barındırmaktadır. Tarihi özellikli yapı ve eserlerin yanında doğal güzellikleri ile de misafirlerini büyüleyen Alanya'da Gezilecek Yerler listesini yine bu eser ve güzellikler oluşturmaktadır. Günümüze kadar korunan tek Selçuklu Kalesi olma özelliği taşıyan Alanya Kalesi, 1225 yılında Roa döneminden kalma kale kalıntılarının yerine Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. 83 kule ve 140 burca sahip olan kale; Aya Yorgi Kilisesi, Kanuni Sultan Süleyman Camii, Akşabe Sultan Türbesi, Selçuklu Hamamı, Arasta, Bedesten, Sitti Zeynep Türbesi, Sultan Alaeddin Sarayı, Sarnıçlar, Deniz Feneri ve Zindan da dahil olmak üzere pek çok tarihi özellikli yapıyı bir arada bulunduran bir tarih hazinesidir. 1226 yılında yine Selçuklular tarafından inşa ettirilen Kızıl Kule günümüzde de sapasağlam olarak ayakta durmaktadır. Alanya'nın simgesi haline gelmiş olan Kızıl Kule 33 metre yüksekliğe sahip sekizgen bir yapıdan oluşmaktadır. Büyük Ören veya Büyük Kilise olarak da anılan Leartis-Learti sahip olduğu kilise, hamam, sarnıç, iskan merkezi, stadyum, tiyatro, sütunlu cadde ve tapınak yapıları ile görülmeye değerdir. Milattan önce 3. yüzyıla tarihlenen Syedra Antik Kenti'nin Roma kenti olduğu düşünülmektedir. Milattan sonra 1. yüzyıla tarihlendiği düşünülen Iotape Antik Liman Kenti, yarımada şeklinde yüksek bir tepenin üzerine kurulmuştur. Roma İmparatoru Kral Antichus'un eşi anısına isimlendirdiği kentte Antik Cadde, Hamam, Kilise, Nekropol, Akropol ve Mezar Odaları görülmeye değerdir. Çevredeki antik kentlere nazaran günümüze en sağlam ulaşan antik kent olan Iotape Antik Kenti zor ulaşımlı olsa da güzelliği tüm bu zorluklara değecek niteliktedir. 1228 yılına tarihlenen Selçuklu Tersanesi gezi planına eklenebilir. - yüzyılda eski bir Selçuklu Tapınağı'nın üzerine inşa edilen Süleymaniye Camii, özellikle ahşap bölümleri ile dikkat çekmektedir. 1227 yılında Emir Büdriddin tarafından inşa ettirilen Emir Büdriddin Camii, hemen yanında bulunan andız ağacı nedeniyle Andızlı Cami olarak da anılmaktadır. 1232 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından 2 bin metrekarelik bir alan içerisinde tamamı kesme taştan inşa ettirilen Alara Han, görülmeye değerdir. Alanya, doğal güzelikleri ile de yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekmektedir. Alanya'nın ev sahipliği yaptığı Damlataş Mağarası, Dim Mağarası, Fosforlu Mağara, Kadıini Mağarası, Korsanlar Mağarası, Aşıklar Mağarası, Hasbahçe Mağarası, Sapadere Kanyonu, İncekum Plajı, Damlataş Plajı, Kleopatra Plajı ve Ulaş Plajı gezi planınıza dahil edebileceğiniz meşhur doğal güzelliklerdendir. Alanya, zengin aktivite imkanları ile de misafirlerinin memnuniyetini sağlamaktadır. Alanya'da rafting, Alanya Triatlonu, Avcılık ve Kamping gibi aktivitelere katılma imkanı bulabilirsiniz. Alanya, tarihi ve doğal güzelliklerinin yanında gelişmiş konaklama imkanları ile de dikkat çekmektedir. Her bütçeye hitap edebilen Alanya Otel Fiyatları Alanya tatili planlayan herkese cevap verebilecek çeşitliliktedir. Alanya otelleri misafirlerinin memnuniyetini sağlamak amacındadır. Siz de Alanya'yı tatil planlarınızın arasına ekleyin, doğa ve tarihin iç içe olduğu bu Akdeniz ilçesini keşfetmek için geç kalmayın!"} {"url": "https://gezentianne.com/almanya-leipzig-ne-nerede-yenir", "text": "İstanbul'dan her gün gerçekleşen Türk HavaYolları seferleri ile 2.5 saatte ulaşabileceğiniz Leipzig'de hem Alman mutfağına hem diğer dünya mutfaklarına ait başarılı pek çok restoran seçeneği var. Almanya'nın en ünlü yazarı Goethe'nin de yemeklerinden çok keyif aldığı, tarihe tanıklık etmiş dünyaca ünlü restaurant Auerbachs Keller'de Sakson mutfağına ait pek çok seçenek bulabilmek mümkün. Kavrulmuş soğanın çiğ taze soğan ile buluştuğu kremalı soğan çorbası menüdeki lezzetli başlangıçlardan biri. Genel olarak etlerin soslu olarak sunulduğu Alman mutfağının hayranı olmasanız bile bu tarihi atmosferde bulunmak bile keyifli. Leipzig'de ne yenir? Nerede yenir? listemizin ikincisi, ara sokakta bir Çin restoranı. Salı akşamı olmasına rağmen tüm masalar dolu. Lezzetlerin bu denli etkileyici olmasının, bu denli talep görmesinin sırrı dondurulmuş hiç bir ürün kullanmıyor olmalarında saklı. Avrupa damak tadına uyarlama yapılmamış gerçek Çin lezzetlerini bulabileceğiniz restoranda servis ettikleri karideslerin diriliği ve lezzeti bizi bizden aldı. Fıstıklı tavuk ve avokadolu tavuk, tavukla arası pek de olmayan beni bile mest etmeyi başardı. Şehrin kalbindeki Augustus Meydanı'nda bulunan Panorama Kulesi'nde bulunan restaurant barda fiyat performans oranı oldukça iyi olan set menü olarak servis edilen öğle yemeğini mutlaka denemelisiniz. Günün çorbası, seçmeli ana yemek ve tatlıdan oluşan set menüye 10 Euro gibi bir ücret ödeyerek Leipzig'in en yüksek binasında bir lezzet deneyimi yaşayabilirsiniz. 2. Dünya savaşından sonra hızla yenilenen Leipzig'in yeni şehir kısmında lokal lezzetler sunan butik pek çok kafe var. Çorba çeşitleri ile ön plana çıkan Leipzig'de ne yenir? Nerede yenir? listemizin 4. sü Löffel&Co da bunlardan biri. Dilim yumurta ve hardallı patates çorbası yazın bile serin olabilen iklime sahip Almanya'da ilaç gibi geldi."} {"url": "https://gezentianne.com/amerika-vizeleri-neden-durduruldu-vizesi-olanlara-ne-olacak", "text": "Amerika Birleşik Devletleri Türkiye'den yapılan vize başvurularını 8 Ekim 2017 tarihi itibariyle askıya aldı. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada karara gerekçe olarak personel güvenliği gösterildi. Bu kararının ardından Türkiye de Washington Büyükelçiliği aracılığıyla Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlarının vize ve e-vize başvurularını askıya alındığını duyurdu. Amerika Birleşik Devletleri vize başvurularının tekrar ne zaman başlayacağı konusu net değil. Halihazırda Amerika vizesi olanlar Amerika'ya giriş yapabilecekler. Alınan kararın önceden alınmış vizeler üzerinde bir etkisi yok. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/anadolu-hisarinda-kahvalti-nerede-yapilir-big-chefs", "text": "Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Tarabya ve Anadolu Hisarı şubeleri İstanbul Boğazı'na sıfır konumları ile özellikle seviliyor. Big Chef'slerde kahvaltı servisi hafta içi 12:00, hafta sonu ise 15:00'a kadar devam ediyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapabiliyorsunuz. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Gelin Big Chef's Anadolu Hisarı kahvaltı içeriklerine ve 2023 yılı güncel ücretlerine bir göz atalım. Sınırsız çay servisi hafta içi 13:00'a, hafta sonu ise 16:00'a kadar devam ediyor."} {"url": "https://gezentianne.com/anadolu-kavagi-yoros-kalesi-anadolu-feneri-riva-gezilecek-yerler", "text": "Güzel bir sonbahar günü Anadolu Kavağı, Yoros Kalesi, Anadolu Feneri, Poyrazköy ve Riva'da gezilecek yerleri keşfediyoruz. Çevre yolundan Beykoz'a inip boğaz ile ilk buluşmamızı gerçekleştiriyor, scooterlarıyla bize eşlik eden kuzular ile birlikte boğaz kıyısında sahil yürüyüşümüzü yapıyoruz. Araba ile sahilden devam edip İstanbul'da Hafta Sonu Gezilecek Yerlerden Anadolu Kavağı'na ulaşıyoruz. Yosun Restoran'da boğaz kıyısına oturup, midye tava ve bira ikilisi ile buluşsak mı diyor, henüz acıkmadığımıza karar veriyor, bizi dondurma yemeye çağıran mekan çığırtkanlarının ısrarlarına dayanamayıp dondurmamızı alıyor, sahildeki banklara oturup dondurma keyfi yapıyoruz. Sonraki durak Anadolu Kavağı'ndan araba ile 5 dakika mesafedeki Yoros Kalesi. Kapladığı alan İstanbul çevresindeki diğer bütün kalelerin kapladığı alandan çok daha büyük olan, Doğu Roma döneminde kalan kaleden sahile kadarki yamacında step step konumlandırılmış mekanın ismi Yoros Kafe. Yoros Kafe'nin alt girişinden giriyor, salıncakla sallanma molası verdikten sonra tepeye kadar tırmanıyoruz. Kalenin arkasından 3. Köprünün ayakları görünüyor. Boğaz manzarasına karşı biraz dinlendikten sonra aynı yoldan geri dönüyoruz. Sıradaki destinasyonumuz Anadolu Feneri. Hem Karadeniz ile İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakasında birleştiği noktada yer alan deniz fenerinin hem de bu deniz fenerinin bulunduğu ve yıllarca askeri arazinin içinde kalmış minik, sevimli köyün ismi Anadolu Feneri. Fener'deki seyir terasından manzarayı seyrediyor, Poyrazköy'e doğru yola devam ediyoruz. İstanbul Boğazı'ndan Karadeniz'e açılır açılmaz sağ kıyıda kalan, etrafının askeri bölgeyle çevrili olmasından, yerleşimin az olduğu için nispeten bakir olan şirin bir köy Poyrazköy. Poyrazköy'deki balık restoranlarının açık havada oturulan kısımları boş, herkes içeride oturuyor. Bahar ayında içeride oturmak cazip gelmiyor, zaten buradaki balıkçılardaki lüks balıkçı havasından pek haz etmiyor, rotamızı Riva'ya çeviriyoruz. 20 dakika sonra kendimizi Riva merkezinin hemen yanı başındaki geniş kumsalda dalga seslerini dinlerken buluyoruz. Yaz döneminde plajları her çeşit insanla tıklım tıklım dolu olan bir kasaba olsa da, bahar aylarında Riva'da olmayı, hem orman havasını solumayı hem de deniz kıyısında dolaşmayı seviyoruz. Kumsal turumuzun ardından karınlar acıkıyor, Riva Deresi'nin Karadeniz'e döküldüğü taraftaki 3 balıkçıdan biri olan Kalyon Restoran'a gidiyoruz. Aylar önce yaptığımız bir Riva gezisinde Kalyon Restoran'daki kalabalık dikkatimizi çekmiş, yer bulamayınca hemen yanındaki Riva Yelken Restoran'a gitmiş, averaj bir lezzet ve hizmet almıştık. Bu kez insanların hava hafif olduğunda içeri kaçmasını fırsat bilip dere kenarı masamıza konuşlanıyor ve çok keyifli bir öğleden sonra yaşıyoruz. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/anadolu-yakasi-dogal-kahvalti-yerleri-ve-ucretleri", "text": "Anadolu Yakası Doğal Kahvaltı Yerleri ve ücretleri listemizin birincisi, İstanbul'un en güzel korularından biri olan Kanlıca'daki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Hafta içi de hafta sonu da serpme olarak sunulan kahvaltıda sahanda sucuk, sahanda yumurta, böğürtlen reçelli lor peyniri, peynir ve zeytin çeşitleri, söğüş tabağı, mevsim meyveleri, tahin pekmez, bal kaymak, börek, poğaça ve ekmek çeşitleri bulunuyor. Mekanda çocuk oyun parkı ve bebek bakım alanı da mevcut. Doğa ile iç içe olmayı seven aileler için İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Fatih Sultan Mehmet köprü yolu üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra Polonezköy tabelalarını takip ederek ulaşılabilen Polonezköy'de benim favori mekanım ise STELLA. Tepeden ormana hakim manzarası, yemyeşil ambiyansı ve orman yoluna direkt bağlantısı ile bence bölgedeki benzerlerinden bir adım önde. Serpme köy kahvaltısı ücreti Eylül 2023 itibariyle kişi başı 350 TL. Polonezköy'deki diğer kahvaltı mekanları için tıklayın. İstanbul'da Doğa İçinde Kahvaltı Yapılacak Mekanlar listemizin beşincisi İstanbul'a bu kadar yakındayken çok uzaklarda hissedebileceğiniz göl kıyısında dingin ve huzurlu bir mekan Saklıgöl KaramandereTesisleri. İstanbul Şile otoyolundan Şile'ye ulaştıktan sonra Şile merkezine girmek yerine ana yoldan tam tersi yöne saptığınızda karşınıza çıkan Saklıgöl tabelalarını takip ederek Karamandere Köyü'nün az ilerisinde sizi bekleyen bu gizli saklı göle ulaşacaksınız. Saklıgöl iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. 2. Köprü yolundaki Kavacık sapağından çıkıp Riva'ya doğru ilerlerken karşınıza çıkan Mahmut Şevket Paşa Köyü ayrımından ulaşılan Kulindağ, ormanlık bir vadinin yamacına kurulmuş bir dağ evi. Mekanın kahvaltı konusundaki en büyük özelliği kendi fırınlarından çıkan sıcacık pide, pizza, poğaça ve diğer ekmek çeşitleri. Yemyeşil bir orman, bol oksijen ve kuş sesleri. Kulindağ kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle hafta içi serpme (kişi başı 343 TL), hafta sonu ise açık büfe (kişi başı 510 TL) olarak servis ediliyor. 0-4 yaş arası çocuklar için ücretsiz, 5-8 arası %50 indirimli, 9 yaş ve üstü tam ücret alınıyor. İstanbul'da Doğa İçinde Kahvaltı Mekanları listemizin birincisi Anadolu Kavağı'nın yanı başında, Yoros Kalesi'nin yamacında, İstanbul'un eşsiz boğaz manzarasını güzel bir açıdan gören, kaleye çıkan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış, kırmızı pötikare örtüleri, ahşap masa ve sandalyeleri ile gayet sevimli ve doğa içinde bir kahvaltı mekanı Yoros Kafe. Hafta sonu yoğunluğu ile baş etmekte zaman zaman zorlandıklarından erken saatlerde gitmekte, Yoros Kalesi'ni kahvaltıdan sonra gezmekte fayda var. Yoros Kale Kafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Anadolu yakasının boğaz kıyısında bulunan ve bu bölgenin oksijen deposu olarak bilenen Fethi Paşa Sosyal Tesisleri Kuzguncuk ve Üsküdar arasındaki Fethi Paşa Korusu içinde yer alıyor. Koru içinde keyifli bir sabah yürüyüşü sonrası Sarayburnu'ndan Ortaköy'e kadar uzanan muhteşem manzarayı seyir balkonundan izleyebilir, Fethi Paşa Sosyal tesislerinde İstanbul'da doğa içindeki en uygun fiyatlı kahvaltılardan birini deneyimleyebilirsiniz. Sosyal tesisler pazar günleri çok yoğun olduğu için diğer günlerde ya da pazar günü erken saatlerde gitmekte fayda var. Paşa Korusu iletişim, ulaşım, kahvaltı detayları ve ücreti için tıklayın. Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde, Beykoz'daki Çubuklu korusunun içerisinde bulunan ve Hidiv Kasrı İstanbul'un önemli tarihi yapılarından biri. Hem kasrın tarihi dokusu hem de içinde bulunduğu korunun güzelliği, gül bahçeleri, sincapları ve cıvıl cıvıl kuş sesleri pazar kahvaltılarını cazip hale getiriyor. BELTUR'a bağlı Hidiv Kasrı'nda pandemiden sonra serpme kahvaltı ve açık büfe kahvaltı kaldırıldı. Sadece kafe kısmı hizmet veriyor ve burada kahvaltı olarak haftanın her günü 09:00 ile 13:00 arasında kahvaltı tabağı, yumurta çeşitleri ve tost çeşitleri servis ediliyor. Hidiv Kasrı iletişim, ulaşım, güncel kahvaltı ve yemek menüsü için tıklayın. Polonezköy'ün yemyeşil bir ortamda, uçsuz bucaksız vadi manzarasına sahip mekanlarından Villa Polonez de kahvaltılarını serpme olarak sunuyor. Beyaz peynir, taze kaşar, eski kaşar, çeçil peyniri, tulum peyniri, Mevsim yeşillikleri, Vişne reçeli, portakal reçeli, incir reçeli, bal, kaymak tereyağı, Nutella, Sosis, sahanda sade yumurta veya sahanda sucuklu yumurta, patates kızartması, sigara böreği, sınırsız çay, taze Sıcak ekmek ve simit servisinin olduğu bu kahvaltı Eylül 2023 yılı itibariyle kişi başı 600 TL karşılığında sunuluyor. Muhlama ve menemen ekstra ücrete tabi. İstanbul'un sahil kasabası Şile'de, Ayazma Plajı'nın köşesinde, beyaz tahta bir iskele üzerinde konumlandırılmış Massha aslında bir balık restoranı. Massha aynı zamanda deniz ile iç içe bir konumda sunduğu lezzetli kahvaltısı ile de ön plana çıkıyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor. Massha Şile iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Polonezköy'de 18 dönümlük bir bahçe içerisinde köy kahvaltısı sunan Yeji Dohoda'da kahvaltı masanızı birbirinden leziz peynir ve zeytin çeşitleri, ev yapımı reçeller, bal, kaymak, tereyağı, söğüş tabağı, yeşillik, salam, sigara böreği, patates kızartması, pişi, yumurta ve demlik çay ile süslüyor. Eylül 2023 itibariyle itibariyle kişi başı 320 TL olan kahvaltıda sucuklu yumurta ve menemen ekstra olarak sunuluyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/anadolu-yakasi-en-iyi-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "25 yıllık geçmişi ile Bağdat Caddesi'nin en köklü kafesi olan Cafe Cadde, keyifli ambiyansı, leziz yemekleri ve hizmet kalitesi ile yediden yetmişe bütün misafirlerini mutlu ediyor. Cafe Cadde geçmişte şahitlik ettiği aşkların, evlilliklerin çocuklarını da şu an ağırlıyor. Yani ikinci bir nesil de Cafe Cadde'de büyüyor. Cafe Cadde'nin kahvaltı menüsü de güne güzel bir başlangıç yapmak isteyenler için hem çeşitlilik hem de lezzet anlamında Bağdat Caddesi'nde çok başarılı bir seçenek oluşturuyor. Cafe Cadde iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatları için tıklayın. Ataşehir Kayışdağı Caddesi üzerinde yer alan Hatay Gurme, haftanın her günü saat 15:00'a kadar yöresel Hatay kahvaltısı sunuyor. Mekan sahibi Barış Bey Hatay coğrafi işaretleri ile belirlenen ürünler ile Antakya'da farklı bölgelerde annesi ile deneyimledikleri lezzetler ile oluşturduğu kahvaltı menüsüne annesinin ismini vermiş. Dahiye Sultan kahvaltısı'nda yer alan Antakya yöresine özel kahvaltı çeşitleri 23 yıllık ekşi maya ile yapılan ekmek ve tandırda pişen tandır lavaşla birlikte ahşap tepside servis ediliyor. Hatay Gurme iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Anadolu yakasında, Boğaz'da uygun fiyatlı, ekonomik kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen yer elbetteki boğaz ile içiçe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinin İstanbullular için en sevilen yönlerinden biri daha ise herkes kendini evinde hissetsin diye dışarıdan yiyecek getirilmesine izin verilmesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesi iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Önce gözümüzü sonra damağımızı şenlendiren kahvaltı mekanlarından Ethem Efendi Kahvaltı İstanbul Erenköy'de tarihi köşkte yer alıyor ve tüm gün kahvaltı hizmeti veriyor. Köşkün içinde, bahçesinde ve terasında servis edilen organik ve yerel ürünlerle hazırlanmış anne eli değmiş kahvaltıya davet sloganı ise şöyle;\"Kıyıya köşeye bir sürü mutluluk sakladık. Sıcak bir ortamda içinizi ısıtan bir kahvaltıda sakladığımız mutlulukları bulmaya ne dersin?\" Ethem Efendi Kahvaltı'da doymadan kalkılmıyor. Ethem Efendi iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Hali hazırda İstanbul'da 13 adet, İstanbul dışında 17 şubeye sahip Emirgan Sütiş'in Watergarden şubesinde konumlandırılmış Emirgan Sütiş nostaljik ortamı, kahvaltı çeşitliliği ve lezzetleri ile ön plana çıkıyor. Emirgan Sütiş'te kahvaltı menüden seçimli olarak alakart servis ediliyor. Bu tarz kahvaltılar tıka basa karnını doyurmaktansa sadece istediklerini yemeyi tercih edenler için çok avantajlı oluyor. Menüden örnek vermek gerekirse Eylül 2023 itibariyle Çay 35 TL, Bal-kaymak 120 TL, Söğüş tabağı 95 TL, Izgara hellim 115 TL, Peynirli su böreği 105 TL, Sucuklu Yumurta 135 TL, Menemen 110 TL, Kıymalı kol böreği 110 TL'den sunuluyor. Finale İncirli muhallebi(110TL) çok yakışıyor. Emirgan Sütiş kahvaltı menüsünde çeşit çok olduğundan kalabalık bir grup olarak gidip her şeyden tatmak daha da keyifli oluyor. Tüm popüler kahvaltı mekanları gibi hafta sonları oldukça yoğun olduğundan hafta içi ya da hafta sonu erken saatlerde gitmek serviste sıkıntı yaşamamanız için tavsiye ediliyor. Adını yanı başındaki Kuleli Askeri Lisesi'nden alan ve İstanbul'da boğaz manzaralı kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen Kuleli Yakamoz tüm mekanı çepeçevre saran camekan yapısı ile insanda Boğaz kenarında değil Boğaz'ın içindeymiş hissi uyandıran bir Boğaz'daki kahvaltı mekanlarından biri. Aslında alkolsüz balık restoranı olarak hizmet veren mekan, hafta sonları sunduğu açık büfe kahvaltısı ile daha çok rağbet görüyor. Kuleli Yakamoz iletişim bilgileri, kahvaltı fiyatı ve detayları için tıklayın. Anadolu Yakası En iyi Kahvaltı Yerleri ve ücretleri listemizdeki, İstanbul'un en güzel korularından biri olan Kanlıca'daki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Hafta içi de hafta sonu da serpme olarak sunulan kahvaltıda sahanda sucuk, sahanda yumurta, böğürtlen reçelli lor peyniri, peynir ve zeytin çeşitleri, söğüş tabağı, mevsim meyveleri, tahin pekmez, bal kaymak, börek, poğaça ve ekmek çeşitleri bulunuyor. Mekanda çocuk oyun parkı ve bebek bakım alanı da mevcut. Mihrabat Korusu Nerede? Nasıl Gidilir? İletişim Bilgileri, Kahvaltı Detayları ve Güncel Ücreti Nedir? tıklayın. Hepimizin evinde peynir, zeytin, yumurta var çok şükür. Hafta sonu dışarıda kahvaltı ettiğimizde fark yaratan lezzetler arıyoruz. Merkezi Ordu'da bulunan Neli Pide'nin Bağdat Caddesi şubesindeki kahvaltı, patates kavurması, güveçte eritme peynir, petek balı, dut reçeli ile insana iyi ki buraya gelmişim dedirtiyor. Hele bir de üzerindeki tereyağı masanızda eriyen sıcacık bir köy ekmeği var, ki ona ekmek demek hakaret olur, can yakıyor. Bağdat Caddesi kahvaltı mekanlarından NeliPide İstanbul'da yöresel kahvaltı nerede yapılır? sorusuna cevap oluyor. Nelipide iletişim bilgileri kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Peynirlerin Ezine'den, zeytinlerin Hatay'dan geldiği pişili gözlemeli klasik Türk kahvaltısı sunan mekanlardan geçilmeyen İstanbul'da, Brekkie Moda kahvaltı konseptine yepyeni bir soluk getiriyor. Brekkie Moda için kruvasanın İstanbul şubesi demek yanlış olmaz, çünkü burada neredeyse tüm kahvaltılık ürünler çıtır çıtır ve leziz kruvasanların arasında, üzerinde ya da yanında sunuluyor. Brekkie Moda İletişim Bilgileri, Kahvaltı Detayları ve Fiyatları için tıklayın. Üsküdar'da multi kültürel bir mekan olan Arada Kafe Lübnan ve Türk mutfağının harmanladığı kahvaltısı ile Anadolu yakası kahvaltı mekanları arasında önemli bir yere sahip. Oryantal ve renkli ambiyansı, kahvaltısında sunulan zahter, humus, falafel gibi lezzetleri özellikle sevilen Arada Cafe insanı adeta İstanbul'dan bambaşka diyarlara ışınlıyor. Arada Kafe kahvaltısı haftanın her günü serpme olarak sunuluyor. Kahvaltıda içerik olarak peynir tabağı, muhammara, mütebbel, humus, pancar humusu, zahter, zeytin çeşitleri, bal kaymak, fette, falafel, sigara böreği, tahin pekmez, ev yapımı doğal reçeller, menemen, pişi ve ev yapımı sıcak ekmek var. Ve tabi bunların yanında bir de sınırsız çay bulunuyor. Arada Kafe kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Hafta sonu dışarıda kahvaltı keyfi dendiğinde manzaradan çok lezzete önem verenlerin mekanı Serpmeköy Kozyatağı'nda Minibüs Caddesi üzerinde yer alıyor. İçeri girdiğiniz anda sizi tereyağ ve kavurma kokuları ile karşılayan mekan Kuymağı, Pastırmalı yumurtası, Çakallı menemeni, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu ve Tirebolu çayıyla yöresel kahvaltı keyfi sunuyor. Serpmeköy Trabzon hakkında detaylar, güncel kahvaltı ücretleri ve fotoğraflar için tıklayın. Boğaz semtlerinden olan Çengelköy ile bağdaşmış Aşiyan'da her gün onlarca aileyi, arkadaş grubunu kahvaltı yaparken görmek mümkün. İstanbul'da boğaza nazır nezih bir mekanda oturmak isteyenlerin uğrak noktası haline gelen Aşiyan Çengelköy, büyük bahçesi ile müşterilerine ferah bir alan sunuyor. Kış aylarında ise bahçede soğuktan izole edilmiş kapalı alanı bulunuyor. Aşiyan Çengelköy'ün en önemli özelliklerinden biri de mekan yapısının mimarisi ünlü Türk Mimar Turgut Cansever'e ait olması. Yapı içerisinde ise estetik kalem işçiliği ve göze hitap eden tablolar bulunuyor. Konak yapısında olan Aşiyan, yeşillikler ile dolu bahçe içerisinde yer alıyor. Aşiyan Çengelköy İletişim Bilgileri, Kahvaltı Detayları ve Güncel Ücreti için tıklayın. Londra'ya gelip de ödüllü kafe Peggy Porschen Cakes'in önünde İnstagram için fotoğraf çektirmeyen çok az turist vardır sanırım. Şirinlik muskası bu pempiş mekan o kadar popüler ki önünde neredeyse her daim kuyruk oluyor. Neyse ki Peggy Porschen Cakes'le çok benzer bir konsepte sahip bir kafe olan Emilia artık İstanbul'da. Bağdat Caddesi'nde konumlandırılmış Emilia göz alıcı dekorasyonu, Londra'dan ithal ettikleri tamamen organik olan gıda renklendiricilerle hazırlanmış kahvaltı ve tatlılılarıyla misafirlerine 5 duyunuza hitap edecek olan unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Emilia İstanbul iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Dünyanın en güzel şehirlerinden İstanbul'un en yüksek yapısı olan Çamlıca Kulesi 370 metre yüksekliğinde ve toplam 49 kattan oluşuyor. Diğer adıyla Çamlıca Radyo ve Televizyon Kulesi olan bu görkemli yapı yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra yerli yabancı pek çok turisti ağırladığı eşsiz bir İstanbul manzarasına hakim seyir terası, kafesi ve restoranı ile de ön plana çıkıyor. Kulenin 40. katında yer alan 360 Kule Restaurant'ın iki kişilik sunduğu serpme kahvaltı seçeneği çokca tercih ediliyor. Her seferinde kuleye giriş ücreti ödeyip bu kahvaltıyı yapmak mantıklı gelmese de bir kez olsun bu deneyim yaşanmayı hak ediyor. Çamlıca Kulesi Ulaşım, Giriş ve Kahvaltı Ücreti detayları için tıklayın. Bağdat Caddesi'nin popüler kafelerinden biri olan NOVE yeni nesil kahvaltı konsepti ile de oldukça dikkat çekiyor. Nove'nin Biri Saşkınbakkal'da diğeri de Suadiye'de olmak üzere Nove Cadde ve Nove Bahçe olarak iki şubesi bulunuyor. İyi kahve, iyi tatlı ve iyi kahvaltı konusunda Bağdat Caddesi'nde akla ilk gelen mekanlardan biri olan Nove'nin tüm gün süren kahvaltı konsepti özellikle seviliyor. Nove Cadde Kahvaltı Detayları, Güncel Fiyatları ve İletişim Bilgileri için tıklayın. İstanbul'da \"Yöresel Kahvaltı\" adı altında sunulan pek çok kahvaltı \"Ezine beyaz peynir ve Hatay kırma zeytin\" noktasından öteye geçemiyor. Hem Suadiye'de hem de Ataşehir'de hizmet veren Havva Hanım ise Trabzon'un tereyağını, Rize'nin et kavurnasını, Sürmene'nin, İzmir'in ve Erzincan'ın tulumunu, Kayserinin pastırmasını aynı kahvaltıda buluşturuyor. Havva Hanım'ın muhlaması, tava böreği çeşitleri ile peynir kızartması da çok seviliyor. Havva Ana Balaturka Karadeniz Kahvaltı Detayları, Güncel Ücreti ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Anadolu Hisarı şubesi İstanbul Boğazı'na sıfır konumu ile özellikle seviliyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapılabiliyor. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Big Chef's Anadolu Hisarı iletişim bilgileri, güncel kahvaltı menüsü ve fiyatları için tıklayın. Doğu Ataşehir'de, Beyaz Fırın'ın ve Tatar Salim'in yanı başında bulunan İtimat Cafe, Fırın ve Şarküteri Anadolu Yakası'nda, Ataşehir'de Kahvaltı Nerede Yapılır? sorunsalına yanıt oluyor. İtimat Süt ve Süt ürünlerinin 2016 yılında açtığı İtimat Cafe otoparklı, bol garsonlu, beyaz yakalı cenneti Ataşehir'e uygun, konforlu bir mekan. Hem iç mekan, hem de yazın açık havada kahvaltı etme imkanı sunan teras alanı oldukça geniş. Anadolu yakasının yeni restoranlar cenneti Ataşehir Watergarden'da yer alan The Hunger da bölge halkı tarafından çokca tercih ediliyor. Hafta içi 09:30 -12:00 arası, hafta sonu ise 09:30 15:00 arası alakart olarak servis edilen kahvaltıda İki kişilik serpme kahvaltı, kahvaltı tabağı, pişi kahvaltı, yumurtalı ekmek, omlet çeşitleri ve pancake tabağı seçecekleri bulunuyor. The Hunger iletişim bilgilerine ve kahvaltı çeşitlerinin ücret detaylarına ulaşmak için tıklayın. İstanbul Anadolu Yakası'nda hafta sonu kahvaltı yapılacak yerler listemizdeki, doğa ile iç içe olmayı seven aileler için İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Fatih Sultan Mehmet köprü yolu üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra Polonezköy tabelalarını takip ederek ulaşılabilen Polonezköy'de benim favori mekanım ise STELLA. Tepeden ormana hakim manzarası, yemyeşil ambiyansı ve orman yoluna direkt bağlantısı ile bence bölgedeki benzerlerinden bir adım önde. Serpme köy kahvaltısı ücreti Eylül 2023 itibariyle kişi başı 350 TL. Polonezköy'deki diğer kahvaltı mekanları için tıklayın. İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de kafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Kalamış Marina'nın yanı başında, denize sıfır konumda bulunan Midpoint'in Fenerbahçe Şubesi ise hem manzarası hem de geniş iç mekan ve terası ile diğer Midpoint şubelerinden bir adım öne çıkıyor. Anadolu yakasının merkezi olmaya doğru adım adım yaklaşan Ataşehir'de geçtiğimiz sene açılan Watergarden İstanbul tam bir restoran cenneti. Ateşli ve müzikli havuz showları ile de kitleleri kendine çeken Watergarden'daki en özel restoran şüphesiz ki, İstanbul'da kebap deyince akla ilk gelen isimlerden olan KAŞIBEYAZ. Muhteşem bir iç dekorasyon, havuz şovları ile içiçe bir teras, Kaşıbeyaz lezzeti ve servis kalitesi. Kaşıbeyaz'da kahvaltı hem hafta içi hem de hafta sonu serpme olarak sunuluyor. Beyrandan katmere, nohut dürümden yöresel peynir çeşitlerine, börekten gözlemeye, yumurta çeşitlerinden ev yapımı reçellere, Antep yöresine özgü yeşil zeytinden kelle paça çorbasına yöresel pek çok lezzetin bulunduğu kahvaltı saat 09.00'dan 13.00'e kadar sürüyor. Açık büfe zenginliğindeki serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 575 TL, 6-9 yaş arası yarı ücret alınıyor. 0-6 yaş arası ücretsiz. İstanbul'a bu kadar yakındayken çok uzaklarda hissedebileceğiniz göl kıyısında dingin ve huzurlu bir mekan Saklıgöl Karamandere Tesisleri. İstanbul Şile otoyolundan Şile'ye ulaştıktan sonra Şile merkezine girmek yerine ana yoldan tam tersi yöne saptığınızda karşınıza çıkan Saklıgöl tabelalarını takip ederek Karamandere Köyü'nünaz ilerisinde sizi bekleyen bu gizli saklı göle ulaşacaksınız. Göl kıyısındaki ahşap masalarda, doğa içinde yapabileceğiniz, bal, kaymak, reçel, peynir ve çeşitleri, ceviz, üzüm, otlu peynir ve sahanda yumurtadan oluşan serpme köy kahvaltısı sınırsız çay da dahil sunuluyor. Omlet, menemen, mıhlama vb. ayrıca ücretlendiriliyor. Kahvaltı sonrası Saklıgöl etrafındaki 21 kilometrelik parkurda trekking yapıp yediklerinizi eritmek ücretsiz. Saklıgöl iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Anadolu Kavağı'nın yanı başında, Yoros Kalesi'nin yamacında, İstanbul'un eşsiz boğaz manzarasını güzel bir açıdan gören, kaleye çıkan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış, kırmızı pötikare örtüleri, ahşap masa ve sandalyeleri ile gayet sevimli ve doğa içinde bir kahvaltı mekanı Yoros Kafe. Hafta sonu yoğunluğu ile baş etmekte zaman zaman zorlandıklarından erken saatlerde gitmekte, Yoros Kalesi'ni kahvaltıdan sonra gezmekte fayda var. Yoros Kale Kafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakasında, Çengelköy'ün yanı başındaki Vaniköy'de konumlandırılmış Alperenler Vaniköy Cafe, denize sıfır konumu ve 25 çeşit bulunan kahvaltısı ile dikkat çekiyor. Vaniköy Kafe'de serpme olarak sunulan kahvaltıda yumurtalı ekmek, pancake, menemen ya da sucuklı yumurta, peynir çeşitleri, domates kokteyl, Çengelköy bademi, yeşil ve siyah zeytin, bal kaymak, mevsim reçelleri, Nutella, kruvasan ve ekmek çeşitleri ile sınırsız çay bulunuyor. Alperenler Vaniköy Kafe'de iki kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 340 TL karşılığında sunuluyor. Beylerbeyi'nde denize sıfır kahvaltı edilecek yerler dendiğinde ilk akla gelen seçenek, Beylerbeyi iskelesi civarında denize sıfır tek mekan olma özelliği taşıyan Çeşmidil Kafe. Eylül 2023 itibariyle hafta içi kahvaltı tabağının 340 TL, serpme kahvaltının 390 TL olduğu mekan hafta sonu açık büfe konseptine geçiyor ve fiyat 490 TL'ye çıkıyor. Kahvaltı tabağına da, serpme kahvaltıya da açık büfe konseptine de sınırsız çay dahil. Serpme kahvaltıda Beyaz peynir, taze kaşar, eski kaşar, otlu peynir, zeytin çeşitleri, salam, dana ve tavuk jambon, domates, salatalık, biber, sigara böreği, tereyağı, bal-kaymak, ev yapımı reçeller, istediğiniz türde omlet ya da menemen bulunuyor. Açık büfe de bunlara tatlı, salata, meze ve meyve çeşitleri de ekleniyor. Anadolu yakasının boğaz kıyısında bulunan ve bu bölgenin oksijen deposu olarak bilenen Fethi Paşa Sosyal Tesisleri Kuzguncuk ve Üsküdar arasındaki Fethi Paşa Korusu içinde yer alıyor. Koru içinde keyifli bir sabah yürüyüşü sonrası Sarayburnu'ndan Ortaköy'e kadar uzanan muhteşem manzarayı seyir balkonundan izleyebilir, Fethi Paşa Sosyal tesislerinde İstanbul'da doğa içindeki en uygun fiyatlı kahvaltılardan birini deneyimleyebilirsiniz. Sosyal tesisler pazar günleri çok yoğun olduğu için diğer günlerde ya da pazar günü erken saatlerde gitmekte fayda var. Fethi Paşa Korusu iletişim, ulaşım, kahvaltı detayları ve ücreti için tıklayın. 2. Köprü yolundaki Kavacık sapağından çıkıp Riva'ya doğru ilerlerken karşınıza çıkan Mahmut Şevket Paşa Köyü ayrımından ulaşılan Kulindağ, ormanlık bir vadinin yamacına kurulmuş bir dağ evi. Mekanın kahvaltı konusundaki en büyük özelliği kendi fırınlarından çıkan sıcacık pide, pizza, poğaça ve diğer ekmek çeşitleri. Yemyeşil bir orman, bol oksijen ve kuş sesleri. Kulindağ kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle hafta içi serpme (kişi başı 343 TL), hafta sonu ise açık büfe (kişi başı 510 TL) olarak servis ediliyor. 0-4 yaş arası çocuklar için ücretsiz, 5-8 arası %50 indirimli, 9 yaş ve üstü tam ücret alınıyor. Boğaz kıyısında kahvaltı edilecek mekanların kalabalığına alternatif olacak sakinlikteki çiçeği burnunda Çengelköy restoranı İnci Bosphorus güleryüzlü ve nazik servis personeli ve birbiri ile iç içe geçmemiş ferah masaları ile takdir topluyor. İnci Bosphorus'da kahvaltı sadece serpme sunuluyor ve Eylül 2023 itibariyle kişi başı 450 TL talep ediliyor. 12 yaş altı ücretsiz. Serpme kahvaltıda Ezine beyaz peyniri, İzmir tulum peyniri, isli Çerkez peyniri, dil peyniri, eski ve taze kaşar peyniri, bal-kaymak, tahin-pekmez, domates-salatalık, taze otlar, zeytin çeşitleri, menemen ya da sahanda yumurta, simit, poğaça, ekmek çeşitleri, sıcak tabağı, börek ve sınırsız çaydan oluşuyor. Ataşehir Memorial Hastanesi'nin yanı başında konumlandırılmış Hacıbaşar Kebap restoranlarının Ataşehir şubesinde hem hafta içi hem de hafta sonları mükellef kahvaltı sofraları kuruluyor. Kahvaltı servisi hafta içi 10:00'da, hafta sonu da 8:30 'da başlıyor ve tüm gün devam ediyor. Serpme olarak servis edilen kahvaltı için Eylül 2023 itibariyle kişi başı 295 TL ücret alınıyor. 0-8 yaş arası çocuklar ücretsizken 8-12 arası çocuklar için %50 indirim uygulanıyor. Serpme kahvaltıda sınırsız çay eşliğinde fotoğraftaki tüm ürünler ücrete dahil olarak sunuluyor. . Kahvaltı sınırsız olduğu için bittikçe yenileniyor. Mekanda eğitimli ablalar eşliğinde çocuklarınızı emanet edebileceğiniz çocuk oyun alanı da mevcut. İstanbul Anadolu yakasının sahil kasabası Şile'de, Ayazma Plajı'nın köşesinde, beyaz tahta bir iskele üzerinde konumlandırılmış Massha aslında bir balık restoranı. Massha aynı zamanda deniz ile içiçe bir konumda sunduğu lezzetli kahvaltısı ile de ön plana çıkıyor. Massha Şile iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. İstanbul'un Boğaz ile buluştuğu, denizin yeşil ile kavuştuğu Anadolu Yakası'nın en güzel semtlerinden Çengelköy'de, Refi Paşa Yalısı'nda yer alan Kai Çengelköy'ün mutfağı Bülent Chef'e emanet. 2018 yılı sonlarında açılan, çiçeği burnunda mekanda eşsiz boğaz manzarası eşliğinde, şık ve nezih bir ortamda, deniz ile iç içe yapabileceğiniz yöresel kahvaltı keyfi sunuluyor. KAİ Çengelköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücreti için tıklayın. Alışılagelmiş serpme ya da açık büfe kahvaltı yerine minimalleştirilmiş, lezzeti bol kahvaltı tabaklar sunan yepyeni bir kahvaltı anlayışı \"Breakfast Club\" İstanbul'da da son dönemde gitgide popülerleşiyor. Çengelköy Nou Breakfast Kafe de daha çok Nişantaşı ve Moda cenaplarında rastladığımız bu konseptin Çengelköy temsilcisi olma yolunda hızla ilerliyor. NOU Breakfast İletişim Bilgileri, Kahvaltı Detayları ve Fiyatı için tıklayın. Üsküdar'da Şemsi Paşa Camii üzerinden enfes bir boğaz manzarası sunan Katibim Kafe Anadolu yakasındaki Boğaz manzaralı kahvaltı mekanları arasında yer alıyor. Katibim Cafe'de kahvaltı iki kişilik serpme ya da menüden seçmeli olarak sunuluyor. İki kişilik serpme kahvaltıda beyaz peynir, taze kaşar, eski kaşar, bal kaymak, siyah yeşil zeytin, söğüş tabağı, dana jambon, ev reçeli, Nutella, panço, acuka, pişi, sahanda yumurta, sahanda sucuk ve bir pot çay bulunuyor. Üsküdar Katibim Cafe kahvaltı ücretleri ve iletişim bilgileri için tıklayın. Hafta sonu kahvaltısı deyince aklına sucuklu yumurtaya ekmek banmaktan ziyade pancake'ine nutella sürmeyi hayal edenleri çok mutlu eden bir kahvaltı mekanı Munchies Moda. Mekan Moda Caddesi üzerinde, Moda sahile çok yakın bir konumda yer alıyor. Hem merkezi konumu hem de leziz pancakeleri ile özellikle hafta sonları oldukça talep görüyor. Munchies Moda Kahvaltı Çeşitleri, Güncel Fiyatları ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/anadolu-yakasi-yoresel-karadeniz-kahvaltisi-havva-hanim-balaturka", "text": "İstanbul'da \"Yöresel Kahvaltı\" adı altında sunulan pek çok kahvaltı \"Ezine beyaz peynir ve Hatay kırma zeytin\" noktasından öteye geçemiyor. Hem Suadiye'de hem de Ataşehir'de hizmet veren Havva Hanım ise Trabzon'un tereyağını, Rize'nin et kavurnasını, Sürmene'nin, İzmir'in ve Erzincan'ın tulumunu, Kayserinin pastırmasını aynı kahvaltıda buluşturuyor. Havva Hanım'ın muhlaması, tava böreği çeşitleri ile peynir kızartması da çok seviliyor. Eylül 2023 itibariyle iki kişi toplam 720 TL karşılığında sunulan Havva Ana Serpme Kahvaltısında Kuymak, Sahanda yumurta, Trabzon telli peyniri, Maçka tulum peyniri, Sürmene tulum peyniri, Isparta beyaz peynir, Trabzon çeçil peyniri, Trabzon köy tereyağı, Çiçek balı, acuka, kahvaltılık sos, Rize kavurma dilimi, Siyah ve yeşil zeytin, Fındık kreması, Reçel, Söğüş tabağı, Sınırsız termos çay bulunuyor. İki kişi toplam 960 TL olan Şarküteri Serpmede ise tüm bunlara Menemen, Tereyağında sucuk, Tereyağında kavurma, Kastamonu pastırma, Hindi füme, Fıstıklı ve Macar salam ekleniyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/anadolu-yakasida-dogada-gezilecek-ormanlik-yerler", "text": "Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde, Kanlıca yakınlarındaki Çubuklu Korusu'nun içerisinde bulunan Hidiv Kasrı, her biri künyeli ve soy kütüğüne sahip ağaçlarla kaplı geniş bir koruluğa ve koru içinde güzel bir koşu ve yürüyüş yoluna sahip. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında muhteşem görseller sunan bu korulukta güzel bir doğa yürüyüşü yapabilir, Hidiv Kasrı'nda hafta sonu sunulan açık büfe kahvaltı ile kasrın tarihi dokusunun, bahçesindeki sincapların, cıvıl cıvıl kuş seslerinin ve köşkün mevsimine göre lalelerle ve güllerle dolu bahçesinin tadını çıkarabilirsiniz. Hidiv Kasrı ulaşım ve kahvaltı detayları için tıklayın. Sarayburnu'ndan başlayarak Ortaköy'e kadar uzanan muhteşem bir İstanbul manzarasına sahip olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fethipaşa Sosyal Tesisleri, aynı adla anılan tarihi korunun huzur dolu atmosferinde misafirlerini ağırlıyor. Yüzlerce bitki ve ağaç türlerini barındıran bu yemyeşil koruda bir zamanlar Türk edebiyatçı ve düşünürlerinden Cemil Meriç'i de ağırlayan konak, günümüzde Fethipaşa Sosyal Tesisleri adıyla Boğaz manzarası eşliğinde restoran ve kahvaltı hizmeti sunuyor. Oldukça merkezi olan Fethipaşa Korusu İstanbul'da doğa içinde ailece ya da arkadaşlarla vakit geçirmek istediğinizde kolaylıkla ulaşılabilecek bir lokasyona sahip. Koru özellikle lale ve erguvan zamanı muhteşem görseller sunuyor. Fethi Paşa Korusu ulaşım ve kahvaltı detayları için tıklayın. İstanbul Anadolu Yakası'nın en güzel korularından biri olan Kanlıca sırtlarındaki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de karşı kıyıda Ortaköy sahili, Rumeli Hisarı, İstinye Koyu'na kadar uzanan muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Çam ağaçlarının sizi hayat dolu kokusuyla karşıladığı Mihrabat Korusu'nda kafe, restoran, özel davet ve organizasyon alanları, geniş bir otopark ve çocuk parkları bulunuyor. Mihrabat Korusu Nerede? Nasıl Gidilir? Kahvaltı Detayları Nedir? tıklayın. Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Doğa ile iç içe olmayı seven aileler için İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Osmanlı İmparatorluğu zamanında koruma altına alınmış Polonya halkının kurduğu bu köye Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra, Polonezköy tabelalarını takip edilerek ulaşılıyor. Köy meydanında kahvede çayınızı kahvenizi yudumlamak, Polonezköy Tabiat Parkı'nda doğa yürüyüşü sonrası kır lokantalarından birinde köy kahvaltısı yapmak ya da kendin pişir kendin ye olayına girmek oldukça keyifli oluyor. Polonezköy'de benim favori mekanım ise Stella. Tepeden ormana hakim manzarası, yemyeşil ambiyansı ve orman yoluna direkt bağlantısı ile bence bölgedeki benzerlerinden bir adım önde. Günübirlik gezilerinizde, orman yürüyüşü sonrasında kahvaltı edebilir, yada mekandan etinizi, salatanızı, patatesinizi alıp, hazırladıkları mangalda kendiniz pişirip kendiniz yiyebilir, çimlere ya da hamaklara yayılıp güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Polonezköy'deki Diğer Kahvaltı Mekanları ve Fiyatları için tıklayın. Her ne kadar hafta sonları fazla kalabalık olsa da erken yola çıkıldığında doğada keyifle gezilebilecek bir rota. Yoros Kalesi'ni gezip tepeden boğazı izledikten sonra Kale'den Kavak'a doğru uzanan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış Yoros Kafe'de panoramik manzara eşliğinde kahvaltı edebilir, tahta salıncaklara binebilir, üzerine Kavak'ta dondurma veya waffle keyfi yapabilirsiniz. Siz de 'En güzel kahvaltı benim evde hazırladığım kahvaltıdır' diyenlerdenseniz kahvaltı sonrası yollara dökülüp Yoros Kalesi'ni gezdikten sonra Anadolu Kavağı'nda denize nazır balık keyfi yapabilirsiniz. Yosun Restoran'da midye tava ve patates güzel bir alternatif. Yemek sonrası Poyrazköy'e doğru uzanıp kumsalda yürüyüş yapmak keyifli olabilir. Güneşli günlerde Poyrazköy balıkçılarının kumsalın yanı başındaki masaları da geç öğle yemeği için değerlendirilebilir. Ümraniye'den Şile yönüne sapıldıktan sonra yaklaşık 1 saatte ulaşılan Şile de yazın günübirlik gezilerde deniz, kum, güneş üçlüsü için kolay ulaşılabilir bir alternatif. Deniz sezonu dışında da gidildiğinde kumsalda deniz havası alabilir, limanda yürüyüş yapıp balıkçıya dönüştürülmüş teknelerde balık yiyebilir ya da evde akşam yemeği için liman balıkçılarından taze balık alabilirsiniz. Diğer bir alternatif de ana yoldan Şile merkezin tam tersi yöne sapıp, Saklıgöl yolu üzerindeki bahçelerde gözleme ayran keyfi sonrasında Saklıgöl'e ulaşıp göl etrafında trekking yapmak. Güzel manzaralar eşliğinde yapılan yolculuk sonrası ulaşılan, ormanın içine saklanmış bu gölün manzarası gerçekten etkileyici. Buradaki tek tesis olan Saklıgöl Kafe'de de isterseniz restoran servisinden faydalanabilir, isterseniz masa ve mangal kiralayabilirsiniz. Şile kahvaltı mekanları ve güncel fiyatları için tıklayın. Şehir merkezinde denizi ve yeşil alanı içiçe bulabileceğiniz ender yerlerden biri olan Fenerbahçe Parkı hem Anadolu yakasında, hem de Avrupa yakasında oturanların toplu taşıma ile dahi kolayca ulaşabileceği bir lokasyonda bulunuyor. Üç tarafı denizle çevrili ormanlık bir alan içindeki Fenerbahçe Parkı'nda denize nazır çimenlere yayılabilir, yine deniz manzaralı tahta masalarda piknik yapabilir ya da park bünyesindeki kafelerden faydalanabilirsiniz. Hafta sonu açık büfe kahvaltı severler için Cafe Romantika oldukça keyifli bir seçenek. Çekmeköy Taşdelen mevkiinde, şehirden çok da uzaklaşmadan orman havası alabileceğiniz, tahta masalarda ister kahvaltı pikniği yapabileceğiniz, isterseniz de kendi mangalınızı yakabileceğiniz sayfiye yeri. Adını Taşdelen kaynak sularından alan Meşe, Kayın ve Göknar ağaçlarıyla kaplı mesire alanı, 2000 dönüm kadar geniş bir alana yayıldığı ve masalar birbirine uzak yerleştirildiği için insanlarla iç içe olma sorunu yaşanmıyor. 2. Köprü yolu üzerindeki Kavacık sapağından Riva'ya doğru giderken karşınıza çıkan Mahmut Şevket Paşa Köyü ayrımından ulaşılan Kulindağ, ormanlık bir vadinin yamacına kurulmuş bir dağ evi. Darıca'da Şehit Er Gökhan Hüseyinoğlu Sahil Parkı içerisinde yer alan Hobbit köyünde farklı konseptlerde 15 tane hobit ev bulunuyor. Hobit evlerin dışında oyun parkları, piknik alanları, tenis, basket ve futbol alanlarınının da yer aldığı parka İstanbul Anadolu yakasından özel aracınızla yaklaşık 40 dakikada ulaşılıyor. Deniz kıyısındaki bu parkta sahil yolu ve 4 kilometrelik yürüyüş ve bisiklet parkuru da mevcut. Darıca Hobit Köyü hakkındaki detaylar ve giriş ücreti için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/anadolu-yakasinda-28-tlye-bogaz-manzarali-kahvalti", "text": "Üsküdar Fethi Paşa Korusu'nda yer alan İstanbul Belediyesi'nin işlettiği Fethi Paşa Konağı'nda ekmek ve çay da dahil olmak üzere Eylül 2022 itibariyle 28 TL karşılığında sunulan kahvaltı tabağıyla ağaçlar altında boğaz manzaralı kahvaltı keyfi yapmanız mümkün. Tarihi Fethi Paşa Korusu; Anadolu yakasının Boğaz kıyısında yer alıyor. Sultantepe semtinin Boğaz'ı gören sırtlarından, Kuzguncuk Tepesi ve Üsküdar Paşalimanı'na kadar uzanıyor. Fethi Paşa Korusu'na hem sahilden, Üsküdar merkez ve Kuzguncuk arasında kalan Paşalimanı Caddesi'nden hem de Altunizade Bağlarbaşı yönünden gelerek, yukarıdan giriş yapılıyor. Üsküdar'dan motor iskelesi civarından yürüyerek 20 dakikada, özel aracınız ile 5 dakikada, 15B, 15C, 15H, 15T no'lu IETT otobüsleri ile 10-15 dakikada ulaşılıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/anadolu-yakasinda-cocuklarla-ailece-gezilecek-en-guzel-yerler", "text": "Türkiye'nin en kapsamlı aile eğlence merkezi HUPALUPA \"Anadolu Yakasında Çocuklarla Ailece Nerede Eğlensek?\" diye düşünen çocuklu aileler için yeni bir alternatif oluşturuyor. Trambolin Parkı, Eğlence Kulesi, Sünger Havuzu, Tırmanma Duvarı, Denge Parkuru, Çarpışan Arabalar ve Sanal Dünya gibi pek çok alana sahip Hupalupa, İstanbul Anadolu Yakası'nın kalbi Ataşehir'de yeni açılan Metropol Alışveriş Merkezi'nde yer alıyor. Hupalupa hakkındaki tüm detaylar ve fiyatlar için tıklayın. Yepyeni bir akvaryum deneyimi Emaar Akvaryum & Sualtı Hayvanat Bahçesi'nde, Anadolu Yakası'nın yeni alışveriş merkezlerinden Emaar Square Mall'da çocukları bekliyor. Kayalık Kıyılar, Tünel Akvaryum, Denizanası Galerisi, Ormanlar, Nehirler ve Şelalaler, Penguen Adası, Timsah Krallığı ile 7 farklı tematik bölümden oluşan akvaryum ve sualtı hayvanat bahçesi 200 türden 20.000'in üzerinde deniz canlısı ve amfibiye ev sahipliği yapıyor. Emaar Akvaryum Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. 10.000 metrekarelik bir alan düşünün, bir de bu dünyanın sadece çocuklar için olduğunu hayal edin. Çocukların gelecekte olmayı istedikleri meslekleri deneyimlemeleri için kurulmuş bu minik şehirde, çocuklar para ile alışverişi, ekip çalışmasını, temel yaşam becerilerini öğreniyor, geleceğe hazırlanıyorlar. Burada eğitim eğlence ile harmanlanıyor, çocuklar tiyatroyu, bankayı, hastaneyi, itfaiyeyi, Polis Karakolu'nu, Gizli Ajan Eğitim Merkezi'ni ve Havacılık Akademisi'ni içeren eğlenceli pek çok tesisi özgürce ziyaret edebiliyorlar. Şimdiye dek yaşadıklarınızdan çok daha büyük, çok daha iyi ve çok daha büyüleyici bir serüvene hazır mısınız? Tepetaklak Oda, Vortex Tüneli, Sonsuzluk Odası, Tabaktaki Kafa ve Klon Masa gibi bir dizi yeni ve keşfedilmemiş illüzyon ile sayesinde son derece büyüleyici görsel, duyusal ve eğitsel bir deneyim yaşatmak için İstanbul İllüzyonlar Müzesi sizleri ve çocuklarınızı bekliyor. Deniz seviyesinden 200 metre yüksekte, İstanbul'u 360 derecelik bir açıyla kuşbakışı izleyebileceğiniz ve 30 metrelik cam yolda adrenalin dolu anlar yaşayacağınız yepyeni bir deneyim SKYVIEW ve SKYWALK. Biri açık hava diğeri camekanla kaplı iki kattan oluşan SKY VIEW, Galata Köprüsü'nden Haliç'e, Adalar'dan Boğaz'a doğru 360 derecelik kesintisiz bir manzara sunuyor. Açık havadaki katta bulunan ve zemini tamamen cam olan 30 metrelik balkonda yürüyerek SKYWALK yapmak ve İstanbul'u kelimenin tam anlamıyla ayaklarınızın altında hissetmek hem sizin hem de çocuklarınız için sıra dışı bir deneyim oluyor. Skyview ve Skywalk Nerede? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Ataşehir diye adlandırılan bina ormanında çölde vaha tadında bir mutluluk kaynağı Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi. İstanbul'da çocuklarla hafta sonu gidilecek doğal yerler arasında ulaşılması en kolay olan yerlerden biri olan ve otoban bağlantı yolları arasındaki 8 ada üzerinde kurulmuş olan dev bahçeye Ataşehir'i Doğu Ataşehir'e bağlayan köprünün Doğu Ataşehir ayağındaki girişten ücretsiz olarak ulaşılabilmekte. İstanbul'da çocuklarla hafta sonu gidilecek yerler listemizin birincisi Darıca Hayvanat Bahçesi. Hayvanat bahçesi olmasının yanı sıra kuş cenneti ve botanik park da olarak da hizmet veren Darıca Hayvanat Bahçesi, diğer adıyla Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı her yaştan çocuğunuzla birlikte pek çok hayvan türünü görerek keyifle vakit geçireceğiniz bir yer. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Dünyanın ilk 9 fonksiyonlu marina ve yaşam merkezi olma özelliğini taşıyan ve tamamı deniz üstünde tasarlanmış Viaport Marina bünyesinde yer alan Korsan Adası Tema Park, İstanbul Anadolu Yakası'nda, Tuzla'da konumlandırılmış. Her yaştan misafirlerine benzer bir eğlence deneyimi ve güzel bir gün geçirmeyi vaat eden Korsan Adası Tema Park'ta, dünyanın en heyecan verici roller coasterları arasında olan fenomen Red Fire ile birlikte toplam 28 ayrı eğlence ünitesi yer alıyor. Dünya standartlarında teknoloji kullanılarak tasarlanan Korsan Adası Tema Park, modern eğlence ünitelerinin yanı sıra klasik Türk lunapark kültürünü de yaşatıyor. Dünyanın ilk iklim temalı akvaryumu olan ViaSea Akvaryum 'Anadolu Yakası'ında niye akvaryum yok? diyenlerin imdadına yetişiyor. Viasea Akvaryum'da farklı iklim kuşakları içerisinde yaşayan binlerce deniz altı canlısının yaşamlarını gözlemlenebiliyor. 47 farklı temalı sergide 12.000'in üzerinde deniz canlısı sizleri bekliyor. Boğaziçi'nin tarihine su altından bakarak, İstanbul'un en uzun su altı akvaryum tünelinde köpekbalıklarıyla dolu bir dünyanın kapıları sizler için aralanıyor. Domates Biber Patlıcan, Arkadaşım Eşek, Süper Babaanne gibi şarkılarıyla ve ADAM OLACAK ÇOCUK yarışması ile çocukluğumuza damga vurmuş ünlü sanatçı Barış Manço'nun yaşadığı ve eserlerini ürettiği, Kadıköy Moda'daki evi müze haline getirilmiş. 'Bir insandan en son ne zaman bahsedilmekten vazgeçilirse, o insan o zaman ölmüştür.' diyen Manço'nun müze evinde Kadıköy Belediyesi tarafından Barış Manço dendiğinde akla gelecek pek çok detay bir araya toplanmış. Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi'nde 28 ülkeden toplanan yaklaşık 2500 adetlik farklı kültürlere ait geniş bir koleksiyon bulunuyor. 3 yaş itibari ile ziyaretçi kabul eden müzede, bünyesinde barındırdığı anaokulu öğretmenlerinden oluşan eğitimciler ile her yaş grubu muhatabının anlayacağı bir dil kullanarak rehberlik yapılıyor. Çocuklarınız atölye çalışmalarına katıldığı takdirde, ellerinde uçurulmaya hazır bir uçurtma ile müzeden ayrılıyor. Sizi çocukluğunuza ışınlayan, çocuklarınıza da sizin hatta sizin de büyüklerinizin oynadığı oyuncakları tanıtan İstanbul Oyuncak Müzesi'ni şair ve yazar Sunay Akın 23 Nisan 2005 yılında, 20 yılda 40'ı aşkın ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurmuş. 1700'lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en güzel örneklerinin sergilendiği müze Göztepe'de bulunan tarihi bir köşkte konumlandırılmış. İstanbul Oyuncak Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? vb detaylar için tıklayın. İstanbul Kelebek Çiftliği, Botanik Park içinde uçuşan tropikal kelebeklerin bulunduğu, çocuklarınızla birlikte hem kelebekleri tanıyıp hem de botanik parkın tadını çıkarabileceğiniz, ormanlarla çevrili 5 dönümlük yemyeşil bir alan. Emekli öğretmen Çiğdem Ünlü tarafından Beykoz'da kurulmuş olan Türkiye'nin ilk kelebek çiftliği sizi kelebeklerin bu bir günlük hikayelerine ortak olmaya davet ediyor. İstanbul Kelebek Çiftliği nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? vb. detaylar için tıklayın. Pendik'teki Türkiye'nin outlet konseptli en büyük alışveriş merkezi olan Viaport bünyesindeki Lunapark, indirimli alışveriş ile eğlenceyi birleştirmek isteyen çocuklu aileler için güzel bir seçenek oluşturuyor. Çarpışan arabalar ile çocukluğunuza dönebiliyor, Rocket ile adrenalin seviyenizi zorlayabiliyor, çuf çuf tren ile çocuklarınız ile neşeli vakit geçirebiliyorsunuz. Türkiye'nin en eğlenceli outleti Viaport Outlet Shopping, dev oyuncaklarıyla ziyaretçilerine keyifli dakikalar yaşatıyor. Viaport Lunapark nerede? Nasıl Gidilir? Giriş ücreti nedir? vb detaylar için tıklayın. Alışveriş ve eğlence dünyasının adresi Viaport Marina'da açılan AslanPark 8 dönüm alan üzerinde kuruldu. Büyük kedilerin türlerine göre farklı üniteler barındıran AslanPark ekranlarda gördüğünüz aslanları çok yakından görme ve onları daha iyi tanıma fırsatı sunuyor. Aslan Park'ta yavruları sevme ve besleme deneyimi de yaşamanız mümkün. Doğal çevresiyle birlikte 4 bin dönümlük alana yayılan ORMANYA Doğal Yaşam Parkı dünyanın üçüncü, Avrupa'nın ise en büyük doğal yaşam alanı olma özelliğine sahip. Ormanya Doğal Yaşam Parkı Hayvanat Bahçesi, Vahşi Yaşam Alanı, Yürüyüş ve Bisiklet Parkurları, Karavan ve Çadır Kamp Alanı, Doğa Okulu ve Yaban Hayatı Kurtarma Merkezi olmak üzere 6 ana bölgeden oluşuyor. Kocaeli İl sınırlarında yer alan Ormanya Doğam Yaşam Parkı Nerede? Nasıl gidilir? vb. detaylar için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/anadolu-yakasinda-yapilacak-seyler", "text": "Anadolu Yakası'nda yapılacak şeyler listemizin ilki Kız Kulesi ziyareti. Avrupa yakası ile Anadolu yakasını birbirine bağlayan İstanbul Boğazı'nın orta yerindeki konumuyla Kız Kulesi İstanbul'un en önemli simgelerinden biri. Hem restoran hem de müze olarak işletilen Kız Kulesi'ne dilerseniz Salacak'tan 15 dakikada bir kalkan teknelerle ulaşabilirsiniz. Diğer keyifli bir seçenek ise Salacak'ta merdivenlere konumlandırılmış kafelerde Kız Kulesi manzarasına nazır simit çay keyfi yapmak. Kadıköy'de 15 çeşit suflesi ile misafirlerini akışkan bir lezzet yolculuğuna çıkaran SUFLÖR CAFE suflelerinin lezzetinin yanısıra sizi bir çizgi romanın içindeymiş gibi hissettiren sıradışı ambiyansı ile de dikkat çekiyor. 90'lar ruhunu sonuna kadar yaşatan İKİ BOYUTLU CAFE Suflör gelen misafirlerine yaptıkları tatlı sürprizlerle de çok beğeniliyor. Mekandan ayrılan herkese patlayan şeker ikram eden Suflör ekibi doğum günü olan misafirlere de 90'lı yıllara ait küçük hediyeler veriyor. Suflör Cafe hakkındaki bilgiler, menü detayları ve fotoğraflar için tıklayın. Nakkaştepe Millet Parkı'ında kurulmuş Zipline hattında boğaza nazır zipline keyfi adrenalin severler için çok cazip bir İstanbul aktivitesi. Zipline sadece gğzel havalarda açık oluyor ve öğle saatlerinde başlıyor. Kişi başı 70 TL ödeyeceğiniz bu etkinlikte gökyüzünde boğaza nazır süzüldüğünüz anları kaydederek ölümsüzleştirmek isterseniz kamera kirası için ekstra olarak 30 TL ödemeniz gerekiyor. İstanbul'un en nezih bölgelerinden Bağdat Caddesi'nin sahil kesimindeki Caddebostan'dan Fenerbahçe'ye kadar çok güzel bir sahil düzenlemesine sahip. Bu bölgede hafta sonları piknik örtünüzü, katlanır sandalyenizi alıp günün her saati keyifli bir piknik yapabilirsiniz. Yoros Kalesi ve Anadolu Kavağı gezisi İstanbul Anadolu yakasında keyifle yapılacak aktivitelerden biri. Yoros Kalesi'ni gezip tepeden boğazı izledikten sonra Kale'den Kavak'a doğru uzanan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış Yoros Kafe'de panoramik manzara eşliğinde kahvaltı edebilir, tahta salıncaklara binebilir, üzerine Kavak'ta dondurma, lokma veya waffle keyfi yapabilirsiniz. İstanbul Anadolu Yakası'nın en güzel korularından biri olan Kanlıca sırtlarındaki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de karşı kıyıda Ortaköy sahili, Rumeli Hisarı, İstinye Koyu'na kadar uzanan muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Çam ağaçlarının sizi hayat dolu kokusuyla karşıladığı Mihrabat Korusu'nda keyifli bir kahvaltı sunuluyor. Mihrabat Korusu Nerede? Nasıl Gidilir? Kahvaltı Detayları Nedir? tıklayın. Anadolu Yakası'nın Boğaz kıyısındaki tarihi semtlerinden Kanlıca'da yoğurt yemek de İstanbul'da yapılacak en geleneksel aktivitelerden biri. Kanlıca İskelesi'nin hemen yanındaki çay bahçesinde sipariş verebileceğiniz Kanlıca yoğurdu orijinal haliyle yanında pudra şekeri ile servis ediliyor. Kanlıca yoğurdunun ayrıca ballı, reçelli ve pekmezli çeşitleri de bulunuyor. Çengelköy dendiğinde ilk akla gelen yer boğaz ile iç içe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Çengelköy'ün diğer bir meşhuru olan ve artık tüm Türkiye'de şubeleri bulunan Çengelköy Börekçisi'nden börek alıp Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi'nde çay ve Boğaz manzarası eşliğinde börek yemek oldukça keyifli. Çengelköy börekçisinin tam buğday unlu cevizli peynirli böreği en lezzetli olanlarından biri. İstanbul'da yapılacak en güzel aktiviteler dendiğinde aklımıza ilk gelenlerden, bizde İstanbul'da değilmişiz hissi uyandıran vazgeçilmez destinasyonumuz BÜYÜKADA. Büyükada'ya günübirlik Kadıköy, Bostancı, Eminönü ya da Beşiktaş'tan kalkan vapur ya da motorlar ile ulaşabilir, vardıktan sonra Prinkipo'dan dondurma alarak geziye başlayabilir, çarşı içinden faytona binebilir ya da bizim tercih ettiğimiz gibi bisiklet kiralayıp Küçük Tur yoluna koyulabilirsiniz. Küçük çocuklu aileler için çocuk koltuklu kiralık bisiklet seçenekleri de mevcut. Adanın muhteşem güzellikteki evlerinin önünden geçerken kendinizi geçmişe ışınlanmış gibi hissetmeniz mümkün. Büyükada'da Gezilecek Yerler ve Yapılacak Aktiviteler için tıklayın. İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra, Polonezköy tabelalarını takip ederek ulaşılabilen bu köyde pek çok kahvaltı ve kendin pişir kendin ye mekanı mevcut. Güzel bir yürüyüş sonrasında ister Polonezköy'de kahvaltı edebilir, mekandan etinizi, salatanızı, patatesinizi alıp, hazırladıkları mangalda kendiniz pişirip kendiniz yiyebilir, çimlere ya da hamaklara yayılıp güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Kanlıca yoğurt u gerçekten harika güzel bi yazı olmuş elinize sağlık."} {"url": "https://gezentianne.com/ankara-doga-masal-bungalov-evler", "text": "Ankara merkeze 15 km mesafede, 1400 rakım yükseklikte yer alan Doğa Masal Evi bahçesi, terası, şöminesi, mutfağı, oturma alanı ve yatak odası ile kendinizi evinizde hissedeceğiniz, otantik, tamamen doğal yapı ve tasarımlardan oluşmuş bir dağ evi. Doğa Masal Evi'nin kendisine ait bahçesinde mangal yapmak, dağ manzarası eşliğinde kamp ateşi yakmak mümkün. - Masal Ev 5 metre galeri boşluklu mimari yapısı ile apart konaklama hizmeti veriyor. - 1+1 asma katlı, oturum alanına sahip. - - - - Yatak odası asma katta. Aynı odada 1 adet çift, 1 adet tek kişilik yatak bulunmakta. - - Dağ, orman ve şehir manzarasına sahip. - Şöminesi kurulu ve 1 kova yakacağı ile veriliyor. - - Evde sıcak su, sıvı sabun, şampuan mevcut. - Kendisine ait bahçesinde mangal yapmak, dağ manzarası eşliğinde kamp ateşi yakmak mümkün. - İki kişi tek gece konaklama ücreti Eylül 2023 itibariyle hafta içi 4000, hafta sonu 4500 TL. Tesis günübirlik, konaklamasız olarak ayrıca bir fiyatlandırması bulunmuyor. Fiyatlar belirttiğim tarihten sonra değişkenlik gösterebilir. Güncel fiyatlar için tesisle iletişime geçiniz. Adres: Altındağ Kavaklı Tatlar Mah. Mevki. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ankara-rahmi-koc-muzesi-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Eskiden At Pazarı olarak bilinen mevkideki tarihi bir kervansarayda bulunan Ankara Rahmi Koç Müzesi'nin her odasında farklı bir tema bulunuyor. Müzede maket oyuncaklardan, eski bilimsel araç gereçlere, traktörlerden eski bisikletlere, balıkadam kıyafetlerinden, eski uçak motorlarına, daktilolara, bilgisayarlara, maket evlerden esnaf dükkanlarına pek çok nostaljik öğe mevcut. Ankara'nın ilk sanayi müzesi olan ve tüm ülkelere ve geçmişten günümüze tüm dönemlere ait, endüstri ve mühendislikle ilgili objelerin sergilendiği Rahmi M. Koç Müzesi çocuklar için de oldukça ilgi çekici. Ankara Rahmi M. Koç Müzesi Ankara Kalesi ana giriş kapısının karşısında, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin hemen yukarısında yer alıyor. Günümüzde yaklaşık 7 bin metrekarelik alana yayılan müze Çengelhan ve Safranhan olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor. Ulus Hastaneler Bölgesi'ne gelen tüm minibüslerle Hacettepe Hastanesi'nde inip, Altındağ Belediyesi'nin önünden geçip, müze levhalarını takip ederek Koyunpazarı Yokuşu'ndan yürüyebilir ya da taksiye binebilirsiniz. Ulus'a gelen tüm otobüslerle Ulus Meydanı'nda inip Hisar Caddesi'nden Ankara Kalesi istikametinde yürüyebilir ya da taksiye binebilirsiniz. Ulus Metro istasyonunda inerek Hisar Caddesi'nden Ankara Kalesi istikametinde yürüyebilir ya da taksiye binebilirsiniz. Ankara Rahmi Koç Müzesi'ne giriş için yetişkinlerin 20 TL, öğrencilerin 10 TL ödemesi gerekiyor. 10 kişi üzerindeki gruplar için bu fiyatlar 15 TL ve 7 TL oluyor. Müze kart geçerli değil. Ankara Rahmi Koç Müzesi'ne hafta içi 10:00-17:30 arasında, hafta sonu 10:00-18:00 arasında, yaz döneminde 10:00-19:00 arasında giriş yapılabiliyor. Pazartesi günleri kapalı. Müzeyi evinizin konforunda, hiçbir giriş ücreti ödemeden ziyaret edebilmeniz, içerisini 3 boyutlu olarak gezebilmeniz de mümkün. Ankara Rahmi Koç Müzesi'ni 3 boyutlu olarak gezmek için tıklayın. Ankara Rahmi Koç Müzesi'nin giriş katında Lokomotif modelleri, ahşap oyuncaklar, porselen bebekler, her detayın düşünüldüğü muhteşem güzellikte bebek evleri bulunuyor. Yine zemin katta bulunan bakırcı, şapkacı, tiftikçi, marangazhane ve saraçtan oluşan Esnaf Sokağı özellikle ilgi çekici. Atatürk'e ait bazı kişisel eşyaların yanı sıra 1920'li yılların Türkiye'si hakkında fikir veren bazı objeler ise ATATÜRK bölümünde sergileniyor. Bodrum katında geçmişte kullanılan tıp ve ecza malzemeleri ile tarım aletleri sergileniyor. Asma kat olan 1. katta ise Rahmi Koç ve Mustafa Koç'a ait galeri, deniz uçağı, tekne ve uçak modelleri sergileniyor. Yine aynı katta çay kahve ve aperatif yiyeceklerin satışa sunulduğu ufak bir kafe de mevcut."} {"url": "https://gezentianne.com/ankarada-cam-agaclarinin-altinda-bungalov-evler-ay-fi-farm", "text": "Ankara'nın popüler termal bölgesi Kızılcahamam çevresinde yer alan Ay-Fi FARM Kurtboğazı Barajı bölgesinde, ağaçlar ve yeşillik alanları ile çevrili huzur dolu bir ortamda sadece hafta hafta sonu hizmet veriyor. 13.500 m2 arazinin ortasında 10 Bungalov 3 Tiny House a sahip Ay-Fi Farm'da açık yüzme havuzu, tenis-futbol-voleybol-basketbol kortları, badminton, çocuk oyun park ve alanları, fitness aletleri, dart, langırt, masa tenisi gibi aktiviteler bulunuyor. AY-Fİ Farm sadece yaz ayarında hizmet veriyor. Ay-Fi FARM'da konakladığınız süre boyunca çiftlikte bulunan kümes ve küçükbaş hayvanlar ile ailecek keyifli vakit geçirebilir, dilerseniz bahçede organik koşullarda yetiştirilen sebze ve meyve ürünlerinden toplayarak doğa ile iç içe zaman geçirebilirsiniz. Ayrıca ev yapımı yöresel gıdaların bulunduğu köşeden alışveriş yapmak mümkün. Tesis dışında vakit geçirmek ve etrafı keşfetmek isterseniz; Off-Road Safari turları, piknikle birleştirilen doğa yürüyüşleri ve bisiklet turları düzenleyebilir, binicilik ve atlı doğa safarisi aktivitelerine katılabilirsiniz. Eylül 2023 itibariyle ortak banyoya sahip iki kişilik bungalov evlerde konaklama ücreti kişi başı gecelik 800 TL. Şahsi banyolu Tiny House'larda konaklama ücreti ise kişi başı gecelik 1400 TL. 0-3 yaş arası ücretsizdir. 3-12 yaş arası misafirlerimizden %50 ücret talep edilmektedir. Tesis oda kahvaltı olarak hizmet vermekte olup, serpme sabah kahvaltısı oda fiyatına dahildir. Bunların dışında gün boyu ek olarak talep edeceğiniz tüm yiyecek ve alkollü alkolsüz içecek hizmetleri ek ücrete tabiidir. Tesiste Gezenti Anne'yi Instagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Tesisten konaklamadan da faydalanmanız mümkün. Günübirlik konaklamasız tesis ve havuz kullanımı kişi başı 400 TL. Tesis içinde yer alan tüm aktivitelerimizden ücretsiz yararlanabilirsiniz. Yiyecek ve içecek hizmetleri ek ücrete tabi. Restoran serpme kahvaltı, çorba, meze çeşitleri, atıştırmalıklar, ana yemekler, tatlı ve dondurma içeriğiyle zengin menüsü ile gün boyu hizmet veriyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ankarada-cocuklarla-gezilecek-yerler", "text": "Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Ulu Önder Atatürk'ün anıt mezarı olan Anıtkabir elbetteki Ankara'da Çocuklarla Gezilecek Yerler listemizin başında bulunuyor. Aslanlı yol, atamızın mozolesi ve kurtuluş savaşı müzesinden oluşan Anıtkabir Ankara'ya tek gün için dahi gidenlerin ilk durağı oluyor. Kurtuluş Savaşının canlandırıldığı sahneleri, Ulu Önder Atatürk'ün birebir ölçüdeki balmumu heykelini, Atamızdan kalan eşyaları görmek hem bizler hem çocuklarımız için eşsiz birer anı oluyor. Ankara'da Çocuklarla Gezilecek Yerler arasında önemli bir yeri olan Tunalı Hilmi Caddesi'nin başındaki Kuğulu Park, yeşil alanı, fıskiyeli göleti, kuğuları ve kazları ile çölde bir vaha misali kitleleri kendine çekiyor. Kuğulu Park yazın ağaçlarının gölgesi ile ayrı, kışın muhteşem kar manzarası ile ayrı keyif veriyor. Kuğulu Park'ta gölet manzarasına nazır yemek yiyebileceğiniz ya da çay kahve keyfi yapabileceğiniz bir kafe restoran da bulunuyor. Ankara'da sosyal hayatın merkezi sayılabilecek, şehrin en popüler yeri Tunalı Hilmi Caddesi, Ankara'nın Çankaya ilçesinde, Kavaklıdere semtinde bulunuyor. Araç trafiğine açık oluşu, mağazaları, kafe ve restoranları ile İstanbul'daki Bağdat Caddesi'ne benzetilebilecek Tunalı Hilmi Ankara'da Çocuklarla Gezilecek Yerler listemizin 3. sırasında yer alıyor. Tunalı Hilmi Caddesi'nin hemen başında Kuğulu Park yer alıyor. Ankara'nın en eski yerleşim yeri olan Ankara Kalesi şehrin biraz varoş yüzünü görüyor olsa daracık sokaklardaki tarihi evler arasından geçip kalenin surlarına tırmanmak, başkenti tepeden izlemek yine de keyifli oluyor. Ankara'da Çocuklarla Gezilecek Yerler listemizin 4. sü olan Ankara Kalesi içinde ve etrafında yer alan tarihi konaklarda yemek yemek ya da çay kahve keyfi yapmak da kale gezisini güzelleştiriyor. Altındağ İlçesi'nde bulunan Kale her yıl çeşitli festivallere de ev sahipliği yapıyor. Ankara Kalesi'nin surları altında, Pirinç Sokak'ta bulunan Pirinç Han Ankara'nın ilk ahşap hanı. Daha çok antika eşya satan dükkanların bulunduğu 3 katlı Pirinç Han'ın oldukça nostaljik bir ambiyansı var. Gramofonlar, kırk beşlikler, çanak çömlekler arasında tarihin tozlu sayfalarına ışınlanabilir, avlusundaki kafede gözleme ya da kış aylarında sahlep keyfi yapabilirsiniz. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Ankara'nın Altındağ İlçesi'nde, eski Mahmutpaşa Bedesteni ve Kurşunlu Han binalarında hizmet veriyor. Tarihi yapıları, köklü geçmişi ile bugünlere gelen Anadolu Medeniyetleri Müzesi 1997 yılında İsviçre'nin Lozan kentinde 68 Müze arasında birinci seçilerek Yılın Müzesi unvanını elde etmiş. Bugün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde, Anadolu arkeolojik eserleri Paleolitik çağdan başlayarak günümüze kadar, kronolojik bir sırayla sergileniyor. Müze giriş ücreti 20 TL. Müze kart sahipleri ücret ödemiyor. Çengel Han Rahmi M. Koç Müzesi de Etnoğrafya Müzesi gibi Ankara'nın Altındağ ilçesinde yer alıyor. Ankara'da Çocuklarla Gezilecek Yerler listemizin 7. si olan müze eskiden At Pazarı olarak bilinen mevkideki Çengel Han adlı tarihi kervansarayda bulunuyor. Hanın odaları tematik olarak ayrılmış durumda. Müzede maket oyuncaklardan, eski bilimsel araç gereçlere, traktörlerden eski bisikletlere, balıkadam kıyafetlerinden, eski uçak motorlarına, daktilolara, bilgisayarlara, maket evlerden esnaf dükkanlarına pek çok nostaljik öğe mevcut. Ankara'nın ilk sanayi müzesi olan Rahmi Koç Müzesi İstanbul'daki Rahmi Koç Müzesine nazaran oldukça küçük."} {"url": "https://gezentianne.com/ankarada-doga-icinde-bungalov-evler-dus-yolcusu-at-ciftligi", "text": "Pandemi sebebiyle daha da artan doğaya yönelme ve daha izole tatil yapma isteği Ankaralılar için geçerli. Ankara Çubuk ilçesindeki Yılmazköy'de yer alan Düş Yolcusu At Çiftliği hafta sonlarında doğa tatili yapmak isteyenler için hem şömineli ahşap bungalovlarda konaklama hem de at binme imkanı sunuyor. Tesiste hem konaklayanlar hem de dışarıdan gelenler için organik kahvaltı, öğlen ve akşam yemeği sunan şömineli ahşap restoran da bulunuyor. Yazın 5 adet kışın ise 4 adet bungalov evle hizmet veren tesiste orijinal şömineli odalarda 2 kişi konaklama ücreti Eylül 2023 itibariyle kahvaltı dahil 1900 TL. Daha küçük olan dağ evi ise 1400 TL. Isıtma hem şömine hem de elektrikli ısıtıcı ile sağlanıyor. Evler gayet şık, hepsinin önünde büyük verandası, bahçesi, odalarda duşu tuvaleti, sıcak suyu, gayet konforlu semi ortopedik yatakları, kettle çay kahve yapma imkanı bulunuyor. Ödemenin tamamı yapılınca kesin rezervasyon yapılıyor. İptal etme durumunda para iadesi yok, hafta içi olarak bir ay içinde kullanılabiliyor. Kafe restoran mevcut. Tesiste Gezenti Anne'yi Instagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ankarada-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Şehrin içinde ama kalabalıktan uzak, Ankara'da benzeri nadir bir mekan olan Dafne Restaurant yazın ağaçlar altındaki bahçesinde, kışın ise şömineli salonunda yöresel kahvaltı servisi yapılıyor. Haftanın 6 günü serpme, pazar günü ise açık büfe sunulan Antakya lezzetlerinin ağırlıklı olduğu kahvaltı 'Ankara'da Kahvaltı Nerede Yapılır?' sorusuna cevap oluyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Hem açık büfe hem serpme kahvaltıda humus, acılı ezme, tuzlu yoğurt, kaytaz böreği, zahter, dağ kekiği, muhammara, zeytin salatası, peynir çeşitleri, ev yapımı reçeller ve tatlı çeşitleri bulunuyor. Geniş bahçesi ve iç mekanı olan Dafne Restaurant'ın şık ama samimi ortamı huzurlu ve sakin bir kahvaltı yapmanızı sağlıyor. Kış aylarında kahvaltı sonrası şömine başında kahvenizi yudumlamak hafta sonu keyfine keyif katıyor. Serpme kahvaltı için 30 TL, açık büfe kahvaltı için 35 TL ödemeniz gerekiyor. Ankara'da kahvaltı yapılacak mekanlar dendiğinde akla gelesi, gidilesi, Gezenti Anne tavsiyesi."} {"url": "https://gezentianne.com/ankarada-kisiye-ozel-termal-havuzlu-bungalov-evler", "text": "Ankara Ayaş mevkiinde konumlandırılmış Çelik Termal Butik Otel sizi şehir yaşamının stresini, binaları, kalabalığı, trafiği ve gürültüyü geride bırakabileceğiniz doğayla iç içe yemyeşil huzur dolu bir ortama davet ediyor. 7 ayrı konaklama birimi olan bir villadan, 6 ayrı bungalov evden ve restoran alanından oluşan tesisin dört mevsim keyfini sürebileceğiniz, her bungalov eve özel termal havuzu da bulunuyor. Çelik Termal oteldeki 6 ayrı bungalovun her birinin önünde, bungalova özel, büyüklüğü ve derinliği bungalovun büyüklüğüne göre değişen, kış sezonunda 25-30 derece ısıya ulaşan termal havuz bulunuyor. Bungalov evlerde 4 kişiye kadar kalınabiliyor. Odalarda klima, TV/Netflix, Ücretsiz Wifi, WC&Duş, Mini bar ve şömine Bulunuyor. Özel bahçe alanında açık alan şöminesi de var ve barbekü yapma imkanı da mevcut. Oda Kahvaltı şeklinde hizmet veren tesiste Evlilik cüzdanı şartı aranmıyor. 4 kişi için kahvaltı dahil toplam Eylül 2023 itibariyle hafta içi 3000 TL, hafta sonu ise 3500 TL ödemeniz gerekiyor. Tesiste Doğum günü, Evlilik teklifi, After party gibi organizasyonlar yapmanız da mümkün. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ankaraya-yakin-at-safarili-bungalov-evler-bulbul-pinari-mesire-alani", "text": "Ankara'ya 90 kilometre mesafede, Çankırı'nın Eldivan ilçesinde konumlandırılmış Bülbül Pınarı Mesire Alanı hem bungalov evlerde konaklama, hem ormanda ATV ve at safari, hem kamp ve piknik alanı hem de doğa içinde restoran imkanı sunuyor. 20 adet şömineli ağaç evden oluşan tesisteki bungalovlar 3 kişilik mutfaklı evler ve 5 kişilik mutfaksız evler olarak iki gruba ayrılıyor. Evlerin önünde mangal keyfi yapılabiliyor. Ayrıca restoran alanında hafta sonları canlı fasıl eğlencesi de oluyor. 3 kişiye kadar olan bungalov ev ev ücreti 2.000 , 4-5 kişilik gruplar için bungalov ev ücreti 2.500 . Mutfaklı Evler için 2 kişi 2900 TL, 3 kişi 3350 TL, Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ankaraya-yakin-bungalov-evler-ve-ucretleri", "text": "Pandemi sebebiyle daha da artan doğaya yönelme ve daha izole tatil yapma isteği Ankaralılar için geçerli. Ankara Çubuk ilçesindeki Yılmazköy'de yer alan Düş Yolcusu At Çiftliği hafta sonlarında doğa tatili yapmak isteyenler için hem şömineli ahşap bungalov otelde konaklama hem de at binme imkanı sunuyor. Tesiste hem konaklayanlar hem de dışarıdan gelenler için organik kahvaltı, öğlen ve akşam yemeği sunan şömineli ahşap restoran da bulunuyor. Düş Yolcusu At Çiftliği İletişim Bilgileri, Güncel Konaklama Ücretleri ve Fotoğraflar için tıklayın. Ankara'nın popüler termal bölgesi Kızılcahamam çevresinde yer alan Ay-Fi FARM Kurtboğazı Barajı bölgesinde, ağaçlar ve yeşillik alanları ile çevrili huzur dolu bir ortamda sadece hafta sonu hizmet veriyor. 13.500 m2 arazinin ortasında 10 Bungalov 3 Tiny House a sahip Ay-Fi Farm'da açık yüzme havuzu, tenis-futbol-voleybol-basketbol kortları, badminton, çocuk oyun park ve alanları, fitness aletleri, dart, langırt, masa tenisi gibi aktiviteler bulunuyor. Ay-Fi FARM hakkında detay bilgiler, güncel konaklama ücretleri ve fotoğraflar için tıklayın. Ankara Ayaş mevkiinde konumlandırılmış Çelik Termal Butik Otel sizi şehir yaşamının stresini, binaları, kalabalığı, trafiği ve gürültüyü geride bırakabileceğiniz doğayla iç içe yemyeşil huzur dolu bir ortama davet ediyor. 7 ayrı konaklama birimi olan bir villadan, 6 ayrı bungalov evden ve restoran alanından oluşan tesisin dört mevsim keyfini sürebileceğiniz, her bungalov eve özel termal havuzu da bulunuyor. Çelik Termal Bungalov Evler hakkında detay bilgiler, 2023 konaklama ücretleri ve iletişim bilgileri için tıklayın. Ankara merkeze 15 km mesafede, 1400 rakım yükseklikte yer alan Doğa Masal Evi bahçesi, terası, şöminesi, mutfağı, oturma alanı ve yatak odası ile kendinizi evinizde hissedeceğiniz, otantik, tamamen doğal yapı ve tasarımlardan oluşmuş bir dağ evi. Doğa Masal Evi'nin kendisine ait bahçesinde mangal yapmak, dağ manzarası eşliğinde kamp ateşi yakmak mümkün. Doğa Masal Evleri hakkında detay bilgiler, güncel konaklama ücretleri ve iletişim bilgileri için tıklayın. Göl kıyısında, müstakil bir bahçe içerisinde yer alan Ankara Bungalove bahçe içerisinde meyve ağaçları, çevrede organik tarım arazileri, göleti, çim alanı, salıncak, mangal kamelyası ile mütevazı bir bağ evi. Ev içerisinde ihtiyaç olan tüm mutfak eşyaları bulunan evde Eylül 2023 itibariyle çift kişilik konaklama ücreti hafta içi 2500 TL, hafta sonu 2750 TL. Ankara'ya 90 kilometre mesafede, Çankırı'nın Eldivan ilçesinde konumlandırılmış Bülbül Pınarı Mesire Alanı hem bungalov evlerde konaklama, hem ormanda ATV ve at safari, hem kamp ve piknik alanı hem de doğa içinde restoran imkanı sunuyor. 20 adet şömineli ağaç evden oluşan tesisteki bungalovlar 3 kişilik mutfaklı evler ve 5 kişilik mutfaksız evler olarak iki gruba ayrılıyor. Evlerin önünde mangal keyfi yapılabiliyor. Ayrıca restoran alanında hafta sonları canlı fasıl eğlencesi de oluyor. Bülbül Pınarı Mesire Alanı hakkında bilgiler, güncel konaklama ücretleri ve fotoğraflar için tıklayın. Bolu Yedigöller yolu üzerinde yer alan Hindiba Doğa Evi Doğanın kalbinde sessiz, sakin ve huzurlu bir hafta sonu geçirmek, şehrin kaosundan uzaklaşmak, toprağı ve rüzgarı hissetmek, ormanda yürüyüş yapmak, kamp ateşi başında sohbet etmek isteyenler için keyifli bir doğa tatili imkanı sunuyor. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil hizmet veren tesiste 3 tane bungalov ev, 9 tane taş ev ve şömineli restoran alanı bulunuyor. Hindiba Doğa Evi İstanbul'a yaklaşık 3 saat, Ankara'ya ise yaklaşık 2 saat mesafede yer alıyor. Hindiba Doğa Evi İletişim Bilgileri, Konaklama Ücretleri ve Fotoğraflar için tıklayın. Yemyeşil bir doğa içinde Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in dünyasında vakit geçirip Bilgin, Uykucu, Neşeli'nin evlerinde konaklamaya, sabah kuş sesleri eşliğinde tamamen doğal olan bir köy kahvaltısıyla güne başlamaya, kendinizi bir masalın içinde hissetmeye ne dersiniz? Abant Masal Evler yılın her mevsimi farklı güzellikler sunuyor. Buraya ilkbaharda geldiğinizde doğanın uyanışını, rengarenk kır çiçeklerini ve tertemiz havasını hissedebilir, kışın geldiğinizde dışarıda lapa lapa kar yağarken şömine başında şarap ve canlı müzik keyfi yapabilirsiniz. Abant Masal Evler Konaklama Detayları, İletişim Bilgileri ve Güncel Ücretleri için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/antalyada-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Antalya Çakırlar Sosyete pazarında yer alan Çetin Mola'da da kahvaltı serpme olarak sunuluyor. Herşey dahil kişi başı fiyatı 40 TL olan kahvaltıda zeytin ve peynir çeşitleri, bal-kaymak, tereyağ, ev yapımı reçeller, acı turşu, salam, kış aylarında tahin pekmez, soğan kavurması, közde pişmiş patlıcan salata, yoğurt ve sebzelerden oluşan bahçıvan tarator, acılı ezme turşusu, söğüş tabağı, kaşarlı bazlama, gözlemeler, sahanda yumurta, patates kızartması da dahil olmak üzere toplam 30 çeşit kahvaltı sunuluyor. Bazlama ve gözlemeler kişi sayısına göre ayarlanıyor. Çay demlikte ve sınırsız olarak servis ediliyor. Ormanın içinde, şehrin stres ve gürültüsünden uzak otantik ortamı ve güler yüzlü personeliyle Sedir Gözleme ve Köy Kahvaltısı Antalya kahvaltı mekanlarının başında yer alıyor. Semaverde çay ile servis edilen ve enva çeşit bulunan serpme kahvaltısının yanı sıra kaşarlı tereyağlı bazlaması ve kıymalı kaşarlı gözlemesi özellikle ilgi görüyor. Porsiyonlar büyük, fiyatlar uygun, mekan oldukça rağbet görüyor. Sakinler Kır Bahçesi, Antalya Sosyete Pazarı'nda haftanın her günü, gün boyu açık. Onlarca çeşit ürünle hazırladıkları köy kahvaltısı, kıymalı, peynirli, patatesli gözlemeler kaşarlı tereyağlı bazlama, demlik çay ile çardaklarda, köşklerde, çam ağaçlarının gölgesinde tam bir kahvaltı keyfi sunuyor. Çocuk parkı da olan Sakinler Kır Bahçesi Antalya kahvaltı mekanlarının başında yer alıyor. Antalya'da huzur ve sessizliğin durağı sayılabilecek bir mekan Zeytin Dalı Kahvaltı Evi. Her zevke hitap eden, kendine has şirin dekoruyla ve ev yapımı kahvaltılıklarıyla misafirlerini gönlünü kazanıyor. Zeytin Dalı kahvaltısında birbirinden güzel peynir çeşitleri, ev yapımı reçeller, acukası, asma yapraklı mezesi, kümesten toplanan yumurtalar pişen sahanda yumurtası, sütle yoğrulan çörekotlu kaşarlı bazlaması ile özellikle ön plana çıkıyor. Bu anlamda mekan Antalya'da köy kahvaltısı nerede edilir? sorusuna cevap oluyor. Çakırlar köyüne Antalya merkezden 521 ve TK51 no'lu otobüsler ile ulaşılabiliyor. Doyran köyü hem fiyat olarak hemde doğal ortamda çok güzel bir yer.... Özellikle EFSANE KIR SOFRASI mükemmel...."} {"url": "https://gezentianne.com/antepte-ne-yapilir-ne-yenir", "text": "Türkiye'de Gastronomi cenneti deyince akla ilk gelen şehir GAZİANTEP, Gaziantep'te kahvaltı deyince akla ilk gelen mekan da ORKİDE PASTANESİ. Yıllar önce iş arkadaşlarımın hafta sonu gerçekleştirdikleri Antep çıkartmasında, Orkide'de yaşadıkları lezzet deneyimini ballandıra ballandıra anlatmaları dün gibi aklımda. Gaziantep turumuzdan sonra bu lezzetler artık benim de damağımda, dimağımda. Envai çeşit yöresel kahvaltı seçeneklerinden yalnızca biri olan ANTEP PEYNİRLİ DÜRÜM mekanın spesiyallerinden. Antep peyniri ile nanenin çok iyi bir uyum sergilediği antep dürümünü denemek için dahi gidilesi, üzerine şehrin en iyi katmerlerinden biri olan ile Orkide katmeri yenilesi, GEZENTİ ANNE tavsiyesi. Antep'te yapılacak şeyler listemizdeki Kalealtı'nda bulunan Kebapçı Necdet'te ciğer kavurma, mangalda ciğer şiş, beyran ve katmerden oluşan sokak kahvaltısı Gaziantepliler için bir hafta sonu klasiği. Sabah sabah ciğer yemek çoğu kişiye ağır gelebilir ama kuzu etli, pirinçli, hafif sarmısaklı bir çorba olan BEYRAN mutlak denenesi. Anteplilerin SİMİT diye adlandırdıkları ince bulgur, döş etinden satır kıyma, al biber, maydanoz, soğan ve sarımsak kullanılarak hazırlanan SİMİT KEBABI Antep'teki en iyi lezzet deneyimlerimden biri. Kırmızı mercimek ile buluşmasından bile nefis bir köfte ortaya çıkan ince bulgurun kuzunun döş kısmından hazırlanan satır kıyma ile buluşmasıyla oluşan lezzeti artık siz düşünün. Antep'teki en iyi lahmacunlarından birini, aynı zamanda ömrünüzde yediğiniz en lezzetli lahmacunlardan birini burada yiyeceğiniz garantisini verebilirim. Hamurunun çıtırlığı, iç malzemesinin lezzeti, akla gelince bile ağız sulandıracak cinsten. Çulcuoğlu Et Lokantası'nda lahmacun yemeden Antep'ten dönmeyin. Her ne kadar fazlaca turistik ve klişe olsa da Antep'e gelince İmam Çağdaş'ta lokum kıvamındaki etten Ali Nazik yemeden dönenler Antep'e gitmiş sayılmıyorlar. Gidiniz, yiyiniz, baklavasının lezzetini Koçak Baklava ve Fıstıkzade ile karşılaştırıp fikrinizi bildiriniz. Normal baklavaya göre %50 daha fazla fıstık içeren, neredeyse bütün halinde duran taptaze Antep fıstıkları Fıstıkzade'nin özel kare baklavasını zirveye çıkartıyor. Çıtırlığı, şerbetinin oranı ve herşeyden önemlisi tazeliği ile övgüyü hak ediyor. Baklavanın içinde hem iri çekilmiş hemde ince çekilmiş Antep fıstıkları yer alıyor, iri çekilmiş kısım ağızda fıstık tadını belirginleştirmeye ince çekilmiş kısım ise, yufkanın içinde en tenha köşelere yayılıp tadı homojene etmeye yarıyor. Bir sürü üreticinin baklavasının çıtır kısmını kaldırıp içini incelediğinizde çok ince çekilmiş, şerbet olmasa toz gibi duracak fıstık tabakasıyla karşılaşmanız olası. Kalori sınırlarınızı bu tip ürünlerle dolduracağınıza, Fıstıkzade'nin özel kare baklavasını, dolamasını ve şöbiyeti yolu Antep'ten geçen herkes için denenesi. Zincirli Bedesten, Almacı Pazarı, Bakırcılar Çarşısı. Antep rengarenk, Antep alımlı. Bakır ustalarının çekiç sesleri arasında gezinip tarihin tozlu sayfalarına ışınlanmalı, Almacı Pazarı'ndan baharat, antep fıstığı ve diğer yöresel ürünlerin alışverişini yapmalı. 2011 yılında açılan ve 1700 metrekarelik mozaik ile Dünya'nın en büyük mozaik müzesi olma özelliğini taşıyan Zeugma Mozaik Müzesi'nde hangi yönden bakarsanız bakın, size bakıyormuş hissi veren dünyaca ünlü ÇİNGENE KIZI mozaiği görülesi. Bey mahallesinin Müslümanlarla, azınlık Ermenilerin kapı komşusu olarak, 20. Yüzyılın başına kadar burada huzur içinde yaşamış olmaları ile önem kazanmış Bey mahallesinde Mary Kilisesi, Eski Kilise, Kendirli Kilisesi ile Çınarlı Camii, Bey Cami ve şimdi terkedilmiş olan tarihi Rum evleri gezilesi. Osmanlı hamam mimarisi ve kültürünün en güzel örneklerinden birisi olan ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 2015 yılında restorasyonu tamamlanarak Gaziantep hamam kültürünün yaşatıldığı bir müze haline dönüştürülen Hamam Müzesi keşfedilesi. Bayazhan'ın terasında, fasıl eşliğindeki muhteşem gecelere antep peyniri, muhammara, zeytin piyazı, antep turşu ve arap köfte eşlik edilesi. 1600'lü yıllardan beri faaliyet gösteren, Türkiye'nin en eski kahvehanelerinden biri olan Tahmis Kahvesi farklı dönemlerde gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları ile orjinalliğini ve mimarisini yitirmeden günümüze ulaşmış. Tahmis kahvesinde de tarihin tozlu sayfalarına ışınlanarak karşı koyulamaz Antep mutfağı ile zorlanan midelerdeki hazımsızlık menengiç kahvesi veya zahter çayı ile giderilesi."} {"url": "https://gezentianne.com/aqua-florya-kahvalti-mekanlari-midpoint", "text": "İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de cafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Aqua Florya AVM'de yer alan Midpoint'in Florya Şubesi de hem geniş iç mekanı ve hem de modern dekorasyonu ile ön plana çıkıyor. Midpoint'te tek kişilik kahvaltı, çift kişilik kahvaltı, omlet çeşitleri, tost çeşitleri gibi farklı kahvaltı seçenekleri bulunuyor. Tek kişilik kahvaltı aceleciler için Hızlı ve Leziz, geniş geniş kahvaltı etmek isteyenler için Senin Kahvaltın olmak üzere ikiye ayrılıyor. Çoğu kahvaltı mekanında olduğu gibi \"İki kişi gidelim serpmelerce yiyelim.\" diyenlerin imdadına için Midpoint Anne Kahvaltısı yetişiyor. \"Hep Türk kahvaltısı hep Türk kahvaltısı nereye kadar biraz da başka lezzetler deneyelim.\" diyenlere Britanya Kahvaltısı farklı bir alternatif oluyor. Tost severler Yengen Tostunu tercih ederken, \"Bir tek yumurtam olsun bana yeter\" diyenler Sahanda Sucuklu Yumurtaya ekmeğini banıyor. Kahvaltı servisi hafta içi 09:00 12:00 arası, hafta sonu ve tatil günleri 09:00 14:00 saatleri arasında yapılıyor. İki kişilik sunulan Midpoint Anne Kahvaltısı'nda Ezine beyaz peynir, Trakya eski kaşar peyniri, sepet peyniri, taze kaşar peyniri, taze lor, böğürtlen reçeli, Geyikli siyah zeytin, acuka, yumurta, bal, marmelat, kaymak, Nutella, domates, salatalık, pancake, domates soslu sosis, biber kızartma, sigara böreği, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Senin Kahvaltın'da Haşlanmış yumurta, Ezine beyaz peynir, taze kaşar peyniri, sepet peyniri, Geyikli siyah zeytin, bal, kaymak, Nutella, tereyağı, domates, salatalık, marmelat, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Britanya Kahvaltı'da İngiliz kahvaltı klasiklerinden ızgara sosis, bacon, iki adet göz yumurta, ızgara soğan, sote patates ve bir adet demleme çay bulunuyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/aqua-floryada-kahvalti-nerede-yapilir-big-chefs", "text": "Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Aqua Florya şubesi deniz manzaralı konumu ile özellikle seviliyor. Big Chef'slerde kahvaltı servisi hafta içi 12:00, hafta sonu ise 15:00'a kadar devam ediyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapılabiliyor. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Gelin Big Chefs Aqua Florya kahvaltı seçeneklerine ve 2023 yılı güncel ücretlerine bir göz atalım. Sınırsız çay servisi hafta içi 13:00'a, hafta sonu ise 16:00'a kadar devam ediyor."} {"url": "https://gezentianne.com/arda-turkmenden-mukellef-bir-kahvalti-mukellef-karakoy", "text": "Medyatik chef Arda Türkmen'in bir dönem adını sıkça duyduğumuz mekanı Mükellef Karaköy zeytin piyazı, tahinli cevizli çıtır kabak, tutmaç böreği sıra dışı lezzetlerle çeşitlendirilen kahvaltısı ile dikkat çekiyor. Karaköy'de The Haze Hotel'in teras katında yer alan Mükellef Karaköy bir taraftan Galata Kulesi diğer taraftan da Boğaz manzarasına sahip. Cherry domates & Salatalık & Sivri kıl biber, Maydonoz & Nane & Dereotu, Kuru domates pestosu, Sürk salatası, Muhammara, Zeytin piyazı, Siyah & Yeşil Gemlik zeytin, Yeşil Antakya kırma zeytin, Ezine beyaz & Trakya eski kaşar & İzmir tulum peyniri, 3 çeşit mevsim reçeli, Bal & Manda kaymak, Tahin & Pekmez, Tahinli cevizli çıtır kabak, Pişi & Yumurtalı ekmek, Kıymalı tutmaç böreği & Ispanaklı börek, Seçiminize bağlı olarak Göz yumurta, Menemen ya da Omlet, Su ve Sınırsız çay bulunuyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/asiyan-cengelkoyde-tarihi-konakta-kahvalti", "text": "Boğaz semtlerinden olan Çengelköy ile bağdaşmış Aşiyan'da her gün onlarca aileyi, arkadaş grubunu kahvaltı yaparken görmek mümkün. İstanbul'da boğaza nazır nezih bir mekanda oturmak isteyenlerin uğrak noktası haline gelen Aşiyan Çengelköy, büyük bahçesi ile müşterilerine ferah bir alan sunuyor. Kış aylarında ise bahçede soğuktan izole edilmiş kapalı alanı bulunuyor. Aşiyan Çengelköy'ün en önemli özelliklerinden biri de mekan yapısının mimarisi ünlü Türk Mimar Turgut Cansever'e ait olması. Yapı içerisinde ise estetik kalem işçiliği ve göze hitap eden tablolar bulunuyor. Konak yapısında olan Aşiyan, yeşillikler ile dolu bahçe içerisinde yer alıyor. Çengelköy'de kahvaltı yapmak isteyenler için en iyi mekanlardan olan Aşiyan'da müşterilere enstrümantal sanat müziği eşliğinde hizmet veriliyor. Mekanda çalışan personelin sıcak yaklaşımı ve ilgisi gelenleri memnun ediyor. Hafta sonu serpme kahvaltı yapmak için harika bir yer arayanlara en iyi fırsat olan Aşiyan Çengelköy'de zengin bir kahvaltı menüsü var. Ayrıca hafta içi serpme kahvaltı yapanlara kahve ikram ediliyor. En kaliteli ürünler ile hazırlanan serpme kahvaltı içeriğinde Sucuk & Hellim ızgara, Sigara böreği & Pişi, Menemen, Gözleme, Patates tava, Peynir tabağı, Mevsim yeşillikleri, Domates & salatalık, Hatay tuzlama, Yeşil zeytin salatası, Siyah & Yeşil & Izgara zeytin, Humus, Acuka, Yoğurtlu semizotu, Peynirli köz biber salatası, Çikolata kreması, Fındık ezmesi, Bal & Kaymak & Ceviz, Mandalina & Acı biber & Vişne & Çıtır kabak reçelleri ve Sınırsız çay yer alıyor. İki kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle sınırsız çay da dahil toplam 500 TL karşılığında sunuluyor. Çengelköy'de gidilecek en güzel mekanlar arasında yer alan Aşiyan'da ailecek gelenler için çocukları sevindirecek bir sürpriz bekliyor. Aşiyan'ın bahçesinde çocuklar için oyun alanı bulunuyor. Ailecek serpme kahvaltı yapılacak yerler arasında olan Aşiyan Çengelköy'de haftanın her günü 08:00- 14:00 saatleri arasında kahvaltı hizmeti bulunuyor. Mekana gitmek için haritalara 'Aşiyan Çengelköy' yazmanız yeterli. İşletmenin Instagram hesabına ise @asiyancengelkoy kullanıcı adı ile erişim sağlayabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/aslan-park-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Türkiye'nin ilk ve tek yırtıcı kedi parkı Aslan Park 10 farklı türde 30 yırtıcı kediye ev sahipliği yapıyor. Aslan, Kaplan, Leopar ve Jaguar gibi 4 büyük kedi türünün yanı sıra, Puma, Vaşak, Karakulak doğada sayısı giderek azalan türler, Aslan Park'ta koruma altında. Aslan Park Tuzla Viaport Marina Alışveriş Merkezi'nde yer alıyor. Viaport Marina'da Aslan Park'ın yanı sıra Korsan Adası Tema Park, Bowling, ViaSea Akvaryum, Sinema, Outlet Alışveriş Merkezi ve Marina da bulunuyor. Tuzla Viaport Marina'da bulunan Korsan Adası'na toplu taşıma ile ulaşmak için Kadıköy-Kartal metrosu kullanabilirsiniz. Kartal metro durağında indikten sonra, durağın önünden geçen 130 numaralı Kadıköy-Tuzla İETT otobüsüne binip Şehitler Caddesi durağında inerek ulaşabilirsiniz. Özel aracınız ile gelecekseniz E-5'ten Tuzla Piyade Okulu kavşağından çıkış yapıp, güneye doğru anayolu ve yönlendirme tabelalarını takip ederek ulaşabilirsiniz. Marmarayla gelebilmek için Tuzla durağında inip Viaport logolu minibüslere binmeniz gerekiyor. AslanPark'a büyük kediler nereden geliyor? AslanPark'taki tüm türler doğal yaşamlarından değil Avrupa'daki parklardan getiriliyor. Onlara yaşadıkları parklardan daha iyi olanaklar sağlanması hedefleniyor. AslanPark doğal yaşam ortamlarında yaşayamayan ve yaşayamayacak olan hayvanlara ev sahipliği yapıyor. Tüm ihtiyaçları burada özenle karşılanıyor, türlerinin devam etmesi sağlanıyor. AslanPark sizin aslanları yakından görmeniz, onların da sağlıklı ve mutlu bir şekilde hayatlarını sürmesi için özel olarak dizayn edildi. Büyük kediler özel bölmelerinde tel kafeslerin değil, cam kafeslerin arkasında duruyor. Böylelikle onları çok daha net görebiliyorsunuz. İnsana alışık olan büyük kediler de hem sizi daha net görüyor, hem de daha ferah bir alanda yaşıyorlar. Aslan Park'ta BEYAZ ASLAN, BENGAL KAPLANI, KARAKULAK, LEOPAR, PUMA, SİBİRYA KAPLANI, VAŞAK, KARA PARTNER, SİBİRYA KAPLANI, VAŞAK, KARA PANTER, ÇİLEK KAPLANI cinsinden büyük kediler görülebiliyor. Parkta yaşayan yavruları belli yaşa gelene kadar sevebilir, onları ellerinizle besleyebilirsiniz. Yavruları sadece belli saatlerde ve belli sayıda kişi sevebiliyor. Bunun için parktaki görevlilerden bilgi alabilirsiniz. Aslan Park hafta içi 10:00 19:00, hafta sonu 12:00 20:00 arasında ziyaretçi kabul ediyor. Tesis umarım bu yorumunuzu okuyup fiyatlar konusunda bir güncelleme yapar."} {"url": "https://gezentianne.com/assosta-alternatif-bir-butik-otel-alterna-koy-evi-yorumlar", "text": "Çeyiz sandığından çıkmış gibi işlemeli perdeler, dantelli çarşaflar ve havlular, el boyaması ahşap mobilyalar, mis gibi sabun kokusu Alterna'nın odalarına girdiğiniz anda sizi büyülüyor. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği organik köy ürünlerinden hazırlanıyor. Otelde su, ev yapımı kurabiye ve içecekler ücretsiz olarak sunuluyor. Alterna Köy Evi'nde tatil demek; yaylada özgürce otlayan onlarca koyunun çan sesi ile uyanmak demektir, 10 dakika öncesinde koparılmış biberlerin kahvaltıda size sunulması demektir, devamlı yapılan reçel denemeleri sonrasında finale kalmayı başarmış onlarca farklı reçelle süslenmiş mükellef bir kahvaltıdan sonra yapacağınız güzel bir doğa yürüyüşü demektir. Alterna Köv Evi deniz kıyısında değildir, size doğanın ağaçların, koyunların, keçilerin, horozların ve mükkemel gökyüzünün sunacağı her şeyi sunacaktır, deniz için de hemen 5.5 km aşağıda, Sokakağzı Koyu var, koyda otele ait bir sahil kahvesi var, ince kum çakıl sahilden gireceğiniz masmavi bir denizi var, sahilde şezlong, minder, şemsiye, her türlü konfor var. Assos Koyunevi köyündeki Alterna'nın müdavimleri buraya her yıl geliyor. Odaları ve bahçesi o kadar keyifli ki sahipleri Serap ve Yüksel çifti misafirlerini deniz kenarına gitme konusunda ikna etmekte zorlanıyor.? Booking. com puanı da oldukça yüksek olan (9.0) Alterna, şehir hayatından kaçanlara gerçek huzuru sunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/atasehir-kahvalti-mekanlari-big-chefs", "text": "Mevsimin taze ürünleriyle hazırlanan ve lezzet müdavimliği yaratan tatlarıyla Big Chef's, sunduğu menüsüyle ve aile sıcaklığı hissi uyandıran konforlu dekorasyonu ile, sıcak buluşmalara ev sahipliği yapıyor. 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chefs'in Anadolu Yakası'nın yeni cazibe merkezi batı Ataşehir'de konumlandırılmış Ataşehir şubesi de çok seviliyor. Big Chef's Ataşehir'de kahvaltı servisi hafta içi 12:00, hafta sonu ise 15:00'a kadar devam ediyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapabiliyorsunuz. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı ya da Simit& Kızarmış Yumurta gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Gelin Big Chefs Ataşehir kahvaltı seçeneklerine ve 2023 yılı güncel ücretlerine bir göz atalım. Sınırsız çay servisi hafta içi 13:00'a, hafta sonu ise 16:00'a kadar devam ediyor."} {"url": "https://gezentianne.com/atasehir-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "Ataşehir Kahvaltı Mekanları ve Fiyatları listemizin birinci sırasında bulunan Hatay Gurme Ataşehir Kayışdağı Caddesi üzerinde haftanın her günü saat 15:00'a kadar yöresel Hatay kahvaltısı sunuyor. Mekan sahibi Barış Bey Hatay coğrafi işaretleri ile belirlenen ürünler ile Antakya'da farklı bölgelerde annesi ile deneyimledikleri lezzetler ile oluşturduğu kahvaltı menüsüne annesinin ismini vermiş. Dahiye Sultan kahvaltısı'nda yer alan Antakya yöresine özel kahvaltı çeşitleri 23 yıllık ekşi maya ile yapılan ekmek ve tandırda pişen tandır lavaşla birlikte ahşap tepside servis ediliyor. Hatay Gurme iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Hali hazırda İstanbul'da 13 adet, İstanbul dışında 17 şubeye sahip Emirgan Sütiş'in Watergarden şubesinde konumlandırılmış Emirgan Sütiş nostaljik ortamı, kahvaltı çeşitliliği ve lezzetleri ile ön plana çıkıyor. Emirgan Sütiş'te kahvaltı menüden seçimli olarak alakart servis ediliyor. Bu tarz kahvaltılar tıka basa karnını doyurmaktansa sadece istediklerini yemeyi tercih edenler için çok avantajlı oluyor. Menüden örnek vermek gerekirse Eylül 2023 itibariyle Çay 35 TL, Bal-kaymak 120 TL, Söğüş tabağı 95 TL, Izgara hellim 115 TL, Peynirli su böreği 105 TL, Sucuklu Yumurta 135 TL, Menemen 110 TL, Kıymalı kol böreği 110 TL'den sunuluyor. Finale İncirli muhallebi(110TL) çok yakışıyor. Emirgan Sütiş kahvaltı menüsünde çeşit çok olduğundan kalabalık bir grup olarak gidip her şeyden tatmak daha da keyifli oluyor. Tüm popüler kahvaltı mekanları gibi hafta sonları oldukça yoğun olduğundan hafta içi ya da hafta sonu erken saatlerde gitmek serviste sıkıntı yaşamamanız için tavsiye ediliyor. Doğu Ataşehir'de, Beyaz Fırın'ın ve Tatar Salim'in yanı başında bulunan İtimat Cafe, Fırın ve Şarküteri Ataşehir'de Kahvaltı Nerede Yapılır? sorunsalına yanıt oluyor. İtimat Süt ve Süt ürünlerinin 2016 yılında açtığı Ataşehir kahvaltı mekanı İtimat Cafe otoparklı, bol garsonlu, beyaz yakalı cenneti Ataşehir'e uygun, konforlu bir mekan. Hem iç mekan, hem de yazın açık havada kahvaltı etme imkanı sunan teras alanı oldukça geniş. Hafta sonları biraz fazla yoğun olsa da hafta sonu erken saatlerde ya da hafta içi bir kez olsun denemelisiniz diyebileceğim, az olsun ama öz olsuncuları mutlu edecek bir kahvaltı durağı. Sahanda yumurta çeşitlerini teflon tavada servis ediyor olmaları biraz can sıkıcı olsa da tazecik söğüş tabağı, sucuklarının lezzeti ve ekşi mayalı, kızarmış köy ekmekleri buna göz yummanıza yardımcı oluyor. Afyon Kahvaltı'da yediğiniz her şey ayrı ayrı ücretlendiriliyor. Sucuklu yumurta, bal-kaymak, zeytinli söğüş tabağı güne keyifle başlamak için yeterli oluyor. İstanbul'da \"Yöresel Kahvaltı\" adı altında sunulan pek çok kahvaltı \"Ezine beyaz peynir ve Hatay kırma zeytin\" noktasından öteye geçemiyor. Hem Suadiye'de hem de Ataşehir'de hizmet veren Havva Hanım ise Trabzon'un tereyağını, Rize'nin et kavurnasını, Sürmene'nin, İzmir'in ve Erzincan'ın tulumunu, Kayserinin pastırmasını aynı kahvaltıda buluşturuyor. Havva Hanım'ın muhlaması, tava böreği çeşitleri ile peynir kızartması da çok seviliyor. İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de kafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Metropol AVM'de yer alan Midpoint'in Ataşehir Şubesi de hem geniş iç mekanı ve hem de modern dekorasyonu ile ön plana çıkıyor. Anadolu yakasının yeni restoranlar cenneti Ataşehir Watergarden'da yer alan The Hunger da bölge halkı tarafından çokca tercih ediliyor. Hafta içi 09:30 -12:00 arası, hafta sonu ise 09:30 15:00 arası alakart olarak servis edilen kahvaltıda İki kişilik serpme kahvaltı, kahvaltı tabağı, pişi kahvaltı, yumurtalı ekmek, omlet çeşitleri ve pancake tabağı seçecekleri bulunuyor. The Hunger iletişim bilgileri, kahvaltı çeşitlerinin ücret detaylarına ulaşmak için tıklayın. Mevsimin taze ürünleriyle hazırlanan ve lezzet müdavimliği yaratan tatlarıyla Big Chef's, sunduğu menüsüyle ve aile sıcaklığı hissi uyandıran konforlu dekorasyonu ile, sıcak buluşmalara ev sahipliği yapıyor. 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chefs'in Anadolu Yakası'nın yeni cazibe merkezi batı Ataşehir'de konumlandırılmış Ataşehir şubesi de çok seviliyor. Big Chef's Ataşehir'de kahvaltı servisi hafta içi 12:00, hafta sonu ise 15:00'a kadar devam ediyor. Big Chef's Ataşehir iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatları için tıklayın. İstanbul'un ünlü kebapçılarından Sahan Vega Ataşehir'de saat 10.00-14.00 arası, cumartesi günleri serpme kahvaltı, pazar günleri ise açık büfe brunch sunuluyor. Türkiye'nin 7 bölgesinden 100'den fazla lezzet bu kahvaltıda buluşuyor. Kahvaltıdaki beyran, yuvalama ve diğer yöresel Antep lezzetleri özellikle dikkat çekiyor. Sahan Vega'da cumartesi günü servis edilen serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı güncel ücreti 420 TL. Pazar günü servis edilen açık büfe kahvaltının kişi başı güncel ücreti 460 TL. 0-3 yaş çocuklar ücretsiz. 3 yaş üzeri %50 indirimli. Anadolu yakasının merkezi olmaya doğru adım adım yaklaşan Ataşehir'de geçtiğimiz sene açılan Watergarden İstanbul tam bir restoran cenneti. Ateşli ve müzikli havuz showları ile de kitleleri kendine çeken Watergarden'daki en özel restoran şüphesiz ki, İstanbul'da kebap deyince akla ilk gelen isimlerden olan KAŞIBEYAZ. Muhteşem bir iç dekorasyon, havuz şovları ile içiçe bir teras, Kaşıbeyaz lezzeti ve servis kalitesi. Kaşıbeyaz'da hafta sonları mükellef bir açık büfe kuruluyor. Açık büfede beyrandan katmere, nohut dürümden yöresel peynir çeşitlerine, börekten gözlemeye, yumurta çeşitlerinden ev yapımı reçellere, Antep yöresine özgü yeşil zeytinden kelle paça çorbasına, kadınların hemen orada açtıkları gözlemelerden Antep'in incilerinden katmere kadar tam 150 çeşit yiyecek bulunuyor. Saat 09.00'dan 13.00'e kadar süren açık büfe zenginliğindeki serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 575 TL, 6-9 yaş arası yarı ücret alınıyor. 0-6 yaş arası ücretsiz. Ataşehir Memorial Hastanesi'nin yanı başında konumlandırılmış Hacıbaşar Kebap restoranlarının Ataşehir şubesinde hem hafta içi hem de hafta sonları mükellef kahvaltı sofraları kuruluyor. Kahvaltı servisi hafta içi 10:00'da, hafta sonu da 8:30 'da başlıyor ve tüm gün devam ediyor. Serpme olarak servis edilen kahvaltı için Eylül 2023 itibariyle kişi başı 295TL ücret alınıyor. 0-8 yaş arası çocuklar ücretsizken 8-12 arası çocuklar için %50 indirim uygulanıyor. Serpme kahvaltıda sınırsız çay eşliğinde fotoğraftaki tüm ürünler ücrete dahil olarak sunuluyor. . Kahvaltı sınırsız olduğu için bittikçe yenileniyor. Mekanda eğitimli ablalar eşliğinde çocuklarınızı emanet edebileceğiniz çocuk oyun alanı da mevcut. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/atasehir-nezahat-gokyigit-botanik-parki-ve-bahcesi-nerede-giris-ucreti-ne", "text": "Ataşehir'deki bina ormanında, çölde vaha tadında bir mutluluk kaynağı Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı ve Bahçesi. Ali Nihat Gökyiğit tarafından eşi Nezahat Gökyiğit için hatıra parkı olarak düzenlenmiş olan bu dev bahçe otoyollar ve bağlantı yolları arasındaki 8 ada üzerinde kurulmuş ve bu adalara Merkez Adası, Ertuğrul Adası, Mesire Adası, İstanbul Adası, Arboretum Adası, Meşe Adası, Anadolu Adası ve Trakya Adası isimleri konulmuş. Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'ne Ataşehir'i Doğu Ataşehir'e bağlayan köprünün Doğu Ataşehir ayağındaki girişten ücretsiz olarak ulaşılabilmekte. Toplu taşıma ile Avrupa yakasından gitmek isteyenler Taksim AKM'nin önünden kalkan sarı Ataşehir dolmuşları ile ya da 256 no'lu çift katlı Ataşehir otobüsleri ile ulaşabilir. Anadolu yakasında oturanlar için Üsküdar'dan kalkan Ataşehir minibüsleri ile Kadıköy'den kalkan Ataşehir minibüs ve otobüslerinin hepsi Nezahat Gökyiğit Park girişinin önünden geçmektedir. Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı'na giriş ücretsizdir. Ancak giriş sırasında size park hakkında broşür veren görevli size makbuz karşılığında bağış yapabileceğinizi bildirecektir. Bağış yapıp yapmamak size kalmıştır. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/atasehir-watergardenda-kahvalti-nerede-yapilir-the-hunger", "text": "Anadolu yakasının yeni restoranlar cenneti Ataşehir Watergarden'da yer alan The Hunger da bölge halkı tarafından çokca tercih ediliyor. Hafta içi 09:30 -12:00 arası, hafta sonu ise 09:30 15:00 arası alakart olarak servis edilen kahvaltıda İki kişilik serpme kahvaltı, kahvaltı tabağı, pişili kahvaltı, yumurtalı ekmek, omlet çeşitleri ve pancake tabağı seçecekleri bulunuyor. Temmuz 2023 itibariyle toplam 490 TL'ye sunulan iki kişilik serpme kahvaltıda Ezine beyaz peynir, dil peyniri, Trakya eski kaşar, sepet peyniri, otlu peynir, ızgara sucuk, vişne-çilek-ayva reçeli, şakşuka, siyah ve yeşil zeytin, taze mevsim meyveleri, sahanda yumurta, acuka, petek bal, kaymak, susamlı tahin- pekmez, nutella, domates-salatalık-biber söğüş, taze otlar, pişi, peynirli rolo börek, simit, yumurtalı ekmek, ceviz, kuru kayısı ve kahvaltı saatleri içerisinde sınırsız çay servisi bulunuyor. Herkes yediğini bilsin derseniz ve serpme kahvaltı yerine kahvaltı tabağı tercih ederseniz Ezine peyniri, eski kaşar, dil peyniri, ızgara hellim, sigara böreği, ızgara füme et, haşlanmış yumurta, mevsim meyveleri, sosis, bal, reçel, tereyağı, yeşil ve siyah zeytin, domates-salatalık, taze otlar, Nutella, yumurtalı ekmek ve kahvaltı saatleri içerisinde sınırsız çay da dahil olmak üzere kişi başı 210 TL ödemeniz gerekiyor. 3 adet pişi, domates-salatalık-biber söğüş ve beyaz peynirden oluşan Pişili Kahvaltı daha pratik ve ekonomik bir seçenek. The Hunger Watergarden'da Ezine peynirli, maydonozlu gözleme, Nutella ve muz eşliğinde sunulan Pancake Tabağı ve Omlet çeşitleri gibi seçenekler de bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/atasehirde-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Doğu Ataşehir'de, Beyaz Fırın'ın ve Tatar Salim'in yanı başında bulunan İtimat Cafe, Fırın ve Şarküteri 'Ataşehir'de Kahvaltı Nerede Yapılır?' sorunsalına yanıt oluyor. İtimat Süt ve Süt ürünlerinin 2016 yılında açtığı Ataşehir kahvaltı mekanı İtimat Cafe otoparklı, bol garsonlu, beyaz yakalı cenneti Ataşehir'e uygun, konforlu bir mekan. Hem iç mekan, hem de yazın açık havada kahvaltı etme imkanı sunan teras alanı oldukça geniş. Pazar günü hariç her kalem alakart menüden sipariş ediliyor. Bu da masanızın sadece sevdiğiniz kahvaltı malzemelerinde oluşmasına imkan sağlıyor. Pastırmalı yumurta, su böreği, bal-kaymak, söğüş tabağı, hellim peyniri gayet başarılı, peynir çeşitlerinde İtimat kalitesi kendini belli ediyor. Şarküteri kısmından et ve süt ürünleri alışverişi de yapabileceğiniz İtimat Cafe ürün çeşitliliği ve kalitesi ile Ataşehir'deki kahvaltı mekanları arasında bir adım öne çıkıyor. Mekanda Gezenti Anne takipçileri için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/atasehirde-saglikli-kahvalti-nerede-yapilir-beyaz-firin", "text": "Beyaz Fırın'da kahvaltı servisi hafta içi 12:00'da hafta sonu ise 16:00'da sona eriyor. Ezine peyniri, Kars eski kaşarı, dil peyniri, çeçil peyniri, labne peyniri, antrikot füme, zeytin, bal, tereyağı, şeker ilavesiz vişne reçeli, kiraz domates, salatalık, renkli Kaliforniya biberleri, arugula, maydanoz, kuru kayısı, karabuğdaylı ve kuruyemişli fit gevrek, taze meyveler ve 2 bardak çaydan oluşan iki kişilik Kahvaltı Tahtası Toplam 350 TL karışılığında iki kişiye sunuluyor. Beyaz Fırın'da kahvaltı böreksiz olur mu? Kıymalı kol böreği, Keçi peynirli Cevizli Otlu Menemen, kızarmış hellim peyniri, Beyaz Fırın yapımı ekşi mayalı ekmek üzerinde göz yumurta, kızarmış dana jambon, sotelenmiş istiridye, kültür ve kestane mantarı, kiraz domates ve avokadodan oluşan Kahvaltı Tavası 195 TL. Her pazartesi diyete başlayanlar için filizlendirilmiş mercimek, çiya tohumu, maydanoz, beyaz fırın yapımı taze süt loru, 1 yumurta, 2 yumurta beyazı ve avokadodan oluşan Sporcu Omleti, haşlanmış yumurta, beyaz fırın yapımı taze süt loru, çiya tohumu, maydanoz, roka, yer fıstığı ezmesi, muz, çilek, Hatay kırma zeytin ve kinoalı gevrekten oluşan Fit Tabak, Beyaz Fırın yapımı şeker ilavesiz, hurma ve muz ile tatlandırılmış karabuğdaylı granola, çilek, muz, kivi, çiya tohumu ve yoğurttan oluşan Karabuğdaylı Granola da bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/atasehirde-uygun-fiyatli-kahvalti-sofistike-cafe-restaurant", "text": "Uzun yıllar kurumsal hayatta yönetici olarak çalışan mühendis kökenli Burcu Tezel'in mutfağa ve yeme içmeye merakı üzerine 2016 yılında Kartal'da açtığı Sofistike Cafe Restoran, Mart 2019'da Ataşehir'de de hayat buldu. Gün içinde restoran olarak hizmet veren Sofistike'nin yöresel ürünlerden oluşan kahvaltısı da çok tutuldu. Beyaz peynirleri Çanakkale Küçükkuyu'dan, zeytinleri Balıkesir'den, zeytinyağlarını Çanakkale ve Manisa'dan, balı Kuşadası'ndan gelen Sofistike kahvaltısı serpme olarak sunuluyor. Mekanın \"Sofistike Sosları\" özellikle beğeniliyor. 2021 yılı itibariyle kişi başı 30 TL olan Sofistike kahvaltısında 3 çeşit peynir, siyah ve yeşil zeytin, bal, reçel, nutella, söğüş domates-salatalık, acuka, yumurtalı ekmek, isteğe bağlı olarak haşlanmış ya da sahanda yumurta, sucuk, tereyağı, ekmek, simit ve sınırsız çay servis ediliyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Serpme kahvaltı dışında menüden seçmeli olarak sipariş vermek de mümkün. Alakart menüde tost, menemen(12 TL), bal-kaymak(15 TL), söğüş tabağı(12 TL), peynir tabağı(15 TL) gibi seçenekler de bulunuyor. Burcu Hanım oldukça cana yakın, moda, iş, dertleriniz, hangi konuyla ilgili sohbet etmek isterseniz masanıza ilişip sizinle sohbete başlayabiliyor. Mekanı akşamları da açıp farklı kültürlerden harmanladığı farklı lezzetleri misafirlerine tattırma hedefi olan mekanın mottosu; \"Gelirken nasıl gelirseniz gelin, çıkarken yüzünüzde gülümseme, ağzınızda hoş bir tat kalsın.\" Sofistike Cafe Restoran hafta içi ve cumartesi günleri sabah 08:00 itibariyle kahvaltı keyfi için sizleri bekliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/atasehirde-yoresel-kahvalti-hatay-gurme", "text": "Ataşehir Kayışdağı Caddesi üzerinde yer alan Hatay Gurme, haftanın her günü saat 15:00'a kadar yöresel Hatay kahvaltısı sunuyor. Mekan sahibi Barış Bey Hatay coğrafi işaretleri ile belirlenen ürünler ile Antakya'da farklı bölgelerde annesi ile deneyimledikleri lezzetler ile oluşturduğu kahvaltı menüsüne annesinin ismini vermiş. Dahiye Sultan kahvaltısı'nda yer alan Antakya yöresine özel kahvaltı çeşitleri 23 yıllık ekşi maya ile yapılan ekmek ve tandırda pişen tandır lavaşla birlikte ahşap tepside servis ediliyor. Tatlılardan; Çöven Köpüklü Kömbe, Tahinli Pekmez, Kaymak, Bal, Çıtır Kabak, Mevsim Reçeli, Kuru ve Yaş Meyve, Sıcaklardan; Mini Biberli Ekmek, Öcce, Kaytaz Böreği, Kuyruklu Oruk, Kabuklu Patates, Sucuk, Menemen ve Kendi ürettikleri Tandır Ekmeği ile 23 Yıllık Ekşi Mayadan Ekmek servis ediliyor. Samimi ve kaliteli bir ambiyansta, Antakya mutfağına ait lezzetlerle çeşitlendirilmiş, bu dolu dolu iki kişilik kahvaltı tepsisi sınırsız çay ile birlikte Ekim 2023 itibariyle kişi başı 500 TL'ye sunuluyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/atasehirde-yoresel-karadeniz-kahvaltisi-havva-hanim-balaturka", "text": "İstanbul'da \"Yöresel Kahvaltı\" adı altında sunulan pek çok kahvaltı \"Ezine beyaz peynir ve Hatay kırma zeytin\" noktasından öteye geçemiyor. Hem Suadiye'de hem de Ataşehir'de hizmet veren Havva Hanım ise Trabzon'un tereyağını, Rize'nin et kavurnasını, Sürmene'nin, İzmir'in ve Erzincan'ın tulumunu, Kayserinin pastırmasını aynı kahvaltıda buluşturuyor. Havva Hanım'ın muhlaması, tava böreği çeşitleri ile peynir kızartması da çok seviliyor. Eylül 2023 itibariyle kişi başı 370 TL karşılığında sunulan Havva Ana Serpme Kahvaltısında Kuymak, Sahanda yumurta, Trabzon telli peyniri, Maçka tulum peyniri, Sürmene tulum peyniri, Isparta beyaz peynir, Trabzon çeçil peyniri, Trabzon köy tereyağı, Çiçek balı, acuka, kahvaltılık sos, Rize kavurma dilimi, Siyah ve yeşil zeytin, Fındık kreması, Reçel, Söğüş tabağı, Sınırsız termos çay bulunuyor. Kişi başı 480 TL olan Şarküteri Serpmede ise tüm bunlara Menemen, Tereyağında sucuk, Tereyağında kavurma, Kastamonu pastırma, Hindi füme, Fıstıklı ve Macar salam ekleniyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ataturk-arboretumu-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda 296 hektarlık bir orman parçası üzerinde kurulmuş olan Atatürk Arboretumu aslında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin, araştırma kurumlarının ve yerli yabancı bilim adamlarının yapacakları incelemelere, bilimsel araştırmalara hizmet veriyor. Bunun yanı sıra doğaseverlerin de ziyaretine açık olan Arboretum, hafta sonları doğanın kollarına bırakmak isteyen İstanbullular için göl kenarında, yeşilin binbir tonunu bir arada görebileceğiniz ve muhteşem instagram fotoları çekebileceğiniz, cennetten köşeler sunuyor. Atatürk Arboretumu özellikle sonbahar aylarında olağan üstü oluyor. Bilimsel araştırma ve gözlem amacıyla orijini ve yaşları belli, her biri doğru ve dikkatli bir şekilde bir araya getirilmiş, çoğunluğu ağaç ve diğer odunsu bitkilerin, uygun seçilmiş alanlarda yetiştirilip sergilendiği tabiat parçalarına ARBORETUM deniyor. Kısaca arboretumlara eğitim ve bilimsel yanları ağır basan bilgi, emek ve sabırla meydana getirilmiş canlı bitki müzeleri de diyebiliriz. Atatürk Arboretumu Sarıyer, Bahçeköy'de Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda konumlandırılmıştır. Levent Sarıyer yolu üzerinde, Büyükdere Caddesi'ndeki Bahçeköy sapağına sapıp Bahçeköy'e gelin. İstanbul Üniversitesi. Spor salonunun tam karşısındaki Kemerburgaz Yolu'nun sol tarafından dönüp ilerlediğinizde yarım kilometre kadar sonra Atatürk Arboretumu'na ulaşacaksınız. Toplu taşıma ile Atatürk Arboretumu'ya gitmek için en hızlı yol Hacıosman Yenikapı metrosu ile son durak olan Hacıosman'a geldikten sonra 42HM nolu belediye otobüsü ile Bahçeköy'e kadar gidebilir, 5-10 dakikalık bir yürüyüş sonunda da Atatürk Arboretumu'na ulaşabilirsiniz. Atatürk Arboretumu'na giriş ücreti yetişkinler için hafta içi 17 TL, hafta sonu ise 45 TL. Öğrenciler için giriş ücreti hafta içi 6 TL, hafta sonu 17 TL. Atatürk Arboretumu'nda artan ziyaretçi sayısı sebebiyle bazı kurallar uygulanmaya başlandı. Su ve çocuk maması hariç içeriye hiçbir yiyecek veya içecek alınmıyor. Çantalar kontrole tabi tutuluyor. Yani Atatürk Arboretumu'nda bırakın mangal yapmayı, sandviçlerle piknik dahi yapılamıyor. Konsepti dolayısı ile kendi bünyesinde de kahvaltı ya da diğer yeme içme hizmetlerini veren bir tesis bulunmuyor. Ayrıca evcil hayvan, tripot, bisiklet, top, uçurtma, balon, konfeti ve diğer açık alanlarda oynanabilen oyun ve oyuncakların içeriye alınması da yasak. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/atina-gezilecek-yerler-en-iyi-restoranlar-restaurantlar", "text": "Atina... Bunca zamandır gitmek hiç aklımıza gelmeyen şehir... Türklerin birçoğunun da aklına gelmemiş olacak ki gitmeden önce Google'a Atina Gezilecek Yerleri sorduğumda ilgili az sayıda Türkçe gezi yazısına rastlıyorum. Oysaki uçakla bize bir saat mesafede, tüm dünyadan insanların akın ettiği gayet turistik bir şehir. Evet, biz senenin başında yine bir Pegasus kampanyasında iki kişi toplam 110 Euro'ya hafta sonu için bilet alırken Haziran'da Atina'nın sıcak olma ihtimalini pek aklımıza getirmemişiz. Sanırım sadece ılık bir yaz akşamı bir Yunan restoranında buzuki dinleyip ahtapot ızgara eşliğinde uzomuzu yudumlama kısmını hayal etmişiz. İyi güzel de yaz dediğin akşamlardan ibaret değil ki, bunun 32 derece sıcaklıkta güneşin alnında Akropolis'i gezmesi de var akıllım! Cuma akşama doğru uçuyoruz Atina'ya. Bu sefer kendimizi aşıyor, iki kişi için tek bir ufak sırt çantası ile yolculuğa çıkıyoruz. Uçaktan iner inmez hızlıca pasaport kontrolünden geçip metroda alıyoruz soluğu. Havaalanından yarım saatte bir kalkan metro yolculuğu Atina merkezine kadar 45 dakika sürüyor. Tek kişi gidiş dönüş 14 Euro. Şimdi Gazi zamanı. Yürüyen genç güruhu takip ettiğimizde yol direkt bizi Gazi'ye götürüyor. Sağlı sollu açık hava barların olduğu Gazi yıkılıyor. Barları geçtim, sokaklar, parklar, tüm mahalle genç kaynıyor. Biz de kendimizi genç sanıyoruz ya, oradan oraya seke seke otele varışımız gece ikiyi buluyor. Ertesi sabah minik bahçemizde aldığımız hafif bir kahvaltı sonrası, hava çok sıcak olduğu için taksiye atlayıp Akropolis'in yolunu tutuyoruz. 10, 15 dakikalık taksi mesafeleri ortalama 5 Euro... İster taksimetre açtırın ister baştan 5 Euro'ya anlaşın, değişen bir şey olmuyor. Güneşin alnında bayılıp kalmadan Akropolis turumuzu başarı ile tamamlayıp Plaka sokaklarına doğru salıyoruz kendimizi. Her yer cıvıl cıvıl. Bizim gibi Akropolis'ten inmiş yüzlerce turist onlarca kafe ve restorandan birinde ya frappesini yudumluyor, ya da çoktan öğle yemeği moduna geçmiş bile. Sokak çalgıcılarından yayılan müzik insana 'yaşasın tatil' dedirtiyor. Kolonaki'ye geldik gelmesine de pazar günü mağazalar kapalı, in cin çift kale. Oradaki kafelerde espresso içen üç beş yaşlı yunan ve bizim gibi yanlış zamanda yanlış yerde olan bir iki çift turistten başka kimseyi göremeyince sabah yürüyüşü tadında Stigmata ve Ermou üzerinden yine ver elini Plaka. Plaka yine cıvıl cıvıl. Bu kez öğle yemeğimizi daha modern bir kafede alıyor, bu kez dev iki anne köftesinden oluşan bifteki sipariş ediyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/avrupa-ruyasi-ile-kuzey-avrupa-turu-yapmak-12-ulke-20-sehir", "text": "Avrupa Rüyası ile Kuzey Avrupa'yı Tek Seferde Keşfet! Yeşil tepelerin arasında yolcu gemileriyle Norveç fiyortlarını keşfetmek ister misiniz? Halen soruya cevap bulamadıysanız şöyle sorayım: \"Yazı sıcağında iş, güç ve trafik üçgeninden kaçarak Avrupa Rüyası ile Kuzey Avrupa turuna çıkarak İskandinav mitolojisi eşliğinde Vikinglerin izini sürmek ister misiniz?\" diyeyim. Avrupa Rüyası ile Norveç'in en uzun fiyortu Sognfjord'da Kaupanger ve Gudvangen'de arasında gemi yolculuğu yaparak 15 günde 12 ülke 20 şehir göreceksiniz. Her sabah başka ülkede uyanarak İskandinav coğrafyasını gezeceğiniz Avrupa Rüyası'nın Kuzey Avrupa turu ile ekstra tur ücreti ödemeyeceksiniz. Kuzey'in en popüler 10 şehrinde 4 yıldızlı otellerde konaklayarak Baltık, İskandinav ve Kuzey Avrupa ülkelerini keşfetmeye hazır mısınız! Gezgin Zirvesi'18 etkinliğinin ana sponsoru olan Avrupa Rüyası'nın Kuzey Avrupa turları profesyonel rehber eşliğinde gerçekleşiyor. Turların rehberliğini de Gezgin Zirvesi koordinatörü Deniz Kılıç yapıyor. İstanbul'dan otobüsle başlayacağınız yolculuğunuzu Baltık Denizi'ndeki gemi yolculukları ile sürdürecek ve yolculuğun son durağı Prag'tan THY uçuşuyla İstanbul'a döneceksiniz. Yolculuk boyunca sırasıyla göreceğiniz ülkeler: Bulgaristan, Romanya, Polonya, Litvanya, Letonya, Estonya, Finlandiya, İsveç, Norveç, Danimarka, Almanya ve Çekya. İstanbul'dan başladığınız yolculukta sırasıyla Bulgaristan'ın liman kenti Varna'yı gezdikten sonra Romanya'nın devrimiyle görkem kazanan Drakula efsanesinin doğduğu şehir Bükreş'e gezecek ve konaklayacaksınız. Sabah yola çıkacak Polonya'nın sanat ve bilim merkezi Krakow ve ünlü müzisyen Chopin'in şehri Varşova şehirlerini konaklama yaparak keşfetme fırsatı yakalayacaksınız. Polonya yolculuğumuzun son durağı olarak Baltıkların incisi Gdansk'ı göreceksiniz. Sürprizlerin sizi beklediği yolculukta Litvanya'nın başkenti Vilnius'a giderken Trakai Gölü'nü ve Kalesi'ni göreceksiniz. Devam eden yolculuğunuzda Art-Nouveau mimarisi ile ünlü en büyük Baltık kenti Letonya'nın başkenti Riga'yı gezecek ve konaklayacaksınız. Baltık ülkelerini keşfetmeye devam ettiğimiz turumuzda sıradaki durak ise Orta çağ mimarisiyle büyüleyen Estonya'nın başkenti Tallinn. Estonya'nın eşsiz mimarisiyle büyüleyen Tallinn şehrini gezdikten sonra gemi yolculuğuyla Finlandiya'nın beyaz şehri Helsinki'ye geçiyorsunuz. Kuzey Beyaz Şehri Helsinki'de gezimizi tamamladıktan sonra Baltık Denizi'ndeki gemi yolculuğu ile İsveç'in başkenti Stockholm'e yolculuk yapıyorsunuz. Stockholm'de İskandinav mitolojisinin izlerini takip etmeye başlayarak Norveç fiyortlarının kalbi olan Kaupanger'e doğru yola çıkıyorsunuz. Vikinglerin hayat sürdükleri yerkeşke olarak tanıdığımız nam-ı değer İskandinav şehri Kaupanger'de Vikingleri yakından tanıdıktan sonra Norveç'in uzun ve derin fiyortu olan Sognfjord'da gemi yolculuğu ile Gudvangen'e geçiyorsunuz. Norveç fiyortlarının muhteşem manzarası eşliğinde ulaşacağınız su tanrılarının şehri Gudvangen'de Viking köyünü ve pazarlarını göreceksiniz. Norveç'in Flam yolu üzerinde yer alan fotojenik şelalesiyle ünlü Tvindefossen kasabasında doğa molası veriyorsunuz. Fotoğraf ve doğa molasının ardından Norveç'in fiyortlara açılan kapısı Bergen şehrine ulaşıyorsunuz. Fiyortların bu güzeller güzeli şehrinde konaklıyor ve Kuzey'in havasını ciğerlerinize dolduruyorsunuz. Kuzey'deki yolculuğumuzun Norveç durağının son şehri Oslo'ya geçiyorsunuz. Norveç'in başkenti Oslo'da profesyonel rehberiniz eşliğinde gezdikten sonra Danimarka'nın Viking diyarı ve başkenti Kopenhag'a geliyorsunuz. Zeeland adasının eğlence ve kültür merkezi Kopenhag'daki gezinizin ardından Gedser şehrinden gemi yolcuğuyla Almanya'nın Rostock şehrine geçiyorsunuz. İsknadinav mitolojisi eşliğinde Viking diyarı şehirleri gezdikten sonra dönüş yolunuzda Almanya'nın başkenti Berlin'i gezme fırsatı yakalıyorsunuz. Berlin Duvarı'ndan Brandenburg Kapısı'na kadar birçok önemli yeri gezdikten sonra şehirde konaklıyorsunuz. Sabah gün doğumuyla Çekya'nın masal şehri Prag'a gidiyorsunuz. Orta çağ atmosferini sonuna kadar yaşayacağınız Prag'da gezinizi tamamladıktan sonra otelinizde konaklıyorsunuz. Sabah ise havalimanında THY'nin Prag İstanbul uçuşu ile Türkiye'ye dönüyorsunuz. Kuzey seni çağırıyor! Yola aşıksan, yola çık. İçindeki gerçek seni keşfet! En guzel deneyimlerimi yasadigim turdu. Bir cok arkadas edinerek bir aile gibi gezmeyi deneyimlemek, hayatima yeni sehirler, yeni insanlar, unutulmaz anilar katmak paha bicilmezdi benim icin. Yalniz katildim fakat bircok ani ve arkadasla geri dondum."} {"url": "https://gezentianne.com/avrupa-yakasi-dogal-kahvalti-yerleri-ve-ucretleri", "text": "İstanbul'un en güzel korularından Emirgan Korusu özellikle lale zamanı tam bir görsel şölene ev sahipliği yapıyor. Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk adlı üç köşkü bünyesinde barındıran koruda boğaza hakim manzarası sebebiyle en çok Sarı Köşk ön plana çıkıyor. Sarı Köşk'te pandemi sebebiyle açık büfe kahvaltı kaldırıldı. Hem hafta içi hafta sonu 09:00 ile 13:00 arasında tek kişilik kahvaltı tabağı ya da iki kişilik MEGA KAHVALTI sunuluyor. Emirgan Korusu iletişim, ulaşım detayları ve kahvaltı ücretleri için tıklayın. Yemyeşil bir orman ve çam ağaçları arasına saklanmış bir tesis olan Geyikli Turkcell Platinium Park bünyesinde çocuk oyun alanı, off road, okçuluk, at binme gibi her yaştan insanın eğlenebileceği aktivite alanları bulunduruyor. Mekanda kışın ateşin başında, yazın ağaçların altında kahvaltı keyfi yapabileceğiniz oldukça doğa ile uyumlu bir dekorasyona sahip Geyikli Cafe Restoran da yer alıyor. Kahvaltıdan sonra ormanda geyikler eşliğinde yürüyüş yapmak, sevimli atlar Gofret ve Tysonla yanyana nefis İnstagram pozları almak Platinium Park'ın olmazsa olmazı. Geyikli Turkcell Platinium Park Giriş ve Kahvaltı Detayları ve Güncel Ücretleri için tıklayın. İstanbul'un göbeğinde olmasına rağmen içine adım attığınız anda şehrin kalabalığından sizi bir anda uzaklaştırıp doğa ile buluşturan gizli saklı bir orman Yıldız Parkı. Kır Kahvesi de Yıldız Parkı içindeki Malta Köşkü ve Çadır Köşkü gibi diğer Beltur mekanlarına nazaran daha mütevazi olanı. Servis ilgili, koruya nazır manzarası huzur verici. Bal kaymak, domates salatalık, ceviz, kaşar peyniri, beyaz peynir, tulum peyniri, biberli zeytin, pekmez, simit, sigara böreği, haşlanmış yumurta, jambon, acuka ve bir fincan çaydan oluşan kahvaltı tabağı 2021 yılı itibariyle 49 TL, gözleme ve omlet çeşitleri 16-22 TL aralığında. Yıldız Parkı iletişim, ulaşım ve kahvaltı detayları için tıklayın. Sarıyer'de Bahçeköy yolu üzerinde bulunan kahvaltı ve mangal konseptli piknik alanlarından biri Bahar Country. Kavak ağaçları altında geniş bir alana konumlandırılmış mekan çocukların koşup oynayabileceği kocaman bir çim alana, parka ve futbol kalelerine de sahip. Bahar Country'de kahvaltı hem hafta içi hem de hafta sonu serpme olarak servis ediliyor. Serpme kahvaltı ücreti 2021 yılı itibariyle kişi başı 100 TL. Kahvaltı içeriği pek etkileyici olmasa da mekan ambiyans anlamında yüz güldürüyor. Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde, Beykoz'daki Çubuklu korusunun içerisinde bulunan ve Boğaz'da kahvaltı listemizin son sırasında bulunan Hidiv Kasrı İstanbul'un önemli tarihi yapılarından biri. Hem kasrın tarihi dokusu hem de içinde bulunduğu korunun güzelliği, gül bahçeleri, sincapları ve cıvıl cıvıl kuş sesleri pazar kahvaltılarını cazip hale getiriyor. Hidiv Kasrı şu an tadilatta. Hidiv Kasrı iletişim, ulaşım ve kahvaltı detayları için tıklayın. İstanbul Avrupa Yakası'nda oturanlar için hafta sonları doğaya kaçış rotalarından biri olan Çatalca'da bulunan Flamingoköy hem bir doğal yaşam parkı hem de kahvaltı mekanı olarak hizmet veriyor. Flamingoköy kahvaltısı hafta içi serpme olarak, hafta sonu ise açık büfe olarak sunuluyor. Siz dere kenarında Flamingo köy kahvaltısının keyfini sürerken flamingolar da yanı başınızda sizlere eşlik ediyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Flamingoköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Çatalca'daki diğer kahvaltı mekanları ve fiyatları için tıklayın. Deniz manzaralı yemyeşil bir bahçede oldukça mükellef bir kahvaltı sunan Şazeli, Florya kahvaltı mekanları arasında ön plana çıkıyor. Aynı zamanda bir steakhouse olan Şazeli Florya et konusundaki başarısını kahvaltıda da gözler önüne seriyor. Şazeli kahvaltısında özellikle kavurmalı yumurta, sucuk ve pastırma çok beğeniliyor. Şazeli Florya iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Çatalca'da Subaşı Köyü'nde yer alan Uzundere Piknik Kahvaltı, misafirlerine tam bir aile ortamı sunuyor. Doğa içindeki yemyeşil bahçesi ile Uzundere Piknik Kahvaltı kahvaltıda sunduğu kızartmaları, menemeni ve pişileri ile ön plana çıkıyor. Uzundere Piknik iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/avrupa-yakasi-en-iyi-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "Hali hazırda İstanbul'da 13 adet, İstanbul dışında 17 şubeye sahip Emirgan Sütiş'in orijinal yeri olan Emirgan'da boğaz kıyısında konumlandırılmış Emirgan Sütiş nostaljik ortamı, kahvaltı çeşitliliği ve lezzetleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz'da Kahvaltı Mekanları dendiğinde ilk akla gelenlerden Emirgan Sütiş'te kahvaltı menüden seçimli olarak alakart servis ediliyor. Bu tarz kahvaltılar tıka basa karnını doyurmaktansa sadece istediklerini yemeyi tercih edenler için çok avantajlı oluyor. Menüden örnek vermek gerekirse Eylül 2023 itibariyle Çay 35 TL, Bal-kaymak 120 TL, Söğüş tabağı 95 TL, Izgara hellim 115 TL, Peynirli su böreği 105 TL, Sucuklu Yumurta 135 TL, Menemen 110 TL, Kıymalı kol böreği 110 TL'den sunuluyor. Finale İncirli muhallebi(110TL) çok yakışıyor. Emirgan Sütiş kahvaltı menüsünde çeşit çok olduğundan kalabalık bir grup olarak gidip her şeyden tatmak daha da keyifli oluyor. Tüm popüler kahvaltı mekanları gibi hafta sonları oldukça yoğun olduğundan hafta içi ya da hafta sonu erken saatlerde gitmek serviste sıkıntı yaşamamanız için tavsiye ediliyor. Deniz manzaralı yemyeşil bir bahçede oldukça mükellef bir kahvaltı sunan Şazeli, Florya kahvaltı mekanları arasında ön plana çıkıyor. Aynı zamanda bir steakhouse olan Şazeli Florya et konusundaki başarısını kahvaltıda da gözler önüne seriyor. Şazeli kahvaltısında özellikle kavurmalı yumurta, sucuk ve pastırma çok beğeniliyor. Şazeli Florya iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Üniversite yıllarımızın vazgeçilmez mekanı Kale Çay Bahçesi yıllar geçse de popülerliğini yitirmiyor. Bebek'ten Rumelihisarı'na doğru bir yürüyüş sonrası Boğaz'a nazır kahvaltı keyfi muhteşem oluyor. Kale Çay bahçesinde beyaz peynir, kaşar peyniri, hellim peyniri, bal kaymak, reçel, tahin pekmez, acılı peynir salatası, siyah ve yeşil zeytin, domates, salatalık, yeşil biber, simit ve ekmek çeşitlerinden oluşan iki kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle sınırsız çay da dahil toplam 780 TL karşılığında sunuluyor. Kale Kafe'nin kaşarlı menemeni çok başarılı, özellikle denenmeli. Hafta sonları öğleye doğru oldukça kalabalık olan mekanı hafta içi ve hafta sonu erken saatlerde tercih etmeli. Gerçek Ege kahvaltısı dendiğinde akla ilke gelen Çeşme Bazlama Kahvaltı bir süredir Nişantaşı'nda hizmet veriyor. Avrupa yakasındaki en iyi kahvaltı mekanları ve fiyatları listemizdeki Bazlama Kahvaltı'da ev yapımı reçelleri, pişileri, bazlaması, acukası ve menemeni 10 numara. Her şey hiç soğumadan, ara ara ve sıcak sıcak servis ediliyor, Mekan sahibi Sinem Hanım 'Masadan doymadan kalmak yok' diyor. Nişantaşı Bazlama iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Ortaköy İskelesi'nin hemen yanı başında, boğaza sıfır konumda yer alan The House Cafe Ortaköy, giriş alanı, iki geniş terası ve salonu ile oldukça şık bir restoran. The House Cafe Ortaköy'deki kahvaltı mekanları arasında ürün ve hizmet kalitesi ile bir adım öne çıkıyor. Diğer House Cafe şubeleri ile kıyasladığımızda ise konum ve manzara anlamında fark yaratıyor. İster hafta içi ister hafta sonu İstanbul Boğazı ile iç içe eşsiz bir kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz The House Cafe'de kahvaltı çeşitleri menüden seçmeli yani alakart olarak sunuluyor. The House Cafe Ortaköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Karaköy Galata hattında, multi kültürel bir mekan olan Arada Kafe Lübnan ve Türk mutfağının harmanladığı kahvaltısı ile Karaköy kahvaltı mekanları arasında önemli bir yere sahip. Oryantal ve renkli ambiyansı, kahvaltısında sunulan zahter, humus, falafel gibi lezzetleri özellikle sevilen Arada Cafe insanı adeta İstanbul'dan bambaşka diyarlara ışınlıyor. Arada Kafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Medyatik chef Arda Türkmen'in bir dönem adını sıkça duyduğumuz mekanı Mükellef Karaköy zeytin piyazı, tahinli cevizli çıtır kabak, tutmaç böreği sıra dışı lezzetlerle çeşitlendirilen kahvaltısı ile dikkat çekiyor. Karaköy'de The Haze Hotel'in teras katında yer alan Mükellef Karaköy bir taraftan Galata Kulesi diğer taraftan da Boğaz manzarasına sahip. Mükellef Karaköy Kahvaltı Detayları, Güncel Ücreti ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Ortaköy Kuruçeşme hattında, Boğaz kıyısında nezih ve keyifli bir kahvaltı mekanı arayanlar için tavsiye edebileceğim AŞŞK CAFE kızarmış hellim, acuka, sucuk, otlu lor, ev yapımı vişne, ayva ve kızılcık reçeli, Datça'dan gelen organik zeytin-zeytinyağı-bal-kaymak gibi fark yaratan lezzetlerin de bulunduğu EV KAHVALTISI çeşitleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz ile iç içe, hem şık, hem romantik hem de masal gibi dekore edilmiş AŞŞK KAHVE'de kahvaltı çeşitleri alakart olarak sunuluyor. Birbirinden şık sunumlarla gözleri, ev yapımı fındık ezmesi, erik ve ayva marmeladı, acukası, avokado ezmesi ve gözlemesi ile de damakları şenlendiren kahvaltı mekanı Privato Galata Kulesi'ne bakan Tımarcı sokakta yer alıyor. İstanbullular kadar yabancı turistler tarafından da oldukça rağbet gören Privato'nun hem iç mekanında hem de Galata kulesi manzaralı sokak masalarında kahvaltı yapmak oldukça keyifli oluyor. Privato Cafe Güncel Kahvaltı İçeriği ve Ücreti için tıklayın. 1992'de İstanbul Caddebostan'da açılan ilk konsept kafenin ardından bütün ülkede pek çok şehirde açılan kafelerle, kısa zamanda dondurma ve dondurmayla birlikte tatlıların ve kahvaltıların sunulduğu zincire dönüşen Mado'nun Ortaköy şubesi boğaz manzarası sebebiyle çok seviliyor. Maraş peyniri, otlu peynir, tulum peyniri, eski kaşar peyniri, meyve reçeli, acuka, süzme bal, kaymak, tereyağı, yeşil & siyah zeytin, iki adet Maraş peynirli su böreği, kiraz domates, salatalık, yeşilbiber, maydanoz, kavurmalı yumurta ve kahvaltı boyunca sınırsız çay ile sunulan iki kişilik MADO KÖY KAHVALTISI Eylül 2023 itibariyle 468 TL karşılığında servis ediliyor. İstanbul'daki en kaliteli brunch hangisi? diye sorulduğunda tereddütsüz cevap verebileceğim Swissotel brunchı Swissotel The Bosphorus bünyesindeki Cafe Swiss'de Pazar günleri 12:00 16:00 arasında sunuluyor. Eşsiz bir Boğaz manzarasında gerçekleşen brunch kapsamında taptaze deniz ürünleri, ıstakoz, istridye, havyar ve şampanya gibi şımartan detaylar, gözünüzün önünde hazırlanan sushi ve sashimiler, İtalya'dan en iyi risotto ve makarna çeşitleri, Türk mutfağından enfes mezeler, İngiliz mutfağından çeşit çeşit roastlar, İsveç mutfağından peynir ve çikolatalı fondüler ve daha önce rastlamadığım kalite ve lezzette sıra dışı bir tatlı seçkisi var. Cafe Swiss iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. İstanbul Boğazı'na nazır lüks kahvaltı keyfi dendiğinde ilk akla gelen Swissotel Brunch'ına yeni bir alternatif geliyor. Boğaz'ın en nadide kıvrımı Sarıyer'deki tarihi yalıda konumlanan 5 yıldızlı otel Six Senses Kocataş Mansions bünyesinde yer alan iki ayrı mekanda, birbirinden farklı konsept ve özgün lezzetlerden oluşan Gurme Pazar Brunchları sunuluyor. Toro Latin Gastro Bar'da canlı müzik eşliğinde Latin mutfağının, Chef Erdal Restoran'da ise Adana mutfağının gurme lezzetlerini deneyimleyebileceğiniz bu lüks brunch her Pazar 12.00-15.00 saatleri arasında sunuluyor. Six Senses Gurme Brunch deneyimi hakkında detay bilgiler ve güncel ücretleri için tıklayın. Kurtuluş'un ara sokaklarında yer alan ve güzel bahçesiyle dikkat çeken Süreya Kahvaltı'nın sahibi Gulageş Şimşek, Tatvan doğumlu iki çocuk annesi bir resim öğretmeni. Gulageş Hanım elinin lezzetine güveniyor ve hayali olan Süreya Kahvaltı Bahçesi'ni estetik anlayışıyla harmanlayarak \"Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı.\" diye düşünen misafirleri ile buluşturuyor. Süreya kahvaltı iletişim bilgileri, içerik ve fiyat detayları için tıklayın. Karaköy'ün bana göre en tatlış yeri olan Fransız geçidinde konumlandırılmış Mums Cafe hem hafta içi hem de hafta sonları lokasyonunun ambiyansına yakışır güzellikte kahvaltılar sunuyor. Toplam 500 TL karşılığında sunulan \"ORTAYA KAHVALTI\" içeriğinde peynir çeşitleri, Antakya kırma zeytin, bal ve manda kaymağı, ev yapımı reçeller, zeytinli baharatlı acuka, pancar marmelatlı süzme yoğurt, taze otlu peynir kreması, nutella, fındık ezmesi, göz yumurta, sahanda kasap sucuğu, söğüş tabağı, Karaköy simidi, ekşi mayalı ekmek, domatesli ekmek ve 4 bardak çay bulunuyor. Mums Cafe'de serpme kahvaltının yanısıra French toast, Pancake Towers, Simit Bowl da çok seviliyor. İstanbul'da her dönem rağbet gören yöresel kahvaltının Şişli temsilcilerinden Hadika Kahvaltı Evi haftanın her ünü Antakya kahvaltısı sunuyor. Hadika kahvaltısı tamamen ev yapımı ve doğal ürünlerden oluşuyor. Kahvaltıdaki ürünlerin bir kısmını mekanın işletmecisi Sevgi hanımın annesi yapıyor, bir kısmı ise Antakya'dan geliyor. Hadika Kahvaltı Evi'nde peynirler de dahil olmak üzere market ürünü kullanılmıyor. Kabak tatlısı, tuzlu yoğurt, halhalı zeytini, sürk, ceviz reçeli favori lezzetlerden, kızarmış Antakya peyniri özellikle çok beğeniliyor. Hadika Kahvaltı Evi İletişim Bilgileri, Kahvaltı Detayları ve Fiyatı için tıklayın. 1965'ten beri hizmet veren bir dönem İstanbul Boğazı'nın en bilindik kahvaltı mekanlarından biri olan Yeniköy Emek Kafe nostaljik ambiyansı ve denize sıfır lokasyonu ile İstanbullular tarafından hala çok seviliyor. Yeniköy Emek Kafe'de kahvaltı menüden alakart olarak seçiliyor. Öyle serpmelerce gibi bir durum söz konusu değil, beyaz peynir, kaşar, zeytin, bal kaymak, salatalık ve domates, haşlanmış yumurta, reçel ve iki çaydan oluşan kahvaltı tabağı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 220 TL karşılığında sunuluyor. Mekanın sıcaklardan peynirli menemeni, sahanda sucuklu yumurtası, kavurmalı menemeni, sahanda peynirli yumurtası, patatesli ve kıymalı gül böreği özellikle seviliyor. İstanbul Akvaryum ve Watergarden Ataşehir'de de şubeleri olan Yeniköy Kaşıbeyaz Bosphorus diğer şubeleri arasından muhteşem boğaz manzarası ile ön plana çıkıyor. Kaşıbeyaz Bosphorus bol malzemeli menemenden birbirinden lezzetli peynirlere, Antep yöresine özgü yeşil zeytinden kelle paça çorbasına, bayanların hemen yanı başınızda açtıkları gözlemelerden ev yapımı reçellere, klasik kahvaltılıkların yanında nohut dürümü, beyran çorbası gibi Antep'in yöresel lezzetlerine, sıcacık simit, poğaça, açma gibi hamur işlerinden kahvaltı keyfini güzel bir tatlıyla sonlandırmak isteyenler için de özel olarak yapılan Antep'in incilerinden katmere kadar tam 150 çeşit lezzet, ister deniz manzarasına karşı, isterseniz de yemyeşil bir bahçede sunuluyor. Saat 09.00'dan 13.00'e kadar süren açık büfe zenginliğindeki serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 575 TL, 6-9 yaş arası yarı ücret alınıyor. 0-6 yaş arası ücretsiz. Kaşıbeyaz Bosphorus'un çocuk oyun alanlarında çocukların eğitimli ablalar eşliğinde keyifli vakit geçirebilmeleri için A'dan Z'ye her şey düşünülmüş. 1-5 yaş grubu çocuklar için müzikli eğitici kitaplar, 1-8 yaş grubu için yaratıcı hobi enstrümanları, oyun tüneli, yasaklı siteleri barındırmayan, özel güvenlik önlemli ve eğitici içeriklerin yer aldığı akıllı tabletler bulunuyor. Denize sıfır konumu, Boğaziçi Köprüsü, Ortaköy Camii ve Kız Kulesi'ne nazır muhteşem manzarasıyla Feriye Sarayı bünyesinde yer alan Lokanta Feriye boğazda kahvaltı keyfi yapmak isteyenler için hem yazın hem de kışın eşsiz bir ambiyans sunuyor. Lokanta Feriye 2023 Michelin Tavsiye Listesi'nde yer alıyor. Hafta içi ve hafta sonu fark etmeksizin serpme olarak sunulan Feriye Sarayı iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Tarabya şubesi İstanbul Boğazı'na sıfır konumu ile özellikle seviliyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapılabiliyor. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Big Chefs Tarabya iletişim bilgileri, güncel kahvaltı menüsü ve ücretleri için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Galata Kulesi'ne sadece 3 dakika yürüyüş mesafesinde yer alan Payidar Galata haftanın her günü ve günün her saati, keyifli müzikler eşliğinde kahvaltı servisi yapılıyor. Bahar Dalı kahvaltısında Makedonya'dan getirilen özel ürünler kullanılıyor. Biber turşusu ve kaymaktan oluşan SOKA, kırmızı pancar turşusu CVELKO, köz patlıcan, biber, domates ve baharatlardan oluşan AJVAR, Makedonya kaşar peyniri KASHKAVAL özellikle çok beğeniliyor. Özenli servisi ile Payidar Galata klasik Türk kahvaltısından farklı bir kahvaltı deneyimi yaşamak isteyen misafirlerini bekliyor. Payidar Galata İletişim Bilgileri, Kahvaltı detayları ve Güncel ücreti için tıklayın. İstanbul'da boğaz manzaralı kahvaltı dendiğinde akla hep Ortaköy'den Sarıyer'e doğru uzanan boğaz hattı geliyor ama Tarihi yarımadada, Süleymaniye Camii yakınlarında yer alan Mimar Sinan Teras Cafe hem eski İstanbul hem de boğaz manzarası ile yerli yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Mimar Sinan Teras Cafe'de panoramik manzara eşliğinde, haftanın her günü iki kişilik serpme kahvaltı sunuluyor. Kahvaltı sonrası dilerseniz boğaz manzarasına nazır dilerseniz de görkemli Süleymaniye Camii'ne nazır Türk kahvesi içmek ve İnstagram fotoları çekmek mekanın olmazsa olmazı. Mimar Sinan Teras Cafe kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Çatalca Gökçeali köyünde, dere kenarında konumlandırılmış Doğa Köyü meyve ağaçları, hayvanat bahçesi, yel değirmeni, gölet, şelale ve oyun parkıyla çocuklu aileler için keyifli bir hafta sonu geçirme imkanı sunuyor. Güzel havalarda flamingolar ve kuğular eşliğinde göletin kıyısında, kışın şömine başında kahvaltı keyfi yapabileceğiniz mekanda kahvaltı hafta içi serpme olarak, bayram günleri ve hafta sonu ise açık büfe olarak sunuluyor. Doğa Köyü kahvaltı detayları ve güncel fiyatları için tıklayın. Hem lezzetli hem de uygun fiyatlı kebaplarıyla gönüllerde taht kuran Ziya Şark Sonrası'nda hafta içi sadece serpme kahvaltı, hafta sonu ise hem serpme hem de açık büfe kahvaltı sunuluyor. Geniş ve yemyeşil bir bahçeye sahip mekanın hem açık hem de kapalı oyun alanının olması çocuklu aileler tarafından tercih edilmesini sağlıyor. Ziya Şark Sofrası Kahvaltı Detayları ve Güncel Fiyatı için tıklayın. Sultanahmet'te Aya Sofya Camii'ne çok yakın konumdaki Yerebatan caddesi üzerinde yer alan House Of Medusa restore edilmiş eski bir konakta ve bu konağın bahçesinde hizmet veriyor. Oldukça keyifli bir dekorasyona sahip mekan Osmanlı mutfağından lezzetler sunan mutfağıyla özellikle yabancı turistler tarafından çok tercih ediliyor. House of Medusa Tarihi Yarımada turu yaptığınız bir hafta sonu keyifli bir durak oluyor. House Of Medusa Kahvaltı Detayları ve Güncel Ücreti için tıklayın. Ortaköy kahvaltı mekanları arasında konum olarak en muhteşem yere sahip olan Beltaş Kafe Ortaköy Camii ile Boğaz Köprüsü arasında, denize sıfır konumda yer alıyor. Beyaz Peynir, Çeçil Peyniri, Domates, Salatalık, Zeytin, Bal, Reçel, Tereyağ, Acuka, Sütlü Çikolata, Salam, Kalem Böreği, Paçanga Böreği, Sucuklu Yumurta, Hellim Peyniri, Kaymak, 2 adet sıcak yada soğuk içecekten oluşan 2 kişilik serpme Beltaş kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle toplam 790 TL karşılığında sunuluyor. Serpme Kahvaltı her gün sabah saat 08:00 ile 12:00 arasında servis ediliyor. İstanbul'un en güzel korularından Emirgan Korusu özellikle lale zamanı tam bir görsel şölene ev sahipliği yapıyor. Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk adlı üç köşkü bünyesinde barındıran koruda boğaza hakim manzarası sebebiyle en çok Sarı Köşk ön plana çıkıyor. Sarı Köşk'te pandemi sebebiyle açık büfe kahvaltı kaldırıldı. Hem hafta içi hafta sonu 09:00 ile 13:00 arasında tek kişilik kahvaltı tabağı ya da iki kişilik MEGA KAHVALTI sunuluyor. Emirgan Korusu iletişim, ulaşım detayları ve kahvaltı ücretleri için tıklayın. İstanbul'un göbeğinde olmasına rağmen içine adım attığınız anda şehrin kalabalığından sizi bir anda uzaklaştırıp doğa ile buluşturan gizli saklı bir orman Yıldız Parkı. Yıldız Korusu'nun içerisinde Kır Kahvesi ve Malta Köşkü olmak üzere BELTUR tarafından işletilen ve kahvaltı servisi de veren iki mekan bulunuyor. Kır Kahvesi daha mütevazi, ağaçlar altındaki doğal ortamı ile ön plana çıkıyor. Malta Köşkü ise adına yaraşır bir ihtişama sahip, tepeden gördüğü boğaz manzarası ile ön plana çıkıyor. Malta Köşkü ve Kır Kahvesi iletişim bilgileri, ulaşım ve kahvaltı detayları için tıklayın. İstanbul Avrupa Yakası'nda oturanlar için hafta sonları doğaya kaçış rotalarından biri olan Çatalca'da bulunan Flamingoköy hem bir doğal yaşam parkı hem de kahvaltı mekanı olarak hizmet veriyor. Flamingoköy kahvaltısı hafta içi serpme olarak, hafta sonu ise açık büfe olarak sunuluyor. Siz dere kenarında Flamingo köy kahvaltısının keyfini sürerken flamingolar da yanı başınızda sizlere eşlik ediyor. Flamingoköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Yemyeşil bir orman ve çam ağaçları arasına saklanmış bir tesis olan Geyikli Turkcell Platinium Park bünyesinde çocuk oyun alanı, off road, okçuluk, at binme gibi her yaştan insanın eğlenebileceği aktivite alanları bulunduruyor. Mekanda kışın ateşin başında, yazın ağaçların altında kahvaltı keyfi yapabileceğiniz oldukça doğa ile uyumlu bir dekorasyona sahip Geyikli Cafe Restoran da yer alıyor. Kahvaltıdan sonra ormanda geyikler eşliğinde yürüyüş yapmak, sevimli atlar Gofret ve Tysonla yanyana nefis İnstagram pozları almak Platinium Park'ın olmazsa olmazı. Geyikli Turkcell Platinium Park Giriş ve Kahvaltı Detayları ve Güncel Ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/avrupa-yakasinda-28-tlye-bogaz-kiyisinda-kahvalti", "text": "Arnavutköy sahilinde, Boğaz'a sıfır konumda yer alan İstanbul Belediyesi'nin işlettiği Arnavutköy Sosyal Tesislerinde, ekmek ve çay da dahil olmak üzere Eylül 2022 itibariyle 28 TL karşılığında sunulan kahvaltı tabağıyla boğaz kıyısında kahvaltı keyfi yapmanız mümkün. 350 metrekarelik açık alana sahip bahçe kafeteryası ve 150 metrekarelik restoran bölümü ile aynı anda 255 kişiye hizmet verilebilen Arnavutköy Sosyal Tesisi Beşiktaş ilçesine bağlı Ortaköy ve Bebek arasında yer alan Arnavutköy semtinde, İstanbul Boğazı'na sıfır konumda yer alıyor. Arnavutköy Sosyal Tesislerine Boğaz kıyısı boyunca seyahat etmenize olanak sağlayan ve Beşiktaş'tan kalkan 22, 22RE, 25E, 40T, 42T no'lu IETT otobüsleri ile 10-15 dakikada ulaşılıyor. Farklı bir seyahat alternatifi olarak Eminönü ile Rumeli Kavağı arasında çalışan şehir hatları vapuru ile de Arnavutköy iskelesinde inerek rahatça ulaşılıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/avrupa-yakasinda-cocuklarla-gidilecek-yerler", "text": "Torium AVM bünyesinde yer alan Türkiye'nin ilk kapalı kar eğlence merkezi Snowpark, 4 mevsim kesintisiz kayak ve kızak keyfi sunuyor. Her ayrıntısı özenle tasarlanan eğlence parkında, gerçek kar kullanılıyor. En düşük kar kalınlığı 50 cm olan Snowpark'ta kar keyfi maksimumda yaşanırken, kış sporları için de ideal bir ortam sağlanıyor. Şimdiye dek yaşadıklarınızdan çok daha büyük, çok daha iyi ve çok daha büyüleyici bir serüvene hazır mısınız? Bir dizi yeni ve keşfedilmemiş illüzyon ile sayesinde son derece büyüleyici görsel, duyusal ve eğitsel bir deneyim yaşatmak için İstanbul İllüzyonlar Müzesi sizleri ve çocuklarınızı bekliyor. İstanbul Avrupa Yakası'nda çocuklarla ailece gezilecek yerler listemizin üçüncüsü Haliç'teki Rahmi Koç Müzesi. 1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde çocuklarınız ile birlikte nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, klasik arabaları inceleyebilir, Renkli Matematik Dünyası bölümündeki interaktif deney setleri ile eğlenebilirsiniz. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Yerli Disneyland olarak da bilinen Türkiye'nin ilk tema park konseptine sahip VIALAND, aslında sadece bir eğlence parkı değil, içerisinde alışveriş merkezi, restoranlar, sinema ve bowling salonu da bulunan çok büyük bir yaşam ve eğlence kompleksi. Vialand içerisinde her yaş grubuna özel yirmiden fazla eğlence ünitesi mevcut. Bunlardan en iddialısı 110 km hızla raylarda ilerleyen roller coaster Nefeskesen. Çocuklar için ise Sünger Bob, Minik Kaşifler, Küçük Madenciler, Saray Salıncağı, Dora ve Diego'nun Maceraları, Çılgın Nehir ve Viking üniteleri en çok tercih edilen eğlence noktaları. Çocuğunuz eğlenirken öğrensin felsefesi ile 2015 yılında 3000 m 'lik bir alanda hizmet vermeye başlayan LEGOLAND Discovery Centre İstanbul çocuklarıyla birlikte eğlenceli bir gün geçirmek isteyen ebeveynlerin favori mekanları arasında yer alıyor. 2 milyon LEGO parçası ile hayallere sınır koymayan LEGOLAND Discovery Centre, yaratıcılığı ortaya çıkaran keyifli aktivite alanlarına sahip. Legoland İstanbul Nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? vb. bilgiler için tıklayın. Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda bulunan Atatürk Arboretumu aslında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin, araştırma kurumlarının ve yerli, yabancı bilim adamlarının yapacakları incelemelere, bilimsel araştırmalara hizmet veriyor. Bunun yanı sıra doğaseverlerin de ziyaretine açık olan Arboretum, hafta sonları doğanın kollarına bırakmak isteyen İstanbullular için göl kenarında, çocuklarınızla yeşilin bin bir tonunu bir arada görebileceğiniz, muhteşem instagram fotoları çekebileceğiniz, cennetten köşeler sunuyor. Atatürk Arboretumu nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? vb. detaylar için tıklayın. Dolmabahçe Sarayı Beşiktaş ile Kabataş arasında, Boğaz kıyısında, 250 bin metrekarelik bir alanda yer alan Dolmabahçe Sarayı İstanbul'da ailece gidilecek yerler arasında yer alıyor. Osmanlı döneminde yaptırılmış olan sarayın en önemli özelliği Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanması ve Ulu Önder Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmesi. Bu anlamda Dolmabahçe Sarayı hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki saray yaşamını gözler önüne sermesi, hem de Atatürk'ün son zamanlarını geçirdiği evi olması nedeniyle İlk ve orta öğretim çağındaki çocukların oldukça ilgisini çekiyor. Dolmabahçe Sarayı giriş ücreti, ziyaret saatleri vb. bilgiler için tıklayınız. Pelit Çikolataları Üretim Tesisleri bünyesinde yer alan Pelit Çikolata Müzesi dünya sanatının baş yapıtlarını, masal kahramanlarını, ünlü efsanelerin heykellerini tamamını çikolatadan hazırlayıp çikolata ve sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Çikolata şelalelerinin arasında dolaşmak, çikolata kokusunu solumak hem büyükler hem çocuklar için çok keyifli oluyor. Pelit Çikolata Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti nedir? vb. detaylar için tıklayın. Türkiye'nin ilk ve Avrupa'nın en büyük kapalı temalı parkı Moipark dev salıncaklar, yüksek hızda seyreden mekikler, adrenalin dolu oyunlar, eğlence tünelleri, canlı sahne şovları, Türkiye'nin ilk ve tek korku konseptli oteli, hediye kazandıran ünitelerden oluşuyor. Avrupa'nın en büyük kapalı eğlence kolonisi MOİPARK 12.000 m2'lik, 2 katlı alanda yer alıyor. Alt katta 10 yaşın üzeri, üst katta ise 4-10 yaş arası çocuklar için eğlence dolu onlarca oyun, ünite ve salıncak yer alıyor. Moipark'ta neler var? Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş ücreti nedir? vb detaylar için tıklayın. Madame Tussauds'nun İstiklal Caddesi'ndeki merkezini ziyaret sırasında çocuklar Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan gibi tarihi figürler hakkında bilgi alırken Mozart'ın piyanosunda kendi müziklerini çalıp, Yaşar Kemal'in koltuğunda yazar ile karşı karşıya geliyorlar. Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shek'ten Hollywood yıldızlarına pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulan çocuklar yıldızlara dokunmanın heyecanını yaşıyorlar. Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi Nerede?, Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir?vb. detaylar için tıklayın. İstanbul Avrupa yakası Bahçeşehir'de kapılarını açan Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi, içerisinde bulunan farklı konsept ve hizmetleri ile çocuk, genç ve yetişkinlere özel hizmetleri ile aile olarak da vakit geçirebileceğiniz keyifli bir mekan. Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi'nde Soft play, trambolin basket alanı, Atölye çalışmaları, Karaoke odaları, Kuaför atölye alanı, DVD Play station odası, Doğum günü partileri, Özel gün etkinlikleri, Kafe ve Kaçış odaları bulunuyor. Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi hakkında Detay Bilgiler için tıklayın. Türkiye'nin denizcilik alanında en büyük müzesi olan İstanbul Deniz Müzesi Çocuklarla hafta sonu keyifle ziyaret edebileceğiniz müzelerden biri. içerdiği koleksiyon çeşitliliği açısından dünyanın sayılı müzelerinden olan Deniz Müzesi Türkiye'de kurulan ilk askeri müze olarak da biliniyor. Toplam 3 kata yayılmış müzede saltanat kayıkları, bahriyeli kıyafetleri, el yazmaları, gemi modelleri, sancaklar, haritalar, tablolar, tuğralar ve armalar, kadırgalar, seyir aletleri, gemi baş figürleri ile silahlar sergileniyor. Girişte ayrıca çocuklar için eğitici oyun alanı ve hediyelik eşya bölümü de yer alıyor. İstanbul Deniz Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi zengin koleksiyonu, kabul ettiği kapsamlı uluslararası geçici sergileri, konservasyon birimleri, çocuklar ve yetişkinler için farklı eğitim programları, yapılan çeşitli konser, konferans ve seminerleriyle çok yönlü bir müzecilik ortamı sunuyor. Sakıp Sabancı Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? vb. detaylar için tıklayın. Yerebatan Sarnıcı ulaşım ve giriş ücretidetayları için tıklayın. Anadolu Yakasındaki Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı'nın Avrupa yakasındaki bir benzeri olan Bakırköy Botanik Parkı'nda farklı bitki gruplarından oluşan 11 adet tematik bahçe, yüzlerce çeşit ağaç, çocuk oyun alanları, heykeller, doğal gölet, süs havuzları, göçmen kuşlar için yapılmış bekleme alanları, piknik alanları ve sosyal tesisler bulunuyor. Bakırköy Botanik Parkı Türkiye'nin en yüksek oyun kulelerine de ev sahipliği yapıyor. Su parkı ve oyun ekipmanları, tematik bahçeler, şifalı bitkiler, mutfak ve bahçe bitkilerinin gruplanmış olduğu kısımlar çocuklar ve büyükler için hem eğlenmeyi hem de bilgi edinmeyi amaçlıyor. Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde bulunan,, Türkiye'nin ilk panoramik müzesi Panorama 1453 Tarih Müzesi'nde top sesleri, mehter müziği ve Osmanlı atlarının kişnemelerinin efekt olarak kullanıldığı muhteşem görseller sunan bir fetih şöleni sizleri bekliyor. Panorama 1453 Tarih Müzesi'nde büyük bir odanın içinde, kilometrelerce uzaklıktaki İstanbul surlarında İstanbul'un fethini izlenebiliyor. Müze sergilenen masal tadındaki görsel şölen sebebiyle yetişkinler kadar çocuklar için de oldukça ilgi çekici. Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde yer aldığı için müze gezisi sonunda parktaki oyun alanlarında çocuklara keyifli vakit geçirmek de mümkün. Panorama 1453 Tarih Müzesi nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? öğrenmek için tıklayın. Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi Roma imparatorluğu, Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu, Kurtuluş Savaşı,1. ve 2. Dünya Savaşı, Körfez Savaşı gibi, dünya tarihine etki eden medeniyet ve olaylara ait askeri ve tarihi eserlerin Dünya'da ilk ve tek sergileme tekniği ile hem çocuklar hem büyüklerle buluştuğu çok özel bir müze. Hisar Canlı Tarih Müzesi'nde neler var? Nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir?tıklayın. İstanbul'un tarihi sembolü sayılan, Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilmiş ve Cumhuriyet döneminde müze haline getirilerek kapıları halka açılmış olan Topkapı Sarayı'nı İstanbul'da çocuklarla gezilecek yerler listesine almamak olmaz. 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun 400 yıllık bölümü Topkapı Sarayı'ndan yönetilmiş olduğu için Saray tarihi anlamda büyük önem taşıyor. Topkapı Sarayı Müzesi'nde çocuklar için atölyeler de düzenleniyor. Topkapı Sarayı Müzesi hakkında detaylar ve giriş ücreti için tıklayın. Türkiye'de spor tarihi ve kültürü adına ilk spor müzesi özelliğini taşıyan Beşiktaş JK Müzesi, yenilenerek, Şubat 2017'de ziyarete açıldı. Ülkemizin spor tarihine tanıklık eden Beşiktaş JK, 115 yıllık tarihini günümüz spor kültürüne kaynaklık etmek üzere hazırladığı çağdaş sergileri ile müze koleksiyonunu bilgi nesnesine dönüştürürken, ziyaretçi deneyimini esas alan uygulamaları ile konuklarını dijital dünyada keyifli bir yolculuğa çıkarmayı hedefliyor. Beşiktaş JK Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir vb. detaylar için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/avrupa-yakasinda-dogada-gezilecek-ormanlik-yerler", "text": "İstanbul'da şehrin kaosundan doğaya kaçış noktalarından biri olan Göktürk Göleti Tabiat Parkı, Eyüp ilçesi'nde yer alıyor ve ismini tabiat parkının içerisinde yer alan Göktürk Göleti'nden alıyor. Meşe ve gürgen ağaçlarından oluşan ormanlık alanla çevrelenmiş gölet doğada huzur bulmayı sevenler için piknik, yürüyüş ve bisikletle gezi imkanı sunuyor. Göktürk Göleti Tabiat Parkı Nerede? Nasıl Gidilir ? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda 296 hektarlık bir orman parçası üzerinde kurulmuş olan Atatürk Arboretumu aslında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin, araştırma kurumlarının yapacakları bilimsel araştırmalara hizmet veriyor. Bunun yanı sıra doğaseverlerin de ziyaretine açık olan Arboretum, hafta sonları doğanın kollarına bırakmak isteyen İstanbullular için göl kenarında, yeşilin binbir tonunu bir arada görebileceğiniz, muhteşem instagram fotoları çekebileceğiniz, cennetten köşeler sunuyor. Atatürk Arboretumu nerede? Nasıl Gidilir? Giriş ücreti nedir? vb detaylar için tıklayın. Her yıl nisan ayında düzenlenen Lale festivalinin en muhteşem halini gözlemleyebileceğiniz Emirgan Korusu hafta sonu İstanbul'un kargaşasından kaçıp kendini doğanın kollarını bırakmak isteyen İstanbulluların tercih ettiği yeşillik ve ormanlık yerlerin başında geliyor. Emirgan Korusu ve Parkı'nda hem rengarenk çiçeklerle, özel motifeler işlenmiş ağaçlarla ve Boğaz manzarasıyla harika fotoğraflar çektirebilir, hem piknik yapabilir, hem de 3 adet köşkten birinde kahvaltı keyfi ya da diğer öğünlerde yeme içme keyfi yapabilirsiniz. Emirgan Korusu'na nasıl gidilir? Kahvaltı ücretleri nedir? vb. detaylar için tıklayın. Beşiktaş ile Ortaköy arasında yer alan, İstanbul merkezindeki en büyük koru olan Yıldız Parkı ziyaretçilerine şehir merkezinde, muhteşem bir doğa ve renk cümbüşü sunuyor. Çadır Köşkü, Malta Köşkü ve Kır Kahvesi'nde yeme içme molası verebileceğiniz gibi, Yıldız Parkı boyunca sıralanmış piknik masalarında ya da ağaçlar altındaki çim alanda piknik imkanı da bulunuyor. Yıldız Parkı'na hem Beşiktaş Ortaköy yolu üzerindeki Çırağan Sarayı'nın karşısından, hem de Balmumcu'dan Ortaköy'e doğru uzanan Palanga Caddesi üzerinden giriş yapılabilir. Yıldız Parkı'na yaya girişi ücretsiz, araç girişi için ücret alınıyor. Yıldız Parkı'na ulaşım, giriş ve kahvaltı fiyatları için tıklayın. Belgrad Ormanı'ndaki 9 tabiat parkından biri olan Ayvat Bendi Tabiat Parkı İstanbul Eyüp İlçesi sınırlarındaki Kemerburgaz'da yer alıyor. Adını Ayvat Deresi üzerinde kurulmuş olan tarihi bentten almış olan park, özellikle bu bent etrafında muhteşem görseller, instagramlık fotolar sunuyor. Ayvat Bendi Tabit Parkı hakkında bilgiler ve giriş ücreti için tıklayın. Bağcılar Belediyesi bünyesinde hizmet veren Kirazlıbent Tabiat Parkı ve Mesire Alanı Sarıyer İlçesi Belgrad ormanları içerisinde yer alıyor. Belgrad Ormanlarındaki 9 tabiat parkından biri olan Kirazlıbent ismini Osmanlı döneminde Kirazlıdere üzerine inşa edilmiş olan bentten alıyor. Kirazlıbent Tabiat Parkı'ndaki devasa ağaçlar altındaki ince patika yollarda doğa yürüyüşü yapmak, tahta piknik masalarında ailece ya da eş dost bir arada piknik yapmak oldukça keyifli oluyor. Kirazlıbent'te kamp yapma imkanı da bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/avrupa-yakasinda-yapilacak-seyler", "text": "İstanbul dediğinizde ilk akla gelen manzara, Ortaköy Camisi'ni ve Boğaz Köprüsü'nü de içine alan aşağıdaki fotoğraftaki manzara. Ortaköy girişinde sıra sıra dizilmiş kumpircilerden sevdiğiniz malzemelerle hazırlanmış kumpirinizi alıp bu manzaraya nazır banklarda oturmak ve kumpirinizi kaşıklamak İstanbul'da yapılacak aktivitelerin olmazsa olmazlarından biri. Bu bölgedeki kafelerde tavla oynarken çayınızı yudumlamak, ya da yemci amcadan 1 TL'ye yem alıp meydandaki güvercinleri beslemek de oldukça keyifli. İstanbul'da mutlaka görülmesi gereken iki yer söyleyin deseniz birinci olarak Ortaköy ikinci olarak İstiklal Caddesi derim. Ortaköy'de kumpir yiyip çay içtiğimize göre o zaman şehrin en önemli simgelerinden İstiklal Caddesi'ne geçelim. Taksim'e geldiğinizde Taksim Meydanı'ndan İstiklal Caddesi boyunca Galatasaray Lisesi'ne doğru yürüyüş yapabilir, sağlı sollu konumlanırılmış kafeleri butikleri görebilirsiniz. Beyoğlu Çikolatacısı'ndan bütün fındıklı Beyoğlu çikolatası almayı ihmal etmeyin derim. Galatasaray Lisesi'nin karşısındaki Balık Pazarı'nı gezebilir, Balık Pazarı'nın girişindeki İstanbul'un en ünlü kokoreççilerinden Mercan'da ayaküstü ekmek arası kokoreç yada midye tava atıştırabilirsiniz. Hemen devamındaki Nevizade Sokak'ta ya da Çiçek Pasajı'nda yemek yiyip bir şeyler içmek de oldukça keyifli. Taksim'e kadar gelmişken Avrupa Yakası'nda Yapılacak Şeyler listemizin ikincisi, ünlü balmumu heykel müzesiMadame Tussauds'yu ziyaret etmeli. İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Madame Tussauds'da Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shek'ten Hollywood yıldızlarına yerli yabancı pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulup instagramlık muhteşem fotolar çektirebilirsiniz. İstanbul'a ister dışardan turist olarak geldiğinizde, isterseniz de kendi şehrinizde turist olmak istediğinizde yapılacak en güzel aktivitelerden biri Galata Kulesi ve çevresinin keşfi. Son dönemde oldukça güzelleşmiş ve turistlerin odak noktası haline gelmiş olan bu bölgedeki gelişime ve değişime şaşırabilirsiniz. Buraya kadar gelmişken İstanbul'un önemli sembollerinden Galata Kulesi'ne çıkmamak olmaz. Dünyanın en eski kulelerinden olan Galata Kulesi'ne çıkıp Haliç'i ve İstanbul Boğazı'nı panoramik olarak seyredebilirsiniz. Galata Kulesi güncel giriş ücreti 100 TL. Müzekart geçerli değil. Bir dönem İstanbul'un en önemli ticari merkezi konumunda bulunan Eminönü belirli bir kitle tarafından hala elektronik eşya, saat, ev eşyası ve giysi alışverişi için sıkça ziyaret edilmekte. Eminönü'ye geldiğinizde cıvıl cıvıl Mısır Çarşısı'ndaki envai çeşit baharat satan baharatçılardan, kuruyemişçilerden alışverişinizi yaptıktan sonra sahildeki süslü püslü teknelerden balık ekmek alabilirsiniz. Karşınızda kalan Galata Kulesi'ne nazır balık ekmeğinizi yedikten sonra Galata Köprüsü'nden geçerken ister balık tutanları izleyebilir ister köprü altındaki kafelerde bir şeyler içebilirsiniz. Boğaz hattında çalışan vapurlardan birine binmek İstanbul'da yapılacak en güzel, en ucuz ve en keyifli aktivitelerden biri. Eğer Anadolu yakasında iseniz Kadıköy-Beşiktaş vapuruna binip Beşiktaş'a varıncaya kadar, İstanbul'da görülmesi gereken yerlerden Haydarpaşa Garı'nı, Dolmabahçe ve Topkapı Sarayları'nı, Galata Kulesi'ni ve kıyılardaki önemli sarayları İstanbul Boğazı'nın ortasından izleyebilirsiniz. Eğer Avrupa yakasında iseniz bu kez Beşiktaş'tan binerek aynı hattın keyfini sürebilirsiniz. Vapura binmeden simit alıp martılara atmayı unutmayın. İstanbul Boğazı kenarındaki en keyifli yürüyüş rotasına sahip Kuruçeşme-Arnavutköy-Bebek-Rumeli Hisarı hattını yaklaşık 1 saatte yürüyebilir, İstanbul Boğazı'nın keyfini maksimum şekilde çıkarabilirsiniz. Yürüyüş boyunca yine Boğaz'a sıfır olarak konumlandırılmış İstanbul'un en güzel parklarından Kuruçeşme Parkı ve Bebek Parkı'nda mola verebilirsiniz. Bebek Parkı molası öncesi minicik bir dükkanda hizmet veren Bebek'in meşhur mini dondurmacısından dondurma almayı unutmayın. Yine Bebek merkezde ünlü görme garantili Bebek Kahve'de bir çay, kahve içmek de diğer bir alternatif. Özellikle Lale zamanı olan Nisan ve Mayıs döneminde Emirgan Korusu'nu gezmek İstanbul'da yapılacak görsel anlamda en büyüleyici aktivitelerden biri. Emirgan korusu hafta sonu İstanbul'un kargaşasından kaçıp kendini doğanın kollarını bırakmak isteyen İstanbulluların tercih ettiği yeşillik ve ormanlık yerlerin başında geliyor. Emirgan Korusu ve Parkı'nda hem rengarenk çiçeklerle, mevsiminde lalelerle, özel motifler işlenmiş ağaçlarla ve Boğaz manzarasıyla harika fotoğraflar çektirebilir, hem piknik yapabilir, hem de 3 adet köşkten birinde kahvaltı keyfi ya da diğer öğünlerde yeme içme keyfi yapabilirsiniz. Eminönü'nden Haliç'e doğru uzandığınızda İstanbul'un en güzel müzelerinden Rahmi Koç Müzesi ile buluşabilirsiniz. 1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, tarihi tramvay ve trenlere binebilir, klasik arabaları inceleyebilirsiniz. Haliç'e kadar gelmişten eski İstanbul ruhunu yaşatan semtlerden Eyüp'ü ve Osmanlı'nın İstanbul'a bıraktığı en büyük miraslardan biri olan Eyüp Sultan Camii'ni ziyaret edebilirsiniz. Tarihi Eyüp Sultan Güveççisi'nde bir çeşit kıymalı pide olan Eyüp güveçlerini yiyip buradan Pierre Loti Tepesi'ne çıkabilirsiniz. Tarihi Pierre Loti Kahvesi'nde Haliç manzarasına karşı salebinizi ya da Türk kahvenizi yudumlamak da İstanbul'da yapılacak en güzel aktivitelerden biri. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği Minyatür Eserler Parkı Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Yerebatan Sarnıcı ziyareti sonrası altı minareli, ünlü Sultanahmet Camii'ni dıştan ve de içten incelemek büyüleyici. Karınlar açıktıysa Tarihi Sultanahmet Köftecisi, orijinal haliyle sizi bekliyor. Buranın köftesini ve piyazını yemeden Sultanahmet'ten ayrılmak, geziyi eksik tamamlamak olur. Yalnız Sultanahmet'te yanyana dizili birbirine benzer, Tarihi Sultanahmet Köftecisi ibareli pek çok köfteci var. Orijinalinde yemek istiyorsanız Tarihi Sultanahmet Köftecisi Selim Usta'da yemelisiniz. Havada asılı gibi duran baş döndürücü kubbesi, oyma mermer sütunları ve eşsiz mozaikleriyle sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biri olan Ayasofya Müzesi gezisi İstanbul'da yapılacak en güzel aktivitelerin başlarında bulunuyor. En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya, dünyanın 8. harikası olarak gösteriliyor. Yerli Disneyland olarak da bilinen Türkiye'nin ilk tema park konseptine sahip VIALAND, aslında sadece bir eğlence parkı değil, içerisinde alışveriş merkezi, restoranlar, sinema ve bowling salonu da bulunan çok büyük bir yaşam ve eğlence kompleksi. Vialand içerisinde her yaş grubuna özel yirmiden fazla eğlence ünitesi mevcut. Bunlardan en iddialısı 110 km hızla raylarda ilerleyen roller coaster Nefeskesen. Çocuklar için ise Sünger Bob, Minik Kaşifler, Küçük Madenciler, Saray Salıncağı, Dora ve Diego'nun Maceraları, Çılgın Nehir ve Viking üniteleri en çok tercih edilen eğlence noktaları."} {"url": "https://gezentianne.com/ayasofya-muzesi-nerede-nasil-gidilir-giris-bilet-ucreti-nedir", "text": "Havada asılı gibi duran baş döndürücü kubbesi, oyma mermer sütunları ve eşsiz mozaikleriyle sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen yapılarından biri olan Ayasofya Müzesi İstanbul'da gezilecek tarihi ve turistik yerlerin başlarında bulunuyor. En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan ve Ayasofya, dünyanın 8. harikası olarak gösteriliyor. Ayasofya İstanbul'da yapılmış en büyük Bizans kilisesi olup, aynı yerde üç kez inşaa edilmiş. İstanbul'un Fatih Sultan Mehmet tarafından 1453 yılında fethi ile birlikte yapı, cami olarak yeniden düzenlenmiş ve varlığına Osmanlı mimari unsurları ile yapılan eklerle kutsal bir mekan ve ibadet yeri olarak devam etmiş. Ayasofya iki büyük semavi dine ev sahipliği yaptıktan sonra Cumhuriyet döneminde müze olarak hizmet vermeye başlamış. Gelelim Ayasofya Müzesi'nde neler görülebilir? Ayasofya nerede? Nasıl gidilir? vb. detaylara. Ayasofya'da, VI. yüzyılda yapılan orijinal tavan mozaiklerinin bitkisel ve geometrik motifleri ve VIII. yüzyıldaki tasvir yasağının bitiminden sonra eklenen tasvirli mozaikler dikkat çekiyor. Ayrıca içeride, Osmanlı döneminde eklenen minber, mihrap, vaaz kürsüleri, ahşap korkuluklar, kütüphaneyi görebilirsiniz. Binanın dışında bulunan padişah türbelerini de ziyaret etmek mümkün. Ayasofya Müzesi artık cami statütüsünde olduğu için hem yerli hem yabancı turistler tarafından ücretsiz olarak gezilebilir. Ayasofya Müzesi eski İstanbul'un kalbi olan Sultanahmet bölgesinde yer alıyor. Ayasofya Müzesi'ne gitmek için en mantıklı yol Kabataş-Bağcılar tramvay hattını kullanarak Sultanahmet durağına kadar geldiğinizde inmektir. Sultanahmet durağına yürüyerek 3 dakika yürüyüş mesafesindedir. Anadolu yakasından gelenler Kadıköy'den vapur ile Kabataş, Karaköy ya da Eminönü'ne geçerek Kabataş Zeytinburnu tramvayına binebilir. Yenikapı tarafından ya da Anadolu yakasından gelenler için Marmaray hattını kullanmak da diğer bir yöntemdir. Marmaray Sirkeci durağında Cağaloğlu Vilayet çıkışını takip ederek İstanbul Valiliği önüne gelmelisiniz. Buradan Ayasofya Müzesi 7 dakika yürüyüş mesafesindedir. Ayasofya Müzesi, haftasının tüm günlerinde kış tarifesine göre, müzeye son giriş 16:00 olmak üzere 09:00-17:00 saatleri arasında; yaz tarifesine göre ise, müzeye son giriş 18:00 olmak üzere 09:00-19:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Ayasofya Müzesi'ni giriş ücreti ödemeden evinizin konforunda da gezmeniz mümkün. Müzeyi 3 boyutlu olarak gezebilmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ayvalikta-bir-sanat-koyu-kucukkoy", "text": "Ayvalık Sarımsaklı Plajı'nın hemen yakınındaki Küçükköy'de sanat adına güzel şeyler oluyor. Küçükköy'ün içerisinde Rum mimarisinin hakim olduğu çok sayıda ev bulunuyor. Köydeki binalar mimari özelliklerini de koruyarak yeniliyor, sanatçılar atölye ve galerilerini kuruyor. Ressam Suna Tüfekçibaşı da atölye sahiplerinden biri. İstanbul'un karmaşasından kaçanlar grubuna katılıp Küçükköy'e taşınmış, burada yaşamaya başlamış, İstanbul'un kaosunu artık Küçükköy'de sergilediği tablolarda anlatıyor. Köy içerisinde 19. yüzyıldan kalma 3 kilise ve 3 manastır var. Bunlardan biri de Ayiu Athanasiu Kilisesi. Günümüzde cami olarak kullanılan yapının bahçesinde Göç Müzesi bulunuyor ve bu müzede tamamı göçmen olan köy halkından toplanan eşyalar sergileniyor. Fatih Sultan Mehmet'in Midilli Adası'nı işgalinden sonra ada yeniden korsanların eline geçmesin diye yeniçerilerini yerleştirdiği Küçükköy'ün adı yeniçeri anlamına gelen YENİÇARAHORİ oluyor. Rumlarında bir dönem yaşadığı köye Karadağ'dan Boşnaklar, Midilli ve Serez göçmenleri yerleştiriliyor. Yani günümüzde Küçükköy'de Boşnak dediğimiz Yugoslavya'dan gelen Türkler ve Midilli göçmenleri oturuyor. Bunun yanı sıra Küçükköy Smart Village olma yolunda ilerliyor. Yenilenebilir enerji kullanılan, insanların iyi eğitim alma ve sağlık hakkının olduğu, iyi beslenebildiği, temiz suya erişiminin olduğu bir köy yaratılmak isteniyor. Aynı zamanda teknoloji anlamında da akıllı bir köy olabilmek için fiber internet altyapısını sağlamak için de çalışılıyor. 3 senedir süregelen projenin daha sonra başka köyler için de uygulanabilecek örnek bir proje olması isteniyor. Boşnaklar damak zevki olan insanlar. Bir Boşnak Köyü olan Küçükköy'e gelip de Boşnak böreği yememek olmaz. Boşnakçada damat anlamına gelen Zet Kafe'de odun fırınında pişirilmiş, süt kokulu boşnak böreği köydeki en iyilerden biri, mutlaka denenmeli. Konaklama seçeneği olarak Yeniçarohori Butik Otel oldukça keyifli. Aslında köye misafirhane kavramı yerleştirilmek isteniyor, AirBNB'den esinlenerek KöyBNB adı verdikleri sisteme geçiş yapmak planlanıyor. Bu sistemde köylülerin bir odalarını kiraya verip misafirlere gerçek bir köy evinde, o köyün insanları ile yaşama olanağı sağlanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ayvat-bendi-tabiat-parki-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Belgrad Ormanı'ndaki 9 tabiat parkından biri olan Ayvat Bendi Tabiat Parkı İstanbul Eyüp İlçesi sınırlarındaki Kemerburgaz'da yer alıyor. Adını Ayvat Deresi üzerinde kurulmuş olan tarihi bentten almış olan park, özellikle bu bent etrafında muhteşem görseller, instagramlık fotolar sunuyor. Meşe ve gürgen ağaçlarının hakim olduğu tabiat parkında yaban domuzu, altın çakal, geyik, karaca, tilki, kurt, sansar, şahin, atmaca, saksağan, karga, ağaçkakan, serçe, ispinoz, saka, yabani tavşan ve sincap türlerine ratlamak mümkün. Parktaki yürüyüş parkurlarında yürüyüş ve koşu yapmak ya da bisiklet sürmek oldukça keyifli. Piknik için de masaların bulunduğu parkta Belgrad ormanı içerisindeki tüm parklarda olduğu gibi ateş yakmak, mangal yapmak yasak. Park bünyesinde ayrıca Eyüp Belediyesi'nin işlettiği, kafe restoran hizmeti veren Kurt Kemeri Sosyal Tesisleri de yer alıyor. Ayvat Bendi Tabiat Parkı İstanbul Eyüp İlçesi sınırlarındaki Kemerburgaz'da, Forest Kemerburgaz Macera Parkı'nın hemen yanında yer alıyor. Mecidiyeköy'den özel aracınızla yaklaşık yarım saatte ulaşabileceğiniz parka toplu taşıma ile gitmek isterseniz Mecidiyeköy'den önce 48 sonra 48C no'lu İETT otobüslerini kullanmanız gerekiyor. Diğer bir yöntem de Yenikapı Hacıosman metro hattında İTÜ Ayazağa durağında inip 48 L ve 48 C no'lu İETT otobüslerini kullanmanız. Ayvat Bendi Tabiat Parkı'na giriş için kişi başı yaya veya bisikletli olarak 21 TL, Motorsiklet için 45 TL, Otomobil için 65 TL ödemeniz gerekiyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. 22 Temmuz günü öncelikli olarak yürüyüş yolunu kullanmak amacıyla gittim. İki gün önce Neşet Suyu koşu yolunu kullanmıştım. Farklı olsun diye Ayvat'a gittim. Ormanın her alanında piknik yapıp ateş yakabiliyorsunuz. Arabanla ormanın içine gidebildiğin yere kadar gidebiliyorsun. Çok kontrolsüz. Lavabolar çok pis, Yürüyüş yolu ve ormanın her alanına araçlarla girilebildiği için toz içerisinde kalıyorsunuz. Yol dediğim de çakıl taşlı bir yol. 8 km'sini yürüdüm. Manzara güzel ama ormanda ateş yakılmamış yer kalmamış. Bu arada yürüyüş sırasında ceylan yavrusu da gördüm. Yolun inişli çıkışlı olması güzel.1,5 saatlik yürüyüşte yürüyüş yapan başka insanoğlu görmedim. Burası daha çok mangal yapmak için kullanılıyor. Çünkü ormanın her yerine, yere ateş yakabiliyorsun. Neşet Suyu ile karşılaştırdığımda tabii ki Neşet Suyu harika bir yer. Sürekli dolaşan bir güvenlik. Ateş yakılacak yerler belirli. Ormanın her yerine dalıp ataş yakamıyorsun. Ayvat gibi harika bir yer atıl bir şekilde kullanılıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/bagcilarda-nerede-piknik-yapilir-kirazlibent-tabiat-parki-ve-mesire-alani", "text": "Bağcılar Belediyesi bünyesinde hizmet veren Kirazlıbent Tabiat Parkı ve Mesire Alanı Sarıyer İlçesi Belgrad ormanları içerisinde yer alıyor. Belgrad Ormanlarındaki 9 tabiat parkından biri olan Kirazlıbent ismini Osmanlı döneminde Kirazlıdere üzerine inşa edilmiş olan bentten alıyor. Kirazlıbent Tabiat Parkı'ndaki devasa ağaçlar altındaki ince patika yollarda doğa yürüyüşü yapmak, tahta piknik masalarında ailece ya da eş dost bir arada piknik yapmak oldukça keyifli oluyor. Kirazlıbent'te kamp yapma imkanı da bulunuyor. Kirazlıbent Tabiat Parkı'na toplu taşıma ile gidebilmek için Yenikapı- Hacıosman metrosunu kullanarak Hacıosman durağında inmeniz gerekiyor. Buradan 48D no'lu belediye otobüsü ile tabiat parkına ulaşılıyor. Kirazlıbent Tabiat Parkı giriş ücretleri; Doğa Koruma Ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından belirleniyor. Giriş ücretleri Tabiat Parkı giriş kapısında nakit olarak ödeniyor. Kişi başı giriş ücreti: 8 TL. Motosiklet ile giriş ücreti: 16 TL."} {"url": "https://gezentianne.com/bagdat-caddesinde-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "3. dalga kahvecilerin Bağdat Caddesi'ndeki ilk başarılı temsilcilerinden biri olan Voi Cadde'de sıra dışı kahvaltı seçenekleri bulunuyor. Çıkış mottosu sağlıklı organik yiyecek ve içecek algısını insanlara benimsetmek ve fit olan ürünlerinde tadının güzel olabileceğini göstermek olan Voi Cadde, bu anlamda Bağdat Caddesi Kahvaltı Mekanları arasında bir adım öne çıkıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/bagdat-caddesinde-kahvalti-nerede-yapilir-cafe-cadde", "text": "25 yıllık geçmişi ile Bağdat Caddesi'nin en köklü kafesi olan Cafe Cadde, keyifli ambiyansı, leziz yemekleri ve hizmet kalitesi ile yediden yetmişe bütün misafirlerini mutlu ediyor. Sağlıklı beslenme ve gurme lezzet arayışında olanlar, şık ve konforlu ortamı tercih edenler, keyifli vakit geçirmek isteyenler için Cafe Cadde geçmişte olduğu gibi bugün de oldukça keyifli bir alternatif oluşturuyor. Cafe Cadde geçmişte şahitlik ettiği aşkların, evlilliklerin çocuklarını da şu an ağırlıyor. Yani ikinci bir nesil de Cafe Cadde'de büyüyor. Cafe Cadde'nin kahvaltı menüsü de güne güzel bir başlangıç yapmak isteyenler için hem çeşitlilik hem de lezzet anlamında Bağdat Caddesi'nde çok başarılı bir seçenek oluşturuyor. Cafe Cadde'de hafta içi ve hafta sonu alakart menüden Temmuz 2023 itibariyle paylaşımlı iki kişilik serpme kahvaltı (635 TL) ya da taze avokadolu yumurta, somonlu, ıspanaklı ya da hindi fümeli eggs benedict, menemen veya bal, çikolata sos ve taze mevsim meyveli pancake gibi opsiyonlar arasından seçim yapabiliyorsunuz. İki kişilik serpme kahvaltı ücretine kahvaltı saatleri içerisinde sınırsız çay da dahil. Paylaşımlı kahvaltı 2 kişilik olarak görünse de 3 kişiyi rahat doyuruyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/bagdat-caddesinde-yeni-nesil-kahvalti-nove", "text": "Bağdat Caddesi'nin popüler kafelerinden biri olan NOVE yeni nesil kahvaltı konsepti ile de oldukça dikkat çekiyor. Nove'nin Biri Saşkınbakkal'da diğeri de Suadiye'de olmak üzere Nove Cadde ve Nove Bahçe olarak iki şubesi bulunuyor. İyi kahve, iyi tatlı ve iyi kahvaltı konusunda Bağdat Caddesi'nde akla ilk gelen mekanlardan biri olan Nove'nin tüm gün süren kahvaltı konsepti özellikle seviliyor. Nove'nin ferah ve keyifli bir atmosferi ve çok seçenekli bir menüsü var. Mevsimsel ve yerel ürün kullanımına önem veren Nove'de Ekşi maya ekmek, English muffin, biscuit ekmeği, brioche ekmeği, orman meyvesi marmelatı, tuzlu karamel ve granola gibi birçok ürün el yapımı. Omlet çeşitlerinden pancake'e, bowl çeşitlerinden buritto'ya geniş kahvaltı seçeneği ile Cadde'nin önde gelen kahvaltı noktalarından biri olan Nove'de kahvaltı servisi 17:00'ye kadar devam ediyor. Nove'de Nove yapımı English muffin, göz yumurta, ev yapımı dilim kasap sucuk, dana bacon, ev yapımı isli frankfurter sosis, baharatlı baby patates, ızgara mantar ve çeşnili domatesten oluşan SICAK KAHVALTI TABAĞI Eylül 2023 itibariyle 345 TL. Nove yapımı ekşi mayalı ekmek, göz yumurta, avokado, mini salata, file bademli çilek, lor, kendi yaptıkları orman meyvesi marmelatı ile sunulan HAFİF KAHVALTI ise 310 TL. Menüde bunun yanısıra Omlet Çeşitleri, Breakfast Bowl, Avokado Egg Toast, Pancake Taco, Nove Benedict, Breakfast Buritto gibi farklı lezzetler de mevcut."} {"url": "https://gezentianne.com/bagdat-caddesinde-yoresel-kahvalti-nelipide-gurme", "text": "Hepimizin evinde peynir, zeytin, yumurta var çok şükür. Hafta sonu dışarıda kahvaltı ettiğimizde fark yaratan lezzetler arıyoruz. Merkezi Ordu'da bulunan Neli Pide'nin Bağdat Caddesi şubesindeki kahvaltı, patates kavurması, güveçte eritme peynir, petek balı, dut reçeli ile insana iyi ki buraya gelmişim dedirtiyor. Hele bir de üzerindeki tereyağı masanızda eriyen sıcacık bir köy ekmeği var, ki ona ekmek demek haksızlık olur, damak çatlatıyor. Bağdat Caddesi kahvaltı mekanlarından NeliPide İstanbul'da yöresel Ordu kahvaltısı nerede yapılır? sorusuna cevap oluyor. Bağdat Caddesi'nde yer alan Nelipide Gurme'de Kuzine ekmeğinden peynire, yumurtadan turşu kavurmasına kadar tüm kahvaltı çeşitleri Ordu'dan geliyor. Katkı maddesi içermeyen, doğal ve yöresel lezzetlerle harmanlanan Ordu köy kahvaltısı, Nelipide Gurme'de sizi bekliyor. Ordu yaylalarının esintisini yakından hissedeceğiniz mekanda; üç peynirden özel olarak yapılan peynir eritmesi, lezzet tutkunlarının beğenisine sunuluyor. Nelipide Gurme'de; kuru yufka böreği, tereyağlı kuzine köy ekmeği, lahana turşusu, fasulye turşusu, patates kavurma, patates patlıcan biber kızartması, çemen gibi lezzetler sadece başlangıçları oluşturuyor. Çilek reçeli, kivi reçeli, tulum peyniri, köy peyniri, ezine peyniri, kaşar peyniri, beyaz peynir, kaymak, burgu peynir, eski kaşar, siyah zeytin, yeşil zeytin, tereyağı, petek bal, tazecik domates, salatalık, portakal, sahanda yumurta ve kakaolu fındık kreması ile sınırsız çay ise Nelipide Gurme serpme köy kahvaltısında sunulan diğer lezzetler. Tüm gün kahvaltı keyfi Nelipide Gurme'de! Kahvaltının öğünler arasındaki yeri bambaşka ancak hafta sonu geç kalktım kahvaltıyı kaçırdım diye üzülmenize gerek yok. Çünkü Nelipide Gurme'de, sabah 8.30'da başlayan kahvaltı menüsü, gün boyunca devam ediyor. Hafta sonu için unutulmayacak bir kahvaltı deneyimi yaşamak istiyorsanız, kahvaltı sofrası göze hitap ettiği kadar lezzetiyle damaklarda da bir iz bırakmalı diye düşünenlerdenseniz, Nelipide Gurme'nin enfes kahvaltısını denemelisiniz. İki, üç kişilik olarak servis edilen köy kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle sınırsız çay da dahil toplam 620 TL. Kahvaltı haftanın 7 günü, saat 3'e kadar servis ediliyor. 2 çocuklu 4 kişilik bir aile olarak da rahatlıkla doyabileceğinizi söyleyebilirim. Neli Pide Gurme adı üzerinde pideleri ile de mutlu ediyor. İnce hamurlu, bol tereyağlı pideleri ister kahvaltı, ister öğle, ister akşam yemeğinde denenesi, damaklar şenlendirilesi."} {"url": "https://gezentianne.com/bakirkoy-botanik-parki-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "Anadolu Yakasındaki Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı'nın Avrupa yakasındaki bir benzeri olan Bakırköy Botanik Parkı'nda farklı bitki gruplarından oluşan 11 adet tematik bahçe ve yüzlerce çeşit ağaç bulunuyor. Bakırköy Botanik Parkı'nda bunun yanı sıra Atatürk ve çocuk temalı heykeller, çocuk oyun alanları, ekolojik yaşamı teşvik etmek ve botanik parkın enerji ihtiyacının bir kısmını karşılamak amacıyla yerleştirilmiş rüzgar türbinleri, doğal gölet, süs havuzları, göçmen kuşlar için yapılmış bekleme alanları, 8 metre yükseklikte çağlayan, içinde pagasus atları bulunan havuz, manzara seyir terasları, piknik alanları ve sosyal tesisler de yer alıyor. Park içindeki gölet biyolojik arıtma ile yapılmış ve doğal kaynak suyu ile oluşturulmuş, kuğu, ördek ve su kaplumbağalarının yanı sıra çeşitli bir çok balıklar için de yaşam alanı olan gölet de mevcut. Bakırköy Botanik Parkı Türkiye'nin en yüksek oyun kulelerine de ev sahipliği yapıyor. Parka girişte sizi konuşan dinozor heykelleri karşılıyor. Su parkı ve oyun ekipmanları, tematik bahçeler, şifalı bitkiler, mutfak ve bahçe bitkilerinin gruplanmış olduğu kısımlar çocuklar ve büyükler için hem eğlenmeyi hem de bilgi edinmeyi amaçlıyor. Çocuklar için oyun alanında 11 metre uzunluğunda iki oyun kulesi, ip köprüleri, kaydıraklar ve birçok oyun aktivitesi bulunuyor. Ayrıca burada çocuklar için hareket eden 5 adet Dinozor teması da yer alıyor. Bakırköy Botanik Parkı Bakırköy İncirli semtinde bulunuyor. Özel aracıyla İstanbul Anadolu Yakası'ndan gelenlerin İncirli yol ayrımına geldiklerinde Bakırköy istikametine sapmaları gerekiyor. İncirli yoluna devam etmeden E5'e ters yönden tekrar girdiklerinde Bakırköy Botanik Park karşınıza çıkıyor. Toplu taşıma ile Botanik Park'a gelmenin en hızlı yolu metrobüs kullanmak. Metrobüs'ün İncirli durağında için üst geçitten geçtikten 100 metre sonra Bakırköy Botanik Park'a ulaşılıyor. Bakırköy Botanik Parka giriş ücretsiz. Parkın yanında bulunan özel otoparka araçlar ücretsiz olarak park edilebiliyor. Bakırköy Botanik Parkı sabah 7:00 den akşam 23:00'e kadar giriş yapılabiliyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/bali-nerede-ne-zaman-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler", "text": "Bali Adası Türkiye'ye göre Uzak Doğu'da yer alıyor. Endonezya'ya bağlı olan ada Küçük Sunda Adalarının en batısında. Endonezya'nın başkenti Jakarta ve Lombok Adasının arasında kalıyor. Türkiye'den Bali Adası'na direkt uçuş bulunmadığı için aktarmalı uçuşla gidilmesi gerekiyor. Aktarmalı uçuşlar için farklı havayolları seçenekler bulunuyor. Türk Havayolları ile Malezya'nın başkenti Kualalumpur'a 10.5 saatlik bir uçuş sonrası ulaştıktan sonra Malindo Air gibi yerel bir havayoluyla yapacağınız 3 saatlik bir uçuşla Bali Denpasar Havalimanı'na ulaşabiliyorsunuz. Yine Türk Havayolları ile 10.5 saatlik bir uçuşla Hong Kong'a uçup oradan Hong Kong havayolları ile 5 saatlik bir uçuşla Bali Denpasar Havalimanı'na ulaşmak mümkün. Bali'ye Emirates havayolları ile Dubai aktarmalı olarak ulaşmak da diğer bir seçenek. İstanbul'dan Dubai 4.5 sanat, Dubai'den Bali 9 saat sürüyor. Benzer mantıkla Qatar havayolları ile Doha üzerinden aktarmalı olarak Bali'ye ulaşılabiliyor. İstanbul-Doha uçusu 4 saat, Doha-Bali uçuşu 10 saat sürüyor. Aktarmalı uçuşları aynı havayolları ile yapmak çok daha mantıklı. Çünkü aynı havayollarının bağlantılı uçuşlarında ilk uçakta bir gecikme yaşanmasından dolayı bağlantılı uçuşu kaçırma durumunda sorumluluk havayolu şirketine ait. Bu anlamda İstanbul Bali uçuşlarında Emirates ya da Qatar havayollarını tercih etmek daha mantıklı. Bali adasında yağışsız olan sezon Nisan ile Eylül arasında. Bu nedenle bu dönem havanın yağışlı olması anlamanda en risksiz dönem. Ancak kış aylarında da güneşli hava oldukça fazla. Ocak ayında Türkiye'de kar yağarken Bali'de denize girmek oldukça keyifli. Genelde çift gezginlerin ve balayı çiftlerinin tercih ettiği dünyanın en popüler adalarından biri olan Bali'nin bence en önemli özelliği yağmur ormanlarının yeşilini, denizin mavisi, hinduların renkli kültürü ve hizmet çıtasını çok yukarıya koymuş oteller ile harmanlaması. Gittiğimiz heryerde çiçeklerle karşılandığımız Bali'ye aşık olmuş olabiliriz. Farklı ülke mutfaklarını bizzat yerinde deneyimleme fırsatı, seyahat planı yapma konusundaki en büyük motivasyonlarım başında gibi. Fotoğraftaki bebek muzlarla hazırlanmış bu minnoş tatlı yeni tanıştığım Bali lezzetlerinden sadece biri. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi, her kültürün bir kahvaltı edişi var. Fotoğrafta gördüğünüz ise tipik bir Bali kahvaltısı. Pirinç lapası, haşlanmış yumurta, yer fıstığı, soya filizi ve tavuk suyuna çorbadan oluşuyor. Geleneksel Bali dansları eşliğinde gerçekleşen yöresel lezzet deneyimleri Bali seyahatinin olmazsa olmazı. Bu cenaplara gelmişken mutlaka yaşanmalı. Güneş ve ayın çekim gücüne bağlı olarak deniz seviyesindeki yükselme ve alçalmalar anlamına gelen gel git olayına Bali'de hergün şahit oluyorsunuz. Öğlen yüzdüğünüz yerlerde akşam üzeri böyle yürüyorsunuz. Bali'e geldiğinize mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerlerden biri de pirinç tarlaları. Tropikal ormanlar içine yerleşmiş geçimlerini çiftçilikle sağlayan hindu köylerinin ortasındaki bu tarlalarda gerçek Bali deneyimini mutlaka yaşanmalı."} {"url": "https://gezentianne.com/balideymissiniz-hissi-yasatan-bungalov-evler-sapanca-river", "text": "Her biri dere kenarında konumlandırılmış 8 adet dome çadırdan oluşan Sapanca River'ın hem iç mekan hem de bahçe tasarımı insanda Bali'de tatil yapıyormuş hissi yaratıyor. Dome yani kubbe çadır olarak tasarlanmış konaklama birimlerinin hepsinin kendine özel bahçesi, ısıtmalı havuzu ve fıçı formunda soğuk su küveti bulunuyor. Kahvaltı dahil hizmet veren tesiste dere sesi eşliğinde uykuya dalmak çok keyifli oluyor. ödemeniz gerekiyor. Belirtilen fiyatlar 2 kişi için geçerli. 3. Kişi için +400 talep ediliyor. ? Bahçede ateş çukuru ve oturma grubu bulunuyor. ? Bahçede soğuk su küveti bulunuyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/balkanlar-turu-dubrovnikte-gezilecek-yerler", "text": "Mostar'dan çıktıktan yaklaşık 2 saat sonra Dubrovnik'te Gezilecek Yerlerin keşfi için son yılların popüler turistik destinasyonu ulaşıyor, Orchieda Apartments'daki 3+1 apartımıza yerleşiyoruz. 4 kişilik bir aile olduğumuzdan ve 4 yataklı otel odası nadiren bulunduğundan gezimiz boyunca genelde otel yerine 1+1 ya da 2+1'den oluşan apartlarda kalıyoruz. Apart veya otel rezervasyonlarımızı seyahate çıkmadan booking. com'dan yapıyoruz. Dubrovnik'in bütün olayı limandaki geniş kale surları içerisindeki Ortaçağ'dan kalma, çok iyi korunmuş tarihi bir şehre sahip oluşu. Dubrovnik'te Gezilecek Yerler, restoran, mağaza, galeri ve benzer yerlerin de büyük kısmı burada."} {"url": "https://gezentianne.com/balkanlar-turu-filibe-sofya-bulgaristan-gezilecek-yerler", "text": "Sabah erken saatlerde İstanbul'dan yola çıkıp 2.5 saatte Kapıkule'ye varıyoruz. Pasaport kontrolünü 10 dakikada geçiyor, çok düzgün bir yoldan yaklaşık 2 saat sonra da ilk durağımız Filibe'ye, nam-ı diğer Plovdiv'e ulaşıyoruz. Filibe'de her Avrupa şehrinde olduğu gibi bir tarafta eski şehir diğer tarafta yaşam alanlarının da bulunduğu modern cadde ve sokaklar var... Tarihi kısımda Osmanlı etkisi oldukça net hissediliyor. Filibe'de Gezilecek Yerler listesinin başında bulunan Nöbettepe'deki cumbalı evler bariz Safranbolu'yu çağrıştırıyor. Buradaki Arnavut kaldırımlı sokakları geziyor kaleye çıkıyor, eşsiz güzellikte fotoğraf alıyoruz. Filibe ile vedalaşıp 160 km mesafedeki Sofya'ya doğru yola koyulma vakti. Sofya'da otelimiz Infinity Residence'a yerleştikten sonra öncelikle başkentin geniş bulvarlarında arabamız ile panoramik bir tur atıyoruz. Sofya'da Gezilecek Yerler listesinin başındaki Alexander Nevsky Katedrali, Rus Kilisesi, şehre ismini veren Aya Sofya Kilisesi ve Aya Sofya'nın önündeki sönmeyen ateşli Meçhul Asker Anıtı'nda kısa molalar veriyoruz. Daha sonra arabamızı usturuplu bir yere park edip Sofya'nın araç trafiğine kapalı, dolayısı ile de popüler olan caddesi Vitosha Bulvarı'nda boylu boyunca geziniyoruz. Akşam için Bulgar mutfağından lezzetler sunan etnik bir restorana gitme planlarımız var. Yunan adalarındaki çocuklu gezi tecrübelerimiz yemek, folklor ve eğlencenin bir arada olduğu bu konseptin çocuklu aileler için biçilmiş kaftan olduğu yönünde. Çünkü bu tarz yerlerde hem lokal mutfak deneyimlenebiliyor, hem gösteriler çocukların ilgisini çekiyor, hem de yemek sonrası çocuklarla bir bara geçme alternatifi olmadığı için aynı mekanda iyi kötü eğlenilip güzel bir gece geçirilebiliyor. Restoran Chevermeto'da geceyi aynen tarif ettiğim şekilde geçiriyoruz. Masamız meze ve ara sıcaklarla donanıyor, kadehler doluyor. Yunanların Grek salatasının bir benzeri de Bulgarların Shopska salatası. Sloganımız 'Peynir nerede biz oradayız', hemen Shopska siparişi veriyoruz. Hem Shopskaya hem de mısır unundan yapılan ve pastırmalı humus misali üzerinde et ya da peynirle sunulan Kachamaka bayılıyoruz. Folklor gösterileri başlıyor, kuzular pür dikkat izliyor, yaşlı teyze ve amcalar Bulgar halayı çekiyor. Sabah çok erken kalktık, eğlencenin doruklarında geceyi bitiriyor, bir şişe şarap, mezeler ve ara sıcaklardan oluşan masamız için toplam 66 Leva (yaklaşık 100 TL) ödeyip sevimli apartımıza dönüyoruz. selam bizde hafta sonu için sofia gitmeyi düşünüyoruz fakat gece yola cıkmayın tarzında güvensiz yorumlar var. Siz ne diyorsunuz bu konuda şimdiden teşekkürler."} {"url": "https://gezentianne.com/balkanlar-turu-karadag-kotor-arnavutluk-tiran-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Dubrovnik ile vedalaştıktan sonra Montenegro sınırlarına giriyoruz. Hedefimiz olan Kotor'a ulaşmak üzere Adriyatik sahilinde ilerlerken muhteşem manzaralar ile karşılaşıyoruz. Kotor'a varıyor, arabamızı deniz manzaralı şehir otoparkına park ediyor, kalenin içerisinde bizi bekleyen güzelliklerden habersiz liman fotoğrafları alıyoruz. Kotor'da Gezilecek Görülecek Yerler listesinin başında bulunan surların içerisine adımımızı attığımızda Dubrovnik'te olduğu gibi Ortaçağ'a ışınlandığımızı hissediyoruz. Ama buradaki tonlar çok daha pastel. Dar sokaklarda keyifle dolaşıyor, muazzam kareler yakalıyoruz. Lokal bir kahvede anne baba için yorgunluk cappucinosu, çocuklar için de pasta molası verdikten sonra Kotor ile vedalaşıyoruz. Sonrasında ver elini Budva. Montenegro'nun diğer sahil şehri olan Budva da limanın yanındaki surların ardında bulunan tarihi bir şehre sahip ama Kotor kadar etkileyici olduğunu söylemek zor. Burada daha panaromik bir tur yapıp rotamızı Arnavutluk'a doğru çeviriyoruz. Arnavutluk sınırlarına girince trafik akış şekli, her seferinde çarpmaktan kıl payı kurtuldukları sollama biçimleri karşısında şok üstüne şok geçiriyoruz. Başkent Tiran'a ulaştığımızda kendimizi İstanbul'dan beter, kaotik bir trafiğin içerisinde buluyoruz. Binbir güçlükle apartımız Center Rooms Oresti'ye varıyoruz. Şükürler olsun ki otel gerçekten de adı gibi merkezi... Arabamızı parkedip valizleri attığımız gibi yaya olarak sokaklara fırlıyoruz. Oh be!"} {"url": "https://gezentianne.com/balkanlar-turu-nis-belgrad-sirbistan-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Arabayla Balkanlar turumuzun SIRBİSTAN kısmı hakkında ufaktan endişelerimiz olsa da herşey gayet yolunda gidiyor. Sırpları anlayışlı ve oldukça yardımsever buluyoruz. Sofya'dan yola çıkıp NİŞ ve BELGRAD'da Gezilecek Görülecek Yerlere ulaşmak üzere Bulgaristan-Sırbistan sınırına varıyoruz. Pasaport kontrolü sırasında Bulgar polisi ne olduğunu bile anlayamadığımız bir sebebi bahane edip rüşvet istiyor. Uzun yıllar önce ex çekirdek ailem ile dedemin doğduğu toprakları görmek için yaptığımız Bulgaristan gezisi aklıma geliyor. Aradan 25 yıl geçmiş ama hiç bir gelişme yok! Belgelerin arasına 10 euro sıkıştırıp sınırı geçiyoruz. 400 km'lik Sofya-Belgrad yolununun ortalarına denk gelen başka bir Sırp şehri, NİŞ'te kahve ve cheesecake molası veriyoruz. Niş, Nisava Nehri'nin her iki yakasına kurulmuş. Genel trende uygun olarak Niş'in de bir adet kalesi ve de araç trafiğine kapalı bir ana caddesi var. Diğerlerinden farklı olarak bu cadde altında boylu boyunca uzanan bir de yeraltı çarşısı var. Kale oldukça ufak tefek ama içeri doğru uzanan yeşil alan uçsuz bucaksız. Aslına bakarsanız Niş Gezilecek Görülecek Yerler listesi pek de kalabalık değil. Niş'i kısaca tanıdıktan sonra tekrar yola koyuluyor, akşama doğru Belgrad'a ulaşıyoruz. Akşam yemeğimizi şehrin tarihi kısmındaki arnavut kaldırımlı restoranlar sokağı Skadarlija'da yine canlı müzikli etnik bir restoran olan Tri Sesira'da alıyoruz. Fırında kuzu, cevapi ve Sırpsosisi üçü de çok leziz, kapanın elinde kalıyor. 🙂 Kontrbas da dahil beş altı farklı enstrümandan oluşan ve lokal ezgiler çalan müzik grubu tüm gece boyunca çalıyor, geceden çoook keyif alıyoruz. Paris günlerimizi yad ettiren kruvasan ağırlıklı basit bir kahvaltı sonrası merkeze iniyor, scooterlarımızı kaptığımız gibi Belgrad Gezilecek Görülecek Yerler listesinin başındaki araç trafiğine kapalı alışveriş caddesi Mihailova boyunca yürüyüp Kale Megdan'a kadar uzanıyoruz. Geri dönerken Mihailova üzerinde tanıdık bir sima Vapiano'ya rastlıyor, dördümüz iki koca Capriciossa yuvarladıktan sonra 'Yolcudur Abbas bağlasan durmaz' diyor, Saraybosna'ya doğru yola koyuluyoruz. Belgrad Saraybosna arasındaki yolculuğumuz beklediğimizden zorlu geçiyor. İki başkentin birbiri ile bağlantısının büyük bir kısmı bozuk asfaltlı bir gidiş bir geliş yoldan ibaret olduğuna inanmak zor. 400 km'lik yolu 5 saat gibi bir sürede alabiliyor, özellikle Saraybosna sınırında pasaport kontrolünden geçtikten sonra karanlığa kalan son bir saatlik kısmını karlı dağlarda geçirince iyice huzursuzlanıyoruz. Yol hiç bitmeyecek gibi gelmeye başlamışken nihayet Saraybosna'ya varıyor ve derin bir oh çekiyoruz. Hello my name is Emily and I just wanted to send you a quick message here instead of calling you. I came to your Arabayla Balkanlar Turu: NİŞ, BELGRAD, SIRBİSTAN Gezilecek Yerler | Gezenti Anne website and noticed you could have a lot more hits. I have found that the key to running a popular website is making sure the visitors you are getting are interested in your subject matter. There is a company that you can get keyword targeted traffic from and they let you try their service for free for 7 days. I managed to get over 300 targeted visitors to day to my site."} {"url": "https://gezentianne.com/balkanlar-turu-ohri-selanik-kavala-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Balkanlar turumuzun son duraklarından Makedonya sınırlarındaki Ohri'nin bu kadar güzel olduğundan habersiz, Tiran ve Selanik arasında bir mola noktası olarak gezi planımıza dahil ediyoruz. Bu karar gezimiz için aldığımız en isabetli son dakika kararı oluyor. Çünkü Ohri Gölü kıyısındaki bu sevimli şehre bayılıyoruz. Hatta geçerken uğramak yerine konaklamayı tercih etmediğimiz için hayıflanıyoruz. Araç trafiğine kapalı ana caddede boylu boyunca geziyor, cadde sonundaki ufak dükkanında mangal başındaki amcayı görünce canımız çekiyor, ekmek arası cevapileri kapış kapış götürüyoruz. Göl kıyısına doğru uzanıyor, göl üzerindeki upuzun iskele üzerinde ilerlerken muhteşem manzara karşısında kendimizden geçiyoruz. Sanırım tüm gezinin görsel anlamda en etkileyici noktasındayız. Hava kararmaya başlayınca vakit nakittir diyor, kısa bir kahve molasının ardından bu geceki konaklama yerimiz Selanik'e doğru yola çıkıyoruz. Çıkıyoruz ama çıktığımıza bin pişman oluyoruz. Ohri'den Yunanistan sınırına doğru giden yol oldukça dağlık. Göl kıyısından ayrılırken hafifçe başlayan yağmur dağlara doğru tırmanmaya başlayınca karla karışık yağmura ve daha da yükseldikçe kar fırtınasına dönüşüyor. Yerler kar tutmaya, arabanın frenleri de tutmamaya başlıyor. Bir tarafımız dağ diğer tarafımız uçurum, kuş uçmaz kervan geçmez bir yolda korkudan ağlama noktasına geldiğim anda, tırmanış nihayet sona eriyor. İnmeye başlayınca yoldaki kar azalıyor. Derin bir oh çekiyoruz. Yunanistan sınırına girdikten bir süre sonra Selanik'e doğru otoban başlıyor. Bundan sonra bize karada ölüm yok:) Selanik'e varıyor, merkezindeki otelimiz Capsis Thessaloniki'ye valizlerimizi bıraktığımız gibi Selanik'in en sevdiğimiz yeri, pek çok restoranın birarada olduğu bir bölge olan LADADİKA'ya koşar adım yürüyoruz. FULL TOU MEZE'nin avluya bakan dışarıdaki masalarından sonuncusuna oturup olmazsa olmazımız grek salatamızı, güneşte kurutulmuş ahtapotumuzu, kalamarımızı, çıtır kabağımızı sipariş ediyor, 7 gün 7 gece boyunca gezdiğimiz onca Balkan şehrinden sonra Selanik'te evimize dönmüş gibi huzurlu hissediyoruz. Ertesi sabah Selanik'te güneşli bir cumartesiye uyanıyoruz. Otelde kahvaltı, Selanik Gezilecek Görülecek Yerler listemizin başın Atamızın doğduğu evi ziyaret, kordon boyunda güzel bir yürüyüş sonrası, aynı bizdeki simit gibi hem sokakta seyyar satıcılarda hem de pastanelerde satılan Yunan simidi kukurisiyi kemirip, Aristoteles Meydanı'ndaki kafelerden birinde frappelerimizi yudumluyoruz. Kavala'da klasik Pargalı İbrahim Paşa Camii ile tepedeki kilise ziyaretlerimiz ardından her gelişimizde uğramadan edemediğimiz sahildeki APİKO Restoran'ın maviş masalarına çöküyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/balkanlar-turu-saraybosna-ve-mostar-koprusu-gezilecek-yerler", "text": "Arabayla Balkanlar Turumuzun 3. bölümünde 10 yıl sonra yine yeni yeniden SARAYBOSNA'dayız. Akşam 8 suları otelimize yerleşir yerleşmez CEVAPCİCİ aşkına kendimizi sokaklara atıyoruz. Daha önce gördüğümüz Saraybosna ile nerede ise birebir aynı bir Saraybosna ile karşılaşıyoruz. Saraybosna'da Gezilecek Yerler listesinin başındaki Başçarşı'daki CEVABDZİNİCA ZELJO'yu bulup kaymaklı boşnak köftelerimizi lüpletiyoruz. Buradaki kaymak bizim bildiğimiz kaymaktan ziyade süzme yoğurt tadında. Köfteler de gayet lezzetli ancak 10 yıl önce yediğimizde duyduğumuz coşku yok. Bunu ülkemizde de bu 10 yıl süresince çok lezzetli köfteler keşfedip yemiş olmamıza bağlıyoruz. Bir kadeh bir şey içelim diye kış bahçesi konseptindeki dekorasyonu ile turistlerin gözdesi olan DVERİ'yi buluyoruz ama ortamı 'İn cin çift kale maç yapıyor' bulunca araç trafiğine kapalı FERHADİJA Caddesi üzerindeki daha haraketli bir kafede birer Sarajevo birası içip yürüme mesafesindeki otelimiz SARAJEVO APARTMENTS'a dönüyoruz. Sabah olunca SARAYBOSNA'da damağımızda iz bırakan lezzetler listesinde bir numarada bulunan boşnak böreğine kavuşmak üzere yine soluğu BAŞÇARŞI'da alıyoruz. İlk hedefimiz ara sokakta saklanmış BUREGDZİNİCA SAC. Ne yazık ki çay servisi yokmuş. Türküz biz yahu... Yoğurt ve ayran arasında bir kıvamdaki boşnak içeceği ile kahvaltı edemeyiz ki... BUREGDZİNİCA SAC şansını kaybediyor, BUREGDZİNİCA BOSNA'da çaylarını yudumlayan Türk ailenin yanına oturup peynirli ıspanaklı ve yoğurtlu kıymalı börekleri büyük bir keyifle götürüyoruz. Üzerine meydandaki kafelerden birinde sunum olarak farklı ama lezzet olarak Türk kahvesi ile birebir aynı olan Boşnak kahvelerimizi yudumluyoruz. BAŞÇARŞI ve FERHADİJA'da boylu boyunca son kez yürüyüp Saraybosna ile vedalaşıyoruz. Sırada meşhuuur MOSTAR KÖPRÜSÜ var. SARAYBOSNA'dan 120 km mesafedeki MOSTAR şehrine güzel manzaralar eşliğin rahatça ulaşıyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/banu-cadirci-ile-doga-icinde-yoga-tatili", "text": "2019 yılının Ağustos ayında yaklaşık 20 doğasever bayanla birlikte Artvin Macahel Vadisi, Macahel Köy Evi'nde çok keyifli bir yoga tatili geçirdik. 4 günlük kamp süresince her sabah doğanın kalbinde huzur dolu bir güne uyandık. Eğitmenimiz Banu Çadırcı ile birlikte 1.5 saatlik yoga terapi sonrası sıcacık mısır ekmekli, taze sütlü, mıhlamalı, hepsi köy ürünleri ile hazırlanmış muhteşem bir kahvaltı sofrası ile karşılandık. Gün içerisinde Macahel Vadisi, Maral Şelalesi, Borçka Karagöl, Kayalar Köyü, Tarihi Tamara Köprüsü gibi Doğu Karadeniz'im gözbebeği Artvin'in sunduğu son derede etkileyici rotalara yolculuk yaptık. Maral Şelalesi'nin buz gibi sularında yüzmek, akordeon ezgileri eşliğinde süt mısır kemirmek, Borçka Karagöl'ü puslu bir havada gezerken kendimizi Amazon Ormanları'na ışınlanmış hissetmek iz bırakan anılardan oldu. Öğle yemeklerini her gün gezdiğimiz yerlerdeki farklı köy evlerinde yerken, akşam yemeği için kürkçü dükkanımız Macahel Köyevi'ndeki soba yanındaki ince uzun yemek masamızın etrafında toplaştık. Akşam yemeği öncesi her gün, Banu Çadırcı eşliğinde birer saat daha yoga terapi yaptık. Son gün Naçadirev Gölü'nü ziyaret sonrasında Lekoban Yaylası'na tırmandık ve Karçal Dağları eteklerinde, 2300 metre rakımdaki Macahel Yayla Evi'nde konakladık. Yayla ambiyansında, dağların arasında, açık havada yoga terapi bambaşka bir deneyim oldu hepimiz için. Gece ateş başında sohbet sonrası sıkı sıkı giyinip oldukça serin olan odalarımızda huzurlu bir uykuya daldık. 4 günün sonunda bardaklarca tavşan kanı Karadeniz çayı içmiş, bol tereyağlı, birbirinden nefis bir sürü yöresel lezzeti tatmış, her gün 2.5 saat olmak üzere toplam 10 saat yoga yapmış olarak Macahel Köy Evi ve Yayla Evi'nde bizi ağırlayan Yusuf Can ve ailesi ve Yoga eğitmenimiz Banu Çadırcı ile vedalaştık. 2000 yılında kurumsal yaşamda çalışırken stres seviyesini dengeleyebilmek için yogaya başlayan Banu Çadırcı 2006 yılından beri sadece yoga uzmanlığı yapıyor. Banu'nun yoganın bir alt kolu olan yoga terapistliği macerası ise 2009 yılında Amerika'da başlıyor 2015 yılında da 4 yıl süren eğitimden sonra yoga terapisti oluyor. Kendi yolunu bulana kadar neredeyse her yoga tarzını denemiş olan Banu Çadırcı farklı tarzlarda yoga kurslarına ve uzmanlaşma programlarına katılmış ve katılmaya devam ediyor. - 2015 Gary Kraftsow ile 500 saatlik Viniyoga Yoga Terapist programı - 2013 Gary Kraftsow ile 500 saatlik Viniyoga Temelleri - 2012 Leslie Kaminoff ile 72 saatlik online Yoga Anatomisi - 2006 Zeynep Aksoy ile 200 saatlik Yogada Uzmanlaşma Banu Çadırcı 2009 yılında Türkiye'de ilk defa Cihangir Yoga'da yoga terapi grup pratiklerini başlamış. 2010 yılında Türkiye'de ilk defa 20 saatlik Yoga Terapi uzmanlaşma programı gerçekleşmiş. Bu program Banu Çadırcı ile birlikte yıllar içinde gelişmiş. Banu yoga terapi alanında pek çok kişinin yolunu açtığı için şanslı hissediyor. Banu Cihangir Yoga'da grup dersleri vermeye devam ediyor. Florence Nightingale Hastanesi'nde ve Maslak Acıbadem Hastanesi Onkoloji Bölümüne de ders veriyor. Ayrıca yoga terapi alanında derinleşmek isteyen deneyimli yoga öğrencilerine ve yoga hocalarına da eğitim veriyor. Bunu dışında bel ve boyun ağrıları için yoga terapi, sırt ağrıları için yoga terapi, stres yönetimi için çeşitli nefes çalışmaları, fibromiyalji, anksiyete ve pelvis sağlığı gibi çeşitli konularda da atölye çalışmaları düzenliyor. Banu Çadırcı'nın benim için en can alıcı yönü ise düzenlediği yoga terapi kampları. Yoga tatilini mutlaka bir şekilde denemenizi öneririm. Şehirden uzakta beden daha çabuk gevşeyebiliyor ve kısacık bir hafta sonu yoga tatili bile gayet dinlendirici ve besleyici olabiliyor. Banu yoga yapmayanların da rahatlıkla katılabilmesi için yoga tatillerindeki derslerin seviyesini daha önce hiç yoga deneyimi olmayan öğrencilere açık şekilde organize ediyor. En yakın yoga tatili Bolu Mengen'deki Hindiba Doğa Evi'nde 22-24 Kasım 2019'da. Sonbahar renklerini görmek için en güzel yerlerden biri Bolu tarafı. Karlar altında dağlarda olup, hedikle yürüyüp kızak kayıp çocuklar gibi kahkaha atmak isterseniz 5-8 Mart 2020 Karlar Altında Macahel yoga tatiline katılın. Fırtına Vadisi'ni Bukla tur rehberliğiyle gezip yoga yapmak isterseniz 11-14 Haziran 2020'de Fırtına Vadisi'nde yoga tatiline katılın. Banu bütün yaptığı etkinlikleri kendi web sitesinde duyuruyor. Yaptığı etkinliklerden haberdar olmak için aylık bültenlerine üye olabilir, ayrıca Instagram'dan da takip edebilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/baris-manco-muzesi-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "Domates Biber Patlıcan, Arkadaşım Eşek, Süper Babaanne gibi şarkılarıyla ve ADAM OLACAK ÇOCUK yarışması ile çocukluğumuza damga vurmuş ünlü sanatçı BARIŞ MANÇO'nun yaşadığı ve eserlerini ürettiği, Kadıköy Moda'daki evi müze haline getirilmiş. \"Bir insandan en son ne zaman bahsedilmekten vazgeçilirse, o insan o zaman ölmüştür.\" diyen Barış Manço'nun müze evinde eşi Lale Manço ve çocukları Doğukan ve Batıkan ile birlikte Barış Manço dendiğinde akla gelecek pek çok detay bir araya toplanmış. Barış Manço Müzesi İstanbul'un Kadıköy İlçesi'nin Moda semtindedir. Kadıköy İskelesi'ne vapur, metro ya da diğer toplu taşıma araçları ile ulaştıktan sonra tramvay ile ya da yürüyerek Moda'ya gidilebilir. Barış Manço Müzesi giriş ücreti büyükler için 20 TL, öğrenciler için 10 TL'dir. Kadıköy Belediyesi'nin çalışmaları ile 2010 yılında açılan Barış Manço Evi 19. yüzyıldan kalma bir köşk. İstanbul'da çocuklarla gezilecek müzelerden olan köşkün bahçesinde ziyaretçileri Arkadaşım Eşek, köşkün girişinde ise Barış Manço'nun balmumu heykeli karşılamakta. Giriş katındaki salonda Manço'nun Avusturya'dan aldığı piyanosu görülebilir. Evin en çok ilgi çeken kısımlarından biri olan kıyafet odasında, Manço'nun şahsına münhasır kıyafetleri sergilenmekte. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/barselona-gezilecek-yerler-blog", "text": "Dünyanın en turistik şehirlerinden biri olan Barselona muhteşem mimarisi, leziz mi leziz İspanyol yemekleri, ılıman iklimi, dinamizmi ve sıcak kanlı insanları sebebiyle benim de çok sevdiğim, hatta seve seve yaşamak isteyeceğim bir şehir. Bu blog yazımda sizler için gezilecek yerler ile bu yerlerde gidilmesi gereken restoranları kısaca listeledim. Barselona'da gezilecek yerler deyince ilk akla gelen La Rambla Caddesi şehrin dinamik ruhunu 24 saat boyunca yaşatıyor. İstanbul'un İstiklal Caddesi ne ise Barselona'nın La Rambla'sı o:) Sokak gösterilericilerinin eksik olmadığı, her daim cıvıl cıvıl olan 1,2 kilometre uzunluğundaki bu cadde Kristof Kolomb Heykeli'nden başlıyor, Katalunya Meydanı'na kadar devam ediyor. Pek çok hediyelik eşya dükkanı, cadde üzerine masaları atmış, turist avındaki onlarca restoran, açık hava pazarı La Boqueria, Barselona'nın en güzel köşelerinden biri olan Plaça Reial, işte hep bu La Rambla Caddesi'nin üzerinde bulunuyor. Katalunya Meydanı'ndan sonra Rambla de Catalunya Caddesi başlıyor. Meşhur tapasçılar Ciudad Condal ve Cerveceria Catalana bu cadde üzerinde bulunuyor. Barselona'daki en iyi restoranlar için tıklayın. La Boqueria Rambla'nın ortalarına denk gelen bir açık hava pazarı. Haftanın her günü sabah 8'den akşam 8'e kadar açık olan bu pazar Barselona'nın en şenlikli yeri. Burada envai çeşit meyvenin tadına bakabilir, orta yerinde konumlandırılmış minik tapas barların açık havadaki taburelerine çöküp birşeyler içip, deniz ürünleri ağırlıklı tapaslardan atıştırabilirsiniz. El Quim de la Boqueria benim favorim. La Rambla'dan Katalunya Meydanı'na doğru ilerlerken sağ koldaki bir sokaktan girdiğinizde karşınıza çıkan kocaman bir avlu burası. Görkemli ve etkileyici mimarisi ile Barselona'nın en sevdiğim köşelerinden biri. Avlu etrafındaki kafelerde oturup avluya nazır birşeyler yiyip içmek oldukça keyifli. Yıllardır önünde oluşan uzun kuyruklarla meşhur Les Quinze Nits özellikle denenmeli. Placa Reial'e gelmişken kendinizi ara sokaklara doğru bırakıp Barselona eski şehir merkezi Barri Gotic'e gitmeden olmaz. Barselona Gezilecek Yerler listemizin 4. sü Gothic Quarter'da her biri bir avluya açılan daracık sokaklarda dolaşarak Ortaçağ'a ışınlanmak oldukça keyifli. Bu bölgede son olarak gotik mimarinin en gösterişli örneklerinden biri olan Barselona Katedrali ziyaret edilmeli. Dünyaca ünlü Katalan mimar Antoni Gaudi tarafından tasarlanan Casa Mila, Barselona'nın en ikonik yapılarından bir tanesi. Barselona'nın turistik destinasyonları arasında önemli bir yere sahip, en sıradışı yapılardan olan Casa Mila 1900'lü yılların başlarında Gaudi tarafından sanat meraklısı politikacı Pere Mila için yapılmış. Giriş ücreti kişi başı 22 . Yapının alt katında hizmet veren aynı mimariye sahip Cafe de la Pedrera İster açık havada canlı müzik eşliğinde bir kahve içimlik, ister dalgalı mimarili iç mekanında tapas atıştırmalık, pas geçilmemesi gereken bir mekan. Barselona'daki en iyi restoranlar için tıklayın. Yapımı yüz yıldan uzun süredir devam eden, Gaudi'nin ölümsüz eseri La Sagrada Familia, nam-ı diğer Bitmeyen Kilise, Barselona'da görülmesi gereken en önemli yerlerden biri, hatta en önemlisi. Barselona'nın simgesi sayılan Sagra da Familia'yı vinçlerden kurtulmuş olarak görmek isterseniz 2030 yılından sonra ziyaret etmeniz gerekli:) Giriş ücreti kişi başı 17 . Barselona'nın en büyük ve en güzel parkı olan Parc De La Ciutadella'nın içinde kayıkla tur atabileceğiniz berrak sulara sahip bir göl, gezi alanları, Ulusal Bilim Müzesi bünyesinde Jeoloji ve Zooloji Müzeleri ve Hayvanat Bahçesi bulunuyor. Park alanına giriş ücretsiz ancak Ulusal Bilim Müzesi için 4 , Hayvanat Bahçesi için 18 giriş ücreti ödemeniz gerekiyor. Yine Antoni Gaudi tarafından, bu kez arsa sahibi Guell için yapılmış ancak daha sonra parka dönüştürülmüş, Hansel ve Gretel'in evi olsun, dev kertenkele olsun tam bir masal bahçesi kıvamındaki bu parkı görmek de şehrin olmazsa olmazlarından. Barselona Gezilecek Yerler listesinin 8. si Park Guell'de Gaudi'nin müze haline getirilmiş evini gezmek de mümkün. Giriş ücreti kişi başı 10 . Barselona'nın deniz kenarı ve liman bölgesi, Port Vell, Barcelonata ve Port Olimpic alanları olarak üç ana bölümden oluşuyor. Barseloneta Plajı'nın sonunda Barselona'da düzenlenen 1992 Olimpiyat Oyunları için kurulan bölge olan Port Olimpico bulunuyor. Burası gemiler için liman, turistler için restoran, alemciler için eğlence konseptlerinin birarada olduğu çok yönlü bir kompleks:) Bu bölgedeki restoranlar arasında La Barca De Salamanca ön plana çıkıyor. Barselona'nın en cool yeri Ice Bar Barcelona, (-5) derecede, tamamen buzdan yapılmış heykellerin bulunduğu bir ortamda, yine buzdan yapılmış bardaklarınızdan içeceklerinizi yudumlayacağınız sıra dışı bir ortama sahip. Çocuklar için de büyükler için de oldukça ilgi çekici. Ice Bar Barcelona'ya kişi başı giriş ücreti bir içecek de dahil olmak üzere 16.5 . Barcelona Futbol Kulübü'nün maçlarını oynadığı görkemli stadyum Camp Nou ve kulübe ait Barselona FC Müzesi özellikle futbolseverler için Barselona'da görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Mimar Francesc Mitjans tarafından tasarlanan ve 3 yıl içerisinde 55.000 metrekarelik alan üzerine kurulan stadyum, 99 bine yakın kapasiteye sahip. Müzede ise futbol kulübünün 100 yılı aşan geçmişi görsel ve işitsel sunumlarla ziyaretçilere aktarılıyor. Stadyum ve müze giriş ücreti kişi başı toplam 25 . Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. İspanya'nın en güzel şehirlerinden biri olan Barselona'yı rehberli turlar eşliğinde doyasıya keşfedebilirsiniz. Gaudi'nin şehre kimliğini kazandıran eserlerinden Park Güell, Casa Mila ve La Sagrada Familia başta olmak üzere Ciutadella Parkı, Picasso Müzesi gibi pek çok eşsiz mekan unutulmaz bir tatil geçirmeniz için Barselona'da sizleri bekliyor. Tüm vize dahil Barselona Turları hakkında bilgi sahibi olmak için tıklayın. Firma konusunda inanın bir bilgim yok."} {"url": "https://gezentianne.com/barselona-nerede-nasil-gidilir", "text": "Dünya'nın en turistik şehirlerinden biri olan Barselona İspanya'nın kuzey doğusunda, Fransa sınırına 150 km mesafede yer alıyor. Barselona Katolonya Özerk Bölgesi'nin başkenti, aynı zamanda en büyük şehri. İspanya'da da Madrid'den sonra ikinci büyük şehir konumunda bulunuyor. İstanbul'dan Barselona'ya Türk Hava Yolları ve Pegasus'un her gün direkt uçuşları var. Pegasus uçuşlarını Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan, Türk Hava Yolları ise İstanbul Havalimanı'ndan gerçekleştiriyor. Uçuş ortalama 3.5 saat sürüyor. Barselona şehir merkezi Barselona El Prat Havalimanı'na 13 km mesafede. Havaalanından çıkınca T1 ve T2 terminalinden express otobüslerle 5 karşılığında şehir merkezine ulaşılıyor. Barselona şehir merkezinde metro ağı da otobüs ağı da oldukça başarılı. Bu ikisi kombine edilerek istediğiniz heryere ulaşmanız mümkün. 10.20 karşılığında alacağınız 10 kullanımlık kart en ekonomik olan.(T10) Bu kart hem metroda hem de otobüslerde geçiyor. Barselona'da gezilecek yerler deyince ilk akla gelen La Rambla Caddesi şehrin dinamik ruhunu 24 saat boyunca yaşatıyor. İstanbul'un İstiklal Caddesi ne ise Barselona'nın La Ramblası o:) Sokak gösterilericilerinin eksik olmadığı, her daim cıvıl cıvıl olan 1,2 kilometre uzunluğundaki bu cadde Kristof Kolomb Heykeli'nden başlıyor, Katalunya Meydanı'na kadar devam ediyor. Pek çok hediyelik eşya dükkanı, cadde üzerine masaları atmış, turist avındaki onlarca restoran, açık hava pazarı La Boqueria, Barselona'nın en güzel köşelerinden biri olan Plaça Reial, işte hep bu La Rambla Caddesi'nin üzerinde bulunuyor. Katalunya Meydanı'ndan sonra Rambla de Catalunya Caddesi başlıyor. Meşhur tapasçılar Ciudad Condal ve Cerveceria Catalana bu cadde üzerinde bulunuyor. Barselona'daki en iyi restoranlar için tıklayın. La Boqueria Rambla'nın ortalarına denk gelen bir açık hava pazarı. Haftanın her günü sabah 8'den akşam 8'e kadar açık olan bu pazar Barselona'nın en şenlikli yeri. Burada envai çeşit meyvenin tadına bakabilir, orta yerinde konumlandırılmış minik tapas barların açık havadaki taburelerine çöküp birşeyler içip, deniz ürünleri ağırlıklı tapaslardan atıştırabilirsiniz. El Quim de la Boqueria benim favorim. La Rambla'dan Katalunya Meydanı'na doğru ilerlerken sağ koldaki bir sokaktan girdiğinizde karşınıza çıkan kocaman bir avlu burası. Görkemli ve etkileyici mimarisi ile Barselona'nın en sevdiğim köşelerinden biri. Avlu etrafındaki kafelerde oturup avluya nazır birşeyler yiyip içmek oldukça keyifli. Yıllardır önünde oluşan uzun kuyruklarla meşhur Les Quinze Nits özellikle denenmeli. Placa Reial'e gelmişken kendinizi ara sokaklara doğru bırakıp Barselona eski şehir merkezi Barri Gotic'e gitmeden olmaz. Barselona Gezilecek Yerler listemizin 4. sü Gothic Quarter'da her biri bir avluya açılan daracık sokaklarda dolaşarak Ortaçağ'a ışınlanmak oldukça keyifli. Bu bölgede son olarak gotik mimarinin en gösterişli örneklerinden biri olan Barselona Katedrali ziyaret edilmeli. Dünyaca ünlü Katalan mimar Antoni Gaudi tarafından tasarlanan Casa Mila, Barselona'nın en ikonik yapılarından bir tanesi. Barselona'nın turistik destinasyonları arasında önemli bir yere sahip, en sıradışı yapılardan olan Casa Mila 1900'lü yılların başlarında Gaudi tarafından sanat meraklısı politikacı Pere Mila için yapılmış. Giriş ücreti kişi başı 22 . Yapının alt katında hizmet veren aynı mimariye sahip Cafe de la Pedrera İster açık havada canlı müzik eşliğinde bir kahve içimlik, ister dalgalı mimarili iç mekanında tapas atıştırmalık, pas geçilmemesi gereken bir mekan. Barselona'daki en iyi restoranlar için tıklayın. Yapımı yüz yıldan uzun süredir devam eden, Gaudi'nin ölümsüz eseri La Sagrada Familia, nam-ı diğer Bitmeyen Kilise, Barselona'da görülmesi gereken en önemli yerlerden biri, hatta en önemlisi. Barselona'nın simgesi sayılan Sagra da Familia'yı vinçlerden kurtulmuş olarak görmek isterseniz 2030 yılından sonra ziyaret etmeniz gerekli:) Giriş ücreti kişi başı 17 . Barselona'nın en büyük ve en güzel parkı olan Parc De La Ciutadella'nın içinde kayıkla tur atabileceğiniz berrak sulara sahip bir göl, gezi alanları, Ulusal Bilim Müzesi bünyesinde Jeoloji ve Zooloji Müzeleri ve Hayvanat Bahçesi bulunuyor. Park alanına giriş ücretsiz ancak Ulusal Bilim Müzesi için 4 , Hayvanat Bahçesi için 18 giriş ücreti ödemeniz gerekiyor. Yine Antoni Gaudi tarafından, bu kez arsa sahibi Guell için yapılmış ancak daha sonra parka dönüştürülmüş, Hansel ve Gretel'in evi olsun, dev kertenkele olsun tam bir masal bahçesi kıvamındaki bu parkı görmek de şehrin olmazsa olmazlarından. Barselona Gezilecek Yerler listesinin 8. si Park Guell'de Gaudi'nin müze haline getirilmiş evini gezmek de mümkün. Giriş ücreti kişi başı 10 . Barselona'nın deniz kenarı ve liman bölgesi, Port Vell, Barcelonata ve Port Olimpic alanları olarak üç ana bölümden oluşuyor. Barseloneta Plajı'nın sonunda Barselona'da düzenlenen 1992 Olimpiyat Oyunları için kurulan bölge olan Port Olimpico bulunuyor. Burası gemiler için liman, turistler için restoran, alemciler için eğlence konseptlerinin birarada olduğu çok yönlü bir kompleks:) Bu bölgedeki restoranlar arasında La Barca De Salamanca ön plana çıkıyor. Barselona'nın en cool yeri Ice Bar Barcelona, (-5) derecede, tamamen buzdan yapılmış heykellerin bulunduğu bir ortamda, yine buzdan yapılmış bardaklarınızdan içeceklerinizi yudumlayacağınız sıra dışı bir ortama sahip. Çocuklar için de büyükler için de oldukça ilgi çekici. Ice Bar Barcelona'ya kişi başı giriş ücreti bir içecek de dahil olmak üzere 16.5 . Barcelona Futbol Kulübü'nün maçlarını oynadığı görkemli stadyum Camp Nou ve kulübe ait Barselona FC Müzesi özellikle futbolseverler için Barselona'da görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Mimar Francesc Mitjans tarafından tasarlanan ve 3 yıl içerisinde 55.000 metrekarelik alan üzerine kurulan stadyum, 99 bine yakın kapasiteye sahip. Müzede ise futbol kulübünün 100 yılı aşan geçmişi görsel ve işitsel sunumlarla ziyaretçilere aktarılıyor. Stadyum ve müze giriş ücreti kişi başı toplam 25 ."} {"url": "https://gezentianne.com/barselonada-ne-yenir-nerede-yenir-barselona-yemek-restoranlari", "text": "İşte bunlar hep TAPAS. Aslında çıtır ekmek üzerinde kanepe misali servis edilenlerin adı MONTADITOS. Fotoğrafta görünen soğuk montaditosların ara sıcak misalı kızartılmış veya ızgara edilmiş versiyonları da var. Placa de Catalunya'daki TXAPELA'da denediğimiz her çeşide bayılıyoruz. Adedi 1.85 . Tapas konusunda çok iyi oldukları cümle alem tarafından bilinen iki mekan Ciudad Condal ve Cerveceria Catalana arasından biz Ciudad Condal'ı seçiyoruz. Aynı gruba ait olan iki restoranın menüsü birbiri ile birebir aynı. Grilled cuttlefish, Razor clams, Andaluz style baby squids, Warm escalivada with goat cheese, Crispy camembert ve Cabreados egg style ile soframız donanıyor, hem gözlerimiz hem damaklarımız şenleniyor. İspanyol mutfağı dendiğinde ilk akla gelen tapasları çok seviyoruz ama taze deniz ürünleri ile hazırlanmış böyle bir tabağı hiçbir şeye değişemiyoruz(26 ). Port Olimpico'daki değişilmezimiz La Barca Del Salamanca'ya yıllar sonra yine geliyor, yine mutlu ayrılıyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/barselonadaki-en-iyi-restoranlar-restaurant-tavsiyeleri", "text": "Barselona'da yapılacak en keyifli aktivitelerden biri nefis İspanyol tapaslarını tadarken izleyebileceğiniz flamenko gösterileri. Tablao De Carmen bu gösterilerin en iyilerinden. Enstrümental müzik, vokal ve flamenko dansına içki ve tapasın eşlik ettiği bu geleneksel gösteri dört dörtlük bir deneyim sunuyor. İşte bunlar hep TAPAS. Aslında çıtır ekmek üzerinde kanepe misali servis edilenlerin adı MONTADITOS. Fotoğrafta görünen soğuk montaditosların ara sıcak misalı kızartılmış veya ızgara edilmiş versiyonları da var. Placa de Catalunya'daki TXAPELA'da denediğimiz her çeşide bayılıyoruz. Adedi 1.85 . Tapas konusunda çok iyi oldukları cümle alem tarafından bilinen iki mekan Ciudad Condal ve Cerveceria Catalana arasından biz Ciudad Condal'ı seçiyoruz. Aynı gruba ait olan iki restoranın menüsü birbiri ile birebir aynı. Grilled cuttlefish, Razor clams, Andaluz style baby squids, Warm escalivada with goat cheese, Crispy camembert ve Cabreados egg style ile soframız donanıyor, hem gözlerimiz hem damaklarımız şenleniyor. Barselona'da sokak lezzetlerini denemek için ülkenin en meşhur pazarı La Boqueria'daki butik tapas barlar çok keyifli. Bu pazarda bizim favorimiz El Quim De La Boqueria. İşin sahibi Quim'in her daim orada olduğu mekanda malzeme kalitesi, müşterilerin beklentileri, bilgi düzeyi ve aşçıların ustalığı birleşince ortaya vasat yemeğin bile mümkün olmadığı bir sonuç çıkmış. Ayrıca fiyat kalite açısından da bu kadar turistik olmasına rağmen olağanüstü. Ünlü Katalan mimar Gaudi'nin sıradışı eserlerinden Casa Mila bünyesinde bulunan Cafe De La Pedrera ister açık havada canlı müzik eşliğinde bir kahve içimlik, ister dalgalı mimarili iç mekanında tapas atıştırmalık, pas geçilmemesi gereken bir mekan. İspanyol mutfağı dendiğinde ilk akla gelen tapasları çok seviyoruz ama taze deniz ürünleri ile hazırlanmış böyle bir tabağı hiçbir şeye değişemiyoruz(26 ). Port Olimpico'daki değişilmezimiz La Barca Del Salamanca'ya yıllar sonra yine geliyor, yine mutlu ayrılıyoruz. Bu restorantların 4üne gittim, Barcelonadaki restoranlar süper anlatılmış."} {"url": "https://gezentianne.com/batum-gezi-rehberi-yazisi-blog", "text": "Hafta sonu gezilebilecek kadar küçük ve şirin, Sizi vize telaşına sokmayacak kadar anlayışlı, Batum, Karadeniz kıyısında kurulmuş Gürcistan'ın yazlık şehri olarak tanımlayabileceğim, sizi hem deniz kenarı tatili moduna sokabilecek hem de bir Avrupa şehrinde geziyormuşsunuz hissi uyandırabilecek bir şehir. - Karadeniz'de ama hırçın değil, sanki bir Akdeniz şehri. - Tarihi dokusu yoğun ama yer yer bu tarihi gölgeleyen gökdelenler, modern binalar, devam eden inşaatlar var. - Casino otelleri, kaliteli restoranları dikkat çekici ama Sovyetler zamanından kalan sıvaları dökülmüş eski binalar her yerde gözünüze çarpıyor. Batum Gezi yazımda Batum'a ulaşım yollarını ve Batum'da gezilecek yerleri anlatıyorum. Türkler Gürcistan'a pasaportsuz, dolayısıyla da vizesiz girebiliyor. Sadece nüfus kağıdınızı yanınızda taşımanız yeterli oluyor. İşte tam bu sebepten dolayı Batum hafta sonu kaçamağı için ideal olacak, 2 günde havanızı değiştirirken sizi yormayacak bir şehir. Türkiye ile Gürcistan arasındaki sınır olan Sarp Sınır Kapısı'ndan 22 km içeride. Araba ile Batum'a gitmek için Artvin'in Hopa İlçesi'nin 15 km doğusunda yer alan Sarp Sınır Kapısı 'ndan geçmek gerekiyor ama sınır geçişi diğer tüm komşu ülke sınırlarımızdan geçişlere nazaran çok daha kolay. Batum'a karadan ulaşım için bir sürü evrak toplamanıza veya aracınıza yeşil sigorta yaptırmanıza gerek yok. Ehliyet, ruhsat ve tüm yolcuların kimlikleri karadan Gürcistan'a araba ile giriş için yeterli. Sadece araç sahibinin arabada bulunmaması durumunda, araç sahibinin sürücüye aracını yurt dışına çıkarabilmesi için noterden vekalet vermesi gerekiyor. Batum uçak bileti için Türk Hava Yolları'nın haftada 4 kez olan İstanbul-Batum uçuşlarından biri tercih edilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken konu boarding kartınızı atmamanızdır, çünkü Gürcistan'daki Pasaport memuru biletinizi görmeden ülkeye giriş izni vermeyebilir. Batum'da görmeden dönmemeniz gereken 10 yeri kendi bakış açıma göre aşağıda listeledim. Özellikle yılbaşı öncesinde şehrin en kalabalık meydanı olan Avrupa Meydanı'nda Noel pazarları kuruluyor, hediyelik eşya ve yöresel ürün satışları yapılıyor. Meydanda çocuklar için de eğlence alanları var bizim gibi çocuklu gezginler için rahat zaman geçirilebilecek bir meydan. Ayrıca 31 Aralık'ta yılbaşı etkinlikleri kapsamında kurulan sahnelerde 3 gün boyunca Gürcü sanatçıların yanı sıra dünyaca ünlü Dj'ler de performans sergiliyor. Bildiğiniz gibi piazza meydan demek ve burası bana göre Batum'un en güzel meydanı. Avrupa'dan alınıp bu şehre yerleştirilmiş gibi. Etrafı kafe ve restoranlarla dolu olan bu geniş meydanda şansınız yaver giderse güzel bir konsere denk gelebilirsiniz. Meydanın hemen yanındaki kilisenin enteresan bir hikayesi var. Osmanlı bu kilisenin yapımına çanlarının hiçbir zaman çalmaması şartıyla izin vermiş ve 1865'de yapımına başlanan bütün taşları Trabzon'dan buraya taşınarak inşa edilen kilisenin çanları, padişahın isteğine uygun olarak Osmanlı bu toprakları kaybedene kadar hiç çalmamış. Üzülsem mi sevinsem mi bilemedim ama günümüzde çanlar çalıyor, kilise ibadete açık. Özellikle yaz aylarında Batum'un canlı, hareketli yüzünün ortaya çıktığı 7 km'lik palmiyeli bulvar şehir merkezinde plaja paralel uzanıyor. Yürüyüş alanları, parklar, bisiklet yolları, heykeller, küçük bir gölet ve Sheraton Hotel'e yakın kısmında küçük bir hayvanat bahçesi Batum Bulvarı'nın ilgi çeken özellikleri. Daha da dikkat çeken kısmı ise sahil kısmında bulunan plajlar ve beach barlar. Temmuz ve Ağustos aylarında Batum'u ziyaret edeceklerin hem denize girmek hem de bir şeyler yiyip içmek için uğramaları gereken adreslerden birisi. Avrupa'da görmeye alışkın olduğumuz astronomik saatin Gürcü versiyonu Eski Banka Binası'nın üzerinde yer alıyor. Medea heykelinden Memed Abashidzade Bulvarı'nı bırakmadan devam ettiğiniz zaman karşınıza çıkacak olan bu saat her saat başı çan sesleri eşliğinde güneş ve ayın konumlarını bize gösteriyor. Saat başına göre kendinizi ayarlayıp, elinizde videonuzu hazır bulundurmanızı tavsiye ederim. Tam plajların bittiği yerde yarım adanın ucunda görmeden dönülmemesi gereken bir park. İçinde neler var derseniz hemen detaylara girelim. Chacha Kulesi: Bizim İzmir Saat Kulesi'nin aynısını yapmışlar desem çok da abartmış olmam. Dönme Dolap: London Eye'dan esinlenilmiş J Ama London eye kadar büyük bir dönme dolap beklemeyin, Batum'daki 55m. Yüksekliğinde. Alfabe Kulesi : Üzerinde Gürcü alfabesinin harfleri olan DNA sarmalı şeklinde 130 metrelik kule. Aşk heykelleri : Kavuşamayan 2 insanı anlatan, hareket eden 7 metrelik dev heykeller. Heykellerden biri Müslüman Azeri genç Ali, diğeri Gürcü Hıristiyan kız Nino'dur. İşte size Sovyet rejimini gösterebilecek bir meydan. Batum'un hareketli, renkli meydanlarından biri. Altın kaplama deniz tanrısı heykeli ve çeşmesiyle meşhur. Hemen meydanın yanında meydana ismini veren Ilia Chavchavadze Devlet Tiyatrosu görkemli mimarisiyle Batum'un en güzel yapılarından. Turizme açılan her şehrin olmazsa olmazlarından biri de teleferik. Batum'da da var, ismi Argo Teleferiği. Deniz seviyesinden 250m yüksekteki Anuria Dağı'ndaki Argo Eğlence Merkezi'ni şehre bağlıyor. Manzara tahmin edeceğiniz gibi muazzam. Gürcü yemekleri servis edilen White Restaurant, Karadeniz ruhunu, bakış açısını, kısa ve öz şekilde bize verebilen bir yer. 🙂 Laz müteahhit işi midir bilinmez ama fotoğraflamakta fayda var. Batum merkezden araç ile 20 dakika mesafede, denize sıfır, çok büyük bir alana yayılmış, içinde beş binden fazla bitki çeşidi barındıran botanik bahçe eğer merkezi bitirdiyseniz ve hala zamanınız varsa güzel bir alternatif plan olacaktır. Batum gezisi ile ilgili diğer bilgilere Gezimanya'nın Batum gezi notlarından ulaşabilirsiniz. Harika bir yazı olmuş elinize sağlık. Tüm detayları tek tek yakalama fırsatı buldum bu güzel yazı sayesinde. Biz gittiğimizde böyle bir uygulama yoktu. Şu an bilemiyorum."} {"url": "https://gezentianne.com/berlin-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Berlin'in en önemli simgelerinden ve en çok ziyaretçi çeken yerlerinden biri olan Brandenburg kapısı dört atlı arabası heykeliyle dikkat çekiyor. İstanbul'daki Taksim Meydanı'na benzetilebilecek Brandenburg Kapısı'nın önünde İstiklal Caddesi misali uzanmış ıhlamur ağaçları ile ünlü Unter den Linen bulunuyor. Berlin Gezilecek Görülecek Yerler listesinin ilk sırasındaki Brandenburg Kapısı Berlin gezisi için doğru bir başlangıç noktası. Batı ve doğu Almanya'nın birleşmesini temsil eden Potsdamer Meydanı tarihi kent merkezinin de kalbi. Berlin blog yazımın ikinci sırasında bulunan Postdamer Meydanı günümüzde de Berlin'in en hareketli meydanlarından biri. Doğu Berlin ile Batı Berlin arasında çok sayıda birbiriyle kesişen tramvay ile otobüs hattına sahip olan Postdamer Meydanı Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra alışveriş merkezleri, yeni binalar, dükkanlar ve renkli caddeleriyle zengin ve canlı bir görünüme ulaşmış. Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya'ya kaçmalarını önlemek için Doğu Alman Meclisi'nin kararı ile 1961 yılında örülmüş 46 km uzunluğundaki Berlin Duvarı yıllarca 'Utanç Duvarı' olarak anılmış ve 1989 yılında tamamen yıkılmıştır. Berlin'in bu bölgesinde hala bulunan Berlin Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 3. sü olan Berlin duvar kalıntıları ve bu duvar üzerindeki grafitiler görülmeye değer. Berlin'in merkezinde, Brandenburg Kapısı ve Berlin Katedrali yakınında yer alan Aleksander Meydanı adını Rus Çarı I. Alexander'dan almış. Kısaca ALEX diye hitap edilen meydan Berlin halkının da buluşma noktası durumunda. Aleksander Meydanı Berlin'i 360 derecelik bir açıdan seyredebileceğiniz Televizyon Kulesi ve Müzeler Adası gibi önemli noktaları da bünyesinde bulunduruyor. 368 metre yüksekliğiyle Almanya'nın en yüksek yapısı olan Televizyon Kulesi'nin tepesinden Berlin manzarasını izlemek oldukça keyifli. Türkler arasında 'Küçük İstanbul' diye de adlandırılan Kreuzberg semti Türk nüfusunun yoğunluğu ile dikkat çekiyor. Buraya geldiğinizde üst geçit üzerinde göreceğiniz kocaman Kreuzberg Merkezi yazısı insanı şaşırtıyor. Kreuzberg Merkezi'nde Türkçe sadece bu yazıyla da sınırlı değil, etrafta Türkçe tabelalı pek çok dükkan, kafe ve restoran bulunuyor. Afro-Amerikan hip hop kültüründe etkilerinin görüldüğü olarak göçmenlerin yaşadığı Kreuzberg semti, renkli ortamı ve çok kültürlü yapısıyla ilgi çekiyor. Checkpoint Charlie yani Charlie Kontrol Noktası sadece müttefik askerleri, büyükelçiler, bu ki, şilerin aileleri, yabancılar, Demokratik Alman üst düzey yöneticileri tarafından kullanılan Berlin'de Doğu-Batı geçiş noktaları arasındaki 3. büyük geçiş kapısı. İki bölge arasındaki geçişlerin engellenmesi için o dönemde bu nokta Amerikan ve Sovyet askerlerinin kontrolündeymiş. Bu bölgede bulunan doğudan batıya geçmeye çalışanların ilginç öykülerini anlatan Checkpoint Charlie Müzesi de halkın ziyarete açık. Berlin'in en eski sarayı olarak bilinen barok mimariye sahip Charlottenburg Sarayı 17. yüzyılda inşa edilmiş. Saray'ın yer aldığı topraklar içinde bir belvedere, mozole, tiyatro ve bir köşk bulunuyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında saray ağır darbeler alıp harabeye dönse de yeniden restore edilmiş. Saray ve en az saray kadar güzel olan bahçesi Berlin'i keşif noktalarının başında geliyor. Berliner Dom yani Berlin Katedrali Berlin'in en önemli yapılarından. II. Wilhelm tarafından 1905'te yaptırılan bu bina, Berlin'in en önemli katedrali ve protestan kilisesi. II. Dünya savaşı döneminde büyük hasar gören yapı, 1981 yılında mimar Günter Stahn tarafından tasarlanarak yeniden yapılmış. Giriş ücret, 7 Euro olan Berlin Katedrali'nin 114 m yükseklikte bulunan kubbesi Berlin'in panoramik manzarasını izleme imkanı sunuyor. Almanya'nın en büyük ve en ünlü alışveriş merkezi Kaufhaus des Westens' in kisaltmasi ve daha çok bilinen adıdır. Katma Değer Vergisi anlamındaki KDV olarak okunuyor olması tamamen tesadüftür. 1907 yılında Yahudi bir Alman tüccar olan Adolf Jandorf tarafından kurulmuştur. 7 katlı olan KADEWE, yiyecek, içeçek, kıyafet, ev eşyası ve aklınıza gelebilecek her şeyin bulunduğu bir alışveriş mabedidir. Tiergarten, Berlin'in merkezinde bulunan, içinde bulunduğu semte de adını vermiş şehrin en popüler parkıdır. 210 hektar yüzölçümüne sahip olan park, Almanya'daki şehir parkları içinde Münih'te Gezilecek Yerlerin ilk sıralarındaki Englischer Garten'dan sonra ikinci sıradadır. 1500 farklı tür ve 20,500 havyan ile dünyanın en fazla sayıda canlı türüne sahip Almanya'nın en eski ve en iyi bilinen hayvanat bahçesi Zoologischer Garten da Tiergarten'ın içinde yer alıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/berlinde-cocuklarla-yapilacak-en-guzel-aktiviteler", "text": "- Berlin Hayvanat Bahçesi: Vahşi dünyanın sevimli temsilcilerini görmek için harika bir seçenek! Aslanlardan penguenlere kadar birçok hayvan sizi bekliyor. Giriş ücreti: Yetişkinler için 20 , çocuklar için 10 . - MACHmit! Müzesi: Sanat ve oyunun bir araya geldiği interaktif sergilerle dolu bir müze. Çocuklarınızın yaratıcılığını keşfetmeleri için mükemmel bir yer. Giriş ücreti: Yetişkinler için 8 , çocuklar için 4 . - Legoland Discovery Centre: Lego tutkunu çocuklar için cennet! Devasa Lego yapılarına hayran kalabilir ve kendi tasarımlarınızı inşa edebilirsiniz. Giriş ücreti: Yetişkinler ve çocuklar için 20 . - AquaDom & SEA LIFE Berlin: Denizaltı dünyasının büyüsünü keşfetmek için harika bir yer. Balıklar ve okyanus canlılarıyla dolu bir serüvene çıkabilirsiniz. Giriş ücreti: Yetişkinler için 17 , çocuklar için 13 . - Kletterwald Jungfernheide: Doğa sever çocuklar için macera dolu bir park. Ağaçların tepelerinde tırmanabilir ve zip-line heyecanını yaşayabilirsiniz. Giriş ücreti: Yetişkinler için 22 , çocuklar için 15 . - Badeschiff: Sıcak havalarda serinlemek için harika bir seçenek. Yüzen havuzda yüzerek ve güneşlenerek keyifli zaman geçirebilirsiniz. Giriş ücreti: Yetişkinler için 5 , çocuklar için 3 . - Berlin Duvarı Müzesi: Tarih meraklısı çocuklar için önemli bir ziyaret noktası. Berlin Duvarı hakkında ilginç bilgiler öğrenebilir ve duvarın parçalarını görebilirsiniz. Giriş ücreti: Yetişkinler için 12 , çocuklar için 6 . - Trampolinpark: Çocukların enerjilerini atabilecekleri harika bir yer. Dev trambolinlerde sıçrayabilir ve akrobatik yeteneklerini sergileyebilirler. Giriş ücreti: Saat başı 12 . - Berlin Botanik Bahçesi: Doğanın güzellikleriyle dolu bir bahçede çocuklar bitki dünyasını keşfedebilir ve piknik yapabilirler. Giriş ücreti: Yetişkinler için 6 , çocuklar için 3 . - Berlin Kalesi: Çocuklarınızı masalsı bir atmosferde geçmişe götürebileceğiniz bir kale. İhtişamı ve tarihi detayları keşfetmek için harika bir fırsat. Giriş ücreti: Yetişkinler için 12 , çocuklar için 6 . - Labyrinth Kindermuseum Berlin: Çocuklarınızın eğlenirken öğreneceği interaktif bir müze. Farklı temalarla dolu etkileşimli sergileriyle dikkat çekiyor. Giriş ücreti: Yetişkinler ve çocuklar için 8 . - Madame Tussauds Berlin: Ünlü balmumu heykelleriyle dolu bu müzede çocuklarınız favori ünlülerle fotoğraf çektirebilirler. Giriş ücreti: Yetişkinler için 25 , çocuklar için 20 . - Spree Nehri Tekne Turu: Berlin'in güzelliklerini keşfetmek için eğlenceli bir tekne turuna çıkabilirsiniz. Şehri nehir üzerinden görme fırsatı bulabilirsiniz. Giriş ücreti: Yetişkinler için 15 , çocuklar için 10 ."} {"url": "https://gezentianne.com/besiktas-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "Hali hazırda İstanbul'da 13 adet, İstanbul dışında 17 şubeye sahip Emirgan Sütiş'in Akaretler şubesi de, kahvaltı çeşitliliği ve lezzetleri ile ön plana çıkıyor. Akaretler Emirgan Sütiş'te kahvaltı menüden seçimli olarak alakart servis ediliyor. Bu tarz kahvaltılar tıka basa karnını doyurmaktansa sadece istediklerini yemeyi tercih edenler için çok avantajlı oluyor. Menüden örnek vermek gerekirse Eylül 2023 itibariyle Çay 35 TL, Bal-kaymak 120 TL, Söğüş tabağı 95 TL, Izgara hellim 115 TL, Peynirli su böreği 105 TL, Sucuklu Yumurta 135 TL, Menemen 110 TL, Kıymalı kol böreği 110 TL'den sunuluyor. Finale İncirli muhallebi(110TL) çok yakışıyor. Emirgan Sütiş kahvaltı menüsünde çeşit çok olduğundan kalabalık bir grup olarak gidip her şeyden tatmak daha da keyifli oluyor. Tüm popüler kahvaltı mekanları gibi hafta sonları oldukça yoğun olduğundan hafta içi ya da hafta sonu erken saatlerde gitmek serviste sıkıntı yaşamamanız için tavsiye ediliyor. Beşiktaş'ta Kahvaltıcılar sokağında yer alan Balkon Cafe & Kahvaltıda çift kişilik serpme kahvaltı 340 TL karşılığında sunuluyor. Serpme kahvaltıda menemen, peynir tabağı, zeytin tabağı, söğüş tabağı, salam tabağı, acuka, bal kaymak, tahin pekmez, nutella ve iki kişilik sınırsız çay bulunuyor. Muhlama ve pişi tabağı ayrıca ücretlendiriliyor. Mekanın menemeni ve muhlaması çok seviliyor. Eylül 2023 itibariyke iki kişilik full kahvaltı ücreti ise 390 TL. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Yine bir Beşiktaş Kahvaltıcılar sokağı mekanı olan Carmenta Kahvaltı Cafe sokağın fiyat performans oranı en yüksek kafelerinden biri olarak biliniyor. Carmenta Kahvaltı Cafe'de Eylül 2023 itibariyle iki kişilik spesiyal serpme kahvaltı 400 TL karşılığında sunuluyor. Spesiyal serpme kahvaltıda menemen, patates kızartması, sigara böreği, söğüş tabağı, peynir tabağı, zeytin tabağı, bal kaymak, tereyağ, reçel, acuka, salam ile hafta sonu kişi başı ikişer bardak çay, hafta içi sınırsız çay sunuluyor. İki kişilik full kahvaltı ücreti ise 520 TL. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. 2002'de açılan, Beşiktaş Kahvaltıcılar sokağının ilk kahvaltı mekanlarından Çakmak Kahvaltı Salonu ambiyans değil lezzet arayanların tercihi olmaya devam ediyor. Çakmak Kahvaltı Salonu'nun çingene salatası, acukası ve bal kaymağı çok seviliyor. Tulum peyniri ve bal mekan sahiplerinin memleketleri olan Erzincan'dan getiriliyor. Mekanda serpme kahvaltı tercih edilebileceği gibi menüden tek tek de seçim yapılabiliyor. Serpme kahvaltıda Peynir tabağı bal kaymak, söğüş salata, Nutella, acuka, ev reçeli, çingene salatası, 2 adet pişi, 2 adet sigara böreği, karışık zeytin, süzme yoğurt, sahanda yumurta ya da menemen ve sınırsız çay bulunuyor. Eylül 2023 itibariyle iki kişilik serpme kahvaltı toplam 365 TL karşılığında sunuluyor. Beşiktaş Akaretler bölgesinde yer alan Şairler Kahvesi adını hemen karşısındaki Şairler Parkı'ndan alıyor. Eylül 2023 itibariyle iki kişilik serpme kahvaltının toplam 450 TL karşılığında sunuluyor. Serpme kahvaltıda söğüş tabağı, çeçil peyniri, beyaz peynir, kaşar peyniri, karışık zeytin, kızartılmış köy biberi, jambon, patates kızartması, sucuk ızgara, bal-kaymak, nutella, iki çeşit reçel, sigara böreği, tercihinize göre sahanda yumurta ya da menemen bulunuyor. Serpme kahvaltıya sınırsız çay da dahil. Bikahvaltı Kafe de diğer pek çok Beşiktaş kahvaltı mekanı gibi Kahvaltıcılar sokağında yer alıyor. İki kişilik bi serpme kahvaltı 400 TL karşılığında servis ediliyor. Bi serpme kahvaltıda çeçil peyniri, 2 dilim beyaz, 2 dilim kaşar peynir, yeşil zeytin, siyah zeytin tabağı, acuka, domates, salatalık, yeşil biber, közlenmiş biber, tereyağ, bal-kaymak, reçel, nutella, 2 adet sigara böreği, dana salam, sahanda sade yumurta, 2 adet sade pişi, ev yapımı patates kızartma ve sınırsız çay bulunuyor. Eylül 2023 itibariyle ki kişilik full kahvaltı ücreti ise 530 TL. Kahvaltı servisi olmasa da Beşiktaş'taki kafeler arasında farklı bir konuma sahip Suflör Cafe'yi de bu listeye almak istedim. Beşiktaş'ta 15 çeşit suflesi ile misafirlerini akışkan bir lezzet yolculuğuna çıkaran SUFLÖR CAFE suflelerinin lezzetinin yanısıra sizi bir çizgi romanın içindeymiş gibi hissettiren sıradışı ambiyansı ile de dikkat çekiyor. 90'lar ruhunu sonuna kadar yaşatan Suflör gelen misafirlerine yaptıkları tatlı sürprizlerle de çok beğeniliyor. Mekandan ayrılan herkese patlayan şeker ikram eden Suflör ekibi doğum günü olan misafirlere de 90'lı yıllara ait küçük hediyeler veriyor. Suflör Cafe hakkındaki bilgiler, menü detayları ve fotoğraflar için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/bodrumda-koy-kahvaltisi-nerede-yapilir", "text": "Bodrum merkeze sadece 2 km mesafedeki Bitez'de, 4 dönümlük mandalin bahçesinin içerisinde yer alan Kuytu Bahçe yöresel lezzetlerle sunduğu köy kahvaltısıyla Bodrum'daki kahvaltı mekanları arasında ön plana çıkıyor. 2019 yılında açılan çiçeği burnunda mekan kendi bahçelerinde yetiştirdikleri meyvelerden yaptıkları reçelleri, Ege otlu böreği, içi peynir dolgulu kabak çiçeği kızartması, peynirli kıymalı su böreği, balkabaklı mücveri ve pişisi özellikle seviliyor. Kuytu Bahçe pandemi dolayısıyla, bahçelerinin geniş alanını daha elverişli şekilde kullanıyor ve masa aralarını 3 metre aralığa kadar açmış durumda. Mandalina ağaçlarının altında ve açık havada olmasına rağmen sağlık en önemli öncelikleri. Kuytu bahçe kahvaltısı kişi başı 70 TL karşılığında serpme olarak sunuluyor. Menü içerisinde peynir çeşitleri, Ege'ye özgü farkli zeytinler, bahçede yetişen domates, salatalık, maydanoz, roka, biberler, Ege otlu börek, pişi, yine kendi bahçemizin tavuklarından toplanan taze günlük yumurtalar, ev yapımı çeşit çeşit reçeller, Marmaris'in çam ormanlarından getirttiğimiz bal ve köy tereyağı gibi damak şenlendiren lezzetler ve sınırsız çay yer alıyor. Büyüklerin kahvaltısını paylaştıkları sürece çocuklardan ücret alınmıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/bogaz-kiyisinda-luks-brunch-deneyimi-six-senses", "text": "İstanbul Boğazı'na nazır lüks kahvaltı keyfi dendiğinde ilk akla gelen Swissotel Brunch'ına yeni bir alternatif geliyor. Boğaz'ın en nadide kıvrımı Sarıyer'deki tarihi yalıda konumlanan 5 yıldızlı otel Six Senses Kocataş Mansions bünyesinde yer alan iki mekanda her Pazar 12.00-15.00 saatleri arasında, birbirinden farklı konsept ve özgün lezzetlerden oluşan Gurme Pazar Brunchları sunuluyor. Six Senses Kocataş Mansions'un yeşillikler içerisindeki muhteşem avlusunda yer alan Chef Erdal Restoran'da Adana sofralarının gurme esintilerini yansıtan menüsüyle fark yaratıyor. Chef Erdal'ın Serpme Kahvaltılıklar ve Şarküteri Tahtası ile başlayan Brunch, leziz soğuk mezeler, Fındık Lahmacun ve Kızarmış İçli Köfte ile devam ediyor. Odun ateşinde pişmiş et tava ve karışık kebapların da yer aldığı menu, Chef Erdal'ın klasikleri arasına giren Fıstıklı Katmer ve Fındıklı & Sütlü Kadayıfı ile sonlanıyor. Chef Erdal Gurme Pazar Brunchı kişi başı ücreti 2023 yılı itibariyle 800 TL. en lezzetli örneklerini Pazar Brunch'ına taşıyor. Misafirlere Pan-Latin ve Asya mutfaklarının lezzetini daha yakından deneyimleme imkanı sunan brunch menüsünde Peru Mutfağı'na özgü sushiler ve bölgeye özel ceviche'ler, sağlık ve lezzet dolu salata çeşitleri, Tütsülenmiş Dana Kaburga ve Dana Şiş gibi yeni seçenekler yer alıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/bogazda-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "İstanbul'da hafta sonu kahvaltı keyfi yapılmak istendiğinde ilk akla Boğaz'daki kahvaltı mekanları geliyor. Ben de bu yazıda sizlere her bütçeye hitap edecek, en uygun fiyatlıdan en lüksüne, Anadolu yakasından, Avrupa yakasına Boğaz kıyısındaki deniz manzaralı en iyi kahvaltı mekanlarını güncel fiyatlarıyla birlikte listeliyorum. Ortaköy İskelesi'nin hemen yanı başında bulunan The House Cafe Ortaköy, giriş alanı, iki geniş terası ve salonu ile oldukça şık bir restoran. The House Cafe Ortaköy'deki kahvaltı mekanları arasında ürün ve hizmet kalitesi ile bir adım öne çıkıyor. Diğer House Cafe şubeleri ile kıyasladığımızda ise konum ve manzara anlamında fark yaratıyor. İster hafta içi ister hafta sonu İstanbul Boğazı ile iç içe eşsiz bir kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz The House Cafe'de kahvaltı çeşitleri menüden seçmeli yani alakart olarak sunuluyor. The House Cafe Ortaköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Adını yanı başındaki Kuleli Askeri Lisesi'nden alan ve İstanbul'da boğaz manzaralı kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen Kuleli Yakamoz tüm mekanı çepeçevre saran camekan yapısı ile insanda Boğaz kenarında değil Boğaz'ın içindeymiş hissi uyandıran bir Boğaz'daki kahvaltı mekanlarından biri. Aslında alkolsüz balık restoranı olarak hizmet veren mekan, hafta sonları sunduğu açık büfe kahvaltısı ile daha çok rağbet görüyor. Kuleli Yakamoz iletişim bilgileri, kahvaltı fiyatı ve detayları için tıklayın. Denize sıfır konumu, Boğaziçi Köprüsü, Ortaköy Camii ve Kız Kulesi'ne nazır muhteşem manzarasıyla Feriye Sarayı bünyesinde yer alan Lokanta Feriye boğazda kahvaltı keyfi yapmak isteyenler için hem yazın hem de kışın eşsiz bir ambiyans sunuyor. Lokanta Feriye 2023 Michelin Tavsiye Listesi'nde yer alıyor. Hafta içi ve hafta sonu fark etmeksizin serpme olarak sunulan Feriye Sarayı'ında iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Anadolu Yakası'nın en şık balık restoranlarından, özel günlerin vazgeçilmez mekanı Lacivert'te sadece hafta sonlarına mahsus olmak üzere açık büfe kahvaltı servisi gerçekleştiriliyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün gölgesinde, boğaza nazır, cumartesi ve pazar günleri, 10:00 14:00 arasında gerçekleşen serpme kahvaltı için kişi başı 650 TL talep ediliyor. 0-6 yaş ücretsizken, 7-12 yaş arasındaki çocuklar için 325 TL ödenmesi gerekiyor. Avrupa yakasından gelmek isteyenler için, sabah saat 10:00 itibariyle Rumeli Hisarı Lokma Cafe'nin karşısından, sürekli ring halinde olan ücretsiz tekneler Lacivert Restoran'a ulaşım sağlıyor. Boğaz'da uygun fiyatlı, ekonomik kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen yer elbetteki boğaz ile içiçe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinin İstanbullular için en sevilen yönlerinden biri daha ise herkes kendini evinde hissetsin diye dışarıdan yiyecek getirilmesine izin verilmesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesi iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Üniversite yıllarımızın vazgeçilmez mekanı Kale Çay Bahçesi yıllar geçse de popülerliğini yitirmiyor. Bebek'ten Rumelihisarı'na doğru bir yürüyüş sonrası Boğaz'a nazır kahvaltı keyfi muhteşem oluyor. Kale Çay bahçesinde beyaz peynir, kaşar peyniri, hellim peyniri, bal kaymak, reçel, tahin pekmez, acılı peynir salatası, siyah ve yeşil zeytin, domates, salatalık, yeşil biber, simit ve ekmek çeşitlerinden oluşan iki kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle sınırsız çay da dahil toplam 780 TL karşılığında sunuluyor. Kale Kafe'nin kaşarlı menemeni çok başarılı, özellikle denenmeli. Hafta sonları öğleye doğru oldukça kalabalık olan mekanı hafta içi ve hafta sonu erken saatlerde tercih etmeli. Ortaköy Kuruçeşme hattında, Boğaz kıyısında nezih ve keyifli bir kahvaltı mekanı arayanlar için tavsiye edebileceğim AŞŞK CAFE kızarmış hellim, acuka, sucuk, otlu lor, ev yapımı vişne, ayva ve kızılcık reçeli, Datça'dan gelen organik zeytin-zeytinyağı-bal-kaymak gibi fark yaratan lezzetlerin de bulunduğu EV KAHVALTISI çeşitleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz ile iç içe, hem şık, hem romantik hem de masal gibi dekore edilmiş AŞŞK KAHVE'de kahvaltı çeşitleri alakart olarak sunuluyor. Aşşk Kahve iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Hali hazırda İstanbul'da 13 adet, İstanbul dışında 17 şubeye sahip Emirgan Sütiş'in orijinal yeri olan Emirgan'da boğaz kıyısında konumlandırılmış Emirgan Sütiş nostaljik ortamı, kahvaltı çeşitliliği ve lezzetleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz'da Kahvaltı Mekanları dendiğinde ilk akla gelenlerden Emirgan Sütiş'te kahvaltı menüden seçimli olarak alakart servis ediliyor. Bu tarz kahvaltılar tıka basa karnını doyurmaktansa sadece istediklerini yemeyi tercih edenler için çok avantajlı oluyor. Menüden örnek vermek gerekirse Eylül 2023 itibariyle Çay 35 TL, Bal-kaymak 120 TL, Söğüş tabağı 95 TL, Izgara hellim 115 TL, Peynirli su böreği 105 TL, Sucuklu Yumurta 135 TL, Menemen 110 TL, Kıymalı kol böreği 110 TL'den sunuluyor. Finale İncirli muhallebi(110TL) çok yakışıyor. Emirgan Sütiş kahvaltı menüsünde çeşit çok olduğundan kalabalık bir grup olarak gidip her şeyden tatmak daha da keyifli oluyor. Tüm popüler kahvaltı mekanları gibi hafta sonları oldukça yoğun olduğundan hafta içi ya da hafta sonu erken saatlerde gitmek serviste sıkıntı yaşamamanız için tavsiye ediliyor. Medyatik chef Arda Türkmen'in bir dönem adını sıkça duyduğumuz mekanı Mükellef Karaköy zeytin piyazı, tahinli cevizli çıtır kabak, tutmaç böreği sıra dışı lezzetlerle çeşitlendirilen kahvaltısı ile dikkat çekiyor. Karaköy'de The Haze Hotel'in teras katında yer alan Mükellef Karaköy bir taraftan Galata Kulesi diğer taraftan da Boğaz manzarasına sahip. Mükellef Karaköy Kahvaltı Detayları, Güncel Ücreti ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Tarihi Galata Bölgesi'nde panoramik bir İstanbul manzarası eşliğinde açık büfe kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz Barnathan Roof 19. yüzyılda inşa edilen, İstanbul'un en eski apartman konut örneklerinden Barnathan Apartmanı'nda yer alıyor. Barnathan Roof, açık büfe kahvaltısında ev yapımı reçeller, kendi özel üretimi erken hasat zeytinyağı ile tatlandırılmış lezzetler, çiftlik ürünü özel peynirler ve şeflerinin özel reçeteleriyle hazırlanan sıcaklar bulunuyor. Barnathan Roof açık büfe kahvaltısını Galata Kulesi, Boğaz ve Haliç'i keyifle izleyebileceğiniz, Galata Bölgesi'ndeki en güzel manzara eşliğinde sunuyor. Barnathan Roof İletişim Bilgileri ve Güncel Kahvaltı Ücretleri için tıklayın. İstanbul'un en güzel korularından biri olan Kanlıca'daki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Hafta içi de hafta sonu da serpme olarak sunulan kahvaltıda sahanda sucuk, sahanda yumurta, böğürtlen reçelli lor peyniri, peynir ve zeytin çeşitleri, söğüş tabağı, mevsim meyveleri, tahin pekmez, bal kaymak, börek, poğaça ve ekmek çeşitleri bulunuyor. Mekanda çocuk oyun parkı ve bebek bakım alanı da mevcut. Mihrabat Korusu iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Tarabya şubesi İstanbul Boğazı'na sıfır konumu ile özellikle seviliyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapılabiliyor. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Big Chef's Tarabya iletişim bilgileri, güncel kahvaltı menüsü ve fiyatları için tıklayın. 1992'de İstanbul Caddebostan'da açılan ilk konsept kafenin ardından bütün ülkede pek çok şehirde açılan kafelerle, kısa zamanda dondurma ve dondurmayla birlikte tatlıların ve kahvaltıların sunulduğu zincire dönüşen Mado'nun Ortaköy şubesi boğaz manzarası sebebiyle çok seviliyor. Maraş peyniri, beyaz peynir, kaşar peyniri, peynirli su böreği, tereyağı, acuka, petek bal-kaymak, tahin-pekmez, vişne reçeli, yeşil ve siyah zeytin, domates ve salatalık, mevsim meyveleri, kuru incir, kuru kayısı, sahanda sucuklu yumurta, ve ekmek sepeti ve kahvaltı boyunca sınırsız çay ile sunulan iki kişilik SİNİ KAHVALTI Eylül 2023 itibariyle 405 TL karşılığında servis ediliyor. İstanbul'daki en kaliteli brunch hangisi diye sorulduğunda tereddütsüz cevap verebileceğim Swissotel brunchı Swissotel The Bosphorus bünyesindeki Cafe Swiss'de Pazar günleri 12:00 15:00 arasında sunuluyor. Eşsiz bir Boğaz manzarasında gerçekleşen brunch kapsamında taptaze deniz ürünleri, ıstakoz, istridye, havyar ve şampanya gibi şımartan detaylar, gözünüzün önünde hazırlanan sushi ve sashimiler, İtalya'dan en iyi risotto ve makarna çeşitleri, Türk mutfağından enfes mezeler, İngiliz mutfağından çeşit çeşit roastlar, İsveç mutfağından peynir ve çikolatalı fondüler ve daha önce rastlamadığım kalite ve lezzette sıra dışı bir tatlı seçkisi var. Cafe Swiss iletişim bilgileri, brunch detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. İstanbul Akvaryum ve Watergarden Ataşehir'de de şubeleri olan Yeniköy Kaşıbeyaz Bosphorus diğer şubeleri arasından muhteşem boğaz manzarası ile ön plana çıkıyor. Kaşıbeyaz Bosphorus bol malzemeli menemenden birbirinden lezzetli peynirlere, Antep yöresine özgü yeşil zeytinden kelle paça çorbasına, bayanların hemen yanı başınızda açtıkları gözlemelerden ev yapımı reçellere, klasik kahvaltılıkların yanında nohut dürümü, beyran çorbası gibi Antep'in yöresel lezzetlerine, sıcacık simit, poğaça, açma gibi hamur işlerinden kahvaltı keyfini güzel bir tatlıyla sonlandırmak isteyenler için de özel olarak yapılan Antep'in incilerinden katmere kadar tam 150 çeşit lezzet, ister deniz manzarasına karşı, isterseniz de yemyeşil bir bahçede sunuluyor. Saat 09.00'dan 13.00'e kadar süren açık büfe zenginliğindeki serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 575 TL, 6-9 yaş arası yarı ücret alınıyor. 0-6 yaş arası ücretsiz. Kaşıbeyaz Bosphorus'un çocuk oyun alanlarında çocukların eğitimli ablalar eşliğinde keyifli vakit geçirebilmeleri için A'dan Z'ye her şey düşünülmüş. 1-5 yaş grubu çocuklar için müzikli eğitici kitaplar, 1-8 yaş grubu için yaratıcı hobi enstrümanları, oyun tüneli, yasaklı siteleri barındırmayan, özel güvenlik önlemli ve eğitici içeriklerin yer aldığı akıllı tabletler bulunuyor. Anadolu yakasının boğaz kıyısında bulunan ve bu bölgenin oksijen deposu olarak bilenen Fethi Paşa Sosyal Tesisleri Kuzguncuk ve Üsküdar arasındaki Fethi Paşa Korusu içinde yer alıyor. Koru içinde keyifli bir sabah yürüyüşü sonrası Sarayburnu'ndan Ortaköy'e kadar uzanan muhteşem manzarayı seyir balkonundan izleyebilir, Fethi Paşa Sosyal tesislerinde İstanbul'da boğaz manzaralı en uygun fiyatlı kahvaltılardan birini deneyimleyebilirsiniz. Sosyal tesisler pazar günleri çok yoğun olduğu için diğer günlerde ya da pazar günü erken saatlerde gitmekte fayda var. Fethi Paşa Korusu iletişim, ulaşım, giriş ve kahvaltı ücreti detayları için tıklayın. İstanbul Boğazı'na nazır lüks kahvaltı keyfi dendiğinde ilk akla gelen Swissotel Brunch'ına yeni bir alternatif geliyor. Boğaz'ın en nadide kıvrımı Sarıyer'deki tarihi yalıda konumlanan 5 yıldızlı otel Six Senses Kocataş Mansions bünyesinde yer alan iki ayrı mekanda, birbirinden farklı konsept ve özgün lezzetlerden oluşan Gurme Pazar Brunchları sunuluyor. Toro Latin Gastro Bar'da canlı müzik eşliğinde Latin mutfağının, Chef Erdal Restoran'da ise Adana mutfağının gurme lezzetlerini deneyimleyebileceğiniz bu lüks brunch her Pazar 12.00-15.00 saatleri arasında sunuluyor. Six Senses Gurme Brunch deneyimi hakkında detay bilgiler ve güncel ücretleri için tıklayın. İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakasında, Çengelköy'ün yanı başındaki Vaniköy'de konumlandırılmış Alperenler Vaniköy Cafe, denize sıfır konumu ve 25 çeşit bulunan kahvaltısı ile dikkat çekiyor. Vaniköy Kafe'de serpme olarak sunulan kahvaltıda yumurtalı ekmek, pancake, menemen ya da sucuklu yumurta, peynir çeşitleri, domates kokteyl, Çengelköy bademi, yeşil ve siyah zeytin, bal kaymak, mevsim reçelleri, Nutella, kruvasan ve ekmek çeşitleri ile sınırsız çay bulunuyor. Alperenler Vaniköy Kafe'de serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 340 TL. karşılığında sunuluyor. Anadolu Kavağı'nın yanı başında, Yoros Kalesi'nin yamacında, İstanbul'un eşsiz boğaz manzarasını güzel bir açıdan gören, kaleye çıkan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış, kırmızı pötikare örtüleri, ahşap masa ve sandalyeleri ile gayet sevimli ve doğa içinde bir kahvaltı mekanı Yoros Kafe. Hafta sonu yoğunluğu ile baş etmekte zaman zaman zorlandıklarından erken saatlerde gitmekte, Yoros Kalesi'ni kahvaltıdan sonra gezmekte fayda var. Yoros Kale Kafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. İstanbul'un Boğaz ile buluştuğu, denizin yeşil ile kavuştuğu Anadolu Yakası'nın en güzel semtlerinden Çengelköy'de, Refi Paşa Yalısı'nda yer alan Kai Çengelköy'ün mutfağı Bülent Chef'e emanet. 2018 yılı sonlarında açılan mekanda eşsiz boğaz manzarası eşliğinde, şık ve nezih bir ortamda, deniz ile iç içe yapabileceğiniz yöresel kahvaltı keyfi sunan mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. KAİ Çengelköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücreti için tıklayın. 1965'ten beri hizmet veren bir dönem İstanbul Boğazı'nın en bilindik kahvaltı mekanlarından biri olan Yeniköy Emek Kafe nostaljik ambiyansı ve denize sıfır lokasyonu ile İstanbullular tarafından hala çok seviliyor. Yeniköy Emek Kafe'de kahvaltı menüden alakart olarak seçiliyor. Öyle serpmelerce gibi bir durum söz konusu değil, beyaz peynir, kaşar, zeytin, bal kaymak, salatalık ve domates, haşlanmış yumurta, reçel ve iki çaydan oluşan kahvaltı tabağı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 220 TL karşılığında sunuluyor. Mekanın sıcaklardan peynirli menemeni, sahanda sucuklu yumurtası, kavurmalı menemeni, sahanda peynirli yumurtası, patatesli ve kıymalı gül böreği özellikle seviliyor. İstanbul'un en güzel korularından Emirgan Korusu özellikle lale zamanı tam bir görsel şölene ev sahipliği yapıyor. Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk adlı üç köşkü bünyesinde barındıran koruda boğaza hakim manzarası sebebiyle en çok Sarı Köşk Korudaki kahvaltı mekanları arasında ön plana çıkıyor. Sarı Köşk'te hem hafta içi hafta sonu 09:00 ile 13:00 arasında tek kişilik kahvaltı tabağı ya da iki kişilik MEGA KAHVALTI sunuluyor. Ortaköy kahvaltı mekanları arasında konum olarak en muhteşem yere sahip olan Beltaş Kafe Ortaköy Camii ile Boğaz Köprüsü arasında, denize sıfır konumda yer alıyor. Beyaz Peynir, Çeçil Peyniri, Domates, Salatalık, Zeytin, Bal, Reçel, Tereyağ, Acuka, Sütlü Çikolata, Salam, Kalem Böreği, Paçanga Böreği, Sucuklu Yumurta, Hellim Peyniri, Kaymak, 2 adet sıcak yada soğuk içecekten oluşan 2 kişilik serpme Beltaş kahvaltısı 2023 Eylül 2023 itibariyle toplam 790 TL karşılığında sunuluyor. Serpme Kahvaltı her gün sabah saat 08:00 ile 12:00 arasında servis ediliyor. Beylerbeyi'nde denize sıfır kahvaltı edilecek yerler dendiğinde ilk akla gelen seçenek, Beylerbeyi iskelesi civarında denize sıfır tek mekan olma özelliği taşıyan Çeşmidil Kafe. Eylül 2023 itibariyle hafta içi kahvaltı tabağının 340 TL, serpme kahvaltının 390 TL olduğu mekan hafta sonu açık büfe konseptine geçiyor ve fiyat 490 TL'ye çıkıyor. Kahvaltı tabağına da, serpme kahvaltıya da açık büfe konseptine de sınırsız çay dahil. Serpme kahvaltıda Beyaz peynir, taze kaşar, eski kaşar, otlu peynir, zeytin çeşitleri, salam, dana ve tavuk jambon, domates, salatalık, biber, sigara böreği, tereyağı, bal-kaymak, ev yapımı reçeller, istediğiniz türde omlet ya da menemen bulunuyor. Açık büfe de bunlara tatlı, salata, meze ve meyve çeşitleri de ekleniyor. Boğaz kıyısında kahvaltı edilecek mekanların kalabalığına alternatif olacak sakinlikteki çiçeği burnunda Çengelköy restoranı İnci Bosphorus güleryüzlü ve nazik servis personeli ve birbiri ile iç içe geçmemiş ferah masaları ile takdir topluyor. İnci Bosphorus'da kahvaltı sadece serpme sunuluyor ve Eylül 2023 itibariyle kişi başı 450 TL talep ediliyor. 12 yaş altı ücretsiz. Serpme kahvaltıda Ezine beyaz peyniri, İzmir tulum peyniri, isli Çerkez peyniri, dil peyniri, eski ve taze kaşar peyniri, bal-kaymak, tahin-pekmez, domates-salatalık, taze otlar, zeytin çeşitleri, menemen ya da sahanda yumurta, simit, poğaça, ekmek çeşitleri, sıcak tabağı, börek ve sınırsız çaydan oluşuyor. Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde, Beykoz'daki Çubuklu korusunun içerisinde bulunan ve Hidiv Kasrı İstanbul'un önemli tarihi yapılarından biri. Hem kasrın tarihi dokusu hem de içinde bulunduğu korunun güzelliği, gül bahçeleri, sincapları ve cıvıl cıvıl kuş sesleri pazar kahvaltılarını cazip hale getiriyor. BELTUR'a bağlı Hidiv Kasrı'nda pandemiden sonra serpme kahvaltı ve açık büfe kahvaltı kaldırıldı. Sadece kafe kısmı hizmet veriyor ve burada kahvaltı olarak haftanın her günü 09:00 ile 13:00 arasında kahvaltı tabağı, yumurta çeşitleri ve tost çeşitleri servis ediliyor. Hidiv Kasrı iletişim, ulaşım, güncel kahvaltı ve yemek menüsü için tıklayın. İstanbul'da boğaz manzaralı kahvaltı dendiğinde akla hep Ortaköy'den Sarıyer'e doğru uzanan boğaz hattı geliyor ama Tarihi yarımadada, Süleymaniye Camii yakınlarında yer alan Mimar Sinan Teras Cafe hem eski İstanbul hem de boğaz manzarası ile yerli yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Mimar Sinan Teras Cafe'de panoramik manzara eşliğinde, haftanın her günü iki kişilik serpme kahvaltı sunuluyor. Kahvaltı sonrası dilerseniz boğaz manzarasına nazır dilerseniz de görkemli Süleymaniye Camii'ne nazır Türk kahvesi içmek ve İnstagram fotoları çekmek mekanın olmazsa olmazı. Mimar Sinan Teras Cafe kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Üsküdar'da Şemsi Paşa Camii üzerinden enfes bir boğaz manzarası sunan Katibim Kafe Anadolu yakasındaki Boğaz manzaralı kahvaltı mekanları arasında yer alıyor. Katibim Cafe'de kahvaltı iki kişilik serpme ya da menüden seçmeli olarak sunuluyor. İki kişilik serpme kahvaltıda beyaz peynir, taze kaşar, eski kaşar, bal kaymak, siyah yeşil zeytin, söğüş tabağı, dana jambon, ev reçeli, Nutella, panço, acuka, pişi, sahanda yumurta, sahanda sucuk ve bir pot çay bulunuyor. Üsküdar Katibim Cafe kahvaltı ücretleri ve iletişim bilgileri için tıklayın. Dünyanın en güzel şehirlerinden İstanbul'un en yüksek yapısı olan Çamlıca Kulesi 370 metre yüksekliğinde ve toplam 49 kattan oluşuyor. Diğer adıyla Çamlıca Radyo ve Televizyon Kulesi olan bu görkemli yapı yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra yerli yabancı pek çok turisti ağırladığı eşsiz bir İstanbul manzarasına hakim seyir terası, kafesi ve restoranı ile de ön plana çıkıyor. Kulenin 40. katında yer alan 360 Kule Restaurant'ın iki kişilik sunduğu serpme kahvaltı seçeneği çokca tercih ediliyor. Her seferinde kuleye giriş ücreti ödeyip bu kahvaltıyı yapmak mantıklı gelmese de bir kez olsun bu deneyim yaşanmayı hak ediyor. Çamlıca Kulesi Ulaşım, Giriş ve Kahvaltı Ücreti detayları için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/bogazda-kahvalti-yerleri-ve-fiyatlari-anadolu-yakasi", "text": "Adını yanı başındaki Kuleli Askeri Lisesi'nden alan ve İstanbul'da boğaz manzaralı kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen Kuleli Yakamoz tüm mekanı çepeçevre saran camekan yapısı ile insanda Boğaz kenarında değil Boğaz'ın içindeymiş hissi uyandıran bir Boğaz'daki kahvaltı mekanlarından biri. Aslında alkolsüz balık restoranı olarak hizmet veren mekan, hafta sonları sunduğu açık büfe kahvaltısı ile daha çok rağbet görüyor. Kuleli Yakamoz kahvaltı fiyatı ve detayları için tıklayın. Anadolu Yakası'nın en şık balık restoranlarından, özel günlerin vazgeçilmez mekanı Lacivert'te sadece hafta sonlarına mahsus olmak üzere açık büfe kahvaltı servisi gerçekleştiriliyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün gölgesinde, boğaza nazır, cumartesi ve pazar günleri, 10:00 14:00 arasında gerçekleşen açık büfe brunch için 2023 itibariyle kişi başı 650 TL talep ediliyor. 0-6 yaş ücretsizken, 7-12 yaş arasındaki çocuklar için 325 TL ödenmesi gerekiyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Avrupa yakasından gelmek isteyenler için, sabah saat 10:00 itibariyle Rumeli Hisarı Lokma Cafe'nin karşısından, sürekli ring halinde olan ücretsiz tekneler Lacivert Restoran'a ulaşım sağlıyor. Boğaz'da uygun fiyatlı, ekonomik kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen yer elbetteki boğaz ile içiçe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinin İstanbullular için en sevilen yönlerinden biri daha ise herkes kendini evinde hissetsin diye dışarıdan yiyecek getirilmesine izin verilmesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinde kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. İstanbul'un en güzel korularından biri olan Kanlıca'daki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Hafta içi de hafta sonu da serpme olarak sunulan kahvaltıda sahanda sucuk, sahanda yumurta, böğürtlen reçelli lor peyniri, peynir ve zeytin çeşitleri, söğüş tabağı, mevsim meyveleri, tahin pekmez, bal kaymak, börek, poğaça ve ekmek çeşitleri bulunuyor. Mekanda çocuk oyun parkı ve bebek bakım alanı da mevcut. Mihrabat Korusu Nerede? Nasıl Gidilir? Kahvaltı Fiyatı ve Detayları Nedir? tıklayın. İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakasında, Çengelköy'ün yanı başındaki Vaniköy'de konumlandırılmış Alperenler Vaniköy Cafe, denize sıfır konumu ve 25 çeşit bulunan kahvaltısı ile dikkat çekiyor. Vaniköy Kafe'de serpme olarak sunulan kahvaltıda yumurtalı ekmek, pancake, menemen ya da sucuklı yumurta, peynir çeşitleri, domates kokteyl, Çengelköy bademi, yeşil ve siyah zeytin, bal kaymak, mevsim reçelleri, Nutella, kruvasan ve ekmek çeşitleri ile sınırsız çay bulunuyor. Alperenler Vaniköy Kafe'de çift kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 340 TL karşılığında sunuluyor. Beylerbeyi'nde denize sıfır kahvaltı edilecek yerler dendiğinde ilk akla gelen seçenek, Beylerbeyi iskelesi civarında denize sıfır tek mekan olma özelliği taşıyan Çeşmidil Kafe. Eylül 2023 itibariyle hafta içi kahvaltı tabağının 340 TL, serpme kahvaltının 390 TL olduğu mekan hafta sonu açık büfe konseptine geçiyor ve fiyat 490 TL'ye çıkıyor. Kahvaltı tabağına da, serpme kahvaltıya da açık büfe konseptine de sınırsız çay dahil. Serpme kahvaltıda Beyaz peynir, taze kaşar, eski kaşar, otlu peynir, zeytin çeşitleri, salam, dana ve tavuk jambon, domates, salatalık, biber, sigara böreği, tereyağı, bal-kaymak, ev yapımı reçeller, istediğiniz türde omlet ya da menemen bulunuyor. Açık büfe de bunlara tatlı, salata, meze ve meyve çeşitleri de ekleniyor. Anadolu yakasının boğaz kıyısında bulunan ve bu bölgenin oksijen deposu olarak bilenen Fethi Paşa Sosyal Tesisleri Kuzguncuk ve Üsküdar arasındaki Fethi Paşa Korusu içinde yer alıyor. Koru içinde keyifli bir sabah yürüyüşü sonrası Sarayburnu'ndan Ortaköy'e kadar uzanan muhteşem manzarayı seyir balkonundan izleyebilir, Fethi Paşa Sosyal tesislerinde İstanbul'da boğaz manzaralı en uygun fiyatlı kahvaltılardan birini deneyimleyebilirsiniz. Sosyal tesisler pazar günleri çok yoğun olduğu için diğer günlerde ya da pazar günü erken saatlerde gitmekte fayda var. Fethi Paşa Korusu ulaşım, giriş ve kahvaltı ücreti detayları için tıklayın. Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Anadolu Hisarı şubesi İstanbul Boğazı'na sıfır konumu ile özellikle seviliyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapılabiliyor. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Big Chef's Anadolu Hisarı kahvaltı detayları ve fiyatları için tıklayın. İstanbul'un Boğaz ile buluştuğu, denizin yeşil ile kavuştuğu Anadolu Yakası'nın en güzel semtlerinden Çengelköy'de, Refi Paşa Yalısı'nda yer alan Kai Çengelköy'ün mutfağı Bülent Chef'e emanet. 2018 yılı sonlarında açılan, çiçeği burnunda mekanda eşsiz boğaz manzarası eşliğinde, şık ve nezih bir ortamda, deniz ile iç içe yapabileceğiniz yöresel kahvaltı keyfi sunan mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. KAİ Çengelköy kahvaltı detayları ve ücreti için tıklayın. Anadolu Kavağı'nın yanı başında, Yoros Kalesi'nin yamacında, İstanbul'un eşsiz boğaz manzarasını güzel bir açıdan gören, kaleye çıkan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış, kırmızı pötikare örtüleri, ahşap masa ve sandalyeleri ile gayet sevimli ve doğa içinde bir kahvaltı mekanı Yoros Kafe. Hafta sonu yoğunluğu ile baş etmekte zaman zaman zorlandıklarından erken saatlerde gitmekte, Yoros Kalesi'ni kahvaltıdan sonra gezmekte fayda var. Yoros Kale Kafe kahvaltı fiyatı ve detayları için tıklayın. Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde, Beykoz'daki Çubuklu korusunun içerisinde bulunan ve Hidiv Kasrı İstanbul'un önemli tarihi yapılarından biri. Hem kasrın tarihi dokusu hem de içinde bulunduğu korunun güzelliği, gül bahçeleri, sincapları ve cıvıl cıvıl kuş sesleri pazar kahvaltılarını cazip hale getiriyor. BELTUR'a bağlı Hidiv Kasrı'nda pandemiden sonra serpme kahvaltı ve açık büfe kahvaltı kaldırıldı. Sadece kafe kısmı hizmet veriyor ve burada kahvaltı olarak haftanın her günü 09:00 ile 13:00 arasında kahvaltı tabağı, yumurta çeşitleri ve tost çeşitleri servis ediliyor. Hidiv Kasrı iletişim, ulaşım, güncel kahvaltı ve yemek menüsü için tıklayın. Boğaz kıyısında kahvaltı edilecek mekanların kalabalığına alternatif olacak sakinlikteki çiçeği burnunda Çengelköy restoranı İnci Bosphorus güleryüzlü ve nazik servis personeli ve birbiri ile iç içe geçmemiş ferah masaları ile takdir topluyor. İnci Bosphorus'da kahvaltı sadece serpme sunuluyor ve Eylül 2023 itibariyle kişi başı 450 TL ücret talep ediliyor. Serpme kahvaltıda Ezine beyaz peyniri, İzmir tulum peyniri, isli Çerkez peyniri, dil peyniri, eski ve taze kaşar peyniri, bal-kaymak, tahin-pekmez, domates-salatalık, taze otlar, zeytin çeşitleri, menemen ya da sahanda yumurta, simit, poğaça, ekmek çeşitleri, sıcak tabağı, börek ve sınırsız çaydan oluşuyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Üsküdar'da Şemsi Paşa Camii üzerinden enfes bir boğaz manzarası sunan Katibim Kafe Anadolu yakasındaki Boğaz manzaralı kahvaltı mekanları arasında yer alıyor. Katibim Cafe'de kahvaltı iki kişilik serpme ya da menüden seçmeli olarak sunuluyor. İki kişilik serpme kahvaltıda beyaz peynir, taze kaşar, eski kaşar, bal kaymak, siyah yeşil zeytin, söğüş tabağı, dana jambon, ev reçeli, Nutella, panço, acuka, pişi, sahanda yumurta, sahanda sucuk ve bir pot çay bulunuyor. Üsküdar Katibim Cafe kahvaltı ücretleri ve iletişim bilgileri için tıklayın. Dünyanın en güzel şehirlerinden İstanbul'un en yüksek yapısı olan Çamlıca Kulesi 370 metre yüksekliğinde ve toplam 49 kattan oluşuyor. Diğer adıyla Çamlıca Radyo ve Televizyon Kulesi olan bu görkemli yapı yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra yerli yabancı pek çok turisti ağırladığı eşsiz bir İstanbul manzarasına hakim seyir terası, kafesi ve restoranı ile de ön plana çıkıyor. Kulenin 40. katında yer alan 360 Kule Restaurant'ın iki kişilik sunduğu serpme kahvaltı seçeneği çokca tercih ediliyor. Her seferinde kuleye giriş ücreti ödeyip bu kahvaltıyı yapmak mantıklı gelmese de bir kez olsun bu deneyim yaşanmayı hak ediyor. Çamlıca Kulesi Ulaşım, Giriş ve Kahvaltı Ücreti detayları için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/bogazda-kahvalti-yerleri-ve-fiyatlari-avrupa-yakasi", "text": "2005 yılında Ortaköy İskelesi'nin hemen yanı başında açılan The House Cafe Ortaköy, giriş alanı, iki geniş terası ve salonu ile oldukça şık bir restoran. he House Cafe Ortaköy'deki kahvaltı mekanları arasında ürün ve hizmet kalitesi ile bir adım öne çıkıyor. Diğer House Cafe şubeleri ile kıyasladığımızda ise konum ve manzara anlamında fark yaratıyor. İster hafta içi ister hafta sonu İstanbul Boğazı ile iç içe eşsiz bir kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz The House Cafe'de kahvaltı çeşitleri menüden seçmeli yani alakart olarak sunuluyor. The House Cafe Ortaköy kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Üniversite yıllarımızın vazgeçilmez mekanı Kale Çay Bahçesi yıllar geçse de popülerliğini yitirmiyor. Bebek'ten Rumelihisarı'na doğru bir yürüyüş sonrası Boğaz'a nazır kahvaltı keyfi muhteşem oluyor. Kale Çay bahçesinde beyaz peynir, kaşar peyniri, hellim peyniri, bal kaymak, reçel, tahin pekmez, acılı peynir salatası, siyah ve yeşil zeytin, domates, salatalık, yeşil biber, simit ve ekmek çeşitlerinden oluşan iki kişilik serpme kahvaltı. Eylül 2023 itibariyle sınırsız çay da dahil toplam 780 TL karşılığında sunuluyor. Kale Kafe'nin kaşarlı menemeni çok başarılı, özellikle denenmeli. Hafta sonları öğleye doğru oldukça kalabalık olan mekanı hafta içi ve hafta sonu erken saatlerde tercih etmeli. Hali hazırda İstanbul'da 13 adet, İstanbul dışında 17 şubeye sahip Emirgan Sütiş'in orijinal yeri olan Emirgan'da boğaz kıyısında konumlandırılmış Emirgan Sütiş nostaljik ortamı, kahvaltı çeşitliliği ve lezzetleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz'da Kahvaltı Mekanları dendiğinde ilk akla gelenlerden Emirgan Sütiş'te kahvaltı menüden seçimli olarak alakart servis ediliyor. Bu tarz kahvaltılar tıka basa karnını doyurmaktansa sadece istediklerini yemeyi tercih edenler için çok avantajlı oluyor. Menüden örnek vermek gerekirse Eylül 2023 itibariyle Çay 35 TL, Bal-kaymak 120 TL, Söğüş tabağı 95 TL, Izgara hellim 115 TL, Peynirli su böreği 105 TL, Sucuklu Yumurta 135 TL, Menemen 110 TL, Kıymalı kol böreği 110 TL'den sunuluyor. Finale İncirli muhallebi(110TL) çok yakışıyor. Emirgan Sütiş kahvaltı menüsünde çeşit çok olduğundan kalabalık bir grup olarak gidip her şeyden tatmak daha da keyifli oluyor. Tüm popüler kahvaltı mekanları gibi hafta sonları oldukça yoğun olduğundan hafta içi ya da hafta sonu erken saatlerde gitmek serviste sıkıntı yaşamamanız için tavsiye ediliyor. Ortaköy Kuruçeşme hattında, Boğaz kıyısında nezih ve keyifli bir kahvaltı mekanı arayanlar için tavsiye edebileceğim AŞŞK CAFE kızarmış hellim, acuka, sucuk, otlu lor, ev yapımı vişne, ayva ve kızılcık reçeli, Datça'dan gelen organik zeytin-zeytinyağı-bal-kaymak gibi fark yaratan lezzetlerin de bulunduğu EV KAHVALTISI çeşitleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz ile iç içe, hem şık, hem romantik hem de masal gibi dekore edilmiş AŞŞK KAHVE'de kahvaltı çeşitleri alakart olarak sunuluyor. Aşşk Kahve iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Tarihi Galata Bölgesi'nde panoramik bir İstanbul manzarası eşliğinde açık büfe kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz Barnathan Roof 19. yüzyılda inşa edilen, İstanbul'un en eski apartman konut örneklerinden Barnathan Apartmanı'nda yer alıyor. Barnathan Roof, açık büfe kahvaltısında ev yapımı reçeller, kendi özel üretimi erken hasat zeytinyağı ile tatlandırılmış lezzetler, çiftlik ürünü özel peynirler ve şeflerinin özel reçeteleriyle hazırlanan sıcaklar bulunuyor. Barnathan Roof açık büfe kahvaltısını Galata Kulesi, Boğaz ve Haliç'i keyifle izleyebileceğiniz, Galata Bölgesi'ndeki en güzel manzara eşliğinde sunuyor. Barnathan Roof İletişim Bilgileri ve Güncel Kahvaltı Ücretleri için tıklayın. 1992'de İstanbul Caddebostan'da açılan ilk konsept kafenin ardından bütün ülkede pek çok şehirde açılan kafelerle, kısa zamanda dondurma ve dondurmayla birlikte tatlıların ve kahvaltıların sunulduğu zincire dönüşen Mado'nun Ortaköy şubesi boğaz manzarası sebebiyle çok seviliyor. Maraş peyniri, beyaz peynir, kaşar peyniri, peynirli su böreği, tereyağı, acuka, petek bal-kaymak, tahin-pekmez, vişne reçeli, yeşil ve siyah zeytin, domates ve salatalık, mevsim meyveleri, kuru incir, kuru kayısı, sahanda sucuklu yumurta, ve ekmek sepeti ve kahvaltı boyunca sınırsız çay ile sunulan iki kişilik SİNİ KAHVALTI 420 TL karşılığında servis ediliyor. İstanbul Akvaryum ve Watergarden Ataşehir'de de şubeleri olan Yeniköy Kaşıbeyaz Bosphorus diğer şubeleri arasından muhteşem boğaz manzarası ile ön plana çıkıyor. Kaşıbeyaz Bosphorus bol malzemeli menemenden birbirinden lezzetli peynirlere, Antep yöresine özgü yeşil zeytinden kelle paça çorbasına, bayanların hemen yanı başınızda açtıkları gözlemelerden ev yapımı reçellere, klasik kahvaltılıkların yanında nohut dürümü, beyran çorbası gibi Antep'in yöresel lezzetlerine, sıcacık simit, poğaça, açma gibi hamur işlerinden kahvaltı keyfini güzel bir tatlıyla sonlandırmak isteyenler için de özel olarak yapılan Antep'in incilerinden katmere kadar tam 150 çeşit lezzet, ister deniz manzarasına karşı, isterseniz de yemyeşil bir bahçede sunuluyor. Saat 09.00'dan 13.00'e kadar süren açık büfe zenginliğindeki serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 575 TL, 6-9 yaş arası yarı ücret alınıyor. 0-6 yaş arası ücretsiz. Kaşıbeyaz Bosphorus'un çocuk oyun alanlarında çocukların eğitimli ablalar eşliğinde keyifli vakit geçirebilmeleri için A'dan Z'ye her şey düşünülmüş. 1-5 yaş grubu çocuklar için müzikli eğitici kitaplar, 1-8 yaş grubu için yaratıcı hobi enstrümanları, oyun tüneli, yasaklı siteleri barındırmayan, özel güvenlik önlemli ve eğitici içeriklerin yer aldığı akıllı tabletler bulunuyor. Denize sıfır konumu, Boğaziçi Köprüsü, Ortaköy Camii ve Kız Kulesi'ne nazır muhteşem manzarasıyla Feriye Sarayı bünyesinde yer alan Lokanta Feriye boğazda kahvaltı keyfi yapmak isteyenler için hem yazın hem de kışın eşsiz bir ambiyans sunuyor. Lokanta Feriye 2023 Michelin Tavsiye Listesi'nde yer alıyor. Hafta içi ve hafta sonu fark etmeksizin serpme olarak sunulan Feriye Sarayı'ında kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Tarabya şubesi İstanbul Boğazı'na sıfır konumu ile özellikle seviliyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapılabiliyor. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Big Chefs Tarabya güncel kahvaltı menüsü ve ücretleri için tıklayın. Medyatik chef Arda Türkmen'in bir dönem adını sıkça duyduğumuz mekanı Mükellef Karaköy zeytin piyazı, tahinli cevizli çıtır kabak, tutmaç böreği sıra dışı lezzetlerle çeşitlendirilen kahvaltısı ile dikkat çekiyor. Karaköy'de The Haze Hotel'in teras katında yer alan Mükellef Karaköy bir taraftan Galata Kulesi diğer taraftan da Boğaz manzarasına sahip. Mükellef Karaköy Kahvaltı Detayları, Güncel Ücreti ve İletişim Bilgileri için tıklayın. İstanbul Boğazı'na nazır lüks kahvaltı keyfi dendiğinde ilk akla gelen Swissotel Brunch'ına yeni bir alternatif geliyor. Boğaz'ın en nadide kıvrımı Sarıyer'deki tarihi yalıda konumlanan 5 yıldızlı otel Six Senses Kocataş Mansions bünyesinde yer alan iki ayrı mekanda, birbirinden farklı konsept ve özgün lezzetlerden oluşan Gurme Pazar Brunchları sunuluyor. Toro Latin Gastro Bar'da canlı müzik eşliğinde Latin mutfağının, Chef Erdal Restoran'da ise Adana mutfağının gurme lezzetlerini deneyimleyebileceğiniz bu lüks brunch her Pazar 12.00-15.00 saatleri arasında sunuluyor. Six Senses Gurme Brunch deneyimi hakkında detay bilgiler ve güncel ücretleri için tıklayın. İstanbul'un en güzel korularından Emirgan Korusu özellikle lale zamanı tam bir görsel şölene ev sahipliği yapıyor. Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk adlı üç köşkü bünyesinde barındıran koruda boğaza hakim manzarası sebebiyle en çok Sarı Köşk Korudaki kahvaltı mekanları arasında ön plana çıkıyor. Sarı Köşk'te pandemi sonrası açık büfe kahvaltı kaldırıldı. Hem hafta içi hafta sonu 09:00 ile 13:00 arasında tek kişilik kahvaltı tabağı ya da iki kişilik MEGA KAHVALTI sunuluyor. İstanbul'daki en kaliteli brunch hangisi diye sorulduğunda tereddütsüz cevap verebileceğim Swissotel brunchı Swissotel The Bosphorus bünyesindeki Cafe Swiss'de Pazar günleri 12:00 15:00 arasında sunuluyor. Eşsiz bir Boğaz manzarasında gerçekleşen brunch kapsamında taptaze deniz ürünleri, ıstakoz, istridye, havyar ve şampanya gibi şımartan detaylar, gözünüzün önünde hazırlanan sushi ve sashimiler, İtalya'dan en iyi risotto ve makarna çeşitleri, Türk mutfağından enfes mezeler, İngiliz mutfağından çeşit çeşit roastlar, İsveç mutfağından peynir ve çikolatalı fondüler ve daha önce rastlamadığım kalite ve lezzette sıra dışı bir tatlı seçkisi var. Cafe Swiss kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. 1965'ten beri hizmet veren bir dönem İstanbul Boğazı'nın en bilindik kahvaltı mekanlarından biri olan Yeniköy Emek Kafe nostaljik ambiyansı ve denize sıfır lokasyonu ile İstanbullular tarafından hala çok seviliyor. Yeniköy Emek Kafe'de kahvaltı menüden alakart olarak seçiliyor. Öyle serpmelerce gibi bir durum söz konusu değil, beyaz peynir, kaşar, zeytin, bal kaymak, salatalık ve domates, haşlanmış yumurta, reçel ve iki çaydan oluşan kahvaltı tabağı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 220 TL karşılığında sunuluyor. Mekanın sıcaklardan peynirli menemeni, sahanda sucuklu yumurtası, kavurmalı menemeni, sahanda peynirli yumurtası, patatesli ve kıymalı gül böreği özellikle seviliyor. Ortaköy kahvaltı mekanları arasında konum olarak en muhteşem yere sahip olan Beltaş Kafe Ortaköy Camii ile Boğaz Köprüsü arasında, denize sıfır konumda yer alıyor. Beyaz Peynir, Çeçil Peyniri, Domates, Salatalık, Zeytin, Bal, Reçel, Tereyağ, Acuka, Sütlü Çikolata, Salam, Kalem Böreği, Paçanga Böreği, Sucuklu Yumurta, Hellim Peyniri, Kaymak, 2 adet sıcak yada soğuk içecekten oluşan 2 kişilik serpme Beltaş kahvaltısı Eylül 2023 yılı itibariyle toplam 790 TL karşılığında sunuluyor. Serpme Kahvaltı her gün sabah saat 08:00 ile 12:00 arasında servis ediliyor. İstanbul'da boğaz manzaralı kahvaltı dendiğinde akla hep Ortaköy'den Sarıyer'e doğru uzanan boğaz hattı geliyor ama Tarihi yarımadada, Süleymaniye Camii yakınlarında yer alan Mimar Sinan Teras Cafe hem eski İstanbul hem de boğaz manzarası ile yerli yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Mimar Sinan Teras Cafe'de panoramik manzara eşliğinde, haftanın her günü iki kişilik serpme kahvaltı sunuluyor. Kahvaltı sonrası dilerseniz boğaz manzarasına nazır dilerseniz de görkemli Süleymaniye Camii'ne nazır Türk kahvesi içmek ve İnstagram fotoları çekmek mekanın olmazsa olmazı. Mimar Sinan Teras Cafe kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/bogazda-uygun-fiyatli-ekonomik-kahvalti-cengelkoy-cinaralti-aile-cay-bahcesi", "text": "Boğazda uygun fiyatlı, ekonomik kahvaltı yapılacak yerler dendiğinde ilk aklıma gelen yer elbetteki boğaz ile içiçe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinin Istanbullular için en sevilen yönlerinden biri daha ise herkes kendini evinde hissetsin diye dışarıdan yiyecek getirilmesine izin verilmesi. Böylelikle ister kendi evinizde hazırladığınız malzemeler ile ister buradan sipariş ederek İstanbul'un keyfini sürebilmek, Boğaz kıyısında ekonomik bir şekilde kahvaltı edebilmek mümkün. Benim gözlemlediğim kadarıyla pek çok kişi peynir zeytin domates biber gibi soğukları evden getirip menemen ya da sucuklu yumurta gibi sıcaklar ile çay siparişini Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinde veriyor. Tüm kahvaltılıklar buradan da sipariş edilebiliyor. İçeceklerinizi mekandan sipariş etmeniz gerekiyor. Eylül 2023 itibariyle kahvaltı tabağı 150 , sucuklu yumurta 65 , menemen 60 , kaşarlı tost 50 , küçük çay 20 , büyük çay 30 , Türk kahvesi 50 . Bir diğer alternatif ise yine Çengelköy'ün diğer bir meşhuru olan ve artık tüm Türkiye'de şubeleri bulunan Çengelköy Börekçisi'nden börek alıp ya kendi yerinde ya da daha da güzeli Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinde çay ve Boğaz manzarası eşliğinde börek keyfi yapmak. Çengelköy börekçisinin tam buğday unlu cevizli peynirli böreği benim favorim. Eylül 2023 itibariyle Çengelköy Börekçisi'nde sızma zeytinyağından yapılmış tam buğday unlu cevizli peynirli börek, su böreği, kıymalı börek ve ıspanaklı börek çeşitlerinin porsiyonu 45 ."} {"url": "https://gezentianne.com/bubble-up-aktivite-ve-aile-eglence-merkezi-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "İstanbul Avrupa yakası Bahçeşehir'de kapılarını açan Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi, içerisinde bulunan farklı konsept ve hizmetleri ile eğlencenin yeni adresi olmaya aday. Burası çocuk, genç ve yetişkinlere özel hizmetleri ile aile olarak da vakit geçirebileceğiniz keyifli bir mekan. Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi Bahçeşehir'de yer alıyor. Toplu taşıma ile ulaşmak için MARMARAY hattını kullanarak Küçükçekmece durağında inmeniz ve buradan A239 ve 142 no'lu İETT otobüsleri ile eğlence merkezine ulaşmanız gerekiyor. Merkeze giriş ücreti talep edilmiyor. Alacağınız hizmet ve aktiviteler doğrultusunda, içerik ve süre bazında ücretlendirme uygulanıyor. Ayrıca ön rezervasyon sistemi ile tüm etkinlikler belirli sayıda katılımcı ile düzenleniyor. Güncel Ücretleri aktivitelerin açıklamalarının altında bulabilirsiniz. Soft play/trambolin, çocuk temalı içerikler üretip oyun ve eğlenceyi bir araya getirme fikrinden yola çıkarak, ebeveynler kafede keyifli zaman geçirirken çocukların da kaliteli vakit geçirebileceği bir alan olarak düşünülmüş. İçerisinde trambolinin de yer aldığı \"Soft Play\" alanı, çocukların alanında uzman eğitmen gözetiminde güvenli bir ortamda oyun oynayarak fiziksel becerilerinin gelişimine de katkı sağlıyor. Ayrıca çocukların kendi yaş grupları ile yapacakları çalışmalarla sosyal alanda gelişimleri destekleniyor. Trambolin alanında 1 saat 200 TL şeklinde ücretlendirilmiş. Bubble Up atölyeleri \"Çocuk Atölyesi\" ve her biri alanında uzman, deneyimli eğitmenler ile düzenleniyor. Çocuk ve yetişkin atölyeleri oluşturulurken, katılımcıların keyifli vakit geçirmeleri ile birlikte farklı alanlarda gelişimlerine destek olacak içerikler üretmeye önem veriliyor. Çocuk atölyeleri kurgulanırken, eğlenirken öğreten modeller üzerinde yoğunlaşarak, bilim, sanat, mutfak atölyeleri gibi farklı alanlarda katılımcılar ile buluşma planlanıyor. Yetişkinlere yönelik ise, hafta içi/hafta sonu seçenekleri ile hobi ve gelişim atölyeleri düzenleniyor. Belirli gün ve saatlerde gerçekleşen atölyelere ek olarak, atölyelerinizi kendi oluşturduğunuz gruplar ile düzenleyebiliyor, parti paketlerinize dahil edebiliyorsunuz. Çocuk ve yetişkin atölye ücretleri 250-350 TL arasında değişiyor. Farklı yaş gruplarına hitap eden iki farklı karaoke odasının yer aldığı Bubble Up'da sahne senin! Bubble Up modern tasarımlı karaoke odaları, çocuk ve yetişkin müziklerinde geniş repertuarı ile sizleri eğlenceye davet ediyor. Çocuk ve yetişkin karaoke odalarını parti eğlence paketleri içerisinde ya da farklı zamanlarda randevu sistemi ile rezerve ederek kullanabilirsiniz. Merkezde bulunan çocuk ve yetişkin karaoke için ise ayrı fiyatlandırma uygulanıyor. Çocuk karaoke odası için ücret kişi başı 1 saat 200 TL, yetişkin karaoke ise 1.5 saat 300 TL şeklinde belirlenmiş. Merkez içerisinde yer alan kuaför atölyesi alanında örgü atölyeleri, spa partileri düzenleniyor. Kuaför oyun alanında 1 saat 200 TL olarak ücretlendirilmiş. DVD playstation odası günlük kullanım ile birlikte parti ve organizasyonlarınıza aktivite seçeneği olarak dahil edilebilmektedir. Bu alanın da 1 saati 200 TL olarak ücretlendirilmiş. Birbirinden farklı aktivite ve eğlence seçenekleri sunan merkez, farklı temalarda çocuk ve yetişkin partileri düzenliyor, organizasyonlarınıza ev sahipliği yapıyor. Partilerinizi karaoke, kaçış oyunu yada soft play/trambolin gibi farklı eğlence ve atölyeler ile birleştirebilir, kuaför ve playstation odalarını paketinize dahil edebilirsiniz. Haftalık gerçekleştirilen atölye çalışmaları ve etkinliklere ek olarak, merkez bünyesinde Yılbaşı, Halloween, Anneler Günü gibi özel günlerde temalı partiler, söyleşiler ve yazar imza günleri düzenleniyor. Merkez içerisinde yer alan kafede, taze ve organik ürünlerden oluşan kahvaltı ile başlayabilir, menüde yer alan farklı lezzetleri tadabilirsiniz. Kafede ayrıca, çocukların ihtiyaçlarına yönelik olarak hazırlanmış özel çocuk menüsü bulunuyor. İçeçek olarak farklı lezzetlerle hazırlanan Bubble Tea'ler ise merkezin spesiyal içecek menüsünde yer alıyor. Son yıllarda dünyayı kasıp kavuran \"Kaçış Oyunları\" farklı bir boyuta taşınıyor, Türkiye'de ilk kez \"8-14 yaş çocuklara ve yetişkinlere\" yönelik hazırlanan \"Eğitsel Kaçış Evi\" alanı sizleri maceraya davet ediyor. Kaçış oyunları 250 TL olarak ücretlendirilmiş. Çocukların aileleri ile ya da yalnız oynayabileceği bir alandır. Oyunlarda sizlere verilen ipuçları ile şifreleri çözerek çıkışa ulaşmanız ve bir saatlik süre içerisinde oyunu tamamlamanız gerekmektedir. Şifreler çözülemediği takdirde bir sonraki aşamaya/odaya geçilememektedir. Oyun esnasında moderatörlerden 3 defa yardım isteme hakkınız bulunmaktadır. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/bungalow-hotel-with-circassian-breakfast-in-sapanca", "text": "Heinz Restaurant & Bungalow, which is a delicious alternative among the bungalow houses in Sapanca Region, stands out with its delectable Circassian breakfast included in the accommodation. The natural homemade Circassian cheese, trout in casserole, mushroom in cheese and Turkish ravioli are also very popular in Heinz Restaurant & Bungalow, which has been serving since 1990. Most of the bungalow houses in Sapanca do not have breakfast service and those who serve breakfast do not make much difference in terms of content. Heinz Restaurant & Bungalow stands out with its delectable breakfast among bungalow stays in Sapanca. Homemade adjika and jams, natural cheese varieties, herbed butter, fried village eggs, puff pastry, Turkish pancakes, zucchini fritters, mushrooms in casserole are the popular dishes at the Heinz Restaurant & Bungalow breakfast. Leaving İstanbul-Ankara highway at the SAPANCA exit, you need to turn left. After 1 km, turn from Kirkpinar lights and follow the COAST sign. After 800 meters, when you see the highway underpass, turn right again, passing Ciftlik and Atlikosk, you will find Heinz Restaurant on the left hand side. Heinz Restaurant & Bungalow's accommodation price for 2 people including breakfast is 1000 TL on weekdays, 1100 TL on weekends. The maximum capacity of the bungalows are 3 adults and 2 children. An extra 250 TL has to be paid for third adult. 0-6 year olds are free. 6-12 year olds are 150 TL and 12-18 year olds are 200 TL. There is no obligation to be married. Anyone aged 20 or over with an ID and HES codes can stay. 150 TL discount is applied per night to those who follow Gezenti Anne on Instagram."} {"url": "https://gezentianne.com/burgazada-nerede-nasil-gidilir-vapur-seferleri-saatleri", "text": "İstanbul'a sakin bir adadan bakmak isteyenlerin tercihi olan ve Sait Fait Abasıyanık ile anılan Burgazada, Heybeliada ve Kınalıada arasında bulunuyor. Kızılçam ormanıyla kaplı adadaki ağaçların bir kısmı 2003 yılında çıkan bir yangında kaybedilmiş olsa da, sakinliği, çam ormanları, güzel sahili ve tarihini yansıtan ahşap evleri ile İstanbul'un en sevilen adalarından biri olarak yerini koruyor. Kabataş, Eminönü ve Kadıköy'den Burgazada'ya ulaşımın en mantıklı yöntemi Eminönü Kadıköy Adalar Şehir Hatları Vapuru'na binmektir. Yarım saat ile 1 saat arasında değişen aralıklarda geçen bu vapur Kınalıada'ya da uğrayarak 1 saat 15 dakika sonra Burgazada'ya ulaşmaktadır. Kabataş- Eminönü Kadıköy Adalar Bostancı Şehir Hatları Vapuru güncel saatleri için tıklayın. Beşiktaş'tan Burgazada'ya ulaşımın en mantıklı yöntemi Beşiktaş Adalar Şehir Hatları Vapuru'na binmektir. 2 saat ile 3 saat arasında değişen aralıklarda geçen bu vapur Kınalıada'ya da uğrayarak 1 saat 5 dakika sonra Burgazada'ya ulaşmaktadır. Beşiktaş Adalar Şehir Hatları Vapuru güncel saatleri için tıklayın. Maltepe'den Burgazada'ya ulaşımın en mantıklı yöntemi Maltepe Adalar Şehir Hatları Vapuru'na binmektir. 1 saat ile 1.5 saat arasında değişen aralıklarda geçen bu vapur Büyükada ve Heybeliada'ya da uğrayarak 50 dakika sonra Burgazada'ya ulaşmaktadır. Maltepe Adalar Şehir Hatları Vapuru güncel saatleri için tıklayın. ben bu kadar şahane bir yer olacağını düşünmemiştim Burgazada'nın. Yazınızda harika tebrikler."} {"url": "https://gezentianne.com/bursa-cevresinde-gezilecek-yerler", "text": "Mudanya'nın hemen yamacında, eski bir Rum köyü, zeytin cenneti Tirilye. Bursa çevresinde gezilecek yerler listemizin ilk sırasındaki Tirilye, Mudanya'ya göre daha sevimli bir sahile ve çarşı içine sahip. Tirilye'de onlarca zeytincide çeşit çeşit zeytin tadımı yapıp sevdiklerinizi satın alabilir, teknelerde balık etmek yiyebilir, tepedeki Çamlı Kahve'de uçsuz bucaksız manzaraya doğru çayınızı kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Cumalıkızık Köyü bence Bursa'nın en sevimli, en turistik, görsel olarak en etkileyici yeri. Köyün hemen girişindeki okulun otoparkına arabanızı park ettikten sonra başlayın parke taşlı sokakları tırmanmaya, her biri ayrı güzellikteki eski köy evlerini fotoğraflamaya. İster konakların avlularındaki otantik kafelerde yöresel lezzetler tadın, ister tepedeki köy kahvesinde çayınızı, kahvenizi için. Dönüşte tezgahlarında satış yapan köylü teyzelerden yumurtanızı, köy ekmeğinizi, tarhananızı almayı ihmal etmeyin. Bursa Çevresinde Gezilecek Yerler listemizin üçüncü sırasındaki Bursa'nın yazlık beldesi Mudanya, kış aylarında nispeten tenha. Ama hangi mevsim giderseniz gidin, sahilde yürüyüş yapabilir, balık restoranlarından birinde karnınızı doyurabilir, eski Mudanya evleri arasında dolaşıp geçmişe doğru uzanabilirsiniz. Bursa'ya kadar gelip Ulu Cami ve çevresini görmeden olmaz. Cami'nin hem içini hem avlusunu gezebilir, Cami'den yukarı doğru Atatürk Caddesi'ne uzanıp havuzu ve Atatürk Heykeli'ni ziyaret edebilirsiniz. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/bursa-en-iyi-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "Bursa kahvaltı mekanları ve fiyatları listemizin ilki Ayanoğlu Tarz-ı Kahvaltı Salonu. Yöresel serpme kahvaltının sunulduğu mekandaki kahvaltıda kullanılan malzemelerin hepsi lezzetli, hepsi doğal. Peynir çeşitleri taze ve kaliteli, Gökçeada domates reçeli, Bursa incir reçeli, Antakya ceviz reçeli, Edremit zeytin reçeli, Afyon kaymağı üzerine Bitlis karakovan balı, pastırmalı yumurta, mıhlama, menemen ve zeytinyağlı dağ kekiği Bursa Ayanoğlu serpme kahvaltısının öne çıkan lezzetleri. Ayanoğlu aslında Bursalılar için geleneksel kahvaltılık ürünlerin satışa sunulduğu, 1927 yılından beri yöresel şarküteri ve mandıra ürünleri üreten ve satışını yapan bir firma. Dedenizin peynircisi lakabına sahip Ayanoğlu'nun Tarz-ı Kahvaltı dışında Bursa'da Çekirge Meydanı, FSM Bulvarı, Gemlik Zeytin Hali, Özlüce'de olmak satış yaptığı 4 farklı şubesi daha var. Serpme kahvaltı güncel ücreti Eylül 2023 itibariyle kişi başı 325 TL. 0-6 yaş ücretsiz, 6-12 yaş arası %50 indirimli. Hali hazırda İstanbul'da 13 adet, İstanbul dışında 17 şubeye sahip Emirgan Sütiş'in Bursa Podyum Park şubesi de, kahvaltı çeşitliliği ve lezzetleri ile ön plana çıkıyor. Emirgan Sütiş'te kahvaltı menüden seçimli olarak alakart servis ediliyor. Bu tarz kahvaltılar tıka basa karnını doyurmaktansa sadece istediklerini yemeyi tercih edenler için çok avantajlı oluyor. Menüden örnek vermek gerekirse Eylül 2023 itibariyle Çay 35 TL, Bal-kaymak 120 TL, Söğüş tabağı 95 TL, Izgara hellim 115 TL, Peynirli su böreği 105 TL, Sucuklu Yumurta 135 TL, Menemen 110 TL, Kıymalı kol böreği 110 TL'den sunuluyor. Finale İncirli muhallebi(110TL) çok yakışıyor. \"Bursa'da Yöresel Kahvaltı Nerede Yapılır?\" sorusuna cevap olan Cumhuriyet Kahvaltı Kafe Özlüce Muammer Aksoy Caddesi'nde yer alıyor. 1 yıldır kahvaltı üzerine yöresel lezzetleri ve hijyenik ortami ile hizmet veren çiçeği burnunda mekanda kahvaltı çeşitleri serpme olarak sunuluyor. Çiftçiköy serpme kahvaltı, Yöresel Van serpme kahvaltı ve Cumhuriyet Serpme kahvaltı olmak üzere 3 çeşide ayrılan serpme kahvaltılar iki kişilik olarak servis ediliyor ve menü dışına çıkılmadıkça 3. kişi için ücret farkı da alınmıyor. Cumhuriyet Kahvaltı Kafe detayları ve fiyatları için tıklayın. Yeşili, doğası, deresi ve huzuru ile Bursa'nın gizli kalmış cenneti olan Derebahçe Bursa Dobruca'da yer alıyor. 2023 yılı itibariye sınırsız çay da dahil kişi başı 240 TL'ye sunulan serpme kahvaltıda kendi fırınlarından çıkan sıcacık ekmek, patates kızartması, patates kroket, sigara böreği, yaz helvası, üzümlü kek, salatalık ve domates söğüş, yeşillik, portakal, süt ve ahududu reçeli, bal kaymak, Trabzon tereyağı, burgu peyniri, Erzincan tulum peyniri, taze köy peyniri, klasik Ezine peyniri, Akdeniz Makedon peyniri, siyah zeytin, yeşil zeytin çeşitleri, acuka, baharatlı zeytinyağı, sosis ve yumurta bulunuyor. Sıcak ekmek, kurutulmuş domatesli ızgara zeytin ve süt reçeli özellikle çok beğeniliyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Osmanlı sivil mimarisinin en görkemli köy yerleşimini günümüze ulaştıran, Bursa'nın en sevimli, en turistik köyü olan Cumalıkızık, Bursa'da otantik bir ortamda köy kahvaltısı yapmak isteyenler tercih ettiği lokasyonların başında geliyor. Otantik köy usulü odaları, doğal, ev yapımı ahududu ve böğürtlen reçeli, el açması gözlemeleri, yaprak sarma ve patates köftesi ile Narlı Bahçe Cumalıkızık kahvaltı mekanları arasında bir adım öne çıkıyor. Narlı Bahçe kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Uludağ'ın eteklerinde yer alan Seyr-ü sefa, hafta sonları kuşbakışı Bursa manzarasına nazır kahvaltı etmek isteyenler için keyifli bir alternatif oluşturuyor. Haşlanmış yumurta, Söğüş tabağı, Bal kaymak, Soslu sosis, Salam, Helva, Tahin Pekmez, Zeytin ve peynir çeşitleri, Acılı Ezme, Tereyağı, Osmanlı reçeli, Kayısı Reçeli, Süzme yoğurtlu çilek reçeli, Patates kızartması, Sigara böreği, Pişi ve Sınırsız çayın sunulduğu, çok da fark yaratmayan ama manzara eşliğinde gideri olan serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 200 TL karşılığında sunuluyor. Menemen ve sahanda yumurta çeşitleri ekstra olarak ücretlendiriliyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de kafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Korupark AVM'de yer alan Midpoint'in Bursa Şubesi de hem geniş iç mekanı ve hem de modern dekorasyonu ile ön plana çıkıyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/bursa-iznikte-doga-icinde-bungalov-evler-ve-ucretleri", "text": "Bursalıların hafta sonu doğaya kaçış noktarından biri olan İznik Gölü kıyısında konumlandırılmış Askania bu bölgedeki en nezih ve doğal otel ve restoran işletmesi. Gölün en temiz, en durgun koyunda, 8.000 m2 arazi üzerine kurulmuş İznik Askania'da doğal güzelliklerin özenle korunduğu, tomruk ve ahşap işçiliği ile inşa edilmiş 12 Suite oda, 6 Bungalov, 4 Tomruk ev, 6 Veranda oda ve 4 Karavan olmak üzere yaklaşık 30 adet konaklama alanı bulunuyor. İznik Askania'da yaşam tamamen organik. Balığınızı kendiniz tutabileceğiniz gibi günlük taze tutulmuş balıkları dilediğiniz şekilde hazırlatıp tüketebilirsiniz. Askania çiftliğinde yetiştirilen kuzu, keçi, horoz, tavuk, tavşan, sincap, ördek, kuş gibi hayvanlarla çocuklarınız vakit geçirirken, çiftliğin taze yumurtalarıyla nefis bir kahvaltı edebilirsiniz. İznik Gölü kıyısında meşhur Sarıkaya'nın altındaki yeni tesis ROCK N' LAKE hakkında bilgiler için tıklayın. Her bungalovun yanında mevsimine göre yetişen domates, biber, salatalık gibi sebzeleri dalından koparıp özlediğiniz doğal yaşamın tadını çıkarabilirsiniz. Şehrin yorgunluğunu kuş cıvıltıları eşliğinde hamaklarınızda yayılırken üzerinizden atabilir, dilerseniz göle tekneyle açılabilir, wakeboard, tekne turu yapabilir, gölün ortasında balık tutabilirsiniz. Gün ortasında, voleybol, langırt, masa tenisi gibi aktivitelerle vakit geçirirken, çocuklarınız da oyun parkında çim ve toprakla tanışabilirler. Dilerseniz gece ateş başında kitap okuyabilir ya da geceye gitar ile eşlik edebilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/bursa-uludagda-bungalov-ev-tatili-orman-koskleri", "text": "Bursa Uludağ Sarı alan bölgesinde yer alan Orman köşkleri Bursalılara yılın dört mevsimi, doğanın kalbinde tatil imkanı sunuyor. Bursa merkeze 30 km mesafedeki tesislere hem özel aracınız ile hem de teleferik ile ulaşmak mümkün. Tamamen ahşaptan yapılmış 4 kişi ve 6 kişi kapasiteli bungalov evlerde duş, tuvalet, mutfak, sıcak su, televizyon gibi ter türlü konfor bulunuyor. Tesiste hem sabah kahvaltısı hem de öğle ve akşam yemeklerinde alakart olarak hizmet veren restoran da mevcut. 4 kişilik bungalov evlerde kahvaltı hariç konaklama ücreti hafta içi 2500, hafta sonu ise 3000 TL. 6 kişilik bungalov evlerde ise kahvaltı hariç konaklama ücreti hafta içi 3000, hafta sonu ise 3500 TL. Tesis restoranında servis edilen kahvaltı ücreti ise kişi başı 300 TL. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/bursada-haftasonu-dogada-gezilecek-yerler-gokoz-natural-park", "text": "Bursa'da haftasonu doğada gezilecek yerler denince akla hep Cumalıkızık, Trilye, Mudanya, Gölyazı gibi yerler gelir. Aslında Bursa; sırtını Uludağ'a dayamış, önüne Marmara Denizini almış, kenarlarını İznik, Ulubat ve Gölyazı gibi göllerle süslemiş tam bir doğa harikasıdır. Uludağ hep kayak tesisleriyle bilinse de Bursalılar için yaz sıcaklarında serinlemek için kaçıp kamp, piknik gibi aktiviteler için kullanılan bir mekandır aynı zamanda. Şimdi size Uludağ'ın zirvesinde 1.120 m yüksekte, Uludağ'a güneyden bakan Gököz Natural Park'tan bahsedeceğim. Bursa merkezden Orhaneli yoluna girilip Keles istikametine yaklaşık 45 dakika ilerleyince karşınıza çıkan göl ve kenarında kurulu olan Arif Bey ve ailesinin işlettiği tesiste güzel bir serpme kahvaltıyla güne başlayabilirsiniz. ATV'lerle orman içerisine giden parkurda gezebilir, çocuklarınızla midilliye binip balık tutarak güne devam edebilirsiniz. Yörede yetişen kuzulardan hazırlanan menü ile hem öğlen hem de akşam yemeklerinizi yiyerek güzel bir gün geçirebilirsiniz. Eğer konaklayıp ertesi sabah temiz havada uyanmak isterseniz, ağaç evlerde uyuyup güzel bir gece geçirmeniz de mümkün. Ayrıca ister gidiş yolunda ister dönerken, aynı güzergah üzerinde bulunan Baraklı Göleti'ne uğrayıp yeşilin değişik tonlarını görebilir, Doğancı Barajı'nda serinleme molası verebilir, daha sonra da Misi Köyü'nde gözleme ve çay keyfi yapabilirsiniz. Bursa Natural Park Yazısı için konuk yazarımız AYDIN PEHLEVAN'a çok teşekkür ederiz."} {"url": "https://gezentianne.com/bursada-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Bursa'da Kahvaltı Nerede Yapılır? listemizin ilki Ayanoğlu Tarz-ı Kahvaltı Salonu. Yöresel serpme kahvaltının sunulduğu mekandaki kahvaltıda kullanılan malzemelerin hepsi lezzetli, hepsi doğal. Peynir çeşitleri taze ve kaliteli, Gökçeada domates reçeli, Bursa incir reçeli, Antakya ceviz reçeli, Edremit zeytin reçeli, Afyon kaymağı üzerine Bitlis karakovan balı, pastırmalı yumurta, mıhlama, menemen ve zeytinyağlı dağ kekiği Bursa Ayanoğlu serpme kahvaltısının öne çıkan lezzetleri. Ayanoğlu aslında Bursalılar için geleneksel kahvaltılık ürünlerin satışa sunulduğu, 1927 yılından beri yöresel şarküteri ve mandıra ürünleri üreten ve satışını yapan bir firma. Dedenizin peynircisi lakabına sahip Ayanoğlu'nun Tarz-ı Kahvaltı dışında Bursa'da Çekirge Meydanı, FSM Bulvarı, Gemlik Zeytin Hali, Özlüce'de olmak satış yaptığı 4 farklı şubesi daha var. Serpme kahvaltı ücreti kişi başı 35 TL. 0-6 yaş ücretsiz, 6-12 yaş arası %50 indirimli. Bursa'da Kahvaltı Nerede Yapılır? listemizin ikincisi Bursa Özlüce'de yer alan çiçeği burnunda kahvaltı mekanı Kahvaltı Kulübü'nde kahvaltı sabah 7:00 den akşam 22:00 ye kadar servis ediliyor. İş çıkışı 19:00 20:00 civarı gelip bir menemen, bir peynir tabağı, bir söğüş tabağı sipariş edip evine dönen bile oluyor. \"Sen ne zaman istersen\" mottosuna sahip mekanda sunulan serpme kahvaltıda beş çeşit peynir, üç çeşit reçel, üç çeşit zeytin, domates salatalık, yumurta salatası, herse, kurutulmuş domates, kaymak loru ile közlenmiş kapya biber, bal kaymak, zeytin ezmesi, salça, gözleme, pişi, sigara böreği, patates kızartması ve tercihe göre menemen/sucuklu yumurta/sahanda yumurta/sahanda sucuk/ kuymak seçeneklerinden bir tanesi bulunuyor. Sınırsız çay ile birlikte serpme kahvaltı fiyatı kişi başı 39 TL. Ancak kişi sayısına göre değil serpme sayısına göre fiyatlandırma yapılıyor. Yani 4 kişi gelip 2 kişilik serpme kahvaltı söylenip, sadece 78 TL de ödenebiliyor. Ekmekler kendi fırınlarından tazecik çıkıyor. Peynirler Susurluk'tan, zeytinler Gemlik'ten, reçeller Bursa'nın Babasultan ve Kumyaka köyünden geliyor. Mekanda dondurulmuş ürün kullanılmıyor. Patatesler anne patatesi, pişi, sigara böreği ve gözleme de hepsi anne eli değmiş lezzetinde, Kahvaltı Kulübü \"Bursa'da kahvaltı nerede edilir?\" sorusuna cevap oluyor. Yeşili, doğası, deresi ve huzuru ile Bursa'nın gizli kalmış cenneti olan Derebahçe Bursa Dobruca'da yer alıyor. 2018 yılı itibariye sınırsız çay da dahil kişi başı 35 TL'ye sunulan serpme kahvaltıda kendi fırınlarından çıkan sıcacık ekmek, patates kızartması, patates kroket, sigara böreği, yaz helvası, üzümlü kek, salatalık ve domates söğüş, yeşillik, portakal, süt ve ahududu reçeli, bal kaymak, Trabzon tereyağı, burgu peyniri, Erzincan tulum peyniri, taze köy peyniri, klasik Ezine peyniri, Akdeniz Makedon peyniri, siyah zeytin, yeşil zeytin çeşitleri, acuka, baharatlı zeytinyağı, sosis ve yumurta bulunuyor. Sıcak ekmek, kurutulmuş domatesli ızgara zeytin ve süt reçeli özellikle çok beğeniliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/bursada-yoresel-kahvalti-cumhuriyet-kahvalti-kafe", "text": "\"Bursa'da Yöresel Kahvaltı Nerede Yapılır?\" sorusuna cevap olan Cumhuriyet Kahvaltı Kafe Özlüce Muammer Aksoy Caddesi'nde yer alıyor. 1 yıldır kahvaltı üzerine yöresel lezzetleri ve hijyenik ortamı ile hizmet veren çiçeği burnunda mekanda kahvaltı çeşitleri serpme olarak sunuluyor. Çiftçiköy serpme kahvatı, Yöresel Van serpme kahvaltı ve Cumhuriyet Serpme kahvaltı olmak üzere 3 çeşide ayrılan serpme kahvaltılar iki kişilik olarak servis ediliyor ve menü dışına çıkılmadıkça 3. kişi için ücret farkı da alınmıyor. Yöresel Van serpme kahvaltıda (2 kişilik 475 TL.) kavurmalı yumurta, kavut, murtuğa, otlu peynir, ceviz reçeli, gözleme, sigara böreği, söğüş tabağı, bal kaymak, tereyağ, zeytin ve peynir çeşitleri, acuka, köz biber, süzme yoğurt, nutella, reçel çeşitleri ve kuruyemiş tabağı bulunuyor. Cumhuriyet serpme kahvaltıda ise (2 kişilik 450 TL.) menemen, hellim, sucuk, güveçte mantar, gözleme, sigara böreği, cumhuriyet salata, bal kaymak, tereyağ, zeytin ve peynir çeşitleri, acuka, köz biber, süzme yoğurt, nutella, reçel çeşitleri ve kuruyemiş tabağı bulunuyor. Çaylar sınırsız ve çocuklar için de ücret talep edilmiyor. Menemen sosları Karacabey'de kendi bahçelerinden toplayıp odun ateşinde pişirdikleri domates ve biber ile hazırlamışlar, nefis kokusu kışın bile kendini farkettiriyor. Özel hazırlattıkları süt reçeli Bursa'da tek. İkinci şubeleri ekim ayında Beşevler Caddesi'nde açılacak. Fiyatlar gayet uygun ve kaliteli ürünler servis ediliyor. İsraf olmasın diye porsiyonlar iki kişiye yetecek kadar sunuluyor ancak talep edildiği takdirde sıcaklar hariç ücretsiz olarak ilave tabak veriliyor. Bu sekilde misafirlerin tercih ettikleri ilave ücret ödemeksizin sunularak israf önleniyor. Cumhuriyet Kahvaltı kafe hem hafta içi hem de hafta sonu yöresel kahvaltı sever misafirlerini keyifli bir ortamda ağırlıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/bursaya-yakin-en-iyi-bungalov-evler-ve-ucretleri", "text": "Bir hafta sonu şehir hayatından uzaklaşıp Uludağ'ın zirvesinde, 1100 m yüksekteki Gököz Natural Park Bungalov Evler'de konaklamaya ne dersiniz? Bursa merkezden Orhaneli yoluna girilip Keles istikametine yaklaşık 45 dakika ilerleyince karşınıza çıkan Türkiye'nin en romantik rotalarından biri, Gököz Natural Park'ta göl kenarında Arif Bey ve ailesinin işlettiği tesiste güzel bir serpme kahvaltıyla güne başlayabilirsiniz. ATV'lerle orman içerisine giden parkurda gezebilir, çocuklarınızla midilliye binip balık tutarak güne devam edebilirsiniz. Yörede yetişen kuzulardan hazırlanan menü ile hem öğlen hem de akşam yemeklerinizi yiyerek güzel bir gün geçirebilir, bungalov evlerde konaklayıp ertesi gün yine bu güzel doğaya uyanmanız mümkün. Gököz Natural Park Bungalov Evler İletişim Bilgileri ve Güncel Konaklama Ücretleri için tıklayın. Bursalıların hafta sonu doğaya kaçış noktarından biri olan İznik Gölü kıyısında konumlandırılmış Askania bu bölgedeki en nezih ve doğal otel ve restoran işletmesi. Gölün en temiz, en durgun koyunda, 8.000 m2 arazi üzerine kurulmuş İznik Askania'da doğal güzelliklerin özenle korunduğu, tomruk ve ahşap işçiliği ile inşa edilmiş 12 Suite oda, 6 Bungalov, 4 Tomruk ev, 6 Veranda oda ve 4 Karavan olmak üzere yaklaşık 30 adet konaklama alanı bulunuyor. İznik Askania'da yaşam tamamen organik. Balığınızı kendiniz tutabileceğiniz gibi günlük taze tutulmuş balıkları dilediğiniz şekilde hazırlatıp tüketebilirsiniz. Askania çiftliğinde yetiştirilen kuzu, keçi, horoz, tavuk, tavşan, sincap, ördek, kuş gibi hayvanlarla çocuklarınız vakit geçirirken, çiftliğin taze yumurtalarıyla nefis bir kahvaltı edebilirsiniz. İznik Askania İletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Osmangazi Köprüsü sayesinde İstanbul'dan sadece 1 saatte ulaşabileceğiniz Bağdat Resort, Yalova Altınova mevkiinde yer alıyor. Bağdat Resort yeşile bezenmiş dağlar ve dereler arasındaki, oldukça modern dekore edilmiş bungalov evlerde doğanın kalbinde bir tatil imkanı sunuyor. Orman içinde hobit evlere, şömineli bungalovlara ve restorana sahip tesiste yaz aylarında geniş havuzunda yüzme imkanı da bulunuyor. Bağdat Resort iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Bursa İznik Gölü'nün kıyısında, İstanbul'a 2 saat mesafede yer alan Rock n' Lake ikisi göl kıyısında beşi de göle yakın mesafede toplam 7 adet bungalov evden oluşuyor. Modern House ve Boheme House göle sıfır konumda, meşhur Sarıkaya'nın altında, oldukça etkileyici bir ambiyansta yer alıyor. Tiny house konseptinde olan Modern House ve Boheme House aynı bahçe içerisinde yer alıyor. Netflix vs için projeksiyon perdesi bulunuyor. Göl manzaralı Exclusive House ise göle 20 metre mesafede yer alıyor. Jakuzisi ve şöminesi olan dubleks ev panoramik manzaraya sahip bir terasada sahip. Havuzlu ve şömineli üçgen bungalov konseptinde olan Farm House ile tiny house konseptinde olan Red House çiftlik içerisinde bulunuyor. Red House ve Farm House için ücretli ATV hizmeti mevcut. Rock n' Lake Hakkında Detay Bilgiler ve Güncel Konaklama Ücretleri için tıklayın. İstanbul otobanı İznik çıkışına sadece 2.5 km uzaklıkta yer alan Duru Deluxe Bungalov Evler'e Osmangazi Köprüsü sayesinde Sapanca'dan bile daha kısa sürede ulaşılabiliyor. Tamamen korunaklı, size özel alan sunulan tesiste doğanın içerisinde bir tatil sizleri bekliyor. 7/24 güvenlikli Duru Deluxe Bungalov'da her evin kendine ait bahçe kullanım alanı ve havuzu bulunuyor. Konaklama fiyatına zengin serpme kahvaltı da dahil ediliyor. Duru Deluxe Bungalov hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. ursa Uludağ Sarı alan bölgesinde yer alan Orman köşkleri Bursalılara yılın dört mevsimi, doğanın kalbinde tatil imkanı sunuyor. Bursa merkeze 30 km mesafedeki tesislere hem özel aracınız ile hem de teleferik ile ulaşmak mümkün. Tamamen ahşaptan yapılmış 4 kişi ve 6 kişi kapasiteli bungalov evlerde duş, tuvalet, mutfak, sıcak su, televizyon gibi ter türlü konfor bulunuyor. Tesiste hem sabah kahvaltısı hem de öğle ve akşam yemeklerinde alakart olarak hizmet veren restoran da mevcut. Uludağ Orman Köşkü Bungalov Evler hakkında Detay Bilgiler ve Güncel Konaklama Ücretleri için tıklayın. İnegöl'de Yenice Göleti kıyısında yer alan İnegöl Dostum aslında doğa sporlarının yapıldığı bie turizm merkezi. Aynı zamanda bungalov evlerde ve mini bungalov evlerde konaklama imkanı da bulunuyor. Gölet kıyısında yürüyüş ve piknik yapmak keyifli oluyor. 2 kişilik mini bungalov evlerde gecelik kişi başı hafta içi 200 TL, hafta sonu 250 TL, 12 kişilik büyük bungalov evlerde gecelik kişi başı hafta içi 300 TL, hafta sonu ise 400 TL karşılığında konaklanıyor. İstanbul'a yakın destinasyonlardan Yalova Çınarcık Bölgesi'nde denize oldukça yakın konumlandırılmış El Mundo Bungalove benzerlerinden daha uygun bir fiyat politikası izliyor. Tesis doğal güzellik anlamında ön plana çıkamasa da Erikli Yaylası, Çifte Şelale ve Dipsiz Göl gibi doğa harikalarına sadece 15 km mesafede oluşu keyifli bir hafta sonu rotası oluşturma imkanı sunuyor. El Mundo Bungalove hakkında detay bilgiler ve konaklama ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/buyukada-gezilecek-yerler-yapilacak-seyler-listesi", "text": "Prens Adaları olarak da bilinen İstanbul açıklarındaki adaların en büyüğü olan Büyükada, bir vapur mesafesindeki konumuyla İstanbul'dan en keyifle ulaşılan tatil beldesi. Büyükada tatili adaya ulaştığınızda değil, vapura binip martılar eşliğinde yolculuk yaparken başlıyor. Vapurdan indiğinizde ise Ada size İstanbul'da olduğunuzu tamamen unutturuyor. İstanbul'dan Büyükada'ya doğru vapur veya motorlar ile yola çıktığınız anda doğa ile buluşma başlıyor. Güneşli bir günde ada vapurunda bir bardak çay içmek, tepenizde uçan martılara simit atıp yakalayışlarını izlemek güne muhteşem bir başlangıç yapmanızı sağlıyor. Büyükada'ya Avrupa Yakası'nda oturanlar Beşiktaş ve Kabataş'tan, Anadolu Yakası'nda oturanlar ise Bostancı ya da Kadıköy'den kalkan vapur ve motorlar ile ulaşabiliyor. Büyükada'ya vardıktan sonra vapur dönüş saatlerini kontrol edip doğru Prinkipo dondurmacısına uğramalı, hem sunum hem lezzet olarak sizi mutlu edecek Prinkipo'nun süslü püslü külahlarda sunulan rengarenk dondurmalarından almalı, elinizde dondurma, sahile doğru uzanıp ada havasını içinize çekmeye başlamalı. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Büyükada'da yapılacak aktivitelerin en güzeli bence adayı bisikletle gezerek keşfetmek. Çarşı içinden saatlik ve günlük olarak kiralayabileceğiniz pek çok dükkan mevcut. Hatta küçük çocuklu aileler için çocuk oturağı bulunan bisikletler bile var. Kimliğinizi bırakıp bisikletinizi alın, Saat Meydanı'ndan kuzeye doğru ilerleyerek küçük tur yoluna girip adanın sakin sokaklarında huşu içinde ilerleyip, ihtişamlı tarihi Büyükada konaklarını seyre dalın. Büyükada gezilecek, görülecek yerler, yapılacak şeyler listemizin beşincisi, çamların gölgesinde tepeden alabildiğine deniz manzarasını izleyebileceğiniz doğa ile iç içe bir piknik alanı Dilburnu. Kuzeyinde Değirmen Koyu, güneyinde ise Yörük Ali Koyu yer alıyor. Alanın tamamı çam ormanları ile kaplı, içerisinde ise çocuk parkı, restoran, kafe, piknik masaları ve çocuk oyun alanı bulunuyor. Giriş ücretinin kişi başı 5 TL olduğu Dilburnu Mesire Alanı'nda mangal yapmak bile mümkün. Dilburnu'nun biraz ilerisinde faytonlarında durak yeri olan, adanın yaklaşık ortasına denk gelen Birlik Meydanı bulunuyor. Buradan yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki Arnavut kaldırımlı dik bir yokuştan çıkılarak Büyükada gezilecek, görülecek yerler listesinde önemli maddelerinden olan Aya Manastırı'na ulaşılıyor. Aya Yorgi Manastırı, Efes'teki Meryem Ana'nın Evi ile birlikte Hıristiyanlar tarafından Türkiye'deki iki hac noktasından biri kabul ediliyor. Bu yüzden her sene 23 Nisan ve 24 Eylül'de burası ziyaretçilerin akınına uğruyor. Siz de bu tarihlere denk gelirseniz yol üzerindeki ağaçlara asılı dilek notlarından onlarcasını görebilirsiniz. Aya Yorgi Manastırı'nın hemen yanında bulunan Yücetepe Kır Gazinosu'nda aşağıda Büyükada'nın harika manzarasının keyfini sürebilir, manzaraya nazır çay, kahve ya da buranın kendi üretimi olan şaraplarından yudumlayabilirsiniz. Aynı zamanda restoran olarak da hizmet veren ve ızgara etleri oldukça başarılı olan Yücetepe Kır Gazinosu eski ada ruhunu en iyi yaşatan mekanlardan biri. Yalovalı Kardeşlerin işlettiği Şarküteri'de patatesli kroket ve kadınbudu köfte yemek de Büyükada lezzet keşiflerinin olmazsa olmazı. Böyle bir lezzetteki patates kroketin müdavimi olmanız işten bile değil. Fotoğraf için Reha Tartıcı'ya teşekkürler. Splendid Palace Otel'in kafesi Cafe Spitz'de karadutlu ve çikolatalı naneli dondurma yemek ya da soğuk kahve içmek de oldukça keyifli. Büyükada'ya eğer yaz döneminde geldiyseniz, İstanbul il sınırları içerisinde olduğunuzu yine size unutturacak Büyükada'da gezilecek, görülecek yerler, yapılacak şeyler listemizin sonuncusu olan Büyükada plajlarından birinde deniz ve kumsal keyfi yapabilirsiniz. Yörükali Plajı, Nakibey Plajı, Prenses Koyu Plajı ve Yada Beach Club Büyükada'daki en çok sevilen plajlar."} {"url": "https://gezentianne.com/buyukadada-ne-yenir-nerede-yenir", "text": "Büyükada'ya vardıktan sonra vapur dönüş saatlerini kontrol edip doğru Prinkipo dondurmacısına uğramalı, hem sunum hem lezzet olarak sizi mutlu edecek Prinkipo'nun süslü püslü külahlarda sunulan rengarenk dondurmalarından almalı, elinizde dondurma, sahile doğru uzanıp ada havasını içinize çekmeye başlamalı. Aya Yorgi Manastırı'nın hemen yanında bulunan Yücetepe Kır Gazinosu'nda aşağıda Büyükada'nın harika manzarasının keyfini sürebilir, manzaraya nazır çay, kahve ya da buranın kendi üretimi olan şaraplarından yudumlayabilirsiniz. Aynı zamanda restoran olarak da hizmet veren ve ızgara etleri oldukça başarılı olan Yücetepe Kır Gazinosu eski ada ruhunu en iyi yaşatan mekanlardan biri. Yeşile, denize doyduysanız Büyükada çarşısına geri dönebilir, çarşı içindeki nostaljik havayı soluyabilirsiniz. Karınlar zil çalmaya başladığında Altın Fıçı'nın meydana attığı masalara bizim favorimiz midye tava, patates ve kokoreç üçlüsünü götürebilir ya da hemen yakınındaki Köfte & Piyaz'ı tercih edebilirsiniz. Bu lezzette bir piyaz daha önce yememiş olabilirsiniz. Yalovalı Kardeşlerin işlettiği Şarküteri'de patatesli kroket ve kadınbudu köfte yemek de Büyükada lezzet keşiflerinin olmazsa olmazı. Böyle bir lezzetteki patates kroketin müdavimi olmanız işten bile değil. Fotoğraf için Reha Tartıcı'ya teşekkürler. Splendid Palace Otel'in kafesi Cafe Spitz'de karadutlu ve çikolatalı naneli dondurma yemek ya da soğuk kahve içmek de oldukça keyifli."} {"url": "https://gezentianne.com/buyukadada-orman-icinde-deniz-manzarali-kahvalti", "text": "Büyükada Dilburnu Tabiat Parkı içinde yer alan Dilburnu Büyükada Restaurant hem muhteşem bir doğanın içinde hem de panoramik deniz manzarası eşliğinde serpme kahvaltı keyfi yaşatıyor. Büyükada iskelesine indikten sonra saat meydanının arkasından kalkan akülü otobüsler ile ulaşabileceğiniz mekanda kahvaltı dışında mangal, hamak, semaver ve termos kiralama imkanı da bulunuyor. Mekanın farklı konseptteki fotoğraf köşelerinden bol like garantili İnstagram fotoğrafları çekilebiliyor. Eylül 2023 itibariyle kişi başı 275 TL karşılığında sunulan serpme kahvaltıda 3 çeşit peynir / 3 çeşit ev yapımı reçeller / siyah zeytin / yeşil zeytin / söğüş tabağı/ kahvaltılık sos / tereyağ / fındık kreması / sahanda yumurta / sigara böreği / patates kızartması / sosis tava / sucuk tava / yumurtalı ekmek / 2 Termos çay bulunuyor. Servis minimum iki kişi olarak, gelen kişi sayısı üzerinden açılıyor. Yani 5 kişi geldiginizde 4 kişi değil mutlaka 5 kişilik sipariş vermeniz gerekiyor. Çocuklar ailelerinden faydalanabiliyor veya isteğe bağlı olarak servis de açılabiliyor. Dilburnu Tabiat Parkı'na giriş için ayrıca kişi başı 21 TL ödemeniz gerekiyor."} {"url": "https://gezentianne.com/caddebostanda-anne-kahvaltisi-midpoint-bagdat-caddesi", "text": "İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de cafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Caddebostan'da yer alan Midpoint'in Bağdat Caddesi Şubesi ise hem geniş iç mekanı ve hem de ilk göz ağrısı olması ile diğer Midpoint şubelerinden bir adım öne çıkıyor. Midpoint kahvaltı menüsünde tek kişilik kahvaltı, çift kişilik kahvaltı, omlet çeşitleri, tost çeşitleri gibi farklı kahvaltı seçenekleri bulunuyor. Tek kişilik kahvaltı aceleciler için Hızlı ve Leziz, geniş geniş kahvaltı etmek isteyenler için Senin Kahvaltın olmak üzere ikiye ayrılıyor. Çoğu kahvaltı mekanında olduğu gibi \"İki kişi gidelim serpmelerce yiyelim.\" diyenlerin imdadına için Midpoint Anne Kahvaltısı yetişiyor. \"Hep Türk kahvaltısı hep Türk kahvaltısı nereye kadar biraz da başka lezzetler deneyelim.\" diyenlere Britanya Kahvaltısı farklı bir alternatif oluyor. Tost severler Yengen Tostunu tercih ederken, \"Bir tek yumurtam olsun bana yeter\" diyenler Sahanda Sucuklu Yumurtaya ekmeğini banıyor. Kahvaltı servisi hafta içi 09:00 12:00 arası, hafta sonu ve tatil günleri 09:00 14:00 saatleri arasında yapılıyor. İki kişilik sunulan Midpoint Anne Kahvaltısı'nda Ezine beyaz peynir, Trakya eski kaşar peyniri, sepet peyniri, taze kaşar peyniri, taze lor, böğürtlen reçeli, Geyikli siyah zeytin, acuka, yumurta, bal, marmelat, kaymak, Nutella, domates, salatalık, pancake, domates soslu sosis, biber kızartma, sigara böreği, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Senin Kahvaltın'da Haşlanmış yumurta, Ezine beyaz peynir, taze kaşar peyniri, sepet peyniri, Geyikli siyah zeytin, bal, kaymak, Nutella, tereyağı, domates, salatalık, marmelat, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Britanya Kahvaltı'da İngiliz kahvaltı klasiklerinden ızgara sosis, bacon, iki adet göz yumurta, ızgara soğan, sote patates ve bir adet demleme çay bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/camlica-kulesi-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "Dünyanın en güzel şehirlerinden İstanbul'un en yüksek yapısı olan Çamlıca Kulesi 370 metre yüksekliğinde ve toplam 49 kattan oluşuyor. Diğer adıyla Çamlıca Radyo ve Televizyon Kulesi olan bu görkemli yapı yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra yerli yabancı pek çok turisti ağırladığı eşsiz bir İstanbul manzarasına hakim seyir terası, kafesi ve restoranı ile de ön plana çıkıyor. Çamlıca Radyo & TV Kulesi İstanbul Anadolu Yakasında, Üsküdar ilçesine bağlı Çamlıca sırtlarında yer alıyor. Çamlıca kulesine Avrupa yakasından geleceklerin metrobüse binmeleri ve metrobüsten Acıbadem durağında inmeleri gerekiyor. Buradan 20 dakika yürüyerek Çamlıca Kulesi'ne ulaşılıyor. Kadıköy'den gelecek olanlar yine metrobüs ile Çamlıca Kulesi'ne ulaşabiliyor. Üsküdar'dan gelecek olanların ise M5 Üsküdar Çekmeköy metro hattını kullanıp, Altunizade istasyonunda inmeleri gerekiyor. Burada sabah 10:00 ile akşam 19:30 arasında arasında saat başı kalkıp Çamlıca kulesine ulaştıran ring servis bulunuyor. Aynı saatlerde Büyük Çamlıca Camii'nden kalkıp Çamlıca Kulesi'ne getiren ring servisler de mevcut. Çamlıca Kulesi'ne girişte Tam bilet için 180 TL, İndirimli bilet için 70 TL (25 yaş altı öğrenci, Engelli ve Gazi, 65 yaş üstü, 1. dereceden Şehit yakını) ödenmesi gerekiyor. Sıra beklemeden giriş yapabileceğiniz Hızlı geçiş ücreti ise 360 TL. Seyir terasında maksimum 1.5 saat kalınabiliyor. Seyir teras bileti hem internet üzerinden hem de kule girişindeki karşılama bankolarından satın alınabiliyor. Hem hafta içi hem de hafta sonu 10:00 ile 22:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Çamlıca Kulesi'nde giriş ücreti ödeyip seyir terasına geldiğinizde 39. katta bulunan kafenin masa müsaitlik durumuna göre kafe katına rezervasyonsuz olarak çıkıp manzaraya karşı çay kahve keyfi yapmanız mümkün. 40. katta bulunan restoran için ise muhakkak önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Çamlıca 360 Kule Restoran'da KULE SERPME KAHVALTI diğer kahvaltı seçeneklerine göre daha çok tercih ediliyor. 2 kişilik servis edilen bu kahvaltıda \"Erzincan tulum peyniri, Kars eski kaşar, Ezine beyaz peyniri, Çeçil peyniri, Taze kaşar, Dana jambon, Muska böreği, Patates kızartması, Sahanda yumurta, Antakya kırma yeşil zeytin, Gemlik siyah zeytin, Acuka, Cherry domates, Çengelköy salatalık, Tereyağ, Vişne reçeli, Tahin & Pekmez, Bal & Kaymak, Nutella, Ekmek çeşitleri ve kahvaltı boyunca sınırsız çay\" sunuluyor. Kule Serpme Kahvaltının iki kişi için toplam ücreti 500 TL. Bu ücrete kişi başı 180 TL kule giriş ücretini de eklemek gerekiyor. Bu anlamda sık sık gidilmek için tercih edilmese de bir kere olsun yaşanması gereken kahvaltı deneyimi kategorisine giriyor. Çamlıca Kulesi'ndeki kafe menüsünde soğuk ve sıcak sandviç çeşitleri, tatlı çeşitleri ve alkolsüz içecekler bulunuyor. Kafe katında harcama yapsanız dahi kule giriş ücretini her türlü ödemeniz gerekiyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Teşekkür ederiz. Çok güzel özetlemişsiniz. Elinize sağlık."} {"url": "https://gezentianne.com/catalcada-kahvalti-nerede-yapilir-flamingo-koy", "text": "İstanbul Avrupa Yakası'nda oturanlar için hafta sonları doğaya kaçış rotalarından biri olan Çatalca'da bulunan Flamingoköy hem bir doğal yaşam parkı hem de kahvaltı mekanı olarak hizmet veriyor. Flamingoköy kahvaltısı hafta içi serpme olarak, hafta sonu ise açık büfe olarak sunuluyor. Siz dere kenarında Flamingo köy kahvaltısının keyfini sürerken flamingolar da yanı başınızda sizlere eşlik ediyor. Flamingoköy'de doğal ürünler kullanılıyor. Mevsimine göre sebze ve meyveleri dalından toplama imkanı bulunuyor. Serpme kahvaltıda peynir ve zeytin çeşitleri, domates soslu sosis, salam, sigara böreği, patates ve biber kızartması, söğüş tabağı, reçel ve bal kaymak bulunuyor. Kahvaltı tabağına tercihinize göre menemen veya sucuklu yumurta eşlik ediyor. Sınırsız çay da dahil olmak üzere Flamingo serpme kahvaltısı için Eylül 2023 itibariyle kişi başı 450 TL ücret talep ediliyor. Hafta sonları sunulan açık büfe kahvaltının ise kişi başı ücreti 490 TL. 0-3 yaş çocuklar ücretsiz olup 3 yaş üzeri çocuklar için %50 indirim uygulanıyor. Kahvaltı 9:00 ile 13:30 arasında servis ediliyor. Flamingoköy'de hafta sonları 13:30 sonrası açık büfe sona eriyor ve serpme kahvaltıya geçiliyor. Flamingoköy'deki mini hayvanat bahçesinde flamingoların yanı sıra ördekler, kazlar, tavus kuşları, kuğular, sülünler, civciv ve tavuklar da bulunuyor. Çocuklu aileler için çocuk parkı da mevcut. Ayrıca derede yunuslarla gezme imkanı da bulunuyor. Flamingoköy hafta sonunu tatil havasında, doğanın kollarında geçirmek isteyen aileleri Çatalca'da bekliyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. kişi başı fiyat 70 tl olmuş, bir de ücreti girişte alıyorlar daha kahvaltı yapmadan! sahanda yumurta vs birşey istediğinizde de ekstra ücret talep ediliyor. 70 tl veriyorsun yumurta bile dahil değil bence çok saçma. kahvaltı kesinlikle doğal değil, marketten alınan ürünler. hiç memnun kalmadık, o kadar yolu boşuna teptik ve boşuna o kadar para verdik! Bilgilendirme için teşekkürler. Ben hemen güncelliyorum. Memnuniyetsizliğinizin sebebi hakkında biraz daha detay verebilirseniz okuyucular ona göre gidip gitmemeye karar verebilir. Yazımda da kişi başı 70 TL diye belirtmişim zaten. Kahvaltısı hiç güzel değil kişi başı 70tl hizmet sıfr. Hiç utanmıyorsunuz bu hayvan düşmanı yeri övmeye, sırf sizin pahalı zevkleriniz için bu vahşi hayvanlar orada tutsak edilmiş bunu görmüyorsunuz. Belki farkındasınız ve bundan zevk alıyorsunuz. Sizin yüzünüzden insanlığımdan utanıyorum. Kişi başı kahvaltı 90 TL, ama kahvaltı güzel değil hiç, börekler sert, simit yoktu, sıradan bir kahvaltı tabağı, o kahvaltı için kadar yol gitmek ve 90 TL değmez! Sadece hizmet güzeldi o kadar. Bu hayvanların uçma tüyleri kesiliyor kaçmasın diye siz böyle bir işletmeyi reklam etmeyin lütfen! Biraz empati, hoş değil!"} {"url": "https://gezentianne.com/catalcada-selale-ve-oyun-parkli-kahvalti-mekani-doga-koyu", "text": "Çatalca Gökçeali köyünde, dere kenarında konumlandırılmış Doğa Köyü meyve ağaçları, hayvanat bahçesi, yel değirmeni, gölet, şelale ve oyun parkıyla çocuklu aileler için keyifli bir hafta sonu geçirme imkanı sunuyor. Güzel havalarda flamingolar ve kuğular eşliğinde göletin kıyısında, kışın şömine başında kahvaltı keyfi yapabileceğiniz mekanda kahvaltı hafta içi serpme olarak, bayram günleri ve hafta sonu ise açık büfe olarak sunuluyor. Hafta sonu sunulan açık büfe kahvaltı için Eylül 2023 itibariyle kişi başı 430 , hafta içi sunulan serpme kahvaltı için ise kişi başı 400 ödemeniz gerekiyor. Çocuklar 4 yaşa kadar ücretsiz, 4-9 yaş arası %50 indirimli. 9 yaş üstü tam ücret alınıyor. E5 veya TEM otoyolu Çatalca çıkışından Çatalca merkeze ulaştıktan sonra, Gökçeali köyü yönüne döndüğünüzde tesis bu yolun başlangıç noktasında yer alıyor. Doğa Köyü konum bilgisi için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/cekmekoyde-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Çekmeköy Çavuşbaşı yolu üzerinde, aslında et ve mangal restoranı olarak hizmet veren Yeşil Vadi Restoran'da sabahları da kahvaltı servis ediliyor. Peynir çeşitleri, bal, kaymak, reçel, zeytin, söğüş, sigara böreği ve sınırsız çaydan oluşan serpme kahvaltı 2023 yılı itibariyle kişi başı 160 TL gibi gayet makul bir ücret ile sunuluyor. 0-6 yaş ücretsiz,7 yaş ve üzeri için %50 indirim uygulanıyor. Geniş bir çim alana ve çocuk parkına da sahip mekanın yeşillikler içindeki çardaklı ve tahta masalı ambiyansı şehirden uzaktaymışsınız hissi uyandırıyor. Güler yüzlü servisi ile memnuniyet uyandıran Yeşil Vadi, Çekmeköy'de Kahvaltı Nerede Yapılır? sorusuna cevap oluyor. Çam, meyve ağaçları arasında harika bir bahçeye, yemyeşil bir ortama sahip Yeşil Vadi, son dönemde yerleşim alanı olarak çokça tercih edilen Çekmeköy'de oturanlar için kolaylıkla ulaşılabilir olması ile de ön plana çıkıyor. Kahvaltıda sundukları sigara böreği ve kendi üretimleri olan sucuk özellikle seviliyor. Yeşil Vadi Çekmeköy'de diğer öğünler için kendin pişir kendin ye seçeneği de bulunuyor. Ya da tercihinize göre kilo ile sipariş verdiğiniz etler mekan tarafından pişirilip masanıza servis de edilebiliyor. Bahar ve yaz aylarında doğan çocuklar için Yeşil Vadi kahvaltısı doğal ortamı ve uygun fiyatı sebebiyle doğum günü kutlamaları için de güzel bir alternatif."} {"url": "https://gezentianne.com/cengelkoyde-bogaza-nazir-kahvalti-kai-cengelkoy", "text": "İstanbul'un Boğaz ile buluştuğu, denizin yeşil ile kavuştuğu Anadolu Yakası'nın en güzel semtlerinden Çengelköy'de, Refi Paşa Yalısı'nda yer alan Kai Çengelköy'ün mutfağı Bülent Chef'e emanet. 2018 yılı sonlarında açılan mekanda eşsiz boğaz manzarası eşliğinde, şık ve nezih bir ortamda, deniz ile iç içe yapabileceğiniz yöresel kahvaltı keyfinin iki kişi toplam ücreti Eylül 2023 itibariyle 890 TL. İki kişilik hazırlanan Kai Çengelköy yöresel kahvaltısında kendi fırınlarında hazırladıkları ekmek çeşitleri, sokak simidi, paçanga böreği, Ezine beyaz peynir, Nutella, Hatay peynir çeşitleri, fırında eritme peynir, acuka, salam, dana jambon, baharatlı lor peyniri, çemen, bal-kaymak, tereyağ, organik reçel çeşitleri, tahin-pekmez, Çengelköy domatesi ve salatalığı, köy biberi, Gemlik siyah zeytin, Kalamata Bodrum kırma, tava soslu sosis, menemen, sahanda yumurta, yumurtalı ekmek, patates tava, sigara böreği, meyve ve 1 demlik çay bulunuyor. Benim kahvaltım daha sade olmalı diyenler için Çengelköy domatesi ve salatalığı, kaşar ve beyaz peynir, Nutella, tereyağı, bal, reçel, siyah ve yeşil zeytin, sigara böreği, göz yumurta, sosis, patates tava ve iki adet çaydan oluşan Sini kahvaltı da yer alıyor. Kai Çengelköy'de ayrıca 6 adet pancake, mevsim meyveleri, çikolata sos, bal, 1 fincan çay ya da kahveden oluşan Pancake Kahvaltı, Ispanaklı, peynirli veya patatesli gözleme gibi farklı kahvaltı alternatifleri de bulunuyor. Kai Çengelköy Boğaz kıyısında, şık ve nezih bir ortamda, lezzetli bir hafta sonu kahvaltısı yapmak isteyenler için oldukça keyifli bir seçenek oluşturuyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/cengelkoyde-yeni-nesil-kahvalti-mekani-nou-breakfast-cafe", "text": "Alışılagelmiş serpme ya da açık büfe kahvaltı yerine minimalleştirilmiş, lezzeti bol kahvaltı tabaklar sunan yepyeni bir kahvaltı anlayışı \"Breakfast Club\" İstanbul'da da son dönemde gitgide popülerleşiyor. Çengelköy Nou Breakfast Kafe de daha çok Nişantaşı ve Moda cenaplarında rastladığımız bu konseptin Çengelköy temsilcisi olma yolunda hızla ilerliyor. Istanbul'un en güzide semt kültürünün yaşadığı yerlerden biri olan Çengelköy'de açılan mekan beyaz tonlar, kocaman bitkiler, hasırlarla donatılmış keyifli dekorasyonu ile de mahalleye yeni bir soluk getirmiş durumda. Instagram'da GezginGurme olarak bilinen Ozan Aras'ın girişimi ile açılan mekanda kahvaltı çeşitlerinin çoğu kruvasan eşliğinde servis ediliyor. Brioche veya ekşi mayalı ekmek eşliğinde sunulan NOU Breakfast'a 2 füme sosis, zeze pişisi, çırpılmış yumurta, dil peyniri, Ezine peyniri, eski kaşar, domates salatalık söğüş, zeytin, tatlı tamamlayıcılar ve 4 çay dahil. NOU Breakfast Eylül 2023 itibariyle 2 kişi için toplam 660 TL karşılığında sunuluyor. Kruvasanın labne, tereyağ, fıstık ezmesi ve reçelle buluştuğu French Breakfast (125 TL) da çok seviliyor. NOU Breakfast & Coffee klasik Türk kahvaltısı mekanlarından farklı bir alternatif arayan misafirlerini bekliyor. Çengelköy, Kerime Hatun Cami Sk. No:11/A, 34680 Üsküdar/İstanbul,"} {"url": "https://gezentianne.com/cesmede-denize-yuruyus-mesafesinde-bungalov-evler-zeytincik-tiny-house", "text": "Çeşme Ovacık'ta plajlar bölgesinde konumlandırılmış Zeytincik Tiny House Before Sunset Beach'in iki sokak arkasında, en yakın plaja arabayla 5 dakika, yürüyerek 15 dakika bir mesafede yer alıyor. Zeytincik Tiny'de selvilerle çevrili bir limon bahçesinin içinde 6 adet günlük kiralık tiny house bulunuyor. Zeytincik'ten Çeşme merkeze araçla 10 dakikada, Alaçatı'ya ise 15-20 dakikada ulaşılabiliyor. Evlerden beşinin mobilyaları birebir aynı. 'Zeytincik Tiny Private' olarak geçen altıncı evin ise kendine ait, dışarıdan gelen birinin göremediği ve diğer evlerden bağımsız olan bir bahçesi bulunuyor. Evlerin planı 1+1 bir ev tasarlanmış, salon, mutfak, yatak odası, banyodan oluşuyor. Ayrıca her evin kendi ile aynı büyüklükte terası da bulunuyor. Tesis günlük kiralık ev olarak hizmet verdiği için kahvaltı ve yemek servisi yok. Fakat mutfaklarda ihtiyaç duyulabilecek tüm mutfak gereçleri mevcut. Ayrıca Çeşme'nin en güzel kahvaltıcılarına da yürüyüş mesafesinde yer alıyor. Eylül 2023 itibariyle 2 kişi için gecelik hafta içi ücreti 2500 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %5 indirim uygulanıyor. Fiyatlar daha ileriki tarihlerde değişiklik gösterebilir. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/cevapi-cevapcici-pleskavitsa-bureg-nedir-saraybosnada-nerede-yenir", "text": "Cevapi, Cevapcici, Pleskavitsa, Burek Nedir, İnegöl köftenin atası olarak bilinen CEVAPİ baharatı en az kullanılan köfte çeşitlerindendir. Yemeklik doğranmış soğan ve kaymak ile birlikte pide arasında servis edilir. Yanlız buradaki kaymağın tadı bizim bildiğimiz kaymaktan ziyade süzme yoğurda benzemektedir. Saraybosna'da CEVAPİ Başçarşı'daki CEVABDZİNİCA ZELJO'DA yenir. PLESKAVİTSA ise gurme burger köftelerinin yassılaştırılarak inceltilmiş haline benzetilebilir. Cevapiye göre daha yağlı bir köfte çeşididir. İsteğe bağlı olarak kaymak ile de servis edilir. Pleskavitsa Mostar'daki ŞADRVAN Restoran'da yenir. BUREK Boşnakça börek anlamına gelir, Bosna'da süt kokulu anne böreği lezzetindeki kıymalı, peynirli, ıspanaklı börek çeşitleri üzerine akışkan bir yoğurt dökülerek servis edilir. Saraybosna'da börek Başçarşı'daki BUREGDZİNİCA SAC ve BUREGDZİNİCA BOSNA'DA yenir."} {"url": "https://gezentianne.com/child-friendly-bungalow-hotel-cansu-holiday-village", "text": "Cansu Holiday Village, which gives the feeling of being in the middle of the nature pictures we drew when we were children, offers accommodation in colorful bungalows next to a flowing stream in a lush nature in Masukiye, Sapanca. Situated on 18 acres of forest area, the facility enables activities such as horse riding, cycling, fishing, horse riding and zipline. The facility, which provides accommodation including breakfast, was built in accordance with the concept of 4 seasons service. Accommodation fee is 400 TL on weekdays, 500 TL on weekends in standard rooms, 500 TL on weekdays, 600 TL on weekends in suite rooms, 450 TL on weekdays and 550 TL on weekends in bungalow rooms for two people. You have to stay at least for two nights at the weekend. There is a marriage certificate requirement in the facility. Cansu Holiday Village, which is child-friendly, is far from traffic, isolated from the outside, and has a the huge activity area consisting entirely grass floor which is extremely convenient for children to enjoy freely and safely. The breakfast, which is included in the accommodation fee, consists of village cheese, spring rolls, acuka, french fries, village eggs in casserole, cheese varieties, jam, honey-clotted cream, butter, tomato, cucumber, green pepper, milk or fruit juice and unlimited tea. The price of this breakfast is 60 TL per person for non-accommodation and daily visitors. Apart from breakfast, the restaurant also offers trout varieties grown in their own production facilities. A 10% discount is applied to those who follow Gezenti Anne on Instagram."} {"url": "https://gezentianne.com/cocuk-dostu-muzeler-besiktas-jk-muzesi", "text": "Türkiye'de spor tarihi ve kültürü adına ilk spor müzesi özelliğini taşıyan Beşiktaş JK Müzesi, yenilenerek, Şubat 2017'de ziyarete açıldı. Ülkemizin spor tarihine tanıklık eden Beşiktaş JK, 115 yıllık tarihini günümüz spor kültürüne kaynaklık etmek üzere hazırladığı çağdaş sergileri ile müze koleksiyonunu bilgi nesnesine dönüştürürken, ziyaretçi deneyimini esas alan uygulamaları ile konuklarını dijital dünyada keyifli bir yolculuğa çıkarmayı hedefliyor. Beşiktaş JK Müzesi'nin en önemli odak noktalarından biri de çocuk dostu bir müze olması. Beşiktaş JK çocuklara ve genç nesillere verdiği önemi müzesine de taşıdı. Tüm müze 3 yaşından itibaren tüm çocuklar için ebeveynleriyle, müze rehberleri ve eğitimcileri ile birlikte gezerken oynayabilecekleri ve keşfedebilecekleri biçimde tasarlandı. Müzemiz içerisinde çeşitli alanlarda çocukların interaktif olarak deneyimleyebilecekleri bölümlerin yanısıra, \"Müzede Öğrenme\" konsepti çerçevesinde, çocuklara yönelik bir atölye alanı bulunmakta, programlanan zaman aralıklarında ve çeşitli konularda düzenlenen etkinliklerde çocuklarla bir araya geliniyor. Beşiktaş JK Müzesi'nin spor kültürünü temsil etmesi ve çok yönlü olmasının yanı sıra, teknoloji ve etkileşim odaklı bir müze olması, müzenin daha özel bir konumda olmasını sağlıyor. Müze, 50'den fazla dijital uygulama ile ziyaretçilere Kulübün spor dalları ile ilgili bilgiyi izleme ve etkileşimsel olarak deneyimleme olanağı sunuyor. Kısa belgeseller niteliğinde görüntüler, dijital bilgi kioskları, sanal oyun ortamları, stat mappingleri bulunuyor. Ayrıca arttırılmış gerçeklik ile heyecanlı bir deneyim, futbol yıldızlarıyla ekranda buluşma, marşların söylenebileceği Karaoke odası ve rekor sahibi, taraftarın desibel rekoru odası müzenin öne çıkan dijital uygulamaları. Bunların yanı sıra müzenin tamamında ziyaretçinin dokunarak deneyimleyebileceği ve keşfedebileceği etkileşimli alanlar da yer alıyor. Spor faaliyetlerinin kültürel olarak sunulmasını ve toplumların sporda ulusal, uluslararası başarılı olmuş değerlerinin gelecek nesillere ulaştırılmasını sağlayan spor müzeleri, geçmişten günümüze spor faaliyetlerinin gelişiminin sergilenmesinde yardımcı olan müzeler olarak önemli bir misyonu üstlenmektedir. Bu vizyon ile hareket eden Beşiktaş JK Müzesi, çok yönlü içeriği ve tasarımı ile bu alanda ülkemizde bir ilk olma özelliğini taşıyor ve öncü rolü üstleniyor. Beşiktaş JK Müzesi Dolmabahçe Sarayı'nın üzerinde bulunan, eski adıyla İnönü Stadyumu, yeni adıyla Vodafone Park'ta yer alıyor. Beşiktaş JK Müzesi, Vodafone Park'ın deniz yönünde. Müzeye giriş, Tarihi 19 Mayıs kapısından yapılıyor. Müzeye ulaşım, toplu taşıma ile veya yürüyerek mümkün. Müzeye araçlarıyla gelen ziyaretçiler için ücretli otopark uygulaması mevcut. Otopark alanı sınırlı. Otopark hizmeti bir saate kadar ücretsiz. Merhaba, blog yazarlarığına yeni başlamış ve gezmeyi çok seven biri olarak sitenizi, yazılarınızı, instagram hesabınızı takip etmeye başladım. Özellikle \"çocukla gezilmez\" gibi görüşlere bir karşı duruş olarak gezmeniz ve bununla ilgili yazdığınız yazılar ilgimi çekti."} {"url": "https://gezentianne.com/cocuklar-icin-sanat-destekli-drama-egitimi-ante-sanatta", "text": "Sanatın, toplumu iyileştirici ve birleştirici gücü olduğuna inanan tiyatro sanatçıları Duygu Üzüm Arat ve Can Kulan, \"Hayat Sanatta!\" mottosuyla çocuk, yetişkin ve profesyonellere Ante Sanat'ta kapılarını açtı. Günümüz eğitim sisteminde sanattan ve sanat eğitiminden günden güne uzaklaşan bir neslin tehlikesi gerçeklik kazanmaya başlamışken çocukların sosyal gelişiminde büyük payı olan sanat eğitiminin bir gereklilik olduğuna inanan Ante, sanatçı sorumluluğunun gerektirdiği gibi bu talebi karşılayabilmek için tutkuyla yola çıktı. Kadıköy, Kalamış'ta açılan Ante Sanat yaratıcı drama eğitimlerinin arasında '6-16 Yaş Sanat Destekli Drama Atölyesi' ile fark yaratmayı hedefliyor. Wisc-R Zeka Testi, Art Therapy ve 6-16 yaş çocuk psikolojisinden yararlanarak yenilikçi bir sistemle oluşturulan Çocuklar için Sanat Destekli Drama Atölyesi çocukların ayrı ayrı performans ve sözel zekalarından yola çıkılıp atölye sırasında bireysel yönlendirme yapılmasıyla gerçekleşir. Sadece tiyatroyla değil sanatın farklı dallarıyla da desteklenen atölyede amaç çocukların hayal güçlerini ve yeteneklerini daha özgürce geliştirebilecekleri ve sanatın farklı dallarında da üretim yapabilecekleri bir alan yaratmaktır. Genç ve eğitimli kadrosuyla, dogmatik bir öğretim yerine çocuğun biricikliğini keşfedebileceği anlar yaratabilmeyi ön plana koyan Ante, Sanat Destekli Drama sayesinde toplumda birbirini anlayan, ön yargısız yaklaşabilen, hayal gücü zengin ve üretmeye açık çocuklar yetiştirme hedefiyle 23 Aralık'ta başlıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/cocuklarla-budapeste-gezilecek-gorulecek-yerler-restoranlar-ucretler", "text": "Budapeşte gezi yazımda sizlere Budapeşte'de ulaşım, konaklama, gezilecek yerler ve restoranları tek tek açıklıyorum. Çocuklarla Budapeşte Gezilecek ve Görülecek Yerleri keşfetmek üzere Wizz Air ile gerçekleştirdiğimiz rahat bir uçuşla Budapeşte'ye ulaşıyoruz. Budapeşte Havalimanı'ndan şehir merkezine otobüs ve metro gibi ulaşım olanakları bulunsa da iki çocuk, iki valiz ve iki pusetle bizi ancak taksi paklar deyip 25 Euro ücret ödeyip (7500 HUF) yarım saat gibi bir sürede apart otelimize ulaşıyoruz. Bu gezimizde merkezde oluşu, genişliği ve uygun fiyatı sebebiyle otel odası yerine bir oda, bir salon, bir mutfak ve bir banyodan oluşan apartlardan birini tercih ediyoruz. Booking. com da Budapeşte için otelden çok bu tarz konaklama var zaten. Prime Aparts'da kalışımız boyunca bu tercihimizden ötürü bir sıkıntı yaşamıyoruz. Aksine kuzular salondaki yataklarına yayılıp çizgi film seyrederken, biz odamızda dinlenebiliyoruz. 3 gece için toplam 167 Euro ödüyoruz. Apartlarda otellerden farklı olarak kahvaltı servisi olmuyor. Kahvaltı olayını da yakınlardaki kafelerde ve pastanelerde hallediyoruz, sorun olmuyor. Budapeşte'de vakit kaybetmeden sehri hem gezip ve öğrenmek isterseniz buradaki lokal Türk rehber Cem beyi sizlere tavsiye edebilirim. Kendi insanınızla şehri rahat rahat hem gezer hem de eğlenirsiniz. Budapeşte rehberine ulaşmak için buraya tıklayın. Menza'da hepsi birbirinden leziz, creamy soup, chicken leg, mashed potatoes ve pork chopsla güzelce karnımızı doğurduktan sonra kendimizi sokaklara vuruyoruz. Pusetleri almakla ne kadar doğru bir karar verdiğimizi daha ilk saatlerde anlıyoruz. Bizim lapacılar 10 dakika yürüyünce yoruldum diye mızırdanıp kendilerini pusete atıyorlar. Bizdeki Bağdat Caddesi kıvamındaki Andrassy Caddesi boyunca yürüyoruz. Yolumuzun üzerinde Budapeşte gezilecek, görülecek yerler listesinin başlarında olan Opera Binası var. Dünyanın en iyi akustiğine sahip 3. binası olan Macaristan Devlet Opera Binası'nın ihtişamında bir opera izlemek Budapeşte'nin en etkileyici deneyimlerinden olmalı. Önceden Budapeşte'ye gelenler ve çocuklu olduğumuzu bilmeyenler mutlaka bir akşamı burada opera seyretmeye ayırmamızı salık veriyorlar ama çocukla opera olur mu? Gişedeki ablaya soruyoruz, 6 yaş sınırı var diyor. E bizimkiler de 5.5 tan 6, alıyoruz o akşamki opera için 4 bilet (total 6000 HUF/ 60 TL) yaptığımız harekete gülümseyerek, akşamı merakla bekleyerek yolumuza devam ediyoruz. Budapeşte'deki en devasa yapı olmakla beraber aynı zamanda en büyük kilise olma unvanı taşıyan Aziz Stefan Bazilikası'na giriş ücretsiz ancak manzara için terasa çıkmak istiyorsanız 500 HUF (Yaklaşık 5 TL) ödemeniz gerekiyor. Katedrali gezdikten sonra yürüyerek Tuna Nehri kıyısına ulaşıyoruz. Nehrin karşı yakasındaki manzara görülmeye değer. Chain Bridge'e kadar geliyoruz ama artık yorulduğumuz için Buda tarafına geçmiyoruz. Budapeşte Tuna nehri tarafından ikiye bölünen Buda ve Peşte'nin birleşiminden oluşuyor. İki yaka birbirine 9 adet köprü ile bağlanmış. Budapeşte Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 2. si Szechenyi Bridge, diğer adıyla Chain Bridge bu köprüler arasında en etkileyici olanı. Akşamki opera öncesinde yine tabanvayla apartımıza dönüp biraz dinleniyoruz. Budapeşte'de görülecek çoğu yerin yürüyüş mesafesinde olması çok hoşumuza gidiyor. Ailecek Budapeşte'ye gidecekseniz Budapeşte Havalimani transferi; Estergon kalesi turu ve çigan gecesi gibi organizasyonları icinde yine burada yaşayan Budapeşte rehberi Cem beyden yardım isteyebilirsiniz. Budapeşte rehberine ulaşmak için buraya tıklayın. Akşam yemeği için restoran listemden Macar mutfağı ve geleneksel müziği ile meşhur Restaurant Matyas Pince'i seçip buluyoruz, maalesef yer yok, hemen yakınında Restaurant Taverna Dionysos var, orada da yer yok. İstediğimiz gibi bir restoran ararken oradan oraya sürüklenmeye başlıyoruz. Pusette kuzularla bu iş oldukça zor, kocayla keyfe keder hem gezip hem restoran bakındığımız gezilere hiç benzemiyor:( Yorgunluktan bitmiş bir şekilde bir Japon mutfağında karar kılıyoruz. Kuzular hiçbir şey yiyemeden pusetlerinde uyuyakalıyorlar. Çocuklu şehir gezimizin ilk hayal kırıklığını yaşıyoruz. Dersimizi alıp diğer geceler için rezervasyon yapıp nokta vuruşu yapmaya karar veriyoruz. Tokio isimli restoran barda, Çin işi Japon işi mutfağından sevdiklerimizden \"little little into the middle\" söyleyip birer kadeh beyaz şarapla geceyi sonlandırıyoruz. Aslında otelimiz yürüyüş mesafesinde, ama bitik durumdayız, taksiye atlıyoruz. Taksimetre açık, 1 km lik yol 5000 HUF yazar mı hiç? Vallahi yazıyor. Gece tarifesiymiş. Ne tarifeymiş be arkadaş! Gündüz havaalanından gelirken 30 km de 7500 HUF (75 TL) yazmıştı gece 1 km de 5000 HUF (50 TL) yazıyor. Bu gece tarifesi değil, resmen dolandırıcılık tarifesi. Vak vak vak diye ortada dolanan turistler binerse bu tarifeyi açarsınız diye özel bir tarife belirlemişler bence. Yorgunluk hissine kandırılma hissini de ekleyip yataklara keyifsizce seriliyoruz. Oğlanın eline ver iPad'i, istediğin yerde istediğin kadar otursun, yanında mısın değil misin farkında bile olmuyor, ama kız iPad sevmez, her yerden çabucak sıkılıp insanı sıkboğaz ediyor. Hanım kızımız New York Cafe'nin devasa pencerelerine tırmanmaya başlayınca gitme vaktimizin geldiğini anlıyoruz. İstikamet Szechenyi hamamları. Budapeştegezilecek yerler listesinde ailecek en ilgimizi çeken atraksiyon bu 🙂 Geldiğimizden beri ne zaman sıcak havuza gideceğiz diye sorup duruyor kuzular. Haritaya bakıyoruz, yarım saatlik yürüyüş mesafesi var, yürür müyüz yürürüz. Yolumuzun üstündeki Kahramanlar Meydanı'nda soluklanıyor, Şehir Parkı'nın içinden geçerek Szechenyi Hamamı'na ulaşıyoruz. Budapeşte Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 5.'si olan Szechenyi Hamamları giriş ücreti 4 kişi için 17000 HUF (170 TL). Vay anasını sayın seyirciler. 0-6 yaştan bari para almaz insan yahu. Neyse, hamama giren terler diyoruz ve işte kış ortasında açık havada sıcacık havuzun içindeyiz, harika hissediyoruz 🙂 Ellerimiz buruşana kadar sudan çıkmıyoruz.. Hamam sefası sonrası bulunduğumuz şehir parkında manzaralı bir restoran olan Robinson Restaurant'a gidiyoruz. Hafif yağmur çiselemeye başlıyor, göle nazır cam kenarı masamızda huşu içinde yemeğimizi yiyoruz. Bu öğün için eşim tercihini spare ribsden, bense ev yapımı pappardelle üstünde fırında ördek bacağından yana kullanıyorum. Yağmur sonrası pırıl pırıl bir güneş. Kendimizi hemen sokaklara atıyoruz. Margaret Adası ve Chain Bridge'i ziyaret etmeden önce Hafta sonu kahvaltısını dışarıda yapmaya gelmiş Macarlarla birlikte ilk gün gittiğimiz Menza Etterem'in karşısındaki güzel bir kafenin güneşli masalarında kahvaltımızı yapıyoruz. Şimdi istikamet Budapeşte Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 7. sı olan Margaret Adası. Margaret Adası Tuna nehrinin ortasında, ince uzun bir yaprak şeklinde, bir ucundan Margaret Köprüsü, diğer ucundan da Arbat Köprüsü ile hem Buda tarafına hem de Peşte tarafına bağlanmış yemyeşil bir adacık. Tarihte bu adacıkta ne olmuş bitmiş ilgi alanım değil ama günümüzde parkları, botanik bahçeleri, spor tesisleri ile Macar halkının sayfiye yeri olarak görev aldığını söyleyebilirim. Biz adaya merkeze yakın tarafındaki Margaret Köprüsü üzerinden ulaşıyoruz. Park, bahçe, salıncak, kaydırak atraksiyonlarının ardından aynı köprüden Peşte'ye geri dönüyoruz. Kaderimize küsüp Chain Bridge' e doğru ilerliyoruz. Bu sefer köprüden karşıya geçiyor ve ilk kez Buda tarafına ayak basıyoruz. Köprü biter bitmez karşımıza çıkan teleferikle Kraliyet Sarayı'na çıkıyoruz. Sadece 3 dakika süren teleferikle yukarı çıkış için 2 büyük 2 çocuk 3600 HUF (36 TL) ödüyoruz. Macar Ulusal Galerisi'ni de içinde barındırması sebebi ile hem saray hem müze olarak ziyaret ediliyor. Ayrıca bir tepenin en uç noktasına konuşlanmış olması sebebi ile hem havadar hem de olağanüstü bir manzaraya sahip. Sarayın bahçesini geziyor, okçuların olduğu yerde soluklanıyoruz. Dönüşte pusetlerle yokuş aşağı salıyoruz:) İnerken nefis Budapeşte fotoları alıyoruz. Chain Bridge'den geri dönüp köprünün hemen dibindeki tekne restoranlardan birinde köprü manzarasına karşı açık havada öğle yemeğimizi yiyoruz. Bir süre sonra rüzgar çıkıp, üşümeye başlayınca tekneyi terk ediyoruz. İstikamet yine Vaci Utca. Caddeyi boylu boyunca gezip Hard Rock Cafe Budapest'e uğruyoruz. Aslında sadece birşeyler içmeyi planlamıştık ama menüdeki resimler iştahımızı kabartıyor, kız koccaman bir sundae biz de biranın yanında fish&chips sipariş ediyoruz. Akşam yemeği için rezervasyonumuz Budapeşte'nin en ünlü restoranlarından 110 yıldır müşterilerine hizmet veren RestaurantMatyas Pince'de. Budapeşte Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 11. si olan restorana girdiğimizde canlı müzik başlamış bile. Ambians etkileyici. Kendimizi orta çağa ışınlanmış gibi hissediyoruz. Kuzular ıspanaklı erişteli kremalı tavuk çorbası içiyor, bizim de beyaz şarabımıza sebze şişli isli peynirli risotto eşlik ediyor. Tok karna bir yemek bu kadar lezzetli gelebilir mi insana? Gerçekten müthiş. Restoran bu akşam pek kalabalık değil, masamız sahneye çok yakın. Hemen karşımızda tombik Macar amcalar müzik ziyafeti çekiyorlar. Türk olduğumuzu öğrenince, Üsküdar'a gider iken patlatıyorlar. Scent of a woman'ın film müziğini çalmaya başladıklarında az önce damağımızda yaşanan lezzet patlaması gibi ruhumda duygu patlamaları yaşıyorum. Müzik içime işliyor, kalbimi titretiyor. Ta ki ipad te angry birds oynayan oğluma \"Hadi oğlum, vur onu\" diye tezahürat yapan romantik kocamın sesini duyana kadar! Artık gitme zamanı... Pusetlerinde uyuyakalan kuzularla birlikte son kez Budapeşte sokaklarında dolaşıp otelimize dönüyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/cocuklarla-etkinlik-pakolino-aktivite-kutulari", "text": "Çocuklarımızın tabletlere uzun süre maruz kalmalarının davranış bozukluklarına yol açtığının farkındayız ama çoğu zaman onları oyalamak konusunda alternatifsiz kaldığımız için işin kolayına kaçıyor, ellerine tablet veya telefonu tutuşturuyor, 'başka türlü durmuyor' deyip içten içe çektiğimiz vicdan azabını azaltmaya çalışıyoruz. Gerçekten de günlük hayatın yorucu temposunda, çocukları için her zaman yeni oyunlar yaratmaya fırsat bulamıyoruz. İşte tam bu noktada 3-7 yaş çocuklara yönelik aylık aktivite kutuları hazırlayan Pakolino, anne ve babaların yardımına hızır gibi yetişiyor. Aylık üyelik sistemi ile çalışan Pakolino setinde her ayın farklı bir teması var ve tüm aktiviteler için gerekli olan malzemeler kutunun içinde yer alıyor. Ekstradan bir şey satın almanıza, evden bulup buluşturmamıza gerek kalmıyor. Eğlenceli çizim ve anlatımlarla hikayeleştirilen aktivitelerin nasıl yapılacağını anlamak hiç zor olmuyor ve oyun sürecinden neredeyse çocuklar kadar siz de keyif alıyorsunuz. Her ayın kutusunda, kaliteli malzemelerle hazırlanmış ve ayın temasına uygun 3 tam kapsamlı aktivitenin yanı sıra ekstra bulmaca, aktivite, kesme-yapıştırma ve boyamanın bulunduğu bir ek kitapçık bulunuyor. Uzman pedagoglar tarafından hazırlanmış Pakolino aktiviteleri, yaratıcılık ve dil gelişimi gibi toplam 7 gelişim alanına odaklanıyor. Çocuklarımın anaokulu sürecinde okuduğum kaynaklar en kalıcı öğrenmenin oynayarak öğrenme olduğu konusunda hem fikirdi. O yüzden ben de bu sebeple bilgi depolayan okullardan ziyade oyuna ağırlık veren okulları tercih ettim. Pakolino aktivite kutuları işte tam da bu mantığa uygun olarak çocuklarımızı oynarken eğitiyor. Oyun oynamak keyifli olduğu için bol bol tekrar yapılıyor ve öğrenilenler pekişiyor. Pakolino abonelik sistemi ile çalıştığı için her ay yollanan kutular ile eğitim konulara her ay çeşitleniyor, çocukların yetkinlikleri gelişiyor. Biz çalışan annelerin en büyük kaygısı çocuklarımıza yeterince zaman ayıramamak. Mühim olan onlarla çok zaman değil, kaliteli zaman geçirmek şeklindeki açıklamaları sıkça duyuyor ama geçirdiğimiz zamanı kaliteli kılmak konusunda zorlanıyoruz. Pakolino kutularındaki etkinlikler hem çocukları, hem de doğru bir şeyler yaptığımızı hissettirdiği için bizi mutlu ediyor, çocuğumuzla girdiğimiz bu pozitif etkileşim birbirimize yakınlaştırıyor ve kaliteli zaman ifadesinin hakkı tam anlamıyla verilmiş oluyor. Pakolino'nun aylık, 3 aylık ve 12 aylık üyelik sistemleri mevcut. Siz de benim gibi bu setlere Gezenti Anne avantajı ile ulaşmak için tıklayın... merhaba bu yazınız ve eminim daha bir çok yazınız ucun. net tarafından izinsiz kopyalanarak yayınlanıyor. biz şikayet ettik siz de ederseniz çok iyi olur.."} {"url": "https://gezentianne.com/cocuklarla-hafta-sonu-uskudar-ucurtma-muzesi", "text": "Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi 2008 yılında Kültür Bakanlığı'nın başlattığı \"Çocuk Dostu Müzeler Projesine uygun konsepti ile Türkiye'nin ilk ve tek uçurtma müzesi olarak Üsküdar'da bulunuyor. Uçurtma Müzesi'nde 39 ülkeden toplanan yaklaşık 3000 adetlik farklı kültürlere ait geniş bir koleksiyon bulunuyor. 3 yaş itibari ile ziyaretçi kabuleden müzede, bünyesinde barındırdığı anaokulu öğretmenlerinden oluşan eğitimciler ile heryaş grubu muhatabının anlayacağı bir dil kullanarak rehberlik yapılıyor. Çocuklarınız atölyeçalışmalarına katıldığı takdirde, ellerinde uçurulmaya hazır bir uçurtma ile müzeden ayrılıyor. Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi Üsküdar Marmaray iskelesine, Üsküdar evlendirme dairesine ve Üsküdar meydanına 200 metre mesafede, Üsküdar merkezde bulunan Yeni Camii'nin tam arka sokağına paralel konumda bulunuyor. İstanbul Uçurtmacılar Derneğinin sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi'ne giriş için ziyaretçilerden herhangi bir ücret talep edilmiyor. Talep edilmesi halinde ise, atölye çalışmasına katılanlardan sadece uçurtma ücreti alınmakta ve çocuklar uçurulmaya hazır uçurtma ile müzeden ayrılmaktadırlar. Uçurtma Müzesi Pazar hariç tüm mesai günleri 09.00-17.00 saatleri arası açık. Üsküdar Belediyesi Uçurtma Müzesi interaktif bir müzedir. 2 Ayrı müze salonu,3 ayrı atölye bölümü ile aynı anda 200 öğrenciye hizmet verebilecek, toplamda 500 m2'lik alana sahip müzede, hiçbir ürün cam fanuslar arkasında gizlenmemekte, uzman eğitimci rehberleri ile birebir her ürün için ayrı hikayeler, tarihi bilgiler çeşitli belgeler ve görseller eşliğinde sunum yapılmaktadır. Üsküdar Belediyesi Uçurtma Müzesi Atölye çalışması ile desteklenmektedir. 2011 yılında İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğünün başlattığı Müzeli Eğitim Projesi'ne uygun konseptiyle, Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi, çocukların ziyaret ettiğinde, dilerlerse uçurtma atölyelerine katılarak ülkemiz kültürünü temsil eden uçurtma modellerini uzman eğitimcilerin destekleri ile kendi uçurtmalarını kendilerinin yapabileceği tek müzedir. Üsküdar Belediyesi Uçurtma Müzesinde araştırmalar desteklenmektedir. Uçurtma kültürünü daha yakından tanımak veya benzeri çalışmalar yapmak isteyen amatör veya profesyonel araştırmacılar için tüm imkanlar sunulmaktadır. Bu çerçevede, talep eden ziyaretçiler için müzemizdeki \"Gülen Okumuş Uçurtma Kütüphanesi\" tüm ofis imkanlarıyla birlikte ücretsiz olarak hizmet vermektedir. Üsküdar Belediyesi Uçurtma Müzesi büyük bir koleksiyona sahiptir. 39 Ülkeden toplanan yaklaşık 3000 adetlik farklı kültürlere ait geniş bir koleksiyon bulunmaktadır. İstanbul Uçurtmacılar Derneğinin 2012 yılından itibaren sürdürdüğü proje çerçevesinde, dünyanın çeşitli ülkelerindeki uçurtma kurumları mercek altına alınarak yoğun bir çalışmaya girilmiş ve her geçen gün koleksiyon genişlemesi sağlanmaktadır. , Üsküdar Marmaray iskelesine, Üsküdar evlendirme dairesine ve Üsküdar meydanına 200 metre mesafede, Üsküdar merkezde bulunan Yeni Camii'nin tam arka sokağına paralel konumda bulunuyor. İstanbul Uçurtmacılar Derneğinin sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi Pazar hariç tüm mesai günleri 09:00 17:00 arası açık olup ziyaretçilerden herhangi bir ücret talep edilmemektedir. Talep edilmesi halinde ise, atölye çalışmasına katılanlardan 2020 yılı itibariyle 30 TL ücret alınmakta ve çocuklar uçurulmaya hazır uçurtma ile müzeden ayrılmaktadırlar. Ayrıca AVM'lerde Otellerde ve çeşitli kurumların bahar etkinliklerinde de gerek atölye, gerekse gezici müze ile yapılan çalışmalar devam ettirilmektedir. Üsküdar Belediyesi Uçurtma Müzesi çocuk dostu bir müzedir. Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi 2008 Yılında Kültür Bakanlığının başlattığı Çocuk Dostu Müze Projesi konseptine uygun, çocuklar için ideal müzelerden biri. 3 yaş itibariyle ziyaretçi kabul eden müzede, bünyesinde barındırdığı anaokulu öğretmenlerinden oluşan eğitimcileriyle, her yaş grubunun anlayacağı bir dil kullanarak rehberlik yapılıyor. Üsküdar Belediyesi Uçurtma Müzesi interaktif bir müzedir. 2 Ayrı müze salonu,3 ayrı atölye bölümü ile aynı anda 200 öğrenciye hizmet verebilecek, toplamda 500 m2'lik alana sahip müzede, hiçbir ürün cam fanuslar arkasında gizlenmemekte, uzman eğitimci rehberleri ile birebir her ürün için ayrı hikayeler, tarihi bilgiler çeşitli belgeler ve görseller eşliğinde sunum yapılmaktadır. Üsküdar Belediyesi Uçurtma Müzesi Atölye çalışması ile desteklenmektedir. 2011 yılında İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğünün başlattığı Müzeli Eğitim Projesi'ne uygun konseptiyle, Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi, çocukların ziyaret ettiğinde, dilerlerse uçurtma atölyelerine katılarak ülkemiz kültürünü temsil eden uçurtma modellerini uzman eğitimcilerin destekleri ile kendi uçurtmalarını kendilerinin yapabileceği tek müzedir. Üsküdar Belediyesi Uçurtma Müzesinde araştırmalar desteklenmektedir. Uçurtma kültürünü daha yakından tanımak veya benzeri çalışmalar yapmak isteyen amatör veya profesyonel araştırmacılar için tüm imkanlar sunulmaktadır. Bu çerçevede, talep eden ziyaretçiler için müzemizdeki \"Gülen Okumuş Uçurtma Kütüphanesi\" tüm ofis imkanlarıyla birlikte ücretsiz olarak hizmet vermektedir. Üsküdar Belediyesi Uçurtma Müzesi büyük bir koleksiyona sahiptir. 28 Ülkeden toplanan yaklaşık 2500 adetlik farklı kültürlere ait geniş bir koleksiyon bulunmaktadır. İstanbul Uçurtmacılar Derneğinin 2012 yılından itibaren sürdürdüğü proje çerçevesinde, dünyanın çeşitli ülkelerindeki uçurtma kurumları mercek altına alınarak yoğun bir çalışmaya girilmiş ve her geçen gün koleksiyon genişlemesi sağlanmaktadır."} {"url": "https://gezentianne.com/cocuklarla-kapadokya-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Çocuklarla Kapadokya Gezilecek Görülecek Yerler listemizdeIhlara Vadisi, Panaroma Tepesi, Göreme Açık Hava Müzesi, Uçhisar Kalesi, Ürgüp, Paşabağ, Çavuşin, Peri Bacaları, Asmalı Konak ve Kapadokya'da balon turu bulunuyor. Seyahatimize yazı tura atarak başlıyoruz. Geziye bir gün kala çocukların hala ateşli ve öksürüklü olmaları, hava tahminlerinin Nevşehir'i 3 günün 2 sinde yağışlı göstermesi, çok yakında gidilmiş ve gidilecek iki tatil arasında olmamız gibi birden fazla işaret \"Kapadokya'ya gitmekten vazgeç\" diyor bize. Mantığımız kabul ediyor ama içimize sinmiyor. İki mühendis insanız mantıklı olalım diyor, boynumuzu büküp vazgeçiyoruz. Eve geliyoruz, içimiz huzursuz. Baktık olmayacak yazı tura atmaya karar veriyoruz ve ne çıkarsa çıksın bir daha sorgulamamaya. Yazı gelirse gidiyoruz, tura gelirse kalıyoruz ve YAZI:)Bu haberi bekliyormuşuz gibi neşe içinde apar topar yarım saatte hem kendimizin hem çocukların valizini hazırlayıp erkenden yatıyoruz. Sabah 4:30 da teker dönüyor. İstanbul Ankara 3,5 saat sürüyor. Gölbaşı'ndaçay molası, Tuz Gölü'nde seyir molası verdikten sonra öğle suları Nevşehir'e ulaşıyoruz. Kapadokya'ya varmadan Kapadokya Gezilecek Yerler listesinin bana göre en önemlisi olan Ihlara Vadisi'ne uğruyoruz. Park alanında onlarca tur otobüsü var. Turdakiler ile birlikte sürü halinde vadiye iniyoruz. Çok uzun yıllar önce yaptığımız Kapadokya seyahatinden aklımda Ihlara Vadisi'nden etkilendiğim kalmış, bu sefer de çok beğeniyorum. Kuzular ile çok mesafe kat edemiyoruz. Oğlan özellikle hastalık finali modunda hiç yürümek istemiyor. Kucak da kucak, kucak da kucak. Oğlanı kucakta gören kız da mızırdanıyor. Vadiye indik de geri nasıl çıkacağız kara kara düşünmeye başlıyoruz. Baktım olmuyor, bir süre babalarıyla bırakıp kendim geziyorum, iyi geliyor:) Çıkışta da Allah güç veriyor, yarı kucak yarı bacak yukarı çıkmayı başarıyoruz:) Ihlara'dan ayrıldıktan 1 saat sonra Göreme'deki otelimize varıyoruz. Otelimiz Dervish Cave Housekayadan oyma otantik otellerden biri. Odamızda şöminemiz, banyomuzda jakuzimiz falan tüm otantik unsurlar mevcut. Valizleri odaya attıktan ve Kapadokya' nın meşhur kıymalı pidesinden! yedikten sonra Kapadokya Gezilecek Görülecek Yerler listemizdeki Göreme Açık Hava Müzesi'ne gidiyoruz. Kapadokya görsel olarak çok etkileyici gerçekten her yer fotoğraflık. Nereyi çekeceğimizi şaşırıyoruz. Göreme'den sonra Panorama Tepesi'nde manzarayı izledikten sonra Uçhisar Kalesi'ni ve Uçhisar'ı geziyor, hediyelik ıvır zıvır alıyoruz. Bence bölgenin en otantik kısmı Uçhisar. Akşam Kale Teras Restoran'da yöresel çömlek kebabımızı yedikten sonra erkenden odamıza dönüyoruz. Balona gidiyorum, biniyorum, iniyorum, şampanyamızı patlatıyoruz, sertifikamızı alıyoruz, otele bırakıyorlar falan, saat 8:30 olmuş, bizimkiler ne yaptı diye merak içinde odamıza geliyorum, kapıyı dinliyorum çıt yok! Mışıl mışıl uyuyorlar hala. Hey maşallah:) Birlikte Cave House'umuzun güzel kahvaltı salonunda güzel bir kahvaltı ediyor, bahçesinde çayımızı yudumluyoruz. Ürgüp'ten sonra Avanos'ta çanak çömlek yapımına katılıyoruz. Oğlan bayıldı, ayrılmak istemiyor. \"Hadi oğlum\" diyorum \"Bu da bitsin öyle gidelim\" diyor. 3 ayrı çömlekçiye giriyor, tüm turistlerin çömlek yapamamaları izliyoruz! Kızılırmak üzerinde asma köprüden geçip nehir kenarında turluyoruz. Yoruldum mızırtıları başlayınca nehir kenarındaki kafelerden birinde oturup Venedik'teymiş misali süzülen gondolları izliyoruz. Avanos'tan ayrılıp Kapadokya Gezilecek Görülecek Yerler listemizdeki Paşabağ ve Çavuşin'de biraz daha sarkıt dikit gezip dönüş yoluna koyuluyoruz. Bir gezi masalı daha böyle bitiyor. Kapadokya kesinlikle herkes tarafından ziyaret edilmeyi hak ediyor. Harika bir yazı olmuş. Bahar aylarında Kapadokya çok güzel oluyor. Yazınız için Teşekkür ederim. Kapadokya hakkında bu kadar güzel ve bilgilendirici bilgi için teşekkür ederiz, Kapadokya doğal güzelliği ve dokusuyla gezip görülecek yerler arasındadır biz balayımızı burda yaptık hayran kaldık."} {"url": "https://gezentianne.com/cocuklarla-karadeniz-samsun-ordu-gezilecek-yerler", "text": "Karadeniz, Samsun, Ordu Gezilecek Yerler Bizim kalamata 7 koltuklu olabiliyor, oğlanı oto koltuğu ile birlikte bagajda açtığımız 6. koltuğa oturtuyoruz. Arka koltukta kız, babaanne, dede, ön koltukta anne ve baba şeklinde yola koyuluyoruz. Ben 1,5 babamız ise 5,5 saat! araba kullanıyor ve sabah saatlerinde Samsun'a varıyoruz. Babamız çift şoför gitmenin ne kadar avantajlı olduğunu bir kez daha vurgulamadan geçemiyor:) Samsun'da öncelikle Amisos Tepesi'ne çıkıp şehri kuşbakışı izliyoruz. Batı Park' ta çimenlere serilip piknik şeklinde kahvaltımızı ettikten sonra çarşı içindeki Atatürk Anıtı'nı ve Doğu Park'daki Bandırma Vapuru'nu ziyaret ediyoruz. Samsun'un devasa parklarına bayılıyoruz. Sahilden yol almaya devam edip sırasıyla Ünye girişindeki panoramik Ünye manzaralı çay bahçesinde Ünye pidesinin, Fatsa Bolaman'da kumsal üstündeki masalarda Bolaman pidesinin tadına bakıyoruz. Bolaman'daki gezilecek yerler ve görülecek yerler listesinin başlarında olan Haznedaroğlu Konağı'nın bahçesinde bir sünnet düğününe konuk olup, geze geze Ordu'ya kadar ulaşıyoruz. Ordu Boztepe'ye dağ yolundan arabamızla çıkıyoruz ama çıktıktan sonra arabayla boşa çıktığımızı fark ediyoruz çünkü Boztepe'ye çıkan çok başarılı bir teleferik ağı varmış. Çocuklarla üçümüz büyük bir hevesle teleferikle Ordu'ya kadar inip, hiç inmeden tekrar yukarı çıkıyoruz. Yol uzun, manzara müthiş ve teleferiğin nerdeyse her yeri cam. Yaşadığım en keyifli teleferik deneyimi diyebilirim. Biz Boztepe'de gezerken acıkmadığımız için denk getiremedik ama bizim rotayı izleyecek olanlar için önerim Boztepe gezisini yemek saatine bırakıp, akşam yemeğini günbatımında açık havada müthiş manzaralı restoranlardan birinde yemeleri olacaktır. Ertesi sabah otelimizin havuzlu bahçesindeki güzel bir kahvaltıdan sonra Trabzon'a doğru yola çıkıyoruz. Karadeniz turumuzu çok çok beğeniyoruz. Turun can alıcı kısımlarından biri benim için kızım ile finaldeki diyaloğumuz oluyor. 3200 km yol gidip 5 ayrı otelde kaldıktan sonra eve geldiğimizde Dora'nın geldiğimize çok da memnun olmadığını hissediyorum. Öyle hissetmesem de onu motive etmek için \"Evimizi çok özlemişiz değil mi kızım?\" diye soruyorum. Hani insan tatil sonrası evini özler ya. Dora \"Ben hiç özlemedim\" diye cevap veriyor. \"Olsun sonra yine tatile gideriz\" diyorum. \"Ama hep böyle değişik yerler gezelim, başka başka otellerde kalalım olur mu?\" diyor. Kendimi sorgulamaktan vazgeçiyorum. Demek bu genlerde kayıtlı bir durum, elden gelen bir şey yok."} {"url": "https://gezentianne.com/cocuklarla-tatile-cikmanin-puf-noktalari", "text": "Çünkü üşeniyoruz, nereye gideceğimizi planlamaya üşeniyoruz, otel/pansiyon vs ayarlamaya üşeniyoruz, en çok da valiz toplamaya üşeniyoruz, hele de işin içinde çocukların da valizi varsa... Tatile gitmeye üşenmemeniz için bu yazımda tatile çıkarken ve tatilde iken bizim hayatımızı kolaylaştıran pratik bilgileri paylaşmak istiyorum. En sevdiğim kıyafetleri seçmek: Çünkü bir kıyafeti günlük hayatta pek tercih etmiyorsam, tatilde tercih etme olasılığım da çok az. Az zamanda çok yol kat etmek için yola çıkmak için en uygun saat sabaha karşı dört beş suları oluyor. Hatta arabayla güneye filan inilecekse bu saati 3 e geri çekmek de mümkün. Çünkü bu saatlerde yollar oldukça boş oluyor, mesafe kat etmek kolaylaşıyor. Burada kritik nokta şoförün erkenden yatması ve uykusuz kalmaması, yol uzunsa ikinci şoförün de devreye girip asil şoförü dinlendirmesi. Mevye sebze yemediklerini gözlemliyor, hasta olmalarından endişe ediyorsanız tatil periyodu için vitamin takviyesi yapmayı unutmayın."} {"url": "https://gezentianne.com/cocuklarla-tekirdag-gezilecek-gorulecek-yerler-ramada-otel", "text": "Hafta sonu İstanbul'dan kaçıp yakın bir yerlere gitsek, biraz doğa gezisi yapsak, biraz da konforlu bir otelde havuz, hamam, spa filan takılsak ama otel çok da pahalı olmasa diyoruz. Sapanca cenaplarında cumartesi tek gece için fiyatlar uçmuş malum, biz de ne varsa batıda var, en kötü otelin havuzunda yüzer, köfteye doyar döneriz diyip Tekirdağ'daki Ramada Otel'i seçiyoruz. Tekirdağ gezilecek görülecek yerler listemizdeki Uçmakdere, Şarköy, Mürefte'yi görmek ve Tekirdağ köftesi yemek üzere cumartesi sabahı kalkar kalkmaz yola koyuluyoruz. Kahvaltıdan sonra istikamet Tekirdağ. Öğlen 12 suları Tekirdağ' a varıyoruz. Erken batan güneşi kaçırmak istemediğimizden otelimizi pas geçip sahilden gezilecek yerler ve görülecek yerler listesinin başlarında olan Kumbağ, Uçmakdere ve Mürefte üzerinden Şarköy'e kadar gidiyoruz. Uzun yıllar önce harita üzerinde daha kısa olduğuna kanaat getirip Assos'a giderken Malkara-Keşan hattı yerine bu yolu kullanmışlığımız ve çok pişman olmuşluğumuz var. Mıcırlı, daracık, kuş uçmaz kervan geçmez yollarda bir yanımız dağ, bir yanımız uçurum, yusuf yusuf şeklinde yaptığımız yolculuğu hala unutamadık. Ama yine de çok zaman oldu bu rotaya bir şans daha verelim istiyoruz. Uçurumlar hala uçurum ama yollar asfalt olmuş, sıkıntı yaşamıyoruz. Uçmakdere'nin tepelerinde yamaç paraşütü yapmak için havalanmak üzere olan iki gence rastlıyor, hemen yanlarına koşuyoruz. Yıllar sonra yakınlarında olmak bile beni çok mutlu ediyor. Sahile inip biraz yürüyüş yapıyor, kartpostal güzelliğinde fotoğraf kareleri yakalıyoruz. Yolumuzun üstünde Tekirdağ'da Gezilecek Doğal Yerler listesinin başlarındaki Şarköy ve Mürefte var. Şarköy ve Mürefte bölgesi Türkiye'de şaraplık üzüm üretiminin ve şarap fabrikası sayısının en çok olduğu bölge. Mürefte'de şarap müzesi bile var. Hem de 2 tane. Ama gittiğimizde ne yazık ki kapalı olduklarını öğreniyoruz. Kaderimize razı gelip \"Kutman Şarap Müzesi\" nin yanı başındaki bir üretim tesisinde sorumlu bir ağabey ile sohbete dalıyoruz. Hiç bir ortamda bizi utandırmayacağını vaat ettiği no name şaraplardan bir koli alıyoruz. Geçtiğimiz hafta sonu Sülüklü Göl'de gerçekleşen mangal partisinde yaptığımız tadımda şarap gerçekten de bizi utandırmıyor, hiç utanmadan dev şişeyi bitiriyoruz. 🙂 Mürefte'den sonra Şarköy'deyiz. Burası terkedilmiş yazlık kasabası tadında, yapacak pek birşey bulamıyoruz. Karnımız guruldamaya başlıyor, Tekirdağ köftesi bizi çağırıyor. 🙂 Dönüşü Keşan Malkara üzerinden yapıyoruz. Klişelerden uzak duralım diyip Löplöpçü Semih'in tavsiye ettiği otelimize çok yakın Serinoğulları'nda alıyoruz ilk Tekirdağ köftemizi. Mekan çok büyük, boş ve ruhsuz. Köfteler güzel ama fark yaratmıyor, yine de köfte ve piyazı silip süpürüp otelimize gidiyoruz. Eğlence erken başlıyor, erken bitiyor. Bizim gibi çocuklu aileler için biçilmiş kaftan. Odamıza çıkıp yataklarımıza gömülüyoruz. Sabah otel etrafında biraz dolaştıktan sonra kahvaltı yapıyor ve yine koşar adım kapalı havuzun yolunu tutuyoruz. Dünkü kadar aşırı bir heves yok tabi ama yine de keyifle yüzüyoruz. Ve hamam, ve oda ve check out. Sahilde biraz yürüyüş yaptıktan sonra rotayı çarşı içine çeviriyoruz ve çarşıdaki Özcanlar Köfte'de Tekirdağ köftesi, kasap köftesi, piyaz ve kızarmış ekmek ile cidden güzel bir ziyafet çekiyoruz. Buranın en sevdiğim yönü 1 porsiyon köfte söylediğinizde önce yarısını, bitince sıcak sıcak diğer yarısını servis etmeleri. Bir köfteci bu kadar mı benlik olur. 🙂 Köftenin üzerine kaymak, ceviz ve tahin soslu bomba bir tatlı olan Hayrabolu tatlısını götürüyoruz. Ve yine yollardayız. Hedef Karaburun Limanı. Karaburun, İstanbul il sınırları içerisinde Çekmece göllerinin hizasına denk gelen Arnavutköy'e bağlı, Karadeniz kıyısında bir liman köyü. Uçsuz bucaksız bir kumsalı var. Limandaki Hanımeli Balıkçısı'nın namını duymuştuk. Balıkçının önünde son model arabaları görünce şaşırıyoruz. Biz daha lokal bir yer hayal etmiştik. Burası bildiğin boğazdaki lüks balıkçılar ayarında kalantor bir balıkçı... İçerisi tıklım tıklım ve aşırı gürültülü. Girdiğimiz gibi kendimizi tekrar dışarı atıyoruz. Özcanlar'da köfte olayını abarttığımızdan mütevellit karnımız hala tok, burun kıvırmamız kolay oluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/cumalikizikta-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Osmanlı sivil mimarisinin en görkemli köy yerleşimini günümüze ulaştıran, Bursa'nın en sevimli, en turistik köyü olan Cumalıkızık, Bursa'da otantik bir ortamda köy kahvaltısı yapmak isteyenler tercih ettiği lokasyonların başında geliyor. Otantik köy usulü odaları, doğal, ev yapımı ahududu ve böğürtlen reçeli, el açması gözlemeleri, yaprak sarma ve patates köftesi ile Narlı Bahçe Cumalıkızık kahvaltı mekanları arasında bir adım öne çıkıyor. Orijinaline uygun olarak restora edilen Narlı Bahçe Cumalıkızık köyünde doğan Nevin Abla tarafından işletiliyor. Kişi başı 80 TL'ye sunulan Narlı Bahçe kahvaltısı serpme olarak sunuluyor. Serpme kahvaltıda çeçil peyniri, kaşar peyniri, dil peyniri, ahududu böğürtlen ve kabak reçeli, zeytin çeşitleri, yaprak sarma, patates köftesi ve sigara böreği, sahanda yumurta, gözleme, bal-kaymak, tereyağı, domates, salatalık, salça ve sınırsız çay bulunuyor. Sucuklu yumurta, menemen vb. çeşitler 10-12 TL arasında değişen fiyat aralığında ekstra olarak sunuluyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/cundada-gezilecek-yerler-yapilacak-seyler", "text": "Balıkesir'in Ayvalık ilçesindeki irili ufaklı 22 adanın içerisinde yerleşime açık tek ada olan Cunda, aynı zamanda Türkiye'nin Ege Denizi'nde bulunan 4. büyük adası. Alibey Adası olarak da bilinen Cunda'nın karaya bağlantısı iki ayrı köprü ile sağlanıyor. Bunları birincisi Alibey ve Lale Adalarını birleştiren Türkiye'nin ilk boğaz köprüsü, ikincisi ise Lale Adası ile Ayvalık'ın bağlayan, denizin doldurulmasıyla yapılmış bir köprü yol. Doğal güzellikleri ve tarihi yapıları nedeniyle koruma altına alınmış Cunda'da Rum Ortodoks cemaatinden kalma birçok kilise ve manastır mevcut. Şimdi gelin hep birlikte lezzetli yemekleri, tarihi güzellikleri, doğası, insanı yaz ortasında bile bunaltmayan serin suları ile son dönemin popüler destinasyonlardan biri haline gelmiş Cunda'da yapılacak şeyleri keşfedelim. Cunda sahilindeki Taş Kahve neoklasik mimari yapısı, sarımsak taşından duvarları, geniş camlı pencereleri ile Cunda Adasının simgelerinden biri. Taş Kahve hem Cunda misafirlerinin hem yerlilerin hem de balıkçıların uğrak yeridir. Rumlardan kalma bu tarihi atmosferde Türk kahvesi yudumlamak Cunda severlerin vazgeçilmezi. Aşıklar tepesi Cunda Adası'nda manzara anlamında en güzel noktada. Adanın ilk yel değirmeni de tam burada. 2007 yılında Cunda Adası'nın müdavimlerinden Rahmi. M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından restore ettirilen yel değirmeni günümüzde kafe olarak hizmet veriyor. Yine Rahmi. M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından kütüphaneye çevrilmiş olan Agios Yannis Kilisesi'nde Ayvalık'la ilgili eserler, kilise eşyaları ve ikonalar sergileniyor. Kütüphaneyi gezdikten sonra eşsiz bir Cunda manzarasına sahip bu kafede oturabilir, buz gibi bir limonata veya taze demlenmiş bir çay eşliğinde manzaranın keyfine varabilirsiniz. Taksiyarhis Kilisesi 1873 yılında Rum Ortodoks cemaati tarafından inşa edilmiş ve halen Cunda Adası'nın en önemli anıt yapısını teşkil etmekteymiş. Rahmi. M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı bünyesinde restorasyonu gerçekleştirilen ve Haziran 2014'te ziyarete açılan kilisede, klasik otomobiller, 1600 ve 1800'lü yıllara ait eserler, denizcilikte kullanılan aletler, gemi dümeni, eski dalgıç kıyafetleri, buharlı araba, buharlı iş makineleri, tarihi bisikletler, dünyanın bir çok önemli eserlerin yapı modeli maketleri, eski motosikletlerin yanı sıra teneke oyuncaklardan, buharlı modellere, bebek arabalarından zaman ölçüm aletlerine varan Rahmi M. Koç Müzesi bünyesindeki geniş bir eser koleksiyonu sergileniyor, müze ilk giriş yapıldığı andan itibaren ziyaretçilerini oldukça etkiliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/derince-harikalar-sahili-nerede-nasil-gidilir", "text": "İstanbul'a 1 saat mesafede, Kocaeli Derince Sahili'nde dev bir masal diyarı olan Harikalar Sahili bulunduğunu biliyor muydunuz? 30 bin metrekarelik alanda yer alan Harikalar Sahili'nde sizler masal kahramanlarının örnek alınarak mantar, nuhun gemisi, yel değirmeni ve korsan gemisi şeklinde yapılan restoran ve kafelerde yemeğinizi yiyip çaylarını yudumlarken, çocuklarınız da birbirinden renkli masal kahramanları ile oyun alanlarında keyifli vakit geçirebiliyor. Harikalar Sahili'ne giriş ücretsiz. Derince Harikalar Sahili Kocaeli il sınırları içinde, Derince mevkiinde. Harikalar Sahili'ne İstanbul- Ankara otoyoluna, İstanbul Anadolu yakasından bağlandıktan yaklaşık 40 dakika sonra karşınıza çıkacak Körfez çıkışından ayrıldıktan sonra İzmit yönüne doğru devam edilerek ulaşılır. Ayrıca Körfez'in karşı tarafında bulunan Değirmendere'den Derince'ye vapur ile de geçilmektedir. Keloğlan, Rapunzel, Şirinler ve Gargamel, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Çakmaktaşlar, Külkedisi ve Nasrettin Hoca Harikalar Sahilinde çocuklarınızı, Kafe GA'da deniz manzarası eşliğinde canlı müzik, SAY Marina Kafe'de yel değirmeninde açık büfe kahvaltı, Mannetto Dondurma'da Dinonun gölgesinde dondurma keyfi sizleri bekliyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/doga-icinde-somineli-bungalov-agac-otel-abant-masal-evleri-konaklama-ucretleri", "text": "Bolu Abant yolu üzerinde yer alan Abant Yeşil Evler Restaurant & Masal Evler yılın her mevsimi farklı güzellikler sunuyor. Abant Masal Evler'e ilkbaharda geldiğinizde doğanın uyanışını, rengarenk kır çiçeklerini ve tertemiz havasını hissedebilir, kışın geldiğinizde dışarıda lapa lapa kar yağarken şömine başında şarap ve canlı müzik keyfi yapabilir, sonbaharda geldiğiniz de ise kırmızı, sarı, turuncu ve yeşilin her tonunun hakim olduğu tablo gibi bir atmosfer bulabilirsiniz. Abant Masal Evleri'nde farklı konseptlerdeki hepsi doğa manzaralı ağaç evlerde 5 yıldızlı otel konforu sunuyor. Organik köy kahvaltısınında dahil olduğu fiyatlar aşağıdaki gibi çeşitlendiriliyor. Odaların hepsinde ücretsiz wi-fi ve ısıtma sitemi bulunuyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/doga-icinde-yoga-tatili-macahel-koy-evi", "text": "2019 yılının Ağustos ayında yaklaşık 20 doğasever bayanla birlikte Artvin Macahel Vadisi, Macahel Köy Evi'nde çok keyifli bir yoga tatili geçirdik. 4 günlük kamp süresince her sabah doğanın kalbinde huzur dolu bir güne uyandık. Eğitmenimiz Banu Çadırcı ile birlikte 1.5 saatlik yoga terapi sonrası sıcacık mısır ekmekli, taze sütlü, mıhlamalı, hepsi köy ürünleri ile hazırlanmış muhteşem bir kahvaltı sofrası ile karşılandık. Gün içerisinde Macahel Vadisi, Maral Şelalesi, Borçka Karagöl, Kayalar Köyü, Tarihi Tamara Köprüsü gibi Doğu Karadeniz'im gözbebeği Artvin'in sunduğu son derede etkileyici rotalara yolculuk yaptık. Maral Şelalesi'nin buz gibi sularında yüzmek, akordeon ezgileri eşliğinde süt mısır kemirmek, Borçka Karagöl'ü puslu bir havada gezerken kendimizi Amazon Ormanları'na ışınlanmış hissetmek iz bırakan anılardan oldu. Öğle yemeklerini her gün gezdiğimiz yerlerdeki farklı köy evlerinde yerken, akşam yemeği için kürkçü dükkanımız Macahel Köyevi'ndeki soba yanındaki ince uzun yemek masamızın etrafında toplaştık. Akşam yemeği öncesi her gün, Banu Çadırcı eşliğinde birer saat daha yoga terapi yaptık. Son gün Naçadirev Gölü'nü ziyaret sonrasında Lekoban Yaylası'na tırmandık ve Karçal Dağları eteklerinde, 2300 metre rakımdaki Macahel Yayla Evi'nde konakladık. Yayla ambiyansında, dağların arasında, açık havada yoga terapi bambaşka bir deneyim oldu hepimiz için. Gece ateş başında sohbet sonrası sıkı sıkı giyinip oldukça serin olan odalarımızda huzurlu bir uykuya daldık. 4 günün sonunda bardaklarca tavşan kanı Karadeniz çayı içmiş, bol tereyağlı, birbirinden nefis bir sürü yöresel lezzeti tatmış, her gün 2.5 saat olmak üzere toplam 10 saat yoga yapmış olarak Macahel Köy Evi ve Yayla Evi'nde bizi ağırlayan Yusuf Can ve ailesi ve Yoga eğitmenimiz Banu Çadırcı ile vedalaştık. 2015 yılında Macahel Kayalar Köyü'nde hizmete açılan Macahel Köy Evi'nin yapımında yöresel özgü mimari dikkate alınmış, tesis tamamen ahşap kestane ağacı ile işlenmiş. Türkiye'nin ilk ve tek biyosfer rezerv alanı Macahel bölgesindeki Macahel Köy Evi tatil amaçlı seyahat eden konuklara, Karadeniz'in ve Kafkasya'nın eşsiz doğal ve tarihi güzelliklerini keşfe çıkan doğa ve kültür severlere doğada yoga kampı, avcılık, trekking, hiking gibi doğa sporlarıyla ilgilenen yüksek adrenalin bağımlılarına, kısacası geniş bir yelpazeye hizmet amaçlı kurulmuş, çağdaş ve otantik şekilde dizayn edilmiş her türlü konfor ve ihtiyaç düşünülerek yapılandırılmış. 10 oda ve bir oturma salonu ile muhteşem Macahel Vadisi'ne hakim olan manzaraya hayran bırakan köy evinde bulunan odaların tümünde tuvalet, banyo ve 24 saat sıcak su mevcut. Macahel Köy Evi Kafkas Dağları'nın devamı olan 1200 rakım yükseklikte Karçal Dağları eteklerinde yer alıyor. Bulunduğu coğrafya ve doğal yaşam ortamı burada yaşayanları da etkilemiş. Bu doğadaki yeşil ağırlıklı bitkiler, meyveler ve sebzeler, süt ürünleri organik olup kendine has Gürcü yemekleri, yöresel hamur işleri, sağlıklı ve doğal tatlar sunuluyor. Macahel Köy Evi'nde hijyene, temizliğe ve müşteri memnuniyetine de oldukça önem veriliyor. 2006 yılında açılan Macahel Yayla Evi de Macahel Köy Evi gibi tatil amaçlı seyahat eden konuklara, Karadeniz'in ve Kafkasya'nın eşsiz doğal ve tarihi güzelliklerini keşfe çıkan doğa ve kültür severlere, off road, avcılık, trekking, hiking gibi doğa sporlarıyla ilgilenen yüksek adrenalin bağımlılarına, kısacası geniş bir yelpazeye hizmet amaçlı kurulmuş, çağdaş ve otantik şekilde dizayn edilmiş her türlü konfor ve ihtiyaç düşünülerek yapılandırılmış, 9 oda bir oturma salonu ve muhteşem 2 şömine odası bulunan bir tesis. Macahel Yayla Evi odaların tümünde de tuvalet, banyo ve 24 saat sıcak su mevcut. Macahel Yayla Evi Kafkas Dağları'nın devamı olan 1200 rakım yükseklikte Karçal Dağları eteklerinde yer alıyor. Bulunduğu coğrafya ve doğal yaşam ortamı burada yaşayanları da etkilemiş. Bu doğadaki yeşil ağırlıklı bitkiler, meyveler ve sebzeler, süt ürünleri organik olup kendine has Gürcü yemekleri, yöresel hamur işleri, sağlıklı ve doğal tatlar sunuluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/doganin-icinde-jakuzili-luks-cadir-tatili-sapanca-dome", "text": "Lüks çadır tatili anlamına gelen GLAMPING konseptinin son temsilcilerinden biri olan Sapanca Dome ormanın içinde, her birinin önünde açık havada jakuzisi bulunan ve her türlü lüks detaya sahip çadırlarda unutulmaz bir tatil deneyimi sunuyor. Özellikle hafta sonları kısa tatil kaçamakları için çok uygun olan bu yeni nesil tatil anlayışı sadece romantik genç çiftlerin değil çocuklu ailelerin değil ilgisini çekiyor. Sapanca Dome'da birbirinden farklı 9 çadır konsepti bulunuyor. Akasya ve Barok evlerde gecelik iki kişi için toplam konaklama ücreti olarak hafta içi 6000, hafta sonu ise 7500 TL, Dawn, Marakesh ve Metaverse evlerde gecelik iki kişi için toplam konaklama ücreti olarak hafta içi 7000, hafta sonu ise 8500 TL, Japon ve Amazon evlerde ise gecelik iki kişi için toplam konaklama ücreti olarak hafta içi 8000, hafta sonu ise 1000 TL ödemeniz gerekiyor. Bu ücrete iki kişilik kahvaltı dahil. Hafta sonu minimum 2 gece konaklama şartı bulunuyor. Çadır önlerinde mangal ve ateş yakma hizmeti ücretsiz olarak sunuluyor. Her akşam üstü talepleriniz doğrultusunda alışveriş servisi var ve bu hizmet de ücretsiz. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/dogu-karadeniz-artvin-karagol-uzungol-sumela-manastiri-gezilecek-yerler", "text": "Artvin Karagöl, Uzungöl, Sümela Manastırı Gezilecek Yerler Artvin yolunda Hopa'ya uğrayıp oğlanın kaybolan makasının yerine yenisini alıyoruz. Bu makas olayı gezi boyunca kurtarıcımız oluyor. Yol boyunca kuzular kesilmedik, dergi, kitapçık, broşür bırakmıyorlar. \"Babaanne bunu senin için kestim\". \" Anne hangisini beğendin, nereyi keseyim?\" \"Şu ayıcık tam bana göre, lütfen onu kes:)\" Her akşam arabadan bir market poşeti dolusu kağıt artığı topluyoruz. Epey bir yol gittikten sonra Artvin Borçka'daki Karagöl'e ulaşıyoruz. Arabamızı park ettikten sonra orman içinden biraz yürüyoruz ve işte Karagöl karşımızda. Burayı ilk defa gören dedemiz bile fotoğraflarda gördüğü Uzungöl'e benzemediğinden yakınıyor. Yayla dönüşü göldeki caminin hemen arkasındaki otelimiz İlhan Kardeşler'e yerleşip hava karardıktan sonra çocuk arabalarıyla göl kıyısında yürüyüş yapıyoruz. Gecenin sakinliğinde Uzungöl çok daha güzel geliyor. Sabah erkenden gölün yine sakin ve huzurlu bir anında göl kıyısında kahvaltımızı ettikten sonra Sümela Manastırı'na doğru yola çıkıyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/dogu-karadeniz-bolaman-sinop-safranbolu-gezilecek-yerler", "text": "Kumsaldaki masamızda pastırmalı, kaşarlı, kıymalı çeşit çeşit pidelerden götürdükten sonra \"Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz\" diyor, yola koyuluyoruz. Fatsa sonrası Sinop'a giden yol o kadar uzun ki \"İyi ki denize girmişiz\" diye düşünüyoruz. Çünkü oradan böyle mutlu ayrılmamış olsaydık o kadar uzun yola dayanabilirmiydik bilemiyorum. Zavallı kuzularımızın \"Yaklaştık mı anne? Yaklaştık mı baba?\" diye sormaktan dillerinde tüy bitiyor. Sinop'a vardığımızda saatlerimiz 21.30'u gösteriyor. Otele gitmeden kendimizi sokaklara atıyoruz. Çünkü hem sıkıntıdan patlamak üzereyiz hem de insanlar evlerine çekilmeden Sinop'u gezebilelim istiyoruz. Dedemizle babaannemiz meşhur Sinop gemi maketlerinden alıp birini bize hediye ediyor ve otelimize gidiyoruz. Ertesi sabah yağmurlu bir Sinop sabahına uyanıyoruz. Hızlıca kahvaltımızı alıp tarihi Sinop Cezaevi'ni gezdikten sonra İstanbul'a doğru yola çıkıyoruz. Safranbolu çarşısını turlayıp, lokumumuzu, cevizimizi aldıktan sonra, meydanda peynirli ve kıymalı gözlemelerimizi ayran eşliğinde löpletiyoruz. Sonrasında Safranbolu'ya da veda edip evimize doğru yola koyuluyoruz. 3 saat sonra İzmit'e varıyor, bir başka gezelim görelim turunda buluşmak üzere tur arkadaşlarımız dedemiz ve babaannemiz ile vedalaşıyoruz. Doğu Karadeniz Turumuzu çok çok beğeniyoruz. Turun can alıcı kısımlarından biri benim için kızım ile finaldeki diyaloğumuz oluyor. 3200 km yol gidip 5 ayrı otelde kaldıktan sonra eve geldiğimizde Dora'nın geldiğimize çok da memnun olmadığını hissediyorum. Öyle hissetmesem de onu motive etmek için \"Evimizi çok özlemişiz değil mi kızım?\" diye soruyorum. Hani insan tatil sonrası evini özler ya. Dora \"Ben hiç özlemedim\" diye cevap veriyor. \"Olsun sonra yine tatile gideriz\" diyorum. \"Ama hep böyle değişik yerler gezelim, başka başka otellerde kalalım olur mu?\" diyor."} {"url": "https://gezentianne.com/dogu-karadeniz-trabzon-ayder-yaylasi-zilkale-gezilecek-yerler", "text": "Trabzon, Ayder Yaylası, Zilkale Gezilecek Yerler Trabzon yolu üzerindeki Tirebolu'da bir çay bahçesinde anneye yüzme, oğlana sütlaç ve kıza da ıslak kek molası veriyoruz. Trabzon'da yazın araç bulmak neredeyse imkansız, araç kiralamayı düşünenlere tavsiyem erken rezervasyon yapmaları. Trabzon havalimanı kiralık araba fiyatlarını bu linkte bulabilirsiniz. Sürmene'den bıçağımızı alıp Akçaabat'a doğru yol alıyoruz. Akçaabat'da Nihat Usta'nın bahçesinde ma aile piyaz eşliğinde bir buçuk kilo köfte yiyor, akçaabat köftelerine bayılıyoruz. Trabzon, Ayder Yaylası, Zilkale Gezi Rehberi: Rize'nin tepesindeki botanik bahçede çay ekili dimdik yamaçları izleyip, ÇAYKUR çaylarımızı yudumluyoruz. Hediyelik çaylarımızı aldıktan sonra konaklamak üzere Ayder Yaylası'na doğru yola koyuluyoruz. Yolculuğumuzun görseli müthiş! Ayder Yaylası'na vardığımızda ahşap otelimiz Serender'e yerleşip gezimize başlıyoruz. Her yer o kadar güzel ki nerenin fotosunu çekeceğimizi şaşırıyoruz. Akşam nehir kenarındaki eski bir köy evi formatındaki restoranda alabalık ve muhlamamızı yiyip sezon bittiği için in cin çift kale olan otelimizde sessiz bir uykuya dalıyoruz. Sabah gayet dinç uyanıp otelimizin bahçesinde mıhlamanın üzerine kırılmış yumurta ile güzel bir kahvaltı ediyoruz. Otelden ayrılıp Ayder'in tepelerine doğru arabayla çıkabildiğimiz kadar çıkıyoruz. Güzel şelaleler görüyoruz. Çamlıhemşin'e geri dönüp bu sefer Zilkale yönüne doğru ilerliyoruz. Zilkale'nin hem kendisi hem de tepesine çıktığımızda gördüğümüz manzara bizi çok etkiliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/dohada-ne-yenir-nerede-yenir-doha-en-iyi-restoranlar-mayis-2014", "text": "Bu anlamda Doha da beni şaşırtmıyor, 3 günlük Doha maceramızda güzel ortamlarda güzel lezzetler tadıyoruz, hazır kuzulardan uzakta başbaşa kalmışken bir gece Taksim'de bir barda canlı müzik performansı seyredermişcesine, bir gece Reina'da dans edermişcesine eğleniyoruz. Sanırım benim gen haritamın bir yerine bir Yunan geni karışmış. Hangi ülkede olursak olalım yunan restoranı varsa aklım ilk ona gidiyor. Doha'da da açık hava opsiyonu olan nadir restoranlar arasında bir yunan restoranı görünce hiç kaçırmıyoruz ve ilk akşamımızda soluğu Intercontinental Otel'in havuz başı restoranı Mykonos'ta alıyoruz. Ortam tam yaz aylarında yunan adalarında bir tavern ortamı. Buzuki çalan bir abimiz ve yunan ezgileri mırıldanan bir ablamız bile var. Menüde adı mussels olsa da belçika mutfağının değişilmezi moules marineres opsiyonunu görünce hemen atlıyoruz. Yanına da tavern menümüzün vazgeçilmezi Grek salata'yı söylüyoruz. Dubai'nin Palmiye adası varsa, Doha'nın da Pearl'ü var. Palmiye adası gibi Pearl de yapay bir ada. Tek bir noktadan denize açılan adada restoranlar ve butikler sıra sıra dizilmiş. Bir otele bağlı olmadıkları için bu bölgedeki restoranların alkol lisansı yok. Burj el Hamam Pearl'de Lübnan mutfağını temsil ediyor. Denize sıfır konumlanmış mekanın iç dekorasyonu çok hoş. Ben burada 5 tatlısı modunda Banana Split deniyorum. Kremalar gözümü korkutsa da süt tadında, hafif ve lezzetli, afiyetle yiyorum. Doha'nın en yeni ve güzel tasarımlı otellerinden W Otel'de Uzak Doğu mutfağının temsilcisi Spice Market. Akşam yemeği için otelin 5 restoranından birini seçmeye çalışırken Spice Market'teki 17:00-19:30 arasındaki happy hour saatine denk geliyoruz. Four Seasons'daki Pool Grill Restoran'ın denize nazır masalarında huşu içinde yemeğimizi yerken iskele boyunca sıralanmış koltukları gayet boş olan bir bar gibi gözüküyor uzaktan bize The Pier."} {"url": "https://gezentianne.com/dolmabahce-sarayi-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "Beşiktaş'tan Kabataş'a doğru, İstanbul Boğazı kıyısında konumlandırılmış Dolmabahçe Sarayı 250 bin metrekarelik bir alana sahiptir. Osmanlı döneminde yaptırılmış olan sarayın en önemli özelliği Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanması ve Ulu Önder Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmesidir. Bu anlamda Dolmabahçe Sarayı hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki saray yaşamını gözler önüne sermesi, hem de Atatürk'ün son zamanlarını geçirdiği evi olması nedeniyle İstanbul'da gezilecek tarihi yerlerin başlarında gelmektedir. Dolmabahçe Sarayı'nın mimarisinde geleneksel Osmanlı mimarisinin yanısıra Fransız Baroku, Alman Rokokosu, İngiliz Neo Klasizmi ve İtalyan Rönesansı da etkilidir. Mimarisi dışında Dolmabahçe Sarayı'nı ihtişamlı kılan bir diğer noktaysa iç dekorasyonunda kullanılan eşyalardır. Dünyanın en büyük saray içi balo salonuna sahip yapının odalarını rehberli turlar aracılığıyla gezerken bu ihtişamı sağlayan mobilyaları, perdeleri, halıları ve tabloları yakından incelenebilir. Dolmabahçe Sarayı İstanbul İli Beşiktaş İlçesinde, Beşiktaş ve Kabataş arasında ve İstanbul Boğazı kıyısında yer alır. Hem Beşiktaş hem de Kabataş İskelesine 10 dakika yürüyüş mesafesindedir. Taksim Meydanı'na ise 20 dakika yürüme mesafesindedir. Ayrıca 25T Sarıyer -Taksim, 559C Rumelihisarüstü Taksim,110 Kadıköy Taksim, 112 Bostancı Taksim, DT2 Ortaköy Taksim vb otobüslere binip, İnönü Stadı otobüs durağında inilerek de Dolmabahçe Sarayı'na ulaşılabilir. Anadolu Yakasından gelenlerin motor ya da vapurla Beşiktaş ya da Kabataş'a gelip oradan yürümeleri daha hızlı bir seçenektir. Müze Kart Dolmabahçe Sarayı'nın sadece Harem bölümünde geçerli. Diğer köşk ve kasırlarda olduğu gibi Dolmabahçe Sarayı da Pazartesi ve Perşembe günleri kapalıdır. Diğer günler 09:00-18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/dunyadaki-7-bagimsiz-turk-devletinden-biri-kirgizistanin-kesfi", "text": "Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkmenistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan ile birlikte, Dünya'daki 7 bağımsız Türk devletinden biri olan Kırgızistan'ı keşfetmek üzere gerçekleştireceğimiz gezi, sadece ortak kökenlere sahip olduğumuz için bile beni heyecanlandırmaya yetiyor. Yıllarca tarih derslerinde anlatılan Orta Asya'dan gelen Türklerden biri olarak Orta Asya'da kalan Türkleri insan ister istemez merak ediyor. 🙂 Ancak araştırdıkça görüyorum ki Kırgızistan'a gitmek için ortak geçmişimizden de öte, ilgi uyandırıcı pek çok sebep bulunuyor. Göğe uzanan dağlar ülkesi olarak tanınan Kırgızistan'ın büyük bir bölümünü Tanrı Dağları ve Pamir Dağları kaplıyor. Kırgızistan bu nedenle Orta Asya'nın İsviçre'si olarak anılıyor. Her yıl binden fazla profesyonel dağcı 7 bin metreden yüksek olan Pobeda ve Han Tengri dağlarına tırmanmak için Kırgızistan'a geliyor. 13 tane kayak tesisi de bulunan ülkede kış turizmini canlandırmak için neredeyse her yıl, modern kayak tesisleri ekleniyor. Bizim gerçekleştireceğimiz Kırgızistan gezisi yaz başına denk geliyor olsa da kayak sezonunda Tanrı Dağları'nda kayak yapabilme fikri oldukça ilgi çekici geliyor. Kırgızistan sınırları içerisinde yüzlerce dağ gölü mevcut. Deniz seviyesinden 3000 metre yükseklikte bulunan Son Göl muhteşem görseller sunarken, kıyısında bulunan pansiyon ve kamplar da ziyaretçilerine Kırgız göçebe kültürünü tanıma imkanı tanıyor. Dünya'nın en derin 2. dağ gölü olan Isık Göl'ün çevresinde bulunan konuk evlerinde konaklanabiliyor, Asya kıtasının ortasında yüzebiliyor, plaj keyfi yapabiliyorsunuz. Yelken Gezisi de Isık Göl'de katılabileceğiniz diğer bir keyifli aktivite. Kırgızistan zengin bir kültürel mirasa sahip ve göçebe hayatının gelenekleri Kırgız halkının ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası. Yaz aylarında pek çok aile hala sürüleri dağ çayırların üzerindeki yaylalara otlatmaya göndererek eski gelenek ve göçebe yaşam tarzının devamını sağlıyor. Göçebe geleneklerindeki Kırgız at oyunları bugün de popülerliğini kaybetmemiş, Kırgızistan gezisinde bu oyunları izleme imkanı da bulunuyor. Farklı coğrafyalara ait geleneksel lezzetleri tadabilmek gerçekleştirdiğim gezilerin en can alıcı kısmı benim için. Kırgızistan'da da atalarımızın sahip olduğu mutfak kültürünü yerinde deneyimleyebilecek olma fikri bana inanılmaz heyecan veriyor. Göçebe yaşam tarzı Kırgız mutfak mirasının üzerinde silinmez bir iz bırakmış. Kırgız mutfağının en gözde gıdası olan yaylalarda yetişmiş sığır ve koyunların eti, Kırgız mutfağında hala önemli bir yere sahip. İşte bu tam benlik. 🙂 En önemli geleneksel yemekleri koyun eti, soğan ve erişteden oluşan BEŞ PARMAK. Beş Parmak genellikle elle yeniyor ve bu yemeğe tabi ki Atalarımızın geleneksel içeceği KIMIZ eşlik ediyor. Kısrak sütünün mayalanması ile elde edilen kımızı doğduğu topraklarda tadabilmek fikri bile beni Kırgızistan'a doğru kanatlandırıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/dunyanin-iki-uzak-ucu-peki-hangisi-gorulmeye-deger", "text": "Anne olmak dünyanın en keyifli görevlerinden biri. Özellikle dışa açık bir anneyseniz ve çocuğunuzu da bu şekilde yetiştirmek hedeflerinizden biriyse daha da keyifli. Keyifli olması kolay olduğu anlamına gelmiyor. Emin olun bu yolu seçen anneleri birçok zorlu görev, çözülmesi zor durumlar bekliyor. Stres, panik ve telaş içinde geçirdiğiniz o bitmek bilmeyen dakikalar, ilerleyen yıllarda kahkahalar içinde anlatacağınız birer anıya dönüşüyor. Tabii, o anları çeken bilir. Mesela; büyük bir heyecanla Paris uçak bileti aldınız, bebeğinizle bindiniz uçağa. Her şey iyi hoş güzel. Yaklaşık 4 saat sürecek bir uçak yolculuğu. Bindiğiniz ve indiğiniz hava limanlarındaki işlemler derken neredeyse tüm gün sürecek bir macera. Her anne, baba ve bebeğin deneyimleyemediği bu acayip macerada başınıza her şey gelebilir. Uçağa biner binmez bebeğiniz huysuzlanmaya başlayabilir. Ve Paris'e varmak için daha 2-3 saatiniz belki de daha fazlası vardır. Bırakın saatleri dakikalar hatta saniyeler bile geçmeyecek hale gelir. Bir de uçak rötar yaparsa... Evet bunların hepsi birer stres unsuru. Ancak sizler zaten o uçağa binmeden önce bebeğinizin dikkatini çekecek, onu eğlendirecek tüm oyuncaklarını, atıştırmalıklarını hatta normalde kullanmasına izin bile vermediğiniz telefonu uçak modunda kullanabilmek için çeşitli çizgi film ve çocukları oyalayan uygulamalarla doldurdunuz bile. Bundan sonra yaşanacaklar için strese girmek yerine Paris'e ayak basacağınız anın hayalini kurmalısınız. Bebek bu ve bebekle seyahat etmek en doğal hakkınız. Elinizden geleni yapın ve ortalama 4 saat süren yolculuktan siz de eşiniz de çocuğunuz da stressiz bir şekilde ayrılsın. Evet, genellikle romantizmle özdeşleşen Paris'in aslında o kadar da mükemmel olmadığınız ayak basar basmaz anlayacaksınız. Yeni yerler keşfetmek her zaman harikadır. Paris'te mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında gelir. Bu da önemli bir gerçek. Ama yaratılan o inanılmaz atmosfer beklentilerinizi çok yükseltti ise hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. O yüzden Paris uçak bileti alırken beklentilerinizi de makul seviyelerde tutmanız gerekir. En uygun uçak bileti için günlerde arama yaptınız. Bebekle birlikte kalabileceğiniz şehir merkezinde bütçenize uygun bir otel buldunuz. Plan, program vs derken hoşgeldin Paris! Dünyanın en çok turist çeken bölgelerinden olan Paris'te yapabilecekleriniz neredeyse sınırsız. En uygun uçak bileti sayesinde Paris uçak biletini alarak en çok merak edilen bölgelerden birine adım attığınız anda modunuz değişecek. Etrafınızı saran Fransızcanın farklı tınısı, taş binalar, tarihi köprüler, müzeler, yemyeşil parklar derken günlerin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Adım adım keşfedilecek kadar küçük bir şehir olmasına rağmen etkinlik çeşitliliği bakımından sizi şaşırtacaktır. Eiffel Kulesi, Louvre, Orsay ve diğer birkaç popüler müze Champs-Elysees, Notre Dame gibi klasik rotalar gideceğiniz ilk yerler olacaktır. Eyfel Kulesine çıkmak için saatlerce sıra beklemeyi göze aldıysanız, hem sizin hem de çocuğunuz için yanınızda atıştırmalık birşeyler bulundurmayı ihmal etmeyin. Eyfel Kulesine çıkmanız düşündüğünüzden uzun sürebilir. Eğer çıkarsanız da tadını çıkarın. Paris manzarasını kendinize fon olarak kullanabileceğiniz onlarca fotoğraf çekinmeden aşağıya inmeyin. Çocuklu ve bebekli aileler için Paris tatilinin bir gününü komple kapatacağınız etkinlik Disneyland Paris olacaktır. Hem sizin hem de çocuğunuz için Disneyland Paris harika anlara sahne olacaktır. Çocukların televizyonda ve tabletlerde gördüğü, izlediği karakterleri karşılarında görmek onlar için inanılmaz heyecan verici oluyor. Avrupa'nın en büyük bilim müzesi de Paris'te sizleri bekliyor. Ve bu da Disneyland Paris gibi şehrin içinde değil! 7 numaralı metro hattına binip Porte de la Villette indiğinizde sizi Avrupa'nın en büyük bilim müzesi karşılıyor. Daha da güzeli sadece çocuklara özel. Çocuklarınızın hayatına yön verebilecek bir yer olan bu müzede yaşanabilecek en büyük sorun lisan meselesi olabilir. Fransızca ya da İngilizce bilmeyenler için bu müzede olup bitenleri anlamak çok zor. Ancak bu dillere hakimseniz çocuğunuza olan biteni anlatarak dikkatini çekmesini sağlayabilirsiniz. 2 yaşından 12 yaşına kadar her çocuğun ilgisini çeken bilimsel oyunlara ev sahipliği yapan bu müzede olanlara ailece hayran kalacaksınız. Anlayacağınız her seferinde aşıklar şehri olarak önümüze sunulan Paris'in tarihi ve sanat yönünden inanılmaz zengin, moda dünyasına yön veren ve çocukların da ilgisini çeken harika parkları olan çok yönlü bir şehir olduğu unutulmamalı. Avustralya'daki en eski yerleşim merkezlerinden biri Sidney'dir. Uçuş uzunluğu yönünden düşünüldüğünde bebekler ve bebek sayılabilecek yaştaki çocuklarla bu yola çıkmanız çok önerilmez. İstanbul'dan aktarmasız Sydney uçak bileti bulmanız mümkün değil. Ancak; bir aktarmalı Sydney uçak bileti bulabilirsiniz. Ayrıca bu yolculuğun da 20 saate yakın sürdüğünün altını kalın bir şekilde çizelim. Kısaca Sidney, bu yolculuk şartlarını düşündüğünüzde hafta sonu veya 15-20 günlük bir tatil olarak düşünülmemeli. Bizim için dünyanın uzak ucu sayılan Sidney'e gitmeye karar verdiyseni orada ayak basmadık yer bırakmamalısınız. Böyle bir yolculuk ve tur için oldukça geniş bir zaman ayırmanızı tavsiye ederiz. Mesela uzun yaz tatili için Sidney'i mercek altına alabilirsiniz. Hatta kış aylarından planınız yapabilir, gerekli bütçeyi oluşturabilir ve kendi tur planınızı yapmaya başlayabilirsiniz. Sonuçta bir kıta ülkesi olan Avustralya düşündüğünüzden de büyük. Dünyanın tüm ülkelerine uzak olsa da refah düzeyi en yüksek ülkelerinden biridir. Avustralya Hint Okyanusu ve Büyük Okyanus arasında yer alır. Komşuları Endonezya, Doğu Timor, Papua Yeni Gine, Solomon Adaları, Vanuatu, Yeni Kaledonya ve Yeni Zelanda'dır. Sidney'le ilgili büyük bir kafa karışıklığı yaşanıyor. Çünkü düşünüldüğünün aksine Avustralya'nın başkenti Sydney değildi. Commenwealth üyesi olan Avustralya'nın başkenti Canberra olmakla birlikte, ülkenin en önemli iki şehri Sidney ve Melbourne'dür. Ancak Sydney'e gitmeden önce unutmamanız gereken en kritik noktalardan biri de mevsimlerdir. Çünkü Sidney'de Eylül'den Kasım'a ilkbahar, Aralık'tan Şubat'a kadar yaz, Mart'tan Mayıs'a sonbahar, Haziran'dan Ağustos sonuna kadar da kış ayları yaşanır."} {"url": "https://gezentianne.com/edirne-gezi-rehberi", "text": "Hafta sonu günübirlik ya da tek gecelik konaklamalı gezi rotalarından biri olan Edirne şehri ziyaretçilerine beklenenin üstünde bir tarihi ve kültürel bir deneyimi sunuyor. Osmanlı İmparatorluğuna 90 yıl başkentlik yapmış şehirde büyük usta Mimar Sinan'ın en önemli eserleri bulunuyor. Tarihi ve kültürel yönünün yanında Edirne'de muhteşem bir gastronomik deneyim yaşamanız mümkün. Ömrünüzde yiyeceğiniz lezzetli köfteler ve ciğerler muhtemelen bu şehirde, insan kaç kez yerse yesin bu lezzetlere doyamıyor. Edirne İstanbul'a yaklaşık 240 km mesafede bulunuyor. Özel araçla Avrupa yakasından 2.5, 3 saatte ulaşılıyor. Ayrıca Harem ve Esenler otogarlarından kalkan otobüsler ile de Edirne'ye ulaşmak mümkün. Edirne Gezi Rehberimizin ilk sırasında beklenildiği üzere Selimiye Camii bulunuyor. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ve dahi mimarlarından Mimar Sinan'ın 80 yaşında yaptığı ve \"ustalık eserim\" dediği Selimiye Camii Osmanlı ve Türk sanatının hatta dünya mimarlık tarihinin baş yapıtlarından biri. Selimiye Camii ve Külliyesi'nin UNESCO Dünya Miras Listesi'nde de bulunuyor. Hem Edirne'nin hem de Osmanlı İmparatorluğu'nun simgesi olan cami kent merkezinde yer alıyor. 1568-1575 yılları arasında Sultan II. Selim'in emriyle yaptırılan Selimiye Camii çok uzaklardan bile görülebilen dört minaresi ile göze çarpıyor. Kurulduğu yerin seçimi Mimar Sinan'ın aynı zamanda usta bir şehircilik uzmanı olduğunu da gösteriyor. Selimiye'nin içi dış görselinden de daha büyüleyici bir etkiye sahip. Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, Osmanlı darüşşifalarını günümüzde gerçek anlamda yaşatan tek müze olarak darüşşifaların tıp tarihimizdeki önemine ışık tutuyor.1997 yılında açılan müzeye 2008 yılında eklenen Tıp medresesi bölümü müzeyi daha önemli bir noktaya taşımış. Bu çalışma ile 15. yüzyıldaki tıp medresesi ve ders ortamı mankenlerle canlandırılmış ve dönemin hekimlik eğitiminin bilinmeyen yönleri vurgulanmış. Müze bu anlamda ziyaretçilerini tıp eğitiminin tarihinde bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Geçmişte akıl hastalarının müzik ile tedavisinin canlandırılışı özellikle dikkat çekiyor. İnsan o dönemdeki gelişmiş tedavi sistemlerine hayran olmaktan kendini alamıyor. İstanbul'un İstiklal Caddesi gibi şehrin merkezindeki araç trafiğine kapalı ana cadde olan Saraçlar Caddesi Edirne'de gezilecek yerlerin başında geliyor. Sağlı sollu dükkanlar, kafe ve restoranlardan oluşan caddenin tam ortasında büyük bir süs havuzu bulunuyor. Oldukça sevimli bir görünüme sahip Saraçlar Caddesi insanda zamanda geçmişe ışınlanmış hissi uyandırıyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun 19. yüzyıla kadar olan döneminde Edirne, çarşı ve hanlar bakımından en zengin ve gelişmiş illerden biri olmuş. Bu çarşıların en bilinenlerinden ilki de Edirneliler'in daha çok Kapalı Çarşı adıyla andıkları Ali Paşa Çarşısı. Saraçlar Caddesinde bulunan, İstanbul'daki Kapalı Çarsı gibi baharat, züccaciye, giyim gibi bir kapalı çarşıda bulunması gereken dükkanları bünyesinde bulunduran 130 dükkanlı, 6 kapılı bir çarşı burası. 1880 yılında kurulan Sv. Georgi, Edirne'nin Kıyık semtinde, arka sokaklarında küçük bir Ortodoks kilisesi. Kurulduğundan bu yana aynı ailenin üyeleri papazlık yapıyor. Valilikçe restore edilmiş olup kilise hem ibadete hem de ziyarete açık. Edirne tarih boyunca farklı dinlere mensup halkların, asırlarca hoşgörü ile yaşadığı bir kent. Müslümanlar gibi, Hıristiyanlar ve Museviler de kendi dini ihtiyaçlarına dair yapılar inşa etmiş, bu yapıların bir kısmı çeşitli yapı kayıpları ve restorasyonlarla günümüze ulaşmayı başarmış. Avrupa'nın en büyük, dünyanınsa üçüncü büyük sinagogu olan Edirne Büyük Sinagogu bu yapılardan en görkemlisi. Edirne Büyük Sinagogu, şehirde yeterli cemaati bulunmadığı için İstanbul gibi büyük şehirlerden gelenlerce özel günlerde ibadet için kullanılıyor. Halkın ziyaretine de açık olan sinagog zaman zaman kültür-sanat aktivitelerine ev sahipliği yapıyor. Edirne'den Karaağaç'a giden yol üzerindeki Tunca ve Meriç köprüleri ziyareti Edirne gezisinin olmazsa olmazı. Bulgaristan'da doğan Tunca ve Meriç Nehirleri üzerindeki köprülerin gece manzarası da gündüz manzarası da ayrı güzel. Meriç Nehri üzerinde inşa edilmiş, 12 sivri kemerli bir taş köprü olan Meriç Köprüsü etrafında bulunan çay bahçeleri, çocuk parkları ve doğal kalmış kıyıları Edirne'nin en ilgi çekici yerlerin biri. Meriç Köprüsü'ne göre Edirne tarafında kalan Tunca Köprüsü Tunca Nehri üzerinde bulunuyor. 1600'lü yıllarda inşa edilmiş köprü üzerindeki parke granit taşlar Sultan Reşat'ın Edirne'yi ziyareti sırasında konulmuş orjinal taşlar. Karaağaç, Edirne'nin güneybatısında, şehir merkezine yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta bir mahalle. Tunca ve Meriç Köprüleri geçildikten sonra ulaşılan Karaağaç şehirden nispeten uzak oluşu, kendine has mimarisi, doğası ve insan dokusu ile ayrı bir yerleşim, başı başına bir köy havası taşıyor. Bu anlamda Karaağaç Edirneliler için şehrin sayfiyesi, soluk alınacak kaçış noktalarından biri olarak görülüyor. Trakya Üniversitesi öğrencilerine de bu bölgede yoğun olarak rastlanıyor. Karaağaç kasabasında bulunan tren istasyonu, II. Abdülhamit zamanında yaptırılmış. Trakya Üniversitesi önderliğinde orijinaline benzer şekilde restore edilen Karaağaç Tren İstasyonu, 1998 yılından günümüze kadar Rektörlük Binası olarak hizmet sunmaya devam ediyor. Ziyarete açık olan istasyondaki tren ve raylar arasında gezmek ve fotoğraf çektirmek büyük küçük herkesin oldukça ilgisini çekiyor. Edirne'de gezilecek yerleri ve Edirne lezzetlerini bir güne sığdırmak zor. Edirne'nin hakkını vermek için en az bir gece konaklamak en iyisi. Şehrin en yeni ve modern otellerinden Hilly Otel oldukça konforlu bir konaklama deneyimi sunuyor. Oda kahvaltı hizmet veren otelin kahvaltısında anne eli değmiş lezzetindeki yumuşacık börekleri dikkat çekiyor. Edirne her yönüyle harika bir şehir. Ben özellikle Karaağaç Bölgesini çok sevdim. Ben de Tüm detayları ile Edirne Gezi Rehberi olarak bir yazı hazırladım. Umarım sizin yazınız kadar benim ki de faydalı olur."} {"url": "https://gezentianne.com/edirne-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Çocuklarla Hafta Sonu Gezileri kapsamında bir bahar sabahı düşüyoruz yollara, İstanbul sabah saatlerinde yola çıktıktan 2.5 saat sonra, otobandan hiç çıkmadan, öğleye doğru Edirne'ye varıyoruz. Önce Edirne Gezilecek Görülecek Yerler listesinin başlarında olan Selimiye Camii'ni gezip, sonrasında meşhur Ciğerci Aydın'ı buluyor, 2 tam 2 yarım ciğerlerimizi löpletiyoruz. İstanbul standartlarına göre yarımlar tam porsiyon, tamlar da iki porsiyon miktarında abartısız. Mekanın saat henüz yarım sularındayken bile ful çekmesi takdire şayan bir durum. Ben ciğer mi yedik doritos panço mu yedik hiç anlamıyorum, yok böyle bir çıtırlık, yok böyle bir lezzet. Çocukken tek sevmediği yiyecek ciğer olan biri olarak bu ciğeri bayıla bayıla yiyorum. Karnımızı mutlulukla doyurup Ciğerci Aydın'la vedalaşıyor, trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi'ne doğru yürüyoruz. İstanbul'un İstiklal Caddesi ile İzmit'in Fethiye Caddesi arasında bir büyüklükteki bu caddenin tam ortasındaki havuz başı bir kafede çayımızı yudumluyoruz. Caddenin yakın zamanda düzenlendiği belli, gayet geniş ve güzel ancak çevreleyen binalar oldukça eski. Kendimi eski zaman filmlerinin çekildiği bir film platosundaymışım gibi hissediyorum. Ama öte yandan ortamda bir modernlik de hissedilmiyor değil. Cadde boyu kafe, restoran ve barlarla dolu. İnanılmaz çok Bulgar var ortalıkta gezen, bol bol da öğrenci. Bu şehirde üniversite şehri havası var. Rahat bir ortam, kolay ulaşılabilir mesafeler, öğrencilik güzel geçer Edirne'de diye düşünüyoruz. Yine Karaağaç'ta, Meriç Nehri kıyısında Edirne Kent Ormanı'nda dolaşıyor, çok güzel bir park alanında kuzuların gönüllerini hoş ediyor, orman içinde bir çay bahçesinde çayımızı yudumluyoruz. Sabah erken kalkmıştık, yavaştan yorgunluk bastırıyor, kent merkezine dönüp, otelimizi yerleşiyor ve ailece biraz kestiriyoruz. 3 saatçik kadar! Akşam otelden verdikleri aile mekanı tavsiyesi üzerine Saraçlar Caddesi üzerindeki Zinciraltı Meyhanesi'ne gidiyoruz. Ertesi sabah otelimizde yaptığımız güzel bir kahvaltı sonrası Edirne'nin Uzun Kaldırım bölgesinde, arka sokaklarda küçük bir Ortodoks kilisesi olan Bulgar Kilisesi'ne giderek pazar ayinine katılıyoruz. Saraçlar Caddesi'ni son kez turlayıp, meşhuuur Köfteci Osman'dan köfteleri çiğ alıyoruz. Bir yerden hazır mangal bulup doğruca dün görüp aklımızın kaldığı kent ormanına. Erken gittiğimiz için Meriç Nehri'ne nazır güzelce bir masa buluyor, babamız mangalı tutuşturuyor, köftelerimizi tam istediğimiz kıvamda pişirip löpletiyoruz. Oğlan yavru kopek gibi her bulduğu ortamda eşeleniyor, kendine yapraklardan yorgan yapıyor. Yazınızı çok beğendim edirnede gezilecek yerler burada da var."} {"url": "https://gezentianne.com/edirne-ve-tekirdaga-yakin-bungalov-evler-ve-konaklama-ucretleri", "text": "Kırklareli Vize'ye bağlı Kışlacık Köyü'nde konumlandırılmış NEFES MEKAN son dönemde gittikçe popülerleşen bungalov evi konaklamalarına keyifli bir alternatif oluşturuyor. Dört yönden Istıranca Ormanları ile çevrili, sekiz dönümlük bir alanda kurulu mekan gürültüden, kalabalıktan, stresten uzak, yeşille mimarinin dans ettiği görsel bir şölenin içinde derin bir NEFES almaya davet ediyor. Odaları ve Nefes Restoran arasında, havuz, dinlenme ve okuma köşeleri ile şenlenen çim göz alabildiğine orman manzarası eşliğinde sunuluyor. Tüm konukların yararlanabileceğini kütüphane ve çay-pasta terası ile \"Hoş Geldin\" binası misafirleri karşılıyor. Nefes Mekan iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Edirne'nin Keşan ilçesinde ormanlık alanda ve nehir kıyısında kurulmuş Demircioğlu Kamp gerçek anlamda doğanın kalbinde bir konaklama deneyimi sunuyor. Kamp tutkunları için keyifli bir adres olan tesiste konaklama birimleri bungalovlardan oluşuyor. Tesiste ayrıca çadır konaklaması da yapılabiliyor. Her biri sobalı olan bungalov evlerde yaz kış konaklama imkanı mevcut. Tüm bungalovların içerisinde duş, WC ve 24 saat sıcak su var, çarşaf, nevresim ve battaniyeler de tesis tarafından temin ediliyor. Demircioğlu Kamp'ta okçuluk, ATV, kano gezintisi ve trekking gibi aktivitelere katılmak da mümkün. Demircioğlu Bungalov Kamp konaklama ücretleri, fotoğraflar ve iletişim bilgileri için tıklayın. Tekirdağ Kumbağ'da, merkeze 4.5 km mesafede yer alan Bisanthe Panorama Bungalov Evler yılın 4 mevsimi doğa içinde tatil imkanı sunuyor. Hem deniz hem de dağ manzarasına sahip evlerde yazın geniş havuzunda serinleme imkanı da bulunuyor. Bisanthe'de İngiliz evleri, Norveç Evleri ve Tiny house konseptinde 3 ayrı bungalov ev tipi mevcut. Her biri üç kişilik olan bungalovlara çocuk misafir de kabul ediliyor. Bisanthe Panorama hakkında detay bilgiler ve konaklama ücretleri için tıklayın. Longosphere Glamping Sahili, longoz ormanı ve gölleriyle muhteşem bir doğaya sahip olan Kırklareli'nin İğneada ilçesinde yer alıyor. İsmini bu ormanlarda almış 110 bin metrekarelik alana kurulu bu devasa tesiste 64 tane Sincap çadır ve 40 tane kaplumbağa çadırı bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/edirnede-ciger-ve-kofte-nerede-yenir", "text": "Edirne'de yeme içme dendiğinde akla ilk olarak ciğer gelse de Edirne köftesi de bana kalırsa Türkiye'deki en lezzetli köftelerin başında geliyor. Şimdi gelelim Edirne'de ciğer ve köfte nerede yenir mevzusuna. Edirne mutfağının en bilinen, en sevilen lezzetlerinden Edirne tava ciğeri ismini içerisinde bol yağda kzıartıldığı derince sini şeklindeki tavadan almış. Ciğerin incecik, kağıt gibi doğranmasından ötürü yaprak ciğer olarak da biliniyor. Edirne'deki en lezzetli ciğer konusunda iki farklı görüş var. Kimi Edirne'de ciğer Ciğerci Aydın'da, kimi de Niyazi Usta'da yenir diyor. Her iki restoranda da yemiş biri olarak benim görüşlerim ise şu şekilde. Ciğerci Aydın mekan olarak çok daha ufak olduğu için yer bulması daha zor olan minik bir esnaf lokantası. Niyazi Usta ise hem iç mekanı hem de dış mekanda çok daha ferah bir ortama sahip. Her iki mekanın ciğerlerini karşılaştırmak gerekirse Ciğerci Aydın'da ciğerler çok daha kıtır kıtır, Niyazi Usta'daki ciğerler daha yumuşak bir kıvamda servis ediliyor. Bu anlamda tercih tamamen sizin zevkinize kalmış. Benim damak zevkime göre Ciğerci Aydın bir adım önde gidiyor. Meriç Nehri kıyısında konumlandırılmış Lalezar Restoran da ciğerini manzara eşliğinde yemek isteyenler için iyi bir alternatif. Edirne'de köfte nerede yenir konusu tartışmaya pek açık değil. Çünkü herkes Köfteci Osman'ın şehirdeki en iyi köfteci olduğu konusunda hemfikir. Trakya'da yetişmiş erkek dana etinden bıçakla kıyılarak hazırlanan, tam kıvamında ızgara edilen ve bıçakla kesildiğinde suyu sızan köfteleri bence tüm Türkiye çapındaki en iyi köfteciler ile yarışıyor. Çok merak edilen detaylardan biri de Edirne'de nerede konaklanacağı konusudur. Gün boyu gezilecek çok sayıda turistik yeri ve denenmesi gereken lezzetleriyle Edirne'de konaklamak için ise merkezde yer alan otelleri tercih edebilirsiniz. Böylece geziniz esnasında pek çok yere yürüme mesafesiyle ulaşmanız mümkün olur. Bunun için seyahat öncesinde Enuygun. com Edirne otelleri sayfasından bütçe ve zevkinize en uygun tesis için rezervasyon yaptırabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/edirnede-nehir-kiyisinda-bungalov-kampi-demircioglu", "text": "Edirne'nin Keşan ilçesinde ormanlık alanda ve nehir kıyısında kurulmuş Demircioğlu Kamp gerçek anlamda doğanın kalbinde bir konaklama deneyimi sunuyor. Kamp tutkunları için keyifli bir adres olan tesiste konaklama birimleri bungalovlardan oluşuyor. Tesiste ayrıca çadır konaklaması da yapılabiliyor. Her biri sobalı olan bungalov evlerde yaz kış konaklama imkanı mevcut. Tüm bungalovların içerisinde duş, WC ve 24 saat sıcak su var, çarşaf, nevresim ve battaniyeler de tesis tarafından temin ediliyor. Demircioğlu Kamp'ta okçuluk, kano gezintisi ve trekking gibi aktivitelere katılmak da mümkün. ? Hafta İçi P. tesi/Salı/Çarşamba/Perşembe (1) bir gece konaklama + serpme ? kahvaltı ? dahil. ? Hafta Sonu Cuma/C. tesi/Pazar (1) bir gece konaklama + serpme ? kahvaltı ? dahil. ? Bungalovların içerisinde DUŞ ? WC ? klima vardır ısıtma ? kaloriferlidir."} {"url": "https://gezentianne.com/elazig-tunceli-gezilecek-yerler", "text": "1930'lu yıllarda Balkan ülkeleri ile Türkiye arasında yapılan mübadele anlaşması nedeniyle balkanlarda yaşadıkları topraklardan koparılan 500 bin Türk, Türkiye'ye göç ettirilmiş. Bu Türklerden ikisi olan babaannem ve dedem, henüz 9 yaşlarında iken aynı köyden geldikleri 300 hane ile birlikte Elazığ'a yerleştirilmiş ve bu 300 hane Elazığ'ın Palu ilçesi'nde, şu an Bulgaristan sınırlarında kalmış olan köyleri ile aynı isimdeki Kovancılar Köyü'nü kurmuşlar. Ertesi sabah kahvaltı sonrası şoförümüz amcam ile düşüyoruz yollara. İlk durağımız dedemin evi. Dede ziyaretinden sonra Munzur Çayı boyunca ilerleyip Tunceli'ye doğru yol alıyoruz. Kovancılar Tunceli arası yaklaşık 70 km. Karınlar yavaştan acıkıyor, yol üstünde Göktepe Alabalık Tesisleri'nde mola verip, Munzur manzarasına karşı güveçte sebzeli, kaşarlı alabalık ziyafeti çekiyoruz. Tunceli sınırlarına girdiğimiz anda profil değişiyor. Kovancılar'da başının açık olmasını geçtim, sokakta yürüyen kadına rastlamak zorken, şu an alabalıkları götürdüğümüz restoranda insanlar kadınlı erkekli medeni bir şekilde yemeklerini yiyorlar. Alevi toplumlarda kadının hayatın içinde oluşunun ne yazık ki Sünnilerde olmayışı konusunda derin bir iç geçiriyoruz. Yemekten sonra Tunceli'nin merkezine doğru devam ediyoruz. Tunceli'yi görünce çok şaşırıyoruz. Önümüze ilk çıkan şehrin yeni kurulduğu belli olan kısmı yapılaşma olarak da beklediğimizden oldukça modern. Eski şehir tarafına ilerlediğimizde daha standart bir Anadolu şehri görüntüsü ile karşı karşıya kalıyoruz. Munzur bizi çağırıyor, hemen çay kenarına inip, güzel bir kafede çayımızı yudumluyoruz. Hava kararıyor... Her güzel akşam gibi bu akşamında sonuna geliyoruz. Bugün dedemin tarlasının bulunduğu İnik Deresi'nde piknik günü. Piknik öncesi Kovancılar'ın eskiden bağlı olduğu Palu İlçesi'ndeki kaleyi ziyaret ediyoruz. Ve işte İnik Deresi'nde, uçsuz bucaksız tarlalardayız. Eşim geldiği gibi amcamların çardağa tırmanıyor, kendini doğa ananın kollarına bırakıyor ve bir süre sonra ağaç yapraklarını hışırdatan hafif rüzgar eşliğinde uykuya dalıyor. Bu arada örtüler seriliyor, domatesler doğranıyor, köz biberler soyuluyor, Ekmek fırınında pişirilmiş 5 kiloluk kurukafa balığı koca tepsisi içinde başköşede yerini alıyor. Lokum gibi balıklara gömülüyoruz. Piknik sonrası, kuzuları ablalarıyla papatyadan taç yaparken bırakıp amcamın arabasını alıyor ve Elazığ'a doğru baş başa yola çıkıyoruz. Elazığ'da ilk durağımız gezilecek yerler listesinin başlarında olan Harput... Merkezden 6 km uzaklıkta olan antik şehir Harput adeta bir açık hava müzesi. Müzesiyle, kalesiyle, camisiyle, kilisesiyle ve hatta hatta mağarasıyla oldukça turistik bir ambians ile karşı karşıya kalıyoruz. Kahvaltıda yengemin hazırladığı kavurmalı yumurtaları ve keçi peynirlerini hüplettikten sonra valizlerimizi toplayıp köy halkıyla vedalaşıyor, yine amcam eşliğinde Keban Baraj'ına doğru yola çıkıyoruz. Elazığ'ın Malatya yönünde 40 km ötesindeki Keban Barajı'nın etrafında gezip görkemli manzarasında pozlarımızı aldıktan sonra hemen yakınındaki meşhur Çırçır Şelalesi'ne doğru uzanıyoruz. Heheyt yine bir alabalık tesisi! Menüde alabalık dışında hiç bir et türevi yok ama alabalığın nesi olabilirse hepsi var:) Güveci, pidesi, köftesi, ızgarası, tavası, hatta adanası:) Ben güveci deniyorum, amcam pideyi, kızım köfteyi, diğerleri ızgarayı... Pide, güveç ve köfte geçer not alıyor ama ızgara alabalık sınıfta kalıyor. çok güzel ve ayrıntılı bir şekilde kaleme alarak, bize o anları hissettirdiniz.. Yüreğinize sağlık! Elinize sağlık. Tunceli de Elazığ da gerçekten Türkiyenin güzel yerlerinden. Ben de daha önce Doğu Anadolu Bölgesinde gezdiğim yerler hakkında bir yazı yazmıştım. Açıkçası fikrinizi merak ediyorum."} {"url": "https://gezentianne.com/emaar-akvaryum-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Yepyeni bir akvaryum deneyimi Emaar Akvaryum & Sualtı Hayvanat Bahçesi'nde, Anadolu Yakası'nın yeni alışveriş merkezlerinden Emaar Square Mall'da çocukları bekliyor. Kayalık Kıyılar, Tünel Akvaryum, Denizanası Galerisi, Ormanlar, Nehirler ve Şelalaler, Penguen Adası, Timsah Krallığı ile 7 farklı tematik bölümden oluşan akvaryum ve sualtı hayvanat bahçesi 200 türden 20.000'in üzerinde deniz canlısı ve amfibiye ev sahipliği yapıyor. Kıyı bölgelerde yaşayan köpekbalıklarından denizlerin karanlık ve soğuk sularında yaşayan dev örümcek yengeçlerine, deniz tabanın en meraklı balıkları gobilerden piranalara, denizlerin en hızlı türlerinden manta vatozlarına kadar binlerce tür ziyaretçileri okyanusların gizemli ve rengarenk dünyası ile buluşturuyor. Burası karanın denizle buluştuğu ve sadece en dayanıklıların hayatta kalabildiği sert ve zorlu bir ortam. Kayalık Kıyılar'da çeşitli köpekbalığı ve vatoz türleri, karidesler ve kabuklu canlıları görebilirsiniz. Yüzeyin 3,5 metre altındaki tünel akvaryum ziyaretçilerimize muazzam bir mercan resifinin içine dalmış hissi uyandıran olağanüstü bir sualtı deneyimi sunuyor. 270 derece görüş açısına sahip cam görünümlü su altı yürüyüş tünelinde gezegendeki en büyüleyici sualtı canlılarıyla karşılaşabilirsiniz. Denizanası galerisinde ışıklar eşliğinde dans eden denizanalarından çok etkileneceksiniz. Ormanların merak uyandırıcı canlılarından yılanlar, örümcekler, iguanalar, bukalemunlar, vahşi piranalar, dev su faresi ve birçok su canlısı ve amfibi orman bölümünde sizi bekliyor. Zeki olduğu kadar oyuncu olan su samurları, hepimizin yakından tanıdığı kırmızı yanaklı kaplumbağalar, Amazonların en etkileyici balıklarından arawanalar, otobur piranalar, dikenli vatozlar... Nehirler ve Şelaleler alanında görmek isteyeceğiniz birçok canlı var. Penguen Adası Güney Amerikalı Humbolt penguenleri kolonisine ev sahipliği yapıyor. Timsah Krallığı ise dünyanın en büyük sürüngenlerinden biri olan 5 m'lik erkek kral timsah ve 3 m'lik dişisi ile burun buruna gelmek sizi ürpertecek. Emaar Akvaryum ve Sualtı Hayvanat Bahçesi Anadolu Yakası'nın yeni alışveriş merkezlerinden Emaar Square Mall'un B5 katında yer alıyor. Emaar Square Mall'a ister toplu taşıma araçlarıyla, isterseniz özel aracınızla ile ulaşabilir aracınızı Emaar Square Mall'un 4500 araçlık ücretsiz otoparkına bırakabilirsiniz. EMAAR Square Mall'a Anadolu yakasından toplu taşıma ile gitmek için Kadıköy Kartal Metro Hattı'nı kullanıp Göztepe İstasyonu'nda inmeniz gerekiyor. Avrupa yakasından toplu taşıma ile gitmek için ise Metrobüs ile geliyorsanız Uzunçayır istasyonunda inip ya da Marmaray ile geliyorsanız Ayrılık Çeşmesi durağında inip yine Kadıköy Kartal Metro Hattı'na geçerek Göztepe İstasyonu'nda inmeniz gerekiyor. Bu noktadan 10 dakika yürüyerek EMAAR Square Mall'a ulaşılıyor. \"Ben yürümek istemiyorum.\" derseniz Kadıköy Sahil'den 15 SK ve 15 ÇK no'lu İETT otobüslerine binip tam önünde de inebilirsiniz. EMAAR SQUARE MALL'a kadar gelmişken yine burada bulunan Gökyüzünde yürüyüş deneyimi SKYWALK'ı ya da İllüzyonlar Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz. SKYWALK Güncel Giriş Ücreti için tıklayın. llüzyonlar Müzesi Güncel Giriş Ücreti için tıklayın. Emaar Akvaryum haftanın her günü sabah saat 10:00 'dan akşam 22:00 'a kadar açık. Son giriş 21:00'da yapılabiliyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/embrace-your-timeless-beauty-ipswich", "text": "Beauty knows no boundaries, and Dr Linea Medical in Ipswich is here to celebrate every individual's unique journey to confidence and self-expression. With an Award-Winning Aesthetic Practitioner at the helm, Dr Linea DMD herself, this clinic is a testament to excellence. Her CQC registration ensures the highest standards of professionalism and expertise. And let me tell you, she is truly amazing at what she does! Step into the world of Dr Linea and be greeted by a remarkable team with extensive medical knowledge. They understand that each patient has their own specific needs and aspirations, and they go above and beyond to provide tailor-made treatments that deliver outstanding results. Now, gentlemen, let's talk about the elephant in the room rejuvenation. It's not just for the ladies! Us men deserve to feel confident and embrace our best selves too. Dr Linea recognizes this, offering specialized rejuvenation treatments that enhance and refine our natural features. As a male who appreciates the importance of self-care and personal rejuvenation, I can personally vouch for the transformative power of Dr Linea's expertise. The results are truly remarkable, helping me feel refreshed, revitalized, and ready to conquer the world! Join the ranks of those who have experienced the magic of Dr Linea Aesthetics Clinic. Trust me, you won't be disappointed!"} {"url": "https://gezentianne.com/emirgan-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "Hali hazırda İstanbul'da 13 adet, İstanbul dışında 17 şubeye sahip Emirgan Sütiş'in orijinal yeri olan Emirgan'da boğaz kıyısında konumlandırılmış Emirgan Sütiş nostaljik ortamı, kahvaltı çeşitliliği ve lezzetleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz'da Kahvaltı Mekanları dendiğinde ilk akla gelenlerden Emirgan Sütiş'te kahvaltı menüden seçimli olarak alakart servis ediliyor. Bu tarz kahvaltılar tıka basa karnını doyurmaktansa sadece istediklerini yemeyi tercih edenler için çok avantajlı oluyor. Menüden örnek vermek gerekirse Eylül 2023 itibariyle Çay 35 TL, Bal-kaymak 120 TL, Söğüş tabağı 95 TL, Izgara hellim 115 TL, Peynirli su böreği 105 TL, Sucuklu Yumurta 135 TL, Menemen 110 TL, Kıymalı kol böreği 110 TL'den sunuluyor. Finale İncirli muhallebi(110TL) çok yakışıyor. Emirgan Sütiş kahvaltı menüsünde çeşit çok olduğundan kalabalık bir grup olarak gidip her şeyden tatmak daha da keyifli oluyor. Tüm popüler kahvaltı mekanları gibi hafta sonları oldukça yoğun olduğundan hafta içi ya da hafta sonu erken saatlerde gitmek serviste sıkıntı yaşamamanız için tavsiye ediliyor. İstanbul'un en güzel korularından Emirgan Korusu özellikle lale zamanı tam bir görsel şölene ev sahipliği yapıyor. Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk adlı üç köşkü bünyesinde barındıran koruda boğaza hakim manzarası sebebiyle en çok Sarı Köşk Korudaki kahvaltı mekanları arasında ön plana çıkıyor. Sarı Köşk'te pandemi sebebiyle açık büfe kahvaltı kaldırıldı. Hem hafta içi hafta sonu 09:00 ile 13:00 arasında tek kişilik kahvaltı tabağı ya da iki kişilik MEGA KAHVALTI sunuluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/emirgan-korusu-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-kahvalti", "text": "Her yıl nisan ayında düzenlenen Lale festivalinin en muhteşem halini gözlemleyebileceğiniz Emirgan Korusu hafta sonu İstanbul'un kargaşasından kaçıp kendini doğanın kollarını bırakmak isteyen İstanbulluların tercih ettiği yeşillik ve ormanlık yerlerin başında gelir. Emirgan Korusu ve Parkı'nda hem rengarenk çiçeklerle, özel motifler işlenmiş ağaçlarla ve Boğaz manzarasıyla harika fotoğraflar çektirebilir, hem piknik yapabilir, hem de Sarı köşk'te kahvaltı keyfi yapabilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Emirgan Korusu özellikle hafta sonları iki köprüye birden hakim ve boğazı sanki bir dereymişçesine yukarından gören bir manzaraya sahip Sarı Köşk'te servis edilen kahvaltı sebebiyle çokça tercih edilmektedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne geçtikten sonra baştan aşağı restore edilen köşk, harika bahçesi ve çok büyük havuzuyla, kartpostallarda görülebilecek güzelliktedir. Kuş evi görünümündeki köşk, süsleme sanatının en ince detaylarına sahiptir. Korudaki köşkler arasında manzarası ile en çok plana çıkan köşktür. Sarı Köşk'te hem hafta içi hafta sonu 09:00 ile 13:00 arasında tek kişilik kahvaltı tabağı (99 TL) ya da iki kişilik MEGA KAHVALTI (279 TL) sunuluyor. Tek kişilik kahvaltı tabağında Beyaz peynir, Taze kaşar peyniri, Lor peyniri, Tereyağ, Mevsim reçeli, Bal, Tahin & pekmez, Haşlanmış yumurta, Macar salam, Söğüş tabağı, Siyah ve yeşil zeytin, Acuka, Sokak simidi, Pişi ve Börek bulunuyor. 3 adet demleme çay da kahvaltı tabağı ücretine (99 TL) dahil. Serpme olarak servis edilen iki kişilik Mega kahvaltıda (279 TL) ise bunlara ek olarak Dil peyniri, Kaymak, Nutella, Soslu tavuk sosis, Tereyağlı çırpılmış yumurta ve 3 adet çay yerine de sınırsız çay yer alıyor. Beltur'un Güncel Menüsüne yazının devamında ulaşabilirsiniz. İki katlı, tipik bir Osmanlı evi görünümündeki, uzunca bir dönem de paşaların seyir mekanı olarak kullanılmış olan Pembe Köşk oldukça sevimlidir. Pembe Köşk'te pandemi sebebiyle kahvaltı servisi kaldırıldı. Kahvaltı sadece Sarı Köşk'te servis ediliyor. Emirgan Korusu'ndaki en özel botanik düzenlemeye ve bitki çeşitliliğine sahip köşk Beyaz köşktür. Özellikle bahar aylarında çiçek açan rengarenk ağaçlar arasında çok özel bir havaya sahiptir. Beyaz Köşk'te pandemi sebebiyle kahvaltı servisi kaldırıldı. Kahvaltı sadece Sarı Köşk'te servis ediliyor. Emirgan Korusu'nda köşklerde kahvaltı yapabilmenin yanısıra gibi evinizden piknik malzemelerini getirip piknik yapmanız da mümkündür. Koru'nun Reşitpaşa tarafındaki kapısından giriş yaptığınızda piknik alanı hemen karşınıza çıkmaktadır. Emirgan Korusu İstanbul'un Sarıyer İlçesi'nde, Emirgan ve İstinye semtlerinde Boğaz kıyısında yer almaktadır. Emirgan Korusu'na toplu taşıma ile gitmek için sahil yolundan Sarıyer yönüne giden tüm belediye otobüsleri kullanılabilir. Bu otobüslere Eminönü ya da Beşiktaş'tan ya da sahil yolu üzerindeki Kuruçeşme, Arnavutköy ya da Bebek gibi herhangi bir duraktan binilebilir. (22, 25E, 40T, 42T) Emirgan durağında indikten sonra Emirgan Korusu 5 dakikalık yürüme mesafesindedir. Anadolu yakasından geleceklerin Kadıköy ya da Üsküdar'dan vapur ya da motorla Beşiktaş'a geçip buradan Sarıyer yönüne sahilden giden otobüslerden birine binmek en mantıklı yöntemdir. Bu güzergahta yolculuk boyunca Boğaz manzarası da seyredilebilir. Emirgan Korusu'na özel araçla gitmek için sahil yolu ile Beşiktaş ya da Sarıyer yönünden sahil yolundan Emirgan'a gelip Sakıp Sabancı Caddesi'nde soldan tabelaları takip ederek Emirgan Korusu'na ulaşılabilir. Emirgan Korusu'nda yaya giriş ücretsizdir. Ancak araba ile gelenlerin 30 TL otopark ücreti ödemesi gerekmektedir. Emirgan Korusu sabah 07:00 ile akşam 23:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk'ün çalışma saatleri 09:00 ile 23:00 arasındadır."} {"url": "https://gezentianne.com/erenkoyde-kahvalti-nerede-yapilir-ethem-efendi-kahvalti", "text": "Önce gözümüzü sonra damağımızı şenlendiren kahvaltı mekanlarından Ethem Efendi Kahvaltı İstanbul Erenköy'de tarihi köşkte yer alıyor ve tüm gün kahvaltı hizmeti veriyor. Köşkün içinde, bahçesinde ve terasında servis edilen organik ve yerel ürünlerle hazırlanmış anne eli değmiş kahvaltıya davet sloganı ise şöyle;\"Kıyıya köşeye bir sürü mutluluk sakladık. Sıcak bir ortamda içinizi ısıtan bir kahvaltıda sakladığımız mutlulukları bulmaya ne dersin?\" Ethem Efendi Kahvaltı'da doymadan kalkılmıyor. Serpme olarak sunulan ve bittikçe yenisi eklenen Ethem Efendi kahvaltısında mümkün olduğunca organik ve yerel malzemeleri kullanılıyor. Mekan sürdürülebilir standartlarda kaynaklara sahip, doğal ve organik beslenmeyi destekliyor. Kahvaltı Ege ve Antalya'nın en gözde köylerindeki bahçelerden taze taze toplanmış ürünlerle hazırlanıyor. Ethem Efendi Kahvaltısında Bolu'dan organik ve sertifikalı leziz yumurtalarla hazırlanan OMLET VE MENEMEN, KASAP SUCUĞU, HELLİM PEYNİRİ, ESKİ KAŞAR, OTLU PEYNİR, ÇEÇİL PEYNİR, İZMİR TULUM, KARADUT & LOR PEYNİRİ, Malatya'dan KURUYEMİŞ, Ana vatanı Trabzon'dan özel hazırlanmış organik YAYIK TEREYAĞI, TAHİN PEKMEZ, Çeşme'deki tarlalarında özel olarak yetiştirilen MEYVE ÇEŞİTLERİ, SALATALIK ve DOMATES, ACUKA, Aydın yöresinden özenle seçilmiş organik BAL KAYMAK, 3 farklı peynir ve közlenmiş patlıcanla yapılan PEYNİRLİ PATLICAN, Bodrum'un en güzel ağaçlarından toplanan YEŞİL ZEYTİN, Aydın yöresinden masanıza gelen SİYAH ZEYTİN, İzmir Alsancak Unlu Mamüller'den BOYOZ, anneler tarafından anlık hazırlanan PİŞİ, BAZLAMA ve GÖZLEME bulunuyor. Bu kahvaltı sınırsız Rize çayı eşliğinde Eylül 2023 itibariyle kişi başı 395 TL karşılığında sunuluyor. Ethem Efendi haftanın hergünü saat 9:00 17:00 arasında kahvaltı hizmeti veriyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/eskisehir-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Eskişehir'in ilk yerleşim yeri olan Odunpazarı kıvrımlı yolları, çıkmaz sokakları, ahşaptan oluşan rengarenk evleriyle Eskişehir Gezilecek Görülecek Yerler listemizin başına yerleşiyor. Buradaki evler mimari açıdan Safranbolu, Cumalıkızık gibi mimari yapılara benziyor. Odunpazarı'nda Tarihi Odunpazarı evlerinin yanı sıra Kurşunlu Camii ve Külliyesi, Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, Lületaşı Müzesi, Balmumu Müzesi, Şelale Park, Osmanlı Evi ve Cumhuriyet Tarihi Müzesi, butik oteller ve hediyelik eşya dükkanları bulunuyor. Eskişehir Gezilecek Görülecek Yerler listemizin ikincisi olan Porsuk Çayı şehrin içinden geçiyor. Etrafında birçok gençlerin uğrak yeri olan kafe, restoran ve eğlence mekanı bulunan Porsuk Çayı üzerinde bot ve gondol turları yapılıyor. Bahar ve yaz aylarında yapılan Amsterdam kanallarındaki gibi bot turları ve Venedik gondollarını anımsatan gondol turları şehre son derece modern ve turistik bir hava katıyor. Özellikle çocuklu aileler için bulunmaz bir nimet olan Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı, Eskişehir'in en ünlü parkı. 400 bin metrekare alan üzerine kurulu park, sizi sağında ve solunda uzayıp giden ağaçların bulunduğu bir yolla karşılıyor. Parkın etrafını ücretsiz gezebileceğiniz küçük tur treni, bu trenin durduğu noktalardaki sevimli istasyonlar, Masal Şatosu, Korsan Gemisi, Sabancı Uzay Evi, Bilim Deney Merkezi, Sualtı Dünyası gibi hepsi birbirinden çekici etkinlik alanları çocuklu aileleri bekliyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in Eskişehir'e kazandırdığı büyük park projelerinden, Eskişehir Gezilecek Görülecek Yerler listemizin bir diğeri olan Eskişehir Kentpark'ın en önemli özelliği, Türkiye'nin ilk yapay plajı olan Kentpark Plajı. Yaklaşık 300 bin metrekarelik bir alana yayılan Kentpark'ta plaj haricinde çok sayıda oyun alanı, yürüyüş parkurları, kafeler ve restoranlar yer alıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilen Kentpark, özellikle yaz aylarında hem Eskişehirliler hem de şehre gelen turistler tarafından yoğun ilgi görüyor. Araç trafiğine kapalı, Eskişehir'in en ünlü caddesi olan Doktorlar Caddesi, Porsuk Çayı'nın hemen paralelinde yer alıyor. Caddenin resmi adı İsmet İnönü 1 Caddesi olsa da yıllardır cadde üzerinde yer alan doktor muayenehanelerinin çokluğu nedeniyle Doktorlar Caddesi olarak anılıyor. Tramvay hattının geçmesinden sonra İstiklal Caddesi'ne benzetilen Doktorlar Caddesi'nin batı kesiminde, Kanatlı ve Espark alışveriş merkezi ile 222 Park, Buda, Hayal Kahvesi gibi eğlence mekanları bulunuyor. Özel günlerde ışıklandırılan caddede hoş bir görüntü oluşuyor. Odunpazarı ilçesindeki Şahin tepesinde yer alan Şelale Park, Eskişehir manzarasını ayaklarınızın altına seriyor. Park içerisinde yapay bir şelale, yel değirmeni, oyun parkı, kafe ve restoranlar yer alıyor. Çevre düzenlemesi ve ışıklandırmasıyla ilgi çeken parkta manzaraya karşı çayınızı kahvenizi yudumlamak keyifli bir alternatif. Eskişehir Gezilecek Görülecek Yerler listemizin sonuncusu, Eskişehir'deki Yaş Sebze ve Meyve Hali Binası'nın restore edilmesi ile oluşturulmuş olan Haller Gençlik Merkezi ağırlıkla ahşap, ferforje ve doğal taşın hakim olduğu bir kültür ve sanat merkezi.. Londra'daki Covent Garden ile Hamburg'daki çiçek hali binasından esinlenilerek yapılan Haller Gençlik Merkezi hem çevresinde yaşayan üniversitelilerin hem de turistlerin ilgi odağı. Eskişehir'i tanıttığınız için sizlere öncelikle çok teşekkür ediyorum. Bizlerde Eskişehir ile ilgili bir proje gerçekleştiriyoruz ve sizlerinde bu değerli yazınızdan gerçekten etkilendik. Güzel Eskişehir'imizin herkesin bilmesi dileğiyle teşekkürler."} {"url": "https://gezentianne.com/eskisehirde-kahvalti-nerede-yapilir-mekanlari", "text": "Bal kaymak, tahin pekmez, peynir tabağı, söğüş ve peynir çeşitlerinden oluşan kahvaltı tabağı, pastırmalı yumurta, sucuklu yumurta, menemen, gözleme... Kalabalık gidilip her birinden azar azar denenmeli. Su bardağında servis edilen çay dikkat çekici. Ballı süt mekanın spesiyali, o da es geçilmemeli. Fiyatlar makul, servis ilgili. Eskişehir'de kahvaltı yapılacak yer arayanlar, ambiyanstan ziyade lezzet arayanlar buraya mutlaka yolunu düşürmeli."} {"url": "https://gezentianne.com/etilerde-kahvalti-nerede-yapilir-beyaz-firin", "text": "Beyaz Fırın'da kahvaltı servisi hafta içi 12:00'da hafta sonu ise 16:00'da sona eriyor. Ezine peyniri, Kars eski kaşarı, dil peyniri, çeçil peyniri, labne peyniri, antrikot füme, zeytin, bal, tereyağı, şeker ilavesiz vişne reçeli, kiraz domates, salatalık, renkli Kaliforniya biberleri, arugula, maydanoz, kuru kayısı, karabuğdaylı ve kuruyemişli fit gevrek, taze meyveler ve 2 bardak çaydan oluşan İki kişilik Kahvaltı Tahtası Toplam 350 TL karışılığında iki kişiye sunuluyor. Beyaz Fırın'da kahvaltı böreksiz olur mu? Kıymalı kol böreği, Keçi peynirli Cevizli Otlu Menemen, kızarmış hellim peyniri, Beyaz Fırın yapımı ekşi mayalı ekmek üzerinde göz yumurta, kızarmış dana jambon, sotelenmiş istiridye, kültür ve kestane mantarı, kiraz domates ve avokadodan oluşan Kahvaltı Tavası 195 TL. Her pazartesi diyete başlayanlar için filizlendirilmiş mercimek, çiya tohumu, maydanoz, beyaz fırın yapımı taze süt loru, 1 yumurta, 2 yumurta beyazı ve avokadodan oluşan Sporcu Omleti, haşlanmış yumurta, beyaz fırın yapımı taze süt loru, çiya tohumu, maydanoz, roka, yer fıstığı ezmesi, muz, çilek, Hatay kırma zeytin ve kinoalı gevrekten oluşan Fit Tabak, Beyaz Fırın yapımı şeker ilavesiz, hurma ve muz ile tatlandırılmış karabuğdaylı granola, çilek, muz, kivi, çiya tohumu ve yoğurttan oluşan Karabuğdaylı Granola gibi seçenekler de mevcut."} {"url": "https://gezentianne.com/evdeyken-sanal-olarak-gezebileceginiz-10-populer-muze", "text": "Roma mimarisinin İngiltere'deki çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul edilen binası ile bile başlı başına bir sanat eseri olarak kabul edilen Natural History Museum botanik, paleontoloji ve zooloji ile ilgili milyonlarca örneği bünyesinde barındırıyor. Müzede nesli tükenmiş ya da doğada yaşayan hayvanların maket ve fosilleri sergileniyor. Londra'da görülecek yerler arasında önemli bir yeri olan müzenin girişindeki dev dinazor iskeletine ve dinazorlar bölümündeki diğer detaylar özellikle ilgi çekiyor. Londra Doğa Tarihi Müzesi ve meşhur dinozor iskeletini 3 boyutlu olarak izlemek için tıklayın. Dünyanın en büyük sanat müzesi olan Louvre Müzesi Fransa'nın başkenti Paris'te yer alıyor. Instagram'da çokça paylaşılan cam piramit görüntüsüyle ve Leonardo Da Vinci'nin ünlü Mona Lisa eseriyle dünyanın her yerinden milyonlarca turist çeken Louvre Müzesi'ni gezmek için artık uzun kuyruklar beklemenize gerek yok. Sanal tur sayesinde bütün müzeyi 360 derecelik görüş açısıyla gezmek mümkün. Louvre Müzesi'ni online olarak gezebilmek için tıklayın. Havada asılı gibi duran baş döndürücü kubbesi, oyma mermer sütunları ve eşsiz mozaikleriyle sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen yapılarından biri olan Ayasofya Müzesi İstanbul'da gezilecek tarihi ve turistik yerlerin başlarında bulunuyor. En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan ve Ayasofya, dünyanın 8. harikası olarak gösteriliyor. Ayasofya Müzesi'ni 3 boyutlu olarak gezmek için tıklayın. Bir dönem Amsterdam'ın meşhur fotoğraf noktası 'I Amsterdam' yazısının arkasında bulunan Rijksmuseum Hollanda'nın Ulusal Müzesi olarak biliniyor. Müzede Hollanda Altın Çağı'na ait geniş bir tablo koleksiyonu ve oldukça büyük bir Asya sanatı koleksiyonu bulunuyor. Rembrandt, Hals, Vermeer gibi ressamların eserleri ve sanat kütüphanesiyle turistlerin gözdesi olan müzeye normalde giriş ücreti kişi başı 19 Euro. Rijksmuseum'u evinizin konforunda gezebilmek için tıklayın. Gaziantep'te bulunan, dünyanın en büyük mozaik müzelerinden Zeugma Mozaik Müzesi, 2019'un 'Göbeklitepe Yılı' ilan edilmesinin de etkisiyle ciddi ziyaretçi sayısına ulaşmıştı. Önceki yıllarda \"Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü\"ne layık görülen müzede, çingene kızı, mars heykeli, ABD'den getirilen parçalar, yaklaşık 150 metrekarelik duvar resmi, Roma dönemine ait çeşmeler ve Fırat Nehri kenarındaki villalarda bulunan mozaikler sergileniyor. Zeugma Mozaik Müzesi'ni sanal olarak gezmek için tıklayın. Dünyanın en küçük ülkesi Vatikan'da bulunan dünyanın en büyük müzelerinden Vatikan Müzesi Papalık odaları, Raffaello ve Michelangelo'nun eserleri, Antik Mısır koleksiyonları gibi pek çok esere ev sahipliği yapıyor. Sanatın kalbi olarak da adlandırılan Vatikan Müzeleri ve Sistina Şapeli sanal turu, ziyaretçilerin pek çok eseri dijital ortamda incelemesine imkan tanıyor. Vatikan Müzesi'ni sanal olarak gezebilmek için tıklayın. Eskiden At Pazarı olarak bilinen mevkideki tarihi bir kervansarayda bulunan Ankara Rahmi Koç Müzesi'nin her odasında farklı bir tema bulunuyor. Müzede maket oyuncaklardan, eski bilimsel araç gereçlere, traktörlerden eski bisikletlere, balıkadam kıyafetlerinden, eski uçak motorlarına, daktilolara, bilgisayarlara, maket evlerden esnaf dükkanlarına pek çok nostaljik öğe mevcut. Ankara'nın ilk sanayi müzesi olan ve tüm ülkelere ve geçmişten günümüze tüm dönemlere ait, endüstri ve mühendislikle ilgili objelerin sergilendiği Rahmi M. Koç Müzesi çocuklar için de oldukça ilgi çekici. Ankara Rahmi Koç Müzesi'ni 3 boyutlu olarak gezmek için tıklayın. Newyork'un ve dünyanın en çok ziyaret edilen sanat müzelerinden biri olan Metropolitan Müzesi New York'ta Central Park'ın yanında yer alıyor. Müzede eski doğu, Mısır, Yunan, Roma dönemlerine ait eserlerle birlikte Vincent Van Gogh'un çalışmaları bulunuyor. Müze içerisinde bir araştırma kitaplığı, çocuklar için bir bölüm ve etkin bir eğitim sergisi de mevcut. Metropolitan Müzesi'ni evinizin konforunda ziyaret etmek için tıklayın. Sizi çocukluğunuza ışınlayan, çocuklarınıza da sizin oynadığınız oyuncakları tanıtan İstanbul Oyuncak Müzesi'ni şair ve yazar Sunay Akın 23 Nisan 2005 yılında, 20 yılda 40'ı aşkın ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurmuş.1700'lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en güzel örneklerinin sergilendiği müze Göztepe'de bulunan tarihi bir köşkte konumlandırılmış. İstanbul Oyuncak Müzesi'ni evinizin konforunda gezebilmek için tıklayın. İnsanlık tarihi ve kültür alanında sergilenen 8 milyon obje ve eser ile dünyanın en önemli müzelerinden biri olan Britanya Müzesi İngiltere'nin başkenti Londra'da yer alıyor. Dünya'nın her yanından getirilen seçkin antik çağ yapıtları ve etnoğrafya koleksiyonlarını kapsayan müzede 140 mumyanın sergilendiği Mısır, klasik Yunan heykellerinin bulunduğu Roma ile Mezopotamya geçmişinin sunulduğu Orta Doğu'ya özel ayrılmış bölümler mutlaka görülmeli. Müze'ye giriş normalde de ücretsiz. Britanya Müzesi'ni online olarak gezebilmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/fareo-adalari-nerede-hakkinda-bilgiler", "text": "Faroe Adaları, Kuzey Atlantik'te bulunan bir adalar birliğidir. Birleşik Krallık'ın 200 km kuzeybatısında, Norveç ile İzlanda'nın arasında bulunan özerk ülke, Grönland ile beraber Danimarka Krallığının parçasıdır. Toplam yüzölçümü 1400 km2 olmakla beraber Ekim 2017'de nüfusu 50322 kişiydi. İkinci Dünya Savaşı sonrası bağımsızlığını ilan etse de Danimarka hükumeti tarafından tanınmadı, iki gün sonra tekrar Danimarka Krallığı'na bağlandı ve özerk bölge ilan edildi. Arazisi oldukça kayalıktır; iklimi kutup altı okyanusal iklimdir. Yıl boyunca sıcaklıklar Körfez Akıntısından dolayı donma sıcaklığının üstündedir. Faroe Adaları 1035 ve 1814 arası Norveç Krallığının bir parçasıydı. 1814 yılında Kiel Antlaşması adaların kontrolünü Grönland ve İzlanda'yla beraber Danimarka'ya devretti. Faroe Adaları bugün Danimarka Krallığının parçası Özerk devlettir. Adalar birliği büyük oranda kendi kendini yönetir, Askeri savunma, polis, adalet, para birimi ve dış ilişkiler Danimarka tarafından yürütülür; ancak Danimarka ile aynı gümrük bölgesinde değildir. Adalar birliği, kendi gümrük politikasına sahiptir, bağımsız olarak başka ülkeler ile ticaret birliği kurabilir. Adaların İskandinav Kurulunda temsiliyeti Dan delegasyonu tarafından sağlanmaktadır. Adalar aynı zamanda uluslararası spor dallarında kendi milli takımına sahiptir."} {"url": "https://gezentianne.com/faroe-adalari-oturum-iznine-sahip-olabilmeniz-icin-izlemeniz-gereken-adimlar", "text": "Faroe Adaları özellikle çocukları olan aileler ve öğrenciler için güzel bir yaşam alanı sunmaktadır. Eğer İskandinav ülkelerinin vatandaşı iseniz hiçbir kısıtlama bulunmaksınız gelip Fareo Adalarında çalışabilir ve yaşamınızı burada devam ettirebilirsiniz. AB vatandaşlığına sahip olan bütün herkes gelip bu adalarda çalışarak yaşamlarını devam ettirebilirler ve hiçbir oturum iznine sahip olmaları gerekmez. Fakat Nordik uyruklular bu haklar dışında kalmaktadırlar. Bu adalarda yaşamak için çalışma izni ile birlikte oturma izni de almaları gerekecektir. AB vatandaşlığı bulunanlar çalışmak istedikleri zaman bir işverene başvuruda bulunabilirler. Önceden onaylanmış bir başvuru yapabilecekleri gibi onay almayan başvuru da yapabilirler. Her iki başvuru şekillerinin de kendine has prosedürleri ve şartları bulunmaktadır. AB ve ya Schengen bölgesi dışından geliyorsanız ve vatandaşlık hakkınız bulunmuyor ise kişilere 3 ay kadar geçerli olan bir vize verilmektedir. Danimarka ile vize isteyen ülkelerinin listesi de aynıdır. Ayrıca göç kuralları da Danimarka göç politikasının bir parçasıdır. Sadece çalışma ve ziyaret gibi konularda ufak farklılıklar bulunmaktadır. Eğer yabancılar bu adalarda 3 ayın altında kalmak istiyorlar ise geçerli bir seyahat kimliği edinmeleri gerekmektedir. Ayrıca kalmak ve dönmek için de gerekli araçlar sağlanmalıdır. Eğer kişiler kalırken amaçları turizm değil ise bu adalarda ücretli ya da ücretsiz işleri yapmak için çalışma iznine sahip olmaları gerekmektedir. İskandinav vatandaşı iseniz Fareo Adalarına girişiniz sırasında pasaport göstermeniz de gerekmektedir. Bunun yerine fotoğraflı bir kimliğinizi göstermeniz ve tanınır bir halde olmanız yeterli olacaktır. Fareo Adalarına giriş sırasında AB vatandaşlarının pasaportları genellikle kontrol edilmektedir. Yine de bazı farklı durumlar oluşabilmektedir. Mesela eğer bir Alman vatandaşı iseniz kimlik belgesi ile bu adalara giriş yapabilirsiniz. Aynı şekilde İtalyan vatandaşları da kimlik ile giriş yapabilirler. Diğer bütün AB vatandaşları için durum böyle değildir ve pasaport göstermek zorundadırlar. Ayrıca vize zorunluluğu bulunan bir ülkeden geliyorsanız da oturma iznine sahip olmanız gerekmektedir. Burada çalışmak isteyen kişiler için önce izin belgesi verilmesi gerekmektedir. İzin belgeniz olmadan gelip çalışamazsınız. Önce nerede ve nasıl çalışmak istediğinize karar vermelisiniz. Tabi ki bunun için bu adalara küçük bir seyahat hazırlayabilirsiniz. Geçerli bir oturum izniniz bulunuyorsa ise çalışmak için de izin isteyebilirsiniz. Eğer oturum hakkına sahip olmak istiyorsanız ve evliyseniz eşinizin masrafları da sizin sorumluluğunuz altında olacaktır. Başvuru yaparken eşiniz ile birlikte yaşamayı onaylamanız gerekmektedir. Pasaportunuzun başvuru sürecinden 2 ay daha uzun olmasına dikkat ediniz. Başvurular kişilerin son 6 ay boyunca yaşadıkları ülkelere teslim edilmektedir. Başvuru yapan kişiler eşlik ederken seyahat pasaportunu ve 2 fotoğrafını da yanlarında götürmelidir. 18 yaşından küçük olan çocuklar için ise ebeveynleri ikamet izinlerine dahil edilir."} {"url": "https://gezentianne.com/fenerbahce-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "Hepimizin evinde peynir, zeytin, yumurta var çok şükür. Hafta sonu dışarıda kahvaltı ettiğimizde fark yaratan lezzetler arıyoruz. Merkezi Ordu'da bulunan Neli Pide'nin Bağdat Caddesi şubesindeki kahvaltı, patates kavurması, güveçte eritme peynir, petek balı, dut reçeli ile insana iyi ki buraya gelmişim dedirtiyor. Hele bir de üzerindeki tereyağı masanızda eriyen sıcacık bir köy ekmeği var, ki ona ekmek demek hakaret olur, can yakıyor. Fenerbahçe kahvaltı mekanlarından NeliPide İstanbul'da yöresel kahvaltı nerede yapılır? sorusuna cevap oluyor. Nelipide kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Mevsimin taze ürünleriyle hazırlanan ve lezzet müdavimliği yaratan tatlarıyla BigChefs, sunduğu menüsüyle ve her karesinde aile sıcaklığı hissi uyandıran konforlu dekorasyonu ile, sıcak buluşmalara ev sahipliği yapıyor. 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chefs'in Kalamış Marina'nın kıyısında, semtin en tarihi yapısı olan Jean Botter Köşkü'nde konumlandırılmış Fenerbahçe şubesi de çok seviliyor. Big Chef's Fenerbahçe kahvaltı detayları ve fiyatları için tıklayın. İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de kafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Kalamış Marina'nın yanı başında, denize sıfır konumda bulunan Midpoint'in Fenerbahçe Şubesi ise hem manzarası hem de geniş iç mekan ve terası ile diğer Midpoint şubelerinden bir adım öne çıkıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/fenerbahcede-kahvalti-nerede-yapilir-big-chefs", "text": "Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Kalamış Marina'nın kıyısında, semtin en tarihi yapısı olan Jean Botter Köşkü'nde konumlandırılmış Fenerbahçe şubesi de çok seviliyor. 1800'li yılların sonunda yapılan ve tarihi dokusuyla dikkatleri üzerinde toplayan ünlü Jean Botter Köşkü şiirlere, şarkılara ilham vermiş olan Kalamış'ın eşsiz manzarasına açılan bir konumda bulunuyor. Bahçe alanıyla birlikte yaklaşık 430 kişilik oturma alanına sahip Big Chef's Fenerbahçe'de kahvaltı servisi hafta içi 12:00, hafta sonu ise 15:00'a kadar devam ediyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapabiliyorsunuz. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı ya da Simit& Kızarmış Yumurta gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Gelin Big Chefs Fenerbahçe kahvaltı seçeneklerine ve 2023 yılı güncel ücretlerine bir göz atalım. Sınırsız çay servisi hafta içi 13:00'a, hafta sonu ise 16:00'a kadar devam ediyor."} {"url": "https://gezentianne.com/fethi-pasa-korusu-nerede-nasil-gidilir-kahvalti-fiyatlari", "text": "Sarayburnu'ndan başlayarak Ortaköy'e kadar uzanan muhteşem bir İstanbul manzarasına sahip olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fethipaşa Sosyal Tesisleri, aynı adla anılan tarihi korunun huzur dolu atmosferinde misafirlerini ağırlıyor. Yüzlerce bitki ve ağaç türlerini barındıran bu yemyeşil koruda bir zamanlar Türk edebiyatçı ve düşünürlerinden Cemil Meriç'i de ağırlayan konak, günümüzde Fethipaşa Sosyal Tesisleri adıyla Boğaz manzarası eşliğinde restoran ve kahvaltı hizmeti sunuyor. Oldukça merkezi olan Fethipaşa Korusu İstanbul'da doğa içinde ailece ya da arkadaşlarla vakit geçirmek istediğinizde kolaylıkla ulaşılabilecek bir lokasyona sahip. Koru özellikle lale ve erguvan zamanı muhteşem görseller sunuyor. Fethi Paşa Korusu'na giriş ücretsizdir. Otopark alanı kısıtlı ve yoğun olduğu için özel araçla geldiğinizde arabanızı sahile bırakmanız tavsiye edilir. Tarihi Fethi Paşa Korusu; Anadolu yakasının Boğaz kıyısında yer alıyor. Sultantepe semtinin Boğaz'ı gören sırtlarından, Kuzguncuk Tepesi ve Üsküdar Paşalimanı'na kadar uzanıyor. Fethi Paşa Korusu'na hem sahilden, Üsküdar merkez ve Kuzguncuk arasında kalan Paşalimanı Caddesi'nden hem de Altunizade Bağlarbaşı yönünden gelerek, yukarıdan giriş yapılıyor. Üsküdar'dan motor iskelesi civarından yürüyerek 20 dakikada, özel aracınız ile 5 dakikada, 15B, 15C, 15H, 15T no'lu IETT otobüsleri ile 10-15 dakikada ulaşılıyor. Koru içinde keyifli bir sabah yürüyüşü sonrası Fethi Paşa Sosyal tesislerinde İstanbul'da doğa içindeki en uygun fiyatlı kahvaltılardan birini deneyimleyebilirsiniz. Sosyal tesisler pazar günleri çok yoğun olduğu için diğer günlerde ya da pazar günü erken saatlerde gitmekte fayda var. Temmuz 2023 itibariyle 1 adet çay dahil kahvaltı tabağı 85 TL, sınırsız çay dahil iki kişilik serpme kahvaltı kişi başı 140 TL. Dilruba Kafe & Restoran Fethi Paşa Korusu'nda 3 Boğaz Köprüsü'ne hakim manzarası ile İstanbul'un balkonu olarak hizmet veriyor. Pandemi sebebiyle pek çok kahvaltı mekanı açık büfe kahvaltıdan serpme kahvaltıya ya da kahvaltı tabağına geçmişken, Dilruba Restoran'da hala hem hafta içi hem de hafta sonu yaklaşık 100 çeşidin bulunduğu açık büfe kahvaltı servis ediliyor. Temmuz 2023 itibarıyle açık büfe kahvaltının kişi başı güncel fiyatı hafta içi 280 TL, hafta sonu 325 TL. Açık büfe kahvaltı servisi hafta içi 09:00 ile 13:00, hafta sonu 09:00 ile 14:00 arasında yapılıyor. Otopark mevcut. İstanbul'da yaşamıyorsanız ancak Fethi Paşa Korusu'nun eşsiz manzarası sizi kendine çektiyse hemen İstanbul Uçak Bileti alarak Fethi Paşa Korusu'nu ziyaret edebilir, dilerseniz Fethi Paşa Sosyal Tesisleri'nde dilerseniz de Dilruba Kafe Restoran'da eşsiz bir manzaraya karşı kahvaltı yapabilir ve kahve içebilirsiniz. Ayrıca İstanbul ziyaretiniz boyunca Galata Kulesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Emirgan Korusu, Rahmi M. Koç Müzesi, Dolmabahçe Sarayı, Ayasofya Camii ve Yerebatan Sarnıcı başta olmak üzere diğer pek çok alanı da ziyaret edebilirsiniz. Gitmek istediğiniz yer neresi olursa olsun, Enucuzu. com, onlarca farklı hava yolunu tek tıklama ile karşılaştırarak ucuza uçak bileti bulmanıza yardımcı olur. Siz de en ucuz uçak biletini bulmak için Enucuzu. com üzerinden uçak bileti sorgulama yapabilir; ucuza, taksitli ve indirimli seyahatin tadını çıkarabilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Verdiğin bilgiler için çok teşekkür ederim gezenti anne,,"} {"url": "https://gezentianne.com/fethiye-calis-plaji", "text": "Çalış Plajı, Fethiye merkeze araba ile 10 dakika mesafededir. Bembeyaz uzun kumsalı, masmavi ve yılın dört mevsimi berrak deniziyle her göreni kendine bağlamakta zorlanmaz. Çalış Plajı Caretta Caretta kaplumbağaların yumurtalarını bıraktığı plajlardan biridir ve popülerliğini gün batımında güneşin yarattığı renkler eşliğindeki manzarasına borçludur. Tüm gün geçirmeye zamanınız yoksa bile öğleden sonra gitmenizi, mutlaka denize girmenizi, gün batımını romantik bir ortamda izlemenizi ve kumsala yakın restoran veya kafelerde akşam yemeği yemenizi tavsiye ederim. Eğer öğle yemeği için Çalış'da iseniz size alternatif bir nokta atışı tavsiyem daha olacak. Gözleme çeşitleri bol, geleneksel metotlarla sac üzerinde köylü teyzelerin pişirdiği gözleme ve bol köpüklü ayran öğle için en güzel menü."} {"url": "https://gezentianne.com/fethiye-gezi-rehberi-gezilecek-yerler", "text": "Bodrum, Çeşme bir yere kadar, bu ülkede keşfedilecek o kadar çok güzellik var ki! Sizler için gezilecek görülecek listesinde olmazsa olmaz dediğim 10 yeri tüm detayları ile anlatmaya çalıştım. Benim de kişisel favorilerimden biri olan bu cennet yarımada Ölüdeniz hakkındaki yazımı okuyunuz. İşte benim saklı cennetim, yaklaşık 20 yıl önce kendisiyle tanıştım ve bir daha da kopamadım. Bölgenin saklı cenneti benim için Fethiye'de görülecek yerler listesinin iki numarası. Kelebekler Vadisi'ne Ölüdeniz'den kalkan tekneler ile ulaşabilirsiniz. 80'den fazla kelebek türüne ev sahipliği yapan vadi aslında 95 yılından beri sit alanı. Yüksekliği 400 metreyi bulan kanyon duvarları arasında yürüyebilir, akşam üstü tırmanış rotalarının birinde trekking yapabilirsiniz. Gidin ve görün, doğayı seven biriyseniz buraya aşık olacaksınız. İkinci kez geldiğinizde ağaç ev otellerde konaklamaya geleceğinizden eminim. Çünkü bana aynen böyle oldu. Deniz, kum, güneş yaptınız, hava bunaltıcı gelmeye başladı, serinlemenin tam zamanı. Buz gibi suyu ile doğa harikası Saklıkent Kanyonu'nu ziyaret ediyoruz. Fethiye bölgesinde gezerken olmazsa olmazlardan biri de Saklıkent Kanyonu'dur. Ya arabanıza yada Fethiye'den kalkan dolmuşlara atlıyorsunuz, kısa bir süre sonra Kanyon'dasınız. Milli Park'a giriş yapıyorsunuz ve Karaçay'ın oluşturduğu sarp kayalar arasında derinden akan gürül gürül buz gibi suyun yanında yürüyüşe başlıyorsunuz. Yürüyüşten sonra kanyonunun sonuna doğru olan kafelerde bir şeyler atıştırmak bir çay veya kahve içmek yorgunluğunuzu alacaktır. Geldik Fethiye'de yapılacak listesinin dört numarasına. Tekne ile gezeceğiniz efsane koylar ve adalar burada. Saat 10:00 gibi Fethiye Marina'da olmanız gerekiyor, böylece günü birlik öğle yemeğinin de dahil olduğu tekne turlarından birine katılabilir ve muhteşem 12 Adalar'ı görebilirsiniz. Ülkemin her köşesini en ince detayına kadar bilen bir gezgin olarak bahsettiğim tekne turu fiyat/performans olarak bence zirvedekilerden biri çünkü Fethiye körfezinde yer alan 12 küçük adacığın en güzel koylarına uğruyor ve bir günde bir sürü güzel yer görmüş oluyorsunuz. Hala her gelişimde katıldığım bu tekne gezisi; Kızılada, Delikli Adalar, Yassıca Adalar, Tersane Adası, Domuz Adası'na uğrar Kleopatra Hamamı'nda mola verir, Bedri Rahmi Koyu, Göbün Koyu'nu ziyaret eder ve Şövalye adası ile günü tamamlar. İnanın bana masmavi deniz, el değmemiş koylar size bu cenneti daha da sevdirecek ve yüzmeye doyuracaktır. Tarihi M. Ö. 3 binlere kadar uzanan Fethiye'nin büyüleyici hayalet şehri Kayaköy, taştan inşa edilmiş bir şehirdir ve Fethiye'ye sadece 8 kilometre uzaklıktadır. Yürüyüş ve tarih severler detaylar burada. Likya Uygarlığı'na ait Karmylassos Antik Kenti üzerine kurulmuş köyde büyük çoğunluğu 19. yüzyıla ait kilise, şapel ve okulun da bulunduğu yaklaşık 350 taş ev vardır. Bu evlerde Osmanlının son zamanlarında en son Rumlar yaşamıştır. Göreceğiniz manzara bana Mardin'in boş halini anımsatmaktadır. Evlerin içini mutlaka gezin, eğer gücünüz yeterse kilise en yukarıdadır. Hazır Kaleköy'deyken iniş yolu üzerinde olan Kalepark'a uğramadan geçmeyiniz. Fethiye'de nerede, ne yenir listemize panoramik manzarası ile giren Kalepark, tüm Fethiye'yi ayaklarınız altına seren manzarası ile çok doğru bir mola noktasıdır. Dört numarada anlattığım 12 Adalar tekne turuna katılanlar ama bu güzelliklere doyamayanlar. Görsel anlamda bir benzerini daha yaşamak isteyenler. Denizin turkuaz rengi, akdenizin yeşil coğrafyası ve tarihi dokularla harmanlamak isteyenler buraya lütfen. Akvaryum koyu, nacizane yorumum: Böyle bir deniz yok. St. Nikolas Adası, adaya çıkarken fotoğraf makinenizi yanınıza almayı unutmayınız. Tepede tarihi kapı ve yeşillikler içinde çok romantik pozlar yakalayabilirsiniz. İşin başka bir güzel yanı bu turların aynı zamanda Kelebekler Vadisine uğrayan versiyonlarının da olması. Yani bir taş ile iki kuş vurabilirsiniz. Tek yapmanız gereken saat 9:30 gibi Ölüdeniz sahilden kalkan tekne turlarına katılmak. Şimdiden iyi eğlenceler. Fethiye'de görülecek yerler listemizin yedi numarası bu sefer karadan da rahatça ulaşabileceğiniz Çalış Plajı için tıklayınız. Fethiye'nin en eski yerleşim noktalarından biridir. Merkezde Marina ile Çarşı caddesi arasındadır. Aynı zamanda gece hayatının merkezdeki kalbidir. Paspatur eski kent anlamına gelir. Fethiye merkezde Marina ile Çarşı caddesi arasındaki 5 sokaktan oluşan mevkidir ve Fethiyenin en eski yerleşimidir. Paspatur'da çoğunlukla halı, deri ve kuyumcu mağazaları bulunmakta. Aynı zamanda barlara ve hediyelik eşya dükkanları da her geçen gün artmaktadır. Fethiye'de günlük hayata karışmak ve alışveriş yapmak için en doğru yer olan Paspatur aynı zamanda Fethiye Merkezde gece hayatına dahil olmak isterseniz en doğru adrestir. Geceleri Barlar sokağına dönen mevki özellikle yemekten sonra bir şeyler içebileceğiniz içinde canlı müzik de olan onlarca mekan barındırmaktadır. Daha çok yabancıların tercih ettiği eğlence ise Hisarönü'ndedir. Başta İngilizler olmak üzere klübleri dolduran genç kitle sabahın ilk ışıklarına kadar eğlenceye devam etmektedir. Buralara kadar gelmişken görmeden dönmemeniz gereken bir başka mevkide Göcek'tir. Göcek demek Torosların bittiği yerde başlayan eşsiz güzellikteki koylar demektir benim için. Tadına doyamadığımız bu koylar özellikle marina açıldıktan sonra daha da popülerleşmiştir. Fethiye sınırları içerisinde yer alan Letoon Antik Kenti, tam olarak Kumluova beldesindedir ve bizlere tüm ihtişamlı görselinin yanında mitolojik hikayeler de sunar. Lütfen Letoon Antik kenti hakkında yazdıklarımı okuyunuz. Fethiye Kumluova mevkiinde bulunan Letoon Antik kenti Tanrıların Tanrısı Zeus'tan hamile kalan Leto adına yaptırılmıştır. İkiz olan Artemis ve Apollon'un annesi olan Leto, Zeus'un karısı olan Tanrıça Hera'nın gazabından kaçmak için bu bölgeye geldiği düşünülmektedir. Burada yapılan kazılar sonucunda çıkan kalıntılar sonucunda Letoon'un yerleşiminin M. Ö. 7. yüzyıla kadar dayandığı ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda kentin dinsel ve politik açıdan önemli bir yer olduğu bilgisi de bu antik kenti tarihsel anlamda daha da değerli yapmaktadır. Letoon Antik Kenti aynı zamanda Likya Yolu yürüyüş parkurunun içindedir ve dört mevsim turistlerin akınına uğramaktadır. Fethiyeden günübirlik turlarında bulunduğu Letoon Antik kenti, Fethiye'de gezilecek yerler listemizin 10 numarasında yer almaktadır. Fethiye ve çevresi için tüm ulaşım alternatiflerini derlediğim, havaalanı transfer sürelerinden kilometrelere ve sürelere kadar rakamları detaylarıyla verdiğim çalışmamı okumak için Fethiye'ye Nasıl Gidilir? e tıklayınız. Ölüdeniz yamaç paraşütü konusunda detayli bilgi almak için bu arkadaşları ziyaret edebilirsiniz. Avantaj olarak +15 dk daha fazla havada kalıyorsunuz ve havadayken aileniz ile geldiyseniz beraber uçuyorsunuz. Fethiye'ye gidecekler için çok faydalı bilgiler. Çok teşekkür ediyoruz, ellerinize sağlık."} {"url": "https://gezentianne.com/fethiye-yesiluzumlu-kuzugobegi-mantar-festivali", "text": "Soğuk kış günlerini yazın kumsalda böyle bir kahvaltı hayaliyle geçirdik. Ama yaza kadar bekleyemedik. 8-10 Nisan arası Fethiye'ye geliyoruz. Hem kumsalda kahvaltımızı yapıyor hem de Yeşilüzümlü Kuzuböbeği Mantar Festivali'ne katılıyoruz. Yeşilüzümlü Kuzugöbeği Mantar Festivali Muğla'nın Fethiye ilçesinde Nisan ayında gerçekleştiriliyor. Kuzu göbeği mantarı ile ilgili bilimsel tartışmaların yapıldığı festival, bölgede farklı bir turizm kolunun gelişmesine sebep oluyor. Festival kapsamında, Yeşilüzümlü beldesinde bulunan evler, pansiyon ev olarak turizme hizmet ediyor. Kuzugöbeği mantarının önemi ve geleceğinin korunması amacıyla Fethiye'nin Yeşilüzümlü beldesinde yapılıyor. Açılış kortejiyle başlayan ve 3 gün boyunca devam eden festivalde, Kuzugöbeği ve diğer mantar türlerinin tanıtımı, bölgedeki zenginliği, ekonomik değeri, bilinçli toplanması ve bilinçli tüketilmesine dikkat çeken paneller yer alıyor. Ücretsiz, halka açık yapılan panellerde, mantar tüketimi, saklama ve pişirme teknikleri, yöre mantarları hakkında sunumlar yapılıyor. Ayrıca, rehberler eşliğinde festivale katılanların yer aldığı mantar avı etkinlikleri yapılıyor. Mantar avcılarının topladığı mantarlar sergilenip, mantar uzmanları tarafından bilgiler eşliğinde sergileniyor. Cadianda Antik kentinde gerçekleştirilen yürüyüş, koşu yarışması, klasik müzik gösterisi ve dastarı bezinden oluşan kıyafetlerin sergileneceği defile gerçekleştiriliyor. 3 gün boyunca gerçekleştirilen festival, yöresel bir panayır eğlencesi ötesinde, doğal ve kültürel değerleri koruma ve yerel kalkınmayı sağlama amaçlı bir etkinlik. Yurt içinden ve yurt dışından geniş katılımla gerçekleştirilen festival, etkinlikler ve bilimsel çalışmalar açısından zengin bir program sunuyor. Festival bünyesine dahil edilen Yöresel Yemek Yarışması ile sağlıklı beslenmenin, doğal ve organik ürünlerin önemi öne çıkarılıyor. - Yerel tohumların korunarak Doğal Tarımın yaygınlaştırılması - Yöresel yemeklerin ve tatların öne çıkarılması ile sağlıklı beslenme bilincinin yaygınlaştırılması - Mantarlarımızın doğru toplanması, örneğin, küçük bir çakı ile, sapı, toprağın altında kalacak şekilde toplanması, poşetlerde değil sepetlerde taşınması ve halk arasında zehirsiz olarak bilinen ve tüketilen mantarların bilinmesinin - Zehirli / zehirsiz mantar bilgisinin yaygınlaştırılması - Yerel, yöresel ve bölgesel müziğin öne çıkarılarak yerel sanatçıların desteklenmesi delbekçilerin, davul zurnanın ezgilerinin paylaşılarak yaşatılması - Yöresel türkülerimizin, günümüzün hızlı tüketilen fastfood müziklerinin arasında kaybolup gitmesinin önlenmesi - Yöresel el sanatlarının, örneğin \"dastar\" dokumacılığının korunarak sürdürülmesi - Yeşilüzümlü şarabının kalitesinin arttırılarak markalaştırılması ve yüzyıllar ötesine uzanan şarap tatlarının yeniden yakalanması - Bölgede kültürel ve sosyal kaynaşmayı arttırmak - Dayanışmanın, hoşgörünün, birlikteliğin, kardeşliğin, paylaşmanın, yaşam kalitesinin yüceltilmesi Festivale katılım ve bölgedeki mekanların ziyaret edilmesi fotomobil Reklam Ajansı tarafından organize edildi."} {"url": "https://gezentianne.com/fethiyede-hangi-bolgelerde-villa-kiralanir", "text": "Fethiye her yıl dünyanın dört bir tarafından gelen misafirleri ağırlayan oldukça popüler bir tatil merkezi. Fethiye benzersiz yemyeşil doğası, masmavi ve tertemiz denizi ve kültürel mirası ile dikkat çekiyor, ziyaretçilerine huzurlu ve mutlu bir tatil ortamı yaratıyor. Fethiye tatilinizi villada geçirmek istiyorsanız fakat bölgeye karar veremiyorsanız size fikir verecek bir yazı hazırladım. Kayaköy eski bir Rum yerleşimidir. Terk edilmiş, yarısı yıkılmış evleriyle büyüleyici bir atmosfer sunar. Bir tepenin yamacına kurulan Kayaköy, denize biraz uzak olsa da arabayla 15 dakikalık mesafede muhteşem koylar ve plajlar bulunmaktadır. Villanızı doğanın içindeki yemyeşil ve tertemiz havasıyla Kayaköy'de kiralayabilirsiniz. Hisarönü renkli ve hareketli gece hayatıyla ünlüdür. Gece ne kadar hareketliyse gündüz de o kadar sakindir. Gündüzleri alışveriş yapabilir, dolmuşlarla 10 dakika gibi bir sürede Ölüdeniz plajına ulaşarak turkuaz mavisi çarşaf gibi denizin tadını çıkarabilirsiniz. Ovacık, sessiz ve sakin bir tatil planlayanlar için en ideal bölgelerden biridir. Çam ormanlarıyla kaplı bir alanda kurulmuştur. 10 dakika mesafede yer alan Fethiye'ye dilediğiniz zaman gidip eğlenebilir, alışveriş yapabilirsiniz. Villanızda çam ağaçlarının kokusu eşliğinde hoş bir tatil geçirebilirsiniz. Ölüdeniz dünyaca ünlü plajıyla ön plana çıkmaktadır. Turkuaz mavisi denizi, upuzun sahil kısmı ve bembeyaz kumlu plajı ile dikkat çekiyor. Ayrıca burada yapılan sayısız aktivite seçeneği de misafirler açısından oldukça eğlenceli bulunuyor. Villa kiralamak için tercih edilecek en güzel lokasyonlardan biridir. Yanıklar Köyü, yemyeşil doğada kızılçam, sedir, meşe ve sığla ağaçlarıyla kaplı bir doğa tatili yapmak için çok uygun bir bölgedir. Doğanın ortasında konumlanan konforlu ve lüks villalarda tatilinizin her anında huzurlu olacaksınız. Fethiye villa kiralama ile bu bölgelerden birinde dilediğiniz villayı kiralayabilirsiniz. Villaların doğa ve deniz manzarasına sahip olması, eşsiz orman havası size ayrı bir huzur sağlayacak. Korunaklı bahçenizde özel havuzunuzda yüzmenin keyfine varacaksınız. Birbirinden güzel yüzlerce seçenek arasından size hitap eden villayı uygun fiyat aralıklarıyla Villa Reyonu adresinden kiralayabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/fethiyede-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Kasım başında 1 derece olan İngiltere'den, Kasım başında 26 derece olan Fethiye'ye hasretle selam ediyor, sizleri benim de geçtiğimiz ay tanıştığım, Fethiye'de kahvaltı mekanları dendiğinde ilk akla gelen Senit Ekmek ile tanıştırmak istiyorum. Ekşi mayalı ekmek sevdalıları için çölde bir vaha niteliği taşıyan Fethiye Kayaköy'deki Senit Ekmek'te hem el yapımı ekşi mayalı ekmeklerin, ev yapımı salça ve reçellerin satışı yapılıyor, hem de bu ekmekler eşliğinde tamamen doğal ürünlerden oluşan kahvaltı servis ediliyor.? Yumurtalar görüş mesafenizdeki tavuklardan, domates, salatalık ve biber bahçeden taze taze koparılıyor. Senit Ekmek kahvaltısında sunulan her ürünün mevsiminde servis ediliyor olması benim ayrıca takdirimi kazanıyor. Kişi başı 35 TL olan kahvaltıda çay sınırsız olarak servis ediliyor, Senit Ekmek Fethiye'de kahvaltı nerede yapılır? sorusuna cevap oluyor. Mekanda Gezenti Anne takipçileri için %10 indirim uygulanıyor. Yazı kışı ayırmaksızın diyet listelerine domates ve salatalık koyan diyetisyenleri bu vesile ile selamlıyor, sizleri içinizi ısıtacak bu leziz masa ile başbaşa bırakıyorum. Keyifli bir deneyim yaşamanıza vesile olduğum için sevindim. Mekana çocuk girişinin yasak olduğu çocuk düşmanı işletme. 2018 yılında kişi başı 50 liraydı ve 10 yaşında çocuğumuz için de tam ücret almışlardı. Allah'tan 2 yaşındaki diğer çocuğumuz için bir şey talep etmediler. Çevrede hiç bir kahvaltı mekanında böyle bir uygulama görmedim. Nereye gitsek de 2 kişilik kahvaltı söyleyebildik ama hem en pahalı kahvaltı buradaydı hem de abartılacak bir lezzet yoktu."} {"url": "https://gezentianne.com/fethiyeye-nasil-gidilir", "text": "Fethiye`ye uçakla gitmek isteyenler için iki alternatif var. Bunlardan birincisi Dalaman Havalimanı'na ulaşmak. Fethiye'ye en rahat ulaşımı Dalaman Havaalanı'ndan gerçekleştirirsiniz. Dalaman havalimanı Fethiye şehir merkezine 40dk. mesafededir. Dalaman Havalimanı'ndan günlük ortalama 60, 70 tl karşılığında kiralayacağınız bir araçla transferinizi en kısa sürede gerçekleştirebilirsiniz. Dalaman Havalimanı'ndan transfer yapan özel firmaların araçlarıyla 30, 40 Euro gibi bir ücret karşılığında bu ulaşımı sağlayabilirsiniz. Taksi ile 10 dakikada Dalaman merkeze gelip buradan Fethiye`ye 30 dakikada bir kalkan otobüsler ile gidebilirsiniz. Antalya Havalimanı'nda Fethiye yaklaşık 2,5 saat uzaklıktadır. Havalimanı'ndan Fethiye'ye kiralık araç yada transfer firması ile gelmeniz mümkün olduğu gibi Antalya merkezden sık sık kalkan otobüsler ile yada Havaş servisleri ile gelebilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Hemen hemen tüm büyük şehirlerden Fethiye`ye direk olarak otobüs bulunmaktadır. Yaklaşık mesafeler ve süre aşağıda listelenmiştir. Fethiye'ye Ankara yönünden gelecekseniz: Ankara-Sivrihisar-Afyon-Burdur-Tefenni-Çavdır-Söğüt-Kemer-Fethiye güzergahını izleyebilirsiniz. Fethiye'ye İstanbul yönünden gelecekseniz: İstanbul-İzmit-Sakarya-Kütahya-Afyon-Burdur-Tefenni-Çavdır-Söğüt-Kemer-Fethiye güzergahını izleyebilirsiniz. Fethiye'ye İzmir yönünden gelecekseniz: İzmir-Aydın-Muğla-Dalaman-Fethiye güzergahını izleyebilirsiniz. Karayolu ile Fethiye'ye ulaşım da oldukça konforludur. İstanbul Fethiye arası ortalama 814 mesafede ve yaklaşık 11 saat 30 dakika kadar sürmektedir. Antalya Fethiye arası ortalama 205 mesafede ve yaklaşık 3 saat 5 dakika kadar sürmektedir. Kocaeli Fethiye arası ortalama 724 mesafede ve yaklaşık 10 saat kadar sürmektedir. Bursa Fethiye arası ortalama 636 mesafede ve yaklaşık 8 saat 40 dakika kadar sürmektedir. İzmir Fethiye arası ortalama 347 mesafede ve yaklaşık 5 saat kadar sürmektedir. Ankara Fethiye arası ortalama 634 mesafede ve yaklaşık 8 saat 50 dakika kadar sürmektedir. Kayseri Fethiye arası ortalama 816 mesafede ve yaklaşık 12 saat kadar sürmektedir. Adana Fethiye arası ortalama 765 mesafede ve yaklaşık 11 saat 40 dakika kadar sürmektedir. Samsun Fethiye arası ortalama 1055 mesafede yaklaşık 14 saat kadar sürmektedir. Muğla Fethiye arası ortalama 131 mesafede ve yaklaşık 2 saat 15 dakika kadar sürmektedir. Fethiye Ölüdeniz arası ortalama 14 mesafede ve yaklaşık yarım saat (30 dakika) kadar sürmektedir. Harika bir rehber olmuş bu yaz kesinlikle gitmeyi düşünüyorum."} {"url": "https://gezentianne.com/floryada-acik-bufe-ve-serpme-kahvalti-bir-arada", "text": "Hem lezzetli hem de uygun fiyatlı kebaplarıyla gönüllerde taht kuran Ziya Şark Sonrası'nda hafta içi sadece serpme kahvaltı, hafta sonu ise hem serpme hem de açık büfe kahvaltı sunuluyor. Geniş ve yemyeşil bir bahçeye sahip mekanın hem açık hem de kapalı oyun alanının olması çocuklu aileler tarafından tercih edilmesini sağlıyor. Zeytin Ezmesi, Domates, Salatalık, Siyah Zeytin, Izgara Yesil Zeytin, Maras Peynir, Beyaz Peynir, Biberli Peynir, Görekotlu Peynir, Kasar Peynir, Fırında Antep Peynir, Acili Ezme, Humus, Tahin Pekmez, Dana Salam, Jambon, Petel Bal, Cikolata Ezmesi, Helva, 4 Çesit Reçel, Peynirli Semsek, Börek, Pişi, Izgara Sucuk, Menemen, Yumurta, Tirnakli Pide, Hosgeldin Ekmek, Katmer veya Tatlı Tabağı, Meyve, Su ve Sınırsız Çay bulunuyor. Eylül 2023 itibariyle Ziya Şark Sofrası serpme kahvaltısı hafta içi 410, hafta sonları ise 450 TL. Ziya Şark Sofrasında serpme kahvaltının yanısıra her Cumartesi & Pazar 08:00-14:00 saatleri arasında açık büfe kahvaltı da var. Tatlıdan tuzluya, yöresel ve dünya lezzetlerini deneyimleyebileceğiniz 150 çeşitlik kahvaltı kişi başı 360 TL karşılığında sunuluyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/forestanbul-macera-parki-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Türkiye'nin orman içinde yer alan en büyük doğa ve macera parkı olan Forestanbul heyecan ve macera dolu bir gün geçireceğinizi garanti ediyor. Forestanbul yüksek ip parkuru, tırmanma duvarı, dev salıncak, zipline gibi aktivitelerle siz ve çocuklarınız için şehrin stresinden ve karmaşasından bir nebze uzaklaşarak, doğa ile uyum içerisinde spor yapma ve eğlenme fırsatı sunuyor. 2014 yılında Kemerburgaz'da açılan Forestanbul 2019 yılı itibariyle Çekmeköy Taşdelen Mesire alanında hizmet veriyor. Forestanbul'un konumu maalesef pek merkezi değil. Toplu taşıma ile Kadıköy'den en kısa sürede gelebilmek için Bağlarbaşı'ndan geçen otobüslere (14M / 15F) ya da dolmuşlara binmek, buradan yeni açılan Çekmeköy metro hattı (M5) ile Necip Fazıl Metro istasyonuna ulaşmak gerekiyor. Metrodan indikten sonra Üsküdar Alemdağ otobüslerine binip Turgut Özal Caddesi durağında indiğinizde Taşdelen Mesire Alanı'na en yakın durağa ulaşmış oluyorsunuz. Üsküdar'dan tek vasıta ile Üsküdar Alemdağ otobüsünü kullanarak da Forestanbul'a ulaşmak mümkün. Forestanbul'a toplu taşıma ile Mecidiyeköy'den en kısa sürede gelebilmek için metrobüse binmek, Boğaziçi Köprüsü'nü geçtikten sonra Altunizade durağında inerek yeni açılan Çekmeköy metro hattı (M5) ile Necip Fazıl Metro istasyonuna ulaşmak gerekiyor. Buradan Üsküdar Alemdağ otobüslerine binip Turgut Özal Caddesi durağında indiğinizde Taşdelen Mesire Alanı'na en yakın durağa ulaşmış oluyorsunuz. Forestanbul'a giriş için bir ücret yok. Sizin veya çocuğunuzun katılacağı her etkinlik için ayrıca para ödemeniz gerekiyor. EYLÜL 2023 İTİBARİYLE ücret bilgileri aşağıda, etkinliklerin hemen altında. Hayatın tekdüzeliğine sıkışıp kaldın, kabuğunu kırmak istiyor adrenalinin kanında hızla akması gerektiğini hissediyorsan macerayı iple! Tarzan gibi daldan dala atlayacak, Indiana Jones gibi köprüleri ve engelleri, tam güvenlik içinde aşacaksın! 10.000 metrekarelik alanda, ağaçların 2 ile 16 metre arasındaki yüksekliklerinde yer alan Türkiye'nin en büyük macera parkında şehrin stresinden, karmaşasından bir nebze uzaklaşarak, doğa ile uyum içerisinde spor yapma ve eğlenmenin tadını çıkar! Tırmanma duvarında arkadaşınla gerçek rekabeti yaşa, gücünü göster! Tırmanmak çocuk işi diyorsan HODRİ MEYDAN! 6 metre yükseklikteki duvarımızda, 2 farklı rotada tırmanış yapabilirsin! METRELERCE YÜKSEKTEN UÇMAK İSTER MİSİN? Her parkurun sonunda bir zip line seni bekliyor. Metrelerce yüksekten kayarak aşağıya inerken heyecanı tam anlamıyla hissedeceksin. 13 metreden düşüş! Kendini boşluğa bırak! Aşağıdan hadi atla demek kolay,13 metre yükseklikten kendini bırakabileceğine inanıyorsan macera kulesi seni de bekliyor! Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Çok güzel biyere benziyor bence herkez gittimeli. Benim çocuklarım var. Ve yarin gidecem."} {"url": "https://gezentianne.com/galata-kulesi-manzarali-bahcede-kahvalti-keyfi-barnathan-brasserie", "text": "Tarihi Galata Bölgesi'nde Galata Kulesi manzaralı bir bahçe içinde serpme kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz Barnathan Garden 19. yüzyılda inşa edilen, İstanbul'un en eski apartman konut örneklerinden Barnathan Apartmanı'nda yer alıyor. Tarihi dokuyu, geçmişin ihtişamını enfes manzarasıyla birleştiren keyifli bahçesiyle Barnathan Garden'da aşağıdaki fotoğraftaki içerikten oluşan serpme kahvaltı iki kişi için toplam Ekim 2023 itibariyle 700 TL karşılığında servis ediliyor. Güncel hali için Barnathan Garden sayfasını ziyaret edebilirsiniz. itibariyle inşa edilen apartman konutların ilk örneklerinden biri. Neoklasik yapıya sahip apartman, ismini dönemin diğer Beyoğlu apartmanları gibi mülk sahibi ailenin adından alıyor. 2011 yılında Nar Yatırım tarafından satın alınan Barnathan Apartmanı, uzun ve zorlu bir restorasyon sürecinin ardından, Ağustos 2021'de kapılarını misafirlerine açmış. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/galata-kulesinde-hem-gozleri-hem-damaklari-senlendiren-kahvalti-privato-cafe", "text": "Birbirinden şık sunumlarla gözleri, ev yapımı fındık ezmesi, erik ve ayva marmeladı, acukası, avokado ezmesi ve gözlemesi ile damakları şenlendiren kahvaltı mekanı Privato Galata Kulesi'ne bakan Tımarcı sokakta yer alıyor. İstanbullular kadar yabancı turistler tarafından da oldukça rağbet gören Privato'nun hem iç mekanında hem de Galata kulesi manzaralı sokak masalarında kahvaltı yapmak oldukça keyifli oluyor. Privato Cafe kahvaltısında her biri yöresinden getirilmiş peynir ve zeytin çeşitleri, ev yapımı fındık ezmesi, erik, ceviz ve ayva marmeladı, acuka, avokado ezmesi, gözleme, kaymak, kızarmış hellim peyniri, ev yapımı ekmek ve sınırsız çay bulunuyor. Privato kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 525, iki kişi için ise toplam 950 TL. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/galatada-bogaz-manzarali-acik-bufe-kahvalti-barnathan-roof", "text": "Tarihi Galata Bölgesi'nde panoramik bir İstanbul manzarası eşliğinde açık büfe kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz Barnathan Roof 19. yüzyılda inşa edilen, İstanbul'un en eski apartman konut örneklerinden Barnathan Apartmanı'nda yer alıyor. Barnathan Roof, açık büfe kahvaltısı ile ev yapımı reçelleri, kendi özel üretimi erken hasat zeytinyağı ile tatlandırılmış lezzetleri, çiftlik ürünü özel peynirleri ve şeflerinin özel reçeteleriyle hazırlanan sıcaklarıyla misafirlerine eşsiz manzarada lezzet ve keyfi bir arada yaşatıyor. Barnathan Roof açık büfe kahvaltısını Galata Kulesi, Boğaz ve Haliç'i keyifle izleyebileceğiniz, Galata Bölgesi'ndeki en güzel manzara eşliğinde sunuyor. Barnathan Roof açık büfe kahvaltısı hafta içi saat 08:00-12:00, hafta sonu saat 08:00-14:00 saatleri arasında servis ediliyor. Her Pazar saat 10:30-13:30 saatleri arasında ise çello ve gitar dinletisi de mevcut. kalan kahvaltılık çeşitleri ise direkt üreticilerinden temin ediliyor. Tüm sıcakların kendi mutfaklarında hazırlandığı Barnathan Roof açık büfe kahvaltısı her şey dahil konseptinde sunuluyor. Açık büfe kahvaltı ücreti Eylül 2023 itibariyle kişi başı 500 TL. Güncel fiyatlar için Barnathan Roof sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Özellikle hafta sonları çok yoğun olduğu için özellikle de Galata Kulesi'ni gören manzaralı masalar için mutlaka önceden rezervasyon yapılması gerekiyor. itibariyle inşa edilen apartman konutların ilk örneklerinden biri. Neoklasik yapıya sahip apartman, ismini dönemin diğer Beyoğlu apartmanları gibi mülk sahibi ailenin adından alıyor. 2011 yılında Nar Yatırım tarafından satın alınan Barnathan Apartmanı, uzun ve zorlu bir restorasyon sürecinin ardından, Ağustos 2021'de kapılarını misafirlerine açmış. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/galatada-bozcaada-kahvaltisi-galatada-24", "text": "Bozcaada'da bulunan Patiska Bağ Evi'nin kahvaltılarının güzelliğini bilen bilir. Bir dönem Patiska Bozcaada kış aylarında da Bebek Kasap Steak House'da hafta sonları kahvaltı servisi vererek, İstanbullulara kış ortasında Bozcaada kahvaltısı keyfi yaşatıyordu. Patiska Bozcaada sahibi Oya Hanım gördüğü ilgi üzerine İstanbul'da kendi mekanı açmaya karar verdi ve Galata'da bulunan George's Otel'in terasında, Galatada 24 adını verdiği mekanda Patiska Bozcaada kahvaltısını sevenleri ile tekrar buluşturdu. Galata 24'de Bozcada kahvaltısı hafta içi 12:00, hafta sonu 15:00'e kadar sunuluyor. Kahvaltıdaki ürünler özel seçiliyor. Asla market ürünü ve endüstriyel olarak işlenmiş ürün kullanılmıyor. Reçeller aile usulü kendileri tarafından yapılıyor. Peynirler, zeytinler ve zeytinyağı yerinden, Çanakkale Ezine'den geliyor. Ekmek cevizli, ekşi maya ekmek. Hamur işi olarak yumurtalı ekmek, karanfilli pişi, patlıcanlı börek ve ıspanaklı peynirli börek servis ediliyor. Bal kaymak hakikisinden. Süt karameli Assos'un bir köyünde tamamen süt ve şekerden üretiliyor. Sucuk ve yumurta bireysel tercihe göre sunuluyor. Domatesler öz be öz Çanakkale domatesi, serpme kahvaltı kişi başı 90 TL ücretle sunuluyor. Sıkma portakal suyu, çay ve kahve de bu ücrete dahil. Çocuklar için 10 yaşa kadar ücret alınmıyor. Pazar günleri kahvaltı servisi 9:00, 11:30 ve 13:00 olmak üzere 3 set şeklinde sunuluyor. Rezervasyon şart. Mekanda Gezenti Anne takipçileri için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/galatada-makedonya-kahvaltisi-payidar-galata", "text": "Galata Kulesi'ne sadece 3 dakika yürüyüş mesafesinde yer alan Payidar Galata haftanın her günü ve günün her saati, keyifli müzikler eşliğinde kahvaltı servisi yapılıyor. Bahar Dalı kahvaltısında Makedonya'dan getirilen özel ürünler kullanılıyor. Biber turşusu ve kaymaktan oluşan SOKA, kırmızı pancar turşusu CVELKO, köz patlıcan, biber, domates ve baharatlardan oluşan AJVAR, Makedonya kaşar peyniri KASHKAVAL özellikle çok beğeniliyor. Özenli servisi ile Payidar Galata klasik Türk kahvaltısından farklı bir kahvaltı deneyimi yaşamak isteyen misafirlerini bekliyor. Payidar Bahar dalı kahvaltısında salam, sosis, sucuk gibi şarküteri ürünleri bulunmuyor. Kahvaltıda hazırlanabilecek her ürün kendi mutfaklarında hazırlanıyor. Bal-kaymak, tahin-pekmez, soka, ajvar, cvelko, kaşkaval peyniri, pavlaka, bahar yeşillikleri, pişi, patates kızartması, simit, sahanda yumurta, domates salatalık, Ezine beyaz peynir, kaşar peyniri, siyah zeytin, yeşil zeytin, reçel, marmelat ve sınırsız çay bulunuyor. Bahar dalı kahvaltısının ücreti Eylül 2023 itibariyle kişi başı 329 TL."} {"url": "https://gezentianne.com/gayrettepe-astoria-avmde-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de kafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Astoria AVM'de yer alan Midpoint'in Gayrettepe Şubesi de hem geniş iç mekanı ve hem de modern dekorasyonu ile ön plana çıkıyor. Midpoint'te tek kişilik kahvaltı, çift kişilik kahvaltı, omlet çeşitleri, tost çeşitleri gibi farklı kahvaltı seçenekleri bulunuyor. Tek kişilik kahvaltı aceleciler için Hızlı ve Leziz, geniş geniş kahvaltı etmek isteyenler için Senin Kahvaltın olmak üzere ikiye ayrılıyor. Çoğu kahvaltı mekanında olduğu gibi \"İki kişi gidelim serpmelerce yiyelim.\" diyenlerin imdadına için Midpoint Anne Kahvaltısı yetişiyor. \"Hep Türk kahvaltısı hep Türk kahvaltısı nereye kadar biraz da başka lezzetler deneyelim.\" diyenlere Britanya Kahvaltısı farklı bir alternatif oluyor. Tost severler Yengen Tostunu tercih ederken, \"Bir tek yumurtam olsun bana yeter\" diyenler Sahanda Sucuklu Yumurtaya ekmeğini banıyor. Kahvaltı servisi hafta içi 09:00 12:00 arası, hafta sonu ve tatil günleri 09:00 14:00 saatleri arasında yapılıyor. İki kişilik sunulan Midpoint Anne Kahvaltısı'nda Ezine beyaz peynir, Trakya eski kaşar peyniri, sepet peyniri, taze kaşar peyniri, taze lor, böğürtlen reçeli, Geyikli siyah zeytin, acuka, yumurta, bal, marmelat, kaymak, Nutella, domates, salatalık, pancake, domates soslu sosis, biber kızartma, sigara böreği, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Senin Kahvaltın'da Haşlanmış yumurta, Ezine beyaz peynir, taze kaşar peyniri, sepet peyniri, Geyikli siyah zeytin, bal, kaymak, Nutella, tereyağı, domates, salatalık, marmelat, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Britanya Kahvaltı'da İngiliz kahvaltı klasiklerinden ızgara sosis, bacon, iki adet göz yumurta, ızgara soğan, sote patates ve bir adet demleme çay bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/gaziantepte-gezilecek-yerler-yapilacak-seyler", "text": "Gaziantep'te Gezilecek Yerler, Yapılacak Şeyler listemizin ilki. Zincirli Bedesten, Almacı Pazarı, Bakırcılar Çarşısı. Antep rengarenk, Antep alımlı. Bakır ustalarının çekiç sesleri arasında gezinip tarihin tozlu sayfalarına ışınlanmalı, Almacı Pazarı'ndan baharat, antep fıstığı ve diğer yöresel ürünlerin alışverişini yapmalı. Türkiye'de Gastronomi cenneti deyince akla ilk gelen şehir GAZİANTEP, Gaziantep'te kahvaltı deyince akla ilk gelen mekan da ORKİDE PASTANESİ. Envaı çeşit yöresel kahvaltı seçeneklerinden yalnızca biri olan ANTEP PEYNİRLİ DÜRÜM mekanın spesiyallerinden. Antep peyniri ile nanenin çok iyi bir uyum sergilediği antep dürümünü denemek için dahi gidilesi, üzerine şehrin en iyi katmerlerinden biri olan ile Orkide katmeri yenilesi, GEZENTİ ANNE tavsiyesi. Gaziantep'te Gezilecek Yerler, Yapılacak Şeyler listemizin üçüncüsü, 2011 yılında açılan ve 1700 metrekarelik mozaik ile Dünya'nın en büyük mozaik müzesi olma özelliğini taşıyan Zeugma Mozaik Müzesi'nde hangi yönden bakarsanız bakın, size bakıyormuş hissi veren dünyaca ünlü ÇİNGENE KIZI mozaiği görülesi. Anteplilerin SİMİT diye adlandırdıkları ince bulgur, döş etinden satır kıyma, al biber, maydanoz, soğan ve sarımsak kullanılarak hazırlanan SİMİT KEBABI Antep'teki en iyi lezzet deneyimlerimden biri. Kırmızı mercimek ile buluşmasından bile nefis bir köfte ortaya çıkan ince bulgurun kuzunun döş kısmından hazırlanan satır kıyma ile buluşmasıyla oluşan lezzeti artık siz düşünün. Gaziantep'te Gezilecek Yerler, Yapılacak Şeyler listemizin beşincisi Bey mahallesinin Müslümanlarla, azınlık Ermenilerin kapı komşusu olarak, 20. Yüzyılın başına kadar burada huzur içinde yaşamış olmaları ile önem kazanmış Bey mahallesinde Mary Kilisesi, Eski Kilise, Kendirli Kilisesi ile Çınarlı Camii, Bey Cami ve şimdi terkedilmiş olan tarihi Rum evleri gezilesi. Osmanlı hamam mimarisi ve kültürünün en güzel örneklerinden birisi olan ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 2015 yılında restorasyonu tamamlanarak Gaziantep hamam kültürünün yaşatıldığı bir müze haline dönüştürülen Hamam Müzesi keşfedilesi. Gaziantep'te Gezilecek Yerler, Yapılacak Şeyler listemizin yedincisi, Bayazhan'ın terasında, fasıl eşliğindeki muhteşem gecelere antep peyniri, muhammara, zeytin piyazı, antep turşu ve arap köfte eşlik edilesi. 1600'lü yıllardan beri faaliyet gösteren, Türkiye'nin en eski kahvehanelerinden biri olan Tahmis Kahvesi farklı dönemlerde gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları ile orijinalliğini ve mimarisini yitirmeden günümüze ulaşmış. Tahmis kahvesinde de tarihin tozlu sayfalarına ışınlanarak karşı koyulamaz Antep mutfağı ile zorlanan midelerdeki hazımsızlık menengiç kahvesi veya zahter çayı ile giderilesi."} {"url": "https://gezentianne.com/gaziantepte-yeme-icme-en-iyi-restoranlar", "text": "Gaziantep'te Yeme İçme, En İyi Restoranlar listemizin birincisi Gaziantep'te kahvaltı deyince akla ilk gelen mekan da ORKİDE PASTANESİ. Yıllar önce iş arkadaşlarımın hafta sonu gerçekleştirdikleri Antep çıkartmasında, Orkide'de yaşadıkları lezzet deneyimini ballandıra ballandıra anlatmaları dün gibi aklımda. Gaziantep turumuzdan sonra bu lezzetler artık benim de damağımda, dimağımda. Envai çeşit yöresel kahvaltı seçeneklerinden yalnızca biri olan ANTEP PEYNİRLİ DÜRÜM mekanın spesiyallerinden. Antep peyniri ile nanenin çok iyi bir uyum sergilediği antep dürümünü denemek için dahi gidilesi, üzerine şehrin en iyi katmerlerinden biri olan ile Orkide katmeri yenilesi, GEZENTİ ANNE tavsiyesi. Antep'te yapılacak şeyler listemizdeki Kalealtı'nda bulunan Kebapçı Necdet'te ciğer kavurma, mangalda ciğer şiş, beyran ve katmerden oluşan sokak kahvaltısı Gaziantepliler için bir hafta sonu klasiği. Sabah sabah ciğer yemek çoğu kişiye ağır gelebilir ama kuzu etli, pirinçli, hafif sarmısaklı bir çorba olan BEYRAN mutlak denenesi. Gaziantep'te Yeme İçme, En İyi Restoranlar listemizin üçüncüsü Küşlemeci Hüseyin Usta. Anteplilerin SİMİT diye adlandırdıkları ince bulgur, döş etinden satır kıyma, al biber, maydanoz, soğan ve sarımsak kullanılarak hazırlanan SİMİT KEBABI Antep'teki en iyi lezzet deneyimlerimden biri. Kırmızı mercimek ile buluşmasından bile nefis bir köfte ortaya çıkan ince bulgurun kuzunun döş kısmından hazırlanan satır kıyma ile buluşmasıyla oluşan lezzeti artık siz düşünün. Antep'teki en iyi lahmacunlarından birini, aynı zamanda ömrünüzde yediğiniz en lezzetli lahmacunlardan birini burada yiyeceğiniz garantisini verebilirim. Hamurunun çıtırlığı, iç malzemesinin lezzeti, akla gelince bile ağız sulandıracak cinsten. Çulcuoğlu Et Lokantası'nda lahmacun yemeden Antep'ten dönmeyin. Her ne kadar fazlaca turistik ve klişe olsa da Antep'e gelince Gaziantep'te Yeme İçme, En İyi Restoranlar listemizin beşincisi olan İmam Çağdaş'ta lokum kıvamındaki etten Ali Nazik yemeden dönenler Antep'e gitmiş sayılmıyorlar. Gidiniz, yiyiniz, baklavasının lezzetini Koçak Baklava ve Fıstıkzade ile karşılaştırıp fikrinizi bildiriniz. Normal baklavaya göre %50 daha fazla fıstık içeren, neredeyse bütün halinde duran taptaze Antep fıstıkları Fıstıkzade'nin özel kare baklavasını zirveye çıkartıyor. Çıtırlığı, şerbetinin oranı ve herşeyden önemlisi tazeliği ile övgüyü hakediyor. Baklavanın içinde hem iri çekilmiş hemde ince çekilmiş Antep fıstıkları yer alıyor, iri çekilmiş kısım ağızda fıstık tadını belirginleştirmeye ince çekilmiş kısım ise, yufkanın içinde en tenha köşelere yayılıp tadı homojene etmeye yarıyor. Bir sürü üreticinin baklavasının çıtır kısmını kaldırıp içini incelediğinizde çok ince çekilmiş, şerbet olmasa toz gibi duracak fıstık tabakasıyla karşılaşmanız olası. Kalori sınırlarınızı bu tip ürünlerle dolduracağınıza, Fıstıkzade'nin özel kare baklavasını, dolamasını ve şöbiyeti yolu Antep'ten geçen herkes için denenesi."} {"url": "https://gezentianne.com/gemi-ile-santorini-mikonos-tatili", "text": "Yaz sonunda çocuksuz gitmeyi planladığımız tatilin dinlenmeli mi yoksa gezmeli mi olacağı konusunda eşimle fikir ayrılığına düşüyoruz. Ben Ege Akdeniz sahillerine gideceksek çocuklar da olsun istiyorum, çocuklar olmayacaksa vizemiz varken görmediğimiz Yunan adalarından birine gidelim diyorum. Eşim ise hem çocuksuz olmak hem de bir yerleri keşfetmeye uğraşmadan direkt yatışta olmak istiyor. Sadece Santorini ve Mikanos'u gezen 3 günlük kısa gemi turuna rastlayınca neden olmasın diyoruz. Yatmak isteyene gemide yatış, gezmek isteyene adada geziş var. 🙂 Gemi ile Santorini Mikonos Tatili yapmaya kara veriliyor, çocuksuz tatil planımız şekilleniveriyor. Ege'yi özlemişiz, çok iyi geliyor. Öğlen kumsalın yanı başında salaş bir restoran olan Fatih'in Yeri'nde kalamar patates ve bira üçlüsüyle mest oluyoruz desem abartmış olmam. Hele sonrasında buz gibi sulara tekrar atlayışımız var ki o an Facebook' ta \"Mutluluk sevdiceğinle kumsalda kalamar ve patates eşliğinde buz gibi bir bira içtikten sonra kızgın kumlardan serin sulara atlamaktır\" diye durum güncellemesi yapasım geliyor. 🙂 Öğleden sonra gemiye binmek üzere oradan ayrılmamız gerekiyor. 16.30 gibi gemiye bindiğimizde öğle yemeğinin devam ettiğini öğreniyoruz. 'Nasıl yani' derken kendimizi gemimizin verandasında yemek yerken buluyoruz. Gemi Yunan gemisi olmasına rağmen yemekler yolcu profiline göre hazırlanıyormuş. Bizim turumuzda profilin büyük bir kısmını Türkler, küçük bir kısmını da Japonlar oluşturuyor. O nedenle menü damak tadımıza gayet uygun. Yemekler açık büfe tarzında bir çemberin içine yerleşmiş Filipinli amcalar tarafından servis ediliyor, bizse bu çemberin etrafında gezerek seç beğen al yapıyoruz. Tepsiye büyük bir tabak ve iki kase koyuluyor, kaselerden birine salata diğerine meyve, ana yemek tabağına da o gün ızgarada ne pişiriliyorsa ondan ve de garnitür alınıyor. Yemekler az, öz ve lezzetli. Gemide teras restoranın dışında biri alakart olmak üzere 2 tane de kapalı restoran var. Biz yemeğimizi hep açık havada verandada yiyoruz ve neyse ki hiç yer bulamama gibi bir sorun yaşamıyoruz. Ertesi sabah Santorini manzarasına karşı aldığımız kahvaltı sonrasında geminin filikası bizi gruplar halinde adaya bırakıyor. Santorini' nin de böyle bir olayı var. Volkanik bir patlama sonucu bir kısmı denize batarak yok olmuş olan adaya cruise' lar yanaşamıyor, yakınlarında demir atıp, yolcuları filikalarla iskeleye taşıyorlar. Gemimizin filikasına ikinci turda binip ada iskelesine ayak basmayı başarıyoruz. Ada merkezi Fira Town tam tepemizde. Şimdi gelelim tepeye nasıl çıkacağız mevzuuna. Bunun için iki yöntem mevcut. Teleferik veya Eşek. Balayı tatilinde geldiğimizde teleferikle çıkmıştık, ben bu sefer oyumu eşekten yana kullanıyorum. Eşim ise hiç sevmez böyle tekinsiz işleri, 'Teleferikten şaşmam' diyor. Ama beni kırmamak için şaşıyor. 🙂 5 er Euro yu eşekçi amcaya veriyor, önde at üstü eşim, ardında eşek üstü ben Santorini tepelerine doğru tırmanmaya başlıyoruz. Bu işte bir gariplik olduğunu hayvanların yavaşlayarak kafalarını uçurumdan aşağı uzatıp ot yemeye başladıklarında anlıyoruz. Bizim hayvancıkları yönlendiren biri yok! Şerefsiz Yunanlı bizimle gelmeye üşenmiş, atı dehleyip bizi yollayıvermiş. Deeeh, hadi oğlum, devam et falan gibi sözlerle gaz veriyoruz ama maalesef olmuyor. Elimizle vurup ilerletmeyi deniyoruz, hayvanlar kafayı çevirip bize pis pis bakıyorlar, tırsıyoruz. Başka bir grup gelir aşağıdan onlara katılırız filan diye bakınıyoruz o da yok. Hayvanlar uçuruma doğru ot yemeye uzandıkça heyecanlanıp \"Aaa\" diye bağırıyoruz. Adada geçirilecek 5 saatimiz var. Santorini merkezi önceden gezmiş olduğumuz için bu sortimizde adanın güneyindeki gezilecek yerler ve görülecek yerler listesinin başlarında olan siyah kumuyla ünlü Perivolos Beach'e gitmeyi hedefliyoruz. Otobüs terminali yürüme mesafesinde, yarım saatte bir kalkan Perivolos otobüsüne binip 20-25 dakikada siyah kumlara ulaşıyoruz. Plaj füme ve deniz petrol mavisi, manzara muhteşem. Kısa gemi turumuzun ilk ve tek deniz molası, berrak denizin keyfini sürüyoruz. Geçmesini istemediğimiz saatler çabuk geçiyor klasik, artık dönüşe geçmeliyiz. Otobüs beklediğimizden geç geliyor ve beklediğimizden geç gidiyor! Yarım saat oldu Santorini merkeze yaklaşmış bile değiliz. Muavine nedenini sorduğumuzda öğreniyoruz ki geldiğimiz otobüs ekspres imiş, şu an bulunduğumuzun ise girip çıkmadığı köy yok! Muavinin bize verdiği tahmini varış saati bizim geminin kalkış saatinden sonrasına tekabül ediyor. Aman Allahım! İş görüşmelerinde stres altında çalışmaya yatkın mısınız sorusuna evet diye yanıt veriyordum ya, külliyen yalan... Direkt paralize oluyorum. Bu konularda üstadımız eşim. Merkeze daha çabuk nasıl ulaşabileceğimizi soruyor, taksi diyorlar, bir numara veriyorlar, apar topar otobüsten iniyoruz ama verdikleri numaradan hiçbir yere ulaşamıyoruz. Otostop çekmeye karar veriyoruz. En son otostop çekeli 20 yıl filan olmuş, nasıl yapıyorduk, baş parmak havaya! Ne uğursuz Santorini'ymiş be arkadaş, daha da olsa gelmem! Santorini'den sonra mini cruise'umuz rotasını Mikonos' a çeviriyor. Biz de odamıza çekilip Mikonos geceleri için uyku depoluyoruz. Gemiden iniş saati 21:00, biniş saati 03:00. Mikanos için ideal bir zamanlama. Yine çok seviyoruz bu rengarenk adayı. Daracık sokaklarında başıboş dolaşmak bile güzel. Cuma akşamında olduğumuzdan mütevvellit restoranların sokaklara taşan masaları tıklım tıklım herkes uzo ve şarap kadehi tokuşturuyor. Gece boyunca o bar senin, bu bar benim, sabahlar olmasın modunda takılıyoruz. At arabamız balkabağına dönüşmeden eğlenceyi bırakmak zorunda kalıyor, 3'e doğru koşar adım gemimize biniyoruz. Ertesi gün tüm gün yoldayız. Günü bol bol yiyerek, keman ve piyano dinletisi eşliğinde gevşeyerek, spor yaparak ve karaoke barda şarkı söyleyerek geçiriyoruz. Gemi bir sonraki sabah Karaköy Limanına varıyor. Eski İstanbul manzarasına karşı kahvaltımızı edip, gemimizle vedalaşıyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/gezenti-anne-doga-sporlari", "text": "Daha sonraki yıllarda yine üniversitenin su altı kulübüne girdim ve Bodrum'da aldığımız 5 günlük eğitim sonunda şimdi yerini bile unuttuğum 1 yıldız dalgıç brövemi aldım. 2006 yılında yaptığımız Tayland gezisinde ayı besleme, yavru kaplan sevme ve finalde de yılana sarılma gibi şu an nasıl yaptığıma hayret ettiğim bir takım hareketlerde bulundum. Adrenalin yönünden güçlü bir aktivite olmasa da gökyüzünde seyir anlamında çok keyifli bir deneyim yaşadım. Ordu Valiliği'nce düzenlenen blogger gezisinde nehir üzerinde zipline aktivitesi. Woah this specific site is definitely impressive i enjoy mastering your site content. Stay within the terrific paintings! You are already aware, nearly everyone is researching all around because of this details, you may assist them to considerably fethiye yamac parasutu."} {"url": "https://gezentianne.com/gocmen-anneler-kimdir", "text": "Göçmen Anneler Haziran 2017'de Dublin'de yaşayan Esra İyidoğan Pencereci ve Montreal'de yaşayan Pınar Erbaş Erdurmaz tarafından bir Facebook grubu olarak kuruldu. Amaçları kendileri gibi yurt dışında yaşayan, göçmen olan anneler ile tanışmak, sohbet ve dayanışma ortamı yaratmak, benzer problemler hakkında bilgi almak ve yardımlaşmaktı. Sonrasında tabiri caizse duyan geldi:) Ortak kaygılar ve sorunlar dünyanın dört bir yanına yayılmış binlerce anneyi bu çatı altında birleştirdi. Göçmen anneler grubu yurt dışında yaşayan bu annelerin günlük hayatında vazgeçilmez bir yer edindi. Herkes birbirini ekleyince Göçmen anneler grubu beklenmedik bir şekilde büyüdü. 1 yıl içinde Web sitesi, Youtube kanalı ve Instagram hesabı oluştu. Kasım 2018 itibariyle Göçmen Anneler'in Facebook grubuna bağlı 17 binden fazla üyesi bulunuyor. İsim tescilini de Göçmen Anneler olarak aldıkları için grubun adı Göçmen Anneler olarak kaldı ama aslına bakarsanız gruba üye olmak çin annelik de şart değil. Çünkü bir süre sonra Göçmen Anneler yurt dışında yaşayan Türk kadınların dayanışma platformuna dönüştü. Her yaştan, medeni durumdan ve cinsel yönelimden kadınlar gruba katıldı. Göçmen Annelerin bir kaç mecrada içerik ortaklıklıları da oldu ve haberleştirildiler. Göçmen Annelerin farklı konularda spesifikleştiği 6 tane de alt grubu bulunuyor. Bu gruplardan Göçmen anneler mutfakta ve Göçmen anneler İngilizce öğreniyor özellikle çok seviliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/gokturk-goleti-tabiat-parki-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "İstanbul'da şehrin kaosundan doğaya kaçış noktalarından biri olan Göktürk Göleti Tabiat Parkı, Eyüp ilçesi'nde yer alıyor ve ismini tabiat parkının içerisinde yer alan Göktürk Göleti'nden alıyor. Meşe ve gürgen ağaçların oluşan ormanlık alanla çevrelenmiş gölet doğada huzur bulmayı sevenler için piknik, yürüyüş ve bisikletle gezi imkanı sunuyor. Göktürk Göleti Tabiat Parkı'na özel aracınız ile gitmek için Hasdal-Kemerburgaz yolu üzerinden Göktürk merkezine ulaştıktan sonra İhsaniye yolunun başlangıcında sağ tarafta bulunan parka giriş yapılabiliyor. Otopark mevcut. Toplu taşıma ile gelmek isteyenlerin ise, \"48 Göktürk-Mecidiyeköy\", \"48A Göktürk-Kazlıçeşme\", \"48E Göktürk-Eminönü\", \"48L Göktürk-4. Levent\", \"48KA Kemerburgaz-Arnavutköy\" otobüslerini kullanmaları gerekiyor. İnstagram için muhteşem fotoğraflar çekmenin yanı sıra:) Göktürk Göleti Tabiat Parkı'nda göl kıyısında piknik yapabilir, gölde balık tutabilirsiniz. Ayrıca orman içindeki parkurlarda doğa yürüyüşü yada koşu yapabilir, bisiklet sürebilirsiniz. Orman yürüyüşünde sincaplara, köstebeklere, kirpilere, kaplumbağa ve kurbağalara rastlamanız mümkün. Dilerseniz yiyecek içeçek almak için Tabiat Parkı içinde bulunan büfeden faydalanabilir, dilerseniz de yemeğinizi park içinde bulunan kır lokantasında da yiyebilirsiniz. Göktürk Göleti Tabiat Parkı'nda belirlenmiş alanlarda mangal yapmak da serbest. Göktürk Göleti Tabiat Parkı'na giriş için kişi başı yaya veya bisikletli olarak 12 TL, Motorsiklet için 24 TL, Otomobil için 35 TL ödemeniz gerekiyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/gokturkte-kahvalti-nerede-yapilir-nezihe-hanimin-bahcesi", "text": "Göktürk'te çiçeği burnunda bir kahvaltı mekanı olan Nezihe Hanım'ın Bahçesi'nde 4 kız kardeş bir araya gelip aileden yadigar kalan evlerinde kahvaltı hizmeti sunuyorlar. Nezihe Hanım'ın Bahçesi İstanbul'un son köylerinden Odayeri Köyü'nde yer alıyor. Doğa içinde, kuş cıvıltıları arasında, çocuklara özel doğal park alanı bulunan bahçede anne babalar rahatça kahvaltılarını ederken çocuklar gönüllerince oynuyorlar. Bahçede çocuk sesleri yükseliyor, gelenler buranın havasına, huzuruna, kahvaltısına, keyfine, banyosuna, perdelere eklenmiş eski dantellere bile bayılıyor. Serpme kahvaltı olarak hizmet sunan işletmenin en önem verdiği başlık ise ürünlerin doğal ve kaliteli oluşu. Ev yapımı reçeller, tereyağı, manda sütünden kaymak, Ayvalık'ta zeytin, Antakya'dan zahter gibi bir çok değişik ürünü içinde barındırıyor. Anne babanın Makedonya'dan göç etmesini es geçmeyip adını ilk defa duyabileceğimiz, \"keçi bacağı\", \"paprikalı izvar\" gibi yöresel lezzetlerle kahvaltılarını süslüyorlar. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Domates, salatalık, maydanoz en lezzetlisinden seçiliyor, süt olarak, Odayeri Köyü'ünün üretimi olan inek, manda sütü alınıyor, köydeki Gülçin ablanın, komşuları Şeker ablanın tavuklarının yumurtalarını koyuluyor. Ellerinden geldikçe her şeyi gerçekten doğal olanından tercih ediyorlar,\"Organik\" kelimesini kullanmamaya özen gösteriyorlar, \"köy kahvaltısı\" demiyorlar ama kullandıkları her ürünün de doğal olmasına özen gösteriyorlar. El yazısıyla not onlar için çok önemli. Kahvaltılarını ünlü şair Cemal Süreyya'dan notlarla süslüyorlar, müşterilerine özel notlu tatlılar, hamilelere özel notlu inek sütleri göndermeyi de ihmal etmiyorlar. 2020 yılı itibariyle Kişi başı 65 TL olan serpme kahvaltının içinde domates-salatalık, yeşillik tabağı, 3 çeşit peynir, Ev yapımı kakaolu fındık kreması, marmelat ve incir reçeli, keçi bacağı, zahter, zeytinyağı, Ayvalık yeşil zeytin, Gemlik siyah zeytin, bal-tereyağı, manda sütünden kaymak, havuç tarator, Bandırma sıcak sos, sahanda köy yumurtası, paprikalı izvar ve mevsim meyveleri bulunuyor. İki kişilik sunulan serpme kahvaltıya 1.5 litrelik termos çay da dahil. Kahvaltı sonrası leziz cheesecakelerini denemeniz özellikle tavsiye ediliyor. Mekanda Gezenti Anne takipçileri için %10 indirim uygulanıyor. Nezihe Hanım'ın Bahçesine kahvaltı için gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. 10.02.2019 tarihinde kahvaltıya gittim. Mekanda serpme kahvaltı geliyor ama porsiyonları çok küçük. Ekstra bir sipariş konusuna dikkat etmek gerekiyor. Bir bardak süte 9 tl, küçücük sucuklu yumurtaya 25 tl, 20 gram reçele 8 tl, suya 8 tl, çaya Ela'ya diye 15 tl gibi fiyatlar yazarak kahvaltı fiyatını ikiye katlıyorlar. Mekanı da beğenmedim ve kesinlikle önermiyorum. Ekrem Bey, benim tavsiyemle gidip böyle bir deneyim yaşamanıza üzüldüm. Okuyucular sizin yorumumuzu da görerek ona göre gidip gitmemeye karar verecektir. Böyle nir tecrübe yaşadığınız için üzüldüm. Ekrem bey merhaba, öncelikle halihazırda kalite değeri yüksek ürünler kullandığımız için işletme olarak porsiyon oranları tamamen tabaklarda kalan ürünlerin geri dönüşleri ve misafirlerimizden aldığımız geri dönüşler ile belirlenmiştir. Zai olup çöpe gitmemesi bizim açımızdan önemlidir. Yine de bile bahçemizdeki hayvan sayısından da anlaşılacağı üzere köpek ve kedilere yetecek kadar ürün, tabaklarda kalmaktadır. 7 aydır açığız ve öngöremediğimiz kadar hızlı duyulduk, bugüne kadar hatrı sayılır müşteri ağırladık. Sizle birlikte 3 masa bize bu şikayet ile geldi ki, şikayet sonrası tabaklarda ürünler halen durmaktaydı. Bunun karşılığında her masadan oranların tamda olması gerektiği yorumunu duyuyoruz. Onun dışında o gün hesapta yapılan yanlışlıkla ilgili sizi arayıp ücret iadesi yapabileceğimizi söylemiştik. Teklifimiz halen geçerlidir. O gün telefonda dediğimiz gibi müşterinin buradan memnun ayrılmasıdır bizim için önemli olan, fiyatı ikiye katlamak gibi bir niyeti olan bir işletme asla değiliz. Reçel ve sucuklu yumurta için kesinlikle haklısınız. Yapıcı eleştirilere her zaman açığız. Bir serpmeye (2kişilik) 1.5 LT termos çay vardır. yukarda da yazıldığı gibi. Siz o gün extra bir termos daha istediniz, çocuğunuza bir bardak istemiş olsaydınız, bunu memnuniyetle yerine getirirdik. Fakat ekstra 1.5 LT çayın ücreti 15 TL olduğu doğrudur. Sütün fiyatıda alınmamıştı hatırlıyorsanız. Kahvaltıyı beğendiniz mi diye sorduğumuzda, beğendiğinizi söylemiştiniz. Biz her masayla tek tek ilgileniriz. Sanırsak hesap kısmında yaşanan sıkıntıdan kaynaklı beğenmediğinizi ve önermediğinizi söylediniz. Beğenmeyedebilirsiniz, en doğal hakkınız tabi. Biz yine de hatamızı telafi edebilmek adına, sizi tekrar ağırlamaktan memnuniyet duyarız? Saygı ve sevgilerimizle, Ailemizin en sevdigimiz kahvalti yeri. Göktürkte oturuyoruz ve mekan açalı neredeyse her hafta sonu gitmeye çalışıyoruz. Büyük şehirden resmen dinleniyoruz. Orası sakin, yazın hep daha serin nefis havası var. Kahvaltı kendisi da bir harika. Ekmek, peynir, sebzeler, şekersiz ev yapımı reçeli, fındık ezmesi ve en sonunda cheesecake o kadar lezzetli ki. Kızım ancak orda omletleri yemeye başladı. Çevreyi düşünen kendim olarak porsyon boyutarı da çok hoşuma gidiyor. Neredeyse hiç birşey çöpe atılmıyor. Herşeyi affiyetle yiyoruz, bittiriyoruz. Harikulade hizmet, karın doyurmadan önce göz doyuran sofra, köy içinde şehrin gürültüsünden uzak kafa dinlemelik yer. Kocaman bahçesinde çoluğunuz çocuğunuzla çok keyifli zaman geçirebilirsiniz. İşletme sahipleri bütün masalarla tek tek ilgileniyor, sizi en iyi şekilde ağırlamak için ellerinden geleni yapıyor. Ve verdikleri hizmetin yanında fiyatları çok uygun kalıyor. Gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz. Tavsiyedir. İstanbul'un karmaşasından uzak güler yüzlü işletmecileri ve harika lezzetli kahvaltisiyla tercih ettiğim bir mekan. Hayvansever bir mekanda oldugu icin ayrica tercih ediyorum. Doğayla iç içe lezzetli bir kahvalti etmek istiyorsaniz kesinlikle tavsiye ederim. Doğa ile iç içe çok güzel bir mekan. Garsonlar çok kibar ve ilgililer. Çok memnun kaldık ailecek gidilip çok güzel vakit geçirikebilicek bir yer. Herkese tavsiye ederim. Ailecek gidip çok eglenip hos vakit gecirdik. Doga guzellikleriyle huzur bulabileceginiz ve leziz bir kahvalti yapabileceginiz bir yer. Herkese tavsiye ederim. Doğayı çok seven bir aile olarak gitmekten keyif aldığız, harika sunumları ile farkli lezzetleri bir arada bulduğumuz, güler yüzlü işletmecileri sayesinde kendi evimizde hissettiğimiz mekandır. Tavsiye ederiz. Kendimi, kendimizi kalabalık aile kahvaltısına özlem duyduğumuzda bulduğum, bulduğumuz mekan. ?O kadar samimi ve organik bir ortam ki hem ruhunuzu hem bedeninizi doyuruyorsunuz çatal bıçak üzerine sarılmış peçetenin üzerinde \"afiyet olsun\" mesajını görünce ufak dokunuşlara önem veriyorsanız kalbinizi feth ediyorlar. Her şey 10 numara. Öncelikle insanlar, biz kendimizi evimizde gibi hissediyoruz sayelerinde. Sonra yemekler, 3 yaşındaki kızım başka hiç bir yerde bu kadar iştahla yemiyor :). Dahası her şey son derece doğal ve sağlıklı olduğundan içimiz de son derece rahat. Sonra da havası / doğası. Başım ağrıyarak gidiyorum, kahvaltı bitiminde iyileşmiş oluyorum. Herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Biz muptelası olduk.... Rezervasyonun görünmemesinde bir problem olduğunu telefonda konuştuğumuzda siz ısrarla gelmek istediniz. Bizde balkonda bir masa olduğunu söyledik ve sizde kabul ettiniz. Geldiğiniz zaman balkondaki masanın çok gölge olduğunu aşağı indirilmesini istediniz. Balkondaki masayı aşağı indiremiyor olmamızın nedenini \"ayakları ince olduğu için toprağa batıyor, sandalyeleride aynı şekilde ve sıkıntı yaratıyor\" diye açıklama yaptık. Bunun üzerine siz \" yalan söylediğimizi ve masanın ağır olduğu gerekçesiyle aşağı indirmediğimizi\" söylediniz. Ve bizde bütün yoğunluğun arasında tek başına bir kadın çalışanımız masayı alarak aşağı indirdi. Sonra oranın çok güneş olduğunu söylediniz. Masa tekrar yukarı çıkartıldı. Bir başka mekan sahibesi size \"rezervasyonda bir sıkıntı olmuş evet arzu ederseniz ben sizin siparişinizi alayım biran önce\" diye yanınıza geldiği zaman \"ama böyle olmaz ki\" diyerek tartışmaya mahal verecek cümleler sarfettiniz. Bunun üzerine \"tercih sizin yapabileceğimiz bu kadar\" dediğimiz için \"defolun gidin diyorlar bize \" diye bağırmaya başladınız. Ve çalışanımızın arkasından \"terbiyesizler, bunlar havalanmış\" gibi laflar ettiniz. Çalışanımız diğer müşterilerin rahatsız olmaması için size uyarılar yapmak durumunda kaldı. Ama siz sandalyeyi ve tabureyi fırlatarak ve bağırarak mekanı terk ettiniz. Hizmet sektörü maalesef bu gibi zorluklarla dolu, neticede her çalışan insanda aynı zamanda, rezervasyonda yaşanmış insanlık hali bir hatadan dolayı daha kahvaltıyı etmeden, bahçenin keyfini çıkarmadan yazdığınız yorum bizim açımızdan geçerli bir eleştri değildir. Açıldığımızdan beri %95 üzerinden sağlanan memnuniyetin, karşısında sağlanamayan memnuniyetleri de önemsiyoruz. Ama çalışanlarımıza ve mekandaki diğer müşterilere olan saygı kırmızı çizgimiz. Yinede bile bütün bu sıkıntının karşısında saygımızdan ödün vermedik. Saygıyla ve sağlıcakla kalın, Gittiğimde ise o kadar yoğunluklarına rağmen defalarca gelip doydunuz mu, bir arzunuz var mı diye sordular. Çocuklu aileler, sakin, doğanın içinde huzurla kahvaltı arayan herkes için mutlaka gidilmesi gereken nadir yerlerden biri NEZİHE HANIMIN BAHÇESİ. Ayrıca Sahipleri ve çalışanları dünya tatlısı, inanılmaz naif ve kibar insanlar. Mekana gittiğinizde kahvaltıya dahil olanları sorun, ona göre ekstra sipariş verin. BEN kahvaltıya gitiğim hiçbir mekanda SU ve Türk kahvesinin veya kahvatı dışında istenilenlerin kahvaltı fiyatına dahil edildiğini görmedim. Gören varsa, kahvaltı fiyatını tekrar gözden geçirsin derim. Elbette kahvaltı dışında olan herşey her yerde olduğu gibi burada da ekstraya girer ve ona göre hesap ödersiniz. (Eleştirebileceğim tek nokta ise, bahçede güneş şemsiyelerinin olmaması. umarım, en yakın zamanda bu eksiklik giderilmiş olur. ÇÜNKÜ NEZİHE HANIMININ BAHÇESİ, beni doğayla kucaklaştıran gizli bahçem olarak gideceğim mekanların en başında gelecek hep. Kesinlikle çok memnun kaldım. Bir kere mekan ve işletme sahipleri kesinlikle çocuk dostu, kendinizi çocuğunuz mızmızlanırken rahatsız hissetmiyorsunuz çünkü hemen yan masada başka bir çocukda benzer durumda. Masaların çok yanyana olmayışı çok iyi kimse ile çok dip dibe değilsiniz. Sanki bir aile büyüğünüzü ziyarete gitmişsiniz de o aile büyüğünüz size elleri ile kahvaltı hazırlamış gibi hissediyorsunuz. Masaya gelen her ürünü en doğal ve sağlıklısından seçmeye çalıştıkları çok hissediliyor. Porsiyonları küçük gibi gözüküyor ama biz grubumuzda pekçok obur olmasına rağmen bitiremedik mesela Şöyle düşünün 11 kişi 4 serpme kahvaltının tamamını bitiremedi. Ne yazık ki alışmışız büyük tabaklara ama aslında mekanın çok önemli bir mesajı var, çöpe gideceğine atılacağına yiyebileceğimiz kadar tüketme. Ben sanmıyorum ki extra bir reçel talebiniz olsa mekan sahipleri bunu tutara yansıtsın. Reçellerin içinde asgari oranda şeker olduğunu anlıyorsunuz o kadar doğal ki çünkü, fındık ezmelerini kendileri yapmışlar çekinmeden çocuğuma da yediririm. Bu artık günümüz koşulları için cidden lüks Başka hiçbir mekanda görmediğim ve çok sevdiğim zahteri görünce çok şaşırdım mesela. Havası, doğası, kuş sesleri, yeşilliği, çocuklar için oyun alanları, 4 kız kardeş tarafından titizlikle işletilen bir yer. Her şeyin en doğalı, en ilave şekersizi ama en lezzetlisi ? sanki çocuğuna yedirir gibi özenli.. Bahçeye zaten diyecek yok. 10 üzerinden 10. Rezervasyon yapmayı unutmayın! Malesef cebine 100 TL koyan mekanı satın aldı sanıyor Agresif ve terbiyesizleşiyor. Böyle insanlara prim vermemek hatta kapıdan içeri anlayacaksınız. Bunları şikayet edip mahkemeye vereceksinizki bir daha böyle terbiyesizlik yapamazsın. Avrupada böyle birşey yap bakalım. Arapları begenmiyorlar ama onlardan beterler."} {"url": "https://gezentianne.com/goztepe-60-yil-parki-nerede-nasil-gidilir", "text": "Göztepe 60. Yıl Parkı 2013 yılında tematik bir park haline getirildikten sonra rengarenk balıkların yaşadığı özel tasarım akvaryumları, lale ve gül bahçeleri, tik ağacından oyun teknesi, doğal göleti, fıskiyeleri ve her yaş grubundaki çocuklar için ayrı ayrı tasarlanmış oyun alanı ve ekipmanlarıyla Anadolu yakasının en gözde parklarından biri haline geldi. Göztepe'de, Bağdat Caddesi ve sahil yolu arasında konumlandırılmış 60. Yıl Parkı'nda vakit geçirmek sadece çocuklar için değil, büyükler için de son derece keyifli. Yaz aylarında her saat başı açılan fıskiyelerle siz de çocuğunuzun coşup oynamasını istiyorsanız, yanınızda yedek kıyafet bulundurmalısınız. Bahar aylarında Avrupa'daki saray bahçelerini andıran park özellikle lale festivalinde mutlaka ama mutlaka ziyaret edilmeli. Göztepe 60. Yıl Parkı Bağdat Caddesi ve sahil yolu arasında bulunmaktadır. Parka hem Bağdat Caddesi tarafından hem de sahil tarafından giriş yapılabilir. 60. Yıl Parkı'da Kadıköy sahilden, Altıyol'dan geçen ve sahilden Bostancı tarafına giden 4, 16-D ya da GZ21 no'lu belediye otobüsleri ile gidilebilir. Kadıköy sahilindeki Beşiktaş Vapur iskelesinin önünden kalkan sarı dolmuşlarla gitmek ise daha pratik bir seçenektir. Park sahile yakın olduğu için ve Kadıköy- Kartal metrosu E-5 hizasından geçtiği için 60. Yıl parkına metro ile gitmek pek efektif değildir."} {"url": "https://gezentianne.com/hafta-sonu-gunubirlik-doga-yuruyusu-nuzhetiye-selalesi", "text": "İstanbul'a yakın hafta sonu gidilecek günübirlik doğa yürüyüş rotalarından biri olan Nüzhetiye Şelalesi, Kocaeli'nin Gölcük ilçesindeki Nüzhetiye Köyü'nde bulunuyor. Doğu Karadeniz ve Kafkasya'dan göçen ailelerin yerleşim alanı olan Nüzhetiye Köyü'nde Doğu Karadeniz'in mimari yapısının korunmuş olması dikkat çekiyor. Konum olarak İzmit ile Gölcük arasında yer köye İstanbul Yalova D-100 yolunda Yalova istikametine doğru ilerlerken sağda bulunan Ford Otosan sapağından yada biraz ilerisindeki Bahçecik sapağından saptıktan sonra Nüzhetiye tabelaları takip edilerek ulaşılıyor. İzmit merkeze 19 km mesafede olan köye İzmit'ten yarım, İstanbul'dan yaklaşık 1.5 saatte ulaşılıyor. Kestane, kayın ve ıhlamur ağaçları ile dolu yürüyüş rotası özellikle sıcak yaz günlerinde serinliği ile insanın yüzünü güldürüyor. Şelale hem sesi hem görseli ile içinizi huzurla dolduruyor. Nüzhetiye Şelalesi'nin hemen yanı başında Gölcük Şelale Alabalık isimli bir restoran bulunuyor. Şelale ile iç içe konumlandırılmış mekanın ağaçlar altındaki masalarında kahvaltı etmek de kiremitte tereyağlı alabalık ve kiremitte tereyağlı mantar yemek de çok keyifli oluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/hamburg-gezi-rehberi-yazisi-blog", "text": "Hamburg'un yüzde 41'i yeşil alanla kaplı, sanırım bir o kadarı da suyla. Parklar, bahçeler, ormanlar. Daha uçağınız alçalırken göz alabildiğine yeşilin içinde kırmızı çatılar, kıvrım kıvrım akan nehirler, irili ufaklı göller sizi karşılıyor. iki milyonu aşan nüfusuyla Berlin'den sonra Almanya'nın en kalabalık ve hareketli şehri. Almanya'nın Berlin'den sonra ikinci büyük şehri olan Hamburg kendi başına ayrı bir eyaleti oluşturuyor. Aynı zamanda Avrupa Birliği'ndeki en büyük 6. metropolü olan Hamburg için Almanya'nın Dünya'ya açılan kapısı da deniliyor. Hamburg aynı zamanda Almanya'nın en büyük limanına da sahip. EN'ler şehri Hamburg, Almanya'nın kuzeyinde, Elbe Nehri kıyızında yer alıyor. Bu gezi yazısında Hamburg'da gezilecek yerlerin başında Fischmarkt, Rathaus ve Rathausmarkt, Speicherstadt, HafenCity, Miniatur Wunderland, Internationales Maritime Museum, Jungfernstieg ve Alster Gölü yer alıyor. Hamburg blog yazımın ilk maddesi ünlü Fischmarkt yani Balık Pazarı. Elbe Nehri kıyısında haftada sadece 1 gün, pazar sabahları kurulan Balık Pazarı her hafta binlerce kişiyi misafir ediyor. Burada çeşit çeşit balık türleri, sebze meyve ve kıyafet satışı da gerçekleştiriliyor. Burayı gençler de çok seviyor çünkü Fischmarkt Hamburg'un alternatif gece kulüplerinin etrafında, hatta tam olarak bir çoğunun karşısında kuruluyor. Cumartesi geceleri pazarın etrafında bulunan ve gece 12'de açılan Hafen-Klub\", \"Puddle\", \"Golem\" gibi gece kulüplerini sabahın erken saatlerinde terk eden gençler Fischmarkt'a uğrayıp karınlarını doyurmadan evlerine dönmüyor. Erken saatlerde gençlerle dolup taşan bu pazar sabah saat 8'den sonra ailelerin uğradığı bir pazara dönüşüyor. Fischmarkt'a hem karadan hem de Elbe Nehri kıyısındaki Landungsbrücken'den kalkan 62 no'lu ferry ile ulaşılıyor. Fischmarkt'a Elbe Nehri kıyısındaki Landungsbrücken'den kalkan 62 no'lu ferry ile ulaşıp gezdikten sonra aynı ferry'ye tekrar binip bir sonraki durak olan Museumshafen yani müze limanında inerseniz burada antika gemilerle ve muhteşem görseller sunan, eskiden balıkçı kasabası olan Övelgönne ile buluşabilirsiniz. 62 no'lu ferry'ye tekrar binip başladığınız nokta olan Landungsbrücken'e dönebilirsiniz. Hatta bu hattı hiç inmeden tek bir bilet ücreti ile Elbe Nehri gezintisi yapabilirsiniz. 1897'de Martin Haller tarafından tasarlanan ve Hamburg'un sembolü olan Rathaus, yani Hamburg Belediye Binası rehberli turlarla, 4 Euro karşılığında yaklaşık 1 saat boyunca gezilebiliyor. Hükümet ve parlamentonun bir araya geldiği bu yapıda ayrıca 112 m uzunluğunda bir de Saat Kulesi bulunuyor. Hamburg'un en işlek, en canlı bölgesi olan bu bölge, alışveriş merkezlerinden, kafe ve restoranlara dek eğlenceli ve sevimli mekanların yanı sıra, Neo-Rönesans mimari sahip yapılarıyla da görsel bir şölen sunuyor. Kütükler üzerinde inşa edilmiş evleri ile dünyada türünün en büyük örneği olan Speicherstadt, Hamburg limanında, HafenCity'nin kuzeyinde yer alıyor. 19. yüzyıldan kalma Wilhelmine kiremit kırmızısı gotik binaları, demirden köprüleri ve kanallarıyla bambaşka bir atmosfere sahip, dünyanın en büyük endüstri kompleksi olan bölge 2015 yılında UNESCO Koruma Listesine alınmış. Buradaki depoların bazıları hala kullanımda, bazıları ise çeşitli müzelere çevrilmiş. Speicherstadt'ın ilerisinde ise Avrupa'nın en büyük kentsel dönüşüm projelerinden biri olan ve HafenCity olarak adlandırılan bölge yer alıyor. Burası kullanılmayan sanayi bölgesinin kanallar, doklar ve havuzlara dönüştürülmesiyle oluşturulmuş. HafenCity'de bunların yanı sıra ayrıca yeni apartman blokları, müzeler, oteller ve restoranlar bulunuyor. Gerrit ve Frederik Braun kardeşler tarafından yaptırılan ve bugün dünyanın en büyük demiryolu minyatürü olarak kabul edilen Miniatur Wunderland'ta tamamı el yapımı olan 930 tren, 14 bin 450 vagon, 335 bin ışık, 228 bin ağaç ve 215 bin insan figürü bulunuyor. Buradaki minyatür şehirlerin hepsi tamamen canlı ve hareketli. Akıllı bir ışıklandırma sayesinde her 15 dakikada bir güneş batıyor ve akşam olurken sokakların ışıkları yanmaya başlıyor. 15 dakika sonra da tekrar gün aydınlanıyor. Serginin en çok rağbet gören yerlerinin başında yine 15 dakikada bir patlayan Pompei Yanardağı ile durmadan uçakların kalkıp indiği Hamburg Havaalanı geliyor. Giriş ücreti öğrenciler için 9 Euro, yetişkinler için 11 Euro. Hamburg'un en popüler meydanlarından olan Jungfernstieg, özellikle hafta sonları gençlerin uğrak noktası oluyor. Trenle kolay bir ulaşım avantajı sunan bölge, Alster Gölü üzerinde gezinti yapan teknelerin kalkış noktası olarak da önemini koruyor. Jungfernstieg'in kalbinde bulunan ALEX isimli kafe çok meşhur. BuradaAlmanya'nın meşhur buğday birası WEISSBIER içmek Hamburg gezisinin olmazsa olmazı. Hafta sonu kendini doğanın kollarına bırakmak isteyen Hamburgluların ilk tercihi olan Alster Gölü ve çevresi, şehrin en önemli çekim merkezlerinden biri. Burası yürümek, koşmak ve bisiklete binmek için ideal. Kentin kalbindeki bu göl, yelkenci, kürekçi ve kayıkçılar için de bir cennet. Hamburglular, şehirlerinin zevkini özellikle yaz aylarında bir \"Alster suyu\"yla çıkarıyor. \"Alster suyu\" adını gölden alan serinletici ve canlandırıcı bir çeşit limonatalı bira. Göl üzerinde Jungfernstieg durağından başlayan tekne turları da düzenleniyor. merhabalar, bu bilgilendirici site için çok teşekkürler, siteniz çok güzel olmuş. Ben üniversiteyi yeni bitirdim, ülke şartları gereği ingilizce bilmem gerekiyor ve ingilizce seviyem kötü. gelmiyor. Rica etsem bana bir yol gösterebilir misiniz? Ne yapmalıyım, nereye gitmem mantıklı olur, İllegal bir konuda size tavsiye vermem mümkün değil. Almanya ile ilgili yazilarinizi ilgiyle takip ediyorum."} {"url": "https://gezentianne.com/hendriks-gin-ile-sira-disi-bir-ingiltere-gezisi", "text": "Serin bir sonbahar günü İstanbul'da bir takım A plus restoran ve barların işletmecileri ve Hendrik's Gin Ekibi ile Londra'nın gittikçe popülerleşen bölgesi Shoreditch'de lokal lezzetler sunan The Albion Cafe'de buluşuyoruz. Kuzu kapama, karides ve mekanın özel üretimi bira eşliğinde nefis bir öğle yemeğinin finalindeki Sticky Toffee Puding'e bayılıyoruz. Sürüden ayrılanı kurt kapar, Hendrik's Gin Ekibi ile tekrar buluşma zamanı. The Clove Club'taki akşam yemeği öncesi kokteyl saatinde Joyeux Bordel'de birer Hendrik's Martini alıp yemeğe geçiyoruz. Füzyon mutfağının başarılı temsilcilerinden Michelin yıldızlı The Clove Club'ta keyifli bir fine dining deneyiminin ardından gecenin finali zarif bir retro kokteyl bar olan Loves Company'de. Hafta ortası olduğundan mütevellit ortam sakin. Ertesi günkü programın yoğunluğu da göz önüne alarak geceyi erken bitiriyoruz. Şimdi isabet ettirmesi oldukça zor olan bir tür golf oyunu Nineyard Niblick Challenge zamanı. Büyük ödül Hendrik's cep saati. Akşam yemeği için ormanın derinliklerinde çok gizli bir yere doğru yola çıkıyoruz. Yolculuk uzun sürüyor ama sabrımıza değiyor. Orta çağın bitimine doğru inşa edilmiş Craigengillan House'da yine bir tarihin tozlu sayfalarına ışınlanma anı yaşıyoruz. Ambians ve yaşadığımız lezzet deneyimini ifade etmek için muhteşem kelimesi bile yetersiz kalır. Ömrümde yediğim en lezzetli ılık füme somon salatası ile tanışıyor, çilekli cheesecake'i kaşıklarken Nirvana'ya ulaşıyorum. Yemek sonrası ıssız ormanda yürüyerek The Scottish Dark Sky Observatory ile buluşuyor, dünyadaki halka açık tek gece gözlem evinde yıldızlara kavuşuyoruz. Tadı damağımda iz bırakan bir gezi daha sona eriyor, ertesi sabah Londra'ya dönüyor, Hendrik's Gin Ekibi ile vedalaşıyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/hidiv-kasri-nerede-nasil-gidilir-kahvalti-guncel-giris-ucreti", "text": "Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde, Kanlıca yakınlarındaki Çubuklu Korusu'nun içerisinde bulunan Hidiv Kasrı, her biri künyeli ve soy kütüğüne sahip ağaçlarla kaplı geniş bir koruluğa ve koru içinde güzel bir koşu ve yürüyüş yoluna sahip. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında muhteşem görseller sunan bu korulukta güzel bir doğa yürüyüşü yapabilir, Hidiv Kasrı'nın Beltur tarafından işletilen kafesinde haftanın her günü sunulan kahvaltı ile kasrın tarihi dokusunun, bahçesindeki sincapların, cıvıl cıvıl kuş seslerinin ve köşkün mevsimine göre lalelerle ve güllerle dolu bahçesinin tadını çıkarabilirsiniz. Hidiv Kasrı, Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde, Kanlıca yakınlarındaki Çubuklu Korusu'nun içerisinde yer alır. Özel aracı ile gelenler Üsküdar-Beykoz sahil yolunu takip ederek Kanlıca'ya kadar geldikten sonra Hidiv Kasrı tabelalarını takip ederek ulaşabilirler. TEM otoyolunu kullanacaklar Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne giderken köprüden önceki son çıkış olan Kavacık sapağından çıkıp Hidiv Kasrı tabelalarını takip ederek ulaşabilirler. Avrupa yakasından gelecek olanlar da benzer şekilde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü geçtikten sonra Kavacık sapağından çıkıp Hidiv Kasrı tabelalarını takip ederek ulaşabilirler. Toplu taşıma ile Hidiv Kasrı'na gelmek isteyenler Üsküdar Beykoz sahil yolu üzerindeki herhangi bir duraktan İETT otobüslerine binip Kanlıca durağında inmelidir. Hidiv Kasrı Kanlıca otobüs durağına 10 dakika yürüme mesafesinde. Çubuklu Korusu'na ve Hidiv Kasrı'na giriş ücretsiz. Ancak araba otopark ücreti olarak İşpark'ın işlettiği otoparka 30 TL ödemeniz gerekiyor. Hidiv Kasrı 08:00 ve 23:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Hidiv Kasrı'nda pandemiden sonra serpme kahvaltı ve açık büfe kahvaltı kaldırıldı. Sadece kafe kısmı hizmet veriyor ve burada kahvaltı olarak haftanın her günü 09:00 ile 13:00 arasında kahvaltı tabağı, yumurta çeşitleri ve tost çeşitleri servis ediliyor. Beyaz peynir, Taze kaşar peyniri, Lor peyniri, Tereyağ, Mevsim reçeli, Bal, Tahin & pekmez, Haşlanmış yumurta, Macar salam, Söğüş tabağı, Siyah ve yeşil zeytin, Acuka, Sokak simidi, Pişi ve Börekten oluşan kahvaltı tabağının 2023 yılı itibariyle ücreti 3 adet demleme çay ile birlikte 99 TL. Kahvaltı tabağında sunulan ürünlerden istediklerinizi tek tek de sipariş verebilirsiniz. Mekanın güncel menüsüne aşağıda ulaşabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/hisart-canli-tarih-muzesi-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi Roma imparatorluğu, Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu, Kurtuluş Savaşı,1. ve 2. Dünya Savaşı, Körfez Savaşı gibi, dünya tarihine etki eden medeniyet ve olaylara ait askeri ve tarihi eserlerin Dünya'da ilk ve tek sergileme tekniği ile hem çocuklar hem büyüklerle buluştuğu çok özel bir müze. İstanbul'da çocukla gezilecek müzeler arasında yer alan Hisart Müzesi'ndeki eserler, gerçek veya kurgu ürünü olayların 3 boyutlu olarak modellenmesi anlamına gelen Diorama tekniği ile destekleniyor. Hisart'ın kurucusu Nejat Çuhadaroğlu'nun bizzat yaptığı bu çok özel dioramalara, tarihi eserler ve o anın eşsiz resimleri eşlik ediyor. Hisart Müzesi içerisinde yer alan Fantastik Cafe'deki Starwars, Kızılderililer, Vikingler gibi bilim kurgu ve çizgi roman kahramanları ise çocuklara farklı bir dünyanın kapılarını aralıyor. Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi, sıra dışı anlatımı ile tarihe merak uyandırmayı amaçlıyor. 1500m2'lik bir alanda 5 katlı ve on binlerce eserin sergilendiği bir müze olan Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi, geçmişi şekillendiren büyük devletler, olaylar, savaşlar ve dünyanın kaderini belirleyen dönüm noktalarının farklı bir bakış açısıyla sergileniyor. Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi, İstanbul'un Kağıthane İlçesi, Çağlayan semtinde bulunuyor. Çağlayan'a Taksim'den 48N, Şişli'den 48B, 48H, 48S, Eminönü'nden 46 Ç ve 46 E, Mecidiyeköy'den 48 nolu otobüsler ile ulaşılıyor. Metrobüs ile müzeye ulaşabilmek için Çağlayan durağında inmeniz gerekiyor. Ayrıca Mecidiyeköy'den kalkan Çağlayan dolmuşları ile de Hisart Canlı Tarih Müzesi'ne ulaşılıyor. Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi pazar günleri 12:00 ile 18:00 arasında, diğer günler 10:00 ile 18:00 arasında ziyaret edilebiliyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/hobbit-houses-in-sapanca-and-accomodation-fees", "text": "Hobbit Houses, one of the extraordinary places to visit with children, are located both in Darıca and Ormanya. Although these houses with colorful round doors offer magnificent Instagram photos, there is no opportunity to enter or stay in these houses. If you want to have the real hobbit house experience, you have to stay here. Located in Sapanca, Hobit Evler provides accommodation for 2 people, a maximum of 3 people with an additional bed. Accommodation fee is 400 TL on weekdays and 500 TL on weekends per room. These prices do not include breakfast. if you want to have a breakfast, you have to pay an extra 75 TL. Likewise, if you want to stay for 3 people, the extra fee you have to pay is 75 TL. There is parking bed for the babies with no extra charge. A 10% discount is applied to those who follow Gezenti Anne on Instagram."} {"url": "https://gezentianne.com/hong-kong-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Uzak Doğu sevdamızın depreştiği soğuk bir kış günü Hong Kong'ta alıyoruz soluğu. Biz Türkiye'de soğuk kış günleri yaşarken Uzak Doğu'da yaz olması da bu sevdamızdaki en büyük etken. Hongkong'ta minnak odalı merkezi bir otel olan Shamrock'da konuşlanıyor, çekik gözlülerin şehrinde dolaşmaya başlıyoruz. Cep telefonları ile biz Türkler kadar çok haşır neşir olan başka bir millet gördünüz mü? Ben gördüm. Hong Kong'ta yaşayanlar telefonlarına öyle yapışıklar ki şehrin dört bir yanındaki yürüyen merdivenlerde 'Don't look only at your mobile phone' şeklinde yazılar var. Christmas yaklaşıyor, sokaklar ışıl ışıl, Hong Kong'ta ilk akşamımızda modern çekikler ülkesinin başkentinde keyifle geziyoruz. Son olarak Kowloon bölgesinde, otelimizin hemen yakınındaki Hongkong'un en büyük gece pazarı Temple Street Night Market'e uğruyoruz. Öğleden sonra kurulup gece yarısına kadar devam eden pazarda birbirinden ilginç ürünlere rastlamak mümkün ve Uzak Doğu'daki tüm pazarlarda olduğu gibi burada da pazarlık şart. Ertesi sabah gezimize hemen yakınımızdaki Hong Kong'ta Gezilecek, Görülecek Yerler listemizdeki Kowloon Park'tan başlıyoruz. Bir zamanlar ingilizlerin askeri bölge olarak kullandıkları alan şu an çiçek bahçeleri ile dolu bir yürüyüş parkuru. Sırada Hong Kong'ta Gezilecek Yerler listesinin önemli kalemlerinden PO LIN Tapınağı ve TIAN TAN Buda Heykeli var. Buraya önce metro, daha sonra da yemyeşil dağların üzerindeki uzun ve keyifli bir teleferik yolculuğu ile ulaşıyoruz. Tapınak ziyareti sonrası turistik çarşıda dolaşıyor, devasa Buda heykeline tırmanıyoruz. Çıkış yorucu ama Buda'nın heybeti gerçekten etkileyici. Yine teleferikle dağlardan inip binaların arasına geri dönüyoruz. Bu kez hedefimiz yine bir çıkış rotası, Hongkong'un en yüksek noktası Victoria Peak. Victoria Peak gündüz ayrı, gece ayrı güzellikteki tüm şehre hakim manzarası ile her yıl milyonlarca turisti kendine çekiyor. Biz de cingöz turistler olarak hava kararmadan yarım saat önce tramvay ile tepeye tırmanıyor, Hongkong'un muhteşem manzarasını hem gündüz hem gece izleme şansı yakalıyoruz. Bölgedeki kafelerden birinde bir kahve molası sonrası bu kez otobüsle şehir merkezine iniyoruz. İstanbul Boğazı'na benzer bir şekilde Hong Kong'un da ortasında Hong Kong Adası'nı Kowloon Yarımadası'ndan ayıran bir boğaz ve aynı Üsküdar-Beşiktaş motorları gibi 10 dakikada sizi diğer yakaya atan motorlar var. Bu motorlarla ışıl ışıl manzara eşliğinde kolayca karşıya geçiyor, kıyıya yakın restoranlardan birinde hindistan cevizli noodle molası veriyoruz. Yemek sonrası her gün saat tam 20:00'da boğazın diğer kıyısındaki binalardan yayılan Symphony of Lights isimli müzikli lazer show'u izlemek üzere deniz kıyısındaki steplerde konuşlanmış turist kalabalığının arasında biz de yerimizi alıyoruz ve show başlıyor. Beklentiyi yüksek tuttuğumuzdan mıdır tam olarak bilemiyorum, gösteri bize pek de etkileyici gelmiyor. Olsun böyle ılık bir havada boğaz havası almak bile keyifli. Şehrin bir de modern kısmını görelim diyor yine motorla yine Kowloon Yarımadası'ndan Hong Kong Adası'na geçiyoruz. Alışveriş merkezleri ve iş merkezleri bulunan bu bölgedeki bina ve insan kalabalığına hayret ediyoruz. Suküneti çabucak özlüyor, rotayı Hong Kong Park'a çeviriyoruz. Çölde bir vaha olarak tanımlayabileceğim Hong Kong Park her yıl yaklaşık 1 milyon kişi tarafından ziyaret ediliyormuş. Park, hem tasarımı hem de sunduğu hizmetler nedeniyle birçok ödüle layık görülmüş. Çiçek bahçeleri, şelaleler, göletler, burada gerçekten huzur buluyoruz. Karınlar zil çalıyor ama merkezden uzaktayız ve yorgunuz. Ne yapsak ne etsek derken park içinde keyifli bahçesi olan bir restorana rastlıyor, çölde vaha bulmuşcasına sevinip koşaradım yerimizi alıyoruz. Sushi ve dev bir kasede biftekli noodle. Mmmm. Yine olsa da yine yesek."} {"url": "https://gezentianne.com/hupalupa-aile-eglence-merkezi-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Türkiye'nin en kapsamlı aile eğlence merkezi HUPALUPA, İstanbul Anadolu Yakası'nın kalbi Ataşehir'de yeni açılan Metropol Alışveriş Merkezi'nde \"Hafta sonu ne yapsak?\" diye düşünen çocuklu aileler için yeni bir alternatif oluşturuyor. Hupalupa Çocuk Oyun Alanı Türkiye'nin en büyük ve parkur çeşitliliği en yüksek parkı. Dev kaydırakları, sürüş parkuru, çocuklara özel trambolin parkı ve sünger havuzu, botlu kaydırağı, heyecan kulesi ile çocuklar eğlenceyi doruklarda yaşayabiliyor. Aynı anda 14 kişinin farklı boy ve zorluk derecesinde tırmanabildiği tırmanma kulvarlarında, dünya emniyet standartlarına uygun tasarlanmış alanda, özel dağcılık eğitimi almış süpervizörlerin eşliğinde eğlenmek mümkün. Hupalupa Trambolin Parkı İstanbul'un en büyük ve Türkiye'de parkur çeşitliliği en yüksek trambolin parkı. Yaklaşık 1400 m2'ye yayılan alanda 9 farklı parkur mevcut. Her alan farklı bir kabiliyet ve fiziksel beceri gerektiriyor. - Dodgeball/Yakan Top Alanı: Klasik eğlence, trambolinle buluşuyor. - Genel Alan: Eğimli trambolinler, sıradan bir trambolin sıçramasından alınan keyfi katlıyor. - Ninja Parkuru: Bu parkurda 4 farklı engeli aşıp, sünger havuzuna düşmeden parkuru bitirmeye çalışmak gerekiyor. - Airbag: Bu alanda havada salınıp, kendini hava yastıklı özel bölgeye bırakmak gerekiyor. - Walk-the-Wall: Çocuklar burada hoplayıp zıplayıp duvar üzerinde yürüyor. - FoamPit/Waterfall Alanı: Çocuklar burada da hoplayıp zıplayıp kendilerini sünger havuzuna bırakıyor. 8 hat, özel cherry tabanlı AMF bowling ile ister arkadaşlarınız ister aileniz ile gelip zaman geçirebilir veya bowling oynarken lezzetli atıştırmalıkların keyfini çıkarabiliyorsunuz. Bowling hatlarında bulunan çocuk korkulukları çocukların güvenle oynayabilmelerini sağlıyor. Hologate, DOF Hurricane, DOF Riot, özel gözlük ve diğer ekipmanları ile sanal gerçekliği tecrübe edebileceğiniz, interaktif bir dünya sizleri bekliyor. Çeşitli zorluk derecelerindeki engellerden oluşan parkur, dünyanın en güvenli, sertifikalı ekipmanlarıyla donatılmış. Özel tırmanma, kurtarma ve ilk yardım eğitimi almış Hupalupa personeli ile tüm parkuru tamamlayabilmek gerçek bir başarı! Boyunuza göre iki farklı parkurda farklı heyecanlar yaşamak, büyük parkurdaki ZIPLINE ile heyecanı katlamak mümkün. Hupalupa'da Lunapark eğlencelerinin vazgeçilmesi olan Çarpışan Arabalar da bulunuyor. Hupalupa'da onlarca çeşit oyunlar ile farklı tecrübeleri deneyimlemeye hazır olun. Redemption Oyunları, Simulasyon Oyunları, Sürüş Oyunları, Atari Oyunları Elektronik oyun severleri bekliyor. Hupa Lupa İstanbul Anadolu Yakası'nın kalbi Ataşehir'de yeni açılan Metropol Alışveriş Merkezi'nde yer alıyor. Metropol Alışveriş Merkezi'ne hem Anadolu yakasından hem de Avrupa yakasından toplu taşıma ile kolayca ulaşmak mümkün. Metropol İstanbul'un karşısındaki Ataşehir Plazalar durağına 10A, 13, 13AB, 14ŞB,19E, 8M, 16M, 19M ile Taksim'den kalkan 256 no'lu otobüsler ile ulaşılıyor. Metropol Alışveriş Merkezi'ne ayrıca Kadıköy, Üsküdar ve Taksim'den kalkan Ataşehir dolmuşları ile ulaşmak da mümkün. Metropol Alışveriş Merkezi'ne metro ile gelmek isterseniz Kadıköy- Tavşantepe M4 metro hattını kullanarak Yenisahra durağında inebilir, otobüse aktarma yaparak Metropol İstanbul'a gelebilirsiniz. Avrupa Yakası'ndan metrobüs ile gelmek isterseniz Anadolu yakasında Uzunçayır durağında inebilir, Kadıköy- Tavşantepe M4 metro hattına geçiş yapabilirsiniz. Metrodan Yenisahra durağında inebilir, otobüse aktarma yaparak Metropol İstanbul'a gelebilirsiniz. Hupalupa Aile Eğlence Merkezi'ne giriş ücretsiz. Aktiviteler için ayrı ayrı para ödemeniz gerekiyor. Ön ödemeli kart mantığı ile çalışan HUPALUPA kartını gişelerden alarak istediğiniz kadar kredi yükletebilirsiniz. Her oyunun kredisi farklı. Örneğin 1 saatlik trambolin parkuru kişi başı 210 TL. Burada kullanacağınız özel çorap için de 30 TL ödemeniz gerekiyor. Yarım saatlik tırmanma parkuru 140 TL, yarım saatlik denge parkuru da 140 TL. 0-12 yaş arası çocukların tüm gün kullanabileceği top havuzu kaydırak gibi pek çok eğlence ünitesinin bulunduğu alana giriş ücreti çocuk başı 700 TL. Bu alanda kaydırakları sadece 4 yaşından büyük çocuklar kullanabiliyor. Hupalupa Metropol Alışveriş Merkezi ile aynı saatlerde açık. Haftanın her günü sabah 10'dan akşam 10'a kadar hizmet veriyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/hurghada-gezi-notlari-blog", "text": "Turu ayarladıktan sonra minibüs şoförüyle anlaştığımız saatte buluşup otelimize geri döndük. Hurghada'nın eski şehir kısmı hediyelik eşya ya da dalış malzemesi satan dükkanlar, birkaç garip restoran, etleri kesip dışarıdaki çengellere asan bir kaç iğrenç kasaptan ibaretti. Daha sonra gördüğümüz yeni şehir bölümünde ise daha turistik restoranlar, dalış merkezleri, oteller bulunan daha modern bir yerdi. Bu arada oteldeki animatörlerden Mısırlı iki çocuğun latin dansları çok başarılıydı. Gece iki gibi otelden kahvaltı paketlerimizi alıp ana yolun kıyısında gündüzden anlaştığımız bizi Kahire'ye götürecek olan minibüsü beklemeye başladık. Ama ne gelen var ne giden. Elimizde de ne gelecek şoförün ne de tur şirketinin telefonu, yalnızca bizimle geziye katılacak ETS ile gelen Türk gruptan birinin telefonu vardı. Tam kendimizi gece yarısı yol ortasında boş boş bekleyen salaklar gibi hissetmeye başladık ki uzaktan külüstür bir minibüs gözüktü. Muavine parolamız olan oda numaramızı söyledik, yolculuğumuz başladı. Kısa bir süre sonra bir yerde durup beklemeye başladık. Meğer her gece Kahire yolculuğu yapan tüm otobüs ve minibüsler belirli bir yerde buluşup konvoy halinde gidiyorlarmış. Sebebi de önceki yıllarda bu otobüslerden birine yapılan saldırıymış. Bu saldırıyı yapanları hükümet idamla cezalandırmış ve bundan sonra Kahire'ye gidecek tüm turist kafilelerine konvoy halinde gitme zorunluğu getirilmiş. Yol boyunca sınır tarzı birkaç yerde durdurulup polis kontrolünden geçtik ama bunun sebebini öğrenemedim. Uyuz bir minibüsün tekerlek üstü koltuğunda ne kadar uyunabilirse o kadar uyuyup sabaha karşı Kahire'ye vardık. İlk hedefimiz Kahire Müzesi'ydi. Müzenin önünde bizi Mısırlı bayan bir rehber karşıladı. Bu bizim gördüğümüz ilk başı açık mısırlı kadındı. Esasen Hurghadada başı kapalı kadın da fazla göremedik. Otel personelinin ve Hurghada'daki esnafın tümü erkekti çünkü. Mısırlı rehberimiz biletlerimizi alıp bizi Kahire Müzesine soktu ve müze içindeki firavun kafalarının tarihini bıcır bıcır anlatmaya başladı. O kadar kötü bir İngilizcesi vardı ki anlayabilmek için söylediklerine epey bir konsantre olmak gerekiyordu. Kahire müzesinde piramitlerin içinde ve Mısır'ın diğer bölgelerinde bulunmuş taştan, altından heykeller mumyalar vs. sergileniyordu. Tabi Avrupalıların kendi ülkelerine kaçırdıklarından ne kadarı kalmışsa. Çoğu Avrupa şehrinde bir Mısır müzesinin bulunması bu konuda bir fikir oluşturabilir. Müzeyi gezdikten sonra hevesle piramitlere doğru yol almaya başladık. Bu yolculuk sırasında Nil Nehri kıyısında da bir gezinti yapmış olduk. Piramitleri görmeden önce rehberimizin önceden belirlediği bir restoranda öğle yemeğimizi yedik. Yemek açık büfeydi. Yemeklerden biri de bizdeki Adana kebabının aynısıydı. O kadar lezzetli geldi ki tüm zehirlenme riskini göze alıp en az beşer tane götürdük. Allahtan bir şey olmadı. En sonunda Piramitler'e ulaştık, başladık foto çekmeye. Bu gezilerdeki foto olayı bazen tuhafıma gider, sanki amaç orayı görmekten çok orada bulunduğuna dair elinde bir görüntü olması. Bu başkalarına göstermekten çok, daha sonra bakıp hatırlama istediğinden geliyor sanırım. Hafızamızdan çok fotoğraflara güveniyoruz. Aslında haksız da sayılmayız. Düşünüyorum da çok eskilerde yapılan gezilerde aklımda kalanlar çoğunlukla o dönemde çekilen fotolardaki görüntüler. Demek ki gezdiklerimizi unutuyoruz ama fotolara baka baka o anları beynimize kazıyoruz. Foto çekme olayını abartmayla ilgili kendimi haklı çıkarttıktan sonra gelelim piramitlere. Gezimize Piramitler'in biraz aşağısındaki dev Sfenks'i ziyaret ederek devam ettik. Daha sonra minibüsümüz bizi aldı ve orijinal papirüslerin satıldığı büyük bir dükkana götürdü. Oradaki elemanlardan biri bize papirüs ağacından papirüsün nasıl yapıldığını anlattı. Hem de Türkçe olarak. Meğer adam Özbekistan'dan gelmiş Mısır'a. Hikayeyi dinleyip, papirüslerden alıp, gazozumu içtikten sonra kapalı çarşıyı görmek üzere yine koyulduk yollara. Kapalı çarşı aynı bizim Mısır Çarşısı gibiydi. Sadece satılanların büyük çoğunluğunu tahtadan ve taştan yapılmış firavun heykelleri oluşturuyordu. Burada gerçekleştirdiğimiz nargile ve nane çayı faslından sonra artık hava kararmış dönüş vakti gelmişti. Minibüsümüzle anlaştığımız saatte buluşup dönüş yolculuğuna başladık. O kadar yorulmuşum ki ne dönüş yolculuğu ne otele varışımız ne de yatışımızla ilgili hiçbir şey hatırlamıyorum. Keşke foto çekseymişiz. Ertesi günü tekrar Hurghada'ya inip çölde safari turu ayarlamayı planladık. Ancak Hurghada'ya vardığımızda çöl kafileleri yola çıkmıştı bile. Normal bir zamanda olsak ekstradan bir cip bulup onlara sonradan katılabilirdik ama o gün kurban bayramının birinci günü idi ve işi olmayan herkes ailesiyle kurban kesmekle meşguldü. Çölde safari ertesi güne kaldı. Ertesi günü Hurghada'da son günümüzdü. Çölde safari oldukça eğlenceli geçti. Karizmatik bir bedevi amca cipiyle bizi kum tepelerinin arasında ooradan oraya savurdu. En güzeli dev bir kum tepesinden koşarak ve yuvarlanarak inişimizdi. Sonra bedevi çadırlarının olduğu bölgeye ulaştık. Develerle gezdik, hazırladıkları garip yemekleri yedik. Hesapta çölde güneşin batışını seyredicektik ama tam batarken bulutlar güneşin önüne geçti ve biz de dumur vaziyette çıktığımız tepeden tıpış tıpış aşağı indik. Akşam bedeviler dans edecek diye beklemeye başladık. Herkesi bir çember yapıp önümüze mumlar dizdiler. Yedi sekiz adam üstlerinde garip kıyafetler, ellerinde darbukalar başladılar çalıp söylemeye. Biz de ortaya atlayıp başladık oynamaya. Diğer turistler bedevi dansını biz yapıyoruz sanıp başladılar kameraya çekmeye. Gerçi sonrasında tüm turistler kendini ortaya attı. Çok komik bir geceydi. Garipti yani orda çölün ortasında garip garip adamların müziğiyle göbek atmak. Bedevi dansı olayından sonra artık yola koyulmanın vakti gelmişti. Karizmatik amcanın cipiyle geri dönüşe geçtik. Yolda durup gökyüzündeki parlak yıldızları seyrettik. Çöl yolu bittikten sonra şoför amcama yolu tarif etmek için üstün bir mücadele vererek otelimize ulaştık. Akşam yemeğini sonrası otelin eğlence salonunda 3. sınıf çalgıcıların müziği eşliğinde göbek atan 3. sınıf dansözü bir süre seyretmeye daha fazla dayanamayıp oradan ayrıldık. Gece bizi almaya gelen minibüsün tepesine valizleri yükleyip havaalanının yolunu tuttuk. Dört beş saat rötarla gelen uçağımıza binip İstanbul'a döndük."} {"url": "https://gezentianne.com/ibiza-gezi-rehberi-yazisi", "text": "Avrupa eğlence hayatının yaz aylarındaki tartışılmaz merkezi olan İbiza, ziyaretçilerine eğlence dışında o kadar çok doğal güzellikler sunuyor ki gördüğünüz zaman şaşıracaksınız. Pırıl pırıl bir denizi, isteyene turkuaz renkli bakir koyları, isteyene eğlencenin erken saatlerde başladığı beach clubları, gece yarısından sonra hareketlenen partileri, şık restoranları ve moda çekimlerinden fırlamış gibi gezen ziyaretçileriyle, hiç uyumayan bir ada İbiza. İbiza, İspanya'nın doğusunda Balear Takımadaları'nın en popüleridir. Ülkemizden düzenli direk uçuş şimdilik yok ama yaz aylarında bazı turizm şirketlerinin charter seferleri olabilmektedir. Tarifeli seferler kullanarak İbiza'ya ulaşmanın en kolay yolu Barcelona aktarmalı gitmektir. Akdeniz adası olan İbiza, Haziran Eylül arasında gayet popülerdir. Özellikle Temmuz sonu ve Ağustos başı iğne atsanız yere düşmez. İbiza dört tarafı şahane plajlarla dolu bir ada ama bu gezi yazımda ben size en beğendiklerimi özetleyeceğim. İbiza'da ki Cala Salada plajı, en iyi plaj listesinde Top 10'a girer. İbiza blog yazımın ikinci plajı Cala Gracio küçük ve sevimli, turkuaz renkli denize sahip bir plaj. Mutlaka görmelisiniz. Saklı kalmış popülerlikten uzak ama bir o kadar da güzel ve sizi kendine çeken bir plaj. Çıplak denize girmeyi sevenlerin gözdesi. Dar bir sahil şeridi ve arkasındaki yamaçta denizi seyrederken alabileceğiniz öğle yemeğiyle eminim sizi kendine aşık edecektir. Uzun geniş kumsallara meraklıysanız, işte sizin adresiniz burası. Milli Park içinde bulunan kumsala araç girişi ücretli. İbiza'da gün batımının en iyi seyredildiği yerlerden biri olarak bilinen Experimental Beach, beni restoranında servis ettiği et ile karidesin lezzetiyle son derece şaşırttı. Etin seçimi, marinasyonu, anlattığım şekilde pişirilişi gayet başarılıydı. Jumbo karidesler neredeyse denizden yeni çıkmış kadar tazeydi. Denizinden çok, havuz başı canlı müziği ve eğlencesiyle ön planda, görmekte fayda var. Adanın görsel anlamda en güzel restoranlarından biri. Tarihi bir köşkün bahçesinde hizmet veriyor. Beni en çok hafif sarımsaklı, ılık ılık, taze taze, deniz kokulu Katalan tarzı midyeleri etkilemişti. Islak kek de efsaneydi. Çok başarılı bir restoran. Adanın en eskilerinden. Kalkan balığı denilince balıktan anlayanlar için akan sular durur. Bizde daha çok kızartması tercih edilen kalkanı, Ama Lur İbiza'da fırınlanmış servis ediyorlar ve damakları çatlatıyorlar. Cala Nova'nın güzeli, çok kuvvetli bir mutfak, palmiyeler altında deniz manzarası ve İspanyol lezzetleri. Daha ne olsun? Buffalo mozarella, kinoa salatası, kağıtta levrek, arka koydan balıkçıların yakaladığı taptaze kalamarlardan söyleyin. Bir kadeh beyaz şarapla mideye indirin. Gastronomik anlamda fark yaratan bir tapas arıyorsanız en doğru adres merkezdeki Sa Brisa Gastrobar. Sa Brisa adanın merkezinde. İçinde surf eğitiminde yapıldığı mekanın hem barı hemde tadım menüsü çok başarılı. Özellikle Avrupa başta olmak üzere, dünyanjn her tarafından insanlar İbiza'ya sabahın ilk ışıklarına kadar eğlenmeye gelir. En ünlü dj'ler yazın adanın meşhur clublarında sahne alırlar. Partilerin canlı performansları, sahne şovları ve ışık gösterileri görülmeye değerdir. Bu kulüplerin en meşhuru en eskilerden biri llan Pacha'dır. Paradis, Space, Privilege onu takip eder. İbiza town, Santa Eularia ve Sant Antoni adanın 3 merkezidir. Eğer İbiza ruhunu tam olarak yaşamak ve gece hayatına doymak istiyorsanız, adının merkezinde konaklamanızı tavsiye ederim. Merkezde kalmak istemeyenler için ise tavsiyem Es Canar bölgesindeki Fun Vistamar Hotel 'dir. Daha öncede yazdığım gibi herkes moda sayfalarından fırlamış gibi, özellikle adanın merkezinde hem bilinen markaların mağazaları hem de local butiklerden oluşan bir alışverş cenneti var. İnanılmaz güzel el yapımı takı ve aksesuarlar, trend kıyafetler ve çantalar ilk dikkatimi çeken detaylar oldu. İbiza'nın en ünlü pazarı olan Hippy marketler haftanın her günü farklı bir yerde kurulur. Benim tavsiyem çarşamba günü El Cana'dakine gitmeniz. En büyük ve en eskisi orası. İbiza'nın güneybatı ucunda bulunan sismik hareketler sonucu oluşmuş kayalık bir adacık olan Es Vedra Homeros'un Odesa destanında bile geçmektedir. Sarinar'dan yürüyerek ulaşabileceğiniz gizli kayalık bir koy."} {"url": "https://gezentianne.com/ilk-yurt-disi-seyahatim-ve-gezi-yazim-bulgaristan", "text": "Yurt dışına çıktığım ilk ülke Bulgaristan. Enteresan bir tercih olduğunu düşünebilirsiniz. Ama buna karar veren ben değildim, çünkü o zamanlar henüz 12 yaşındaydım.... Bulgaristan'a gitme sebebimize gelince. Dedem ve babaannem Bulgaristan'da doğmuşlar. 9 yaşındalarken gerçekleşen mübadele zamanındaki toplu göçte, aileleriyle birlikte Elazığ'a göç etmişler. Göç etmek için Elazığ'ı çok mu aramışlar derseniz Atatürk böyle uygun görmüş. Göç eden insanları yurdun dört bir yanına yaymış medeniyeti ülkemize getirsinler diye ama maalesef bizimkiler oraya medeniyet getirecekleri yerde kendileri onlara benzemiş. Neyse sonuç olarak dedemin doğduğu yerleri son bir kez görmek istemesi, babamın ise sürekli övündüğü meşhuuur Avrupa topraklarını tanımak istemesi bizi bu yollara düşürdü. Ev komikti. Avrupalıların klozetlerinde musluk olmadığı acı gerçeğini ilk orada öğrenmiştim. Yer yataklarında yattığımızı hatırlıyorum. O evde bir iki gece kaldık zaten kalacak akrabalarımız vardı. Dediğim gibi vize almak için gerekli bir formaliteydi. Bulgaristan garip bir yerdi, bildiğimiz Avrupa gibi değil. Görüntü itibariyle Türkiye'den daha az gelişmiş, satılan sakızlar şekerler cincin, tipitip, topitop falan. Ama insanları, orada yaşayan Türkler bile Türkiye'deki Türklerden medeniydi. Dedemin akrabaları bir Türk köyünde yaşıyordu. Köy aynı Heidi'nin köyü gibiydi. Yemyeşil bahçeler, koyunlar, kuzular... Kaldığımız evde genç bir çocuk vardı, 14, 15 yaşlarında ki o zamanlar abim sayılırdı. Motosikleti vardı ve motosikleti olan pek çok kız ve erkek arkadaşları. Akşamları köy meydanında buluşur, günün hit disko parçaları eşliğinde dans ederlerdi. Köy ve disko... Ne kadar şaşkınlığa uğradığımı tahmin edersiniz. Şaşırdığım başka bir konu da o zamanlar 75 yaşında olan dedemin şurada karda kayardık, burada kuyu vardı su çekerdik diye en son 9 yaşında yaşamış olabileceği olayları hatırlamasıydı. Bükreş Sofya'ya göre daha gelişmiş bir şehirdi. Avrupa kenti havası vardı en azından. Ben hazırlığı bitirmiş ve orta bire geçmiş başarılı bir Anadolu lisesi öğrencisi olarak müthiş! İngilizcemle Bükreş'teki mağaza tezgahtarlarıyla, paramızı Romanya parasına çevirmek için banka memurlarıyla ve yol sormak için muhatap olduğum polislerle pratik yapma fırsatı buldum. Annemin babamın hatta hatta dedemin bile duydukları gurur gözlerinden okunuyordu. ben de bulgaristan göçmeniyim ve yazınıza cok güldüm. çok güzel anlatmışsınız yaşadıklarınızı."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiliz-kahvaltisi", "text": "\"Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı\" sözü sanırım en çok Türk kahvaltısında anlam buluyor. Çeşit çeşit reçelleri, balı, kaymağı, pişisi, bazlaması, simidi, acukası, domatesi, biberi, sucuğu, menemeni ve demleme çayı ile belki de dünyanın en zengin kahvaltısı olan kahvaltımız turist olarak ülkemize gelenleri de büyülüyor. Biz hiç üşenmeden bu kadar mükellef kahvaltı sofraları kurarken peki İngilizler kahvaltıda ne yiyor? Her ne kadar İngiliz kültüründe genç nesil kahvaltılarını cornflakes ve süt ile geçiştirse de aslında gerçek İngiliz kahvaltısı çeşitli, doyurucu ve besin değeri oldukça yüksek bir kahvaltı. Klasik bir İngiliz kahvaltısında göz yumurta olarak adlandırdıkları sahanda yumurta, sosis, bacon, hash browns, soslu fasulye, ızgara edilmiş domates, tereyağ ve kızarmış ekmekten oluşuyor. Bu kombinasyona ızgara mantar da eklenebiliyor. Kahve de bir opsiyon olmakla birlikte kahvaltılarına genelde Türk mutfağında olduğu gibi çay eşlik ediyor. Bir Fransızın ya da bir İtalyanın kahvaltıyı kruvasan ve kahve ile geçiştirdiği düşünüldüğünde İngiliz kahvaltısının fasulye hariç kısmı, besin değeri ve damak tadı olarak Türk kahvaltısı ile daha iyi bir uyum sergiliyor. Klasik İngiliz kahvaltısının et çeşitlerinin avokado ve ıspanak gibi sebzelerle yer değiştirdiği vegan versiyonu da bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiliz-kraliyet-ailesi-kimlerdir", "text": "İngiliz kraliyet ailesi, Kraliçe II. Elizabeth ve onun yakın akrabalarından oluşur. Kimin İngiltere kraliyet ailesinin bir üyesi olup olmadığına dair kesin bir resmi tanım yoktur. Genellikle His Majesty / Her Majesty veya His Royal Highness/Her Royal Highness unvanlarını taşıyanlar bu gruba dahil kabul edilir. Bu gruptakiler Kraliçe'yi halkla ilişkilerde destekler ve genellikle hayır işlerini takip ederler. Kraliyet ailesi, İngiltere'nin kültürel simgeleri olarak kabul edilir. - Kraliçe II. Elizabeth - Galler Prensi Charles ve Eşi Cornwall Düşesi Camilla - Cambridge Dükü William ve Eşi Cambridge Düşesi Catherine - Sussex Dükü Harry ve Eşi Sussex Düşesi Meghan - Cambridge Prensi George - Cambridge Prensesi Charlotte - Cambridge Prensi Louis - Sussex Prensi Archie Harrison - Prenses Anne ve Eşi Timothy Laurence - York Dükü ve Düşesi; Prens Andrew ve Sarah Ferguson - York Prensesi Beatrice ve Eşi Eduardo Mapelli Mozzi - York Prensesi Eugenie ve Eşi Jack Brooksbank - Wessex Kontu ve Kontesi; Edward ve Sophie - Leydi Louise Windsor - Viscount Severn James - Gloucester Dükü ve Düşesi; Richard ve Brigitte - Kent Dükü ve Düşesi; Edward ve Katharine - Kent Prensi Micheal ve Prensesi Michael - Prenses Alexandra - Edinburgh Dükü Prens Philip - Gloucester Düşesi Prenses Alice - Elizabeth Bowes-Lyon - Snowdon Kontesi Prenses Margharet - Galler Prensesi Diana"} {"url": "https://gezentianne.com/ingiliz-mutfagi-ve-en-unlu-ingiliz-yemekleri", "text": "Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İngiltere'nin sınırlarını aşmış, tüm dünyaya yayılmış 5 çayı konsepti İngiltere'de hala önemini koruyor. Londra'daki pek çok otel ve restoranda 5 çayı seremonileri gerçekleşmeye devam ediyor. 5 çayına İngilizler 5 O'clock Tea'den ziyade Afternoon Tea olarak adlandırıyorlar ve özellikle İngiliz bayanlar 5 çayı konseptini restoranlarda birbirleriyle buluşmak, sosyalleşmek amacıyla kullanıyorlar. 5 çayında katlı tepsilerde somonlu, peynirli mini tuzlu sandviçlerin yanı sıra pek çok kurabiye ve tatlı çeşidi servis ediliyor. Lüks restoranlarda 5 çayına birer kadeh şampanya da eşlik ediyor. İngiliz mutfağındaki geleneksel diğer bir kavram da ROAST kavramı. İstanbul'da bile bazı beş yıldızlı otellerde yaygınlaşmaya başlayan Sunday Roast büfelerinin kökeni geleneksel İngiliz mutfağına dayanıyor. Sunday Roast geleneksel İngiliz kültüründe önemli bir yere sahip. Pazar öğle yemeği için restoranlarda ya da publarda buluşuluyor, fiks bir ücret karşılığında roast büfesinden faydalanılıyor. Büyük bir parça halinde fırınlanmış ve ağır ateşte pişirilmiş dana eti, domuz eti ya da hindi eti ince dilimler halinde kesilerek servis ediliyor. Gravy denilen sosla sunulan dilim etlere yine fırınlanmış bebek patatesler ve buharda pişmiş sebzeler eşlik ediyor. Patates gibi diğer bir vazgeçilmezleri de işte bu baked beans dedikleri ve hafif şekerli bir domates sosu ile pişirdikleri minik bir çeşit kuru fasulye. Bu fasulyeyi o kadar çok seviyorlar ki kahvaltı da bile tüketiyorlar. Evde uğraşmak falan da yok, direkt pişmiş ve soslanmış halini konserve olarak satın alıyorlar. Kahvaltıdan bahsetmişken Klasik bir İngiliz kahvaltısında göz yumurta olarak adlandırdıkları sahanda yumurta, sosis, bacon, hash browns, soslu fasulye, ızgara edilmiş domates, tereyağ ve kızarmış ekmekten oluşuyor. Bu kombinasyona ızgara mantar da eklenebiliyor. Kahve de bir opsiyon olmakla birlikte kahvaltılarına genelde Türk mutfağında olduğu gibi çay eşlik ediyor. Bir Fransızın ya da bir İtalyanın kahvaltıyı kruvasan ve kahve ile geçiştirdiği düşünüldüğünde İngiliz kahvaltısının soslu fasulye hariç kısmı, besin değeri ve damak tadı olarak Türk kahvaltısı ile daha iyi bir uyum sergiliyor. İngiliz mutfağı ve tatlı dediğimizde ilk akla gelen, damak çatlatan Sticky Toffee Pudding oluyor. Bol tereyağlı çikolatalı ve hurmalı ıslak kek olarak tanımlayabileceğim Sticky Toffee Pudding, üzerine karamel sosu döküldükten sonra genellikle vanilyalı sos ya da vanilyalı dondurma ile servis ediliyor. Türkiye'de patatesin en sevilen formlarından biri olan tereyağ ve kaşar ile harmanlanarak lezzetin doruklarına ulaşmış fırınlanmış patates KUMPİR İngiltere'de de pek çok kafe, restoran ve pub menüsüne Jacket Potatoes olarak girmiş durumda. Ancak burada patatesin üzerine bizdeki gibi envai çeşit salata ve meze karışımları koymak yerine fırınlanmış tereyağlı patatesi fasulye/cheddar, ton balığı/cheddar, ya da kıyma/cheddar gibi ikililer ile tamamlıyorlar. Geleneksel İngiliz yemeklerine dönecek olursak restoran ve pub menülerinde karşımıza Fish & Chips'ten sonra en çok Gammon Steak, Steak Pie ve Kidney Pudding çıkıyor. Gammon Steak, domuz etinin tütsülenmiş but tarafından hazırlanmış biftek anlamına geliyor ve genelde pişmiş ananas dilimi ve göz yumurta ile servis ediliyor. Steak Pie ise isminden anlaşılacağı gibi biftekli tart anlamına geliyor. Soslanmış kuşbaşı formundaki dana eti, tart hamuru içinde fırınlanarak pişiriliyor, yanında yine klasik bezelye ve patates çeşitlerinden biri ile servis ediliyor. Kidney Pudding de Steak Pie'ya benzer bir yemek çeşidi. Ufak ufak doğranmış dana ya da kuzu böbreği bu kez çıtır olmayan, tarttan ziyade krep hamuru kıvamında bir hamur ile pişirilerek servis ediliyor, eşlikçiler değişmiyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Genelde krema ya da beyaz şarap eşliğinde siyah bir tencere içerisinde pişirilen kabuklu midye ve kızarmış patates ikilisi ünlü bir Belçika yemeği olmasına rağmen İngiliz mutfağını da oldukça etkilemiş durumda. İngiliz yemekleri sunan pek çok restoranın menüsünde bulunuyor. Öyle lezzetli bir yemek ki yerken eller biraz bulaşsa da insan tencerenin dibini görene kadar yemekten kendini alamıyor. Ellerin temizlenmesi için genelde yanında limon ve su ile servis ediliyor. İngilizler sandviç yemeğe meraklı bir millet. Öğlen yemeklerini genelde üçgen sandviçler ve bizim cips dediğimiz onların crisps dedikleri basit yiyeceklerle geçiştiriyorlar. Sosisşi sandviç de restoran ve pub menülerine girmiş durumda. Sosisliye genelde soğan halkası, kızarmış patates ve haşlanmış mısır eşlik ediyor. İngiliz mısırları bizdeki mısırlara göre biraz daha şekerli. İngilizlerdeki şekerli yiyecek merakı her yerde karşımıza çıkıyor. Tüm dünyayı sarmış olan gurme burger çılgınlığı İngiltere'yi de kasıp kavuruyor. Neredeyse tüm restoran ve pub menülerinde pek çok burger çeşidi bulunuyor. Başta Londra'da olmak üzere İngiltere'deki diğer pek çok şehirde de şubesi bulunan Byron Burger ve Honest Burger İngiltere'de sevilen gurme burger zincirleri arasında. Aslen burgerin anavatanı Amerika'da ünlü bir zincir restoran olan Five Guys İngiltere'de de çok seviliyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İngiliz mutfağı yok derler. Doğruymuş. Sıraladığınız onca yiyecek arasında gerçek anlamda bir mutfak yemeği göremedim doğrusu. Genel olarak atıştırmalık yiyecekler diyebiliriz. Haklısınız aslında ama tüm dünya mutfağından seçeneklere de en kolay ulaşabileceğiniz ülke İngiltere."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiliz-vatandasi-nasil-olunur", "text": "İngiliz Vatandaşı olabilmek için öncelikle İngiltere'de yaşamanız, İngiltere'de yaşamak için de göçmenlik statüsü kazanmak için gerekli olan vize çeşitlerinden birine sahip olmanız gerekir. İngitere'de yaşamak ve çalışmak için öğrenci ve yatırımcı vizelerini saymazsak iki farklı vize türü bulunuyor. Bunların ilki Brexit sonrası Genel Çalışması Vizesi (Tier-2) yerine yürürlüğe giren SKILLED WORKER VISA. İkincisi ise 2022 sonunda yürürlüğü giren ve başvuru ve çalışma koşulları çok daha kolay olan SCALE UP VISA. Her iki vize türünde de İngiltere'de çalışmaya başladıktan 5 yıl sonra ailenizle birlikte Süresiz Oturum İzni elde ediyorsunuz. Süresiz oturum iznine sahip olduktan 1 yıl sonra ise İngiliz vatandaşlığına başvurabiliyor, başvurudan sonra yine ailenizle birlikte ortalama 6 ay sonra İngiliz vatandaşı olabiliyorsunuz. İngiltere'de maaşlı bir işte çalışarak yaşamak isteyenlerin başvurabileceği Skilled Worker Visa puan sistemine dayalı bir vizedir. Brexit sürecinden önce geçerli olan Tier 2 çalışma vizesinin yerini Brexitten sonra bu vize türü almıştır. Yapacağınız işin nitelikleri, sizin nitelikleriniz, alacağınız maaş ve kalış süreniz, vizenize başvururken belirlenir, başvuru sürecinde değerlendirme için sunulur. Skilled Worker Visa başvuru şartları detayları için tıklayın. İngiltere'nin Brexitle beraber Avrupa Birliği'nden çıkması sebebiyle karşılaştığı engeller kalifiye personel sorunu yaşamasına neden oldu. Olaya Türkiye tarafından baktığımızda da yine Brexit nedeniyle İngiltere ve Türkiye arasında bulunan Ankara Anlaşması'nın da sona ermesi ile Türkiye'den İngiltere'ye yaşanan yoğun göç de oldukça azaldı. Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Skilled Worker Visa ile sorun bir nebze olsa giderilse de bu vize türünün sponsorluk kısmı hayli vakit almakta ve işlem süreçlerini uzatmaktaydı. Bu nedenle İngiltere'de hükümet yaşanan kalifiye personel sorununa istinaden göçmenlik yollarında daha pratik ve daha uygulanabilir çözümlere yöneldi. Bu noktada Ağustos 2022 itibariyle uygulanmaya başlanan Scale-Up vizesi devreye girdi. Scale-Up Visa başvuru şartları detayları için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Eşinizin AB vatandaşı olarak denklik alması çok kolay ilaç sektörüne gerek yok. Benim AB vatandaşı Türk bir arkadaşım doktorluk yapıyor şu anda. Ancak Brexit olmadan gelseniz iyi olur. Brexitten sonra şartlar değişebilir. Detaylı bilgileri aşağıdaki gruba üye olarak sorabilirsiniz. Vatandaşlık aldırmak gibi bir durum söz konusu değil. Geçerli vize türlerinden biri ile İngiltere'ye gelip çalışabilirsiniz. Detaylar yazıda var. İngiltere başlığı altındaki yazılarımda bu konu hakkında bildiklerimi aktardım. Bısna Hersek Avrupa birliği üyesi diye biliyorum. Eğer öyle ise Brexit gerçekleşene kadar istediğiniz gibi gelip yerleşebilirsiniz. Herhangi bir vize gerekmiyor. Yok Bosna Hersek AB üyesi değil. AB vatandasiyim,5 yildan sonra Suresiz Oturumu aldiktan sonra vatandasliga basvurabilmek icin 12 ay beklenmesi gerekiyormus. Burada doğmuş olmasının bebeğinize kazandıracağı hiçbir hak yok maalesef. Selam ben 2008 den bu yana ingilterede yasamaktayım 2018 1 nisanda serbestlik aldım ve 2019 1 Nisa'nda İngiliz vatandaslıgı için günüm doluyo sorun son 1 yılda turkiyede 120 kaldım vatandaşlıga başvurabilirmiyim."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiliz-ve-turk-egitim-sisteminin-farklari", "text": "İngiltere'de eğitim sistemi konulu yazımda anlatmıştım. Bu yazımda ise çevremdekiler ve kendi çocuklarımın eğitimindeki gözlemlerim doğrultusunda Türkiye'deki ve İngiltere'deki eğitim sistemindeki farkları sizlere aktarmak istiyorum. Türkiye'de çocuklarımızın iyi bir eğitim alabilmeleri için özel okullara milyonlarca lira akıtmak maalesef acı bir Türkiye gerçeği olmuş durumda. Öyle ki alalade bir özel okula yollamak bile yeterli gelmiyor. Alalade özel okullar genelde ticarethane mantalitesinde. Bu mantaliteden biraz olsun uzak, çocukları akademik anlamda başarıya ulaştıran bir eğitim sağlayabilmek için iyi bir özel okula yollamak dolayısıyla da iki maaştan birini çocuğunuzun okuluna yatırmak gerekiyor. İngiliz ve Türk eğitim sistemi aradındaki temel faek şu; Türkiye'de ilkokuldan başlayan ezberci ve rekabete dayalı eğitim İngiltere'de yok. Çocuklar İngiltere'de ilköğretimde oyunlarla, eğlenerek öğreniyorlar. Bu nedenle çocukların büyük bir çoğunluğu okula koşarak gidiyolar. Kendi çocuklarımın bank holiday dedikleri ekstra bir günlük tatil olduğunda okula gidemedikleri için üzüldükleri günleri bilirim. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Bu noktada İngiltere'de ilkokuldaki eğitim sistemine bir eleştiri getirmek istiyorum. Çocuklar eğlenerek öğreniyor, severek okula gidiyor, bu çok güzel ama çocukların neyi ne kadar öğrendiği, eksiklerinin ne olduğu takip edilmiyor. Karne yok, ödev az, bu noktada anne babaya çok iş düşüyor. Kendi çocuklarımdan örnek vermek gerekirse, biz Türkiye'den İngiltere'ye onlar 7 yaşındayken göç ettik. Outstanding bir okulun yakınına taşınıp, ikizlerin her biri farklı sınıflarda olmak üzere 3. sınıfa (year 3) kaydettirdik. İlk yıllarda bizim için tek önemli olan konu adaptasyonları ve okula mutlu gidip gelmeleriydi. Sadece ödevlerini yapıp yapmadıklarını kontrol ettik. Bu anlamda herşey yolunda gibiydi. Ta ki 6. sınıfta (year 6) Grammer School ve SATS sınavlarına hazırlanana kadar. O döneme geldiğimizde hem ingilizce hem matematik anlamında ne kadar çok eksiklikleri olduğunu farkettik. Ve beklediğimiz üzere her iki sınavda da pek başarılı olamadılar. Şu an 11 yaşındalar. Yine outstanding bir high schoolda year 7'da eğitim görüyorlar ve biz düzenli olarak evde ekstra çalışmalar yapıyoruz. Demem o ki İngiltere'de outstanding bir devlet okuluna vermekle iş bitmiyor, çocukların neyi ne kadar öğrendiğinin her daim takibi gerekiyor. Türkiye ve İngiltere'deki eğitim sistemi arasındaki diğer bir fark, İngiltere'de çocuklara sunum ve ifade yeteneği kazandırması. Evet İngiltere'de lisedeki çocuk belki türev integral bilmiyor ama Türkiye'de ezbere dayalı eğitim gören çocuklar ezber dışı durumlarda bocalarken, İngiltere'de ilkokuldaki bir çocuk bile basit bir konuda muhteşem bir sunum yapabiliyor. Ayrıca İngiltere'de ilkokuldan itibaren duyu organlarının tamamını kullanarak algılayabilecekleri bir eğitim içindeler. Örneğin konu çikolata ise önce çikolatayla ilgili bir masal okuyorlar, birkaç hafta sonra çikolata fabrikasını ziyaret ediyorlar, ertesi hafta sınıfta kendi çikolatalarını kendileri yapıp yiyorlar. Bu çocuk çikolatayı unutur mu hiç? Bu mantığı herhangi bir konuya uygulamak mümkün. İngiltere'deki eğitim sisteminin diğer bir farkıda burada amaç çocukların tek tornadan çıkmış gibi tüm alanlarda çok yüksek puan yapıp sonradan istediği alanı seçmesi değil. Başta ortak gördükleri dersler, sınıf ilerledikçe ilgi alanlarına göre ayrışmaya çalışıyor ve çocuğun ilgi alanını keşfetmesi için kariyer koçları yardımcı oluyor. Ama ileride üniversitede okuyacakları alanların belli dersleri almış olma şartı var. O dersleri almamışsa çocuk o alanı seçemiyor. Yani hayatlarının diğer alanlarında olduğu gibi gayet planlılar. İngiliz eğitim sisteminin Türkiye'deki göre üstün olan diğer bir yönü de sportif ve sanatsal aktivitelere önem veriliyor oluşu. Çocuklar çok büyük oranda yüzme, futbol, netbol, rugby, badminton, jimnastik, dans, drama gibi kurslarına katılıyor, piyano, gitar gibi enstrümanlara yönlendiriliyorlar. Okul bünyesinde dahi dönem dönem yüzme kursları düzenleniyor. Koşu kulüpleri de oldukça yaygın. Çocuklar spora oldukça yatkın olarak yetişiyorlar. Bizim çocukluğumuzdaki izcilik, yavru kurt gibi oluşumlar burada da var. Bahar ve yaz döneminde gezi ve kamp gibi aktivitelerin de oluşu bu organizasyonları oldukça cazip hale getiriyor. Bu kulüpler arasında benim en çok bayıldıklarım ise after school yani okul sonrası kulüpleri. Okul bünyesinde gerçekleşen voleybol, hentbol, basketbol, netbal, rugby gibi kulüpler hem ücretsiz oldukları için, hem çocuğu okuldan alıp başka yere götürme derdini ortadan kaldırdıkları için, hem de iş çıkış saatlerini çocukların okuldan çıkış saatine göre ayarlayan anne babalara 1 saat daha kazandırdığı için büyük bir alkışı hak ediyor. Türkiye'de bu tarz etkinlikler için harcanan parayı ve zamanı düşündüğümde insan \"İyi ki\" demekten kendini alamıyor. Devlet okulları ve özel okullar ilişkisi hakkındaki detayları ilk maddede bahsetmiştim. Türkiye'de mecburen çocuklarını özel okula yollayan pek çok beyaz yakalı aile Ingiltere'ye göç ettikten sonra çocuklarını burada devlet okullarına yolluyor. Bu anlamda özel okul masrafı tamamen bitiyor. Burada devlet okulları Türkiye'dekilerin aldığı gibi katkı payı bile almıyor. Okul kitapları ve defterleri dahi okul tarafından karşılanıyor. Okul formaları Türkiye'deki Carrefour ve Migros tarzı Tesco, Asda, Sainsbury tarzı büyük marketlerde oldukça uygun bir fiyata satılıyor. 3. sınıfa kadar okulda verilen öğle yemeği ücretini bile devlet karşılıyor. Gelelim zurnanın zırt dediği yere. Ortaokul, lise çağında Türkiye'den gelen ve İngiltere'deki devlet okullarında eğitimlerine devam eden Türk çocuklarının ve ailelerinin deneyimlerimden gözlemlediğim kadarıyla Türkiye'de iddialı özel okullardan gelen çocuklar buradaki derslere adaptasyon konusunda pek zorlanmıyor. Hatta kimilerine buradaki dersler hafif bile gelebiliyor. Buradan Türkiye'deki müfredatın daha ağır olduğunu sonucunu çıkarmak mümkün. Aslında bu biraz da şundan kaynaklanıyor; Türkiye'de okuyan çocukların yırtmak için iyi bir mevkiye gelmeleri, iyi bir mevkiye gelebilmek için de ya torpillerinin olmaları ya da pek çok kişi arasından sıyrılarak iyi bir üniversite kazanıp iyi bir meslek edinmeleri gerekiyor. İngiliz çocuklarda ise bu hırsın yarısı bile yok. Hatta lise öğretmenleri bu çocukları üniversite okumaları için ikna etmekte zorlanıyor. İngiltere'de Herkes Üniversite okumak zorunda değil... Çünkü İngiltere'de iyi bir yaşam sürebilmek için illa ki çocukların illa ki üniversite bitirip zekalarını kullanacakları bir meslek sahibi olmaları gerekmiyor. İş gücü de oldukça değerli ve bu meslekler de gayet iyi para kazandırdığı için her çocuk üniversite okumak zorunda hissetmiyor. İngiltere'de bir musluk tamircisi de evini çok rahatlıkla geçindirip üzerine İspanya'da yaz tatiline de gidebiliyor. Bu nedenle bu tarz mesleklere Türkiye'de olduğu gibi burun kıvırılmıyor. Bu da lise çağındaki çocuklar üzerindeki baskıyı azaltıyor. Year 11'da girilen (15 yaş) GCSE sınavından sonra kimi 2 yıl boyunca üniversiteye hazırlanmayı, kimi ise bu 2 yıl süresince bizdeki endüstri meslek liseleri misali spesifik bir işgücü konusunda eğitim almayı tercih edip 17 yaşında meslek hayatına atılıyor. Çok zor. İngiliz eğitim sistemiyle yetişmiş bir çocuğun Türkiye'de her anlamda sudan çıkmış balığa döneceği aşikar. Öncellikle; İngiltere'de üniversite eğitimi ücretli. Çocuklarınız İngiliz vatandaşlığına sahip dahi olsalar, üniversite eğitimi öncesindeki son 3 yıl İngiltere'de yaşamamış ise İngiliz vatandaşlarına uygulanan ücretlerden ve bu ücreti ödememek için alınan burslardan faydalanamıyor. Bu anlamda \"Çocuğum küçükken Ankara Anlaşması ya da Tier 2 gibi vize türlerinden biri ile İngiltere'ye kapağı atalım, 5 senede süresiz oturum iznini, 6 senede de vatandaşlığı alıp altın bileziği çocuğumuzun koluna takalım, sonra da vatanımıza dönüp havamıza bakalım\" diye düşünenlere \" O biraz zor!\" diyorum. Ayrıca kendi kültüründen bambaşka bir kültüre göç etmek öyle yurt dışında İngilizce kursuna gitmek gibi basit bir olay değil. Başlangıçta anlamsız gelen herşey hem sizin hem de çocuklarınız için anlam buluyor. Kaç yüzyıllık bir medeniyetten bahsediyoruz, İngiltere'de yaşamak özlemlere rağmen o kadar konforlu ve mantıklı bir hal alıyor ki, artık geri dönüş pek de mümkün olmuyor. Eline sağlık, çok açıklayıcı bir yazı olmuş. Ben de demiştim gitmek mi zor kalmak mı diye. Gidip tamamen mutlu olanı, \"bir gün memlekete döneceğim\" diye hayal kurmayanını görmedim. Ancak bahsettiğin eğitim sistemi farklılıkları ve ne yazık ki memlekette artık keyif alacak çok şeyin kalmamış olması, beyin göçünü artırmaya devam ediyor ve edecek. Guzel ozetlemissin Ozlem. Kalemine saglik. Benim oglumda Year 8 de ve ayni dertten muzdaripiz. Her okul/ ogretmen gorusmemizde ogretmenlerinden istedigim seyi alamiyorum. Veli olarak beklentim, mesela bu hafta ne isledilerse derste onu velilere bildirip o konularla ilgili tekrar odevleri verilmesi. Bu kadar basit birseyi neden yapmiyorlar hala aklim almiyor. Turkiyede ezbere dayali olabilir ama burda da cok laylaylom gidiyor. Sonra bir anda gramer okulu sinavi, sat snavlari, gcse vs cikiyor onlerine. Dedigin gibi veliye cok is dusuyor. Biz 7 sene Ingilterede haftasonu Turk okulu calistirdik annemle( annem Turkiyede 34 yil ogretmenlik yaptiktan sonra emekli olup Ingiltereye gelmisti) . Cocuklardaki lakayit tavirlar okulda da gozlemledigimiz bir haldi. Hatta bazi Turk aileleri de Ingiltere rehavetine girmisti. 7 yilin 4 yilini Wilshire bolgesinde gecirdik. Ordaki velilerimizde bizim gibi ayni dertten muzdaripti ve cocuklarini bu yuzden siki sikiya elimize teslim edip disiplinli bir sekilde, bir hafta bile kacirmadan okula getirdiler. Su an o ogrencilerin hepsi universiteye girdi. Cok basarililar. Ancak burda ozellikle eski yillarda hemen okumadan bir sirkete girip yukselmek cok munkun oldugu icin Ingilizlerde okuma aliskanligi oturmamis. Benim calistigim Ingiliz ve Amerikan firmalarindaki mudurlerim uni falan okumamislardi. Turkiyedeki ezberci sistem/ ozel okul paradoksu vs iyi degil elbette ama Ingilterede ki egitimin eksiklerini gozardi edemem. Bedava veya ucuz faaliyet kismi guzel ancak ders calisma/ tekrar kismi sinifta kaliyor bana gore. ilk okulada devlette devam etti. 3. sınıfta özel okula geçti, 7. sınıfta tekrar devlet okuluna gecti kendi isteğiyle. Özel okul yada devlet okulu aslında fark etmiyor çocuğa hep takviye ders vermek gerekiyor. özel okula gönderince iş bitmiyor. Bu arada 6. sınıftan sonra iyi bir devlet okuluna göndermek için sadece okula yakın olmasına gerek yok bazı iyi okullar kura sistemi ile yada mülakatla alıyor. Benim kendi düşüncem, iyi bir devlet okulu özel okullardan cok daha iyi. Ben de bir ek yapayim, kizim Y7 da, outstanding all girls school'da. Bana gore cok buyuk bir okul. 1400 ogrenci var, London- wimbledon, ama diger devlet okullarina nazaran orta capli bir buyuklukte. Siniflar 30 kisi. Ozel okullarda 25-28 kisi arasi bu sayi. Biz gecen sene grammar okullarini denedik. Bir tane de private girls school. Bizde de zuna burada zirt dedi tabiri caiz ise?... Grammar okullari, bizim Anadolu liselerine degil aslinda Fen lisesine denk geliyor gibi. Tiffin, Non such gibi okullar. Iste bu Anadolu Lisesi yanilgisindan ben sinava soktum kizimi. Evde haftada bir kac kere test cozerek. Tabii ki olmadi. Olduranlara baktigimizda, Turkiye'den pek farki yok. Year 3 ya da Year 4 da cocuklarin hafta sonu diye bir sey kalmiyor. Hafta sonlari cocuklar Grammar ya da prestijli okul garantisi veren kurslara tasiniyorlar. Bunu ustune eve ozel hoca geliyor haftada en az bir kere. Cunku sinav sorulari okul mufredatininda ustunde. Y7- Y8 mufredatindan soruluyor. Bunun da en buyuk nedeni basvuru ve rekabet cok fazla. Creme de la Creme'i secmek istiyor bu okullar. Boylece kendi basarilariningarantiliyorlar. Burada veli'ye cok is dusuyor. Cunku bir ders kitabi bile yok. Herseyi computer uzerinde yapiyorlar. Ogretmen ders plani hazirliyor, materyallleri kendisi kombine ediyor ve cocuklarin independent ogrenmelerini hedefliyor. Guzel bir hedef. Ama brn evde kizima akternatif kitaplar alarak calismasina destek veriyorum. Cunku artik sutten agzim yandi. Iyi bir universiteye girmesi icin simdiden calismalara baslamaya karar verdim. Yani 7. Siniftan, 11. Sinifa hazirlanmaya..?Amerika'da ozellikle California'da da kurs cilginligi vardi. Kumon orada iyi is yapiyordu. Cocugum olmadigi icin o zaman cok sasirmistim. South Korea, Singapore'da, cocuklar 5.30 da kalkip, kursa gidiyorlar, okuldan once, eve gelio 9.-9.30 a kadar test calisiyorlar. Bunu okuduklarimdan ogrendim. Bilemiyorum. Ben dersimi aldim. Eger hedef Uni ise ha Turkiye ha Ingiltere farketmiyor, hedefe kilitlenmek icin \" daha cok erken\" diye bir sey yok. Merhaba ozlem hanım size sorularım olacak cevaplarsanız sevinirim ben 4çocuk annesiyim ingiltereye yada amarikaya taşınmak istiyoruz dogru bir fikirmi karasızız hangi ulkede çocuklar daha iyi egitim alır birde benim eşim emlakçı orada yapabilirmi nasıl olur, kotkularımız var, amarikadamı ingilteredemi ticaret daha çok yapılır, birde istanbulla kıyaslarsak ingiltere sıkıcımı ben burda çok gezen biriyim, orada sorularıma tek tek cevap verirseniz sevinirim teşekkurler. Merhaba. oncelikle çok güzel ve açıklayıcı anlattığınız bu yazılar için kaleminize sağlık. ben de size bir soru sormak istiyorum. bu yaz ingiltere ye taşınacağız.. Kızım var kasım 2013 doğumlu su an yani 6 yaşında. Oraya geldiğimizde 7 ye girecek. okuma yazma orada öğrenecek. Sizce bu yaz türkçe okuma yazmayı öğretip mi oraya getitmeliyim? Yoksa akıl karışıklığı mi olur? Bir de sizce iyi ilkokulların olduğu londra merkezde olmayan merkeze yakın semtler hangileridir? Şimdiden çok teşekkürler. Biz 2019 aralık ayında ailece taşındık İngiltereye. Oğlum Türkiye'de 1. sınıfta ortalama 3 ay eğitim görmüştü. Bu sürede Türkçe okuma işinin yarısını halletmiştik. Buraya geldiğimizde hemen okula başlayamadı. Bu esnada Türkçe okuma çalışmalarını devam ettirdik. Çünkü biz geçici süre ile buradayız. Oğlum Türkçe okuma bildiği için ingilizceye daha rahat adapte oldu. Size tavsiyem; Türkçe okumayı öğrensin ve geleceğiniz süreye kadar bir taraftanda ingilizce takviye yaptırın. Umarım Herşey gönlünüzce olur."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilizler-soguk-insanlar-mi-ingiliz-davranis-bicimleri", "text": "Muasır medeniyet seviyesi konusunda Nirvana'ya ulaşmış olan İngilizler hakkında genel intiba soğuk oldukları yönünde olsa da aslında dünyanın en güler yüzlü insanlarından olduklarını söylemek hiç de zor değil. Ben ömrümde bu kadar nazik, bu kadar kibar, bu kadar efendi, bu kadar saygılı bir insan ırkı ne gördüm, ne duydum. İlk başta yadırgadığım ve zamanla alıştığım İngiliz davranış biçimlerini başlıklar halinde özetlemek istiyorum. Bence durum tam olarak öyle değil. İngilizlerin pek çoğu kendilerini diğer ırklardan üstün görüyor ama ırkçılığın doğru bir davranış şekli olmadığı öğretisinden dolayı bunu belli etmiyorlar. Ama detaylarda gayet net hissediliyor. Ancak Almanya, Fransa gibi ülkelerin aksine İngiltere'de Türkler özelinde bir önyargı yok. Ya İngilizsin ya değilsin. Polonyalı da olsan Türk de olsan fark etmiyor. Bu durum Türkler için göreceli olarak bir avantaj oluşturuyor. Yok olmuyor. Çünkü İngiltere her ne kadar ırkçılığın en az olduğu ülkelerden biri de olsa, yabancılara bizim bile göstermediğimiz bir saygı çerçevesinde yaklaşıyor da olsalar aslında içten içe kendilerini üstün görüyorlar. Doğu ülkelerini geçelim, adamlar kendilerini Avrupalılardan bile farklı bir yere koyuyorlar. Yaşadıkları yeri Ada, diğerlerini Avrupa olarak tanımlıyorlar. Ne kadar güleryüzlü, saygılı da olsalar mesafelerini hep koruyorlar. Ha misal hafta sonu publarda biraları içip içip kankaya bağladıkları olmuyor mu? Oluyor. Ama alkolün etkisi geçince, kanka etkisi de geçiyor. 🙂 Dolayısıyla ne oluyor? İngiltere'de yaşayan Türklerin ya Türklerden başka dostu olmuyor, ya da diğer milletlerden insanlar ile azınlıkların kenetlenmesinden doğan arkadaşlıklar kuruluyor. Değerli bilgileriniz ile bu ülke hakkında bizlere bilgi verdiğiniz için teşekkür ederim. İngilizleri hiç sevmedim. Tarihte de pekala bunun sebepleri mevcut. Sömürücü bir ülkenin vatandaşından da aynı şeyi beklemek hiç de haksızlık olmaz. Siz de yazılarınızda buna değinmişsiniz. Bu tip ülkelerde yaşamak bana göre işkence. İstediği kadar sakin olsun, kuralcı olsun, sözde medeniyet olsun ki medeniyet orada değil Mezopotamya topraklarında doğdu; hiç mi hiç yaşanılacak yer değil. Sürekli kendinizi ikinci sınıf vatandaş olarak hissetmeniz ve bunu orada kendinizi medeniyet ülkesinde yaşıyorum şeklinde avutmanız çekilecek gibi değil. Aslında bakarsanız Avrupa ülkelerinin nerdeyse çoğunda bu mevcut ancak bazılarında hissetmezsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilizlerin-yeme-icme-aliskanliklari-ve-geleneksel-ingiliz-mutfagi", "text": "Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Türkiye'de patatesin en sevilen formlarından biri olan tereyağ ve kaşar ile harmanlanarak lezzetin doruklarına ulaşmış fırınlanmış patates KUMPİR İngiltere'de de pek çok kafe, restoran ve pub menüsüne Jacket Potatoes olarak girmiş durumda. Ancak burada patatesin üzerine bizdeki gibi envai çeşit salata ve meze karışımları koymak yerine fırınlanmış tereyağlı patatesi fasulye/cheddar, ton balığı/cheddar, ya da kıyma/cheddar gibi ikililer ile tamamlıyorlar. İngiliz mutfağındaki geleneksel diğer bir kavram da ROAST kavramı. İstanbul'da bile bazı beş yıldızlı otellerde yaygınlaşmaya başlayan Sunday Roast büfelerinin kökeni geleneksel İngiliz mutfağına dayanıyor. Sunday Roast geleneksel İngiliz kültüründe önemli bir yere sahip. Pazar öğle yemeği için restoranlarda ya da publarda buluşuluyor, fiks bir ücret karşılığında roast büfesinden faydalanılıyor. Büyük bir parça halinde fırınlanmış ve ağır ateşte pişirilmiş dana eti, domuz eti ya da hindi eti ince dilimler halinde kesilerek servis ediliyor. Gravy denilen sosla sunulan dilim etlere yine fırınlanmış bebek patatesler ve buharda pişmiş sebzeler eşlik ediyor. Patates gibi diğer bir vazgeçilmezleri de işte bu baked beans dedikleri ve hafif şekerli bir domates sosu ile pişirdikleri minik bir çeşit kuru fasulye. Bu fasulyeyi o kadar çok seviyorlar ki kahvaltı da bile tüketiyorlar. Evde uğraşmak falan da yok, direkt pişmiş ve soslanmış halini konserve olarak satın alıyorlar. Kahvaltıdan bahsetmişken Klasik bir İngiliz kahvaltısında göz yumurta olarak adlandırdıkları sahanda yumurta, sosis, bacon, hash browns, soslu fasulye, ızgara edilmiş domates, tereyağ ve kızarmış ekmekten oluşuyor. Bu kombinasyona ızgara mantar da eklenebiliyor. Kahve de bir opsiyon olmakla birlikte kahvaltılarına genelde Türk mutfağında olduğu gibi çay eşlik ediyor. Bir Fransızın ya da bir İtalyanın kahvaltıyı kruvasan ve kahve ile geçiştirdiği düşünüldüğünde İngiliz kahvaltısının soslu fasulye hariç kısmı, besin değeri ve damak tadı olarak Türk kahvaltısı ile daha iyi bir uyum sergiliyor. İngiltere'nin sınırlarını aşmış, tüm dünyaya yayılmış 5 çayı konsepti İngiltere'de hala önemini koruyor. Pek çok otel ve restoranda 5 çayı seremonileri gerçekleşmeye devam ediyor. 5 çayına İngilizler 5 O'clock Tea'den ziyade Afternoon Tea olarak adlandırıyorlar ve özellikle İngiliz bayanlar 5 çayı konseptini restoranlarda birbirleriyle buluşmak, sosyalleşmek amacıyla kullanıyorlar. 5 çayında katlı tepsilerde somonlu, peynirli mini tuzlu sandviçlerin yanı sıra pek çok kurabiye ve tatlı çeşidi servis ediliyor. Lüks restoranlarda 5 çayına birer kadeh şampanya da eşlik ediyor. Genelde krema ya da beyaz şarap eşliğinde siyah bir tencere içerisinde pişirilen kabuklu midye ve kızarmış patates ikilisi ünlü bir Belçika yemeği olmasına rağmen İngiliz mutfağını da oldukça etkilemiş durumda. İngiliz yemekleri sunan pek çok restoranın menüsünde bulunuyor. Öyle lezzetli bir yemek ki yerken eller biraz bulaşsa da insan tencerenin dibini görene kadar yemekten kendini alamıyor. Ellerin temizlenmesi için genelde yanında limon ve su ile servis ediliyor. Geleneksel İngiliz yemeklerine dönecek olursak restoran ve pub menülerinde karşımıza Fish & Chips'ten sonra en çok Gammon Steak, Steak Pie ve Kidney Pudding çıkıyor. Gammon Steak, domuz etinin tütsülenmiş but tarafından hazırlanmış biftek anlamına geliyor ve genelde pişmiş ananas dilimi ve göz yumurta ile servis ediliyor. Steak Pie ise isminden anlaşılacağı gibi biftekli tart anlamına geliyor. Soslanmış kuşbaşı formundaki dana eti, tart hamuru içinde fırınlanarak pişiriliyor, yanında yine klasik bezelye ve patates çeşitlerinden biri ile servis ediliyor. Kidney Pudding de Steak Pie'ya benzer bir yemek çeşidi. Ufak ufak doğranmış dana ya da kuzu böbreği bu kez çıtır olmayan, tarttan ziyade krep hamuru kıvamında bir hamur ile pişirilerek servis ediliyor, eşlikçiler değişmiyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Bu kadar yemeğin üzerine artık tatlılara geçsek hiç fena olmaz. İngiliz mutfağı ve tatlı dediğimizde ilk akla gelen, damak çatlatan Sticky Toffee Pudding oluyor. Bol tereyağlı çikolatalı ve hurmalı ıslak kek olarak tanımlayabileceğim Sticky Toffee Pudding, üzerine karamel sosu döküldükten sonra genellikle vanilyalı dondurma ile servis ediliyor. İngilizler sandviç yemeğe meraklı bir millet. Öğlen yemeklerini genelde üçgen sandviçler ve bizim cips dediğimiz onların crisps dedikleri basit yiyeceklerle geçiştiriyorlar. Sosisi sandviç de restoran ve pub menülerine girmiş durumda. Sosisliye genelde soğan halkası, kızarmış patates ve haşlanmış mısır eşlik ediyor. İngiliz mısırları bizdeki mısırlara göre biraz daha şekerli. İngilizlerdeki şekeli yiyecek merakı her yerde karşımıza çıkıyor. Geleneksel İngiliz mutfağındaki çeşitlilik bir yana İngiltere'de, özellikle de Londra'da Hint mutfağı, Uzak Doğu mutfağı, Amerikan mutfağı, İtalyan mutfağı başta olmak üzere dünyadaki pek çok mutfağın da en başarılı örnekleri deneyimlemek mümkün. Bu anlamda İngiltere'nin bir gastronomik anlamda çok tatmin edici bir ülke olduğunu söylemek yanlış olmaz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Merhaba. Ankara anlaşmasına başvurmaya planlıyorum. Uluslararası ticaret lisans bölümü mezunuyum. Aynı zamanda fotoğrafçılık yapıyorum. Yemek sektöründe her hangi bir sertifika yok ancak bu konuya da meraklıyım ve başarılıyım. Sizce ithalat ihracat hizmetleri mi, fotoğrafçılık mı yoksa yiyecek standı tarzı bir iş üzerinden mi başvurmalıyım? Bir de gıda satışında izin almak zorlayıcı mıdır? Araştırdım ancak bir bilgi edinme edim. Bu nedenle size sormak istedim. Brightona yerleşmeyi planlıyorum. Konu ile ilgili ufak bir bilgi verebilirseniz sevinirim. Sevgiler saygılar. Yeme içme konusunda Türkler oldukça başarılı işler çıkarıyor. Siz de yapabilirsiniz. Öncelikli olarak verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. İngilterede tost işi yapmayı düşünüyorum. Sizce başaralı olur mu? Tost derken klasik kaşarlı karışık aklınıza gelmesin sadece. Bunların dışında 20 te yakın farklı tost çeşitleri yapıyorum TÜRKİYE'DE."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere", "text": "Birleşik Krallık'ı meydana getiren dört ülkenin en büyüğü olan İngiltere, Avrupa'nın batısında, Büyük Britanya Adası'nda yer alıyor. Birleşik Krallık'ta İngiltere dışında İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda ülkeleri bulunuyor ama buna rağmen İngiltere adı çoğu zaman Birleşik Krallık veya Büyük Britanya anlamında kullanılıyor. İngiltere, Büyük Britanya Adası'nın merkezini ve güneyini kaplıyor. Kuzeyinde İskoçya, batısında Galler ile komşu olan ülke, doğusundaki Fransa'dan Manş Denizi ile ayrılıyor. Manş Tüneli, ülkeyi Avrupa Kıtası'na bağlıyor. İngiltere'de her mevsim yağmur yağabileceği için belirli bir aralık vermek zor ama yağışın göreceli olarak daha az olduğu ve havanın daha ılıman olduğu Mayıs-Haziran ile Eylül-Ekim dönemi tercih edilebilir. Türklerin İngiltere'ye turistik ya da diğer sebeplerle giriş yapabilmesi için İngiltere vizesine başvurulması gerekir. Avrupa ülkelerine giriş için gerekli olan schengen vizesine ya da yeşil pasaporta sahip olmak İngiltere'ye girişi maalesef sağlamıyor. İngiltere adı 5. Yüzyılda adayı istila eden Cermen halkı Angluslardan geliyor. Anglus diyarı anlamına gelen Angleland zamanla England'a dönüşüyor. Türkçedeki İngiltere ise diğer pek çok yabancı kelimede olduğu gibi Fransızlardan alınmış. Ülkenin yönetimi Kraliyet ailesinden dolayı monarşi olarak algılansa da İngiltere, yani Birleşik Kralllık demokrasi ile yönetiliyor. Dolayısıyla hükümet halk tarafından seçiliyor. Kraliçe ülkeye hükmetmiyor, sadece önemli seremonileri ve resmi rollerde ülkeyi sembolik olarak temsil ediyor. İngiltere'nin resmi dili İngilizce. Birleşik Krallık'ın her bölgesinde İngilizce konuşuluyor ancak Galce, İskoçça ve İrlandaca gibi başka resmi diller de var. İngiltere çoğu zaman Birleşik Krallık yerine kullanıldığı için Birleşik Krallık bayrağı İngiltere bayrağı ile karıştırılıyor. Aslında Birleşik Krallık İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda dahil olmak üzere 4 ülkeden oluşuyor. Ve Birleşik Krallık bayrağı da İngiltere, İskoçya ve Kuzey İrlanda'nın bayrağını birleştiriyor. İngiltere bayrağı, İngiltere'nin kullandığı, beyaz zemin üzerine kırmızı haç işaretinden oluşan bayrak, Aziz George haçı olarak da biliniyor. İskoçya bayrağı mavi üzerine beyaz çapraz haçtan oluşuyor ve Aziz Andrew haçı olarak biliniyor. İrlanda Bayrağı da beyaz zemin üzerine çarpraz yerleştirilmiş kırmızı haç işaretinden oluşuyor. Aziz Patrick haçı olarak biliniyor. Birleşik Krallığın nüfusu 2021 yılı itibariyle 68 milyon. İngiltere ise Birleşik Krallığı oluşturan 4 ülkeden en geniş ve en kalabalık olanı. 68 milyon nüfusun %85'i (yaklaşık 58 milyonu) İngiltere'de yaşıyor. Ve bu nüfusun da % 80'i şehirlerde yaşıyor. İngiltere kilometrekare başına düşen 281 kişi ile dünyanın en büyük nüfus yoğunluğuna sahip ülkelerinden biri. Birleşik Krallık'taki geri kalan nüfusun yaklaşık 3 milyonu Galler'de, 5 milyonu İskoçya'da, 2 milyonu Kuzey İrlanda'da yaşıyor. Bilinenin aksine \"Gulf stream\" sebebiyle İngiltere'de kışlar oldukça yumuşak geçiyor. Kar çok nadir yağıyor.(Kışın ortalama sıcaklıklar 5 -10 derece aralığında), yazlar ise Türkiye'ye göre daha serin, Ağustos ayında dahi mont giyildiği oluyor. Yazın sıcaklıklar 15 ile 30 derece arasında değişiyor. İngiltere'deki şehirlerin en önemlisi olan başkent Londra İngiltere'nin en büyük kenti olmanın yanı sıra dünyanın da önemli kentleri arasında yer alıyor. Londra'dan sonra ülkenin en önemli kentleri Manchester, Birmingham (Londra'dan sonra 2. büyük şehir), Leeds, Liverpool, Newcastle, Bristol, Coventry, Leicester ve Nottingham olarak sıralanıyor. Turistik anlamda Londra'dan sonra Manchester, Liverpool, Oxford ve Cambridge ön plana çıkıyor. İngiltere'deki en güzel şehirler için tıklayın. Birleşik Krallık'ta 5 ila 16 yaş arasında eğitim zorunlu ve ücretsiz. Özel okullar da var ama öğrencilerin %95'i devlet okullarında ücretsiz eğitim görüyor. Devlet okullarında ortalama 20 kişiye bir öğretmen düşüyor. İngiltere'de üniversite eğitimi ücretli. Ülkede 130 civarında üniversite var ve bu üniversitelerin birçoğu dünya sıralamasında ilk yüzde yer alıyor. Dünyanın en köklü üniversiteleri Oxford ve Cambridge de İngiltere'de bulunuyor. İngiltere'de eğitim sistemi detayları için tıklayın. İngiltere'de sağlık hizmeti, gelire ya da İngiliz vatandaşı olup olmamaya bakılmaksızın İngiltere'de ikamet eden herkese veriliyor. Ancak sistem oldukça yavaş işliyor. Bir rahatsızlığınız olduğunda öncelikle oturduğunuz bölgedeki GP'ye görünmeniz gerekiyor. GP uygun görürse hastanedeki uzman doktora sevkediyor. Hastanelerdeki yoğunluktan dolayı GP'ler genelde sevketmemeyi tercih ediyor. İngiltere'deki sağlık sistemi son dönemde İngiliz halkı tarafından da yoğun eleştiri alıyor. Öte yandan İngiltere oldukça sosyal bir devlet. Yaşlılar, güçsüzler, özürlüler, özürlü çocuklar, bakıma muhtaç çocuklar devletin koruması altında. Sosyal güvenlik sistemi, muhtaç durumda olan kimselere ve ailelere her türlü yardımı sağlıyor. Birleşik Krallık, futbolun vatanı sayılıyor. Ülkede binlerce spor kulübü, fulbol takımı ve lisanslı futbolcu var. Liverpool FC, Nottingham Forest, Manchester United FC, Aston Villa FC, Chelsea FC, Arsenal FC, Tottenham Hotspur FC, Everton FC, Newcastle United FC, Leeds United takımları tüm dünyada tanınıyor. İngilizlere özgü sporlar olan polo, rugby, hokey, kriket, golf, badmington, squash bu ülkede doğmuş ve bazıları hala sadece İngiltere'de oynanıyor. Dünyanın en eski ve en prestijli şampiyonalardan biri Wimbledon Tenis Turnuvası da her yıl, haziran ayında İngiltere'de düzenleniyor. İngiliz mutfağı bir İtalyan mutfağı, bir İspanyol mutfağı ya da bir Fransız mutfağı kadar iddialı görünmese de bünyesinde pek çok sıra dışı lezzeti barındırdığı söylenebilir. Fish & chips, jacket potatoes, sunday roast başlıca İngiliz yemekleri arasında bulunuyor. Diğer meşhur İngiliz yemekleri için tıklayın. Birleşik Krallık'ın tarihi MÖ 6500 yılına kadar uzanıyor. Birleşik Krallık'ın her yerinde Stonehenge'den Buckingham Sarayı'na kadar dünya tarihinde önemli yer teşkil eden yapılar görmek mümkün. Birleşik Krallık ayrıca UNESCO Dünya Mirası Yerler listesinde yer alan 28'den fazla kültürel ve doğal mirasa ve Bath, Durham, Canterbury, Oxford, York, Chester ve Stratford-upon-Avon'ı içeren yedi Miras şehrine ev sahipliği yapıyor ve bu şehirler her yıl milyonlarca ziyaretçi çekiyor. Ayrıca İngiltere'de, Oxford ve Cambridge gibi dünyanın en köklü üniversitelerine de bulunuyor. Dünyada genelinde geniş bir kültürel ve siyasi etkisi olan İngiltere Stephen Hawking, Sir Isaac Newton ve Charles Darwin gibi ünlü bilim adamlarının yanı sıra edebiyat alanında dünyanın en tanınmış yazarı olan William Shakespeare'i yetiştirmiş. Ayrıca The Beatles, Rolling Stones, The Pink Floyd, Queen, Led Zeppelin, The Cure, Radiohead, Coldplay, Mouse, Adele gibi popüler müzisyenler ve grupların hepsi İngiltere kökenli. Birleşik Krallık dünyanın önde gelen ticari merkezlerinden biri ve Avrupa'da en çok yatırım çeken ülke. Londra dünyanın finans merkezi olarak biliniyor. Birleşik Krallık dünyadaki ilk on üretici ülkeden biri ve Sağlık, Bilişim ve İletişim Teknolojileri ve Yaratıcı Endüstriler alanlarında Avrupa'nın en büyük endüstrilerine sahip. Denizcilik İngiltere'nin tarihinde olduğu gibi günümüzde İngiltere yaşamında önemli yer tutuyor. İngiltere deniz ticaret filosu dünyadaki gemilerin yaklaşık %10'una sahip. Ben bir konuyu arastırıyorum da sizin de bilginiz varsa yardımcı olabilirseniz cok sevinirim, ingilterede aupairlik hakkında. Türkiye'den vize türü vs. İngiltere Türklere au-pairlik için vize vermiyor bir süredir."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere-calismak-icin-gereken-nitelikli-calisan-skilled-worker-vizesi-nedir", "text": "İngiltere'de maaşlı bir işte çalışarak yaşamak isteyenlerin başvurabileceği Skilled Worker Visa puan sistemine dayalı bir vizedir. Brexit sürecinden önce geçerli olan Tier 2 çalışma vizesinin yerini Brexitten sonra bu vize türü almıştır. Yapacağınız işin nitelikleri, sizin nitelikleriniz, alacağınız maaş ve kalış süreniz, vizenize başvururken belirlenir, başvuru sürecinde değerlendirme için sunulur. Skilled Worker vizesiyle İngiltere'de beş yıl çalıştığınız takdirde kalıcı oturuma, kalıcı oturumdan 1 yıl sonra da vatandaşlığa başvuru imkanı bulunur. - Home Office tarafından onaylanmış bir işveren ile çalışmak. - Size teklif edilen işin detaylarının olduğu işvereninizden bir \"sponsorluk sertifikası\" almak. - Uygun meslekler listesindeki bir işi yapmak. - Vize başvurusu yapmadan önce onaylanmış bir iş teklifine sahip olmak. - Size teklif edilen maaş hem o iş türü için belirlenen asgari ücretten yüksek olması, hem yıllık 25,600£'dan yüksek olması hem de saatlik 10.10£'dan yüksek olması. - B1 seviyesinde İngilizce bilgisine sahip olmak - Banka hesabınızda en az 1270 £ bulunması Scale-Up vizesi başvuru ücreti 625 £ ile 1423 £ arasında değişmektedir. Ayrıca her yıl için 624 £ sağlık sigortası ücreti ödemeniz gerekmektedir. Başvuruların sonuçlanması ortalama 4 hafta sürüyor. Eş ve çocuklarınızı da bu vize kapsamında İngiltere'ye getirebilirsiniz. Diğer çalışma vizelerinde olduğu gibi Skilled Worker vizesi ile İngiltere'de çalışmaya başladığınızda eşiniz İngiltere'de çalışma iznine, çocuklarınız ise devlet okullarında ücretsiz okuma hakkına sahip olacaktır. Diğer çalışma vizelerinde olduğu gibi Skilled Worker vizesi ile İngiltere'de çalışmaya başladıktan 5 yıl sonra ailenizle birlikte süresiz oturum izni elde ediyorsunuz. Süresiz oturum iznine sahip olduktan 1 yıl sonra ise İngiliz vatandaşlığına başvurabiliyor, başvurudan sonra yine ailenizle birlikte ortalama 6 ay sonra İngiliz vatandaşı olabiliyorsunuz."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere-cambridge-gezilecek-yerler-restoran-tavsiyeleri", "text": "Londra'nın yaklaşık 100 km kuzeyinde yer alan Cambridge, ismini Cam Nehri üzerinde kurulan ilk köprüden alıyor. Şehir en çok dünyanın en iyi beş üniversitesinden biri olan Cambridge Üniversitesi ile tanınıyor. Cambridge'e yıllar sonra çocuklarla tekrar geliyor, tarihi kolej binaları ve bahçelerinde yine yeniden kayboluyoruz. Cambridge'de gezilecek yerleri keşfederken ister istemez rakip üniversite şehri Oxford ile kıyaslama yapıyoruz. Oxford'un Cambridge'e göre çok daha turistik, Cambridge'in oldukça sakin olduğunu gözlemliyoruz. Kings College'in hemen yamacındaki King's Bridge'den geçerek eski şehir merkezine ve şehrin kalbindeki Ely Katedrali'ne ulaşıyoruz. Market Square'de kurulmuş olan açık hava pazarını gezdikten sonra Holy Trinity Church önünde ilk molamızı veriyor, gösteri yapan bisiklet cambazı ağabeyi izliyoruz. Sushi molası sonrası Trinity Caddesi boyunca ilerliyor, yuvarlak kilisenin önünden dönüp PUNTING yapmak üzere nehir kıyısına iniyoruz. Cambridge'de okuyan gençlerin bizi geniş bir kayıkla Cam Nehri boyunca kayığı sırık desteği ile ittirerek gezdirdikleri okazyona PUNTING deniyor. Cambridgeli gençler gezi boyunca karşımıza çıkan kolejler hakkında tek tek bilgi de veriyor, hem turistlere hizmet ediyor, hem de harçlıklarını çıkarıyorlar. Punting ücreti normalde 20 £ civarı iken sezona göre pazarlık ile kişi başı 10 £ a kadar düşürülebiliyor. Battaniyelerimize sarılıp kanalı huzur içinde geziyor, ılık rüzgar eşliğinde rehberimizin anlattıklarını dinliyoruz. Yaklaşık 45 dakika süren nehir gezisi sonrası karaya ayak basıyor, bu kez rotamızı Fitzwilliam Müzesi'ne çeviriyoruz. Müze de, içinde sergilenen heykel, tablo ve benzeri sanat eserleri de ihtişamdan yıkılıyor. Giriş ücretsiz. Müzelerle aramız genelde pek iyi olmadığı halde Fitzwilliam'ın aurasından etkileniyoruz. Müze çıkışında bizi bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmur karşılıyor. Hemen karşısındaki LOCH FYNE isimli balık restoranı hızır gibi imdadımıza yetişiyor, son dönemde yediğimiz en lezzetli jumbo karidesli spaghetti ve tereyağ ve sarmısak soslu pisi balığını, üzerine krem karamel ve çikolatalı tartı afiyetle löpletiyoruz. Çoktan akşam olmuş bile, bisikletlerimizi park ettiğimiz yerden alıp arabamıza ulaşıyoruz. Cambridge ile vedalaşıp evimize doğru yola çıkıyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere-egitim-sistemi-ingilterede-okullar-ucretli-mi", "text": "Türklerin İngiltere'ye göç etme sebeplerinin en başında çocuklarımızın ve gençlerimizin iyi bir eğitim alabilmesi, İngilizceyi anadilleri gibi konuşabilmesi olduğu düşünüldüğünde İngiltere hakkında en çok merak edilen soruların başında eğitim sistemi hakkındaki sorular geliyor. İngiltere'de 5 aşamalı bir eğitim sistemi uygulanıyor. Bunlar sırasıyla Early Years, Primary, Secondary, Further Education ve Higher Education oluyor. Çocukların 3 ve 4 yaşlarında olduğu Early years döneminde eğitim ailelerin isteğine bağlı ve ücretli. Aileler dilerlerse çocuklarını ücretli olarak kreşe yollayabiliyor. Bu dönemde çalışan aileler kreş ücreti için devletten belli bir sosyal yardım/fon alma hakkına sahipler. Yasalara göre zorunlu eğitim 5 yaşında başlayıp 16 yaşına kadar devam ediyor.(1 Eylül 1997'den sonra doğanlar için 18 yaşa kadar.) Primary school, secondary school ve further education kapsayan bu zorunlu eğitim dönemi İngiltere hükümeti tarafından ücretsiz olarak sağlanıyor. Çocuklar 5 yaşına geldiklerinde ailelerin zorunlu olarak çocuklarına uygun okulu seçip okula başlatması gerekiyor. Okula başlama yaşı hesaplanırken o senenin 31 ağustosunda çocuğun doldurmuş olduğu yaş göz önüne alınıyor. Okul seçimi için bir tercih listesi oluşturulup Borough Council'e başvuruluyor. Council oturduğunuz evin konumuna, okula başlayacak çocuğun kardeşlerinin gittiği okula ve okulun uygunluğuna göre çocuğunuzu yerleştiriyor. Yani 5 -16 yaş aralığındaki çocuklarınızla Türkiye'den İngiltere'ye göç ettiğinizde ilk olarak ev tutup, ev adresiniz ile birlikte bulunduğunuz şehrin Council'ine başvurmanız gerekiyor. Yılın hangi döneminde gelmiş olursanız olun çocuğunuzun okula başlaması zorunlu olduğu için siz başvuru yapmaya zorunlusunuz, Council de çocuğunuzu okula yerleştirmeye zorunlu. İngiltere'de Home educate diye yöntem de var ama bu genelde çocukları uzun dönem sağlık sorunları yaşayan aileler tarafından tercih ediliyor. İngiltere'de eğitim Ulusal Müfredat üzerinden gerçekleştiriliyor. Tüm devlet okulları Ulusal Müfredatı takip ediyor. Ulusal Müfredat hakkında genel bir bilgi vermek gerekirse, Primary School Key Stage 1 ve Key Stage 2'dan, Secondary School Key Stage 3 ve Key Stage 4'dan oluşuyor. Daha sonra Sixth From College (Key Stage 5) ve Üniversite geliyor. Key Stage 1, Resepsiyon sınıfı ile 2. sınıf arasındaki, 5 7 yaş arasındaki çocuklardan oluşuyor. Key Stage 2 ise 3. sınıf ile 6. sınıf arasındaki, 8 11 yaş arasındaki çocuklardan oluşuyor. Key Stage 2 sonunda çocuklar SATS denilen ülke genelinde sınavlara giriyorlar ama burada öğrencilerin seviyeleri değil, okulların başarıları ölçülüyor. SATS sınavı sonuçlarının öğrencilerin gidecekleri ortaokul konusunda bir etkisi olmuyor. Zaten gidilecek ortaokul 6. Sınıfın ortalarında çoktan belirlenmiş oluyor, SATS sınavı ise öğrenim yılı sonunda gerçekleşiyor. İlkokul öğrencilerinin gidecekleri ortaokula etki edecek tek sınav 6. Sınıfın hemen başında gerçekleşen Grammer School sınavı. 6. sınıfa başlar başlamaz, eylül ayında gibi bizdeki Anadolu lisesi sınavlarına benzer bir mantıkta Grammer School sınavları yapılıyor. Oldukça zor olan bu sınavda okula göre ilk %10, %20 ye giren çocuklar ortaokulu yaşadığı şehirde ya da dilerse başka bir şehirdeki akademik başarı konusunda oldukça iddialı olan Grammer Okullarında okumaya hak kazanıyor. İngiltere'de ilkokullarındaki ders yılı süresi ortalama 38 hafta, yaz tatili süresi ise 6 hafta. Yaz tatilinin dışında iki hafta Noel tatili, iki hafta bahar tatili, Ekim, Şubat ve Mayıs aylarında da birer haftalık half term tatili var. Türkiye'de okullar haziran başı yaz tatiline girerken İngiltere'de okullar temmuzun 3. haftası kapanıp eylülün ilk haftası açılıyor. Yani İngiltere'de uzun bir yaz tatili yerine belli aralıklarla eğitim yılına yayılmış kısa tatiller mevcut. olarak sınıflandırılıyor. Size de mümkünse outstanding, olmuyorsa good okullardan birinin yanına taşınmak kalıyor. Daha önce de belirttiğim gibi belediye çocukları ikametgahına göre okullara yerleştiriyor. İngiltere'de Eğitim Sistemi ve Türk Çocuklarının İngilizce ile İmtihanı için tıklayın. Key Stage 3, 7. 8. ve 9. sınıf arasındaki, 12 14 yaş arasındaki çocuklardan oluşuyor. Bu dönem için resmi bir sınav yok. Dönem sonunda öğrenciler 10. ve 11. Sınıfta temel derslerin dışında yapacakları dersleri seçiyorlar. Key Stage 4 ise 10. ile 11. sınıf arasındaki, 15 16 yaş arasındaki gençlerden oluşuyor. Bu dönem İngiltere'deki eğitim açısından en önemli süreç. Dönem sonunda, çocuklar GCSE yani ortaokulu bitirme sınavı olarak bilinen sınava giriyorlar. GSCE sertifikasını alan öğrenciler eğer isterlerse, iki yıl sonra, 18 yaşında, İleri Düzey Eğitim Diploması sınavına girmeye hak kazanıyorlar. A-Level sınavı sonucuna göre öğrenciler üniversiteye devam edebiliyor. Key Stage 5 12. ile 13. sınıf arasındaki, 16 18 yaş arasındaki gençlerden oluşuyor. Sixth Form Kolejler 16 yaşını doldurmuş öğrencileri 2 sene boyunca İleri Düzey Eğitim Diploması kısaca A-Level sınavlarına hazırlıyor. Bu dönemde öğrenciler isterlerse akademik olarak bilinen A-Level ya da mesleki kurslar olarak bilinen BTEC kurslarına katılabiliyorlar. İki kurs modeli de sizi üniversiteye taşıyabiliyor. Ancak A-Level sınavı için eğitim alan öğrenciler, akademik olarak daha fazla bir derinliği kapsadıkları için daha prestijli ve iyi üniversitelere gitme konusunda daha avantajlı oluyorlar. Ayrıca A-Level derslerinde alacağı sonuçlar gideceği üniversiteyi de belirliyor. BTEC gibi mesleki kurslara katılan öğrenciler ise bu eğitim sonunda üniversite okumadan direkt çalışma hayatına atılabiliyorlar. İngiltere'de üniversite eğitimi ücretli. Üniversite yıllık harçları İngiliz vatandaşı yada Avrupa Birliği vatandaşı öğrenciler için yıllık 6 bin 9 bin Sterlin arasındayken, diğer öğrenciler için 15 bin 25 bin Sterlin arasında değişkenlik gösteriyor. İngiliz vatandaşı ya da Avrupa Birliği vatandaşı olan öğrenciler çalışma hayatına başladıktan sonra ödemek üzere üniversite eğitim ücretleri için Bölge Eğitim Müdürlüklerine başvuru yapabiliyor, üniversite hayatları boyunca ücret ödemeden okuyabiliyorlar. Diğer ülke vatandaşları için böyle bir imkan yok. Burada dikkatinizi çekmek istediğim bir nokta var. İngiliz vatandaşı da olsanız, İngiliz vatandaşlığını almış bir Türk de olsanız çocuklarınızın üniversitede İngiliz vatandaşlarının ödeyeceği üniversite harcını ödemesi ve borçlanma imkanında faydalanabilmesi için üniversiteden önceki son 3 senede İngiltere'de eğitim görmüş olması gerekiyor. Aksi takdirde İngiliz vatandaşı olmayan birine göre hiçbir avantajınız olmuyor. İngiltere'de üniversiteler bağımsız kurumlar ve diğer Avrupa ülkerinde olduğu gibi devlete ait değiller. Ama yine de büyük çoğunluğu devlet tarafından fonlanıyorlar. İngiltere'de devlet üniversitesi yok mu? sorusundan kasıt İngiltere'de ücretsiz üniversite yok mu? ise cevabı bir önceki paragrafta belirttiğim gibi maalesef yok. Uzun sozun kisasi ben sizinde cocuklarinizin yaslari yakin oldugu icin sanirim 3. siniftalar 1. ve 2. Sinifin mufredati hakkinda biraz bilgi istiyorum. cunku kizimi dil ogrenmenin yani sira 1. Sinifta ogretilen konularada en azindan kabaca hazirlamak tanıştırmak istiyorum. Cunku dil ile mucadele ederken diger konulara eksik kalmasini istemiyorum. Tabi sizin tecrubelerinizi zevkle ve dikkatleokuyacagim. Biz 3. Sınıftan başladık ancak internetten araştırabilirsiniz. Blogunuzdaki yazıları keyifle okudum. Sağladığınız bilgilendirici içerik için çok teşekkür ederim. Size danışmak istediğim bir iki konu için vakit ayırabilirseniz çok sevinirim. Bence tek önemli kriter ofsted raporu değil ama gidip okul incelenip velilerle konuşma imkanımız olmayınca elimizdeki tek dayanak bu oluyor. Yine de outstanding okullara güvenebilirsiniz diyebilirim. Merhaba, 2020 yazında ingiltere'ye yerleşmeyi planlıyoruz. Henüz yerleşeceğimiz şehir konusunda net bir şey yok. Ama büyük kızım(16 yaşında) şimdi 11. sınıf seneye 12 olacak orada nasıl olacağı konusunda tereddütlerimiz var. Çünkü 12-13. sınıf üniversite hazırlık. Bizdeki 12. sınıf orada daha üst sınıf anladığım bildiğim kadarıyla. Bu konu hakkında bilgilendirirseniz çok sevinirim. Kızınız yaşına denk gelen sınıfa kabul edilecektir. İngiliz eğitim sistemi Türk eğitim sistemi kadar akademik başarıyı ön planda tutmuyor o anlamda müdürünüz haklı. Bizler çocuklarımızı İngiltere'de okutuyoruz ama eğitimlerine burada devam edecekleri için gönlümüz rahat. Burada 4 yıl okuyup sonra Türkiye'ye dönecek olsalar bence de zorlanırlar. Ama sırf bu sebepten çocuğunuzun ve sizin böyle değerli deneyim yaşamaktan vazgeçmeniz çok da anlamlı değil. Fen ve matematik konularında Türk müfredatını takip edip oğlunuza destek olabilirsiniz. Bir de içimden bir ses yurt dışında bir kere yaşadıktan sonra hem çocuğunuzun geleceği hem kendi mutluluğunuz için Türkiye'ye dönmek istemeyeceğinizi ve karşınıza çıkan farklı fırsatları değerlendireceğinizi söylüyor. Brexit gerçekleşene kadar Bulgaristan pasaportunla İngiltere'de yaşayabilirsin. Sonrasında da yaşayabilirsin de bir takım prosedürler olacak sanırım henüz net değil. Üniversite konusunde ise şunu söyleyebilirim; İngilere'de üniversiteler ücretli. Lise eğitimini İngiltere'de tamamlayan İngiliz vatandaşları için ücret düşük ve kredi alma imkanı var liseden sonra İngiltere'ye gelenler için ise İngiltere vatandaşı dahi olsan çok daha yüksek bir ücret var ve kredi imkanı yok. Kısaca İngiltere'de senin durumunda üniversite okumak oldukça masraflı. Eğitim vizesi alarak okuyabilirsiniz ama bunun için özel okulda okumanız gerekiyor. Özel okul ücretleri de oldukça yüksek. Kesinlikle öyle bir dışlanma söz konusu değil. İngiltere ırkçılık konusunda en sorunsuz ülkelerden biri. Çocuklarım devlet okuluna gidiyor. İb schools sanirim uluslararası okullar diye geçiyor. Ama tabi ilk tercihim devlet okullarından yana. Bence gönül rahatlığı için outstanding bir devlet okulunu düşünebilirsiniz. 2019 Ağustos gibi ingiltereye taşınmayı hedefliyoruz. Çocuklarım 2007 doğumlu ve türkiyede 5. sınıfı bitirdiler. Yaş olarak baktığımda ingilterede 7. sınıfa devam etmeleri gerekiyor ama 5 bitti diye 6 dan mı başlatırlar bilemiyorum. Eğer 7 den başlarlarsa iyi bir gramer okuluna başlayabilir ler mi? Çünkü sınava girmeleri gerekiyormuş galiba. Çocuklarınız year 8'den yani secondary school un 2. Sınıfından devam edecekler. Grammer school sınavları ise year 6'in başında yapılıyor. Biz bu ekim ayında ingiltereye taşınmayı planlıyoruz. Fakat çocuğumuz 16 yaşında ve 11. Sınıfa denk geliyor. orada 1 sene okuyup GCSE sınavına girmesi gerekli. Ama hem 10. Sınıfı orada okumadığı ve11. Sınıfta ingilterede ilk senesi olduğu için çok kaygılıyım. Bu yaşta gelenler nasıl bir yöntem izliyor bu sınav için. Sonuçta iyi bir üniversitede eğitim almak istiyor. Bu konuda bilginiz varsa ve paylaşırsanız çok mutlu olurum. Bizi oldukça geren bir konu oldu. Ek ders aldırabilirdiniz geldiğinizde eksik olan konular için. Benim 10 yaşında 5. Sınıf, 8 yaşında 3. Sınıf ve 2 yaşında bir bebeğim var. Edinburg a yerleşip onların eğitim ve öğretimlerine İngiltere de devam etmek istiyoruz. Sanırım bizim devlet okuluna çocukları yerleştirmek gibi bir şansımız yok. Bu yüzden okul ev ve masraflarımızı kendimiz karşılayacağız. Bu şekilde gelebilmenin yolu nedir? Bir avukatla görüştüm özel okula bile gönderseniz bu şekilde kabul görmezsiniz dedi. Sizce ne yapabiliriz? Şimdiden çok teşekkür ederim. 18 yaşına geldiğinde anca vatandaş olmuş olacak 6 senesi ozaman dolmuş olacak."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere-galler-barmouth-gezilecek-yerler", "text": "Sırada nostaljik buharlı tren turları düzenlenen Bala Tren İstasyonu var. Galler bölgesinin en büyük gölü olan Bala Gölü etrafında 1 saat süren yolculuk boyunca istenen istasyonda inilebiliyor, geziliyor, isterseniz yüzülüyor, gölde balık tutuluyor ve bir sonraki trene tekrar binilebiliyor. Kendimizi yine film setinde hissettiğimiz bir an. Galler Sınırı'na girdiğimiz andan itibaren yoldaki tabelalarda İngilizce'den önce Galce yazılar yazmaya başlıyor. İki arabanın zor geçtiği daracık yollardan sürekli karşıdan gelene bir yol verme hali sonrası nihayet Barmouth'a ulaşıyoruz. Burası dağ ve deniz arasında konumlanmış tam bir sahil kasabası. Güneşli bir hava ve cıvıl cıvıl bir ortam var. Varır varmaz kendimizi hemen upuzun ve oldukça geniş kumsala atıyoruz. Denizdeki gelgitlerden dolayı kumsalın büyük bir bölümü ıslak. Hava 18-20 derecelerde, henüz yüzme havası yok ama çıplak ayakla sahil boyunca özgürce yürüyoruz. Denizi çok özlemişiz, huzur doluyoruz. Olmazsa olmaz ritüelimiz kumu kazarak su çıkarmacadan sonra ki burada bu oldukça kolay, şehrin içerisine doğru ilerliyoruz. Aslında burası lunaparkı olsun, minik kafeleri olsun şehirden ziyade sahil kasabası havasında. Ödüllü balıkçı The Mermaid'de leziz cod fish ve taze patatesleri hüpletiyor sevimli çarşı içinden birkaç instagram pozu aldıktan sonra Barmouth ile vedalaşıyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere-gezilecek-yerler-en-turistik-sehirler", "text": "Ünlü bir büyüğümüzün 'Urfa'da Oxford vardı da biz mi gitmedik?' şeklindeki ünlü sözüne konu olan Kolejler şehri Oxford dünyanın en eski üniversitesine ev sahipliği yapıyor. İngiltere Gezi yazımın ikinci şehri olan Oxford'u tüm dünyadan kolejleri tanımaya ve yaz okullarına gelmiş lise çağlarındaki genç gruplar istila etmiş, Kolejler, müzeler, diğer binalar, kısaca her yer tarihin sayfalarından kopup gelmiş gibi. 11. Yüzyılda dünyanın en eski 2. üniversitesi Oxford kurulduktan bir süre sonra üniversite ve halk arasında büyük çatışmaların yaşanmış, bunun üzerine bir grup akademisyen ve üniversiteli Oxford'u terketmeye karar vermiş. Daha sakin bir yer olan Cambridge'e gelip Oxford'un kurulmasından bir yüzyıl sonra Cam Nehri üzerindeki köprü anlamına gelen Cambridge'de dünyanın en eski 3. Üniversitesini kurmuşlar. Oxford'a nazaran daha sakin bir şehir olan Cambridge Gezilecek Yerler yazım için tıklayın. Futbol takımı ile ve Beatles'in doğduğu şehir olması ile nam salmış Liverpool 'Ortaçağ Ticari Liman Şehri' adı altında Unesco Dünya Mirasları Listesi'nde yer alıyor. The Wheel of Liverpool, Albert Dock, Beatles Müzesi, Denizcilik Müzesi, Liverpool One Alışveriş Merkezi, Cavern Club ve Liverpool Katedrali Liverpool Gezilecek Yerler listesindeki önemli noktaları oluşturuyor. Bahsi geçtiğinde şimdiye dek aklımıza sadece futbol takımı ile gelen MANCHESTER oldukça kompakt, gezmesi keyifli bir İngiltere şehri. Kuzey İngiltere'nin başkenti sayılan Manchester çok gelişmiş bir ekonomiye sahip. Ayrıca İngiltere'de Londra'dan sonra yabancılar tarafından en çok ziyaret edilen ikinci şehir durumunda. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İngiltere'nin kuzeyinde Yorkshire bölgesinde bulunan York, tarihi Romalılara dayanan antik bir katedraller şehri ve Avrupa'da tarihsel yapıların en iyi korunduğu yerlerden biri. New York'un isim babası olan York oldukça sevimli, kalenin surları içerisinde korunmuş eski şehir merkezini gezmesi son derece keyifli. Londra dünyanın en çok turist çeken şehirlerinden biri olmasının yanısıra çevresinde bulunan muhteşem güzellikteki köyleri ile de ön plana çıkıyor. Londra'yı gezdikten, metro ve metropol karmaşasına doyduktan sonra kendini tabiat ananın kollarına bırakmak isteyenler için Londra'ya çok yakın mesafede, birbirinden güzel taş evlerin yemyeşil bir doğa ile sarmalandığı masal tadında köyler bulunuyor. Galler Britanya'da Birleşik Krallık'a bağlı dört ülkeden biri. Snowdonia Ulusal Park, Pistyll Şelaleleri, Bala Gölü ve deniz kıyısında bir sahil şehri olan Barmouth bu bölgede görmeniz gereken, doğa severler için çok keyifli rotalar. İngiltere'nin kuzeybatısında Liverpool ve Manchester'ın kuzeyinde bulunan Lake District yani Göller Bölgesi İngiltere'nin en büyük ikinci Ulusal Parkı. Oldukça dağlık olan bölge de aynı zamanda İngiltere'nin en yüksek dağı olan Scafell Pike da yer alıyor. Muhteşem güzellikte göllere ve vadilere sahip Göller Bölgesi ziyaretçilerine nefes kesici manzaralar sunuyor. Göller Bölgesi bana göre İngiltere'nin doğal güzellikler anlamındaki en etkileyici bölgesi. Göller Bölgesi'nde görülmesi gereken göller hangileri? Göller Bölgesi nerede? Nasıl Gidilir? için tıklayın. İngiltere'nin güney doğu bölgesinde Manş Denizi kıyısında yer alan sahil kenti Brighton Londra'ya trenle 50 dakika mesafede bulunuyor. Brighton önceleri balıkçı kasabası statüsündeyken sonraları İngiltere'nin deniz tatili için tercih edilen yerlerinden biri haline gelmiş. Bünyesinde iki üniversite ve çok sayıda dil okulu bulunduğu için öğrenci şehri olarak da adlandırılıyor. Gece hayatı bir hayli hareketli olsa da, yerel halk oldukça sakin ve düzenli bir yaşam sürüyor. İngiltere'nin güney batısında bulunan Bath ismini şehirde bulunan kaplıcalardan alıyor. Kaplıcaların keşfi Roma İmparatorluğu dönemine uzanıyor. Şehrin ortasından geçen sakin nehri, inci gibi dizilmiş, yaşanmışlıklarını gözler önüne seren tarihi binaları, yemyeşil doğası, tertemiz ve düzenli sokakları, her köşe başında müzik yapan mutlu insanları ile Bath İngiltere'nin en güzel şehirlerinden biri. İngiltere'nin en eski şehri olarak bilinen Colchester, tarihi kalesi, kale etrafındaki devasa parkı, karakteristik evleri ve sokakları ile İngiltere'deki turistik şehirlerden biri konumunda. Londra'nın yaklaşık 100 km kuzey doğusunda yer alan Colchester Essex kontluğuna bağlı ve bünyesinde yer alan Essex Üniversitesi sebebiyle üniversite şehri olarak da biliniyor. Londra'ya otoyol ve tren bağlantısı bulunan Colchester'da Londra'da çalışan pek çok kişi de yaşıyor. Güneş batmayan ülke İngiltere; herkesin merak ettiği farklı kültürü, gelişmiş sanat anlayışı, dünyaya yön veren gastronomisi, başyapıt niteliğindeki mimari eserleri ve kartpostalları aratmayan doğal güzellikleri ile ön plana çıkmaktadır. Yılda 5 milyonu aşkın turisti ağırlayan başkent Londra başta olmak üzere sayısız güzelliğe sahip şehirleri görebileceğiniz İngiltere turları ile rüya gibi bir tatile çıkabilirsiniz. Tüm İstanbul Çıkışlı İngiltere Turları için tıklayınız. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere-goller-bolgesi-nerede-nasil-gidilir", "text": "İngiltere'nin kuzeybatısında Liverpool ve Manchester'ın kuzeyinde bulunan Lake District yani Göller Bölgesi İngiltere'nin en büyük ikinci Ulusal Parkı. Oldukça dağlık olan bölge de aynı zamanda İngiltere'nin en yüksek dağı olan Scafell Pike da yer alıyor. Muhteşem güzellikte göllere ve vadilere sahip Göller Bölgesi ziyaretçilerine nefes kesici manzaralar sunuyor. Göller bölgesi bana göre İngiltere'nin doğal güzellikler anlamında en etkileyici yeri. Şimdi gelelim Göller bölgesinde görülmesi gereken göllere. Bu noktada akla ilk İngiltere'nin en büyük gölü olan 10 mil uzunluğundaki Windermere geliyor. Öyle ki insan deniz mi göl mü kara vermekte zorlanıyor. Windermere sadece görseliyle etkileyen bir göl değil. Bu göl üzerinde tekne turu, bot ya da kanoyla gezinti gibi eğlenceli pek çok aktivite yapılabiliyor. Gölün hemen kıyısındaki Bownes on Windermere'de ve Windermere Gölü'nün tam kuzeyindeki sevimli kasaba Ambleside'da konaklayabileceğiniz oteller, birşeyler yiyip içebileceğiniz kafe ve restoranlar bulunuyor. Göl kıyısında dondurma yemek tartışmasız çocukların en sevdiği aktivite oluyor. Ambleside'dan biraz daha kuzeye doğru ilerlediğinizde karşınıza birbiri ile bağlantılı iki küçük göl olan Rydal Water ve Grasmere çıkıyor. Rydal Water kıyısında aynı isimde bir mağara da bulunuyor. Ve Göller Bölgesi'nin en muhteşem görsellerini sunan, en popüler bölgesi Grasmere. Burada göl kıyısında çok sevimli kafeler, butikler ve zencefilli bisküvileri ile meşhur Sarah Nelson's Gingerbread Shop bulunuyor. Göller Bölgesi İngiltere'nin kuzeybatısında Liverpool ve Manchester'ın kuzeyinde, her iki şehre de yaklaşık 1.5 saat mesafede bulunuyor. Londra'ya 270 mil mesafedeki bölgeye özel araçla gitmek Londra'dan yaklaşık 5 saat sürüyor. Göller Bölgesine en yakın büyük şehir Blackpool, buradan ulaşım yaklaşık 1 saat sürüyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere-liverpool-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Hafta sonunun güneşli geçeceğini öğrenince yeni bir İngiltere şehrini keşfetmenin tam zamanıdır diyor ve The Wheel of Liverpool, Albert Dock, Beatles Müzesi, Denizcilik Müzesi, Liverpool One, Cavern Club ve Liverpool Katedrali'ni görmek üzere çocuklarla Beatles'ın doğduğu şehir olan Liverpool'a doğru yola koyuluyoruz. 'Ortaçağ Ticari Liman Şehri' adı altında Unesco Dünya Mirasları Listesi'nde yer alan Liverpool'u keşfetmeye Liverpool Gezilecek Görülecek Yerler listesinin başındaki London Eye'ın ufak bir kopyası olan The Wheel of Liverpool başlıyoruz. İngiltere şehirlerinin olmazsa olmazı olan devasa dönme dolaplardan biri de The Wheel of Liverpool. The Wheel of Liverpool Albert Dock'un yanında, Mersey Nehri'nin hemen kıyısında yer alıyor. Bir dönme dolaba aile boyu binmenin 26 pound yani yaklaşık 120 TL olmasını yadırgadığımı için binmekten vazgeçiyoruz. Çünkü Liverpool gezimiz İngiltere'de gönül rahatlığıyla para harcayabilmek için poundun TL karşılığını hesaplamamamız gerektiğini henüz farkında olmadığımız, taşınmamızın ilk dönemlerine denk geliyor. 🙂 The Wheel of Liverpool'un hemen yakınında Liverpool'da Gezilecek Görülecek Yerler listesinin en başındaki Albert Dock var. Burası avlu şeklinde tasarlanmış bir marina. Pek çok restoran, Deniz Müzesi ve Beatles Müzesi de marina içerisinde yer alıyor. Müze gezilerine başlamadan önce marinaya nazır, tarihin tozlu sayfalarından kopup gelmiş bir kafe olan Vinea'da kahve ve atıştırma molası veriyoruz. Yerel peynirlerin eritilerek, geleneksel bir reçete ile hazırlanmış Welsch Rarebit'e bayılıyoruz. Liverpoollu ünlü müzik grubu Beatles'ın hikayesi ile ilgili tüm detayların sergilendiği Beatles Müzesi Albert Dock binasının giriş katında yer alıyor. Beatles Müzesi'ne girişte büyükler için 15.95 £, çocuklar için 9.5 £ ödemeniz gerekiyor. 09:00 ile 19:00 arası açık olan müzede bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir kafe ve Beatles konseptli hediyelik eşya alabileceğiniz bir mağaza da bulunuyor. Şans bu ya, o hafta sonu gerçekleşen korsan festivaline denk gelmişiz, etraf çok şenlikli, bu rastlantıya başta çocuklar sonra biz çok seviniyoruz. Önce Maritime Museum'a uğruyoruz. Burada Liverpool Limanı'nın ticari ve sosyal tarihini anlatan çok çeşitli objeler var. Model gemiler çocukların oldukça ilgisini çekiyor. Titanik'in batış hikayesinin bu kadar detaylandırılmasına şaşırıp kalıyoruz. Müze giriş ücretsiz. Dışarıda hava mis, korsanlar da etrafta kol geziyor, müze gezisi bizi pek sarmıyor, dışarı çıkıp şenliğin içine tekrar sokuluveriyoruz. Kılıçlarla poz verip yeterince şeker topladığımıza kanaat getirince bu kez Liverpool'daki diğer bir ilgi çekici nokta, Liverpool One'a doğru yürüyoruz. Liverpool One açık havada kurulmuş dev bir alışveriş merkezi. Ama o kadar büyük ve sokaklar o kadar sahici ki insan bir alışveriş merkezinde mi yoksa modern bir şehrin merkezinde mi gezdiğinin ayrımını yapmakta zorlanıyor. Kafeler, restoranlar, güzel bir yaşam alanı kurmuşlar, çok beğeniyoruz. Liverpool One'dan ayrılan sokaklardan birinde bulunan, Beatles'in kurulduğu ilk yıllarda çaldığı ve meşhur olduğu Cavern Club'a doğru yönümüzü çeviriyoruz. Klübe girmeden önce John Lennon Amca ile pozumuzu alıyoruz. Bara giriş ücreti kişi başı 2 pound, çocuklar ücretsiz. İçeride müzevari bir ortam beklerken, sahnede canlı müzik, insanların ellerinde biralar müziğe eşlik ettiği bildiğimiz bir bar ortamı ile karşı karşıya kalıyoruz. Bize kalsa çok rahat ayak uyduracağız ama çocuklar var malum, Beatles taklidi yapan tonton amcalardan bir iki şarkı dinleyip Cavern Club ile vedalaşıyoruz. Gelelim Liverpool'daki muhteşem lezzet deneyimimize. Trip Advisor'da Liverpool'daki yüzlerce restoran arasında birinci seçilen bir İspanyol Neon Jamon. Barselona'da döneli henüz iki üç hafta olması ve hala ispanyol mutfağının lezzetinin etkisi altında olmamız bizi koşar adım Neon Jamon'a götürüyor. Ve yine yeniden leziz tapaslar içinde kendimizi kaybediyoruz. Sarmısak, al biber ve tereyağı kombininin karides ile uyumu gerçekten başımı döndürüyor. Kibrit patatesler üzerindeki baharatlı göz yumurtalar ile tekrar buluşmamız muhteşem oluyor. Lezzetler damaklarımızda ağzımız kulaklarımızda Neon Jamon ile vedalaşıyoruz. Liverpool diğer pek çok İngiliz şehrinde olduğu gibi kozmopolit bir yapıya sahip. Burada yaşayan yabancıların büyük bir çoğunluğu da Çinli. Avrupa'da ilk kurulan Çin mahallesi de Liverpool'da bulunuyor. Çin mahallesinde pek çok Çin restoranı ve marketi bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere-manchester-gezilecek-yerler", "text": "Bahsi geçtiğinde şimdiye dek aklımıza sadece futbol takımı ile gelen Manchester'ı çok kompakt ve beklediğimizden çok daha keyifli buluyoruz. Kuzey İngiltere'nin başkenti sayılan bu güzel şehri sabahtan akşama kadar boylu boyunca geziyoruz. Turumuza Machester'da Gezilecek Yerler dendiğinde ilk akla gelen caddesinin başlangıç noktasındaki ana tren istasyonu Manchester Piccadilly'den başlıyoruz. Manchester Piccadilly'nin hemen yakınında şehrin en canlı bölgelerinde Gay Village, yani eşcinseller bölgesi var. Bu bölgede bir kanal kıyısına dizilmiş pek çok kafe, pub, bar ve kulüpler var. Gay Village'de bir kahve molası verdikten sonra yönümüzü şehrin merkezine doğru çeviriyoruz. Şehrin en işlek parkı Piccadilly Gardens'da çocuklar parkta oynarken biz de çimenlere seriliyoruz. Piccadily Gardens'ın hemen yanında Manchester'ın İstiklal Caddesi diyebileceğimiz, en işlek caddesi Market Street başlıyor. Market Street'te sağlı sollu pek çok mağaza, sokak çalgıcıları ve mahşer yeri gibi bir kalabalıkla karşılaşıyoruz. Şehrin en büyük alış veriş merkezi Arndale de Market Street üzerinde yer alıyor. Biraz ilerleyip sağ koldan içeri giriyor daha bohem bir yapıdaki Northern Quarter'daki sevimli kafelerin olduğu bölgeyi dolaşıyoruz. Minik bir dondurma molası sonrası Manhester Katedrali'ne doğru ilerliyoruz. Katedrale varmak üzereyken karşımıza çıkan meydandaki tarihin sayfalarından kopup gelmiş pubların bahçe ambiyansına bayılıyoruz. Katedrale giriş ücretsiz. Katedralin içini geziyor, dingin atmosferinde huzur doluyoruz. Bu bölgede pek çok restoran ve futbolla ilgili çeşitli koleksiyonları barındıran ve dünyanın en büyük futbol müzesi olan Ulusal Futbol Müzesi de var. Müze girişi ücretsiz. Biz de pas geçmiyoruz. Sonraki destinasyon Katedralin Market Street'e göre tam simetriğinde kalan St. Annes Kilisesi'nin bulunduğu St. Annes Meydanı. Burası da restoran ve kafelerin toplandığı şirin bir avlu. Havuzun yanı başında gitarıyla hoş parçalar amcanın ezgileri ile keyifleniyoruz. Kilisenin arkasından Belediye binasına doğru ilerlerken kendimizi bir karnaval tadında bir ortam içerisinde buluyoruz. Meğer 2-19 Temmuz tarihleri arasında Manchester International Festival varmış ve biz de ona denk geliyoruz. Bando ekibine ve İskoç etekli amcaların gaydaları ile yaptıkları müziğe eşlik ediyoruz. Manchester'ın havası tüm diğer Birleşik Krallık şehirleri gibi değişken. Hava tahminleri öğleden sonra 15:00'e kadar güneşli sonra yağmur diyor. Hava o kadar güzel ki yağacağına inanmak zor. Ama tam da dedikleri gibi tam 15:00'te yağmur indiriyor. Yağmura Çin mahallesinde yakalanıyoruz. Burası İngiltere'deki ikinci büyük Çin mahallesi. Çin mahallesinde sağlı sollu pek çok Çin restoranı var. Birine gözümüze kestirip içeri giriyoruz. Restoran çekik kaynıyor. Bu iyiye işaret. Fish and chips ve hamburgere doymuş damakları noodle dumpling, spring roll ve noodlelarla şenlendiriyoruz. Gezimizin başlangıcına çok yakın bir noktadayız. Mola veren yağmuru fırsat bilip arabamıza doğru ilerliyor, Manchester ile tekrar görüşmek üzere vedalaşıyoruz. Bir başka gezi rehberinde buluşmak üzere."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere-oxford-gezilecek-yerler", "text": "Ünlü bir büyüğümüzün 'Urfa'da Oxford vardı da biz mi gitmedik?' şeklindeki ünlü sözüne konu olan kolejler şehri Oxford'dayız. Şehri tüm dünyadan kolejleri tanımaya ve yaz okullarına gelmiş lise çağlarındaki genç gruplar istila etmiş durumda ve bundan ötürü etrafımızda İngilizce hariç her dil konuşuluyor. Kolejler, müzeler ve diğer her yer tarihin sayfalarından kopup gelmiş gibi. Tahminimizden çok daha büyük, tarihi ve turistik bir şehirle karşı karşıyayız. Gezimize Oxford'da gezilecek yerler listesinin başında bulunan, şehrin kalbi diyebileceğimiz Cornmarket Caddesi'nden başlıyoruz. Burası şehrin en popüler caddesi dolayısıyla da insan kalabalığının en yoğun olduğu cadde. Çocukları ıslak kumdan köpek heykeli yapan çocuğu seyretmekten vazgeçmeye ikna etmekte zorlanıyoruz. Gerçekten gerçek gibi. Cornmarket Caddesi boyunca pek çok mağaza ve fast food restoranları yanyana sıralanmış. Jamie's İtalian, Gourmet Burger tarzı kaliteli restoranlar ise Cornmarket'a girmeden sağa dönülerek ulaşılabilen George Caddesi üzerinde sıralanmış. Cornmarket'ın sonunda bizi Carfax Kulesi karşılıyor. Bu kule 12. yüzyıldan kalma St. Martin's Kilisesi'nin bugünü kadar kalmış tek kısmı. Çıkış ücreti 2.5 pound. Kuleden Oxford'u kuşbakışı izlemek mümkün. Bu noktada sağımızda Queens street, solumuzda High Street var. Bunlar Oxford'un diğer önemli iki caddesi. Queens Caddesi'ne doğru ilerlediğimizde karşımıza Westgate Shopping Mall çıkıyor. Türkiye gibi bir alışveriş merkezi cennetinde sonra İngiltere'dekiler oldukça sönük kalıyor. Westgate'in sağında Oxford Kalesi var. Burası 1000 yıllık bir tarihe sahip bir kale. Giriş ücreti 10.95 £. Kaleye girmeseniz bile bahçesindeki panayırvari bölümü görmenizi tavsiye ederim. Covered Market'ten ayrıldıktan kısa bir süre sonra Radcliff Meydanı ile buluşuyoruz. Bu meydanda bulunan Üniversite Kilisesi'nin kulesinden de Oxford'u tepeden seyretmek mümkün. Kiliseye giriş ücretsiz, kulesine çıkış ücreti 4 pound. Biz onun yerine kilisenin harika bir ambiyansa sahip kafesi Vaults Garden'da soluklanıp birşeyler içmeyi tercih ediyoruz. Radcliffe Square'de bulunan Radcliffe Bilim Kütüphanesi yerin altında bulunduğu için Oxford'da ilgi çeken noktalardan biri ancak biz gittiğimizde kapalı olduğu için maalesef göremiyoruz. Kaderimize küsüp yönümüzü Oxford Bilim Tarihi Müzesi'ne çeviriyoruz. Giriş ücretsiz ancak içeride bizi pek de etkileyen bir şey olmuyor. Müzenin hemen karşısında Oxford'daki otuza yakın kolejde en önemlilerinden Trinity College var. Giriş 2 £. Koleji ve bahçesini geziyor, tarihin tozlu sayfalarına ışınlanıyoruz. Yakınımızdaki Doğa Tarihi Müzesi'ni görüp turu bitirmek var ama Thames Nehri tarafını hiç görmedik, orayı da görelim istiyoruz. İyi ki de üşenmiyoruz. Kanal gezimizin başlangıç noktasındaki Head of the River isimli mekana bayılıyoruz. Sonrasında kanal boyunca ilerliyor kimi kanoyla kimi salla kanalda gezinen turist gruplarını seyrediyoruz. Şehirdeki turist hengamesinden sonra doğa içinde huzur buluyoruz. Daha önce Cambridge'de bir benzerini yapmış olduğumuzdan bu kez kanal turlarına katılmıyoruz. Artık dönüş vakti. Yolumuzun üzerindeki Harry Potter'dan sonra popülaritesi çok artan, Oxford Üniversitesi kolejlerinden Christ Church Koleji'ne girmek için bekleşen güruhu görünce şaşkınlık geçiriyor, burayı pas geçiyoruz. Giriş ücreti 9 £. Sırada Oxford Doğa Tarihi Müzesi var. Giriş ücretsiz. Doğa Tarihi Müzesi 1860 yılında bilimsel çalışma merkezi olarak kurulmuş. Ancak, günümüzde uluslararası öneme sahip jeoloji ve zooloji örneklerinin saklandığı, aynı zamanda da eğitim amaçlı sergilendiği bir müze konumuna gelmiş. Doğa aşığı bir aile olarak müzenin her köşesine ayrı bayılıyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere-turist-vizesi-icin-gerekli-basvuru-belgeleri-vize-ucreti", "text": "İngiltere Ziyaretçi/Turist Vizesi denir. İngiltere turist vizesi ile Birleşik Krallık'a bağlı olan İskoçya, Kuzey İrlanda ve de Galler de ziyaret edilebilir. Turistik vize başvuruları 6 aylık, 2 yıllık ya da 5 yıllık olarak yapılabilir. İngiltere turist vizesi ücret sistemi schengen vizesinden farklıdır. Schengen vizesinde sabit bir vize ücreti ödenir, vize süresine başvuru yapılan ülke karar verir. İngiltere turist vizesinde ise vize ücreti başvurduğunuz vize süresine göre değişkenlik gösterir. 6 aylık vize ücreti 89 £, 2 yıllık vize ücreti 337 £, 5 yıllık vize ücreti 61 yıllık vize ücreti 767 £'dir. Ancak örneğin 2 yıllık vize ücreti ödeyip başvuru yapmanız 2 yıllık vize alacağınız anlamına gelmez. Turistik geziler için 6 aylık vize başvurusu yapmanız önerilir. İngiltere'yi düzenli olarak ziyaret etmeniz gerektiğini ispat ederseniz 2 yıl, 5 yıl ya da 10 yıl için vize başvurularınız da her gelişinizde 6 aydan fazla kalmamak şartıyla kabul edilir. Vize'ye en erken seyahat tarihinden 3 ay önce başvurulabilir. Başvuru yapıldıktan 3 hafta sonra başvuru sonuçları bildirilir. Turist vizesi ile İngiltere'de herhangi bir işte çalışmanız mümkün değildir. 1 Öncelikle İngiltere turist vizesi süresinin sonuna kadar geçerliliği olan ve İngiltere vizesinin basılacağı boş sayfası olan bir pasaportunuz olması gerekir. 2 Eğer İngiltere turist vizesi başvuru sebebiniz aile ziyareti veya iş ziyareti söz konusu ise davetiye gerekmektedir. Sadece turistik gezi amacıyla ziyaret edecekseniz bunu belgeleyecek otel rezervasyonu, tur rezervasyonu, uçak bileti rezervasyonu vb. belgeler gereklidir. 3 İngiltere ziyaret/turist vizesi başvurunuz için maddi durumunuza ilişkin son 6 aya ait belgeleri hazırlamanız da gerekmektedir. Bu özellikle İngiltere'de kaldığınız süre içerisinde kamu sosyal yardım ihtiyacınızın olmayacağını belgelemek açısından önemlidir. Maddi durumunuzun yeterli olmadığı sonucuna varılırsa, vize başvurunuz reddedilir. Başvuru sırasında sunulacak tüm belgelerin orijinal ya da noter onaylı olması ve İngilizce'ye çevrilmiş olması gerekmektedir. İnternet üzerinden Apply for a UK visit visa adresinden online olarak başvuru formunu doldurduktan sonra yine online olarak vize ücretini ödemeli, daha sonra biyometrik tarama işlemi için yine aynı adresten İstanbul, Ankara, Izmir, Gaziantep, Bursa, Adana and Antalya'daki vize başvuru merkezlerinden birinden size uygun bir gün ve saatte randevu almalısınız. İstanbul'daki vize başvuru merkezi Mecidiyeköy'de bulunan Profilo Alışveriş Merkezi'nin içindedir. Online başvuru formunuzun çıktısı ve vize ücretini ödediğinize dair dekont ve destekleyici evraklar ile birlikte biyometrik tarama randevunuza gidip vize başvuru işlemini tamamlamalısınız. Başvuru yapıldıktan yaklaşık 3 hafta sonra başvuru sonuçlanır, vize başvuru merkezinden teslim alınır ya da talebinize göre İngiltere turistik vizeli pasaportunuz evinize yollanır. Dayınızdan dolayı ne annenizin ne e sizin vatandaşlık alma şansınız yok. Annenizin İngiltere'den ayrıldığı zamanın üzerinden 6 aydan uzun süre geçtiği için maalesef oturum izni ve vatandaşlık hakkını kaybetmiş."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltere-york-gezilecek-yerler", "text": "Güneşli bir sonbahar hafta sonu rotamızı Birleşik Krallık'ın kuzeyine, NewYork'un da isim babası York Şehri'ne çeviriyoruz. İngiltere'nin kuzeyinde Yorkshire bölgesinde bulunan York, tarihi Romalılara dayanan antik bir katedraller şehri ve Avrupa'da tarihsel yapıların en iyi korunduğu yerlerden biri. York oldukça sevimli, kalenin surları içerisinde korunmuş eski şehir merkezini gezmesi son derece keyifli. Bir arkadaşımızın tavsiyesi üzerine York Gezilecek Yerleri keşfetmeden önce Kuzey Yorkshire'de bulunan, York'a arabayla yarım saat mesafedeki Knaresborough Şehri'ne uğruyoruz. Knaresborough gerçekten masal gibi. Ufacık merkezine arabamızı parkedip, yemyeşil bahçelerin arasından geçiyor, Knaresborough Kalesi'ne ulaşıyoruz. Kale dediğim aslında yıkık dökük bir harabe. Mesele kaleden ziyade kaleye ulaşınca karşılaşılan manzaranın güzelliğinde. Ayaklarına zincir bağlanıp evcilleştirilmiş iki karganın papağan gibi taklit yeteneği geliştirmiş olmalarına diğer turistlerle birlikte hayret ediyor, kaleden aşağı doğru nehir kıyısına iniyoruz. Nehir kıyısında üç beş sevimli kafe ve kişi başı 6 £ a kiralanan kayıklar var. Sandal keyfi yapmak istiyoruz ama esas York'ta gezilecek çok yer var, vakit kaybetmeyelim deyip vazgeçiyoruz. Geniş bir daire çizip tren yolundan tekrar merkeze ulaşıyor, Knaresborough ile vedalaşıyoruz. York'a ulaşıyor, yine bir araba park operasyonundan sonra York Gezilecek Yerler listesinin ilk sırasındaki National Railway Museum'a girizgah yapıyoruz. Giriş ücretsiz. Siz hiç banyolu, oturma odalı, yatak odalı vagon gördünüz mü? Biz görüyor, geçmişe ışınlanıp o vagonda uzun bir yolculuğa çıkma hayalleri kuruyoruz. İngiltere'de keşfettiğimiz her yeni şehir bizi şaşırmaya devam ediyor. York gerçekten de bu şehirlerin en güzellerinden. Bunun farkında olan sadece biz değiliz. Şehirdeki turist sayısı tahminlerimizin çok üzerinde. Rehberli tur eşliğinde çikolatanın memleketi sayılan York tarihindeki çikolata yapımı ile uğraşan ünlü ailelerle ilgili bilgi alınabilen ve çikolata yapımı tecrübe edilebilen York Chocolate Story'ye uğruyoruz. Giriş ücreti 11.5 £. Coppergate Caddesi'nde ilerliyoruz. York'ta Gezilecek Yerlerden bir diğeri de Shambles Market. Şans bu ya, bu hafta sonu burada Food&Drink Festival varmış. Ortamda tam bir panayır havası. Yukarıdaki yüzüme gülüyor ve ben yine tadım yapıyorum:) Shambles Market'in önünde kek ve kahve molası sonrası Clifford Kulesi'nde sıra. Biraz da şehir surların üzerinde dolaşıp Birleşik Krallık'ın bu güzide şehrinden ayrılıyoruz. Dönüş yolumuzun üzerinde diğer bir Birleşik Krallık Şehri Leeds var, meraklıyız ya uğramadan edemiyoruz:) Leeds ülkenin en önemli finans merkezlerinden. Bu durum doğal olarak şehrin refah düzeyine de yansımış. Devasa alışveriş merkezleri, şıkır şıkır restoranlar, barlar, klüpler, bakakalıyoruz. Artık geç oldu, eve dönme zamanı. Leeds ile vedalaşıyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-asgari-ucret-nedir", "text": "Ülkeler bazında belirlenmiş asgari ücret yani en düşük işçi maaşı o ülkedeki gelişmişlik düzeyi ve yaşam standardı hakkında önemli ipuçları veriyor. Bu nedenle İngiltere'ye, özellikle de Londra'ya göç etmeyi planlayan pek çok kişinin aklına ilk olarak 'İngiltere'de Asgari Ücret Nedir?' sorusu geliyor. İngiltere, asgari ücret konusunda Avrupa'daki diğer ülkelerden daha farklı bir politika izliyor. Çünkü İngiltere'de asgari ücret belirlenirken çalışanın yaşı da göz önüne alınıyor. İngiltere'de ay sonunda yapılacak asgari ücret hesaplarında işçinin toplam kaç saat çalıştığı göz önüne alınıyor. İşçilere verilen saatlik ücretler ise kişinin yaşına bakılarak ödeniyor. 25 yaşına kadar İngiltere'de çalışan bir işçinin yaşı arttıkça saat başı aldığı ücret de artıyor. 23 yaş ve üstü çalışanlara saat başı 10.42 £, 21 22 yaş arası çalışanlara saat başı 10.18 £, 18- 20 yaş arası çalışanlara saat başı 7.49 £, 18 yaşın altındaki çalışanlara saat başı 5.28 £ ödeniyor. Çırak ya da stajyer olarak çalışanlara ise yaştan bağımsız olarak saat başı 5.28 £ ödeniyor. İşçilerin ortalama haftada 40 saat çalıştıkları düşünüldüğünde aylık maaş 18 yaşın altındakiler için 905 £, 18 ile 20 yaş arasındakiler için 1284 £, 21 22 yaş arasındakiler için 1745 £, 23 yaş ve üstü çalışanlara ayda 1785 £ ödeniyor. Stajyerleri ve 18 yaş altını saymazsak İngiltere'de asgari ücretin aylık yaklaşık 1800 £ olduğunu söyleyebiliriz. Asgari ücret hesaplaması için İngiltere'de Mc Donalds'ta kasiyer olarak çalışan birinin saatlik ücretini referans alırsak bu yaklaşık 9 £'a denk geliyor. Buna göre Mc Donalds'ta kasiyer olarak haftada ortalama 40 saat çalışan bir işçinin aylık maaşı yaklaşık 1550 pound oluyor. İngiltere'de yıllık toplam maaş tutarı 12.500 £'den az ise maaş vergiden muaf oluyor. Yıllık maaş 12.500 £ ve 50.000 £ arası ise %20 vergi kesiliyor. Asgari ücret alan (aylık 1400 £) bir işçinin yıllık kazancı 16800 £ civarı olduğundan %20 vergi kesintisi sonunda eline yıllık net 13.440 £, aylık net 1120 Sterlin geçiyor. İngiltere'de 1 Ocak 2023 yılı itibariyle Asgari ücret alan (aylık 1400 £) bir işçinin yıllık kazancı 16,800 £ civarı olduğundan %20 vergi kesintisi sonunda eline yıllık net 13,440 £, aylık net 1120 Sterlin geçiyor. İngiltere'de ortalama maaşlara baktığımızda ise yıllık brüt kazancın ortalama 38,500 £ olduğu görülüyor. Buna göre aylık brüt kazancın ortalama 3200 £, %35 lik vergi kesintisinden sonra ortalama aylık net kazancın ortalama 2000 Sterlin olduğu görülüyor. 85 m2'lik dairenin elektrik, ısınma ve su giderleri: Aylık ortalama 270 £. Londra dışında 1 odalı apartman dairesi aylık ortalama kirası 800 £, üç odalı apartman dairesi ise ortalama 1200 £ oluyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İngiltere'de Türkiye'dekinden daha uygun fiyatlı market alışverişi için aşağıdaki kısa videomu izleyebilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-calismak-icin-en-kolay-alinan-yeni-vize-scale-up-vizesi", "text": "İngiltere'nin Brexitle beraber Avrupa Birliği'nden çıkması sebebiyle karşılaştığı engeller kalifiye personel sorunu yaşamasına neden oldu. Olaya Türkiye tarafından baktığımızda da yine Brexit nedeniyle İngiltere ve Türkiye arasında bulunan Ankara Anlaşması'nın da sona ermesi ile Türkiye'den İngiltere'ye yaşanan yoğun göç de oldukça azaldı. Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Skilled Worker Visa ile sorun bir nebze olsa giderilse de bu vize türünün sponsorluk kısmı hayli vakit almakta ve işlem süreçlerini uzatmaktaydı. Bu nedenle İngiltere'de hükümet yaşanan kalifiye personel sorununa istinaden göçmenlik yollarında daha pratik ve daha uygulanabilir çözümlere yöneldi. Bu noktada Ağustos 2022 itibariyle uygulanmaya başlanan Scale-Up vizesi devreye girdi. Sponsorluğa dayalı diğer çalışma vizelerinde sınırsız oturum izni alana kadar, yani minimum 5 yıl boyunca işverenin sponsorluğuna ihtiyaç duyulurken, Scale-Up vizesinde sponsor olan firmada 6 ay çalıştıktan sonra hem çalışanın firmaya, hem de firmanın çalışana karşı sorumluluğu ortadan kalkıyor. Bu 6 ayın sonunda ister çalıştığınız firmada iş hayatınıza devam edebilir, ister başka bir firmada işe başlayabilir, isterseniz de kendi işinizi kurabilirsiniz. Yani vizeye başvuru esnasında sponsor olacak firmaya ihtiyacınız varken, 6 ayın sonunda bu zorunluluk tamamen ortadan kalkıyor. Bu noktada Scale-Up vizesi İngiltere'deki diğer çalışma vizelerine göre büyük avantaj sağlıyor. Scale-Up vizesiyle İngiltere'de 5 yıl çalıştığınız takdirde kalıcı oturuma, kalıcı oturumdan 1 yıl sonra da vatandaşlığa başvuru imkanı bulunuyor. Scale-Up kriterlerine kabul edilmek için firmanızın son 3 yılda %20 büyüme göstermiş olması gerekir. Bu büyümeyi işçi istihdam ederek ya da cironuzdaki artışla gösterebilirsiniz. Bir diğer koşulsa şirket kurduğunuz anda minimum 10 işçi ile faaliyete başlamış olmalısınız ve bu sayıda 3 yıl boyunca azalma olmamalı. - Başvuru yapmak için öncelikle Scale-Up kriterlerine sahip bir işyerinden bir iş teklifi almalısınız. - Alınan iş teklifi de mesleğiniz ve şu ana kadar iştigal ettiğiniz işinizle alakalı olmalı. - Maaş teklifiniz yıllık minimum 33.000 £ olmalı. - Minimum B1 seviyesinde dil yeterliliğiniz olmalı. - Banka hesabınızda en az 1270 £ bulundurmalısınız. Scale-Up vizesi başvuru ücreti 715 £. Ayrıca her yıl için 624 £ sağlık sigortası ücreti ödemelisiniz. İngiltere'den yapılan başvuruların sonuçlanması ortalama 8 haftayı bulurken Türkiye'den başvurduğunuzda bu süre 3 haftaya düşüyor. Eş ve çocuklarınızı da bu vize kapsamında İngiltere'ye getirebilirsiniz. Diğer çalışma vizelerinde olduğu gibi Scale-Up vizesi ile İngiltere'de çalışmaya başladığınızda eşiniz İngiltere'de çalışma iznine, çocuklarınız ise devlet okullarında ücretsiz okuma hakkına sahip olacaktır. Diğer çalışma vizelerinde olduğu gibi Scale-Up vizesi ile İngiltere'de çalışmaya başladıktan 5 yıl sonra ailenizle birlikte süresiz oturum izni elde ediyorsunuz. Süresiz oturum iznine sahip olduktan 1 yıl sonra ise İngiliz vatandaşlığına başvurabiliyor, başvurudan sonra yine ailenizle birlikte ortalama 6 ay sonra İngiliz vatandaşı olabiliyorsunuz."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-calismak-icin-yeni-kurallar-puana-dayali-goc-sistemi", "text": "İngiltere Avrupa Birliği'ndeyken Türklerin İngiltere'ye, özellikle de Londra'ya göç etmek için en çok yararlandıkları vize Ankara Anlaşması Vizesiydi. Ancak 31 Aralık 2020 tarihi itibariyle Brexit süreci tamamlandı ve İngiltere Avrupa Birliği'nden ayrıldı. Bu nedenle Ankara Anlaşması İngiltere için geçerliliğini yitirdi ve Türklerin Ankara Anlaşması Vizesi'ne başvurarak İngiltere'de çalışma ve yaşama olanağı ortadan kalktı. Bu süreçte İngiltere'de çalışmak isteyenler için puana dayalı yeni bir göç sistemi oluşturuldu. Artık T. C. Vatandaşları da, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin vatandaşları da, diğer ülke vatandaşları da, kısaca İngiliz pasaportuna sahip olmayan herkes bu sistem ile vize başvurusunda bulunarak İngiltere'de çalışma imkanına sahip olabilecek. Puana dayalı vizenin Ankara Anlaşması ile kıyaslandığında en belirgin özelliği artık sadece kalifiye işçilerin İngiltere'de çalışabilecek oluşu. Bu vize türü ile başvuru yapacakların aşağıdaki şartları sağlaması gerekiyor. 1 İngiltere'de devlet tarafından onaylı bir işyerinden iş teklifi almak, İngiltere'de çalışma vizesi başvurusunun kabulu için 70 puanı tamamlamak gerekiyor. Başvuru için zorunlu olan kriterler olan, 1. madde 20 puana, 2. madde 20 puana, 3. madde 10 puana denk geliyor. Yıllık 25.600 £ ve üzeri maaş almak da 20 puan ediyor. Yani başvuru için minimum şartları oluşturduktan sonra ( 20+20+10 puan) Yıllık 25.600 £ ve üzeri maaş alma kriteri de (20 puan) sağlanırsa çalışma vizesi başvurusu için gerekli olan 70 puan toplanmış oluyor. Yıllık maaş 25.600 £ den az olsa bile, eğer 20.480£ den yüksekse ve işçi açığı olan bir alanda başvuru yapılıyorsa (20 puan) ya da Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik alanlarında doktora yeterliliği gerektiren bir alanda başvuru yapılıyorsa (20 puan) ekleniyor ve toplamda 70 puana ulaşıldığı için başvuru yine de kabul ediliyor. Puanlama Sistemi aşağıdaki tablodaki gibi de açıklanabilir. Zorunlu olan ilk 3 koşulun toplamı olan 50 puan üzerine eklenecek 20 puan farklı şekillerde sağlanabiliyor. Türk vatandaşlarının başvuruları online olarak başlattıktan sonra kimliklerini ve gerekli dökümanları göstermek üzere vize başvuru merkezlerine gelmeleri gerekiyor. Başvuru ücreti başvuran kişinin İngiltere'de kaç yıl çalışmayı planladığına ve başvurulan iş dalının İngiltere'de işçi açığı olan bir alan olup olmadığına göre değişiyor. Eğer işçi açığı olan bir alanda değilse başvuru ücretleri kişi başı 610 £ ile 1408 £ arasında değişiyor. Başvuranların ayrıca yıllık 624 £ sağlık katkı payı ödemeleri gerekiyor. Başvuru kabul olmazsa sağlık katkı payı ücreti geri alınıyor ancak başvuru ücreti geri alınamıyor. Doktor, hemşire ve diğer sağlık çalışanları için başvuru ücretleri daha düşük ve diğer başvuranların ödediği sağlık katkı payından da muaflar. Ayrıca başvuru süreci boyunca önceliklendiriliyorlar. Evet. Aynı Ankara Anlaşması vizesinde olduğu gibi başvurusu kabul olaran kişinin eşi ve çocukları da İngiltere'de yaşama, okuma ve çalışma hakkı elde ediyor. Hayır etkilenmiyor. 31 Aralık 2020 öncesi Ankara Anlaşması başvurusunu tamamlamış olanlar da dahil olmak üzere Ankara Anlaşması Vizesi ile İngiltere'de yaşamakta ve çalışmakta olan kişiler için Ankara Anlaşması kuralları geçerli olmaya devam ediyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. https://www. naric. org. uk/ den online olarak başvurup, transcriptlerinizi yükleyip diplomanızın denkliğini alabilirsiniz. Ben turizm seyahat hizmetleri mezunuyum 5 sene geçmişim var ve turizmin okuma sebebimde Avrupa'da çalışmak ve yaşamak için okudum şimdi İngiltere Londra'ya gitmek baya zorlamış ben ing hakkında araştırma yaptım.. fakat aklıma takılan şu soru var ben turist vizesi ile Londra'ya gitsem orda bir avukat yardımıyla oturma izni alabilir miyim.. şuan orda yaşayan arkadaşlarımda var beni davet ediyorlar fakat onlarında tam İngiliz vatandaşı olmadıkları için.. ondan detaylı bilgiye sahip değiliz cevap verirseniz sevinirim. Turist vizesi ile gelseniz bile yine aynı şartlara tabisiniz. Yani kestirme yoldan başvuru maalesef artık yok. Maalesef Ankara Anlaşmasının bittiğini fark edip ben şimdi ne yapacağım diye dert yananlardan biriyim.. Yazınızda dikkatimi çeken İşçi açığı olan alanlarda başvuru bu işlerin ne olduğunu nasıl öğrenebiliriz. Birde bu seçenek içinde başvurular nasıl gerçekleşiyor. Ben Evlilik Uzmanı olarak gelmek istiyordum yalnız Ankara anlaşması sonlanınca ne yapacağımı bilemez oldum. Merhaba iyi günler. Ben otomotiv mühendisiyim ve eşim hemşire. İkimizinde İngiltere'de iş bulabilme konusunda zorlanır mıyız ? Önce iş yerinden teklif almamız gerekiyor diye biliyorum."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-ehliyet-almak", "text": "İngiltere'de yaşamaya başladıktan sonra, özellikle Londra dışında oturuyorsanız ehliyet almanız gerekiyor. Çünkü İngiltere'de toplu taşıma hem çok pahalı hem de Londra dışındaki şehirlerde pek yaygın değil. Özellikle de aile iseniz kendi özel aracınızla seyahat etmek hem pratik, hem konforlu hem de çok daha ekonomik. Araba satış ücretleri de ülkemize kıyasla oldukça uygun olduğu için İngiltere'de ehliyet alma sürecine girmek bir süre sonra kaçınılmaz hale geliyor. İngiltere'ye giriş yaptıktan sonraki ilk 12 ay boyunca Türk ehliyetiniz geçerli. Hazır geçerli bir ehliyetiniz varken bir an önce araba alıp İngiltere trafiğinde rahatça pratik yapmak en mantıklısı. Eğer ehliyet alma sürecine bu süre geçtikten sonra başlarsanız Geçici Ehliyet aldıktan sonra ancak yanınızda ehliyeti olan biri varken araba ile sürüş pratiği yapabiliyorsunuz. İngiltere'de tam donanımlı ehliyet almadan önce mutlaka geçici ehliyet alınıyor. Bunun için https://www. gov. uk/apply-first-provisional-driving-licence sitesine girerek başvuruda bulunmanız ve başvuru ücretini(£34) kredi kartı ya da debit kartınızla ödemeniz gerekiyor. Ödeme tamamlnadıktan yaklaşık bir hafta sonra İngiltere Ehliyet İdaresinin yani DVLA'nın ehliyet başvuru formu evinize postalanıyor. Form elinize ulaştıktan sonra doldurmanız ve İngiliz pasaportunuzu yoksa oturum kartınız ve açık gri ya da krem fonda çekilmiş 1 adet fotoğrafınızla birlikte başvuru formunda bulunan adrese göndermeniz gerekiyor. Başvurunuz onaylandıktan sonra geçici ehliyetiniz kimlik belgeleriniz ile birlikte adresinize geri gönderiliyor. Aslında Geçici Ehliyet 10 yıl geçerli ancak bu ehliyet ile aracınızı yalnız başınıza kullanamıyorsunuz. Arabayı kullanmak için yanınızda en az 3 yıllık ehliyeti olan biri olması gerekli ve hiç bir zaman otobana çıkamıyorsunuz. Ayrıca arabanın önüne ve arkasına learner driver anlamına gelen büyük bir 'L' etiketi yapıştırmanız gerekiyor. Teori testine girebilmek için yine online olarak https://www. gov. uk/book-theory-test sitesinden başvuru yapmanız, başvuru ücretini(£23) kredi kartı ya da debit kartınızla ödemeniz ve test günü için randevu almanız gerekiyor. Teori testi ilgili sınav merkezlerinde, bilgisayar başında yapılıyor. Çoktan seçmeli olan test 50 sorudan oluşuyor ve testi geçebilmek için 50 sorudan en az 43 ünü doğru cevaplamanız gerekiyor. 7 yanlış hakkı az gibi görünse de testte belirli bir soru havuzundan seçilmiş, aynı tip sorular soruluyor. Çalışmak için kitap, CD vb. almanıza da gerek yok. Telefonunuza yükleyeceğiniz £5 tutarındaki The OFFICIAL DVSA THEORY TEST KIT isimli app'teki soruları çözdüğünüzde iş çözülüyor. Ücretsiz aplikasyonlar da var ama reklamlar zaman kaybettiriyor. Teori testi ile aynı gün gireceğiniz Hazar Perception Test trafikte vereceğiniz tepkilerin ölçüleceği bir algılama testi. Bu test biraz bilgisayar oyununu andırıyor. Sürücü koltuğundan çekilmiş 14 adet 1-2 dakikalık videolarda çeşitli senaryolar oluyor ve bunlara belli süre içinde tepki vermeniz gerekiyor. Bu teste de theory testi için telefonunuza önceden indirmiş olduğunuz app ile çalışılabiliyor. Gelelim zurnanın zırt dediği yere. Yani fiziksel olarak arabayı kullandığınız ve eğitmeninin küçük ve büyük hatalarınızı belirleyip sizin ehliyet alıp almayacağınıza karar verdiği sürüş testine. İngiltere'de Ehliyet almanın en zor kısmı bu pratik testi geçmek. Yaklaşık 40 dakika süren test boyunca yapacağınız tek bir majör hata veya 15 tane minör hata testten kalmanıza sebep oluyor. Ne kadar iyi araba kullanırsanız kullanın İngiltere'de Türkiye'dekilerden farklı pek çok kural olduğu göz önüne alındığında pratik teste girmeden önce en az 3-4 saat sürüş dersi almanız gerekiyor.(Saat ücreti yaklaşık £25.) Sınava dilerseniz eğitmenin aracı ile dilerseniz kendi aracınız ile girebiliyorsunuz. Eğer aracınız otomatik vitesli ise sadece otomatik vitesli araç kullanabilecek şekilde ehliyet veriliyor. Manuel vitesli araçla girerseniz alacağınız ehliyet hem manuel hem de otomatik vitesli araç kullanmanıza olanak sağlıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Su anda ehliyet almaya hazirlaniyorum. Kisa ve net yazmissiniz, cok begendim. Dediginiz gibi netten app i satin aldim. kesinlikle oneririm."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-emekli-maasi-ne-kadar", "text": "Ülkeler bazında belirlenmiş emekli maaşı o ülkedeki gelişmişlik düzeyi ve yaşam standardı hakkında önemli ipuçları veriyor. Bu nedenle Türkiye'deki emekli maaşını Avrupa ülkeleri ile kıyaslamak isteyenlerin ya da İngiltere'ye göç etmeyi planlayanların aklına gelen sorulardan biri de 'İngiltere'de Emekli Maaşı Nedir?' oluyor. İngiltere'deki emekli maaşları temel emekli maaşı ve işyeri emekli maaşı olarak değerlendirilir. Temel emekli maaşı haftalık 203,85 Sterlindir. Bu da aylık 875 Sterline denk gelir. Bu tutar ulusal sigorta kayıtlarınıza göre daha az veya daha çok olabilir. Temel maaşa çalıştığınız süre boyunca sizin ve işyerinizin ödediği primler doğrultusunda İşyeri Emekli Maaşı da ilave edilir. Herhangi bir işyerinde çalışmayıp kendi işini yapanlar için bireysel emeklilik seçeneği de mevcuttur. Türkiye'de olduğu gibi bireysel emeklilik sistemine temel emekli maaşını veya işyeri emekli maaşını hak edecek olanlar da katılabilir."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-enflasyon-orani-nedir", "text": "Ulusal İstatistik Kurumu'nun son rakamlarına göre, Tüketici Fiyatları Endeksi tarafından 2023 Ocak ayında son 12 ay için ölçülen İngiltere enflasyonu % 8.8 olarak belirlendi. Bu İngiltere'de son 30 yıldır gözlemlenen en yüksek enflasyon oranı oldu. Bu orana daha önce 1992 yılının Mart ayında rastlanmıştı. İngiltere'de enflasyon oranının yükselmeye başlamasının birden fazla nedeni var. En önemli nedeni pandemi ve pandemi sonrası dinamikler. Piyasalar Covid kısıtlamaları hafifledikten sonra açıldığında, insanlar doğal olarak tekrar bir şeyler satın almaya başlamak istedi. Ancak bunlardan bazılarını satan insanlar, müşterilere satmaya yetecek kadar ürün bulmakta sorun yaşadılar. Arzdaki bu blokaj, 2022 yılında fiyatların yükselmesine neden oldu. Bunun yanı sıra elektronik ürünlerin üretimini yavaşlatan sel gibi beklenmedik olaylar da oldu. Bu faktörlere petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki çok keskin bir artış da eklendi. Tüm bunlar fiyatları ve dolayıyla da enflasyon oranını yukarı çekti."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-ev-kiralama-ve-satin-alma", "text": "İngiltere'de yaşayanların en çok belini büken konu ev kiraları. Özellikle Londra gibi bir metropolde yaşamayı tercih ettiyseniz ya da iş imkanları Londra'da çok olduğu için Londra'da yaşamak zorundaysanız işiniz biraz zor. Şöyle düzgün bir semtte 3 odalı, bahçeli minik bir evim olsun dahi deseniz aylık en az 2500 poundu gözden çıkarmalısınız. Hadi müstakil ev yerine apartman dairesi de yeter deseniz dahi fiyatlar 1500 pound civarından başlıyor. Eğer bu parayı ödeyecek kazancınız yoksa şehrin biraz dışına doğru ev bulmanız gerekiyor. Diğer mantıklı bir seçenek ise Londra'da yaşamamak. İngiltere'nin farklı şehirlerinde 700 pound a dahi 3 odalı ve bahçeli müstakil bir ev kiralanabiliyor. İngiltere'deki ev kiralarına genel olarak göz atmak isterseniz bizdeki sahibinden. com gibi popüler olan İngilizlerin emlak sitesi www. rightmove. co. uk e bakabilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İngiltere'de ev kiralarından kurtulmanın diğer bir yolu ev satın almak. Düşük faiz oranlarından dolayı %20 gibi bir peşinat ödedikten sonra kira öder gibi ev sahibi olabilmek mümkün olduğu için peşinat ödeyebilecek maddi duruma sahip çoğu kişi bu yöntemi tercih ediyor. İngiltere'de ev sahibi olmak için illa da İngiliz vatandaşlığına ya da süresiz oturum iznine sahip olmanız gerekmiyor. Halifax gibi bazı bankalar geri ödemeleri ödeyebilecek bir gelir düzeyine sahip olduğunuza ikna oldukları takdirde 15-20 yıl geri ödemeli kredi veriyor. Hayatın ne getireceği belli olmaz peki ya bu 20 yıllık süreçte İngiltere'den ayrılmak, ülkenize dönmek isterseniz ya da öyle gerekirse? Burada karşınıza iki seçenek çıkıyor. Ya evinizi kiraya verip alacağınız kira ile hangi ülkede yaşıyor olursanız olun kredinin geri ödemesini gerçekleştirebilirsiniz. Ya da evinizi satıp mortgage geri ödemesini devreder ya da kapatabilirsiniz. Ankara Anlaşmasını araştırmanızı tavsiye ederim i."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-hayat-pahali-mi-aylik-gecim-masraflari-neler", "text": "Bence değil. Çünkü İngiltere'de yaşadığınızda paranızı sterlin olarak harcıyorsunuz ama aynı zamanda sterlin olarak da kazanıyorsunuz. Yani Türk lirasına çevirdiğinizde harcamanız kadar kazancınız da çok oluyor. Ayrıca İngiltere fırsatlar ülkesi. Az para kazansanız dahi az para harcayarak konforlu bir yaşam sürme imkanı bir şekilde bulunuyor. İngiltere'de yaşayanların en çok belini büken konu ev kiraları. Özellikle Londra gibi bir metropolde yaşamayı tercih ettiyseniz ya da iş imkanları Londra'da çok olduğu için Londra'da yaşamak zorundaysanız işiniz biraz zor. Çünkü şöyle düzgün bir semtte 3 odalı, bahçeli minik bir evim olsun dahi deseniz aylık en az 2500 £ u gözden çıkarmalısınız. Hadi müstakil ev yerine apartman dairesi de yeter deseniz dahi fiyatlar 1500 £ civarından başlıyor. Eğer bu parayı ödeyecek kazancınız yoksa şehrin biraz dışına doğru ev bulmanız gerekiyor. Diğer mantıklı bir seçenek ise Londra'da yaşamamak. İngiltere'nin farklı şehirlerinde 700 £ a dahi 3 odalı ve bahçeli müstakil bir ev kiralanabiliyor. İngiltere'deki ev kiralarına genel olarak göz atmak isterseniz bizdeki sahibinden. com gibi popüler olan İngilizlerin emlak sitesi www. rightmove. co. uk e bakabilirsiniz. İngiltere'de ev kiralarından kurtulmanın diğer bir yolu ev satın almak. Düşük faiz oranlarından dolayı %20 gibi bir peşinat ödedikten sonra kira öder gibi ev sahibi olabilmek mümkün olduğu için peşinat ödeyebilecek maddi duruma sahip çoğu kişi bu yöntemi tercih ediyor. İngiltere'de ev sahibi olmak için illa da İngiliz vatandaşlığına ya da süresiz oturum iznine sahip olmanız gerekmiyor. Halifax gibi bazı bankalar geri ödemeleri ödeyebilecek bir gelir düzeyine sahip olduğunuza ikna oldukları takdirde 15-20 yıl geri ödemeli kredi veriyor. Hayatın ne getireceği belli olmaz peki ya bu 20 yıllık süreçte İngiltere'den ayrılmak, ülkenize dönmek isterseniz ya da öyle gerekirse? Burada karşınıza iki seçenek çıkıyor. Ya evinizi kiraya verip alacağınız kira ile hangi ülkede yaşıyor olursanız olun kredinin geri ödemesini gerçekleştirebilirsiniz. Ya da evinizi satıp mortgage geri ödemesini devreder ya da kapatabilirsiniz. İngiltere'de ev kiraları nasıl bel büküyorsa okul masrafları da bir o kadar yüz güldürüyor. Çünkü İngiltere'de okul masrafı neredeyse HİÇ YOK. Çocuklar devlet okullarında, maksimum 30 kişilik sınıflarda, ücretsiz olarak11 gayet iyi bir eğitim alıyor. İyi okullara gitmek için çok para vermeniz değil iyi okulun yakınında oturmanız gerekiyor. Okul kırtasiye masrafları dahi devlet tarafından karşılanıyor. Okul açıldığında alınması gereken forma, çanta vb. ihtiyaçlar süpermarketlerde oldukça makul ücretlerle satılıyor. Servis masrafı yok çünkü çocukların büyük bir çoğunluğu evlerine en yakın okula yürüyerek gidiyor. İngiltere'de İlkokullardaki Eğitim Sistemi hakkındaki yazım için tıklayın. Ortalama bir Türk ailesinin yeme içme masraflarının büyük bir çoğunluğunun marketlerden yapılan alışverişin oluşturduğu düşünüldüğünde ilk olarak market masraflarına göz atalım. İngiltere'de bulunan belli başlı marketler ASDA, TESCO, ALDI, LIDL, SAINSBURY, WAITROSE olarak sıralanabilir. Bunlardan evin genel ihtiyaçlarını karşılayan et, süt, peynir, yumurta, meyve, sebze, meyve gibi temel besin maddelerini karşılayacak şekilde alışveriş yaptığınızda Türk Lirasına çevirseniz dahi aşağı yukarı Türkiye'de Migros ayarı marketlerde ödediğiniz paraya denk gelir. Çünkü meyve ve sebze İngiltere'de daha pahalı olmasına rağmen et ve süt ürünleri Türkiye'den daha ucuz. Bu da toplamda ödediğiniz paranın Türkiye ile kafa kafaya gelmesine sebep oluyor. Ayrıca Türkiye'de olmayan bir sistem olarak gün içinde satışının tamamlanması gereken et, süt, meyve, sebze gibi ürünlerin günün sonunda oldukça indirimli olarak satışa sunulması maddi olanakları yetersiz olan kişiler için büyük avantaj oluşturuyor. Meyve sebzenin taneyle, karpuzun dilimle satıldığı efsanesine çok da inanmayın, burada da mevsimine göre uygun fiyatlı meyve sebze rahat bulunuyor. Örneğin yaz ortasında üç dört kiloluk bir karpuz süpermarketlerden 3 pounda satın alınabiliyor. İngiltere'de online siparişle Türk ürünlerini kapımıza kadar getiren BONVİLA hakkında bilgiler için tıklayın. Markette çektiğim aşağıdaki videoda temel gıda ürünlerine ait fiyatları görebilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İngiltere'de dışarıda yediğinizde ödemeniz gereken meblağlara gelecek olursak örneğin Mc Donald's da double cheese burger 1.5 pounda satılıyor. Herhangi bir kafede bir cappuccino içmek isteseniz yaklaşık 3 pound ödemeniz yeterli, yine bir puba gidip ailece İngilizlerin meşhur fish & chipslerinden yemek isteseniz 4 kişi için yaklaşık 30 pound ödemeniz gerekiyor. İngilizlerin yeme içme alışkanlıkları için tıklayın. Nasıl ki Türkiye'de farklı gelir düzeyinden insanlar için farklı giyim mağazası seçenekleri var ise İngiltere'de de durum farklı değil. SELFRIDGES ya da HARRODS'ta göreceğiniz fiyatlar karşısında küçük dilinizi yutabilirsiniz ama İngiltere'nin LC Waikiki'si diye adlandırdığım PRIMARK'ta 5 poundun altında onlarca ürün bulabilirsiniz. İngiltere'deki ulaşım masrafları aynı kira konusunda olduğu gibi tamamen İngiltere'nin neresinde yaşadığınızla ilintili bir konu. Londra'da yaşıyorsanız gidiş dönüş, tek seferlik bir metro seyahati için ortalama 5 pound harcamanız gerekirken küçük şehirleri tercih ettiğinizde işinize yürüyerek ya da bisikletle gitmeniz büyük olasılık. Londra dışında yaşayanların kendi özel araçları ile seyahat etmeleri de oldukça mantıklı bir seçenek. Çünkü araba satış fiyatları da benzin fiyatları da İngiltere'de Türkiye nazaran daha ucuz. Gerçi son dönemde pound/TL paritesine göre Türk lirasına çevirince İngiltere'deki fiyatlar da eskisi kadar ucuz gibi durmasa da alım gücü düşünüldüğünde hala daha avantajlı. Ayrıca İngiltere'de özel araç dışındaki ulaşım cidden pahalı. İngiltere'de Türk Ehliyetiniz Geçerli mi? İngiltere'de Ehliyet Nasıl Alınır? tıklayın. Eve ve evde yaşayan kişi sayısına bağlı olarak değişiyor olmasına rağmen 4 kişilik bir ailenin aylık ortalama elektrik ve su faturası masraflarının 50'şer pound, doğal gaz faturası masrafının 70 pound, internet ve televizyon lisansı için ödenen miktarın yaklaşık 40 pound olduğu ifade edilebilir. Türkiye'ye göre oldukça yüksek olan aylık 150 pound belediye vergisinin de aylık giderlere eklenmesi gerekir. Bu anlamda 4 kişilik bir ailenin ev için ödediği kiranın yanısıra yaklaşık 400 pound da aylık fatura gideri oluyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Yeşil pasaportunuz İngiltere'ye turist olarak dahi gelmenizi sağlamıyor. Burada yaşamak ve çalışmak için ankara anlaşmasını araştırın derim. Lokasyon olarak Londra Wimbledon, Richmond gibi bölgeleri tavsiye ederim. merhaba sizden İngiltereye giderken nasıl bir yol izlemem daha sağlıklı olur bunun için tecrübelerinizden faydalanmak isterim. Mimarlık 4 sınıf öğrencisiyim. öğrenci vizesi ile 6 aylık gideceğim sonra orda mesleki anlamda bir firma ile bağlantı sağlayarak kalma niyetim var. evlilik te olabilir tabi. ama bu süreçte ne kadar para gider bilmiyorum. orda 2000 sterlin maaş ile iş buldum. kalacak ve yemek verecek. bu para yeterli olurmu. nasıl bir yol izlememi tavsiye edersiniz. Ben ankara anlaşmasıyla londraya gelecem. fakat hiç bi fikrim yok. tanıdığım kimselerde yok. ne yapacağımı bilmiyorum. Merhaba benim istanbulda bilgisayar şirketin var, tamir ve satış yapıyorum, aynı zamanda telefon, tablet, ve tv tamirde yapabiliyorum. Benim öğrenmek istediğim ankara anlaşması ile ingilterede bir iş yeri açmış olsam kazancım ne olur, 4 kisilik bir ailem var 2 erkek cocugum var okuyorlar orada da okula devam etmeleri gerekiyor ve hangi şehirde bu işi yapmamı tavsiye edersiniz. Verdiğiniz ve vereceğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Kazancınızın ne olacağı konusunda bilgim yok gerçekten. Ama Londra dışında bir şehir seçmenizi tavsiye ederim. En azından kira gideriniz çok daha düşük olur. Okullar ücretsiz zaten. Şuanda Türkiye'de yaşayan iki çocuklu bir aileyiz ve yakın zamanda sizin yurtdışı çıkışınıza benzer bir sebeple İngiltere'ye gelme durumumuz var. antalya büyümeli biri olarak istanbul soğuğuna bile 15 yıldır alışamadım. orlara nasıl alışacağım bilemiyorum. hiç haziranın gelmediği ocak-mayıs arasına takılmış bir iklimi var gibi duruyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-ilkokullardaki-egitim-sistemi", "text": "Türkiye'den İngiltere'ye taşınma sebeplerimizden en önemlisinin çocuklarımızın en evrensel dil olan İngilizceyi anavatanında öğrenmelerini sağlamak olduğu için İngiliz eğitim sistemini kısaca özetleyen bir yazı yazmak istedim. İngiltere'de çocuklar 3 yaşında okula başlıyorlar. Okul derken 1. Sınıfa değil elbette. 3 yaşındaki çocukların gittiği sınıfa nursery, 4 yaşındakiler gittiği sınıfa reception deniyor ve her iki grup da ilkokul bünyesinde 1. sınıf ve daha büyüklerle birlikte aynı formayı giyerek eğitim alıyorlar. 1. Sınıf (İngilizlerin tabiriyle Year 1) 5 yaşında başlıyor ve çocuklar bizde olduğu gibi okuma yazmayı 1. sınıfta öğreniyorlar. Ama 1. sınıfa Türkiye'deki akranlarına göre 1 yaş erken başlamış oluyorlar. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İngiltere'de de özel okullar var ama büyük çoğunluk çocuğunu devlet okuluna gönderiyor. Bizim çocukluğumuzda olduğu gibi çocuklar evlerine en yakın okula kabul ediliyor, orada eğitim görüyorlar. Ancak İngiliz okulları devlet tarafından titiz bir denetime tabi tutulup 1'den 4'e kadar derecelendiriliyor, devletten bu derece doğrultusunda ödenek alıyorlar. Siz de haklı olarak en iyi derece alan outstanding (1. derece) ya da good (2. derece) bir okula çocuğunuzu göndermek istiyorsunuz. Bunu başarmak için bu okullardan birinin catchment area'sına yani kapsama alanına taşınmanız gerekiyor. Tahmin edebileceğiniz gibi bu bölgelerde kiralık ev bulabilmek zor, bulunan evin kirası da yüksek oluyor. Gerçi Türkiye'de özel okullara verilen paralar düşünüldüğünde kira için verilen fark devede kulak kalıyor. İngiltere'de anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversiteyi de kapsayan eğitim sisteminin tümü hakkında bilgi almak için tıklayın. Okul seçimi yaparken okulun kaç öğrenciye ücretsiz yemek verdiğine de bakmak gerekiyor. Çünkü bu çocukların ve ailelerinin, dolayısıyla da okulun sosyo-kültürel durumu hakkında bilgi veriyor. Diğer bir konu da okuldaki yabancı öğrenci oranı. Yabancı öğrenci oranı az olan okullar daha iyidir gibi düşünseniz de pratikte öyle olmuyor. Çünkü çocuğunuz tamamı İngiliz çocuklardan oluşan bir sınıfta kendini farklı hissedip, mutsuz olabiliyor. Okullara County Council denilen belediyeden başvurabilirsiniz ama hedeflediğiniz okullar ile direkt görüşüp başvuru yapmanız daha da mantıklı oluyor. Çünkü eğer çocuğunuzun girmesini hedeflediğiniz okul yoğun talep gören, kontenjanı dolu bir okul ise belediye sizi reddediyor ve daha düşük dereceli bir okula yönlendiriyor. Ancak okula direkt başvurursanız okul kendi listesinde sizi sıraya alıyor ve müsaitlik oluştuğu anda oturduğunuz evin okula yakınlığına göre önceliklendirilerek okula kabul edilebiliyorsunuz. Hayır gerekmiyor. Yani okullar gerekmediğini söylüyor. Çocuklar diğerleri ile birlikte aynı derslere giriyor, yetersizlik hissedilirse, ara ara özel okuma ve yazma dersleri için ayrı bir sınıfa alınarak destek görüyorlar. Öğretmenler oldukça ilgili. Gün sonunda çocuklarla birlikte bahçeye çıkıyorlar, konuşmak isteyen tüm velilere tek tek bilgi veriyorlar. İlkokula Türkiye'de başlamış olan çocuklar İngiltere'ye geldiklerinde sınıflarına göre değil yaşlarına denk gelen sınıfa devam ediyorlar. Örneğin Türkiye'de 1. sınıfı bitirmiş 7 yaşında bir çocuk İngiltere'ye geldiğinde, yaşıtları 3. sınıfa geçtiği için 2. sınıftan değil, o da 3. sınıftan devam ediyor. Çocuklar elbette başlangıçta konuşulanlardan pek bir şey anlamıyor ama öğretmen bunu biliyor ve ona göre yaklaşıyor. İngiltere ırkçılığın en az olduğu ülkelerden biri olduğu için çocuklar da yabancı çocuklara karşı oldukça insancıl davranıyor. Hatta pek çoğu yeni gelen öğrenciye yardımcı olmak için büyük çaba gösteriyor. Ortalama 6 ay, 1 yıl gibi bir sürenin sonunda çocuk kendini ingilizce olarak rahatlıkla ifade edebilir seviyeye geliyor. Çocuklar 2 yıl sonunda, dil öğrenmeye yatkınlığına da bağlı olarak akıcı bir ingilizceye sahip oluyor. İngilizce öğrenim ve konuşmaya başlama hızı çocuktan çocuğa değişebiliyor. Bazı çocuklar konuşulanları anlamaya başladığı halde konuşmayı reddediyor. Bu çocuklar için konuşarak öğrenme programı olan CAMBLY oldukça faydalı oluyor. Bu programda çocuklar anadili İngilizce olan eğitmenler ile bire bir online olarak sohbet şeklinde ders yapabilme imkanı buluyor. Çocukların İngilizcelerinin akıcı hale gelmesi konusunda büyük destek alabileceğiniz CAMBLY KIDS detayları için tıklayın. Eğitim sistemi genel olarak da pek zorlayıcı değil. Yani disiplin var ama müfredat ağır değil. Çocuklar kapasitelerine göre hem dil dersinde hem de matematikte üç dört gruba ayrılıyor. Her grup farklı konular işliyor ve farklı ödevleri oluyor. Başarı durumlarına göre gruplar arasında geçiş yapılıyor. Başarı her daim takdir ediliyor. Başarısızlık ise pek dillendirilmeyip 'iyi denemeydi' tarzı sözlerle olumlandırılıyor. Aileler sportif ve sanatsal aktivitelere çok önem veriyor. Çocuklar çok büyük oranda yüzme, futbol, jimnastik kurslarına katılıyor, piyano, gitar gibi enstrümanlara yönlendiriliyorlar. Okul bünyesinde dahi dönem dönem yüzme kursları düzenleniyor. Koşu kulüpleri oldukça yaygın. Çocuklar hem okulda ders saati sonrası, hem dışarıdaki kulüplere katılarak koşuyor, spora oldukça yatkın olarak yetişiyorlar. Bizim çocukluğumuzdaki izcilik, yavru kurt gibi oluşumlar burada oldukça yaygın. 5 7 yaş arası kız çocukları \"rainbows\" adı verilen, 8 yaş üstü kız çocukları \"brownies\" adı verilen \"girls guiding\" kulüplerine haftada bir, cüzi miktarda bir ücret karşılığında katılıyorlar. 8 yaş üstü çocukların kız erkek beraber katıldıkları kulübe ise \"cubs\" adı veriliyor. Bahar ve yaz döneminde gezi ve kamp gibi aktivitelerin de oluşu, bu organizasyonları oldukça cazip hale getiriyor. Hayır. Yok denecek kadar az oluyor. Devlet okulları sizden katkı payı bile almıyor. Okul kitapları ve defterleri dahi okul tarafından karşılanıyor. Okul formaları bizdeki Carrefour ve Migros tarzı Tesco, Asda, Sainsbury tarzı büyük marketlerde oldukça uygun bir fiyata satılıyor. 3. sınıfa kadar okulda verilen öğle yemeği ücretini de devlet karşılıyor. 4. sınıf itibariyle öğle yemeği için günlük 2£ civarında bir meblağ ödemeniz gerekiyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İngiliz eğitim sistemi ile ilgili tecrübenizi paylaştığınız için teşekkürler. Kısaca çocuklara karşı yaklaşımlarının oldukça iyi olduğunu ifade etmek isterim. Bu konuda içiniz rahat olsun. Çocukların sizden daha çabuk alışacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Bizde durum bu... Daha detaylı bilgi için gezentianne@gmail. com a mail atabilirsiniz. Ingiltere de yasayan ve Agustos ayi dogumlu bir cocuk annesi olarak Ingiltere deki egitim sistemini cok kati ve zor buluyorum. Egitim ise giderek daha zorlastiriliyor. Ornegin 6 yasinda bir cocuk 5, 10 ve 2 carpim tablosunu ogrenmek zorunda (tabii bu yaz dogumlular icin 5 yas oluyor ama ogrenemezse de bu cocuk normal degil zekasinda birsey var uygulamasiyla okula uzmanlar geliyor ve zavalli cocuk oyun saatinde bile ayri tutularak calistiriliyor ). Her hafta 10 farkli sozcuk hecelemek ve 3-4 kitap okumak zorundalar. Tabii sinavlar da var 7 yasinda, 10 yasinda almka zorunda olduklari. Bunlar genel beklentiler ve her okul icin biraz daha az veya cok veya farkli olabilir ama genel olarak boyle. Merhaba, İngiltere'de doğduğu aydan ve geldiği ülkedeki okuduğu sınıftan bağımsız olarak okula başlıyor çocuklar. 2012 doğumlu çocuklar 2017 eylülde 1. sınıfa gidecekler. Eğer 2018 Eylül'de gelirseniz oğlunuz year 2'dan yani 2. sınıftan başlar. Bizimkiler de Türkiye'de henüz 1. sınıfı bitirdikleri halde burada 3. sınıftan devam etmişlerdi. Merhaba, İngiltere'de doğduğu aydan ve geldiği ülkedeki okuduğu sınıftan bağımsız olarak okula başlıyor çocuklar. 2012 doğumlu çocuklar 2017 eylülde 1. sınıfa gidecekler. Eğer 2018 Eylül'de gelirseniz oğlunuz year 2'dan yani 2. sınıftan başlar. Bizimkiler de Türkiye'de henüz 1. sınıfı bitirdikleri halde burada 3. sınıftan devam etmişlerdi. Evet.9. sınıfa başlar. Özel devlet ayrımının iş bulma ile ilgisi yok. Vizeniz var ise devlet okuluna verebilirsiniz. Merhaba sizi uzun bir sure takip ediyorum gercekten cok faydali ve keyifli bir site. Bizde sizin gibi esimin castleford da aldigi is teklifiyle istanbuldan ingiltereye tasinmayi dusunuyoruz. Sonucta orda yerlesmis birisi olarak sizin tecrubelerinizden yaralanmak istiyorum. Castleford ve yaklasik 50 mil civari bize yasayabilecegimiz nezih bir lokasyon onerir misiniz? 3 cocugum var burda 2. Sinif 4. Sinif ve lise 2. Siniflarda okuyorlar dediginiz gibi outstanding bir okul tercih etmeye calisacagiz buyuk oglumuzuda universite egitimi yakin oldugu icin ozel bir koleje vermeyi dusunuyoruz. Bunun da tavsiyesini alirsak cok sevinirim. bahceli ev ve kirsal olabilir sehir merkezi gibi bir takintim yok. Her outstanding okul tercih edilebilir mi onuda tercih ederken ozellikle hangi kriterlerine bakmaliyim. Vaktinizi ayirdiginiz icin cok tesekkur ederim. Bu mesajı kaçırmışım çok pardon. Şu an taşınmış olmalısınız muhtemelen. Dönem ortasında başlamalarında bir sakınca yok bana kalırsa. Bizimkiler de öyle başlamıştı. İngiltere'deki özel okullara başvurmanız ve eğitim vizesi almanız gerekiyor. Benim çocuklarım 7 yaşında geldikleri için o yaştaki çocukların İngilizce bilmemeleri durumunda nasıl bir psikolojiye sahip olacaklarını inanın bilemiyorum. Çevremde bildiklerim de hep Türkiye'deyken özel okullarda okudukları için İngilizce bilerek gelenler çünkü. Bu konuda facebooktaki göçmen anneler grubuna üye olarak bilgi alabilirsiniz. Kolay gelsin. Sevgiler. 2008 liler eylülde 6. sınıfa gidecekler. (year 6) (Bizimkiler de 2008'li) 2005 de secondary school da year 9 a başlar. İngilizce konusunda başta zorlanırlar ama 6 ay sonra toparlarlar. Aile birleşim vizesi olabiliyorsa sizin koşulunuzda aile birleşime gidin derim. Koleje vermek yerine ders aldırmak da bir çözüm olabilir. Çünkü konuşma pratiği yapabilmesi daha önemli. Nil hanımın yazısına tamamen katılıyorum... benim oğlumda agustos 2012 doğumlu 5 yaşında 1. Sınıfa gitti ders çalışma konusunda cok zorlandık akranlarıyla aralarında 11-10-9 ay olanlar çok... okul yönetimi her nekadar biliyoruz aral küçük sizi iyi anlıyıruz deselerde uygulmada hepsi bir.. Hiç merak etmeyin ne zaman gelirseniz gelin başlarlar. Adresiniz belli olur olmaz yaşadığınız şehirdeki counsil'e başvurun. Onlar size kontenjanında boşluk olan adresinize en yakın okulu bulurlar. Okula kayıt olamamak gibi bir durum olamaz ancak istediğiniz okulda yer bulamama durumu olabilir. Cevabınız için çok çok teşekkür ederim.. Ben Canterbury'deki Kent County Council'a e-mail ile sordum gelen cevap şöyle: \"Dear Cengiz, You will need to confirm with the Home Office your children's eligibility to school in the UK. The only advise we can give is that children have to be in the country for more than 6 months to get access to State funded Education. İlk paragrafta 6 ay bekleyeceksiniz deyip ikinci paragrafta ise sizin dediğiniz gibi her zaman okula başlayabilirler demiş. Biraz kafam karıştı açıkçası.. Ama sizin cevabınız gerçekten heyecanlandırdı çocuklar eğer okula başlayabilecekse İngiltere'ye gitmekte başka bir çekincemiz kalmıyor. Council'in 6 ay diye bahsettiğinin ne olduğunu ben de anlamadım ama emin olun geldiğiniz anda başlarlar. Hayır ödenmiyor. Vizenizin türünün hiç bir önemi yok. Sınırlı/ sınırsız oturma izninizin olması ücretsiz eğitim almaları için yeterli. Aynı vize türüne sahip bir arkadaşım 1 yıl kaldı ve çocukları da 1 yıl ücretsiz olarak okula gitti. Bu yaz Türkiye'ye döndüler. Çok teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için, içimi ferahlattınız.. Bizimle çocukların eğitimi ve yaşanılacak şehir olarak önerilerinizi paylaşırsanız çok seviniriz. Eğitim hakkındaki detayları yazımda bulabilirsiniz. Şehir olarak ise Londra'yı tavsiye ederim. İnternet de yazılarınızı eşim ile takip ediyoruz. Eğer mümkünse size 1 sorumuz olacak. Biz 2 yıldır Tayvan'da yaşıyoruz ve 2019 yazında İngiltere'ye yerleşmeyi planlıyoruz. Fakat Nisan 2013 doğumlu oğlumuzun eğitimi için nereden ev turmalıyız.. kararsızız. Planımız daha uygun ve geniş evlerin olduğu ve daha sıcak olan Canterbury, Southend, yada Brighton'a yakın yerler olabilir. Bir diğer seçenek ise Wimbledon'a yakın oturmak burası biraz pahalı. Maliyet olarak bizi zorlayacak. Bizim Güney de ki bu şehirlerde iyi bir eğitim alma şansımız olur mu? Şehiri yada evi seçerken bize ne önerirsiniz? Civardaki okulların daha iyi olduğunu nasıl anlayabiliriz. Bu konuda yardımcı olursanız çok seviniriz. Wimbledon civarı evler bahsettiğiniz bölgelere göre daha pahalı haklısınız. Okul açısından eğer devlet okuluna yollayacaksanız Londra merkezde oturacaksınız gibi bir durum yok. Bu tamamen okuluna bağlı. Öncelikle outstanding bir okul seçmelisiniz. Good okullarda da verilen free meal oranı veli profili hakkında fikir verebilir. Malesef Canterbury'e gidişimiz bir yıl sonraya ertelendi. Artık giderseniz yorumlarınızı bekleriz. http://www. rightmove. co. uk diye bir site var oradan kiralık evleri dahi araştırmıştık. Bu sitede incelediğiniz bir kiralık evin yakınlarındaki okullar da yakınlık sırasına göre gösteriliyor, \"use the school checker\" başlığına tıklamanız yeterli, hatta okulların seviyeleri de belirtiliyor outstanding/good ve benzeri şekilde. Teşekkür ederim bilgi için. Bizde birçok Güney şehiri ile ilgili araştırma yapıyoruz. Umarım hepimiz için en hayırlı kararlar olur. 2006 doğumlular year 9 dan, 2013 doğumlular year 2 den başlarlar. Merhaba, benim İngiltere'ye yerleşme gibi bir düşüncem yok 🙂 Ama çok merak ettiğim bir şey var. İngilterede çocukların ana dillerini yazımda nasıl öğrendiklerinin merak ediyorum. Sonuçta yazılışta ve okunuşta farklı olan bir durum var, bunu çocuklara nasıl öğretiyorlar? Çocuklar zorlanıyor mu? İzledikleri yöntem nasıl? Bilginiz var ise paylaşırsanız çok memnun olurum. Spelling konusunda epey ödev veriliyor. Her hafta 10 kelimenin yazılışı ve okunuşu arasındaki ilişki öğretiliyor. merhaba.2001 doğumlu kızım var şu anda açık lisede okuyor hem dil ve öğretim için ingiltereye yollamak istiyorum. kendisi şu anda dersaneden, özel ders alıyor alt yapı biraz sıkıntılı geçti londra da akrabamız var ikamet, için sıkıntı olmayacak. nasıl bir yol izlememiz gerekir. şimdiden teşekkür ederim vereceğiniz bilgiler için görüşmek dileğiyle. kızınız turist vizesi ile akrabalarınızın yanında ikamet edip dil kursuna gidebilir. Ettirebilirsiniz. Aynı pozisyonda bir arkadaşımın 2 çocuğu 1 yıl boyunca state school a gittiler. Sonra da Türkiye'ye döndüler. Biz de benzer bir süreçten geçeceğiz. Eylül ayı gibi Liverpool'a akademik ziyaretçi olarak 1 yıllığına gideceğiz. Tahminim şu an dönmüş olmalısınız. Bizim de 4 yaşında kızımız var. Konaklamadan çocuğun kreşine kadar aklımızda birçok soru var. Önemli gördüğünüz hususları bizimle paylaşabilir misiniz? Şimdiden çok teşekkür ediyorum. Öncelikle verdiğiniz bu değerli bilgiler için çok teşekkürler. EU vatandaşı olmanızın okul konusunda hiçbir avantajı ya da dezavantajı yok. Yani olmayandan bir farkınız olmaz. Burada oturum iznine sahip herkes ücretsiz eğitim ve sağlık hizmetinden eşit haklarla yararlanabiliyor. Oturduğunuz evin en yakınındaki GP'ye başvurup ücretsiz tedavi görebiliyorsunuz. Aynen dediğiniz gibi. Gitmeden ve gittikten sonra İngilizce okuma ve yazma konusunda ders aldırabilirseniz süreci daha kolay atlatacaktır. Çocuklarınızı bir okula kaydettirmek için bir adresiniz olması, o adreste oturduğunuzu kira kontratınız ile ispatlamanız gerekir. Benim çocuklarım çekingen vr mükemmeliyetçi olduğu için maalesef ortalamanın biraz üstünde sürdü. Rahat bir şekilde kendilerini ifade edebilmeleri 2 yılı buldu diyebilirim."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-is-bulmak", "text": "Öğrenci ve yatırımcı vizelerini saymazsak İngitere'de iş bulmak için 2022 yılı itibariyle iki farklı vize türü bulunuyor. Bunların ilki Brexit sonrası Genel Çalışması Vizesi (Tier-2) yerine yürürlüğe giren SKILLED WORKER VISA. İkincisi ise 2022 sonunda yürürlüğü giren ve başvuru ve çalışma koşulları çok daha kolay olan SCALE UP VISA. Her iki vize türünde de İngiltere'de çalışmaya başladıktan 5 yıl sonra ailenizle birlikte Süresiz Oturum İzni elde ediyorsunuz. Süresiz oturum iznine sahip olduktan 1 yıl sonra ise İngiliz vatandaşlığına başvurabiliyor, başvurudan sonra yine ailenizle birlikte ortalama 6 ay sonra İngiliz vatandaşı olabiliyorsunuz. İngiltere'de maaşlı bir işte çalışarak yaşamak isteyenlerin başvurabileceği Skilled Worker Visa puan sistemine dayalı bir vizedir. Brexit sürecinden önce geçerli olan Tier 2 çalışma vizesinin yerini Brexitten sonra bu vize türü almıştır. Yapacağınız işin nitelikleri, sizin nitelikleriniz, alacağınız maaş ve kalış süreniz, vizenize başvururken belirlenir, başvuru sürecinde değerlendirme için sunulur. Skilled Worker Visa başvuru şartları detayları için tıklayın. İngiltere'nin Brexitle beraber Avrupa Birliği'nden çıkması sebebiyle karşılaştığı engeller kalifiye personel sorunu yaşamasına neden oldu. Olaya Türkiye tarafından baktığımızda da yine Brexit nedeniyle İngiltere ve Türkiye arasında bulunan Ankara Anlaşması'nın da sona ermesi ile Türkiye'den İngiltere'ye yaşanan yoğun göç de oldukça azaldı. Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Skilled Worker Visa ile sorun bir nebze olsa giderilse de bu vize türünün sponsorluk kısmı hayli vakit almakta ve işlem süreçlerini uzatmaktaydı. Bu nedenle İngiltere'de hükümet yaşanan kalifiye personel sorununa istinaden göçmenlik yollarında daha pratik ve daha uygulanabilir çözümlere yöneldi. Bu noktada Ağustos 2022 itibariyle uygulanmaya başlanan Scale-Up vizesi devreye girdi. Scale-Up Visa başvuru şartları detayları için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Merhaba, yazınızı keyifle okudum. Yeterli seviyede İngilizce biliyorum. Türkiye'den almış olduğum diploma ile İngiltere'de öğretmenlik yapma imkanım var mı? Veya uluslararası ehliyetimle taksicilik vs. bir iş yapmak için nasıl vize alabilirim. Daha önce bir blok yazınızda Ankara Antlaşması ile ilgili bir danışmanlık şirketi bilmediğinizi yazmıştınız. Ancak yakın zamanda duyduğunuz, bildiğiniz, güvenilir bir danışmanlık şirketi varsa onu da benimle paylaşırsanız sevinirim. Cevaplayacağınız yada cevaplayamayacağınız herşey için şimdiden çok teşekkür ederim. Sevgiler.. Daha önce bir blok yazınızda Ankara Antlaşması ile ilgili bir danışmanlık şirketi bilmediğinizi yazmıştınız. Ancak yakın zamanda duyduğunuz, bildiğiniz, güvenilir bir danışmanlık şirketi varsa onu da benimle paylaşırsanız sevinirim. Cevaplayacağınız yada cevaplayamayacağınız herşey için şimdiden çok teşekkür ederim. Sevgiler.. Konu özelinde spesifik bir bilgim yok ancak iş planını mantıklı bir şekilde yaparsanız kabul görmemeniz için hiç bir sebep yok. İngiltere'de eğitim almamız ve iş olanaklarınızı arttırmanız da mümkün. Güvenilir firma Londra'da biliyorum yanlızca. 2. sorum diploma denkliği ile ilgili NARIC e herhangi bir kayıtta bulundunuzmu. Biz 4 yıl önce geldiğimizde eşim başka bir sınava girmiş. O dönem farklı opsiyonlar varmış. O nedenle sorunuza net bir cevabım yok maalesef. NARIC bizim için gerekli olmadı. Eğer şirketiniz talep ediyorsa başvurursunuz. Merhaba umarım iyisinizdir Kısaca hikayemi özetleyip size birkaç soru sormak istiyorum ilgilenip okursanız çok minnettar kalırım. Selam, ben İngiltere'de bir firmadan sponsorluk teklifi aldım yalnız şunu merak ediyorum... Bu sponsorluk aldığım şirket sayesinde vizem çıktı ve orda çalışmaya gittim diyelim, eğer ben bu işten memnun kalmazsam kendime farklı bir iş arayışı sağlayabilir veya farklı bir iş olarak ikinci bir iş yapabilir miyim? Ya da Ankara anlaşmasında olduğu gibi kendim iş kurabilir miyim? Eğer bilginiz varsa ve yardımcı olursanız çok sevinirim. Biz de işverenin sponsor olduğu Tier 2 vize ile buradayız o nedenle bu konuya oldukça hakimim. Eğer memnun kalmazsanız başka bir şirkete başvurabilirsiniz ama sponsor değişeceği için yeni bir vize başvurusu anlamına geliyor. Onun dışında kendiniz iş kuramazsınız. sorulara sorularla cevap veriyorsunuz, bilmiyorum deseniz daha iyi olur cunku sordugunuz sorunun cevabi kisinin yazdiklari icerisinde. Hangi soru cevaba istinaden yazdınız bu yorumu anlayamadım. Facebooktan the london turkish meet up grubuna danışabilirsiniz. Yakın zamanda ankara anlaşması ile londra'da bir iş kurup eşim ve çocuğumla beraber londra'ya taşınmak istiyoruz. Blog yorumlarınızda londra'da güvenilir bir danışmanlık şirketinden bahsediyorsunuz. Rica etsem bu danışmanlık şirketini benimle paylaşır mısınız? Dolandırılmak ya da iş bilmezlik yüzünden red almak istemiyoruz. Ashton Ross Law firmasından Semira Hanım ile iletişime geçebilirsiniz. Merhaba ben ve eşim ankara antlaşması ile ingiltereye gitmeye karar verdik fakat 2 yaşında bebeğim var eşim çalışacak ama benimde çalışmam lazım evden nasıl iş yapabilirim acaba. ne gibi işler yürütebilirim. bir sorum daha olacak size ingiltere nere de daha uygun ev kiralayabilirim ve evler nasıldır esnafımı oluyo yoksa biz mi alıyoruz eşyaları orda. Çok zor bir surec bilgi verirseniz çok sevinirim."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-is-kurmak", "text": "Türkiye'deki ekonomik koşullar, verilen emeğinin karşılığının alınamaması ve eğitim sistemindeki sorunlar nedeni ile İngiltere'ye pek çok kişi iş kuruyor ve göç ediyor. Gidenler kalanların da böyle bir adım atabilmeleri için cesaret veriyor. İngiltere'ye bireysel ya da ailece taşınmak isteyen herkesin aklına ilk gelen soru 'İngiltere'de nasıl iş kurulur?' sorusu oluyor. İngiltere'de özellikle de Londra'da Türklerin çoğunluğu hizmet sektörü olmak üzere pek çok alanda çalıştığını görmek mümkün. Berberlik, taksi şoförlüğü, restoran ve kafe işletmeciliği, kuaförlük, garsonluk, bahçevanlık, bebek bakımı, ev yemekleri satışı gibi işler Türkler arasında oldukça yaygın. İngiltere'de iş kurmak isteyenlerin büyük çoğunluğu Ankara Anlaşması Vizesi ile İngiltere'de iş kuruyor. Antlaşması Vizesi Türk vatandaşlarının İngiltere'de kendi işlerini kurarak aileleri ile birlikte İngiltere'de yaşamalarına ve çalışmalarına olanak sağlayan, İngiltere ve Türkiye arasında 1963 yılında imzalanmış özel bir anlaşmaya dayanan bir İngiltere çalışma vizesi türü. İngiltere'de kendi işini yapabileceğine inanan her Türk vatandaşı, bu işi yapabileceğini gösteren eğitim, tecrübe ve işi kurmasına yeterli sermayeye sahipse İngiltere Ankara Antlaşması Vizesi'ne başvurarak İngiltere'de göçmenlik statüsü elde edebiliyor. Bu vize türünde hiçbir firmanın sponsorluğu gerekmiyor. İster temizlik şirketi açın, ister kuaför salonu, sadece yapacağınız iş planının mantıklı bir plan olması yetiyor. Ankara Anlaşması vizesine Türkiye'den başvuru yapılabileceği gibi, İngiltere'ye turist vizesi ile gelip İngiltere'den başvuru da yapılabiliyor. İkinci yöntemin en büyük handikabı Türkiye'deki düzeni bozup İngiltere'ye taşındıktan sonraki yaklaşık 6 ay süren bekleme süreci. Sonucun olumlu olup olmayacağını bilmeden geçen bu süreç, kabul edilmez ise dönmek zorunda kalma ihtimali sıkıntı yaratıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-market-fiyatlari-ve-yasam-giderleri", "text": "Dünyada refah düzeyi en yüksek ülkelerden biri olan İngiltere'ye göç etmeyi planlayan ya da Türkiye'deki market fiyatları ve yaşam giderleri ile kıyaslamak isteyen kişiler için market fiyatlarından örnekleri, kira, elektrik, su ısınma gibi İngiltere'de yaşamak için zaruri olan masrafları, asgari ücreti ve ortalama maaşları aşağıda listeleniyor. İngiltere'de çeşmeden su içilebiliyor ama bir küçük suyu büfeden satın almak istediğinizde 1£, 5 litrelik suyu marketten satın almak istediğinizde ise 1.5£ ödemeniz gerekir. Costa Cafe'de orta boy Capuccino ücreti 2023 itibariyle 4£. 1 paket Marlboro Light 2023 itibariyle 14£. McDonald's Big Mac Menü 2023 itibariyle 6.49£. 85 m2'lik dairenin elektrik, ısınma ve su giderleri: Aylık ortalama 270 £. Londra dışında 1 odalı apartman dairesi aylık ortalama kirası 800 £, üç odalı apartman dairesi ise ortalama 1200 £ oluyor. İngiltere'de 1 Ocak 2023 yılı itibariyle Asgari ücret alan (aylık 1400 £) bir işçinin yıllık kazancı 16,800 £ civarı olduğundan %20 vergi kesintisi sonunda eline yıllık net 13,440 £, aylık net 1120 Sterlin geçiyor. İngiltere'de ortalama maaşlara baktığımızda ise yıllık brüt kazancın ortalama 38,500 £ olduğu görülüyor. Buna göre aylık brüt kazancın ortalama 3200 £, %35 lik vergi kesintisinden sonra ortalama aylık net kazancın ortalama 2000 Sterlin olduğu görülüyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-online-siparisle-turk-market-evimizde", "text": "Tüm dünyada online market alışverişi özellikle pandemi döneminde vazgeçilmez hale geldi. İngiltere'de de süpermarketlerde online alışveriş yapmak gitgide popülerleşti. Öyle ki Tesco, ASDA gibi hiper marketlerin bile yoğunluktan dolayı online sipariş için haftalar sonrasına sıra verildiği zamanlar oldu. Bu dönemde bile BONVİLA hem de özlediğimiz Türk lezzetlerini tüm İngiltere'de ertesi gün teslimatla evlerimize kadar ulaştırmayı başardı. BONVILA simidi, böreği, çayı, sucuğuyla, dil peyniri, örgü peyniri, Ezine peyniri, taze kaşarıyla, reçeli, balı, kaymağı, yeşil ve siyah zeytin çeşitleriyle, dünyanın en çoktan seçmeli, en keyifli kahvaltısı olan Türk kahvaltısını sanki Türkiye'deymişiz gibi hazırlamamıza imkan tanıyor. Bol tuzlu Tadım çekirdek, cevizli pestil, leblebi, şam fıstığı ve badem uzun kış gecelerini renklendiriyor. Mercimeği, bulguru, nohutu, her çeşit bakliyatın bulunduğu ürün gamı ile Türk tencere yemeklerini evimize getiriyor. Etli kuru fasulye ayran, tereyağlı pilav ve karışık turşu ile buluştuğunda annemizin yemeğini yemişiz gibi damaklar şenleniyor. BONVİLA \"İlham veren ve özlediğimiz Türk ürünlerini İngiltere'de evlere getirmek\" vizyonuyla 2017 yılında kurulmuş. Kurucusu Sergen Erkarslan, uzun yıllar İsviçre, Fransa, İspanya, Türkiye ve İngiltere'de yasamış. Yaşadığı kültürel deneyimler, İngiltere'de yerel süpermarkette her zaman bulunmayan özlediğimiz ürünleri tedarik etme konusunda fikir vermiş ve Sergen Bey gece gündüz siparişleri kendi hazırlayıp, canla başla calışarak, ürünleri müşterilerin kapılarına kendi teslim ederek bu işe baslamış. Bugün Bonvila halen büyümekte olan, mütevazi, genç ve müşterilerini her zaman dinleyen bir marka. Bonvila'nın bana göre en önemli özelliği uygun fiyatlarla kaliteli ürünleri bir araya getiriyor oluşu ve ürünlerini tüm İngiltere'ye ve tam zamanında teslim etmesi. Organik ürünlere ağırlık vermesi ve her dönem belirli bir ürün grubuna indirim uygulaması da dikkatimi çeken avantajlı diğer özellikleri. Bunun yanı sıra Bonvila müşterilerin talep ettikleri ürünleri her zaman sitesinde yer veriyor. Bonvila sevilen ürün ve markaların satışının yanı sıra, kendi markasını da geliştiriyor. Bonvila Homemade; kısır, mercimek köftesi, yaprak sarma, mantı, lahmacun gibi lezzetleri, Bonvila Deli; leziz taze zeytin çeşitlerini ve el yapımı turşuları, Bonvila Bakery; ise su böreği, simit, kıymalı börek ve yufka gibi çok sevilen ürünleri İngiltere'de kapımıza kadar getiriyor. Geçtiğimiz günlerde kendi kütüphanesini de kuran BONVİLA yetişkin ve çocuklara özel Türkçe kitaplara sitesinde yer veriyor. Bunların dışıda Bonvila aynı zamanda iyilik ve yardım kampanyalarına da katılıyor. Bonvila Aile 2020 yılında en fazla sattığı ürünlerden biri olan yufkanın gelirini çocuk ve kadınların korunmasında ve desteklenmesinde büyük yardımlar yapan Mozaik Vakfı'na bağışlamış. Bonvila aynı zamanda İngiltere'nin önde gelen yemek bağış kurumu olan City Harvest'a her cuma taze meyve ve sebze bağısı yapıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-saglik-calisani-doktor-hemsire-dishekimi-vb-olarak-is-bulmak", "text": "Türkiye'den İngiltere'ye göç etmek, bireysel olarak ya da aileleriyle İngiltere'ye yerleşmek isteyen kişiler arasında doktor, hemşire, diş hekimi, diyetisyen, fizyoterapist gibi sağlık çalışanları da bulunuyor. Bu meslek grubundan kişilerin çalışma vizesine başvurmadan önce meslekleri ile ilgili denklik almaları da gerekiyor. Sağlık çalışanları mesleklerini İngiltere'de icra edebilmeleri için öncelikle HCPC'ye başvuruda bulunmalılar. Başvuruda eğitiminizi, iş deneyiminizi, tamamladığınız kursları detaylı olarak belirtilmeli. Artık pek çok üniversite mavi diploma verdiğinden diploma denkliği konusunda pek problem yaşanmıyor. (Mavi diploma: Avrupa Birliği Eğitim Komisyonu Kararları doğrultusunda onayı gerçekleşmiş, uluslararası dilde yazılmış mezuniyet belgesi) Başvuru yapabilmeniz için ayrıca IELTS puanınızın minimum 7 olması ve her bölümden minimum 6.5 puan almış olmanız gerekiyor. Başvuru evrakları posta yolu ile gönderiliyor ve başvuru ücreti olarak 495£ ödeniyor. Başvuru sonucu yaklaşık 60 iş günü sonunda belli oluyor. Denklik almakla maalesef iş bitmiyor. Denklik almış olmanız sizin İngiltere'de kendi mesleğinizi yapabilme izni sunuyor ama İngiltere'de çalışabilmeniz için çalışma vizesine sahip olmanız gerekiyor. Çalışma vizesine sahip olmanız için öncelikle iş bulup çalışacağınız yerin size sağlayacağı sponsorlukla TIER 2 çalışma vizesine başvurmanız gerekiyor. Tier 2 vizesi başvuru koşulları ve ücretleri ile ilgili bilgiye İngiltere vizesi yazımdan ulaşabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-yasamak-ve-calismak", "text": "Son yıllarda Türkiye'de, özellikle de büyük şehirlerdeki zor yaşam şartları, uzun çalışma saatleri, trafikte harcanan zaman, eğitim sistemindeki sorunlar, hayat şartlarının zorluğundan dolayı gitgide daha mutsuz, daha toleranssız bir toplum haline gelmiş olmamız çoğumuzda ülkeden kaçıp gitme, daha medeni yaşamlar sürebileceğimiz ülkelere yerleşme isteği uyandırıyor. Bu istek kiminin sadece aklından geçiyor, kimi de tası tarağı toplayıp Türkiye'den göç ediyor. Türkler İngiltere'de yaşamak için başta Londra olmak üzere, Manchester, Cambridge, Brighton, Colchester gibi şehirleri tercih ediyor. Diğer Avrupa ülkelerine nazaran ırkçılığın minimum seviyede olduğu İngiltere de Türkiye'den yüksek oranda göç alan ülkelerin başında geliyor. Kaliteli ve ücretsiz eğitim, altı yıl gibi bir sürede İngiliz vatandaşlığını alarak, çifte vatandaşlık sahibi olabilme imkanı sebebiyle İngiltere'de yaşamak ve çalışmak çocuklu aileler tarafından özellikle tercih ediliyor. Türkiye'de sürekli değişen eğitim sistemi ebeveynlerin çocukların geleceği konusunda haklı bir endişeye kapılmasını sağlıyor. Türk pasaportunun da günden güne değerini yitirmesi sebebiyle çocuklarımızın İngiliz pasaportunun da olması onlara dünya vatandaşı olma şansı tanıdığından gelecekleri adına yapılan en değerli yatırımlardan biri oluyor. İngitere'de yaşamak ve çalışmak için öğrenci ve yatırımcı vizelerini saymazsak iki farklı vize türü bulunuyor. Bunların ilki Brexit sonrası Genel Çalışması Vizesi (Tier-2) yerine yürürlüğe giren SKILLED WORKER VISA. İkincisi ise 2022 sonunda yürürlüğü giren ve başvuru ve çalışma koşulları çok daha kolay olan SCALE UP VISA. Her iki vize türünde de İngiltere'de çalışmaya başladıktan 5 yıl sonra ailenizle birlikte Süresiz Oturum İzni elde ediyorsunuz. Süresiz oturum iznine sahip olduktan 1 yıl sonra ise İngiliz vatandaşlığına başvurabiliyor, başvurudan sonra yine ailenizle birlikte ortalama 6 ay sonra İngiliz vatandaşı olabiliyorsunuz. Türkiye'de özellikle büyük şehirlerde yaşam şartlarının zorluğunun da yadsınamayan katkılarıyla insanlar gitgide mutsuzlaşmış ve suratsızlaşmış durumda. Herkes birbirine karşı oldukça saygısız, toleranssızlık had safhada. İngiltere'de ise durum tam tersi. Buradakiler mutluluk hapı içmiş gibi. Yolda rastladığınız herkes size selam veriyor, gülümsüyor, hatta hal hatır soruyor. Sürücüler yaya olarak karşıya geçmek istediğinizi uzaktan dahi fark ettiği anda Türkiye'deki gibi hızlanmıyor, yavaşlıyor. İki araba dar bir yolda karşı karşıya kalınca önce ben geçeceğim demiyor, lütfen siz geçin diyor. Medeniyet bulaşıcı, bir süre sonra aynı davranış şekli sizin için de günlük bir hal alıyor. Türkiye'de yaşayan çocuklu ailelerin yurt dışına taşınmasının belki de en önemli sebebi iyi bir eğitim almalarını sağlayarak onların geleceklerini garantiye almak istemeleri. Türkiye'de iyi eğitimin ancak iyi özel okullarda veriliyor olması, iyi özel okul ücretlerinin çok yüksek olması, son dönemde sınav sisteminin sürekli değiştiriliyor olmasının bu parayı verebilenlerin dahi geleceğe endişe ile bakıyor olmasına sebep oluyor. İngiltere'de eğitim üniversiteye kadar ücretsiz. Okullar eğitim kalitesine göre bir puanlama sitemine tabi tutuluyor. İyi okullarda çocuklar bizdeki özel okullar kalitesinde eğitim alıyor. Bizim çocukluğumuzda olduğu gibi evlerine en yakın okullara gittiğinden yürüyerek, bisikletle ya da scooterla ulaşım sağlıyorlar. İngiltere'deki eğitim sistemi ve Türk çocuklarının adaptasyon süreci ile ilgili yazım için tıklayın. İngiltere'de çoğu işyerinde haftada 37 saat çalışılıyor. Bu ne anlama geliyor? Haftada 5 gün, mesai 9:00 da başlasa 16:30 da bitiyor. İngiltere'de fazla mesaiye kalmanız için baskı yapan, kalmazsanız mobbing yapan müdürler yok. Müdür olarak personelinize baskı yaptığınız hissedildiği anda şikayet konusu olmanız an meselesi. Herkes çalışması gerektiği kadar çalışıyor. Mesai süresi biter bitmez de evine, spora, puba nereye isterse oraya gidiyor. Evet medeni çalışma saatleri ülkemizde hayalken İngiltere'de gerçek oluyor. İngiltere'de spor mühim bir konu. Öyle bizim yaptığımız yürüyüşü spordan pek saymıyorlar. Çocuklar doğa ve sporla iç içe yetişiyorlar. Okullarda dahi ders saatlerinden sonra bir saat yüzme, koşu, jimnastik gibi kulüpler oluyor. O da yetmiyor. Aileler okul sonrası ve hafta sonları çocuklarını koşu kulüplerine ve spor merkezlerine götürüyorlar. Spor sadece çocuklar için değil elbet. Makul çalışma saatlerinden dolayı büyükler için de spor yapılacak bolca zaman var. Yürüyüş, koşu, yüzme, fitness, tenis, tarzınız hangisiyse size sadece seçim yapmak kalıyor. Spor salonlarının aylık üyelik bedeli oldukça uygun. Haftada 3 gün kapalı havuzda yüzmeniz için zengin olmanız gerekmiyor. Türkiye hem coğrafi hem de kültürel anlamda doğu ile batı arasında sıkışmış durumda. Özellikle son yıllarda Orta Doğu mantalitesine doğru kayma söz konusu. Şark kurnazlığı dediğimiz başkalarını kandırarak, hak yiyerek avantaj sağlamayı kar sayma had safhada. Bu da insanda sürekli bir kendini kollama, kazıklanmama ve hakkını yedirmemeye çalışma çabası içine girmek zorunda bırakıyor ki bu oldukça yorucu. Oysa İngiltere tam bir kurallar ülkesi. Herkes kurallara uyuyor, kimse diğerinin hakkını yemiyor, sistem tıkır tıkır işliyor. İngiltere'de harcadığınız parayı Türk lirasına çevirdiğinizde elbette İngiltere pahalı bir ülkeymiş gibi duruyor ama bu pek doğru bir bakış açısı değil. Sonuçta burada maaş da Sterlin olarak kazanılıyor. Londra'nın merkezinde yaşandığında ev kiraları oldukça yüksek ama merkezden uzaklaşınca böyle bir sorun da kalmıyor. Öncelikle eğitimin ücretli olmaması aile bütçesini oldukça rahatlatıyor. Market alışverişi derseniz karpuzu dilimle satıyorlarmış efsanesi külliyen yalan. Markette her türlü meyve ve sebze Türkiye'ye nazaran biraz daha yüksek olsa da, ulaşılabilir fiyatlarda bulunuyor. Et ve süt ürünlerinin Türkiye'den bile ucuz olduğu düşünüldüğünde totalde baktığında, TL'ye çevirsek dahi çoğu zaman Türkiye'de Migros'larda ödenenle aynı hesaba çıkılıyor. Markette çektiğim aşağıdaki videoda temel gıda ürünlerine ait fiyatları görebilirsiniz. TL karşılığını bulabilmek için 1 sıfır atmanız yeterli. Yani 80 p yaklaşık 8 TL' ye denk geliyor. İngiltere'de aylık geçim masrafları neler öğrenmek için tıklayın. İngiltere'de yaşayınca ülkemizin ne kadar güzel bir iklime sahip olduğunu daha iyi anlaşılıyor. İngiltere'nin yaz kış süregelen kasvetli havasına alışmak zor, bazen gerçekten insanın ruhunu çok sıkıyor. İngilizler bile kendi iklimleri ile barışık değil, Türkiye'den gelen birinin alışması biraz hayal gibi. İngilizlerin yaptığı gibi soğuk aylarda sıcak ülkelere tatile gitmek bunalıma girmeyi bir nebze olsun önlüyor. İngiltere'de ırkçılık kesinlikle onaylanmıyor. Okullarda bu konuda özellikle hassasiyet gösteriliyor. İngilizler gayet kibar insanlar ama bu öğrenilmiş bir kibarlık. Belli etmeseler de içten içe kendilerini diğer ülke vatandaşlarından üstün görüyorlar ve bu hissediliyor. Evet biz ülkemizde en iyi okullarda okuduk, en iyi üniversiteleri bitirdik, onca ülke gezdik, gördük, geçirdik ama yetmiyor. Az gelişmiş ülkenin çok gelişmiş vatandaşı olmamız onların pek umru değil. Sonuçta onların gözünde Ortadoğu'da yerini tam olarak bilemedikleri bir ülkeden daha medeni bir yaşam için onların ülkelerine gelmiş birisiniz. Statünüzü geldiğiniz ülke belirliyor. İngilizceyi iyi seviyede konuşuyor olsanız dahi anadili İngilizce olan biri, özellikle de üst düzey işlerde yarışa sizden her zaman 1-0 üstün başlıyor. Bu nedenle eğitiminiz ve tecrübeleriniz doğrultusunda hak ettiğini pozisyonda iş bulamamak, daha düşük bir pozisyona razı gelseniz bile bu kez de overqualified bulunduğunuz için işe alınmamak İngiltere'ye göçenlerin iş hayatındaki en büyük sorunlarından biri oluyor. İngiltere'de sağlık sistemi oldukça zayıf. Siz hastalığınızla ilgili doğru doktora ulaşana kadar hastalık çoğu zaman geçmiş oluyor. Bir sağlık sorununuz olduğunda direkt uzman hekimle buluşmanız mümkün değil. Türkiye'deki aile hekimi sistemi burada da geçerli. Mahallenizin aile hekimi olan GP'ye muayene oluyorsunuz. GP genelde hafif ilaçlarla sizi eve yollama eğilimde oluyor. Uzman doktora görünmeye ikna edebilirseniz GP sizi sevk ediyor, bir haftaya kadar kadar muayene randevu tarihininiz evinize mektupla ulaşıyor. Diğer bir yöntem direkt hastanelerin acil servisine gitmek. Burada da sizi muayene için kabul etmeleri dört beş saati bulabiliyor. Muayene ücretsiz. İlaçlar için büyüklerden para alınıyor, çocuklardan alınmıyor. İdeal hayat nasıldır? Ailenle, eşinle, dostunla geçirebileceğin medeni bir hayattır öyle değil mi? Medeniyeti bulmak için yurtdışına geliyorsun ama bu sefer de anne babandan, eşinden, dostundan ayrı kalıyorsun. Geride ömürlerinin son deminde torunları ile whatsapp ile iletişim kurabilen bir anne baba bırakıyorsun. Dostların buluşup sohbet edip eğlenirken, sen onların facebook, instagram fotoğraflarına bakıyorsun. Zamanla yaşadığın ülkede de bir çevre oluşturuyorsun ama eski dostlarının yerini elbette tutmuyor, elinden geldiğince tutturmaya çalışıyorsun. İngiltere'de yaşayan ve eğitim gören Türk çocuklarının Türkçesi aile içinde günlük hayatta konuşulan kadarıyla sınırlı kaldığından Türkçe kelime dağarcığı gelişemiyor. Çocuklar cümle içinde kullandıkları kelimelerin Türkçesi akıllarına çoğu zaman gelmediği için yerine İngilizcesini kullanma eğiliminde oluyorlar. Bu da İngilizce Türkçe karışık bir konuşma tarzına sahip olmalarına neden oluyor. Bunun yanısıra 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim gibi milli bayramlarımız ile dini bayramlarımız okullarda kutlanmadığı için çocukların haberi olmadan geçip gidiyor. Siz bahsetmeye çalışsanız dahi çevrelerinde bir etkileşim görmedikleri için ilgilerini çekmiyor. Onları 29 Ekim'deki Cumhuriyet bayramından ziyade 31 Ekim'deki Cadılar bayramı heyecanlandırıyor. İngiltere'de yaşamaya yeni başladığınızda İngilizlerin yavaşlıkları, kurallara aşırı bağlı oluşları insana başta çok sıkıcı geliyor. Örneğin markette ödeme sırası beklerken önünüzdeki kişi sanki sırada bekleyen o kadar insan yokmuş gibi ağır aksak parasını çıkarırken, hatta kasiyerle sohbete dalarken sizin ömrümüzden ömür gidiyor. İngilizler kurallara uyma konusunda çok katılar. Kesinlikle müsamaha göstermiyorlar. Arabalarına çocuk koltuğu sayısından bir fazla dahi çocuk almayışları, çocuklar arka koltuktayken eğer kemerlerini henüz bağlamamışlarsa arabayı yerinden bir santim bile oynatmayışları başta manyaklık gibi gelse de insan iyiye, doğruya zamanla alışıyor. Her kuralın mantıklı bir sebebi olduğunu, bu kültürün bu medeniyeti yıllar önce kurduğunu, esas bizim Türkiye'deki medeni yaşam şartları konusunda alacağımız daha çok yolun olduğunu insan zaman geçtikçe daha iyi algılıyor. Bir süre sonra sistem sizi içine alıyor, siz de arabanızı daha sakin sürmeye, tüm kurallara riayet etmeye, insanlara saygılı davranmaya başlıyorsunuz. Havada uçuşan \"Yes, please\", \"No, thank you\" ve \"Sorry\" ler sizin de dilinize plesenk oluyor, mutlu mesut geçinip gidiliyor. Kendi ülkemizde kendimizi azınlık olarak hissetsek de, ülkenin bize sunduğu zorlu yaşam şartlarından şikayet etsek de ait olduğumuz ülke Türkiye, kültür de Türk kültürü. Medeni hayatlar yaşamak için İngiltere'ye gelsek de, burada yaşamaya alışsak da hiçbir zaman İngiliz kültürüne ait hissedilmiyor, sadece bu kültürün kurmuş olduğu düzene ayak uyduruluyor. Eninde sonunda Türkiye'ye dönüp Ege'de bir sahil kasabasına yerleşmenin hayali İngiltere'de en iyi yaşam şartlarına sahip olanların dahi akıllarının bir köşesinde hep duruyor. Ama herşeye rağmen İngiltere'de yaşamak o kadar rahat ve kolay ki insan özellikle İstanbul gibi kaotik bir şehre geri dönme fikrinden her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor. İngiltere'de yaşamak hakkında detaylı bir başka yazıya daha ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Ne guzel yazmissiniz, cok yerinde ve dogru.. Çok teşekkür ederim. Faydalı olabildiysem ne mutlu bana. türkiyede iyi okullarda okudum, kurumsal bankacılıkta çalışıyorum ancak uzaklasmak, medeni bir ülkede yasamak istiyorum artık. ingilizcem orta seviyede sohbet edebilmem icin yeterli ancak kurumsal bir firmanın kabul edebileceği yeterlilikte değil. biraz fikir verebilirseniz bu benim icin cok değerli olur. tesekkürler. 17 sene yi ingilterede geçirmiş biri olarak yazdiginiz bir cok şeye katılmadığımi belirtmek isterim. Ilk Eğitim ingilterede cok zayif turkiyeden gelen orta halli bi ortaokul öğrencisi ingilterede matematik dahisi gibi görülebiliyor. ordaki özel okullar ve devlet okullari arasında cok daha buyuk uçurum var. okuma güçlüğü ve işitsel güçlük çeken cocuklar çok yaygın sınıflarda. Saglik sistemi kesinlikle berbat. ingilizler iki yüzlü sahte ve içten pazarlıklı türk halkında olan edep haya kul hakki bilincinden çok uzak oldukları icin moral olarakda çok sığ lar. Hava berbat bahçeli evlerin keyfini çıkarmak cok zor. Ve kesinlikle meyve sebze inanilmaz pahalı. maaslarda ki vergiler yüksek. cok büyük kurumsal şirketlerde çalışıyorsanız da mobbing çalışma hayatinin bir parcasi ayrica asgari ücret ile iyi bi hayat sürmek orada da kolay değil yani bi kasiyer fazla mesai yapmadan kit kanaat geçinir. tatilleri hatta zengin degilde ortalamanın bi tık üstündeysen yurtdışı seyyahları yapabiliyorsun. hic birsey yapamasan sahile iner deniz havası alır kalabalikda kaybolursun. egtimdeki istikrarsızlık, kuralsizlik gibi dezavantajlarına rağmen tr de yaşamak cok daha keyifli, canlı ve tamda bize göre. Turke göre ayrica asla azinlik gibi hissetmiyorum burada. oradaysa bi ıraklı, pakistanlı ile ayni goruluyorum onlar ve yabancılar var biritish jobs for british people naralarına az maruz kalmadık. Sonucda bize göre çok daha fazla sığınmacı ve ilticacinin olduğu bi ülkeden bahsediyoruz. Yorumunuzda hak verebileceğim noktalar olmakla birlikte Türkiye'ye döndüğünüz için kendinizi haklı çıkarmak adına çok abartılı yorumlarınız da var bana kalırsa. Ben İstanbul'daki yaşantımdan daha mutluyum burada. Ve sizin de mutlu olduğunuz yerde olmanıza sevindim. İngiltere farklı kültür ve inançlar konusunda dünyanın en toleranslı ülkelerinden. Başınızın kapalı olması konusunda herhangi bir sorunla karşılaşmazsınız hiç merak etmeyin. Evden gıda ürünleri satmak üzerine iş kurmanız daha mantıklı duruyor. Çünkü İngiltere'de direkt öğretmenlik yapamazsınız. Bunun için eğitim, sertifika vb. almanız gerekir. Ayrıca Ankara anlaşması için fatura kesebileceğiniz bir işiniz olması gerekli. Ancak iş planınızın akla yatkın olması gerekir. Bu konuda danışman şirketlerden destek alabilirsiniz. Merhaba, öncelikle makaleniz sayesinde bilgi sahibi oldum, teşekkür ederim. Ben yazılım geliştiricisiyim, Türkiyede IT sektörüne verilen değeri malum görüyoruz. İngilterede bir yazılımcı ortalama ne kadar maaş alabilir, nerede yaşayabilir. Bu konuda bilginiz varmı? İyi çalışmalar dilerim. Tüm dünyada olduğu gibi IT centerların büyük çoğunluğu başkentlerde. İngiltere'de de Londra'da. Bu konuda ortalama bir maaş yok maalesef. Ayda 1000 pound maaş alan da var 10.000 pound da. Maalesef küçük çocuk bakımı dert İngiltere'de. Bakıcı olayı pahalı olduğu için çoğu anne işten ayrılıyor o dönemde. Tabi yüksek maaşlı bir işi yoksa. Sadece eşiniz çalışacak gibi düşünün bir süre. İngiltere'de üniversite okumak ücretli. Ayrıca Türkiye'deki liseden İngiltere'deki üniversiteye girebilmek için \"A-Level\" diploma veya 'International Foundation Year' gibi muadili bir eğitim almak zorunluluğu var. Bu konuda bie bilgim yok maalesef. Hiç duymadım. ben işitme engelliyim 2015 yılında yılbaşında londra edmonton green e gittim orayı çok beğendim daha gitmeyi istiyorum. benim kardeşim ve yengem vede akrabalarımız londrada oturmaktadır. kardeşimin işyeri vardır ben kardeşimin işyerinde çalışırmıyım çalışma vizesi nasıl alırım nasıl öğrenmeliyim. Çalışabilirsiniz. Kardeşinizin bunu organize etmesi size sponsor olması gerekir. Merhabalar, eşimin AB vatandaşlığı var ve İngiltere'de yaşamak istiyoruz. Size de internetten gezerken denk geldim ve iyi ki gelmişim bi kaç sorum olacak yardımcı olursanız çok sevinirim. Üniversitelere başvurabilirsiniz ama üniversite eğitiminin ücretli ve oldukça pahalı olduğunu belirtmeliyim. Kuaförlük İngiltere'de yaşayan Türkler arasında oldukça yaygın bir meslek. Ankara anlaşması şartlarını araştırın derim. Facebook'ta İngiltere'deki Türk doktorlar grubuna katılıp danışmanızı öneririm. AB vatandaşıysanız denklik alabiliyorsunuz diye biliyorum. Yazınızı tesadüfen okudum. Harika bilgiler. Benim kızımda 2008 li. Bizde Belçikadan çift vatandaşlığımız var ama Türkiyede yaşiyoruz. İngiltere beni hep çekmiştir. Okul konusunu yazmışsınız ama benim kızım çok az ingilizce biliyor iyi dereceli bir okul olarak londrada hangi okulları önerirsiniz. Birde merak ettim siz şu an ne iş yapiyorsunuz. Şu okulu öneririm gibi birşey söyleyemem. Outstanding okulları tercih edebilirsiniz. Ben şu an gezentianne. com yazarı olarak hayatımı sürdürüyorum. Merhabalar. Öncelikle bu güzel makalenizden dolayı çok teşekkür ederim. Ben 27 yaşında Türkiye de yaşayan biriyim. Yaklaşık 9 yıldır Pastacılık yapıyorum ve bu konuda kendime çok güveniyorum mesleğim gayet iyidir. Lüks Restaurant larda ve kaliteli otellerde çalıştım. İngiltere de çalışmayı çok istiyorum hem maddi açıdan hem kendimi geliştirmem açısından ama ingilterede malesef hiç tanıdığım yok. Sizce nasıl gidebilirim orada pastacılık mesleği hangi seviyede kimlerle görüşmemi veya başvurmamı önerirsiniz. Buradaki restoranlar ve otellerle iletişim kurmayı deneyebilirsiniz. Ya da Ankara Anlaşması ile başvurup iş kurarak yerleşebilirsiniz. Biz Colchester'da oturuyoruz. Londra'ya 1 saat mesafede. Kesinlikle tavsiye ederim. Linkedinden iş bulma olasılığınız çok yüksek değil maalesef. Çünkü özellikle brexit kararından sonra işyerlerinin sponsor olduğu Tier 2 vize oranı oldukça düştü Türkler için. Onun yerine Ankara anlaşmasını araştırmanızı ve bu vize türü ile İngiltere'ye yerleşmenizi tavsiye ederim. Önce iş kurarsınız. Geldikten sonra eşiniz kendi için linkedinden iş bulabilir. Merhaba yazınızı sonuna kadar okudum. Birçok konuda bilgi sahibi oldum. Tesekkur ederim. Ben ziraat mühendisliği mezunuyum 2011 den beri. Fakat Türkiye de kendi mesleğimi yapamadım. Muhasebe işinde calışıyorum. Aynı zamanda açıköğretim maliye bölümünü okuyorum. Öğrenci olarak basvurursam kabul edilme imkanım varmıdır. Elbette var ama İngiltere'de lisans ve yüksek lisans eğitimi ücretli. Blogunuzdaki yazıları keyifle okudum. Sağladığınız bilgilendirici içerik için çok teşekkür ederim. Size danışmak istediğim bir iki konu için vakit ayırabilirseniz çok sevinirim. Ben çalışmıyorum ama çalışan anne babalar işe gidiş saatlerini çocuklara göre ayarlıyorlar. Örneğin biri geç gidiyor geç çıkıyor diğeri de erken gidip erken çıkıyor. Tatil dönemlerinde ise Türkiye'deki yaz okulları gibi haftalık kurslar var. İş seçenekleri konusunda kapsamlı bir bilgim yok maalesef. Çok güzel yazmışsınız tşk ederim. Ben de 23 yıl Sheffield' da yaşamış olan Türk asıllı bir İngiliz vatandaşı olarak şunu söylemek istiyorum olmuyor orada yaşamak, insan kendini kandırıyor, bülbül vatan hesabı her geçen gün aklınız buralarda bedeniniz oralarda yaşıyorsunuz, balık kuşa aşık olmuş ama nerede yaşayacaklar misali. Ben Türkiye'me döndüm 4 yıl önce ve de çoook mutluyum iyi ke de dönmüşüm. Öyle bir havası olan ülkede yaşamak bana sorun!! size musmutlu günler saygılar. Bu çok kişisel bir durum. Örneğin benim İngiltere'de 3. yılım. İlk yıllarda çok zorlandım ama şu an hayatımın en mutlu dönemlerinden birini yaşıyorum diyebilirim. Türkiye'ye dönmeyi şu an hiç istemiyorum ama ileride ister miyim onu şimdiden bilemem. Merhaba, İngiltere ile ilgili blog yazılarınızı okudum. Öncelikle kaleme aldığınız ve yardımlarınız için teşekkür ederim. İstanbul'da yaşayan İşletme mezunu, evli, bir kız babası bir vatandaşım. Burada kendi işim olan tekstil ile uğraşmaktayım. Ülkemizde'ki yaşam her alanda dibe vurmuş durumda. Biz de 5 yaşında okula başlayacak bir kız çocuğunun ebeveynleri olarak sorumluluk alıp Ankara antlaşması ile İngiltereye yerleşmeyi planlıyoruz. Yaklaşık 2 aydır Avukatlar'ın Brexit durumunu öne sürüp acele başvuru tavsiyelerine kulak asmadan araştırmalar yapıyorum. Zira iyi bir planlama yapmadan adım atmayı doğru bulmuyorum. Türkiye'de küçükte olsa bir birikimimiz mevcut fakat kur farkından dolayı İngiltere de hatırı sayılır bir durumda olmuyor. Sizden ricam tecrübelerinize dayanarak tavsiye eder misiniz yerleşmeyi ve konu ile ilgili değerli fikirlerinizi yazarsanız çok mutlu olacağım. Öncelikle avukatların acele başvuru taleplerine kulak asmamakla ilgili çok doğru davrandığınızı belirtmek isterim. Çünkü Brexitle ilgili Ankara anlaşmasını etkileyen bir durum öngörülmüyor. AB vatandaşlarını ilgilendiriyor. Kaldı ki İngiltere şu sıralar Brexit konusunda nasıl geri adım atacağının yollarını aramakla meşgul. Ben yerleşmenizi tavsiye ederim. Zaten bu yola girmiş olmanız Türkiye'deki yaşantınızdan memnun olmadığınızı gösteriyor. Hayat şikayet ederek mennun olmadığınız bir hayatı yaşamak için çok kısa. İyi planlama çok mühim haklısınız. Ankara anlaşmasına düzgün bir planlama ile danışman şirketlerin yardımı olmadan başvuran ve kabul edilen yüzlerce Türk var. Bol şans şimdiden. Bu şekilde başvuru yapanlar var. Yani turistik vize ile gelip buradan başvuran ve olumlu sonuç alanlar. İngiltere'ye yerleşmeyi planlıyorum Ankara Anlaşması dışında nasıl bir yol izleyebilirim. Hacettepe Üniversitesi'nde Sosyoloji okudum, eğitim aracılığıyla yerleşme imkanım var mı ? Bilgi verebilirseniz çok sevinirim. Yıllık 10.000£ 20.000£ aralığında yüksek lisans yapmanız mümkün. Burada erkek kuaförü olarak çalışan o kadar çok Türk var ki. Eminim siz de başarılı bir plan hazırlarsanız Ankara Anlaşması ile burada çalışma ve yaşama imkanı bulabilirsiniz. Donanımlı insanlar ;dünyanın her yerinde yaşar mutlu olur. Oğlum on yıldır Ingilterede. Özel bir şirkette çalışıyor. 3-Kızın Ingiltereye evlenmeden önce; dil öğrenmek için gitmesimi?. Cevap veriyorum: 2. Şık. En mantıklısı oymuş. Araştırdım. Merhabalar, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği mezunuyum. Aynı zamanda Türkçe öğretimi adında TÖMER sertifikam da mevcut. Bir de Adalet mezunu olacağım bu sene. Kendimi İngiltere'de nasıl geliştirebilirim acaba? Şimdiden çok teşekkürler. Ben de yazsam, sanirim benzer bir yazi yazardim 7 senedir Ingilterede yasayan biri olarak. O kadar guzel orneklendirmissiniz ki. Duygulariniza tamamen katiliyorum. Ayrica yorum olarak size is bulmayla ilgili soru soranlara da tek tek cevap verdiginizden dolayi tebrik ediyorum, cok sabirlisiniz. Iyi gunler dilerim. Mükemmel bir yazı elinize dilinize sağlık çok hoş bir yazı olmuş. Ben şuan Mekatronik mühendisliği son sınıf öğrencisiyim 2019 haziran temmuz ayında mezun olacağım ve ingilterede çalışmak istiyorum. Ben bir kaç aylık dil kurslarına yazılmayı planlıyorum ilk olarak hemde İngilizcemi biraz daha geliştirmek için. Sormak istediğim bazı sorularım var cevaplarsanız çok memnun olurum. Bir firmada yaklaşık 3 yıldır grafik tasarımcı olarak çalışıyorum. İngiltere avrupa birliğinden çıkmadı diye biliyorum bu benim için avantaj olabilir mi? Danışmanlık kimlerden veya nereden alabilirim? ingilizcem çok iyi değil bu şartlarda yinede kendi alanımda çalışabilir miyim? 7 yılı aşkın aktif bir şekilde kendi alanımda çalışıyorum. Şimdiden teşekkür eder, iyi günler dilerim. Eğer İngiltere'yi düşünüyorsanız brexit olmadan bir an önce gelin derim. Vize ihtiyacınız yok, gelip burada iş arayabilirsiniz. Oldukça faydalı bir içerik olmuş teşekkür ederiz. Merhaba, kızınız year 10'den başlayacak. Gideceğiniz bölgedeki okulları aşağıdaki siteden inceleyebilirsiniz. Merhabalar ben ziraat teknikeriyim ve organik tarım üzerine İngiltere'de tarım için iş imkanı var mı eğitiminin olduğunu görmüştüm daha evvel ama bu soru iş imkanı kısmı düşündürüyor. Merhaba İngiltere'de yaşamak ve çalışmak ile ilgili yazınızı okudum ve beğendim yalın bir anlatımınız var. İngiltere'de ziraat ile ilgili işler var mı? Kendim ziraat tekniker mezunuyum organik tarım üzerinden. Bu konuda yardımcı olursanız şimdiden teşekkür ederim."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-yasamaya-alismak-kolay-mi", "text": "Gerek yapılan ropörtajlarda gerekse blog yazılarımın yorum kısmında sıkça sorulan sorulardan biri de bizim ve çocuklarımızın İngiltere'deki yaşama adaptasyon sürecimiz. Öncelikle \"İngiltere'de yaşamaya alışmak kolay mı?\" sorusuna kocaman bir \"HAYIR\" ile cevap veriyorum. Hiç kolay olmadı. 2021 yılı başı itibariyle 5.5 yıldır İngiltere'de yaşıyor olmamıza rağmen hala buraya tamamen alıştık diyemiyorum, ne yalan söyliyeyim, diyeni de pek inandırıcı bulmuyorum. Pek çoğumuzun İngiltere'ye çocuklarımızın geleceği için geldiğimiz düşünüldüğünde en çok merak edilen konu onların İngiltere'de okullarına alışma ve İngilizce öğrenme süreçleri oluyor. Çocuğum İngilizce bilmiyor, dışlanır mı? Başlangıçta dersleri anlayamayacağı için geri kalır mı?İngilizceyi çabuk öğrenir mi? Ne kadar sürede kendini rahatlıkla ifade edecek seviyeye gelir? gibi sorular çok geliyor. Her ne kadar çocuklar adaptasyon konusunda büyüklerden çok daha başarılı olsalar da bu iş öyle üç beş ayda çözülmüyor. Kaş göz yararak konuşan, hata yapmaktan korkmayan girişken çocuklar 6 ay, 1 yıl gibi bir sürede bu işi çözse de yeterince iyi olmadığını düşünüp çekinen, mükemmeliyetçi çocuklar için bu süreç 2 yılı bulabiliyor. Bu anlamda İngilizceyi kasarken bir de derslerle uğraşmasınlar diye çocuklar 6 yaşından daha küçükken İngiltere'ye göç etmek daha mantıklı duruyor. Daha detaylı bilgi için İngiltere'de İlkokullar'daki Eğitim Sistemi, Türk çocuklarının İngilizce ile İmtihanı başlıklı yazımı okuyabilirsiniz. Türkiye'deyken metropolde yaşamış ve mizaç olarak biraz da sabırsız bir insansanız İngiltere'de vay halinize! İngiltere'de hayat bayağı bir yavaş akıyor. Buraya ilk taşındığınızda elinizdeki parayı yatıracağınız vadesiz bir banka hesabı bile açmanız haftalar, hatta aylar sürebiliyor. Kredi kartı çıkartmak mı dediniz? Ooo onun için daha bir fırın ekmek yemeniz gerekiyor. Evinizde birşey mi bozuldu? Tamirciden randevu almak deveye hendek atlatmaktan daha zor. Siz iyisi mi Youtube'dan tamir videolarını seyredin, sonuca daha çabuk ulaşmanız daha büyük ihtimal. En çok \"Ya sabır\" çekeceğiniz yerlerse market sıraları oluyor. Sepetinizdekileri ödemek için beklerken önünüzdeki kişi sanki sırada bekleyen o kadar insan yokmuş gibi ağır aksak parasını çıkarırken, hatta kasiyerle sohbete dalarken sizin ömrümüzden ömür gidiyor. Az önceki maddede bahsettiğim gibi iş gücünün kolay ulaşılamaması ve ulaşılsa bile astarı yüzünden pahalıya gelmesi sebebiyle İngiltere'de mümkün mertebe her işi kendinizin yapar hale geliyosunuz. Çocukların saçını kesme, duvar boyama, tamirat işleri, kişisel bakım, ev temizliği gibi Türkiye'de yapmanıza hiç gerek kalmayan işler burada sizin üzerinize kalıyor. Hele bir çöp ayrıştırma ritüeli var ki dillere destan. Naylonlar ayrı kutuda, kağıtlar ayrı kutuda, yiyecek çöpleri ayrı kutuda, cam şişe ve konserveler ayrı kutularda toplanıp, belirli haftalarda bir grup belirli haftalarda diğer grup olmak üzere haftanın bir günü evin önüne ayrı ayrı bırakılmak suretiyle toplanıyor! İngiltere'de yaşarken insan ara ara kendini şu soruyu sorarken buluyor? \"Niye medeni ülkelerin havası böyle kasvetli? Acaba medeniyetler kötü hava şartlarında mı kurulabiliyor? \" İngiltere'nin yaz ortasında bile yağan yağmuruna, güneşsizliğine, kasvetine A-LI-ŞIL-MI-YOR. Özellikle Eylül, Ekim ve Kasım aylarında Türkiye ılık ılık, tatlı tatlı güneşin tadını çıkarırken, pastırma üzerine pastırma sıcakları yaşarken, bitemeyen bir deniz sezonunun sefası sürülürken, İngiltere'de erkenden girilen kış moduna hiç alışılmıyor. İnsan iyiye güzele alışıyor da bu kadar mod düşürücü bir etkene alışmak hiç kolay olmuyor. İngiltere'nin doğası çok güzel de, \"Ne kadar güzel bir yerde yaşıyorum\" diye şükrettiğiniz anlar nadiren de olsa güneşin yüzünü gösterdiği anlar oluyor. Demek ki neymiş? Sıcak şart değil ama güneş şartmış:) İngiltere maalesef güneş konusunda çok cimri davranıyor. İngiltere'ye göç ettikten sonra bazı şeylere sıfırdan başlamak zorunda olmak insanı çoğu zaman zorluyor. Türkiye'de ehliyetin varken burada İngiltere'nin trafik kurallarını öğrenip tekrar ehliyet sınavına girmek, Türkiye'de kalifiye bir elemanken burada daha düşük bir pozisyonla iş bulabilmek bunlardan ilk aklıma gelenler. Daha huzurlu ve güvenli bir ülkede yaşamak, çocuklarımıza daha parlak bir gelecek bırakmak için bir şekilde bunlara katlanılıyor ancak insan Türkiye'deki statüsünü de ister istemez özlüyor. Ama Türkiye'den ayrılma sebeplerimiz de ortadan kalkmış değil, hatta durum her gün daha da kötüye gidiyor. Aklı başında olan kimse dönmek de istemiyor. Kısaca insan arafta kalıyor. Türkiye ile kıyaslandığında İngiltere gerçekten daha medeni bir ülke. İnsan gün geçtikçe bunu daha da iyi anlıyor. Tek sorun şu ki bu medeniyet İngilizlerin kurduğu bir medeniyet. Biz Türküz ve yetişmiş olduğumuz kültür de Türk kültürü. Medeni hayatlar yaşamak için İngiltere'ye gelsek de, burada yaşamaya alışmaya çalışsak da hiçbir zaman İngiliz kültürüne ait hissedilmiyor, huzurlu ve güvenli bir yaşam için bu kültürün kurmuş olduğu düzene ayak uyduruluyor. - Yolda hep gülümseyen, selam veren, karşısındakine saygı duyan insanlarla karşılaşmak, - Şehrin merkezinde müstakil ve bahçeli evlerde yaşamak, yemyeşil devasa parklara evden çıkıp yürüyerek ulaşabilmek, - Bisikleti hobi olarak değil seyahat aracı olarak kullanabilmek, Türkiye'dekine göre çok daha sportif bir yaşam sürmek - Dünyanın dört bir yanından gelen envai çeşit sebzeye, meyveye, şarküteri ve peynir ve et çeşitlerine uygun fiyatlarla ulaşabilmek, - Çocukların İngilizceyi anadilleri gibi konuşabilmesi için özel okullara milyonlarca para akıtmıyor olmak, - Kendini güvende hissetmek, adalet sistemine güvenebilmek"} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterede-yasanacak-en-guzel-sehirler", "text": "İngiltere'de yaşanacak en güzel şehirlerin başında ülkenin başkenti Londra bulunuyor. Dünyada en çok turist çeken şehirlerden biri olan Londra aynı zamanda farklı ekonomik seviyelerden, farklı dinlerden, farklı milletlerden insanların yaşamak için tercih ettiği son derece kozmopolit bir şehir. Londra'nın kozmopolit oluşu göç eden insanların kendini yabancı gibi hisetmemesi anlamında pozitif bir etki yaratıyor. Çünkü hayatın içinde rastladığınız hizmet sektöründeki kişilerin neredeyse hepsini İngiliz olmayan, farklı milletlerden kişiler oluşturuyor. En fazla iş olanağına sahip İngiliz şehri olan Londra son dönemde çocuklarına iyi bir gelecek sağlayabilmek için Türkiye'den İngiltere'ye göç eden Türk ailelerin tercih ettiği şehirlerin başında geliyor. Türkler Londra'nın pek çok bölgesine yayılmakla birlikte sosyo ekonomik durumu daha yüksek olan Türk aileler şehrin güneyindeki Richmond ve Wimbledon bölgelerinde yoğunlaşırken, diğer gruplar şehrin kuzeyindeki Enfield bölgesini tercih ediyor. Londra'da kira ücretleri oldukça yüksek ancak iş olanaklarının İngiltere'nin diğer şehirlerine göre çok daha fazla oluşu, yaşam koşulları nasıl olursa olsun göç eden aileler için Londra'nın ilk tercih edilen şehir olmasına neden oluyor. Londra'nın yaklaşık 100 km kuzeyinde yer alan Cambridge, ismini Cam Nehri üzerinde kurulan ilk köprüden alıyor. Dünyanın en iyi beş üniversitesinden biri olan Cambridge Üniversitesi ile tanınan şehir bu nedenle farklı ülkelerden de çok fazla göç alıyor. Global bir köy olarak tanımlanabilecek Cambridge sakin ve güvenli yapısı, başarılı okulları, anlayışlı halkı ve havaalanına yakınlığı sebebiyle Türk aileler tarafından da çok tercih ediliyor. Cambridge ile ilgili en büyük sorun ise ev kiralarının Londra'dan aşağı kalır yanı olmayışı. Bu şehirde yaşayabilmek için kazancınızın yüksek olması gerekiyor. İngiltere'nin en eski şehri olarak bilinen Colchester tarihi kalesi, kale etrafındaki devasa parkı, karakteristik evleri ve sokakları ile oldukça keyifli bir şehir. Londra'nın yaklaşık 100 km kuzey doğusunda yer alan Colchester bünyesinde yer alan Essex Üniversitesi sebebiyle üniversite şehri olarak da biliniyor. Londra'ya otoyol ve tren bağlantısı bulunan Colchester Londra'ya yakınlığı, ikliminin İngiltere ortalamasına göre çok daha güneşli olması sebebiyle yaşamak için tercih ediliyor. Ev kiralarının Londra'dakinin yarısından bile az oluşu sebebiyle Londra çalışan pek çok kişi burada yaşıyor ve hergün 50 dakikalık bir tren yolculuğu ile Londra'ya ulaşabiliyor. Colchester'a 25 dakika mesafede bulunan Mersea Adası yazın deniz ve güneş imkanı da sunuyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İngiltere'nin güney doğu bölgesinde Manş Denizi kıyısında yer alan sahil kenti Brighton da Londra'ya trenle 50 dakika mesafede bulunuyor. Brighton önceleri balıkçı kasabası statüsündeyken sonraları İngiltere'nin deniz tatili için tercih edilen yerlerinden biri haline gelmiş. Bünyesinde iki üniversite ve çok sayıda dil okulu bulunduğu için öğrenci şehri olarak da adlandırılıyor. Gece hayatı bir hayli hareketli olsa da, yerel halk oldukça sakin ve düzenli bir yaşam sürüyor. İlk ve orta öğretim anlamında da oldukça başarılı okulları bünyesinde barındıran Brighton İngiltere'yi sahil kasabası modunda yaşamak isteyenler için çok keyifli bir alternatif oluşturuyor. Kuzey İngiltere'nin başkenti sayılan Manchester çok gelişmiş bir ekonomiye ve iş olanaklarına sahip. Kompakt yapısı, ulaşımın rahatlığı, gelişmişliği Manchester'ın İngiltere'de yaşanacak en iyi şehirler arasında olmasını sağlayan diğer faktörler. Kalabalık olmasına rağmen suç oranının oldukça düşük olduğu Manchester'da halk kendine has aksanları ve futbola düşkünlükleri ile tanınıyor. Manchester konumu itibariyle iklim olarak pek çekici değil, bolca yağmur alıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilteredeki-en-guzel-plajlar", "text": "Pandemi sebebiyle başlayan seyahat kısıtlamaları bir türlü bitmek bilmeyince, yaz tatilinde masmavi ve tertemiz denizlerinde yüzmek üzere ülkemize gidemeyince gözler İngiltere'de nefsimizi köreltecek kadar da olsa deniz ve plaj keyfi yaşayabileceğimiz İngiltere sahillerine çevrildi. İngiltere'nin en berrak, en mavi ve ülkemizdeki Ege kumsallarını andıran kumsalları ülkenin güney batısında yer alıyor. 3 mil uzunluğunda bir kumsala sahip Woolecombe Plajı Devon şehrinin kuzeyinde bulunuyor. Çakılsız kumdan oluşan uçsuz bucaksız kumsalı, dibi görünen masmavi denizi insana 'Wow burası gerçekten İngiltere mi?' dedirtiyor. Sörf ve kitesörfçülerin de çok tercih ettiği ödüllü kumsalda dalgalarla oynamak çocuklar için de çok keyifli oluyor. Woolecombe Beach'in hemen yanı başında yer alan Croyde Bay beach, daha korunaklı ve kompakt yapısı ile ön plana çıkıyor. Woolecombe gibi tertemiz ve masmavi bir denize sahip Croyde Bay Beach doğa yürüyüş rotaları, deniz kıyısındaki otel ve restoranları sebebiyle özellikle çocuklu aileler tarafından tercih ediliyor. Devon kumsalları Londra'ya yaklaşık 5 saatlik araba mesafesinde yer alıyor. Devon gibi ülkenin en güzel deniz ve kumsallarına sahip Cornwall bölgesi deyince ilk akla gelen St. Ives her biri farklı yönlere bakan incecik altın kumlu kumsalları ile İngilizlerin gözdesi konumunda. St. Ives'e tren ya da otobüsle geldiğinizde karşınıza ilk çıkan kumsal olan Portminster şık villalar ve yemyeşil bir ambiyansla çevrilmiş korunaklı yapısı ile bu bölgede en çok tercih edilen kumsal konumunda. Portminster Beach deniz çekildiğinde Harbour Beach ile birleşiyor ve iki kumsal birlikte devasa bir plaj oluşturuyor. Cornwall'ın Newquay bölgesinde yer alan Fistral Beach deyince akla ilk sörf gelse de altın renkli kumsalı ve kafe, restoran ve mağazalardan oluşan kompleksi, yaz boyunca düzenlenen etkinler ile deniz tatili için gelenleri de çok memnun ediyor. Cornwall kumsalları Londra'ya yaklaşık 5 saatlik araba mesafesinde yer alıyor. İngiltere'nin güneybatısındaki kumsalları girintili çıkıntılı yapısı ve tertemiz deniziyle Ege kıyılarını hatırlatırken güneyindeki kumsallar aynı Türkiye'nin güneyi gibi dümdüz ve uçsuz bucaksız kumsalları ile Akdeniz'i anımsatıyor. Londra'ya yaklaşık 2 saat mesafede yer alan Bournemouth mavi bayraklı 7 mil uzunluğundaki kumluk plajı ile güney İngiltere'de önemli bir tatil beldesi konumunda yer alıyor. Bournemouth Beach'in tam ortasında pek çok İngiltere sahil şehrinde olduğu gibi denizin içine doğru uzanmış kafe restoran, oyun salonu ve hediyelik eşya dükkanlarından oluşan bir de Pier bulunuyor. Gelelim hem Londra'ya yakınlığı, hem çakıllı olması sebebiyle denizin her daim tertemiz oluşu, hem de kumsalda bulunan pek çok kafe ve restoranı ile tam bir tatil yeri hissi verişi ile bizim en çok sevdiğimiz, yaşamak için de tercih edilebilecek Brighton şehrine ve Brighton Beach'e. 4 mil uzunluğundaki kumsalında bulunan dev iskele Brighton Pier'de kafe restoran, oyun salonu, hediyelik eşya dükkan ve lunapark bulunuyor. Brigton'da kumsalda bulunan kafe ve restoranların yanı sıra ara sokaklarındaki butik mekanlar da Akdeniz ruhunu yaşatıyor. İngiltere'nin güneyinden doğusuna doğru uzanınca deniz gelgitlerden ötürü zaman zaman oldukça bulanık oluyor. Essex'te Colchester şehrinin güney doğusunda yer alan Mersea Adası deniz güzelliğinden ziyade muhteşem İnstagram fotoları veren rengarenk kulübeleri ile çok ziyaretçi çekiyor. Adaya gidiş geliş yolu deniz çok yükselirse kapandığı için Mersea gezisi planlamadan önce gelgit zamanlarını kontrol etmek şart. İskele üzerindeki yenilenen dev lunaparkı ile plaj keyfi ve eğlenceyi birleştirmek isteyen çocuklu aileler için ideal bir destinasyon olan Clacton on Sea Londra'ya yaklaşık 1.5 saat mesafede yer alıyor. Essex sahil şeridinin en büyük şehri olan Clacton On Sea'ye alternatif olarak hemen yakınında yer alan Holland on Sea sakinlik severler tarafında daha çok tercih ediliyor. Clacton On Sea'ye Londra Liverpool Street Station'dan binilecek tren ile de ulaşılabiliyor. İngiltere'nin güneydoğusundan biraz daha kuzeye doğru ilerlediğimizde karşımıza pek çok otel ve kamp alanının bulunduğu Norfolk sahilleri çıkıyor. Cromer Beach ve Hunstanton'ın yanısıra yine rengarenk kulübeleri ile ön plana çıkan Wells Next the Sea Beach çam ağaçları arasındaki bakir kumsalı ile çok seviliyor. Ülkenin kuzey batısında yer alan ve İngiltere'nin kuzeyinde oturanların en kısa sürede ulaşabileceği kumsal olan Blackpool Beach şehir olarak komple bir tatil beldesi olan Blackpool'da yer alıyor. Liverpool'un hemen üzerinde konumlandırılmış, tam 3 tane devasa iskelesi bulunan Blackpool'da konaklamak için pek çok otel, oyun salonları, kafe, restoran ve eğlence parkları bulunuyor. 7 mil uzunluğundaki kumsal tamamen kumluk, çocuklu aileler için uygun bir ambiyans sunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterenin-avrupa-birliginden-ayrilmasi", "text": "31 Aralık 2020 tarihi itibariyle İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılması anlamına gelen BREXIT süreci tamamlandı ve İngiltere Avrupa Birliği'nden ayrıldı. Brexitle birlikte İngilizlerin Avrupa Birliği ülkelerine, Avrupa Birliği ülkelerinin de İngiltere'ye ellerini kollarını sallayarak seyahat etme durumu sona erdi. Brexit daha iyi yaşama ve çalışma şartlarına sahip olmak için özelllikle doğu Avrupa ülkelerinden vizeye gerek duymaksızın göç edenlerin yoluna kocaman bir taş koymuş oldu. Ayrıca Brexit sonrası Türklerin de İngiltere'ye göç etmek için en çok başvurdukları yöntem olan Ankara Anlaşması da İngiltere için geçerliliğini yitirdi ve Türklerin bu vize türü ile İngiltere'de çalışma ve yaşama olanağı maalesef ortadan kalktı. Bu süreçte İngiltere'de çalışmak isteyenler için puana dayalı yeni bir göç sistemi oluşturuldu. Artık T. C. Vatandaşları da, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin vatandaşları da, diğer ülke vatandaşları da, kısaca İngiliz pasaportuna sahip olmayan herkes bu sistem ile vize başvurusunda bulunarak İngiltere'de çalışma imkanına sahip olabilecek. Puana dayalı vizenin Ankara Anlaşması ile kıyaslandığında en belirgin özelliği artık sadece kalifiye işçilerin İngiltere'de çalışabilecek oluşu. Bu vize türü ile başvuru yapacakların aşağıdaki şartları sağlaması gerekiyor. 1 İngiltere'de devlet tarafından onaylı bir işyerinden iş teklifi almak, İngiltere'de çalışma vizesi başvurusunun kabulü için 70 puanı tamamlamak gerekiyor. Başvuru için zorunlu olan kriterler olan, 1. madde 20 puana, 2. madde 20 puana, 3. madde 10 puana denk geliyor. Yıllık 25.600 £ ve üzeri maaş almak da 20 puan ediyor. Yani başvuru için minimum şartları oluşturduktan sonra ( 20+20+10 puan) Yıllık 25.600 £ ve üzeri maaş alma kriteri de (20 puan) sağlanırsa çalışma vizesi başvurusu için gerekli olan 70 puan toplanmış oluyor. Yıllık maaş 25.600 £ den az olsa bile, eğer 20.480£ den yüksekse ve işçi açığı olan bir alanda başvuru yapılıyorsa (20 puan) ya da Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik alanlarında doktora yeterliliği gerektiren bir alanda başvuru yapılıyorsa (20 puan) ekleniyor ve toplamda 70 puana ulaşıldığı için başvuru yine de kabul ediliyor. Puanlama Sistemi aşağıdaki tablodaki gibi de açıklanabilir. Zorunlu olan ilk 3 koşulun toplamı olan 50 puan üzerine eklenecek 20 puan farklı şekillerde sağlanabiliyor. Türk vatandaşlarının başvuruları online olarak başlattıktan sonra kimliklerini ve gerekli dökümanları göstermek üzere vize başvuru merkezlerine gelmeleri gerekiyor. Başvuru ücreti başvuran kişinin İngiltere'de kaç yıl çalışmayı planladığına ve başvurulan iş dalının İngiltere'de işçi açığı olan bir alan olup olmadığına göre değişiyor. Eğer işçi açığı olan bir alanda değilse başvuru ücretleri kişi başı 610 £ ile 1408 £ arasında değişiyor. Başvuranların ayrıca yıllık 624 £ sağlık katkı payı ödemeleri gerekiyor. Başvuru kabul olmazsa sağlık katkı payı ücreti geri alınıyor ancak başvuru ücreti geri alınamıyor. Doktor, hemşire ve diğer sağlık çalışanları için başvuru ücretleri daha düşük ve diğer başvuranların ödediği sağlık katkı payından da muaflar. Ayrıca başvuru süreci boyunca önceliklendiriliyorlar. Evet. Aynı Ankara Anlaşması vizesinde olduğu gibi başvurusu kabul olaran kişinin eşi ve çocukları da İngiltere'de yaşama, okuma ve çalışma hakkı elde ediyor. Hayır etkilenmiyor. 31 Aralık 2020 öncesi Ankara Anlaşması başvurusunu tamamlamış olanlar da dahil olmak üzere Ankara Anlaşması Vizesi ile İngiltere'de yaşamakta ve çalışmakta olan kişiler için Ankara Anlaşması kuralları geçerli olmaya devam ediyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ingilterenin-nufusu-nedir", "text": "İngiltere çoğu zaman Birleşik Krallık yerine kullanılsa da aslında Birleşik Krallık İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda dahil olmak üzere 4 ülkeden oluşuyor. Birleşik Krallığın nüfusu 2023 yılı itibariyle 68 milyon. İngiltere ise Birleşik Krallığı oluşturan 4 ülkeden en geniş ve en kalabalık olanı. 68 milyon nüfusun %85'i (yaklaşık 58 milyonu) İngiltere'de yaşıyor. Ve bu nüfusun da % 80'i şehirlerde yaşıyor. İngiltere kilometrekare başına düşen 281 kişi ile dünyanın en büyük nüfus yoğunluğuna sahip ülkelerinden biri. Birleşik Krallık'taki geri kalan nüfusun yaklaşık 3 milyonu Galler'de, 5 milyonu İskoçya'da, 2 milyonu Kuzey İrlanda'da yaşıyor. İngiltere hakkında diğer bilgiler için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltereye-nasil-tasinilir-goc-edilir-yerlesilir-vize-ve-ingiliz-vatandasligi", "text": "Türkiye'den İngiltere'ye taşınmak özellikle Türkiye'deki eğitim sisteminde yaşanan sorunlardan dolayı, son dönemde pek çok Türk ailenin gündeminde olan bir konu. Eğer Türk vatandaşı iseniz Londra'da ya da İngiltere'nin diğer şehirlerinden birinde yaşamak ve göçmenlik statüsü kazanmak için gerekli olan vize çeşitlerinden birine sahip olmanız gerekir. Öğrenci ve yatırımcı vizelerini saymazsak İngitere'de iş bulmak için 2022 yılı itibariyle iki farklı vize türü bulunuyor. Bunların ilki Brexit sonrası Genel Çalışması Vizesi (Tier-2) yerine yürürlüğe giren SKILLED WORKER VISA. İkincisi ise 2022 sonunda yürürlüğü giren ve başvuru ve çalışma koşulları çok daha kolay olan SCALE UP VISA. Her iki vize türünde de İngiltere'de çalışmaya başladıktan 5 yıl sonra ailenizle birlikte Süresiz Oturum İzni elde ediyorsunuz. Süresiz oturum iznine sahip olduktan 1 yıl sonra ise İngiliz vatandaşlığına başvurabiliyor, başvurudan sonra yine ailenizle birlikte ortalama 6 ay sonra İngiliz vatandaşı olabiliyorsunuz. İngiltere'de maaşlı bir işte çalışarak yaşamak isteyenlerin başvurabileceği Skilled Worker Visa puan sistemine dayalı bir vizedir. Brexit sürecinden önce geçerli olan Tier 2 çalışma vizesinin yerini Brexitten sonra bu vize türü almıştır. Yapacağınız işin nitelikleri, sizin nitelikleriniz, alacağınız maaş ve kalış süreniz, vizenize başvururken belirlenir, başvuru sürecinde değerlendirme için sunulur. Skilled Worker Visa başvuru şartları detayları için tıklayın. İngiltere'nin Brexitle beraber Avrupa Birliği'nden çıkması sebebiyle karşılaştığı engeller kalifiye personel sorunu yaşamasına neden oldu. Olaya Türkiye tarafından baktığımızda da yine Brexit nedeniyle İngiltere ve Türkiye arasında bulunan Ankara Anlaşması'nın da sona ermesi ile Türkiye'den İngiltere'ye yaşanan yoğun göç de oldukça azaldı. Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Skilled Worker Visa ile sorun bir nebze olsa giderilse de bu vize türünün sponsorluk kısmı hayli vakit almakta ve işlem süreçlerini uzatmaktaydı. Bu nedenle İngiltere'de hükümet yaşanan kalifiye personel sorununa istinaden göçmenlik yollarında daha pratik ve daha uygulanabilir çözümlere yöneldi. Bu noktada Ağustos 2022 itibariyle uygulanmaya başlanan Scale-Up vizesi devreye girdi. Scale-Up Visa başvuru şartları detayları için tıklayın. İngiltere'de yaşayanların en çok belini büken konu ev kiraları. Özellikle Londra gibi bir metropolde yaşamayı tercih ettiyseniz ya da iş imkanları Londra'da çok olduğu için Londra'da yaşamak zorundaysanız işiniz biraz zor. Şöyle düzgün bir semtte 3 odalı, bahçeli minik bir evim olsun dahi deseniz aylık en az 2500 poundu gözden çıkarmalısınız. Hadi müstakil ev yerine apartman dairesi de yeter deseniz dahi fiyatlar 1500 pound civarından başlıyor. Eğer bu parayı ödeyecek kazancınız yoksa şehrin biraz dışına doğru ev bulmanız gerekiyor. Diğer mantıklı bir seçenek ise Londra'da yaşamamak. İngiltere'nin farklı şehirlerinde 700 pound a dahi 3 odalı ve bahçeli müstakil bir ev kiralanabiliyor. İngiltere'deki ev kiralarına genel olarak göz atmak isterseniz bizdeki sahibinden. com gibi popüler olan İngilizlerin emlak sitesi www. rightmove. co. uk e bakabilirsiniz. Vize alma süreci tamamlandıktan, yaşayacağınız yerde oturacağınız evi kiraladıktan sonra sıra geldi taşınmaya. Eğer İngiltere'de eşyalı ev kiraladıysanız ya Türkiye'deki ev eşyalarınızı bir depo kiralayarak saklayabilir ya da dönüş ihtimalini göz ardı edip eşe dosta dağıtabilir ya da satabilirsiniz. Türkiye'deki ev size ait ise evinizi eşyalı olarak kiraya vermek ise daha az tercih edilen diğer yöntem. İngiltere'de eşyasız ev kiraladıysanız Türkiye'deki eşyalarınızı yurtdışı nakliyat şirketlerinden biri ile şirketin seçtiği yönyeme göre direkt karayoluyla ya da karayolu+deniz yoluyla İngiltere'ye getirtebilirsiniz. Taşınma için nakliyat şirketine yaklaşık 5000 £ ödersiniz. Bu konu ile ilgili detayları İngiltere'deki eğitim sistemi yazımda bulabilirsiniz. Evet. Home Office in kendi sitesi en güvenilir olanı. Evden gıda ürünleri satmak üzerine iş kurmanız daha mantıklı duruyor. Çünkü İngiltere'de direkt öğretmenlik yapamazsınız. Bunun için eğitim, sertifika vb. almanız gerekir. Ayrıca Ankara anlaşması için fatura kesebileceğiniz bir işiniz olması gerekli. Ancak iş planınızın akla yatkın olması gerekir. Bu konuda danışman şirketlerden destek alabilirsiniz. Merhaba ben İngiltereye gitmeyi düşünüyorum. Londraya bir yabancı tandığım var. Kendi mesleğimi yapmayı düşünüyorum. Dövme sanatçısıyım İngilterede sıfırdan başlayabilir miyim ve aşılabilir miyim diye tedirginim biraz. Birde dil problemleri İngilizce az seviye geliştirmeye çalışıyorum. Birde Ankara anlaşması çalışma ve yaşama vizesi almak zor mu? Olmadı ordan kağıt üstünde birisi ile evlenmeyi düşünüyorum da ve ne kadar para ile başlamalıyım. Berberlik İngiltere'de yaşayan Türklerin en çok icra ettiği meslekler arasında. İngilizceniz olmadığı için danışman şirketler aracılığı ile Ankara Anlaşması başvurusu yapmanız gerekir. Onlar sizi zaten konu hakkında yönlendireceklerdir. Bu sırada internet üzerinden ya da normal şekilde İngilizce kursuna başlamanızı ve derdinizi anlatacak kadar İngilizce öğrenmenizi tavsiye ederim. Merabalar size sorum şu ben lise mezunuyum yaşım şuan 20 bitti mesleğim pide ve lahmacun çok iyi yapıyorum bu meslekte çok iyi ustayım ingiltereye gitme planlarım var sizce nasıl gidebilirim yaşım genç iyi bir gelecek için gitmek istiyorum türkiye şartları zor sizce ingiltereye girebilirmiyim ingilizcem derdimi anlatacak kadar yeter hani B1 iyi seviyesinde bana dönüş yaparsanız çok sevinirim. Mühendislik yapmayo düşünüyorsanız TIER 2 vize sahibi olmanız gerekir. Bunun için de Türkiye'deyken işi bulup işyerinin bu vize için sponsor olmasını sağlamanız gerekir. Brexitten sonra Tier 2 sponsorship bulmak zorlaştı. Diğer bir seçenek Ankara anlaşması ile gelmek ki bu daha olası duruyor. İngiltere'ye turistik vize ile gelip Ankara Anlaşmasına buradan başvuru yapma şansınız var evet. Ankara anlaşması danışmanlık şirketi öneremiyorum çünkü biz başka bir vize türü ile buradayız. Çocuk bakımı için buradan sertifika almanız gerekebilir. Ne kadar pound gerektiği tamamen kuracağınız işe bağlı. Danışmanlık şirketi iş kurma konuları için Facebooktaki London Turkish Meet Up Group'a danışın derim. Tebessümü bırakın kahkaha attırdınız bana. Çok yaşayın:) Ankara Anlaşması için sermaye gerekmiyor. Hiçbir baltaya sap olamamış ne çok insanın burada yaşadığını görseniz şaşarsınız. Bende İngiltereye göç ve çalışma amaçlı gitmek istiyorum. Bu konuda bir bilgim yok maalesef. hhttps://www. ashtonrosslaw. com dan Semira Dilgil Rajah ile görüşmenizi tavsiye ederim. Ben çifte vatandaşım. Bulgaristan vatandaşlığım var. Avrupa vatandaşlığım olduğu için bu konuda sorum çalışma izni almak daha kolay olabiliyormu. Birde orada internet üzerinden daire kiralamak için şirket kurmak için yine Ankara vizesi ilemi ilerlemek gerekiyor acaba. Türkiyede halihazırda villa/apart kiralama yaptığımız aktif sitemiz ve kurulu şirketimiz mevcut bulunuyor. Türkiyeden veya civar ülkelerden gelen öğrenci veya kişilere yönelik daire ve ev kiralamak için ordan da emlak tarzı bir şirket mi kurmamız gerekiyor. Yani soru biraz teknik bilgi içeriyor olabilir asıl öğrenmek istediğim orda şirket kurmak zor prosedürler ve maliyetler içeriyor mu. Burada 1500 tl şirket kurulumu ve home office ile bize benzer iş yapanlar biliyoruz. Orada home office açmak nasıl bir durumdur yaygınmıdır. Bununla ilgili sağlıklı bilgi alabileceğim bir makale tarzı yer varsa onuda önerebilirseniz çok sevinirim. Ankara Anlaşması halen geçerli. Ebe olarak başvuru şartlarını bilemiyorum. Merhaba 23 yasındayım. Okudugumu ve duydugumu anlayabılecek derecede İngilizcem iyi fakat herhangi bir belgem yok. Şuan özel bir şirkette beyaz yakalı olarak çalışıyorum. Ankara anlaşması diyorum. Ashton Ross Law firmasından Semira Hanım ile iletişime geçebilirsiniz. Selam bende ingiltereye yerleşmek istiyorum lise terkim evliyim bir çocuğum var ilk etapta kendim gitmek istiyorum 1-2 yıl kadar toparlandıktan sonra almayı düşündüm ama inanın bende bi arkadaş var yazısını okudum meslek gibi bişeyim yok okumadık keşke okusaydık veya meslek dalında bi iş yapsaydık son pişmanlık fayda etmiyor benim hayalim ingiltere bu yüzden çok istiyorum ingilizce seviyem yok gibi çat pat bir iki kelime ama insanların hayalleri vardır peşlerinden gider nasıl giderim nasıl bi iş yaparım bilemiyorum garsonluk yapıyorum 8-9 yıldır büyük firmalarda yaptım 6-7 senesini, yaş 38 ve 40-50 gibi birikmişim var, hayalim yani en büyük hayalim ingiltere türkiye artık yaşanacak bi ülkeden çıktı bari çocuğumuz iyi bir yaşam sürer diyede düşüncem var ingiltere için burda okutmaya çalışamayız bile belkide oralarda büyür okurda iyi bir işi olur düşüncem herşey onun için ne yapmam gerek abla çok araştırıyorum bakıyorum ediyorum ama bişeyler bulamadım anlara antlaşmasını dicen oraya gitmeden evi nerden bulacaz dil için orda kursa gidemezmiyiz yokmu yani oralarda burda bişey öğrettikleri yok varsa yoksa para alınsın yeter kurslar için, ne yapabilirim abla bi cvp yazsan, inşallah çocuğum için iyi bir gelecek sağlarım biz okumadık bari o okusun iyi bir işi olsun, mesajınızı beklicem rahatsız ettimse özür dilerim. Sizin için en uygun seçenek Ankara Anlaşması gibi duruyor. Dil kursları oldukça pahalı. Merhaba. İngiltere ile ilgili tüm yazdıklarınızı okudum ve gerçekten büyük bir bilgi açlığını gidermeniz açısından çok teşekkür ederim. Biz de geç kalınmış bir karar olsa da aynı sizin verdiğiniz karardaki motivasyonunuzun aynısını taşıyoruz. 3 yaşında bir kızımız var. Eşim yazılım uzmanı. Bense öğretmenim. Ama öğretmenlik yapmak daha zor sanırım orada prosedür açısından. Benim size şöyle bir sorum olacak. Biz aile olarak izmirde çok uzun yıllardır züccaciye ev tekstili perde gibi konularda ticaret yapıyoruz. Ankara anlaşması kapsamında bu işimizi ingiltereye taşıyabilir miyiz. Yani orada züccaciye ev tekstili konularında perakende mağazası açsak iş yapar mı. ingilizlerin bu konulara ilgisi nasıldır merak ediyorum. O detayda gerçekten bilgim yok ama Türkler o kadar pratik zekalı ki İngilizlere kıyasla, buraya gelip de iş kuran ve başarısız olan çok az Türk var. Mimarlık konusunda inanın bir bilgim yok. Facebook gruplarından araştırabilirsiniz. Merhabalar, sizinle aslında yıllar önce farklı bir konuda görüşmüştük ve şimdi aynı motivasyon ile hayatlarımızı benzer şekilde değiştirmeye çalışıyor olmamız bence tatlı bir tesadüf. Eşim sizin yazılarınızı okumuş ve kafamızdaki pekçok soruya cevap bulmuş 🙂 Bu ay içerisinde Ankara Anlaşmasına başvuracağız ve 5 yaşında bir kızımız var. Yaşamak için uygun lokasyon önerilerinizi paylaşabilirseniz çok sevinirim. Londra mümkün değil fiyatlardan dolayı diğer hiçbir yer ile ilgili ise fikrimiz yok ne yazık ki. Colchester'ı tavsiye ederim. Biz orada yaşıyoruz. Gayet de memnunuz. Hem Londra'nın kaosundan uzak, hem kiralar 3 te biri hem de trenle Londra'ya 50 dakika mesafede. Merhaba. Soruma yanıt verebilirseniz çok mutlu olurum. Ben örgün öğretimden iktisat, açık öğretimden adalet mezunuyum. Muhasebe, hasta kayıt ve kabul, autocad sertifikalarım var. 1 seneden az satış elemanı ve kasiyerlik yaptım. Aslında 4 seneden fazla ama SGK'ya kayıtlı olan kısım 1 yıldan az. İngilizcem akıcı değil fakat anlıyorum ve biraz konuşabiliyorum. Eşim de iktisat mezunu ve 11 yıllık kamu personeli ingilizcesi benden çok daha iyi. Süper lise mezunu. Bir kızımız var 1 buçuk yaşında. İngiltere'de oturum izni almak için bu mezuniyet ve sertifikalarla bir iş kurabilir miyiz ya da kurabiliyorsak ne tür bir iş olur? Eğer iş kuramazsak bu mezuniyetlerle bir yerde çalışabilir miyiz? İlginize şimdiden teşekkürler. İngiltere'ye Ankara Anlaşması için başvurduğunuzda eğitim seviyenizin değil yapmayı planladığınız işin bir anlam ifade etmesi gerekiyor. İş planınızı düzgün kurarsanız ilkokul mezunu da olsanız kabul edilirsiniz. İngiltere'de ev satın alarak oturum izni maalesef alınmıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ingiltereye-tasinmadan-once-cambly-kids-ile-ingilizce-ogrenme", "text": "Son yıllarda Türkiye'de, özellikle de büyük şehirlerdeki zor yaşam şartları, uzun çalışma saatleri, trafikte harcanan zaman, Türk eğitim sistemindeki sorunlar, hayat şartlarının zorluğundan dolayı gitgide daha mutsuz, daha toleranssız bir toplum haline gelmiş olmamız pek çok kişinin daha medeni yaşamlar sürebileceği, çocuklarına daha iyi eğitim olanakları sunabileceği ülkelere göç etmesine neden oluyor. Diğer Avrupa ülkelerine nazaran ırkçılığın minimum seviyede olduğu ülkelerden İngiltere de Türkiye'den yüksek oranda göç alan ülkelerin başında geliyor. Kaliteli ve ücretsiz eğitim, altı yılda İngiliz vatandaşlığını alarak çifte vatandaşlık sahibi olabilme imkanı sebebiyle İngiltere, çocuklu aileler tarafından özellikle tercih ediliyor. Başta Ankara Anlaşması olmak üzere farklı vize türlerine başvurarak İngiltere'ye gelme hazırlıkları yapan ailelerin en çok kaygı duydukları konuların başında İngiltere'ye taşındıklarında çocuklarının yeni okullarına alışma süreci geliyor. İngiltere'ye ailesiyle birlikte 4 yıl önce yerleşmiş ve konu hakkında pek çok yazısı olan bir blogger anne olarak bana da bu konuda mail yağıyor. Elimden geldiğince maillere cevap vermeye çalışsam da cevaplardan herkesin faydalanabilmesi için bu soruların cevaplarının bulunduğu yeni bir blog yazısı yazmak en mantıklısı. İşte bu noktada imdadımıza, çocukların anadili İngilizce olan öğretmenlerle özel ders yapabildikleri İngilizce öğrenme programı Cambly Kids yetişiyor. - Cambly Kids çocukların anadili İngilizce olan eğitmenlerden online İngilizce dersi alabildikleri bir web sitesi. - Tüm dersler çocukların İngilizce seviyelerine göre oluşturulmuş bir ders planı çerçevesinde gerçekleşiyor. Tabii ki bu ders planları çocuklar için özel müfredat ile renkli, eğlenceli, çocukların ilgisini canlı tutabilecek ders içerikleri ve ders ekranı ile zenginleştirilmiş bir şekilde takip ediliyor. - Programdaki tüm eğitmenlerin çocuklara öğretme tecrübesi bulunuyor ve çocuklar ile gayet başarılı bir şekilde iletişim kuruyorlar. - Eğitmenlerin profillerine girip tecrübeleri incelenebiliyor ve seçilen eğitmenle ders gerçekleştirilebiliyor. Hep aynı eğitmen ile ders yapılabiliyor ve anne-babalar dilerlerse eğitmen ile haftada 1 kere görüşebiliyor. - Anne-babalar çocukların eğitmenlerini ve ders günü-saatlerini seçebiliyor. - Tüm dersler kayıt altına alınıyor ve anne-babalar bu dersleri izleyebiliyor. - Cambly Kids'in en büyük avantajlarından bir tanesi; çocuklar evlerinin güvenliğinde, anne-baba gözetiminde ders alabiliyor. - Sağladığı bir diğer avantaj ise, dersler online olarak gerçekleştiği için kurslara kıyasla daha uygun fiyatlı. Dahası ilk 14 gün içinde memnun kalmama durumunda %100 para iadesi de var. - Aboneliklerde haftada 2, 5 ya da 7 gün ve günde 30 dakikalık ders tercihi yapılabiliyor. Cambly Kids çocuklar için İngilizce konusunda yararlı olduğunu düşündüğüm bir program, İngiltere'ye ya da çocukların İngilizce eğitim alacakları diğer ülkelere taşınmak üzere olan tüm ailelerin arayışlarına yanıt oluyor. Çocukların İngilizce öğrenmelerini ve İngilizce konuşmalarının daha akıcı hale gelmesini isteyen aileler bu opsiyonu değerlendirmeli. İngilizce programı tavsiyesi arayan yetişkinler ise Cambly Kids'in yetişkinler için olan versiyonu Cambly uygulamasına göz atabilir. Burada doğmuş olmasının bebeğinize kazandıracağı hiçbir hak yok maalesef. Önerebileceğiniz ingilizce öğrenme programı olarak sadece Cambly mi var? Örneğin ingilizceogrenmeprogrami web sitesinde birçok güzel ingilizce öğrenme uygulaması var. Bu uygulamalar hakkında neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerizi paylaşabilirseniz çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler."} {"url": "https://gezentianne.com/ispanyada-deniz-tatili", "text": "İspanya'nın güney sahilleri boyunca bizdeki güney sahillerinde olduğu gibi onlarca tatil köyü var. Ama buradaki tatil köylerinde herşey dahil sistemi yerine devre mülk sistemi yaygın. Bahçenizde kahvaltınızı ettikten sonra gününüzü ister tatil köyünde geçiriyor, isterseniz her gün başka bir plaja gidiyor, her öğün başka bir restoranda yiyorsunuz. Bana kalırsa böylesi çok daha keyifli, yediklerimiz çok daha lezzetli. Tatil köylerindeki karmaşadan uzak, her gün başka bir koyda, başka bir tesisin tadını çıkarmak gayet eğlenceli. Sahillerdeki tesisler Bizdeki Çeşme Bodrum'daki hem giriş ücreti ödeyip hem de içeride yiyip içtiğin her şey için yüklü hesaplar ödediğin plajlar kalitesinde olmasına rağmen hem giriş ücreti yok hem de yiyecek içecek fiyatları gayet makul. Örneğin fotoğraftaki Deniz Ürünlü Spagetti 9, bir şişe Rioja beyaz şarap 10 Euro. Biz acenta ile gitmedik. Web üzerindeki otel arama motorlarından seçim yapabilirsiniz. Araba kiralamak şart. Morocco sanıldığı kadar egzotik değil onu rahatlıkla söyleyebilirim."} {"url": "https://gezentianne.com/ispanyadaki-kucuk-ingiltere-cebelitarik", "text": "İspanya Endülüs gezimizin son çeyreğinde daha önce ayak basmadığımız yeni bir ülke keşfediyoruz. Afrika kıtası ile Avrupa'yı, Atlas okyanusu ile Akdeniz'i birbirinden ayıran Cebelitarık Boğazı'nın bulunduğu Cebelitarık, büyükçe bir kasaba boyutunda olmasına rağmen kendi bayrağı ve kendi marşı olan, 1713'ten beri Birleşik Krallık'a bağlı bir ülke. İşin ilginç yanı Cebelitarık'ta 2002'de yapılan referandumda 30.000 nüfustan sadece 44 kişi hariç herkesin İngiliz sömürgesi olarak devam etmek istemiş. Cebelitarık Tarık'ın Dağı demekmiş ve bu isim Emevi İslam ordusunun komutanı Tarık Bin Ziyad'dan gelmekte imiş. Tarık Bin Ziyad boğazı geçip Avrupa topraklarına ayak bastıktan sonra, ordusuna 'dönüş yok' mesajı vermek için kullandıkları gemileri yaktırmış. İşte 'gemileri yakmak' deyimi de bu olay neticesinde literatüre girmiş. Cebelitarık'ta schengen vizesi geçmiyor. İspanya'dan geçiş yapılan ülkeye giriş için İngiliz pasaportu veya İngiltere vizesine sahip olmak gerekiyor. Pasaport kontrolünden geçtikten hemen sonra bizi tam ortasından geçtiğimiz dev bir havaalanı karşılıyor. Öğrendiğimiz üzere Cebelitarık Havaalanı'ndaki pist uçak geleceği zaman araç trafiğine kapanıyor, diğer zamanlarda ise uçakmışsınız edası ile bizim de geçmiş olduğumuz gibi tam ortasından geçiliyor. Şehre girdiğiniz anda İspanya'dan İngiltere'ye gelmişsiniz hissine kapılıyorsunuz. Mimari anında değişiyor. Restoranlar, publar, İspanya'da olduğunuza inanmak zor. Zaten burası İspanya değil. Para birimi olarak da Euro değil Pound geçiyor. Ancak sıcak hava ve sokaktaki portakal ağaçları aslında nerede olduğumuzu hatırlatıyor. Adanın ucunda bulunan ve Cebelitarık Boğazı'nın gözetleyen dev fener şehrin önemli simgelerinden biri. Tepeden tüm boğaza hakim konumu ile Cebelitarık deniz feneri gerçekten çok ihtişamlı duruyor. yeşil pasaport için cebelitarık vize isetiyormu. Tşk ler.."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-avrupa-yakasi-plajlari-ve-giris-ucretleri", "text": "İstanbul Avrupa yakasının Karadeniz'e açıldığı yerde bulunan, İstanbul Avrupa Yakası Plajları ve Giriş Ücretleri listemizin ilki Kilyos, İstanbul'a olan mesafesi sebebiyle, hafta sonu denize girmek isteyen İstanbullular, özellikle Avrupa yakasındakiler için ilk akla gelen destinasyonlardan. Kilyos plajları dendiğinde ilk akla gelenler Tırmata Beach, Babylon Kilyos, Uzunya Beach, Suma Beach ve Burç Beach oluyor. Kilyos plajları ve giriş ücretleri için tıklayın. İstanbul'un en eski plajlarından biri olan ve Atatürk'ün denize girerken fotoğraflarının da çekilmiş olduğu Florya Güneş Plajı ve hemen yakınındaki Florya Menekşe Plajı Avrupa yakasında, Bakırköy Florya bölgesinde yaşayan İstanbulluların tercihi oluyor. Her iki plaj da İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletiliyor. Florya Menekşe ve Güneş Plajları hakkındaki detaylar ve güncel giriş ücretleri için tıklayın. Sarıyer Altınkum Plajı Giriş ücretleri ve diğer detaylar için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-avrupa-yakasinda-gezilecek-yerler", "text": "Yerebatan Sarnıcı ulaşım ve giriş ücreti detayları için tıklayın. Yerebatan Sarnıcı ziyareti sonrası altı minareli, ünlü Sultanahmet Camii'ni dıştan ve de içten incelemek büyüleyici. Karınlar açıktıysa Tarihi Sultanahmet Köftecisi, orijinal haliyle sizi bekliyor. Buranın köftesini ve piyazını yemeden Sultanahmet'ten ayrılmak, geziyi eksik tamamlamak olur. Yalnız Sultanahmet'te yanyana dizili birbirine benzer, Tarihi Sultanahmet Köftecisi ibareli pek çok köfteci var. Orijinalinde yemek istiyorsanız Tarihi Sultanahmet Köftecisi Selim Usta'da yemelisiniz. Karınlar doyduktan sonra Sultanahmet Arkeolojik Park'ın içindeki havuz başında oturup Ayasofya ve Sultanahmet Camii manzarasının keyfini sürebilirsiniz. Buradan geçerek 10 dakika yürüyüş mesafesindeki Cankurtaran'a gidebilir, rahmetli karakter oyuncusu Erol Taş'ın eski yıllardaki film kareleriyle donatılmış kahvesini ziyaret edebilirsiniz. Erol Taş sağlığında film setlerinden arta kalan zamanlarda bu kahveyi işletiyor ve personele bizzat yardım ediyordu. Kahve şu anda yarı müze havasında işlevini sürdürüyor. İstanbul'da ve çevresinde gezilecek yerleri tüm detaylarıyla öğrenmek için size İstanbul'da Özel Turist Rehberi ile gezmenizi tavsiye ederim. Fener-Balat, Karaköy-Galata ve Tarihi Yarımada gibi şehrin tarihi ve turistik bölgelerini lisanslı bir rehber eşliğinde keşfetmek size çok şey katacaktır. Havada asılı gibi duran baş döndürücü kubbesi, oyma mermer sütunları ve eşsiz mozaikleriyle sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biri olan Ayasofya Müzesi İstanbul Avrupa yakasında gezilecek yerlerin başlarında bulunuyor. En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya, dünyanın 8. harikası olarak gösteriliyor. Sultanahmet'e gelmişken mutlaka uğranması gereken Ayasofya Müzesi'nde neler var? Giriş ücreti ve ziyaret saatleri nedir? vb. detaylar için tıklayın. Ayasofya'dan sonraki durağımız, İstanbul'un tarihi sembolü sayılan Topkapı Sarayı. Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilmiş ve Cumhuriyet döneminde müze haline getirilerek kapıları halka açılmış olan Topkapı Sarayı İstanbul'da gezilecek tarihi ve turistik yerlerin başında geliyor. 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun 400 yıllık bölümü Topkapı Sarayı'ndan yönetilmiş olduğu için Saray tarihi anlamda büyük önem taşıyor. Topkapı Sarayı ziyareti sonrası Osmanlı İmparatorluğu döneminde Topkapı Sarayı'nın güllerle dolu dış bahçesi olarak kullanılmış olan, aynı zamanda Nazım Hikmet'in ceviz ağacı olduğu Gülhane Parkı'nın çiçekli bankalarından birinde oturup dinlenebilirsiniz. Topkapı Sarayı Müzesi hakkında detay bilgiler için tıklayın. Kabataş-Bağcılar metrosu ile Topkapı Durağı'na geldikten sonra yaklaşık 150-200 metre mesafedeki, Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde bulunan, Türkiye'nin ilk panoramik müzesi Panorama 1453 Tarih Müzesi'ni ziyaret etmelisiniz. Bu müzede top sesleri, mehter müziği ve Osmanlı atlarının kişnemelerinin efekt olarak kullanıldığı muhteşem görseller sunan bir fetih şöleni sizleri bekliyor. Büyük bir odanın içinde, kilometrelerce uzaklıktaki İstanbul surlarında İstanbul'un fethini izliyorsunuz. Dünyada 360 derece panoramik resimlerin dairesel biçimde sergilendiği yerler çok. Ancak gökyüzünün de resme dahil edilerek yarım kürenin tamamının bu boyutlarda sergilendiği tek yer Panorama 1453 müzesi. Bence İstanbul'da gezilecek yerlerin olmazsa olmazı. Panorama 1453 Tarih Müzesi nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? öğrenmek için tıklayın. Kabataş-Bağcılar metrosunu kullanıp Beyazıt durağında indiğinizde Beyazıt Meydanı'na rahatlıkla ulaşırsınız. Beyazıt Meydanı'nı ve ünlü İstanbul Üniversitesi girişini izledikten sonra, kitaplarla ilgili iseniz yakındaki ünlü Sahaflar Çarşısı'nı gezebilirsiniz. Esnaftan kime sorsanız sizi yönlendirirler. Bu bölge aynı zamanda ünlü Kapalı Çarşı'nın da güneybatı girişi. Buradan Kapalı Çarşı'ya girerek Mısır Çarşısı ve Eminönü yönüne, geze geze, sindire sindire yürüyor ve tarihi İstanbul'u keşfediyor, hissediyorsunuz. Cıvıl cıvıl Mısır Çarşısı'ndaki envai çeşit baharat satan baharatçılardan, kuruyemişçilerden alışverişinizi yapıp Eminönü'ne ulaşırsınız. Bir dönem İstanbul'un en önemli ticari merkezi konumunda bulunan İstanbul Avrupa yakasında gezilecek yerlerden Eminönü belirli bir kitle tarafından hala elektronik eşya, saat, ev eşyası ve giysi alışverişi için sıkça ziyaret edilmekte. Siz de ister bu dükkanları gezebilir ister sahildeki süslü püslü teknelerden balık ekmek alabilirsiniz. Karşınızda kalan Galata Kulesi'ne nazır balık ekmeğinizi yedikten sonra Galata Köprüsü'nden geçerken ister balık tutanları izleyebilir ister köprü altındaki kafelerde bir şeyler içebilirsiniz. Daha kallavi bir yemek keyfi için İstanbul'un en köklü kebapçılarından Hamdi Restoran'da, Galata Kulesi'nden Boğaz Köprüsü'ne uzanan eşsiz manzaraya nazır kebap keyfi yapabilirsiniz. Eminönü'nden Haliç'e doğru uzandığımızda İstanbul'un en güzel müzelerinden Rahmi Koç Müzesi ile buluşuyoruz. 1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde çocuklarınız ile birlikte nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, tarihi tramvay ve trenlere binebilir, klasik arabaları inceleyebilir, Renkli Matematik Dünyası bölümündeki interaktif deney setleri ile eğlenebilirsiniz. Haliç'e kadar gelmişten eski İstanbul ruhunu yaşatan semtlerden Eyüp'ü ve Osmanlı'nın İstanbul'a bıraktığı en büyük miraslardan biri olan Eyüp Sultan Camii'ni ziyaret etmemek olmaz. Tarihi Eyüp Sultan Güveççisi'nde bir çeşit kıymalı pide olan Eyüp güveçlerini yiyip buradan Pierre Loti Tepesi'ne çıkabilirsiniz. Tarihi Pierre Loti Kahvesi'nde Haliç manzarasına karşı salebinizi ya da Türk kahvenizi yudumlamak da İstanbul'un keyfini sürmek için güzel bir alternatif. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği Minyatür Eserler Parkı Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Ortaköy'de Ne, Nerede Yenir? için tıklayın. İstanbul Boğazı kenarındaki en keyifli yürüyüş rotasına sahip Ortaköy-Kuruçeşme-Arnavutköy-Bebek-Rumeli Hisarı hattını yaklaşık 1 saatte yürüyebilir, İstanbul Boğazı'nın keyfini maksimum şekilde çıkarabilirsiniz. Yürüyüş boyunca yine Boğaz'a sıfır olarak konumlandırılmış İstanbul'un en güzel parklarından Kuruçeşme Parkı ve Bebek Parkı'nda mola verebilirsiniz. Bebek Parkı molası öncesi minicik bir dükkanda hizmet veren Bebek'in meşhur mini dondurmacısından dondurma almayı unutmayın. Yine Bebek merkezde ünlü görme garantili Bebek Kahve'de bir çay, kahve içmek de diğer bir alternatif. Emirgan'a bu kadar yaklaşmışken Emirgan Korusu ziyareti de İstanbul'un doğal yerlerini keşfetmek isteyenleri bekliyor. Emirgan Korusu hafta sonu İstanbul'un kargaşasından kaçıp kendini doğanın kollarını bırakmak isteyen İstanbulluların tercih ettiği yeşillik ve ormanlık yerlerin başında geliyor. Emirgan Korusu ve Parkı'nda hem rengarenk çiçeklerle, özel motifler işlenmiş ağaçlarla ve Boğaz manzarasıyla harika fotoğraflar çektirebilir, hem piknik yapabilir, hem de 3 adet köşkten birinde kahvaltı keyfi ya da diğer öğünlerde yeme içme keyfi yapabilirsiniz. Emirgan Korusu'na nasıl gidilir? Kahvaltı ücretleri nedir? vb. detaylar için tıklayın. Dolmabahçe Sarayı Beşiktaş ile Kabataş arasında, Boğaz kıyısında,250 bin metrekarelik bir alanda yer alıyor. Osmanlı döneminde yaptırılmış olan sarayın en önemli özelliği Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanması ve Ulu Önder Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmesi. Bu anlamda Dolmabahçe Sarayı hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki saray yaşamını gözler önüne sermesi, hem de Atatürk'ün son zamanlarını geçirdiği evi olması nedeniyle İstanbul'da gezilecek tarihi yerlerin başlarında bulunuyor. Hazır bu bölgedeyken Dolmabahçe Sarayı'nı da ziyaret edebilirsiniz. Dolmabahçe Sarayı giriş ücreti, ziyaret saatleri vb. bilgiler için tıklayınız. Ortaköy gezisi sonrası Kuruçeşme yönü yerine, İstanbul'da gezilecek turistik yerlerden Taksim'e de geçebilirsiniz. İş çıkış saatinde değilseniz, Ortaköy'den otobüsle Taksim'e gitmek en fazla yarım saatinizi alır. Taksim'e geldiğinizde Taksim Meydanı'ndanİstiklal Caddesi boyunca Galatasaray Lisesi'ne doğru yürüyüş yapabilir, sağlı sollu konumlanırılmış kafeleri butikleri görebilirsiniz. Beyoğlu Çikolatacısından fındıklı Beyoğlu çikolatası almayı ihmal etmeyin derim. Galatasaray Lisesi'nin karşısındaki Balık Pazarı'nı gezebilir, Balık Pazarı'nın girişindeki İstanbul'un en ünlü kokoreççilerinden Mercan'da ayaküstü ekmek arası kokoreç yada midye tava atıştırabilirsiniz. Hemen devamındaki Nevizade Sokak'ta ya da Tarihi Çiçek Pasajı'nda yemek yiyip bir şeyler içmek de oldukça keyifli. Karınlar doyduysa İstiklal Caddesi boyunca Tünel'e kadar devam edebilir, eski hareketli havası kalmamış olsa bile, Asmalımescit'ten geçerek Tünel'e ulaşabilirsiniz. Burada önünüzde iki seçenek var. Tünel tramvayı ile direkt Karaköy'e inmek ya da yürümeye devam edip son dönemde oldukça güzelleşmiş ve turistlerin odak noktası haline gelmiş olan Galata Kulesi ve çevresini gezmek. Bu bölgedeki gelişime ve değişime şaşırabilirsiniz. Buraya kadar gelmişken İstanbul'un önemli sembollerinden Galata Kulesi'ni keşfetmemek olmaz. Dünyanın en eski kulelerinden olan Galata Kulesi'ne çıkıp Haliç'i ve İstanbul Boğazı'nı panoramik olarak seyredebilirsiniz. Taksim'e kadar gelmişken yeni açılan Madame Tussauds'nun İstiklal Caddesi'ndeki merkezini ziyaret etmek de keyifli bir alternatif. Madame Tussauds'da Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shek'ten Hollywood yıldızlarına pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulup yıldızlara dokunmanın heyecanını yaşayabilirsiniz. Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi Nerede?, Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? vb. detaylar için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Türkiye Yapay Zeka Platformu olarak makalenizden ötürü teşekkür ederiz!"} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-ayaklarinizin-altinda-skyview-ve-skywalk-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "Deniz seviyesinden 200 metre yüksekte, İstanbul'u 360 derecelik bir açıyla kuşbakışı izleyebileceğiniz ve 30 metrelik cam yolda adrenalin dolu anlar yaşayacağınız yepyeni bir deneyim SKYVIEW ve SKYWALK. Biri açık hava diğeri camekanla kaplı iki kattan oluşan SKY VIEW, Galata Köprüsü'nden Haliç'e, Adalar'dan Boğaz'a doğru 360 derecelik kesintisiz bir manzara sunuyor. Açık havadaki katta bulunan ve zemini tamamen cam olan 30 metrelik balkonda yürüyerek SKYWALK yapmak ve İstanbul'u kelimenin tam anlamıyla ayaklarınızın altında hissetmek hem sizin hem de çocuklarınız için sıra dışı bir deneyim oluyor. Skyview ve Skywalk Anadolu Yakası'nın yeni alışveriş merkezlerinden Emaar Square Mall'un (-2.) katında yer alıyor. Emaar Square Mall'a ister toplu taşıma araçlarıyla, isterseniz özel aracınızla ile ulaşabilir aracınızı Emaar Square Mall'un 4500 araçlık ücretsiz otoparkına bırakabilirsiniz. EMAAR Square Mall'a Anadolu yakasından toplu taşıma ile gitmek için Kadıköy Kartal Metro Hattı'nı kullanıp Göztepe İstasyonu'nda inmeniz gerekiyor. Avrupa yakasından toplu taşıma ile gitmek için ise Metrobüs ile geliyorsanız Uzunçayır istasyonunda inip ya da Marmaray ile geliyorsanız Ayrılık Çeşmesi durağında inip yine Kadıköy Kartal Metro Hattı'na geçerek Göztepe İstasyonu'nda inmeniz gerekiyor. Bu noktadan 10 dakika yürüyerek EMAAR Square Mall'a ulaşılıyor. \"Ben yürümek istemiyorum.\" derseniz Kadıköy Sahil'den 15 SK ve 15 ÇK no'lu İETT otobüslerine binip tam önünde de inebilirsiniz. EMAAR SQUARE MALL'a kadar gelmişken yine burada bulunan Emaar Akvaryum'u ya da İllüzyonlar Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Emaar Akvaryum Güncel Giriş Ücreti için tıklayın. İllüzyonlar Müzesi Güncel Giriş Ücreti için tıklayın. 58 saniye süren ışıltılı bir asansör yolculuğu ile ulaşabileceğiniz SKYVIEW'e giriş için 2023 yılı itibariyle yetişkinlerin 248 TL, öğrenci ve öğretmenlerin 225 TL ödemesi gerekiyor. Cam balkonda yürüme yani SKYWALK deneyimi yaşamak isteyenlerin ise öğrenci veya yetişkin olması fark etmeksizin bunun üzerine 45 TL daha ödemesi gerekiyor. İllüzyonlar Müzesi'nde neler var? Giriş ücreti ne? Tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-cevresinde-gunubirlik-gidilecek-yerler", "text": "İstanbul Anadolu yakasının Karadenizle buluştuğu ilçelerinden biri olan Şile yazın denizin ve güneşin tadını çıkarmanızı sağlayan plajları, piknik yapacağınız ormanlık alanları, yemyeşil doğası ile İstanbullular için muhteşem bir tatil alternatifi oluşturuyor. Tarihi Şile evleri, Şile Kalesi, Saklıgölü ve meşhur Şile bezi ile nam salmış bu sevimli ilçeye oldukça düzgün olan çevre yolu ile özel aracınız ile 1 saatten daha da kısa sürede ulaşılabiliyor. Uzunkum, Ağlayankaya ve Ayazma gibi Şile plajlarından günübirlik faydalanılabileceği gibi Şile merkezin tam tersi yönündeki Saklıgöl etrafında trekking yapmak da keyifli oluyor. Saklıgöl gezisi sonrası buradaki tek tesis olan Saklıgöl Kafe'de de isterseniz restoran servisinden faydalanabilir, isterseniz masa ve mangal kiralayabilirsiniz. \"Uzaklarda arama, çünkü sen içimdesin!\" tadındaki İstanbul'un günübirlik rotalarından Ağva yemyeşil ormanın içinde, nehir kenarında karmaşa ve gürültüden uzaklaşıp tüm problemlerinizi unutabileceğiniz bir yeryüzü cenneti. Ağva'da Göksu Nehri kıyısında yanyana inci gibi dizilmiş pek çok otel ve restoran bulunuyor. Genellikle romantik çiftlerin tercih ettiği bu otel ve restoranlarda nehir kıyısında köy kahvaltısı etmek, gündüz kano veya yunuslarla nehri gezmek, akşam mum ışığında romantik bir yemek Ağva gezisinin olmazsa olmazı. İlkbahar ve sonbahar aylarında oldukça popüler olan Ağva'da yaz aylarında merkezde ve çevre koylarda plaj, deniz ve güneş üçlüsünün tadını çıkarmak da mümkün. Sapanca ile İzmit arasında, Kartepe'nin eteklerinde yer alan Maşukiye şelaleleri ve dereleri ile tam bir cennet. Kışın şömine başında ısınacağınız, yazın ise dere kıyısında, ağaçlar altında serinleyeceğiniz kahvaltı mekanları ve alabalık tesisleri ile nam salmış Maşukiye hafta sonu şehrin kaosundan kaçış için oldukça ideal bir destinasyon. Dere kıyısında keyifli bir yürüyüş sonrası şırıl şırıl akan bir şelale ile iç içe ister köy kahvaltısı yapmak, ister tereyağlı alabalık, kiremitte köfte ve kaşarlı mantar ziyafeti çekmek oldukça keyifli. Maşukiye, Sapanca Kahvaltı Mekanları ve fiyatları için tıklayın. Kırkpınar, Sapanca Gölü kıyısında yürüyüş yollarının, kafe ve restoranların yoğunlaştığı oldukça turistik bir köy. Göl kıyısında sazlıkların arasında yürüyüş yaptıktan sonra Maja Kırkpınar'ın ya da Beta Home Gölevi'nin göl kıyısındaki sevimli bahçelerinde kahvaltı ya da yemek molası verebilirsiniz. Hafta sonu günübirlik gelip göl keyfi yapmanın yanısıra bu bölgede bulunan bungalov ya da villalarda arkadaşlarınızla konaklamanız da mümkün. Sapanca'da doğa içindeki bungalov evler ve konaklama ücretleri için tıklayın. Turistik sahili, feneri, yoğurdu, köftesi, ayçiçek tarlaları ile İstanbul karmaşasından uzaklaşıp Trakya ruhunu hissetmeye başlayacağınız, bir dönemin en popüler yazlıkçı beldesi Silivri. Mimar Sinan Köprüsü, Silivri Kalesi, Selimpaşa Tarihi Evleri ve Piri Mehmet Paşa Külliyesi ile tarihi değerleri de barındıran bir ilçe Silivri. Yaz aylarında hala oldukça popüler olan Silivri sahili boyunca uzanan Gümüşyaka Plajı ve Papatya Plajı gibi ücretsiz halk plajlarına ve çocuklar için uygun dalgasız, temiz ve sığ bir denize sahip. Pansiyondan tatil köyüne pek çok konaklama seçeneği bulunan Silivri Avrupa yakasında oturanlar için keyifli bir tatil seçeneği oluşturuyor. Tarihi Köfteci Osman'da Silivri köftesi yemek, Selimpaşa limanında balık ziyafeti çekmek Silivri gezisinin olmazsa olmaları. Kırklareli'nin Vize ilçesine bağlı KIYIKÖY, İstanbul'daki Kilyos, Riva, Şile, Ağva benzeri yemyeşil ormanları ve berrak denizi ile güzel bir Karadeniz kasabası. Kazan Deresi ve Pabuç Deresi'nin Karadeniz ile buluştuğu yerde kurulmuş olan Kıyıköy'de iki ayrı plaj bulunuyor. Bu bölge 1. derece doğal sit alanı olarak koruma altına alınmış. Kazan ve Pabuç Dereleri'nde alabalık, sazan ve kefal gibi tatlı su balıkları avlanabiliyor. Küçük bir motor ya da kayık kiralayarak dere üzerinde gezinti yapmak oldukça keyifli oluyor. Bahar ayları için çok keyifli trekking parkurlarına sahip Kıyıköy'e günübirlik gezi düzenleyen pek çok tur şirketi var. İster bunları katılıp rehber eşliğinde trekking yapabilir, ister özel aracınızla gidip bu bakir köyün doğal güzelliklerini kendiniz keşfedebilirsiniz. Abant Gölü ve Tabiat Parkı, kartpostalları kıskandıran manzaralar huzurunda, göl kenarının, gür ormanların, yemyeşil ağaçların huzurlu doğasında şehrin gürültüsünden, sonu gelmeyen yapılacaklar listesinden, okuldan, işten, kalabalıktan çok uzakta, çekirdek ailenizle baş başa kalıp güzel bir gün geçirmek için, ister günübirlik ister konaklama olarak değerlendirebileceğiniz harika bir hafta sonu kaçış rotası. Abant Gölü nerede? Nasıl Gidilir? Nerede kalınır? vb. bilgiler için tıklayın. Köprüleri, heykelleri, gondolları, muhteşem parkları, tramvayı, bisiklet yolları, restoranları ve eğlence mekanları ile gördüğüm en modern Anadolu şehri olan Eskişehir, İstanbul'dan arabayla 4 saatte veya Pendik'ten hızlı trenle 2,5 saatte günübirlik ulaşabileceğiniz mesafede. Mudanyası, Trilyesi, Otantik Cumalıkızık Köyü, Ulubat Gölü kıyısındaki huzur dolu Gölyazısı ile Bursa da doğal güzelliğine sahip pek çok rota ile dolu. Bir hafta sonu günübirlik ya da tek gece otel konaklamalı bir gezi gayet keyifli bir hafta sonu kaçamağı olabilir. Mudanyası, Trilyesi, Otantik Cumalıkızık Köyü, Ulubat Gölü Gezisi için tıklayın. İstanbul Çevresinde Günübirlik Gidilecek Yerler listemizin dördüncüsü, İstanbul'dan çıktıktan 2.5 saat sonra otobandan rahatlıkla ulaşılan Edirne hafta sonu günübirlik ya da tek gece kalmalı olarak düşünülebilecek, meşhur Edirne ciğeri ile damakları şenlendirip, Selimiye Camisi'ni, Karaağaç Tren istasyonunu ziyaret ettikten sonra Meriç Nehri kıyısındaki kent ormanında ruhunuzu dinlendirebileceğiniz bir rota. Ballı Kayalar Tabiat Parkı gezisi için tıklayın. Yine günübirlik bir gezide pek çok güzellikle birden buluşabileceğiniz, İstanbul'a yakın doğal yerlerden Acarlar Longozu, Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı ve Maden Deresi keşfedilmek üzere sizleri bekliyor. Göl ve ormanın iç içe girdiği bir ekosistem olan longoz ormanında su içindeki ormanda yer alan köprüler üzerinde yürümek oldukça keyifli oluyor. Sakarya il sınırları içindeki bulunan her biri ayrı özellikte ve güzellikteki bu yerler İstanbul'dan özel aracınız ile yaklaşık 2.5 saatte ulaşılıyor. Acarlar Longozu, Poyrazlar Gölü, Maden Deresi gezi rehberi için tıklayın. İstanbul'un Karadeniz kıyısında Şile'si, Ağva'sı varsa İzmit, Kocaeli'nin de Kerpe'si, Kefken'i var. Hem de Kerpe ve Kefken'e ulaşmak Ağva'ya ulaşmaktan bile kolay. İstanbul'dan TEM otoyolunu kullanarak Kocaeli'ye geliyor, 50 km sonra masmavi deniziyle sırtını çam ormanlarına dayamış şirin bir tatil beldesi olan Kerpe'ye ulaşıyor, muhteşem bir doğa ile karşılaşıyorsunuz. İstanbul'a yakın günübirlik doğada yürüyüş rotalarından biri olan Nüzhetiye Şelalesi, Kocaeli'nin Gölcük ilçesindeki Nüzhetiye Köyü'nde bulunuyor. İzmit merkeze 19 km mesafede olan Nüzhetiye Şelalesi'ne İstanbul'dan yaklaşık 1.5 saatte ulaşılıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-deniz-muzesi-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler", "text": "Türkiye'nin denizcilik alanında en büyük müzesi olan İstanbul Deniz Müzesi Çocuklarla hafta sonu keyifle ziyaret edebileceğiniz müzelerden biri. içerdiği koleksiyon çeşitliliği açısından dünyanın sayılı müzelerinden olan Deniz Müzesi Türkiye'de kurulan ilk askeri müze olarak da biliniyor. Toplam 3 kata yayılmış müzede saltanat kayıkları, bahriyeli kıyafetleri, el yazmaları, gemi modelleri, sancaklar, haritalar, tablolar, tuğralar ve armalar, kadırgalar, seyir aletleri, gemi baş figürleri ile silahlar sergileniyor. Girişte ayrıca çocuklar için eğitici oyun alanı ve hediyelik eşya bölümü de yer alıyor. Deniz Müzeleri Sesli Rehberi adlı ücretsiz mobil uygulamayı cep telefonunuza indirerek müzeyi sesli rehber sistemi ile de gezmek mümkün. İstanbul Deniz Müzesi Beşiktaş Vapur İskelesi'nin hemen yanında yer alıyor. Bu nedenle Beşiktaş Deniz Müzesi olarak da biliniyor. Oldukça merkezi bir konumu olan müzeye Avrupa yakasında oturanlar Beşiktaş'tan geçen otobüs, minibüs ya da dolmuşlarla, Anadolu yakasında oturanlar ise Kadıköy'den ya da Üsküdar'dan kalkan vapur ve motorlar ile ulaşabiliyor. Deniz Müzeleri Sesli Rehberi\" adlı ücretsiz mobil uygulamayı cep telefonunuza indirerek müzeyi sesli rehber sistemi ile de gezebilirsiniz. İstanbul Deniz Müzesi hafta içi 09:00 17:00, hafta sonu 10:00 18:00 saatleri arasında ziyarete açık. Yılbaşı, dini bayramların ilk günü ve Pazartesi günleri kapalı. Hafta içi 16:00, hafta sonu ise 17:00'den sonra müzeye ziyaretçi girişi yapılamıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-en-guzel-parklar-korular", "text": "İstanbul'daki en güzel parklar listemizin ilki Göztepe 60. Yıl Parkı 2013 yılında tematik bir park haline getirildikten sonra rengarenk balıkların yaşadığı özel tasarım akvaryumları, lale ve gül bahçeleri, tik ağacından oyun teknesi, doğal göleti, fıskiyeleri ve her yaş grubundaki çocuklar için ayrı ayrı tasarlanmış oyun alanı ve ekipmanlarıyla Anadolu yakasının en gözde parklarından biri haline geldi. Göztepe'de, Bağdat Caddesi ve Sahil yolu arasında konumlandırılmış 60. Yıl Parkı'nda vakit geçirmek sadece çocuklar için değil, büyükler için de son derece keyifli. Beşiktaş ile Ortaköy arasında yer alan, İstanbul merkezindeki en büyük koru olan Yıldız Parkı ziyaretçilerine şehir merkezinde, muhteşem bir doğa ve renk cümbüşü sunuyor. Çadır Köşkü, Malta Köşkü ve Kır Kahvesi'nde yeme içme molası verebileceğiniz gibi, Yıldız Parkı boyunca sıralanmış piknik masalarında ya da ağaçlar altındaki çim alanda piknik imkanı da bulunuyor. Yıldız Parkı'na hem Beşiktaş Ortaköy yolu üzerindeki Çırağan Sarayı'nın karşısından, hem de Balmumcu'dan Ortaköy'e doğru uzanan Palanga Caddesi üzerinden giriş yapılabilir. Yıldız Parkı'na yaya girişi ücretsiz, araç girişi için ücret alınıyor. Yıldız Parkı ulaşım ve kahvaltı detayları için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. 1.5 km'lik bisiklet ve koşu pistine, 4 ayrı çocuk parkına, tenis, futbol ve basketbol sahalarına, peyzaj değil gerçek yeşil alan sunan kocaman ağaçlara, çeşitli etkinliklerin düzenlendiği amfi tiyatroya, hayvan heykelleri ile dolu güzel bir gölete ve bu gölete nazır bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir kafeye sahip Özgürlük Parkı Selamiçeşme'de bulunuyor. Parka Kadıköy-Fenerbahçe seferlerini yapan FB1 sefer numaralı belediye otobüsleri ile ulaşılabiliyor. Gazete ekleri ve magazin haberlerinde ünlülerin de çocuklarıyla boy boy pozlarına sıkça rastladığımız, İstanbul'daki en güzel parklar listemizin 4. sü olan Bebek Parkı her kesimden insanlar için İstanbul'un en gözde parklarından biri. Özelikle Avrupa yakasında oturanlar için kolay ulaşılabilir olması ve boğaz kıyısında oluşu Bebek Parkı'nın öne çıkan özellikleri. Bebek'teki mini dondurmacıdan ev yapımı dondurmanızı alıp parkta soluklanmak çok keyifli. İstanbul Boğazı'nın kenarındaki parklardan, Muallim Naci Caddesi üzerindeki Cemil Topuzlu Parkı, halk arasında daha çok Kuruçeşme Parkı olarak biliniyor. İstanbul'un en köklü balıkçılarından Park Fora'nın da yer aldığı park özellikle hafta sonları piknikçilere ev sahipliği yapıyor. Ortaköy sahiline 15 dakika yürüyüş mesafesindeki Cemil Topuzlu Parkı'nda küçük bir çocuk parkı da mevcut. Şehir merkezinde denizi ve yeşil alanı içiçe bulabileceğiniz ender yerlerden biri olan Fenerbahçe Parkı hem Anadolu yakasında, hem de Avrupa yakasında oturanların toplu taşıma ile dahi kolayca ulaşabileceği bir lokasyonda bulunuyor. Üç tarafı denizle çevrili ormanlık bir alan içindeki Fenerbahçe Parkı'nda denize nazır çimenlere yayılabilir, yine deniz manzaralı tahta masalarda piknik yapabilir ya da park bünyesindeki kafelerden faydalanabilirsiniz. Hafta sonu açık büfe kahvaltı severler için Cafe Romantika oldukça keyifli bir seçenek. Ataşehir bölgesindeki beton ormanının ortasında çölde vaha misali süzülen Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı botanik bahçeleri, göletleri, çocuk parkı ve piknik alanları ile İstanbullular için konutlarla içiçe olduğu için, kolay ulaşılabilir bir mesafede doğaya kaçış olanağı sunuyor. Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? vb. detaylar için tıklayın. Her yıl nisan ayında düzenlenen Lale festivalinini en muhteşem halini gözlemleyebileceğiniz Emirgan Korusu hafta sonu İstanbul'un kargaşasından kaçıp kendini doğanın kollarını bırakmak isteyen İstanbulluların tercih ettiği yeşillik ve ormanlık yerlerin başında geliyor. Emirgan Korusu ve Parkı'nda hem rengarenk çiçeklerle, özel motifeler işlenmiş ağaçlarla ve Boğaz manzarasıyla harika fotoğraflar çektirebilir, hem piknik, hem de 3 adet köşkten birinde kahvaltı keyfi yapabilirsiniz. Emirgan Korusu'na nasıl gidilir? Kahvaltı fiyatları nedir? öğrenmek için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. İstanbul'un en eski parklarından olan ve Sarayburnu ile Sultanahmet arasında uzanan, İstanbul'daki en güzel parklar listemizin 5. si Gülhane Parkı Osmanlı Devleti döneminde Topkapı Sarayı'nın güllerle dolu dış bahçesi olarak kullanılmış ve adını buradan almış. Aynı zamanda Nazım Hikmet'in ceviz ağacı olduğu Gülhane Parkı'ndaki ulu çınar gölgelerinde yazın ortasında bile üşümek mümkün. Bağcılar Kabataş tramvay hattını kullanıp Sultanahmet'ten bir önceki durak olan Gülhane durağında inebilir, parka girdikten sonra Sarayburnu'nun muhteşem manzarasına doğru uzanan sonbaharda sapsarı yapraklarla döşeli yolda ilerleyebilirsiniz. Ihlamur, kestane, gürgen, kavak, çınar, şimşir, akasya, meşe, ceviz ve kızılağaç gibi envai çeşit ağaçları ile Avrupa yakasının kalbinde temiz hava alabileceğiniz eşsiz bir ortam sunan Maçka Demokrasi Parkı adeta İstanbul'un Central Park'ı 🙂 Maçka Parkı'nda koşu ya da yürüyüş yapabilir, süs havuzlarının keyfini sürebilir, köpeğinizi gezdirebilir, çimlere uzanıp piknik yapabilir, çocuğunuzla çocuk parklarından faydalanabilir, bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Bu park bünyesindeki Küçükçiftlik Parkı'nda sıkça düzenlenen konserlerden birine katılmak da parkın havasını soluyabilmek için farklı bir alternatif. İstanbul Teknik Üniversitesi'nin iki kampüsünü birbirine bağlayarak Maçka -Taşkışla Teleferik hattına binerek, Maçka Demokrasi Parkı'nı kuşbakışı olarak izlemek de mümkün. Anadolu Yakasındaki Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı'nın Avrupa yakasındaki bir benzeri olan Bakırköy Botanik Parkı'nda farklı bitki gruplarından oluşan 11 adet tematik bahçe, yüzlerce çeşit ağaç, çocuk oyun alanları, heykeller, doğal gölet, süs havuzları, göçmen kuşlar için yapılmış bekleme alanları, piknik alanları ve sosyal tesisler bulunuyor. Bakırköy Botanik Parkı Türkiye'nin en yüksek oyun kulelerine de ev sahipliği yapıyor. Su parkı ve oyun ekipmanları, tematik bahçeler, şifalı bitkiler, mutfak ve bahçe bitkilerinin gruplanmış olduğu kısımlar çocuklar ve büyükler için hem eğlenmeyi hem de bilgi edinmeyi amaçlıyor. Bakırköy Botanik Parkı nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? vb. detaylar için tıklayın. Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda bulunan Atatürk Arboretumu aslında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin, araştırma kurumlarının ve yerli, yabancı bilim adamlarının yapacakları incelemelere, bilimsel araştırmalara hizmet veriyor. Bunun yanı sıra doğaseverlerin de ziyaretine açık olan Arboretum, hafta sonları doğanın kollarına bırakmak isteyen İstanbullular için göl kenarında, çocuklarınızla yeşilin binbir tonunu bir arada görebileceğiniz, muhteşem instagram fotoları çekebileceğiniz, cennetten köşeler sunuyor. Atatürk Arboretumu nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? vb. detaylar için tıklayın. Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde, Kanlıca yakınlarındaki Çubuklu Korusu'nun içerisinde bulunan Hidiv Kasrı, her biri künyeli ve soy kütüğüne sahip ağaçlarla kaplı geniş bir koruluğa ve koru içinde güzel bir koşu ve yürüyüş yoluna sahip. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında muhteşem görseller sunan bu korulukta güzel bir doğa yürüyüşü yapabilir, Hidiv Kasrı'nın Beltur tarafından işletilen kafesinde hafta sonu sunulan açık büfe kahvaltı ile kasrın tarihi dokusunun, bahçesindeki sincapların, cıvıl cıvıl kuş seslerinin ve köşkün mevsimine göre lalelerle ve güllerle dolu bahçesinin tadını çıkarabilirsiniz. Hidiv Kasrı ulaşım ve kahvaltı detayları için tıklayın. Sarayburnu'ndan başlayarak Ortaköy'e kadar uzanan muhteşem bir İstanbul manzarasına sahip olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fethipaşa Sosyal Tesisleri, aynı adla anılan tarihi korunun huzur dolu atmosferinde misafirlerini ağırlıyor. Yüzlerce bitki ve ağaç türlerini barındıran bu yemyeşil koruda bir zamanlar Türk edebiyatçı ve düşünürlerinden Cemil Meriç'i de ağırlayan konak, günümüzde Fethipaşa Sosyal Tesisleri adıyla Boğaz manzarası eşliğinde restoran ve kahvaltı hizmeti sunuyor. Oldukça merkezi olan Fethipaşa Korusu İstanbul'da doğa içinde ailece ya da arkadaşlarla vakit geçirmek istediğinizde kolaylıkla ulaşılabilecek bir lokasyona sahip. Koru özellikle lale ve erguvan zamanı muhteşem görseller sunuyor. Fethi Paşa Korusu ulaşım ve kahvaltı detayları için tıklayın. İstanbul Anadolu Yakası'nın en güzel korularından biri olan Kanlıca sırtlarındaki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de karşı kıyıda Ortaköy sahili, Rumeli Hisarı, İstinye Koyu'na kadar uzanan muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Çam ağaçlarının sizi hayat dolu kokusuyla karşıladığı Mihrabat Korusu'nda kafe, restoran, özel davet ve organizasyon alanları, geniş bir otopark ve çocuk parkları bulunuyor. Mihrabat Korusu Nerede? Nasıl Gidilir? Kahvaltı Detayları Nedir? tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-en-iyi-15-kahvalti-mekani-ve-2023-ucretleri", "text": "Gerçek Ege kahvaltısı dendiğinde akla ilke gelen Çeşme Bazlama Kahvaltı bir süredir Nişantaşı'nda hizmet veriyor. İstanbul'daki en iyi kahvaltı yerleri ve ücretleri listemizin ilki Bazlama Kahvaltı'da ev yapımı reçelleri, pişileri, bazlaması, acukası ve menemeni 10 numara. Her şey hiç soğumadan, ara ara ve sıcak sıcak servis ediliyor, mekan sahibi Sinem Hanım 'Masadan doymadan kalmak yok' diyor. Nişantaşı Bazlama iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve 2023 güncel fiyatı için tıklayın. Adını yanı başındaki Kuleli Askeri Lisesi'nden alan ve İstanbul'da boğaz manzaralı kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen Kuleli Yakamoz tüm mekanı çepeçevre saran camekan yapısı ile insanda Boğaz kenarında değil Boğaz'ın içindeymiş hissi uyandıran bir Boğaz'daki kahvaltı mekanlarından biri. Aslında alkolsüz balık restoranı olarak hizmet veren mekan, hafta sonları sunduğu açık büfe Türk kahvaltısı ile daha çok rağbet görüyor. Kuleli Yakamoz iletişim bilgileri kahvaltı fiyatı ve detayları için tıklayın. 2005 yılında Ortaköy İskelesi'nin hemen yanı başında açılan The House Cafe Ortaköy, giriş alanı, iki geniş terası ve salonu ile oldukça şık bir restoran. The House Cafe Ortaköy'deki kahvaltı mekanları arasında ürün ve hizmet kalitesi ile bir adım öne çıkıyor. İster hafta içi ister hafta sonu İstanbul Boğazı ile iç içe eşsiz bir kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz The House Cafe'de kahvaltı çeşitleri menüden seçmeli yani alakart olarak sunuluyor. The House Cafe Ortaköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Hali hazırda İstanbul'da 13 adet, İstanbul dışında 17 şubeye sahip Emirgan Sütiş'in orijinal yeri olan Emirgan'da boğaz kıyısında konumlandırılmış Emirgan Sütiş nostaljik ortamı, kahvaltı çeşitliliği ve lezzetleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz'da Kahvaltı Mekanları dendiğinde ilk akla gelenlerden Emirgan Sütiş'te kahvaltı menüden seçimli olarak alakart servis ediliyor. Bu tarz kahvaltılar tıka basa karnını doyurmaktansa sadece istediklerini yemeyi tercih edenler için çok avantajlı oluyor. Menüden örnek vermek gerekirse Eylül 2023 itibariyle Çay 35 TL, Bal-kaymak 120 TL, Söğüş tabağı 95 TL, Izgara hellim 115 TL, Peynirli su böreği 105 TL, Sucuklu Yumurta 135 TL, Menemen 110 TL, Kıymalı kol böreği 110 TL'den sunuluyor. Finale İncirli muhallebi(110TL) çok yakışıyor. Emirgan Sütiş kahvaltı menüsünde çeşit çok olduğundan kalabalık bir grup olarak gidip her şeyden tatmak daha da keyifli oluyor. Tüm popüler kahvaltı mekanları gibi hafta sonları oldukça yoğun olduğundan hafta içi ya da hafta sonu erken saatlerde gitmek serviste sıkıntı yaşamamanız için tavsiye ediliyor. Üniversite yıllarımızın vazgeçilmez mekanı Kale Çay Bahçesi yıllar geçse de popülerliğini yitirmiyor. Bebek'ten Rumelihisarı'na doğru bir yürüyüş sonrası Boğaz'a nazır kahvaltı keyfi muhteşem oluyor. Kale Çay bahçesinde beyaz peynir, kaşar peyniri, hellim peyniri, bal kaymak, reçel, tahin pekmez, acılı peynir salatası, siyah ve yeşil zeytin, domates, salatalık, yeşil biber, simit ve ekmek çeşitlerinden oluşan iki kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle sınırsız çay da dahil toplam 780 TL karşılığında sunuluyor. Kale Kafe'nin kaşarlı menemeni çok başarılı, özellikle denenmeli. Hafta sonları öğleye doğru oldukça kalabalık olan mekanı hafta içi ve hafta sonu erken saatlerde tercih etmeli. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Anadolu yakasında, Boğaz'da uygun fiyatlı, ekonomik kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen yer elbetteki boğaz ile içiçe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinin İstanbullular için en sevilen yönlerinden biri daha ise herkes kendini evinde hissetsin diye dışarıdan yiyecek getirilmesine izin verilmesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesi iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Deniz manzaralı yemyeşil bir bahçede oldukça mükellef bir kahvaltı sunan Şazeli, Florya kahvaltı mekanları arasında ön plana çıkıyor. Aynı zamanda bir steakhouse olan Şazeli Florya et konusundaki başarısını kahvaltıda da gözler önüne seriyor. Şazeli kahvaltısında özellikle kavurmalı yumurta, sucuk ve pastırma çok beğeniliyor. Şazeli Florya iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Karaköy Galata hattında, multi kültürel bir mekan olan Arada Kafe Lübnan ve Türk mutfağının harmanladığı kahvaltısı ile Karaköy kahvaltı mekanları arasında önemli bir yere sahip. Oryantal ve renkli ambiyansı, kahvaltısında sunulan zahter, humus, falafel gibi lezzetleri özellikle sevilen Arada Cafe insanı adeta İstanbul'dan bambaşka diyarlara ışınlıyor. Arada Kafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Önce gözümüzü sonra damağımızı şenlendiren kahvaltı mekanlarından Ethem Efendi Kahvaltı İstanbul Erenköy'de tarihi köşkte yer alıyor ve tüm gün kahvaltı hizmeti veriyor. Köşkün içinde, bahçesinde ve terasında servis edilen organik ve yerel ürünlerle hazırlanmış anne eli değmiş kahvaltıya davet sloganı ise şöyle;\"Kıyıya köşeye bir sürü mutluluk sakladık. Sıcak bir ortamda içinizi ısıtan bir kahvaltıda sakladığımız mutlulukları bulmaya ne dersin?\" Ethem Efendi Kahvaltı'da doymadan kalkılmıyor. Ethem Efendi iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Ataşehir Kayışdağı Caddesi üzerinde yer alan Hatay Gurme, haftanın her günü saat 15:00'a kadar yöresel Hatay kahvaltısı sunuyor. Mekan sahibi Barış Bey Hatay coğrafi işaretleri ile belirlenen ürünler ile Antakya'da farklı bölgelerde annesi ile deneyimledikleri lezzetler ile oluşturduğu kahvaltı menüsüne annesinin ismini vermiş. Dahiye Sultan kahvaltısında yer alan Antakya yöresine özel kahvaltı çeşitleri 23 yıllık ekşi maya ile yapılan ekmek ve tandırda pişen tandır lavaşla birlikte ahşap tepside servis ediliyor. Hatay Gurme iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. 1965'ten beri hizmet veren bir dönem İstanbul Boğazı'nın en bilindik kahvaltı mekanlarından biri olan Yeniköy Emek Kafe nostaljik ambiyansı ve denize sıfır lokasyonu ile İstanbullular tarafından hala çok seviliyor. Yeniköy Emek Kafe'de kahvaltı menüden alakart olarak seçiliyor. Öyle serpmelerce gibi bir durum söz konusu değil, beyaz peynir, kaşar, zeytin, bal kaymak, salatalık ve domates, haşlanmış yumurta, reçel ve iki çaydan oluşan kahvaltı tabağı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 220 TL karşılığında sunuluyor. Mekanın sıcaklardan peynirli menemeni, sahanda sucuklu yumurtası, kavurmalı menemeni, sahanda peynirli yumurtası, patatesli ve kıymalı gül böreği özellikle seviliyor. Ortaköy Kuruçeşme hattında, Boğaz kıyısında nezih ve keyifli bir kahvaltı mekanı arayanlar için tavsiye edebileceğim AŞŞK CAFE kızarmış hellim, acuka, sucuk, otlu lor, ev yapımı vişne, ayva ve kızılcık reçeli, Datça'dan gelen organik zeytin-zeytinyağı-bal-kaymak gibi fark yaratan lezzetlerin de bulunduğu EV KAHVALTISI çeşitleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz ile iç içe, hem şık, hem romantik hem de masal gibi dekore edilmiş AŞŞK KAHVE'de kahvaltı çeşitleri alakart olarak sunuluyor. Aşşk Kahve iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Peynirlerin Ezine'den, zeytinlerin Hatay'dan geldiği pişili gözlemeli klasik Türk kahvaltısı sunan mekanlardan geçilmeyen İstanbul'da, Brekkie Moda kahvaltı konseptine yepyeni bir soluk getiriyor. Brekkie Moda için kruvasanın İstanbul şubesi demek yanlış olmaz, çünkü burada neredeyse tüm kahvaltılık ürünler çıtır çıtır ve leziz kruvasanların arasında, üzerinde ya da yanında sunuluyor. Brekkie Moda İletişim Bilgileri, Kahvaltı Detayları ve Fiyatları için tıklayın. Doğu Ataşehir'de, Beyaz Fırın'ın ve Tatar Salim'in yanı başında bulunan İtimat Cafe, Fırın ve Şarküteri Anadolu Yakası'nda, Ataşehir'de Kahvaltı Nerede Yapılır? sorunsalına yanıt oluyor. İtimat Süt ve Süt ürünlerinin 2016 yılında açtığı İtimat Cafe otoparklı, bol garsonlu, beyaz yakalı cenneti Ataşehir'e uygun, konforlu bir mekan. Hem iç mekan, hem de yazın açık havada kahvaltı etme imkanı sunan teras alanı oldukça geniş. Hepimizin evinde peynir, zeytin, yumurta var çok şükür. Hafta sonu dışarıda kahvaltı ettiğimizde fark yaratan lezzetler arıyoruz. Merkezi Ordu'da bulunan Neli Pide'nin Bağdat Caddesi şubesindeki kahvaltı, patates kavurması, güveçte eritme peynir, petek balı, dut reçeli ile insana iyi ki buraya gelmişim dedirtiyor. Hele bir de üzerindeki tereyağı masanızda eriyen sıcacık bir köy ekmeği var, ki ona ekmek demek hakaret olur, can yakıyor. Bağdat Caddesi kahvaltı mekanlarından NeliPide İstanbul'da yöresel kahvaltı nerede yapılır? sorusuna cevap oluyor. Nelipide iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-en-iyi-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "Hali hazırda İstanbul'da 13 adet, İstanbul dışında 17 şubeye sahip Emirgan Sütiş'in orijinal yeri olan Emirgan'da boğaz kıyısında konumlandırılmış Emirgan Sütiş nostaljik ortamı, kahvaltı çeşitliliği ve lezzetleri ile ön plana çıkıyor. İstanbul'daki en iyi kahvaltıcılar dendiğinde ilk akla gelenlerden Emirgan Sütiş'te kahvaltı menüden seçimli olarak alakart servis ediliyor. Bu tarz kahvaltılar tıka basa karnını doyurmaktansa sadece istediklerini yemeyi tercih edenler için çok avantajlı oluyor. Menüden örnek vermek gerekirse Eylül 2023 itibariyle Çay 35 TL, Bal-kaymak 120 TL, Söğüş tabağı 95 TL, Izgara hellim 115 TL, Peynirli su böreği 105 TL, Sucuklu Yumurta 135 TL, Menemen 110 TL, Kıymalı kol böreği 110 TL'den sunuluyor. Finale İncirli muhallebi(110TL) çok yakışıyor. Emirgan Sütiş kahvaltı menüsünde çeşit çok olduğundan kalabalık bir grup olarak gidip her şeyden tatmak daha da keyifli oluyor. Tüm popüler kahvaltı mekanları gibi hafta sonları oldukça yoğun olduğundan hafta içi ya da hafta sonu erken saatlerde gitmek serviste sıkıntı yaşamamanız için tavsiye ediliyor. Gerçek Ege kahvaltısı dendiğinde akla ilke gelen Çeşme Bazlama Kahvaltı bir süredir Nişantaşı'nda hizmet veriyor. İstanbul'daki en iyi kahvaltı yerleri ve ücretleri listemizin ilki Bazlama Kahvaltı'da ev yapımı reçelleri, pişileri, bazlaması, acukası ve menemeni 10 numara. Her şey hiç soğumadan, ara ara ve sıcak sıcak servis ediliyor, mekan sahibi Sinem Hanım 'Masadan doymadan kalmak yok' diyor. Nişantaşı Bazlama iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve 2023 güncel fiyatı için tıklayın. Adını yanı başındaki Kuleli Askeri Lisesi'nden alan ve İstanbul'da boğaz manzaralı kahvaltıcılar dendiğinde ilk aklıma gelen Kuleli Yakamoz tüm mekanı çepeçevre saran camekan yapısı ile insanda Boğaz kenarında değil Boğaz'ın içindeymiş hissi uyandıran bir Boğaz'daki kahvaltı mekanlarından biri. Aslında alkolsüz balık restoranı olarak hizmet veren mekan, hafta sonları sunduğu açık büfe Türk kahvaltısı ile daha çok rağbet görüyor. Kuleli Yakamoz iletişim bilgileri kahvaltı fiyatı ve detayları için tıklayın. 2005 yılında Ortaköy İskelesi'nin hemen yanı başında açılan The House Cafe Ortaköy, giriş alanı, iki geniş terası ve salonu ile oldukça şık bir restoran. The House Cafe Ortaköy'deki kahvaltı mekanları arasında ürün ve hizmet kalitesi ile bir adım öne çıkıyor. İster hafta içi ister hafta sonu İstanbul Boğazı ile iç içe eşsiz bir kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz The House Cafe'de kahvaltı çeşitleri menüden seçmeli yani alakart olarak sunuluyor. The House Cafe Ortaköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Üniversite yıllarımızın vazgeçilmez mekanı Kale Çay Bahçesi yıllar geçse de popülerliğini yitirmiyor. Bebek'ten Rumelihisarı'na doğru bir yürüyüş sonrası Boğaz'a nazır kahvaltı keyfi muhteşem oluyor. Kale Çay bahçesinde beyaz peynir, kaşar peyniri, hellim peyniri, bal kaymak, reçel, tahin pekmez, acılı peynir salatası, siyah ve yeşil zeytin, domates, salatalık, yeşil biber, simit ve ekmek çeşitlerinden oluşan iki kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle sınırsız çay da dahil toplam 780 TL karşılığında sunuluyor. Kale Kafe'nin kaşarlı menemeni çok başarılı, özellikle denenmeli. Hafta sonları öğleye doğru oldukça kalabalık olan mekanı hafta içi ve hafta sonu erken saatlerde tercih etmeli. 25 yıllık geçmişi ile Bağdat Caddesi'nin en köklü kafesi olan Cafe Cadde, keyifli ambiyansı, leziz yemekleri ve hizmet kalitesi ile yediden yetmişe bütün misafirlerini mutlu ediyor. Cafe Cadde geçmişte şahitlik ettiği aşkların, evlilliklerin çocuklarını da şu an ağırlıyor. Yani ikinci bir nesil de Cafe Cadde'de büyüyor. Cafe Cadde'nin kahvaltı menüsü de güne güzel bir başlangıç yapmak isteyenler için hem çeşitlilik hem de lezzet anlamında Bağdat Caddesi'nde çok başarılı bir seçenek oluşturuyor. Cafe Cadde iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatları için tıklayın. Medyatik chef Arda Türkmen'in bir dönem adını sıkça duyduğumuz mekanı Mükellef Karaköy zeytin piyazı, tahinli cevizli çıtır kabak, tutmaç böreği sıra dışı lezzetlerle çeşitlendirilen kahvaltısı ile dikkat çekiyor. Karaköy'de The Haze Hotel'in teras katında yer alan Mükellef Karaköy bir taraftan Galata Kulesi diğer taraftan da Boğaz manzarasına sahip. Mükellef Karaköy Kahvaltı Detayları, Güncel Ücreti ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Anadolu yakasında, Boğaz'da uygun fiyatlı, ekonomik kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen yer elbetteki boğaz ile iç içe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinin İstanbullular için en sevilen yönlerinden biri daha ise herkes kendini evinde hissetsin diye dışarıdan yiyecek getirilmesine izin verilmesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesi iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İstanbul'un en güzel korularından biri olan Kanlıca'daki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Hafta içi de hafta sonu da serpme olarak sunulan kahvaltıda sahanda sucuk, sahanda yumurta, böğürtlen reçelli lor peyniri, peynir ve zeytin çeşitleri, söğüş tabağı, mevsim meyveleri, tahin pekmez, bal kaymak, börek, poğaça ve ekmek çeşitleri bulunuyor. Mihrabat Korusu Nerede? Nasıl Gidilir? İletişim Bilgileri, Kahvaltı Fiyatı ve Detayları Nedir? tıklayın. Tarihi Galata Bölgesi'nde Galata Kulesi manzaralı bir bahçe içinde serpme kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz Barnathan Brasserie 19. yüzyılda inşa edilen, İstanbul'un en eski apartman konut örneklerinden Barnathan Apartmanı'nda yer alıyor. Tarihi dokuyu, geçmişin ihtişamını enfes manzarayla birleştiren mekanın kahvaltı menüsünde çift kişilik sunulan serpme kahvaltının yanı sıra Tek kişilik kahvaltı, Sıcak kahvaltı tabağı, French toast ve Mini kahvaltı seçenekleri de bulunuyor. Barnathan Brasserie Kahvaltı detayları, fiyatı ve iletişim bilgileri için tıklayın. Denize sıfır konumu, Boğaziçi Köprüsü, Ortaköy Camii ve Kız Kulesi'ne nazır muhteşem manzarasıyla Feriye Sarayı bünyesinde yer alan Lokanta Feriye boğazda kahvaltı keyfi yapmak isteyenler için hem yazın hem de kışın eşsiz bir ambiyans sunuyor. Lokanta Feriye 2023 Michelin Tavsiye Listesi'nde yer alıyor. Sadece hafta sonu serpme olarak sunulan Feriye Sarayı'nda iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Kurtuluş'un ara sokaklarında yer alan ve güzel bahçesiyle dikkat çeken Süreya Kahvaltı'nın sahibi Gulageş Şimşek, Tatvan doğumlu iki çocuk annesi bir resim öğretmeni. Gulageş Hanım elinin lezzetine güveniyor ve hayali olan Süreya Kahvaltı Bahçesi'ni estetik anlayışıyla harmanlayarak \"Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı.\" diye düşünen misafirleri ile buluşturuyor. Süreya kahvaltı iletişim bilgileri, içerik ve fiyat detayları için tıklayın. Ataşehir Kayışdağı Caddesi üzerinde yer alan Hatay Gurme, haftanın her günü saat 15:00'a kadar yöresel Hatay kahvaltısı sunuyor. Mekan sahibi Barış Bey Hatay coğrafi işaretleri ile belirlenen ürünler ile Antakya'da farklı bölgelerde annesi ile deneyimledikleri lezzetler ile oluşturduğu kahvaltı menüsüne annesinin ismini vermiş. Dahiye Sultan kahvaltısında yer alan Antakya yöresine özel kahvaltı çeşitleri 23 yıllık ekşi maya ile yapılan ekmek ve tandırda pişen tandır lavaşla birlikte ahşap tepside servis ediliyor. Hatay Gurme iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Deniz manzaralı yemyeşil bir bahçede oldukça mükellef bir kahvaltı sunan Şazeli, Florya kahvaltı mekanları arasında ön plana çıkıyor. Aynı zamanda bir steakhouse olan Şazeli Florya et konusundaki başarısını kahvaltıda da gözler önüne seriyor. Şazeli kahvaltısında özellikle kavurmalı yumurta, sucuk ve pastırma çok beğeniliyor. Şazeli Florya iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Karaköy'ün bana göre en tatlış yeri olan Fransız geçidinde konumlandırılmış Mums Cafe hem hafta içi hem de hafta sonları lokasyonuna ve ambiyansına yakışır güzellikte kahvaltılar sunuyor. Eylül 2023 itibariyle toplam 510 TL karşılığında sunulan iki kişilik 'ORTAYA KAHVALTI' içeriğinde peynir çeşitleri, Antakya kırma zeytin, bal ve manda kaymağı, ev yapımı reçeller, zeytinli baharatlı acuka, pancar marmelatlı süzme yoğurt, taze otlu peynir kreması, nutella, fındık ezmesi, göz yumurta, sahanda kasap sucuğu, söğüş tabağı, Karaköy simidi, ekşi mayalı ekmek, domatesli ekmek ve 4 bardak çay bulunuyor. Mums Cafe'de serpme kahvaltının yanısıra French toast, Pancake Towers, Simit Bowl da çok seviliyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Karaköy Galata hattında, multi kültürel bir mekan olan Arada Kafe Lübnan ve Türk mutfağının harmanladığı kahvaltısı ile Karaköy kahvaltı mekanları arasında önemli bir yere sahip. Oryantal ve renkli ambiyansı, kahvaltısında sunulan zahter, humus, falafel gibi lezzetleri özellikle sevilen Arada Cafe insanı adeta İstanbul'dan bambaşka diyarlara ışınlıyor. Arada Kafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Önce gözümüzü sonra damağımızı şenlendiren kahvaltı mekanlarından Ethem Efendi Kahvaltı İstanbul Erenköy'de tarihi köşkte yer alıyor ve tüm gün kahvaltı hizmeti veriyor. Köşkün içinde, bahçesinde ve terasında servis edilen organik ve yerel ürünlerle hazırlanmış anne eli değmiş kahvaltıya davet sloganı ise şöyle;\"Kıyıya köşeye bir sürü mutluluk sakladık. Sıcak bir ortamda içinizi ısıtan bir kahvaltıda sakladığımız mutlulukları bulmaya ne dersin?\" Ethem Efendi Kahvaltı'da doymadan kalkılmıyor. Ethem Efendi iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Tarabya şubesi İstanbul Boğazı'na sıfır konumu ile özellikle seviliyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapılabiliyor. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Big Chefs Tarabya iletişim bilgileri, güncel kahvaltı menüsü ve ücretleri için tıklayın. İstanbul Akvaryum ve Watergarden Ataşehir'de de şubeleri olan Yeniköy Kaşıbeyaz Bosphorus diğer şubeleri arasından muhteşem boğaz manzarası ile ön plana çıkıyor. Kaşıbeyaz Bosphorus bol malzemeli menemenden birbirinden lezzetli peynirlere, Antep yöresine özgü yeşil zeytinden kelle paça çorbasına, bayanların hemen yanı başınızda açtıkları gözlemelerden ev yapımı reçellere, klasik kahvaltılıkların yanında nohut dürümü, beyran çorbası gibi Antep'in yöresel lezzetlerine, sıcacık simit, poğaça, açma gibi hamur işlerinden kahvaltı keyfini güzel bir tatlıyla sonlandırmak isteyenler için de özel olarak yapılan Antep'in incilerinden katmere kadar tam 150 çeşit lezzet, ister deniz manzarasına karşı, isterseniz de yemyeşil bir bahçede sunuluyor. Saat 09.00'dan 13.00'e kadar süren açık büfe zenginliğindeki serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 575 TL, 6-9 yaş arası yarı ücret alınıyor. 0-6 yaş arası ücretsiz. Kaşıbeyaz Bosphorus'un çocuk oyun alanlarında çocukların eğitimli ablalar eşliğinde keyifli vakit geçirebilmeleri için A'dan Z'ye her şey düşünülmüş. 1-5 yaş grubu çocuklar için müzikli eğitici kitaplar, 1-8 yaş grubu için yaratıcı hobi enstrümanları, oyun tüneli, yasaklı siteleri barındırmayan, özel güvenlik önlemli ve eğitici içeriklerin yer aldığı akıllı tabletler bulunuyor. İstanbul'da hafta sonu kahvaltı yapılacak en iyi yerler listemizdeki, doğa ile iç içe olmayı seven aileler için İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Fatih Sultan Mehmet köprü yolu üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra Polonezköy tabelalarını takip ederek ulaşılabilen Polonezköy'de benim favori mekanım ise STELLA. Tepeden ormana hakim manzarası, yemyeşil ambiyansı ve orman yoluna direkt bağlantısı ile bence bölgedeki benzerlerinden bir adım önde. Serpme köy kahvaltısı ücreti Eylül 2023 itibariyle kişi başı 350 TL. Stella İletişim Bilgileri ve Polonezköy'deki diğer kahvaltı mekanları için tıklayın. İstanbul'daki en kaliteli brunch hangisi diye sorulduğunda tereddütsüz cevap verebileceğim Swissotel brunchı Swissotel The Bosphorus bünyesindeki Cafe Swiss'de Pazar günleri 12:00 15:00 arasında sunuluyor. Eşsiz bir Boğaz manzarasında gerçekleşen brunch kapsamında taptaze deniz ürünleri, ıstakoz, istridye, havyar ve şampanya gibi şımartan detaylar, gözünüzün önünde hazırlanan sushi ve sashimiler, İtalya'dan en iyi risotto ve makarna çeşitleri, Türk mutfağından enfes mezeler, İngiliz mutfağından çeşit çeşit roastlar, İsveç mutfağından peynir ve çikolatalı fondüler ve daha önce rastlamadığım kalite ve lezzette sıra dışı bir tatlı seçkisi var. Cafe Swiss iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. 1965'ten beri hizmet veren bir dönem İstanbul Boğazı'nın en bilindik kahvaltı mekanlarından biri olan Yeniköy Emek Kafe nostaljik ambiyansı ve denize sıfır lokasyonu ile İstanbullular tarafından hala çok seviliyor. Yeniköy Emek Kafe'de kahvaltı menüden alakart olarak seçiliyor. Öyle serpmelerce gibi bir durum söz konusu değil, beyaz peynir, kaşar, zeytin, bal kaymak, salatalık ve domates, haşlanmış yumurta, reçel ve iki çaydan oluşan kahvaltı tabağı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 220 TL karşılığında sunuluyor. Mekanın sıcaklardan peynirli menemeni, sahanda sucuklu yumurtası, kavurmalı menemeni, sahanda peynirli yumurtası, patatesli ve kıymalı gül böreği özellikle seviliyor. Ortaköy Kuruçeşme hattında, Boğaz kıyısında nezih ve keyifli bir kahvaltı mekanı arayanlar için tavsiye edebileceğim AŞŞK CAFE kızarmış hellim, acuka, sucuk, otlu lor, ev yapımı vişne, ayva ve kızılcık reçeli, Datça'dan gelen organik zeytin-zeytinyağı-bal-kaymak gibi fark yaratan lezzetlerin de bulunduğu EV KAHVALTISI çeşitleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz ile iç içe, hem şık, hem romantik hem de masal gibi dekore edilmiş AŞŞK KAHVE'de kahvaltı çeşitleri alakart olarak sunuluyor. Aşşk Kahve iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Peynirlerin Ezine'den, zeytinlerin Hatay'dan geldiği pişili gözlemeli klasik Türk kahvaltısı sunan mekanlardan geçilmeyen İstanbul'da, Brekkie Moda kahvaltı konseptine yepyeni bir soluk getiriyor. Brekkie Moda için kruvasanın İstanbul şubesi demek yanlış olmaz, çünkü burada neredeyse tüm kahvaltılık ürünler çıtır çıtır ve leziz kruvasanların arasında, üzerinde ya da yanında sunuluyor. Brekkie Moda İletişim Bilgileri, Kahvaltı Detayları ve Fiyatları için tıklayın. İstanbul'da her dönem rağbet gören yöresel kahvaltının Şişli temsilcilerinden Hadika Kahvaltı Evi haftanın her ünü Antakya kahvaltısı sunuyor. Hadika kahvaltısı tamamen ev yapımı ve doğal ürünlerden oluşuyor. Kahvaltıdaki ürünlerin bir kısmını mekanın işletmecisi Sevgi hanımın annesi yapıyor, bir kısmı ise Antakya'dan geliyor. Hadika Kahvaltı Evi'nde peynirler de dahil olmak üzere market ürünü kullanılmıyor. Kabak tatlısı, tuzlu yoğurt, halhalı zeytini, sürk, ceviz reçeli favori lezzetlerden, kızarmış Antakya peyniri özellikle çok beğeniliyor. Hadika Kahvaltı Evi İletişim Bilgileri, Kahvaltı Detayları ve Fiyatı için tıklayın. Doğu Ataşehir'de, Beyaz Fırın'ın ve Tatar Salim'in yanı başında bulunan İtimat Cafe, Fırın ve Şarküteri Anadolu Yakası'nda, Ataşehir'de Kahvaltı Nerede Yapılır? sorunsalına yanıt oluyor. İtimat Süt ve Süt ürünlerinin 2016 yılında açtığı İtimat Cafe otoparklı, bol garsonlu, beyaz yakalı cenneti Ataşehir'e uygun, konforlu bir mekan. Hem iç mekan, hem de yazın açık havada kahvaltı etme imkanı sunan teras alanı oldukça geniş. Anadolu Kavağı'nın yanı başında, Yoros Kalesi'nin yamacında, İstanbul'un eşsiz boğaz manzarasını güzel bir açıdan gören, kaleye çıkan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış, kırmızı pötikare örtüleri, ahşap masa ve sandalyeleri ile gayet sevimli ve doğa içinde bir kahvaltı mekanı Yoros Kafe. Hafta sonu yoğunluğu ile baş etmekte zaman zaman zorlandıklarından erken saatlerde gitmekte, Yoros Kalesi'ni kahvaltıdan sonra gezmekte fayda var. Yoros Kale Kafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Londra'ya gelip de ödüllü kafe Peggy Porschen Cakes'in önünde İnstagram için fotoğraf çektirmeyen çok az turist vardır sanırım. Şirinlik muskası bu pempiş mekan o kadar popüler ki önünde neredeyse her daim kuyruk oluyor. Neyse ki Peggy Porschen Cakes'le çok benzer bir konsepte sahip bir kafe olan Emilia artık İstanbul'da. Bağdat Caddesi'nde konumlandırılmış Emilia göz alıcı dekorasyonu, Londra'dan ithal ettikleri tamamen organik olan gıda renklendiricilerle hazırlanmış kahvaltı ve tatlılarıyla misafirlerine 5 duyunuza hitap edecek olan unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Emilia İstanbul iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. İstanbul Avrupa Yakası'nda oturanlar için hafta sonları doğaya kaçış rotalarından biri olan Çatalca'da bulunan Flamingoköy hem bir doğal yaşam parkı hem de kahvaltı mekanı olarak hizmet veriyor. Flamingoköy kahvaltısı hafta içi serpme olarak, hafta sonu ise açık büfe olarak sunuluyor. Siz dere kenarında Flamingo köy kahvaltısının keyfini sürerken flamingolar da yanı başınızda sizlere eşlik ediyor. Flamingoköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Hepimizin evinde peynir, zeytin, yumurta var çok şükür. Hafta sonu dışarıda kahvaltı ettiğimizde fark yaratan lezzetler arıyoruz. Merkezi Ordu'da bulunan Neli Pide'nin Bağdat Caddesi şubesindeki kahvaltı, patates kavurması, güveçte eritme peynir, petek balı, dut reçeli ile insana iyi ki buraya gelmişim dedirtiyor. Hele bir de üzerindeki tereyağı masanızda eriyen sıcacık bir köy ekmeği var, ki ona ekmek demek hakaret olur, can yakıyor. Bağdat Caddesi kahvaltı mekanlarından NeliPide İstanbul'da yöresel kahvaltı nerede yapılır? sorusuna cevap oluyor. Nelipide iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Dünyanın en güzel şehirlerinden İstanbul'un en yüksek yapısı olan Çamlıca Kulesi 370 metre yüksekliğinde ve toplam 49 kattan oluşuyor. Diğer adıyla Çamlıca Radyo ve Televizyon Kulesi olan bu görkemli yapı yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra yerli yabancı pek çok turisti ağırladığı eşsiz bir İstanbul manzarasına hakim seyir terası, kafesi ve restoranı ile de ön plana çıkıyor. Kulenin 40. katında yer alan 360 Kule Restaurant'ın iki kişilik sunduğu serpme kahvaltı seçeneği çokca tercih ediliyor. Her seferinde kuleye giriş ücreti ödeyip bu kahvaltıyı yapmak mantıklı gelmese de bir kez olsun bu deneyim yaşanmayı hak ediyor. Çamlıca Kulesi Ulaşım, Giriş ve Kahvaltı Ücreti detayları için tıklayın. Anadolu yakasının yeni restoranlar cenneti Ataşehir Watergarden'da yer alan The Hunger da bölge halkı tarafından çokca tercih ediliyor. Hafta içi 09:30 -12:00 arası, hafta sonu ise 09:30 15:00 arası alakart olarak servis edilen kahvaltıda İki kişilik serpme kahvaltı, kahvaltı tabağı, pişi kahvaltı, yumurtalı ekmek, omlet çeşitleri ve pancake tabağı seçecekleri bulunuyor. The Hunger iletişim bilgileri, kahvaltı çeşitlerinin ücret detaylarına ulaşmak için tıklayın. İstanbul'un Boğaz ile buluştuğu, denizin yeşil ile kavuştuğu Anadolu Yakası'nın en güzel semtlerinden Çengelköy'de, Refi Paşa Yalısı'nda yer alan Kai Çengelköy'ün mutfağı Bülent Chef'e emanet. 2018 yılı sonlarında açılan mekanda eşsiz boğaz manzarası eşliğinde, şık ve nezih bir ortamda, deniz ile iç içe yapabileceğiniz yöresel kahvaltı keyfi sunuluyor. KAİ Çengelköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücreti için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İstanbulda kahvaltı yapmadan önce okunması gereken bir yazı olmuş, teşekkürler."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-icinde-bungalov-oteller-ve-ucretleri", "text": "Yıllardır İstanbulluların hafta sonunda orman içinde kahvaltı keyfi yapmak için tercih ettikleri Kulindağ son dönemde pandemi sebebiyle bungalov evlerde konaklama seçeneği ile ön plana çıkıyor. Sapanca bölgesinde yoğunlaşan bungalov evler kadar lüks olmasa da İstanbul'dan belediye otobüsü ile bile ulaşılabilir olması Kulindağ bungalov evleri oldukça cazip kılıyor. Kulindağ iletişim bilgileri ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Son dönemde gitgide popülerleşen Tiny House yani Minik Ev trendinin Türkiye'deki temsilcisi Tiny House Türkiye bu konsepti deneyimleyebilmeniz için İstanbul'un arka bahçesi Polonezköy'deki 5000 m 'lik bir yeşil alanda konaklama hizmeti de sunuyor. Özel konseptte tasarlanan, dört bir yanı ağaçlarla çevrili Yako House & Park'ta her ihtiyacınızı karşılayan olanaklara sahip bu minik evlerde konaklayabilir, her hafta düzenlenen açık hava sineması gecelerinde içeceğinizi yudumlayabilir, nostaljik anılar biriktirebilirsiniz. Yako House Park iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. İstanbul'un Karadenizle buluştuğu Şile'de, denizle ormanın birleştiği noktada yer alan Sahil Kamp İstanbul, yeşil ve maviye aynı derecede tutkun olan doğaseverler için ister deniz kenarı, ister çam ağaçlarıyla örtülü alanda çok keyiflli bir kamp olanağı sunuyor. Şile Sahil Kamp'ta kendi çadırınız veya karavanınız ile kamp yapabileceğiniz gibi çadır gibi dizayn edilmiş Ahşap Koza bungalovlarda, tepelere gömülü Hobit evlerde veya daha da konforlu bir secenek olan tiny house konseptindeki Ahşap villalarda yada Şömineli taş evlerde konaklamanız mümkün. Sahil Kamp İstanbul iletişim bilgileri, fotoğraflar ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. İstanbul'a yakın diğer bungalov evlerden daha lüks bir seçenek olan Türkiye'nin en büyük \"ağaç ev\" oteli SUMA SANJATİ İstanbul'un Boşnak köylerinden, Şile Yeniköy'de, yeşile ve huzura kuş seslerinin eşlik ettiği 120 dönümlük ormanlık alanda yer alıyor. 5 yıldızlı otel konforunda; ancak alışılmış şehir otelciliği düzeninden ve kalıplardan uzakta, bambaşka bir hizmet anlayışına sahip olan tesisin mottosu ise 'DOĞA DAHİL'. Çünkü burada her şeye; kuş sesleri, ateş böcekleri, sincaplar, güneş doğumu, gün batımı, tırtıllar, kaplumbağalar, renklerin dansı ve tüm doğa güzellikleri dahil. İstanbul Pallet Glamping Şile Ulupetit köyünde, şırıl şırıl akan derelerin yemyeşil ağaçlarla buluştuğu ormanlık alanda yer alıyor. İstanbul'un en büyük glamping alanına sahip tesiste glamping çadır, deluxe oda, standart oda gibi konaklama seçenekleri bulunuyor. Konaklama yapan müşteriler için restoran ve barbekü alanı mevcut. Pallet Glamping'te orman içerisinde trekking, ücretsiz bisikletlerle orman içi bisiklet gezisi, açık hava sineması, yoga, kamp ateşinde sosyal oyun ve aktiviteler, ahşap ve heykel boyama etkinlikleri, müzik atölyesi, ücretsiz fidan ekimi gibi pek çok aktiviteye katılmanız mümkün. İstanbul Pallet Glamping İletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Çocukken bir karavanda yaşayıp dünyayı dolaşmak pek çoğumuzun hayali değil miydi? ShantiGo karavan kiralama şirketi ile artık hayallerimize bir adım daha yaklaşmamız mümkün. Shantigo'nun nostaljik ya da modern karavanlarını üç dört gün için kiralayabilir, dilerseniz deniz kıyısında, dilerseniz bir ormanlık bir kamp alanında milyon yıldızlı ortamda huzurlu bir uykuya dalabilirsiniz. Shantigo Karavan kiralama detayları, iletişim bilgileri ve ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-illuzyonlar-muzesi-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Şimdiye dek yaşadıklarınızdan çok daha büyük, çok daha iyi ve çok daha büyüleyici bir serüvene hazır mısınız? Bir dizi yeni ve keşfedilmemiş illüzyon sayesinde son derece büyüleyici görsel, duyusal ve eğitsel bir deneyim yaşatmak için İstanbul İllüzyonlar Müzesi sizleri ve çocuklarınızı bekliyor. İstanbul İllüzyon Müzesi illüzyonlarla sizlere ve çocuklarınıza interaktif ve eğlenceli bir yolculuk imkanı sunuyor. Duyularınıza olan sarsılmaz inancınızı sorgulamanıza yol açacak muhteşem illüzyonlar dünyasına çocuklarınızla gelin ve sizi tam anlamıyla şaşkına çevirecek bir dünyanın kapılarını aralayın. İstanbul İllüzyonlar Müzesi'ni ziyaret etmekten heyecan duyacağınıza emin olabilirsiniz, çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değil, özellikle de burada! İstanbul İllüzyonlar Müzesi'nin iki şubesi bulunuyor. Avrupa yakasındaki şubesi Taksim'de, İstiklal Caddesi üzerinde, Asmalımescit'te, Narmanlı Han'ın içerisinde yer alıyor. Metro'dan Şişhane durağında indiğinizde 5 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. İstanbul'un çeşitli bölgelerinden Taksim'e Nasıl Gidilir? için tıklayın. İstanbul İllüzyonlar Müzesi'nin Anadolu yakasındaki şubesi ise Anadolu Yakası'nın yeni alışveriş merkezlerinden Emaar Square Mall'ın içerisinde yer alıyor. Emaar Square Mall'a ister toplu taşıma araçlarıyla, isterseniz özel aracınızla ile ulaşabilir aracınızı Emaar Square Mall'un 4500 araçlık ücretsiz otoparkına bırakabilirsiniz. EMAAR Square Mall'a Anadolu yakasından toplu taşıma ile gitmek için Kadıköy Kartal Metro Hattı'nı kullanıp Göztepe İstasyonu'nda inmeniz gerekiyor. Avrupa yakasından toplu taşıma ile gitmek için ise Metrobüs ile geliyorsanız Uzunçayır istasyonunda inip ya da Marmaray ile geliyorsanız Ayrılık Çeşmesi durağında inip yine Kadıköy Kartal Metro Hattı'na geçerek Göztepe İstasyonu'nda inmeniz gerekiyor. Bu noktadan 10 dakika yürüyerek EMAAR Square Mall'a ulaşılıyor. \"Ben yürümek istemiyorum.\" derseniz Kadıköy Sahil'den 15 SK ve 15 ÇK no'lu İETT otobüslerine binip tam önünde de inebilirsiniz. EMAAR SQUARE MALL'a kadar gelmişken yine burada bulunan Emaar Akvaryum'u ya da Gökyüzünde yürüyüş deneyimi SKYWALK'ı ziyaret edebilirsiniz. Emaar Akvaryum Güncel Giriş Ücreti için tıklayın. SKYWALK Güncel Giriş Ücreti için tıklayın. İstanbul İllüzyonlar Müzesi'nin en sevilen yerindesiniz. Dünyayı görüş biçiminizde radikal bir değişikliğe hazır mısınız? 90 dereceye ne dersiniz? İnanılmaz pozlarda fotoğraflarınız olacak! Tek sınır, hayal gücünüz. Hayal dünyanızda gezinerek Instagram'ın yıldızı olacak bir illüzyon yaratın! En son ne zaman birini gördüğünüzde ayağınızın altında yerin kaydığını hissettiniz? Üstelik hiçbir şey hareket etmezken başınızın yüzde yüz döndüğü bir andan bahsediyoruz. Vücudunuzun tepkilerini kontrol edemediğiniz bir durum. Vortex Tüneli sizi adeta çılgına çevirecek ve döner silindirde vücudunuzu dengede tutmanın imkansız olduğunu düşündürecek. Halbuki tüm bu süreçte dümdüz ve sabit bir yüzeyde duruyor olacaksınız. Çığlık ve kahkaha atmak serbest! Birçoğumuz, sihir ve eğlencenin hiç bitmediği, sonsuza kadar devam ettiği bir yer hayal ederiz. Sonsuzluk Odasında yarattığımız Harikalar Diyarı, hayallerinizi gerçeğe dönüştürmeye hazır! Sonsuzluk Odası, diğer bir ifadeyle, Aynalar Odası size harikalar diyarının kapılarını aralayacak! Odanın tüm duvarlarına yerleştirilen tam boy aynalar, optik illüzyonla sonsuz bir mekan algısı yaratıyor. Odanın bir köşesinde bir dev, diğerinde ise bir cüce var! Bu inanılmaz illüzyon odasında ileri geri yürüyen bir kişinin gözlerinizin önünde büyüyüp küçüldüğüne tanık olacaksınız. İlk bakışta sıradan bir oda gibi görünen bu mekan, ustalıklı tasarlanmış oyunlar sayesinde ziyaretçilere unutulmaz bir görsel illüzyon yaşatıyor. Hiç birinin \"kafasını tabakta\" görmek istediğiniz oldu mu? Artık hayalinizi gerçekleştirebilirsiniz. Vücudun gizlendiği bir \"tabakta kafa\" illüzyonu sizi bekliyor. Fakat endişelenmeyin, kimsenin canı acımayacak. Bu sadece bir illüzyon. Karmaşık silindir illüzyonu, görüş açısına bağlı olarak dörtgen veya silindir görülmesini sağlayan özel bir geometrik şekil sunuyor. Herhangi bir nesne, her an iki açıdan görülebilecek şekilde aynanın önündeki bir kutuya yerleştiriyorsunuz. Özel sapı sağa ya da sola doğru hareket ettirerek nesneyi 180 derece döndürüyor, algıların ve mantıksal kavrama kabiliyetinin ötesinde bir şekil değişimine tanık oluyorsunuz. Bu illüzyon, sizi kendinizle aynı masada buluşmaya davet ediyor. Gördüğünüz büyük masa aslında dairesel bir parçadan ibaret. Bu parça, 60 derece açıyla iki aynada tam bir daire gibi görünüyor. Masada sizin birebir kopyanız olan 5 kişiyle birlikte oturuyorsunuz. Daha mükemmel bir oyun arkadaşı olabilir mi?! İşte rengarenk, sürekli değişen şekillerden ve renklerden oluşan bir harikalar diyarı! İllüzyonlar Müzesindeki rengarenk desenler ise, sayısız ayna sayesinde ziyaretçilerimiz tarafından özel olarak yaratılıyor. Kaleydoskop sizi bekliyor! Bir kişinin gövdesine ilişkin algımızın etraftaki nesnelere bağlı olabileceğini hiç düşündünüz mü? Algı kurallarını keşfe çıkacağınız bu illüzyonda farklı rollere ve gövdelere kavuşmak için tek yapmanız gereken Beuchet sandalyesine oturmak! Üstelik yaratıcılığınızın sınırlarını zorlayan fotoğraflar çekebilirsiniz. Rubin'in vazosu, 1915 yılında Danimarkalı psikolog Edgar Rubin'in geliştirdiği karmaşık ya da çift durumlu, iki yönlü şekillerden oluşan ve herkesin yakından bildiği bir model. Elbette isterseniz içine çiçek koyabilirsiniz ama onun yerine, saklı yüzleri keşfetmeye çalışırken şaşırtıcı anlar yaşamanız mümkün. Fotoğraf İllüzyonları, zihninizi şaşırtmak ve aslında var olmayan nesnelerle ilgili yanıltıcı algılar yaratmak için çarpıcı bir yöntemdir. Merak uyandırıcı! Ne derler, bilirsiniz: kamera asla yalan söylemez!? Çok da emin olmayın! İllüzyonlar Müzesinde hiçbir şey göründüğü gibi değil, fotoğraflar bile! Yalnızca fotoğraflarınızın arka planının olağandışı ve beklenmedik olacağından emin olabilirsiniz. İçinizdeki Einstein'i ortaya çıkarın ve merak duygunuzu harekete geçirin! Eğlenirken öğrenmeyi mümkün kılan akıllı oyun odası, bilişsel düşünme ve strateji geliştirme becerilerini geliştirirken beyniniz için mükemmel bir egzersiz alanı sunuyor. Basit yöntemlerle dijital detoks yapmanıza ve aynı zamanda benzersiz öğrenme imkanlarına kavuşmanıza imkan tanıyor. Gelin ve illüzyonlar dünyasını keşfedin. İmkansızı yaşayın. Gelmeden önce telefonunuzun şarjını ve hafızasını kontrol edin ve yanınızda getirmeyi asla ama asla unutmayın. Haftanın her günü sabah 10:00'dan akşam 10:00'a kadar ziyaret edilebiliyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-kelebek-ciftligi-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "İstanbul Kelebek Çiftliği, Botanik Park içinde uçuşan tropikal kelebeklerin bulunduğu, çocuklarınızla birlikte hem kelebekleri tanıyıp hem de botanik parkın tadını çıkarabileceğiniz, ormanlarla çevrili 5 dönümlük yemyeşil bir alan. Emekli öğretmen Çiğdem Ünlü tarafından Beykoz'da kurulmuş olan Türkiye'nin ilk kelebek çiftliği sizi kelebeklerin bu bir günlük hikayelerine ortak olmaya davet ediyor. İstanbul Kelebek Çiftliği'nde kelebeklerin görkemli dünyasında çıkıp onları tanışıp sonra bir kelebeğin yaşam döngüsüne rehber eşliğinde tanıklık edeceksiniz. Bu yolculukta renk renk uçuşan kelebekler, tropik bitki ve çiçekler arasında dilediğiniz kadar fotoğraf çekmek serbest, oldukça geniş bir alana sahip çiftlikte piknik yapmak, koşup oynamak hatta orman safarine katılmak mümkün. İstanbul Kelebek Çiftliği Beykoz'da, Polonezköy Tabiat Parkı'nın yanı başında yer alıyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne giden çevre yolundaki Kavacık sapağından sapılıp Riva yoluna giriliyor. İlk ışıklardan devam edilir, 100 metre sonra Riva-Polonezköy yoluna sapılır. Acarkent'in A kapısındaki trafik ışıklarından devam edilerek 400 metre sonra Polonezköy yoluna sapılır. Total Petrol sağınızda kalarak önünüze çıkan yuvarlaktan Polonezköy yönüne devam edilir. 50 metre ileride Zerzevatçıköy sapağından sola aşağı doğru devam edilir. 200 metre ileride sağ tarafta İstanbul Kelebek Çiftliği'ni göreceksiniz. Aile (2 yetişkin & 2 çocuk): 650 TL. Kelebek Bahçesi ve Obur Tırtıl Cafesi Pazartesi günleri kapalı. Salıdan-Pazara 10:00 18:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-motivasyon-muzesi-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Anadolu yakasının yeni yeme içme ve eğlence merkezi Ataşehir WATERGARDEN AVM İstanbul'un önde gelen restoranlarının yanı sıra bünyesinde interaktif ve eğlenceli bir yolculuk imkanı sunan Motivasyon Müzesi'ni de barındırıyor. Hem yetişkinlerin hem gençlerin hem de çocukların gezerken eğlenebileceği bu sıra dışı müze motivasyona ihtiyacımız olan şu günlerde yüzümüzü gülümsetiyor. Teknolojiyi, hayalleri ve tasarımı motivasyon konsepti ile birleştiren Motivasyon Müzesi, ziyaretçilerini daha önce hiç deneyimlemedikleri bir serüvene çıkartıyor. 7 ayrı bölümden oluşan müzede dev top havuzu, sanal gerçeklik teknolojileri, selfie alanları, sihirli orman, illüzyon odası ve dijital grafiti gibi konseptlerin yer aldığı bambaşka bir dünya yer alıyor. Rehber eşliğinde, gruplar halinde giriş yapılan Motivasyon Müzesi'nde güzleryüzlü personeller her daim sizler ilgileniyor. Girdiğiniz ilk durakta pamuk şekeri ve dondurma ikram ediliyor. Gezi ortalama 70 dakika sürüyor. Tramvaya binip, bir anda kendinizi hayal odasında bulutların üzerinde bulacak, zaman tüneli ile çocukluğunuzun unutulmaz hatıralarına yolculuk yapacaksınız. Gökdelenler arasında 100 metre yukarıda sanal gerçeklik ile yürürken cesaretinizi toplayacak, 350.000 adet toptan oluşan ve renk değiştiren top havuzunda yaratıcılığınızın sınırlarını zorlayacaksınız. Vortex tüneli ile bir anda sihirli bir ormanın içinde kendinizi bularak akıl oyunları ile hiçbir şeyin görüldüğü gibi olmadığını ve bir illüzyon olduğunu deneyimleyeceksiniz. Tüm bu hikayenin sonunda farklı disiplinlerden tasarımcıların yarattığı dekoratif objelerle selfie çekmeye doyamayacaksınız ve Instagram hesabınız için yüzlerce fotoğrafa sahip olacaksınız. İstanbul Motivasyon Müzesi Batı Ataşehir'de, Anadolu yakasının yeme içme ve eğlence merkezi olan Watergarden AVM içerisinde yer alıyor. Üsküdar ve Kadıköy'den kalkan Batı Ataşehir minibüsleri Watergarden'ın önünden geçiyor. Ayrıca Taksim'den 256 no'lu, Beşiktaş'tan 112 no'lu, Kadıköy'den 8A no'lu belediye otobüsleri ile Watergarden AVM'ye ulaşmanız mümkün. 256 no'lu otobüs Mecidiyeköy üzerinden, 8A no'lu otobüs Söğütlüçeşme ve Uzunçayır üzerinden Watergarden'a ulaşıyor. Pazartesi hariç haftanın her günü öğlen 12:00'den akşam 9:00'a kadar ziyaret edilebiliyor. Biletler Passo. com. tr ve Motivasyon Müzesi gişesinde satılıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-muzeleri-ve-guncel-giris-ucretleri", "text": "Havada asılı gibi duran baş döndürücü kubbesi, oyma mermer sütunları ve eşsiz mozaikleriyle sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biri olan Ayasofya Müzesi İstanbul'da gezilecek en güzel müzelerden biri. En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya, dünyanın 8. harikası olarak gösteriliyor. Ayasofya Müzesi'nde neler var? Güncel giriş ücreti ve ziyaret saatleri nedir? vb. detaylar için tıklayın. 1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde çocuklarınız ile birlikte nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, klasik arabaları inceleyebilir, Renkli Matematik Dünyası bölümündeki interaktif deney setleri ile eğlenebilirsiniz. Dolmabahçe Sarayı Beşiktaş ile Kabataş arasında, Boğaz kıyısında, 250 bin metrekarelik bir alanda yer alan Dolmabahçe Sarayı İstanbul'da çocuklara uygun müzeler arasında yer alıyor. Osmanlı döneminde yaptırılmış olan sarayın en önemli özelliği Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanması ve Ulu Önder Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmesi. Bu anlamda Dolmabahçe Sarayı hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki saray yaşamını gözler önüne sermesi, hem de Atatürk'ün son zamanlarını geçirdiği evi olması nedeniyle İlk ve orta öğretim çağındaki çocukların oldukça ilgisini çekiyor. Dolmabahçe Sarayı giriş ücreti, ziyaret saatleri vb. bilgiler için tıklayınız. Türkiye'nin denizcilik alanında en büyük müzesi olan İstanbul Deniz Müzesi hafta sonu keyifle ziyaret edebileceğiniz müzelerden biri. içerdiği koleksiyon çeşitliliği açısından dünyanın sayılı müzelerinden olan Deniz Müzesi Türkiye'de kurulan ilk askeri müze olarak da biliniyor. Toplam 3 kata yayılmış müzede saltanat kayıkları, bahriyeli kıyafetleri, el yazmaları, gemi modelleri, sancaklar, haritalar, tablolar, tuğralar ve armalar, kadırgalar, seyir aletleri, gemi baş figürleri ile silahlar sergileniyor. Girişte ayrıca çocuklar için eğitici oyun alanı ve hediyelik eşya bölümü de yer alıyor. İstanbul Deniz Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde bulunan,, Türkiye'nin ilk panoramik müzesi Panorama 1453 Tarih Müzesi'nde top sesleri, mehter müziği ve Osmanlı atlarının kişnemelerinin efekt olarak kullanıldığı muhteşem görseller sunan bir fetih şöleni sizleri bekliyor. Panorama 1453 Tarih Müzesi'nde büyük bir odanın içinde, kilometrelerce uzaklıktaki İstanbul surlarında İstanbul'un fethini izlenebiliyor. Müze sergilenen masal tadındaki görsel şölen sebebiyle yetişkinler kadar çocuklar için de oldukça ilgi çekici. Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde yer aldığı için müze gezisi sonunda parktaki oyun alanlarında çocuklara keyifli vakit geçirmek de mümkün. Panorama 1453 Tarih Müzesi nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? öğrenmek için tıklayın. İstanbul'un tarihi sembolü sayılan, Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilmiş ve Cumhuriyet döneminde müze haline getirilerek kapıları halka açılmış olan Topkapı Sarayı'nı İstanbul'da çocuklarla gezilecek yerler listesine almamak olmaz. 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun 400 yıllık bölümü Topkapı Sarayı'ndan yönetilmiş olduğu için Saray tarihi anlamda büyük önem taşıyor. Topkapı Sarayı Müzesi'nde çocuklar için atölyeler de düzenleniyor. Topkapı Sarayı Müzesi hakkında detaylar ve giriş ücreti için tıklayın. Şimdiye dek yaşadıklarınızdan çok daha büyük, çok daha iyi ve çok daha büyüleyici bir serüvene hazır mısınız? Bir dizi yeni ve keşfedilmemiş illüzyon ile sayesinde son derece büyüleyici görsel, duyusal ve eğitsel bir deneyim yaşatmak için İstanbul İllüzyonlar Müzesi sizleri ve çocuklarınızı bekliyor. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Miniatürk nerede, nasıl gidilir, giriş ücreti nedir vb. detaylar ve bizim Miniatürk maceramız için tıklayın. Madame Tussauds'nun İstiklal Caddesi'ndeki merkezini ziyaret sırasında çocuklar Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan gibi tarihi figürler hakkında bilgi alırken Mozart'ın piyanosunda kendi müziklerini çalıp, Yaşar Kemal'in koltuğunda yazar ile karşı karşıya geliyorlar. Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shek'ten Hollywood yıldızlarına pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulan çocuklar yıldızlara dokunmanın heyecanını yaşıyorlar. Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? vb. detaylar için tıklayın. Yerebatan Sarnıcı ulaşım ve giriş ücreti detayları için tıklayın. Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi Roma imparatorluğu, Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu, Kurtuluş Savaşı,1. ve 2. Dünya Savaşı, Körfez Savaşı gibi, dünya tarihine etki eden medeniyet ve olaylara ait askeri ve tarihi eserlerin Dünya'da ilk ve tek sergileme tekniği ile hem çocuklar hem büyüklerle buluştuğu çok özel bir müze. Hisar Canlı Tarih Müzesi'nde neler var? Nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? tıklayın. İstanbul'daki en güzel müzelerden Pelit Çikolataları Üretim Tesisleri bünyesinde yer alan Pelit Çikolata Müzesi dünya sanatının baş yapıtlarını, masal kahramanlarını, ünlü efsanelerin heykellerini tamamını çikolatadan hazırlayıp çikolata ve sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Çikolata şelalelerinin arasında dolaşmak, çikolata kokusunu solumak hem büyükler hem çocuklar için çok keyifli oluyor. Pelit Çikolata Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti nedir? vb. detaylar için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Domates Biber Patlıcan, Arkadaşım Eşek, Süper Babaanne gibi şarkılarıyla ve ADAM OLACAK ÇOCUK yarışması ile çocukluğumuza damga vurmuş ünlü sanatçı Barış Manço'nun yaşadığı ve eserlerini ürettiği, Kadıköy Moda'daki evi müze haline getirilmiş. 'Bir insandan en son ne zaman bahsedilmekten vazgeçilirse, o insan o zaman ölmüştür.' diyen Manço'nun müze evinde Kadıköy Belediyesi tarafından Barış Manço dendiğinde akla gelecek pek çok detay bir araya toplanmış. Sizi çocukluğunuza ışınlayan, çocuklarınıza da sizin hatta sizin de büyüklerinizin oynadığı oyuncakları tanıtan İstanbul Oyuncak Müzesi'ni şair ve yazar Sunay Akın 23 Nisan 2005 yılında, 20 yılda 40'ı aşkın ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurmuş. 1700'lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en güzel örneklerinin sergilendiği müze Göztepe'de bulunan tarihi bir köşkte konumlandırılmış. İstanbul Oyuncak Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? vb detaylar için tıklayın. Türkiye'de spor tarihi ve kültürü adına ilk spor müzesi özelliğini taşıyan Beşiktaş JK Müzesi, yenilenerek, Şubat 2017'de ziyarete açıldı. Ülkemizin spor tarihine tanıklık eden Beşiktaş JK, 115 yıllık tarihini günümüz spor kültürüne kaynaklık etmek üzere hazırladığı çağdaş sergileri ile müze koleksiyonunu bilgi nesnesine dönüştürürken, ziyaretçi deneyimini esas alan uygulamaları ile konuklarını dijital dünyada keyifli bir yolculuğa çıkarmayı hedefliyor. Beşiktaş JK Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir vb. detaylar için tıklayın. Yeşilçam'ın eski ihtişamlı günlerinin simgesi Tarihi Atlas Sineması'nın yeniden açılmasıyla birlikte İstanbul Türkiye'nin en kapsamlı sinema müzesine de kavuştu. Modern müzecilik anlayışına uygun olarak dizayn edilmiş İstanbul Sinema Müzesi İnteraktif Dijital Müze, Sinema Tarihi Müzesi, Sanat Galerisi ve Çalışma Alanları olmak üzere 4 farklı bölümden oluşuyor. 3 katlı müzede özel koleksiyonlar, dünya sineması tarihine ilişkin bilgi ve belgelerin yanı sıra Türk sinemasından baş yapıtlar sinemaseverler için sergileniyor. İstanbul Sinema Müzesi Nerede? Müzede Neler Var? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-oyuncak-muzesi-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "Sizi çocukluğunuza ışınlayan, çocuklarınıza da sizin hatta sizin de büyüklerinizin oynadığı oyuncakları tanıtan İstanbul Oyuncak Müzesi'ni şair ve yazar Sunay Akın 23 Nisan 2005 yılında, 20 yılda 40'ı aşkın ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurmuş. İstanbul'da çocuklara uygun müzeler arasında bulunan ve 1700'lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en güzel örneklerinin sergilendiği müze Göztepe'de bulunan tarihi bir köşkte konumlandırılmış. İstanbul Oyuncak Müzesi dünya tarihi eğlenceli ve akılda kalıcı bir öğrenme yöntemi ile ziyaretçilere sunuluyor. Örneğin, uzay oyuncaklarının sergilendiği bölümde Ay'a ulaşma çabası, tren oyuncakları bölümünde ise sanayi devrimi oyuncakların diliyle anlatılıyor. İstanbul Oyuncak Müzesi'nin en önemli özelliklerinden birisi 3 kuşağın bir arada vakit geçirebileceği ve ortak mutluluğu paylaşabileceği bir mekan olması. Anne babanız ile aynı anda bir zaman makinasında çocukluğunuza doğru yola çıkarken, birbirinize ve çocuğunuza kendi dönemlerinizi anlatmanın keyfini çıkarabilmek, 'Bundan bende de vardı' diye sevindirik olabilmek gerçekten muhteşem. İstanbul Oyuncak Müzesi Kadıköy Göztepe'de, tarihi bir köşkte yer alıyor. Müzeye otobüs ile gelmek için 10B, 10S, 14Ç, 17, 17L, 19F, 19M, 19S numaralı otobüslerle \"Göztepe\", GZ1, GZ2 numaralı otobüslerle \"Tütüncü Mehmet Efendi Camii\", ER1, ER2 numaralı otobüslerle \"Erenköy İstasyonu\" durağında inebilirsiniz. Tren ile gelmek için, Erenköy durağında inerek yaklaşık 10 dakikalık yürüme mesafesinden sonra müzeye ulaşabilirsiniz. Ücretsiz: Engelliler, 3 yaş altı çocuklar, ICOM kart sahipleri, MMKD üyeleri, kokartlı rehber ve basın mensupları. İstanbul Oyuncak Müzesi hafta içi 10:00 18.00 arası, hafta sonu ise 10.00 18:30 arası ziyaret edilebilir. Müze Pazartesi günleri kapalıdır."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-polonezkoyde-tiny-houseda-minik-ev-konaklama-ve-evlilik-teklifi", "text": "Son dönemde gitgide popülerleşen Tiny House yani Minik Ev trendinin Türkiye'deki temsilcisi TINY HOUSE TÜRKİYE bu konsepti deneyimleyebilmeniz için İstanbul'un arka bahçesi Polonezköy'deki 5000 m 'lik bir yeşil alanda konaklama hizmeti de sunuyor. Özel konseptte tasarlanan, dört bir yanı ağaçlarla çevrili Yako House & Park'ta Tiny House konseptinde tasarlanan ve her ihtiyacınızı karşılayan olanaklara sahip bu minik evlerde konaklayabilir, her hafta düzenlenen açık hava sineması gecelerinde içeceğinizi yudumlayabilir, nostaljik anılar biriktirebilirsiniz. Meyve bahçeleri içinde, Organik seraların bulunduğu yeşillikler içinde İstanbul Anadolu yakası Çekmeköy ilçesi Hüseyinli köyünde yer alan Yako Park'ta özel bahçe mobilyaları, açıkhava barbekü ve şömine düzeneğiyle keyifli bir akşam geçirebilirsiniz. Yako House & Park'ta sizin için özel olarak oluşturulan evlilik teklifi temasıyla sevgilinize romantik bir evlilik teklifi seremonisi gerçekleştirmeniz de mümkün."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbul-tarihi-yarimada-ve-bogaz-manzarali-kahvalti-mimar-sinan-teras-cafe", "text": "İstanbul'da boğaz manzaralı kahvaltı dendiğinde akla hep Ortaköy'den Sarıyer'e doğru uzanan boğaz hattı geliyor ama Tarihi yarımadada, Süleymaniye Camii yakınlarında yer alan Mimar Sinan Teras Cafe hem eski İstanbul hem de boğaz manzarası ile yerli yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Mimar Sinan Teras Cafe'de panoramik manzara eşliğinde, haftanın her günü iki kişilik serpme kahvaltı sunuluyor. Eylül 2023 itibariyle iki kişi için toplam 650 TL ücret karşılığında sunulan kahvaltıda karışık zeytin tabağı, kızarmış patates, peynir tabağı, salam, domates, salatalık, börek, sosis kızartma, portakal dilimleri, reçel çeşitleri, tahin-pekmez, nutella, acuka, tereyağ, kuru meyveler, sahanda yumurta ve sınırsız çay yer alıyor. Kahvaltı sonrası dilerseniz boğaz manzarasına nazır dilerseniz de görkemli Süleymaniye Camii'ne nazır Türk kahvesi içmek ve İnstagram fotoları çekmek mekanın olmazsa olmazı. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için Türk kahvesi ikram ediliyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbula-yakin-deniz-tatili-mavi-bayrakli-cebeci-sahili", "text": "Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenmiş uçsuz bucaksız kumsalında şezlong, şemsiye, kabin ve duşların bulunduğu Cebeci sahili yaz aylarında İstanbul'dan fazla uzaklaşmadan günübirlik ya da hafta sonu yapılacak deniz tatili için ideal. Kerpe ve Kefken'in komşusu Cebeci'nin denizi oldukça temiz, kıyıları kumluk ve sığ, çocuklar için oldukça uygun. Mavi bayraklı plajı oldukça geniş ve uzun olduğu için, bayram dönemlerinde dahi herkes için yüzebileceği ve güneşlenebileceği bir alan bulmak mümkün. İstanbul'dan TEM otoyolunu kullanarak 90 km mesafedeki Kocaeli'ye ulaşıyor, otoyoldan Yalova, Bursa bağlantısının olduğu doğu çıkışından çıkıyorsunuz. Sağ tarafta göreceğiniz Kandıra tabelalarını takip ederek çok düzgün bir yoldan 40km sonra Kandıra'ya, Kandıra'dan 27 km sonra da mavi bayraklı plajlı Cebeci'ye varıyorsunuz. İstanbul'dan yola çıktıktan sonra özel aracınız ile yaklaşık 2 saatte ulaşılabilen Cebeci'ye Harem'den Gürkan Turizm ile Kandıra'ya, Kandıra'dan da Kefken-Cebeci dolmuşları ile ulaşmanız mümkün. Gürkan Turizm'in Kadıköy ve Üsküdar'dan ücretsiz servisleri bulunuyor. Cebeci sahilinde pek çok kafe ve restoran seçeneği var ancak biraz buruna doğru uzanıp, kayaların üzerinde kartal yuvası misali konumlandırılmış Çakar Kafe Restoran'ın pidelerini denemenizi tavsiye ederim. Karnınız toksa eğer, akşam saatlerinde manzaraya doğru taze demlenmiş bir çay için, derim. 2009 yılından beri hizmet veren Ergül Apart'ın odaları bölgedeki diğer pansiyon vb. konaklama seçeneklerine göre oldukça yeni. Tüm odalarda televizyon, kablosuz internet ağı ve uydu bağlantısı gibi donanımlar mevcut. İster apart odalardaki her türlü ekipman olan kendinize ait mutfakta hazırlayıp deniz manzaralı balkonunuzda yemeğinizi yiyebilir, isterseniz sahildeki kafe ve restoranlardan faydalanabilirsiniz. Her biri 1+1 olan ve maksimum 4 kişinin konaklayabildiği apartların Yüksek sezon fiyatı gecelik toplam 400 TL. Apart Otel'de Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbula-yakin-dogada-kahvalti-papuli-koy-evi-yorumlar", "text": "Kocaeli'nin Karamürsel İlçesi'nin tepelerinde yer alan Papuli Köy Evi konaklama hizmeti veriyor olsa da, daha çok kahvaltısı ile nam saldığı için hafta sonu İstanbul'a yakın kahvaltı edilecek doğal mekanlar arasında yer alıyor. Karamürsel merkezden arabayla oldukça dik yokuşlar çıkılarak, yaklaşık 10 dakikada ulaşılan Papuli bir köy evi, önünde bahçesi ve içerisinde kuzine de bulunan bir kış bahçesinden oluşuyor. Köy evi dik bir yamaçta konumlandırıldığı için kahvaltı öncesi ve sonrasında etrafında dolaşma imkanı da pek bulunmuyor. Artık İstanbul'da da ev yapımı reçelleri, pişileriyle ve yöresel şarküteri ürünleri ile davetkar kahvaltılar sunan pek çok mekan var, Karamürsel civarında oturanlar için bir alternatif olabilir ama İstanbul'dan Papuli için bu kadar yol gelmeye bence değmiyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Boş yerleri olduğu halde yokmus gibi kalmamız için ısrar edildi öyle kötü ki üst katta kalanların seslerinden rahatsız olup çıktık hiç bir iyi niyet görmedik tam bir kaçamak yer hiç gözüktüğü gibi değil bilgilerinize.. Kahvaltı için 60 km gidip sinekten kahvaltı yapamadığımız bir mekan. Servis çok vasat. Yaklaşım çok soğuk ve ilgisiz. İnstagramdan yorum yapınca da beni engellediler. Gerçekten çok amatörler."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbula-yakin-en-guzel-tatil-yerleri", "text": "Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin her tarafı doğa ve deniz ile çevrili, en özel şehri İstanbul'da yaşayanların yaz tatili yapması için çok uzaklara gitmesi gerekmiyor. İstanbul'a yakın, arabanızla veya toplu taşımayla ulaşabileceğiniz, en fazla bir iki saat mesafede muhteşem doğa güzelliklerine sahip pek çok tatil yeri bulunuyor. Gelin İstanbul'a yakın en iyi tatil yerlerine hep birlikte göz atalım. İstanbul Anadolu yakasının Karadenizle buluştuğu ilçelerinden biri olan Şile yazın denizin ve güneşin tadını çıkarmanızı sağlayan plajları, piknik yapacağınız ormanlık alanları, yemyeşil doğası ile İstanbullular için muhteşem bir tatil alternatifi oluşturuyor. Tarihi Şile evleri, Şile Kalesi, Saklıgölü ve meşhur Şile bezi ile nam salmış bu sevimli ilçeye oldukça düzgün olan çevre yolu ile özel aracınız ile 1 saatten daha da kısa sürede ulaşılabiliyor. Uzunkum, Ağlayankaya ve Ayazma gibi Şile plajlarından günübirlik faydalanılabileceği gibi merkezindeki otel ve pansiyonlarda konaklayarak yaz tatili yapmak da oldukça keyifli oluyor. \"Uzaklarda arama, çünkü sen içimdesin!\" tadındaki İstanbul'a yakın tatil destinasyonlarından Ağva yemyeşil ormanın içinde, nehir kenarında karmaşa ve gürültüden uzaklaşıp tüm problemlerinizi unutabileceğiniz bir yeryüzü cenneti. Ağva'da Göksu Nehri kıyısında yanyana inci gibi dizilmiş pek çok otel ve restoran bulunuyor. Genellikle romantik çiftlerin tercih ettiği bu otel ve restoranlarda nehir kıyısında köy kahvaltısı etmek, gündüz kano veya yunuslarla nehri gezmek, akşam mum ışığında romantik bir yemek Ağva'da tatilin olmazsa olmazı. İlkbahar ve sonbahar aylarında oldukça popüler olan Ağva'da yaz aylarında merkezde ve çevre koylarda plaj, deniz ve güneş üçlüsünün tadını çıkarmak da mümkün. Avrupa yakasında oturanlar hafta sonları deniz tatili yapabileceği en yakın yer olan Kilyos İstanbul Avrupa yakasının Karadenizle buluştuğu noktada yer alıyor. Şehir merkezine yaklaşık 30 km metre mesafade olan Kilyos'a Bahçeköy orman yolu içinden geçilerek ulaşılıyor. Kilyos yolu üzerindeki ormanlık alanlarda et mangal veya kiremitte alabalık keyfi için mola verebileceğiniz kır lokantaları da bulunuyor ancak İstanbul'un en uzun ve en temiz sahil şeridi unvanına sahip Kilyos deyince ilk akla Kilyos Plajları geliyor. Kilyos'ta halk plajlarının yanı sıra beach club olarak isimlendirilen ve giriş ücreti ödeyerek girebileceğiniz pek çok plaj bulunuyor. Bu plajlarda yüzme, güneşlenme ve yeme içmenin yanısıra deniz sörfü, uçurtma sörfü gibi su sporları imkanları da mevcut. Anadolu Hisarı ve Şile arasında yer alan Riva'ya 2. Köprü yolundaki Kavacık sapağından dönüldükten sonra yarım saatte ulaşılıyor. Yaz aylarında deniz kum güneş üçlüsüne Anadolu yakasından en kısa sürede kavuşulan plajlara sahip olan Riva'da baharda ve güneşli kış günlerinde bile kumsalda oturup dalgaların sesini dinlemek oldukça huzur verici. Riva Deresi'nin Karadeniz ile buluştuğu noktadaki kafe ve restoranlarda kahvaltı keyfi ya da meze ve balık ziyafeti de eklenirse değmeyin keyfinize. Riva'da Şile'deki gibi uzun kumsallar, çeşit çeşit beach clublar bulunmasa da merkezdeki Riva Halk Plajı ve hemen yan koyda, Elmasburnu Tabiat Parkı içerisindeki Elmaskaya Plajı denizseverleri ağırlıyor. Hafta sonu, özellikle de Pazar günü çok yoğun olan Riva plajlarını hafta içi tercih etmekte fayda var. Yaz aylarında denize girerek serinlemek yerine ağaçların gölgesinde serinleyerek tatil yapmayı tercih edenlerin gözdesi Sapanca yeşile ve doğaya hasret İstanbulluların hafta sonu kaçış noktası durumunda. Hem Maşukiye'de dere ve şelaleler etrafındaki alabalık tesisleri, hem Sapanca Gölü kıyısındaki kafe ve restoranlar hafta sonları İstanbul'dan, İzmit'ten, Sakarya'dan gelen doğaseverlerle dolup taşıyor. Günübirlik doğa gezilerinin yanısıra son dönemde pandeminin de etkisiyle Sapanca'da yoğunlaşan doğa içindeki bungalov evlerde konaklamak oldukça popülerleşti. Orman içerisindeki bu ahşap villa tipi kulübeler hem romantik çiftlerin, hem çocuklu ailelerin, hem de arkadaş gruplarının tatil tercihi haline geldi. İçerisinde mutfak da olan bu evlerde kendinizin pişirip kendinizin yeme imkanınızın da oluşu doğanın kalbinde ekonomik bir tatil yapma imkanı verdi. Doğa ile iç içe tatil yapmayı seven aileler için İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Osmanlı İmparatorluğu zamanında koruma altına alınmış Polonya halkının kurduğu bu köye Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra, Polonezköy tabelalarını takip edilerek ulaşılıyor. Köy meydanındaki kahvede çayınızı kahvenizi yudumlamak, Polonezköy Tabiat Parkı'nda doğa yürüyüşü sonrası pek çoğu muhteşem vadi manzarasına sahip kır lokantalarında hamaklarda sallanmak, köy kahvaltısı yapmak ya da kendin pişir kendin ye olayına girmek oldukça keyifli oluyor. Polonezköy'de konaklamak için Leonardo, Adampol, Stella gibi otel, pansiyon ve köy evleri de bulunuyor. Meryem Ana Kilisesi, Arıcılık Müzesi, Ağaç oymacılığı açık hava sergisi, Zofia Teyze'nin köy evi Polonezköy'de gezilecek yerler arasında yer alıyor. Prens Adaları olarak da bilinen İstanbul açıklarındaki adaların en büyüğü olan Büyükada, İstanbul'a bir vapur mesafesindeki konumuyla İstanbul'dan en keyifle ulaşılan tatil beldesi. Büyükada tatili adaya ulaştığınızda değil, vapura binip martılar eşliğinde yolculuk yaparken başlıyor. Vapurdan indiğinizde ise Ada size İstanbul'da olduğunuzu tamamen unutturuyor. Prinkipo dondurmacısından dondurmanızı alıp tarihi köşkler arasında, yemyeşil bir doğada yürüyüş yapmak, bisiklet kiralamak, Aya Yorgi manastırına tırmanmak, çarşısında midye tava-bira yapmak, ya da sahildeki balıkçılarda daha uzun uzadıya takılmak... Büyükada'da yapılacak şeyler çok, Ada'da mütevazi pansiyonlardan butik otellere farklı konaklama seçenekleri de bulunuyor. Büyükada'da yaz tatili için halk plajları ve beach clublar olmak üzere pek çok plaj da mevcut. Prens Adaları'nın küçük prensi Burgazada Büyükada'nın kalabalığından hoşlanmayanlar için daha sakin bir ada alternatifi. Sait Faik Abasıyanık romanlarına konu olan bu adada karşınızda Heybeliada ve Kınalıada manzarası ile yeşillikler içinde bir tatil geçirmeniz mümkün. Kızılçam ormanıyla kaplı adadaki ağaçların bir kısmı 2003 yılında çıkan bir yangında kaybedilmiş olsa da, sakinliği, çam ormanları, güzel sahili ve tarihini yansıtan ahşap evleri ile İstanbul'un en sevilen adalarından biri olarak yerini koruyor. Büyük ada gibi şehrin kaosuna sadece bir vapur mesafesinde bulunan Burgazada'nın iskeleden çarşıya, çarşıdan plajlara yürüyerek rahatlıkta ulaşabileceğiniz çok kompakt bir yapısı var. Gezinize bir Burgazada klasiği olan Ergün Pastanesi'nde çıtır hamurlu ve taze kremalı vişneli ve çilekli milföy yiyerek başlayabilir, yürüyerek ya da bisiklet kiralayarak adanın Düşler sahili, Çamakya Plajı, Madam Martha Koyu ve Kalpazankaya gibi koyları keşfedebilirsiniz. Burgazada otel tavsiyem için tıklayın. Turistik sahili, feneri, yoğurdu, köftesi, ayçiçek tarlaları ile İstanbul karmaşasından uzaklaşıp Trakya ruhunu hissetmeye başlayacağınız, bir dönemin en popüler yazlıkçı beldesi Silivri. Mimar Sinan Köprüsü, Silivri Kalesi, Selimpaşa Tarihi Evleri ve Piri Mehmet Paşa Külliyesi ile tarihi değerleri de barındıran bir ilçe Silivri. Yaz aylarında hala oldukça popüler olan Silivri sahili boyunca uzanan Gümüşyaka Plajı ve Papatya Plajı gibi ücretsiz halk plajlarına ve çocuklar için uygun dalgasız, temiz ve sığ bir denize sahip. Pansiyondan tatil köyüne pek çok konaklama seçeneği bulunan Silivri Avrupa yakasında oturanlar için keyifli bir tatil seçeneği oluşturuyor. Tarihi Köfteci Osman'da Silivri köftesi yemek, Selimpaşa limanında balık ziyafeti çekmek Silivri gezisinin olmazsa olmaları. Kırklareli'nin Vize ilçesine bağlı KIYIKÖY, İstanbul'daki Kilyos, Riva, Şile, Ağva benzeri yemyeşil ormanları ve berrak denizi ile güzel bir Karadeniz kasabası. Kazan Deresi ve Pabuç Deresi'nin Karadeniz ile buluştuğu yerde kurulmuş olan Kıyıköy'de iki ayrı plaj bulunuyor. Bu bölge 1. derece doğal sit alanı olarak koruma altına alınmış. Kazan ve Pabuç Dereleri'nde alabalık, sazan ve kefal gibi tatlı su balıkları avlanabiliyor. Küçük bir motor ya da kayık kiralayarak dere üzerinde gezinti yapmak oldukça keyifli oluyor. Bahar ayları için çok keyifli trekking parkurlarına sahip Kıyıköy'e günübirlik gezi düzenleyen pek çok tur şirketi var. İster bunları katılıp rehber eşliğinde trekking yapabilir, ister özel aracınızla gidip bu bakir köyün doğal güzelliklerini kendiniz keşfedebilirsiniz. Karadeniz'in Bodrum'u olarak anılan Kocaeli'nin Kandıra ilçesine bağlı şirin bir tatil beldesi olan Kerpe'nin böyle anılması için iki sebep var. Birincisi sırtını çam ormanlarına dayamış kapalı bir koyda kurulduğundan dolayı Karadeniz'in en hırçın zamanlarında bile Kerpe'nin denizi Kuzey Ege gibi gayet sığ, masmavi, durgun ve berrak. İkinci sebep ise Kerpe diğer Karadeniz sahillerinden daha modern olması. Bir dönem gençliğin ve eğlencenin nabzı burada atıyordu, halen de insan kalitesi anlamında net bir fark hissediliyor. Kerpe'ye İstanbul'dan Ankara yönündeki TEM otoyolunu kullanıp, İzmit'te Kandıra yoluna saparak 2 saatte ulaşılıyor. Kerpe'de deniz kıyısında pek çok kafe restoran, konaklamak için otel ve pansiyonlar bulunuyor. Denize sıfır konumu ve butik hizmet anlayışıyla Alya Butik Otel diğerleri arasında bir adım öne çıkıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenmiş uçsuz bucaksız kumsalında şezlong, şemsiye, kabin ve duşların bulunduğu Cebeci sahili yaz aylarında İstanbul'dan fazla uzaklaşmadan günübirlik ya da hafta sonu yapılacak deniz tatili için ideal. Kerpe ve Kefken'in komşusu Cebeci'nin denizi oldukça temiz, kıyıları kumluk ve sığ, çocuklar için oldukça uygun. Mavi bayraklı plajı oldukça geniş ve uzun olduğu için, bayram dönemlerinde dahi herkes için yüzebileceği ve güneşlenebileceği bir alan bulunuyor. İstanbul'dan TEM otoyolunu kullanarak özel aracınız ile yaklaşık 2.5 saatte ulaşılabilen Cebeci'ye Harem'den Gürkan Turizm ile Kandıra'ya, Kandıra'dan da Kefken-Cebeci dolmuşları ile ulaşmanız mümkün. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbula-yakin-en-iyi-bungalov-evler-ve-ucretleri", "text": "İstanbul'un Karadeniz'le buluştuğu Şile'de, denizle ormanın birleştiği noktada yer alan Sahil Kamp İstanbul, yeşil ve maviye aynı derecede tutkun olan doğa severler için ister deniz kenarı, ister çam ağaçlarıyla örtülü alanda çok keyifli bir kamp olanağı sunuyor. Şile Sahil Kamp'ta kendi çadırınız veya karavanınız ile kamp yapabileceğiniz gibi çadır gibi dizayn edilmiş Ahşap Koza bungalovlarda, tepelere gömülü Hobit evlerde veya daha da konforlu bir seçenek olan tiny house konseptindeki Ahşap villalarda yada Şömineli taş evlerde konaklamanız mümkün. Sahil Kamp İstanbul iletişim bilgileri, fotoğraflar ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Bali'de tatil yapıyormuş hissi veren Sapanca River hakkındaki detaylar ve güncel fiyatlar için tıklayın. Sapanca'da hem restoran hem de bungalov ev olarak hizmet veren Backyard Sapanca'da meşe ağaçlarının arasında konumlandırılmış, kendine özel bahçeli 8 adet bungalov evden oluşuyor. Evlerin 4 tanesinin müstakil havuzu var ve ısıtmalı olan bu havuzlar kışın 30 C ye kadar ısınabiliyor. Diğer 4 evin ise doğayla bütünleşmiş bahçelerinde süs havuzları bulunuyor. Her biri 2 katlı olan bungalov evlerde kış aylarında sizi sıcacık tutacak şömineniz ve doğaya açılan Fransız pencereniz bulunuyor. Backyard Sapanca hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Pek çoğu Sapanca bölgesinde yoğunlaşmış Bungalov evler özellikle kısa hafta sonu kaçamakları için İstanbulluların tercihi oluyor. Artık sadece şehir dışında değil şehrin içinde de tatil keyfi yaşatan bungalov evler gitgide çoğalıyor. Beykoz İlçesi'nde Polonezköy'ün yanı başında konumlandırılmış Pamera Garden da bunlardan biri. Pamera Garden sadece vagon bungalovlarda konaklamanın yanı sıra 2500 m2'lik yemyeşil bahçesinde serpme kahvaltı ve düğün organizasyonu hizmetleri de sunuyor. Pamera Garden Güncel Konaklama Ücretleri, İletişim Bilgileri ve Fotoğraflar için tıklayın. Büyükada'nın en sevilen plajlarından Yörük Ali Plajı'nın hemen yanı başında artık lüks çadır konaklaması deneyimi yaşayabileceğiniz yepyeni bir glamping tesisi bulunuyor. Her biri 2 kişilik kapasiteli bu glamping çadırlarının içerisinde duş ve jakuzi de yer alıyor. Glamping'te konaklayan misafirler Yörük Ali Plajı'ndan da ücretsiz yararlanıyor. Glamping tesislerinin büyük çoğunluğunun denizden uzakta olduğu düşünüldüğünde, plaja yürüş mesafesindeki bu tesis yaz aylarında diğerlerine göre ön plana çıkıyor. Glamping Büyükada Hakkında Detay Bilgiler ve Güncel Konaklama Ücretleri İçin tıklayın. İstanbul Pallet Glamping Şile Ulupetit köyünde, şırıl şırıl akan derelerin yemyeşil ağaçlarla buluştuğu ormanlık alanda yer alıyor. İstanbul'un en büyük glamping alanına sahip tesiste glamping çadır, deluxe oda, standart oda gibi konaklama seçenekleri bulunuyor. Konaklama yapan müşteriler için restoran ve barbekü alanı mevcut. Pallet Glamping'te orman içerisinde trekking, ücretsiz bisikletlerle orman içi bisiklet gezisi, açık hava sineması, yoga, kamp ateşinde sosyal oyun ve aktiviteler, ahşap ve heykel boyama etkinlikleri, müzik atölyesi, ücretsiz fidan ekimi gibi pek çok aktiviteye katılmanız mümkün. İstanbul Pallet Glamping İletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Son dönemde gitgide popülerleşen Tiny House yani Minik Ev trendinin Türkiye'deki temsilcisi Tiny House Türkiye bu konsepti deneyimleyebilmeniz için İstanbul'un arka bahçesi Polonezköy'deki 5000 m 'lik bir yeşil alanda konaklama hizmeti de sunuyor. Özel konseptte tasarlanan, dört bir yanı ağaçlarla çevrili Yako House & Park'ta her ihtiyacınızı karşılayan olanaklara sahip bu minik evlerde konaklayabilir, her hafta düzenlenen açık hava sineması gecelerinde içeceğinizi yudumlayabilir, nostaljik anılar biriktirebilirsiniz. Yako house'da evlilik teklifi de yapabilirsiniz. Yako House Park iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Küçükken çizdiğimiz doğa resimlerinin ortasındaymışız hissi veren Cansu Tatil Köyü Maşukiye'de, yemyeşil bir doğada, şırıl şırıl akan bir derenin yanı başındaki rengarenk bungalovlarda konaklama imkanı sunuyor. 18 dönüm üzerinde konumlandırılmış tesis binicilik, bisiklet, deniz bisikleti, olta balıkçılığı, at binme ve zipline gibi aktivitelere olanak sağlıyor. Kahvaltı dahil konaklama sağlayan tesis 4 mevsim hizmet konseptine uygun inşa edilmiş, restoranına konaklama dışında da misafir kabul ediliyor. Cansu Tatil Köyü iletişim bilgileri, konaklama detayları ve ücreti için tıklayın. Şehrin kalabalığından, iş hayatının stresinden, tatilde bile insanlarla iç içe olmaktan yorulanlar için Pentalow Cabins Sapanca ve Maşukiye yakınlarındaki Kocaeli Kartepe mevkiinde, sadece size ait yaşam alanlarında sevdiklerinizle birlikte doğanın kalbinde konforlu bir tatil imkanı sunuyor. 3 farklı konaklama konsepti olan tesisin kabinlerinde kişiye özel bahçe, orman manzaralı jakuzi, bahçe şöminesi ve projeksiyonda film keyfi imkanı bulunuyor. Pentalow Cabins hakkında detay bilgiler, güncel konaklama ücretleri ve iletişim bilgileri için tıklayın. Yıllardır İstanbulluların hafta sonunda orman içinde kahvaltı keyfi yapmak için tercih ettikleri Kulindağ son dönemde pandemi sebebiyle bungalov evlerde konaklama seçeneği ile ön plana çıkıyor. Sapanca bölgesinde yoğunlaşan bungalov evler kadar lüks olmasa da İstanbul'dan belediye otobüsü ile bile ulaşılabilir olması Kulindağ bungalov evleri oldukça cazip kılıyor. Kulindağ iletişim bilgileri ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Osmangazi Köprüsü sayesinde İstanbul'dan sadece 1 saatte ulaşabileceğiniz Bağdat Resort, Yalova Altınova mevkiinde yer alıyor. Masumlar Apartmanı dizisinin son bölüm sahnelerinde de yer alan Bağdat Resort yeşile bezenmiş dağlar ve dereler arasındaki, oldukça modern dekore edilmiş bungalov evlerde doğanın kalbinde bir tatil imkanı sunuyor. Orman içinde hobit evlere, şömineli bungalovlara ve restorana sahip tesiste yaz aylarında geniş havuzunda yüzme imkanı da bulunuyor. Bağdat Resort iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca Gölü kıyısında, göl ve doğa ile iç içe lüks ve butik konaklama hizmeti sunan SASA Harmanlık 4 adet göl manzaralı serender, 2 adet göl manzaralı deluxe oda, 3 adet bahçe manzaralı oda ve 1 adet de jakuzili ve şömineli premium oda olmak üzere 10 adet konaklama biriminden oluşuyor. Tesiste konaklayanların göl etrafındaki yürüyüş parkurunda yürüyüş yapma, bisiklet sürme ve tekne ile gezinti yapma imkanı bulunuyor. Göl üzerinde, gurme lezzetler sunan oldukça başarılı bir restorana da sahip tesis bu anlamda benzerleri arasında ön plana çıkıyor. Sasa Harmanlık Hotel & Restaurant Konaklama Ücretleri, Fotoğraflar ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Bursa İznik Gölü'nün kıyısında, İstanbul'a 2 saat mesafede yer alan Rock n' Lake ikisi göl kıyısında beşi de göle yakın mesafede toplam 7 adet bungalov evden oluşuyor. Modern House ve Boheme House göle sıfır konumda, meşhur Sarıkaya'nın altında, oldukça etkileyici bir ambiyansta yer alıyor. Tiny house konseptinde olan Modern House ve Boheme House aynı bahçe içerisinde yer alıyor. Netflix vs için projeksiyon perdesi bulunuyor. Göl manzaralı Exclusive House ise göle 20 metre mesafede yer alıyor. Jakuzisi ve şöminesi olan dubleks ev panoramik manzaraya sahip bir terasada sahip. Havuzlu ve şömineli üçgen bungalov konseptinde olan Farm House ile tiny house konseptinde olan Red House çiftlik içerisinde bulunuyor. Red House ve Farm House için ücretli ATV hizmeti mevcut. Rock n' Lake Hakkında Detay Bilgiler ve Güncel Konaklama Ücretleri için tıklayın. İstanbul otobanı İznik çıkışına sadece 2.5 km uzaklıkta yer alan Duru Deluxe Bungalov Evler'e Osmangazi Köprüsü sayesinde Sapanca'dan bile daha kısa sürede ulaşılabiliyor. Tamamen korunaklı, size özel alan sunulan tesiste doğanın içerisinde bir tatil sizleri bekliyor. 7/24 güvenlikli Duru Deluxe Bungalov'da her evin kendine ait bahçe kullanım alanı ve havuzu bulunuyor. Konaklama fiyatına zengin serpme kahvaltı da dahil ediliyor. Duru Deluxe Bungalov hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Kırklareli Vize'ye bağlı Kışlacık Köyü'nde konumlandırılmış NEFES MEKAN son dönemde gittikçe popülerleşen bungalov evi konaklamalarına keyifli bir alternatif oluşturuyor. Dört yönden Istıranca Ormanları ile çevrili, sekiz dönümlük bir alanda kurulu mekan gürültüden, kalabalıktan, stresten uzak, yeşille mimarinin dans ettiği görsel bir şölenin içinde derin bir NEFES almaya davet ediyor. Odaları ve Nefes Restoran arasında, havuz, dinlenme ve okuma köşeleri ile şenlenen çim göz alabildiğine orman manzarası eşliğinde sunuluyor. Tüm konukların yararlanabileceğini kütüphane ve çay-pasta terası ile \"Hoş Geldin\" binası misafirleri karşılıyor. Nefes Mekan iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca Bölgesinde pırtlak gibi çoğalan bungalov evlerin arasında lezzetli bir alternatif olan Heinz Restaurant & Bungalov konaklamaya dahil olarak sunduğu enfes Çerkez kahvaltısı ile dikkat çekiyor. 1990 yılından beri alabalık restoranı olan hizmet veren Heinz Restaurant & Bungalov'un doğal ev yapımı Çerkez peyniri, kaşarlı kiremitte mantarı ve ev mantısı da çok seviliyor. Heinz Restaurant & Bungalov iletişim bilgileri, konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. Bursalıların hafta sonu doğaya kaçış noktalarından biri olan İznik Gölü kıyısında konumlandırılmış Askania bu bölgedeki en nezih ve doğal otel ve restoran işletmesi. Gölün en temiz, en durgun koyunda, 8.000 m2 arazi üzerine kurulmuş İznik Askania'da doğal güzelliklerin özenle korunduğu, tomruk ve ahşap işçiliği ile inşa edilmiş 12 Suite oda, 6 Bungalov, 4 Tomruk ev, 6 Veranda oda ve 4 Karavan olmak üzere yaklaşık 30 adet konaklama alanı bulunuyor. İznik Askania'da yaşam tamamen organik. Balığınızı kendiniz tutabileceğiniz gibi günlük taze tutulmuş balıkları dilediğiniz şekilde hazırlatıp tüketebilirsiniz. Askania çiftliğinde yetiştirilen kuzu, keçi, horoz, tavuk, tavşan, sincap, ördek, kuş gibi hayvanlarla çocuklarınız vakit geçirirken, çiftliğin taze yumurtalarıyla nefis bir kahvaltı edebilirsiniz. İznik Askania İletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Ağaçların arasındaki bungalov evler ne kadar insanı ne kadar doğanın kalbinde hissettirse de deniz veya göl kıyısında olanların keyfi bambaşka oluyor. Su kıyısı insana her zaman daha çok huzur veriyor. Sapanca Gölgibi Bungalov Sapanca'daki onlarca bungalov ev arasında göle sıfır konumlu 12 bungalov evi ile ön plana çıkıyor. Göl kıyısında kahvaltı keyfi tesis tarafından sağlanırken diğer öğünleri bungalovların mutfağında kendiniz hazırlama imkanı bulunuyor. Muhteşem instagram pozları ortaya çıkartan tesisin göl içindeki salıncağı ve kayığı da çok seviliyor. Sapanca Göldibi Bungalov iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Edirne'nin Keşan ilçesinde ormanlık alanda ve nehir kıyısında kurulmuş Demircioğlu Kamp gerçek anlamda doğanın kalbinde bir konaklama deneyimi sunuyor. Kamp tutkunları için keyifli bir adres olan tesiste konaklama birimleri bungalovlardan oluşuyor. Tesiste ayrıca çadır konaklaması da yapılabiliyor. Her biri sobalı olan bungalov evlerde yaz kış konaklama imkanı mevcut. Tüm bungalovların içerisinde duş, WC ve 24 saat sıcak su var, çarşaf, nevresim ve battaniyeler de tesis tarafından temin ediliyor. Demircioğlu Kamp'ta okçuluk, ATV, kano gezintisi ve trekking gibi aktivitelere katılmak da mümkün. Demircioğlu Bungalov Kamp konaklama ücretleri, fotoğraflar ve iletişim bilgileri için tıklayın. Lüks çadır tatili anlamına gelen GLAMPING konseptinin son temsilcilerinden biri olan Sapanca Dome ormanın içinde, her birinin önünde açık havada jakuzisi bulunan ve her türlü lüks detaya sahip çadırlarda unutulmaz bir tatil deneyimi sunuyor. Özellikle hafta sonları kısa tatil kaçamakları için çok uygun olan bu yeni nesil tatil anlayışı sadece romantik genç çiftlerin değil çocuklu ailelerin değil ilgisini çekiyor. Sapanca Dome'da birbirinden farklı 9 çadır konsepti bulunuyor. Sapanca Dome konaklama ücretleri, fotoğraflar ve iletişim bilgileri için tıklayın. Bolu Yedigöller yolu üzerinde yer alan Hindiba Doğa Evi Doğanın kalbinde sessiz, sakin ve huzurlu bir hafta sonu geçirmek, şehrin kaosundan uzaklaşmak, toprağı ve rüzgarı hissetmek, ormanda yürüyüş yapmak, kamp ateşi başında sohbet etmek isteyenler için keyifli bir doğa tatili imkanı sunuyor. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil hizmet veren tesiste 3 tane bungalov ev, 9 tane taş ev ve şömineli restoran alanı bulunuyor. Hindiba Doğa Evi İstanbul'a yaklaşık 3 saat, Ankara'ya ise yaklaşık 2 saat mesafede yer alıyor. Hindiba Doğa Evi İletişim Bilgileri, Konaklama Ücretleri ve Fotoğraflar için tıklayın. Tekirdağ Kumbağ'da, merkeze 4.5 km mesafede yer alan Bisanthe Panorama Bungalov Evler yılın 4 mevsimi doğa içinde tatil imkanı sunuyor. Hem deniz hem de dağ manzarasına sahip evlerde yazın geniş havuzunda serinleme imkanı da bulunuyor. Bisanthe'de İngiliz evleri, Norveç Evleri ve Tiny house konseptinde 3 ayrı bungalov ev tipi mevcut. Her biri üç kişilik olan bungalovlara çocuk misafir de kabul ediliyor. Bisanthe Panorama hakkında detay bilgiler ve konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca Bölgesinde pek çok bungalov ev var ama ben sizleri göle sıfır konumda yer alan Sapanca Kıyı Bungalov Evler ile tanıştırmak istiyorum. Uzun yıllardır kafe restoran hizmeti veren işletme pandemi sebebiyle doğa içindeki bungalov evlere yönelik yoğun ilgiye kayıtsız kalamamış, tesisi tiny house'dan, jakuzili bungalov evlere uzanan çeşitlilikteki modern ağaç evlerle güzelleştirmiş. Sapanca Kıyı Kafe Bungalov Evler Hakkında Bilgiler ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Lüks çadırda konaklama deneyimi olan Glamping'in Sapanca'daki son temsilcilerinden SAPANCA MEGA GLAMPING İstanbul'a çok yakın mesafede, modern bir kamp deneyimi sunuyor. Mega Glamping'te her birinin içerisinde mutfak, banyo, jakuzi, şömine ve salıncak bulunan, hepsi teraslı, toplam 3 büyük çadır bulunuyor. Mega Glamping'de benzerlerine göre oldukça büyük, her biri 40 metrekare olan dome kubbe çadırlar normalde 2 kişilik olarak tasarlanmış ama 3. kişi için yatak ilave edilebiliyor. Her çadırın önünde orman ve göl manzarasına nazır ateş yakma ve barbekü yapma imkanı da mevcut. Sapanca Mega Glamping Güncel Konaklama Ücretleri ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Longosphere Glamping Sahili, longoz ormanı ve gölleriyle muhteşem bir doğaya sahip olan Kırklareli'nin İğneada ilçesinde yer alıyor. İsmini bu ormanlarda almış 110 bin metrekarelik alana kurulu bu devasa tesiste 64 tane Sincap çadır ve 40 tane kaplumbağa çadırı bulunuyor. Longosphere Glamping detayları, iletişim bilgileri ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Yemyeşil bir doğa içinde Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in dünyasında vakit geçirip Bilgin, Uykucu, Neşeli'nin evlerinde konaklamaya, sabah kuş sesleri eşliğinde tamamen doğal olan bir köy kahvaltısıyla güne başlamaya, kendinizi bir masalın içinde hissetmeye ne dersiniz? Abant Masal Evler yılın her mevsimi farklı güzellikler sunuyor. Buraya ilkbaharda geldiğinizde doğanın uyanışını, rengarenk kır çiçeklerini ve tertemiz havasını hissedebilir, kışın geldiğinizde dışarıda lapa lapa kar yağarken şömine başında şarap ve canlı müzik keyfi yapabilirsiniz. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Abant Masal Evler Konaklama Detayları, İletişim Bilgileri ve Güncel Ücretleri için tıklayın. Kış aylarındaki konaklamalarda şömineli odalar daha çok tercih edildiği için Sapanca Villa Bungalov'un içerisinde özel taşlardan tasarlanmış şöminesi bulunan HOCUS isimli bungalovu çok seviliyor. Dış ortamdan izole, kendine özel bir bahçesi de bulunan Hocus bungalovda wc, duş, oturma grubu, asma katta çift kişilik yatak, mutfak ve TV bulunuyor. Isıtma şömine ile sağlanabileceği gibi ayrıca klima ile de ısınılabiliyor. Sapanca Bungalov İletişim Bilgileri, Konaklama Ücretleri ve Fotoğrafları için tıklayın. İstanbuldere mevkiinde yer alan Çağlayan Bungalov'un bölgedeki diğer bungalov evlerle kıyaslandığında öne çıkan 3 özelliği var. Birincisi buradaki bungalov evlerin bahçesinin etrafı dışarıdan kimsenin göremeyeceği şekilde çevrilmiş, misafirlerine daha izole bir ortam sunuyor. İkinci olarak bungalov evlerin önünde o eve özel yüzme havuzu bulunuyor. Son olarak da genelde 2 kişinin konaklayabildiği minik bungalov evlerin aksine burada 4 kişi konaklayabiliyor. Çağlayan Bungalov'un üst katında çift kişilik 1 yatak, alt katında oturma alanından ayrı bir odada, 2 ayrı tek kişilik yatak bulunuyor. Bu anlamda hem 2 çiftin konaklaması hem de büyük çocuklu 4 kişilik bir aile için ideal bir konaklama seçeneği oluşturuyor. Çağlayan Bungalov iletişim bilgileri, konaklama detayları ve fiyatları için tıklayın. Bir hafta sonu şehir hayatından uzaklaşıp Uludağ'ın zirvesinde, 1100 m yüksekteki Gököz Natural Park Bungalov Evler'de konaklamaya ne dersiniz? Bursa merkezden Orhaneli yoluna girilip Keles istikametine yaklaşık 45 dakika ilerleyince karşınıza çıkan Türkiye'nin en romantik rotalarından biri, Gököz Natural Park'ta göl kenarında Arif Bey ve ailesinin işlettiği tesiste güzel bir serpme kahvaltıyla güne başlayabilirsiniz. ATV'lerle orman içerisine giden parkurda gezebilir, çocuklarınızla midilliye binip balık tutarak güne devam edebilirsiniz. Yörede yetişen kuzulardan hazırlanan menü ile hem öğlen hem de akşam yemeklerinizi yiyerek güzel bir gün geçirebilir, bungalov evlerde konaklayıp ertesi gün yine bu güzel doğaya uyanmanız mümkün. Gököz Natural Park Bungalov Evler İletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Sapanca'nın Mahmudiye Köyü'nde konumlandırılmış Natürköy Bungalov ilkbaharda yeşilin, sonbaharda ise kahverenginin binbir tonunu barındıran bir vadinin tam ortasında yer alıyor. 32 çeşitli enfes bir köy kahvaltısı eşliğinde lüks bungalov evlerde konaklama imkanı sunan tesiste göletler, şelaleler, barbekü alanları, restoran ve yürüyüş parkurları bulunuyor. Natürköy Sapanca Bungalov Evleri iletişim bilgileri ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca bölgesindeki bungalov evlere şu sıralarda minimalist ve doğaya dönük yaşam için yeni bir alternatif olan Tiny House konsepti de hafta sonu tatilleri için yeni bir alternatif oluşturuyor. Tiny House konseptini bu bölgedeki öncüsü olan Butik Evler Sapanca misafirlerine küçük alanda büyük mutluluklar vadediyor. 36 metrekare boyutundaki bu minik evlerin minik asma katında çift kişilik bir yatak, giriş katında ise tam donanımlı bir mutfak, oturma grubu ve banyo bulunuyor. Tiny House Sapanca iletişim bilgileri, konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. Doğa içinde izole tatil imkanı sunan bungalov ev seçenekleri gün geçtikçe çoğalıyor. Şömineli bungalov evler gibi jakuzili bungalov evler de diğerleri arasında bir adım öne çıkıyor. Sapanca bölgesinde verandasında jakuzi bulunan ilk ahşap ev olan Jakuzili Bungalov lüks dekorasyonu ve kendine özel havuzu ile de dikkat çekiyor. Sapanca Jakuzili Bungalov iletişim bilgileri ve konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca'da benzerlerinden daha şık ve lüks bir bungalov evde hafta sonu kaçamağı yapmaya ne dersiniz? Dekorasyonunda siyah renklerin hakim olduğu MC Bungalov Sapanca'da diğer bungalov evlerin çoğunda olduğu gibi alt katta oturma grubu, banyo, duş ve mutfak, asma katta ise çift kişilik yatak bulunuyor. Bungalovun önünde çatılı bir veranda, verandasında ayrı bir oturma grubu ve kendine ait bahçesinde barbekü imkanı bulunuyor. Sapanca MC Bungalov hakkında bilgiler ve konaklama ücretleri için tıklayın. Bungalov evlere alternatif olarak modern çadır konaklaması sağlayan Hypno Sapanca Sapanca'da, İstanbuldere köyü yakınlarında yer alıyor. Hurma ve ceviz ağaçları ile dolu yemyeşil bir bahçe içinde, doğa ile iç içe olan tesiste 5 adet ısıtmalı çadır bulunuyor. İstanbul'a en yakın mesafede Glamping tatili imkanı sunan tesiste aynı zamanda restoran, SPA& Masaj salonu, şelale ve tarihi bir değirmen de mevcut. Her bir çadır çift kişilik yatak, oturma grubu ve küvetli bir banyodan oluşuyor. Kahvaltı servisi tesis bünyesindeki restoranda yapılıyor. Hypno Sapanca iletişim bilgileri ve konaklama ücretleri için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbula-yakin-en-iyi-somineli-otel-ve-bungalov-evler", "text": "Hafta sonu şehrin kaosundan bir iki günlüğüne uzaklaşıp kendimizi doğanın kollarına atmak insanın ömrüne ömür katıyor. Kış aylarında özellikle şömineli oteller ve bungalov evler sıcak ve romantik ambiyansları sebebiyle daha da çok tercih ediliyor. İstanbul'a bir iki saat mesafede, Şile, Sapanca, Maşukiye, Ayva'da yer alan şömineli oteller ve bungalov evleri Gezenti Anne sizler için listeliyor. Türkiye'nin en büyük \"ağaç ev\" oteli SUMA SANJATİ İstanbul'un Boşnak köylerinden, Şile Yeniköy'de, yeşile ve huzura kuş seslerinin eşlik ettiği 120 dönümlük ormanlık alanda yer alıyor. 5 yıldızlı otel konforunda; ancak alışılmış şehir otelciliği düzeninden ve kalıplardan uzakta, bambaşka bir hizmet anlayışına sahip olan tesisin mottosu ise 'DOĞA DAHİL'. Çünkü burada her şeye; kuş sesleri, ateş böcekleri, sincaplar, güneş doğumu, gün batımı, tırtıllar, kaplumbağalar, renklerin dansı ve tüm doğa güzellikleri dahil. Osmangazi Köprüsü sayesinde İstanbul'dan sadece 1 saatte ulaşabileceğiniz Bağdat Resort, Yalova Altınova mevkiinde yer alıyor. Bağdat Resort yeşile bezenmiş dağlar ve dereler arasındaki, oldukça modern dekore edilmiş bungalov evlerde doğanın kalbinde bir tatil imkanı sunuyor. Orman içinde hobit evlere, şömineli bungalovlara ve restorana sahip tesiste yaz aylarında geniş havuzunda yüzme imkanı da bulunuyor. Bağdat Resort iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Yemyeşil bir doğa içinde Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in dünyasında vakit geçirip Bilgin, Uykucu, Neşeli'nin evlerinde konaklamaya, sabah kuş sesleri eşliğinde tamamen doğal olan bir köy kahvaltısıyla güne başlamaya, kendinizi bir masalın içinde hissetmeye ne dersiniz? Abant Masal Evler yılın her mevsimi farklı güzellikler sunuyor. Buraya ilkbaharda geldiğinizde doğanın uyanışını, rengarenk kır çiçeklerini ve tertemiz havasını hissedebilir, kışın geldiğinizde dışarıda lapa lapa kar yağarken şömine başında şarap ve canlı müzik keyfi yapabilirsiniz. Abant Masal Evler Konaklama Detayları ve Güncel Ücretleri için tıklayın. Sapanca'nın Mahmudiye Köyü'nde konumlandırılmış Natürköy Bungalov ilkbaharda yeşilin, sonbaharda ise kahverenginin binbir tonunu barındıran bir vadinin tam ortasında yer alıyor. 32 çeşitli enfes bir köy kahvaltısı eşliğinde lüks bungalov evlerde konaklama imkanı sunan tesiste göletler, şelaleler, barbekü alanları, restoran ve yürüyüş parkurları bulunuyor. Natürköy Sapanca Bungalov Evleri hakkında bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Bolu Yedigöller yolu üzerinde yer alan Hindiba Doğa Evi Doğanın kalbinde sessiz, sakin ve huzurlu bir hafta sonu geçirmek, şehrin kaosundan uzaklaşmak, toprağı ve rüzgarı hissetmek, ormanda yürüyüş yapmak, kamp ateşi başında sohbet etmek isteyenler için keyifli bir doğa tatili imkanı sunuyor. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil hizmet veren tesiste 3 tane bungalov ev, 9 tane taş ev ve şömineli restoran alanı bulunuyor. Hindiba Doğa Evi İstanbul'a yaklaşık 3 saat, Ankara'ya ise yaklaşık 2 saat mesafede yer alıyor. Hindiba Doğa Evi İletişim Bilgileri, Konaklama Ücretleri ve Fotoğraflar için tıklayın. Kış aylarındaki konaklamalarda şömineli odalar daha çok tercih edildiği için Sapanca Villa Bungalov'un içerisinde özel taşlardan tasarlanmış şöminesi bulunan HOCUS isimli bungalovu çok seviliyor. Dış ortamdan izole, kendine özel bir bahçesi de bulunan Hocus bungalovda wc, duş, oturma grubu, asma katta çift kişilik yatak, mutfak ve TV bulunuyor. Isıtma şömine ile sağlanabileceği gibi ayrıca klima ile de ısınılabiliyor. Sapanca Villa Bungalov Konaklama Ücretleri ve Fotoğrafları için tıklayın. \"Uzaklarda arama çünkü sen içimdesin\" tadındaki İstanbul'a yakın tatil destinasyonlarından Ağva'da Göksu Nehri kıyısında konumlandırılmış pek çok otel bulunuyor. 6 dönümlük arazide, muhteşem bir doğa içinde, her biri havuza açılan, jakuzili ve şömineli 9 odası ile Ağva Mi Norte Otel ise butik otel tanımının hakkını gerçekten veriyor. Ağva Mi Norte yılın her mevsimi huzur ve romantizm arayan çiftleri konforlu bir ortamda misafir ediyor. Ağva Mi Norte'de kış dönemi şömineli odada yarım pansiyon konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca'da hem restoran hem de bungalov ev olarak hizmet veren Backyard Sapanca'da meşe ağaçlarının arasında konumlandırılmış, kendine özel bahçeli 8 adet bungalov evden oluşuyor. Evlerin 4 tanesinin müstakil havuzu var ve ısıtmalı olan bu havuzlar kışın 30 C ye kadar ısınabiliyor. Diğer 4 evin ise doğayla bütünleşmiş bahçelerinde süs havuzları bulunuyor. Her biri 2 katlı olan bungalov evlerde kış aylarında sizi sıcacık tutacak şömineniz ve doğaya açılan Fransız pencereniz bulunuyor. Backyard Sapanca hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Pek çoğu Sapanca bölgesinde yoğunlaşmış Bungalov evler özellikle kısa hafta sonu kaçamakları için İstanbulluların tercihi oluyor. Artık sadece şehir dışında değil şehrin içinde de tatil keyfi yaşatan bungalov evler gitgide çoğalıyor. Beykoz İlçesi'nde Polonezköy'ün yanı başında konumlandırılmış Pamera Garden da bunlardan biri. Pamera Garden sadece vagon bungalovlarda konaklamanın yanı sıra 2500 m2'lik yemyeşil bahçesinde serpme kahvaltı ve düğün organizasyonu hizmetleri de sunuyor. Pamera Garden Güncel Konaklama Ücretleri, İletişim Bilgileri ve Fotoğraflar için tıklayın. Bir yanı dağ, diğer yanı Sapanca gölü manzarasına sahip Babil Bungalow Hotel İstanbul'a 1 saat mesafedeki Sapanca'nın komşusu Maşukiye beldesinde yer alıyor. Doğallığın modernlikle buluştuğu odalarda minibar, uydu TV, klima ve şömine bulunuyor. Tesiste tüm yıl boyunca yararlanabileceğiniz ısıtmalı havuz da bulunuyor. Gecelik konaklama ücreti iki kişi için hafta içi ve hafta sonu kahvaltı dahil 2000 TL, 0-6 yaş için ücret alınmıyor. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için gecelik 100 TL indirim uygulanıyor. Bursalıların hafta sonu doğaya kaçış noktalarından biri olan İznik Gölü kıyısında konumlandırılmış Askania bu bölgedeki en nezih ve doğal otel ve restoran işletmesi. Gölün en temiz, en durgun koyunda, 8.000 m2 arazi üzerine kurulmuş İznik Askania'da doğal güzelliklerin özenle korunduğu, tomruk ve ahşap işçiliği ile inşa edilmiş 12 Suite oda, 6 Bungalov, 4 Tomruk ev, 6 Veranda oda ve 4 Karavan olmak üzere yaklaşık 30 adet konaklama alanı bulunuyor. İznik Askania'da yaşam tamamen organik. Balığınızı kendiniz tutabileceğiniz gibi günlük taze tutulmuş balıkları dilediğiniz şekilde hazırlatıp tüketebilirsiniz. Askania çiftliğinde yetiştirilen kuzu, keçi, horoz, tavuk, tavşan, sincap, ördek, kuş gibi hayvanlarla çocuklarınız vakit geçirirken, çiftliğin taze yumurtalarıyla nefis bir kahvaltı edebilirsiniz. İznik Askania İletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Sapanca Gölü kıyısında, göl ve doğa ile iç içe lüks ve butik konaklama hizmeti sunan SASA Harmanlık 4 adet göl manzaralı serender, 2 adet göl manzaralı deluxe oda, 3 adet bahçe manzaralı oda ve 1 adet de jakuzili ve şömineli premium oda olmak üzere 10 adet konaklama biriminden oluşuyor. Tesiste konaklayanların göl etrafındaki yürüyüş parkurunda yürüyüş yapma, bisiklet sürme ve tekne ile gezinti yapma imkanı bulunuyor. Göl üzerinde, gurme lezzetler sunan oldukça başarılı bir restorana da sahip tesis bu anlamda benzerleri arasında ön plana çıkıyor. Sasa Harmanlık Hotel & Restaurant Konaklama Ücretleri, Fotoğraflar ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Şehir yaşantısının stresinden çok uzaklara gitmeden kurtulabileceğiniz, doğayla iç içe, hem kuş seslerini duyabileceğiniz hem de konfordan ve damak tadınızdan ödün vermeyeceğiniz bir yer arıyorsanız doğru adrestesiniz. İstanbul'a sadece 45 dakika mesafedeki gizli bir cennet olan Casa Lavanda Şile sırtlarındaki Ulupetit köyünde yer alıyor. Doğanın kalbindeki butik otel 20 dönüm arazisindeki country tarzında dekore edilmiş 14 odasında genç çiftleri ve çocuksuz kaçamak yapan anne babaları hüşu içinde ağırlıyor. Casa Lavanda Şile hakkındaki detaylar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca Bölgesinde pırtlak gibi çoğalan bungalov evlerin arasında lezzetli bir alternatif olan Heinz Restaurant & Bungalov konaklamaya dahil olarak sunduğu enfes Çerkez kahvaltısı ile dikkat çekiyor.1990 yılından beri alabalık restoranı olan hizmet veren Heinz Restaurant & Bungalov'un doğal ev yapımı Çerkez peyniri, kaşarlı kiremitte mantarı ve ev mantısı da çok seviliyor. Heinz Restaurant & Bungalov iletişim bilgileri, konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. Dekorasyonunda siyah renklerin hakim olduğu MC Bungalov Sapanca'da diğer bungalov evlerin çoğunda olduğu gibi alt katta oturma grubu, banyo, duş ve mutfak, asma katta ise çift kişilik yatak bulunuyor. Bungalovun önünde çatılı bir veranda, verandasında ayrı bir oturma grubu ve kendine ait bahçesinde barbekü imkanı bulunuyor. Yaz ayların geniş havuzunda serinleyip güneşlenebileceğiniz, kışın şömine başında kahvenizi yudumlayacağınız MC Sapanca doğayı 4 mevsim yaşam imkanı sunuyor. MC Bungalov hakkında bilgiler ve konaklama ücretleri için tıklayın. Hem İstanbul'da hem Ankara'da yaşayanların kış aylarında tercih ettiği tatil bölgesi Abant'a yakın bir konumda yer alan Gazelle Resort yemyeşil bir meşe ormanının ortasında yer alıyor. Doğanın kalbinde olmayı seven ama lüksten vazgeçemeyenlere oldukça uygun bir konaklama seçeneği sunan Gazelle Resort'ta kış ortasında bile açık ve kapalı sıcak su havuzu keyfi yaşatan SPA, şömineli oturma alanları, tenis kortları, macera parkı, zipline ve çocuk oyun alanları da bulunuyor. Gazelle Resort hakkında detaylar, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Bolu Abant bölgesinde doğa içinde, şömineli ve modern bir otel arayanlar için güzel bir alternatif olan Abant Lotus Otel Abant yolu üzerinde, Bolu merkeze 16 km, Abant' a 15 km mesafede yer alıyor. Modern ve şık dekore edilmiş odalar, yanı başında akan dere, huzur veren doğa manzarası, taş duvarlar, odunlar ve şömine Abant Lotus'u oldukça çekici kılıyor. Abant Lotus aslında mütevazi ve içten bir aile işletmesi. Butikliği ve sakinliği Abant Bölgesi'ndeki oteller arasında ön plana çıkıyor. Burada dört mevsiin her biri ayrı güzel. Kış mevsiminde kar, yaz mevsiminde başınızı çevirdiğiniz her yer yemyeşil. Sonbaharda ise ormanların rengarenk görüntüsü huzur ve mutluluk veriyor. Abant Lotus hakkında detaylar, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbula-yakin-gezilecek-yerler-hobit-evler", "text": "Şehit Er Gökhan Hüseyinoğlu Sahil Parkı Darıca Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi'ne de çok yakın mesafede bulunuyor. Bu nedenle bu bölgeye gelmişken bir taşla iki kuş vurmayı da düşünebilirsiniz. Hobit Evler Darıca'da Şehit Er Gökhan Hüseyinoğlu Sahil Parkı içerisinde yer alıyor. İstanbul'dan toplu taşıma ile ulaşmak isteyenler için en pratik yol Marmaray hattını kullanmak. Marmaray'dan Gebze durağında indikten sonra 416 no'lu otobüsler ile parka ulaşmanız mümkün. İzmit'ten gelecek olanlar ise direkt gelen 502 no'lu otobüsler ile hobit evlere ulaşabilirler. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbula-yakin-luks-agac-evler-duru-deluxe-bungalov", "text": "İstanbul otobanı İznik çıkışına sadece 2.5 km uzaklıkta yer alan Duru Deluxe Bungalov Evler'e Osmangazi Köprüsü sayesinde Sapanca'dan bile daha kısa sürede ulaşılabiliyor. Tamamen korunaklı, size özel alan sunulan tesiste doğanın içerisinde bir tatil sizleri bekliyor. 7/24 güvenlikli Duru Deluxe Bungalov'da her evin kendine ait bahçe kullanım alanı ve havuzu bulunuyor. Konaklama fiyatına zengin serpme kahvaltı da dahil ediliyor. Her ev villa konseptinde ve 2 adet çift kişilik ayrı yatak odası bulunuyor. Ev içerisinde mutfak, mutfak içerisinde ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek mutfak eşyaları, Türk Kahve Makinesi, Elektrikli Çaycı, Elektrikli Ocak, Şampuan Duş Jeli, Havlu Seti, Mangal-Barbekü, Netflix, Wi-Fi, Akıllı TV, Klima, Aura Su Arıtma Cihazı ve İçme Suyu mevcut. Evcil hayvan kabul edilmiyor. İki yetişkinden sonra her bir yetişkin için 750 ücret alınmaktadır. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbula-yakin-modern-cadir-kamplari-glamping", "text": "Glamping İngilizce \"glamour\" ve \"camping\" kelimelerinin birleşmesinden oluşuyor. Bu konaklama formatına muhteşem doğa ile modernliğin ve lüksün buluşması diyebiliriz. Glampingde yaban hayatı ve doğayı tecrübe ederken konforunuzdan taviz vermenize gerek olmuyor. Glamping konaklama olanakların standart kampa göre daha lüks olduğu bir kamp deneyimi olarak tanımlanabilir. Kamp çadırınızı sizin kurmanız gerekmediği, çadırınızda size özel bir duş ve tuvaletin olduğu, uyku tulumu yerine yorgan kullandığınız, mat yerine çift kişilik ikiz yatakta yattığınız, doğanın içerisinde ama yalnız olmadığınız, bir sorununuz olduğunda sizinle iletişime geçebilecek birilerini bulabileceğiniz, kısaca çadır içerisinde butik otel konforu yaşayabileceğiniz sosyetik bir kampçılık deneyimi olarak da açıklamak mümkün. Glamping'in çadırların şekillerine göre Yurt Çadırı, Lotus Belle, Kubbe Çadır gibi çeşitleri var. Benzer şekilde lüks kamp deneyimi sunan karavan ve bungalovlar da glamping kategorisi içinde yer alıyor. büyük oteller, tatil köyleri çekiciliğini yitirmiş durumda. Gelir seviyesinden bağımsız olarak insanlar doğaya dönüş eğiliminde. Doğa ile en fazla yakınlaşma olanağı sunan bu tarz müstakil konaklama seçenekleri artık sırt çantalı gezginlerin tekelinden çıkıyor ve kamp konsepti salaştan lükse doğru çeşitlilik göstermeye başlıyor. Glamping de kampçılığın yüksek gelir servisindeki doğa sever tatilcilerin gözdesi konumuna geliyor. Büyükada'nın en sevilen plajlarından Yörük Ali Plajı'nın hemen yanı başında artık lüks çadır konaklaması deneyimi yaşayabileceğiniz yepyeni bir glamping tesisi bulunuyor. Her biri 2 kişilik kapasiteli bu glamping çadırlarının içerisinde duş ve jakuzi de yer alıyor. Glamping'te konaklayan misafirler Yörük Ali Plajı'ndan da ücretsiz yararlanıyor. Glamping tesislerinin büyük çoğunluğunun denizden uzakta olduğu düşünüldüğünde, plaja yürüş mesafesindeki bu tesis yaz aylarında diğerlerine göre ön plana çıkıyor. Glamping Büyükada Hakkında Detay Bilgiler ve Güncel Konaklama Ücretleri İçin tıklayın. İstanbul Pallet Glamping Şile Ulupetit köyünde, şırıl şırıl akan derelerin yemyeşil ağaçlarla buluştuğu ormanlık alanda yer alıyor. İstanbul'un en büyük glamping alanına sahip tesiste glamping çadır, deluxe oda, standart oda gibi konaklama seçenekleri bulunuyor. Konaklama yapan müşteriler için restoran ve barbekü alanı mevcut. Pallet Glamping'te orman içerisinde trekking, ücretsiz bisikletlerle orman içi bisiklet gezisi, açık hava sineması, yoga, kamp ateşinde sosyal oyun ve aktiviteler, ahşap ve heykel boyama etkinlikleri, müzik atölyesi, ücretsiz fidan ekimi gibi pek çok aktiviteye katılmanız mümkün. İstanbul Pallet Glamping İletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Bali'de tatil yapıyormuş hissi veren Sapanca River hakkındaki detaylar ve güncel fiyatlar için tıklayın. Benzerleri daha çok Kuzey Avrupa ülkelerinde görülen DOME GLAMPING yani kubbe çadırların Türkiye'deki ilk temsilcisi olan Hypno Sapanca Sapanca'da, İstanbuldere köyü yakınlarında yer alıyor. Hurma ve ceviz ağaçları ile dolu yemyeşil bir bahçe içinde, doğa ile içiçe olan tesiste 5 adet ısıtmalı çadır bulunuyor. İstanbul'a en yakın mesafede Glamping tatili imkanı sunan tesiste aynı zamanda restoran, SPA& Masaj salonu, şelale ve tarihi bir değirmen de mevcut. Her bir çadır çift kişilik yatak, oturma grubu ve küvetli bir banyodan oluşuyor. Kahvaltı servisi tesis bünyesindeki restoranda yapılıyor. Hypno Sapanca hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. GLAMPING konseptinin son temsilcilerinden biri olan Sapanca Dome ormanın içinde, her birinin önünde açık havada jakuzisi bulunan ve her türlü lüks detaya sahip çadırlarda unutulmaz bir tatil deneyimi sunuyor. Özellikle hafta sonları kısa tatil kaçamakları için çok uygun olan bu yeni nesil tatil anlayışı sadece romantik genç çiftlerin değil çocuklu ailelerin değil ilgisini çekiyor. Sapanca Dome'da birbirinden farklı 9 çadır konsepti bulunuyor. Sapanca Dome konaklama ücretleri, fotoğraflar ve iletişim bilgileri için tıklayın. Bolu Mudurnu Tavşansuyu köyüne 10 km mesafede yer alan Ala Glamping'de asırlık çamların arasında, tamamiyle doğanın sesiyle iç içe ve muhteşem Sülüklü Göl manzaralı glamping çadırınızda eşsiz bir deneyim sizi bekliyor. Ala Glamping'de canlı yaban hayatının içinde ama güvenli bir şekilde en huzurlu uykuya dalınıyor. Ala Glamping hakkında detay bilgiler, fotoğraflar ve konaklama ücreti için tıklayın. Longosphere Glamping Sahili, longoz ormanı ve gölleriyle muhteşem bir doğaya sahip olan Kırklareli'nin İğneada ilçesinde yer alıyor. İsmini bu ormanlarda almış 110 bin metrekarelik alana kurulu bu devasa tesiste 64 tane Sincap çadır ve 40 tane kaplumbağa çadırı bulunuyor. Longosphere Glamping detayları ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Bu sene hiçbiryere gidecemedik covid-19 tüm hayatımızı etkiledi inşallah 2021 senesinde buralardan en az 2 tanesine gitmek istiyorum teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbula-yakin-salincak-ve-kahvalti-keyfi-marangoz-bahce-kafe", "text": "Yuvacık Barajı'na nazır panoramik bir manzarada Sevgi, Empati, Saygı ve Hoşgörü isimli tahta masalarda keyifli bir hafta sonu kahvaltısı sunan Marangoz Bahçe Kafe, ünü kahvaltısını bile gölgede bırakmış salıncağı ile kitleleri kendine çekiyor. Enteresan bir şekilde sadece Influencerlar değil sıradan vatandaş bile Instagram'da paylaşacağı bir salıncak pozu için soluğu Marangoz Bahçe Kafe'de alıyor. Buraya ilgi o kadar yoğun ki kahvaltı için 2 hafta önceden rezervasyon yapmanız şiddetle tavsiye ediliyor. Marangoz Bahçe Kafe serpme kahvaltısında Güveçte Sucuklu Göz Yumurta ve Köy Peyniri, Domates soslu biber kızartması, Patates Kızartması, Sigara Böreği, Beyaz Peynir, Lokum Peynir, Kaşar Peynir, Tel Peynir, Portakal, Domates, Salatalık, Taze Yeşillik, Zeytin Salatası, Acıka, Siyah zeytin, Yeşil zeytin, Reçel, Bal, Tereyağı, Tahin Pekmez, Fıstık Kreması bulunuyor ve 1 termos çay ile birlikte 2emmuz 2023 itibariyle kişi başı 285 TL olarak ücretlendiriliyor. Ayrıca Patates Kızartması, Sigara Böreği, Haşlanmış Yumurta, Beyaz Peynir, Lokum Peynir, Taze Kaşar, Tel peynir, Domates, Salatalık, Taze Yeşillik, Acuka, Zeytin Salatası, Reçel, Tahin, Pekmez, Siyah Zeytin, Yeşil Zeytin, Portakal ve Kuru üzümden oluşan kahvaltı tabağı seçeneği de mevcut. 8 yaş ve altı çocuklar ücretsiz. Marangoz Bahçe Kafe'ye aracınızla Google Maps yardımı ile İstanbul Anadolu Yakası'ndan yaklaşık 1.5 saatte ulaşmanız mümkün. Otopark ücretsiz. Toplu taşıma ile gitmek isterseniz İzmit Merkez'den Yuvacık otobüslerine binip Yuvacık Merkez Camii'nde inip taksiyle ulaşım sağlayabilirsiniz. Salıncağa binmek için ücret talep edilmiyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-acik-havada-gezilecek-yerler", "text": "Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda 296 hektarlık bir orman parçası üzerinde kurulmuş olan Atatürk Arboretumu aslında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin, araştırma kurumlarının yapacakları bilimsel araştırmalara hizmet veriyor. Bunun yanı sıra doğaseverlerin de ziyaretine açık olan Arboretum, hafta sonları doğanın kollarına bırakmak isteyen İstanbullular için göl kenarında, yeşilin binbir tonunu bir arada görebileceğiniz, muhteşem instagram fotoları çekebileceğiniz, cennetten köşeler sunuyor. Atatürk Arboretumu nerede? Nasıl Gidilir? Giriş ücreti nedir? vb detaylar için tıklayın. Her yıl nisan ayında düzenlenen Lale festivalinin en muhteşem halini gözlemleyebileceğiniz Emirgan Korusu hafta sonu İstanbul'un kargaşasından kaçıp kendini doğanın kollarını bırakmak isteyen İstanbulluların tercih ettiği yeşillik ve ormanlık yerlerin başında geliyor. Emirgan Korusu ve Parkı'nda hem rengarenk çiçeklerle, özel motifeler işlenmiş ağaçlarla ve Boğaz manzarasıyla harika fotoğraflar çektirebilir, hem piknik yapabilir, hem de 3 adet köşkten birinde kahvaltı keyfi ya da diğer öğünlerde yeme içme keyfi yapabilirsiniz. Emirgan Korusu'na nasıl gidilir? Kahvaltı ücretleri nedir? vb. detaylar için tıklayın. Beşiktaş ile Ortaköy arasında yer alan, İstanbul merkezindeki en büyük koru olan Yıldız Parkı ziyaretçilerine şehir merkezinde, muhteşem bir doğa ve renk cümbüşü sunuyor. Çadır Köşkü, Malta Köşkü ve Kır Kahvesi'nde yeme içme molası verebileceğiniz gibi, Yıldız Parkı boyunca sıralanmış piknik masalarında ya da ağaçlar altındaki çim alanda piknik imkanı da bulunuyor. Yıldız Parkı'na hem Beşiktaş Ortaköy yolu üzerindeki Çırağan Sarayı'nın karşısından, hem de Balmumcu'dan Ortaköy'e doğru uzanan Palanga Caddesi üzerinden giriş yapılabilir. Yıldız Parkı'na yaya girişi ücretsiz, araç girişi için ücret alınıyor. Yıldız Parkı'na ulaşım ve kahvaltı fiyatları için tıklayın. İstanbul'da şehrin kaosundan doğaya kaçış noktalarından biri olan Göktürk Göleti Tabiat Parkı, Eyüp ilçesi'nde yer alıyor ve ismini tabiat parkının içerisinde yer alan Göktürk Göleti'nden alıyor. Meşe ve gürgen ağaçlarından oluşan ormanlık alanla çevrelenmiş gölet doğada huzur bulmayı sevenler için piknik, yürüyüş ve bisikletle gezi imkanı sunuyor. Göktürk Göleti Tabiat Parkı Nerede? Nasıl Gidilir ? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Şehir merkezinde denizi ve yeşil alanı içiçe bulabileceğiniz ender yerlerden biri olan Fenerbahçe Parkı hem Anadolu yakasında, hem de Avrupa yakasında oturanların toplu taşıma ile dahi kolayca ulaşabileceği bir lokasyonda bulunuyor. Üç tarafı denizle çevrili ormanlık bir alan içindeki Fenerbahçe Parkı'nda denize nazır çimenlere yayılabilir, yine deniz manzaralı tahta masalarda piknik yapabilir ya da park bünyesindeki kafelerden faydalanabilirsiniz. Hafta sonu açık büfe kahvaltı severler için Cafe Romantika oldukça keyifli bir seçenek. Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde, Kanlıca yakınlarındaki Çubuklu Korusu'nun içerisinde bulunan Hidiv Kasrı, her biri künyeli ve soy kütüğüne sahip ağaçlarla kaplı geniş bir koruluğa ve koru içinde güzel bir koşu ve yürüyüş yoluna sahip. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında muhteşem görseller sunan bu korulukta güzel bir doğa yürüyüşü yapabilir, Hidiv Kasrı'nda hafta sonu sunulan açık büfe kahvaltı ile kasrın tarihi dokusunun, bahçesindeki sincapların, cıvıl cıvıl kuş seslerinin ve köşkün mevsimine göre lalelerle ve güllerle dolu bahçesinin tadını çıkarabilirsiniz. Hidiv Kasrı ulaşım ve kahvaltı detayları için tıklayın. Belgrad Ormanı'ndaki 9 tabiat parkından biri olan Ayvat Bendi Tabiat Parkı İstanbul Eyüp İlçesi sınırlarındaki Kemerburgaz'da yer alıyor. Adını Ayvat Deresi üzerinde kurulmuş olan tarihi bentten almış olan park, özellikle bu bent etrafında muhteşem görseller, instagramlık fotolar sunuyor. Ayvat Bendi Tabit Parkı hakkında bilgiler ve giriş ücreti için tıklayın. Sarayburnu'ndan başlayarak Ortaköy'e kadar uzanan muhteşem bir İstanbul manzarasına sahip olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Fethipaşa Sosyal Tesisleri, aynı adla anılan tarihi korunun huzur dolu atmosferinde misafirlerini ağırlıyor. Yüzlerce bitki ve ağaç türlerini barındıran bu yemyeşil koruda bir zamanlar Türk edebiyatçı ve düşünürlerinden Cemil Meriç'i de ağırlayan konak, günümüzde Fethipaşa Sosyal Tesisleri adıyla Boğaz manzarası eşliğinde restoran ve kahvaltı hizmeti sunuyor. Oldukça merkezi olan Fethipaşa Korusu İstanbul'da doğa içinde ailece ya da arkadaşlarla vakit geçirmek istediğinizde kolaylıkla ulaşılabilecek bir lokasyona sahip. Koru özellikle lale ve erguvan zamanı muhteşem görseller sunuyor. Fethi Paşa Korusu ulaşım ve kahvaltı detayları için tıklayın. İstanbul Anadolu Yakası'nın en güzel korularından biri olan Kanlıca sırtlarındaki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de karşı kıyıda Ortaköy sahili, Rumeli Hisarı, İstinye Koyu'na kadar uzanan muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Çam ağaçlarının sizi hayat dolu kokusuyla karşıladığı Mihrabat Korusu'nda kafe, restoran, özel davet ve organizasyon alanları, geniş bir otopark ve çocuk parkları bulunuyor. Mihrabat Korusu Nerede? Nasıl Gidilir? Kahvaltı Detayları Nedir? tıklayın. Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Ihlamur, kestane, gürgen, kavak, çınar, şimşir, akasya, meşe, ceviz ve kızılağaç gibi envai çeşit ağaçları ile Avrupa yakasının kalbinde temiz hava alabileceğiniz eşsiz bir ortam sunan Maçka Demokrasi Parkı adeta İstanbul'un Central Park'ı. Maçka Parkı'nda koşu ya da yürüyüş yapabilir, süs havuzlarının keyfini sürebilir, köpeğinizi gezdirebilir, çimlere uzanıp piknik yapabilir, çocuğunuzla çocuk parklarından faydalanabilir, bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Bu park bünyesindeki Küçükçiftlik Parkı'nda sıkça düzenlenen konserlerden birine katılmak da parkın havasını soluyabilmek için farklı bir alternatif. İstanbul Teknik Üniversitesi'nin iki kampüsünü birbirine bağlayarak Maçka -Taşkışla Teleferik hattına binerek, Maçka Demokrasi Parkı'nı kuşbakışı olarak izlemek de mümkün. Anadolu Yakasındaki Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı'nın Avrupa yakasındaki bir benzeri olan Bakırköy Botanik Parkı'nda farklı bitki gruplarından oluşan 11 adet tematik bahçe, yüzlerce çeşit ağaç, çocuk oyun alanları, heykeller, doğal gölet, süs havuzları, göçmen kuşlar için yapılmış bekleme alanları, piknik alanları ve sosyal tesisler bulunuyor. Bakırköy Botanik Parkı Türkiye'nin en yüksek oyun kulelerine de ev sahipliği yapıyor. Su parkı ve oyun ekipmanları, tematik bahçeler, şifalı bitkiler, mutfak ve bahçe bitkilerinin gruplanmış olduğu kısımlar çocuklar ve büyükler için hem eğlenmeyi hem de bilgi edinmeyi amaçlıyor. Bakırköy Botanik Parkı nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? vb. detaylar için tıklayın. Çekmeköy Taşdelen mevkiinde, şehirden çok da uzaklaşmadan orman havası alabileceğiniz, tahta masalarda ister kahvaltı pikniği yapabileceğiniz, isterseniz de kendi mangalınızı yakabileceğiniz sayfiye yeri. Adını Taşdelen kaynak sularından alan Meşe, Kayın ve Göknar ağaçlarıyla kaplı mesire alanı, 2000 dönüm kadar geniş bir alana yayıldığı ve masalar birbirine uzak yerleştirildiği için insanlarla iç içe olma sorunu yaşanmıyor. Doğa ile iç içe olmayı seven aileler için İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra, Polonezköy tabelalarını takip ederek ulaşılabilen bu köyde ormanda güzel bir yürüyüş sonrasında ister Polonezköy'de kahvaltı edebilir, mekandan etinizi, salatanızı, patatesinizi alıp, hazırladıkları mangalda kendiniz pişirip kendiniz yiyebilir, çimlere ya da hamaklara yayılıp güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Polonezköy Kahvaltı Mekanları ve Fiyatları için tıklayın. Şile Karamandere Köyü'nde yer alan Saklıgöl yolu üzerindeki bahçelerde köylülerin satışını yaptığı gözlemelerin tadına bakmak ve Saklıgöl'e ulaşıp göl etrafında yürüyüş yapmak oldukça keyifli bir hafta sonu alternatifi. Güzel manzaralar eşliğinde yapılan yolculuk sonrası ulaşılan, ormanın içine saklanmış bu gölün manzarası gerçekten etkileyici. Buradaki tek tesis olan Saklıgöl Kafe'de de isterseniz restoran servisinden faydalanabilir, isterseniz masa ve mangal kiralayabilirsiniz. Şile ve Saklıgöl gezi detayları için tıklayın. İstanbul'da açık havada yapılacak geziler dendiğinde akla ilk olarak ormanlık alanlar gelse de her yanı denizle çevrili şehirde yürüyüş yapacak pek çok sahil bulunuyor. Kumsal olan kıyılar ise boğaz kıyısındaki yürüyüş alanlarına göre çok daha sakin oluyor. Anadolu yakasında oturanların yürüyüş ve piknik için sıkça tercih ettiği alanların başında nezih bir kitleye sahip Suadiye ve Caddebostan sahilleri geliyor. Kumsalda yürüyüş yapmak, piknik örtünüze ya da katlanır sandalyenize kurulup termosla getirdiğiniz çayınızı yudumlamak oldukça keyifli oluyor. Yeşil ile içiçe olmak da güzel ama deniz kıyısında olmak insana bambaşka bir huzur veriyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-acik-havada-yapilacak-aktiviteler", "text": "Koronavirüs salgının etkisiyle son dönemde mümkün mertebe evde kalmayı tercih etsek de zaman zaman evde bunalıp gezme ihtiyacı duyuyoruz. Dışarı çıktığımızda da virüsün yayılma hızının çok olduğu kapalı ve kalabalık alanlardan ziyade açık ve tenha alanlara gitmeye gayret ediyoruz. Bu yazımda sizlere İstanbul'da çocuklu veya çocuksuz açık havada gezebileceğiniz yerler, yapılabilecek aktivitelerden bahsetmek istiyorum. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği Minyatür Eserler Parkı ve dev bir Açık Hava Müzesi olan Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Haliç'e kadar gelmişten eski İstanbul ruhunu yaşatan semtlerden Eyüp'ü ve Osmanlı'nın İstanbul'a bıraktığı en büyük miraslardan biri olan Eyüp Sultan Camii'ni ziyaret edebilirsiniz. Tarihi Eyüp Sultan Güveççisi'nde bir çeşit kıymalı pide olan Eyüp güveçlerini yiyip buradan Pierre Loti Tepesi'ne çıkabilirsiniz. Tarihi Pierre Loti Kahvesi'nde Haliç manzarasına karşı salebinizi ya da Türk kahvenizi yudumlamak da İstanbul'da yapılacak en güzel aktivitelerden biri. İstanbul dediğinizde ilk akla gelen manzara, Ortaköy Camisi'ni ve Boğaz Köprüsü'nü de içine alan aşağıdaki fotoğraftaki manzara. Ortaköy girişinde sıra sıra dizilmiş kumpircilerden sevdiğiniz malzemelerle hazırlanmış kumpirinizi alıp bu manzaraya nazır banklarda oturmak ve kumpirinizi kaşıklamak İstanbul'da yapılacak aktivitelerin olmazsa olmazlarından biri. Bu bölgedeki kafelerde tavla oynarken çayınızı yudumlamak, ya da yemci amcadan 1 TL'ye yem alıp meydandaki güvercinleri beslemek de oldukça keyifli. Beşiktaş ile Ortaköy arasında yer alan, İstanbul merkezindeki en büyük koru olan Yıldız Parkı ziyaretçilerine şehir merkezinde, muhteşem bir doğa ve renk cümbüşü sunuyor. Çadır Köşkü, Malta Köşkü ve Kır Kahvesi'nde yeme içme molası verebileceğiniz gibi, Yıldız Parkı boyunca sıralanmış piknik masalarında ya da ağaçlar altındaki çim alanda piknik imkanı da bulunuyor. Yıldız Parkı'na hem Beşiktaş Ortaköy yolu üzerindeki Çırağan Sarayı'nın karşısından, hem de Balmumcu'dan Ortaköy'e doğru uzanan Palanga Caddesi üzerinden giriş yapılabilir. Yıldız Parkı'na yaya girişi ücretsiz, araç girişi için ücret alınıyor. Yıldız Parkı'na ulaşım ve kahvaltı fiyatları için tıklayın. İstanbul Boğazı kenarındaki en keyifli yürüyüş rotasına sahip Kuruçeşme-Arnavutköy-Bebek-Rumeli Hisarı hattını yaklaşık 1 saatte yürüyebilir, İstanbul Boğazı'nın keyfini maksimum şekilde çıkarabilirsiniz. Yürüyüş boyunca yine Boğaz'a sıfır olarak konumlandırılmış İstanbul'da görülecek en güzel yerlerden Kuruçeşme Parkı ve Bebek Parkı'nda mola verebilirsiniz. Bebek Parkı molası öncesi minicik bir dükkanda hizmet veren Bebek'in meşhur mini dondurmacısından dondurma almayı unutmayın. Yine Bebek merkezde ünlü görme garantili Bebek Kahve'de bir çay, kahve içmek de diğer bir alternatif. İstanbul'da şehrin kaosundan doğaya kaçış noktalarından biri olan Göktürk Göleti Tabiat Parkı, Eyüp ilçesi'nde yer alıyor ve ismini tabiat parkının içerisinde yer alan Göktürk Göleti'nden alıyor. Meşe ve gürgen ağaçlarından oluşan ormanlık alanla çevrelenmiş gölet doğada huzur bulmayı sevenler için piknik, yürüyüş ve bisikletle gezi imkanı sunuyor. Göktürk Göleti Tabiat Parkı Nerede? Nasıl Gidilir ? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Özellikle Lale zamanı olan Nisan ve Mayıs döneminde Emirgan Korusu'nu gezmek İstanbul'da yapılacak görsel anlamda en büyüleyici aktivitelerden biri. Emirgan korusu hafta sonu İstanbul'un kargaşasından kaçıp kendini doğanın kollarını bırakmak isteyen İstanbulluların tercih ettiği yeşillik ve ormanlık yerlerin başında geliyor. Emirgan Korusu ve Parkı'nda hem rengarenk çiçeklerle, mevsiminde lalelerle, özel motifler işlenmiş ağaçlarla ve Boğaz manzarasıyla harika fotoğraflar çektirebilir, ister piknik yapabilir, ister Sarı Köşk'te kahvaltı keyfi yapabilirsiniz. Emirgan Korusu'na nasıl gidilir? Kahvaltı ücretleri nedir? vb. detaylar için tıklayın. Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda 296 hektarlık bir orman parçası üzerinde kurulmuş olan Atatürk Arboretumu aslında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin, araştırma kurumlarının yapacakları bilimsel araştırmalara hizmet veriyor. Bunun yanı sıra doğaseverlerin de ziyaretine açık olan Arboretum, hafta sonları doğanın kollarına bırakmak isteyen İstanbullular için göl kenarında, yeşilin binbir tonunu bir arada görebileceğiniz, muhteşem instagram fotoları çekebileceğiniz, cennetten köşeler sunuyor. Atatürk Arboretumu nerede? Nasıl Gidilir? Giriş ücreti nedir? vb detaylar için tıklayın. Avrupa yakası ile Anadolu yakasını birbirine bağlayan İstanbul Boğazı'nın orta yerindeki konumuyla Kız Kulesi İstanbul'un en önemli simgelerinden biri. Hem restoran hem de müze olarak işletilen Kız Kulesi'ne dilerseniz Salacak'tan 15 dakikada bir kalkan teknelerle ulaşabilirsiniz. Diğer keyifli bir seçenek ise Salacak'ta merdivenlere konumlandırılmış kafelerde Kız Kulesi manzarasına nazır simit çay keyfi yapmak. İstanbul'un en nezih bölgelerinden Bağdat Caddesi'nin sahil kesimindeki Caddebostan'dan Fenerbahçe'ye kadar çok güzel bir sahil düzenlemesine sahip. Bu bölgede hafta sonları piknik örtünüzü, katlanır sandalyenizi alıp günün her saati keyifli bir piknik yapabilirsiniz. Yoros Kalesi ve Anadolu Kavağı gezisi İstanbul Anadolu yakasında keyifle yapılacak aktivitelerden biri. Yoros Kalesi'ni gezip tepeden boğazı izledikten sonra Kale'den Kavak'a doğru uzanan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış Yoros Kafe'de panoramik manzara eşliğinde kahvaltı edebilir, tahta salıncaklara binebilir, üzerine Kavak'ta dondurma, lokma veya waffle keyfi yapabilirsiniz. İstanbul Anadolu Yakası'nın en güzel korularından biri olan Kanlıca sırtlarındaki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de karşı kıyıda Ortaköy sahili, Rumeli Hisarı, İstinye Koyu'na kadar uzanan muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Çam ağaçlarının sizi hayat dolu kokusuyla karşıladığı Mihrabat Korusu'nda keyifli bir kahvaltı sunuluyor. Mihrabat Korusu Nerede? Nasıl Gidilir? Kahvaltı Detayları Nedir? tıklayın. Anadolu Yakası'nın Boğaz kıyısındaki tarihi semtlerinden Kanlıca'da yoğurt yemek de İstanbul'da yapılacak en geleneksel aktivitelerden biri. Kanlıca İskelesi'nin hemen yanındaki çay bahçesinde sipariş verebileceğiniz Kanlıca yoğurdu orijinal haliyle yanında pudra şekeri ile servis ediliyor. Kanlıca yoğurdunun ayrıca ballı, reçelli ve pekmezli çeşitleri de bulunuyor. Çengelköy dendiğinde ilk akla gelen yer boğaz ile iç içe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Çengelköy'ün diğer bir meşhuru olan ve artık tüm Türkiye'de şubeleri bulunan Çengelköy Börekçisi'nden börek alıp Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi'nde çay ve Boğaz manzarası eşliğinde börek yemek oldukça keyifli. Çengelköy börekçisinin tam buğday unlu cevizli peynirli böreği en lezzetli olanlarından biri. İstanbul'da yapılacak en güzel aktiviteler dendiğinde aklımıza ilk gelenlerden, bizde İstanbul'da değilmişiz hissi uyandıran vazgeçilmez destinasyonumuz BÜYÜKADA. Büyükada'ya günübirlik Kadıköy, Bostancı, Eminönü ya da Beşiktaş'tan kalkan vapur ya da motorlar ile ulaşabilir, vardıktan sonra Prinkipo'dan dondurma alarak geziye başlayabilir, çarşı içinden faytona binebilir ya da bizim tercih ettiğimiz gibi bisiklet kiralayıp Küçük Tur yoluna koyulabilirsiniz. Küçük çocuklu aileler için çocuk koltuklu kiralık bisiklet seçenekleri de mevcut. Adanın muhteşem güzellikteki evlerinin önünden geçerken kendinizi geçmişe ışınlanmış gibi hissetmeniz mümkün."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-bungalov-evlerde-konaklama-kulindag", "text": "Yıllardır İstanbulluların hafta sonunda orman içinde kahvaltı keyfi yapmak için tercih ettikleri Kulindağ son dönemde pandemi sebebiyle bungalov evlerde konaklama seçeneği ile ön plana çıkıyor. Sapanca bölgesinde yoğunlaşan bungalov evler kadar lüks olmasa da İstanbul'dan belediye otobüsü ile bile ulaşılabilir olması Kulindağ bungalov evleri oldukça cazip kılıyor. Beykoz'a bağlı Mahmut Şevket Paşa köyünde yer alan Kulindağ, orman içinde, devasa ağaçlar arasındaki 6 sevimli bungalov evden ve dev teraslı bir restorandan oluşuyor. Açık büfe kahvaltısı özellikle sevilen mekanda pandemi döneminde kahvaltı sadece bungalov evlerde konaklayan müşterilere sunuluyor. Kokorot, Cimbar, Eznevit, Alaca, Sıyırma, Kızıldağ olmak üzere Aladağ'ın zirve isimlerinden oluşan 6 tane bungalov eve isimleri bulundukları yüksekliğe göre verilmiş. Her bungalov tek bir oda ve banyodan oluşuyor. Odalarda yatak, dolap, radyatör, vantilatör, havlu, şampuan, sabun, tuvalet kağıdı var, ısıtma merkezi sistemle sağlanıyor. TV, mutfak, minibar, buzdolabı ve klima bulunmuyor. Odalarda sigara içilmiyor, konaklamalarda 9 yaş altı misafirler kabul edilmiyor. İki kişi kalındığında toplam fiyat, kahvaltılar dahil 2200 TL, 3 kişi kaldığında toplam fiyat, kahvaltılar dahil 2910 TL, tek kişi kaldığında fiyat, kahvaltı dahil 1780 TL. İki kişi kalındığında toplam fiyat, kahvaltılar dahil 1500 TL, 3 kişi kaldığında toplam fiyat, kahvaltılar dahil 2230 TL, tek kişi kaldığında fiyat, kahvaltı dahil 1350 TL. Öğle ve akşam yemekleri fiyatlara dahil değil, menüden alakart olarak seçiliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-cocukla-gezilecek-cocuklara-uygun-muzeler", "text": "1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde çocuklarınız ile birlikte nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, klasik arabaları inceleyebilir, Renkli Matematik Dünyası bölümündeki interaktif deney setleri ile eğlenebilirsiniz. İstanbul'da çocukla gezilecek, çocuklara uygun müzeler listemizin ilki, Şimdiye dek yaşadıklarınızdan çok daha büyük, çok daha iyi ve çok daha büyüleyici bir serüvene hazır mısınız? Bir dizi yeni ve keşfedilmemiş illüzyon ile sayesinde son derece büyüleyici görsel, duyusal ve eğitsel bir deneyim yaşatmak için İstanbul İllüzyonlar Müzesi sizleri ve çocuklarınızı bekliyor. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Miniatürk nerede, nasıl gidilir, giriş ücreti nedir vb. detaylar ve bizim Miniatürk maceramız için tıklayın. İstanbul'da çocukla gidilecek, çocuklara uygun müzeler listemizdeki Pelit Çikolataları Üretim Tesisleri bünyesinde yer alan Pelit Çikolata Müzesi dünya sanatının baş yapıtlarını, masal kahramanlarını, ünlü efsanelerin heykellerini tamamını çikolatadan hazırlayıp çikolata ve sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Çikolata şelalelerinin arasında dolaşmak, çikolata kokusunu solumak hem büyükler hem çocuklar için çok keyifli oluyor. Pelit Çikolata Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti nedir? vb. detaylar için tıklayın. Anadolu yakasının yeni yeme içme ve eğlence merkezi Ataşehir WATERGARDEN AVM İstanbul'un önde gelen restoranlarının yanı sıra bünyesinde interaktif ve eğlenceli bir yolculuk imkanı sunan Motivasyon Müzesi'ni de barındırıyor. Hem yetişkinlerin hem gençlerin hem de çocukların gezerken eğlenebileceği bu sıra dışı müze motivasyona ihtiyacımız olan şu günlerde yüzümüzü gülümsetiyor. Teknolojiyi, hayalleri ve tasarımı motivasyon konsepti ile birleştiren Motivasyon Müzesi, ziyaretçilerini daha önce hiç deneyimlemedikleri bir serüvene çıkartıyor. 7 ayrı bölümden oluşan müzede dev top havuzu, sanal gerçeklik teknolojileri, selfie alanları, sihirli orman, illüzyon odası ve dijital grafiti gibi konseptlerin yer aldığı bambaşka bir dünya yer alıyor. İstanbul Motivasyon Müzesi Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? Tıklayın. Domates Biber Patlıcan, Arkadaşım Eşek, Süper Babaanne gibi şarkılarıyla ve ADAM OLACAK ÇOCUK yarışması ile çocukluğumuza damga vurmuş ünlü sanatçı Barış Manço'nun yaşadığı ve eserlerini ürettiği, Kadıköy Moda'daki evi müze haline getirilmiş. 'Bir insandan en son ne zaman bahsedilmekten vazgeçilirse, o insan o zaman ölmüştür.' diyen Manço'nun müze evinde Kadıköy Belediyesi tarafından Barış Manço dendiğinde akla gelecek pek çok detay bir araya toplanmış. Ülkemizin ilk ve tek, dünyanın ise 22 uçurtma müzesinden biri olan Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi çocuklarla sıra dışı bir müze deneyimi yaşamak isteyenleri bekliyor. Çocuklarınız atölye çalışmalarına katıldığı takdirde, ellerinde uçurulmaya hazır bir uçurtma ile müzeden ayrılıyor. Sizi çocukluğunuza ışınlayan, çocuklarınıza da sizin hatta sizin de büyüklerinizin oynadığı oyuncakları tanıtan İstanbul Oyuncak Müzesi'ni şair ve yazar Sunay Akın 23 Nisan 2005 yılında, 20 yılda 40'ı aşkın ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurmuş. 1700'lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en güzel örneklerinin sergilendiği İstanbul'da çocukla gezilecek, çocuklara uygun müzeler listemizin 6. sı olan müze Göztepe'de bulunan tarihi bir köşkte konumlandırılmış. İstanbul Oyuncak Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? vb detaylar için tıklayın. Madame Tussauds'nun İstiklal Caddesi'ndeki merkezini ziyaret sırasında çocuklar Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan gibi tarihi figürler hakkında bilgi alırken Mozart'ın piyanosunda kendi müziklerini çalıp, Yaşar Kemal'in koltuğunda yazar ile karşı karşıya geliyorlar. Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shek'ten Hollywood yıldızlarına pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulan çocuklar yıldızlara dokunmanın heyecanını yaşıyorlar. Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? vb. detaylar için tıklayın. Dolmabahçe Sarayı Beşiktaş ile Kabataş arasında, Boğaz kıyısında, 250 bin metrekarelik bir alanda yer alan Dolmabahçe Sarayı İstanbul'da çocuklara uygun müzeler arasında yer alıyor. Osmanlı döneminde yaptırılmış olan sarayın en önemli özelliği Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanması ve Ulu Önder Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmesi. Bu anlamda Dolmabahçe Sarayı hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki saray yaşamını gözler önüne sermesi, hem de Atatürk'ün son zamanlarını geçirdiği evi olması nedeniyle İlk ve orta öğretim çağındaki çocukların oldukça ilgisini çekiyor. Dolmabahçe Sarayı giriş ücreti, ziyaret saatleri vb. bilgiler için tıklayınız. Türkiye'nin denizcilik alanında en büyük müzesi olan İstanbul Deniz Müzesi Çocuklarla hafta sonu keyifle ziyaret edebileceğiniz müzelerden biri. içerdiği koleksiyon çeşitliliği açısından dünyanın sayılı müzelerinden olan Deniz Müzesi Türkiye'de kurulan ilk askeri müze olarak da biliniyor. Toplam 3 kata yayılmış müzede saltanat kayıkları, bahriyeli kıyafetleri, el yazmaları, gemi modelleri, sancaklar, haritalar, tablolar, tuğralar ve armalar, kadırgalar, seyir aletleri, gemi baş figürleri ile silahlar sergileniyor. Girişte ayrıca çocuklar için eğitici oyun alanı ve hediyelik eşya bölümü de yer alıyor. İstanbul Deniz Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Yerebatan Sarnıcı ulaşım ve giriş ücreti detayları için tıklayın. Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi Roma imparatorluğu, Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu, Kurtuluş Savaşı,1. ve 2. Dünya Savaşı, Körfez Savaşı gibi, dünya tarihine etki eden medeniyet ve olaylara ait askeri ve tarihi eserlerin Dünya'da ilk ve tek sergileme tekniği ile hem çocuklar hem büyüklerle buluştuğu çok özel bir müze. Hisar Canlı Tarih Müzesi'nde neler var? Nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? tıklayın. Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde bulunan, Türkiye'nin ilk panoramik müzesi Panorama 1453 Tarih Müzesi'nde top sesleri, mehter müziği ve Osmanlı atlarının kişnemelerinin efekt olarak kullanıldığı muhteşem görseller sunan bir fetih şöleni sizleri bekliyor. Panorama 1453 Tarih Müzesi'nde büyük bir odanın içinde, kilometrelerce uzaklıktaki İstanbul surlarında İstanbul'un fethini izlenebiliyor. Müze sergilenen masal tadındaki görsel şölen sebebiyle yetişkinler kadar çocuklar için de oldukça ilgi çekici. Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde yer aldığı için müze gezisi sonunda parktaki oyun alanlarında çocuklara keyifli vakit geçirmek de mümkün. Panorama 1453 Tarih Müzesi nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? öğrenmek için tıklayın. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi zengin koleksiyonu, kabul ettiği kapsamlı uluslararası geçici sergileri, konservasyon birimleri, çocuklar ve yetişkinler için farklı eğitim programları, yapılan çeşitli konser, konferans ve seminerleriyle çok yönlü bir müzecilik ortamı sunuyor. Sakıp Sabancı Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? vb. detaylar için tıklayın. Yeşilçam'ın eski ihtişamlı günlerinin simgesi Tarihi Atlas Sineması'nın yeniden açılmasıyla birlikte İstanbul Türkiye'nin en kapsamlı sinema müzesine de kavuştu. Modern müzecilik anlayışına uygun olarak dizayn edilmiş İstanbul Sinema Müzesi İnteraktif Dijital Müze, Sinema Tarihi Müzesi, Sanat Galerisi ve Çalışma Alanları olmak üzere 4 farklı bölümden oluşuyor. 3 katlı müzede özel koleksiyonlar, dünya sineması tarihine ilişkin bilgi ve belgelerin yanı sıra Türk sinemasından baş yapıtlar sinemaseverler için sergileniyor. İstanbul Sinema Müzesi Nerede? Müzede Neler Var? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-cocuklarla-hafta-sonu-gidilecek-yerler", "text": "Hafta sonu geldiğinde, çocuklarla birlikte her zaman yaptıklarımızdan farklı aktiviteler yapmak, yeni yerler keşfetmek hem bizi hem çocuklarımızı mutlu ediyor olsa da çoğu zaman çocuklarla gidilecek farkı yerler bulmak konusunda zorlanıyoruz. \"Çocuklarımla hafta sonu ailece nereye gidebilirim?\" sorusu her daim kafamızı kurcalıyor. İşte bu yazımda sizlere Vialand, Darıca Hayvanat Bahçesi, Rahmi Koç Müzesi, İstanbul Akvaryum, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, Kidzania, Miniatürk, Snowpark, Atatürk Arboretumu, Barış Manço Müzesi, Uçurtma Müzesi, Viasea Akvaryum, Kelebek Çiftliği, Oyuncak Müzesi, Balmumu Heykel Müzesi, Jurassic Land, Legoland ve Pelit Çikolata Müzesi gibi pek çok eğlenceli ve eğitici yere nasıl gidebileceğinizi ve güncel giriş ücretlerini aktarıyorum. Yerli Disneyland olarak da bilinen Türkiye'nin ilk tema park konseptine sahip VIALAND, aslında sadece bir eğlence parkı değil, Tema Park'ı, AVM, otel ve gösteri merkeziyle birleştiren 600 bin m2'lik bir alanda konumlandırılmış ilk alışveriş, eğlence ve yaşam kompleksi. Hafta sonu çocuklarla gidilecek eğlenceli yerlerin başında gelen Vialand içerisinde her yaş grubuna özel otuzdan fazla eğlence ünitesi mevcut. Bunlardan en iddialısı 110 km hızla raylarda ilerleyen ve Avrupa'nın en iyi 4. roller coaster'ı seçilen Nefeskesen, 50 metreden adrenalin dolu bir iniş yaşatan Adalet Kulesi, Maceraperest, King Kong, Viking gibi heyecanı ve adrenalini doruklarda yaşamayı vadeden ünitelerin yanında Yaban Arısı, Savana ve 360 Plus gibi sevilen yeni eğlence üniteleri de yer alıyor. Şimdiye dek yaşadıklarınızdan çok daha büyük, çok daha iyi ve çok daha büyüleyici bir serüvene hazır mısınız? Tepetaklak Oda, Vortex Tüneli, Sonsuzluk Odası, Tabaktaki Kafa ve Klon Masa gibi bir dizi yeni ve keşfedilmemiş illüzyon ile sayesinde son derece büyüleyici görsel, duyusal ve eğitsel bir deneyim yaşatmak için İstanbul İllüzyonlar Müzesi sizleri ve çocuklarınızı bekliyor. 1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde çocuklarınız ile birlikte nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, klasik arabaları inceleyebilir, Renkli Matematik Dünyası bölümündeki interaktif deney setleri ile eğlenebilirsiniz. Rahmi Koç Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? Tıklayın. Yepyeni bir akvaryum deneyimi Emaar Akvaryum & Sualtı Hayvanat Bahçesi'nde, Anadolu Yakası'nın yeni alışveriş merkezlerinden Emaar Square Mall'da çocukları bekliyor. Kayalık Kıyılar, Tünel Akvaryum, Denizanası Galerisi, Ormanlar, Nehirler ve Şelalaler, Penguen Adası, Timsah Krallığı ile 7 farklı tematik bölümden oluşan akvaryum ve sualtı hayvanat bahçesi 200 türden 20.000'in üzerinde deniz canlısı ve amfibiye ev sahipliği yapıyor. On bin metrekarelik bir alanda, sadece çocuklar için yaratılmış bir şehir düşünün. Çocukların gelecekte olmayı istedikleri meslekleri deneyimlemeleri için kurulmuş bu minik şehirde, çocuklar para ile alışverişi, ekip çalışmasını, temel yaşam becerilerini öğreniyor, geleceğe hazırlanıyorlar. Burada eğitim eğlence ile harmanlanıyor, çocuklar tiyatroyu, bankayı, hastaneyi, itfaiyeyi, polis karakolunu, gizli ajan eğitim merkezini ve havacılık akademisini içeren eğlenceli pek çok tesisi özgürce ziyaret edebiliyorlar. Torium AVM bünyesinde yer alan Türkiye'nin ilk kapalı kar eğlence merkezi Snowpark, 4 mevsim kesintisiz kayak ve kızak keyfi sunuyor. Her ayrıntısı özenle tasarlanan eğlence parkında, gerçek kar kullanılıyor. En düşük kar kalınlığı 50 cm olan Snowpark'ta kar keyfi maksimumda yaşanırken, kış sporları için de ideal bir ortam sağlanıyor. Anadolu yakasının yeni yeme içme ve eğlence merkezi Ataşehir WATERGARDEN AVM İstanbul'un önde gelen restoranlarının yanı sıra bünyesinde interaktif ve eğlenceli bir yolculuk imkanı sunan Motivasyon Müzesi'ni de barındırıyor. Hem yetişkinlerin hem gençlerin hem de çocukların gezerken eğlenebileceği bu sıra dışı müze motivasyona ihtiyacımız olan şu günlerde yüzümüzü gülümsetiyor. Teknolojiyi, hayalleri ve tasarımı motivasyon konsepti ile birleştiren Motivasyon Müzesi, ziyaretçilerini daha önce hiç deneyimlemedikleri bir serüvene çıkartıyor. 7 ayrı bölümden oluşan müzede dev top havuzu, sanal gerçeklik teknolojileri, selfie alanları, sihirli orman, illüzyon odası ve dijital grafiti gibi konseptlerin yer aldığı bambaşka bir dünya yer alıyor. İstanbul Motivasyon Müzesi Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? Tıklayın. Deniz seviyesinden 200 metre yüksekte, İstanbul'u 360 derecelik bir açıyla kuşbakışı izleyebileceğiniz ve 30 metrelik cam yolda adrenalin dolu anlar yaşayacağınız yepyeni bir deneyim SKYVIEW ve SKYWALK. Biri açık hava diğeri camekanla kaplı iki kattan oluşan SKY VIEW, Galata Köprüsü'nden Haliç'e, Adalar'dan Boğaz'a doğru 360 derecelik kesintisiz bir manzara sunuyor. Açık havadaki katta bulunan ve zemini tamamen cam olan 30 metrelik balkonda yürüyerek SKYWALK yapmak ve İstanbul'u kelimenin tam anlamıyla ayaklarınızın altında hissetmek hem sizin hem de çocuklarınız için sıra dışı bir deneyim oluyor. Skyview ve Skywalk Nerede? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Madame Tussauds'nun İstiklal Caddesi'ndeki merkezini ziyaret sırasında çocuklar Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan gibi tarihi figürler hakkında bilgi alırken Mozart'ın piyanosunda kendi müziklerini çalıp, Yaşar Kemal'in koltuğunda yazar ile karşı karşıya geliyorlar. Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shek'ten Hollywood yıldızlarına pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulan çocuklar yıldızlara dokunmanın heyecanını yaşıyorlar. Hayvanat bahçesi olmasının yanı sıra kuş cenneti ve botanik park da olarak da hizmet veren Darıca Hayvanat Bahçesi, diğer adıyla Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı her yaştan çocuğunuzla birlikte pek çok hayvan türünü görerek keyifle vakit geçireceğiniz bir yer. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği dev bir açık hava müzesi olan Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye Camii'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Forum İstanbul AVM'nin içerisinde 3000 m 'lik bir alanda konumlandırılmış LEGOLAND Discovery Centre İstanbul çocuklar eğlenirken öğrensin diyen ve onlarla birlikte eğlenceli bir gün geçirmek isteyen ebeveynlerin favori mekanları arasında yer alıyor. 2 milyon LEGO parçası ile hayallere sınır koymayan eğlence merkezi, yaratıcılığı ortaya çıkaran pek çok keyifli aktivite alanına sahip. Türkiye'nin orman içinde yer alan en büyük doğa ve macera parkı olan Forestanbul heyecan ve macera dolu bir gün geçireceğinizi garanti ediyor. Forestanbul yüksek ip parkuru, tırmanma duvarı, dev salıncak, zipline gibi aktivitelerle siz ve çocuklarınız için şehrin stresinden ve karmaşasından bir nebze uzaklaşarak, doğa ile uyum içerisinde spor yapma ve eğlenme fırsatı sunuyor. Pelit Çikolataları Üretim Tesisleri bünyesinde yer alan Pelit Çikolata Müzesi dünya sanatının baş yapıtlarını, masal kahramanlarını, ünlü efsanelerin heykellerini tamamını çikolatadan hazırlayıp çikolata ve sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Çikolata şelalelerinin arasında dolaşmak, çikolata kokusunu solumak hem büyükler hem çocuklar için çok keyifli oluyor. Türkiye'nin en kapsamlı aile eğlence merkezi HUPALUPA \"Hafta sonu ne yapsak?\" diye düşünen çocuklu aileler için yeni bir alternatif oluşturuyor. Trambolin Parkı, Eğlence Kulesi, Sünger Havuzu, Tırmanma Duvarı, Denge Parkuru, Çarpışan Arabalar ve Sanal Dünya gibi pek çok alana sahip Hupalupa, İstanbul Anadolu Yakası'nın kalbi Ataşehir'de yeni açılan Metropol Alışveriş Merkezi'nde yer alıyor. Son dönemde gitgide popülerleşen TERS EV konsepti Türkiye'nin dört bir yanına yayılıyor. İstanbul'da da Ataşehir, Metrocity AVM, Çatalca gibi pek çok semtte belirli bir ücret karşılığında ailece ziyaret edebileceğiniz pek çok ters ev bulunuyor. Her türlü ev eşyasının tavana ters olarak monte edildiği bu evlere girdiğiniz anda tavanda yürüme hissine kapılıyor, İnstagram'da arkadaşlarınızı şaşkına çevirebileceğiniz fotoğraflar çekilebiliyor. En beğenilen ters ev konseptlerinden biri olan TERS EVREN İSTANBUL da hafta sonları farklı bir aktivite yapmak isteyen gençleri, çocuklu çocuksuz pek çok aileyi ağırlıyor. Ters Evren İstanbul Nerede? İçinde Neler Var? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. Dolmabahçe Sarayı Beşiktaş ile Kabataş arasında, Boğaz kıyısında, 250 bin metrekarelik bir alanda yer alan Dolmabahçe Sarayı da İstanbul'da hafta sonu çocuklarla gidilecek yerler arasında yer alıyor. Osmanlı döneminde yaptırılmış olan sarayın en önemli özelliği Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanması ve Ulu Önder Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmesi. Bu anlamda Dolmabahçe Sarayı hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki saray yaşamını gözler önüne sermesi, hem de Atatürk'ün son zamanlarını geçirdiği evi olması nedeniyle İlk ve orta öğretim çağındaki çocukların oldukça ilgisini çekiyor. Birbirinden farklı balıkları keşfetmek, köpek balıklarını beslemek, helikopter turu yapmak ve amazon ormanlarında dolaşmaya ne dersiniz? O zaman sizi ve çocuklarınızı İstanbul Akvaryum'a alalım. Florya Şenlikköy'deki Aqua Florya AVM bünyesinde yer alan ve dünyanın en büyük tematik akvaryumu olan İstanbul Akvaryum'da yaklaşık 17 bin çeşit kara ve deniz canlısı, Amazon ormanlarını da içeren 18 farklı temada alan bulunuyor. İstanbul akvaryumu çocuklarınızla gezerken defalarca köpek balıkları ve vatozlarla burun buruna gelmeniz, kendinizi denizde dalış yapıyor gibi hissetmeniz mümkün. Dünyanın ilk iklim temalı akvaryumu olan ViaSea Akvaryum 'Anadolu Yakası'nda niye akvaryum yok? diyenlerin imdadına yetişiyor. Viasea Akvaryum'da farklı iklim kuşakları içerisinde yaşayan binlerce deniz altı canlısının yaşamlarını gözlemlenebiliyor. 47 farklı temalı sergide 12.000'in üzerinde deniz canlısı sizleri bekliyor. Boğaziçi'nin tarihine su altından bakarak, İstanbul'un en uzun su altı akvaryum tünelinde köpekbalıklarıyla dolu bir dünyanın kapıları sizler için aralanıyor. Alışveriş ve eğlence dünyasının adresi Viaport Marina'da açılan AslanPark 8 dönüm alan üzerinde kuruldu. Büyük kedilerin türlerine göre farklı üniteler barındıran AslanPark ekranlarda gördüğünüz aslanları çok yakından görme ve onları daha iyi tanıma fırsatı sunuyor. Aslan Park'ta yavruları sevme ve besleme deneyimi de yaşamanız mümkün. Yemyeşil bir orman ve çam ağaçları arasına saklanmış bir tesis olan Geyikli Turkcell Platinium Park'ta çocuk oyun alanı, off road, okçuluk, at binme gibi etkinlikler yapıp çocuklarınızla birlikte eğlenebileceğiz aktivite alanları bulunduruyor. Mekanda kışın ateşin başında, yazın ağaçların altında kahvaltı keyfi yapabileceğiniz oldukça doğa ile uyumlu bir dekorasyona sahip Geyikli Cafe Restoran da yer alıyor. Kahvaltıdan sonra ormanda geyikler eşliğinde yürüyüş yapmak, sevimli atlar Gofret ve Tysonla yanyana nefis İnstagram pozları almak Platinium Park'ın olmazsa olmazı. Geyikli Turkcell Platinium Park Giriş ve Kahvaltı Detayları ve Güncel Ücretleri için tıklayın. Dünyanın ilk 9 fonksiyonlu marina ve yaşam merkezi olma özelliğini taşıyan ve tamamı deniz üstünde tasarlanmış Viaport Marina bünyesinde yer alan Korsan Adası Tema Park, İstanbul Anadolu Yakası'nda, Tuzla'da konumlandırılmış. Her yaştan misafirlerine benzer bir eğlence deneyimi ve güzel bir gün geçirmeyi vaat eden Korsan Adası Tema Park'ta, dünyanın en heyecan verici roller coasterları arasında olan fenomen Red Fire ile birlikte toplam 28 ayrı eğlence ünitesi yer alıyor. Dünya standartlarında teknoloji kullanılarak tasarlanan Korsan Adası Tema Park, modern eğlence ünitelerinin yanı sıra klasik Türk lunapark kültürünü de yaşatıyor. Sizi çocukluğunuza ışınlayan, çocuklarınıza da sizin hatta sizin de büyüklerinizin oynadığı oyuncakları tanıtan İstanbul Oyuncak Müzesi'ni şair ve yazar Sunay Akın 23 Nisan 2005 yılında, 20 yılda 40'ı aşkın ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurmuş. 1700'lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en güzel örneklerinin sergilendiği müze Göztepe'de bulunan tarihi bir köşkte konumlandırılmış. İstanbul Avrupa yakası Bahçeşehir'de kapılarını açan Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi, içerisinde bulunan farklı konsept ve hizmetleri ile çocuk, genç ve yetişkinlere özel hizmetleri ile aile olarak da vakit geçirebileceğiniz keyifli bir mekan. Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi'nde Soft play, trambolin basket alanı, Atölye çalışmaları, Karaoke odaları, Kuaför atölye alanı, DVD Play station odası, Doğum günü partileri, Özel gün etkinlikleri, Kafe ve Kaçış odaları bulunuyor. Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi hakkında Detay Bilgiler için tıklayın. Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda bulunan Atatürk Arboretumu aslında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin, araştırma kurumlarının ve yerli, yabancı bilim adamlarının yapacakları incelemelere, bilimsel araştırmalara hizmet veriyor. Bunun yanı sıra doğaseverlerin de ziyaretine açık olan Arboretum, hafta sonları doğanın kollarına bırakmak isteyen İstanbullular için göl kenarında, çocuklarınızla yeşilin binbir tonunu bir arada görebileceğiniz, muhteşem instagram fotoları çekebileceğiniz, cennetten köşeler sunuyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Domates Biber Patlıcan, Arkadaşım Eşek, Süper Babaanne gibi şarkılarıyla ve ADAM OLACAK ÇOCUK yarışması ile çocukluğumuza damga vurmuş ünlü sanatçı Barış Manço'nun yaşadığı ve eserlerini ürettiği, Kadıköy Moda'daki evi müze haline getirilmiş. 'Bir insandan en son ne zaman bahsedilmekten vazgeçilirse, o insan o zaman ölmüştür.' diyen Manço'nun müze evinde Kadıköy Belediyesi tarafından Barış Manço dendiğinde akla gelecek pek çok detay bir araya toplanmış. Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi'nde 28 ülkeden toplanan yaklaşık 2500 adetlik farklı kültürlere ait geniş bir koleksiyon bulunuyor. 3 yaş itibari ile ziyaretçi kabul eden müzede, bünyesinde barındırdığı anaokulu öğretmenlerinden oluşan eğitimciler ile her yaş grubu muhatabının anlayacağı bir dil kullanarak rehberlik yapılıyor. Çocuklarınız atölye çalışmalarına katıldığı takdirde, ellerinde uçurulmaya hazır bir uçurtma ile müzeden ayrılıyor. Türkiye'nin denizcilik alanında en büyük müzesi olan İstanbul Deniz Müzesi Çocuklarla hafta sonu keyifle ziyaret edebileceğiniz müzelerden biri. içerdiği koleksiyon çeşitliliği açısından dünyanın sayılı müzelerinden olan Deniz Müzesi Türkiye'de kurulan ilk askeri müze olarak da biliniyor. Toplam 3 kata yayılmış müzede saltanat kayıkları, bahriyeli kıyafetleri, el yazmaları, gemi modelleri, sancaklar, haritalar, tablolar, tuğralar ve armalar, kadırgalar, seyir aletleri, gemi baş figürleri ile silahlar sergileniyor. Girişte ayrıca çocuklar için eğitici oyun alanı ve hediyelik eşya bölümü de yer alıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İstanbul Kelebek Çiftliği, Botanik Park içinde uçuşan tropikal kelebeklerin bulunduğu, çocuklarınızla birlikte hem kelebekleri tanıyıp hem de botanik parkın tadını çıkarabileceğiniz, ormanlarla çevrili 5 dönümlük yemyeşil bir alan. Emekli öğretmen Çiğdem Ünlü tarafından Beykoz'da kurulmuş olan Türkiye'nin ilk kelebek çiftliği sizi kelebeklerin bu bir günlük hikayelerine ortak olmaya davet ediyor. Ataşehir diye adlandırılan bina ormanında çölde vaha tadında bir mutluluk kaynağı Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi. İstanbul'da çocuklarla hafta sonu gidilecek yerler arasında ulaşılması en kolay yerlerden biri olan ve otoban bağlantı yolları arasındaki 8 ada üzerinde kurulmuş olan dev bahçeye Ataşehir'i Doğu Ataşehir'e bağlayan köprünün Doğu Ataşehir ayağındaki girişten ücretsiz olarak ulaşılabilmekte. Anadolu Yakasındaki Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı'nın Avrupa yakasındaki bir benzeri olan Bakırköy Botanik Parkı'nda farklı bitki gruplarından oluşan 11 adet tematik bahçe, yüzlerce çeşit ağaç, çocuk oyun alanları, heykeller, doğal gölet, süs havuzları, göçmen kuşlar için yapılmış bekleme alanları, piknik alanları ve sosyal tesisler bulunuyor. Bakırköy Botanik Parkı Türkiye'nin en yüksek oyun kulelerine de ev sahipliği yapıyor. Su parkı ve oyun ekipmanları, tematik bahçeler, şifalı bitkiler, mutfak ve bahçe bitkilerinin gruplanmış olduğu kısımlar çocuklar ve büyükler için hem eğlenmeyi hem de bilgi edinmeyi amaçlıyor. Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde bulunan,, Türkiye'nin ilk panoramik müzesi Panorama 1453 Tarih Müzesi'nde top sesleri, mehter müziği ve Osmanlı atlarının kişnemelerinin efekt olarak kullanıldığı muhteşem görseller sunan bir fetih şöleni sizleri bekliyor. Panorama 1453 Tarih Müzesi'nde büyük bir odanın içinde, kilometrelerce uzaklıktaki İstanbul surlarında İstanbul'un fethini izlenebiliyor. Müze sergilenen masal tadındaki görsel şölen sebebiyle yetişkinler kadar çocuklar için de oldukça ilgi çekici. Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde yer aldığı için müze gezisi sonunda parktaki oyun alanlarında çocuklara keyifli vakit geçirmek de mümkün. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi zengin koleksiyonu, kabul ettiği kapsamlı uluslararası geçici sergileri, konservasyon birimleri, çocuklar ve yetişkinler için farklı eğitim programları, yapılan çeşitli konser, konferans ve seminerleriyle çok yönlü bir müzecilik ortamı sunuyor. Pendik'teki Türkiye'nin outlet konseptli en büyük alışveriş merkezi olan Viaport AVM bünyesindeki Lunapark, indirimli alışveriş ile eğlenceyi birleştirmek isteyen çocuklu aileler için güzel bir seçenek oluşturuyor. Çarpışan arabalar ile çocukluğunuza dönebiliyor, Rocket ile adrenalin seviyenizi zorlayabiliyor, çuf çuf tren ile çocuklarınız ile neşeli vakit geçirebiliyorsunuz. Türkiye'nin en eğlenceli outleti Viaport Outlet Shopping, dev oyuncaklarıyla ziyaretçilerine keyifli dakikalar yaşatıyor. Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi Roma imparatorluğu, Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu, Kurtuluş Savaşı,1. ve 2. Dünya Savaşı, Körfez Savaşı gibi, dünya tarihine etki eden medeniyet ve olaylara ait askeri ve tarihi eserlerin Dünya'da ilk ve tek sergileme tekniği ile hem çocuklar hem büyüklerle buluştuğu çok özel bir müze. İstanbul'un tarihi sembolü sayılan, Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilmiş ve Cumhuriyet döneminde müze haline getirilerek kapıları halka açılmış olan Topkapı Sarayı'nı İstanbul'da çocuklarla gezilecek yerler listesine almamak olmaz. 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun 400 yıllık bölümü Topkapı Sarayı'ndan yönetilmiş olduğu için Saray tarihi anlamda büyük önem taşıyor. Topkapı Sarayı Müzesi'nde çocuklar için atölyeler de düzenleniyor. Türkiye'nin ilk ve Avrupa'nın en büyük kapalı temalı parkı Moipark dev salıncaklar, yüksek hızda seyreden mekikler, adrenalin dolu oyunlar, eğlence tünelleri, canlı sahne şovları, Türkiye'nin ilk ve tek korku konseptli oteli, hediye kazandıran ünitelerden oluşuyor. Avrupa'nın en büyük kapalı eğlence kolonisi MOİPARK 12.000 m2'lik, 2 katlı alanda yer alıyor. Alt katta 10 yaşın üzeri, üst katta ise 4-10 yaş arası çocuklar için eğlence dolu onlarca oyun, ünite ve salıncak yer alıyor. Türkiye'de spor tarihi ve kültürü adına ilk spor müzesi özelliğini taşıyan Beşiktaş JK Müzesi, yenilenerek, Şubat 2017'de ziyarete açıldı. Ülkemizin spor tarihine tanıklık eden Beşiktaş JK, 115 yıllık tarihini günümüz spor kültürüne kaynaklık etmek üzere hazırladığı çağdaş sergileri ile müze koleksiyonunu bilgi nesnesine dönüştürürken, ziyaretçi deneyimini esas alan uygulamaları ile konuklarını dijital dünyada keyifli bir yolculuğa çıkarmayı hedefliyor. Doğal çevresiyle birlikte 4 bin dönümlük alana yayılan ORMANYA Doğal Yaşam Parkı dünyanın üçüncü, Avrupa'nın ise en büyük doğal yaşam alanı olma özelliğine sahip. Ormanya Doğal Yaşam Parkı Hayvanat Bahçesi, Vahşi Yaşam Alanı, Yürüyüş ve Bisiklet Parkurları, Karavan ve Çadır Kamp Alanı, Doğa Okulu ve Yaban Hayatı Kurtarma Merkezi olmak üzere 6 ana bölgeden oluşuyor. Kocaeli İl sınırlarında yer alan Ormanya Doğam Yaşam Parkı Nerede? Nasıl Gidilir? Tıklayın. Darıca'da Şehit Er Gökhan Hüseyinoğlu Sahil Parkı içerisinde yer alan Hobbit köyünde farklı konseptlerde 15 tane hobit ev bulunuyor. Hobit evlerin dışında oyun parkları, piknik alanları, tenis, basket ve futbol alanlarınının da yer aldığı parka İstanbul Anadolu yakasından özel aracınızla yaklaşık 40 dakikada ulaşılıyor. Deniz kıyısındaki bu parkta sahil yolu ve 4 kilometrelik yürüyüş ve bisiklet parkuru da mevcut. Darıca Hobit Köyü hakkındaki detaylar ve giriş ücreti için tıklayın. İstanbul'da çocuklarla gezilebilecek bu 40 yeri, şehir dışından görmek için gelecek aileler İstanbul Esenler Otobüs Terminalini kullanabilirler. İstanbul Esenler Otogarında faaliyet gösteren tüm otobüs firmalarının iletişim bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Öncelikle paylaşım için teşekkür ederim. Anadolu yakasında ayrıca Speedcity var. Formula araçlarında yarışabiliyorlar. Oğlumun arkadaşının doğum günü münasebeti ile gitmiştik ve 6 yaşındaki oğlum Ralli simulatörünü rahatlıkla kullanabiliyor. Birlikte baba oğul ilk yarışımızı gerçekleştirdik. Herkese tavsiye ederim. Çok teşekkürler bu değerli site ve bilgilendirme için. İkizlerimiz ile bir çok yeri gezdik ama sitenizi ziyaret edince de listemize bir çok yeni yer ekledik. Fotoğraflar ile süsleyerek çok değerli açıklamalar yapmışsınız. Ancak biz de listenize bir yeni yer ekleyerek katkı sağlamak isteriz ; Çekmeköy Park Of İstanbul Hayvanat Bahçesi. Eminim inceleyip ziyaret ettiğinizde listenizin ilk sırasına yerleşecektir. Çocukların hayvanlar ile bire bir temas kurabildiği, yavru ayıları biberonlar ile besleyip, tavşanlara havuç yedirebileceği, hayvanların esaret altında tutulmasından ziyade rehabilite edildiği çok güzel bir hayvanat bahçesi. Merhaba bence listede çok önemli bir eksik var. Maslak 42'de Cartoon Network'ün çocuklar için çok güzel bir sergisi var. Çocuklar eğlenerek öğrenebiliyorlar. İnternet sitesinden inceleyebilirsiniz. Çok güzel ve yararlı bilgiler, elinize sağlık bir çoğundan haberim yoktu teşekkürler. Çok teşekkürler annemle anne kız gününde birçok yeri gezmeyi eğlenmeyi de unutamıyoruz ve tüm sorunlarımızdan kaçıyoruz. Anne kız gününde birsürü şey yapacağız herşey için çok teşekkürler."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-denize-girilecek-yerler-plaj-giris-ucretleri", "text": "İstanbul Avrupa yakasının Karadeniz'e açıldığı yerde bulunan Kilyos, İstanbul'a yakınlığı sebebiyle, hafta sonu denize girmek isteyen İstanbullular, özellikle Avrupa yakasındakiler için ilk aklına gelen destinasyonlardan. İstanbul'un en uzun ve en temiz sahil şeridi unvanına sahip Kilyos deyince ilk akla Kilyos Plajları geliyor. Kilyos'ta halk plajlarının yanı sıra beach club olarak isimlendirilen ve giriş ücreti ödeyerek girebileceğiniz pek çok plaj bulunuyor. Bu plajlarda yüzme, güneşlenme ve yeme içmenin yanı sıra deniz sörfü, uçurtma sörfü gibi su sporları imkanları da mevcut. Aşağıdaki listede Tırmata Beach, Milyos Beach, Uzunya Beach, Solar Beach, Burç Beach ve Baykuş Plajı gibi en popüler plajlar ve güncel giriş ücretleri yer alıyor. 1 TIRMATA BEACH5000 kişi kapasiteli plajı 3000 araçlık otoparkı ile Tırmata Beach Kilyos plajları arasında geniş alanı ile dikkata çekiyor. Plajdan faydalanacak olan misafirlerden en az birinin bayan olması zorunluluğu ile aile konseptini ön plana çıkarması Tırmata'yı diğer plajlardan bir adım öne çıkarıyor. Bünyesinde bulunan restoranın fiyatlarının çevredeki benzerlerinden uygun olması bu plajın diğer bir avantajı. . Tırmata Beach'in güncel giriş ücreti hafta içi nakit 190 TL/kredi kartı 240 TL, hafta sonu nakit 290 TL/kredi kartı 360 TL. 0-6 yaş arası 1 çocuk ücretsiz. 7-12 yaş arası çocuk ücreti %50 indirimli. Fiyata şezlong, şemsiye, duş, WC ve otopark ücreti dahil. Bayram, tatil ve resmi tatillerde hafta sonu uygulaması yapılıyor. Babylon Kilyos'un el değiştirmesi ile Milyon Beach olarak hizmet vermeye başlayan plaj, geniş çim alanı, temiz plajı, rengarenk minderleri ve başarılı müzikleri ve gün boyu süren aktiviteleri ile dikkat çekiyor. Mekan sabahları kahvaltı mekanı, öğlen ve akşam yemeklerinde ise balık restoranı olarak hizmet veriyor. Tavla, kutu oyunları, satranç, lego, futbol, voleybol gibi aktiviteler keyifli bir gün geçirmenizi sağlıyor. Giriş ücreti hafta içi 200, hafta sonu 250 TL olan Milyos Beach'te 8 yaş üstü çocuklar tam ücrete tabiyken, 0-8 yaş için ücret talep edilmiyor. Fiyata şezlong, şemsiye, duş, WC ve otopark ücreti dahil. Kumsaldaki restoranında servis ettikleri taze balıkları ve köy kahvaltısı ile ön plana çıkan Uzunya beach kamping alanı ve doğa yürüyüş imkanı ile de dikkat çekiyor. 1000 araçlık otoparka sahip Uzunya'nın kendine özel korunaklı bir koyda oluşu da benzerlerine göre fark yaratıyor. Güncel plaj giriş ücreti kişi başı hafta içi 200, hafta sonu 300 TL. 0-12 yaş ücretsiz, 12 yaş üstü tam ücret alınıyor. Uzunya Beach'de 5000 TL karşılığında kart sahibi ile birlikte 1 yetişkin ve 2 çocuğun da girebileceği sezonluk kart da satın almak mümkün. Plaja dışarıdan yiyecek ve içecek getirilmiyor. 4 SOLAR BEACH THERAPY'Kentli insan için kentte tatil' konseptinin standartlarını yeniden belirleyen Solar Beach tatil, deniz, güneş ve sporu aynı çatı altında sunuyor. Solar Beach 1 kilometreyi aşan geniş kumsalı, 2000 kişilik deck ve plajı, restoranları, barları, partileri ile İstanbullulara konforlu bir yaz tatili yaşatmayı vadediyor. Solar Beach, yeni hizmete giren sörf kulübü, aroma terapi güzellik merkezi, evcil hayvan merkezi, sağlık merkezi, gym, marketler, mağazalar ve defilelerin yanı sıra atölye çalışmaları ve jet ski şampiyonaları gibi düzenlediği etkinlikler sayesinde de kentin eğlence ve olanaklarından vazgeçmeden kentten uzaklaşmak isteyenler için ideal bir tatil fırsatı sunuyor. Kişi başı giriş ücreti hafta içi 200 TL, hafta sonu 300 TL. 0-7 yaş ücretsiz. 7 yaş üstü tam ücrete tabi. Ücretlere şemsiye, şezlong, duş ve wc kullanımı dahil. Solar Beach'e dışarıdan yiyecek ve içecek getirilmiyor. Bünyesinde restoran mevcut. 5 ZUĞA BEACH KİLYOSGeniş kumsallardan ziyade platform plajları tercih edenlerin Kilyos'ta bulacakları nadir plajlardan biri olan Zuğa Beach Kilyos sadece 150 kişi kapasiteli butik ve mütevazi bir plaj. Kumköy mevkiinde yer alan Zuğa aynı zamanda kahvaltı mekanı ve restoran olarak da hizmet veriyor. Plajdan faydalanabilmek için 2023 yazı itibariyle hafta içi 130 TL, hafta sonu ise 250 TL ödemeniz gerekiyor. İskele özelinde fiyatlar ise hafta içi 180 TL, hafta sonu 300 TL olarak belirlenmiş. 7 BURÇ BEACHBoğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği tarafından işletilen BURÇ BEACH, 2001 yılından beri Boğaziçi Üniversitesi Kilyos Sarıtepe Kampusu'nda faaliyet gösteriyor. Hem Boğaziçi mezunlarına hem de dışardan gelen misafirlere hizmet veren tesis, çoğunlukla Boğaziçi mezunlarının oluşturduğu kaliteli bir kitleye sahip olduğu için nezih ortam arayan aileler tarafından özellikle tercih ediliyor. Burç Beach'de ister kumsalda şemsiyelerin altındaki şezlonglarda ister güneşlenme terasındaki minderlerin üzerinde plaj keyfi yapılabiliyor. BURC Beach Kilyos'ta kite board, katamaran, wind surf gibi su sporlarının yanı sıra beach volley ve beach soccer imkanları da bulunuyor. BÜMED üyeleri için hafta içi giriş ücretinin 250 TL, hafta sonu giriş ücretinin 400 TL olduğu Burç Beach için dışarıdan gelen misafirlerin hafta içi 400 TL, hafta sonu 600 TL ödemesi gerekiyor. Bu fiyata şezlong, şemsiye ve otopark ücreti dahil. 0-12 yaş ücretsiz. Mezunlar Derneği yönetimi el değiştirdiği için artık Burç Beach'te alkollü içecek satışı yapılmıyor. 8 BAMBOO BEACHKilyos'taki diğer alternatiflere göre daha gösterişsiz ve mütevazi olan Bamboo Beach fiyat anlamında da daha uygun. 2023 yazı itibariyle kişi başı hafta içi 120 TL, hafta sonu ise 200 TL ödemeniz gerekiyor. 0-6 yaş ücretsiz. Giriş fiyatına şezlong ve şemsiye dahil. Gün boyu otopark ücreti 40 TL. Plaj 08:30 ve 18:00 saatleri arasında hizmet veriyor. İstanbul Avrupa yakasında oturanların ulaşım rahatlığı açısından Kilyos'u tercih ettiği gibi, Anadolu yakasında oturanlar da aynı sebepten ötürü Şile plajlarını tercih ediyor. Kilyos gibi Şile de kimi zaman berrak ve çarşaf gibi olan, kimi zaman da dalgalarla eğlenme imkanı sunan denizi ile İstanbulluları hafta sonları günübirlik de dahi olsa deniz keyfi için kendine çekiyor. Şile'deki plajlar dendiğinde ilk olarak Uzunkum Plajı, Ayazma Plajı, Ağlayankaya Plajı ve Kumbaba Plajı akla geliyor. Şile Plajları Hakkında Detay Bilgiler, Güncel Giriş Ücretleri ve Fotoğraflar için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İstanbul'da Anadolu yakasında oturanlar ve Avrupa yakasında 2. Köprü civarındaki semtlerde oturanlar için en kısa sürede ulaşılabilecek plaj olan Riva Plajı diğer adıyla Çayağzı Plajı, Beykoz ilçesinin Karadeniz'e bakan Riva semtinde yer alıyor. Plaj arkaya doğru geniş olmasına rağmen bir koy içinde bulunduğundan uzun bir plaj olmadığı için hafta sonları iğne atsan yere düşmeyecek kıvama gelebiliyor. Tüm Karadeniz sahilleri gibi deniz dalgalı günlerde bulanık olsa da durgun günlerde güzellik olarak Ege Akdeniz'i aratmıyor. Riva Plajları ve Giriş Ücretleri İçin Tıklayın. Adaların İnsanı İstanbul'un kaosundan uzaklaştıran muhteşem doğasının ve atmosferinin güzelliği tartışılmaz. Yaz aylarında da bir vapur mesafesinde denize girip plajda güneşlenmek çok keyifli oluyor. Beltur'un Büyükada'da açılan 500 kişi kapasiteli plajına hem Bostancı'dan hem de Kartal'dan sağladığı ücretsiz tekne servisi ile maliyet anlamında büyük avantaj sağlıyor. Beltur plajları kafe menülerinin uygun fiyatı ile de ön plana çıkıyor. Büyükada BELTUR Plajı hakkında bilgiler, ücretsiz tekne saatleri ve plaj giriş ücretleri için tıklayın. Büyükada İskelesi'nde vapurdan indikten sonra iskelenin yanındaki ücretsiz tekne servisi ile 20 dakikada ulaşılan Yörük Ali Plajı'na giriş ücreti hafta içi ve cumartesi 120 , pazar ve bayram günleri 150 . Bu fiyata şezlong, minder, şemsiye, sehpa, emanet kasası, duş, soyunma kabini, wi-fi ve plaj kullanımı dahil. 0-6 yaş ücretsiz. 7-12 yaş %50 indirimli. Büyükada Yörükali Plajı'nda 2022 yazı itibariyle Adaların ilk ve tek lüks çadır deneyimi olan Büyükada Glamping de yer alıyor. Büyükada Glamping hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Büyükada İskelesi ve çarşısına en yakın mesafedeki plaj olan Blue Beach'e merkezden yürüyerek 10 dakikada ulaşılıyor. Blue Beach'in ayrıca merkezden ücretsiz sürat teknesi de bulunuyor. Geniş bir platform üzerinde arka arkaya dizilmiş şezlonglardan oluşmuş plajda kumsal alan yok ama deniz kumluk ve sığ bölümü de bulunduğundan çocuklu aileler için de uygun. Kişi başı güncel giriş ücreti hafta içi 100, hafta sonu 120 . Buna şezlong, şemsiye ve duş kullanımı dahil. Mekana sadece erkek grubuyla girilmiyor. Blue Beach'te deniz içindeki salıncak ve hamak özellikle seviliyor. Mekanda yiyecek içeçek servisi de bulunuyor. Menüden örnekler şu şekilde: 33cl bira 40 , sosis patates tabağı 60 , çay 7 , Türk kahvesi 20 . Nakibey Plajı 30 yılı aşkındır İstanbullulara hizmet veren bir aile işletmesi. Plaj girisindeki 'Damsız girilmez' levhasıyla bir aile plajı olduğunun özellikle altı çiziliyor. Yörükali Plajı kadar geniş bir kumluk alana sahip olmasa da Nakibey Plajı'nda da çocuklar için kumluk bir alan bulunuyor. Nakibey Plajı'na güncel giriş ücreti hafta içi ve cumartesi 140 , pazar ve bayram günleri 180 . 0-7 yaş ücretsiz, 7-12 yaş arası çocuklar için %50 indirim uygulanıyor. Nakibey Plajı'nın diğer bir avantajı servis teknesini beklemek zorunda kalınmaması çünkü mekana Büyükada iskelesinden yürüyerek 10-15 dakika, faytonla gitmeyi tercih ederseniz 5 dakikada ulaşılabiliyor. Mekanda aperatif yiyecekler servis edilen kafe restoran da mevcut. Büyükada Plajları arasında en sessiz, en sakin ve en izole plaj olan Prenses Koyu Plajı kafa dinlemek isteyenler için birebir. Aynı diğer Büyükada plajlarında olduğu gibi buraya da iskelenin yanından kalkan ücretsiz servis tekneleri ile ulaşılıyor. Burası büyük bir plajdan ziyade minik bir butik otel ve otelin önündeki kayalıklar arasına gizlenmiş mütevazi bir plaj ve iskeleden oluşuyor. Prenses Koyu Plajı'na giriş ücreti hafta içi ve cumartesi 120 , hafta sonu ve bayram günleri 150 . 0-7 yaş ücretsiz, 7-12 yaş arası çocuklar için %50 indirim uygulanıyor. Plajda restoran hizmeti de veriliyor. Aslında bir meyhane olan Büyükada Loc'ada, gündüzleri 10:00 17:00 arasında beach hizmeti de veriyor. Beach alanı oldukça küçük olan mekanda giriş ücreti olarak kişi başı 250 TL alınıyor. 0-6 yaş ücretsiz. 7 ve üzeri yaş çocuklar için tam ücret talep ediliyor. Loc'ada Büyükada'nın en pahalı plajı ama buna değecek bir fark yaratmıyor. Büyükada plajları arasında diğerlerine göre daha uygun bir giriş ücreti olan, adanın ilk plajlarından Eskibağ Plajı'na diğer pek çok Büyükada plajı gibi faytonla ya da Büyükada İskelesi'nden ücretsiz tekne servisiyle ulaşılıyor. Büyükada'nın en uzun plajı olan plaj 800 metre genişliği ile 400 kişilik kapasiteye sahip. Yörükali ve Prenses Koyu'na göre faytonla daha uzak ancak tekne ile daha kolay ulaşılabilir mesafede. Plajın üzerindeki tepede kamp ve piknik alanı, kır gazinosu, cafe ve restoranlar bulunuyor. Temiz denizi ve sessiz ortamı ile Büyükada'nın en çok sevilen plajlarından. Giriş ücreti hafta içi 100 TL, hafta sonları 120 TL. 0-7 yaş ücretsiz, 7 yaş üzeri için tam ücret alınıyor. Yirmi yıl öncesine kadar kayıkhane olarak kullanılan, sadece ada yerlilerinin bildiği, denize cephesi oldukça dar olan Nizam Plajı Büyükada'da yaşayanlardan ücret almıyor. Ada dışından gelen misafirlerin ise şezlong başına 80 TL ödemesi gerekiyor. Bu ücreti ödeyerek yer bulabilirseniz kısıtlı sayıdaki şezlonglardan, bulamazsanız masa ve sandalyelerden faydalanabiliyorsunuz. Masa başındaki sandalye ücreti 70 TL. Uzun bir iskelesinin olması denize atlayarak girmeyi sevenler için avantaj oluşturuyor. Dışarıdan yiyecek içecek getirmek yasak. İçeride soft içecek satışı mevcut. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Büyükada gibi İstanbul'a bir vapur mesafesindeki Heybeli Ada'ya da Avrupa Yakası'nda oturanlar Beşiktaş ve Kabataş'tan, Anadolu Yakası'nda oturanlar ise Bostancı ya da Kadıköy'den kalkan vapurlar ile ulaşabiliyor. Ada Beach Club, Aqua Green Beach Club, Alman Koyu ve Akvaryum Plajı Heybeliada'nın popüler plajları. Heybeliada Plajları Hakkında Detay Bilgiler ve Güncel Giriş Ücretleri için tıklayın. İstanbul'a sakin bir adadan bakmak isteyenlerin tercihi olan ve Sait Fait Abasıyanık ile anılan Burgazada, Heybeliada ve Kınalıada arasında bulunuyor. Kızılçam ormanıyla kaplı adadaki ağaçların bir kısmı 2003 yılında çıkan bir yangında kaybedilmiş olsa da, sakinliği, çam ormanları, güzel sahili ve tarihini yansıtan ahşap evleri ile İstanbul'un en sevilen adalarından biri olarak yerini koruyor. Burgazada yaz aylarında İstanbullulara, diğer adalar gibi, bir vapur mesafesinde denize girebilme imkanı sunuyor. Burgazada Plajları, Güncel Giriş Ücretleri ve Fotoğraflar İçin Tıklayın. Prens Adaları'nın en küçüğü olan Kınalıada da İstanbullulara bir vapur mesafesinde plaj ve deniz keyfi sunuyor. Kumluk Plajı, Noya Beach, Teos Boncuk Plajı, Ülker Plajı, Ayazma Kamos Plajı ve merkezdeki İskele Plajı Kınalıada Plajları'nın başında geliyor. Kınalıada Plajları ve Güncel Giriş Ücretleri için tıklayın. Biri ücretli olmak üzere toplam 3 adet halk plajından oluşan Kadıköy Belediyesi'ne bağlı Caddebostan Plajları İstanbul'da Anadolu yakasında Kadıköy civarında oturanlar için en kolay ulaşılabilen plaj olma özelliği taşıyor. Caddebostan Plajlarının her üçünde de şezlonglar, şemsiyeler, soyunma kabinler, duşlar ve can kurtaran kuleleri, WC ve büfe bulunuyor. Kumluk olan plajlar çocuklu aileler için de oldukça uygun. Plaj alanının gerisinde ağaç gölgesinde piknik yapabileceğiniz geniş yeşil alanların da bulunması büyük avantaj. Caddebostan ve Suadiye Plajları Hakkında Detay Bilgiler ve Güncel Giriş Ücretleri için tıklayın. İstanbul'un en eski plajlarından biri olan ve Atatürk'ün denize girerken fotoğraflarının da çekilmiş olduğu Florya Güneş Plajı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletiliyor. 800 metre uzunluğundaki plaj yaz aylarında İstanbullulara şehrin içinde denize girme imkanı veren plajların başında geliyor. Florya Güneş Plajı'nda 2 adet cankurtaran kulesi, 1500 adet şezlong,1500 adet şemsiye, 42 adet WC, 234 adet soyunma kabini, 48 adet duş, 2 adet büfe, 228 adet emanet dolabı ve 300 araçlık otopark alanı bulunuyor. Florya Güneş Plajı'nda plaj voleybolu ve müzik yayını da ayrıca mevcut. Denizi sığ ve zaman zaman da yosunlu olan plaja hafta sonlarında oldukça kalabalık olduğu için hafta içi ya da hafta sonu erken saatlerde gidilmesi tavsiye ediliyor. Girişi ücretli olduğu için Güneş Plajı birkaç yüz metre ötedeki Menekşe Plajı'ndan daha iyi bir kaliteye sahip. Florya Plajları ve Güncel Giriş Ücretleri için tıklayın. İstanbul'un Sarıyer ilçesinin Rumeli Kavağı'nda bulunan Altınkum Kadınlar Plajı tamamen bayanlara ayrılmış, erkek sinek dahi giremiyor:) Plaj bünyesinde çalışan herkes, büfe çalışanları, cankurtaranlar dahil hepsi bayan. Plajın etrafı branda ile çevrili olduğu için dışarıdan da görünmüyor. Sarıyer Altınkum Plajı'nda hem plaj hem de denizin içi tamamen kum. Zaten plaj ismini altın renkli bu kumdan alıyor. Plaja yiyecek ve içecekle giriş serbest. Bayanlar sarmaları börekleri getirip ortamı adeta altın gününe çeviriyor:) Plajda masa sandalye, cankurtaran, soyunma kabinleri, sağlık kabini ve duşlar bulunuyor. Sarıyer Altınkum Kadınlar Plajı hafta sonu çok kalabalık olduğu için hafta içi gidilmesi tavsiye ediliyor. Sarıyer Altınkum Plajı Güncel Giriş Ücreti, Servis Bilgileri ve Fotoğrafları için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-denize-sifir-en-iyi-15-kahvalti-mekani", "text": "2005 yılında Ortaköy İskelesi'nin hemen yanı başında açılan The House Cafe Ortaköy, giriş alanı, iki geniş terası ve salonu ile oldukça şık bir restoran. he House Cafe Ortaköy'deki kahvaltı mekanları arasında ürün ve hizmet kalitesi ile bir adım öne çıkıyor. Diğer House Cafe şubeleri ile kıyasladığımızda ise konum ve manzara anlamında fark yaratıyor. İster hafta içi ister hafta sonu İstanbul Boğazı ile iç içe eşsiz bir kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz The House Cafe'de kahvaltı çeşitleri menüden seçmeli yani alakart olarak sunuluyor. The House Cafe Ortaköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Anadolu Yakası'nın en şık balık restoranlarından, özel günlerin vazgeçilmez mekanı Lacivert'te sadece hafta sonlarına mahsus olmak üzere açık büfe kahvaltı servisi gerçekleştiriliyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün gölgesinde, boğaza nazır, cumartesi ve pazar günleri, 10:00 14:00 arasında gerçekleşen açık büfe brunch için kişi başı 650 TL talep ediliyor. 0-6 yaş ücretsizken, 7-12 yaş arasındaki çocuklar için 325 TL ödenmesi gerekiyor. Avrupa yakasından gelmek isteyenler için, sabah saat 10:00 itibariyle Rumeli Hisarı Lokma Cafe'nin karşısından, sürekli ring halinde olan ücretsiz tekneler Lacivert Restoran'a ulaşım sağlıyor. Adını yanı başındaki Kuleli Askeri Lisesi'nden alan ve İstanbul'da boğaz manzaralı kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen Kuleli Yakamoz tüm mekanı çepeçevre saran camekan yapısı ile insanda Boğaz kenarında değil Boğaz'ın içindeymiş hissi uyandıran bir Boğaz'daki kahvaltı mekanlarından biri. Aslında alkolsüz balık restoranı olarak hizmet veren mekan, hafta sonları sunduğu açık büfe kahvaltısı ile daha çok rağbet görüyor. Kuleli Yakamoz iletişim bilgileri, kahvaltı fiyatı ve detayları için tıklayın. Denize sıfır konumu, Boğaziçi Köprüsü, Ortaköy Camii ve Kız Kulesi'ne nazır muhteşem manzarasıyla Feriye Sarayı bünyesinde yer alan Lokanta Feriye boğazda kahvaltı keyfi yapmak isteyenler için hem yazın hem de kışın eşsiz bir ambiyans sunuyor. Lokanta Feriye 2023 Michelin Tavsiye Listesi'nde yer alıyor. Hafta içi ve hafta sonu fark etmeksizin serpme olarak sunulan Feriye Sarayı'ında iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Boğaz'da uygun fiyatlı, ekonomik kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen yer elbetteki boğaz ile içiçe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinin İstanbullular için en sevilen yönlerinden biri daha ise herkes kendini evinde hissetsin diye dışarıdan yiyecek getirilmesine izin verilmesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesi iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Üniversite yıllarımızın vazgeçilmez mekanı Kale Çay Bahçesi yıllar geçse de popülerliğini yitirmiyor. Bebek'ten Rumelihisarı'na doğru bir yürüyüş sonrası Boğaz'a nazır kahvaltı keyfi muhteşem oluyor. Kale Çay bahçesinde beyaz peynir, kaşar peyniri, hellim peyniri, bal kaymak, reçel, tahin pekmez, acılı peynir salatası, siyah ve yeşil zeytin, domates, salatalık, yeşil biber, simit ve ekmek çeşitlerinden oluşan iki kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle sınırsız çay da dahil toplam 780 TL karşılığında sunuluyor. Kale Kafe'nin kaşarlı menemeni çok başarılı, özellikle denenmeli. Hafta sonları öğleye doğru oldukça kalabalık olan mekanı hafta içi ve hafta sonu erken saatlerde tercih etmeli. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Ortaköy Kuruçeşme hattında, Boğaz kıyısında nezih ve keyifli bir kahvaltı mekanı arayanlar için tavsiye edebileceğim AŞŞK CAFE kızarmış hellim, acuka, sucuk, otlu lor, ev yapımı vişne, ayva ve kızılcık reçeli, Datça'dan gelen organik zeytin-zeytinyağı-bal-kaymak gibi fark yaratan lezzetlerin de bulunduğu EV KAHVALTISI çeşitleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz ile iç içe, hem şık, hem romantik hem de masal gibi dekore edilmiş AŞŞK KAHVE'de kahvaltı çeşitleri alakart olarak sunuluyor. Aşşk Kahve iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Tarabya şubesi İstanbul Boğazı'na sıfır konumu ile özellikle seviliyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapılabiliyor. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Big Chef's Tarabya iletişim bilgileri, güncel kahvaltı menüsü ve fiyatları için tıklayın. İstanbul Boğazı'na nazır lüks kahvaltı keyfi dendiğinde ilk akla gelen Swissotel Brunch'ına yeni bir alternatif geliyor. Boğaz'ın en nadide kıvrımı Sarıyer'deki tarihi yalıda konumlanan 5 yıldızlı otel Six Senses Kocataş Mansions bünyesinde yer alan iki ayrı mekanda, birbirinden farklı konsept ve özgün lezzetlerden oluşan Gurme Pazar Brunchları sunuluyor. Toro Latin Gastro Bar'da canlı müzik eşliğinde Latin mutfağının, Chef Erdal Restoran'da ise Adana mutfağının gurme lezzetlerini deneyimleyebileceğiniz bu lüks brunch her Pazar 12.00-15.00 saatleri arasında sunuluyor. Six Senses Gurme Brunch deneyimi hakkında detay bilgiler ve güncel ücretleri için tıklayın. İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakasında, Çengelköy'ün yanı başındaki Vaniköy'de konumlandırılmış Alperenler Vaniköy Cafe, denize sıfır konumu ve 25 çeşit bulunan kahvaltısı ile dikkat çekiyor. Vaniköy Kafe'de serpme olarak sunulan kahvaltıda yumurtalı ekmek, pancake, menemen ya da sucuklu yumurta, peynir çeşitleri, domates kokteyl, Çengelköy bademi, yeşil ve siyah zeytin, bal kaymak, mevsim reçelleri, Nutella, kruvasan ve ekmek çeşitleri ile sınırsız çay bulunuyor. Alperenler Vaniköy Kafe'de serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle iki kişi için toplam 780 TL. karşılığında sunuluyor. İstanbul'un Boğaz ile buluştuğu, denizin yeşil ile kavuştuğu Anadolu Yakası'nın en güzel semtlerinden Çengelköy'de, Refi Paşa Yalısı'nda yer alan Kai Çengelköy'ün mutfağı Bülent Chef'e emanet. 2018 yılı sonlarında açılan mekanda eşsiz boğaz manzarası eşliğinde, şık ve nezih bir ortamda, deniz ile iç içe yapabileceğiniz yöresel kahvaltı keyfi sunan mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. KAİ Çengelköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücreti için tıklayın. 1965'ten beri hizmet veren bir dönem İstanbul Boğazı'nın en bilindik kahvaltı mekanlarından biri olan Yeniköy Emek Kafe nostaljik ambiyansı ve denize sıfır lokasyonu ile İstanbullular tarafından hala çok seviliyor. Yeniköy Emek Kafe'de kahvaltı menüden alakart olarak seçiliyor. Öyle serpmelerce gibi bir durum söz konusu değil, beyaz peynir, kaşar, zeytin, bal kaymak, salatalık ve domates, haşlanmış yumurta, reçel ve iki çaydan oluşan kahvaltı tabağı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 220 TL karşılığında sunuluyor. Mekanın sıcaklardan peynirli menemeni, sahanda sucuklu yumurtası, kavurmalı menemeni, sahanda peynirli yumurtası, patatesli ve kıymalı gül böreği özellikle seviliyor. Beylerbeyi'nde denize sıfır kahvaltı edilecek yerler dendiğinde ilk akla gelen seçenek, Beylerbeyi iskelesi civarında denize sıfır tek mekan olma özelliği taşıyan Çeşmidil Kafe. Eylül 2023 itibariyle hafta içi kahvaltı tabağının 340 TL, serpme kahvaltının 390 TL olduğu mekan hafta sonu açık büfe konseptine geçiyor ve fiyat 490 TL'ye çıkıyor. Kahvaltı tabağına da, serpme kahvaltıya da açık büfe konseptine de sınırsız çay dahil. Serpme kahvaltıda Beyaz peynir, taze kaşar, eski kaşar, otlu peynir, zeytin çeşitleri, salam, dana ve tavuk jambon, domates, salatalık, biber, sigara böreği, tereyağı, bal-kaymak, ev yapımı reçeller, istediğiniz türde omlet ya da menemen bulunuyor. Açık büfe de bunlara tatlı, salata, meze ve meyve çeşitleri de ekleniyor. Boğaz kıyısında kahvaltı edilecek mekanların kalabalığına alternatif olacak sakinlikteki çiçeği burnunda Çengelköy restoranı İnci Bosphorus güleryüzlü ve nazik servis personeli ve birbiri ile iç içe geçmemiş ferah masaları ile takdir topluyor. İnci Bosphorus'da kahvaltı sadece serpme sunuluyor ve Eylül 2023 itibariyle işi başı 450 TL ücret talep ediliyor. Serpme kahvaltıda Ezine beyaz peyniri, İzmir tulum peyniri, isli Çerkez peyniri, dil peyniri, eski ve taze kaşar peyniri, bal-kaymak, tahin-pekmez, domates-salatalık, taze otlar, zeytin çeşitleri, menemen ya da sahanda yumurta, simit, poğaça, ekmek çeşitleri, sıcak tabağı, börek ve sınırsız çaydan oluşuyor. 12 yaş altı çocuklar ücretsiz. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-gezilecek-tarihi-ve-turistik-yerler", "text": "Ortaköy'de Ne, Nerede Yenir? için tıklayın. İstanbul Boğazı kenarındaki en keyifli yürüyüş rotasına sahip Ortaköy-Kuruçeşme-Arnavutköy-Bebek-Rumeli Hisarı hattını yaklaşık 1 saatte yürüyebilir, İstanbul Boğazı'nın keyfini maksimum şekilde çıkarabilirsiniz. Yürüyüş boyunca yine Boğaz'a sıfır olarak konumlandırılmış İstanbul'un en güzel parklarından Kuruçeşme Parkı ve Bebek Parkı'nda mola verebilirsiniz. Bebek Parkı molası öncesi minicik bir dükkanda hizmet veren Bebek'in meşhur mini dondurmacısından dondurma almayı unutmayın. Yine Bebek merkezde ünlü görme garantili Bebek Kahve'de bir çay, kahve içmek de diğer bir alternatif. Emirgan'a bu kadar yaklaşmışken Emirgan Korusu ziyareti de İstanbul'un doğal yerlerini keşfetmek isteyenleri bekliyor. Emirgan Korusu hafta sonu İstanbul'un kargaşasından kaçıp kendini doğanın kollarını bırakmak isteyen İstanbulluların tercih ettiği yeşillik ve ormanlık yerlerin başında geliyor. Emirgan Korusu ve Parkı'nda hem rengarenk çiçeklerle, özel motifler işlenmiş ağaçlarla ve Boğaz manzarasıyla harika fotoğraflar çektirebilir, hem piknik yapabilir, hem de 3 adet köşkten birinde kahvaltı keyfi ya da diğer öğünlerde yeme içme keyfi yapabilirsiniz. Emirgan Korusu'na nasıl gidilir? Kahvaltı ücretleri nedir? vb. detaylar için tıklayın. Dolmabahçe Sarayı Beşiktaş ile Kabataş arasında, Boğaz kıyısında,250 bin metrekarelik bir alanda yer alıyor. Osmanlı döneminde yaptırılmış olan sarayın en önemli özelliği Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanması ve Ulu Önder Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmesi. Bu anlamda Dolmabahçe Sarayı hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki saray yaşamını gözler önüne sermesi, hem de Atatürk'ün son zamanlarını geçirdiği evi olması nedeniyle İstanbul'da gezilecek tarihi yerlerin başlarında bulunuyor. Hazır bu bölgedeyken Dolmabahçe Sarayı'nı da ziyaret edebilirsiniz. Dolmabahçe Sarayı giriş ücreti, ziyaret saatleri vb. bilgiler için tıklayınız. Ortaköy ve Dolmabahçe Sarayı gezisi sonrası, İstanbul'da gezilecek turistik yerlerden Taksim'e de geçebilirsiniz. İş çıkış saatinde değilseniz, Ortaköy'den otobüsle Taksim'e gitmek en fazla yarım saatinizi alır. Taksim'e geldiğinizde Taksim Meydanı'ndan İstiklal Caddesi boyunca Galatasaray Lisesi'ne doğru yürüyüş yapabilir, sağlı sollu konumlandırılmış kafeleri butikleri görebilirsiniz. Beyoğlu Çikolatacısı'ndan fındıklı Beyoğlu çikolatası almayı ihmal etmeyin derim. Galatasaray Lisesi'nin karşısındaki Balık Pazarı'nı gezebilir, Balık Pazarı'nın girişindeki İstanbul'un en ünlü kokoreççilerinden Mercan'da ayaküstü ekmek arası kokoreç yada midye tava atıştırabilirsiniz. Hemen devamındaki Nevizade Sokak'ta ya da Çiçek Pasajı'nda yemek yiyip birşeyler içmek de oldukça keyifli. Karınlar doyduysa İstiklal Caddesi boyunca Tünel'e kadar devam edebilir, eski hareketli havası kalmamış olsa bile, Asmalımescit'ten geçerek Tünel'e ulaşabilirsiniz. Burada önünüzde iki seçenek var. Tünel tramvayı ile direkt Karaköy'e inmek ya da yürümeye devam edip son dönemde oldukça güzelleşmiş ve turistlerin odak noktası haline gelmiş olan Galata Kulesi ve çevresini gezmek. Bu bölgedeki gelişime ve değişime şaşırabilirsiniz. Buraya kadar gelmişken İstanbul'un önemli sembollerinden Galata Kulesi'ne çıkmamak olmaz. Dünyanın en eski kulelerinden olan Galata Kulesi'ne çıkıp Haliç'i ve İstanbul Boğazı'nı panoramik olarak seyredebilirsiniz. İstanbul'da gezilecek tarihi ve turistik yerleri daha bilinçli gezmek ve tüm detaylarını öğrenmek için size İstanbul'da Profesyonel Kokartlı Turist Rehberi ile gezmenizi öneririm. Özel bir tur rehberi ile İstanbul'un semtlerini veya tarihi eserlerini, aileniz veya arkadaşlarınız ile keşfetmek sizde unutulmaz anılar bırakacaktır. Taksim'e kadar gelmişken yeni açılan Madame Tussauds'nun İstiklal Caddesi'ndeki merkezini ziyaret etmek de keyifli bir alternatif. Madame Tussauds'da Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shek'ten Hollywood yıldızlarına pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulup yıldızlara dokunmanın heyecanını yaşayabilirsiniz. Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi Nerede?, Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? vb. detaylar için tıklayın. Yerebatan Sarnıcı ulaşım ve giriş ücreti detayları için tıklayın. Yerebatan Sarnıcı ziyareti sonrası altı minareli, ünlü Sultanahmet Camii'ni dıştan ve de içten incelemek büyüleyici. Karınlar acıktıysa Tarihi Sultanahmet Köftecisi, orjinal haliyle sizi bekliyor. Buranın köftesini ve piyazını yemeden Sultanahmet'ten ayrılmak, geziyi eksik tamamlamak olur. Yalnız Sultanahmet'te yanyana dizili birbirine benzer, Tarihi Sultanahmet Köftecisi ibareli pek çok köfteci var. Orjinalinde yemek istiyorsanız Tarihi Sultanahmet Köftecisi Selim Usta'da yemelisiniz. Karınlar doyduktan sonra Sultanahmet Arkeolojik Park'ın içindeki havuz başında oturup Ayasofya ve Sultanahmet Camii manzarasının keyfini sürebilirsiniz. Buradan geçerek 10 dakika yürüyüş mesafesindeki Cankurtaran'a gidebilir, rahmetli karakter oyuncusu Erol Taş'ın eski yıllardaki film kareleriyle donatılmış kahvesini ziyaret edebilirsiniz. Erol Taş sağlığında film setlerinden arta kalan zamanlarda bu kahveyi işletiyor ve personele bizzat yardım ediyordu. Kahve şu anda yarı müze havasında işlevini sürdürüyor. Havada asılı gibi duran baş döndürücü kubbesi, oyma mermer sütunları ve eşsiz mozaikleriyle sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biri olan Ayasofya Müzesi İstanbul'da gezilecek tarihi ve turistik yerlerin başlarında bulunuyor. En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya, dünyanın 8. harikası olarak gösteriliyor. Ayasofya Müzesi'nde neler var? Giriş ücreti ve ziyaret saatleri nedir? vb. detaylar için tıklayın. Ayasofya'dan sonraki durağımız, İstanbul'un tarihi sembolü sayılan Topkapı Sarayı. Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilmiş ve Cumhuriyet döneminde müze haline getirilerek kapıları halka açılmış olan Topkapı Sarayı İstanbul'da gezilecek tarihi ve turistik yerlerin başında geliyor. 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun 400 yıllık bölümü Topkapı Sarayı'ndan yönetilmiş olduğu için Saray tarihi anlamda büyük önem taşıyor. Topkapı Sarayı giriş ücreti 40 TL. Müze kart geçerli. Topkapı Sarayı ziyareti sonrası Osmanlı İmparatorluğu döneminde Topkapı Sarayı'nın güllerle dolu dış bahçesi olarak kullanılmış olan, aynı zamanda Nazım Hikmet'in ceviz ağacı olduğu Gülhane Parkı'nın çiçekli bankalarından birinde oturup dinlenebilirsiniz. Topkapı Sarayı Müzesi hakkında detay bilgiler için tıklayın. Kabataş-Bağcılar metrosu ile Topkapı durağına geldikten sonra yaklaşık 150-200 metre mesafedeki, Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde bulunan Panorama 1453 Tarih Müzesi'ni ziyaret etmelisiniz. Top sesleri, mehter müziği ve Osmanlı atlarının kişnemelerinin efekt olarak kullanıldığı muhteşem görseller sunan bir fetih şöleni sizleri bekliyor. Büyük bir odanın içinde, kilometrelerce uzaklıktaki İstanbul surlarında İstanbul'un fethini izliyorsunuz. Dünyada 360 derece panoramik resimlerin dairesel biçimde sergilendiği yerler çok. Ancak gökyüzünün de resme dahil edilerek yarım kürenin tamamının bu boyutlarda sergilendiği tek yer Panorama 1453 müzesi. Bence İstanbul'da gezilecek yerlerin olmazsa olmazı. Panorama 1453 Tarih Müzesi nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? öğrenmek için tıklayın. Kabataş-Bağcılar metrosunu kullanıp Beyazıt durağında indiğinizde Beyazıt Meydanı'na rahatlıkla ulaşırsınız. Beyazıt Meydanı'nı ve ünlü İstanbul Üniversitesi girişini izledikten sonra, kitaplarla ilgili iseniz yakındaki ünlü Sahaflar Çarşısı'nı gezebilirsiniz. Esnaftan kime sorsanız sizi yönlendirirler. Bu bölge aynı zamanda ünlü Kapalı Çarşı'nın da güneybatı girişi. Buradan Kapalı Çarşı'ya girerek Mısır Çarşısı ve Eminönü yönüne, geze geze, sindire sindire yürüyor ve tarihi İstanbul'u keşfediyor, hissediyorsunuz. Cıvıl cıvıl Mısır Çarşısı'ndaki envai çeşit baharat satan baharatçılardan, kuruyemişçilerden alışverişinizi yapıp Eminönü'ne ulaşırsınız. Bir dönem İstanbul'un en önemli ticari merkezi konumunda bulunan İstanbul'da gezilecek tarihi ve turistik yerlerden Eminönü belirli bir kitle tarafından hala elektronik eşya, saat, ev eşyası ve giysi alışverişi için sıkça ziyaret edilmekte. Siz de ister bu dükkanları gezebilir ister sahildeki süslü püslü teknelerden balık ekmek alabilirsiniz. Karşınızda kalan Galata Kulesi'ne nazır balık ekmeğinizi yedikten sonra Galata Köprüsü'nden geçerken ister balık tutanları izleyebilir ister köprü altındaki kafelerde bir şeyler içebilirsiniz. Daha kallavi bir yemek keyfi için İstanbul'un en köklü kebapçılarından Hamdi Restoran'da, Galata Kulesi'nden Boğaz Köprüsü'ne uzanan eşsiz manzaraya nazır kebap keyfi yapabilirsiniz. Eminönü'nden Haliç'e doğru uzandığımızda İstanbul'un en güzel müzelerinden Rahmi Koç Müzesi ile buluşuyoruz. 1994 yılında iş adamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde çocuklarınız ile birlikte nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, klasik arabaları inceleyebilir, Renkli Matematik Dünyası bölümündeki interaktif deney setleri ile eğlenebilirsiniz. Haliç'e kadar gelmişten eski İstanbul ruhunu yaşatan semtlerden Eyüp'ü ve Osmanlı'nın İstanbul'a bıraktığı en büyük miraslardan biri olan Eyüp Sultan Camii'ni ziyaret etmemek olmaz. Tarihi Eyüp Sultan Güveççisi'nde bir çeşit kıymalı pide olan Eyüp güveçlerini yiyip buradan Pierre Loti Tepesi'ne çıkabilirsiniz. Tarihi Pierre Loti Kahvesi'nde Haliç manzarasına karşı salebinizi ya da Türk kahvenizi yudumlamak da İstanbul'un keyfini sürmek için güzel bir alternatif. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-hafta-sonu-gezilecek-dogal-yerler", "text": "İstanbul'da hafta sonu gezilecek doğal yerler dediğimizde aklımıza ilk gelenlerden, bizde İstanbul'da değilmişiz hissi uyandıran vazgeçilmez destinasyonumuz BÜYÜKADA. Büyükada'ya günübirlik Bostancı'dan kalkan vapur ya da motorlar ile ulaşabilir, vardıktan sonra Prinkipo'dan dondurma alarak geziye başlayabilir, çarşı içinden faytona binebilir ya da bizim tercih ettiğimiz gibi bisiklet kiralayıp Küçük Tur yoluna koyulabilirsiniz. Küçük çocuklu aileler için çocuk koltuklu kiralık bisiklet seçenekleri de mevcut. Adanın muhteşem güzellikteki evlerinin önünden geçerken kendinizi geçmişe ışınlanmış gibi hissetmeniz mümkün. Büyükada'nın kalabalığından hoşlanmayanlar için daha tenha bir ada alternatifi. İstanbul'da Gezilecek Doğal Yerler listesinin üçüncüsü, Sait Faik Abasıyanık romanlarına konu olan bu adada karşınızda Heybeliada ve Kınalıada manzarası ile yeşillikler içinde bir gün geçirmeniz mümkün. Burada da faytonla gezebilir, bisiklet kiralayabilirsiniz. Hatta daha az engebeli yapısı sebebi ile bisiklet kullanmanın Büyükada'ya nazaran daha kolay olduğu söylenebilir. Yemek molası için sahilde vapur iskelesinin oradaki lezzetleri ile ön plana çıkan Barba Yani'yi, ambiyansı için de adanın batısında denize nazır büyük bir bahçe içinde kurulu Kalpazankaya Restaurant'ı önerebilirim. İstanbul'da hafta sonu gezilecek doğal yerler listemizin 3. sırasında, doğa ile iç içe olmayı seven aileler için İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Polonezköy'e Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra Polonezköy tabelalarını takip ederek ulaşılabilen bu köyde benim favori mekanım ise Stella. Tepeden ormana hakim manzarası, yemyeşil ambiyansı ve orman yoluna direkt bağlantısı ile bence bölgedeki benzerlerinden bir adım önde. Günübirlik gezilerinizde, ormanda güzel bir yürüyüş sonrasında ister Polonezköy'de kahvaltı edebilir, mekandan etinizi, salatanızı, patatesinizi alıp, hazırladıkları mangalda kendiniz pişirip kendiniz yiyebilir, çimlere ya da hamaklara yayılıp güneşin tadını çıkarabilirsiniz. 2. Köprü yolundaki Kavacık sapağından dönüldükten sonra yarım saatte ulaşılan İstanbul'da Gezilecek Doğal Yerler listesinin dördüncüsü Riva yazın deniz kum güneş üçlüsüne en kısa sürede ulaşılabilecek destinasyonlardan. Baharda ve güneşli kış günlerinde bile kumsalda oturup dalgaların sesini dinlemek huzur verici. Öncesinde güzel bir hafta sonu kahvaltısı ya da sonrasında Riva Deresi'nin Karadeniz ile buluştuğu noktadaki meze ve balık ziyafeti de eklenirse değmeyin keyfinize. Her ne kadar hafta sonları fazla kalabalık olsa da erken yola çıkıldığında doğada keyifle gezilebilecek bir rota. Yoros Kalesi'ni gezip tepeden boğazı izledikten sonra Kale'den Kavak'a doğru uzanan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış Yoros Kafe panoramik manzara eşliğinde kahvaltı edebilir, tahta salıncaklara binebilir, üzerine Kavak'ta dondurma veya waffle keyfi yapabilirsiniz. Ümraniye'den Şile yönüne sapıldıktan sonra yaklaşık 1 saatte ulaşılan Şile de yazın günübirlik gezilerde deniz, kum, güneş üçlüsü için kolay ulaşılabilir bir alternatif. Deniz sezonu dışında da gidildiğinde kumsalda deniz havası alabilir, limanda yürüyüş yapıp balıkçıya dönüştürüşmüş teknelerde balık yiyebilir ya da evde akşam yemeği için liman balıkçılarından taze balık alabilirsiniz. Diğer bir alternatif de ana yoldan Şile merkezin tam tersi yöne sapıp, Saklıgöl yolu üzerindeki bahçelerde gözleme ayran keyfi sonrasında Saklıgöl'e ulaşıp göl etrafında trekking yapmak. Güzel manzaralar eşliğinde yapılan yolculuk sonrası ulaşılan, ormanın içine saklanmış bu gölün manzarası gerçekten etkileyici. Buradaki tek tesis olan Saklıgöl Kafe'de de isterseniz restoran servisinden faydalanabilir, isterseniz masa ve mangal kiralayabilirsiniz. Çekmeköy Taşdelen mevkiinde, şehirden çok da uzaklaşmadan orman havası alabileceğiniz, tahta masalarda ister kahvaltı pikniği yapabileceğiniz, isterseniz de kendi mangalınızı yakabileceğiniz sayfiye yeri. Adını Taşdelen kaynak sularından alan Meşe, Kayın ve Göknar ağaçlarıyla kaplı mesire alanı, 2000 dönüm kadar geniş bir alana yayıldığı ve masalar birbirine uzak yerleştirildiği için insanlarla iç içe olma sorunu yaşanmıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-kayak-ve-kizak-snowpark-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti", "text": "Torium AVM'de yer alan Türkiye'nin ilk kapalı kar eğlence merkezi Snowpark, 4 mevsim kesintisiz kayak ve kızak keyfi sunuyor. Her ayrıntısı özenle tasarlanan eğlence parkında, gerçek kar kullanılıyor. En düşük kar kalınlığı 50 cm olan Snowpark'ta kar keyfi maksimumda yaşanırken, kış sporları için de ideal bir ortam sağlanıyor. Haftanın her günü açık olan Snowpark'ta snowboard, kayak gibi kış sporları ile snowtubing ve snowrafting gibi eğlenceli aktiviteler sizi bekliyor. Kar oyun ve yürüyüş alanları, asma köprüler, buz mağaraları şehir hayatında farklılık arayanlara yepyeni deneyimler yaşatıyor. Eğlence alanında 130 kişi, kayak ve snowboard pistlerinden ise 70 kişinin aynı anda yararlanabildiği Snowpark'ta, dileyenler kayak ve snowboard eğitimleri de alabiliyor. Kış sporlarına ait her türlü ekipmana sahip merkezde, istenilen kayak malzemesi anında temin edilebiliyor. Her mevsim, istedikleri anda kar keyfini yaşayabilmeleri için girişte ziyaretçilere soğuk havaya uygun bot, mont ve eldiven veriliyor. İstanbul'un orta yerinde, E-5 üzerinde, Haramidere mevkiindeki TORIUM AVM'nin içinde. Snowpark'a özel aracınız ile e-5 üzerinden, Metrobüs ile de Beylikyüzü yönündeki Saadetdere durağında inerek ulaşabilirsiniz. Daha önce Dubai'deki Emirates Mall'da görüp bayıldığım Snowpark konseptinin artık İstanbul'da olduğunu öğrenmemden çok kısa bir süre sonra soluğu Torium Snowpark'da alıyoruz. Tüm gün boyunca İstanbul'da kar ve kızak keyfinin tadını çıkarıyoruz. Anadolu Yakası'ndan İstanbul'un diğer ucuna, Halkalı'ya iki çocukla gitmek başta gözümü korkutsa da toplu taşımaya alışkın olmayan çocuklarımla metrobüs hafta sonu erken saatlerde oldukça sakin olduğu için rahatlıkla Torium AVM'ye ulaşıyoruz. Snowpark' a girerken görevli ağabeyden bot, mont, eldiven ve kaskımızı alıyor, değiştirdiğimiz eşyalarımızı oradaki dolaplardan birine kilitliyoruz. Kar montumuzu giyip eldiven ve kaskımızı takıp Snowpark'ın kapısından içeriye adımımızı attığımız anda bizi buz gibi bir hava karşılıyor. Kar soğuğunu unutmuşuz gerçekten, şaşırıyoruz. Soğuğunu unutmuş olsak da karı o kadar özlemişiz ki her yere dokunuyor, gördüğümüz her kar figürüne sarılıyoruz. Biraz ilerlediğimizde yukarıdan aşağı doğru uzanan yanyana 5 parkurdan simitle kayan çocuklar ve ailelerini görünce bizimkiler sevinçten deliye dönüyor, üçümüz de birer simit kaptığımız gibi koşar adım tepeye çıkıyoruz ve macera başlıyor. Bu eğlence beni çocukluğumuzda apartmanın önündeki yokuştan aşağı kaydığımız günlere götürüyor, bayılıyorum. Dört beş kere buradan kaydıktan sonra bir üst seviyeye geçiyor ve dönen bir parkuru olduğu için biraz daha uzun süren kaydırağı deniyoruz. Bu da çok eğlenceli. Kaymaya doyduktan sonra biraz basket oynuyor, bir iki poz daha alıyor ve artık üşümeye başladığımız için Snowpark alanından çıkıyoruz. Girmemiz ile çıkmamız arasında yaklaşık bir saat gibi bir süre geçiyor. Her anı dolu dolu bir saat... Kendi kıyafetlerimize ve sıcacık ortama kavuştuğumuzda onca yorgunluktan sonra dinginleşiyor sıcak çayımı yudumlarken içimi de sıcacık bir huzur kaplıyor... Torium AVM'de yapacaklarımız bununla sınırlı değil. Hep birlikte bir üst kattaki kelebekler sergisine çıkıyor bir tırtıldan kelebeğe giden aşamaları çocuklarla birlikte yaşayarak öğreniyoruz. Tırtıl iken sürünerek başlayan maceramız kelebek olup uçarak sona eriyor. Bir ara örümcek olup ağa tırmanıyoruz ama onun kelebekle bağlantısının ne olduğunu çok net hatırlayamıyorum:) Güzel bir gün daha sona eriyor."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-kisin-soguk-havalarda-gezilecek-yerler", "text": "Ortaköy'de Ne, Nerede Yenir? için tıklayın. İstanbul Boğazı kenarındaki en keyifli yürüyüş rotasına sahip Ortaköy-Kuruçeşme-Arnavutköy-Bebek-Rumeli Hisarı hattını yaklaşık 1 saatte yürüyebilir, İstanbul Boğazı'nın keyfini maksimum şekilde çıkarabilirsiniz. Yürüyüş boyunca yine Boğaz'a sıfır olarak konumlandırılmış İstanbul'un en güzel parklarından Kuruçeşme Parkı ve Bebek Parkı'nda mola verebilirsiniz. Bebek merkezde ünlü görme garantili Bebek Kahve'de bir çay, kahve içmeyi unutmayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Dolmabahçe Sarayı Beşiktaş ile Kabataş arasında, Boğaz kıyısında,250 bin metrekarelik bir alanda yer alıyor. Osmanlı döneminde yaptırılmış olan sarayın en önemli özelliği Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanması ve Ulu Önder Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmesi. Bu anlamda Dolmabahçe Sarayı hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki saray yaşamını gözler önüne sermesi, hem de Atatürk'ün son zamanlarını geçirdiği evi olması nedeniyle İstanbul'da kışın gezilecek tarihi yerlerin başlarında bulunuyor. Hazır bu bölgedeyken Dolmabahçe Sarayı'nı da ziyaret edebilirsiniz. Dolmabahçe Sarayı giriş ücreti, ziyaret saatleri vb. bilgiler için tıklayınız. Ortaköy ve Dolmabahçe Sarayı gezisi sonrası, İstanbul'da gezilecek turistik yerlerden Taksim'e de geçebilirsiniz. İş çıkış saatinde değilseniz, Ortaköy'den otobüsle Taksim'e gitmek en fazla yarım saatinizi alır. Taksim'e geldiğinizde Taksim Meydanı'ndan İstiklal Caddesi boyunca Galatasaray Lisesi'ne doğru yürüyüş yapabilir, İstanbul'da gezilecek caddeler deyince ilk akla gelen İstiklal Caddesi boyunca Galatasaray Lisesi'ne doğru yürüyebilirsiniz. Galatasaray Lisesi'nin karşısındaki Balık Pazarı'nı gezebilir, Balık Pazarı'nın girişindeki İstanbul'un en ünlü kokoreççilerinden Mercan'da ayaküstü ekmek arası kokoreç yada midye tava atıştırabilirsiniz. Hemen devamındaki Nevizade Sokak'ta ya da Çiçek Pasajı'nda yemek yiyip birşeyler içmek de oldukça keyifli. Karınlar doyduysa İstiklal Caddesi boyunca Tünel'e kadar devam edebilir, eski hareketli havası kalmamış olsa bile, Asmalımescit'ten geçerek Tünel'e ulaşabilirsiniz. Burada önünüzde iki seçenek var. Tünel tramvayı ile direkt Karaköy'e inmek ya da yürümeye devam edip son dönemde oldukça güzelleşmiş ve turistlerin odak noktası haline gelmiş olan Galata Kulesi ve çevresini gezmek. Bu bölgedeki gelişime ve değişime şaşırabilirsiniz. Buraya kadar gelmişken İstanbul'un önemli sembollerinden Galata Kulesi'ne çıkmamak olmaz. Dünyanın en eski kulelerinden olan Galata Kulesi'ne çıkıp Haliç'i ve İstanbul Boğazı'nı panoramik olarak seyredebilirsiniz. Galata Kulesi güncel giriş ücreti 100 TL. Müzekart geçerli değil. Taksim'e kadar gelmişken Madame Tussauds'nun İstiklal Caddesi'ndeki merkezini ziyaret etmek de kış ayları için keyifli bir alternatif. Madame Tussauds'da Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shek'ten Hollywood yıldızlarına pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulup yıldızlara dokunmanın heyecanını yaşayabilirsiniz. Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi Nerede?, Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? vb. detaylar için tıklayın. Yine Taksim'de sıra dışı bir müze olan İstanbul İllüzyonlar Müzesi kışın keyifli bir gün geçirebilmek için iyi bir alternatif. Bir dizi yeni ve keşfedilmemiş illüzyon ile sayesinde son derece büyüleyici görsel, duyusal ve eğitsel bir deneyim yaşatmak için İstanbul İllüzyonlar Müzesi sizleri ve çocuklarınızı bekliyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Yerebatan Sarnıcı ulaşım ve giriş ücreti detayları için tıklayın. Yerebatan Sarnıcı ziyareti sonrası altı minareli, ünlü Sultanahmet Camii'ni dıştan ve de içten incelemek büyüleyici. Karınlar açıktıysa Tarihi Sultanahmet Köftecisi, orijinal haliyle sizi bekliyor. Buranın köftesini ve piyazını yemeden Sultanahmet'ten ayrılmak, geziyi eksik tamamlamak olur. Yalnız Sultanahmet'te yanyana dizili birbirine benzer, Tarihi Sultanahmet Köftecisi ibareli pek çok köfteci var. Orijinalinde yemek istiyorsanız Tarihi Sultanahmet Köftecisi Selim Usta'da yemelisiniz. Karınlar doyduktan sonra Sultanahmet Arkeolojik Park'ın içindeki havuz başında oturup Ayasofya ve Sultanahmet Camii manzarasının keyfini sürebilirsiniz. Buradan geçerek 10 dakika yürüyüş mesafesindeki Cankurtaran'a gidebilir, rahmetli karakter oyuncusu Erol Taş'ın eski yıllardaki film kareleriyle donatılmış kahvesini ziyaret edebilirsiniz. Erol Taş sağlığında film setlerinden arta kalan zamanlarda bu kahveyi işletiyor ve personele bizzat yardım ediyordu. Kahve şu anda yarı müze havasında işlevini sürdürüyor. Havada asılı gibi duran baş döndürücü kubbesi, oyma mermer sütunları ve eşsiz mozaikleriyle sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biri olan Ayasofya Müzesi İstanbul'da gezilecek tarihi ve turistik yerlerin başlarında bulunuyor. En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan ve Ayasofya, dünyanın 8. harikası olarak gösteriliyor. Sultanahmet'e gelmişken mutlaka uğranması gereken Ayasofya Müzesi'nde neler var? Giriş ücreti ve ziyaret saatleri nedir? vb. detaylar için tıklayın. Ayasofya'dan sonraki durağımız, İstanbul'un tarihi sembolü sayılan Topkapı Sarayı. Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilmiş ve Cumhuriyet döneminde müze haline getirilerek kapıları halka açılmış olan Topkapı Sarayı İstanbul'da gezilecek tarihi ve turistik yerlerin başında geliyor. 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun 400 yıllık bölümü Topkapı Sarayı'ndan yönetilmiş olduğu için Saray tarihi anlamda büyük önem taşıyor. Topkapı Sarayı ziyareti sonrası Osmanlı İmparatorluğu döneminde Topkapı Sarayı'nın güllerle dolu dış bahçesi olarak kullanılmış olan, aynı zamanda Nazım Hikmet'in ceviz ağacı olduğu Gülhane Parkı'nın çiçekli bankalarından birinde oturup dinlenebilirsiniz. Topkapı Sarayı Müzesi hakkında bilgiler ve güncel giriş ücreti için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Kabataş-Bağcılar metrosu ile Topkapı durağına geldikten sonra yaklaşık 150-200 metre mesafedeki, Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde bulunan Panorama 1453 Tarih Müzesi'ni ziyaret etmelisiniz. Top sesleri, mehter müziği ve Osmanlı atlarının kişnemelerinin efekt olarak kullanıldığı muhteşem görseller sunan bir fetih şöleni sizleri bekliyor. Büyük bir odanın içinde, kilometrelerce uzaklıktaki İstanbul surlarında İstanbul'un fethini izliyorsunuz. Dünyada 360 derece panoramik resimlerin dairesel biçimde sergilendiği yerler çok. Ancak gökyüzünün de resme dahil edilerek yarım kürenin tamamının bu boyutlarda sergilendiği tek yer Panorama 1453 müzesi. Bence İstanbul'da gezilecek yerlerin olmazsa olmazı. Panorama 1453 Tarih Müzesi nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? öğrenmek için tıklayın. Kabataş-Bağcılar metrosunu kullanıp Beyazıt durağında indiğinizde Beyazıt Meydanı'na rahatlıkla ulaşırsınız. Beyazıt Meydanı'nı ve ünlü İstanbul Üniversitesi girişini izledikten sonra, kitaplarla ilgili iseniz yakındaki ünlü Sahaflar Çarşısı'nı gezebilirsiniz. Esnaftan kime sorsanız sizi yönlendirirler. Bu bölge aynı zamanda ünlü Kapalı Çarşı'nın da güneybatı girişi. Buradan Kapalı Çarşı'ya girerek Mısır Çarşısı ve Eminönü yönüne, geze geze, sindire sindire yürüyor ve tarihi İstanbul'u keşfediyor, hissediyorsunuz. Cıvıl cıvıl Mısır Çarşısı'ndaki envai çeşit baharat satan baharatçılardan, kuruyemişçilerden alışverişinizi yapıp Eminönü'ne ulaşırsınız. Bir dönem İstanbul'un en önemli ticari merkezi konumunda bulunan İstanbul'da gezilecek tarihi ve turistik yerlerden Eminönü belirli bir kitle tarafından hala elektronik eşya, saat, ev eşyası ve giysi alışverişi için sıkça ziyaret edilmekte. Siz de ister bu dükkanları gezebilir ister sahildeki süslü püslü teknelerden balık ekmek alabilirsiniz. Karşınızda kalan Galata Kulesi'ne nazır balık ekmeğinizi yedikten sonra Galata Köprüsü'nden geçerken ister balık tutanları izleyebilir ister köprü altındaki kafelerde bir şeyler içebilirsiniz. Daha kallavi bir yemek keyfi için İstanbul'un en köklü kebapçılarından Hamdi Restoran'da, Galata Kulesi'nden Boğaz Köprüsü'ne uzanan eşsiz manzaraya nazır kebap keyfi yapabilirsiniz. Eminönü'nden Haliç'e doğruuzandığımızda İstanbul'un en güzel müzelerinden Rahmi Koç Müzesi ile buluşuyoruz. 1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde çocuklarınız ile birlikte nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, klasik arabaları inceleyebilir, Renkli Matematik Dünyası bölümündeki interaktif deney setleri ile eğlenebilirsiniz. Haliç'e kadar gelmişten eski İstanbul ruhunu yaşatan semtlerden Eyüp'ü ve Osmanlı'nın İstanbul'a bıraktığı en büyük miraslardan biri olan Eyüp Sultan Camii'ni ziyaret etmemek olmaz. Tarihi Eyüp Sultan Güveçcisi'nde bir çeşit kıymalı pide olan Eyüp güveçlerini yiyip buradan Pierre Loti Tepesi'ne çıkabilirsiniz. Tarihi Pierre Loti Kahvesi'nde Haliç manzarasına karşı salebinizi ya da Türk kahvenizi yudumlamak da İstanbul'un kış aylarında keyfini sürmek için güzel bir alternatif. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-koy-kahvaltisi-yapilacak-yerler-ve-fiyatlar", "text": "İstanbul'da yöresel köy kahvaltısı yapılacak mekanlar her daim rağbet görüyor. Ataşehir Kayışdağı Caddesi üzerinde yer alan Hatay Gurme haftanın her günü saat 15:00'a kadar yöresel Hatay kahvaltısı sunuyor. Mekan sahibi Barış Bey Hatay coğrafi işaretleri ile belirlenen ürünler ile Antakya'da farklı bölgelerde annesi ile deneyimledikleri lezzetler ile oluşturduğu kahvaltı menüsüne annesinin ismini vermiş. Dahiye Sultan kahvaltısında yer alan Antakya yöresine özel kahvaltı çeşitleri 23 yıllık ekşi maya ile yapılan ekmek ve tandırda pişen tandır lavaşla birlikte ahşap tepside servis ediliyor. Hatay Gurme iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. İstanbul'da köy kahvaltısı yapılacak yerler ve fiyatlar listemizin üçüncüsü, doğa ile iç içe olmayı seven aileler için İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Fatih Sultan Mehmet köprü yolu üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra Polonezköy tabelalarını takip ederek ulaşılabilen Polonezköy'de benim favori mekanım ise STELLA. Tepeden ormana hakim manzarası, yemyeşil ambiyansı ve orman yoluna direkt bağlantısı ile bence bölgedeki benzerlerinden bir adım önde. Serpme köy kahvaltısı ücreti Eylül 2023 itibariyle kişi başı 350 TL. İstanbul'da köy kahvaltısı yapılacak yerler ve fiyatlar listemizin üçüncüsü Anadolu Kavağı'nın yanı başında, Yoros Kalesi'nin yamacında, İstanbul'un eşsiz boğaz manzarasını güzel bir açıdan gören, kaleye çıkan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış, kırmızı pötikare örtüleri, ahşap masa ve sandalyeleri ile gayet sevimli ve doğa içinde bir kahvaltı mekanı Yoros Kafe. Hafta sonu yoğunluğu ile baş etmekte zaman zaman zorlandıklarından erken saatlerde gitmekte, Yoros Kalesi'ni kahvaltıdan sonra gezmekte fayda var. Yoros Kale Kafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. İstanbul'da köy kahvaltısı yapılacak yerler ve fiyatlar listemizin dördüncüsü, ev yapımı pastaları, reçelleri, halka halka kesilmiş kızarmış patatesleri, çıtır çıtır köy biberleri ve Cabbar isimli papağanı ile nam salmış ağaçlar altında, yemyeşil diğer bir Polonezköy mekanı. Sadece hafta sonu sunulan Serpme köy kahvaltısı güncel ücreti Eylül 2023 yılı itibariyle kişi başı 350 TL. Fiyatlar ortalamanın üzeri. Kahvaltı sonrası kestane veya böğürtlen ROLADA, MADONNA ya da çikolatalı POLİNA pasta denenesi. Gerçek Ege kahvaltısı dendiğinde akla ilke gelen Çeşme Bazlama Kahvaltı bir süredir Nişantaşı'nda hizmet veriyor. İstanbul'da köy kahvaltısı yapılacak yerler ve fiyatlar listemizin beşincisi Bazlama Kahvaltı'da ev yapımı reçelleri, pişileri, bazlaması, acukası ve menemeni 10 numara. Her şey hiç soğumadan, ara ara ve sıcak sıcak servis ediliyor masanıza. Nişantaşı Bazlama iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Saklıgöl iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Hafta sonu dışarıda kahvaltı keyfi dendiğinde manzaradan çok lezzete önem verenlerin mekanı Serpmeköy Kozyatağı'nda Minibüs Caddesi üzerinde yer alıyor. İçeri girdiğiniz anda sizi tereyağ ve kavurma kokuları ile karşılayan mekan Kuymağı, Pastırmalı yumurtası, Çakallı menemeni, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu ve Tirebolu çayıyla yöresel kahvaltı keyfi sunuyor. Serpmeköy Trabzon hakkında detaylar, güncel kahvaltı ücretleri ve fotoğraflar için tıklayın. Köprü yolundaki Kavacık sapağından çıkıp Riva'ya doğru ilerlerken karşınıza çıkan Mahmut Şevket Paşa Köyü ayrımından ulaşılan Kulindağ, ormanlık bir vadinin yamacına kurulmuş bir dağ evi. Mekanın kahvaltı konusundaki en büyük özelliği kendi fırınlarından çıkan sıcacık pide, pizza, poğaça ve diğer ekmek çeşitleri. Yemyeşil bir orman, bol oksijen ve kuş sesleri. Kulindağ kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle hafta içi serpme (kişi başı 343 TL), hafta sonu ise açık büfe (kişi başı 510 TL) olarak servis ediliyor. 0-4 yaş arası çocuklar için ücretsiz, 5-8 arası %50 indirimli, 9 yaş ve üstü tam ücret alınıyor. İstanbul'da her dönem rağbet gören yöresel kahvaltının Şişli temsilcilerinden Hadika Kahvaltı Evi haftanın her ünü Antakya kahvaltısı sunuyor. Hadika kahvaltısı tamamen ev yapımı ve doğal ürünlerden oluşuyor. Kahvaltıdaki ürünlerin bir kısmını mekanın işletmecisi Sevgi hanımın annesi yapıyor, bir kısmı ise Antakya'dan geliyor. Hadika Kahvaltı Evi'nde peynirler de dahil olmak üzere market ürünü kullanılmıyor. Kabak tatlısı, tuzlu yoğurt, halhalı zeytini, sürk, ceviz reçeli favori lezzetlerden, kızarmış Antakya peyniri özellikle çok beğeniliyor. Hadika Kahvaltı Evi İletişim Bilgileri, Kahvaltı Detayları ve Fiyatı için tıklayın. 2002'de açılan, Beşiktaş Kahvaltıcılar sokağının ilk kahvaltı mekanlarından Çakmak Kahvaltı Salonu ambiyans değil lezzet arayanların tercihi olmaya devam ediyor. Çakmak Kahvaltı Salonu'nun çingene salatası, acukası ve bal kaymağı çok seviliyor. Tulum peyniri ve bal mekan sahiplerinin memleketleri olan Erzincan'dan getiriliyor. Mekanda serpme kahvaltı tercih edilebileceği gibi menüden tek tek de seçim yapılabiliyor. Serpme kahvaltıda Peynir tabağı bal kaymak, söğüş salata, Nutella, acuka, ev reçeli, çingene salatası, 2 adet pişi, 2 adet sigara böreği, karışık zeytin, süzme yoğurt, sahanda yumurta ya da menemen ve sınırsız çay bulunuyor. Eylül 2023 itibariyle iki kişilik serpme kahvaltı toplam 365 TL karşılığında sunuluyor. İstanbul'da \"Yöresel Kahvaltı\" adı altında sunulan pek çok kahvaltı \"Ezine beyaz peynir ve Hatay kırma zeytin\" noktasından öteye geçemiyor. Hem Suadiye'de hem de Ataşehir'de hizmet veren Havva Hanım ise Trabzon'un tereyağını, Rize'nin et kavurnasını, Sürmene'nin, İzmir'in ve Erzincan'ın tulumunu, Kayserinin pastırmasını aynı kahvaltıda buluşturuyor. Havva Hanım'ın muhlaması, tava böreği çeşitleri ile peynir kızartması da çok seviliyor. Havva Ana Balaturka Karadeniz Kahvaltı Detayları, Güncel Ücreti ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Beşiktaş Kahvaltıcılar sokağı mekanı olan Carmenta Kahvaltı Cafe sokağın fiyat performans oranı en yüksek kafelerinden biri olarak biliniyor. Carmenta Kahvaltı Cafe'de iki kişilik spesiyal serpme kahvaltı 400 TL karşılığında sunuluyor. Spesiyal serpme kahvaltıda menemen, patates kızartması, sigara böreği, söğüş tabağı, peynir tabağı, zeytin tabağı, bal kaymak, tereyağ, reçel, acuka, salam ile hafta sonu kişi başı ikişer bardak çay, hafta içi sınırsız çay sunuluyor. İki kişilik full kahvaltı ücreti ise 520 TL. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. İstanbul Avrupa Yakası'nda oturanlar için hafta sonları doğaya kaçış rotalarından biri olan Çatalca'da bulunan Flamingoköy hem bir doğal yaşam parkı hem de kahvaltı mekanı olarak hizmet veriyor. Flamingoköy kahvaltısı hafta içi serpme olarak, hafta sonu ise açık büfe olarak sunuluyor. Siz dere kenarında Flamingo köy kahvaltısının keyfini sürerken flamingolar da yanı başınızda sizlere eşlik ediyor. Flamingoköy iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücreti için tıklayın. Hepimizin evinde peynir, zeytin, yumurta var çok şükür. Hafta sonu dışarıda kahvaltı ettiğimizde fark yaratan lezzetler arıyoruz. Merkezi Ordu'da bulunan Neli Pide'nin Bağdat Caddesi şubesindeki kahvaltı, patates kavurması, güveçte eritme peynir, petek balı, dut reçeli ile insana iyi ki buraya gelmişim dedirtiyor. Hele bir de üzerindeki tereyağı masanızda eriyen sıcacık bir köy ekmeği var, ki ona ekmek demek hakaret olur, can yakıyor. Bağdat Caddesi kahvaltı mekanlarından NeliPide İstanbul'da yöresel kahvaltı nerede yapılır? sorusuna cevap oluyor. Nelipide iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Anadolu yakasında, Boğaz'da uygun fiyatlı, ekonomik kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen yer elbetteki boğaz ile içiçe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinin İstanbullular için en sevilen yönlerinden biri daha ise herkes kendini evinde hissetsin diye dışarıdan yiyecek getirilmesine izin verilmesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesi iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Üniversite yıllarımızın vazgeçilmez mekanı Kale Çay Bahçesi yıllar geçse de popülerliğini yitirmiyor. Bebek'ten Rumelihisarı'na doğru bir yürüyüş sonrası Boğaz'a nazır kahvaltı keyfi muhteşem oluyor. Kale Çay bahçesinde beyaz peynir, kaşar peyniri, hellim peyniri, bal kaymak, reçel, tahin pekmez, acılı peynir salatası, siyah ve yeşil zeytin, domates, salatalık, yeşil biber, simit ve ekmek çeşitlerinden oluşan iki kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle sınırsız çay da dahil toplam 780 TL karşılığında sunuluyor. Kale Kafe'nin kaşarlı menemeni çok başarılı, özellikle denenmeli. Hafta sonları öğleye doğru oldukça kalabalık olan mekanı hafta içi ve hafta sonu erken saatlerde tercih etmeli. İstanbul'un göbeğinde olmasına rağmen içine adım attığınız anda şehrin kalabalığından sizi bir anda uzaklaştırıp doğa ile buluşturan gizli saklı bir orman Yıldız Parkı. Yıldız Korusu'nun içerisinde Kır Kahvesi ve Malta Köşkü olmak üzere BELTUR tarafından işletilen ve kahvaltı servisi de veren iki mekan bulunuyor. Kır Kahvesi daha mütevazi, ağaçlar altındaki doğal ortamı ile ön plana çıkıyor. Malta Köşkü ise adına yaraşır bir ihtişama sahip, tepeden gördüğü boğaz manzarası ile ön plana çıkıyor. Malta Köşkü ve Kır Kahvesi iletişim, ulaşım ve kahvaltı detayları için tıklayın. Aradığım yazıyı buldum. Emeğinize sağlık. Hepsini tek tek deneyeceğim. içerisinde gittiklerim de var gitmediklerim de faydalı bir yazı olmuş teşekkürler, ama kulindağ ı kimseye tavsiye etmiyorum, sahibi hayvanlara çok kötü davranıyor...."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-marmaray-ile-ulasabileceginiz-girisi-ucretsiz-orman", "text": "İstanbul'da temiz havaya doyabileceğiniz Florya Atatürk Ormanı, Florya sahilinde, Marmaray Florya durağından sadece 5 dakikalık yürüyüş mesafesinde yer alıyor. Piknik yapabileceğiniz masaları, yürüyüş alanları, çocuklar için oyun parkları ile oldukça keyifli vakit geçirebileceğiniz ormanda Beltur'a ait bir büfe de yer alıyor. Florya Atatürk Ormanı tüm ailenin, her yaş kesiminin keyifle vakit geçirebileceği ender yeşil alanlarından. Çocukların çoğu yerde ücretli olarak kullanabildiği farklı temalardaki park kullanımları burada tamamen ücretsiz. Parkurlu oyun parklarında çocuklar inanılmaz eğleniyor. Dilerseniz isbike'tan bisiklet kiralayarak da ormanı bisikletle gezebilme imkanı da bulunuyor. İster çekirdek ailenizle ister kalabalık gruplar halinde keyifle piknik yapabileceğini Florya Atatürk ormanında mangal yapılmasına izin verilmiyor. Florya Atatürk Ormanına yaya girişi ücretsiz. Arabanızı park etmek isterseniz 30 TL park ücreti ödemeniz gerekiyor."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-sonbaharda-gezilecek-yerler", "text": "Sonbaharda gezilecek keyifli bir rota olan Anadolu Kavağı bölgesinde, Yoros Kalesi'ni gezip tepeden boğazı izledikten sonra Kale'den Kavak'a doğru uzanan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış Yoros Kafe'de panoramik manzara eşliğinde kahvaltı edebilir, tahta salıncaklara binebilir, üzerine Kavak'ta dondurma veya waffle keyfi yapabilirsiniz. 'En güzel kahvaltı benim evde hazırladığım kahvaltıdır' diyenlerdenseniz kahvaltı sonrası yollara dökülüp Yoros Kalesi'ni gezdikten sonra Anadolu Kavağı'nda denize nazır balık keyfi yapabilirsiniz. Yosun Restoran'da midye tava ve patates güzel bir alternatif. Yemek sonrası Poyrazköy'e doğru uzanıp kumsalda yürüyüş yapmak keyifli olabilir. Güneşli günlerde Poyrazköy balıkçılarının kumsalın yanı başındaki masaları da geç öğle yemeği için değerlendirilebilir. İstanbul'da sohbaharda gezilecek doğal yerler listemizin 3. sırasında, doğa ile iç içe olmayı seven aileler için İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra Polonezköy tabelalarını takip ederek ulaşılabilen bu köyde benim favori mekanım ise Stella. Tepeden ormana hakim manzarası, yemyeşil ambiyansı ve orman yoluna direkt bağlantısı ile bence bölgedeki benzerlerinden bir adım önde. Günübirlik gezilerinizde, ormanda güzel bir yürüyüş sonrasında ister Polonezköy'de kahvaltı edebilir, mekandan etinizi, salatanızı, patatesinizi alıp, hazırladıkları mangalda kendiniz pişirip kendiniz yiyebilir, çimlere ya da hamaklara yayılıp güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Polonezköy Kahvaltı Mekanları ve Fiyatları için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Şehir merkezinde denizi ve yeşil alanı içiçe bulabileceğiniz ender yerlerden biri olan Fenerbahçe Parkı hem Anadolu yakasında, hem de Avrupa yakasında oturanların toplu taşıma ile dahi kolayca ulaşabileceği bir lokasyonda bulunuyor. Üç tarafı denizle çevrili ormanlık bir alan içindeki Fenerbahçe Parkı'nda denize nazır çimenlere yayılabilir, yine deniz manzaralı tahta masalarda piknik yapabilir ya da park bünyesindeki kafelerden faydalanabilirsiniz. Hafta sonu açık büfe kahvaltı severler için Cafe Romantika oldukça keyifli bir seçenek. Büyükada'nın kalabalığından hoşlanmayanlar için daha tenha bir ada alternatifi. İstanbul'da sonbaharda gezilecek doğal yerler listesinin beşincisi, Sait Faik Abasıyanık romanlarına konu olan bu adada karşınızda Heybeliada ve Kınalıada manzarası ile yeşillikler içinde bir gün geçirmeniz mümkün. Burada da faytonla gezebilir, bisiklet kiralayabilirsiniz. Hatta daha az engebeli yapısı sebebi ile bisiklet kullanmanın Büyükada'ya nazaran daha kolay olduğu söylenebilir. Yemek molası için sahilde vapur iskelesinin oradaki lezzetleri ile ön plana çıkan Barba Yani'yi, ambiyansı için de adanın batısında denize nazır büyük bir bahçe içinde kurulu Kalpazankaya Restaurant'ı önerebilirim. Burgazada Nerede? Nasıl Gidilir? Vapur Saatleri için tıklayın. Sonbaharda doğada gezilecek yerler dediğimizde aklımıza ilk gelenlerden, bizde İstanbul'da değilmişiz hissi uyandıran vazgeçilmez destinasyonumuz BÜYÜKADA. Büyükada'ya günübirlik Kadıköy, Bostancı, Eminönü ya da Beşiktaş'tan kalkan vapur ya da motorlar ile ulaşabilir, vardıktan sonra Prinkipo'dan dondurma alarak geziye başlayabilir, çarşı içinden faytona binebilir ya da bizim tercih ettiğimiz gibi bisiklet kiralayıp Küçük Tur yoluna koyulabilirsiniz. Küçük çocuklu aileler için çocuk koltuklu kiralık bisiklet seçenekleri de mevcut. Adanın muhteşem güzellikteki evlerinin önünden geçerken kendinizi geçmişe ışınlanmış gibi hissetmeniz mümkün. Büyükada Gezilecek Yerler, Yapılacak Şeyler Listesi için tıklayın. Büyükada Nerede? Nasıl Gidilir? Vapur Saatleri için tıklayın. 2. Köprü yolu üzerindeki Kavacık sapağından Riva'ya doğru giderken karşınıza çıkan Mahmut Şevket Paşa Köyü ayrımından ulaşılan Kulindağ, ormanlık bir vadinin yamacına kurulmuş bir dağ evi. Kulindağ'ı ister günübirlik ziyaret edip ormana nazır teras restoranında kahvaltı ya da öğle yemeği alabilir, isterseniz de gece dağ evinin etrafındaki bungalovlarda konaklayabilirsiniz. Akşamları yakılan kamp ateşi etrafında toplanıp şarkı söylerken izcilik günlerinize geri dönmeniz de mümkün. Ateşte sucuk ekmek yapmak için yanınıza sucuk almayı unutmayın. 2. Köprü yolundaki Kavacık sapağından dönüldükten sonra yarım saatte ulaşılan Riva, deniz kum güneş üçlüsüne en kısa sürede ulaşılabilecek destinasyonlardan biri olması ile ön plana çıksa da sonbaharda ve güneşli kış günlerinde sakin kumsalında oturup dalgaların sesini dinlemek de inanılmaz huzur verici. Üzerine Riva Deresi'nin Karadeniz ile buluştuğu noktadaki Kalyon Restaurant'ta meze ve balık ziyafeti de eklenirse değmeyin keyfinize. Kalyon'da İstanbul'daki pek çok boğaz balıkçısında bulamayacağınız çeşitlilikte mezeler tatmanız mümkün. Riva Kalyon Restoran detayları için tıklayınız. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Ümraniye'den Şile yönüne sapıldıktan sonra yaklaşık 1 saatte ulaşılan Şile de deniz sezonu dışında da gidildiğinde kumsalda deniz havası alabilir, limanda yürüyüş yapıp balıkçıya dönüştürüşmüş teknelerde balık yiyebilir ya da evde akşam yemeği için liman balıkçılarından taze balık alabilirsiniz. Diğer bir alternatif de ana yoldan Şile merkezin tam tersi yöne sapıp, Saklıgöl yolu üzerindeki bahçelerde gözleme ayran keyfi sonrasında Saklıgöl'e ulaşıp göl etrafında trekking yapmak. Güzel manzaralar eşliğinde yapılan yolculuk sonrası ulaşılan, ormanın içine saklanmış bu gölün manzarası gerçekten etkileyici. Buradaki tek tesis olan Saklıgöl Kafe'de de isterseniz restoran servisinden faydalanabilir, isterseniz masa ve mangal kiralayabilirsiniz. Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde, Kanlıca yakınlarındaki Çubuklu korusunun içerisinde bulunan, İstanbul'da sonbaharda gezilecek yerler listemizin sonuncusu Hidiv Kasrı, her biri künyeli ve soy kütüğüne sahip ağaçlarla kaplı geniş bir koruluğa ve koru içinde güzel bir koşu ve yürüyüş yoluna sahip. Sonbahar aylarında muhteşem görseller sunan bu korulukta güzel bir doğa yürüyüşü yapabilir, Beltur tarafından işletilen kafesinde hafta sonu sunulan açık büfe kahvaltı ile köşkün güllerle dolu bahçesinin tadını çıkarabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-sonbaharda-yapilacak-kultur-sanat-dolu-geziler", "text": "Özellikle bu sonbahar Pandemi süresince durgun geçen kültür sanat hayatının dolu dolu geri dönüşü gerçekten muhteşem. 17. İstanbul Bienali (20 Eylül- 11 Aralık) ve Beyoğlu Kültür Festivali (01-23 Ekim) günleri sonbaharı doyasıya gözümüzü ve ruhumuzu besleyecek aktiviteler ile geçirmek için pek çok alternatif sunuyor. Eminönü'nde Sağır Han'da yer alan İrene Kulesi 17. yüzyılda Orta Bizans döneminde inşa edilmiş. 1200 yıllık tarihi kule rivayete göre geçmişte kilise, zindan, gözetleme kulesi, hazine odası gibi çeşitli amaçlarla kullanılmış. Farklı dönemlere tanıklık etmiş bu yapı şu anda İrene Kulesi Sanat Galerisi olarak sanat ve tarihi buluşturuyor. El sanatları yapan zanaatkarların çalıştığı sağlı sollu birkaç dükkanını geçtikten sonra İrene Sanat Galerisi karşınıza çıkıyor. 12 asırlık Bizans mirası yapıda yer alan, geleneksel ve modern el yapımı eserleri görmek yada satın almak mümkün. Instagram hesaplarında ve web sitelerinde yer alan numaraları ararsanız yetkililer sizi karşılayarak gezdiriyor. Galeride ayrıca kısıtlı sayıda katılımcıya açılan bireysel yada grup atölyelere katılabilir; yağlı boya, hat, kaligrafi, minyatür, yaprak, ebru gibi Klasik Türk Sanatları eğitimlerini ustalarından alabilirsiniz. Pazar günleri hariç Sanat Galerisini 09:00-19:00 saatleri arasında gezebilirsiniz. Muhteşem ambiyansı yaşatan bu tarihi yapıyı ve galeriyi gezmek ücretsiz. İstiklal Caddesi'nde yer alan İstanbul Sinema Müzesi'nde Stanley Kubrick sergisini 1 Mart 2023'e kadar gezebilirsiniz. 200 yıllık tarihi bina içerisinde yer alan İstanbul Sinema Müzesi, 130 parçalı eşsiz eserleri ile dünyanın en iyi ilk üç sinema müzesi arasında. Sinema müzesi biri dijital biri sinema tarihini yansıtan iki katı, ulusal ve uluslararası sanat eserlerine ev sahipliği yapan galerisi ile sinema severler için bir cennet. Atatürk'ün nutuk çekiminde kullanılan kamerası dahil çok sayıda önemli filmde kullanılan kamera ve objeleri görebilirsiniz. Arttırılmış gerçeklik odasında Yeşilçam filmlerinin sevilen sahnelerini izleyebilir, yeşil perde ile Yeşilçam'ın akıllarda yer etmiş sahnelerindeki oyunculardan birisi olarak fotoğraf çekebilir ve bu görüntüleri e-mail ile paylaşabilirsiniz. Hafıza havuzu bölümünde dünyada bir sinema müzesinde ilk kez kullanılacak olan etkileşimli dijital masa uygulamasıyla, Türk Sineması ziyaretçilerine sunuluyor. 1 Ekim'de başlayan Stanley Kubrick sergisi dünyaca ünlü yönetmen hakkında yapılmış en kapsamlı sergi olarak karşımıza çıkıyor. Sergide Kubrick'in kült filmlerine dair belgeler, kostüm, poster, obje ve kameraları görebilirsiniz. Bilet ücretleri yetişkin 80, öğrenci 60 TL. İstanbul Bienali kapsamında \"İsmi Lazım Değil\" sergisine ev sahipliği yapan Abdülmecid Efendi Köşkü'nü 11 Aralık 2022 tarihine kadar Pazartesi günleri hariç 11:00- 19:00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezebilirsiniz. \"İsmi Lazım Değil\" sergisi taş, yılan, göz figürleri ile bilinmezden büyülenme ve korkma odağında tasarlanmış yaklaşık 100 yapıtlık harika bir sergi. Köşkün bahçesi, zemin katı ve birinci katı kullanılarak 45'ten fazla sanatçının yaklaşık 100 eseri sergileniyor. Bodrum kattaysa yapay zeka, animasyon gibi dijital tekniklerden yararlanılarak Bizans dönemine ait görsel bir şölen sunuluyor. Nakkaştepe Bağlarbaşı Korusunda Koç Topluluğu Spor Klübü'nde yer alan Abdülmecid Efendi Köşkü sadece sergi zamanları ziyarete açılıyor, bu harika yapıyı görmek için de güzel bir fırsat sunuyor. Ancak gerek köşk, gerek sergi o kadar keyifli ki kesinlikle pişman olmayacaksınız. Korunun içinde Divan Pastanesinin 2 ayrı yeri var. Kafe kısmında yemyeşil bir manzaraya karşı yorgunluk kahvesi yada bahçede bulunan hamakta keyif yapabilirsiniz. Ayrıca koruda güzel bir çocuk oyun alanı da yer alıyor. Sergi sonrası bir şeyler yemek- içmek yada dinlenmek isteyenler için güzel bir ortam. 9. yüzyılın sonunda Anadolu Yakası'na enerji verecek hava gazının üretimi için kurulan Hasanpaşa Gazhanesi şimdiki adıyla Müze Gazhane Kadıköy'de yer alıyor. 1993'te kapanan 130 yıllık Gazhane 2021'de restore edilerek müze ve etkinlik alanı olarak kullanıma açıldı. Gazhane sergi ve müze alanları, sahneleri, kütüphaneleriyle gençlere yirmi dört saat açık bir çalışma ve etkinlik alanı sunuyor. Instagram hesaplarından yada web sitesinden takip ederseniz çok sayıda çocuk ve yetişkin atölyesi, konserler ve söyleşiler ile sonbahar programı çok zengin. Atölyeleri çok ilgi görmekte ve önceden kayıt yaptırmak gerekiyor. Karikatür müzesi geçmişten günümüze büyük ustaların çizgileri ile nostalji yaşatırken Bienal kapsamında da Bayrak Projesi, okuryazarlığı yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen bu harekete dair belge, resim ve videoları görebilirsiniz Ayrıca Gazhane 'de yer alan İstanbul Kitapçısı'na da uğramanızı önerebilirim. Müze Gazhane'ye girişi ücretsiz ve geniş bir katlı otoparkı bulunuyor. Borusan Contemporary, nam-ı diğer Perili Köşk, Rumelihisarı'nda denize nazır Borusan yönetim binası, sergi ve etkinlik salonu. İnşaası 1910 yılında başlayan köşk 1914 yılında savaş nedeniyle yarım kalıyor ve adını buradan alıyor. 2007 yılında burayı Borusan Holding 2030 yılına kadar kiralayarak yönetim ofisi ve sergi alanı olarak kullanıma açıyor. Muhteşem boğaz manzaralı köşk'te ilk olarak teras katından başlayarak boğaz manzarasının tadına vararak fotoğraflayabilirsiniz. Akabinde üstten alta doğru kat kat yönetim ofisleri dahil gezebiliyorsunuz. Her katta harika sanat eserleri yer alıyor ve sergi katında da güncel de yer alan \"Kaosun Eşiği\" ve \"Hibrit Mekanlar\" isimli sergileri 23 Agustos 2023 tarihine kadar gezebilirsiniz. Köşkün 2. Katında yer alan kafesi de çok keyifli. Özellikle güzel havalarda çocuklarınız ile manzaranın tadına varabilirsiniz. Ihlamur Kasırları Sultan Abdülmecid 1849-1855 yıllarında yaptırdığı \"Merasim Köşkü\" ile \"Maiyet Köşkü\" olarak adlandırılan iki kasırdan oluşuyor. Merasim Köşkü, Sultan Abdülmecid'in resmi kullanımına ve törenlere; Maiyet Köşkü ise Sultan'ın maiyeti ve haremine ayrılmış. Birer biniş kasrı, yani Sultan'ın günübirlik dinlenme mekanı olan kasırlar, aynı zamanda diplomatik misafirlerin ağırlandığı yer olarak da önem taşımış. Cumhuriyet'in ilanından sonra TBMM tarafından 1951'de İstanbul Belediyesi'nin kullanımına verilmiş ve \"Tanzimat Müzesi\" olarak düzenlenmiş. 1966'da Milli Saraylara devredilen yapılar 1985'te müze-saray olarak ziyarete açılmış. Maiyet Köşkü şu anda kafe olarak hizmet veriyor. Bilet ücretleri yetişkin 20 TL, öğrenci 10 TL."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-yapilacak-en-guzel-5-aktivite", "text": "Karaköy'ün bu kadar meşhur olmasının sebebi Galata Kulesi, yüzlerce yıllık tarihi ile mutlaka çıkmanız gereken bir kule. İstanbul Boğazı'nı ve Kız Kulesi'ni yana yana seyredebiliyorsunuz. Rivayetleri bilirsiniz, İstanbul'da etkinlik yapacağım diye yanlış kişiyle evlenmeyin, çıkacağınız kişiyi doğru seçmenizi öneririm. Giriş ücretleri çok yüksek olmamakla beraber yoğunluk oranı akşama doğru artsa da kulenin içindeki yoğunluk saat 12'den saat 17:00 saatlerine kadar çok kalabalık oluyor. Bence tek başınıza değil de eşiniz dostunuzla sabah saatlerinde gitmeniz daha mantıklı. Hem çok güzel bir manzaraya karşı Galata Kulesi'nin üstünde, 300 metre yükseklikte, Hezarfen Ahmet Çelebi'nin uçmak için atladığı yerde kahvaltı yaparsınız hemde çok güzel selfieler çıkartırsınız. Türkiye üzerinde Eskişehir Sazova Parkından sonra hatta onunla neredeyse aynı büyüklükte olan İsfanbul Tema Parka mutlaka gitmelisiniz. İçeriye girdiğinizde çok farklı bir dünya ile karşılaşıyorsunuz. Hem çocuklar için hem de yetişkinleri için ideal bir eğlence yeri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İçerisinde 10'dan fazla restoran, 30'dan fazla eğlence unsuru bulunuyor. Türkiye'deki en büyük Roller Coaster bu tema parkta. Aman bu Roller Coaster'a binmeden önce bir düşünün çünkü inanılmaz bir hızda çok yükseğe çıkıyor dudaklarınız uçuklayabilir. Ayrıca bu tema parkta 360 adındaki üniteye binip 450 metre yükseklikte 360 derece dönebilir, kayık alanına gelip suyun içine kayıkla atlayabilirsiniz. Bir diğer aktivitemiz ise simitleri çayları alıp vapura binmek. Yüksek bir ücret ödemeden içinizi açacak en güzel etkinliklerden bir tanesidir. Avrupa yakasındaysanız Eminönü sahiline gidin ve Üsküdar'a geçin yada Kadıköy sahilinde inip Moda Caddesinde kayalıklarda manzarayı seyredin. Ama eğer Eminönü'den vapura binecekseniz mutlaka balık ekmek yedikten sonra o vapura binin. Bu şekilde sahilden sahile atlayın, denizden denize geçin ve vapurla turunuzu tamamlarken Kız Kulesi'ni, karşı taraftaki tarihi yapıları, uzaklardan görünen Süleymaniye Cami'yi mutlaka görün. Vapurun giderken ki motorundan köpürtmesini, geçen diğer devasa büyüklükteki yük gemilerini izleyin. Ayrıca aldığınız simitten birazda martılara verin hep bana olmaz. İşte İstanbul'da yapabileceğiniz üçüncü aktivite'de bu şekilde oluyor. Yukarıdaki bağlantıdan İstanbul'da gezebileceğiniz yerlerin hepsini öğrenebiliyorsunuz. Yahu peki buraları nasıl gezeceğiz diyorsanız bile makalenin içinde detaylı bir şekilde anlatıyor yöntemlerini. İstanbul'da bulunan en önemli tarihi eserlerden biridir Ayasofya. İlk başta kilise, sonra manastır ve en sonunda cami olduktan sonra müzeye çevrildi. Büyük anlamlar içeren Ayasofya'nın önce tarihini ve içindeki sırları öğrendikten sonra içine girip detaylı bir şekilde inceleyin. Bu müze İstanbul'da gezilecek yerler, yapılacak aktiviteler sırasında mutlaka olan bir müzedir."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-yapilacak-en-guzel-aktiviteler", "text": "Boğaz hattında çalışan vapurlardan birine binmek İstanbul'da yapılacak en güzel, en ucuz ve en keyifli aktivitelerden biri. Eğer Anadolu yakasında iseniz Kadıköy-Beşiktaş vapuruna binip Beşiktaş'a varıncaya kadar, İstanbul'da görülmesi gereken yerlerden Haydarpaşa Garı'nı, Dolmabahçe ve Topkapı Sarayları'nı, Galata Kulesi'ni ve kıyılardaki önemli sarayları İstanbul Boğazı'nın ortasından izleyebilirsiniz. Eğer Avrupa yakasında iseniz bu kez Beşiktaş'tan binerek aynı hattın keyfini sürebilirsiniz. Vapura binmeden simit alıp martılara atmayı unutmayın. İstanbul dediğinizde ilk akla gelen manzara, Ortaköy Camisi'ni ve Boğaz Köprüsü'nü de içine alan aşağıdaki fotoğraftaki manzara. Ortaköy girişinde sıra sıra dizilmiş kumpircilerden sevdiğiniz malzemelerle hazırlanmış kumpirinizi alıp bu manzaraya nazır banklarda oturmak ve kumpirinizi kaşıklamak İstanbul'da yapılacak aktivitelerin olmazsa olmazlarından biri. Bu bölgedeki kafelerde tavla oynarken çayınızı yudumlamak, ya da yemci amcadan yem alıp meydandaki güvercinleri beslemek de oldukça keyifli. İstanbul Boğazı kenarındaki en keyifli yürüyüş rotasına sahip Kuruçeşme-Arnavutköy-Bebek-Rumeli Hisarı hattını yaklaşık 1 saatte yürüyebilir, İstanbul Boğazı'nın keyfini maksimum şekilde çıkarabilirsiniz. Yürüyüş boyunca yine Boğaz'a sıfır olarak konumlandırılmış İstanbul'da görülecek en güzel yerlerden Kuruçeşme Parkı ve Bebek Parkı'nda mola verebilirsiniz. Bebek Parkı molası öncesi minicik bir dükkanda hizmet veren Bebek'in meşhur mini dondurmacısından dondurma almayı unutmayın. Yine Bebek merkezde ünlü görme garantili Bebek Kahve'de bir çay, kahve içmek de diğer bir alternatif. Özellikle Lale zamanı olan Nisan ve Mayıs döneminde Emirgan Korusu'nu gezmek İstanbul'da yapılacak görsel anlamda en büyüleyici aktivitelerden biri. Emirgan korusu hafta sonu İstanbul'un kargaşasından kaçıp kendini doğanın kollarını bırakmak isteyen İstanbulluların tercih ettiği yeşillik ve ormanlık yerlerin başında geliyor. Emirgan Korusu ve Parkı'nda hem rengarenk çiçeklerle, mevsiminde lalelerle, özel motifler işlenmiş ağaçlarla ve Boğaz manzarasıyla harika fotoğraflar çektirebilir, hem piknik yapabilir, hem de 3 adet köşkten birinde kahvaltı keyfi ya da diğer öğünlerde yeme içme keyfi yapabilirsiniz. Emirgan Korusu'na nasıl gidilir? Kahvaltı ücretleri nedir? vb. detaylar için tıklayın. İstanbul'da mutlaka görülmesi gereken iki yer söyleyin deseniz birinci olarak Ortaköy ikinci olarak İstiklal Caddesi derim. Ortaköy'de kumpir yiyip çay içtiğimize göre o zaman şehrin en önemli simgelerinden İstiklal Caddesi'ne geçelim. Taksim'e geldiğinizde Taksim Meydanı'ndan İstiklal Caddesi boyunca Galatasaray Lisesi'ne doğru yürüyüş yapabilir, sağlı sollu konumlanırılmış kafeleri butikleri görebilirsiniz. Beyoğlu Çikolatacısı'ndan bütün fındıklı Beyoğlu çikolatası almayı ihmal etmeyin derim. Galatasaray Lisesi'nin karşısındaki Balık Pazarı'nı gezebilir, Balık Pazarı'nın girişindeki İstanbul'un en ünlü kokoreççilerinden Mercan'da ayaküstü ekmek arası kokoreç yada midye tava atıştırabilirsiniz. Hemen devamındaki Nevizade Sokak'ta ya da Çiçek Pasajı'nda yemek yiyip bir şeyler içmek de oldukça keyifli. Taksim'e kadar gelmişken ünlü balmumu heykel müzesi İstiklal Caddesi'ndeki Madame Tussauds'yu ziyaret etmeli. Madame Tussauds'da Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shek'ten Hollywood yıldızlarına yerli yabancı pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulup instagramlık muhteşem fotolar çektirebilirsiniz. Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi Nerede?, Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? vb. detaylar için tıklayın. İstanbul'a ister dışardan turist olarak geldiğinizde, isterseniz de kendi şehrinizde turist olmak istediğinizde yapılacak en güzel aktivitelerden biri Galata Kulesi ve çevresinin keşfi. Son dönemde oldukça güzelleşmiş ve turistlerin odak noktası haline gelmiş olan bu bölgedeki gelişime ve değişime şaşırabilirsiniz. Buraya kadar gelmişken İstanbul'un önemli sembollerinden Galata Kulesi'ne çıkmamak olmaz. Dünyanın en eski kulelerinden olan Galata Kulesi'ne çıkıp Haliç'i ve İstanbul Boğazı'nı panoramik olarak seyredebilirsiniz. Galata Kulesi 2022 güncel giriş ücreti 100 TL. Müzekart geçerli değil. Bir dönem İstanbul'un en önemli ticari merkezi konumunda bulunan Eminönü belirli bir kitle tarafından hala elektronik eşya, saat, ev eşyası ve giysi alışverişi için sıkça ziyaret edilmekte. Eminönü'ye geldiğinizde cıvıl cıvıl Mısır Çarşısı'ndaki envai çeşit baharat satan baharatçılardan, kuruyemişçilerden alışverişinizi yaptıktan sonra sahildeki süslü püslü teknelerden balık ekmek alabilirsiniz. Karşınızda kalan Galata Kulesi'ne nazır balık ekmeğinizi yedikten sonra Galata Köprüsü'nden geçerken ister balık tutanları izleyebilir ister köprü altındaki kafelerde bir şeyler içebilirsiniz. Eminönü'nden Haliç'e doğru uzandığınızda İstanbul'un en güzel müzelerinden Rahmi Koç Müzesi ile buluşabilirsiniz. 1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, tarihi tramvay ve trenlere binebilir, klasik arabaları inceleyebilirsiniz. Haliç'e kadar gelmişten eski İstanbul ruhunu yaşatan semtlerden Eyüp'ü ve Osmanlı'nın İstanbul'a bıraktığı en büyük miraslardan biri olan Eyüp Sultan Camii'ni ziyaret edebilirsiniz. Tarihi Eyüp Sultan Güveççisi'nde bir çeşit kıymalı pide olan Eyüp güveçlerini yiyip buradan Pierre Loti Tepesi'ne çıkabilirsiniz. Tarihi Pierre Loti Kahvesi'nde Haliç manzarasına karşı salebinizi ya da Türk kahvenizi yudumlamak da İstanbul'da yapılacak en güzel aktivitelerden biri. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği Minyatür Eserler Parkı Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Yerebatan Sarnıcı ulaşım ve giriş ücreti detayları için tıklayın. Yerebatan Sarnıcı ziyareti sonrası altı minareli, ünlü Sultanahmet Camii'ni dıştan ve de içten incelemek büyüleyici. Karınlar açıktıysa Tarihi Sultanahmet Köftecisi, orijinal haliyle sizi bekliyor. Buranın köftesini ve piyazını yemeden Sultanahmet'ten ayrılmak, geziyi eksik tamamlamak olur. Yalnız Sultanahmet'te yanyana dizili birbirine benzer, Tarihi Sultanahmet Köftecisi ibareli pek çok köfteci var. Orijinalinde yemek istiyorsanız Tarihi Sultanahmet Köftecisi Selim Usta'da yemelisiniz. Havada asılı gibi duran baş döndürücü kubbesi, oyma mermer sütunları ve eşsiz mozaikleriyle sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biri olan Ayasofya Müzesi gezisi İstanbul'da yapılacak en güzel aktivitelerin başlarında bulunuyor. En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya, dünyanın 8. harikası olarak gösteriliyor. Ayasofya Müzesi'nde nerede? Nasıl gidilir? vb. detaylar için tıklayın. Yerli Disneyland olarak da bilinen Türkiye'nin ilk tema park konseptine sahip VIALAND, aslında sadece bir eğlence parkı değil, içerisinde alışveriş merkezi, restoranlar, sinema ve bowling salonu da bulunan çok büyük bir yaşam ve eğlence kompleksi. Vialand içerisinde her yaş grubuna özel yirmiden fazla eğlence ünitesi mevcut. Bunlardan en iddialısı 110 km hızla raylarda ilerleyen roller coaster Nefeskesen. Çocuklar için ise Sünger Bob, Minik Kaşifler, Küçük Madenciler, Saray Salıncağı, Dora ve Diego'nun Maceraları, Çılgın Nehir ve Viking üniteleri en çok tercih edilen eğlence noktaları. Avrupa yakası ile Anadolu yakasını birbirine bağlayan İstanbul Boğazı'nın orta yerindeki konumuyla Kız Kulesi İstanbul'un en önemli simgelerinden biri. Hem restoran hem de müze olarak işletilen Kız Kulesi'ne dilerseniz Salacak'tan 15 dakikada bir kalkan teknelerle ulaşabilirsiniz. Diğer keyifli bir seçenek ise Salacak'ta merdivenlere konumlandırılmış kafelerde Kız Kulesi manzarasına nazır simit çay keyfi yapmak. Kadıköy'de 15 çeşit suflesi ile misafirlerini akışkan bir lezzet yolculuğuna çıkaran SUFLÖR CAFE suflelerinin lezzetinin yanısıra sizi bir çizgi romanın içindeymiş gibi hissettiren sıradışı ambiyansı ile de dikkat çekiyor. 90'lar ruhunu sonuna kadar yaşatan İKİ BOYUTLU CAFE Suflör gelen misafirlerine yaptıkları tatlı sürprizlerle de çok beğeniliyor. Mekandan ayrılan herkese patlayan şeker ikram eden Suflör ekibi doğum günü olan misafirlere de 90'lı yıllara ait küçük hediyeler veriyor. Suflör Cafe hakkındaki bilgiler, menü detayları ve fotoğraflar için tıklayın. Nakkaştepe Millet Parkı'ında kurulmuş Zipline hattında boğaza nazır zipline keyfi adrenalin severler için çok cazip bir İstanbul aktivitesi. Zipline sadece güzel havalarda açık oluyor ve öğle saatlerinde başlıyor. Kişi başı 70 TL ödeyeceğiniz bu etkinlikte gökyüzünde boğaza nazır süzüldüğünüz anları kaydederek ölümsüzleştirmek isterseniz kamera kirası için ekstra olarak 30 TL ödemeniz gerekiyor. Deniz seviyesinden 200 metre yüksekte, İstanbul'u 360 derecelik bir açıyla kuşbakışı izleyebileceğiniz ve 30 metrelik cam yolda adrenalin dolu anlar yaşayacağınız yepyeni bir deneyim SKYVIEW ve SKYWALK. Biri açık hava diğeri camekanla kaplı iki kattan oluşan SKY VIEW, Galata Köprüsü'nden Haliç'e, Adalar'dan Boğaz'a doğru 360 derecelik kesintisiz bir manzara sunuyor. Açık havadaki katta bulunan ve zemini tamamen cam olan 30 metrelik balkonda yürüyerek SKYWALK yapmak ve İstanbul'u kelimenin tam anlamıyla ayaklarınızın altında hissetmek hem sizin hem de çocuklarınız için sıra dışı bir deneyim oluyor. Skyview ve Skywalk Nerede? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. İstanbul'un en nezih bölgelerinden Bağdat Caddesi'nin sahil kesimindeki Caddebostan'dan Fenerbahçe'ye kadar çok güzel bir sahil düzenlemesine sahip. Bu bölgede hafta sonları piknik örtünüzü, katlanır sandalyenizi alıp günün her saati keyifli bir piknik yapabilirsiniz. Yoros Kalesi ve Anadolu Kavağı gezisi İstanbul Anadolu yakasında keyifle yapılacak aktivitelerden biri. Yoros Kalesi'ni gezip tepeden boğazı izledikten sonra Kale'den Kavak'a doğru uzanan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış Yoros Kafe'de panoramik manzara eşliğinde kahvaltı edebilir, tahta salıncaklara binebilir, üzerine Kavak'ta dondurma, lokma veya waffle keyfi yapabilirsiniz. İstanbul Anadolu Yakası'nın en güzel korularından biri olan Kanlıca sırtlarındaki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de karşı kıyıda Ortaköy sahili, Rumeli Hisarı, İstinye Koyu'na kadar uzanan muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Çam ağaçlarının sizi hayat dolu kokusuyla karşıladığı Mihrabat Korusu'nda keyifli bir kahvaltı sunuluyor. Mihrabat Korusu Nerede? Nasıl Gidilir? Kahvaltı Detayları Nedir? tıklayın. Dünyanın en güzel şehirlerinden İstanbul'un en yüksek yapısı olan Çamlıca Kulesi 370 metre yüksekliğinde ve toplam 49 kattan oluşuyor. Diğer adıyla Çamlıca Radyo ve Televizyon Kulesi olan bu görkemli yapı yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra yerli yabancı pek çok turisti ağırladığı eşsiz bir İstanbul manzarasına hakim seyir terası, kafesi ve restoranı ile de ön plana çıkıyor. Çamlıca Kulesi Ulaşım, Giriş ve Kahvaltı Ücreti detayları için tıklayın. Anadolu Yakası'nın Boğaz kıyısındaki tarihi semtlerinden Kanlıca'da yoğurt yemek de İstanbul'da yapılacak en geleneksel aktivitelerden biri. Kanlıca İskelesi'nin hemen yanındaki çay bahçesinde sipariş verebileceğiniz Kanlıca yoğurdu orijinal haliyle yanında pudra şekeri ile servis ediliyor. Kanlıca yoğurdunun ayrıca ballı, reçelli ve pekmezli çeşitleri de bulunuyor. Çengelköy dendiğinde ilk akla gelen yer boğaz ile iç içe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Çengelköy'ün diğer bir meşhuru olan ve artık tüm Türkiye'de şubeleri bulunan Çengelköy Börekçisi'nden börek alıp Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi'nde çay ve Boğaz manzarası eşliğinde börek yemek oldukça keyifli. Çengelköy börekçisinin tam buğday unlu cevizli peynirli böreği en lezzetli olanlarından biri. İstanbul'da yapılacak en güzel aktiviteler dendiğinde aklımıza ilk gelenlerden, bizde İstanbul'da değilmişiz hissi uyandıran vazgeçilmez destinasyonumuz BÜYÜKADA. Büyükada'ya günübirlik Kadıköy, Bostancı, Eminönü ya da Beşiktaş'tan kalkan vapur ya da motorlar ile ulaşabilir, vardıktan sonra Prinkipo'dan dondurma alarak geziye başlayabilir, çarşı içinden faytona binebilir ya da bizim tercih ettiğimiz gibi bisiklet kiralayıp Küçük Tur yoluna koyulabilirsiniz. Küçük çocuklu aileler için çocuk koltuklu kiralık bisiklet seçenekleri de mevcut. Adanın muhteşem güzellikteki evlerinin önünden geçerken kendinizi geçmişe ışınlanmış gibi hissetmeniz mümkün. Büyükada'da Gezilecek Yerler ve Yapılacak Aktiviteler için tıklayın. İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra, Polonezköy tabelalarını takip ederek ulaşılabilen bu köyde pek çok kahvaltı ve kendin pişir kendin ye mekanı mevcut. Güzel bir yürüyüş sonrasında ister Polonezköy'de kahvaltı edebilir, mekandan etinizi, salatanızı, patatesinizi alıp, hazırladıkları mangalda kendiniz pişirip kendiniz yiyebilir, çimlere ya da hamaklara yayılıp güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-yariyil-karne-somestr-15-tatilinde-cocuklarla-gidilecek-yerler", "text": "Bu yazımda sizlere İstanbul'da yarıyıl tatilinde çocuklarla gidilecek yerlerden Darıca Hayvanat Bahçesi, Rahmi Koç Müzesi, İstanbul Akvaryum, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, İsfanbul Eğlence Parkı, Kidzania, Kidzmondo, Snowpark, Miniatürk, Atatürk Arboretumu, Barış Manço Müzesi, Uçurtma Müzesi, Viasea Temapark ve Akvaryum, Kelebek Çiftliği, Oyuncak Müzesi, Balmumu Heykel Müzesi, Jurassic Land, Legoland ve Pelit Çikolata Müzesi gibi pek çok eğlenceli ve eğitici yeri aktarıyorum. Şimdiye dek yaşadıklarınızdan çok daha büyük, çok daha iyi ve çok daha büyüleyici bir serüvene hazır mısınız? Bir dizi yeni ve keşfedilmemiş illüzyon ile sayesinde son derece büyüleyici görsel, duyusal ve eğitsel bir deneyim yaşatmak için İstanbul İllüzyonlar Müzesi sizleri ve çocuklarınızı bekliyor. Türkiye'nin en kapsamlı aile eğlence merkezi HUPALUPA \"Yarıyıl tatilinde ne yapsak?\" diye düşünen çocuklu aileler için yeni bir alternatif oluşturuyor. Trambolin Parkı, Eğlence Kulesi, Sünger Havuzu, Tırmanma Duvarı, Denge Parkuru, Çarpışan Arabalar ve Sanal Dünya gibi pek çok alana sahip Hupalupa, İstanbul Anadolu Yakası'nın kalbi Ataşehir'de yeni açılan Metropol Alışveriş Merkezi'nde yer alıyor. Torium AVM bünyesinde yer alan Türkiye'nin ilk kapalı kar eğlence merkezi Snowpark, 4 mevsim kesintisiz kayak ve kızak keyfi sunuyor. Her ayrıntısı özenle tasarlanan eğlence parkında, gerçek kar kullanılıyor. En düşük kar kalınlığı 50 cm olan Snowpark'ta kar keyfi maksimumda yaşanırken, kış sporları için de ideal bir ortam sağlanıyor. Madame Tussauds'nun İstiklal Caddesi'ndeki merkezini ziyaret sırasında çocuklar Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan gibi tarihi figürler hakkında bilgi alırken Mozart'ın piyanosunda kendi müziklerini çalıp, Yaşar Kemal'in koltuğunda yazar ile karşı karşıya geliyorlar. Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shek'ten Hollywood yıldızlarına pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulan çocuklar yıldızlara dokunmanın heyecanını yaşıyorlar. Türkiye'nin ilk ve Avrupa'nın en büyük kapalı temalı parkı Moipark dev salıncaklar, yüksek hızda seyreden mekikler, adrenalin dolu oyunlar, eğlence tünelleri, canlı sahne şovları, Türkiye'nin ilk ve tek korku konseptli oteli, hediye kazandıran ünitelerden oluşuyor. Avrupa'nın en büyük kapalı eğlence kolonisi MOİPARK 12.000 m2'lik, 2 katlı alanda yer alıyor. Alt katta 10 yaşın üzeri, üst katta ise 4-10 yaş arası çocuklar için eğlence dolu onlarca oyun, ünite ve salıncak yer alıyor. Sömestr tatilinde 1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde çocuklarınız ile birlikte nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, klasik arabaları inceleyebilir, Renkli Matematik Dünyası bölümündeki interaktif deney setleri ile eğlenebilirsiniz. Yepyeni bir akvaryum deneyimi Emaar Akvaryum & Sualtı Hayvanat Bahçesi'nde, Anadolu Yakası'nın yeni alışveriş merkezlerinden Emaar Square Mall'da çocukları bekliyor. Kayalık Kıyılar, Tünel Akvaryum, Denizanası Galerisi, Ormanlar, Nehirler ve Şelalaler, Penguen Adası, Timsah Krallığı ile 7 farklı tematik bölümden oluşan akvaryum ve sualtı hayvanat bahçesi 200 türden 20.000'in üzerinde deniz canlısı ve amfibiye ev sahipliği yapıyor. 10.000 metrekarelik bir alan düşünün, bir de bu dünyanın sadece çocuklar için olduğunu hayal edin. Çocukların gelecekte olmayı istedikleri meslekleri deneyimlemeleri için kurulmuş bu minik şehirde, çocuklar para ile alışverişi, ekip çalışmasını, temel yaşam becerilerini öğreniyor, geleceğe hazırlanıyorlar. Burada eğitim eğlence ile harmanlanıyor, çocuklar tiyatroyu, bankayı, hastaneyi, itfaiyeyi, Polis Karakolu'nu, Gizli Ajan Eğitim Merkezi'ni ve Havacılık Akademisi'ni içeren eğlenceli pek çok tesisi özgürce ziyaret edebiliyorlar. Çocuğunuz eğlenirken öğrensin felsefesi ile 2015 yılında 3000 m 'lik bir alanda hizmet vermeye başlayan LEGOLAND Discovery Centre İstanbul çocuklarıyla birlikte eğlenceli bir gün geçirmek isteyen ebeveynlerin favori mekanları arasında yer alıyor. 2 milyon LEGO parçası ile hayallere sınır koymayan LEGOLAND Discovery Centre, yaratıcılığı ortaya çıkaran keyifli aktivite alanlarına sahip. Anadolu yakasının yeni yeme içme ve eğlence merkezi Ataşehir WATERGARDEN AVM İstanbul'un önde gelen restoranlarının yanı sıra bünyesinde interaktif ve eğlenceli bir yolculuk imkanı sunan Motivasyon Müzesi'ni de barındırıyor. Hem yetişkinlerin hem gençlerin hem de çocukların gezerken eğlenebileceği bu sıra dışı müze motivasyona ihtiyacımız olan şu günlerde yüzümüzü gülümsetiyor. Teknolojiyi, hayalleri ve tasarımı motivasyon konsepti ile birleştiren Motivasyon Müzesi, ziyaretçilerini daha önce hiç deneyimlemedikleri bir serüvene çıkartıyor. 7 ayrı bölümden oluşan müzede dev top havuzu, sanal gerçeklik teknolojileri, selfie alanları, sihirli orman, illüzyon odası ve dijital grafiti gibi konseptlerin yer aldığı bambaşka bir dünya yer alıyor. İstanbul Motivasyon Müzesi Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? Tıklayın. Pelit Çikolataları Üretim Tesisleri bünyesinde yer alan Pelit Çikolata Müzesi dünya sanatının baş yapıtlarını, masal kahramanlarını, ünlü efsanelerin heykellerini tamamını çikolatadan hazırlayıp çikolata ve sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Çikolata şelalelerinin arasında dolaşmak, çikolata kokusunu solumak hem büyükler hem çocuklar için çok keyifli oluyor. Sizi çocukluğunuza ışınlayan, çocuklarınıza da sizin hatta sizin de büyüklerinizin oynadığı oyuncakları tanıtan İstanbul Oyuncak Müzesi'ni şair ve yazar Sunay Akın 23 Nisan 2005 yılında, 20 yılda 40'ı aşkın ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurmuş. 1700'lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en güzel örneklerinin sergilendiği müze Göztepe'de bulunan tarihi bir köşkte konumlandırılmış. İstanbul Avrupa yakası Bahçeşehir'de kapılarını açan Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi, içerisinde bulunan farklı konsept ve hizmetleri ile çocuk, genç ve yetişkinlere özel hizmetleri ile aile olarak da vakit geçirebileceğiniz keyifli bir mekan. Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi'nde Soft play, trambolin basket alanı, Atölye çalışmaları, Karaoke odaları, Kuaför atölye alanı, DVD Play station odası, Doğum günü partileri, Özel gün etkinlikleri, Kafe ve Kaçış odaları bulunuyor. Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi hakkında Detay Bilgiler için tıklayın. Domates Biber Patlıcan, Arkadaşım Eşek, Süper Babaanne gibi şarkılarıyla ve ADAM OLACAK ÇOCUK yarışması ile çocukluğumuza damga vurmuş ünlü sanatçı Barış Manço'nun yaşadığı ve eserlerini ürettiği, Kadıköy Moda'daki evi müze haline getirilmiş. 'Bir insandan en son ne zaman bahsedilmekten vazgeçilirse, o insan o zaman ölmüştür.' diyen Manço'nun müze evinde Kadıköy Belediyesi tarafından Barış Manço dendiğinde akla gelecek pek çok detay bir araya toplanmış. Dünyanın ilk iklim temalı akvaryumu olan ViaSea Akvaryum 'Anadolu Yakası'nda niye akvaryum yok?' diyenlerin imdadına yetişiyor. Viasea Akvaryum'da farklı iklim kuşakları içerisinde yaşayan binlerce deniz altı canlısının yaşamlarını gözlemlenebiliyor. 47 farklı temalı sergide 12.000'in üzerinde deniz canlısı sizleri bekliyor. Boğaziçi'nin tarihine su altından bakarak, İstanbul'un en uzun su altı akvaryum tünelinde köpekbalıklarıyla dolu bir dünyanın kapıları sizler için aralanıyor. Dolmabahçe Sarayı Beşiktaş ile Kabataş arasında, Boğaz kıyısında, 250 bin metrekarelik bir alanda yer alan Dolmabahçe Sarayı İstanbul'da sömestrde çocuklarla gidilecek yerler arasında yer alıyor. Osmanlı döneminde yaptırılmış olan sarayın en önemli özelliği Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanması ve Ulu Önder Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmesi. Bu anlamda Dolmabahçe Sarayı hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki saray yaşamını gözler önüne sermesi, hem de Atatürk'ün son zamanlarını geçirdiği evi olması nedeniyle İlk ve orta öğretim çağındaki çocukların oldukça ilgisini çekiyor. Ataşehir diye adlandırılan bina ormanında çölde vaha tadında bir mutluluk kaynağı Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi. Özel aracınızla ulaşımı en kolay yerlerden biri olan ve otoban bağlantı yolları arasındaki 8 ada üzerinde kurulmuş olan dev bahçeye Ataşehir'i Doğu Ataşehir'e bağlayan köprünün Doğu Ataşehir ayağındaki girişten ücretsiz olarak ulaşılabililiyor. Hayvanat bahçesi olmasının yanı sıra kuş cenneti ve botanik park da olarak da hizmet veren Darıca Hayvanat Bahçesi, diğer adıyla Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı her yaştan çocuğunuzla birlikte pek çok hayvan türünü görerek keyifle vakit geçireceğiniz bir yer. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği dev bir açık hava müzesi olan Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye Camii'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Türkiye'nin orman içinde yer alan en büyük doğa ve macera parkı olan Forestanbul heyecan ve macera dolu bir gün geçireceğinizi garanti ediyor. Forestanbul yüksek ip parkuru, tırmanma duvarı, dev salıncak, zipline gibi aktivitelerle siz ve çocuklarınız için şehrin stresinden ve karmaşasından bir nebze uzaklaşarak, doğa ile uyum içerisinde spor yapma ve eğlenme fırsatı sunuyor. Yerli Disneyland olarak da bilinen Türkiye'nin ilk tema park konseptine sahip VIALAND, aslında sadece bir eğlence parkı değil, içerisinde alışveriş merkezi, restoranlar, sinema ve bowling salonu da bulunan çok büyük bir yaşam ve eğlence kompleksi. Vialand içerisinde her yaş grubuna özel yirmiden fazla eğlence ünitesi mevcut. Bunlardan en iddialısı 110 km hızla raylarda ilerleyen roller coaster Nefeskesen. Çocuklar için ise Sünger Bob, Minik Kaşifler, Küçük Madenciler, Saray Salıncağı, Dora ve Diego'nun Maceraları, Çılgın Nehir ve Viking üniteleri en çok tercih edilen eğlence noktaları. Çok güzel yerler özellikle Madame Tussauds müzesi dikaktimi çekti. Ne kadar detaylı bir liste olmuş! Tebrik ederim. Ben bunların içinde bir tek Vialand'de hayal kırıklığına uğramıştım. Disney parklarıyla mukayese etmek ne kadar yanlış olsa da ben bu karşılaştırmayı yapıp hüsrana uğradım. Diğerleri, hele hele Koç Müzesi bir harika!"} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-yaz-tatilinde-cocukla-gidilecek-yerler", "text": "İstanbul'da yaz tatilinde havalar oldukça sıcak olduğu için çocuklarla gidilecek yerler, yapılacak aktiviteler listemizin başında yapılacak başında plajda kumlarla oynamak ve denize girip serinleyebilmek için bir otobüs veya vapur mesafesindeki İstanbul plajları akla geliyor. Ege ve Akdeniz bölgelerine gitmeye gerek duymamanızı sağlayacak güzellikte plajlar İstanbul Plajları ve Giriş Ücretleri yazımda sizleri bekliyor. İstanbul'da yaz tatilinde çocukla gidilecek yerler listemizin ikincisi Darıca Hayvanat Bahçesi. Hayvanat bahçesi olmasının yanı sıra kuş cenneti ve botanik park da olarak da hizmet veren Darıca Hayvanat Bahçesi, diğer adıyla Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı her yaştan çocuğunuzla birlikte pek çok hayvan türünü görerek keyifle vakit geçireceğiniz bir yer. 1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde çocuklarınız ile birilikte nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, klasik arabaları inceleyebilir, Renkli Matematik Dünyası bölümündeki interaktif deney setleri ile eğlenebilirsiniz. Ataşehir diye adlandırılan bina ormanında çölde vaha tadında bir mutluluk kaynağı Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi. İstanbul'da yaz tatilinde çocukla gidilecek yerler arasında ulaşılması en kolay olan yerlerden biri olan ve otoban bağlantı yolları arasındaki 8 ada üzerinde kurulmuş olan dev bahçeye Ataşehir'i Doğu Ataşehir'e bağlayan köprünün Doğu Ataşehir ayağındaki girişten ücretsiz olarak ulaşılabilmekte. İstanbul'da yaz tatilinde çocukla gidilecek yerler listemizin beşincisi Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Yerli Disneyland olarak da bilinen Türkiye'nin ilk tema park konseptine sahip VIALAND, aslında sadece bir eğlence parkı değil, içerisinde alışveriş merkezi, restoranlar, sinema ve bowling salonu da bulunan çok büyük bir yaşam ve eğlence kompleksi. Vialand içerisinde her yaş grubuna özel yirmiden fazla eğlence ünitesi mevcut. Bunlardan en iddialısı 110 km hızla raylarda ilerleyen roller coaster Nefeskesen. Çocuklar için ise Sünger Bob, Minik Kaşifler, Küçük Madenciler, Saray Salıncağı, Dora ve Diego'nun Maceraları, Çılgın Nehir ve Viking üniteleri en çok tercih edilen eğlence noktaları. Torium AVM bünyesinde yer alan Türkiye'nin ilk kapalı kar eğlence merkezi Snowpark, 4 mevsim kesintisiz kayak ve kızak keyfi sunuyor. Her ayrıntısı özenle tasarlanan eğlence parkında, gerçek kar kullanılıyor. En düşük kar kalınlığı 50 cm olan Snowpark'ta kar keyfi maksimumda yaşanırken, kış sporları için de ideal bir ortam sağlanıyor. Dünyanın ilk iklim temalı akvaryumu olan ViaSea Akvaryum 'Anadolu Yakası'ında niye akvaryum yok?' diyenlerin imdadına yetişiyor. Viasea Akvaryum'da farklı iklim kuşakları içerisinde yaşayan binlerce deniz altı canlısının yaşamlarını gözlemlenebiliyor. 47 farklı temalı sergide 12.000'in üzerinde deniz canlısı sizleri bekliyor. Boğaziçi'nin tarihine su altından bakarak, İstanbul'un en uzun su altı akvaryum tünelinde köpekbalıklarıyla dolu bir dünyanın kapıları sizler için aralanıyor. Dünyanın ilk 9 fonksiyonlu marina ve yaşam merkezi olma özelliğini taşıyan ve tamamı deniz üstünde tasarlanmış Viaport Marina bünyesinde yer alan Korsan Adası Tema Park, İstanbul Anadolu Yakası'nda, Tuzla'da konumlandırılmış. Her yaştan misafirlerine benzer bir eğlence deneyimi ve güzel bir gün geçirmeyi vaat eden Korsan Adası Tema Park'ta, dünyanın en heyecan verici roller coasterları arasında olan fenomen Red Fire ile birlikte toplam 28 ayrı eğlence ünitesi yer alıyor. Dünya standartlarında teknoloji kullanılarak tasarlanan Korsan Adası Tema Park, modern eğlence ünitelerinin yanı sıra klasik Türk lunapark kültürünü de yaşatıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulda-yoresel-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "İstanbul'da yöresel köy kahvaltısı yapılacak mekanlar her daim rağbet görüyor. Ataşehir Kayışdağı Caddesi üzerinde yer alan Hatay Gurme haftanın her günü saat 15:00'a kadar yöresel Hatay kahvaltısı sunuyor. Mekan sahibi Barış Bey Hatay coğrafi işaretleri ile belirlenen ürünler ile Antakya'da farklı bölgelerde annesi ile deneyimledikleri lezzetler ile oluşturduğu kahvaltı menüsüne annesinin ismini vermiş. Dahiye Sultan kahvaltısında yer alan Antakya yöresine özel kahvaltı çeşitleri 23 yıllık ekşi maya ile yapılan ekmek ve tandırda pişen tandır lavaşla birlikte ahşap tepside servis ediliyor. Hatay Gurme iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Gerçek Ege kahvaltısı dendiğinde akla ilke gelen Çeşme Bazlama Kahvaltı bir süredir Nişantaşı'nda hizmet veriyor. İstanbul'da köy kahvaltısı yapılacak yerler ve fiyatlar listemizin beşincisi Bazlama Kahvaltı'da ev yapımı reçelleri, pişileri, bazlaması, acukası ve menemeni 10 numara. Her şey hiç soğumadan, ara ara ve sıcak sıcak servis ediliyor masanıza. Nişantaşı Bazlama iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Hafta sonu dışarıda kahvaltı keyfi dendiğinde manzaradan çok lezzete önem verenlerin mekanı Serpmeköy Kozyatağı'nda Minibüs Caddesi üzerinde yer alıyor. İçeri girdiğiniz anda sizi tereyağ ve kavurma kokuları ile karşılayan mekan Kuymağı, Pastırmalı yumurtası, Çakallı menemeni, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu ve Tirebolu çayıyla yöresel kahvaltı keyfi sunuyor. Serpmeköy Trabzon hakkında detaylar, güncel kahvaltı ücretleri ve fotoğraflar için tıklayın. İstanbul'da her dönem rağbet gören yöresel kahvaltının Şişli temsilcilerinden Hadika Kahvaltı Evi haftanın her ünü Antakya kahvaltısı sunuyor. Hadika kahvaltısı tamamen ev yapımı ve doğal ürünlerden oluşuyor. Kahvaltıdaki ürünlerin bir kısmını mekanın işletmecisi Sevgi hanımın annesi yapıyor, bir kısmı ise Antakya'dan geliyor. Hadika Kahvaltı Evi'nde peynirler de dahil olmak üzere market ürünü kullanılmıyor. Kabak tatlısı, tuzlu yoğurt, halhalı zeytini, sürk, ceviz reçeli favori lezzetlerden, kızarmış Antakya peyniri özellikle çok beğeniliyor. Hadika Kahvaltı Evi İletişim Bilgileri, Kahvaltı Detayları ve Fiyatı için tıklayın. 2002'de açılan, Beşiktaş Kahvaltıcılar sokağının ilk kahvaltı mekanlarından Çakmak Kahvaltı Salonu ambiyans değil lezzet arayanların tercihi olmaya devam ediyor. Çakmak Kahvaltı Salonu'nun çingene salatası, acukası ve bal kaymağı çok seviliyor. Tulum peyniri ve bal mekan sahiplerinin memleketleri olan Erzincan'dan getiriliyor. Mekanda serpme kahvaltı tercih edilebileceği gibi menüden tek tek de seçim yapılabiliyor. Serpme kahvaltıda Peynir tabağı bal kaymak, söğüş salata, Nutella, acuka, ev reçeli, çingene salatası, 2 adet pişi, 2 adet sigara böreği, karışık zeytin, süzme yoğurt, sahanda yumurta ya da menemen ve sınırsız çay bulunuyor. Eylül 2023 itibariyle iki kişilik serpme kahvaltı toplam 365 TL karşılığında sunuluyor. İstanbul'da \"Yöresel Kahvaltı\" adı altında sunulan pek çok kahvaltı \"Ezine beyaz peynir ve Hatay kırma zeytin\" noktasından öteye geçemiyor. Hem Suadiye'de hem de Ataşehir'de hizmet veren Havva Hanım ise Trabzon'un tereyağını, Rize'nin et kavurnasını, Sürmene'nin, İzmir'in ve Erzincan'ın tulumunu, Kayserinin pastırmasını aynı kahvaltıda buluşturuyor. Havva Hanım'ın muhlaması, tava böreği çeşitleri ile peynir kızartması da çok seviliyor. Havva Ana Balaturka Karadeniz Kahvaltı Detayları, Güncel Ücreti ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Beşiktaş Kahvaltıcılar sokağı mekanı olan Carmenta Kahvaltı Cafe sokağın fiyat performans oranı en yüksek kafelerinden biri olarak biliniyor. Carmenta Kahvaltı Cafe'de iki kişilik spesiyal serpme kahvaltı 400 TL karşılığında sunuluyor. Spesiyal serpme kahvaltıda menemen, patates kızartması, sigara böreği, söğüş tabağı, peynir tabağı, zeytin tabağı, bal kaymak, tereyağ, reçel, acuka, salam ile hafta sonu kişi başı ikişer bardak çay, hafta içi sınırsız çay sunuluyor. İki kişilik full kahvaltı ücreti ise 520 TL. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Hepimizin evinde peynir, zeytin, yumurta var çok şükür. Hafta sonu dışarıda kahvaltı ettiğimizde fark yaratan lezzetler arıyoruz. Merkezi Ordu'da bulunan Neli Pide'nin Bağdat Caddesi şubesindeki kahvaltı, patates kavurması, güveçte eritme peynir, petek balı, dut reçeli ile insana iyi ki buraya gelmişim dedirtiyor. Hele bir de üzerindeki tereyağı masanızda eriyen sıcacık bir köy ekmeği var, ki ona ekmek demek hakaret olur, can yakıyor. Bağdat Caddesi kahvaltı mekanlarından NeliPide İstanbul'da yöresel kahvaltı nerede yapılır? sorusuna cevap oluyor. Nelipide iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbuldaki-cocuk-eglence-merkezleri-tema-parklari", "text": "Yerli Disneyland olarak da bilinen Türkiye'nin ilk tema park konseptine sahip VIALAND, aslında sadece bir eğlence parkı değil, Tema Park'ı, AVM, otel ve gösteri merkeziyle birleştiren 600 bin m2'lik bir alanda konumlandırılmış ilk alışveriş, eğlence ve yaşam kompleksi. Hafta sonu çocuklarla gidilecek eğlenceli yerlerin başında gelen Vialand içerisinde her yaş grubuna özel otuzdan fazla eğlence ünitesi mevcut. Bunlardan en iddialısı 110 km hızla raylarda ilerleyen ve Avrupa'nın en iyi 4. roller coaster'ı seçilen Nefeskesen, 50 metreden adrenalin dolu bir iniş yaşatan Adalet Kulesi, Maceraperest, King Kong, Viking gibi heyecanı ve adrenalini doruklarda yaşamayı vadeden ünitelerin yanında Yaban Arısı, Savana ve 360 Plus gibi sevilen yeni eğlence üniteleri de yer alıyor. Küçük çocuklar ise Minik Kaşifler, Küçük Madenciler, Saray Salıncağı ve Çılgın Nehir'i tercih ediyor. Türkiye'nin en kapsamlı aile eğlence merkezi HUPALUPA \"Hafta sonu ne yapsak?\" diye düşünen çocuklu aileler için yeni bir alternatif oluşturuyor. Trambolin Parkı, Eğlence Kulesi, Sünger Havuzu, Tırmanma Duvarı, Denge Parkuru, Çarpışan Arabalar ve Sanal Dünya gibi pek çok alana sahip Hupalupa, İstanbul Anadolu Yakası'nın kalbi Ataşehir'de yeni açılan Metropol Alışveriş Merkezi'nde yer alıyor. Torium AVM bünyesinde yer alan Türkiye'nin ilk kapalı kar eğlence merkezi Snowpark, 4 mevsim kesintisiz kayak ve kızak keyfi sunuyor. Her ayrıntısı özenle tasarlanan eğlence parkında, gerçek kar kullanılıyor. En düşük kar kalınlığı 50 cm olan Snowpark'ta kar keyfi maksimumda yaşanırken, kış sporları için de ideal bir ortam sağlanıyor. 10.000 metrekarelik bir alan düşünün, bir de bu dünyanın sadece çocuklar için olduğunu hayal edin. Çocukların gelecekte olmayı istedikleri meslekleri deneyimlemeleri için kurulmuş bu minik şehirde, çocuklar para ile alışverişi, ekip çalışmasını, temel yaşam becerilerini öğreniyor, geleceğe hazırlanıyorlar. Burada eğitim eğlence ile harmanlanıyor, çocuklar tiyatroyu, bankayı, hastaneyi, itfaiyeyi, Polis Karakolu'nu, Gizli Ajan Eğitim Merkezi'ni ve Havacılık Akademisi'ni içeren eğlenceli pek çok tesisi özgürce ziyaret edebiliyorlar. Türkiye'nin orman içinde yer alan en büyük doğa ve macera parkı olan Forestanbul heyecan ve macera dolu bir gün geçireceğinizi garanti ediyor. Forestanbul yüksek ip parkuru, tırmanma duvarı, dev salıncak, zipline gibi aktivitelerle siz ve çocuklarınız için şehrin stresinden ve karmaşasından bir nebze uzaklaşarak, doğa ile uyum içerisinde spor yapma ve eğlenme fırsatı sunuyor. Forestanbul Macera Parkı Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti Nedir? Tıklayın. Dünyanın ilk 9 fonksiyonlu marina ve yaşam merkezi olma özelliğini taşıyan ve tamamı deniz üstünde tasarlanmış Viaport Marina bünyesinde yer alan Korsan Adası Tema Park, İstanbul Anadolu Yakası'nda, Tuzla'da konumlandırılmış. Her yaştan misafirlerine benzer bir eğlence deneyimi ve güzel bir gün geçirmeyi vaat eden Korsan Adası Tema Park'ta, dünyanın en heyecan verici roller coasterları arasında olan fenomen Red Fire ile birlikte toplam 28 ayrı eğlence ünitesi yer alıyor. Dünya standartlarında teknoloji kullanılarak tasarlanan Korsan Adası Tema Park, modern eğlence ünitelerinin yanı sıra klasik Türk lunapark kültürünü de yaşatıyor. Türkiye'nin ilk ve Avrupa'nın en büyük kapalı temalı parkı Moipark dev salıncaklar, yüksek hızda seyreden mekikler, adrenalin dolu oyunlar, eğlence tünelleri, canlı sahne şovları, Türkiye'nin ilk ve tek korku konseptli oteli, hediye kazandıran ünitelerden oluşuyor. Avrupa'nın en büyük kapalı eğlence kolonisi MOİPARK 12.000 m2'lik, 2 katlı alanda yer alıyor. Alt katta 10 yaşın üzeri, üst katta ise 4-10 yaş arası çocuklar için eğlence dolu onlarca oyun, ünite ve salıncak yer alıyor. Moipark'ta neler var? Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş ücreti nedir? vb detaylar için tıklayın. Forum İstanbul AVM'nin içerisinde 3000 m 'lik bir alanda konumlandırılmış LEGOLAND Discovery Centre İstanbul çocuklar eğlenirken öğrensin diyen ve onlarla birlikte eğlenceli bir gün geçirmek isteyen ebeveynlerin favori mekanları arasında yer alıyor. 2 milyon LEGO parçası ile hayallere sınır koymayan eğlence merkezi, yaratıcılığı ortaya çıkaran pek çok keyifli aktivite alanına sahip. Legoland İstanbul Nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? vb. bilgiler için tıklayın. İstanbul Avrupa yakası Bahçeşehir'de kapılarını açan Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi, içerisinde bulunan farklı konsept ve hizmetleri ile çocuk, genç ve yetişkinlere özel hizmetleri ile aile olarak da vakit geçirebileceğiniz keyifli bir mekan. Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi'nde Soft play, trambolin basket alanı, Atölye çalışmaları, Karaoke odaları, Kuaför atölye alanı, DVD Play station odası, Doğum günü partileri, Özel gün etkinlikleri, Kafe ve Kaçış odaları bulunuyor. Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi hakkında Detay Bilgiler için tıklayın. Ataşehir diye adlandırılan bina ormanında çölde vaha tadında bir mutluluk kaynağı Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi. İstanbul'da çocukla gidilecek eğlence parkları arasında ulaşılması en kolay olan yerlerden biri olan ve otoban bağlantı yolları arasındaki 8 ada üzerinde kurulmuş olan dev bahçeye Ataşehir'i Doğu Ataşehir'e bağlayan köprünün Doğu Ataşehir ayağındaki girişten ücretsiz olarak ulaşılabilmekte. Anadolu Yakasındaki Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı'nın Avrupa yakasındaki bir benzeri olan Bakırköy Botanik Parkı'nda farklı bitki gruplarından oluşan 11 adet tematik bahçe, yüzlerce çeşit ağaç, çocuk oyun alanları, heykeller, doğal gölet, süs havuzları, göçmen kuşlar için yapılmış bekleme alanları, piknik alanları ve sosyal tesisler bulunuyor. Bakırköy Botanik Parkı Türkiye'nin en yüksek oyun kulelerine de ev sahipliği yapıyor. Su parkı ve oyun ekipmanları, tematik bahçeler, şifalı bitkiler, mutfak ve bahçe bitkilerinin gruplanmış olduğu kısımlar çocuklar ve büyükler için hem eğlenmeyi hem de bilgi edinmeyi amaçlıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbuldaki-en-kaliteli-brunch-swiss-otel-bosphorus-cafe-swiss", "text": "Eylül 2023 itibariyle Brunch ücreti kişi başı 2250 TL, 0-6 yaş arası çocuklar için ücretsiz ve 7-11 yaş arası çocuklara % 50 indirimli. Fiyata serpme olarak sunulan brunch'ın yanı sıra sınırsız soft içecek ve bir kadeh şampanya da dahil ediliyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulun-en-buyuk-glamping-tesisi-pallet-sile", "text": "İstanbul Pallet Glamping Şile Ulupetit köyünde, şırıl şırıl akan derelerin yemyeşil ağaçlarla buluştuğu ormanlık alanda yer alıyor. İstanbul'un en büyük glamping alanına sahip tesiste glamping çadır, deluxe oda, standart oda gibi konaklama seçenekleri bulunuyor. Konaklama yapan müşteriler için restoran ve barbekü alanı mevcut. Pallet Glamping'te orman içerisinde trekking, ücretsiz bisikletlerle orman içi bisiklet gezisi, açık hava sineması, yoga, kamp ateşinde sosyal oyun ve aktiviteler, ahşap ve heykel boyama etkinlikleri, müzik atölyesi, ücretsiz fidan ekimi gibi pek çok aktiviteye katılmanız mümkün. İstanbul'un yakınında fakat tamamen şehir ve kalabalıktan izole edilmiş adeta saklı bir cennet olan İstanbul Pallet Glamping, Şile plajlarına 25 dakikalık mesafede bulunuyor. -14 metrekare -şömine, çift kişilik yatak ve dolap -kendine ait veranda ve dış oturma alanı -elektrik ve kapalı alanda banyo imkanı -500 TL opsiyonlu ek yatak imkanı -çift kişi kahvaltı dahil 200 TL. -50 metrekare -bahçe katı -kendine ait veranda -çift kişi kahvaltı dahil 3500 TL. -14 metrekare -Orman manzaralı -çift kişi kahvaltı dahil 2750 TL. 7 kişi kahvaltı dahil 8000 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/istanbulun-en-pembe-kafesi-emilia", "text": "Londra'ya gelip de ödüllü kafe Peggy Porschen Cakes'in önünde İnstagram için fotoğraf çektirmeyen çok az turist vardır sanırım. Şirinlik muskası bu pempiş mekan o kadar popüler ki önünde neredeyse her daim kuyruk oluyor. Neyse ki Peggy Porschen Cakes'le çok benzer bir konsepte sahip bir kafe olan Emilia artık İstanbul'da. Bağdat Caddesi'nde konumlandırılmış Emilia göz alıcı dekorasyonu, Londra'dan ithal ettikleri tamamen organik olan gıda renklendiricilerle hazırlanmış kahvaltı ve tatlılılarıyla misafirlerine 5 duyunuza hitap edecek olan unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Emilia'da tüm renkler meyve ve çiçek özlerinden elde ediliyor. Mekan glutensiz, şekersiz alternatiflerin yanı sıra vejeteryan seçeneklerle de ön plana çıkıyor. Kahvaltı için de serpme kahvaltının yanısıra Kruvasan Menemen, Eggs Benedict, Pankek Partisi gibi sıradışı seçenekler de bulunuyor. İki kişilik sunulan serpme kahvaltıda rozbife sarılı grisini, dana jambon, kars gravyeri, Ezine beyaz peynir, isli Çerkez peynir, ceviz, simit, roka, lor peyniri, maydonoz, kuru kayısı, kuru incir, patates, menemen, sivri biber, cherry domates, salatalık, pesto, hellim, Van otlu peynir, tereyağ, karışık zeytin, kuru domates, bruschetta, nutella, ev yapımı reçel, bal kaymak bulunuyor. Çayın kahvaltı boyunca sınırsız olduğu serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle iki kişi için toplam 460 TL karşılığında sunuluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/izmir-birgi-koyunde-tiny-house-hayal-tadinda", "text": "İstanbul'un kaosundan kaçanlar kulübü üyelerinden Seda & Umut çiftinin İzmir'in Birgi köyünde aldıkları bir araziyi düzenleyerek yaşama alanı ve zeytin çiftliğine çevirmiş. Çiftliğe burada doğan kızları Hayal'in ismi verilmiş. Hayal Tadında tesislerinde, 14 dönüm yemyeşil bir arazide, zeytin, meyve ve birçok farklı endemik bitkilerin içinde, kendinizi özel hissedeceğiniz tasarım evlerde, doğayla baş başa, özel bir deneyim yaşanıyor. Doğanın içinde, farklı ve lüks bir inziva deneyimini size sunacak olan Küçük Menderes ovası manzaralı Hayal ve Aşk Evi 20 m2 yaşam alanı, kendine ait 15 m2 verandası ve verandasının önünde sonsuzluk hamak yatağı ile sıra dışı bir glamping deneyimi yaşatıyor. İki kişilik konaklama ücreti serpme kahvaltı dahil hafta içi 1900 TL, hafta sonu 2500 TL. Birgi'nin kalbindeki romantik çoban kulübeleri, üst düzey glamping deneyimi ve doğayı lüks içinde yaşamak için gerçek bir fırsat sunuyor. Her kulübenin kendi bahçesi ve özel mobilyalarla döşenmiş özel çardağı var. Hayal Tadında Shepherds Hut Retreat, Bozdağ-Birgi sınırlarında yer alıyor. Shepherds Huts, İzmir'e arabayla bir saatlik mesafedeki Birgi'nin tamamını keşfetmek için harika bir başlangıç noktası. İki kişilik konaklama ücreti serpme kahvaltı dahil hafta içi 1700 TL, hafta sonu 2200 TL. Yapının mimarisi 2014 yılında UNESCO tarafından tarihi kültürel miras olarak seçilen eski Türklerde Manas Destanından sonra tarihi öneme sahip bir yapıdan esinlenmiş. Kadim detayların modern dokunuşlarla, ülkemizde bir bir ilke imza atan bu büyük suitte, balayı çiftlerin tatillerini en iyi ve rahat geçirmesi için her türlü ayrıntı, en ince detayına kadar düşünülmüş. İki kişilik konaklama ücreti serpme kahvaltı dahil hafta içi 2400 TL, hafta sonu 2900 TL. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/izmir-en-iyi-bungalov-evler-ve-fiyatlari", "text": "Son yılların efsane dizilerinden La Casa De Papel'den esinlenmiş, La Casa Verde İzmir Eski Foça yolu üzerinde yer alıyor ve İstanbul, Berlin, Nairobi ve Tokyo isimli, her biri farklı konseptteki 4 adet bungalov evden oluşuyor. Oldukça keyifli tasarımlara sahip bungalov evler doğanın kalbinde izole bir taril imkanı sunuyor. Hayal, Peri ve Masal isimli 3 kızı olan doğasever bir çiftin çocuklarını bahçeli bir evde büyütme sevdası ile başlayan hikayeleri bungalov ev ve restoran işletmeciliğine dönüşmüş. Bu tatlı bungalov evler kısa sürede İzmirlilerin hafta sonu doğaya kaçış rotalarından biri olmuş. Son yılların efsane dizilerinden La Casa De Papel'den esinlenmiş, La Casa Verde İzmir Eski Foça yolu üzerinde yer alıyor ve İstanbul, Berlin, Nairobi ve Tokyo isimli, her biri farklı konseptteki 4 adet bungalov evden oluşuyor. Oldukça keyifli tasarımlara sahip bungalov evler doğanın kalbinde izole bir tatil imkanı sunuyor. La Casa Verde hakkında detay bilgiler, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. İzmir'in en turistik köylerinden Şirince'deki Kayserkaya Bungalov Evleri Matematik Köyü'ne yakın bir konumda yer alıyor. Çam ormanları içerisinde akşam günbatımının, gece de yıldızların izlenebileceği doğanın kalbindeki tesiste 7 tane bungalov ev, 5 tane dağ evi, 3 tane şömineli kır evi, restoran ve yüzme havuzu bulunuyor. Kayserkaya hakkında detay bilgiler, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Foça'nın şirin köyü Kozbeyli'de çam ve zeytin ağaçları içerisine gizlenmiş altı adet Glamping çadırları ile FOÇA DOME doğa iç içe lüks tatil konforu sunuyor. Özel tasarımıyla içindeyken dahi doğayla bağınızın kopmadığı çadırlarda şeffaf tavanı sayesinde yıldızları izleyerek uykuya dalınıyor, kuş sesleri eşliğinde, size özel geniş ahşap terasta sunulan doğal kahvaltıyla güne başlanıyor. Foça Dome Glamping İletişim bilgileri ve Konaklama ücretleri için tıklayın. Çeşme Ovacık'ta plajlar bölgesinde konumlandırılmış Zeytincik Tiny Çeşme Before Sunset Beach'in iki sokak arkasında, en yakın plaja arabayla 5 dakika, yürüyerek 15 dakika bir mesafede yer alıyor. Zeytincik Tiny'de selvilerle çevrili bir limon bahçesinin içinde 6 adet günlük kiralık tiny house bulunuyor. Zeytincik Tiny Çeşme hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Sığacık ve Akarca'nın ortasında bulunan, tamamı meyve ağaçları ile kaplı bir kamp alnında yer alan Bungalove'da mandalina ağaçları arasında, 5 dönüme yayılmış 3 tip konaklama seçeneği bulunuyor. Şehre yakın oluşunun da avantajıyla her an kolayca kaçabileceğiniz ve her mevsimde ayrı keyif alabileceğiniz yeni adresiniz oluyor. Bungalove'da bol oksijen sayesinde sabah dinlenmiş uyanıp, kendinizi serin maviliğe bırakacağınız, çevrenin doğal güzelliklerini keşfedebileceğiniz muhteşem bir gün geçirip ardından yastığa başınızı koyduğunuzda gülümseyerek hatırlayacağınız anılar kalıyor. Bungalove Hakkında Bilgiler, Konaklama Ücretleri ve İletişim Bilgileri için tıklayın. İzmir merkezine 40 dakika uzaklıkta, Torbalı İlçesi'nde yer alan Ağaç Ev İzmir Onat Bey ve eşi Irmak Hanım işletiyor. Çam ormanlarının arasında zeytin ağaçlarının da eşlik ettiği Ağaç Ev İzmir'de 4 ayrı müstakil bungalov bulunuyor. Evlerin yanı başında akan derenin, kuş cıvıltıları, yemyeşil ağaçlar ve bahar dallarıyla insan şehrin tüm stresinden kaçıp bolca huzur doluyor. Tesiste girişler için akıllı kilit sistemi, şömine, soba, misafirlerin yemek pişirebilmesi için tüm mutfak gereçlerinin bulunduğu mutfak, yemek takımları, havlu, şampuan, saç kurutma makinesi, temiz çarşaflar, ekstra yastık ve battaniyeler bulunuyor. Ağaç Ev İzmir Konaklama Ücreti, Fotoğraflar ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Eski sokakları, taş evleri ve nostaljik atmosferiyle sakin bir tatil yapmak isteyenlerin tercihi liman kasabası Sığacık'a sadece 15 dakika yürüme mesafesinde olan Moonlight Bungalov dört adet ağaç evden oluşuyor. 3 kişinin rahatça sığabildiği evlerde kendi yemeğinizi hazırlayabilmeniz için tüm mutfak gereçleri bulunuyor. Kahvaltısının özellikle beğenildiği tesisin ortak alanındaki büyük ateş çukuru herkesi bir araya getiriyor. Yaz aylarında Sığacık'tan tekne turu ile turkuaz renkli koyları keşfetmek oldukça keyifli oluyor. Moonlight Bungalov hakkında detay bilgiler, fotoğraflar ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Pingala Glamping Caravan Hotel ile artık hayallerimize bir adım daha yaklaşmamız mümkün. İzmir'in Karaburun İlçesinde deniz kenarındaki ormanlık alanda konumlandırılmış Pingalakamp'ta ister karavanda ister glamping çadırda konaklayabilir, milyon yıldızlı ortamda huzurlu bir uykuya dalabilirsiniz. Pingala Kamp hakkında detay bilgiler, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. İstanbul'un kaosundan kaçanlar kulübü üyelerinden Seda & Umut çiftinin İzmir'in Birgi köyünde aldıkları bir araziyi düzenleyerek yaşama alanı ve zeytin çiftliğine çevirmiş. Çiftliğe burada doğan kızları Hayal'in ismi verilmiş. Hayal Tadında tesislerinde zeytin ağaçlarının arasında, her birinin kendine ait bahçesi ve kamelyası bulunan 2 tane tiny house konseptli ÇOBAN EV, bir tane de TAŞ EV bulunuyor. Çiftlik Birgi köyünün tarihi sokaklarına 2 km mesafede bulunuyor. Hayal Tadında hakkında detay bilgiler, konaklama ücretleri ve fotoğraflar için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Çok güzel bir çalışma olmuş. Emeğinize sağlık. Devamını bekliyorum ve bundan sonra sitenizin takipçisiyim. İyi günler."} {"url": "https://gezentianne.com/izmir-focada-bungalov-evler-la-casa-verde", "text": "Son yılların efsane dizilerinden La Casa De Papel'den esinlenmiş, La Casa Verde İzmir Eski Foça yolu üzerinde yer alıyor ve İstanbul, Berlin, Nairobi ve Tokyo isimli, her biri farklı konseptteki 4 adet bungalov evden oluşuyor. Oldukça keyifli tasarımlara sahip bungalov evler doğanın kalbinde izole bir tatil imkanı sunuyor. Hayal, Peri ve Masal isimli 3 kızı olan doğasever bir çiftin çocuklarını bahçeli bir evde büyütme sevdası ile başlayan hikayeleri bungalov ev ve restoran işletmeciliğine dönüşmüş. Bu tatlı bungalov evler kısa sürede İzmirlilerin hafta sonu doğaya kaçış rotalarından biri olmuş. Berlin, karakteristik rengi ve sade iç dekorasyonuyla romantizm aradığınız özel günleriniz için öne çıkıyor. Asma katında iki kişilik bir yatak, altta açılınca iki kişilik rahat bir yatağa dönüşen çok şık ferforje bir divanı var. Özellikle 2 çocuklu hatta 3 çocuklu geniş aileler için de ideal. Gecelik 2 kişi 2500 TL. 0-6 yaş çocuklar ücretsiz, 7-12 yaş 300 TL, 12 yaş üzeri 500 TL. İstanbul nostalji kokuyor. Huzur ve asalet dolu. Özenle seçilmiş eşyaları ve aksesuarlarıyla, Berlin gibi çocuklu aileler için uygun özellikle. Üstte iki kişilik yatağı ve altta Berlin'deki divanın aynısı. Açılınca 4 kişilik bir aile için ideal bir ev. Nostalji arayan romantik çiftler için de tabi. Gecelik 2 kişi 2500 TL. 0-6 yaş çocuklar ücretsiz, 7-12 yaş 300 TL, 12 yaş üzeri 500 TL. Tokyo'nun detaylarında, sadeliğin ve huzurun timsali Uzak Doğu ruhuna sadık kalınmış. Ruhunuz dinlenmeye, beyniniz rahatlamaya ihtiyaç duyuyorsa seçeceğiniz Bungalow Tokyo. Çocuksuz çiftler için uygun. Gecelik 2 kişi 2200 TL. Tokyo'da bir çocuğun yatabileceği bir yatağa dönüşebilen bir koltuk bulunuyor, ek yatak istenmezse 7 yaşına kadar iki çocuk ücretsiz. 7-12 yaş 300 TL, 12 yaş üzeri 500 TL. Nairobi, Afrika esintileriyle dolu, biraz şımartılmış sanki. Maceraperest renkli misafirlerimiz için tercih sebebi oluyor. Romantizm istemesenizde önüne geçilmiyor Nairobi'de. Çocuksuz çiftler için ideal. Gecelik 2 kişi 2200 TL. 0-6 yaş çocuklar ücretsiz, 7-12 yaş 300 TL, 12 yaş üzeri 500 TL. Tüm fiyatlara iki kişi kahvaltı ve gün boyu kafede ve bahçede çay, kahve ve ikramları dahil. Haftasonu Cumartesi istenirse, Cuma-Cumartesi yada Cumartesi-Pazar şeklinde minimum iki gece rezervasyon kabul ediliyor. Cumartesi dışında hergün tek gece konaklamak mümkün. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/izmir-focada-glamping-cadirinda-luks-tatil-keyfi-foca-dome", "text": "Foça'nın şirin köyü Kozbeyli'de çam ve zeytin ağaçları içerisine gizlenmiş 6 Glamping çadırları ile FOÇA DOME doğa iç içe lüks tatil konforu sunuyor. Özel tasarımıyla içindeyken dahi doğayla bağınızın kopmadığı çadırlarda şeffaf tavanı sayesinde yıldızları izleyerek uykuya dalınıyor, kuş sesleri eşliğinde, size özel geniş ahşap terasta sunulan doğal kahvaltıyla güne başlanıyor. 10 dakika yürüme mesafesindeki taş evleriyle ünlü Kozbeyli Köyü ve köyün içinden başlayan Fula Dağı yürüyüş ve bisiklet parkuru Foça Dome Glamping & Suits çevresindeki günlük etkinliklerden sadece birkaçı. Ayrıca Yeni Foça ile Eski Foça arasındaki eşsiz ve ıssız koylar deniz tutkunları için biçilmiş kaftan. Akşam saatleri ise Foça Dome'un en keyifli saatleri. Şehir ışıklarının değil, yıldızların aydınlattığı gökyüzü akşam yemeğinize eşlik ediyor. Banyo ve tuvaletin içinde olduğu klimalı, 27 metrekarelik Glamping çadırların gecelik ücreti, kahvaltı dahil Eylül 2023 itibariyle hafta içi 2200 TL, cuma günü 2500, cumartesi ise 2950 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/izmir-seferihisarda-bungalov-evler-bungalove", "text": "Sığacık ve Akarca'nın ortasında bulunan, tamamı meyve ağaçları ile kaplı bir kamp alnında yer alan Bungalove'da mandalina ağaçları arasında, 5 dönüme yayılmış 3 tip konaklama seçeneği bulunuyor. Şehre yakın oluşunun da avantajıyla her an kolayca kaçabileceğiniz ve her mevsimde ayrı keyif alabileceğiniz yeni adresiniz oluyor. Bungalove'da bol oksijen sayesinde sabah dinlenmiş uyanıp, kendinizi serin maviliğe bırakacağınız, çevrenin doğal güzelliklerini keşfedebileceğiniz muhteşem bir gün geçirip ardından yastığa başınızı koyduğunuzda gülümseyerek hatırlayacağınız anılar kalıyor. - 21 m iç alana ve 12 m terasa sahip. - İçerisinde 1 adet çift kişilik, 1 adet de tek kişilik yatak bulunuyor. - Mini buzdolabı, elektrikli ocak ve ihtiyacınız olan tüm mutfak araçları mevcut. - Çay-kahve seti ikram. - Evin içerisinde klima, tuvalet ve sıcak su ile duş imkanı bulunuyor. - Evin günlük fiyatı 1500 . - 18 m iç alan, 6 m balkon ve 6 m asma kata sahip. - İçerisinde 1 adet çift kişilik yatak ve 1 adet çekyat bulunuyor. - Mini buzdolabı, elektrikli ocak ve ihtiyacınız olan tüm mutfak araçları mevcut. - Çay-kahve seti ikram. - Evin içerisinde klima, tuvalet ve sıcak su ile duş imkanı bulunmaktadır. - Evin günlük fiyatı 1500 . - 9 m iç alana ve 9 m terasa sahip. - İçerisinde 1 adet çift kişilik yatak bulunuyor. - Mini buzdolabı, elektrikli ocak ve ihtiyacınız olan tüm mutfak araçları mevcut. - Çay-kahve seti ikram. - Evin içerisinde klima, tuvalet ve sıcak su ile duş imkanı bulunmaktadır. - Evin günlük fiyatı 1250 . Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/izmir-sehir-merkezinde-otel-tavsiyesi-hilton-izmir-yorumlar", "text": "İzmir'in Çankaya semtinde Gazi Osman Paşa Bulvarı üzerinde bulunan Hilton İzmir, İzmir'in tarihi ve turistik yerleri Alsancak, Kordon, Pasaport Pier, Agora, Kemeraltı gibi lokasyonlara yürüme mesafesinde bulunuyor. İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na 18 km mesafede bulunan Hilton İzmir'e otelin önünden 3 dakika yürüyüş mesafesindeki HAVAŞ servisleri ile rahatlıkla ulaşılıyor. Hilton İzmir aynı zamanda Çankaya metrosuna da yürüme mesafesinde bulunuyor. Özel aracı ile gelen misafirler için otelin ücretsiz kapalı otoparkı da mevcut. Deniz manzaralı, HD TV'li, mini barlı, duşlu veya küvetli, mermer banyolu yenilenmiş otel odaları oldukça konforlu bir konaklama deneyimi yaşatıyor. Birbiriyle bağlantılı geniş iki odadan oluşan aile odaları çocuklu aileler için bu konforu arttırıyor. Sabah kahvaltıları otelin yine deniz manzaralı ve teraslı restoranı Level 9 'da açık büfe olarak sunuluyor. Masanıza servis edilen taze portakal suyu, çay, kahve, kişiye özel hazırlanan poşe yumurta, omlet çeşitleri, sıcak boyoz ve İzmir tulumu gibi detaylar kahvaltıya değer katıyor. Manzarası gün ışığında ayrı gece ayrı güzel olan Hilton İzmir'in 31. katındaki ödüllü restoranı Windows On The Bay misafirlerine hoş bir ambiyansta keyifli bir lezzet deneyimi yaşatıyor. Meze paleti, Ahtapot carpaccio, Ev yapımı lakerda başlangıçlar arasında, Deniz mahsullü paella, Demirhindi soslu levrek, Kuzu tandır ana yemekler arasında ön plana çıkıyor, Creme Brulee, Ayva tatlısı, Baklava, Koyu çikolatalı sufleden oluşan Karışık tatlı tabağı finale çok yakışıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/izmir-sigacikta-mutevazi-agac-evler-moonlight-bungalow", "text": "Eski sokakları, taş evleri ve nostaljik atmosferiyle sakin bir tatil yapmak isteyenlerin tercihi liman kasabası Sığacık'a sadece 15 dakika yürüme mesafesinde olan Moonlight Bungalov dört adet ağaç evden oluşuyor. 3 kişinin rahatça sığabildiği evlerde kendi yemeğinizi hazırlayabilmeniz için tüm mutfak gereçleri bulunuyor. Kahvaltısının özellikle beğenildiği tesisin ortak alanındaki büyük ateş çukuru herkesi bir araya getiriyor. Yaz aylarında Sığacık'tan tekne turu ile turkuaz renkli koyları keşfetmek oldukça keyifli oluyor. Eylül 2023 itibariyle hafta içi ve sonu farketmeksizin iki kişi için toplam 1600 TL ödemeniz gerekiyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/izmir-sirincede-bungalov-evler-ve-ucretleri-kayserkaya", "text": "İzmir'in en turistik köylerinden Şirince'deki Kayserkaya Bungalov Evleri Matematik Köyü'ne yakın bir konumda yer alıyor. Çam ormanları içerisinde akşam günbatımının, gece de yıldızların izlenebileceği doğanın kalbindeki tesiste 7 tane bungalov ev, 5 tane dağ evi, 3 tane şömineli kır evi, restoran ve yüzme havuzu bulunuyor. Kayserkaya bungalov evlerin tüm odalarında klima, TV, saç kurutma makinesi, duş, wc kablosuz internet ve kalorifer sistemi bulunuyor. Şömine ve mini buzdolabı olan oda seçenekleri de mevcut. Tesisin büyük bir bahçesi yaz ayları için havuz başında geniş bir güneşlenme terası da var. Üçgen bungalov evlerde 2000 TL, şömineli kır evlerinde 2500 TL, şömineli delux evlerde 3000 TL, şömineli suit evlerde ise 3500 TL karşılığında konaklanıyor. Fiyatlara konaklama ve kahvaltı dahil. Akşam yemekleri alakart olarak menüden sipariş ediliyor. Konaklama boyunca çay ve nescafeler ikram ediliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/izmir-torbalida-orman-icinde-agac-evler-ve-ucretleri", "text": "İzmir merkezine 40 dakika uzaklıkta, Torbalı İlçesi'nde yer alan Ağaç Ev İzmir Onat Bey ve eşi Irmak hanım işletiyor. Çam ormanlarının arasında zeytin ağaçlarının da eşlik ettiği Ağaç Ev İzmir'de 4 ayrı müstakil bungalov bulunuyor. Evlerin yanı başında akan derenin, kuş cıvıltıları, yemyeşil ağaçlar ve bahar dallarıyla insan şehrin tüm stresinden kaçıp bolca huzur doluyor. Tesiste ücretsiz otopark, girişler için akıllı kilit sistemi, şömine, soba, misafirlerin yemek pişirebilmesi için tüm mutfak gereçlerinin bulunduğu mutfak, yemek takımları, havlu, şampuan, saç kurutma makinesi, temiz çarşaflar, ekstra yastık ve battaniyeler bulunuyor. Gerçekten bir ağacın içine inşa edilmiş bu evlerde uyandığınızda pencereden baktığınızda yeşil ağaçlar camınıza çarpıyor, yağmur seslerini duymanıza olanak sağlayan ince çatı, kitap okurken, dinlenirken, uzanırken duyabileceğiniz evin altından akan derenin sesi geliyor. Kendi terasınızda otururken terasın içinden geçen ağaç gövdeleri, içeride yanan şöminenin çıtırtısı, kuş sesleri ağaçlarda gezinen sincaplar bulunuyor. Tesiste barbekü yapma imkanı da bulunuyor. Ağaç Ev İzmir için rezervasyonlar AIRBNB sitesi üzerinden yapılıyor. 4-7 kişinin konaklayabileceği evlerde konaklama bedeli EYLÜL 2023 İTİBARİYLE gecelik toplam 900 2000 TL arasında değişiyor."} {"url": "https://gezentianne.com/izmirde-cocuklu-ailelere-uygun-bungalov-evler-morkoyun-kampi", "text": "Pandemi sebebiyle doğaya dönüş gün geçtikçe daha değerli hale geldi. Orman içerisinde ya da deniz kıyısındaki bungalov evler daha izole bir tatil imkanı sundukları için gün geçtikçe popülerleşti. İzmir Mordoğan'daki Morkoyun Kampı çocuklar için sunduğu etkinlikler ile çocuklu ailelerin gözdesi haline geldi. Morkoyun Kamp ve Bungalov, Türkiye'nin cennet köşelerinden birisi olan tarihi Karaburun yarımadasında, en güzel doğal alanlarından birisi olan Çamlık bölgesinde, tarihi çam ağaçlarının ve zeytin ağaçlarının altında konaklama imkanı sunuyor. Aile işletmesi olan tesis restaurant, bahçeler, atölye ve etkinlik alanları ve bungalovları bir araya getiriyor. Bungalov evlerde bölgeye uygun doğal ahşap malzeme kullanılarak yapılmış, bölgede bir ilk olan Igloo konaklamalar el yapımı olup, doğal sazlık malzeme ile gölgelendirilmiş çadır alanı ile çadır kurma imkanı sunuyor. Morkoyun bünyesinde, kahvaltıda sunduğu sebzelerin bir kısmının da yetiştiği bostan ve permakültür bahçesi, bi'avuç tıbbi ve aromatik bitki bahçesi, bi'avuç etkinlik ve atölye alanı, doğal ve sağlıklı içecek ve yiyecek sunan Yeşil Bar, bölgeye uygun peyzaj örnekleri ile tasarlanmış oturma ve dinlenme alanları, ortak kullanımlı duş ve tuvaletler bulunuyor. Morkoyun Kamp mutfağında günlük yetişen, yerel üreticilerden satın alınan ürünler ile, ev yapımı meze, yemek, balık ve et çeşitleri hazırlanıyor. Kahvaltı konaklamaya dahil olarak yerel dilde \"serpme\" şeklinde servis ediliyor. Morkoyun Kamp, Ege'nin eşsiz güzelliğinde, doğayla bütünleşik ve arzu edilen konforu sunabilen, bol oksijenli havası ve lezzetli mutfağı ile sizleri bekliyor. Kampın yakınında suyu çok temiz bakir ve taşlık bir koy da mevcut. Ayrıca Ayıbalığı veArdıç plajı kampa 3 km, Korsan Yatağı plajı ise 1 km mesafede yer alıyor. Morkoyun Bungalov kampında iki kişilik bungalovlarda hafta içi iki kişi için toplam 1000 TL, hafta sonu ise 1200 TL ödemeniz gerekiyor.3 kişilik bungalovlarda hafta içi toplam 1200 TL, hafta sonu ise 1400 TL, 4 kişilik taş evler için ise hafta içi 1500 TL, hafta sonu ise 1600 TL ödemeniz gerekiyor. 3 kişilik bungalovlarda Fiyatlara serpme kahvaltı da dahil. Öğle ve akşam yemekleri alakart olarak ayrıca servis ediliyor. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/izmirde-kahvalti-nerede-yapilir-mekanlari", "text": "İzmir'in simgesi haline gelmiş, mayasız bir hamur işi olan Boyoz İzmir kahvaltıları için bir klasiktir. Bu nedenle İzmir'de kahvaltı nerede yapılır? İzmir'de kahvaltı mekanları dendiğinde akla ilk olarak lezzetli boyozları ile nam salmış Alsancak Dostlar Fırını gelir. 1983 doğumlu Alsansak Dostlar Fırını'nda boyoz kara fırın odun ateşinde pişirilir ve genelde İzmir tulumu ve fırında pişirilmiş katı yumurta ile servis edilir. Daha önce herhangi bir yerde boyoz yemiş ve pek birşeye benzetememiş kişilerin özellikle burada denemesi tavsiye edilir. Alsancak Dostlar Fırını'nda sade, ıspanaklı, patlıcanlı, enginarlı, peynirli, tahinli, çikolatalı gibi envai çeşit boyozdan birini seçebilir, şehrin en popüler caddesi olan Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ne nazır taze demlenmiş çayınızı yudumlayabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/izmirde-karavan-ve-cadir-kampi-pingala", "text": "Pingala Glamping Caravan Hotel ile artık hayallerimize bir adım daha yaklaşmamız mümkün. İzmir'in Karaburun İlçesinde deniz kenarındaki ormanlık alanda konumlandırılmış Pingalakamp'ta ister karavanda ister glamping çadırda konaklayabilir, milyon yıldızlı ortamda huzurlu bir uykuya dalabilirsiniz. Karaburun İzmir'e 100 kilometre uzaklıkta bir ilçedir. Aracınızla geliyorsanız Çeşme otobanına girmeli ve Karaburun sapağına kadar 45 km ilerlemelisiniz. Karaburun sapağından sonra ise 55 km daha yolunuz kalıyor. Havaalanından geliyorsanız 1,5 saatlik yolunuz bulunmaktadır. Aracınız yerine otobüsleri kullanmak isterseniz İzmir'de Üçkuyular'a gelmeli ve buradaki semt garajından Karaburun servislerine binmelisiniz veya Urla'dan Karaburun'a gelen belediye otobüslerini kullanabilirsiniz. Yol yaklaşık olarak 1.5 saat sürüyor. Karavanlar maksimum 3 kişiliktir. 4 kişilik bir aile ancak çocuklardan biri ebeveynlerle yatacak yaşta ise sığabilir. -Klima -Mini buzdolabı -24 saat sıcak su -Özel duş -Özel tuvalet -Çift kişilik yatak -Oturma grubu -Tavan penceresi -Bahçede kafe mevcut. -İsterseniz dışarıdan da yiyecek & içecek getirebilirsiniz. -Denize mesafe 100-150 metre. 6 yaşını dolduran her çocuktan ücret alınıyor. EYLÜL 2023 itibariyle; 2 kişi kahvaltı dahil 3000 TL. 3 kişi kahvaltı dahil 4000 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi Instagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/izmirde-ne-yenir-nerede-yenir-restoranlar", "text": "İzmir'in simgesi haline gelmiş, mayasız bir hamur işi olan Boyoz İzmir kahvaltıları için bir klasiktir. Genelde İzmir tulumu ve fırında pişirilmiş katı yumurta ile servis edilir. Tarihi Alsancak Dostlar Fırını'nda sade, ıspanaklı, patlıcanlı, peynirli, çikolatalı gibi envai çeşit boyozdan birini seçebilir, şehrin en popüler caddesi olan Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ne nazır çayınızı yudumlayabilirsiniz. Avrupa seyahatlerimde, özellikle de Fransa ve Belçika cenaplarında isem restoran menülerinde gözümün aradığı ilk şey MOULES MARINERES / Gemici Usülü Midye'dir. Midyeler kabuğu ile birlikte özel tenceresinde maydanoz, soğan gibi sebzeler ve beyaz şarap eklenerek pişirilir. Pommes frites / Kızarmış patates ile servis edilir. Misal Paris'teki zincir restoran Leon de Bruxelles'in rokfor soslu midyesi efsanedir. İstanbul'da bu konseptte bir midye bulmak konusunda ümidimi yitirdiğim noktada İzmir'deki MİDYELİ'den haberdar oluyoruz ve İzmir seyahatimizin ilk akşamında soluğu Alsancak'taki Midyeli'de alıyoruz. Kokoreç İzmir'de Kokoreççi Asım'da, Alsancak'ta iseniz Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde Alsancak Dostlar Fırınının hemen yamacındaki Löplöp'te 'İzmir usülü' yenir. Siz de benim gibi iri doğranmış tercih ediyorsanız, bu özellikle belirtilir. Reyhan Pastanesi İzmir dendiğinde ilk akla gelen klişelerden biridir. O birrr İzmir klasiğidir. Ortam son derece nezihtir. Buraya sırf İzmirli yaşlı teyze ve amcaları izlemek için bile gelinir. Snakk Street Food, uzak doğuya ait olan %100 buharda pişen pofuduk 'Bun' ekmekleri ile iddialı. İzmir'de Uzak doğu lezzetleri nerede yenir? dendiğinde ilk akla gelen Snakk Street Food uzak doğuya ait, birbirinden farklı iç malzemeler ve el yapımı soslar ile farklı 'bun' seçenekleri ile sizi farklı diyarlara götürüyor."} {"url": "https://gezentianne.com/izmire-yakin-koyler-birgi-koyu-nerede-nasil-gidilir", "text": "1308'de Aydınoğulları Beyliği'nin Başkenti olarak kurulan İzmir'e yakın köylerden, Ödemiş İlçesi'ne bağlı Birgi, 2012'de UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi'ne eklendi. İzmir'den yaklaşık 1,5 saatlik mesafedeki Birgi Köyü'ne, otobandan Torbalı çıkışı sonrası sağlı sollu süs ve peyzaj bitkileri çiftliklerinden geçilen gidiş yolu, Ödemiş'e kadar gayet keyifli. Ödemiş kebabı ya da pidesi için bir mola vermeyeceksiniz, Bozdağ'ın Güney yamacına doğru hafifçe tırmanarak ceviz, badem ve çınar ağaçları eşliğinde Birgi Köyü'ne ulaşabilirsiniz. İlk girişteki caddesinden başlayan taş duvarlı ahşap pencereli evleri ile zaten sizi hemen içine alıveriyor. Yukarı doğru 1 km civarında gittikten sonra yol yukarı ve sola doğru ayrılıyor ki birinden gidip diğerinden dönebileceğiniz için dert etmeyin. Biz yukarı gidip Çakırağa Konağı'na girmek istedik ancak maalesef bakım sebebiyle kapalı olduğundan biraz ilerideki köprü başına park edip sola doğru köy meydanına yürüyüşümüze başladık. Burada hemen karşımıza 1312 yılında Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılan Ulu Cami çıkıyor. Emevi dönemi gibi ters gemi çatısı, çinili minaresi ve çivi kullanılmayan ahşap işçiliği gerçekten görülmeye değer. Hemen yanında bulunan Türbede Aydınoğlu Mehmet Bey, oğlu Umur Bey, İsa Bey ve Bahadır Bey'e ait mezarlar bulunuyor. Arkasında ise kız kardeşi Ümmü Sultan Hanzade Hatun'un mezarının olduğu türbe de altıgen prizma yapısı ile dikkat çekiyor. Bu türbe ziyareti sonrasında ise hemen yanındaki meydan da Gazi Umur Bey in ihtişamlı heykeli ile yeni bilgiler edindik. Şöyle ki İzmir'i fetheden Aydınoğlu Mehmet Bey'in oğlu Gazi Umur Bey ilk Türk donanmasını kurup 39 yıllık ömründe 26 sefer yaparak tüm Ege Denizini Sakız'dan Mora'ya kadar kontrol altına almış. Ara sokaklarına girip oval ahşap destekli cumbalı eski evlerini, yaşlılarını ve irili ufaklı çeşitli konaklarını fotoğrafladık. İmam-ı Birgi Türbesi tarafına doğru Cami ve Kale kalıntıları yine güzel kareler çıkarıyor. Tekrar meydana dönüşümüzde Mor Fesli adlı mekanda soluklanıp kahvelerimizi çaylarımızı yudumlarken özellikle çalışanların ve esnafın güler yüzü ve sakinliği Birgi ye bir daha kesinlikle tekrar gelelim dedirtecek kalitedeydi. Burada ki peksimet ekmeği ve lor ile yaptıkları salata tatmaya değer. Gamze şerbeti de tatlı içecek sevenler için süper. İçerideki eski tüplü televizyondan bozma akvaryum ise retro dekorasyonu tamamlıyor. Birgi Osmanlı'ya bağlanmakta hiç tereddüt etmemiş ve Kurtuluş Savaşında da Kuvayi Milliye'ye aktif destek sağlayarak Anadolu savunmasında destanlar yazan bir zamanların kültür ve çekim merkezi şimdi ise ruhunu hala yaşatan muhteşem köy. Dönüşe geçmeden çeşitli tezgahlardan taze badem, ceviz, üzüm pestili alıp köylülerle biraz daha sohbet ettikten sonra bir sonraki ziyaretimizi planlıyor halde kendimizi bulduğumuz için kesinlikle tavsiye ediyorum. Birgi Köyü Gezi Yazısı için Konuk Yazarımız EMRE TANRIKULU'NA teşekkür ederiz."} {"url": "https://gezentianne.com/izmit-kartepede-modern-bungalov-evler-pentalow-cabins", "text": "Şehrin kalabalığından, iş hayatının stresinden, tatilde bile insanlarla iç içe olmaktan yorulanlar için Pentalow Cabins Sapanca ve Maşukiye yakınlarındaki Kocaeli Kartepe mevkiinde, sadece size ait yaşam alanlarında sevdiklerinizle birlikte doğanın kalbinde konforlu bir tatil imkanı sunuyor. Pentalow Cabins'te 3 farklı konaklama konsepti var. Evlerin tümünde bulunan mutfakta kendi yemeğinizi hazırlayabilir, ya da isterseniz yakındaki restoranlardan sipariş verebilirsiniz. Mutfak içerisinde çay ve kahve makinesi, ocak, buzdolabı, bulaşık makinesi, diğer mutfak araç gereçleri ve temel gıda malzemeleri bulunuyor. -Kendine ait izole bahçe -Bahçe şöminesi -Barbekü -Projeksiyon -Kendine ait izole havuz -Soba -Orman manzaralı jakuzi -Kendine ait izole havuz -Soba -Soba ? Ücretlere kişi sayısı kadar zengin içerikli serpme kahvaltı dahil. Ücretler kişi başı değil toplam ücretlerdir. Cumartesi gününü kapsayan konaklamalarda minimum 2 gece konaklama yapılması şarttır. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/iznikte-gole-sifir-konumda-kayalarin-golgesinde-bungalov-evler", "text": "Bursa İznik Gölü'nün kıyısında, İstanbul'a 2 saat mesafede yer alan Rock n' Lake ikisi göl kıyısında beşi de göle yakın mesafede toplam 7 adet bungalov evden oluşuyor. Modern House ve Boheme House göle sıfır konumda, meşhur Sarıkaya'nın altında, oldukça etkileyici bir ambiyansta yer alıyor. Tiny house konseptinde olan Modern House ve Boheme House aynı bahçe içerisinde yer alıyor. Netflix vs için projeksiyon perdesi bulunuyor. Göl manzaralı Exclusive House ise göle 20 metre mesafede yer alıyor. Jakuzisi ve şöminesi olan dubleks ev panoramik manzaraya sahip bir terasada sahip. Havuzlu ve şömineli üçgen bungalov konseptinde olan Farm House ile tiny house konseptinde olan Red House çiftlik içerisinde bulunuyor. Red House ve Farm House için ücretli ATV hizmeti mevcut. Olive Terraced ve Olive Mini de aynı bahçe içerisinde yer alıyor. Olive Terraced'ın panoramik göl manzaralı terasında şark köşesi bulunuyor. Olive Mini ise klasik üçgen bungalov konseptinde. Tüm evlerde akıllı TV, Wi-fi, klima, mini buzdolabı, çift kişilik yatak, kanepe, yemek takımı, yemek masası, kettle, kahve makinesi, çay/kahve, su, barbekü mangal takımı ve ateş çukuru mevcut. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/japonya-gezisi-baskent-tokyo-gezilecek-yerler-gorulecek-yerler", "text": "Japonya gezimizin üçüncü ve son durağı başkent Tokyo'dayız. Tokyo, Japonca To ve kyo kelimelerinin birleşiminden oluşuyor ve doğunun başkenti anlamına geliyor. Yüzölçümü anlamında İstanbul ile aralarında çok az fark olmasına rağmen 36 milyon nüfusu ile bu açıdan İstanbul'un iki katından bile fazla. Biz buralara alışmaya bile başladık. Alışılmayacak gibi değil ki! Japonya inanılmaz güvenli bir ülke. İnsanlar bisikletlerini sokaklara bağlamadan bırakıyorlar. Bir seferinde köprülerden birinin üzerinde asılı dört beş tane şemsiye gördük. Yağmur dinince 'Boşuna taşımayalım dönüşte alırız' diye düşündüler herhalde:) Ayrıca insanlar inanılmaz yardımsever. Soru sorunca bütün işlerini güçlerini bırakıp sana yol tarif ediyorlar, tarifin ötesinde seni gideceğin yere götürmeye çalışıyorlar. Son derece mütevazi ve saygılılar. Hem birbirlerine, hem turistlere. Sokakta çok sigara içiyorlar ama genelde iki fırt çekip cep küllüklerinde sigaralarını söndürüyorlar. Herkes güler yüzlü ve sıcakkanlı. İnsan kendini burada iyi hissediyor. Shinjuku'yu dolaşırken kendimizi strip barlarının olduğu bi sokakta buluyoruz. Kapıdaki zenci adamlar eşimi içeri davet edince hızla uzaklaşıyoruz:) Sonradan öğrendiğimize göre Kabukicho isimli bu bölge Tokyo'nun Redlight District'i kıvamında imiş. Strip barların dışında güzel restoranlar da var. Tropik dekorasyonu çok hoşumuza giden bir Hawai Restoranı'nda karar kılıyoruz. Ananaslı pizza, karides, balık, salata yediklerimizin hepsi gayet başarılı. Etrafımızdaki masalarda bir çift ve 3 ayrı kız grubu var. Japon gençler böyle kız kıza takılıyorlar garip. Gerçekten de hiç bir restoranda kızlı erkekli bir gruba rastlamıyoruz. Bir de Japonları görelim diye Shidax isimli ünlü bir karaoke binasına girdiğimizde bizi yukarı katlara çıkarıp küçük bir oda gösteriyorlar. Burada şarkı söyleyebilirmişiz. İstersek yemek ve içki de varmış. Hani böyle insanların bir arada oldukları, bizim onlarla beraber olabileceğimiz bir yer yok mu? Yok. Bir kaç yer daha deniyoruz hepsi böyle. İnsanlar ikili ya da gruplar halinde odalarda şarkı söyleyip eğleniyorlar. Biz ikimiz bir odada şarkı söylesek ne olur, söylemesek ne olur, karaoke sevdasından vazgeçiyoruz. Tokyo'daki 2. günümüzün sabahında önce Tokyo Gezilecek Görülecek Yerler listesindeki Kraliyet Sarayı'na gidiyoruz. Devasa bir bahçesi ve pek çok girişi olan sarayın kapısında görevli Japon amca kollarını çarpı yaparak 'Everyday closed' diyor ve bizi içeri almıyor:) Kral ve kraliçe içeride yaşıyorlarmış bu sebeple sadece sarayın doğu bahçelerini gezmemize izin veriyorlar. Orası da ağaçlı göletli bahçe işte. Japonya'da her yerde var zaten böyle bahçe! Etrafımızda tapınaklar, buda heykelleri, çiçek açmış kiraz ağaçları, güzel kokular, büyük bir hengame var. Burdan yürüyerek Tokyo Gezilecek Görülecek Yerler listesindeki Ueno Park'a ulaşıyoruz. Japonya'daki park ve bahçelerde aşağı yukarı benzer bir format var. Göletler, çiçek açmış kiraz ağaçları ve tapınaklar. Ueno'da bunların dışında pişirdiklerini satan bir sürü seyyar satıcı var. Çikolata kaplı muz, tütsülenmiş balık, ızgarada ahtapot karides, hot dog, en çok da noodle. Ueno park'tan sonra Asakusa'ya geri dönüp Sumida Nehri'nin üzerinde tekne gezisi yapıyoruz. Gezi 1 saat sürüyor, 12 tane köprünün altından geçiyoruz. Etrafta gördüklerimizin çok bir özelliği yok ama yine de tekneyle gezmek güzel. Burada birinci ve ikinci el çok fazla elektronik eşya var ama hiçbiri Türkiye'den ucuz değil. Çünkü Japonya'da üretilmiş olanlar Avrupa sistemine uymuyor, Avrupa için üretilmiş olanlar Singapur civarından ithal edildiği için pahalı. Akşamki destinasyonumuz ise Roppongiiii. Roppongi Tokyo'nun barları ve gece klüpleriyle ünlü bir semti. Sonrasında gece klüplerinden birine giriyoruz ama hafta içi olduğu için pek bir numara yok, eğlence moduna geçmeden otelimize dönüyoruz. Şimdiki istikamet Tokyo Gezilecek Görülecek Yerler listesindeki Meiji Şinto Tapınağı. Burası İmparator Meiji ve karısının hatırası adına inşa edilmiş. Japonya'da 2. Dünya savaşının başına kadar imparator mutlak hakimmiş. Tapınak iki ayrı bahçeden oluşuyor ve biri şu anda Şinto dinine mensup kişilerin düğünleri için kullanılıyor. Japonya'da birçok din ve inanç sistemi var. Şintoizm ve Budizm en yaygın olanları. Aslında pek çok insan birden fazla dini tercih ediyormuş. Örneğin cenazelerde budist törenler uygulanırken düğün törenleri genelde Şinto dininin kurallarına göre yapılırmış. Biz orayı gezerken tesadüfen düğün törenine denk geliyor, gelinle damadın fotoğrafını çekiyoruz. Burdan Tokyo'daki Shinjuku gibi diğer büyük merkez Shibuya'ya geçiyoruz. Burası da inanılmaz kalabalık bir yer. Bir örnek ikişer ayakkabı alıp sızmak üzere otelime dönüyoruz. Son akşamımızda otelimizin bulunduğu Tokyo Gezilecek Görülecek Yerler listesindeki Ginza Caddesi üzerinde El Chateo isimli eski bir şaraphane ambiansında güzel bir ispanyol restoranı bulup bir hafta sonra zeytinyağı kokusu alınca yaşasın akdeniz mutfağı diyor, domates kurusuyla doldurulmuş kekikli mantarı, deniz ürünlü palleayı ve ispanyol şarabını yer içerken zevkden dört köşe oluyoruz. Çıkışta her zamanki gibi garsona etraftaki eğlence mekanlarını soruyoruz, hafta içi pek birşey olmayabilir diye belirterek yine de bir yer tarif ediyor. Biz bu tarife göre bulamayınca karşımızdan gelen bir grup Japon gence daha soruyoruz. \"Club? Weekday? Hihihihi\" diyip hepsi gülmeye başlayınca biz de onların gülüşmelerinin anlamsızlığından dolayı gülme kirizine giriyoruz:) O kadar şirinler ki. Adeta hepsi birer Hiro Nakamura🙂 Birşeyin cevabını bilemeyince utanıp başlıyorlar gülmeye. Tepkileri çok farklı. Sanki bu dünyada yaşamıyorlar."} {"url": "https://gezentianne.com/japonya-gezisi-osaka-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Bundan tam yedi yıl önce, doğum günüme yaklaştığımız günlerden birinde sevgili eşim yeşil bir elma üzerinde mum ve elinde bir zarf ile hediyemi önceden vermek istediğini söylüyor. Zarfın içinden uçak bileti çıkınca kendimi film sahnelerden birinde gibi hissediyorum. Hani filmlerde eşlerine, sevgililerine zarf uzatırlar içinden fantastik bir yere uçak bileti çıkar, kadın bir çığlık atar kocasına sarılır falan ya bizde hiç öyle olmuyor. 😐 Çünkü ben üzerinde Osaka Tokyo Özlem falan yazan bileti görünce öylece kalakalıyorum. Şaşkınlıktan sevinememek gibi bir olay varmış, bizzat yaşıyor, ancak ertesi gün durumun güzelliğini idrak edip kalan günleri sevinç ve sabırsızlık içinde geçiriyorum. Osaka gidiş Tokyo dönüş 6 gün 6 gece sürecek olan seyahatimize THY ve Makryammos ortak uçuşundaki yolculuğumuz ile konforlu bir başlangıç yapıyoruz. Koskocaman koltuklar, menüden seçmeli yemekler, sıcak havlular, sıcak yemişler gelsin bordo şarabı, gitsin malt viskiler, yok yok... Gidişte gece yolculuğu olması sebebiyle tam performans gösteremesek de dönüşte menünün hakkını veriyoruz. 🙂 11 saat süren yolculuk sonrası Türkiye saatiyle 11.00 Japonya saatiyle 18.00 de, anlaşıldığı üzere 7 saat önümüzdeler, gezilecek görülecek yerleri keşfetmek üzere Osaka'ya varıyor ve denizin ortasına konacakmışız gibi bir inişle Kansai Havaalanı'na iniyoruz. Kansai Havaalanı Osaka Körfezi'nde bu havaalanı için özel olarak inşa edilmiş olan yapay dolgu bir ada üzerinde kurulmuş. Bu adadaki uçtan uca 1,6 km uzunluğundaki terminal binası, dünyanın en uzun binası unvanına sahipmiş. Bu dünyanın en... ifadelerine önümüzdeki günlerde de sık sık rastlıyoruz. Havaalanından çıkar çıkmaz anlıyoruz ki Japonya'da turist olmak zor zanaat. Her yerde yazılar Japonca, kimse doğru dürüst İngilizce konuşamıyor, sorularımıza cevap alamıyoruz. Örümcek ağı gibi bir metro haritamız olduğunu düşünün, durakların isminin elimizdekinde ingilizce olsa da metroda sadece Japon alfabesi ile yazıldığını, her durağın ücretinin farklı olduğunu ve bileti yine yalnızca Japonca hizmet veren bir makineden almak zorunda olduğumuzu da düşüncelerinize ilave edin. Önce elimizdeki metro haritasına sonra makineye sonra birbirimize bakakalıyoruz!!! Boş ver taksiye binelim diyoruz ama bu sefer de taksi şoförü otelin yerini bilmiyor, haritada gösteriyoruz, anlamıyor. Trafik zaten berbat her ışıkta 2 dakika bekliyoruz. Seve seve metroyu öğreneceğiz başka yolu yok. 🙂 Tren, metro, taksi epey bir uğraşıp nihayet otele ulaşıyoruz. Ramada Osaka, şehir merkezinde, ince uzun ve kutu gibi odaları olan bir otel. Valizlerden kurtulduğumuz gibi kendimiz sokaklara atıyoruz. Restoranların iç kısımları genelde oda oda bölümlere ayrılmış, Japon arkadaşlar ve aileler gruplar halinde ayrı bölmelerde yiyip içiyor, garsonlar getirip götürüyorlar. Her girdiğimiz yerde bize hemen kutu gibi iki kişilik bir oda, oda olmasa bile separatörlerle ayrılmış bölmeler gösteriyorlar ama biz böyle Japonlarla birarada yiyelim içelim istemiştik?! Japonya'daki ilk sabahımızda otelin 13. katındaki odamızda hazırlanırken birden sarsılmaya başlıyoruz. 'Burada hep böyle demek ki, olsun nasılsa burası Japonya' diye düşünüp korkmamaya çalışıyoruz. Ertesi günü annemlerle konuştuğumuzda deprem nedeniyle endişelendiklerini, bize ulaşamadıkları için merak ettiklerini, depremin 7,1 şiddetinde hasar ve yaralanmalara yol açan bir deprem olduğunu öğrenince biz de şaşırıyoruz. Osaka Japonya'nın Tokyo ve Yokohama'dan sonraki en kalabalık üçüncü şehri. Çok turistik bir şehir değil. Gerçi Japonya genel olarak turizm konusunda herhangi bir çaba gösteren bir ülke değil. Kendi içlerinde, kendi kurallarına göre yaşayan bir toplum. Turistlere alışık olmadıkları o kadar belli ki. Soru sorunca utanıp sıkılıyorlar, yardım etmeye çalışıyorlar ama %90 ı İngilizce bilmiyor. Gördüğümüz 3 şehirde de üzerinde görülmesi gereken yerleri gösteren herhangi bir harita bulamıyoruz. Osaka'da ne var dersek, Osaka Gezilecek Görülecek Yerler listesinin başında surlarının etrafı suyla dolu hendeklerle çevrili olan Osaka Kalesi şehirdeki en etkileyici yer. İçindeki tapınak şeklindeki 8 katlı binanın tepesinden tüm şehir izlenebiliyor. Kalenin etrafı ve içindeki bahçe bonsai tipindeki büyük ağaçlar ile dolu. Şehir tepeden bakıldığında farklı şekil ve boyutlardaki gökdelenlerde dolu bir bina yığını gibi görünse de aşağıda gezerken hiç öyle hissedilmiyor. Sanırım binalar çok yüksek olduğu için yukarıdan bakıldığında yeşil alanlar görünmüyor. Japon gençleri pek bir dejenere. Fazlaca Amerikan özentiliği var. Erkeklerin kıyafetleri hiphopçu, saçları aslan yelesi gibi. Kızların çoğu pilili mini etek giyip jartiyer takıyorlar. Sokakta gezerken çıngır çıngır sesler gelen, girişinde kocaman PACINKO yazan ışıltılı yerler görüyoruz. İçeride onlarca Japon, slot makinelerinin başında para yerine geçen küçük bilyelerle kumar oynuyorlar. İlerleyen günlerde Japonya'nın her yerinin PACINKO kaynadığını fark ediyoruz. Osakada ilk günümüz olduğu için neler var diye baktığımızda sizin notlarınızı gördüm. Çok matrak ve neşeli insanlarsınız. Bizde dışarı çıkıp göreceğiz. Bol şans bize."} {"url": "https://gezentianne.com/japonyanin-izmiri-yokohama-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Akşam saatlerinde Yokohama'ya varıyoruz. Yokohama deniz kıyısına kurulmuş bir sahil kenti. İspanya'daki Barcelona-İstanbul, Madrid-Ankara benzerliği ya da Yunanistandaki Atina-Ankara, Selanik-İzmir benzerliği burada da var. Tokyo büyüklüğü, kaosu, içinde herkesi, her şeyi barındırmasıyla İstanbul, Osaka ikinci büyük şehir oluşu ve tekdüzeliğiyle Ankara, Yokohama da deniz kıyısındaki düzenli yerleşimi, huzur verici ve sıcak havasıyla İzmir'e benzetilebilir. Ertesi sabah karnımdan gurul gurul sesler geliyor, bu sefer bittin Özlem! Tatillerde en ufak farklı bir şey yediğinde kusup duran tiplere sen misin gülen al işte sana! Allahtan birşey olmuyor, bu testi de başarı ile geçiyoruz:) Sabah kahvaltı sonrası Yamashita Park'a kadar sahil gezisi yapıyoruz. 273 metre uzunluğuyla Japonya'nın en uzun binası, içindeki asansör ise dünyanın en hızlı asansörü olan Sky Garden'ı ziyaret ediyoruz. Daha sonra otobüsle dooğru Sankeien Bahçeleri'ne. Burası Yokohama'nın biraz dışında, normalde 15 dakikada ama en az ikişer dakika süren kırmızı ışıklar sebebiyle 45 dakikada ulaşılabilen bir sayfiye bölgesinde 18 hektar alan üzerine kurulmuş çok büyük bir bahçe. İçinde bir gölet, dereler, beyaz çiçekli kiraz ağaçları, bambu ağaçları, tarihi tapınaklar bulunan cennetten bir köşe... Gezerken karnımız kurt gibi acıkıyor seyyar satıcıdan takoyaki alıyoruz. Harika bir şey bu. Ahtapot parçalarıyla lokma hamurunun birleşimini top yapıp kızartıyorlar. Bizdeki midye tava gibi bir çubukta 3 top var. Çok beğenip bir tane daha alsak mı diyoruz ama seyyar satıcı olduğu için şansımızı zorlamaktan vazgeçiyoruz. Gözümüze kestirdiğimiz bir çin restoranına girip fried noodle, spring roll, dumpling Allah ne verdiyse yiyor, aç karnımızı doyuruyoruz. Onca çiğ balıktan sonra Çin mutfağı ilaç gibi geliyor. Ertesi sabah güzel otelimizde gezimizin en güzel kahvaltılardan birini yapıyoruz. Japonya'da otellerdeki kahvaltılar gayet başarılı. Omlet, kaşar, sosis, jambon, domates, salatalık, portakal suyu, çay, kahve... Ama biz bunları yerken Japonlar bu sırada ne yiyor derseniz, çiğ balık, pilav, miso çorbası, bir kasenin içinde pişmiş mi çiğ mi anlamadığım oynak jöle kıvamında yumurta... Japonların yetişkinleri bunları yiyor ama çocuklarının tabaklarında omletler ve sosisler yerlerini almaya başlamış. Emperyalizminden kaçış yok!"} {"url": "https://gezentianne.com/jurassic-land-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "Çocuklarla gidebileceğiniz eğlenceli yerler için İstanbul'daki Çocuk Eğlence Merkezleri ve Tema Parklar yazıma bakabilirsiniz. Jurassic Land'da fantastik bir kurgu ile rehber eşliğinde eğitim ve eğlenceyi birleştiren, farklı dönemlere ait 70 dinozorun bire bir hareketli maketlerinin ve yumurtalarının sergilendiği benzersiz bir müze bulunuyor. Türkiye'nin en büyük dört boyutlu, altı efektli sineması olan JuraCopter, dinozorların dünyasını keşfetmek için tasarlanmış özel bir araç. Zorlu hava, deniz altı ve kara yolculukları için üretilmiş olan JuroCopter bizleri dinozor türlerinin yer aldığı heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor. Eğlenirken öğrenme imkanı sunan yüksek teknolojik donanımlı Bilim Merkezi ile dev dinozorların yer aldığı Show Garden Jurassic Land'in diğer bölümlerini oluşturuyor. Dinozor iskeletleri ve yumurtalarının dev bir mağaza etrafında sergilendiği müzede, çocuklar için rehberler eşliğinde kazı yapma imkanı da bulunuyor. Paleontolojik kazı ekipmanları ile dinozor kemikleri ve yumurtalarının arandığı kazı etkinliği sonrasında çocuklar \"Kaşif Paleontolog Sertifikası\" almaya hak kazanıyor. Jurassic Land bünyesinde ayrıca konser, kongre, konferans ve türlü kurumsal ve bireysel organizasyonların gerçekleştirildiği, Jura Etkinlik Merkezi, çocuk partileri için Parti Evi seçenekleri ve yumurta boyama gibi etkinliklerin yapıldığı atölye alanları bulunuyor. Jura Ağaç Ev, JurAtölye, Jura Parti Evi, Jura Oyun Parkı gibi tematik atmosferler doğum günlerini unutulmaz kılıyor. Hem büyükler, hem de küçükler için tasarlanan popüler bir lazer strateji oyunu olan Laser Tag, patlayan dinozor yumurtaları ve hareketli dinozorlar gibi özel efektli aktörlerin de katılımıyla oynanıyor. Işık, ses ve sis efektlerinin heyecana heyecan kattığı bu oyun alanında lazer silahları ile dinozorlar arasında eğlenceli bir savaşa girmek oldukça sıradışı bir deneyim. Bilim Merkezi gezisinin ardından, hediyelik eşya mağazası ile Jurassic Land turu sona eriyor. Ziyaretçilerin, günün anısına yanlarına alabilecekleri dinozor temalı hediyelik eşyaların yer aldığı mağazada dinozorlar hakkında eğitici bilgiler içeren kaynak kitaplar, kazı setleri, peluş oyuncaklar gibi yüzlerce ürün satılıyor. Jurassic Land Bayrampaşa Forum İstanbul Alışveriş Merkezi'nde bulunuyor. Özel araçla gelecek olanların TEM otoyolundan \"Hal-Otogar\" çıkışını kullanıp \"Kuru Gıda-Otogar\" istikametini takip etmesi, E5 otoyolundan \"Bayrampaşa-Otogar\" çıkışını kullanıp \"Kartaltepe-Yıldırım-Kocatepe\" istikametine devam etmeleri gerekiyor. Forum Alışveriş Merkezi'nin tabelaları karşınıza çıkıyor. Toplu taşıma ile Forum Alışveriş Merkezi'ne gelmek için Aksaray-Atatürk Havalimanı Metro Hattı'nı kullanmak ve Kocatepe Durağı'nda inmek gerekiyor. Otobüsle Forum İstanbul'a gitmek içinse HT-5 Gaziosmanpaşa-Karadeniz Mahallesi ve 32-M Mecidiyeköy-Cevatpaşa hatları kullanılabiliyor. Jurassic Land'a girişte yetişkinler için 49 TL, 02 16 yaş çocuk, öğretmen, öğrenci, 65 yaş üstü ve engelliler için 39 TL ödemeniz gerekiyor. Müze kart sahiplerine %15 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kadikoy-modada-deniz-manzarali-kahvalti", "text": "Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Bir dönem pek çok düğüne ev sahipliği yapan Moda Teras'ın yerine açılan Big Chefs'in Moda Şubesi de çiçekli bahçesi, geniş iç mekanı ve Moda İskelesi manzaralı terası ile çok seviliyor. Big Chef'slerde kahvaltı servisi hafta içi 12:00, hafta sonu ise 15:00'a kadar devam ediyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapabiliyorsunuz. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Gelin Big Chefs Moda Teras kahvaltı içeriklerine ve 2023 yılı güncel ücretlerine bir göz atalım. Sınırsız çay servisi hafta içi 13:00'a, hafta sonu ise 16:00'a kadar devam ediyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/kadikoy-modadaki-en-iyi-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "İstanbul'un kurtarılmış bölgelerinden Kadıköy Moda sokakları birbirinden tatlış kafelerle süsleniyor. İşbu yazı serpmelercesinden, kruvasancılara, pancakecisinden mıhlamacısına, menü ve fiyat detayları ile birlikte Kadıköy Moda'daki en iyi kahvaltı mekanları ve güncel kahvaltı ücretleri listeleniyor. Peynirlerin Ezine'den, zeytinlerin Hatay'dan geldiği pişili gözlemeli klasik Türk kahvaltısı sunan mekanlardan geçilmeyen İstanbul'da, Brekkie Moda kahvaltı konseptine yepyeni bir soluk getiriyor. Brekkie Moda için kruvasanın İstanbul şubesi demek yanlış olmaz, çünkü burada neredeyse tüm kahvaltılık ürünler çıtır çıtır ve leziz kruvasanların arasında, üzerinde ya da yanında sunuluyor. Brekkie Moda İletişim Bilgileri, Kahvaltı Detayları ve Fiyatları için tıklayın. Bahariye Caddesi'nin bir alt paralelindeki Şevki Bey Sokak'ta konumlandırılmış Mutfak Sanatları Akademisi'nin profesyonel aşçılık bölümünden mezun olan ödüllü şef Hakan Özfırıncı'nın reçeteleri ile sıra dışı lezzetler sunan Zapata Bakery, Moda'nın yeni nesil kafelerinin en sevimlilerinden. Zapata Moda'da parmesanlı pişi, muhammara ve kuru domates gibi lezzetlerin de bulunduğu Zapata serpme kahvaltının (Eylül 2023 itibariyle iki kişilik 410 TL ) yanı sıra patates, pastırma ve kolot peynirli İspanyol omleti ya da daha klasik bir seçenek olan çift kişilik muhlamayı da denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Zapata'da klasik serpme kahvaltının yanısıra şarküterili serpme kahvaltı seçeneği (iki kişilik 530 TL) de bulunuyor. Bu seçenekte standart serpmeye sucuk, jambon, rozbif gibi şarküteri ürünleri ekleniyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Hafta sonu kahvaltısı deyince aklına sucuklu yumurtaya ekmek banmaktan ziyade pancake'ine nutella sürmeyi hayal edenleri çok mutlu eden bir kahvaltı mekanı Munchies Moda. Mekan Moda Caddesi üzerinde, Moda sahile çok yakın bir konumda yer alıyor. Hem merkezi konumu hem de leziz pancakeleri ile özellikle hafta sonları oldukça talep görüyor. Munchies Moda Kahvaltı Çeşitleri, Güncel Fiyatları ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Son dönemde açılan kafe ve restoranlarıyla Kadıköy'ün popüler bölgelerinden biri haline gelen Yeldeğirmeni'nde konumlandırılmış KÜFF CAFE fiyat performans oranı çok yüksek olan kahvaltısı ile dikkat çekiyor. Samimi bir ambiyansta, Ezine peyniri, tulum peynir, kaşar, kaymaklı gül böreği, 2 göz yumurta, patates salatası, yeşillik tabağı, domates salatası, yoğurtlu biber kızartma, çıtır pastırmalı humus, yanık tereyağı, reçel, ballı tahin, ceviz, incir ve 2 çay oluşan 2 kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle 470 TL karşılığında sunuyor. Ayrıca Sokak Kahvaltısı, İngiliz Kahvaltı, Vegan Kahvaltı, Çılbır, Madam Croque gibi seçenekler de bulunuyor. Mekan telefon yerine Instagram DM'den ulaşılmasını istiyor. Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Bir dönem pek çok düğüne ev sahipliği yapan Moda Teras'ın yerine açılan Big Chefs'in Moda Şubesi de çiçekli bahçesi, geniş iç mekanı ve Moda İskelesi manzaralı terası ile çok seviliyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapabiliyorsunuz. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Big Chef's Moda Teras İletişim Bilgileri, Fotoğraflar ve Güncel Kahvaltı Ücretleri için tıklayın. Kadıköy'de yeşillikler altındaki bir kahvaltı mekanı olan Naga Putrika'da Zuğa, Köyceğiz, Çiçekdağı, Hevsel, Söğütçük ve Velika olmak üzere altı farklı yöreye ait kahvaltı çeşidi sunuluyor. Sınırsız çayın da dahil olduğu kahvaltılara Eylül 2023 itibariyle çift kişi için 650 TL, 3 kişi için 900 TL ödemeniz gerekiyor. Tek kişi seçeneği yok. Moda arka sokaklarındaki minicik kafelerden biri olan YUMMA kahvaltısında Çanakkale ile Antep lezzetlerini buluşturuyor. Sevimli sunumu ile önce gözleri lezzeti ile de damakları şenlendiren Yumma kahvaltısında Antep peyniri, Çanakkale tulum peyniri, muhammara, zeytin ezmesi, biberli peynir ezmesi, kasap sucuğu ve ekşi mayalı ekmek dikkat çekiyor. İki kişilik Yumma kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle, 4 adet çay ile birlikte toplam 410 TL karşılığında sunuluyor. Türkiye'de ne Burger King ne McDonald's ne de başka bir fast food restoranı henüz açılmamışken, 90'lı yıllarda birbirinden leziz burgerleri ve etli mantarlı dürümü ile gönlümüzü çalan efsane Moda mekanı Kırıntı, Nişantaşı'nda, Bebek'te ve Cadde'de başka şubeleri açılmasına rağmen ilk şubesinin nostaljik havasını hiç bozmamış. 90'lı yıllar ambiyansında bir hafta sonu kahvaltısı için Moda Kırıntı'ya uğramalı, pizza omleti ve menemeni denemelisiniz. Eylül 2023 itibariyle Kahvaltı tabağı (140 TL), Amerikan kahvaltı (140 TL), Çay (25 TL). Kahvaltı servisi olmasa da Kadıköy'deki kafeler arasında farklı bir konuma sahip Suflör Cafe'yi de bu listeye almak istedim. Kadıköy'de 15 çeşit suflesi ile misafirlerini akışkan bir lezzet yolculuğuna çıkaran SUFLÖR CAFE suflelerinin lezzetinin yanısıra sizi bir çizgi romanın içindeymiş gibi hissettiren sıradışı ambiyansı ile de dikkat çekiyor. 90'lar ruhunu sonuna kadar yaşatan Suflör gelen misafirlerine yaptıkları tatlı sürprizlerle de çok beğeniliyor. Mekandan ayrılan herkese patlayan şeker ikram eden Suflör ekibi doğum günü olan misafirlere de 90'lı yıllara ait küçük hediyeler veriyor. Suflör Cafe hakkındaki bilgiler, menü detayları ve fotoğraflar için tıklayın. Hepimizin evinde peynir, zeytin, yumurta var çok şükür. Hafta sonu dışarıda kahvaltı ettiğimizde fark yaratan lezzetler arıyoruz. Merkezi Ordu'da bulunan Neli Pide'nin Bağdat Caddesi şubesindeki kahvaltı, patates kavurması, güveçte eritme peynir, petek balı, dut reçeli ile insana iyi ki buraya gelmişim dedirtiyor. Hele bir de üzerindeki tereyağı masanızda eriyen sıcacık bir köy ekmeği var, ki ona ekmek demek hakaret olur, can yakıyor. Bağdat Caddesi kahvaltı mekanlarından NeliPide İstanbul'da yöresel kahvaltı nerede yapılır? sorusuna cevap oluyor. Nelipide iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de kafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Kalamış Marina'nın yanı başında, denize sıfır konumda bulunan Midpoint'in Fenerbahçe Şubesi ise hem manzarası hem de geniş iç mekan ve terası ile diğer Midpoint şubelerinden bir adım öne çıkıyor. 25 yıllık geçmişi ile Bağdat Caddesi'nin en köklü kafesi olan Cafe Cadde, keyifli ambiyansı, leziz yemekleri ve hizmet kalitesi ile yediden yetmişe bütün misafirlerini mutlu ediyor. Cafe Cadde geçmişte şahitlik ettiği aşkların, evlilliklerin çocuklarını da şu an ağırlıyor. Yani ikinci bir nesil de Cafe Cadde'de büyüyor. Cafe Cadde'nin kahvaltı menüsü de güne güzel bir başlangıç yapmak isteyenler için hem çeşitlilik hem de lezzet anlamında Bağdat Caddesi'nde çok başarılı bir seçenek oluşturuyor. Cafe Cadde iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatları için tıklayın. Önce gözümüzü sonra damağımızı şenlendiren kahvaltı mekanlarından Ethem Efendi Kahvaltı İstanbul Erenköy'de tarihi köşkte yer alıyor ve tüm gün kahvaltı hizmeti veriyor. Köşkün içinde, bahçesinde ve terasında servis edilen organik ve yerel ürünlerle hazırlanmış anne eli değmiş kahvaltıya davet sloganı ise şöyle;\"Kıyıya köşeye bir sürü mutluluk sakladık. Sıcak bir ortamda içinizi ısıtan bir kahvaltıda sakladığımız mutlulukları bulmaya ne dersin?\" Ethem Efendi Kahvaltı'da doymadan kalkılmıyor. Ethem Efendi iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. İstanbul'da \"Yöresel Kahvaltı\" adı altında sunulan pek çok kahvaltı \"Ezine beyaz peynir ve Hatay kırma zeytin\" noktasından öteye geçemiyor. Hem Suadiye'de hem de Ataşehir'de hizmet veren Havva Hanım ise Trabzon'un tereyağını, Rize'nin et kavurnasını, Sürmene'nin, İzmir'in ve Erzincan'ın tulumunu, Kayserinin pastırmasını aynı kahvaltıda buluşturuyor. Havva Hanım'ın muhlaması, tava böreği çeşitleri ile peynir kızartması da çok seviliyor. Havva Ana Balaturka Karadeniz Kahvaltı Detayları, Güncel Ücreti ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Londra'ya gelip de ödüllü kafe Peggy Porschen Cakes'in önünde İnstagram için fotoğraf çektirmeyen çok az turist vardır sanırım. Şirinlik muskası bu pempiş mekan o kadar popüler ki önünde neredeyse her daim kuyruk oluyor. Neyse ki Peggy Porschen Cakes'le çok benzer bir konsepte sahip bir kafe olan Emilia artık İstanbul'da. Bağdat Caddesi'nde konumlandırılmış Emilia göz alıcı dekorasyonu, Londra'dan ithal ettikleri tamamen organik olan gıda renklendiricilerle hazırlanmış kahvaltı ve tatlılılarıyla misafirlerine 5 duyunuza hitap edecek olan unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Emilia İstanbul iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/kadikoyde-avrupali-kahvalti-naan-bakeshop", "text": "Bir ekşi mayalı ekmek sevdalısı olarak ekşi mayalı ekmek konseptinin giderek yaygınlaşmasından en çok haz duyanlardan biriyim. Moda'nın kahvaltı mekanlarından NAAN BAKESHOP'ta da hem besin değeri hem de lezzet açısından mutluluk veren ekşi mayalı ekmekler pişirilip satışa sunuluyor, aynı zamanda kafe olarak hizmet veren mekanda misafirlerine butik lezzetler eşliğinde servis ediliyor. Mekanın kruvasanları da bağımlılık yapıyor. Isırdığınızda dişe gelen, ağzı dolduran uzun uzun çiğneyip tereyağının, fermentasyon kokularının ve laktik asidin tadını alacağınız, puf diye yok olmayan ama yine de çıtır çıtır bir kruvasan. İyi bir flatwhite veya cappucino eşliğinde uzun süren bir keyif yaratıyor. Naan Bakeshop'ta serpme kahvaltı yok. Kars gravyeri ve füme eti sarmalayan kızarmış ekşi mayalı iki dilim ekmek üzerindeki göz yumurtadan oluşan CROQUE NAAN (94 TL) mekanın en can alıcı spesiyali. Baharatlı, hafif acılı ortadoğu menemeni, yeşil elma ve tost melbaya ile sunulan Shaksuka Menemen (77 TL) de çok seviliyor. Avrupa'da lokal bir kafedeymişsiniz hissi veren ambiyansı keyifli, gidilesi, denenesi, Gezenti Anne tavsiyesi."} {"url": "https://gezentianne.com/kadikoyde-bir-pancake-cenneti-munchies-moda", "text": "Hafta sonu kahvaltısı deyince aklına sucuklu yumurtaya ekmek banmaktan ziyade pancake'ine nutella sürmeyi hayal edenleri çok mutlu eden bir kahvaltı mekanı Munchies Moda. Mekan Moda Caddesi üzerinde, Moda sahile çok yakın bir konumda yer alıyor. Hem merkezi konumu hem de leziz pancakeleri ile özellikle hafta sonları oldukça talep görüyor. Sekiz adet Pancake, Fıstıklı Salam, Beyaz Peynir, Krem Peynir, Üçgen Peynir, Kaşar Peyniri, Tel Peynir, Labne, Acı Ezme, Zeytin Ezmesi, Domates, Nutella, Fındık Ezmesi, Fıstık Ezmesi, Ahududu Reçeli, Çilek Reçeli, Ayva Reçeli, Portakal Reçeli, Kayısı Reçeli, Vişne Reçeli, Bal, Çilek, Muz dan oluşan Munchies Kahvaltı 2 kişiyi full + full doyuruyor ve Eylül 2023 itibariyle 450 TL karşılığında sunuluyor. \"Peynir çeşitleri ile işim olmaz, bir tek tatlı olsun bana yeter\" derseniz o zaman Dört adet Pancake, Nutella, Fındık Ezmesi, Fıstık Ezmesi, Ahududu Reçeli, Çilek Reçeli, Ayva Reçeli, Portakal Reçeli, Kayısı Reçeli, Vişne Reçeli, Bal, Çilek, Muzdan oluşan SWEET BREAKFAST alabilir, toplam 190 TL ödeyebilirsiniz. Pek olası değil ama pancake i sadece tuzlularla deniyim derseniz Dört adet Pancake, Fıstıklı Salam, Beyaz Peynir, Üçgen Peynir, Krem Peynir, Kaşar Peyniri, Tel Peynir, Labne, Acı Ezme, Zeytin Ezmesi, Domatesten oluşan CHEESY BREAKFAST için yine 170 TL ödemelisiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/kadikoyde-deniz-kiyisinda-kahvalti-keyfi-gardens-of-garbo", "text": "Moda'nın en sevilen mekanlarından Moda Kayıkhane çatısı altında açılan Gardens of Garbo'da her gün 10.00-14.00 arasında kahvaltı servisi yapılıyor. Hafta içi dilerseniz serpme kahvaltı seçeneğini seçebiliyor, dilerseniz \"Kendin seç\" menüsünden tek tek seçim yaparak kahvaltınızı kendiniz oluşturabiliyorsunuz. Hafta sonu ise sadece serpme kahvaltı servis ediliyor. İki kişilik serpme kahvaltıda Ezine'den İzmir tulum peynirine kadar pek çok çeşitten oluşan peynir tabağı, Gemlik, Hatay kırma ve diğer zeytin çeşitleri, söğüş tabağı, mevsim reçelleri, petek bal ve kaymak, nutella, pişi ve göz yumurta bulunuyor. Masada mini ızgarada servis edilen mangalda sucuk özellikle çok seviliyor. Bu iki kişilik zengin serpme kahvaltı termos çay eşliğinde toplam 240 TL karşılığında sunuluyor. \"Kendin seç\" menüsünde ise Kahvaltı salatası (32 TL), Petek bal-kaymak (20 TL), Pişi (16 TL), Sahanda kavurmalı yumurta (29 TL), Menemen (23 TL) gibi seçenekler bulunuyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/kadikoyde-siradisi-bir-kahvalti-konsepti-brekkie-moda", "text": "Peynirlerin Ezine'den, zeytinlerin Hatay'dan geldiği pişili gözlemeli klasik Türk kahvaltısı sunan mekanlardan geçilmeyen İstanbul'da, Brekkie Moda kahvaltı konseptine yepyeni bir soluk getiriyor. Brekkie Moda için kruvasanın İstanbul şubesi demek yanlış olmaz, çünkü burada neredeyse tüm kahvaltılık ürünler çıtır çıtır ve leziz kruvasanların arasında, üzerinde ya da yanında sunuluyor. Hafta içi direkt yer bulmanız mümkün olabilir ama hafta sonları mekanın önünde illa ki sıra bekleniyor. Brekkie Moda'da sevilen lezzetlerin başında peynirli çırpılmış yumurtanın kruvasanla birlikte fırınlandığı daha sonrada caprese, kuşkonmaz, avokado ya da füme etle buluştuğu Egg Boat çeşitleri geliyor. Egg Boat fiyatları Eylül 2023 itibariyle 220 ile 320 TL arasında değişiyor. Kruvasan sandviçlerden Cheddar, mozzarella, füme et ve füme kaburgalı Cro Brekkie ve Red çokça tercih edilirken, Turkish Brekkie ve English Brekkie klasik kahvaltı tabağı severlere göz kırpıyor. Brekkie Moda'da kruvasan yapımında Tire'den gelen özel tereyağ kullanılıyor ve Fransa'da uygulanan yapım tekniği ile hazırlanıyor. Sizlere sadece dışı kıtır içi yumuşacık bu lezzetleri eşlikçileri ile birlikte çıtırdatmak kalıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kalamis-marinada-kahvalti-nerede-yapilir-midpoint-fenerbahce", "text": "İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de cafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Kalamış Marina'nın yanı başında, denize sıfır konumda bulunan Midpoint'in Fenerbahçe Şubesi ise hem manzarası hem de geniş iç mekan ve terası ile diğer Midpoint şubelerinden bir adım öne çıkıyor. Midpoint kahvaltı menüsünde tek kişilik kahvaltı, çift kişilik kahvaltı, omlet çeşitleri, tost çeşitleri gibi farklı kahvaltı seçenekleri bulunuyor. Tek kişilik kahvaltı aceleciler için Hızlı ve Leziz, geniş geniş kahvaltı etmek isteyenler için Senin Kahvaltın olmak üzere ikiye ayrılıyor. Çoğu kahvaltı mekanında olduğu gibi \"İki kişi gidelim serpmelerce yiyelim.\" diyenlerin imdadına için Midpoint Anne Kahvaltısı yetişiyor. \"Hep Türk kahvaltısı hep Türk kahvaltısı nereye kadar biraz da başka lezzetler deneyelim.\" diyenlere Britanya Kahvaltısı farklı bir alternatif oluyor. Tost severler Yengen Tostunu tercih ederken, \"Bir tek yumurtam olsun bana yeter\" diyenler Sahanda Sucuklu Yumurtaya ekmeğini banıyor. Kahvaltı servisi hafta içi 09:00 12:00 arası, hafta sonu ve tatil günleri 09:00 14:00 saatleri arasında yapılıyor. İki kişilik sunulan Midpoint Anne Kahvaltısı'nda Ezine beyaz peynir, Trakya eski kaşar peyniri, sepet peyniri, taze kaşar peyniri, taze lor, böğürtlen reçeli, Geyikli siyah zeytin, acuka, yumurta, bal, marmelat, kaymak, Nutella, domates, salatalık, pancake, domates soslu sosis, biber kızartma, sigara böreği, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Senin Kahvaltın'da Haşlanmış yumurta, Ezine beyaz peynir, taze kaşar peyniri, sepet peyniri, Geyikli siyah zeytin, bal, kaymak, Nutella, tereyağı, domates, salatalık, marmelat, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Britanya Kahvaltı'da İngiliz kahvaltı klasiklerinden ızgara sosis, bacon, iki adet göz yumurta, ızgara soğan, sote patates ve bir adet demleme çay bulunuyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/kalkan-en-guzel-plajlar-ve-giris-ucretleri", "text": "Kalkan'ın tam merkezinde bulunan Kalkan Halk Plajı, diğer adıyla Belediye Halk Plajı oldukça berrak ve turkuaz renkli bir denize sahip. Kalkan Halk Plajı kumsalın çakıllı yapısından dolayı dalga olduğu zamanlarda dahi deniz berraklığını yitirmiyor. Deniz altından kaynayan ve dağlardan gelen soğuk suları taşıyan bir nehrin bulunduğu plaj oldukça bakımlı ve temiz. Kalkan'ın en güzel plajlarından olan bu plaja giriş ve duş kullanımı ücretsiz. Şezlong ve şemsiye kiralamak isteyenlerin her biri için 75 TL ödemesi gerekiyor. Kaş ile Kalkan arasındaki sahil yolu üzerinde, Kalkan'a sadece 6 km mesafede bulunan Kaputaş Plajı muhteşem güzellikteki bir renge sahip olan denizi ile bırakın Kalkan'ı Türkiye'deki en güzel plajlar listesinin başlarında yer alıyor. Yer altından akmakta olan suyun çakıllar arasından süzülmesi sonucu suyu genel olarak serin olan denizi genellikle dalgalı oluyor. Kaputaş'a ulaşmak için 190 basamak inip çıkmak ilk başta zor gibi görünse de inanın buna değiyor. Kaş Belediyesi tarafından işletilen plajda yine belediye tarafından işletilen bir kafe restoran da bulunuyor. Şezlong ve şemşiyenin 75'er TL karşılığında kiralandığı Kaputaş Plajı'na giriş ve duş kullanımı ücretsiz. Kalkan'daki plajların büyük çoğunluğu gibi iskeleden giriş imkanı veren Palm Beach Club Kalkan'da minik bir çakıl plaj da bulunuyor. İskelenin üst kısmında zeytin ağaçlarının altındaki şezlongları hem sıcak yaz günlerinde serinleme imkanı hem de izole bir dinlenme alanı sunuyor. Restoranında servis edilen yiyeceklerin de standart beach menülerine göre çok daha başarılı olduğu mekanda karidesli penne benim favorim. Palm Beach Kalkan'a güncel giriş ücreti 150 TL. Bu ücrete şemsiye, şezlong ve otopark dahil. Kalkan'da bulunan plajların çoğunun aksine Kalkan merkezin sağ tarafında yer alan Çakıl Beach Club platform alanının yanında bulunan çocuklu ailelere uygun minik plajı ile dikkat çekiyor. Parasailing, hamburger, jet-ski gibi su sporları imkanı da bulunan tesise giriş için kişi başı 150 TL ödemeniz yeterli. Bu ücrete şezlong, şemsiye ve otopark ücreti de dahil. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor. Kaş Kalkan bölgesindeki pek çok benzeri gibi tepenin yamacına yapılmış platformlardan oluşan Mahal Beach Club, zeytin ağaçlarının altında yukarıdan denize bakan bir konumda yer alıyor. Etrafa ferah bir şekilde dağıtılmış şezlonglar dalgaların sesinin tadını çıkarılabilmesi imkan tanıyor. Villa Mahal'de şezlong ve şemsiye ücreti kişi başı 120 TL. Öğle yemeği burada alındığı takdirde şezlong ücreti talep edilmiyor. Kalkan Halk Plajı'nın yakınında konumlandırılmış Indigo Beach Club'da Kalkan merkezindeki pek çok beach club gibi kumsal yerine platformdan denize giriliyor. Şezlong+şemsiye ücretinin 180 TL olduğu Indigo Beach Club'da denizi kuşbakışı gören bir kafe restoran da bulunuyor. Kalkan'daki platform plajlardan biri olan Kalamar Beach Club Kalkan merkeze araba ile 10 dakika mesafede bulunuyor. Giriş ücretinin 150 TL olduğu plajda bu fiyata şezlong, şemsiye, kano, bisiklet ve trambolin kullanımı dahil ediliyor. Şezlongunuz tahta platformlarda olsun isterseniz 150 TL yerine 200 TL ödemeniz gerekiyor. Küçük ama sevimli plajda trambolinden atlamak çok keyifli oluyor. Plajda Kalamar isimli bir kafe restoran da bulunuyor. Kalkan'a 17 km mesafede yer alan Patara Antik Kenti, Likya'nın en önemli ve en eski şehirlerinden biri. Patara Antik Kenti'nin, arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında hemen yakınında bulunan Patara Plajı Akdeniz kaplumbağaları Caretta Carettaların milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavruladıkları ender sahillerden biri olması ile de ayrı bir öneme sahip. Koruma altında bulunan uçsuz bucaksız plaj incecik kumu ve sığ denizi ile görür görmez kendisine hayran bırakıyor. Patara Plajı'na girebilmek için Temmuz 2023 itibariyle 60 TL ödemeniz gerekiyor. Müze kartınız var ise giriş ücretsiz. Şezlong ve şemsiye ayrıca 100'er TL. Mavi yolculukların duraklarından biri olan Fırnaz koyu turkuaz renkli akvaryum gibi denizi ile oldukça çekici. İnsanı gençleştirdiğine inanılan çamuru ile çamur banyosu da yapılabilen koya stabilize yolu sebebiyle karadan ulaşmak çok zor. Fırnaz Koyu'nu keşfetmek için tekne turlarına katılmak gerekiyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Sadece bu plajlar var diye bir iddiam yok. Güzel bir tanıtım yazısı olmuş teşekkürler."} {"url": "https://gezentianne.com/kalkan-gezi-rehberi", "text": "Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Sarıgerme, Fethiye, Marmaris gibi pek çok tatil yöresi için olduğu gibi Kaş ve Kalkan için de en mantıklı ulaşım seçeneği, hem Türkiye'den hem de dış ülkelerden pek çok uçuşun olduğu Dalaman Havalimanı. Dalaman Havaalanı ile Kalkan arası 120 km. Dalaman Havaalanı'ndan Kalkan'a ulaşım için araba kiralama, transfer satın alma ya da HAVAŞ servisleri ile Fethiye'ye ulaşıp, Fethiye Kaş otobüslerini kullanmak gibi seçenekler mevcut. Aile olarak geliyorsanız ve Kalkan tatilinde, Kaputaş ve Kaş tarafına yapacağınız çevre gezileri için de arabanın işinizi çok kolaylaştıracağı düşünülürse, Dalaman Havaalanı'ndan günlük 70 TL, 80 TL gibi rakamlara araba kiralamanız en mantıklısı. Kalkan'da gezilecek yerler, yapılacak şeyler dendiğinde ilk akla gelen Kaputaş plajı, Kaş ve Kalkan arasındaki muhteşem manzaralı yolda bir kanyon ağzında bulunuyor. Tepeden bakıldığında turkuaz rengi ve kartpostal tadındaki güzelliği karşısında insanın ağzı açık kalıyor. İnişi ve çıkışı biraz zahmetli olsa da buna kesinlikle değiyor. Herhangi bir tesisin olmadığı Kaputaş Plajı'na gelirken yiyeceğinizi, içeceğinizi ve şemsiyenizi mutlaka yanınızda getirmeniz gerekiyor. Kaş ve Kalkan'da yapılacak en keyifli aktivitelerden biri günübirlik düzenlenen Kekova tekne turlarından birine katılmak. Kekova, doğa ile tarihin bütünleştiği ve turkuaz denizli koylarla çevrili bir yeryüzü cenneti. Kekova diye adlandırılan bölgede üzerinde Likyalılardan kalma kalenin bulunduğu Kaleköy ve karşısında da tarihi batık şehrin bulunduğu Kekova Adası bulunuyor. Simena Antik Kenti üzerinde kurulmuş olan Kaleköy, aslında yarımada olmasına rağmen buraya ulaşım sadece teknelerle sağlanıyor. Bu yüzden hem tarihi kalıntılar arasında yüzebileceğiniz hem de ara sokaklarda dolaşıp köylü teyzelerden alışveriş yapabileceğiniz bu güzel köyü görebilmek için Kekova tekne turuna katılmanız gerekiyor. Kalkan'a 17 km mesafede bulunan Ovagelemiş Köyü'nde yer alan Patara Antik Kenti, Likya'nın en önemli ve en eski şehirlerinden biri. Patara Antik Kenti'nin, arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında hemen yakınında bulunan, Patara Plajı da Akdeniz kaplumbağaları Caretta Carettaların milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavruladıkları ender sahillerden biri olması ile de ayrı bir öneme sahip. Koruma altında bulunan uçsuz bucaksız plaj, hem uzunluğu hem de genişliğiyle görür görmez kendisine hayran bırakıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Daha çok yaz ayları için tercih ediliyor olsa da aslında dört mevsim tatil yapılabilen Kalkan'da konaklamak için pek çok otel, motel, pansiyon, Kalkan kiralık villa ve tatil köyü seçeneği var. Özellikle çocuklu aileler için Kalkan'da villa kiralamak hem uzun hem de kısa dönem tatillerde çok mantıklı bir seçim. Otellerin ve tatil köylerin açık büfe karmaşından uzak, yediğin herşeyin tadını alarak, her ihtiyacın bulunduğu şık bir villada konaklamak çok keyifli bir tatil deneyimi. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/kanarya-adalari-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler", "text": "İspanya'ya bağlı, Atlas Okyanusu'nda Fas'ın batısında yer alan takımadalara Kanarya Adaları deniyor. Kanarya Adaları Tenerife, Gran Canaria, Fuerteventura, Lanzarote, La Palma, La Gomera ve El Hierro olmak üzere başlıca 7 ada ile birkaç küçük adacıktan oluşuyor. Kanarya Adaları yönetim bakımından İspanya'ya bağlı olmakla beraber coğrafi bakımdan Afrika kıtasının bir parçası olduğu için ne İspanya'da ne de Avrupa'da hiç bir yere benzemiyor. Özellikle iklimi! Çünkü konum olarak Batı Sahara ve Fas sınırının açıklarında ve Afrika üzerinden gelen sıcak hava dalgalarından mütemadiyen etkileniyor. Bu nedenle Kanarya Adaları'nda neredeyse her daim yaz yaşanıyor. Kanarya Adaları'nın başkentliğini adalardaki iki önemli kent ortaklaşa olarak paylaşıyor. Bunlardan birincisi Kanarya Adaları'nın en büyüğü olan Tenerife Adası'ndaki Santa Cruz de Tenerife şehri, ikincisi ise ikinci büyük Kanarya Adası olan Gran Canaria Adası'ndaki Las Palmas de Gran Canaria şehri. Bu arada Kanarya Adaları'nın ismi sanılanın aksine kanaryadan gelmiyor. Adalara Avrupalılar ilk ulaştıklarında daha önce görmedikleri kadar çok ve iri köpekler görmüşler. O nedenle bu adalar takımına köpeğin latincesi olan \"Canaria\" ismini koymuşlar. Kanarya Adaları Atlas Okyanusu'nda, Afrika kıtasının 100 km batısında yer alıyor. Kanarya Adaları'na ne yazık ki Türkiye'den direkt uçuş yok. Türk Havayolları ya da Pegasus havayollarını ile Madrid'e ya da Barselona'ya gidip oradan yerel havayollarından biri ile aktarma yapmanız gerekiyor. Kanarya Adaları İspanya'ya, dolayısıyla Avrupa Birliğine bağlı olduğu için Yeşil pasaporta sahip olmanız, ya da Schengen vizesi almanız gerekiyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kanlica-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "Yoğurdu ile meşhur güzide İstanbul semtlerimizden Kanlıca büyük çoğunluğu Boğaz kenarında bulunan kahvaltı mekanları ile de hem İstanbulluların hem de ziyaretçilerinin ilgisini çekiyor. Bu yazıda hem bu kahvaltı yerleri hem de kahvaltı ücretleri listeleniyor. Anadolu Yakası'nın en şık balık restoranlarından, özel günlerin vazgeçilmez mekanı Lacivert'te sadece hafta sonlarına mahsus olmak üzere açık büfe kahvaltı servisi gerçekleştiriliyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün gölgesinde, boğaza nazır, cumartesi ve pazar günleri, 10:00 14:00 arasında gerçekleşen serpme kahvaltı için kişi başı 650 TL talep ediliyor. 0-6 yaş ücretsizken, 7-12 yaş arasındaki çocuklar için 325 TL ödenmesi gerekiyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Avrupa yakasından gelmek isteyenler için, sabah saat 10:00 itibariyle Rumeli Hisarı Lokma Cafe'nin karşısından, sürekli ring halinde olan ücretsiz tekneler Lacivert Restoran'a ulaşım sağlıyor. İstanbul'un en güzel korularından biri olan Kanlıca'daki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Hafta içi de hafta sonu da serpme olarak sunulan kahvaltıda sahanda sucuk, sahanda yumurta, böğürtlen reçelli lor peyniri, peynir ve zeytin çeşitleri, söğüş tabağı, mevsim meyveleri, tahin pekmez, bal kaymak, börek, poğaça ve ekmek çeşitleri bulunuyor. Mekanda çocuk oyun parkı ve bebek bakım alanı da mevcut. Mihrabat Korusu Nerede? Nasıl Gidilir? Kahvaltı Detayları ve Güncel Ücreti Nedir? tıklayın. Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde, Beykoz'daki Çubuklu korusunun içerisinde bulunan ve Hidiv Kasrı İstanbul'un önemli tarihi yapılarından biri. Hem kasrın tarihi dokusu hem de içinde bulunduğu korunun güzelliği, gül bahçeleri, sincapları ve cıvıl cıvıl kuş sesleri pazar kahvaltılarını cazip hale getiriyor. BELTUR'a bağlı Hidiv Kasrı'nda pandemiden sonra serpme kahvaltı ve açık büfe kahvaltı kaldırıldı. Sadece kafe kısmı hizmet veriyor ve burada kahvaltı olarak haftanın her günü 09:00 ile 13:00 arasında kahvaltı tabağı, yumurta çeşitleri ve tost çeşitleri servis ediliyor. Hidiv Kasrı iletişim, ulaşım, güncel kahvaltı ve yemek menüsü için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/kapadokyada-cocuklarla-yapilacak-en-guzel-5-aktivite", "text": "Kapadokya'nın kendine has coğrafyası, günümüzden on milyon yıl önce yaşanan aktif olan volkanik patlamalar sonucu oluşmuş. Yer altı şehirlerinde insan yaşamının tarihi milattan öncesine dayanıyor. Kapadokya'ya gelmişken yamaçlardaki kayalara oyulmuş mağara evlerde kalmak size ve çocuklarınıza alışılagelmişin dışında bir konaklama deneyimi yaşatıyor. 6 yaşından büyük çocukların aileleri ile katılabileceği balon turu paketlerinde otelinizden balonun kalkacağı alana transfer, 1 saatlik balon turu, uçuş sonrası kutlama ve sertifika takdimi ve otelinize transfer bulunuyor. Balon turu ücretleri 150 ile 250 Euro arasında değişiyor. Kapadokya'daki restoranların hemen hemen hepsinin menüsünde bulabileceğiniz testi kebabı soğan ve kuzu eti başta olmak üzere domates, sarımsak de eklenerek yapılıyor. Taş fırında, içi özel bir sırla kaplanmış testide 2 saat pişirildikten sonra buharı tüterken bir çekiç darbesiyle önünüzde kırılıveriyor. Size de lokum gibi etlerin keyfini sürmek kalıyor. Hasan Dağı'ndan püsküren lavlar ile oluşan ve dünyanın 2'inci büyük vadisi olan Ihlara Vadisi Kapadokya bölgesinin en önemli ören yerlerinden biri. 394 basamaklı merdivenle inilen ve 14 kilometre uzunluğundaki doğal kanyon yapılı Ihlara Vadisi'nde yüzlerce kaya oyma eski yaşam mekanları, mağaralar ve kiliseler bulunuyor. Kapadokya'nın sadece peribacaları, yeraltı şehirleri, uçsuz bucaksız vadilerle sınırlı kalacağını sanmayın. Toprağın mucizevi yönlerini sanatla birleştirerek görebileceğiniz Kapadokya çanak çömlek yapımı deneyimi bölgenin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Avanos'ta gerçekleşiyor. Çamura dokunmak ve ondan bir sanat eseri yaratmak insan ruhunu gerçekten dinginleştiriyor."} {"url": "https://gezentianne.com/karadagda-yapilacak-5-aktivite", "text": "Türkiye'den vizesiz gidilebilen Avrupa ülkelerinin en güzeli Karadağ hem huzur verici Adriyatik sahilleriyle hem de sizi tarihte yolculuk yaptıran eski şehir merkezleriyle çok iyi bir tatil alternatifi oluşturuyor. Karadağ'a gittiğinizde yapılacak en güzel 5 aktivite aşağıda listeleniyor. Tam bir ortaçağ kasabası olan Perast ülkenin tanıtım fotoğraflarında da yer alan iki minik adacığın da tam karşısında yer alıyor. Çok küçük bir kasaba olmasına rağmen Perast'ta pek çok kilise ve saray bulunuyor. Hepsi deniz kenarında olan otel ve evlerde konaklamak ve her sabah bu müthiş manzaraya uyanmak, her akşam güneşi burada batırmak muhteşem oluyor. Karadağ'ın en turistik şehri Kotor'un merkezi Venedik döneminde inşa edilen surlarla çevrili. Surların içerisine girdiğiniz anda, zamanda yolculuğa çıkmışsınız gibi hissediyor, Arnavut kaldırımlı daracık sokaklar boyunca yürürken birbirinden karakteristik kafe ve dükkanlarla buluşuyorsunuz. Karadağ mutfağı Adriyatik kıyısında olması sebebiyle deniz ürünleri ağırlıklı bir mutfağa sahip ama aynı zamanda İtalyan kültüründen de etkilenmelerinden dolayı pizza ve makarna konusunda da alkışı hak ediyor. Size de bunların arasından sevdiğinizi seçmek düşüyor. Kotor sahilinden başlayan 2 saatlik bu turlar çocuklu aileler için Karadağ tatilinin en keyifli anlarından biri oluyor. Kayaların Leydisi Adası'nı, Denizaltı tünelini ve muhteşem Mavi Mağarayı görebileceğiniz bu turda hız severleri adrenalin dolu anlar da bekliyor. 5 Karadağ'ın Miami'si olarak bilinen Budva Şehrini ziyaret edin. Aynı Kotor gibi Budva'nın surlar içinde bir eski şehri olsa da Kotor diğer Karadağ şehirlerinde olmayan birbirinden güzel kumsalları ile de ön plana çıkıyor. Bu şehre gelmişken eski şehir turu sonrası kumsalda bir öğle yemeği çok keyifli oluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/karakoy-galata-hattinda-siradisi-bir-kahvalti-mekani-arada-kafe", "text": "Karaköy Galata hattında, multi kültürel bir mekan olan Arada Kafe Lübnan ve Türk mutfağının harmanladığı kahvaltısı ile Karaköy kahvaltı mekanları arasında önemli bir yere sahip. Oryantal ve renkli ambiyansı, kahvaltısında sunulan zahter, humus, falafel gibi lezzetleri özellikle sevilen Arada Cafe insanı adeta İstanbul'dan bambaşka diyarlara ışınlıyor. Arada Kafe kahvaltısı haftanın her günü serpme olarak sunuluyor. Kahvaltıda içerik olarak peynir tabağı, muhammara, mütebbel, humus, pancar humusu, zahter, zeytin çeşitleri, bal kaymak, fette, falafel, sigara böreği, tahin pekmez, ev yapımı doğal reçeller, menemen, pişi ve ev yapımı sıcak ekmek var. Ve tabi bunların yanında bir de sınırsız çay. Serpme kahvaltının Eylül 2023 itibariyle kişi başı fiyatı 659 TL. 14 yaş altı çocuklardan ücret alınmıyor. Çoğu mekanın sadece 0-6 yaş için ücret almadığı düşünüldüğünde bu fiyat politikası çocuklu aileler için avantaj oluşturuyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor. Arada Kafe Karaköy Galata hattında sıradışı bir kahvaltı deneyimi yaşamak isteyen misafirlerini bekliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/karakoy-galata-kahvalti-mekanlari-fiyatlari", "text": "Sucuğu, pastırmalı menemeni, kavurmalı yumurtası, soğuk et tabağı, fıstıklı tulum peyniri, ıspanaklı böreği, kekikli kuru domatesi, Kars kaşarı, bal kaymağı ve zeytinyağlıları ile İstanbulluların gönlünde taht kurmuş Karaköy'ün en ünlü kahvaltı mekanı Namlı Gurme. ürünlerin kalitesi ve lezzeti mekanın önünde hafta sonları kuyruklar oluşmasına neden oluyor, bu ilgi fiyatların da her geçen gün artmasını sağlıyor ama Namlı Gurme yine de kahvaltı konusunda hem yerli hem yabancı turistlerin ilgi kaynağı olmaya devam ediyor. Namlı Gurme'de fiks bir serpme kahvaltı ücreti yok, her ürün için farklı bir fiyat belirlenmiş. Kişi başı minimum 250-350 TL aralığında hesap ödeniyor. Karaköy Galata hattında, multi kültürel bir mekan olan Arada Kafe Lübnan ve Türk mutfağının harmanladığı kahvaltısı ile Karaköy kahvaltı mekanları arasında önemli bir yere sahip. Oryantal ve renkli ambiyansı, kahvaltısında sunulan zahter, humus, falafel gibi lezzetleri özellikle sevilen Arada Cafe insanı adeta İstanbul'dan bambaşka diyarlara ışınlıyor. Arada Kafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Medyatik chef Arda Türkmen'in bir dönem adını sıkça duyduğumuz mekanı Mükellef Karaköy zeytin piyazı, tahinli cevizli çıtır kabak, tutmaç böreği sıra dışı lezzetlerle çeşitlendirilen kahvaltısı ile dikkat çekiyor. Karaköy'de The Haze Hotel'in teras katında yer alan Mükellef Karaköy bir taraftan Galata Kulesi diğer taraftan da Boğaz manzarasına sahip. Mükellef Karaköy Kahvaltı Detayları, Güncel Ücreti ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Birbirinden şık sunumlarla gözleri, ev yapımı fındık ezmesi, erik ve ayva marmeladı, acukası, avokado ezmesi ve gözlemesi ile de damakları şenlendiren kahvaltı mekanı Privato Galata Kulesi'ne bakan Tımarcı sokakta yer alıyor. İstanbullular kadar yabancı turistler tarafından da oldukça rağbet gören Privato'nun hem iç mekanında hem de Galata kulesi manzaralı sokak masalarında kahvaltı yapmak oldukça keyifli oluyor. Privato Cafe Güncel Kahvaltı İçeriği ve Ücreti için tıklayın. Tarihi Galata Bölgesi'nde Galata Kulesi manzaralı bir bahçe içinde serpme kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz Barnathan Brasserie 19. yüzyılda inşa edilen, İstanbul'un en eski apartman konut örneklerinden Barnathan Apartmanı'nda yer alıyor. Tarihi dokuyu, geçmişin ihtişamını enfes manzarayla birleştiren mekanın kahvaltı menüsünde çift kişilik sunulan serpme kahvaltının yanı sıra Tek kişilik kahvaltı, Sıcak kahvaltı tabağı, French toast ve Mini kahvaltı seçenekleri de bulunuyor. Barnathan Brasserie Kahvaltı detayları, fiyatı ve iletişim bilgileri için tıklayın. Karaköy'ün bana göre en tatlış yeri olan Fransız geçidinde konumlandırılmış Mums Cafe hem hafta içi hem de hafta sonları lokasyonuna ve ambiyansına yakışır güzellikte kahvaltılar sunuyor. Toplam 500 TL karşılığında sunulan iki kişilik büyük serpme kahvaltıda peynir çeşitleri, Antakya kırma zeytin, bal ve manda kaymağı, ev yapımı reçeller, zeytinli baharatlı acuka, pancar marmelatlı süzme yoğurt, taze otlu peynir kreması, nutella, fındık ezmesi, göz yumurta, sahanda kasap sucuğu, söğüş tabağı, Karaköy simidi, ekşi mayalı ekmek, domatesli ekmek ve 4 bardak çay bulunuyor. Galata Kulesi'ne sadece 3 dakika yürüyüş mesafesinde yer alan Payidar Galata haftanın her günü ve günün her saati, keyifli müzikler eşliğinde kahvaltı servisi yapılıyor. Bahar Dalı kahvaltısında Makedonya'dan getirilen özel ürünler kullanılıyor. Biber turşusu ve kaymaktan oluşan SOKA, kırmızı pancar turşusu CVELKO, köz patlıcan, biber, domates ve baharatlardan oluşan AJVAR, Makedonya kaşar peyniri KASHKAVAL özellikle çok beğeniliyor. Özenli servisi ile Payidar Galata klasik Türk kahvaltısından farklı bir kahvaltı deneyimi yaşamak isteyen misafirlerini bekliyor. Payidar Galata İletişim Bilgileri, Kahvaltı detayları ve Güncel ücreti için tıklayın. 3. Nesil kahvecilerden Federal Coffee'nin Galata Kuledibi'ndeki ilk şubesi olan Federal Galata klasik ve modern kahvaltı çeşitleri ile de beğeniliyor. Menemen, Ezine beyaz peynir, dil peyniri, Bergama tulum, acuka, domates-salatalık-zeytin, bal-kaymak, Nutella, çilek, ananas, kuru kayısı, kuru incir, ceviz, peynirli gözleme, simit, ekmek sepeti ve iki kişilik earl grey çay'dan oluşan Eylül 2023 itibariyle iki kişilik Türk Kahvaltısı 495 TL. Federal Coffee'de Göz yumurta, dana sosis, sote mantar, bacon, fırınlanmış domates ve brioche'den oluşan Aussie Kahlvaltı'yı da (295 TL) farklı kahvaltı deneyimi yaşamak isteyenler tercih ediyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/karakoyde-keyifli-bir-pazar-kahvaltisi-sardunya-karakoy", "text": "Sardunya Karaköy Restaurant İstanbul'un en güzel köşelerinden biri olan Karaköy'de, İstanbul Boğazı ile iç içe bir Pazar kahvaltısı keyfi sunuyor. Oldukça nezih bir ambiyansa sahip Sardunya Karaköy'ün mutfağı şef Çiğdem Alakök'e emanet. Sadece Pazar günleri ve serpme olarak servis edilen Sardunya kahvaltısında Yöresel Peynir Çeşitleri Tabağı, Antep Fıstıklı Lor Peyniri, Cevizli nar ekşili Acuka, Tereyağ, Fıstıklı Salam, Zahterli Sızma Zeytinyağı, Siyah Zeytin, Yeşil Kırma Zeytin, Soslu Zeytin Salatası, Domates, Salatalık, Sivri Biber, Maydanoz, Roka, Katı Yumurta, Çilekli Yulaf Ezmesi, Bal, Kaymak, Vişne Reçeli, Kayısı Reçeli, Mevsim Meyvesi, Mozaik Pasta, Tahinli Çörek, Fırından İzmir Boyoz Sade, Simit, Pişi, Bazlama, Ekmek Sepeti, Portakal Suyu veya Limonata, Sınırsız Çay veya Filtre Kahve ve Türk Kahvesi bulunuyor. Ayrıca Hellim, Izgara Afyon Sucuk, Menemen, Omlet, Göz Yumurta, Mıhlama, Otlu Peynirli Gözleme, Pastırmalı Izgara Börek, Fırında Maydanozlu Peynirli Ekmek, Sigara Böreği, Yumurtalı Ekmek grubundan da kişi başı 2 tabak seçilebiliyor. Kış döneminde kahvaltı menüsüne Çiğdem Alagök'ün kışa özel hazırladığı cevizli, nar ekşili acuka eşliğinde ızgara Afyon sucuğu, fırında peynirli maydanozlu ekmek, karanfilli ayva reçeli ve aromatik kış çayları yer alıyor. Yaz döneminde ise mevsimsel reçeller ve yulaflı tabaklar ekleniyor. Pazar kahvaltısı keyfi için 2021 yılı itibariyle kişi başı 110 TL ödemeniz gerekiyor. 12 yaşa kadar çocuklar ücretsiz. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Günün her saatinde bir başka güzel olan İstanbul Boğazı'nda kahvaltı servisi için mutlaka rezervasyon yaptırmak şart. Gastronomi ve Mutfak Sanatları öğrenimini 2007 yılında Yeditepe Üniversitesinde tamamladı. \"İyi bir şef aynı zamanda tüm süreçleri iyi yönetmelidir\" düşüncesiyle yine Yeditepe Üniversitesinde Pazarlama üzerine MBA yaptı. İstanbul'da Ritz-Carlton, W hotel ve Park Hyatt Maçka Palas'ın mutfağında aşçı olarak çalıştı. Do Co Türk Hava Yolları iş birliği ile açılan Flying Chef Projesi'nde yer aldı. Başta Çin ve Amerika olmak bir çok ülkeye seyahat etme fırsatı oldu. Londra'da 2 Michelin Yıldızlı The Ledbury'ın sahibi ve şefi Avusturalyalı Brett Graham'dan av hayvanları pişirme teknikleri eğitimi aldı. 2012 yılında Sardunya Grubuna bağlı Bosphorus Brewing Company'nin mutfağını kurdu. 2014 yılında ise Sardunya Karaköy Restaurant'ın Mutfak Servis koordinatörlüğüne geçti. Aynı zamanda Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünde yarı zamanlı öğretim görevlisi olan Çiğdem Alakök halen Sardunya Karaköy'de şefliğe devam ediyor. Gerçekten çok lezziz bir yazı olmuş ellerinize sağlık. Duyduğuma göre karaköy'de galataport açılacakmış. Dünya mutfaklarını burada sunmayı planlıyorlarmış Gerçekten karaköyün değeri artacağını düşünüyorum. Umarım en kısa sürede açılır da gitme şansı buluruz.."} {"url": "https://gezentianne.com/karamurselde-kovboy-konseptli-kahvalti-mekani-erkansas-city", "text": "Konsept mekanlarda lezzetlere gerekli özen gösterilmez gibi düşünebilirsiniz ama Erkansas City sizi bu konuda da şaşırtıyor. Fatma Hanım'ın 3 peynirli omleti, pişileri, sigara börekleri parmakları yalatıyor. 2 çeşit zeytin, zeytinyağı ve domates kurusu ilave ettikleri acukaları İzmir Urla'dan özel olarak getirtiliyor. Serpme olarak sunulan kahvaltıda patates kızartması, Çanakkale'den getirttikleri 4 çeşit peynir, bal kaymak, mevsimine göre reçel çeşitleri, köy mahsulü yeşillik grubu maydanoz nane biber domates salatalık, meyve, kuru meyve ve ceviz de bulunuyor. Ekmek sepetinde doğal odun ateşinde pişirilmiş 3 çeşit ekmek ve simit bulunuyor. Ekmekleri kış aylarında soba başında kızartmanız da mümkün. Sınırsız çay da dahil olmak üzere Erkansas City kahvaltısı Eylül 2023 yılı itibariyle kişi başı 400 TL'ye sunuluyor. Çocuklar %50 indirimli. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Gün boyu sergilenen tüm showlar için de herhangi bir ücret talepleri yok. Erkansas City film tadında bir hafta sonu için sizleri Karamürsel'e bekliyor. Haftasonu sizin sitenizde rastladığım bu kahvaltı salonuna 2.5 yaşındaki ikiz bebeklerimizle birlikte gittik. Kahvaltısı çok zayıftı salatalıklar pörsümüş olarak geldi! 2 tane çeri domates konmuştu 2 kişilik kahvaltıya! 2 kişilik kahvaltı söylemiş olmamıza rağmen bizden 150TL hesap aldılar. Bebeklerimize ikram ettikleri 1 er tane pişi ve sigara böreği için çocuk başı 25TL hesap aldılar bizden! Kesinlikle tavsiye etmiyorum. Sizin buraya yazdığınız gibi 0-6 yaş ücretsiz falan değil! Tatsız bir deneyim yaşamanıza üzüldüm. Ben şikayetinizi ileteyim ve 0-6 yaş konusunu mekan ile tekrar görüşüp netleştireyim. Yazıyı okudugumuz iyi oldu gidecektim vazgectim yorum yapan arkadaşa teşekkürler. Gördüğüm en güzel yer sürekli de gidiyoruz kalıyoruz. Erkan bey işletme sahibi çok uzun zamandır bu işi yapmış tecrübeli bir işletmeci. Sabah muhteşem köy kahvaltısı ile uyandık gün içinde köy içi gezilerimizle günü değerlendirdik. Geldiğimizde bize seçilen menülerden yemek tercihimizi yaptık. Ve yanan şömine karşısında kahvelerimizi yudumladık ve erkan beyın kestane ikramı da ayrı bir güzeldi... Akşam erkan bey bize müzik ziyafeti yaptı. Bence kendimizi sanki kendı evimizde hissettiren güzel bir mekan. Çocuklarımızda dev ekranda film keyfi yaptılar. Ben kesinlikle tavisye ederim."} {"url": "https://gezentianne.com/karne-somestr-tatilinde-cocuklarla-en-guzel-etkinlikler", "text": "Karne tatilinde birbirinden farklı balıkları keşfetmek, köpek balıklarını beslemek, helikopter turu yapmak ve amazon ormanlarında dolaşmaya ne dersiniz? O zaman sizi ve çocuklarınızı İstanbul Akvaryum'a alalım. Florya Şenlikköy'deki Aqua Florya AVM bünyesinde bulunan dünyanın en büyük tematik akvaryumu. İstanbul'da çocuklarla hafta sonu gidilecek yerler listemizin birincisi Darıca Hayvanat Bahçesi. Hayvanat bahçesi olmasının yanı sıra kuş cenneti ve botanik park da olarak da hizmet veren Darıca Hayvanat Bahçesi, diğer adıyla Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı her yaştan çocuğunuzla birlikte pek çok hayvan türünü görerek keyifle vakit geçireceğiniz bir yer. Şimdiye dek yaşadıklarınızdan çok daha büyük, çok daha iyi ve çok daha büyüleyici bir serüvene hazır mısınız? Bir dizi yeni ve keşfedilmemiş illüzyon ile sayesinde son derece büyüleyici görsel, duyusal ve eğitsel bir deneyim yaşatmak için İstanbul İllüzyonlar Müzesi sizleri ve çocuklarınızı bekliyor. 1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi'nde çocuklarınız ile birlikte nostaljik Fenerbahçe vapurunu gezebilir, klasik arabaları inceleyebilir, Renkli Matematik Dünyası bölümündeki interaktif deney setleri ile eğlenebilirsiniz. Yepyeni bir akvaryum deneyimi Emaar Akvaryum & Sualtı Hayvanat Bahçesi'nde, Anadolu Yakası'nın yeni alışveriş merkezlerinden Emaar Square Mall'da çocukları bekliyor. Kayalık Kıyılar, Tünel Akvaryum, Denizanası Galerisi, Ormanlar, Nehirler ve Şelalaler, Penguen Adası, Timsah Krallığı ile 7 farklı tematik bölümden oluşan akvaryum ve sualtı hayvanat bahçesi 200 türden 20.000'in üzerinde deniz canlısı ve amfibiye ev sahipliği yapıyor. Ataşehir diye adlandırılan bina ormanında çölde vaha tadında bir mutluluk kaynağı Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi. İstanbul'da çocuklarla hafta sonu gidilecek yerler arasında ulaşılması en kolay yerlerden biri olan ve otoban bağlantı yolları arasındaki 8 ada üzerinde kurulmuş olan dev bahçeye Ataşehir'i Doğu Ataşehir'e bağlayan köprünün Doğu Ataşehir ayağındaki girişten ücretsiz olarak ulaşılabilmekte. Türkiye'nin en kapsamlı aile eğlence merkezi HUPALUPA \"Hafta sonu ne yapsak?\" diye düşünen çocuklu aileler için yeni bir alternatif oluşturuyor. Trambolin Parkı, Eğlence Kulesi, Sünger Havuzu, Tırmanma Duvarı, Denge Parkuru, Çarpışan Arabalar ve Sanal Dünya gibi pek çok alana sahip Hupalupa, İstanbul Anadolu Yakası'nın kalbi Ataşehir'de yeni açılan Metropol Alışveriş Merkezi'nde yer alıyor. Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından 128 maket eserin sergilendiği dev bir açık hava müzesi olan Miniatürk'te Ayasofya'dan Selimiye Camii'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümela Manastırı'na, Amasya Yalıboyu Evleri'nden Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek gezmek, Boğaz Köprüsü'nden yaya olarak geçerken Beylerbeyi Yalısı'na el sallamak mümkün. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Türkiye'nin orman içinde yer alan en büyük doğa ve macera parkı olan Forestanbul heyecan ve macera dolu bir gün geçireceğinizi garanti ediyor. Forestanbul yüksek ip parkuru, tırmanma duvarı, dev salıncak, zipline gibi aktivitelerle siz ve çocuklarınız için şehrin stresinden ve karmaşasından bir nebze uzaklaşarak, doğa ile uyum içerisinde spor yapma ve eğlenme fırsatı sunuyor. Dolmabahçe Sarayı Beşiktaş ile Kabataş arasında, Boğaz kıyısında, 250 bin metrekarelik bir alanda yer alan Dolmabahçe Sarayı İstanbul'da hafta sonu çocuklarla gidilecek yerler arasında yer alıyor. Osmanlı döneminde yaptırılmış olan sarayın en önemli özelliği Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanması ve Ulu Önder Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmesi. Bu anlamda Dolmabahçe Sarayı hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki saray yaşamını gözler önüne sermesi, hem de Atatürk'ün son zamanlarını geçirdiği evi olması nedeniyle İlk ve orta öğretim çağındaki çocukların oldukça ilgisini çekiyor. Yerli Disneyland olarak da bilinen Türkiye'nin ilk tema park konseptine sahip VIALAND, aslında sadece bir eğlence parkı değil, içerisinde alışveriş merkezi, restoranlar, sinema ve bowling salonu da bulunan çok büyük bir yaşam ve eğlence kompleksi. Vialand içerisinde her yaş grubuna özel yirmiden fazla eğlence ünitesi mevcut. Bunlardan en iddialısı 110 km hızla raylarda ilerleyen roller coaster Nefeskesen. Çocuklar için ise Sünger Bob, Minik Kaşifler, Küçük Madenciler, Saray Salıncağı, Dora ve Diego'nun Maceraları, Çılgın Nehir ve Viking üniteleri en çok tercih edilen eğlence noktaları. Torium AVM bünyesinde yer alan Türkiye'nin ilk kapalı kar eğlence merkezi Snowpark, 4 mevsim kesintisiz kayak ve kızak keyfi sunuyor. Her ayrıntısı özenle tasarlanan eğlence parkında, gerçek kar kullanılıyor. En düşük kar kalınlığı 50 cm olan Snowpark'ta kar keyfi maksimumda yaşanırken, kış sporları için de ideal bir ortam sağlanıyor. Türkiye'nin denizcilik alanında en büyük müzesi olan İstanbul Deniz Müzesi Çocuklarla hafta sonu keyifle ziyaret edebileceğiniz müzelerden biri. içerdiği koleksiyon çeşitliliği açısından dünyanın sayılı müzelerinden olan Deniz Müzesi Türkiye'de kurulan ilk askeri müze olarak da biliniyor. Toplam 3 kata yayılmış müzede saltanat kayıkları, bahriyeli kıyafetleri, el yazmaları, gemi modelleri, sancaklar, haritalar, tablolar, tuğralar ve armalar, kadırgalar, seyir aletleri, gemi baş figürleri ile silahlar sergileniyor. Girişte ayrıca çocuklar için eğitici oyun alanı ve hediyelik eşya bölümü de yer alıyor. İstanbul Avrupa yakası Bahçeşehir'de kapılarını açan Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi, içerisinde bulunan farklı konsept ve hizmetleri ile çocuk, genç ve yetişkinlere özel hizmetleri ile aile olarak da vakit geçirebileceğiniz keyifli bir mekan. Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi'nde Soft play, trambolin basket alanı, Atölye çalışmaları, Karaoke odaları, Kuaför atölye alanı, DVD Play station odası, Doğum günü partileri, Özel gün etkinlikleri, Kafe ve Kaçış odaları bulunuyor. Bubble Up Aktivite ve Eğlence Merkezi hakkında Detay Bilgiler için tıklayın. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi zengin koleksiyonu, kabul ettiği kapsamlı uluslararası geçici sergileri, konservasyon birimleri, çocuklar ve yetişkinler için farklı eğitim programları, yapılan çeşitli konser, konferans ve seminerleriyle çok yönlü bir müzecilik ortamı sunuyor. 10.000 metrekarelik bir alan düşünün, bir de bu dünyanın sadece çocuklar için olduğunu hayal edin. Çocukların gelecekte olmayı istedikleri meslekleri deneyimlemeleri için kurulmuş bu minik şehirde, çocuklar para ile alışverişi, ekip çalışmasını, temel yaşam becerilerini öğreniyor, geleceğe hazırlanıyorlar. Burada eğitim eğlence ile harmanlanıyor, çocuklar tiyatroyu, bankayı, hastaneyi, itfaiyeyi, Polis Karakolu'nu, Gizli Ajan Eğitim Merkezi'ni ve Havacılık Akademisi'ni içeren eğlenceli pek çok tesisi özgürce ziyaret edebiliyorlar. Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda bulunan Atatürk Arboretumu aslında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin, araştırma kurumlarının ve yerli, yabancı bilim adamlarının yapacakları incelemelere, bilimsel araştırmalara hizmet veriyor. Bunun yanı sıra doğaseverlerin de ziyaretine açık olan Arboretum, hafta sonları doğanın kollarına bırakmak isteyen İstanbullular için göl kenarında, çocuklarınızla yeşilin binbir tonunu bir arada görebileceğiniz, muhteşem instagram fotoları çekebileceğiniz, cennetten köşeler sunuyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Domates Biber Patlıcan, Arkadaşım Eşek, Süper Babaanne gibi şarkılarıyla ve ADAM OLACAK ÇOCUK yarışması ile çocukluğumuza damga vurmuş ünlü sanatçı Barış Manço'nun yaşadığı ve eserlerini ürettiği, Kadıköy Moda'daki evi müze haline getirilmiş. 'Bir insandan en son ne zaman bahsedilmekten vazgeçilirse, o insan o zaman ölmüştür.' diyen Manço'nun müze evinde Kadıköy Belediyesi tarafından Barış Manço dendiğinde akla gelecek pek çok detay bir araya toplanmış. Dünyanın ilk iklim temalı akvaryumu olan ViaSea Akvaryum 'Anadolu Yakası'nda niye akvaryum yok? diyenlerin imdadına yetişiyor. Viasea Akvaryum'da farklı iklim kuşakları içerisinde yaşayan binlerce deniz altı canlısının yaşamlarını gözlemlenebiliyor. 47 farklı temalı sergide 12.000'in üzerinde deniz canlısı sizleri bekliyor. Boğaziçi'nin tarihine su altından bakarak, İstanbul'un en uzun su altı akvaryum tünelinde köpekbalıklarıyla dolu bir dünyanın kapıları sizler için aralanıyor. Dünyanın ilk 9 fonksiyonlu marina ve yaşam merkezi olma özelliğini taşıyan ve tamamı deniz üstünde tasarlanmış Viaport Marina bünyesinde yer alan Korsan Adası Tema Park, İstanbul Anadolu Yakası'nda, Tuzla'da konumlandırılmış. Her yaştan misafirlerine benzer bir eğlence deneyimi ve güzel bir gün geçirmeyi vaat eden Korsan Adası Tema Park'ta, dünyanın en heyecan verici roller coasterları arasında olan fenomen Red Fire ile birlikte toplam 28 ayrı eğlence ünitesi yer alıyor. Dünya standartlarında teknoloji kullanılarak tasarlanan Korsan Adası Tema Park, modern eğlence ünitelerinin yanı sıra klasik Türk lunapark kültürünü de yaşatıyor. Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi'nde 28 ülkeden toplanan yaklaşık 2500 adetlik farklı kültürlere ait geniş bir koleksiyon bulunuyor. 3 yaş itibari ile ziyaretçi kabul eden müzede, bünyesinde barındırdığı anaokulu öğretmenlerinden oluşan eğitimciler ile her yaş grubu muhatabının anlayacağı bir dil kullanarak rehberlik yapılıyor. Çocuklarınız atölye çalışmalarına katıldığı takdirde, ellerinde uçurulmaya hazır bir uçurtma ile müzeden ayrılıyor. Sizi çocukluğunuza ışınlayan, çocuklarınıza da sizin hatta sizin de büyüklerinizin oynadığı oyuncakları tanıtan İstanbul Oyuncak Müzesi'ni şair ve yazar Sunay Akın 23 Nisan 2005 yılında, 20 yılda 40'ı aşkın ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurmuş. 1700'lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en güzel örneklerinin sergilendiği müze Göztepe'de bulunan tarihi bir köşkte konumlandırılmış. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İstanbul Kelebek Çiftliği, Botanik Park içinde uçuşan tropikal kelebeklerin bulunduğu, çocuklarınızla birlikte hem kelebekleri tanıyıp hem de botanik parkın tadını çıkarabileceğiniz, ormanlarla çevrili 5 dönümlük yemyeşil bir alan. Emekli öğretmen Çiğdem Ünlü tarafından Beykoz'da kurulmuş olan Türkiye'nin ilk kelebek çiftliği sizi kelebeklerin bu bir günlük hikayelerine ortak olmaya davet ediyor. Madame Tussauds'nun İstiklal Caddesi'ndeki merkezini ziyaret sırasında çocuklar Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan gibi tarihi figürler hakkında bilgi alırken Mozart'ın piyanosunda kendi müziklerini çalıp, Yaşar Kemal'in koltuğunda yazar ile karşı karşıya geliyorlar. Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shek'ten Hollywood yıldızlarına pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulan çocuklar yıldızlara dokunmanın heyecanını yaşıyorlar. Anadolu Yakasındaki Nezahat Gökyiğit Botanik Parkı'nın Avrupa yakasındaki bir benzeri olan Bakırköy Botanik Parkı'nda farklı bitki gruplarından oluşan 11 adet tematik bahçe, yüzlerce çeşit ağaç, çocuk oyun alanları, heykeller, doğal gölet, süs havuzları, göçmen kuşlar için yapılmış bekleme alanları, piknik alanları ve sosyal tesisler bulunuyor. Bakırköy Botanik Parkı Türkiye'nin en yüksek oyun kulelerine de ev sahipliği yapıyor. Su parkı ve oyun ekipmanları, tematik bahçeler, şifalı bitkiler, mutfak ve bahçe bitkilerinin gruplanmış olduğu kısımlar çocuklar ve büyükler için hem eğlenmeyi hem de bilgi edinmeyi amaçlıyor. Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde bulunan,, Türkiye'nin ilk panoramik müzesi Panorama 1453 Tarih Müzesi'nde top sesleri, mehter müziği ve Osmanlı atlarının kişnemelerinin efekt olarak kullanıldığı muhteşem görseller sunan bir fetih şöleni sizleri bekliyor. Panorama 1453 Tarih Müzesi'nde büyük bir odanın içinde, kilometrelerce uzaklıktaki İstanbul surlarında İstanbul'un fethini izlenebiliyor. Müze sergilenen masal tadındaki görsel şölen sebebiyle yetişkinler kadar çocuklar için de oldukça ilgi çekici. Topkapı Kültür Parkı sınırları içerisinde yer aldığı için müze gezisi sonunda parktaki oyun alanlarında çocuklara keyifli vakit geçirmek de mümkün. Mecidiyeköy'de, Trump Alışveriş Merkezi içerisinde konumlandırılmış KidzMondo çocukların tüm gün kaliteli vakit geçirebilecekleri, eğlenirken öğrenecekleri, sokakları ve binaları olan, kendine has bir anayasa ile çocuklar tarafından çocuk şehri. Gerçek bir şehrin çocuk boyutlarındaki hali. Pendik'teki Türkiye'nin outlet konseptli en büyük alışveriş merkezi olan Viaport bünyesindeki Lunapark, indirimli alışveriş ile eğlenceyi birleştirmek isteyen çocuklu aileler için güzel bir seçenek oluşturuyor. Çarpışan arabalar ile çocukluğunuza dönebiliyor, Rocket ile adrenalin seviyenizi zorlayabiliyor, çuf çuf tren ile çocuklarınız ile neşeli vakit geçirebiliyorsunuz. Türkiye'nin en eğlenceli outleti Viaport Outlet Shopping, dev oyuncaklarıyla ziyaretçilerine keyifli dakikalar yaşatıyor. Pelit Çikolataları Üretim Tesisleri bünyesinde yer alan Pelit Çikolata Müzesi dünya sanatının baş yapıtlarını, masal kahramanlarını, ünlü efsanelerin heykellerini tamamını çikolatadan hazırlayıp çikolata ve sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Çikolata şelalelerinin arasında dolaşmak, çikolata kokusunu solumak hem büyükler hem çocuklar için çok keyifli oluyor. Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi Roma imparatorluğu, Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu, Kurtuluş Savaşı,1. ve 2. Dünya Savaşı, Körfez Savaşı gibi, dünya tarihine etki eden medeniyet ve olaylara ait askeri ve tarihi eserlerin Dünya'da ilk ve tek sergileme tekniği ile hem çocuklar hem büyüklerle buluştuğu çok özel bir müze. Çocuğunuz eğlenirken öğrensin felsefesi ile 2015 yılında 3000 m 'lik bir alanda hizmet vermeye başlayan LEGOLAND Discovery Centre İstanbul çocuklarıyla birlikte eğlenceli bir gün geçirmek isteyen ebeveynlerin favori mekanları arasında yer alıyor. 2 milyon LEGO parçası ile hayallere sınır koymayan LEGOLAND Discovery Centre, yaratıcılığı ortaya çıkaran keyifli aktivite alanlarına sahip. İstanbul'un tarihi sembolü sayılan, Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilmiş ve Cumhuriyet döneminde müze haline getirilerek kapıları halka açılmış olan Topkapı Sarayı'nı İstanbul'da çocuklarla gezilecek yerler listesine almamak olmaz. 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun 400 yıllık bölümü Topkapı Sarayı'ndan yönetilmiş olduğu için Saray tarihi anlamda büyük önem taşıyor. Topkapı Sarayı Müzesi'nde çocuklar için atölyeler de düzenleniyor. Türkiye'nin ilk ve Avrupa'nın en büyük kapalı temalı parkı Moipark dev salıncaklar, yüksek hızda seyreden mekikler, adrenalin dolu oyunlar, eğlence tünelleri, canlı sahne şovları, Türkiye'nin ilk ve tek korku konseptli oteli, hediye kazandıran ünitelerden oluşuyor. Avrupa'nın en büyük kapalı eğlence kolonisi MOİPARK 12.000 m2'lik, 2 katlı alanda yer alıyor. Alt katta 10 yaşın üzeri, üst katta ise 4-10 yaş arası çocuklar için eğlence dolu onlarca oyun, ünite ve salıncak yer alıyor. Türkiye'de spor tarihi ve kültürü adına ilk spor müzesi özelliğini taşıyan Beşiktaş JK Müzesi, yenilenerek, Şubat 2017'de ziyarete açıldı. Ülkemizin spor tarihine tanıklık eden Beşiktaş JK, 115 yıllık tarihini günümüz spor kültürüne kaynaklık etmek üzere hazırladığı çağdaş sergileri ile müze koleksiyonunu bilgi nesnesine dönüştürürken, ziyaretçi deneyimini esas alan uygulamaları ile konuklarını dijital dünyada keyifli bir yolculuğa çıkarmayı hedefliyor. Alışveriş ve eğlence dünyasının adresi Viaport Marina'da açılan AslanPark 8 dönüm alan üzerinde kuruldu. Büyük kedilerin türlerine göre farklı üniteler barındıran AslanPark ekranlarda gördüğünüz aslanları çok yakından görme ve onları daha iyi tanıma fırsatı sunuyor. Aslan Park'ta yavruları sevme ve besleme deneyimi de yaşamanız mümkün. Doğal çevresiyle birlikte 4 bin dönümlük alana yayılan ORMANYA Doğal Yaşam Parkı dünyanın üçüncü, Avrupa'nın ise en büyük doğal yaşam alanı olma özelliğine sahip. Ormanya Doğal Yaşam Parkı Hayvanat Bahçesi, Vahşi Yaşam Alanı, Yürüyüş ve Bisiklet Parkurları, Karavan ve Çadır Kamp Alanı, Doğa Okulu ve Yaban Hayatı Kurtarma Merkezi olmak üzere 6 ana bölgeden oluşuyor. Kocaeli İl sınırlarında yer alan Ormanya Doğam Yaşam Parkı Nerede? Nasıl Gidilir? Tıklayın. Darıca'da Şehit Er Gökhan Hüseyinoğlu Sahil Parkı içerisinde yer alan Hobbit köyünde farklı konseptlerde 15 tane hobit ev bulunuyor. Hobit evlerin dışında oyun parkları, piknik alanları, tenis, basket ve futbol alanlarınının da yer aldığı parka İstanbul Anadolu yakasından özel aracınızla yaklaşık 40 dakikada ulaşılıyor. Deniz kıyısındaki bu parkta sahil yolu ve 4 kilometrelik yürüyüş ve bisiklet parkuru da mevcut. Darıca Hobit Köyü hakkındaki detaylar ve giriş ücreti için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Merhaba. Sizi internette istanbulun,, cocukla gezilecek yerlerini arastirirken buldum. 3 gunluk bir zamanimiz var ilk defa cocuklarla İstanbula gelicez. En cok hangi yerleri tavsiyye edersiniz? Cocuklar 8 ve 10 yasinda iki kiz. Madame Tussauds a gidebilirsiniz. Kidzania'yı da çok severler."} {"url": "https://gezentianne.com/karne-tatilinde-somestr-karnavali-jurassic-landde", "text": "Dünyanın önde gelen kuruluşlarınca \"dünyanın en iyileri\" listelerinde sıralanarak karnesi taçlandırılan Jurassic Land, karne tatili boyunca macerasever dostlarını dev parka davet ediyor. Karnaval tadında etkinlikler ve eğlencenin park deneyimine eşlik edeceği sömestr tatilinde Jurassic Land, müze ve park rehberleri, animatörleri, sanatçıları, bilim ve sanat atölye ekibi ile küçük- büyük tüm ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Ayrıca, ara tatil boyunca yetişkinler de, çocuk bileti ile dev maceraya ortak olabiliyor. CNN International, National Geographics, Independent dahil çeşitli uluslar arası otoritelerce Dünyanın En İyileri listelerinde seçkin yerini alan ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca \"Kültürel Özel Tesis\" olarak belgelenen Jurassic Land, küçük büyük herkese dinozorların gizlenmiş habitatında macera dolu bir deneyim vadediyor. Uluslar arası alanda başarılı bir tasarımcıdan destek alınan, senaryosu özgün, mimari açıdan yerli ve yabancı ögeleri harmanlayan özelliği ile farklılaşan Jurassic Land, Avrupa'nın sayılı temalı parkları arasında gösterilmektedir. Tesis, İstanbul'un önemli kültür ve eğlence projelerinden biri olarak Eylül 2011'de İstanbul Bayrampaşa'da hayata geçirildi. Açıldığı günden bu yana yerli ve yabancı pek çok ziyaretçiyi ağırlayan tesis, zaman içinde ünitelerini zenginleştirerek bugünkü konseptine kavuştu. Dinozor müzesi gezisi ve kazı atölye çalışmasının ardından, bir senaryo dahilinde, rehberler eşliğinde ziyaretçiler Kontrol Kulesi bölümüne ve Hangar'a alınmaktadır. Dinozorların yaşadığı adaya yolculuğu anlatan Juracopter seyahati, özel yapım ve bakanlık tarafından tescilli kısa bir animasyon filmini de içermektedir. Seyahatin ardından ziyaretçiler toplam 5 üniteli ve 2 kattan oluşan Bilim Merkezi'ni gezerek kuluçkadan başlayarak dinozorların yaşamına tanıklık etmektedir. Tesis genelindeki anlatım formatı, ziyaretçilerin yaş grubu ve ilgi alanlarına göre basitten karmaşığa doğru gidebilmektedir. Son olarak, dev ve hareketli dinozorların sahne aldığı 14metre tavanlı dev etkinlik alanında, oyun parkı, atölye masaları, etkinlik alanları yer almaktadır."} {"url": "https://gezentianne.com/kas-cevresinde-gezilecek-yerler", "text": "Kaş Çevresinde Gezilecek Yerler listemizin ilki Antiphellos Antik Kenti. Likya lahitleri, kaya ve anıt mezarlar ile 4,000 kişilik Kaş Antik Tiyatrosu görülmeye değer. İşin güzel yanı buraya merkezden yürüyerek ulaşabiliyor olmanız. Demre İlçesi yakınlarında Kaleköy ve Üçağız açıklarındaki küçük, kayalık bir ada olan batık kent Kekova'ya kara yolu yok, sadece deniz yoluyla merkezden kalkan teknelerle gidebilirsiniz. Türkiye'nin en iyi dalış rotalarından biri, mutlaka görmelisiniz. Kaş Çevresinde Gezilecek Yerler listemizin üçüncüsü olan, Simena Antik Kenti üzerinde kurulmuş olan Kaleköy, aslında yarımada olmasına rağmen buraya ulaşım sadece teknelerle sağlanıyor. Bu yüzden hem tarihi kalıntılar arasında yüzebileceğiniz hem de ara sokaklarda dolaşıp köylü teyzelerden alışveriş yapabileceğiniz bu güzel köyü görebilmek için Kekova tekne turuna katılmanız gerekiyor. Kaş'a kadar gelmişken sadece 20km. mesafedeki Kaş'a bağlı tatil beldesi Kalkan'ı keşfetmeden dönmeyin. Detayları bulabileceğiniz Kalkan Gezi Rehberi için tıklayın. Kaş Çevresinde Gezilecek Yerler listemizin beşincisi olan Ksanthos Antik Kenti başlıca Likya ve Roma akropollerinden oluşan bugünkü Eşen Çayı kenarındaki ovaya hakim iki tepe üzerinde kurulmuş olan bir kent. Likya uygarlığının en eski yerleşim yeri olan antik kent için Fethiye tarafına doğru bir saat sürecek bir yolculuğa çıkmanız gerekiyor. Kaş'a sadece 2,1 km uzaklıkta yer alan Meis Adası, Türkiye'ye en yakın Yunan Adası. Pasaport ve vize sorunu yoksa günübirlik görülmeye değer. Kaş merkezden her sabah saat 10:00'da Meis Adası'na tekneler kalkıyor, akşam 16:00 da dönüyor. Hatta Çarşamba ve Cumartesi günleri saat 18:00 de gidip 23:00 da dönen akşam turları da oluyor. Kaş'a 42 km mesafede bulunan Ovagelemiş Köyü'nde yer alan Patara Antik Kenti, Likya'nın en önemli ve en eski şehirlerinden biri. Patara Antik Kenti'nin, arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında hemen yakınında bulunan, Patara Plajı da Akdeniz kaplumbağaları Caretta Carettaların milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavruladıkları ender sahillerden biri olması ile de ayrı bir öneme sahip. Koruma altında bulunan uçsuz bucaksız plaj, hem uzunluğu hem de genişliğiyle görür görmez kendisine hayran bırakıyor. Kekova'yı tek geçerim, cennet bir yer. Güneşin Ülkesi Kaş, her tarafıyla ayrı bir cennet. Gezilmesi, deneyimlenmesi gereken o kadar çok yer ve etkinlik var ki Kaş'ta."} {"url": "https://gezentianne.com/kas-en-guzel-plajlar-ve-giris-ucretleri", "text": "Kaş Merkez'e 2,5 kilometre uzaklıkta Çukurbağ Yarımadası'nda, turkuaz rengi deniziyle insana Maldivlerdeymiş hissi veren Hidayet Koyu Kaş'ın en güzel plajlarından biri. Vakti zamanında orada yaşayan bir köylüden adını alan koydaki tek işletme olan Blanca Beach'e giriş ücretsiz, şezlong ücreti 175 TL, şemsiye ücreti 50 TL. Grup olarak loca kiralamak isterseniz maksimum beş altı kişinin sığabileceği loca bedeli 2000 TL. Oldukça popüler olan mekana erken saatlerde gitmekte fayda var. Mekanda çok geniş ve oldukça başarılı bir menüye sahip restoran hizmeti de mevcut. Kaş denilince akıllara gelen ilk plaj Küçük Çakıl Plajı, Kaş'ın merkezinde, kayalıklar arasında çakıl taşlarından oluşan küçücük bir plaj. Denizin rengi mükemmel. Giriş ücretsiz. Soğuk su kaynaklarından dolayı her daim serin bir denize sahip Küçük Çakıl Plajı'nda yüzmek insanı inanılmaz dinçleştiriyor. Küçük Çakıl Plajı'nın sağında Derya Beach, solunda Çınarlar Beach yer alıyor. Küçük Çakıl Plajı'nın hemen sağında konumlandırılmış Derya Beach kayalıklar üzerinde yer alan platformlardan oluşuyor. Denize iskeleden giriş yapılıyor. Ailelerden ziyade gençlerin gözdesi olan plajda şezlong ücreti 200 TL. Derya Beach'in akşam üstü partileri özellikle seviliyor. Küçük Çakıl Plajı'nın solunda konumlandırılmış Çınarlar Beach de aynı Derya Beach gibi kayalıklar üzerinde yer alan platformlardan oluşuyor. Denize iskeleden giriş yapılıyor. Çınarlar Beach'e de giriş ücretsiz ancak 2023 yazı itibariyle kafe menüsünden kişi başı minimum 250 TL harcamanız gerekiyor. Bu ücret localar için 350 TL. Çınarlar Beach son yıllarda servis hızı ve kalitesi anlamında Derya Beach'ten bir adım öne çıkıyor. Merkezi bir konuma sahip olmasına rağmen Kaş'ın nispeten sakin bir bölgesinde bulunan Leymona limon ve zeytin ağaçları arasındaki hem plaj hem restoran bar konseptindeki atmosferi ile ön plana çıkıyor. Plaj kullanımı içim kişi başı minimum 450 TL harcamanız gerekiyor. Restoran ve barda böyle bir limit yok. Sadece yediğinizi ve içtiğinizi ödüyorsunuz. Rezervasyon alınmıyor. Küçük Çakıl ve Büyük Çakıl Plajları arasında inci gibi dizilmiş platform üstü beach clublar arasında konforlu güneşlenme alanları ve beach üzerinde konumlandırılmış mini havuzu ile ön plana çıkan Nur Beach'e de giriş ücretsiz ancak kişi başı mininum 600 TL harcama limiti bulunuyor. Mavi tur teknelerinin uğrak yeri olan Limanağzı'na Kaş merkezden tekneyle geçiş de mümkün. Tekneler doldukça kalkıyor ve yolculuk yaklaşık 15 dakika sürüyor. Limanağzı plajında 4 işletme var. Bilal'in Yeri ve Nuri's Beach en meşhurları. Limanağzı Plajları İletişim Bilgileri ve Güncel Giriş Ücretleri için tıklayın. Büyük Çakıl Plajı'nın aynı Küçük Çakıl'da olduğu gibi plajın hemen girişinde bulunan kaynak suyu sebebiyle deniz suyu soğuk. Bu soğuk su sıcak yaz günlerinde büyük avantaj oluşturuyor. Merkeze yaklaşık 1,5 km mesafede bulunan plajın en dikkat çekici özelliği ağaçlık, doğal bir koy içinde olması ve denizin turkuaz rengi. Büyük Çakıl Plajı'na da giriş ücretsiz. Burada birden fazla mini işletmeler var ve şezlong + şemsiye ücreti kişi başı 150 TL. Kaş'ın genelinde olduğu gibi orada yer içerseniz bu ücreti talep etmiyorlar. İnceboğaz Plajı, Kaş merkezden Çukurbağ Yarımadası'na döndükten sonra yaklaşık 1 km ileride yer alıyor. Deniz suyu diğer Kaş plajlarına oranla daha sıcak. Bu kısımda Yarımada'nın o kadar dar ki aynı işletme her iki taraftaki plajı da işletebiliyor. İnceboğaz Plajı'nda ki tek beach olan Çınar Beach'e giriş ücretsiz, şezlong ve şemsiye 75'er TL. Orada yer içerseniz şezlong ve şemsiye ücreti ödemiyorsunuz. Çukurbağ Yarımadası'nda İnceboğaz ve Hidayet Koyu arasında yer alan Kaş Belediye plajı pırıl pırıl bir denize sahip, ne sıkışıklık ne de otopark sorunu var. Kaş Belediye tarafından işletilen plajda şezlong ve şemsiyeyi 75'er TL karşılığında kiralayabilirsiniz. Genelde dalgasız denizi ve hemen derinleşmeyen yapısıyla çocuklu aileler için de uygun. Plajda gözleme ayran keyfi yapabileceğiniz, denize nazır yine belediye tarafından işletilen bir kafe de mevcut. Belediye tarafından işletilen Akçagerme Plajı Kaş Kalkan yolu üzerinde, Kaş Marina'ya 3 km mesafede yer alıyor. Oldukça geniş olan kum çakıl karışık plaj çocuklu aileler tarafından tercih ediliyor. Diğer belediye plajlarına benzer şekilde giriş ücreti yok. Şemsiye kirası 75 TL, şezlong kirası 75 TL. Otopark ücretsiz. Yine Kaş Kalkan yolu üzerinde bulunan ve Akçagerme plajına göre çok daha küçük, sempatik bir plaj olan Seyret Çakıl Plajı Kaş Marina'ya 13 km mesafede yer alıyor. Burada da denizin turkuaz rengi büyülüyor. Diğer belediye plajlarında olduğu gibi giriş ücreti yok. Şemsiye kirası 75 TL, şezlong kirası 75 TL. Otopark ücretsiz. Kaş ile Kalkan arasındaki sahil yolu üzerinde, Kalkan'a 6 km mesafede bulunan Kaputaş Plajı muhteşem güzellikteki bir renge sahip olan denizi ile Türkiye'deki en güzel plajlar listesinin başlarında yer alıyor. Yer altından akmakta olan suyun çakıllar arasından süzülmesi sonucu suyu genel olarak serin olan denizi genellikle dalgalı oluyor. Kaputaş'a ulaşmak için 190 basamak inip çıkmak ilk başta zor gibi görünse de inanın buna değiyor. Kaş Belediyesi tarafından işletilen plajda yine belediye tarafından işletilen bir kafe restoran da bulunuyor. Şezlong ve şemşiyenin 75'er TL karşılığında kiralandığı Kaputaş Plajı'na giriş ve duş kullanımı ücretsiz. Arabalar yol kenarına ücretsiz park ediliyor. Yakınlarda yer bulabilmek için erken saatlerde gelmekte fayda var. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/kas-gezi-rehberi", "text": "Gündüz turkuaz renkli plajlarda yüzmek, gece Meis'in ışıklarını seyrederek dolaşmak tüm sıkıntınızı ve yorgunluğunuzu alacaktır, emin olun. Kaş Gezi Rehberimizin ilk sırasında normal olarak Kaş'taki plajlar yer alıyor. Her tarafı tertemiz şahane plajlarla dolu bir kasaba olan Kaş'ın merkezinde Büyükçakıl Plajı, Küçükçakıl Plajı soğuk su kaynaklarından ötürü en sıcak yaz günlerinde bile serinleten pırıl pırıl denizi ile misafirlerini ağırlıyor. Çukurbağ Yarımadası üzerinde de İnceboğaz Plajı, Akçagerme Plajı ve Hidayet Plajı yine berrak ve çakıllı plajlara sahip. Kaş'taki en güzel plajlar ve giriş ücretleri için tıklayın. Kaş'a geldiniz, canınız ocakbaşı çektiyse gideceğiniz en iyi adreslerden biri Müpptela Ocakbaşı. Canlı müzik eşliğinde geniş bir bahçede yiyeceğiniz etler bu küçük kasaba için gayet başarılı. Ara sokakta, gizli bir bahçede hizmet veren Zaika kaliteli etler, kebaplar ve mezeler yiyebileceğiniz bir mekan. Her popüler yer gibi kalabalık. Kuru et ve mütebbeli başarılı. Gündüz plaj olarak hizmet veren mekan akşam beyaz örtülü denize sıfır konumlanmış bir meyhaneye dönüşüyor. Ilık esen rüzgar eşliğinde mezeler eşliğinde rakı içmenin keyfi ömre bedel. Deniz ürünleri için iyi adreslerden biri, aslında bir Cunda mutfağı. Mavi beyaz dekorasyonuyla ferah bir mekan. Yaprak sarma, midyeli iç pilav, mücver, karides saganaki, tarama, sütte balık deyince selam vermeden geçmek olmaz. Kaş'ın en aydınlık yüzlü meyhanesinde Merih Hanım misafirlerini inanılmaz lezzetteki mezelerle, Yunan Adaları'ndan kopup gelmiş huzurlu ve keyifli bir ambiyansta ağırlıyor. Biz çok sevdik. Eminim siz de seveceksiniz. Akşam üstü içeceğinizi yudumlamak için denizin üstündeki platformuyla çok keyifli bir mekan. Kaş'a kadar gelmişken Kalkan'ı, Kekova'yı Antiphellos Antik Kenti'ni, hemen yanı başındaki Yunan Adası Meis'i görmeden olmaz. Kaş Çevresinde Gezilecek Yerler listesi için tıklayın. Kaş'ta ayaklarınızı yerden kesecek bir gece hayatı bekliyorsanız, daha çok beklersiniz. Öyle bir şey yok 🙂 Var olan mekanlar küçük ama sizi sarıp sarmalayan, ruhu olan mekanlar. Birayı içtik shotları nerede atıyoruz derseniz adres Deli Bakkal. Eğer nostaljik Türkçe rock parçalar ile dans etmeyi severseniz No 11'de sabah 3'e kadar sınırsızca eğlenebilirsiniz. Kaş normal olarak yazın çok sıcak oluyor ama ne kadar sıcak olsada Haziran Eylül arasında gayet popüler. Özellikle Temmuz sonu ve Ağustos başı iğne atsanız yere düşmez. Kaş, Antalya'nın en batısında yer alır ve 200km. Mesafededir, ulaşımı diğer turistik destinasyonlara göre bir miktar daha çetrefillidir. En yakın havaalanı Dalaman Havaalanı'dır ve 160km olan mesafe 2-2,5 saat sürmektedir. Alternatif olarak Antalya Havaalanıda kullanılabilir orasıda yaklaşık 220km.'dir. İstanbul Kaş arası yaklaşık 950km. olup 12 saat sürmektedir. Ankara Kaş arası yaklaşık 700km. olup 9 saat sürmektedir. İzmir Kaş arası yaklaşık 450km. olup 7 saat sürmektedir. Bursa Kaş arası yaklaşık 700km. olup 9 saat sürmektedir. Kaş'ta hizmet veren otellerin büyük kesimi merkezdedir. Araç kullanmadan, yürüyerek istediğiniz yere ulaşabilme konforuna sahip olmak istiyorsanız merkez sizin için doğru lokasyondur. Sakinliği tercih edip merkezde kalmak istemeyenler için ise tavsiyem Çukurbağ Yarımadası'dır. Dolmuş seferlerinin de olduğu, arabanız varsa 5km.'lik mesafeyi 10-15 dakikada alabileceğiniz yarımada, çoğu full deniz manzaralı, gürültüden uzak, çok daha doğal konaklama imkanlarını size sunabilir. Çukurbağ Yarımadası konaklama tavsiyem kendi özel plajı olan doğa içindeki butik otel Diva Residence Kaş için tıklayın. Her turizm beldesinde olduğu gibi Kaş merkezde de yüzlerce hediyelik eşya bulabileceğiniz dükkanlar mevcuttur. Hazır oradayken Karakovan veya çam balı, pekmez, kekik ve adaçayı almanızı tavsiye ederim."} {"url": "https://gezentianne.com/kas-limanagzi-plajlari-beach-fiyatlari", "text": "Son yılların popüler tatil destinasyonlarından Kaş'ta yaya ya da karayolu ile ulaşabileceğiniz Hidayet Koyu, Küçük Çakıl Plajı, Büyük Çakıl Plajı, İnce Boğaz Plajı, Kaş Belediye Plajı gibi plajların yanısıra tekne ile ulaşılabilen Limanağzı Plajları da bulunuyor. Mavi tur teknelerinin de uğrak yeri olan Limanağzı'na Kaş merkezden tekneyle geçiliyor. Tekneler doldukça kalkıyor ve yolculuk yaklaşık 15 dakika sürüyor. Limanağzı plajında 4 işletme var. Bilal'in Yeri ve Nuri's Beach en meşhurları. Nuri's Beach'in Kaş limandan kalkan kendi ücretsiz tekneleri bulunuyor. Nuri's Beach'e giriş ve şezlong kullanımı ücretsiz, 2023 yılı itibariyle kişibaşı minimum 600 TL harcama zorunluluğu var. Bilal'in Yeri için kişi başı tekne gidiş geliş bedeli 200 TL. Bilal'in Yeri'ne giriş ve şezlong kullanımı ücretsiz, 2023 yılı itibariyle kişi başı minimum 400 TL harcama zorunluluğu var. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/kasta-ne-nerede-yenir-en-iyi-restoranlar-gece-hayati", "text": "Kaş'a geldiniz, canınız ocakbaşı çektiyse gideceğiniz en iyi adreslerden biri Müpptela Ocakbaşı. Canlı müzik eşliğinde geniş bir bahçede yiyeceğiniz etler bu küçük kasaba için gayet başarılı. Ara sokakta, gizli bir bahçede hizmet veren Zaika kaliteli etler, kebaplar ve mezeler yiyebileceğiniz bir mekan. Her popüler yer gibi kalabalık. Kuru et ve mütebbeli başarılı. Gündüz plaj olarak hizmet veren mekan akşam beyaz örtülü denize sıfır konumlanmış bir meyhaneye dönüşüyor. Ilık esen rüzgar eşliğinde mezeler eşliğinde rakı içmenin keyfi ömre bedel. Deniz ürünleri için iyi adreslerden biri, aslında bir Cunda mutfağı. Mavi beyaz dekorasyonuyla ferah bir mekan. Yaprak sarma, midyeli iç pilav, mücver, karides saganaki, tarama, sütte balık deyince selam vermeden geçmek olmaz. Kaş'ın en aydınlık yüzlü meyhanesinde Merih Hanım misafirlerini inanılmaz lezzetteki mezelerle, Yunan Adaları'ndan kopup gelmiş huzurlu ve keyifli bir ambiyansta ağırlıyor. Biz çok sevdik. Eminim siz de seveceksiniz. Akşam üstü içeceğinizi yudumlamak için denizin üstündeki platformuyla çok keyifli bir mekan. Kaş'ta ayaklarınızı yerden kesecek bir gece hayatı bekliyorsanız, daha çok beklersiniz. Öyle bir şey yok 🙂 Var olan mekanlar küçük ama sizi sarıp sarmalayan, ruhu olan mekanlar. Birayı içtik shotları nerede atıyoruz derseniz adres Deli Bakkal. Eğer nostaljik Türkçe rock parçalar ile dans etmeyi severseniz No 11'de sabah 3'e kadar eğlenebilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/kavurmali-ve-kuymakli-yoresel-kahvalti-serpmekoy-trabzon", "text": "Hafta sonu dışarıda kahvaltı keyfi dendiğinde manzaradan çok lezzete önem verenlerin mekanı Serpmeköy Kozyatağı'nda Minibüs Caddesi üzerinde yer alıyor. İçeri girdiğiniz anda sizi tereyağ ve kavurma kokuları ile karşılayan mekan Kuymağı, Pastırmalı yumurtası, Çakallı menemeni, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu ve Tirebolu çayıyla yöresel kahvaltı keyfi sunuyor. Kuymak, tereyağında yumurta, pişi, patates kızartması, Trabzon köy tereyağı, Bitlis çiçek balı, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu, Erzincan Tulumu, Isparta klasik beyaz peynir, lütenitsa, tahin-pekmez, anne elinden reçel, siyah zeytin, marine yeşil zeytin, domates salatalık söğüş ve sınırsız demleme Tirebolu çayı içerir. . Tereyağında Rize kavurması, tereyağında dana sucuk, pişi, patates kızartması, Trabzon köy tereyağı, Bitlis çiçek balı, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu, Erzincan Tulumu, Isparta klasik beyaz peynir, lütenitsa, tahin-pekmez, anne elinden reçel, siyah zeytin, marine yeşil zeytin, domates salatalık söğüş ve sınırsız demleme Tirebolu çayı içerir. ."} {"url": "https://gezentianne.com/kavurmali-ve-kuymakli-yoresel-kahvalti-serpmekoy-trabzon-izmit", "text": "Hafta sonu dışarıda kahvaltı keyfi dendiğinde manzaradan çok lezzete önem verenlerin mekanı Serpmeköy Kozyatağı'nda Minibüs Caddesi üzerinde yer alıyor. İçeri girdiğiniz anda sizi tereyağ ve kavurma kokuları ile karşılayan mekan Kuymağı, Pastırmalı yumurtası, Çakallı menemeni, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu ve Tirebolu çayıyla yöresel kahvaltı keyfi sunuyor. Kuymak, tereyağında yumurta, pişi, patates kızartması, Trabzon köy tereyağı, Bitlis çiçek balı, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu, Erzincan Tulumu, Isparta klasik beyaz peynir, lütenitsa, tahin-pekmez, anne elinden reçel, siyah zeytin, marine yeşil zeytin, domates salatalık söğüş ve sınırsız demleme Tirebolu çayı içerir. . Tereyağında Rize kavurması, tereyağında dana sucuk, pişi, patates kızartması, Trabzon köy tereyağı, Bitlis çiçek balı, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu, Erzincan Tulumu, Isparta klasik beyaz peynir, lütenitsa, tahin-pekmez, anne elinden reçel, siyah zeytin, marine yeşil zeytin, domates salatalık söğüş ve sınırsız demleme Tirebolu çayı içerir. ."} {"url": "https://gezentianne.com/kayseride-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Kayseri'de et restoranı olarak hem ambiyans, hem sunum, hem de lezzet anlamında çığır açan Hacı Steak House, standartlar üstü kalitedeki kahvaltısı ile de Kayseri kahvaltı mekanları arasında ön plana çıkıyor. Kuymak, füme et, yörük sıkması, portakal balı ve manda kaymağı gibi detaylarla dikkat çeken Hacı Steak House kahvaltısı, 'Kayseri'de Kahvaltı Nerede Yapılır?' sorusuna cevap oluyor. Kars'ın Boğaztepe Köyü'nde Zavot adı verilen mandıralarda 100 yıl önceki teknikler kullanılarak üretilen Organik Kars Gravyeri, geleneksel yöntemlerle elde edilen Eltuzu Eski Kaşar, Erzincan'ın yüksek rakımlı yaylalarında beslenen beyaz koyundan alının sütten yapılan Tulum Peyniri ve Çanakkale'nin Ezine İlçesi'nde getirilen Ezine peynirinden oluşan peynir tabağı bile Hacı Steak House kahvaltısının konsepti hakkında fikir vermeye yetiyor. Kars Arpaçay İlçesi'ndeki dağ köylerinden alınan Organik Kars Balı, Cunda Adası'ndaki portakal bahçelerinden çiçek özlerini toplayan arıların yaptığı, yörede şifa balı olarak bilinen Portakal Balı, Tahin Pekmez, Yaban İnciri Reçeli ve Avokado Macunu Hamsiköy Tereyağı ve Organik Manda Kaymağı ile buluşuyor. Sıcaklardan Helllimli Fıstıklı Sucuk, Füme Et, Hamsiköy tereyağı çeçil peyniri organik mısır unundan hazırlanmış Kuymak ve isteğinize göre hazırlanmış omleti, Mersin yöresine ait bir bazlama olan Yörük Sıkması tamamlıyor. 8 yaşa kadar olan çocukların ücretsiz olarak keyfini sürebileceği bu kahvaltıya sınırsız çay, sınırsız taze meyve suyu ve istediğiniz kahve çeşidi de sınırsız olmak üzere Temmuz 2023 itibariyle kişi başı 350 TL. Mekanda Gezenti Anne takipçileri için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kefken-kerpe-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "İstanbul'un Karadeniz kıyısında Şile'si, Ağva'sı varsa İzmit, Kocaeli'nin de Kerpe'si, Kefken'i var. Hem de Kerpe ve Kefken'e ulaşmak Ağva'ya ulaşmaktan bile kolay. İstanbul'dan TEM otoyolunu kullanarak Kocaeli'ye geliyor, 50 km sonra masmavi deniziyle sırtını çam ormanlarına dayamış şirin bir tatil beldesi olan Kerpe'ye ulaşıyor, muhteşem bir doğa ile karşılaşıyorsunuz. Kerpe kapalı bir koyda kurulduğundan dolayı Karadeniz'in en hırçın zamanlarında bile denizi Kuzey Ege gibi gayet sığ, masmavi, durgun ve berrak. Bu nedenle Karadeniz'in Bodrum'u olarak anılıyor. Bu şekilde nam salmasının diğer bir sebebi ise Kerpe'nin diğer Karadeniz sahillerinden daha modern olması. Bir dönem gençliğin ve eğlencenin nabzı burada atıyordu, halen de insan kalitesi anlamında net bir fark hissediliyor. Tertemiz deniz ve orman havasını içinize çekiyor, korunaklı doğal bir limana sahip Kerpe'nin dalga almayan kumsalında hırçın Karadeniz'in durgun halinin tadını çıkarıyorsunuz. Oradan yaz aylarında yüksekten atlama yarışlarına sahne olan Kerpe'de görülecek yerler listemizin başında bulunan Kerpe kayalarına uzanıyor, bu doğa harikasına hayran kalıyorsunuz. Canınız balık çekiyorsa Kerpe'nin en iyi balıkçısı Karagöz Restoran'da denize karşı rakı balık keyfi yapıyorsunuz, daha aperatif bir şeyler yeme modunda isenin Kerpe burnuna doğru uzanıyor, Kayaların üzerindeki kartal yuvası gibi konumlandırılmış Kerpe Diem Kafe Restoran'da ister buz gibi bir bira ister sıcacık bir kahve eşliğinde uçsuz bucaksız manzaraya dalıyorsunuz. Karadeniz'in en hırçın zamanlarında dahi koy olması sebebiyle durgun bir deniz sunan Kocaeli'nin nezih beldesi Kerpe çoğu zaman deniz rengi ve berraklığı anlamında Ege'yi aratmıyor. Deniz suyunun Ege'ye nazaran sıcacık olması da cabası. Kerpe'nin en kalabalık zamanlarında dahi sakinliğini koruyan ve daha çok bu civarda yazlığı olanların denize girdiği huzurlu bir koyda konumlandırılmış Alya Butik Otel, bu civarda kolay kolay bulunmayan bir kalitede butik otel hizmeti sunuyor. Kerpe'ye 10 km mesafedeki Kefken'e geçiyor, Kefken ve Cebeci arasındaki diğer bir doğa harikası, Pembe Kayaları görmeye gidiyorsunuz. İlginç jeolojik yapısından ötürü bölgedeki görülmesi gereken en önemli yerlerden biri olan PEMBE KAYALAR sıra dışı rengi ve yapısı sebebiyle oldukça ilgi çekiyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kendi-sehrinizde-turist-olmak-icin-yapacaginiz-10-aktivite", "text": "Avrupa yakasında, Kabataş sırtlarında yer alan bir fotoğraf stüdyosu olan Selfie İstabul'da, isterseniz kendi kıyafetinizle isterseniz de kostümlü olarak fotoğraf ya da video çektirebilir, Ortaköy Camisi ve İstanbul Boğazı ile iç içe evladiyelik bir anı yaratabilirsiniz. Deniz seviyesinden 200 metre yüksekte, İstanbul'u 360 derecelik bir açıyla kuşbakışı izleyebileceğiniz ve 30 metrelik cam yolda adrenalin dolu anlar yaşayacağınız yepyeni bir deneyim SKYVIEW ve SKYWALK. Biri açık hava diğeri camekanla kaplı iki kattan oluşan SKY VIEW, Galata Köprüsü'nden Haliç'e, Adalar'dan Boğaz'a doğru 360 derecelik kesintisiz bir manzara sunuyor. Açık havadaki katta bulunan ve zemini tamamen cam olan 30 metrelik balkonda yürüyerek SKYWALK yapmak ve İstanbul'u kelimenin tam anlamıyla ayaklarınızın altında hissetmek hem sizin hem de çocuklarınız için sıra dışı bir deneyim oluyor. Skyview ve Skywalk Nerede? Giriş Ücreti Nedir? tıklayın. İstanbul dediğinizde ilk akla gelen manzara, Ortaköy Camisi'ni ve Boğaz Köprüsü'nü de içine alan aşağıdaki fotoğraftaki manzara. Ortaköy girişinde sıra sıra dizilmiş kumpircilerden sevdiğiniz malzemelerle hazırlanmış kumpirinizi alıp bu manzaraya nazır banklarda oturmak ve kumpirinizi kaşıklamak İstanbul'da yapılacak aktivitelerin olmazsa olmazlarından biri. Bu bölgedeki kafelerde tavla oynarken çayınızı yudumlamak, ya da yemci amcadan yem alıp meydandaki güvercinleri beslemek de oldukça keyifli. Havada asılı gibi duran baş döndürücü kubbesi, oyma mermer sütunları ve eşsiz mozaikleriyle sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biri olan Ayasofya Cami gezisi İstanbul'da yapılacak en güzel aktivitelerin başlarında bulunuyor. En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya, dünyanın 8. harikası olarak gösteriliyor. Ayasofya Camisi Nerede? Nasıl gidilir? vb. detaylar için tıklayın. 7 TARİHİ SULTAN AHMET KÖFTECİSİ'NDE KÖFTE YİYİNYerebatan Sarnıcı ziyareti sonrası altı minareli, ünlü Sultanahmet Camii'ni dıştan ve de içten incelemek büyüleyici. Karınlar açıktıysa Tarihi Sultanahmet Köftecisi, orijinal haliyle sizi bekliyor. Buranın köftesini ve piyazını yemeden Sultanahmet'ten ayrılmak, geziyi eksik tamamlamak olur. Yalnız Sultanahmet'te yanyana dizili birbirine benzer, Tarihi Sultanahmet Köftecisi ibareli pek çok köfteci var. Orjinalinde yemek istiyorsanız Tarihi Sultanahmet Köftecisi Selim Usta'da yemelisiniz. 8 KIZ KULESİ'NE NAZIR SALACAK'TA ÇAYINIZI YUDUMLAYIN. Avrupa yakası ile Anadolu yakasını birbirine bağlayan İstanbul Boğazı'nın orta yerindeki konumuyla Kız Kulesi İstanbul'un en önemli simgelerinden biri. Hem restoran hem de müze olarak işletilen Kız Kulesi'ne dilerseniz Salacak'tan 15 dakikada bir kalkan teknelerle ulaşabilirsiniz. Diğer keyifli bir seçenek ise Salacak'ta merdivenlere konumlandırılmış kafelerde Kız Kulesi manzarasına nazır simit çay keyfi yapmak. Dünyanın en güzel şehirlerinden İstanbul'un en yüksek yapısı olan Çamlıca Kulesi 370 metre yüksekliğinde ve toplam 49 kattan oluşuyor. Diğer adıyla Çamlıca Radyo ve Televizyon Kulesi olan bu görkemli yapı yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra yerli yabancı pek çok turisti ağırladığı eşsiz bir İstanbul manzarasına hakim seyir terası, kafesi ve restoranı ile de ön plana çıkıyor. Çamlıca Kulesi Ulaşım, Giriş ve Kahvaltı Ücreti detayları için tıklayın. Anadolu Yakası'nın Boğaz kıyısındaki tarihi semtlerinden Kanlıca'da yoğurt yemek de İstanbul'da yapılacak en geleneksel aktivitelerden biri. Kanlıca İskelesi'nin hemen yanındaki çay bahçesinde sipariş verebileceğiniz Kanlıca yoğurdu orijinal haliyle yanında pudra şekeri ile servis ediliyor. Kanlıca yoğurdunun ayrıca ballı, reçelli ve pekmezli çeşitleri de bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kibrista-kumar-tatili-cratos-otel", "text": "Lise arkadaşlarımızla aylık rutin toplaşmalarımızdan birinde hafta sonu için kumar tatili için Kıbrıs'a gitme fikrini atıyor ortaya aramızdan biri. Herkes \"Olur, gidelim, hemen bilet alalım\" dese de, içilen şarapların etkisindeyken verilen bu sözleri, ayık moda geçildiğinde tutulmayacak sözler listesine alıyorum kafamda:) Ama arkadaşlarım beni utandırıyor, bir sonraki pazartesi Mart'ın son hafta sonu için uçak biletlerimizi Flypgs'den alıyoruz. Cratos Otel'den yerimizi ayırtıyoruz. Arkadaşlarımız için Kumar Turu konseptinde, kumar olayından zerre keyif almayan bizim için Maksat muhabbet olsun konseptinde olan bu geziye kuzuları dahil etmiyoruz. 22 Mart sabahı gelip çatıyor, 3 aile olarak buluşup Ercan Havaalanı'na uçuyoruz. Havaalanından 6 koltuklu taksilerden birine atlayıp yarım saatte Kıbrıs'ın en yeni ve güzel otellerinden Cratos Premium'a ulaşıyoruz. Havaalanı'ndan Girne Merkez'e yakın otelimize taksimetre 85 TL yazıyor. Odalarımız henüz hazır olmadığından, öncelikle otelde panoramik tur yapıyoruz. Kapalı alanlar 5 yıldızlı otel kıvamında, iyi güzel hoş ama tepede kurulmuş otelden sahile doğru indiğimizde minicik bir kumsalı olduğunu, zaten dar olan otel deniz bağlantısının büyük bir kısmının kayalık olduğunu görüyoruz. \"İyi ki buraya çocuklarla yaz tatiline gelmemişiz\" diyoruz. Artık odamız hazırdır diyor, check in yapıp tek gecelik otel ücretimizi ödüyoruz. Tam pansiyon plus konseptinde hizmet veren otelin tek gece iki kişi toplam fiyatı 410 TL. Tam pansiyon plus 3 öğün açık büfe yemek ve yemekte alınan içecekler dahil anlamına geliyor. Valizleri kaptığımız gibi odalara yerleşiyoruz ve nihayet deniz zamanı. Aramızdaki deniz sevdalıları ile mayoları çekip kumsala iniyor, bir cesaret suya atlıyoruz. Su serince ama Ağustos ortasında Bozcaada'da daha soğuğuna girmiştik. Bu kadar challenge yeter diyor, biraz da kapalı havuzun ılık sularına bırakıyoruz kendimizi. Yeme, içme ve yüzmenin üzerine en iyi ne gider? Siesta! Uzunca bir öğle uykusu çekip akşam yemeği için otelin restoranında bize ayrılan yuvarlak masamıza konuşlanıyoruz:) Yemeğimize duru sesli bir ablanın solistlik ettiği canlı fasıl grubu eşlik ediyor. Kumarbaz ekibimizin avuç içleri yavaştan kaşınmaya başlıyor ve Cratos'un Dev Casino'suna ayak basıyoruz. Kredi kartlarından 100'er TL çektirip nereye oturacağımıza bakınmaya başlıyoruz. Program bitince bizimkiler Casino'ya biz de sevdiceğimle hemen mekanın karşısındaki Mad Club'a. Beklenmedik kalitede bir ortam, beklenmedik güzellikte bir eğlence, sabah dörde kadar dans ediyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/kidzania-istanbul-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "On bin metrekarelik bir alanda sadece çocuklar için yaratılmış bir şehir düşünün. Çocukların gelecekte olmayı istedikleri meslekleri deneyimlemeleri için kurulmuş bu minik şehirde, çocuklar para ile alışverişi, ekip çalışmasını, temel yaşam becerilerini öğreniyor, geleceğe hazırlanıyorlar. Burada eğitim eğlence ile harmanlanıyor, çocuklar tiyatroyu, bankayı, hastaneyi, itfaiyeyi, polis karakolunu, gizli ajan eğitim merkezini ve havacılık akademisini içeren eğlenceli pek çok tesisi özgürce ziyaret edebiliyorlar. Çocuklar, KidZania'da, yetişkinlerin dünyasına adım atarak farklı iş alanlarını tanıma, yetişkinlerin mesleklerini deneyimleme ve sorumluluk alma fırsatını yakalıyorlar. Seçtikleri meslekle ilgili her konuda bilgilendiriliyor ve gerçek bir üniforma giyip işbaşı yapıyorlar. Pilotlar uçak kullanıyor, gizli ajanlar sır perdelerini aralıyor, arkeologlar kazı yapıyor ve şefler birbirinden leziz yiyecekler hazırlıyorlar. Kidzania Kadıköy Acıbadem'de Metrobüs ve metro hattının birleştiği noktada bulunan AKASYA AVM içerisinde yer alıyor. Bu sebeple Kidzania'ya hem metro, hem de metrobüs ile çok rahat ulaşılıyor. Metrobüs kullanacaksanız Uzunçayır durağında, metro kullanacaksanız Ünalan durağında inmeniz gerekiyor. Avrupa yakasındakiler için Marmaray kullanıp Ayrılık Çeşmesi durağından metroya geçiş yapmak gerekiyor. Vapur ile Kadıköy'e geçip metroya binmek de diğer bir alternatif. Kidzania'ya girişte çocuklar bilekliklerinizi takıyor, bankadan aldıkları 50 Kidzosla başlıyorlar meslek ünitelerini turlamaya. Bazı ünitelerde para kazanılırken, bazılarında ise harcanıyor. Gizli Ajan Eğitim Merkezinde x-ray ışınlarına değmeden karanlık bir odada akrobasi yapıyorlar, örümcek ağlarından tırmanıyorlar. Işınlı yoldan devrilmeden yürümeyi başarıyor ve en sonunda bir ipe bağlanıp 5 metreden kendimizi boşluğa bırakıyorlar. Oldukça iddialı bir başlangıç. Biraz sakinleşelim, biraz da para kazanalım diyorlar, Arkeoloji müzesine uğruyorlar. Öğretmenlerinden ön bilgi alıyor, tarihi kalıntıları çıkarıp sergi alanında sergilemek üzere etiketliyorlar. Bisküvi fabrikasında gıda mühendisi olarak görev alıp bisküvi hamurundan paketleme aşamasına kadar imalat sürecine dahil oluyorlar. Hastane bölümündeki organ nakli aktivitesinde çocuklar organ nakli hakkında bilgi edinip organ nakli operasyonu yapıyorlar. Havacılık akademisinde Boeing 737 uçağının kokpitinde pilotluk yapıp uçuş simülasyonu deneyimi ile Sabiha Gökçen Havaalanı'ndan Atatürk Havaalanı'na bir uçuş gerçekleştiriyorlar. Kidzania'daki en popüler aktivitelerden biri İnşaat alanı aktivitesi. Çocuklar burada inşaat alanına tırmanıyor, inşaatın gidişatını kontrol ediyorlar. Aslında çocuklar bu bölümü daha ziyade macera alanı olarak görüyorlar. Müzik Stüdyosunda ise çocuklar gerçek bir konser deneyimi yaşıyor. Müzik aletleri hakkında bilgi aldıktan sonra vokal, keyboard, baterist, gitarist, bas gitarist, perküsyonist gibi görevlerde sahneye çıkıyorlar, seçtikleri şarkıyı playback yaparak söylüyorlar. Kidzania İtfayesinde itfaiyeci olarak görev alan çocuklar öncelikle yangının nedenleri, yangından korunmak için alınması gereken önlemler ve olası tehlike noktalarının tespit edilmesi gibi konularda eğitim alıyorlar. Daha sonra çalan yangın ihbar alarmı ile çıkan yangını söndürmek için itfaiye aracına biniyor ve yangın söndürme musluklarını kullanarak yangını söndürüyorlar. Biraz daha para biriktirmek isteyen çocuklar soluğu kurye merkezinde alıyorlar. Üzerinde teslimat adreslerinin yazılı olduğu paketleri el arabasına koyduktan sonra doğru adrese ulaştırıyorlar. Paketi teslim ettiğine dair imza aldıktan sonra imzalı kağıdı başlangıç noktasına geri getiriyorlar. Ve sıra en lezzetli aktivitede. Çocuklar sushi restoranında sushinin ne olduğunu ve sushi çeşitlerini öğrenerek Uzakdoğu Mutfağı hakkında bilgi sahibi olduktan sonra kendi sushilerini yapıyorlar. Yosun, pilav, salatalık, havuç, susam, bambu mat ve su malzemelerini kullanarak sushilerini yapıp isteğe göre soya sosu ilave ederler. Aktivitenin sonunda sushilerini yanlarına alıp çıkıştı afiyetle yiyorlar."} {"url": "https://gezentianne.com/kidzmondo-nerede-nasil-gidilir-giris-bileti-ucreti-nedir", "text": "Kidzmondo kalıcı olarak kapatılmıştır. Alternatif olarak aynı konseptte hizmet veren KidZania yazımı inceleyebilirsiniz. Ayıca İstanbul yer alan diğer lunapark, tema park ve eğlence merkezleri için İstanbul'daki Çocuk Eğlence Merkezleri ve Tema Parklar yazıma tıklayın. Mecidiyeköy'de, Trump Alışveriş Merkezi içerisinde konumlandırılmış KidzMondo çocukların tüm gün kaliteli vakit geçirebilecekleri, eğlenirken öğrenecekleri, sokakları ve binaları olan, kendine has bir anayasa ile çocuklar tarafından yönetilem bir çocuk şehri. Gerçek bir şehrin çocuk boyutlarındaki hali. Çocuklar bu şehre gerçek bir uçağın kokpitinin monte edildiği havaalanından giriş yapıyor. Check-in kontuarlarında biniş kartları ile birlikte şehir haritalarını ve çeklerini alıyor, parkın her noktasında takip edilmelerini sağlayan güvenlik bantları kidz bantlarını bileklerine takıyor, böylece bir Kidzmondo vatandaşı oluyorlar. Çocuklar Kidzmondo'da çalışıyor, para kazanıyor, ister harcıyor ister biriktiriyorlar. 40'tan fazla meslek ünitesinden istediklerini seçiyor, üniformasını giyiyor, işinin başına geçiyor. Astronot olup uzay mekiğine biniyor, polis olup suçluları yakalıyor, doktor olup hasta tedavi ediyor, itfaiyeci olup yangın söndürüyor, pilot olup uçak kullanıyor, otel görevlisi olup otelde müşterileri karşılıyor, televizyonda yarışmaya katılıyor, dondurma atölyesine dondurma yapımını inceleyip, ürettikleri dondurmaları yiyorlar. Yaptığı tüm işlerin karşılığında da maaşını kazanıyor. Kısacası çocuklar bu şehirde büyüklerin dünyasını deneyimliyor, yaşamın ekonomik dengesini kavrıyor. Küçük meslektaşlarıyla birlikte çalışırken eğleniyor, eğlenirken tüm hayatı öğreniyorlar. Kidzmondo, İstanbul, Mecidiyeköy'deki Trump Towers Alışveriş Merkezi'nin içerisinde yer alıyor. Kidzmondo'ya ulaşım için Mecidiyeköy merkeze gelmek gerekiyor. Mecidiköy'e toplu taşımayla gelmenin en hızlı ve pratik yöntemi metro veya metrobüs kullanmak. Metrobüs ile Kidzmondo'ya gitmek için Mecidiyeköy Durağı'nda inip, alt geçitten direk Trump Towers'a geçmek gerekiyor. Metro ile Kidzmondo'ya gitmek için Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı'nı kullanarak Şişli-Mecidiyeköy Durağı'nda inip yine alt geçitten Trump Towers'a geçmek gerekiyor. Kidzmondo'ya girişte 3 yaşındaki çocuklar için 60 TL, 4-14 yaş arası çocuklar için 85 TL, 15 üstü ve yetişkinler için 35 TL ödemeniz gerekiyor. 0-2 yaş için ücret alınmıyor. Biletler internet üzerinden alındığında bu fiyatlar üzerinden %10 indirim uygulanıyor. 7 yaşını doldurmamış çocuklar Kidzmondo'ya yanlarında en az bir yetişkin ile girebiliyor ve yetişkinin, çocuğa parkta bulunduğu süre boyunca eşlik etmesi gerekiyor. Bu nedenle yetişkin bileti ücreti ödemek şart.7-12 yaş arasındaki çocuklar ise yalnız giriş yapabiliyor. Kidzmondo'ya salı, çarşamba ve perşembe günleri 10:00 ile 16:00 arasında, cuma günleri 10:00 ile 19:00 arasında, cumartesi ve pazar günleri 10:00 ile 20:00 arasında giriş yapılabiliyor. Kidzmondo pazartesi günleri kapalı. 4 14 yaş grubundaki çocuklara hitap eden KidzMondo, çocukların özgüven sahibi olmalarına, sosyalleşmelerine, meslekleri tanımalarına, yaratıcı düşünmelerine katkı sağlıyor. Ayrıca fiziksel ve zihinsel gelişimlerine destek oluyor, gerçek dünya ile onları tanıştırıyor. Ebeveynler çocuklarının yaratıcı yönlerini keşfederek bu doğrultuda onları yönlendirebiliyor. Kidzmondo'da, geleceğin iş dünyası dahileri için bir Banka, gizli yetenekler için Oyunculuk Akademisi, alışveriş canavarları için bir Süpermarket, sağlık konularına ilgi duyanlar için bir hastane, geleceğin ressamları için Yaratıcılık Atölyesi, cesur yürekler için bir İtfaiye İstasyonu, süslü minik bayanlar için bir Güzellik Salonu, sır perdesini aralamak isteyenler dedektifler için Olay Yeri İnceleme, medya fareleri için Radyo İstasyonu gibi pek çok farklı meslek icra alanı bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kiralik-villada-tatil-nedir-fiyatlari-ne-kadar", "text": "Tatilcilerin her geçen yıl daha fazla rağbet ettiği, çok daha farklı ve keyifli bir tatil deneyimi yaşamanızı sağlayan kiralık villalar 2021 yılında da en gözde tatil alternatifleri arasında yer alıyor. Her geçen gün daha fazla kişinin talep ettiği bu villalarda, hayallerdeki gibi bir tatil mümkün. Klasik tatil anlayışının çok daha ötesinde, tamamen özgür hareket edebileceğiniz bir ortam sağlayan kiralık villalar, özellikle pandemi ile birlikte talep patlaması yaşıyor. Hem güvenli hem de eskisi gibi eğlenceli bir tatil yaşatan bu villalarda her gün çok özel geçiyor. Kiralık villalar, tatilcilere bambaşka bir deneyim sunuyor. Her gün kendi programınıza göre hareket edebilme imkanı veren, güne dilediğiniz saatte başlayıp, istediğiniz zaman sonlandırmanızı sağlayan villalarda özgürce hareket edebilmek mümkün. Türkiye'nin her yerinde karşınıza çıkabilecek, en gözde tatil beldelerini çok keyifli şekilde keşfedebileceğiniz bu villalar tatil anlayışını baştan aşağı değiştiriyor. Artık otel tatili yerinde çok daha fazla tercih edilmeye başlanan kiralık villalar, kalabalıklardan uzak olacağınız, sadece size ve sevdiklerinize ait bir tatil deneyimi sunuyor. Kiralık villalarda tatilcilerin aradığı her şeyi bulması mümkün. Tatil boyunca dilediğiniz her şeyi yapabileceğiniz bu villalarda, farklı olanaklar seçiminize bırakılmış durumda. İster mütevazi bir villada konaklayabileceğiniz gibi isterseniz jakuzi, sauna gibi lüks olanaklara sahip daha farklı bir villada tatil yapabilmeniz de mümkün. https://www. gotatil. com/ web sitesinde, yüzlerce farklı kiralık villa alternatifi arasından konukların hayallerini süsleyen bir villayla karşılaşmak mümkün. Kiralık villa tatilinde, villanın konumu da tamamen sizin seçiminize bağlı. Dilerseniz denize çok yakın, doğa içerisinde bir yerde tatil yapabilir veya şehrin tam ortasında, yürüyerek her yere kolayca ulaşacağınız bir yerde konaklayabilirsiniz. Muhafazakar tatilciler için de uygun yapıda olan villa seçenekleriyle, istenmeyen bakışlar tarafından rahatsız edilmeyeceğiniz, huzurlu bir tatil geçirebilmeniz mümkün. Dışarıdan görünmeyen ve tamamen izole olarak inşa edilen havuz ve güneşlenme teraslarında mahremiyetiniz her daim garanti altına alınıyor. Tüm bunlara ek olarak, yılın her mevsimi tatil yapmanızı sağlayan villa alternatifleri de mevcut. Isıtmalı havuz, kapalı havuz gibi imkanlarla donatılan villalarda havuz keyfi için yaz aylarını beklemenize gerek kalmıyor. Pek çok tatilci, bu yıl yaz tatilini kiralık villalarda geçirmek için rezervasyonunu tamamladı. Deniz, kum ve güneş üçlüsünün tadını en iyi şekilde çıkarmak isteyen tatilciler Ege ve Akdeniz sahillerini tercih ediyor. Belek'ten Fethiye'ye, Kaş'tan Antalya Kiralık Villa seçenekleri popüler tatil beldesinde kiralık villalara olan talep giderek artıyor. GoTatil ile her bütçeye uygun fiyat aralıklarında bulunabilen villa alternatifleri, konuklara hep hayal ettikleri tatili yaşama fırsatı sunuyor. Kiralık villa tatili, bu yıl da en popüler seçenekler arasında yerini almış durumda. Özellikle pandemi şartlarında güvenle tatil yapma imkanı vermesiyle ilgi gören villalarda rezervasyon patlaması yaşanıyor. GoTatil. com güvencesi ile kiralayabileceğiniz onlarca kiralık villada, fiyatlar da her bütçeye uygun şekilde değişiyor. Konuk kapasitesi, içinde yer alan olanaklar, villanın konumu ve diğer seçeneklere bağlı olarak, uygun fiyatlarla villa kiralamak mümkün. İki kişilik balayı villalarından onlarca kişiye aynı anda konforlu bir tatil sunabilen, lüks ve geniş villalara kadar çok sayıda villa için farklı fiyatlandırmalar görülebiliyor. İster lüks bir tatil düşleyin ister doğanın huzuruna kendinizi bırakmayı isteyin, her seçenek için bütçe dostu fiyatlarla GoTatil'de villa kiralamak mümkün."} {"url": "https://gezentianne.com/kirgizistan-gezi-rehberi-yazisi-blog", "text": "Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkmenistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan ile birlikte, Dünya'daki 7 bağımsız Türk devletinden biri olan Kırgızistan atalarımızın yaşadığı topraklar olmasının yanısıra doğal güzellikleri sebebiyle de biz Türkler için hem çok çekici hem de sıradışı bir destinasyon. Kırgızistan gezi yazısının başında Tanrı ve Pamir Dağları yer alıyor. Göğe uzanan dağlar ülkesi olarak tanınan Kırgızistan'ın büyük bir bölümünü Tanrı Dağları ve Pamir Dağları kaplıyor. Kırgızistan bu nedenle Orta Asya'nın İsviçre'si olarak anılıyor. Her yıl binden fazla profesyonel dağcı 7 bin metreden yüksek olan Tanrı Dağları ve Pamir Dağları'na tırmanmak için Kırgızistan'a geliyor. Kırgızistan blog yazımın ikinci sırasında Issık Göl var. Kırgızistan sınırları içerisinde yüzlerce dağ gölü mevcut. Dünya'nın en derin 2. dağ gölü olan 1500 rakımlı Isık Göl'ün çevresinde bulunan konuk evlerinde ve tatil köylerinde konaklanabiliyor. Asya kıtasının ortasında yüzülüp plaj keyfi yapılabiliyor. Isık Göl'de ayrıca yaklaşık 2 saat süren tekne turu yapılıp günbatımı izlenebiliyor. Kırgızistan'da 4 mevsimi bir arada görebilmek mümkün. Kırgızistan'ı yaz aylarında ziyaret ediyorsanız bir gün 1500 rakımlı Issık Göl'de yüzerek yazı yaşıyorken, ertesi gün 3500 rakımdaki karlar altındaki Son Göl'de mont ve bere ile dolaşıp kışı yaşayabiliyorsunuz. Son Göl'e ulaşmak için aşılan dağlık yollarda muhteşem manzaralar sizleri bekliyor. Son Göl'e vardığınızda bu rakımdaki Yurt çadırlarda konaklamak ise hayatınız boyunca yaşamadığınız bambaşka bir deneyim oluyor. Issık Göl'ün güney kesiminde yer alan Tosor Köyü yakınlarındaki Peri Masalı Kanyonu Kırgızistan'ın Kapadokyası misali ziyaretçileri kendine çekiyor. Kanyon, uzun yıllar boyunca rüzgarın etkisi ile şaşırtıcı heykeller ve oluşumlara dönüştürülmüş enteresan kayalık manzaralar nedeniyle Peri Masalı Kanyonu olarak anılıyor. Bazı oluşumlar Çin Seddi'ne benzerken, bazıları da yılanlar, ejderhalar, ağlayan dev suratları andırıyor. Hem çocuklar hem de yetişkinler için gezmesi kolay bir satıha sahip vadi masal tadında görseller sunuyor. Kırgızistan'ın başkenti Bişkek ziyaretçilerine şaşırtıcı derecede geniş caddeler ve uzun parklar sunuyor. Devasa ağaçların gölgesinde serinlerken Kırgız halkının günlük yaşamını gözlemlemek, onlarla çat pat konuşmaya çalışmak, dilimizdeki benzerliklere şaşırmak keyifli oluyor. Doğuyla batıyı iki bin yıl boyunca birbirine bağlayan İpek Yolu'nun ana güzergahlarından biri Kırgızistan topraklarından geçerek, yerel halkın misafirperverliği ve zengin su kaynakları sayesinde komşu ülkelerin çöllerinde yaşayan halklara dinlenme fırsatını sunmuş. Tanrı Dağları'nın vadileri ve ovaları tüccarlar, işçiler, din adamları ve askerler için bir sığınak olmuş. Burana Kulesi de işte bu İpek yolu üzerinde bulunuyor. Karahanlılar döneminde hem minare hem de gözetleme kulesi işlevlerini görmüş olan kulenin depremde yarısı yıkıldıktan sonra kalan kısmını görülebiliyor. Kırgızistan'ın turizm konusunda en çok gelecek vadeden şehri Karakol'da şimdiye dek gördüğüm en sevimli katedral bulunuyor. Kentin önemli yapılarından olan 1895 yılında inşa edilmiş bir Rus ortodoks katedrali olan yapı tamamen ahşap malzemeden oluşuyor. Günümüzde de ibadete açık olan katedral hem dışardan hem de içerden ziyaretçilerine masal tadında görseller sunuyor. Kırgızistan, Kazakistan ve Rusya sınırları içerisinde yaşayan Çin kökenli Müslüman bir topluluk olan Dunganlar Kırgızistan'da Karakol şehrinde yoğunlaşmış. Kendilerini babamız Arap annemiz Çinli olarak tanımlıyorlar. Bu anlamda Dunganlar'ın Araplar tarafından melezlenmiş Çinliler olduğunu söylersek yanlış olmaz. Karakol şehrinde Dunganlar tarafından inşa edilmiş, tümüyle ahşap olan bir Dungan Camii de bulunuyor. İnşaasında ne bir çivi, ne de vida kullanılmış olan bu yapı daha çok Budist tapınaklarını andırıyor. Bayanlar caminin bahçesine dahi ancak pelerin ile girebiliyor. Göçebe yaşam tarzı Kırgız mutfak mirasının üzerinde silinmez bir iz bırakmış. Kırgız mutfağının en gözde gıdası olan yaylalarda yetişmiş sığır ve koyunların eti, Kırgız mutfağında hala önemli bir yere sahip. Türk damak tadına oldukça uygun oluşu beni hiç de şaşırtmayan Kırgız yemekleri temel olarak bu etler ile hamur birlikteliklerinden oluşuyor. Kırgızistan gezisi boyunca geleneksel pek çok Kırgız lezzetini tatma imkanı bulunuyor. Kırgız sofralarında da yemeğe başlangıç büyüklerimizin 'Midenin yağmuru' diye tabir ettikleri çorbalar ile yapılıyor. Soğuk servis edilen salatalar ve meyveler henüz yemek servisi başlamadan sofranın ortasında yerlerini alıyor. Özellikle özel davetlerde yemeklere atalarımızın geleneksel içeceği KIMIZ eşlik ediyor. Kısrak sütünün mayalanması ile elde edilen kımızı doğduğu topraklarda tadabilmek oldukça keyifli oluyor. MANTY, BEŞPARMAK, PALOO, ŞAŞLIK, BORSOK ve diğer pek çok geleneksel Kırgız lezzeti hakkında bilgiye Kırgızistan'da Ne Yenir? Ne İçilir? Yöresel Yemekler Nelerdir? yazımdan ulaşabilirsiniz. Kırgızistan zengin bir kültürel mirasa sahip ve göçebe hayatının gelenekleri Kırgız halkının ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası. Yaz aylarında pek çok aile hala sürüleri dağ çayırların üzerindeki yaylalara otlatmaya göndererek eski gelenek ve göçebe yaşam tarzının devamını sağlıyor. Göçebe geleneklerindeki Kırgız at oyunları bugün de popülerliğini kaybetmemiş, Kırgızistan gezisinde bu oyunları izleme imkanı da bulunuyor. Kırgızistan'a gelip de Kırgız danslarını izlemeden dönmek olmaz. Geleneksel çadırlar içerisinde dans ve canlı müzik performansı eşliğinde keyifli bir akşam yemeği Kırgızistan gezisinin genelindeki doğal şartlara nazaran daha konforlu bir alternatif oluyor. Gecede ortak alanda dans gösterileri sonrası geleneksel çadırlarda gruplara özel, canlı müzik eşliğinde yemek servisi gerçekleştiriliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kirgizistanda-ne-yenir-ne-icilir-yoresel-yemekler-nelerdir", "text": "Türk damak tadına oldukça uygun oluşu beni hiç de şaşırtmayan Kırgız yemekleri temel olarak et ve hamur işlerinden oluşuyor. Kırgız sofralarında da yemeğe başlangıç büyüklerimizin 'Midenin yağmuru' diye tabir ettikleri çorbalar ile yapılıyor. Soğuk servis edilen salatalar ve meyveler henüz yemek servisi başlamadan sofranın ortasında yerlerini alıyor. Atıştırmalıklar arasında mutlaka ev yapımı reçeller ile şekerleme ve krakerlerden oluşan bir tabak da bulunuyor. Kırgız yemeklerinde olduğu gibi Kırgız çorbaları da hamur ve et ağırlıklı. Kıyma hiç kullanılmıyor. Etler çorba içinde dahi parça et olarak sunuluyor. Ete çoğu zaman erişte bazen de küp doğranmış patates eşlik ediyor. Çorba malzemeleri bizdeki çorbalara göre daha iri doğranıp pişiriliyor. Malzemeler erimediği için çorbaların suyu et suyu kıvamında ve berrak oluyor. Bu yönüyle Kırgız çorbaları Çinlilerin erişte çorbalarını andırıyor. Meğer biz Türklerdeki mantı sevdası Orta Asya'daki atalarımızdan geliyormuş. Kırgızistan'da da mantıya \"MANTY\" deniyor, neredeyse tüm restoran menülerinde bulunuyor. Yalnız mantıları bizimkinden şekil ve büyüklük olarak oldukça farklı, harcında soğanın yanında kıyma yerine minik et parçaları kullanılıyor. İsteğe göre haşlama veya kızartma olarak hazırlanan mantının tadına doyum olmuyor. Pilav, pilaf, plov, paloo, pulao, pilavhi, pelau, paella. Pirinçten yapılmış bu yemek farklı mutfaklarda benzer ama farklı isimler alıyor. Kırgızcada \"PALOO\" olarak adlandırılan pilav bizdeki etli sebzeli pilava çok benziyor. İçinde genellikle kuzu yada ya da dana eti, havuç ve kuru meyveler bulunuyor. Fotoğraftaki lezzet \"Fergani Pilavı\" nohut, havuç ve kuru üzümlü pilav üzeri dana etinden oluşuyor. Türk mutfağındaki et ya da tavuk şiş misali önceden marine edilmiş kuzu, dana ya da tavuk eti, aralarına yağ parçaları da koyularak, şişe geçirilip ızgarada pişiriliyor, dilimlenmiş çiğ soğan ile servis ediliyor. Genellikle tencere yemeği tarzında olan Kırgız yemekleri arasında \"ŞAŞLIK\" ızgara lezzeti ile oldukça keyifli bir alternatif oluşturuyor. Türk sofralarında da yemeğe başlamadan önce ekmek sepetinde pişi servis etseler muhteşem olmaz mı?Kırgızistan'da yemekler bizdeki pişiye çok benzeyen, \"BORSOK\" adını verdikleri kızarmış hamur parçaları ile başlıyor. Yemekler gelene kadar Kırgız sofralarının olmazsa olmazı ev yapımı reçellerden süre süre borsok sepeti yarıya iniveriyor:) Borsok kadar yaygın olmasa da zaman zaman bizdeki katmere benzeyen Kattama da Kırgız sofralarında sunuluyor. Kısrak sütünün fermente edilmesi ile elde edilen Orta Asya'dan gelen atalarımızın meşhur içeceği \"KIMIZ\" günümüzde de halen Kırgız, Kazak, Özbek gibi Türk halklarında yaygın bir içecek. Yaklaşık %5 alkol oranına sahip, hafif asitli bir ayrana benzettiğim kımızın içimi oldukça rahat, hem etli hem de sebzeli yemekler için oldukça iyi bir eşlikçi. başlangıç yemeği olan \"ASLYANFU\" buğday unundan ve fasulye nişastasından oluşan iki farklı erişte türünün et ve sirke sosla buluşmasından oluşuyor ve soğuk servis ediliyor. Soğuk noodle mı olur diye sofraya oturulup, koca tabak bir çırpıda silinip süpürülüyor. Kırgız kahvaltılarında diğer tüm öğünlerde olduğu gibi ev yapımı reçeller, Kırgız pişisi \"Borsok\", şekerlerle ve krakerler bulunuyor. Bunların yanı sıra çeşitli meyveler, omlet veya sahanda yumurta, mevsim meyveleri ve süt de Kırgız kahvaltılarında yer alıyor. Türk kahvaltılarının olmazsa olmazı siyah çay, Kırgız kahvaltılarının da vazgeçilmezi. Ancak çaylar biz de olduğu gibi ikili demlikte değil, tek porselen demlikte, masada demleniyor. Siyah çay yerine yeşil çay da tercih edilebiliyor. Rica ederim, Erişte Türk dünyasının geleneksel yemeklerinden biridir ve hemen hemen bütün Türk boylarında bir çeşidi vardır. Çin mutfağındaki hamur işinin erişteye benzemesi son derece doğal, Türk ve Çin mutfakları arasındaki geçişkenliği kabul etmekle birlikte, 60'tan fazla türü Anadolu'da evlerde üretilen Eriştemizi Çinli'lere maletmeniz çok garip."} {"url": "https://gezentianne.com/kirgizistanda-yapilacak-10-aktivite", "text": "Orta Asya'nın göçebe halklarının kolaylıkla yanıtlayabileceği bu bilmecenin cevabı olan \"YURT\", duvarları kamıştan, dış tarafı ise koyun yününden yapılan ve üst üste konan büyük keçe parçalarından oluşuyor. Kırgızistan'ın simgesi haline gelmiş yurtlar, Kırgızistan'ı ziyaret edenler için de bizim yaşadığımız gibi çok sıradışı bir konaklama deneyimi yaşatıyor. Kırgızistan'ın kuzeyinde bulunan 1500 rakıma sahip Issık Göl, yaz tatili için Kırgız halkı tarafından oldukça rağbet görüyor. Göl kıyısında bizdeki 3 yıldızlı otellerin standardında tatil köyleri de bulunuyor. Gölün serin ama berrak ve dingin suyunda yüzmek çok dinlendirici oluyor. Kırgız mutfağı ağırlıklı olarak çorba, et ve hamur işlerinden oluşuyor. Bu anlamda Türk mutfa Türk damak tadına çok uyumlu olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin Kırgızistan'da da mantıya \"MANTY\" deniyor, neredeyse tüm restoran menülerinde bulunuyor. Yalnız mantıları bizimkinden şekil ve büyüklük olarak farklı, harcında soğanın yanında kıyma yerine minik et parçaları kullanılıyor. İsteğe göre haşlama veya kızartma olarak hazırlanan mantının tadına doyum olmuyor. Kırgızistan'da tadabileceğiniz diğer yöresel lezzetler için tıklayın. Ege ve güney sahillerimizin vazgeçilmezi tekne turları Kırgızistan'daki Issık Göl'de de yapılıyor. Ancak buradaki turlar yüzme değil gezme amaçlı, göl üzerinde yaklaşık 2 saat süren bir gezinti yapılarak günbatımı izleniyor. Teknelerin kirası tüm tur için toplam 90 USD civarı. Yani 10 kişi bindiğinizde kişi başı 9 USD gibi bir tutar düşüyor. Teknede içecek satışı da yapılıyor. Kırgızistan'ın başkenti Bişkek ziyaretçilerine şaşırtıcı derecede geniş caddeler ve uzun parklar sunuyor. Devasa ağaçların gölgesinde serinlerken Kırgız halkının günlük yaşamını gözlemlemek, onlarla çat pat konuşmaya çalışmak, dilimizdeki benzerliklere şaşırmak keyifli oluyor. Kırgızistan'ın turizm konusunda en çok gelecek vadeden şehri Karakol'da şimdiye dek gördüğüm en sevimli katedral bulunuyor. Kentin önemli yapılarından olan 1895 yılında inşa edilmiş bir Rus ortodoks katedrali olan yapı tamamen ahşap malzemeden oluşuyor. Günümüzde de ibadete açık olan katedral hem dışardan hem de içerden ziyaretçilerine masal tadında görseller sunuyor. Kırgızistan, Kazakistan ve Rusya sınırları içerisinde yaşayan Çin kökenli Müslüman bir topluluk olan Dunganlar Kırgızistan'da Karakol şehrinde yoğunlaşmış. Kendilerini babamız Arap annemiz Çinli olarak tanımlıyorlar. Bu anlamda Dunganlar'ın Araplar tarafından melezlenmiş Çinliler olduğunu söylersek yanlış olmaz. Kültürlü ve misafirperver bir halk olan Dunganlar'ın İslam filtresinden geçmiş Çin mutfağına ait yemekleri son derece lezzetli. Dungan evlerinden birine konuk olup Türk damak tadına inanılmaz uygun bu yemekleri deneyimlemek çok keyifli. Karakol şehrinde Dunganlar tarafından inşa edilmiş, tümüyle ahşap olan bir Dungan Camii de bulunuyor. İnşaasında ne bir çivi, ne de vida kullanılmış olan bu yapı daha çok Budist tapınaklarını andırıyor. Bayanlar caminin bahçesine dahi ancak pelerin ile girebiliyor. Issık Göl'ünün güney kesiminde yer alan Tosor Köyü yakınlarındaki Peri Masalı Kanyonu Kırgızistan'ın Kapadokyası misali ziyaretçileri kendine çekiyor. Kanyon, uzun yıllar boyunca rüzgarın etkisi ile şaşırtıcı heykeller ve oluşumlara dönüştürülmüş enteresan kayalık manzaralar nedeniyle Peri Masalı Kanyonu olarak anılıyor. Bazı oluşumlar Çin Seddi'ne benzerken, bazıları da yılanlar, ejderhalar, ağlayan dev suratları andırıyor. Hem çocuklar hem de yetişkinler için gezmesi kolay bir satıha sahip vadi masal tadında görseller sunuyor. Kırgızistan'da 4 mevsimi bir arada görebilmek mümkün. Kırgızistan'ı yaz aylarında ziyaret ediyorsanız bir gün 1500 rakımlı Issık Göl'de yüzerek yazı yaşıyorken, ertesi gün 3500 rakımdaki karlar altındaki Son Göl'de mont ve bere ile dolaşıp kışı yaşayabiliyorsunuz. Son Göl'e ulaşmak için aşılan dağlık yollarda muhteşem manzaralar sizleri bekliyor. Son Göl'e vardığınızda bu rakımdaki Yurt çadırlarda konaklamak ise hayatınız boyunca yaşamadığınız bambaşka bir deneyim oluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kirklarelide-luks-bungalov-agac-evler-nefes-mekan", "text": "Kırklareli Vize'ye bağlı Kışlacık Köyü'nde konuklandırılmış NEFES MEKAN son dönemde gittikçe popülerleşen bungalov evi konaklamalarına keyifli bir alternatif oluşturuyor. Dört yönden Istranca Ormanları ile çevrili, sekiz dönümlük bir alanda kurulu mekan gürültüden, kalabalıktan, stresten uzak, yeşille mimarinin dans ettiği görsel bir şölenin içinde derin bir NEFES almaya davet ediyor. Odaları ve Nefes Restoran arasında, havuz, dinlenme ve okuma köşeleri ile şenlenen çim göz alabildiğine orman manzarası eşliğinde sunuluyor. Tüm konukların yararlanabileceğini kütüphane ve çay-pasta terası ile \"Hoş Geldin\" binası misafirleri karşılıyor. Doğada olmak ile konfor arasındaki \"keskin ve bıçak sırtı ilişki\" mekanın felsefesini oluşturyor. Konfor vadederken doğadan uzaklaşılmıyor, doğaya davet ederken konfora dalıp doğal olan zedelenmiyor. Bu anlamda odalar otel odası mantığından ziyade müstakil bir ev formunda ve kendine özel teras balkonları bulunuyor. Beş yıldız mantığı içinde bile yer alamayan boyuttaki yataklar, hijyenin gözetildiği ama lüksün dozunda tutulduğu banyolar dikkat çekiyor. Oda fiyatlarına kahvaltı dahil. Diğer öğünler alakart olarak sunuluyor. Nefes Mekan'da sadece 15 yaş ve üzerindekiler konaklayabiliyor. Nefes Mekan'da konaklarken Istranca Ormanları, Aya Nikola Manastırı, Cehennem Şelaleleri, Longoz Ormanları, Panayır İskelesi, Dupnisa Mağarası ziyaret edilebiliyor. Yok ben bu kadar para verdim NEFES MEKAN'dan dışarı çıkmam diyorsanız, okuma, tartışma, sohbet dışında temalı müzik geceleri, büyüklere özel oyunlar ve profesyonel koçlar eşliğinde verilen diğer etkinlikler de yapılıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kirklarelinde-kahvalti-nerede-yapilir-koyevi", "text": "Istranca Dağları eteklerindeki Kırklareli'nin Vize'deki Kızılağaç köyünde yer alan Köyevi Karadeniz'e 20 km mesafede yer alıyor. İstanbul'a iki saat mesafede yer almasına rağmen hala bakir olan bu köyde yer alan Köyevi'nde hem konaklamak hem de günübirlik doğa içinde bir gün geçirmek mümkün. Köyevi kahvaltısındaki reçellerin hepsini burayı işleten emekli çiftin kendileri yapıyor. Kayısı, vişne, çilek, erik, tarçınlı yeşil incir, olgun incir... Süt reçeli özellikle çok beğeniliyor çünkü köy sütü ile taze yapılıyor. Meyvelerden yaban mersini, kuşburnu, böğürtlen ve kızılcık ormandan toplanıyor. Peynirler yörenin en kalitelisinden, gözleme için hamurlar önceden pişirilip saklanıyor. Gözleme olmadığı zaman yerini pişi alıyor. Ev yapımı ekmek Köyevi kahvaltısının olmazsa olmazı, közlenmiş biber ve peynir güveci, salça soslu biber, cevizli ezme, fesleğenli kuru domates, Hatay zeytini, orman kekiği ile sunulan Manisa zeytinyağı, yazın domates salatalık direkt bahçeden koparılıyor. Tüm bunlar sınırsız çay da dahil Temmuz 2023 itibariyle kişi başı 250 TL karşılığında sunuluyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kisin-buyukadada-bir-hafta-sonu", "text": "Cuma günü işten erken kaçıp 4 vapuruyla adaya geçiyoruz. Kış ortasında bir cuma günü adanın boş olmasını beklerken kalabalık karşısında şaşırıyoruz. Bahardan kalma güneşli ılık havayı fırsat bilen Rumlar, turistler adaya gelmiş, deniz kıyısındaki balıkçıları doldurmuş, şehir ortasında tatil keyfi sürüyorlar. Ahmet'le \"Hayat bunlara güzel ya\" diye iç geçiriyoruz. Güneş yavaştan batmak üzere olduğundan biz balıkçıların önündeki balık vitrinlerindeki balıkları Doruk ve Dora'ya tanıtmakla yetiniyoruz. Daha sonra önceden geldiğimiz zamanlarda uğradığımız çarşı içindeki midye tava, kokoreççiye uğrayıp biraz atıştırıyoruz. DD ise bu arada bakıcımız Natali'nin hazırlamış olduğu köfteleri götürüyorlar. Sıra geliyor faytonla otelimize gitmeye. Tahmin edileceği üzere kuzuların en sevdiği kısım bu oluyor Sultan ve Ceylan'a binip adanın diğer ucundaki otelimize ulaşıyoruz. Daha sonra otelin restoran kısmındaki şöminenin başına geçiyoruz. Ateşi seyrediyor, tavla pullarıyla ve jengayla direkler yapıyoruz. Butik otelimizdeki butik yemeğimizi yiyip odamıza çekiliyoruz. Park yataksız ilk otel gecemizde verdikleri ekstra tek kişilik yatağı iki kişilik yatakla birleştirip family bed yapıyoruz. Doruk babayla duvar arasında Dora da benimle baba arasında yatıyor. Çocukları uyutalım derken biz de uyuyakalıyoruz ve 1 saat kestirdikten sonra balkonda denize karşı şarap keyfi yapıyoruz. Hava şaşırtıcı derecede ılık. Ertesi sabah kahvaltı öncesi deniz kıyısına iniyoruz. Kumsalda klasik midye toplama denize tas atma ve foto çektirme ritüelimizden sonra tekrar yukarı çıkıp butik otelimizin butik kahvaltısını edip odamıza çıkıyoruz. Resepsiyondaki ağabeye Sultan ve Ceylan'ı telefonla çağırmasını rica ediyoruz. Ağabeyimiz Sultan ve Ceylan'ı tanımıyor ama başka isimli iki at varmış onları çağırabilirim teklifiyle geliyor, biz de kabul ediyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/kisiye-ozel-ahsap-servis-urunleri-mia-design-uk", "text": "Ahşap ve Bambu mutfak servis ürünleri tasarlayan Mia Design hem modern hem de eğlenceli fikirler üreten, bunların tasarım ve uygulamalarını yapıp geliştiren bir marka. Bambu ve doğal ahşap sunum ve servis ürünleri alışılagelmişin dışında farklı dizaynları ile ilgi çekiyor. Mia Design ürünlerini İnstagram ve Etsy mağazalarında tanıtıyor. Ürün ve fiyat çeşitliliği ile herkesin kolay ulaşabileceği ve severek kullanabileceği tasarımları ile ön plana çıkıyor. Ürün fiyatları İngiltere içinde 7-25 £ arasında değişiyor. Kalpli peynir tahtası sunumları 15£, Sarah's kitchen pano 25 £ olarak örneklendirilebilir. Anneler günü tasarımları 19 £ ve Gezenti Anne takipçileri için %10 indirim uygulanıyor. Mia Design ürün fiyatlarına Miadesign. uk instagram sayfalarının bio'sunda bulunan Etsy mağazasından ulaşmanız ve dilerseniz satın almanız mümkün."} {"url": "https://gezentianne.com/kocaeli-golcukte-butik-kahvalti-dilruba-sultan-koy-evi", "text": "Kocaeli'nin Gölcük İlçesi Saraylı köyünde tarihi bir konağın bahçesindeki müştemilatı kendi zevkine göre uyarlayan Yeliz Hanım oldukça karakteristik bir dekorasyona sahip bu mekanda butik bir kahvaltı hizmeti sunuyor. Yeliz Hanım konsept olarak evinde misafir ağırladığı şekilde hizmet vermeye gayret ediyor. Ev kahvaltısı şeklinde özenle sunulan kahvaltı içeriği mevsime göre değişiklik gösteriyor. Mekanın sucuklu menemeni, yoğurtlu yumurtası, domatesli biberli patates kızartması ve portakallı helvası özellikle seviliyor. Kahvaltı fiyatı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 300 TL. 6-12 yaş çocuk 70 TL. Mekan kahvaltı sonrasında ise Cheesecake, San Sebastian, Tiramisu, kurabiyeleri, el açması gözlemesi ve ev mantısı ile ön plana çıkıyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için Türk kahvesi ikram ediliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kocaeli-izmit-kahvalti-yerleri-ve-fiyatlari", "text": "Anadolu'nun dört bir köşesinden getirtilen yöresel ürünlerle hazırlanıp sunulan kahvaltılar gün geçtikçe popülerleşiyor. İyi tarım, organik gıda, ata tohumu ürünler kavramları hayatımıza gitgide yerleşiyor. İzmit Yahya Kaptan'da konumlandırılmış Otantik Gurme de butik bir ortamda bu ürünlerin hem satışını yapıyor hem de kahvaltıda misafirlerine tattırıyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için Türk kahvesi ikram ediliyor. Otantik Gurme iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Çocukluğumuzun efsane pastanesi Hoşgör günümüzde de pastalarıyla hem gözleri hem damakları şendirirken kahvaltı kalitesi ile de İzmitlilerin tercihi oluyor. En az 2 kişilik servis edilen serpme kahvaltıda kişi başı zorunluluğu yok ve 2 kişilik kahvaltı ile 3 kişi de rahat doyuyor. Ballı süt ve su böreği ile başlayan servis domates, salatalık, bal-kaymak, reçel, tereyağı, acuka, nutella, dana jambon, tavuk jambon, salam, yeşil ve siyah zeytin, beyaz peynir, kaşar peyniri, çeçil peyniri, dil peyniri, otlu peynir, kiremitte yumurta, simit, pişi, patates tava ve 1 pot demleme çay ile devam ediyor. Kahvaltı ücretine dahil olan Türk kahvesi leziz bir çikolata ile ikram ediliyor. Eylül 2023 itibariyle iki kişilik serpme kahvaltı ücreti toplam 490 TL. Servisin ilgisi, ortamın nezihliği ve temizliği alkış topluyor. Hafta sonu dışarıda kahvaltı keyfi dendiğinde manzaradan çok lezzete önem verenlerin mekanı Serpmeköy Kozyatağı'nda Minibüs Caddesi üzerinde yer alıyor. İçeri girdiğiniz anda sizi tereyağ ve kavurma kokuları ile karşılayan mekan Kuymağı, Pastırmalı yumurtası, Çakallı menemeni, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu ve Tirebolu çayıyla yöresel kahvaltı keyfi sunuyor. Serpmeköy Trabzon hakkında detaylar, güncel kahvaltı ücretleri ve fotoğraflar için tıklayın. İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de kafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Symbol AVM'de yer alan Midpoint'in İzmit Şubesi de hem geniş iç mekanı ve hem de modern dekorasyonu ile ön plana çıkıyor. İzmit'in son yıllardaki en popüler yerleşim yerlerinden olan Yahyakaptan'daki Arasta Park Alışveriş Merkezi pek çok zincir kafe restorana da ev sahipliği yapıyor. Arastapark'ın sevilen mekanlarından MADO'da iki kişilik sini kahvaltı tercih edilen serpme kahvaltı çeşitlerinden biri oluyor. Mado Sini kahvaltıda Sahanda tereyağlı yumurta, çiftliklerinden Maraş peyniri, tam yağlı beyaz peynir, tulum peyniri, taze kaşar peyniri, Maraş çöreği ve roka yaprakları, 2 dilim Maraş peynirli su böreği, patates kızartması, yeşil & siyah zeytin, acuka, kiraz domates, Çengelköy salatalık, köy biberi, 1 adet meyve reçeli, süt reçeli, petek bal ve kaymak ve kahvaltınız süresince iki kişilik sınırsız çay bulunuyor. Sini kahvaltı Eylül 2023 yılı itibariyle iki kişi için toplam 420 TL karşılığında sunuluyor. Yine Arastapark'ta komşusu The Hunger'a göre daha uygun fiyatlarıyla dikkat çeken Happy Moons'un serpme kahvaltısı da teraslı modern ambiyansı da çok seviliyor. Happy Moons'ta Ezine beyaz peynir, eski kaşar peyniri, dil peyniri, otlu peynir, taze kaşar peyniri, vişne reçelli lor peyniri, çikolata, tahin & pekmez, kaymak, tahinli ve cevizli bal kabağı reçeli, turunç reçeli, süzme bal & tereyağı, siyah ve yeşil zeytin, söğüş tabağı, ızgara sucuk, sosis, sahanda yumurta, pişi, yumurtalı ekmek ve meyve salatasından oluşan iki kişilik serpme kahvaltı sınırsız çay ile birlikte Eylül 2023 itibariyle iki kişi için toplam 498 TL karşılığında sunuluyor. Arasta Park AVM'nin en son açılan kafesi olan The Hunger da her yaştan İzmitliler ile dolup taşıyor. İki kişilik hazırlanan The Hunger Serpme kahvaltıda Ezine peyniri, eski kaşar, dil peyniri, otlu peynir, sepet peyniri, ayva reçeli, çilek reçeli, vişne reçeli, taze mevsim meyveleri, siyah ve yeşil zeytin, tereyağ, susamlı tahin-pekmez, bal-kaymak, nutella, vişne reçelli lor peyniri, domates-salatalık-biber söğüş, taze otlar, acuka, pişi, yumurtalı ekmek, şakşuka, ızgara sucuk, simit, sahanda yumurta, baharatlı patates tava, kahvaltı saatleri içerisinde sınırsız demleme çay yer alıyor. Eylül 2023 yılı itibariyle iki kişi için toplam 510 TL karşılığında sunuluyor. İzmit Kandıra yolu üzerinde, İzmit yakınlarındaki Çayırköy mevkiinde yer alan Çadır Kandıra Sofrası İzmit'e yakın köy kahvaltısı arayanların tercih ettiği adreslerden biri. Standart kahvaltı malzemelerine ıspanaklı pide, güveçte peynir, sigara böreği, patates kızartması gibi kahvaltıyı zenginleştiren sıcakların da dahil olduğu Çadır Kandıra Sofrası kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle güncel fiyatı kişi başı 250 TL. Demlik çay da bu ücrete dahil. Kocaeli'nin Gölcük İlçesi Saraylı köyünde tarihi bir konağın bahçesindeki müştemilatı kendi zevkine göre uyarlayan Yeliz Hanım oldukça karakteristik bir dekorasyona sahip bu mekanda butik bir kahvaltı hizmeti sunuyor. Yeliz Hanım konsept olarak evinde misafir ağırladığı şekilde hizmet vermeye gayret ediyor. Ev kahvaltısı şeklinde özenle sunulan kahvaltı içeriği mevsime göre değişiklik gösteriyor. Mekanın sucuklu menemeni, yoğurtlu yumurtası, domatesli biberli patates kızartması ve portakallı helvası özellikle seviliyor. Dilruba Sultan Köyevi Kahvaltısı Detayları ve Fiyatı için tıklayın. Kırkpınar mevkiinde bulunan Maja Kırkpınar, Sapanca Gölü'nün kıyısında değil, direkt gölün üzerinde, sazlıklarla neredeyse iç içe bir kahvaltı keyfi sunuyor. Bölgedeki benzerlerine göre daha şık ve nezih bir ambiyansı olan Maja Kırkpınar, Sapanca kahvaltı mekanları arasında bu anlamda bir adım öne çıkıyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için Türk kahvesine ek olarak tercihinize göre Nescafe, Americano ya da Filtre kahve ikram ediliyor. Sapanca'da, ağaçların arasında, şırıl şırıl akan bir şelalenin yanı başında, sucuk gibi sucuk, menemen gibi menemen, eritme peynir, gözleme ve ev yapımı reçel çeşitleri eşliğinde huzur içinde bir kahvaltıya ne dersiniz? Natürköy Sapanca'ya otobandan Sapanca Arifiye çıkışından çıktıktan 5 dakika sonra ulaşılabiliyor. Natürköy Sapanca'da kahvaltı detayları, iletişim bilgileri ve fiyatı için tıklayın. Maşukiye Bölgesi'ndeki alabalık tesislerinin kalabalığına hiç karışmadan, Kartepe yolu üzerindeki Köy Konağı Restoran'da, uçsuz bucaksız göl manzarası eşliğinde kahvaltı etmeye ne dersiniz? Köy Konağı Restoran'ın kahvaltısı ürün kalitesi ve fiyat performans oranı anlamında oldukça başarılı, serpme olarak sunulan kahvaltıda klasik kahvaltılıkların dışında kahvaltıya dahil olarak pek çok leziz seçenekler de bulunuyor. Mekanın güveçte sunulan sucuklu yumurtası, ballı manda yoğurdu ve mıhlaması özellikle seviliyor. Kartepe Köy Konağı Kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Kırkpınar'da konumlandırılmış The Garden Sapanca hem yazın hem de kışın, dere başında, güzel bir bahçede zengin bir köy kahvaltısı sunuyor. The Garden Sapanca'da şarküteri çeşitlerine, söğüş tabağı, şişte biberli sucuk, pişi, pancake, patates kızartması, güveçte eritme peynir, acuka, bal-kaymak, Nutella, ev yapımı reçel çeşitleri, menemen ve mini gözleme eşlik ediyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. The Garden Sapanca kahvaltısı detayları, iletişim bilgileri ve fiyatı için tıklayın. Sapanca'nın çiçeği burnunda tesisi Backyard Sapanca sadece doğanın modern tasarımı ile buluştuğu bungalov evleri le değil bölgedekilerden daha farklı standartlarda gurme lezzetler sunan restoranı ile de ön plana çıkıyor. Backyard Sapanca'nın hafta sonu kahvaltıları da hem lezzet hem de ambiyans anlamında oldukça beğeniliyor. Mekanda Otlu tava böreği, Ev usulü patates kızartması, Sucuk şiş, Gözleme, Köy peyniri ızgara, Mayalı pişi özellikle seviliyor. Backyard Sapanca kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Sapanca Kırkpınar'da yer alan Titiz Izgara mükemmel kıvamda pişirilmiş etleri, köftesi, piyazı, manda yoğurdu ve bol fındıklı sütlacı kadar haftanın her günü sundukları serpme kahvaltısı ile ön plana çıkıyor. 4 kız kardeşin misafirlerini ağırladığı restoranda dekorasyonun her detayına kadın eli değdiği belli oluyor. Yazın yemyeşil bahçesinde, kışın geniş iç mekanında, şömine başında Titiz ızgara lezzetlerini tatmak oldukça keyifli oluyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor. Titiz Izgara iletişim bilgileri, kahvaltı detayı ve güncel fiyatı için tıklayın. Maşukiye'de şırıl şırıl akan şelanin yanı başında köy kahvaltısı edebileceğiniz mekanlardan biri olan Şelale Restaurant sucuklu yumurta ve paçanga böreğinin de dahil olduğu serpme kahvaltısı ile ön plana çıkıyor. Ambiyansın ve servisin oldukça başarılı olduğu tesiste ekstra olarak sunulan Muhlama, Menemen ve Eritme köy peyniri de sevilen lezzetler arasında. Şelale Restaurant'ta doğa içerisinde nefis pozlar verebileceğiniz fotoğrafçılık hizmeti de sunuluyor. Şelale Restaurant Kahvaltı detayları, güncel fiyatı ve iletişim bilgileri için tıklayın. Maşukiye'deki Akasya Alabalık işte size böyle sıradışı bir deneyim sunuyor. Bu mekanda serpme köy kahvaltısı dileyene şırıl şırıl akan derenin kenarında dileyene derenin içinde servis ediliyor. Sapanca Gölü kıyısında, göl ve doğa ile iç içe lüks ve butik konaklama hizmeti sunan SASA Harmanlık haftanın her günü sunduğu kahvaltısı ile günübirlik gelen misafirlerini ağırlıyor. Kahvaltı için rezervasyon alınmayan mekan oldukça geniş bir oturma alanına sahip, yer sorunu olmuyor. Sasa serpme kahvaltısında güveçte sucuk, yoğurtlu biber kızartması ve peynir eritmesi özellikle seviliyor. Kahvaltı sonrası ördekler ile iç içe Türk kahvesi içmek çok keyifli oluyor. Sasa Harmanlık Kahvaltı Detayları ve Fiyatları için tıklayın. İstanbul-Ankara otobanında, Sapanca çıkışından çıkıp, Maşukiye tabelalarını takip ederek ulaşabileceğiniz Vadi Restoran bölgedeki en geniş açık hava alanına sahip restoranlardan biri. Çocuk oyun alanı da olan restoranın ağaçlar altında ve dere kenarındaki oturma alanları, balık havuzları ve şelaleleri oldukça keyifli. Klasik kahvaltı malzemelerinin yanı sıra sahanda yumurta, patates kızartması, sigara böreği ve sınırsız çay sunulan Vadi restoran Eylül 2023 itibariyle serpme kahvaltı ücreti kişi başı 300 TL. Menemen, kiremitte mantar ve kiremitte peynir ayrıca ücretlendiriliyor. Maşukiye'deki diğer mekanlar gibi İstanbul-Ankara otobanında, Sapanca çıkışından çıkıp, Maşukiye tabelalarını takip ederek ulaşabileceğiniz Yazıcılar Otel hem hafta içi hem hafta sonu otel müşterilerine ve dışardan gelen misafirlerine kahvaltı hizmeti sunuyor. Kapalı mekanının ambiyansı pek etkileyici değil ancak açık havada, dere kıyısında tahta masalarda kahvaltı etmek keyifli oluyor. Kahvaltı ücreti Eylül 2023 itibariyle kişi başı 300 TL. Çocuklar için ücret ödemek zorunlu.(%50 indirimli) Fotoğrafta görünen kavurmalı, sucuklu ürünler ile sıkma portakal suyu ekstra olarak sunuluyor. İstanbuldere'de, kestane ve kayın ağaçlarının arasından akan dere ve dere kenarından devam eden yürüyüş parkuru doğa severleri oldukça memnun ediyor. Küçükken çizdiğimiz doğa resimlerinin ortasındaymışız hissi veren Cansu Tatil Köyü Maşukiye'de yemyeşil bir doğada, şırıl şırıl akan bir derenin yanı başındaki rengarenk bungalovlarda konaklama imkanı sunuyor. Ayrıca restoran hizmeti veriyor. 18 dönüm üzerinde konumlandırılmış tesiste binicilik, bisiklet, deniz bisikleti, olta balıkçılığı, at binme ve zipline gibi aktivitelerden günübirlik misafirler de faydalanıyor. Cansu Tatil Köyü kahvaltısında kiremitte köy peyniri, sigara böreği, acuka, patates kızartması, kiremitte köy yumurtası, peynir çeşitleri, reçel, bal-kaymak, tereyağ, domates, salatalık, yeşil biber, süt veya meyve suyu ve sınırsız çay bulunuyor. Cansu Tatil Köyü iletişim bilgileri ve güncel kahvaltı ücretleri için tıklayın. Kocaeli Başiskele mevkiinde, Yuvacık Barajı tepelerinde konumlandırılmış Çamlıtepe restaurant misafirlerini yeşil ve mavi tonlarının eşsiz güzelliğinde ağırlıyor. Çam ağaçları ve baraj gölü manzarası eşliğinde edilen ve Eylül 2023 itibariyle kişi başı 250 TL karşılığında sunulan Çamlıtepe kahvaltısında iri, tel peynir, örgü peynir, kaşar peynir, salam, domates, salatalık, zeytin, kuş üzümü, bal, reçel, tereyağı, çökelek, salçalık sos, yeşil ve kırmızı biber gibi soğukların yanında kahvaltılık kuymak, menemen, sahanda yumurta, patates kızartması, köy ekmeği ve sınırsız çay yer alıyor. Kışın kahvaltıya pekmez ve helva da ekleniyor. Yuvacık Barajı'na nazır panoramik bir manzarada Sevgi, Empati, Saygı ve Hoşgörü isimli tahta masalarda keyifli bir hafta sonu kahvaltısı sunan Marangoz Bahçe Kafe, ünü kahvaltısını bile gölgede bırakmış salıncağı ile kitleleri kendine çekiyor. Enteresan bir şekilde sadece Influencer olmayanlar bile Instagram'da paylaşacağı bir salıncak karesi için soluğu Marangoz Bahçe Kafe'de alıyor. Buraya ilgi o kadar yoğun ki kahvaltı için 2 hafta önceden rezervasyon yapmanız şiddetle tavsiye ediliyor. Marangoz Kafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Yine Maşukiye'ye yakın Kocaeli Başiskele mevkiinde, Yuvacık Barajı civarında konumlandırılmış Yuvacık Karaaslan Kamping muhteşem bir doğa içinde, yanı başınızda akan dere ile iç içe serpme kahvaltı keyfi yapma imkanı sunuyor. Köy peyniri, söğüş tabağı, kaşar peyniri, patates kızartması, zeytin çeşitleri, menemen, ev yapımı reçeller, köy böreği, bal tereyağı, Karadeniz muhlama, kiremitte peynir, köy ekmeği ve sahanda yumurtanın dahil olduğu kahvaltı serpme şeklinde sunuluyor. Kahvaltı sonrası dere kenarında bulunan rotada yürüyüş yapmak çok keyifli oluyor. Karaaslan Kamping iletişim bilgileri, kahvaltı fiyatı ve konaklama detayları için tıklayın. Kocaeli'nin Karamürsel İlçesi'nin tepelerinde yer alan Papuli Köy Evi konaklama hizmeti veriyor olsa da daha çok kahvaltısı ile nam saldığı için hafta sonu İstanbul'a yakın kahvaltı edilecek doğal mekanlar arasında yer alıyor. Karamürsel merkezden arabayla oldukça dik yokuşlar çıkılarak yaklaşık 10 dakikada ulaşılan Papuli, bir köy evi, önünde bahçesi ve içerisinde kuzine de bulunan bir kış bahçesinden oluşuyor. Papuli Köy Evi iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatları için tıklayın. Sizlere sıra dışı bir hafta sonu kaçış rotası ve kahvaltı mekanından bahsetmek istiyorum. Burası Türkiye'nin ödüllü tek kovboy kasabası. İstanbul'a 1.5 saat mesafede, Karamürsel sırtlarındaki Erkansas City'ye geldiğiniz andan itibaren kendinizi bir kovboy filminin içinde buluyorsunuz. Enfes bir kahvaltı sonrası Kızılderililerle çatışıyor, banka soygunlarına şahit oluyor, suçluları yakalıyorsunuz. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Marangoz kafe bahçeye gittik izmitte iyiki bu listede yokmuş. Bir dahaki iznimde bu listeye tekrardan bir göz geçireceğim."} {"url": "https://gezentianne.com/kocaeli-izmite-yakin-bungalov-evler-ve-ucretler", "text": "Küçükken çizdiğimiz doğa resimlerinin ortasındaymışız hissi veren Cansu Tatil Köyü Maşukiye'de, yemyeşil bir doğada, şırıl şırıl akan bir derenin yanı başındaki rengarenk bungalovlarda konaklama imkanı sunuyor. 18 dönüm üzerinde konumlandırılmış bungalov otel binicilik, bisiklet, deniz bisikleti, olta balıkçılığı, at binme ve zipline gibi aktivitelere olanak sağlıyor. Kahvaltı dahil konaklama sağlayan tesis 4 mevsim hizmet konseptine uygun inşa edilmiş, restoranına konaklama dışında da misafir kabul ediliyor. Cansu Tatil Köyü konaklama detayları ve güncel ücreti için tıklayın. Şehrin kalabalığından, iş hayatının stresinden, tatilde bile insanlarla iç içe olmaktan yorulanlar için Pentalow Cabins Sapanca ve Maşukiye yakınlarındaki Kocaeli Kartepe mevkiinde, sadece size ait yaşam alanlarında sevdiklerinizle birlikte doğanın kalbinde konforlu bir tatil imkanı sunuyor. 3 farklı konaklama konsepti olan tesisin kabinlerinde kişiye özel bahçe, orman manzaralı jakuzi, bahçe şöminesi ve projeksiyonda film keyfi imkanı bulunuyor. Pentalow Cabins hakkında detay bilgiler, güncel konaklama ücretleri ve iletişim bilgileri için tıklayın. Sapanca'da hem restoran hem de bungalov ev olarak hizmet veren Backyard Sapanca'da meşe ağaçlarının arasında konumlandırılmış, kendine özel bahçeli 8 adet bungalov evden oluşuyor. Evlerin 4 tanesinin müstakil havuzu var ve ısıtmalı olan bu havuzlar kışın 30 C ye kadar ısınabiliyor. Diğer 4 evin ise doğayla bütünleşmiş bahçelerinde süs havuzları bulunuyor. Her biri 2 katlı olan bungalov evlerde kış aylarında sizi sıcacık tutacak şömineniz ve doğaya açılan Fransız pencereniz bulunuyor. Backyard Sapanca hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Bali'de tatil yapıyormuş hissi veren Sapanca River hakkındaki detaylar ve güncel fiyatlar için tıklayın. Sapanca Bölgesinde pırtlak gibi çoğalan bungalov evlerin arasında lezzetli bir alternatif olan Heinz Restaurant & Bungalov konaklamaya dahil olarak sunduğu enfes çerkez kahvaltısı ile dikkat çekiyor. 1990 yılından beri alabalık restoranı olan hizmet veren Heinz Restaurant & Bungalov'un doğal ev yapımı çerkes peyniri, kaşarlı kiremitte mantarı ve ev mantısı da çok seviliyor. Heinz Restaurant & Bungalov konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. Yemyeşil bir doğa içinde Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in dünyasında vakit geçirip Bilgin, Uykucu, Neşeli'nin evlerinde konaklamaya, sabah kuş sesleri eşliğinde tamamen doğal olan bir köy kahvaltısıyla güne başlamaya, kendinizi bir masalın içinde hissetmeye ne dersiniz? Abant Masal Evler yılın her mevsimi farklı güzellikler sunuyor. Buraya ilkbaharda geldiğinizde doğanın uyanışını, rengarenk kır çiçeklerini ve tertemiz havasını hissedebilir, kışın geldiğinizde dışarıda lapa lapa kar yağarken şömine başında şarap ve canlı müzik keyfi yapabilirsiniz. Abant Masal Evler Konaklama Detayları ve Güncel Ücretleri için tıklayın. Kış aylarındaki konaklamalarda şömineli odalar daha çok tercih edildiği için Sapanca Villa Bungalov'un içerisinde özel taşlardan tasarlanmış şöminesi bulunan HOCUS isimli bungalovu çok seviliyor. Dış ortamdan izole, kendine özel bir bahçesi de bulunan Hocus bungalovda wc, duş, oturma grubu, asma katta çift kişilik yatak, mutfak ve TV bulunuyor. Isıtma şömine ile sağlanabileceği gibi ayrıca klima ile de ısınılabiliyor. Sapanca Bungalov Konaklama Ücretleri ve Fotoğrafları için tıklayın. İstanbuldere mevkiinde yer alan Çağlayan Bungalov'un bölgedeki diğer bungalov evlerle kıyaslandığında öne çıkan 3 özelliği var. Birincisi buradaki bungalov evlerin bahçesinin etrafı dışarıdan kimsenin göremeyeceği şekilde çevrilmiş, misafirlerine daha izole bir ortam sunuyor. İkinci olarak bungalov evlerin önünde o eve özel yüzme havuzu bulunuyor. Son olarak da genelde 2 kişinin konaklayabildiği minik bungalov evlerin aksine burada 4 kişi konaklayabiliyor. Çağlayan Bungalov'un üst katında çift kişilik 1 yatak, alt katında oturma alanından ayrı bir odada, 2 ayrı tek kişilik yatak bulunuyor. Bu anlamda hem 2 çiftin konaklaması hem de büyük çocuklu 4 kişilik bir aile için ideal bir konaklama seçeneği oluşturuyor. Çağlayan Bungalov'da konaklama detayları ve fiyatları için tıklayın. Ağaçların arasındaki bungalov evler ne kadar insanı ne kadar doğanın kalbinde hissettirse de deniz veya göl kıyısında olanların keyfi bambaşka oluyor. Su kıyısı insana her zaman daha çok huzur veriyor. Sapanca Gölgibi Bungalov Sapanca'daki onlarca bungalov ev arasında göle sıfır konumlu 12 bungalov evi ile ön plana çıkıyor. Göl kıyısında kahvaltı keyfi tesis tarafından sağlanırken diğer öğünleri bungalovların mutfağında kendiniz hazırlama imkanı bulunuyor. Muhteşem instagram pozları ortaya çıkartan tesisin göl içindeki salıncağı ve kayığı da çok seviliyor. Sapanca Göldibi Bungalov iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca'nın Mahmudiye Köyü'nde konumlandırılmış Natürköy Bungalov ilkbaharda yeşilin, sonbaharda ise kahverenginin binbir tonunu barındıran bir vadinin tam ortasında yer alıyor. 32 çeşitli enfes bir köy kahvaltısı eşliğinde lüks bungalov evlerde konaklama imkanı sunan tesiste göletler, şelaleler, barbekü alanları, restoran ve yürüyüş parkurları bulunuyor. Natürköy Sapanca Bungalov Evleri hakkında bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca gölünün kıyısında kendine özel bahçeli havuzlu ve jakuzili 5 adet bungalovdan oluşan Boheme Bungalow'un havuzlarının hepsi kışın 32 dereceye kadar ısınabiliyor. Göle sıfır konumda olan tesisin bahçesinde keyifle vakit geçirebileceğiniz ortak alan da bulunuyor. Sapanca Boheme Bungalow hakkında detaylar ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca merkezine 15 dakika uzaklıkta, orman içerisinde konumlandırılmış bungalov evlerin aynı zamanda Sapanca Gölü manzarasına da sahip balkonları bulunuyor. Dağdibi bungalov bölgedeki benzerlerine göre daha uygun fiyatı ile dikkat çekiyor. Sıcak havuzlu ve şömineli bungalovlarda gecelik hafta içi 3500 TL, hafta sonu 4000 TL, Jakuzili ve şömineli Tiny houselarda 3000 TL, karşılığında konaklayabileceğiniz Dağdibi bungalov evlerde maksimum 4 kişiye kadar kalmanız mümkün. İçerisinde mutfak da bulunduğu için yemeklerinizi kendiniz hazırlayabilirsiniz ama ücreti karşılığında kahvaltı servisi de var. Mekanda çift olarak konakladığınızda evlilik şartı aranıyor. Sapanca Bölgesinde pek çok bungalov ev var ama ben sizleri göle sıfır konumda yer alan Sapanca Kıyı Bungalov Evler ile tanıştırmak istiyorum. Uzun yıllardır kafe restoran hizmeti veren işletme pandemi sebebiyle doğa içindeki bungalov evlere yönelik yoğun ilgiye kayıtsız kalamamış, tesisi tiny house'dan, jakuzili bungalov evlere uzanan çeşitlilikteki modern ağaç evlerle güzelleştirmiş. Sapanca Kıyı Kafe Bungalov Evler iletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Dekorasyonunda siyah renklerin hakim olduğu MC Bungalov Sapanca'da diğer bungalov evlerin çoğunda olduğu gibi alt katta oturma grubu, banyo, duş ve mutfak, asma katta ise çift kişilik yatak bulunuyor. Bungalovun önünde çatılı bir veranda, verandasında ayrı bir otruma grubu ve kendine ait bahçesinde barbekü imkanı bulunuyor. Sapanca MC Bungalov iletişim bilgileri ve konaklama ücretleri için tıklayın. Bir yanı dağ, diğer yanı Sapanca gölü manzarasına sahip Babil Bungalow Hotel İstanbul'a 1 saat mesafedeki Sapanca'nın komşusu Maşukiye beldesinde yer alıyor. Doğallığın modernlikle buluştuğu odalarda minibar, uydu TV, klima ve şömine bulunuyor. Tesiste tüm yıl boyunca yararlanabileceğiniz ısıtmalı havuz da bulunuyor. Ortak havuzlu standart bungalovlar: 4000 TL. Ortak havuzlu villa bungalovlar: 5000 TL. Özel havuzlu villa bungalovlar: 6000 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için gecelik 300 TL indirim uygulanıyor. Sapanca'ya 10 dakika mesafedeki Yanıkköy mevkindeki 3 dönüm arazi içerisindeki 6 adet bungalovdan oluşan Sapanca Köy Bungalov evlerinde sabahları kendi bahçelerinden ?organik meyve ve sebzelerin sunulduğu kahvaltı servis ediliyor. Hepsi asma katlı olan bungalov evlerin asma katında iki kişilik yatak, alt katta ise oturma alanı bulunuyor. Her bungalov evde ? MÜSTAKİL ISITMALI HAVUZ, ? NETFLİX, ?TAŞ BARBEKÜ ve?OTOPARK mevcut. İki kişi olarak konakladığınızda gecelik kahvaltı dahil hafta içi 4000 TL, hafta sonu konakladığınızda ise gecelik kahvaltı dahil 4500 TL ödemeniz gerekiyor. Ancak hafta sonları hem cuma hem de cumartesi minimum 2 gece konaklama şartı bulunuyor. Konaklayan 3. kişi için gecelik ekstra 500 TL ödemeniz gerekiyor. Sapanca Bölgesi'ndeki bungalov evlerin pek çoğunun aksine göl kıyısında yer alan Sapanca Sahil Bungalov'da dört tanesi çift kişilik ve 1 tanesi 4 kişilik olmak üzere toplam 5 tane bungalov ev bulunuyor. Bungalovların içinde Televizyon, Klima ve Mini bar var. Her bungalovun kendine ait 20 metre kare bahçesi ve SPA havuzu mevcut. Standart odaların hafta içi kahvaltı dahil fiyatı 3000 TL, hafta sonu 3500 TL. Loft odanın hafta içi kahvaltı dahil fiyatı 2 kişi için 3500 TL, hafta sonu 4000 TL, 3-4 kişi için 4500 TL, hafta sonu 5000 TL. Hafta sonları 2 gece konaklama zorunluluğu var. Odalarda wc/duş, klima, LED TV, mini buzdolabı, kettle, masa ve sandalye bulunuyor. Çocuk dostu tesiste 0-6 yas ücretsiz ve bebekler için park yatak veriliyor. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Sapanca bölgesindeki bungalov evlere şu sıralarda minimalist ve doğaya dönük yaşam için yeni bir alternatif olan Tiny House konsepti de haftasonu tatilleri için yeni bir alternatif oluşturuyor. Tiny House konseptini bu bölgedeki öncüsü olan Butik Evler Sapanca misafirlerine küçük alanda büyük mutluluklar vadediyor. 36 metrekare boyutundaki bu minik evlerin minik asma katında çift kişilik bir yatak, giriş katında ise tam donanımlı bir mutfak, oturma grubu ve banyo bulunuyor. Tiny House Sapanca konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. Çocuklarla gezilecek sıradışı yerlerden biri olan Hobit Evler hem Darıca'da hem de Ormanya'da yer alıyor. Rengarenk yuvarlak kapılı bu evler muhteşem instagram fotoğrafları sunsa da bırakın konaklamayı içine girme imkanı bile bulunmuyor. İşte bu noktada imdadımıza Sapanca Hobbit Evler yetişiyor. Sapanca Hobit Evler Konaklama Ücretleri için tıklayın. Sapanca Gölü kıyısında, göl ve doğa ile iç içe lüks ve butik konaklama hizmeti sunan SASA Harmanlık 4 adet göl manzaralı serender, 2 adet göl manzaralı deluxe oda, 3 adet bahçe manzaralı oda ve 1 adet de jakuzili ve şömineli premium oda olmak üzere 10 adet konaklama biriminden oluşuyor. Tesiste konaklayanların göl etrafındaki yürüyüş parkurunda yürüyüş yapma, bisiklet sürme ve tekne ile gezinti yapma imkanı bulunuyor. Göl üzerinde, gume lezzetler sunan oldukça başarılı bir restorana da sahip tesis bu anlamda benzerleri arasında ön plana çıkıyor. Sasa Harmanlık Hotel & Restaurant Konaklama Ücretleri, Fotoğraflar ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Bursalıların hafta sonu doğaya kaçış noktarından biri olan İznik Gölü kıyısında konumlandırılmış Askania bu bölgedeki en nezih ve doğal otel ve restoran işletmesi. Gölün en temiz, en durgun koyunda, 8.000 m2 arazi üzerine kurulmuş İznik Askania'da doğal güzelliklerin özenle korunduğu, tomruk ve ahşap işçiliği ile inşa edilmiş 12 Suite oda, 6 Bungalov, 4 Tomruk ev, 6 Veranda oda ve 4 Karavan olmak üzere yaklaşık 30 adet konaklama alanı bulunuyor. İznik Askania'da yaşam tamamen organik. Balığınızı kendiniz tutabileceğiniz gibi günlük taze tutulmuş balıkları dilediğiniz şekilde hazırlatıp tüketebilirsiniz. Askania çiftliğinde yetiştirilen kuzu, keçi, horoz, tavuk, tavşan, sincap, ördek, kuş gibi hayvanlarla çocuklarınız vakit geçirirken, çiftliğin taze yumurtalarıyla nefis bir kahvaltı edebilirsiniz. İznik Askania İletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Bir hafta sonu şehir hayatından uzaklaşıp Uludağ'ın zirvesinde, 1100 m yüksekteki Gököz Natural Park Bungalov Evler'de konaklamaya ne dersiniz? Bursa merkezden Orhaneli yoluna girilip Keles istikametine yaklaşık 45 dakika ilerleyince karşınıza çıkan Türkiye'nin en romantik rotalarından biri, Gököz Natural Park'ta göl kenarında Arif Bey ve ailesinin işlettiği tesiste güzel bir serpme kahvaltıyla güne başlayabilirsiniz. ATV'lerle orman içerisine giden parkurda gezebilir, çocuklarınızla midilliye binip balık tutarak güne devam edebilirsiniz. Yörede yetişen kuzulardan hazırlanan menü ile hem öğlen hem de akşam yemeklerinizi yiyerek güzel bir gün geçirebilir, bungalov evlerde konaklayıp ertesi gün yine bu güzel doğaya uyanmanız mümkün. Gököz Natural Park Bungalov Evler İletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Bungalov evlere alternatif olarak modern çadır konaklaması sağalayan Hypno Sapanca Sapanca'da, İstanbuldere köyü yakınlarında yer alıyor. Hurma ve ceviz ağaçları ile dolu yemyeşil bir bahçe içinde, doğa ile içiçe olan tesiste 5 adet ısıtmalı çadır bulunuyor. İstanbul'a en yakın mesafede Glamping tatili imkanı sunan tesiste aynı zamanda restoran, SPA& Masaj salonu, şelale ve tarihi bir değirmen de mevcut. Her bir çadır çift kişilik yatak, oturma grubu ve küvetli bir banyodan oluşuyor. Kahvaltı servisi tesis bünyesindeki restoranda yapılıyor. Hypno Sapanca iletişim bilgileri ve konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca merkeze araba ile 15 dakika mesafedeki Balkaya Köyü'nde yer alan Balkaya Bungalov evleri elma, armut ve incir ağaçları ile dolu 10 dönümlük bir arazi içerisindeki bungalov evlerden oluşuyor. 2 katlı bungalovların üst katı yatak odasından alt katı ise oturma alanı ve banyo bulunuyor. Hem hafta içi hem hafta sonu sıcak havuzlu bungalovlarda 6000 TL, jakuzili bungalovlarda ise 4000 TL ödemeniz gerekiyor. Hafta sonu en az 2 gece konaklama şartı var. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için gecelik 300 TL indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/kocaeli-izmite-yakin-dogada-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "Kocaeli İzmit'e yakın doğada kahvaltı mekanları ve fiyatları listemizin ilki olan ve İzmit'e sadece yarım saat mesafedeki Sapanca Kırkpınar mevkiinde bulunan Maja Kırkpınar, Sapanca Gölü'nün kıyısında değil, direkt gölün üzerinde, sazlıklarla neredeyse iç içe bir kahvaltı keyfi sunuyor. Bölgedeki benzerlerine göre daha şık ve nezih bir ambiyansı olan Maja Kırkpınar, Sapanca'daki kahvaltı mekanları arasında bu anlamda bir adım öne çıkıyor. Sapanca'nın çiçeği burnunda tesisi Backyard Sapanca sadece doğanın modern tasarımı ile buluştuğu bungalov evleri le değil bölgedekilerden daha farklı standartlarda gurme lezzetler sunan restoranı ile de ön plana çıkıyor. Backyard Sapanca'nın hafta sonu kahvaltıları da hem lezzet hem de ambiyans anlamında oldukça beğeniliyor. Mekanda Otlu tava böreği, Ev usulü patates kızartması, Sucuk şiş, Gözleme, Köy peyniri ızgara, Mayalı pişi özellikle seviliyor. Backyard Sapanca kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Çiçeği burnunda bir butik otel ve aile işletmesi olan, göl kıyısındaki Beta Home Gölevi konaklama hizmetinin yanı sıra hafta sonu dışarıdan gelen misafirleri için kahvaltı hizmeti de veriyor. Ancak kahvaltı için mutlaka önceden rezervasyon yapmanız şart çünkü tüm malzemeler taze sunulabilmesi için gelecek misafir sayısına göre temin ediliyor. Beta Home Gölevi'ne geldiğinizde sizi bahçede mekanın maskotu Boncuk karışılıyor. Siz göl kıyısında İnstagramlık fotolar çekerken Boncuk da paçanıza yapışıp oyun oynamak için can atıyor. Beta Home Gölevi kahvaltısı ve ücret detayları için tıklayın. Kocaeli'nin Gölcük İlçesi Saraylı köyünde tarihi bir konağın bahçesindeki müştemilatı kendi zevkine göre uyarlayan Yeliz Hanım oldukça karakteristik bir dekorasyona sahip bu mekanda butik bir kahvaltı hizmeti sunuyor. Yeliz Hanım konsept olarak evinde misafir ağırladığı şekilde hizmet vermeye gayret ediyor. Ev kahvaltısı şeklinde özenle sunulan kahvaltı içeriği mevsime göre değişiklik gösteriyor. Mekanın sucuklu menemeni, yoğurtlu yumurtası, domatesli biberli patates kızartması ve portakallı helvası özellikle seviliyor. Dilruba Sultan Köyevi Kahvaltısı Detayları ve Fiyatı için tıklayın. Maşukiye'de şırıl şırıl akan şelanin yanı başında köy kahvaltısı edebileceğiniz mekanlardan biri olan Şelale Restaurant sucuklu yumurta ve paçanga böreğinin de dahil olduğu serpme kahvaltısı ile ön plana çıkıyor. Ambiyansın ve servisin oldukça başarılı olduğu tesiste ekstra olarak sunulan Muhlama, Menemen ve Eritme köy peyniri de sevilen lezzetler arasında. Şelale Restaurant'ta doğa içerisinde nefis pozlar verebileceğiniz fotoğrafçılık hizmeti de sunuluyor. Şelale Restaurant Kahvaltı detayları, güncel fiyatı ve iletişim bilgileri için tıklayın. Maşukiye'deki Akasya Alabalık işte size böyle sıradışı bir deneyim sunuyor. Bu mekanda serpme köy kahvaltısı dileyene şırıl şırıl akan derenin kenarında dileyene derenin içinde servis ediliyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Yuvacık Barajı'na nazır panoramik bir manzarada Sevgi, Empati, Saygı ve Hoşgörü isimli tahta masalarda keyifli bir hafta sonu kahvaltısı sunan Marangoz Bahçe Kafe, ünü kahvaltısını bile gölgede bırakmış salıncağı ile kitleleri kendine çekiyor. Enteresan bir şekilde sadece Influencer olmayanlar bile Instagram'da paylaşacağı bir salıncak karesi için soluğu Marangoz Bahçe Kafe'de alıyor. Buraya ilgi o kadar yoğun ki kahvaltı için 2 hafta önceden rezervasyon yapmanız şiddetle tavsiye ediliyor. Marangoz Kafe kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Sapanca Gölü kıyısında, göl ve doğa ile iç içe lüks ve butik konaklama hizmeti sunan SASA Harmanlık haftanın her günü sunduğu kahvaltısı ile günübirlik gelen misafirlerini ağırlıyor. Kahvaltı için rezervasyon alınmayan mekan oldukça geniş bir oturma alanına sahip, yer sorunu olmuyor. Sasa serpme kahvaltısında güveçte sucuk, yoğurtlu biber kızartması ve peynir eritmesi özellikle seviliyor. Kahvaltı sonrası ördekler ile iç içe Türk kahvesi içmek çok keyifli oluyor. Sasa Harmanlık Kahvaltı Detayları ve Fiyatları için tıklayın. Maşukiye'deki diğer mekanlar gibi İstanbul-Ankara otobanında, Sapanca çıkışından çıkıp, Maşukiye tabelalarını takip ederek ulaşabileceğiniz Yazıcılar Otel hem hafta içi hem hafta sonu otel müşterilerine ve dışardan gelen misafirlerine kahvaltı hizmeti sunuyor. Kapalı mekanının ambiyansı pek etkileyici değil ancak açık havada, dere kıyısında tahta masalarda kahvaltı etmek keyifli oluyor. Kahvaltı ücreti Eylül 2023 itibariyle kişi başı 300 TL. Fotoğrafta görünen kavurmalı, sucuklu ürünler ile sıkma portakal suyu ekstra olarak sunuluyor. Sizlere sıra dışı bir hafta sonu kaçış rotası ve kahvaltı mekanından bahsetmek istiyorum. Burası Türkiye'nin ödüllü tek kovboy kasabası. İstanbul'a 1.5 saat mesafede, Karamürsel sırtlarındaki Erkansas City'ye geldiğiniz andan itibaren kendinizi bir kovboy filminin içinde buluyorsunuz. Enfes bir kahvaltı sonrası Kızılderililerle çatışıyor, banka soygunlarına şahit oluyor, suçluları yakalıyorsunuz. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Erkansas City kahvaltısı ve fiyat detayları için tıklayın. İstanbul-Ankara otobanında, Sapanca çıkışından çıkıp, Maşukiye tabelalarını takip ederek ulaşabileceğiniz Vadi Restoran bölgedeki en geniş açık hava alanına sahip restoranlardan biri. Çocuk oyun alanı da olan restoranın ağaçlar altında ve dere kenarındaki oturma alanları, balık havuzları ve şelaleleri oldukça keyifli. Klasik kahvaltı malzemelerinin yanı sıra sahanda yumurta, patates kızartması, sigara böreği ve sınırsız çay sunulan Vadi restoran Eylül 2023 itibariyle serpme kahvaltı ücreti kişi başı 300 TL. Menemen, kiremitte mantar ve kiremitte peynir ayrıca ücretlendiriliyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Sapanca kahvaltı mekanlarından, Kırkpınar'da konumlandırılmış Garden Sapanca hem yazın hem de kışın, dere başında, güzel bir bahçede zengin bir köy kahvaltısı sunuyor. Garden Sapanca'da şarküteri çeşitlerine, söğüş tabağı, şişte biberli sucuk, pişi, pancake, patates kızartması, güveçte eritme peynir, acuka, bal-kaymak, Nutella, ev yapımı reçel çeşitleri, menemen ve mini gözleme eşlik ediyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. The Garden Sapanca kahvaltısı detayı ve fiyatı için tıklayın. Kocaeli'nin Karamürsel İlçesi'nin tepelerinde yer alan Papuli Köy Evi konaklama hizmeti veriyor olsa da daha çok kahvaltısı ile nam saldığı için hafta sonu İstanbul'a yakın kahvaltı edilecek doğal mekanlar arasında yer alıyor. Karamürsel merkezden arabayla oldukça dik yokuşlar çıkılarak yaklaşık 10 dakikada ulaşılan Papuli, bir köy evi, önünde bahçesi ve içerisinde kuzine de bulunan bir kış bahçesinden oluşuyor. Papuli Köy Evi kahvaltı detayları ve fiyatları için tıklayın. İzmit Kandıra yolu üzerinde, İzmit yakınlarındaki Çayırköy mevkiinde yer alan Çadır Kandıra Sofrası İzmit'e yakın köy kahvaltısı arayanların tercih ettiği adreslerden biri. Standart kahvaltı malzemelerine ıspanaklı pide, güveçte peynir, sigara böreği, patates kızartması gibi kahvaltıyı zenginleştiren sıcakların da dahil olduğu Çadır Kandıra Sofrası kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle güncel fiyatı kişi başı 250 TL. Demlik çay da bu ücrete dahil. Kocaeli Başiskele mevkiinde, Yuvacık Barajı tepelerinde konumlandırılmış Çamlıtepe restaurant misafirlerini yeşil ve mavi tonlarının eşsiz güzelliğinde ağırlıyor. Çam ağaçları ve baraj gölü manzarası eşliğinde edilen ve Eylül 2023 itibariyle kişi başı 250 TL karşılığında sunulan Çamlıtepe kahvaltısında Menemen, Mıhlama, Omlet, Patates Kızartması, Beyaz Peynir, Çeçil Peyniri, Kaşar Peynir, Siyah Zeytin, Yeşil Zeytin, Salam, Domates, Salatalık, Sögüş, Bal, Tereyağ, Reçel, Çikolata, Tahin, Köy ekmeği ve Sınırsız demlik çay yer alıyor. Yine Kocaeli Başiskele'de, Yuvacık Barajı mevkiinde konumlandırılmış Yuvacık Karaaslan Kamping muhteşem bir doğa içinde, yanı başınızda akan dere ile iç içe serpme kahvaltı keyfi yapma imkanı sunuyor. Serpme kahvaltıya köy Peyniri, söğüş tabağı, kaşar peyniri, patates kızartması, zeytin çeşitleri, menemen, ev yapımı reçeller, köy böreği, bal tereyağı, Karadeniz muhlama, kiremitte peynir, köy ekmeği ve sahanda yumurtanın dahil olduğu Karaaslan Kamping'de kahvaltı sonrası dere kenarında yürüyüş ve ATV motorlarla gezi imkanı da var. Kahvaltınızı dere kenarında yaparak başladığınız gününüz İzmit-Adapazarı arasındaki yaylalarda devam ediyor. Karaaslan Kamping'de kahvaltı ve konaklama fiyat detayları için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/konyada-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Konya'nın Meram İlçesi, Lalebahçe mevkiinde bulunan Hazbahçe Botanik Aile Dinlenme Bahçesi doğa içinde kahvaltı etmek isteyen misafirlerini hem hafta içi hem hafta sonu gün boyu serpme kahvaltı sunuyor. Konya'da kahvaltı nerede edilir? dendiğinde ilk akla gelen kahvaltı mekanlarından olan Hazbahçe sıcak yaz günlerinde ağaçlar altındaki serim bahçesi ile, soğuk kış günlerinde ise şömineli ve sobalı şark odaları ile fark yaratıyor. Soba üzerinde demlenen çayı içmek, kestane közlemek ayrı bir keyif oluyor. Menemen, kavurma, yoğurtlu biber kızartması, sac böreği ve kaşarlı mantar Hazbahçe kahvaltısında özellikle ön plana çıkıyor. Hasbahçe kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 200 TL karşılığında sunuluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kopenhag-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "10. Yüzyılda kurulmuş Kopenhag, o dönemde Vikinglerin balıkçı kasabası iken sonraları işlek bir liman kenti haline gelmiş. Orijinal adı Danca'da Kobenhavn olan Kopenhag'ın anlamı ise tüccar limanı. İrili ufaklı tam 406 adaya sahip olan ve nüfusu yaklaşık olarak 5 milyon olan Danimarka'da insanların 1/3'ü başkent Kopenhag'da yaşıyor. Tarihi binaları, müzeleri, butik tasarım mağazaları, sıcacık kafeleri, gastronomi konusunda çığır açan restoranları, çekici kanalları ve modern sahilleri ile Kopenhag ziyaretçilerine keşfedilecek pek çok şey vadediyor. Kopenhag'a diğer pek çok Avrupa şehri gibi schengen vizesi ile giriş yapılabiliyor. Ancak Euro değil kendi para birimleri olan Danimarka Kronu geçiyor. Kopenhag gezi yazımda Kopenhag'da gezilecek, görülecek yerleri kısaca aktarıyorum. Listemizin ilk sırasında Kopenhag Nyhan Kanalı bulunuyor. Nyhavn, geçmişte tüm ülkelerin gemilerinin yanaşabildiği ticari bir limanmış. Bölge, denizciler, fahişeler, barlar ve tavernalarla doluymuş. Bugünlerde ise eski, güzel evler restore edilmiş durumda ve limana şık restoranlar hakim. Nyhavn, kanal kıyısında lezzetli yemekler eşliğinde rahat atmosferin tadını çıkaran insanlarla dolu. Nyhan Kanalı şehri bir çok noktada kesiyor ve kenarlarına yayılan sıralı evler muazzam bir manzara oluşturuyor. Bu evlerin altında bulunan kafeler ve restoranlarda oturup bir şeyler yiyip içmek keyifli oluyor. Kanalda tekne turu da yapılabiliyor. Mavi ve kırmızı olarak iki farklı etaptan oluşan kanal turunda Kopenhag'taki ilgi çekici noktaların pek çoğu genel hatlarıyla görülmüş oluyor. Ayrıca kanal turu yapan bu firmalar akşam yemeği için de alternatif sunuyor. Kopenhag'ın en popüler ve mutlaka gezilmesi gereken noktalarından biri olan ve 1843 de George Carstensen tarafından kurulmuş Tivoli Bahçeleri, park, kafeler, restoranlar, konser alanı, açık hava tiyatrosu, akvaryum, suni göl, çok sayıda dükkan ve muhteşem bir lunaparktan oluşuyor. Kopenhag Merkez İstasyonu'na yakın olduğu için ulaşımı oldukça kolay. Stroget Sokağı, Kopenhag'da alışverişin adresi durumunda. İstanbul'daki İstiklal Caddesi'ne benzettiğim Stroget Sokağı'nda çok sayıda lokal ve global markanın bir arada bulunuyor. Stroget aynı zamanda şehrin doğu ve batı kısmını birbirine bağlıyor. Alışveriş esnasında etrafınıza da bakın, burada pek çok dans gösterisi yapanlara, sihirbazlara ve diğer sokak sanatçılarına rastlanabiliyor. Çocuklu aileler, Danimarka'nın dünyaca ünlü markası Lego'nun büyük bir mağazasını bu sokakta sizleri bekliyor. Yine çocuklu aileler için İskandinavya'nın tek Disney mağazasını bu sokakta bulunuyor. Mağaza, küçük misafirlerine interaktif bir deneyim sunuyor. Geniş meydanlar, zarif tasarım dükkanları, Kopenhag'ın en ünlü heykeli olan Küçük Deniz Kızı heykelinin de bulunduğu Osterbro, çocuklu aileler için ideal. Kopenhag şehir merkezinin kuzeyindeki Osterbro spor tesisleri, oyun alanları, futbol sahaları, ulusal stadyumu ve köpekler için ayrılmış tasmasız bölgeleri ile Danimarka'nın en büyük halka açık parkı olan F lledparken'a da ev sahipliği yapıyor. Osterbro'da ayrıca Normann Copenhagen, Rambow ve Moshi Moshi gibi tasarım dükkanlarının yanı sıra pek çok kafe ile restoran da bulunuyor. Kopenhag'ın en önemli sembollerinden Osterbro bölgesindeki Küçük Deniz Kızı Heykeli Kopenhag Gezilecek Yerler listemizin 5. sırasında yer alıyor. Ünlü Danimarkalı yazar Andersen'in masalından ilham alınarak inşa edilen heykelin önünde fotoğraf çektirebilmek için genelde sıra beklemek gerekiyor. Küçük Deniz Kızı Heykeli tarih boyunca çeşitli saldırılara uğramış, kesilen kafası bulunamadığı için orijinaline uygun olarak yeniden yapılmış. 2004 yılında kara çarşaf giydirilerek Türkiye'nin Avrupa Birliğine adaylığı protesto edildiği heykel, bu anlamda Türkler için iç burkucu bir yöne de sahip. Dar kaldırım taşlı caddeler, Michelin yıldızlı restoranlar ve kanal boyunca sıcak ortamlı kafeleri ile Knipples Bro Köprüsünün tam karşısında Christianshavn Bölgesi yer alıyor. Kanal kenarında konumlandırılmış Christianshavn merkezi, barlarla ve restoranlarla dolu ve eşsiz bir kıyı atmosferine sahip. Bu nedenle Kopenhaglılar yaşamak için bu bölgeyi tercih ediyor. Kanal kenarında biranızın keyfini çıkarın, Rene Redzepi'nin dünyaca ünlü restoranı Noma'da yemek yiyin ya da Danimarka Kraliyet Operası'nda olağanüstü bir deneyim yaşayın. Christianshavn'da yer alan bağımsız kasaba Christiania'yı da ziyaret etmeyi unutmayın. Kopenhag'daki bağımsız kasaba Christiania Kopenhag Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 7. sırasında yer alıyor. 1971'de terkedilmiş bir askeri kışlaya yerleşerek, Danimarka hükümetininkinden tamamen farklı olan kendi toplum kurallarını geliştiren bir grup hipi tarafından kurulmuş olan Christiana sakinlerinin farklı yaşam tarzları ile ünlü. Christiania atölyelerin, sanat galerilerinin, barların, ucuz ve organik yiyeceklerin ve muazzam doğanın bir karışımı durumunda. Yerlileri tarafından yürütülen rehberli turları ile ziyarete açık bir bölge olan Christiania'da Danimarka'da yasak olan esrar satışı sebebiyle özellikle Pusher Caddesi içinde ve civarında video ve fotoğraf çekimi yapması tavsiye edilmiyor. Danimarka mimarisi, dünyanın geri kalanına bıraktığı gibi Kopenhag'a da izlerini bırakan, Hennig Larsen ve Bjarke İngels gibi uluslararası bilinen yerel mimarları ile yeni altın çağına doğru ilerliyor. Su, boşluk, çevrecilik ve ışık, deniz şehri olan Kopenhag'daki mimarinin anahtar elementleri. Cesur şehir planlaması ve birinci sınıf mimarı, tarihi binalar ve saraylar boyunca hızla kendini gösteriyor. Danimarka mimarisine güzel bir örnek teşkil eden, toplamda 41 bin m2 olan Kraliyet Opera Binası'nın 14 katından 5'i yer altında yer alıyor. Danimarkalı mühendis Henning Larsen tarafından tasarlanmış Danimarka Kraliyet Opera Evi için biletler, internet üzerinden veya gösteri başlamadan 2 saat önce opera gişesinden alınabiliyor. Kopenhag Gezilecek Yerler listemizin 9. su Frederiksberg lüks alışveriş olanakları ve yeşil alanları ile Kopenhag'ın popüler bir bölgelerinden biri. Daha çok ununu elemiş, eleğini asmış yaşlı kitlenin oturduğu Frederiksberg'teki ana caddenin adı Gammel Kongevej, nam-ı diğer King's Road. Bu cadde giysi dükkanları, suşi restoranları, kafeleri ve şarküterileri ile ön plana çıkıyor. Bölgenin övündüğü bir de yemek caddesi var. Frederiksberg ile Vesterbro arasındaki sınır boyunca uzanan Fransız atmosferli V rnedamsvej caddesi, spesiyalist peynirleri, şarapları, balıkları, çikolata dükkanları, kafeleri ve bakkalları ile adeta bir gurme cenneti. Bu bölge ayrıca Frederiksberg Bahçeleri, Fen Bilimleri Fakültesi'nin romantik bahçesi ve Sondermarken ile yeşil bir vaha görünümü veriyor. Kopenhag Hayvanat Bahçesi de Frederiksberg bölgesinde yer alıyor. Kopenhag Hayvanat Bahçesi, 264 renkli türü de kapsayan 3000'in üzerinde hayvana ev sahipliği yapıyor. Yani, Kopenhag Hayvanat Bahçesi, tropikal hayvanat bahçesi bölümüyle ziyaretçilerine harika bir deneyim yaşatıyor. Yılanlar, timsahlar, ipek maymunları, guguk kuşları, cüce geyik, özgürce uçan kuşlar ve kelebekler, 1500 m2 büyüklüğündeki yağmur ormanında görebileceğiniz hayvanlardan bazıları. Çocuklar için olan bölümde, Afrika cüce keçilerini sevmek ve hayvanat bahçesindeki çiftlik hayvanlarıyla tanışmak mümkün. Burada atların eğitimine şahit olabilir, beslendikten sonra onları sevebilirsiniz. 2008'de açılan fil evinin dünyadaki en iyi fil tesislerinden biri olduğu düşünülüyor. Burada filleri, kendi yaşam alanlarında yakından gözlemlenebiliyor. Örneğin filler bütünüyle suyun altına girebilecekleri havuzlarda banyo yaparken izlenebiliyor. 431 yıllık geçmişe sahip olan eğlence parkı, J gersborg Dyrehave'in gür ağaçlarının ortasında, 400 yaşında ağaçların ve 2000'den fazla geyik çeşidinin bulunduğu yemyeşil bir alanda konumlandırılmış. 33 tane rollercoaster'ı, dönme dolapları ve daha birçok çeşit macera dolu ve heyecan verici oyuncaklarıyla, Bakken, İskandinavya'daki diğer parklardan çok daha fazla eğlence vadediyor. Bakken'da bir bardak kahve yahut bir kadeh şarap içebileceğiniz mekanlara sıkça rastlayabilirsiniz. Ya da bir bara dönüştürülmüş eski Londra otobüsünde buz gibi biranızı yudumlayabilirsiniz. Bakkens Hvile'deki nostaljik kabareler, kaçırmamanız gereken gece etkinlikleri arasında. Bu etkinlikte şarkı söyleyen kızları, 132 yıldır susmadan söyledikleri şarkılarını söylerken yakalayabilirsiniz. Bakken Eğlence Parkı'na giriş ücretsiz. Danimarkalı Rococco mimarının en büyük işlerinden biri olarak kabul edilen Amelienborg Sarayı 1700'lerde inşa edilmiş olup dört benzer binadan oluşur VII. Christian'ın Sarayı, VIII. Christian'ın Sarayı, VII Frederik'in Sarayı ve IX. Christian'ın Sarayı. Saray meydanının ortasında 1771'den Kral V. Frederik'in heykeli bulunmaktadır. Amelienborg Sarayı'nda Danimarka Kraliyet Ailesi hakkında bilgi sahibi olabileceğiniz müzeyi ziyaret etme şansınız da bulunuyor. Kraliyet muhafızlarının nöbet değişim seremonisini her gün saat 12:00'da izlenebiliyor. Kopenhag'da bulunan Danimarka Milli Müzesi Taş Devri, Viking Devri, Orta Çağ, Rönesans ve Modern Danimarka tarihinden oluşan sergilere ev sahipliği yapıyor. Kopenhag Gezilecek Yerler listemizin 12. si lan Milli Müze, Prens Sarayı'nda yer alıyor. Artık kraliyet ailesi tarafından kullanılmıyor fakat Büyük Salon hala prens ve prensesleri ağırlayabilecek kadar zarif görünüyor. Galeri, odaları ve seçkin eser alanlarını birbirine bağlayan geniş bir koridordan oluşuyor. Milli Müze çok geniş bir etnografik koleksiyon, klasik ve yakın doğu antikaları, bozuk para ve madalya koleksiyonuyla bir oyuncak müzesine sahip olmasıyla övünüyor. Müzede çocuklar için de bir bölüm de mevcut. Kopenhag Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 13. sü Danimarka Milli Müzesi'ne giriş ücretsiz."} {"url": "https://gezentianne.com/korfu-adasi-gezi-rehberi-yazisi-blog", "text": "- Yunan Adalarını seviyor ama Türk turist yoğunluğundan kendinizi yurt dışında gibi hissetmiyorsanız, - Yunan kültürünün, başka bir gözdeniz İtalyan kültürüyle yoğrulduğu bir ada görmek istiyorsanız, - Avrupalıların öve öve bitiremedikleri İyon denizinin turkuaz renkli sahillerini keşfetmek istiyorsanız, 5 gün geçirdiğimiz kuzeyi ayrı, güneyi ayrı güzel olan bu adada dikkatimi ilk olarak adanın Ege'deki çorak Yunan Adaları'nın aksine yeşillikler içinde olması çekti. Uzun yıllar Venedik yönetiminde kalan ada bu dönem de yeşillendirilmiş ve bu yeşilliği yüzyıllardır korumayı başarmış. Bir masal ülkesinde geziniyormuş hissine kapılacağınız Korfu Adası'nın yaklaşık 200 kilometrelik sahil şeridi var. Tam da bu sebepten dolayı Korfu Adası'nda ulaşım ve Korfu Adası'nda konaklama konuları oldukça mühim. Korfu Adası gezi yazımda Korfu Adası'na ulaşım yollarını ve adada gezilecek yerleri anlatıyorum. Avrupa Ülkelerinden Korfu Adası'na pek çok direkt uçuş var ancak Türkiye'den maalesef direkt uçuş bulunmuyor. Ege sahillerinden feribotla ulaşılamayan Santorini ve Mikanos gibi diğer Yunan Adaları'nda olduğu gibi Korfu'ya da Aegean Airlines'ın Atina aktarmalı uçuşları ile ulaşılabiliyor. İstanbul Atatürk Hava Alanı'ndan kalkan Aegean Airlines uçak bilet fiyatları Pegasus yurt dışı bilet fiyatları ayarında oluyor. Diğer Yunan Adalarında olduğu gibi Korfu Adası'nda da her ne kadar otobüs ağı olsa da, özellikle bizim gibi çocuklu bir aileyseniz, araba kiralamak büyük kolaylık. Aracınızı direk havaalanından kiralamanızı tavsiye ederim. Böylece birazdan anlatacağım sahil kasabalarını ve gizli koyları keşfederken hayatınız çok kolaylaşacak. Her yerde olduğu gibi Korfu'da da otel yeri seçimine dikkat etmek çok önemli. Gitmeden önce yaptığımız araştırmalar bizi doğanın ve denizin daha göz kamaştırıcı olduğu adanın kuzey batısına yönlendirdi. Arillas Plajı'na yürüme mesafesindeki Tria Adelphia gerek göz kamaştıran plajlara göreceli olarak yakınlığı gerekse odalarının büyüklüğü ve havuz başında, zeytin ağaçları altında kahvaltı yaptığımız restoranıyla bizden geçer not aldı. Korfu otelinizi internetin en güvenilir otel rezervasyon sitesi olan Booking. com üzerinden ayarlayabilirsiniz. Korfu adasında birçok plaj bulunmaktadır ve bu plajlar bir çok otorite tarafından İyon denizindeki en güzel plajlar olarak nitelendirilirler. Gezentianne der ki, adanın kuzeyi ve kuzeybatısındaki plajlar, güneydekilere nazaran daha temiz, tenha ve pitoresk yani resmedilmeye değerdir. Dolayısıyla kısıtlı zamanınız varsa önceliği aşağıda yazdıklarıma veriniz. Korfu'nun akvaryumu olarak bilinen Paleokastritsa denizin rengi, plajları çevreleyen kayaları ve yeşil tepeleri ile bence adanın en çekici plajlarından biri. Manastır yolundan yukarı doğru çıkarken sağınızda göreceğiniz plaj en popüler olanıdır. Görmeden dönmeyiniz. Korfu Adası'nın kuzeyindeki Canal D'Amour adanın en meşhur yeri. İki kayanın arasında oluşmuş doğal tünelden dolayı bu isim verilmiş. Efsaneye göre bir taraftan diğerine yüzerek geçebilenler hayatının aşkını er ya da geç bulabiliyormuş. Upuzun bir kumsal, deniz pırıl pırıl, aşırı kalabalık değil. Restoran alternatifleri çok. Bütün günü burada geçirebilirsiniz. Agios Georgios'da bulunan Dixtia üzeri ada haritalı peçete örtülü masaları olan ufak bir taverna. Özellikle öğleden sonra müthiş deniz manzarası eşliğinde tzatziki, dolmades, kabak kızartma, cheese saganaki Kızarmış ıspanaklı gül böreği ile masayı donatmaya başlayın, taze deniz ürünleriyle devam edin. Denizin sesi zaten sizi sizden alacaktır. Eğer amacınız deniz, kum, güneş ise Korfu'nun açık ara en mutlu olacağınız plajı. Altın rengi kum geniş ve göz alabildiğine uzun bir sahil. Plajın kenarındaki tavernalar hem öğle hem de akşam yemeği için ideal. Adanın başka bir mavi bayraklı plajı, diğer plajlar ile kıyaslandığında daha çok yerli halkın takıldığı bir plaj. Sahilin tam başında, deniz ile iç içe konumlandırılmış Ocean Beach Taverna var, son derece taze deniz ürünleri yiyebileceğiniz bir restoran. Mutlaka deneyin. Adanın en ilgi çeken yeri kuşkusuz adaya ismini de veren Korfu eski şehir merkezidir. Korfu'nun hiç bozulmamış muhteşem mimarisinden dolayı kendinizi Venedik'in dar sokaklarında kaybolmuş gibi hissedebilirsiniz. Tipik ortaçağ şehirlerinde görmeye alıştığımız old town yani eski şehir kısmında kendinizi ister alışverişe, ister yeme içmeye verebilirsiniz. Herhangi bir kafede oturup gelen geçeni seyredebilir yada damak tadınıza uygun bir restoranda enfes lezzetlerin tadına bakabilirsiniz. - Korfu'da gezilecek tarihi yerlerin başında Eski Kale geliyor. Eski Bizans kalesinin üzerine Venedikliler tarafından 15. yüzyılda yeniden inşa edilmiş bu kale Avrupa'nın en iyi savunma amaçlı inşa edilmiş askeri yapılarının başında yer alıyor. - İkinci sıraya mucizeler yaratan lakabıyla tanınan Aziz Spiridon'un bozulmamış naaşının bulunduğu Aziz Spiridon Kilisesi'ni koyarım. Sadece bu kiliseyi ziyaret etmek için bile adaya çok sayıda ziyaretçi geliyor. - Çok güzel fotoğraf kareleri yakalayabileceğiniz meşhur Paleokastritsa Manastırı Top 3'e üç numaradan girer. - Bunların dışında Saint George ve Saint Michael Kraliyet Sarayları ile Bizans Müzesi ilginizi çekebilecek diğer yerler. Merhaba Yazınıza bayıldım... Bizde bu sene buraya gidiyoruz. Çok faydalı oldu... Tavsiyelerinizi deneyeceğim. egu menisadan corfu feribot ücreti nekadar acaba. internetten baktim bulamadim malesef. Bu ada da bir batı trakya türkü olarak yaşıyorum ve okuyorum ilgilenen olursa bir kaç gezilecek yer tavsiyesi ve rehberlikte yardımcı olabilirim. Korfu Adası'na Türkiye'den direkt feribot yok maalesef."} {"url": "https://gezentianne.com/korsan-adasi-tema-park-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "Dünyanın ilk 9 fonksiyonlu marina ve yaşam merkezi olma özelliğini taşıyan ve tamamı deniz üstünde tasarlanmış Viaport Marina bünyesinde yer alan Korsan Adası Tema Park, İstanbul Anadolu Yakası'nda, Tuzla'da konumlandırılmış. Her yaştan misafirlerine benzer bir eğlence deneyimi ve güzel bir gün geçirmeyi vaat eden Korsan Adası Tema Park'ta, dünyanın en heyecan verici roller coasterları arasında olan fenomen Red Fire ile birlikte toplam 28 ayrı eğlence ünitesi yer alıyor. Dünya standartlarında teknoloji kullanılarak tasarlanan Korsan Adası Tema Park, modern eğlence ünitelerinin yanı sıra klasik Türk lunapark kültürünü de yaşatıyor. Viaport Marina'da Korsan Adası Tema Park'ın yanı sıra ViaSea Akvaryum, Aquapark, Aslan Park, Bowling, Sinema, Timsah Outlet Alışveriş Merkezi ve Marina da bulunuyor. Tuzla Viaport Marina'da bulunan Korsan Adası'na toplu taşıma ile ulaşmak için Kadıköy-Kartal metrosu kullanabilirsiniz. Kartal metro durağında indikten sonra, durağın önünden geçen 130 numaralı Kadıköy-Tuzla İETT otobüsüne binip Şehitler Caddesi durağında inerek ulaşabilirsiniz. Özel aracınız ile gelecekseniz E-5'ten Tuzla Piyade Okulu kavşağından çıkış yapıp, güneye doğru anayolu ve yönlendirme tabelalarını takip ederek ulaşabilirsiniz. Marmarayla gelebilmek için Tuzla durağında inip Viaport logolu minibüslere binmeniz gerekiyor. 13 yaşından küçükler yanlarında yetişkin olmadan giriş yapamaz. Biletsiz giriş yoktur. Her yaştan misafirlerine benzersiz bir eğlence deneyimi sunan Korsan Adası Tema Park'ta, dünyanın en heyecan verici roller coasterları arasında olan Red Fire ile birlikte toplam 28 ayrı eğlence ünitesi yer alıyor. Dünya standartlarında teknoloji kullanılarak tasarlanan ViaSea Tema Park, modern eğlence ünitelerinin yanı sıra klasik Türk lunapark kültürünü de yaşatıyor. 9 metre yüksekten dönerek, heyecanlı ve keyifli bir serbest düşüş yaşatan DEV BALİNA ORKA da her yaştan misafire hitap ediyor. GİRDAP 10 yaş altı için fazla iddialı, onlara abla ve ağabeyler biniyor. Kendi ekseni çevresinde 360 derece dönen bu adrenalin ünitesine insan bakarken bile heyecanlanıyor. Nautilus'tan sonra ikinci favorimiz kendi etrafında da dönebilen çarpışan otoya benzetebileceğim DÖNENCE oluyor. Sadece ViaSea Tema Park'ta yaşanabilecek bir karting deneyimi olan FORMULA MARİNA da erkek çocukların favorisi. 1 veya 2 kişilik elektrikli özel araçlar ile içe eğimli özel pistde ünlü Nascar yarışlarına benzer bir sürüş keyfi yaşanabiliyor. Küçükler Roller Coaster keyfi yapamaz mı? Adrenalin sever miniklerin imdadına minik roller coaster SEKİZ yetişiyor. Bu ünite öyle eğlenceli ki refakatçi olarak büyüklerin bile çığlık attığına şahit olunuyor. Uçuş tutkusunu doyasıya yaşamak isteyen minik cesur yürekler kendi kontrollerindeki uçaklarla donanmış HÜRKUŞ ile uçuyor. Boyu 80-105 cm arasında olan çocuklar refakatçi ile binebiliyor ve refakatçi kullanımı ücretsiz. Bir lunapark klasiği olan Çarpışan Oto'ya binmezsek olmaz. İşin güzel tarafı Korsan Adası Tema Park'ta farklı yaş grupları için iki ayrı ÇARPIŞAN OTO ünitesi var. Bize düşen doğru üniteyi seçtikten sonra sadece direksiyonu çevirmek ve gaza basmak. 🙂 Lunaparkların benim için en keyifli ünitesi olan gondollarda Korsan Adası Tema Park'ta küçük çocuklar ve büyük çocuklar için iki ayrı üniteye ayrılmış, tabi ki bizim tercihimiz büyük çocuklar için olan REİS GONDOL oluyor. Dönme dolap Lunaparkların olmazsa olmazı. MİNİ DÖNME DOLAP ile minikler refakatçileri ile birlikte dönme dolabımızın keyfini çıkarıyor. Üstelik refakatçi kullanımı da ücretsiz. Korsan Adası Tema Park'ta zaman su gibi akıp gidiyor. Üniteler arasında koşturup duran miniklerin karnı acıktığında Tema Park'tan çıkmadan bir şeyler atıştırabilecekleri minik bir kafe de bulunuyor. Uçan salıncakları sevmeyen var mı? Çocuklarınızla birlikte gökyüzünde süzüleceğiniz DENİZ SALINCAĞI Korsan Adası Tema Park'ın hepimizi birden keyiflendiren ünitelerinden biri oluyor. Korsan Adası Tema Park'da çığlıklar ve kahkahalarla dolu bir gün böyle sona eriyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Aslında kendi sitesinden yıllık kart alması daha mantıklı ve daha ucuza geliyor gibi duruyor."} {"url": "https://gezentianne.com/koruparkta-kahvalti-nerede-yapilir-midpoint-bursa", "text": "İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de cafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Korupark AVM'de yer alan Midpoint'in Bursa Şubesi de hem geniş iç mekanı ve hem de modern dekorasyonu ile ön plana çıkıyor. Midpoint kahvaltı menüsünde tek kişilik kahvaltı, çift kişilik kahvaltı, omlet çeşitleri, tost çeşitleri gibi farklı kahvaltı seçenekleri bulunuyor. Tek kişilik kahvaltı aceleciler için Hızlı ve Leziz, geniş geniş kahvaltı etmek isteyenler için Senin Kahvaltın olmak üzere ikiye ayrılıyor. Çoğu kahvaltı mekanında olduğu gibi \"İki kişi gidelim serpmelerce yiyelim.\" diyenlerin imdadına için Midpoint Anne Kahvaltısı yetişiyor. \"Hep Türk kahvaltısı hep Türk kahvaltısı nereye kadar biraz da başka lezzetler deneyelim.\" diyenlere Britanya Kahvaltısı farklı bir alternatif oluyor. Tost severler Yengen Tostunu tercih ederken, \"Bir tek yumurtam olsun bana yeter\" diyenler Sahanda Sucuklu Yumurtaya ekmeğini banıyor. Kahvaltı servisi hafta içi 09:00 12:00 arası, hafta sonu ve tatil günleri 09:00 14:00 saatleri arasında yapılıyor. İki kişilik sunulan Midpoint Anne Kahvaltısı'nda Ezine beyaz peynir, Trakya eski kaşar peyniri, sepet peyniri, taze kaşar peyniri, taze lor, böğürtlen reçeli, Geyikli siyah zeytin, acuka, yumurta, bal, marmelat, kaymak, Nutella, domates, salatalık, pancake, domates soslu sosis, biber kızartma, sigara böreği, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Senin Kahvaltın'da Haşlanmış yumurta, Ezine beyaz peynir, taze kaşar peyniri, sepet peyniri, Geyikli siyah zeytin, bal, kaymak, Nutella, tereyağı, domates, salatalık, marmelat, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Britanya Kahvaltı'da İngiliz kahvaltı klasiklerinden ızgara sosis, bacon, iki adet göz yumurta, ızgara soğan, sote patates ve bir adet demleme çay bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kos-adasi-gezi-notlari-nasil-gidilir-restoranlar-plajlar", "text": "Adalarda dört beş günden fazla kalacaksanız kendi arabanızla geçmek, daha az kalacaksanız oradan kiralamak daha mantıklı oluyor. 'Yalnızca Türkiye'de...' Diye başlayan sanal ortamda yazılıp çizilen abukluklara 'Yalnızca Yunan Adaları'nda' diye başlayan yeni bir seri ekleyeceğim sanırım ben:) Neyse ki korktuğumuz başımıza gelmiyor. Biz termostaki çayımızı içip bir şeyler atıştıradururken feribot sırası eriyor ve karaya yanaşmamızdan tam 40 dakika sonra arabamızla Kos sokaklarında süzülmeye başlıyoruz. Otelimiz Merkez'den 13 km mesafedeki adanın gezilecek yerler ve görülecek yerler listesinde çok da ön plana çıkmayan Tigaki bölgesinde. İnce uzun bir ada olduğu için Kos'ta diğer adalarda olduğu gibi adanın etrafını çevreleyen bir anayol yerine bir ucundan diğer ucuna kadar giden çizgi şeklinde tek bir hat var. Kumsallara anayoldan sapılan tali yollardan ulaşılıyor ancak bu yolların hepsi de asfalt. Adanın ulaşım alt yapısı gayet başarılı. 15 dakikada Adanın kuzey hattındaki Tigaki'ye ulaşıp denize yürüme mesafesindeki apart otelimiz Miros'a yerleşiyoruz. Fazla vakit kaybetmeden kumsaldaki ağaç gölgelerinden birine konuşlanıp kendimizi serin sularına bırakıyoruz. İlk kez gördüğüm yerleri daha önce gördüğüm yerlere benzetmeye bayılırım, açıklarda yüzerken Tigaki'ye dönüp baktığımda denizin rengini ve bol ağaçlı kumsalını, Thassos Adası'ndaki Pachis Beach'e çok benzetiyorum. Tigaki'den ayrılıp sahil boyunca yola devam ediyor ve adanın kuzey hattı boyunca bir sonraki bölge olan Marmari'ye ulaşıyoruz. Marmari'de ardı ardına sıralanmış tatil köyleri bizi şaşırtıyor. Yunan Adaları'nda daha önce rastlamadığımız bir konsept. Kos ile ilgili Türkiye'den feribotla geçilen diğer adalarda rastlamadığımız diğer bir durum ise buraya tatile gelenlerin çoğunun Hollandalı ve İngiliz ağırlıklı Avrupalı turistler olması. Marmari Plajı rüzgar aldığı için sörfçüler ile dolu, dar ve uzun kumsalı sakin ve keyifli. Burasını da hem fiziki yapısı hem de sörfçülerden dolayı Gökçeada'daki Aydıncık Plajı'na benzetiyorum. Lezzetler oldukça averaj olmasına rağmen güzel bir gece geçiriyoruz. Mücveri, kızarmış kabağı, karides saganaki ve metaxa ile alevlendirilen peynir saganakiyi beğeniyor, sübye ızgarayı sert buluyoruz. Servis bayramda mekana akın etmiş Türk güruha ne yazık ki yetişemiyor. Alevli sirtaki gösterisi bir Thassos'taki Taverna Augustos gibi olmasa da fena değil, en azından çocukları eğlendiriyor. Gece sonunda iki aile toplam 100 euro hesap ödüyoruz. Thassos'ta ödediğimiz hesapların neredeyse iki katı. 🙂 Dedim ya turistik ada. Kahvaltı öncesi yüzümüzü denizde yıkama seromonimiz ve apartımızın balkonunda aldığımız kahvaltı sonrası bu kez adanın merkezinden yaklaşık 40 km uzaklıktaki güney kıyılarındaki dalgasız koylara doğru yola koyuluyoruz. Kardemenia'nın merkezindeki daracık sokaklarda gezerken rastladığımız cillop bir koyda suya atladıktan sonra adanın bence en güzel denizinin olduğu Paradise Beach'e ulaşıyoruz. Paradise Beach'in denizi çarşaf gibi, berrak, ılık ve gayet cezbedici bir rengi var ama gel gör ki çok kalabalık. Upuzun kumsalda yanyana dizilmiş onlarca, belki yüzlerce şezlong hayal edin. Yine de bu denizi çok seviyor, keyifle yüzüyoruz. Çocuklar denizin ortasında kurulmuş su parkına bayılıyorlar. Sonrasında Paradise beach bar'a çıkıyor, biz frappelerimizi yudumlarken, kuzular dondurmalarını yalıyorlar. Akşam yemeği için bu kez rotamızı günbatımı seyri ile meşhur Zia Köyü'ne çeviriyoruz. Dikeos Dağının eteklerindeki kurulmuş olan bu köy aynı zamanda tüm Kos Adası'na hakim bir manzaraya da sahip. Her akşam onlarca turist bu köye gelip etraftaki incik boncuk ve süngercilerden alışveriş yapıyor, köyün restoranlarından birinde Yunan lezzetlerini tadarken gün batımını izliyorlar."} {"url": "https://gezentianne.com/kos-adasi-nerede-nasil-gidilir-pasaportsuz-vizesiz-gecilir-mi-feribot-ucreti", "text": "Ege Denizi'nde bulunan on iki adalardan Kos Adası, diğer adı ile İstanköy, Yunanistan sınırları içerisinde ve Bodrum'a 8 deniz mili mesafede. Bodrum'dan Kos'a feribot ile yolculuk sadece 20 dakika sürmekte. Kos Adası gezi yazımda sizlere Kos Adası'na ulaşım yollarını tek tek açıklıyorum. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Kos Adası'na feribot ile özel aracınız ile de geçiş yapılabiliyor. Binek araca tek yön için 50 Euro ödemeniz gerekiyor. Kos Adası'nda araba kiralamanın günlük 50 Euro civarında olduğu düşünüldüğünde kısa tatiller için arabasız, uzun tatiller için araba ile geçmeniz öneriliyor. Kos'a Turgutreis'ten de feribot seferleri düzenleniyor. Yunanistan Avrupa Birliğine üye bir ülke olduğundan, eğer yeşil pasaporta sahip değilseniz, Kos Adası da dahil olmak üzere, Yunan Adaları'ndan birine geçmek için schengen vizesine sahip olmanız gerekmektedir. Feribotla geçiyor olmak ne yazık ki bu kuralı değiştirmemektedir. Yani Kos Adası'na günübirlik bile olsa PASAPORTSUZ VE VİZESİZ GEÇİŞ YOKTUR. Ancak feribot ile geçilen Yunan adalarına kısa süreli turistik geziler için girişler kolaylaştırılmış, GEÇİCİ VİZE uygulamasına başlanmıştır. Verilen vize, tek girişli Schengen Vizesi olup, Kos Adası ve Yunanistan'ın diğer adalarına yapmayı planladığınız (maksimum 15 gün geçerli olabilen) seyahatleriniz için geçerlidir. Kos Adası'na geçmeden önce vizeyi bu yöntemle alabilmek için Bodrum'daki Bodrum Feribot ve Bodrum Express Lines şirketlerine, seyahatten en az 4 gün öncesinden belgeleriniz ile birlikte başvurunuzu yapmamız gerekmektedir. Gerekli belgeler aşağıdaki gibidir. - En az 6 ay geçerli pasaportun fotoğraflı sayfasının fotokopisi - 2 adet yeni çekilmiş biyometrik fotoğraf - Elektronik ortamda doldurulmuş vize başvuru formu - Konfirmasyonlu otel rezervasyonu formu - Gidiş-dönüş gemi bileti - Güncel banka hesap cüzdan fotokopisi - Vize ve acente hizmet harcı - Yunanistan'a varıştaki bekleme süresi ile ilgili yolcu beyanı - Kimlik fotokopisi Not: 2 senedir pandeminin devam etmesi ve iki ülke arasındaki politik gerilimden dolayı sınırlar ne yazık ki kapalı. Bu yüzden klasik Türk ve yabancı tatilciler Kos Adası'na gitmek yerine klasik Bodrum tekne turu yapmayı ya da Bodrum'da tekne kiralama hizmetini tercih ediyorlar bununla birlikte Bodrum'u keşfetmeye çalışıyorlar."} {"url": "https://gezentianne.com/kuba-havana-gezilecek-yerler", "text": "Bir yanda görkemli saraylar bir yanda inanılmaz sevimlilikte, rengarenk panjurlu, avlulu evler, bir yandan da harabeye dönmüş, yıkılmak üzere olan ama hala içinde yaşanılan konutlar ve yüzü hep gülen insanlar. Masal gibi bir şehir Küba'nın başkenti Havana, orijinal adıyla 'La Habana'. Şehri ilk gezdiğinizde 'Bu kadar yolu bu yıkık dökük evleri mi görmeye geldim hissi oluşsa da, Havana'nın neşesi ve huzuru daha ilk günün sonunda sizi sarıyor, otelinizde uyandığınız her yeni gün 'Ne güzel Havana sokaklarında kaybolacağım, mojitomu yudumlarken sokak çalgıcıların müzikleri ile keyfe dalacağım bir günüm daha var' umudu ile içiniz içinize sığmıyor. Havana hakkında kısa bilgiler verdiğim yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Küba, Havana gezi yazımda Havana'da Gezilecek Görülecek Yerleri tek tek açıklıyorum. Küba, Havana Gezilecek Görülecek Yerler listemizin ilki Plaza Vieja İspanyolcada 'Eski Meydan' anlamına geliyor. Rengarenk binaları, nefis pozlar veren avluları ve kafelerin meydana taşan masalarında mojitosunu yudumlayan insanlarla dolu cıvıl cıvıl ortamı ile Plaza Vieja sevimlilikten ölüyor. Havana'daki en önemli 5 meydandan biri olan Plaza de la Catedral ismini bu meydanda bulunan Havana Katedrali'nden alıyor. Tarihi ambiyansı, kafe restoranları ve at arabaları ile bu meydan da turistler için harika pozlar veriyor. Küba ile özdeşleşmiş olan Fidel Castro ve Che Guevara efsanelerinin ruhunu hissedebileceğiniz, devrim ile ilgili tüm detayları bulabileceğiniz Devrim Müzesi Museo de la Revolucion, Havana'da gezilecek ve görülecek yerlerin başında bulunuyor. Giriş ücreti 8 Cuc, yaklaşık 8 'ya denk geliyor. Barselona'nın La Rambla'sı varsa Havana'nın Paseo de Martı'sı var. Pablo adıyla da bilinen Avrupai tarzdaki bu bulvarın her iki tarafı trafiğe açık yolun ortasında sadece yayalara açık olan ağaçlar altında keyifli bir yürüyüş rotası sunuyor. Paseo de Martı boyunca dizilmiş farklı mimarideki binalardan hangi birinin fotoğrafını çekeceğini insan şaşırıyor. Amerikan Kongre Binası'na benzetilmesine rağmen aslında Paris'teki Pantheon'dan modellenmiş, Küba, Havana Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 5.'si El Capitolio Havana'daki en görkemli yapı. Devrime kadar Küba Kongre Merkezi olarak daha sonra da Küba Bilimler Akademisi Ve Ulusal Bilim Ve Teknoloji Kütüphanesi olarak hizmet vermiş olan El Capitolio, 2018 itibariyle yeniden Milli Kongre Merkezi'ne dönüştürülmüş olacak. Şehrin Old Havana'ya göre göreceli olarak modern yüzü olan Vedado bölgesindeki La Rampa Caddesi boyunca ofisler, parklar, turizm şirketleri, kafe, restoran ve gece klüpleri bulunuyor. Hotel Nacional de Cuba' nın da bulunduğu La Rampa Caddesi Havana'nın sahil şeridi olan olan Malecon'a kadar uzanıyor. Havana hakkında neredeyse tüm filmlerin çekildiği, şehrin en lüks, en tarihi ve en görkemli oteli Hotel Nacional de Cuba Küba, Havana gezilecek görülecek yerler listemizin 7. sırasında yer alıyor. Hotel Nacional de Cuba'da konaklamasanız bile muhteşem bahçesinde birer daiquiri ya da mohito içmek Havana'da yapılması gereken şeylerin başında geliyor. Havana sahilinde, Vedado bölgesinden Havana'nın merkezine kadar, 8 km boyunca uzanmış sahil şeridine verilen isim olan Malecon, Havana Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 8. sırasında yer alıyor ve özellikle akşam saatlerinde Kübalı gençlerin uğrak noktası oluyor. 1997'de İstanbul'da gerçekleşen Habitat toplantısında 'Bu kadar büyük bir devrim yaptım ama onun yaptıklarını ben başaramazdım. Asıl devrimci Atatürk'tür.' diyen Fidel Castro'nun ülkesinde yabancı bir devlet adamına ait tek büst. Malecon sahilinin Eski Havana ile buluştuğu noktadaki Puerto Caddesi'nin üzerinde, gerçekleştirdiği devrimlerin binlerce kilometre ötesinde Atamızın büstünü görüp de gözlerinizin dolmamasına imkan yok. Küba'nın milli rom markası Havana Club'un yapılış hikayesini dinleyip tadım yapabileceğiniz ve market bölümünden satın alabileceğiniz Museo Del Ron Havana, Küba, Havana Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 10. sırasında yer alıyor. Küba, Havana Gezilecek Görülecek Yerler listesinin 12. sırasında yine bir müdavim barı bulunuyor. Bu kez müdavimler Salvador Allende, Pablo Neruda ve Josignacio. Ayrıca bu barın mojitonun da doğduğu yer olduğu iddia edilse de bu konu çok net değil. Sanat galerileri, mağazalar, kafe ve barlar ile dolu dar ve uzun bir sokak olan Calle Obispo Havana'da görülecek yerlerin başında bulunuyor. Çoğu oldukça salaş olan kafelerde yapılan canlı müzik eşliğinde dans edenler sokaklara taşıyor. Vedado bölgesinde, deniz kıyısında ve açık havada canlı performansların gerçekleştiği salsa klübü. Masalar, sandalyeler çay bahçesi kıvamında olsa da ortam oldukça keyifli. Yine Vedado Bölgesinde eski bir zeytinyağı fabrikasından dönüştürülmüş F. A. C'ın Havana'nın gece hayatı anlamında en popüler mekanı olduğunu söyleyebilirim. Hafta içi akşamlarında dahi önünden kuyruk eksilmeyen bu sıradışı yerde hem fotoğraf sergisi hem tiyatro hem açık hava sineması hem restoran bulunuyor, mekanda ayrıca canlı performanslar ve dj performansları da gerçekleşiyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kuba-nerede-nasil-gidilir-kuba-hakkinda-bilgiler", "text": "Unesco araştırmasına göre dünyanın en çok görülmek istenen ülkesi olan Küba Amerika Kıtası'nda, Karayipler bölgesinde yer alan bir ada ülkesi. Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletinin hemen güneyinde, Meksika Körfezi'nin girişinde bulunan Küba Amerika Birleşik Devletleri'ne 180 km, Meksika'ya 210 km mesafededir. Küba'nın başkenti Havana'ya İstanbul'dan Salı, Perşembe günleri Türk Hava Yolları'nın direkt uçuşları bulunuyor. Uçuşlar ortalama 13 saat sürüyor. Uçak bileti ücretleri 4000 TL ile 6000 TL arasında değişkenlik gösteriyor. - Cana yakın Küba halkı. - Dört mevsim sıcak tropikal iklim. - Dünyaca ünlü Habanos puroları. - Tarih, devrim, vatanseverlik ile dolu, emperyalist dünyaya yarım asırdır baş kaldıran asil bir halk ve vefat etmiş olsa da lideri Fidel Castro. - Küba'nın her köşesinde hala canlı kalan ve Küba'ya gelenler de derin izler bırakan Che efsanesi. - Salsa müziği ve diğer yerel danslar - Turkuaz renkli denizler ve upuzun plajlar 'Her yerde bir yer var' Havana sokaklarında gezerken sıkça kullandığımız, bizi gülümseten cümlemiz. Gerçekten de Eski Havana bölgesinde rastgele girdiğiniz sokaklar sizi sevimli bir kafe, bir sanat galerisi ya da nefis pozlar alabildiğiniz meydanlara uzanan avlulardan biri ile buluşturuyor. Küba'da halkın kullandığı para birimi ile turistler için geçerli olan para birimi farklı ve turistler sadece değiştirilebilir peso kullanabiliyor. CUC olarak ifade edilen değiştirilebilir peso yaklaşık 1 Dolar ya da 1 Euro'ya denk geliyor. Bu nedenle hemen hemen her yerde hem Euro hem de Dolar geçiyor. Havana'daki antika Amerikan arabaları sadece poz vermek için bulunmuyor elbet. Hem üstü açık hem de kapalı modelleri taksi olarak kullanılıyor. Bu güzellerle şehrin herhangi bir noktasından bir diğerine ortalama 10 $ karşılığında ulaşılabiliyor. Evet güvenli. Havana merkezini İstiklal Caddesi ve ara sokakları gibi düşünün. Daha geride kalan sokakları da Tarlabaşı. Gece yarısı Tarlabaşı'nda tek başınıza yürümeye cesaret eder misiniz? Ama Havana'nın arka sokaklarında edebilirsiniz. Taciz edilmek ne kelime, burada kimse size dönüp bakmıyor bile. Havana'da her seferinde bizi şaşkınlığa düşüren konulardan biri de bu. Bir yanda görkemli saraylar bir yanda inanılmaz sevimlilikte, rengarenk panjurlu, avlulu evler, bir yandan da harabeye dönmüş, yıkılmak üzere olan ama hala içinde yaşanılan konutlar ve yüzü hep gülen insanlar. Masal gibi bir şehir Küba'nın başkenti Havana, orijinal adıyla 'La Habana'. Şehri ilk gezdiğinizde 'Bu kadar yolu bu yıkık dökük evleri mi görmeye geldim hissi oluşsa da, Havana'nın neşesi ve huzuru daha ilk günün sonunda sizi sarıyor, otelinizde uyandığınız her yeni gün 'Ne güzel Havana sokaklarında kaybolacağım, mojitomu yudumlarken sokak çalgıcıların müzikleri ile keyfe dalacağım bir günüm daha var' umudu ile içiniz içinize sığmıyor. Küba, Havana Gezilecek Görülecek Yerler listemizin ilki Plaza Vieja İspanyolcada 'Eski Meydan' anlamına geliyor. Rengarenk binaları, nefis pozlar veren avluları ve kafelerin meydana taşan masalarında mojitosunu yudumlayan insanlarla dolu cıvıl cıvıl ortamı ile Plaza Vieja sevimlilikten ölüyor. Havana'daki en önemli 5 meydandan biri olan Plaza de la Catedral ismini bu meydanda bulunan Havana Katedrali'nden alıyor. Tarihi ambiyansı, kafe restoranları ve at arabaları ile bu meydan da turistler için harika pozlar veriyor. Küba ile özdeşleşmiş olan Fidel Castro ve Che Guevara efsanelerinin ruhunu hissedebileceğiniz, devrim ile ilgili tüm detayları bulabileceğiniz Devrim Müzesi Museo de la Revolucion, Havana'da gezilecek ve görülecek yerlerin başında bulunuyor. Giriş ücreti 8 Cuc, yaklaşık 8 'ya denk geliyor. Barselona'nın La Rambla'sı varsa Havana'nın Paseo de Martı'sı var. Pablo adıyla da bilinen Avrupai tarzdaki bu bulvarın her iki tarafı trafiğe açık yolun ortasında sadece yayalara açık olan ağaçlar altında keyifli bir yürüyüş rotası sunuyor. Paseo de Martı boyunca dizilmiş farklı mimarideki binalardan hangi birinin fotoğrafını çekeceğini insan şaşırıyor. Amerikan Kongre Binası'na benzetilmesine rağmen aslında Paris'teki Pantheon'dan modellenmiş, Küba, Havana Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 5.'si El Capitolio Havana'daki en görkemli yapı. Devrime kadar Küba Kongre Merkezi olarak daha sonra da Küba Bilimler Akademisi Ve Ulusal Bilim Ve Teknoloji Kütüphanesi olarak hizmet vermiş olan El Capitolio, 2018 itibariyle yeniden Milli Kongre Merkezi'ne dönüştürülmüş olacak. Şehrin Old Havana'ya göre göreceli olarak modern yüzü olan Vedado bölgesindeki La Rampa Caddesi boyunca ofisler, parklar, turizm şirketleri, kafe, restoran ve gece klüpleri bulunuyor. Hotel Nacional de Cuba' nın da bulunduğu La Rampa Caddesi Havana'nın sahil şeridi olan olan Malecon'a kadar uzanıyor. Havana hakkında neredeyse tüm filmlerin çekildiği, şehrin en lüks, en tarihi ve en görkemli oteli Hotel Nacional de Cuba Küba, Havana gezilecek görülecek yerler listemizin 7. sırasında yer alıyor. Hotel Nacional de Cuba'da konaklamasanız bile muhteşem bahçesinde birer daiquiri ya da mohito içmek Havana'da yapılması gereken şeylerin başında geliyor. Havana sahilinde, Vedado bölgesinden Havana'nın merkezine kadar, 8 km boyunca uzanmış sahil şeridine verilen isim olan Malecon, Havana Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 8. sırasında yer alıyor ve özellikle akşam saatlerinde Kübalı gençlerin uğrak noktası oluyor. 1997'de İstanbul'da gerçekleşen Habitat toplantısında 'Bu kadar büyük bir devrim yaptım ama onun yaptıklarını ben başaramazdım. Asıl devrimci Atatürk'tür.' diyen Fidel Castro'nun ülkesinde yabancı bir devlet adamına ait tek büst. Malecon sahilinin Eski Havana ile buluştuğu noktadaki Puerto Caddesi'nin üzerinde, gerçekleştirdiği devrimlerin binlerce kilometre ötesinde Atamızın büstünü görüp de gözlerinizin dolmamasına imkan yok. Küba'nın milli rom markası Havana Club'un yapılış hikayesini dinleyip tadım yapabileceğiniz ve market bölümünden satın alabileceğiniz Museo Del Ron Havana, Küba, Havana Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 10. sırasında yer alıyor. Küba, Havana Gezilecek Görülecek Yerler listesinin 12. sırasında yine bir müdavim barı bulunuyor. Bu kez müdavimler Salvador Allende, Pablo Neruda ve Josignacio. Ayrıca bu barın mojitonun da doğduğu yer olduğu iddia edilse de bu konu çok net değil. Sanat galerileri, mağazalar, kafe ve barlar ile dolu dar ve uzun bir sokak olan Calle Obispo Havana'da görülecek yerlerin başında bulunuyor. Çoğu oldukça salaş olan kafelerde yapılan canlı müzik eşliğinde dans edenler sokaklara taşıyor. Vedado bölgesinde, deniz kıyısında ve açık havada canlı performansların gerçekleştiği salsa klübü. Masalar, sandalyeler çay bahçesi kıvamında olsa da ortam oldukça keyifli. Yine Vedado Bölgesinde eski bir zeytinyağı fabrikasından dönüştürülmüş F. A. C'ın Havana'nın gece hayatı anlamında en popüler mekanı olduğunu söyleyebilirim. Hafta içi akşamlarında dahi önünden kuyruk eksilmeyen bu sıradışı yerde hem fotoğraf sergisi hem tiyatro hem açık hava sineması hem restoran bulunuyor, mekanda ayrıca canlı performanslar ve dj performansları da gerçekleşiyor. Geleneksel Küba mutfağı, İspanyol, Karayip ve Afrika mutfakları karışımı. Küba'nın en bilinen ve her an her evde olan yemeği unvanını alan Congri ve muz kızartması bu üç mutfağın kültürel karışımına örnek. Değişime kapalı bir toplum olan Küba gastronomi anlamında da kendini pek geliştirememiş. Bu nedenle gittiğimiz restoranların hiçbirinde büyük bir lezzet deneyimi yaşadığımızı ne yazık ki söyleyemiyorum. Yunanlı baba ve İsveçli bir annenin oğlu olan Michel Miglis'in restoranı Cafe Miglis bizi göreceli olarak mutlu eden seçeneklerden biri oluyor. İsveç, Yunan ve Küba mutfağını buluşturan menüsündeki lokal bir balık türü olan 'Pez Perro' ve signature kokteylleri Taze Ananaslı Daiquiri çok başarılı, restoranda yemek eşliğinde her akşam canlı caz performansı da izleyebiliyorsunuz. Küba'da dört beş yıldızlı otellerde bile lüks beklentisi içerisine girmemek gerekiyor. Arabaları gibi otel odaları da alışkın olduğumuz standartlara göre biraz antika kalıyor. Ama kimin umurunda? Konakladığımız Hotel Roc Presidente içinden çıkmakta zorlandığımız son derece rahat yatakları ve havuz başında servis ettiği eksiksiz kahvaltısı ile gönlümüzü kazanıyor. Havana'da ikinci otelimiz tarihi şehir merkezindeki Sueno Cubano Hostal Boutique oluyor. Ruhu olan butik otelleri çok seviyorum ve 5 yıldızlı otellere tercih ediyorum. Sueno Cubano Hostal Boutique Havana'nın merkezindeki konumu, küçük ama sevimli odaları ve terasında servis ettikleri ev yapımı lezzetlerle bezenmiş butik kahvaltısı ile günümüzü güzelleştiriyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kuba-ve-havana-hakkindaki-kisa-bilgiler", "text": "Herkesin merak ettiği Küba diye bir ülke var biliyorsun. Sokaklarında rengarenk antika arabaların poz verdiği kimseye eyvallahı olmayan fakir ama mutlu insanların ülkesiymiş diyorsun. Sen de gitmek istiyorsun. Tatilini planlıyorsun. Uçak biletini alıyorsun. Ve işte şimdiye dek hep fotolarda gördüğün Havana'da, her yerde danseden Kübalıların olduğu salaş sokaklarda tatlış arabalardan birinin yanındasın. Havana Gezilecek Görülecek Yerler için tıklayın.... 1 Cana yakın Küba halkı. 2 Dört mevsim sıcak tropikal iklim. 3 Dünyaca ünlü Habanos puroları. 4 Tarih, devrim, vatanseverlik ile dolu, emperyalist dünyaya yarım asırdır baş kaldıran asil bir halk ve vefat etmiş olsa da lideri Fidel Castro. 5 Küba'nın her köşesinde hala canlı kalan ve Küba'ya gelenler de derin izler bırakan Che efsanesi. 6 Salsa müziği ve diğer yerel danslar. 'Her yerde bir yer var' Havana sokaklarında gezerken sıkça kullandığımız, bizi gülümseten cümlemiz. Gerçekten de Eski Havana bölgesinde rastgele girdiğiniz sokaklar sizi sevimli bir kafe, bir sanat galerisi ya da nefis pozlar alabildiğiniz meydanlara uzanan avlulardan biri ile buluşturuyor. Küba'da halkın kullandığı para birimi ile turistler için geçerli olan para birimi farklı ve turistler sadece değiştirilebilir peso kullanabiliyor. CUC olarak ifade edilen değiştirilebilir peso yaklaşık 1 Dolar ya da 1 Euro'ya denk geliyor. Bu nedenle hemen hemen her yerde hem Euro hem de Dolar geçiyor. Havana'daki antika Amerikan arabaları sadece poz vermek için bulunmuyor elbet. Hem üstü açık hem de kapalı modelleri taksi olarak kullanılıyor. Bu güzellerle şehrin herhangi bir noktasından bir diğerine ortalama 10 $ karşılığında ulaşılabiliyor. Evet güvenli. Havana merkezini İstiklal Caddesi ve ara sokakları gibi düşünün. Daha geride kalan sokakları da Tarlabaşı. Gece yarısı Tarlabaşı'nda tek başınıza yürümeye cesaret eder misiniz? Ama Havana'nın arka sokaklarında edebilirsiniz. Taciz edilmek ne kelime, burada kimse size dönüp bakmıyor bile. Havana'da her seferinde bizi şaşkınlığa düşüren konulardan biri de bu. Geleneksel Küba mutfağı, İspanyol, Karayip ve Afrika mutfakları karışımı. Küba'nın en bilinen ve her an her evde olan yemeği unvanını alan Congri ve muz kızartması bu üç mutfağın kültürel karışımına örnek. Değişime kapalı bir toplum olan Küba gastronomi anlamında da kendini pek geliştirememiş. Bu nedenle gittiğimiz restoranların hiçbirinde büyük bir lezzet deneyimi yaşadığımızı ne yazık ki söyleyemiyorum. Yunanlı baba ve İsveçli bir annenin oğlu olan Michel Miglis'in restoranı Cafe Miglis bizi göreceli olarak mutlu eden seçeneklerden biri oluyor. İsveç, Yunan ve Küba mutfağını buluşturan menüsündeki lokal bir balık türü olan 'Pez Perro' ve signature kokteylleri Taze Ananaslı Daiquiri çok başarılı, restoranda yemek eşliğinde her akşam canlı caz performansı da izleyebiliyorsunuz. Küba'da dört beş yıldızlı otellerde bile lüks beklentisi içerisine girmemek gerekiyor. Arabaları gibi otel odaları da alışkın olduğumuz standartlara göre biraz antika kalıyor. Ama kimin umurunda? Konakladığımız Hotel Roc Presidente içinden çıkmakta zorlandığımız son derece rahat yatakları ve havuz başında servis ettiği eksiksiz kahvaltısı ile gönlümüzü kazanıyor. Havana'da ikinci otelimiz tarihi şehir merkezindeki Sueno Cubano Hostal Boutique oluyor. Ruhu olan butik otelleri çok seviyorum ve 5 yıldızlı otellere tercih ediyorum. Sueno Cubano Hostal Boutique Havana'nın merkezindeki konumu, küçük ama sevimli odaları ve terasında servis ettikleri ev yapımı lezzetlerle bezenmiş butik kahvaltısı ile günümüzü güzelleştiriyor."} {"url": "https://gezentianne.com/kurucesmede-bir-istanbul-klasigi-assk-kahve", "text": "Ortaköy Kuruçeşme hattında, Boğaz kıyısında nezih ve keyifli bir kahvaltı mekanı arayanlar için tavsiye edebileceğim AŞŞK CAFE kızarmış hellim, acuka, sucuk, otlu lor, ev yapımı vişne, ayva ve kızılcık reçeli, Datça'dan gelen organik zeytin-zeytinyağı-bal-kaymak gibi fark yaratan lezzetlerin de bulunduğu EV KAHVALTISI çeşitleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz ile iç içe, hem şık, hem romantik hem de masal gibi dekore edilmiş bahçesi ile AŞŞK KAHVE Kuruçeşme'de Kahvaltı Nerede Yapılır? sorusuna cevap oluyor. Aşşk Kafe'de kahvaltı çeşitleri alakart olarak sunuluyor. Yani fiks bir fiyat ödeyip masa donatmıyor, menüden sadece istediklerinizi sipariş edip, sipariş ettiğiniz kadarı için ödeme yapıyorsunuz. Domates, salatalık, beyaz peynir, otlar, zeytin, hellim, avokado, eski kaşar, kızarmış köy ekmeği ve haşlanmış yumurtadan oluşan Jetgiller kahvaltısı (287 TL), kızarmış hellim peyniri (85 TL), Datça bal-kaymak (110 TL), menemen (110 TL), sucuklu yumurta (128 TL) ile iki kişilik paylaşımlı mini bir Türk kahvaltı sofrası oluşturabileceğiniz gibi biriniz Füme dil ve dil peynirli kruvasan (72 TL) , diğeriniz ise 7 tahıllı ekmekli, zeytin yağlı, kuru domatesli ve peynir karışımlı Meşşk Tost (118 TL) seçerek daha Avrupai de takılabiliyorsunuz. Aşşk Kahve hem ambiyansı hem manzarası hem de lezzetleriyle İstanbul'da yaşayanların mutlaka uğraması gereken mekanlar listesinde bulunuyor. İstanbul'un en güzel yerleri olan Kuruçeşme'de, Boğaz kenarında, AŞŞK KAFE'de yapılan bir kahvaltı güne muhteşem bir başlangıç yapmanızı sağlıyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/kurucesmede-bogazda-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Ortaköy Kuruçeşme hattında, Boğaz kıyısında nezih ve keyifli bir kahvaltı mekanı arayanlar için tavsiye edebileceğim AŞŞK CAFE kızarmış hellim, acuka, sucuk, otlu lor, ev yapımı vişne, ayva ve kızılcık reçeli, Datça'dan gelen organik zeytin-zeytinyağı-bal-kaymak gibi fark yaratan lezzetlerin de bulunduğu EV KAHVALTISI çeşitleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz ile iç içe, hem şık, hem romantik hem de masal gibi dekore edilmiş bahçesi ile AŞŞK KAHVE Kuruçeşme'de Kahvaltı Nerede Yapılır? sorusuna cevap oluyor. Kuruçeşme Parkı'nın Ortaköy tarafındaki köşesinde, Boğaz'a sıfır olarak konumlandırılmış Nilly Cafe'de kahvaltı serpme olarak sunuluyor. Fotoğrafta görünen 2 kişilik serpme kahvaltı ücreti sınırsız çay da dahil olmak üzere Eylül 2023 itibariyle toplam 750 TL. Portakal suyu, menemen, mıhlama ve gözleme ayrıca ücretlendiriliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/las-vegasta-yapilacak-seyler-en-iyi-restoranlar", "text": "Las Vegas'ın güzide otellerinden Ceasers Palace'daki NOBU, Amerika kıtasını teppenyaki mevzuu ile tanıştıran ilk restoran olma özelliğine sahip. Dünya çapında 33 şubeye sahip Nobu'nun bu şubesinin ambiyansı muhteşem. California Roll değil ama Scallop Kushiyaki / Deniz Tarağı Şiş'in lezzeti baş döndürüyor. Signature dish olan Squid Pasta'nın makarna gibi görünen kısmı kalamar, diğer kısmı sebzelerden oluşuyor. Las Vegas'da Strip isimli bulvar boyunca dizilmiş konsept otellerden biri de THE VENETIAN. Bir benzerine de Doha'daki Villagio Mall'da rastladığım yüksek tavanında çizilmiş bulutlarla açık hava ambiyansı yaratılmış Venedik konseptinde kanallar boyunca gondolla gezebilir, alışveriş yapabilir, San Marco Meydanı'nda ki Otto Pizzeria ve Enoteca'da yemek molası verebilirsiniz. 3- Wynn Otel'deki Parasol Bar & Lounge'da Şelaleye Nazır Bir Drink Alın. Las Vegas'ın en yeni ve en lüks otellerinden Wynn Otel'deki şelale ve gölet manzaralı Parasol Bar& Lounge'un gündüzü ayrı, gecesi ayrı keyifli. Lake of Dreams üzerinde her akşam gün batımından gece 11.30'a kadar yarım saatte bir müzik eşliğinde gerçekleştirilen ışık ve hologram gösterisi muhteşem. 4- Ceasers Palace Otel'de Forum Alanının Aşk Çeşmesi Meydanı'ndaki Restaurant Spago by Wolfgang'da Odun Ateşinde Pişirilmiş Pepperoni Pizza Yiyin. Las Vegas'ın diğer bir konsept oteli Ceasers Palace adından da anlaşılacağı gibi Roma konsepti üzerinde yoğunlaşıyor. Şehrin en ünlü restoranlarından Nobu'yu da bünyesinde bulunduran Ceasers Palace'da bulunan alışveriş merkezi Forum Shops, The Venetion Otel'de olduğu gibi yüksek tavanında çizilmiş bulutlarla açık hava ambiyansı ile ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Spago by Wolfgang'ın Aşk Çeşmesi meydanına nazır masalarında bir kadeh kırmızı şarap eşliğinde odun ateşinde pişirilmiş Pepperoni Pizza yemek oldukça keyifli oluyor. 5- Restaurant Bubba Gump'ta Karides Yiyin. Öğrenme güçlüğü yaşayan ancak atletik olarak inanılmaz yeteneklere sahip Forrest Gump'ın hikayesinin anlatıldığı ünlü Forest Gump filmi temalı karidesleri ile meşhur BUBBA GUMP Amerika, Hong Kong, Londra ve Tokyo gibi dünya genelinde birçok ülkede hizmet veriyor. Las Vegas'ta otel ve restoran yoğunluğu oldukça fazla olduğu için The Strip üzerindeki Bubba Gump şubesine diğer Bubba Gump şubelerinin aksine, sıra beklemeden girmek mümkün oluyor. 6- New York Otel'de Coyote Ugly Pub'ta Bira İçin. 7 -Şehrin En Yeni Oteli Wynn Otel'in Kumarhanesinde Kumar Oynayın. 8- Luxor Otel'deki Firavunları Ziyaret Edin. 9- Wynn Otel'de Çin Mutfağının Başarılı Temsilcisi Restaurant RED 8'de Schrimp Dumpling ve PAD THAI Yiyin. 10- Paris Otel'deki Eiffel Tower Restaurant'taki Eiffel Kulesi'nin Önünde Fotoğraf Çektirin. 11- Bellagio Otel'in Önündeki Dev Havuzda Her Yarım Saatte Bir Gerçekleşen Işıklı, Müzikli Su Gösterisini İzleyin. 12- Welcome to Fabulous Las Vegas Tabelası Önünde Fotoğraf Çektirin."} {"url": "https://gezentianne.com/legoland-istanbul-nerede-nasil-gidilir-giris-bilet-ucreti-nedir", "text": "Forum İstanbul AVM'nin içerisinde 3000 m 'lik bir alanda konumlandırılmış LEGOLAND Discovery Centre İstanbul çocuklar eğlenirken öğrensin diyen ve onlarla birlikte eğlenceli bir gün geçirmek isteyen ebeveynlerin favori mekanları arasında yer alıyor. 2 milyon LEGO parçası ile hayallere sınır koymayan eğlence merkezi, yaratıcılığı ortaya çıkaran pek çok keyifli aktivite alanına sahip. Eğlence merkezinin içerisinde Krallık macerası lazer oyunu, 4 boyutlu sinema, LEGO parçalarının yapım sırrının anlatıldığı LEGO fabrika turu, atölye çalışmaları, temalı oyun alanları ve Aya Sofya, Boğaziçi Köprüsü, Galata Kulesi gibi yerel eserlerle birlikte Mısır Piramitleri, Big Ben, Eyfel Kulesi gibi tüm dünyadan önemli yapıların bir arada sergilendiği MINILAND bulunuyor. Lego fabrika turu sırasında ziyaretçiler kendi karakterlerini yaratıyor. Krallık macerası lazer oyunu alanında karanlık bir tünel boyunca trenle yolculuk yapılarak hapis olmuş prensesi kurtarılıyor, Merlin'in Çırağı'nda gökyüzünde dolaşırken ne kadar yükseğe çıkabildiğinizi görmek ve eğlence merkezinin geri kalanına yukarıdan bakmak için, çevirebildiğiniz kadar hızlı pedal çevirmeniz gerekiyor. Miniland'de ülkemizdeki ve dünyadaki simge yapıların lego hali hayranlık uyandırıyor. Legoland İstanbul'da ayrıca önceden süslenmiş parti odalarında doğum günü partileri de düzenlenebiliyor. Legoland İstanbul Bayrampaşa'da Forum AVM'nin bünyesinde yer alıyor. Anadolu yakasından toplu taşıma ile Legoland'e gideceklerin Marmaray ile Yenikapı'ya gelip burada Yenikapı- Atatürk Havalimanı metro hattına geçiş yapması gerekiyor. Kocatepe metro istasyonunda indikten sonra 5-10 dakika yürüyerek Legoland'e ulaşılıyor. Avrupa yakasından toplu taşıma ile Legoland'e gideceklerin metro ile Yenikapı'ya gelip burada Yenikapı- Atatürk Havalimanı metro hattına geçiş yapması gerekiyor. Kocatepe metro istasyonunda indikten sonra 5-10 dakika yürüyerek Legoland'e ulaşılıyor. Legoland'e her çocuk ziyaretçinin en az bir yetişkinle, her yetişkinin de en az bir çocuk ile giriş yapması gerekiyor. Legoland İstanbul haftanın her günü 10:00 19:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Son giriş saati: 17:15. Lego Satış Mağazasına merkeze giriş yapmadan da 10:00-19:00 saatleri arasında girilebiliyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/leipzig-gezi-rehberi", "text": "Saksonya Eyaleti'nin en büyük şehri olan Leipzig Almanya'da görülmesi gereken önemli şehirlerden biri. Berlin duvarının yıkılmasından önce Doğu Almanya sınırlarında yer alan ve 2. dünya savaşında tahrip olan şehir son 25 yıl içerisinde aslına uygun bir şekilde renove edildi. Görkemli binalar, kiliseler, bisikletle gezenler, yemyeşil parklar, geniş sokaklar ve her bir köşede beliriveren sokak çalgıcılarından gelen, kimi zaman huzur veren kimi zaman neşelendiren ezgiler, Leipzig sokakları çok keyifli. Adını ıhlamur ağaçlarından alan Leipzig kültürel açıdan oldukça hareketli. Ünlü besteciler Bach, Mendelssohn ve ünlü edebiyatçı Goethe ile anılan kent tam bir kültür ve sanat merkezi. Leipzig gezisi özellikle yılın belli dönemlerinde düzenlenen festivallere denk getirilmeli. İstanbul'dan her gün gerçekleşen Türk Hava Yolları seferleri ile 2.5 saatte, şehir merkezine yalnızca 20 dakika mesafede olan Leipzig Halle Havaalanı'na ulaşabilirsiniz. Leipzig geziniz sırasında günübirlik ya da konaklamalı olarak 120 km mesafedeki gösterişli diğer bir Saksonya şehri Dresden'e trenle gidebilirsiniz. Hatta seyahatinizi biraz daha uzatmak isterseniz Dresden'den 140 km mesafedeki Prag'a geçebilir, oldukça klişe olan Viyana-Budapeşte-Prag üçlemesi yerine Leipzig-Dresten-Prag üçlemesini yaparak kendi seyahatinizin mimarı olabilirsiniz. Avrupa şehirlerinin genelinde olduğu gibi Leipzig'i gezmek için de en ideal mevsim kıştan ziyade ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarıdır. Yaz aylarında ortalama sıcaklıklar 20 derece civarı olduğu için insanı bunaltmamaktadır. Türkiye'de yaz sıcaklarından bunalanlar için iyi bir tercih olabilir."} {"url": "https://gezentianne.com/leipzig-gezilecek-yerler-blog", "text": "İstanbul'dan her gün gerçekleşen Türk Hava Yolları seferleri ile konforlu bir uçuşlarını 2.5 saatte ulaşılan Almanya'da görülmesi gereken önemli şehirlerden biri. 2. dünya savaşında tahrip olan şehir son 25 yıl içerisinde aslına uygun bir şekilde renove edildi. Görkemli binalar, kiliseler, bisikletle gezenler, yemyeşil parklar, geniş sokaklar ve her bir köşede beliriveren sokak çalgıcılarından gelen, kimi zaman huzur veren kimi zaman neşelendiren ezgiler, Leipzig sokakları çok keyifli. Leipzig gezi yazımın ilk maddesi Uluslar Muharebesi Anıtı. Leipzig Muharebesinde Napolyon'un aldığı büyük yenilgiyi anmak için yapılmış olan devasa anıt, muharebenin 100. yıldönümü olan 1913 yılında tamamlanmış. Aynı zamanda Avrupa'nın da en büyüğü olan anıt tam 91 metre uzunluğundaymış. Şehrin dışında olmasına rağmen devasa boyutu sebebi ile şehirdeki pek çok noktadan görülebilen bu anıtı ziyaret ettiğinizde ihtişamı karşısında şaşkınlık geçirecek, asansörlerle en tepesine çıktığınızda gördüğünüz Leipzig manzarasından büyüleneceksiniz. Leipzig şehir merkezindeki St. Thomas Kilisesi şehirdeki müzikal yaratıcılığın merkezi. Sadece erkek çocuklardan oluşan, Avrupa'nın en eski kilise korolarından birine ev sahipliği yapan, Johann Sebastian Bach'ın 1750'de vefat edene kadar 27 yıl koro şefliği yaptığı St. Thomas Kilisesi'nde aynı zamanda Bach'ın mezarı da bulunuyor. Leipzig ilgi çekici diğer yönlerinin yanı sıra orada yaşamış ve çalışmış müzisyenleri ile de ön plana çıkıyor. Felix Mendelssohn Bartholdy de bu ünlü müzisyenlerden sadece biri. Mendelssohn'un yaşadığı ev, orijinal hali ile günümüze kadar korunmuş ve müze olarak ziyaretçilerin beğenisine sunulmuş. Bu müzede Mendelssohn'un hayati ve eserleri hakkında bilgi sahibi olabilir, eserlerini dinleyebilir, zaman zaman gerçekleştirilen salon konserlerine tanıklık edebilirsiniz. Şehrin kalbindeki Augustus Meydanı'nda bulunan Panorama Kulesi'ndeki seyir terasından alabildiğine Leipzig manzarasını dört bir taraftan seyredebilir, yüzünüze vuran rüzgarı hissedebilirsiniz. Aynı zamanda restoran, bar ve lounge olarak hizmet veren kulede, fiyat performans oranı oldukça iyi olan öğle yemeği set menü seçeneklerinden birini mutlaka denemelisiniz. Üç boyutlu ve 360 derece fotoğrafçılık alanında dünyanın önde gelen mimar ve illüstratörü olan Yadegar Asisi'nin dönemsel olarak değişen eserlerini silindir şeklinde dev bir sergi alanı olan Leipzig Panometer'de ziyaret edebilir, dört bir yanınızı sarıp sarmalayan dev resmin içinde kaybolabilirsiniz. 1400'lü yıllarda kurulmuş olan Leipzig Üniversitesi Almanya'da aralıksız eğitim veren en eski ikinci üniversite. Bütün dünyadan gelen 28000 öğrencinin 140 üzerinde öğrenim dalında eğitim görmekte olduğu Üniversitenin kütüphane girişi dahi oldukça etkileyici."} {"url": "https://gezentianne.com/leipzig-yapilacak-seyler", "text": "Leipzig'in kalbinde yer alan ve aynı zamanda Eski Belediye Binasına da ev sahipliği yapan bu meydanın etrafında pek çok kafe ve restoran bulunuyor. Zaman zaman çeşitli etkinlikler ve konserler düzenlendiği Leipzig Markt'da ayrıca salı ve cuma günleri şehir pazarı kuruluyor. Açık pazarda hem şehir halkına hem de ziyaretçilere hitap edecek meyve, sebze ve şarküteri ürünleri satışa sunuluyor. Leipzig inişi çıkışı pek olmayan, dümdüz bir şehir. Pek çok Avrupa şehrinde olduğu gibi merkezinde büyük parklar var. Bu anlamda Leipzig bisikletle gezmeye oldukça uygun. Burada yaşayanların pek çoğu da işyerine bisikletle gidiyor. Leipzig'i keşfetmek için gelenler için de bisiklet kiralamak çok iyi bir alternatif. Şehirde bulunan yaklaşık 50 bisiklet noktasından birinden yarım saatliği 1 Euro gibi düşük bir ücretle bisiklet kiralayabilir, hem şehir merkezini hem de parkları gezebilir, yine bu noktalardan herhangi birine bisikletinizi istediğiniz zaman bırakabilirsiniz. Doğu Almanya zamanında endüstrinin şehrin merkezinde olduğu zamanlarda fabrikalar ve onların duman tüten bacaları ile dolu olan Leipzig'in yeni şehir kısmı günümüzde yepyeni bir çehreye bürünmüş. İstanbul'un Karaköy'ü, Londra'nın Shoreditch'i misali bu bölge de Leipzig için öğrencilerin ve sanatçıların vakit geçirdiği bölgeler olmuş. Farklı tarzda kafeleri, duvarlardaki grafitileri görüp de hayran kalmamak zor. Yine bu bölgede bulunan Karl Heine Kanalı üzerinde yapılan kanal turlarına katılabilir, Leipzig'in savaştan bu kadar kısa süre sonra nasıl bu kadar güzel bir hale getirildiğine şahitlik ederken şaşkınlık geçirebilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/londra-cevresinde-gezilecek-guzel-koyler", "text": "Londra dünyanın en çok turist çeken şehirlerinden biri olmasının yanı sıra çevresinde bulunan muhteşem güzellikteki köyleri ile de ön plana çıkıyor. Londra'yı gezdikten, metro ve metropol karmaşasına doyduktan sonra kendini tabiat ananın kollarına bırakmak isteyenler için Londra'ya çok yakın mesafede, birbirinden güzel taş evlerin yemyeşil bir doğa ile sarmalandığı masal tadında köyler bulunuyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İngiltere'nin en güzel köyü olarak anılan Bibury, Londra çevresindeki güzel köyler arasında en çok sevilen ve en çok turist çeken köy. Londra'nın kuzeybatısında, Oxford yakınlarındaki Gloucestershire kontluğu sınırlarındaki Bibury yemyeşil doğası ve 17. yy'da bal rengi taşlarla inşa edilmiş masal tadındaki taş evleri ile kitleleri kendine çekiyor. Thames Nehri'nin kolu olan Coln Nehri'nin iki kıyısında kurulmuş olan bu köyün her köşesinden ayrı güzellikte, kartpostal güzelliğinde fotoğraflar çekilebiliyor. Bridget Jones'un Günlüğü ve Stardust gibi filmlerin de yapıldığı Bibury'de bulunan alabalık çiftliğinde balık tutmak da mümkün. Forbes dergisi tarafından Avrupa'da yaşanacak 6. güzel yer seçilen Burford Cotswolds'un kapısı olarak biliniyor. Ortaçağdan kalma bu köyde ana caddenin iki tarafına dizilmiş rustik taş evler ziyaretçilerine masalsı bir görsel sunuyor. Ana caddesinde antikacı ve hediyelik eşya dükkanları sıralanırken, daracık arka sokaklarında bahçeleri çiçeklerle dolup taşan kulübeler gizleniyor. Ortadan geçen Windrush Nehri ve üzerinde, kenarlarında kuğuları ve kazları, etrafında bolca yeşillik ile tam bir hafta sonu rotası olan Burton On The Water \"Sakinliğin ve huzurun resmini çizebilir misin?\" sorusuna yanıt oluyor. Bourton-on-the-Water'da yapılacak en güzel aktiviteler seyyar dondurmacıdan dondurma alıp nehir boyunca yürümek, ayaklarını nehre sokan, piknik yapan kalabalığa karışmak, çimlere uzanmak, klasik arabaların sergilendiği Motoring Museum'u gezmek, önündeki sarmaşıklarla dolu araba ile fotoğraf çektirmek. The Times dergisi tarafından İngiltere'de yaşanacak en iyi yerlerden biri olarak seçilen Henley on Thames Londra'ya sadece bir saat mesafede bulunuyor. Dünyanın en güzel ve ünlü nehirlerinden birinde pastoral bir atmosfere sahip olan kasaba merkezindeki birbirinden tatlı butikleri, nehir kıyısında dizilmiş gezi botları, Thames üzerindeki minik adası ve sıra dışı bir yürüyüş rotası yaratan upuzun tahta köprüsü kadar oldukça kaliteli insan kitlesi ile de dikkat çekiyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/londra-en-guzel-restoran-tavsiyeleri", "text": "İngiliz mutfağının pek de ahım şahım olmaması İngiltere'yi, özellikle de Londra'yı tüm dünyadan farklı mutfak seçenekleri konusunda oldukça zengin kılmış durumda. Bu yazımda sizlere sokak lezzetlerinden, lüks mekanlara, belli başlı Londra'daki en iyi restoran tavsiyelerimden bahsetmek istiyorum. İngilizler için geleneksel 5 çayı ritüeli oldukça önemli. Ritz Hotel London'da son derece şık bir ortamda sunulan versiyonu da özellikle turistler için en popülerlerinden biri. Ritz London'da gün boyu devam eden Afternoon Tea'nin kişi başı ücreti çocuklar için 35£, büyükler için 58 £. Hem gezmeyi hem yemeyi sevenler için muhteşem bir konsept. Üstü camla kaplı bir otobüsle Londra'nın tarihi ve turistik yerlerini gezerken Fransız şef tarafından hazırlanan öğle menüsünün keyfini sürebileceğiniz Bustronome London turları bana kalırsa Londra'da yapılacaklar listesinde en önde yer alıyor. 5 çayı ve akşam yemeği versiyonları da bulunan bu gurme gezinin detayları için tıklayın. Londra En İyi Restoran Tavsiyeleri listemizin üçüncüsü, İngiltere'nin en başarılı İtalyan restaurant zincirlerinden biri Zizzi. 2000 yılında kurulmuş Zizzi'nin şu an Birleşik Krallık çapında 140 tane şubesi var. Eni genişletilmiş, daha bol malzemeli ve daha çıtır olan Pizza Rustica adı verdikleri pizzaları muhteşem. Resimdeki güzelliğin adı ise Piccante. Son dönemde Londra'ya gelip de ödüllü cupcake kafesi Peggy Porschen Cakes'in önünde Instagram için fotoğraf çektirmeyen çok az turist vardır sanırım. Bu pempiş kafe o kadar popüler ki önünde neredeyse her daim kuyruk oluyor. Zaten kuyrukta beklemek İngiltere'nin olmazsa olmazı, sonunda o pempiş cupcakelere ulaşmak için beklemeye değiyor mu? Değiyor. Yeme içme anlamında Londra'nın kalbi diyebileceğimiz SOHO'DA popüler bir tapas bar TAPAS BRINDISA. Londra Restoran Tavsiyeleri listemizin üçüncüsü olan mekanın ortamında tam İspanya'daki tapas barların havası var. Gambas Al Ajillo, Croquetas De Calamar ve tapas barların olmazsa olmazı Patatas Bravas ile kendinizi İspanya'ya ışınlanmış hissetmeniz işten bile değil. Londra'da çocuk dostu pek çok restoran var ama özellikle bazıları \"Çocuklu aileler için biçilmez kaftanım!\" diye bas bas bağırıyor. Piccadily Circus'ın yakınlarında bulunan Hollywood temalı ünlü restoran Planet Hollwood da bunlardan biri. Planet Holywood'tan içeri adımınızı attığınız anda kendinizi 90'lı yıllarda çekilmiş bir Amerikan filmine ışınlanmış gibi hissediyorsunuz. Dev burgerler, milkshakeler, kostümlü garsonlar, sürekli yapılan eğlenceli anonslar, ekranlarda yer alan doğum günü kutlama mesajları çocuklarla güzel saatler geçirmemizi sağlıyor. Londra'nın ikonik otellerinden The Savoy Hotel bünyesindeki deniz ürünleri restoranı Kaspar baştan sona bir tiyatro sahnesinin içerisinde hissedeceğiniz bir deneyim yaşatıyor. Menüde coğrafi işaretli, mevsimsel ürünler ön plana çıkıyor. Başlangıçlardan soğuk deniz tabağı sevenleri için muhteşem bir lezzet deneyimi yaşatıyor. Fotoğraftaki arkadaşın adı SALT BEEF. Kendisi ölmeden önce tadılması gereken lezzetler listesinde diğer arkadaşlarla başa baş bir mücadele sergiliyor. Londra'nın trendy bölgesi Shoreditch'te BEIGEL BAKE adlı mekanda gizli hazine olarak yaşamını sürdürürken bir süredir tüm Londra'da nam saldığı için mekan dolup dolup taşıyor, önündeki sıra hiç azalmıyor. Ama burası parasını ödeyip sandviçinizi aldığınız bir bakery sonuçta, bir şekilde sıra geliyor. Londra'da, Thames Nehri üzerinde bulunan teknelerde romantik bir akşam yemeği bu şehrin olmazsa olmazlarından biri. 1920'li yıllardaki bir yat teknenin restore edilmesi ile restoran haline getirilmiş The Yacht London'ın yemekleri de atmosferi de çok iyi. Sevgili İzzet Çapa'nın Cahide'sinin Londra versiyonunu yaşamak isteyenler için muazzam bir öneri Gezenti Anne'den gelsin. Thames Nehri kıyısındaki Proud Embankment Londra'nın gece hayatını keşfetmek isteyenler için lezzetli yemeklerin sahne şovları ile buluştuğu muhteşem bir ambiyans sunuyor. Londra'nın en ikonik restoranlarından Sketch şehrin en ünlü semtlerinden Mayfari'de yer alıyor. Londra'da görülmesi gereken restoranların başında bulunan bu restoranın harika bir atmosferi var. 3 odasını da farklı farklı dizayn etmiş ve farklı atmosferleri olan bu galerinin her bir odasını mutlaka gezmenizi öneririm. Ömründe gördüğüm en sıra dışı tuvaletlerin de Sketch'de yer aldığını belirtmek isterim. Her ne kadar o kendisinin şef değil aşçı olduğunu iddia etse de dünyanın gelmiş geçmiş en iyi şeflerinden olan Antonio Carluccio'nun reçetelerinden esinlenen Carluccio's İtalyan Restoranının şubelerinden birine Londra'nın pek çok köşesinde rastlamak mümkün. Deniz ürünlü spaghetti benim favorim. Londra'nın ikonik otellerinden The Savoy Hotel bünyesinde yer alan Simpson's on the Strand de kardeşi Kaspar Restaurant gibi baştan sona bir tiyatro sahnesinin içerisinde hissedeceğiniz bir deneyim yaşatıyor. 1828'den beri misafirlerini İngiliz mutfağından seçeneklerle ağırlayan mekanın Sunday Roast'u özellikle seviliyor. Sushi ile aranız nasıl? Biz ailece bayılıyoruz. Türkiye'de hala lüks sayılsa da, İngiltere'de neredeyse fast food tadında, sanki İngiltere değil Japonya. Deniz ürünlerinin hepsinde olduğu gibi sushide de lezzeti belirleyen en önemli faktör tazelik. 15 li nigiri / sushi birlikteliği 6.99 £. Yaklaşık 30 TL. Vurur yüze ifadesi, gerçekten çok leziz bir tanesi. Londra'nın Chelsea bölgesinde bulunan İtalyan Amerikan restoranı Goat misafirlerine samimi, rahat ve şık bir ortam sunuyor. İngilizlerin efsane tatlısı Sticky Toffee Pudding damak çatlatıyor. Gourmet Burger furyasının Londra'daki iddialı isimlerinden Honest Burger. Aynı zamanda Londra'da juicy bir burger yiyebileceğiniz ender seçeneklerden. Menü sade ve yeterli, burgerler son derece lezzetli. Honest Burger 10£. Londra'daki yeme içme meraklılarının son dönemdeki gözdesi ICHIRYU, el yapımı udon noodleları ile ünlü, Londra'nın merkezindeki New Oxford Street'te konumlandırılmış, yeni bir Japon restaurantı. Genelde çorba içerisinde servis edilen kalın bir noodle türü olan UDON NOODLE, restoranın şefi tarafından günlük olarak, herkesin görebileceği bir bölümde hazırlanıyor. Bizim denediğimiz NIKU BEEF UDON (£11.50), restoranın spesiyallerinden biri, hamur kısımları da, et parçacıkları da oldukça yumuşak ve lezzetli. Tempuralar arasından seçimimiz olan karides tempura çıtır ve taze, porsiyonlar yeterli. Londra'da turistik destinasyonlardan ziyade gençlerin tercih ettiği, trendy bir yer arayanlara tavsiyemdir Dirty Bones London. Kokteylleri efsane olan mekanın, İngilizlerin vazgeçilmezi mac & cheese ile burger kombinine ilk başka 'Ekmeğin içinde makarna mı olur yaaa' desek de bayıla bayıla yedik. İster spaghetti yiyin, ister noodle, ister erişte, ister makarna. Aralarında nüanslar olsa da bu ince şeritler dünyanın her yerinde insanlara aynı hazzı yaşatıyor. Vietnam sokak lezzetlerine aşık olmuş bir çiftin Londra'da açtığı Pho Restaurant, Brighton, Leeds, Manchester, Birmingham, Cambridge, Bristol and Liverpool olmak üzere 8 şehre ulaşmış bile. 1994 yılının unutulmaz filmi Forrest Gump'ın ünlü repliğini hatırlamayan yoktur. Bu filmden esinlenerek 1996 yılında Kaliforniya'da kurulmuş BUBBA GUMP SHRIMP CO.'nun şu an dünya çapında 44 şubesi var. Karides aşıkları olarak geçen sene bu zamanlar Las Vegas'ta deneyip bayıldığımız Bubba Gump'ın bu kez Londra şubesindeydik. Buharda pişirilmiş sarımsaklı Shrimper's Net Catch yine efsane. Şehirde bildiğim çok iyi bir Honolulu Restoranı var, bu akşam birlikte denemeye ne dersin?\" şeklinde aramızda bir espri konusuydu, yıllar önce bir dönem yaşadığımız Bahreyn'de sıkça gittiğimiz Trader Vics. Çölde bir vaha misali bizi Ortadoğu'dan Hawaii Adaları'na ışınlayan ambiyansını hep çok sevdik, hep ilk tercihimiz oldu. Yıllar sonra Londra'da konakladığımız London Hilton on Parl Lane'in bünyesinde hizmet verdiğini görünce akşam yemeğinde yine aynı hevesle soluğu Trader Vics'de aldık, buz gibi Londra sokaklarından yine egzotik Hawai Adaları'na ışınlandık, canlı müzik ve signature kokteylleri Mai Tai eşliğinde odun fırınında pişirilmiş lezzetleri tattık. Burayı bir kenara not edin. Siz de sırf sağlıklı diye yaptığınız bir seçim, lezzetli de çıktığında zevkten dört köşe olmuyor musunuz? İngiltere'nin dört bir yanında elliye yakın şubesi bulunan Las Iguanas Latin Amerika mutfağını başarı ile temsil ediyor. Menüdeki tacolar, burritolar, fajitalar dururken istemeye istemeye sipariş verdiğim tatlı patates parçacıkları altında gizlenmiş avokadolu ve kızılcıklı kinoa salatam bana beklediğimin üstünde bir lezzet deneyimi yaşatıyor. Londra'da kapılarından taşan kuyruklardan tanıyabileceğiniz modern Thai mutfağının başarılı temsilcilerinden Busaba Eithai hem lezzet hem servis kalitesi anlamında şaşırtıyor. Fıstık parçacıkları, soya filizleri ve yumurta ile zenginleştirilmiş bir noodle türü olan Pad Thai'nin jumbo karidesli versiyonu son dönemde denediklerimin en iyisi."} {"url": "https://gezentianne.com/londra-gezisi-blog", "text": "İngiltere'nin başkenti Londra dünyada en çok turist çeken şehirlerden biri. Londra Gezisi yapabilmek için en az üç dört güne ihtiyacınız olsa da önemli yerlerini bir günde, hem de metro, otobüs ya da taksi kullanmadan, yaya olarak gezmek mümkün. Çünkü Londra'da görülmesi gereken yerlerin pek çoğu Londra'nın merkezi olan Westminster bölgesinde toplanmış durumda. Bir günde Londra blog yazımda kısaca bu rotayı anlatıyorum. Gezinize başlamak için en uygun durak Hyde Park. Nereden bindiğinizi bilemiyorum ama Hyde Park gezisi yapabilmek için inmeniz gereken metro durağının ismi Hyde Park Corner. Bu durakta indikten sonra Hyde Park'a giriş yapabilir, 5 dakika içinde parkın tam ortasındaki ince uzun göletin doğu ucuna ulaşabilirsiniz. Burada ördeklere yem verebilir, göl kenarındaki kafede çay kahve içebilirsiniz. Aslında Hyde Park oldukça büyük bir park ve her köşesinde görülecek farklı bir güzellik var ancak Londra'yı 1 günde gezme niyetinde iseniz bu kadarı da park hakkında genel bir bilgi vermeye yeter. Hyde Park'a ulaşmak için inmiş olduğunuz Hyde Park Corner istasyonu istikametine geri dönerseniz istasyonun parka göre tam zıt istikametinde Buckingham Sarayı'nın orijinal girişi olan Wellington Arch'ı göreceksiniz. Bu kemerin önünde fotoğrafınızı çektirip bu kez Green Park'ın içine doğru süzüleceksiniz. Green Park'ı boylu boyunca geçip yeşile doyduktan sonra Victoria Memorial'ın önünden Kraliçe'nin evi olan Buckingham Palace'e doğru pozunu verebilirsiniz. Zaten bu noktada yapabileceğiniz daha fazla bir şey yok çünkü saray ve bahçesi ziyarete açık değil. Zaten zamanımız kısıtlı tüm günü parklarda mı geçireceğiz? diye endişelenmeye başladınız biliyorum ama yazının başında da belirttiğim gibi Londra'da ilgi çekici noktaların pek çoğu bu bölgede. Birinden diğerine ulaşırken yemyeşil bahçeler içinden yürüyor olmaktan şikayetçi olmamak lazım bana kalırsa:) İçinde pek çok vak vak çeşidini de barındıran bir gölete de sahip olan St James's Park oldukça sevimli. St. James's Park'ın güney doğu ucundan çıkıp ilerledikten kısa bir süre sonra Westminster Kilisesi, Westminster Sarayı ve ünlü saat kulesi Big Ben üçlüsünün bulunduğu bölgeye ulaşmanız an meselesi. Gerekli fotoları aldıysanız, Thames nehrine bu kadar yaklaşmışken Westminster Köprüsü üzerinden bir Thames fotosu almanın tam sırası. Hatta Thames'in karşı kıyısında dönen London Eye'ı bile kadrajınıza sığdırmanız mümkün. Westminster Sarayı bölgesinden ayrılma zamanı. Thames Nehri kıyısının bir üst paralelinden kuzeye doğru ilerleyerek Trafalgar Meydanı'na doğru uzanıyoruz. Bu yürüyüş yaklaşık 15 dakika sürüyor. Biliyorum yoruldunuz ama Trafalgar Meydanı'nda bulunan National Gallery'ye kadar sabrederseniz 2300'den fazla parçanın olduğu koleksiyona sahip bu müzedeki tabloları koltuklara oturarak da inceleyebilirsiniz. Giriş ücretsiz. Parkları ve tarihi eserlerinin en önemlilerini hallettik gibi duruyor, şimdi biraz restoran ve alışveriş caddelerine doğru ilerleme zamanı. National Gallery'nin hemen arkasındaki yaya yolundan ilerlediğinizde şehrin hareketli meydanlarından Leicester Meydanı'na ulaşabilirsiniz. Odeon Sineması'nın hemen önünde toplanmış bir kalabalık görürseniz bilin ki bir sokak sanatçısı ya da sanatçıları bir gösteri yapıyor ve herkes toplanmış onu izliyor. Siz de biraz bakın bence. Pek çoğu oldukça eğlenceli. Leicester Meydanı'nın hemen arkasında Shaftesbury Caddesi üzerinde Londra'nın Çin mahallesi bulunuyor. Burada vitrinlerinde nar gibi kızarmış ördekleri görebileceğiniz pek çok Çin restoranı, Çin marketi, hediyelik eşya dükkanlarına rastlayabilir, muhteşem fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Asya dışındaki en görkemli Çin Yeni Yılı kutlamalarının Londra'daki Çin Mahallesi'nde gerçekleştiğini de ayrıca olduğunu da belirtmek isterim. Çin Mahallesi'nden batıya doğru ilerlediğinizde Londra'daki yeme içme ve eğlence hayatının kalbi olan Soho bölgesine adım atmış oluyorsunuz. Dört bir yanınızdaki sarmış olan cafe bar ve restoranlardan ve de insan kalabalığından Soho'da olduğunuzu anlamanız hiç zor olmayacaktır. Çin mahallesinde yemediyseniz burada mutlaka yemek ya da kahve molası vermelisiniz. Londra'da alışverişin kalbi olan Regent Street ve Oxford Street Soho bölgesinin etrafını sarmış durumda. Soho'dan kuzeye doğru ilerlediğinizde Oxford Street ile, batıya doğru ilerlediğinizde Regent Street ile kesişiyorsunuz. Regent Street'teki interaktif çok katlı oyuncak mağazası Hamley's çocuklu aileler için tam bir cennet. Aman dikkat. İçeride o kadar çok aktivite var ki bir kez girdikten sonra çocukları çıkmak için ikna etmek oldukça zor. Oxford üzerinde de bizdeki LC Waikiki'nin İngiliz versiyonu olan, uygun fiyatları kalbimizde taht kuran Primark, Marks&Spencer, Foot Locker, Niketown London gibi zincir mağazalar bulunuyor. Oxford Street boyunca batıya doğru devam edip sonuna kadar ulaşma gücünü kendinizde bulabilirseniz bizdeki Londra'nın bizdeki YKM mağazalarına benzetebileceğim yeme içme de dahil pek çok konsepti bünyesinde barından çok katlı dev mağaza SELFRIDGES i de mutlaka ziyaret ediniz. E artık başladığınız noktaya vardınız sayılır. Yine Hyde Park'a, bu kez kuzey doğu köşesinden ulaştınız. Burada bulunan Marble Arch metro istasyonundan nerede konaklıyorsanız oraya dönebilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/londra-nerede-ne-zaman-nasil-gidilir-gezilecek-yerler", "text": "İngiltere'nin ve Birleşik Krallık'ın başkenti ve en büyük kenti olan Londra, aynı zamanda Avrupa Birliği'nin de en büyük şehri konumunda. Thames Nehri'nin üzerinde konumlandırılmış kent Britanya Adası'nın ve güney doğusunda yer alıyor. Londra'ya bir ada ülke olan İngiltere'de yer aldığı için Türkiye ve diğer ülkelerden en mantıklı ulaşım şekli havayolları ile oluyor. Londra'da Heatrow, Gatwick, Stansted, Luton ve London City Airport olmak üzere 5 farklı havaalanı bulunuyor. Pegasus Havayolları'nın Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Stansted'e, Atlas Global'in İstanbul Havalimanı'ndan yine Stansted'e, Türk Hava Yolları'nın ise İstanbul Havalimanı'ndan Heathrow ve Gatwick Havalimanları'na hergün direkt uçuşları bulunuyor. Uçuşlar ortalama 4 saat sürüyor. Londra'da oldukça çok sayıda Türk yaşadığı için okulların tatil olduğu dönemlerde uçak bilet fiyatları oldukça pahalı, mümkün mertebe bu tarihlerin dışında seyahat etmek çok daha mantıklı oluyor. Londra'ya gitmek için tam ideal bir dönem yok. Kapalı ve yağmurlu olarak bilinse de güneşli günleri de oldukça çok. Çoğu Avrupa ülkesi gibi baharı gayet keyifli. Bunun yanı sıra okyanustaki sıcak su akıntısının etkisi ile kışları ılıman geçiyor, yazları ise 30 derecelere ulaştığı olsa da Ağustos ortasında mont giydirecek kadar serin olduğu da oluyor. Kısacası Londra'da hava durumu konusunda işiniz tamamen şansa kalıyor. Londra diğer pek çok metropol gibi trafiği yoğun bir şehir. Bu anlamda en mantıklı ulaşım seçeneği metro. Şehirde toplam 11 hattan oluşan çok güçlü bir metro ağı bulunuyor. Oyster card ile yapılan ödeme miktarı seyahat ettiğiniz zonelara göre değişiyor. Londra'da görülecek belli başlı yerlerin çoğu Central London olan Zone 1'de bulunuyor. Halka halka genişleyerek metro ağı Zone 9 a kadar uzanıyor. Trafiğin yoğun olmadığı saatlerde Londra'nın meşhur çift katlı kırmızı otobüsleri de ulaşım için iyi bir alternatif. Ayrıca taksi olarak işletilen meşhur siyah cablere binmek de oldukça keyifli oluyor. Londra'da Heathrow Havalimanı'ndan şehir merkezine metro ile ulaşım mümkün. Gatwick Havalimanı'ndan ise Gatwick Express otobüsleri ile, Stansted ve Luton Havalimanı'ndan National Express otobüsleri ile şehir merkezine ulaşılıyor. Londra'nın en önemli simgelerinden biri olan London Eye, Thames Nehri'nin pek çok noktasından görülebilen 120 metre çapında dev bir dönme dolap. London Eye'ın camekan kabinleri de kendi gibi devasa, yaklaşık 20 kişi binebiliyor. Kişi başı 25 £ olan London Eye tam iki tur dönüyor ve toplamda yarım saat sürüyor. Tur sonrası 4D salonda yayınlanan Londra hakkındaki kısa filmi izlemek de ödediğiniz ücrete dahil. London Eye'a Waterloo metro istasyonunda indikten sonra 7 dakika yürüyerek ulaşılıyor. Thames Nehri üzerindeki en güzel köprü olan, Londra'nın ikonik sembollerinden Tower Bridge genellikle London Bridge ile karıştırılıyor. 1800'lü yılların sonlarında inşa edilmiş köprü açılıp kapanan bir yapıya sahip. Köprü Londra merkezinin doğusunda kalıyor ve Tower Hill metro istasyonunda inip, Tower of London'ın önünden yürüyerek ulaşılabiliyor. Köprü hem araç hem de yaya trafiğine açık ve geçiş ücretsiz. Tower of London tarafından başlayıp köprüyü geçtikten sonra solunuzda kalan şehir parkında Tower Bridge manzarasına nazır dinlenip dondurma yemek oldukça keyifli oluyor. Ayrıca köprünün ortasındaki kulelere çıkıp Thames'i cam zeminden izlemek isterseniz büyükler için 8,6 Çocuklar için 3,7 £ ödemeniz gerekiyor. Londra demek uçsuz bucaksız parklar demek. Londra parkları demek sincaplar, tilkiler, geyikler, göletler, ördekler, yemyeşil çimenler, birbirinden renkli ağaçlar, kafeler, piknik alanları, koşu ve yürüyüş parkurları demek. Londra parkları arasında en çok bilineni ise hiç kuşkusuz ki Hyde Park. Hyde Park öyle büyük bir park ki 5 farklı metro istasyonundan, 5 farklı kapıdan girilerek ulaşılabiliyor. Hyde Park'ta elinizle sincapları ve ördekleri besleyebilir, Hyde Park'ın kalbindeki dev gölette pedalla çevrilen botlardan kiralayarak bir nevi sandal sefası yapabilirsiniz. Yine bu göl etrafında bulunan kafelerin tahta banklarında oturup birşeyler yiyip içmek de oldukça keyifli. Hyde Park'ın kuzeydoğusunda bulunan ve 100 ü aşkın yıldır ülkedeki ifade özgürlüğün simgesi olan Speaker's Corner'a uğramayı unutmayın. Bir dönem Kensington Sarayı'nın özel bahçesi konumunda bulunan Kensington Gardens, günümüzde Hyde Park gibi Birleşik Krallık Monarşisi'ne ait olup da halka açık olan parklar arasında yer alıyor. Kensington Gardens, Hyde Park'ın hemen batısında bulunuyor. Metro ile ulaşmak istediğinizde Central Line'a binip Lanchaster Gate durağında inmeniz gerekiyor. Londra'da girişi ücretsiz olan pek çok müze bulunuyor. Bunlardan üçü Müzeler bölgesi diye tabir edilen, güney Kensington bölgesinde yer alıyor. Bu üç müzeye de Metro'da District Line'a binip South Kensington durağında inilerek ulaşılabiliyor. Roma mimarisinin İngiltere'deki çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul edilen binası ile bile başlı başına bir sanat eseri olarak kabul edilen Doğa Tarihi Müzesi botanik, paleontoloji ve zooloji ile ilgili milyonlarca örneği bünyesinde barındırıyor. Müzede nesli tükenmiş ya da doğada yaşayan hayvanların maket ve fosilleri sergileniyor. Müzenin girişindeki dev dinazor iskeletine ve dinazorlar bölümündeki diğer detaylar epey ilgi çekiyor. Kış aylarında Doğa Tarihi Müzesi'nin önünde kurulan buz pisti de hem çocuklar hem büyükler için oldukça popüler. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Bilimin gelişimini ve tarihteki örneklerinin sergilendiği müzede, sergilenenler hakkında bilgi alabileceğiniz birçok interaktif ekran bulunuyor. Müze klasik arabalar, en eski buharlı lokomotif, dünyanın ilk jet motoru, 10 bin yıl çalışacak saat prototipi, Apollo 10 uzay kapsülü gibi bilim tarihine dair 300 binden fazla öğeyi bünyesinde barındırıyor. Müzede ayrıca çeşitli sinema gösterileri, bilim geceleri gibi etkinlikler de düzenleniyor. Julia Roberts ve Hugh Grant'in baş rollerini oynadığı aynı isimli 1999 yapımı film ile ününe ün katan Londra'nın bohem bölgesi Nothing Hill şehrin batısında, Kensington Bahçeleri'nin hemen üzerinde yer alıyor. Arnavut kaldırımları, dar sokakları, Victoria tarzındaki renkli evleri ve Portobello pazarı ile sevilen bölge Ağustos ayında düzenlenen Nothing Hill festivali ile renkli gösterilere ev sahipliği yapıyor. Nothing Hill'de bulunan Portobello Sokağı her cumartesi günü Londra'nın en büyük ve en turistik pazar yerlerinden biri haline geliyor. Portobello Pazarı'nda yiyecek ve içecekler, ikinci el kıyafetler ve eşyalar, ev aksesuarları, antikalar, plaklar, kasetler, kitaplar başta olmak üzere binlerce farklı ürün satışa sunuluyor. Londra'nın en büyük meydanı olan Trafalgar Square Londra'da görülmesi gereken önemli yerlerden biri. Adını İngiltere'nin Fransa ve İspanya'ya karşı kazandığı bir zaferden alan meydan günümüzde Ulusal demokrasi ve protestoların merkezi olarak biliniyor. Meydan'da 50 metre yüksekliğindeki Nelson sütunu, süs havuzu ve su fıskiyeleri de bulunan Trafalgar yıl boyunca pek çok konsere, kutlamalara ve festivallere sahipliği yapıyor. Trafalgar Meydanı'nda ayrıca Londra'nın en önemli müzelerinden National Gallery de bulunuyor. Trafalgar Meydanı'na metro ile ulaşmak isterseniz Northern ya sa Bakerloo Line'a binip Charing. Cross durağında inmeniz gerekiyor. Dünyanın pek çok şehrinde bulunan ve sevilen şehri alt katı kapalı, üst katı açık olan otobüslerle keşfetme aktivitesi Londra'da da oldukça rağbet görüyor. Trafalgar Meydanı etrafında bu turlar için bilet satan çok sayıda bayi görebilirsiniz. Bu biletler 24 saat içinde kullanmak üzere geçerli oluyor ve tüm gün istediğiniz durakta inip gezdikten sonra tekrar aynı biletle başka bir otobüse binip turunuza devam edebiliyorsunuz. Hop on hop off tour günlük bilet ücreti online alırsanız 30 £, bayiden alırsanız 40 £ civarı değişiyor. Trafalgar Meydanı'nda yer alan Ulusal Galeri, kraliyet sanat koleksiyonlarının halka açılması akımının etkisiyle 1824 yılında kurulmuş. Burada dünyanın en bilinen tablolarının orijinalleri sergileniyor. Galeri'nin 2.300 parça koleksiyonu, 13. yüzyıl ile 20. yüzyıl aralığında üretilen tablolardan oluşuyor. Koleksiyon içerisinde İngiliz sanatçılarına ek olarak Botticelli, Leonardo da Vinci, Rembrandt, Gainsborough, Turner, Renoir ve Van Gogh gibi çok sayıda sanatçının eşsiz eserlerini görmek mümkün. National Gallery'ye giriş ücretsiz. Neon ışıklı dev reklam panolarıyla New York'taki Times Square'i anımsatan tam ortasında bulunan Eros heykelinin altındaki kat kat basamaklarında turistlerin soluklandıp sokak calgıcılarını ve dans gösterileri izlediği her daim cıvıl cıvıl olan bir meydan. Piccadilly Circus Trafalgar Meydanı'na 10 dakika yürüme mesafesinde yer alıyor. Aynı adlı metro istasyonunda inerek de kendinizi tam ortasında bulabileceğiniz Piccadilly Circus'a geldiğinizde siz de bu gösterileri izleyebilir, etraftaki dükkanlarından Londra temalı envai çeşit hediyelik eşya satın alabilir, meydanda bulunan Body Worlds Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Piccadilly Circus'ta Daha önce Ripley's Believe It Or Not Müzesi'nin bulunduğu yerde açılan 5 katlı Body Worlds Sergisi'nde insan vücudunun gizemine ait pek çok sır perdesi aralanıyor. Her yaşa hitap eden bu serginin en can alıcı yanı sergilenen her anatomik parçanın gerçek olması. Kasları, sinir ve damar ağlarını bu netlikte görmek gerçekten oldukça sıradışı ve büyüleyici bir deneyim. Müze girişinde verilen kulaklıkla gördüğünüz her bölüme ait açıklamayı dinlemek de bu deneyimi güçlendiriyor. İngilizler için geleneksel 5 çayı ritüeli oldukça önemli. Piccadilly Circus'a 8 dakika yürüme mesafesindeki Ritz Hotel London'da son derece şık bir ortamda sunulan versiyonu da özellikle turistler için en popülerlerinden biri. İngiliz aristokrasisini yaşamak isteyenler için çok keyifli bir deneyim. Ritz London'da gün boyu devam eden Afternoon Tea'nin kişi başı ücreti çocuklar için 35£, büyükler için 58 £. Erkekler için ceket ve kravat giyme zorunluluğu var. Piccadilly Circus gibi hem turistler hem de Londralılar için popüler bir buluşma noktası olan Leichester Square sadece yayalara açık bir meydan. Londra'da film galaları genellikle bu meydanda yer alan sinemalarda gerçekleşiyor. Bu nedenle sıradan bir akşam üstü sokakta yürürken birden kırmızı halılar, patlayan flaşlar ve normalden daha fazla insan kalabalığıyla karşılaşmak mümkün. Meydanın ortasında bulunan parkta Noel zamanı çok tatlı bir Noel pazarı kuruluyor. Ayrıca Çin yeni yılı kutlamaları da bu meydanda gerçekleşiyor. Yine Leicester Square'de bulunan 3 katlı dev çikolata mağazası m&m's günün her saati her yaştan ziyaretçi akınına uğruyor. Leichester Square Piccadily Circus'a 4 dakika yürüme mesafesinde. Ayrıca Leichester Square metro durağında inilerek de ulaşılıyor. Geçmişte Çin'den gelen tüccaların yaşadıkları semt olan China Town günümüzde ise Londra'nın en çok turist çeken yerlerinden biri. Londra'nın merkezinde, Soho bölgesinde konumlanmış, bünyesinde onlarca Çin lokantası ve Çin marketi barındıran China Town'da kendinizi Çin'e ışınlanmış hissetmeniz mümkün. Özellikle Çin takvimine göre yeni yıl kutlamalarına denk gelirseniz ortam oldukça şenlikli oluyor. Uygun fiyatlı, lokal bir Çin yemeği yemek isteyenler için Four Seasons benim favorim. China Town'a metro ile ulaşmak isterseniz Central Line'a binerek Tottenham Court Road durağında inmeniz gerekiyor. Oxford Circus ve Piccadilly Circus's 3 er dakika yürüme mesafesindeki Carnaby Street rengarenk binaları, konsept butikleri, masaları dışarı atmış tatlış kafe ve restoranları ile Londra'nın en sevimli caddelerinden biri. Buraya geldiğinizde en azından bir kahve mutlaka içmelisiniz. Ayrıca Carnaby Street'ten girişi olan 21 restoranın 3 katlı bir avluda toplandığı Kingly Court da ziyaret edebilir, burada yemek yiyebilirsiniz. Dirty Bones benim favorim. Sadece Londra'nın değil Avrupa'nın da en uzun alışveriş caddesi olan Oxford Street'te en lüksünden en hesaplısına yaklaşık 300 tane mağaza bulunuyor. Özellikle indirim günlerinde iğne atsanız yere düşmüyor. Yaklaşık 2 km uzunluğundaki cadde üzerinde Tottenham Court Road, Bond Street, Oxford Circus ve Marble Arch olmak üzere tam 4 adet metro İstasyonu var. Yine Londra'nın ünlü meydanlarından Oxford Circus bu cadde üzerinde bulunuyor. Oxford Caddesi'ne geldiyseniz bu cadde üzerindeki İngiltere'nin ikonik mağazası 9 katlı Selfridges'i ziyaret etmelisiniz. Farklı lezzet deneyimleri ile ilgiliyseniz restoran katında bulunan The Brass Rail'de meşhur salt beefi denemelisiniz. Londra'nın West End bölgesinde bulunan Covent Garden semti tiyatro ve eğlence anlamında Londra'nın merkezi sayılıyor. Araç trafiğine kapalı olan Covent Garden Meydanı aynı zamanda Kraliyet Opera Evi'ne Londra Ulaşım Müzesi'ne, butiklere, restoranlara, sokak çalgıcılarına ve dans gösterilerine ev sahipliği yapıyor. Covent Garden semtinin en dikkat çekici noktası ise meydanın tam ortasındaki üstü kapalı pazar alanı. Bir dönem meyve sebze pazarı olarak kullanılan bu markette antika, el işleri, ev eşyaları, mücevher ve aksesuarlar satılıyor. Covent Garden Market'in tam ortasında, minik kafelerin dışarıdaki masalarında servis verdiği çok tatlı bir avlu da bulunuyor. Covent Garden Leichester Square'e 5 dakika yürüme mesafesinde. Ayrıca aynı adlı metro istasyonunda inilerek de ulaşılıyor. Londra'nın meşhur çift katlı kırmızı otobüsleri, trenleri, Londradaki ulaşım ve tarihine dair herşeyi bulabileceğiniz müze Covent Garden'da yer alıyor. Çocukların ücretsiz girebildiği müzede büyüklerden 16 pound alınıyor. Londra'nın kuzeyinde yer alan Camden Town, hareketli yapısı ve zengin alışveriş, eğlence olanaklarıyla geniş kitleleri kendisine çekebilen bir başka popüler yerleşim bölgesi. Hippy merkezi olarak adlandırılan ve yaratıcılığın merkezi kabul edilen bölgede Cumartesi ve Pazar kurulan 6 farklı pazar yerinde kitaptan takıya, çiftlik ürünlerinden giyime kadar birçok farklı kategoriden ürünü cazip fiyatlarla satın alma imkanı bulunuyor. Ayrıca hafta sonları sokak lezzetlerini tadabileceğiniz pek çok dünya mutfağının sunulduğu standlar da ortama canlılık katıyor. Camden Town'a Northern line'a binip aynı adlı durakta inilerek ulaşılıyor. Londra'nın diğer güzide parklarından Hyde Park, Green Park, Kensington Gardens'ın aksine Thames Nehri'nin güney tarafında yer alan Battersea Park aynı zamanda Thames Nehri'nin tam kıyısında bulunuyor. Battersea Park'ta hem büyük hem küçük çocuklar için oyun alanları, kum havuzu ve yine çocuklara özel küçük bir hayvanat bahçesi var. Ağaçların üzerine kurulan macera alanlarından oluşan GO APE de bu parkın bir parçası. Battersea Park'ta ayrıca yürüyüş ve piknik alanları, gölette bot kiralama imkanı ve yine gölet kıyısında tahta masalı kocaman bir kafe restoran da yer alıyor. Warner Bros Stüdyolarında son dönemin gözde filmlerinden Harry Potter'ın sahne arkası turuna çıkmak da Londra'da yapılabilecek en etkileyici aktivitelerden biri. Filmin çekildiği setleri ve kullanılan kostümleri görebileceğiniz bu tura katılmak isterseniz büyükler için 80 £, çocuklar için 75 £ ödemeniz gerekiyor. Warner Bros stüdyoları Londra'nın kuzeybatısındaki Leavesden mevkiinde yer alıyor. İngilizlerin meşhur ritüeli 5 çayı keyfini Londra'nın nostaljik otobüsleri ile şehri gezerken yaşamak, B Bakery'nin efsane cupcakelerini tadıp çayınızı yudumlarken şoförünüzün anlatımı eşliğinde Londra'nın simge yapıları arasında otobüs turu yapmak, çocuklar için de büyükler için de hem lezzetli hem de eğlenceli bir aktivite. Victoria Hall'da başlayan B Bakery 5 çayı turu 1.5 saat sürüyor ve tura katılmak için kişi başı 45 £ ödemeniz gerekiyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Doğa Tarihi Müzesi ve Bilim Müzesi ile birlikte South Kensington'daki müzeler bölgesindeki üç müzeden biri olan Victor & Albert Müzesi ile karıştırılan Victor Çocukluk Çağı Müzesi Bethnal Green semtinde yer alıyor. Pek çok etkinliğin düzenlendiği bu interaktif müzenin koleksiyonunda oyuncak ayılar, porselen bebekler, kuklalar, model trenler, kurşun askerler, karton oyunlar, kostümler ve bir kısmı kraliyet tarafından bağışlanmış olan 40'ın üzerinde bebek evi bulunuyor. Giriş ücretsiz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Noel ve Yılbaşı döneminde Londra'daysanız, dev bir lunapark olan Winter Wonderland'ı kaçırmamalısınız. Her sene Hyde Park'ta kasım ortasında kurulan Winter Wonderland Ocak ortasına kadar açık kalıyor. Türkiye'deki lunaparktakilerle aynı mantıkla Winter Wonderland'a giriş ücretsiz, binilen her üniteye ayrı ücret ödeniyor. Minik kulübelerde pek çok çeşit yiyecek içecek satışı da mevcut Winter Wonderland'de tam bir Noel coşkusu yaşanıyor. Son dönemde Londra'ya gelip de ödüllü cupcake kafesi Peggy Porschen Cakes'in önünde Instagram için fotoğraf çektirmeyen çok az turist vardır sanırım. Mekan o kadar popüler ki önünde neredeyse her daim kuyruk oluyor. Zaten kuyrukta beklemek İngiltere'nin olmazsa olmazı, sonunda o pempiş cupcakelere ulaşmak için beklemeye değiyor mu? Değiyor. Londra'nın güney doğusunda yer alan Greenwich, başlangıç meridyenin geçtiği yer olarak kabul ediliyor. Greenwich'e geldiğinizde Royal Observatory'yi ziyaret edebilir, meridyenin başlangıç noktasında fotoğraf çektirebilirsiniz. Daha sonra Royal Observatory'nin de sınırları içinde bulunduğu Thames Nehri manzaralı, devasa Greenwich Park'ın çimlerine yayılabilirsiniz. Royal Observatory giriş ücreti çocuklar için 6.5 £, büyükler için 15 £. Bir dönemin en hızlı yelkenlisi, şu anda ödüllü bir Londra müzesi. Yine Greenwich Bölgesi'ndeki Cutty Sark'ı ziyaret ettiğinizde hem böyle bir gemideki yaşama tanıklık edebilir, hem de müze etrafındaki panayır havasındaki ambiyansta eğlenebilirsiniz. Cutty Sark Müzesi giriş ücreti büyükler için 13.5 £, çocuklar için 7 £. Greenwich'ten kalkan bu teleferik 1 km boyunca 90 metre yükseklikte ilerlerken Thames Nehri'ni, Canary Wharf'taki gökdelenleri ve Olympic Park'ı izlemenize olanak sağlıyor. Emirates Air Line'ı oysterınız ile sadece 3.5 £ harcayarak tek yön kullanabileceğiniz gibi, kişi başı büyükler için 10.70 £, çocuklar için 6.20 £ vererek hem gidiş dönüş teleferik turu hem de Emirates Havacılık Müzesi'ne giriş ve uçuş simülasyonuna katılma hakkı elde edebiliyorsunuz. İngiltere'nin havası diğer Avrupa ülkelerine göre daha ılıman kış aylarında. Bu konuda bir endişeniz olmasın. Dublin yerine Londra Cambridge Oxford Edinburg gibi trenle ulaşabileceğiniz şehirleri tercih edin bence."} {"url": "https://gezentianne.com/londra-southbankta-sanat-ve-lezzet-dolu-bir-gun", "text": "Londra'nın Southbank semtinde 5. seneye giriyorum. Buraya taşınmadan önce de en çok takıldığım bir yer idi Southbank. Bunun en temel nedeni o zamanlarda daha yeni açılmış olan Tate Modern Müzesi. Bir sanat aşığı ben için çok ideal bir mahal. Şimdi ufak bir 24 saat nasıl geçirelim, yeni yerler, yeni lezzetler, iste bu çok heyecanlı Southbank'i bir de yerlisinden dinlemek isterseniz lütfen okumaya devam ediniz. Tate'de ve aslında bütün müzelerde geçerli bir kural var. Bunu da herkes bilmiyor nedense. Bu ülkedeki müzeler ücretsiz ve halka açıktır. Permanent collection dediğimiz, kalıcı sanat eserlerinin sergilendiği paha biçilmez galeriler ücretsizdir. Geçici sergilerin olduğu galeriler için ise bilet almalısınız. İşte o ilk bilet hakkınızı Kasım 2016 ya kadar devam eden Georgia O'Keeffe için kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. Muhteşem bir sanatçı, muhteşem bir sergi. Tabi modern sanatı seviyorsanız. Yok anacım, ben söyle bir gezeyim deseniz bile kalıcı olan kısımda onlarca Picasso, Dali gibi pek çok eser var. Ayrıca bu müzenin ikinci bölümü 2 ay önce açıldı. 10. katta bulunan terasa çıkıp bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Öğle vakti çoktan geldi. Şimdi güzel bir lunch almanın tam zamanı. Tate' in hemen dibinde açılmış olan bir sürü yeni mekan var. Her birinde defalarca yemiş biri olarak, her bütçe ve her kalitedeki mekanlar arasında Capricci hiç şüphesiz her seferinde ilk tercihim. Bana kalırsa Capricci sadece bu semtin değil, Londra nin en iyi ilk 3'üne girebilecek lokantalar arasında. Ana yemekler ortalama £15. Şarap listesi harika. Organik şaraplardan Cabernet-Merlot karisimi olan kırmızıyı, ya da yine kadeh olarak verilen Veneto dan naturel sarap Granselva'yı tercih edebilirsiniz. Yürümeye devam. Thames rotasına geri dönüp, nehir panoramasını iyice özümsemek lazım. Turistlerin de yerlilerin de çok sevdiği bu bölüm hava almak ve koşu yapmak için çok ideal. Yeni açılan The Mondrian at Sea Containers'in roof barı oldukça iyi. Burada muhteşem manzara eşliğinde bir kokteyl ya da öğle kahvesi alabilirsiniz. Hemen yanında OXO Tower var, evet bildiğiniz tavuk suyu bulyon ismindeki kule! Burada benim sadece window shopping yaptığım yani bakıp bakıp almadan devam ettiğim ufak ufak designer mağazalar var. Oxo nun yaninda Bernie Spain Gardens ise, öğle vaktinde burada çalışanların hava yağmurlu değilse, piknik şeklinde öğle yemeklerini yedikleri muhteşem bir park."} {"url": "https://gezentianne.com/londrada-15-pounda-serpme-turk-kahvaltisi-keyfi", "text": "Bizler için güne keyifli bir Türk kahvaltısı ile başlamaktan daha güzel bir yol var mı? Marble Arch'da konumlandırılmış Bursa Kebap Evi ancak Türkiye'de bulabileceğiniz serpme Türk kahvaltısını, hem de kişi başı 15 £ gibi bir ücretle sunuyor. Bursa Kebap Evi kahvaltısında menemenden ızgara sucuğa, Kestane şekerinden bal kaymağa pek çok Türk lezzeti bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/londrada-cocuklarla-gidilecek-yerler", "text": "İngilizler genel anlamda çocuklara çok değer veren bir millet olduğu için başkent Londra'da da çocuklarla yapılacak, çoğu ücretsiz olan pek çok aktivite mevcut. Şimdi kısaca Londra'da çocuğunuzla gidebileceğiniz parklara, müzelere, restoranlara vb. yerlere, buralarda neler yapabileceğinize kısaca bir göz atalım. Londra demek uçsuz bucaksız parklar demek. Londra parkları demek sincaplar, tilkiler, geyikler, göletler, ördekler, yemyeşil çimenler, birbirinden renkli ağaçlar, kafeler, piknik alanları, koşu ve yürüyüş parkurları demek. Londra parkları arasında en çok bilineni ise hiç kuşkusuz ki Hyde Park. Hyde Park öyle büyük bir park ki 5 farklı metro istasyonundan, 5 farklı kapıdan girilerek ulaşılabiliyor. Hyde Park'ta çocuğunuzun bisiklet veya scooterı ile gezebilir, elinizle sincapları ve ördekleri besleyebilir, piknik yapabilirsiniz. Hyde Park'ın kalbindeki dev gölette pedalla çevrilen botlardan kiralayarak bir nevi sandal sefası yapmak da çocukların sevdiği aktivitelerden biri. Hyde Park'ın kuzeybatı köşesinde bulunan Diana Memorial Fountain özellikle yaz aylarında çocuklu aileler ile dolup taşıyor. Çocuklar buradaki sığ havuzlarda sularla oynamaya bayılıyor. Bir dönem Kensington Sarayı'nın özel bahçesi konumunda bulunan Kensington Gardens, günümüzde Hyde Park gibi Birleşik Krallık Monarşisi'ne ait olup da halka açık olan parklar arasında yer alıyor. Kensington Gardens, Hyde Park'ın hemen batısında bulunuyor. Parkın kuzeybatısında yer alan Diana Memorial Playground'daki dev korsan gemisi etrafındaki kum parkına çocuklar bayılıyor. Çocuklar çıplak ayakla geminin tepesinde, etrafında coşup oynarken anne babalar da parkın kafesinden aldıkları çayın kahvenin keyfini sürebiliyor. Londra'da girişi ücretsiz olan pek çok müze bulunuyor. Bunlardan çocuklara en uygun olan üçü Müzeler bölgesi diye tabir edilen, güney Kensington bölgesinde yer alıyor. Roma mimarisinin İngiltere'deki çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul edilen binası ile bile başlı başına bir sanat eseri olarak kabul edilen Doğa Tarihi Müzesi botanik, paleontoloji ve zooloji ile ilgili milyonlarca örneği bünyesinde barındırıyor. Müzede nesli tükenmiş ya da doğada yaşayan hayvanların maket ve fosilleri sergileniyor. Müzenin girişindeki dev dinazor iskeleti ve dinazorlar bölümündeki diğer detaylar epey ilgi çekiyor. Kış aylarında Doğa Tarihi Müzesi'nin önünde kurulan buz pateni pisti de hem çocuklar hem büyükler için oldukça popüler. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Bilimin gelişimini ve tarihteki örneklerinin sergilendiği müzede, sergilenenler hakkında bilgi alabileceğiniz birçok interaktif ekran bulunuyor. Müze klasik arabalar, en eski buharlı lokomotif, dünyanın ilk jet motoru, 10 bin yıl çalışacak saat prototipi, Apollo 10 uzay kapsülü gibi bilim tarihine dair 300 binden fazla öğeyi bünyesinde barındırıyor. Müzede ayrıca çeşitli sinema gösterileri, çocuklar için bilim geceleri gibi etkinlikler de düzenleniyor. Londra'nın en önemli simgelerinden biri olan London Eye, Thames Nehri'nin pek çok noktasından görülebilen 120 metre çapında dev bir dönme dolap. London Eye'ın camekan kabinleri de kendi gibi devasa, yaklaşık 20 kişi binebiliyor. Kişi başı 25 £ olan London Eye tam iki tur dönüyor ve toplamda yarım saat sürüyor. Tur sonrası 4D salonda yayınlanan Londra hakkındaki kısa filmi izlemek de ödediğiniz ücrete dahil. Çocuklar bu bölümü London Eye gezisinden bile daha çok seviyor. Londra'nın güney batısındaki Chessington bölgesinde yer alan Chessington World of Adventures çocuklara tema park, hayvanat bahçesi ve akvaryum keyfini bir arada yaşatıyor. Chessington World of Adventures'da aynı gün içerisinde hem hayvanların doğal ortamlarında safari yapılabiliyor hem de tema park kısmındaki birbirinden eğlenceli ünitelerde adrenalin dolu anlar yaşanabiliyor. Bir oyuncak mağazasından çok daha ötesi diye tabir edebileceğim, Londra'nın ünlü alışveriş caddesi Regent Street üzerindeki Hamley's tam 7 kattan oluşuyor. Satılan pek çok oyuncağın uygulamalı olarak sergilendiği ve çocuklar tarafından da denenebildiği mağazada, havada uçuşan bumeranglar, sihirli kumlar ve pek çok sıradışı elişi etkinliği çocukların büyülenmesine sebep oluyor. Londra'da çocuk dostu pek çok restoran var ama özellikle bazıları \"Çocuklu aileler için biçilmez kaftanım!\" diye bas bas bağırıyor. Piccadily Circus'ın yakınlarında bulunan Hollywood temalı ünlü restoran Planet Hollwood da bunlardan biri. Planet Holywood'tan içeri adımınızı attığınız anda kendinizi 90'lı yıllarda çekilmiş bir Amerikan filmine ışınlanmış gibi hissediyorsunuz. Dev burgerler, milkshakeler, kostümlü garsonlar, sürekli yapılan eğlenceli anonslar, ekranlarda yer alan doğum günü kutlama mesajları çocuklarla güzel saatler geçirmenizi sağlıyor. Tropik yağmurlar, şelaleler, şimşekler Londra'nın kalbinde, Piccadilly Circus'ta bulunan Rainforest Cafe'de sizleri bekliyor. Doğum günü partilerinin de düzenlendiği Rainforest'ta her daim bir parti atmosferi oluyor ve çocuklar buna bayılıyor. Warner Bros Stüdyolarında çocukların gözde filmlerinden Harry Potter'ın sahne arkası turuna çıkmak da Londra'da çocuklarla yapılabilecek en etkileyici aktivitelerden biri. Filmin çekildiği setleri ve kullanılan kostümleri görebileceğiniz bu tura katılmak isterseniz büyükler için 80 £, çocuklar için 75 £ ödemeniz gerekiyor. Warner Bros stüdyoları Londra'nın kuzeybatısındaki Leavesden mevkiinde yer alıyor. İngilizlerin meşhur ritüeli 5 çayı keyfini Londra'nın nostaljik otobüsleri ile şehri gezerken yaşamak, B Bakery'nin efsane cupcakelerini tadıp çayınızı yudumlarken şoförünüzün anlatımı eşliğinde Londra'nın simge yapıları arasında otobüs turu yapmak, çocuklar için de büyükler için de hem lezzetli hem de eğlenceli bir aktivite. Victoria Hall'da başlayan B Bakery 5 çayı turu 1.5 saat sürüyor ve tura katılmak için kişi başı 45 £ ödemeniz gerekiyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Doğa Tarihi Müzesi ve Bilim Müzesi ile birlikte South Kensington'daki müzeler bölgesindeki üç müzeden biri olan Victor & Albert Müzesi ile karıştırılan Victor Çocukluk Çağı Müzesi Bethnal Green semtinde yer alıyor. Çocuklarla ilgili pek çok etkinliğin düzenlendiği bu interaktif müzenin koleksiyonunda oyuncak ayılar, porselen bebekler, kuklalar, model trenler, kurşun askerler, karton oyunlar, kostümler ve bir kısmı kraliyet tarafından bağışlanmış olan 40'ın üzerinde bebek evi bulunuyor. Giriş ücretsiz. Dünyanın ilk sosyal networkü olan İngiltere posta ağının tarihini interaktif bir şekilde yansıtan İngiltere Posta Müzesi çocuklarla Londra keşfi için keyifli bir seçenek. Londra Posta Müzesine geldiğinizde gizli tünellerde tren yolculuğuna katılabilir, kendi posta pulunuzu tasarlayabilir, interaktif oyunlar oynayabilir, geçmişe keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz. Londra'nın meşhur çift katlı kırmızı otobüsleri, trenleri, Londradaki ulaşım ve tarihine dair herşeyi bulabileceğiniz müze Covent Garden'da yer alıyor. Çocukların ücretsiz girebildiği müzede büyüklerden 16 pound alınıyor. 1828 yılında kurulan ve dünyanın en eski hayvanat bahçesi olan London Zoo hayvanların doğal ortamlarına uygun şartlarda yaşatılması ile takdir topluyor. Goriller, aslanlar, kaplanlar, lemurlar, örümcekler, kuşlar ve balıklar gibi 16 binin üzerindeki hayvan sayısı ile London Zoo aynı zamanda İngiltere'nin de en büyük hayvanat bahçesi. London Zoo'da en çok penguenlerin kumsal temalı dev bir havuzda hem suyun altından hem de üstünden izlenebildiği penguen kumsalı ile kelebek çadırı ilgi çekiyor. Londra Hayvanat Bahçesi giriş ücreti çocuklar için 15 £, büyükler için 20 £. Noel ve Yılbaşı döneminde Londra'daysanız, çocukların çok eğlenebilecekleri dev bir lunapark olan Winter Wonderland'ı kaçırmamalısınız. Her sene Hyde Park'ta kasım ortasında kurulan Winter Wonderland Ocak ortasına kadar açık kalıyor. Türkiye'deki lunaparktakilerle aynı mantıkla Winter Wonderland'a giriş ücretsiz, çocukların bindiği ünitelere ücret ödeniyor. Minik kulübelerde pek çok çeşit yiyecek içecek satışı da mevcut Winter Wonderland'de tam bir Noel coşkusu yaşanıyor. İngilizler için geleneksel 5 çayı ritüeli oldukça önemli. Ritz Hotel London'da son derece şık bir ortamda sunulan versiyonu da özellikle turistler için en popülerlerinden biri. Çocukların İngiliz aristokrasisini yaşaması için müthiş bir fırsat. Ritz London'da gün boyu devam eden Afternoon Tea'nin kişi başı ücreti çocuklar için 35£, büyükler için 58 £. Londra Piccadilly Circus'ta bulunan Ripley's Believe It or Not Müzesi iki başlı buzağıdan, dünyanın en uzun adamına, kelebeklerle yapılmış tablodan, dünyanın sürüş izni olan en küçük arabasına, 700'den fazla tuhaf ve sıradışı sergiye ev sahipliği yapıyor. Maceraperest Robert Ripley'in ayak izlerini takip edin ve tuhaflıklarla dolu 5 katı keşfedin. Sonsuz sayıdaki koridorun içinde kaybolma hissi veren LABİRENT AYNALARI ve dengede durmakta zorlanacağınız KARA DELİĞİ sakın kaçırmayın. Son dönemde Londra'ya gelip de ödüllü cupcake kafesi Peggy Porschen Cakes'in önünde Instagram için fotoğraf çektirmeyen çok az turist vardır sanırım. Bu pempiş kafeye kız çocukları da bayılıyor. Mekan o kadar popüler ki önünde neredeyse her daim kuyruk oluyor. Zaten kuyrukta beklemek İngiltere'nin olmazsa olmazı, sonunda o pempiş cupcakelere ulaşmak için beklemeye değiyor mu? Değiyor. Londra'nın güney doğusunda yer alan Greenwich, başlangıç meridyenin geçtiği yer olarak kabul ediliyor. Greenwich'e geldiğinizde çocuklarınızla birlikte Royal Observatory'yi ziyaret edebilir, meridyenin başlangıç noktasında fotoğraf çektirebilirsiniz. Daha sonra Royal Observatory'nin de sınırları içinde bulunduğu Thames Nehri manzaralı, devasa Greenwich Park'ın çimlerine yayılabilirsiniz. Oldukça eğimli olan bu parkta çocuklar çimde aşağı doğru yuvarlanmaya bayılıyor. Royal Observatory giriş ücreti çocuklar için 6.5 £, büyükler için 15 £. Bir dönemin en hızlı yelkenlisi, şu anda ödüllü bir Londra müzesi. Yine Greenwich Bölgesi'ndeki Cutty Sark'ı ziyaret ettiğinizde çocuklarınız hem böyle bir gemideki yaşama tanıklık edebilir, hem de müze etrafındaki panayır havasındaki ambiyansta eğlenebilir. Cutty Sark Müzesi giriş ücreti büyükler için 13.5 £, çocuklar için 7 £. Greenwich'ten kalkan bu teleferik 1 km boyunca 90 metre yükseklikte ilerlerken Thames Nehri'ni, Canary Wharf'taki gökdelenleri ve Olympic Park'ı izlemenize olanak sağlıyor. Emirates Air Line'ı oysterınız ile sadece 3.5 £ harcayarak tek yön kullanabileceğiniz gibi, kişi başı büyükler için 10.70 £, çocuklar için 6.20 £ vererek hem gidiş dönüş teleferik turu hem de Emirates Havacılık Müzesi'ne giriş ve uçuş simülasyonuna katılma hakkı elde edebiliyorsunuz. Hampton Court Sarayı bünyesindeki oyun alanı olan The Magic Garden Londra'nın güneybatısındaki Bushy Park yakınlarında yer alıyor. Giriş ücretinin büyükler için 8 £, çocuklar için 6 £ olduğu park eğlencesini 8. Henry'nin hayatından kesitler bulacağınız Hampton Court Sarayı gezisi ile de birleştirmek mümkün. Londra'nın batısındaki Windsor semtinde, Windsor Kalesi'ne yakınlarında yer alan Legoland'e şehir merkezinden toplu taşımayla yaklaşık 2 saatte ulaşılıyor. İstanbul'dakinden farklı olarak açık havada çok daha büyük bir alana yayılmış olan Legoland Paris'teki Disneyland ya da bizdeki Vialand tarzındaki pek çok eğlence ünitesine sahip tema parklardan biri. Eğlence ünitelerinin yanı sıra Miniland adı verilen alanda tüm dünyadaki simge yapıların legodan yapılmış minyatür halleri sergileniyor. Legoland giriş bilet ücreti internetten alındığı taktirde kişi başı 29 £. Giriş ücretine tüm eğlence ünitelerinin fiyatı dahil. Legoland Windsor olarak da bilinen tema parka metro ile Heathrow havaalanına gittikten sonra, 703 no'lu otobüsler ile ulaşılıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/londrada-gezilecek-alternatif-yerler", "text": "İnsanoğlunun hayal gücü yaratıcılıkta sınır tanımıyor. London In The Sky yeryüzünde yemek yemeği sıradan bulanları gökyüzünde ağırlıyor. Londra'yı yaz aylarında ziyaret ederseniz, bu sıradışı deneyimi dd mutlaka denemelisiniz. London In The Sky O2 Arena'da yer alıyor, Jubilee Line'ı kullanıp North Greenwich durağında indikten sonra 2 dakika yürüyüş mesafesinde yer alıyor. Hem gezmeyi hem yemeyi sevenler için muhteşem bir konsept. Üstü camla kaplı bir otobüsle Londra'nın tarihi ve turistik yerlerini gezerken Fransız şef tarafından hazırlanan öğle menüsünün keyfini sürebileceğiniz Bustronome London turları bana kalırsa Londra'da yapılacaklar listesinde en önde yer alıyor. 5 çayı ve akşam yemeği versiyonları da bulunan bu gurme gezinin detayları için tıklayın. Julia Roberts ve Hugh Grant'in baş rollerini oynadığı aynı isimli 1999 yapımı film ile ününe ün katan Londra'nın bohem bölgesi Nothing Hill şehrin batısında, Kensington Bahçeleri'nin hemen üzerinde yer alıyor. Arnavut kaldırımları, dar sokakları, Victoria tarzındaki renkli evleri ve Portobello pazarı ile sevilen bölge Ağustos ayında düzenlenen Nothing Hill festivali ile renkli gösterilere ev sahipliği yapıyor. Nothing Hill'de bulunan Portobello Sokağı her cumartesi günü Londra'nın en büyük ve en turistik pazar yerlerinden biri haline geliyor. Portobello Pazarı'nda yiyecek ve içecekler, ikinci el kıyafetler ve eşyalar, ev aksesuarları, antikalar, plaklar, kasetler, kitaplar başta olmak üzere binlerce farklı ürün satışa sunuluyor. Son dönemde Londra'ya gelip de ödüllü cupcake kafesi Peggy Porschen Cakes'in önünde Instagram için fotoğraf çektirmeyen çok az turist vardır sanırım. Mekan o kadar popüler ki önünde neredeyse her daim kuyruk oluyor. Zaten kuyrukta beklemek İngiltere'nin olmazsa olmazı, sonunda o pempiş cupcakelere ulaşmak için beklemeye değiyor mu? Değiyor. Piccadilly Circus'ta Daha önce Ripley's Believe It Or Not Müzesi'nin bulunduğu yerde açılan 5 katlı Body Worlds Sergisi'nde insan vücudunun gizemine ait pek çok sır perdesi aralanıyor. Her yaşa hitap eden bu serginin en can alıcı yanı sergilenen her anatomik parçanın gerçek olması. Kasları, sinir ve damar ağlarını bu netlikte görmek gerçekten oldukça sıradışı ve büyüleyici bir deneyim. Müze girişinde verilen kulaklıkla gördüğünüz her bölüme ait açıklamayı dinlemek de bu deneyimi güçlendiriyor. İngilizler için geleneksel 5 çayı ritüeli oldukça önemli. Piccadilly Circus'a 8 dakika yürüme mesafesindeki Ritz Hotel London'da son derece şık bir ortamda sunulan versiyonu da özellikle turistler için en popülerlerinden biri. İngiliz aristokrasisini yaşamak isteyenler için çok keyifli bir deneyim. Ritz London'da gün boyu devam eden Afternoon Tea'nin kişi başı ücreti çocuklar için 35£, büyükler için 58 £. Erkekler için ceket ve kravat giyme zorunluluğu var. Geçmişte Çin'den gelen tüccaların yaşadıkları semt olan China Town günümüzde ise Londra'nın en çok turist çeken yerlerinden biri. Londra'nın merkezinde, Soho bölgesinde konumlanmış, bünyesinde onlarca Çin lokantası ve Çin marketi barındıran China Town'da kendinizi Çin'e ışınlanmış hissetmeniz mümkün. Özellikle Çin takvimine göre yeni yıl kutlamalarına denk gelirseniz ortam oldukça şenlikli oluyor. Uygun fiyatlı, lokal bir Çin yemeği yemek isteyenler için Four Seasons benim favorim. China Town'a metro ile ulaşmak isterseniz Central Line'a binerek Tottenham Court Road durağında inmeniz gerekiyor. Oxford Circus ve Piccadilly Circus's 3 er dakika yürüme mesafesindeki Carnaby Street rengarenk binaları, konsept butikleri, masaları dışarı atmış tatlış kafe ve restoranları ile Londra'nın en sevimli caddelerinden biri. Buraya geldiğinizde en azından bir kahve mutlaka içmelisiniz. Ayrıca Carnaby Street'ten girişi olan 21 restoranın 3 katlı bir avluda toplandığı Kingly Court da ziyaret edebilir, burada yemek yiyebilirsiniz. Dirty Bones benim favorim. Sevgili İzzet Çapa'nın Cahide'sinin Londra versiyonunu yaşamak isteyenler için çok başarılı bir alternetif olan Proud Embankment Londra'nın gece hayatını keşfetmek isteyenler için lezzetli yemeklerin sahne şovları ile buluştuğu muhteşem bir ambiyans sunuyor. Thames Nehri kıyısındaki Proud Embankment'a metro ile District Line ya da Circle Line'a binip Temple durağında inilerek ulaşılabiliyor. Bayan giyiminden, erkek giyimine, çocuk giyiminden ev tekstiline, aksesuarlardan mücevherlere pek çok çeşit ürünün satışının yapıldığı çok katlı alışveriş merkezlerinden biri olan Liberty London mimarisi ile de Londra'nın ikonik binalarından biri olarak biliniyor. Londra'nın kuzeyinde yer alan Camden Town, hareketli yapısı ve zengin alışveriş, eğlence olanaklarıyla geniş kitleleri kendisine çekebilen bir başka popüler yerleşim bölgesi. Hippy merkezi olarak adlandırılan ve yaratıcılığın merkezi kabul edilen bölgede Cumartesi ve Pazar kurulan 6 farklı pazar yerinde kitaptan takıya, çiftlik ürünlerinden giyime kadar birçok farklı kategoriden ürünü cazip fiyatlarla satın alma imkanı bulunuyor. Ayrıca hafta sonları sokak lezzetlerini tadabileceğiniz pek çok dünya mutfağının sunulduğu standlar da ortama canlılık katıyor. Camden Town'a Northern line'a binip aynı adlı durakta inilerek ulaşılıyor. Londra'nın diğer güzide parklarından Hyde Park, Green Park, Kensington Gardens'ın aksine Thames Nehri'nin güney tarafında yer alan Battersea Park aynı zamanda Thames Nehri'nin tam kıyısında bulunuyor. Battersea Park'ta hem büyük hem küçük çocuklar için oyun alanları, kum havuzu ve yine çocuklara özel küçük bir hayvanat bahçesi var. Ağaçların üzerine kurulan macera alanlarından oluşan GO APE de bu parkın bir parçası. Battersea Park'ta ayrıca yürüyüş ve piknik alanları, gölette bot kiralama imkanı ve yine gölet kıyısında tahta masalı kocaman bir kafe restoran da yer alıyor. Warner Bros Stüdyolarında son dönemin gözde filmlerinden Harry Potter'ın sahne arkası turuna çıkmak da Londra'da yapılabilecek en etkileyici aktivitelerden biri. Filmin çekildiği setleri ve kullanılan kostümleri görebileceğiniz bu tura katılmak isterseniz büyükler için 80 £, çocuklar için 75 £ ödemeniz gerekiyor. Warner Bros stüdyoları Londra'nın kuzeybatısındaki Leavesden mevkiinde yer alıyor. İngilizlerin meşhur ritüeli 5 çayı keyfini Londra'nın nostaljik otobüsleri ile şehri gezerken yaşamak, B Bakery'nin efsane cupcakelerini tadıp çayınızı yudumlarken şoförünüzün anlatımı eşliğinde Londra'nın simge yapıları arasında otobüs turu yapmak, çocuklar için de büyükler için de hem lezzetli hem de eğlenceli bir aktivite. Victoria Hall'da başlayan B Bakery 5 çayı turu 1.5 saat sürüyor ve tura katılmak için kişi başı 45 £ ödemeniz gerekiyor. Noel ve Yılbaşı döneminde Londra'daysanız, dev bir lunapark olan Winter Wonderland'ı kaçırmamalısınız. Her sene Hyde Park'ta kasım ortasında kurulan Winter Wonderland Ocak ortasına kadar açık kalıyor. Türkiye'deki lunaparktakilerle aynı mantıkla Winter Wonderland'a giriş ücretsiz, binilen her üniteye ayrı ücret ödeniyor. Minik kulübelerde pek çok çeşit yiyecek içecek satışı da mevcut Winter Wonderland'de tam bir Noel coşkusu yaşanıyor. Londra'nın güney doğusunda yer alan Greenwich, başlangıç meridyenin geçtiği yer olarak kabul ediliyor. Greenwich'e geldiğinizde Royal Observatory'yi ziyaret edebilir, meridyenin başlangıç noktasında fotoğraf çektirebilirsiniz. Daha sonra Royal Observatory'nin de sınırları içinde bulunduğu Thames Nehri manzaralı, devasa Greenwich Park'ın çimlerine yayılabilirsiniz. Royal Observatory giriş ücreti çocuklar için 6.5 £, büyükler için 15 £. Bir dönemin en hızlı yelkenlisi, şu anda ödüllü bir Londra müzesi. Yine Greenwich Bölgesi'ndeki Cutty Sark'ı ziyaret ettiğinizde hem böyle bir gemideki yaşama tanıklık edebilir, hem de müze etrafındaki panayır havasındaki ambiyansta eğlenebilirsiniz. Cutty Sark Müzesi giriş ücreti büyükler için 13.5 £, çocuklar için 7 £. Greenwich'ten kalkan bu teleferik 1 km boyunca 90 metre yükseklikte ilerlerken Thames Nehri'ni, Canary Wharf'taki gökdelenleri ve Olympic Park'ı izlemenize olanak sağlıyor. Emirates Air Line'ı oysterınız ile sadece 3.5 £ harcayarak tek yön kullanabileceğiniz gibi, kişi başı büyükler için 10.70 £, çocuklar için 6.20 £ vererek hem gidiş dönüş teleferik turu hem de Emirates Havacılık Müzesi'ne giriş ve uçuş simülasyonuna katılma hakkı elde edebiliyorsunuz."} {"url": "https://gezentianne.com/londrada-gorulecek-yerler-yapilacak-seyler", "text": "Londra'da görülmesi gereken yerlerin pek çoğunu bir arada görebileceğiniz, Hem gezmeyi hem yemeyi sevenler için muhteşem bir konsept. Üstü camla kaplı bir otobüsle Londra'nın tarihi ve turistik yerlerini gezerken Fransız şef tarafından hazırlanan öğle menüsünün keyfini sürebileceğiniz Bustronome London turları bana kalırsa Londra'da yapılacaklar listesinde en önde yer alıyor. 5 çayı ve akşam yemeği versiyonları da bulunan bu gurme gezinin detayları için tıklayın. Londra'nın en önemli simgelerinden biri olan London Eye, Thames Nehri'nin pek çok noktasından görülebilen 120 metre çapında dev bir dönme dolap. London Eye'ın camekan kabinleri de kendi gibi devasa, yaklaşık 20 kişi binebiliyor. Kişi başı 25 £ olan London Eye tam iki tur dönüyor ve toplamda yarım saat sürüyor. Tur sonrası 4D salonda yayınlanan Londra hakkındaki kısa filmi izlemek de ödediğiniz ücrete dahil. London Eye'a Waterloo metro istasyonunda indikten sonra 7 dakika yürüyerek ulaşılıyor. Bulutların arasında, şehrin en yüksek bahçesinde, Londra'yı 360 derecelik bir açıyla izlemeye ne dersiniz? Sky Garden'a ücretsiz giriş için tek yapmanız gereken birkaç hafta önceden online rezervasyon yapmak. Londra Köprüsü'ne çok yakın bir konumda bulunan bir gökdelenin tepesindeki SKY GARDEN'a metro ile Central Line'dan Bank durağında inilerek ulaşılıyor. Thames Nehri üzerindeki en güzel köprü olan, Londra'nın ikonik sembollerinden Tower Bridge genellikle London Bridge ile karıştırılıyor. 1800'lü yılların sonlarında inşa edilmiş köprü açılıp kapanan bir yapıya sahip. Köprü Londra merkezinin doğusunda kalıyor ve Tower Hill metro istasyonunda inip, Tower of London'ın önünden yürüyerek ulaşılabiliyor. Köprü hem araç hem de yaya trafiğine açık ve geçiş ücretsiz. Tower of London tarafından başlayıp köprüyü geçtikten sonra solunuzda kalan şehir parkında Tower Bridge manzarasına nazır dinlenip dondurma yemek oldukça keyifli oluyor. Ayrıca köprünün ortasındaki kulelere çıkıp Thames'i cam zeminden izlemek isterseniz büyükler için 8,6 £, çocuklar için ise 3,7 £ ödemeniz gerekiyor. Londra demek uçsuz bucaksız parklar demek. Londra parkları demek sincaplar, tilkiler, geyikler, göletler, ördekler, yemyeşil çimenler, birbirinden renkli ağaçlar, kafeler, piknik alanları, koşu ve yürüyüş parkurları demek. Londra parkları arasında en çok bilineni ise hiç kuşkusuz ki Hyde Park. Hyde Park öyle büyük bir park ki 5 farklı metro istasyonundan, 5 farklı kapıdan girilerek ulaşılabiliyor. Hyde Park'ta elinizle sincapları ve ördekleri besleyebilir, Hyde Park'ın kalbindeki dev gölette pedalla çevrilen botlardan kiralayarak bir nevi sandal sefası yapabilirsiniz. Yine bu göl etrafında bulunan kafelerin tahta banklarında oturup birşeyler yiyip içmek de oldukça keyifli. Hyde Park'ın kuzeydoğusunda bulunan ve 100 ü aşkın yıldır ülkedeki ifade özgürlüğün simgesi olan Speaker's Corner'a uğramayı unutmayın. Bir dönem Kensington Sarayı'nın özel bahçesi konumunda bulunan Kensington Gardens, günümüzde Hyde Park gibi Birleşik Krallık Monarşisi'ne ait olup da halka açık olan parklar arasında yer alıyor. Kensington Gardens, Hyde Park'ın hemen batısında bulunuyor. Metro ile ulaşmak istediğinizde Central Line'a binip Lanchaster Gate durağında inmeniz gerekiyor. İnsanoğlunun hayal gücü yaratıcılıkta sınır tanımıyor. London In The Sky yeryüzünde yemek yemeği sıradan bulanları gökyüzünde ağırlıyor. Londra'yı yaz aylarında ziyaret ederseniz, bu sıradışı deneyimi de mutlaka denemelisiniz. London In The Sky O2 Arena'da yer alıyor, Jubilee Line'ı kullanıp North Greenwich durağında indikten sonra 2 dakika yürüyüş mesafesinde yer alıyor. Londra'da girişi ücretsiz olan pek çok müze bulunuyor. Bunlardan üçü Müzeler bölgesi diye tabir edilen, güney Kensington bölgesinde yer alıyor. Bu üç müzeye de Metro'da District Line'a binip South Kensington durağında inilerek ulaşılabiliyor. Roma mimarisinin İngiltere'deki çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul edilen binası ile bile başlı başına bir sanat eseri olarak kabul edilen Doğa Tarihi Müzesi botanik, paleontoloji ve zooloji ile ilgili milyonlarca örneği bünyesinde barındırıyor. Müzede nesli tükenmiş ya da doğada yaşayan hayvanların maket ve fosilleri sergileniyor. Müzenin girişindeki dev dinazor iskeleti ve dinazorlar bölümündeki diğer detaylar epey ilgi çekiyor. Kış aylarında Doğa Tarihi Müzesi'nin önünde kurulan buz pateni pisti de hem çocuklar hem büyükler için oldukça popüler. Bilimin gelişimini ve tarihteki örneklerinin sergilendiği müzede, sergilenenler hakkında bilgi alabileceğiniz birçok interaktif ekran bulunuyor. Müze klasik arabalar, en eski buharlı lokomotif, dünyanın ilk jet motoru, 10 bin yıl çalışacak saat prototipi, Apollo 10 uzay kapsülü gibi bilim tarihine dair 300 binden fazla öğeyi bünyesinde barındırıyor. Müzede ayrıca çeşitli sinema gösterileri, bilim geceleri gibi etkinlikler de düzenleniyor. Julia Roberts ve Hugh Grant'in baş rollerini oynadığı aynı isimli 1999 yapımı film ile ününe ün katan Londra'nın bohem bölgesi Nothing Hill şehrin batısında, Kensington Bahçeleri'nin hemen üzerinde yer alıyor. Arnavut kaldırımları, dar sokakları, Victoria tarzındaki renkli evleri ve Portobello pazarı ile sevilen bölge Ağustos ayında düzenlenen Nothing Hill festivali ile renkli gösterilere ev sahipliği yapıyor. Nothing Hill'de bulunan Portobello Sokağı her cumartesi günü Londra'nın en büyük ve en turistik pazar yerlerinden biri haline geliyor. Portobello Pazarı'nda yiyecek ve içecekler, ikinci el kıyafetler ve eşyalar, ev aksesuarları, antikalar, plaklar, kasetler, kitaplar başta olmak üzere binlerce farklı ürün satışa sunuluyor. Londra'nın en büyük meydanı olan Trafalgar Square Londra'da görülmesi gereken önemli yerlerden biri. Adını İngiltere'nin Fransa ve İspanya'ya karşı kazandığı bir zaferden alan meydan günümüzde Ulusal demokrasi ve protestoların merkezi olarak biliniyor. Meydan'da 50 metre yüksekliğindeki Nelson sütunu, süs havuzu ve su fıskiyeleri de bulunan Trafalgar yıl boyunca pek çok konsere, kutlamalara ve festivallere sahipliği yapıyor. Trafalgar Meydanı'nda ayrıca Londra'nın en önemli müzelerinden National Gallery de bulunuyor. Trafalgar Meydanı'na metro ile ulaşmak isterseniz Northern ya da Bakerloo Line'a binip Charing. Cross durağında inmeniz gerekiyor. Dünyanın pek çok şehrinde bulunan ve sevilen şehri alt katı kapalı, üst katı açık olan otobüslerle keşfetme aktivitesi Londra'da da oldukça rağbet görüyor. Trafalgar Meydanı etrafında bu turlar için bilet satan çok sayıda bayi görebilirsiniz. Bu biletler 24 saat içinde kullanmak üzere geçerli oluyor ve tüm gün istediğiniz durakta inip gezdikten sonra tekrar aynı biletle başka bir otobüse binip turunuza devam edebiliyorsunuz. Hop on hop off tour günlük bilet ücreti online alırsanız 30 £, bayiden alırsanız 40 £ civarı değişiyor. Trafalgar Meydanı'nda yer alan Ulusal Galeri, kraliyet sanat koleksiyonlarının halka açılması akımının etkisiyle 1824 yılında kurulmuş. Burada dünyanın en bilinen tablolarının orijinalleri sergileniyor. Galeri'nin 2.300 parça koleksiyonu, 13. yüzyıl ile 20. yüzyıl aralığında üretilen tablolardan oluşuyor. Koleksiyon içerisinde İngiliz sanatçılarına ek olarak Botticelli, Leonardo da Vinci, Rembrandt, Gainsborough, Turner, Renoir ve Van Gogh gibi çok sayıda sanatçının eşsiz eserlerini görmek mümkün. National Gallery'ye giriş ücretsiz. Son dönemde Londra'ya gelip de ödüllü cupcake kafesi Peggy Porschen Cakes'in önünde Instagram için fotoğraf çektirmeyen çok az turist vardır sanırım. Chelsea'de yer alan, şirinlik muskası bu pempiş mekan o kadar popüler ki önünde neredeyse her daim kuyruk oluyor. Zaten kuyrukta beklemek İngiltere'nin olmazsa olmazı, sonunda hem göze hem damaklara hitap eden cupcakelere ulaşmak için beklemeye değiyor mu? Değiyor. İnsanlık tarihi ve kültür alanında sergilenen 8 milyon obje ve eser ile dünyanın en önemli müzelerinden biri olan British Museum yine şehrin merkezinde Tottenham Court Road metro istasyonuna 5 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor. Dünya'nın her yanından getirilen seçkin antik çağ yapıtları ve etnoğrafya koleksiyonlarını kapsayan müzede 140 mumyanın sergilendiği Mısır, klasik Yunan heykellerinin bulunduğu Roma ile Mezopotamya geçmişinin sunulduğu Orta Doğu'ya özel ayrılmış bölümler mutlaka görülmeli. Müze'ye giriş ücretsiz. Ankara Anlaşmasına başvurmak için büyük bir kapital gerekmiyor. Bence sizin için en mantıklısı Ankara Anlaşması gibi duruyor. Oğlunuz eğer yaz aylarından birinde doğmuşsa böyle bir talep şansınız olabilir. Mayıs itibariyle doğanlar için böyle bir istekte bulunma hakkı bulunuyor. Ama siz yine de şansınızı deneyin derim. 2004 doğumlu oğlum ortaokulu bitirdi fakat yaş olarak orda lise 2 den başlayabilir diye bir duyum aldım. 2010 doğumlu kızım da ilkokul 3 ü bitirdi, aynen o da yaş itibariyle 4 yerine 5. sınıftan başlatırlar dediler. ayrıca Londra ya yerleşmeyi düşünüyorum, çocukların eğitimi için iyi okulların olduğu bölge tavsiyesi alabilirmiyim. 2004 doğumlu oğlunuz burada year 11'e, 2010 doğumlu kızınız year 5'e gider. Outstanding okulların çok olduğu bir bölgeye taşınmanızı tavsiye ederim."} {"url": "https://gezentianne.com/londrada-kebap-nerede-yenir", "text": "Dünyanın dört bir yanındaki farklı ülkelerin mutfaklarının en iyi temsilcilerini bulabileceğiniz Londra'da Türk mezelerini, ara sıcaklarını, kebaplarını Türkiye'yi aratmayacak kalitede sunan Türk restoranları da gün geçtikçe çoğalıyor. Kimi modern bir kebapçı ambiyansında, kimi daha çok fine dining konseptinde olan en iyi 10 Londra kebapçısını ve güncel kebap fiyatlarını sizler için sıraladım. Kuzey Londra'da, Harringay, Chingford, Walthamstow ve Finchley'de bulunan 4 şubesinde 20 yıllık bir tecrübeyle misafirlerini ağırlayan Gökyüzü Restaurant modern dekorasyonu hızlı ve güler yüzlü servisi ile takdir topluyor. Mekanın kebaplarının yanı sıra ev yapımı mantısı, içli köftesi ve künefesi de çok beğeniliyor. Adana Kebap ve Çöp Şiş 18.5 £, Pide Çeşitleri 14.5 £, Lahmacun (5.5 £, Mantı ve İçli Köfte 9.5 £, Künefe 7.5 £ olarak fiyatlandırılmış. İçeri girdiğiniz anda ocakbaşından gelen kebap kokusunun sizi sarıp sarmaladığı Skewd Kitchen hem sunum hem lezzet anlamında konumundan beklenmeyen bir başarı sergiliyor. Cockfosters metro istasyonunun yakınında konumlandırılmış mekanın müşteri kitlesi daha çok yabancı ağırlıklı, akşam saatlerinde dolup dolup taşıyor. Annesinin reçetelerini geleneksel ve inovatif pişirme teknikleri ile buluşturan Şef Maz Demir'in lezzet şölenini kaçırmamak için önceden rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Sevilen lezzetlerden güncel fiyat örneklendirmesi şu şekilde: Beyti 19.9 £, Ali Nazik 24.9 £, Halep 18.5 £. Londra'da ya da İngiltere'nin diğer şehirlerinde kebap çeşitlerine bir şekilde ulaşılıyor ama şöyle Türkiye'de yediğimiz gibi yaprak döner bulmak kolay kolay mümkün olmuyor. Bu noktada imdadımıza Harringay'deki Antepliler Restaurant yetişiyor. Antepliler döner konusunda o kadar iddialı ki döner özelinde ayrı bir restoranı bulunuyor. Folklorik temalarla dekore edilmiş mekanda Dürüm Döner (9 £), Pilav Üstü Döner (12 £), Döner Kebap (14 £) ve İskender Kebap (12.5 £) olmak üzere dönerin her çeşidi bulunuyor. Döner keyfi üzerine bir de künefe (6 £) + çay keyfi (1 £) pek güzel oluyor. Ağırlıklı olarak Türklerin tercih ettiği Anteplilerde alkollü içecek servisi yapılmıyor. Boğazda yemek yiyormuş misali Londra'nın iş merkezi Canary Wharf'ta Thames Nehri'ne nazır yemek keyfi sunan Hazev Restaurant inovasyon kaygısı gütmeden Türk yemeklerini alışmış olduğumuz formatta bizlere sunuyor. Oldukça şık bir dekorasyona sahip mekanda Türkiye'ye gitmeden ailece Türkiye ruhunu yaşamak çok keyifli oluyor. Hazev Restaurant menüsünden sevilen lezzetlerden örnekler ve fiyatları ise şu şekilde;\"Hazev İskender\" £18.25, \"Coban Kavurma\" £17.25 \"Hazev Special\" £17.75, \"Turlu\" £14.75. Genellikle Kuzey Londra'da yoğunlaşan Türk restoranlarının aksine oldukça merkezi bir konumda yer alan Antalya restoranda Central Line'dan Holborn metro istasyonunda inilerek ulaşılıyor. Klasik bir şıklığa sahip mekan kebap ve ızgara çeşitleri, sulu yemekleri ve zeytinyağlılarıyla tam olarak Türk damak tadına hitap ediyor. Ancak mekanın öyle lezzetli bir katmeri var ki bu lezzet herşeyi ama herşeyi gölgede bırakıyor. Beğenilen lezzetlerden güncel fiyat örneklendirmesi şu şekilde: İçli köfte 7.5 £, Yoğurtlu Adana Kebabı 16.95 £, Kuzu Lokum 23.95 £, Katmer 5.95 £. İstanbul sokak lezzetlerinden esinlenilerek oluşturulan menünün modern bir sunum ve dekorasyon ile harmanlandığı Türk restoranı Yosma Londra Marlybone'da yer alıyor. Mekanın kokoreci, mantısı, pideleri, Adana kebabı ve sahan ağırlıklı sunumları özellikle seviliyor. Beğenilen lezzetlerden güncel fiyat örneklendirmesi şu şekilde: Mantı 14 £, Yosma Kokoreç 12 £, Pide Çeşitleri 10-12 £, Adana Kebap 16 £. Kuzey Londra Türk restoranlarından Pivaz Restaurant Hackney'de Lower Clapton semtinde yer alıyor. Dinlendirici mavi tonlarda oldukça modern bir dekorasyona sahip mekan Londra'daki pek çok kebapçıda bulamayacağınız tazelik ve lezzetteki mezeleri ile dikkat çekiyor. Zaten yabancı müşteriler tarafından bile paylaşım tabaklarından karışık soğuk meze ve karışık sıcak meze tabakları özellikle tercih ediliyor. Kebaplardan Çöp Şiş, Kuzu kaburga veya Adana kebap da mutlaka denenmeli. Beğenilen lezzetlerden güncel fiyat örneklendirmesi şu şekilde: Humus, cacık, babagannuş, soslu patlıcan, tarama, tabuleden oluşan paylaşımlı soğuk meze tabağı 17.9 £, Izgara hellim, falafel, muska böreği, ızgara sucuk, mücver ve kalamardan oluşan paylaşımlı sıcak meze tabağı 16.9 £. Londra'nın en turistik destinasyonlarından Tower Bridge ve Tower of London'ın arkasındaki St Katharines Dock Marina'da yer alan Kilikya Restaurant Türk mutfağından sunduğu lezzetleri kadar marinaya nazır enfes manzarası ile de dikkat çekiyor. Londra'da bulmak zor olsa da güneşli havalarda restoranın dış mekanındaki masalarda oturmak çok keyifli oluyor. St Katharinas Dock Marina zaten insanı sahil kasabasında hissettiren bir ambiyansa sahip bir de üzerine Türk lezzetlerine kavuşunca yeme de yanında yat oluyor. Mekanın paylaşımlı sıcak meze tabağı, hellim salatası ve şiş kebabı özellikle seviliyor. Kilikya menüsünde kebapların dürüm versiyonunun da olması hoş bir detay olarak dikkat çekiyor. Beğenilen lezzetlerden güncel fiyat örneklendirmesi şu şekilde: Kuzu Şiş Dürüm 15.95 £, Hellim Salatası 12.95 £, Karışık Ara Sıcak Tabağı 22.95 £. Hazev Restaurant da dahil Türk mutfağından örnekler sunan 12 tane kafe ve restoranı bünyesinde barındıran TAS grubun ilk göz ağrısı Tas The Cut Thames Nehri'nin güneyinde, Southwark bölgesinde yer alıyor. Hem otantik hem de şık bir atmosfere sahip mekan oldukça geniş, her milletten misafirlerini Türk mutfağının en bilinen meze ve kebap çeşitleri ile ağırlıyor. Sarma, soslu patlıcan, haydari, içli köfte, sucuk, hellim ve Tas İskender gayet başarılı, finale çıtır çıtır ve sıcacık künefe damgasını vuruyor. Beğenilen lezzetlerden güncel fiyat örneklendirmesi şu şekilde: Sarma 6.25 £, Yoğurtlu bakla 6.25 £, Tas İskender 17.95 £, Hünkar Beğendi 16.95 £, Künefe 7.5 £. Kuzey Londra'nın en renkli semti Camden Town'da bulunan Laz Camden kafe ambiyansına sahip mütevazi bir mekanda Türk mutfağından lezzetleri tapas stili paylaşımlı tabaklar olarak misafirlerine sunuyor. Mekanın menüsünde Kuzu Şiş (16 £), Ali Nazik (17£) gibi ızgara çeşitlerine ek olarak isminin hakkını verircesine Karadeniz mutfağından Karalahana Sarması (14 £) , Laz's Hamsi (7 £) de bulunuyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/londrada-merkezi-otel-tavsiyesi-kensington-mercure-hotel-yorumlar", "text": "Londra Otel Tavsiyesi Mercure Hotels Kensington oldukça merkezi, Londra'nın en güzel caddelerinden Kensington High Street'e 5 dakika yürüme mesafesinde. Otelin yakınında bulunan Earl's Court metro istasyonundan bineceğiniz Piccaadily line ile Londra'nın merkezi sayılabilecek Piccadilly Circus durağı sadece 5 metro durağı mesafesinde. Aktarma yapmanız da gerekmiyor. Piccadilly Circus'tan Londra'nın kalbi Covent Garden ve Soho'ya yürüyerek 5 dakikada kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Otelin aile odalarındaki ek yataklar bazı otellerde olduğu gibi çekyattan değil, dört ayrı yataktan oluşuyor ki bu da çocuklar için büyük konfor sağlıyor. Yataklar 5 yıldızlı otel rahatlığında. Odalar çok büyük değil ama her ihtiyacı karışılıyor. Banyo modern ve oldukça temiz. Fiyatlar bölgedeki diğer otellere göre avantajlı. Londra'da uygun fiyatlı otel arayanlara kesinlikle tavsiye ediyorum."} {"url": "https://gezentianne.com/londrada-turk-kahvaltisi-nerede-yapilir", "text": "Türk mutfağı pidesi, döneri, kebabıyla olduğu kadar kahvaltısı ile tüm dünyada tanınıyor. Malum hiç bir ülke mutfağında böyle serpmelerce kahvaltı konsepti pek bulunmuyor. Londra'da da Türk kahvaltısını hakkıyla sunan pek çok kafe ve restoran yer alıyor. Şimdi bu mekanlardan öne çıkanlara ve kahvaltı fiyatlarına kısaca göz atalım. Mıhlamadan turşu kavurmasına, Trabzon tereyağından, bal, mısır ekmeği ve su böreğine tam bir Karadeniz kahvaltı keyfi sunan Emy's Kitchen Finsbury Park'ta bulunuyor. Haftanın her günü saat 17:00'e kadar süren kahvaltıyı deneyimleyen herkes öve öve bitiremiyor. Mıhlama, turşu kavurma, yumurtalı et kavurma, fasulye kavurma, tel peynir, çökelek, beyaz peynir, Trabzon tereyağı, bal, zeytin, su böreği, çeri domates, salatalık, mısır ekmeği ve kayganadan oluşan Karadeniz kahvaltısı ücreti 2 kişi için toplam 29 £, 3 kişi için 39 £. Bizler için güne keyifli bir Türk kahvaltısı ile başlamaktan daha güzel bir yol var mı? Marble Arch'da konumlandırılmış Bursa Kebap Evi ancak Türkiye'de bulabileceğiniz serpme Türk kahvaltısını, hem de kişi başı 15 £ gibi bir ücretle sunuyor. Bursa Kebap Evi kahvaltısında menemenden ızgara sucuğa, Kestane şekerinden bal kaymağa pek çok Türk lezzeti bulunuyor. Bursa Kebap Evi kahvaltı detayları ve fotoğrafları için tıklayın. Enfield Ponders End'de konumlandırılmış Mirache Kitchen kahvaltı ve brunch mekanı olarak hizmet veren bir modern dekorasyonlu tatlış bir kafe. Burası bir aile işletmesi ve çalışanların tamamı kadın. Turşu kavurma için kendi turşularını kuruyorlar, mısır unu mıhlama için Trabzon'dan geliyor, reçelleri kendileri yapıyorlar, sigara böreği için bile yufkayı kendileri açıyorlar. Mirache Kitchen'da serpme Türk kahvaltısı seçiminize göre simit, yağlı pide ya da tam buğday ekmeği ile sunuluyor. Serpme Türk kahvaltısında sucuk, et kavurma, turşu kavurma, fasulye kavurma, sigara böreği, pişi, sahanda yumurta, ızgara sebzeler, zeytin, peynir çeşitleri, reçel, bal, kaymak, tahin, pekmez, domates, salatalık, yeşillik, ceviz, kuru kayısı, nutella, acuka, domates soslu sosis ve mevsim meyveleri bulunuyor. İki kişilik kahvaltı toplam 24.50 £. (Tek kişi 11.90 £.) Mıhlama da isterseniz ekstra (9 £) olarak sunuluyor. Edmonton bölgesinde yer alan Shakespeare Cafe & Bistro'nun serpme Türk kahvaltısında çırpılmış yumurta, zeytin, sosis, domates, salatalık, biber, tahin-pekmez, mevsim meyveleri, bal-kaymak, reçel, tereyağ, nutella, yoğurt, patates kızartması, pastırma, sucuk, salam, peynirli ıspanaklı börek, pişi, ızgara sebzeler ve sınırsız çay bulunuyor. Minimum 2 kişi için servis edilen kahvaltı kişi başı 14 £ karşılığında sunuluyor. Menemen (8 £) ekstra olarak servis ediliyor. Mekandaki çiçekli salıncak İnstagram severler için güzel bir çekim alanı oluşturuyor. Kuzey Londra'da, Harringay, Chingford, Walthamstow ve Finchley'de bulunan 4 şubesinde 20 yıllık bir tecrübeyle misafirlerini ağırlayan Gökyüzü Restaurant modern dekorasyonu hızlı ve güler yüzlü servisi ile takdir topluyor. Haftanın her günü 9:00 ile 16:00 arasında Gökyüzü Restaurant'ın tüm şubelerinde Türk kahvaltısı servis ediliyor. İki kişi için toplam 30.50 £ karşılığında sunulan serpme kahvaltıda sahanda yumurta, ızgara sucuk, peynirli maydanozlu börek, ızgara hellim, mantar, domates, salatalık, zeytin, simit, ekmek, bal, reçel ve tereyağ bulunuyor. Tek kişilik versiyon 14.50 £. İlk çaydan sonrası ekstra (1.50 £) olarak sunuluyor. Kuzey Londra'nın en renkli semti Camden Town'da bulunan Laz Camden kafe ambiyansına sahip mütevazi bir mekanda serpme Türk kahvaltısı sunuyor. Kişi başı 16 £ olan kahvaltıda menemen, sucuklu yumurta, domates, salatalık, hellim ızgara, zeytin çeşitleri, reçel ve tereyağ bulunuyor. Highbury New Park'ın yanı başında bulunan Tetto's aslında bir steakhouse olmasına rağmen kahvaltı menüsünün genişliği ile de dikkat çekiyor. Menüde Akdeniz kahvaltısı olarak geçen serpme Türk kahvaltısında omlet, zeytin, sosis, domates, salatalık, biber, mevsim meyveleri, bal-kaymak, reçel, tereyağ, nutella, yoğurt, patates kızartması, pastırma, sucuk, salam, sigara böreği, pişi, ızgara sebzeler, meyve tabağı bulunuyor. İki kişi için 30 £, dört kişi için 56 £ karşılığında sunulan kahvaltıya taze ekmek ve bir büyük çay da dahil. Londra'da yeme içmenin kalbi Carnaby'de eski bir giyim deposunda dört kata yayılmış Zahter London Kariyerine İngiltere'de devam eden başarılı şef Esra Muslu'nun yeni restoranı. Restoranın ismini \"Türkiye'ye bir aşk mektubu\" olarak tanımlayan başarılı şef, menüden iç mekan tasarımına değin her ayrıntısıyla Türkiye'yi temsil ediyor. Zahter'in serpme Türk kahvaltısında domates, salatalık, acı biber, zahter, zeytinyağı, nar ekşisi, beyaz peynir, eski kaşar, dil peyniri, İzmir tulum peyniri, tatlı lor peyniri, portakal reçeli, ayva reçeli, kaymak, petek bal, tahin, pekmez, ceviz, siyah ve yeşil zeytin, acuka ve ekmek sepeti yer alıyor. İki kişi için toplam kahvaltı ücreti 38 £. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/londrada-yasamak-ve-calismak", "text": "İngiltere'nin başkenti ve dünyadaki en önemli metropollerden biri olan Londra sağladığı iş olanakları, kozmopolitliği ve diğer Türklere yakın yaşayabilme imkanı sunması sebebiyle Türkiye'den İngiltere'ye göç edenler tarafından yaşamak için en çok tercih edilen şehir konumunda bulunuyor. Diğer Avrupa ülkelerine nazaran ırkçılığın minimum seviyede olduğu İngiltere'de diğer şehirlere göre ırkçılığın en az olduğu şehrin Londra olduğunu söylemek mümkün. Çünkü Londra'da küçük Amerika misali binbir milletten binbir insan yaşıyor. Özellikle günlük yaşamda iletişime geçtiğimiz hizmet sektöründe çok büyük oranda İngiliz olmayan kişiler çalışıyor. Bu da İngiltere'deki diğer şehirlerlerle kıyaslandığında insanın kendini farklı hissetmemesi anlamında bir avantaj sağlıyor. Başta da belirttiğim gibi iş olanaklarının daha fazla oluşundan dolayı Londra İngiltere'ye göç edenlerin yerleşmek için ilk tercih ettiği şehir konumunda bulunuyor. Berberlik, taksi şoförlüğü, kebapçılık gibi sektörlerde çalışanlar kuzey Londra'da Enfield Hackney gibi bölgeleri tercih ederken Türkiye'de hali vakti yerinde olup çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlamak için göç eden beyaz yakalı diye adlandırılan grup Londra'nın güneyindeki Wimbledon ve Richmond bölgesinde yoğunlaşıyor. Bu durum her ailenin kafa dengi arkadaş bulabilmesi anlamında İngiltere'nin diğer şehirlerine göre kolaylık sağlıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Türkiye'de yaşayan çocuklu ailelerin yurt dışına taşınmasının belki de en önemli sebebi iyi bir eğitim almalarını sağlayarak onların geleceklerini garantiye almak istemeleri. Türkiye'de iyi eğitimin ancak iyi özel okullarda veriliyor olması, iyi özel okul ücretlerinin çok yüksek olması, son dönemde sınav sisteminin sürekli değiştiriliyor olmasının bu parayı verebilenlerin dahi geleceğe endişe ile bakıyor olmasına sebep oluyor. Londra'da da İngiltere'nin diğer şehirleri gibi eğitim üniversiteye kadar ücretsiz. Okullar eğitim kalitesine göre bir puanlama sitemine tabi tutuluyor. İyi okullarda çocuklar bizdeki özel okullar kalitesinde eğitim alıyor. Bizim çocukluğumuzda olduğu gibi evlerine en yakın okullara gittiğinden yürüyerek, bisikletle ya da scooterla ulaşım sağlıyorlar. İngiltere'deki eğitim sistemi ve Türk çocuklarının adaptasyon süreci ile ilgili yazım için tıklayın. Londra'da çoğu işyerinde haftada 37 saat çalışılıyor. Bu ne anlama geliyor? Haftada 5 gün, mesai 9:00 da başlasa 16:30 da bitiyor. İngiltere'de fazla mesaiye kalmanız için baskı yapan, kalmazsanız mobbing yapan müdürler yok. Müdür olarak personelinize baskı yaptığınız hissedildiği anda şikayet konusu olmanız an meselesi. Herkes çalışması gerektiği kadar çalışıyor. Mesai süresi biter bitmez de evine, spora, puba nereye isterse oraya gidiyor. Evet medeni çalışma saatleri ülkemizde hayalken İngiltere'de gerçek oluyor. Londra'da spor mühim bir konu. Öyle bizim yaptığımız yürüyüşü spordan pek saymıyorlar. Çocuklar doğa ve sporla iç içe yetişiyorlar. Okullarda dahi ders saatlerinden sonra bir saat yüzme, koşu, jimnastik gibi kulüpler oluyor. O da yetmiyor. Aileler okul sonrası ve hafta sonları çocuklarını koşu kulüplerine ve spor merkezlerine götürüyorlar. Spor sadece çocuklar için değil elbet. Makul çalışma saatlerinden dolayı büyükler için de spor yapılacak bolca zaman var. Yürüyüş, koşu, yüzme, fitness, tenis, tarzınız hangisiyse size sadece seçim yapmak kalıyor. Spor salonlarının aylık üyelik bedeli oldukça uygun. Haftada 3 gün kapalı havuzda yüzmeniz için zengin olmanız gerekmiyor. Türkiye hem coğrafi hem de kültürel anlamda doğu ile batı arasında sıkışmış durumda. Özellikle son yıllarda Orta Doğu mantalitesine doğru kayma söz konusu. Şark kurnazlığı dediğimiz başkalarını kandırarak, hak yiyerek avantaj sağlamayı kar sayma had safhada. Bu da insanda sürekli bir kendini kollama, kazıklanmama ve hakkını yedirmemeye çalışma çabası içine girmek zorunda bırakıyor ki bu oldukça yorucu. Oysa İngiltere tam bir kurallar ülkesi. Herkes kurallara uyuyor, kimse diğerinin hakkını yemiyor, sistem tıkır tıkır işliyor. Londra'da harcadığınız parayı Türk lirasına çevirdiğinizde elbette Londra pahalı bir şehir gibi duruyor ama bu pek doğru bir bakış açısı değil. Sonuçta burada maaş da Sterlin olarak kazanılıyor. Londra'nın merkezinde yaşandığında ev kiraları gerçekten yüksek ama merkezden uzaklaşınca böyle bir sorun da kalmıyor. Öncelikle eğitimin ücretli olmaması aile bütçesini oldukça rahatlatıyor. Market alışverişi derseniz karpuzu dilimle satıyorlarmış efsanesi külliyen yalan. Markette her türlü meyve ve sebze Türkiye'ye nazaran biraz daha yüksek olsa da, ulaşılabilir fiyatlarda bulunuyor. Et ve süt ürünlerinin Türkiye'den bile ucuz olduğu düşünüldüğünde totalde baktığında, TL'ye çevirsek dahi çoğu zaman Türkiye'de Migros'larda ödenenle aynı hesaba çıkılıyor. Markette çektiğim aşağıdaki videoda temel gıda ürünlerine ait fiyatları görebilirsiniz. TL karşılığını bulabilmek için 1 sıfır atmanız yeterli. Yani 80 p yaklaşık 8 TL' ye denk geliyor. İngiltere'de aylık geçim masrafları neler öğrenmek için tıklayın. Türkiye'de özellikle büyük şehirlerde yaşam şartlarının zorluğunun da yadsınamayan katkılarıyla insanlar gitgide mutsuzlaşmış ve suratsızlaşmış durumda. Herkes birbirine karşı oldukça saygısız, toleranssızlık had safhada. İngiltere'nin genelinde ise durum tam tersi. Yolda rastladığınız herkes size selam veriyor, gülümsüyor, hatta hal hatır soruyor. Sürücüler yaya olarak karşıya geçmek istediğinizi uzaktan dahi fark ettiği anda Türkiye'deki gibi hızlanmıyor, yavaşlıyor. İki araba dar bir yolda karşı karşıya kalınca önce ben geçeceğim demiyor, lütfen siz geçin diyor. Ancak Londra metropol hayatının verdiği yorgunluk ve bıkkınlık sebebiyle bu anlattıklarımı dolu dolu yaşayabileceğiniz bir İngiliz şehri değil. İşe gidip gelirken metrolarda İstanbul'daki gibi saatlerini harcayınca gülen yüzler somurtganlaşabiliyor. İngiltere'de yaşayınca ülkemizin ne kadar güzel bir iklime sahip olduğunu daha iyi anlaşılıyor. Londra'nın yaz kış süregelen kasvetli havasına alışmak zor, bazen gerçekten insanın ruhunu çok sıkıyor. İngilizler bile kendi iklimleri ile barışık değil, Türkiye'den gelen birinin alışması biraz hayal gibi. İngilizlerin yaptığı gibi soğuk aylarda sıcak ülkelere tatile gitmek bunalıma girmeyi bir nebze olsun önlüyor. Londra'da ırkçılık kesinlikle onaylanmıyor. Okullarda bu konuda özellikle hassasiyet gösteriliyor. İngilizler gayet kibar insanlar ama bu öğrenilmiş bir kibarlık. Belli etmeseler de içten içe kendilerini diğer ülke vatandaşlarından üstün görüyorlar ve bu hissediliyor. Evet biz ülkemizde en iyi okullarda okuduk, en iyi üniversiteleri bitirdik, onca ülke gezdik, gördük, geçirdik ama yetmiyor. Az gelişmiş ülkenin çok gelişmiş vatandaşı olmamız onların pek umru değil. Sonuçta onların gözünde Ortadoğu'da yerini tam olarak bilemedikleri bir ülkeden daha medeni bir yaşam için onların ülkelerine gelmiş birisiniz. Statünüzü geldiğiniz ülke belirliyor. İngilizceyi iyi seviyede konuşuyor olsanız dahi anadili İngilizce olan biri, özellikle de üst düzey işlerde yarışa sizden her zaman 1-0 üstün başlıyor. Bu nedenle eğitiminiz ve tecrübeleriniz doğrultusunda hak ettiğini pozisyonda iş bulamamak, daha düşük bir pozisyona razı gelseniz bile bu kez de overqualified bulunduğunuz için işe alınmamak Londra'da yaşayanların iş hayatındaki en büyük sorunlarından biri oluyor. İngiltere'de sağlık sistemi oldukça zayıf. Siz hastalığınızla ilgili doğru doktora ulaşana kadar hastalık çoğu zaman geçmiş oluyor. Bir sağlık sorununuz olduğunda direkt uzman hekimle buluşmanız mümkün değil. Türkiye'deki aile hekimi sistemi burada da geçerli. Mahallenizin aile hekimi olan GP'ye muayene oluyorsunuz. GP genelde hafif ilaçlarla sizi eve yollama eğilimde oluyor. Uzman doktora görünmeye ikna edebilirseniz GP sizi sevk ediyor, bir haftaya kadar kadar muayene randevu tarihininiz evinize mektupla ulaşıyor. Diğer bir yöntem direkt hastanelerin acil servisine gitmek. Burada da sizi muayene için kabul etmeleri dört beş saati bulabiliyor. Muayene ücretsiz. İlaçlar için büyüklerden para alınıyor, çocuklardan alınmıyor. Londra'da yaşayan ve eğitim gören Türk çocuklarının Türkçesi aile içinde günlük hayatta konuşulan kadarıyla sınırlı kaldığından Türkçe kelime dağarcığı gelişemiyor. Çocuklar cümle içinde kullandıkları kelimelerin Türkçesi akıllarına çoğu zaman gelmediği için yerine İngilizcesini kullanma eğiliminde oluyorlar. Bu da İngilizce Türkçe karışık bir konuşma tarzına sahip olmalarına neden oluyor. Bunun yanısıra 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim gibi milli bayramlarımız ile dini bayramlarımız okullarda kutlanmadığı için çocukların haberi olmadan geçip gidiyor. Siz bahsetmeye çalışsanız dahi çevrelerinde bir etkileşim görmedikleri için ilgilerini çekmiyor. Onları 29 Ekim'deki Cumhuriyet bayramından ziyade 31 Ekim'deki Cadılar bayramı heyecanlandırıyor. Londra'da yaşamaya yeni başladığınızda İngilizlerin yavaşlıkları, kurallara aşırı bağlı oluşları insana başta çok sıkıcı geliyor. Örneğin markette ödeme sırası beklerken önünüzdeki kişi sanki sırada bekleyen o kadar insan yokmuş gibi ağır aksak parasını çıkarırken, hatta kasiyerle sohbete dalarken sizin ömrümüzden ömür gidiyor. İngilizler kurallara uyma konusunda çok katılar. Kesinlikle müsamaha göstermiyorlar. Arabalarına çocuk koltuğu sayısından bir fazla dahi çocuk almayışları, çocuklar arka koltuktayken eğer kemerlerini henüz bağlamamışlarsa arabayı yerinden bir santim bile oynatmayışları başta manyaklık gibi gelse de insan iyiye, doğruya zamanla alışıyor. Her kuralın mantıklı bir sebebi olduğunu, bu kültürün bu medeniyeti yıllar önce kurduğunu, esas bizim Türkiye'deki medeni yaşam şartları konusunda alacağımız daha çok yolun olduğunu insan zaman geçtikçe daha iyi algılıyor. Bir süre sonra sistem sizi içine alıyor, siz de arabanızı daha sakin sürmeye, tüm kurallara riayet etmeye, insanlara saygılı davranmaya başlıyorsunuz. Havada uçuşan \"Yes, please\", \"No, thank you\" ve \"Sorry\" ler sizin de dilinize plesenk oluyor, mutlu mesut geçinip gidiliyor. Kendi ülkemizde kendimizi azınlık olarak hissetsek de, ülkenin bize sunduğu zorlu yaşam şartlarından şikayet etsek de ait olduğumuz ülke Türkiye, kültür de Türk kültürü. Medeni hayatlar yaşamak için İngiltere'ye gelsek de, burada yaşamaya alışsak da hiçbir zaman İngiliz kültürüne ait hissedilmiyor, sadece bu kültürün kurmuş olduğu düzene ayak uyduruluyor. Eninde sonunda Türkiye'ye dönüp Ege'de bir sahil kasabasına yerleşmenin hayali İngiltere'de en iyi yaşam şartlarına sahip olanların dahi akıllarının bir köşesinde hep duruyor. Ama herşeye rağmen Londra'da yaşamak o kadar rahat ve kolay ki insan özellikle İstanbul gibi kaotik bir şehre geri dönme fikrinden her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/londrada-yeme-icme-ne-nerede-yenir", "text": "İngiliz mutfağının pek de ahım şahım olmaması İngiltere'yi, özellikle de Londra'yı tüm dünyadan farklı mutfak seçenekleri konusunda oldukça zengin kılmış durumda. Bu yazımda Londra'da Ne Nerede Yenir? diyor, sizlere restoran zinciri olan, olmayan belli başlı Londra'da yeme içme ve restoran tavsiyelerimden bahsetmek istiyorum. Hem gezmeyi hem yemeyi sevenler için muhteşem bir konsept. Üstü camla kaplı bir otobüsle Londra'nın tarihi ve turistik yerlerini gezerken Fransız şef tarafından hazırlanan öğle menüsünün keyfini sürebileceğiniz Bustronome London turları bana kalırsa Londra'da yapılacaklar listesinde en önde yer alıyor. 5 çayı ve akşam yemeği versiyonları da bulunan bu gurme gezinin detayları için tıklayın. İngilizler için geleneksel 5 çayı ritüeli oldukça önemli. Ritz Hotel London'da son derece şık bir ortamda sunulan versiyonu da özellikle turistler için en popülerlerinden biri. Ritz London'da gün boyu devam eden Afternoon Tea'nin kişi başı ücreti çocuklar için 35£, büyükler için 58 £. Son dönemde Londra'ya gelip de ödüllü cupcake kafesi Peggy Porschen Cakes'in önünde Instagram için fotoğraf çektirmeyen çok az turist vardır sanırım. Bu pempiş kafe o kadar popüler ki önünde neredeyse her daim kuyruk oluyor. Zaten kuyrukta beklemek İngiltere'nin olmazsa olmazı, sonunda o pempiş cupcakelere ulaşmak için beklemeye değiyor mu? Değiyor. Yeme içme anlamında Londra'nın kalbi diyebileceğimiz SOHO'DA popüler bir tapas bar TAPAS BRINDISA. Londra'da yeme içme listemizin üçüncüsü olan mekanın ortamında tam İspanya'daki tapas barların havası var. Gambas Al Ajillo, Croquetas De Calamar ve tapas barların olmazsa olmazı Patatas Bravas ile kendinizi İspanya'ya ışınlanmış hissetmeniz işten bile değil. Londra'da çocuk dostu pek çok restoran var ama özellikle bazıları \"Çocuklu aileler için biçilmez kaftanım!\" diye bas bas bağırıyor. Piccadily Circus'ın yakınlarında bulunan Hollywood temalı ünlü restoran Planet Hollwood da bunlardan biri. Planet Holywood'tan içeri adımınızı attığınız anda kendinizi 90'lı yıllarda çekilmiş bir Amerikan filmine ışınlanmış gibi hissediyorsunuz. Dev burgerler, milkshakeler, kostümlü garsonlar, sürekli yapılan eğlenceli anonslar, ekranlarda yer alan doğum günü kutlama mesajları çocuklarla güzel saatler geçirmemizi sağlıyor. Londra'nın ikonik otellerinden The Savoy Hotel bünyesindeki deniz ürünleri restoranı Kaspar baştan sona bir tiyatro sahnesinin içerisinde hissedeceğiniz bir deneyim yaşatıyor. Menüde coğrafi işaretli, mevsimsel ürünler ön plana çıkıyor. Başlangıçlardan soğuk deniz tabağı sevenleri için muhteşem bir lezzet deneyimi yaşatıyor. Fotoğraftaki arkadaşın adı SALT BEEF. Kendisi ölmeden önce tadılması gereken lezzetler listesinde diğer arkadaşlarla başa baş bir mücadele sergiliyor. Londra'nın trendy bölgesi Shoreditch'te BEIGEL BAKE adlı mekanda gizli hazine olarak yaşamını sürdürürken bir süredir tüm Londra'da nam saldığı için mekan dolup dolup taşıyor, önündeki sıra hiç azalmıyor. Ama burası parasını ödeyip sandviçinizi aldığınız bir bakery sonuçta, bir şekilde sıra geliyor. Londra'da, Thames Nehri üzerinde bulunan teknelerde romantik bir akşam yemeği bu şehrin olmazsa olmazlarından biri. 1920'li yıllardaki bir yat teknenin restore edilmesi ile restoran haline getirilmiş The Yacht London'ın yemekleri de atmosferi de çok iyi. Sevgili İzzet Çapa'nın Cahide'sinin Londra versiyonunu yaşamak isteyenler için muazzam bir öneri Gezenti Anne'den gelsin. Thames Nehri kıyısındaki Proud Embankment Londra'nın gece hayatını keşfetmek isteyenler için lezzetli yemeklerin sahne şovları ile buluştuğu muhteşem bir ambiyans sunuyor. Londra'nın en ikonik restoranlarından Sketch şehrin en ünlü semtlerinden Mayfari'de yer alıyor. Londra'da görülmesi gereken restoranların başında bulunan bu restoranın harika bir atmosferi var. 3 odasını da farklı farklı dizayn etmiş ve farklı atmosferleri olan bu galerinin her bir odasını mutlaka gezmenizi öneririm. Ömründe gördüğüm en sıra dışı tuvaletlerin de Sketch'de yer aldığını belirtmek isterim. Her ne kadar o kendisinin şef değil aşçı olduğunu iddia etse de dünyanın gelmiş geçmiş en iyi şeflerinden olan Antonio Carluccio'nun reçetelerinden esinlenen Carluccio's İtalyan Restoranının şubelerinden birine Londra'nın pek çok köşesinde rastlamak mümkün. Deniz ürünlü spaghetti benim favorim. Londra'nın ikonik otellerinden The Savoy Hotel bünyesinde yer alan Simpson's on the Strand de kardeşi Kaspar Restaurant gibi baştan sona bir tiyatro sahnesinin içerisinde hissedeceğiniz bir deneyim yaşatıyor. 1828'den beri misafirlerini İngiliz mutfağından seçeneklerle ağırlayan mekanın Sunday Roast'u özellikle seviliyor. Sushi ile aranız nasıl? Biz ailece bayılıyoruz. Türkiye'de hala lüks sayılsa da, İngiltere'de neredeyse fast food tadında, sanki İngiltere değil Japonya. Deniz ürünlerinin hepsinde olduğu gibi sushide de lezzeti belirleyen en önemli faktör tazelik. 15 li nigiri / sushi birlikteliği 6.99 £. Yaklaşık 30 TL. Vurur yüze ifadesi, gerçekten çok leziz bir tanesi. Londra'nın Chelsea bölgesinde bulunan İtalyan Amerikan restoranı Goat misafirlerine samimi, rahat ve şık bir ortam sunuyor. İngilizlerin efsane tatlısı Sticky Toffee Pudding damak çatlatıyor. Gourmet Burger furyasının Londra'daki iddialı isimlerinden Honest Burger. Aynı zamanda Londra'da juicy bir burger yiyebileceğiniz ender seçeneklerden. Menü sade ve yeterli, burgerler son derece lezzetli. Honest Burger 10£. Londra'daki yeme içme meraklılarının son dönemdeki gözdesi ICHIRYU, el yapımı udon noodleları ile ünlü, Londra'nın merkezindeki New Oxford Street'te konumlandırılmış, yeni bir Japon restaurantı. Genelde çorba içerisinde servis edilen kalın bir noodle türü olan UDON NOODLE, restoranın şefi tarafından günlük olarak, herkesin görebileceği bir bölümde hazırlanıyor. Bizim denediğimiz NIKU BEEF UDON (£11.50), restoranın spesiyallerinden biri, hamur kısımları da, et parçacıkları da oldukça yumuşak ve lezzetli. Tempuralar arasından seçimimiz olan karides tempura çıtır ve taze, porsiyonlar yeterli. Hoş bir ambiyansın lezzetli yemekler ile buluştuğu, menüsünde herkes için bir şeyler bulunan başarılı İngiliz mutfağı zincirlerinden biri. Tam buğday ekmeğinden yapılan balık parmaklı sandviçleri mutlaka denenmeli. Londra'da yeme içme listemizdekilerden biri, İngiltere'nin en başarılı İtalyan restaurant zincirlerinden biri Zizzi. 2000 yılında kurulmuş Zizzi'nin şu an Birleşik Krallık çapında 140 tane şubesi var. Eni genişletilmiş, daha bol malzemeli ve daha çıtır olan Pizza Rustica adı verdikleri pizzaları muhteşem. Resimdeki güzelliğin adı ise Piccante. Londra'da turistik destinasyonlardan ziyade gençlerin tercih ettiği, trendy bir yer arayanlara tavsiyemdir Dirty Bones London. Kokteylleri efsane olan mekanın, İngilizlerin vazgeçilmezi mac & cheese ile burger kombinine ilk başka 'Ekmeğin içinde makarna mı olur yaaa' desek de bayıla bayıla yedik. İster spaghetti yiyin, ister noodle, ister erişte, ister makarna. Aralarında nüanslar olsa da bu ince şeritler dünyanın her yerinde insanlara aynı hazzı yaşatıyor. Vietnam sokak lezzetlerine aşık olmuş bir çiftin Londra'da açtığı Pho Restaurant, Brighton, Leeds, Manchester, Birmingham, Cambridge, Bristol and Liverpool olmak üzere 8 şehre ulaşmış bile. 1994 yılının unutulmaz filmi Forrest Gump'ın ünlü repliğini hatırlamayan yoktur. Bu filmden esinlenerek 1996 yılında Kaliforniya'da kurulmuş BUBBA GUMP SHRIMP CO.'nun şu an dünya çapında 44 şubesi var. Karides aşıkları olarak geçen sene bu zamanlar Las Vegas'ta deneyip bayıldığımız Bubba Gump'ın bu kez Londra şubesindeydik. Buharda pişirilmiş sarımsaklı Shrimper's Net Catch yine efsane. Şehirde bildiğim çok iyi bir Honolulu Restoranı var, bu akşam birlikte denemeye ne dersin?\" şeklinde aramızda bir espri konusuydu, yıllar önce bir dönem yaşadığımız Bahreyn'de sıkça gittiğimiz Trader Vics. Çölde bir vaha misali bizi Ortadoğu'dan Hawaii Adaları'na ışınlayan ambiyansını hep çok sevdik, hep ilk tercihimiz oldu. Yıllar sonra Londra'da konakladığımız London Hilton on Parl Lane'in bünyesinde hizmet verdiğini görünce akşam yemeğinde yine aynı hevesle soluğu Trader Vics'de aldık, buz gibi Londra sokaklarından yine egzotik Hawai Adaları'na ışınlandık, canlı müzik ve signature kokteylleri Mai Tai eşliğinde odun fırınında pişirilmiş lezzetleri tattık. Burayı bir kenara not edin. Siz de sırf sağlıklı diye yaptığınız bir seçim, lezzetli de çıktığında zevkten dört köşe olmuyor musunuz? İngiltere'nin dört bir yanında elliye yakın şubesi bulunan Las Iguanas Latin Amerika mutfağını başarı ile temsil ediyor. Menüdeki tacolar, burritolar, fajitalar dururken istemeye istemeye sipariş verdiğim tatlı patates parçacıkları altında gizlenmiş avokadolu ve kızılcıklı kinoa salatam bana beklediğimin üstünde bir lezzet deneyimi yaşatıyor. İngilizlerin kahvaltıda sadece kızarmış ekmek, göz yumurta, sosis ve soslu fasulye şeklindeki klasik İngiliz kahvaltısını tercih ettiklerini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hash brown üzerine yerleştirilmiş poşe yumurta, domates, mantar ve ıspanaktan oluşan bu güzellik, bu kadar sağlıklı olan bir öğünün aynı zamanda nasıl bu bu kadar lezzetli olduğu konusunda insanı şaşkınlığa uğratıyor. Boston Tea Party leziz brunch ve lunch çeşitleri ile misafirlerini rahat ve keyifli bir ortamda ağırlıyor. Londra'da kapılarından taşan kuyruklardan tanıyabileceğiniz modern Thai mutfağının başarılı temsilcilerinden Busaba Eithai hem lezzet hem servis kalitesi anlamında şaşırtıyor. Fıstık parçacıkları, soya filizleri ve yumurta ile zenginleştirilmiş bir noodle türü olan Pad Thai'nin jumbo karidesli versiyonu son dönemde denediklerimin en iyisi."} {"url": "https://gezentianne.com/londrada-yoresel-urunler-kekik-kokusu", "text": "2 yetişkin annesi, Mersin doğumlu Yeşim Hanım 1999 yılından beri Londra'da yaşıyor. Akdeniz mutfağında büyümüş biri olarak hep o lezzetleri arıyor ve spontane olarak olarak kendi mutfağına getirdiği doğal ve katkısız ürünleri şimdi de Londra'da kaliteli ve lezzetli yemek yapmak isteyenler ile buluşturuyor. Ürünler yöresine has hazırlanıp Mersin'den geliyor. Orijinal tadını bozmadan makul fiyatlarla müşterilere sunuluyor. Toros dağlarında yetişen kekik, zahter, nane, mor reyhan, Hatay taş kırma zeytin, Antep Kuru dolma ve daha kendine has envai çeşit bulunuyor. Ürünlerin müşterilerin talep yoğunluğuna göre getirme seçeneği de bulunuyor. Kargo seçeneği müşterilerin isteği doğrultusunda hızlıca hazırlanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/londranin-nesi-meshur", "text": "Londra neyi ile ünlü? dendiğinde ilk akla gelen, Londra'ya ayak basan herkesin yanına geçip poz vermeden edemediği kırmızı telefon kulübeleri oluyor. Londra'nın ilk telefon kulübesi de Piccadilly'deki Kraliyet Sanat Akademisi'nin bahçesine 1926 yılında yerleştirilmiş. Şu an Londra'da yaklaşık 7000 adet kırmızı telefon kulübesi bulunuyor. İngiltere'nin diğer kentlerinde ve hatta İngiliz kolonisi olmuş diğer ülkelerde de rastlamanız mümkün olan bu kulübeler başkentin ikonları arasında sayılıyor. Başkent Londra'nın en önemli simgelerinden bir diğeri olan siyah taksiler daha pahalı olsa da aynı diğer taksiler gibi telefonla çağrılabilir, metro, otobüs durakları ve tren duraklarında bulunan siyah taksi duraklarından direkt binilebilir. Kısa mesafeler için tercih edilebilir. Siyah taksiler maksimum 5 kişi kapasitelidir. 10 dakikalık bir seyahat yaklaşık 10 pounda denk gelir. Londra caddelerinde sıkça rastlayacağınız double decker dedikleri kırmızı renkli AEC Routemaster marka otobüsler tüm dünyadaki çift katlı otobüslerin de atası sayılıyor. Londra şehir içinde ulaşım için genel olarak metro tercih ediliyor olsa da kısa mesafe ulaşımda ve metro hatlarının olmadığı bazı rotalarda bu tatlış otobüslerle seyahat çok daha pratik ve avantajlı oluyor. Hop on hop off otobüslere binmek yerine bu otobüslerle şehri gezmek turistler için de daha ekonomik bir seçenek oluşturuyor. Londra'nın en önemli simgelerinden biri olan London Eye, Thames Nehri'nin pek çok noktasından görülebilen 120 metre çapında dev bir dönme dolap. London Eye'ın camekan kabinleri de kendi gibi devasa, yaklaşık 20 kişi binebiliyor. Kişi başı 25 £ olan London Eye tam iki tur dönüyor ve toplamda yarım saat sürüyor. Tur sonrası 4D salonda yayınlanan Londra hakkındaki kısa filmi izlemek de ödediğiniz ücrete dahil. London Eye'a Waterloo metro istasyonunda indikten sonra 7 dakika yürüyerek ulaşılıyor. Thames Nehri üzerindeki en güzel köprü olan, Londra'nın ikonik sembollerinden Tower Bridge genellikle London Bridge ile karıştırılıyor. 1800'lü yılların sonlarında inşa edilmiş köprü açılıp kapanan bir yapıya sahip. Köprü Londra merkezinin doğusunda kalıyor ve Tower Hill metro istasyonunda inip, Tower of London'ın önünden yürüyerek ulaşılabiliyor. Köprü hem araç hem de yaya trafiğine açık ve geçiş ücretsiz. Tower of London tarafından başlayıp köprüyü geçtikten sonra solunuzda kalan şehir parkında Tower Bridge manzarasına nazır dinlenip dondurma yemek oldukça keyifli oluyor. Ayrıca köprünün ortasındaki kulelere çıkıp Thames'i cam zeminden izlemek isterseniz büyükler için 8,6 £, çocuklar için ise 3,7 £ ödemeniz gerekiyor. Tatlı İngilizlerin olmazsa olması. Her yemekleri mutlaka tatlı ile sonlanıyor. İngiliz mutfağı ve tatlı dediğimizde ilk akla gelen, damak çatlatan Sticky Toffee Pudding oluyor. Bol tereyağlı çikolatalı ve hurmalı ıslak kek olarak tanımlayabileceğim Sticky Toffee Pudding, üzerine karamel sosu döküldükten sonra genellikle vanilyalı dondurma ile servis ediliyor. Londra'da restoranların ve pubların menüsünde bu lezzet mutlaka bulunuyor. Londra demek uçsuz bucaksız parklar demek. Londra parkları demek sincaplar, tilkiler, geyikler, göletler, ördekler, yemyeşil çimenler, birbirinden renkli ağaçlar, kafeler, piknik alanları, koşu ve yürüyüş parkurları demek. Londra parkları arasında en çok bilineni ise hiç kuşkusuz ki Hyde Park. Hyde Park öyle büyük bir park ki 5 farklı metro istasyonundan, 5 farklı kapıdan girilerek ulaşılabiliyor. Hyde Park'ta elinizle sincapları ve ördekleri besleyebilir, Hyde Park'ın kalbindeki dev gölette pedalla çevrilen botlardan kiralayarak bir nevi sandal sefası yapabilirsiniz. Yine bu göl etrafında bulunan kafelerin tahta banklarında oturup birşeyler yiyip içmek de oldukça keyifli. Hyde Park'ın kuzeydoğusunda bulunan ve 100 ü aşkın yıldır ülkedeki ifade özgürlüğün simgesi olan Speaker's Corner'a uğramayı unutmayın. Londra'nın en büyük meydanı olan Trafalgar Square Londra'nın en meşhur yerlerinden biri. Adını İngiltere'nin Fransa ve İspanya'ya karşı kazandığı bir zaferden alan meydan günümüzde Ulusal demokrasi ve protestoların merkezi olarak biliniyor. Meydan'da 50 metre yüksekliğindeki Nelson sütunu, süs havuzu ve su fıskiyeleri de bulunan Trafalgar yıl boyunca pek çok konsere, kutlamalara ve festivallere sahipliği yapıyor. Trafalgar Meydanı'nda ayrıca Londra'nın en önemli müzelerinden National Gallery de bulunuyor. Trafalgar Meydanı'na metro ile ulaşmak isterseniz Northern ya da Bakerloo Line'a binip Charing Cross durağında inmeniz gerekiyor. Londra'nın güney doğusunda yer alan Greenwich, başlangıç meridyenin geçtiği yer olarak kabul ediliyor. Burası İngiltere'nin başlangıç meridyenini Greenwich kasabasından geçirip bunu bütün dünyaya kabul ettirebilecek güçte olduğunun kanıtı oluyor. Greenwich'e geldiğinizde Royal Observatory'yi ziyaret edebilir, meridyenin başlangıç noktasında fotoğraf çektirebilirsiniz. Daha sonra Royal Observatory'nin de sınırları içinde bulunduğu Thames Nehri manzaralı, devasa Greenwich Park'ın çimlerine yayılabilirsiniz. Royal Observatory giriş ücreti çocuklar için 6.5 £, büyükler için 15 £."} {"url": "https://gezentianne.com/londranin-nufusu-nedir", "text": "Londra İngiltere'nin ve Birleşik Krallık'ın başkenti ve en kalabalık şehridir. 2021 yılı itibariyle 68 milyon olan Birleşik Krallık nüfusunun %12.5 u Londra'da yaşamakta, bu da yaklaşık 9 milyon kişiye denk gelmektedir. Büyük Britanya adasının güneydoğusundaki Thames Nehri üzerinde duran Londra, iki bin yıldır büyük bir yerleşim yeri olmuştur. Londra, Londra Belediye Başkanı ve Londra Meclisi tarafından yönetilmektedir. Londra, sanat, ticaret, eğitim, eğlence, moda, finans, sağlık, medya, profesyonel hizmetler, araştırma ve geliştirme, turizm ve ulaşım alanlarında dünyanın önde gelen şehirlerinden biridir. Londra dünyanın en büyük finans merkezlerinden biridir ve dünyanın beşinci büyükşehir bölgesi Gayri Safi Milli Hasılasına sahiptir. Londra genellikle bir dünya kültür başkenti olarak kabul edilir. Uluslararası gelişlerle ölçülen dünyanın en çok ziyaret edilen şehri ve yolcu trafiği ile ölçülen dünyanın en büyük şehir hava alanı sistemine sahip. Dünyanın önde gelen yatırım hedefleri arasında yer alır ve daha fazla uluslararası perakendeciye ve ultra yüksek net değerli bireylere ev sahipliği yapmaktadır. Londra'daki üniversiteler, Avrupa'nın en büyük yüksek öğretim enstitülerinden oluşur. Londra dört Dünya Miras Alanı içerir: Londra Kulesi, Kew Bahçeleri, Westminster Sarayı, Westminster Abbey ve St. Margaret Kilisesi ve Greenwich. Diğer görülecek yerler arasında Buckingham Sarayı, London Eye, Piccadilly Circus, St Paul Katedrali, Tower Bridge, Trafalgar Meydanı ve The Shard yer almaktadır. Londra Metrosu, dünyanın en eski yeraltı demiryolu ağıdır."} {"url": "https://gezentianne.com/londraya-yakin-denize-girilecek-yerler-plajlar", "text": "Pandemi sebebiyle başlayan seyahat kısıtlamaları bir türlü bitmek bilmeyince, yaz tatilinde masmavi ve tertemiz denizlerinde yüzmek üzere ülkemize gidemeyince gözler İngiltere'de nefsimizi köreltecek kadar da olsa deniz ve plaj keyfi yaşayabileceğimiz İngiltere sahillerine çevrildi. Gelelim hem Londra'ya yakınlığı, hem çakıllı olması sebebiyle denizin her daim tertemiz oluşu, hem de kumsalda bulunan pek çok kafe ve restoranı ile tam bir tatil yeri hissi verişi ile bizim en çok sevdiğimiz, yaşamak için de tercih edilebilecek Brighton şehrine ve Brighton Beach'e. 4 mil uzunluğundaki kumsalında bulunan dev iskele Brighton Pier'de kafe restoran, oyun salonu, hediyelik eşya dükkan ve lunapark bulunuyor. Brigton'da kumsalda bulunan kafe ve restoranların yanı sıra ara sokaklarındaki butik mekanlar da Akdeniz ruhunu yaşatıyor. İngiltere'nin güneybatısındaki kumsalları girintili çıkıntılı yapısı ve tertemiz deniziyle Ege kıyılarını hatırlatırken güneyindeki kumsallar aynı Türkiye'nin güneyi gibi dümdüz ve uçsuz bucaksız kumsalları ile Akdeniz'i anımsatıyor. Londra'ya yaklaşık 2 saat mesafede yer alan Bournemouth mavi bayraklı 7 mil uzunluğundaki kumluk plajı ile güney İngiltere'de önemli bir tatil beldesi konumunda yer alıyor. Bournemouth Beach'in tam ortasında pek çok İngiltere sahil şehrinde olduğu gibi denizin içine doğru uzanmış kafe restoran, oyun salonu ve hediyelik eşya dükkanlarından oluşan bir de Pier bulunuyor. İngiltere'nin güneyinden doğusuna doğru uzanınca deniz gelgitlerden ötürü zaman zaman oldukça bulanık oluyor. Essex'te Colchester şehrinin güney doğusunda yer alan Mersea Adası deniz güzelliğinden ziyade muhteşem İnstagram fotoları veren rengarenk kulübeleri ile çok ziyaretçi çekiyor. Adaya gidiş geliş yolu deniz çok yükselirse kapandığı için Mersea gezisi planlamadan önce gelgit zamanlarını kontrol etmek şart. İskele üzerindeki yenilenen dev lunaparkı ile plaj keyfi ve eğlenceyi birleştirmek isteyen çocuklu aileler için ideal bir destinasyon olan Clacton on Sea Londra'ya yaklaşık 1.5 saat mesafede yer alıyor. Essex sahil şeridinin en büyük şehri olan Clacton On Sea'ye alternatif olarak hemen yakınında yer alan Holland on Sea sakinlik severler tarafında daha çok tercih ediliyor. Clacton On Sea'ye Londra Liverpool Street Station'dan binilecek tren ile de ulaşılabiliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/longoz-ormani-icinde-modern-cadir-kampi-longosphere", "text": "Longosphere Glamping Sahili, longoz ormanı ve gölleriyle muhteşem bir doğaya sahip olan Kırklareli'nin İğneada ilçesinde yer alıyor. İsmini bu ormanlarda almış 110 bin metrekarelik alana kurulu bu devasa tesiste 64 tane Sincap çadır ve 40 tane kaplumbağa çadırı bulunuyor. Longosphere'de konakladığınızda dere boyunca çıplak ayakla ilerleyeceğiniz yürüyüşlere katılma, gölde kano turu yapma, gece kamp ateşi yakma ve longoz ormanlarının arasındaki dev havuzda yüzme gibi imkanlarınız bulunuyor. Bungalov tarzı Kaplumbağa Çadırlarda yatak odası, minibar, klima, berjer, duş, tuvalet, veranda ve bahçe oturma takımı ile tam bir otel konforu sunuyor. Sincap çadırlar ise panoramik tavan görüntüsü ile siz yatarken gökyüzünü odanıza taşıyor. Sincap çadırlarda yatak odası, okuma lambası, şarj üniteleri, klima, minibar ve bahçe oturma grubu mevcut. Kahvaltı Dahil Konaklama : İki kişi tek gecelik hafta içi 2350 TL, hafta sonu 2900 TL. Kahvaltı Dahil Konaklama : İki kişi tek gecelik hafta içi 3550 TL, hafta sonu 4400 TL. Kahvaltı Dahil Konaklama: Üç kişi tek gecelik hafta içi 4350 TL, hafta sonu 5350 TL. Kahvaltı Dahil Konaklama: Üç kişi tek gecelik hafta içi 6000 TL, hafta sonu 7500 TL. Mekan yüksek fiyat politikaları, talep edilen ekstra ücretler ve ısıtma sorunları ile ilgili eleştiri alıyor. İrili ufaklı şelaleler, ilginç kaya oluşumları, akvaryumu andıran doğal havuzlar ve tropikal bir bitki örtüsüne sahip, yer yer suyun içinden geçeceğimiz küçük engellerin bulunduğu yürüyüş rotaları sizleri bekliyor. İğneada'ya gidip kesinlikle yapmadan dönmem diyebileceğiniz şeylerin başında kano turu geliyor. İğneada Mert Gölü sahilinden başlayan rota longoz ormanlarının içine kadar ulaşıyor. Daha önce kanoya binmediyseniz, bu bir engel değil. Kanoya binmeden önce ufak bir eğitim yeterli oluyor. Saka, Ağaçkakan ve Kartal olarak isimlendirilmiş üç parkurdan ve 35 oyundan oluşan bu alanda dağcılık kulübünden uzman eğitimcileri ile birlikte zorluk derecelerine göre ilerlerken her seferinde kendinizi değişik bir maceranın içinde bulacaksınız. Longoz ormanlarınızın içerisinde bulunan bu dev yüzme havuzundan tüm misafirler ücretsiz faydalanabiliyor. Dupnisa mağarası, Aya Nikola Manastırı, Mahya Dağı, Cehennem Şelaleleri, Hamam Gölü, Hızırbey Camii, Vize Küçük Ayasofya, Sislioba Kalesi, Rezve deresi üzeri Volçan Köprüsü, Demirköy Dökümhanesi, Fransız feneri, Begendik köyü, Merdiven şelaleleri, Arcadia şarap bağları, Chamlıja şarap bağları da Longosphere'de konaklayanların kolaylıkla ulaşabileceği mesafede."} {"url": "https://gezentianne.com/los-angeles-gezilecek-yerler-restoran-tavsiyeleri", "text": "44 ülke, 156 şehir gezmiş bir Gezenti Anne olarak hala Amerika kıtasına hala ayak basmamış olmamı herkes gibi ben de esefle kınıyor, Amerika dendiğinde ilk akla New York gezisi için fırsat kolluyordum. Ancak evren Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisindeki ilk gezimin Los Angeles, Las Vegas ve San Francisco üçlemesi olmasını uygun görüyor, biz de misafir umduğunu değil bulduğunu yer diyor, tası tarağı toplayıp eşimle birlikte gezimizin ilk ayağı olan Los Angeles'a doğru uçuşa geçiyoruz. Los Angeles'ta konaklama seçenekleri arasından, şehrin en güzel köşelerinden Santa Monica'ya ve hava alanına yakınlığı ve şehir merkezine göre uygun fiyatı sebebiyle LAX bölgesi otellerinden Sheraton LAX Get Away'i seçiyoruz. Havaalanından rent a car firmalarının ücretsiz servisleri ile 10 dakikada kiralama bölgesine ulaşıyor, arabamızı kiraladıktan 10 dakika sonra otelimize yerleşiyoruz. Amerika'da akşam saat 5 suları olduğu halde Türkiye'ye göre 10 saat geride olduğumuzdan vücut saatimiz gece saat 3'e denk gelmesinden mütevvellit çoktan uyku bastırmaya başlamış olsa da, bu çağrıyı görmezden gelip yarım saat sürüş mesafesindeki Santa Monica sahiline ulaşıyoruz. Ertesi sabah kendimizi yine sahillere vuruyoruz. İlk hedefimiz yolumuzun üzerindeki Marina Del Rey. Adından da anlaşılacağı üzere burası Kalamış Marina tadında yelkenlilerin, otel ve restoranlarla buluştuğu bir marina. Yolumuz uzun, burada pek oyalanmıyoruz. Hemen devamındaki Venice Beach, denize girenleri ile olsun, sörf yapanları ile olsun insana yazlık sahil kasabası ambiyansı yaşatan çok keyifli bir kumsal. Bu kez arabamızı Venice Beach otoparkına parkediyor, kumsal boyunca dolaşıyor, Pasifik ile öpüşüp koklaşıyoruz. 🙂 Venice Beach'in ardına saklanmış Venedik Kanalları'nı keşfediyor, burada her biri birbirinden farklı, yazlık tipi evlerin güzellikleri ile büyüleniyoruz. Dağlara doğru tırmanıyor, nihayetinde Holywood yazısına en çok yaklaşabileceğimiz Griffith Observatory'ye ulaşıyoruz. Ben Holywood yazısına daha yakın oluruz sanmıştım. 🙁 'Bunca yolu bunun için mi geldik' hissini 'Napalım artık elimizdeki malzeme bu' tesellisi ile örtbas edip hem Holywood yazısını, hem de Los Angeles merkezinin tepeden görünüşünü fotoğraflıyoruz. Akşam olmak üzere ve Los Angeles'ta yapılacaklar listemizde Santa Monica'da gün batımını izlemek var. E hadi o zaman ne duruyoruz. Kırmızı ışıklarda dur kalklar başlasın. 🙂 Neyse ki Beverly Hills ve Santa Monica arasındaki yolun büyük kısmı otoyolmuş, derin bir oh çekiyoruz. Santa Monica sahiline vakitlice ulaşmayı başarıyor, Pier üzerinde sanatını icra eden müzisyen arkadaştan yayılan 'My heart will go on' eşliğinde güneşi batırıyoruz. İlk gece jetlag elvermediği için keşfedemediğimiz şehrin numunelik Pedestrian Zone bölgesi 3th Street Promade'e doğru yürüyor, nihayet araç trafiğine kapalı alanda gezmenin haklı gururu ile caddede salınıyoruz. 3th Street Promade sağlı sollu restoranları, mağazaları, her bir köşesinden ayrı bir gösteri yapan sokak çalgıcıları ile bizi çölde vaha bulmuşcasına mutlu ediyor. Akşam yemeği için hedefimiz yine pek çok kişiden methini duymuş olduğumuz BOA Steak House. Boa Steak House'daki lezzet deneyimimiz Los Angeles'taki En iyi Restoranlar, BOA Steakhouse yazımda... BOA'da yaşadığımız muhteşem steak deneyiminden sonra son bir gayret yine yarım saat sürüş mesafesindeki Holywood'a gidiyor, Walk of Fame denilen 2500'e yakın yıldızlar sinsilesi içerisinde tanıdık yıldız ismi bulmaca oyununu oynuyoruz. Yerdeki isimlerin dışında başka bir yıldıza filan da rastlamıyoruz. Gezimizin Los Angeles ayağı burada son bulurken sizleri SAN FRANCISCO yazıma bekliyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/lugano-golu-isvicre-gezilecek-yerler", "text": "3 gündür günlük güneşlik olan havadan sonra gezimizin 4. günü Milano'da yağmurlu bir güne uyanıyoruz. Neyse ki son günümüz, buna da şükür diyor, Lugano Gölü'ne doğru yola çıkıyoruz. Sınırı geçiyoruz ve işte İsviçre'deyiz. Sınırdan yaklaşık 20 dakika sonra Lugano Şehir Merkezi'ne varıyoruz ama yağmur bastırıyor, biz de şemsiye yok, sokaklarda bir Allahın kulu yok, ne yapacağız? Neredeyse gittiğimiz her yeni şehirde yaptığımız gibi otelin birine girip resepsiyondan harita soruyor ve haritada gezebileceğimiz yerleri işaretlemelerini rica ediyoruz. Göl manzarası harika da şu yağmur bir dursa derken yukarıdaki sesimizi duyuyor ve yağmur diniyor. Dingin parklarda huzur dolu gezintiler yapıyoruz. Arabamıza atlayıp kıyı boyunca ilerliyor, tepelerde panoramik fotolar alıyoruz, Bre Dağı'nın eteklerinde çok sevimli bir köy olan Gandria'da mola veriyoruz. Biraz daha gidiyoruz bir bakıyoruz polis kontrolü. Ne oluyor, niye polis var derken tekrar İtalya Sınırı'na girdiğimizi fark ediyoruz. Hazır tekrar İtalya'ya geçmişken göl kenarında lokal bir balıkçıda önümüzde önlüğümüz elimizde kabuklu hayvancıkları kırmak için verdikleri kerpetenimiz, farklı ve keyifli bir yemek yiyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/luks-muhafazakar-tatil-villalari", "text": "Son yıllarda en çok tercih edilen tatil seçenekleri arasına giren villa kiralamaya dayalı tatil modeli, dünyadaki çeşitli ülkelerde tatil sektöründe %50'ye varan oranlarla öne çıkan bir tatil modeli. Ülkemizdeki aileler, geniş gruplar ve balayı çiftleri gibi farklı gruplar tarafından da tercih edilmeye başlanan bu tatil modeli, özellikle İslami kesim olarak isimlendirilen ya da muhafazakar aile yapısına sahip olduğu görülen kişiler tarafından tercih ediliyor. Tatil köylerinde veya otellerde hoşlanmadıkları durumlarla karşılaşabilen muhafazakar aileler, tatile çıkmamayı tercih ediyor ya da yazlık alma seçeneğini değerlendirerek tatil yapma yoluna gidiyorlardı. Kiralık villaların sunulduğu tatil modelinin daha uygun koşullarla sunulmaya başladığı son yıllar, tatile çıkmak isteyen muhafazakar ailelere yeni bir seçenek sunmaya başladı. Korunaklı ve kişiye özel alan sağlayan Lüks İslami Tatil Villaları, muhafazakar ailelerin yanı sıra özel ve keyifli bir tatil geçirmek isteyen herkese hitap eden seçenekler olarak görünüyorlar. Makalemizin devamında çeşitli örneklerini görebileceğiniz muhafazakar villalar, unutulmaz bir tatil yaşamak isteyen herkese uygun imkanlar sunmakla kalmıyorlar, diğer tatil seçeneklerinin çoğundan daha ekonomik bir tatil seçeneği durumunda bulunuyorlar. Muhteşem bir manzaraya sahip olan villa, birisi üst katta bulunan diğeri ve kalp şeklinde olanı alt katta yer alan, özel ve korunaklı iki havuzu ile öne çıkıyor. Modern bir anlayışla tasarlanan villanın odaları tüm ihtiyaçları karşılayabilecek şekilde modern ve eksiksiz şekilde döşenmiş. Maksimum 10 kişinin konaklayabildiği villanın 5 yatak odasının 4'ünde 1 tane çift kişilik yatak, 1 tanesinde 2 tane tek kişilik yatak bulunuyor. Birinde jakuzi de bulunan yatak odalarının tamamında tuvalet ve banyo var. İnternet ve klima imkanları da olan villanın bahçesinde şezlonglar, güneş şemsiyesi, mangal, oturma köşkü, masa ve sandalyeler bulunuyor. Kalkan Körfezi ve adalar manzaralı bir villa olan Villa Şato, çift havuzlu, havuz terası ve güneşlenme alanı dışarıdan görünmeyen bir kiralık villa seçeneği. 4 yatak odasında maksimum 8 kişinin konaklayabileceği villa, yatak odalarından birisinde jakuzi de bulunduruyor. Yatak odaları, salonu, Amerikan mutfağı ve bahçesi eksiksiz biçimde ve modern eşyalar kullanılarak döşenen ve villaekstra. com web sitesinde detaylı olarak inceleyebileceğiniz Villa Şato, konuklarına klima ve internet imkanlarından yararlanma şansı da sunuyor. 2 kişinin konaklayabileceği villanın tek yatak odası, içimde banyo, tuvalet, jakuzi ve çift kişilik yatak bulunan süit bir oda. Korunaklı özel yüzme havuzu bulunan ve klima, internet gibi olanaklardan faydalanmanızı sağlayan villa, bahçesi dahil olmak üzere tamamı modern ve tüm ihtiyaçları karşılamaları planlanmış olan eşyalarla dekore edilmiş. Balayı çiftlerine tavsiye edilen villa, süit ve klimalı tek yatak odasında 2 konuk ağırlayabiliyor. Salondan ve yatak odasından terasına çıkılabilen villanın tüm odaları muhteşem bir manzaraya sahip durumda bulunuyor. Restaurant, köy meydanı ve market 800 m uzağında bulunan villa, havuz terası ve güneşlenme alanı dışarıdan görünmeyen muhafazakar villa seçeneklerinden bir tanesi. Yatak odasında jakuzi bulunan ve eksiksiz biçimde modern eşyalarla döşenen villa, konuklarına klima ve internet imkanlarından yararlanma şansı da tanıyor. 2 kişinin konaklayabildiği villanın süit yatak odasında 1 adet çift kişilik yatak, klima, büyük bir jakuzi, elbise dolabı, makyaj masası, komodin, banyo ve tuvalet bulunuyor. Güneşlenme terası ve yüzme havuzu dışarıdan görünmeyecek şekilde tasarlanmış olan villa, Kalkan şehir merkezinden 12 km uzaklıkta bulunuyor. Salonu, Amerikan mutfağı ve bahçesi de gerekli olan tüm eşyaları bulunduran villa, klima ve internet olanaklarından faydalanabileceğiniz bir tesis olarak görünüyor. Yeni evli çiftler ya da balayı çiftleri için uygun bir seçenek olarak gösterilen villa, tek yatak odalı ve maksimum 2 kişinin konaklayabileceği bir seçenek. Çatı katında oturma grubu, elektrikli şömine, jakuzi, klima ve balkon bulunan villa, çam ormanları üzerinden Patara Denizi manzarasını panoramik olarak izleme imkanı sağlıyor. Özel yüzme havuzu, gerekli eşyalar bulunan bahçesi, klima ve internet imkanları, Villa Balım'ın konuklarına iyi bir tatil geçirmelerini sağlamak amacıyla sunduğu hizmetler arasında bulunuyor. Korunaklı havuzuyla muhafazakar aileler için uygun bir ortam sunan villanın tek yatak odası bulunuyor. 2 kişinin konaklayabildiği suit odada, 1 adet çift kişilik yatak, komodin, elbise dolabı, jakuzi ve havuz terasına çıkış yer alıyor. Banyo ve tuvalet odanın hemen dışında bulunuyor. Villada özel havuz, internet ve klima imkanlarından faydalanabiliyorsunuz. Maksimum 2 kişinin konaklayabildiği villanın bütün odaları ve bahçesi, modern eşyalarla eksiksiz biçimde dekore edilmiş."} {"url": "https://gezentianne.com/luks-yat-ile-konforlu-ve-keyifli-bir-tatil", "text": "Yat turizmi Türkiye'nin turistik açıdan en önemli ayaklarından birini oluşturuyor ve bir yarımada olan üstelik üç tarafı dünyanın en güzel denizleri arasında sayılan Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz ile çevrili bir ülke oluşu tüm dünyanın vazgeçilmez gezi rotalarının ilk sırasına yerleştiriyor. Son yıllarda geçmişte daha çok yabancı turistlerin ilgi gösterdiği tekne kiralayarak tatil yapma konseptine yerli turistler de büyük bir ilgi göstermeye başladı ve her geçen yıl yat kiralayarak muhteşem tatiller yaşayan yerli turistlerin sayısında ciddi bir artış yaşanıyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri artık yat kiralamanın eskiye kıyasla daha uygun fiyatlı olması ayrıca sadece her bütçeye değil her ihtiyaca uygun sayısız alternatif sunulması. Her bütçeye uygun sayısız alternatif sunulduğunu söylemiştik ve elbette bu yatlara vip yani lüks yatlar da dahil. Lüks bir otelden bekleyebileceğiniz her şeyi hem de fazlasıyla sunan lüks yatlar bunun yanı sıra denizde konaklama, dilediğiniz yerleri gezme olanağına sahip oluşlarıyla da tabi ki otellerden bir hatta birkaç adım ileride olduklarını söylemek bile pek de abartı olmaz sanıyoruz. Lüks yat kiralama hizmeti ülkemizin deniz kenarı olan her yerinde ancak tabi ki özellikle de turizmin ve yat turizminin yoğun olduğu tatil merkezlerinde sunuluyor. Ayvalık, Bodrum, Fethiye, Marmaris, Göcek, Antalya gibi Akdeniz ve Ege Denizi kıyısında kurulu tatil merkezlerinde lüks yat alternatifleri çok geniş. Farklı büyüklüklerde ve her ihtiyaca uygun onlarca lüks yat arasından birini kiralayarak otelde kapalı kalmak yerine denizde tatil yapmanın, huzurlu, keyifli ve sadece size özel, gözlerden uzak anlar yaşamamanın tadına varacaksınız. Bu arada şunu da eklemeden geçmeyelim; lüks yatları kiralamak için ille de çok yüksek bütçeler ayırmak gerekmiyor zira özellikle iki kişilik tatiller için tercih edilebilecek küçük lüks yatların fiyatlarını hemen her bütçe için uygun gelebilecek düzeylerde. Türkiye ve yat turizmi denilince akla gelen ilk şey tabi ki ülkemizin kıyılarına özgü ve aynı zamanda ülkemizi tüm dünyada tanıtan bir gezi olan mavi yolculuk. Bir gezi efsanesi olarak tanımlanabilecek mavi yolculuklar ülkemizin Ege ve Akdeniz kıyılarında farklı rotaları kapsayacak şekilde yapılıyor ancak şurası kesin ki hangi rotada yapılırsa yapılsın katılan herkesin mest olmasını ve hayatı boyunca asla unutamayacağı, daima büyük bir özlemle anımsayacağı anılar yaşamasını sağlıyor. Son yıllarda mavi yolculuk rotalarının en popülerlerinden biri Ege'nin en önemli tatil merkezlerinin birçoğuna ev sahipliği yapan Muğla ilinin doğası ile baş döndüren ilçesi Fethiye. Onlarca inanılmaz güzellikte koyu ile Fethiye'nin mavi yolculukların popüler rotalarından biri olması aslında hiç de şaşırtıcı değil zira ilçenin koyları doğal güzelliklerini el değmemiş denebilecek kadar mükemmel şekilde korumuş ve bu da neden mavi yolculuk için en fazla tercih edilen noktanın Fethiye olduğunu açıklamak için sanıyoruz yeterli bir done. Fethiye mavi turu hakkında birçok şey söyleyebiliriz, anlatabiliriz ancak doğrusunu söylemek gerekirse söyleyeceklerimizin, anlatacaklarımızın, yapacağımız tasvirlerin hiç biri bu büyülü yolculuğu tam olarak anlatmayı başaramaz çünkü Fethiye'de yapılan mavi turlar gerçekten de kelimelerle anlatılamayacak kadar muhteşem anlar yaşatıyor. Bu nedenle bizce kelimelerle anlamaya çalışmak yerine bu yaz tatilinde yat kiralayarak bu muhteşem ilçenin adeta birer kartpostal güzelliğindeki koylarını gezeceğiniz, sabahları farklı koylarda uyanarak, gün boyunca denize girerek, denizin şarkısını dinleyerek geçireceğiniz bu tatili yaşayın."} {"url": "https://gezentianne.com/luxury-bungalow-houses-with-fireplace-and-jakuzzi-in-sile-istanbul", "text": "Turkey's largest \"tree house\" hotel SUMA SANJATI is a more luxurious option compared to other bungalow facilities close to Istanbul. Accompanied by nature and tranquility, Suma Sanjati is located in 120 acres of forest area, in one of the Bosniak villages in Sile, ISTANBUL. In the comfort of a 5 star hotel, the hotel has a motto of \"INCLUDING NATURE\" which means including bird sounds, fireflies, squirrels, sunrise, sunset, caterpillars, turtles, dance of colors and all natural beauty. Suma Sanjati, established in a natural forest consisting of 120 acres of Oak, Anatolian Chestnut, Eastern Beech, Hornbeam, Black Pine trees, is right next to the city, 60 km from Istanbul, 6.5 km from Sile and 30 km from Agva; but it is far from the hustle and bustle of the city. 22 independent bungalows, made of thermowood, provide an accommodation experience at home comfort. You can have a forest view in all of the rooms bearing the names of Pine, Oak, Bay and Plane, and you can go up to the veranda and breathe the smell of peace. You can sip your drink while resting in the sitting group in Pine, Oak and Plane, while you can spend time in front of the fireplace in bay or relax in the jacuzzi. The nightly accommodation fee of the Pine Bungalow (25 m2), which can accommodate up to 3 people, is 25 m2, with a sitting group, shower cabin and minibar, 1500 TL for 2 people on weekdays and 2000 TL for 3 people, 1650 TL for 2 people, 2200 TL for 3 people on weekends. Suma breakfast included. The nightly accommodation fee of Bay Bungalow, which can accommodate up to 2 people, with a jacuzzi, fireplace, 10 m2 veranda, sitting group, shower cabin and minibar, is 2000 TL for 2 people on weekdays and 2200 TL on weekends. Suma breakfast included. The nightly accommodation fee of the Oak Bungalow (20 m2), which can accommodate up to 2 people, with a10 m2 veranda, sitting group, shower cabin and minibar, is 1200 TL for 2 people on weekdays and 1320 TL on weekends. Suma breakfast included."} {"url": "https://gezentianne.com/luxury-stay-in-montenegro-hilton-podgorica", "text": "Between city parks, five star Hilton Podgorica is streets away from the Montenegrin National Theatre and the Natural History Museum of Montenegro. The Doclea ruins and Sipcanik Wine Cellar are within 15 minutes, and Skadar Lake National Park is just half an hour. This Spa Hotel is a perfect fit for anyone who has dreamed of living like a local in the Capital of Montenegro. Whatever you want from Podgorica, you'll find it at the Hilton, a luxurious home away from home that has been hosting visitors in fine style comfortably. The hotel has a rooftop bar, indoor pool, and the city's largest spa, complete with saunas and experience showers. You can try Crna Gora for local and international cuisine. Sky Bar, the only rooftop bar in the city, offers panoramic views, drinks, and light meals. Terrace Fontana serves homemade cakes and a casual menu. The Bar has big screens and a Cigar Club."} {"url": "https://gezentianne.com/lviv-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler", "text": "Biraz Polonya, biraz Ukrayna, biraz Rusya... Farklı kültürlerin bir harmanı olan Lviv, oldukça sevimli ve turistik bir şehir. Türklere vize istememesi ise belki de bizler için en cazip yanı. Ukraynaca \"Lion\" yani aslan anlamına gelen Lviv şehrinin pek çok yerinde aslan simgesi ve heykeli bulunuyor. Lviv nostaljik tramvayı, tarihi dokusu ve birbirinden tatlış kafeleri ile oldukça keyifli bir ambiyans sunuyor. Lviv'de Ukrayna'nın çağdaş yüzünü yansıtan bir Avrupa kenti göreceksiniz ama beklentiyi çok da yüksek tutmamak gerekiyor. Küçük bir şehir, merkezinin mimari dokusu ve atmosferi çok güzel ama hafif dışına çıktığınızda her yer dökülüyor. Ukrayna'nın bilim ve endüstri merkezi olan kent 14. yüzyıldan kalma haritalarda Aslan Şehri olarak geçiyor. Geçmişte Polonya, Almanya, Avusturya ve Ukrayna halkları uzun süre burada birlikte yaşamışlar. Farklı kültürlerin uzun süre beraber yasaması bence burası için medeniyet seviyesini yukarıya çıkarmaya yetmemiş. Lviv halkı bu açığı yavaş yavaş öğrenmeye başladıkları turizm ile kapatmaya çalışıyor. Ukrayna'nın kültür başkenti olarak bilinen Lviv ülkenin batısında, Polonya'ya sadece 70 km mesafede yer alıyor. Lviv ile Ukrayna'nın başkenti Kiev'e arasında 540 km mesafe var. Kiev'den Lviv'e özel araçla ya da trenle yaklaşık 6 saat'te ulaşılıyor. Lviv'e Türkiye'den hem Pegasus Havayolları'nın Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan, hem de Türk Hava Yolları'nın İstanbul Havalimanı'ndan hergün direkt uçuşları var. Bilet fiyatları 400 ile 2000 TL arasında değişiyor. Lviv'e Türkiye'den ayrıca Ukrayna Havayolları ve Polonya Havayolu şirketi olan LOT ile ulaşmak da mümkün. Uçuş yaklaşık 2 saat sürüyor. Lviv Danylo Halytskyi Uluslararası Havalimanı'ndan merkeze ulaşmak için ya taksi ya da otobüs kullanmanız gerekiyor. Taksilerde maalesef taksimetre yok. Kazıklanmanak için fiyatı baştan konuşmanız gerekiyor. 100 -150 UAH (25 35 TL) arasında anlaşabilirsiniz. Muabbete hiç girmiyim, halkın arasına karışıp atlayıp otobüse bineyim derseniz, otobüsler aşırı ucuz, biraz kırık dökük ama içeride wifi bile var. Biletler otobüs içerisinden alınabiliyor.29 no'lu otobüsle 5 UAH (yaklaşık 1 TL) karşılığında 40 dakikada merkeze ulaşabilirsiniz. Lviv'de Ukrayna Grivna'sı geçerli. 1 TL yaklaşık 4 Grivna ediyor. Bu anlamda Lviv'de gördüğünüz fiyatları 4 e böldüğünüzde kaç lira ödeyeceğine dair kafanızda bir fikir oluşuyor. Ukrayna Avrupa Birliği'ne üye olmadığı için Türk Lirası'nın değerli olduğu nadir ülkelerden. Böylece Lviv'de servet ödemeden Avrupa ambiyansı yaşanabiliyor. Lviv'de gezilecek yerler arasında ilk sıralarda Pazar Meydanı, Shevchenka Bulvarı, Lviv Opera Binası, Lychakiv Mezarlığı, Potocki Sarayı, Eczane Müzesi, Lviv Çikolata Fabrikası, Bira Tiyatrosu ve Stryiskyi Parkı geliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/madame-tussauds-istanbul-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "250 yıl önce ilk Londra'da açıldığı günden beri milyonlarca insan tarafından ziyaret edilmiş olan ve bugün hala popülerliğini koruyan dünyanın en ünlü Balmumu Heykel Müzesi markası Madame Tussauds Artık İstanbul'da. İstanbul'da çocukla gezilecek müzelerden biri olan Madame Tussauds'ya gelenler, geçmişten günümüze bir çok ünlünün arasında eşsiz, duygu yüklü bir yolculuk deneyimliyorlar. Madame Tussauds'yu ziyaret edenler tarihi ve kültürel kahramanlarla ve geçmişten bugüne sanat, spor ve siyaset dünyasının en ünlü isimleri ile yakın temas kurma fırsatını yakalıyor. Madame Tussauds tarihin unutulmaz anlarını ve isimlerini ölümsüzleştirerek tüm ziyaretçilerini geçmişten bugüne bir yolculuğa çıkarıyor. Madame Tussauds'nun İstiklal Caddesi'ndeki merkezini ziyaret sırasında çocuklar Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan gibi tarihi figürler hakkında bilgi alırken Mozart'ın piyanosunda kendi müziklerini çalıp, Yaşar Kemal'in koltuğunda yazar ile karşı karşıya geliyorlar. Arda Turan'dan Hidayet Türkoğlu'na, Einstein'dan Leonardo de Vinci'ye, Zeki Müren'den Madonna'ya, Justin Bieber'dan Lady Gaga'ya, MFÖ'den Rihanna'ya, Adile Naşit'ten Barış Manço'ya, Shrek'ten Hollywood yıldızlarına pek çok ünlü ismi bir arada ve yakından görme imkanı bulan çocuklar yıldızlara dokunmanın heyecanını yaşıyorlar. Madame Tussauds İstanbul'da çocuklar eğlenceli olduğu kadar eğitici bir gezi ile keyifli vakit geçiriyorlar. Atatürk'ün 1931 yılında, dünya çapında bir devlet adamı olarak öne çıktığı dönemdeki halini yansıtan figür, Londra Madame Tussauds Stüdyolarında 30'un üzerinde heykeltıraş ve araştırmacının 4 ay süren yoğun çalışmaları sonucunda hazırlanmış. Halihazırda Madame Tussauds'un Londra'daki merkezinde sergilenen Atatürk figürü esas alınarak, Anıtkabir Müze Müdürlüğü'nün katkılarıyla hazırlanan yeni balmumu figür, titiz araştırmaların ardından özenli bir çalışma süreciyle birlikte son halini almış. Mustafa Kemal Atatürk'ün figürü Madame Tussauds'un İstanbul'daki merkezinde, ziyaretçi turunun başladığı noktadaki ilk figür olarak hem Türkiye'den hem de yurtdışından gelen ziyaretçileri karşılıyor. Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi Amsterdam'dan getirilen Mona Lisa figürüne ev sahipliği yapıyor. Da Vinci'nin eserinde resmettiği hali dikkate alınarak hazırlanan Mona Lisa figürü için kullanılan saçlar figüre tek tek elle işlenirken portrede üzerinde görünen kıyafete en yakın renk ve özellikteki kumaşlar seçilerek özel bir kostüm tasarlanmış. 510 yıl sonra ilk kez eserinin sahibi Leonardo Da Vinci ile bir araya gelen Mona Lisa, merkez içerisinde Da Vinci'nin hemen arkasında yer alıyor. Böylelikle tarihte ilk kez Leonardo Da Vinci ve Mona Lisa ile fotoğraf çektirmek de mümkün oluyor. Madam Tussauds İstanbul Taksim İstiklal Caddesi üzerindeki Grand Pera binası içerisinde ziyaretçilerini ağırlıyor. Taksim'e Nasıl Gidilir? için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/madridde-ne-nerede-yenir-madrid-yemek-ve-restoranlari", "text": "Dünyanın en eski restaurantında yemek yemek ister misiniz? O halde Madrid'e gelmelisiniz. Dünyanın en eski restoranı olarak Guiness rekorlar kitabına da giren Restaurante Botin'in fırını 1725 yılından beri yanıyor. Ernest Hemingway'in de favori restoranı olan mekanın adı ünlü yazarın 'The Sun Also Rises' romanında da geçiyor. Mekanın spesiyallerinden derisi çıtır çıtır içi lokum kıvamındaki fırında süt kuzu ağızda dağılıyor.? Kuşkonmazlı Rioja salatası ve yine Rioja bölgesinin tempranillo üzümlerinden birer kadeh kırmızı kuzuya başarılı bir şekilde eşlik ediyor. Fırında süt kuzu 24,80 , Rioja salatası 10.5 . Madrid'in en ünlü meydanı olan Plaza Mayor'un ardına saklanmış Plaza San Miguel'de bulunan Mercado de San Miguel şarabınızı yudumlayabileceğiniz ve ayak üstü birşeyler atıştırabileceğiniz büyük bir şarküteri marketi. Girişindeki taze meyveler, dev kirazlardan yemeli. Bizim gibi çocuklu modda iseniz ve oturmayı tercih ederseniz hemen yamacındaki Taste Company çok popüler ve lezzetli bir alternatif. Burada patatas bravas, ev yapımı ıspanaklı kroket, al biberli ançüvez, kızarmış yeşil biber ve hardallı ballı çıtır tavuktan oluşan Gourmet Tapas Tabağı denenmeli. Denize bu kadar mesafesi olmasına rağmen Madrid'de kalamarın bu kadar bol olması insanı şaşırtıyor. Bizdeki köfte ekmek, döner ekmek misali hem lokaller, hem de turistler bocadillo dedikleri sandviç ekmeklerinin içerisinde bolca koyulmuş kızarmış kalamar halkalarını tüketiyor. Bu sandviçlerin fiyatı 2.5 ile 3.5 arasında değişiyor. Kalamar konusunda diğerlerine göre çıtırlık anlamında fark atan Cerveceria La Campana kapısındaki sıra ile de kendini farkettiyor. Yanında tapas anlamında olmazsa olmazları olan zeytin ve servis ettikleri bu koca tabak kalamar 5.5 karşılığında afiyetle mideye indirilebiliyor. Bizdeki kerhane tatlısına benzetilen İspanya'nın geleneksel tatlısı CHURROS bizdeki gibi üzerine şerbet dökülerek değil de üzerine pudra şekeri serpilerek ya da eritilmiş çikolataya bandırılarak tüketiliyor. Tatlı ile çok aramız olmamasına rağmen biz de sırf Madrid'e gelmişler ama Chocolateria San Gines'te eritilmiş çikolataya churros banmamışlar' demesinler diye gidiyoruz ama hiç iç bayıcı değil, hakikaten iyiymiş, çok seviyoruz. Madrid'in kalbi Puerta del Sol Meydanı'na çıkan sokaklardan birinde daha çok lokal gençlerden oluşan bir müşteri kitlesine sahip mütevazi bir restoran Rosi La Loca Taberna. Tapaslar kadar paellası da başarılı. Servis ilgili, mekan neşeli ve keyifli. 1894'ten bu yana hizmet veren bu pastane şehrin en çok turist çeken mekanlarından. İster tatlınızı kahve eşliğinde pastanede ayak üzeri, ister paket alıp Puerta del Sol'da veya Plaza Mayor'da nefis çöreklerin tadına bakabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/maldivler-nerede-ne-zaman-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler", "text": "Maldivler, resmi adıyla Maldiv Cumhuriyeti, Hint Okyanusu'nda, Hindistan'ın güneyinde ve Sri Lanka'nın yaklaşık 750 kilometre güneybatısında yer alıyor. Toplam 1200 adadan oluşan Maldivlerin 900 adasında yaşam yok. Yaklaşık 100 ada sadece resort otel olarak inşa edilmiş. 200 adada ise hem Müslüman halk hem de oteller bulunuyor. Türk Havayollarının Maldivler'e İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan her gün direkt seferleri bulunuyor. Uçak bilet ücreti ortalama 2000-2500 TL aralığında. Uçuş yaklaşık 8 saat sürüyor. Maldivler turu için hangi adaya gidecek olursanız olun yurtdışından gelen tüm uçaklar başkent Male'deki Velana Havaalanı'na iniyor. Buradan gideceğiniz adanın mesafesine göre sürat motoru ya da deniz uçağı ile ulaşım sağlanıyor. Otelinizin bulunduğu ada halkın da yaşadığı bir ada ise ya da Male havaalanına yakın resort adalardan biri ise şanslısınız. Çünkü bu adalara kişi başı, gidiş dönüş, ortalama 30 $ gibi bir ücretle sürat teknesi ile ulaşmanız mümkün. Ancak resort adaların büyük çoğunluğu sürat teknesi ile ulaşılabilir mesafede değil. Buralara 10-15 kişilik deniz uçakları ile ulaşım sağlamanız gerekiyor. Yani Maldivlerde iç hatlarda uçuş yapmak, iki deniz uçağı şirketinden biri ile gideceğiniz adaya tarifeli deniz uçaklarından biri ile ulaşmak anlamına geliyor. Deniz uçağı ile ulaşım ücreti bir hayli yüksek. Kişi başı gidiş dönüş 400 $ civarlarında. Kısaca Maldivlerde tatil yapabilmek için otel parası ve Maldivlere uçuş parasını vermeniz de yetmiyor. Epey masraflı bir tatil olacağını baştan göze almak gerekiyor. Maldivler blog yazısında Maldivler'e gitmek için uygun mevsimi belirtmemek olmaz. Maldivler'e gitmek için uygun mevsime karar vermek için Türkiye'deki mevsimlerin tam tersine göre düşünmek gerekiyor. En güneşli ve yağmursuz dönem Aralık ile Nisan ayı arası. Mayıs ile Kasım arası yağmur riski olan döneme denk geliyor. Ama son dönemde tüm dünyayı etkileyen küresel ısınma sebebiyle sapmalar olmaya başlamış. Örneğin biz Aralık sonu gitmemize rağmen 6 günün son iki günü yağmura denk geldik. Bunun dışında Maldivlere Aralık sonu olan Noel döneminde gelmek, Türkiye'de yaza denk gelen bayram tatillerinde Ege Akdeniz'e gitmekle eşdeğer. Otellerin hepsi dolu. Erken rezervasyonsuz yer bulmak hayal. Ama buna rağmen kendinizi ıssız bir adada hissedeceğiniz bakir koylar yine de bulunabiliyor. Maldivlerin tek özelliğinin beyaz kumu ve açık turkuaz renkli denizi olduğunu sanmak büyük hata. Maldivlerde bu görsel şölenin yanı sıra dalış yapmadan sadece deniz gözlüğü ya da şnorkelle ömrümüzde görmediğiniz çeşitlilikteki mercan ve rengarenk balıklarla birlikte parmaklarımızda buruşmadık bir nokta kalmayana dek yüzmeniz mümkün. Maldivler'de her biri tek bir resort otele ait irili ufaklı yüze yakın ada var. Fotoğraflarda sadece 30 villası bulunan Drift Retreat Resort Otel'de, bir hektarlık minicik bir adadayız. Diğer misafirler genelde kendi villalarının önündeki denize girmeyi tercih ettikleri için adanın en güzel köşeleri bize kalıyordu. Maldivler'in önemli diğer bir özelliği konaklanan resort adalarda, her birinin kendi balkonundan denize girebildiğiniz denizin içinde konumlandırılmış villaları. Bu özerklik Maldivler'i balayı çiftleri için daha da çekici kılıyor. Ama balayı çifti olsanız da olmasanız da böyle bir konaklama deneyimi insanın bir rüyada olduğunu düşündürüyor. Maldivler'de başkent Male'de ve Müslüman halkın yaşadığı yaklaşık 200 adada alkollü içecek satışı ve tüketimi yasak. Bu adalardaki otellerde dahi alkollü içecek servis edilemiyor. Bu nedenle fotoğraftaki yaz tatili öğlen yemeklerinin vazgeçilmezi çıtır pizzamıza alkolsüz bira ve papaya suyu eşlik ediyor. Ancak Müslüman halkın yaşamadığı tek bir resort otele ait adalarda alkollü içecek satışı mevcut, günbatımına karşı birer Negroni muhteşem oluyor. Maldivlerde her menüde rastlayacağınız ortak yemek TUNA STEAK. Hayvancılık normal olarak pek gelişmediği için kırmızı et yaygın değil, bu da \"Deniz kenarında deniz ürünü yenir.\" kafasındakiler için ideal bir durum oluşturuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/malezyanin-baskenti-kuala-lumpurda-gezilecek-yerler", "text": "Bit tabi Kuala Lumpur da kendi çapında birtakım güzellikler barındırıyor. Kuala Lumpur Malay, İslam, Hint ve Çin kültürleri bir arada bulunduruyor. Oldukça kozmopolit bir yapıya sahip olan kent, Malezya'nın başkenti ve en kalabalık şehri olma özelliğini taşıyor. Kuala Lumpur'da gezilecek ve görülecek yerlerin başında Petronas Kuleleri, KLCC, Merdeka Meydanı, Çin mahallesi, Hint mahallesi, Kuş Parkı, Kelebek Parkı, Orkide Bahçeleri ve Batu Mağaraları geliyor. Kuala Lumpur'da gezilecek yerler dendiğinde akla ilk gelen, şehrin sembolü olmuş pek meşhur ikiz kuleler. Tepesine çıktığınız da pek de etkilenmeyeceğimizi bile bile kişi başı 94 RM (Yaklaşık 60 TL) verip randevulu biletimizi alıyor, randevu saatinde tekrar gelip çok özel kontrollerden geçerek zirveye tırmanıyoruz. İki kule arasındaki cam köprüden geçiyor, sana bugün tepeden baktım aziz Kuala Lumpur diyor, hologram görsellerle komik fotolarımızı alıp Petronas kardeşler ile vedalaşıyoruz. Petronas İkiz Kulelerini de bünyesinde barındıran Kuala Lumpur'un modern merkezi. Hemen yamacındaki Suria KLCC bu bölgedeki en görkemli AVM. Suria'yı gezebildiğimiz kadarıyla gezdikten sonra, önündeki dev süs havuzundaki ışık gösterisini izliyoruz. Buradaki Petrona Towers, Suria Mall ve dev ışıklı su gösterisi üçlemesini Dubai'deki Burj Khalifa, Dubai Mall ve dev ışıklı su gösterisi üçlemesine çok benzetiyoruz. Kuala Lumpur'un 15 km kuzeyinde bulunan ve dünyanın en büyük Hindu Mağara Tapınağı olan Batu Mağaraları'na merkez istasyondan kalkan trenle yarım saatte ulaşılıyor. Devasa Hint tanrısı heykeli, altın kaplı Lord Murugan heykeli de Batu Mağaraları'nın önünde bulunuyor. Mağaraya ulaşmak için 272 basamaklık dik merdiveni tırmanmanız gerekiyor. Maymunlara dikkat! Kuala Lumpur lezzet deneyimlerim çok yakında www. gezentianne. com' da.."} {"url": "https://gezentianne.com/malta-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler", "text": "Malta, Gozo ve Comino olmak üzere 3 büyük ve 2 küçük adadan oluşan Malta takım adaları Akdeniz'de, Sicilya'nın yaklaşık 100 km güneyinde yer alıyor. Bir ada ülkesi olan Malta'da yıl boyunca ılıman bir iklim hüküm sürüyor. Malta'ya Türk Havayolları veya Malta'nın ulusal hava yolu şirketi olan Air Malta aracılığıyla direkt ulaşım mümkün. İstanbul Malta arası uçak seferleri ise yaklaşık olarak 2.5 saat sürüyor. Malta Luga Havaalanı başkent Valletta'da bulunuyor. Biraz San Francisco, biraz Alaçatı, biraz Havana. Böyle sofistike bir şehir Malta'nın başkenti Valetta. Pek çoğu denizle buluşan dik yokuşlar, daracık sokaklar, cumbalı evler, rengarenk kapılar. En iyi korunmuş ortaçağ şehirlerinde biri olan Valetta aynı zamanda Unesco dünya mirasları listesinde yer alıyor. Antik çağlardan orta çağa kadar Malta Adası'nın başkentliğini yapan Mdina şehrini gezerken insan kendini tarihi bir film setinde hissediyor. Zaten şehir aynı zamanda Game of Thrones serisinin ilk sezonunun çekildiği yer. Mdina aynı zamanda Silent City, yani sessiz şehir olarak da biliniyor. Adanın en yüksek yerine konumlanmış şehrin seyrine doyulmayan manzarası var. Burada eski yapılar o kadar güzel korunmuş ki, eğer hayal gücünüz iyiyse daracık sokaklarda karşınıza bir tapınak şövalyesi çıkması an meselesi. Taş evlerle kaplı nostaljik sokakları, renkli balıkçı teknelerinin tablo gibi dizili olduğu sahili ile Malta'nın güneyinde yer alan şirin bir balıkçı kasabası Marsaxlokk. Sahilinde boydan boya dolaşmak, kafe ve restoranların deniz kıyısındaki masalarında birşeyler atıştırmak oldukça keyifli. Temel Reis aslında bana hep \"Eğer çok mecbur kalmazsanız, ıspanak yemeyin.\" mesajını veren bir çizgi film kahramanı gibi gelmiştir. Çünkü ıspanak Temel Reis'in aklına sadece Safinaz'ın karşısında Kabasakal'dan dayak yerken geliyordu. Bu ufak ayrıntı haricinde Red Kit'in bile tütün sarmayı bıraktığı çizgi film aleminde, piposundan ve ideallerinden vazgeçmeyerek bir nesile örnek olmuştur:) Popeye köyü ise başrollerinde Robin Williams ve Shelley Duvall'in oynadığı Temel Reis müzikali için inşa edilmiş. Daha sonra müze ve eğlence merkezi olarak hayatına devam etmiş. Blue Grotto, Malta'nın güney doğu kıyısında, Wied iz-Zurrieq isimli balıkçı limanından kısa bir mesafede bulunan bir dizi deniz mağarasına deniyor. Balıkçı limanından kalkan küçük teknelerle bu mağaralara kısa sürede ulaşılıyor. Turkuaz deniz rengi ile Malta'da yüzülecek en keyifli yerlerden biri olan Blue Grotto her yıl binlerce turist çekiyor."} {"url": "https://gezentianne.com/manchester-museums-with-free-entry", "text": "As the cradle of the industrial revolution, and the incubator of movements from communism to women's suffrage, Manchester has a rich history of progressive and radical thinking. The People's History Museum takes visitors on a march through time, charting the centuries-long struggle for equality and democracy through the largest collection of political material in Britain. Open daily from 10:00 to 17:00. Entry to museum is free. Donations welcome. Based on the site of the oldest surviving passenger railway station, the Museum of Science and Industry is perfectly placed to tell the story of the discoveries and innovations that began in Manchester and went on to change the world. The collection includes the models used by John Dalton to demonstrate his atomic theory, laying the foundations of modern chemistry; parts from the world's first commercially available computer, the Ferranti Mark 1 and one of the world's largest collections of working steam mill engines. Open daily from 10:00 to 17:00. Entry to museum is free. Donations welcome. Discover the history of the beautiful game at the biggest football museum in the world, right here in Manchester. Housed inside the striking former Urbis building in Cathedral Gardens, the popular visitor attraction tells the story of how football became the people's game, with exhibits including the first-ever rule book from 1863 and LS Lowry's painting Going To The Match. Open daily from 10:00 to 17:00. Entry to museum is free. Donations welcome. Housed inside what was once a busy Victorian police station, this museum offers a fascinating glimpse at Manchester's criminal past. Visitors can step inside the old cells, stand in the dock in the genuine 1895 Magistrates' Court and admire police vehicles and uniforms past and present. Open daily from 10:00 to 17:00. Entry to museum is free. Donations welcome. Take a walk through the history of the world and its inhabitants, from prehistoric times right up to the present day, at this fascinating Oxford Road museum. By far the most famous resident of Manchester Museum is Stan the T Rex, the skeleton cast of a fearsome dinosaur thought to be around 65-70 million years old. Visitors can hang out with him and his pal Percy the Plesiosaur in the Fossils gallery, meet Maude the Tigon from Belle Vue Zoo and discover artefacts from Ancient Egypt and other ancient civilisations. Open daily from 10:00 to 17:00. Entry to museum is free. Donations welcome."} {"url": "https://gezentianne.com/marmaris-gezi-rehberi", "text": "Bodrum ve Çeşme'nin beachleri yerine bakir koyları tercih ediyorsunuz. Görmediğiniz yerleri keşfetmek size çok çekici geliyor. Masmavi denizi, tertemiz koyları ve plajları, birbirinden lüks Marmaris otelleri ve resortları, Ege ve Akdeniz lezzetlerini deneyimleyebileceğiniz restoranları ve eğlencenin dibine vurabileceğiniz gece hayatı ile Marmaris, her dönem vazgeçilmezlerimden biridir. Oldukça büyük bir sahil kenti olan Marmaris, çok sayıda popüler beldeye ev sahipliği yapıyor. Marmaris'te nerede konaklarsanız konaklayın ama aşağıda özetlediğim gezilecek yerler listesinin zirvesinde olan 10 beldeyi görmeden tatilinizi sonlandırmayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Marmaris ile İçmeler, birbirinden asla ayrı düşünülemeyecek kadar birbiri ile bütünleşmiş yerler. Marmaris'ten 8 km uzaklıkta yer alan, adını meşhur ve şifalı içme suyu kaynaklarından alan İçmeler, Marmaris'in en popüler beldesi olma özelliği taşıyor. Birbirinden konforlu İçmeler otelleri çok sayıda konaklama alternatifi oluştururken, plaj olanağı ile de İçmeler, Marmaris'te en fazla tercih edilen belde olarak ön plana çıkıyor. Marmaris merkezden kalkan ve yoldan çevirebileceğiniz dolmuşlarla çok rahat ulaşabilirsiniz. Sakin tatil tercih edenler için başka bir adreste Hisarönü. Sığ denizi ve kiremit rengi kumları ile dikkat çeken Hisarönü, Marmaris'e 22 km uzaklıkta yer alıyor. Hisarönü'nün bir diğer özelliği de, temiz havası ve suyunun, astım ve kalp rahatsızlıklarına iyi geliyor olması. İster yalnız başınıza oltanızla balık tutun ister grup halinde tekne turlarından birine katılın ve İnbükü, Kartal Koyu, Tavşan Adası ve Bencik Limanı'nı gezin ama görmeden evinize dönmeyin. Tertemiz plajı ve berrak denizi ile İçmeler'den sonra en popüler ikinci belde olan Turunç, muhteşem güzellikte bir koya ev sahipliği yapıyor. Mavi Bayraklı Turunç Plajı kayalık alanları ve sualtı mağaralarını ile dalış severlerin popüler plajlarından biri. Marmaris'e 20 km mesafede yer alan Turunç, Marmaris tatiliniz sırasında kesinlikle görmeniz gereken yerlerden biri. Kalabalıktan uzakta sessiz, sakin ve doğayla iç içe vakit geçirmek için Kumlubük oldukça ideal bir ortama sahip. Marmaris'e 24 km mesafede, Turunç'un devamında bulunan Kumlübük, eşsiz denizi, muhteşem kumsalı, bakir doğası ve balık restoranları ile sizi sizden almaya aday. Ekolojik turizm açısından Marmaris'in en önemli beldelerinden biri olan Kumlubük, popüler trekking rotalarına da ev sahipliği yapıyor. Marmaris'te en muhteşem doğaya sahip olan beldelerden biri Orhaniye. Çam ormanları ve benzersiz plajlarıyla, özellikle de Kızkumu ile ünlenmiş durumda. Her daim sakin denizi ise, Hisarönü Körfezi'nin en önemli turistik ve yat demirleme bölgelerinden biri yapıyor Orhaniye'yi. Marmaris'e 36 km mesafede bulunan Orhaniye, ormanların suya yansımasıyla ortaya çıkan panoramik manzarasıyla adeta görsel bir şölen yaşatıyor tatilcilere. Orhaniye'de fotoğraf makinenize ihtiyaç duyacağınız kesin. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İsmi çok fazla bilinmese de, müdavimleri hiç de azımsanmayacak ölçüde Bayır'ın. Marmaris'in güneybatısında, merkezden 30 km uzaklıkta yer alan Bayır, Marmaris'in sahip olduğu en şirin beldelerden biri. Özellikle jeep safari turlarının popüler duraklarından biri olan Bayır'a, tekne ile 1 saatte ulaşabilmek mümkün. Tıpkı Bayır gibi Çiftlik de, Marmaris'in güneybatısında bulunuyor. Oldukça sevimli bir görüntüye sahip olan Çiftlik'in en dikkat çekici özelliği ise kumsalı. Tamamı büyük taneli kumlarla kaplı olan plajı, Çiftlik'i görülmeye değer kılan niteliklerden biri. Marmaris tatilinizde görülecek yerler listesine almanızda fayda var. Bozburun Yarımadası'nın en uzak ucunda yer alan Söğüt, Marmaris'in yaklaşık 60 km güneybatısında yer alıyor. Sessiz, sakin ve huzur dolu bir tatilin yegane adreslerinden biri Söğüt. Özellikle dış dünyadan kendini soyutlamak isteyenler, kendini Söğüt'ün eşsiz doğasının ortasına bırakıyor. Saranda Koyu, Söğüt'te görülmesi gereken doğal güzelliklerden biri. Kişisel favorilerimden biri olduğunun altını çizmeden geçemeyeceğim. Marmaris'in en yeşil beldelerinden biri olan Selimiye, Marmaris'in güneybatısında, merkeze 40 km, Orhaniye'ye ise 10 km mesafede yer alıyor. Özellikle mavi tur teknelerinin ve yatların popüler duraklarından biri olma özelliği taşıyan Selimiye, Marmaris'in görülmeye değer güzelliklerinden biri kesinlikle. 90'lı yılların başında Selimiye'yi ilk keşfettiğim yılları özlemle ansam da, her doğa harikası yer gibi Selimiye'nin de bu kadar popüler olmasını normal karşılamak lazım. To do list'inize mutlaka ekleyiniz. Gözlerden uzak bir tatilin nadide adreslerinden biri Bozburun. Zaten Marmaris'e de en uzak beldelerden biri aynı zamanda. Bozburun Yarımadası'nın güneybatı ucunda, Marmaris Merkez'e 45 km mesafede bulunan Bozburun, yat ve gulet tersaneleriyle ismini duyurdu. Bölge, yat turizmi açısından son derece popüler. Oldukça sakin bir yaşamın sürdüğü ve sessiz bir ortamın hakim olduğu Bozburun, ruhunuzu yenileyebileceğiniz bir yer. Benim gibi kaşif ruhluysanız, doğa yürüyüşü veya bisiklet ile gezmekten hoşlanıyorsanız, nüfusu oldukça az olan Bozburun yarımada'sından etkilenmeme ihtimalinizi görmüyorum. Yoğun şekilde anlatılan halk hikayesinden dolayı adı Kleopatra Adası olarak da anılan Sedir Adası eğer zamanınız varsa gidebileceğiniz başka bir görsel harika. Gelibolu Köyü'nden kalkan tekneler ile ulaşabilirsiniz. Turgut Şelalesi de insanı yenileyen buz gibi suları ile oldukça keyifli bir nokta. Sedir Adası ve Turgut Şelalesi'nin yanı sıra Bördübet Koyu'da çam ormanları arasında özel bir konuma sahip. Giderseniz köyden bal almayı unutmayınız. Bunların dışında vakti olan gezentiler 🙂 Çiftlik Koyu, Amos veya Physkos Antik Kentleri, Cennet Adası, Fosforlu Mağara, İbrahim Ağa Cami ve Büyük Çarşı'yı gezebilirler. Merhaba, Marmaris'i tanıtan blog tadındaki sitemiz yayına girdi. Göz atarsanız seviniriz. Marmaris hakkında çok güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık. Kıskanmamak elde değil. Günübirlik ziyaretçiler için en iyi fikir tekne turları. Marmaris'te organize edilen birbirinden farklı 8 adet tekne turu var. Yaşadığım şehri benden daha iyi anlatmışsınız. Yaşadığım şehri benden daha iyi anlatmışsınız. Marmaris ve çevresi dünyaca meşhur."} {"url": "https://gezentianne.com/marmarise-nasil-gidilir", "text": "Marmaris'e uçakla ulaşım Dalaman Havalimanı'ndan gerçekleştirilir. Dalaman Havalimanı Marmaris şehir merkezine 1 saat 10 dakika mesafededir. Dalaman Havalimanı'ndan günlük ortalama 60, 70 tl karşılığında kiralayacağınız bir araçla transferinizi en kısa sürede gerçekleştirebilirsiniz. Hemen hemen tüm büyük şehirlerden Marmaris'e direk olarak otobüs bulunmaktadır. Yaklaşık mesafeler ve süre aşağıda listelenmiştir. Marmaris'e Ankara yönünden gelecekseniz: Ankara-Sivrihisar-Emirdağ-Dinar-Honaz-Muğla-Marmaris güzergahını izleyebilirsiniz. Marmaris'e İstanbul yönünden gelecekseniz: İstanbul-Yalova-Balıkesir-Akhisar-Manisa-İzmir-Aydın-Muğla-Marmaris güzergahını izleyebilirsiniz. Marmaris'e İzmir yönünden gelecekseniz: İzmir-Aydın-Muğla-Marmaris güzergahını izleyebilirsiniz. Karayolu ile Marmaris'e ulaşım da oldukça konforludur. İstanbul Fethiye arası ortalama 724 mesafede ve yaklaşık 8 saat 30 dakika kadar sürmektedir. Antalya Fethiye arası ortalama 316 mesafede ve yaklaşık 4 saat 10 dakika kadar sürmektedir. Kocaeli Fethiye arası ortalama 700 mesafede ve yaklaşık 8 saat kadar sürmektedir. Bursa Fethiye arası ortalama 582 mesafede ve yaklaşık 6 saat 40 dakika kadar sürmektedir. İzmir Fethiye arası ortalama 264 mesafede ve yaklaşık 3 saat kadar sürmektedir. Ankara Fethiye arası ortalama 640 mesafede ve yaklaşık 8 saat kadar sürmektedir. Adana Fethiye arası ortalama 900 mesafede ve yaklaşık 11 saat kadar sürmektedir. Samsun Fethiye arası ortalama 1052 mesafede yaklaşık 14 saat kadar sürmektedir. Muğla Fethiye arası ortalama 63 mesafede ve yaklaşık 1 saat kadar sürmektedir."} {"url": "https://gezentianne.com/masukiye-en-iyi-bungalov-ev-ve-2023-konaklama-ucretler", "text": "Bir yanı dağ, diğer yanı Sapanca gölü manzarasına sahip Babil Bungalow Hotel İstanbul'a 1 saat mesafedeki Sapanca'nın komşusu Maşukiye beldesinde yer alıyor. Doğallığın modernlikle buluştuğu odalarda minibar, uydu TV, klima ve şömine bulunuyor. Tesiste tüm yıl boyunca yararlanabileceğiniz ısıtmalı havuz da bulunuyor. Ortak havuzlu standart bungalovlar: 4000 TL. Ortak havuzlu villa bungalovlar: 5000 TL. Özel havuzlu villa bungalovlar: 6000 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için gecelik 300 TL indirim uygulanıyor. Küçükken çizdiğimiz doğa resimlerinin ortasındaymışız hissi veren Cansu Tatil Köyü Maşukiye'de, yemyeşil bir doğada, şırıl şırıl akan bir derenin yanı başındaki rengarenk bungalovlarda konaklama imkanı sunuyor. 18 dönüm üzerinde konumlandırılmış tesis binicilik, bisiklet, deniz bisikleti, olta balıkçılığı, at binme ve zipline gibi aktivitelere olanak sağlıyor. Kahvaltı dahil konaklama sağlayan tesis 4 mevsim hizmet konseptine uygun inşa edilmiş, restoranına konaklama dışında da misafir kabul ediliyor. Cansu Tatil Köyü iletişim bilgileri, konaklama detayları ve ücreti için tıklayın. Şehrin kalabalığından, iş hayatının stresinden, tatilde bile insanlarla iç içe olmaktan yorulanlar için Pentalow Cabins Sapanca ve Maşukiye yakınlarındaki Kocaeli Kartepe mevkiinde, sadece size ait yaşam alanlarında sevdiklerinizle birlikte doğanın kalbinde konforlu bir tatil imkanı sunuyor. 3 farklı konaklama konsepti olan tesisin kabinlerinde kişiye özel bahçe, orman manzaralı jakuzi, bahçe şöminesi ve projeksiyonda film keyfi imkanı bulunuyor. Pentalow Cabins hakkında detay bilgiler, güncel konaklama ücretleri ve iletişim bilgileri için tıklayın. Sapanca Bölgesinde pırtlak gibi çoğalan bungalov evlerin arasında lezzetli bir alternatif olan Heinz Restaurant & Bungalov konaklamaya dahil olarak sunduğu enfes Çerkez kahvaltısı ile dikkat çekiyor.1990 yılından beri alabalık restoranı olan hizmet veren Heinz Restaurant & Bungalov'un doğal ev yapımı Çerkez peyniri, kaşarlı kiremitte mantarı ve ev mantısı da çok seviliyor. Heinz Restaurant & Bungalov iletişim bilgileri, konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. İstanbuldere mevkiinde yer alan Çağlayan Bungalov'un bölgedeki diğer bungalov evlerle kıyaslandığında öne çıkan 3 özelliği var. Birincisi buradaki bungalov evlerin bahçesinin etrafı dışarıdan kimsenin göremeyeceği şekilde çevrilmiş, misafirlerine daha izole bir ortam sunuyor. İkinci olarak bungalov evlerin önünde o eve özel yüzme havuzu bulunuyor. Son olarak da genelde 2 kişinin konaklayabildiği minik bungalov evlerin aksine burada 4 kişi konaklayabiliyor. Çağlayan Bungalov'un üst katında çift kişilik 1 yatak, alt katında oturma alanından ayrı bir odada, 2 ayrı tek kişilik yatak bulunuyor. Bu anlamda hem 2 çiftin konaklaması hem de büyük çocuklu 4 kişilik bir aile için ideal bir konaklama seçeneği oluşturuyor. Çağlayan Bungalov iletişim bilgileri, konaklama detayları ve fiyatları için tıklayın. Bungalov evlere alternatif olarak modern çadır konaklaması sağlayan Hypno Sapanca Sapanca'da, İstanbuldere köyü yakınlarında yer alıyor. Hurma ve ceviz ağaçları ile dolu yemyeşil bir bahçe içinde, doğa ile iç içe olan tesiste 5 adet ısıtmalı çadır bulunuyor. İstanbul'a en yakın mesafede Glamping tatili imkanı sunan tesiste aynı zamanda restoran, SPA& Masaj salonu, şelale ve tarihi bir değirmen de mevcut. Her bir çadır çift kişilik yatak, oturma grubu ve küvetli bir banyodan oluşuyor. Kahvaltı servisi tesis bünyesindeki restoranda yapılıyor. Hypno Sapanca iletişim bilgileri ve konaklama ücretleri için tıklayın. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/masukiye-kahvalti-mekanlari-ve-2023-ucretleri", "text": "Maşukiye'deki Akasya Alabalık işte size böyle sıradışı bir deneyim sunuyor. Bu mekanda serpme köy kahvaltısı dileyene şırıl şırıl akan derenin kenarında dileyene derenin içinde servis ediliyor. Maşukiye Bölgesi'ndeki alabalık tesislerinin kalabalığına hiç karışmadan, Kartepe yolu üzerindeki Köy Konağı Restoran'da, uçsuz bucaksız göl manzarası eşliğinde kahvaltı etmeye ne dersiniz? Köy Konağı Restoran'ın kahvaltısı ürün kalitesi ve fiyat performans oranı anlamında oldukça başarılı, serpme olarak sunulan kahvaltıda klasik kahvaltılıkların dışında kahvaltıya dahil olarak pek çok leziz seçenekler de bulunuyor. Mekanın güveçte sunulan sucuklu yumurtası, ballı manda yoğurdu ve mıhlaması özellikle seviliyor. Kartepe Köy Konağı Kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Maşukiye'de şırıl şırıl akan şelanin yanı başında köy kahvaltısı edebileceğiniz mekanlardan biri olan Şelale Restaurant sucuklu yumurta ve paçanga böreğinin de dahil olduğu serpme kahvaltısı ile ön plana çıkıyor. Ambiyansın ve servisin oldukça başarılı olduğu tesiste ekstra olarak sunulan Muhlama, Menemen ve Eritme köy peyniri de sevilen lezzetler arasında. Şelale Restaurant'ta doğa içerisinde nefis pozlar verebileceğiniz fotoğrafçılık hizmeti de sunuluyor. Şelale Restaurant Kahvaltı detayları, güncel fiyatı ve iletişim bilgileri için tıklayın. İstanbul-Ankara otobanında, Sapanca çıkışından çıkıp, Maşukiye tabelalarını takip ederek ulaşabileceğiniz Vadi Restoran bölgedeki en geniş açık hava alanına sahip restoranlardan biri. Çocuk oyun alanı da olan restoranın ağaçlar altında ve dere kenarındaki oturma alanları, balık havuzları ve şelaleleri oldukça keyifli. Klasik kahvaltı malzemelerinin yanı sıra sahanda yumurta, patates kızartması, sigara böreği ve sınırsız çay sunulan Vadi restoran Eylül 2023 itibariyle serpme kahvaltı ücreti kişi başı 300 TL. Menemen, kiremitte mantar ve kiremitte peynir ayrıca ücretlendiriliyor. Maşukiye'deki diğer mekanlar gibi İstanbul-Ankara otobanında, Sapanca çıkışından çıkıp, Maşukiye tabelalarını takip ederek ulaşabileceğiniz Yazıcılar Otel hem hafta içi hem hafta sonu otel müşterilerine ve dışardan gelen misafirlerine kahvaltı hizmeti sunuyor. Kapalı mekanının ambiyansı pek etkileyici değil ancak açık havada, dere kıyısında tahta masalarda kahvaltı etmek keyifli oluyor. Kahvaltı ücreti Eylül 2023 itibariyle kişi başı 300 TL. Çocuklar için ücret ödemek zorunlu.(%50 indirimli) Fotoğrafta görünen kavurmalı, sucuklu ürünler ile sıkma portakal suyu ekstra olarak sunuluyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. İstanbuldere'de, kestane ve kayın ağaçlarının arasından akan dere ve dere kenarından devam eden yürüyüş parkuru doğa severleri oldukça memnun ediyor. Küçükken çizdiğimiz doğa resimlerinin ortasındaymışız hissi veren Cansu Tatil Köyü Maşukiye'de yemyeşil bir doğada, şırıl şırıl akan bir derenin yanı başındaki rengarenk bungalovlarda konaklama imkanı sunuyor. Ayrıca restoran hizmeti veriyor. 18 dönüm üzerinde konumlandırılmış tesiste binicilik, bisiklet, deniz bisikleti, olta balıkçılığı, at binme ve zipline gibi aktivitelerden günübirlik misafirler de faydalanıyor. Cansu Tatil Köyü kahvaltısında kiremitte köy peyniri, sigara böreği, acuka, patates kızartması, kiremitte köy yumurtası, peynir çeşitleri, reçel, bal-kaymak, tereyağ, domates, salatalık, yeşil biber, süt veya meyve suyu ve sınırsız çay bulunuyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Cansu Tatil Köyü iletişim bilgileri ve güncel kahvaltı ücretleri için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/masukiye-kahvalti-mekanlari-ve-guncel-fiyatlari", "text": "Hafta sonu geldiğinde şehrin karmaşasından uzaklaşıp kendini doğanın kollarına bırakmak isteyenlerin tercih ettiği destinasyonların başlarında Maşukiye geliyor. Doğanın kalbinde, göl kenarında ya da şelalenin yanı başında yapacağınız köy kahvaltısı ile güne başlamak muhteşem oluyor. Bu yazıda Maşukiye'de en lezzetli kahvaltıları edebileceğiniz mekanlar ortalama fiyatlarla değil, ödeyeceğiniz net ücretlerle listeleniyor. Maşukiye'de şırıl şırıl akan şelanin yanı başında köy kahvaltısı edebileceğiniz mekanlardan biri olan Şelale Restaurant sucuklu yumurta ve paçanga böreğinin de dahil olduğu serpme kahvaltısı ile ön plana çıkıyor. Ambiyansın ve servisin oldukça başarılı olduğu tesiste ekstra olarak sunulan Muhlama, Menemen ve Eritme köy peyniri de sevilen lezzetler arasında. Şelale Restaurant'ta doğa içerisinde nefis pozlar verebileceğiniz fotoğrafçılık hizmeti de sunuluyor. Şelale Restaurant Kahvaltı detayları, güncel fiyatı ve iletişim bilgileri için tıklayın. Maşukiye Bölgesi'ndeki alabalık tesislerinin kalabalığına hiç karışmadan, Kartepe yolu üzerindeki Köy Konağı Restoran'da, uçsuz bucaksız göl manzarası eşliğinde kahvaltı etmeye ne dersiniz? Köy Konağı Restoran'ın kahvaltısı ürün kalitesi ve fiyat performans oranı anlamında oldukça başarılı, serpme olarak sunulan kahvaltıda klasik kahvaltılıkların dışında kahvaltıya dahil olarak pek çok leziz seçenekler de bulunuyor. Mekanın güveçte sunulan sucuklu yumurtası, ballı manda yoğurdu ve mıhlaması özellikle seviliyor. Kartepe Köy Konağı Kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Maşukiye'deki Akasya Alabalık işte size böyle sıradışı bir deneyim sunuyor. Bu mekanda serpme köy kahvaltısı dileyene şırıl şırıl akan derenin kenarında dileyene derenin içinde servis ediliyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. İstanbul-Ankara otobanında, Sapanca çıkışından çıkıp, Maşukiye tabelalarını takip ederek ulaşabileceğiniz Vadi Restoran bölgedeki en geniş açık hava alanına sahip restoranlardan biri. Çocuk oyun alanı da olan restoranın ağaçlar altında ve dere kenarındaki oturma alanları, balık havuzları ve şelaleleri oldukça keyifli. Klasik kahvaltı malzemelerinin yanı sıra sahanda yumurta, patates kızartması, sigara böreği ve sınırsız çay sunulan Vadi restoran Eylül 2023 itibariyle serpme kahvaltı ücreti kişi başı 300 TL. Menemen, kiremitte mantar ve kiremitte peynir ayrıca ücretlendiriliyor. Maşukiye'deki diğer mekanlar gibi İstanbul-Ankara otobanında, Sapanca çıkışından çıkıp, Maşukiye tabelalarını takip ederek ulaşabileceğiniz Yazıcılar Otel hem hafta içi hem hafta sonu otel müşterilerine ve dışardan gelen misafirlerine kahvaltı hizmeti sunuyor. Kapalı mekanının ambiyansı pek etkileyici değil ancak açık havada, dere kıyısında tahta masalarda kahvaltı etmek keyifli oluyor. Kahvaltı ücreti Eylül 2023 itibariyle kişi başı 300 TL. Çocuklar için ücret ödemek zorunlu.(%50 indirimli) Fotoğrafta görünen kavurmalı, sucuklu ürünler ile sıkma portakal suyu ekstra olarak sunuluyor. İstanbuldere'de, kestane ve kayın ağaçlarının arasından akan dere ve dere kenarından devam eden yürüyüş parkuru doğa severleri oldukça memnun ediyor. Küçükken çizdiğimiz doğa resimlerinin ortasındaymışız hissi veren Cansu Tatil Köyü Maşukiye'de yemyeşil bir doğada, şırıl şırıl akan bir derenin yanı başındaki rengarenk bungalovlarda konaklama imkanı sunuyor. Ayrıca restoran hizmeti veriyor. 18 dönüm üzerinde konumlandırılmış tesiste binicilik, bisiklet, deniz bisikleti, olta balıkçılığı, at binme ve zipline gibi aktivitelerden günübirlik misafirler de faydalanıyor. Cansu Tatil Köyü kahvaltısında kiremitte köy peyniri, sigara böreği, acuka, patates kızartması, kiremitte köy yumurtası, peynir çeşitleri, reçel, bal-kaymak, tereyağ, domates, salatalık, yeşil biber, süt veya meyve suyu ve sınırsız çay bulunuyor. Cansu Tatil Köyü iletişim bilgileri ve güncel kahvaltı ücretleri için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/masukiye-masalkoy-macera-park-ve-ucan-bisiklet", "text": "Kartepe, Maşukiye ve Yuvacık civarı doğa içinde köy kahvaltısı ve alabalık konseptinin yanı sıra son dönemde ATV safari ve Zipline gibi outdoor aktiviteler ile de ön plana çıkıyor. Malum sürekli yemek yemek olmuyor, yemeden önce yakmak da gerekiyor:) Bölgede bu etkinlikleri yapabileceğiniz pek çok tesis bulunuyor. Maşukiye'de Alabalık Tesislerinin bulunduğu bölgenin hemen üzerinde, Kartepe yolunda yer alan Masalköy Macera Park ise outdoor aktivitelere yeni bir soluk getirmiş. Bu tesiste enfes bir manzara eşliğinde gökyüzünde bisiklet sürülüyor. Masalköy Macera Park'ta Uçan Bisiklet'in yanısıra, Zipline, At gezisi, Atış Poligonu, Çarpışan Bot, Trambolin, ATV Safari ve UTV Safari gibi heyecan verici aktiviteler de bulunuyor. Aktiviteler her yaştan macerasever için uygun, düğün günü Zipline yapan gelin ve damata bile rastlanıyor. Çocuklar gölet üzerinde çarpışan botlarla gezmeyi, Zipbike'ı ve trambolini özellikle seviyor. ATV ve UTV Safari hariç tüm aktivitelerin kişi başı güncel ücreti 25 TL. ATV için 150 TL, UTV için 250 TL ödemeniz gerekiyor. İyi haber şu ki Masalköy Macera Parkı ATV ve UTV için Gezenti Anne takipçilerine 50 TL indirim uyguluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/masukiyede-dere-icinde-kahvalti-keyfi", "text": "Maşukiye'deki Akasya Alabalık işte size böyle sıradışı bir deneyim sunuyor. Bu mekanda serpme köy kahvaltısı dileyene şırıl şırıl akan derenin kenarında dileyene derenin içinde servis ediliyor. Kiremitte eritme köy peyniri, kiremitte sucuklu yumurta, patates kızartması, sigara böreği, domates salatalık söğüş, yeşil ve siyah zeytin, ev reçeli, tereyağ, kızarmış ekmek, bal kaymak, acuka, beyaz peynir, kaşar peyniri, nutella ve demlik çaydan oluşan serpme köy kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 300 karşılığında sunuluyor. Serpme kahvaltı en az 2 kişi için hazırlanıyor. Akasya Alabalık'ta serpme kahvaltıya ekstra olarak ücretlendirilen ve her biri kiremitte servis edilen mıhlama, kaşarlı mantar, menemen, kavurma ve sucuk eklemeniz de mümkün. Seçiminizi yaptıktan sonra geriye cıvıl cıvıl kuş sesleri eşliğinde, doğa ile bütünleşmiş bir halde, yumurtanın sarısına ekmeğinizi banarak kahvaltı keyfine başlamanız kalıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/masukiyede-dere-kenarinda-koy-kahvaltisi-selale-restaurant", "text": "Maşukiye'de şırıl şırıl akan şelanin yanı başında köy kahvaltısı edebileceğiniz mekanlardan biri olan Şelale Restaurant sucuklu yumurta, pişi, sigara böreği, kiremitte eritme peynir ve kiremitte omletin de dahil olduğu serpme kahvaltısı ile ön plana çıkıyor. Ambiyansın ve servisin oldukça başarılı olduğu tesiste ekstra olarak sunulan Muhlama, Menemen ve Eritme köy peyniri de sevilen lezzetler arasında. Şelale Restaurant'ta doğa içerisinde nefis pozlar verebileceğiniz fotoğrafçılık hizmeti de sunuluyor. Aşağıdaki fotoda detaylarını görebileceğiniz serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 275 TL karşılığında sunuluyor. Mekan oldukça geniş, rezervasyona gerek olmuyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/masukiyede-dere-kiyisinda-bungalov-agac-evler-cansu-tatil-koyu", "text": "Küçükken çizdiğimiz doğa resimlerinin ortasındaymışız hissi veren Cansu Tatil Köyü yemyeşil bir doğada, şırıl şırıl akan bir derenin yanı başındaki rengarenk bungalovlarda konaklama imkanı sunuyor. 18 dönüm üzerinde konumlandırılmış tesis binicilik, bisiklet, deniz bisikleti, olta balıkçılığı, at binme ve zipline gibi aktivitelere olanak sağlıyor. Cansu Tatil Köyü kahvaltı dahil konaklama sağlıyor. 4 mevsim hizmet konseptine uygun inşa edilmiş restoranına konaklama dışında da misafir kabul ediliyor. Cansu Tatil Köyü'nde standart odalarda Eylül 2023 itibariyle konaklama ücreti iki kişi için toplam hafta içi ve hafta sonu farketmeksizin kahvaltı dahil 2000 TL. Tesiste evlilik cüzdanı şartı var. Çocuk dostu olan Cansu Tatil Köyü trafikten uzak, dış ortamdan izole, tamamı çim zeminden oluşan devasa aktivite alanı çocukların özgürce ve güvenle eğlenmesi için son derece elverişli. Konaklama ücretine dahil olan kahvaltıda kiremitte köy peyniri, sigara böreği, acuka, patates kızartması, kiremitte köy yumurtası, peynir çeşitleri, reçel, bal-kaymak, tereyağ, domates, salatalık, yeşil biber, süt veya meyve suyu ve sınırsız çay bulunuyor. Konaklama yapmayan ve günübirlik gelen müşteriler için bu kahvaltının Temmuz 2023 itibariyle kişi başı ücreti 240 TL. Kahvaltı haricinde restoranda kendi üretim tesislerinde yetiştirdikleri alabalık çeşitleri de sunuluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/masukiyede-gol-manzarali-kahvalti-mekani-koy-konagi", "text": "Köy Konağı Restoran'ın kahvaltısı ürün kalitesi ve fiyat performans oranı anlamında oldukça başarılı, serpme olarak sunulan kahvaltıda klasik kahvaltılıkların dışında kahvaltıya dahil olarak pek çok leziz seçenekler de bulunuyor. Soğuk olarak Ezine peynir, Erzurum tulum peyniri, Çerkez peynir, kekikli peynir, siyah ve yeşil zeytin, ayva reçeli, tereyağ, bal kaymak, Acıka, fındıklı pekmez, közlenmiş patlıcan biber, ballı manda yoğurdu, sürme çikolata ve söğüş tabağının yanı sıra sıcak olarak kiremitte sucuklu yumurta, kiremitte tereyağlı köy peyniri, sigara böreği ve patates kızartması sunuluyor. Çay kahvaltı süresince sınırsız olarak demlikte servis ediliyor. Temmuz 2023 itibariyle serpme kahvaltı kişi başı 250 TL karşılığında sunuluyor. Gezenti Anne'in İnstagram'da takip edenler için nakit ödemelerde %10 indirim sunuluyor. Güzel havalarda Sapanca gölüne nazır kuş bakışı bir manzarada kahvaltı keyfi yapılırken, soğuk havalarda içeride soba başında kış modunun keyfi başka oluyor. Maşukiye bölgesinin olmazsa olmazı alabalık çiftlikleri. Kartepe Köy Konağı'nda alabalık ziyafeti çekmek de oldukça keyifli oluyor. %10 luk Gezenti Anne indirimi öğle ve akşam yemeği için de geçerli. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/mavi-yolculuk-marmaris-bozburun-datca", "text": "Marmaris, Bozburun Datça, son yılların en gözde mavi yolculuk rotası. Dağların denize tıpkı ilkokulun son yılllarında öğretildiği gibi dik olarak ulaştığı ve denizle kucaklaştığı kısımlarda eşsiz koyların oluştuğu, serin tertemiz turkuaz renkli suların, biraz şanslıysanız caretta carettaların gözlenebildiği, hatta biraz cesaretle bu şirin deniz canlıları ile birlikte yüzme imkanı bulabileceğiniz en gezilesi kıyılar. Akdeniz ikliminin baskın etkisinin hissedildiği, denizden 400mt içerilere kadar maki bitki örtüsünün görsel şöleni içerisinde, yaban mersinlerinin, yabani zeytin ağaçlarının, defne, kocayemiş, palamut meşesinin çorak ve kayalık zeminlere tutunuşunu, bir sanatçının hayalinden tuvaline dökülmüşcesine canlı renkleri harmanlayarak sunduğu, keçilerin sarp yamaçlardan kıyılara inişini, yüzünüzde kocaman bir gülümsemeyle dakikalarca izleyebileceğiniz gerçek bir şaheser. Güneş dağın arkasından kaybolmaya başladığında sanki ucu açık başka bir maceranın eşiğinden içeri süzülmeye başladığınız hissi ile tarifleyemeyeceğiniz bir heyecan yüreğinizi kaplamaya başlar. Tıpkı ailenizden habersiz dışarda geçirdiğiniz o ilk gece gibi. Nede olsa İlk kez gece denizin ortasında sadece ayın ve yıldızların aydınlattığı bir ortamda, teknenin salınımından kaynaklı bir su hışırtısı eşliğinde göğe bakarak küçük ayı ve büyük ayı takım yıldızını seçmeye çalışırken, elinizdeki şarabın damağınızda bıraktığı o kekremsi tadı daha bir keyifle algılayabilmek için bir yudum daha içerek ve derin bir oh çekerek karşılayabilirsiniz. O zaman gelin birlikte bu eşsiz coğrafyada, Şehrin klasik o keşmekeşinden ve can sıkıcı gerçeklerinden uzaklaşmak için kendimize bir mavi tur planlayalım... Bu tur için en ideal fiyatları, en ideal rotayı internetten bularak 6 ay öncesinden ödemeli ve rezervasyonlu bir şekilde ayarlayalım ki, hem ekonomiyi, hem de zamanı doğru bir şekilde kullanabilelim. Tekne babanızın malı değil, kaptanınız veya diğer yardımcı personel de çalışanınız değil, yolculuk boyunca bunu aklınızdan çıkartmaz ve sadece hizmet ile ilgili kusurları belirler ve aranızdan sadece bir kişi bu durumu kaptan ile iletişimde kalmak kaydı ile organize eder ise sorunsuz bir deneyim yaşarsınız. Aksi taktirde kaptan ve personel için her hafta yinelenen, ama sizin için ilk ve inanılmaz heyecanlı olan bu durumu, kaptanın ve personelin anlamalarını hatta sizin heyecan ve enerjinizi paylaşmalarını beklemek gerçeklerden bir hayli uzaklaşmak olur. Eee... O kadar uzaklaşmışken tekneye adım atmamak daha hayırlı olur. Nereye gitmeliyiz kısmını sanırım yazımın girişinde zaten ballandıra ballandıra anlattım, tabi ki Bozburun / Marmaris. Şimdi bu gezi için yaşam konforunu arttırmanın tek yolu geniş ve serbest dolaşımın rahatlık ile yapılabildiği büyük bir tekne, bu drumda ya büyük teknenin maliyetini üstlenebilecek bir bütçeye sahip olmalısınız yada yıllar içinde biriktirdiğiniz samimi, anlayışlı, birlikte olmaktan zevk alacağınız kalabalık bir arkadaş gurubuna. Benim tavsiyem hangi sosyal sınıfa ait olursanız olun, güzel bir arkadaş grubu ile yapılacak tekne yaşamının yerini hiç bir alternatif alamaz. Sonuç olarak dört aile çocukları ile birlikte 14-16 kişiyi sağlayabiliyor ise ideali buldunuz demektir. Bu sayının altına düşmediğiniz taktirde sizin için konforlu, çocuklar için ise güvenli ortamı sağladınız demektir. Artık Pasarella'dan tekneye biniş yapabilir, erzak işini çözmüş bir planlama ile VİRA BİSMİLLAH diyebilirsiniz. Erzak işini çözmek mi? Gezi süresince yenecek, içilecek ve sarf edilecek malzemelerinin öngörüsünü doğru yaparak tekneye ihtiyaç kadar erzak stoklamak!!! Yani 7 gün boyunca üç öğünü ve ara öğünleri düşününerek menü hazırlamak. Kırmızı et, tavuk, Balık, kuru bakliyatlar, Alkollü- Alkolsüz içecekler, kuru yemişler, çocuklara dondurma, tuvalet kağıdı, kağıt havlu, ıslak mendiller, şampuanlar, bulaşık deterjanları, sıvı sabunlar, güneş kremleri, sivrisinek kovucular v. s... v. s... v. s... Yani sevgili tekne dostları, 7 gün için de olsa tekne de yaşamın evinizdeki yaşamı aratmaması için olmazsa olmazlarınız ne ise onlar. Müzik mi??? Sakın ama sakın ha telefonunuz ile entegre olabilen bir music box veya silindiriniz olmadan tekneye adım bile atmayın, sonra kendinizi 18'li yaşlarınızın başında tatil köylerinin sahilinde Bodrum Bodrum şarkısını söylemeye çalışırken bulabilir veya daha kötüsü teknenin müzik sistemine ve kaptanın müzik zevkine esir olmuş, yolculuk boyunca rakınızı alacakaranlık bir havada ay henüz yükselmeye başlamışken bu muhteşem romantizmin göbeğinde kendinize lanet okuyor şekilde yudumlamaya devam eder bir pozisyonda bulabilirsiniz. Çocuklarınız eğlenemiyor mu??? Çocuklarınız sizin herşeyiniz ise o zaman öyle davranın... Çocuklarınız ile denize girmek ve yemek yemek harici, günün bir kaç saati birlikte zaman geçirebilecek, aynı zamanda siz olmadan onların da grup olarak eğlenmelerini sağlayacak birkaç oyun ve eğlence fikrini tesis etmek sizin sorumluluğunuz. Yoksa inanın bu gezi çıldırma aşamasına gelebileceğiniz bir deneyim olmaktan öte gidemez. O zaman bir zahmet bir Scrabble, bir katil kim, bir adam asmaca, isim şehir hayvan, veya grup olarak en ideal oyun olan Tabu setlerini yanınızda götürmeyi ihmal etmeyin. Mavi Yolculuk yazısı için konuk yazarımız TARKAN PEKMEZOĞLU'NA teşekkür ederiz. Çok güzel bir yazı olmuş. Keyifle okudum."} {"url": "https://gezentianne.com/mersinde-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Mersin Gözne yolu üzerinde bulunan Mersin'de köy kahvaltısı konseptinin öncülerinden Sarnıç Tesisleri tertemiz ve serin yayla havası ile özellikle yaz aylarında 'Mersin'de Kahvaltı Nerede Yapılır? sorusuna cevap oluyor. Oldukça zengin bir çeşitliliğe sahip serpme kahvaltıda bal kaymak, köy tereyağı, sahanda yumurta, kiremitte sucuk, soslu yeşil biber, karadut reçelli ve çöreotlu peynir, söğüş tabağı, menemen, çökelek, pişi, patates kızartması, güveçte mini yoğurt, zahter, sıcacık pide ve sınırsız çay bulunuyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Mersin'deki kahvaltı mekanları arasında bir adım öne çıkan Sarnıç kahvaltısında tereyağ ve kendi yapımları olan sucuk özellikle çok başarılı. Final için künefeye yer ayırmanız tavsiye ediliyor. Çocuk parkı da olan Sarnıç bu anlamda çocuklu ailelerin de yüzünü güldürüyor. Pazar günleri rağbetin çok olduğu mekanda rezervasyon şart."} {"url": "https://gezentianne.com/metropol-avm-atasehirde-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de kafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Metropol AVM'de yer alan Midpoint'in Ataşehir Şubesi de hem geniş iç mekanı ve hem de modern dekorasyonu ile ön plana çıkıyor. Midpoint'te tek kişilik kahvaltı, çift kişilik kahvaltı, omlet çeşitleri, tost çeşitleri gibi farklı kahvaltı seçenekleri bulunuyor. Tek kişilik kahvaltı aceleciler için Hızlı ve Leziz, geniş geniş kahvaltı etmek isteyenler için Senin Kahvaltın olmak üzere ikiye ayrılıyor. Çoğu kahvaltı mekanında olduğu gibi \"İki kişi gidelim serpmelerce yiyelim.\" diyenlerin imdadına için Midpoint Anne Kahvaltısı yetişiyor. \"Hep Türk kahvaltısı hep Türk kahvaltısı nereye kadar biraz da başka lezzetler deneyelim.\" diyenlere Britanya Kahvaltısı farklı bir alternatif oluyor. Tost severler Yengen Tostunu tercih ederken, \"Bir tek yumurtam olsun bana yeter\" diyenler Sahanda Sucuklu Yumurtaya ekmeğini banıyor. Kahvaltı servisi hafta içi 09:00 12:00 arası, hafta sonu ve tatil günleri 09:00 14:00 saatleri arasında yapılıyor. İki kişilik sunulan Midpoint Anne Kahvaltısı'nda Ezine beyaz peynir, Trakya eski kaşar peyniri, sepet peyniri, taze kaşar peyniri, taze lor, böğürtlen reçeli, Geyikli siyah zeytin, acuka, yumurta, bal, marmelat, kaymak, Nutella, domates, salatalık, pancake, domates soslu sosis, biber kızartma, sigara böreği, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Senin Kahvaltın'da Haşlanmış yumurta, Ezine beyaz peynir, taze kaşar peyniri, sepet peyniri, Geyikli siyah zeytin, bal, kaymak, Nutella, tereyağı, domates, salatalık, marmelat, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/mihrabat-korusu-nerede-nasil-gidilir-giris-ve-kahvalti-ucreti-nedir", "text": "İstanbul Anadolu Yakası'nın en güzel korularından biri olan Kanlıca sırtlarındaki Mihrabat Korusu hem ormanın içinde 3 kilometrelik bir yürüyüş parkuruna hem de karşı kıyıda Ortaköy sahili, Rumeli Hisarı, İstinye Koyu'na kadar uzanan muhteşem bir boğaz manzarasına sahip. Çam ağaçlarının sizi hayat dolu kokusuyla karşıladığı Mihrabat Korusu'nda kafe, restoran, özel davet ve organizasyon alanları, geniş bir otopark ve çocuk parkları bulunuyor. Mihrabat Korusu İstanbul Beykoz İlçesi'na bağlı Kanlıca semtinin sırtlarında bulunuyor. Mihrabat Korusu'na Üsküdar'dan kalkan 15, 15P ve 15T no'lu otobüslerle trafiğe bağlı olarak yaklaşık 1 saatte ulaşılabiliyor. Kanlıca durağında indikten sonra koru giriş sadece 2 dakika yürüyüş mesafesinde. Anadolu Yakası'ndan ya da Avrupa Yakası'ndan özel aracınız ile gelmek istediğinizde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün Kavacık çıkışından saparak yol boyunca yer alan Mihrabat Korusu tabelalarını takip etmeniz yeterli. Mihrabat Korusu'na giriş ücretsiz. Ancak özel aracınız ile geldiğinizde otopark için 35 TL ödemeniz gerekiyor. Mihrabat Korusu'nda Boğaz manzarası eşliğinde hafta içi de hafta sonu da serpme olarak sunulan kahvaltıda sahanda sucuk, sahanda yumurta yada menemen, süzme yoğurt, peynir ve zeytin çeşitleri, söğüş tabağı, mevsim meyveleri, tahin pekmez, bal kaymak, patates kızartması, sigara böreği, eritme peynir, simit ve poğaça bulunuyor. Hafta sonları pişi ve galeta servisi de yapılıyor. Eylül 2023 itibariyle sınırsız çay da dahil kişi başı hafta içi 420, hafta sonu 480 TL'ye sunulan Mihrabat kahvaltısında 0-6 yaş çocuklar için ücret alınmıyor. Kavurmalı, sucuklu, pastırmalı yumurta ve omlet çeşitleri ise ayrıca ücretlendiriliyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Mekana ilk girdiğimizde rezervasyonumuz olmadığı için 20 dk bekledik. Çok normal bir şey burada sıkıntı yok. Daha sonra tekrar geldikten sonra güneş alan bir masaya oturttular. Orada kahvaltı yapmak imkansız. Biz siparişi iptal etmek isteyince gölge alan bir masaya oturduk. Siparişimizi masaya verirken menemenin içine sigara böreğini ve patatesi içine döktüler ve hiçbir şey olmamış gibi bırakıp gittiler. Her şey buz gibiydi. Garsonlar rezervasyonsuz geldiğimiz için ilgilenmediler bile. Serpme kahvaltı listesine baktık ve 4 tane eksik vardı. Sahanda yumurta yazıyor menüde içinde 6 7 çeşit seçenek varken bize sorulmadı bile. 5 kişi bir aile geliyorsa 4 kişilik kahvaltı olmaz zorla 5 kişilik almak zorunda bırakıyorlar. Rezil bir yer paranızla rezil olmak istiyorsanız gidebilir misiniz. Normalde 1 yıldız bile hak etmiyor yorum yapmak için verdim. Giriş ucreti koymuslar tarih boyle rezil bir donem görmedi 100 yıl belkide 150 yıldır koru olan biryeri sagolsun bu hukumet 40,50 yıl özel işletmeye kiraya verecek. O özel işletme senden bunun parasını giriş ucreti olarak alacak. 40 yıllık kanlıcalıyım böyle salak sacma sapan sey duymadım. Bir ülkeden soğutmak icin bu herifler herşey yapıyor hakkımı helal etmiyorum. rüyüş Yapmanın Ücret'li Olduğunu Söyledi. Ücret 8 TL Ben Para'sın da Değilim Ama Çok Saçma Geldi Bana, Sanki Orası Milli Park. Açıkçası Merak Ettim Koru'nun Mülkiyeti Kime Ait Devlet'e Ait'se Koruya Giriş İçin Vatandaş'tan Nasıl Ücret Talep Edilir. Özel Sektör İşletiyor olsa Bile Vatandaş'tan Ücret Talep Edemez Sadece Koruda Yürüyüş Yapması İçin."} {"url": "https://gezentianne.com/milano-cenova-portofino-italya-gezilecek-yerler", "text": "Milano'daki otelimiz Star Hotel Echo ekolojik tasarımına bayılıyorum. Ertesi sabah ekolojik kahvaltı salonumuzda aldığımız ekolojik kahvaltı sonrası başlıyoruz Milano sokaklarını arşınlamaya. Tüm gün ne tram, ne metro ne taksi hiç bir vasıta kullanmadan sokak sokak dolaşıyoruz. İtalya geziniz sırasında sizlerin karşılaşacağınız İtalyanca çeviri ihtiyaçlarınızı Protranslate. net İtalyanca Türkçe Profesyonel Tercüme hizmeti sayfasını ziyaret ederek uygun fiyatlarla yaptırabilirsiniz. Ayrıca Protranslate. net sitesi İtalyanca haricinde bir çok dilde çeviri ve tercüme konusunda uzman kadroları ile sizlerin yanında olacaktır. Cumartesi sabahı navigatöre Cenova'yı giriyor, yine 2 saatlik bir yol sonrası hedefimize ulaşıyoruz. Cenova bir liman kenti, bu nedenle çok fazla zenci var. Sokakları kuzey İtalya'dan çok güney İtalya havasında. Bana oldukça özelliksiz geliyor. Öğle yemeğimizin lezzeti dışında Cenova'dan hiç bir tat alamıyoruz. Sahilden geze geze nihayet Portofino'ya ulaşıyoruz. Şarkımızı söyleyerek ayrılıyor, hemen yanındaki sevimli bir sahil olan Santa Margarita'da dondurma molası veriyoruz. Akşamki adresimiz Milano'nun Corso Garibaldi Caddesi'nde bir sushi restoranı. İtalya'da sushi restoranına doğal olarak turistler değil İtalyanlar gidiyor, bu daha çok işimize geliyor. Yemeğin sonuna doğru kendimizi yanımızda oturan genç bir İtalyan ciftin masasında sohbet ederken buluyoruz. Yemekten sonra hep beraber kalkıp bu çiftin arkadaşlarıyla buluşacakları bara gidiyoruz. Onlarla da tanışıyor, tüm gece birlikte dans ediyor, unutulmayacak güzellikte bir gece geçiriyoruz. Gezdiğiniz yerler hakkındaki izlenimleriniz çok samimi ve abartısız geldi. Bunları meraklı başkalarının istifadelerine sunmanız etkileyici, tebrik vr teşekkürlerimizde. Güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim."} {"url": "https://gezentianne.com/modada-munis-bir-kahvalti-mekani-munis-cafe", "text": "Munis Moda ve Munis Bahçe kalıcı olarak kapatılmıştır. Kadıköy Moda kahvaltı mekanları arasındaki son keşiflerimden Munis Moda ismi gibi munis genç bir sanatçı çiftin sahip olduğu, çiçeği burnunda bir moda kafesi. Ressam Elif Tutka ve oyuncu eşi Mert Denizmen dostlarına ve diğer insanlara ulaşabilecekleri, hem maddi hem de manevi getirisi olacak bir mecraya ihtiyaç duymuşlar. Oyunculuk ve ressamlık dışında en iyi yaptıkları diğer iş kendilerine ve arkadaşlarına kahvaltı hazırlayıp, uzun oturmalar eşliğinde paylaşımlar yapmak olduğu için bütçeleri dahilinde, mutfaklarını ve salonlarını Moda'nın en güzel sokaklarından biri olan Nene Hatun Sokak'a taşımışlar. Elif sanat üretimimin bir kısmına Munis'te devam ediyor, insanlarla iç içe resim yapmak ona çok keyif veriyor. Oyuncular ve sanatçılarla dolu olan çevreleri de bir çok sanatçı dostlarının eli değmiş Munis Cafe'nin atmosferine taptaze bir nefes katıyor. ücreti sınırsız çay da dahil olmak üzere toplam 82 TL. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/moipark-eglence-parki-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Türkiye'nin ilk ve Avrupa'nın en büyük kapalı temalı parkı Moipark dev salıncaklar, yüksek hızda seyreden mekikler, adrenalin dolu oyunlar, eğlence tünelleri, canlı sahne şovları, Türkiye'nin ilk ve tek korku konseptli oteli, hediye kazandıran ünitelerden oluşuyor. Avrupa'nın en büyük kapalı eğlence kolonisi MOİPARK 12.000 m2'lik, 2 katlı alanda yer alıyor. Alt katta 10 yaşın üzeri, üst katta ise 4-10 yaş arası çocuklar için eğlence dolu onlarca oyun, ünite ve salıncak yer alıyor. Moipark İstanbul'da eğlence ünitelerini yanı sıra konsept doğum günü parti alanları da bulunuyor. Moipark Eğlence Parkı İkitelli'de bulunan Mall of İstanbul Alışveriş Merkezi'nin bünyesinde yer alıyor. Avrupa yakasından gelenler; Kabataş'tan Bağcılar tramvay hattını kullanarak Kirazlı durağına gidiniz. Kirazlı durağından Başakşehir metrosuna aktarma yapınız. İkitelli Sanayi durağından Mall of İstanbul'a giden ücretsiz müşteri servisleri hizmet vermektedir. Anadolu Yakasından gelenler; Marmaray ile Yenikapı'ya gidiniz. Yenikapı'dan Bağcılar metrosuna bininiz. Kirazlı durağında ininiz ve Başakşehir metrosuna aktarma yapınız. İkitelli Sanayi durağından Mall of İstanbul'a giden ücretsiz müşteri servisleri hizmet vermektedir. Metrobüs ile: Yenibosna durağında ininiz. Koçtaş'ın önünden Mall of İstanbul'a giden ücretsiz müşteri servislerini kullanabilirsiniz. Moipark'a otobüs ile ulaşım için aşağıda belirtilen İETT hatlarını kullanabilirsiniz. E-5'ten Giderken Haliç köprüsünü geçiniz. TEM İstanbul-Edirne bağlantı otoyolu yönüne devam ediniz. Mahmutbey gişelerine gelmeden son çıkıştan çıkınız. İlk sağdan döndüğünüzde Mall of İstanbul kapalı otoparkına giriş yapabilirsiniz. TEM İstanbul-Edirne otoyoluna giriniz. Mahmutbey gişelerine gelmeden son çıkıştan çıkınız. İlk sağdan döndüğünüzde Mall of İstanbul kapalı otoparkına giriş yapabilirsiniz. Moipark'a 1 kişi giriş ücreti 1 kredidir. 0-2 yaş için ücretsizdir. Gişelerden ücretsiz olarak MOİFUN CARD'ı alarak istediğiniz kadar kredi yükletilebilir. Her oyunun kredisi farklılık göstermektedir. Oyun kredileri 3 kredi ile 10 kredi arasında değişkenlik göstermektedir. 1 kredi: 8 TL olarak ücretlendirilir. Cuma, Cumartesi 10:00-22:30 saatleri arasında hizmet vermektedir. Daha önce hiç böyle bir şeye tanıklık etmediğine eminiz. Krazel eski günlerini özlediği zamanlarda sıklıkla burada zaman geçiriyor. Taşkafalar'ın Gökyüzünden insanlara armağan ettiği ayaklarını yerden kesecek, yer çekimini bile alt eden bu hızlı eğlenceyi kaçırma! Türkiye'nin ilk ve tek korku konseptli oteli İstanbul Haunted Hotel'de, dehşet bir eğlenceye var mısınız?750 metrekarelik alana kurulu bu korkunç otelde ürpertici bir dekor, animatronik robotlar ve plastik makyajlarıyla korkutucu karakterlere bürünmüş profesyonel oyuncular; ortalama 15-20 dakika süren sıra dışı bir deneyim hazırlıyor. Kendilerine ait bir geçmişi ve hikayesi olan her karakterin tek bir amacı var: Otel misafirlerine dehşet dolu anlar yaşatmak! En fazla 12 kişilik grupları ağırlayan Dehşet Oteli'ni ziyaret edebilmek için 12 yaşından büyük olmanız gerekiyor. Motosiklet mi seviyorsun otomobil mi? Yoksa kocaman iş makinelerinin nasıl çalıştığını mı merak ediyorsun. Gerçek bir aracı kullanır gibi hissedeceğin robot oyuncaklarla iyi bir sürücü olmanın ilk adımını atacak, heyecan ve eğlence dolu anlar yaşayacaksın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/moskova-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Moskova gezimiz soğuk bir Şubat gününde başlamasına rağmen Moskova'da dondurucu bir soğuğa denk gelmiyoruz. Hava artı üç beş derece civarı. Otelimiz Garden Ring şehir merkezinde değil ama merkeze taksi ya da metro ile kolay ulaşılır bir mesafede. Tabi metroya indiğinde hangi yöne gideceğini bulmayı başarabilirsen! Japon metrosunda bile bu kadar zorlanmamıştık! Moskova Metrosu dünyanın en eski, en büyük metrolarından biri. 13 adet, hepsi birbirinden derin hatta sahip. 🙂 Öyle ki bazı hatlarda yürüyen merdivenden inerken merdivenin ucunu göremiyorsun. Metroda herşey kiril alfabesi ile yazılmış, şekilleri elindeki haritadaki gideceğin yerin şekline benzeterek bineceğin hattı buldun, doğru durakta da inmeyi başardın diyelim, maalesef iş bununla bitmiyor. O kadar derinlerdesin ki dışarı çık çıkabilirsen. Durakların ismini İngilizce yazamadın, bare çıkış yönü için bir SORTIE yaz bir EXIT yaz, hiç olmadı merdivenden çıkan adam resmi çiz. Yok! Metroyla ilk sınavımızı atlattıktan sonra, Moskova Gezilecek Görülecek Yerler listesinin başında olan Kızıl Meydan'ı, Kremlin Sarayı'nı ve rengarenk kubbemsi çatılarıyla masallardaki şatoları andıran, Moskova denince akla gelen ilk görüntü olan Aziz Vasil Katedrali'ni geziyoruz. Katedralin bahçesindeki buzdan heykellere bayılıyoruz. Üşüyoruz ve yoruluyoruz. Son bir gayret Kızıl Meydan'ın doğu kanadında boydan boya uzanmış olan Moskova Gezilecek Görülecek Yerler listesinin 3. sü, Moskova'nın en ünlü alışveriş merkezi GUM'a giriyoruz. GUM'ın iç mekan tasarımı görülmeye değer. Havuzun etrafındaki Cafe Bosco'da Moskova'daki ilk öğünümüz olarak sipariş ettiğimiz dev suşi tabağımıza buz üstünde istridye ve beyaz şarap eşlik ediyor. Yediğimiz suşiler çok taze ve inanılmaz lezzetli. Böylesi bir lezzet bize Tokyo'da bile denk gelmemişti. Geziye çok keyifli bir başlangıç yapıyoruz. caddenin hemen paralelindeki Yeni Arbat Caddesi ise yüksek binalarla çevrili, daha modern mağaza ve restoranlar ile gidiş dönüş 6 şeritlik araç trafiğine sahip devasa bir cadde. Cadde yerine bulvar demek daha doğru olur sanırım. Akşam yemeğimizi Eski Arbat üzerindeki dekorasyonu ile aklımızı çelen Brazilero'da alıyoruz. Burası adından da anlaşıldığı üzre, fix bir ücret karşılığında envai çeşit etin sıra ile servis edildiği konseptteki brezilya restoranlarından biri. Benim gibi aynı öğünde farklı lezzetler denemeyi ve eti üzerinde dumanı tüterken yemeyi sevenler için biçilmiş kaftan. Tıka basa doyunca masadaki kartı yeşilden kırmızıya çeviriyoruz, artık ellerinde etleri kime versem diye gezinen garsonlar bizim masayı pas geçiyorlar, yemek sonrası otelimize dönüyoruz. Sabah butik otelimizin şık kahvaltı salonunda yaptığımız uzun kahvaltı sonrası öğleye kadar otel etrafındaki sokakları, marketleri, butikleri gezerek vakit geçiriyoruz. Yemek sonrası Moskof sokaklarını arşınlamaya devam. Peki bu güzel Rus kızları nerede? Hani şu uzun bacaklı, sarışın, renkli gözlü olanlar? Pek göremiyoruz etrafta. Moskova epey kozmopolit. İnsanların renk dağılımına baktığımızda beyazdan zenciye uzanan bir çeşitlilik var. En çok da Kazakistan, Tacikistan, Özbekistan tarzı ülkelerden gelip burada yaşadığını tahmin ettiğimiz çekiklerin yoğunluğu dikkatimizi çekiyor. Yemek sonrası Kamergensky'nin devamında olan Kuznetsky Most Caddesi'ndeki, Moskova'daki gece hayatı dendiğinde akla ilk gelen meşhur bar Coyote Ugly'ye gidiyoruz. Kapıdaki hayvani bodyguardların tavırları oldukça uyuz. Bunlar kesin safkan Rus! \"Aslında sizi içeri alasımız hiç yok ama şu an bahane bulamadık girin bakalım\" bakışları altında içeri giriyoruz. diye devam eden ünlü Scorpions parçasında bahsi geçen Moskova Gezilecek Görülecek Yerler listesinin 7 si Gorki Park'a doğru yürüyoruz. Yolumuzun üzerinde ağaçlara kazak giydirdikleri çeşitli anıt ve heykellerin olduğu Memorial Park tipli başka bir parkta soluklanıyoruz. Gorki Park'ta buz patencileri seyredip kar manzaralarından görüntüler alıyoruz. Veda zamanı. 'Akşama doğru valizlerimizi alıp otelimiz vasıtası ile fiks bir fiyata anlaştığımız minivan ile havaalanının yolunu tutuyor ve huzur içinde ülkemize dönüyoruz.' diye bitirebilmeyi isterdim ama ne yazık ki öyle olmuyor. Yorgunluktan minivanda uyuyakalıp bir buçuk saat sonra uyandığımızda trafikte sıkışıp kaldığımızı ve hala şehir merkezinden dışarı çıkamamış olduğumuzu dehşet içinde fark ediyor, ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Şoförümüz sağ olsun tek kelime İngilizce bilmiyor. Telefondaki translatörden Rusça çeviri yapıp derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. Adam bizi son çare saat başı kalkan havaalanı express treni için istasyona bırakıyor. Bilet bile alamadan kalkmak üzere olan trene kendimizi atıyoruz. Kaçak olarak gerçekleştirdiğimiz yusuf yusuf halindeki yolculuğumuz bir ömür gibi geliyor. Trenden inince koşarak, hatta uçarak havaalanına girip check in kontuarını buluyoruz. Sizi güldürebildiğime sevindim:) Fiyat olarak Avrupa ayarında. Hatta bazı Avrupa şehirlerinden daha pahalı diyebilirim. Başkenti harika anlatmışsınız. Temmuz Ağustos aylarınıza ben öneriyorum. Kışın çok soğuk oluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/msc-cruise-ile-bati-karayipler-turu", "text": "Orta Amerika'da yer alan 35 bağımsız ülke 7000 ada ve adacıktan oluşan Karayipler Florida'nın güneyinden başlayarak Venezuella 'nın kuzey batısına dek uzanıyor. 7 gece 8 günlük MSC Seasore Batı Karayipler cruise rotasında Ocho Rios Jamaika, George Town Great Cayman, Cozumel- Meksika, Ocean Cay Bahamalar ve Miami yer alıyor. Seyahatin 2 tam günü denizde geçiyor. Diğer günler ise cruise gemisi bu limanlara sabah 8-9 gibi yanaşıp akşam 5-6 gibi hareket ediyor. Dolayısıyla adaları keşfetmek için her limanda ortalama 6-7 saat net vakit oluyor. Gemi seyahatine dair \"yaşlılar için\", \"pahalı\" , \"kabinler küçük nasıl uyuyacağız?\", \"limanlarda geçirilecek zaman az\" gibi pek çok yargım değişti. Öncelikle her yaş grubundan kişilerin katıldığı bir turdu. Çocuklu ailelerin oranı daha az olmakla birlikte hiç de azımsanmayacak kadar çocuklu aile de vardı. Ayrıca çok sayıda genç çift yada arkadaş grubu da katılmıştı. Okulların açık olması ve mesafeyi de düşününce Türkler olarak bizim 34 yetişkin olmamız şaşırtıcı olmadı. Gemide günlük program içinde o kadar çok aktivite vardı ki... Bunlardan bazıları; dans dersleri, yarışmalar, tadım turları, stretching, fit dance, piyano dinletisi, her gruba özel buluşmalar, solo party, emekliler partisi, teenage, international meetler, her akşam farklı konseptte showlar ve canlı müzik olan barlar. Şöyle ki bütün gün havuz, jakuzi güneşin tadını çıkarayım diyenler için ya da hem aktivitelere katılayım hem eğleneyim hem de yeni arkadaşlıklar kurayım diyenler için, her farklı kesime hitap ediyor gemi seyahati. Bütçe kısmına gelirsek uçaklı paketler ile özellikle erken rezervasyon ile alınan turlar oldukça cazip rakamlı. Biz bu tur için erken rezervasyonla uçak dahil kişi başı 1100 EURO ödedik. Daha sonra bu fiyat 1300-1400 Euro bandına yükselmiş. Gemide ekstra olarak içecekler (alkollü içecekler 7- 8 USD ve üzeri) ve günlük 14 USD vergi ödüyorsunuz. İçecek paketleri, internet paketleri gibi ekstra servisler var. İnternet paketleri biraz yüksek ücretli, her an kullanımınızı zorunlu kılan bir durum yoksa vardığınız limanlarda Türkiye operatöründen hizmet alabilirsiniz, biz Miami ve Meksika'da bu şekilde yaptık. Ek olarak kafe, AVM, plaj vb. pek çok alanda wifi ile de bağlanabilirsiniz. Açık büfe 20 saat açıktı ve gerçekten geminin hemen hemen 1 katı diyebileceğim kadar geniş bir alanda sunulan yemekler çok taze ve lezzetliydi. Ayrıca size belirlenmiş alakart restoranda sabah ve akşam yemeğinizi sabit masanızda keyifli bir şekilde de yiyebilirsiniz. Yani gemiden kilo almadan ayrılmak beceri istiyor. Ek olarak rezervasyonlar yaptırarak ücretli restoranları da deneyebilirsiniz. Özetle bu turlarda dilerseniz en iyi kabinlerde tüm lüksü deneyimleyebilir yada daha ekonomik kabinlerde ve ekstralarınızı abartmadan iyi bir bütçe ile tamamlayabilirsiniz. Gemi turları yeni yerler keşfetmek ve belki sonradan gezmek isteyeceğiniz yerleri de belirlemek için konforlu bir alternatif. Limanlarda az zaman geçirme konusuna gelince; bu noktada tavsiyem beklentinizi netleştirerek cruise turuna katılmanız olacaktır. 5 farklı limanı/ülkeyi tam tadı damağınızda kalacak şekilde görüyorsunuz. Biz gitmeden önce geminin de tadını çıkartmamız tavsiyesine uyarak gideceğimiz yerleri ve alacağımız ekstra turları belirlerken hep bu fikri göz önüne aldık. Yoksa belirttiğim gibi bazı limanlar için 6-7 saat yeterli ama bazı daha zengin doğası yada tarihi olan yerlerde bu süre kısıtlı kalıyor. Örneğin biz Meksika'da Tulum Harabelerini görmeyi tercih ettik ancak Cozumel ve Playa Del Carmen'de az vakit geçirdik. Örneğin Grand Cayman'de ada turu, plaj ve alışveriş yaptık ancak vatoz turuna gidemedik. Kabinlere gelince; gerçekten konforlu ve nadiren denizde olduğunuzu hissediyorsunuz. İskele manevra esnaları dışında otel odası keyfinde rahat rahat uyuduk. Gemi personeline dair gözlemimi de atlamak istemem; Restoran, house keeping gibi tüm personel çok iyi eğitim almış ve inanılmaz kibarlar. 12 saatlik İstanbul Miami uçuşu ile başlayan yolculuğumuz sonunda sabah Miami 'ye vardık. Akabinde 15 dakikalık otobüs yolculuğu ile limana ulaştık. Gemiye yolcuların alınması için güzel bir organizasyon yapılmış, her grubun giriş yapacağı saat önceden belirlenmiş oluyor. Zira 4500 yolcu kapasiteli bu dev cruise gemilerinde biniş ve tahliye planlaması çok önemli. Saat 10:00 gibi evraklarımızın kontrolü sonrasında gemiye alınacağımız bekleme salonuna geçiş yaptık. Gemiye alınmak için bekleme salonu öncesinde her gruba giriş kapısı dağılımı yapılıyor ve bekleme salonunda numaranızın anonsunu bekliyorsunuz. Bu bekleme 1 saat civarında ve 11.30 gibi gemiye alındık. Odaların verilmesi 14:00 den itibaren başlıyor. Cruise şirketine ait aplikasyon ve her gün odanıza bırakılan günlük program ile ertesi güne dair tüm aktiviteleri takip edebiliyor ve rezervasyon yapabiliyorsunuz. Gemiye girişte size verilen kart bundan sonra sizin gemideki tüm giriş çıkışlarda ve harcamalarda kullanacağınız kart oluyor. Gemi içi harcamalarda nakit yada kredi kartı ile işlem yerine kredi kartına bağlanmış gemi kartı ile tüm alışverişlerinizi yapıyorsunuz. Karta 250 USD deposit yükleyerek aktive ediyorsunuz, içecek ve alışveriş dahil artık bu kart ile ödeme yapıyorsunuz. Limanlarda dilerseniz kendiniz dolaşabilir ya da ekstra tur satın alabilirsiniz. İlk defa bu limanlara gidecekler için, özellikle zamanın kısıtlı olduğu ve gidilecek yerin uzaklığını göz önünde bulundurarak tur almak vakti verimli kullanmak için daha uygun bir yöntem bence. Geldiğiniz acentelerin yolcularına eşlik eden rehberden Türkçe rehberlik alarak turlara katılabilirsiniz. Türkçe rehberli turlarda gittiğiniz yerlere dair bilgileri kendi dilinizde dinlemenizi tavsiye ederim. Ek olarak gemiden de İngilizce rehberlik ile ekstra turları satın alabilirsiniz. Saatine göre yada yapılan aktiviteye göre 50 USD 150 USD arasında ekstra turlar mevcut. Ayrıca bir de aklımıza kazınan \"Yaman\" kelimesi var, Yes / OK anlamında kullanılıyor. Bir yerden sonra size sorulan her şeye müzikal bir şekilde \"Yaman\" demeye başladığınızı fark edebilirsiniz.? Ocho Rios'da en favori aktivite Duns River Fall şelalelerine tırmanış. Denizden başlayarak yukarı doğru yaklaşık 1 saat süren tırmanış orta güçlükte. Ancak burada tecrübeli rehberler ile keyifli bir kaya tırmanışı ve şelalenin zaman zaman göğsünüze kadar gelen sularda serinlemek için güzel bir parkur. Yol ve fotoğraflar ile yaklaşık 2-3 saatlik bir tur sonrasında limana yakın Ocho Rios Beach'te 2 saat deniz keyfi ile günü tamamladık. Burada plaj girişi kişi başı 3 USD, sezlong 5 USD. Buradan alabileceğiniz en güzel hediyelikler Jamaika Rom, Romcake ve Kahve. Ayrıca Jamaika'da Jerk Chicken yiyebilir, soslardan satın alabilirsiniz. Cayman adalarının başkenti George town bir sonraki liman. Cayman adaları İngiliz Birleşik Krallığı'na bağlı topraklar. 3 adadan oluşmakta, bunlardan en büyüğü Grand Cayman, İngilizler tarafında yönetiliyor ve 3 senede bir Governor değişimi oluyor ve tahmin edersiniz ki İngiliz kolonisi olmaları nedeniyle trafik soldan akıyor. Pek çok haber yada filmde karşımıza çıkan bu ülke vergi cenneti ve offshore finans merkezi. Cayman 'de lüks markalanın yer aldığı mağazalar ve limana yakın alışveriş merkezi mevcut. Cayman Turkuaz plajları ile bir çok lüks otel grubunun da tesisleri bulunan bir ada ve Seven Miles Beach de buranın en ünlü plajı. Güzel haber şu ki Cayman'de tüm plajlar ücretsiz. Cayman'de Stingray denilen iri vatoz balıkları ile yüzme en favori turlardan. Ayrıca Kristof Kolomb tarafından burada görülen pek çok iri deniz kaplumbağası nedeniyle Las Tortugas denilen adada Kaplumbağa merkezini de gezebilirsiniz. Hemen karşısında yunuslar ile yüzmek isteyenler için Dolphin Centre da yer alıyor. Ada turu akabinde alışveriş ve deniz güneş yapmak isterseniz 5-6 saat yetiyor. Cozumel, Meksika'nın doğusunda, Yucatan Yarımadası kıyısında Karayip Denizi'nde bulunan bir ada. Ada, Playa del Carmen'in karşısında yer alıyor. Cozumel'de dalış yada snorkel gibi aktiviteler yada Tulum Harabeleri turu yapılabiliyor. Playa Del Carmen'den 1 saatlik otobüs yolculuğu ile Tulum'a ulaştık. Burada durağımız Tulum Harabeleri. Tulum harabeleri Mayaların liman şehrine ait harabeler. Tüm Maya şehirleri bir amaç üzerine kurulmuş olup, Tulum şehri de liman olarak kurulmuş ve surlarla çevrili olduğundan en iyi korunmuş Maya şehirlerinden biri. Surları 784 metre uzunluğunda, 7 metre kalınlığında ve ortalama 3-5 metre yüksekliğinde. Burada görülecek en önemli yapılar Castillo Piramidi ve Freskler Tapınağı. Resimlerini paylaştığım tahta merdivenlerden inerek Karayip denizine girmek de mümkün. Bahamalarda yer alan özel adalardan biri Ocean Cay. Burası MSC'nin kendi adası. Bahamalarda kendi adası bulunan başka cruise şirketleri de var. 7 farklı plajı, snack barları, deniz sporu, deniz feneri ve evlenme pavillonu ile baştan sonra yürüyerek ya da golf arabaları ile tüm gün farklı plajların tadını çıkartabileceğiniz muhteşem bir ada. Öğle yemeği için gemiye dönmek istemezseniz burada kurulan açık büfelerde de ücretsiz yiyebilirsiniz. Ayrıca Cruise kartınız burada barlarda geçerli aynen gemideki gibi içeceklerinizi kart ile alabilirsiniz. Miami ABD'nin Newyork ve Chicago sonrasında üçüncü büyük finans merkezi. 58 tanesi 150 metreden yüksek olan 300 gökdelen mevcut ve Miami'de 100 kadar banka faaliyet gösteriyor. Ayrıca malum çok önemli bir turizm merkezi. Burada Ocean Drive ve South Beach görülecek yerlerden. Sonrasında da outlet alışveriş turu için Sawgrass yada Dolphin Alışveriş Merkezlerini seçebilirsiniz. Bu dev outlet köyler için 1 gün de yetmeyebilir ama eğer hedefiniz varsa 3-4 saatlik bir zaman yeterli olacaktır. Miami'de Ocean Drive 'i ve buradaki Art Deco tarzı otelleri görmeden, restoran ve kafelerde bir şeyler yudumlamadan dönmek istemezseniz siz de bizim gibi Miami 'yi 3-4 er saatlik 2 dilime bölebilirsiniz. Vakit yeterli olmadığı için biz gidemedik ama Little Havana'yı da görülecek yerlerden biri olarak not edebilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/munih-gezilecek-yerler-gorulecek-yerler", "text": "Buğday birası ve Eylül sonu yapılan Oktoberfest'i ünlü olan bu şehri geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirdiğimiz mini Almanya seyahatinde kısa da olsa tanıma fırsatı yakalıyorum. Perşembe gecesi THY ile Nürnberg'e uçuyor, otelimiz Art & Business'e gitmeden önce ufak çaplı bir altstadt turu yapıyoruz. Otelin ağaçlar içindeki avlusuna bakan odamızda kuş sesleri ile uyanıyor, buram buram art kokan kahvaltı salonunda butik kahvaltımızı alıyoruz. İlk gün havaalanından kiraladığımız araba ile (günlük 18 euro) Münih'e doğru yola çıkıyor, otobandan 1,5 saatte Münih'e varıyoruz. Önce Old Town'ın merkezindeki Marienplatz ve etrafındaki sokakları geziyoruz. English Gardens'ın bahçeden ziyade orman tadındaki ambiansını, içerisindeki kanalları ve şelaleleri görünce oldukça şaşırıyoruz. Ortamda karnaval ambiyansı yaratan bir arkadaşlar var, hemen bir poz çakıyoruz. 🙂 Epey bir gezdiğimiz halde bahçenin henüz küçük bir kısmını görebildiğimizi haritadan fark ediyor, artık yorulduğumuz için old town tarafına geri dönüyoruz. Açık olan yerler sadece kafe ve restoranlar olduğuna göre bize de yemek içmek düşer diyor, 1589 yılından beri hizmet veren meşhur Alman Bira Evi Hofbrauhaus'un yolunu tutuyoruz. O yıllarda formülü oluşturulan, benim en sevdiğim, en doygun bira çeşidi buğday birası ile tekrar buluşmak için sabırsızlanıyorum. Hofbrauhaus'u gezip, masalardaki yemekleri mercek altına alıyoruz. Arka tarafındaki bira bahçesini geçtim akşamları canlı müziğin de olduğu devasa iç mekanı bile hınca hınç dolu. Etrafımızda ellerinde kocaman et ve patates dolu tabaklar oradan oraya taşıyan garsonlar koşturuyor. Kiliseden çıktığımızda yaklaşan kara bulutlardan yağmurun yağacağını tahmin etmemiz zor olmuyor. Hemen en yakın Bavyera restoranı Nürnberger Bratwurst Glöckl Am Dom'un sokak ve kilise manzaralı masalarından birinde alıyoruz soluğu. Vazgeçilmezimiz weisbiera bu sefer Viyana usulü sosisler eşlik ediyor. Geleneksel Bavyera kıyafeti giymiş yaşlı garson teyzeler oradan oraya koşturuyor. Kilise çanları eşliğinde geleceğe dair hayallerimizden konuşa konuşa akşamı ediyoruz. Veda zamanı... Hoşçakal Münih şimdilik biz kaçıyoruz, masal şehir Nürnberg'e geri dönüyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/munihte-acik-bufe-turk-kahvaltisi-nerede-yapilir", "text": "Misafirperverliği ve müthiş lezzetleri sayesinde Münih'in en iyi restoranlardan biri olan Keko sınırsız yeme içme keyfi sunduğu Pazar brunchları ile de hem Türklerin hem de Almanların gönlünde taht kurmuş durumda. Her pazar sabah 10:00'dan öğleden sonra 14:30'a kadar sunulan açık büfe kahvaltıda Türk ve Akdeniz spesiyaliteleri ile Türkiye'deki gibi bir kahvaltı deneyimi yaşanıyor. Pazar gününe muhteşem bir başlangıç yapmak istiyorsanız, Keto'nun sınırsız Pazar brunch'ını kesinlikle denemelisiniz. Açık büfede Türk kahvaltısına dair tüm lezzetler ile buluşabilir, demli Türk çayı eşliğinde menemenin, ızgara sucuk ve pastırmanın, envai çeşit mezelerin, böreklerin, şerbetli ve sütlü tatlıların tadını çıkarabilirsiniz. Sınırsız Brunch her pazar 10:00-14:30 arasında kişi başı 23 Euro karşılığında sunuluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/napoli-pompei-capri-adasi-gezilecek-gorulecek-yerler-ve-restoran-tavsiyeleri", "text": "Çocukların 15 günlük Paskalya tatilinin son çeyreği için Napoli'yi seçiyoruz. İstanbul'dan Roma aktarmalı Alitalia uçuşu ile Napoli'ye ulaşıyor, hava alanından otelimize gitmek için 25 Euro karşılığında bir taksiyle anlaşıyoruz. Taksimetre açılırsa da aşağı yukarı bu kadar yazıyormuş ama fiyatı fiksleyerek dolaştırılma riskini ekarte ediyoruz. Taksiyle Materdei bölgesindeki otelimizi ararken oğlumun verdiği ilk tepki 'Bu yırtık pırtık evlerde mi kalacağız?' oluyor.? Evet Napoli'de evler biraz yırtık pırtık ve balkonların çoğundan çamaşırlar sarkıyor, insan bir an İtalya'da mıyım yoksa Küba'da mı, yoksa Meksika'da mı kararsız kalıyor. Otelden ziyade bed& breakfast olarak hizmet veren apart evimize yerleştikten sonra çok yakınımızdaki İtalya'nın dördüncü, Napoli'nin de ikinci en iyi pizzacısı seçilen Pizzeria Starita'dan yürüyoruz. Margherita pizzayı pizzadan saymazdım ben. Ta ki Napoli'nin margheritaları ile tanışana dek. Şıpır şıpır damlayan domates sosundaki gerçek domates kokusu, mozarelladan gelen nefis süt tadı ve insana kenarlarını bile katıksız yedirten enfes mayalı pizza hamuru. Bir dönem bir Sophia Loren filminin sahnesine de ev sahipliği yapmış olan Pizzeria Starita'dan yaşadığımız ilk margherita deneyimimiz muhteşem oluyor. Margherita'nın yanında söylediğimiz Ripieno al forno kapalı olarak servis ediliyor. Hatta pastırmaları göremeyince siparişimiz yanlış mı geldi diye garsona soruyoruz. Malzemenin içinde olduğunu öğrenince gülümsüyoruz. Margherita 4 , Ripieno al forno 6 . Pizza deneyimimizden mest olduktan sonra iki sokak ilerimizdeki metroya yürüyor Materdei istasyonundan şehir merkezindeki Toledo istasyonuna çabucak ulaşıyoruz. Sokakları ve binaları bu kadar yıkık dökük görünce 'Metro istasyonları nasıl leştir' diye endişe ederken aksine Londra ve Paris gibi metropollerden çok daha modern istasyonlar ve metrolar ile karşılaşıyoruz. Tabi bunda metro ağının çok yeni olması büyük etken. Kapkaççı yoğunluğu ile meşhur olan şehrin metro istasyonlarındaki insan kalitesi de oldukça iyi, biraz olsun rahatlıyoruz. Sağlı sollu kafelerin ve mağazaların olduğu Via Toledo boyunca ilerliyor, çok sevimli bir gelatocu olan Casa Infante'de Napoli'nin meşhur tatlısı Sfogliatella ve dondurma molası veriyoruz. Dondurmamız elimizde Galleria Umberto'ya giriyoruz. 19. Yüzyıldan kalma bir alışveriş merkezi olan Galleria Umberto, Milano'daki Victoria Emanuele hanının Napoli versiyonu gibi. Yani biraz yıkık dökük hali. Via Toledo boyunca ilerliyor Triesto en Trento Meydanı'na ulaşıyoruz. Pek çok tarihi bina bu meydan etrafında toplanmış. Palazze Reale, San Carlo Operası ve Vatikan'ın bir küçük versiyonu olan Plebiscito Meydanı ve San Francisco di Paolo Bazilikası oldukça etkileyici. Triesto En Trento etrafındaki kafelerden birinde cappuchino molası veriyor, bu kez liman yönünde ilerleyip Castel Nuovo'ya ulaşıyoruz. Üç silindir kuleli Nuovo Kalesi'nin hemen altında da Napoli limanı bulunuluyor. Cruise gemileri ile Capri adası, Sorrento vb. destinasyonlara giden feribotlar da buradan kalkıyor. Ertesi sabah için hedefimiz olan Pompei Antik Şehri'ne gitmek için Garibaldi tren istasyonuna geldiğimizde o gün için grev olduğunu öğrenip hüsrana uğruyoruz. Ani bir karar değişikliği ile rotamızı Capri Adası'na çeviriyoruz. Capri Adası'na geçmek için metro ile Municipio durağına geliyor, Napoli limanından kişi başı 19 ödeyerek hızlı feribotla 40 dakikada Capri Adası'na geçiyoruz. Capri Adası'nda dağlar denize doğru oldukça dik. Aynı Santorini'de olduğu gibi adanın merkezine füniküler ile çıkılıyor, biz de sahil kısmında kısa bir tur sonrası fünikülere binip tepeye tırmanıyoruz. Napoli ne kadar salaşsa, Capri de bir o kadar şık. Şık kafeler, lüks oteller ve butikler, tepeden kuşbakışı harika deniz manzaraları. Capri gerçekten çok güzel. Patika yollardan adanın farklı köşelerine ulaşıyor, yine bir dondurma molası sonrası Augusto bahçelerinde adanın en can alıcı manzaralarından birinde huzur dolu anlar yaşıyoruz. Limanın orada gözümüze kestirdiğimiz deniz kıyısındaki Ristorante lo Zodiaco'da öğlen yemeğimizi yemek üzere bu kez yaya olarak adanın merkezinde limana iniyoruz. Ve işte capriciossamız ve beyaz şarabımız ile yeni bir 'hayat güzel' anı. 17:10 hızlı feribotu ile Napoli'ye dönüyor, Piazza Garibaldi'deki yine Trip Advisor onaylı geleneksel lezzetleri modern bir ambiyansta sunan Da Donato dal 1956 Antica Trattoria e Pizzeria adlı restauranta gidiyoruz. Değişilmezimiz margheritaya bu kez kuzuların talebi üzerine patates ile servis edilen wurstel pizza, pomodor salata ve kalamar ve karides tava eşlik ediyor. Yarım litrelik kırmızı ev şarabı ile birlikte hesap yine 35 euro civarı geliyor ve Napoli'deki ikinci günümüz de böylece sona eriyor. Üçüncü günümüzde otelimizde aldığımız İtalyan kahvaltısının ardından, ki bu sadece kruvasan, nutella, reçel ve kahveden oluşuyor, Pompei'ye gitmek üzere yine metro ile Garibaldi tren istasyonuna ulaşıyoruz. Bugün grev yok çok şükür, kişi başı 2.8 karşılığı biletlerimizi alıyor, Pompei-Sorrento trenine biniyor, 40 dakika süren tren yolculuğu sonrası antik kentin bulunduğu Pompei Scavi durağında iniyoruz. Kişi başı 12 giriş ücreti ödeyerek, Pompei Ruins'e giriş yapıyoruz. Antik kent rehber eşliğinde gezen turist grupların istilası altında. Sadece biz bile 3 farklı Türk tur grubuna denk geliyoruz. Rehberimiz mi yok? Ne gam... Oğlum elinde haritası bize ciddi anlamda rehberlik ediyor. Dev mask heykellerden amfi tiyatrolara, Romalıların at arabalarını koşturduğu sokaklardan Vezüv Yanardağı'nın küllerinin altında kalan insanların figürlerinin bulunduğu 14. kısıma kadar bizi gezdiriyor. Bu rehberlik modu çok iyi oluyor, kuzular hiç sıkılmadan bizimle 3 saat Pompei Antik Kenti'ni dolaşıyor. Öğleden sonra tekrar Napoli'ye dönüyor, Napoli puzzleımızın eksik parçalarını tamamlıyoruz. Garibaldi istasyonunun yakınlarındaki Corso Garibaldi ve Corso Umberto'nun kesiştiği noktadan limana doğru uzanan ve Mercato olarak adlandırılan bölgeyi, yani balık, meyve ve sebze pazarını hafif çekinerek de olsa geziyoruz. Günlerdir sadece hamur ile haşır neşir olmuş bünyeyi taze meyvelerle şenlendiriyoruz. Çok yakınımızda Napoli'nin en en meşhur pizzacısı L'Antica Pizzeria da Michele var. Önünde her daim sıra olduğunu bildiğimiz mekanın Cumartesi öğleden sonrasında sıra gelmesinin imkansıza yakın olduğunu bile bile foodie damarımız tutuyor, kapı önündeki güruhu aşıp sıra numaramızı alıyoruz. 84 numaradayız. Numarayı aldığım çocuğun söylediğine göre 1 saatte içerdeyiz. Biz de bu bir saat süresince Via del Tribunalli ve Via San Biacio Dei Librai arasında kalan Centro Storico bölgesinde geziyor, Napoli'nin daracık sokaklarında kayboluyoruz. Bu kez Corso Umberto üzerinden yolumuza devam ediyor Perfectoo Cafe'de çocuklar için sıcak çikolata, bizim için de cappuchino molası veriyoruz. Ve yağmur başlıyor. İstanbul'daki gibi etrafta aniden bir sürü sokak şemsiyecileri türüyor. Via Toledo üzerindeki S. Ferdinando bölgesinde aklımıza koyduğumuz bir iki yer ama nedense girdiğimiz üç dört mekanla da yıldızımız barışmıyor biz yine soluğu ilk geceki mekanımız Restaurant Al Cucciolo Bohemian'da alıyoruz. Günlerden Cumartesi. Son boş masayı kapmanın haklı gururu içinde spaghetti napolitano, antrikot ve bir önceki gelişimizde tadı damağımızda kalan domates salatası eşliğinde felekten bir gece daha çalıyoruz. Tertemiz ütülü masa örtüleri ve peçeteler, şık çatal bıçak takımları, duvarlarda Nuh Nebi'den kalma resimler, bizi böyle tarihin tozlu sayfalarına ışınlayan ambiyansa sahip restoranlara bayılıyoruz. Keyifli bir tatil yapmış, bunu güzel kaleme almışsınız. Napoli gerçekten görülmeye değer bir yer ve tabii pizza yemeden dönmek olmaz. Gitmek isteyenler için faydalı bir kaynak olmuş."} {"url": "https://gezentianne.com/neden-ingiltereye-tasindik", "text": "2015 yılına kadar eşim ve ben İstanbul ortalamasının üstünde maaş alan, son 10 yıldır Ataşehir'de havuzlu bir sitede yaşayan, çocuklarımızı özel okulda okutan, beyaz yakalı diye tabir edilen gurühtaki çiftlerden biriydik. Hafta içi işimizde gücümüzde, hafta sonu çocuklarımızla gezmede, arkadaşlarımızla yemekte eğlencede, yıllık izinlerimizi kah yurt dışında kah yurt içinde geçirirdik. Kısaca kendi vatanımızda hiç de fena olmayan bir hayat standardına sahiptik. \"If you don't like where you are, then change it. You are not a tree.\" Yani \"Eğer bulunduğun yerden memnun değilsen değiştir. Ağaç değilsin ki! \" demiş ünlü bir düşünür. Aslında İstanbul'da yaşamaktan pek de memnun değildik. İşe giderden ve dönerken trafikte geçirdiğimiz uzun saatler akşam eve vardığımızda bütün enerjimizin tükenmiş olmasına sebep oluyordu. Gün içinde bir şekilde iletişime geçtiğimiz, İstanbul'da yaşamaktan bunalmış çoğu insanın suratsızlığı, toleranssızlığı ve saygısızlığı da enerjimizi emen diğer faktörlerdi. Hafta sonu geldiğinde beton ormanından kaçıp kendimizi doğanın kollarına bırakalım desek dönüş trafiği üzerimizdeki pozitif modun tümünü alıp götürüyordu. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Yurt dışına turistik gezi amacıyla gide gele, oradaki medeni yaşamları gördükçe insan ister istemez kendi yaşamının medeniyetten uzak yönlerini sorgulamaya başlıyor. Avrupa'yı gören herkesin verdiği en basit örnek olduğu gibi orada yaya geçidine adımını atmaya niyet ettiğin anda uzaktan seni gören araç yavaşlıyor, Türkiye'de ise geçmeye cesaret etme diye tersine hızını arttırıyor. İnsan iyiyi görünce özeniyor, \"Ben de böyle bir yaşamı hak ediyorum, kendi ülkemde medeniyet yoksa, o zaman ben de buralarda yaşamanın yollarını arayayım.\" diye düşünüyor. Çocuklu ailelerin İngiltere'ye ya da diğer medeni ülkelere göçmesine sebep olan en önemli konu Türkiye'deki eğitim sistemi sorunu. Çocuklarım yokken ve küçüklerken okul çağına gelmiş çocuklarını özel okula yollayan aileleri eleştirirdim. \"Biz özel okulda mı okuduk? Devlet okulundan mezun olduk ama hem anadolu liselerini hem ülkemizin en iyi üniversitelerini kazandık.\" derdim. \"Zaman bizim zamanımız değil, çocukların okul çağına gelsin bizi anlarsın\" derlerdi. Çocuklarım okul çağına geldi ve anladım. İyi olduğu bilinen, bir elin parmaklarını geçmeyecek devlet okullarından birine gönderemiyorsan, çocuğunun en azından yabancı dil öğrenebilmesi için özel okula göndermen gerekiyordu. İki çocuğun özel okul parası en az birimizin maaşı kadar tutuyordu. Neyse konumuzdan fazla uzaklaşmayalım, bu sırada Alstom AŞ.'de proje departmanının başında müdür olan eşim firmanın yurt dışı ayaklarında harıl harıl iş arıyordu. Sonunda şans yüzümüze güldü. Benzer bir pozisyonu İngiltere'nin Stafford şehrinde buldu. Bu sayede 15 yıldır Halkbank'ın Bilgi İşlem departmanında kendini tekrarlamaktan bunalmış olan bana gün doğdu ve direkt istifa ettim. 2015 yılının Nisan ayında eşim İngiltere'de işe başladı. Haziran ayında çocuklar ilkokul birinci sınıfı tamamladıktan sonra da tüm aile İngiltere'ye taşındık. internette ingiltereye gitmek için araştırma yapıyorken sizin sitenize rastladım. Bilgi sahibi olduğunuz için yardımcı olabileceğinizi düşünüyorum. Aslen bulgaristan doğumluğum şuan türkiyede yaşıyorum yani çifte vatandaşım. Yakın zamanda ingiltereye gitmeyi ve orada çalışıp hayatımı devam ettirmeyi düşünüyorum. Fakat bazı kafamda bazı sorular oluşuyor. ingiltere aslında ab üyesi fakat tam olarak değil bazı şartlar ön koşuyor. Şimdi ben almanyaya gitsem bulgaristan paraportumla rahat bir şekilde çalışabiliyorum bildiğim kadarıyla fakat ingilterede bu iş böyle değil. Kısaca benim sorum; ben bulgar pasaportumla ingiltereye gidebilir miyim, çalışabilir miyim veya ne gibi haklara sahibim. Bilginiz var mıdır? Örneğin türk vatandaşı olsaydım eğer ankara antlaşması vs gibi olaylar var onlar beni kapsamıyor. bu konular hakkında özet bir bilgi verebilir misiniz. iyi günler. Brexit gerçekleşene kadar AB vatandaşı olduğunuz için İngiltere'ye yerleşip çalışabilirsiniz. Aylık ne kadar kazançla İngiltere'de rahat bir hayat sürülebilir. Nasıl ingiltere'ye yerleştiğinizi okuduğum yazınıza güvenerek bunu soruyorum çünkü Türkiye'de iyi denilebilecek gelirimiz mevcut ancak daha düzgün bir hayat sürmek için İngiltere'de yaşamak istiyoruz. Aydınlatıcı bir yanıt vermeniz aklımdaki soru işaretlerini giderecektir."} {"url": "https://gezentianne.com/new-york-gezilecek-yerler-otel-ve-restoran-tavsiyeleri", "text": "Dünyanın en önemli şehir parklarından, New York'un simgelerinden olan Central Park 'New York'ta nereleri gezilir?' dendiğinde ilk akla gelen yer oluyor. Central Park yılda yaklaşık 25 milyon kişiyi ağırlıyor. New York gibi bir gökdelenler şehrinin ortasında devasa bir yeşil alana sahip olması ile dikkat çeken park New York'ta gezilecek en güzel yerlerden biri. Toplam 800 metre eninde 4 km uzunluğunda bir alan üzerine kurulu Central Park bünyesinde pek çok oyun alanı, köprüler, kemerler, üç büyük göl, oldukça büyük bir hayvanat bahçesi, spor alanları, yürüyüş parkuru, konser alanları ve kış aylarında hizmet veren buz pateni pistleri yer alıyor. Buralara kadar gelmişken Amerika'nın simgesi Özgürlük Heykeli'ni görmeden geri dönmek olmaz. Hakkında binlerce söylenti olan bu heykel hakkındaki benim düşüncem ABD özgürlük ve demokrasi götürdüğü! coğrafyalara kendinden bir hatıra olarak bundan birer tane diksin. O insanlar böylece bakıp bakıp Amerika'yı anabilecekleri fiziki bir şeye! sahip olurlar. Özgürlük sadece bir kişinin veya bir ülkenin değil, her kişinin ve her ülkenin hakkıdır. New York blog yazımın üçüncüsü olan Özgürlük Heykeli'nin bulunduğu adaya gitmek yerine New York Battery Park'tan her yarım saatte bir kalkan ücretsiz feribotlarla Hudson Nehri'nden geçerken de izleyebilirsiniz. Bu sayede hiç para ödemeden Özgürlük Anıtı'nı görebilir, günün geri kalanını Battery Park'ta ya da Staten Island'da geçirebilirsiniz. New York'ta gezilecek yerlerin başında bulunan Grand Central Terminal, tarihi dokusunu muhafaza ederek günümüze kadar gelmeyi başarmış, halen tren platformu sayısı itibariyle dünyanın en büyük tren istasyonu olma unvanını başarıyla taşıyan bir gar. Her gün 750 bin kişi tarafından ziyaret edilen Grand Central Terminal, muhteşem mimarisi ile 2007 yılında The American Institute of Architects tarafından yapılan Amerika'nın Favori Mimarlık Listesi oylamasında 13. sırada yer almayı başararak hak ettiği övgüyü almış. New York'un ikonlarından, Brooklyn ve Manhattan'ı bağlayan ve 1883'te tamamlandığında dünyanın en geniş asma köprüsü olan Brooklyn Köprüsü'nü boydan boya yürümek ve instagramlık fotoğraf çektirmek, New York gezisinin olmazsa olmazlarından biri. Küçük ve ünlü bir New York City semti olan Little Italy; renkli dekorasyonlar, kışkırtıcı lezzetler ve ucuz bir hava katan İtalyan restoranlarıyla dolu bir sokaktan oluşuyor. Çin mahallesinin hemen yakınındaki İtalyan mahallesi sevimliliği ve canlı atmosfer ile gökdelenlerle dolu New York şehrinde minik bir İtalya kaçamağı yapmanızı sağlıyor. Manhattan'ın Empire State'den sonra belki de en ikonik binası Flatiron'dır. Güzelliği tartışılır ama yeri muhteşemdir. Şekli itibariyle dikkat çekici olduğundan bir çok filmde kullanılmıştır. Bunlardan ilk aklıma gelenler: #spiderman #armaggeddon #hitch #conspiracytheory #serpico #fatalattraction #thehours Hakkında az bilinen bir hadise, etrafındaki hava akımından dolayı, esen rüzgarın yoldan geçen hanımların eteklerini havalandırdığı için, zamane New York gençliğinin gözde çekirdek çitleyip etrafı kesme mekanlarından olduğudur. Her yerde yazan Manhattan'ın en eski gökdeleni olduğu hurafedir, bu ünvan Park Row binasınındır. New York deyince akla ilk gelen cadde olan 5th Avenue yani Beşinci Cadde dünyanın en pahalı caddesi olarak biliniyor. 5. Cadde Washington Square Park'tan başlayıp kent merkezinin içinden, Central Park'ın doğusundan Harlem Nehri'ne kadar uzanıyor. Tiffany&Co, Saks, Cartier, Armani ve Bergdorf Goodman gibi New York'un birçok ikonik mağazasını içinde barındırıyor. Ayrıca günün 24 saati açık olan devasa bir Apple mağazası burada bulunuyor. New York'un en sevilen parklarından biri de Battery Park. Finans merkezi ile liman arasında konumlandırılmış park, Hudson Nehri kıyısında yemyeşil alanlar ve muhteşem manzaralar sunuyor. Battery Park'tan aynı zamanda Özgürlük Heykeli'ni ücretsiz izleme olanağı sunan ücretsiz Staten Adası feribotları kalkıyor. 250 yıl önce Londra'da açıldığı günden beri milyonlarca insan tarafından ziyaret edilmiş olan ve bugün hala popülerliğini koruyan dünyanın en ünlü Balmumu Heykel Müzesi Madame Tussauds'un New York şubesi de oldukça etkileyici. Fotoğrafta bana eşlik edenler Picasso ve Hemingway. New York'ta 142 yıl önce kurulan ve her yıl dünyanın birçok ülkesinden çok sayıda turistin ziyaret ettiği Amerikan Doğa Tarih Müzesinde, Güney Afrika, Latin ve Orta Amerika, Asya-Pasifik medeniyetlerine ait birçok eser bulunurken, okyanus hayatı, insan biyolojisi ve evrimi, mineraller ve değerli taşlar, meteorlar, fosiller ve dinozorlar, doğal yaşam ve gezegen bölümleri yer alıyor. Central Park'ın batısında yer alan müzeye giriş ücreti varmış gibi görünse de kişi başı 1 dolar gibi cüzi bir bağış yapılarak da içeri girmek mümkün. Çocuklar Doğa Tarihi Müzesi'ne özellikle bayılıyor. New York gökdelenlerinden en çok turist çekenlerinden biri olan Rockefeller Center Binası'nın 70. katına çıkarak eşsiz New york manzarasının tadını çıkarılabiliyor. Binanın diğer bir özelliği ise NBC stüdyolarına ev sahipliği yapıyor olması. Hem Emprire States' e hem de Rockefeller' a ilgi çok fazla. En üst katına çıkmak için uzun bir asansör sırası beklemek gerekli. Çıkış ücreti 17-27 $ arasında değişiyor. Ayrıca Rockefeller binasının önünde kış sezonu boyunca hizmet veren bir buz pateni pisti de bulunuyor. Gökdelenler şehri New York'un siluetini izleyebileceğiniz pek çok teras var ancak bu muhteşem görseli helikopter turunda izlemek hepsinden daha etkileyici. Farklı şirketlere ait helikopterler ile farklı destinasyonlardan gerçekleşen uçuşlar yaklaşık yarım saat sürüyor. Helikopter turunu gece gerçekleştirmek ayrı keyifli oluyor. New York'u hop on hop off otobüs şirketlerinden biri ile rehber eşliğinde gökdelenler arasında dolaşmak New York'u keşfetmenin en konforlu yöntemlerinden biri. New York City genelinde üç dört farklı rotaya sahip turistik bu otobüslere istediğiniz noktadan inilip binilebiliyor. Tam bir turu tamamlamak isterseniz bir güne bir rota ayırmanızı tavsiye ederim. New York'un ikonlarınların Empire States'e çıkmak yerine New York'un en büyük açık hava terası 230 Fifth Roof Top' ta hem Empire States'i hem de günbatımını izlemek çok daha keyifli. Girişin ücretsiz olduğu mekanda günbatımına karşı birşeyler içmek oldukça keyifli. New York'a ne zaman gidilir? Nasıl gidilir? New York'ta ulaşım bilgileri için tıklayın. Dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olan New York'ta uçak ile birlikte iki büyük masraf kaleminizden biri konaklama olacak. Eğer en ucuz yolu seçip hostel'larda kalacaksanız yaklaşık $50-70 arasında fiyatlarla bulabilirsiniz. Eğer otel olsun, eli yüzü düzgün olsun ama pahalı olmasın diye düşünüyorsanız, şehrin dışına çıkmanız gerekiyor, metro/tren duraklarına yakın alternatifler New Jersey tarafında oldukça çok var. Konaklama konusu birebir bütçeniz ile alakalı ama ben araştırdığım ve deneyimleyip memnun kaldığım önerilerimi aşağıda sıralayacağım. Benim fikrime göre Manhattan'da kalınmalı ve Times Meydanı'na yürüme mesafesinde olmalı. New York'ta gezmek Amerikan filmlerinin içinden geçmek gibi derler ya, aynen öyle. Şimdiye dek pek merak ettiğim bir şehir değildi ama New York'ta olmayı çok sevdim. Time Square'e çok yakın mesafede, muhteşem bir şehir manzarasına sahip, lüks değil ama gerekli herşey sahip minimal odaları olan otelimiz York'u da tavsiye ederim. Fotoğraf otelin New York otelleri arasında en büyüğü olan terasından. New York denilince ilk akla gelen görüntülerden biridir Times Square. Fotoğrafın çekildiği otelimiz The Gallivant'ın en tepesindeki kocaman teraslı odamızdan New York'un kalbi Times Square'e ulaşmak sadece asansör mesafesinde. Bir dönem, Amerika deyince akla NBA; NBA deyince de akla Michael Jordan gelirdi. New York'ta görülecek yerlerin başında gelen tarihi tren istasyonu Grand Central Terminal'in içinde konumlandırılmış, muazzam bir ambiyansa sahip Micheal Jordan's The Steakhouse yüksek tavanlı, tarihi bir ambiyansta şimdiye dek rastlamadığım kadar muhteşem bir lezzette steak deneyimi sunuyor. Bize de finali New York cheesecake ile yapması kalıyor. New York'un ikonik restoranları arasında bulunan Balthazar, New York'a Fransız esintilerini taşıyor. Downtown'u yeniden yaratan adam olarak anılan ünlü lokantacı Keith McNally tarafından Soho'da açılan restoran, yemek severlere enfes yemek keyfini yirmi yılı aşkın süredir sunuyor. Kahvaltıdan akşam yemeğine kadar geleneksel Fransız bistro yemekleri yapan restoranda soğan çorbası özellikle tavsiye ediliyor. 80'li yıllar Amerikasında geçen bir film setindeymişsiniz hissi yaratan, dev burgerleri, sundaeleri, rengarenk milkshakeleri gözünüzü döndüren, New York'u çocuklarıyla birlikte gezen ailelerin mutlaka görmesi gereken bir restoran Big Daddy's. Çünkü Amerika'da olmak, dünyanın dört bir yanında gün geçtikçe popülerleşen Eggs Benedict'in anavatanında olmak demektir. New York'ta bu otelde kalsanız da kalmasanız Le Parker Meridien'daki Norma's da kahvaltı yapmak şart. Norma's otel müşterileri dışında dışarıdan da müdavimleri çok olan popüler bir kahvaltı restoranı. Bir gün öncesinden ve konaklamanız süresince rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Porsiyonlar oldukça büyük, mümkünse iki kişi bir porsiyonu paylaşın, ambiyansın tadını çıkarın. New York'a gelip de Katz Delicatessen'de pastramili sandviç yemeden dönenlerin New York'a gelmiş saymıyorlarmış. Peki nedir bu Pastrami? Öncelikle pastırma değildir, çemeni yoktur. Tuzla kurutulan ve baharatlanan dana döş, pastrami yapılırken tekrar buharla terletilip servis edilir. Bu işlem sizin yağı, nemi, kıvamı yerinde etlerle karşılaşmanızı sağlar. Hardal ve salatalık turşusuyla birlikteliği bozulmadan, ağzınızda erir ve o enfes tadıyla sizi ete doyurur. New York ruhunu iliklerinize kadar hissettiren, 1900 lü yıllarda çekilmiş Amerikan film setlerinden birinin içinde olup olmadığınızdan şüphe ettiren Parker and Quinn'de istakozlu ve mürekkep balıklı spagetti mutlaka denenmeli. 360 derece dönerek New York'u panoramik olarak izleme olanağı sağlayan bir teras restoranda akşam yemeği yemeye ne dersiniz? O zaman sizi New York Marriot Marquis bünyesindeki THE VIEW restorana alalım, New York'ta yaşayabileceğiniz en muhteşem fine dining deneyimlerinden biri ile buluşturalım. New York'ta olup da Londra'da olmayan ne var?\" diye sorarsanız daha ılıman bir iklim ve deniz kıyısı ambiyansı derim. Özgürlük Anıtı'na nazır, Hudson Nehri ile iç içe konumlandırılmış Pier A New York'taki bu tazecik kum midyelerini yine olsa bayıla bayıla yerim. Sushi sevmek ya da sevmemek, işte bütün mesele! Bizim için işin içinde lezzetli bir sushi varsa gerisi hikaye. Japon mutfağı sevenler 9. caddedeki MEGU'ya bir şans vermeli. Megu'nun yemek sonrası gece kulübü ambiyansı da oldukça keyifli. Londra merkezli, bol ödüllü, dünyaca meşhur Japon Restoranı Zuma'nın New York şubesi de hem ambiyans hem de lezzet olarak oldukça etkileyici. Zuma'da geçirilen bir akşam New York'ta yaşayabileceğiniz en iyi fine dining deneyimlerinden biri."} {"url": "https://gezentianne.com/new-yorka-ne-zaman-gidilir-nasil-gidilir-new-yorkta-ulasim", "text": "New York yaz aylarında hem sıcaktan hem de aşırı turist popülasyonundan çekilmez hal alabiliyor. Kış aylarında hava sıcaklığı ortalaması İstanbul gibi gitsede arada sırada extreme hava durumlarıyla karşılaşılabiliyor. Bu sebeplerle ilk bahar hatta romantik sonbahar aylarında New York'a gitmenizi tavsiye ederim. Tahmin edebileceğiniz gibi en kolay ve konforlu yol THY ile direk New York JFK Havaalanına uçmak ama eğer daha ekonomik çözümler peşindeyseniz Avrupa aktarmalı uçuşları düşünebilirsiniz. 2017-2018 sezonunun en düşük maliyetli New York uçuşlarını Norwegian Airlines yapıyor aklınızda bulunsun. New York'a ulaşımda kullanabileceğiniz 4 farklı havaalanı bulunuyor. JFK Uluslararası Havaalanı, Newark Uluslararası Havaalanı, LaGuardia Havaalanı ve şehrin dışında daha çok Avrupalı düşük maliyetli hava yollarının uçtuğu Newburgh Steward Uluslararası Havaalanı. Taksi: JFK'den Manhattan bölgesine $52'lık sabit bir taksi tarifesi uygulanıyor. Ancak bu tutara gişe ücretleri ve bahşiş dahil değil. Yaklaşık +$10 daha düşünebilirsiniz. Taksi: JFK'deki gibi sabit tarife yok, fiyatlar hangi noktaya gideceğinize göre $50-$65 arasında değişiyor. Tek çözüm var taksi nereye gideceğinize göre değişim gösteriyor, maliyetiniz $25-$40 arası olacaktır. Yaklaşık 1,5 saat içerisinde sizi New York'un tam merkezine getirecek otobüs yetişkinler için $20, çocuklar için $10. Dünyanın en eski toplu taşıma sistemlerinden biri olan meşhur New York metrosu 34 hattı ve 468 istasyonu ile emrinize amade. Metroya biniş tek yön 3$. Metrocard'a yükleme yaparsanız 2,7$. Şehirde 3 günden fazla kalacaksanız ve toplu taşıma kullanırım diyorsanız 30$ verip haftalık Metrocard alın, Sınırsız inip binebilirsiniz. Aklınızda bulunsun otobüslerde de geçiyor bu kart. Belirtmeden geçemeyeceğim metrolar kelimenin tam anlamıyla dökülüyor ve pis. New York'ta taksi oldukça ucuz. Açılış $2,5 ve her 0.5 mil için 40 cent artıyor. Metroya ile uğraşacağınıza, özellikle kısa mesafeler için çekinmeden taksi kullanabilirsiniz. Taksiye binmeden önce trafiği telefonunuzdan kontrol etmenizi tavsiye ederim, özellikle rush hours denilen saatlerdeki trafik size İstanbul'u özletmecektir. Trafik kabul edilebilir seviyedeyse taksileri kullanmaktan çekinmeyin."} {"url": "https://gezentianne.com/new-yorkta-yeme-icme-ne-yenir-nerede-yenir", "text": "Bir dönem, Amerika deyince akla NBA; NBA deyince de akla Michael Jordan gelirdi. New York'ta görülecek yerlerin başında gelen tarihi tren istasyonu Grand Central Terminal'in içinde konumlandırılmış, muazzam bir ambiyansa sahip Micheal Jordan's The Steakhouse yüksek tavanlı, tarihi bir ambiyansta şimdiye dek rastlamadığım kadar muhteşem bir lezzette steak deneyimi sunuyor. Bize de finali New York cheesecake ile yapması kalıyor. New York'ta yeme içme deyince mutlaka tavsiye edeceğim, 80'li yıllar Amerikasında geçen bir film setindeymişsiniz hissi yaratan, dev burgerleri, sundaeleri, rengarenk milkshakeleri gözünüzü döndüren, New York'u çocuklarıyla birlikte gezen ailelerin mutlaka görmesi gereken bir restoran Big Daddy's. Çünkü Amerika'da olmak, dünyanın dört bir yanında gün geçtikçe popülerleşen Eggs Benedict'in anavatanında olmak demektir. New York'ta bu otelde kalsanız da kalmasanız Le Parker Meridien'daki Norma's da kahvaltı yapmak şart. Norma's otel müşterileri dışında dışarıdan da müdavimleri çok olan popüler bir kahvaltı restoranı. Bir gün öncesinden ve konaklamanız süresince rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Porsiyonlar oldukça büyük, mümkünse iki kişi bir porsiyonu paylaşın, ambiyansın tadını çıkarın. New York'a gelip de Katz Delicatessen'de pastramili sandviç yemeden dönenlerin New York'a gelmiş saymıyorlarmış. Peki nedir bu Pastrami? Öncelikle pastırma değildir, çemeni yoktur. Tuzla kurutulan ve baharatlanan dana döş, pastrami yapılırken tekrar buharla terletilip servis edilir. Bu işlem sizin yağı, nemi, kıvamı yerinde etlerle karşılaşmanızı sağlar. Hardal ve salatalık turşusuyla birlikteliği bozulmadan, ağzınızda erir ve o enfes tadıyla sizi ete doyurur. New York ruhunu iliklerinize kadar hissettiren, 1900 lü yıllarda çekilmiş Amerikan film setlerinden birinin içinde olup olmadığınızdan şüphe ettiren Parker and Quinn'de istakozlu ve mürekkep balıklı spagetti mutlaka denenmeli. 360 derece dönerek New York'u panoramik olarak izleme olanağı sağlayan bir teras restoranda akşam yemeği yemeye ne dersiniz? O zaman sizi New York Marriot Marquis bünyesindeki THE VIEW restorana alalım, New York'ta yaşayabileceğiniz en muhteşem fine dining deneyimlerinden biri ile buluşturalım. New York'ta olup da Londra'da olmayan ne var?\" diye sorarsanız daha ılıman bir iklim ve deniz kıyısı ambiyansı derim. Özgürlük Anıtı'na nazır, Hudson Nehri ile iç içe konumlandırılmış Pier A New York'taki bu tazecik kum midyelerini yine olsa bayıla bayıla yerim. Sushi sevmek ya da sevmemek, işte bütün mesele! Bizim için işin içinde lezzetli bir sushi varsa gerisi hikaye. Japon mutfağı sevenler 9. caddedeki MEGU'ya bir şans vermeli. Megu'nun yemek sonrası gece kulübü ambiyansı da oldukça keyifli. New York'un ikonlarınların Empire States'e çıkmak yerine New York'un en büyük açık hava terası 230 Fifth Roof Top' ta hem Empire States'i hem de günbatımını izlemek çok daha keyifli. Girişin ücretsiz olduğu mekanda günbatımına karşı birşeyler içmek oldukça keyifli. Londra merkezli, bol ödüllü, dünyaca meşhur Japon Restoranı Zuma'nın New York şubesi de hem ambiyans hem de lezzet olarak oldukça etkileyici. Zuma'da geçirilen bir akşam New York'ta yaşayabileceğiniz en iyi fine dining deneyimlerinden biri. New York'un ikonik restoranları arasında bulunan Balthazar, New York'a Fransız esintilerini taşıyor. Downtown'u yeniden yaratan adam olarak anılan ünlü lokantacı Keith McNally tarafından Soho'da açılan restoran, yemek severlere enfes yemek keyfini yirmi yılı aşkın süredir sunuyor. Kahvaltıdan akşam yemeğine kadar geleneksel Fransız bistro yemekleri yapan restoranda soğan çorbası özellikle tavsiye ediliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/nisantasi-en-iyi-kahvalti-mekanlari-ve-fiyatlari", "text": "Gerçek Ege kahvaltısı dendiğinde akla ilke gelen Çeşme Bazlama Kahvaltı bir süredir Nişantaşı'nda hizmet veriyor. Nişantaşı en iyi kahvaltı yerleri ve ücretleri listemizin ilki Bazlama Kahvaltı'da ev yapımı reçelleri, pişileri, bazlaması, acukası ve menemeni 10 numara. Her şey hiç soğumadan, ara ara ve sıcak sıcak servis ediliyor, mekan sahibi Sinem Hanım 'Masadan doymadan kalmak yok' diyor. Nişantaşı Bazlama iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. 3. Nesil kahvecilerden Federal Coffee'nin Nişantaşı klasik ve modern kahvaltı çeşitleri ile de beğeniliyor. İsteğe göre pişirilmiş 2 yumurta, ızgara sucuk, gözleme, french toast, simit, füme antrikot, eski kaşar, kızarmış keçi peyniri, Ezine beyaz peynir, çörek otlu tulum peyniri, acuka, tereyağı, ev yapımı reçel, bal & kaymak, çikolata, zeytin çeşitleri, domates salatalık, ekşi mayalı ekmek, bir pot earl grey çaydan oluşan Eylül 2023 itibariyle İki Kişilik Türk Kahvaltısı 495 TL. Federal Coffee'de isteğe göre pişirilmiş yumurta, domuz bacon veya dana füme et, dana füme sosis veya domuz sosis, baharatlı fırında kaşarlı domates, sote mantar, yeşillik, kızarmış ekşi mayalı ekmek, siyah kahveden oluşan Avusturalyalı Kahvaltı'yı da (295 TL) farklı kahvaltı deneyimi yaşamak isteyenler tercih ediyor. Mangerie Bebek'le aynı işletmecinin başarıyla işlettiği Delicatessen İstanbul Nişantaşı'nın popüler mekanlarının arasında yer alıyor. Oldukça nezih bir ambiyansa sahip mekanda zeytin, domates, salatalık, Ezine beyaz peynir, eski kaşar, taze keçi peyniri, bal-kaymak ve nutella'da oluşan Delicatessen Kahvaltı'nın yanı sıra Çilekli Pancake, Baconlu Eggs Benedict gibi seçenekler tercih ediliyor. Çiçeği burnunda Nişantaşı mekanlarından Daily Nişantaşı misafirlerini saklı bahçesinde farklı kahvaltı seçenekleri ile ağırlıyor. Sınırsız çay, menemen ya da patatesli yumurta, ezine peyniri, izmir tulum peyniri, suda mozarella, dana jambon, hindi füme, patates kızartması, sigara böreği, cherry domates, çengelköy salatalık, taze ve kuru meyveler, ev yapımı reçel, bal, taze süt kaymak, zeytin ızgara ve ekşi mayalı ekmekten oluşan çift kişilik Daily Breakfast, ekşi mayalı ekmek, 3 çırpılmış yumurta, avokado ve fırın baby patatesten oluşan Sıla'nın Kahvaltı Tabağı, Kruvasan+Çilek+Muz+Nutella çokça tercih ediliyor. İlk şubesi Teşvikiye Atiye Sokak'ta açılan The House Cafe şu an Türkiye çapında 14 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Dekorasyonun güzelliği lezzetlerinin de öne geçen House Cafe'ler kahvaltı severler tarafında da tercih ediliyor. 2008 yılında Teşvikiye Camii'nin hemen yanı başında açılan The House Cafe Corner orjinal dokusu korunarak renove edilmiş tarihi bir bina içerisinde yer alıyor. Mekanın kahvaltı menüsündeki otlu peynirli köy gözlemesi ile taze mevsim meyveleri ile hazırlanan pancake'i özellikle beğeniliyor. The House Cafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve ücretleri için tıklayın. Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Nişantaşı şubesi de merkezi konumu ile özellikle seviliyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapılabiliyor. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Big Chef's Nişantaşı iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. Nişantaşı Vali Konağı Caddesi üzerinde yer alan ve cezvede sundukları kekleri ile nam salmış Zamane Kahvesi'nde güne iki lafın belini kırarak başlayanlara Ezine Peyniri, Taze Kaşar Peyniri, Dil Peyniri, Domates Salatalık Söğüş, Zeytin Çeşitleri, Tereyağı-Reçel, Bal-Kaymak, Çikolata Fındık, Pişi, Soslu Sosis, Menemen, Simit ve Limitsiz Demleme Çay sunulan Eylül 2023 itibariyle İki Kişilik Serpme Kahvaltı 2023 itibariyle 700 TL. Daha minimal takılmak isteyenlere tek kişi ya da iki kişi paylaşabileceğiniz Ezine Peyniri, Taze Kaşar Peyniri, Dil Peyniri, Domates-Salatalık Söğüş, Zeytin Çeşitleri, Tereyağı-Reçel, Süzme Bal-Kaymak, Simit, Sahanda Yumurta, Simit ve iki bardak Demleme Çay ile sunulan Kahvaltı Keyfi ise 350 TL. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/nisantasi-kahvalti-mekanlari-big-chefs", "text": "Mevsimin taze ürünleriyle hazırlanan ve lezzet müdavimliği yaratan tatlarıyla BigChefs, sunduğu menüsüyle ve aile sıcaklığı hissi uyandıran konforlu dekorasyonu ile, sıcak buluşmalara ev sahipliği yapıyor. 50'yi aşkın şubesi bulunan City's AVM'de konumlandırılmış Big Chefs'in Nişantaşı şubesi de merkezi konumuyla çok seviliyor. Big Chef'slerde kahvaltı servisi hafta içi 12:00, hafta sonu ise 15:00'a kadar devam ediyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapabiliyorsunuz. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı ya da Simit& Kızarmış Yumurta gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Gelin Big Chefs Nişantaşı kahvaltı seçeneklerine ve 2023 yılı güncel ücretlerine bir göz atalım. Sınırsız çay servisi hafta içi 13:00'a, hafta sonu ise 16:00'a kadar devam ediyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/nisantasinda-kahvalti-nerede-yapilir-bazlama-kahvalti", "text": "Gün boyu Ege'nin yöresel lezzetlerinin ve Nurten Anne'nin özel tariflerinin sunulduğu kahvaltı mekanı; Çeşme Bazlama Kahvaltı. İzmir Çeşme'de 92 yılında kurulduktan sonra İstanbul Nişantaşı'na gelen Bazlama Kahvaltı, 3 yıl içerisinde Nişantaşı'nda 3. Şubesini açtı. Yakında Anadolu Yakası'na da gelecek ve ordan Tüm Türkiye'ye hatta dünyaya açılma gibi yakın zaman planları da mevcut. Bir anne-kız işletmesi olan Bazlama Kahvaltı'da masadaki tüm servisler özel üretim. Hatay'dan gelen zeytin, Çeşme'den gelen domatlar, Trabzon'dan gelen tereyağ, Aydın'dan gelen bal, teyzelerimizin yaptığı gözlemeler, bazlamalar, pişiler ve kurucusu Nurten Anne'nin özel olarak hazırladığı 36 çeşit reçeller, acukası, özel tarifli 3 peynirli patlıcanı sofrayı süslemekte. Serpme sunulan kahvaltının içeriği sınırsız ve her yerde tabelalar asılı; Bittikçe İsteyiniz Getirelim. Eski değerlerin yok olduğu bu dönemde önce karınları, sonra kalpleri doyurmanın amaçlandığı yer Çeşme Bazlama Kahvaltı. Sadece karın değil, tıpkı bir ana evindeki gibi şefkat, samimiyet, ilgi ve alaka ile misafirlerin kalpleri de hedefleniyor. Çünkü burada doymadan kalkmak yasak. Bazlama kahvaltı kişi başı sınırsız çay da dahil 395 TL (Temmuz 2023 yılı güncel fiyatı) karşılığında sunuluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/norvec-oslo-gezi-rehberi", "text": "Oslo gezimizin ikinci gününde Oslo'da gezilecek yerler listemizdeki Vigeland Heykel Parkı, Oslo Şehir Müzesi, Opera Binası ve Grünarlokka Bölgesi'ni keşfediyoruz. Ertesi sabah yine düşüyoruz yollara. İlk hedefimiz Frogner Park ve içerisindeki Vigeland Heykel Parkı. Karl Johans Caddesi'nden yukarı doğru çıkıyor Kraliyet Sarayı'nın bahçesinde yaprak yağdırma molası veriyoruz. Bir o kadar daha yürüyüp Vigeland'a ulaşıyoruz. Yine muhteşem bir görselle karşı karşıyayız. Ünlü heykeltraş Gustav Vigeland'ın insan figürlerinden oluşturduğu bronz ve granitten 212 adet heykelin bulunduğu park, dünyanın en büyük heykel parkı ünvanını sahip. Bizimkiler çıplak heykelleri görünce mest oluyor, onun memesi, bunun pipisi deyip 212 heykelin rahat bir 50 tanesine tırmanıyorlar. Çocukları rica minnet heykellerden ayırıp parkın diğer bir köşesindeki Oslo Şehir Müzesi'ne ulaşıyor, Oslo tarihinin tozlu sayfalarında kayboluyoruz. Giriş ücretsiz. Tramvay'a atlıyor, Oslo Gezilecek Yerler listesinin önemli kalemlerinden Grünerlokka'ya doğru uzanıyoruz. Yolumuzun üzerinde Oslo'nun ilgi çekici noktalarından biri olan Opera Binası'nı görünce ani bir kararla tramvaydan inip buzdağından esinlenerek tasarlanan operanın beyaz duvarlarına tırmanmaya başlıyoruz. Tepeye ulaştığımızda bizi güzel bir Oslo manzarası bekliyor. Opera'nın içindeki kafede sıcak bir çay molası veriyor ki hava 8 derecelerde olduğu için bu çay molaları ilaç gibi geliyor, Grünerlokka'ya doğru tekrar tramvaya biniyoruz. Akerselva Nehri hattı boyunca yürüyerek merkeze ve otelimize geri dönüyor, sıcacık odamızdaki beyaz pufidik yorganlarımıza gömülüyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/oludeniz-hakkinda-kisa-bilgiler", "text": "Yabancı turistler arasında yapılan bir araştırmada, bazı fotoğraflar verilmiş ve Türkiye denilince akıllarına en çok gelenden başlayarak sıralamaları istenmiş. Bilin bakalım ilk sıraya hangi fotoğraf oturmuş: Tabi ki Ölüdeniz yani Blue Lagoon. Fethiye'ye 12 km mesafedeki Ölüdeniz ismini her zaman sakin ve dalgasız denizinden almış. Peki hiç akıntı ve dalgası olmayan bu koyun suyunun nasıl pırıl pırıl kaldığını merak ettiniz mi? Deniz dibindeki kaynaklar sayesinde her zaman tertemiz. Beyaz renkli kumsalı Ölüdeniz'i Fethiye de gezilecek yerler listesinin bir numarası yapmaya yetiyor da artıyor bile. Baba Dağı belki de dünyamız üzerinde yamaç paraşütü yapmak için en güzel görseli size sunacak yer. Ölüdeniz'de yüzünüzü denize döndüğünüz de solunuzda kalan dağdan bahsediyorum, işte oradan daha önce otelinizden veya turizm acentelerinizden satın alacağınız tura katılarak adrenalinizi zirveye taşıyabilirsiniz. Ayaklarınızı yerden kesecek bu aktiviteyi ve göreceğiniz manzarayı ömür boyu unutamayacaksınız. Ölüdeniz'e geldiğinizde daha fazla güzellikleri görmek için Ölüdeniz tekne turuna katılmalısınız."} {"url": "https://gezentianne.com/ordu-gezilecek-yerler-listesi", "text": "Dağları, ormanları, şelaleleri ve yaylaları ile her mevsim ayrı bir görsel şölen sunan Karadeniz Bölgesi ülkemizin doğal güzellikler anlamında en can alıcı bölgelerinden biri. Orta Karadeniz'de Samsun ile Giresun arasında konumlanmış Ordu da bu doğal güzelliklerden payını fazlasıyla almış durumda. 2012 sonbaharında çocuklarla birlikte yaptığımız Karadeniz turunda tanıştığımız ve şimdiye dek yaşadığım en keyifli teleferik yolculuğu ile bende iz bırakan Ordu ile 2016'da, bu kez gezgin arkadaşlarımla, yine yazdan kalma bir sonbahar haftasında tekrar buluşuyorum. Ordu Valiliği'nin nazik daveti ile gerçekleşen bu gezide Boztepe'deki eşsiz manzara ve sahildeki uçsuz bucaksız yürüyüş yolu ile tekrar selamlaştıktan sonra bu kez Ordu'nun dağlarını aşıyor, yaylaları ve şelaleleri ile tanışıyorum. Ordu'yu benim gözümle keşfetmek isteyenler için Ordu'da gezilecek yerleri liste halinde paylaşıyorum. Ordu şehir merkezi, deniz ile iç içe, tam 6 kilometrelik kesintisiz bir yürüyüş parkuruna sahip. Günün her saatinde bu yolda yürüyen, koşan ya da banklarda oturup uçsuz bucaksız Karadeniz manzarasının tadını çıkaran insanlara rastlamak mümkün. Ordu'da yenen pideleri biraz olsun eritebilmek için bulduğunuz her fırsatta sahile inip yürüyüş yapmak oldukça iyi bir fikir. Ordu merkezindeki kentsel SİT alanı içerisindeki Taşbaşı mahallesinde bulunan eski bir Rum Ortodoks kilisesi olan Taşbaşı Kilisesi halihazırda kültür merkezi olarak hizmet veriyor ve arkeoloji müzesine dönüştürülme çalışmaları devam ediyor. Ordu manzarasını panoramik olarak izleyebileceğiniz Boztepe'ye hem kara yoluyla hem de teleferikle ulaşılabiliyor. Teleferik hattı ile 500 metre yükseklikteki Boztepe'ye çıkış 7 dakika sürüyor, camla kaplı teleferikte yemyeşil ağaçların üzerinden geçilerek önden ayrı, arkadan ayrı güzellikteki, şimdiye dek gördüğüm en güzel teleferik manzarası eşliğinde keyifli bir yolculuk yapılıyor. Boztepe'de manzara eşliğinde çayınızı, kahvenizi yudumlayacağınız kafeler ya da yemek yiyebileceğiniz restoranlar bulunuyor. Boztepe'de ayrıca tandem yamaç paraşütü yapabilme imkanı da mevcut. Profesyoneller eşliğinde yapılan uçuş 15 dakika sürüyor ve toplam 175 TL ödemeniz gerekiyor. Ordu Şehir Merkezi'ne 13 km uzaklıktaki Bayadı Köyü sınırlarındaki Kurul Kalesi 1. derece arkeolojik sit alanı. Gazi Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından Kurul Kalesi'nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında bulunan ve 2100 yıllık olduğu tahmin edilen mermerden yapılmış Ana Tanrıça Kibele Heykeli Türkiye'de yerinde bulunan ilk mermer heykel olma özelliğine sahip. Kurul Kalesi arkeolojik açıdan taşıdığı önemin yanı sıra muazzam bir Ordu manzarasına da sahip. Ordu Aybastı ilçe merkezine 17 km mesafedeki Uzundere Şelalesi 105 metre yüksekliği ile Türkiye'nin en uzun şelalelerinden biri. Ordu Valiliği ve Aybastı Belediyesi'nin çalışmalarıyla turizme kazandırılmaya çalışılan şelaleye orman içi patika bir yoldan ulaşıp metrelerce uzaklıktan size doğru şırıl şırıl akan su ile buluşmak oldukça keyifli. Ordu merkezi ile Perşembe İlçesi arasında bulunan Yason Burnu Karadeniz'de güneşin doğuşunun da batışının da aynı noktadan izlenebildiği ender yerlerden biri. Karadeniz sahili boyunca üzerinde kilise bulunan tek yarımada olması ile de dikkat çeken Yason burnu ziyareti gün doğumuna ya da gün batımına denk getirilmeli. Ordu'nun Gölköy İlçesi'nde bulunan 1500 metre rakımlı Ulugöl, yemyeşil bir ormanlık alanda, tabiat parkının içerisinde yer alıyor. Mütevazi bir büfe kafenin de yer aldığı göl etrafında ziyaretçiler için pek çok piknik masası bulunuyor. Göl kenarında yapılacak doğa içinde bir yürüyüş sonrası piknik ve mangal yapma imkanı Ordu'da yaşayan pek çok kişiyi hafta sonları Ulugöl'e çekiyor. Ordu'da mutlaka görülmesi yerlerden biri de 1500 metre rakımlı Perşembe Yaylası. Ordu'nu Aybastı İlçesi'ndeki Perşembe Yaylası uçsuz bucaksız yemyeşil tepeleri, meleyen kuzucukları ve bol kıvrımlı akarsu anlamına gelen menderesleri ile ziyaretçilerine olağanüstü bir görsel sunuyor. Ordu'nun Ünye İlçesi'nde bulunan Yaşayan Kültürel Miraslar Müzesi geçmiş dönemlerde yaşanan hayatı ziyaretçilerine interaktif bir şekilde tanıtıyor. Bu müzeyi ziyaret eden herkes unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını ve evlerin içinde ya da bahçesinde oynanan geleneksel oyunlarımızı deneyimleme şansını yakalıyor. Yine Ünye İlçesi'nde bulunan Ünye At Çiftliği ve Binicilik Tesisleri'nde at binmenin yanı sıra oldukça heyecan verici bir aktivite olan zipline ile çiftliğin yanı başındaki nehri boydan boya geçmek mümkün. Ordu Şehir Merkezi'ne 26 km uzaklıktaki Karaoluk Köyü'nde bulunan Çiseli Şelalesi hem muhteşem bir görsele hem de yaz aylarında yüzme imkanı sağlayan bir gölete sahip. Ordu'da gezilecek yerlerin arasında bana göre en etkileyicisi olan Çiseli Şelalesi'nde gölet kenarındaki geniş alan da piknik yapmak için oldukça iyi alternatif. Ordu'nun Çatalpınar ilçesinde bulunan ve turizme yeni açılan 15-20 metre boyunda Ortaköy Şelalesi'ne ulaşmak için fındık bahçesi içerisindeki dik bir patikadan inmek gerekiyor. Uzaktan ufak gibi görünen gizli saklı bu şelaleye ulaştığınızda sizi yine muazzam bir ambiyans karşılıyor. Ordu, tahmin ettiğimden de güzel bir şehir çıktı. Müthiş bir deneyim için bu güzel kenti görmenizi tavsiye ederim. Ben de Yaprakcığım. İstanbul'da görüşmek üzere. Teşekkürler oldukça açıklayıcı güzel bir yazı."} {"url": "https://gezentianne.com/orduda-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Kara lahana çorbası, galdirik turşusu, lahana turşusu kavurması ve enfes pideleri ile meşhur Ordu ilimizde, tüm bu lezzetlere kavuşmada önce güne 'Ordu'da kahvaltı nerede yapılır?' diye merak edenler için Ordu'daki kahvaltı mekanları arasından harika bir restoran tavsiyem var. Ordu Sahili'nde deniz kıyısındaki 6 kilometrelik yürüyüş parkurunda yürüyüş yaptıktan sonra denize nazır yöresel kahvaltı yapabileceğiniz TOMUR CAFE hem yemyeşil bir bahçeye hem de oldukça modern dekorasyonlu bir iç mekana sahip. Serpme kahvaltıda bulunan söğüş tabağı, reçel, peynir ve zeytin çeşitleri vb. malzemelerin hepsi oldukça kaliteli. Sadece özel tereyağlı kuzine ekmeği için ve çatalınızı daldırıp kaldırdığınızda sonsuz uzunluğa ulaşan enfes lezzetteki erime peynir için dahi gidilesi. Servis oldukça hızlı ve ilgili. Ordu'da yaşayanlar ya da Ordu'yu ziyaret edenler için mutlaka denenesi, Gezenti Anne Tavsiyesi. Mekanda Gezenti Anne takipçileri için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/orduda-pide-nerede-yenir", "text": "Diğer Karadeniz şehirlerinde olduğu gibi yöresel lezzetleri ile meşhur Ordu'da pide yemek, Ordu gezisinin olmazsa olmazıdır. Peki Ordu'da Pide Nerede Yenir? Ordu'da Pide şehrin en iyi restoranlarından Ordu sahilinde denize nazır konumlandırılmış Aktaşlar Restaurant'ta yenir. Aktaşlar'da pide öncesi yöresel Kara Lahana Çorbası, Turşu Kavurma, Etli Lahana Sarma ve Fırında Kaşarlı Mantar Dolma da paylaşımlı olarak denenmelidir."} {"url": "https://gezentianne.com/ormanya-tabiat-parki-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Doğal çevresiyle birlikte 4 bin dönümlük alana yayılan ORMANYA Doğal Yaşam Parkı dünyanın üçüncü, Avrupa'nın ise en büyük doğal yaşam alanı olma özelliğine sahip. Bitki ve hayvanların doğal koşullarına en yakın ortamda yaşamaları için tüm ihtiyaçların yerine getirildiği ORMANYA Doğal Yaşam Parkı'nda ziyaretçiler için de tüm detaylar titizlikle düşünülmüş. Her yönüyle dünya ölçeklerinde bir proje olan ORMANYA, doğal yaşamın korunması ve turistik kullanımın bir araya getirildiği özgün bir model ortaya koyuyor. Ormanya Doğal Yaşam Parkı Hayvanat Bahçesi, Vahşi Yaşam Alanı, Yürüyüş ve Bisiklet Parkurları, Karavan ve Çadır Kamp Alanı, Doğa Okulu ve Yaban Hayatı Kurtarma Merkezi olmak üzere 6 ana bölgeden oluşuyor. Ormanya, 53 farklı türden 467 hayvanı içinde barındırıyor. Ala geyikler, ceylanlar, karacalar gibi birçok tür park içerisindeki doğal yaşam alanlarında nesillerini sürdürüyor. Vatandaşlar, 53 farklı türden hayvanı doğal yaşamlarında ziyaret edebiliyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen projede ayrıca 40 araçlık karavan kamp alanı, 3 bin araçlık ücretsiz otopark, 100 çadırlık kamp alanı, 15 kilometrelik bisiklet, 21 kilometrelik yürüyüş parkuru ve 5 bin kişilik mesire alanı bulunuyor. Ormanya doğa okulunda çocuklar yediğimiz sebzelerin soframıza nasıl geldiğini öğreniyor. Sebzelerin tohumlarını ekip büyüme evrelerine şahit oluyorlar. Ellerine kürek ve çapa alıp önce toprağı havalandırıyor, sonra da çukur açıyorlar. Tohumları en güzel şekilde ekerek can sularını veriyorlar. Keçilerden süt sağıp, elleri ile besliyorlar. Çocuklar doğal hayatı yaşayarak gözlemliyorlar. Yabani Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'nde yaban hayvanlarına nasıl müdahale edileceğini öğreniyorlar. ORMANYA Doğal Yaşam Parkı Kocaeli'nin Kartepe ilçesinin Uzuntarla Mevkii'nde yer alıyor. Özel aracınız ile gittiğinizde İstanbul İzmit arasındaki Anadolu Otoyolu'nda İzmit yönüne devam edip yaklaşık 90. kilometredeki Kartepe/Cengiz Topal Havalimanı çıkışından çıkmanız gerekiyor. Adapazarı İzmit E-80 yolunda Adapazarı yönünde yaklaşık 14 km ilerlediğinizde Ormanya Doğal Yaşam Parkı'na ulaşılıyor. ORMANYA Doğal Yaşam Parkı girişi ücretsiz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ortakoy-beltas-kafede-bogaza-sifir-kahvalti", "text": "Ortaköy kahvaltı mekanları arasında konum olarak en muhteşem yere sahip olan Beltaş Kafe Ortaköy Camii ile Boğaz Köprüsü arasında, denize sıfır konumda yer alıyor. Beyaz Peynir, Çeçil Peyniri, Domates, Salatalık, Zeytin, Bal, Reçel, Tereyağ, Acuka, Sütlü Çikolata, Salam, Kalem Böreği, Paçanga Böreği, Sucuklu Yumurta, Hellim Peyniri, Kaymak, 2 adet sıcak yada soğuk içecekten oluşan 2 kişilik serpme Beltaş kahvaltısı Eylül 2023 yılı itibariyle toplam 790 TL karşılığında sunuluyor. Serpme Kahvaltı her gün sabah saat 08:00 ile 12:00 arasında, sadece 2 kişi ve katları için servis ediliyor. Tek kişi için ise Beyaz Peynir, Çeçil Peyniri, Siyah Zeytin, Salam, Yeşil Zeytin, Haşlanmış Yumurta, Tereyağ, Reçel, Bal, Kalem Böreği, Sütlü Çikolata, Domates, Salatalık, Acuka, 2 Adet Çaydan oluşan kahvaltı tabağı seçeneği mevcut."} {"url": "https://gezentianne.com/ortakoy-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Bu güzel semtin sadece boğaz kenarında bir cami ve etrafında kafelerden ibaret olmadığının farkındaysanız, Tek düze bir geziden ziyade, semtin ruhunu yakalamak istiyorsanız, Ortaköy'de yaşamış ve dünyayı gezmiş biri olarak, Ortaköy'ü en içten detaylar, nokta atışlar ve en güncel bilgilerle anlatacağım Ortaköy Gezilecek Görülecek Yerler yazıma hoş geldiniz. Ortaköy'ün en önemli özelliği tarih boyunca farklı kültürlerin ve inançların bir arada dostluk içinde yaşamasıdır ve bu özellik günümüze kadar gelmiştir. Benim de bir keresinde tesadüfen karşılaştığım, Ortodoks Kilisesi'nin simgesel İsa'nın vaftizi olarak haçın suya atılması yortusunun son yıllara kadar Ortaköy İskelesi'nde yapılmış olması da bu geçmişin bir kalıntısıdır. Cami-kilise-sinagog üçgeninde yer alan Ortaköy çarşısı belki de bu nedenle hem yerli, hem yabancı turistlerin İstanbul denilince ilk tercih ettiği yerlerden biridir. Osmanlı döneminden beri ilgi çeken bir yerleşim merkezi olan Ortaköy, zamanında padişahların sayfiye yeri olmuş, gizli doğal hazinelerini özellikle Beşiktaş Ortaköy arasındaki ihtişamlı saraylar ile taçlandırmıştır. Ortaköy Gezilecek Görülecek Yerler listemizin birincisi olan Ortaköy Camii, İstanbul denildiği zaman ilk akla gelen fotoğraflardan biridir. Boğaziçi manzarasının ana öğelerinden biri olmayı başarmış bu Ortaköy Cami hakkındaki yazımı okuyunuz. Hepimizin Ortaköy deyince aklına gelen ilk şey olan Ortaköy Camii, Sultan Abdülmecit tarafından Ermeni mimar Nigoğos Balyan'a 1853-1854 yılları arasında inşa ettirilmiştir. Büyük Mecidiye Camii olarak da bilinen yapı Barok mimarisinin en güzel örneklerindendir. Caminin inşa edildiği yerde daha önceleri olan mescit vardı, meşhur Patrona Halil ayaklanması esnasında yıkılmıştır. Yerine yapılan bugünkü Ortaköy Camii de bu coğrafyada ki her insan ve yapı gibi çok badireler atlatmıştır. Depremde minaresi çökmüş, göçme tehlikesiyle karşılaşmış, son olarak da 1984 yılında geçirdiği yangın felaketinden sonra restore edildikten sonra eski ihtişamına kavuşturulmuştur. Cami, mimari, tarih ve dini açıdan oldukça estetik bir görüntü sergilemektedir. Caminin en ilgi çekici kısımları arasında Abdülmecid'in kubbeye hat sanatıyla yazdığı Allah, Muhammed ve halifelerin isimleridir. Barok mimari tarzı ile yapılan Büyük Mecidiye Camii, dört bir yanından güneş alacak şekilde tasarlanmıştır ve bu yönüyle bir mimari harika olarak değerlendirilmektedir. Merdivenle çıkılan yapının tek şerefeli iki minaresi vardır. Duvarları beyaz kesme taştan yapılmıştır. Tek kubbenin duvarları pembe mozaiktendir. Mihrap mozaik ve mermerden, minber ise somaki kaplı mermerden yapılmıştır ve ince bir işçiliğin ürünüdür. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2011 ile 2014 arasında yaklaşık üç yıl süren restorasyon çalışmaları 06 Haziran 2014 tarihinde tamamlanmış ve cami yeniden ibadet ve ziyarete açılmıştır. Tekrar ziyarete açıldıktan sonra aynı zamanda facebook ve instagram fenomeni de olan cami, önünde herkesin en az bir adet fotoğrafı olmalıdır. Özellikle boğaz tarafından bakıldığında ihtişamı daha da ortaya çıkan Çırağan Sarayı'nda yüzyıllar boyunca Osmanlı hanedan üyeleri hüküm sürmüştür. Ortaköy Gezilecek Görülecek Yerler listemizin ikincisi olan Saray'da günümüzde Çırağan Palace Kempinski Istanbul adı altında 5 yıldızlı bir otel olarak işletilmekte ve birçok sosyal aktiviteye ev sahipliği yapmaktadır. Eşsiz güzellikteki Çırağan Sarayı hakkındaki yazımı okuyunuz. Osmanlı zamanında Haliç ve Boğaziçi'nin en güzel yerleri sultanlar ve önemli kişilere saray, köşkleri ve yapıtlar için tahsis edilmişti. İnsanın özellikle Çırağan Sarayı'nı görünce Osmanlı Hanedanı'na özenmemesi imkansızdır. Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimarı Sarkis Balyan'a yaptırılmış saray için, 4 yılda 4 milyon altın harcanmış, Avrupa devletlerinden borç alınmıştır. Sırf bu yaklaşım bile Osmanlı'nın gerileme döneminde ki mantalitesini gözler önüne açıkça sermektedir. Çırağan Sarayının tavanı ahşap, duvarlarda mermer kaplıydı zengin taş işçiliği dikkat çekiciydi. Odalar nadide halılarla, altın yaldızlı mobilyalar ve sedef kalem işleri ile süslüydü. Sarayın başka bir ilginç yanı da arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile bağlanmasıydı. Hepsini di li geçmiş zamanda anlattım çünkü saray yangın geçirmiş ve yıllar boyu harabe halinde kalmıştır. Saray kalıntısı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuş, yanına ilave edilen eklentiler ile bir sahil oteline dönüştürülmüştür. İşte Beşiktaş'tan Ortaköy'e doğru yürürken deniz tarafında göreceğiniz bu muhteşem binanın hikayesi böyledir. Günümüzde Çırağan Palace Kempinski Istanbul adı altında 5 yıldızlı otel olarak işletilmektedir. Adını 32. Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz'in kızı Esma Sultan'dan alan neo-klasik üsluptaki Esma Sultan Yalısı'nın mimarı Sarkis Balyan'dır. Ortaköy Gezilecek Görülecek Yerler listemizin üçüncüsü olan Yalı, Ortaköy Camii'nin hemen yanındadır. Geçirdiği bir yangından sonra uzun yıllar metruk halde kalan yalının iç mekanı 2001 yılında cam ve çelik kullanılarak yeniden yapılmıştır. Günümüzde The Marmara Esma Sultan Yalısı adı altında genelde düğün ve davetler için hizmet vermektedir. Esma Sultan Yalısı hakkındaki yazımı okuyunuz. Sultan Abdülaziz'in kızı Esma Sultan, 1873 yılında Dolmabahçe Sarayı'nda dünyaya geldi. 3 yaşındayken babası tahttan indirilen Esma Sultan, yetiştirilmek üzere Abdülhamit'in Yıldız Sarayı Haremi'ne alındı. 16 yaşına geldiğinde zamanın önemli devlet adamlarından Çerkes Mehmet Paşa'yla evlendirilerek Ortaköy Camii'nin yanında bulunan yalı Esma Sultan'a düğün hediyesi olarak verildi. Esma Sultan'ın ölümünden sonra, yalı hanedanın diğer üyelerini ağırlamış, 1975 de geçirdiği yangına kadar bir ara Rum Okulu ve tütün deposu olarak bile kullanılmıştır. Ortaköy'de 1960-80 arası yangın geçirmeyen tarihi bir yapıya hala rastlayamadığımı da notlarım arasına yazıp, hikayede günümüze gelmek isterim. The Marmara Collection, 90'lı yılların başlarında Esma Sultan Yalısı'nı satın aldı. Orijinal planına sadık kalarak binaya yeni bir kültürel kimlik kazandırdı. 2001 yılında Philip Robert'in projesi doğrultusunda cam ve çelik kullanılarak binanın içi yeniden yapıldı ve yalı, yılın tamamında açık olacak şekilde hizmet vermeye başladı. Her ne kadar bu tip tarihi ve önemli binaların satılmasından yana değilsem de, Esma Sultan Yalısı Projesi'ni ve kullanım şeklini beğendiğimi itiraf etmek isterim. Ama yine de gönlümden geçen bu tarz yapıların halka açık bir müze olarak kalması gerektiğidir. Hamamlar yüz yıllar boyunca Osmanlı ve Türk kültürünün en renkli unsurlarından biri olarak var olmuştur. Hatta kadınların ve erkeklerin sadece temizlenmek için değil, sosyalleşmek için geldikleri yerlerdir. Ortaköy Gezilecek Görülecek Yerler listemizin dördüncüsü olanHüsrev Kethüda Hamamı veya diğer adıyla Ortaköy Hamamı, Ortaköy'de, Muallim Naci Caddesi'nin Ortaköy Dereboyu Caddesi'yle kesiştiği yerde bulunur. Mimar Sinan eseri olan bu hamam hakkındaki yazımı okuyunuz. İstanbul'un en güzel semtlerinden Ortaköy'de 16. yy'da Kanuni Sultan Süleyman'ın Vezirlerinden Kara Ahmed Paşa'nın kahyası Hüsrev Kethüda tarafından yaptırılan çifte hamam, Mimar Sinan'ın eseridir. İnşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Tam tamına 300 yıl boyunca hamam olarak hizmet eden yapı, Damat hamamları, gelin hamamları ve kırk hamamlar gibi mühim ve eğlenceli geleneklerimizin süre gelmesinde önemli rol oynamıştır. 'Bu gelenekleri kesinle sürdürmeliyiz' gibi bir düşüncenin günümüz dünyasında imkansız olduğunu bilsem de, en azından gençler tarafından hamam kültürünün bilinirliğini korumamız gerektiğini düşünüyorum. Ne yazık ki, eminim ki bundan 40-50 yıl sonra, toplumumuzda hamamın anlamını bilmeyenlerin sayısı bilenlerden fazla olacaktır. Tarihi Hüsrev Kethüda Ortaköy Hamamı, günümüzde özel davetlerden partilere, basın toplantılarından lansman toplantılarına, düğünlerden nişanlara kadar her türlü davet ve toplantı için KETHÜDA ismi ile özel bir etkinlik mekanına dönüştürülmüştür. Feriye Sarayları İstanbul Boğazı kıyılarında Beşiktaş ile Ortaköy arasında Çırağan Caddesi boyunca uzanan Osmanlı saraylarının eski adıdır. Ortaköy Gezilecek Görülecek Yerler listemizin beşincisi olan Saraylar günümüzde Kabataş Lisesi, Galatasaray Üniversitesi gibi kurumlar tarafından eğitim amacıyla devam etmekte ve bir binada Feriye Lokantası olarak kullanılmaktadır. Feriye Sarayları yazımı okuyunuz. 19. yy ikinci yarısında Osmanlı sultanlarının Topkapı Sarayı'ndan, Boğaziçi'nde yaptırdıkları görkemli saraylara taşınmaları ile başlar Feriye Saraylarının öyküsü. İstanbul Boğazı kıyılarında Osmanlı Hanedanı için yaptırılan ilk saray 1856 yılında kullanıma açılan Dolmabahçe Sarayı idi. Daha sonra 1872 yılında Çırağan Sarayı yaptırıldı. Ancak bu iki saray da Osmanlı ailesine yetmeyince Çırağan Sarayı'yla Ortaköy Camii arasındaki kıyı şeridinde ek binalar yaptırıldı, Bu binalara Feriye Sarayları adı verildi. Feriye'nin hikayesi çok ilginçtir. Bir Osmanlı padişahın hazin sonuna ev sahipliği de yapmıştır. Darbe ile tahttan indirilen Sultan Abdülaziz 4 gün Topkapı Sarayı'nda kaldıktan sonra, kaldığı yerden hoşnut kalmadığı için Feriye Sarayına nakledildi. Ancak Feriye Sarayına yerleştikten kısa bir süre sonra kendi yaptırmış olduğu bu sarayda 4 Haziran 1876 günü bilekleri kesilmiş olarak ölü bulundu. Hala tarihçiler tarafından intihar mı suikast mı olduğu tartışılan bu ölüm üzerindeki soru işaretleri tam çözülememiştir. Ben şahsen suikast olduğunu düşünüyorum ama bu başka bir yazımızın konusu olarak şimdilik kalsın. Halifeliğin kaldırılmasına kadar Osmanlı hanedanının çeşitli üyeleri bu saraylarda yaşamaya devam etmişlerdir. Saraylar günümüzde Kabataş Lisesi, Galatasaray Üniversitesi gibi kurumlar tarafından eğitim amacıyla ve bir binada Feriye Lokantası olarak kullanılmaktadır."} {"url": "https://gezentianne.com/ortakoy-kahvalti-mekanlari-fiyatlari", "text": "2005 yılında Ortaköy İskelesi'nin hemen yanı başında açılan The House Cafe Ortaköy, giriş alanı, iki geniş terası ve salonu ile oldukça şık bir restoran. he House Cafe Ortaköy'deki kahvaltı mekanları arasında ürün ve hizmet kalitesi ile bir adım öne çıkıyor. Diğer House Cafe şubeleri ile kıyasladığımızda ise konum ve manzara anlamında fark yaratıyor. İster hafta içi ister hafta sonu İstanbul Boğazı ile iç içe eşsiz bir kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz The House Cafe'de kahvaltı çeşitleri menüden seçmeli yani alakart olarak sunuluyor. The House Cafe Ortaköy kahvaltı detayları ve güncel kahvaltı ücretleri için tıklayın. Ortaköy kahvaltı mekanları arasında konum olarak en muhteşem yere sahip olan Beltaş Kafe Ortaköy Camii ile Boğaz Köprüsü arasında, denize sıfır konumda yer alıyor. Beyaz Peynir, Çeçil Peyniri, Domates, Salatalık, Zeytin, Bal, Reçel, Tereyağ, Acuka, Sütlü Çikolata, Salam, Kalem Böreği, Paçanga Böreği, Sucuklu Yumurta, Hellim Peyniri, Kaymak, 2 adet sıcak yada soğuk içecekten oluşan 2 kişilik serpme Beltaş kahvaltısı Eylül 2023 itibariyle toplam 790 TL karşılığında sunuluyor. Serpme Kahvaltı her gün sabah saat 08:00 ile 12:00 arasında servis ediliyor. Denize sıfır konumu, Boğaziçi Köprüsü, Ortaköy Camii ve Kız Kulesi'ne nazır muhteşem manzarasıyla Feriye Sarayı bünyesinde yer alan Lokanta Feriye boğazda kahvaltı keyfi yapmak isteyenler için hem yazın hem de kışın eşsiz bir ambiyans sunuyor. Lokanta Feriye 2023 Michelin Tavsiye Listesi'nde yer alıyor. Hafta içi ve hafta sonu fark etmeksizin serpme olarak sunulan Feriye Sarayı'ında kahvaltı detayları ve fiyatı için tıklayın. 1992'de İstanbul Caddebostan'da açılan ilk konsept kafenin ardından bütün ülkede pek çok şehirde açılan kafelerle, kısa zamanda dondurma ve dondurmayla birlikte tatlıların ve kahvaltıların sunulduğu zincire dönüşen Mado'nun Ortaköy şubesi boğaz manzarası sebebiyle çok seviliyor. Maraş peyniri, beyaz peynir, kaşar peyniri, peynirli su böreği, tereyağı, acuka, petek bal-kaymak, tahin-pekmez, vişne reçeli, yeşil ve siyah zeytin, domates ve salatalık, mevsim meyveleri, kuru incir, kuru kayısı, sahanda sucuklu yumurta, ve ekmek sepeti ve kahvaltı boyunca sınırsız çay ile sunulan Eylül 2023 itibariyle 2 kişilik SİNİ KAHVALTI 420 TL karşılığında servis ediliyor. Ortaköy'ün tarihi sokaklarından Eski bahçe'de konumlandırılmış Ortaköy Cafe Kahvaltı'da pişili börekli sokak kahvaltısı tüm gün boyunca sunuluyor. Beyaz Peynir, Kaşar Peynir, Örgü Ve Tel Peynir, Bal Kaymak, Tereyağ, Salam, Zeytin, Domates, Salatalık, Biber, Acuka, Menemen Ve Omlet, Reçel, Nutella, Labne Mix, Zeytin Ezmesi, Sigara Böregi, 4 Adet Pişi Ve 2 Adet Büyük Çaydan oluşan iki kişilik serpme kahvaltı ücreti Eylül 2023 itibariyle 450 TL. Kahvaltılıkları menüden tek tek seçme imkanı da bulunuyor. Ortaköy Kuruçeşme hattında, Boğaz kıyısında nezih ve keyifli bir kahvaltı mekanı arayanlar için tavsiye edebileceğim AŞŞK CAFE kızarmış hellim, acuka, sucuk, otlu lor, ev yapımı vişne, ayva ve kızılcık reçeli, Datça'dan gelen organik zeytin-zeytinyağı-bal-kaymak gibi fark yaratan lezzetlerin de bulunduğu EV KAHVALTISI çeşitleri ile ön plana çıkıyor. Boğaz ile iç içe, hem şık, hem romantik hem de masal gibi dekore edilmiş bahçesi ile AŞŞK KAHVE Kuruçeşme'de Kahvaltı Nerede Yapılır? sorusuna cevap oluyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ortakoyde-denize-sifir-kahvalti-house-cafe", "text": "2005 yılında Ortaköy İskelesi'nin hemen yanı başında açılan The House Cafe Ortaköy, giriş alanı, iki geniş terası ve salonu ile oldukça şık bir restoran. The House Cafe Ortaköy'deki kahvaltı mekanları arasında ürün ve hizmet kalitesi ile bir adım öne çıkıyor. Diğer House Cafe şubeleri ile kıyasladığımızda ise denize sıfır konumu ve manzarası anlamında fark yaratıyor. İster hafta içi ister hafta sonu İstanbul Boğazı ile iç içe eşsiz bir kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz The House Cafe Ortaköy'de kahvaltı nerede yapılır? sorusuna cevap oluyor. Mekanda kahvaltı çeşitleri menüden seçmeli yani alakart olarak sunuluyor. Ezine peyniri, eski kaşar, isli çerkez peyniri, marine mini mozzarella topları, taze kaşar, siyah üzüm, tavada hellim peyniri, zeytinyağda 2 adet poşe yumurta, siyah & yeşil zeytin, nar ekşisi ve zeytinyağı ile lezzetlendirilmiş söğüş domates & salatalık & yeşil biber, muska böreği, otlu & peynirli gözleme, biberli lor kavurması, kızarmış sucuk, ev yapımı süzme yoğurt & antakya kireçte kabak reçeli, bal & kaymak, nutella, the house reçeller, kızarmış ekşi maya & baget ekmeği, simit ve 8 adet çay da dahil olduğu 2 kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle 800 TL karşılığında sunuluyor. The House Cafe Ortaköy menüsünde serpme kahvaltıya alternatif olarak Menemen, Avokadolu poşe yumurta, Taze otlu ve peynirli köy gözlemesi, Sucuklu kaşarlı bazlama tost ya da Taze mevsim meyveli pancake gibi farklı kahvaltı çeşitleri de bulunuyor. İçecek ücretleri de Demleme çay, Türk kahvesi, Cafe Latte şeklinde örneklendirilebilir. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ortakoyde-kahvalti-nerede-yapilir-feriye-sarayi", "text": "Denize sıfır konumu, Boğaziçi Köprüsü, Ortaköy Camii ve Kız Kulesi'ne nazır muhteşem manzarasıyla Feriye Sarayı bünyesinde yer alan Lokanta Feriye boğazda kahvaltı keyfi yapmak isteyenler için hem yazın hem de kışın eşsiz bir ambiyans sunuyor. Lokanta Feriye 2023 Michelin Tavsiye Listesi'nde yer alıyor. 19. yy ikinci yarısında Osmanlı sultanlarının Topkapı Sarayı'ndan, Boğaziçi'nde yaptırdıkları görkemli saraylara taşınmaları ile başlamış Feriye Sarayı'nın öyküsü. Beşiktaş'tan Ortaköy'e uzanan Dolmabahçe, Çırağan Saraylarının bir bakıma son noktası olan Feriye Sarayı dönemin Osmanlı Mimarisinin ilginç örneklerinden biri olmuş. 1995 yılında Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı tarafından restore edildikten sonra bugün Feriye Lokantası, Boğaziçi'nin bu değerli noktasında geçmiş ile geleceğin buluşma noktasını oluşturuyor. Uluslararası üne sahip Feriye Lokantası, akademik formasyonu itibari ile dünyadaki önemli kuruluşların ülkemizde ilk temas kurdukları restoranların başında geliyor. Hafta içi ve hafta sonu fark etmeksizin serpme olarak sunulan Feriye kahvaltısının hamur işleri köşesinde simit, poğaça çeşitleri, açma, ekmek çeşitleri, peynir köşesinde eski kaşar, tulum peyniri, dil peyniri, Kars gravyer peyniri, şarküteri olarak dana jambon ve Macar salamı, zeytin çeşitlerinden siyah, yeşil ve yeşil kırma zeytin, tereyağı/kaymak/süzme bal, çilek ve vişne reçeli, pekmez ve tahin, yöresel lezzetlerden zahterli zeytin, acuka, baharatlı süzme yoğurt, Nutella, kuru meyve ve kuruyemiş çeşitleri, nane, maydanoz, körpe roka, marul çeri domates, Çengelköy salatalık ve taze yeşil biber bulunuyor. Sıcaklardan sahanda yumurta, pişi ve Izgara hellim de serpme kahvaltıya dahil. Kahvaltı süresince sınırsız demleme Türk çayı da servis ediliyor. Feri kahvaltısının sıcacık servis edilen mini poğaçaları, pişileri ve tereyağlı sahanda yumurtası özellikle çok seviliyor. Feriye Sarayı'nın muazzam atmosferinde bu seçeneklerle serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 1050 TL karşılığında sadece hafta sonları sunuluyor. 0-6 yaş çocuklardan ücret alınmazken 6-12 yaş grubu için %50 indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ortakoyde-ne-nerede-yenir-ortakoy-mekanlari", "text": "Ortaköy, sokak lezzetleri, ünlü kafeleri, lüks restoranları ve İstanbul gece hayatına yön veren eğlence mekanlarıyla öne çıkan benim en sevdiğim semtlerin başında gelir. Ortaköy'de ne yenir, nerede yenir? denildiği zaman ilk akla kumpir gelir. Ortaköy bize kumpiri sevdiren yerdir. Ortaköy'de kumpir yemek bir ritüeldir. Meydana gelmeden, kumpircilerin dizili olduğu sokakta hangi tezgahtan alırsanız alın, pişman olmazsınız. Bol tereyağlı, bol kaşarlı bir kumpir sade bile yenir. Ama siz yine de doldurun içini Rus salatasıyla, turşuyla, zeytinle, sosisle, kısırla, acılı ezmeyle. Aklınıza ne gelirse bulabileceğinizden emin olabilirsiniz buradaki tezgahlarda. Eğer kumpiri elinize aldıktan sonra sahildeki banklarda yer bulmak için uğraşmak istemezseniz, kumpiri aynı fiyata Ortaköy Camii'nin sol yanında konumlandırılmış Beltaş Kafe'de de yiyebilirsiniz. Beltaş Cafe'de menüden sipariş verip fişinizi aldıktan sonra kafenin girişindeki kumpirciden yine dilediğiniz malzemeleri seçerek kumpirinizi hazırlatıp masanıza dönebilirsiniz.. Denize sıfır olan Beltaş Kafe'de şansızını yaver giderde deniz kenarındaki masalarda yer bulabilirseniz değmeyin keyfinize. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Ortaköy ve yemek deyince ikinci sıraya kokoreci koyarım ben. Söz konusu kokoreç olduğunda İstanbullular ikiye ayrılır: Nefret edenler ve vazgeçemeyenler. Ortası yoktur. Sevenler içinse şehirde iyi kokoreç yapan bir yer buldun mu, onu yaymak, duyurmak artık bir görevdir! O halde size adres: Ortaköy Dereboyu Caddesi'ndeki Ortaköy mekanlarından 'Özen Kokoreç'. Köz kokorecin domates ile çıtırlığının yok olmasını, sulanmasını istemiyorsanız, İzmir usülü kokoreç istediğinizi söylemeyi unutmayın. Ortaköy'ün her köşe başında da seyyar bir midyeci tezgahıyla karşılaşmak mümkün. Midyenin kerameti de bu galiba, gördüğün an canın ister! Kendini durduramazsın. En iyisi nerede diyorsanız ben midyede klasikten şaşmam ve 'Mercan' derim. Bunların dışında sokak lezzetlerinden waffle, tantuni, döner, köfte, lahmacun ve kumru da Ortaköy ile özdeşleşmiş diğer alternatiflerdir. Yemeğinizi yediniz, üzerine sahildeki kafe veya çay bahçelerinde kahvenizi veya çayınızı boğaza karşı yudumlamadan evinize dönmeyiniz. Eğer ilginize çekiyorsa Ortaköy İskelesi'ne karşı nargile keyfi yapabileceğiniz mekanlarda var, uğramadan geçmeyiniz. Güneşli bir İstanbul gününde boğazda yürüyüş sonrası, Ortaköy'de yapılacak bir kahvaltı güne zinde ve mutlu başlamanızı sağlar. İnternetteki bilgi kirliliği içinde boğulmayın rezervasyonunuzu denize sıfır, boğaz manzaralı mekan olan Ortaköy The House Cafe'de ya da Ortaköy Kahvesi'nde yaptırın. Kuruçeşme'ye doğru da uzanabiliriz derseniz, yine denize sıfır, boğaz manzaralı mekan olan Aşşk Cafe'de kahvaltı için diğer bir alternatif. Ortaköy her ne kadar kafe ve çay bahçeleriyle meşhur olsa da, bu semtte ister manzaralı ister manzarasız yemek yiyebileceğiniz çok geniş bir yelpazeye hitap eden yüzlerce restoran mevcuttur. Bu semtte yıllarca yaşamış bir kişi olarak fiyat performans anlamında en başarılı bulduğum restoranların listesini çıkardım. Alkolsüz Restoran: Arapça'da 'şişe' yani 'nargile' anlamına gelen HUQQA alkolsüz bir bistro, manzara şahane, mekan popüler, turist bol. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Adana Kazancılar, Cafe de Paris, Kalamata, Minyon, Niwa, Mori Balık&Sushi, Brezilya Restoranı ALCATRA ve Sortie Restaurant. Ortaköy'de denize sıfır 3 katlı bir yalıda bulunan Anjelique'te, her katta farklı tarzda müzik çalarken, dünyaca ünlü DJ'lerin performanslarıyla partiler sabaha kadar devam ediyor. Doğunun batıyla buluştuğu mekan Nomads klasik arap evi tasarımında şık ve rahat bir mekan. Hem yemekleri hem eğlencesi gayet başarılı. Boğaz köprüsü manzaralı kaliteli yemek ve müzik arayışındaysanız Patika tam size göre bir seçenek. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/oslo-gezi-notlari", "text": "3. günümüzde Oslo'da gezilecek yerler listemizdeki Botanik Bahçe, Norsk Halk Müzesi, Viking Müzesi, ve Oslo Katedrali'ni keşfediyoruz. Güne yine park bahçe görerek başlayalım diyor, ilk olarak şehrin doğusundaki botanik bahçeleri ziyaret ediyoruz. Bu bölgedeki insan kitlesi oldukça farklı. Renkler esmere çalmaya başlıyor. Hintli, Pakistanlı, Türk, Zenci, hem insanların hem restoranların hem binaların silüeti değişiyor. Pek de keyifli olmayan bu yürüyüş sonrası botanik bahçeye ulaşıyor ama burada kurumuş dallar ve sarı yapraklar dışında çok botanik bir ortam göremiyoruz. E gidelim o zaman. Şimdiki hedefimiz Norsk Halk Müzesi. Norsk Halk Müzesi haritaya göre tam ters köşede. Bu kez otobüsle seyahat ediyor, dağ bayır moduna geçiyor, belli ki şehrin biraz dışına çıkıyoruz. Norsk Folkemuseum Norveç'in farklı dönemlerine ait tarihi evlerin ve kiliselerin sergilendiği oldukça geniş alana sahip bir açık hava müzesi. Buradaki en eski ve en ilgi çekici yapı 1200'lü yıllara ait Gol Stave Kilisesi. Giriş ücreti kişi başı 120 Kron. Müzeyi keyifle geziyor, özellikle yakın tarihe ait kısımlarda çocukluğumuz ile benzerlikler görünce tarihin sayfalarında yer almaya başladık bile diye hüzünleniyoruz. Müzenin kafesi de oldukça sevimli. Bit tabi sıcak çayımızı yudumluyoruz. Viking Müzesi Norsk Folkemuseum'a 5 dakikalık yürüme mesafesinde. Giriş ücretinin kişi başı 80 Kron olduğu müzede Oslo fiyordu üzerinde yapılan kazılarda bulunan iki adet Viking Gemisi ve döneme ait Viking eşyaları sergileniyor. Etkileyici mi? Bence değil. Otobüsle bir kaç durak daha gidip merkeze bu kez ferry ile dönelim diyoruz ama deniz ulaşımı o noktada sadece yaz döneminde varmış. Biz de deniz kokusunun içimize çekip, dalga seslerini dinlemekle yetiniyor, 30 no'lu otobüsümüz ile merkeze ulaşıyoruz. Sırada Oslo Katedrali var. Cuma akşamı katedralin içi ayin dolayısıyla gezip görmeye kapalı. Sadece ayini izleyip sessizce oturursak sorun yok. Biz de usulca girip kendimizi müziğin ve ambiansın büyüsüne kaptırıyoruz. Artık veda zamanı. Otelden sırt çantalarımızı alıp Rygee Havaalanı'na gitmek üzere istasyondan tekrar trene biniyor, servisle havaalanına ulaşıyoruz. Ryan Air ile İngiltere'ye, yuvamıza dönüyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/oslo-gezilecek-gorulecek-yerler-blog", "text": "Ilık bir sonbahar sabahı çocuklarımız ile birlikte Londra'dan Oslo'ya uçuyor, benim 43. çocukların 12. ülkesi Norveç'in başkentini keşfe başlıyoruz. Rygee Havaalanı'ndan şehir merkezine 45 dakikalık bir tren yolculuğu ile ulaşıyoruz. Tren ücreti kişi başı 160 Kron, çocuklar ücretsiz. Tren istasyonundan çıkar çıkmaz bizi şehrin en ünlü caddesi Karl Johans Gate karşılıyor. İlk günümüzde Akershus Şatosu'nu, Aker Köprüsü'nü ve Nobel Barış Merkezi'ni keşfediyoruz. Oslo ile ilgili ilk intibamız, büyük şehir karmaşasının burada olmayışı. Dingin ve huzurlu hali bizi çabucak sarıp sarmalıyor, kurumuş dallar ve sarı yapraklarla bezenmiş sokaklarında hüşu içerisinde ilerliyoruz. İlk hedefimiz Oslo blog yazımın ilk sırasındaki Akershus Şatosu. Şato Oslo'nun merkezini deniz tarafından boylu boyunca sarmalamış Akershus Kalesi'nin içerisinde. Kalenin iç kısmı da, manzarası da oldukça etkileyici. Surlar boyunca ilerliyor, Oslo marina bölgesine ulaşıyoruz. Hava İngiltere'den bile serin mi ne? Tavsiye üzerine Oslo'nun Starbucks'ı Kaffeberinniert'te kahve ve sıcak çikolata molası veriyoruz. Kahve ve sıcak çikolata 40'ar Kron. Kronu 3'e bölerek TL karşılığını hesaplıyoruz. Karl Johans Gate'i boylu boyunca son kez geçip otelimize dönüyoruz. Konakladığımız Vandrerhjem Central çok merkezi lokasyonu, küçük ama işlevsel gıcır gıcır oda ve banyosu, minimal ama kaliteli kahvaltısı ile şimdiye dek kaldığım pek çok otelden daha güzel. 4 kişi gecelik 100 Euro'ya denk gelen kahvaltı dahil fiyatı ile Oslo gibi pahalı bir şehir için gözüm kapalı tavsiye edebileceğim bir yer. Oslo gezimizin ikinci gününde Vigeland Heykel Parkı, Oslo Şehir Müzesi, Opera Binası ve Grünarlokka Bölgesi'ni keşfediyoruz. Ertesi sabah yine düşüyoruz yollara. İlk hedefimiz Frogner Park ve içerisindeki Vigeland Heykel Parkı. Karl Johans Caddesi'nden yukarı doğru çıkıyor Kraliyet Sarayı'nın bahçesinde yaprak yağdırma molası veriyoruz. Bir o kadar daha yürüyüp Vigeland'a ulaşıyoruz. Yine muhteşem bir görselle karşı karşıyayız. Ünlü heykeltraş Gustav Vigeland'ın insan figürlerinden oluşturduğu bronz ve granitten 212 adet heykelin bulunduğu park, dünyanın en büyük heykel parkı ünvanını sahip. Bizimkiler çıplak heykelleri görünce mest oluyor, onun memesi, bunun pipisi deyip 212 heykelin rahat bir 50 tanesine tırmanıyorlar. Çocukları rica minnet heykellerden ayırıp parkın diğer bir köşesindeki Oslo Şehir Müzesi'ne ulaşıyor, Oslo tarihinin tozlu sayfalarında kayboluyoruz. Giriş ücretsiz. Tramvay'a atlıyor, Oslo Gezilecek Görülecek Yerler listesinin önemli kalemlerinden Grünerlokka'ya doğru uzanıyoruz. Yolumuzun üzerinde Oslo'nun ilgi çekici noktalarından biri olan Opera Binası'nı görünce ani bir kararla tramvaydan inip buzdağından esinlenerek tasarlanan operanın beyaz duvarlarına tırmanmaya başlıyoruz. Tepeye ulaştığımızda bizi güzel bir Oslo manzarası bekliyor. Opera'nın içindeki kafede sıcak bir çay molası veriyor ki hava 8 derecelerde olduğu için bu çay molaları ilaç gibi geliyor, Grünerlokka'ya doğru tekrar tramvaya biniyoruz. Akerselva Nehri hattı boyunca yürüyerek merkeze ve otelimize geri dönüyor, sıcacık odamızdaki beyaz pufidik yorganlarımıza gömülüyoruz. 3. günümüzde Botanik Bahçe, Norsk Halk Müzesi, Viking Müzesi, ve Oslo Katedrali'ni keşfediyoruz. Güne yine park bahçe görerek başlayalım diyor, ilk olarak şehrin doğusundaki botanik bahçeleri ziyaret ediyoruz. Bu bölgedeki insan kitlesi oldukça farklı. Renkler esmere çalmaya başlıyor. Hintli, Pakistanlı, Türk, Zenci, hem insanların hem restoranların hem binaların silüeti değişiyor. Pek de keyifli olmayan bu yürüyüş sonrası Oslo Gezilecek Görülecek Yerler listemizdeki botanik bahçeye ulaşıyor ama burada kurumuş dallar ve sarı yapraklar dışında çok botanik bir ortam göremiyoruz. E gidelim o zaman. Şimdiki hedefimiz Norsk Halk Müzesi. Norsk Halk Müzesi haritaya göre tam ters köşede. Bu kez otobüsle seyahat ediyor, dağ bayır moduna geçiyor, belli ki şehrin biraz dışına çıkıyoruz. Norsk Folkemuseum Norveç'in farklı dönemlerine ait tarihi evlerin ve kiliselerin sergilendiği oldukça geniş alana sahip bir açık hava müzesi. Buradaki en eski ve en ilgi çekici yapı 1200'lü yıllara ait Gol Stave Kilisesi. Giriş ücreti kişi başı 120 Kron. Müzeyi keyifle geziyor, özellikle yakın tarihe ait kısımlarda çocukluğumuz ile benzerlikler görünce tarihin sayfalarında yer almaya başladık bile diye hüzünleniyoruz. Müzenin kafesi de oldukça sevimli. Bit tabi sıcak çayımızı yudumluyoruz. Oslo Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 9. su Viking Müzesi Norsk Folkemuseum'a 5 dakikalık yürüme mesafesinde. Giriş ücretinin kişi başı 80 Kron olduğu müzede Oslo fiyordu üzerinde yapılan kazılarda bulunan iki adet Viking Gemisi ve döneme ait Viking eşyaları sergileniyor. Etkileyici mi? Bence değil. Otobüsle bir kaç durak daha gidip merkeze bu kez ferry ile dönelim diyoruz ama deniz ulaşımı o noktada sadece yaz döneminde varmış. Biz de deniz kokusunun içimize çekip, dalga seslerini dinlemekle yetiniyor, 30 no'lu otobüsümüz ile merkeze ulaşıyoruz. Listemizinson sırasında Oslo Katedrali var. Cuma akşamı katedralin içi ayin dolayısıyla gezip görmeye kapalı. Sadece ayini izleyip sessizce oturursak sorun yok. Biz de usulca girip kendimizi müziğin ve ambiansın büyüsüne kaptırıyoruz. Artık veda zamanı. Otelden sırt çantalarımızı alıp Rygee Havaalanı'na gitmek üzere istasyondan tekrar trene biniyor, servisle havaalanına ulaşıyoruz. Ryan Air ile İngiltere'ye, yuvamıza dönüyoruz. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/oslo-gezilecek-yerler-parklar-restoranlar-muzeler", "text": "Ilık bir sonbahar sabahı çocuklarımız ile birlikte Londra'dan Oslo'ya uçuyor, benim 43. , çocukların 12. ülkesi Norveç'in başkentini keşfe başlıyoruz. Rygee Havaalanı'ndan şehir merkezine 45 dakikalık bir tren yolculuğu ile ulaşıyoruz. Tren ücreti kişi başı 160 Kron (53TL), çocuklar ücretsiz. Tren istasyonundan çıkar çıkmaz bizi şehrin en ünlü caddesi Karl Johans Gate karşılıyor. İlk günümüzde Oslo'da gezilecek yerler listemizdeki Akershus Şatosu'nu, Aker Köprüsü'nü ve Nobel Barış Merkezi'ni keşfediyoruz. Oslo ile ilgili ilk intibamız, büyük şehir karmaşasının burada olmayışı. Dingin ve huzurlu hali bizi çabucak sarıp sarmalıyor, kurumuş dallar ve sarı yapraklarla bezenmiş sokaklarında hüşu içerisinde ilerliyoruz. İlk hedefimiz Oslo Gezilecek Yerler listemizin ilk sıralarındaki Akershus Şatosu. Şato Oslo'nun merkezini deniz tarafından boylu boyunca sarmalamış Akershus Kalesi'nin içerisinde. Kalenin iç kısmı da, manzarası da oldukça etkileyici. Surlar boyunca ilerliyor, Oslo marina bölgesine ulaşıyoruz. Hava İngiltere'den bile serin mi ne? Tavsiye üzerine Oslo'nun Starbucks'ı Kaffeberinniert'te kahve ve sıcak çikolata molası veriyoruz. Kahve ve sıcak çikolata 40'ar Kron. Kronu 3'e bölerek TL karşılığını hesaplıyoruz. Karl Johans Gate'i boylu boyunca son kez geçip otelimize dönüyoruz. Konakladığımız Vandrerhjem Central çok merkezi lokasyonu, küçük ama işlevsel gıcır gıcır oda ve banyosu, minimal ama kaliteli kahvaltısı ile şimdiye dek kaldığım pek çok otelden daha güzel. 4 kişi gecelik 100 Euro'ya denk gelen kahvaltı dahil fiyatı ile Oslo gibi pahalı bir şehir için gözüm kapalı tavsiye edebileceğim bir yer."} {"url": "https://gezentianne.com/pamukkale-travertenler-hierapolis-karahayit-gezilecek-yerler", "text": "Denizli il sınırları içerinde bulunan Pamukkale'nin ismi kireçli sıcak suların çökelmesi ile üzerinde pamuk beyazlığında tabaka oluşan kayalardan geliyor. Pamukkale dediğimiz bölge esasen Hierapolis Antik Kent kalıntılarından, travertenlerden ve teraslardan oluşuyor. Şifalı suları ve sıra dışı görseli Pamukkale'yi oldukça ilgi çekici hale getiriyor. İlk çağda önemli bir kent olan Hierapolis'in kalıntıları da, Pamukkale'nin önemini arttıran diğer bir sebep. Doğa ile tarihin buluştuğu, UNESCO'nun Doğal ve Kültürel Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Pamukkale bu sebeple her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor. Pamukkale Gezilecek Görülecek Yerler özetle Naturel Park, Travertenler, Hierapolis Antik Kenti, Antik Havuz, Laodikya Antik Kenti, Karahayıt ve Kırmızı Travertenler olarak sıralanıyor. Yeryüzüne çıkan sıcak yeraltı suları ince katmanlar halinde kayaların üzerine çökmüş ve bu birikim zamanla yastık gibi yumuşak hatları olan travertenleri oluşturmuş. Pamukkale Gezilecek Görülecek Yerler listemizin ikincisi olan travertenler kısmına girilmesi yasak ama bu kaynak sular yapay terasların üzerine yönlendirilerek benzer bir oluşum ortaya çıkarılmış, bize de bu ılık suların keyfini sürmek düşmüş. Terasların yapısının bozulmaması için sadece yalın ayak basılmasına izin veriliyor. İsteyen ayakkabısını eline alıp paçaları sıyırıp geziyor, isteyen de bizim şebekler gibi mayolarla sulara direkt dalıyor. Travertenlerin hemen üzerinde kalan Hierapolis antik kentinde Frigyalılardan Roma İmparatorluğu'na kadar süregelmiş medeniyetlere ait yapıların kalıntılarını gözlemlemek mümkün. Pamukkale Gezilecek Görülecek Yerler listemizin üçüncüsü olan Hierapolis'in en dikkat çekici olan kısım 9500 kişilik antik tiyatro. Travertenler de Hierapolis'te Turizm Bakanlığına bağlı Pamukkale Ören Yeri ücretlerine tabi. 2016 yılı itibariyle tek giriş ücreti 25 TL. Müze kartı olanlar için ücretsiz. Hierapolis Antik Kenti içerisindeki antik havuzu bir deprem sonucu meydana gelmiş. Pamukkale Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 4. sü havuz suyun sıcaklığı nedeni ile rahatlatıcı bir etkiye sahip olmasının yanı sıra, kalp hastalığı, damar sertliği, tansiyon, romatizma gibi pek çok hastalığın tedavisi konusunda da etkiliymiş. Travertenler ve Hierapolis için ödediğiniz giriş ücreti ile antik havuz bölgesine girebilir, havuz etrafındaki kafede bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Ancak havuzun içine girebilmek için ekstradan 35 TL vermeniz gerekiyor ama verin, kesinlikle buna değiyor. Pamukkale Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 5. si Pamukkale'nin 5 km yakınındaki Laodikya Antik Kenti Hristiyanlığın Anadolu'daki 7 büyük kilisesinden birine sahip bir antik kentmiş ve çok büyük bir bölümünün hala toprak altındaymış. Laodikya'da Denizli Belediyesi ve Pamukkale Üniversitesi destekli kazı çalışmaları hala devam ediyor. Giriş ücreti 10 TL. Pamukkale Gezilecek Görülecek Yerler listemizin sonuncusu Karahayıt Köyü daha çok termal turizm ve kaplıca hizmeti veren büyük otellerin bulunduğu bir bölge. Pamukkale termal kaplıcası sisteminin bir kolu sayılan bu kaplıcadaki kaynak suyunda bulunan demir aktığı yerde kırmızı traverten oluşturmuş. Yılın her mevsiminde ana kaynağından 58 derecede çıkan Karahayıt'ın kendine has kırmızı renkli şifalı termal suyu ve termal çamuru, içerdiği zengin mineralleri ile eşsiz bir sağlık kaynağıymış."} {"url": "https://gezentianne.com/paris-gezi-notlari-blog", "text": "Sıra geldi eşimle ilk yurt dışı deneyimimiz olan Paris gezimize. Bayram ve yılbaşının birleştiği soğuk bir kış tatilinde gittik Paris'e. Aslında biz İstanbul'dan ayrılıp uçağa binene kadar hava gayet iyiydi. Sorun uçakta ve Paris'teydi. Uçak Air France'a aitti ve bundan dolayı olsa gerek uçağın içi neredeyse Paris kadar soğuktu. İlk kez uçağa biniyordum ve bu yolculuk için oldukça heyecanlıydım. Ama biraz hayal kırıklığına uğradım. Uçak havalanırken içim bir tuhaf olacak, lunaparkta gondol' a binmişim gibi heyecanlanacağım sanmıştım ama arka koltuğa biraz yapıştım ve oturduğum yerin eğimi değişti o kadar. Epey bozuldum. Uçağın host ve hostesleri doğal olarak Fransızdı, İngilizceyi pek iyi anlamıyor, söylediklerimize salak salak sırıtıyorlar, her şeyi iki kez tekrarlatıyorlardı. Aslında Fransızların İngilizceyi gayet iyi anladıklarını ancak anlamamazlıktan geldiklerini daha sonraki tecrübelerimizden öğrenecektik. Battaniyeler altında uyumaya çalışarak takribi 3 saatte, sabaha karşı Paris'e, Charles de Gaulle havaalanına vardık. Tur rehberimiz kalacağımız otelin müşterilerinin sabahın köründe odaları boşaltmak şöyle dursun, daha derin uyku modunda olduklarını tahmin etmiş olacak ki, Paris turumuza hava aydınlanmadan başlamak zorunda kaldık. Havaalanından bizi alan otobüs şehrin etrafında bir tur attırdıktan sonra Eyfel Kulesi'ni uzaktan seyredebileceğimiz bir sürü kafenin olduğu bir alana getirdi. O saatte sokaklar bomboştu. Otobüsten indiğimizde yüzüme soğuk hava öyle bir çarptı ki \"Bizim bu kış kıyamette burada ne işimiz var?\" diye düşündüğümü çok net hatırlıyorum. Oradaki kafelerden birine girdik. Uzaktan Eyfel Kulesi tüm heybetiyle kendini gösteriyordu diyeceğim olmayacak, çünkü Eyfel'in yarısından yukarısı sislerin içinde kalmıştı. Bu arada henüz o dönemde devalüasyonun olmamış olduğu halde iki çayın 2 sene öncenin parasıyla 5 Milyon Türk lirasına denk geldiğini hesapladığımızda tatil için ayırdığımız paranın yetip yetmeyeceği konusunda endişeye düştüğümüzü hatırlıyorum. (Editör notu: Paris Gezisi 2001 yılında gerçekleştirmiş, yazıyı 2003'te yazmışım) Neyse ki turun ekstra olarak sattığı tüm gezileri kendimiz yaparak tatilin sonunu rahat rahat getirmeyi başardık. Nihayet otelimize geldik ve odalarımıza yerleştik. Otel odamız eski tarz döşenmiş şirin bir odaydı. Bütün duvarlarında pembe boyanmış tahta dolap kapakları vardı. Bu kapaklardan bir tanesi gerçekten dolap kapağı, 2 tanesi banyo kapısı diğerleri ise dolap kapağı görünümlü duvarlardı. Tuvalet ve banyo ayrımını pek yapamadık. Çünkü banyoların birinde bir küvet ve musluğu olmayan bir klozet, diğerinde ise bir lavabo ve klozet görünümlü, kapaksız, deliği olmayan ne olduğunu hala çözemediğimiz bir şey. Tuvaletiniz geldiğinizde sırasıyla yaptıklarınızı düşünürseniz, bir oraya bir buraya giderken ne kadar zorlandığımızı anlayabileceğinizi sanıyorum. Otelimiz oda kahvaltı sistemiyle hizmet veriyordu. Kahvaltıya indiğimizde korktuğumuz başımıza geldi. Çünkü kahvaltı tabağı, uçakta verdiklerinin aynısıydı ama otelimizin hakkını yemeyelim çünkü burada kahvaltı açık büfeydi, sınırsız jöle, sınırsız kruvasan, sınırsız kahve. 🙂 Ama ilk sabah hemen dersimizi aldık ve diğer sabahlarda kahvaltıya marketten aldığımız peynirleri getirdik. Aslında Fransızların çok güzel ve çeşitli peynirleri var ama ne yazık ki peyniri sadece şarap mezesi zannediyorlar. Paris turumuz boyunca tüm gezilerimizi turdan bağımsız olarak kendimiz gerçekleştirdik. Bağımsız gezmek sandığımızdan da kolay oldu. Otelimize yakın olan bir metro istasyonu bulup ordan bir metro haritası aldık. Bu harita üzerinde gezilebilecek belli başlı tüm yerler ve bu yerlere yakın metro istasyonlarının isimleri vardı. Paris'in metro ağı o kadar güçlüydü ki koca Paris'te metroyla ulaşamayacağın hiç bir yer yok gibiydi. Yani en azından bir turistin görmek isteyeceği tüm yerlere ulaşmak mümkündü. Ancak metrolar ve metro istasyonları gerçekten pisti. Çoğu zaman istasyona indiğimizde görünüşleri hiç güven vermeyen bitakım insanları bir bankta uyurken, bi köşede içki içerken, avaz avaz şarkı söylerken, elinde koca teyp bangır bangır müzik dinlerken görür, tedirgin olurduk. Zaten metroları sadece zenciler, öğrenciler ya da turistler kullanıyordu. Ama herşeye rağmen metro iyiydi. Çünkü bir sefer otobüse binme gafletinde bulunup, İstanbul trafiğinden beter bir trafik çekmiştik. Yılbaşı döneminde gittiğimiz için caddeler, mağazalar, Paris'in her köşesi turistle doluydu. Bana mı öyle geldi bilmiyorum ama turistlerin dörtte biri falan Türktü. Bu oran mağazalarda, özellikle parfüm satan mağazalarda yarı yarıya kadar yükseliyordu. Girdiğimiz mağazalarda Türklere rastlamayı bi süre sonra yadırgamaz olmuştuk. İlk gün için bu kadarı yetti. Otelimize dönüp biraz dinlendikten sonra otel çevresindeki marketleri bakkal ve manav tarzı yerleri dolaşıp hem market kültürlerini tanımış hem de aç kalma riskine karşı biraz alışveriş yapmış olduk. Değişikti tabi Türkiye'ye göre. Örneğin ülkemizin meyve cenneti olduğu söylenir ya, burası bizim oralardan daha cennetti. Hem daha çeşitli meyve vardı, hem meyveler diğer yiyeceklere kıyasla ucuzdu. Marketlerde çok ucuzdan çok pahalıya bol bol şarap, konserve yiyecek, meyve, meyveli yoğurtlar, karışık meyve suları, çeşit çeşit salam ve peynirler vardı. Paris'teki ikinci günümüzde aynı turda olan fakat farklı bir otelde kalan iki arkadaşımızla Eyfel Kulesi'nin 4 ayağının tam ortasında buluştuk. Korkunç bir kalabalık vardı. Her bir ayakta kuleye çıkmak için uzun kuyruklar olmuştu. Bunda 31 Aralık olmasının da epey bir etkisi vardı sanırım. Kuleye çıkma fikrinden vazgeçip başka yerleri görmek üzere metro istasyonuna yöneldik. O gün Lüksemburg Bahçeleri'ni gezdik, Notre Dame Kilisesi'ni, Seine Nehri civarlarını, Şanzelize'yi dolaştık. Hepsi çok güzeldi ah bir de hava biraz daha az soğuk olsaydı. Yılbaşını Concorde Meydanı'nda kutlamaya karar verdik. Akşama doğru otelimize dönüp gece için üç kazak üç çorap şeklinde daha da sıkı giyindik. Saat 2'ye kadar her şey yolundaydı, hoplaya zıplaya yılbaşına girdik. Gelelim 2'den sonrasına. Artık yorulduk ve otelimize dönmeye karar verip metro istasyonuna yöneldik. Vardığımızda istasyon kapısında bir sürü polisin içeri girmeye çalışan insanları engellediğini çünkü metronun kapanmış olduğunu fark ettik. Ama baştan öyle dememişlerdi ki. Metrodan başka ulaşım bilmediğimiz için ne yapacağımızı şaşırdık kaldık. Taksi durdurmaya çalıştıysak da başaramadık. Öğrendik ki Paris'te öyle İstanbul'daki gibi elini gösterince taksi durmazmış. Taksi duraklarında ise upuzun kuyruklar vardı ama ortada kuyruğu azaltan bir taksi bile yoktu. Yavaş yavaş sinirlerimiz bozulmaya başladı. Şanzelize Caddesi'nde kafayı bulmuş bir sürü insan \"Şanzeliiiiize Şanzeliiiiiize\" şeklinde bağıra bağıra şarkı söylüyor, ben ağlanacak halimize gülüyor, erkek arkadaşım ise adamlara bildiği tüm küfürleri saydırıyordu. Onların ne günahı varsa. 🙂 Otele kadar yürümekten başka çaremiz kalmamıştı. Ama biz otelin hangi yönde olduğunu bile çıkaramıyorduk. Sora sora ki yılbaşı gecesinde o saatte yol sorduğumuz insanların ne kadar sağlıklı cevap verebileceğini tahmin edersiniz, sabah saat 5 e doğru otelimizi bulduk. Son 3 saatimiz tam bir kabustu. Bence bir şişe viskiyi içmemiş olsaydık ertesi sabah Paris sokaklarından birinin köşesinde bizi donmuş olarak bulurlardı. Moralimiz epey bozulmuştu ama ertesi günü yaptığımız Euro Disney gezisi keyfimizi yerine getirdi. Euro Disney için ne diyebilirim ki tam bana göreydi. Uzayın derinliklerinde gezegenler arasında son sürat gezmek, sinemadaki hayvanları yanında görmek, hissetmek, Peter Pan olup dünyayı tepeden izlemek, nehrin üzerinde kayıkla gezip engelleri aşmak, ıssız bir adanın tepesinden en aşağı düşmek, hepsi çok orijinal, çok heyecanlı ve çok güzeldi. Sabah 11 de girdik, akşam 8 e doğru zor ayrıldık. Ah bir de hava biraz daha az soğuk olsaydı. 🙂 Akşam zincir restoranlarından biri olan LEON isimli deniz ürünleri restoranına gittik. Bir süre ayakta bekledikten sonra şansımıza cam kenarında iki kişilik bir yer boşaldı ve sıra bizdeydi, çok sevindik. 🙂 Yaşadığımız tecrübeye dayanarak önce yan masalara gelen yemekleri inceledikten sonra siparişimizi verdik. Küçük bir tencere büyüklüğündeki bir kap içinde kabuklarıyla birlikte servis edilen soslu midye yedik. Çok nefisti. Doğru tercihi yapmış olmanın mutluluğuyla restorandan ayrıldık. Ertesi günü Paris'te son günümüzdü. Eyfel Kulesi'ne çıkma konusunda şansımızı bir kere daha denemeye karar verdik. Yürüyerek de olsa ilk kata çıkmayı başardık. İlk kat deyip geçmeyin, ulaştıktan sonra nefesimizin düzelmesi için 10 dakika falan geçti. Asansör kuyruğunda beklememenin bedeli de buydu maalesef. Uzaktan sadece demir yığını gibi görünen Eyfel Kulesi'nin içinde kafeler, gösterisi için ufak bir sinema ve Eyfel'in fotolarının sergilendiği odaları görünce şaşırdım. Ben inat edip Eyfel'in 2. katına da yürüyerek çıktım. Ne olduğunu hatırlamadığıma göre pek bir özelliği yoktu sanırım. Eyfel'in 3. katı yani en tepesi sadece yazları açık oluyormuş. Çıkamadık. Eyfel Kulesi'nden indikten sonra Galeries Lafayette denilen bizim Akmerkez tarzı bir alışveriş merkezine gittik. Buranın ne özelliği olduğunu pek anlayamadım. Satılanlardan hemen hemen herşey İstanbul'da da vardı. Üstelik daha ucuz falan da değildi. Tabi ki etraf Türk kaynıyordu. Türklerin alışveriş takıntısına oralarda bile tanık olunca kendi soyumdan şüphe etmeye başladım. Çok çarpıcı bir örnek vermek istiyorum. Bizim turun fiyatı 295 dolardı. Bu tura katılanlardan bir bayanın paristen 350 dolara bir çanta aldığını duyunca insanların değer yargıları arasında ne büyük uçurumlar olduğunu daha iyi anladım. Yani ne bilim benim harcayacak bir 350 dolarım daha olsaydı çanta almak yerine üzerine bir başka ülkeye daha gezi yapardım. Galeries Lafayette'den ayrılıp Şanzelize Caddesi'nde son bir kez dolaştıktan sonra valizlerimizi hazırlamak üzere otelimize döndük. Otelimizin yanındaki marketten taşıyabileceğimiz kadar şarap ve peynir alıp, tur otobüsüyle havaalanının yolunu tuttuk ve Türk Havayollarının mükemmel seyahat ve servis kalitesiyle ülkemize geri döndük."} {"url": "https://gezentianne.com/pelit-cikolata-muzesi-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Esenyurt'ta, Pelit Çikolataları Üretim Tesisleri bünyesinde yer alan Pelit Çikolata Müzesi dünya sanatının baş yapıtlarını, masal kahramanlarını, ünlü efsanelerin heykellerini tamamını çikolatadan hazırlayıp çikolata ve sanatseverlerin beğenisine sunuyor. İstanbul'da çocuklarla gezilecek müzelerden biri olan Pelit Çikolata Müzesi'nde çikolata şelalelerinin arasında dolaşmak, çikolata kokusunu solumak hem büyükler hem çocuklar için çok keyifli oluyor. Bu kocaman çikolata rüyasının içerisinde çocuklar için çikolata ve pasta yapımı atölyeleri de düzenleniyor. Müze 5 bölümden oluşuyor. Giriş bölümünde sizi çikolatanın en şımarık görüntüsü olan çikolata şelalesi, gerçek boyutlu çikolata ev, Nuh'un Gemisi ve çikolatanın tarihini anlatan tablolar karşılıyor. İstanbul bölümünde Galata Kulesi'nden, Sultan Ahmet Camii'ne, Kız Kulesi'nden, Boğaz Köprüsü'ne ve İstanbul'u temsil eden bir çok tarihi yapıt çikolata formunda sizleri bekliyor. Türk büyükleri salonunda Türk tarihine damga vuran Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Osman Gazi ve bir çok önderin çikolatadan büstleri, Sanatçılar salonunda Aralarında Pablo Picasso'nunda bulunduğu, dünya sanatına yön veren pek çok sanatçının eseri sizleri bekliyor. Medeniyetler bölümünde ise dünya tarihinde yer almış Hitit, Antik Yunan, Bizans, Osmanlı devlet ve milletlerini sembolize eden tablolar ile geçmişe çikolata tadında yolculuk yapılıyor. Pelit Çikolata Müzesi Esenyurt'ta yer alıyor. Toplu taşıma ile ulaşmak isteyenler metrobüse binip, Avcılar durağında inip buradan 142 nolu İETT otobüsleri ile Pelit Çikolata Müzesi'ne ulaşabiliyor. Avcılar Karaağaç minibüsleri de müzenin tam önünden geçiyor. Kişi başı ücret 300 TL, 0-3 yaş grubundan ücret alınmıyor. Öğrenci gruplarından ise kişi başı 250 TL talep ediliyor. Müze her gün 10:00 ile 17:00 arasında ziyarete açık. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Büyükler için anlarımda öğrenciler için alınan bu rakam hiç etik bir davranış sergilemiyor. Markanın ögrencilerden gelecek olan parayamı ihtiyacı var en azından daha makul fiyat anlayışında olmasını beklerim. Fiyat çok yüksek sonuçta müze. pelit gibi kurumsal markanın birazda sosyal sorumluluk yuklenmesi guzel olur du?4 kişilik aileyiz 200 tl giriş. yolu, çocukların biseler istemesi bayağı zorlar aileleri. Tekirdağ dan gelmek istesem yol parası, hadi geldik iki çocuk ben 400 TL, hadi cikolatalarından al desen, 5 yaşında kızım var isteyecek, biz bile büyük olmamıza rağmen canımız çekiyor seviyoruz çikolatayı ki alamazsam keyiften çok işkenceye dönüşecek, benim için mutluluk değil üzüntü olacak. diyorumki gerçekten en azından küçük çocukların giriş fiyatları için makul bir fiyat güncellemesi yapılabilir. Fiyat gerçekten aşırı yüksek. Çekirdek aile bike gitse toplamda 450TL verecek. Çok fazla!!!"} {"url": "https://gezentianne.com/phuket-gezilecek-yerler-en-iyi-plajlar-restoranlar", "text": "Uzun yıllar önce gerçekleştirdiğimiz Bangkok-Pattaya-Singapur üçlemesi sırasında Phuket'in Pattaya'ya nazaran daha tropik bir destinasyon olduğunu duyuyor, Phuket ve Phi Phi adalarını ileriki yıllarda keşfetmek üzere aklımızın bir köşesine koyuyoruz. Nihayet geçtiğimiz Kasım ayında soğuk kış günlerimizi sıcak havalar ile şenlendirmek üzere çıktığımız Uzak Doğu turumuzda Hongkong'un ardına Phuket'i ekliyor, tropik denizinde ve plajlarında pek keyifli bir tatil yapıyoruz. Gece geç vakit Hong Kong'tan direkt uçuş ile Phuket Uluslararası Hava Alanı'na ulaşıyor, otelimizin bulunduğu, aynı zamanda adanın en hareketli gece hayatına sahip Patong Beach'e taksi ile yaklaşık 1 saatte ulaşıyoruz. 40 kilometrelik yol için 800 THB ödüyor, tropikal adanın tropikal konseptli otellerinden BURASARI RESORT ile buluşuyoruz. Phuket Gezilecek Görülecek Yerler listesindeki Patong'un meşhur gece hayatı nasılmış bir bakalım... Yürüyüş mesafesindeki Bangla Road ışıl ışıl. Bar ve gece klüplerinin sokaklara taşan gösterileri arasında şaşkınlık içerisinde ilerliyoruz. Yol yorgunu olduğumuzdan mütevvellit, pek de havaya giremiyor, bu kez kumsaldan yürüyor, dalga sesleri eşliğinde odamıza dönüyoruz. Ertesi sabah ilk heves havuza cup diye atlıyor, otelimizin egzotik bahçesinde aldığımız kahvaltı sonrası başlıyoruz tuk tukçularla pazarlığa. Bangkok seyahatlerimizden aşina olduğumuz TUK TUK Tayland'da kısa mesafeler için yaygın bir ulaşım şekli ve Tayland sınırlarındaki çoğu şey gibi ücreti pazarlığa tabi. Patong adanın en canlı yerleşim yeri olsa da denizi pek cazip değil. Amcanın biri 200 THB karşılığında bizi yakın koylardan birine götürmeyi kabul ediyor. Efil efil bir yolculuk sonrası sakin ve keyifli bir kumsal, Phuket Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 1. si Karon Beach'e ulaşıyoruz. Bir yüzme, bir güneşlenme ve bir tuk tuk sonrası bir sonraki koy Kata Beach'e geçiyoruz. Her iki koydaki deniz iyi güzel hoş da, büyüleyici bir renk ve berraklığa sahip değiller. Sorup soruşturuyor, taksi ile adanın tam güneyindeki Rawai Beach'e gidip LONG TAIL dedikleri ince uzun botlarla Coral Island'a geçiyoruz. İşte şimdi oldu. Şu anda tam anlamıyla egzotik bir adadayız. Hindistan cevizi suyumuzu yudumluyor, rengarenk balıklarla iç içe yüzüyoruz. Long Tail'ci amca ile sözleştiğimiz saatte tekrar buluşup Phuket Adası'na geri dönüyoruz. Akşam eğlence hayatına dalmadan önce, namını duyduğumuz ve 3 gün önceden rezervasyon yaptırmış olduğumuz Patong sahilinin kuzey ucunda, deniz kıyısındaki restoran Baan Rim Pa'da çok keyifli bir akşam yemeği yiyoruz. Ambians da, lezzetler de muhteşem, kendimizi tropik adada çekilen bir film setindemişiz gibi hissediyoruz. Biz dahasını almayalım, alana da mani olmayalım diyor, kah boru tepelerinde akrobasi yapan kızları izliyor, kah kendimiz dans edip eğleniyoruz. İki arada bir derede kendimizi bir sonraki gün için Phuket Gezilecek Görülecek Yerler listemizin 3. sü Phi Phi Adaları Turuna yazdırıyoruz. Sabah erken kalkıp tur servisi ile hız botunun kalkacağı kıyıya gidiyoruz ve macera başlıyor. Keyifle teknenin arkasına kurulmuşken, hız ve dalgadan dolayı yerimizde zıplamaya başlayınca kendimizi içeriye zor atıyoruz. İlk durağımız Maymun Adası. Leonardo Di Caprio'nun başrolde olduğu THE BEACH filminin çekildiği Maya Bay'de sıra. Phi Phi Adaları'ndaki en popüler kumsalında çektiğimiz onlarca pozun yeterli olduğuna kanaat getirince kendimizi berrak sulara bırakıyoruz. Son durak yine pek tropikal bir ada olan Khai Nok. Burada 1.5 saatimiz var, süre yeterli gibi duruyor ama biz nemolarla ile birlikte yüzmelere doyamıyoruz. Akşam 4 gündür süregelen Uzak Doğu mutfağı maceralarımıza bir ara veriyor, Wine Connection isimli bir İtalyan restoranında karar kılıyoruz. Gayet hoş bir ambiansta deniz ürünlü pizzamız ve beyaz şarabımız ile birlikte pek mutluyuz.? Gece bit tabi Bangla Road'da sonlanıyor, bu kez travesti ablaların sokağında insan manzaralarını gözlemliyoruz. Phuket'te son günümüz. Bugün gezip durmayalım, biraz keyif yapalım diyor, merkezden bir kaç koy uzaklıktaki Le Meridien Beach Resort'u sahilindeki şezlonglara seriliyoruz. Kumsalda karşımıza çıkan file koşar adım yaklaşıyor, kocaman, ıslak ve mucuk sesli bir fil öpücüğünü kapıyoruz. Sahildeki otel restoranında yemeğimizi aldıktan sonra hem Le Meridien ile hem de Phuket ile vedalaşıyoruz. Tayland'ın en büyük adası olan Phuket'te rüya gibi bir tatil geçirmek için rehberli turları tercih edebilirsiniz. Her yıl 5 milyonu aşkın turistin tercih ettiği turizm cenneti Phuket'te ihtişamı ile göz kamaştıran Büyük Buda Heykeli'nden ünlü Budist tapınağı Wat Chaithararam'a, büyüleyici deniz manzarası ile herkesi etkisi altına alan Cape Phrom Thep'ten Karon Plajı'na uzanan harika bir gezi rotası sizleri bekliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/polonezkoy-en-iyi-bungalov-otel-ve-2023-ucretleri", "text": "Pek çoğu Sapanca bölgesinde yoğunlaşmış Bungalov evler özellikle kısa hafta sonu kaçamakları için İstanbulluların tercihi oluyor. Artık sadece şehir dışında değil şehrin içinde de tatil keyfi yaşatan bungalov evler gitgide çoğalıyor. Beykoz İlçesi'nde Polonezköy'ün yanı başında konumlandırılmış Pamera Garden da bunlardan biri. Pamera Garden sadece vagon bungalovlarda konaklamanın yanı sıra 2500 m2'lik yemyeşil bahçesinde serpme kahvaltı ve düğün organizasyonu hizmetleri de sunuyor. Pamera Garden Güncel Konaklama Ücretleri, İletişim Bilgileri ve Fotoğraflar için tıklayın. Son dönemde gitgide popülerleşen Tiny House yani Minik Ev trendinin Türkiye'deki temsilcisi Tiny House Türkiye bu konsepti deneyimleyebilmeniz için İstanbul'un arka bahçesi Polonezköy'deki 5000 m 'lik bir yeşil alanda konaklama hizmeti de sunuyor. Özel konseptte tasarlanan, dört bir yanı ağaçlarla çevrili Yako House & Park'ta her ihtiyacınızı karşılayan olanaklara sahip bu minik evlerde konaklayabilir, her hafta düzenlenen açık hava sineması gecelerinde içeceğinizi yudumlayabilir, nostaljik anılar biriktirebilirsiniz. Yako house'da evlilik teklifi de yapabilirsiniz. Yako House Park iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Yıllardır İstanbulluların hafta sonunda orman içinde kahvaltı keyfi yapmak için tercih ettikleri Kulindağ bungalov evlerde konaklama seçeneği ile ön plana çıkıyor. Sapanca bölgesinde yoğunlaşan bungalov evler kadar lüks olmasa da İstanbul'dan belediye otobüsü ile bile ulaşılabilir olması Kulindağ bungalov evleri oldukça cazip kılıyor. Kulindağ iletişim bilgileri ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/polonezkoyde-bungalov-evde-konaklama-ve-kahvalti-keyfi-pamera-garden", "text": "Pek çoğu Sapanca bölgesinde yoğunlaşmış Bungalov evler özellikle kısa hafta sonu kaçamakları için İstanbulluların tercihi oluyor. Artık sadece şehir dışında değil şehrin içinde de tatil keyfi yaşatan bungalov evler gitgide çoğalıyor. Beykoz İlçesi'nde Polonezköy'ün yanı başında konumlandırılmış Pamera Garden da bunlardan biri. Pamera Garden sadece vagon bungalovlarda konaklamanın yanı sıra 2500 m2'lik yemyeşil bahçesinde serpme kahvaltı ve düğün organizasyonu hizmetleri de sunuyor. Pamera Garden Serpme Kahvaltısında Domates, Salatalık, Yeşil tatlı biber, Ezine beyaz peyniri, Taze kaşar peyniri, Tel peyniri, Erzincan tulum peyniri, Ceviz, Bal, Kaymak, Nutella, Tahin, Pekmez, Acuka, Yeşil zeytin, Siyah zeytin, Vişne reçeli, Çilek reçeli, Izgara hellim peyniri, Izgara Sucuk, Sigara böreği, Karışık kızartma tabağı, Göz yumurta, Zeytinyağı/ Baharat ve Sınırsız Çay yer alıyor. Kahvaltı konaklama fiyatına dahil ancak dışarıdan gelen müşteriler için de Temmuz 2023 itibariyle kişi başı 375 karşılığında sunuluyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/pristine-ve-uskup-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Kendi söylediğim şarkı bende ninni etkisi mi yaratıyor, az sonra uykuya dalıyorum. Uçuş süresi sadece 1 saat 20 dakika, 'İniş için alçalmaya başlıyoruz' anonsu tatlı uykumu bölüyor. Uçak körüğe yanaşmıyor, bu havaalanında körük var mı ondan bile emin değilim. Körükten geçtim otobüs de yok sanırım. Merdivenden inip açık alanda terminale doğru tıngır mıngır yürüyoruz. İlk kez gidilen bir şehirde uçaktan inildiğinde diğer yolcular takip edilir, pasaport kontrolünden geçilir, check in'de valiz verilmişse dönen bantın başında valiz beklenir. Bu rutin her şehir için aynıdır, üzerinde düşünülmeden sürüye uyarak gerçekleştirilir. Düşünmeye başlanan ilk an terminalden çıkılan ve elde valiz, ilk kez görülen etrafa şaşkın şaşkın bakınırken şehir merkezine nasıl gidileceğinin kestirilmeye çalışıldığı andır. İster tutumlu turist ol, metro vs ara, ister iş gezisinde ya da geri ülkede ol taksi durağı ara, o şaşkınlık illaki yaşanır. İşte tam o şaşkın ördek anımızda, az ileride yanındakine Türkçe bir şeyler anlatan üniformalı, çakı gibi diye tabir ettiğimiz bizden yaşça büyük bir Türk subayı gözüme çarpıyor. Hemen atılıp yardım istiyorum. O da sağ olsun hemen atılıp bizi taksicilerin yanına götürüyor ve 25 Euro dan açtıkları kapıyı 15 Euro'ya bağlayıp, şoförün adresi anladığından da emin olup bizi uğurluyor. Heyt be gözünü sevdiğim Türk askeri diyor, bu işi kolayca hallettiğimize sevinerek Priştine merkezine giden yolda etrafı izlemeye koyuluyoruz. Merkeze yaklaştığımızı tahmin ediyoruz çünkü ciddi bir trafik başlıyor. Öyle ki saat henüz 4 suları olmasına rağmen trafiğin başladığı noktadan otelimize varmamız yarım saati geçiyor. \"İstanbul'da yaşayıp trafik çekmekten daha kötüsü böyle bir şehirde yaşayıp trafik çekmek olurdu herhalde\" diyor eşim. Doğru söze ne hacet! Otelimiz çölde bir vaha! 3 katlı 7 odalı minicik ve yepyeni bir otel. Kosova'nın para birimi Euro. Şahsına münhasır para birimi olan ülkelerdeki gibi ödeyeceğin bedeli anlayabilmek için kafanda hesaplama yapma derdi yok, bu iyi haber. Gördüğümüz şık restoranların menülerinde balkan mutfağından bir lezzete rastlayamıyoruz. Varsa yoksa İtalyan mutfağı. Kaderimize razı geliyor, ambiyansını en çok beğendiğimiz birini seçip romantik bir akşam yemeği yiyoruz. Garsonumuz Türk olduğumuzu anlayınca kırık bir Türkçe ile konuşmaya başlıyor, biraz sohbet ediyoruz. Kosova'da nüfusun yüzde doksanı Arnavut olmasına rağmen, Türkçe birçok okulda ders olarak okutulduğundan, kimi de anadan babadan öğrendiğinden ülkede Türkçe bilen en az 300 bin kişi varmış. Başka bir ülkede Türkçe bilmenin bir meziyet olduğunu duymak insana gurur veriyor. Yemek sonrası canlı müzik yapılan bir barda, cici bir kız ve saz arkadaşlarından romantik şarkılar dinliyoruz. 🙂 Romantizm bir yere kadar diyip sonrasında lokal, latin, oldies, house vb. çalan çeşit çeşit bar gezip her çiçekten bal alıyoruz. Yorgunluktan bayılmadan kendimizi bir taksiye atıp 1.5 Euro'ya otele varıyoruz. Priştine'de taksi oldukça ucuz ve söylemeye gerek kalmadan taksimetre açıyorlar, bu bile bir gelişmişlik göstergesi bence. Zaten Balkan ülkeleri her ne kadar ekonomik anlamda olmasa da medeniyet anlamında gelişmişler... Binalar, arabalar, mağazalar nuh nebiden kalma ama insanların karşısındakine saygısından, kızı erkeği, genci yaşlısı sosyal hayatın içinde olmalarından Avrupa'da olduğunu bir şekilde hissediyorsun. Ertesi sabah kahvaltı sonrası otelimizin sahibinin önerisi üzerine merkezin biraz dışındaki Priştine Gezilecek Görülecek Yerler listesindeki Germia Park'a gidiyoruz. Oldukça özelliksiz geliyor, geri dönüyoruz. Ne varsa Rahibe Teresa Caddesi'nde var diyip buradaki kafelerden birine oturup sonbahar güneşinin tadını çıkarıyoruz. Burada iklim karasal. Öğlen 20 derecenin üzerine çıkan sıcaklığın, gece sıfıra kadar indiğine şahit oluyoruz. Zaten Priştine Arnavutçada bozuk mevsim anlamına geliyormuş. Dengesiz havalı bir şehir yani kısaca. 🙂 Kahve keyfi sonrası Sister Terasa ile vedalaşıp, otelden valimizi kaptığımız gibi otogara gidiyoruz. Priştine den Üsküp'e gideceğimiz aracı gördüğümüzde bizi bir gülme alıyor. Eşim şoförün yanındakiyle Türkçe konuştuğunu fark edince soruyor \"Amca sen mi yaşlısın bu minibüs mü?\", \"Aynı aynı\" diyor amca. 🙂 Kosova ile Makedonya arasındaki sınırda oyalanmamış olmamıza rağmen 1,5 saatlik yol bizim takatukayla 2,5 saat sürüyor. Yolculuğun sonuna doğru bana afakanlar basıyor. Üsküp'e varır varmaz otelimize valizimizi bırakıp kendimizi sokaklara atıyoruz. İşte Üsküp Gezilecek Görülecek Yerler listesinin başındaki Başçarşıdayız. Bu bölge o kadar küçük bir yer ki Kapan Han'ın girişindeki lezzet düşkünü arkadaşlardan Löplöpçüler'in bloğunda bahsettiği Pavillon Restoran'ı bulmamız en fazla 5 dakika sürüyor. Üsküp, Vardar Nehri tarafından ikiye bölünmüş. Şehrin Müslüman Arnavutların yaşadığı tarafında bulunan eski çarşı, arnavut kaldırımlı taş sokakları, kuyumcuları, köftecileri, hanları, hamamları, erkek ağırlıklı kitlenin ince belli bardaktan çay içtiği kıraathaneleriyle Safranbolu tarzı bir Anadolu şehrini hatırlatıyor. Tarihi köprüden Ortodoks Makedonların yaşadığı nehrin diğer yakasına geçtiğimizde ise gayet düzgün restoranlar, kafeler, mağazalar, şık kızlar ve erkekler ile standart bir Avrupa şehri görüntüsü bizi karşılıyor. Akşam yemeğimizi Makedonların tarafında botanik bahçe konseptiyle dekore edilmiş bir restoranda Bella Vista'da yiyoruz. Pirzola, salyangoz sosis ve makedon salata oldukça başarılı. Ellerinde bira, ayakta salınan gençlerin olduğu bir kaç bar daha gezdikten sonra, finali onlarca gencin kapısında uzun kuyruklar oluşturduğu, devasa iç mekanının da ful artı ful olduğu bir gece kulübünde yapıyoruz. Ertesi sabah otelimiz Orange Inn'in kahvaltı salonunda, mutfaktaki teyzenin fırından biz geldiğimizde çıkardığı sıcacık börekleri hüplettikten sonra bitpazarını ve Başçarşı'yı tekrar turluyor, alışveriş yapıyoruz. Dün köfte yediğimiz avludaki yan restoranın parmak köftelerinin daha dolgun olduğunu görmüş, bundan dolayı köftelerin damak tadıma daha uygun olacağını düşünmüş, bugün için orayı hedeflemiştim. Tahminim doğru çıkıyor ve gezinin en muhteşem parmak köftelerini Turist isimli bu mekanda yiyoruz. Taksicinin biriyle 15 Euro'ya anlaşıp Türk TAV grup tarafından 2011 yepyeni bir hale getirilen Üsküp havalimanına yarım saatte ulaşıyoruz. Cuma öğleden sonra başlayan Priştine / Üsküp turumuz pazar öğleden sonra sona eriyor. İkisinin de tek günde gezilebilecek şehirler olduğuna dair yorumlara biz de katılıyor, vatanımıza ve kuzularımıza mutlu mesut dönüyoruz. \"O! rgan mafyasından bu sefer de paçayı! kurtardık. Yaşlandıkça anneme benziyorum. Stres yapınca hayal gücüm sınır tanımıyor:). Otelimiz çölde bir vaha!\"bu kısma çok güldüm Özlem. Yorumunuzu çok sevdim. Çok teşekkür ederim."} {"url": "https://gezentianne.com/propolis-polen-ve-bal-bee-you-uk-ile-ingilterede", "text": "BEE'O Propolis; Gıda Yüksek Mühendisi Propolis Uzmanı Aslı Elif Tanuğur Samancı, Ziraat Yüksek Mühendisi Arıcılık Uzmanı Taylan Samancı ve İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünde öğretim üyesi Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu tarafından kurulmuştur. KOSGEB destekli Ar-Ge projesi ile 2013 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent'te, Türkiye'de daha önce üretilmeyen propolisi, yine Türkiye'de bir ilk olan Sözleşmeli Arıcılık modeli ile üretmek adına yola koyulmuştur. Oğlunun bağışıklık sorunu neticesinde bu işe baş koyan Aslı Elif Tanuğur Samancı, bu vesile ile ülkemize Çin'den ithal edilen propolisin yerli üretimine öncülük etmiştir. Türkiye'de ilk defa yerli üretimini başlattığı propolis için, yine İTÜ ARI Teknokent'te geliştirdiği özütleme yöntemi ile Ar-Ge, inovasyon, girişimcilik ve ihracat alanlarında 16'sı uluslararası toplam 37 farklı ödüle layık görülmüştür. Arı ürünleri alanındaki uzmanlığı ile yurt içinde BEE'O ve BEE'O UP, yurt dışında ise BEE&YOU markasıyla, propolis, arı sütü, polen, arı ekmeği ve ham bal; ayrıca arı ürünleri içeren %100 doğal karışımlar, tabletler, damlalar, spreyler üretmektedir. Ürünlerini, Amerika, Güney Kore, Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsveç, İngiltere, Fransa, Kıbrıs, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan'a ihraç etmekte ve Anadolu propolisini bir dünya markası yapma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. 5000 sözleşmeli arıcı, 500.000 arı kovanı, 6000 metrekarelik tesisi ve 180'i aşkın uzman kadrosu ile Türkiye'nin en büyük propolis üreticisidir. BEE'O Propolis Türkiye'de ilk defa hayata geçirdiği Sözleşmeli Arıcılık modeliyle arı ürünleri üretimi gerçekleştirmektedir. Bu model ile kontrollü koşullarda, kovandan sofraya izlenebilir üretim sağlanmaktadır. Uzman ekibinde yer alan ziraat mühendisleri ve arıcılık uzmanları kontrolünde, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yer alan arıcılarla birebir çalışılmakta, eğitim ve malzeme desteği verilmektedir. Uygulanan Sözleşmeli Model ile her bir arıcının ürettiği ürünleri kesin olarak hangi rakamdan alacağının taahhüdü de verilerek bu şekilde \"Adil Ticaret\" sağlanmaktadır. Sözleşmeli arıcılardan toplanan propolis, İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent'te geliştirilen Ar-Ge yöntemi ile özütlenerek, inovatif katma değerli yeni ürünlere dönüştürülmektedir. Yurtiçi ve yurtdışında online, perakende ve eczane kanallarında satışa sunulmaktadır. BEEO'nun İngiltere'deki markası olan BEE & YOU UK'in ürünlerini BEE&YOU UK 'da inceleyebilir, aynı siteden dilediğiniz ürünleri satın alabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/rahmi-koc-muzesi-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "1994 yılında işadamı Rahmi Koç'un desteği ile açılan Türkiye'de sanayi, ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine adanmış ilk önemli müze olan Rahmi Koç Müzesi İstanbul Haliç kıyısında 27 bin metrekarelik devasa bir alanda kurulmuş. Hem açık hem de kapalı sergi alanına sahip müzede Havacılık, denizcilik ve karayolu ulaşım tarihine ait klasik otomobillerden, tramvaya, teknelerden uçaklara nostaljik pek çok araç sergileniyor. İçerisinde oturup çayınızı yudumlayabileceğiniz Fenerbahçe Vapuru özellikle seviliyor. Rahmi Koç Müzesi hafta sonu çocuklarla sıra dışı bir etkinlik yapmak isteyen aileler için çok değerli bir seçenek oluşturuyor. Rahmi Koç Müzesi ulaşım, endüstri ve iletişimin gelişimine tanık olacağınız, kendinizi bir zaman makinesinde hissedeceğiniz eşsiz bir müze. Müzede denizaltı, feribot, gemi, uçak, lokomotif ve tramvay modelleri gibi gerçek boyutlarda sergilenen binlerce obje aşağıdaki şekilde listeleniyor. - Demir yolu Taşımacılığı - Denizcilik - Fenerbahçe Feribot Teknesi (1953) - Havacılık (Açık Hava Ekran Alanında; Wright Kardeşlerin Planör Modeli, Douglas DC-3 ve bombardıman uçağı ve F104 S Starfighter) - İletişim Araçları - Karayolu Taşımacılığı (19. yüzyıl at arabaları, bebek arabaları, bisikletler, motosikletler, tarım araçları, klasik otomobiller, otomobil modelleri, itfaiye araçları ve buharlı arabalar) - Mühendislik - Modeller ve Oyuncaklar (18. yüzyıl el işi modeller, minyatür nesneler ve oyuncaklar) - Yaşayan Tarih Rahmi Koç Müzesi Haliç'in kuzey yakasındaki Hasköy semtinde. Müzeye metrobüs ile Halıcıoğlu durağında indikten sonra yürüyerek ulaşılabiliyor. Üsküdar'dan kalkan Eyüp vapurları da Rahmi Koç Müzesi'ne uğruyor. Eminönü'nden kalkan 47, 47E, 47Ç ve 47N İETT hatları da müzeye ulaşım için diğer bir yöntem. Müzekart sahiplerine bilet fiyatı üzerinden %10 indirim uygulanıyor. Tekne turu ise ayrı ücretlendiriliyor. Rahmi Koç Müzesi dini bayramların arife ve birinci günü hariç açık. Rahmi Koç Müzesi'nin dış mekan sergi alanı ile iç içe olan ücretsiz otoparkına arabamızı bıraktıktan sonra karşımıza çıkan, tepeye konumlandırılmış uçak henüz gezimizin başında iken bizi heyecanlandırıyor. Merdivenlerinden tırmanıp Dakota'nın içine giriyor, 60'lı yıllarda geçen bir filmin içindeki uçak yolculuğu sahnesindeyiz hissine kapılıyoruz. Haliç kenarına doğru ilerlediğimizde Fenerbahçe Vapuru ile karşılaşıyor, çeşitli sergilere ev sahipliği yapan tarihi vapurun nostaljik kafesinde çayımızı keyifle yudumluyoruz. Müzenin şu anda sergi alanı olarak kullanılan tersane kısmına girdiğimizde, tarihi tramvay ve trenlerin her birine tek tek çıkıp iniyor, klasik otomobilleri inceliyor, hemen yanlarındaki Cafe du Levant isimli nostaljik kafe restorana bayılıyoruz. Renkli Matematik Dünyası bölümündeki interaktif deney setlerinde çocuklar çok eğleniyorlar. Özellikle içine giren kişinin etrafında köpükten balon oluşturan aletten ayrılmakta zorlanıyorlar. Teknelerin olduğu kısmı da gezdikten sonra minyatür evleri bayılarak inceliyor, müze dış mekandaki atlı karıncaya da bindikten sonra Rahmi Koç Müzesi ile vedalaşıyoruz. Böyle muhteşem bir müzeyi daha önce nasıl keşfetmemiş olduğumuza hayıflanıyoruz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/resitpasada-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Reşitpaşa'da çocuklar için hazırladıkları atölyeler eşliğinde sıradışı bir kahvaltı konseptine imza atan Bee Eat Play Love'da iki kişilik sunulan Aheste kahvaltı ve poşe yumurtalı, çıtır kinoalı, avokadolu kahvaltı salatası çok seviliyor. BEE kahvaltıda Ezine beyaz peynir, eski kaşar, sepet peyniri, lutenitsa, cevizli Girit ezme, taze meyveli ve ballı tatlı lor, kızarmış köy peyniri, Ajvar, taze naneli ve fesleğenli domates salatalık, marine zeytinler, zahter, taze chilli ve kekikli zeytinyağı, manda kaymağı, süzme çiçek balı, kireçte çıtır kabak ve süzme yoğurt, çifte kavrulmuş tahin pekmez ve simir kıtırı ve zencefilli lime'lı çilek reçeli sunuluyor. BEE kahvaltıdaki pek çok yöresel lezzet Türkiye'nin farklı yörelerinden geliyor. Sadece 2 adet çayın dahil olduğu bu kahvaltı için Eylül 2023 itibariyle iki kişi toplam 450 TL ödemeniz gerekiyor. Bee Eat Play Love'da serpme olarak sunulan Aheste Kahvaltı dışında Poşe yumurtalı, çıtır kinoalı, avakadolu kahvaltı salatası, Ezine peyniri, domates, sivri biber, siyah zeytin, taze kekikten oluşan Simitli kahvaltı salatası, kruvasan arasında sunulan eski kaşar + avokado + domates + zeytin, tatlı lor + karadut reçeli, füme antrikotlu çırpılmış yumurta gibi seçenekler de bulunuyor. Kahvaltı salı günleri hariç her gün 09:00 14:00 arası servis ediliyor. Bee eat play love'da çocuklar için oyun atölyesinde farklı oyun köşeleri ve ayrıca mini bir kütüphane var. Oyun alanı kullanımı ücretli. Kafe kısmında harcama yaptığınız takdirde çocuk oyun alanı kullanımı %50 indirimli oluyor. Bee eat play love'da faaliyet atölyeleri de bulunuyor. Atölye öğretmeni eşliğinde bir çok farklı temada çalışmalar hazırlanıyor. 18 aydan 12 yaşa kadar uzanan bir yaş aralığı bulunuyor. Atölyeler salı günü hariç her gün 09:00'dan 17:00'ye kadar her saat başı yapılıyor. Çarşamba ve cuma günleri 18-36 ay grubu için 10:30 ve 16:30'da 45 dakika süren messy art atölyesi yapılıyor. Pandemi dolayısıyla atölye katılımı maksimum 5 çocukla sınırlandırılıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ripleys-believe-it-or-not-museum-london", "text": "London attraction is home to over 700 weird and wonderful exhibits including from amazing art to remarkable people and ranging from two headed calf to smallest road-legal car of the world. Follow the footsteps of adventurer Robert Ripley and explore five oddity-packed floors. Be sure not to miss the marvellous MAZE MIRROR which gives the illusion of continuing hallways and the BLACK HOLE where you will struggle with beating the illusion and clinging on for balance."} {"url": "https://gezentianne.com/rize-firtina-deresi-en-iyi-bungalov-evler-ve-2023-ucretleri", "text": "Doğanın kalbinde hem izole hem de konforlu tatil yapmayı sağlayan bungalov evler gün be gün çoğalıyor. Özel havuzlusu, şöminelisi, jakuzilisi derken hizmete giren her yeri bungalov ev fark yaratmaya çalışıyor. Rize Ardeşen mevkiinde kurulmuş DoğadaKal Bungalov Evler içinden dere geçen taş ev ile bu rekabete son noktayı koyuyor:) Oldukça modern dekore edilmiş taş evde şömine ve jakuzi de bulunuyor. Doğadakal Bungalov Hakkında Detay Bilgiler ve Güncel Konaklama Ücretleri için tıklayın. Fırtına Deresi'nin kıyısında huzurlu bir tatil imkanı sunan Megza Bungalov 2 standart, 2 deluxe, 2 süit ve 2 king süit olmak üzere toplam 8 bungalov evden oluşuyor. Jakuzili, giyotin camlı ve şömineli lüks odalara sahip doğanın kalbindeki tesis Rize-Artvin Havalimanı'na 30 dakika mesafede yer alıyor. Megza Bungalov Hakkında Detay Bilgiler ve Güncel Konaklama Ücretleri için tıklayın. Çamlıhemşin ilçe merkezinde yer alan Furtuna Bungalov doğanın kalbinde, Fırtına Deresi ile iç içe konaklama keyfi sunuyor. Jakuzili ve cam şömineli Yamaç suit ve Standart bungalovları bulunan tesiste her gün yayla turları da düzenleniyor. Furtuna Bungalov Hakkında Detay Bilgiler ve Güncel Konaklama Ücretleri için tıklayın. Rize Fırtına vadisinde dere manzaralı 3 adet ahşap bungalovdan oluşan Pula Bungalov'un özellikle derenin içine doğru uzanmış yer hariç her tarafı cam olan GLASS LODGE sıra dışı bir konaklama deneyimi sunuyor. Coşkulu bir nehir ile iç içe gökyüzünü seyrederek uykuya dalmak tatile olağan üstü bir değer katıyor. Furtuna Bungalov Hakkında Detay Bilgiler ve Güncel Konaklama Ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/rize-firtina-vadisinde-nehir-uzerinde-cam-tavanli-ev-pula-bungalov", "text": "Rize Fırtına vadisinde dere manzaralı 3 adet ahşap bungalovdan oluşan Pula Bungalov'un özellikle derenin içine doğru uzanmış yer hariç her tarafı cam olan GLASS LODGE sıra dışı bir konaklama deneyimi sunuyor. Coşkulu bir nehir ile iç içe gökyüzünü seyrederek uykuya dalmak tatile olağan üstü bir değer katıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/rize-furtuna-vadisi-kiyisinda-bungalov-evler", "text": "Çamlıhemşin ilçe merkezinde yer alan Furtuna Bungalov doğanın kalbinde, Fırtına Deresi ile iç içe konaklama keyfi sunuyor. Jakuzili ve cam şömineli Yamaç suit ve Standart bungalovları bulunan tesiste her gün yayla turları da düzenleniyor. 1 gece 2 kişi kahvaltı dahil 4500 . İki katlı bungalovda alt katta L koltuk üst katta çift kişilik yatak, Jakuzi, Camlı şömine tipli soba, mini mutfak dolabı içerisinde çay ve kahve çeşitleri yer alıyor. Yemek yapma imkanı yok. Kahvaltınız odaya servis ediliyor. Çaycı, kahve makinesi ve mini buzdolabı da mevcut. 1 gece 2 kişi kahvaltı dahil 3500 . İki katlı bungalovda üst katta bir çift bir tek kişilik yatak, alt katta açılabilen koltuk var. Camlı şömine tipli soba, mini mutfak dolabı içerisinde çay ve kahve çeşitleri yer alıyor. Yemek yapma imkanı yok. Kahvaltınız odaya servis ediliyor. Çaycı, kahve makinesi ve mini buzdolabı da mevcut."} {"url": "https://gezentianne.com/rize-icinden-dere-gecen-somineli-jakuzili-bungalov", "text": "Doğanın kalbinde hem izole hem de konforlu tatil yapmayı sağlayan bungalov evler gün be gün çoğalıyor. Özel havuzlusu, şöminelisi, jakuzilisi derken hizmete giren her yeri bungalov ev fark yaratmaya çalışıyor. Rize Ardeşen mevkiinde kurulmuş DoğadaKal Bungalov Evler içinden dere geçen taş ev ile bu rekabete son noktayı koyuyor:) Oldukça modern dekore edilmiş taş evde şömine ve jakuzi de bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/rodos-adasi-gezilecek-yerler-nasil-gidilir-vize-plajlar-restoranlar", "text": "Mandraki Limanı, Arkeoloji Müzesi, Büyük Üstadlar Sarayı, Şövalyeler Caddesi, Hipokrat Ağacı, Akropolis ve Apollon Tapınağı, Ladiko ve Anthony Quinn Koyları, Mandomata, Kelebekler Vadisi, Lindos Koyu gibi gezilecek yerleri ile ziyaretçilerini hem tarihi eserleri, hem de turkuaz renkli denizi ve doğal güzellikleri ile doyuma ulaştıran Rodos Adası, Türkiye'den feribotla geçilen Yunan Adaları arasında en güzel adalardan biri. Rodos Adası gezi yazımda sizlere Rodos Adası'na ulaşım yollarını tek tek açıklıyorum. Rodos Adası'na Marmaris ve Fethiye'den Yeşil Marmaris ve Ocean Travel şirketleri ile 1 saat süren bir yolculukla feribotla geçiliyor. Yüksek sezonda farklı gün gidiş dönüşler için, liman ücretleri dahil, kişi başı 70 Euro,7-12 yaş arası çocuklar için 50 Euro, 0-6 yaş için 5 Euro ödemeniz gerekiyor. Günübirlik gittiğiniz takdirde bu fiyatlar kişi başı 39 Euro, 7-12 yaş arası çocuklar için 27 Euro, 0-6 yaş için 5 Euro oluyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Rodos Adası Yunanistan'a bağlı, Yunanistan da Avrupa Birliğine üye bir ülke olduğundan, eğer yeşil pasaporta sahip değilseniz Yunan Adaları'na geçmek için schengen vizesine sahip olmanız gerekiyor. Feribotla geçiyor olmak ne yazık ki bu kuralı değiştirmiyor. Yani hiçbir Yunan adasına günübirlik bile olsa VİZESİZ GEÇİŞ YOK. Ancak feribot ile geçilen Yunan adalarına kısa süreli turistik geziler için girişler kolaylaştırılmış, GEÇİCİ VİZE uygulamasına başlanmış. Vizeyi bu yöntemle alabilmek için Marmaris'teki seyahat acentelerine seyahatten en az 3-4 gün öncesinden gerekli belgeler ile başvurmanız gerekiyor. Rodos Adası'nda toplu taşıma diğer Yunan Adaları'na göre daha başarılı. Ada'da düzenli ve programlı bir otobüs ağı mevcut. Mandraki Limanı'ndan kalkan otobüsler ile kişi başı 2 Euro karşılığında belli başlı noktalara ulaşmanız mümkün. Ama yine de Rodos Adası'nı hakkını vererek gezmek için araba kiralamak daha mantıklı. Feribottan indiğiniz yerde pek çok araba kiralama acentasının ofisleri bulunuyor. Araba kiraları adaya gittiğiniz dönemin yüksek sezon ya da düşük sezon oluşuna göre 40-60 Euro arasında değişiyor. Yüksek sezonda kiralık arabalara talep fazla olduğu için önceden internet üzerinden rezervasyon yaptırmak, kiralık araba bulamama ya da kazıklanma riskini ortadan kaldırıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Hayatımda şehir merkezinde olup da bu kadar güzel bir denize sahip bir plaj görmedim. Rodos Adası'ndaki En Güzel Plajlar listemizin birincisi, son gün feribot saatine kadar oyalanmak için gittiğimiz Elli Beach'de iki üç saat içerisinde denize kaç kere girip çıktığımızı hatırlayamıyorum. Upuzun plajında gün boyunca takılabilir, ister havlunuzu çakıl plaja serebilir, ister şezlong kiralayabilirsiniz. Kayalardan cam gibi denize girmeyi sevenler için bulunmaz nimet diyebileceğim Kalithea, çok küçük çocuklu aileler için uygun olmasa da biz kuzularla akvaryumun içindeymişcesine yüzmekten inanılmaz keyif aldık. Kaya üstü şezlong konseptine de ayrıca bayıldık. Yıllar önce ilk gördüğümde vurulduğum yine Rodos'taki en güzel plajlar listesinin zirvelerindeki Lindos'un denizin renginin turkuazdan yeşile döndüğünü üzülerek söylüyorum. Renge çok takılmam diyenlerdenseniz, kumluk ve denizinin sığ oluşu, kumsal arkasındaki pek çok restoran bulunuşu cazip gelebilir. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Rodos'un yeni şehir kısmında bulunan Nikos, Tamam kadar olmasa da Türkler arasında epeyce nam salmış. Binalar arasında olmasına rağmen iyi bir dekorasyon ile balıkçı ambiyansı yaratılmış. Servis, ilgi, alaka anlamında zayıf bulduğum mekanda yediğimiz midye marine ve kızarmış karides oldukça lezzetli olduğu için yine de listeye girsin istedim. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/rodos-adasi-nerede-nasil-gidilir-pasaportsuz-vizesiz-gecilir-mi-feribot-ucreti", "text": "On iki adaların en büyüğü olan Rodos Adası, Ege Denizi'nde, Yunanistan sınırları içerisinde, Türkiye sınırlarına en yakın noktası olan Muğla'nın Marmaris İlçesi'ne bağlı Bozburun Yarımadası'ndan 18 km mesafede yer alıyor. Rodos Adası'na uçak derdi ile uğraşmadan Türkiye'den feribotla çok rahat ulaşılabiliyor. Rodos Adası'na Marmaris'ten Yeşil Marmaris ve Marmaris Ferry feribotlarıyla ile 1 saat süren bir yolculukla ulaşılıyor. Tüm seferleri Marmaris-Rodos Feribot Bileti sayfasından karşılaştırabilir ve en iyi fiyat garantisi ile satın alabilirsiniz. Yüksek sezonda liman ücretleri dahil, farklı gün gidiş dönüşler için kişi başı gidiş dönüş 85 Euro, tek yön aldığınızda 52 Euro, 6-12 yaş arası çocuklar için gidiş-dönüş aldığınızda 60 Euro, tek yön için ise 32 Euro ödemeniz gerekiyor. Günübirlik gittiğiniz takdirde bu fiyatlar kişi başı gidiş dönüş 52 Euro, 6-12 yaş arası çocuklar için 32 Euro oluyor. 0-6 yaş için sadece 5 Euro ödemeniz yeterli. Rodos Adası'na özel araçla geçiş şu an için yapılamıyor. Rodos Adası'na biraz daha uzun sürse de Fethiye'den de feribotla geçiş mümkün. Sea Star Lindos feribotlarıyla 1 saat 40 dakika süren bir yolculukla ulaşılıyor. Tüm seferleri Fethiye-Rodos Feribot Bileti sayfasından karşılaştırabilir ve en iyi fiyat garantisi ile satın alabilirsiniz. Yüksek sezonda liman ücretleri dahil, farklı gün gidiş dönüşler için kişi başı gidiş dönüş 75 Euro, tek yön aldığınızda 55 Euro, 6-12 yaş arası çocuklar için gidiş-dönüş aldığınızda 60 Euro, tek yön için ise 40 Euro ödemeniz gerekiyor. Günübirlik gittiğiniz takdirde bu fiyatlar kişi başı gidiş dönüş 52 Euro, 6-12 yaş arası çocuklar için 45 Euro oluyor. 0-6 yaş için sadece 5 Euro ödemeniz yeterli. Ancak feribot ile geçilen Yunan adalarına kısa süreli turistik geziler için girişler kolaylaştırılmış, GEÇİCİ VİZE uygulamasına başlanmıştır. Verilen vize, tek girişli Schengen Vizesi olup, Rodos Adası ve Yunanistan'ın diğer adalarına yapmayı planladığınız (maksimum 15 gün geçerli olabilen) seyahatleriniz için geçerlidir. Rodos Adası'na geçmeden önce vizeyi bu yöntemle alabilmek için Marmaris'teki Yeşil Marmara Lines ve Marmaris Ferry şirketlerine, seyahatten en az 4 gün öncesinden belgeleriniz ile birlikte başvurunuzu yapmamız gerekmektedir. Gerekli belgeler aşağıdaki gibidir. - Pasaport Fotokopisi: Başvuru sahibine ait pasaportun 10 yıldan daha eski olmaması ve seyahat bitiş tarihinden sonra 3 ay daha geçerli olması gerekmektedir. Pasaport aslının seyahat sırasında kontrol ve vize basımı için başvuru sahibinin yanında olması gerekmektedir. - Nüfus Cüzdanı Fotokopisi: Pasaport bilgilerine uygun olan nüfus cüzdanı fotokopisinin her iki yüzüne ait fotokopisinin ibraz edilmesi gerekmektedir. - Biyometrik Fotoğraf: 2 adet biyometrik fotoğrafın güncel olması zorunluluğu bulunmaktadır. - Banka Hesap Dökümü: Seyahat masraflarını karşılayacak kadar yeterli bakiyeye sahip banka hesap özeti son 3 ayın bilgisini gösterecek şekilde hazırlanmalıdır. - Vize Başvuru Formu: Yunanistan vize başvuru formu başvuru sahibinin imzasını taşıyacak şekilde büyük harflerle ve dikkatle doldurulmalıdır. - Rodos Feribot Bileti: Başvuru aşamasında talep edilen feribot biletinin satın alınmış olması gerekmektedir. Ödemesi yapılmamış feribot bileti rezervasyonları kabul edilmemektedir. - Otel Rezervasyonu: Rodos adası ile birlikte diğer adalara da seyahat gerçekleştirilecek ise seyahat dahilinde bulunan tüm otel rezervasyonlarının konfirme edildiğini gösteren belgenin ibraz edilmesi gerekmektedir. Rezervasyon bilgilerinde konaklama yapılacak otelin adı, açık adresi ve iletişim bilgilerinin yer alması gerekmektedir. Aile/Arkadaş yanında konaklama yapılacak ise davetiye belgesi içerisinde davet sahibinin kimlik bilgileri ve açık adresi yer almalıdır. - Vize Ücreti: Başvuru aşamasında ödenmesi gereken vize ücreti vize harç bedeli ve seyahat acentasına ait koordinasyon bedellerini içermektedir. 12 yaşından küçük çocuklardan vize harç bedeli talep edilmemektedir. Diğer Yunan Adaları Feribot Bileti için tıklayın. Rodos Adası Gezilecek Yerler, Nasıl Gidilir, Vize, Plajlar, Restoranlar,"} {"url": "https://gezentianne.com/rodos-adasindaki-en-guzel-plajlar", "text": "Rodos Adası'nda Türkiye'den feribot ile geçilen diğer Yunan Adaları'na göre sayıca daha fazla etkileyici plaj var. Aslına bakılırsa Rodos'un doğu tarafındaki plajların neredeyse hepsi muhteşem. Şehir merkezindeki Elli Beach bile ancak tekne turlarında rastladığımız turkuaz renge ve berraklığa sahip. Bu anlamda Rodos sadece adadaki en güzel plajları için bile ayrı bir blog yazısını hakediyor. Hayatımda şehir merkezinde olup da bu kadar güzel bir denize sahip bir plaj görmedim. Rodos Adası'ndaki En Güzel Plajlar listemizin birincisi, son gün feribot saatine kadar oyalanmak için gittiğimiz Elli Beach'de iki üç saat içerisinde denize kaç kere girip çıktığımızı hatırlayamıyorum. Upuzun plajında gün boyunca takılabilir, ister havlunuzu çakıl plaja serebilir, ister şezlong kiralayabilirsiniz. Kayalardan cam gibi denize girmeyi sevenler için bulunmaz nimet diyebileceğim Kalithea, çok küçük çocuklu aileler için uygun olmasa da biz kuzularla akvaryumun içindeymişcesine yüzmekten inanılmaz keyif aldık. Kaya üstü şezlong konseptine de ayrıca bayıldık. Yıllar önce ilk gördüğümde vurulduğum yine Rodos'taki en güzel plajlar listesinin zirvelerindeki Lindos'un denizin renginin turkuazdan yeşile döndüğünü üzülerek söylüyorum. Renge çok takılmam diyenlerdenseniz, kumluk ve denizinin sığ oluşu, kumsal arkasındaki pek çok restoran bulunuşu cazip gelebilir. Rodos'taki en güzel plaj tavsiyelerime burada son veriyor, gideceklere keyifli yüzmeler diliyorum. Rodos Adası Gezilecek Yerler, Nasıl Gidilir, Vize, Plajlar, Restoranlar,"} {"url": "https://gezentianne.com/rodos-en-iyi-restoranlar-restaurant-tavsiyeleri", "text": "Öncelikle Andreas Amca ve ekibi müşterileri içten bir sıcaklıkla karşılıyor ve ilgileri kapıdan yolcu edene dek sürüyor. Sıra bekleyen müşterilere içecek ve su ikramı bile yapılıyor. Rodos'un yeni şehir kısmında bulunan Nikos, Tamam kadar olmasa da Türkler arasında epeyce nam salmış. Binalar arasında olmasına rağmen iyi bir dekorasyon ile balıkçı ambiyansı yaratılmış. Servis, ilgi, alaka anlamında zayıf bulduğum mekanda yediğimiz midye marine ve kızarmış karides oldukça lezzetli olduğu için yine de listeye girsin istedim."} {"url": "https://gezentianne.com/romada-nerede-alisveris-yapilir", "text": "Geçmişi binlerce yıl eskiye dayanan Roma topraklarında pek çok uygarlığın doğup büyüdüğü tarihi ve turistik bir kent. İtalya'ya başkentlik yapan bu muhteşem şehir hem doğal güzellikleri hem de antik dönemden günümüze gelen tarihi eserleriyle tur şirketlerinin gözde destinasyonları arasında yer alıyor. Hristiyan alemi için kutsal olan Vatikan'ın da yer aldığı bu güzel şehir kültürel ve tarihi zenginliğiyle birlikte modern ve hareketli yaşamın merkezi olmasıyla da turistler için büyük bir çekim alanı yaratıyor. Dünya üzerinde modaya yön veren yerlerin başında gelen Roma AVMler açısından da oldukça zengin. Muhteşem tasarımların yer bulduğu mağazalar, konsept butikler, meşhur markaların yer aldığı outletler ve hareketli pazarlarla alışveriş tutkunları için de ideal bir şehir. Eğer yakın zamanda Roma tatili planlıyorsanız, Ets indirim fırsatlarıyla ucuz rezervasyon yapabilirsiniz. Tarihi ve doğal güzellikleriyle her yıl çok sayıda konuk ağırlayan Roma gezilecek yerler dışında da pek çok detayı ile ilgi çekiyor. Turistler gezip gördükleri güzellikler yanında pek çok yerel ürünü de satın alıp ülkelerine götürmek konusunda oldukça istekli davranıyor. Peki ziyaretçilerinin kendilerini alışverişten alıkoyamadığı Romanın neyi meşhur? Gerek kişisel eşyalar gerekse hediyelikler açısından Roma ve aynı şekilde İtalya oldukça zengin bir listeye sahip. Yaratıcılık konusunda lokomotif şehirlerden biri olan Roma özel tasarım eseri olan estetik ve dekoratif pek çok objeyi hediyelik olarak satın alabileceğiniz bir şehir. Semt pazarlarından büyük AVM'lere, sağlı sollu çok sayıda mağazaya ev sahipliği yapan popüler caddelerinden marka mağazalarına kadar her adımda karşınıza çok sayıda seçenek çıkıyor. Peynirden tatlıya, şaraptan, kıyafete, çanta ve ayakkabıdan mücevher ve aksesuara kadar pek çok göz alıcı ürün bulabileceğiniz Roma'da gezmek kadar alışveriş yapmak da bir o kadar popüler. Tatil sürecinde alışveriş için çok fazla zaman kaybetmemek adına nokta atışı bir alışveriş listesi yapmanız çok mantıklı olabilir. Yoksa kararsızlık yaşayıp dilediğiniz yerleri göremeden tatiliniz bitebilir veya almayı düşündüğünüzden bambaşka şeylerle dolu bir bavulla dönebilirsiniz. Yazımızın bu bölümüne en çok tercih edilen ürünleri hangi noktalardan satın alabileceğiniz konusunda size önemli ipuçları vererek devam ediyoruz. Hem Roma'dan ne alınır sorunuza hem de Roma'da kozmetik alışverişi veya Roma'dan hediyelik alışverişi nereden yapılır gibi sorularınıza bu bölümde yanıt bulabilirsiniz. İtalyan mutfağının vazgeçilmezi olan peynir, çok sayıda çeşidiyle hemen her yemekte kullanılıyor. Bazen soslarda bazen ana yemeklerde karşınıza çıkan farklı lezzetiyle akıllarda yer eden Mozarella, Parmesan, Pecorino gibi popüler peynirler İtalya'dan alınan ürünlerin de başında geliyor. Hemen her yerde karşınıza çıkabilecek yaygınlıktaki yerel Simply marketlerinden dilediğiniz peyniri satın alabilirsiniz. Vakumlu ambalajları sayesinde uçakta sorun yaşamayacağınız peynir çeşitleri bu marketlerde fiyat olarak da avantajlı rakamlara satılıyor. Eğer rotanız müsait olursa Trastevere'deki yerel marketleri de değerlendirip uygun fiyatlı peynir alışverişi yapabilirsiniz. Hafta içi öğlene kadar giderseniz yerel pazardan da alışveriş yapabilirsiniz. Üzüm üretimi ve şarap yapımı konusunda yüzlerce yıllık deneyimi bulunan İtalya; dünyanın en meşhur şarap üreticilerine de ev sahipliği yapıyor. Şarap severlerin bu seyahat sırasında hem tadım yapmak hem de gerek tüketmek için gerek hediyelik olarak şarap satın alması adeta bir gelenek halinde. Bölgesel yakınlığı da düşünerek vaktiniz var ise Castelli Romani'ye düzenlenen bağ turlarına katılabilir hem üretim yapılan tesisleri gezip hem de şarap satın alabilirsiniz. Çok sayıda önemli marka ve tasarım butiğine ev sahipliği yapan oldukça şık caddeleriyle baş döndüren Roma'da kıyafet ve aksesuar satın alabileceğiniz çok sayıda mağaza bulunuyor. İspanyol Merdivenleri civarı, Via Condotti, Via Borgogna ve Via Delle Carrozze şehrin en hareketli caddeleri arasında öne çıkıyor. Yerli halkın alışverişten yana tercih ettiği Via Del Corso ve pahalı mağazaların yer aldığı Via Cola di Rienzo ise alışveriş tutkunlarının listesinde yer alan önemli adresler olarak çokça ziyaret ediliyor. Elbette maddi olarak çok yüksek fiyatlara satılmayan küçük hediyelik eşyalar tatil rutinlerinin mutlaka yapılması gereken alışverişleri. Dostlara vermek üzere gittiğimiz yerlerden aldığımız magnet, kupa, minik shot bardakları, değişik maske ve minik seramik eşyalar kentin tüm turistik noktalarında satılıyor. Hediyelik işini pazarlardan yapacağı alışverişle çözmek isteyen okuyucularımız Piazza del Popolo'daki Borghetto Flaminio Market'i ziyaret edebilirler. Pazar günleri kurulan Pazar çok sayıda tasarım ürünü ve hediyelik eşya bulabileceğiniz adreslerden biri. Gene pazar günleri gidebileceğiniz Porta Portese Market ise Trastevere'de kuruluyor. Hemen her şeyi bulabileceğiniz bu popüler pazar Roma'da alışveriş yapılabilecek yerler arasında öne çıkıyor. Yerel markalar olan Wycon, Kiko, Pupa, Lush kentin pek çok noktasındaki satış mağazalarıyla turistlerin ilgisini çeken kozmetik markalarının başında geliyor. Ayrıca La Rinascente, OVS, Upim gibi mağazaların kozmetik standları da bir hayli yüksek sayıda ürün barındırıyor. Galleria Alberto Sordi, Euroma 2 Centro Commerciale, Porta di Roma Centro Commerciale, Happio gibi alışveriş merkezlerinde önemli kozmetik markalarının satış mağazalarını bulabilirsiniz. Hem ilaç hem de kozmetik ürünlerin satıldığı Parapharmacy mağazaları da çok sayıda ürün ve ekonomik fiyatlar ile Roma'da ilgi çeken kozmetik satış noktaları arasında yer alıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/rumelihisarinda-bogaz-manzarali-nargileli-kahvalti", "text": "Nazik ve ilgili personeli, modern dekorasyonu ve en önemlisi Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne nazır nefis manzarasıyla Rumelihisarı'nın gözde mekanlarından olan Zoom İstanbul haftanın her günü sundukları serpme kahvaltısı ile de çok seviliyor. Nargile severlerin de uğrak yeri olan mekanda fiks fiyatlı serpme kahvaltı seçeneğinin yanı sıra kahvaltı malzemelerini alakart menüden tek tek seçme şansı da bulunuyor. Eylül 2023 İTİBARİYLE SERPME KAHVALTI ÜCRETİ: KİŞİ BAŞI 369 TL."} {"url": "https://gezentianne.com/sakarya-adapazarina-yakin-bungalov-evler-ve-ucretler", "text": "Ağaçların arasındaki bungalov evler ne kadar insanı ne kadar doğanın kalbinde hissettirse de deniz veya göl kıyısında olanların keyfi bambaşka oluyor. Su kıyısı insana her zaman daha çok huzur veriyor. Sapanca Gölgibi Bungalov Sapanca'daki onlarca bungalov ev arasında göle sıfır konumlu 12 bungalov evi ile ön plana çıkıyor. Göl kıyısında kahvaltı keyfi tesis tarafından sağlanırken diğer öğünleri bungalovların mutfağında kendiniz hazırlama imkanı bulunuyor. Muhteşem instagram pozları ortaya çıkartan tesisin göl içindeki salıncağı ve kayığı da çok seviliyor. Sapanca Göldibi Bungalov iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Bali'de tatil yapıyormuş hissi veren Sapanca River hakkındaki detaylar ve güncel fiyatlar için tıklayın. Küçükken çizdiğimiz doğa resimlerinin ortasındaymışız hissi veren Cansu Tatil Köyü Maşukiye'de, yemyeşil bir doğada, şırıl şırıl akan bir derenin yanı başındaki rengarenk bungalovlarda konaklama imkanı sunuyor. 18 dönüm üzerinde konumlandırılmış tesis binicilik, bisiklet, deniz bisikleti, olta balıkçılığı, at binme ve zipline gibi aktivitelere olanak sağlıyor. Kahvaltı dahil konaklama sağlayan tesis 4 mevsim hizmet konseptine uygun inşa edilmiş, restoranına konaklama dışında da misafir kabul ediliyor. Cansu Tatil Köyü konaklama detayları ve ücreti için tıklayın. Şehrin kalabalığından, iş hayatının stresinden, tatilde bile insanlarla iç içe olmaktan yorulanlar için Pentalow Cabins Sapanca ve Maşukiye yakınlarındaki Kocaeli Kartepe mevkiinde, sadece size ait yaşam alanlarında sevdiklerinizle birlikte doğanın kalbinde konforlu bir tatil imkanı sunuyor. 3 farklı konaklama konsepti olan tesisin kabinlerinde kişiye özel bahçe, orman manzaralı jakuzi, bahçe şöminesi ve projeksiyonda film keyfi imkanı bulunuyor. Pentalow Cabins hakkında detay bilgiler, güncel konaklama ücretleri ve iletişim bilgileri için tıklayın. Sapanca'da hem restoran hem de bungalov ev olarak hizmet veren Backyard Sapanca'da meşe ağaçlarının arasında konumlandırılmış, kendine özel bahçeli 8 adet bungalov evden oluşuyor. Evlerin 4 tanesinin müstakil havuzu var ve ısıtmalı olan bu havuzlar kışın 30 C ye kadar ısınabiliyor. Diğer 4 evin ise doğayla bütünleşmiş bahçelerinde süs havuzları bulunuyor. Her biri 2 katlı olan bungalov evlerde kış aylarında sizi sıcacık tutacak şömineniz ve doğaya açılan Fransız pencereniz bulunuyor. Backyard Sapanca hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca Bölgesinde pırtlak gibi çoğalan bungalov evlerin arasında lezzetli bir alternatif olan Heinz Restaurant & Bungalov konaklamaya dahil olarak sunduğu enfes çerkez kahvaltısı ile dikkat çekiyor. 1990 yılından beri alabalık restoranı olan hizmet veren Heinz Restaurant & Bungalov'un doğal ev yapımı çerkes peyniri, kaşarlı kiremitte mantarı ve ev mantısı da çok seviliyor. Heinz Restaurant & Bungalov konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. Yemyeşil bir doğa içinde Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in dünyasında vakit geçirip Bilgin, Uykucu, Neşeli'nin evlerinde konaklamaya, sabah kuş sesleri eşliğinde tamamen doğal olan bir köy kahvaltısıyla güne başlamaya, kendinizi bir masalın içinde hissetmeye ne dersiniz? Abant Masal Evler yılın her mevsimi farklı güzellikler sunuyor. Buraya ilkbaharda geldiğinizde doğanın uyanışını, rengarenk kır çiçeklerini ve tertemiz havasını hissedebilir, kışın geldiğinizde dışarıda lapa lapa kar yağarken şömine başında şarap ve canlı müzik keyfi yapabilirsiniz. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Abant Masal Evler Konaklama Detayları ve Güncel Ücretleri için tıklayın. Kış aylarındaki konaklamalarda şömineli odalar daha çok tercih edildiği için Sapanca Villa Bungalov'un içerisinde özel taşlardan tasarlanmış şöminesi bulunan HOCUS isimli bungalovu çok seviliyor. Dış ortamdan izole, kendine özel bir bahçesi de bulunan Hocus bungalovda wc, duş, oturma grubu, asma katta çift kişilik yatak, mutfak ve TV bulunuyor. Isıtma şömine ile sağlanabileceği gibi ayrıca klima ile de ısınılabiliyor. Sapanca Bungalov Konaklama Ücretleri ve Fotoğrafları için tıklayın. İstanbuldere mevkiinde yer alan Çağlayan Bungalov'un bölgedeki diğer bungalov evlerle kıyaslandığında öne çıkan 3 özelliği var. Birincisi buradaki bungalov evlerin bahçesinin etrafı dışarıdan kimsenin göremeyeceği şekilde çevrilmiş, misafirlerine daha izole bir ortam sunuyor. İkinci olarak bungalov evlerin önünde o eve özel yüzme havuzu bulunuyor. Son olarak da genelde 2 kişinin konaklayabildiği minik bungalov evlerin aksine burada 4 kişi konaklayabiliyor. Çağlayan Bungalov'un üst katında çift kişilik 1 yatak, alt katında oturma alanından ayrı bir odada, 2 ayrı tek kişilik yatak bulunuyor. Bu anlamda hem 2 çiftin konaklaması hem de büyük çocuklu 4 kişilik bir aile için ideal bir konaklama seçeneği oluşturuyor. Çağlayan Bungalov'da konaklama detayları ve fiyatları için tıklayın. Sapanca bölgesindeki bungalov evlere şu sıralarda minimalist ve doğaya dönük yaşam için yeni bir alternatif olan Tiny House konsepti de haftasonu tatilleri için yeni bir alternatif oluşturuyor. Tiny House konseptini bu bölgedeki öncüsü olan Butik Evler Sapanca misafirlerine küçük alanda büyük mutluluklar vadediyor. 36 metrekare boyutundaki bu minik evlerin minik asma katında çift kişilik bir yatak, giriş katında ise tam donanımlı bir mutfak, oturma grubu ve banyo bulunuyor. Tiny House Sapanca konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. Sapanca'nın Mahmudiye Köyü'nde konumlandırılmış Natürköy Bungalov ilkbaharda yeşilin, sonbaharda ise kahverenginin binbir tonunu barındıran bir vadinin tam ortasında yer alıyor. 32 çeşitli enfes bir köy kahvaltısı eşliğinde lüks bungalov evlerde konaklama imkanı sunan tesiste göletler, şelaleler, barbekü alanları, restoran ve yürüyüş parkurları bulunuyor. Natürköy Sapanca Bungalov Evleri hakkında bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca gölünün kıyısında kendine özel bahçeli havuzlu ve jakuzili 5 adet bungalovdan oluşan Boheme Bungalow'un havuzlarının hepsi kışın 32 dereceye kadar ısınabiliyor. Göle sıfır konumda olan tesisin bahçesinde keyifle vakit geçirebileceğiniz ortak alan da bulunuyor. Sapanca Boheme Bungalow hakkında detaylar ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca merkezine 15 dakika uzaklıkta, orman içerisinde konumlandırılmış bungalov evlerin aynı zamanda Sapanca Gölü manzarasına da sahip balkonları bulunuyor. Dağdibi bungalov bölgedeki benzerlerine göre daha uygun fiyatı ile dikkat çekiyor. Sıcak havuzlu ve şömineli bungalovlarda gecelik hafta içi 3500 TL, hafta sonu 4000 TL, Jakuzili ve şömineli Tiny houselarda 3000 TL, karşılığında konaklayabileceğiniz Dağdibi bungalov evlerde maksimum 4 kişiye kadar kalmanız mümkün. İçerisinde mutfak da bulunduğu için yemeklerinizi kendiniz hazırlayabilirsiniz ama ücreti karşılığında kahvaltı servisi de var. Mekanda çift olarak konakladığınızda evlilik şartı aranıyor. Sapanca Bölgesinde pek çok bungalov ev var ama ben sizleri göle sıfır konumda yer alan Sapanca Kıyı Bungalov Evler ile tanıştırmak istiyorum. Uzun yıllardır kafe restoran hizmeti veren işletme pandemi sebebiyle doğa içindeki bungalov evlere yönelik yoğun ilgiye kayıtsız kalamamış, tesisi tiny house'dan, jakuzili bungalov evlere uzanan çeşitlilikteki modern ağaç evlerle güzelleştirmiş. Sapanca Kıyı Kafe Bungalov Evler iletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Sapanca'da benzerlerinden daha şık ve lüks bir bungalov evde hafta sonu kaçamağı yapmaya ne dersiniz? Dekorasyonunda siyah renklerin hakim olduğu MC Bungalov Sapanca'da diğer bungalov evlerin çoğunda olduğu gibi alt katta oturma grubu, banyo, duş ve mutfak, asma katta ise çift kişilik yatak bulunuyor. Bungalovun önünde çatılı bir veranda, verandasında ayrı bir otruma grubu ve kendine ait bahçesinde barbekü imkanı bulunuyor. Sapanca MC Bungalov iletişim bilgileri ve konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca'ya 10 dakika mesafedeki Yanıkköy mevkindeki 3 dönüm arazi içerisindeki 6 adet bungalovdan oluşan Sapanca Köy Bungalov evlerinde sabahları kendi bahçelerinden ?organik meyve ve sebzelerin sunulduğu kahvaltı servis ediliyor. Hepsi asma katlı olan bungalov evlerin asma katında iki kişilik yatak, alt katta ise oturma alanı bulunuyor. Her bungalov evde ? MÜSTAKİL ISITMALI HAVUZ, ? NETFLİX, ?TAŞ BARBEKÜ ve?OTOPARK mevcut. İki kişi olarak konakladığınızda gecelik kahvaltı dahil hafta içi 4000 TL, hafta sonu konakladığınızda ise gecelik kahvaltı dahil 4500 TL ödemeniz gerekiyor. Ancak hafta sonları hem cuma hem de cumartesi minimum 2 gece konaklama şartı bulunuyor. Konaklayan 3. kişi için gecelik ekstra 500 TL ödemeniz gerekiyor. Sapanca Bölgesi'ndeki bungalov evlerin pek çoğunun aksine göl kıyısında yer alan Sapanca Sahil Bungalov'da dört tanesi çift kişilik ve 1 tanesi 4 kişilik olmak üzere toplam 5 tane bungalov ev bulunuyor. Bungalovların içinde Televizyon, Klima ve Mini bar var. Her bungalovun kendine ait 20 metre kare bahçesi ve SPA havuzu mevcut. Standart odaların hafta içi kahvaltı dahil fiyatı 3000 TL, hafta sonu 3500 TL. Loft odanın hafta içi kahvaltı dahil fiyatı 2 kişi için 3500 TL, hafta sonu 4000 TL, 3-4 kişi için 4500 TL, hafta sonu 5000 TL. Hafta sonları 2 gece konaklama zorunluluğu var. Odalarda wc/duş, klima, LED TV, mini buzdolabı, kettle, masa ve sandalye bulunuyor. Çocuk dostu tesiste 0-6 yas ücretsiz ve bebekler için park yatak veriliyor. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Çocuklarla gezilecek sıradışı yerlerden biri olan Hobit Evler hem Darıca'da hem de Ormanya'da yer alıyor. Rengarenk yuvarlak kapılı bu evler muhteşem instagram fotoğrafları sunsa da bırakın konaklamayı içine girme imkanı bile bulunmuyor. İşte bu noktada imdadımıza Sapanca Hobbit Evler yetişiyor. Sapanca Hobit Evler Konaklama Ücretleri için tıklayın. Bungalov evlere alternatif olarak modern çadır konaklaması sağalayan Hypno Sapanca Sapanca'da, İstanbuldere köyü yakınlarında yer alıyor. Hurma ve ceviz ağaçları ile dolu yemyeşil bir bahçe içinde, doğa ile içiçe olan tesiste 5 adet ısıtmalı çadır bulunuyor. İstanbul'a en yakın mesafede Glamping tatili imkanı sunan tesiste aynı zamanda restoran, SPA& Masaj salonu, şelale ve tarihi bir değirmen de mevcut. Her bir çadır çift kişilik yatak, oturma grubu ve küvetli bir banyodan oluşuyor. Kahvaltı servisi tesis bünyesindeki restoranda yapılıyor. Hypno Sapanca iletişim bilgileri ve konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca merkeze araba ile 15 dakika mesafedeki Balkaya Köyü'nde yer alan Balkaya Bungalov evleri elma, armut ve incir ağaçları ile dolu 10 dönümlük bir arazi içerisindeki bungalov evlerden oluşuyor. 2 katlı bungalovların üst katı yatak odasından alt katı ise oturma alanı ve banyo bulunuyor. Hem hafta içi hem hafta sonu sıcak havuzlu bungalovlarda 6000 TL, jakuzili bungalovlarda ise 4000 TL ödemeniz gerekiyor. Hafta sonu en az 2 gece konaklama şartı var. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için gecelik 300 TL indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sakarya-dagevim-bungalov-evler-ve-ucretleri", "text": "2017 yılında hizmet vermeye başlayan Dağevim Sakarya, Sakarya iline bağlı Geyve ilçesinin Kızılkaya köyünde yer alıyor ve bölgedeki keşif alanlarından Doğançay şelalesine 4 km mesafede bulunuyor. 630 m rakımdaki 4 adet bungalov evden oluşan tesis kışın eşsiz kar manzarası, yazın ise serinliği ile doğaseverlere keyifli bir tatil imkanı sunuyor. İstanbul'a yaklaşık 2 saat mesafede bulunan Dağevim Sakarya'da restoran hizmeti yok. Gelmeden önce market alışverişinizi yapmanız gerekli. En yakın market 11 km mesafede. Evde mutfak ve gerekli tüm mutfak ekipmanları mevcut. Bungalov evlerde günlük yaşantınızda ihtiyaç duyacağınız, TV, bulaşık makinası, çamaşı makinası, buzdolabı gibi herşey var. Isıtma evlerdeki şömineli sobalarla sağlanıyor. Toplu taşımanın olmadığı tesise sadece özel aracınız ile gelinebiliyor. Yolun son 2 kilometresi stabilize. Bölgede doğa yürüşleri yapabileceğiniz rotalar bulunuyor. Bir adet çift kişilik ve bir adet tek kişilik yatak bulunan 3 kişi kapasiteli Piramit Evim 1'in gecelik konaklama ücreti toplam 650 TL, (İki kişi kalırsanız 550 TL), Bir adet çift kişilik ve iki adet tek kişilik yatak bulunan 4 kişi kapasiteli 2 katlı Piramit Evim 2'nin ve Engelsiz Evim'in gecelik konaklama ücreti toplam 750 TL,5 kişi kapasiteli Dağ Evim'in gecelik ücreti ise 850 TL. 12 yaş altı çocuklardan ücret alınmıyor. Bölgeden sorumlu Asayiş jandarma komutanlığı kararıyla 2 kişilik bay bayan konaklamalarda evlilik zorunluluğu bulunuyor. Rezervasyon Airbnb üzerinden yapılıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sakaryada-gezilecek-yerler", "text": "Sakarya Gezilecek Yerler listemizin ilki, \"Şehrin içinde orman keyfi\" sloganı ile yola çıkılarak 2006 yılında hizmete açılan Ormanpark 18 dönümlük alana sahip, dişbudak ağaçlarının bulunduğu tamamen doğal bir mekan olma özelliği taşıyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Belpaş tarafından işletilen Ormanpark modern mimarisi ve doğallığı ile huzurlu bir ortama sahip. 70 araçlık otoparkı olan Ormanpark Restoran, Dört Mevsim Kafeterya, Sade Kahve ve Köy Kahvaltısı olmak üzere misafirlerini 4 farklı alanda ağırlıyor. Hafta sonları devasa ağaçlar altında köy kahvaltısı yapmak oldukça keyifli oluyor. Kent merkezinde, Eski Zirai Donatım Kurumu Fabrikası arazisinin yeşil alana dönüştürülmesiyle oluşan Kentpark, Adapazarı halkının yorucu şehir yaşamından kaçıp soluk alabilecekleri bir mekan haline getirildi. Pek çok yürüyüş alanına sahip Kentpark yanında bulunan Çark Deresi sayesinde her mevsim yemyeşil. Tam orta yerinde devasa bir gölet bulunan ve bu gölet üzerindeki adacıklardaki ağaç gölgeleriyle serin ve huzurlu bir ortamın sunulduğu parkta spor yapmak için de faklı bölümler de bulunuyor. Gölet'te deniz bisikleti le gezinti yapılabiliyor. Adapazarı, Sakarya gezilecek yerler listemizin ilki olan Kentpark'taki kıl çadırın sedirlerle şekillendirilmiş ambiyansında çayı, kahvesi, enfes kumpiri, gözlemesi ve bardakta tarhanasıyla doğal güzellikler içerisinde kır keyfini yaşatılıyor. Konser organizasyonları başta olmak üzere birçok etkinliğe de ev sahipliği yapan Kentpark, Adapazarı halkının en fazla tercih ettiği dinlenme mekanlarından biri. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Sakarya Nehri'nin Karadeniz ile buluştuğu noktada bulunan Karasu'da deniz nehir bağlantısına yakın mesafede pek çok kafe restoran ve balıkçı bulunuyor. Balıkçı tekneleri bu bölgeyi liman olarak kullanmış, hem nehir kenarında hem Karadeniz sahilinde dolaşmak oldukça keyifli oluyor. Yaz aylarında Adapazarı Sakarya'da denize girilecek yerler dendiğinde ilk akla gelen yer olan Karasu aynı zamanda Sakarya'nın tek mavi bayraklı plajı olma özelliğini taşıyan Karasu Sahil Park Plajı'nı da bünyesinde barındırıyor. Kayın, gürgen, kestane, meşe, çınar, kavak ormanları ve fındık bahçeleri ile çevrili olan Maden Deresi, Sakarya'nın Karadeniz kıyısında yer alan Kocaali ve Karasu ilçeleri arasında yer alıyor. Burada bulunan kanyon yazın aşırı sıcaklarında bile oldukça serin bir iklim yaratıyor. Oluşan nehir, gür ağaçlık alan, serin hava insanları doğa ile başbaşa bırakıyor ve bu durum yakın ve uzak çevre için ideal bir piknik ve dinlenme alanı oluşturuyor. Sırada Sakarya'da Doğada Gezilecek Yerlerden biri olan Karasu'ya çok yakın mesafede olan Acarlar Longozu var. Burası 1. derece Doğal Sit Alanı olarak koruma altına alınmış Türkiye'nin en büyük longozu. Longoz dediğimiz olay denize doğru akan derelerin ağzının kumla kapanması sonucu oluşan göl ve ormanın iç içe girdiği özel bir eko sistem. Acarlar Longozu üzerinde boylu boyunca uzanan tahta yol boyunca güzel manzara eşliğinde huzurlu bir yürüyüş yapmak oldukça keyifli. Eski Adapazarı Karasu yolunun 10. kilometresinde yer alan Poyrazlar Gölü, etrafı yeşil tepeler ve ormanlarla çevrili oldukça büyük bir göl. 1. derecede doğal sit alanı olan göl doğa içinde bir gün geçirmek, bisiklet sürmek ve piknik yapmak isteyenler için ideal. çevresinde yüzlerce piknik masası bulunan, mangal yakmanın ve balık tutmanın serbest olduğu Poyrazlar Gölü'ne İstanbul'dan özel araçla 2.5 saatte ulaşılabiliyor. Adapazarı'na Yakın Gezilecek Yerler listemizin sonuncusu Kırkpınar, Sapanca Gölü kıyısındaki restoranların yoğunlaştığı artık turistik olmuş bir köy. Bu köyde bulunan villalarda arkadaşlarınızla konaklayabileceğiniz gibi hafta sonu günübirlik gelip göl keyfi yapmanız da mümkün. Göl kıyısında sazlıkların arasında yürüyüş yaptıktan sonra Maja Kırkpınar'ın ya da Beta Home Gölevi'nin göl kıyısındaki sevimli bahçelerinde kahvaltı ya da yemek molası verebilirsiniz. Maşukiye, Sapanca Kahvaltı Mekanları ve fiyatları için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sakip-sabanci-muzesi-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi zengin koleksiyonu, kabul ettiği kapsamlı uluslararası geçici sergileri, konservasyon birimleri, çocuklar ve yetişkinler için farklı eğitim programları, yapılan çeşitli konser, konferans ve seminerleriyle çok yönlü bir müzecilik ortamı sunuyor. İş adamı kimliğinin yanı sıra sanata verdiği önemle de tanınan Sakıp Sabancı ve ailesinin yaşamış olduğu Emirgan'daki Atlı Köşk, uzun yıllar Sakıp Sabancı'nın ünlü hattatların güzel yazı örnekleri ve Kuran nüshalarını kapsayan zengin hat ve resim koleksiyonunu barındırmış, 1998 yılında da Sabancı ailesi tarafından içindeki koleksiyon ve eşyalar ile müzeye dönüştürülmek üzere Sabancı Üniversitesi'ne bağışlanmış. Atlı Köşk'ün alt katı Sabancı ailesinin köşkte yaşarken kullandıkları eşyayla birlikte, o dönemin bir hatırası olarak korunmuş, üst kat odaları ise Osmanlı kitap ve hat sanatı örneklerinin sergilendiği salonlara dönüşmüş. Modern bir galerinin de eklenmesiyle 2002 yılında ziyarete açılan müzenin 2005'te sergileme alanları daha da genişletilerek, teknik düzeyde uluslararası standartlara kavuşmuş. Bugün Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi zengin koleksiyonu, kabul ettiği kapsamlı uluslararası geçici sergileri, konservasyon birimleri, çocuklar ve yetişkinler için farklı eğitim programları, yapılan çeşitli konser, konferans ve seminerleriyle çok yönlü bir müzecilik ortamı sunuyor. Müzenin içi kadar ilgi çekici, eşsiz boğaz manzaralı bir bahçesi de bulunuyor. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi'nin katkılarıyla bahçesindeki tüm ağaç ve bitki türlerini kayıt altına alarak bahçe meraklılarının ilgisine sunuluyor. Gerçekleşen bilimsel çalışma sonucunda, Sakıp Sabancı Müzesi'nin bahçesinde Uzakdoğu, Amerika, Avustralya, Kuzey Afrika ve Kafkasya bölgelerinden gelen, Türkiye'de nadir görülen bitkileri de içeren 115 bitki çeşidi yer alıyor. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul'da Boğaziçi'nin en eski yerleşimlerinden Emirgan'da, Emirgan Korusu'nun hemen altında denize nazır bir konumda yer alıyor. Sakıp Sabancı Müzesi, güzergahında Emirgan durağı bulunan Dentur Avrasya'yla yaptığı işbirliği kapsamında, müze ziyaretçilerine deniz yoluyla rahat bir ulaşım sağlamayı amaçlıyor. Her gün Milli Saraylar uğramalı boğaz turu düzenleyen Dentur Avrasya'da, katılımcılar Kabataş Beşiktaş Emirgan Küçüksu Beylerbeyi rotasını tek bir biletle gezebiliyor. Müze ziyaretçileri Dentur biletiyle 25 TL'lik grup indirimli girişten yararlanabiliyor ve Dentur'un Milli Saraylar Uğramalı Boğaz Turuna, Emirgan'dan %50 indirimli katılabiliyorlar. Tarife ve detaylı bilgi için tıklayınız. Ayrıca Emirgan iskelesinden İstinye, Kanlıca, Kandilli, Anadoluhisarı, Bebek, Arnavutköy ve Çengelköy'e vapur seferleri bulunuyor. İstinye deniz otobüsü iskelesinden Beşiktaş ve Kadıköy'e seferler yapılıyor. Ayrıntılı bilgi ve tarifeler için tıklayın. Müze'den yürüyerek ulaşabileceğiniz İstinye Bayırı kavşağında Mecidiyeköy'e otobüs, 4. Levent Metro istasyonuna ise minibüs bulabilirsiniz. Sakıp Sabancı Müzesi Dostu kart sahipleri, 14 yaş ve altı çocuklar ile bir refakatçi, Engelliler ve bir refakatçi, Sabancı sÜniversitesi akademik ve idari personeli ve basın mensupları için giriş ücretsiz. Müzekart direk olarak geçiş sağlamıyor ancak Müzekart sahipleri müzeyi, kartlarının geçerlilik süresi içerisinde indirimli bilet fiyatı ödeyerek ziyaret edebiliyor. Müze'ye Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Pazar günleri 10.00-18.00 arasında, Cumartesi günleri 10.00-20.00 arasında giriş yapılabiliyor. Müze Pazartesi günleri, Ramazan ve Kurban Bayramlarının ilk günü ve 1 Ocak'ta kapalı. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sakiz-adasi-gezi-rehberi-nasil-gidilir-vize-plajlar-restoranlar", "text": "Yunan Adaları doğal güzellikleri, lezzetli yemekleri, müşterileri kazıklamaya çalışmayan restoran ve otelleri ile son yıllarda Türklerin gözde tatil destinasyonlarından biri olmuş durumda. Öyle ki özellikle Türkiye'den feribot ile geçilebilen Sakız Adası, Midilli, Samos, Rodos ve Kos Adası'nda bayram dönemlerinde plajlarda ve restoranlarda Yunanlılardan daha çok Türklere rastlamanız daha büyük olasılık. Doğallığını yitirmemiş sahillerde berrak ve masmavi sularda yüzmek, tazecik kalamar, güneşte kurutulmuş ahtapot, Grek salata ve uzo eşliğinde bir servet ödemeden deniz kıyısında gün batımının keyfini sürmek... Tüm bunlar bir feribot mesafesindeyken Türklerin Yunan Adalarına olan ilgisini anlamak zor değil. Sakız Adası gezi yazımda sizlere Sakız Adası'na ulaşım yollarını, en güzel plajları ve gezilecek yerleri tek tek açıklıyorum. Çeşme'den Ertürk Lines veya Ege Birlik şirketlerine ait feribotlarla 45 dakika gibi bir sürede Sakız Adası'na ulaşılıyor. 2 Euro'su liman vergisi olmak üzere kişi başı tek yön için 20 Euro, gidiş dönüş için 25 Euro ödemek gerekiyor. Dönüş bileti aynı fiyata açık olarak da alınabiliyor. 0-4 yaş arasının ücretsiz olduğu geçişlerde 4-12 yaş için %50 indirim uygulanıyor. Sakız Adası Yunanistan'a bağlı, Yunanistan da Avrupa Birliğine üye bir ülke olduğundan, eğer yeşil pasaporta sahip değilseniz Yunan Adaları'na geçmek için schengen vizesine sahip olmanız gerekiyor. Feribotla geçiyor olmak ne yazık ki bu kuralı değiştirmiyor. Yani hiçbir Yunan adasına günübirlik bile olsa VİZESİZ GEÇİŞ YOKTUR. Ancak feribot ile geçilen Yunan adalarına kısa süreli turistik geziler için girişler kolaylaştırılmış, GEÇİCİ VİZE uygulamasına başlanmış. Vizeyi bu yöntemle alabilmek için Çeşme'deki seyahat acentelerine seyahatten en az 3-4 gün öncesinden gerekli belgeler ile başvurmanız gerekiyor. Pek çok Yunan Adası'nda olduğu gibi, Sakız Adası'nda toplu taşıma yok denecek kadar az. Sakız Adası'nı hakkını vererek gezmek için araba kiralamak gerekiyor. Feribottan indiğiniz yerde pek çok araba kiralama acentalarının büroları bulunuyor. Araba kiraları adaya gittiğiniz dönemin yüksek sezon ya da düşük sezon oluşuna göre 30-50 Euro arasında değişiyor. Yüksek sezonda kiralık arabalara talep fazla olduğu için önceden internet üzerinden rezervasyon yaptırmak, kiralık araba bulamama ya da kazıklanma riskini ortadan kaldırıyor. Sakız Adası'nın en can alıcı kumsalı Glari Plajı. Adanın doğusunda bulunan Glari Plajı'nda deniz berrak ve muhteşem bir renge sahip. Tüm Sakız Adası plajları gibi buraya da giriş ücretsiz. Gençler arasında çok popüler olan Glari Beach'te köşede minik bir bar da bulunuyor. Yüksek sezonda havlu koyacak yeri bırak, adım atacak yer bulmak bile zor. Sakız Adası'nın tam güneyinde bulunan Komi Plajı kumluk, bol şezlonglu, kumsal boyunca üç beş restoranı olan uzunca bir plaj. Tüm günü tek bir kumsalda geçirmek isteyenler, biraz yüzer, biraz güneşlenir, biraz yer içerim diyenler için ideal. Deniz oldukça berrak ve çabuk derinleşiyor, küçük çocuklu aileler için çok uygun değil. Sakız Adası'nın en özel plajı Mavra Volia adını plajda bulunan siyah çakıl taşlarından almış ve bu taşlar Psaronas adlı yanardağ patlaması sonucu oluşmuş. Plaj hala çok bakir. Tesisi bırak bir tane şezlong bile yok. Deniz dört beş metre derinlikte bile cam gibi. Çakıllar şıkır şıkır. Gözlükle dalıp çıktıkça mest olmamak elde değil. Diğer adı Emborios olan Mavra Volia Plajı Komi Beach'in hemen altında, adanın güneyinde bulunuyor. Sakız Adası'nın batısındaki Lithi Plajı, sahilin etrafında küçük restoranlar ve bu restoranların önüne atılmış şezlonglardan oluşan, kumsalın yanında minik bir limanı da bulunan, oldukça sakin ve şirin bir plaj. Git git derinleşmeyen kumluk denizi ile bana pek hitap etmese de, küçük çocuklu aileler için gayet ideal. Deniz o kadar sığ ki sahilden epey uzaklaştığımız halde çocuklarla yakalamaca oynanabiliyor. Lithi Plajı'ndaki şezlong konforu, restoranlar ve sığ deniz, özellikle küçük çocuklu ailelerin tüm gününü burada geçirmesine imkan tanıyor. Lithi Plajı'nın biraz kuzeyinde yer alan Elinta Plajı Sakız Adası'nın en bakir plajı. Mavra Volia gibi burada da herhangi tesis yok ama burası çok daha ıssız. Elinta tek tük insanın geldiği yine çakıllı bir kumsala ve şıkır şıkır, berrak bir denize sahip. Buraya gelirken yanınızda yiyecek ve içecek almayı unutmayın. Sakız Adası gezisinin olmazsa olmazı adanın en güzel köyleri Mesta ve Pirgi'yi görmektir. Merkezden 35 km mesafede, adanın güneybatısında yer alan Mesta Köyü, en iyi korunmuş ortaçağ köylerinden biri. Benzersiz bir mimariye sahip köyün labirent gibi sokaklarında kaybolmak çok keyifli. Burada Yunanlıların buzlu kahvesi olan FRAPPE molası verebilir, yaklaşık 10 km mesafedeki Pirgi Köyü'ne geçebilirsiniz. Pirgi Köyü de yine adanın güneyinde, Sakız Adası ve Yunanistan için önemi büyük, bir ortaçağ köyü. Geçmişte adanın sakız üretimi, ticareti ve konumu açısından, merkezi köyü durumunda olan Pirgi, günümüzde de bozulmamış evleri, sokakları, insanları ile ziyaretçilerine ortaçağa ışınlıyor gibi. Sakız Adası'nın kuzey doğusunda, ada merkezine özel aracınız ile yarım saat mesafede bulunan Lagada Limanı'nda yer alan O Passas Türkler tarafından çoktan keşfedilmiş de olsa denize sıfır konumu ve lezzetli deniz ürünleri ile hala Sakız Adası'ndaki en iyi restoranlar arasında bulunuyor. Kabuğuyla birlikte kızartılmış karidesler, kalamar tava, fener balığı mücveri ve bir Yunan Adası sofrasının olmazsa olmazı Grek salata ve uzo ile birlikte harika bir öğün oluyor. Çocuklar en çok kabuğuyla kızarmış karidese ve yemek sonrası gelen mini kornet ikramına bayılıyor. Sakız Adası'nın en güzel köylerinden Kambos Köyü'nün karışık ve daracık taşlı sokaklarından birine gizlenmiş Restaurant Apomero'ya girdikten sonra gördüğünüz muhteşem manzara karşısında büyülenmemek elde değil. Burası Sakız Adası'nın canlı müzikli en popüler restoranı. Yemekler muhteşem değil ama mekan oldukça keyifli, müzik eğlenceli. Apomero'ya gitmeden önce rezervasyon şart."} {"url": "https://gezentianne.com/sakiz-adasi-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Sakız Adası Gezi Notlarımda Sakız Adası'nda gezilecek görülecek yerlerden, en iyi restoranlardan, konakladığımız otellerden, en iyi plajlardan, Mavra Volia, Lithi Beach, Elinda Beach, Glari Beach, Mesta ve Pirgi köylerinden bahsedeceğim. Sakız Adası'na gitmeden önce internet üzerinden günlük 40 Euro karşılığında Sakız Adası gezilecek yerleri keşfetmek üzere arabamızı kiralıyoruz. Çeşme'de kendi aracımızı limana yakın bir konumda park edip, Ege Birlik'ten Sakız Adası feribot biletlerimizi alıyoruz. Çeşme'den Sakız'a 45 dakika sürecek olan yolculuk için, kişi başı, gidiş dönüş 25 Euro, çocuklar için 13 Euro ödüyoruz. Sakız Adası'na vardıktan sonra pasaport kontrolü sırasında sonlara kalmamak için feribottan inerken elimizi çabuk tutuyor, pasaport kontrolünden hızlıca geçiyoruz. Ve İşte Sakız Adası'ndayız. Limanın tam karşısında inci gibi dizilmiş RENT A CAR ofisleri arasından bizimkinibulup arabamıza konuşlanıyor ve otelimize doğru yol alıyoruz. Sakız Adası haritamıza bakarak kolaylıkla otelimize varıyor, muhteşem manzaralı odamıza yerleşiyoruz. Sakız Adası'nın merkezi adanın Çeşme'ye bakan tarafında, yani adanın doğusunda. Otelimiz Erytha ise merkezden adanın güneyine doğru sahilden inerken 10 dakika mesafedeki Karfas bölgesinde bulunuyor. Otelden ziyade ufak bir tatil köyü gibi, yenilenmiş odalar için rezervasyon yaptığımızda müthiş bir konfor ve manzara ile karşılaşıyoruz. Otelin kendi plajı var. Denizi süper değil, biraz kayalıklı ama arada otelde dinlenmeyi tercih edenler kahvaltı öncesi denize girmezsem olmaz diyenler için hayat kurtarıcı. Zaten adaya gelip bütün gününü kaldığı otelin önündeki denizde geçiren yoktur diye düşünüyorum. Mayoları giyip yol yorgunluğunu atmak için suya dalıyoruz. Sonra arabamıza atlayıp Trip Advisor'dan methini okuduğumuz Kataraktes bölgesindeki restoran Meltemaki Fish Tavern'i aramak üzere yola koyuluyoruz. Meltemaki yi buluyoruz bulmasına da Meltemaki Türk kaynıyor. Eşimin yurtdışında Türk alerjisi Samos gezi rehberinden de malum, deniz kıyısında bir masada oturmuşken kalkıp hemen yanındaki daha lokal bir tavern'e geçiyoruz. İyi ki de geçiyoruz. Yemek sonrası rotamızı adanın güneyine çeviriyor, önceki gezimizde de bayıldığımız Sakız'da gezilecek yerler listesinde başı çeken en güzel ve en özel plajı Mavra Volia'ya gidiyoruz. Mavra Volia adını plajda bulunan siyah çakıl taşlarından almış ve bu taşlar Psaronas adlı volkan patlaması sonucu oluşmuş. Plaj hala çok bakir. Tesisi bırak bir tane şezlong bile yok. Deniz dört beş metre derinlikte bile cam gibi. Çakıllar şıkır şıkır. Gözlükle dalıp çıktıkça mest oluyoruz. Ertesi sabah otelde bizim deniz, kızımın havuz keyfi ve kahvaltı sonrası bu sefer adanın batısına yöneliyoruz. Bugün hava biraz serince. Lithi Plajı sahilin etrafında küçük restoranlar ve bu restoranların önüne atılmış şezlonglardan oluşan, kumsalın yanında minik bir limanı da bulunan, oldukça sakin ve şirin bir plaj. Git git derinleşmeyen kumluk denizi ile bana pek hitap etmese de, küçük çocuklu aileler için gayet ideal. Deniz o kadar sığ ki sahilden epey uzaklaştığımız halde çocuklarla yakalamaca oynanabiliyoruz. 🙂 Tüm günü burada geçirebilir insan ama biz keşif delisiyiz, yola devam ediyoruz. Kuzeye doğru yol aldığımızda Elinta Plajı'na ulaşıyoruz. Elinta Mavra Volia gibi bakir, ancak ona göre çok daha ıssız, tek tük insanın geldiği yine çakıllı yine şıkır şıkır bir deniz. Denize gir çık karnımız acıkıyor. Ama adanın tam batısında ıssız bir yerdeyiz. Yakınlarda bir tesis yok. Adanın ortasından shortcut yapıp tam batıdan tam doğuya Sakız'ın merkezine geçiyoruz. Merkezde durmadan kuzeye doğru ilerleyip bir önceki gezimizde konum ve lezzet olarak çok beğendiğimiz O Passas isimli restoran için adanın kuzey doğusundaki Lagada Limanı'na ulaşıyoruz. Deniz ile içiçe olan masamıza yerleşiyor, ortaya söylediğimiz kızarmış karideslerimizi, kalamarımızı, fener balığı mücverimizi, ve bir Yunan Adası sofrasının olmazsa olmazı, Grek salata ve uzomuzu hüpletiyoruz. Çocuklar en çok kabuğuyla kızarmış karidese ve yemek sonrası gelen mini kornet ikramına bayılıyorlar. Kuzular misina ve çengelden oluşmuş oltasıyla koca koca balıkları teker teker tutan Yunanlı dedenin yanında oyalanıyorlar, biz de önümüzde uzomuz ayağımızın dibinde deniz, O Passas'ta güneşi indiriyoruz. Kalktığımızda artık başka bir plaj için çok geç, otelimize dönüyoruz. Akşam hava iyiden iyiye esmeye başlıyor. Açık havada oturmak hayal gibi. Otelimizin civarında yarı açık lokal bir tavern bulup oturuyoruz. Bu sefer tercihimizi etten yana kullanıp pirzola ve ev yapımı sosis sipariş ediyoruz. Keyifli bir akşam yemeği ile Sakız Adası'ndaki ilk günümüzün sonuna geliyoruz. Komi Beach Lithi Beach tarzında, kumluk, bol şezlonglu, kumsal boyunca üç beş restoranı olan uzunca bir plaj. Tüm günü tek bir kumsalda geçirmek isteyenler için ideal. Komi Beach'de kumsalla iç içe, fonda yunan ezgileri çalan, ambiyansına bayıldığımız Taverna Nostalgia'ya seçiyor, soğan şeritleriyle birlikte kızartılmış minicik gümüş balıklarını çıtır çıtır yiyoruz. Kuzular ise kocaman bir ev yapımı hamburgeri paylaşıyorlar. Ve tabi ki bunlara eşlik eden Grek salata ve uzo. Adamların zeytinyağları o kadar lezzetli ki zeytinyağını Grek salata üzerine boca edip üzerine bol limon sıkıp suyuna ekmek banmadığımız bir öğün düşünemiyoruz. Sakız Adası'ndaki ikinci otelimiz THEOXANIA APART yine adanın doğu tarafındaki Agias Fotinis plajında denize sıfır konumda bulunuyor. Buradaki dairemiz set üstünde bir giriş katı. İçi yenilenmiş, gıcır gıcır. Verandamızın önü bahçe, bahçenin önü deniz. 🙂 Yan ve üst dairelerimizdeki komşularımızdan kimi akşam yemeği için sofra kuruyor kimi balkonda şarabını yudumluyor, kendimizi bir anda bir yazlık kasabası ambiyansı içinde buluyoruz. E madem öyle işte böyle diyoruz, gündüz Komi'ye doğru giderken her yurt dışı gezimizin olmazsa olmazı supermarket alışverişimizde aldığımız malzemeleri açıyoruz. 🙂 Eksikleri köşedeki bakkaldan tamamlıyoruz. Eşim ev yapımı sosisleri ve soğanları kızartıyor, ben de komşularımız gibi sofra kuruyorum. Yine beklenmeyen keyifte bir gece... Seneye tam bu odayı kiralayıp sakızda bir hafta kalma hayalleri kuruyoruz. Sakız Adası'ndaki son günümüzde adanın en güzel köyleri Mesta ve Pirgi'yi ziyaret ediyoruz. Merkezden 35 km mesafede, adanın güneybatısında yer alan Mesta Köyü, en iyi korunmuş ortaçağ köylerinden biri. Benzersiz bir mimariye sahip köyün labirent gibi sokaklarında kaybolmak çok keyifli. Yunanlıların sütlü soğuk kahvesi FRAPPE molası sonrası Mesta Köyü'ne yaklaşık 10 km mesafedeki Pirgi Köyü'ne geçiyoruz. Pirgi Köyü de yine adanın güneyinde, Sakız Adası ve Yunanistan için önemi büyük, bir ortaçağ köyü. Geçmişte adanın sakız üretimi, ticareti ve konumu açısından, merkezi köyü durumunda olan Pirgi, günümüzde de bozulmamış evleri, sokakları, insanları ile ziyaretçilerine ortaçağa ışınlıyor gibi. Artık adadan ayrılma zamanı. Merkeze dönüyor, arabamızı teslim ettikten sonra Sakız Adası Çeşme feribotuna biniyoruz. Seneye görüşmek üzere Sakız Adası."} {"url": "https://gezentianne.com/sakiz-adasi-nerede-nasil-gidilir-pasaportsuz-vizesiz-gecilir-mi-feribot-ucreti", "text": "Sakız Adası Ege Denizi'nde, Yunanistan Sınırları içerisinde yer alıyor. İzmir'in Çeşme İlçesi'ne sadece 8 km mesafede olan Sakız, Türkiye'ye göre hizalandığında İzmir'deki Karaburun Yarımadası'nın karşısına denk geliyor. Bu blog yazımda sizlere Sakız Adası'na ulaşım yollarını tek tek açıklıyorum. 2022 yılında seferler 2 yıllık aranın ardından tekrar başladı. Covid-19 tedbirleri kapsamında seferler kısıtlı kontenjanla yapılıyor ve yolcu listeleri önceden limana iletilmesi gerekiyor. Bu nedenle biletinizi seyahatinizden birkaç gün önce almanız çok daha iyi olacaktır. Sakız Adası'na feribot ile özel aracınız ile de geçiş yapılabiliyor. Binek araca tek yön için 55, gidiş dönüş için 80 Euro ödemeniz gerekiyor. Sakız Adası'nda araba kiralamanın ünlük 50 Euro civarında olduğu düşünüldüğünde Sakız Adası'na kısa tatiller için arabasız, uzun tatiller için araba ile geçmeniz öneriliyor. Yunanistan Avrupa Birliğine üye bir ülke olduğundan, eğer yeşil pasaporta sahip değilseniz, Sakız Adası da dahil olmak üzere, Yunan Adaları'ndan birine geçmek için schengen vizesine sahip olmanız gerekmektedir. Feribotla geçiyor olmak ne yazık ki bu kuralı değiştirmemektedir. Yani Sakız Adası'na günübirlik bile olsa PASAPORTSUZ VE VİZESİZ GEÇİŞ YOKTUR. Ancak feribot ile geçilen Yunan adalarına kısa süreli turistik geziler için girişler kolaylaştırılmış, GEÇİCİ VİZE uygulamasına başlanmıştır. Verilen vize, tek girişli Schengen Vizesi olup, Sakız Adası ve Yunanistan'ın diğer adalarına yapmayı planladığınız (maksimum 15 gün geçerli olabilen) seyahatleriniz için geçerlidir. Yetişkin yolcular için Vize Ücreti 55 Euro'dur. Evraklarınız ile acentaya başvuru sırasında ödenir. 0-12 yaş çocuklar ücretsiz olup, sadece başvuru ücreti olan 20 ödenir. Sakız Adası'na geçmeden önce vizeyi bu yöntemle alabilmek için Çeşme'deki Ertürk Lines veya Turyol şirketlerine, seyahatten en az 2 gün öncesinden belgeleriniz ile birlikte başvurunuzu yapmamız gerekmektedir. Gerekli belgeler aşağıdaki gibidir. - 2 adet yeni çekilmiş, arkası beyaz fonlu biyometrik fotoğraf - Pasaportun resimli sayfasının fotokopisi - 12 yaş altı çocuklar için kimliğin ön yüz fotokopisi - Elektronik ortamda doldurulmuş ve son sayfası yolcu tarafından imzalanmış vize başvuru formu - Seyahatiniz günübirlik ise feribot bileti, konaklamalı ise feribot bileti ve otele ödeme yapmış olduğunuza dair belge"} {"url": "https://gezentianne.com/samsunda-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Atakum Sahili'nde bahçeli bir köşk içinde konumlandırılmış Her Daim Müdavim kaliteli kahvaltısı ve Karadeniz'de yarattığı Ege havası ile 'Samsun'da Kahvaltı Nerede Yapılır?' sorusuna cevap oluyor. Samsun kahvaltı mekanları arasında ön plana çıkan Müdavim'in güncel ücreti toplam 300 TL olan iki kişilik serpme kahvaltısında Ayvalık zeytin çeşitleri, yöresel peynirler, Hatay kırma zeytin piyazı, acuka, kuru domatesli Ezine peynir, söğüş tabağı, ev yapımı mevsim reçelleri, bal kaymak, nutella, patates kızartması, sıcacık pişiler ve sınırsız çay bulunuyor. Pek çok mekanda ekstra olarak sunulan Türk kahvesi de Müdavim misafirlerine ikram ediliyor. Kahvaltı malzemeleri Hatay, Ayvalık, Antep, Cunda yörelerinden temin ediliyor. Reçeller ve acuka kendi imalatları. Mevsimsel ürünlerin kullanılmasına özellikle dikkat ediliyor. Mekanda Gezenti Anne takipçileri için %10 indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Kazık yemek istiyosanız Müdavimi tercih edebilirsiniz zira aldığınız nefese para alıyolar."} {"url": "https://gezentianne.com/san-francisco-en-iyi-restoranlar-calzones-pizza-cucina", "text": "Teknoloji insanı, ikiz babası Serdar Kuzuloğlu'nun 'Ben bu kadar güzel pizza yemedim' ifadesi üzerine denediğimiz San Francisco'daki En İyi Restoranlardan Calzone's Pizza Cucina \"İtalya'dayız\" hissi veren ambiyansı ile bizi de mutlu ediyor. Pizza iç malzemesi uyumlu ve gayet lezzetliydi. Pizza hamuru ise incelik ve çıtırlık anlamında başarılı olsa da lezzet anlamında bizi kesmiyor. Pizza öncesi sipariş verdiğimiz bacon sarılı deniz tarakları ise 'Yiğidi öldür, hakkını ver' dedirten cinsten, gerçekten damak çatlatıyor. İtalyan trattoriasına San Francisco dokunuşunun hissedildiği sıcacık dekorasyonlu iç mekanı ayrı, İtalyan sokağına nazır minik masaları ile dış mekanı ayrı güzel. Gidilesi, denenesi, Gezenti Anne tavsiyesi."} {"url": "https://gezentianne.com/san-francisco-en-iyi-restoranlar-crab-house", "text": "San Francisco tam bir yengeç cenneti. Çorbasından salatasına, fırınlanmış bütün yengeçten, makarnasına her türlü halini sokak satıcılarında da en lüks restoranlarda da deneyimlemek mümkün. Kentin çekici turistik destinasyonlardan Pier 39 üzerindeki San Francisco'nun en iyi restoranlarından Crab House yengeç konusunda şehrin en iyilerinden. Yengeç ziyafetine CLAM CHOWDER SOUP ile başlıyoruz. Yengeç etli, kremalı sebze çorbası olarak tanımlayabileceğim clam chowder soup isteğe bağlı olarak tabakta ya da ekşi mayalı ekmek içerisinde servis ediliyor. Muhteşem bir lezzet, insan ekmeği banmalara doyamıyor. Ana yemek olarak iron plate olarak adlandırılan döküm tepsilerde pişirilip servis edilen yengeç bacaklarını, kabuklu midyeyi ve karidesleri ortaya karışık olarak söylüyoruz. Midyeler başta çok lezzetli gelse de döküm tepsi sıcaklığını uzun süre koruduğu için bir süre sonra kurumaya başlıyor, iron plate olayının midyeye uygun olmadığına kanaat getiriyor, midye diyince moules marinieres'ten şaşmamak lazım diyoruz. Karideslere gelirsek eğer ömrümde yediğim en lezzetli karidesler desem abartmış olur muyum diye tekrar düşünüyorum ama hayır o karideslerden aldığım keyif dün gibi aklımda, evet ömrümde yediğim en lezzetli karideslerdi emin oluyorum. Yengeç bacaklarını da kabuklarını kerpetenvari deniz böcüğü kırma aleti ile çıtır çıtır kırıp götürüyor, güneşli bir bahar havasında beyaz şarabımızı Alcatraz Adası manzarasına karşı yudumlarken zevkten dört köşe oluyoruz. San Francisco'daki ilk yengeç deneyimimizin sonuna geliyor. Deniz ürünleri konusunda şehrin en iyilerinden biri olan Fog Harbor maceramız için sizi böyle alıyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/san-francisco-en-iyi-restoranlar-fog-harbour-fish-house", "text": "Küçüklüğümde yazlıkta babam balık avından dönen balıkçılardan ağlarına takılan yengeçleri alır, haşlar, taşla kırar, yerdik. En lezzetli kısmı en kalın kıskacının içindeki parça olurdu. Benim gözüm hep ondaydı.? Yıllar geçti, SURUMİ çıktı mertlik bozuldu. Ucuz balıklar püre haline getirilip, yengeç esansı katılıp kırmızı gıda boyası sürüldü, ya da ucuna bir kıskaç konduruldu, okyanus lokumu gibi süslü isimlerle market reyonları ve restoran menüleri çakma yengeçlerle dolduruldu. Günümüzde sushi roll yapımında da sıkça kullanılan surumi beni bile yengeçten soğuttu. Uzun bir aradan sonra San Francisco gezimizde gerçek yengeç eti ile tekrar buluşuyorum. Özellikle San Francisco'daki Fishermans Wharf bölgesi, tam bir yengeç cenneti. Çorbasından salatasına, fırınlanmış bütün yengeçten, makarnasına yengecin her türlü halini sokak satıcılarında da, en lüks restoranlarda da deneyimlemek mümkün. Kentin çekici turistik destinasyonlardan Pier 39 üzerindeki Fog Harbor Fish House yengeç konusunda şehrin en iyilerinden. Alcatraz Adası manzarası eşliğinde, başlangıç olarak tercih ettiğimiz ılık istridye sonrası tereyağ ve sarımsakla fırınlanmış yengeç ziyafeti Amerika gezimiz için muhteşem bir final oluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/san-francisco-gezilecek-yerler-restoran-tavsiyeleri", "text": "Tramvay ile açık havada etrafı seyrede seyrede, bir aşağı bir yukarı ine çıka, tepeleri aşıyor, bu kadar çok iniş çıkış olmasına şaşıyor, Golden Gate köprüsünü görebileceğimiz noktalardan biri olan Fishermans Wharf bölgesine ulaşıyoruz. Cable Car'ın 2 farklı güzergahı var ama ikisi de Fisherman's Wharf'a yakın bir yerde son buluyor, o yüzden sorgulamıyoruz. Bir sonraki durağımız PIER 39. San Francisco sahilinde pier denilen geniş ve uzun iskelelerden bolca var. Pier 39 bunların en mühimi ve en güzeli. Hatta bana kalırsa PIER 39 San Francisco'nun en ilgi çekici yeri. Sağlı sollu pek çok dükkan, kafe ve restoran, pier boyunca dolaşan 7'den 70'e pek çok insan. Pier demek deniz demek, deniz demek deniz ürünü demek, San Franscisco'da deniz ürünü demek yengeç demek.? San Francisco'da yengeç nerede yine diye araştırıyor, karşımıza çıkan seçeneklerin zirvesinde bulunan Crab House 39'u elimizle koymuş gibi buluyoruz. San Francisco tam bir yengeç cenneti. Çorbasından salatasına, fırınlanmış bütün yengeçten, makarnasına her türlü halini sokak satıcılarında da en lüks restoranlarda da deneyimlemek mümkün. Kentin çekici turistik destinasyonlardan Pier 39 üzerindeki Crab House yengeç konusunda şehrin en iyilerinden. Bolca deniz ürünü ile enerji yüklemesi yaptıktan sonra San Francisco tepelerini bu kez tabana kuvvet tırmanmaya başlıyoruz. Şehrin merkezi sayılan Union Square'e doğru ilerlerken Coit Tower, Washington Square Park ve Çin mahallesinden geçiyoruz. Burası ABD sınırları içerisindeki en büyük Çin mahallesi... Gerçekten o kadar geniş bir alana yayılmış ki Çin mahallesini geziyormuş hissinden ziyade Çin'i geziyormuş hissine kapılıyoruz. Doğrusunu söylemek gerekirse Union Square'e geldiğimizde biraz hayal kırıklığına uğruyoruz. Koskoca San Francisco şehir merkezi olarak ifade edilen bölgenin daha görkemli olmasını beklerdik... Meydan'daki parkta biraz soluklanıp sağlı sollu lüks mağazaların bulunduğu Market Street boyunca ilerliyoruz. Otelimizde verdiğimiz uyku molası sonrası akşam yine sokaklardayız. İstikamet San Francisco'daki dev Çin mahallesinin hemen yamacındaki İtalyan mahallesi. San Francisco ABD'nin en büyük Çin mahallesinin yanı sıra en büyük İtalyan mahallesine de sahip ve bunun da etkisiyle şehirdeki en iyi restoranlar arasında pek çok İtalyan mutfağı seçeneği var. Sağlı sollu minnak trattoriaların bulunduğu bu mahalleye bayılıyoruz. Ertesi sabah kendimizi San Francisco'nun inişli yokuşlu sokaklarına atıyor, rengarenk, cumbalı, ahşap evlere hayran kalıyoruz. Bu şehrin gerçekten standart Amerika şehirlerinden farklı bir ruhu var, seviyoruz. Tartine Bakery ile vedalaştıktan sonra zor da olsa bir taksi bulup kendimizi tekrar San Francisco sahil kısmına atıyoruz. Fishermans Wharf'a gitmeden önce San Francisco'da gezilecek yerler listemizdeki Lombard Street'e uğruyoruz. Lombard'dan aşağı doğru kenarları çiçeklerle ve güzel evlerle bezeli zigzag yoldan iniyor, daracık yoldan arabaların bile geçebiliyor oluşuna hayret ediyoruz. Kısa bir sürede Lombard'ın komşusu Fishermans Wharf'a ulaşıyoruz. Fishermans Wharf, deniz kenarında ağırlıklı olarak deniz ürünleri restoranlarının, hediyelik eşya mağazalarının bulunduğu \"Ben turistiğim\" diye avazı çıktığı kadar bağıran cıvıl cıvıl bir bölge. E biz de turist olduğumuza göre sorun yok diyor, Fishermans Wharf'ı keyifle geziyoruz. Ghirardelli adlı yine hediyelik eşyacıların ve konsept restoranların bulunduğu açık hava alışveriş merkezini geziyor, pek meşhur çikolatalarından satın alıyoruz. Aklımız dün yediğimiz enfes yengeçlerde. Fishermans Wharf sahilinde görmeniz gereken deniz aslanlarını görmeyi bile unutuyor yeni bir yengeç deneyimi için kendimizi yine Pier 39'a atıyoruz. Bu kez hedefimiz Fog Harbor Fish House. Ömrümde yediğim en keyifli öğle yemeklerinden birinin detayları için sizleri Fog Harbor yazıma alıyoruz. Az zamanda çok işler başardığımız San Francisco gezimizin sonuna geliyor, bir başka yemeli içmeli şehir keşfinde buluşmak üzere şimdilik veda ediyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/sapanca-golu-kiyisinda-havuzlu-ve-jakuzili-boheme-bungalov-evler", "text": "Sapanca gölünün kıyısında kendine özel bahçeli havuzlu ve jakuzili 5 adet bungalovdan oluşan Boheme Bungalow'un havuzlarının hepsi kışın 32 C ye kadar ısınabiliyor. Göle sıfır konumda olan tesisin bahçesinde keyifle vakit geçirebileceğiniz ortak alan da bulunuyor. Her biri 2 katlı olan bungalov evlerin üst katında çift kişilik yatak, alt katta ise açılmayan ama geniş ve rahat bir koltuğu bulunuyor. Evin içerisinde televizyon, klima, mutfağında keyifle vakit geçirebileceğiniz ve atıştırmalıklar hazırlayabileceğiniz bir alan mevcut. Kahve severler için hem türk kahvesi hemde filtre kahve makinaları da var. Evlerin ısınması yerden ısıtma ve klima ile sağlanıyor. Havuz başında bulunan çardak kısmındaki konforlu oturma takımları tatile ekstra keyif katıyor. Tesisin misafirlerine sunduğu imkanlar arasında ortak alan olarak kullanılan göle sıfır geniş bahçesinde oturma takımları ve hamaklar bulunuyor. Hafif rüzgar eşliğinde hamaklarda uzanırken güneşin batışının keyfine varmak mümkün. Misafirlerin her türlü istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için 7/24 resepsiyon hizmet verilir. Sadece Boheme Bungalow misafirlerine özel otopark da mevcut. Doğal, yöresel ve çeşitli hamur işleri ile zenginleştirilmiş serpme kahvaltı dilerseniz size ait müstakil bahçedeki çardaklı oturma grubunuzda, dilerseniz de göle sıfır olan ortak alanda sunuluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapanca-golu-kiyisinda-isitmali-havuzlu-bungalov-evler-hope-sapanca-tiny-houses", "text": "Sapanca Bölgesinin merkezinde göle sıfır konumda bulunan Hope Sapanca, izole bahçeli, ısıtmalı havuzlu 14 adet tiny house ile doğanın kalbinde üst düzey konfor sunuyor. Kahvaltı dahil konseptinde hizmet veren tesis Sabiha Gökçen Havalimanı'na 100km, Kartepe Kayak Merkezi'ne 25 km, Sakarya Büyükşehir Terminaline 8 km, Sapanca Tren İstasyonuna 100 metre ve Sapanca sahil yoluna 50 metre mesafede yer alıyor. Tüm tiny houselarda ısıtmalı havuz, veranda, mutfak, minimal mutfak gereçleri, odaya özel bahçe, alttan ısıtma sistemi, akıllı tv, 7/24 otel genel hizmetleri, split klima, oturma grubu, saç kurutma makinesi, buklet seti, bahçede salıncak, wi-fi, ateş çukuru bulunuyor. Tesiste bunun yanı sıra resepsiyon hizmeti, 7/24 güvenlik, ücretsiz vale hizmeti, çamaşır yıkama hizmeti, transfer hizmeti, oda servisi, ücretsiz coffee break saati de mevcut. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için hafta içi konaklamalarda %10 indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sapanca-golu-kiyisinda-luks-ve-romantik-otel-sasa-bungalov-evler", "text": "Sapanca Gölü kıyısında, göl ve doğa ile iç içe lüks ve butik konaklama hizmeti sunan SASA Harmanlık 4 adet göl manzaralı serender, 2 adet göl manzaralı deluxe oda, 3 adet bahçe manzaralı oda ve 1 adet de jakuzili ve şömineli premium oda olmak üzere 10 adet konaklama biriminden oluşuyor. Tesiste konaklayanların göl etrafındaki yürüyüş parkurunda yürüyüş yapma, bisiklet sürme ve tekne ile gezinti yapma imkanı bulunuyor. Göl üzerinde, gurme lezzetler sunan oldukça başarılı bir restorana da sahip tesis bu anlamda benzerleri arasında ön plana çıkıyor. Bahce manzaralı odada gecelik konaklama ücreti 2 kişi için kahvaltı dahil, toplam 4500 TL, Göl manzaralı deluxe odada gecelik konaklama ücreti 2 kişi için kahvaltı dahil, toplam 5500 TL,"} {"url": "https://gezentianne.com/sapanca-golu-kiyisinda-pisili-sucuklu-menemenli-kahvalti-by-fo", "text": "Sapanca Gölü'ne sıfır kahvaltı mekanlarından By FO Kurtköy mevkiinde yer alıyor. Gölün içerisine doğru uzanmış iskelesi, çiçeklerle donatılmış kayığı, salıncağı, pötikare masa örtüleri ile çok keyifli bir bahçeye sahip mekanda kahvaltı diğer pek çok Sapanca mekanı gibi serpme olarak servis ediliyor. By FO'nun pişisi, sucuğu ve menemeni özellikle beğeniliyor. By FO kahvaltısında karışık kızartma, pişi, sigara böreği, patates kızartması, sahanda sucuk, menemen, domates & salatalık, tel peynir, beyaz peynir, kaşar peynir, isli saçaklı peynir, kırmızı & yeşil biber & maydanoz, yeşil & siyah zeytin, bal & kaymak, kayısı & vişne reçeli, acuka, sarelle, fındık ezmesi, yoğurt ve kahvaltı boyunca sınırsız çay bulunuyor. Bu kahvaltının kişi başı güncel ücreti 100 TL."} {"url": "https://gezentianne.com/sapanca-golu-kiyisinda-tiny-house-ve-jakuzili-bungalov-evler-bir-arada", "text": "Sapanca Bölgesinde pek çok bungalov ev var ama ben sizleri göle sıfır konumda yer alan Sapanca Kıyı Bungalov Evler ile tanıştırmak istiyorum. Uzun yıllardır kafe restoran hizmeti veren işletme pandemi sebebiyle doğa içindeki bungalov evlere yönelik yoğun ilgiye kayıtsız kalamamış, tesisi tiny house'dan, jakuzili bungalov evlere uzanan çeşitlilikteki modern ağaç evlerle güzelleştirmiş. Sapanca Kıyı Bungalov Evler benzerleri gibi giriş katı ve asma katından oluşuyor. Giriş katında banyo mutfak ve oturma alanı, asma katta ise çift kişilik yatak bulunuyor. Toplamda 4 kişiye kadar koanklama yapabilmek mümkün. Dışarıda size öze bahçeniz, bahçenizde salıncağınız, yemek masa ve sandalyeleriniz, mangalınız mevcut. Tesiste her sabah sizi göle nazır bir kahvaltı bekliyor. Diğer bungalov evlerden öne çıkan diğer bir özellik ise müşteriler için alınmış olan bisikletler ile göl kıyısında bisiklet turu atma imkanı bulunuyor. Hafta sonu Cuma-Cumartesi ya da Cumartesi-Pazar olarak minimum 2 gecedir. Fiyatlara 2 kişilik serpme kahvaltı dahildir. ? Standart Göl Manzaralı Bungalov: Sapanca Gölüne sıfırdır. ? Göl Manzaralı Jakuzili Suit Bungalov: Sapanca Gölüne sıfırdır. Kendine ait terası ve üst katında jakuzisi mevcuttur. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapanca-golune-sifir-salincakli-ve-kayikli-bungalov", "text": "Ağaçların arasındaki bungalov evler ne kadar insanı ne kadar doğanın kalbinde hissettirse de deniz veya göl kıyısında olanların keyfi bambaşka oluyor. Su kıyısı insana her zaman daha çok huzur veriyor. Sapanca Gölgibi Bungalov Sapanca'daki onlarca bungalov ev arasında göle sıfır konumu ile ön plana çıkıyor. Sapanca Göldibi Bungalov biri suit bungalov, altısı superior bungalov ve beşi de deluxe bungalov olmak üzere göle sıfır konumdaki 12 tane bungalovdan oluşuyor. Göl kıyısında kahvaltı keyfi tesis tarafından sağlanırken diğer öğünleri bungalovların mutfağında kendiniz hazırlama imkanı bulunuyor. Muhteşem instagram pozları ortaya çıkartan tesisin göl içindeki salıncağı ve kayığı da çok seviliyor. Tesiste Gezenti Anne'yi instagramda takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapanca-kahvalti-mekanlari-garden-sapanca", "text": "Sapanca ve Maşukiye bölgesi Sapanca Gölü'nün kıyısında ya da bölgedeki dere ve şelalelerin yanı başında konumlandırılmış restoranları ile İstanbul, İzmit ve Adapazarı bölgesinde yaşayan ve hafta sonlarını doğa içinde geçirmek isteyenlerin kaçış noktası oluyor. Doğada vakit geçirmek dendiğinde Türk halkının aklına ilk kahvaltı geliyor. Bu sebeple bölgedeki pek çok mekan kahvaltısı ile ön plana çıkıyor. Sapanca kahvaltı mekanlarından Kırkpınar'da konumlandırılmış The Garden Sapanca da hem yazın hem kışın, dere başında, güzel bir bahçede sunduğu zengin köy kahvaltısı ile Sapanca'da kahvaltı nerede yapılır? sorusuna yanıt oluyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. The Garden Sapanca'nın kahvaltı menüsü oldukça geniş. İyi kalitedeki şarküteri çeşitlerine, söğüş tabağı, şişte biberli sucuk, pişi, pancake, patates kızartması, güveçte eritme peynir, acuka, bal-kaymak, Nutella, ev yapımı reçel çeşitleri, menemen ve mini gözleme eşlik ediyor. Temmuz 2023 itibariyle fiyatı kişi başı 300 TL olan kahvaltıda büyüklerle paylaşıldığında çocuklar için ekstra ücret talep edilmiyor. Garden Sapanca'nın kıymalı kaşarlı gözlemesi özellikle çok beğeniliyor. Kahvaltı kış aylarında soba başında ısınabileceğiniz dere kenarındaki hoş bir kış bahçesinde servis ediliyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sapanca-kahvalti-mekanlari-ve-guncel-fiyatlari", "text": "Hafta sonu geldiğinde şehrin karmaşasından uzaklaşıp kendini doğanın kollarına bırakmak isteyenlerin tercih ettiği destinasyonların başında Sapanca geliyor. Doğanın kalbinde, göl kenarında ya da şelalenin yanı başında yapacağınız köy kahvaltısı ile güne başlamak muhteşem oluyor. Bu yazıda Sapanca'da en lezzetli kahvaltıları edebileceğiniz mekanlar ortalama fiyatlarla değil, ödeyeceğiniz net ücretlerle listeleniyor. Kırkpınar mevkiinde bulunan Maja Kırkpınar, Sapanca Gölü'nün kıyısında değil, direkt gölün üzerinde, sazlıklarla neredeyse iç içe bir kahvaltı keyfi sunuyor. Bölgedeki benzerlerine göre daha şık ve nezih bir ambiyansı olan Maja Kırkpınar, Sapanca kahvaltı mekanları arasında bu anlamda bir adım öne çıkıyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için Türk kahvesine ek olarak tercihinize göre Nescafe, Americano ya da Filtre kahve ikram ediliyor. Sapanca'nın çiçeği burnunda tesisi Backyard Sapanca sadece doğanın modern tasarımı ile buluştuğu bungalov evleri le değil bölgedekilerden daha farklı standartlarda gurme lezzetler sunan restoranı ile de ön plana çıkıyor. Backyard Sapanca'nın hafta sonu kahvaltıları da hem lezzet hem de ambiyans anlamında oldukça beğeniliyor. Mekanda Otlu tava böreği, Ev usulü patates kızartması, Sucuk şiş, Gözleme, Köy peyniri ızgara, Mayalı pişi özellikle seviliyor. Backyard Sapanca kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Kırkpınar'da konumlandırılmış The Garden Sapanca hem yazın hem de kışın, dere başında, güzel bir bahçede zengin bir köy kahvaltısı sunuyor. The Garden Sapanca'da şarküteri çeşitlerine, söğüş tabağı, şişte biberli sucuk, pişi, pancake, patates kızartması, güveçte eritme peynir, acuka, bal-kaymak, Nutella, ev yapımı reçel çeşitleri, menemen ve mini gözleme eşlik ediyor. The Garden Sapanca kahvaltısı detayları, iletişim bilgileri ve fiyatı için tıklayın. Çiçeği burnunda bir butik otel ve aile işletmesi olan, göl kıyısındaki Beta Home Gölevi konaklama hizmetinin yanı sıra hafta sonu dışarıdan gelen misafirleri için kahvaltı hizmeti de veriyor. Ancak kahvaltı için mutlaka önceden rezervasyon yapmanız şart çünkü tüm malzemeler taze sunulabilmesi için gelecek misafir sayısına göre temin ediliyor. Beta Home Gölevi'ne geldiğinizde sizi bahçede mekanın maskotu Boncuk karışılıyor. Siz göl kıyısında İnstagramlık fotolar çekerken Boncuk da paçanıza yapışıp oyun oynamak için can atıyor. Beta Home Gölevi kahvaltısı, iletişim bilgileri ve ücret detayları için tıklayın. Sapanca kahvaltı mekanları ve fiyatları listemizin üçüncüsü Naturköy Sapanca. Sapanca'da, ağaçların arasında, şırıl şırıl akan bir şelalenin yanı başında, sucuk gibi sucuk, menemen gibi menemen, eritme peynir, gözleme ve ev yapımı reçel çeşitleri eşliğinde huzur içinde bir kahvaltıya ne dersiniz? Natürköy Sapanca'ya otobandan Sapanca Arifiye çıkışından çıktıktan 5 dakika sonra ulaşılabiliyor. Natürköy Sapanca'da kahvaltı detayları, iletişim bilgileri ve fiyatı için tıklayın. Sapanca Kırkpınar'da yer alan Titiz Izgara mükemmel kıvamda pişirilmiş etleri, köftesi, piyazı, manda yoğurdu ve bol fındıklı sütlacı kadar haftanın her günü sundukları serpme kahvaltısı ile ön plana çıkıyor. 4 kız kardeşin misafirlerini ağırladığı restoranda dekorasyonun her detayına kadın eli değdiği belli oluyor. Yazın yemyeşil bahçesinde, kışın geniş iç mekanında, şömine başında Titiz ızgara lezzetlerini tatmak oldukça keyifli oluyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor. Titiz Izgara iletişim bilgileri, kahvaltı detayı ve güncel fiyatı için tıklayın. Sapanca Gölü kıyısında, göl ve doğa ile iç içe lüks ve butik konaklama hizmeti sunan SASA Harmanlık haftanın her günü sunduğu kahvaltısı ile günübirlik gelen misafirlerini ağırlıyor. Kahvaltı için rezervasyon alınmayan mekan oldukça geniş bir oturma alanına sahip, yer sorunu olmuyor. Sasa serpme kahvaltısında güveçte sucuk, yoğurtlu biber kızartması ve peynir eritmesi özellikle seviliyor. Kahvaltı sonrası ördekler ile iç içe Türk kahvesi içmek çok keyifli oluyor. Sasa Harmanlık Kahvaltı Detayları ve Fiyatları için tıklayın. Sapanca Bölgesinde pırtlak gibi çoğalan bungalov evlerin arasında lezzetli bir alternatif olan Heinz Restaurant & Bungalov konaklamaya dahil olarak sunduğu enfes Çerkez kahvaltısı ile dikkat çekiyor. 1990 yılından beri alabalık restoranı olan hizmet veren Heinz Restaurant & Bungalov'un doğal ev yapımı Çerkez peyniri, kaşarlı kiremitte mantarı çok seviliyor. Ancak Heinz Sapanca Çerkez kahvaltısı sadece bungalov evlerde konaklayanlara sunuluyor. Heinz Restaurant & Bungalov iletişim bilgileri, konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sapanca-kirkpinarda-spa-merkezli-luks-bungalov-evler", "text": "Nefes alabileceğiniz bir ormanın içerisinde, unutulmaz bir tatil deneyimi yaşamak isteyenler için tasarlanmış ALFA SUITES Sapanca Kırkpınar mevkiinde, huzurun ve sakinliğin tam kalbinde yer alıyor. Yaklaşık 6 dönümlük alana sahip tesisin otel binası içerisinde 16 adet 1+1 Deluxe Doublex Oda, 4 Adet 3+1 Family Suite, 1 Adet 3+1 Özel Havuzlu Family Suite, 1 Adet 2+1 Villa Vera, resepsiyon, kahvaltı salonu, SPA merkezi bulunuyor. Alfa Suites'te otel binasının dışında 2 Adet 1+1 Bungalov ev de yer alıyor. Serpme kahvaltı dahil şekilde hizmet veren tesis sezonluk açık havuz da mevcut. Gün içerisinde rahatlamak isteyenler ana binada yer alan SPA merkezini ücretsiz kullanabiliyor. Burada aynı zamanda masaj ve bakım için terapi odaları ve terapistler de mevcut. Otelde alkollü içecek servisi yok. mesafede olup, Sapanca merkeze 3 km ve Sakarya şehir merkezine 15 km, Sabiha Gökçen Havaalanı'na ise 95 km mesafededir. Tamamen ağaçtan inşa edilmiş bungalov ev özellikleri aşağıdaki gibidir. - 25m - Wİ-Fİ - Minibar - Split Klima - Direkt Telefon Hattı - Uydu Kanalları - 1 French Bed - Elektrikli Şömine - Buklet Malzemeleri - Veranda - Çay & Kahve Setup - İkram Su - 100 m Odalar - 32m Isıtmalı Havuz - Geniş Veranda - Barbekü Alanı - Wİ-Fİ - Minibar - Isıtma & Soğutma Sistemi - Direkt Telefon Hattı - Uydu Kanalları - Emanet Kasası - 1 French Bed - Elektrikli Şömine - Buklet Malzemeleri - Çay & Kahve Setup - İkram Su Ekim 2023 itibariyle 2 kişi serpme kahvaltı, çay saati ve SPA kullanımı dahil ücreti gecelik 12.000 TL'dir. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için hafta içi konaklamalarda %10 indirim uygulanıyor. Sapanca'nın doğal atmosferi içerisinde yer alan SPA merkezi eşsiz konumu ve uzman kadrosu ile cildinizi ve ruhunuzu arındırmanız için sizleri bu harika deneyime davet ediyor. - Islak alan kullanım alanları; - Sauna - Buhar Odası - Türk Hamamı - Şok Kovası Masaj & Kese + Köpük - Fitness Center - Day Dream - Kar Çeşmesi Cilt Bakım İşlemleri ve Jakuzi kullanımı ekstra ücrete tabii olup, randevu alınması şarttır. Genel alanlarda yer alan ıslak zemin ve ısıtılmış alan kullanımı 14 yaş ile sınırlıdır."} {"url": "https://gezentianne.com/sapanca-minik-agac-evlerde-tiny-house-konaklama-ucretleri", "text": "Son dönemde pandeminin de etkisiyle hafta sonu ulaşılabilecek mesafede, doğa içinde konaklama seçenekleri gitgide popüler oldu. İstanbul'a en yakın doğal destinasyonlardan biri olan Sapanca bölgesinde ormanlık alanlardaki villalarda konaklama ile başlayan süreç bungalov evler ve modern çadırlarla devam ediyor. Şu sıralarda minimalist ve doğaya dönük yaşam için yeni bir alternatif olan Tiny House konsepti de haftasonu tatilleri için yeni bir alternatif oluşturuyor. Tiny House konseptini bu bölgedeki öncüsü olan Butik Evler Sapanca misafirlerine küçük alanda büyük mutluluklar vadediyor. Sapanca Göl kıyısına yürüyerek 10 dakika mesafede bulunan Butik Evler Sapanca'ya İstanbul'dan özel aracınızla yaklaşık 1.5 saatte ulaşılıyor. Tesis Kartepe'ye 9 km, Maşukiye'ye, ATV ve safari aktivitelerine 6 km mesafede yer alıyor. 36 metrekare boyutundaki bu minik evlerin minik asma katında çift kişilik bir yatak, giriş katında ise tam donanımlı bir mutfak, oturma grubu ve banyo bulunuyor. Tiny Houselarda ısıtma ve soğutma klima ile sağlanıyor. Zaten ev o kadar minik ki başka bir ısıtma yöntemine gerek de kalmıyor. Tiny House'un mutfağında yemek hazırlamanızı sağlayacak tüm ekipmanlar mevcut. Her öğünü kendiniz hazırlama imkanı sunuluyor. Hazırladığınız yemekler evin kendisi gibi minnak olan balkonunda yenebiliyor. Ücretsiz WI-FI bulunan evlerde havanın durumuna göre ister yatağınızda ister de bahçenizde projeksiyonda film & dizi keyfi yapmanız da mümkün. Ev tadında otel konforu yaşayabileceğiniz tiny house'da havlu ve nevresim hizmeti mevcut. Tiny House'larda 1 gece konaklamak için iki kişi toplam kahvaltı dahil 4000 TL ödemeniz gerekiyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İstanbul'a yakın diğer bungalov evler ve ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sapanca-otellerinde-bungalov-tatili-keyfini-kesfedin", "text": "Siz de kent yaşantısının boğuculuğundan sıkıldıysanız, Sapanca'da bungalov otelleri sizin için harika bir tatil opsiyonu olacak. Gelin rutinden sıyrılın, ruhunuza ve mental sağlığınıza iyi gelecek bir Sapanca bungalov tatiline vakit ayırın. Sapanca otellerinde bungalov tatili, size çok iyi gelecek. Sakarya ilinde yer alan Sapanca, özellikle son yıllarda oldukça popüler bir tatil merkezi haline gelmiştir. Bunda en önemli etken de, Sapanca bungalov otellerinin kent yaşamından bunalmış milyonlarca insanın bu yaşantıdan sıyrılıp keyifli ve konforlu vakit geçirme arzusudur. Çünkü Sapanca bungalov otelleri, konuklarına tam olarak bunu vaat ediyor. Bir tatil düşünün... Tüm sorumluluklarınızı bir kenara bırakmışsınız ve size özel bahçenizde, size özel havuzunuzun keyfini çıkarıyorsunuz. Kimse sizi rahatsız etmiyor. Kahvaltınız her sabah ayağınıza kadar geliyor ve ciğerlerinizi tüm gün doğanın tertemiz havasıyla dolduruyorsunuz. Hayali bile ruhunuza iyi geldi değil mi? Gelin bu hayali Sapanca bungalov otellerinde gerçeğe dönüştürün. Üstelik bu tatil çok yakınınızda. Ülkenin en güneyine gitmenize gerek yok! İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Sakarya gibi büyük şehirlerin orta yerinde, doğa ile iç içe huzur dolu bir tatil sizleri çağırıyor. Sapanca'da bungalov tatili, geleneksel tatil anlayışının yanı sıra ortaya çıkmış yeni nesil tatil bir tatil tercihidir. Bu yeni tatil anlayışında öne çıkan şeyler de Sapanca bungalov tesislerinin bireyselliği ve doğa dostu anlayışı ön plana çıkarmasıdır. Böylesine parametrelerin işin içine girdiği bir durumda da modern, şeffaf ve güvenilir çözümler gerekir. Sapanca otellerinde doğa ile içe bir tatil yapmak için gerekli olan modern, şeffaf ve güvenilir çözümleri size sunan ise sapancaotelleri. com. tr'dir. Tüm Sapanca otellerini burada listeyebilir ve size en uygununu bulmak için akıllı filtreleri kullanabilirsiniz. Peki onlarca rezervasyon sitesi varken siz neden sapancaotelleri. com. tr'yi tercih etmelisiniz? sapancaotelleri. com. tr size tüm Sapanca otellerinde rezervasyon imkanı sunar ve şeffaf fiyat politikasını takip eder. Ayrıca Sapanca bungalov tesisleri ile alakalı olarak aklınızdaki her sorunun cevabını en ufak detayına kadar, 7/24 alabileceğiniz tek adres sapancaotelleri. com. tr'dir. Siz de şehir hayatından sıyrılıp doğa ile barışmak istiyorsanız sapancaotelleri. com. tr'yi ziyaret edin ve akıllı filtreleme seçenekleri ile size en uygun tesisi bulun. Sapanca'nın tertemiz ve dinlendirici doğasının tadını çıkarmanın en konforlu yöntemi, Sapanca bungalov tesislerinde konaklamaktır. Peki nasıl oldu da Sapanca bungalov tesisleri bu kadar popülerleşti? Sapanca bungalov tesislerini bu kadar tercih edilir kılan özellikleri neler? Gelin birlikte göz atalım. Sapanca bungalov tesisleri, her şeyden önce doğa dostu dizaynlara sahiptir ve konuklarının da bu konudaki hassasiyetinin bilincindedir. Doğal güzelliklerin tadını çıkarmak isteyen insanları konuk ederken doğaya zarar vermek gibi çelişkilere düşmezler. Sapanca bungalov tesisleri aynı zamanda insan merkezli hizmet anlayışını benimsemişlerdir. Peki insan merkezli hizmet anlayışı ne anlama geliyor? Geleneksel tatil anlayışını gözünüzün önüne getirin. Yüzlerce odası bulunan devasa binalarda konaklıyorsunuz ve tıpkı kent yaşamının bir parçasıymışçasına bu devasa binadaki sadece bir daire sizin. Havuz keyfi yapmak istiyorsunuz ama bu havuz oteldeki tüm müşterilerin kullanımına açık ve tam da sizin girmek istediğiniz saatlerde hınca hınç dolu. Ya da yemek yemek istediniz ve açık büfede en sevdiğiniz yemek çoktan kapış kapış gitmiş bile... İşte insan merkezli tatil anlayışı tüm bunların tam tersini vaat eder. Koskoca bir binada küçücük bir odaya sahip olmak yerine size ait bir alanda, bahçenizde vakit geçirirsiniz. Yüzlerce insanın girdiği ortak havuzlar yerine sizin bungalovunuza özel havuzda keyif yaparsınız. Zengin kahvaltınız ayağınıza kadar gelir. Kendinizi biricik ve kıymetli hissedersiniz. İşte Sapanca bungalov otelleri siz bunu vaat ediyor. Sapanca bungalov otelleri fiyatları, son dönemde bu bölgenin popülerleşmesinin bir diğer önemli etkenidir. Çünkü ödediğiniz fiyatlara karşılık aldığınız yüksek kalite hizmet, özellikle turizmin gelişmiş olduğu güney bölgelerimize kıyasla devede kulak kalır! Siz de biricik ve özel hissedeceğiniz Sapanca bungalov tesislerini sapancaotelleri. com. tr'de tek tek inceleyebilir ve size en uygun fiyatı, şeffaf fiyat garantisi ve indirim kampanyalarıyla kolaylıkla bulabilirsiniz. Bungalov rezervasyonunuzda dilerseniz 12 taksit seçeneğinden faydalanabilir ve tesiste ödeme yapabilirsiniz. Böylece yerinizi bugünden ayırtıp ödemenizi günü geldiğinde veya taksitler halinde kolayca yapmış olursunuz.. Üstelik check-in tarihinden 1 ay öncesine kadar rezervasyon iptali durumunda, eğer ödeme yapmışsanız, ödediğiniz miktarın tamamını iade alabilirsiniz. Size özel tatilinizi bekletmeyin. Hemen Sapanca oteli rezervasyonunuzu yapın!"} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-ahsap-hobit-evlerde-konaklama-fiyatlari", "text": "Yüzüklerin Efendisi filminin sevilen karakterleri Hobitlerin evlerin hem Darıca'da hem de Ormanya'da ziyaret edilebiliyor. Birbirinden tatlı rengarenk evler muhteşem instagram fotoğrafları sunsa da bırakın konaklamayı içine bile girilemiyor. Sapanca'da inşa edilmiş Hobbit House ise bu masal evlerde Sapanca Gölü manzarası eşliğinde konaklama imkanı sunuyor. Bölgedeki pek çok bungalov evde olduğu gibi Sapanca Hobit evin giriş katında oturma grubu, WC, duş, mutfak ve yemek hazırlamanız için gereken mutfak eşyaları, asma katta ise çift kişilik bir yatak bulunuyor. Size özel bahçesi, kapalı otoparkı, bahçesinde mangal yapmanız için barbeküsü, çocuklarınız ve sizin keyifle sallanacağınız salıncak da mevcut. Hobit evin ısıtması doğalgaz ile sağlanıyor. Tesiste turuncu, mavi ve kırmızı olmak üzere 3 farklı tipte hobit ev bulunuyor. Fotoğraftaki turuncu evde konaklama ücreti 2 kişi için toplam 2250, mavi evde konaklama ücreti iki kişi için toplam 2500 TL, içerisinde jakuzi de olan kırmızı evde konaklama ücreti ise 2750 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-cerkez-kahvaltisi-esliginde-bungalov-agac-evlerde-konaklama-heinz-bungalov", "text": "Sapanca Bölgesinde pırtlak gibi çoğalan bungalov evlerin arasında lezzetli bir alternatif olan Heinz Restaurant & Bungalov konaklamaya dahil olarak sunduğu enfes çerkez kahvaltısı ile dikkat çekiyor. 1990 yılından beri alabalık restoranı olan hizmet veren Heinz Restaurant & Bungalov'un doğal ev yapımı çerkes peyniri, kaşarlı kiremitte mantarı ve ev mantısı da çok seviliyor. Sapanca'daki bungalov evlerin pek çoğunda kahvaltı hizmeti bulunmuyor. Kahvaltı sunanlar ise içerik anlamında pek fark yaratmıyor. Heinz Restaurant & Bungalov bu anlamda Sapanca'da bungalov konaklamaları arasında ön plana çıkıyor. Heinz Restaurant & Bungalov kahvaltısında ev yapımı acıka ve reçeller, doğal peynir çeşitleri, otlu tereyağı, sahanda tereyağlı köy yumurtası, puf böreği, soslu patatates, gözleme çeşitleri, mücver ve kiremitte mantar beğeni topluyor. Tem Sapanca çıkışı İzmit yönüne sola, 1 km sonra Kırkpınar ışıklardan sağa dönerek SAHİL tabelasını takip etmeniz gerekiyor. 800 metre sonra TEM alt geçidi karşınıza çıktığında tekrar sağa döndüğünde Çiftlik ve Atlıköşk'ü geçtikten sonra karşınıza Heinz Restaurant çıkıyor. Cumartesi tek gece rezervasyon alınmıyor. Bungalovlarda maksimum 3 yetişkin ve 2 çocuk kalabiliyor. Evli olma zorunluluğu yok. 20 yaş ve üzeri kimliği olan herkes konaklayabiliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-doga-icinde-sik-kahvalti-deneyimi-backyard-sapanca", "text": "Sapanca'nın çiçeği burnunda tesisi Backyard Sapanca sadece doğanın modern tasarımı ile buluştuğu bungalov evleri le değil bölgedekilerden daha farklı standartlarda gurme lezzetler sunan restoranı ile de ön plana çıkıyor. Backyard Sapanca'nın hafta sonu kahvaltıları da hem lezzet hem de ambiyans anlamında oldukça beğeniliyor. Backyard kahvaltısında Otlu tava böreği, Ev usulü patates kızartması, Sucuk şiş, Gözleme, Köy peyniri ızgara, Mayalı pişi, Tereyağlı yumurta, Yoğurtlu karışık kızartma, Ezine beyaz peynir, Taze kaşar, Kars eski kaşar, Tel peyniri, Örgü Peyniri, Tulum peyniri, Ev yapımı cevizli acuka, Gemlik siyah zeytin, Yeşil kırma zeytin, Yayık tereyağı, Kaymak, Süzme bal, Tahin, Kuru kayısı, Kuru incir, Pembe domates, Badem salatalık, Yeşillik tabağı ve kahvaltı boyunca Sınırsız çay bulunuyor. Bu kahvaltının Eylül 2023 itibariyle işi başı güncel ücreti 300 TL. ? 12+ yaş grubu için kuver ücreti 100 TL'dir. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-dogal-ve-modern-konaklama-backyard-sapanca", "text": "Sapanca'da hem restoran hem de bungalov ev olarak hizmet veren Backyard Sapanca'da meşe ağaçlarının arasında konumlandırılmış, kendine özel bahçeli 8 adet bungalov evden oluşuyor. Evlerin 4 tanesinin müstakil havuzu var ve ısıtmalı olan bu havuzlar kışın 30 C ye kadar ısınabiliyor. Diğer 4 evin ise doğayla bütünleşmiş bahçelerinde süs havuzları bulunuyor. Her biri 2 katlı olan bungalov evlerin üst katlarında king size yataklı yatak odası, alt katta ise iki adet birleştirilebilir yatak bulunan yatak odası bulunuyor. Yaşam alanında ise mini bar, köşe takımı, televizyon, kış aylarında sizi sıcacık tutacak şömineniz ve doğaya açılan Fransız pencereniz bulunuyor. Banyoda yorgunluğunuzu alacak bir jakuzi de mevcut. Evlerin Isıtması ve sıcak suyu elektrikli kombilerle sağlanıyor, sıcak yaz günleri için ise klima var. Doğal ürünler ve sıcacık hamur işleri ile hazırlanmış lezzetli ve zengin serpme kahvaltı sunumlarını isterseniz restoran bölümünden, isterseniz ekstra ücret ödemeden evinize servis alabiliyorsunuz. Kahvaltı saat 3'e kadar devam ediyor ve bu sayede hiç acele etmeden istediğiniz saatte kahvaltı keyfi yaşayabiliyorsunuz. Öğlen ve akşam yemeklerini ise ekstra olarak restoranda ya da oda servisi olarak sipariş verebiliyorsunuz. Rezervasyonlar Hafta Sonu Min. 2 Gece olarak alınmakta. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-en-iyi-bungalov-evler-ve-fiyatlari", "text": "Son dönemde İstanbul'a yakın, hafta sonu için ulaşılabilecek mesafede, doğa içindeki bungalov otellerde konaklamak oldukça popüler oldu. Orman içerisindeki bu ahşap villa tipi kulübeler hem romantik çiftlerin, hem çocuklu ailelerin, hem de arkadaş gruplarının tatil tercihi haline geldi. İçerisinde mutfak da olan bu evlerde kendinizin pişirip kendinizin yeme imkanınızın da oluşu doğanın kalbinde ekonomik bir tatil yapma imkanı veriyor. Bungalov evler evlilik teklifi ve balayı için de çok tercih ediliyor. Sapanca merkezine 15 dakika uzaklıkta, orman içerisinde konumlandırılmış bungalov evlerin aynı zamanda Sapanca Gölü manzarasına da sahip balkonları bulunuyor. Dağdibi bungalov bölgedeki benzerlerine göre daha uygun fiyatı ile dikkat çekiyor. Sıcak havuzlu ve şömineli bungalovlarda gecelik hafta içi 3500 TL, hafta sonu 4000 TL, Jakuzili ve şömineli Tiny houselarda 3000 TL, karşılığında konaklayabileceğiniz Dağdibi bungalov evlerde maksimum 4 kişiye kadar kalmanız mümkün. İçerisinde mutfak da bulunduğu için yemeklerinizi kendiniz hazırlayabilirsiniz ama ücreti karşılığında kahvaltı servisi de var. Mekanda çift olarak konakladığınızda evlilik şartı aranıyor. Sapanca gölünün kıyısında kendine özel bahçeli havuzlu ve jakuzili 5 adet bungalovdan oluşan Boheme Bungalow'un havuzlarının hepsi kışın 32 dereceye kadar ısınabiliyor. Göle sıfır konumda olan tesisin bahçesinde keyifle vakit geçirebileceğiniz ortak alan da bulunuyor. Sapanca Boheme Bungalow hakkında detaylar ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Bali'de tatil yapıyormuş hissi veren Sapanca River hakkındaki detaylar ve güncel fiyatlar için tıklayın. Küçükken çizdiğimiz doğa resimlerinin ortasındaymışız hissi veren Cansu Tatil Köyü Maşukiye'de, yemyeşil bir doğada, şırıl şırıl akan bir derenin yanı başındaki rengarenk bungalovlarda konaklama imkanı sunuyor. 18 dönüm üzerinde konumlandırılmış tesis binicilik, bisiklet, deniz bisikleti, olta balıkçılığı, at binme ve zipline gibi aktivitelere olanak sağlıyor. Kahvaltı dahil konaklama sağlayan tesis 4 mevsim hizmet konseptine uygun inşa edilmiş, restoranına konaklama dışında da misafir kabul ediliyor. Cansu Tatil Köyü iletişim bilgileri, konaklama detayları ve ücreti için tıklayın. Şehrin kalabalığından, iş hayatının stresinden, tatilde bile insanlarla iç içe olmaktan yorulanlar için Pentalow Cabins Sapanca ve Maşukiye yakınlarındaki Kocaeli Kartepe mevkiinde, sadece size ait yaşam alanlarında sevdiklerinizle birlikte doğanın kalbinde konforlu bir tatil imkanı sunuyor. 3 farklı konaklama konsepti olan tesisin kabinlerinde kişiye özel bahçe, orman manzaralı jakuzi, bahçe şöminesi ve projeksiyonda film keyfi imkanı bulunuyor. Pentalow Cabins hakkında detay bilgiler, güncel konaklama ücretleri ve iletişim bilgileri için tıklayın. Sapanca'da hem restoran hem de bungalov ev olarak hizmet veren Backyard Sapanca'da meşe ağaçlarının arasında konumlandırılmış, kendine özel bahçeli 8 adet bungalov evden oluşuyor. Evlerin 4 tanesinin müstakil havuzu var ve ısıtmalı olan bu havuzlar kışın 30 C ye kadar ısınabiliyor. Diğer 4 evin ise doğayla bütünleşmiş bahçelerinde süs havuzları bulunuyor. Her biri 2 katlı olan bungalov evlerde kış aylarında sizi sıcacık tutacak şömineniz ve doğaya açılan Fransız pencereniz bulunuyor. Backyard Sapanca hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca'ya 10 dakika mesafedeki Yanıkköy mevkindeki 3 dönüm arazi içerisindeki 6 adet bungalovdan oluşan Sapanca Köy Bungalov evlerinde sabahları kendi bahçelerinden ?organik meyve ve sebzelerin sunulduğu kahvaltı servis ediliyor. Hepsi asma katlı olan bungalov evlerin asma katında iki kişilik yatak, alt katta ise oturma alanı bulunuyor. Her bungalov evde ? MÜSTAKİL ISITMALI HAVUZ, ? NETFLİX, ?TAŞ BARBEKÜ ve?OTOPARK mevcut. İki kişi olarak konakladığınızda gecelik kahvaltı dahil hafta içi 4000 TL, hafta sonu konakladığınızda ise gecelik kahvaltı dahil 4500 TL ödemeniz gerekiyor. Ancak hafta sonları hem cuma hem de cumartesi minimum 2 gece konaklama şartı bulunuyor. Konaklayan 3. kişi için gecelik ekstra 500 TL ödemeniz gerekiyor. Sapanca Bölgesinin merkezinde göle sıfır konumda bulunan Hope Sapanca, izole bahçeli, ısıtmalı havuzlu 14 adet tiny house ile doğanın içinde üst düzey konfor sunuyor. Kahvaltı dahil konseptinde hizmet veren tesis Sabiha Gökçen Havalimanı'na 100km, Kartepe Kayak Merkezi'ne 25 km ve Sapanca sahil yoluna 50 metre mesafede yer alıyor. Hope Sapanca Güncel Konaklama Ücretleri, Fotoğraflar ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Sapanca Gölü kıyısında, göl ve doğa ile iç içe lüks ve butik konaklama hizmeti sunan SASA Harmanlık 4 adet göl manzaralı serender, 2 adet göl manzaralı deluxe oda, 3 adet bahçe manzaralı oda ve 1 adet de jakuzili ve şömineli premium oda olmak üzere 10 adet konaklama biriminden oluşuyor. Tesiste konaklayanların göl etrafındaki yürüyüş parkurunda yürüyüş yapma, bisiklet sürme ve tekne ile gezinti yapma imkanı bulunuyor. Göl üzerinde, gurme lezzetler sunan oldukça başarılı bir restorana da sahip tesis bu anlamda benzerleri arasında ön plana çıkıyor. Sasa Harmanlık Hotel & Restaurant Konaklama Ücretleri, Fotoğraflar ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Sapanca Bölgesinde pek çok bungalov ev var ama ben sizleri göle sıfır konumda yer alan Sapanca Kıyı Bungalov Evler ile tanıştırmak istiyorum. Uzun yıllardır kafe restoran hizmeti veren işletme pandemi sebebiyle doğa içindeki bungalov evlere yönelik yoğun ilgiye kayıtsız kalamamış, tesisi tiny house'dan, jakuzili bungalov evlere uzanan çeşitlilikteki modern ağaç evlerle güzelleştirmiş. Sapanca Kıyı Kafe Bungalov Evler Hakkında Bilgiler ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. Bir yanı dağ, diğer yanı Sapanca gölü manzarasına sahip Babil Bungalow Hotel İstanbul'a 1 saat mesafedeki Sapanca'nın komşusu Maşukiye beldesinde yer alıyor. Doğallığın modernlikle buluştuğu odalarda minibar, uydu TV, klima ve şömine bulunuyor. Tesiste tüm yıl boyunca yararlanabileceğiniz ısıtmalı havuz da bulunuyor. Ortak havuzlu standart bungalovlar: 4000 TL. Ortak havuzlu villa bungalovlar: 5000 TL. Özel havuzlu villa bungalovlar: 6000 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için gecelik 300 TL indirim uygulanıyor. Sapanca Bölgesinde pırtlak gibi çoğalan bungalov evlerin arasında lezzetli bir alternatif olan Heinz Restaurant & Bungalov konaklamaya dahil olarak sunduğu enfes Çerkez kahvaltısı ile dikkat çekiyor.1990 yılından beri alabalık restoranı olan hizmet veren Heinz Restaurant & Bungalov'un doğal ev yapımı Çerkez peyniri, kaşarlı kiremitte mantarı ve ev mantısı da çok seviliyor. Heinz Restaurant & Bungalov iletişim bilgileri, konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. Lüks çadırda konaklama deneyimi olan Glamping'in Sapanca'daki son temsilcilerinden SAPANCA MEGA GLAMPING İstanbul'a çok yakın mesafede, modern bir kamp deneyimi sunuyor. Mega Glamping'te her birinin içerisinde mutfak, banyo, jakuzi, şömine ve salıncak bulunan, hepsi teraslı, toplam 3 büyük çadır bulunuyor. Mega Glamping'de benzerlerine göre oldukça büyük, her biri 40 metrekare olan dome kubbe çadırlar normalde 2 kişilik olarak tasarlanmış ama 3. kişi için yatak ilave edilebiliyor. Her çadırın önünde orman ve göl manzarasına nazır ateş yakma ve barbekü yapma imkanı da mevcut. Sapanca Mega Glamping Güncel Konaklama Ücretleri ve İletişim Bilgileri için tıklayın. İstanbuldere mevkiinde yer alan Çağlayan Bungalov'un bölgedeki diğer bungalov evlerle kıyaslandığında öne çıkan 3 özelliği var. Birincisi buradaki bungalov evlerin bahçesinin etrafı dışarıdan kimsenin göremeyeceği şekilde çevrilmiş, misafirlerine daha izole bir ortam sunuyor. İkinci olarak bungalov evlerin önünde o eve özel yüzme havuzu bulunuyor. Son olarak da genelde 2 kişinin konaklayabildiği minik bungalov evlerin aksine burada 4 kişi konaklayabiliyor. Çağlayan Bungalov'un üst katında çift kişilik 1 yatak, alt katında oturma alanından ayrı bir odada, 2 ayrı tek kişilik yatak bulunuyor. Bu anlamda hem 2 çiftin konaklaması hem de büyük çocuklu 4 kişilik bir aile için ideal bir konaklama seçeneği oluşturuyor. Çağlayan Bungalov iletişim bilgileri, konaklama detayları ve fiyatları için tıklayın. Lüks çadır tatili anlamına gelen GLAMPING konseptinin son temsilcilerinden biri olan Sapanca Dome ormanın içinde, her birinin önünde açık havada jakuzisi bulunan ve her türlü lüks detaya sahip çadırlarda unutulmaz bir tatil deneyimi sunuyor. Özellikle hafta sonları kısa tatil kaçamakları için çok uygun olan bu yeni nesil tatil anlayışı sadece romantik genç çiftlerin değil çocuklu ailelerin değil ilgisini çekiyor. Sapanca Dome'da birbirinden farklı 9 çadır konsepti bulunuyor. Sapanca Dome konaklama ücretleri, fotoğraflar ve iletişim bilgileri için tıklayın. Sapanca'daki diğer bungalov ev seçenekleri için Sapanca Bungalov Evler ve kiralık villalar için de Sapanca villa kiralama bağlantılarına göz atabilir, fiyat detayları ile inceleme yapabilirsiniz. Sapanca'nın Mahmudiye Köyü'nde konumlandırılmış Natürköy Bungalov ilkbaharda yeşilin, sonbaharda ise kahverenginin binbir tonunu barındıran bir vadinin tam ortasında yer alıyor. 32 çeşitli enfes bir köy kahvaltısı eşliğinde lüks bungalov evlerde konaklama imkanı sunan tesiste göletler, şelaleler, barbekü alanları, restoran ve yürüyüş parkurları bulunuyor. Natürköy Sapanca Bungalov Evleri iletişim bilgileri ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Ağaçların arasındaki bungalov evler ne kadar insanı ne kadar doğanın kalbinde hissettirse de deniz veya göl kıyısında olanların keyfi bambaşka oluyor. Su kıyısı insana her zaman daha çok huzur veriyor. Sapanca Gölgibi Bungalov Sapanca'daki onlarca bungalov ev arasında göle sıfır konumlu 12 bungalov evi ile ön plana çıkıyor. Göl kıyısında kahvaltı keyfi tesis tarafından sağlanırken diğer öğünleri bungalovların mutfağında kendiniz hazırlama imkanı bulunuyor. Muhteşem İnstagram pozları ortaya çıkartan tesisin göl içindeki salıncağı ve kayığı da çok seviliyor. Sapanca Göldibi Bungalov iletişim bilgileri, fotoğraflar ve konaklama ücretleri için tıklayın. Kış aylarındaki konaklamalarda şömineli odalar daha çok tercih edildiği için Sapanca Villa Bungalov'un içerisinde özel taşlardan tasarlanmış şöminesi bulunan HOCUS isimli bungalovu çok seviliyor. Dış ortamdan izole, kendine özel bir bahçesi de bulunan Hocus bungalovda wc, duş, oturma grubu, asma katta çift kişilik yatak, mutfak ve TV bulunuyor. Isıtma şömine ile sağlanabileceği gibi ayrıca klima ile de ısınılabiliyor. Sapanca Bungalov İletişim Bilgileri, Konaklama Ücretleri ve Fotoğrafları için tıklayın. Doğa içinde izole tatil imkanı sunan bungalov ev seçenekleri gün geçtikçe çoğalıyor. Şömineli bungalov evler gibi jakuzili bungalov evler de diğerleri arasında bir adım öne çıkıyor. Sapanca bölgesinde verandasında jakuzi bulunan ilk ahşap ev olan Doğa Jakuzili Bungalov lüks dekorasyonu ve kendine özel havuzu ile de dikkat çekiyor. Doğa Jakuzili Bungalov iletişim bilgileri ve konaklama ücretleri için tıklayın. Dekorasyonunda siyah renklerin hakim olduğu MC Bungalov Sapanca'da diğer bungalov evlerin çoğunda olduğu gibi alt katta oturma grubu, banyo, duş ve mutfak, asma katta ise çift kişilik yatak bulunuyor. Bungalovun önünde çatılı bir veranda, verandasında ayrı bir oturma grubu ve kendine ait bahçesinde barbekü imkanı bulunuyor. Yaz ayların geniş havuzunda serinleyip güneşlenebileceğiniz, kışın şömine başında kahvenizi yudumlayacağınız MC Sapanca doğayı 4 mevsim yaşam imkanı sunuyor. MC Bungalov hakkında bilgiler ve konaklama ücretleri için tıklayın. Nefes alabileceğiniz bir ormanın içerisinde, unutulmaz bir tatil deneyimi yaşamak isteyenler için tasarlanmış ALFA SUITES Sapanca Kırkpınar mevkiinde, huzurun ve sakinliğin tam kalbinde yer alıyor. Yaklaşık 6 dönümlük alana sahip tesisin otel binası içerisinde 16 adet 1+1 Deluxe Doublex Oda, 4 Adet 3+1 Family Suite, 1 Adet 3+1 Özel Havuzlu Family Suite, 1 Adet 2+1 Villa Vera, resepsiyon, kahvaltı salonu, SPA merkezi bulunuyor. Alfa Suites'te otel binasının dışında 2 Adet 1+1 Bungalov ev de yer alıyor. Serpme kahvaltı dahil şekilde hizmet veren tesis sezonluk açık havuz da mevcut. Gün içerisinde rahatlamak isteyenler ana binada yer alan SPA merkezini ücretsiz kullanabiliyor. Alfa Suites Güncel Konaklama Ücretleri, Fotoğraflar ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Sapanca Bölgesi'ndeki bungalov evlerin pek çoğunun aksine göl kıyısında yer alan Sapanca Sahil Bungalov'da dört tanesi çift kişilik ve 1 tanesi 4 kişilik olmak üzere toplam 5 tane bungalov ev bulunuyor. Bungalovların içinde Televizyon, Klima ve Mini bar var. Her bungalovun kendine ait 20 metre kare bahçesi ve SPA havuzu mevcut. Standart odaların hafta içi kahvaltı dahil fiyatı 3000 TL, hafta sonu 3500 TL. Loft odanın hafta içi kahvaltı dahil fiyatı 2 kişi için 3500 TL, hafta sonu 4000 TL, 3-4 kişi için 4500 TL, hafta sonu 5000 TL. Hafta sonları 2 gece konaklama zorunluluğu var. Odalarda wc/duş, klima, LED TV, mini buzdolabı, kettle, masa ve sandalye bulunuyor. Çocuk dostu tesiste 0-6 yas ücretsiz ve bebekler için park yatak veriliyor. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Sapanca bölgesindeki bungalov evlere şu sıralarda minimalist ve doğaya dönük yaşam için yeni bir alternatif olan Tiny House konsepti de haftasonu tatilleri için yeni bir alternatif oluşturuyor. Tiny House konseptini bu bölgedeki öncüsü olan Butik Evler Sapanca misafirlerine küçük alanda büyük mutluluklar vadediyor. 36 metrekare boyutundaki bu minik evlerin minik asma katında çift kişilik bir yatak, giriş katında ise tam donanımlı bir mutfak, oturma grubu ve banyo bulunuyor. Tiny House Sapanca iletişim bilgileri, konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. Bungalov evlere alternatif olarak modern çadır konaklaması sağlayan Hypno Sapanca Sapanca'da, İstanbuldere köyü yakınlarında yer alıyor. Hurma ve ceviz ağaçları ile dolu yemyeşil bir bahçe içinde, doğa ile iç içe olan tesiste 5 adet ısıtmalı çadır bulunuyor. İstanbul'a en yakın mesafede Glamping tatili imkanı sunan tesiste aynı zamanda restoran, SPA& Masaj salonu, şelale ve tarihi bir değirmen de mevcut. Her bir çadır çift kişilik yatak, oturma grubu ve küvetli bir banyodan oluşuyor. Kahvaltı servisi tesis bünyesindeki restoranda yapılıyor. Hypno Sapanca iletişim bilgileri ve konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca merkeze araba ile 15 dakika mesafedeki Balkaya Köyü'nde yer alan Balkaya Bungalov evleri elma, armut ve incir ağaçları ile dolu 10 dönümlük bir arazi içerisindeki bungalov evlerden oluşuyor. 2 katlı bungalovların üst katı yatak odasından alt katı ise oturma alanı ve banyo bulunuyor. Hem hafta içi hem hafta sonu sıcak havuzlu bungalovlarda 6000 TL, jakuzili bungalovlarda ise 4000 TL ödemeniz gerekiyor. Hafta sonu en az 2 gece konaklama şartı var. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için gecelik 300 TL indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-en-iyi-somineli-bungalov-evler-oteller-ve-ucretler", "text": "Koronavirüs salgını sebebiyle doğa içinde, çevreden izole tatil yapma olanağı sunan bungalov evler çok tercih ediliyor. Kış aylarında ise daha sıcak ve romantik bir atmosfer sunduğu için şömineli bungalov evler diğerlerine göre bir adım öne çıkıyor. Sapanca, Maşukiye bölgesindeki şömineli bungalov evleri Gezenti Anne sizler için listeliyor. Kış aylarındaki konaklamalarda şömineli odalar daha çok tercih edildiği için Sapanca Villa Bungalov'un içerisinde özel taşlardan tasarlanmış şöminesi bulunan HOCUS isimli bungalovu çok seviliyor. Dış ortamdan izole, kendine özel bir bahçesi de bulunan Hocus bungalovda wc, duş, oturma grubu, asma katta çift kişilik yatak, mutfak ve TV bulunuyor. Isıtma şömine ile sağlanabileceği gibi ayrıca klima ile de ısınılabiliyor. Sapanca Villa Bungalov Konaklama Ücretleri ve Fotoğrafları için tıklayın. Sapanca'da hem restoran hem de bungalov ev olarak hizmet veren Backyard Sapanca'da meşe ağaçlarının arasında konumlandırılmış, kendine özel bahçeli 8 adet bungalov evden oluşuyor. Evlerin 4 tanesinin müstakil havuzu var ve ısıtmalı olan bu havuzlar kışın 30 C ye kadar ısınabiliyor. Diğer 4 evin ise doğayla bütünleşmiş bahçelerinde süs havuzları bulunuyor. Her biri 2 katlı olan bungalov evlerde kış aylarında sizi sıcacık tutacak şömineniz ve doğaya açılan Fransız pencereniz bulunuyor. Backyard Sapanca hakkında detay bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Sapanca'nın Mahmudiye Köyü'nde konumlandırılmış Natürköy Bungalov ilkbaharda yeşilin, sonbaharda ise kahverenginin binbir tonunu barındıran bir vadinin tam ortasında yer alıyor. 32 çeşitli enfes bir köy kahvaltısı eşliğinde lüks bungalov evlerde konaklama imkanı sunan tesiste göletler, şelaleler, barbekü alanları, restoran ve yürüyüş parkurları bulunuyor. Natürköy Sapanca Bungalov Evleri hakkında bilgiler ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. Bir yanı dağ, diğer yanı Sapanca gölü manzarasına sahip Babil Bungalow Hotel İstanbul'a 1 saat mesafedeki Sapanca'nın komşusu Maşukiye beldesinde yer alıyor. Doğallığın modernlikle buluştuğu odalarda minibar, uydu TV, klima ve şömine bulunuyor. Tesiste tüm yıl boyunca yararlanabileceğiniz ısıtmalı havuz da bulunuyor. Gecelik konaklama ücreti iki kişi için hafta içi ve hafta sonu kahvaltı dahil 2000 TL, 0-6 yaş için ücret alınmıyor. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için gecelik 100 TL indirim uygulanıyor. Sapanca Gölü kıyısında, göl ve doğa ile iç içe lüks ve butik konaklama hizmeti sunan SASA Harmanlık 4 adet göl manzaralı serender, 2 adet göl manzaralı deluxe oda, 3 adet bahçe manzaralı oda ve 1 adet de jakuzili ve şömineli premium oda olmak üzere 10 adet konaklama biriminden oluşuyor. Tesiste konaklayanların göl etrafındaki yürüyüş parkurunda yürüyüş yapma, bisiklet sürme ve tekne ile gezinti yapma imkanı bulunuyor. Göl üzerinde, gurme lezzetler sunan oldukça başarılı bir restorana da sahip tesis bu anlamda benzerleri arasında ön plana çıkıyor. Sasa Harmanlık Hotel & Restaurant Konaklama Ücretleri, Fotoğraflar ve İletişim Bilgileri için tıklayın. Sapanca Bölgesinde pırtlak gibi çoğalan bungalov evlerin arasında lezzetli bir alternatif olan Heinz Restaurant & Bungalov konaklamaya dahil olarak sunduğu enfes Çerkez kahvaltısı ile dikkat çekiyor.1990 yılından beri alabalık restoranı olan hizmet veren Heinz Restaurant & Bungalov'un doğal ev yapımı Çerkez peyniri, kaşarlı kiremitte mantarı ve ev mantısı da çok seviliyor. Heinz Restaurant & Bungalov iletişim bilgileri, konaklama detayları ve ücretleri için tıklayın. Dekorasyonunda siyah renklerin hakim olduğu MC Bungalov Sapanca'da diğer bungalov evlerin çoğunda olduğu gibi alt katta oturma grubu, banyo, duş ve mutfak, asma katta ise çift kişilik yatak bulunuyor. Bungalovun önünde çatılı bir veranda, verandasında ayrı bir oturma grubu ve kendine ait bahçesinde barbekü imkanı bulunuyor. Yaz ayların geniş havuzunda serinleyip güneşlenebileceğiniz, kışın şömine başında kahvenizi yudumlayacağınız MC Sapanca doğayı 4 mevsim yaşam imkanı sunuyor. MC Bungalov hakkında bilgiler ve konaklama ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-hobit-evlerde-konaklama-ucretleri", "text": "Çocuklarla gezilecek sıradışı yerlerden biri olan Hobit Evler hem Darıca'da hem de Ormanya'da yer alıyor. Rengarenk yuvarlak kapılı bu evler muhteşem instagram fotoğrafları sunsa da bırakın konaklamayı içine girme imkanı bile bulunmuyor. İşte bu noktada imdadımıza Sapanca Hobbit evler yetişiyor. Sapanca'da yer alan Hobit Evler'de 2 kişilik ama ek yatak eklenerek maksimum 3 kişilik konaklama sağlanıyor. Hafta içi oda başı konaklama ücreti 1500 TL, hafta sonu ise 1750 TL talep ediliyor. Bu fiyatlara kahvaltı dahil değil. Kahvaltı almak istediğinizde ekstra 125 TL ödemeniz gerekiyor. Aynı şekilde 3 kişi kalmak istediğinizde de ödemeniz gereken ekstra ücret yine 125 TL. Bebek için park yatak mevcut ve ücret talep edilmiyor. Hobbit evlerde çift kişilik yatak, oturma grubu, mangal imkanı ve klima mevcut. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-huzur-dolu-bir-kahvalti-mekani-beta-home-golevi", "text": "İstanbul'dan yaklaşık 1.5 saat uzaklıktaki Sapanca Gölü hafta sonu şehrin karmaşasından kaçıp kendini doğanın kollarına bırakmak isteyenlerin tercih ettiği destinasyonların başında geliyor. Sapanca Gölü kıyısındaki mekanlar ise uzun hafta sonu kahvaltıları için özellikle tercih ediliyor. Çiçeği burnunda bir butik otel ve aile işletmesi olan göl kıyısındaki Beta Home Gölevi konaklama hizmetinin yanı sıra hafta sonu dışarıdan gelen misafirleri için kahvaltı hizmeti de veriyor. Ancak kahvaltı için mutlaka önceden rezervasyon yapmanız şart çünkü tüm malzemeler taze sunulabilmesi için gelecek misafir sayısına göre temin ediliyor. Beta Home Gölevi kahvaltısında El açması ıspanaklı börek, tercihinize göre yağda yumurta ya da otlu peynirli omlet, ekmek üstü sucuk kaşar, Ezine beyaz peynir, Çerkez ya da dil peyniri, zeytin çeşitleri, fudge browni, portakallı milföy, ev yapımı reçeller, erken hasat zeytinyağlı domates, biber, salatalık tabağı, bal kaymak ve acıka yer alıyor. Yumurta Akseki yaylasındaki özel bir çiftlikten geliyor, tereyağı aynı yaylanın köy evlerinde yapılıyor. Peynirler de özel bir mandırada üretiliyor. Çay sınırsız olarak servis ediliyor. Sevdiğiniz çeşitlerden doyuncaya kadar tekrar sipariş vermeniz de mümkün. Kahvaltının Temmuz 2023 itibariyle güncel ücreti kişi başı 400 TL. 0-3 yaş arasındaki çocuklardan ücret alınmıyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-izgara-et-firin-sutlac-ve-kahvalti-cenneti-titiz-izgara", "text": "Güncelleme: Takipçilerimden kahvaltı için hesap ödeme konusunda gelen olumsuz yorumlar üzerine artık bu mekanı tavsiye edemiyorum. Sapanca Kırkpınar'da yer alan Titiz Izgara mükemmel kıvamda pişirilmiş etleri, köftesi, piyazı, manda yoğurdu ve bol fındıklı sütlacı kadar haftanın her günü sundukları serpme kahvaltısı ile ön plana çıkıyor. 4 kız kardeşin misafirlerini ağırladığı restoranda dekorasyonun her detayına kadın eli değdiği belli oluyor. Yazın yemyeşil bahçesinde, kışın geniş iç mekanında, şömine başında Titiz ızgara lezzetlerini tatmak oldukça keyifli oluyor. Titiz Izgara kahvaltısında üçü de mandırada özel üretilen Ezine, köy ve kasar peyniri, Domates salatalık söğüş, Edremit'ten gelen yeşil ve siyah zeytin, Sapanca İstanbuldere köyünden gelen gerçek kestane balı, ev yapımı reçel, mandırada özel üretilen kaymak ve tereyağ, sıcaklardan Menemen, Sucuk, Ev patatesi, Pişi ve kahvaltı boyunca Sınırsız çay bulunuyor. Bu kahvaltının Eylül 2023 itibariyle kişi başı ücreti 280 TL. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-jakuzili-luks-bungalov", "text": "Doğa içinde izole tatil imkanı sunan bungalov ev seçenekleri gün geçtikçe çoğalıyor. Şömineli bungalov evler gibi jakuzili bungalov evler de diğerleri arasında bir adım öne çıkıyor. Sapanca bölgesinde verandasında jakuzi bulunan ilk ahşap ev olan Doğa Jakuzili Bungalov lüks dekorasyonu ve kendine özel havuzu ile de dikkat çekiyor. Doğa Jakuzili Bungalov'da diğer bungalov evlerin çoğunda olduğu gibi alt katta oturma grubu, banyo, duş ve mutfak, asma katta ise çift kişilik yatak bulunuyor. Bungalovun önünde veranda ve kendine ait bahçesinde barbekü imkanı bulunuyor. Jakuzili bungalovun yanında yüzme havuzu da mevcut. Jakuzili Bungalov'da hafta içi ya da hafta sonu farketmeksizin gecelik iki kişi için toplam 6000 TL karşılığında konaklanıyor. ?Tesiste kahvaltı ve yemek servisi yok. İster bungalovdaki geniş mutfağımızda hazırlayabilir, isterseniz de paket servis yapan yerlerden sipariş verebilirsiniz. ?Evlerimiz müstakil ve ısıtmalı sıcak havuzludur. ? Merkeze ve göl kenarına araç ile 3 dk mesafedeyiz. ? Barbekü ve ateş kazanı mevcut. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-kubbe-cadirlarda-konaklama-hypno-sapanca", "text": "Benzerleri daha çok Kuzey Avrupa ülkelerinde görülen DOME GLAMPING yani kubbe çadırların Türkiye'deki ilk temsilcisi olan Hypno Sapanca Sapanca'da, İstanbuldere köyü yakınlarında yer alıyor. Hurma ve ceviz ağaçları ile dolu yemyeşil bir bahçe içinde, doğa ile içiçe olan tesiste 5 adet ısıtmalı çadır bulunuyor. İstanbul'a en yakın mesafede Glamping tatili imkanı sunan tesiste aynı zamanda restoran, SPA& Masaj salonu, şelale ve tarihi bir değirmen de mevcut. Her bir çadır çift kişilik yatak, oturma grubu ve küvetli bir banyodan oluşuyor. Kahvaltı servisi tesis bünyesindeki restoranda yapılıyor. -50 dakika süreli, -1 kişi paket Spa&Masaj : 800 TL Dikkat! Hypno Sapanca'da sadece yetişkinler konaklayabiliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-luks-ve-butik-kahvalti-keyfi-sasa-hotel-restaurant", "text": "Sapanca Gölü kıyısında, göl ve doğa ile iç içe lüks ve butik konaklama hizmeti sunan SASA Harmanlık haftanın her günü sunduğu kahvaltısı ile günübirlik gelen misafirlerini ağırlıyor. Kahvaltı için rezervasyon alınmayan mekan oldukça geniş bir oturma alanına sahip, yer sorunu olmuyor. Temmuz 2023 güncel fiyatı kişi başı 380 TL olan serpme kahvaltıda beyaz peynir, köy peyniri, tel peynir, kaşar peyniri, siyah zeytin, yeşil zeytin, bal, kaymak, tereyağ, acuka, fındık ezmesi, çikolata ezmesi, 2 çeşit reçel, domates, salatalık, yoğurtlu biber kızartması, güveçte sucuk, peynir eritmesi, pişi, patates kızartması, sigara böreği, sahanda yumurta, simit, meyve tabağı, sınırsız çay ve su bulunuyor. Sasa serpme kahvaltısında güveçte sucuk, yoğurtlu biber kızartması ve peynir eritmesi özellikle seviliyor. Kahvaltı sonrası ördekler ile iç içe Türk kahvesi içmek çok keyifli oluyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-luks-ve-sik-ahsap-evler-mc-dark-bungalov", "text": "Dekorasyonunda siyah renklerin hakim olduğu MC Bungalov Sapanca'da diğer bungalov evlerin çoğunda olduğu gibi alt katta oturma grubu, banyo, duş ve mutfak, asma katta ise çift kişilik yatak bulunuyor. Bungalovun önünde çatılı bir veranda, verandasında ayrı bir oturma grubu ve kendine ait bahçesinde barbekü imkanı bulunuyor. Yaz ayların geniş havuzunda serinleyip güneşlenebileceğiniz, kışın şömine başında kahvenizi yudumlayacağınız MC Sapanca doğayı 4 mevsim yaşam imkanı sunuyor. Kahvaltı servisi isteğe bağlı. Serpme kahvaltı için ektra olarak kişi başı 350 TL ödeniyor. Kahvaltı servisi talebinize göre verandanızda ya da bahçenizde yapılıyor. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-nostaljik-koy-evi-masukiye-masal-evler", "text": "Maşukiye Masal Evlerde konaklayanlardan evlerin böcek ve örümcek içinde olduğuna dair gelen yorumlardan ötürü burayı artık tavsiye edemiyorum. Maşukiye Alabalık tesislerine sadece 1 kilometre mesafede yer alan Mavi Masal Ev sizi 80 li yıllara, işte böyle nostaljik bir köy evine ışınlıyor. Mavi Masal Ev'de çevreden oldukça izole olan evinizin önündeki salıncakta sallanıp, bahçesinde mangal yapma imkanınız da bulunuyor. Isınma şömineli soba ile sağlanıyor. Soba için kullanacağınız odunları tesis size veriyor. Mutfakta yemek hazırlamanız için gerekli mutfak eşyası mevcut, yer sofrasında yemek benim için fazla iddialı derseniz normal masa da bulunuyor. Evin içinde çalışan 78 model bir radyo, üzeri dantelle örtülü çalışan siyah beyaz bir televizyon ve gaz lambası da var. Normalde 4 kişinin, yer yatağı eklendiğinde ise 5 kişinin kalabileceği Mavi Masal Ev'de bir gece konaklamak için toplam 450 TL ödemeniz derekiyor. Tesis bünyesinde daha geniş olan ve daha modern bir dekorasyona sahip bir de Kırmızı Masal Ev bulunuyor. 10 kişiye kadar konaklama imkanı sağlayan Kırmızı Masal Ev'de konaklama ücreti ise gecelik toplam 750 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. İstanbul'a yakın diğer bungalov evler ve ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-nostaljik-koy-evinde-kahvalti-seyrimiss", "text": "Sapanca'nın Mahmudiye mahallesindeki iki dönümlük bir bahçe içindeki Seyrimiss yazın ağaçlar altındaki bahçesinde kışın ise nostaljik, ahşap bir köy evi içerisinde tüm gün kahvaltı restoranı olarak hizmet veriyor. Tam bir aile işletmesi olan mekanın kahvaltısında bir çoğunu kendi bahçesinde yetiştirdikleri ürünlerle hazırlanan ev yapımı lezzetler sunuluyor. Işın, Derya, Nazlı, Aysel ve Zafer adlı 5 kardeş restore ettikleri büyük büyük babalarından kalan bu evde çocukluklarında yaşadıkları ritüelleri ve lezzetleri koruyor, kalabalık aile işletmesinde her şey imece ve gönüllülük esasına dayanıyor. Serpme olarak sunulan Seyrimiss kahvaltısında sucuklu yumurta, pişi, sigara böreği, patates kızartması, şakşuka, beyaz peynir, kaşar peyniri ve çeçil peynirinden oluşan peynir tabağı, domates, salatalık, biber ve yeşillikler, ev yapımı 3 çeşit zeytin, acuka, köy tereyağı, bal, iki çeşit reçel, tahin-pekmez ve mevsim meyveleri bulunuyor. Kahvaltı boyunca çay sınırsız servis ediliyor. Bu kahvaltının kişi başı ücreti 2022 itibariyle 160 TL. Menemen ve mıhlama ekstra olarak sunuluyor. Mekan sadece hafta sonu hizmet veriyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-somineli-agac-ev-sapanca-villa-bungalov", "text": "İnsanlar doğa içinde tatil yapmayı tercih eder hale gelince bungalov ev çeşitleri gün geçtikçe artıyor. Tesis sahipleri de farklı konseptler ile ön plana çıkmaya gayret ediyor. Kış aylarındaki konaklamalarda şömineli odalar daha çok tercih edildiği için Sapanca Villa Bungalov'un içerisinde özel taşlardan tasarlanmış şöminesi bulunan HOCUS isimli bungalovu çok seviliyor. Dış ortamdan izole, kendine özel bir bahçesi de bulunan Hocus bungalovda wc, duş, oturma grubu, asma katta çift kişilik yatak, mutfak ve TV bulunuyor. Isıtma şömine ile sağlanabileceği gibi ayrıca klima ile de ısınılabiliyor. Jakuzili ve göl manzaralı bungalovlarda gecelik konaklama ücreti hafta içi 3000 TL, hafta sonu 3500 TL. Jakuzili ve şömineli bungalovlarda gecelik konaklama ücreti hafta içi ve hafta sonu 3000 TL. Isıtmalı havuzlu, jakuzili ve şöminel bungalovlarda gecelik konaklama ücreti afta içi 3500 TL, hafta sonu 4000 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için gecelik 300 TL indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-yepyeni-bir-luks-cadir-deneyimi-mega-glamping", "text": "Lüks çadırda konaklama deneyimi olan Glamping'in Sapanca'daki son temsilcilerinden SAPANCA MEGA GLAMPING İstanbul'a çok yakın mesafede, modern bir kamp deneyimi sunuyor. Mega Glamping'te her birinin içerisinde mutfak, banyo, jakuzi, şömine ve salıncak bulunan hepsi teraslı toplam 3 büyük çadır bulunuyor. Mega Glamping çadırları benzerlerine göre oldukça büyük, her biri 40 metrekare olan dome kubbe çadırlar normalde 2 kişilik olarak tasarlanmış ama 3. kişi için yatak ilave edilebiliyor. Her çadırın önünde orman ve göl manzarasına nazır ateş yakma ve barbekü yapma imkanı da mevcut. Sapanca Mega Glamping'de günlük konaklama ücreti iki kişi için hafta içi 3000 TL, hafta sonu ise 3500 TL. Hafta sonu minimum 2 gece konaklama şartı bulunuyor. Bu fiyata kahvaltı da dahil. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sapancada-yuzme-havuzlu-izole-agac-ev-caglayan-bungalov", "text": "Bungalov ev dendiğinde ilk akla gelen yer olan Sapanca'da bulunan Çağlayan Bungalov İstanbuldere mevkiinde yer alıyor. Çağlayan Bungalov'un bölgedeki diğer bungalov evlerle kıyaslandığında öne çıkan 3 özelliği var. Birincisi buradaki bungalov evlerin bahçesinin etrafı dışarıdan kimsenin göremeyeceği şekilde çevrilmiş, misafirlerine daha izole bir ortam sunuyor. İkinci olarak bungalov evlerin önünde o eve özel yüzme havuzu bulunuyor. Son olarak da genelde 2 kişinin konaklayabildiği minik bungalov evlerin aksine burada 4 kişi konaklayabiliyor. Çağlayan Bungalov'un üst katında çift kişilik 1 yatak, alt katında oturma alanından ayrı bir odada, 2 ayrı tek kişilik yatak bulunuyor. Bu anlamda hem 2 çiftin konaklaması hem de büyük çocuklu 4 kişilik bir aile için ideal bir konaklama seçeneği oluşturuyor. Diğer bungalov evlerde olduğu gibi mutfak alanında kendi yemeğinizi hazırlamanız için gerekli herşey mevcut. Bahçedeki barbeküde mangal yapma imkanı da var. Kahvaltı isteğe bağlı olarak tesisten de sağlanabiliyor. Ücretsiz Wİ-Fİ mevcut. ? Fiyatlar 4 Kişiye Kadar Konaklamalı tek gecelik Fiyatıdır! ?Kahvaltı Ücrete Dahil Değildir. Serpme Kişibaşı Ekstra Olarak Fiyatı 200 TL'dir. ? Bungalovlar müstakil olup, birbirinden bağımsızdır. ? Evin içerisinde mutfak mevcut dilerseniz malzemelerinizi getirip kendiniz hazırlayabilirsiniz. Mutfak içerisinde çaycı, kahve cezvesi, kahve makinesi, ocak, buzdolabı, mutfak araç gereçleri, bahçede ızgara imkanı mevcut dilerseniz kendiniz mangal yapabilirsiniz. Tesiste Gezenti Anne takipçileri için %10 indirim uygulanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/schwerin-warnemunde-rostock-gezi-rehberi", "text": "Kuzey Almanya'da yer alan ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletinin başkenti olan Schwerin yedi göller şehri olarak da anılıyor. Schwerin, Warnemünde, Rostock blog yazımın ilki olan ve Doğu Almanya'nın tipik özelliklerini de sergileyen şehir Almanya'nın en küçük başkenti. Görkemli kalesi ve gölleri ile ön plana çıkan Schwerin Almanya ziyaretinde bir gününüzü ayırmayı hak ediyor. Schwerin Kalesi dünyanın en güzel kalelerinden biri olarak gösteriliyor. Schwerin, Warnemünde, Rostock gezi rehberimizin ikinci sırasında Warnemünde var. Yaz aylarında Avrupa şehirlerinden birini keşfetmek ancak bina bina şehir gezmek istemiyorsanız Rostock yakınlarındaki Warnemünde ile ciddi düşünebilirsiniz. Warnemünde Hollanda'nın Volendam'ı tadında, hem plajında, hem de Alter Strom isimli kanalının kıyısında, sıkılmadan vakit geçirebileceğiniz, çok hareketli ve keyifli bir balıkçı kasabası. Baltıklardaki cruise turlarının pek çoğu da Warnemünde'ye uğruyor. Şehirde yaz aylarında pek çok şenlik ve festival de düzenleniyor. ve şenlikli pazarı Neuer Markt mutlaka ziyaret edilmeli."} {"url": "https://gezentianne.com/sehrin-merkezinde-tatil-hissi-hilton-istanbul-bosphorus-yorumlar", "text": "Öğlen yemeğinde, 5 çayında ve akşam yemeğinde Veranda Bar&Terrace' da müthiş bir manzara eşliğinde yediklerimizin sunumunu da ve lezzetini de oldukça başarılı bulduk. Hilton İstanbul Bosphorus'un boğaz manzaralı geniş ve ferah odalarında inanılmaz keyifli bir konaklama deneyimi yaşadık. Uyku öncesi sohbetinde kızım 'This is the best hotel I have ever seen'in türkçesini nasıl söylerim anne?' diye sordu. Gülümsedim ve 'Şimdiye dek kaldığım en iyi otel diyebilirsin' dedim. Aslında şaşırdım. Çünkü daha önce de 5 yıldızlı otellerde kalmıştık ve klasik bir çizgisi olan Hilton İstanbul Bosphorus'un modern dekorasyon seven kızımın bu denli beğenisini kazanacağını düşünmemiştim. 'Neden?' diye sordum. Çünkü banyoda çocuklara özel diş fırçası, diş macunu ve şampuan varmış. Çünkü odamızda çerçevede aile fotoğrafımız varmış. Çünkü hem birbirine bağlı iki odası varmış hem de her odanın kendi banyosu olduğu için kimse ona banyoda karışmıyormuş. Bir de en önemlisi bu otele yolda hiç sıkılmadan, çok kısa bir sürede gelinebiliyormuş. Gerçekten de aile konseptiyle 50 ayrı bebek ve çocuk ürünü Hilton İstanbul Bosphorus'u çocuklu aileler için çok özel bir konaklama mekanına çevirmiş. Çocuk ve bebek sahibi aileler için bu konseptte misafirlerin konforlu bir tatil için her ayrıntı düşünülmüş. Yatak bariyeri, mama sandalyesi, her yaş grubu için oyun parkları, blender, meyve püresi, önlük, scooter, diş fırçası ve macunu, oyuncaklar ve bebek küveti çocuklar için oluşturulan ayrıntılardan sadece birkaçı. İstanbul'un merkezindeki en büyük beş yıldızlı otel havuzuna sahip olan Hilton İstanbul Bosphorus'da ailelere özel hafta sonu kampanyası başlıyor. Ailemizle ağustos ve eylül ayları boyunca hafta sonları gayet mantıklı fiyatlarla havuz ve barbekü keyfi bizleri bekliyor. Cumartesi ve pazar günleri 2 yetişkin ile 12 yaş altı 1 çocuk günübirlik havuz girişi ve barbekü için toplam 520 TL yerine 350 TL ödememiz yeterli. Hilton İstanbul Bosphorus'un deneyimli şeflerinin açık büfe zeytinyağlılardan et ve balık çeşitlerine kadar özenle oluşturduğu lezzetler barbekü keyfimize eşlik ediyor."} {"url": "https://gezentianne.com/selale-yaninda-luks-bungalov-agac-evler-naturkoy-sapanca", "text": "Sapanca'nın Mahmudiye Köyü'nde konumlandırılmış Natürköy Bungalov ilkbaharda yeşilin, sonbaharda ise kahverenginin binbir tonunu barındıran bir vadinin tam ortasında yer alıyor. Enfes bir köy kahvaltısı eşliğinde lüks bungalov evlerde konaklama imkanı sunan tesiste göletler, şelaleler, barbekü alanları, restoran ve yürüyüş parkurları bulunuyor. Bungalov evlerin hepsi buzdolabı, ısıtıcı, klima, TV, WiFi ve modern bir banyoya sahip. Suit ve Family bungalovlarda şömine de bulunuyor. Konaklama ücretlerine Domates, Salatalık, Mevsim Yeşillikleri, Yeşil zeytin, Siyah zeytin, Kaşar peyniri, Çeçil peyniri, Acuka, Terayağı, Kaymak, Bal, Tahin Kreması, Limon reçeli, Omlet, Gözleme, Sucuk Kızartma, Eritme Peyniri, Peynirli Börek, Sınırsız Çay, Ezine beyaz peynir, köy peyniri, abaza peyniri, erik reçeli, kayısı reçeli, domates soslu patatesten oluşan 32 çeşitlik dolu dolu bir serpme kahvaltı da dahil. İki kişilik Standart Bungalovlar hafta içi gecelik fiyat 3000 TL, Cuma ve Cumartesi gecelik fiyat 3350 TL. 1 oda ve 1 salondan oluşan şömineli 2 kişilik Suit Bungalovların hafta içi tek gecelik fiyatı 3600 TL, Cuma ve Cumartesi gecelik fiyat 3900 TL. Tek odadan oluşan ve diğer bungalov tiplerinden daha da modern dekore edilmiş iki kişilik Deluxe Bungalovların hafta içi tek gecelik fiyat 3150 TL, Cuma ve Cumartesi gecelik fiyat 3500 TL. 2 oda 1 salondan oluşan ve aileler için gayet uygun, şömineli 4 kişilik Family Bungalovların hafta içi tek gecelik fiyatı 4500 TL, Cuma ve Cumartesi gecelik fiyat 5000 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. İstanbul'a yakın diğer bungalov ev seçenekleri ve ücretleri için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/selanik-ve-rodos-icin-en-guzel-mevsim-geldi", "text": "Selanik, Yunanistan'ın ikinci büyük şehri ve en çok ziyaret edilen şehirlerindendir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu şehir olduğu için daha çok ziyaretçi almaktadır. Bir zamanlar Yunanistan Makedonya'sının yönetildiği merkezdir. Resmi para birimi Euro'dur. Resmi dili de Yunancadır. Türkiye ile saat dilimi aynıdır. Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim ayları ziyaret edebileceğiniz en güzel aylar arasındadır. Kolay ulaşımı otobüs ile de sağlayabilirsiniz. Selanik ve İstanbul arasında otobüs seferleri de yapılmaktadır. Selanik Turları aslında yılın en keyifli turları arasında olabilir. Eğlence ve keyfini çıkaracağınız eşsiz bir tur için tarihinizi ne kadar erken belirlerseniz sizin için o kadar iyi olacaktır. Selanik turunda en çok merak edilen yer ise kesinlikle Atatürk'ün doğduğu evdir. Tarihi önemi ve daha pek çok özelliği ile Selanik şehrini yakından tanımak ve hatta gelmeden araştırma yapmak için kendinize zaman vermelisiniz. Selanik turunda gezip göreceğiniz yerler, alışveriş yapacağınız noktalar ve tabi ki tarihe şahitlik edeceğiniz noktaları iyi seçmelisiniz. Eğlenceli bir tur planlamak ve dinlenmek için seçimlerinizi ne zaman için yapmayı planlarsanız, sizin için o kadar keyifli bir tur olabilir. Özellikle erken rezervasyon seçenekleri ile en uygun olanları tercih edebilirsiniz. Selanik turları sırasında birbirinden güzel lezzetleri de yakalayabilirsiniz. Deniz mahsulleri, zeytinyağlı yemekleri, süt ve peynir ürünleri, Selanik böreği, Selanik gevreği, Selanik fasulyesi, Selanik peynir tatlısı, Selanik baklavası ve Selanik yoğurdu kesinlikle tatmanız gereken lezzetler arasındadır. Eleftherias meydanı, Aristotelous meydanı, Tsimiski Caddesi, Ladadika, Egnatia Caddesi, Beyaz Kule, Selanik Arkeoloji Müzesi, Bizans Kültür Müzesi, Savaş Müzesi ve Selanik Bilin ve Teknoloji Müzesi görmeniz gereken yerler arasındadır. Yunan adaları arasında en çok ziyaret edilen, en meşhur turlardan olan Rodos Turları için yerinizi erkenden ayırmanızı tavsiye ederiz. Rodos adası gece hayatı, yemekleri, en güzel otelleri ve tabi ki en keyifli tatil seçenekleri ile sizi beklemektedir. Eğlenceli yaz akşamlarının vazgeçilmezi olan Rodos Turları için gideceğiniz tarihin önemi büyüktür. Yaz aylarında ve tabi Eylül, Ekim ayında inanılmaz güzel olur. En güzel butik otelleri tercih edebilir, en keyifli mekanlarda sevdikleriniz ile keyifli bir tatil geçirebilirsiniz. Rodos turları kapsamında deniz, kum ve güneşin keyfini yaşamak ve kolay ödeme seçenekleri ile erkenden turunuzu planlayarak eğlenmek isterseniz fırsatları hemen değerlendirmelisiniz. Rodos turları en keyifli yaz akşamlarını geçirebileceğiniz ve eğlenebileceğiniz fırsatları size sunar. Bu yıl içerisinde sizi bekleyen yaz eğlenceleri için turları şimdiden incelemeye başlamalısınız."} {"url": "https://gezentianne.com/sharm-el-sheikh-gezilecek-yerler", "text": "Sharm' ın merkezin olan Naama Bay nasıl desem bizdeki Marmaris Side gibi tatil yörelerinin çarşıları gibi... Bir sürü dükkan, bir sürü restoran, kafe içiçe. Oldukça kaotik. Bizdeki \"Gel abi gel\" ciler yerine burada da \"My friend where are u from\" cular var. Yılan dansına rastlıyoruz bizde eşi benzeri olmayan ama Marakeş' de dansçı kobraların bol bol izlenmişi olduğundan dolayı, buradakini es geçiyoruz. Yol yorgunuyuz malum, bizi getiren taksiciye alo deyip Arabian Beach Resort'umuza geri dönüyoruz. Ertesi gün yine yüzmece, serilmece, yemece, içmece şeklindeki standart tatil köyü aktiviteleri ile geçiyor. Bir sonraki gün için Ras Mohammed National Park'ı görmek üzere bir tekne turu ayarlıyoruz. Akşam yemeğinde Çin restoranındayız. Çin mutfağını zaten çok severiz masadan mutlu kalkıyoruz. Yemek sonrası resortumuzun karaoke barına geçiyoruz. Söylediğim \"Stand by me\" parçası ile seyircilerden büyük alkış alıyorum:) O gece çoook eğleniyorum. Bizdeki tekne turlarına benzer şekilde üç beş farklı koyda demir atıp suya atlıyoruz. Ben şnorkelle yüzey gezintisinden çok nefes tutup dalma delisi olduğumdan direkt yüzücü gözlüğüyleyim. Daldığım yerlerde otelimizin önünde yüzerken gördüğüm güzelliklerden çok daha fazlasına rastlamıyorum. Sadece daha geniş mercanlıklar ve bir kaç değişik çeşit balık daha keşfediyorum. Ve son gün benim doğum günüm. Elimde bir mikrofon kareoke barın birinde, Otelimizin Türk müdürünün bize jest olarak yaptırdığı pastamdaki mumu üflüyorum ve bir yaş daha yaşlanıyorum, Yaşasın! Merhabalar, biz de geçen hafta Sunrise Arabian Beach Hotel'de kaldık. Aradan geçen 3 sene de çok şeyin değiştiğini bilmenizi isterim. Yazdıklarınızı tekrar gözden geçirmenizde fayda var. Otel hiç ucuz değil, sezon dışı olmasına rağmen 2 yetişkin, 2 çocuk (12 yaş altı) günlüğüne 200 USD verdik. Otel ciddi anlamda eskimiş, odaların yenilenmeye ihtiyacı var ve yemekleri çok başarısızdı. Yemek seçen bir insan olmadığımı, iş nedeniyle sürekli seyahat ettiğimi, Hindistan'da bile rahatlıkla yemek yediğimi bilmenizi isterim. Yemekler çeşitli ancak çok kalitesiz ve özensizdi. A la carte restaurantlar ise genel restaurantdan çok daha kötüydü, hele bir Yunan restaurantı açmışlar, akıllara ziyan, Yunan yemekleri ile hiç alakası olmadığı gibi hayatımda yediğim en kötü kalamarı burada yedik, daha doğrusu tadına bakıp bıraktık. Otelin iki olumlu yanı var, birincisi bölgedeki tüm deniz kenarındaki oteller için geçerli, hemen kumsalında mercanlar içinde yüzebiliyorsunuz. Bir de personeli çok ilgili ve güler yüzlü. Bunun dışında Türkiye'de orta sınıf tatil köyü ayarında, fiyatı ise sezon dışında üst sınıf, geçen sene aynı dönem daha ucuza Belek'de Titanic otelde kaldık, iki otel kıyas kabul etmez. Otele girerken de çıkarken de erken check-in ve geç check-out için ayrıca 70 USD ve 80 USD aldılar, hiç öyle free of charge değil. Geç check-out saat 22:00'ye kadarmış, sağolsun THY sabah 3:30'a uçuş koyduğu için çocukların biraz olsun dinlenmesi için 24:00 de çıkalım diye rica ettik, zar zor saat 23:00'e ikna edebildik Müdür efendiyi, sanki o saatten sonra odayı başka birisine verecekler. Otelde taksi adı altında hizmet eden özel araç şirketi var ve taksi çağırmıyorlar, normalin 2,5 katı ücrete göre ayarlanmış fiyat listeleri var. Açıkçası yazdıklarınızdan çok uzaklaşmışlar bilginiz olsun. Benim yazdıklarımda hiçbir abartı yok emin olun. Geçen sürede pek çok şey değişmiş anladığım kadarıyla. Üzüldüm."} {"url": "https://gezentianne.com/sile-bungalov-evler-ve-fiyatlari", "text": "İstanbul Pallet Glamping Şile Ulupetit köyünde, şırıl şırıl akan derelerin yemyeşil ağaçlarla buluştuğu ormanlık alanda yer alıyor. İstanbul'un en büyük glamping alanına sahip tesiste glamping çadır, deluxe oda, standart oda gibi konaklama seçenekleri bulunuyor. Konaklama yapan müşteriler için restoran ve barbekü alanı mevcut. Pallet Glamping'te orman içerisinde trekking, ücretsiz bisikletlerle orman içi bisiklet gezisi, açık hava sineması, yoga, kamp ateşinde sosyal oyun ve aktiviteler, ahşap ve heykel boyama etkinlikleri, müzik atölyesi, ücretsiz fidan ekimi gibi pek çok aktiviteye katılmanız mümkün. İstanbul Pallet Glamping İletişim Bilgileri ve Konaklama Ücretleri için tıklayın. İstanbul'un Karadeniz'le buluştuğu Şile'de, denizle ormanın birleştiği noktada yer alan Sahil Kamp İstanbul, yeşil ve maviye aynı derecede tutkun olan doğa severler için ister deniz kenarı, ister çam ağaçlarıyla örtülü alanda çok keyifli bir kamp olanağı sunuyor. Şile Sahil Kamp'ta kendi çadırınız veya karavanınız ile kamp yapabileceğiniz gibi çadır gibi dizayn edilmiş Ahşap Koza bungalovlarda, tepelere gömülü Hobit evlerde veya daha da konforlu bir seçenek olan tiny house konseptindeki Ahşap villalarda yada Şömineli taş evlerde konaklamanız mümkün. Sahil Kamp İstanbul iletişim bilgileri, fotoğraflar ve güncel konaklama ücretleri için tıklayın. İstanbul'a yakın diğer bungalov evlerden daha lüks bir seçenek olan Türkiye'nin en büyük \"ağaç ev\" oteli SUMA DİSANJE İstanbul'un Boşnak köylerinden, Şile Yeniköy'de, yeşile ve huzura kuş seslerinin eşlik ettiği 120 dönümlük ormanlık alanda yer alıyor. Suma Şile balayı için de tercih ediliyor. 5 yıldızlı otel konforunda; ancak alışılmış şehir otelciliği düzeninden ve kalıplardan uzakta, bambaşka bir hizmet anlayışına sahip olan tesisin mottosu ise 'DOĞA DAHİL'. Çünkü burada her şeye; kuş sesleri, ateş böcekleri, sincaplar, güneş doğumu, gün batımı, tırtıllar, kaplumbağalar, renklerin dansı ve tüm doğa güzellikleri dahil."} {"url": "https://gezentianne.com/sile-plajlari-massha-sile-guncel-giris-ucreti-menu-fiyatlari", "text": "Şile Ayazma plajının uç noktasında beyaz tahta bir iskele üzerinde konumlandırılmış Massha Plaj, Şile'nin en dalgasız deniz şeridinde yer alıyor. Oldukça butik olan plaj sadece 50 kişilik. Kişi sayısının sınırlanmasının nedeni, misafirlerin huzurlu bir gün geçirmelerini sağlamak. Massha Şile'de 2023 yazı itibariyle şezlong başına hafta içi 200 TL, hafta sonu 300 TL talep ediliyor. Bu ücrete şemsiye, duş ve tuvalet kullanımı da dahil. Aile ortamında, kendi evinizdekine yakın bir rahatlığın sunulduğu Massha'da temizliğe yani aslında sağlığa son derece önem veriliyor. Plajın şezlong kılıfları, her hafta değiştiriliyor, mikrop&leke sökücüler ile yıkanıyor. Karadeniz'in az tuzlu suyunda deniz keyfi yapıldıktan sonra karınlar acıkınca isterseniz plaj atıştırmalıkları menüsündeki yiyecekler şezlonglarınızda yanı başınıza servis ediliyor. Diğer bir opsiyon da restoran kısmına geçip aslında bir balıkçı olan Massha'nın deniz ürünlerini tatmanız mümkün. Massha Şile'nin plaj kısmı 18:30 itibariyle kapanıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/silede-bahceli-kahvalti-mekani-horozlu-ev", "text": "Şile'de pek çoğu deniz kıyısında konumlandırılmış kahvaltı mekanlarına alternatif olarak yemyeşil korumalı bir bahçede özellikle çocuklu aileler için uygun bir ambiyansta hizmet veren Horozlu Bahçe ev yapımı lezzetler sunan kahvaltısının yanı sıra her yanı horoz figürleri ile bezenmiş iç ve dış mekanı ile dikkat çekiyor. Hafta sonları saat 10.00 ile 15.00 arası serpme kahvaltı sunan mekanın cheesecake'i de çok seviliyor. Horozlu Ev kahvaltısında Patatesli poğaça, Sütlü pişi, Ilık baharatlı beşamel sos, Domates, salatalık söğüş tabağı, Peynir tabağı 4 çeşit peynirli, Ev yapımı köz biberli sos, Zahterli kişnişli zeytin sos, Ev yapımı reçeller, Bal, çikolata, tereyağı, Sebzeli, peynirli omlet veya Sucuklu yumurta, Köy ekmeği ve Sınırsız çay yer alıyor. Bittikçe yenilenen kahvaltı Eylül 2023 itibariyle kişi başı 350 TL karşılığında sunuluyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/silede-deniz-kiyisinda-bungalov-kampi", "text": "İstanbul'un Karadenizle buluştuğu Şile'de, denizle ormanın birleştiği noktada yer alan SAHİL KAMP İSTANBUL, yeşil ve maviye aynı derecede tutkun olan doğaseverler için ister deniz kenarı, ister çam ağaçlarıyla örtülü alanda çok keyiflli bir kamp olanağı sunuyor. Şile Sahil Kamp'ta kendi çadırınız veya karavanınız ile kamp yapabileceğiniz gibi çadır gibi dizayn edilmiş Koza bungalovlarda, tepelere gömülü Hobit evlerde veya daha da konforlu bir secenek olan tiny house konseptindeki Ahşap villalarda yada Şömineli taş evlerde konaklamanız mümkün. 35 hektarlık oldukça geniş bir alana yayılmış olan tesiste konaklama alanlarının dışında 24 saat hizmet veren resepsiyon, kafe restoran, market, havuz, plaj, otopark, survivor parkuru, akşamları sahilde ateş yakma imkanı, instagram tutkunları için deniz kenarında dev bir salıncak ve orman yürüyüş yolları bulunuyor. Kampta alkollü içeçek satışı yok ancak dışarıdan getirilmesine izin veriliyor. Mangalı kendiniz de getirebiliyorsunuz, tesisten de temin edilebiliyor. Evcil havyan kabul ediliyor. Bungalov, karavan ve hobit evlerde kalanlar ortak duş ve tuvaleti kullanabiliyor ancak Gardenya evleri, villalar ve taş evler içerisinde tuvalet ve duş var. Özel aracı ile gelenler Şile otobanından Şile'ye gelmeden 15 km önce Sofular tabelasından döndükten ve Sahilköy'ün içinden geçip 2 km çıktıktan sonra Şile Sahil Kamp tablasını görebilirler. Toplu taşıma ile gelecek olanlar ise Üsküdar'dan hareket eden 139 S numaralı otobüs ile kamp alanının önüne kadar gelebilirler."} {"url": "https://gezentianne.com/silede-kahvalti-nerede-yapilir-sakligol-karamandere", "text": "İstanbul'a bu kadar yakındayken çok uzaklarda hissedebileceğiniz göl kıyısında dingin ve huzurlu bir kahvaltı mekanı olan Saklıgöl Karamandere Tesisleri \"Şile'de kahvaltı nerede edilir?\" sorusuna cevap oluyor. Saklıgöl Karamandere Tesisleri'ne İstanbul-Şile otoyolundan Şile'ye ulaştıktan sonra Şile merkezine girmek yerine ana yoldan tam tersi yöne saptığınızda karşınıza çıkan Saklıgöl tabelalarını takip ederek Karamandere Köyü'ne geldikten sonra ulaşılıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Saklıgöl Karamandere Sosyal tesisi hem hafta içi hem hafta sonu sabah saat 09:00 itibariyle hizmet vermeye başlıyor. Özellikle yaz aylarında hafta sonları yoğunluk olduğu için açıldığı saatlerde gidilmesi tavsiye ediliyor. Tesiste kahvaltı dışındaki öğünlerde ızgara çeşitleri de sunuluyor. Restoran hizmetinden faydalanmak yerine sadece masa kiralayıp getirdiğiniz malzemelerle kendin pişir kendin ye sisteminden de faydalanabilmeniz mümkün. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/silede-katkisiz-koy-kahvaltisi-lotus-restaurant", "text": "İstanbul'un arka bahçesi Şile'de, metropolden uzak bir huzur mekanı Lotus Restaurant ve Butik Hotel denize sıfır konumuyla ve malzemelerin tamamına yakınını Şile köy ve esnaflarında tedarik ettikleri katkısız köy kahvaltısı ile de ön plana çıkıyor. Organik yada ata tohumu 28 çeşit üründen oluşan kahvaltı SICAKLARDAN; Menemen, Mıhlama, Sucuklu yumurta, Biber kızartma, Hamur kızartması, PEYNİRLERDEN; Beyaz peynir, Tulum peynir üstü tereyağ, Otlu Peynir, Tel peynir, REÇELLERDEN; Her birini kendilerinin kaynattığı her hafta değişik 4 reçel, Bal + kaymak, Tahin + pekmez, Siyah zeytin, Yeşil zeytin, Zeytinyağında Zahter(40 çeşit baharat karışımı), El yapımı cevizli kahvaltı sosu, Köy yoğurdu, Domates + salatalık + maydonoz ve Köy ekmeği'nden oluşuyor ve sınırsız çay da dahil olmak üzere Eylül 2023 itibariyle kişi başı 340 TL karşılığında sunuluyor. (8 yaşa kadar ücretsiz / 8-14 yaş arası %50 indirimli) Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor. İsrafın önüne geçmek için her bir ürün tadımlıktan çok, doyumluktan az sunuluyor. Çok beğenip bitirdiğiniz her çeşit ücretsiz olarak ilave ediliyor. Lotus Restaurant denize nazır masalarında \"Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı\" sözüne gönül vermiş misafirlerini bekliyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/silede-panoramik-deniz-manzarali-kahvalti-rokethane", "text": "Şile'de Işık Üniversite'nin hemen arkasında konumlandırılmış Rokethane denize tepeden bakan konumu ile uçsuz bucaksız Karadeniz manzarası eşliğinde kahvaltı etme imkanı sunuyor. Yazın çardak terasta, kışın ahşap iç mekanında oturabileceğiniz mekan oldukça ferah bir ambiyansa sahip. Rokethane kahvaltısında çıtır patates, sigara böreği, ızgara yeşil zeytin özellikle seviliyor. Beyaz Peynir, Kaşar Peyniri, Lor Peyniri, Köy Peyniri, Siyah Zeytin, Yeşil Zeytin, Izgara Zeytin, Domates, Salatalık, Yeşillik Söğüş, Mevsim Meyvesi, Közlenmiş Kapya Biber, Meyve Kurusu, Bal, Tereyağ, İki Çeşit Ev Yapımı Reçel, Acuka, Fıstık Ezmesi, Kakaolu Fındık Kreması, Haşhaş Ezmesi, Sosis Kızartma, Sigara Böreği, Rokethane Patatesi, Sahanda Yumurta, ve Termos Çay bulunuyor. Eylül 2023 yılı itibariyle kişi başı ücreti 300 TL. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/silede-somineli-jakuzili-luks-bungalov-agac-evler-suma-sanjati", "text": "Hiçbir canlıya zarar vermeden, tek bir ağacı köklerinden ayırmadan ve doğaya saygıyla inşa edilmiş Türkiye'nin en büyük \"ağaç ev\" oteli SUMA DİSANJE İstanbul'un Boşnak köylerinden biri olan Şile Yeniköy'de, yeşile ve huzura kuş seslerinin eşlik ettiği 120 dönümlük ormanlık alanda yer alıyor. Telaffuzu pek kolay olmayan \"Suma Disanje de ne ola ki?\" derseniz, Boşnakça \"orman\" anlamına gelen SUMA ve yine Boşnakça \"nefes almak\" anlamına gelen DİSANJE kelimelerinin birleşimi oluyor. Yıldızları gökyüzünde olan tesiste kurumsal etkinlik deneyimli bir ekiple birlikte, doğanın güzelliklerinin huzurla harmanlandığı rüya gibi bir zaman dilimi yaşatmak hedefleniyor. 5 yıldızlı otel konforunda; ancak alışılmış şehir otelciliği düzeninden ve kalıplardan uzakta, bambaşka bir hizmet anlayışına sahip olan tesisin mottosu ise 'DOĞA DAHİL'. Çünkü burada her şeye; kuş sesleri, ateş böcekleri, sincaplar, güneş doğumu, gün batımı, tırtıllar, kaplumbağalar, renklerin dansı ve tüm doğa güzellikleri dahil. 120 dönümlük Meşe, Anadolu Kestanesi, Doğu Kayını, Gürgen, Karaçam ağaçlarından oluşan doğal ormana kurulan Suma Sanjati, şehrin yanı başında, İstanbul'a 60 km, Şile'ye 6,5 km, Ağva'ya 30 km mesafede; ama şehrin karmaşasından çok uzakta yer alıyor. Thermowood ağaçtan üretilmiş, birbirinden bağımsız 22 adet bungalov evde ev sıcaklığında ve otel konforunda bir konaklama deneyimi yaşanıyor. Her şeyde olduğu gibi, odalarda da doğa dahil. Çam, Meşe, Defne ve Çınar adlarını taşıyan odaların hepsinde orman manzarasını seyredebillir, verandasına çıkıp huzurun kokusunu içinize çekebilirsiniz. Çam, Meşe ve Çınar'da içeceğinizi oturma grubunda dinlenerek yudumlarken, Defne'de şömine başında vakit geçirebilir ya da jakuzide yorgunluğunuzu atabilirsiniz. En fazla 3 kişinin konaklayabileceği 25 m2'lik, oturma gruplu, duşakabinli ve minibarlı Çam Bungalov'un gecelik konaklama ücreti hafta içi 2 kişi için 3400 TL, 3 kişi için 3600 TL. Hafta sonu ise 2 kişi için 3600 TL, 3 kişi için 3800 TL. Suma kahvaltı dahil. En fazla 2 kişinin konaklayabileceği 50 m2'lik, jakuzili, şömineli, 10 m2 verandalı, oturma gruplu, duşakabinli ve minibarlı Defne Bungalov'un gecelik konaklama ücreti hafta içi 2 kişi için 4400 TL, Hafta sonu ise 4600 TL. Suma kahvaltı dahil. En fazla 2 kişinin konaklayabileceği 20 m2'lik, 10 m2 verandalı, oturma gruplu, duşakabinli ve minibarlı Meşe Bungalov'un gecelik konaklama ücreti hafta içi 2 kişi için 3100 TL, Hafta sonu ise 3300 TL. Suma kahvaltı dahil. Üç tarafı cam, orman manzaralı ve 60 m açık alan verandaya sahip restoranı da olan tesisin; alışılmış şehir otelciliği düzeninden çok farklı olan hizmet anlayışıyla misafirlerini ağırlamayı bekliyor. İstanbul'a yakın diğer bungalov evler ve ücretleri için tıklayın. I would like to know the price in Suma Disanji Şile, for 2 nights, 2 kişi, oda with şömine,"} {"url": "https://gezentianne.com/singapur-nerede-nasil-gidilir-hakkinda-bilgiler", "text": "Singapur, Türkiye'ye göre Uzak Doğu'da, Güney Doğu Asya'da yer alıyor. Malay Yarımadası'nın güneyindeki ada ülke, 1 km'lik Johor Boğazı'yla Malezya ana karasından ayrılıyor. Güneydoğu Asya'nın en küçük ve en refah ülkesi Singapur, doğudan batıya 42 km eninde ve kuzeyden güneye 23 km uzunluğunda. Şehrin kuzey ucunun yakınında Batı Malezya'ya geçiş sağlayan bulunan Singapur'dan Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'a, araç ile dört saatte ulaşılabiliyor. İki ülkenin yakınlığı sebebiyle genelde Singapur ve Malezya gezileri bir arada yapılıyor. Singapur'a İstanbul'dan Türk Havayollarının hergün seferleri bulunuyor. Uçuş ortalama 11 saat sürüyor ve gidiş dönüş bilet fiyatları 6000 TL' den başlıyor. Gökdelenler arasında yükselen tropik ağaçlar ve bitkiler. Bunlar Singapur hakkındaki ilk izlenimler. Bir yanda sıra sıra yükselen modern gökdelenlerin, bir yanda da yemyeşil alanların bulunduğu Singapur \"şehir içerisindeki bahçelerden\", \"bahçeler içerisindeki şehre\" dönüşmüş durumda. Gardens by the Bay de bunun en güzel örneklerinden biri. Singapur'un gökdelen manzaralı teras havuzlarında gece yüzmek ayrı zevkli. Singapur'daki en iyi iki aksiyondan biri GECE SAFARİSİ, diğeri de SENTOSA ADASI gezisi. Hayvanların özgürce dolaştığı dev bir hayvanat bahçesinde, gece etrafı açık trenle yaptığımız yolculuğa çocuklar da bayılıyor. Teleferikle deniz üzerinden ulaşılan Sentosa Adası da kumsalları ve devasa oyun parkları ile yine çocuklar bir cennet kıvamında. Uzak Doğu'nun en güzel yönlerinden biri şehri panoramik bir şekilde izleyebileceğiniz teras restoranlar ve barlar. Level 33 de bunlardan biri. Singapur'da yapılacak en unutulmaz aktivitelerden biri ülkenin eski tip tek yelkenlisi olan The Royal Albatross ile Sentosa Adası'nın etrafında seyir halindeyken canlı müzik eşliğinde, gün batımını seyrederek, romantik bir akşam yemeği yemek. Singapur'a gelmişken başı aslan, gövdesi balık olan, şehrin simgesi Merlion Heykeli de mutlaka görülmeli. Tapınaklar, yan yana dizilmiş hediyelik eşya satan tezgahlar, rengarenk fenerler, isminizi, sevdiğinizin ismini ya da kedinizin ismini Çin alfabesinde yazan hattatlar, maskeciler, seyyar dilim meyve satanlar, şeker dükkanları, pastaneler, kestaneciler, her şeyin kurusunu satan baharat dükkanları, yeme içme sokağından oluşan Çin mahallesi Singapur'un en canlı bölgesi. Çok rahat edersiniz hiç merak etmeyin. Singapur oldukça modern bir şehir."} {"url": "https://gezentianne.com/sinir-kapisinda-havaalaninda-vize-alinabilen-veren-ulkeler", "text": "Yurtdışına seyahat planı yaparken ilk akla gelen mevzu genelde vize prosedürü oluyor. Vize ücreti ne kadar? Hazırlanması gereken dökümanlar hangileri? Vize kaç günde çıkar? Kaç aylık vize çıkar? Seyahat acentesi ile mi çalışmalı? Direkt kendimiz mi başvurmalı? gibi sorular daha yolun başında insanın gözünü korkutuyor. Hal böyleyken uçak bileti alıp valizi toparlayıp istediğiniz an yola çıkılabilecek, Türklerden vize istemeyen ülkelere gitmeyi insan doğal olarak tercih ediyor. Vizesiz ülkeler kadar avantajlı olmasa da sınır kapısında yani havaalanında vize veren ülkeler de önceden vize başvurusu derdi olmadığı için konsolosluktan vize veren ülkelere göre tercih sebebi oluyor. 2 Bahreyn (Kapı Vizesi Vize ücreti 15$ Ülkede maksimum kalış süresi 15 gün + 15 gün daha uzatmak mümkün."} {"url": "https://gezentianne.com/sislide-yoresel-antakya-kahvaltisi-hadika-kahvalti-evi", "text": "İstanbul'da her dönem rağbet gören yöresel kahvaltının Şişli temsilcilerinden Hadika Kahvaltı Evi haftanın her ünü Antakya kahvaltısı sunuyor. Hadika kahvaltısı tamamen ev yapımı ve doğal ürünlerden oluşuyor. Kahvaltıdaki ürünlerin bir kısmını mekanın işletmecisi Sevgi hanımın annesi yapıyor, bir kısmı ise Antakya'dan geliyor. Hadika Kahvaltı Evi'nde peynirler de dahil olmak üzere market ürünü kullanılmıyor. Kabak tatlısı, tuzlu yoğurt, halhalı zeytini, sürk, ceviz reçeli favori lezzetlerden, kızarmış Antakya peyniri özellikle çok beğeniliyor. Serpme olarak sunulan kahvaltıda Zeytin çeşitleri, muhammara, tuzlu yoğurt, kirece yatırılmış kabak tatlısı, ceviz reçeli, kuru domates salatası, toz zahter-zeytinyağı, mevsim meyvesinden yapılan bir adet reçel, bal-kaymak, peynir tabağı, söğüş tabağı, meyve tabağı, Tandırda pişen biberli ekmek, omlet ya da sahanda yumurta olmak üzere 10 çeşit ürün bulunuyor. Hadika Antakya kahvaltısı için sınırsız çay da dahil olmak üzere Eylül 2023 itibariyle kişi başı 400 TL ödemeniz gerekiyor. Mekanda Gezenti Anne'yi Instagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/slovenya-lubliyana-ljubljana-villach-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "İş arkadaşlarımdan biri sene başında Slovenya'nın başkenti Lubliyana'ya şeker bayramı için 60 Euro'ya gidiş dönüş uçak bileti olduğunu haber verince Tutumlu Turist sensörlerimiz alarma geçiyor. Kuzuları büyüklere bırakıp yurtdışına gitmişliğimiz çok ama bayramlarda bırakmışlığımız hiç yok. Olurdu olmazdı derken, bırakamasak da yanar napalım deyip Slovenya'nın başkenti Lubliyana ve Avusturya şehirlerinden Villach'taki gezilecek görülecek yerleri keşfetmek üzere Lubliyana uçak biletlerimizi satın alıyoruz. 6 yıl önce annem, babam ve arkadaşlarımız ile yaptığımız İtalya turunda uçağımız Lubliyana Havaalanı'na iniş yapıp İtalya'ya geçtiğimizden gidişte Lubliyana merkezini dönüşte de Bled Gölü'nü kısa da olsa görme fırsatımız olmuş ve tadı damağımızda kalmıştı. Bu nedenle tekrar görecek olma fikri bize gayet cazip geliyor. Şeker bayramı gelip çatıyor. Kuzuları babaanne yazlığına bırakıyor, bayramın 2. günü sabahı çok erken bir saatte Adria havayolları ile Lubliyana'ya uçuyoruz. Önceden rezervasyon yaptırdığımız rent a car bürosunu bulmamız zor olmuyor ama arabayı teslim edecek eleman bir türlü oraya varamıyor. Biz de beklemekten sıkılıyor ve kalkmak üzere olan bir shuttle a atlayıp otelimize rahatlıkla ulaşılıyoruz. Otelimiz Ljubliana City Center Hotel, adı gibi şehir merkezinde, odaları baştanbaşa yenilenmiş gayet düzgün bir otel. Her zamanki gibi eşyaları bırakır bırakmaz kendimizi sokaklara vuruyoruz. Ljubljana ortasından geçen nehrin etrafında kurulmuş sevimli, romantik, canlı, tertemiz ve bakımlı bir şehir. Gezmesi çok kolay ve keyifli. Tüm turistik yerler yürüme mesafesinde. Nehrin iki yakası da uzunca bir hat üzerinde üçer dörder katlı binaların altında kafeler, restoranlar ve bunların dışarı koydukları masalarda oturmuş gençler ve turistlerle dolu. Nehrin üzerini pek çok köprü süslüyor. Günün her hangi bir saatinde bu köprülerin üzerinde, köşesinde sokak çalgıcılarına rastlamak mümkün. Nehir boyu gezimiz sonrasında semt pazarına göz atıp biraz ilerisindeki teleferikle gezilecek yerler ve görülecek yerler listesinin başında olan olan Lubliyana Kalesi'ne çıkıyoruz. Kalenin ortasındaki avluda gezinin ilk yemeği olarak ev yapımı sosis, patates ve bira üçlüsünün tadını çıkarıyoruz. Kaleden iniş için orman içinden gidilen patika yolu tercih ediyoruz ve bir çırpıda tekrar merkezdeyiz:) Güpegündüz hava birden kararıyor, patladı patlayacak. Sığınacak bir yer seçelim diye bakınırken yağmur başlıyor ve seçim şansımız kalmadan önümüze gelen ilk kafeye dalıyoruz. O an DEJAVU yaşıyoruz. Bu kafe bizim Lubliyana' ya ilk gelişimizde yağmurdan kaçarken babamlarla birlikte sığınıp kafede tanıştığımız bir profesörle birlikte şarap eşliğinde sohbet ettiğimiz kafe. Bu sefer daha bir yaz sanki, bira tercih ediyoruz. Anlaşılan o ki Lubliyana'da yaz kış fark etmiyor her an yağmur yağabiliyor. Uçak alçalırken dikkatimizi çeken hiç görmediğimiz sıklıktaki yemyeşil ormanların bir açıklaması olmalı zaten:) Yağmur diniyor ve tekrar sokaklardayız. Otel yakın aslında, gidip biraz da ara uyku mu yapsak? Süper fikir. Akşama doğru uykular alınmış, gözler ışıl ışıl, yine sokaklardayız. Ljubljana merkezi hakikaten çok küçük, aynı yerlerden geçip duruyoruz. Yarın ve öbür gün için alternatif plan şart! Akşam yemeği sonrası eğlenebileceğimiz bir yer bakıyoruz ama yok gibi, enteresan! Oysaki ne kadar da aktif, dinamik, heyecanlıydık! Kısmet diyor, günü bitiriyoruz. Ertesi sabah, bir önceki gün arabayı teslim etmekte geç kaldıkları için özür babında kiralık arabamızı otelimizin önüne kadar getiriyorlar. Üstelik ekonomi grubundan bir araç rezerve etmiş olmamıza rağmen gelen bir Touran. Bu jeste müteşekkir olup, arabamıza atladığımız gibi yola koyuluyoruz. Hedefimiz Hırvatistan'ın başkenti Zagreb. Zagreb dönüşü yolumuzun üzerindeki ortaçağdan kalma Skofja Loka şehrine uğruyoruz. Vardığımızda hava kararmak üzere, sokaklarda in cin çift kale, hakikaten de orta çağa ışınlanmışız gibi bir ortam var, hafiften ürperiyorum. Meydana doğru ilerlediğimizde bir konser hazırlığı görüyoruz. Bu ambiyansa kilise korosu performansı yakışır aslında ama bu bildiğin no name bir grubun popüler şarkıları icra ettiği pop rock tarzında bir konser. Karton bardakta satılan biralardan biz de alıp kalabalığa karışıyoruz ama nedense pek havaya giremiyor, bir iki şarkı dinleyip Skopje Loka'danayrılıyoruz. Ve yine Lubliyana'dayız. 100 den fazla pizza çeşidinin olduğu bir pizzacının nehir kıyısındaki masalarından birinde üçüz köprünün ışıl ışıl manzarası eşliğinde pizza şarap yapıyoruz. Gece hayatı tırt malum, yorgunuz da zaten, yemek sonrası odamıza dönüyoruz. Üçüncü ve son günümüzde rotamız Göller Bölgesi. Meşhur Bled Gölü'nü ilk Lubliyana gezimize de görmüştük. Tavsiye üzerine Bled' i pas geçip öncelikle Bohinj Gölü'ne gidiyoruz. Ne kadar da iyi ediyoruz. Burası tek kelimeyle MUHTEŞEM! Gölün etrafında turlayıp kalabalık olmayan ve gölün güneş alan bir tarafını seçip konuşlanıyoruz:) Böyle güzel bir göl manzarası, böyle güzel bir göl rengi ben ömrümde görmedim. Hemen suya atlıyoruz. Su epey serin. Ne de olsa dağların arasında, 2 bin metre rakımdaki bir gölde yüzüyoruz. Bohinj'e yarım saat mesafedeki Bled Gölü'ne geri dönüyoruz. Artık Bled pek de etkileyici gelmiyor. Aslında Bled de farklı açıdan güzel. Bohinj gibi rengi insanı kendinden alan, yüzülesi bir göl değil ama onun da özelliği etrafında çevrili dağları, ortasındaki adacığı ve ada üzerindeki kilisesi ile manzara açısından farklı ve görkemli oluşu. Bled etrafında Bohinj' in aksine pek çok otel ve restoran mevcut. Bunun yanı sıra yelken, bisiklet, golf, kano gibi aktiviteler yapılabiliyor. Biz de etrafında turlayıp, Hotel Villa Preseren'in göle nazır restoranında öğle yemeğimizi aldıktan sonra göller bölgesinden ayrılıyoruz. Slovenya'nın Avusturya Sınırı'na yakın bir bölgesindeyiz. Bu kadar yaklaşmışken Avusturya'nın Slovenya sınırına yakın bölgesindeki Villach şehrini görelim istiyoruz. Bled gölü ile Villach arası yalnızca 50 km. Sınırdan beklemeden geçiyor, güneşli bir pazar günü Villach'a ulaşıyoruz. Sanırım Villach halkı da güneşli bir pazar gününü fırsat bilip başka yerlere ulaşmışlar çünkü şehir terk edilmiş gibi. Villach, Drau Nehri'nin bumerang şeklini aldığı bir bölgesinde kurulmuş, tarihi bir şehir. Nehir üstü kurulmuş tüm şehirler gibi Villach'da da bol bol köprü var. Bumerangın içine aldığı kısım şehrin old town bölgesi. Burada sevimli bir meydan var. Ancak biz gittiğimizde meydan çevresindeki tüm dükkanlar kapalı. Kafelerin dışarıdaki masalarında bir iki tane ağzı burnu küpeli genç ve bizim gibi yaz mevsiminde bir pazar günü Villach'a gelme gafletinde bulunmuş üç beş mal turistten başka kimse yok! Uçağımız gece 12 de kalkıyor. Villach'dan direkt havaalanına gitmeyi planlamıştık ama henüz saat 6 suları, Villach ona ayırdığımız süreyi iyi değerlendiremedi. Biz de Slovenya sınırlarına girdikten sonra yolumuzun üstündeki KranjŞehri'ne bir şans verelim diyor, navigatörümüze yeni rotamızı giriyoruz. Gezmiş, görmüş kadar oldum inanılmaz keyifli bir yazı olmuş. Merhaba, önümüzdeki haftasonu Ljubljana'ya gidiyoruz ve şimdiden birçok yeri görmüş kadar olduk 🙂 Teşekkür ederiz. Ancak sormak istediğim birşey var. Biz de araba kiralayacağız ve günübirlik Zagreb'e gitmeyi istiyoruz. Kiralık araç ile ülke değiştirirken herhangi özel bir prosedür var mıdır? Zira Hırvatistan AB üyesi ancak bildiğim kadarıyla Schengen'e üye değiller. Araç kiralarken kiralama firmasına ülke dışına çıkmak için ekstra bir ücret ödemiş miydiniz? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim."} {"url": "https://gezentianne.com/somestr-yariyil-karne-15-tatil-onerileri", "text": "Kartpostalları kıskandıran manzaralar huzurunda, göl kenarının, gür ormanların, yemyeşil ağaçların huzurlu doğasında şehrin gürültüsünden, sonu görünmeyen yapılacaklar listesinden, okuldan, işten, kalabalıktan çok uzakta çekirdek ailenizle baş başa kalıp bir güzel hasret giderin, temiz hava, bol oksijen, masmavi gökyüzü detaylarının da keyfinizi tazelemesini tabi ki bekleyin. Bir yandan dağ yürüyüşü yapıp doğanın derinlerine dalmaya, bu sırada açık hava okulunda bitkinin de hayvanında bin bir çeşidiyle yakınlaşmaya ve dolayısıyla ardı kesilmeyen soruları yanıtlamaya hazır olun. Çocuğunuzun atlara ve biniciliğe merakı varsa, yörede bulunan çiftlikleri ziyaret ederek harika bir deneyim yaşayabilirsiniz. Göl kenarında sucuk ekmek keyfi Abant gezisinin olmazsa olmazı. Abant'a kadar gelmişken kartpostal tadında diğer gölümüz Gölcük'e de uğramayı ihmal etmeyin. Abant Gölü Tabiat Parkı Giriş ve Otel Ücretleri için tıklayın. Mudanyası, Trilyesi, Otantik Cumalıkızık Köyü, Ulubat Gölü kıyısındaki huzur dolu Gölyazısı ile Bursa da doğal güzelliğine sahip pek çok rota ile dolu. Şömestr tatilinde çocuklarla günübirlik ya da tek gece konaklamalı olarak gezilecek harika bir rota. Madem yarıyıl tatili her yıl olduğu gibi kışın tam ortasında çıkageldi, kara hasret kalan çocuklarla birlikte aileleri de çoktan beyaza bürünen, kayak keyfini buram buram estiren dağlara gönderme vakti geldi. Kar yağsa da tadına varamadan eriyip giden, araç trafiği, insan seli derken ezilip kirlenmeyen kara hasret kalan büyük şehirlerde yaşayanlar için 15 günlük bir tatil başladı. Uludağ'ın beyazında ister kızakla kayın ister boardlarınızı takıp eğitmenler eşliğinde güvenli bir deneyim yaşayın. Gündüzleri yağan lapa lapa kar altında arada bir kartopu savaşı yapmayı da unutmayın. Yorulursanız dev varillerin başında biraz ısının, bu arada sucuk ekmeğinizi soğutmadan birer yudum alın. Akşam olunca otel animatörleriyle eğlencenize hız kesmeden devam ederken ailecek unutulmaz bir hafta sonu kaçamağı için bu fırsatı kaçırmayın! İstanbul'dan çıktıktan 2.5 saat sonra otobandan rahatlıkla ulaşılan Edirne yarıyıl, karne tatilinde günübirlik ya da tek gece kalmalı olarak düşünülebilecek, meşhur Edirne ciğeri ile damakları şenlendirip, Selimiye Camisi'ni, Karaağaç Tren istasyonunu ziyaret ettikten sonra Meriç Nehri kıyısındaki kent ormanında ruhunuzu dinlendirebileceğiniz bir rota. Çiçeği burnunda, karnesi kolunda çocuğunuzu alın, mağara otellerinden birinde eşsiz bir deneyim yaşamaya hazırlanın. Peribacaları'nın doğal oluşumlar olduğunu anlattığınızda çocuklarınızın çıplak gözlerindeki şaşkınlığı seyre dalın. Eğitim öğretimi kitaplardan, çocuğunuzu dört duvardan çıkarıp tarihin satır aralarında gezmeye çıkarın. İnsanların binlerce yıl önce bu bölgede yaşamaya başladığını antik kalıntılar eşliğinde anlatın. Gün henüz ağarmadan balon sefasını yakalayıp peri bacalarını kuş bakışı görme fırsatı yakalarsanız, çocuğunuzun zihnine bu unutulmaz anıyı mühürlemiş olursunuz, unutmayın. Çocuklarla Kapadokya'da Gezilecek Yerler için tıklayın. Bir felaketin bunca güzelliğe yol açtığını, heyelanın büyüleyici gölcüklerin oluşmasını sağladığını öğrenen çocuklarınız hayata pozitif gözlerle bakmak, daha dayanıklı ve mücadeleci olmakla ilgili bir anlam çıkarmazlar mı dersiniz. Bu dönem varsın karnelerinde kırık olsun, notlarında zayıf bulunsun; \"dünyanın sonu değil\" demek doğru olmaz mı? Yedigöller Türkiye'nin en renkli, yeşili, sarısı, turuncusu ile en eşsiz manzaralarından birine ev sahipliği yapıyor. Çocuklarınızı doğanın direk göbeğine sokmak, saklı güzelliklerle tanıştırmak, çeşitli kuş türlerini keşfetmesini ve kendini doğanın bir parçası hissetmesini sağlamak için çadırınızı da alıp gelin. Belki ailecek bir çılgınlık yapmak, gecenizi bu muhteşem 7 gölün kıyısında geçirmek istersiniz. Çadırınızı ailecek kurar, birlikte olmanın tadını çıkarırsınız. Çocuklarımıza biraz da antik kültürleri tanıtalım, kışı görece daha az sert yaşayan bir bölgeye yolculuk edip fırsattan istifade biraz ısınalım. İzmir'in Selçuk ilçesinde bulunan, bugün Türkiye sınırları dahilinde olan ancak geçmişte bir Roma kenti olan, antik Yunan hakkında haddinden fazla bilgi veren bir bölgede sıra; Efes. UNESCO tarafından dünya mirasları listesine alındığını bilmek, koruma altında olan bir yapının varlığına yetişebilmek, bugüne değin uzanan yapılardan tarihsel bilgiler edinebilmek hem sizin hem de çocuğunuzun bir hayli hoşuna gidecek. Neolitik, Helenistik ve Roma dönemine ait izler taşıyan antik bölge içinde bulunan; Artemis Tapınağı, Halen girişinde görevli eski çağ filozoflarının heykelleriyle anlatacakları olan Celsus Kütüphanesi, Hristiyanların kutsal ziyaretlerine ev sahipliği yapan Meryem Ana Evi önemli ziyaret noktalarındandır. Dünyanın Efes dışında 33 kentinde daha kendilerinde olduğu iddia edilen Yedi Uyurlar da Efes bölgesinde bulunmaktadır. Gördüğünüz üzere Efes oldukça keyifli ve doyumlu bir seyahat planı vadetse de seçim son kertede size kalıyor. Denizli il sınırları içerinde bulunan Pamukkale'nin ismi kireçli sıcak suların çökelmesi ile üzerinde pamuk beyazlığında tabaka oluşan kayalardan geliyor. Pamukkale dediğimiz bölge esasen Hierapolis Antik Kent kalıntılarından, travertenlerden ve teraslardanoluşuyor. Şifalı suları ve sıra dışı görseli Pamukkale'yi oldukça ilgi çekici hale getiriyor. İlk çağda önemli bir kent olan Hierapolis'in kalıntıları da, Pamukkale'nin önemini arttıran diğer bir sebep. Doğa ile tarihin buluştuğu, UNESCO'nun Doğal ve Kültürel Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Pamukkale bu sebeple her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor. Çocuklarla Pamukkale'de Gezilecek Yerler için tıklayın. Köprüleri, heykelleri, gondolları, muhteşem parkları, tramvayı, bisiklet yolları, restoranları ve eğlence mekanları ile gördüğüm en modern Anadolu şehri olan Eskişehir, İstanbul'dan arabayla 4 saatte veya Pendik'ten hızlı trenle 2,5 saatte ulaşabileceğiniz mesafede. Bu anlamda çocuklarla karne tatili için harika bir alternatif. Kuğulu Park, Tunalı Hilmi Caddesi, Ankara Kalesi, Pirinç Han, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Çengelhan Rahmi Koç Müzesi gibi gezilecek ve keşfedilecek pek çok yeri olan Başkentimiz Ankara Yarıyıl, Sömestr tatilinde sizleri bekliyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Ulu Önder Atatürk'ün anıt mezarı olan Anıtkabir çocuklarımızla Ankara ziyareti gitmemiz için başlı başına büyük bir sebep oluyor. Çocuklarla Ankara'da gezilecek yerler için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/somestr-yariyil-karne-15-tatilde-eglenceli-aktiviteler-ucurtma-muzesinde", "text": "Soğuk kış günlerinde, sömestr tatilinde evde oturmak veya AVM'lerde vakit geçirmek yerine eğlenceli aktivitelere katılabilirsiniz. Üsküdar'daki Uçurtma Müzesi'de bu aktiviteler için iyi bir seçenek. Küçük büyük herkesin çok sevdiği oyuncaklar arasında yer alan uçurtmanın bir de müzesi var. Dünyanın 33 ülkesinden toplanmış 2700 parçadan oluşturulmuş koleksiyon görülmeye değer. Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesinde tamamen tiyatral anlatımla, interaktif bir iletişim diliyle gerçekleştirilen programda sadece çocuklar değil, yetişkinlerde çok mutlu oluyor. Çin'den gelen ejderhalar, Amerika'dan gelen ahtapot, Malezya'dan gelen birbirinden harika uçurtmalar, Japonlar, Koreliler, Endonezyalılar ve daha pek çok ülkenin uçurtmaları oldukça eğlenceli bir sunumla ziyaretçilerini bekliyor. 3 Yaş ve üzerindeki tüm katılımcılara açık olan müze içinde yer alan uçurtma okulunun atölyelerinde ise isteyenler çalışmalara katılarak rengarenk kağıtlardan kendi uçurtmasını yapabilmektedir. Uçurtma eğitmenleri tüm çalışma boyunca destek vermektedir. Tüm mesai günleri 09.00 17.00 arası açık olan müzeye giriş ücretsizdir, atölye çalışmasına katılmak isteyenlerden ise sadece uçurtma malzemeleri için 2017/2018 sezonunda 18.00 TL talep edilmektedir. Programlara katılım için randevu alınmasını özellikle öneriyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/sorrento-ve-amalfi-sahilleri-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "İtalya gezimizin son gününde yine merkez istasyon Garibaldi'ye metro ile ulaşıyor, Pompei'ye giderken bindiğimiz Pompei-Sorrento trenine tekrar binip 1 saat 10 dakika süren yolculuk sonrası Sorrento'ya ulaşıyoruz. Napoli'den sonra çiçek gibi geliyor Sorrento. Nezih sokaklarında keyifle geziyor, dimdik yamaçta konumlandırılmış otellerin bahçelerinden nefis pozlar alıyoruz. Bit tabi dondurma molamızı veriyor, bu kez hakkımızı kavunlu ve fındıklı dondurmadan yana kullanıyoruz. Tren istasyonunun oradan kalkan ve Positano ve Amalfi'ye de uğrayan ring otobüs için günlük 8 olan biletimizi alıyor yarım saatte bir kalkan bu otobüslerden biri ile Amalfi sahilleri turumuza başlıyoruz. Yolculuğun ilk kısmı benim için oldukça huzursuz geçiyor. Dimdik uçurumlar ile sürekli burun buruna olma hali genç olsam eğlenceli gelir belki ama şu anda daha çok otobüs ya virajı almazsa, ya freni patlarsa ya şöför kalp krizi geçirirse şeklinde bin bir türlü felaket senaryosu geçiyor. Oğlumun da sürekli 'Şurdan uçsak kesin ölürüz, şurdan düşsek boğuluruz.' şeklindeki ona göre çok eğlenceli olan tespitleri de eklenince endişe sinsilesi içerinde muazzam manzaraları kaçırıyorum. Derken bakıyorum ki benden başka kimse kasmıyor, ben de koy veriyor, nihayet anın tadını çıkarmayı başarıyorum. Otobüsün camından bile gördüğümüz manzaralar muhteşem, ömrümüzde böyle bir yolculuk yapmadığımızı tekrar edip duruyoruz. Sorrento'dan bir buçuk saatlik yolculuk sonrası Amalfi'ye varıyor, biraz kumsalda geziyor, biraz eski şehir merkezini keşfediyor, biraz da pizza yiyoruz.? Eski şehir meydanındaki Ristorante Pizzeria S. Andrea'de değişilmezimiz margherita pizzamıza bu kez Pizza All'Amalfitana yani kalamar, karides ve midyeli pizza eşlik ediyor. Yine çok lezzetli, yine çok mutluluk verici."} {"url": "https://gezentianne.com/stuttgart-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Stuttgart Gezilecek Görülecek Yerler listemizin ilki olan Konigstrasse Stuttgart'ın en işlek alışveriş caddesi. Araç trafiğine kapalı olan bu cadde ve etrafındaki sokaklar Almanların Stuttgart'ta sosyalleştiği adreslerin başında geliyor. Caddenin tam ortasında bulunan Königbau Alışveriş Merkezi hala şehrin en popüler AVM'si, içinde zevkinize uygun restoranlar da bulabilirsiniz. Hemen AVM'nin yan tarafındaki Warranga insanların iş çıkışı takıldıkları popüler mekanların başında geliyor, eğer geceye devam etmek isterseniz Königstrasse'nin hemen yanındaki Theodor Heuss Strasse'deki barlar ve gece kulüpleriyle eğlencenin Stuttgart'taki merkezi. Hemen Königstrasse'nin başladığı noktada bulunan Saray Meydanı şehrin en popüler buluşma noktası. Meydandaki Concordia Heykeli ve Melek çeşmesi oldukça dikkat çekici. Eğer güneşli bir havada Stuttgart'taysanız mutlaka Saray meydanına gidip, Almanlar gibi çimlere serilin ve güneşlenin, acıkınca da hardallı bir Bratwurst yemeden dönmeyin. Stuttgart, Almanya'da otomobilin kalbinin attığı şehir. Mercedes markası bu şehirde doğmuş ve bu nedenle Stuttgart devasa bir müzeye ev sahipliği yapıyor. Mercedes-Benz müzesi markanın köklerine ve otomotiv endüstrisine yönelik kapsamlı bir sergi sunuyor. Sergi, 1886'da ilk otomobilin icat edilmesinden günümüze kadar olan süreci kapsayan geniş bir koleksiyona sahip, vintage ve klasik otomobillerden en son yeniliklere kadar uzanan geniş bir araç yelpazesi bulunuyor. Mimari olarak bir yarış pistine benzeyen müze, çift sarmal bir şekilde tasarlanmış olup, ziyaretçilerin düzenli bir yol izleyerek sergiyi gezmelerini sağlanıyor. Müze Pazartesi hariç haftanın her günü açık. Giriş ücreti kişi başı 12 , çocuklar 6 . Madem konu otomobillerden açıldı, Porsche ile devam edelim o zaman. Stuttgart'taki bir başka otomobil müzesi de Porsche Müzesi. Dünyaca ünlü bu lüks araba markasının tarihini gözler önüne seren müzenin binası da içi kadar dikkat çekici. Müzede Porsche'nin otomobil üretimindeki evrimi ve markanın önemli kilometre taşları sunuluyor. Müze binası, modern ve ilginç bir mimariye sahip. Yuvarlak bir şekle sahip olan binada, yaklaşık 80 adet farklı Porsche modeli sergileniyor. Sergi, eşsiz tasarımlar, motor teknolojileri, yarış otomobilleri ve markanın endüstrideki yenilikçi ve başarılı rolü hakkında bilgiler sunuyor. Müze Pazartesi hariç haftanın her günü açık. Giriş ücreti kişi başı 10 , çocuklar 5 . Stuttgart'da görsel anlamda bende iz bırakan yapıların en üst sırasına Feuersee kenarındaki St. John kilisesi yerleşti. 1864 yılında yapımına başlanan kilisenin gece ışıklandırması gayet etkileyici. Almanya'daki çoğu yapı gibi ikinci dünya savaşında neredeyse tamamı yıkılan ve sonrasında restore edilen kilisenin kulesi savaşın kötü anılarının hafızalardan silinmemesi için yarım bırakılmış. Kilisenin iç mekanı da oldukça etkileyici. Yüksek tavanlı salon, geniş pencereler ve vitraylarla süslenmiş. Kilisedeki ahşap oymalar, freskler ve dini semboller dikkat çekiyor. St. John's Kilisesi aynı zamanda Stuttgart'ta dini ayinlerin düzenlendiği, cemaat toplantılarının yapıldığı ve kültürel etkinliklerin gerçekleştirildiği bir merkez. Kilisede konserler, sergiler ve diğer sanatsal etkinlikler de düzenleniyor. Leipzig'de de bir benzeri bulunan, 8000'den fazla hayvan türü ve 5000'den fazla bitki türüne ev sahipliği yapan Wilhelma Hayvanat ve Botanik Bahçesi, sadece Stuttgart'ın değil Almanya'nın da en meşhur parklarından biri. 19. Yüzyılda Kral I. Wilhem için inşa edilmiş bu bahçeye senede 2 milyon turist ziyaret ediyor. Willhelma'da çocuklarınızla vahşi doğanın büyülü dünyasını keşfedebilir, aslanlar, filler, penguenler ve daha fazlasıyla tanışabilirsiniz. 2023 yılı itibariyle çocuklar için giriş ücreti 6-17 yaş arası 8 , büyükler için 20 . U-Bahn ile rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Şehir merkezinde local insanların arasına karışabileceğiniz çok sevimli başka bir meydan. Burada İnstagram için güzel fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Wilhelmplatz'da yemek için favori mekanım geleneksel Svabya mutfağından leziz örnekler sunan Murrhardter Hof. Stuttgart Sanat Müzesi'nin mimarisi oldukça dikkat çekici. Kent merkezinde küp şeklinde camdan yapılmış bir bina içinde, atlama şansınız yok. Eğer güzel sanatlara meraklıysanız tam size göre bir adres. Beyaz mermer ve cam malzemelerin kullanıldığı yapının iç mekanları da sergileme alanları için uygun bir şekilde tasarlanmış. Müze sanatseverler ve kültür meraklıları için önemli bir ziyaret noktası, hem tarihi eserlerin hem de çağdaş sanatın keyfini çıkarmak isteyenler için zengin bir deneyim sunuyor. Müze giriş ücreti etkinliğe göre değişiyor. Berlin'de de bir benzeri bulunan Televizyon Kulesi 217 metre yüksekliğiyle şehrin simgesel yapılarından biri. Orijinal olarak radyo ve televizyon yayınları için kullanılmak üzere tasarlanmış olmasına rağmen, şu anda ziyaretçilere muhteşem bir şehir manzarası sunuyor. Çelik bir iskelet üzerine inşa edilmiş kulede hem kafe restoran hem de gözlem kulesi bulunuyor. Stuttgart'ın panoramik manzarasını keşfederken lezzetli yemeklerin tadını çıkarmak için tercih edilebilir. 2023 yılı itibariyle giriş ücreti 10.5 . Almanlar fırıncılık konusunda çok iyiler. Hem ekmek hem de pasta çeşitleri oldukça başarılı. Çoğu kafe tarzında olan fırınlarından hem ekmek alabilir, hem bir masada oturup muhteşem pastalarını tadına bakabilirsiniz. Patates ekmeği anlamına gelen Kartoffelbrot'u satın almanızı ve Alman usülü bir cheesecake çeşidi olan geleneksel lezzetleri kasekuchen'ı denemenizi tavsiye ederim. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Tren garının arkasından başlayıp, Wilhelma Hayvanat ve Botanik Bahçesi'ne kadar uzanan Stuttgart Şehir Parkı, gerek içindeki gölet gerekse planetaryum ile apartmanlar arasında yaşayan biz İstanbullular kıskançlıktan çatlasın diye yapılmış diye düşünüyorum. Şehrin merkezine yakın konumuyla dikkat çeken park doğal güzellikleri, çiçek bahçeleri, göleti, yürüyüş yolları, bisiklet yolları ve koşu parkurlarıyla ile de ön plana çıkıyor. Parkta yaz aylarında konserler, festivaller ve açık hava etkinlikleri düzenleniyor. Gurme ürünlerin satıldığı bir market ve sushi restoranının birleşiminden oluşan Feinkost Böhm Konigsplatz'ın köşesinde yer alıyor. Hem market hem restoran kısmı Stuttgart halkı tarafından çok beğeniliyor. Fiyatlar ortalamanın biraz üzerinde. Sushi yemeseniz bile gurme marketten kendiniz için bir lezzet mutlaka bulacaksınız. Stuttgart etrafındaki şehirler denilince Esslingen am Neckar'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Masal şehir olarak tanımlayabileceğim Esslingen gerek üzüm bağları gerekse özgün güney alman mimarisindeki evleri ile kesinlikle görmeden dönmemeniz gereken bir yer. Ren nehrinin bir kolu olan Neckar bu şehrin içinden geçip gitmekle kalmamış, tarihi şehrin adına girmiş, kanallar oluşturarak Esslingen'in güzelliğine güzellik katmış. Buradaki mekan önerim Cafe am Rathaus özellikle Frenk üzümlü haşhaşlı pastasını tatmalısınız. Stuttgart'a 50 km uzaklıktaki Hohenzollern Kalesi fotoğraflardan da göreceğiniz gibi son derece görkemli bir kale. İlk olarak 11. Yüzyılda inşa edilen sonrasında savaşlarda birden çok kez yıkılıp tekrar restore edilen bu kale ismini burada yaşayan aileden alıyor. Kale, içindeki müze ve sergilerle tarih ve kültür severler için önemli bir cazibe merkezi konumunda. Burada kale içindeki odaları, şövalyeler salonunu, sarayı ve müze alanlarını keşfedebilir, geçmişe doğru bir yolculuk yaparken, tarihi objeler, sanat eserleri ve kraliyet ailesine ait eşyalar hakkında bilgi edinebilirsiniz. Not: Ulaşım için Hechingen trenini kullanabilirsiniz. Stuttgart'a 35 km uzaklıkta bulunan bu şirin kasabayı geleneksel Güney Alman mutfağını deneyimlediğimiz Lichtenwald Schurwaldbesen isimli ormanın içinde kocaman bahçeli bir restoran ve otel ön plana çıkartıyor. Birbirinden farklı lezzetler sunan restoranda peynirli erişteye benzetebileceğim kaesepaetzleyi mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Mimar Martin Elsasser tarafından planlanan yeni sanat stilinde inşa edilmiş, kapalı bir pazar alanı olan Markthalle şehrin merkezinde 1914'den beri açık. Barselona'daki La Boqueria'ya benzeyen, Stuttgart Gezilecek Görülecek Yerler listemizin sonuncusu Markthalle bir nevi yerel ürünlerin satıldığı dev bir pazar market ama gastronomi değerler ön planda. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/stuttgartta-acik-bufe-turk-kahvaltisi-nerede-yapilir", "text": "Misafirperverliği ve müthiş lezzetleri sayesinde Stuttgart'ın en iyi Türk restoranlardan biri olan Taverna Yol sınırsız yeme içme keyfi sunduğu Pazar brunchları ile de hem Türklerin hem de Almanların gönlünde taht kurmuş durumda. Her pazar ve tatil günlerinde 09:30 11:30 veya 11:30 14:00 arasında sunulan açık büfe kahvaltıda Türk ve Akdeniz spesiyaliteleri ile Türkiye'deki gibi bir kahvaltı deneyimi yaşanıyor. Pazar gününe muhteşem bir başlangıç yapmak istiyorsanız, Taverna Yol'un sınırsız Pazar brunch'ını kesinlikle denemelisiniz. Açık büfede Türk kahvaltısına dair tüm lezzetler ile buluşabilir, demli Türk çayı eşliğinde menemenin, ızgara sucuk ve pastırmanın, envai çeşit mezelerin, böreklerin, şerbetli ve sütlü tatlıların tadını çıkarabilirsiniz. Sınırsız Brunch her pazar ve tatil günlerinde, 09:30 11:30 veya 11:30 14:00 arasında kişi başı 22 Euro karşılığında sunuluyor. Fiyata içebileceğiniz kadar Türk siyah çayı da dahildir. 4 yaşına kadar olan çocuklar ücretsizdir. 4 ile 10 yaş arasında ise 14,00 ücret alınır."} {"url": "https://gezentianne.com/suadiyede-kahvalti-nerede-yapilir-beyaz-firin", "text": "Beyaz Fırın'da kahvaltı servisi hafta içi 12:00'da hafta sonu ise 16:00'da sona eriyor. Ezine peyniri, Kars eski kaşarı, dil peyniri, çeçil peyniri, labne peyniri, antrikot füme, zeytin, bal, tereyağı, şeker ilavesiz vişne reçeli, kiraz domates, salatalık, renkli Kaliforniya biberleri, arugula, maydanoz, kuru kayısı, karabuğdaylı ve kuruyemişli fit gevrek, taze meyveler ve 2 bardak çaydan oluşan Kahvaltı Tahtası Toplam 240 TL karışılığında iki kişiye sunuluyor. Beyaz Fırın'da kahvaltı böreksiz olur mu? Kıymalı kol böreği 45 TL, Keçi peynirli Cevizli Otlu Menemen 105 TL, kızarmış hellim peyniri, Beyaz Fırın yapımı ekşi mayalı ekmek üzerinde göz yumurta, kızarmış dana jambon, sotelenmiş istiridye, kültür ve kestane mantarı, kiraz domates ve avokadodan oluşan Kahvaltı Tavası 126 TL. Her pazartesi diyete başlayanlar için filizlendirilmiş mercimek, çiya tohumu, maydanoz, beyaz fırın yapımı taze süt loru, 1 yumurta, 2 yumurta beyazı ve avokadodan oluşan Sporcu Omleti 110 TL, haşlanmış yumurta, beyaz fırın yapımı taze süt loru, çiya tohumu, maydanoz, roka, yer fıstığı ezmesi, muz, çilek, Hatay kırma zeytin ve kinoalı gevrekten oluşan Fit Tabak 115 TL, Beyaz Fırın yapımı şeker ilavesiz, hurma ve muz ile tatlandırılmış karabuğdaylı granola, çilek, muz, kivi, çiya tohumu ve yoğurttan oluşan Karabuğdaylı Granola 100 TL karşılında sunuluyor."} {"url": "https://gezentianne.com/sultanahmet-gezilecek-yerler", "text": "Yerebatan Sarnıcı ulaşım ve giriş ücreti detayları için tıklayın. Yerebatan Sarnıcı ziyareti sonrası altı minareli, ünlü Sultanahmet Camii'ni dıştan ve de içten incelemek büyüleyici. Karınlar açıktıysa Tarihi Sultanahmet Köftecisi, orijinal haliyle sizi bekliyor. Buranın köftesini ve piyazını yemeden Sultanahmet'ten ayrılmak, geziyi eksik tamamlamak olur. Yalnız Sultanahmet'te yanyana dizili birbirine benzer, Tarihi Sultanahmet Köftecisi ibareli pek çok köfteci var. Orijinalinde yemek istiyorsanız Tarihi Sultanahmet Köftecisi Selim Usta'da yemelisiniz. Karınlar doyduktan sonra Sultanahmet Arkeolojik Park'ın içindeki havuz başında oturup Ayasofya ve Sultanahmet Camii manzarasının keyfini sürebilirsiniz. Buradan geçerek 10 dakika yürüyüş mesafesindeki Cankurtaran'a gidebilir, rahmetli karakter oyuncusu Erol Taş'ın eski yıllardaki film kareleriyle donatılmış kahvesini ziyaret edebilirsiniz. Erol Taş sağlığında film setlerinden arta kalan zamanlarda bu kahveyi işletiyor ve personele bizzat yardım ediyordu. Kahve şu anda yarı müze havasında işlevini sürdürüyor. Dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer alan Sultanahmet Çevresinde Gezilecek Yerler listesinin başlarında gelen Ayasofya Müzesi Sultanahmet'e gelindiğinde mutlaka ziyaret edilmeli. Bina 500'lü yıllarda Bizans İmparatoru Jüstinyen tarafından Doğu Romanın en büyük kilisesi olarak inşa edilmiş. Sonraları değişik şekillerde inşa ve restorasyonlara uğramış. Osmanlı zamanında Cami olarak kullanılmış, Cumhuriyet döneminde müze olarak kullanılmakta. Ziyaret süresi yaklaşık bir saat. Ayasofya'dan sonraki durağımız, İstanbul'un tarihi sembolü sayılan Topkapı Sarayı. Altı yüzyıllık İmparatorluk, dört yüz yıl Topkapı Sarayı'ndan yönetilmiş olup, o yıllardaki saray nüfusu, zaman zaman değişse de, dört bin kişi civarındadır. Saray gezisi gruplar halinde ya da bireysel olabiliyor. Grupları, tur rehberleri yönetip bilgilendiriyor. Bireysel geziler için, girişte, plan, harita broşür gibi dokümanlar tedarik ederek yararlanacağınız gibi duvarlardaki yönlendirme işaretleri de size yardımcı olabiliyor. Gezi süresi size bağlı. Dilerseniz tüm gününüzü burada geçirebilirsiniz. Topkapı Sarayı ziyareti sonrası Osmanlı Devleti döneminde Topkapı Sarayı'nın güllerle dolu dış bahçesi olarak kullanılmış olan, aynı zamanda Nazım Hikmet'in ceviz ağacı olduğu Gülhane Parkı'nın çiçekli bankalarından birinde oturup dinlenebilirsiniz. Topkapı Sarayı Müzesi hakkında detaylar ve giriş ücreti için tıklayın. Sultanahmet kadar popüler olmasa da, son yıllarda Fener ve Balat semtleri de büyük bir çıkış yakaladı. İstanbul'un Sultanahmet'in haricinde kalan tarihi eserlerini keşfetmek için bir Fener Balat tarih turu yapmanızı tavsiye ederim. Kabataş-Bağcılar metrosu ile Topkapı Durağı'na geldikten sonra yaklaşık 150-200 metre mesafedeki, 2009 yılında açılan Sultanahmet Çevresinde Gezilecek Yerler listemizin 5. si Panorama 1453 Tarih Müzesi'ni ziyaret etmelisiniz. Top sesleri, mehter müziği ve Osmanlı atlarının kişnemelerinin efekt olarak kullanıldığı muhteşem bir görsel fetih şöleni 1453 Tarih Müzesi'nde sizleri bekliyor. Büyük bir odanın içinde, kilometrelerce uzaklıktaki İstanbul surlarında İstanbul'un fethini izliyorsunuz. Bir benzeri Hollanda'da bulunan bu gösteri daha yeni bir teknolojiyle hazırlandığından daha da görkemli. Bence İstanbul'da gezilecek yerlerin olmazsa olmazı. Panorama 1453 Tarih Müzesi nerede? Nasıl gidilir? Giriş ücreti nedir? öğrenmek için tıklayın. Kabataş-Bağcılar metrosunu kullanıp Beyazıt durağında indiğinizde Beyazıt Meydanı'na rahatlıkla ulaşırsınız. Beyazıt Meydanı'nı ve ünlü İstanbul Üniversitesi girişini izledikten sonra, kitaplarla ilgili iseniz yakındaki ünlü Saaflar Çarşısı'nı gezebilirsiniz. Esnaftan kime sorsanız sizi yönlendirirler. Bu bölge aynı zamanda ünlü Kapalı Çarşı'nın da güneybatı girişi. Buradan Kapalı Çarşı'ya girerek Mısır Çarşısı ve Eminönü yönüne, geze geze, sindire sindire yürüyor ve tarihi İstanbul'u keşfediyor, hissediyorsunuz. Cıvıl cıvıl Mısır Çarşısı'ndaki envai çeşit baharat satan baharatçılardan, kuruyemişçilerden alışverişinizi yapıp Eminönü'ne ulaşırsınız. Bir dönem İstanbul'un en önemli ticari merkezi konumunda bulunan Sultanahmet'te Gezilecek Yerlerden Eminönü belirli bir kitle tarafından hala elektronik eşya, saat, ev eşyası ve giysi alışverişi için sıkça ziyaret edilmekte. Siz de ister bu dükkanları gezebilir ister sahildeki süslü püslü teknelerden balık ekmek alabilirsiniz. Karşınızda kalan Galata Kulesi'ne nazır balık ekmeğinizi yedikten sonra Galata Köprüsü'nden geçerken ister balık tutanları izleyebilir ister köprü altındaki kafelerde bir şeyler içebilirsiniz. Daha kallavi bir yemek keyfi için İstanbul'un en köklü kebapçılarından Hamdi Restoran'da, Galata Kulesi'nden Boğaz Köprüsü'ne uzanan eşsiz manzaraya nazır kebap keyfi yapabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/sultanahmette-sik-bir-kahvalti-mekani-house-of-medusa", "text": "Sultanahmet'te Aya Sofya Camii'ne çok yakın konumdaki Yerebatan caddesi üzerinde yer alan House Of Medusa restore edilmiş eski bir konakta ve bu konağın bahçesinde hizmet veriyor. Oldukça keyifli bir dekorasyona sahip mekan Osmanlı mutfağından lezzetler sunan mutfağıyla özellikle yabancı turistler tarafından çok tercih ediliyor. House of Medusa Tarihi Yarımada turu yaptığınız bir hafta sonu keyifli bir durak oluyor. Butik bir kahvaltı hizmeti sunan mekanda iki kişilik serpme kahvaltı Eylül 2023 itibariyle 720 TL karşılığında servis ediliyor. Bu ücrete peynir çeşitleri, bal, salata, sigara böreği, acılı ezme, fındık ezmesi, Nutella, tahin-pekmez, kaymak, tereyağı, sahanda yumurta, zeytin, patates kızartması ve ikişer bardak çay dahil."} {"url": "https://gezentianne.com/suluklugolde-modern-cadir-kampi-ala-glamping", "text": "Bolu Mudurnu Tavşansuyu köyüne 10 km mesafede yer alan Ala Glamping'de asırlık çamların arasında, tamamiyle doğanın sesiyle iç içe ve muhteşem Sülüklü Göl manzaralı glamping çadırınızda canlı yaban hayatının içinde ama güvenli bir şekilde en huzurlu uykuya dalınıyor. Çadırların kendine ait sıcak duş ve tuvaleti mevcut. Böylece daha lüks bir kamp hayatı yaşanıyor. Uyku tulumu yerine yorgan kullanılıp, mat yerine çift kişilik ikiz yatakta yatılıyor. Dışarıda kamp ateşi keyfi çadır içinde şömine soba keyfiyle devam ediyor. Telefonlar çekmezken uydu internet üzerinden WİFİ hizmeti sağlanıyor. Şifreli kasa ve priz her çadırda bulunuyor. Bu farklı deneyimi yaşarken çarşafınızı, yastık ve yorgan kılıfınızı, el ve banyo havlunuzu, terliğinizi yanınızda sizin getirmeniz gerekiyor. Bunun nedeni sürdürülebilir yeşil enerji kullanılan kampta imkanların kısıtlı olması. Ayrıca pandemi sürecinden dolayı kişisel ürünlerinizin size ait olması daha sağlıklı ve güvenli oluyor. Yaşayacağınız alan patili dostlarımıza uygun olmadığı için, glamping çadırlarında evcil hayvan maalesef kabul edilmiyor. Ala Glamping konaklama ücretini sürekli arttırdığı için gecelik ücreti telefonla öğrenmenizi talep ediyor. Konaklamaniza sabah kahvalti ve aksam yemegi dahil. Pişirme alanında kendi yemeğinizi pişirebiliyorsunuz. Market mevcut. Çeşmeden akan sular dağ suyu, güvenle içilebiliyor. Eşsiz doğanın içinde olmak başlıbaşına bir olay ama bunun dışında da yapılacak başka aksiyonlar da var. Sportif olta balıkçılığı yapabilirsiniz. Böylece doğaya saygınızla beraber avcılık deneyimi de yaşayabilirsiniz. Sportif balıkçılığı bilmiyorsanız da yine eğitimini de burada alabilirsiniz. Sülüklü Göl etrafında hiking yapabilir, mevsiminde toplayacağınız orman meyvelerinin lezzetine bakabilirsiniz. Muhteşem manzaralı Kavaklar Gölü'ne 1,5 km yine hiking yapabilirsiniz. Ayrıca bu parkur dağ bisikletine de çok uygun. Ayrıca 900 metre orta zorluktaki tırmanış ile Davlumbaz Yaylası'na çıkabilir ve 1600 rakımdan Sülüklü Gölü izleyebilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/symbol-avmde-kahvalti-midpoint-izmit", "text": "İlk şubesi 2002 yılında İstanbul Bağdat Caddesi'nde açılan Midpoint şu an Türkiye'nin 7 farklı şehrindeki 34 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Ulaşılabilir fiyatlarda, geniş yelpazede bir menüye sahip Midpoint gerçekten de Türkiye'de cafe restoran zinciri dendiğinde ilk akla gelen marka. Hem şık hem de modern bir dekorasyona sahip, günün her saati hizmet veren Midpoint şubeleri kahvaltı sever erkenci kuşlar tarafından da sıkça tercih ediliyor. Symbol AVM'de yer alan Midpoint'in İzmit Şubesi de hem geniş iç mekanı ve hem de modern dekorasyonu ile ön plana çıkıyor. Midpoint'te tek kişilik kahvaltı, çift kişilik kahvaltı, omlet çeşitleri, tost çeşitleri gibi farklı kahvaltı seçenekleri bulunuyor. Tek kişilik kahvaltı aceleciler için Hızlı ve Leziz, geniş geniş kahvaltı etmek isteyenler için Senin Kahvaltın olmak üzere ikiye ayrılıyor. Çoğu kahvaltı mekanında olduğu gibi \"İki kişi gidelim serpmelerce yiyelim.\" diyenlerin imdadına için Midpoint Anne Kahvaltısı yetişiyor. \"Hep Türk kahvaltısı hep Türk kahvaltısı nereye kadar biraz da başka lezzetler deneyelim.\" diyenlere Britanya Kahvaltısı farklı bir alternatif oluyor. Tost severler Yengen Tostunu tercih ederken, \"Bir tek yumurtam olsun bana yeter\" diyenler Sahanda Sucuklu Yumurtaya ekmeğini banıyor. Kahvaltı servisi hafta içi 09:00 12:00 arası, hafta sonu ve tatil günleri 09:00 14:00 saatleri arasında yapılıyor. İki kişilik sunulan Midpoint Anne Kahvaltısı'nda Ezine beyaz peynir, Trakya eski kaşar peyniri, sepet peyniri, taze kaşar peyniri, taze lor, böğürtlen reçeli, Geyikli siyah zeytin, acuka, yumurta, bal, marmelat, kaymak, Nutella, domates, salatalık, pancake, domates soslu sosis, biber kızartma, sigara böreği, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Senin Kahvaltın'da Haşlanmış yumurta, Ezine beyaz peynir, taze kaşar peyniri, sepet peyniri, Geyikli siyah zeytin, bal, kaymak, Nutella, tereyağı, domates, salatalık, marmelat, pişi ve sınırsız demleme çay bulunuyor. Tek kişilik sunulan Britanya Kahvaltı'da İngiliz kahvaltı klasiklerinden ızgara sosis, bacon, iki adet göz yumurta, ızgara soğan, sote patates ve bir adet demleme çay bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/tarabyada-kahvalti-nerede-yapilir-big-chefs", "text": "Türkiye'de ve yurt dışında 50'yi aşkın şubesi bulunan Big Chef's günün her saatinde sunduğu, her zevke hitap eden menüsü, renkli ve modern dekorasyonu ile tercih edilen bir kafe restoran zinciri. Big Chefs'in Tarabya şubesi İstanbul Boğazı'na sıfır konumu ile özellikle seviliyor. Big Chefs'lerde tek bir serpme kahvaltı seçeneği yok. Açlık durumunuza ve kahvaltı zevkinize göre menüden kahvaltı seçimi yapılabiliyor. Az ve öz sevenler Bazlama Tost, Avokado Poşe Yumurta, Ev Kahvaltısı gibi seçeneklerden birini tercih ederken, masayı donatmadan olmaz diyenler İki kişilik serpme kahvaltıyı seçiyor. Gelin Big Chefs Tarabya serpme kahvaltı içeriğine ve Temmuz 2023'e ait güncel ücretine bir göz atalım. Sınırsız çay servisi hafta içi 13:00'a, hafta sonu ise 16:00'a kadar devam ediyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/tek-basina-yaz-tatili-yapmak-icin-turkiyeden-4-muhtesem-rota", "text": "Bu yaz aileniz veya yakın arkadaşlarınız olmadan tatile çıkmayı düşünüyorsanız sizler için Türkiye'de 4 muhteşem rota belirledik. Sizi kalabalık planlardan kurtararak tek başınıza yapacağınız yaz tatilinin keyfini çıkarmaya davet ediyoruz ve 4 muhteşem rotayı sizlere sunuyoruz. Yaz tatili denildiğinde nedense herkesin aklına güney kıyıları gelir. Bu kuralı yıkıp tek başınıza çıkacağınız yaz tatilinde sizleri Kuzey Ege'nin bol oksijenli Kaz Dağları'na görüyoruz. Balıkesir ile Çanakkale illerinin ortasında bulunan Kaz Dağları, Edremit Körfezi'ne bakmaktadır. Yeşilin ve mavinin her tonunu bulacağınız Kaz Dağları'nda kafa dinlemek ve doğayla iç içe zaman geçirmek size iyi gelecektir. İnsanı mest eden doğa harikası bu yer, tek başınıza tatil yapmak için oldukça idealdir. Kaz Dağları'nda gezilecek ve görülmesi gereken pek çok yer var. -Mıhlı Çayı -Taş köprü -Zeus Altarı -Hasanboğuldu -Adatepe köyü -Yeşilyurt köyü Saydığımız bu yerleri görmeden dönmenizi istemeyiz. Assos ve Cunda Adası'na da bir buçuk saat uzaklıkta olduğu için, rotanıza bu yerleri de ekleyerek yaz tatilinizi biraz daha uzatmış olabilirsiniz. Kaz Dağları'na hangi yollarla giderseniz gidin belli bir noktadan sonra araba gerekiyor. Kendi aracınızla, otobüsle gelebilirsiniz. Ayrıca uçak ile Edremit Koca Seyit Havalimanı'ndan araç kiralayarak Kaz Dağları'na ulaşabilirsiniz. Bodrum kalabalık bir tatil yeri olmasının yanında tek başına tatile çıkmak isteyenlerin de ilk aklına gelen yerlerdendir. Bodrum'da eğlence ve dinlenmek iç içe olup tek başınıza doğal güzellikleri keşfedebilirsiniz. Mavinin her tonuna sahip denizde tekne turuna katılabilirsiniz, bu muhteşem maviliğe karşı keyifli yemekler yiyebilirsiniz. -Tuzla Kuş Cenneti -Halikarnas Mozolesi -Etrim köyü -Bodrum Kalesi -Bitez Yalısı Sıraladığımız doğal güzellikleri ve tarihi yerleri görmeden Bodrum'dan ayrılmamalısınız. Akşam yemeklerinden sonra dar sokaklarında ve denize kenarında yürüyüş yaparak Bodrum'u daha iyi hissedeceksiniz. Ulaşım ağının oldukça gelişmiş olduğu Bodrum'a Türkiye'nin birçok yerinden direkt ulaşılabilir. Bodrum'a gelmek için en yakın havalimanı Milas Havalimanıdır. Siz de tek başınıza yaz tatili yapmak için Bodrum'u seçecekseniz haklınızdan geçen hemen uçak bileti al düşüncesini hayata geçirin ve uçak biletinizi hemen alın! İstanbul'a 1 saat uzaklıkta bulunan Ağva, Göksu ve Yeşilçay arasında kalan bir yerdir. Koyları, kumsalları ve yemyeşil mis gibi doğasıyla insanı büyüleyen bir özelliği vardır Ağva'nın. Tatil yaparken tek başınıza olmanıza rağmen hiç sıkılmayacak ve kendinizi dinleyeceksiniz. Temiz nefes alarak, keyifli zaman geçirebileceğiniz Ağva'da birçok konaklama imkanı bulunmaktadır. Her bütçeye uygun konaklama imkanıyla kendinize uygun bir otel seçebilirsiniz ve tek başınıza yaptığınız tatilinizin keyfini çıkartabilirsiniz. -Kilim Koyu -Saklı Göl -Gelin Kayası Maddelediğimiz yerler, Ağva'da görülmeden gidilmemesi gereken yerler arasındadır. Huzurun ve sakinliğin başkenti Ağva, kendine has doğal güzellikleri ve büyüleyici manzaralarıyla ülkenin her yanından ziyaretçinin ilgi odağı oluyor. Ağva'da huzurlu ve sakin tatil yapmak için tek sahip olmanız gereken İstanbul uçak bileti. Bu bilet muhteşem bir bölgeyi keşfetmenize olanak sağlayacaktır. Türkiye'nin en batısında yer alan Gökçeada, tek başına tatile çıkmak isteyenler için sakin bir rota olabilir. Adanın en kalabalık hali bile diğer tatil beldelerinden daha sakindir. Bu yüzden huzurlu ve sakin bir yaz tatili sizleri bekliyor. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış adada farklı kültürlere ait izler bulabilirsiniz. Antik Yunan'da İmroz adıyla bilinen ada 1970 yılından sonra Gökçeada adını almıştır. Denizin üzerinden batan güneşi, masmavi denizi, Rum evleri, muhteşem sahilleri uzun süre aklınızdan çıkmayacaktır. -Yıldız Koyu -Laz Koyu -Tepeköy Çınaraltı -Aydıncık Plajı Mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerler arasında yer alır. Başta merkezinde olmak üzere köylerinde ve kumsallarında da konaklama seçenekleri yoğunlaşmıştır. Çeşitli konaklama tesisleri ile her bütçeye uygun konaklama imkanı bulunan adada, kamp yapmak da mümkündür. Gökçeada'ya ulaşım yalnızca deniz yoluyla sağlanmaktadır. Çanakkale Limanı'ndan Eceabat- Kabatepe Limanı'na vararak oradan da Gökçeada'ya feribot ve arabalı vapurlarla ulaşım sağlayabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/tek-seferde-avrupa-kitasini-gezmenin-en-uygun-yolu-avrupa-ruyasi", "text": "Sizde dünya haritasında gittiğiniz yerleri işaretliyor musunuz? Avrupa turuna çıkmak gibi bir hayaliniz mi var? Avrupa kıtasını tek seferde gezmek denilince akla gelen ilk tur firması Avrupa Rüyası, gezme aşkıyla yanıp tutuşanları Balkanlardan Kuzey Avrupa'ya, Orta Avrupa'dan Britanya ve Afrika'ya kadar birçok rüya rotalarla buluşturmakta. Avrupa kıtasını tek seferde gezmenin en uygun yolu olan Avrupa Rüyası turlarıyla gezmenin en güzel ve en keyifli yanı; 1 Euro dahi ekstra ücret ödemeden seyahat edecek olmanız. Profesyonel kokartlı rehberlerin rüya şehirleri gezerken size eşlik edecek olması da turların diğer güzel bir yanı. Avrupa'nın Paris, Roma, Amsterdam, Londra, Prag, Stockholm, Kopenhag gibi popüler şehirlerinde 4 yıldızlı otellerde konaklarken Adriyatik, Baltık, Kuzey, İrlanda Denizlerinde gemi yolculukları yapma deneyimini sizlere sunuyorlar. Tüm bunları size sunarken ödediğiniz tur ücreti haricinde sizden ayrıca bir ücret istemiyorlar. İşte bu yüzden artık Avrupa'yı gezmek kolay ve eğlenceli! Avrupa kıtasını baştan başa tek seferde gezmek gibi bir hayaliniz mi var? Avrupa Rüyası'nın EKO ve PLUS adındaki iki tane turu bulunuyor. Bu turlardan Avrupa Rüyası EKO ile 20 günde 18 ülke 28 şehir gezme fırsatı yakalıyorsunuz. Gezdiğiniz şehirlerin yanı sıra Adriyatik Denizi'nde İgoumenitsa-Bari arasında güneşin doğuşunu izleyerek gemi yolculuğu yapabiliyorsunuz. Otobüsle Avrupa turu olarak bir diğer tur ise Avrupa Rüyası PLUS ile 20 günde 16 ülke 32 şehri keşfedin. Konforlu bir şekilde Avrupa kıtasında seyahat etmeyi tercih edenler için Avrupa Rüyası PLUS turu ile sınır kapılarını görmeden ve zaman kaybetmeden gezebiliyorsunuz. Tüm bunlara ek olarak iki kez Adriyatik Denizi'nde gemi yolculuğu yapıyorsunuz. Ayrıca birçok tur acentasının ekstra tur olarak sattığı Hollanda'nın Delft, Leiden, Volendam, Lahey; Yunanistan'ın Parga, Preveze, Atina ve Polonya'nın Wroclaw şehirlerini ekstra ücret ödemeden de gezebiliyorsunuz. Rumeli ezgileri eşliğinde Balkanları gezerken Orta Avrupa'nın masal gibi şehirlerini de keşfetmek gibi önceliğiniz varsa o zaman sizin tercihiniz Avrupa Rüyası'nın Orta Avrupa ve Balkan turu diyebilirim. Balkan mutfağının lezzetleri eşliğinde gezeceğiniz Balkan Rüyası turu ile 11 günde 11 ülke 17 şehir görüyorsunuz. Benzer turlara kıyasla Orta Avrupa ve Balkan Rüyası turu ile sadece Balkanları gezmeyecek Orta Avrupa'da Budapeşte, Pecs, Zigetvar, Viyana, Graz, Prag, Zagreb gibi şehirleri de görebiliyorsunuz. Tüm dünyada ilgiyle takip edilen Game of Thrones dizisine ev sahipliği yapan Dubrovnik'i ve Karadağ'ın turizm cennetleri Budva ve Kotor'u da ekstra ücret ödemeden keşfediyorsunuz. Norveç fiyortlarında gemi yolculuğu yaparak Kuzey Avrupa turu yapmak istiyorsanız Avrupa Rüyası'nın İskandinav Rüyası turu biçilmiş kaftan! 15 günde 12 ülke 20 şehir göreceğiniz Avrupa Rüyası'nın Kuzey Avrupa turu ile dünyanın en uzun ikinci, Norveç'in en uzun fiyortu Sognfjord'da gemi yolculuğu yaparak Bergen, Kaupanger ve Gudvangen'i göreceksiniz. Kuzey Avrupa, Baltık ve İskandinav ülkelerini göreceğiniz turda otobüs, gemi, uçak yolculuklarını bir arada yapacaksınız. 10 gün konaklamalı turda Norveç'in fiyortlara açılan kapısı Bergen, İsveçte başkenti Stockholm, Finlandiya'da Helsinki, Estonya'da Tallinn, Letonya'da Riga, Litvanya'da Vilnius ve Danimarka'da Kopenhag gibi Kuzey Avrupa'nın en popüler şehirlerini görüyorsunuz. Dört gemi yolculuğu, THY Prag-İstanbul uçuşu, konaklamalar ve kahvaltılar tur ücretine dahil. Gezgin Zirvesi koordinatörlerinden Deniz Kılıç'ın profesyonel rehberliğini yaptığı İskandinav Rüyası turunu ekstra ücret ödemeden İskandinav mitolojisine doyarak Vikinglerin izlerini takip edeceksiniz! Tek seferde baştan başa Britanya ve Birleşik Krallık coğrafyasını keşfetmek ister misini? Avrupa Rüyası'nın Britanya turu ile baştan başa İngiltere, İrlanda, İskoçya, Kuzey İrlanda ve Galler'i turu yapacaksınız. British Airways ile gerçekleştirilen turda 10 günde 5 ülke 15 şehir görüyorsunuz. İngiltere'de Londra, Manchester, Oxford, Birmingham, Stratford-upon-Avon, Liverpool, Bristol gibi şehirleri görürken İrlanda'da Dublin, Kuzey İrlanda'da Belfast, İskoçya'da Edinburgh, Glasgow ve Galler'de Swansea, Cardiff göreceğiniz yerler arasında. İngiltere'de yaşayan profesyonel rehber eşliğinde gezeceğiniz Birleşik Krallık şehirlerinde her gece konaklayarak keşfetme deneyimi sizi bekliyor. Güney Afrika'da beş büyüğü yakından görme fırsatı yakalamak ister misiniz? Avrupa Rüyası'nın Afrika turu ile Cape Town, Sun City ve Johannesburg şehirlerini her gece konaklayarak görebilirsiniz. 8 gün boyunca Afrika'nın en güney uç noktası Ümit Burnu'nu, Masa Dağı'nı, Sun City'de The Lost City'i keşfedeceksiniz. Bakarsınız gezerken karşınıza Afrika sahillerinde penguenler ve kürklü foklarda çıkabilir. Avrupa Rüyası ile çıktığınız yolculukta evinizdeki dünya haritanızdaki ülkeleri tek seferde gezme fırsatı yakalayacaksınız! Avrupa Rüyası ile gezdiğiniz ülkelerden ve şehirlerden bizlere kartpostal atmayı unutmayın! Karaladığınız eşsiz anılarınızı merakla bekliyoruz. Her sabah başka ülkede uyanacağınız Avrupa Rüyası rotalarında hayallerine uygun tur bulmak çok kolay!"} {"url": "https://gezentianne.com/tekirdag-kumbagda-yuzme-havuzlu-bungalov-evler-bisanthe-panorama", "text": "Tekirdağ Kumbağ'da, merkeze 4.5 km mesafede yer alan Bisanthe Panorama Bungalov Evler yılın 4 mevsimi doğa içinde tatil imkanı sunuyor. Hem deniz hem de dağ manzarasına sahip evlerde yazın geniş havuzunda serinleme imkanı da bulunuyor. Bisanthe'de İngiliz evleri, Norveç Evleri ve Tiny house konseptinde 3 ayrı bungalov ev tipi mevcut. Her biri üç kişilik olan bungalovlara çocuk misafir de kabul ediliyor. Bungalov dağ evlerinde mutfak, klima, TV, buzdolabı, Wi-fi, Barbekü ve ateş çemberi bulunuyor. Tiny house tipinde bunlara ek olarak hydro jakuzi ve akıllı TV mevcut. İngiliz evlerinde gecelik iki kişi için toplam hafta içi 2450 TL, hafta sonu ise 3350 TL, Norveç evlerinde gecelik iki kişi için toplam hafta içi 3200 TL, hafta sonu ise 4050 TL, Norveç suit evlerinde gecelik iki kişi için toplam hafta içi 4300 TL, hafta sonu ise 5850 TL, Fiyatlara serpme kahvaltı da dahil. 0-6 yaş ilk çocuk ücretsiz, ikinci çocuk için gecelik 450 TL talep ediliyor. Bizanthe Panorama Konum Bilgisi için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/tekirdagda-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "Tekirdağ Uçmakdere mevkiindeki Otantik Kahvaltı isminin hakkını veren otantik bir ambiyansta, kuş sesleri arasında, köy yumurtalı, sınırsız sıcak sütlü, kuzine üstünde kızaran ekmekli, gerçek bir köy kahvaltısı sunuyor, doğal ortamda kahvaltı yapmak isteyenlerin tercih ettiği Otantik Kahvaltı Tekirdağ kahvaltı mekanları arasında ön plana çıkıyor. Otantik Köy Kahvaltısında Gülseren Hanım misafirlerini eşsiz bir konukseverlikle ağırlıyor. Gülseren Hanım oldukça güler yüzlü biri. Kahvaltı menüsü de zengin ve çok lezzetli. İkram edilen börekleri, otlu gözlemeleri, çeşit çeşit doğal reçelleri, enfes sucuklu yumurtayı, soba üstünde kızaran ekmekleri, acı sosu, hakiki balı, tereyağı insan yemelere doyamıyor. Otantik serpme kahvaltı 2023 itibariyle kişi başı 120 TL karşılığında sunuluyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Merhaba, Ne zaman gittiniz bilmiyorum muhtemelen kalite de bir değişiklik oldu, bu yüzden paylaşmak isterim..1 ay önce gittiğimde mutfakta A101 poşetlerinden çıkarılan peynirler ile kahvaltı hazırladılar.. Elbette yumurtalarda aynı şekilde.. Ve gerçekten hiç özelliği ve lezzeti olmayan bir kahvaltıydı.. Fiyatı da gelen ürünlere göre çok fazla yüksek kesinlikle.. İkram diye bahsettiğiniz börek, odun kokusu dışında hiçbir cezbedici özelliği yok... Antika eşyalar ile dolu evet ama dışarıda kalmış, pas tutmuş bakımsız eşyalar.. Uçmakdere yolu üstünde gözlemeciler de alacağınız gözleme, hijyen ve ilgi sizi çok daha fazla mutlu edecektir. Yazınızı okuyarak gittiğim için, diğer takipçileriniz yanılmasınlar diye belirtmek isterim.. Yaşadığınız deneyime üzüldüm. Yorumunuzu diğer takipçilerim de bu durumu göz önüne alsın diye yayınlıyorum. ben de 4 sene önce gitmiştim, kahvaltı da bahsettiğiniz şeyler yoktu, hijyen de hiç yoktu o kadar yol kat edip 2.5 yaşında oğlumla gittim hüsran. börek yanmış yanmış verdi bize her şey sayıylaydı çok üzüldüm. hevesle gittiğin mekan böyle olunca insan üzülüyor."} {"url": "https://gezentianne.com/ters-dunya-istanbul-nerede-giris-ucreti-nedir", "text": "Son dönemde gitgide popülerleşen TERS EV konsepti Türkiye'nin dört bir yanına yayılıyor. İstanbul'da da Ataşehir, Metrocity AVM, Çatalca gibi pek çok semtte belirli bir ücret karşılığında ailece ziyaret edebileceğiniz pek çok ters ev bulunuyor. Her türlü ev eşyasının tavana ters olarak monte edildiği bu evlere girdiğiniz anda tavanda yürüme hissine kapılıyor, İnstagram'da arkadaşlarınızı şaşkına çevirebileceğiniz fotoğraflar çekilebiliyor. En beğenilen ters ev konseptlerinden biri olan TERS DÜNYA İSTANBUL'da hafta sonları farklı bir aktivite yapmak isteyen gençleri, çocuklu çocuksuz pek çok aileyi ağırlıyor. Dubleks bir ev olan Ters Dünya İstanbul'da banyosundan, mutfağına, oturma odasından yatak odasına pek çok alanda biraz da sizin yaratıcılığınıza bağlı olarak oldukça sıra dışı fotoğraflar, arkadaşlarınızı kahkaha krizine sokacak videolar çekmeniz mümkün. Ters Dünya İstanbul Anadolu yakasında, Ataşehir İlçesi, Alpkaya Caddesi üzerinde yer alıyor. Toplu taşıma ya da özel aracınızla nasıl gidebileceğinizi görebileceğiniz KONUM BİLGİSİ için tıklayın. Pazartesi hariç her gün açık olan Ters Ev'e hafta için 11:00-18:00 arası, hafta sonu 12:00-18:00 arası girilebiliyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/ters-evren-istanbul-nerede-giris-ucreti-nedir", "text": "Son dönemde gitgide popülerleşen TERS EV konsepti Türkiye'nin dört bir yanına yayılıyor. İstanbul'da da Ataşehir, Metrocity AVM, Çatalca gibi pek çok semtte belirli bir ücret karşılığında ailece ziyaret edebileceğiniz pek çok ters ev bulunuyor. Her türlü ev eşyasının tavana ters olarak monte edildiği bu evlere girdiğiniz anda tavanda yürüme hissine kapılıyor, İnstagram'da arkadaşlarınızı şaşkına çevirebileceğiniz fotoğraflar çekilebiliyor. En beğenilen ters ev konseptlerinden biri olan TERS EVREN METROCITY de hafta sonları farklı bir aktivite yapmak isteyen gençleri, çocuklu çocuksuz pek çok aileyi ağırlıyor. Dubleks bir ev olan Ters Dünya İstanbul'da banyosundan, mutfağına, oturma odasından yatak odasına pek çok alanda biraz da sizin yaratıcılığınıza bağlı olarak oldukça sıra dışı fotoğraflar, arkadaşlarınızı kahkaha krizine sokacak videolar çekmeniz mümkün. Ters Evren Metrocity Avrupa yakasında, 1. Levent'teki Metrocity AVM içerinde, -2. yemek katında yer alıyor. Metrocity AVM'ye Yenikapı Ataşehir Hacıosman metro hattıyla 1. Levent durağında inerek direkt ulaşmak mümkün. Özel aracıyla gelecekler için ücretsiz otopark da bulunuyor. Özel aracınızla nasıl gidebileceğinizi görebileceğiniz KONUM BİLGİSİ için tıklayın. 0-3 yaş arası girişin ücretsiz olduğu Ters Evren Metrocity'de yetişkinlerin 95 TL, çocukların ve öğrencilerin 85 TL ödemesi gerekiyor. Pazartesi hariç her gün açık olan Ters Ev'e haftanın her günü 12:00-20:00 arası girilebiliyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/tesvikiyede-kahvalti-nerede-yapilir", "text": "İlk şubesi Teşvikiye Atiye Sokak'ta açılan The House Cafe şu an Türkiye çapında 14 şubesinde misafirlerini ağırlıyor. Dekorasyonun güzelliği lezzetlerinin de öne geçen House Cafe'ler kahvaltı severler tarafında da tercih ediliyor. 2008 yılında Teşvikiye Camii'nin hemen yanı başında açılan The House Cafe Corner orjinal dokusu korunarak renove edilmiş tarihi bir bina içerisinde yer alıyor. Mekanın kahvaltı menüsündeki otlu peynirli köy gözlemesi ile taze mevsim meyveleri ile hazırlanan pancake'i özellikle beğeniliyor. İster hafta içi ister hafta sonu günün her saati kahvaltı keyfi yaşayabileceğiniz The House Cafe Teşvikiye'de kahvaltı nerede yapılır? sorusuna cevap oluyor. Mekanda kahvaltı çeşitleri menüden seçmeli yani alakart olarak sunuluyor. Ezine peyniri, eski kaşar, isli çerkez peyniri, marine mini mozzarella topları, taze kaşar, siyah üzüm, tavada hellim peyniri, zeytinyağda 2 adet poşe yumurta, siyah & yeşil zeytin, nar ekşisi ve zeytinyağı ile lezzetlendirilmiş söğüş domates & salatalık & yeşil biber, muska böreği, otlu & peynirli gözleme, biberli lor kavurması, kızarmış sucuk, ev yapımı süzme yoğurt & antakya kireçte kabak reçeli, bal & kaymak, nutella, the house reçeller, kızarmış ekşi maya & baget ekmeği, simit ve 8 adet çay da dahil olduğu Eylül 2023 itibariyle 2 kişilik serpme kahvaltı 800 TL karşılığında sunuluyor. The House Cafe Teşvikiye menüsünde serpme kahvaltıya alternatif olarak Menemen, Avokadolu poşe yumurta, Taze otlu ve peynirli köy gözlemesi, Sucuklu kaşarlı bazlama tost ya da Taze mevsim meyveli pancake gibi farklı kahvaltı çeşitleri de bulunuyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/thassos-tasoz-adasi-gezi-rehberi", "text": "Yunan Adaları arasında en sevdiğim ilk 3 adadan biri olan Thassos Adası'ında üçüncü günümüzde bize güzel bir konaklama deneyimi yaşatan Pantheon Aparts Otel'den ayrılma vakti. Pılımızı pırtımızı topluyor kuzeye doğru yollara revan oluyoruz. Bu kez mavinin tonuna vurulup karşımıza çıkan ilk plajda denize cumburlop atlamak yerine Yunan kültürüne ilk kez temas eden kopya ailemizle dağ köylerine doğru yol alıyoruz. Latince şarap evi anlamına gelen minik ve sevimli bir köy olan Kazaviti'nin köy meydanındaki ağaç gölgesinde soluklanıyor, ağaçlardan erik topluyoruz. Yüzmeyi çabuk özlüyor, adanın neredeyse tam kuzeyi denilebilecek noktadaki, ağaçlarla dolu bir plaj olan Pachis Beach'i günün ilk deniz molası için uygun görüyoruz. Ağaç gölgesindeki şezlonglara serilip hafif dalgalı ama sığ olduğu için çocuklarla eğlenme elverişli olan denizin keyfini çıkarıyoruz. Denize gir çık gir çık karınlar acıkıyor. Etrafta restorandan ziyade plaj barı tadında şirin üç beş mekan var ama bizim aklımız ahtapotta kalamarda. 🙂 Henüz Thassos Adası'nda yiyeceğimiz en lezzetli deniz ürünlerini az sonra damaklarımızı şenlendireceğinin farkında değiliz. Kumsalın sol ucunda deniz ile iç içe bir restoran olan Pefkospilia Restaurant'ta lokum kıvamındaki ahtapotları, çıtır çıtır kalamarları, kızarmış kabakları mest modunda hüpletiyoruz. Bize servis yapan garsonu müşteriler biraz azalınca dalgıç kıyafeti giyip zıpkınla ava çıktığını görünce şaşırıyoruz. E boşalan balık tezgahını doldurmak lazım tabi. 🙂 İki aile 34 Euro gibi komik bir rakam ödeyerek yolumuza mutlu mesut devam ediyoruz. Thassos'un merkezi Limenas'ı pas geçiyor, yaklaşık 10 km daha dağ yolundan ilerleyip tatilimizin ikinci yarısında konaklayacağımız Golden Sand plajındaki Nereids Studios & Apartments'a ulaşıyoruz. Dairelerimiz gayet modern ve sevimli, kısaca yerleşip kendimizi geniş ve uzun kumsala atıyoruz. Golden Sand'in kumunun gercekten çok açık güzel bir rengi var ama denizi için aynı şeyleri söylemek zor. Kilyos tadındaki bulanık yeşil denizi bilgi dağarcığımdaki 'Denize rengini veren kumun rengidir' bilgisi ile uyuşmuyor, böyle beyaza yakın kumun üzerine serilen deniz bu renk nasıl oluyor kafam karışıyor. 🙂 Bu sefer de böyle olsun diyor, dalgalarla hoplayıp zıplıyor, yorulana dek sudan çıkmıyoruz. Akşam yemeğini plaj kenarındaki pizzacı Restaurant Ta Pefka'da alıyoruz. Pizzalar ev tipi pizza tadında, margarita dahi çok leziz, hem çocukların gönlü oluyor, hem bize de deniz ürünlerine ara verdiğimiz için bir değişiklik oluyor. Golden Sand akşamları sakin, biz de yorgunuz zaten, geceyi erken bitiriyoruz. Thassos gezimizin 3. günü adanın güneyinden kuzeyine batı hattı üzerinden geze geze gelmiştik, bu kez de kuzeyden güneye doğru doğu tarafından inelim diyoruz. Bu hat üzerindeki ilk durağımız Paradise Beach oluyor. Bu plajda deniz sığ olduğu için çocuklara çok uygun, güzel bir denizi, kenarlarındaki kaya oluşumları ile doğal bir yapısı var. Plaj oldukça popüler. Kalabalığını aşıyor, en köşedeki kayaların gölgesine seriliyor kendimizi berrak sulara bırakıyoruz. Paradise Beach'ten ayrılmamız oldukça zor oluyor. Etrafta sadece Çeşme ve Bodrum'daki beach lerdekilere benzer bir kafe bar var ama konsept bizi cezbetmiyor. Tatilimizin ikinci günü frappe içtiğimiz Aliki Beach'deki Restaurant Beautiful Alice'in denize nazır masalarında otursak, ahtapot kalamar grek salata ve uzo moduna geçsek ya diyoruz. E hadi o zaman. Aliki koyu çok yakınımızda. Aliki Koyu'nun tepeden görünen muhteşem manzarasına yine bayılıyoruz. Koşar adım iniyor ve Beautiful Alice'deki masamıza kuruluyoruz. Pefkospilia'daki kadar leziz olmasa da yediklerimiz hiç fena değil, hava güzel, ortam güzel, biz güzeliz. Hafta içi olduğu için bu sefer plaj oldukça sakin plaj, yemek sonrası hemen önümüzdeki şezlonglara serilip güneş batana dek güzel denizin tadını çıkarıyoruz. Bugün adadan ayrılıyoruz. Eşyalarımızı topladıktan sonra Golden Beach'e çok yakın bir dağ köyü olan Panagia Köyü ile başlıyoruz gezimize. Bence adanın muhteşem kumsalları haricinde en çok görülmeye değer yeri burası. Her yer instagram'da paylaşılacak güzellikte, çok beğeniyoruz. Köyün tepelerine kadar tırmanıyor, mezarlığı ve karşısındaki kiliseyi de geziyoruz. 300 yıl önce kurulmuş ve vakti zamanında adanın başkentliğini de yapmış köyde muhteşem fotolar çekiyor, sonrasında vedalaşıyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/thassos-tasoz-adasi-gezilecek-gorulecek-yerler-nasil-gidilir-restoranlar-ucretler", "text": "Thassos ya da Thasos olarak da adlandırılan, Türkiye'den karayolu ile rahatlıkla ulaşılan Yunan Adalarının en güzellerinden biri olan Taşöz Adası ile ilgili yazımda kendi özel aracınızla adaya ulaşımdan, sınırdan geçiş için ihtiyaç duyacağınız evraklardan, fiyat detaylarından, Taşöz Adası'nda gezilecek görülecek yerlerden, en güzel plajlardan, yeme içme için en iyi restoranlardan ve fiyatlarından bahsedeceğim. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. 4 fil bir arabaya nasıl sığar? İkisi arkaya, ikisi öne 😀 şeklindeki geyikle başlıyor Thassos gezimiz. İki aile tek araba gitsek, uluslar arası ehliyetti, sigortaydı, benzindi, kaskoydu tüm bu masrafları bölüşsek, valizlerle birlikte 4 büyük 4 çocuk bir arabaya sığar mıyız? Sığarız, sığamayız, olurdu, olmazdı derken olduğu kadar deyip sabah seher vakti düşüyoruz yola. 🙂 İstanbul'dan İpsala Sınır Kapısı'na yaklaşık 3 saatte ulaşıyoruz. Fiyat skalamıza uyan sadece üç beş otel kalmış olmasına rağmen 4 gecelik tatilimizin ilk 2 gecesi için seçtiğimiz Pantheon Aparts'dan oldukça memnun kalıyoruz. Eleni'nin misafirperverliği, biz balkonda sohbet ederken çocukların oynadığı harika bahçesi, tertemiz ve karakteristik odaları ile ilk defa bir otel modern olmadığı halde gönlümü fethediyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Taverna Yunanca da içkili restoran demek. Çoğunun üzerinde ada haritası olan kağıttan örtülü tahta masa ve sandalyeli tüm restoranlara taverna deniyor. Yani bizim gözümüzde canlandığı gibi illaki canlı müzik ve eğlence olması gerekmiyor. Ama biz bu akşam bizim bildiğimiz anlamda bir tavernaya, Taverna Augustos'a gidiyoruz. Potos'un tepelerindeki Thelogos Köyü'nün içindeki mekanın spesiyali kuzu çevirmeden sipariş ediyor, lokum gibi kuzu etinin lezzetine bayılıyoruz. Sahnede tonton Yunanlılardan oluşan bir ekip yerel halk danslarından figürler sunuyor, restoran sahibi Augustos bizzat sahneye çıkıp şarkı söylüyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/thassos-tasoz-adasi-nerede-nasil-gidilir-evraklar-ve-feribot-ucretleri", "text": "Thassos, Türkçe haliyle Taşöz Adası Yunanistan sınırlarında, Kavala yakınlarındaki Keramoti Köyü'nün tam karşısında yer alıyor. İstanbul'dan yaklaşık 5 saatlik araba yolculuğu ve 45 dakika süren feribot yolculuğu ile Taşöz Adası'na ulaşılıyor. Taşöz Adası'na gitmek için Yunanistan ile en önemli sınır kapımız olan İpsala Sınır Kapısı'ndan geçmek gerekiyor. İstanbul'dan trafiksiz bir zamanda İpsala Sınır Kapısı'na ulaşmak yaklaşık yaklaşık üç saat sürüyor. Sınırı geçtikten sonra otobandan yaklaşık iki saatte Keramoti Köyü'ne ulaşılıyor. Kendi arabanızla karadan Yunanistan'a geçmek istediğinizde schengen vizenize ek olarak Turing'ten uluslararası sigorta yaptırmanız gerekiyor. Green Card adı verilen bu sigortanın 15 günlük bedeli 52.5 Euro, 1 aylık bedeli 65 Euro. Bunun yanısıra uluslararası ehliyetinizin de olması şart. Ehliyeti yeni çıkaracaksanız 486 TL, yenileme içinse 270 TL ödemeniz gerekiyor. Yurtdışı için kasko yapıp yaptırmamak ise size kalmış. Keramoti Limanı'ndan feribotlar sabah saatlerinde yarım saatte bir kalkıyor. Keramoti Thassos feribot geçişi için 2023 yılı itibariyle araç ücreti 20 Euro, büyükler için 5 Euro, 5 yaşında büyük çocuklar için 3 Euro ödemeniz gerekiyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Thassos bir Yunan adası olduğu için utanacak bir durumum yok ancak coğrafya seviyesiniz konusunda sizin alacak yolunuz çok."} {"url": "https://gezentianne.com/tips-about-havana-cuba", "text": "Old Havana welcomes you with nice cafes, art galleries and picturesque dooryards and squares. Even in the middle of the night you can walk freely through the back streets of Havana. No one disturbs you. They don't even stare at you. This was just one of the things that surprised us in Havana. In Cuba, even the hotels with four or five stars do not have the luxury we get used to... But who cares? Hotel Roc Presidente serves amazing breakfast by the pool and has the most comfortable beds ever. Old houses and Americans, girls with mini skirts and smiling faces, this is exactly what Cuba is. Casa Miglis, owned by Michel Miglis, the son of a Greek dad and a Swedish mom, is one of the best restaurants in Havana. The menu combines the tastes from Greek, Swedish and Cuban cuisine. You can have a fabulous dining experience with Cuban fish 'Pez Perro' and enjoy the live jazz performance with fresh pineapple daiquiri from their signature cocktail list. I would rather stay in small boutique hotels instead of 5 star ones. Our final destination @suenocubano in Havana made our day with its central location, cosy rooms and home made breakfast served at the terrace. The breakfast included different kinds of tropical fruits as well and Mamey was to die for. Old American cars in Havana are not just striking a pose. Both the classics and cabriolets are used as taxis. It costs approximately 10 $ travelling from one point to another by these beauties. Oh no, I am not standing still in front of a tropical beach themed wallpaper. I am at Roc Hotels Barlovento, in Varadero, the city of Cuba which is just 2 hours drive away from Havana. This place is beyond my imagination. Love u Cuba."} {"url": "https://gezentianne.com/topkapi-sarayi-nerede-nasil-gidilir-giris-bilet-ucreti-nedir", "text": "Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilmiş ve Cumhuriyet döneminde müze haline getirilerek kapıları halka açılmış olan Topkapı Sarayı İstanbul'da gezilecek tarihi ve turistik yerlerin başında geliyor. 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun 400 yıllık bölümü Topkapı Sarayı'ndan yönetilmiş olduğu için Saray tarihi anlamda büyük önem taşıyor. Cumhuriyet tarihinin ilk müzesi olan Topkapı Sarayı Müzesi, günümüzde yaklaşık 300 bin metrekarelik bir alan kaplıyor. Kara tarafından Fatih'in yaptırdığı Sur-i Sultani, deniz tarafından ise Doğu Roma surları ile şehirden ayrılan Topkapı Sarayı, mimari yapıları, koleksiyonları ve yaklaşık 300.000 arşiv belgesi ile dünyanın en büyük saray müzelerinden biri konumunda bulunuyor. Saray gezisi gruplar halinde ya da bireysel olabiliyor. Grupları, tur rehberleri yönlendirip bilgilendiriyor. Bireysel geziler için, girişte, plan, harita broşür gibi dokümanlar tedarik ederek yararlanacağınız gibi duvarlardaki yönlendirme işaretleri de size yardımcı olabiliyor. Topkapı Sarayı ziyareti sonrası Osmanlı Devleti döneminde Topkapı Sarayı'nın güllerle dolu dış bahçesi olarak kullanılmış olan, aynı zamanda Nazım Hikmet'in ceviz ağacı olduğu Gülhane Parkı'nın çiçekli bankalarından birinde oturup dinlenmek de oldukça keyifli. Topkapı Sarayı Müzesi İstanbul'un Fatih ilçesinde, Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasında kalan tarihsel İstanbul yarımadasının ucundaki Sarayburnu'nda yer alıyor. Topkapı Sarayı Müzesi'ne gitmenin en hızlı yolu Kabataş Bağcılar tramvay hattını kullanmaktır. Tramvaydan Sultanahmet durağında indikten sonra Aya Sofya Müzesi ve Hürrem Sultan Hamamı önünden geçerek Topkapı Sarayı Müzesi'ne ulaşılır. Atatürk Havalimanı yönünden gelenler Atatürk Havalimanı Aksaray metro hattı ile son istasyon olan Aksaray'a kadar gelip, burada Yusufpaşa istasyonundan Kabataş Bağcılar tramvay hattına katılabilir. Anadolu yakasından gelenler Kadıköy ya da Üsküdar'dan vapur ya da motor ile Eminönü ya da Kabataş'a geçebilir, buradan Kabataş Bağcılar tramvay hattını kullanarak Sultanahmet durağında inip Topkapı Sarayı Müzesi'ne ulaşabilirler. Yenikapı yönünden ya da Anadolu yakasından Topkapı Sarayı'na gelmek için kullanabilecek diğer bir yöntem ise Marmaray hattı ile Avrupa yakasına geçip Sirkeci durağında inmektir. Cağaloğlu Vilayet çıkışını takip ederek İstanbul Valiliği önüne gelmeli, buradan sola doğru kıvrılan yolu takip ederek Gülhane Parkı girişinden tabelaları takip ederek Topkapı Sarayı'na ulaşabilirsiniz. Marmaray Çıkışından Topkapı Sarayı 10 dakika yürüyüş mesafesindedir. Aya İrini ve Harem bölümlerinde müze kart geçerli değildir. 18 yaş altı ve 65 yaş üstü Türk vatandaşları, gaziler, şehit ve gazi eşleri ile bu kişilerin çocukları, engelliler, askerler, basına ait kimlik kartına sahip olanlar için giriş ücretsizdir. Topkapı Sarayı müzesi Salı günleri hariç her gün açıktır. 30 Ekim -15 Nisan arasını kapsayan kış sezonunda 09:00 17:00 arası ziyaret edilebilir. Son giriş 16:00'dır. 15 Nisan 30 Ekim arasını kapsayan yaz sezonunda 09:00 19:00 arası ziyaret edilebilir. Son giriş 18:00'dir."} {"url": "https://gezentianne.com/turkcell-platinium-park-doga-icinde-kahvalti-ve-giris-fiyatlari", "text": "Yemyeşil bir orman ve çam ağaçları arasına saklanmış bir tesis olan Geyikli Turkcell Platinium Park bünyesinde çocuk oyun alanı, off road, okçuluk, at binme gibi her yaştan insanın eğlenebileceği aktivite alanları bulunduruyor. Mekanda kışın ateşin başında, yazın ağaçların altında kahvaltı keyfi yapabileceğiniz oldukça doğa ile uyumlu bir dekorasyona sahip Geyikli Cafe Restoran da yer alıyor. Kahvaltıdan sonra ormanda geyikler eşliğinde yürüyüş yapmak, sevimli atlar Gofret ve Tysonla yanyana nefis İnstagram pozları almak Platinium Park'ın olmazsa olmazı. Turkcell Platinium Park İstanbul Sarıyer İlçesi'ne bağlı Ayazağı mahallesinde, Vadi İstanbul Alışveriş merkezine yakın bir konumda yer alıyor. Turkcell Platinium Park konum bilgisi için tıklayın. Tesise giriş ücreti yok. Ancak giriş yapabilmeniz için önceden Geyikli Cafe Restoran'da ya da at binme, okçuluk, off road gibi sosyal etkinlik alanlarında rezervasyon yaptırmış olmanız gerekiyor. Aksi takdirde özellikle hafta sonu giriş yapmanız mümkün değil. Tesise dışarıdan yiyecek ve içecek sokulmuyor. Turkcell Platinium Park'ta yer alan Geyikli Cafe Restoran'da kahvaltı minimum iki kişi için sunulan serpme kahvaltı ve de tek kişilik Klasik Orman Kahvaltısı olarak servis ediliyor. İki kişilik serpme kahvaltıda sucuk, patates tava, menemen, ızgara hellim, elmalı yoğurt, tereyağ, bal-kaymak, nutella, portakal ve ayva reçeli, tahin-pekmez, eski kaşar, taze kaşar, Ezine beyaz peynir, dil peyniri ve lor peynirden oluşan peynir tabağı, yeşil-siyah zeytin, domates-salatalık, acuka, pişi, su böreği, simit ve sınırsız çay bulunuyor. İki kişilik serpme kahvaltının Eylül 2023 itibariyle ücreti toplam 880 TL. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın. Çok güzel bir yer. Umarım yakında orada olacağız."} {"url": "https://gezentianne.com/turkish-breakfast-blended-with-lebanese-flavors-in-istanbul", "text": "Arada Cafe, a multi-cultural venue on the Karaköy Galata line, has an important place among Karaköy breakfast venues with its Turkish breakfast blended with Lebanese tastes. Arada Cafe, which is especially loved for its oriental and colorful ambiance and its breakfast flavors such as zahter, hummus and falafel, makes you feel in a journey from Istanbul to Beirut. Arada Cafe breakfast is served as a spread every day of the week. Breakfast includes Falafel, Hummus, Menemen, Labne, Zahter, Muhammara, Cheese Platter, Olive Platter, Zucchini Stuffed Pastry, Puffed Fried Bread, Sweet Cream & Honey, Tahini & Syrup Molasses, Homemade Jams and unlimited Turkish Tea. Breakfast open buffet are served according to the number of people. The price per person is 659 TL."} {"url": "https://gezentianne.com/turkiyeden-vize-istemeyen-6-avrupa-ulkesi", "text": "Avrupa ülkelerine seyahat planı yaparken ilk akla gelen mevzu genelde vize prosedürü oluyor. \"Vize ücreti ne kadar? Hazırlanması gereken dökümanlar hangileri? Vize kaç günde çıkar?\" gibi sorular daha yolun başında insanın gözünü korkutuyor. Hal böyleyken Türklerden vize istemeyen yerlere gitmeyi insan doğal olarak tercih ediyor. İşte bu yazıda 2022 yılı itibariyle Türkiye'den vize almadan gidebileceğiniz Avrupa ülkeleri listeleniyor. - - - - - -"} {"url": "https://gezentianne.com/turkiyeden-vize-istemeyen-turistik-ulkeler-listesi", "text": "Yurt dışına seyahat planı yaparken ilk akla gelen mevzu genelde vize prosedürü oluyor. \"Vize ücreti ne kadar? Hazırlanması gereken dökümanlar hangileri? Vize kaç günde çıkar?\" gibi sorular daha yolun başında insanın gözünü korkutuyor. Hal böyleyken Türklerden vize istemeyen yerlere gitmeyi insan doğal olarak tercih ediyor. İşte bu yazıda 2022 yılı itibariyle Türkiye'den vize almadan gidebileceğiniz turistik ülkeler listeleniyor."} {"url": "https://gezentianne.com/turkiyeden-vizesiz-gidilebilecek-ulkeler", "text": "Yurt dışına seyahat planı yaparken ilk akla gelen mevzu genelde vize prosedürü oluyor. \"Vize ücreti ne kadar? Hazırlanması gereken dökümanlar hangileri? Vize kaç günde çıkar?\" gibi sorular daha yolun başında insanın gözünü korkutuyor. Hal böyleyken Türklerden vize istemeyen yerlere gitmeyi insan doğal olarak tercih ediyor. İşte bu yazıda 2022 yılı itibariyle Türkiye'den vize almadan gidebileceğiniz ülkeler listeleniyor. - Arjantin - Arnavutluk - Azerbaycan - Bahamalar - Bahreyn - Barbados - Belarus - Belize - Bolivya - Bosna-Hersek - Botsvana - Brezilya - Brunei Sultanlığı - Dominik Cumhuriyeti - Ekvador - El Salvador - Endonezya - Ermenistan - Fas - Fiji - Fildişi Sahili - Filipinler - Guatemala - Güney Afrika Cumhuriyeti - Güney Kore - Gürcistan - Haiti - Honduras - Hong Kong - İran - Irak - Jamaika - Kamboçya - Karadağ - Katar - Kazakistan - Kırgızistan - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti - Kolombiya - Kosova - Kosta Rika - Kuveyt - Laos - Lübnan - Madagaskar - Makedonya - Maldivler - Malezya - Mauritus - Meksika - Moldova - Moğolistan - Nepal - Nikaragua - Özbekistan - Panama - Paraguay - Peru - Seyşeller - Sırbistan - Singapur - Sudan - Suriye - Şili - Tacikistan - Tayland - Tayvan - Tunus - Ukrayna - Umman - Uruguay - Ürdün - Venezuela - Zambiya - Zimbabve"} {"url": "https://gezentianne.com/turkiyenin-en-iyi-5-kayak-merkezi", "text": "Kış ve kayak tatilinden bahsedince akla ilk gelen yer şüphesiz Uludağ oluyor. Türkiye'nin en bilinen kayak merkezi, eski Türk filmlerinde sosyetenin gözdesi olan Uludağ muhteşem pistlerinin yanı sıra eğlence hayatıyla da ön plana çıkıyor. Uludağ'da Kaya, Monte Baia, Ağaoğlu My Mountain, Le Chalet Yazıcı, Bof, Karinna, Grand Yazıcı, Beceren, Karinna ve Fahri Otel gibi farklı hizmet standartlarında pek çok otel bulunuyor. 2.500 metre yüksekliği ile Batı Anadolu'nun en büyük dağı olarak konumlanan Uludağ, yerli ve yabancı tatilciler için en ideal noktalardan biri olarak tüm ihtişamı ile ziyaretçilerini bekliyor. Konumu gereği ile İstanbullu kayakçıların hem en uğrak adresi hem de gözdesi olan Kartepe, her yıl binlerce kayakseveri ağırlayan bir cazibe merkezi olarak konumlanıyor. Kartepe'de benzersiz doğal güzelliklerin arasında tatil yapma imkanı bulan kayak severler, Samanlı Dağı'ndan Sapanca Gölü'nün ve İzmit Körfezi'nin manzarasının tadını çıkartıyor. Kartepe'de aralık ayında başlayan tatil sezonu mart ayının sonuna kadar devam ediyor. Kartepe kayak pistlerine yürüyüş mesafesinde tek bir otel bulunuyor. Aslında Kartepe diğer kayak merkezleri ile kıyaslandığında gece konaklamadan, günübirlik gidip kayak yapma imkanı ile ön plana çıkıyor. Kış mevsimin büyüleyici bir atmosfere sahip olduğu rotalardan biri olan Kartalkaya da tatilciler çam ağaçlarının arasında kayak yapmanın zevkine varıyor. Kartalkaya'da bulunan pistler kayakseverler ve snowboardcular tarafından Uludağ ve Kartepe'ye nazaran daha fazla beğeniliyor. Kartalkaya otelleri arasında Kartal Otel, Grand Kartal, Dorukkaya, Kaya Palazzo ve Golden Key Otel ön plana çıkıyor. Ayrıca Bolu'ya kadar gelmişken Abant Gölü'nün etrafında da bol oksijenli bir yürüyüş yapma, faytona binme ve gölün etrafında bisiklet sürme imkanına da mevcut. Kış turizminin vazgeçilmez adreslerinden biri olan diğer rota ise Erciyes Dağı. 3.916 metrelik yüksekliğiyle Türkiye'nin en yüksek beşinci dağı olan Erciyes Dağı, Kayseri'ye 25 kilometre uzaklıkta yer alan Erciyes Kayak Merkezi ile kış sporlarına uygun imkanlar sunuyor. Çeşitli zorluk derecelerine göre tasarlanan toplam 112 kilometre uzunluğundaki 32 pist ile Erciyes Kayak Merkezi kayak severleri ağırlıyor. Diğer kayak merkezlerine göre daha modern teleferik sistemlerine sahip Erciyes Kayak pistlerine yürüme mesafesinde Erciyes Hill, X Mountain Lodge, Radisson Blu, Library Hotel gibi otel alternatifleri bulunuyor. Dünyada yalnızca Alp Dağlarında görülen ''Kristal Kar'' Sarıkamış'ı diğer kayak rotalarından ayıran en önemli özellik. Şehir merkezine 55 kilometrelik uzaklıkta konumlanan Sarıkamış Kayak Merkezi'nde düşük nem oranı ile buzlanma olmuyor. Bu sayede de ''Kristal Kar'' taneleri çok uzun zaman korunuyor. Türkiye'nin bir ucunda olmasına rağmen ''Kristal Kar'' üzerinde diğer kayak merkezlerine nazaran çok daha sakin bir ortamda kayak yapmanın ayrıcalığını yaşamak isteyen tatil severler Sarıkamış Kayak Merkezi'ne büyük ilgi gösteriyor. Sarıkamış'ta kayak pistlerine yürüme mesafesinde Habitat, White Park, Kayı Snow ve Snowflake Hotel gibi dağ otelleri bulunuyor."} {"url": "https://gezentianne.com/uludagin-zirvesinde-bungalov-evlerde-konaklama-gokoz-natural-park", "text": "Bursa merkezden Orhaneli yoluna girilip Keles istikametine yaklaşık 45 dakika ilerleyince karşınıza çıkan Türkiye'nin en romantik rotalarından biri, Gököz Natural Park'ta göl kenarında Arif Bey ve ailesinin işlettiği tesiste güzel bir serpme kahvaltıyla güne başlayabilirsiniz. ATV'lerle orman içerisine giden parkurda gezebilir, çocuklarınızla midilliye binip balık tutarak güne devam edebilirsiniz. Yörede yetişen kuzulardan hazırlanan menü ile hem öğlen hem de akşam yemeklerinizi yiyerek güzel bir gün geçirebilir, bungalov evlerde konaklayıp ertesi gün yine bu güzel doğaya uyanmanız mümkün. Gököz bungalov evlerde Eylül 2023 itibariyle serpme köy kahvaltısı dahil gecelik 2 kişi konaklama ücreti hafta içi ve hafta sonu 2500 TL. 6 yaş üstü çocuklardan 300 TL fark alınıyor. İki gece üstüste konakladığınızda gece başı 300 TL indirim yapılıyor. Bir bungalovda 4 kişilik bir aile rahatlıkla konaklayabiliyor. Alakart restoran gün boyunca hizmet veriyor akşam yemekleri ekstra olarak ister otantik salonda, isterseniz bungalovunuzun bahçesinde kamp ateşi eşliğinde mangal keyfi yaparak alınabiliyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/unutulmaz-bir-balayi-icin-harika-secenekler", "text": "Sevdiğiniz kişiyle hayatınızı birleştirmek hem çok heyecanlı hem de yorucu bir süreçtir. Evlilik aşamasına kadar onlarca farklı seçenek arasında kalmak ve insanlarla sürekli iletişim halinde kalmak da insanı yorar. Balayı ise tüm bu stresli süreci geride bırakmak ve yeni hayatınıza harika bir başlangıç yapmak için en keyifli günlerdir. Evlilik organizasyonu kadar balayınızı planlamak için de mutlaka zaman ayırmalısınız. Balayını sadece sevdiğiniz veya görmek istediğiniz bir şehirde otel ya da pansiyonda kalarak geçirebileceğinizi düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Son günlerin en popüler tatil seçeneklerinin başında balayı villası kiralamak yer alıyor. Balayına özel tercih edeceğiniz havuzlu villa ile unutulmaz bir balayı geçirebilirsiniz. Enfes doğa manzarasıyla sadece size özel, başkalarıyla muhatap olmak zorunda kalmayacağınız sessiz sakin günler için balayı villası en harika seçenektir. En güzel deniz tatili yapabileceğiniz Çeşme, Marmaris, Bodrum ve Kaş villa seçenekleri arasından dilediğinizi seçerek tatilinizi planlamaya başlayabilirsiniz. Balayı için en çok tercih edilen yerlerin başında Kaş yer almaktadır. Kaş'ta tutacağınız size özel havuzlu villada keyifli vakit geçirebilirsiniz. Akdeniz'in en nadide noktalarından biri olan Kaş, denizi, doğası ve kendine hayran bırakan ambiyansı ile aşık çiftlerin mutlaka vakit geçirmesi gereken yerlerin başında geliyor. Kaş'ta birbirinden özel koyların hepsinde denize girmek istiyorsanız mutlaka bir araç kiralamanız gerekmektedir. Balayınızı geçirmek için havuzlu villa kiralayarak sadece baş başa vakit geçirebilirsiniz. Özellikle villa kiralayanların en çok tercih ettiği yerlerin başında gelen Kaş'ı balayınızda aşkınızı doyasıya yaşadığınız bir yer olarak hatırlayacaksınız. Her köşesi ayrı bir cennet olan Kaş, diğer tatil bölgelerine göre küçük olmasına rağmen bol miktarda gezilecek ve görülecek yerleri olmasıyla misafirlerini şaşırtır. Binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapan Kaş, doğası ayrı tarihi dokusu ayrı denizi ise apayrı güzelliktedir. Kaş müdavimleri yolunun sapa olmasını bir avantaj olarak görür ve mümkünse diğer popüler tatil bölgelerinde olduğu gibi bir yoğunluğun yaşamaması için dua eder. Kaş'ta villa kiraladığınızda havuzunuzu rahatınızı bırakıp çıkmak istemeseniz bile mutlaka çift olarak bir dalış yapmalısınız. Akdeniz kıyılarındaki Kaş benzersiz sualtı oluşumlarına ev sahipliği yapıyor. Eğitiminiz hiç yoksa bile gruplarla birlikte 5 metreye kadar dalış yapabilirsiniz. Anlayacağınız Kaş güzelliği sadece su üstünde değil su altında da devam ediyor. Eğer su altı dalışı sizi kesmediyse o zaman sizi Kaş'a bir de tepeden bakmanızı tavsiye ederiz. Cennet gibi güzelliğiyle kendine hayran eden Kaş'ta yamaç paraşütü yapabilirsiniz. Yamaç paraşütü ve dalış seçenekleri size yeterince cazip gelmediyse Kaş'ta trekking ve kaya tırmanışı gibi aktiviteler yapmanız mümkün. Yaşayan ruhu olan Kaş'a bir kez gittiniz mi sürekli gitmek isteyeceksiniz. Evli olarak geçirdiğiniz ilk günlerde Kaş'ta vakit geçirmek aşkınızı perçinleyecek. Kaş'taki balayı villasından dönerken artık bambaşka kişiler olarak döneceksiniz. İçinde havuz ve jakuzi olan balayı villası seçenekleri ile Kaş tatilinizi daha da özel kılabilirsiniz. Cazibesi yüksek olan Kaş villa ile tatil anlayışınızı baştan sonra değiştireceksiniz. Akdeniz bölgesinin en nadide yerlerinden olan Kaş, Türkiye'ye en yakın Yunanistan adası olan Meis Adasına 2,1 km. mesafede yer alıyor. Üçağız ve Kaleköy açıklarında bulunan kayalık adı Kekova'yı görmeden Kaş'tan dönmeyin. Karayolu ile ulaşımın olmadığı Kekova'ya ya size özel tekne kiralayarak ya da Kaş merkezde bulunan tekne turlarına kayıt yaparak gidebilirsiniz. Caretta kaplumbağaların evi olan Kaleköy'de içsel bir yolculuk yapabilirsiniz. Masal kitaplarından fırlamış gibi duran Kaleköy'ün yerleşik nüfusu sadece 100 kişidir. Daha önce yemediğiniz enfes lezzetli dondurmaları Kaleköy'de yiyebilirsiniz. Asırlardır farklı farklı medeniyetlerin keşfedip geri dönmek istemediği Kaş'ta farklı tarihsel dönemlere ait yapılar yer almaktadır. Bunların arasında Antiphellos Antik Kenti, 4000 kişilik dimdik ayakta duran Kaş Antik Tiyatrosu, Likya lahitleri ve anıt mezarlar sadece bazıları. Likya uygarlığına başkentlik yapmış olan Patara da Kaş'ta yer alan bir başka güzelliktir. Patara, Kaş'a 42 km. uzaklıkta Ovagelemiş Köyü'nde yer alıyor. Türkiye'nin en görkemli plajlarından biri olan Patara plajı 12 km'lik sahil uzunluğuyla adeta size sonsuzluğu yaşatacak. Dünyanın en uzun on birinci sahili olarak kabul edilen Patara Plajı'nda ince kum ve sığ bir deniz vardır. Sit alanı olan Patara Plajı Caretta kaplumbağalarının yavruladıkları bir yer olması sebebiyle koruma altına alınmıştır. Muhteşem manzaralara uyanacağınız havuzlu balayı villasından birbirinize sarılarak Kaş'ı izlemenin keyfi bir başka olacak. Kaş'ın İslamlar Köyü gibi bölgeye tepeden bakacağınız muhteşem balayı villası kiralayarak her an temiz havayı ciğerlerinize çekerek enerjinize enerji katabilirsiniz. Kaş villa seçenekleri arasında sonsuzluk havuzlu veya içinde jakuzisi olan evler bulabilmeniz mümkün. Balayı villası ise tamamen çiftlere özel olarak hazırlanmış konseptedirler. Ekim aylarında Kaş'a gitmeyi planlıyorsanız çok özel bir etkinliği orada yaşama şansınız var. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusu Kaş'ta bir başka yaşanır. Ulaşımın halen diğer yerlere nazaran zor olduğu Kaş'ta Cumhuriyet Bayramı her yıl çok özel bir kutlamaya ev sahipliği yapar. Cumhuriyet ilanından ancak iki gün sonra haberleri olan Kaş halkı bu büyük haberi meydanda büyük bir ateş yakarak şarkılar, türküler ve ziyafet eşliğinde kutlar. Cumhuriyet ateşini karşı adanın görebileceği büyükte yakan Kaş halkının bu geleneği 97 yıldır büyüyen bir coşkuyla devam eder. Kaş'a gitmeye ve balayı villası kiralamaya karar verdiyseniz zevkinize en uygun yerden kiralamanız daha iyi vakit geçirmenize neden olacaktır. Bu yüzden Kaş'ta mahalleleri yakından incelemenizde fayda var. Andifli Mahallesi olarak geçen aynı zamanda Kaş'ın merkezi olan yer diğer yerlere nispeten daha hareketli anlara sahne olmaktadır. Gece hayatını seviyorsanız Kaş merkezde villa kiralamanızı tavsiye ederiz. Daha geniş daha izole bir yerde kalmak istiyorsanız Çukurbağ Yarımadası'nda kalmayı tercih edebilirsiniz. Kaş'ın sırtlarında sakin bir tatil geçirmek istiyorsanız Çukurbağ Köyü'nden balayı villası kiralayabilirsiniz. Kaş villa alternatifinin en bol olduğu bölge ise İslamlar'dır. Hayallerinizdeki balayı villasını İslamlar bölgesinde rahatlıkla bulabilir, Kaş'ın güzelliğini doyasıya yaşayabilirsiniz. Gelelim Kaş'a ulaşım yöntemlerine. Kaş'la ilgili en çok merak edilen konuların başında ulaşım yer alır. Eğer kendi aracınızla gitmiyorsanız Kaş'a yakın iki havalimanından birine gitmeyi tercih edebilirsiniz. Kaş'a gitmek için önce Dalaman Havalimanı veya Antalya Havalimanına iniş yapmanız gerekmektedir. Kaş, Dalaman Havalimanına arabayla 2 saat 15 dakika, Antalya Havalimanına ise 3 buçuk saat uzaklıktadır. Havalimanına iniş yaptıktan sonra oradan araç kiralayıp kendiniz gidebilir veya özel otobüs firmalarından bilet satın alarak Kaş'a varabilirsiniz. Her tatil bölgesinde olduğu gibi Kaş'ta da en yüksek sezon Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarıdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi Kaş müdavimleri genelde mayıs ayında sezonu açmak için veya Eylül, Ekim aylarında sezonu kapatmak için oraya gider. 29 Ekim kutlamaları Kaş için aynı zamanda sezon kapatma etkinliği gibidir. Çünkü Ekim'in sonundan sonra birçok işletme bir sonraki sezona kadar işletmelerini kapatıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/unutulmaz-bir-tatil-kiralik-villa", "text": "Özel ve eşsiz bir tatil yapmak için, sıradan otellerin karmaşasından uzaklaşarak, sadece sizin bulunduğunuz, tamamen size ait ve içerisinde her imkanın bulunduğu villaları tercih edebileceğinizi biliyor muydunuz? Hellovillam, seçebileceğiniz onlarca farklı lokasyonda, unutamayacağınız bir tatil geçirmeniz için size kiralık villa hizmeti sunuyor. Dünyaca ünlü tatil bölgelerinin tamamında, ihtiyacınıza göre ister 2 kişilik, isterseniz daha kalabalık gruplar halinde konaklayabileceğiniz yüzlerce villa sizi bekliyor. Villalar, her zaman en misafirperver ev sahiplerinden seçilerek, tatilinizin her anını kusursuz geçirmeniz için gereken her şey hazırlanıyor. Tüm villalarda bulunan kapsamlı mutfak, tatil boyunca her türlü yemeği yapabilmeniz için beyaz eşyalara ve diğer mutfak malzemelerine sahip. Kiralayacağınız tüm villaların bahçesinde, yine size özel bir yüzme havuzu da yer alıyor. Her türden tatilcinin ihtiyacına cevap verecek kiralık villa seçenekleri, ister merkezi konumda, isterseniz doğanın içinde! Şehir hayatına ve dünyaca ünlü plajlara yakın olup, huzur dolu bir tatil yapmak isteyenler için uygun konumlarda da bulunan kiralık villalar, Hellovillam farkıyla size sunuluyor. Tüm ayrıntıları ihtiyaçlarınıza göre düşünülmüş bu villalarda huzur dolu bir tatil geçireceğinize emin olabilirsiniz. Otellerin boğucu atmosferinden uzak kalarak, tamamen size özel bir villada, huzur dolu günler geçirerek, hayatınızın tüm stresini atmanız mümkün. Şehrin üzerinizde yarattığı baskıyı, kısa sürede atarak, kuş sesleri eşliğinde havuzunuzun ve manzaranın keyfini çıkarmak, Hellovillam ile mümkün. Özgür bir tatil yapmak ve herhangi bir zaman çizelgesine bağlı kalmadan vakit geçirmek için, kiralık villa ideal bir seçim olacaktır. Dilediğiniz zaman havuza girebileceğiniz, dilediğiniz zaman lezzetli yemekler hazırlayabileceğiniz, isterseniz dakikalar içerisinde şehir hayatına dahil olabileceğiniz bu villalardan evinize dönmek istemeyeceksiniz. Hellovillam, size kusursuz bir tatil sunmak için gereken her türlü işlemi gerçekleştiriyor. Tüm villalar özel olarak kontrol edilerek, tatilinizi sorunsuz ve huzurlu geçirmeniz sağlanıyor. Sağlığınız düşünülerek, villanızdaki havuz her gün ücretsiz olarak temizleniyor. Bunlara benzer çok sayıda ayrıntının en ince noktasına kadar hazırlandığı kiralık villalarda geçireceğiniz bir hafta sonu ile tüm stresinizi atmanıza ve evinize dinlenmiş dönmenize yetecektir."} {"url": "https://gezentianne.com/unutulmaz-tatiller-icin-maldivler-otel-firsatlari", "text": "Dünya üzerinden en çok tercih edilen ve beğenilen tatil yerlerinin başında gelen Maldivler, bir takımada ülkesidir. 1200 ada ve adacıktan oluşan bu ülke, atollerden oluşur. En önemli tatil mekanlarından biri sayılmasının ana nedeni su üstü ve su altı zenginliklerinin yanı sıra ada + otel konseptinde hizmet vermesidir. Maldivlerin turistik adalarında sadece bir otel bulunur. Bir ada üzerinde başka oteller veya başka otellere ait tesisler bulunmaz. Lüks Maldivler otelleri misafirlerine başka otelleri veya şehri aratmayacak imkan ve fırsatlar sunarlar. Burada canınız hiç sıkılmadan, birçok sportif veya farklı eğlenceler ile keyifli ve huzurlu şekilde tatilinizi geçirebilirsiniz. Maldivler otel + ada konseptinde lüks bir otelde bulabileceğiniz tüm olanaklar size sunulur. Balayı veya aile tatili olsun, güvenli ve rahatsız edilmeden tatiliniz geçirebilirsiniz. Otellerde dünya mutfaklarından açık veya kapalı yüzme havuzlarına, spa ve sağlık merkezlerinden fitness salonlarına, su altı ve su üstü sporlarından tekne gezintilerine kadar birçok seçenek sunulur. Otellerde konaklama da misafirlerin özel alanları korunarak gerçekleştirilir. İstediğiniz gibi yalnız kalabilir, başka misafirler tarafından rahatsız edilmezsiniz. Okyanusun üzerinden veya kumsalda size özel villanızda Wi-Fi, DVD oynatıcısı, bar, televizyon ve daha fazla lüks yer alır. Maldivler otel seçeneklerinde Haydi Maldivlere olarak, size çok geniş seçenek alternatifi ile hizmet sunuyoruz. Tek çalıştığımız tatil bölgesi olarak bu alanda uzmanlaşmış ekiplerimiz ile size ve ihtiyaçlarınıza özel tatil planı yapıyoruz. Oteller misafirlerine adada keyifli ve huzurlu zaman geçirmek için birçok aktivite ve fırsat sunar. Haydi Maldivlere olarak tatilinizi planlarken otellerin sunduğu bu fırsatlardan da yararlanmanızı ve daha fazlasını elde etmenizi sağlıyoruz. Yerel ada turlarından su altı sporlarına, Başkent Male'ye geziden tekne turlarına, balık tutma turlarından yunus gözlem gezilerine kadar birçok imkanlar Maldivler otel aktivitelerinin arasında yer alır. Maldivlerde yabancılık çekmeden tatil yapmak isterseniz de Türk otelini tercih edebilirsiniz. 5 yıldızlı bir Türk oteli olan Ayada Resort Oteli, 150 dönüm üzerine kuruludur. Çalışanlarının Türk olduğu bu otelde dil sorunu yaşamadan keyfinizce balayı veya tatilinizi geçirebilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/uskudar-kahvalti-mekanlari-ve-2023-fiyatlari", "text": "Üsküdar'da multi kültürel bir mekan olan Arada Kafe Lübnan ve Türk mutfağının harmanladığı kahvaltısı ile Anadolu yakası kahvaltı mekanları arasında önemli bir yere sahip. Oryantal ve renkli ambiyansı, kahvaltısında sunulan zahter, humus, falafel gibi lezzetleri özellikle sevilen Arada Cafe insanı adeta İstanbul'dan bambaşka diyarlara ışınlıyor. Arada Kafe kahvaltısı haftanın her günü serpme olarak sunuluyor. Kahvaltıda içerik olarak peynir tabağı, muhammara, mütebbel, humus, pancar humusu, zahter, zeytin çeşitleri, bal kaymak, fette, falafel, sigara böreği, tahin pekmez, ev yapımı doğal reçeller, menemen, pişi ve ev yapımı sıcak ekmek var. Ve tabi bunların yanında bir de sınırsız çay bulunuyor. Anadolu yakasının boğaz kıyısında bulunan ve bu bölgenin oksijen deposu olarak bilenen Fethi Paşa Sosyal Tesisleri Kuzguncuk ve Üsküdar arasındaki Fethi Paşa Korusu içinde yer alıyor. Koru içinde keyifli bir sabah yürüyüşü sonrası Sarayburnu'ndan Ortaköy'e kadar uzanan muhteşem manzarayı seyir balkonundan izleyebilir, Fethi Paşa Sosyal tesislerinde İstanbul'da doğa içindeki en uygun fiyatlı kahvaltılardan birini deneyimleyebilirsiniz. Sosyal tesisler pazar günleri çok yoğun olduğu için diğer günlerde ya da pazar günü erken saatlerde gitmekte fayda var. Üsküdar'da Şemsi Paşa Camii üzerinden enfes bir boğaz manzarası sunan Katibim Kafe Anadolu yakasındaki Boğaz manzaralı kahvaltı mekanları arasında yer alıyor. Katibim Cafe'de kahvaltı iki kişilik serpme ya da menüden seçmeli olarak sunuluyor. İki kişilik serpme kahvaltıda beyaz peynir, taze kaşar, eski kaşar, bal kaymak, siyah yeşil zeytin, söğüş tabağı, dana jambon, ev reçeli, Nutella, panço, acuka, pişi, sahanda yumurta, sahanda sucuk ve bir pot çay bulunuyor. Anadolu yakasında, Boğaz'da uygun fiyatlı, ekonomik kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen yer elbetteki boğaz ile içiçe olan konumu, muhteşem boğaz manzarası, tarihi çınar ağaçlarının gölgesindeki bahçesi ile Tarihi Çınaraltı Aile Çay Bahçesi. Tarihi Çınaraltı Aile Çay bahçesinin İstanbullular için en sevilen yönlerinden biri daha ise herkes kendini evinde hissetsin diye dışarıdan yiyecek getirilmesine izin verilmesi. Adını yanı başındaki Kuleli Askeri Lisesi'nden alan ve İstanbul'da boğaz manzaralı kahvaltı dendiğinde ilk aklıma gelen Kuleli Yakamoz tüm mekanı çepeçevre saran camekan yapısı ile insanda Boğaz kenarında değil Boğaz'ın içindeymiş hissi uyandıran bir Boğaz'daki kahvaltı mekanlarından biri. Aslında alkolsüz balık restoranı olarak hizmet veren mekan, hafta sonları sunduğu açık büfe kahvaltısı ile daha çok rağbet görüyor."} {"url": "https://gezentianne.com/uskudar-nakkastepede-kahvalti-nerede-yapilir-la-colina", "text": "Boğaz'a tepeden hakim manzaralı bahçesi ve seçimli serpme kahvaltısı ile Anadolu yakasında manzaralı kahvaltı mekanı arayanlar için isabetli bir seçim olan La Colina Restaurant Üsküdar Nakkaştepe semtinde yer alıyor. La Colina hafta içi 09:00 14:00 arası hafta sonu ise 09:00 15:00 arası hizmet veriyor. Mekanda fiks fiyatlı bir serpme kahvaltı hizmeti yok. Kahvaltılıklar menüden alakart olarak seçiliyor. Serpme kahvaltılarda artan pek çok kahvaltılığın çöpe gidip ziyan olduğu düşünüldüğünde bu yaklaşımı ile La Colina kocaman bir alkışı hak ediyor. La Colina'da Muhlama (77 TL), Pişi (52 TL), sucuk, sosis, sote mantar, çırpılmış yumurta, hellim, ılık domates, ızgara ekmekten oluşan Sıcak Kahvaltı Tabağı (110 TL) özellikle seviliyor. Muhlamadaki kolot peyniri Trabzon'dan ve mısır unu Rize'den getirtiliyor. Ayrıca Pancake (80 TL)(3 adet pancake, mevsim meyveleri, Nutella), Poşe Yumurta (100 TL) ve Rustik Tost (90TL) gibi seçenekler de bulunuyor. Sınırsız çay 40 TL gibi sembolik bir ücretle sunuluyor. La Colina çoğu kahvaltı masasında bitirilmeden kalan ve ziyan olan tek tip serpme kahvaltıyı sevmeyenlerin tercih edebileceği bir mekan. Muhteşem boğaz manzarası da mekana ayrı bir değer katıyor."} {"url": "https://gezentianne.com/uskudarda-bogaz-manzarali-kahvalti-katibim-kafe", "text": "Üsküdar'da Şemsi Paşa Camii üzerinden enfes bir boğaz manzarası sunan Katibim Kafe Anadolu yakasındaki Boğaz manzaralı kahvaltı mekanları arasında yer alıyor. Katibim Cafe'de kahvaltı iki kişilik serpme ya da menüden seçmeli olarak sunuluyor. Beyaz peynir, Taze kaşar, Eski kaşar, Bal kaymak, Siyah yeşil zeytin, Söğüş tabağı, Dana jambon, ev reçeli, nutella, panço, acuka, Pişi, Sahanda yumurta, Sahanda sucuk ve bir pot çaydan oluşan iki kişilik serpme kahvaltının toplam ücreti Eylül 2023 itibariyle 760 TL. Mıhlama, Menemen, Taze portakal suyu, Türk kahvesi ekstra olarak servis ediliyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/uskudarda-oryantal-ambiyansli-kahvalti-mekani-2023-menu-fiyati", "text": "Üsküdar'da multi kültürel bir mekan olan Arada Kafe Lübnan ve Türk mutfağının harmanladığı kahvaltısı ile Anadolu yakası kahvaltı mekanları arasında önemli bir yere sahip. Oryantal ve renkli ambiyansı, kahvaltısında sunulan zahter, humus, falafel gibi lezzetleri özellikle sevilen Arada Cafe insanı adeta İstanbul'dan bambaşka diyarlara ışınlıyor. Arada Kafe kahvaltısı haftanın her günü serpme olarak sunuluyor. Kahvaltıda içerik olarak peynir tabağı, muhammara, mütebbel, humus, pancar humusu, zahter, zeytin çeşitleri, bal kaymak, fette, falafel, sigara böreği, tahin pekmez, ev yapımı doğal reçeller, menemen, pişi ve ev yapımı sıcak ekmek var. Ve tabi bunların yanında bir de sınırsız çay bulunuyor. Serpme kahvaltının Ekim 2023 itibariyle kişi başı fiyatı 659 TL. 14 yaş altı çocuklardan ücret alınmıyor. Çoğu mekanın sadece 0-6 yaş için ücret almadığı düşünüldüğünde bu fiyat politikası çocuklu aileler için avantaj oluşturuyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenlere Türk kahvesi ikram ediliyor. Arada Kafe Üsküdar'da sıradışı bir kahvaltı deneyimi yaşamak isteyen misafirlerini bekliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/vanikoyde-kahvalti-nerede-yapilir-vanikoy-mutfak", "text": "aniköy Mutfak misafirlerine \"Mutlu bir sabah ve keyifli bir gün için, birbirinden lezzetli tarifleri barındıran menümüze göz atmanızı tavsiye ederiz. Sevdiklerinizle beraber, ağız tadıyla geçireceğiniz güzel zamanlar için, ister kahvaltıya, ister yemeğe, isterseniz de akşam üzeri yorgunluk atmak için bir kahveye bekleriz.\" diye sesleniyor ve Şef Murat Bozok'un danışmanlığında hazırlanan menüsü ile yepyeni bir 'Boğaz'da kahvaltı' seçeneği olarak aramıza katılıyor. Vaniköy Mutfak'ın kahvaltı menüsünde Ezine beyaz peyniri, Kars kaşar peyniri, dil peyniri, ızgara Kıbrıs hellim peyniri, ev yapımı ayva, vişne ve çilek reçelleri, Hatay kırma, Gemlik, Ayvalık ve kalamata zeytinleri, domates ve Çengelköy salatalık, vişne-lor, karakovan balı ve manda kaymağı, ev yapımı simit ve poğaça ve kişi başı 2'şer çay bulunuyor. 2 kişilik serpme kahvaltı toplam 275 TL karşılığında sunuluyor. Ayrıca Tek kişilik kahvaltı tabağı(85 TL) seçeneği de bulunuyor. Mekanda Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Serpme kahvaltıda bulunan tüm malzemeler menüden ayrı ayrı da seçilebiliyor. Vaniköy Mutfak'ın kahvaltı menüsünde ayrıca Çilekli Granola Bowl, Detoks Bowl, Hellimli Çılbır, İspanyol Omleti, Ekşi mayalı ekmek üzeri avokado ezmeli Poşe Yumurta, Taze Çilekli Pancake gibi kahvaltıya renk katan seçenekler de bulunuyor. Mekanın Mıhlaması ve Peynirli kol böreği özellikle seviliyor."} {"url": "https://gezentianne.com/varsova-gezilecek-yerler-en-iyi-restoranlar", "text": "Londra'dan Varşova'ya uygun fiyatlı uçak biletlerinin oluşu bize hafta sonu için bile Polonya'ya gidebileceğimiz fikrini veriyor ve Aralık ayının ilk hafta sonu için Varşova biletlerimizi alıyoruz. Ilık bir Aralık gecesi sabaha karşı yola çıkıyor Londra Stansed Havaalanı'ndan Varşova Modlin Mazovya Havaalanı'na 2 saatlik bir uçuş ile ulaşıyoruz. Havaalanından şehir merkezine Modlin adlı şirketin express otobüsleri ile gidiş dönüş kişi başı 50 Zloty (yaklaşık 40 TL) ücret vererek ulaşıyoruz. Polonya bir schengen ülkesi olmasına rağmen para birimi Zloty. Gezimiz kısa olduğu için paramızı zlotiye hiç çevirmiyor, herşeyi kredi kartı ile halledebiliyoruz. Modlin otobüsleri bizi şehrin merkezi olarak adlandırılan Palac Kultury-i Nauki'de indiriyor. Hazır yamacında iken Varşova'da görülmesi gereken önemli yerlerden biri olan Kültür ve Bilim Sarayı fotomuzu alıyoruz. Polonya'nın en yüksek yapısı olan saray esasen Stalin tarafından kendisi için inşa ettirilmiş ancak kullanabilmesi kısmet olmamış. Şehrin merkezinin etrafında yapılandırıldığı diğer adıyla Stalin Sarayı kamunun ziyaretine açık. Kişi başı 20 PLN ödenerek 42 katlı yapının 30. katına çıkılıp şehir kuşbakışı izlenebiliyor. Varşova geniş binaları ve caddeleriyle bizde Moskova'ya benzer bir doğu bloğu ülkesi izlenimi yaratıyor. Caddelerden karşıya geçmek için alt geçit bulmak, yön sormak için ingilizce bilene rastlamak zor zanaat. Otelimiz bu noktaya yürüyüş mesafesinde. Yolda rastladığımız Ali Baba Kebap'ın vitrinindeki döneri görünce gözümüz dönüyor, daha Polonya mutfağını tanıyamadan Türk mutfağına dalıyoruz. Sen misin yurt dışına seyahate gittiğinde Türk restoranında yiyenlerle dalga geçen. Al işte! Et döner, kasap döner, gün gelir hesap döner. Otelimiz gayet iyi, odalar yenilenmiş, pek cici. Odaya eşyalarımızı bırakıp çıkıyoruz diycem de zaten toplam iki adet standart sırt çantası ile geldik, sadece içlerini hafifletiyoruz. Saat daha 15:00 ve hava kararmak üzere. Şaka gibi. Bu kez tramvaya biniyor, 10 15 dakika içinde Varşova'nın eski şehir merkezine ulaşıyoruz. İkinci Dünya savaşında şehir yerle bir olduğu için eski şehir merkezi sonradan renove edilmiş. Yani aslında pek de eski sayılmaz. 🙂 Olsun biz yine de çok beğeniyoruz. Unesco Kültür Mirasları listesine dahil edilmiş olan eski şehir meydanı, lokal ismi ile Stare Miasto'da, noelin yaklaşması sebebiyle tam bir bayram havası hakim, hangi kareyi fotoğraflacağımızı şaşırıyoruz. Çocuklar kah baloncu ablaların köpük balonlarını patlatıyor, kah ışıltılı trenlere biniyorlar. Onlar mutlu olunca biz daha da mutlu oluyoruz. Yol yorgunuyuz malum, geziyi daha fazla uzatmıyor, tramvaya atladığımız gibi otelimize dönüyoruz. Ertesi sabah Hotel MDM'nin şık kahvaltı salonunda keyifli bir kahvaltı ediyoruz. Ekşi mayalı ekmekler Polonya'da otel kahvaltısında bile var, bizim oralarda niye yok, hayıflanıyoruz. Uzunca bir doğa yürüyüşü sonrası yönümüzü tekrar şehir merkezine doğru çeviriyoruz. Yürümekten yorulmuş çocukların isyanına kulak veriyor, Polonya'nın en iyi dondurmacısı Grycan Cafe'de dondurma ve kahve molası veriyoruz. Yerel bir lezzet olan Rurka Z Bita Smietana yani kremalı puronun tadına bakmadan geçmiyoruz. Eski şehir meydanında son kez dolaşıyor, Noel Baba ile pozumuzu alıyoruz. Otelimizin hemen yakınlarındaki U SZWESKA adlı restoran da oldukça popüler. Çok büyük bir mekan olmasına rağmen kapısında her daim sıra var. Son yemeğimizi de burada yesek ya diyor, masamıza oturduğumuzda kendimizi Polonya'da değil adeta Bavyera'da imiş gibi hissediyoruz. Dev bardaklardan biralarımızı yudumluyor, pirzola, sosis, patates, artık ne getirirlerse gömülüyoruz. Bu restoranda da çocuk oyun alanı varmış. Hem de bir abla bildiğimiz kesmeli biçmeli aktivite yaptırıyor. Çocukları yemek zamanı masaya gelmeleri için ikna etmekte zorlanıyoruz. Ne güzel yahu. Arasan bulamazsın. Birlikte yaptıkları Noel şapkalarını kafamıza takıyor, U SZWESKA ile de vedalaşıyoruz. Yine Kültür ve Bilim Sarayı'nın önünden kalkan MODLIN servislerine biniyor, hava alanına doğru yol alıyoruz. Merhabalar. Varsova'ya 3 gun ay?rsan?z yeterli olacakt?r. H?zl?ca gezerim diyorsan?z da 2 gun yeter bence. Ocak ay?nda hayli soguk olur ama, tavsiye etmem dogrusu. Simdiden iyi yolculuklar."} {"url": "https://gezentianne.com/verona-garda-golu-italya-gezilecek-yerler", "text": "3 yıllık schengenimiz, birikmiş millerimiz ve güzel bahar havaları \"Size bu ara bir Avrupa seyahati yakışır\" mesajı veriyor, ya da öyle algılamak işimize geliyor:) Bize gelen mesaj evrene de ulaşıyor, karşımıza bir adet Milano fırsatı çıkıyor. Biz de bu fırsatı kendimizce mini bir İtalyan Rivierası turuna dönüştürüyor, Verona, Garda Gölü, İtalya Gezilecek Yerlerin altını üstüne getiriyor ve beklentilerimizin çok üzerine çıkıyoruz. Bu kez de nereye gitsek, ne yapsak diye hiç planlamadan düşüyoruz yollara. Portofino fikri var aklımızda bizi heyecanlandıran. Diğer rotalar tamamen spontane. Perşembe sabahı Milano'ya varıp Alfa Romeo'muzu kiraladıktan sonra navigatöre Verona'yı giriyor ve 2 saat sonra Verona merkezinde bir otoparka arabamızı park etmiş bulunuyoruz. Romeo ve Juliet'in şehri Verona'yı çok seviyoruz. Her yer kartpostal tadında, sıcacık bir bahar günü sokakları neşe içinde geziyoruz. Juliet'in Evi'ni ziyaret ettikten sonra güzel bir öğle yemeği yiyip rotamızı Garda Gölü'ne çeviriyoruz."} {"url": "https://gezentianne.com/viaport-lunapark-nerede-nasil-gidilir-guncel-giris-ucreti-nedir", "text": "Pendik'teki Türkiye'nin outlet konseptli en büyük alışveriş merkezi olan Viaport bünyesindeki Lunapark, indirimli alışveriş ile eğlenceyi birleştirmek isteyen çocuklu aileler için güzel bir seçenek oluşturuyor. Çarpışan arabalar ile çocukluğunuza dönebiliyor, Rocket ile adrenalin seviyenizi zorlayabiliyor, çuf çuf tren ile çocuklarınız ile neşeli vakit geçirebiliyorsunuz. Türkiye'nin en eğlenceli outleti Viaport Outlet Shopping, dev oyuncaklarıyla ziyaretçilerine keyifli dakikalar yaşatıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Viaport Outlet Alışveriş Merkezi Pendik'te İstanbul Ankara TEM otoyolunun yanı başında yer alıyor. Öyle ki Viaport Lunapark'taki eğlence üniteleri otoyolda seyahat edenler tarafından görülebiliyor. Viaport Lunapark'a özel aracınız ile ulaşmak için TEM otoyolundan Sabiha Gökçen Havalimanı, Kurtköy çıkışından çıkmanız gerekiyor. Buradan Viaport tabelalarını takip etmeniz yeterli oluyor. Kurtköy, Pendik, Kartal, Sultanbeyli, Dudullu ve Çekmeköy'den Viaport'a giden minibüsler de bulunuyor. İETT otobüsleri ile Viaport'a ulaşmak için 132K, KM25, KM27, 16KH, 134 no'lu belediye otobüsü hatlarını kullanmanız gerekiyor. Viaport Lunapark'ta herşey dahil bir giriş ücreti sistemi yok. Lunaparkların genelinde olduğu gibi giriş için çıkışta depozito iadesini alabileceğiniz kartlardan alıp kredi yükletmeniz gerekiyor. Her bir eğlence ünitesi ayrı ücretlendirilmiş, fiyatlar 80 ile 140 TL arasında değişiyor. Viaport Lunapark'ta büyük çocuklar adrenalin tutkunu yetişkinler için Rocket, Ranger, Gondol, Robocop, Çılgın Sandalye, Sevimli Dragon, Familt Coaster, Çarpışan otolar, 360, Rock'n Roll gibi eğlence üniteleri, çocuklar için Çuf Çuf Tren, Carousel, Atlı Karınca, Samba Balon, Su Kanosu, Helikopter, Dönme Dolap, Uçak, Oyun alanı, Salto, Trambolin, Sekolin ve Kanguru gibi eğlence üniteleri bulunuyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/villa-kiralama-sektorunde-taze-bir-nefes", "text": "Hayalinizdeki tatil evine ulaşmak için artık kiralık villaları internet üzerinden kolaylıkla takip edebilirsiniz. Villa kiralama sektörüne yeni bir bakış açısı kazandıran www. evinikirala. com, 2018 yılında hizmet vermeye başladı. Günümüze kadar en uygun fiyatlı ve lüks villa kiralama hizmeti konusunda hizmet sunan firmanın pek çok bölgede faaliyetlerine devam ettiği bilinmekte. Antalya'nın Kalkan bölgesi başta olmak üzere İslamlar Tatil Köyü, Sarıbelen, Patara ve Üzümlü gibi bölgelerde kiralık villa seçenekleri sunan firma, villa kiralama hizmetleri konusunda Kaş ve Fethiye'de en çok tercih edilen firmalar arasında yerini aldı. Günümüzde otelde konaklamanın haricinde villa tatili de artık yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelmiştir. Bu mekanlar lüks olmalarının yanı sıra tamamen korunaklıdır. Dışarıdan herhangi bir görüntü alınmaması adına özel olarak tasarlanan lüks villalar ayrıca çocuk havuzlu, deniz ve doğa manzaralıdır. Elbette muhafazakar villa kiralamak isteyenlerin de artık bu hizmetlerden faydalanması önemlidir. Lüks villa tatili yapmak için ülkemizde tercih edilen bölge genellikle Akdeniz bölgesi, şehir ise Antalya'dır. Özellikle de Kaş ve Fethiye'de birbirinden güzel villalara göz atmak için firmamızın resmi web sitesini ziyaret etmeniz yeterlidir. Villalarımız muhafazakar aileler başta olmak üzere balayı çiftleri için özel seçenekler içermektedir. Üstelik villalarımız arasında merkeze yakın olan villalar, doğa manzaralı ya da deniz manzaralı villalar gibi farklı seçenekler mevcuttur. Sadece yaz aylarında değil, kış aylarında da kiralayabileceğiniz lüks villalarda özel ısıtmalı havuz sistemleri de yer almaktadır. Villa tatili kullanıcılarına her zaman stresten uzak bir tatil yapma şansı sunar. Bu yüzden otel konaklaması yerine uygun fiyatlarla villa kiralayanların günlük, haftalık ya da aylık kiralama hizmeti alabildiği unutulmamalıdır. Evinikirala her zaman en uygun fiyatlı villa kiralama seçeneklerini yaz ve kış dönemlerinde sunmayı sürdürmektedir. Fethiye de Kaş gibi en çok rağbet gören tatil bölgelerinden biridir. Bu yüzden Fethiye bölgesi kiralık villa seçenekleriyle dikkat çekmeyi sürdürüyor. Firma olarak hem deniz hem de doğa manzaralı Fethiye villalarını siz değerli müşterilerimize en uygun fiyatlarla sunmaya devam ediyoruz. Villalarımız kapalı havuz sistemlerinin yanı sıra özel korunaklı seçeneklerden oluşmaktadır. Bu sayede balayı çiftleri ya da muhafazakar aileler de dilediği şekilde konaklamaya devam edebilir. 2018 yılından beri faaliyet veren firmamız, ailelerin rahat, sakin ve huzurlu bir şekilde tatil yapması için tüm imkanlarını seferber etmektedir. Villalarımızın tamamı lüks mobilyalardan oluşmakla beraber ailelerin talep ettiği ek hizmetler de en uygun fiyatlarla sunulmaktadır. Bu yüzden dilediğiniz her an sitemiz üzerinden Kaş villa kiralama ya da Fethiye villa kiralama seçeneklerini inceleyebilir ve rezervasyon yapabilirsiniz. Üstelik günün fırsat ürünleri, hemen kiralanabilir villalar ve indirimli villalar da firmamızın tatile çıkmak isteyen çiftler için web sitesinde yayınladığı bilgiler arasındadır. O halde gözlerden uzak bir tatil yapmak istiyorsanız Antalya kiralık villa hizmeti alabilir ve dilediğiniz kadar bu mekanlarda konaklayabilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/yalova-cinarcikta-uygun-fiyatli-bungalov-el-mundo-bungalove", "text": "İstanbul'a yakın destinasyonlardan Yalova Çınarcık Bölgesi'nde denize oldukça yakın konumlandırılmış El Mundo Bungalove benzerlerinden daha uygun bir fiyat politikası izliyor. Tesis doğal güzellik anlamında ön plana çıkamasa da Erikli Yaylası, Çifte Şelale ve Dipsiz Göl gibi doğa harikalarına sadece 15 km mesafede oluşu keyifli bir hafta sonu rotası oluşturma imkanı sunuyor. El Mundo Bungalove'a özel aracınızla İstanbul'dan Osmangazi köprüsünden geçerek 1 saatte ulaşmanız mümkün. Ayrıca BUDO ile de İstanbul'dan ulaşım imkanı bulunuyor. Yanyana dizilmiş 13 adet bungalov evden oluşmuş tesiste bir adet restoran da bulunuyor. Standart bungalov, Suit bungalov ve Deluxe bungalov evlerin her birinde özel banyo, 24 saat sıcak su, havlu, saç kurutma makinesi, odalarda dolap, klima, mini bar ve uydu yayınlı TV yer alıyor. 2 kişinin konaklayabileceği 13 m2'lik standart bungalov odalarda 2 kişi için hafta içi gecelik 1200 TL, hafta sonu gecelik 1400 TL ödemeniz gerekiyor. 2 ya da 4 kişinin konaklayabileceği TV mutfak ve oturma gruplu 21 m2'lik Suit bungalov evlerde hafta içi gecelik 1800 TL, hafta sonu 2200 TL ödemeniz gerekiyor. 2 ya da 4 kişinin konaklayabileceği oldukça lüks döşenmiş, büyük ekran TV, ses sistemi, mutfak ve oturma gruplu, bar tezgahlı, ambiyan aydınlatmalı 40 m2'lik Deluxe bungalov evlerde hafta içi gecelik 2200 TL, hafta sonu 2600 TL ödemeniz gerekiyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. 02.04.2021 / 04.04.2021 tarihleri arasında Yalova/Çınarcık El Mundo Bungalove'da rezervasyonumuz vardı. Bu yeri bu siteden keşfedip, referans aldık ve bu yer kötü değildir düşüncesiyle gittik. Fakat iyi başlayan tatilimiz işletme sahibi/sorumlusu Olgun Bey'in bize karşı davranışlarını sizlerle paylaşma gerekliliği duyuyoruz. 1-) Mekanın hemen ön tarafında sahile bakan Aşçı Kerem Bey'in yerinde Cumartesi sabahı kahvaltımızı yaparken içeri girip kapalı mekanda eşimle kahvaltı yaparken sigara içmesi. 2-) Cumartesi gecesi sanırım biz hariç orada kalan 7-8 Bungalove'dakilerin hepsi (15-20 kişi) kendi arkadaşları olacak ki onlarla mangal yaptı. Bunda bir sorun yok ama asıl sorun bundan sonra başladı. Gece 1'e kadar yüksek sesli müzik dinleme, şarkıya yüksek sesli eşlik etme, bağırarak konuşmalar, kahkahalar ve içki içmeler. Pandemi döneminde maskesiz, mesafesiz yapılan bu içkili partiden rahatsız olduk çünkü uyku vakti kaldığımız odanın önünde oldu. Olgun Bey ile iletişime geçtim fakat telefonunu açmadı. Ben de mesaj attım. Geri dönüş olmadı. Camdan baktığımda ateşin başında içerek elinde telefonu ile oyalanıyordu. Gece 02:46'ya kadar sürdü bu işkence. Eşimin beni engellemeleri sayesinde ne kendim bir müdahelede bulundum ne de Polis/Jandarma'yı aradım. Sabah erkenden terkettik mekanı."} {"url": "https://gezentianne.com/yalovada-havuzlu-ve-somineli-bungalov-evler-bagdat-resort", "text": "Osmangazi Köprüsü sayesinde İstanbul'dan sadece 1 saatte ulaşabileceğiniz Bağdat Resort, Yalova Altınova mevkiinde yer alıyor. Bağdat Resort yeşile bezenmiş dağlar ve dereler arasındaki, oldukça modern dekore edilmiş bungalov evlerde doğanın kalbinde konforlu bir tatil imkanı sunuyor. Orman içinde hobit evlere, şömineli bungalovlara ve restorana sahip tesiste yaz aylarında geniş havuzunda yüzme imkanı da bulunuyor. Tesisi Sapanca'daki benzerlerine göre ön plana çıkartan diğer bir yönü ise Bağdat Resort'un yakınında bulunan 20 km'lik doğa yürüyüşü parkuru. Bu parkur boyunca derelerden geçmek, mantar avına çıkmak, temiz havayı solumak ve kuş sesleri ile huzura kavuşmak mümkün. Bungalov evlerde mini buzdolabı mevcut ancak mutfak yok. Konaklama ücretine sadece kahvaltı dahil. Öğle ve akşam yemekleri alakart olarak restoranda servis ediliyor. ?Hafta içi tek gece 2 kişi Bungalov 1'de 2750 TL, Hobbit ev 2750 TL, Butik otel 2250 TL, Bungalov 2'de 4250 TL. ?Hafta sonu tek gece 2 kişi Bungalov 1'de 3750 TL, Hobbit ev 3750 TL, Butik otel 3000 TL, Bungalov 2'de 5000 TL. ?Hafta sonu iki gece 2 kişi Bungalov 1'de 6000 TL, Hobbit ev 6000 TL, Butik otel 5000 TL, Bungalov 2'de 8000 TL. Tesiste Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip edenler için %10 indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/yari-yil-somestr-tatilinde-cevahir-avm", "text": "Karneler alındı, yarı yıl tatili başladı. Okullu yavrular için gezme ve eğlenme zamanı... Yarı yıl tatili için pek çok alışveriş merkezi özel programlar hazırladı. Bunlardan biri de işime yakınlığı ve sevdiğim mağazaların bir arada oluşu sebebiyle neredeyse her öğlen yemek ve alışveriş için uğradığım bir metro mesafesinde Cevahir AVM. Yarı yıl tatili için Cevahir AVM'nin zemin katındaki orta alanda kurulan Şipşak Dünya Turu'nda çocuklar dünyanın farklı bölgelerine ait 6 farklı kültürle tanışıp yaratıcılıklarını geliştiriyorlar. Her gün 12:00 ile 19:00 saatleri arasında kuzular Brezilya köşesinde sambacı ablaları ile birlikte samba yapıyor, Mısır piramitlerine girip piramitlerin gizemleri hakkında TV'den bilgi alıyor, Boğaz'da balık tutuyor, Paris'te sanat köşesinde boyama yapıyor, İtalya'da oyun hamurundan pizza yapıp Şipşak Dünya Turu'nu tamamlıyorlar. En güzeli de bu tur ücretli değil. Çocuğunuzun Şipşak Dünya Turuna katılması için Cevahir'de yapılmış 50 TL ve üstü alışveriş fişini göstermeniz yeterli. Kuzular 'Şipşak Dünya Turu'nda eğlenceye doymadıysa yine Cevahir bünyesindeki Türkiye'nin en büyük kapalı eğlence merkezi Fun Lab'a bir uğrayın derim."} {"url": "https://gezentianne.com/yedigollerde-somineli-bungalov-evler-hindiba-doga-evi", "text": "Bolu Yedigöller yolu üzerinde yer alan Hindiba Doğa Evi Doğanın kalbinde sessiz, sakin ve huzurlu bir hafta sonu geçirmek, şehrin kaosundan uzaklaşmak, toprağı ve rüzgarı hissetmek, ormanda yürüyüş yapmak, kamp ateşi başında sohbet etmek isteyenler için keyifli bir doğa tatili imkanı sunuyor. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil hizmet veren tesiste 3 tane bungalov ev, 9 tane taş ev ve şömineli restoran alanı bulunuyor. Hindiba Doğa Evi İstanbul'a yaklaşık 3 saat, Ankara'ya ise yaklaşık 2 saat mesafede yer alıyor. Her birinin kendine özel banyo ve tuvaleti bulunan ve merkezi kalorifer sistemi bulunan taş ev ve bungalov evlerde Eylül 2023 itibariyle iki kişi için toplam hafta içi tek gecelik 2200 TL, cuma gecesi konaklamalarda 3000 TL, cumartesi gecesi konaklamalarda 3900 TL ödemeniz gerekiyor. 0-5 yaş ücretsiz, 6-11 yaş için 400 TL ücret alınıyor. Konaklama ücretine kahvaltı ve akşam yemeği dahil. - Televizyonlar yok, yerine doğanın sunduğu güzellikleri keşfedip, unutulmaz anılar biriktirmek var. - Araba sesi ve kornalar yok, yerine kuş cıvıltıları var. - Geceleri yolları aydınlatmak için çok fazla ışık yok, yerine gökyüzündeki yıldızlar var. - Sağlığınıza zararlı dondurulmuş hazır ürünler yok, yerine bahçeden toplanan ve köy pazarından alınan taze ürünler var. - Doğanın sunduğu eşsiz güzellikleriyle muhteşem İnstagram fotoları çekebilir, - Sıcak şarap ile birlikte şömine başında keyifli vakit geçirebilir, - Çocuklarla tertemiz çimlerde yuvarlanıp, ağaçların arasında koşturup onlara toprağa dokunmanın doyumsuz keyfini anlatabilir, - Ateş başı sohbetlerine katılıp birlikte şarkılar söyleyebilir, - İster kendi evcil hayvanınızla, ister tesisteki kediler, köpekler ve tavuklarla oynayabilir, - Akşamları kamp alanına çıkıp milyonlarca yıldızın aslında bize ne kadar yakın olduğunu görebilir, - Ateş başında gerçekleşen sucuk ekmek partilerine katılabilir, - Her mevsim doğanın sunduğu farklı güzelliklerle; ilkbaharda dağ çiçeklerini görüp, yazın terlemeden ateş başında otururken, sonbaharda kızaran yaprakların ve kışın kar topu oynamanın keyfine varabilir ya da sadece durup anda kalabilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/yerebatan-sarnici-sarayi-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir", "text": "İstanbul'un görkemli tarihsel yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı Bizans döneminde halkın su ihtiyacını karşılamak için yaptırılmış ve suyun içinden yükselen ve sayısız gibi görülen mermer sütunlar sebebiyle halk arasında Yerebatan Sarayı olarak isimlendirilmiş. Yerebatan Sarnıcı'nın bulunduğu yerde daha önce bir Bazilika bulunduğundan, Bazilika Sarnıcı olarak da anılıyor. Yerebatan Sarnıcı Eski İstanbul'un kalbi olan Sultanahmet bölgesinde, Ayasofya'nın güneybatısında yer alıyor. Yerebatan Sarnıcı'na gitmek için en mantıklı yol Kabataş-Bağcılar tramvay hattını kullanarak Sultanahmet durağına kadar geldiğinizde inmektir. Sultanahmet durağına yürüyerek 3 dakika yürüyüş mesafesindedir. Anadolu yakasından gelenler Kadıköy'den vapur ile Kabataş, Karaköy ya da Eminönü'ne geçerek Kabataş Zeytinburnu tramvayına binebilir. Yenikapı tarafından ya da Anadolu yakasından gelenler için Marmaray hattını kullanmak da diğer bir yöntemdir. Marmaray Sirkeci durağında Cağaloğlu Vilayet çıkışını takip ederek İstanbul Valiliği önüne gelmelisiniz. Buradan Yerebatan Sarnıcı 7 dakika yürüyüş mesafesindedir. Yerebatan Sarnıcı, haftanın her günü 09.00-22.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Yerebatan Sarnıcı, belirli günlerde 22.00-00.00 saatleri arasında Night Shift etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/yildiz-parki-nerede-nasil-gidilir-giris-ucreti-nedir-kahvalti", "text": "Beşiktaş ile Ortaköy arasında yer alan, İstanbul merkezindeki en büyük koru olan Yıldız Parkı ziyaretçilerine şehir merkezinde, muhteşem bir doğa ve renk cümbüşü sunuyor. Malta Köşkü ve Kır Kahvesi'nde yeme içme molası verebileceğiniz gibi, Yıldız Parkı boyunca sıralanmış piknik masalarında ya da ağaçlar altındaki çim alanda piknik imkanı da bulunuyor. Ağaçlar arasında geçiş yapan sincaplara rastlamak çocukları çok mutlu ediyor. Gölet etrafında dolaşırken Yıldız Parkı muhteşem görseller sunuyor. Beşikta'ta Çırağan Sarayı'nın sırtlarında bulunan Yıldız Parkı Yıldız Teknik Üniversitesi'ne kadar uzanan oldukça geniş bir alanı içerisine alıyor. Bu nedenle Yıldız Parkı'na hem Beşiktaş Ortaköy yolu üzerindeki Çırağan Sarayı'nın karşısından, hem de Balmumcu'dan Ortaköy'e doğru uzanan Palanga Caddesi üzerinden giriş yapılabiliyor. Kısaca Yıldız Parkı'na gidebilmek için Beşiktaş'a kadar gelip yürümek ya da Beşiktaş'tan Ortaköy'e doğru giden belediye otobüslerine binip Çırağan durağında inmek gerekiyor. Yıldız Parkı'na yaya girişi ücretsiz, araç girişi için 30 TL ücret alınıyor. Yıldız Korusu'nun içerisinde Kır Kahvesi, Malta Köşkü ve Çadır Köşkü olmak üzere BELTUR tarafından işletilen üç mekan bulunuyor. Bunlardan sadece Kır Kahvesi ve Malta Köşkü'nde kahvaltı servisi veriliyor. Kır Kahvesi daha mütevazi, ağaçlar altındaki doğal ortamı ile ön plana çıkıyor. Malta Köşkü ise adına yaraşır bir ihtişama sahip, tepeden gördüğü boğaz manzarası ile ön plana çıkıyor. Yıldız Parkı Malta Köşkü'nde hem hafta içi hafta sonu 09:00 ile 13:00 arasında tek kişilik kahvaltı tabağı (99 TL) ya da iki kişilik MEGA KAHVALTI (279 TL) sunuluyor. Tek kişilik kahvaltı tabağında Beyaz peynir, Taze kaşar peyniri, Lor peyniri, Tereyağ, Mevsim reçeli, Bal, Tahin & pekmez, Haşlanmış yumurta, Macar salam, Söğüş tabağı, Siyah ve yeşil zeytin, Acuka, Sokak simidi, Pişi ve Börek bulunuyor. 3 adet demleme çay da kahvaltı tabağı ücretine (99 TL) dahil. Serpme olarak servis edilen iki kişilik Mega kahvaltıda (279 TL) ise bunlara ek olarak Dil peyniri, Kaymak, Nutella, Soslu tavuk sosis, Tereyağlı çırpılmış yumurta ve 3 adet çay yerine de sınırsız çay yer alıyor. Beltur'un Güncel Menüsüne yazının devamında ulaşabilirsiniz. Daha mütevazi bir seçenek olan Kır Kahvesinde hafta içi ve hafta sonu günün her saatinde servis ettikleri gözlemeleri çok lezzetli. Beyaz peynir, Taze kaşar peyniri, Lor peyniri, Tereyağ, Mevsim reçeli, Bal, Tahin & pekmez, Haşlanmış yumurta, Macar salam, Söğüş tabağı, Siyah ve yeşil zeytin, Acuka, Sokak simidi, Pişi ve Börek ve 3 adet demleme çayın da dahil olduğu Kahvaltı tabağı ücreti 99 TL. Gözleme ve omlet çeşitleri 35-50 TL aralığında. Yıldız Parkı Çadır köşkünde Ödüllü Şef Yunus Emre Akkor ile Osmanlı Deniz Mutfağı günleri düzenleniyor. Fiyat detayları ile birlikte güncel menüye ulaşmak için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/yola-cikmaya-ne-kadar-hazirsiniz", "text": "Uzun yıllardır ulaşımı inanılmaz derecede kolaylaştıran hava yolu sayesinde dünyanın dört bir yanını gidip görmek inanılmaz derecede kolaylaştı. Tabii bunun bir de maliyeti var: Uçak bileti! Bütçeye uygun uçak bileti aramak bulmak eskiden olsa biraz uğraştırıcı bir yoldu. Ancak şimdi öyle mi? Örneğin; İstanbul İzmir uçak bileti bakıyorsunuz. Yapmanız gereken çok basit! Her gün bilet takibi yapmak yerine gitmek istediğiniz yerin lokasyonlarını giriyorsunuz, uçak bileti fiyatı düştükçe size e-posta yoluyla ya da SMS ile bilgilendirme geliyor. Özellikle gitmek istediğiniz yerler için bu tarz bir takip sistemi oluşturursanız bütçenize uygun uçak biletini ilk siz alabilir, uzun zamandır aklınızda olan ve görmek istediğiniz yerleri keyifle keşfe çıkabilirsiniz. Yolculukların yorucu yanlarından biri çanta hazırlığıdır. Bazıları inanılmaz rahat oldukları için yola çıkmadan sadece birkaç saat önce az bir eşya ve küçük bir çantayla dünyanın diğer tarafına gidebilir. Bazıları ise günler öncesinden çantasını açar ve her güne hatta sabah, öğlen, akşam ayrı ayrı giymek üzere farklı farklı kombinleri hazırlayarak inanılmaz bir çanta hazırlar. İkisi de uç örnekler gibi gelebilir. Ancak ikisini de yapan insanlar olduğuna eminiz. Burada yapılması gereken en önemli şey gideceğiniz yer kadar, kaç gün kalacağınız da önemlidir. İstanbul Adana uçak bileti aldınız. İlk soru kaç günlüğüne gidiyorsunuz? İki, üç günlük bir şehir turu yapacaksanız tavsiyemiz kesinlikle yanınıza alabileceğiniz bir çantayla gitmeniz. Zaten iki üç günlüğüne gidiyorsunuz, havalimanında valiz bekleyerek zaman kaybetmek ister misiniz? Yanınıza yedek kıyafet, iç çamaşırı ve seyahat boy kişisel bakım ürünleri almanız yeterli. Bütün gün sokaklarda gezecekseniz tozacaksınız, o yorgunluğun üzerine ılık bir duşla günü tamamlamak isteyeceksinizdir. O yüzden kullanışlısından ve rahatından tişört ve pantolonlarınızı hazırlayın. Kadınlar için en pratiği elbiseler ve spor ayakkabı. Hem daha az yer kaplıyor hem de şıklığınızdan asla ödün vermemiş oluyorsunuz. Eğer çok yoğun çalışıyorsanız, tempolu bir dönemdeyseniz, sınav haftası sonrası kafa dağıtmak için yolculuğa çıkıyorsanız veya sadece çok unutkansanız mutlaka bir liste yapın. Yanınızda götürmek istediğiniz, çantada mutlaka olmasını istediğiniz şeyleri bir kenara yazın ve yola çıkmadan önce mutlaka son bir kontrol ederken listeye bakarak karşılaştırın. Mesela şarj aleti! Unutulmaması gereken eşyaların en başında geliyor. Yola çıkmadan önce telefonunuzu şarj etmek için fişe taktınız. Yola çıkma saati yaklaştıkça başka şeylere yoğunlaştınız, gitme vakti geldikçe telefonu şarjdan çıkardınız çantaya attınız ama şarj aletini orda bıraktınız! Gereksiz bir gerilim. O yüzden siz siz olun bu tarz ufak şeyler yüzünden canınızın sıkılmaması için sıkı bir son kontrol yapın. Sık sık seyahat ediyorsanız mutlaka taşınabilir pil şarj aleti olan powerbank'i yanınızdan ayırmayın. Teknolojik ürünler arasında pratikliği ile ön plana çıkan powerbank, tüm gün gezdiğiniz yerlerin fotoğrafını ve videosunu çekmekten şarjı hızla biten telefonunuz için acil yardım ekibi gibi olacak. Siz bir yorgunluk molası verdiğinizde hemen telefonunuzu powerbank'a takabilir ve şarj olmasını sağlayabilirsiniz. Böylelikle gün boyu telefonunuzu kullanabilir, doya doya fotoğraf, video çekebilir, sevdiklerinizle görüntülü konuşabilir arada bir sosyal medyada neler oluyor diye bakabilirsiniz. Uçak biletinizi aldınız, çantanızı hazırladınız, elektronik eşyalar ve şarj aletleri de hazır olduğuna göre yapmanız gereken birkaç şey daha kaldı. Gideceğiniz şehirde nerelere gideceksiniz? Bu sorunun cevabı kalacağınız gün sayısına göre değişkenlik gösterebilir. İstanbul Adana uçak bileti cebinizde atladınız uçağa... Konu Adana olunca akla ilk gelenler genelde yemek çeşitleri oluyor. - Adana Kebap - Şırdan - Yüksük Çorbası - Bici Bici - Şalgam - Mumbar - Kırkkat - Fellah Köftesi - İçli Köfte - Adana Lahmacun - Analı Kızlı Yemek yemeyi seven amatör bir gurmeyseniz Adana tam size göre. Gezerek birkaç günde bitiremeyeceğiniz bir şehir olan Adana'ya gitmeden evvel mutlaka hem yemek yiyeceğiniz yerleri hem de görmek istediğiniz yerleri belirlemelisiniz. Gidip görmek istediğiniz yer hangi günler kapalı, saat kaça kadar açık gibi detayları önceden bilirseniz her şey sizin için daha kolay olur. En önemli noktalardan bir diğeri ise ulaşım. Adana hava limanından araç kiralamak en mantıklısı. Hem vakit kaybı yaşamazsınız hem de planınızı tamı tamına uygulama şansınız daha da artar. Bu yüzden Adana planı hazırlarken gideceğiniz yerler nerede, ulaşım nasıl, yol kaç saat sürüyor gibi detaylar da sizin için hayat kurtarıcı olacaktır. Konaklayacağınız yer Adana merkezinde ise ve genel olarak merkez ve merkeze 1 saat uzaklıktaki yerlere gidecekseniz araç kiralayarak sıkıntı yaşamadan göreceğiniz her yere yetişebilirsiniz."} {"url": "https://gezentianne.com/yunan-adalarina-nasil-gidilir-vizesiz-gecis-feribotla-ulasim", "text": "Doğallığını yitirmemiş sahillerde berrak ve masmavi sularda yüzmek, tazecik kalamar, güneşte kurutulmuş ahtapot, Grek salata ve uzo eşliğinde bir servet ödemeden deniz kıyısında gün batımının keyfini sürmek... Tüm bunlar bir feribot mesafesindeyken Türklerin Yunan Adalarına olan ilgisini anlamak zor değil. Yunan Adaları blog yazımda sizlere Yunan Adaları'na Nasıl Gidilir? Vizesiz Geçiş, Feribotla Ulaşım konularını tek tek açıklıyorum. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Yunanistan Avrupa Birliğine üye bir ülke olduğundan, eğer yeşil pasaporta sahip değilseniz Yunan Adaları'na geçmek için schengen vizesine sahip olmanız gerekmektedir. Feribotla geçiyor olmak ne yazık ki bu kuralı değiştirmemektedir. Yani hiçbir Yunan adasına günübirlik bile olsa VİZESİZ GEÇİŞ YOKTUR. Ancak feribot ile geçilen Yunan adalarına kısa süreli turistik geziler için girişler kolaylaştırılmış, GEÇİCİ VİZE uygulamasına başlanmıştır. Geçici vize sistemi Rodos, İstanköy, Meis, Sakız, Sisam, Sömbeki ve Midilli adalarını kapsamaktadır. Verilen vize, tek girişli Schengen Vizesi olup, Sakız Adası ve Yunanistan'ın diğer adalarına yapmayı planladığınız (maksimum 15 gün geçerli olabilen) seyahatleriniz için geçerlidir. Vizeyi bu yöntemle alabilmek için Türkiye'de Bodrum, Dikili, Foça, Marmaris, Fethiye, Ayvalık, Çeşme, Kuşadası ve Kaş gibi tatil yörelerinde faaliyet gösteren seyahat acentelerine, seyahatten en az 3-4 gün öncesinden başvurmanız gerekmektedir. Gerekli belgeler aşağıdaki gibidir. Yetişkin yolcular için Vize Ücreti 55 Euro'dur. Evraklarınız ile acentaya başvuru sırasında ödenir. 0-12 yaş çocuklar ücretsiz olup, sadece başvuru ücreti olan 20 ödenir. - En az 6 ay geçerli pasaportun aslı - Pasaportun fotoğraflı sayfasının renkli fotokopisi (1 adet) - Yeni çekilmiş biyometrik fotoğraf (2 adet, arka fon beyaz) - 12 yaş altı çocuklar için kimliğin ön yüz fotokopisi - Elektronik ortamda doldurulmuş vize başvuru formu (1 adet) - Otel rezervasyonu belgesinin örneği (1 adet) - Gidiş-dönüş feribot bileti Yunan Adaları'nda toplu taşıma pek yaygın olmadığı için en mantık ulaşım yöntemi araba kiralayarak gezmektir. Gittiğiniz adada keşfedilecek pek çok güzel koy olduğundan Yunan Adaları'nda araba kiralamadan yapacağınız, otele bağımlı bir tatil sizi memnun etmeyecektir. Feribottan indiğiniz anda karşınıza çıkan RENT A CAR şirketlerinin ofislerinden herhangi birinden araba kiralayabilirsiniz ancak yüksek sezonda ve bayram dönemlerinde arabasız kalmamak ya da kazıklanmamak için internetten önceden rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir. Çeşme'den Ertürk Lines veya Ege Birlik şirketlerine ait feribotlarla 45 dakikada ulaşabileceğiniz Sakız Adası Mavra Volia, Lithi Beach, Elinta Beach, Lagada Limanı ve Glari Beach gibi oldukça doğal plajlara sahip. Gidiş dönüş feribot ücretinin kişi başı sadece 25 Euro olması sebebiyle ulaşılması en ekonomik Yunan Adası olan Sakız Adası'nın bakir koylarını çok seviyor, fırsat buldukça gidiyoruz. Kuşadası'ndan Estamos Travel'a ait feribotlar ile geçilen Samos Adası Lemonakie Beach, Tsamadou Beach, Kokkari Beach, Livadaki Beach, Gagou Beach ve Psili Ammos plajları ile doğal güzelliğiyle mest eden adalardan. Türkiye'den feribotla geçilen Yunan Adaları dendiğinde ilk akla gelen adalardan olmadığı için özellikle bayram dönemlerinde adaya gidiş ve dönüşlerde uzun sıralar beklememek istemiyorsanız Samos Adası'nı tercih edebilirsiniz. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Yeşil Marmara Lines ve Marmaris Ferry şirketlerine ait feribotlar ile Marmaris'ten 1 saatte geçilen Rodos Adası'nın doğu tarafındaki plajların neredeyse hepsi muhteşem. Şehir merkezindeki Elli Beach bile ancak tekne turlarında rastladığımız turkuaz renge ve berraklığa sahip. Çıplaklar plajı Mandomata oldukça şaşırtıcı. Bodrum'dan Bodrum Express Lines ya da Bodrum Feribot İşletmeciliği ile geçilen Kos Adası büyük, kalabalık ve fazla turistik olması sebebiyle bizi diğer Yunan Adaları kadar cezbetmiyor. Kos Adası'ndaki deniz ne yazık ki Rodos, Sakız, Samos veya Thassos'taki deniz kadar büyüleyici gelmiyor. Yine de Kos Adası Hipokrat Ağacı, termal suları, Zia Köyü ve canlı müzikli tavernaları ile kendine özgü güzellikler sergiliyor. Thassos Adası'na feribot geçişi Türkiye sınırları içinde olmasa da İpsala sınır kapısından çıktıktan iki üç saat sonra ulaşılabilen Yunanistan'ın Keramoti Limanı'ndan kolaylıkla geçiş yapılabildiği için İstanbul'dan Çeşme'ye ya da Kuşadası'na arabayla gidip, feribota binmekler eşdeğer bir yolculuk süresine sahip olduğu düşünülebilir. Böyle feribotla Yunan Adalarını tek tek keşfetmeden önce cruise gemileri ile adaları kısa kısa geziyim, genel bir intiba ediniyim derseniz gemi ile cruise turları tam size göre. Genellikle Kuşadası çıkışlı olan bu turları ETSTUR, SETUR, JOLLY TUR gibi pek çok turizm şirketi gerçekleştiriyor. Üstelik bu turların bazıları için schengen vizesi de gerekmiyor. Gemi ile Santorini, Mikonos gezi notlarım için tıklayın.."} {"url": "https://gezentianne.com/yunan-adalarina-ucretsiz-feribot-seferleri", "text": "Türk ve Yunan dostluğu turizmde de kendisini gösterecek. Seferihisar Belediyesi, Tursem Turizm, Teos Marina ve Samos'lu işadamları işbirliğiyle Sığacık-Karlovassi 2016 seferleri başlıyor. 1 Temmuz Pazartesi tarihinden itibaren başlayacak seferler, ilk üç gün feribot koltuk ücretsiz, ardından gidiş -dönüş vergiler dahil sadece 29 Euro'ya gerçekleşecek. Sığacık Teos Marina Samos Adası Karlovassi Limanı arasında feribot seferleri avantajlı fiyatlarla başlıyor. Tursem Turizm'e ait 49 metrelik 3 katlı 400 kişi kapasiteli Dedetaş isimli feribotla gerçekleşecek seferler, 5-6-7 Temmuz tarihlerindeki Ramazan Bayramı boyunca hergün, sonrasında ise haftada altı gün gerçekleştirilecek. Tanıtım kampanyası kapsamında 1-2-3 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek ilk turlar sabah gidiş akşam dönüş seklinde ücretsiz olacak. 4 Temmuz'dan itibaren ise, turlar, çok uygun fiyatla, vergiler dahil gidiş -dönüş 29 Euro'dan gerçekleştirilecek. 1 gece konaklamalı paket 55 Euro, 2 gece 75 Euro, 3 gece 85 Euro, 4 gece 95 Euro'dan satılacak."} {"url": "https://gezentianne.com/yunan-adalarinda-balayi", "text": "18 Mayıs 2002 tarihinde nihayet evlendikten 3 gün sonra balayımız için gemi turuna katılmak üzere otobüsle Kuşadası'na gittik. Pasaportlarımızı damgalattıktan sonra limandaki duty-free'ye bir göz atıp gemiye bindik. Gemimiz Aegean-1 isimli bir yunan gemisiydi ve doğal olarak içeri girdiğimizde bizi yunan personel karşıladı. Gemi personeliyle İngilizce konuşarak anlaşıyorduk. Allahtan bunlar Paris'teki Fransızlar gibi Yunanca konuşuruz biz diye tutturmadılar. Aynen otellerdeki gibi resepsiyona kayıt yaptırdıktan sonra odalarımızın anahtarını verdiler. Odamız girişin 2 kat altında acayip sevimli bir odaydı. Küçücük olmasına rağmen içerde şifonyeri ve gardırobu bile vardı. Valizlerimiz geldikten sonra merakla gemiyi gezmeye başladık. Gemide 300'e yakın kabin, 2 tane restoran, terasında yüzme havuzu, sinemadan, gösteri salonuna, casinodan, diskoya kadar her şey vardı. Gezerken geminin fazla tenha olduğunu fark ettik ve koskoca gemi Kuşadası'ndan binen maksimum 50 kişiyle mi adaları gezecek acaba diye şüpheye düştük. Meğer bu gemi sürekli rotasyon yapıyormuş. Yani gemi esas olarak Pire Limanı'ndan alınan yolculara Yunan adalarını ve Kuşadası'nı gezdiriyor, bu arada Kuşadası'ndan alınan Türk grup da Yunan adalarına ve Pire liman şehrini geziyormuş. Limandan ayrılırken içeri dolan insan kalabalığını görünce geminin hiç de tenha olmayacağı anladık zaten. 🙂 Gemideki yolcuların büyük bir kısmını Avrupa'dan ya da Uzakdoğu'dan Yunanistan'a gelmiş ve adaları gezmek isteyen turistler, diğer bir kısmını kendi adalarını görmek isteyen Yunanlılar ve geri kalanını da biz Türkler oluşturuyorduk. Gemi personelini ise üst mevkidekiler sadece Yunanlılar olmak üzere Yunanlılar ve Rus kızlar oluşturuyordu. Kuşadası'ndan ayrıldıktan sonra tüm Türk yolcular gösteri salonunda toplandı ve can yeleklerinin nasıl takılacağı, gemi batmaya başlarsa ne yapılacağı, önce kadınların ve çocukların sandallara bineceği gibi pek sevimli şeyler anlatıldı. Odamıza yerleştik, yemeğimizi yedik derken bir baktık ki ilk durağımız olan Patmos Adası'na varmışız. Gezimizin ikinci gününün sabahında Rodos Adası'na vardık. Adanın uzaktan görünüşü bile oldukça gösterişliydi. Adanın ortası ortaçağdan kalma surlarla çevriliydi. Burada da pek çok şehirde olduğu gibi eski şehir-yeni şehir kavramı vardı. Surların iç kısmında kalan old town tarihi binalar, camiler, kiliseler, evler, ağaç altı kafeleri, hediyelik eşya dükkanlarıyla doluydu. Surların dışında kalan kısmında Rodos halkının ve yazlıkçıların evleri ve onların önlerinde oteller ve kocaman bir kumsal vardı. Santorini hariç gittiğimiz tüm adalarda denize girme imkanı vardı ama biz gemi yolculuğu sonrasında Fethiye'ye gideceğimiz için vaktimizi gezelim görelim şeklinde geçirdik. Zaten mayıs ayında olduğumuz için 'Uff deniz olsa da girsek' hissi uyandıracak bir sıcaklık da olmadı. Neyse Rodos'u epey beğendik. Hem büyük hem modern hem yemyeşil hem tarihi, her şeyin iç içe olduğu bir adaydı. Biz göremedik ama gece hayatının da çok başarılı olduğunu duyduk. Açıkçası bu adanın bizim değil de Yunanlılara ait olmasına bayağı üzüldük. Daha sonra buradan koşar adım uzaklaşıp şehir merkezine geldik. Girit yüksek binaları büyük mağazaları geniş yolları ile bir adada olması gereken etkileyicilikten uzak koskoca bir şehirdi. Biz zaten sabah erken saatlerde varıp öğle sularında adadan ayrıldık. Belki de güzel olup da bizim görmediğimiz yerler vardı. Ama ekstra tur olarak bula bula taş turunu bulduysalar Girit'in pek bir olayı olmadığı sonucuna rahatlıkla varabiliriz. Santorini'de tepede manzaralı bir kafede oturup frappe içip eşimle 'Ne güzel dimi, ne güzel dimi' deyip durduk. Zaten adada öyle bir eğim vardı ki herhangi bir kafenin manzarasız olma ihtimali çok azdı. Yunanlıların upuzun bardaklarda her yerde içtiğini gördüğüm köpüklü kahverengi şeyin buzlu kahve olduğunu da nihayet keşfetmiş oldum. İnişte hadi yürüyelim bari diyerek patika yoldan inen ve çıkan atlar eşliğinde zikzaklar çizerek pıt pıt inmeye başladık. İniş yolu feci tezek kokuyordu. Ayrıca atları süren adamlar sürekli bizi durdurup çantamızı gösterip bir şeyler istiyorlardı ama İngilizce bilmedikleri için ne istediklerini bir türlü anlayamadık. 20 dakikada aşağı ulaştık bir baktık bizim geminin sihirbazı rehber olmuş elinde Aegean-1 pankartıyla sürüyü toplayıp botlara bindirmeye çabalıyor. Şimdiki hedefimiz gayleriyle meşhur Mikonos adasıydı. Mikonos da Santorini'den ilginç olmasın oldukça ilginç bir adaydı. Bu ada bana biraz bodrumu anımsattı. Yat limanın olduğu kısımda dizilmiş kafeler, bodrumdaki yat limanı ve önündeki daha çok orta yaşlıların ve ailelerin takıldığı kafeleri, adanın arka koyundaki gençlerin bulunduğu daha modern tarz kafeler ve barlar ise Türkbükü'nü hatırlattı. Yat limanının orda biralarımızı içerken gelen feribottan akın akın insanların indiğini gördük. Günlerden cumaydı ve anladığımız kadarıyla feribottan inenler hafta sonu için yazlıklarına ya da otellere gelen Yunanlılardı ve yaş ortalaması oldukça düşüktü. Hava kararmaya başladığında iç kısımlardaki barların önündeki masalar yavaş yavaş dolmaya, ada daha da hareketlenmeye başladı. Adadaki genç popülasyon dikkat çekiciydi. O gece maalesef gemideki son gecemizdi. Geçmesini istemediğin tüm zamanlar gibi 5 gün bir çırpıda geçti. Ertesi sabah kısa bir süre için Patmos Adası'na uğradık ve öğlen 1 gibi tam kalktığımız saatte Kuşadası'na geri döndük. Yunan adalarına genel olarak bakıldığında gerçekten etkileyici, görülmesi gereken yerlerdi. Gördüklerim arasında en çok Rodos'u, Santorini'yi ve Mikonos'u beğendimden olsa gerek hafızamda da bu adalardaki anılarım daha çok yer etti. Gezdiğim yerlerin güzelliklerinin ötesinde gemi yolculuğu bambaşka güzellikte bir tatildi. Bir daha fırsatım olursa gemi ile başka ülkeleri görmeyi çok çok isterim. ETS nin de benzer rotayı yapan gemileri var diye biliyorum. Tur ismini hatırlayamıyorum."} {"url": "https://gezentianne.com/yurtdisinda-yasamanin-avantajlari-ve-dezavantajlari", "text": "Son yıllarda ülkemizde, özellikle büyük şehirlerde yaşamanın gitgide zorlaşıyor olmasından dolayı Türkiye'den daha medeni ülkelere doğru göçler artıyor. Pek çok beyaz yakalı Türk yurtdışında iş bulmanın fırsatını kolluyor ve bu fırsatı yakaladığı anda tası tarağı toplayıp ailesi ile birlikte yurtdışına taşınıyor. Türkiye'de yaşadığı hayattan memnun olmadığı halde taşınma isteği ya da cesareti bulunmayanlar ya da fırsat yaratamamış olanlar yurtdışına taşınmış olanlara çoğu zaman imrenerek bakıyor. Konu açıldığı noktada 'İyi ki gittiniz' 'Tam zamanında gittiniz\" tarzında yorumlar yapıyor. Yurtdışında yaşamanın avantajları ve dezavantajları elbetteki yaşanan ülkeye göre farklılık gösteriyor ancak daha medeni bir hayat yaşamak amacıyla göç edilen ülkelerde yaşanan zorluklar da güzellikler de pek çok noktada kesişiyor. Evet daha medeni bir hayat hayaldi, gerçek oluyor. Medeni ülkelerde toplu taşıma sistemleri Türkiye'ye kıyasla oldukça gelişmiş, işten eve, evden işe, okuldan eve, evden okula metro vb sistemlerle kolaylıkla ulaşılıyor. Hatta çocuklar genelde bizim çocukluğumuzda olduğu gibi evlerine en yakın okullara gittiğinden yürüyerek ya da scooterla ulaşım sağlıyorlar. Türkiye'de özellikle büyük şehirlerde yaşam şartlarının zorluğunun da yadsınamayan katkılarıyla insanlar gitgide mutsuzlaşmış ve suratsızlaşmış durumda. İnsanlar birbirine karşı oldukça saygısız, toleranssızlık had safhada. Böyle bir ortamda yaşadıktan sonra medeni ülkelerde insanların birbirlerine yol vermeleri, tanımadığı insanlarla bile selamlaşmaları, sohbete başlamaları, birbirine gösterdikleri saygıyı görünce insanın çok hoşuna gidiyor, medeniyet bulaşıcı, bir süre sonra aynı davranış şekli sizin için de günlük bir hal alıyor. Türkiye hem coğrafi hem de kültürel anlamda doğu ile batı arasında sıkışmış durumda. Özellikle son yıllarda Orta Doğu mantalitesine doğru kayma söz konusu. Şark kurnazlığı dediğimiz başkalarını kandırarak, hak yiyerek avantaj sağlamayı kar sayma had safhada. Bu da insanda sürekli bir kendini kollama, kazıklanmama ve hakkını yedirmemeye çalışma çabası içine girmek zorunda bırakıyor ki bu oldukça yorucu. Medeni ülkelerde böyle bir durum olmayışı büyük rahatlık. Medeni ülkelerde fazla mesaiye kalmanız için baskı yapan, kalmazsanız mobbing yapan müdürler yok. Müdür olarak personelinize baskı yaptığınız hissedildiği anda şikayet konusu olmanız an meselesi. Herkes çalışması gerektiği kadar çalışıyor. Mesai süresi biter bitmez de evine, spora, puba nereye isterse oraya gidiyor. Evet medeni çalışma saatleri ülkemizde hayalken yurtdışında gerçek oluyor. Fazla mesai olmayınca ve trafikte kaybedilen zaman da minimize edilince sportif aktivitelere bolca zaman kalıyor. Yürüyüş, koşu, yüzme, fitness, tarzınız hangisiyse size sadece seçim yapmak kalıyor. Türkiye'de yaşayan çocuklu ailelerin yurt dışına taşınmasının belki de en önemli sebebi çocukların iyi bir eğitim almalarını sağlayarak onların geleceklerini garantiye almak istemeleri. Türkiye'de iyi eğitimin ancak iyi özel okullarda veriliyor olması, iyi özel okul ücretlerinin çok yüksek olması, son dönemde sınav sisteminin sürekli değiştiriliyor olmasının bu parayı verebilenlerin dahi geleceğe endişe ile bakıyor olması yurtdışına taşınma oranlarının günbegün artmasını sağlıyor. Malum medeni ülkelerde bizim çocukluğumuzda olduğu gibi, devlet okullarında da iyi bir eğitim almak mümkün oluyor. Çocukların geleceği dediğimizde yurtdışında yaşamanın diğer büyük avantajı o ülkenin kanunlarına bağlı olan süre kadar o ülkede yaşadıktan sonra ülkenin vatandaşı olma, pasaportunu alma imkanı doğuyor. Türk pasaportunun değerinin gitgide azaldığı düşünüldüğünde çocuklarımızın geleceği için yapacağımız en büyük yatırım belki de bu oluyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. Kendi ülkemizde kendimizi azınlık olarak hissetsek de, ülkenin bize sunduğu zorlu yaşam şartlarından şikayet etsek de ait olduğumuz ülke Türkiye, kültür de Türk kültürü. Medeni hayatlar yaşamak için yurtdışına yerleşsek ve orada aşamaya alışsak da hiçbir zaman o kültüre bir aidiyet hissedilmiyor sadece o kültür için kurulmuş düzene ayak uyduruluyor. Ve bu ayak uydurma pek de kolay olmuyor. Çöp atarken plastiği kağıttan ayrıştırmaktan tutun, yeniden ehliyet almaya, Türkiye'de aldığın eğitimi sallamadıkları için iş bulmak için yeniden üniversite okumaya kadar uzanabiliyor. Evet biz ülkemizde en iyi okullarda okuduk, en iyi üniversiteleri bitirdik, onca ülke gezdik, gördük, geçirdik ama olmuyor. Az gelişmiş ülkenin çok gelişmiş vatandaşı olmamız onların pek umrunda olmuyor. Sonuçta onların gözünde daha medeni bir yaşam için Ortadoğu'da yerini tam olarak bilemedikleri bir ülkeden onların ülkelerine gelmiş birisiniz. Statünüzü sizin seviyesiniz değil geldiğiniz ülkenin seviyesi belirliyor. Yurt dışında İngilizceyi yada yaşadığınız ülkenin dilini iyi seviyede kouşuyor olsanız dahi anadili İngilizce olan biri özellikle üst düzey işlerde yarışa sizden her zaman 1-0 üstün başlıyor. Bu nedenle eğitiminiz ve tecrübeleriniz doğrultusunda hak ettiğini pozisyonda iş bulamamak, daha düşük bir pozisyona razı gelseniz bile bu kez de overqualified bulunduğunuz için işe alınmamak göçmenlerin iş hayatındaki en büyük sorunlarından biri oluyor. Medeniyeti bulmak için yurtdışına geliyorsun ama bu sefer de anne babandan, eşinden, dostundan ayrı kalıyorsun. Geride ömürlerinin son deminde torunları ile whatsapp ile iletişim kurabilen bir anne baba bırakıyorsun. Arkadaşların buluşup sohbet edip eğlenirken, sen onların facebook fotoğraflarına bakıyorsun. Zamanla yaşadığın ülkede de bir çevre oluşturuyorsun ama eski dostlarının yerini elbette tutmuyor, elinden geldiğince tutturmaya çalışıyorsun. İşin tuhaf yanı yıllar geçtikçe yaşamlarınız ve kaygılarınız farklılaştığı için Türkiye'deki arkadaşlarınızla konuştuğunuz konulara eskisi kadar ilgi duyamıyorsun. Yurtdışında yaşayan ve eğitim gören Türk çocuklarının Türkçesi aile içinde günlük hayatta konuşulan kadarıyla sınırlı kaldığından Türkçe kelime dağarcığı gelişemiyor. Çocukların cümle içinde kullandıkları kelimelerin Türkçesi akıllarına çoğu zaman gelmediği için yerine İngilizcesini kullanma eğiliminde oluyor. Bu da İngilizce Türkçe karışık bir konuşma tarzına sahip olmalarına neden oluyor. Bunun yanısıra 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim gibi milli bayramlarımız ile dini bayramlarımız okullarda kutlanmadığı için bayramlarımız çocukların haberi olmadan geçip gidiyor. Siz bahsetmeye çalışsanız dahi çevrede bir etkileşim görmedikleri için ilgilerini çekmiyor. Yurtdışında yaşamanın kimilerine göre avantajları, kimilerine göre dezavantajları ağır bassa da en iyi yaşam şartlarına sahip olanların bile, akıllarının bir köşesinde, eninde sonunda Türkiye'ye dönüp Ege'de bir sahil kasabasına yerleşmenin hayali bulunuyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın. İdeal hayat nasıldır? Ailenle, eşinle, dostunla geçirebileceğin medeni bir hayattır öyle değil mi? Medeniyeti bulmak için yurtdışına geliyorsun ama bu sefer de anne babandan, eşinden, dostundan ayrı kalıyorsun. Geride ömürlerinin son deminde torunları ile whatsapp ile iletişim kurabilen bir anne baba bırakıyorsun. Arkadaşların buluşup sohbet edip eğlenirken, sen onların facebook fotoğraflarına bakıyorsun. Zamanla yaşadığın ülkede de bir çevre oluşturuyorsun ama eski dostlarının yerini elbette tutmuyor, elinden geldiğince tutturmaya çalışıyorsun. Bu yazıyı yaklaşık bir yıl önce yazmışım. Yani yurt dışında yaşamaya başladıktan 2 yıl sonra. Şimdi 3 yıl oldu. Daha çok alıştım sanırım. Bu sene yaz tatilinde 1 aydan fazla Türkiye'deydik. Anneanne ve dedeyle o kadar çatıştılar ki seneye Türkiye'de daha az kalma kararı aldım. Dedim ki torunlarınızı uzaktan sevmek sizin için en güzeli. Davulun sesi uzaktan hoş geliyor sanırım. Arkadaş konusuna gelince eski dostlar elbette aranıyor ama burada tanıştığın insanlarla ortak paydan o kadar çok oluyor ki bu yakınlığın tadı da bambaşka oluyor. Kısaca benim için avantajlar dezavantajlara göre gün geçtikçe ağır basıyor. Ama bu bizim şartlarımız tabi. Eşiniz çalışma izni aldıktan sonra sizin çocuklarınızla birlikte İngiltere'de yaşama hakkınız, sizin de çalışma hakkınız doğuyor. Okul için aşağıdaki yazıma göz atabilirsiniz. Kendim ve kızım için Ankara antlaşmasına başvurmuş biri olarak yazıyorum. Hala cevap bekliyoruz ve çok sıkıntılı bir süreç yaşıyoruz çünkü benim şartlarım biraz daha farklı. Ama yazılarınız çok hoşuma gitti. Çok samimi ve bir o kadar da gerçekçi kimseye pembe bir ortam yaratmamışsınız. Ben Ankara antlaşmasına başvurdum. Avukatım bana kızınız 20 yaşında sizinle kalma izni 1 yıl alamaz dedi onun için tekrar başvurduk. Bu da bizim için daha sancılı bir süreci başlattı. Herşeyin iyi olmasını dileyerek, bu güzel yazılarınız için teşekkür ediyorum. Bu yazıyı daha yeni okuma şansım oldu. Ankara anlaşması ile İngiltere'ye geldik ailece. 10 ve 6 yaşında iki oğlum var. Küçük oğlum Türkiye'de anasinifna giderken Bi anda kendini 2. Sınıfta buldu. Aşırı endişeliyim nasıl olucak dıe. Ama geleli 6 ay oldu. Maalesef coronadan dolayı çocuklar okula gidemedi ve başlayalı 3 hafta oldu. Okula bıraktıktan sonra eve dönerken çok ağladım çünkü onların korkması ve panik olmasi düşüncesi beni endiselendirdi amaaaa gelin görün ki ben sadece ağladığımla kaldım çıkışta ıkiside aşırı mutlu ayrıldı okuldan ve asla gitmeyelim demiyorlar. Çok seviyorlar okullarını öğretmenlerini ve her gün arkadaşlarının, öğretmenlerinin çok yardım ettiklerini anlatıyorlar. Hala çok korkuyorum ve ya yapamazsak geri dönmek zorunda kalırsak dıe korkularımız da oluyo tabiki. Sanırım bunu süresiz oturum alana kadar yaşayacağız. Lafı çok uzatmak istemem ama burası ile alakalı okadar net okadar doğru şeyler söylemişsiniz ki eminim bir çok insanın düşüncesine cevap olmuştur. Bu güzel yazınız için teşekkür ederim. Sağlıkla kalın.. Merhaba blogunuz cok aydinlatici olmus, emeginize saglik. Ben cift vatandasim ve esimle family permit ile ingiltereye yerlesecegiz basvurumuz olumlu sonuçlandi. Sifirdan bir hayata baslayacagiz. Anaokulari da ucretsiz mi. Calisan anneler 1 yas ustu bebeklerinin bakimini nasil sagliyor. Yardimci olursaniz cok sevinirim. Bir de hayatin daha kolay oldugu daha ekonomik sehir tavsiyeleriniz var mi. Musmutlu gunler dilerim. Yazımı okuyabilirsiniz. Biz Colchester'da yaşıyoruz. Gayet memnunuz tavsiye ederim. Ilginize ve kisa surede donus yapmaniza cok tesekkur ederim. Yaziniza gore okul oncesi egitim en erken 3 yasinda basliyor. Onun oncesinde calisan kadinlar bakici ile cocuklarinin bakimini sagliyor olmali. Tavsiye semt icin de tesekkurler. Hersey gonlumuzce olsun. Iyi gunler dilerim. Aynen dediğiniz gibi child minder ismi verilen bakıcılarla sağlanıyor. Maddi durumunuza göre evinize bakıcı gelebiliyor ya da bakıcının evine götürebiliyorsunuz. Ankara anlaşmasını araştırın derim. Gelmek için en mantıklı yöntem o. Nişanlınız stilistlikle ilgili iş kurabilir. Cok faydali ve keyifli yazilar paylasiyorsunuz. Keyifle takip ediyorum. Ben de Atasehir'de oturan, bir firmada yonetici olarak calisan bir anneyim. Yurtdisina yerlesme planim var. Merak ettigim su, esiniz yurtdisi is firsatlarina bakarken, yahut siz arastirirken, Kanada dusunmediniz mi? Kanada'daki yasam standartlari, ucretler, ev kalitesi icin ne karsilastirmalara bakinca teredutunuz oldu mu? Diger merak ettigim konu da ingiltere'de evlerin 70-80 yillik oldugunu, cok kucuk ve pahali oldugu icin cok insanin studyo yahut oda kiraladigini duymustum. Ev de malum yasam kalitesi icin onemli ve bizler Turkiye'de buyuk evlere alismisiz. Bu durum sizi nasil etkiledi? Yanitlar icin simdiden tesekkurler.. Aslında İngiltere'yi özel olarak tercih etmedik. İş fırsatı orada karşımıza çıktı. Ama şu an İngiltere mi Kanada mı deseler tereddütsüz İngiltere derim. Bir kere iklimi çok daha yumuşak, medeniyetin göbeği ve Türkiye'ye ulaşım rahat. Londra'nın göbeğinde oturucam gibi bir ısrarınız yoksa gayet müstakil ve bahçeli evde oturuyorsunuz. Şu an oturduğumuz ev sadece 6 yaşında. Burada yaşayan Türk doktor arkadaşıma danıştım. İlgili sınavları geçerseniz doktorluk yapabiliyorsunuz. Eşinizin İngiliz olması oturum ve çalışma izni konusunda işi kolaylaştırır. Bu gruba üye olursanız daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Eşim kurumsal bir şirkette iş buldu. Vize türümüz Ankara Anlaşması değil. Öğretmenlikle Ankara anlaşmasına başvurmak mümkün değil. Medeniyet diye yutturulan zehirle kendi kendinizi zehirliyorsunuz. Nereye giderseniz gidin Türk insanının samimiyetini ve sıcaklığını bulamayacaksınız. O güleryüzlü dediğiniz insanlarla ancak bir yere kadar arkadaşlık kurabilirsiniz. Medeniyet dediğiniz saçmalığı bu kadar gözünüzde büyütmemelisiniz. Unutmayın kaçmak kolaydır asıl önemli olan bu ülkeyi düzeltmek için ne yaptığınızdır. Merhabalar, blog yazınız çok faydalı oldu. Kafamdaki sorulara cevaplar buldum. Ben de 9yaşındaki oğlumla birlikte Ankara anlaşmasıyla gelmeyi planlıyorum. Yalnız bir anne olarak, maddi durum haricinde zorlanacağım extrem bir durum olur mu? bir anne olarak anlayacağınızı düşünerek sormak istedim. Anne oğul bizim için dönüm noktası olacak bir karar, oğlum için böyle bir fırsatj kaçırmak istemiyorum. Yaşanılabilir bir ülkede büyüsün, iyi bir eğitim alsın istiyorum."} {"url": "https://gezentianne.com/yuvacik-en-iyi-kahvalti-mekanlari-fiyatlari", "text": "Yuvacık Barajı'na nazır panoramik bir manzarada Sevgi, Empati, Saygı ve Hoşgörü isimli tahta masalarda keyifli bir hafta sonu kahvaltısı sunan Marangoz Bahçe Kafe, ünü kahvaltısını bile gölgede bırakmış salıncağı ile kitleleri kendine çekiyor. Enteresan bir şekilde sadece Influencer olmayanlar bile Instagram'da paylaşacağı bir salıncak karesi için soluğu Marangoz Bahçe Kafe'de alıyor. Buraya ilgi o kadar yoğun ki kahvaltı için 2 hafta önceden rezervasyon yapmanız şiddetle tavsiye ediliyor. Marangoz Kafe iletişim bilgileri, kahvaltı detayları ve güncel fiyatı için tıklayın. Yine Maşukiye'ye yakın Kocaeli Başiskele mevkiinde, Yuvacık Barajı civarında konumlandırılmış Yuvacık Karaaslan Kamping muhteşem bir doğa içinde, yanı başınızda akan dere ile iç içe serpme kahvaltı keyfi yapma imkanı sunuyor. Köy peyniri, söğüş tabağı, kaşar peyniri, patates kızartması, zeytin çeşitleri, menemen, ev yapımı reçeller, köy böreği, bal tereyağı, Karadeniz muhlama, kiremitte peynir, köy ekmeği ve sahanda yumurtanın dahil olduğu kahvaltı serpme şeklinde sunuluyor. Kahvaltı sonrası dere kenarında bulunan rotada yürüyüş yapmak çok keyifli oluyor. Karaaslan Kamping iletişim bilgileri, kahvaltı fiyatı ve konaklama detayları için tıklayın. Kocaeli Başiskele mevkiinde, Yuvacık Barajı tepelerinde konumlandırılmış Çamlıtepe restaurant misafirlerini yeşil ve mavi tonlarının eşsiz güzelliğinde ağırlıyor. Çam ağaçları ve baraj gölü manzarası eşliğinde edilen ve Eylül 2023 itibariyle kişi başı 300 TL karşılığında sunulan Çamlıtepe kahvaltısında iri, tel peynir, örgü peynir, kaşar peynir, salam, domates, salatalık, zeytin, kuş üzümü, bal, reçel, tereyağı, çökelek, salçalık sos, yeşil ve kırmızı biber gibi soğukların yanında kahvaltılık kuymak, menemen, sahanda yumurta, patates kızartması, köy ekmeği ve sınırsız çay yer alıyor. Kışın kahvaltıya pekmez ve helva da ekleniyor. Gezenti Anne'yi İnstagram'da takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/yuvacikda-kahvalti-nerede-yapilir-karaaslan-kamping", "text": "Kocaeli Başiskele mevkiinde, Yuvacık Barajı civarında konumlandırılmış Yuvacık Karaaslan Kamping muhteşem bir doğa içinde, yanı başınızda akan dere ile iç içe serpme kahvaltı keyfi yapma imkanı sunuyor. Köy peyniri, söğüş tabağı, zeytin çeşitleri, kaymak, helva, acıka, zeytin salatası, petek bal, beyaz peynir, kaşar peyniri, çeçil peyniri, tulum peyniri, ev yapımı reçeller, bal tereyağı, patates kızartması, sucuk, menemen, börek, Karadeniz muhlama, kiremitte peynir ve köy ekmeğinin dahil olduğu serpme kahvaltı Temmuz 2023 itibariyle kişi başı 300 TL karşılığında sunuluyor. Karaaslan Kamping'de kahvaltı sonrası yürüyüş yapabileceğiniz dere kenarında bir yürüyüş rotası da bulunuyor. Dere kenarında yürüyüş sonrası ağaca kurulmuş ip salıncakta dereye doğru sallanmak çok keyifli oluyor. Bunun dışında Karaaslan Kamping'de ATV motorlarla gezi imkanı da var. Kahvaltınızı dere kenarında yaparak başladığınız gününüz ATV sürüş ya da Zipline keyfiyle devam ediyor. ATV için Gokart benzeri parkurlar var. Karaaslan Kamping'de konaklama seçeneği de mevcut. Doğa içindeki bungalov evlerde bir gece kalmak dahi insanda uzun bir tatil yapmış hissi uyandırıyor. Kahvaltı dahil konaklama için tek katlı bungalovlarda iki kişi için 2000 TL, dublex ve şömineli bungalovlarda 3250 TL ücret talep ediliyor. Bölgedeki bungalov konaklamalarının pek çoğunda olan hafta sonu iki gece üstüste konaklama zorunluluğu Karaaslan Kamping'de yok. Hafta içi konaklamalarında ise bu fiyatlar üzerinden %15 indirim uygulanıyor. Gezenti Anne'yi INSTAGRAM'DA takip etmek için tıklayın."} {"url": "https://gezentianne.com/zagreb-hirvatistan-gezilecek-gorulecek-yerler", "text": "Zagreb, Hırvatistan : Lubliyana-Zagreb arasındaki yol otoban olduğu için rahat bir yolculuk oluyor. Tam 1,5 saat sonra Zagreb merkezinde arabamızı park etmiş bulunuyoruz. Park ettiğimiz bölge sakin gibi derken az sonra kendimizi büyük bir meydanda kurulmuş cıvıl cıvıl bir semt pazarının ortasında buluyoruz. Lubliyana'ya dönmeden önce yolumuzun üzerindeki Skofja Loka isimli ortaçağdan kalma bir kasabaya uğruyoruz."}