{"url": "https://bujuyollarda.com/2023-yurt-disi-telefon-kayit-ucreti-ne-kadar", "text": "Bu yazıyı güncellemek gerçekten zor bir iş oldu. Nasıl bir ülke olduk. Zam zam zam. 07.07.2023 tarihi itibariyle 2023 yılı yurt dışı telefon kayıt ücreti 20.000 TL oldu. 6.091 TL 'den 20.000'e kadar bir artış hiç bir aklın ürünü değil. Gerçekten teknolojiye ulaşmak bu kadar zor olmamalı. Bu insanlara yazıktır günahtır. Önemli Not: Instagram üzerinden soru sorabilirsiniz fakat takip etmeyenlerin sorularını cevaplamıyorum. Bir de soru sorarken ilk önce merhaba, selam gibi ibareler kullanmanız güzel olur.😊Cevaplarım konusunda bildiklerimi sizinle paylaşıyorum. Her halükarda yetkili merci BTK'dır bilginiz olsun. Döviz kurları çift haneli rakamlara kavuşmuşken teknolojik aletlerin fiyatları da uçuşa geçti. Hal böyle olunca bir çok kişi yurt dışından telefon getirmeye çalışıyor. Yurt dışından getirilen telefonların da Türkiye'de kullanımı için belli prosedürler var tabi ki. İşte bende bu yazımda 2023 Yurt Dışı Telefon Kayıt Ücreti Ne Kadar Kayıt Süresi Nasıl Yapılır Kayıt İçin Ne Gerekli gibi konumuzla ilgili akla gelen bir çok soruya cevap vermeye çalışacağım. Detaylara geçmeden önce yurt dışından telefon alırken dikkat etmeniz gerekenleri tek tek yazdığım bu yazıma göz atmayı unutmayın. Not: Yurt Dışı Telefon Kayıt ile ilgili güncel gelişmeleri bu paragrafta vereceğim. Ülkemizde her an her şey değişebiliyor. Yazının güncel olması önemli. Herhangi bir gelişme olursa ya da bu konuyla ilgili tecrübeleriniz olursa yorum kısmında paylaşmayı unutmayın. 2023 yılı için yazım günceldir. Güncelleme-1 : BTK tarafından kayıt için tanınan 120 günlük süre 2 ay daha uzatabiliyordu. 12 Eylül 2022 itibarıyla, e-Devlet üzerinden IMEI uzatma dönemi bitti. Dolayısıyla yurtdışı telefon geçici kayıt yapılır, geçici kayıt uzatma yapılır diyen kişilere itibar etmeyin. Güncelleme-2 : Normalde 1 kişi üç takvim yılında 1 kez telefon kaydı yaptırabiliyor. Ama bu kişi başkalarına da muafiyet kapsamında her giriş çıkışta telefon getirebiliyordu. İşte bu durumun önüne geçilmesi için 1 Kasım 2022'den itibaren kontrol işlemi başlayacak. Yurt dışından gelen yolcuların 3 yıllık süre zarfında birden fazla telefon getirmesinin önlenmesine yönelik teknik işlemler başlatıldı. X-ray kontrolleri daha sıkı olacak. Yani kuzenime, amcama, dayıma, arkadaşıma telefon getireyim dönemi bitiyor. Eskiden yurtdışından getirilen telefonların kayıt ücreti makul seviyelerdeydi. Telefonların uluslararası garantisi olunca insanlar bu seçeneğe güvenip yurt dışından telefon getiriyordu. Hal böyle olunca devlet işe el attı ve 2012 yılında 100 TL olan kayıt ücretini 2021 yılı itibariyle 2006 TL'ye çıkardı. Yani güncel 2021 yılı yurt dışı telefon kayıt ücreti 2006 TL. Yüzde 2000'lik bir artış ne kadar hoş değil mi! Durun durun bir de 2022 yılı var. 2022 yurt dışı telefon kayıt ücreti tam tamına 2732 TL. Bekleyin bitmedi 2023 yılı geldi zam geldi. 2023 yurt dışı telefon kayıt ücreti tam tamına 6.091,30 TL oldu. Güncelleme: 07.07.2023 tarihi itibariyle 2023 yurt dışı telefon kayıt ücreti tam tamına 20.000 TL oldu. Gerçekten şaka gibi! Yüzde 2000'lik artıştan daha kötü bir durum var. Ne biliyor musunuz ? Hala yurtdışından telefon getirmek daha uygun fiyata geliyor. Şöyle ki Amerika'da Iphone 14 Pro 128 GB şu an 999 Dolar. Vergilerle ücret 1070 Dolara geliyor. 1070 Dolar, yazıyı yazdığım günkü kur itibariyle 20.000 TL'ye tekabül ediyor. 20.000 TL + 6.091TL = 26.091 TL. Yani yurt dışı telefon ücretine rağmen Amerika ile Türkiye arasındaki fiyat farkı yaklaşık 17.500 TL. Bu fark Amerika cihazları için geçerli. Avrupa cihazları daha pahalı bilginiz olsun. Aşağıda yurt dışı telefon kayıt ücretlerinin yıllara göre değişimini görebilirsiniz. Gözlerinizden yaş gelmesin. Sakin kalın, derin nefes alın ve soğuk su için. Hele ki 2022 ve 2023 yılı tam uçuş yılı olmuş. - 2012 yılında 100 TL - 2013 yılında 115 TL - 2014 yılında 119,5 TL - 2015 yılında 131,5 TL - 2016 yılında 138,5 TL - 2017 yılında 149,2 TL - 2018 yılında 500 TL - 2019 yılında 1.500 TL - 2020 yılında 1.838,7 TL - 2021 yılında 2.006 TL - 2022 yılında 2.732 TL - 2023 yılında 6.091,30 TL - 2023 yılı temmuz ayı itibariyle kayıt ücreti 20.000 TL. BİLGİ: Yurt dışından getirilen telefon kayıt ücretleri Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki yeniden değerleme oranı ile hesaplanıyor. 2020 yılı için yeniden değerleme orası yüzde 9,11 olarak tespit edilmişti. Edit: 2022 yılı için yeniden değerleme yani zam oranı %32 olarak belirlendi ve 2022 yılı için yurt dışı telefon kayıt ücreti 2.732 TL oldu. Edit: 2023 yılı için yeniden değerleme yani zam oranı %122,93 olarak belirlendi ve 2023 yılı için yurt dışı telefon kayıt ücreti 6.091,30 TL oldu. Güncelleme: 07.07.2023 tarihi itibariyle 2023 yurt dışı telefon kayıt ücreti tam tamına 20.000 TL oldu. Yurt dışından aldığınız telefonun kayıt ücretini vergi dairelerinden, internet vergi dairesinden, mobil bankacılıktan ya da bankalardan ödeyebilirsiniz. Kredi kartı ile ödeme mevcut. Ödeme yaparken dekont ile aşağıdaki hususlara bilhassa dikkat edin! DİKKAT: Dekont üzerinde kayıt yapılmak istenen cihaza ait #06# tuşlarına basıldığında ekrana gelen 15 haneli IMEI numarasının, yurda giriş yapan belge sahibine ait ad ve soyad ile TC Kimlik numarasının yer alması gerekmektedir. IMEI numarasının doğru olmasına dikkat edin. Çift IMEI numaralı cihazlar için dekont üzerinde cihaza ait 15 haneli tek IMEI numarasının yer alması yeterli. Yurt Dışı Telefon Kayıt İşleminden Önce Dikkat! Yurt dışı telefon kayıt noktasında bilmeniz gereken bazı kurallar var. Yani hemen getireyim ya da birine söyleyeyim getirsin sonrasında kayıt yapar geçeriz gibi bir durum yok. Aşağıda kayıt işlemi yapmadan önce bilmeniz gereken önemli hususları sıraladım. - Yurt dışından getirdiğiniz cihazı kayıt etmeden ilk kullanım tarihinden itibaren azami 120 gün kullanmanız mümkün olup hizmet almaya devam edebilmek için kayıt işleminizi yurda giriş tarihinizden itibaren 365 gün içerisinde gerçekleştirebilirsiniz. (Belirtilen 120 günlük kullanım süresi içinde kayıt altına alınmayan cihazlar açısından, salgın da dikkate alınarak yurda giriş tarihinden geçerli olmak üzere 365 gün içinde kayıt yaptırma ve yeniden kullanıma açtırma olanağı sağlanmış oldu.) - Daha önce cihaz kaydı yaptıysanız, yeni cihaz kaydı için en son tarihli cihaz kaydınıza ait yurda giriş tarihinin üzerinden en az 3 takvim yılının geçmesi gerekiyor. Bu kapsamda kaydı gerçekleştirilen cihazlar 3 takvim yılı boyunca sadece kaydı gerçekleştiren yolcunun kimlik numarasına kayıtlı hatlar üzerinden haberleşme hizmeti alabilir. - Kayıt işlemine konu olan cihaz kimlik numarası, cihazınızda #06# tuşlanıp aramaya basıldığında ekranda görülebilir Ayrıca; cihazın birden fazla IMEI içerip içermediğini Ayarlar/Menü/Hakkında vb. bölümlerinden veya cihazın ambalajı ya da faturası üzerinden kontrol ederek, işlem sırasında cihaza ait tüm IMEI numaralarının kaydedilmesini sağlayın. - Harç bedelinin vergi dairelerine, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen bankalara ya da sisteme entegre ödeme kuruluşlarına başvuru sahibinin T. C. Kimlik numarası ve kayıt edilecek cihaza ait IMEI numarası belirtilerek yatırılması gerekiyor. - Yanlış IMEI numarası/numaraları ile kayıt yapmayın çünkü geri dönüşü yok. - E-devlet sisteminden kayıt hakkının sorgulanması için bu adresten gerekli kontrolleri yapın. Yurt dışından kendiniz ya da tanıdığınız vasıtasıyla telefon getirdiniz peki Yurtdışı Telefon Kaydı Nasıl Yapılır. Getirdiğiniz telefonu Türkiye'de kullanmak için cihazı ve IMEI'sini kayıt altına almanız gerekiyor. Bunun için aşağıda tek tek anlattığım adımları yapmalısınız. - 2023 yılı yurt dışı telefon kayıt ücreti olan 6.091,30 TL'yi bankalara yada veya internet vergi dairesinden ödemelisiniz. Mobil bankacılıktan da ödeme yapabilirsiniz. Güncelleme: 07.07.2023 tarihi itibariyle 2023 yurt dışı telefon kayıt ücreti tam tamına 20.000 TL oldu. - Ödeme sonrası E-Devlet üzerinden IMEI kaydı yapmalısınız. - Başvuru kayıt ekranında (Başvuru Türü, 15 Haneli IMEI No, IMEI No Türü, Varsa 2. IMEI No ve Türü, Yurda Giriş Yapılan Belge Türü, Belgenin Ait Olduğu Ülke, Giriş Yapılan Belge No, Yurda Giriş Tarihi) doldurmalısınız. Yurt dışından getirilen telefonu kendi pasaportuna kaydettirmek zorundasınız. - Iphonelar için IMEI1 fiziksel sim, IMEI2 elektronik sim olarak girilmeli. - E-devlet kapısı üzerinden işlemde bulunmasına izin verilmeyen kişiler hat operatörlerinin Abone Kayıt Merkezlerine başvurması gerekir. - Başvuruyu tamamlandıktan sonra kaydın onaylanmasını beklemeniz gerekiyor. Kayıt yaptırdıktan sonra cihazınızın kayıt durumumu sorgulamak için cihazın IMEI numarasının, e-devlet üzerinden alanından sorgulama yapılması suretiyle kayıtlı olup olmadığını sorgulayabilirsiniz. BTK Tüketici İletişim Merkezini (120) arayarak da bu konu hakkında bilgi alabilirsiniz. - Yurt dışından getirilen telefon Iphone ise 1. IMEI kısmı türü Fiziksel Sim, 2. IMEI kısmı Elektronik Sim seçilmeli. - Yurt dışından getirilen telefon Android ve çift hatlıysa 1. ve 2. IMEI Türünü Fiziksel Sim olarak giriniz. - Cihazın kaydı için son 120 günde (Pandemi şartları nedeniyle bu süre 365 güne çıkartıldı) ülkeye giriş şartı sağlamanız lazım. Örneğin yurda 01.01.2022 tarihinde girdiniz. Kayıt hakkı süreniz 01.01.2023'e kadar devam eder. 365 gün içinde telefonu kaydetmeniz gerekiyor. Telefona sim kart taktıktan sonra ise 120 gün içinde IMEI kaydını yapmalısınız. - IMEI kaydını yapmazsanız telefonu hatsız kullanabilirsiniz. Yani Whatsapp, kamera, wifi bağlanma özelliklerinden faydalanabilirsiniz. - Telefonuz bozulursa ve yurt dışında değiştirilirse yenileme belgesi almayı unutmayın. Bu belgeyi BTK'ya bildirirseniz tekrar kayıt yapmanıza gerek yok. - 18 yaşından küçük T. C. vatandaşları yurt dışından yolcu beraberinde cihaz getirebilir ve kendi adlarına kayıt yaptırabilir. 18 yaşından küçükler için kayıt başvuruları; anne, baba ya da yasal temsilcilerinin kendi e-devlet sayfaları üzerinden başvuru türü olarak Çocuğumun bilgileri ile başvuru yapacağım seçeneği işaretlenerek çocuğun bilgileri kullanılmak suretiyle yapılabilmektedir. E-devlet üzerinden yapılan kayıt işleminde aşağıdaki bilgiler gerekiyor. - 2023 yılı yurt dışı telefon kayıt ücreti 6.091,30 TL'yi ödemek. Güncelleme: 07.07.2023 tarihi itibariyle 2023 yurt dışı telefon kayıt ücreti tam tamına 20.000 TL oldu. - Yurda giriş yapan belge sahibi şahsına ait pasaport yada kimlik bilgileri. - E-devlet şifresi ile adresinden cihaz kaydı yapma. E-Devlet kapısı üzerinden yapılan başvurularda kişiden herhangi bir belge talep edilmiyor. Kontroller elektronik ortamda BTK tarafından yapılıyor. Telefonunuzun IMEI numarasını 2 şekilde öğrenebilirsiniz. İlk olarak cihazınızdan #06# numarasını tuşlayarak IMEI numarasını görebilirsiniz. Bunun dışında telefonunuzun ayarlar kısmından Genel-Hakkında bölümünde IMEI numarasını bulabilirsiniz. Elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların tamamının kayıt altına alınması gerekmektedir. Bu cihazların genelini cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlar oluşturuyor. Kayıt yaptırmazsanız cihazlar belli bir süre kullanamaz hale geliyor. Örneğin yurda 01.01.2022 tarihinde girdiniz. Kayıt hakkı süreniz 01.01.2023'e kadar devam eder. 365 gün içinde telefonu kaydetmeniz gerekiyor. Telefona sim kart taktıktan sonra ise 120 gün içinde IMEI kaydını yapmalısınız. Yurt dışı giriş-çıkış tarihlerini kontrol etmek için e-devletten giriş çıkış yaptığınız günleri öğrenebilirsiniz. Ya da pasaporttaki giriş çıkış mühürlerine bakabilirsiniz. Kendinize ve/veya 18 yaşın altındaki çocuklarınıza ait pasaporta kayıtlı görünen cihazların kayıt işlemlerini e-Devlet üzerinden https://www. turkiye. gov. tr/btk-imei-kaydi-iptal adresini kullanarak iptal edebilirsiniz. Pasaportunuzda kayıtlı görünen cihaz veya cihazların kayıt işlemlerinin iptal edilmesi halinde geri alınması mümkün değil. Pasaportunuza kayıtlı cihaza ait seçtiğiniz IMEI numarası veya numaraları beyaz listeden çıkartılacaktır. Beyaz listeden çıkarılan cihazın kullanılması durumunda cihaz kayıt dışı duruma düşecek, kullanan kişiye bu durum SMS ile BTK tarafından bildirilecektir. Daha önce pasaportunuza telefon kaydı yaptırdıysanız, kayıt yaptırdığınız yıl ve takip eden 2 yıl yeni kayıt hakkınız bulunmaz. Bundan sonraki yılın girmesiyle (1 Ocak itibariyle) kayıt hakkınız doğar. Yeni cihaz kaydı yapabilmeniz için en son tarihli cihaz kaydınıza ait yurda giriş tarihi üzerinden en az üç takvim yılının geçmesi gerekir. https://www. turkiye. gov. tr/btk-imei-kayit-hakki-sorgulama bağlantısını kullanarak ya da BTK Tüketici İletişim Merkezi'ni (120) arayarak kayıt hakkınız olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Gürcistan ülkeleri Türkiye'den sadece kimlikle gidilen ülkeler arasında yer alıyor. Yani bu ülkelere gitmek için pasaporta ihtiyacınız yok. Sadece yeni çipli kimliğinizin olması yeterli. Bu ülkelere giriş çıkış yaparak yurt dışı telefon kaydı yapabilirsiniz. Giriş çıkış yaparken sadece elinizdeki giriş çıkış formunu kaybetmeyin yeter. Türkiye'den kimlikle gidilen ülkelerin tam listesi için aşağıdaki yazıma göz atabilirsiniz. Kıbrıs'a giderseniz Kıbrıs gezi rehberim de aşağıda. - Kıbrıs Gezi Rehberi : Gitmeden Önce Bilmeniz Gereken Her Şey - 2023 Pasaportsuz Kimlikle Gidilen Ülkeler Listesi 2023 yılı IMEI kaydı için ödemeniz gereken tutar 6.091,30 TL'dir. Ödemeyi kolay bir şekilde mobil bankacılıktan ya da internet verdi dairesinden yapabilirsiniz. Ödeme yaparken dekont üzerinde kayıt yapılmak istenen cihaza ait 15 haneli IMEI numarasının, yurda giriş yapan belge sahibine ait ad ve soyadının ve TC Kimlik numarasının yer alması gerekmektedir. IMEI numarasının doğru olmasına dikkat edilmelidir. Güncelleme: 07.07.2023 tarihi itibariyle 2023 yurt dışı telefon kayıt ücreti tam tamına 20.000 TL oldu. IMEI kaydı yapılmazsa telefonunuza hat takamazsınız ve operatör üzerinden arama-mesajlaşma yapamazsınız. Bunun dışında wifi, whatsapp, kamera gibi araçları kullanabilirsiniz. BTK'da bu telefon \"kaçak cihaz\" olarak görülecektir. Yurt dışından getirilen telefonların kayıt süresi mevzuatta belirtilen süreyi geçerse iletişime kapatılıyor. Bu süre sim kartı telefona taktığınız an itibariyle başlar. 120 gün sonrası kayıt yapma imkanınız var. Yurt dışından getirilen telefonun kaydı için telefonun ne zaman, nereden geldiği önemli değil. Yurtdışından gelen kişi 365 içerisinde telefonu kendi üzerine kaydedebilir. Yurt dışından getirilen cep telefonları 120 günlük kullanım süresi içinde kayıt altına alınıyorken bu süre pandemi dönemi dikkate alınarak yurda giriş tarihinden geçerli olmak üzere 365 gün içinde kayıt yaptırma ve yeniden kullanıma açtırma imkanı getirildi. Yurt dışı getirilen telefonunuzu kayıt yaptırmadan kullandığınız operatörün arama ve mesajlaşma özellikleri hariç diğer özelliklerinden faydalanabilirsiniz. Kamera, wifi, uygulama yükleme gibi özelliklerini hali hazırda kullanabilirsiniz. Kıbrıs'tan Türkiye'ye getirilen cep telefonlarının kayıt işlemi için gümrükten alınan, yurda giriş çıkış belgesi ve kimlik fotokopisi yeterlidir. Kimlik ile gidilebilen ülkelere giriş çıkış yaptıysanız yurt dışı telefon kayıt hakkınız doğuyor. Kayıt yaparken başvuru ekranında pasaport yerine kimlik kartı seçmeniz gerekiyor. 2023 Yurt Dışı Telefon Kayıt Ücreti Ne Kadar Kayıt Süresi Nasıl Yapılır başlıklı yazımın sonuna geldik. Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Konu ile ilgili sorularınız olursa aşağıda benimle paylaşabilirsiniz. Bilgim dahilindeyse cevaplamaya çalışırım. Abd den telefon alıp, Kıbrıs'a gir çık yaparak kayıt yapmayı planlıyorum. Kuzey Kıbrıs'ta kayıt hakkında bi bilgim yok. Merhaba imei sorgulama yapın öncelikle. Kayıtsızsa kayıt yapmalısınız. Devir işi için BTK ile görüşmenizde fayda var. Kayıt yaptırdıktan sonra kendi adınıza hat olmalı diye biliyorum. merhaba hayır sorun yaşamazsınız. kayıt sürelerine dikkat edin yeter. Btk çağrı merkezinden öğrenseniz iyi olur bu konuda fikrim yok. Merhaba, bunların hepsi yapsam telefonum kaç yıldır açık kalıyor? Ben 2017'de vergi ödedim herşey yaptım sadece bir yıl açık kaldı sonra kapanmışlar yeniden. Kayıt 1 kere yapılıyor ve süresi yok. Tr'de kullanırken mesaj gelirse kayıt yaptırmak zorundasınız. merhaba model numarasına göre değişiyor. Apple çağrı merkezinden garanti durumunu imei vererek öğrenebilirsiniz. Merhaba, 120 gün sonrası için telefon iletişime kapatılsa da kayıt yapıp kullanabilirsiniz. Merhaba son sorusunun cevabı evet kayıt yapabilirsiniz. Ama ilk sorunun cevabını ne yazık ki bilmiyorum. Merhaba, Sorun yoksa kullanmaya devam. Imei kontrol e devletten yaptırmanızda fayda var. Merhaba! Ben 2 tane yd iPhone aldım. Eşimle sınırdan çık gir yapacağız. Eşimin hattıda benim adıma telefonun birini kendi adıma diğeri eşimin adına kayıt yaptıracağız. Hat benim adıma olduğu için eşim o telefonu kullanabilir mi ?Yoksa hattı kendi adına mı alması gerekiyor.? Teşekkür ederim. Merhaba sorun olmaz ülke önemli değil. Mesaj geldikten sora kaydetmeniz lazım. yoksa sadece Wifi den kullanabilirsiniz. hayır önemi yok. kayıt yaptırabilirsiniz giriş çıkış yaparak. edevletten kayıt hakkınız var mı yok mu sorgulayın bence. Merhaba, mesaj geldikten sonra 120 gün başlar. 120 gün sonrası tel kapanır ama hakkınız olduğunda yine kayıt yapabilirsiniz. eğer cevaplayıp beni aydınlatırsınız çok sevinirim. Merhaba normalde 1 adet getirebilirsiniz. 2. için gümrüğe takılmazsanız sorun olmaz. Gün daha uzuyor mu telefonun kapanma süresi bu soruyu kimse sormamış bence önemli. 120 gün süre uzamıyor diye biliyorum. Merhaba, kayıt hakkınıza e devletten bakın. kayıt hakkı süreniz 365 gün. E-devlet üzerinden sorgulama yaptığımda \"kayıt yaptırabiliyorsunuz\" diyor. Ancak benim son 365 gün içerisinde yurt dışı seyahatim olmadı. Merhabalar. Btk ya danışmanızda fayda var. 3 takvim yılında 1 telefon kaydı yapabilirsiniz. Belli sureler sonrasinda tekrar sifirlaniyor kullanilmadiginda. Aksi takdirde gurbetciler ve is icin surekli Turkiyeye gidip gelen yabancilar da problem yasiyor.. Kayıt hakkınız yoksa daha sonra giriş çıkış yapmış olacağınızdan ödeme yaptığınızda farkı isteyebilirler. Merhaba, Ağustos 2021 de giriş çıkış yapmıştım, ABD'den telefon getirtip kendi pasaportuma kaydedebilir miyim? E-devletten sorguladığımda \"kayıt yaptırabilirsiniz\" yazıyor, yorumlarda 1 yıl geçerli kayıt hakkı diye yazdığı için kafam karıştı. Bir de sim kartım babamın üzerine kayıtlı kendi üzerime geçirip kaydettikten belli bir süre sonra tekrar babamın üzerine geçirme şansım var mı? Yoksa kayıt düşer mi? Teşekkür ederim. giriş çıkıştan sonra kayıt süreniz 365 gün. btk dan destek alın hakkınızın olup olmadığını öğrenin. Merhaba bildiğim kadarıyla yanlış bir bilgi. merhaba yurt dışında iken telefon kayıt oluyor diye biliyorum. yorum kısmında bu soru vardı. Şu an telefon alsan kayıt yaptırabilirsin. Bu durumu e devletten ımei hakkı sorgulama kısmından kontrol de edebilirsin. Tanıdık biri ile bugün telefon getirttim. Mart ayında giriş çıkış yapacağım fakat şuan aktif etsem, kayıt yaparken problem olurmu. Giriş çıkıştan önce aktif etmiş olacağım. Problem yaratır mı. Merhaba sorun olmaz. kayıt süresine dikkat edin yeter. merhaba e devletten imei sorgulama yapın. eğer kayıt dışı gözüküyorsa btk ile görüşün. Merhaba dediğiniz işlemi yaparsanız telefon ve imei değişeceğinden imei değişikliği yapmanız lazım. Bu durum arızalı cihazlarda olan bir durum. Sizin ki spesifik bir durum. Bence btk (120) ile görüşün ona göre hareket edin. N ile M arasında ciddi bir fark var mı bilmiyorum. Bu konuda tavsiyem 0216 282 15 11 nodan Apple müşteri hizmetleri ile görüşmeniz. Hem farkı sorabilirsiniz hem de garanti kapsamını. Gürcistan'dan yurt dışı telefon getirme çok yaygın. Bu sorunla karşılaşan olmuştur. Gerekli temasları yaptıktan sonra çözüm için buraya da dönüş yaparsanız sevinirim. Merhaba giriş çıkış yapanla hattı kullanan aynı olmalı. Merhabalar öncelikle değerli bilgiler için elinize sağlık. Teyzem yurt dışından teli getirecek. O gün kendi uzerime olan kayıtlı hattımı takip kullanmaya başlasam 3.5 ay sonra hattı teyzemin üzerine geçirip telefonu ozaman kaydettirsem herhangi bir problem yaşanır mı ? Yani bir telefonu 2 farklı hat sahibi kullanmış olacak. Merhabalar, sorun yaşamazsınız diye düşünüyorum çünkü kayıt yapmayacaksanız. 120 gün süreye dikkat edin yalnız. Tam teyit için 120 'yi aramanızda fayda var. Hiç bir sıkıntı olmaz. Kayıt sürelerine dikkat ederek kayıt yapabilirsiniz. Merhabalar, ilk olarak telefonun ımei sorgulamasını yapın apple sitesinden. Daha sonra e devletten ımei sorgulama yapın. bunlarda sıkıntı yoksa model numarasına bakın. model numarası garanti açısından önemli. apple destekten model no'nun garanti kapsamını sorgulatabilirsiniz. bu kısma kadar sorun yoksa cihazı satın alabilirsiniz. tabiki kayıt hakkınız varsa. Kayıt anlamında bunlara dikkat edebilirsiniz. sim kart taktıktan sonra 120 gün süre başlar. 365 gün kayıt süre hakkınızdır. mesaj yakında gelebilir. 1 kereye mahsus, giriş çıkış kim yaptıysa o kayıt ettirebilir. Ailemdede yakın zamanda yunanistana giriş çıkış yapan oldu. Merhaba şu ana kadar yaptırabiliyordunuz. ama kasım ayında bir düzenleme geldi bu ne kadar uygulanıyor soru işareti. bu konuda btk 120 den bilgi alıp bize de güncel gelişmeleri yazarsanız sevinirim. 2021'in 6 ayında azerbeycan'dan getirdiğim cihazımı pasaporta kaydettim. O zaman ki kanun 2 takvim yılı geçerliydi ve 2023'te cihazımı farklı kişi hat takıp kullabilecekti. Merhabalar bu konuda e devletten kontrol yapabilirsiniz. Google'a imei kayıt hakkı yazıp e devletten hakkınızın olup olmadığını görebilirsiniz. Merhaba telefon kayıt için giriş çıkış yapmanız yeterli. Evet yeni kimlikle giriş çıkış yapıpı kayıt yapabilirsiniz. merhaba. kayıt hakkınız olup olmadıgını e devletten sorgulayabilirsiniz. Apple için müşteri hizmetlerine imei vererek kontrol sağlayabilirsiniz. Ya da aşağıdaki siteden imei kontrolü yapabilirsiniz. En son bildiğim kadarıyla böyle bir düzenleme vardı : Kurumsal hatlar için aldığınız cihazı kendi pasaportunuza kayıt ettirdikten sonra kullandığınız GSM Operatörünün Kurumsal Müşteri Hizmetleri ile görüşüp bu hattı kurumsal hattı sizin kullandığınızı belirterek kayıt işlemini tamamlayabilirsiniz. Fakat kurumsal hatlarla ilgili son bir değişiklik var mı bilemiyorum. BTK danışma hattı 120 'yi arayarak teyit etmenizde fayda var. Bizi de bilgilendiriseniz güzel olur. Merhaba hat onun üzerine olacak şekilde kullanabilirsiniz. Merhaba yazımı okursanız tüm detayları görebilirsiniz.. Suudi arabistan'dan telefon getirme konusunda fiyat bilgim ne yazık ki yok. Ülkeye son girişten itibaren 2 yıl geçip 3. yıla girince 1 telefon kaydı daha yaptırılabiliyor. Merhaba, telefon yurt dışı olacağından ve siz kullanacağınızdan sizin pasaportunuza kayıtlı olması gerekiyor. Yıllık kayıt diye bir şey duymadım. kayıt hakkı olup olmadığını e devletten sorgulayın. hat kendinize ait olmalı. Merhaba, şuan yurtdışındayım ve ocak ayından sonra Türkiye ye giriş yapacağım, giriş yapmadan alacağım telefonu kayıt yaptırabilirmiyim, teşekkürler. Yurtdısındayken kayıt yaptırabiliyorsunuz diye biliyorum btk 120 den destek almanızda fayda var. Evet tabiki. Kendiniz kullanacaksanız sizin adınıza olmalı. Merhabalar.. Arkadaşım yurtdışından telefon alıp 6 ay kullandı.. Ben kendi pasapotuma kayıt ettirip kullanma hakkımn olabilir mi.. Hat takıldığı için 120 gün şartını geçtiğinden dolayı bir sıkıntı olur mu. Merhaba, telefon hala kullanıma açıksa BTK ile görüşmenizde fayda var Giriş çıkışınız varsa kayıt yaptırabilme ihtimaliniz var. 120 gün tek hak süresi bildiğim kadarıyla. Btk (120) den bu durumu öğrenebilir misiniz ? Bizi de aydınlatırsanız sevinirim. Kayıt ücreti yukarıda yazan miktarı ödüyorsunuz. Merhaba, giriş çıkışa gerek yok. kaydettirseniz olur bence. btk 120 ile de görüşmenizde fayda var. 120 gün mesajı geldiyse kayıt yapmak zorundasınız. Merhaba bana göre mesaj geldikten sonra süre başlar. Size baya geç gelmiş. Telefonu kendi adınıza kullanmanız için yurt dışına giriş çıkış yapmanız gerekiyor. Şu an kullansanız bile pandemiden dolayı uzatılan 365 gün sonrasında telefonu kullanamazsınız. Detayları BTK'dan öğrenebilirsiniz. Merhaba, bu durum sorun olabilir. bence bu riski almayın. Yeterli olur. Batum da olur. Kimlik geçerli sayılır. Bir kez kayıt yapmanız yeterli. Merhabalar, 28 Aralık 2022-1 Ocak 2023 arası almanyaya gidip oradan iphone alacağım. edevlette telefon kayıt hakkım bulunuyor. En son Temmuz 22'de yurt dışı girş çıkışım da var. Eğer telefonu Almanyada alır almaz 1 ocak 2023 öncesi edevletten kaydedersem ülkeye giriş tarihi olarak temmuz 2022 olarak kaydedip zamlanmadan 2022 kayıt ücretini ödeyebilir miyim? o dönemde iphone 14 henüz çıkmamış olsa da?cevap yazabilirseniz çok sevinirim. MErhabalar zamlar 1 ocak itibariyle geçerli olur. 1 ocak öncesi kaydederseniz zamsız halini ödeyip kayıt yapabilirsiniz diye düşünüyorum. Kayıt için pasaportunuzun ve yurtdışına giriş çıkışınızın olması şart! Belli bir kullanımdan sonra kapanabilir. Dikkatli olmanızda fayda var. Merhabalar öncelikle böyle bir yazıyı emek vererek paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Ben Almanya'dan iPhone 13 pro telefon aldım martın 30 da telefonumu kullanmaya başladım yani 3,5 aydır kullanıyorum. Şu anda yurt dışına çıkamıyorum ancak Eylül'de gidebileceğim herkes 120 gün diyor fakat siz 1 sene demişsiniz doğru anladım değil mi yani 1 seneye kadar kapanmayacak telefonum ve 2 sene bekleme hakkım var? Bir de Yunanistan Rodos'a Fethiye'den günü birlik tekneyle gidip geliniyor o şekilde gidip gelsem ve pasaportuma işletsem olur mu? Şimdiden çok teşekkür ederim cevabınızı bekliyor olacağım. Sevgiler. Merhabalar giriş çıkıştan sonra kayıt hakkı süreniz 365 gün. Mesela yurda 1 0cak 2022 de girdiniz diyelim. Siz telefonu 1 ocak 2023 e kadar kaydetmelisiniz. 1 yıl kayıt hakkı süreniz. 120 gün telefonu açtıktan sonra sim kart takarsanız o zaman işler. İkisi farklı şeyler yani. İnce bir detay var. Rodos kıbrıs fark etmez kayıt için yurda giriş çıkış yapmanız yeterli. Detaylar için 120 'yi arayabilirsiniz. Merhaba, evet kayıt yaptırabilirsiniz sorun olmaz. 3 takvim yılında 1 kayıt hakkınız bulunuyor. 2 telefon kayıt ettiremezsiniz. Bana yurtdışından telefon gelicek. O kişinin pasaportunun üstüne olucak ve sanırım hatta o kişinin üstüne olucakmış. Belli bir süre geçince telefona kendi üstüme olan bir hattı nasıl takabilirim kullanabilirim. Merhabalar, 3 takvim yılı geçtikten sonra satış yapabilirsiniz. Yani siz 5. yılınızda olduğunuzdan satış yapabilirsiniz. Fakat imei kaydı hala sizin üzerinizde olacak. Bu konuya dikkat edin. Yabancı birine satarsanız küçük bir sözleşme yapın. Merhaba, bildiğim kadarıyla giriş çıkışta herhangi bir yere bildirilmesine gerek yok. Başka ülkeye giriş çıkış yaparsanız ve kayıt hakkınız varsa telefon kayıt sorun olmaz. Yani telefonunun nereden geldiği önemli değil yani. Evet kıbrısa giriş çıkış yaparak kendi adınıza kayıt yaptırabilirsiniz. Merhaba. Giriş çıkış kaydınız olacağından kimlik pasaport fark etmez kayıt yaptırabiliyorsunuz. merhaba. e devlette hudut kapı giriş çıkış tarihlerinizi görebileceğiniz bir sayfa var. orada belki belge no vardır. o belge no ile deneyebilirsiniz. olursa yorumu cevaplarsanız sevinirim. Merhaba onun adına kayıt işlemi yapamazsınız. Yurtdışından gelen telefon ile tekrar yurtdışına çıkış yapıldığı zaman IMEI kayıt süresi uzuyor mu, yoksa telefonu alıp ilk açtığımız tarihten itibaren başlayan geri sayım devam mı etmekte? Eğer her yurtdışınıa gidiş gelişte süre uzuyorsa kayıt yaptırmak istemiyorum. Merhabalar, Yurt dışından getirilen cihazlar, yurda giriş tarihinden itibaren 120 gün kayıt yaptırmadan kullanılabilmektedir. Belirtilen süre içerisinde kayıt işlemi gerçekleştirilmeyen cihazlar kayıt dışı olmaları sebebiyle iletişime kapatılmaktadır. Telefonu açtıktan sonra 120 gün işlemeye başlar ve size mesaj gönderilir bilginiz olsun. Yani giriş çıkış yapmanız süreyi uzatmaz. 120 günün başladığı gün önemli. Yurtdışından getirilen cihazların 120 gün kayıt yaptırmadan kullanılabilmekte. Cihaz 120 gün içinde kayıt edilmemesi durumunda iletişime kapatılmakta. 120 gün yenilenmiyor diye biliyorum. Zaten telefonu kendi adınıza kullanamıyorsanız iletişime kapatılmıştır demektir. Teyit için BTK 120 telefon no'yu arayabilirsiniz. Ben de beyefendinin bu sorusunun cevabini ariyorum.. 120 asla telefonlari acmiyor, sitelerinde gozuken hicbir telefon kullanima acik degil.. Merhabalar, Amerikadan telefon getireceğim ve kayıt yapacağım. Vergi dairesine IMEI kayıt harcı 2732 TL yatırdığımda ve e devletten kaydını yaptığımda tamamlanmış oluyormu. Maktu ÖİV 117 TL yatması gerekiyormuş ve bu nedir nereye yatırıır? Çok teşekkür ederim. Merhabalar, 117 TL yi hiç duymadım. Normalde dediğiniz süreçlerden sonra kayıt başarılı olursa başka bir şey yapmanıza gerek yok. 117 TL ile ilgili bir şey öğrenirseniz ve bizimle paylaşırsanız sevinirim. 07.06.2023 tarihine kadar kayıt hakkı süreniz var, telefonu açtığınızda ise 120 gün içinde kayıt ettirmeniz lazım. merhabalar. hat sahibi ile kayıt yaptıran kişinin aynı olması gerekiyor. çok teşekkür ederim hızlı geri dönüşünüz için. Merhaba, evet kayıt yapabilirsiniz. Kayıt hakkını e devletten sorgulayabilirsiniz. Merhaba hat taktıktan sonra BTK'dan uyarı geldiyse 120 gün içinde kayıt yaptırmanız lazım. Evet giriş çıkış yaparak kendi adınıza kayıt yaptırabilirsiniz. Amerika'dan gelen iphone 13 telefonumu 120 gün kullandım ve yaşadığım bir problem sebebiyle kayıt ettiremedim. Yani telefonum kullanıma kapandı. Şimdi, telefonu bir tanıdığımın üstüne hat ve pasaport ile kaydettiricem. Merhaba, 120 gün mesajı geldiyse geri sayım başlamıştır. Yani herhangi bir sıfırlama durumu olmuyor. sim kart sonrası 120 gün içinde kayıt yaptırmanız lazım. Giriş çıkış önemli. Sorun olmaz. mesaj gelmediği sürece telefonu kullanabilirsiniz. En son bildiğim kadarıyla böyle bir düzenleme vardı : Kurumsal hatlar için aldığınız cihazı kendi pasaportunuza kayıt ettirdikten sonra kullandığınız GSM Operatörünün Kurumsal Müşteri Hizmetleri ile görüşüp bu hattı kurumsal hattı sizin kullandığınızı belirterek kayıt işlemini tamamlayabilirsiniz. Fakat kurumsal hatlarla ilgili son bir değişiklik var mı bilemiyorum. BTK danışma hattı 120 'yi arayarak teyit etmenizde fayda var. Bizi de bilgilendiriseniz güzel olur. Bu soruyu BTK çağrı merkezine sormanızda fayda var. Yanlış yönlendirmeyelim sizi. Bir internet sitesinde buna benzer birşeyler okudum, pek mantıklı gelmedi, sormak istedim. Bildiğim kadarıyla 120 gün süre yenilenmiyor. 120 gün sıfırlanmıyor, 2 aylık yasal uzatma hakkında bilgim yok. Btk çağrı merkezinden net öğrenebilirsiniz. o kadar harika ve faydalı bilgiler paylaşmışsınız ki! bugün telefonumu kaydederken size bin tane dua ettim! 🙂 ellerinize ve emeklerinize sağlık. kendi adıma çok çok teşekkür ederim! Merhabalar hayır sorun olmaz. Kayıt yapabilirsiniz. En son Esra Özkaya Hanımın mesajına cevap vermişsiniz ama Hakan Albayrak beyefendinin mesajı daha doğrusu sorusu askıda kalmış. Benim de sorum aşağı yukarı aynı gibi eğer Hakan Bey'in sorusunu cevaplarsanız ben de soruma cevap bulmuş olurum. Merhaba kktc için pasaport çıkarmanıza gerek yok. yeni kimlikle giriş çıkış yapmanız yeterli. Kullanacak kişinin yurt dışı giriş çıkışı olmalı. Hat sizin üzerinize olmazsa sorun olmaz. Hat sahibi durumu kabul ederse tabiki. merhaba kayıt hakkınız var mı yok mu edevletten öğrenebilirsiniz. Son dediğiniz kayıt hakkınız varsa mümkündr. Merhaba, yeterli olur ever. Getiren kişinin bilgilerine ihtiyaç yok. Sizin hakkınız varsa kendi üzerinize yapabilirsiniz. Merhaba yurt dışından kuzenim eski iphone12 sini getirecek. Ben kendi öğrenci pasaportuma kaydedebilir miyim, hiç yurt dışına gir çık yapmadım. Sorun olmaz. Kayıtta marka ayrımı yok diye biliyorum. Benim durumum da seninkine cok bezniyo. Bi sorun yasadin mi acaba ya, cevaplarsan super olur. Bu arada cok tesekkurler BujuYollarda, eline saglik. . Merhaba e devletten imei sini kontrol edin. 120 gün süre önemli. şu anda da harcı ödeyerek kayıt yapabilirsiniz. Evet uyarı mesajı yakında gelir. Evet kayıt yaptırabilirsiniz. Merhaba yurt dışından kendi telefonunuz dısında 1 telefon getirme hakkınız var. Kurumsal hat konusunda herhangi bir bilgim yok. BTK çağrı merkezinden bilgi alırsanız daha sağlıklı olur. 120 gün geçirmediğğiniz sürece sorun olmaz. Giriş çıkış sonrası kayıt yaptırabilirsiniz. Merhaba mesaj gelirse sonrasında 120 gün içinde kayıt yaptırmanız lazım. Merhaba herkese tek tek cevap vermeniz ne hoş teşekkür ediyorum kendi adıma. Benim sorum biraz karışık bilginiz dahilinde cevaplarsanız sevinirim. Kıbrıstan 10 eylül 2022 itibar ile türkiye gelmiş biri giriş belgesi aldı. Tüm bu belgeleri türkiyede bıraktığında kendi tekrar kıbrısa dönüş yaptı. Türkiyede kullanılacak telefon hattı onun üzerineyken e devlet üzerinden onun bilgileriyle kayıt yaptırabilir miyiz? Bir de telefonun kişinin gelirken kendi getirmesi gibi bir zorunluluk var mı btk da bu minimalde bir şey okudum fakat anlayamadım. Yardımlarınız için teşekkürler. Selamlar bence kayıtta sorun olmaz. giriş çıkış var. Hat bu kişinin üzerine sorun olmaz. E devletten kayıt hakkı sorgulama yapın bir de. Tek günlük mü giriş çıkış yaptınız! merhaba tek 1 telefon getirirse sorun olmaz. Merhabalar, 120 gün süre mesaj geldikten sonra başlar. Diğer soru için 3 takvim yılı geçtikten sonra satış yapabilirsiniz. Merhabalar. Sim kart olması lazım içinde kayıt yaptıramaz. Merhabalar, tam da dediğiniz gibi yer zaman önemli değil kayıt yaptırabilirsiniz. E devletten kayıt hakkınızın olup olmadığını kontrol etmenizde fayda var. Telefon alabilirsiniz ama kayıt yaptıramazsınız. edevletten kayıt hakkınızın olup olmadığını sorgulayabilirsiniz. Bence kullanabilirsiniz ama Btk ya (120) danışsanız daha iyi olur. Bir arkadaşıma 10 gün sonra Dubaiden İphone getittireceğim.. Bende Kasım ayında Meksika(Dubai ile arasında 300 dolar fark var daha yüksek) seyahatim olacak giriş çıkış yaptıktan sonra pasaportuma işletebilirim sanırım..120 gün hakkım var diye düşünüyorum.. Cevaplarsanız sevinirim.. Ve diğer tüm bilgiler için teşekkürler.. Merhaba giriş çıkıştan sonra kayıt yaptırabilirsiniz. En son bildiğim kadarıyla böyle bir düzenleme vardı : Kurumsal hatlar için aldığınız cihazı kendi pasaportunuza kayıt ettirdikten sonra kullandığınız GSM Operatörünün Kurumsal Müşteri Hizmetleri ile görüşüp bu hattı kurumsal hattı sizin kullandığınızı belirterek kayıt işlemini tamamlayabilirsiniz. Fakat kurumsal hatlarla ilgili son bir değişiklik var mı bilemiyorum. BTK danışma hattı 120 'yi arayarak teyit etmenizde fayda var. Bizi de bilgilendiriseniz güzel olur. Sorun olmaz. giriş çıkış sonrası aşağıdaki linkten sorgulama yapın. Merhaba, e-devletten kayıt hakkınızın olup olmadığını sorgulayabilirsiniz. Hatta varsa bizi de aydınlatırsanız sevinirim. Merhabalar. Aile dostumuz amerikadan iphone 14 pro getirecek. Hem onlar oradan getirip hem hattı kendi üzerime nasıl alabilirim ? Gürcistana kimlik kartı ile giriş çıkış yapma imkanım var. Yani onlar daha telefonu getirmeden benim gürcistana giriş çıkışmı yapmam lazım ? Gerçekten beynim yandı. Giriş çıkış yapıp telefonu kendi üzerinize kayıt yapabilirsiniz. Merhabalar. 1 Kasımdaki düzenlemeden kaçmak için aklımda bir fikir var bir konuda kafamda soru işaretleri var. İngiltereden bir tanıdığıma iphone 14 pro getirtmek istiyorum. Yeni düzenlemeyle 3 yılda 1 adet kayıtsız telefon getirebilme hakkı var. Benim aklımdaki fikir şöyle: İngilteredeki tanıdığıma telefonu açtırıp imei numarasını bana söylemesini siticem ve ben Türkiyedeyken ama telefon İngilteredeyken imei kaydı yapılır mı? Eğer telefon kaydı için telefonun ülkeye girmesi ya da türkiyedeki hatlardan birinden şebeke alması gerekmiyorsa bu dediğim planı yapmak istiyorum. Eğer geri dönüş yaparsanız sevinirim. Merhaba. Dediğiniz gibi kayıt için burada olmalı telefon diye düşünüyorum. Şebekeyi buradan almalı telefon. Merhaba böyle bir işlem yapılmıyor. Sadece teknik sorun yaşarsanız ve tel Apple tarafından tamamen değişirse 3 yıl beklemeden imei değişikliği yapabiliyorsunuz. Merhaba. kayıt yaptırarak türk hattınızı kullanabilirsiniz. Merhabalar, Kasım ayında yurt dışına çıkıp 4 ay kalacağım. Gider gitmez Iphone alacağım. Oradayken Türk hattımı kullanmaya devam etmek istiyorum. Yurt dışındayken Türk SIM kartını takıp kullanıyor olmak da 120 günlük IMEI kayıt olma süresini başlatıyor mu yoksa Türkiye'ye giriş yapmadığım için süreç başlatılmaz mı? Çok teşekkür eder, iyi günler dilerim. Merhabalar bu konu hakkında fikrim yok. Ama bence yurt dışında iken mesaj gelecektir. Yani Türkiye şebeke alanına girmenize gerek yok diye düşünüyorum. Bu durumu tecrübe eden varsa deneyimlerini paylaşırsa sevinirim. Merhaba, böyle bir şey olacağını düşünmüyorum çünkü herkes bunu yapabilir. Yine de tam net emin değilim. 120 btk çağrı merkezini arayıp bizi de bilgilendirirseniz sevinirim. 2. Sorum, bir akrabam ayni sekilde iphone almak istiyor. Kullandigi hat sirket adina ve ayni zamanda hattin sahibi olan sirketin ortagi. Bu sekilde kullanabilir mi? Yoksa hatti kendi uzerine mi gecirmek zorunda. Cevaplariniz icin simdiden tesekkurler. Merhabalar, bu konu hakkında BTK çağrı merkezi 120 den bilgi alırsanız hatta bizi de bilgilendirirseniz güzel olur. Oldukça detay bir soru yanlış yönlendirme yapmak istemem. Merhabalar. 1 Kasım 2022'den itibaren 3 yılda 1 telefon getirme izni veriliyor, malum. Bu kanun geçmişe yönelik getirilen telefonlara da bakıyor mu yoksa 1 Kasım'dan itibaren mi bu 3 yıllık süre başlıyor? Aralık'ta Amerika'dan gelecek arkadaşımla telefon getirtme planım vardı. Kendisi geçen yıl zaten bir telefon getirdi bir başkası için. Bu yeni kanunla geçmişte getirdiği telefon sebebiyle sıkıntı yaşar mı? Anlatabilmişimdir umarım. 2. Sorum; 3 ay yurt dışında kalanlar ücretsiz cihaz kaydı yaptırabiliyorlar diye duydum ama buna dair bir bilgi bulamadım. Eğer böyle bişey varsa benim tam 89 gün oluyor. 1 günden kaybediyorum. Biraz uzun oldu kusura bakmayın. Teşekkür ederim. Merhaba, Yeni ücreti ödemeniz gerekecek. 2. soru hakkında bilgim yok. Merhaba E devletten kayıt hakkınızı sorgulayabilirsiniz. Merhaba, ödemenin geçerlilik süresi olabilir. Bu konuda BTK 120 ile görüşmenizde fayda var. Hatta bizi de aydınlatırsanız sevinirim. Son soru için, \"18 yaşından küçük T. C. vatandaşları yurt dışından yolcu beraberinde cihaz getirebilir ve kendi adlarına kayıt yaptırabilir. 18 yaşından küçükler için kayıt başvuruları; anne, baba ya da yasal temsilcilerinin kendi e-devlet sayfaları üzerinden başvuru türü olarak Çocuğumun bilgileri ile başvuru yapacağım seçeneği işaretlenerek çocuğun bilgileri kullanılmak suretiyle yapılabilmektedir.\" ibaresi var. Yani 3 kişi 3 ayrı cihaz getirebilirsiniz. 3. soru için de çocugum adına da yaşından bağımsız cihaz tanımlayabilirsiniz ancak yine kendi üzerinize bir sim takabilirsiniz dediler. Geri dönüşünüz için çok teşekkürler bizi de aydınlattınız. Merhaba, sorulari cevapladiginiz ve boyle bilgilendirici bir yazi yazdiginiz icin cok tesekkurler. Ben 28 kasim 2021 tarihinden Berlinden Turkiyeye giris yaptim. Edevlet uzerinden sorguladigimda hakkim var gozukuyor. Suudi arabistanda yasayan arkadasim bneim icin telefon alacak ancak o Turkiyeye 2023 yilinin basinda gelecek. Merhabalar, kayıt için telefonun Türkiye'de olması ve buradaki şebekeden veri alması lazım diye düşünüyorum. Merhabalar, sorun olacağını sanmıyorum çünkü şu an için gümrükte herhangi bir kayıt vs gibi durum yok. Kayıt detayları yazımda yazıyor. Vergiyi ödedikten sonra edevletten kayıt işlemleri yapabilirsiniz. Bu arada benimle ınstagramdan irtibata geçebilir misiniz telefon ile ilgili. Merhaba 2 adet telefon aldım amerıkadan ıkısıde tek sım kart, e devletten kayıt ıcın baktıgımda ımeı no 1 2 3 seceneklerı ve bunların her bırı ıcın fızıksel sım ve e sım var. aldıgım telefonlardan her ıkısıne kayıt yapabılır mıyım. Örnegın ımeı 1 kısmına pro max telefonu, ımeı 2 kısmına pro telefonumun ımeı numarasını gırebılır mıyım? NOt: tabı fızıksel veya e sım hangı butonu sececegım veya bırısı ıcın fızıksel dıgerı ıcın e sım secsem olur mu ? veya her ıkısı ıcın de fızıksel sım secsem acılır mı? tesekkurler. Merhaba, tek pasaporta tek imei hakkınız var. Birden fazla imei kabul edilmez. Bu arada eğer satış yapıyorsanız 14 pro'yu satın alabilirim. Düşünürseniz iletişime geçebilirsiniz. Merhaba, abim amerika'dan bana iphone 14 pro alacak. Fakat telefon elime ocak da ulaşacak. telefon türkiyeye gelmeden ımeı numarası ile önceden kayıt yaptırabiliyor muyum Annemin pasaportuna işleteceğim çünkü. Geçende böyle bir soru gelmişti imei den kayda btk ok demişti. Uluslararası garantisi varsa 1 yıl garanti süresinde tr den destek alabilirsiniz. Uyarılacak bir durum yok. Yazımda kayıt prosedürü var. Merhaba, 30 Aralık 2021'de yurtdışından Türkiye'ye giriş yaptım. Merhaba, edevletten imei kaydı hakkınızın olup olmadığını sorgulayabilirsiniz. Bu ay içerisinde yurtdışından telefon alıp, arkadaşımın evine göndereceğim. Kendisinden de Ocak ayında telefonu alacağım. Bu nedenle zamdan etkilenmemek için hemen kayıt yaptırmayı düşünüyorum. merhaba, böyle bir kontrol mekanizması yok. yurt dışında iken kayıt oluyor. en son bu bilgiyi btk vermişti. Imeinin gitmesi gibi bir durum yok. Merhaba giriş çıkış yapmanız yeterli olur. döndükten sonra yapabilirsiniz. Bugün, Yurt dışından getirdiğim telefonun Kayıt girişini yaptım. IMEI NUMARASI KAYITLI (01/01/2025 tarihine kadar 24 62 T. C. kimlik numaralı kişi adına kayıtlı hatlarla kullanımı kısıtlanmıştır. Pasaport süresi ile alakası yok durumun. E devletten kayıt hakkını sorgulayın bi. Varsa sorun yok. kayıt hakkı varsa her şey onun adına olacak şekilde kullanabilirsiniz. 120 gün geçtiyse durumu BTK (120) ile görüşün. Telefonun kaçak duruma düşmesi diye bir durum yok. Telefonu TR'de kullanamıyorsunuz sadece. Merhaba geçende böyle bir soru gelmişti. Cevap yorumlarda olması gerekiyor. BTK kayıt yapılabilir demişti. Selamlar. Yurt dışından iki adet telefon geldi 2 yaşındaki oğlumun 3 ay önce girisi olan pasaportuna babası olarak kayıt yaptirabilirmiyim. Ayrıca oğlum 18 yaşından küçük olduğu için oglumun uzerine olamayacagini dusunuyorum sim kartlar benim adimami olması gerekiyor. Teşekkür ederim. Merhaba bildiğim kadarıyla yapabilir. Yurt dışında olması önemli değil. merhaba, devir işlemi sonrası telefon kaydı noktasında operatörünüzle görüşmenizde fayda var. btk 120 yi de arayabilirsiniz. hatta tekrar yorum yaparak bizi de aydınlatırsanız sevinirim. Btk'yı aradım, kendi sim hattımı babamın üzerine kayıt ettirdiğim zaman ve kayıt işlemi sırasında babamın üzerine kayıt ettirdiğim numaramı işleyerek kendi numaramı kullanabiliyormuşum bir sıkıntı olmuyormuş. Bu ay içerisinde yurtdışında yaşayan arkadaşıma telefon aldıracağım ancak kendim Ocak ayında oraya gideceğim. İşletme ücretindeki artıştan etkilenmemek adına arkadaşım IMEI numarasını bana söyleyecek ve kayıt yaptıracağım ancak en son yurtdışından Türkiye'ye geliş tarihim 10 Eylül. Sizce IMEI numarası içerisinde satın alma tarihi bilgisi var mıdır? Varsa bu tarihin ülkeye son gelişimden sonra olması sorun yaratır mı? Teşekkürler. Merhaba, 2022 Nisanda Makedonyaya 1 haftalık seyahatim olmuştu. Şu an ise Portekizdeyim ve Ocak sonu türkiyeye döneceğim. Buradan telefon aldım acaba girişini nisan gösterip harcı 1 ocaktan önce ödeyebilir miyim? Bir de pasaportumu 1 ay önce yeniledim. Bu bir sorun teşkil eder mi? Yani belge kısmına Nisan ayındaki pasaport numaramı mı yoksa şu an elimde olan psaport numaramı mı girmeliyim? Teşekkür ederim. Merhabalar, telefonu şu anda kaydedebilirsiniz. Geçende yorumlardan öyle dönüş olmuştu. Telefonun yurt dışında olması ya da alındığı tarih önemli değil. Dönüş bu şekilde olmuştu. Pasaport konusunda eski pasaport numaranızı deneyebilirsiniz. Olmazsa yenisini. O da olmazsa BTK yı arayın. Eğer bu işlemleri başarılı şekilde yaparsanız yorum olarak tekrar dönerseniz sevinirim. Merhaba, sorun olmaz diye düşünüyorum. siz yine btk dan net bilgi almaya çalışın. Harika bir yazi olmus cok tesekkurler oncelikle. 4. Son bir soru Mekke'den iphone alirken neye dikkat etmek gerekir?Face Id gibi bir durum var sanirim, bilginiz varsa bu konuda biraz bahsedermisiniz. merhaba 3 yılda 1 kayıt hakkınız var, başka kayıt yapamazsınız. tr de kayıt sonrası yurt dışında istediğiniz kadar kullanabilirsiniz, bunun kayıtla alakası yok. yurtdışından tel alırken model nolara dikkat etmek lazım. garanti hepsinde geçerli değil. bunun dışında ülkelere göre bazı yazılımsal değişiklikler oluyor ama bu da çok önemli değil. garantiyi sorun etmezseniz sorun olmaz. ancak telefon kayıt harcı ocak ayında 6.091 tl olacağını okudum, ben şimdiden 2022 yılı harç bedelini yatırsam, yurda girdikten sonra 2022 harç bedeli ile kaydımı yaptırabilir miyim? bilginiz varsa yardımcı olursanız çok sevinirim. Merhaba giriş çıkış olmadan kayıt yapamazsınız. Harcı yatırsanız da bir şey değişmez. Kayıt hakkınız varsa ve telefonu biri alabilirse telefon yurt dışındayken kayıt yapabilirsiniz. Merhaba. olmaz diye düşünüyorum. btk 120 ile görüşmenizde fayda var. dönüş yaparsanız soranlara faydası olur. Merhaba. Birkaç sorum olacak eğer cevaplayabilirseniz çok sevinirim. Merhaba. Kayıt tr de kullanmak için. telefonu alanın önemi yok. telefonu acıp 120 gun kayıt ettirmezseniz tel tr de kullanıma kapanır. Hızlı ve bilgilendirici cevabınız için öncelikle çok teşekkür ederim. Peki yurtdışında ülkemiz dışındaki başka ülkelerde de pasaport üzerine telefon tanımlanması vs gibi durumlar var mı veya süreç nasıl işliyor bilginiz var mı? Ben telefonu Türkiye'de açtırmadan yurtdışında kullanmak istiyorum ve oradaki yeni hattım ile anında kullanabilir miyim? Bilginiz veya tecrübeniz var mıdır? Teşekkürler, sevgilerle, Alican. Ben olduğunu sanmıyorum. Tr ye özgü bir durum olabilir. Ama yine de araştırma da fayda var. Bir solukta okudum yazdıklarınızı. Öncelikle elinize emeğinize sağlık, yol gösterici olmuş. Bir solukta okudum yazdıklarınızı. Öncelikle elinize emeğinize sağlık, yol gösterici olmuş. merhaba simi kullanabilirsiniz. 120 gün süreniz var. giriş çıkış sonrası da kayıt yaptırırsınız. Merhaba. E devletten imei kayıt hakkı sorgulama yapabilirsiniz. Merhaba evet var. E devletten ımei kayıt hakkınızı sorgulayabilirsiniz. Merhaba, 120 günün uzatması yok diye biliyorum. BTK 120 no'dan teyit edebilir misiniz ? Bize de dönüş yaparsanız sevinirim. Merhaba Yazıyı Okudum yıl için verdiğiniz örnek bendeki soruya cevap olmadı. 31.12.2022 de 365 gün içinde kayıt yaptırmak gerekiyor. Peki yıl devirince hakkımz gidiyor mu bazı arkadaşlar 2023 yılına girdiğimizde 3 ay da olsa geliş süremiz hakkımızın kaybolacağını söylüyor. Benim ülkeye girişim 19.08.2022 19.08.2023 bu tarihler arasında kayıt yaptırabilirmiyim... Edevlet ödeme ekranına atıyor ödemeyi yapacam sonra ülkeye giriş süreniz geçmiş demesin.. abd den bir yakınımdan iphone getirtecegim. Bilgi verirseniz çok sevinirim teşekkürler. Merhaba evet hat takıp mesaj geldikten sonra 120 gün başlar. Merhaba şimdiden çok teşekkürler kafam çok karışık size danışayım dedim. Merhaba e devletten ımei sorgulama yapın cihazın durumuna bakın bence. daha sonra 120 btk çağrı merkezi ile görüşebilirsiniz. Süreniz varsa sorun yok. E sim olayına çok vakıf değilim. Kapanmadan sonra kayıt olmaz. Merhabalar ben öğrenci olarak yurt dışına 15 gün staj görmeye gideceğim fakat geldikten sonra gri pasaport iptal edilicek staja gittiğim için, ben türkiyeden ikinci el bir iphone 13 pro max alırken dikkat etmem gereken unsurlar nedir, ikinci el cihaz iphonelerde kayıt yapılırmı, 18 yaşından küçük olduğum için edevlet üzerinden babam benim üstüme kayıt yapabiliyormu, ve en önemlisi kayıt yaptırabiliyormuyum pasaporttan ötürü. Merhaba, giriş çıkış yapacağınızdan kayıt yapma hakkınız var. 2. el telefon yurt dışı cihazı ise kayıt yapmanız lazım. Telefon getirmede kısıtlama yok. Kayıt kısmında sınırlama var. Merhaba bildiğim kadarıyla 120 gün sonrası iletişime kapanıyor. Eğer kayıt hakkınız varsa 120 gün sonrası iletişime kapalı cihazı kayıt yapabiliyorsunuz. Merhaba pasaport kaydı ile IMEI kaydı aynı mi ablam telefon getirecek kendi üzerime almam için ne yapılması gerek pasaport kaydı nasıl ne zaman oluyor pasaport kayıt kısmı kafamı çok karıştırdı şimdiden teşekkür ederim. ımei kaydı ile pasaport kaydı aynı. eğer sizin yurt dışı giriş çıkışınız yoksa telefonu kullanamazsınız. Eşim Erasmus proğramı ile Lübnan'a gidecek Kurban bayramı sonrasında. Telefonu Samsung J7. haşatı çıkmış. Lübnan'da telefon fiyatları ile ülkemiz arasında fiyat farkı %100. Aynı felefon 5000 TL ise Lübnan'da 2500. Hacı bütçeyi dolaylı vergilerle dizayn ediyor. Yazınızı okudum. Çok güzel bilgiler sunmuşsunuz. Teşekkürler.... Merhabalar. Aşağıdaki yazıma göz atarsanız kayıt aşamalarını kolayca yapabilirsiniz. Merhaba teşekkürler bilgiler için benim bir kaç sorum olacak. Yurt dışı telefonu 4 ay kullandıktan sonra kullanıma kapanırsa sonra açtırmak mümkün değil mi? Bazıları 4 ay fiziksel sim, 4 ay da e-sim kullanıyor sonra yıl devredince yani yıl başında bu 120 günlük süre her hat için yenileniyor diye söylüyor doğru mu? Teşekkürler. Merhaba, Kullanıma kapatılırsa sonra kayıt yapabiliyorsunuz. 1 yıl sonra yenileme olayı doğru değil. Böyle bir şey duymadım ve oldukça mantıksız geldi bana. Benim halen kullandığım ve kayıtlı bir cihaz var, Yeni cihaz için 01/01/2024 diye bir tarih alıyorum. kayıtlardan. 2023 Kasım ayında yurtdışına çıkacağım, yani giriş-çıkış tarihi 2023 yılı içinde olacak. Sizce, yeni cihaz yurtdışı çıkış tahinin bir süre sonrasında kaydedilebilir mi, yoksa kardeşim senin çıkış tarihin 2023 Kasım, hakkın 1 Ocak 2024'de doğacak mı derler? Bu arada çıkış tarihlerinin de herkese 1 Ocak diye belirlemek vergiyi katlamak için güzel şeytanlık. Merhaba çok spesifik bir soru. Fakat giriş çıkıştan sonra kayıt hakkı süreniz 365. Bence kayıtta sorun olmayacaktır. 2024 sonrası kayıt yapabilirsiniz. 😊 Btk (120) den teyit alabilirsiniz. Merhabalar sorunuzu çok anlamadım ama 1 kişi 3 takvim yılında 1 kez kayır yapabilir. Telefon kayıt yapılmadıysa sorun olmaz dediğiniz şekilde kayır yapabilirsinz. Merhaba giriş çıkışınız yoksa kayıt yaptıramazsınız. Kayıt hakkınız yoksa daha sonra giriş çıkış yapmış olacağınızdan ödeme yaptığınızda farkı isteyebilirler. şöyle 2023 yılında giriş çıkışım yok şuanda. ama telefon getirttim. e devletten imei kayıt hakkı sorgulayın kayıt hakkınız varsa bugun yapabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/2024-resmi-tatil-gunleri", "text": "Hepimiz çalışıyoruz ve tatil günlerini iple çekiyoruz. Bu tempodan uzaklaşıp tatil günlerinde kaliteli zaman geçirmek sanırım en önemli amacımız. Sürekli çalışmak da insanı fazlasıyla yoruyor ve tatil gelse de biraz kafamı dinlesem moduna sokuyor. Hal böyle olunca da tatil günlerini insanlar önden araştırıyor ve hemen ona göre plan yapmaya çalışıyor. Önden araştırma yapıp plan yapmak da bütçenin yükünü oldukça hafifletiyor. Dediğim gibi 2024 yılı tatil açısından güzel bir yıl. Evet her yıl resmi tatil var ama 2024 yılındaki resmi tatiller birleştirme yapabileceğiniz tatiller. Tatil pazartesi ya da cumaya denk geliyorsa o zaman hafta sonu ile birleştir ve hemen plan yap durumu olabiliyor.😊 2023 yılı tatil günlerinde bu durum ne yazık ki olmadı çünkü resmi tatiller ya haftanın ortasına ya da cumartesi pazara denk geldi. Ama 2024'te bu durum geçerli değil. Not: Türkiye'de tatil planı yapacaksanız aşağıdaki kritik yazılarıma muhakkak göz atın. Eminim işinize oldukça yarayacaktır. Resmi tatil günleri bir seyahat sever ya da tatil tutkunu için her şey demek. Sonuçta bir çok insan çalışıyor ve izin ya da tatil günlerinde valizini hazırlayıp bir yerlere kaçabiliyor. Yine bir çok kişinin de bu günler dışında çok fazla tatil günü alternatifi ne yazık ki olmuyor. Ee buna bağlı olarak resmi tatil günleri çalışanlar için oldukça önemli. Bu yazımda 2024 yılı resmi tatil günleri için detaylı bir tablo oluşturup ne zaman tatil yapmanız ya da izin almanız gerektiğini anlatmaya çalışacağım. Özellikle 1 gün olan tatil günlerini cumartesi ya da pazar ile birleştirip 3 güne çıkarmanız oldukça güzel olur. 3 gün için de mesela İstanbul'da yaşıyorsanız Avrupa'nın bir şehrine gidebilir ve güzel vakit geçirebilirsiniz. Yeter ki isteyin ve plan yapın. Not: Yanına kalp koyduğum günleri hafta sonu ile birleştirme yaparak iyi değerlendirin. Listemde neredeyse her güne kalp koydum.😂 Arefe günleri öğleden sonra yani yarım gün tatil bilginiz olsun. - 1 Ocak 2024 Yılbaşı Pazartesi - 9 Nisan 2024 Ramazan Bayramı Arefesi Salı - 10 Nisan 2024 Ramazan Bayramı 1. gün Çarşamba - 11 Nisan 2024 Ramazan Bayramı 2. gün Perşembe - 12 Nisan 2024 Ramazan Bayramı 3. gün Cuma - 23 Nisan 2024 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Salı - 1 Mayıs 2024 Emek ve Dayanışma Günü Çarşamba - 19 Mayıs 2024 Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Pazar - 15 Haziran 2024 Kurban Bayramı Arefesi Cumartesi - 16 Haziran 2024 Kurban Bayramı 1. gün Pazar - 17 Haziran 2024 Kurban Bayramı 2. gün Pazartesi - 18 Haziran 2024 Kurban Bayramı 3. gün Salı - 19 Haziran 2024 Kurban Bayramı 4. gün Çarşamba - 15 Temmuz 2024 Demokrasi ve Milli Birlik Günü Pazartesi - 30 Ağustos 2024 Zafer Bayramı Cuma - 28 Ekim 2024 Cumhuriyet Bayramı Arifesi Pazartesi - 29 Ekim 2024 Cumhuriyet Bayramı Salı 2024 resmi tatilleri ilk olarak yılbaşı ile başlıyor. Yılbaşı da beraberinde güzel bir tatil günü ile geliyor. Çünkü yılbaşı 2024 için Pazartesi gününe denk geliyor. Yani cuma gününden itibaren hafta sonu ve pazartesi gününü birleştirerek 3 günlük bir tatil yapabilirsiniz. Eğer İstanbul'da yaşıyorsanız yakın yerleri ya da Avrupa'nın güzel bir şehrini değerlendirebilirsiniz. Kışın gezilecek yerler listemi buraya bırakıyorum. Yılbaşı için size güzel fikirler verecektir. En çok sorulan sorulardan biri 2024 Ramazan Bayramı ne zaman ve kaç gün tatil olacak ? 2024 Ramazan ayı 11 Mart tarihinde başlıyor. Ramazan sonrasında ise 9 Nisan Salı günü Bayram Arefesi var. Ramazan Bayramı arefesi yarım gün tatil. Arefe sonrası 3 günlük Ramazan Bayramı tatili başlıyor. Ramazan Bayramı tatili günleri 10 Nisan, 11 Nisan ve 12 Nisan olmak üzere 3 tam gün. Bu günler de Çarşamba, Perşembe ve Cuma gününe denk geliyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı minik kuzularımızın en güzel bayramı. 2024 resmi tatilleri arasında yer alan 23 Nisan gün olarak Salı gününe denk geliyor. Emek ve Dayanışma Günü yani İşçi Bayramı 1 Mayıs Çarşamba gününe denk geliyor. Haftanın tam ortası olduğu için tatil birleştirme zor olsa da 2 günlük yıllık izinle bu resmi tatili hafta sonuna bağlayabilirsiniz. Mayıs ayı özellikle kültür turizmi yapmak için en güzel aylardan. Hava serin olur ve her taraf yem yeşil. Bence iyi bir şekilde değerlendirilmeli. Mayıs ayının diğer bir resmi tatil günü ise Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı olan 19 Mayıs. 19 Mayıs ise tatil günü olan Pazar gününe denk geliyor. Bu durumda 19 Mayıs tatil birleştirme için ideal bir resmi tatil değil. Pazar malum her yerde tatil durumu var. Mayıs sonrası Haziran ayına geldiğimizde bizi Kurban Bayramı bekliyor. 2024 Kurban Bayramı ne zaman, tatil kaç gün olur diyorsanız cevap aşağıda. 4 günlük olan Kurban Bayramı resmi tatilin başlangıcı 15 Haziran Cumartesi günü. 15 Haziran yarım gün tatil iken sonrasında ise tam gün tatiller başlıyor. Kurban Bayramı birinci günü 16 Haziran Pazar, sonrasında 17 Haziran Pazartesi, 18 Haziran Salı ve 19 Haziran Çarşamba günü 4 gün tam gün tatil var. Muhtemelen son 2 günü de tatil yapılıp buradan da 9 günlük tatil ortaya çıkabilecek. 2024 resmi tatillerden biri olan 15 Temmuz Demokrasi ve Birlik Günü Pazartesi gününe denk geliyor. Yani hafta sonu ile birleştirme yaptığınızda 3 günlük tatil sizi bekler. Kaçamak yapmak için 3 gün çok ideal bir süre. 2024 yılının son resmi tatili olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Salı gününe denk geliyor. Fakat 1 gün öncesi de yarım gün tatil olduğundan Cumhuriyet Bayramı'nda hafta sonu ile birlikte 4 gün tatil imkanı var. Yani 26-27-28-29 Ekim için 4 günlük plan yapıp keyfinize bakabilirsiniz. ÖZET: 2024 resmi tatil günleri oldukça bol ve bereketli. Hele bir de hafta sonu ile birleştirirseniz bu yıl için en az 3 tane seyahat planı kolayca yapabilirsiniz. Eğer gezmeyi çok seviyorsanız bu rakam 7 bile olabilir. Önceden plan yapıp bu günlere bir şeyler ayarlamanız bütçenizi de oldukça rahatlatacaktır. Yani 2024 yılı tatil için tam bir fırsat yılı. 2024 yılı için diyanete ait tatil günleri takvimini aşağıya bırakıyorum. Bu diyanetin web sitesinden alınmış bir takvim. Yukarıda belirttiğim tarihler ile aynı tarihler. Diyanetin kaynağı burada. Mayıs sonrası Haziran ayına geldiğimizde bizi Kurban Bayramı bekliyor. 2024 Kurban Bayramı ne zaman, tatil kaç gün olur diyorsanız cevap aşağıda. En çok sorulan sorulardan biri 2024 Ramazan Bayramı ne zaman ve kaç gün tatil olacak ? 2024 Ramazan ayı 11 Mart tarihinde başlıyor. Oruç sonrasında ise 9 Nisan Salı günü Ramazan Bayramı Arefesi var. Ramazan Bayramı arefesi yarım gün tatil. Arefe sonrası 3 günlük Ramazan Bayramı tatili başlıyor. Ramazan Bayramı tatili günleri 10 Nisan, 11 Nisan ve 12 Nisan olmak üzere 3 tam gün. Bu günler de Çarşamba, Perşembe ve Cuma gününe denk geliyor. 2024 resmi tatilleri ilk olarak yılbaşı ile başlıyor. Yeni yılın ilk günü yani 1 Ocak Pazartesi gününe denk geliyor ve 1 günlük resmi tatili insanlara sunuyor. Cuma gününden itibaren hafta sonu ve pazartesi gününü birleştirerek 3 günlük kısa bir tatil yapabilirsiniz. Bulunduğunuz şehre yakın konumlardaki gezilecek yerlere keyifli bir tatil planlayabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/adana-ucak-bileti", "text": "Adana'nın tarih kokan sokaklarında gezinmek, lezzetli kebapları tatmak için bu güzel şehri keşfetmenin en hızlı ve pratik yolu \"Adana uçak bileti\" almak. Adana, Türkiye'nin güneyinde bulunan turistik bir destinasyon. Tarih, doğa, kültür ve gastronomi değerleriyle öne çıkan Adana'ya ulaşmanın en pratik yolu, tabii ki uçakla seyahat etmek. Bu yazıda, Adana uçak bileti almanın kolaylığı ve bu şehirdeki keşfedilecek sayısız güzellikten bahsedeceğim. Hazır mısınız? O zaman, Adana'ya yolculuğun ilk adımını atmak için bana katılın! Anadolu'nun köklü kentlerinden biri olan Adana, Hititlerden günümüze kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve tarih boyunca farklı isimlerle anılmış. Antik Roma döneminde şehre verilen isimlerden biri \"Antiocheia ad Sarum\" veya kısaca \"Antioch\" olarak biliniyor. Bu isim, Roma İmparatoru Antiochus IV Epiphanes tarafından verilmiş. Osmanlı döneminde Adana ve çevresi \"İçel\" adıyla anılmış. Bu isim, Mersin'in de içinde bulunduğu geniş bir bölgeyi ifade ediyormuş. Adana'nın tarihi, aynı zamanda birçok farklı kültürün bir araya geldiği bir mozaik gibi. Bu zengin tarih, Adana'yı tarihi ve kültürel açıdan keşfetmek isteyen ziyaretçiler için büyüleyici bir destinasyon haline getiriyor. Şehirdeki müzeler, antik kalıntılar ve tarihi yapılar, Adana'nın geçmişine yolculuk yapma fırsatı sunuyor ve ziyaretçilere bu büyülü şehrin tarihini daha yakından tanıma şansı veriyor. Adana uçak bileti alarak, bu güzel kenti hızlı ve rahat bir şekilde ziyaret edebilirsiniz. Adana uçak bileti aldıktan sonra gezebileceğiniz pek çok kültür alan var. Örneğin Anazarva Antik Kenti onlardan biri. Kadirli, Ceyhan ve Kozan ilçelerinin arasında konumlanan ve Kilikya bölgesinin en büyük antik kentlerinden biri olan Anavarza Antik Kenti, etkileyici kalesiyle ünlü. Ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmese de, tarihi kaynaklarda Roma İmparatorluğu döneminde var olduğu belirtiliyor. Bu antik kent, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış. Ermenilerden Abbasilere, Selçuklulardan Ramazanoğulları ve Osmanlılara kadar pek çok farklı dönemin izlerini taşıyor. Zengin tarihi ve kültürel mirası nedeniyle UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'nde ve Türkiye'nin tarihi güzellikleri arasında yer alan Anavarza Antik Kenti, Çukurova Ovası'nın en yüksek noktalarından biri olan 200 metrelik bir tepe üzerinde inşa edilmiş, bu da onu neredeyse fethedilmez bir kent olarak efsaneleştirmiş. Adana tarihi mimarisi bakımından oldukça zengin bir şehir. Geldiğiniz zaman görmeniz gereken pek çok yer var. Örneğin Taş Köprü onlardan bir tanesi. Romalılar tarafından inşa edilen ve günümüze ulaşan Taş Köprü, Adana'nın sembolü olarak kabul ediliyor. Söz konusu köprü Yüreğir ve Seyhan nehirlerini birleştiren toplam 21 gözlü bir yapının parçası. Merkez Park huzurlu bir şekilde zaman geçirmek isteyenler için ideal. Merkez Park, Seyhan Nehri'nin her iki tarafında uzanan 50 hektarlık büyük bir yeşil alanı içeren, Türkiye'nin en büyük şehir içi parklarından biri. 2004 yılında tamamlanarak halkın ziyaretine açılan bu park, 40'tan fazla ağaç türü ve 60'tan fazla çiçek çeşidi ile toplamda 400.000 bitkiyi barındırıyor. Merkez Park'ta 12 adet süs havuzu, 2 hektarlık devasa bir çocuk oyun alanı, paten pisti, yıl boyunca konserlerin düzenlendiği etkinlik alanı, dinlenme tesisleri, seyir terasları, kır bahçeleri ve kafeler gibi bir dizi olanak bulunuyor. - Taş Köprü - Ulu Camii - Tarihi Saat Kulesi - Bebekli Kilisesi - Kazancılar Çarşısı - Merkez Parkı - Sabancı Merkez Camii - Arkeoloji Müzesi - Atatürk Müzesi - Adana Sinema Müzesi Adana tarihi sokakları ve gezilecek yerleri kadar tatları ve lezzetleri ile de biliniyor. Adana mutfağının sembolü olan lezzetlerden biri hiç şüphesiz Adana kebabı. Bu eşsiz tat günümüzde neredeyse her şehirde bulunsa da, gerçek tadını alabilmek için Adana'ya gelmek şart. Adana'ya geldiğinizde, şehir merkezinde veya ilçelerinde bulunan restoranlardan birini mutlaka ziyaret etmeli ve bu ünlü Adana kebabının tadına bakmalısınız. - Adana Kebabı - Ciğer - Adana Lahmacunu - İçli Köfte - Şırdan - Sıkma - Bici Bici - Halka Tatlısı/Taş Kadayıf - Muzlu Süt Türk Hava Yolları üzerinden alabileceğiniz Adana uçak bileti ile şehrin tüm güzelliklerini hemen keşfedebilirsiniz. Deneyimli uçuş ekipleri ile birinci sınıf bir uçuş keyfi yaşayabilir, ayrıcalıklı bir uçuş tecrübesi elde edebilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/airbnb-nedir-nasil-kullanilir", "text": "Son yılların en popüler konaklama sitelerinden biri olmayı başaran Airbnb turizm piyasasında sağlam bir rüzgar estirerek güzel bir konuma geldi ve dünyada oldukça bilinir oldu. Konaklama denilince akıllara genelde otel gelirdi fakat Airbnb ile bu durum değişti. Airbnb ile geleneksel konaklama anlayışının dışında insanların kendi evlerini otel olarak pazarlayabildiği bir dünyaya kavuştuk. Ben her daim ev konforu istiyorum diyenler huzura erdi. Bence de Airbnb çok güzel yenilikler getirdi. Detayları fazlasıyla aşağıda vereceğim. Bu yazımı okuduktan sonra Airbnb uzmanı olabilirsiniz.😂 Yazımda Airbnb nedir, Airbnb nasıl kullanılır, Airbnb kullanım şartları nelerdir, Airbnb güvenilir mi, Airbnb'de dikkat etmeniz gerekenler gibi bir çok soruya cevap vermeye çalışacağım. Bu yazıdan sonra Airbnb ile ilgili aklınızda soru kalmaz diye düşünüyorum. Sadece yapmanız gereken tek şey kalacak o da bu deneyimi yaşamak olacak. - Ucuz Konaklama Yöntemleri | Not Alın Bunları! - Ucuz Uçak Bileti Bulma Yolları : En Etkili 12 Taktik"} {"url": "https://bujuyollarda.com/akabe-gezilecek-yerler", "text": "Akabe, 7 günlük Ürdün gezimizin son noktasıydı. Kurak topraklardan ve çöllerden sonra denizle buluşmak bize hayat verdi. Akabe'ye geliş amacımız Akabe gezilecek yerlerden ziyade burada dalış yapmaktı. Bence sizin hedefiniz de öyle olmalı. Çünkü Akabe'ye gezilecek yerler için gelecekseniz bence buradan mutsuz ayrılırsınız. Gezilecek yerler yerine bence kesinlikle buraya dalış yapmak için gelmelisiniz. Beni bilenler biliyor. Ege aşığıyım ve yaklaşık 7 yıldır Muğla'da yaşıyorum. Dolayısıyla başta Muğla olmak üzere Ege'de bir çok koy ve plajda denize girdim. Şunu belirteyim Akabe'nin denizi yani Kızıldeniz bu yerlerden çok farklı. Tüplü dalış yaptığımızda bunu fazlasıyla hissettik. Detayları aşağıda vereceğim. Not: Ürdün'e gitmeden önce her detayı yazmaya çalıştığım Ürdün Gezi Rehberi başlıklı yazıma muhakkak göz atın. Eminim tüyolarım Ürdün'de işinize yarayacaktır. - Coral Garden Dalış Merkezi - Akabe Kalesi - Akabe Arkeoloji Müzesi - Arap Bayrak Direği - Sharif Hussein bin Ali Cami - Ayla İslam Şehri - Akabe Roman Kilisesi - Akabe Marine Park Akabe, Ürdün ve Ürdünlülerin denizle buluştuğu tek yer. Şehre giriş yaptığınızda etrafın yeşerdiğini ve güzelleştiğine şahit oluyorsunuz. Palmiyeler, havadaki nem ve değişen iklim çöllerden çıkıp denizin varlığını hissetmenizi sağlıyor. Deniz bir yerleşim yerini nasıl değiştiriyorsa Akabe'yi de öyle değiştirmiş. Hem çevreyi hem de insanların ruhunu, bakış açısını. Evet dedim ya Akabe'ye dalış için kesinlikle gelinmeli. Burada Kızıldeniz'in birbirinden güzel mercan resifleri insanı tam anlamıyla büyülüyor. Denize daldığınızda en az 10 metre altını oldukça net görüyorsunuz. Fakat bu noktada dalış için doğru firmayı ve doğru yeri bulmanız önemli. Gerisi zaten otomatik olarak geliyor. - Adres: Bor Sa'ed Street Aqaba 77110, Ürdün - Telefon: +962 7 9001 5103 - Web Site: https://www. dive-inaqaba. com/ - Konum: Coral Garden Diving Centre Dalış sonrası arabamıza atladık ve kısa bir Akabe gezisi yaptık. Günün son saatleri olunca gün batımı eşliğinde keyifli bir gezi oldu. İlk durağımız Akabe Kalesi'ydi. Akabe Kalesi'nin tarihi Memlüklüler Devleti'ne kadar dayanıyor. Kale, Memlüklülerden Osmanlılara kadar birçok tarihi hanedanlık döneminde kullanılmış ve yenilenmiş. Kıyı şeridinde yer aldığından daha sonra Osmanlı İmparatorluğu'nu devirmek için önemli bir üs olmuş. Kale, hac duraklarının bir noktasıymış ve zamanında kervansaray olarak da kullanılmış. Akabe Kalesi, Kızıldeniz'deki konumu göz önüne alındığında çevresindeki diğer kalelerden daha büyük. Kale içinde bir cami bulunuyor. Caminin ayakta kalan yapıları kıble ve mihrap kısmı. Kale konumundan dolayı genelde konaklama için kullanılmış. Osmanlı yönetimi sırasında Arap İsyanı olduğunda kalenin bazı odaları askeri kışlaya dönüştürülmüş. Akabe Kalesi'nin ana kapısının üzerinde yazılı olan Haşimi Arması'nı görebilirsiniz. Not: Biz gittiğimizde kale tadilattaydı. Tadilat bitmediyse görebileceğiniz çok fazla bir şey yok bilginiz olsun. - Akabe Kalesi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. - Konum burada. Akabe Arkeoloji Müzesi, kalenin hemen yakınında bulunuyor. Müzede Akabe bölgesindeki kazı alanlarında çıkan eserler sergileniyor. Bu bölgelerden biri olan Akabe yakınlarındaki Tall Hujayrat Al-Ghuzlan arkeolojik alanında yakın zamanda keşfedilen ve MÖ 4000 yılına kadar uzanan Bronz Çağı eserleri de bu müzede gösteriliyor. Müzeye ev sahipliği yapan bina, Haşimi Devleti'nin kurucusu Şerif Hüseyin'in sarayıymış ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra yeniden inşa edilmiş. Müze, 1989 yılında kurulmuş ve hala yerinde hizmet vermeye devam ediyor. Akabe bayrak direği, Büyük Arap İsyanı'nın bayrak direği olarak da biliniyor. 132 metre yüksekliği ile kurulduğu 2004 yılında dünyanın en yüksek bayrağı iken şimdi yükseklik açısından altıncı sırada yer alıyor. Direk üzerinde 60 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğinde polyester bayrak bulunuyor. 172 ton ağırlığında ve 11 bölümü 132 metre yüksekliğinde. Ürdün bayrağı çevre ülkeler olan Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail ülkelerinden görülebiliyormuş. Arab Revolt Plaza'da yer alan Arap Bayrak Direği'nin konumu burada. Akabe gezilecek yerler listesine Akabe'nin en büyük camisi olan Sharif Hussein bin Ali Cami ile devam ediyoruz. Tam gün batımına buraya geldik ve oldukça güzel bir manzara yakaladık. Cami, 1908'den 1917'ye kadar Mekke'nin Şerifi ve Emiri olan Hüseyin bin Ali'nin adını almış. Arap İsyanı'nın başlatıcısı olarak bilinen El Şerif Hüseyin Bin Ali, Lawrence ile iş birliği yaparak Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı isyan çıkarmış. Sharif Hussein bin Ali Cami, Ürdün camileri arasında en büyük kubbeye sahip. Akabe vatandaşları için ana cami olarak kabul ediliyor. Konum burada. Hz. Osman tarafından 650 civarında inşa edilen Ayla, Arap Yarımadası dışında inşa edilen ilk İslam şehri olarak biliniyor. Bu şehirde kalıntıdan başka bir şey yok. Zamanınız kısıtlı ise pas geçebilirsiniz. Şehri Emevilerin imar ettiği biliniyor. Daha sonra Haçlılar şehre saldırmış ve şehri tahrip etmişler. Akabe'nin liman şehri olmasından dolayı burası da zamanında önemli bir ticaret şehriymiş. Filistin'e liman olarak hizmet veren şehir aynı zamanda Hicaz için bir konaklama yeriymiş. Bir zamanlar Mısırlı hacıların Mekke yolunda önemli duraklarından da birisiymiş. Ayla İslam Şehri'nden çıkarılan tarihi eserler Akabe Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Eski Roma Kilisesi, 3. yüzyılda kurulmuş. Arkeologlara göre burası dünyanın en eski kiliselerinden biriymiş. Romalılar buraya geldikten sonra kiliseyi yıkmışlar. Kilise bazilika formda inşa edilmiş. Kilisede yapılan kazı çalışmalarında 24 insan iskeleti, çanak çömlek ve bazı sikkeler bulunmuş. Kilisede ayakta kalan yapı yok. Var olan yıkık yapılar çamur ve kayadan yapılmış. Biz gittiğimizde sadece fotoğraf çektik ve çıktık. Zamanınız yoksa vakit kaybetmeye gerek yok. Akabe Eski Roman Kilisesi'nin konumu burada. Yaklaşık 7 km'lik uzunluğa sahip Akabe Marine Parkı Akabe'nin güneyinde yer alıyor. Park 19 dalış alanına sahip. Biz de dalışa katıldığımız firma ile bu alanda dalış yaptık. Tabi ki buraya denizden ulaştık. Parkın içindeki durumdan çok haberimiz yok. Akabe Deniz Parkı, ASEZA tarafından yönetiliyor. Plaja giriş ücretsiz. Eğer tüplü dalış yapmayacaksanız burada şnorkel ile yüzebilirsiniz. Şnorkel için Akabe merkezden ziyade bana burası daha mantıklı geldi. Şnorkel yaparken su altında gördüğünüz hiçbir şeye dokunmaya çalışmayın. Bu kural dalış sırasında bize en az 10 kere hatırlatıldı. Eğer buraya karadan giderseniz tecrübelerinizi aşağıda yorum kısmında paylaşırsanız sevinirim. Daha iyi olanaklar için park yakınında bulunan Berenice Beach Club isimli işletmeyi tercih edebilirsiniz. Parkın konumu burada. Akabe, Ürdün'ün tam güneyinde bulunuyor. Ürdün'ün bir şehri olan Akabe, Ürdün'de deniz olan tek yer. Deniz dediğimde Kızıldeniz. Öyle değişik bir coğrafya ki burası bir tarafta Ürdün diğer tarafta Mısır, İsrail ve Suudi Arabistan ülkeleri bulunuyor. Biz Akabe'ye Wadi Rum'dan geçtik. Akabe'ye geçerken polis kontrol noktasından geçiyorsunuz. Burada pasaportunuza ve araç belgelerinize bakıyorlar. Yazımda da belirttim Akabe'ye gelecekseniz dalış için gelin. Akabe'nin haritadaki konumu burada. Akabe'ye en kolay ulaşım yolu elbette uçak ile buraya ulaşmak. Akabe'de uluslararası bir havalimanı bulunuyor. Havalimanının adı Kral Hüseyin Havalimanı. Bu havalimanının haritadaki konumu burada. Buraya Türkiye'den de direkt seferler bulunuyor. Türkiye'den Akabe'ye uçuş yaklaşık 2,5 saat sürüyor. Akabe için herhangi bir vize derdi yok. Vizesiz 90 gün Ürdün'de kalabilirsiniz. Eğer hedefinizde sadece Petra ve Wadi Rum varsa yakınlık açısından Akabe Havalimanını tercih edebilirsiniz. Ama bizim yaptığımız araştırmalarda Akabe uçak biletleri Amman'dan genel olarak daha pahalıydı. Ucuz uçak bileti için bu yazımı muhakkak okuyun. Akabe ılıman bir iklime sahip. Denizin etkisi bunda büyük. Kışlar ılık geçerken, yazlar sıcak geçiyor. Ürdün genelinde akşamları soğuk olabiliyorken Akabe'de sıcaklık 15 derecenin altına zor iniyor. Akabe, Ekim'den Nisan'a kadar yağmurlu ve ılık bir havaya sahip. Haziran-Ağustos arası aşırı sıcak ve nemli. Akabe'ye gelecekseniz bahar aylarını tercih edebilirsiniz. Dalış için önceden hava durumuna bakmayı unutmayın. Dalış için gelecekseniz kış aylarını tercih etmemenizde fayda var. Akabe'ye geldiğinizde Ürdün'ün meşhur yiyeceklerini tatmadan dönmek olmaz. Biz dalış yaptığımızda teknede birbirinden güzel yemekler yedik. Akabe'de restaurant deneyimimiz olmadı. Ama sahil tarafında bir çok mekan gördük. Akabe'de ne yenir sorusunun cevabında Ürdün'ün meşhur lezzetleri var. Biz bu lezzetleri sabah, öğle, akşam her yerde gördük.😂 İşte Akabe'de ne yenir sorusunun cevabı aşağıda. - Shawarma - Humus - Mansaf - Moutabel - Maklube - Şekerli ve naneli çay - Künefe - Galaya - Tabbouleh Akabe, Ürdün'ün denize açılan tek kapısı. Dolayısıyla ayrı bir atmosferi var. Biz buraya Petra ve Wadi Rum gezimiz sonrasında gittik ve bu güzel coğrafya bizim ruhumuzu açtı. Yazımda da belirttiğim gibi buradaki gezilecek yerler çok önemli değil. Bunun yerine Akabe'ye kesinlikle dalış için gelmelisiniz. Dalış noktasında Akabe gerçekten çok özel bir yer. Akabe bence yarım günde gezilir. Çünkü gezilecek yerler hem az hem de birbirine oldukça yakın konumda. Tabi dalış yapacaksanız ya da denize girecekseniz bu süre daha uzun olur. Şunu belirteyim Akabe'ye 2 günden fazla zaman ayırmayın bence."} {"url": "https://bujuyollarda.com/akabede-tuplu-dalis", "text": "Akabe'de tüplü dalış yazımın başlığında ne kadar haklı olduğumu yazıyı okudukça hatta sonrasında yolunuz Akabe'ye düşüp bu deneyimi yaşadığınızda çok iyi anlayacaksınız. Kızıldeniz'in gerçekten büyüleyici bir sualtı dünyası var. Bu müthiş güzelliğe sahip olmasında hem doğallığının, mercan resiflerinin, bitkilerin, renk renk balıkların hem de çeşitli noktalarda oluşturulmuş batık enkazların payı var. Tüm bu güzellikler de Akabe'de dalış deneyimini çok özel bir boyuta taşıyor. Akabe, Ürdün'ün denize açılan tek kapısı. Petra'nın büyüleyici antik kalıntılarından, Wadi Rum'ın kızıl çöllerinden sonra Akabe ters köşe yapıyor. Turkuaz rengi göz alıcı suları ve müthiş su altı dünyasıyla insanı büyülüyor. Size Akabe'yi, Kızıldeniz'i ve tüplü dalış için bilmeniz gereken her şeyi anlatacağım. Gitmeden önce yaptığımız araştırmalarımızda bazı kaynaklarda Akabe tüplü dalış deneyiminin çok da gerekli olmadığını, Kızıldeniz'in su altında görülecek pek bir şey olmadığını yazanları görmüştük. Memnuniyetin ya da memnuniyetsizliğin çok kişisel olduğunu düşünüyorum. O nedenle kendimiz yaşayıp görelim istedik. Yani en azından tüplü dalış yapmış oluruz diye düşündük ama Kızıldeniz bize çok daha fazlasını verdi. Kızıldeniz, zengin flora ve faunası ile mutlaka görmeniz gereken bir yer. Afrika ve Asya arasında yer alan Kızıldeniz Hint Okyanusu'na bağlı. Uzunluğu ise 2 bin 250 km'ye ulaşıyor. Kızıldeniz'in 8 ülkeyle sınırı bulunuyor. Mısır, İsrail, Ürdün, Suudi Arabistan, Sudan, Eritre, Yemen ve Cibuti ile çevrili. Eğer Kızıldeniz'de Dalış yapmak isterseniz gidebileceğiniz en ideal yerler Mısır'daki Şarm El Şeyh, Hurgada ve Ürdün'deki Akabe. Kızıldeniz dalış turu Akabe marinadan teknenin hareket etmesiyle başlıyor. Dalış yapılacak ilk noktaya yaklaşık 1 saatte gidiliyor. Zaten bu sürede ilk defa tüplü dalış yapacak olan kişilere minik bir eğitim veriliyor. Gerekli olan bilmeniz gereken her şeyi anlatıyorlar. Tekne 2 ayrı noktada duruyor ve dalış yapılıyor. Eğer katılımcı çoksa ilk grup 1. yerde, 2. grup 2. yerde dalıyor. Bu gruplar da kendi içinde 3-4 kişilik gruplara ayrılıyor ve her gruba ekipten bir dalgıç eşlik ediyor. Kıyafetleri giyip, ekipmanlarınızı kuşanıp suya atlıyorsunuz. Önce biraz pratik yapıyorsunuz, şnorkelle yüzmeye alışıksanız çok benzer olduğunu anlayacaksınız zaten. Sonra da dibe doğru inmeye başlıyorsunuz. Kızıldeniz'in eşsiz sualtı zenginliğine tanıklık ediyor ve batık enkazların yanında yüzüyorsunuz. Sizinle birlikte dalan dalgıç su altında fotoğraflarınızı çekiyor. Vaktin nasıl geçtiğini anlayamadan tekrar yukarı çıkıyorsunuz. Dalış turuna öğle yemeği de dahil oluyor. Yöresel yemekler servis ediliyor. Biz hangi firma ile dalış yaptık, iletişim bilgileri, fiyatları gibi detayları aşağıda bulabilirsiniz. Ürdün seyahatimizi planlarken her detayı organize etmeye çalıştık. Hangi gün nereye gidelim, nerede ne yiyelim, konaklamalar, turlar hepsini ayarladık. Akabe tüplü dalış için ise Coral Garden Diving Centre firmasını tercih ettik. Gideceğimiz tarihi bildirdik ve 1 gün önce sabah 9'da gönderdikleri konumda olmamızı istediler. Wadi Rum'da bedevi çadırında uyandıktan sonra yaklaşık 1 saat yolculukla Akabe'ye ulaştık. İlk olarak ofislerinde buluştuk. Gerekli formları doldurduk ve herkese uygun bedende dalış kıyafeti ayarlandı. Herkes farklı saatlerde geldiği için yaklaşık 11'e kadar ofisteydik. Sonrasında dileyenler servisle, aracı olanlar ise kendi aracıyla marinanın yolunu tuttu. Gayet lüks ve güzel olan teknemize bindik ve yolculuğa başladık. O bölgede Ürdün Kralının sarayı vardı sanırım. Marinadan çıktıktan sonra belli bir süre fotoğraf ve video çekmek yasak. Yaklaşık 10 dakikadan sonra özgürsünüz. Sınırsız çay, kahve ve soğuk su ikramı vardı. Birer kahveyle Kızıldeniz'in maviliklerinde ilerledik. İlk durakta ilk grup hazırlandı ve tüplü dalış için suyun derinliklerine indiler. Onları beklerken isteyenler şnorkelling yapabilir dediler. Yaklaşık 10 kişilik bir grup olarak yanımızda da tekne ekibinden biriyle Kızıldeniz'e ve suyun altındaki muhteşem doğaya ilk kez baktık. Aman Allah'ım! O ne güzellik. Rengarenk bitkiler, mercan resifleri, çeşit çeşit balıklar. Hayran kaldık resmen. Hepimiz güvenle yukarı çıktık ve tekneye çıktığımızda yemekler hazırdı. Yemekte ızgara tavuk, köfte, pilav, salata ve mezeler vardı. Ürdün'de yediğimiz en lezzetli yemeklerdi. Biz afiyetle yemeklerimizi yerken tekne de dönüş yoluna geçmeye başlamıştı. - Website: https://www. dive-inaqaba. com/ - Email: - Phone: +962 7 9001 5103 Dalış fiyatına Akabe'de kaldığınız otellerden ulaşım ve geri dönüş, yemek, su, çay ve su altında çekilen fotoğraflarınız dahil. 1, 2 ya da 3 kez dalabilirsiniz. 1 dalış için 30 JD, 2 dalış için 60 JD, 3 dalış için 75 JD ödüyorsunuz. Ayrıca gece dalışı ve su altı profesyonel çekim gibi hizmetleri de var. Web sitelerinden detaylı olarak incelemenizi öneririm. Yazarken yeniden o anlara ışınlandım resmen. İşte bu yüzden gezmeyi ayrı yazmayı ayrı seviyorum.😍 Bana daha çok yazdıracak yeni seyahatlerde buluşalım. Ürdün ile ilgili diğer rehberlerimi de mutlaka okuyun. - Ürdün Gezilecek Yerler - Amman Gezilecek Yerler - Akabe Gezilecek Yerler - Wadi Rum Çölü Gezi Rehberi - Ürdün Gezi Rehberi - Petra Antik Kenti"} {"url": "https://bujuyollarda.com/akyaka-azmak-nehri", "text": "Akyaka son yıllarda o kadar popüler bir yer oldu ki ünüyle neredeyse Marmaris'i, Fethiye'yi geride bıraktı. Bu kadar büyük bir üne kavuşmasının bazı nedenleri elbette ki var. Özellikle beldenin kendine özgü bir mimariye sahip olması, gezilecek yerlerinin güzelliği, muhteşem bir doğanın içinde bulunması, etrafında çok güzel koy ve plajların olması Akyaka'yı çok popüler bir yer yaptı. Bunların ötesinde Akyaka'da bir de Azmak Nehri var ki Akyaka'ya gelen herkes bu nehri görmek istiyor. Burayı görmek isteyenler sonuna kadar haklı. Çünkü Akyaka Azmak Nehri muhteşem bir doğal güzelliğe sahip. Sürekli ziyaret ettiğimiz Akyaka ile ilgili bir çok yazım var ama bu güzeller güzeli Azmak Nehri ayrı bir başlığı hak ediyor diye düşündüm. Yazımda Azmak ile ilgili neredeyse her şeyi bulabileceksiniz. Azmak Nehri nerede, en iyi nerede Azmak'a girilir, Azmak'ta yapılması gerekenler, Akyaka Azmak Nehri tekne turu gibi tüm detayları verip sizi Azmak uzmanı yapacağım.😊 Burası için vereceğim ince tüyolar işinize fazlasıyla yarayacak ve sizi Azmak kalabalıklığından kurtaracak! ÖNEMLİ UYARI: Yazıma geçmeden önce Azmak Nehri ile ilgili bir kaç şeye değinmek istiyorum. Özellikle yaz aylarında Akyaka inanılmaz kalabalık bir yer oluyor. Bu aylarda Akyaka resmen nüfus patlaması yaşıyor. Metrekareye neredeyse 5 insan düşüyor ve bu da başta Azmak olmak üzere çevreye çok fazla zarar veriyor. Şöyle ki yazın özellikle bayramlarda Azmak'a araç girişi kapatılıyor diyeyim siz anlayın. Bu noktada insanlara buraya gelmeyin demek tabi ki olmaz. Fakat lütfen ama lütfen buraya geldiğinizde çevreye karşı çok duyarlı olun. Çöplerinizi doğaya atmayın, Azmak Nehri'ni mümkün mertebe temiz tutun. Burası çok özel ve bize ait bir yer. Benim okuyucularım eminim titizdir fakat yine de dikkat edin. Biz yeri geldiğinde Akyaka'da çok çöp topladık. Gerekirse siz de yapın. Duyarlı olun ve çevreyi temiz tutun. Akyaka, 20 yıl öncesinde sadece mütevazı bir balıkçı köyü iken şu an yaz aylarında 1 milyona yakın ziyaretçi çeken bir yer oldu. Özellikle Azmak Nehri bu yoğunluğun oluşmasının en büyük nedeni. Azmak Nehri üzerinde yapılan tekne gezileri buranın ününe ün kattı. Akyaka'ya geldiğinizde zaten yapmanız gereken ilk şeylerden biri Azmak tekne turuna katılmak olacak. Detayları aşağıda yazacağım. Akyaka cittaslow yani sakin şehir unvanına sahip bir yer. Akyaka'nın mavi bayraklı sahilinde güneşlenmek, Azmak'ın serin sularında yüzmek, Gökova Körfezi'nde maviyle yeşilin birbirini sarmaladığı koylarda gün batımını izlemek, balık tutmak, su sporları yapmak ve orman içinde bisiklet kullanmak Akyaka'da mutlaka yapmanız gerekenler arasında. Akyaka, Türkiye'nin Muğla ili Ula ilçesine bağlı bir mahalle. Akyaka, Muğla il merkezinin güneybatısında, Marmaris ilçesine ve Muğla merkeze yaklaşık olarak 30 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Akyaka'nın en bilinen doğal güzelliği Azmak Nehri ise Akyaka'nın doğusundan denize dökülen bir akarsu. Azmak Nehri uzunca bir nehir. Tertemiz bir suya sahip. Dağların arasından doğup Akyaka'nın içinden geçerek Ege Denizi'ne dökülüyor. Döküldüğü yerde hemen Akyaka Plajı bulunuyor. Yani bir yerde deniz diğer tarafta nehir çok enteresan bir güzellikle karşı karşıya kalıyorsunuz. Tatlı su ve tuzlu suyun buluştuğu yer olan Azmak'ın döküldüğü yer aynı zamanda uçurtma sörfünün yapıldığı Kite Beach'e de komşu konumunda. Yukarıda haritada çizdiğim kırmızı çizgi Azmak Nehri'nin akış yönünü ve döküldüğü yeri gösteriyor. Akyaka merkeze inen yokuşu geçtiğinizde sağ tarafa giderseniz sahile ve devamında orman kampına, sol tarafa giderseniz de Azmak Nehri'ne ulaşırsınız. Ya da Marmaris ya da Fethiye tarafından geliyorsanız direkt Gökova tarafından girdiğinizde Azmak Nehri'nin diğer tarafını ulaşmış olursunuz. Bu bahsettiğim son kısım diğer tarafa göre daha az kalabalık bilginiz olsun. Akyaka Azmak Nehri'nin konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Akyaka Azmak Nehri'ne ulaşmak için aracınız olmalı ya da dolmuş kullanmalısınız. İlk olarak araç kısmını anlatayım. Araba ile Akyaka'ya İzmir, Aydın üzerinden gidecekseniz Sakar Geçidini kullanmanız gerekiyor. Bu geçit oldukça virajlı. Çok çok dikkatli olmanızda fayda var. Bu geçitin hemen sonunda Akyaka'ya dönüş tabelasından dönüp Akyaka'ya 5 dakika içinde ulaşım sağlayabilirsiniz. Eğer Marmaris veya Fethiye istikametinden Akyaka'ya doğru gelecekseniz ya Gökova tarafına dönüp buradan Akyaka'ya ulaşım sağlayabilirsiniz ya da yukarıda bahsettiğim diğer yolu kullanabilirsiniz. Akyaka merkeze gelince konumunu bıraktığım bu otoparkı ya da ara sokakları park için kullanıp Azmak'a yürüyerek geçebilirsiniz. Ücretsiz park yeri için de bu konumu değerlendirebilirsiniz. Toplu taşıma ile Akyaka'ya ulaşım için Muğla Otogar'dan ya da Muğla şehir merkezinden dolmuşlarla Akyaka'ya gidebilirsiniz. Akyaka çok büyük olmadığı ve yürüyerek gezmeye müsait olduğu için Azmak Nehri'ne kolayca ulaşırsınız. Akyaka dolmuş saatleri için bu bağlantıyı kontrol edebilirsiniz. Marmaris ya da Fethiye'den gelen dolmuşlar Akyaka merkeze uğramayabiliyor. Bunun için Akyaka Kavşağı'nda inmeli sonrasında da yürüyerek ya da otostopla Akyaka merkeze geçmelisiniz. - Akyaka, Marmaris'e yaklaşık olarak 30-35 kilometre uzaklıkta. - Akyaka, Dalaman Havalimanı'na yaklaşık olarak 75-80 kilometre uzaklıkta. - Akyaka, Fethiye'ye yaklaşık olarak 130-140 kilometre uzaklıkta. - Akyaka, Bodrum'a yaklaşık olarak 170-180 kilometre uzaklıkta. Azmak Nehri namı diğer Kadın Azmağı her şeyi ile özel bir yer. Buraya Kadın Azmağı denilmesinin de bir hikayesi var. Azmak Nehri birçok kaynak suyu ile besleniyor. Eskiden evlerde su olmadığı için, kadınlar çamaşırlarını bu nehirde yıkadığından Azmak Nehri'ne yöre halkı tarafından Kadın Azmağı denilmiş. Nehrin antik dönemdeki adı İdimos'muş. Tertemiz, cam gibi suyu ile ünlü Azmak Nehri, yaklaşık 2,5 km uzunlukta. Devamında ise nehir Ege Denizi ile buluşuyor. Azmak Nehri'nin sıcaklığı her mevsim 10-12 derece arasında. Derinlik açısından yer yer 2-3 metreyi bulan Azmak Nehri'ne kıyı tarafından yani derin olmayan tarafından rahatlıkla girebilirsiniz. Nehirdeki suyun yüzde 60'ı bol mineralli sodalı su, %40'ı da kaynak suyu. Azmak, su altı bitki örtüsünde yaşayan birçok canlıyla ev sahipliği yapıyor. Balık, su samuru, deniz kaplumbağası gibi pek çok hayvan türü Azmak Nehri'ni ev yapmış. Nehir boyunca yüzen ördekler buraya ayrı bir hava katıyor. Azmak'ın deniz tarafından başlangıcı sayılan bir noktada küçük bir Azmak Köprüsü bulunuyor. Bu köprünün hemen yanı başındaki yerde bir çok insan balık ekmek yemeyi tercih ediyor. Kadın Azmağı'na paralel uzanan ikinci bir azmak daha bulunuyor. Bu azmağın adı da Ferek Azmağı. Ferek Azmağı'ndan ayrılan bir kol ise Akçapınar Mahallesi'nin içinden geçiyor. Kadın Azmağı ile Ferek Azmağı arasında kalan alandaki doğal ekosistemi koruyan sazlıklar var. Bu sazlıklar değişik türdeki göçmen kuşlar, leylekler, flamingolar ve pelikanlara ev sahipliği yapıyor. Özetle burası tam bir yeryüzü cenneti. Nehir, Akyaka beldesinin doğusunda yer alan dağlardan ve yeraltı kaynaklarından doğuyor. Bu kaynaklar Akyaka çevresindeki dağlardan ve yer altındaki su yataklarından besleniyor. Azmak Nehri, Akyaka'dan doğuya doğru akıyor. Akyaka'nın içinden geçerek Ege Denizi'ne dökülüyor. Sormanız kabahat, hem de ne yüzülür! E tabi cesursanız. Zira yaz sıcağı teninizi kavururken, buz gibi Azmak sularına girdiğinizde cıs sesleri duyabilirsiniz.😃 Şaka maka cidden soğuk su sevmeyen biriyseniz muhtemelen sadece ayaklarınızı sokmakla yetineceksiniz. Ama eskiden soğuk suya girmeyi sevmeyen ve şimdilerde sıcak denize girmekten nefret eden biri olarak söylüyorum ki bu bir bağımlılık. Azmak Nehri'nde suya girebilmek için suyun kaynağına doğru biraz ilerlemek gerekiyor. Gözünüze kestirdiğiniz uygun bir yer bulduğunuzda nefesinizi tutun ve o serinliğin sizi sarmalamasına izin verin. Ardından kendinizi suyun akışına bırakın ve kulaç bile atmadan süzülmenin tadını çıkarın. Yine uygun bir noktada durup, kenardan çıkın. Bunu sayısız kez yapabilirsiniz. Azmak yazın tabiri caizse ana baba günü oluyor. Bu kadar kalabalık bir ortamda resmen suya girmek için bile sıra bekliyorsunuz. Bu biraz da herkesin aynı noktadan suya girmesi nedeniyle oluyor. Yani kim onlar, bujuyollarda. com u okumayanlar. 😃 Tabi benim okuyucularım her zaman ayrıcalıklı. Bu konum daha yukarıda, daha az kişinin bildiği ve tercih ettiği görece daha sakin bir yer. Tabi dikkat etmeniz gereken en önemli faktör tekneler. Yaz sezonunda nehirde vızır vızır tekne trafiği var. Tekneler yukarı doğru çıkarken, siz aşağı doğru iniyor olacaksınız akıntıyla, yani karşı karşıya olacaksınız. Mümkün olduğunca kenardan yüzmeye çalışın ve çok dikkatli olun. Yüzme bilmiyorsanız bu işe yeltenmeyin. Azmak Nehri resmen bir huzur deposu. İster keyifli bir yürüyüş, ister tekne turu yapabilir, ister buz gibi sulara atlayabilirsiniz. Burada neler yapabileceğinize birlikte göz atalım. - Nehir kenarında yürüyüş yapın. - Azmak'ın buz gibi sularında yüzün. - Azmak tekne turu yapın ve akvaryum olarak adlandırılan bölgeyi görün. - Azmak Nehri boyunca sıralanan kafe ve restoranlarda bir şeyler yiyip için. - Nehir kenarında bir yer seçin kendinize, kamp sandalyelerinizi açın, termosunuzdan kahvenizi yudumlarken kitap okuyun. - Buradaki hediyelik eşya satıcılarından kendinize ya da sevdiklerinize Akyaka hatırası alın. - Azmak Nehri kenarındaki otellerde konaklayın. Azmak nehri tekne turu bence Akyaka'nın olmazsa olmazlarından. Son dönemde normal mazotlu tekneler yerini elektrikli teknelere bıraktı ki Azmak için çok güzel bir gelişme oldu. Elektrikli tekneler ile bu eşsiz doğa daha iyi korunuyor. Azmak nehir turu nereden kalkıyor diye sorarsanız sahili arkanızda bırakıp, günübirlik teknelerin kalktığı iskeleyi de geçince biraz ileride Azmak tur teknelerini göreceksiniz. Teknelerin kalktığı konum burada. Azmak turu için herhangi bir rezervasyona gerek yok. Tekneler 15 dakikada bir kalktığı için gittiğinizde kolayca binebilirsiniz. Teknelerin hepsi aynı turu yapıyor. Ama biz Şadi Kaptan'ın teknesine biniyoruz hep. Çevreyi tanıtması, esprili dili, sohbeti ile daha bir keyifli geçiyor. Bir de meşhur sözü var tabi, 'Gözlerim kapalı olsa bile Akyaka'yı kokusundan tanırım' diye.😊 Azmak tekne turu ücreti kişi başı 50 TL. Zam gelirse yorumlarda fiyatı güncelleyin. Azmak Nehri çevresinde konaklama yaparken doğanın huzurunu yaşayabilir ve nehir manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Azmak Nehri otel önerilerimse Elif Hanım Hotel&Spa ve Kerme Ottoman Konak. Her ikisi de nehir kenarında keyifli oteller. Daha fazla Akyaka konaklama önerisi için aşağıdaki yazımı detaylı şekilde okuyabilirsiniz. Azmak bu kadar güzel olunca işletmeciler de bu fırsatı kaçırmamış ve sıra sıra mekanlar açmışlar nehir kenarı boyunca. Bazıları daha salaş mekanlar, bazıları şık restoranlar. Azmak nehri kahvaltı yapmak, yemek yemek ya da bir şeyler içmek için çok sayıda seçenek sunuyor. Sadece gitmeden önce bu mekanların yorumlarını okumanızda ciddi fayda var. Çünkü bazıları fiyatları gerçekten çok abartıyor. Akyaka Azmak Nehri için işte bazı seçenekler. - West Cafe Bistro - Maydanoz Gökova Akyaka - Olta Balık Restaurant - Halil'in Yeri - Akyaka Orfoz Restaurant - Kordon Restaurant - Cennet Restaurant Azmak Nehri'nde suya girmek serbest. Tekne trafiğinden dolayı dikkatli olmanız gerek. yüzme bilmiyorsanız çok açılmamanızı öneririm. Azmak Nehri boyunca yürüdüğünüzde suya giren kişileri göreceksiniz. Onların olduğu noktalarda nehre girebilirsiniz. Azmak'ın Akyaka Plajı'na olan tarafı daha kalabalık. Daha yukarı çıkarsanız daha az kalabalığa denk gelirsiniz. Azmak tekne turu fiyatı 50 TL. Bu fiyat 2023 Eylül ayı için geçerli ama her an zam gelebilir. Akyaka Azmak turu yarım saat sürüyor. Marmaris merkez ile Akyaka arası yaklaşık 33 km. Azmak Nehri'nde su sıcaklığı ortalama 15 derece civarında. Akyaka Azmak suyunun bilinen herhangi bir faydası yok. Su sadece soğuk. Gireni çivi gibi yapıyor. Bu da oldukça dinç olmanızı sağlıyor. Hele yazın sıcakta Azmak'a girmek muhteşem bir duygu. Resmen içiniz ferahlıyor. Azmak Nehri namı diğer Kadın Azmağı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/akyaka-gece-hayati", "text": "Sessizliği ve sakinliği ile ünlü Akyaka geceleri yaz aylarında çokta sessiz olmuyor.:) Akyaka gece hayatı, Muğla'nın diğer ilçelerine göre çok canlı olmasa da Akyaka'nın kendi halinde güzel, mütevazi bir gece hayatı var. Akyaka'da gece çok geç saatlere kadar açık olan mekanlar olmasa da arkadaşlarınızla bir şeyler içebileceğiniz barlar mevcut. Bu arada kışın Akyaka'da bir çok mekan kapalı. Dolayısıyla kışın Akyaka'nın gece hayatından çok fazla bir şey beklemeyin. Bu yazım aynı zamanda Akyaka'da gece ne yapılır, hangi mekana gidilir sorusuna da cevaptır. Akyaka'da gece hayatı noktasında bilinen mekanları aşağıya sıralıyorum. Bu mekanlar saat 00:00 olunca bal kabağına dönüşüyor.:) Bazı mekanlar biraz daha geç saatlere kadar hizmet verebiliyor. Aşağıda saydığım mekanlar birbirine yakın konumda. Gittiğiniz mekandan memnun kalmazsanız başka bir mekana da geçebilirsiniz. Deli Mehmet, Akyaka'nın sakin gecelerini hareketlendiren, güzel müzik yapan, kokteyl içilebilecek bir mekan. Kokteyleri oldukça başarılı. Fiyatlar makul seviyede. Konum burada. Poison Pub Akyaka'da bir şeyler içebileceğiniz ve kaliteli müzik dinleyebileceğiniz güzel mekanlardan biri. Akyaka gibi gece hayatı durağan olan bir yer için ideal bir mekan. Fiyatları tatil beldesine nazaran uygun. Konum burada. Hotshot Bar sıcak cips sosları, meksika mutfağı ve envayi çeşit shotları ile Akyaka'nın güzel mekanlarından biri. Burayı da deneyebilirsiniz. Konum burada. Cycle Bar Akyaka gece hayatı için farklı bir konsepte sahip bir mekan. Burası bisiklet konseptli bir bar. Müzikleri oldukça başarılı. Ayrıca içeride bir adet dart bordu mevcut, dart sevenler için tercih edilebilecek bir mekan. Konum burada. No 22 Riders Akyaka'nın bilindik mekanlarından biri. Yaz aylarında çarşamba, cuma ve cumartesi günleri canlı müzik var. Bu mekanda zaman zaman DJ performası da oluyor. Akyaka gece hayatı listemizin eski mekanlarından biri olan Kum Kafe Bar ortam ve konsept olarak güzel bir mekan. Fiyatlar makul seviyede. Mekanda canlı müzik yapan bir grup var. Konum burada. Akyaka'da Blues müziği dinlemek isterseniz U2'ye gelebilirsiniz. Azmak Nehri sakinliği ve serinliğine blues müzik eşlik edince ortaya keyifli bir ortam çıkabilir. Konum burada. Akyaka hakkında yazdığım diğer tüm yazılar için aşağıdaki bağlantılara göz atabilirsiniz. - AKYAKA NEREDE | AKYAKA'YA NASIL GİDİLİR - AKYAKA GEZİLECEK YERLER LİSTESİ - AKYAKA KOYLARI VE PLAJLARI : EN GÜZEL ÖNERİLER - AKYAKA NE YAPILIR : EN İYİ AKTİVİTE ÖNERİLERİ - AKYAKA'DA NE YENİR | AKYAKA RESTAURANT ÖNERİLERİ - AKYAKA'DA NEREDE KALINIR | AKYAKA OTEL TAVSİYELERİ"} {"url": "https://bujuyollarda.com/akyaka-gezilecek-yerler", "text": "Muğla'nın en özel yerlerinden biri olan Akyaka tam anlamıyla bir cennet. Gökova Körfezi'nin incisi Akyaka tüm yönleriyle keşfedilmeyi hak eden bir yer. Muğla merkezde yaşayan, her fırsatta Akyaka'ya giden tecrübe abidesi biri olarak bu yazıyı yazıyorum ona göre.😂 Dolayısıyla nokta atışı Akyaka Gezilecek Yerler yazısı sizi bekliyor. Akyaka merkezden tutun çevresine kadar her yeri tüm detaylarıyla bu yazıda bulabilirsiniz. Ayrıca yazımda son zamanlarda zirveye ulaşan Akyaka'nın kalabalıklığından kaçmak isterseniz Akyaka'ya yakın alternatif gezilecek yerleri de bulabilirsiniz. Gelelim şimdi listemize. Akyaka gezilecek yerler listesinde doğa harikası yerler, serin nehir suları, tarihi yerler ve el değmemiş koy ve plajlar var. Şimdiden söyleyeyim Akyaka bağımlılık yapar ve eğer buraya bir kez gelirseniz tekrar gelmek isteyeceksiniz. Akyaka öyle bir tatil bölgesi ki burada uzun bir yaz tatili de yapılır, hafta sonu kaçamağı da. Hele ki Cuma'ya ya da Pazartesi'ye gelen bir resmi tatille birlikte 3 gün vaktiniz varsa Akyaka tadından yenmez. Muğla'nın göz bebeği Akyaka'da gezilecek yerleri anlatırken gezi planınızda kolaylık olsun diye Akyaka gezilecek yerleri 2 kısma ayıracağım. İlk kısımda Akyaka Merkezde Gezilecek Yerler, ikinci kısımda Akyaka Çevresinde Gezilecek Yerler var. Ayrıca aşağıda Akyaka'da gezilecek yerlerin haritasını da bulabilirsiniz. - Akyaka Evleri Nail Çakırhan Evi - Akyaka Azmak Nehri - Akyaka Plajı - Akyaka Orman Kampı - 72 Merdiven Koyu - Akyaka Albay Koyu - Burun Koyu - Akvaryum Koyu - Akyaka Maden İskelesi - Idyma Kalesi - Akyaka Kaya Mezarları - Sakar Seyir Terası - Çınar Plajı - Turnalı Boncuk Koyu - Akbük Plajı - Akçapınar Köyü - Aşıklar yolu - Sedir Adası ve Kleopatra Plajı - İncekum Plajı - Karacasöğüt Koyu - Sarıdana Koyu Akyaka küçük bir tatil beldesi ama gezilecek yerleri gerçekten fazla. Yukarıdaki haritada Akyaka merkez ve çevresindeki gezilecek yerleri bulabilirsiniz. Eğer Akyaka'ya günü birlik gelecekseniz listemdeki 1-11 arasındaki yerleri gezebilirsiniz. Eğer vaktiniz genişse listemdeki tüm yerleri gezmenizi öneririm. Yerleri birbirine yakınlık durumuna göre yazmaya çalıştım. Harita üzerinde otel konumunuza ya da kalacağınız güne göre gezi planı çıkartabilirsiniz. Haritadaki 5,6,7,8,9,13,14,15,18,19,20,21 numaralı yerler Akyaka'ya en yakın alternatif plaj ve koylardır bilginiz olsun. Akyaka'nın kalabalıklığı sizi daraltırsa denize girmek için buraları tercih edebilirsiniz. Sadece deniz için Akyaka'yı tercih edecekseniz de Akyaka Koyları ve Plajları başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Akyaka merkezde görülmesi gereken yerler neredeyse hep bir arada. Eğer Akyaka'ya araç ile gelecekseniz aracınızı sahile yakın bir yere park ederek merkezde bulunan yerleri yürüyerek gezebilirsiniz. Akyaka merkezi 2 kısma ayırabilirsiniz. İlk kısım Akyaka Orman Kampına giden yol tarafı diğer kısım ise Azmak Nehri tarafı. Merkeze bu kısımların birinden başlayabilirsiniz. Akyaka merkezdeki ilk durağımız Akyaka Evleri ve Nail Çakırhan Evi. Akyaka'nın neyi meşhur deseler listenin en başına Akyaka Evleri'ni koyarım. Akyaka'ya geldiğinizde buradaki evlerin ne kadar özgün bir mimariye sahip olduğunu göreceksiniz. Bu evler ev ise bizimkiler ne diyeceksiniz. Bu güzel evler hem yöre halkının ikamet yeri hem de Akyaka'ya gelen kişileri ağırlamak için otel olarak kullanılıyor. Eğer Akyaka mimarisini yaşamak ve Akyaka evlerinde konaklamak istiyorsanız bizimde kaldığımız Akyaka Gülemce Apart ve Villa'yı gönül rahatlığıyla önerebilirim. Ben günübirlik geldim Akyaka Evlerini nasıl görebilirim diyorsanız Nail Çakırhan Evini ziyaret edebilirsiniz. Nail Çakırhan Ula doğumlu gazeteci, şair, uluslararası ödüllü mimar ve restoratördür. Akyaka evlerinin mimari düşüncesi Nail Çakırhan'a aittir. Nail Çakırhan'ın Akyaka'da kendisine yaptırdığı Ula tarzı ev çok beğenilmiş ve Çakırhan, Ağa Han mimarlık ödülünü almış. Önce eş dost, sonra da aralarında otel ve tatil köylerinin de bulunduğu geniş bir çevre bu mimari tarzı esas almış ve ortaya özgün Akyaka mimari anlayışı çıkmış. Nail Çakırhan ve Halet Çambel Kültür ve Sanat Evinin konumu burada. Akyaka merkezde ikinci durağımız Azmak Nehri. Gökova Körfezi'nin incisi Akyaka ise Akyaka'nın incisi de Azmak Nehri'dir. Gökova Körfezine dökülen Kadın Azmağı Deresi, su samurundan deniz kaplumbağasına kazlardan ördeklere onlarca hayvan ve bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Burayı çok ama çok seveceksiniz. Hemen söyleyeyim Azmak Nehri'nin suyu buz gibi. Yazın buraya yolunuz düşerse Azmak Nehrine girmeden asla Akyaka'dan dönmeyin. Yazın sıcağında Azmak'a girdiğinizde vücudunuzdan cıssss sesi çıkıyor ve müthiş bir serinlik hissediyorsunuz.😊Biz nemden her bunaldığımızda arabanın arkasından hazır malzemeleri alıyoruz ve Azmak'ta serinliyoruz. Gerçekten burası hem veli nimet hem de cennet. Not: Azmak Nehrine girdiğinizde çok dikkatli olun! Çünkü nehirde sürekli tekne turu yapılıyor yani tekne trafiği oldukça yoğun. Kıyıya yakın yüzmeye çalışın. Ayrıca nehrin akış hızı yüksek olduğundan akıntıya dikkat etmeniz gerekiyor. Azmak Nehri'ne restoranların olmadığı kıyıya yakın yerlerden girebilirsiniz. Son olarak yanınıza şort, havlu ve deniz ayakkabısı almayı unutmayın. Azmak Nehri'nin asıl adı Kadın Azmağı'dır. Peki neden bu nehre Kadın Azmağı demişler. Azmak Nehri'nin su akıntısı çok kuvvetli. Nehrin debisinden kaynaklı akıntı hızından dolayı azmak adı buradan gelmiş. Akyaka'nın eskiden şebeke suyu olmadığı için Akyakalı kadınlar çamaşırlarını Azmak'ta yıkarmış. O nedenle buraya zamanla Kadın Azmağı denilmiş. Azmak Nehri 2 km uzunluğunda bir nehir. Nehir Akyaka Plajı'nın olduğu yerden Ege denizi ile buluşuyor. Azmak'ta suyun sıcaklığı yaz-kış 8-10 derece. Nehir suyu çok temiz ve oldukça berrak. Tekne turu yapınca Azmak'ın güzelliğine çok daha iyi şahit oluyorsunuz. Azmak Nehri'nde, suyun % 60'ı sodalı % 40'ı ise kaynak suyu. Azmak Nehri'nin suyu birçok hastalığa da iyi geliyormuş. Akyaka Azmak'ta tekne turu da yapabilirsiniz. Tekne turu yaklaşık yarım saat sürüyor. 2022 yılı için Akyaka Azmak tekne turu fiyatı kişi başı 30 TL. Azmak turundan sonra Azmak kenarındaki restoranlarda Azmak manzarası eşliğinde bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Burası gerçekten çok keyifli bir yer. Akyaka Plajı, Azmak Nehri ve Ege Denizi'nin buluştuğu yerde bulunuyor. Burası gerçekten efsane güzellikte bir plaj. Özellikle burada gün batımını kesinlikle izlemelisiniz. Eğer güneş kızıl rengini verirse değmeyin keyfinize. Unutmayın Akyaka gün batımı, Akyaka Plajı'ndan izlenir. Burada güneş Gökova Körfezi üzerinden batarken resmen gösteri yapıyor. Açık söyleyeyim biz denize girmek için Akyaka Plajı'nı tercih etmiyoruz. Çünkü yazın burası çok ama çok kalabalık. Bir de biz taşlık deniz seviyoruz. Yazının devamında göreceğiniz Akyaka'daki favori plajlarımız bize göre çok daha güzel. Tabi bu tamamen tercih meselesi. Akyaka merkezden uzaklaşmak istemiyorsanız Akyaka Plajı'nı tercih edebilirsiniz. Akyaka Plajı kumdan oluşan ve çocuklu ailelerin tercih ettiği bir plaj. Akyaka Plajı'nda deniz kolay kolay derinleşmediği için iyi yüzme bilmeyenler burayı tercih edebilir. Deniz sahilden 200 metreye kadar boyunuzu aşmıyor. Mavi bayraklı Akyaka Plajı, 2016 yılında \"engelsiz plaj\" unvanını da aldı. Akyaka Plajı'nda işletmelerden şezlong ve şemsiye kiralayabileceğiniz gibi, kendi havlunuzu serip dilediğiniz gibi plajın tadını çıkarabilirsiniz. Akyaka Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Ücretsiz şekilde burada keyif yapabilirsiniz. İsterseniz portatif sandalye atıp manzaranın tadını da çıkarabilirsiniz. Akyaka Plajı'nda belediyeden kiralayabileceğiniz şezlonglar var."} {"url": "https://bujuyollarda.com/akyaka-koylari-ve-plajlari", "text": "Muğla'da nerede denize girilir diye sorarsanız bunun için bir çok yer sayabilirim size ama bu cevaplar arasında Akyaka Koyları ve Plajlarını farklı bir yere koyarım. Akyaka koyları ve plajlarının masmavi, tertemiz, cam gibi bir denizi var. Denize daldığınızda balıklarla yüzüyorsunuz, denizden başınızı gökyüzüne kaldırdığınızda ise Akyaka'nın yemyeşil dağlarını görüyorsunuz ve direkt kendinize aman Allah'ım ben cennette miyim diye soru soruyorsunuz. Mavi ile yeşilin buluştuğu Akyaka koyları ve plajları bizim Muğla'daki en favori yerlerimiz arasında yer alıyor. Eminim siz de bu yerleri beğeneceksiniz. Sadece Akyaka değil Muğla genelinde birbirinden güzel koy ve plaj var. Muğla genelindeki en favori koylarımız için bu yazıma göz atabilirsiniz. Hadi şimdi gelin Akyaka'nın güzel koyları ve plajlarını detaylıca keşfedelim. Not: Aşağıda yazdığım plaj ve koyların tamamını keşfetmek istiyorsanız Akyaka'da konaklamanız ve burada tekne turuna katılmanız gerekiyor. Akyaka'da tekne turu için \"Akyaka Tekne Turu Tavsiyesi\" başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Bu yerlerin dışında Akyaka'da başka nereleri gezebilirim diyorsanız \"Akyaka Gezilecek Yerler\" yazım imdadınıza yetişir. 2011 yılında \"Yavaş Şehir\" unvanı alan Akyaka, Gökova Körfezi'nde mavi ile yeşilin uyumla dans ettiği bir yer. Akyaka'nın koyları ve plajları Gökova Körfezindeki en favori yerlerimiz arasında. Deniz ve doğa efsane. Hele bir de deniz dalgasızsa değme keyfime dersiniz. Akyaka koyları ve plajları listeme Akyaka'nın en bilindik yeri olan Akyaka Plajı ile başlıyorum. Ama öncesinde tabiki koy ve plajları gösteren haritamız. - Akyaka Plajı - 72 Merdiven Koyu - Albay Koyu - Burun Koyu - Akvaryum Koyu - Maden İskelesi Plajı - Çınar Plajı - Sevgililer Koyu Plajı - Ufuk Plajı - Turnalı Boncuk Koyu - Akbük Koyu Gökova - Kite Beach - Sedir Adası ve Kleopatra Plajı - İncekum Plajı Akyaka Plajı, Azmak Nehri ve Ege Denizi'nin buluştuğu yerde bulunuyor. Burası gerçekten efsane güzellikte bir plaj. Akyaka Plajı, Akyaka gezilecek yerler listesinin en başında yer alıyor. Akyaka'da gün batımını kesinlikle bu güzel plajda izlemelisiniz. Burada güneş Gökova Körfezi üzerinden batarken resmen gösteri yapıyor. Gelelim plajın detaylarına. Açıkça belirteyim ki; biz denize girmek için Akyaka Plajı'nı tercih etmiyoruz. Çünkü yazın burası çok ama çok kalabalık. Bir de Akyaka Plajı kumlu bir plaj. Biz taşlık plaj seviyoruz. Yazının devamında göreceğiniz Akyaka'daki favori plajlarımız bize göre çok daha güzel. Akyaka Plajı kumdan oluşan ve çocuklu ailelerin tercih ettiği bir plaj. Plajda deniz kolay kolay derinleşmediği için iyi yüzme bilmeyenler burayı tercih edebilir. Deniz sahilden 200 metreye kadar boyunuzu aşmıyor. Mavi bayraklı Akyaka Plajı, \"engelsiz plaj\" unvanını da sahip. Akyaka Plajı'nda işletmelerden şezlong ve şemsiye kiralayabileceğiniz gibi, kendi havlunuzu serip dilediğiniz gibi plajın keyfini çıkarabilirsiniz. Akyaka Plajı'nda yapılması gereken en önemli şey gün batımını izlemek. Gezinizi Akyaka Plajı'nda gün batımına denk getirirseniz güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Tabi güneş güzel kızıllığını size bağışlarsa. Akyaka Plajı, Akyaka'nın merkezinde bulunuyor. Akyaka Plajı'nın sol tarafında Azmak Nehri kalıyorken, sağ tarafında Akyaka Orman Kampı tarafı kalıyor. Akyaka Plajı'nın yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Akyaka Orman Kampı sınırları içinde kalan 72 Merdiven Koyu, 72 tane dik ve dar bir merdivenle inilen küçük ve özel bir koy. Akyaka'daki diğer koy ve plajlar gibi bu koyun da manzarası çok güzel. Gökova Körfezi eşsiz güzelliği kendini burada da gösteriyor. 72 Merdiven Koyu'nda deniz turkuaz renginde. Suyun alt kısmı ılık, yüzey kısmı ise üst akıntı olmasından dolayı soğuk. Burada denize küçük bir beton platform üzerinden giriliyor. Son gittiğimizde buraya tahta bir platform yapmışlardı. Bu platform oldukça güzel olmuş. Tam sandalye atıp keyif yapmalık. Ağaçlar da doğal şemsiye. Gel keyfim gel durumu. Aklınızda bulunsun 72 Merdiven Koyu küçük olduğu için burada denize girebilecek kişi sayısı sınırlı. Bu koy, Albay Koyu ile neredeyse yan yana. Konumu harita üzerinde görebilirsiniz. Bu koya Akyaka Orman Kampında bulunan kafenin hemen arkasındaki patika yoldan gidiyorsunuz. Orman Kampının konumu burada. Orman Kampına Akyaka'nın Azmak Nehri tarafı değil de diğer en uç noktasında bulunan merdivenleri çıkarak ulaşabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/akyaka-nerede-akyakaya-nasil-gidilir", "text": "Akyaka Nerede | Akyaka'ya Nasıl Gidilir başlıklı yazımla karşınızdayım. Son yıllarda adından çokça söz ettiren Akyaka Muğla'nın tam bir saklı bir cenneti. Her ne kadar Bodrum, Fethiye kadar bilinmese de özellikle son 3 yıldır bir çok insan Akyaka'nın güzelliğini keşfetmiş durumda. Bir yanda masmavi bir deniz diğer yanda yemyeşil bir orman Akyaka kucağını açmış tüm güzelliği ile sizi bekliyor. Akyaka konusunda mütevazi olamam çünkü her fırsatta kendimizi Akyaka'ya atıyoruz. Evimize sadece 40 dakika uzaklıkta bulunan bu güzellikte sanırım keşfetmediğimiz yer kalmadı. Aşağıya Akyaka ile ilgili yazılarımın detaylarını bırakıyorum. Akyaka'ya gitmeden önce bu yazılarıma muhakkak göz atın derim. - Akyaka Gezilecek Yerler Listesi | En Güzel 21 Yer - Akyaka'da Ne Yapılır | En İyi 12 Aktivite - Akyaka Koyları ve Plajları : Denize Girilebilecek 14 Yer - Akyaka Tekne Turu Tavsiyesi - Akyaka'da Nerede Kalınır | Akyaka Otel Önerileri : En İyi 5 Tavsiye - Akyaka'da Ne Yenir : En İyi Restaurant Önerileri"} {"url": "https://bujuyollarda.com/akyaka-tekne-turu", "text": "Akyaka, Gökova Körfezi'nin incisi. Son yılların en gözde tatil yerlerinden. Akyaka'da yapılacak en güzel aktivitelerden biri şüphesiz tekne turuna çıkmak. Akyaka tekne turu ile eşsiz güzellikteki koyları keşfedebilir, keyifli bir gün geçirebilirsiniz. Akyaka'da her koya araba ile gidilemiyor. Bu el değmemiş bakir koylarda yüzmek için en iyi seçenek günübirlik tekne turlarına katılmak. Akyaka koyları ve plajları her noktası ile keşfedilmeyi fazlasıyla hak ediyor. Not: Bu zamana kadar Muğla'da çıktığım tekne turları ile ilgili yazdığım yazıların bağlantılarını aşağıya bırakıyorum. Özellikle Muğla'da tekne turu düşüyorsanız bu yazılarıma muhakkak göz atın. - Bodrum'da Tekne Turu Deneyimimiz - Datça Tekne Turu Deneyimimiz - Marmaris Tekne Turu Deneyimimiz - Göcek Tekne Turu Deneyimimiz - Fethiye Tekne Turu Deneyimimiz - Ölüdeniz Tekne Turu Deneyimimiz Akyaka günübirlik tekne turu sabah 10.30 saatinde başlayıp akşam 17.30-18.30 saatlerinde bitiyor. Akyaka sahilinin hemen yanındaki mendirekten kalkış yapılıp yine aynı yere yolcular bırakılıyor. Akyaka tekne turlarının kalkış yerinin konumu burada. Akyaka tekne turunda verilen öğle yemeğinin ücreti ödediğiniz tekne turu ücretine dahil. Yemeğe ek olarak meyve ikramı da oluyor. Bunların dışında içtiğiniz tüm içecekler ekstra. Tekneye atıştırmalık bir şeyler getirebiliyorsunuz. Rota olarak Akyaka'da tekne turları genel olarak 5 ayrı koya götürüyor ve buralarda yarım saatle 1 saat arası yüzme molası veriyor. Hava durumuna ve koyların kalabalıklığına göre de rotada değişmeler olabiliyor. Koylar oldukça güzel. Eminim çoğunu seveceksiniz. Not: Baştan belirteyim; yazımı detaylı yazacağımdan kolay bulabilin diye rezervasyon numarasını en üste koyuyorum. Akyaka Tekne Turu rezervasyonu için Whatsapp'tan hızlıca iletişime geçip tur tarihi ve tura kaç kişi katılacağınızı söyleyin yeter. Bu numaradan hem günübirlik dolmuş tekne, hem günübirlik özel tekne kiralama hem de konaklamalı tekne turu için bilgi alabilirsiniz. Akyaka'da o kadar çok koy ve plaj var ki, bunların bazılarına kara yoluyla gidilebilse de bazılarına yalnızca denizden ulaşım var. Üstelik karayoluyla gidilebilen koyların da bazılarına ulaşım biraz zahmetli. O nedenle bir taşla üç kuş vurmak için tekne turuna çıkmak en iyi seçenek. Akyaka günübirlik tekne turunda genellikle 5 koya gidiliyor. Hangi koylara gidileceği de o günkü hava koşullarına, koyun kalabalık olma durumuna göre değişebiliyor. Akyaka tekne turu rotası şu koylardan oluşuyor. - Ziraatçiler Koyu - İncekum Plajı - Sedir Adası - Lacivert Koy - Gelibolu Su Altı Mağaraları - Kandilli - Zeytinlik Koyu Şimdi gelelim bizim katıldığımız Akyaka tekne turu detaylarına. Gittiğimiz koylardan, yediğimiz yemeğe teknenin içinden koyların durumuna kadar her şeyi detaylı şekilde yazmaya çalışacağım. İlk durağımız Ziraatçiler Koyu. Ziraatçiler Koyu Akyaka'nın kara yoluyla ulaşılamayan cennet koylarından biri. Yemyeşil ormanın rengi sulara düşünce öyle güzel bir turkuaz renk çıkıyor ki ortaya, insanın gözleri kamaşıyor. Bizim turumuzda günün ilk durağı burasıydı. 45 dakika yüzme molası verildi burada. Yanınızda şnorkelinizi getirip bu berrak suyun altını da keşfetmeyi ihmal etmeyin. Akyaka tekne turunda gidilen yerlerden biri de İncekum oluyor. Aslında İncekum'a kara yoluyla gidilebiliyor. Marmaris Çamlı Köyü'nden İncekum Plajı yönüne doğru aracınızla ilerliyorsunuz. Belli bir noktada aracınızı park etmeniz gerekiyor. Buradan sonra traktörlerle plaja ulaşım sağlıyorsunuz. İncekum Plajı'nda ücret karşılığında şezlong ve şemsiye kiralama imkanı da bulunuyor. Adından da anlaşılacağı gibi incecik altın sarısı kumları olan bir plaj burası. Çocuklu aileler için uygun. Suyu epey sıcak. Bizim gittiğimiz gün biraz dalgalıydı. Her zaman mı böyle oluyor bilmiyorum ama çarşaf gibi deniz seven ben bu yönünden pek keyif almadım açıkçası. Akyaka tekne turunda İncekum Plajı durağına 45 dakika ayırıyoruz ve bol bol kulaç atıyoruz bu maviliklerde. Epey popüler bir plaj olduğu için yüksek sezonda özellikle hafta sonları epey kalabalık oluyor. Bunu da göz önünde bulundurmakta fayda var. Konum burada. Not: Akyaka'da teken turuna çıkma bir noktada çok avantajlı. Hem plajların giriş ücretini ödemiyorsunuz, hem öğlen yemeği tur ücretine dahil hem de birden fazla koy geziyorsunuz. Bence çok mantıklı bir aktivite. Sedir Adası yine Akyaka tekne turu rotasının vazgeçilmez duraklarından biri. Hatta birçok insan tekne turuna burayı görmek için katılıyor desem yanılmış olmam sanırım.😊 Nam-ı diğer Kleopatra Plajı bembeyaz özel kumlara sahip. Efsaneye göre Romalı komutan Antonius sevgilisi Kleopatra için bu özel kumları Mısır'dan gemilerle getirtmiş. Ama işin aslı jeolojik oluşumlarla ortaya çıkan ve koruma altında olan bu kumlar özel bir biçimde oluşmuş kalker damlacıkları. Sedir Adası'nda bir de Kedrai Antik Kenti bulunuyor. O nedenle 1. derece arkeolojik ve sit alanı olarak koruma altında. Antik kent kalıntıları arasında kule ve sur duvarları, Apollon kutsal alanı, kilise şapel kalıntıları, 2500 kişilik tiyatro bulunuyor. Sedir Adası ve Kleopatra Plajı hakkında detaylı bilgi almak isterseniz çok kapsamlı yazdığımız Sedir Adası ve Kleopatra Plajı Hakkında Her Şey başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Sedir Adası'na 2 şekilde gidilebiliyor. Birinci seçenek elbette Akyaka'dan kalkan günübirlik tekne turları. Tekne yolcuları adanın girişinde bırakıyor ve 2 saat zaman veriyor. İçeride belli sayıda şezlong bulunuyor. Gün ortasında yer bulmak pek mümkün olmasa da sabahtan giderseniz güzel bir yer kaparsınız. Şezlonglar ücretsiz. Adada bir de müzenin kafesi bulunuyor. Fiyatlar biraz yüksek gelebilir. O nedenle yiyecek-içecek noktasında tedarikli gelmenizde fayda olabilir. Sedir Adası'na gitmek için ikinci seçeneğiniz Çamlı Köyü'ndeki iskeleden kalkan teknelerle doğrudan adaya gitmek. Bu şekilde adada dilediğiniz kadar vakit geçirebilir ve istediğinizde dönebilirsiniz. Yani sizi adaya bırakıp alan dolmuş tekne gibi düşünün. Not: 2023 yılı için Sedir Adası'nın giriş ücreti 300 TL. 8 yaş altı ücretsiz, 8-18 yaş arası yarı ücret. Müze kartı olanlar yarı ücret ödeyerek adaya giriş yapabiliyor. Sedir Adası'nın konumu burada. Suyun renginden adını alan bir koy düşünün. Mavinin en güzel tonları burada. Gökova Körfezi'nde en sevdiğimiz koylardan biri oldu Lacivert Koy oldu. Yüzerken ayaklarınızın altından balık sürülerinin geçtiği, berrak mı berrak bir koy burası. Teknemiz burada da 45 dakika yüzme molası veriyor ve bu mavilikleri doyasıya kulaçlıyorsunuz. Eminim burayı da çok seveceksiniz. Akyaka tekne turu rotasının en güzel duraklarından biri Gelibolu Adası. Mutlaka ama mutlaka şnorkelle yüzmeniz gerekiyor burada. Gökova'nın en büyük balıkları burada. Suyun altında mağaralar bulunuyor. Mağara 4-5 metre derinlikte, 2 metre çaplı bir çukurun üzerinden geçen kemer şeklinde. Akyaka tekne turu fiyatları her sene değişiyor. 2023 yazı için bizim katıldığımız tekne turu fiyatı kişi başı 450 TL idi. 0-6 yaş ücretsiz iken 6-12 yaş 200 TL. Sedir Adası'na giriş ücretli bilginiz olsun. Müze kart geçerli değil. İşletmeden işletmeye ufak fiyat farklılıkları olabilir. Bu fiyata öğle yemeği de dahil. Bizim katıldığımız teknede öğlen yemeği olarak ızgara balık ya da tavuk pirzola seçeneği vardı. Artı makarna ve salata da veriliyor. Bunun dışında içecekler için ekstra ücret ödüyorsunuz. Sadece Sedir Adası'nın ve İncekum Plajı'nın giriş ücretini düşünürsek bile tekne turu her halükarda çok daha avantajlı. Genel olarak Akyaka tekne turu ile ilgili bilgiler vermeye çalıştım. Şimdi de biraz bizim katıldığımız tekneden ve aldığımız hizmetten bahsedeyim. Bizim tur için tercih ettiğimiz tekne gayet büyük ve geniş, giriş katta bolca masa ve oturma alanı bulunana bir tekneydi. Teknede üst katta da güneşlenip dinlenebileceğiniz şezlonglar var. Teknemizin kaptanı Ferdi Kaptan gidilen koylar ile ilgili de epey bilgili. Gayet güzel bilgiler vererek rehberlik de yapıyor:) Tüm tekne personeli ilgili ve saygılı. Öğle yemeğinde ızgara tavuk makarna ve salata var. Ayrıca karpuz ikramları da bulunuyor. Not: Akyaka Tekne Turu Rezervasyonu için Whatsapp'tan firma ile iletişime geçip, hemen rezervasyon yaparak maviliklere açılabilirsiniz. Tur tarihini, tura kaç kişi katılacağınızı söyleyin yeter. Tekne turları hem dinlenmeli hem eğlenmeli aktiviteler. Fakat bu turlarda bazı önemli noktalara dikkat etmezseniz çıktığınız tekne turu keyiften çok ızdıraba dönüşebilir. Sorunsuz bir tekne turu geçirmek için aşağıdaki maddelere dikkat etmenizi öneririm. - Kesinlikle yanınıza güneş kremi alın. Mümkünse yüksek faktörlü bir krem olmasına özen gösterin. - Güneş gözlüğü, terlik ve deniz ayakkabısı almayı unutmayın. - Su altına merakınız varsa şnorkelinizi yanınıza alın. - Havlu, şapka, mayo ve şortu söylememe gerek yok sanırım 😊 - Teknenin yüksek yerlerinden denize atlarken dikkatli olun. Ne yazık ki ayağı kayıp düşenleri gördük. - Denizden tekneye çıktığınızda ayağınız ıslak olacağından kaymamak için dikkat edin. - Bazı tekneler kıyıya sıfır yanaşmadığından sahilde telefonunuzla fotoğraf çekmek isterseniz yanınıza su geçirmeyen kılıf alabilirsiniz. - Dalgadan dolayı mide bulantısı ya da baş dönmesi için yanınızda ilaç bulundurun. - Özel eşyalarınız için ayrı özel bir çanta getirmeniz faydalı olur. - Yüksek sezonda doluluk oranlarından dolayı önceden rezervasyon yapmanızda fayda var. Akyaka tekne turları 2023 yılı için kişi başı 450 TL. 0-6 yaş ücretsiz iken 6-12 yaş yarı ücret ödüyor. 2023 yılı için Akyaka Azmak Nehri tekne turu kişi başı 50 TL. Akyaka tekne turları rota olarak Ziraatçiler Koyu, İncekum Plajı, Sedir Adası, Lacivert Koy, Gelibolu Su Altı Mağaraları, Zeytinlik Koyu gibi yerleri içeriyor. Rota tekneden tekneye değişiklik gösterebiliyor. Akyaka tekne turları sabah 10.30 gibi başlar akşam 18.00-18.30 gibi geri dönüş yapar. Teknede saat 10.00 gibi olmalısınız. Akyaka ile Gökova aynı bölgede yani fiyatlar da aynı. Gökova tekne turlarının fiyatı kişi başı kişi başı 450 TL."} {"url": "https://bujuyollarda.com/akyakada-ne-yapilir", "text": "Akyaka bizden sorulur desek abartmış olmayız herhalde.:) Her fırsatta gittiğimiz ve evimize çok yakın olan Akyaka cennetin yeryüzündeki şubesi gibi. Akyaka'ya geldiğinizde kesinlikle yapmanız gereken bazı aktiviteler var. Bunları yapmadan Akyaka'dan dönmeyin derim. Bomba bir Akyaka'da Ne Yapılır yazısı sizi bekliyor. Baştan söyleyeyim Akyaka ile ilgili tatil planınız varsa ilaç niteliğinde, detaylı hazırlanmış Akyaka Gezi Rehberimi okumayı ihmal etmeyin. Bu rehberde Akyaka'da Gezilecek Yerler, Akyaka'da Nerede Kalınır, Tekne Turu Tavsiyesi ve Yeme-İçme Önerileri gibi bir çok sorusunun cevabını bulabilirsiniz. Akyaka'da yapabileceğiniz bir çok aktivite bulunuyor. Su sporlarından soğuk sularda yüzmeye, kanodan tekne turuna, çadır kurup kamp yapmaktan balık tutmaya kadar yapılması gereken bir çok şey sizi bekliyor. Hadi şimdi tek tek Akyaka'da Neler Yapılır sorusuna tek tek cevap verelim. Akyaka'da yapılacak şeyler listesine tabi ki Azmak Nehri'nin soğuk sularında yüzme ile başlıyoruz. Akyaka'ya yazın gidecekseniz Muğla'nın sıcaklarına denk geleceksiniz demektir. Akyaka'da Muğla'nın sıcaklarından kurtulup, vücudunuzda buz etkisi oluşturmak için doğanın bize verdiği bir hediye olan Azmak Nehri var. Azmak nehri 2 km boyunca uzanan, su sıcaklığı 8-10 derece olan enfes bir nehir. Azmak nehri namı diğer Kadın Azmak'ı nehrinde yüzmek Akyaka'da yapılacak en güzel aktivite diyebilirim. Akyaka Azmak Nehri için bir durumu belirteyim. Azmak Nehri'nin sığ olan sularında nehre girmek isterseniz üst tarafları Orfoz Restaurantın olduğu tarafları tercih etmelisiniz. Daha rahat ve daha derinde yüzmek isterseniz denize yakın taraflarda Azmak'a girebilirsiniz. ÖNEMLİ NOT: Azmak Nehrine girdiğinizde çok dikkatli olun! Çünkü nehirde sürekli tekne turu yapılıyor yani tekne trafiği oldukça yoğun. Kıyıya yakın yüzmeye çalışın. Ayrıca nehrin akış hızı yüksek olduğundan akıntıya dikkat etmeniz gerekiyor. Azmak Nehri'ne restaurantların olmadığı kıyıya yakın yerlerden girebilirsiniz. Son olarak yanınıza şort, mayo, havlu ve deniz ayakkabısı almayı unutmayın. Gün batımı renk ve efekt olarak bir çok yerde güzeldir. Fakat söz konusu Akyaka olunca gün batımı gerçekten Akyaka'da bir başka oluyor. Güneş Akyaka'ya öyle bir turuncu efekt veriyor ki tam kartpostallık görüntüler yakalayabiliyorsunuz. Akyaka'da gün batımını yakalamak için size 2 stratejik nokta veriyorum. Bu noktalardan ilki tabi ki Akyaka Plajı. Akyaka Plajı'nda güneş batarken etrafı huzur kaplıyor. Akyaka Plajındaki palmiyeler arasından güzel fotolar yakalayabilirsiniz. İkinci noktam ise Akyaka Plajın'dan Orman Kampına yürüyerek giderken çıkacağınız merdivenlerdeki dinlenme noktalarından enfes gün batımı fotoğrafları yakalayabilirsiniz. Merdivenlerin başlangıç noktasının konumu ise burada. Akyaka'ya geldiğinizde yapabileceğiniz diğer bir güzel aktivite Azmak'ta tekne turu yapmak. Azmak Nehri'ni keşfetmenin en iyi yolu Azmak Nehri tekne turlarına katılmak. Tur teknelerinin kapasitesi 10-15 kişilik. Bu tekneler dolmuş misali sıra sıra bekliyor ve doldukça tura başlıyor. Azmak tekne turu, yaklaşık 30 dakika sürüyor ve bu turlar akşam 7-8'e kadar devam ediyor. Tekne turunda Azmak Nehri'nin tertemiz sularında, balıklarla beraber suyun dibini görerek ilerliyorsunuz. İnanılmaz güzel bir duygu. Akyaka'ya gelecekseniz en az 1 kez bu tura katılın derim. Azmak Tekne Turu'nun fiyatı (2021 yılı) kişi başı 15 TL. Azmak tekne turunu yapan teknelerin konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Azmak tekne turu tamamsa Akyaka'nın diğer koylarına açılma vakti gelmiştir. Akyaka'da günü birlik tekne turlarına katılmak, tek tek gitmeye kalksanız birkaç gününüzü ayırmanız gerekecek koyları bir günde gezmenizi, karayoluyla ulaşılamayacak koylarda yüzebilmenizi sağlaması açısından oldukça mantıklı bir yol. Akyaka tekne turunda gerçekten efsane koylar ve plajlar görüyorsunuz. Bu turlar genelde sabahtan akşama kadar olduğu için tekne turuna 1 gün ayırmanız gerekiyor. Bizim Akyaka'da katıldığımız tekne turunun detayları için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Akyaka Tekne Turlarının rotaları genel olarak birbirine benziyor. Tüm tekneler aynı rotayı takip ediyorken bazıları da koylardaki kalabalığa denk gelmemek için gidilen rotaların tersinden başlıyor. Akyaka tekne turu rotalarını 4 seçenekli olarak aşağıya sıralıyorum. Hepsi birbirinden güzel olduğu için tercih sizin. İNGİLİZ LİMANI TURU: İncekum, İngiliz Limanı, Deniz Kızı, Çamur Banyoları, Sedir Adası, Zeytinli Koyu, Lacivert Koy, Sualtı Mağarası. ÖNEMLİ NOT: Eğer Kleopatra adasına gidecek bir tura katılıyorsanız sizi bir noktada uyarayım. Adaya giriş ücretli, müze kart burada geçerli değil. Sedir Adası ve Kleopatra Plajı hakkında detaylı bilgi almak isterseniz çok kapsamlı yazdığımız Sedir Adası ve Kleopatra Plajı Hakkında Her Şey başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Akyaka Tekne Turları genel olarak sabah 10:00 10:30 gibi başlıyor akşama doğru 18:00-18:30 gibi kalktığı yerlere dönüyor. Tur saatleri firmadan firmaya değişebiliyor ama genel olarak saatler bunlar. Akyaka tekne turu fiyatları 2021 yılı için kişi başı 100 120 TL arası değişiyor. Bu fiyata öğle yemeği de dahil. Akyaka'nın hepsi birbirinden güzel bir çok koy ve plajı var. Akyaka Orman Kampında bulunan koylar ve Akyaka-Akbük yolu üzerinde bulunan yerler Akyaka'da denize nerede girilir sorusunun cevabını veriyor. Akyaka koylarını ve plajlarını burada anlatmaya kalkarsam yazı uzadıkça uzar. Bu konuda zaten ayrı bir yazıyı hak ediyor. Eğer Akyaka'da denize dair her şeyi keşfetmek istiyorsanız bu bağlantıma göz atabilirsiniz. Akyaka'da en bilindik kamp alanı Akyaka Orman Kampı'dır. Eğer ilk defa kamp deneyimini yaşayacaksanız oldukça uygun koşullara sahip orman kampları sizin için ideal olur. Orman kamplarında sıcak su, tuvalet, elektrik, mutfak gibi temel ihtiyaçlarınızı giderebileceğiniz yerler mevcut. Çadırınız yoksa endişelenmeyin, orman kampında çadırı olmayanlar için çadır da temin edilebiliyor. Akyaka'daki kamp alanları mavi ile yeşilin buluştuğu eşsiz güzellikteki yerlerde bulunuyor. Aşağıda Akyaka'da bulunan kamp alanlarını araştırıp buralarda çadırda kalabilirsiniz. Not: Kano yaparken ıslanma olasılığınız yüksek olduğu için kıyafet ve ayakkabılarınızı ona göre ayarlayın. Kanonun dönüş noktası olan ve Amazon ismiyle bilinen yerde yüzmek de çok keyifli. Mayo ya da şortla giderseniz bu fırsatı kaçırmazsınız. Akyaka'ya çok yakın konumda olan ve Akçapınar Köyü'nde bulunan Aşıklar Yolu 80 küsür yıllık 200'den fazla okaliptüs ağacı ile çevrili bir yol. Aşıklar Yolu'nun bulunduğu yer eskiden bataklıkmış ve buradan sıtma hastalığı türemiş. Dönemin valisi tarafından her aileye 3 adet okaliptüs fidanı verilerek buralara dikilmesi sağlanmış ve bataklık kurutulmuş. Aşıklar yolu yazın klimalı gibi püfür püfür esiyor. Burada çok güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Aşıklar Yolu'nun konumu burada. Akyaka'da ne yapılır sorusunun bir diğer cevabı Akçapınar Tostçusunda tost yemek. Akçapınar Tostçusu kimine göre ünü fazla abartılmış kimine göre de oldukça lezzetli tost yapan bir mekan. Ben tostundan daha çok ayranının sevildiğini duydum. En meşhur tostu domatesli kaşarlı ve sucuklu olanı. Tostun dışında alternatif arıyorsanız pide veya gözleme de deneyebilirsiniz. Akçapınar Tostçusu'nun en büyük avantajı 24 saat açık olması. Gece ya da sabahın erken saatlerinde acıkırsanız buraya gelebilirsiniz. Belki tostu sıradan gelebilir size ama mekanın tarihselliği ve nostaljisi açısından burayı deneyebilirsiniz. Bir ülkenin olimpiyat takımı Akyaka'ya gelse Akyaka'da neredeyse tüm spor dalları için doğal antrenman alanları bulabilir.:) Mübarek Akyaka adeta bir spor cenneti. Akyaka'da yapabileceğiniz bir diğer aktivite Kitesurf. Bir diğer adı uçurtma sörfü olan kitesurf için Akyaka biçilmiş kaftan. Akyaka'nın kitesurf için ideal rüzgarları ve Kitezone adı verilen sahilin uzun olması, Akyaka'yı popüler kitesurf noktalarından biri haline getiriyor. Akyaka'daki kite okullarından kurs alabilir ya da kitesurf'ü zaten biliyorsanız bu okullardan ekipman kiralayabilirsiniz. Kitesurf ilgi alanınıza girmediyse size paddleboard verelim 🙂 Üstelik bunu yapmanız için de deneyim sahibi olmanız gerekmiyor. Paddleboard kiralamak için Akyaka kitezone sahilindeki bir kite okuluna uğramanız yeterli. Kitezone sahilinin haritadaki yerine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Akyaka'nın miss gibi doğasında bisiklet kiralamak çok güzel bir aktivite olabilir. Akyaka'nın bisiklet rotaları oldukça ünlü. Bisiklet rotalarının bazıları Eski Datça ve Akyaka arasındaki 800 km'lik trekking rotası olan Karia Yolu'nun üzerinde yer alıyor. Akyaka'da bisiklet kiralayabileceğiniz bir çok yer bulunuyor. Bisikleti konaklayacağınız otelden de imkan varsa kiralayabilirsiniz. Akyaka bisiklet rotaları genel itibariyle çevre ilçelere ya da köylere gidilen rotalardan oluşuyor. Zorluk derecesine göre her seviyeye göre bisiklet yolu bulunuyor. Akyaka Akbük Ören (50 km) arası oldukça favori bir bisiklet yolu. Bu yol dışında diğer öneli bisiklet rotaları aşağıdaki gibi. - Akyaka Dalyan Gökçek 95,78 kilometre Orta zorlukta - Akyaka Marmaris Etabı 39,3 kilometre Orta zorlukta - Akyaka Aşağıbörtlen 53,16 kilometre Orta zorlukta - Akyaka Turnalı 29,42 kilometre Orta zorlukta Akyaka'da bisiklet kiralama fiyatları günlük bisikleti türüne göre 10 15 TL arası değişiyor. Bisikleti nerede kullanacaksanız ona göre bir bisiklet kiralamanızda fayda var. Akyaka'da ne yapılır sorusunun son cevabına geldik. Bu soru özellikle balık tutma tutkunlarına gelsin.:) Akyaka merkezde kıyıdan olta balıkçılığı yapabileceğiniz herhangi bir yer yok. Azmak Nehri'nde ve Akyaka Plajı'nda her türlü avcılık yasak. Bölge koruma altında. Azmak kenarlarında ve plajlardaki levhalarda avcılığın yasak olduğu açıkca belirtiliyor. Yani buralarda amatör de olsanız balık tutamazsınız. Eğer balık tutma tutkunuz varsa Akyaka'da kayık kiralayıp denize açılırsanız balık tutabilirsiniz. Son olarak Maden iskelesinden Akbük tarafına doğru bulunan güzergahta balık tutmak serbest olduğu için buralarda balık tutabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/akyakada-ne-yenir", "text": "Akyaka'da Ne Yenir sorusunun çok özel bir cevabı yok. Yani Akyaka'nın meşhur mu meşhur bir yemeği yok. Yine de Ege Bölgesi'nin has lezzetlerini burada bulabilirsiniz. Akyaka'da özellikle balık restaurantları noktasında çok fazla alternatif var. Eğer deniz ürünlerini sevmiyorsanız bu yazımda alternatif mekanları da bulabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/akyakada-nerede-kalinir", "text": "Gökova'da bir beyaz güvercin: Akyaka... Bir yanı Azmak Nehri diğer yanı Gökova Körfezi. Tatilcilerin, kampçıların, günübirlikçilerin uğrak adresi. Son yılların parlayan yıldızı Akyaka kendine özgü bir çok güzelliğe sahip. Bodrum, Marmaris, Fethiye'den kaçıp farklı bir alternatif arayanlar son zamanlarda Akyaka'yı tercih ediyor. Akyaka alan olarak bu kalabalıklığı kaldıramasa da buradaki güzellikleri keşfetmeden ve burada bir kaç gün geçirmeden dönmek olmaz. Ne mutlu bana ki ben bu güzelliğe 25 dakikada ulaşabileceğim kadar yakında ikamet ediyorum. Eğer sizin de yolunuz Akyaka'dan geçecekse ve otel noktasında arayış içindeyseniz bizzat deneyimlediğim ve aşağıda detaylı açıkladığım Akyaka Otellerini tercih edebilirsiniz. O zaman gelsin Akyaka'da Nerede Kalınır sorusunun cevabı. Akyaka hakkında ne yazsam az. Güzel mi güzel Akyaka evleriyle, doğal güzellikleriyle Akyaka son zamanların popüler tatil noktası oldu. Muğla'nın her yeri güzel ama Akyaka ayrı bir güzel. Neden diye soracak olursanız Akyaka'yı çok ama çok güzelleştiren bir Azmak Nehri var. Daha bir çok şey var Akyaka'nın güzelliklerini saymaya fakat buna kelimeler yetmez. Buraya çok detaylı hazırladığım Akyaka Gezilecek Yerler yazımı bırakıyorum. Bi göz atarsınız. Gelelim bizzat deneyimlediğim Akyaka Otel Önerilerime. Akyaka'da kendine özgü mimarileriyle bir çok güzel otel ve apart bulunuyor. Akyaka'da her bütçeye hitap eden otel mevcut. Burada çok ucuz otel de bulabilirsiniz çok pahalı da. Bu tamamen sizin bütçenize bağlı. Bir de Akyaka'da Azmak kenarında ya da hemen yakınında bulunan oteller biraz daha güzel diyebilirim. Akyaka'ya yakın konumda yer alan Padok Premium Hotel & Stables alışılagelmişin dışında çok farklı konsepte sahip bir otel. Şunu baştan belirteyim bu bölgede farklı bir konaklama deneyimi yaşamak istiyorsanız Padok kesinlikle radarınızda olsun. Padok Premium'u farklı kılan buranın bir atlı spor kulübü olması. Burası hem binicilik okulu hem de otel olarak dizayn edilmiş. Tesiste birbirinden güzel atlar var. Otelde konaklarken bu atlara binme deneyimini de yaşayabiliyorsunuz. Akyaka'ya yakın konumda Ataköy sınırlarında bulunan Padok yemyeşil bir doğanın içinde huzuru yakalayabileceğiniz bir konumda yer alıyor. Tesiste 2 villa, 32 oda bulunuyor. Otel yemyeşil bir ormanın içinde. Tesiste kocaman bir açık havuz var. Odalar oldukça şık ve otel konseptine uyumlu şekilde tasarlanmış. Abajurlarda, tablolarda, dolap kulplarında atlarla ilgili tüm detayları görüyorsunuz.😊 Ayrıca bilardo, tavla oynayabileceğiniz, televizyon izleyebileceğiniz, kitap okuyabileceğiniz dinlenme odası da mevcut. Biz Padok Premium Hotel & Stables'da oda kahvaltı şeklinde 2 gece kaldık ve otelden oldukça memnun ayrıldık. Oteli güzel bir aile işletiyor. Bizimle ilgilenen Göksun çok kibar ve çok ilgiliydi. Akyaka hatta Muğla tarafında farklı bir konaklama deneyimlemek isterseniz burayı tercih edebilirsiniz. - Adres: Marmaris Binicilik Hayvancılık Turizm Ataköy mahallesi, no:266, 48640 Ula/Muğla - Telefon: (0252) 247 45 45 - Website: https://padok. com. tr/ - Konum: Padok Akyaka'da Nerede Kalınır sorusunun bir diğer cevabı olan ve Akyaka evlerinin ruhunu çok güzel yansıtan Gülemce Apart & Villa'ya geldik. Akyaka'nın girişinde sayılabilecek bir konumda bulunan Gülemce Apart & Villa Akyaka'nın özgün ahşap mimarisiyle yapılmış villa ve odalara sahip. Otelin kendine ait güzel de bir havuzu bulunuyor. Otelde 4 adet villa (İkisi 2+1 diğer ikisi 3+1) ve 12 adet apart oda var. En üst kattaki odalar denizi görüyor. Otelde balayı çiftleri için bir de balayı suit bulunuyor. Akyaka'da balayı oteli arıyorsanız burayı değerlendirebilirsiniz. Gülemce Apart ve Villa geniş ailelerin villada konaklaması ve maliyet açısından oldukça mantıklı bir yer. Villalarda 2-3 aile beraber kalabilir. Otelde çamaşır makinesi ortak kullanım. Otelin temizliği noktasında her şey tertemizdi gerçekten. Pandemi dönemi nedeniyle Covid-19 önlemleri çok sıkı alınmıştı. Her yerde dezenfektan ve uyarılar yer alıyor. Odalarda mutfak eşyalarından çarşaflara kadar her şey miss gibi. Odalara ayakkabı ile girmiyorsunuz. Oteli eviniz gibi hissediyorsunuz. Temizlik açısından burası bizden tam puan aldı. - Adres: Akyaka, Mimoza Sk. No:14, 48650 Ula/Muğla - Telefon: (0252) 243 42 45 - Konum: Gülemce Apart Villa Akyaka Azmak Nehri tarafında nerede kalınır sorusunun çok güzel bir cevabı Elif Hanım Otel. Akyaka Otel Önerileri noktasında ilk sıralarda olacak Elif Hanım Otelin en'leri saymakla bitmez. Akyaka'nın en genç otellerinden, konumu en güzellerinden, işletmecilik anlayışı en güzel olanlarından.. Liste daha uzar gider. Yazın otelin açık havuzunda veya Azmak nehrinin soğuk sularında serinleyebilir, kışınsa spa tatili için bu güzel oteli tercih edebilirsiniz. Nehir kenarındaki restoranda serpme kahvaltıyla güne başlayıp, azmak nehrine karşı kahvenizi yudumlayacağınız, stresten arınacağınız harika bir tatil burada sizi bekliyor. Otelin temizliği ve çalışanların ilgisi gayet iyiydi. Konum olarak Akyaka merkeze çok yakın konumda olan Elif Hanım Oteli yıldızlı tavsiyelerimiz arasına alıyoruz. Akyaka Azmak Nehri yakınında otel arıyorsanız adres burası. - Adres: Akyaka, Koyuncu Sok., 48640 Ula/Muğla - Telefon: (0252) 243 44 44 - Konum: Elif Hanım Akyaka'da apart otel tavsiyesi arıyorsanız Özgem Apart Oteli temizliğiyle, yepyeni bir işletme olmasıyla gönül rahatlığıyla öneririm. Özgem Apart Otel 9 apart dairesi 5 tane de otel odası olan çiçeği burnunda bir işletme. 2019 Haziran ayında açılan oteli güzel bir aile işletiyor. Yine bir hafta sonu kaçamağı olarak gittiğimiz Akyaka'da konaklamamızı burada yaptık ve otelden gayet memnun kaldık. Sahipleri çok sıcakkanlı insanlar. Apart daireleri 1+1 şeklinde mutfağı ve yemek yapabileceğiniz tüm araç gereçleri var. Otel Azmak nehrine yakın konumda bulunuyor, Azmak'a yürüyerek gidebilirsiniz. Otelin güzel bahçesinde kitabınızı okuyabilir, güneşlenebilir ya da havuzun tadını çıkarabilirsiniz. - Adres: Akyaka, Volkan Sok., 48650 Ula/Muğla - Telefon: 0552 494 44 46 - Website: http://akyakaozgemapartotel. com/ Akyaka'da nerede kalınır sorusuna güzel bir villa ile devam ediyoruz. Akyaka'da özel havuzlu villa arıyorsanız Villa Olive'i tercih edebilirsiniz. Akyaka-Akbük yolu üzerinde yer alan Villa Olive 2 katlı ve villada tam 5 tane yatak odası var. Villada toplamda 10-15 kişi kalabilir. Kalabalık arkadaş grubunuzla, ailenizle tatil yapmak isterseniz villa gayet ideal. Villanın mutfağında ihtiyacınız olabilecek her şey var. Çamaşır-bulaşık makinesi, fırın, buzdolabı, ütü gibi tatilinizi kolaylaştıracak eşyalar da mevcut. Zeytin ağaçlarının çevrelediği harika bir bahçesi ve çok keyifli bir havuzu var. Havuzun derinliği 1.80 m. Bahçede barbekü bulunuyor ve kalabalık bir sofra için büyük bir masa ve bolca sandalye de var. Doğanın içinde, kuş cıvıltılarıyla uyanacağınız tadı damağınızda kalacak bir Akyaka tatili için Villa Olive'i listeye ekleyebilirsiniz. Akyaka konaklama önerileri yazımızda villa önerimizdir. - İletişim: 05324627563 - Website: http://kucukafacanmimarlik. com/ Akyaka otel önerilerime çok güzel bir apart otelle daha devam ediyorum. Biz XOX Apart Otelde kendimizi evimizde gibi hissettik. Otelin sıcaklığı bizi oldukça sardı. Aslında odaya yerleşip biraz dinlenip çıkacaktık ama öyle bir konfor öyle bir rahatlık çöktü ki bütün akşam odanın keyfini çıkardık. Bir apartta ihtiyacınız olan her şey var XOX Apart Otelde. Oturma grubu, televizyon, ortak kullanım tuvalet, ailecek yemek yiyeceğiniz kocaman bir yemek masası hatta şömine bile var. Aynı zamanda bir Amerikan mutfak da bulunuyor salonda. Bulaşık makinesi, baharat takımı dahil bir mutfakta ihtiyacınız olan tüm detaylar düşünülmüş. Yatak odasında ise çift kişilik yatak, ebeveyn banyosu ve çamaşır makinesi bulunuyor. Ekonomik ucuz tatil yapmak isterseniz apart oteller çok daha mantıklı oluyor. Bir hafta sonu konakladığımız XOX apart oteli gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. - Adres: Akyaka, Atatürk Cd. No:34, 48650 Ula/Muğla - Telefon: 0535 356 61 77 - Website: https://www. xoxaparthotel. com/ - AKYAKA NEREDE | AKYAKA'YA NASIL GİDİLİR - AKYAKA GEZİLECEK YERLER LİSTESİ|EN GÜZEL 18 YER - AKYAKA'DA NE YAPILIR | YAPILACAK EN İYİ 11 AKTİVİTE - AKYAKA TEKNE TURU TAVSİYESİ - AKYAKA KOYLARI VE PLAJLARI : EN GÜZEL ÖNERİLER - AKYAKA'DA NE YENİR | AKYAKA RESTAURANT ÖNERİLERİ - AKYAKA GECE HAYATI | AKYAKA'DA GECE NE YAPILIR"} {"url": "https://bujuyollarda.com/amasya-gezilecek-yerler", "text": "Amasya gezilecek yerler yazıma hayıflanmalarla başlıyorum izninizle.😃Meğer ben bunca zaman Amasya'yı ziyaret etmeyerek neler kaçırmışım. Nasıl bir tarih, ne güzel bir doğa saklıyormuş bağrında da haberim yokmuş. Öyle derli toplu, öyle sakin, öyle güzel bir şehir ki bence cittaslow olmaya da aday, Unesco dünya mirası listesine girmeye de. Eğer siz de benim gibi bugüne dek görme fırsatı yakalayamadıysanız tez vakitte bir Amasya çıkarması yapın. Ama durun Amasya gezilecek yerler listemi okumadan yola çıkmayın sakın. Adım adım bütün Amasya'yı gezdim tüm bilgileri hatta başka yerde denk gelemeyeceğiniz enteresan bilgileri bile topladım.😊 A'dan Z'ye aradığınız her şeyi bulabileceğiniz bir rehber sizi bekliyor. Giyin en rahat ayakkabılarınızı, Amasya'yı arşınlamaya başlıyoruz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/amasyada-nerede-kalinir", "text": "Biliyorsunuz seyahatlerimde farklı konaklama deneyimleri kazanıp sizinle de paylaşıyorum. Amasya'da nerede kalınır sorusuna da çok güzel bir tavsiye yazısıyla geldim. Amasya hızlıca karar verip tekeri döndürdüğümüz bir seyahatimizdi. Bazen çok da plan program yapmadan aklına esip çıktığın yollar daha bir keyifli olur ya Amasya da bizim için öyle oldu. Öyle şahane yerler gezdik gördük öyle tatlı bir yerde konakladık ki, her şeyiyle unutulmazlarım arasına girdi. Amasya gezilecek yerler yazımı okumadan yola çıkmayın derim. Bomba gibi bir rehber sizi bekliyor. 😊 Bu yazıda da Amasya'da nerede kalınır sorusunun yanıtını bulabilecek Amasya otel tavsiyesi olarak size sunduğum şirin mi şirin otelimizi yakından tanıyacaksınız. Daha önceki yazılarıma denk geldiyseniz bilirsiniz seyahat ettiğim şehirlerde o yöreye has bir mimari yapı ya da daha butik, daha otantik bir otel varsa oralarda konaklamayı tercih ederim. Amasya gezimizi planlamadan önce de iyice araştırdık ve çok güzel bir seçim yaptık. Ruhu olan, yaşanmışlık kokan bir oteldi tercihimiz. Gidip konakladığımızda da bana her yönden istediğimi verdi tercih ettiğimiz otelimiz. Ve Amasya'da nerede kalınır sorusuna okkalı bir cevap oldu. Otelimizle ilgili tüm detayları paylaşacağım sizinle. Evet sıra sizlere güzeller güzeli Melekli Konak'ı takdim etmeye geldi. 200 yıllık tarihi bir Türk konağı burası. 4 tane odası olan sıcacık bir butik otel. Odaların hepsi birbirinden güzel dekore edilmiş. Antika ve çok değerli parçalar bulunuyor otelde. Rum bir kadının koltukları, Amsterdam'da bir gemiden çıkarılan komodinler ve daha nicesi. Yaşanmışlık kokuyor diye boşuna demedim yani. 😍 Bir sandalyeyle, bir sehpayla bağ kuruyorsunuz. Bina, otel sahibi Merve ve mimar babası Ali Bey'in ellerinde yeniden hayat bulmuş adeta. Dili olsa da anlatsa diyorsunuz. Öyle sıcacık bir atmosferi var ki, sanki aile ziyaretine gelmişsiniz de yemiş içmiş odanıza çekilmişsiniz gibi. Böyle bir başlık açtım ancak otelin olanakları 4 odalı bir butik otelde olabilecek klasik imkanlar. Wifi var, duşta 24 saat sıcak su var. Aşağıdaki restoran kısmında oturup vakit geçirebilir kitap okuyup kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Yazdıkça aklıma geliyor, bir başka detay ise otelin hayvan sever olması. Evcil hayvanlarınızla konaklama sıkıntısı çekenlerdenseniz burası tam size göre. Merve'nin dünyalar güzeli köpeği Masum öyle arkadaş canlısı ki, giderseniz benim yerime de sarılın. Amasya'da nerede kalınır sorunuzu tüm detaylarıyla yanıtlamaya çalışıyorum. Umarım aklınızda şekilleniyordur. Melekli Konağın temizliğinden bahsedecek olursam gözü kapalı tercih edebilirsiniz. Biz girdiğimizde odalar pırıl pırıldı. Banyo keza tertemizdi. Korona virüs döneminde aklınızda şüpheye mahal bırakmayacak bir konaklama deneyimi sunuyor Melekli Konak. Amasya konaklama tavsiye arayanlar otelin konumunu da dikkate almalılar. Konum ve gezilecek yerlere yakınlığı da benim için önem arz eden faktörlerden biri oluyor konaklama tercihlerimde. Tam bir ev kahvaltısı sunuyor Melekli Konak. Menemeninden krepine, peynirlerinden reçellerine sanki bir Pazar sabahı uyanmışız da mis gibi kokular bizi mutfaktan çağırıyor gibi. Amasya butik otel tavsiyemi size tüm detaylarıyla anlatıyorum ki aklınızda hiç soru işareti kalmasın. Küçük ve samimi bir butik otel olduğu için çok fazla personeli yok otelin. Bir otel sahibemiz dünyalar tatlısı Merve var bir de restoranda kahvaltıları hazırlayan kahveleri yapan bir hanımefendi. Merve tam bir ev sahibesi. Her anlamda yardımcı olmaya yol göstermeye hazır. Aklınıza takılan konularda kendisinden destek alabilir, sohbet muhabbet edebilirsiniz. Severek eşlik edeceğinden hiç şüphem yok. 🙂 Kısacası Melekli Konak sizi misafir ilişkileri yönünden de mutlu edecek. - Adres: Pirinçci Mah. Falay Sokak No:6 - Telefon: 0358 222 01 10 - E-mail: - Website: http://meleklikonak. com/ - Melekli Konak konumu burada."} {"url": "https://bujuyollarda.com/amman-gezilecek-yerler", "text": "7 günlük Ürdün gezimizin ilk durağı başkent Amman'dı. Ürdün'ü kuzeyden güneye doğru gezme planımız vardı. Bunun için Amman'a gidiş dönüş bilet aldık ve ilk olarak Ankara'dan Amman'a uçtuk. Uçtuk ama Pegasus 12 saat rötar yapınca yarım günümüz kafadan silindi. Biz de moral bozmak yok dedik ve gezi planımızı tekrar gözden geçirdik. Nihayetinde Amman gezilecek yerler listesinden bazı yerleri çıkarmak zorunda kaldık ve gezimize devam ettik. Seyahatimize olumsuz bir durum ile başlasak da Ürdün bu olumsuzluğu tam anlamıyla tersine çevirdi. Hem gezilecek yerlerin güzelliği hem de insanının sıcaklığı bu ülkeyi çok sevmemizi sağladı. Ürdün'ü neredeyse baştan aşağı gezdik ve bir çok yerini görme fırsatı yakaladık. Tek cümle ile söylüyorum Ürdün'ü kesinlikle keşfetmelisiniz. Ürdün'e gitmeden önce detaylı bilgi için çok ayrıntılı hazırladığım Ürdün Gezi Rehberi başlıklı yazıma muhakkak göz atın. Döviz bozdurmadan sim kart olayına kadar her şeyi anlattım. Ürdün'de gezdiğimiz diğer yerler ile ilgili yazılarımın bağlantıları ise aşağıda. - Ürdün Gezilecek Yerler - Petra Antik Kenti ve Petra Gezi Rehberi - Wadi Rum Gezi Rehberi ve Wadi Rum Gezilecek Yerler - Akabe Gezilecek Yerler & Akabe Gezi Rehberi - Akabe'de Tüplü Dalış Maceramız Amman tipik başkent havası taşıyan bir yer. Sanırım bir yer başkent olunca belli bir standarda kavuşuyor ve kasvetli bir hava alıyor. Amman'da da bunu biraz hissettik. Toprak rengi sıra sıra binlerce evler, hükümet binaları derken başkent havası buram buram geldi. Peki Amman gezilecek yerler keşfedilmeye değer mi derseniz ben evet derim. Okkalı bir evet demem belki ama Amman'ı yine de keşfetmelisiniz. Amman biraz da Ürdün'ün diğer gezilecek yerlerinin gölgesinde kalıyor. Yani bir Petra ya da Wadi Rum varken kimsenin aklına Amman gelmiyor. Haklı bir düşünce ama yine de burada da keşfedilmesi gereken güzel yerler var. Biz Amman'ın bazı yerlerini çok sevdik. Amman'da gezilecek yerler genel olarak birbirine yakın konumda. Sadece listemdeki son 4 yer Amman merkeze uzak konumda. Şunu baştan belirteyim Ürdün'de vaktiniz çok azsa Amman merkeze zaman ayırmamanızı, vaktiniz kısıtlıysa 1 ya da yarım gün ayırmanızı, vaktiniz genişse 2 gün ayırmanızı tavsiye ederim. Peki zaman ayırdığınızda Amman'ı nasıl gezmelisiniz ? Listemdeki ilk dokuz yeri ayrı 1 gün, diğer kalan dört yeri ise ayrı 1 gün gezmenizi tavsiye ederim. Biz de tam böyle yaptık. Amman'daki 2. günümüzde Jerash tarafını sonra da Nebo Dağını gezip direksiyonu Ölü Deniz'e kırdık. - Amman Kalesi - Amman Roma Tiyatrosu - Roman Nymphaeum - Rainbow Caddesi - Ürdün Müzesi - Kral I. Abdullah Camii - Kraliyet Otomobil Müzesi - Kral Hüseyin Cami - Kraliyet Tank Müzesi - Jerash Antik Kenti - Ajloun Kalesi - Baptism Site Bethany Beyond the Jordan - Nebo Dağı Amman'ı gezmeye otel konumunuza en yakın yerden başlayabilirsiniz. Bu noktada yukarıdaki haritadan yardım alın. Amman merkez için araba lazım mı derseniz bence şart değil ama olursa daha güzel olur. Biz Ürdün geneli için araba kiraladığımız için Amman'ı da araba ile gezdik. Amman trafiği biraz çile oldu ama yine de sorun yaşamadık. Gezilecek yerleri haritada yakınlık durumuna göre sıraladım bilginiz olsun. Amman Kalesi, başkent Amman'ın en başta görülmesi gereken yerlerinden biri. Burası tahmin edeceğiniz üzere kale olmasından mütevellit Amman'ın tepe noktasında yer alıyor. Yürüyerek çıkmak isterseniz baya yorulabilirsiniz. Biz yokuşlarda ve dar yollarda araba sürerek kaleye ulaştık ve arabamızı ücretsiz park alanına park ettik. Burası güzel bir Amman manzarası sunuyor. Manzarada toprak rengi evler olsa da sonuçta bu da buranın mimarisi. Bence güzel ve kendine özgü. Giriş ücretini ödedikten sonra kaleye giriş yaptık. Şimdi gelelim kalenin detaylarına ve içeride ne var kısmına. - Herkül Tapınağı - Ürdün Arkeoloji Müzesi - Bizans Kilisesi - Emevi Sarayı Amman Kalesi, Amman'ın en yüksek tepesinde, Jebel Al Qala'a'da (deniz seviyesinden yaklaşık 850 m yükseklikte) yer alıyor. Kale Roma, Bizans ve Emevi dönemlerinde birçok kez yeniden inşa edilen 1700 m uzunluğunda bir duvarla çevrili. Kalenin içinde görülmesi gereken bir çok yapı var. Bunların en başında Herkül Tapınağı ve Ummayad Sarayı var. Ayrıca Ürdün Arkeoloji Müzesi de bu kalenin içinde yer alıyor. Kalenin en dikkat çekici yapılarından olan Herkül Tapınağı, Roma İmparatoru Marcus Aurelius (MS 161-80) döneminde inşa edilmiş. Tapınaktan geriye podyum parçaları ve çevresinde görülen sütunlar kalmış. Burada bulunan büyük bir Roma Herkül heykelinin eli olduğuna inanılan görkemli elden dolayı burası Herkül Tapınağı olarak anılmış. Romalılar buralara kadar gelmiş ve gerçekten güzel eserler bırakmışlar. Herkül Tapınağı'ndan sonra hemen çaprazındaki Arkeoloji Müzesine geçtik. Ürdün Arkeoloji Müzesi'nde kale ve çevre bölgelerde çıkarılan eserler sergileniyor. Burası oldukça küçük ve mütevazi bir müze. Müzede tunç çağından günümüze kadar çıkarılan eserleri görebilirsiniz. Buranın herhangi bir giriş ücreti yok. Buradan çıktıktan sonra müzenin hemen yakınında yer alan Bizans Kilisesi'ni gördük. Kilisenin yapılış tarihinin 6. yüzyıl olduğu tahmin ediliyor. Bugün kiliseden geriye sadece sütunlar, kat planı ve bazı mozaikler kalmış. Kiliseden sonraki durağımız ise kalenin içindeki bir diğer önemli yapı olan Emevi Sarayı'ydı. Emevi Sarayı'nın parçasını oluşturan binalar, Amman Kalesi'ndeki en iyi korunmuş yapılar. Sarayın 7. ve 8. yüzyıllar arasında yapıldığı tahmin ediliyor. Büyük bir kısmı depremlerde yıkılmış. Ayakta kalan yapının kubbesi ve odaları oldukça ilgi çekici. Sarayın içinde, konut binalarının kalıntılarını içeren bir avlu ve saraya su taşımak için kullanılan sarnıç yer alıyor. - Amman Kalesi'nin giriş ücreti kişi başı 3 JOD. Jordan Pass varsa burayı ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. - Konum burada. Romalıların Amman'a bıraktığı en güzel eserlerden biri de Roma Tiyatrosu ve Odeon. Tiyatronun 2. yüzyılda yapıldığı tahmin ediliyor. Kapasitesi 6000 kişilik. Amman eskiden Philadelphia olarak biliniyormuş ve burasıda Philadelphia'nın en önemli yapıları arasında yer alıyormuş. Sütunlardan birinin üzerindeki Yunanca bir yazıt tiyatronun İmparator Antoninus Pius (MS 138-161) onuruna inşa edildiğini gösteriyor. Tiyatro seyirciyi güneşten korumak için kuzey yönlü inşa edilmiş. Oturma yerleri sosyal rütbelere göre yapılmış. Tiyatronun büyükçe bir sahnesi var. Roma Tiyatrosu günümüzde performanslar, konserler ve etkinlikler için hala kullanılıyormuş. Tiyatronun doğusunda, müzik performansları için daha küçük bir Roma oditoryumu olan Odeon var. Buraya geldiğinizde Odeon'u da ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca tiyatronun arkasındaki odalar Ürdün Popüler Gelenek Müzesi'ne ve Ürdün Folklor Müzesi'ne ev sahipliği yapıyor. - Amman Roma Tiyatrosu'nun giriş ücreti kişi başı 3 JOD. Jordan Pass hem tiyatroda hem de içerideki müzelerde geçerli. - Amman Roma Tiyatrosu'nun konumu burada. Amman gezilecek yerler listesine tarihi bir yerle daha devam ediyoruz. Burası Roman Nymphaeum. Roma Tiyatrosu'na oldukça yakın konumda yer alıyor. Eğer Amman'da tarihi yerlerden çok sıkılırsanız burayı pas geçebilirsiniz. Nymphaeum veya eski Philadelphia'nın ana halk çeşmesinin tarihi MS 2. yüzyılın sonuna dayanıyormuş. Nymphaealar, mitolojik periler için kutsal olduğuna inanılan, akan suyu olan mağaraların üzerine inşa edilirmiş. Burası halkın toplanma alanıymış ve bir şehrin zenginliğinin işareti olarak görülüyormuş. Oymalar, mozaikler ve heykellerle zengin bir şekilde dekore edilmiş anıtsal yapısıyla Amman Nymphaeum, 68 metre uzunluğunda simetrik tasarımlı yarım sekizgen bir yapıya sahip. Tarihte bir çok depremde ne yazık ki zarar görmüş. En son 3 yıllık restorasyonun ardından Nymphaeum Arkeoloji Parkı olarak Ekim 2018'de yeniden açılmış. - Roman Çeşmesi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. - Konum burada. Amman'ın en popüler caddelerinden biri olan Rainbow Street özellikle sokak lezzetlerini tatmak için gelmeniz gereken bir yer. Amman 7 tepe üzerine kurulmuş bir şehir. Dolayısıyla caddelerde hem yürümek hem de araba sürmek biraz zorlayıcı. Amman sokaklarında yürümek isterseniz en mantıklı yer Rainbow Street yani Gökkuşağı Caddesi olabilir. Rainbow Street yukarıda anlattığım yerlere yakın konumda yer alıyor. Buralara yürüyecekseniz yokuşlar sizi bekler. Buraya geldiğinizde birbirinden güzel kafelerde oturabilir nargile tüttürebilir ya da Ürdün lezzetlerini tadabilirsiniz. Biz buraya araba ile geldik ve uygun bir yere aracımızı park edip caddeyi baştan aşağı yürüdük. Bu cadde Amman'a ayrı bir hava katmış. Güzel bir şehirde olduğunuz hissini veriyor. Rainbow Street'e geldiğinizde aşağıdaki mekanları ve lezzetlerini deneyimlebilirsiniz. Ürdün tarihi hakkında detaylı bilgi sahibi olmak istiyorsanız Ürdün Müzesi'ni ziyaret etmelisiniz. Ürdünlü mimar Jafar Tukan tarafından tasarlanan müze 2013 yılında açılmış. Ürdün Müzesi, Ürdün tarihini hem kronolojik hem de tematik olarak 2.000'den fazla eser ve özel olarak tasarlanmış malzemeler kullanarak anlatıyor. Koleksiyonun bir kısmı Amman'ın kalesindeki eski Arkeoloji Müzesi'nden geliyormuş. Ürdün Müzesi, Ürdün'ün en büyük müzesi ve ülkenin en önemli arkeolojik buluntularına ev sahipliği yapan yer konumunda. Müzede çeşitli antik dilleri içeren taş yazıtlar sergileniyor. Ölü Deniz'in meşhur parşömenlerini de burada görebilirsiniz. Gizli efsanevi hazinenin yazıtlarını içeren bakır bir parşömen de burada. Ayrıca ikinci katta, çoğunlukla çocuklara yönelik çok ilgi çekici ve etkileşimli bilimsel sergiler mevcut. Müzenin en dikkat çekici eserleri arasında insanlık tarafından yapılmış en eski heykellerden biri olan Ain Ghazal heykeli de burada sergileniyor. - Ürdün Müzesi'nin giriş ücreti kişi başı 5 JOD. Jordan Pass burada geçerli değil. - Konum burada. Amman gezilecek yerler listesinin ilk camisi olan Kral I. Abdullah Cami otelimize yakın olmasından dolayı Amman'daki ilk durağımızdı. Cami manevi atmosfer açısından oldukça güzel bir yer. Kubbesi mavi mozaiklerle kaplı. Caminin içerideki kocaman avizesi, kırmızı renkteki halısı oldukça etkileyici görünüyor. 3000 kişilik kapasitesi olan cami 1982-1989 yılları arasında inşa edilmiş. İsmini de tahmin edeceğiniz üzere Ürdün Kralı I. Abdullah'tan alıyor. Kral I. Abdullah Cami'yi gezerken örtünmeyi unutmayın. Girişte örtünmek için size ferace veriyorlar. Bir de caminin altında İslam Müzesi bulunuyor. Dilerseniz burayı da gezebilirsiniz. Caminin herhangi bir giriş ücreti yok. Alt kattaki girişte hediyelik eşya satan yerler var. Araç park sorunu da yok. Konum burada. Amman'da bizi etkileyen ve Amman'daki en güzel yerlerden biri olan Kraliyet Otomobil Müzesi'ne geldik. Burayı ağzımız açık gezdik. Resmen dibimiz düştü. Müzede Rolls Royce, Cadillac, Ferrari, Mercedes ne ararsanız var. Var ama hepsi gıpgıcır ve en az 40 yıllık arabalar. Kraliyet Otomobil Müzesi, Arap bölgesindeki ilk kamuya açık otomotiv müzesiymiş. Müze Kral I. Abdullah, Kral Talal ve Ürdün Kralı Hüseyin'e ait otomobil ve motosikletlere ev sahipliği yapıyor. 2003 yılında Kral II. Abdullah tarafından açılışı yapılan bu müzede, arabalara ek olarak Ürdün tarihinin bir kesiti de betimleniyor. Müzede bazı araçların tarihi 100 yılı bile geçiyor. Müzede tüm araçları çok sevdik ama turuncu üstü açık spor Mercedes bir başkaydı. Bence Amman'a gelirseniz burayı muhakkak gezin. Müzede, Wadi Rum'da çekimleri yapılan \"The Martian\" filminde kullanılan araç da sergileniyor. Bu araç müzenin içinde değil dışında bilginiz olsun. - Kraliyet Otomobil Müzesi'nin giriş ücreti kişi başı 5 JOD. Bence kesinlikle bu ücrete değer. Jordan Pass geçerli değil. - Müze, Al Hussein Public Park'ın içinde yer alıyor. Bu parkta bu müzeye ek olarak Çocuk Müzesi ve King Hussein Cami de bulunuyor. Konum burada. Otomobil Müzesi'nden hemen sonraki durağımız Kral Hüseyin Cami'ydi. Konum olarak birbirlerine çok yakınlar. Bu caminin mermer zemini ve ve atmosferi çok güzel. Avlusundan gerçekten etkileneceksiniz. Biz gün batımına buraya geldik ve gerçekten çok etkilendik. Yalnız caminin içini göremedik çünkü içi sadece vakit namazlarında açıkmış. Kral Hüseyin Cami, 7. yüzyılın ortalarında İslam'ın ikinci halifesi Hz. Ömer tarafından yaptırılmış; ancak mevcut beyaz ve pembe taşlarla 1932'de Kral I. Abdullah tarafından yeniden inşa edilmiş. Cami ismini Kral Hüseyin'den alıyor. Bununla birlikte cami, daha modern bir görünüm kazandırma amacıyla 1987'de büyük bir restorasyon geçirmiş. Bahçesindeki çınar ağaçları da ülkemizden getirilmiş. Bence Kraliyet Otomobil Müzesi'ne gelmişken burayı da ziyaret edin. Konum burada. Kraliyet Tank Müzesi, Kral 2. Abdullah'ın talimatı üzerine 2007 yılında kurulmuş, 2018 yılında ise hizmete açılmış. Müze binası, Zaid Daoud Mimarlık tarafından \"Gizlilik dilinden ödünç alınan fütüristik bir kumdan kale\" olarak tasarlanmış. Müzede toplamda 13 oda bulunuyor. 20.000 metrekareye yakın alana sahip müzede yüzlerce hafif ve ağır askeri eşya sergileniyor. Tank olarak müzede 110 civarında tank var. Bu tanklar soğuk Savaş dönemi ve 2. Dünya Savaşı'ndan kalma tanklar. Müzenin bir kafesi var üst katta World of Tank oynayabilirsiniz. - Kraliyet Tank Müzesi'nin giriş ücreti 5 JOD. 12 yaşından küçük çocuklara giriş ücretsiz. Jordan Pass geçmiyor. - Konum burada. Kraliyet Tank Müzesi sonrası haritada gördüğüm hiç bir blogda olmayan Ashabul Kehf 7 Uyuyanlar Mağarası'nı da ziyaret edebilirsiniz. Konum olarak yakın sayılır. Biz gidemedik ama yine de sizinle paylaşayım dedim. Vaktiniz geniş ise burayı da Amman gezilecek yerler listesine alabilirsiniz. Konum burada. Evet Amman merkez gezilecek yerler listesini tamamladık. Aşağıda Amman merkezde gezilecek yerleri bulabilirsiniz. Haritadan da göreceğiniz üzere ilk 5 yer birbirine yürüme mesafesinde. Diğer yerler için araba olsa iyi olur. - Amman Kalesi - Amman Roma Tiyatrosu - Roman Nymphaeum - Rainbow Caddesi - Ürdün Müzesi - Kral I. Abdullah Camii - Kraliyet Otomobil Müzesi - Kral Hüseyin Cami - Kraliyet Tank Müzesi Amman gezilecek yerler listemde yer alan son 4 yer Amman çevresinde yer alıyor. Bu yerlerin hepsini gezecekseniz sabah erken kalkmanızda fayda var. Dediğim gibi araç şart. Biz uçak rötarından dolayı Ajloun Kalesini ve The Baptismal Site'yi listemizden çıkardık. Kalan yerleri gezdikten sonra Ölü Deniz'e doğru yol aldık. Şimdi gelelim bu yerlerin detaylarına. Amman gezilecek yerler listesinin en önemli yeri bence Jerash Antik Kenti. Hatta bu durumu Ürdün diye genelleyebilirim ama tabi ki Petra gerçeği varken Jerash Petra'nın gölgesinde kalıyor. Bu güzel antik kent, Amman'a 52 km uzaklıkta bulunan büyüleyici bir antik Roma şehri. Roma döneminde, Gerasa diye biliniyor. Ayakta kalan yapıları oldukça iyi korunmuş durumda. Yani bir Roma şehri nasıl olur derseler Jerash buna çok güzel örnek olur. Jerash Helenistik dönemde kurulmuş bir antik kent. Şehir en parlak dönemini, Romalıların MÖ 64'te buranın kontrolünü ele geçirmesiyle yaşamış ve Jerash şehir olarak Roma Dekapolis'in bir parçası olmuş. Kent ticaret yollarının üzerinde olmasından dolayı oldukça gelişmiş. Kentteki yapıların çoğu 1. ve 2. yüzyıllar arasından kalma yapılar. Ceraş'ın refahı Bizans dönemine kadar devam etmiş. Şehir 8. yüzyılda yaşanan büyük bir depremin etkisiyle büyük zarar almış. Jerash'da aşağıdaki yapıları göreceksiniz. Bu yapıların çok oldukça iyi durumda. Hepsinin detaylarını yazsam yazı çok uzayacak ama ben kısa tutayım. - Hadrian Kemeri - Jerash Hipodromu (500 kişi kapasiteli) - Zeus Tapınağı - Oval Plaza (Orijinalinde 160 sütun var) - Güney Tiyatrosu - Cardo Maximus - Katedral Kompleksi - Three Church Ruins - Nymphaeum - Artemis Tapınağı - Kuzey Tetrapylon - Kuzey Tiyatrosu Jerash'taki bu yapılar günümüze kadar iyi korunarak gelmiş. Burayı gezmek için 2-3 saat ayırmanız lazım. Söz konusu biz olunca bu süre 4 saate çıkıyor tabi.😂Amman'daki en iyi tarihi yer burası. Listenizde kesinlikle olsun. - Jerash Antik Kenti'nin giriş ücreti kişi başı 10 JOD. Jordan Pass burada geçerli. İçeride hipodrom sonrası bilet kontrolü var. - Konum burada. Ücretsiz park alanı var. Ajloun Kalesi, 1184-1188 yılları arasında sultan ve askeri lider Selahaddin Eyyübi'nin yönetimi altında inşa edilmiş. Selahaddin, 12. yüzyılda Haçlı Seferleri'ne karşı koymak için Ürdün Vadisi'ne hakim stratejik bir noktaya kaleyi inşa ettirmiş. Burası 12. yüzyıldan kalma bir kale. Kale, Auf Dağı'nın tepesinde yer alıyor. Kaleden Filistin, İsrail ve Suriye toprakları görülebiliyor. Yıllar geçtikçe kale birçok kez yeniden inşa edilmiş ve orijinal yapısına bir çok kule ve oda eklenmiş. Ajloun Kalesi, Amman şehrine yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta. Jerash ile burası yakın konumda. Aralarında yarım saatlik bir yol var. Ajloun Kalesi'ne geldiğinizde buradaki müzeyi ziyaret edebilir, Ürdün Vadisi manzarasını izleyebilir, çevresindeki zeytinlikler arasında yürüyüş yapabilirsiniz. - Ajloun Kalesi'nin giriş ücreti kişi başı 3 JOD. Jordan Pass burada geçerli. - Konum burada. Hıristiyanlar için oldukça önemli bir yere geldik. Burası Arapça \"vaftiz\" veya \"batırma\" anlamına gelen El-Mağtas olarak biliniyor. Ürdün İsrail sınırında yer alan ve Unesco Dünya Mirası listesinde yer alan Baptism Site, İsa'nın Vaftizi'nin ve Vaftizci Yahya'nın makamı olarak kabul ediliyor. El-Mağtas iki ana arkeolojik alanı kapsamaktadır. Jabal Mar-Elias olarak bilinen bir höyükteki bir manastırın kalıntıları ve nehre yakın bir bölge olan kiliseler, vaftiz havuzları, hac ve höyük yerleşimleri. İki bölge, Wadi Kharrar adlı bir akarsu ile birbirine bağlanmaktadır. Jabal Mar-Elias geleneksel olarak peygamber İlyas'ın cennete yükseldiği yer olarak anılıyor. Site son yıllarda papaların ziyareti ile oldukça turistik bir nokta olmuş. Binlerce Hristiyan kutsal günleri kutlamak için siteye akın ediyormuş. Biz burayı pas geçmek zorunda kaldık. Çünkü vaktimiz kısıtlıydı. Bu bölgede sadece Nebo Dağı'na gittik. Buraya gitmeye değer mi bilemiyorum. Bir de giriş ücreti 12 dinar bilginiz olsun.😂 Jordan Pass burada geçerli. Ama Jordan Pass satın alırken sepete Bethany Beyond the Jordan'ı eklemeniz lazım. Konum burada. Biz Baptism Site yerine Nebo Dağı'nı ziyaret ettik. Ürdün'ün Medeba ilinde yer alan Nebo Dağı, Hz. Musa'nın girmesinin yasak olduğu \"Vaat Edilmiş Toprakları\" gördüğü söylenen dağmış. Papanın ziyaret etmesi ile dağ oldukça popüler olmuş. Musa'nın burada öldüğü ve yine bu dağa gömüldüğü kutsal kitaplarda yer alıyor. Nebo Dağı, M. S. 4. yüzyılda, dini geçmişinden dolayı bir hac merkezi haline gelirken o dönemde dağa Musa'yı onurlandırmak için bir kilise ve ibadetlerin gerçekleşebileceği bir kutsal alan inşa edilmiş. M. S. 6. yüzyıla gelindiğinde ise keşişler bölgede yaklaşık altı yüz yıl ayakta kalan bir Bizans manastırı inşa etmiş. Yapı artık orada olmasa da o döneme ait mozaikler hala görülebiliyor. Nebo Dağı'nın manzarası çok güzel. Dağın zirvesinden bakıldığında, Kudüs'ün bazı kısımları görülebiliyor. Bu dağı ziyaret edenler birbirinden güzel mozaikleri ve tarihi eserleri de görebiliyor. Mozaiklerde, avcı ve hayvanların görüntülerinin yanı sıra şarap yapım süreci de anlatılıyor. Manzara noktasında, Musa tarafından yaratıldığı düşünülen bronz yılan ile İsa'nın hacının sembolik bir birleşimi olan Yılanlı Haç heykeli yer alıyor. Alanın girişinde, Nebo Dağı ve çevresinin dini tarihi hakkında bilgiler barındıran müzeyi de ziyaret edebilirsiniz. - Nebo Dağı'nın giriş ücreti kişi başı 3 JOD. Jordan Pass burada geçerli değil. - Konum burada. Nebo Dağı'ndan sonra Ölü Deniz'e doğru yol aldık. Ölü Deniz, Amman'a uzak olduğu için burayı Amman gezilecek yerler listeme almadım. Bunun dışında vaktiniz kalırsa Nebo Dağı'nın da bağlı olduğu Madaba şehrini de ziyaret edebilirsiniz. Madaba dünyadaki orijinal konumlarında keşfedilen en fazla sayıda mozaiğe ev sahipliği yapan bir yer. Aşağıda Madaba Gezilecek Yerler listesini bulabilirsiniz. - St George Kilisesi ve Madaba Haritası - Nebo Dağı - Madaba Arkeoloji Parkı - St. John The Baptist Roman Catholic Kilisesi - Memorial Church Of Moses. Amman, Ürdün'ün başkenti ve ülkenin kuzey tarafında bulunuyor. Yedi tepe üzerine kurulan Amman, Ürdün'ün kalabalık şehri. Dünyanın en eski şehirleri arasında yer Amman'ın 4 milyona yakın nüfusu var. Tipik bir Ortadoğu şehri olan Amman en çok toprak rengi evleriyle biliniyor. Bir çok tarihi güzelliğe sahip Amman'ın haritadaki konumu burada. - Amman Petra Antik Kenti arası 232 kilometre 3 saat, - Amman Akabe arası 324 kilometre 4 saat, - Amman Medeba arası 36 kilometre 50 dakika, - Amman Jerash arası 52 kilometre 1 saat sürüyor. Amman'a yılın her ayı gidebilirsiniz. Çünkü gezilecek yerler açısından Amman'da genelde tarihi yerler var. Tabi sıcak ya da soğuk olmasın derseniz mevsim olarak bahar aylarını tercih edebilirsiniz. Bu dediğim durum sadece Amman için geçerli. Yani siz Amman'la yetinmeyecekseniz Ürdün'ü komple gezecekseniz bence bahar ayları en ideal aylar. Biz Eylül ayının 2. yarısında Amman'a gittik. Hava gayet güzeldi. Ne bunalttı ne de üşüttü. Hatta biraz sıcaktı bile. Dolayısıyla mevsim olarak bahar mevsimlerini, ay olarak Nisan Mayıs ve Eylül Ekim aylarını tercih edebilirsiniz. Amman merkez gezilecek yerleri 1 günde çok rahat gezersiniz. Yukarıdaki haritada zaten yakınlık durumlarını rahatça görebilirsiniz. Amman çevresine de 1 gün ayırıp geceyi başka yerde geçirebilirsiniz. Yani Amman'a 2 günden fazla vakit harcamayın bence. Vaktiniz genişse 3 gün de ayırabilirsiniz ama dar ise 1 gün yeter. Amman'da görülmesi gereken en önemli yerler Amman Kalesi, Jerash Antik Kenti ve Kraliyet Otomobil Müzesi. Bu yerler sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Diğer yerler tamamen gezi planınıza bağlı. Ürdün için şunu diyebilirim; kuzeyden güneye gittikçe güzelleşen bir ülke burası. Dolayısıyla vaktinizi iyi planlayın ve Ürdün Gezi Rehberi yazımı iyi okuyun. Amman tehlikeli mi sorusuna net bir cevabım var o da HAYIR. Ürdün genel olarak güvenli bir ülke. Amman'da başkent olmasından dolayı daha da güvenli. İnsanlar saygılı ve misafirperver. Dolayısıyla herhangi bir tehlike sorunu yok. Bir çok yerde polis var ve güvenlik üst düzeyde sağlanıyor. İnsanlar Ortadoğu ülkesi burada terör eylemi var, şeriat var gibi önyargılara sahip olsa da Ürdün bunları hep boşa çıkartan bir ülke. Emin olun bu ülkeyi çok seveceksiniz. Yani iyi sürücüyseniz trafikten çekinmeyin. Sadece otomatik vites araç kiralamanızı tavsiye ederim. Bu durum çok rahatlatıcı. Amman Ürdün'ün başkenti olduğu için her anlamda gelişmiş ve modern bir şehir. Konaklama anlamında da çok sayıda seçeneğiniz mevcut. Lüks suite dairelerden, klasik şehir otellerine her bütçeye uygun seçenekler var. Biz Ürdün seyahatimize Amman'dan başladık. Sırada Petra gibi yorucu bir parkur ve Wadi Rum'da çölde bedevi çadırı deneyimlerimiz olduğu için Amman'da kendimizi biraz şımartalım istedik ve oldukça güzel bir otelde konakladık. The Boulevard Arjaan By Rotana Amman'da oldukça merkezi konumda bir otel. Otel dediğime bakmayın biz bile burası otelse bizim daha önce konakladıklarımız neydi dedik.😁 Suite dairelerden oluşan bir konaklama tesisi burası. Uzun dönem kiralayarak kalanlar da varmış. Dairelerin içinde mutfak, oturma alanı, yatak odası, balkon ve tuvalet banyo var. Biz kahvaltı dahil konakladık. Oldukça zengin bir kahvaltısı olduğunu söyleyebilirim. Asla yabancılık çekmezsiniz. Türk kahvaltısında olan çoğu ürünü burada da göreceksiniz zaten. Çalışanlar da ilgili ve güler yüzlüydü. Buradaki konaklamamızdan son derece memnun kaldık. Şiddetle tavsiye edebilirim. Siz de bu oteli tercih etmek isterseniz tüm iletişim bilgileri aşağıda. - Adres: Rafiq Al Hariri Avenue The Boulevard Abdali Area JO Ürdün - Konum: The Boulevard Arjaan By Rotana Ürdün mutfağı kendine has yöresel yemekleriyle birlikte Lübnan mutfağından da çok sayıda lezzeti bünyesinde barındırıyor. Eğer Lübnan'a gittiyseniz ya da Lübnan yemeklerini biliyorsanız Amman restoranlarında menülerde bir çoğuyla karşılaşacaksınız. Humus, mütebbel, falafel ve daha nice yiyecek Ürdün'de de var. Mansaf, şavurma, künefe de Amman'da ne yenir sorusuna verilecek en spesifik cevaplar. Peki neyi nerede yiyelim Buju derseniz detaylı önerilerimi anlatayım. - Shawarma - Mansaf - Humus - Falafel - Mutebel - Maklube - Künefe - Şiş Kebap Shawarma yani şavurma Ürdün'e geldiğinizde mutlaka yemeniz gereken yöresel bir yemek. Türkiye'de de yapan yerler olduğunu biliyorum. Hatta Ankara'da yiyorduk biz Üstün'le. Ana vatanı Ürdün'müş meğer. 😊 Biz mekan olarak Shanab Shawarma'yı tercih ettik. Hem tavuk hem et seçeneği var. Normalde döner şeklinde yapılırken burada etleri ızgarada pişiriyorlarmış. 1porsiyonu bile epey büyük. Yanında patates cipsi ve salatasıyla geliyor. Envai çeşit sosları da unutmamak gerek tabi. Oldukça lezzetliydi. Ay bi de size adını anlatayım mekanın. Shanab Arapça'da bıyık demekmiş. Çok beğendikleri yemeklerden sonra parmaklarıyla bıyıklarının üstünden öpücük yapıp shanab derlermiş. Yani çok lezzetli bulduklarını vurgulamak için yaptıkları geleneksel bir hareketmiş bu. 😍 Amman'a yolunuz düştüğünde burada shawarma yemeden dönmeyin. - Adres: Saed Abdo Shammout St., Amman, Ürdün - Konum: Shanab Shawarma Şöyle keyifli bir mekanda yöresel yemeklerin tadına varayım derseniz çok beğendiğim Ammani Restaurant'ı öneririm. Öncelikle mekan çok hoş. Ambiyansını çok beğendim. Dekorasyon, çalan müzikler, çalışanların ilgisi muazzam. Yemeklere gelecek olursam menü son derece zengin. O kadar ki seçim yapmakta zorlandık. Ortaya humus, falafel, mütebbel, fattoush söyledik. Lübnan'dan bildiğimiz ve sevdiğimiz lezzetler her biri. Tatları daha farklı geldi bana. Ana yemek olarak da sohbet ettiğimiz herkesin ısrarla önerdiği Mansaf söyledik. Mansaf altta pilavı üstte kuzu eti, kavrulmuş fıstık ve bademler ve yanında pişmiş sıcak yoğurdu ile geldi. Kuzu eti seviyorsanız yemeği beğenirsiniz. Bana biraz ağır geldi açıkçası. Bir de yoğurdu direkt yemeğin üstüne değil de tabağınıza biraz dökün. - Adres: Kindi St 18, Amman, Ürdün - Konum: Ammani Restaurant Künefe sadece bizde mi var sanıyorsunuz ? Sizi bir de Amman'da yemeye davet ediyorum. Okuduğum bazı olumsuz yorumlar yüzünden önyargılı olsam da bir künefe aşığı olarak en fazla ne kadar kötü olabilir ki diye düşündüm. Bir de Türkiye'de olduğu gibi neyi nerde yediğin önemli. Hemen araştırdım, belli başlı birkaç mekan adının öne çıktığını gördüm. Nafeesah'ın yorumlarını daha çok beğendim ve Jerash dönüşü enerji depolamak için uğradık. Gelelim tadıma. Bence kadayıfı ve peyniri muazzamdı. Kaju da acayip yakışmıştı. Şerbeti bizimkine göre epey koyu ve yoğundu. Şurup istemeseydim daha iyi olabilirdi belki. Ama genel olarak çok beğendim. Amman'da künefe yiyin ve Nafeesah'ta yiyin. - Adres: Al Bilbesi Complex Al Madinah Al Munawarah St 234 Tilaa Al Ali, Khalda & Um Al Summaq Amman, Ürdün - Konum: Nafeesah Sweets Umarım keyifli ve işinize yarar bir yazı olmuştur. Ürdün'e gitmek konusunda kararsız olan varsa bizden tam destek. Hiç düşünmeyin, bu özel ülkeyi keşfedin. Sormak istediğiniz bir şey olursa aşağıda yorum yazabilirsiniz. Instagram'a sabitlediğim Ürdün hikayelerime beklerim. 😊 Yeni rotalarda görüşmek üzere."} {"url": "https://bujuyollarda.com/amos-koyu-ve-antik-kenti-gezi-rehberi", "text": "Marmaris'te cennet neresi deseler direkt Amos Koyu ve Antik Kenti 'ni gösteririm. İnsanın ruhunu açan ve tarih kokan bir manzara mı arıyorsunuz ya da enfes güzellikte bir koy adresiniz kesinlikle Amos olsun. Biz burada tam anlamıyla huzur buluyoruz. Amos'ta bahar aylarında açan papatya çiçekleri size eşlik ederken manzaraya karşı yudumladığınız kahvenizin tadı hiç bir yerde yok. Amos o kadar etkileyici bir yer ki manzarasının ötesinde içinde derin bir tarihi de yatıyor. Yürüdüğünüz yolların altında kocaman bir tarih size eşlik ediyor. Burada kazılar yeni yeni yapılıyor ve daha keşfedilmeyi bekleyen bir çok değer var. Amos bizi bu kadar etkilemişken Amos ile ilgili her detayı sizlerle paylaşmak istedik. Amos Koyu ve Antik Kenti Gezi Rehberimizi tüm detaylarıyla aşağıda bulabilirsiniz. Amos Koyu ve Antik Kenti Gezi Rehberimizde Amos Nerede, Amos Koyu'na Nasıl Gidilir, Amos Antik Kenti'nin Kısa Tarihi, Amos Koyu ve Antik Kenti Giriş Ücreti, Amos'ta Ne Yapılır gibi soruların cevaplarını güncel şekilde bulabilirsiniz. Marmaris'e gelirseniz ya Amos Koyu'na ya da Kumlubük'e bir gün de olsa vakit ayırın derim. Marmaris'ten kalkan günübirlik tur tekneleri Amos Koyu'nu da rotalarına ekleyebiliyor bilginiz olsun. Amos Koyu ve Amos Antik Kenti Muğla'nın Marmaris ilçesi sınırları dahilinde yer alıyor. Amos Koyu ile Amos Antik Kenti birbirine çok yakın, yan yana konumdalar. Marmaris merkezden kıyı şeridini takip edip sırasıyla İçmeler Turunç Amos Koyu ve Antik Kenti Kumlubük rotasını takip ettiğinizde Amos'a ulaşabilirsiniz. Marmaris ile Amos Koyu arası yaklaşık 24 km. Amos'a giderken eşsiz güzellikte bir sürü manzara görüyorsunuz. Fakat dediğim gibi asıl manzara Amos'ta. Manzara demişken Muğla'nın en iyi manzara noktaları başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz. Amos'a Nasıl Gidilir ? Amos'a ulaşım için en kolay yol araba ile ulaşım. Burası Marmaris'e uzak bir nokta olduğu için dolmuş konusu biraz sıkıntılı. Yine de yaz aylarında Turunç'tan Amos'a dolmuş var. Amos dolmuş saatlerini bu bağlantıda bulabilirsiniz. Marmaris merkezden Amos'a araç ile gelmek isterseniz ilk olarak Turunç'a uğramanız gerekiyor. Marmaris merkez Amos Koyu arası yaklaşık 24 km. Amos'a yaklaştıktan sonra Profesörler Sitesi diye bir sitenin içerisinden araçla geçerek koya iniyorsunuz. Araç park yeri biraz sıkıntılı. Amos'un yolu oldukça virajlı, araç sürerken dikkatli olmanız da fayda var. Bunun dışında Amos'a ulaşım için yukarıda da dediğim gibi Marmaris merkezden kalkan günübirlik tekne turlarına katılabilirsiniz. Bunun için tabiki tekne turunun rotasında Amos Koyu'nun olması gerekiyor. Amos Koyu'nun müthiş güzellikte bir plajı ve denizi var. Hatta deniz yerine buraya akvaryum da diyebiliriz. Plaj tertemiz, cam gibi bir denize sahip. Sahil taşlık. Deniz 5-6 metre sonra derinleşiyor. Buraya gelirken yanınıza şnorkel almayı unutmayın yoksa pişman olursunuz. Amos Plajı'na giriş ücreti 30 TL. Plajda sadece bir tesis var. Tesisi kullanacaksanız tesisle ilgili yorumlara bakmanızda fayda var. Yorumlar çok iç açıcı değil bilginiz olsun. Biz genelde kendi malzemelerimizi alıp hazırlıklı geldiğimiz için restaurantlar bizi çok fazla bağlamıyor. Amos'a hazırlıklı gelmeyi unuttuysanız en yakın market Turunç'ta var aklınızda bulunsun. Oradan ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Amos Plajı'nın konumu burada. Antik kent aşığı bir çift olarak en sevdiğimiz antik kentlerden biri olan Amos Antik Kenti gizemli duruşuyla bize derinlemesine etkiledi. Burada adım attığınız her yerde tarih yatıyor. Keşfedilmeyi bekleyen bir çok değer var. O kadar kıymetli bir antik kent ki Amos üzerinizdeki etkisi gün boyu sürüyor. Manzarasına diyecek bir şey yok zaten efsane bir manzara. Amos Antik Kenti'nin tarihi Roma dönemine dayanıyor ve Amos'un yaklaşık 2200 yıllık bir tarihi var. Kent muhteşem bir manzaraya sahip tepe bir bölgede yer alıyor. Kente merdivenli yemyeşil bir yoldan kentin surlarını görerek gidiyorsunuz. Amos'ta küçük bir tiyatro ve gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen bir tapınak bulunuyor. Amos'a son gittiğimizde giriş kısmında mezar kazı çalımlarının yapıldığını gördük. Dediğim gibi burada attığınız her adımın altında tarih yatıyor. Umarız Amos'un gizemli tarihi ilerleyen zamanlarda gün yüzüne çıkartılır. Amos Koyu'nun giriş ücreti 30 TL. Bu ücret burada bulunan işletme tarafından otopark ücreti olarak alınıyor. Vermek zorunda mısınız ? Bence işletmeden faydalanmayacaksanız vermeyin. Kıyı Kanunu Madde 5 oldukça açık. Kendi imkanlarınızla da Amos'un keyfini çıkartabilirsiniz ki bu imkan da var. Yine de işletmeden faydalanmak isterseniz 2 şezlong bir şemsiye ücreti en son 50 TL'idi. Amos Antik Kenti'nin ise herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Ücretsiz şekilde antik kenti doya doya gezebilirsiniz. Amos'ta ne yapılır sorusunun cevabı gayet açık. Amos'a geldiğinizde ya Amos Koyu tarafında ya da Kumlubük'te denize kesinlikle girip tertemiz suların tadını çıkarabilirsiniz. Akvaryum gibi olan bu güzel sularda şnorkelle dalış yapmayı unutmayın. Amos'a gelmişken Amos Antik Kenti'ne uğramadan dönmek olmaz. Bu kentin güzel patika yollarında yürüyüp kentte bulunan seyir terasında manzaranın tadını çıkartın. Biz antik kentte drone uçurduk ve efsane videolar yakaladık. Amos drone videosu için Ustunyollarda'nın sabit hikayelerine bakabilirsiniz. - MARMARİS GEZİLECEK YERLER LİSTESİ (2021 DETAYLI BLOG) - MARMARİS OTEL TAVSİYESİ & MARMARİS'TE NEREDE KALINIR ? - MARMARİS'TE NE YENİR : EN İYİ MEKAN ÖNERİLERİ - MARMARİS KOYLARI VE PLAJLARI : EN GÜZEL ÖNERİLER - MARMARİS'TE TEKNE TURU TAVSİYESİ VE DENEYİMİ - BÖRDÜBET KOYU GEZİ NOTLARI | NEREDE | NASIL GİDİLİR - MARMARİS SÖĞÜT KÖYÜ GEZİ REHBERİ - MARMARİS İÇMELER NEREDE, NASIL GİDİLİR | GEZİLECEK YERLER - MARMARİS TURUNÇ NEREDE, NASIL GİDİLİR | GEZİLECEK YERLER - KUMLUBÜK KOYU GEZİ REHBERİ : MARMARİS'İN İNCİSİ"} {"url": "https://bujuyollarda.com/antalya-villa-ve-bungalov-kiralama", "text": "Şöyle bir güneye insek, bir Antalya tatili yapsak diye tüm kış hayaller kurdunuz. E yaz geldi çattı. Hayalleri gerçekleştirmenin tam zamanı. Peki nerede kalmalı, nasıl bir tatil yapmalı? Eğer Antalya deyince aklınıza yalnızca her şey dahil tatil köyleri geliyorsa fazlasıyla yanılıyorsunuz. Antalya villa ve bungalov kiralama alanında da muhteşem seçenekler sunuyor. Artık otel konseptinin dışına çıkıp villa ve bungalov dünyasına girme vakti. Uçaktan inip Antalya'ya adımımızı attığımız anda kendimizi bir köpük partisinin içinde bulacakmışız gibi geliyor olabilir ama burada isteyene eğlence, isteyene sakinlik ve huzur var. 😃 Özellikle pandemi döneminde izole tatil anlayışı ile ortak kullanım alanları fazla olan büyük oteller yerine daha kişisel konaklama seçeneklerine yöneldik. Evet bir tatilde her şey olmalı fakat en başta tabii huzur olmalı. Antalya villa kiralama balayı çiftleri için oldukça revaçta. Aşırı lüks ve kalabalık gruplara uygun büyük villalardan, daha minimal ufak villalara çok geniş bir yelpaze var burada. Kişisel tercih olarak bana ait bir alanı olan, özel konaklama deneyimlerini daha çok seviyorum. Büyük otellerdeki gürültüden, karmaşadan, hadi bu etkinliğe katıl, hadi bu saatte bunu ye yönlendirmelerinden uzak bir tatil anlayışı beni daha çok mutlu ediyor. Özellikle villa kiralama muhafazakar tatil yapmak isteyen kitle için de çok uygun. Bana göre daha bir çok avantajı var üstelik. Kendinize ait bir havuzunuz oluyor, başkalarıyla paylaşmak durumunda olmadığınız, isterseniz son ses müziğinizi açıp dans edebiliyor isterseniz şezlongunuza uzanıp sakinliğin tadını çıkarabiliyorsunuz. Antalya bungalov kiralama da yine bir diğer popüler konaklama seçeneği. Kalabalık aileler için de tercih edilesi. Mutfağı olması ekonomik bir tatil için oldukça avantaj sağlıyor. Dışarıda yemek masrafından kurtulmuş oluyorsunuz. Eğer siz de benim gibi düşünüyorsanız, doğayla bütünleşeceğiniz konaklama seçenekleri ilginizi çekiyorsa bu rehberde size şahane Antalya konaklama önerileri sunacağım. O halde hadi gelsin Antalya villa ve bungalov kiralama tavsiyeleri. - Kalkan - Kaş - Finike - Adrasan - Çıralı - Kemer - Antalya Merkez - Lara - Belek - Side - Manavgat - Alanya Antalya'nın her bölgesi kendine has güzelliklere sahip. Kalkan ve Kaş bölgesi daha çok sonsuzluk havuzlu villalarıyla öne çıkarken Belek lüks otelleriyle tanınıyor. Çıralı tarafı daha bohem tarzda bir konaklama sunarken Side, Manavgat ve Alanya deniz tatili ile öne çıkıyor. Malum bizim konumuz Antalya villa ve bungalov kiralama olduğu için önce bölgeler hakkında kısaca bilgi vereyim, sonrasında Antalya bölgesindeki tavsiyelerime geçelim. - Kalkan: Kalkan, konaklama seçenekleri açısından zengin bir bölge. Her tatilcinin ihtiyaçlarına ve tercihlerine uygun bir seçenek sunuyor. Antalya'nın batısında bulunan Kalkan, lüks ve özel villa seçenekleri sunan bir bölge. Muhteşem deniz manzaraları ve sakin atmosferiyle biliniyor. - Kaş: Antalya'nın batısında bulunan Kaş, doğal güzellikleriyle ünlü. Kaş ve Kalkan birbirine çok yakın konumda. Şehir merkezinden uzaklaşarak huzurlu bir tatil arayanlar için Kaş çok ideal bir yer. Burası koylara hakim konumda yer alan villalarıyla dikkat çekiyor. - Finike: Finike'de birçok otel ve tatil köyü var. Genellikle sahil şeridi boyunca yer alan oteller, plajlara ve denize kolay erişim sağlıyor. Her bütçeye uygun otel seçenekleri mevcut. Bunun dışında Finike çok güzel bir doğaya sahip. Burada doğa içinde butik otellerde konaklamak çok revaçta. - Adrasan: Bölgede genellikle butik oteller, bungalov ve kamping alanları gibi çeşitli konaklama seçenekleri bulunuyor. Adrasan sakin plajları, masmavi denizi ve doğal güzellikleriyle konaklama seçenekleri arayanlara unutulmaz bir deneyim sunuyor. Ha bir de Adrasan tekne turu olayının en güzel olduğu yer. - Çıralı: Antalya'nın Olimpos Milli Parkı'na yakın olan Çıralı doğal güzellikleriyle ünlü. Sakin bir tatil arayanlar için ideal olan bu bölgede doğaya uyumlu villa ve bungalovlarda konaklayabilirsiniz. - Kemer: Kemer, Antalya'nın en popüler tatil bölgelerinden biri. Her şey dahil oteller de var butik oteller de. Kemer'in doğası muhteşem. Antalya'da tatil için burası radarınızda muhakkak olsun. - Antalya merkez: Antalya'nın merkezi, turistlere çeşitli konaklama seçenekleri sunan canlı ve popüler bir bölge. Bölgede birçok uluslararası otel zinciri, lüks oteller, butik oteller, pansiyonlar ve günlük ev kiralama seçenekleri yer alıyor. Antalya merkez konum olarak bir çok bölgeye yakın olduğundan oldukça tercih edilesini bir yer. Burada her türlü imkan mevcut. - Lara: Antalya'nın merkezine yakın konumda bulunan Lara, lüks otellerin ve villaların bulunduğu bir bölge. Denize yakınlığı ve güzel plajlarıyla tercih edilen bu tatil beldesi tercihleriniz arasında olabilir. - Belek: Antalya'nın doğusunda yer alan Belek özellikle golf turizmiyle tanınıyor. Villa ve bungalov seçenekleri lüks tesislerin bulunduğu bu bölgede geniş bir yelpazede sunuluyor. Belek demek ultra her şey dahil oteller demek. - Side: Antalya'nın doğusunda yer alan Side antik kalıntıları, güzel plajları ve canlı atmosferiyle biliniyor. Side'de denize sıfır konumda veya şehir merkezine yakın villa ve bungalovlarda konaklayabilirsiniz. - Manavgat: Manavgat şehir merkezinde veya sahil kenarında konumlanmış 3, 4 veya 5 yıldızlı oteller arasından seçim yapabilirsiniz. Ayrıca tatil köyleri, pansiyon ve apart otel gibi seçenekler de mevcut. - Alanya: Antalya'nın popüler turistik beldelerinden biri olan Alanya, güzel plajları ve tarihi kalıntılarıyla ünlü. Alanya'da, merkeze yakın veya kıyı bölgelerinde çeşitli villa seçenekleri bulunuyor. Son zamanlarda Alanya Rus turistlerin etkisiyle küçük Rusya oldu. Antalya'da Villa ve Bungalov Kiralama Bölgeleri genel olarak bu şekilde. Tabi ki daha spesifik ve özel yerler vardır fakat konaklama seçenekleri bu yerler arasında kümeleniyor. Hangi bölge daha güzel derseniz bu tamamen sizin tercihinize bağlı olacaktır. Konaklama bölgesi seçerken gezeceğiniz yerlere yakın yerleri ve imkanları gelişmiş olan bölgeleri tercih etmeniz mantıklı olacaktır. Bana Antalya'nın batısı bir tık daha güzel geliyor onu da belirtmiş olayım.😊Hadi gelin şimdi önerilerime geçelim. İlk yerimiz Antalya merkezden geliyor. Antalya merkez, her yere yakın konumda olmasından dolayı çok tercih edilesi bir yer. Burası merkez ama bölgede bir çok da tarihi yer var. Bunlardan biri de Hadrian Kapısı. İşte ilk tavsiyem buraya yakın bir yerden geliyor. Superb Flat Near Hadrians Gate, Hadrian Kapısı Üçkapılar'ın hemen yanında mükemmel bir konumda yer alıyor. İsmini bu tarihi kapıdan alan daire Hadrian, size ev konforunda bir konaklama deneyimi sunuyor. 8. kattaki dairede 3 kişi kalabilirsiniz. İç açıcı dizaynı ve oldukça rahat mobilyalarıyla Antalya'da nerede kalınır sorusuna keyifli bir alternatif burası. Evde ihtiyaç duyabileceğiniz tüm eşyalar mevcut. Mutfakta kettle'dan kahve makinesine, çamaşır makinesinden ütüsüne yok yok anlayacağınız. 😊 Hadi bu güzel daireyi aşağıdaki linke tıklayarak inceleyin. Belki de Antalya merkezde aradığınız yer burasıdır. Antalya merkezden bir konaklama seçeneği daha geliyor. Merkezde konaklama seçeneği arıyorsanız kendinizi evinizde gibi hissedebileceğiniz bir yer Pleasent Flat Near Hadrians Gate. Kaleiçi'nde Hadrian Kapısı yakınlarında bulunan bu evde tarihle iç içe bir konaklama deneyimi yaşayacaksınız. Ortak bir bahçe içinde ortak bir havuzu bulunan tesisteki Begonvil ismindeki daire son derece konforlu ve şık. Daireye müstakil bir şekilde giriyorsunuz. 2 kişinin konaklamasına uygun. Dairede çift kişilik yatak, mutfakta tüm ekipmanlar, televizyon, banyo gibi olanaklar mevcut. Antalya'nın kalbinde, gezilecek yerlere yakın olması da cabası. Aşağıdaki bağlantıdan evi inceleyebilir ve güvenle rezervasyon yapabilirsiniz. Bungalov kiralama başta maliyet olmak üzere tatil severlere bir çok fayda sunuyor. Antalya da bungalovlar için tam bir cennet. Antalya'da bungalov kiralama seçeneği arayanlara Alanya'dan şahane bir tavsiye ile yazıma devam ediyorum. Dim Çayı Bungalov Alanya'da müthiş bir doğanın içinde huzur dolu bir tesis. Bungalovlar oldukça lüks şekilde dizayn edilmiş. Çift kişilik yatak, berjerler, banyo, mini bir mutfak ve elbette bungalovunuzun verandasında masa ve sandalyeleriniz var. Tesiste ortak kullanım yapılan kaydıraklı bir havuz bulunuyor. Eğer doğa tutkunuysanız, konforunuza düşkünseniz ve Alanya taraflarında bir konaklama yeri arıyorsanız burayı eminim seveceksiniz. Detaylar aşağıdaki bağlantıda. Bungalovlardan devam edelim. Antalya Aksu'da bulunan Gorgeous Bungalovs tesisi şehirden uzak, yemyeşil bir doğanın içinde huzur dolu bir tatil vadediyor. Burada yoga yapabilir, doğa yürüyüşlerine çıkabilirsiniz. Çocuklu aileler için de oldukça uygun. Çocuklar oyun parkında keyifle vakit geçirirken siz de verandanızda çayınızı kahvenizi yudumlarsınız. Tesiste yer alan üçgen evler görsel olarak oldukça şirinler. Evlerin içinde de konforlu bir konaklama deneyimi için her şey mevcut. Bir göz atın derim. Antalya Kalkan villa kiralama için en popüler bölgelerden biri. Öyleyse ben de Kalkan'da bulunan çok beğendiğim bir villa ile başlayayım tavsiyelerime. Şahane bir manzarada konumlanmış olan Villa Litta 2 yatak odalı ve 2 banyolu. 4 kişi kapasiteli olan bu lüks villada size ait bir havuzunuz ve jakuziniz olacak. Doğanın içinde unutulmaz anlar biriktireceğinize eminim. Bir akşam bahçede barbekü keyfi yapmayı ihmal etmeyin. Çevreyi de şöyle bir gezelim derseniz araçla 7 dakikada Kalkan merkeze ulaşabilirsiniz. Minimum 4 gece konaklama şartı bulunan bu şahane villayı mutlaka inceleyin. Belek Antalya'nın büyük lüks otelleriyle tanınan bir bölgesi. Son yıllarda Belek dahil villa kiralama oldukça revaçta olduğundan her bölgede karşımıza çıkmaya başladı. Belek'te de tatil yapabileceğiniz öyle harika villalar yapmışlar ki insanın aklı başından gidiyor. İşte o şahane yerlerden biri Red Premium Vip. Özel havuzu ve jakuzisi olan bu villa son derece lüks. Villanın iç dekorasyonu, havuzun dizaynı, havuz kenarındaki oturma alanı bile şahane. 3 yatak odası ve 3 banyo bulunan bu villada 6 kişi konaklayabilirsiniz. Minimum 3 gece konaklama şartı var. Fiyatı biraz yüksek, ama bütçeniz varsa, kendinizi şımartmak isterseniz hafızanıza kazınacak bir tatil yapacağınızdan eminim. Bazı yerleri aklınızda bir renk ya da bir kokuyla eşleştirdiğiniz olur mu hiç ? Finike benim için portakal çiçekleri kokusu demek. Mayıs ayında mis gibi portakal çiçeği kokuları donatmaya başlıyor bu güzel ilçeyi. Antik kalıntıları, göz alıcı doğası, coşkuyla akan ırmakları ile insanı büyüleyen mistik bir dokusu var Finike'nin. Antalya villa kiralama Kaş bölgesinde oldukça revaçta. Zaten villa tatilinin böyle popüler olmasında da Kaş öncü diyebiliriz. Bölgenin eğimli olması burada şahane manzaralı, sonsuzluk havuzlu villalara olanak sağlamış. Beğenildikçe daha çok yapılmış, yapıldıkça rağbet görmüş. Tabi bu kadar çok seçeneğin arasında doğru tercihi yapmak da mesele. Size hitap eden villayı nasıl bulacaksınız, hangi platformdan anlaşacaksınız, güvenebilecek misiniz gibi çok sayıda soru işaretiniz olduğunu biliyorum. Missafir sizi aradığınız konumda bir çok konaklama seçeneğiyle buluşturan güvenilir bir aracı. Gönül rahatlığıyla rezervasyon yapabilirsiniz. Önal Villa'ya gelecek olursak; Kaş'ta doğayla iç içe izole bir tatil yapmak istiyorsanız aradığınız yer burası olabilir. Açık havuzunun yanı sıra ısıtmalı kapalı havuzu da var villanın. Yani kış aylarında da yolunuzu Kaş'a düşürmek için bir sebebiniz var artık. 😊 3 yatak odası 4 banyo bulunan villada 6 kişi konaklayabilirsiniz. Antalya villa kiralama muhafazakar aileler için de oldukça popüler bir seçenek. Tam korunaklı villalarda dışarıdan kimsenin sizi görmediği bir alanda özgürce tatil yapabiliyorsunuz. Serik'te el değmemiş doğanın içinde huzur dolu bir tatil için toplayın eş dostu, ya da alın ailenizi Villa Efes'e gidin. 4 yatak odası 2 banyo bulunan villada 7 kişi kalınabilir. Villaya evcil hayvan da kabul ediliyor. Antalya'dan bir diğer villa kiralama önerim Muratpaşa'da Lara Plajı'na yakın konumda bulunan Villa Millenium. Hem şehre böyle yakın hem de her şeyden uzak gibi olmak için harika bir seçenek bence. Bu lüks villada size özel havuzunuz olduğu gibi hamam ve sauna da keyfinize keyif katacak. 3 yatak odası 4 banyo bulunan villada 8 kişi kalabiliyor. Bahçede salıncak, barbekü, çocuk oyun alanı gibi tüm detaylar düşünülmüş. Villa için son önerim Kepez'den gelsin. Villa Petek son derece modern ve şık. Evde ihtiyaç duyacağınız her şey düşünülmüş. 2 yatak odalı 2 banyolu olan villa 4 kişi kapasiteli. Bahçede şezlongunuz, salıncağınız, barbekünüz ve size ait havuzunuz var. Minimum 2 gece konaklama yapabileceğiniz villada şahane bir tatil geçirebilirsiniz. Antalya Kaş ve Kalkan hem doğal güzelliği hem de villalarıyla son yılların popüler yerlerinden biri oldu. Deniz, kum ve güneşin bir yanınızda, muhteşem Akdeniz doğasının diğer yanınızda olacağı Villa Meyra bahçeli ve havuzlu müstakil dublex bir villa. Villa Meyra'da her türlü imkan bulunuyor. Burada tüm ihtiyaçlarınızı rahat bir şekilde karşılayabilirsiniz. Villa Meyra'da minumum 3 gece konaklamalısınız. Villa konum olarak Kaş sahili yakın sayılabilecek bir yerde. İhtiyacınız olduğunda kendinizi hemen Kaş merkeze atabilirsiniz. Villa Meyra'nın aşağıdaki bağlantısında tüm detayları bulabilirsiniz. Konum aşağıda. Kemer, Antalya'nın en turistik bölgelerinden biri ve turizm açısından oldukça gelişmiş bir bölge. Doğal güzellikleri, plajları, denizi ve dağlarıyla tam bir görsel şölen sunan Kemer'de konaklama seçeneği olarak bir çok alternatifiniz var. Tatil köyleri, villalar, 5 yıldızlı oteller, apartlar gibi bir çok alternatif burada. Daire şeklinde olan Lemon, Kemer merkezde bulunuyor. Merkez sahile sadece 5 dakika mesafede yer alıyor. Burada rahat bir şekilde tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Dairenin ortak bir havuzu var. Teras ve veranda imkanı da mevcut. Detaylı bilgiler ve konum aşağıdaki bağlantıda. Kemer'e geldiğinizde ben nereleri gezeceğim derseniz aşağıdaki yerleri ziyaret edebilirsiniz. Listede hem antik kentler hem de birbirinden güzel doğal yerler var. Kemer'e en az 3 gün lazım onu da belirteyim. - Phaselis Antik Kenti - Olympos Antik Kenti - Yanartaş - Tahtalı Dağı - Göynük Kanyonu - Kemer Marina - Moonlight Park - Phaselis Plajları Antalya villa ve bungalov kiralama önerilerimde son başlığa geldik. Bead çok güzel ve konforlu bir daire. Alanya'da ferah, temiz konaklayacak bir yer arıyorsanız Bead tam aradığınız yer olabilir. Alanya'nın kalbinde ev konforunu yaşatan Bead, Damlataş Mağaraları'na yürüme mesafesinde bulunuyor. Bunun dışında da Alanya merkeze çok yakın konumda olan Bead her türlü ihtiyacınıza cevap verebilecek bir konumda yer alıyor. Daire içerisinde her türlü ihtiyacınızı karşılayacak malzemeler mevcut. Alanya'yı keşfetmek istiyorsanız uygun fiyatlı bu daireyi tercih edebilirsiniz. Detaylar aşağıda. Konu başlığım diye torpil geçtiğimi düşünmeyin ama gerçekten villa ve bungalov kiralamanın bir çok avantajı var. Neden diyecek olursanız sebep çok. Klasik otel mantığının dışında daha izole bir tatil sunan villa ve bungalovların avantajları saymakla bitmez. Evet avantajlar var ama aklınızda bulunsun bu tarz yerler kiralarken en başta gelen önceliğiniz güven olmalı. Güven de kurumsal yerlerden geçiyor. Dolayısıyla ister villa ister bungalov ne kiralayacaksanız kurumsal yerleri tercih etmenizde büyük fayda var. Şimdi gelelim villa ya da bungalov kiralamanın avantajlarına. Ben aklıma gelenleri yazmaya çalıştım, umarım atladığım bir şey olmamıştır. - Gizlilik ve Mahremiyet: Villalar genellikle büyük bir araziye veya özel bahçeye sahip oluyor, bu da size mahremiyet ve sessizlik sunuyor. Komşularla paylaşılan duvarlar veya gürültülü otel koridorları gibi sorunlarla karşılaşmazsınız. Kendi alanınızı ve özel yaşamınızı tamamen hissedebilirsiniz. Muhafazakar anlayışta tatil arıyorsanız hedefiniz villalar olmalı. - Genişlik: Villalar ve bungalovlar, genellikle otel odalarından daha geniş yaşam alanlarına sahip. Yatak odaları, oturma odaları, mutfaklar ve bazen özel havuzlar gibi ekstra alanlara sahip olabilirsiniz. Bu, aileler, gruplar veya uzun süreli konaklamalar için oldukça avantajlı. - Uygun Fiyat: Özellikle villalarda bir ya da bir kaç aile kalarak konaklamayı daha uygun fiyata getirebilirsiniz. Tabi burada villanın kapasitesi önemli. Ayrıca bungalovlar da ucuza konaklama için çok mantıklı. - Özgürlük ve Bağımsızlık: Bir villa veya bungalov kiralayarak kendi programınızı belirleyebilirsiniz. Yemek saatlerinde restoranlara bağlı kalmadan kendi yemeklerinizi hazırlayabilirsiniz. Ayrıca otel kurallarına uymak zorunda olmadığınız için daha rahat hissedebilirsiniz. Ayrıca kiralık villalarda tam donanımlı mutfaklar, barbekü alanları, özel havuzlar ve bahçeler gibi kendi imkanlarınızı kullanabilirsiniz. - Grup Seyahatleri için İdeal: Villa veya bungalov kiralayarak grup seyahatlerinde mükemmel bir tatil yapabilirsiniz. Arkadaşlarınız veya ailenizle bir araya gelip aynı yerde konaklayabilir ve daha fazla zaman geçirebilirsiniz. Ortak alanlarda birlikte yemek yiyebilir, aktiviteler düzenleyebilir ve birlikte vakit geçirebilirsiniz. - Kendi Programınızı Yaratma: Villa veya bungalovda kaldığınızda kendi programınızı yapma özgürlüğüne sahip olursunuz. İstediğiniz zaman uyanabilir, yemek yiyebilir, dinlenebilir ve etkinliklerinizi planlayabilirsiniz. Tatilinizi tamamen kendi tercihlerinize göre düzenleyebilirsiniz. Villa ve Bungalov Kiralarken Bunlara Dikkat Edin! Villa ya da bungalov kiralama işi aklınıza oldukça yattı diyelim. Bundan sonrası tam size göre bir villa bulmak. Fakat bulduğunuz villada aşağıda belirteceğim hususlarda sorun yaşarsanız villa tatiliniz sıkıntılı bir hale dönüşebilir. Dolayısıyla aşağıdaki hususlara tamamıyla dikkat edin ve villayı kiralayacağınız yerden bu konularla ilgili tam bilgi almaya çalışın. Fakat az önce dediğim gibi en başta kurumsal ve güvenilir firma şart. Özellikle Instagram'da çok fazla dolandırıcı hesap var. Bunlara bilhassa dikkat edin. Dikkat etmeniz gerekenlerle ilgili detaylı yazım burada. - Bütçe: Kiralama için ayırabileceğiniz bütçeyi belirleyin ve bu doğrultuda seçim yapın. Kiralama süresi, mevsim ve konum gibi faktörler fiyatları etkileyebilir. Bütçeniz doğrultusunda uygun bir seçenek bulmak önemli bir adım. Çok ucuz yerlere dikkat edin! Tuzak olabilir. - Konum: Kiralık villa veya bungalovun konumu size ve seyahat planlarınıza uygun olmalı. Plaja, doğal güzelliklere, şehir merkezine veya diğer turistik yerlere yakın olmasını tercih edebilirsiniz. Ayrıca güvenli bir bölgede olduğundan emin olun. - Boyut ve Yatak Odası Sayısı: Kiralayacağınız mekanın boyutu ve yatak odası sayısı, seyahat eden kişi sayısına uygun olmalı. Herkesin rahatça konaklayabileceği kadar yeterli alan olduğundan emin olun. - İmkanlar ve Hizmetler: Villa veya bungalovda sunulan imkanlar ve hizmetler sizin için önemli olabilir. Örneğin, mutfak, havuz, bahçe, barbekü gibi olanaklara sahip olup olmadığını kontrol edin. Ayrıca Wi-Fi, klima, televizyon gibi temel ihtiyaçların karşılanıp karşılanmadığını da gözden geçirin. - Fotoğraflar ve İncelemeler: Kiralama yapmadan önce, mümkünse mekanın fotoğraflarını inceleyin. Ayrıca önceki müşterilerin yorumlarını okuyarak mekan hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. İncelemeler, konaklamanın kalitesi ve mekanın gerçek durumu hakkında size fikir verebilir. - Rezervasyon Detayları: Rezervasyon süreci, iptal politikaları, ödeme koşulları ve ek ücretler gibi detayları dikkatlice okuyun. Özellikle iptal politikalarını ve geri ödeme şartlarını anlamak önemli, çünkü beklenmedik durumlarda esneklik sağlayabilir. - Güvenlik: Kiralık mekanın güvenlik önlemlerinin olduğundan emin olun. Özellikle kapılar, pencereler ve güvenlik sistemleri gibi unsurlara dikkat edin. Güvenli bir konaklama deneyimi için bu faktörü göz önünde bulundurun. - İletişim: Kiralama yapmadan önce ev sahibi veya kiralama ajansıyla iletişim kurun. Sorularınızı sormak ve tüm detayları netleştirmek için iletişim kurmak önemli. İyi bir iletişim, seyahatinizin sorunsuz geçmesine yardımcı olur. Antalya'da bungalov evlerde tatil yapmak için Çıralı, Olimpos, Adrasan ve Kemer en uygun yerler arasında yer alıyor. Bu bölgedeki bungalov evler fiyat olarak diğer yerlere göre daha makul. Bungalov evler her yaştan kullanıcıya hizmet verecek niteliğe sahiptir. Fakat 18 yaş altındakilerin konaklama hizmetlerinden yararlanmaları için ebeveyninin izni gerekir. Bungalov evler kiralama olarak diğer konaklama seçeneklerine göre daha uygun. Ev fiyatları bölgeden bölgeye değişiyor. Sabit bir fiyat vermek çok doğru olmasa da bungalov evlerin geceliği 500 TL'den başlayıp 3000 TL'ye kadar çıkabiliyor. Villalarda konaklama daha rahat bir konaklama, ekonomik açıdan daha iyi, kendi yemeklerini hazırlama ve gizlilik açısından daha rahat imkanlar sağlıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/arapapisti-kanyonu", "text": "Türkiye öyle bir cennet ki doğasıyla, havasıyla, suyuyla kısacası her şeyi ile sizi büyülüyor. Bunu Arapapıştı Kanyonu'nu görünce bir kez daha anladık. Arapapıştı Kanyonu özellikle nefes kesici manzarası ile size adrenalin salgılattırıyor. Norveç fiyortlarını andıran Arapapıştı Kanyonu'nu biz iki kere ziyaret etme fırsatı bulduk. İlki Aydın Gezilecek Yerleri alt üst ederken gün sonu hadi kanyona da gidelim dediğimiz ve akşama kalmamızdan dolayı yarım saat kalabildiğimiz zamandı. İkincisi ise hafta sonu 1 günümüzü ayırdığımız doya doya vakit geçirdiğimiz seferdi. Bu yazımda Arapapıştı Kanyonu ile ilgili tüm detayları ve ince noktaları yazmaya çalışacağım. Buraya gitmeden yazımı okumanızda fayda var. NOT: Büyük Menderes Nehri'nin kollarından Akçay'ın derin, dik ve dar bir vadiden akarak Aydın'ın Bozdoğan ilçesindeki Kemer Barajı'na aktığı bölgede oluşan Arapapıştı Kanyonu, yörede \"İnceğiz Kanyonu\" ismiyle de anılıyor. Arapapıştı Kanyonu, Aydın ilinin Bozdoğan ilçesinde bulunuyor. Fakat kanyonun seyir tepesi kısmı Aydın-Denizli-Muğla illerinin kesişim noktasında yer alıyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Nisan 2017'de turizme açılarak tekne turları başlayan ve 60 yıllık Kemer Barajı su toplama havzasında bulunan Arapapıştı Kanyonu her geçen yıl çok daha fazla ilgi çekiyor. Arapapıştı Kanyonu nerede sorusunun cevabında önemli bir nokta var. Google'a Arapapıştı Kanyonu yazdığınızda çıkan kıvrımlı nehir manzaralı yere gitmek isterseniz farklı bir yol izlemelisiniz. Google'a Arapapıştı Kanyonu yazdığınızda haritada çıkan yer burası. Bu konum tekne turlarının başladığı yer. Buraya geldiğinizde manzarayı bulamazsınız. Eğer siz kanyon manzarasını görmek isterseniz bu konuma gitmelisiniz. Manzara için Aydın ve Muğla tarafından geliyorsanız Sırma Köyün'den manzara yoluna yani Seyir Tepesi tarafına sapmalısınız. Eğer hem tekne turu yapmak hem de kanyon manzarasını görmek isterseniz bu iki yer arasındaki mesafeden dolayı akşam saatlerine kalmamalısınız. Arapapıştı Kanyonu bir diğer adıyla İnceğiz Kanyonu 3 ilin sınırlarının kesişim noktasında kalıyor. Arapapıştı Kanyonu'na bireysel aracınızla ulaşım sağlayabilirsiniz. Eğer kanyona Denizli tarafından gelecekseniz Denizli'nin Kale ilçesine bağlı İnceğiz Köyüne ulaşmalısınız. Köyden 2 km sonrasında direkt kanyonun seyir tepesi tarafına ulaşıyorsunuz. Eğer Aydın ya da Muğla tarafından gelecekseniz Aydın'ın Bozdoğan ilçesinden kanyona ulaşım sağlayabilirsiniz. Seyir tepesine gitmek için yukarıda belirttiğim noktaya dikkat edin. Arapapıştı Kanyonu Aydın Merkez arası 59 km, Arapapıştı Kanyonu Muğla Merkez arası 71 km, Arapapıştı Kanyonu Denizli Merkez arası 99 km, Arapapıştı Kanyonu Denizli Kale ilçesi arası 45 km, Arapapıştı Kanyonu İzmir arası 203 km, Arapapıştı Kanyonu Ankara arası 594 km, Arapapıştı Kanyonu Bodrum arası 140 km uzaklıkta yer alıyor. Arapapıştı Kanyonu'na ne zaman gidilir sorusunun cevabı önemli. Çünkü yanlış zamanda giderseniz ve kurak zamana denk gelirseniz kanyonda su bulamayabilirsiniz. Arapapıştı Kanyonu'na gitmek için en ideal zaman bahar ayları. Özellikle Nisan-Mayıs-Haziran ayları ve sonbahar dönemi ziyaret için uygun vakitler. Yazın aşırı sıcaklarda barajda su çekildiğinden gittiğinizde su bulamayabilirsiniz. Bu haberdeki manzara ile karşılaşmamak için bahar aylarını tercih etmenizde fayda var. Yazın gidecekseniz de sosyal medyadaki son güncel fotoğrafları tarayıp ya da civar yerlerin telefonundan bilgi alıp gitmenizde fayda var. Eminim herkes Arapapıştı kelimesini duyunca buraya başka bir isim bulamamışlar mı diye kendi kendine soruyordur.😂 Arapapıştı kelimesinin nereden geldiğine dair bir kaç rivayet bulunuyor. İlk olarak M. S 7. yüzyılda, Bizans hükümdarı Heraklius döneminde, Bizans ordusu, Afrodisias'ı doğu yönünden istila etmeye çalışan Arap ordularının karşısında kale gibi durduğu ve Arapları şaşkına çevirdiği için Arapların şaşırıp kaldığı yer anlamına gelen \"Arapapıştı\" adını almıştır. Bir başka rivayete göre ise Araplar, bu kanyonun doğal güzellikleri karşısında çok şaşırdığı için burası \"Arapapıştı\" adını almış. Arapapıştı Kanyonu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Manzarayı yakalamak için seyir tepesine giderseniz buranın da herhangi bir giriş ücreti yok. Arapapıştı Kanyonu, 380 metre yüksekliğe ve 6 kilometre uzunluğa sahip benzersiz bir doğa harikası. Özellikle seyir tepesi kısmında bulunan manzara nefes kesici. Doğasıyla, manzarasıyla ve tarihiyle sizi fazlasıyla tatmin eden Arapapıştı Kanyonu kesinlikle görülmeye değer. Doğal oluşumları bünyesinde barındırmasının yanı sıra antik dönemden kalma insanların saklanmak ve ibadet etmek için kayalara oydukları tapınaklar, kral mezarı olarak bilinen kalıntılar, bir ucu 2500 yıllık Antik kent Afrodisias'a ulaştığı iddia edilen gizli tünel, Kanyonun hemen dışında yer alan Roma Dönemine ait kalıntılar, şehir kalıntıları, Karia döneminden Xyatis Antik kentine ait olduğu tahmin edilen Kale kalıntılarıyla türleri yok olmak üzere olan Gri Balıkçılların Türkiye'deki ender üreme alanları arasında yer alıyor. Arapapıştı Kanyonu'nun enfes manzarasını burada yakalayabilirsiniz. Yukarıda bahsettiğim konum olayına dikkat edin. Ben yine konumu buraya bırakıyorum. Buraya giden yol biraz dar ve toprak. Dolayısıyla giderken dikkatli olmanızda fayda var. Aracınızı seyir tepesine park ettikten sonra kayalık alana yürüyorsunuz ve karşınızda enfes bir manzara. Burada bulunan çardaklarda piknik yapma imkanınız da mevcut. Burada yiyecek, içecek almanız için belediye tesisi de bulunuyor. NOT: Kanyonda manzarayı izlerken dikkatli olun çünkü korkuluk gibi herhangi bir güvenlik önlemi yok. Arapapıştı Kanyonu sadece doğal güzelliğe değil tarihi bir dokuya da sahip. Antik dönemin izlerini taşıyan ve bir çok kalıntının bulunduğu kanyonda antik dönemden kalma insanların saklanmak ve ibadet etmek için kayalara oydukları tapınaklar, kral mezarı olarak bilinen kalıntılar, bir ucu 2500 yıllık Antik kent Afrodisias'a ulaştığı iddia edilen gizli tünel, Kanyonun hemen dışında yer alan Roma Dönemine ait kalıntılar, şehir kalıntıları, Karia döneminden Xyatis Antik kentine ait olduğu tahmin edilen kale kalıntıları mevcut. Arapapıştı Kanyonunda tekne turları yaklaşık 2 saat sürüyor. Tur boyunca tekne kaptanları tarafından kanyonun tarihi ile ilgili bilgilendirme yapılıyor. Yoğun dönemler önceden rezervasyon yapmanız faydalı olur. Tekne turuna çıkmadan yanınıza yiyecek içecek alabilirsiniz. Teknede can yelekleri de sizlere veriliyor. Çok fazla tarihi eser göreceğiz diye beklenti içine girmeyin. Sadece bir kaya mezarını açık ve net görebiliyorsunuz. Tekneyle giderken etrafınızda uçuşan balıkçıl kuşları ve karabataklar size eşlik ediyor. NOT: Yaz aylarında suların çekilmesinden dolayı turlar iptal olabiliyor. Arapapıştı Kanyonu Tekne Saatleri: Arapapıştı Kanyonu tekne saatlerini öğrenmek için 0 542 305 9585 numarasını arayabilirsiniz. Yoğun dönemlerde önceden rezervasyon yapmanız faydalı olabilir. Tekne turları genelde 08.00 18.00 saatleri arasında oluyor. Arapapıştı Kanyonun'da yüzme olayına bence hiç girmeyin çünkü burası baraj gölü nihayetinde. Yani su sizi aşağıya çekebilir. Hiç yüzme olayına girmeden manzaranın tadını çıkartın. Arapapıştı Kanyonun'da kamp yapmak isterseniz gölün çevresindeki boş alanlarda ve seyir tepesinin bulunduğu yerde çadır kurabilirsiniz. Bu konuda şimdilik herhangi bir kısıtlama yok. Çadır kuracağınız yerlerde duş, tuvalet, yiyecek ve su satılan yer olmadığından bu konularda önleminizi önceden almalısınız. Geceleri hiçbir aydınlatma olmadığı için mutlaka yanınızda fener de bulundurmalısınız. Arapapıştı Kanyonu turizme yeni yeni kazandırılmaya çalışılan bir yer. Denizli Kale Belediyesi'nin kanyon çevresine yaptırdığı bungalovlar var fakat hukuki bir süreçte oldukları için bungalovlarda şu an için konaklama yapılmıyor. Arapapıştı Kanyonu'na yolunuz düşerse burada yapmanız gerekenleri aşağıya sıralıyorum. - Kanyonun seyir tepesinde enfes manzarayı izlemek ve bol bol fotoğraf çekilmek. - Seyir tepesindeki çardaklarda güzel bir kahvaltı yapmak. - Kanyonda tekne turu yapmak. - Bölgede bulunan restoranlarda Kemer Baraj Gölünün balıklarının lezzetini tatmak. - Sular çekildiğinde bölgedeki mağaraları ziyaret edebilirsiniz. - Doğa yürüyüşü rotalarında doğa yürüyüşü yapabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/aydin-gezilecek-yerler", "text": "Aydın, Didim ve Kuşadası gibi tatil cennetleriyle, güzel plajları, antik kentleri ve doğasıyla nasıl bir tatil planlıyorsanız size onu vadediyor. Dilerseniz yaz tatili için tercih edebileceğiniz şehir dilerseniz kültür turizmi için de harika bir seçenek oluyor. Biz Mart ayında 2 günlük bir rota çıkardık ve Aydın gezilecek yerler listesindeki çoğu yeri görme fırsatı yakaladık. Aydın gezilecek yerler listesi o kadar kalabalık ki gezmesi ayrı yazması ayrı zor. 😀 Ama bir o kadar da keyifli. Temelde Aydın merkez ve Aydın çevresi olmak üzere 2 kısma ayırarak yazacağım. Siz de rota çıkarırken bölgeleri baz alabilirsiniz. Aşağıda paylaşacağım harita da yol çizmenize yardımcı olacaktır. Aşağıda Aydın gezilecek yerler haritasını bulabilirsiniz. Harita üzerinde zoom yapabilirsiniz. Bir seyahata çıkmadan önce harita olmazsa olmaz. İyi bir plan için gezeceğiniz yerleri harita üzerinde araştırın ve gezi planınızı ona göre ayarlayın. Arkeolojik ve etnografik eserlerden oluşan bir serginin yer aldığı Aydın Müzesi geniş bir bahçe içerisinde yer alıyor. Bahçede Aydın'da yer alan Tralleis, Magnesia, Alinda, Alabanda, Nysa, Amyzon, Piginda, Harpasa, Myus, Pygela, Orthosia, Mastaura gibi antik kentlerden gelen çeşitli dönemlere ait taş eserler sergileniyor. Bu eserler, heykeller, lahitler, sütun ve sütun başlıkları, altarlar, mezar stelleri, İslami mezar taşları, mil taşları, yazıtlı ve kabartmalı steller ile çeşitli mimari parçalardan oluşuyor. Müze salonlarında ise eserler 3 seksiyondan oluşuyor. - Arkeoloji Seksiyonu - Sikke Seksiyonu - Etnografik Eser Seksiyonu - Aydın Arkeoloji Müzesi giriş ücreti 15 TL. Müze kart geçerli. - Aydın Arkeoloji Müzesi konumu burada. - Açılış/Kapanış Saatleri: 08:30-17:30 - Telefon: 02562252259 Tralleis Antik Kenti Aydın merkez gezilecek yerlerin başında geliyor. Tralleis Aydın'ın kuzeyinde, Kestane dağlarının güney yamacındaki plato üzerinde yer alıyor. Aydın il merkezine 1 km uzaklıkta bulunan antik kent, Argoslular ve Tralleisliler tarafından kurulmuş. Tralleis Antik Kenti M. Ö.334'te İskender tarafından alınmasından sonra Hellenistik krallıklar arasında sık sık el değiştirmiş. Tralleis'te bu gün ayakta kalan tek yapı \"Üç Gözler\" olarak adlandırılan yapıdır. Bu yapı 2. asırda antik çağın eğitim, spor ve kültür açısından önde gelen yapılarından olan gymnasiuma ait kalıntıdır. Roma dönemine ait bir hamam, tiyatro, agora, stadium kentin diğer yapıları arasında. Devam eden kazılarla da kentin toprak altında kalmış kısımları ortaya çıkarılıyor. İlkçağda ürettiği deriler ve kırmızı renkli çanak çömlek ile ünlü olan Tralleis'de Apollonios ve Tauriskos isimli iki büyük yontu ustası ve Ayasofya'ın mimarlarından Anthemios da yetişmiş. Heykel sanatının dünyaca ünlü iki heykeli olan Farnese Boğazı ve Genç Atlet isimli heykeller de Tralleis'in gün yüzüne çıkan harikalarından. - Tralleis Antik Kenti girişi ücretsiz. - Tralleis Antik Kenti konumu burada. - Telefon: (0256) 213 01 65 Aydın'da gezilecek tarihi yerler içinde bulunan Cihanoğlu Camii Müderris Cihanoğlu Abdülaziz tarafından 1756 yılında yaptırılmış. XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı mimarisine egemen olan barok mimaride yapılmış. Cihanoğlu Camii giriş kapısının etrafı mermer sövelerle sınırlandırılmış. Bu kapının üzerinde 1756 tarihli yapım kitabesi bulunuyor: Her kim bu camiyi kılmış, binası müstedam olsun İlahi ruzu mahşerde şefi-i Mustafa olsun. Sahibül hayrat velhasenat el hac Abdülaziz Efendi 1170. Caminin restorasyonu 2010 yılında tamamlanarak daha güzel bir görünüme kavuşmuş. - Cihanoğlu Camii konumu burada. Aydın merkezde gezilecek yerlere Nasuh Paşa Külliyesi ile devam ediyoruz. Köprülü Mahallesi'nde yer alan külliye, hamam, medrese, mescid ve han bölümlerinden oluşuyor. Yapıların inşasında taş, tuğla ve devşirme malzemeler kullanılmış. Kuzeydoğu köşesinde mescit-dershanesi bulunuyor. Hamamı soyunmalık, ılıklık, sıcaklık ve su deposu bölümlerinden oluşuyor. Hanı, Osmanlı Dönemi'nin şehir içi ve avlulu hanlar grubunda yer alıyor ve Zincirli Han adıyla da biliniyor. Hanın girişinin üst kısmındaki kitabesinden külliyenin 1708 yılında Nasuh Paşa tarafından inşa ettirildiği biliniyor. - Nasuh Paşa Külliyesi konumu burada. - Telefon: (0256) 215 28 88 Gümrükönü Hamamı kadınlar ve erkekler kısmı olmak üzere çifte hamam şeklinde inşa edilmiş. Hamam moloz taşın arasında yer yer tuğla kullanılan bir duvar örgüsüne sahip. Kadınlar kısmında soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık mekanı yer alıyor. Erkekler kısmında da soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümleri bulunuyor. Hamam, plan şemasından yola çıkılarak 15. yüzyıldan 16. yy. sonuna kadar olan bir zaman dilimi içine tarihlendiriliyor. - Gümrükönü Hamamı konumu burada. Ramazan Paşa Camii iki inşa evresi geçirmiş. İlk yapının kitabesi bulunmuyor ancak 1595 tarihli vakfiyesine göre caminin Ramazan Paşa tarafından yaptırıldığı biliniyor. Cami bir yangında kısmen zarar görmüş, 1899 depreminde ise tamamen yıkılmış. Şimdiki camii 1901 yılında Sökeli Hacı Halim Paşa tarafından yaptırılmış. Kurtuluş Savaşı sırasında 22 Mayıs1919'da direniş toplantısı bu cami içerisinde yapılmış. - Ramazan Paşa Camii konumu burada. Aydın Efeler gezilecek yerlerden biri de Bey Camii. Cami Üveys Paşazade Mehmet Bey'in torunu ve Cezayir Beylerbeyi Mustafa Paşa'nın oğlu Süleyman Bey tarafından 1683 yılında yaptırılmış. Süleyman Bey Cami olarak da anılan tarihi caminin inşasının Mimar Sinan'ın kalfalarından biri tarafından yapıldığına inanılıyor. Caminin minaresi 1899 depreminde yıkılmış ve şerefeden yukarı kısımları yenilenmiş. Ancak bu restorasyon orijinal durumundan çok uzak olmuş. Yunan işgali sırasında tahribata uğrayan minare 1954-1956 yıllarında cami ile birlikte onarılıp orijinal durumuna getirilmiş. - Bey Camii konumu burada. Çavuş Köprüsü; Aydın'ın Efeler İlçesi, Cuma Mahallesi sınırları içerisinde yer alıyor. Köprü kesme taş malzeme ile inşa edilmiş. İki sivri kemerden oluşan köprünün kemerlerinden soldakinin kilit taşı üzerinde öküz ya da boğa başı kabartması bulunuyor. - Çavuş Köprüsü konumu burada. Aydın gezilecek yerler listemizin merkez kısmının son noktası Tales Matematik Müzesi. Matematik müzesin hayal gücü yardımıyla matematiksel algıyı arttırıcı eğitim vererek ilköğretim 3. sınıf ve üzeri her bireye hitap ediyor. Müzede ilköğretim müfredatından üst düzey matematiğe kadar her seviyeye uygun istasyonlar ile matematiği soyuttan somuta taşımışlar. Müzede ayrıca, günlük hayattaki matematiğe ilgi çeken, Altın Oran'dan Dört Renk Problemine, açı-görüntü sayısı ilişkisinden, kanalizasyon kapağındaki sırra, Mimar Sinan köprüsünden perspektife, Sezar Şifrelemesinden çeşitli mantıksal oyunlar gibi materyaller de mevcut. Müze gezi turları uzman matematik eğitmenleri ile rehberli turlar ile gerçekleşiyor. - Tales Matematik Müzesi giriş ücreti: 25 TL. Müze kart burada geçerli değil. - Tales Matematik Müzesi konumu burada. - Telefon: 0555 189 89 46 Kuşadası, Aydın gezilecek yerler haricinde ayrı bir tatili ve ayrı bir rehberi hak ediyor açıkçası. Tarihi kalıntılarıyla, birbirinden güzel sahilleri, masmavi deniziyle Türkiye'nin de önde gelen turizm destinasyonlarından biri. Siz Aydın gezinize dahil etmek isterseniz günübirlik de ziyaret edebilirsiniz. Belli başlı görülecek noktaları aşağıda listeliyorum hemen. - Güvercinada Kalesi - Dilek Yarımadası - Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı - Kale İçi Camii - Kadınlar Plajı - Davutlar - Kurşunlu Manastırı - Roma Hamamı - El Heykeli - Necati Korkmaz Mikro Minyatür Müzesi - Oleatrium Zeytin ve Zeytinyağı Tarihi Müzesi - KUAKMER F. Özel Arabul Kültür Merkezi ve Kent Müzesi Aydın Kuşadası gezilecek yerler listesinin başını çeken Dilek Yarımadası Milli Parkı'na geldik. Milli park 27.675 hektarlık bir alana sahip. MÖ 9. yüzyılda İyon kentinin kutsal toplanma merkezi Panionion, antik Thebai kenti, Ayayorgi Manastırı, tarihi Doğanbey Köyü ile Karine, Hagios Antonios Manastırı ve Zeus Mağarası da milli park sınırları içinde bulunuyor. Milli Park, Uluslararası Sulak Alanlar Sözleşmesi, Avrupa nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunmasına Yönelik Sözleşme, Biyolojik Çeşitlilik Anlaşması ve Akdeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi kapsamında korunuyor. Milli Park içerisinde 804 bitki türü belirlenmiş. Bu bitkilerden altısı dünyada sadece burada görülüyor. Ayrıca dünyada sadece Türkiye'de bulunan 18 bitki türünü de barındırıyor. Akdeniz maki bitki örtüsünün hemen hemen bütün bitki türlerinin en canlı ve sağlıklı örnekleri yarımadada yer alıyor. Dilek Yarımadası 28 çeşit memeli, 42 çeşit sürüngen ve çok sayıda deniz canlısına da ev sahipliği yapıyor. Ayrıca yarımada, nesli tükenmekte olan Anadolu Parsı'nın batıda yaşadığı son nokta. Aydın gezilecek yerler içinde bulunan Kurşunlu Manastırı da Dilek Yarımadası sınırları içinde bulunuyor. Kurşunlu Manastırı, bir Bizans yapılar topluluğudur. Baskıdan kaçan din adamları bu bölgelerde gizlenebilecekleri ve kendi dini vecibelerini yaşayabilecekleri kiliseler ve manastırlar inşa etmişler. Rumların 'Panagia Kursunniatissa' adını verdikleri manastır Meryem Ana'ya adanmış. Kurşunlu ismi ise büyük bir olasılıkla yapıların üstünü örten kurşundan ileri geliyor. Manastırın 19. yüzyıla kadar kullanıldığı sanılıyor. - Dilek Yarımadası Milli Parkı giriş ücreti şahıs 7 TL. Otomobil 21 TL. - Dilek Yarımadası Milli Parkı konumu burada. - Telefon: (0256) 646 10 79 Aydın'da gezilecek doğal yerler deyince akla gelen ilk yerlerden biri şüphesiz Zeus Mağarası. Kalkerli kayaçların yeraltı suları tarafından aşındırılması sonucu oluşmuş bu mağarayı rotanıza mutlaka ekleyin. Aracınızı park ettikten sonra biraz yürüyerek ve küçük bir patikadan inerek mağaraya ulaşıyorsunuz. Mağaranın içerisinde oluşan su birikintisi alan olarak çok geniş değil ama bazı yerler oldukça derin görünüyor. Mağara yaklaşık olarak 60 metre uzunluğunda 20 metre genişliğinde ve yaklaşık 10 metre derinliğinde. Yaz-kış ısı 5 derece. Yaz sıcaklarında bu serin mağarada yüzerek serinleyebiliyorsunuz. Mitolojide güzellik tanrıçası Afrodit'in Zeus Mağarası'nda yüzerek güzelleştiğine inanılıyor. Ayrıca İsa'nın annesi Meryem Ana'nın Sisam Adası'ndan Efes'e yolculuğu esnasında bu mağaranın suyunda yıkandığı söyleniyor. AYDIN ZEUS MAĞARASI EFSANESİ: Efsaneye göre gök tanrısı Zeus, kardeşi denizler tanrısı Poseidon'u kızdırdığında, elindeki üçlü yabasını kaldırıp dalgaları kabartan ve denizi altüst eden Poseidon'un gazabından kaçıp sakinleşmesini beklemek için bu mağaraya sığınırmış. Bu hikayeden dolayı da burası Zeus Mağarası ismini almış. - Zeus Mağarası girişi ücretsiz. - Zeus Mağarası konumu burada. Aydın Söke gezilecek yerler içinde bulunan Priene Antik Kenti sıradaki durağımız. Priene kenti Samsun Dağı'nın eteğinde kurulmu. Kentin bulunduğu yerden bakıldığında geniş ve düz bir ova görülüyor. Eskiden bu ovanın bulunduğu yerde deniz bulunuyormuş. Menderesin taşıdığı alüvyonlar nedeniyle kent şimdi kilometrelerce kara içerisinde yer alıyor. Varlığı M. Ö. 2. bin yılına kadar uzanan şehrin ilk kuruluşu hakkında kesin bilgi bulunmuyor. Priene'de bulunan ve oldukça korunmuş olarak günümüze kadar gelen yapılar; Athena Tapınağı, Tiyatro, Agora, Zeus Olympos Tapınağı, Bouleuterion, 2 Gymnasion ve Demeter kutsal alanıdır. - Priene Antik Kenti giriş ücreti 12,5 TL. Müze kart ile ücretsiz gezebilirsiniz. - Priene Antik Kenti konumu burada. - Telefon: 02565471165 Aydın çevresinde gezilecek yerlerden bir diğer önemli nokta ise Milet Ören Yeri. Arkaik Dönem Akropolisi MÖ 494 yılında gerçekleşen Pers istilası sonrasında terk edilince, Hellenistik Kent Aslanlı Liman ve tiyatro çevresinde şekillenmeye başlamış. Roma döneminde ise Helenistik dönem kentinin büyüklüğü ve şekli korunmuş ancak yeni yapılarda eklenmiş. Faustina Hamamı, Humei Tepe Hamamı, tiyatro, liman anıtı, liman kapısı, Capito Hamamı, gymnasium, Güney Agora kapısı, batı agora. stadium, depo yapıları Roma Dönemine tarihlenen önemli yapılar. Kent Büyük Menderes Nehri'nin taşıdığı alüvyonlarla dolmaya başlayınca önemli bir liman kenti olma özelliğini kaybetmiş. Miletos, MS 5378 yılından itibaren Piskoposluğa dönüşmüş ve şehir gittikçe küçülerek tiyatro ve kale etrafı ile sınırlanmış. Bizans Döneminde Palatia adını alan kent,13. yy'da Türklerin hakimiyetine girmiş. Miletos tarihte felsefe, bilim ve sanatın başkenti olmuş. Miletoslu Anaksimenes varoluşu açıklamaya çalışmış, Anaksimandros tanrılara dayanmayan evrensel kanunları taşlara kazdırmış, Hekataios ise coğrafyada üstünlük göstermiş ve dünya haritasını ilk çizen kişi olarak tarihe adını yazdırmış. Felsefenin babası sayılan Thales ise Mısır! a yaptığı ziyaret sonrasında güneş tutulmalarını hesaplamayı öğrenmiş. Milet müzesi de antik kentle aynı alanda bulunuyor. Önce müzeyi sonra kenti gezmek çok daha etkili olacaktır. - Milet Ören Yeri giriş ücreti 25 TL. Müze kart burada geçerli. - Milet Ören Yeri konumu burada. - Telefon: 02568755206 - Didim Akbük - Saplı Ada - Didyma Antik Kenti ve Apollon Tapınağı - Altınkum Plajı - Manastır Koyu - Cennet Koyu - Bafa Gölü Tabiat Parkı - Tavşanburnu Tabiat Parkı Aydın Didim gezilecek yerler listesinin ilk sırasında elbette Apollon Tapınağı var. Antik çağın en iyi korunmuş tapınakları arasında yer alan Apollon 1906-1913 yılları arasında gerçekleştirilen kazılar ile tamamen gün ışığına çıkarılmış. Dünyanın en büyük üçüncü tapınağı olma özelliği taşıyor. O dönemde Görgolar adı verilen üç kız kardeş baktığı herkesi ve her şeyi taşa çeviriyormuş. Bu kız kardeşlerin yüzleri korkunç ve saçları yılan olarak tasvir ediliyor. İçlerinde ölümlü olan ve en çok bilinen Medusa. Yunanlılar bu üç kız kardeşten eşyalarını korumak adına tapınağa saklıyorlarmış. Yani Didyma aslında bir antik kent değil, kutsal bir mahaldir. ve bir kehanet merkeziymiş. Bu kehanet merkezine geleceği hakkında bilgi edinmek isteyenler günlerce yolculuk yaparak ulaşıyormuş. Bilicilik o zamanlar krallardan fakir köylülere kadar bütün insanların başvurduğu bir kaynakmış. Savaşa girecek olan devlet adamları, hasta olanlar neler olacağını öğrenmek için Apollon Tapınağı'na gelirlermiş. Bu kehanetleri öğrenebilmek de tapınakta düzenlenen ayinlere katılabilmek de ücrete tabiymiş elbette. APOLLON TAPINAĞI HİKAYESİ: Tanrı Apollon bir gün Didim yöresinde Brankhos adında bir çobana rastlamış. Apollon bu çobana biliciligin sırlarını öğretmiş. Çoban Brankhos, bugün Apollon Tapınağı'nın yerinde bulunan defne ormanı ve su kaynağının yanında, Apollon adına ilk tapınağı kurmuş. Zaman içinde Brankhos soyundan gelenler \"Brankhidler\" olarak anılmış ve uzun süre tapınağın yöneticiliğini yapmışlar. - Apollon Tapınağı giriş ücreti 30 TL. Müze kart ile ücretsiz gezebilirsiniz. - Apollon Tapınağı konumu burada. - Telefon: 02568755206 Ege bölgesinin en büyük gölü olan Bafa Gölü'ne gidiyoruz şimdi. Bafa Gölü aslında Ege Denizi'nde bir körfezmiş. Zaman içinde Büyük Menderes'in taşıdığı alüvyonlarla denizden kopup bir tatlı su gölü olarak kalmış. Bafa Gölü Aydın ve Muğla arasında sınır oluşturuyor. Gölün bir tarafı Aydın'da, bir tarafı Muğla'nın Milas ilçesinde kalıyor. Aydın Söke gezilecek yerler içinde bulunan Bafa Gölü'nün bu yakası kuş gözlemcileri için oldukça güzel. Aralarında kuğu ve flamingoların da bulunduğu 250 çeşit kuş bu gölü ziyaret ediyor. - Bafa Gölü konumu burada. Aydın çevresi gezilecek yerlerden biri de Nysa Antik Kenti. Nysa MÖ 3. yüzyıla tarihlendiriliyor. Önemli Karia kentlerinden olan Nysa'nın kuruluşu ile ilgili antik dönem tarihçisi 'Stephanus' Seleukos'un oğlu I. Antiokhos Soter tarafından eşi adına şehri kurdurduğundan bahsetmiş. Ünlü coğrafyacı Strabon devrin en önemli eğitim merkezlerinden biri Nysa'da eğitim görmüş. Kentin batısında gymnasion yer alıyor. Kuzeyde kütüphane, kütüphanenin kuzeyinde ise sahne binasında görülen kabartmalarıyla ayrı bir öneme sahip olan tiyatro bulunuyor. Doğuda ise agora, bouleuterion ve hamam görülecek yapılar arasında. Nysa antik kenti doğa içinde bir kent. Özellikle seyahatinizi bahar aylarına denk getirmenizi öneririm. Her yer yemyeşil, papatyalar, laleler, piknik yapan aileler derken tarihi kadar doğası da etkiledi beni. Tiyatrosu günümüze epey sağlam ulaşmış, sahnenin arka tarafındaki frizler kopya olanlar, orijinalleri Aydın Arkeoloji Müzesinde 2. katta sergileniyor. Kentteki bir diğer ayakta kalmış yapı kütüphane. Efes Celsus kütüphanesinden sonra Anadolu'nun en iyi korunmuş antik çağ kütüphanesi. - Nysa Antik Kenti giriş ücreti 12.5 TL. Müze kart ile ücretsiz gezebilirsiniz. - Nysa Antik Kenti konumu burada. - Telefon: 02562252259 Arpaz Kalesi Aydın Nazilli gezilecek yerler arasında adeta bir şatoyu andıran görüntüsüyle insanı epey şaşırtıyor. Nazilli'ye bağlı Esenköy'de bulunan kale bir Karya kenti olan Harpasa Kalesi'nin eteklerine kurulmuş. Kale ve konak Arpazlı Hacı Hasan Bey'in, II. Mahmut zamanında Rodos'tan getirdiği ustalara yaptırılmış. Aslında bir yapılar bütünü olan Arpaz Kalesi'nde bey konağı, güvenlik kulesi, ambar, ahırlar ve müştemilat bulunuyor. Ancak ne yazık ki bu muhteşem konak ve kule kaderine terk edilmiş. Restorasyonu için birkaç yıl önce girişim başlatılmasına rağmen yapıların ayağa kaldırılması için gereken finans bir türlü bulunamamış. Umarım bu tarihe sahip çıkar, gereken değeri verebiliriz. - Arpaz Kalesi konumu burada. Aydın Yenipazar gezilecek yerlerden biri olan Yörük Ali Efe Müzesi mutlaka ziyaret edilmeli. Milli Kahraman Yörük Ali Efe'nin İzmir'den dönüşünden ölümüne kadar yaşadığı Yenipazar ilçe merkezindeki evi 1980'li yıllarda çıkan yangında tahrip olmuş. 1995 yılında Yörük Ali Efe'nin mirasçıları evin müze yapılması koşulu ile evi Kültür Bakanlığı'na bağışlamışlar. Evin aslına uygun restorasyonu ile teşhire hazır hale getirilmiş. Yörük Ali Efe'nin kullandığı şahsi eşyaları da varisleri tarafından müzeye bağışlanmış. Yörük Ali Efe'nin Muslukuyu Mezarlığı'ndaki mezarı da Bakanlar Kurulu kararı ile müze bahçesindeki yerine taşınmış ve Yörük Ali Evi Müzesi Aydın Müzesi Müdürlüğü'ne bağlı bir birim olarak 8 Haziran 2001'de ziyarete açılmış. - Yörük Ali Efe Müzesi girişi ücretsiz. - Yörük Ali Efe Müzesi konumu burada. - Telefon: (0256) 361 45 41 Günümüzde Nazilli Etnografya Müzesi olarak işlev gören bina 1923-1930 otel olarak inşa edilmiş tarihi Ankara Palas Oteli'dir. Yusuf Atılgan'ın romanından uyarlanan Anayurt Oteli filminin çevrildiği otel filmden sonra Anayurt Oteli olarak tanınmış. Ankara Palas Oteli, Kurtuluş Savaşı sırasında bölgede faaliyet gösteren Demirci Mehmet Efe'nin mülküymüş ve bu nedenle halk arasında \"Demirci Mehmet Efendi Oteli\" olarak da biliniyor. Otel, bir süreliğine vergi dairesi, karakol ve konut olarak kullanılmış; 1952'de ise Ankara Palas Oteli adı ile otel olarak hizmete girmiş. 2010 yılında geçirdiği restorasyonun ardından Etnografya Müzesi haline dönüşmüş. Zemin ve 1. katta sergilenen tüm eşyalar, Nazilli halkının sandıklarından ve evlerinden derlenerek düzenlenmiş. - Nazilli Etnografya Müzesi girişi ücretsiz. - Nazilli Etnografya Müzesi konumu burada. - Telefon: (0256) 312 92 53 Aydın Karacasu gezilecek yerler listenize dahil edebileceğiniz bir mağaradan bahsedeceğim size. Sırtlanini Mağarası Aydın'ın Karacasu ilçesi sınırlarında, ilçe merkezine 13,5 km uzaklıktaki Çamarası mahallesi, Sırtlan deliği mevkiinde bulunuyor. Doğal oluşumları ile biyolojik özelliklere sahip mağarada sarkıt ve dikitler bulunuyor. Yatay ve kuru olan Sırtlanini Mağarası 348 metre uzunluğunda. 4 metre kadar bir mesafeyi sürünerek girmeniz gereken ağız kısmından sonra mağara birden büyük bir galeri halini alıyor. Dışarıdaki nem oranı oldukça yüksek olan mağaranın içinde farklı böcek ve sünger türlerine rastlanmış. Aydın'da gezilecek doğa yerleri arasında bulunan Sırtlanini Mağarası en kısa zamanda turizme kazandırılır umarım. - Sırtlanini Mağarası konumu burada. Türk Kültürünün en eski yerleşimleri arasında yer alan Aydın Karacasu ilçesinin ve tüm yörenin yakın geçmişteki sosyo-kültürel geçmişi hakkında bilgi veren eserlerin sergilendiği bir müze Karacasu Etnografya Müzesi. 2007 yılında açılan ve mülkiyeti Karacasu Belediyesi'ne ait olan mekan Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kullanımına tahsis edilmiş. 500 metrekarelik kapalı mekanda yer alan müzede farklı müzelerden derlenen etnografik eserler dışında Karacasu yöresinden ele geçen bazı eserler de sergileniyor. Müzede ayrıca yörenin geleneksel zanaatları hakkında bilgi veren teşhirler de bulunuyor. - Karacasu Etnografya Müzesi girişi ücretsiz. - Karacasu Etnografya Müzesi konumu burada. - Telefon: 02564488086 Aydın gezilecek yerler listesinin başında gelen Afrodisias Antik Kenti Aydın'ın Karacasu ilçesinde yer alıyor. Adını aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite'den alan kent bizim en merak ettiklerimizden biriydi. Girişte sizi müze karşılıyor ve ören yerinden çıkan tüm akıl almaz güzellikte eserler burada sergileniyor. Müzenin en zengin koleksiyonu Geç Helenistik dönemden Erken Bizans'a kadar süren Afrodisias Heykeltıraşlık Okulu'nun heykel ve kabartmalarıyla lahitlerden oluşuyor. Müzeyi gezmeyi sakın ihmal etmeyin. Anıt yapıları çok iyi korunmuş bu antik kent 2017'de UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınmış. Arkeolog Kenan Tevfik Erim'in 1961-1990 yılları kazılarıyla gün ışığına çıkan Aphrodisias mermer yataklarına yakın konumda bulunduğu için heykeltıraşlık alanında ustalaşmışlar ve Aphrodisias stili denen bir sanat ekolü haline gelmişler. Kentte, Tetrapylon Kapısı, Tiyatro Sahnesi, Aphrodite Tapınağı, Hadrian Hamamı, Stadyum gibi birçok yapıyı görebilirsiniz. Antik dünyanın en iyi korunmuş stadyumu burada! 270 metrelik stadyumun çevresinde 30 bin kişilik oturma alanı bulunuyor. M. S. 500'de kiliseye çevrilen Aphrodite Tapınağı da halen görkemini sürdürüyor. Afrodisias Antik Kenti'nin Keşfi: Ünlü fotoğraf sanatçısı olan Ara Güler Aydın'da bir gün yolunu kaybetmiş ve tesadüfen bu köye yolu düşmüş. Köyde gezinirken sütun ve taşların farkına varıp, fotoğraflar çekmiş ve konuda uzman bir kişiye danışmış fakat hiç ilgi görmemiş. Fotoğrafları ABD'de de bir dergiye yollamış. Sonrasında gerekli resmi izinler ayarlanmış ve kazı çalışmalarına başlanmış. Şehirdeki ilk kazı 1904 senesinde yapılmış. Günümüzde de New York ve Oxford Üniversitesi ortak çalışmalarıyla konuya öncülük etmeye devam ediyorlar. Son olarak Prof. Dr. Kenan Tevfik Erim'den bahsetmem lazım (d. 13 Şubat 1929 ö. 3 Kasım 1990). Afrodisias'ın ortaya çıkmasında büyük emeği olan ve ismi Afrodisias kazıları ile özdeşleşmiş Türk arkeoloğumuzun mezarı antik kentin içinde bulunuyor. - Afrodisias Ören Yeri giriş ücreti 40 TL. Müze kart ile ücretsiz. - Afrodisias Ören Yeri konumu burada. - Telefon: 02564488086 Aydın gezilecek yerler listemizin son noktası Arapapıştı Kanyonu. Büyük Menderes Nehri'nin kollarından Akçay'ın derin, dik ve dar bir vadiden akarak Aydın'ın Bozdoğan ilçesindeki Kemer Barajı'na aktığı bölgede oluşan Arapapıştı Kanyonu, yörede \"İnceğiz Kanyonu\" ismiyle de anılıyor. Kanyonun adı neden Arapapıştı, ne anlama geliyor derseniz M. S 7. yüzyılda, Bizans hükümdarı Heraklius döneminde, Bizans ordusu, Afrodisias'ı doğu yönünden istila etmeye çalışan Arap ordularının karşısında kale gibi durduğu ve Arapları şaşkına çevirdiği için Arapların şaşırıp kaldığı yer anlamına gelen \"Arapapıştı\" adını almış. Kanyonda ziyaret etmek için 2 farklı noktaya gidebiliyorsunuz. Kanyonun yanına gidip burada teknelerle tur yapabilir, çevrede bulunan restoranlarda bir şeyler yiyebilirsiniz. Tekne turları yaklaşık 2 saat sürüyor. Tur boyunca tekne kaptanları tarafından kanyonun tarihi ile ilgili bilgilendirme yapılıyor. Diğer nokta ise seyir tepesi. Buranın yolu biraz zahmetli ve 45 dakika kadar sürüyor. Ama gördüğünüz manzaraya kesinlikle değiyor. Burada bulunan çardaklarda piknik yapabilirsiniz. Tuvalet ve içecek alabileceğiniz bir büfe de bulunuyor. Çok daha detaylı bilgi sahibi olmak için https://bujuyollarda. com/arapapisti-kanyonu/ yazımı okumanızı tavsiye ederim. - Arapapıştı Kanyonu seyir terası konumu burada. Bu da benden olsun. 😀 Yazının bonusu olarak Aydın'ın en güzel köylerinden de bahsedelim. E şehir Ege'de muhteşem bir doğanın içinde olur, böylesine bir tarihle çevrili olur da köyleri güzel olmaz mı hiç. Mesela Doğanbey Köyü. Burada yazdığıma bakmayın aslında hiç de turistik bir köy değil burası. Köy sakinleri rant peşinde koşmayan, akın akın turist gelsin istemeyen insanlar. Mübadele zamanında köyden çıkarılan Rumların evlerini satın almış, aslına uygun zevkle restore etmiş ve huzur içinde yaşıyorlar Doğanbey Köyü'nde. Ne bir kafe, ne bir restoran bulamazsınız burada. Ama yemyeşil ağaçların arasında tarihi taş evlerle müthiş bir görsel şölen sizi bekliyor. Aydın'ın güzel mi güzel köylerinden biri de Akköy. Evlerinin duvarları beyaz taşlardan yapıldığı için Akköy ismini almış. 1922'ye kadar bu köyde dört bin civarı Yunanlı yaşıyormuş. Bu Yunanlılar zamanında, bu bölgede, deprem, sıtma, kolera gibi afetler sonucu azalan bölge nüfusunu takviye etmek ve bölge topraklarını işlenir hale getirmek için Yunanistan'ın Peloponisu ve Girit yörelerinden getirilmişler. Kerkenezler her yıl Mart sonu Nisan Başı Akköy'e gelip ürüyorlar. Yuvalarını da eski evlerin saçaklarına yapıyorlar. Eskiden Akköylüler evlerini yaparken özellikle buna dikkat ederlermiş. Bu şirin köyü de rotanıza ekleyebilirsiniz. Aydın'ın Ege Denizi'ne kıyısı olan Söke ilçesi sınırları içerisinde yer alan Eski Güllübahçe, eski bir Rum köyü. Priene Antik Kenti'ne gittiğinizde 10 km mesafede yer alan bu köyü de ziyaret edebilirsiniz. Önceki ismi Gelebeç olan köy çok bilinmese de eskiden Rumların yaşadığı büyük bir kasabaymış ve yaklaşık 50 yıl önce terk edilmiş. Bugün köy nüfusu yaklaşık 2000 kişi kadar. Köyün sahip olduğu en önemli yapı Aziz Nikolas yani Noel Baba adına 1821'de yaptırılmış kilise. - Doğanbey Köyü - Akköy - Eski Güllübahçe - Çakırbeyli Aydın Ege Bölgesi'nde yer aldığı için yılın büyük döneminde güneşli ve sıcak bir havaya sahip oluyor. Popüler bir tatil bölgesi olduğu için bunu da göz önünde bulundurarak yaz aylarında tercih edebilirsiniz. Benim denizle bir işim yok Aydın gezilecek yerleri görmek istiyorum derseniz ilkbahar ve sonbahar dönemini tercih edin derim. Nisan, Mayıs ve Eylül, Ekim ayları gezmek için en ideal aylar. Aydın Ege Bölgesi'nin turistik ve gelişmiş şehirleri arasında yer alıyor. Türkiye'nin güneybatısında bulunan şehrin merkezi iç kesimlerde kalıyor ve pek çok ilçesi Ege kıyısına uzanıyor. Şehrin batısında Ege Denizi, doğusunda Denizli, güneyinde Muğla, kuzeyinde ise Manisa ve İzmir bulunuyor. Peki Aydın'a nasıl gidilir? Direkt ulaşım için karayolu ve demiryolu seçenekleri var. Havayolu ile gitmek isterseniz 120 km mesafede yer alan İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na inerek, kara yolu ile geçiş yapabilirsiniz. Aydın'da gezilecek yerler dağınık konumda ve birbirine uzak mesafede olduğu için dolu dolu bir program çıkarmak ve hemen her yeri görmek isterseniz 4-5 gün ayırmanız yeterli olur. Aydın'da tadabileceğiniz bir çok yöresel lezzet bulunuyor. Ege şehirlerinde olduğu gibi Aydın mutfağında da zeytinyağlılar, salatalar ve tazecik otlarla yapılan yemekler ön plana çıkıyor. Gitmişken tatmadan dönmemeniz gereken yemeklere bir göz atalım. - Paşa Böreği - Isırgan otu Böreği - Tahinli Pide - Çine Köftesi - Çöp Şiş - Pelvize Tatlısı - Zerde - Çingene Pilavı - Yuvarlama"} {"url": "https://bujuyollarda.com/ayvalik-gezilecek-yerler", "text": "Kısa ama öz çok sağlam bir Ayvalık gezilecek yerler listesi sizi bekliyor. Neden az çünkü pratik ve gereksiz yerlerle dolu bir liste yazmak istemedim. Google'da Ayvalık gezilecek yerler diye arama yapın gezilecek 50 yer, 60 yer başlıklarını görürsünüz. Bu kadar yer yazmanın mantığı nedir hiç anlamıyorum ama bu durumun tamamen Ayvalık ruhuna aykırı olduğunu düşünüyorum. Ayvalık'ın ruhunu yakalayabileceğiniz, sokaklarındaki tarihi dokuyu hissedebileceğiniz, gezdiğinizde size huzur veren yerleri listeleme eklemek istedim. Ayvalık gerçekten özel bir yer. Bizde güzel anılar bıraktı. Burayı gezdiğinizde hem Ege havasını hem de 70'li, 80'li yılların havasını yakalıyorsunuz. Bir bakkal görüyorsunuz aaa burası çocukluğumun bakkalı ya da bir ev görüyorsunuz aaa bizim mahallede de böyle evler vardı diyebiliyorsunuz. - Taksiyarhis Kilisesi ve Müzesi - Saatli Cami - Çınarlı Cami - Ayvalık Sahili - Macaron Mahallesi - Hayrettin Paşa Cami - Ayvalık Ayazması - Cennet Tepesi - Kırlangıç Yaşam Merkezi - Kapri Plajı - Küçükköy - Sarımsaklı Plajı - Badavut Plajı - Şeytan Sofrası - Cunda - Ayvalık Merkez Gezilecek Yerler (1-10 numara arası) - Cunda Adası Gezilecek Yerler (15 numaralı yer) - Sarımsaklı Bölgesindeki gezilecek yerler (11-14 numaralı yer) Bu şablonla Ayvalık'ı gezerseniz çok rahat edersiniz. Nereye ne kadar zaman ayırmanız gerektiğini aşağıya yazdım zaten ona göre plan yapabilirsiniz. Gelelim bu bölgelerin kısa detaylarına. - Ayvalık merkezde gezilecek yerler bu yazımın kalbini oluşturuyor. Ayvalık ruhunu tam anlamıyla hissetmek istiyorsanız bu yerleri adım adım arşınlamalısınız. Tavsiyem konaklamanızı bizim gibi bu bölgede yapmanız olacaktır. Çünkü dilediğiniz gibi istediğiniz saatte kendinizi Ayvalık sokaklarına atabilirsiniz. Özellikle Macaron Mahallesi konaklama için biçilmiş kaftan. Bir de bu noktada şunu belirtmek istiyorum. Merkezde araç park yeri bulma olayı sizi darlayabilir. Ayvalık sokakları oldukça dar. Bu noktada aracınızı gezilecek yerlerden birine yakın bir konumda bırakın ve merkezdeki yerleri yürüyerek gezin. Biz arabayı Hayrettin Paşa Cami yanına bırakmıştık. Sonrası tabanvay. Kırlangıç Yaşam Merkezi ve Cennet Tepesi'ne gitmek için araç daha iyi olur belirteyim. - Gelelim 2. bölgeye yani Cunda Adası ve merak edilen soruya yani \"Ayvalık mı Cunda mı?\" sorusunun cevabına. Bu sorunun bana göre net bir cevabı var o da tabi ki Ayvalık. Peşinen söyleyeyim ben Ayvalık'ı daha çok sevdim. Neden derseniz çünkü Ayvalık daha doğal ve daha tarihi. Cunda biraz popüler kültürün etkisine girmiş durumda. Bu durumu aşağıda daha detaylı irdeleyeceğim. - Ayvalık gezilecek yerler listedeki son bölge Sarımsaklı Bölgesi. Ayvalık'ta denize nerede girilir diyorsanız bu bölgeyi şiddetle tavsiye ederim. Tertemiz bir deniz sizi bekliyor. Ayrıca bu bölgeye yakın olmasından dolayı son zamanlarda popüler olmaya başlayan Küçükköy'ü de bu kısma ekledim. Ayvalık gezilecek yerler listesine geçmeden son olarak Ayvalık tarihinden kısa bir dem vurmam gerekiyor. Çünkü gezeceğiniz yerlerin geçmişini bilmeniz adımlarınızı boşa atmanızı engelleyecektir. Ayvalık'ın tarihi 1400'lü yıllara dayanıyor. Osmanlı'nın bölgeyi fethetmesinden sonra bölgeye Rumlar yerleştirilmiş ve o tarihten mübadeleye kadar Ayvalık'ta Rumlar yaşamış. Cunda ve Ayvalık 29 Mayıs 1919' da Yunan ordusu tarafından işgal edilmiş. Kurtuluş Savaşı sonrası 4 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'nda belirtilen Türkiye Yunanistan Nüfus Mübadelesi gereğince Ayvalık'a Girit, Makedonya ve Midilli Türkleri yerleştirilmiş. Yani Ayvalık gezilecek yerlerin temelinde kültürlerin harmanlandığı yerler bulunuyor. Bu yerleri bu gözle gezmeniz gezdiğiniz yerin mantığını daha kolay kavramanızı sağlayacaktır. Ayvalık'taki ilk durağımıza geçelim ve listemize artık başlayalım. Ayvalık merkezde gezilecek ilk yerimiz Taksiyarhis Kilisesi ve Müzesi. Bu kilisenin Ayvalık'ın ilk kilisesi olduğu düşünülüyor. Tarihi 15. yüzyıla dayanan Taksiyarhis Kilisesi başlangıçta küçükken bir çok kez dönüşüm geçirmiş ve günümüzdeki yapısına kavuşmuş. Taksiyarhis'in anlamı Baş Melek demekmiş. Kilise Hz. İsa'nın yaşam hikayesinin anlatıldığı mermer ikonlarla donatılmış. Kilisenin ikinci katında 16 pencereli ahşap galeri kadınlar bölümü olarak yapılmış. Depremlerden, savaşlardan kurtularak günümüze gelen kilisenin Apsis bölümü bize daha ilgi çekici geldi. Kurtuluş Savaşı sonrasında uzun süre Tekel Deposu olarak kullanılan yapı 2012 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca restore ettirilmiş ve 2013 yılında \"Taksiyarhis Anıt Müzesi\" olarak hizmet vermeye başlamış. - Taksiyarhis Kilisesi ve Müzesi'nin giriş ücreti kişi başı 20 TL. Müze kart burada geçerli. - Pazartesi günü ziyarete kapalı. Açılış saati: 09:00 Kapanış saati: 19:00 - Konum burada. Not: Cunda Adası'nda da Rahmi Koç Müzesi Taksiyarhis Kilisesi var. Aynı isim ama farklı yerler bilginiz olsun. Saatli Cami, 1870'lerin başında Agios Yannis Kilisesi olarak inşa edilmiş. Sonraki yıllarda çan kulesinin üzerine kare planlı saat kulesi eklenmiş. İsmini de bu saatten alıyor. Kilise, 1928 yılında mübadele sonrasında camiye dönüştürülmüş. Günümüzde de halen cami olarak kullanılıyor. Caminin saati 1946 yılındaki depremde zarar görmüş. 2004 yılında cami restore edilince, 2007 yılında da saat yenilenmiş. Bu caminin şadırvanında oturup serinlemek oldukça güzel. İçerisi de oldukça değişik hisler uyandırıyor. Standart bir cami yapısı olmayınca farklı şeyler hissetmemeniz mümkün değil. Caminin konumu burada. Ayvalık sokaklarını gezerken her noktadan tarihi bir yer çıkıyor. Bir zamanlar kilise olan Çınarlı Cami 19. yy'ın ikinci yarısında Ayvalık'ta oturan Rumlarca yapılmış. Kilise cumhuriyetin ilanından sonra camiye çevrilmiş. Çınarlı Cami'nin bir diğer adı da Alibey Cami. Mimari açıdan oldukça etkileyici bir yapıya sahip olan cami moloz ve kesme taştan yapılmış. Yapı haç planlı olup, haçın ortası kubbe, yanları da tonoz ile örtülü. Etrafındaki çınar ağaçlarından dolayı Çınarlı Cami olarak anılan caminin konumu burada. Ayvalık gezilecek yerler listesine Ayvalık sahili ile devam edip biraz deniz havası alalım olmaz mı? Ayvalık sokaklarını arşınlarken burada deniz olma ihtimali aklınızdan çıkıyor. Dar sokaklar ve büyüleyici atmosferi sizi denizden uzaklaştırıyor. Sokaklardan denize çıkınca aaa burada deniz vardı diyorsunuz.😁 Yani bizde öyle oldu. Ayvalık sahilde denize karşı bir çay içip geleni gideni izlemek oldukça keyifli. Acıkırsanız buraya yakın Tostçular Çarşısı'nda Ayvalık'ın meşhur tostunu deneyimleyebilirsiniz. Aklınızda bulunsun Ayvalık günübirlik tekne turları da buradan kalkıyor. Dilerseniz 1 gününüzü ayırıp Ayvalık'ta tekne turu yapabilirsiniz. Son olarak hemen hemen her ilçede olan büyük harflerle ilçenin adının yazılışını bu sahilde görebilirsiniz. Fotoğraf çekilmek isterseniz aklınızda bulunsun. Bunun dışında sahil tarafında hediyelik eşya satan yerlerden alışveriş yapabilirsiniz. Ayvalık Sahili'nin tam konumu burada. Bizim konakladığımız Belkıs Konukevi de Macaron Mahallesindeydi. Otelin konumundan dolayı sürekli bu mahalleyi gezdik. Sokak sokak her noktasına girdik ve rengarenk evlere hayran kaldık. Instagram'da Ayvalık evleri diye reels bile paylaştım.😂 70'li 80'li yılların havası var bu mahallede. Bir yanda güzel kahvehaneler diğer yandan varlığını devam ettirmeye çalışan bakkallar. Berberleri bile film sahnelerindeki gibi. Burada 2000'li yıllardan 1980'li yıllara ışınlanıyorsunuz resmen. Macaron Mahallesi dediğim gibi Ayvalık'ın ruhunu tamamen yansıtıyor. Birbirinden güzel eski Rum evlerini, otantik kafeleri burada göreceksiniz. Bir de bizim gibi perşembe günleri kurulan halk pazarına denk gelirseniz mahalle tamamen cümbüş oluyor. Pazarda neler yok ki. Antika eşyalar, birbirinden güzel hediyelik ürünler, tekstil ürünleri gibi bir çok şeyi Ayvalık pazarında bulabilirsiniz. Macaron Mahallesi ile ilgili bir çok şey öğrendik. Mesela biri ben Ayvalıklıyım derse büyük ihtimalle bu mahalleli olurmuş. Çünkü sağa sola göç edenler hep bu mahalleden göç etmiş. Bir de Ayvalık'ta Macaron Mahallesi'ni Makaron Mahallesi diye telaffuz etmeyin. Ayvalıklılar bu duruma ayar oluyor.😂 Peki Macaron ne demek ? Macaron Mercanköşk denilen bir bitkinin adı. Bir zamanlar bu bitki Rumların sıklıkla yetiştirdiği ve evlerini süsledikleri bir canlıymış. Bu mahallede yapmanız gerekenleri aşağıya tek tek sıralıyorum. Özellikle Ayvalık evleri ve bazı mekanları muhakkak detaylı keşfedin. - Tarihi Ayvalık evlerinin çoğu bu mahallede. Sokakları arşınlayın ve evlerin önünde bol bol fotoğraf çekilin. - Seyahatinizi Macaron pazarına denk getirin ve burada alışveriş yapın. - Antikacılar Sokağını gezmeyi unutmayın. - Akşam mekanlarda keyif yapın. - Camlı Kahve'de koruk suyu için. - Şeytanın Kahvesi'nde limonata için. - Macaron Konağı'na ve Macaron Kahvesi'ne mutlaka uğrayın. - Macaron Muhallebicisi'nin tatlılarını pas geçmeyin. Macaron Mahallesi'ni Ayvalık gezilecek yerler listesinin en güzel yeri ilan ediyorum. Buraya bence ayrı bir önem vermelisiniz. Instagram'da reelslarımı görünce mahallenin rengarenk olduğunu fazlasıyla anlayacaksınız. Favorim ve en çok sevdiğim yer sarı kapılı ev oldu.😊 Mahalle merkezinin konumu burada. Ayvalık gezilecek yerler listemde kiliseden camiye dönüştürülmüş bir çok yer var. Bunlardan biri de Hayrettin Paşa Cami. Hayrettin Paşa Camisi aynı ismi taşıyan Hayrettin Paşa Mahallesi'nde yer alıyor. Eski bir kilise olan cami 1850 yılında inşa edilmiş sonrasında 1928 yılında camiye dönüştürülmüş. Burası Ayvalık'ın ilk kiliselerden biri. Alan olarak Ayvalık'ın en büyük kilisesi olan Hayrettin Paşa Cami zamanında dini nitelikte eğitim veren bir kiliseymiş. Bizdeki medrese mantığında bir yer yani. Yapıdaki Hıristiyanlığa ait dinsel konularla ilgili ikonaların yer aldığı panolar camiye çevrildikten sonra sıvayla daha sonra ise boya ile kapatılmış. Ayrıca yapıya mihrap eklenmiş. Biz burayı araba park alanı olarak kullandık ve gelmişken gezelim dedik. İyi ki de gezdik güzel bir yapının var olduğuna şahit olduk. Konum burada. Bizi şaşırtan çok enteresan bir yere geldik. Ayvalık Ayazması, Macaron Mahallesi sınırlarında bulunuyor. Burası hem mimari açıdan hem de özellikleri açısından Ayvalık'ta muhakkak görülmesi gereken bir yer. Ayazma adı Yunanca kutsal yer anlamına gelen \"Hagiasma\" kelimesinde geliyor. Ayazmalar, Ortodoks mezhebine ait yapılar ve genellikle Ortodoks kiliselerinin altında veya yanında bağımsız ya da müstakil olarak bulunuyor. Ayazmaların hastalıklara şifa dağıttığına, dileklerin gerçekleşmesine yardımcı olacağına inanılıyor. İlginç bir bilgi daha; Türkiye'de ayazmalar açısından en zengin kent İstanbul. Hatta Osmanlı Dönemi'nde inşa edilen ayazmaların sayısı Bizans Dönemi'nden daha fazla. Ayvalık ayazmasının adı Panagia Phaneromeni Ayazması olarak geçiyor. Panagia, Ortodokslarca Meryem Ana'ya verilen ad. Phaneromeni ise canlanan, yeniden ortaya çıkan, görünen anlamında. İsminden de anlaşılacağı üzere bu yapı, Meryem Ana için yapılmış. Burası bir kilise değil, kiliselerle karıştırmayın. Ayvalık Ayazması'na geldiğinizde yapının içinde aşağıda akan sudan muhakkak için. Buranın çok mistik bir havası var. Ayvalık Belediyesi'nin son derece güzel restore ettiği Ayazma'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Konum burada. Gelelim Cennet Tepesi'nin detaylarına. Ayvalık'ı kuşbakışı görmek isterseniz Cennet Tepesi ilk adresiniz olmalı. Çam ağaçlarının arasında güzel bir yer olan Cennet Tepesi'nde Ayvalık Belediyesi'nin işletmeciliğinde seyir terası ve kafeterya bulunuyor. Burada oturup bir şeyler yiyebilir ve Ayvalık manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Genelde insanlar gün batımı için burayı tercih ediyor. Güneş batarken tepelerin ardından Ayvalık ve Cunda buradan bir başka güzel görünüyor. - Ayvalık Cennet Tepesi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. - Konum burada. Ayvalık ve Cunda'yı gezerken buraya fazla zamana ayırdığımızı fark ettik. Cunda biraz daha fazla zaman alır diye düşünmüşken adanın çevresine gitmeyelim dedik ve ekstra zamanımız kalmıştı. Biz de artı zamanı nerede değerlendirelim derken kendimizi Kırlangıç Yaşam Merkezi'nde bulduk. Kırlangıç Alışveriş Merkezi'nde klasik avm mağazaları bulunuyor. Burada biraz vakit geçirip yolunuza devam edebilirsiniz. Konum burada. Araç park yeri sorunu yok. Ayvalık merkezde yer alan Kapri Plajı, Belediye tarafından işletilen bir plaj. Fiyatlar makul seviyelerde. Oldukça küçük bir alana sahip plaja biz gittiğimizde baya bir rüzgar vardı. Kalabalık olunca küçüklük sorun olabilir belirteyim. Plajın hemen yanında su sporları yapabileceğiniz bir yer var. Burada surf yapabilirsiniz. Plaj taşlı bir plaj. Ayvalık merkezde denize girilecek yer arıyorsanız burayı değerlendirebilirsiniz. Uzaktan bir yerden gelip burayı değerlendirmenize çok da gerek yok. Daha güzel yerler var. Deniz taşlı olduğu için yanınıza deniz ayakkabısı almanızı tavsiye ederim. Alanda kiralayabileceğiniz şezlong ve şemsiye bulunuyor. Konum burada. Evet artık yavaş yavaş Ayvalık merkez dışına çıkıyoruz. Ayvalık çevresinde ilk durağımız Küçükköy. Ayvalık'a gelince Küçükköy'ü görmeden dönmek olmaz. Burası eski bir Rum köyü. Dolayısıyla köydeki evler Rum mimarisinin özelliklerini taşıyor. Mübadele döneminde Rumlar yerine buraya Balkanlardan gelen Boşnaklar yerleşmiş. Boşnaklar da 80'li yıllara kadar burada kalmış ve başka yerlere göç etmişler. Şimdi ise köyde öncesinde evlerini terk eden ve sonra geri gelen insanlar kalıyor. Küçükköy'e geldiğinizde burayı 1-2 saate rahatça gezip rotanıza devam edebilirsiniz. Burada birbirinden güzel sanat evleri ve kafeler bulunuyor. Köye canlılık katan bu mekanların hepsi görülmeye değer. Köye geldiğinizde yapmanız gerekenlerin başında Boşnak Böreği yemek geliyor. Kıymalısı tavsiyemdir. Böreğe ek olarak Boşnak Mantısını da değerlendirebilirsiniz. Köy meydanında zaten bir çok mekan var. Genel olarak hepsi aynı tarzda. Kafanıza göre bir mekan tercih edebilirsiniz. Küçükköy daha yeni yeni içi doldurulmaya çalışılan bir yer. Şehirden gelen bir grup tarafından bir projeyle hayat bulan Küçükköy tam bir sanat köyü olma yolunda ilerliyor. Çok büyük beklenti ile gitmeyin. Aşağıya Küçükköy gezilecek yerler listesini bırakıyorum. Vaktiniz varsa buraları geniş geniş gezebilirsiniz. Küçükköy'ün konumu burada. - Halil Başyazgan Küçükköy Cumhuriyet Kültür Merkezi - Küçükköy Kent Müzesi - KıraARThane - Atelier Sanat Merkezi - Artura Gallery - Galerida - Neferi Kurşun Asker Atölyesi - Yeniçarohori Antique Art - Sabancı Üniversitesi Yaratıcı Teknolojiler Atölyesi Not: Küçükköy'ün eski adı Yeniçarohori imiş. Bu ismin bir hikayesi var. Fatih Sultan Mehmet Midilli'yi fethetmeye karar verince 1462'de köyün bulunduğu alana yeniçerilere oba kurdurtmuş. Adayı fethettikten sonra yeniçeriler burada ikamet etmeye devam etmiş. Buranın bir yeniçeri yurdu olduğunu gören Rumlar da yerleşime \"yeniçerilerin yeri\" anlamına gelen Yeniçarohori demiş. Ayvalık gezilecek yerler listemizin 3. bölgesine geldik. Ayvalık'ta denize girilecek yer arıyorsanız adresiniz Sarımsaklı Plajı tarafı olmalı. Burada mis gibi bir deniz sizi bekliyor. Biz Küçükköy sonrası kendimizi bu tarafa attık. Sarımsaklı Plajı 7 km uzunluğunda upuzun bir plaj. Burada takılabileceğiniz bir çok işletme bulunuyor. İşletmede takılmak istemezseniz alan geniş serin havlunuzu bakın keyfinize. Sarımsaklı Plajı kumdan oluşuyor. Deniz oldukça sığ. Çocuklu aileler ve yüzme bilmeyenler için biçilmiş kaftan. Tek eksi yani yazın çok kalabalık. Kalabalığı da takmıyorsanız keyfiniz gıcır. Ya da hafta içi buraya gitmenizi tavsiye ederim. Deniz suyu da bize soğuk geldi belirteyim. Sarımsaklı Plajı halk plajı olduğundan buranın herhangi bir giriş ücreti yok. Aracınızı sahilde ya da kumsala yakın yerlere park edebilirsiniz. Belediyenin otopark ücreti 30 TL. Sarımsaklı Plajı ile ilgili genel görüşüm pozitif yönde. Ayvalık'ta denize girilecek yer arıyorsanız ilk değerlendirmeniz gereken yer burası. Biz burada çok fazla takılmadık. Açıkçası kalabalık bizi biraz bunalttı. Gerekli çekimlerimizi yapıp istikamet Badavut Plajı dedik. Sarımsaklı Plajı'nın konumu burada. Sarımsaklı Plajı'nın en yakın alternatifi Badavut Plajı. Burası Sarımsaklı Plajı'nın kopyası gibi. Bize biraz daha sakin geldi. Burada da işletme bolluğu var. İşletmeler sağ olsun her yere şemsiye şezlong atmış durumda. Badavut Plajı'nın denizi tertemiz. Su soğuk. Plaj kumdan oluşuyor. Burası da çocuklu aileler için oldukça uygun. İster işletmelerde isterseniz de kendi imkanlarınızla takılabilirsiniz. Sarımsaklı Plajı bize kalabalık gelince buraya kaçtık. Burası bir nebze daha sakin. Plajın en sağ tarafına doğru ilerlerseniz daha sakin yerleri bulabilirsiniz. Bunun için yürümeniz gerekiyor. Biz yolun sonlandığı bir yerde bir siteye aracımızı park ettik ve sitenin içinden plaja geçtik. Plajda kendiniz takılacaksanız yanınıza bir şeyler almayı unutmayın. Ayrıca plajda olta ile balık tutanları gördük. Balık tutma sevdanız varsa değerlendirebilirsiniz. Bize göre Ayvalık'ta denize girilecek en iyi yer burası. Akvaryum gibi tertemiz bir deniz sizi bekler. - Badavut Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Araç parkında herhangi bir sorun yaşamadık. - Konum burada. Plajlar sonrası bu bölgede bulunan Şeytan Sofrası günümüzün son rotasıydı. Burada da öyle bir rüzgara denk geldik ki dedim kesin Ayvalık merkeze kısa yoldan uçuş yapacağız herhalde. 😁 Korkuluklara yaklaştıkça rüzgar arttıkça artı. Fotoğraf ya da video çekmek çok zor oldu. Burada daha uzun vakit geçirmek isterdik fakat rüzgar pek izin vermedi. Şeytan Sofrası, Ayvalık ilçe merkezinin 8 km güneyinde bulunan büyük kayalık tepelerin üzerinde yer alıyor. Konum gayet güzel. Buradan tüm Ayvalık Adaları ve Midilli Adası'nın manzarası gözüküyor. Burada üzerinde Şeytan'ın ayak izi bulunduğuna inanılan, halkın madeni para atarak dilek dilediği eski bir lav birikintisi bulunuyor. Sönmüş bir volkandan arda kalan lav birikintileriyle oluşmuş tepe, yuvarlak sofra biçimini andırıyor. Bu alan demir kafes içine alınmış. Şeytanın ayak iziyle ilgili bir çok rivayet var. Rivayetler de genelde Yunan Mitolojisine dayanıyor. Şeytan Sofrası'nın bulunduğu alanda büyük bir işletme bulunuyor. Dilerseniz burada bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Genelde insanlar buraya gün batımını seyretmek için geliyor. Biz şiddetli rüzgara dayanamadık ve günü başka yerde batırdık. - Şeytan Tepesi'nin herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Burada sadece otopark ücreti var. Ama ne hikmetse bizden otopark ücreti alınmadı. Aracımızı girişte sağ tarafta park etmiştik. Belki de ücretsiz alandı. - Konum burada. Biz burayı 2 güne gezeriz dediğimiz Cunda'yı yarım güne gezdik ve Ayvalık'a geri döndük. Ayvalık mı Cunda mı diye araştırıyorsanız cevap bana göre Ayvalık. Cunda da güzel fakat bizi Ayvalık kadar etkilemedi. Neden diyecek olursanız Cunda sanki daha yapay geldi. Ayvalık sokakları ve mahalleleri geçmiş hissini çok daha güzel yansıtıyor. Ayvalık'a kadar gelmişken elbette Cunda'yı da ziyaret etmeniz gerekiyor. 1 günde adayı rahatça gezersiniz. Ha ben adada her noktayı gezeceğim, koylarında plajlarında yüzeceğim derseniz o zaman süreniz biraz daha uzayabilir. Cunda gezilecek yerler listesini aşağıya bırakıyorum. Daha detaylı Cunda gezisi için Cunda Gezilecek Yerler başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. - Rahmi M. Koç Müzesi - Sevim Ve Necdet Kent Kitaplığı - Cunda Yel Değirmeni - Panaya Kilisesi - Cunda Tarihi Pazar - Taş Kahve - Anelemmatik Güneş Saati - Cunda Despot Evi - Ayışığı Manastırı - Çamlı Manastır Ayvalık gezilecek yerler listem bu kadar. Az ama öz bir liste yapmak istedim. Bu yerlerin tamamını görmek Ayvalık için size ciddi bir tecrübe katacaktır. Bu yerleri gezmeden önce aşağıda Ayvalık'a Gitmeden Önce Bunları Bilin başlığını da okuyun derim. Ayvalık, Balıkesir ilimize bağlı bir ilçe. Konum olarak Ege Bölgesi'nde yer alıyor. Denize kıyısı olan Ayvalık coğrafi olarak harikulade bir konuma sahip. Bir çok adaya ev sahipliği yapan Ayvalık tarihi bir öneme de sahip. Bir çok medeniyetin hüküm sürdüğü Ayvalık'ın batısında Ege Denizi yer alırken, kuzeyinde Burhaniye, güneyinde Dikili bulunuyor. Ayvalık'ın karşısında ise bir zamanlar bizim toprağımız olan ama şimdi Yunanistan'a bağlı Midilli Adası bulunuyor. Ayvalık'a hem kara hem denizyoluyla ulaşım oldukça rahat. Biz Muğla tarafından İzmir yolunu kullanarak Ayvalık'a ulaştık. Otoban kullanırsanız Ayvalık'a çok daha çabuk ulaşırsınız. Ayrıca ilçeye havayoluyla da ulaşmak mümkün. - Ayvalık İstanbul arası mesafe 423 km - Ankara Ayvalık arası mesafe 680 km - Bursa Ayvalık arası mesafe 280 km - İzmir Ayvalık arası mesafe 140 km - Balıkesir Ayvalık arası mesafe 128 km. Ayvalık'a denizyoluyla ulaşmak isteyenler İstanbul Yenikapı ve Bostancı'dan kalkan deniz otobüslerini kullanabilir. Yaklaşık 2 saatte Bandırmaya ondan sonra 3 saat yolculuk sonrası Ayvalık'a ulaşabilirsiniz. Ayvalık'a havayolu ile ulaşım için Körfez Havalimanı'na bilet almalısınız. THY, Pegasus ve Anadolu Jet'in Edremit, Körfez Havalimanı ' ya seferleri mevcut. Edremit Körfez Havalimanı da Ayvalık'a yarım saat uzaklıkta yer alıyor ve dilerseniz hava yolu firmalarının servisleri ile dilerseniz de Edremit Ayvalık güzergahında çalışan minibüslerle Ayvalık merkeze ulaşabilirsiniz. Ayvalık gezilecek yerler listesini 3 bölüme ayırmıştım. Bu yerleri gezmek için 3 gün yeter diye düşünüyorum. Hatta hızlı olursanız 2 gün bile yeterli olabilir. Rahat rahat gezmek istiyorum derseniz de 4 gün de buraları gezebilirsiniz. Yukarıda belirttiğim 3 bölgeye 1'er gün ayırmanız yeterli olacaktır. Süreleri artırabilir ya da azaltabilirsiniz. Yani her şey sizin tatil planınıza bağlı. Cevap sanırım belli. Ayvalık'ta nerede kalınır sorusu için bence kesinlikle Macaron Mahallesi'nde bir yer bulmalısınız. Ayvalık kültürünü derinden hissetmek için bu bölgede kalmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Eski bir Rum evinde kalmanız size nostaljik duygular yaşatacak, Ayvalık kültürünü fazlasıyla hissetmenizi sağlayacaktır. Macaron Mahallesi tarihi bir mahalle ve gezilecek yerlere oldukça da yakın. Biz de bu mahallede konakladık ve konaklama deneyimimizden oldukça memnun kaldık. Hop kendinizi bir anda tarihi Ayvalık sokaklarında bulmanız ciddi bir avantaj. Biz burada Belkıs Konukevi'nde kaldık. Bu konuk evi 140 yıllık tarihi bir Rum evi. Restore edilmiş ve oldukça şık olmuş. Odalar 2-3 kişilik. Kahvaltı açık büfe ve oldukça lezzetli ürünler var. Her gün farklı bir sıcak ürün servis ediliyor. Servis yapan Nilüfer Abla çok tatlı biri. Otelin işletmecisi Dilara Hanım da oldukça ilgiliydi. Her noktada yardımcı oldular ve bize güzel bir konaklama deneyimi yaşattılar. Detayları Vlog'da ve Instagram'da görebilirsiniz. - Adres: Fevzipaşa-Vehbibey, Barbaros Cad. 9. Sok. NO:10, 10400 Ayvalık/Balıkesir - Telefon: 0544 440 99 15 Araç park yeri için önceden konuk evi ile iletişime geçin yardımcı oluyorlar. Bahsettiğim gibi Ayvalık sokakları oldukça dar ve park yeri sorunlu. Evet gezdik tozduk acıktık değil mi ? Ayvalık'ta ne yenir diyorsanız cevapları mekanlarıyla beraber aşağıda vermeye çalışacağım. Ayvalık denilince akıllara hemen tost gelir. Tost Ayvalık için önemli. Bunun için Ayvalık'ta Tostçular Çarşısı bile var. Bunun dışında Ege mutfağının lezzetleri Ayvalık mutfağının baş köşesinde. Tatlılar, deniz ürünleri, içecekler ne ararsan var Ayvalık'ta. Biz Ayvalık'ta mekan olarak her yeri deneyimleyemedik. Fakat Ayvalık lezzetlerinin çoğunu tatmaya çalıştık. Bazılarını beğendik bazılarını beğenmedik. Ama genel olarak kanaatimiz olumlu yönde oldu. Ayvalık'ın meşhur lezzetlerini tatmak için Macaron Mahallesi ve Cunda tarafını muhakkak değerlendirmelisiniz. Buralar daha tarihi olduğu için mekanlar burada kümelenmiş durumda. Ayvalık'ta ne yenir sorusuna bir de rakı balık Ayvalık 3'lüsünü eklemezsek olmaz. Ayvalık'ta bu üçlüye oldukça fazla önem veriliyor. Bunun için Ayvalık'ta güzel meyhaneler var. Biz de birini deneyimledik ve oldukça memnun kaldık. Hadi gelin Ayvalık'ta ne yenir sorunun cevaplarını tek tek mekanlarıyla beraber anlatayım. - Meşhur Ayvalık Tostu: Ayvalık denilince akla ilk tost gelir herhalde. Tost ama bildiğiniz sıradan tost değil. Ekmeği ve içindeki malzemeleri özel olan bir tost. Asıl Ayvalık tostunda Ezine peyniri ve Kasap Sucuk kullanılır bilginiz olsun. Peki Ayvalık tostu nerede yeni derseniz hemen belirteyim Ayvalık'ta bunun için Tostçular Çarşısı var. Burayı değerlendirebilirsiniz. Yine de mekan önerisi için Hacıoğlu Aşkın Tost Evi, Mesut Büfe, Meşhur Dürümcü Serko ve Tadım Tost Evi'ni değerlendirebilirsiniz. - Koruk Suyu: Ayvalık'a gelince olgunlaşmamış üzümden yapılan koruk suyunu içmeden dönmek olmaz. Ekşi bir tadı olan koruk suyunu Ayvalık'ta bir çok mekanda deneyimleyebilirsiniz. Biz de öyle yaptık ama tatlı ekşi dengesi olarak Camlı Kahve'de yapılan koruk suyunu daha bir beğendik. Burada koruk suyuna alternatif olarak karadut suyunu da deneyebilirsiniz. O da bize başarılı geldi. - Limonata: Limonata koruk suyuna alternatif olarak içebileceğiniz güzel bir içecek. Çoğu yerde denedik ama en çok Şeytanın Kahvesi'nde içtiğimiz limonatayı sevdik. - Rakı-Balık-Ayvalık: Ayvalık'ın olmazsa olmaz üçlüsünü bir çok mekanda deneyimleyebilirsiniz. Fakat size önerim Tamam Meyhane olacak. Biz burayı baya sevdik. Mekanın hem sahilde hem de Macaron Mahallesi'nde 2 şubesi var. İkisi de ayrı güzel. Biz Netflix'deki Zeytin Ağacı dizisindeki Fiko'nun Meyhanesi olarak kullanılan şubeyi deneyimledik. Mekanın ambiyansı gayet güzel. Menu fix ve fiyatlar makul seviyelerde. Ayvalık'ta rakı balık yapacaksanız Tamam Meyhane'yi tavsiye ederim. - Lor Tatlısı ve Kurabiyesi: Ayvalık'ın meşhur lezzetlerinden biri de lor tatlısı ve kurabiyesi. Cunda'da bulunan Karadeniz Mutfağı lor tatlısı için tavsiye ediyor. Ben tatlıyı ehh işte beğendim ama Üstün hiç sevmedi. Aman aman bir tatlı kesinlikle değil. - Taş Kahve: Cunda'da bulunan taş kahvede kahve içmeyi unutmayın. Kahve bizzat burada dövülerek yapılıyor. Vlog'da yapan abimizi görebilirsiniz. Lezzet gayet başarılı. - Sepet Peyniri: Kaldığımız otelde Ayvalık'ın meşhur lezzetlerinden biri Sepet Peyniri'dir denildi. Biz de hemen izini takip ettik ve bulduk. Ayvalık'ta sepet peyniri almak isterseniz Sarıbaş Peynir Evi'ni tercih edebilirsiniz. Sepet peynirine ek olarak lor peyniri de alabilirsiniz. - Zeytin ve Zeytinyağı: Ayvalık'a gelince zeytinin önemini fazlasıyla göreceksiniz. Ayvalık zeytini de oldukça lezzetli. Ayvalık sokaklarında zeytin ve zeytinyağı satan bir çok yer var. Buralardan hem Ayvalık zeytini hem de soğuk sıkım zeytinyağı alabilirsiniz. - Sakız Kurabiyesi: Kurabiye için İmren Pastanesi adres olarak gösterildi. Fakat çok beğenmedik belirteyim. Yani sakız kurabiyesini başka adreste deneyin derim. - Papalina: Papalina Ayvalık bölgesinden çıkarılan bir balık türü. Görünüşü hamsiye oldukça benziyor. Cunda tarafında bu lezzeti deneyimleyebilirsiniz. - Köfte: Ayvalık'ta çok da meşhur olmasa da köfte de yiyebilirsiniz. Biz Aranan Köfteci'yi denedik ve oldukça memnun kaldık. Fiyatlar makul, lezzet üst seviyede. Tavsiye edilir. - Girit Leblebisi: Girit leblebisini normal leblebiden farklı olarak kumda kavruluyor. Kum olarak da Sarımsaklı Plajı'nın kumu kullanılıyor. Oldukça sert olan Girit leblebisi Ayvalık'ta 74 yaşındaki Mustafa amca tarafından yapılıyor. Sahildeki mekanlarda Girit leblebisini bulabilirsiniz. - Girit Mezeleri: Girit leblebisi demişken Girit mezelerini pas geçmemiz olmaz. Ayvalık sonuçta eski bir Rum yerleşkesi. Dolayısıyla yeme içme kültürü de Rumlardan etkileniş. Girit sofrasının bir çok mezesini Ayvalık'ta deneyimleyebilirsiniz. Bunun için adres ya Macaron Mahallesi ya da Cunda Adası. Evet Ayvalık'ta ne yenir soruna cevap vermeye çalıştım. Bu lezzetlere yöre halkının tavsiyelerini dinleyerek ulaştık. Sizin de bu mekanı kaçırmayın dediğiniz öneriniz varsa aşağı yorum kısmında muhakkak bizimle paylaşın. Ayvalık için araba kiralamak çok şart değil. Ama yine de araç kiralarsanız zaman kazanma açısından fena olmaz. Ayvalık merkezde araba kullanmaya gerek yok. Yollar oldukça dar ve sıkıntılı. Park yeri daha da sıkıntılı. Yapmanız gereken aracınızı uygun bir yere park edip merkezi öyle gezmeniz olacaktır. Bunun dışında Cunda ve Sarmısaklı tarafına dolmuşlar var. Buraları araba olmadan gezebilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/bali-gezi-rehberi", "text": "Rüya rotalarımızdan biri olan Bali Adası seyahatimizi tamamlamış olarak huzurla doluyum.😊 Tam 12 gün boyunca Bali'yi doyasıya yaşadık. O kadar dolu bir gezi oldu ki inanın adada yarım saatimizi bile boş geçirmedik. Sizi gerçekten çok sağlam bir Bali Gezi Rehberi bekliyor. Şelalelerden tapınaklara, gece hayatından pazarlara kadar Bali'nin bir çok noktasına hakim olduk. Adanın her tarafını gezmeye çalışsak da buraya bırakın 12 gün kafadan en az 1 ay lazım. Bali rüya gibi bir rota ama dikkat etmeniz gereken bir çok şey var. Bali gezi rehberine giriş yapmadan şunu belirteyim. Bali bir çok kişinin bildiği üzere önemli bir balayı destinasyonu. Yeni evlenen çiftlerin favori balayı rotası Bali'de sadece ve sadece otel tatili yapacaksanız bu yazımdaki hususlar sizi çok fazla bağlamıyor. Ama ben hazır Bali'ye geldim gezmek de istiyorum derseniz o zaman bu rehber tam size göre. Ki bence de böyle olmalı. Bali'ye ne amaçla gelirseniz gelin adayı muhakkak keşfedin çünkü burada efsane güzel yerler var. Tüm tecrübelerime istinaden Bali ile ilgili yazdığım diğer yazıları aşağıya bırakıyorum. Bu yazılara Bali'ye gitmeden önce muhakkak göz atın. - Tropik Cennet Bali'de Gezilecek Yerler Listesi - Bali'de Ne Yenir & Mekan Önerileri - Bali'de Nerede Kalınır & Balayı Oteli Önerilerimiz - Bali Nerede, Bali'ye Nasıl Gidilir ? - Bali Salıncakları ve Mekan Önerimiz - Nusa Penida Adası Gezi Rehberi Her yiğidin bir yoğurt yiyişi, her gezginin de farklı gezi stratejisi vardır.😂 Bizim gezi stratejimiz ise bir yere gitmeden önce o yer ile ilgili öncelikle harita üzerinden bir gezi planı çıkartmak. Tabi bunu Bali için de yaptık. Yaptık ama liste bir kabardı ki dedik buralar için bize en az 1 ay lazım. Kalış süremiz belli olduğu için iyi bir gezi planı çıkartmamız gerekiyordu. Ama kafamız o kadar karıştı ki rota noktasında belirsizlik seyahatimize 1 hafta kalaya kadar sürdü. Sonunda güzel bir program çıkarttık ve Bali'de enfes deneyimler yaşadık. Yani şunu net söyleyebilirim ki Bali'de iyi bir gezi planına sahip olmalısınız. Şimdi dostlar Bali gezi rehberimde ilk olarak Bali gezi planınız nasıl olmalı konusuna değineceğim. Yani nereye kaç gün ayırmalısınız, nereleri kesinlikle görmelisiniz gibi sorulara cevap vereceğim. Bu başlıkta aklınızda bazı şeyler netleştikten sonra seyahate çıkar gibi adım adım ilerleyeceğim. Yani Bali'ye nasıl gideceksiniz, vize işlemleri, sim kart işlemleri, döviz bozdurma, ulaşım gibi aklınıza gelecek her türlü soruya cevap vereceğim. Şimdi ilk olarak Bali hakkında kısa bilgiler verip size Bali gezi haritamı ve planımı anlatacağım. Bu başlıkta Bali hakkında kısa kısa bilgiler bulacaksınız. Bu bilgiler Bali'de size lazım olacak hap bilgiler. Önceden bu bilgileri bilmeniz neyin ne olduğunu anlamanızı kolaylaştıracaktır. Zaten bu bilgilere gittiğinizde tek tek şahit olacaksınız. İlk olarak şunu söylemekte fayda var. Bali, bir ülke değil. Bali, Endonezya'ya bağlı oldukça büyük bir ada. Endonezya ülkesinin 33 ilinden biri olan Bali tropik bir iklime sahip. Yıl boyunca hava sıcak ve nemli. Dünyanın önemli turistik noktalarından biri olan Bali, kendine özgü kültürü, gelenekleri, el sanatları, dansları, müzikleri ve mimarisiyle tanınıyor. Ayrıca ada tapınakları, plajları, doğal güzellikleri, yemekleri ve yoga gibi aktiviteleriyle de ünlü. Bali, Endonezya'da turizm açısından en önemli bölge ve adaya gelen turistlerin çoğu Avustralya, Yeni Zelanda ve Asya ülkelerinden geliyor. Adada her türlü milletten insan var. Hatta Bali'de o kadar çok Hintli gördük ki Hindistan'a mı geldik diye düşündük. Bir de Rusya Ukrayna savaşından sonra adaya Ruslar da baya bir ilgi gösteriyor. Yani Bali kozmopolit bir yer. - En büyük şehri: Denpasar - Telefon kodu: +62 - Para birimi: Endonezya Rupiahı - Nüfusu: 4,5 milyon (2021) - Trafik: Sağdan akıyor. - Havaalanı: Ngurah Rai Havaalanı - Vize: Kapıda vize - Din: %93 Hinduizm, %7 Müslüman - Konuşulan Dil: Endonezce ve Balice - Priz Tipi: Europlug ve Schuko standartlarına uygun C/F tipi prizler var. - Saat Farkı: Türkiye ile 5 saat zaman fark var. Yani Türkiye'de saat 13.00 ise Bali'de saat 18.00. - Bali'nin Önemli Şehirleri: Denpasar: Bali'nin en büyük şehri olan Denpasar, adanın ticari ve idari merkezi. Havalimanı da bu şehirde yer alıyor. Seminyak: Lüks tatil köyleri, restoranlar, barlar ve butik mağazalarıyla ünlü olan Seminyak, Bali'nin moda ve eğlence merkezlerinden biri. Kuta: Bali'nin en ünlü turistik bölgelerinden biri olan Kuta, plajları, gece hayatı, alışveriş olanakları ve su sporlarıyla ünlü. Ubud: Sanat ve kültür merkezi olarak ünlenen Ubud, doğal güzellikleri, sanat galerileri, el sanatları, köyleri ve ünlü Ubud Sarayı gibi yerleriyle tanınıyor. Nusa Dua: Lüks tatil köyleri, beyaz kumlu plajları, golf sahaları ve su sporları imkanlarıyla bilinen Nusa Dua, özellikle balayı çiftleri ve lüks tatil arayanlar için popüler bir yer. Jimbaran: Balık restoranları ve plajlarıyla ünlü. Sanur: Sessiz ve huzurlu bir atmosferi olan Sanur, plajları, su sporları ve yerel pazarlarıyla biliniyor. Ayrıca Nusa Penida feribotları burada bulunan limandan kalkıyor. Lovina: Kuzey Bali'de yer alan Lovina, siyah kumlu plajları, yunus gözlem turları ve şnorkelle yüzme imkanı ile ünlü. Genel olarak Bali ile ilgili hap bilgiler bunlar. Şimdi aşağıda Bali gezi haritası ve gezi planını anlatacağım. Bu kısımlar oldukça önemli önceden belirteyim. - Seminyak - Tanah Lot Temple - Taman Ayun Temple 💙 - Kuta Beach - Garuda Wisnu Kencana - Uluwatu Tapınağı - Tegenungan Waterfall💙 - Kanto Lampo Waterfall - Goa Gajah - Sacred Monkey Forest Sanctuary 💙 - Ubud Palace - Saraswati Temple - Campuhan Ridge Walk 💙 - Tegallalang Rice Terrace 💙 - Pura Gunung Kawi Sebatu - Pura Tirta Empul Çeşme Tapınağı 💙 - Penglipuran Village - Leke Leke Waterfall 💙 - Jatiluwih Rice Terraces 💙 - Pura Ulun Danu Bratan - Bali Handara Gate - Wanagiri Hidden Hill Bali - Banyumala Waterfall - Mount Batur - Besakih Tapınağı 💙 - Tirta Gangga 💙 - Lempuyang Temple 💙 - Lahangan Sweet - Taman Ujung - Nusa Penida Island 💙 - Gili Adaları 💙 Haritadaki numaralı yerler Bali'de en önemli görmeniz gereken yerleri gösteriyor. Kalpli💙 olan yerler ise muhakkak görmenizi önerdiğim yerler. Kalpli yerleri görmeden dönerseniz pişman olursunuz. Biz listedeki yerlerin hepsine gitmeye çalışsak da bazılarına zaman kısıtı nedeniyle gidemedik. Bu yerlerin fazlası da var ama bence abartmaya gerek yok. Bali her açıdan çok özel bir yer. Adada her yerden bir şelale ya da tapınak çıkıyor. Hepsine gitmeye kalksanız en az 1 ay şart. Dolayısıyla stratejik hareket etmelisiniz. Yine de Bali'de vaktiniz genişse yukarıdaki yerlere ek olarak Bali'nin batısını, Bali'nin en doğusunu ve en kuzey tarafını da listenize ekleyebilirsiniz. Şimdi yazımın en önemli kısımlarından biri olan Bali gezi planına geldik. Biz Bali'ye gitmeden önce yurt içi ve yurt dışı kaynakları tarayıp çok geniş kapsamlı bir liste çıkardık. Haritada 31 yer işaretledim ama emin olun kolay bir şekilde 50 yer de ekleyebilirdim. Gezi planı çıkarmamız zordu ama nihai listemiz güzel oldu. Bu gezi planı seyahatte işimizi oldukça kolaylaştırdı. Şunu açıkça belirteyim ki Bali'de her şeyi bir anda yapmaya çalışmayın. Eğer tamamen gezi amaçlı bir seyahat planlıyorsanız sabah erken kalkın ve yol alın. Bizim gibi otel keyfi artı gezi planı yapacaksanız otelden en geç 11'de çıkın ve öğleden sonra günlük çıkardığınız gezilecek yerleri halletmeye çalışın. Bali gezi planı konusunda en büyük handikabınız TRAFİK. Trafik konusunu aşağıda çok detaylı yazacağım ve Bali'de her türlü ulaşım şeklini deneyimleyen biri olarak işinizi oldukça kolaylaştıracağım. Şimdi Bali gezi planı için yukarıdaki yerleri birbirlerinin yakınlık durumuna göre günlere böleceğim. Bu konuda gezilecek yerler yakın gözükse de buna aldanmayın çünkü Bali trafiği her şeyi değiştiriyor. Mesela iki yer arasında yol 10 km gözükse de bu yolu 45 dakikada gidebiliyorsunuz Nereye ne kadar süre ayırmanız gerektiğini haritadaki yerlere göre aşağıda sınıflandırdım. - (1 Gün Ayırın) Seminyak Tanah Lot Temple Taman Ayun Temple - (1 Gün Ayırın) Kuta Beach Garuda Wisnu Kencana Uluwatu Tapınağı - (2 Gün Ayırın) Tegenungan Waterfall Kanto Lampo Waterfall Goa Gajah Sacred Monkey Forest Sanctuary Ubud Palace Saraswati Temple Campuhan Ridge Walk - (1 Gün Ayırın) Tegallalang Rice Terrace Pura Gunung Kawi Sebatu Pura Tirta Empul Penglipuran Village - (1 Gün Ayırın) Leke Leke Waterfall Jatiluwih Rice Terraces Pura Ulun Danu Bratan Bali Handara Gate Wanagiri Hidden Hill Bali Banyumala Waterfall - (1 Gün Ayırın) Mount Batur - (1 Gün Ayırın) Besakih Tapınağı Tirta Gangga Lempuyang Temple Lahangan Sweet Taman Ujung - (1 Gün Ayırın) Nusa Penida Adası - (1 Gün Ayırın) Gili Adaları Şimdi dostlar genel olarak gezi taslağınız bu şekilde olmalı. Yani yukarıdaki plana göre Bali'ye 10 gün ayırmanız yeterli olacaktır. Bali'de görmeniz gereken en önemli yer Ubud bölgesi ve çevresi. Diğer yerlerle fazla vakit kaybetmenize gerek yok. Sadece Denpasar Havalimanı'ndan indikten sonra buraya yakın olmasından dolayı Seminyak veya Kuta bölgesinde bir kaç gün kalıp Ubud'a geçmenizi tavsiye ederim. Daha sonra Ubud eksenli diğer yerleri gezmenizi öneririm. Peki Bali'de daha az ya da daha fazla süreniz varsa nereleri gezmelisiniz ondan bahsedeyim. Bali'de 3 gününüz var ise 3. ve 4. kısımdaki yerleri, Bali'de 5 gününüz var ise 3. 4. 7. ve 8. kısımdaki yerleri, Bali'de 7 gününüz var ise 1. 3. 4. 5. 7. ve 8. kısımdaki yerleri, Bali'de 10 gününüz var ise yukarıdaki yerleri, Bali'de 14 gününüz var ise yukarıdaki tüm yerlere ek olarak Nusa Penida'ya +1 gün daha, West Bali, Uluwatu ve Lovina kısımlarına ekstra zaman ayırabilirsiniz. Genel olarak Bali gezi planınızın böyle olması gerekiyor. Aksi bir durum olursa seyahat programınızda değişiklik yapma durumunuz da olmalı. Biz yoğunluktan dolayı bazı değişiklikler yapmak zorunda kaldık. Listemizdeki 5. ve 7. gruptaki yerlerden bazılarını listemizden çıkardık ve buralara gidemedik. Ben her yere gideceğim derseniz ve 5. ve 7. kısımdaki yerler 1 güne sığmazsa ve vaktiniz varsa bu sürelere +1'er gün daha ekleyebilirsiniz. Şimdi Bali Adası'na yavaş yavaş giriş yapıp tüm tecrübelerimizi size aktarmaya çalışayım. Bali, Güneydoğu Asya'da yer alan Endonezya Cumhuriyeti'ne bağlı bir ada. Yani bir ülke değil. Coğrafi konumu olarak Endonezya'nın denize açılan bir parçası olan Sunda Adaları'nın bir parçası olan Bali, başkent Jakarta'nın doğusunda yer alıyor. Bali, Batı Nusa Tenggara ve Doğu Cava denizleri arasında yer alıyor. Adanın batısında, Bali Boğazı ile yakın komşusu olan Java Adası bulunuyor. Bali, Doğu Cava'dan yaklaşık 3.2 km, Batı Nusa Tenggara'dan ise yaklaşık 8 km uzaklıkta yer alıyor. Endonezya'nın en turistik ve popüler adalarından biri olarak kabul edilen Bali'nin yüzölçümü yaklaşık 5,780 kilometrekare. Yani ada haritadan belki küçük görünüyor olabilir ama oldukça büyük bir ada. Gezilecek görülecek yerleri oldukça fazla olan Bali'nin haritadaki konumu burada. Ek Bilgi: Endonezya, dünyanın en büyük adalar ülkesi ve toplamda 17.508 adadan oluşuyor. Ancak bu adaların sadece yaklaşık 6.000 kadarı iskan edilmiş ve üzerinde yerleşim yeri bulunuyor. Bu adalar arasında en büyükleri ve en bilinenleri Java, Sumatra, Kalimantan, Sulawesi ve Papua. Bali de Endonezya'ya bağlı olan önemli adalardan biri. Bali her şeyi ile çok güzel bir ada ama Türkiye'ye de oldukça uzak. Fakat Türkiye'den Bali'ye ulaşmak çok da zor değil. Eskiden aktarmalı uçuşlarla Bali'ye ulaşım varken şimdi Bali'ye İstanbul'dan direkt uçuşlar bulunuyor. Yani İstanbul'dan uçağa atlıyorsunuz hop 11-12 saat sonra Bali'desiniz. Önemli olan burada ucuz uçak bileti bulmak. Nasıl gidilir kısmını irdeledikten sonra biz Bali'ye nasıl ulaştık ona değineceğim. Şimdi gelin biraz detaylara inelim. Dediğim gibi İstanbul Havalimanı'ndan Bali'ye direkt uçabiliyorsunuz. Bu noktada Türk Hava Yolları'nın direkt seferleri bulunuyor. Bu oldukça kolay ve rahat bir ulaşım. Fakat direkt uçuşun bir dezavantajı var o da biletler daha tuzlu. Ortalama biletler yazıyı yazdığım tarih itibariyle tek yön 20 bin küsürlerde. Biz Bali'den İstanbul'a dönerken direkt uçuşla ülkemize ulaştık. Uçakta koltuklar biraz dar olsa da 12 saat sonra İstanbul'a aktarmasız dönmek oldukça rahattı. Uçakta 2 kere yemek veriliyor ve koltuk arkası ekranlarda dilediğiniz gibi film izleyip takılabiliyorsunuz. İmkanınız varsa aktarmasız ulaşım her zaman daha iyi. Türkiye'den Bali'ye seyahat etmek için tercih edilen bir diğer yol aktarmalı uçuş. Biz Bali'ye giderken aktarmalı, dönerken ise direkt uçtuk. Bali'ye aktarmalı uçuşlar genellikle Dubai, Doha, Singapur veya Kuala Lumpur gibi Orta Doğu veya Güneydoğu Asya'daki büyük havaalanlarından yapılıyor. Aktarmalı uçuşlarda ulaşım süresi uzarken bilet fiyatı daha da uygun olabiliyor. Aktarmalı uçuşun bir avantajı daha var. Mesela aktarma yapacağınız yeri de gezebilirsiniz. Tabi bu sizin zaman durumunuza bağlı. Bir de aktarmalı uçuşlarda dikkat etmeniz gereken bazı hususlar var. Zaman planlaması ve bagaj konusu en önemli dikkat etmeniz gerekenler arasında. Aşağıda bizim tecrübemizden ilham alabilirsiniz. Bali'ye nasıl gidilir kısmında aktarmalı uçuş tercih edecekseniz bu kısımda yazacağım şeylere çok dikkat etmelisiniz. Biz uçak biletini kişi başı gidiş dönüş 8500 TL'ye mytrip. com'dan çok uygun bir fiyata aldık. Satın aldığımız uçuş İstanbul Kuala Lumpur uçuşuydu ve hem de Türk Hava Yolları'na ait bir biletti. Kuala Lumpur'a uçtuktan sonra da bilet alarak Bali'ye gitmeyi planladık ve tam da dediğimiz gibi yaptık. İstanbul Kuala Lumpur biletini aldıktan sonra seyahatimize 2 ay kala Türkiye'deki seçim tarihi belli oldu ve THY seçime denk gelen uçuşlara değişiklik hakkı tanıdı. Bu hak bizim dönüş uçuşumuzu kapsıyordu. Aslında biz gidiş dönüş bilet almamıza rağmen mytrip. com sağ olsun biletleri ayrı ayrı kestiğinden Bali'ye gidiş tarihimiz ne yazık ki değiştirilemiyordu. Buradan mytrip. com'a selam olsun. Tamam gidişi kabullendik ama en azından dönüşü değiştirmek için çabalamaya başladık. Aramalar, yazışmalar ve sinir harbiyle dolu bir hafta geçirdik. THY acente biletlerine müdahale edemeyeceğini söyledi, acente bize değişiklik ile alakalı bilgi gelmedi dedi. Yani kimse sorumluluk almıyordu. Bileti asla değiştiremeyeceğimiz gerçeğiyle yüzleştik, kabullendik ve bu konuyu kapattık."} {"url": "https://bujuyollarda.com/bali-gezilecek-yerler", "text": "Bali'deydim! Evet evet ben Bali'deydim! Bunu kendime hatırlatmalıyım zira rüya mıydı gerçek mi ayırt edemiyorum. Yağmurun kokusu hala burnumdayken, kuşların ötüşü kulaklarımda, göz kamaştıran yeşili gözlerime hapsolmuşken, romantizmi hafızamda, hislerimi pür-u pak dökmeliyim satırlara. O sonsuzluk havuzlarında insan ormanı kulaçlıyor sanki, Bali yağmurlarında ruhu yıkanıyor, mistik dokusu şifalandırıyor adeta. Ben ne söylesem az kalacak. Bir gün mutlaka Bali'de olmalısınız. Tam 12 gün boyunca soluksuz gezdiğimiz ve her anını dolu dolu geçirdiğimiz Bali bizim rüya destinasyonlarımızdan biriydi. O kadar hayal etmiştim ki burada olmayı, hayallerimi gerçeğe dönüştürmüş olmak muazzamdı. Yüzen kahvaltılar, Bali salıncakları, pirinç terasları, şelaleler, tapınaklar ve daha neler neler. Muhteşem otellerde konakladığımız, yöresel yemekler tattığımız, nefesimizi kesen manzaralar gördüğümüz, vahşi doğaya hayran kaldığımız, ömrümüzce dilimizden düşmeyecek bir seyahatti. Bali'nin tesirinden çıkmak pek kolay olmayacak. Bali'de gezilecek ve görülecek yer sayısı çok fazla, gez gez bitmiyor. Adanın her köşesinden resmen bir güzellik çıkıyor. Bali'ye gidince bunu net bir şekilde göreceksiniz. Biz 12 günlük dolu dolu bir programla görmek istediğimiz çoğu yere gidebildik. Bu yazımda Bali gezilecek yerlere ek olarak Bali'de olduğunuz sürede nasıl bir strateji ile gezmeniz gerektiğinden de bahsedeceğim. Bali için kesinlikle iyi bir gezi planınızın olması şart. Burası sıradan bir ada değil, hem tropik bir ada hem de dünyanın önde gelen turizm noktalarından biri. Yüksek sezonda oldukça kalabalık olan Bali'de Hindistan ve Çin başta olmak üzere dünyanın her noktasından turistler gördük. Bir de Bali'de tüm denklemleri değiştiren bir trafik olayı var. Bu konuyu da hesaba katarak gezilecek yerleri en sade ve en güzel şekilde yazmaya çalışacağım. Tabi ki öncelik Bali hakkındaki diğer yazılarım ve Bali gezilecek yerler haritasında. - Bali Gezi Rehberi : Bilmeniz Gereken Her Şey - Bali'de Ne Yenir & Mekan Önerileri - Bali'de Nerede Kalınır & Balayı Oteli Önerilerimiz - Bali Nerede, Bali'ye Nasıl Gidilir ? - Bali Salıncakları ve Mekan Önerimiz - Nusa Penida Adası Gezi Rehberi Bali Gezilecek Yerler Haritası : Haritada sayılar üzerine tıklayabilirsiniz. Ayrıca haritanın bağlantısı burada. - Seminyak - Tanah Lot Temple"} {"url": "https://bujuyollarda.com/bali-nerede-baliye-nasil-gidilir", "text": "Bali Adası'na giriş dersimizin ilk konusu tabi ki Bali Nerede, Bali'ye Nasıl Gidilir olmalı.😊 Muhteşem güzellikteki Bali hayalinizdeki tatil olabilir. Özellikle balayı çifti iseniz Bali tercih listenizin en başında olması gereken yerlerden. Bu adadaki oteller size gerçek bir balayı yaşatacak kapasiteye sahip. Gittik, gördük ve bizzat yaşadık. Sadece oteller mi ? Kesinlikle hayır. Bali'nin muhteşem doğası, kendine özgü kültürü, lezzetleri ve gece hayatı tatilinizi unutulmaz kılacak diğer unsurlar. Bunlar Bali'nin güzel yanları bir de kötü yanları var. Mesela İstanbul trafiğinden beter trafiği Bali'nin en çekilmez yanı. Motosiklet sayısı akıllara zarar. Bali ile ilgili anlatacak çok şey var ama bunları tabi ki diğer yazılarımda anlattım. Aşağıya yazılarımın bağlantılarını bırakıyorum. Biz asıl konumuz olan Bali Nerede Bali'ye Nasıl Gidilir sorusunun cevabına geçelim. - Tropik Cennet Bali'de Gezilecek Yerler Listesi - Bali Gezi Rehberi : Bilmeniz Gereken Her Şey - Bali'de Ne Yenir & Mekan Önerileri - Bali'de Nerede Kalınır ? - Bali Salıncakları ve Mekan Önerimiz - Nusa Penida Adası Gezi Rehberi Bali, Endonezya ülkesi sınırlarında bulunan oldukça büyük bir ada. Endonezya'nın en ünlü turistik destinasyonlarından biri olan Bali Hint Okyanusu'nda yer alıyor. Bali, yaklaşık olarak 5.780 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. Endonezya'nın toplam yüzölçümüne oranla oldukça küçük bir ada. Coğrafi olarak, Bali, Sunda Adaları'nın bir parçası ve Endonezya'nın başkenti olan Cakarta'ya yaklaşık olarak 1.600 km uzaklıkta. Google haritadaki konumu burada. Bali, volkanik bir ada. Adanın en önemli volkanik dağlarından biri Agung Dağı. Aynı zamanda Batur Dağı ve Bratan Dağı gibi diğer önemli dağlar da adaya muhteşem bir manzara katıyor. Bali'de doğa her şey. Her yerden bir güzellik çıkıyor. Bunu gidince her noktada göreceksiniz. Adanın kendisi ayrı güzel çevresi ayrı güzel. Çevresinde de çok güzel yerler var. Nusa Penida, Gili, Lombok ve Java Adası bu güzel yerlerden bir kaçı. Adanın en önemli yerlerini aşağıya sıralıyorum. Bir çok kişinin olduğu gibi benim de favori yerim Ubud. Bali'ye gittiğinizde ana hedefiniz Ubud olmalı. Bunun dışında da çok güzel yerler var ama Ubud bambaşka. - Denpasar: Bali'nin başkenti olan Denpasar, adanın ticari ve idari merkezi. Burada modern alışveriş merkezleri, restoranlar, oteller ve müzeler bulunuyor. Denpasar ayrıca Bali'deki uluslararası havaalanına da ev sahipliği yapıyor. - Kuta: Bali'nin en ünlü tatil beldelerinden biri olan Kuta, güzel plajları, hareketli gece hayatı ve alışveriş olanaklarıyla ünlü. - Seminyak: Lüks otelleri, restoranları ve alışveriş mekanlarıyla tanınan Seminyak, Bali'nin en şık beldelerinden biri. - Ubud: Bali'nin kültürel merkezi olarak kabul edilen Ubud, sanat, el işleri ve geleneksel danslarla ünlü. Ayrıca, Ubud, doğal güzellikleri ve pirinç tarlalarıyla da biliniyor. - Nusa Dua: Bali'nin güneydoğusunda yer alan Nusa Dua, lüks tatil köyleri ve golf sahalarıyla ünlü bir yer. Bali ile ilgili diğer yazılarımda bu yerler ile ilgili çok daha fazla detay var. Bu yazılarımı okuyarak kendinize güzel bir Bali tatil planı çıkartabilirsiniz. Gelelim Bali'ye nasıl gidilir sorusunun cevabına. Türkiye'den Bali'ye direkt uçuş bulunuyor. Bu uçuşu gerçekleştiren şu anda sadece tek bir firma var o da Türk Hava Yolları. Bunun dışında aktarmalı uçuş ile de Bali'ye ulaşabilirsiniz. Genellikle Singapur, Kuala Lumpur, Qatar veya Bangkok gibi büyük havalimanlarından aktarma yaparak Bali'ye ulaşabilirsiniz. Türkiye'den Bali'ye direkt uçuş süresi yaklaşık 15-18 saat arası iken aktarmalı uçuşlarda yolculuk 24-30 saat arası sürebiliyor. Burada şunu belirtmek gerekir ki direkt uçuşlar aktarmalı uçuşa göre çok daha pahalı. Bence aktarmalı olarak Bali'ye gitmeniz daha mantıklı olacak. Hem maliyet açısından hem de aktarma yaptığınız yeri gezme açısından. Bali'nin ana şehri olan Denpasar'da bulunan Ngurah Rai Uluslararası Havalimanı, adanın ana giriş noktası. Birçok uluslararası havayolu şirketi Ngurah Rai Havalimanı'na uçuşlar düzenliyor. Bölgesel uçuşlar için de Jakarta, Singapur, Kuala Lumpur gibi yakın büyük şehirlerden Bali'ye aktarmalı uçuşlar mevcut. Not: Asya'dan aktarma uçuşlarını genel olarak uygun fiyatlı olan AirAsia Havayollarından yapabilirsiniz. Biz de Bali'ye giderken Kuala Lumpur'dan Bali'ye AirAsia firması ile geçtik. Bu firmada bagaj olayına dikkat edin. Firma sadece 7 kg el bagajı hakkı veriyor bilginiz olsun. Bagajınız fazla ise ekstra bagaj hakkı almayı unutmayın. Bir de Kuala Lumpur Havaalanı'nda aktarma biraz zahmetli bilginiz olsun. AirAsia uçuşu için terminal 2'ye geçmeniz gerekiyor. Yani aktarma için havalimanı içinde terminal değiştirmelisiniz. Dolayısıyla uçuş zaman planlamasını iyi yapmalısınız. Bali'ye en uygun şekilde gitmek için bilet kampanyalarını çok iyi takip etmeniz lazım. Bu noktada iyi bir avcı olmanız şart. Bir kere Bali'ye Türkiye'den ucuza gitmek için aktarmalı uçuşları yakalamanız lazım. Eğer gidiş dönüş 15 bin altı bilet bulursanız kaçırmayın. Bali tatili için tarihleri iyi planlamanız önemli. Yani Bali'ye en uygun şekilde gitmenin yolu ucuz aktarmalı uçuşlardan geçiyor. Ucuz uçak bileti için bu yazıma göz atmanızda fayda var. Bunun dışında Bali'ye en uygun gitmenin başka bir yolu yok. Bu noktada aktarmalı uçuşlarda bilet aldığınız siteye dikkat edin. Mümkünse acentelerden değil de havayolunun kendi sitesinden bilet alın. Gücünüz yeterse esnek bilet alın. Tarihleri esnek tutun ve sezon dışını tercih edin. Bali gezisinin en büyük maliyetini uçak bileti oluşturuyor. Bu noktada ucuz uçak bileti bulduğunuzda gerisi çorap söküğü gibi gelecektir. Kapıda vizeyi Endonezya'da gittiğiniz havalimanından alıyorsunuz. Bali için kapıda vizeyi Denpasar'da bulunan Ngurah Rai Uluslararası Havalimanı'ndan elde edebilirsiniz. Kişi başı 35 Dolar ödeyerek vizeyi alıyorsunuz ve pasaport kontrolünden kolayca geçiyorsunuz. Not: Bazı kaynaklarda Bali için vizeye gerek yok deniliyor. Bu doğru değil. Evet Endonezya büyükelçiliği ya da konsolosluklarından bizzat gidip vize almıyorsunuz ama Bali'ye girişte kapı vizesi almanız şart. Hayalleri süsleyen Bali tatili planlıyorsanız öncesinde elinizde olması gereken bazı şeyler var. Bunları ayarlayarak Bali'ye uçabilirsiniz. Ben aşağıda Bali'ye gitmek için gereken şeyleri genel olarak yazıyorum. Ona göre hazırlıklarınızı yaparsınız. - Para: Olmazsa olmaz.😂😂😂 - Uçak Bileti: Bali'ye gitmek için uçak bileti olmazsa olmaz. Ucuz uçak bileti Bali için en büyük adımdır. - Pasaport: Bali'ye gitmek için geçerlilik süresi en az 6 ay olan bir pasaporta sahip olmanız gerekiyor. - Vize: Bali için yukarıda bahsettiğim gibi kapı vizesi almanız lazım. - Gezi Planı: Bali güzel ama bir o kadar da zorlu bir destinasyon. İyi bir gezi planı şart. Bali gezi rehberi yazımı noktası noktasına okumanızı tavsiye ederim. - Konaklama: Bali'ye gitmeden önce konaklayacağınız yerleri ayarlamalısınız. - Seyahat Sigortası: Bali'ye seyahat ederken seyahat sigortası yaptırmanız güzel olur. - Bir de iyi bir valiz hazırlamanız lazım. Valiz için detaylar bu yazımda. Instagram'a sabitlediğim Bali hikayelerine muhakkak göz atın. Bakmışken de takibe almayı unutmayın. Yazılarımda da Bali seyahatimiz hakkında tüm detayları görebilirsiniz. Evet THY'nin Bali'ye İstanbul'dan direkt uçuşları bulunuyor. İstanbul Bali arası uçuş yaklaşık 15-18 saat sürüyor. Uçuş gayet konforlu geçiyor. Yemek olarak 2 öğün şeklinde yemek veriliyor. Bali'ye seyahat etmek için gelenler Ngurah Rai Uluslararası Havalimanı'nı kullanıyor. Bu havalimanı Bali'nin başkenti Denpasar'da yer alıyor. Havalimanının uluslaraarası kodu DPS. Konumu burada. Bali Adası Endonezya ülkesi sınırları içerisinde yer alıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/bali-salincaklari", "text": "Bali, Instagram için tam bir biçilmiş kaftan. Instagram adaya başka bir hava katmış desem yanılmış olmam. Zaten doğa güzel Instagram da işin içine girince bu güzellik iyice ayyuka çıkıyor. Instagram doğayı nasıl güzelleştirir demeyin adamlar onu da yapmış. Bali'de bazı yerleri gördükçe Balilileri her defasında takdir ettik çünkü bu muhteşem doğayı Instagram ile dünyaya çok güzel pazarlıyorlar. Hem Bali'nin reklamını yapıyorlar hem de güzel kazançlar elde ediyorlar. Bali'de bu iş artık profesyonel bir hale gelmiş. Düşünün bazı yerlerde Instagram için çalışanlara fotoğraf eğitimi bile veriliyor. Gelelim Bali Salıncaklarının olayına. Rivayete göre bu tarz salıncak fotoğrafları Bali'nin popüler turistik bölgelerinden biri olan Ubud'da ortaya çıkmış. Bali salıncakları genellikle doğal malzemelerden yapılıyor. Yani demir vs metal yok. Salıncak koltukları ahşaptan veya rattandan yapılırken salıncakların konumu genel olarak manzaralı yerler oluyor. Yani Bali'de Ubud dışında bir çok yerde salıncak ile fotoğraf olayı var. Fakat bu iş için bence Ubud dışına çıkmaya çok gerek yok. Çünkü Ubud'da bulunan çeşitlilik başka yerde yok. Salıncaklar bir yeri güzel göstermenin artık kısa yolu oldu. Bu dünyanın hemen hemen her yerinde kullanılan bir pazarlama taktiği haline geldi. Güzel bir salıncak, uçuş uçuş elbiseler derken fotoğraflar gayet de güzel çıkıyor. Mevzu bahis Bali olunca da bu fotoğraflar ekstra güzel çıkıyor. Bali salıncakları yani Bali Swings dünya çapında popüler. Bu salıncaklarda güzel bir fotoğraf için herkes sıra bekliyor. Olay gerçekten başka boyuta geçmiş. Bunu görünce çok net anladık. Yazıma geçmeden önce Bali ile ilgili çok detaylı yazdığım yazıların bağlantısını bırakıyorum. Bali seyahati planlayacaksanız bu yazılarıma muhakkak göz atın. - Bali Gezi Rehberi : Bilmeniz Gereken Her Şey - Tropik Cennet Bali'de Gezilecek Yerler Listesi - Bali Nerede, Bali'ye Nasıl Gidilir ? - Bali'de Ne Yenir & Mekan Önerileri - Bali'de Nerede Kalınır ? - Nusa Penida Adası Gezi Rehberi Şimdi ilk olarak şunu belirteyim, Bali'de salıncaklar için bir çok nokta var. Hatta Bali gezilecek yerler listemde yazdığım manzarası olan yerlere illa ki bir salıncak kondurmuşlar. Fakat şunu belirteyim ki salıncak olayının merkezi Ubud. Yani Ubud'da bu iş daha güzel yapılıyor. Hem manzara açısından hem de mekan çeşitliliği açısından Ubud bence daha tercih edilesi bir yer. Bali'ye geldiğinizde salıncak fotoğrafları istiyorsanız adresiniz Ubud olsun. Ubud'a alternatif arıyorsanız da 2. adresiniz Wanagiri Salıncakları olsun. Wanagiri'de işin içine göl manzarası girdiğinden burada da güzel kareler ortaya çıkıyor. Bali salıncakları her açıdan çok güzel bir aktivite. Sadece size güzel fotoğraflar sunmuyor ayrıca müthiş bir heyecan yaşıyorsunuz. Salıncaklarda gökyüzüne doğru havalanırken parmak uçlarınıza kadar o heyecanı hissediyorsunuz ve avazınız çıktığı kadar bağırıyorsunuz. Gerçekten çok güzel bir his. Salıncaktan inince Bali'nin yeşillikleri arasında parladığınız fotoğrafları görünce daha da mest oluyorsunuz. Ben genel olarak Bali'de salıncak ile nerelerde fotoğraf çekilebilirsiniz onları yine de belirteyim. Bali gezi planınızın uygun bir yerine muhakkak salıncak olayını eklemelisiniz. İnanın bundan pişman olmayacaksınız. - Bali Swing in Ubud - Wanagiri Hidden Hill Salıncakları - Tegallalang Pirinç Tarlası Salıncağı - Tegallalang Şelalesi Salıncağı - Uma Pakel Agro Tourism Salıncağı - Bali Chocolate Factory Salıncağı - Zen Hideway Salıncağı Bali'de düşman çatlatacak salıncak fotoğraflarınız olsun istiyorsanız adresiniz Ubud olmalı. Peki Ubud tamam ama nerede ve nasıl bu aktiviteyi yapacaksınız ? Bu sorunun cevabı da burada. Bizim bizzat deneyimlediğimiz ve her şeyi ile çok memnun kaldığımız Ubud'da yer alan \"BaliSwing\" firması nokta atışı bir yer. Hiç sağda solda firma aramayın direkt burası ile temasa geçin. Bizimle o kadar güzel ilgilendiler ve o kadar güzel yönlendirdiler ki firmadan ve çalışanlarından oldukça memnun kaldık. Peki bu firma ne yapıyor ? İlk olarak size aşağıda saydığım 3 tane salıncak bölgesini öneriyor. Siz bunlardan istediğinizi seçebiliyorsunuz. İster şelale manzaralı ister orman manzaralı isterseniz de pirinç terasları manzaralı alanlarda fotoğraf çekilebiliyorsunuz. Size üstüne bir de fotoğrafçı ayarlıyor. Of daha ne olsun. Bir de ücret karşılığında elbise de kiralayabiliyorsunuz olay tamamdır. Yani siz alan seçin ve gerisini bu firmaya bırakın. Biz fotoğraf alanı olarak Jungle Paradise'ı seçtik. Çünkü pirinç teraslarının mevsimsel zamanı henüz gelmemişti. Normalde herkes pirinç tarlalarına yöneliyor fakat Jungle Paradise'da da çok güzel şeyler çıkıyor. Alan seçtikten sonra firma size konum atıyor ve konuma gittiğinizde bölüm bölüm fotoğraf alanlarını görüyorsunuz. Burada ister özel fotoğrafçınızla isterseniz burada bulunan eğitim almış çalışanlar tarafından fotoğraflarınız çekiliyor. Bahsettiğim bu alanda soyunma odası, wc ve kafe gibi alanlar da bulunuyor. Yani imkanlar gayet iyi. Şimdi gelelim fotoğraf alanlarının detaylarına. - Web site: www. baliswing. com - E-mail: - Phone / WhatsApp: +62 877 9211 1121 +62 878 0206 5006 - Instagram: @baliswingofficial Bali'nin ormanları meşhur. Öyle güzel ormanlar var ki burada insan hem gizemine kapılıyor hem de içinde kayboluyor. E böyle güzel orman olur da Balililer bunu fırsata çevirmez mi ? Bu ormanlara karşı çok güzel fotoğraf alanları yapmışlar. Biz de Bali Swing hakkımızı bu manzaraya karşı kullandık. Bizim katıldığımız Jungle Paradise, Ubud yakınlarındaki Bongkasa köyündeki Ayung nehri kanyonu üzerinde yer alıyordu. Buraya kiraladığınız araç ya da Grab ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Bali denilince akla ilk gelen yerlerden biri de Pirinç Teraslarıdır. Bali'nin pirinç terasları, genellikle teras şeklinde düzenlenmiş tarlalardan oluşuyor. Bu tarlalar, yerel çiftçiler tarafından binlerce yıldır kullanılan Subak adı verilen geleneksel sulama sistemiyle sulanıyor. Pirinç tarlaları genellikle Bali'nin iç kesimlerindeki dağlık bölgelerde bulunuyor. Bu pirinç tarlaları özellikle Ubud, Jatiluwih ve Tegalalang gibi turistik yerleşim yerlerinde bulunuyor. Tegalalang'daki pirinç tarlaları, özellikle turistler arasında oldukça popüler. Pirinç tarlaları çok ama çok güzel. Bu tarlalar o kadar güzel fotoğraflar veriyor ki mest oluyorsunuz. Peki bu kadar güzel bir manzara olur da salıncak olmaz mı ? Bali salıncakları noktasında en önemli yerlerden biri olan pirinç terasları hedefinizde olması gereken ilk yerler arasında yer alıyor. Fakat gideceğiniz dönem çok önemli. Yemyeşil pirinç tarlaları yerine sarımtırak tarlalarda fotoğraf çekilmeniz iyi olmaz. Pirinç tarlalarının en yeşil dönemi genellikle Haziran ve Temmuz aylarında bilginiz olsun. Bu iki ay dışında çok yeşil tarlalar beklemeyin. Pirinç tarlalarında salıncak aktivitesi yapmasanız da muhakkak buraları görmelisiniz. Bali gezilecek yerler yazımda pirinç tarlaları ile ilgili tüm detayları bulabilirsiniz. Bali denilince akla ilk gelen güzelliklerden biri de tabi ki şelaleler. Bali'de neredeyse her yerden bir şelale çıkıyor. Bu şelaleler de çok güzel manzaralar sunuyor. Bali Swing yapmak isterseniz bu şelaleleri de değerlendirebilirsiniz. Peki salıncak için ideal mi derseniz bence çok değil. Neden derseniz zaten Bali'de göreceğiniz bir çok şelale var. Bu şelalelerde bir çok fotoğrafınız olacağı için bence hakkınızı bu kısımda kullanmayın. Yine de benim her yerde fotoğrafım olmalı diyorsanız burayı da değerlendirebilirsiniz. Aşağıda yazdığım şelalelerde salıncak aktivitesini bulabilirsiniz. Yani hakkınızı buralarda da kullanabilirsiniz. - Tegenungan Şelalesi - Aling-Aling Şelalesi - Nungnung Şelalesi - Gitgit Şelalesi Havalara uçuyorsunuz peki Bali salıncakları güvenli mi ? Bali salıncakları genel olarak güvenli sayılabilir. Fakat bu durum firmadan firmaya değişiyor. Bu noktada bence muhakkak kurumsal ve işi bilen firmaların aktivitelerine katılın. Salıncak ne kadar güvenli olursa olsun ekipman ve çalışanların eğitimi de oldukça önemli. Bu önlemleri dikkate alarak Bali'deki salıncak aktivitelerinden güvenli bir şekilde keyif alabilirsiniz. Bizim tercih ettiğimiz firma bu konuda bizi oldukça rahatlattı. Güvenlik konusunda çok memnun kaldık. Kemerleri bağlayın ve uçun. Bali Swings yapmadan önce dikkat etmeniz gereken bazı önemli hususlar var. Bunlara dikkat ederseniz bence güzel ve sorunsuz bir deneyim yaşamış olursunuz. Bizim de tecrübelerimize istinaden aşağıdaki hususlar önemli. Ne kadar tedbir o kadar az sorun. - İlk olarak kesinlikle iyi bir firma seçmelisiniz. Bizim tercih ettiğimiz firmayı canı gönülden tavsiye ederim. Aklınıza takılan her soruya Whatsapp'tan cevap vereceklerdir. - Önceden rezervasyon şart. Çünkü ciddi yoğunluk var. - Güvenlik önemlerine dikkat edin ve kemerlerinizi sağlam bağlayın. - Talimatlara ve çalışanların dediklerine muhakkak uyun. - Yükseklik korkusu veya denge sorunları gibi kişisel sınırlamalarınız varsa kendinizi çok zorlamayın. Salıncaklar seviye seviye. Yani biri daha büyük diğeri daha küçük. Korkunuz varsa küçük olanı tercih edebilirsiniz. - Yaş sınırlarına dikkat edin. 60 yaş üzeri salıncaklara çok sıcak bakılmıyor. - Hamile kadınlar ve yüksek tansiyon için salıncaklar çok önerilmiyor. - Ağırlık sınırı adrenalin salıncakları için 125 kg, diğer salıncaklar için 200 kg. - Sigorta yapan firmaları tercih edin. - fotoğraf alanlarına transfer hizmeti için firmalarla önceden görüşün. - Uzun kuyruklu özel elbiseler ücret karşılığında kiralayabilirsiniz. Fakat kıyafet konusunda vücut ölçülerinize dikkat edin. Siz yine de kendi elbisenizi hazır tutun. - Özel fotoğrafçı ayarlayacaksanız ayrıca ücret ödemelisiniz. - Firmaların genel olarak çalışma saatleri 08.00 17.00 saatleri arası. Bali salıncakları için kişi başı kıyafetsiz ve fotoğrafçısız olarak 650 750 TL ödemeniz gerekiyor. Özel fotoğrafçı ve kıyafet isterseniz fiyat daha da artıyor. Detaylı fiyatlar yukarıda bahsettiğim firmanın web sayfasında var. Bu aktivite için en az 2-3 saat ayırmalısınız. Bali salıncakları için en güzel yer şüphesiz Ubud'dur. Ubud dışında çok fazla bir yer aramanıza gerek yok."} {"url": "https://bujuyollarda.com/balide-ne-yenir", "text": "Siz de bizim gibi seyahatlerinizde yeni tatlar denemeyi, güzel mekanlar deneyimlemeyi seviyorsanız Bali sizi bu yönden oldukça mutlu edecek bir yer. Adanın bu denli turistik olması bu yönden işe yaramış ve adada çok sayıda trend mekan açılmış. Biz de bu mekanları 12 günlük Bali seyahatimizde fırsat buldukça deneyimledik. Bu yeme içme rehberimde size hem Bali'de ne yenir sorusunun cevaplarını hem de harika mekan önerilerimi anlatacağım. Hadi başlayalım! Bali mutfağı baharatların cömert kullanıldığı, tropikal meyvelerin, sebzelerin ve deniz ürünlerinin öne çıktığı zengin bir mutfak. Yemekler genellikle taze ve organik malzemelerle hazırlanıyor ve tatlarının yanı sıra sunumları da göz kamaştırıcı. Bali'de denemeniz gereken ilk lezzetlerden biri \"Nasi Goreng\". Bu kızarmış pirinç, sebzeler, baharatlar ve bazen de deniz ürünleri veya etle birlikte servis edilen bir yemek. Pirinç demişken Bali'de bol bol pilav göreceksiniz. Hatta Mc Donalds'da bile menüler pirinç pilavı ile sunuluyor.😄 Hemen belirteyim Bali'nin pilavları bize göre oldukça yağsız ve tuzsuz. Bali'de yemek yemek sadece bir zevk değil, aynı zamanda bir deneyim. Adada sokak tezgahlarından lüks restoranlara kadar birçok seçenek var. Lüks mekanlar Ubud, Seminyak ve Kuta gibi popüler turistik bölgelere toplanmış. Ayrıca, Bali'nin geleneksel pazarları olan pasarlar'da yerel lezzetleri oldukça uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Bali'de ne yenir ve mekan önerilerime geçmeden önce Bali ile ilgili diğer yazılarımın bağlantılarını aşağıya bırakıyorum. Bali'ye seyahat planlayacaksanız bu yazılarım işinize fazlasıyla yarayacaktır. - Bali Gezi Rehberi : Bilmeniz Gereken Her Şey - Tropik Cennet Bali'de Gezilecek Yerler Listesi - Bali Salıncakları ve Mekan Önerimiz - Bali'de Nerede Kalınır ? - Bali Nerede, Bali'ye Nasıl Gidilir ? - Nusa Penida Adası Gezi Rehberi Bali mutfak kültürü farklı ülkelerden de etkilenmiş karışık bir çeşitliliğe sahip. Bunu bir mekana oturup menülere baktığınızda anlıyorsunuz. Eğer sosyal medyada gördüğünüz Bali paylaşımlarındaki bowllar, smothieler Bali mutfağının sağlıklı olduğunu düşündürdüyse yanıldığınızı söylemeliyim. Gerçek Bali yemeklerinde yağ ve baharat kullanmaktan hiç çekinmiyorlar. Açıkçası dünya mutfaklarından en beğendiğim Bali mutfağı oldu diyemem. Ama şunu söyleyebilirim ki bence aç kalmazsınız, eğer farklı tatlara açık değilseniz dahi yiyecek bir şeyler bulursunuz. - Nasi Goreng - Nasi Campur - Gado Gado - Bebek Betutu - Sate - Luwak Coffee - Tropik Meyveler Sokak satıcılarında, şık restoranlarda yani bir çok yerde adını sıklıkla göreceğiniz en klasik Bali yemeklerinden biri Nasi Goreng. \"Nasi\" Malayca'da \"pilav\" anlamına geliyor, goreng ise \"kızartma\" veya \"soteleme\" demek. Dolayısıyla nasi goreng, kızartılmış veya sotelenmiş pilav. Pirinç, soğan, sarımsak gibi sebzelerle pişiriliyor. Üzerine de et, tavuk, karides gibi proteinler ekleniyor. Oldukça baharatlı bir yemek. Bazı yerlerde üzerine limon dilimleri veya kızarmış yumurta da koyuyorlar. Malzemeleri, baharatları değişse de bence güzel bir yemekti. Açıkçası müthiş derecede etkilenmesem de yine de beğenerek yedim. Bali'ye gittiğinizde tatmanız gereken başlıca lezzetlerden biri. Pilavlardan devam edelim. Nasi Campur, Endonezya ve Malezya mutfağında yaygın olarak tüketilen bir yemek. \"Campur\" karışık demek. Dolayısıyla Nasi Campur, karışık pilav anlamına geliyor. Pirinç ile birlikte genellikle farklı et veya deniz ürünleri, sebzeler, soslar ve garnitürler bir arada sunuluyor. Tavuk, et, karides, balık veya tofu gibi protein kaynakları ve kabak, lahana, fasulye filizi veya turşu gibi yancılar tabağı zenginleştiriyor. Bali'de bir çok yerde bulabilir ve tadına bakabilirsiniz. Gado Gado, çeşitli sebzeler, tofu ve yumurta gibi bileşenlerin karıştırıldığı bir salata veya sebze tabağı. Genellikle sıcak bir sosla servis ediliyor. Çeşitli haşlanmış veya buharda pişirilmiş sebzelerden oluşan tabakta genellikle karnabahar, brokoli, lahana, fasulye filizi, patates ve havuç gibi sebzeler bulunuyor. Lezzetini artırmak için, üzerine özel bir sos dökülüyor. Bu sos, farklı malzemelerin karışımından oluşuyor ve genellikle yer fıstığı ezmesi, susam ezmesi, limon suyu, soya sosu, acı biber sosu, şeker ve sarımsak gibi bileşenler içeriyor. Oldukça karakteristik bir aroması olan bir lezzet. Denemenizi tavsiye ederim. Bebek Betutu, Bali'ye özgü bir yemek. \"Bebek\" \"ördek\" anlamına gelirken, \"Betutu\" kelimesi Bali dilinde \"baharatla marine edilmiş\" demek. Ördek özel bir baharatlı marinasyonla hazırlanıyor ve ardından uzun süre pişiriliyor. Sarımsak, soğan, zencefil, laos kökü, kurutulmuş acı biberler, kurutulmuş hindistan cevizi ile marine edilen ördek genellikle muz yaprağı ile sarılıyor. Muz yaprağı, yemeğe özel bir aroma katmak ve etin nemli kalmasını sağlamak için kullanılıyor. Ardından, sarılmış ördek genellikle bambu üzerine yerleştirilip özel bir fırında veya közde yavaşça pişiriliyor. Birçok restoranın menüsünde görebileceğiniz gibi yalnızca bebek betutu yapan yerler de var. Belki de Bali'de yiyebileceğiniz bizim damak tadımıza en uygun yemeklerden biri Sate. Bizdeki tavuk şiş gibi düşünün. Küp şeklinde doğranmış et veya tavuk parçaları, bambu şişe geçiriliyor. Izgarada pişirilen etler fıstık sosu ile buluşunca damakta lezzet patlaması yaşatıyor. Pirinç ve salata gibi yancılarla servis ediliyor. Oldukça doyurucu ve lezzetli. Zaten Bali'de porsiyonlar hep büyük. Çok aç değilseniz bir porsiyonu 2 kişi çok rahat bölüşebilirsiniz aklınızda bulunsun. Bali gastronomi turumuzda sırada dünyanın en pahalı kahvelerinden biri 'Luwak' var. Luwak Coffee, Endonezya'ya özgü ve dünyada özel bir üne sahip bir kahve çeşidi. Luwak Kahvesi, kahve çekirdeklerinin Luwak adı verilen bir hayvan tarafından sindirildikten sonra dışkılanmasıyla elde ediliyor. Luwak, kahve çekirdeklerini yemesine rağmen sindirim sisteminden geçerken çekirdeklerin kabuğunu kırıyor, ancak iç kısımlarını sindiremiyor. Daha sonra, Luwak'ın dışkısıyla birlikte çıkan çekirdekler toplanıyor, yıkanıp temizleniyor ve özel bir işlemden geçiriliyor. Luwak Kahvesi, nadir ve pahalı bir kahve çeşidi. El emeği olan bu kahve türünün nasıl bir süreçten geçtiğini öğrenebileceğiniz, Luwak kedileri ile tanışabileceğiniz ve kahve tadımı yapabileceğiniz yerler var Bali'de. Bu tura katılmak ilginç bir deneyim olabilir. Ayrıca marketlerden de satın alabilirsiniz dilerseniz. Muhtemelen kaldığınız otellerde bu tropik meyvelerden bir kaçını göreceksiniz. Özellikle papaya, passion fruit, snack fruit, dragon fruit en sık göreceklerinizden. Passion büyük bir limona benziyor dıştan, ortadan kestiğinizde içinde saklı güzellik çıkıyor ortaya. Jel kıvamında, çekirdekli hafif mayhoş bir meyve. Benim favorilerimden, çok sevdim. Dragon da rengiyle vuruyor insanı, yumuşak ve tatlı bir kivi gibi tarif edebilirim, ne kadar doğru oldu bilmesem de. Snack fruit dış kabuğu yılan derisine benzediği için bu ismi almış. Kocaman bir sarımsağa benziyor soyduğunuzda. Üstün çok sevdi ama benim tek sevmediğim meyve bu oldu. Bir de otellerde denk gelmediğimiz ama sokak satıcılarında ve marketlerde görüp denediklerimiz var. Karambola ya da yıldız meyvesi görünce hemen aldım denemek için. Bildiğin çarliston biber ayol bu nesi meyve? Ya da biz olmamışını aldık bilemiyorum. Evet Bali lezzetlerine şöyle bir göz attıysak Bali'de nerede yemek yenir, Bali restoran ve mekan önerileri kısmına geçebiliriz. Bali'de hem dünya mutfağından lezzetler bulabileceğiniz, hem romantik ve şık atmosferiyle sizi büyüleyecek restoranlar deneyimleyebileceğiniz hem de eğlencenin dibine vurabileceğiniz şahane mekanlar var. Bali'de ilk mekan önerim Seminyak'tan gelsin. Seminyak adanın güneyinde yer alan sahil şeridinde bir bölge. Sörf için uygun plajları ve dillere destan bir gün batımı var. Burada yapılacak en favori şeylerden biri de güzel bir mekanda kokteylinizi yudumlarken, güneşin güne veda ederken gökyüzünü boyadığı o eşsiz tabloyu izlemek. Sugar Sand, Seminyak sahilde konumlanmış oldukça şık bir mekan. Mekanda havuza girebilir, lezzetli yemekler yiyebilirsiniz. Özellikle kokteyl ve mokteylleri gerçekten müthişti. Kendinize bu güzelliği yapın ve burada bir akşam üstü güneşi batırın. - Sugar Sand Bali konumu burada. - Adres: Jl. Double Six, Seminyak, Kec. Kuta, Kabupaten Badung, Bali 80361, Endonezya - Telefon: +62 361 2099999 Seminyak'ta akşam hem yemek yemek hem de keyifli bir ortamda vakit geçirmek isterseniz adres Motel Mexicola. Adından da anlayacağınız üzere burası bir Meksika restoranı. Taco, nachos, empanadas gibi klasik Meksika lezzetlerini deneyebilirsiniz. Açıkçası yemeklere öldüm bittim diyemem, muhteşem değildi. Ama ortam o kadar eğlenceli ki hiçbir şey gözünüze batmıyor. Mekan akşamları full dolu, rezervasyonsuz giderseniz içeri girmek için sıra beklemeniz gerekebilir. Saat 10 gibi gece kulübü konseptine dönüyor ve harika müziklerle dans ediyorsunuz. Giriş ücreti yok, yediğinizi içtiğinizi ödüyorsunuz ve fiyatlar Türkiye ayarında. Seminyak'ta yalnızca 1 akşamınız varsa onu buraya ayırın. Emin olun pişman olmayacaksınız. - Motel Mexicola konumu burada. - Adres: Jl. Kayu Jati No.9X, Kerobokan Kelod, Kec. Kuta Utara, Kabupaten Badung, Bali 80361, Endonezya - Telefon: +62 361 736688 Eğer Bali'de bölge olarak Canggu'daysanız ve yemek yemek için mekan bakıyorsanız Plataran Otel'in restoranını değerlendirin derim. Menüsünde geleneksel Bali yemeklerinden şahane seçenekler var. Sunumlar oldukça güzel. Restoranda serinlemeniz için ıslak ve soğuk havlu bile getiriyorlar. Böyle bir uygulama başka hiç bir yerde görmedik. Bali sıcağında ilaç gibi geldi vallahi. 😍 Restoranın ambiyansı da çok hoş, ormanın içinde kuş cıvıltıları eşliğinde yiyorsunuz yemeğinizi. Kokteylleri de çok lezzetliydi, mutlaka deneyin. - Plataran At Canggu konumu burada. - Adres: Jl. Pengubugan, Banjar Silayukti, Kerobokan, Kec. Kuta Utara, Kabupaten Badung, Bali 80361, Endonezya - Telefon: +62 811-3982-284 Şimdi bir beach club var sırada. Dünyanın en iyi beach club'ı yazmışlar girişe. Kim seçmiş nasıl seçmiş bilmiyorum ama bizden de onay aldı doğrusu Finns. 😃 Yahu bu nasıl bir ortam? Havuzun içinde yataklar, özel localar, şezlonglar, restoranlar, barlar ve dj performansları ile burada eğlence gün boyu durmaksızın devam ediyor. Aslında akşamüstü giderek gün batımı izlemek şahane olurdu zira yine bu bölgenin en favori aktivitelerinden. Ancak bizim programımız çok yoğun olduğu için akşam gidebildik. Böylesine popüler bir mekanda giriş ücreti olmadığının müjdesini vereyim öncelikle. Girişte güvenlikler çantanızı kontrol ediyor. Yiyecek içecek getirmediğinizden emin olmak için olabilir tahminimce. İçeride herkes özgürce eğleniyor. Kimisi havuzun keyfini çıkarıyor, kimisi uzanmış şezlonguna keyif yapıyor, kimisi çılgınca dans ediyor. Kimse kimseye karışmıyor, rahatsız etmiyor. Dünyanın her yerinden yüzlerce insan görebilirsiniz. Biz akşam gittiğimiz için yalnızca bir şeyler içtik ve dj'i dinleyip dans ettik. Yoğun bir programımız olmasaydı Üstün de ben de zor ayrılırdık. O kadar sevdik.😍 İster gündüz ister gece mutlaka uğrayın derim. - Finns Beach Club konumu burada. - Adres: Jl. Pantai Berawa No.99, Canggu, Kec. Kuta Utara, Kabupaten Badung, Bali 80361, Endonezya - Telefon: +62 361 8446327 Adanın en popüler bölgesi Ubud'a geldik nihayet. Bu bölgede de çok güzel mekanlar deneyimledik. Bunlardan biri Plataran Ubud Hotel içindeki The View Restaurant. Adının hakkını veren güzel mi güzel bir manzarası var. Mekan oldukça şık. Yemeklere diyecek söz yok. Gerçekten şefleri çok başarılı tabaklar hazırlıyor. Ubud'da ne yenir diye düşünürseniz, hem geleneksel Bali yemekleri hem de uluslararası mutfaklardan yemekler tatmak isterseniz burayı tercih edebilirsiniz. Bu mekanı beğeneceğinize eminim. - The View Restaurant konumu burada. - Adres: Jl. Hanoman Jl. Raya Pengosekan Ubud, Ubud, Kecamatan Ubud, Kabupaten Gianyar, Bali 80571, Endonezya - Telefon: +62 811-3995-557 Ubud'da sonsuzluk havuzu olan ve yemyeşil bir ormana bakan romantik bir mekan isterseniz mutlaka listeye almanız gereken bir restoran Wild Air. Üstelik Bali yemeklerinden bir tık sıkıldıysanız buranın dünya mutfağı olduğunun müjdesini vereyim. Sunumlar ve lezzetler cidden çok iyiydi. Sezar salatası, pizzası aşırı lezzetliydi. Bu manzara zaten insanın iştahını açar orası da ayrı. iNi Vie Hospitality bünyesinde bulunan bir çok farklı otel ve restoran var Bali'de. Eminim hepsi birbirinden kaliteli ve güzel yerlerdir. İlginizi çeken ve damak tadınıza uyan birini muhakkak deneyimlemelisiniz. - Wild Air Ubud konumu burada. - Adres: Jl. Bisma No.888, Ubud, Kecamatan Ubud, Kabupaten Gianyar, Bali 80571, Endonezya - Telefon: +62 878-9790-5623 Ben kesin cennetteyim dedirtecek manzarasıyla kalbinizi çalacak Lembah Ayung Restaurant. Göz alabildiğine derin yemyeşil bir ormana bakıyorsunuz ve iştahınız açılıyor. Restaurant Pramana Watu Kurung Hotel'in içinde bulunuyor. Burada misafirleri şımartmayı çok iyi biliyorlar. Tüm çalışanlar inanılmaz güler yüzlü ve cana yakınlar. Yemeklere gelince, belki de Bali'de yediğimiz en lezzetli yemekler buradaydı. Sunumlarıyla, lezzetleriyle tattığımız her bir tabakla bağ kurduk. 😍 Ubud'da bir akşamınızı buraya ayırın eminim pişman olmayacaksınız. - Lembah Ayung Restaurant konumu burada. - Adres: Banjar Bunutan, Jl. Batu Kurung I, Kedewatan, Kecamatan Ubud, Kabupaten Gianyar, Bali 80571, Endonezya - Telefon: +62361981799 Tropik bir adadaysanız hindistan ceviziyle haşır neşir olmanız kaçınılmaz. Bali'de de coconut sık sık çıkacak karşınıza. Bir çok yerde taze hindistan cevizi suyu içebilirsiniz. Ama şöyle lezzetli bir coconut dondurması yemek isterseniz hasını Bali'de yersiniz benden söylemesi. Tukies Coconut Shop Ubud'da bir dükkan. Taze hindistan cevizinin içine dondurmanızı koyuyorlar. Siz de o sert kabuğun içindeki yumuşak meyveyi kaşıkla kazıyorsunuz. Dondurmayla birlikte damakta patlama yapıyor. Tatmadan dönmeyin. Ayrıca hindistan cevizinden yapılan birçok ürün paketli şekilde satılıyor. Onlardan da satın alabilirsiniz. - Tukies Coconut Shop konumu burada. - Adres: Jl. Raya Ubud No.14, Ubud, Kecamatan Ubud, Kabupaten Gianyar, Bali 80571, Endonezya - Telefon: +6281239363395 Bali'de Ne Yenir & Bali Mekan Önerileri başlıklı yazımın sonuna geldik. Bali bizim Türk mutfağına çok hitap etmese de güzel şeyler deneyimleyebileceğiniz bir yer. Lezzetleri sevmezseniz kendinizi en yakın hamburgerci ya da pizzacıya atmanızı tavsiye ederim.😊Şimdiden afiyet olsun. Hoşça kalın."} {"url": "https://bujuyollarda.com/balide-nerede-kalinir", "text": "Bali deyince sizin de aklınıza ilk gelen \"balayı adası\" tanımlaması oluyorsa bunun başlıca nedenlerinden biri Bali otelleri olmalı. Konumlarıyla, dizaynlarıyla, sundukları olanaklar ve hizmet kalitesiyle Bali'deki oteller tabiri caizse insanı şımartmayı iyi biliyor. Seyahatlerinizde konaklama deneyimi sizin için önemliyse muhtemelen Bali'den ayaklarınız yerden kesilmiş halde döneceksiniz. Hele bir de önerilerime kulak verirseniz dönüşte bir teşekkür yorumu yazmayı ihmal etmezsiniz diye umuyorum.😊Bali'de nerede kalınır yazımı bir konaklama rehberi gibi düşünün. Yazımda bahsettiğim tüm otellerde konakladık ve hepsinden çok memnun kaldık. Hepsini seve seve, canı gönülden tavsiye ediyorum. Yıllardır yakın ve uzak rotalara bir çok seyahat gerçekleştirdik. Her seyahatimize gitmeden önce detaylı şekilde hazırlanır gün gün planlama yaparız. Planlama aşamasında en zorlandığımız yerlerden biri Bali oldu. Adada görecek çok yer, yapacak çok fazla şey var. Üstelik Bali büyük bir ada, bölgeler arasında mesafeler var ve seyahati organize etmek biraz karmaşık. Fakat aşağıdaki yazılarım imdadınıza koşacak ve Bali gezi planı işini çok kolaylaştıracak. - Tropik Cennet Bali'de Gezilecek Yerler Listesi - Bali Gezi Rehberi : Bilmeniz Gereken Her Şey"} {"url": "https://bujuyollarda.com/bergama-gezilecek-yerler", "text": "Toprağından tarih fışkırıyor dedikleri yer var ya işte orası Bergama olabilir. Yani olağanüstü güçleri olan biri Bergama'yı havaya kaldırsa her türlü medeniyeti görür sanırım. Hayali bir cümle ama sonuç gerçekten böyle olur. Bergama gezilecek yerler listemin çoğunluğunu tarihi yerler oluşturuyor. Bundan rahatsız mıyım asla. Antik kent sevdalısı bir çift olarak Bergama'yı çok sevdik ve buradan olabildiğince memnun ayrıldık. Biz 1 güne sığdırdık ama sindire sindire gezmek için 2 gün ayırmak daha mantıklı Bergama'ya. Zaten yolunuz buraya düşmüşse tarih seviyorsunuz demektir. Yani insan bir göle, şelaleye gidince amaç orayı görmekse maksimum 1 saatte ayrılabiliyor. Ama tarihi yerler öyle mi, her bir sütuna bakılacak, her açıklama okunacak. O nedenle siz bizim gibi yetişsin diye hızlı hızlı gezmeyin. Bergama ve içinde barındırdığı eşsiz tarihi özel bir ilgiyi hak ediyor. - Bergama Müzesi - Asklepieion - Kırmızı Avlu - Bergama Halı Kooperatifi - Bergama Kapalı Çarşı - Bergama Arastası - Viran Kapı - Bergama İlçe Halk Kütüphanesi - Bergama Evleri - Bergama Ulu Camii - Maltepe Tümülüsü - Pergamon Kral Sarayları & Akrapolis - Kozak Yaylası Gittiğim yerlerde seyahat rotama mutlaka müzeleri de eklerim. Bir antik kent sever olarak gezdiğim yerleri iyice özümsemenin yolu müzelerden geçiyor. Kazı alanlarından çıkarılan takılar, paralar, günlük kullanım eşyaları, heykeller beni o kadar heyecanlandırıyor ki zamanda yolculuğa çıkıyorum adeta. Kentin o en görkemli zamanları canlanıyor gözümde. Bergama tarihi açıdan İzmir'in en zengin ilçelerinden. Pergamon Antik Kenti kalıntıları üzerinde yerleşimin yıllar boyu devam ettiği ilçede adım atsanız tarih fışkırıyor resmen. O nedenle Bergama'yı gezip Bergama Müzesi'ni görmezseniz bir şeyler eksik kalır. 1878-86 yılları arasında alanda resmi kazılar yapılmış. Bu kazılarda gün yüzüne çıkartılan eserlerin korunması için kazı evi bahçesinde küçük bir depo müze oluşturulmuş. 1924'te arkeolojik eserlerin bir bölümü, şehir merkezindeki Halkevi Binası'nda sergilenmeye başlanılmış. Müzenin hem arkeoloji bölümü hem de etnografya bölümü var. Not: Müzeye geldiğinizde Pergamaon Antik Kentin'den kaçırılan güzeller güzeli Zeus Sunağı'nın maketini göreceksiniz. Antik kentten kaçırılan Zeus Sunağı ne yazık ki bugün Berlin Müzesi'nin duvarlarını süslüyor. Eşsiz eserin 1870'li yıllarda Almanya'ya o dönem yol mühendisi olarak ülkemizde çalışan Carl Humann tarafından kaçırıldığı biliniyor. Bu konu hakkında tartışmalar devam ediyor. Sonuç Pergamon'a gittiğinizde Zeus Sunağı'nı göremeyeceksiniz. - Bergama Müzesi giriş ücreti 20 TL. Müze kart geçerli. - Telefon: 02326312884 - Açılış/Kapanış Saatleri: Açılış Saati: 08:30 Kapanış Saati: 19:00 Gişe Kapanış Saati: 18:30 - Bergama Müzesi konumu burada. Asklepion, sağlık tanrısı Asklepios adına kurulmuş bir tedavi merkezi. Dünyanın ilk hastanelerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Sayılı benzerleri olan Asklepion Titan-Trika, Rodos, İstanköy, Epidauros, Atina ve Bergama'da bulunuyor. Kos Adası'ndakini de görme şansım olmuştu ama Bergama Asklepion'u çok daha görkemli. Bergama Asklepion'u ünlü hekimlerin yetiştiği bir tıp okulu ve dünyanın ilk psikiyatri hastanesi olmuş. Geyikli Dağı'ndaki bir vadi içinde bulunan Asklepion şifalı su kaynaklarına sahip. Bu şifalı sular tedavi yöntemi olarak kullanılmış. Diğer tedavi yöntemleri arasında masajlar, şifalı otlar, müzik de varmış. Burada akıl hastalarının su ve kuş sesleri eşliğinde gezinebileceği koridorlar, tüneller ve mermer tiyatrolar var. Tüm bu kalıntıların arasında gezmek tüyler ürpertici bir histi. Helioterapi, teatroterapi, teoterapi, jimnoterapi ; Asklepion'un en ünlü tedavi yöntemleri arasındaymış. Hastalar buraya geldiğinde önce şifalı sularla yıkanırmış. Sonrasında uyutulup gördüğü rüya rahip hekimler tarafından analiz edilir ve tedavi programı çıkarılırmış. Beni şaşırtan bir bilgi de ağır hastaların buraya girmesinin yasak oluşu. Ölüm riski olan hastalar buraya giremezmiş çünkü buranın kutsandığına ve şifa dağıttığına inanılıyormuş. Bir ölüm olması durumunda da kutsallığını kaybedeceğini düşündükleri için yalnızca hafif yaralı hastaları alıyorlarmış. Bergama gezilecek yerler listenize Asklepion'u dahil etmezseniz çok şey kaçırırsınız. Mutlaka gidin, görün. - Asklepion Ören Yeri giriş ücreti 90 TL. Müze kart geçerli. - Telefon: 02326312884 - Açılış/Kapanış Saatleri: Açılış Saati: 08:30 Kapanış Saati: 19:00 Gişe Kapanış Saati: 18:30 - Asklepion konumu burada. Bergama tarihi yerler içinde Kızıl Avlu önemli bir yer tutuyor. Serapis tapınağı olarak da bilinen Kızılavlu'nun MS 2. yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde Hadrianus zamanında inşa edildiği tahmin ediliyor. Antik Yunan dünyasından ayakta kalarak günümüze ulaşabilen en büyük Roma yapılarından biri. Tapınağın Mısır tanrılarına, özellikle de İsis, Serapis ve muhtemelen Osiris, Harpokrates ve diğer alt tanrıların ibadetinde kullanılmış olduğu biliniyor. Adı neden Kızıl Avlu derseniz yapımında kullanılan kırmızı tuğlalardan dolayı böyle anılıyor. Tapınak, Osmanlı Dönemi'nde hapishane olarak kullanılmış. Mısır'daki üsluba göre yapılan 8,50 metre yüksekliğindeki sütunlar, Mısır Tanrıçası Sekhmet'i canlandırıyor. Günümüzde göreceğiniz sütunun beyaz renkteki kısımları heykeli tamamlamak için hazırlanmış. Diğer kısımlar ise gerçek sütunun parçaları ve kazılarda ortaya çıkarılmış. - Kızıl Avlu giriş ücreti 20 TL. Müze kart geçerli. - Telefon: 02326312884 - Açılış/Kapanış Saatleri: Açılış Saati: 08:30 Kapanış Saati: 19:00 Gişe Kapanış Saati: 18:30 - Kızıl Avlu konumu burada. Bergama halıları mutlaka görülmesi gereken bölgeye has kıymetli el emekleri. Koyundan elde edilen yünler eğrilip, bükülerek ip haline getiriliyor. Tabiatta bulunan çeşitli bitkilerden elde edilen kök boyalarla renklendirilen yün ipler canlı rengini ve parlaklığını uzun süre koruyor. Bu iplerle elde edilen Bergama Halıları da bu denli özel ve göz alıcı oluyor. Halıların bir diğer özelliği de Gördes-Türk düğümü ile dokunmuş olması. Günümüzde Bergama'nın bazı köylerinde halı üretimi yapılmaya devam ediliyor. 'Kız Bergama' türünde bir halı olduğunu ve bu halının hikayesini de anlatayım size. Anlatılana göre Bergama ile Dikili arasında yaşayan Türkmen aşiret beyinin oğlu obadan bir kızı su başında görmüş beğenmiş. Kız da oğlana aşık olmuş ancak duyulursa babasının obada onurunun kırılacağını düşünerek orayı terk etmiş. Olay öğrenilmiş ve dedikodu yayılmış. Aşiretin Beyi, kız tarafına elçiler yollamış ancak elçileri geri çevirmişler. Bu tatsız durumdan dolayı oba ikiye bölünmüş. Sonunda olay kanlı bir kavgaya dönüşmüş. Kavgada aşiretin oğlu ölmüş. Sevdiğinden sonsuza kadar ayrılmak zorunda kalan kız, derdini ilmek ilmek halıya dokumuş. Bu nedenle bu halı 'Kız Bergama' olarak anılır olmuş. Bu özel halıları görmek ve satın almak için Bergama Halı Kooperatifi'ni ziyaret edebilirsiniz. - Bergama Halı Kooperatifi konumu burada. Bergama Kapalı Çarşı arasta içerisinde bulunuyor. Bergama Belediyesi tarafından ilk defa 1930'da onarım görmüş. 1980'li yıllarda bir süre et ve sebze hali olarak da kullanılmış. Çarşı eski günlerinde nasıldı bilemem ama günümüzde önemini yitirmiş gibi duruyordu. Böyle tarihi yerlerde atmosfere uygun dükkanların olması gerektiğini düşünüyorum ben. Otantik bir kahveci, el emeği ürünler satan esnaflar görmek istiyorum. Ne yazık ki elektronik eşyaların satıldığı dükkanlar görmek beni pek mutlu etmedi. Yine de tarihin hatırına oralardan geçerken şöyle bir görebilirsiniz. - Bergama Kapalı Çarşı konumu burada. Sizi bilmem ama ben gezdiğim yerlerde arastaları gezmekten büyük keyif alıyorum. Hatta yaşadığım Muğla'da bile ara ara arastaya gider tarihi kahvelerde bir türk kahvesi ısmarlarım kendime. Bergama Arastası da bütün arastalar gibi yılların esnaflarının olduğu tarihi bir çarşı. Arasta sokaklarını arşınlamak, yorulunca oturup buz gibi bi karadut suyu içmek Bergama gezilecek yerler listesinin en tatlı maddesi bence. 14. ve 15. yüzyıldan itibaren şekillenmeye başlamış Bergama Arastası. Yüzyıllar içinde birçok zanaate ev sahipliği yapmış. Çizmeciler, pabuççular, manifaturacılar, saraçlar ve zahireciler adında farklı loncaların bir araya gelmesinden oluşmuş. Mutlaka ziyaret edin. - Bergama Arastası konumu burada. Viran Kapı aslında Roma dönemi tiyatrosunun ayakta kalan kemeridir. Pergamon kentinin kuzeybatısı ile Bergama Çayı arasında Roma dönemi yerleşkesi bulunuyormuş. Roma döneminde Asklepion'a giriş, işte bu Viran Kapı olarak bilinen kemerli kapıdan yapılıyormuş. Ancak yukarıda da anlattığım gibi hastanenin kutsallığından dolayı içeriye hamileler ve ölümcül hastalığı olanlar alınmıyormuş. Bir rivayete göre de Viran Kapının üzerinde 'Bütün Tanrıların Kutsiyeti için Asklepion'a Ölüm Girmesi Yasaktır yazıyormuş. Bergama gerçekten tüylerimi ürperten bir tarihe sahip. Kim bilir döneminde ne kadar görkemliydi ve bu kapıdan kimler geçti diye düşünmeden edemiyorum. - Viran Kapı konumu burada. 19. Yüzyıl sonuna tarihlendirilen eski bir yapı Bergama İlçe Halk Kütüphanesi. Bir dönem Merkez Komutanlık Binası olarak kullanılmış. Bergama Belediyesi tarafından 2011 yılında restore edilmiş. Zaten Bergama'da gezerken mutlaka önünden geçeceksiniz. Kütüphane demişken Bergama ile ilgili bilmeniz gereken çok önemli bir konudan daha bahsetmek istiyorum. O da parşömen. Parşömen, Bergama'nın insanlığa kazandırdığı en büyük değer. Kağıdın, yazının diyar tarihte Bergama 'imiş. Bergama kağıdı deyince parşömen, ilk çağ kitaplığı denilince akla Bergama Kütüphanesi geliyor. Antik çağ bilim ve sanatını Rönesans'a taşıyan en önemli araç parşömen. Dünyanın en çok inananına sahip iki dinin, kutsal kitapları olan Kuran ve İncil ilk defa parşömen üzerine yazılmış. Tarihte parşömenin ana vatanı olan Bergama bu açıdan çok değerli bir yer. - Bergama İlçe Halk Kütüphanesi konumu burada. Yaşayan en eski Bergama Evleri 18. yüzyıla tarihleniyor. Bergama'da birbirinden farklı ev tipleri bulunuyor. Hımış tekniğinde yapılmış Osmanlı dönemine ait geleneksel Türk Evleri, batı etkili kagir, Rum Evleri ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren yapılmaya başlanan karma sistemdeki Cumhuriyet Dönemi evleri. Tüm bu Bergama evlerinin tamamı tescilli ve koruma altında. Bergama evlerini nerede bulabilirim Buju derseniz Kale Mahallesi'ni turlayın. Siz de benim gibi tarihi dönemlerin izini sürmeyi seviyorsanız mutlaka ziyaret edin ve bol bol fotoğraf çekmeye hazır olun. - Kale Mahallesi konumu burada. Günümüze kadar gelebilmiş tarihi bir cami var Bergama gezilecek yerler listemizde sırada. Bergama'daki Türk dönemi yapıları içerisinde en büyük ve en eski tarihli cami Bergama Ulu Cami. Selçuklu sanatının etkisini taşıyan mihrap zengin mermer bezemeyle örtülü. İnşa kitabesinde caminin Sultan Beyazıt tarafından 1398-1399 yılında inşa ettirildiği yazılı. Bu tarihi camii asırları aşıp günümüze gelmiş, ee Bergama'ya gidip bu değeri görmemek olmaz. - Bergama Ulu Camii konumu burada. Bergama'da bulunan en büyük anıt mezar Maltepe Tümülüsü. Bergama Krallık dönemine ait olduğu düşünülüyor. Hatta büyük ihtimalle Pergamon krallarından birine ait olduğu tahmin ediliyor. Dünya Mirası Alanı içinde yer alan toplam yedi tümülüsten biri ve en büyüğü burası. Antik çağda Bergama'ya gelen kişileri ilk olarak bütün görkemiyle Yığma Tepe Tümülüs'ü karşılıyormuş. Ziyaretçi tümülüsün arkasından Kale Tepesi'nin güzelliğini görüp daha çok etkileniyormuş. - Yığma Tepe Tümülüsü konumu burada. Şimdiye kadar sayısız antik kent gezdim. En görkemlisinden en harabesine kadar hepsi benim için etkileyiciydi. Ama unutulmazlarım arasına giren bir kaç tane var ki işte Bergama Akropolü onlardan biri oldu. Hep çok merak ettiğim bir yerdi. Tanışmamız geç oldu ama çok güzel oldu. Bu görkemli antik kent 2014 yılında Dünya Kültür Miras Listesine girmiş. Burada tespit edilen en eski yerleşim yerleri MÖ 7- 6. yüzyıla tarihleniyor. Kentteki yapılaşma başından beri iki ana kısımdan oluşacak şekilde inşa edilmiş. Dağın en tepesinde kendi surları olan Kale ve güneyde yamaçta yer alan aşağı kent bu iki kısmı oluşturuyor. Yukarı şehir kral aileleri ve ileri gelenlerin, aydınların, komutanların ikamet ettiği bir merkezmiş. Bu nedenle bu bölgenin resmi bir karakteri varmış. Orta kesimde Hera ve Demeter Kutsal alanları, Asklepios Tapınağı, Gymnasionlar ve kent çeşmesi yer alıyormuş. Yani orta kent halkın rahatlıkla kullandığı bir kısımmış. Aşağı kentte ise Aşağı Agora, çok sayıda dükkan ve peristylli evler yer alıyormuş. Aşağı agora kentin ticaret merkezi konumundaymış. Pergamon'un sınırlarını en genişlettiği dönem II. Eumenes zamanında olmuş. Bu dönemin en önemli yapıları arasında Zeus Sunağı, Athena Tapınağı'nın propylonu, 200.000 kitap rulosunun muhafaza edildiği ünlü kütüphane, büyük saray ve kent surları yer alıyor. Antik kent epey geniş bir alana yayılmış. Gezmek için bir kaç saat ayırmanızı öneririm. Özellikle 10.000 seyirci kapasiteli antik çağın en dik tiyatrosu görmeye değer. Bergama'yı Bergama yapan bu antik kent tarih severlerin mutlaka görmesi gereken yerlerden. Her neredeyseniz en kısa zamanda burayı ziyaret etmek için bir Bergama planı yapın derim. - Arsenal - Kral Sarayları - Athena Kutsal Alanı - Kütüphane - Traianus Tapınağı - Dionysus Tapınağı - Tiyatro - Büyük Sunak - Agora - Gymnasium - Demeter Kutsal Alanı - Peristili Evler Bu yapıların hepsi görmeye değer. Beni en çok etkileyen yapılar tiyatro ve Dionysus Tapınağı oldu. Buraya dediğim gibi geniş vakit ayırın ve mümkünse her tarafı detaylıca gezin. - Bergama Akropolü giriş ücreti 100 TL. Müze kart geçerli. - Telefon: 02326312884 - Açılış/Kapanış Saatleri: Açılış Saati: 08:30 Kapanış Saati: 19:00 Gişe Kapanış Saati: 18:30 - Bergama Akropolü konumu burada. Sosyal medyada arkadaşlarımın paylaşımlarıyla tanışmıştım Kozak Yaylası ile. Kocaman bir brokoliye benzeyen ağaçları çok şirin gelmişti gözüme. Özellikle drone'a şahane görüntüler veriyor. Tabi ki brokoli ağaçları değiller. 😁 Türkiye'nin en kaliteli çam fıstıklarının yetiştiği çam ağaçları bunlar. Antik dönemden bu yana bölgenin çam fıstığı, üzümü ve şarabı meşhur olmuş. O çağlarda da yayla aktif olarak kullanılmış. Günümüzde yaylada piknik alanları bulunuyor. Vaktiniz varsa bir uğrayın derim. - Kozak Yaylası konumu burada. Bergama, İzmir'in bir ilçesi. İlçenin güneyinde Aliağa, doğusunda Kınık ve Manisa ili, kuzeyinde Balıkesir ili, batısında Dikili, güneybatısında Ege Denizi bulunuyor. Bergama'nın denize kıyısı yok. Yani Bergama'ya gelirseniz deniz beklemeyin. Deniz için en yakın Foça tarafına gidebilirsiniz. Bergama'nın haritadaki konumu burada. - Bergama-İzmir arası 110 km. İzmir Otogar'dan 20 dakikada bir hareket eden dolmuşlarla Bergama'ya 1,5 saatlik bir yolculukla ulaşılıyor. Toplu taşıma ile gidecekseniz bir diğer seçeneğiniz İZBAN ile. Aliağa Cumaova güzergahını kullanmanız gerek. Aliağa İZBAN İstasyonu'na ulaşabilmek için ise Bergama'dan ESHOT seferlerine binebilirsiniz. Karayolu ile bireysel aracınızla gidecekseniz 2 seçeneğiniz bulunuyor. Eski yoldan gidebilirsiniz ki bu trafiğe ve ışıklara bol bol takılacaksınız anlamına geliyor. Bir diğer seçeneğiniz ise yeni hizmete giren çevreyolunu kullanmak. Bu yol ile İzmir Bergama arasını 1 saatte gidebilirsiniz. Bu ücretli yol için 50 TL ödüyorsunuz. - Bergama yol tarifi için buraya tıklayın. - Zülbiye Tatlısı - Bergama Tulumu - Çığırtma - Bergama Köftesi - Karanfilli Leblebi - Karadut Suyu Bergama'nın denize kıyısı yok. Ama Bergama'da derin bir tarih var. Yani buraya geldiğinizde deniz nerede demeyin. Unesco dünya miras listesine girmiş Türkiye'nin en önemli yerlerinden biri Bergama. Dünyada yalnızca 3 yerde bulunan Asklepion'un biri Bergama'da. İlklerin ilçesi olan Bergama'nın her yerinden tarih çıkıyor. Tarihi ve antik dünyaya meraklıysanız burayı muhakkak ziyaret edin. Bergama güzellik ılıcalarıyla, gelişmiş dokumacılığı ve kilimciliğiyle, çığırtma ve köftesiyle meşhur. Bergama tulumu, Bergama halıları Bergama'dan alabileceğiniz en önemli ürünler. Bergama gezilecek yerler listemin sonuna geldim. Bergama ile tanışmamız geç oldu ama çok güzel oldu. Gezerken ayrı yazarken ayrı sevdim. Umarım siz de okurken keyif almışsınızdır okurken. Düşüncelerinizi benimle yorumlarda paylaşın olur mu? 😊 İzmir ile ilgili diğer yazılarımı da mutlaka okuyun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/beyrut-gece-hayati", "text": "Beyrut gecelerine akmaya hazır mısınız ? Yaklaşık 4 günlük gezimizde Beyrut'ta birbirinden güzel mekanlar deneyimledik ve enfes öneriler topladık. Yazımda hem Beyrut gece hayatı hem de Beyrut mutfağı ile ilgili detayları bulabilirsiniz. Beyrut mutfağı özellikle mezeler konusunda çok çok zengin bir mutfak. O kadar farklı meze çeşitleri var ki hepsinden tatmaya çalıştık. Beyrut mutfağı, Türk mutfağına oldukça yakın bir mutfak. Bu mutfakta bizim damak tadımıza uygun lezzetler var. Beyrut'ta gezdiğimiz yerler kadar tattığımız lezzetler de kalbimizi fethetti. 😍 Ancak belirtmeliyim ki Beyrut yeme içme noktasında ucuz bir şehir değil. Mekanlara gitmeden önce menülere ya da yorumlara bakmanızda fayda var. Beyrut'a gitmişken 1 günde olsa Beyrut'un yöresel lezzetlerini tadın ve Beyrut gece hayatının zevkine varın derim. Beyrut gezilecek yerler hakkında tüm bilgilere https://bujuyollarda. com/beyrut-gezilecek-yerler/ yazımdan ulaşabilirsiniz. Beyrut'ta 4 günlük seyahatimizde yaklaşık 5-6 mekan deneyimledik. Beyrut'ta Ne Yenir sorusuna elimizden geldiği kadar cevap biriktirmeye çalıştık. Genel olarak damak tatlarımız benzer olduğu için tattığımız bir çok lezzet bizi kazandı. Hatta falafel'le tanışmam ve mutfağımda sıklıkla yaptığım lezzetlerden biri olması Beyrut seyahati sonrası olmuştur. Yani Beyrut gece hayatı ile, efsane mutfağı ile, gezilecek yerleri ile en keyif aldığım seyahatlerimizden biriydi. Aşağıda gittiğimiz mekanları canı gönülden tavsiye ederim, hepsinden oldukça memnun kaldık. Fakat bu mekanlara gitmeden önce açık mı kapalı mı diye kontrol etmenizde fayda var. Öve öve bitiremeyeceğim lezzetlerle bezeli Beyrut mutfağı. Müthiş mezeleri, salataları, yemekleri seyahatimizi daha da unutulmaz kıldı. Üstün'le aklımıza geldikçe ne güzeldi değil mi diye anıları yad ediyoruz. Buju yeter methiyeler düzdüğün, artık bi yaz bu Beyrut'un neyi meşhur diyenler için buyursunlar listemiz. - Humus: Bizim mutfağımızda da en sevdiğimiz mezelerden biri olan humus Beyrut mezelerinin baş tacı. Çok lezzetli yapıyorlar. - Falafel: Ortadoğu'da hemen her ülkede bulabileceğiniz yağda kızartılmış nohut köftesi. Restoranlarda salata olarak da geliyor ya da bir sokak lezzeti olarak dürüm şeklinde yeniliyor. - Fettuş: Bir salata türü ama en lezzetlisinden. Bol baharatlı ve çıtır lavaşlı bu lezzet ilk lokmada kalbimizi kazandı. - Tabule: Maydanoz ve domatesli, bulgurdan yapılan bir salata tabule. Oldukça lezzetli. - Kebap: Ortak kültürün adı da tadı da kebap. Hemen her türünü bulabilirsiniz Beyrut mutfağında. - Beyrut Künefesi: En az Hatay'daki kadar iyi bir künefe yiyebileceğinizi söylesem. 😊 - Shawarma: İçerisine kuzu, tavuk, hindi, sığır veya dana eti konularak hazırlanan bu lezzetli dürümler Beyrut'un meşhur lezzetlerinden. - Lebeniye: Tadına aşina olduğumuz bir lezzet Lebeniye. Nohutlu yoğurt çorbasını Beyrut'ta da deneyin. - Filedelfiya: Beyrut'ta ayaküstü atıştırmak istediğinizde Filedelfiya imdadınıza yetişiyor. Et ya da tavuktan yapılan ve fazlasıyla büyük bir sandviç türü. - Arak: Üzüm suyundan yapılan, rakıya benzeyen alkollü bir içecek. Beyrut'taki ilk günümüzde Beyrut merkezi gezerken uğradık Kabab-ji'ye. Burası ilk gün şehir merkezinde gezerken Beirut Soaks'da acıktığımızı hissettiğimizde atıştırmak için girdiğimiz bir yer. Gitmeden önce de internette adını epeyce görmüştüm. Bir çok yerde şubeleri var. 2 küçük tavuk sandviç, 1 içecek, 1 patatesten oluşan bir menü seçtik. Açlığımızı birazcık bastırdı ama doyurdu mu hayır. Temiz ve lezzetli bir yer olduğunu söyleyebilirim. Tercih edebilirsiniz. - Kabab-ji konumu burada. Beyrut'a gitmeden önce 3 akşam için de sağlam araştırma yapıp güzel mekanlara rezervasyonumuzu yaptırmıştık. Onno Bistro ilk akşam gittiğimiz mekan. 2 şubesinden biri Hamra Caddesinde biri Downtown bölgesinde yer alıyor. Biz Downtown şubesine gittik, burası Beirut Soaks'a çok yakın konumda. - Onno Bistro konumu burada. Beyrut gece hayatının nabzının attığı Gemmayze Caddesinde bir mekana gidiyoruz. Bu caddede sayısız gece kulübü ve bar var. Eğlenmek isteyenler için adres burası. Yine rezervasyonlu gittiğimiz bu mekana adımımızı attığımız ilk an çok eğleneceğimizi anladık. Zaten gitmeden önce de canlı müzik olan tarihi sorup özellikle o akşama rezervasyon yaptırmıştım. Beyrut gece hayatını öyle çok duyduk ki bir Arap gecesi yaşamadan dönmek istemedik. Beklentimizin üzerinde bir akşam geçirdik. Burada yediğim fattoush ve tabbulenin tadı hala damağımda. 😍 Yemekleri inanılmaz lezzetliydi. - Cafe Em Nazih konumu burada. Beyrut gece hayatını en iyi yaşatan mekanlardan birine geldi sıra. Son akşam gittiğimiz Bou Melhem Restoranda da canlı müzik olacağını biliyorduk ama bu kadar eğleneceğimizi, bu denli lezzetli yemekler yiyeceğimizi bilmiyorduk. Önce yemeklerden bahsedeyim. Beyrut'ta falafel bir sokak lezzeti olarak dürüm şeklinde yeniliyor. Bizim tatmaya fırsatımız olmamıştı. Menüde falafel salatasını görünce çok mutlu oldum ve ilk siparişimizi verdik. Aman yarabbi o ne lezzet! Yani bu tatlara olan düşkünlüğümden sonra Sinoplu olduğuma kim inanır? Kesin köklerimde bir Hataylı bir Beyrutlu olma durumu var. Sözüm o ki falafel yemeden Beyrut'tan sakın ha sakın ayrılmayın. Humusa gelecek olursak ben zaten pek çok severim kendisini. Ama kabul edelim ki her yer güzel yapamaz, o pürüzsüzlüğü vermek, tahinin kıvamını ayarlamak her babayiğidin harcı değil. Yani Beyrut'ta gittiğimiz hemen her mekanda humus yedik. Rahatça söyleyebilirim ki humusta iyiler! Sucuklu, pastırmalı gibi opsiyonları var. Her türlüsünün gideri var. Tadın, tattırın. Eğlence kısmını nasıl anlatayım bilmiyorum. Önce bir piyanist hem çaldı hem söyledi. Enerjisi herkesi coşturmaya fazlasıyla yetti. Adamın sahnesi iyi. 😀 Zaten mekan tıklım tıklım herkes eğlenmeye gelmiş. Sahne doldu taştı, kurtlar bir güzel döküldü. Sonrasında birden mekanı bando takımı bastı. Aman o ne coşku! Yemekler tabaklarda kaldı, közler nargilede söndü kadını erkeği herkes kendini piste attı. E oturmaya gelmedik tabi. Eğlendik, eğlendik, eğlendik. Bou Melhem bu işin piri. Beyrut seyahatinizde bir akşam kendinizi burada ödüllendirin. Şiddetli tavsiyemdir. - Bou Melhem Restaurant konumu burada. Malena Restaurant Jeita Groto-Harissa-Byblos turu yaptığımız gün öğle yemeği yediğimiz restaurant. Byblos'ta bulunan bu mekanda şahane bir manzarada nefis mezeler ve güzel bir ızgara yedik. Masamızda yine klasiklerden humus, fettuş, tabbule vardı. Mezeler de ana yemek de oldukça başarılıydı. Benim çok beğendiğim bir mekan oldu. Beyrut'ta Byblos'a gittiğiniz gün muhakkak burada bir yemek yiyin. Pişman olmazsınız. Lakkis Farm Restaurant Beyrut merkezde olmayan mekan deneyimlerimizden biri. Baalbek çıkışı mideler kazınırken şoförümüzün tavsiyesi üzerine gittiğimiz bir mekan. Fiha diye bir şey olduğunu ve mutlaka denememiz gerektiğini söyledi. Şehir merkezinde bulamazsınız yalnızca Baalbek'te var deyince tatmadan gitmek istemedik. Fiha hem görüntü hem tat itibariyle bizim fındık lahmacuna benziyor. Eti, baharatı gayet lezzetliydi. Yorgunluğun üzerine iyi de gitti. Baalbek Beyrut'a gittiğinizde muhakkak görmeniz gereken yerlerden biri. Buraya da gitmişken açlığınızı gidermek için hem uygun fiyatlı hem de ultra lezzetli bir seçenek Fiha. Tavsiye ederim, denensin."} {"url": "https://bujuyollarda.com/beyrut-gezilecek-yerler", "text": "Efsane bir Beyrut Gezilecek Yerler yazısı sizi bekliyor. Lübnan'ın başkenti Beyrut her şeyi ile bizi çok tatmin etti. Açık söyleyeyim biz bu kadar eğleneceğimizi ve buradan bu denli mutlu ayrılacağımızı tahmin etmiyorduk. Hem tarihi yerleri hem doğal güzellikleri hem de gece hayatı ile Beyrut bizi çok etkiledi. Beyrut denilince akla belki klasik Arap ülkesi kavramı gelebilir ama Beyrut'u gördükten sonra bu ön yargınızı yıkacaksınız. Şöyle söyleyeyim özellikle gece hayatı noktasında adamlar tam anlamıyla zirvedeler. Beyrut tarihsel olarak ne yazık ki bir çok dramatik vaka atlatmış bir şehir. Arap-İsrail Savaşları, Hristiyanlar ile Müslümanlar arasındaki çatışmalar ve en son 2020 Beyrut Limanı patlaması şehri ciddi anlamda etkilemiş. Tüm bunlara rağmen yine de ayakta kalabilen bir şehir Beyrut. Gezilecek yerleri, doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve gece hayatı oldukça etkileyici. Bu yazımda Lübnan Beyrut Gezilecek Yerleri tüm detaylarıyla şekilde bulabilirsiniz. Gezilecek yerlere geçmeden önce Beyrut'a gitmeden bilmeniz gerekenleri sıralıyorum. Beyrut'a Gitmeden Önce Bunları Bilin! Her seyahat öncesi yapılan sağlıklı bir gezi planı seyahatinizin sorunsuz geçmesini sağlar. Ne kadar iyi araştırma o kadar iyi sonuç demektir. Aşağıdaki başlıklar Beyrut'a gitmeden önce oldukça işinize yarayacaktır. Başlıkların hepsi bizzat tecrübe edilmiştir. Biz bu bilgiler neticesinde hiç sorun yaşamadık siz de yaşamazsınız umarım. İlk olarak şunu belirteyim. Türkiye'den Lübnan Beyrut'a direkt uçuş bulunuyor. Uçuşlar Pegasus, THY ve Middle East Airlines firmalarına ait uçaklarla yapılıyor. Beyrut uçaklarının kalkış yeri genel olarak İstanbul ve Adana. Lübnan Beyrut'taki havalimanının adı Refik Hariri Uluslararası Havalimanı. Beyrut'a ucuz uçak bileti bulmak isterseniz size önerebileceğim en iyi şey Ucuz Uçak Bileti Bulma Yolları başlıklı yazımı okumaktır. Buradaki taktikler gerçekten işe yarıyor. Özellikle kampanya döneminde bilet bulursanız kaçırmayın derim. Biz Beyrut'a sorunsuz şekilde Pegasus Havayolları ile uçtuk. İstanbul'dan Beyrut'a direkt uçuşlar yaklaşık 2 saat sürüyor. NOT: Covid-19 önlemleri kapsamında Lübnan'a uçak bileti alırken resmi mercilerin duyurularını yakından takip edin. Ülkeye giriş, girdikten sonra karantina gibi durumlar sizin için sorun olmasın. Beyrut Büyükelçiliğimizin resmi sayfasından pandemi önlemleri ile ilgili son gelişmeleri takip edebilirsiniz. Lübnan'ın başkenti Beyrut Türkiye'den vize istemiyor. Yani Beyrut'u vizesiz şekilde gezebilirsiniz. Beyrut'a giderken uçakta size giriş formu tarzında bir belge veriyorlar sadece onu dolduruyorsunuz. Daha sonra bu formu sınır kapısında görevliye gösteriyorsunuz. Biz sınır kapısında ülkeye girişte sorun yaşamadık. Sınırda her zaman ki gibi Neden Geldin, Nerede Kalacaksın, Ne İş Yapıyorsun gibi klasik sorular soruluyor. Vizesiz bir yerleri gezmek maliyet açısında oldukça avantajlı. Sonuçta Türk Lirası'nın döviz kurları karşısındaki değerini düşündüğünüzde tasarruf yurt dışı seyahatlerde oldukça önemli oluyor. Lübnan dışında Türkiye'den Vizesiz Gidilebilecek Ülkeler Listesi için bu bağlantıma göz atabilirsiniz. Şehir içi ulaşım noktasında UBER bir çok işinizi görüyor ama bu Beyrut merkez için geçerli bir durum. Eğer Baalbek, Byblos, Harissa ve Jeitta Groto'ya gibi merkezden uzak yerlere gitmek isterseniz tur şirketleri ya da şehirler arası otobüslerle buralara ulaşım sağlamalısınız. UBER ile ilgili detaylı yazım için bu bağlantıma, yurtdışında önemli kurtarıcınız olan Çevrimdışı Haritalar ile ilgili için ise bu yazıma göz atmanızda büyük fayda var! Beyrut'ta para birimi olarak Lübnan Pound'u kullanılıyor. Yani Lübnan'ın para birimi Lübnan Pound'u. Yazımı güncellediğim tarih olan Mayıs/2021 yılı itibariyle 1000 TL = 178655,91 LBP. Beyrut'a giderken yanınızda dolar bulundurun. Burada para bozdurmak isterseniz havalimanını kullanmayın derim. Çünkü havalimanındaki döviz büroları daha düşük kurdan döviz bozuyor. Bunun yerine döviz bozdurma konusunda şehir içini tercih etmeniz faydalı olacaktır. Beyrut gezilecek yerler için bana göre 3 tam gün yeterli olur. Biz Beyrut gezi planımızı 3 güne bölüştürdük. İlk gün Beyrut şehir merkezini detaylı şekilde gezdik. İkinci gün Baalbek Antik Kentini, üçüncü gün ise Byblos, Harissa ve Jeitta Groto üçlüsünü gezdik. Hatta 3. gün sonunda Beyrut Ulusal Müzesini ve Mineral Müzesini de gün sonuna sığdırdık. Özetle 3-4 gün Beyrut için yeter de artar bile. Tabi gezilecek yerleri tamamlamak için belirttiğim 3 tam güne sabah erken saatlerde başlamanız gerekiyor. Beyrut, Akdeniz ikliminin hakim olduğu bir şehir. Yani yazın oldukça sıcak. Dolayısıyla Beyrut'a en iyi gidilecek dönem bahar aylarıdır. Biz Şubat ayında Beyrut'a gitmiştik. Hava biraz soğuktu ama yine de iyiydi. Özetle yazın Beyrut sıcağında kavrulmamak için Beyrut'a gidebileceğiniz en iyi dönem bahar aylarıdır. Beyrut Nasıl Bir Yer ? Beyrut ile ilgili tüm tecrübelerimizi özetleyerek bu güzel şehir hakkında şu yorumu yapabilirim: Beyrut inanılmaz güzel bir yer. Özellikle Baalbek bizim aklımızı başımızdan aldı. Beyrut'a giderseniz gezilecek yerler ve yeme içme açısından kesinlikle pişman olmazsınız. Bu tarz yorumlar kesinlikle görecelidir ama biz deneyimlediğimiz her şeyden memnun kaldık. Dolayısıyla Lübnan Beyrut'a gitmenizi tavsiye ederim. NOT: Biz Beyrut'a 2020 yılında yaşanan patlama olayından önce gitmiştik. Dolayısıyla bu yazıda yazdığım her şey bu patlama öncesi yaşadığımız deneyimlere dairdir. Beyrut Pahalı mı ? Bu konudaki yorumumuz ise şu; Beyrut genel olarak pahalı bir şehir. Özellikle şehir merkezinden uzak yerleri gezmek isterseniz ulaşım için baya ücret ödüyorsunuz. Peki değiyor mu özellikle Baalbek için kesinlikle değiyor. Pahalılık konusuna yine imdadınıza yetişerek Ucuza Gezme Yöntemleri : En Etkili 11 Yol başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ediyorum. Yazıdaki taktikleri denerseniz baya tasarruf etmiş olursunuz. Aşağıda Beyrut Gezilecek Yerler Haritasını bulabilirsiniz. Sıralama gezilecek yerlerin yakınlık durumuna göre yapılmıştır. Harita üzerinde yakınlaştırma yapabilirsiniz. - Roma Hamamı Kalıntıları - Grand Serail - Yıldız Meydanı - Mohammad Al-Amin Mosque - Martyrs' Square - Beirut Souks - Zaituna Bay - Corniche - Pigeon Rocks - Beyrut Ulusal Müzesi - MIM Mineral Museum - Baalbek - Jeita Mağarası - Harissa - Byblos"} {"url": "https://bujuyollarda.com/bodrum-gezilecek-yerler", "text": "Bodrum aşıkları burada mı ya da Bodrum'a ilk defa geldim nereye gideceğim diye arananlar ? O zaman tam da doğru adrestesiniz. Efsane bir Bodrum Gezilecek Yerler listesi sizi bekliyor. Bu yazımda Bodrum'a dair neredeyse her şeyi bulabileceksiniz. Yazımda hem Bodrum'a birçok kez gelmiş kişiler için az bilinen yerler var hem de Bodrum'a ilk kez gelenler için Bodrum'da görülmesi gereken en önemli yerler var. Bodrum bembeyaz evleriyle, görkemli gece hayatıyla, kendine özgü dar sokaklarıyla ülkemizin en ünlü tatil yerleri arasında. Ünlülerin göz bebeği Bodrum'un kesinlikle ayrı bir havası olduğunu düşünüyorum. Bodrum'a kimle gittiysem çoğu kişinin aklı Bodrum'da kalıyor. Magazin kültürünün bilinç altımıza gönderdiği mesajlardan mıdır nedir Bodrum çoğu insanda hayranlık duygusunu uyandırıyor. Bodrum denilince akla Bodrum gece hayatı geliyor ama bu yazımda Bodrum'un gece hayatından sıyrılıp Bodrum'da görülmesi gereken yerleri detaylı şekilde göreceksiniz. Gerçekten tüm kalbimle söylüyorum özellikle Bodrum koylarını gördükten sonra zihninizde Bodrum gece hayatı ikinci plana düşecek. Bir de Bodrum'un topraklarında yatan derin bir tarih var ki buradan da ciltlerce kitap çıkar. Lafı çok uzatmadan o zaman gelsin Bodrum gezilecek yerler listemiz. Amma ve lakin öncesinde tabiki gezilecek yerler haritamız. Aşağıda karış karış birbirine yakın konumda sıralanmış şekilde Bodrum Gezilecek Yerler listesini harita üzerinde görebilirsiniz. İsteğinize göre gezi planı çıkartmak için harita üzerinde zoom yapabilir, numaraların üstüne tıklayabilirsiniz. Haritadaki 1-16 arasındaki yerler Bodrum Merkez Gezilecek Yerleri gösterirken, 17-34 arası Bodrum Çevresindeki Gezilecek Yerleri gösteriyor. Tüm bu yerleri gezmek için bana kaç gün lazım derseniz bence 3-4 gün içinde bu yerlerin tümünü gezebilirsiniz. Bodrum'a ilk defa geldiyseniz ya da vaktiniz kısıtlıysa Bodrum Merkez Gezilecek Yerler listesini gezmenizi öneririm. Vaktiniz kısıtlıysa Bodrum çevresine ilk etapta açılmanıza gerek yok. - Bodrum Kalesi - Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi - Bodrum Deniz Müzesi - Bodrum Evleri - Bodrum Sokakları - Zeki Müren Sanat Müzesi - Kumbahçe Plajı - İçmeler Plajı - Osmanlı Tersanesi Sanat Galerisi - Halikarnas Mozolesi - Myndos Kapısı - Bodrum Antik Tiyatrosu - Bardakçı Koyu - Bodrum Yel Değirmenleri - Pedasa Antik Kenti - Gümbet Sahil - Orak Adası - Bodrum Yalı Çiftlik Plajı - Kargıcak Koyu - Bitez - Akvaryum Koyu - Ortakent Plajı - Camel Beach - Aspat Plajı - Akyarlar - Turgutreis - Gümüşlük - Yalıkavak - Göltürkbükü - Cennet Koyu - Torba Plajı - Güvercinlik - Kos Adası Bodrum'a genelde yazın gidilir fakat bu zaman diliminin en sıkıntılı tarafı BODRUM TRAFİĞİ. Bodrum yarım ada olunca sadece 1 yönden giriş ve çıkış var. Eee bu da yüksek sezonda trafik işkencesine dönebiliyor. Bir de Bodrum Muğla'nın ilçesi olmaktan çıkmış İstanbul'un ilçesi olmuş durumda. Burada 48 plakadan çok 34 35 ve 06 plakaları göreceksiniz. Hal böyle olunca Bodrum'u rahatça gezmek için size tavsiyem mümkünse Mayıs-Haziran ya da Ağustos-Eylül aylarında burayı gezmek olacak. Bana göre Bodrum bu aylarda çok daha güzel çok daha sakin. Bodrum gezilecek yerler listesini 2 kısma ayıracağım. İlk kısımda Bodrum Merkez Gezilecek Yerler var, ikinci kısımda Bodrum Çevresinde Gezilecek Yerler var. Ne olursa olsun Bodrum'a gitmeden önce iyi bir araştırma yapın. Aşağıya Bodrum ile ilgili önemli yazılarımı bırakıyorum. Buraya gitmeden önce bu yazıları okumanızda ciddi fayda var. - Bodrum Koyları ve Plajları - Bodrum'da Tekne Turu Tavsiyesi - Bodrum'da Ne Yenir ? - Bodrum Kahvaltı Mekanları - Bodrum Otel Önerisi Bodrum merkez gezilecek yerler konum olarak birbirine yakın konumda bulunuyor. Bu yerlerden bazıları merkeze 5-6 km uzaklıkta olduğundan taksi tercih etmenizde fayda var. Eğer kendi aracınız ile Bodrum'u gezecekseniz park olayı gerçekten çok sıkıntı. Aracınızı otoparka ya da Bodrum İçmeler tarafına park etmenizi tavsiye ederim. Bodrum'un dar sokakları görsel açıdan çok güzel ama trafik anlamında size işkence yaşatmamalı. Bodrum merkez özellikle sokaklarıyla sizi çok cezbedecek. Denize açılan bu güzel sokakların kalabalıklığı size Bodrum'un kendine özgü havasını fazlasıyla hissettirecek. Bodrum'a geldiyseniz bu sokaklarda yürümeden Bodrum'dan asla dönmeyin. Bu sokaklar Bodrum Adliye Cami'den başlıyor İçmeler tarafına kadar gidiyor. Buranın ters istikameti yani marina tarafına da yürümeyi unutmayın. Bodrum merkez gezilecek yerleri yukarıda haritadaki 1-16 numaralı yerlerde görebilirsiniz. Bu yerlerden 9'a kadar olan kısmı yürüyerek rahatça gezebilirsiniz. Diğer kısımlar için araç olursa güzel olur. - Bodrum Kalesi - Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi - Bodrum Deniz Müzesi - Bodrum Evleri - Bodrum Sokakları - Zeki Müren Sanat Müzesi - Kumbahçe Plajı - İçmeler Plajı - Osmanlı Tersanesi Sanat Galerisi - Halikarnas Mozolesi - Myndos Kapısı - Bodrum Antik Tiyatrosu - Bardakçı Koyu - Bodrum Yel Değirmenleri - Pedasa Antik Kenti - Gümbet Sahil Bodrum gezilecek yerler listemize tabiki listemizin en popüler yeri olan Bodrum Kalesi ile başlıyoruz. Burası Bodrum'da gezilmesi gereken tarihi yerlerin en başında geliyor. Bodrum'un tam merkezinde bulunan Bodrum Kalesi, Bodrum'un simgesi ve en meşhur yeri konumunda. Her köşesi buram buram tarih kokan Bodrum Kalesi iki liman arasında kayalık bir alan üzerine inşa edilmiş. Kalenin surlarına çıktığınızda Bodrum ayaklarınızın altında kalıyor. Surlardan Bodrum'un enfes manzarasının tadını doyasıya çıkarabilirsiniz. Bodrum Kalesi bir kaç yıl önce büyük bir tadilat geçirdi. Bu tadilat yaklaşık 3 yıl sürdü. Sonunda restorasyon tamamlandı ve kale ziyarete açıldı. Aynı zamanda Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak kullanılan Bodrum Kalesi'nin içindeki bölümler aşağıda. - Amphora Sergisi - Doğu Roma Gemisi - Karyalı Prenses Salonu - İngiliz Kulesi - Türk Hamamı - Cam Batıkları Salonu - Sikke ve Mücevher Salonu - Alman Kulesi - Yılanlı Kule - Cam Salonu - İşkence Odaları Bodrum Kalesi'nin en etkileyici bölümü bana göre Zindan bölümü. Bu kısım girişe biraz uzak ama oldukça ürpertici. Gitmeyi ihmal etmeyin. Edit: Zindan restorasyon sonrası ziyarete kapatılmış. Yani buraya gidemiyorsunuz. Bodrum Kalesi, Saint Jean Şövalyeleri tarafından 1406-1522 yılları arasında üç tarafı denizlerle çevrili kayalık bir yarımada üzerinde iki liman arasında inşa edilmiş. Kalenin yapımında, depremde yıkılmış olan dünyanın yedi harikasından biri Halikarnas Mozolesi'nin taşları kullanılmış. Bodrum Kalesi'nde Fransız, İtalyan, İngiliz, Alman ve İspanyol isimli bir çok kule bulunuyor. Bu kulelerde kalede ve çevre yerlerde çıkan eserler sergileniyor. Tarihsel olarak Rodos Adası, 1522 yılında Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra, şövalyeler Bodrum'u 1523 yılında terk etmiş. 1895'den itibaren hapishane olarak kullanılan Bodrum Kalesi, I. Dünya Savaşı sırasında Fransız ve İngilizlerin kaleyi bombalamaları ile yarı yıkık hale gelmiş ve daha sonra terk edilmiş. Daha sonra yapılan restorasyon çalışmalarıyla Bodrum Kalesi müze haline getirilmiş ve ziyarete açılmış. - Bodrum Kalesi Ziyaret Saatleri: Bodrum Kalesi haftanın her günü 08:30 18:30 saatleri arasında açık. - Bodrum Kalesi Giriş Ücreti: Bodrum Kalesi'nin giriş ücreti kişi başı 150 TL. Müze kartı olanlara ve 18 yaş altı çocuklara giriş ücretsiz. Müze kartınız yoksa buradaki gişelerden müze kart çıkartabilirsiniz. Ki en mantıklı olanı da kart çıkartmak. Ayrıca bir kaç sergi salonunun 50 TL gibi ayrı bir giriş ücreti var. - Bodrum Kalesi Nerede ve Yol Tarifi: Bodrum Kalesi Bodrum'un tam kalbinde bulunuyor. Buranın önüne kadar araç ile ulaşım yok. Dolayısıyla aracınızı ya özel otoparka ya da ara sokaklara park edip Kale'ye yürüyerek geçeceksiniz. Bodrum Kalesi'nin yol tarifi ve haritadaki konumu için buraya tıklayabilirsiniz. - Adres: Çarşı, Kale Caddesi, 48400 Bodrum/Muğla - Telefon: (0252) 316 25 16 Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Bodrum Kalesi'nin içerisinde yer alıyor. Burası ülkemizin tek, Dünya'nın ise en önemli sualtı arkeoloji müzelerinden biri. Müzede, sualtı kazı ve araştırmalarından gelen eserlerin yanı sıra Bodrum ve çevresindeki kazı ve araştırmalardan ele geçen eserler sergileniyor. Son ki restorasyondan sonra buradaki eserler çok güzel düzenlenmiş. Batıkların çıkarılma hikayesi ve bulunma deniz altında bulunma anları oldukça etkileyici. Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi dünyanın en zengin Doğu Akdeniz amforaları koleksiyonuna sahip. Müzede Yassıada, Şeytan Deresi ve Serçe Limanı batıkları da sergileniyor. Müzede fazlasıyla batık görüp deniz altından çıkan eserlere şahit olacaksınız. - Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nin Giriş Ücreti: Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nin giriş ücreti kişi başı 150 TL. Müze kart sahiplerine ve 18 yaş altı çocuklara giriş ücretsiz. Kale ve müze için ayrı ayrı giriş ücreti ödemiyorsunuz. - Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Ziyaret Saatleri: Bodrum Kalesi haftanın her günü 08:30 18:30 saatleri arasında açık. - Adres: Çarşı, Kale Caddesi, 48400 Bodrum/Muğla - Telefon: (0252) 316 25 16 Hemen söyleyeyim burası Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi ile karıştırılıyor ama bu iki yer farklı müzeler. Bodrum Denizcilik Müzesi özel bir müze. Yani kamuya ait değil. Bodrum'da denizcilik mesleğinin ayrı bir önemi var. Hal böyle olunca burada derin bir denizcilik kültürü var. İşte bu müzede bir çok tekne maketini ve farklı farklı bir sürü deniz kabuklularını görebilirsiniz. Ayrıca müzede, Bodrum kültüründe önemli yeri bulunan süngercilik, balıkçılık ve taşımacılıkta kullanılan Gulet tipi tekneler de sergileniyor. - Bodrum Denizcilik Müzesi'nin giriş ücreti yetişkinler için 30 TL, öğrenciler için ise 15 TL. Burası özel müze olduğundan müze kart geçmiyor. - Müze kışın pazartesi günü hariç haftanın her günü 09:00 19:00 saatleri arası açık. Yaz aylarında her gün açık. - Denizcilik Müzesi'nin konumu ve yol tarifi için buraya tıklayabilirsiniz. - Website: bodrumdenizmuzesi. org Bodrum gezilecek yerler listesinde tamamıyla Bodrum ruhunu yansıtan kısma geldik. Bodrum merkezdeki gezilecek yerleri keşfederken zaten yolunuz Bodrum'un dar sokaklarına düşecek. Bodrum'un dar sokakları size ben Bodrum'dayım hissini tam anlamıyla veriyor. Bu sokaklarda Bodrum'un meşhur hediyelik eşyalarını alabileceğiniz bir çok yer bulunuyor. Eee bir de Barlar Sokağı bu dar yollarda. Gece eğlenmek isterseniz bu sokaklardaki mekanları değerlendirebilirsiniz. Bodrum sokaklarını arşınlamadan Bodrum'dan asla dönmeyin. Sanat güneşimiz ünlü sanatçı Zeki Müren'in hayatının son yıllarını geçirdiği Bodrum'daki evi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 8 Temmuz 2000 tarihinde sanatçının anısına sanat müzesine dönüştürülmüş ve ziyarete açılmış. İyi ki de böyle bir çalışma yapılmış çünkü Zeki Müren'in ne denli büyük bir sanatçı olduğunu buraya girince tekrar anlıyorsunuz. Müzede, Zeki Müren'in sahne kostümleri, hayranlarından gelen mektupları, aldığı ödüller, özel eşyaları ve müzenin bahçesinde Buick Regal marka otomobili sergileniyor. Burada duygu dolu anlar yaşayacaksınız ve Zeki Müren'in gerçek sanatçı sıfatını layıkıyla nasıl taşıdığını defalarca göreceksiniz. İyi ki ama iyi ki burası müzeye dönüştürülmüş. - Zeki Müren'in Bodrum'daki Evi Nerede: Zeki Müren Sanat Müzesi Bodrum merkezde sayılabilecek bir noktada. Sahil tarafından Bodrum'un güzel sokaklarını hissederek buraya ulaşabilirsiniz. Haritadaki konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Buraya araç ile de gelebilirsiniz, park sorunu bulunmuyor. - Zeki Müren Sanat Müzesi Giriş Ücreti: Zeki Müren Sanat Müzesi giriş ücreti kişi başı 20 TL. Müze kartı olanlara ve çocuklara giriş ücretsiz. - Zeki Müren Sanat Müzesi Ziyaret Saatleri: Zeki Müren Sanat Müzesi pazartesi günleri kapalı. Onun dışında her gün açık. Açılış ve kapanış saatleri Sabah 08:30, Akşam 18:30. Bodrum merkezde gezilecek yerler listemizde yer alan Kumbahçe Plajı merkezde denize girmek isteyenlerin ilk tercihi olabilir. Bodrum'un en canlı mahallelerinden olan Kumbahçe Mahallesi'nde bulunan Kumbahçe Plajı, Bodrum Kalesi manzarası eşliğinde size tertemiz bir deniz sunuyor. Bir çok işletmenin bulunduğu bu plajda restaurant imkanları fazlasıyla var. Gündüzü ayrı gecesi ayrı güzel olan Kumbahçe Plajı'nın denizi oldukça temiz. Plaj küçük çakıllardan oluşuyor. Ücretsiz şemsiyelerin olduğu bu plajda dilediğiniz gibi keyif yapabilirsiniz. Tabi şemsiyeleri bulabilirseniz. Çünkü bu alan oldukça küçük. Özetle Bodrum merkezde denize girilecek plaj arıyorsanız burayı gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Araç park yeri için otoparkları ya da Bodrum Öğretmenevi tarafını tercih edebilirsiniz. - Kumbahçe Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. - Plajın konumu burada. Bodrum gezilecek yerler listemize İçmeler Plajı ile devam ediyoruz. Bodrum merkezdeki plajlar genel olarak sakin ve güzel bir denize sahip. Bodrum'da deniz açısından gerçekten güzel plajlara var. Otelinizden çıkıp çevre koylara gitmek istemezseniz Bodrum merkezdeki plajları gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Bodrum merkezdeki ikinci plajımız İçmeler Plajı. Bilenler bilir Bodrum'un bir zamanlar en canlı gece kulüplerinden olan ve şimdi tarihe karışan Halikarnas'ın bulunduğu noktadan başlayan İçmeler Plajı gerçekten çok güzel bir denize sahip. Burada deniz cam gibi ve oldukça temiz. Deniz derinleşmiyor ve plajda ayağı rahatsız eden taşlar yok. Plajda Bodrumspor yelken kulübünün kafeteryası var. İsteyenler bu kafeteryadan faydalanabilir. Fiyatlar normal seviyede. Bunun dışında İçmeler Plajı'nda ücretsiz şezlong imkanı da mevcut. Şezlongların altına sandalyenizi atıp keyif yapabilirsiniz. Plajda yelken kulübüne ait duş ve lavabo da var. Yazın kalabalık olabileceğinden şezlonglardan faydalanmak isterseniz erken gelmenizde fayda var. - İçmeler Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. - Plajın konumu burada. Not: Muğla'da İçmeler Plajı denilince akla ilk Marmaris İçmeler Plajı gelir ama bu İçmeler Plajı Bodrum merkezde yer alıyor. Karışıklık olmasın. Bodrum'un gezilecek tarihi yerleri bitmez çünkü bu topraklarda her yerden tarih fışkırıyor. Bodrum Tersanesi'nin 1775 yılında kurulduğu düşünülüyor. Tarihsel bilgilere göre Bodrum'da ilk gemi, 1784 yılında yapılmış. Geminin yapımında kullanılan keresteler Bodrum dağlarından getirilmiş. Korsan saldırılarına karşı gözcü olarak inşa edilen Osmanlı kulesi ile birlikte 1882 yılında tersanenin surları da genişletilmiş. Tersane şuan için sanat galerisi olarak hizmet veriyor. Galeride dönem dönem sanatçıların eserlerinin sergilendiği sergiler olabiliyor. Ayrıca burada eski tersanenin arkasında, Adsız Atlı Süvarinin ve Osmanlı Denizcisi Cafer Paşa'nın da türbesi olan Osmanlı Mezarlığı bulunuyor. Osmanlı Tersanesi Sanat Galerisi'nin konumuna bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Şimdiden söyleyeyim buradan beklentiniz büyük olmasın. Vaktiniz kısıtlıysa pas geçebilirsiniz. Tersanenin herhangi bir giriş ücreti yok. Bodrum'da gezilecek tarihi yerler bitmiyordu. Antik dünyanın insanları bile bu toprakların ne denli güzel ve bereketli olduğunu anlamışlar ki buralarda yerleşik hayat kurmuşlar. Bodrum havasıyla, doğasıyla her şeyi ile eskiden bile insanları cezbetmiş demek. Antik Dünya'nın 7 harikasından biri olarak kabul edilen Halikarnas Mozolesinden geriye ne yazı ki bazı taşlar ve kolonlar kalmış. Burada ilk kazı çalışmaları 1857'de Sultan Abdülmecid zamanında izin alan İngiliz arkeolog Charles Newton tarafından yapılmış. Zamanında buradan çıkarılan eserler şimdi British Museum de sergileniyor. İngiltere sağ olsun burada da sömürgeciliğini göstermiş. Gerçekten çok üzücü bir durum. Halikarnas Mozolesi'nin yıkım nedeni şiddetli bir deprem ve yağmalanma. Yağmalamayı da yapanlar tahmin edeceğiniz üzere İngilizler. Yani buraya gelip Mozoleyi göreceğim diye ümitlenmeyin. Çünkü mozoleden eser yok. Şu an burası açık hava müzesi olarak kullanılıyor. Peki mozole ne demek. Mozole, antik çağdaki anıt mezarlara deniliyormuş. Mozoleler anıt mezar olarak görülse de oldukça fazla mimarlık bilgisi gerektirdiği için birçok bilim adamı için hala incelemeye değer eserler arasında yer alıyor. Mozoleler sadece dış görünüşle değil iç yapısıyla da oldukça dikkat çekici yapılar. Bodrum Halikarnas Mozolesi için mezarın içerisinde tünellerin olduğu ve bu tünellerin Artemis Tapınağı ve Amfi Tiyatroya kadar devam ettiği düşünülüyor. Bu kadar gizemli oluşu geçmişte maalesef tarihi eser kaçakçılarının da dikkatini çekmiş ve mozolenin iç yapılarının bir kısmı oldukça fazla zarar görmüş. Şu anda koruma altında olduğu için artık tahribat yok mevcut yapı dikkatle korunmaya çalışılıyor. Halikarnas Mozolesi, dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilmiş ve Yunan mimarisi ve Mısır mimarisi kullanılarak yapılmış bir anıt mezar. Mozole kolonlarda Yunan mimarisinin esintilerini, Piramit çatısıyla Mısır mimarisinin özelliklerini taşıyor. Anıt MÖ. 353 yılında ölen Karya Kralı Mausolos için, eşi ve kız kardeşi tarafından o dönemdeki adı Halikarnassos olan bugünkü Bodrum'da yaptırılmış. Ebatları oldukça büyük tasarlanmış olan anıt mezar ve buna benzeyen yapılar mozole olarak anılmış. Anadolu'da 1300'lü yıllarda meydana gelen büyük depremde Mozole yıkılmış ve daha sonra yıkılan parçalar Rodos Şövalyeleri tarafından Bodrum Kalesi'nde kullanılmış. Geriye kalanları eserleri de İngilizler almış ve British Museum'da sergiliyorlar. - Halikarnas Mozolesi Ziyaret Saatleri: Halikarnas Mozolesini pazartesi günleri hariç diğer tüm günler saat 08:00 17:00 arası ziyaret edebilirsiniz. - Halikarnas Mozolesi Giriş Ücreti: Halikarnas Mozolesine giriş ücreti kişi başı 20 TL. 18 yaş altına ve müze kartı olanlara giriş ücretsiz. - Halikarnas Mozolesi Nerede ve Yol Tarifi: Halikarnas Mozolesi Bodrum Merkezde bulunuyor. Adres ve konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Araç parkı biraz sıkıntılı. Yoğun saatlerde gitmemeye çalışın. Halikarnassos'un giriş kapılarından olan Myndos Kapısı'nın MÖ 360'larda yapıldığı düşünülüyor. Burası Büyük İskender'in askerlerinin, önüne kazılan hendekler nedeniyle geçemediği kapı olarak biliniyor. Myndos kapısı, \"Bodrum Antik Sur Restorasyonu\" projesi çerçevesinde restore edilmiş ve ziyarete açılmış. 1998 yılı Haziran ayında başlayan bu çalışmalar sırasında, antik yazarlardan Arrianus ve Diodoros'un bahsettiği hendekler ortaya çıkarılmış. 2.5-3 metre derinliğinde olan hendekler kuşatma sırasında mancınık, kuşatma kuleleri ve koç boynuzu gibi savaş aletlerini surlardan uzak tutmak için kazılmış. Myndos Kapısı, iki anıtsal kule ve onların ardında, şehre girilen kapının da yer aldığı bir avludan oluşuyor. Bu kapıdan şehre girenler kendilerini Mausoloeion'a götüren antik Halikarnossos şehrinin ana caddesinin başlangıcında buluyorlarmış. Kapıya yakın yerlerde Türk mezarlığı ile Helenistik ve Roma dönemlerine ait tonozlu mezarları görebilirsiniz. - Myndos Kapısı Giriş Ücreti: Myndos Kapısı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Giriş ücretsiz. - Myndos Kapısı Nerede: Myndos Kapısı Bodrum merkezde bulunuyor. Konum için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Park sorunu yok. - Oturma sıraları bölümü - Orkestra Bölümü - Sahne Yapısı Bodrum Antik Tiyatro günümüzde kültürel etkinlikler için aktif bir şekilde kullanılıyor. Bir çok sanatçı burada konser veriyor. Buranın akustiği gerçekten mükemmel. Ses çok güzel yankı yapıyor. Bodrum Antik Kenti'nde bir çok etkinlik ve konser düzenleniyor. Burada düzenlenen etkinlikleri takip edin ve sevdiğiniz bir sanatçı gelirse konserine katılmayı ihmal etmeyin. Buraya Şebnem Ferah'tan tutun Ajda Pekkan'a bir çok sanatçı geliyor. Bodrum Antik Tiyatro'da düzenlenen konser etkinliklerini bu bağlantıdan takip edebilirsiniz. - Bodrum Antik Tiyatro'nun Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri: Bodrum Antik Tiyatrosu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Tiyatroyu, hafta içi 09:00-17:00, hafta sonu 09:00-19:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. - Bodrum Antik Tiyatro Nerede: Tiyatronun yol tarifi ve konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Arabanızı etkinlik yoksa rahatça park edebilirsiniz. Bodrum merkezde denize nerede girilir derseniz bir diğer güzel önerim olan Bardakçı Koyu'na bir şans verin derim. Bodrum'un en güzel plajlarından olan Bardakçı Koyu tertemiz bir denize sahip. Koyda bir çok işletme bulunuyor. Dilerseniz bu işletmelerin şezlong ve şemsiyelerinden faydalanabilirsiniz. Ben faydalanmam derseniz koyda minicik bir halk plajı var orayı kullanabilirsiniz. Halk plajında şemsiye yok bilginiz olsun. Bardakçı Koyu ile Bodrum merkez arası yaklaşık 2 km. Koyun haritadaki konumu burada. Bodrum gezilecek yerler listesinde Bodrum'un en iyi manzarası nerede izlenir sorusunun cevabı geldik. Eğer Bodrum manzarasının tadını çıkarmak istiyorsanız adres Bodrum Yel Değirmenleri. Yel değirmenleri Bodrum'un en meşhur yerlerinden biri. Bir tarafta Bodrum Merkez diğer tarafta Gümbet tarafı. Bodrum'a gelirseniz burada kesinlikle gün batırın ve güneşin süzülüşünü izleyin. Burayı Bodrum'da akşam gezilecek yerler listesine de ekleyebilirsiniz. Gelelim yel değirmenlerine. Değirmenlerin durumu içler acısı. Geceleri alkolü fazla kaçıranların uğrak mekanı burası. Burası ne yazık ki bilinçsiz insanların çöp yuvası. Umarım yetkililer buraya bir gün el atar. Çünkü turizm açısından gerçekten iyi değerlendirilmesi gereken bir yer. - Bodrum Yel Değirmenleri Nerede ve Nasıl Gidilir: Bodrum Yel Değirmenleri'nin yol tarifi ve haritadaki konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Yolu çok az yokuş. Araç parkı sorunu yok. Giriş ücreti yok. Bodrum'un tarihi çok derin dedik ya işte bunun bir ispatı da Pedasa Antik Kenti. Kent Bodrum'un merkez mahallesi olan Konacık'ın biraz yukarısında bulunuyor. Bodrum tarihinin bilinen en eski milleti Leleg'lerin başkenti olan bu kentin MÖ 2000'li yıllarda kurulduğu düşünülüyor. Homeros'un tarihsel kaynaklarına göre Troya Savaşı sırasında Karyalılar ile birlikte olan Leleg halkı, Troya'nın güneyinde Pedasos şehrinde yaşarken, Troya savaşı sonrasında güneye inerek Karya Bölgesi'nde Halikarnassos civarına yerleşmişler. Bodrum civarına yerleşen Lelegler 8 antik kent kurmuş. İşte bu kentlerden biri de Pedasa. Ormanlık bitki örtüsü içinde izlerini bırakmış bu antik şehirde kazı çalışmaları halen devam ediyor. Antik kente ulaşım için araba ile belli bir yere kadar ilerliyorsunuz ve daha sonra kente ulaşmak için yaklaşık 1 km yürüyüş yapıyorsunuz. - Pedasa Antik Kenti Giriş Ücreti: Pedasa Antik Kenti'nin herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Konum burada. Buraya araç şart bilginiz olsun. Merkezde vaktiniz kısıtlıysa burayı pas geçebilirsiniz. Gümbet, Bodrum şehir merkezine dolmuşla 5 dk uzaklıkta yer alıyor. Gümbet'te bulunan Gümbet Koyu Bodrum tatilcilerinin yakınlık açısından denize girmek için tercih ettikleri ilk koy. Gümbet gezilecek yerler Bodrum merkezden sıkılanların ilk durağı. Gümbet'te bir çok otel, bar ve restaurant bulunuyor. Yazın geç saatlere kadar Gümbet'e dolmuş var. Bodrum gece hayatının en canlı olduğu yerlerinden biri olan Gümbet barlar sokağında bir çok ünlünün performans sergilediği gece kulüpleri bulunuyor. Gümbet barlar sokağında en bilinen gece kulüpleri: Posh Club, Sapphire Gece Kulübü, Pasha Club, Sebastian Club. Not: Bodrum Gümbet gezilecek yer denildiğinde akla direkt Gümbet Barlar Sokağı geliyor. Gümbet barlar sokağı eğlence açısından fena sayılmasa da bazı nedenlerden dolayı kalite yerlerde! Burada bir mekana gitmeden önce iyi bir araştırma yapmanızda fayda var. - Gümbet Barlar Sokağı Nerede ? Gümbet Bodrum'a oldukça yakın konumda. Gümbet Barlar sokağına ulaşmak için Bodrum Merkezden ya da çevre yerlerden Gümbet'e ulaşmalısınız. Gümbet barlar sokağı yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Araç parkı için ara sokakları veya özel otoparkları kullanabilirsiniz. Bodrum gezilecek yerler listesinde Bodrum merkezde olan yerleri tamamladık. Bodrum yarımada şeklinde olduğu için Bodrum'um mahalle ve köyleri oldukça fazla. Bu yerler size Ege havasını fazlasıyla hissettirecek ve buraları gezmeye doymayacaksınız. Yazıma Bodrum çevresinde gezilecek yerler ile devam ediyoruz. Eğer Bodrum'da 1 gün vaktiniz varsa sadece merkezdeki yerleri gezmenizi öneririm. Vaktiniz geniş ise Bodrum etrafındaki yerleri gezebilirsiniz. Bodrum çevresinde gezilecek yerler listeme bu listemin göz bebeği olan Orak Adası ile başlamak istiyorum. Son olarak yukarıdaki gezilecek yerler haritasını iyi kullanmanızı öneririm. Merkez dışında çevreyi gezecekseniz haritadan iyi bir gezi planı çıkarmanız şart. Bunun için vaktinizin geniş olması lazım. Bodrum çevresinde gezilecek yerleri aşağıya bırakıyorum. En önemli yerlerin sonuna yıldız bıraktım bilginiz olsun. - Orak Adası - Bodrum Yalı Çiftlik Plajı - Kargıcak Koyu - Bitez - Akvaryum Koyu - Ortakent Plajı - Camel Beach - Aspat Plajı - Akyarlar - Turgutreis - Gümüşlük - Yalıkavak - Göltürkbükü - Cennet Koyu - Torba Plajı - Güvercinlik - Kos Adası Bodrum çevresine en favori yerim ile başlıyorum. Normalde yerleşim yeri olan bir yerle başlamak isterdim ama Orak Adası bence Bodrum'un doğa açısından en güzel yeri. Orak Adası'na cennetten bir köşe desek kesinlikle abartmış olmayız. Sadece tekne ile ulaşım olan Orak Adası muhteşem güzellikte bir denize sahip. Bodrum tekne turları ile ziyaret edebileceğiniz Orak Adası'nda bol bol yüzmek bedene ve ruha huzur veriyor. Nerden biliyorsun demeyin test edildi onaylandı! Biz Orak Adası'na tekne turu ile gitmiştik ve burada yaklaşık 1,5 saat vakit geçirmiştik. Su altı videoları mı dersiniz drone videosu mu adada fotoğraf çekmeye doymadık. Hem suyun altı hem de suyun üstü tam anlamıyla muazzam. Orak Adası tekne turlarının sürekli geldiği yer olduğundan biraz kalabalık olabiliyor. Orak Adası bizim için özel bir yer olduğu için buraya ayrı bir yazı yazdık. Ada ile ilgili tüm detayları bu bağlantımda bulabilirsiniz. - Orak Adası'nın Giriş Ücreti :Orak Adası'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Ücretsiz şekilde burada keyif yapabilirsiniz. Adanın haritadaki konumu burada. Bodrum'da araba ile ulaşım olan enfes bir koy arayan varsa Yalıçiftlik Plajı'nı gönül rahatlığıyla tercih edebilir. Burası halk plajı dolayısıyla herhangi bir giriş ücreti yok. Sayısı az olsa da şezlong ve şemsiyelere de ücret ödemiyorsunuz. Halk Plajı ama gerçekten bu zamana kadar gördüğümüz en güzel halk plajı burası olabilir. Bodrum'da ucuz makul seviyelerde plaj arıyorsanız burayı not alın! Yalıçiftlik Halk Plajı'nda belediyeye ait bir işletme bulunuyor. Dilerseniz bu tesiste bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Fiyatlar gayet makul seviyelerde. Bodrum'da böyle bir plaj kaldı mı demeyin evet şu an için böyle bir plaj var. Umarım gelecekte farklı bir zihniyetin eline bu güzel plajı vermezler. Yalıçiftlik Plajı'nın denizine gelince; deniz oldukça temiz ve berrak bir suya sahip. Zaman zaman dalgalı olan bu güzel deniz küçük taşlardan oluşan bir plaja sahip. Not: Plaja gelirken siz yine şemsiye ve sandalyenizi yanınızda getirmeyi unutmayın. Yalıçiftlik Halk Plajı'nın konumu burada. Bodrum gezilecek yerler listemizdeki araba ile ulaşabilen koylardan biri olan Kargıcak Koyu'na geldik. Koya giden yol kötü ama yine de her türlü araç ile gidilebilir. Taşa toprağa dikkat edin aracınızın zarar görmesin. Unutmayın yolun kötü olması plajın bakir olması ile yakından alakalı. Yol kötü ise çok daha güzel bir plajla karşılaşma olasılığınız her zaman daha yüksek. Kargıcak Koyu'na giderken yiyecek içecek noktasında hazırlıklı gidin. Koya en yakın market 6-7 km uzaklıkta. Burada doğa ile baş başasınız. Herhangi bir tesis, işletme, market, wc, duş, su yok, hatta çöp konteyneri bile yok. Telefon çekiyor korkmayın. Lütfen burada çöp bırakmayın çünkü toplayacak birileri yok! Aman koptu kıyamet\" işte burada geçen Bitez, Bodrum'da bulunan Bitez'dir. Bitez ile Gümbet birbirine oldukça yakın konumda. Bitez Gümbet arası 2,5 km ve yaklaşık 5 dakika. Bitez, yarım ay şeklinde upuzun bir kumsala, sığ bir denize, denize sıfır otellere ve çok güzel restoranlara sahip bir yer. Bodrum merkeze en yakın nerede denize girilir sorusunun cevabı Gümbet ve Bitez Plajları'dır. Bitez Plajı, Bitez Yalısı olarak da anılıyor. Bitez Plajı'nın denizi hem sığ hem de deniz suyu sıcaklığı oldukça iyi. Çocuklu aileler için ideal bir plaj. Normalde halk plajı olan ve girişi ücretsiz olan Bitez Plajı'nda bir çok özel işletme var isterseniz buraları da değerlendirebilirsiniz. Bitez Plajı'nın haritadaki konumu ve yol tarifi için bağlantıdaki konuma tıklayabilirsiniz. Bitez denilince akla ilk gelenlerden biri dondurma. Bitez dondurması tamamen organik. Bizim favorilerimiz ve size önerebileceğim aromalar mandalina, bal badem ve karadut. Bodrum'da bir çok yerde şubesi olan Bitez Dondurmacısında sütlü tatlı ve waffle da yiyebilirsiniz. Muğla'da neredeyse her ilçenin bir Akvaryum Koyu var. Bodrum'da bu isimden eksik kalır mı. Eee cam gibi tertemiz bir deniz olunca Muğlalılar buraya Akvaryum Koyu diyelim gari diyorlar. Bodrum Akvaryum Koyu, Gümbet ile Bitez arasındaki yarımadada kalıyor. Buraya karadan ulaşım var fakat araba ile belli bir yerine kadar gidiyorsunuz sonrasında ayaklara kuvvet yürümeniz lazım. Dolayısıyla iyi bir yürüyüş ayakkabısı şart. Çocuk varsa burayı bence tercih etmeyin. Akvaryum Koyu bakir bir yer. Burada herhangi bir tesis yok. Yiyecek ve içecek noktasında tedarikli gitmeyi unutmayın. Ben yürümem derseniz tekne turları genel olarak bu koya gidiyor yani günübirlik tekne turunu tercih edebilirsiniz. Özetle Bodrum'da az bilinen bir koy tercih etmek ve pahalı beach cluplarda çarpılmamak isterseniz Akvaryum Koyu'nu tercih edebilirsiniz. Konum burada. Bodrum çevresinde gezilecek yerlerde takdir edersiniz ki bol bol plaj ve koy var. Yahşi Plajı da bu plajlardan biri. Yahşi Plajı, Bodrum'un Ortakent Mahallesinde bulunuyor. Ortakent Mahallesi pırıl pırıl masmavi denizi, mavi bayraklı plajları ve mandalina bahçeleri ile gelenleri mest ediyor. Ortakent Mahallesi Bodrum merkeze 13 km uzaklıkta bulunuyor. Buraya Bodrum Merkezden dolmuş minibüslerle gelebilirsiniz. Ortakent Yahşi Halk Plajı'nın gelelim detaylarına. Ortakent sahili 2 km uzunluğa sahip. Halk plajı bu sahilin sadece 200 metrelik alanını kapsıyor. Diğer bölgeler ise özel işletmelere var. Halk Plajı yazın çok ama çok kalabalık oluyor. Bu plajı Temmuz Ağustos aylarında tercih etmemenizi öneriyoruz. Plaj öyle kalabalık oluyor ki deniz artık bulanık gibi görünmeye başlıyor. En doğru zaman Mayıs Haziran ve Eylül Ekim ayları. Yahşi Plajı mavi bayraklı bir plaj. Suyun ne kadar berrak ve temiz olduğunu gittiğinizde göreceksiniz. Plaj ve denizin tabanı ince kum. Zaman zaman çakıl gibi yerlere de denk gelebiliyorsunuz. Su sıcaklığı diğer yerlere göre biraz soğuk. Yahşi Plajı çocuklu aileler için ideal. Kıyıdan yaklaşık 6-7 metre sığ suya sahip. - Ortakent Yahşi Plajı Giriş Ücreti: Ortakent Yahşi Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Ücretsiz şekilde keyif yapabilirsiniz. Konum burada. Bodrum gezilecek yerler listemize Bodrum'un yerlileri arasında oldukça meşhur olan bir yer olan Camel Beach ile devam ediyoruz. Yahşi Plajı'na oldukça yakın konumda olan Camel Beach bölgede Kargı Koyu olarak da biliniyor. Deniz olan bir yerde kargı varsa denize içine akan soğuk bir ırmak vardır demektir bu. Bodrum'da ucuz ve güzel bir plaj arayanlar buraya gelsin derim. Camel Beach'in denizi kumlu ve tertemiz. Su sıcaklığı Yahşi'deki gibi soğuk. Sahilde çeşitli tesisler var. İsterseniz bu tesislerden şezlong ve şemsiye kiralayabilirsiniz isterseniz kendiniz kafanıza göre takılabilirsiniz. Bodrum'da sakin bir plaj arıyorsanız burayı tercih edebilirsiniz. Konum burada. Aspat, Bodrum merkeze 14 km uzaklıkta bulunuyor. Bağla Koyu'nun yanındaki tepeyi aşarak ulaşılan Aspat'ta yer yer yıkılmış ve bir kaç kalıntısı kalmış Aspat Kalesi de bulunuyor. Bu kaleye yoldan dolayı yazın sıcağında çok da gitmeye gerek yok. Aspat'ta denize girmek için Aspat Koyu'na gidebilirsiniz. Buranın denizi oldukça temiz. Plaj alanı çok geniş ve her zaman esintili. Palmiye ağaçlarının altında, kalabalıktan uzak keyif yapabilirsiniz. Aspat Koyu'ndaki işletmenin giriş ücreti oldukça fazla. 13 yaşa kadar çocuklar için ücretsiz. Ödediğiniz ücreti bilekliğinize bileklik şeklinde yüklüyorlar, işletmede yeme içme olarak kullanabiliyorsunuz. Akyarlar, Bodrum merkeze 22 km, Turgutreis'e 8 km, Milas-Bodrum Havalimanı'na 58 km uzaklıkta bulunuyor. Burası Bodrum Yarımadası'nın en uç noktası. Akyarlar'ın tam karşısında bizim de 3 ay kaldığımız ve güzel anılar biriktirdiğimiz Kos Adası bulunuyor. Akyarlar'da esen püfür püfür rüzgardan dolayı burası sörfçülerin uğrak yeri konumunda. Balıkçı restoranları, Kemer Köyü ve 1931 yılında Fransızlar tarafından yapılmış Hüseyin Burnu Feneri ve kum hamamını Akyarlar'da görebilirsiniz. Akyarlar otel noktasında da gelişmiş imkanlara ve tesislere sahip. Bodrum'da sakin bir tatil istiyorsanız buradaki otelleri tercih edebilirsiniz. - Karaincir Plajı - La Brezza Beach - Site Plajları - Akçabük Tatil Koyu Plajları Bodrum kalabalıklığından sıkılarsınız Akyarlar'ı tercih edebilirsiniz. Akyarlar'ın haritadaki konumu burada. Turgutreis, yarımadanın Bodrum'dan sonraki en büyük yerleşim yeri. Burası adını Osmanlı Kaptanı olarak Akdeniz'de bir çok yeri fetheden Turgut Reis'ten almış. Turgutreis'in yaklaşık 2,5 km'lik kumsalı bulunuyor ve bu kumsal üzerinde bir çok otel ve pansiyon var. Turgutreis'e gelirseniz D-Marin Turgutreis Marinayı gezmeyi ihmal etmeyin. D-Marin Uluslararası Klasik Müzik Festivaline de ev sahipliği yapıyor. Turgutreis'e giderseniz Turgutreis dağına çıkıp buradan bölgeyi kuş bakışı izleyebilirsiniz. Ayrıca burada bulunan tarihi yel değirmenlerini de ziyaret edebilirsiniz. Turgutreis'te yapılacak diğer bir aktivite ise her cumartesi kurulan yerel pazardan alışveriş yapmak. Bu pazardan Ege'ye özgü otlar, yöresel yemekler ve hediyelik eşya satın alabilirsiniz. - Turgutreis Nerede ve Nasıl Gidilir ? Turgutreis'e Bodrum Otogar'dan kalkan dolmuşlarla rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Akyarlar'dan dolmuş ile Turgutreis'e 15 dakikada varıyorsunuz. Dolmuş saatleri yazın erken saatlerde başlayıp geç saatlere kadar devam ediyor. Turgutreis'in haritadaki konumu için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Bodrum gezilecek yerler listemizin en romantik yerlerinden birine geldik. Antik Myndos Kenti'nin üzerine kurulmuş olan Gümüşlük, balıkçı restaurantlarıyla nam salmış bir yer. Küçük kendi halinde bir köy olan Gümüşlük tarihi ve doğasıyla Bodrum Yarımadası'nda oldukça özel bir yere sahip. Bodrum'da özel günlerinizi kutlayacaksanız burası atmosfer açısından oldukça uygun. Tabi güzel bir bütçe şart.😊 Bodrum Gümüşlük gezilecek yerler listesinde Gümüşlük Koyu'nun ilerisinde yüzerek de gidebileceğiniz Tavşan Adası bulunuyor. Buradan denize daldığınızda Myndos Antik Kenti'nin kalıntılarını da görebilirsiniz. İyi bir şnorkel şart. Gümüşlük'te çarşamba günleri sahilde kurulan pazarda yöresel ürünler dahil olmak üzere bir çok şey alabilirsiniz. - Bodrum Gümüşlük Nerede ve Nasıl Gidilir ? Gümüşlük, Milas Bodrum Havaalanına 60 km, Bodrum Merkez'e 25 km uzaklıkta. Bodrum'a bağlı bir mahalle olan Gümüşlüğe Bodrum merkezden dolmuşla geçebilirsiniz. Dolmuş saatleri için bu bağlantıya bakabilirsiniz. Gümüşlük konum ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Bodrum'un en elit ve cool yeri Yalıkavak'tayız. Bodrum merkeze 18 km uzaklıkta bulunan Yalıkavak'a Bodrum'dan dolmuş ile ulaşabilirsiniz. Buraya gelirken yol üzerinde Yalıkavak'ın manzarasının ne kadar güzel olduğunu göreceksiniz. Bir çok ünlünün burada evi bulunuyor. Yalıkavak'ta 43 yıldan beri her perşembe kurulan Yalıkavak Pazarını gezmeyi unutmayın. Yalıkavak denilince akla gelen şeylerden biri olan Yalıkavak Marina'ya da gitmeyi ihmal etmeyin. Burası gerçekten lüks ve kaliteli bir marina. Marinanın mimarisine ve peyzajına büyük önem vermişler. Güvenlik üst düzey, garip tipli insan göremezsiniz. Lüks mağazalar ve restaurantların adresi burası. Yatçıların favori yeri olan Palmarina'da fiyatlarda kaliteyle doğru orantılı yüksek. Yalıkavak'ta geçen yıl oldukça fazla zaman geçirme fırsatımız olmuştu. Dolayısıyla her tarafını gezmiştik. Yalıkavak'la ilgili çok daha fazla detaylı yazılarım için aşağıdaki bağlantılara göz atabilirsiniz. Özellikle yeme içme kısmı efsane. - 8 Maddede Yalıkavak Gezilecek Yerler - Yalıkavak Restaurant Tavsiyesi | Yalıkavak'ta Ne Yenir ? - Yalıkavak Otel Tavsiyesi | Yalıkavak'ta Nerede Kalınır ? Bodrum Gezilecek Yerler listesinin en ünlü yerlerinden biri Göltürkbükü'ne geldik. Türkiye'nin Ibıza'sı olarak anılan Göltürkbükü ünlülerin uğrak yeri olduğu kadar yabancı turistlerin de yatlarıyla uğradığı oldukça popüler bir yer. Göltürkbükü Bodrum-Milas Havaalanına 45 km, Bodrum'a 14 km uzaklıkta. Göltürkbükü'ne yakın Torba Koyu da oldukça sakin ve huzurlu. Torba'da gezerken birbirinden sevimli tatil köylerini ve Bodrum'un kendine özgü bembeyaz evlerini görebilirsiniz. Göltürkbükü'nde belediyenin işlettiği halk plajı var. Burada şezlong ve şemsiye ücretsiz. Fiyatlar oldukça makul. Bunun dışındaki işletmelerde bir lahmacunun fiyatını söylememe gerek yok herhalde.😀 Göltürkbükü halk plajının konumu burada. - Türkbükü, Göl Köy, Göltürkbükü Köyü Nerede ? Gölköy denizden 1 km uzaklıkta bulunan şirin bir köy. Türkbükü magazin programlarında sıkça duyduğunuz ünlülerin boy gösterdiği sahil bölgesi, Mandarin Hotel ve Hilton Otel'e doğru devam eden bölüm. Büyükşehir yasası ile bu mahalle ve köy birleşmiş ve adı Göltürkbükü olmuş. Göltürkbüküne oldukça yakın, adının hakkını veren bir yer Cennet Koyu. Burası Bodrum'a 20 km, Türkbükü'ne ise sadece 3 km uzaklıkta. Yeşil ile mavi iç içe. Deniz tertemiz. Cennet Koyu'nda herhangi bir tesis yok. El değmemiş ve kirletilmemiş bir yer. Bodrum gezilecek yerler listesinin denize girme açısından en güzel yerleri arasında ilk 3'e burayı koyarım. Bodrum Cennet Koyu'nda kamp da yapabilirsiniz. Yalnız burada herhangi bir camping tesisi yok. Yiyecek içecek açısından hazırlıklı gelmelisiniz. Mangal yakmak yasak. Duş, wc, soyunma kabini imkanı yok. Sinek ilacı kesinlikle alın. Bir de bu Cennet gibi koy insanlarımız tarafından oldukça kirletilmiş. Her yerde çöp var. Bu konuda lütfen ama lütfen maksimum özeni gösterin. - Bodrum Cennet Koyu Ulaşım ve Yol Tarifi: Bodrum Cennet Koyu'na gitmek için aracınızın olması gerekiyor. Ya da Göltürkbükü'ne geldiyseniz 3 km'lik bir yürüyüşle Cennet Koyuna ulaşabilirsiniz. Bodrum dışından aracınızla buraya gelecekseniz Torba Kavşağından sağa dönmelisiniz. Otobüsle geliyorsanız yolu uzatmamak için yine Torba Kavşağında inmelisiniz. Bodrum Cennet Koyu konum ve yol haritası için buraya tıklayabilirsiniz. Bodrum'un kuzey yakasındaki son durağımız Torba Halk Plajı. Torba hem tatil sitelerine hem de bir çok otele ev sahipliği yapıyor. Kendi halinde küçücük bir belde olan Torba oldukça güzel bir denize sahip. Torba Halk Plajı'nın denizi temiz ve ılık. Çoğu halk plajında olduğu gibi burası da küçük bir alana sahip. Duş ve giyinme kabini mevcut. Ayrıca plajın hemen yakınında belediyenin kafesi var ve fiyatlar uygun. Bu plajın ilerisinde ağaçlık alan var. Genelde insanlar burayı tercih ediyor. Deniz taşlık deniz ayakkabısı yanınızda bulunsun. Parasız girilen yerde duş ve wc yok. Plajın konumu burada. Ayrıca Torba balıkçılar için oldukça popüler bir yer. Bodrum'da balık tutacaksanız burayı değerlendirebilir ya da buradan kalkan teknelerle ücret karşılığı açılıp balık avlayabilirsiniz. Balık demişken Bodrum'da balık restaurantı için Torba'daki mekanları değerlendirebilirsiniz. Bodrum gezilecek yerler listesinde artık Bodrum Yarımadası'nın dışına çıkıyoruz. Burayı ister gezinizin başında ister sonunda gezebilirsiniz. Güvercinlik, Bodrum'a gitmek için yol üzerinden geçmek zorunda olduğunuz bir yer. Bodrum civarında denizi ilk Güvercinlik'te görürsünüz. Güvercinlik, Muğla iline 100 km, Bodrum merkeze 20 km uzaklıkta bulunuyor. Bodrum'un en meşhur ve lüks otelleri Güvercinlikte bulunuyor. Bodrum Güvercinlik gezilecek yerler noktasında özellikle Güvercinlik sahilinde yürüyüş yapmayı tavsiye edebilirim. Ayrıca Güvercinlik'te sessiz sakin bir yerlere gitmek istiyorsanız Meşelik ve Mumcular Mahallelerine gidebilirsiniz. Civardaki köylerin pazarlarında organik ürünler alabilirsiniz. Bu civarlarda kahvaltı yapmak isterseniz Zıpzıp Kahvaltı yerini önerebilirim. Güvercinlik'in karşısında Salih Adası bulunuyor. İsterseniz buraya tekne ile geçebilirsiniz. Güvercinlik'in konumu burada. Bodrum gezilecek yerler listesini tamamladık daha vaktiniz mi var o zaman size Yunanistan'a bağlı Kos Adasını yani İstanköy'ü gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Tabi adaya giriş için Schengen vizesi ya da kapı vizesi gerekiyor. Bodrum'un hemen karşısında bulunan ve 50 dakikalık feribot yolculuğu ile ulaşabileceğiniz Kos Adası'nda Üstün'ün iş durumundan dolayı yaklaşık 3 ay kalmıştık. 3 ay gibi geniş bir surede de adanın altını üstünü getirmiştik. Eğer Kos'a giderseniz Kos Adası Gezilecek Yerler başlıklı yazımızı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Bodrum haritasına baktığınızda kıyıların oldukça girintili ve çıkıntılı olduğunu görebilirsiniz. Bu da bu kıyılarda eşsiz güzellikte koyların ve plajların olmasını sağlıyor. Aşağıda saydığım koyları rahatça gezmek için araba şart. Araba ile çok daha rahat edersiniz. - Yalıkavak Halk Plajı - Karaincir Plajı - Torba Sahili - Gümüşlük Halk Plajı - Kumbahçe Plajı - Bitez Plajı - Gümbet Plajı - Aspat Koyu - Bardakçı Koyu - Camel Plajı - Bağla Plajı - Ortakent Halk Plajı - Peksimet Plajı - Cennet Koyu - Kargıcak Koyu - Gündoğan Halk Plajı - Mazı Köyü Sahili Bodrum gece hayatının kalbi Bodrum Çarşı'da bulunan Barlar Sokağında atıyor. Gecenin ilerleyen saatlerine dek çılgınlar gibi eğlenen insanlar var. Barlar sokağında diğer cluplara göre fiyatlar daha makul. Barlar Sokağı'na alternatif olarak bir de Gümbet'i değerlendirebilirsiniz. Daha üst seviyedeki yerler için Yalıkavak tarafını tercih edebilirsiniz. Ben aşağıya Bodrum mekanlarının genel listesini bırakıyorum. Siz yorumları okumadan bu mekanları tercih etmeyin derim. - Vittoria Club - Marina Club Yacht Bodrum - Küba Bar - Mandalin - Kule Rock City - Posh - Pasha Club - Barine Club Katamaran - Karpuz Bar - Fenix Yalıkavak Marina Bodrum'da geldiyseniz ve bunları yapmadan dönerseniz Bodrum geziniz eksik kalır. Mümkün mertebe aşağıda saydığım maddeleri yapmaya çalışın. Bu maddeler için Bodrum'da 3-4 güne ihtiyacınız var. - Bodrum Sualtı Müzesi ve Arkeoloji Müzesini gezmeden, - Bodrum yerel pazarlara gitmeden, - Tekne turu yapmadan, - Orak Adasına gitmeden, - Antik Tiyatro'da bir etkinliğe katılmadan, - Bodrum barlar sokağını görmeden, - Gümüşlük'te balık yemeden, - Bitez dondurması yemeden, - Çökertme kebabı yemeden, - Bodrum usulü su böreği, kabak çiçeği dolması, sebzeli döner yemeden dönmeyin. Eğer Bodrum'a hafta sonu için geldiyseniz ya da Bodrum'a ayıracağınız vakit kısıtlıysa yukarıda yazdığım Bodrum Gezilecek Yerler listesindeki yerlerin tamamını gezme durumunuz çok çok zor. Bu bir iki günü sığdırabileceğiniz ve Bodrum'da mutlaka görülmesi gereken yerleri hap bilgi şeklinde sıralıyorum. - Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi - Bodrum Çarşısı ve Sokakları - Bodrum Antik Tiyatro - Bodrum Halikarnas Mozolesi - Zeki Müren Sanat Müzesi - Orak Adası (+1 gün gerek) Bodrum denilince aklımıza hemen beyaz boyalı evler geliyor. Fakat Bodrum'un beyaz boyalı evlerinin dışında da bir çok şeyi meşhur. Bodrum'un nesi meşhur sorusunun cevabını aşağıya teker teker sıralıyorum. Bu listede bulunan yemekleri tatmadan Bodrum'dan dönmeyin. Bizim favorimiz tabi ki Çökertme Kebabı. - Bodrum'un Beyaz Boyalı Evleri - Çökertme Kebabı - Mandalina Kolonyası ve Lokumu - Bodrum Sebzeli Döner - Kabak Çiçeği Dolması - Zeytinyağlı Mezeler - Süngerciler - Bodrum Sandaletleri - Halikarnas Mozolesi - Bodrum Barlar Sokağı - Orak Adası Bodrum merkez ve çevre mahallelerinin belli günlerde yerel pazarları oluyor. Bu pazarlardan hediyelik eşya, yöresel ürünler, meyve ve sebze alabilirsiniz. Her pazartesi Türkbükün'de, her salı Milas'ta, çarşambaları Ortakent ve Gündoğan'da, cumartesileri Turgutreis'te, pazar günüde Mumcular'da pazar kuruluyor. Özellikle önerebileceğim en hareketli ve en zengin pazar olan Yalıkavak pazarı perşembe günleri kuruluyor. Bodrum'da alışveriş için Avm ihtiyacınız varsa aşağıya Bodrum Merkezde ve çevre mahallelerinde bulunan alışveriş merkezlerini sıralıyorum. Bizim favorimiz Midtown ve Palmarina. - Midtown - Oasis - Milta Bodrum Marina - Bodrum Avenue - Palmarina - D-Marin - Mandalina Kolonyası ve Lokumu - Bodrum Sandaleti - Efil Efil Uçuşan Beyaz Elbiseler - Bodrum Süngeri - Naturel Zeytinyağı Bu sorunun cevabı aslında çok fazla ve kişiden kişiye göre değişir. Ama ortak cevap noktasında bence belli başlı yerler Bodrum'un en güzel yerler arasında sayılabilir. Bu yerler neresi. Bana göre Bodrum'un en güzel yerleri; Bodrum Kalesi, Bodrum merkez sokakları, Gümüşlük ve Yalıkavak tarafı. Bodrum'da günübirlik olarak Bodrum merkezde turlayabilirsiniz. Burada deniz kenarında yürümek ve bir şeyler içmek oldukça keyifli. Bu güzergahta belediyenin bir çok şirin kafesi var, bunları değerlendirebilirsiniz. Bunun dışında Bodrum'da bir çok tarihi yer var buraları gezebilirsiniz. Buna ilaveten Bodrum'un Sandima, Girelbelen gibi terk edilmiş köylerine gidebilirsiniz. Bunlar da açmadıysa sizi Bodrum Avm'leri sizi bekler. Bodrum'da en iyi fotoğraflar nerede çekilir derseniz hemen adresleri veriyorum. İlk olarak Milta Marina tarafını değerlendirebilirsiniz. Yel Değirmenleri'nin manzarası efsane. Antik Tiyatro'nun karşı geçesindeki yol da çok güzel manzara sunuyor. Bunların dışında Myndos Kapısı da bir başka seçenek olabilir. Bodrum'un en pahalı yeri sanırım Yalıkavak ve Gümüşlük'tür. Burada segment baya yükseliyor. Özellikle Yalıkavak Marina'da dünyaca ünlü markalar var. Burada her şey oldukça pahalı. Gümüşlük ise balık restoranlarıyla oldukça popüler bir yer. Fiyatlar baya yüksek. Son olarak Türkbükü'nü unutmayalım. Türkbükü'ndeki lahmacun fiyatları Türkiye'de nam yapmış durumda. Bir şey söylememe çok da gerek yok. Muğla'nın diğer ilçelerini keşfetmek için aşağıdaki yazılarıma göz atabilirsiniz. - Muğla'da Gezilecek Yerler | En Güzel 40 Nokta - Muğla Merkez Gezilecek Yerler - Bodrum Gezi Rehberi - Fethiye Gezi Rehberi - Marmaris Gezi Rehberi - Datça Gezi Rehberi - Dalaman Gezilecek Yerler - Akyaka Gezi Rehberi - Milas Gezi Rehberi - Ortaca Gezilecek Yerler - Köyceğiz Gezi Rehberi - Yatağan Gezilecek Yerler - Ula Gezi Rehberi - Seydikemer Gezilecek Yerler"} {"url": "https://bujuyollarda.com/bodrum-kahvalti-mekanlari", "text": "Bizzat deneyimlediğim ve gönül rahatlığıyla size de önerebileceğim Bodrum Kahvaltı Mekanları umarım sizi de benim kadar mutlu eder. Özellikle siz de benim gibi hafta sonu kahvaltısını seviyorsanız bu kahvaltı mekanları tam size göre. Buyursunlar güzel kahvaltı avcısı Buju'nuzdan tavsiyeler. Bodrum kahvaltı fiyatları mekandan mekana ve alacağınız kahvaltı türüne göre değişiyor. Bazı mekanlarda kahvaltı tabağı tercih edebilir ya da serpme kahvaltı yapabilirsiniz. Açık büfe kahvaltı sunan mekanlar da bulunuyor. Bizim Bodrum kahvaltı mekanları listemizdeki yerler serpme kahvaltı sunuyor. Fiyatlar ise 2022 yılı için kişi başı 70-120 TL arasında değişiyor. Bodrum kahvaltı fiyatlarının son zamanlarda pandemi nedeniyle arttığını da göz önünde bulundurmak gerek. Bodrum kahvaltı mekanları başlıklı yazımda Bodrum'un her yerinden şahane öneriler bulabilirsiniz. Yalıkavak kahvaltı mekanları, Bitez kahvaltı yerleri ve dahası bu listede sizi bekliyor. - Asmalı Çardak Kahvaltı Evi - Narçiçeği Kahvaltı Evi - Muhtar Çökertme - Kozalak Bodrum - Zıp Zıp Köy Kahvaltısı - Kuytu Bahçe - Miços Restaurant Bodrum kahvaltı yerleri listemde ilk önerim Yalıkavak'tan geliyor. Yalıkavak kahvaltı mekanları arasında olan Asmalı Çardak yemyeşil bir bahçenin içinde horoz sesleriyle en doğalından kahvaltı yapabileceğiniz güzel bir mekan. Ortam çok güzeldi. Tam bir köy evinin bahçesinde ağaçların gölgesinde kahvaltı yapıyorsunuz. Klasik şehir kahvaltılarında masaya gelen bilmem kaç çeşit ama lezzetsiz kahvaltılardan sonra burası mideye ilaç gibi. Az öz ve lezzetli bir kahvaltı sunuyorlar. Kabak çiçeği dolması, pişi ve kabaklı börek bi efsaneydi. Üstün pişime karşılık kabak çiçeği dolmasını teklif edince yok diyemedim ama aklım da hala o çıtır çıtır pişi de kaldı. 😂 Ev yapımı reçelleriyle ağzımızı tatlandırıp keyifle ayrıldık mekandan. Hafta sonları çok kalabalık olduğunu ve her an bir ünlüyle bir futbolcuyla karşılaşma ihtimaliniz olduğunu hatırlatmak isterim. 😃 Rezervasyonlu gitmekte fayda var. Mekanda servis çok hızlıydı hatta gördüğümüz en hızlılardandı. - Adres: Yalıkavak, No:52 48400, Kayacık Cad., 48990 Bodrum/Muğla - Telefon: 0533 568 63 33 - Konum: Asmalı Çardak Kahvaltı Evi Narçiçeği Kahvaltı Evi bizim en iyi kahvaltıcılar listemize girdi. Domates soslu acı biber kızartması, anne patatesi, yaprak sarması, kabak çiçeği dolması, börekleri ve sayamadığım lezzetleriyle hiç düşünmeden listeye alın derim. Ürünler hem çeşit, hem porsiyon hem de lezzet bakımından çok başarılıydı. Hijyen bakımından da oldukça özenliler, masalar arası mesafe makul, tek kullanımlık masa örtüleri kullanılıyor. Güvenle kahvaltı yapabilirsiniz. Bujuyollarda'dan yıldızlı tavsiye. - Adres: Yalıkavak, 48990 Bodrum/Muğla - Telefon: 0536 592 16 63 - Konum: Narçiçeği Kahvaltı Evi Çökertme Koyu'nda da şahane bir kahvaltı mekanı tavsiyem var size. Bodrum'da nerede kahvaltı yapılır sorusunun en iddialı cevaplarından biri burası. Muhtar Çökertme bizim son zamanlarda yaptığımız en iyi kahvaltılardan birini sunuyor diyebilirim. Burayı sıcakkanlılığıyla, ilgisiyle, alakasıyla Faruk Bey işletiyor. Mekan çiçeği burnunda yeni bir mekan olmasına rağmen bir çok yere taş çıkartır. Hele ki Faruk'un annesinin ellerinden çıkan yaprak sarma ve kabak çiçeği dolması efsane. Masaya gelen her ürün doğal. Etrafta göreceğiniz ineklerin sütünden yapılan tereyağı misss misss. Bu tereyağı ile yapılan sahanda yumurtanın tadı enfesti. Sigara böreği ve pişi yeme de yanında yat. Mekana hafta sonu için gelecekseniz önceden rezervasyon yapmayı unutmayın. - Adres: Çökertme, 48220 Milas/Muğla - Telefon: 0532 013 11 03 - Konum: Burada Bodrum'da enfes bir kahvaltı mekanı önerisi daha geliyor. Bodrum Yalıkavak yolu üzerinde Dağbelen'de kahvaltı yapmak isterseniz adres burası. Kozalak Kahvaltı Evi kahvaltı sanatının hakkını fevkalede veriyor. Kahvaltıda yaprak sarmadan böreklere envai çeşit reçelden güzel mezelere bir çok çeşit bulunuyor. Kozalak kahvaltı evinde çocuklar için oyun alanı mevcut. Ayrıca yetişkinler için burada yürüyüş parkuru da var. Burası doğa ile iç içe. Gerçekten hem mideniz hem de ruhunuz bayram ediyor. Öğlen gidip akşam üstü çıkmanız işten bile değil. Bodrum'da kahvaltı mekanı arıyorsanız ve saatlerce keyif yapmak istiyorsanız Kozalak Kahvaltı Evi'ni gönül rahatlığıyla öneririm. - Adres: Dağbelen, Dağbelen sokak No.5/A, 48400 Bodrum/Muğla - Telefon: (0252) 386 44 40 - Konum: Kozalak Kahvaltı Bodrum köy kahvaltısı deyince aklıma direkt bu mekan geliyor. Bodrum'un Çamlık köyünde bulunan Zıp Zıp Köy Kahvaltısı yemyeşil bir bahçenin içinde. Burası harika bir hafta sonu kahvaltısı için müthiş bir seçenek. Masada neler neler yok ki, çeşit çeşit peynirler, zeytinler, reçeller. Ve birçoğu da el yapımı ve aşırı lezzetli. Mis gibi domates soslu anne kızartması, çıtır sigara böreği ve o kocaman pufidik pişinin tadı hala damağımda. 🤤 Bodrum'da köy kahvaltısı yapabileceğiniz bir yer arıyorsanız burayı şiddetle tavsiye ederim. - Adres: Çamlık Köyü, Köy Meydanı, Cami ve Okul Karşısı, 48440 Bodrum/Muğla - Telefon: (0252) 362 11 05 - Konum: Zıp Zıp Köy Kahvaltı Evi Bir minik yer yüzü cennet bahçesinden konum bildiriyorum. Burası Kuytu Bahçe! Bodrum kahvaltı önerisi olarak listemin parlayan yıldızı Kuytu Bahçe Bitez kahvaltı yerleri içinde bulunuyor. Büyük şehirden doğaya kaçan genç bir çiftin sahibi olduğu mekana muhakkak gitmeli hatta burada kahvaltı yapmadan Bodrum'dan ayrılmamalısınız. - Adres: Bitez, Bitez Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi, No:35, 1312. Sk. No:35, 48470 Bodrum/Muğla - Telefon: 0542 586 15 68 - Konum: Kuytu Bahçe Yalıkavak Tilkicik Koyu'nda bulunan Miços Restaurant öyle güzel öyle hoş bir mekan ki. Buraya dilerseniz akşam yemeği için, dilerseniz kahvaltı için gelebilirsiniz. Bodrum en iyi kahvaltı mekanlarını derlediğimiz için özellikle kahvaltısından bahsedeyim. Restaurant denize sıfır konumda bulunuyor. Yalıkavak'ın püfür püfür esen havası yaz sıcağında bile bunalmadan keyifle oturmanıza olanak sağlıyor. Güler yüzlü çalışanları, hızlı servisi ve samimi ortamı ile Miços'u çok sevdim. Miços Restaurant kahvaltıda ev yapımı reçeller, anne elinden börekler, kendi fırınlarından çıkan tazecik pideler sunuyor. Deniz kenarında lezzetli bir kahvaltı yapmak isteyenlere Yalıkavak kahvaltı mekanları içinde Miços'u öneririm. - Adres: Dirmil Mah. Tilkicik Cad. No:67 Yalıkavak-Bodrum - Telefon: +90 532 226 11 85 - Konum: Miços Restaurant"} {"url": "https://bujuyollarda.com/bodrum-koylari-ve-plajlari", "text": "Muğla yaklaşık 1500 km ile Türkiye'nin en uzun kıyı şeridine sahip bir il. Mübarek ilin kıyılarının her yeri girintili çıkıntılı. Hal böyle olunca da Muğla'da rastgele denize doğru bir yere gitseniz ya koya ya da bir plaja denk gelirsiniz. Toplasanız Muğla'da 300'ye yakın koy ve plaj vardır diye düşünüyorum. Eee bu kadar koy ve plaj da Muğla'ya muhteşem bir güzellik katıyor. Biliyorsunuz tatil cenneti Muğla'nın neredeyse tüm koy ve plajlarını yazmaya çalışıyorum. Bir çok yerden sonra nihayet sıra geldi Bodrum Koyları ve Plajları listesine. Bodrum'da gerçekten çok güzel koy ve plajlar var. Bodrum genelde gece hayatı ile anılır ama Bodrum'un koy ve plajlarını görünce gece hayatını ikinci plana atabilirsiniz. Bu yazımla beraber Bodrum'da nerede denize girilir sorusunun cevabını da bulmuş olacaksınız. Muğla merkezde yaşamanın avantajıyla her fırsatta gitmeye çalıştığımız Bodrum ve Yalıkavak ile ilgili çok detaylı gezi rehberlerim mevcut. Faydalanmak isterseniz bağlantıları aşağıya bırakıyorum. Not: Bodrum'da takdir edersiniz ki her koya araç ile ulaşım yok. Araç ile ulaşım olmayan koylar da en güzel yerler. Hele bir Orak Adası var ki burayı kesinlikle görmeniz lazım. Araba ile ulaşım olmayan koylara tekne ile ulaşabilmek için Bodrum'da tekne turuna katılmalısınız. Bodrum tekne turu yazımın bağlantısı burada. Aşağıya bırakacağım numara ile Whatsapp'tan bağlantıya geçip Bodrum'da tekne turuna katılmak istediğinizi söyleyin yeter. Bu numaradan hem günübirlik dolmuş tekne, hem günübirlik özel tekne kiralama hem de konaklamalı tekne turu için bilgi alabilirsiniz. Bir ilçenin 26 koyu mu olur sorusunu kendi kendime sorduğumda evet cevabı biraz garip gelse de Bodrum'un haritasına bakınca gerçekle yüzleşiyorsunuz. Benim yazdığım bu 26 koy bilinenleri bir de Bodrum'da bilinmeyen koylar vardır ki sayı en az 40-50 olur. Bodrum koyları ve plajları için şunu söyleyebilirim ki listede gerçekten çok özel yerler var. Özellikle haritadaki (1-2-3-4-5-24-26) yerleri şiddetle görmenizi tavsiye ederim. Bu koylardaki turkuaz rengi cam gibi tertemiz sular insanı mest ediyor. Aşağıda Bodrum Koyları ve Plajları haritasında bulunan yerleri yakınlık durumuna göre sıraladım. Ayrıca bu koyları ve plajları anlattıktan sonra da sizlere kolaylık olsun diye Araba ile gidilen Bodrum Koyları ve Plajları, Sadece Tekne İle Gidilen Bodrum Koyları ve Plajları olarak listeyi 2 kısma ayıracağım. - Orak Adası - Alman Koyu - Yalıçiftlik Kargıcak Koyu - Bodrum Yalıçiftlik Plajı - Tavşan Burnu Koyu - Karaada - İçmeler Plajı - Bodrum Kumbahçe Plajı - Bardakçı Koyu - Gümbet Plajı - Bodrum Akvaryum Koyu - Bitez Plajı - Ortakent Yahşi Plajı - Kargı Koyu - Aspat Koyu - Akyarlar Karaincir Plajı - Kadıkalesi Halk Plajı - Gümüşlük Plajı - Tilkicik Koyu - Küdür Plajı - Türkbükü Plajı - Cennet Koyu - Torba Halk Plajı - Kissebükü Koyu - Mazı Koyu Bodrum koyları ve plajları listeme efsane bir yer ile başlamak istedim. Bu yerin adı görkemli Orak Adası. Sadece tekne ile ulaşım olan Orak Adası muhteşem güzellikte bir denize sahip. Bodrum tekne turları ile ziyaret edebileceğiniz Orak Adası'nda bol bol yüzmek bedene ve ruha huzur veriyor. Biz Orak Adası'na tekne turu ile gittik ve burada yaklaşık 1,5 saat vakit geçirdik. Su altı videoları mı dersiniz drone videosu mu adada fotoğraf çekmeye doymadık. Hem suyun altı hem de suyun üstü tam anlamıyla muazzam. Orak Adası tekne turlarının sürekli geldiği yer olduğundan biraz kalabalık olabiliyor. Orak Adası sürekli el değiştiren bir ada. 2007 yılında Enka Yönetim Kurulu Başkanı Şarık Tara kızı Leyla Tara Suyabatmaz'a doğum günü hediyesi olarak adayı satın almıştı. Fakat daha sonra ada el değiştirerek İsviçre'de diş hekimliği yapan Dr. Bülent Arı'ya 60 milyon TL'ye satıldı. Arı'nın ölümünden sonra Ankara'da oturan emekli mühendis kardeşi Nermin İnce (76), iki kardeşiyle birlikte adayı satmaya karar vermiş. İnce, Orak Adası'nı, 5-7 milyon dolardan satmak için Bodrumlu bir avukat ile Yalı beldesi balıkçılarından Ramazan Altın'a vekalet vererek adayı satışa çıkardıklarını açıklamıştı, ancak uzun süre adayı imara açık olmaması nedeniyle satın alan olmamıştı. Orak Adası'nda bulunan 150 metrekarelik ev ise yine Dr. Bülent Arı tarafından ailesi ile birlikte tatil yapmak için yaptırılmış. Orak Adası'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Ücretsiz şekilde burada keyif yapabilirsiniz. Orak Adası'nın haritadaki konumu burada. Bodrum'un en güzel koylarından biri olan Alman Koyu sadece tekne ile ulaşabilen bir koy. Burada da deniz cam gibi ve tertemiz. Alman Koyu'nun küçük doğal bir plajı var. Biz tekne turunda Üstün ile bu güzel plajda dinlenme molası verdik. Yatçıların uğrak noktası olan bu güzel koyda bir sürü balıkla yüzme imkanınız mevcut. Bu güzel koylara gelirken yanınıza şnorkelinizi almayı unutmayın. Aksi takdirde akvaryumda yüzdüğünüzü anlamazsınız. Bodrum'un en az bilinen koylarından biri olan Alman Koyu, Pabuç Burnu'na oldukça yakın konumda yer alıyor. Koyun haritadaki konumu burada. Bodrum koyları ve plajları listemizdeki araba ile ulaşabilen ilk koyumuz olan Kargıcak Koyu'na geldik. Koya giden yol kötü ama yine de her türlü araç ile gidilebilir. Taşa toprağa dikkat edin aracınızın tekeri taşa değmesin. Unutmayın yolun kötü olması plajın bakir olması ile yakından alakalı. Yol kötü ise çok daha güzel bir plajla karşılaşma olasılığınız daha yüksek. Kargıcak Koyu'na giderken yiyecek içecek noktasında hazırlıklı gidin. Koya en yakın market 6-7 km uzaklıkta. Burada doğa ile baş başasınız. Herhangi bir tesis, işletme, market, wc, duş, su yok, hatta çöp konteyneri bile yok. Telefon çekiyor korkmayın. Lütfen burada çöp bırakmayın çünkü toplayacak birileri yok! Özetle Bodrum'da bilinmeyen, az keşfedilmiş güzel bir koy arıyorsanız Kargıcak Koyu'nu tercih edebilirsiniz. Son olarak bu koyda çadır da kurabilirsiniz ama çevreyi kirletmemeye dikkat! Kargıcak Koyu'nun konumu burada. NOT: Kargıcak Koyu'nun kumsalı taşlık. Deniz ilerledikçe derinleşiyor. Deniz kestaneleri var. Yanınızda deniz ayakkabısı getirmeyi unutmayın. Bodrum'da araba ile ulaşım olan enfes bir koy arayan varsa Yalıçiftlik Plajı'nı gönül rahatlığıyla tercih edebilir. Burası halk plajı dolayısıyla herhangi bir giriş ücreti yok. Sayısı az olsa da şezlong ve şemsiyelere de ücret ödemiyorsunuz. Halk Plajı ama gerçekten bu zamana kadar gördüğümüz en güzel halk plajı burası olabilir. Bodrum'da ucuz makul seviyelerde plaj arıyorsanız burayı not alın! Yalıçiftlik Halk Plajı'nda belediyeye ait bir işletme bulunuyor. Dilerseniz bu tesiste bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Fiyatlar gayet makul seviyelerde. Bodrum'da böyle bir plaj kaldı mı demeyin evet şu an için böyle bir plaj var. Umarım gelecekte farklı bir zihniyetin eline bu güzel plajı vermezler. Yalıçiftlik Plajı'nın denizine gelince; deniz oldukça temiz ve berrak bir suya sahip. Zaman zaman dalgalı olan bu güzel deniz küçük taşlardan oluşan bir plaja sahip. NOT: Plaja gelirken siz yine şemsiye ve sandalyenizi yanınızda getirmeyi unutmayın. Yalıçiftlik Halk Plajı'nın konumu burada. Tavşan Burnu Koyu, tekne turundaki ilk durağımızdı. Bu koy Tavşan adını yukarıdan tavşana benzemesinden dolayı alıyormuş. Koy cam gibi turkuaz renginde efsane bir denize sahip. Koyun küçükte bir plajı var. Şnorkelle daldığınızda akvaryumda yüzüyormuş hissine kapılıyorsunuz. Bu güzel koyda yaklaşık 30 dakika yüzme molası verdik. Doya doya yüzdük ve şnorkelle dalış yaptık. Tekneden baktığınızda denizin 6-7 metre aşağısı rahat görünüyor. Masmavi sularıyla Tavşan Burnu Koyu bizden tam puan aldı. Bodrum tekne turlarının en uğrak noktalarından biri olan Karaada isminden de anlaşılacağı üzere bir ada ve buraya sadece tekne ile ulaşım var. Bodrum'da dalış için güzel bir nokta arıyorsanız burayı tercih edebilirsiniz. Bir zamanlar Rodos Şövalyeleri'nin hüküm sürdüğü bu güzel adı 1910'lu yıllarda İtalya egemenliğine girmiş fakat daha sonra 1932 yılında tekrar Türkiye topraklarına dahil edilmiş. Evet gelelim Bodrum merkez plajlarına. Bodrum merkezdeki plajlar genel olarak sakin ve güzel bir denize sahip. Bodrum deniz açısından gerçekten güzel plajlara sahip. Otelinizden çıkıp çevre koylara gitmek istemezseniz Bodrum merkezdeki plajları gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Bodrum merkezdeki ilk plajımız İçmeler Plajı. Bilenler bilir Bodrum'un en canlı gece kulüplerinden olan ve şimdi tarihe karışan Halikarnas'ın bulunduğu noktadan başlayan İçmeler Plajı gerçekten çok güzel bir denize sahip. Burada deniz cam gibi ve oldukça cazip. Deniz derinleşmiyor ve plajda ayağı rahatsız eden taşlar yok. Plajda Bodrum spor yelken kulübünün kafeteryası var. İsteyenler bu kafeteryadan faydalanabilir. Fiyatlar normal seviyede. Bunun dışında İçmeler Plajı'nda ücretsiz şezlong imkanı da mevcut. Şezlongların altına sandalyenizi atıp keyif yapabilirsiniz. Plajda yelken kulübüne ait duş ve lavabo da var. Yazın kalabalık olabileceğinden şezlonglardan faydalanmak isterseniz erken gelmenizde fayda var. İçmeler Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yok ve konumu burada. NOT: Muğla'da İçmeler Plajı denilince akla ilk Marmaris İçmeler Plajı gelir ama bu İçmeler Plajı Bodrum merkezde yer alıyor. Bodrum merkezde sizlere önerebileceğim ikinci plaj Kumbahçe Plajı. Bodrum'un en canlı mahallelerinden olan Kumbahçe Mahallesinde bulunan Kumbahçe Plajı Bodrum Kalesi manzarası eşliğinde denize girebileceğiniz güzel bir yer. Bir çok işletmenin bulunduğu bu plajda restaurant imkanları fazlasıyla var. Gündüzü ayrı gecesi ayrı güzel olan Kumbahçe Plajı'nın denizi oldukça temiz ve küçük çakıllardan oluşuyor. Ücretsiz şemsiyelerin olduğu bu plajda dilediğiniz gibi keyif yapabilirsiniz. Bodrum merkezde plaj arıyorsanız burayı da gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Bu arada deniz için Kumbahçe Plajı'nı tercih ederseniz 2 şey yapmayı unutmayın. Birinci Zeki Müren Sanat Müzesini ziyaret edin, ikincisi Bodrum'a özgü bembeyaz evlerin önünde bol bol fotoğraf çekilin. Kumbahçe Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Plajın konumu burada. Bodrum merkezde denize nerede girilir derseniz bir diğer güzel önerim olan Bardakçı Koyu'na hak tanıyın derim. Bodrum'un en güzel plajlarından olan Bardakçı Koyu tertemiz bir denize sahip. Koyda bir çok işletme bulunuyor. Dilerseniz bu işletmelerin şezlong ve şemsiyelerinden faydalanabilirsiniz. Ben faydalanmam derseniz koyda minicik bir halk plajı var orayı kullanabilirsiniz. Halk plajında şemsiye yok bilginiz olsun. Bardakçı Koyu ile Bodrum merkez arası yaklaşık 2 km. Koyun haritadaki konumu burada. NOT: Bardakçı Koyu'nu tercih edecekseniz Bodrum Yel Değirmenlerini de gezmeyi unutmayın. Bodrum'da Gümbet denilince akla ilk gece hayatı gelir belki sonrasında da Gümbet Sahili. Bodrum merkezde denize girebileceğiniz yerlerden biri olan Gümbet Plajı son zamanlarda dengesi bozulmuş bir plaj olma yolunda hızla ilerliyor. İşletmelerden ve teknelerden kaynaklanan deniz kirliliği, ortamın bozukluğu derken Gümbet Plajı bizden eksi puan alıyor. İşletmeler Gümbet Plajı'nı talan etmiş ve halkın girebileceği çok küçük bir alan mevcut. Fiyatları iyi kötü tahmin ediyorsunuzdur. Gümbet Plajı'nın halka ayrılmış olan kısmı için ücret yok. Fakat işletmelerden faydalanmak isterseniz malum ücret ödemeniz gerekiyor. Bodrum koyları ve plajları listemizin en sıkıntılı yeri Gümbet Plajı diyorum ve burayı tavsiye etmiyorum. Konum burada. Muğla'da neredeyse her ilçenin bir Akvaryum Koyu var. Eee cam gibi tertemiz bir deniz olunca insanlarda buraya Akvaryum Koyu diyelim gari diyorlar. Bodrum Akvaryum Koyu, Gümbet ile Bitez arasındaki yarımadada kalıyor. Buraya karadan ulaşım var fakat araba ile belli bir yerine kadar gidiyorsunuz sonrasında ayaklara kuvvet yürümeniz lazım. Dolayısıyla iyi bir yürüyüş ayakkabısı şart. Bir de çocuk varsa burayı tercih etmeyin. Akvaryum Koyu bakir bir yer. Burada herhangi bir tesis yok. Yiyecek ve içecek noktasında tedarikli gitmeyi unutmayın. Ben yürümem derseniz tekne turları genel olarak bu koya gidiyor yani tekne turunu tercih edebilirsiniz. Özetle Bodrum'da az bilinen bir koy tercih etmek ve pahalı beach cluplarda çarpılmamak isterseniz Akvaryum Koyu'nu tercih edebilirsiniz. Konum burada. Bodrum koyları ve plajları listemizin nadide güzelliklerinden biri olan Bitez Plajı Bodrum merkeze oldukça yakın konumda yer alıyor. Bitez Plajı'nın denizi çok sığ ve su serin. Plajda belediyeye ait olan kısımda hazır kurulu şemsiyeler var gelirken sandalye getirmeniz iyi olur. Halk plajının yan tarafında ücretli plajlar da var dilerseniz şezlong kiralayabilirsiniz. Plajda duş, wc ve market mevcut. Denizin içi ve sahil tamamen kumdan oluşuyor. Çocuklu aileler için oldukça ideal olan Bitez Plajı Bodrum merkezde denize girilecek yer arayanlar için oldukça isabetli bir tercih olur. Konum burada. NOT: Bitez'e gelmişken Bodrum'un meşhur Bitez Dondurmasını tatmadan dönmeyin. Farklılık isterseniz mandalinalıyı tercih edin derim. Bodrum'un en sevilen plajlarından biri olan Yahşi Plajı Bodrum'un yerlisinden tatilcisine bir çok kişinin tercih ettiği bir plaj. Yahşi Plajı'nda hem bir çok tesis imkanı var hem de halk plajı mevcut. Dilediğiniz gibi takılabilirsiniz. Yahşi Plajı'nın Denizi Nasıl ? Yahşi Plajı kum bir sahile sahip. Deniz oldukça temiz ve güzel. Su sıcaklığı diğer plajlara göre daha soğuk. Balık sayısı oldukça fazla dolayısıyla yanınıza şnorkel almayı unutmayın. Bodrum merkez dışında merkeze çok da uzak olmayan bir plaj tercih etmek isterseniz Yahşi Plajı'nı tercih edebilirsiniz. Yahşi Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Konum burada. Yahşi Plajı'na oldukça yakın konumda olan Kargı Koyu genel olarak Camel Beach olarak biliniyor. Bodrum'da ucuz ve güzel bir plaj arayanlar buraya gelsin derim. Camel Beach'in denizi kumlu ve tertemiz. Su sıcaklığı Yahşi'deki gibi oldukça soğuk. Sahilde çeşitli tesisler var. İsterseniz bu tesislerden şezlong ve şemsiye kiralayabilirsiniz ya da kendiniz kafanıza göre takılabilirsiniz. Bodrum'da sakin bir plaj arıyorsanız burayı tercih edebilirsiniz. Konum burada. Bodrum'un en güzel plajları arasında olan Aspat Koyu ve Plajı güzel olmasına güzel ama burada değişik bir işletme anlayışı var. Neden diyecek olursanız bu koy özel sektöre peşkeş çekilmiş resmen. Böylesine doğa harikası bir yerde halkın gidemeyeceği şekilde kişi başı 350 TL giriş ücreti istemek hiç bir vicdana sığmaz. Yanlış duymadınız 350 TL. Bu kararın altına imza atan yetkililer siz devletin kıyısını mı satıyorsunuz ? Bu yanlış karardan umarım bir an önce dönülür. Kıyı Kanunu madde 5 oldukça açık. İçerideki tesisten faydalanmayacaksanız bu parayı sakın vermeyin! Haraç mı alıyorlar bu nedir! Bodrum'un en pahalı plajı değil Muğla'da böyle bir giriş ücreti yok. Çok şey söyleyesim var ama neyse. Uzak durun! Bodrum'un Akyarlar Mahallesine bağlı Karaincir Plajı Bodrum merkeze uzak konumda yer alıyor. Bu plajı genelde Akyarlar ahalisi tercih ediyor. Akyarlar'da denize nerede girilir derseniz adres Karaincir Plajı. Karaincir Plajı'nın denizi nasıl ? Karaincir Plajı'nın sahili oldukça güzel. Deniz içi kum, deniz kenarı ince çakıl ve yer yer kumdan oluşuyor. Su başta soğuk gibi geliyor ama zamanla alışıyorsunuz. Rüzgar çok olunca biraz üşüyebiliyorsunuz. Plajda belediyenin tek duş ve tek soyunma kabini var. Plajda halk plajı alanı da mevcut. Burada yaklaşık 20 şemsiye var. Araçla plajın dibine kadar gidebiliyorsunuz. Plajda bir çok yeri talan etmiş işleteler de var. İşletme fiyatları normalden daha yüksek seviyede. Karaincir Plajı'nın halk plajı olan kısmı ücretli değil. Diğer tesislerden faydalanmak isterseniz ücret ödemek zorundasınız. Konum burada. Bodrum koyları ve plajları listemizde yer alan Kadıkalesi Plajı, Peksimet olarak da anılıyor. Peksimet bu plajın üst tarafında yer alan bir köy. Denizi gayet temiz ama iskeleden itibaren uzun boylu yosunlar var ve o noktadan itibaren fazlaca derinleşiyor. Ama yüzme bilmeyenler için de sığ bir kısmı var ve burası tamamen kum. Kumsala 5-10 dk mesafede marketler bulunuyor. Bodrum Gümüşlük denilince insanların aklına ilk balık restaurantları gelir. Ama malum bizim konumuz koy ve plaj. Gümüşlük'te kendi halinde küçük bir halk plajı bulunuyor. Halk plajı çok kalabalık olmuyor. Sahilden denize girerken çakıl taşlar var. Deniz ayakkabınız yanınızda olsun. Sonrası kum ve yosun. Balık sayısı da oldukça fazla olduğundan deniz gözlüğü ya da şnorkel şart. Plajın arkasında duş tuvalet ve soyunma kabini mevcut. Aracınızı ister belediye otoparkına isterseniz plajın arkasında ki boş alanlara park edebilirsiniz. Bizim için Bodrum Yalıkavak çok özel bir yer. Üstün ile burayı ayrı seviyoruz. Yalıkavak ile ilgili çok detaylı bir gezi rehberimiz mevcut. Ayrıca Yalıkavak Gezilecek Yerler listesinin de bağlantısını aşağıya bırakıyorum. Gelelim konumuza yani Yalıkavak Tilkici Plajına. Yalıkavak merkezde yer alan Tilkicik Koyu bir çok otelin, sitenin ve restoranların olduğu bir koy. Deniz ve sahil küçük çakıllardan oluşuyor. Bizim konaklama yaptığımız otelin plajı da Tilkicik Koyu'nda yer alıyordu. Tilkicik Plajı'nın denizi gerçekten temiz ve güzel. Burada denizin tadını doyasıya çıkartabilirsiniz. Bu kadar tesise rağmen oldukça temiz olan Tilkicik Koyu'nun konumu burada. Küdür Plajı, Yalıkavak Kaya Mezarlarına 100 metre mesafede bulunan bir halk plajı. Küdür Plajı'nın denizi girişte biraz çakıllı olsa da sonrası kum. Burada ağaçlar bulunduğundan gölgelik yerler mevcut. Tuvalet ve kabin de var. Burası halk plajı olduğundan giriş ücreti yok. Yiyecek içeceklerinizi yanınızda getirmeniz gerekiyor, çevrede herhangi bir işletme bulunmuyor. Küdür Plajı hafta sonları kalabalık oluyor. Biz burada çok durmadık çünkü ortam iç açıcı değildi. Çoluk çocuk, kalabalık, mangal dumanı derken buradan fotoğraf çekip ayrıldık. Hemen yanında bulunan ve kapalı olan Dodo Beach'e çaktırmadan giriş yapıp sanki Üstün'le ikimize tahsis edilmiş gibi bir plajda keyif yaptık. 🙂 Yolunuz oralara düşerse bence siz de bi şansınızı deneyin 😀 Küdür Plajı'nın konumu burada. Magazin programlarından kulağımızın aşina olduğu Türkbükü Plajı lahmacunun 80 TL ayranın bilmem kaç TL olduğu bir yer. Ünlülerin bir zamanlar favori yeri olan Türkbükü Plajı işletmeler tarafından işgal edilmiş bir yer. Türkbükü Plajı'nda belediyeye ait bir halk plajı da var. Plajda şemsiyelerde bulunuyor. Tabi işletmeler neredeyse bu plajı da işgal etmek üzere. yüksek sezonda plaj oldukça kalabalık. Türkbükü Plajı'nın denizi nasıl ? Plaj ve deniz içi kumdan oluşuyor. Deniz tertemiz ve çocuklu aileler için oldukça ideal. Konum burada. Bodrum Göltürkbükü'ne oldukça yakın, adının hakkını veren bir yer Cennet Koyu. Burası Bodrum'a 20 km, Türkbükü'ne ise sadece 3 km uzaklıkta. Koy tam anlamıyla yeşil ve mavi ile iç içe. Deniz tertemiz. Cennet Koyu'nda herhangi bir tesis yok. El değmemiş ve kirletilmemiş bir yer. Cennet Koyu, Bodrum koyları ve plajları listesinin en güzel 3 yeri arasına rahatlıkla girebilecek bir koy. Bodrum Cennet Koyu'nda kamp da yapabilirsiniz. Yalnız burada herhangi bir camping tesisi yok. Yiyecek ve içecek açısından hazırlıklı gelmelisiniz. Mangal yakmak yasak. Duş, wc, soyunma kabini imkanı yok. Sinek ilacı kesinlikle alın. Bir de bu cennet gibi koy insanlarımız tarafından oldukça kirletilmiş. Her yerde çöp var. Bu konuda lütfen maksimum özeni gösterin. Bodrum Cennet Koyu'na gitmek için aracınızın olması gerekiyor. Ya da Göltürkbükü'ne geldiyseniz 3 km'lik bir yürüyüşle Cennet Koyuna ulaşabilirsiniz. Bodrum dışından aracınızla buraya gelecekseniz Torba Kavşağı'ndan sağa dönmelisiniz. Otobüsle geliyorsanız yolu uzatmamak için yine Torba Kavşağı'nda inmelisiniz. Cennet Koyu'nun konum ve yol haritası için buraya tıklayabilirsiniz. Bodrum'un kuzey yakasındaki son durağımız Torba Halk Plajı. Torba hem tatil sitelerine hem de bir çok otele ev sahipliği yapıyor. Kendi halinde küçücük bir belde olan Torba oldukça güzel bir denize sahip. Torba Halk Plajı'nın denizi temiz ve ılık. Çoğu halk plajında olduğu gibi burası da küçük bir alana sahip. Pandemi nedeniyle şezlonglar kaldırılmış. Duş ve giyinme kabini mevcut. Ayrıca plajın hemen yakınında belediyenin kafesi var ve fiyatlar uygun. Bu plajın ilerisinde ağaçlık alan var. Genelde insanlar burayı tercih ediyor. Deniz taşlık deniz ayakkabısı yanınızda bulunsun. Parasız girilen yerde duş ve wc yok. Plajın konumu burada. Bodrum koyları ve plajları listemizin en özel yerlerinden biri olan Kissebükü Koyu Bodrum'da her koyu görmem gerekiyor diyorsanız listenize almanız gereken bir yer. Buraya ulaşmak biraz zahmetli fakat geldiğinizde oldukça memnun kalacağınız bir yer. Kissebükü Koyu'nun denizi nasıl ? Kissebükü Koyu'nun denizi oldukça sakin. Deniz tertemiz ve cam gibi. Aynı zamanda koyun kıyı bölgesi kazı alanı. Arkeolojik kazı yapılıyor. Koya lüks yatlar yada tekneler demirliyor. Koya inen yol belli bir yerden sonra stabilize (son 7.7 km) ve bunun bir kısmı yoğun taşlık (son1-1.5km). SUV aracınız varsa hiç sorun yok ama normal aracı biraz zorlayabilir. Tek şart dikkatli sürmeniz. Kissebükü Koyu'nda karavanla kamp yapma ve çadır kurma durumunuz da var. Kamp sandalyeleriniz, masanız, şemsiyeniz, varsa şezlong minderiniz kesinlikle getirin. Burada şezlong ve şemsiye yok. Market, tesis imkanı sıfır. Dolayısıyla her açıdan tedarikli gelmeniz gerekiyor. NOT: Ne yazık ki son Muğla orman yangınlarında bu koya giden yolda yanmış güzelim ormanları göreceksiniz. Lütfen buralarda çevreyi kirletmeyin ve gerekli özeni gösterin. Dünyadan kopmak ve huzur bulmak istiyorsanız Bodrum koyları ve plajları listemizin en özel ve en romantik yeri olan Mazı Koyu'na uğramalısınız. Bodrum'un en güzel köylerinden olan Mazı sessiz sakin doğa harikası bir yer. Burada güneş öyle güzel batıyor ki mest oluyorsunuz. Üstün ile burada yediğimiz akşam yemeği hala zihnimizin derinliklerinde. Mazı Köyü'nde 3 tane plaj bulunuyor. Bu plajlar Çakılyalı Koyu, İnceyalı Koyu ve Hurma Sahili koyları. Bu üç koyda da deniz tertemiz ve dalgasız. Sahil taşlık bir plaja sahip. Deniz suyu ılık seviyesinde. Mazı'ya gelir burayı beğenirseniz konaklama yapabileceğiniz işletmeler var. Buralarda hem konaklama yapıp hem de güzel bir akşam yemeği yemeden Mazı'dan dönmeyin. Bizim tercih ettiğimiz restaurant Rastlantı Beach Restauranttı. Burayı gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Bodrum koyları ve plajları listemizi nihayet tamamladık. Mübarek Bodrum'da her yer koy ve plaj. Bu kadar koy ve plaj listesinde ben Bodrum'da nerede denize gireceğim derseniz bu tamamen kaldığınız otelin konumuna, bütçenize ve araç durumunuza bağlı. Bu başlık altında Bodrum'daki halk plajlarının listesini bulabilirsiniz. Ama malumunuz bir çok halk plajı küçücük bir alana sıkıştırılmış durumda. Bu yerlerin bazılarında şemsiye varken bazılarında yok. Eğer halk plajlarını kullanacaksanız erken saatlerde plajda olmanız ve havlu, sandalye gibi eşyalar konusunda hazırlıklı olmalısınız. İste Bodrum'daki halk plajları listesi. - İçmeler Plajı - Kumbahçe Plajı - Bodrum Yalıçiftlik Plajı - Bardakçı Koyu - Gümbet Plajı - Bitez Plajı - Ortakent Halk Plajı - Kadıkalesi Plajı - Gümüşlük Plajı - Küdür Plajı - Türkbükü Plajı - Torba Halk Plajı Benim bildiğim Bodrum'daki halk plajları bunlar. Malum pandemi ve diğer koşullardan dolayı bu plajları gitmeden önce iyi araştırın derim. Marmaris'te çok sayıda koy ve plaj var. Aşağıda detaylı listemi görebilirsiniz. Bunların hepsine araba ile gidilemiyor. Bodrum'da araba ile gidilen koyların listesi aşağıdaki gibi. Bazılarının yolu çok iyi değil belirteyim. - Yalıçiftlik Kargıcak Koyu - Bodrum Yalıçiftlik Plajı - İçmeler Plajı - Bodrum Kumbahçe Plajı - Bardakçı Koyu - Gümbet Plajı - Bitez Plajı - Ortakent Yahşi Plajı - Kargı Koyu - Aspat Koyu - Akyarlar Karaincir Plajı - Kadıkalesi Halk Plajı - Gümüşlük Plajı - Tilkicik Koyu - Küdür Plajı - Türkbükü Plajı - Cennet Koyu - Torba Halk Plajı - Kissebükü Koyu - Mazı Koyu Bodrum'un güzel koylarının tamamını keşfetmek istiyorsanız tekne ya da yat şart. Çünkü bazı gizli güzelliklere araba ile ulaşım yok. Bodrum'da sadece tekne ile gidilebilen koyların listesi aşağıda. - Orak Adası - Alman Koyu - Tavşan Burnu Koyu - Karaada - Bodrum Akvaryum Koyu Tekne turu demişken Bodrum'da tekne turu olarak ne öneririm derseniz onun da cevabı bu yazımda. Tekne demek tamamen bütçe demek. İsterseniz günübirlik tekne turlarına katılabilir isterseniz mavi yolculuğa çıkabilirsiniz. Bizim katıldığımız tekne turu günübirlik tekne turuydu. Çok da memnun kaldık. Günübirlik tekne turuna katılacaksanız size de gönül rahatlığıyla bu turu önerebilirim. İşte en can alıcı tarafa geldik. Bodrum'un en güzel koyu ya da plajı hangisi kısmına. Bu tamamen göreceli tabiki ama bizim favori 5 yerimizi aşağıya sıralıyorum. Bu listedeki en favori yerimiz kesinlikle en başa koyduğumuz Orak Adası ve koylarıdır. Buraya ulaşım için tekne turu şart. İşte Bodrum'daki en güzel plaj ve koy listemiz. - Orak Adası - Tavşan Burnu Koyu - Kargı Koyu - Cennet Koyu - Mazı Koyu Bodrum merkezde denize girebileceğiniz bir çok plaj bulunuyor. Biz denize girmek için genel olarak şehir ya da ilçe merkezlerini tercih etmiyoruz. Ama ben çok uzaklara gitmek istemiyorum derseniz Bodrum merkezde aşağıdaki yerlerde denize girebilirsiniz. Bodrum'da bizim sıralayabildiğimiz 25 koy var. Bu koylar dışında illa koy vardır ama bu liste en kapsamlı liste. Bize göre Bodrum'un en güzel koyu Orak Adası tarafından bulunan koylardır. Özellikle Orak Adası rotasındaki koylar Bodrum'un en güzel koyları arasında yer alır. Mesela Tavşan Burnu Koyu da Orak Adası kadar güzeldir. Ama Bodrum'un en güzel koyu Orak Adası'dır. Bir çok ilçe merkezine göre Bodrum merkezin denizi oldukça temiz ve berrak. Eee merkez olunca işletmeler ve teknelerden dolayı kirlilik olabiliyor fakat bu durum Bodrum için minimum düzeyde. Bodrum merkezde gönül rahatlığıyla denize girebilirsiniz. Bodrum'da tabiki yazın denize girilir. Bahar aylarında hem Bodrum'un havası hem de su sıcaklığından dolayı denize girmek pek de uygun olmuyor. Haziran Temmuz Ağustos ayları en uygun anlar. Bu sorunun cevabı kesinlikle Orak Adası tarafıdır. Bunun için tekne turuna katılmanız gerekiyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/bodrum-mavi-tur-yolculugu", "text": "Mavi tur herkesin hayatında bir kez de olsa deneyimlemesi gereken bir aktivite. Hele Bodrum mavi tur imkanınız varsa bir kaç senede bir defa yapılması gereken bir tur. Mavi turun her hali güzel fakat mevzu bahis Bodrum olunca mavi tur bambaşka boyuta varıyor. Bodrum'u genel olarak magazin kültürü ile biliyoruz. Bırakın yerli ünlüleri dünya çapında tanınan kişiler bile Bodrum'a tatil için geliyorsa vardır bir bildikleri. 😎 Bodrum'un koyları, turkuaz rengi akvaryum gibi deniziyle gerçekten bambaşka. Yıllardır Muğla'da yaşayan biri olarak söylüyorum Bodrum'da mavi tur diğer yerlerden çok farklı. Mavi tur için illa bir yatınızın olmasına gerek yok. Yat ya da gulet kiralayın ve maviliklere açılın. Olay bu kadar basit aslında. Kiralama işini kurumsal ve iyi şekilde yapan firmalar var. Onlar sizin için her şeyi ayarlıyorlar. Evet şimdi gelelim esas konumuza. Bu yazımda Bodrum'da mavi tur yolculuğuna çıkmayı düşünüyorsanız sizi neler bekliyor onları detaylı şekilde anlatmaya çalışacağım. Bodrum mavi tur rotaları, mavi tur fiyatları, mavi turda dikkat etmeniz gerekenler gibi bir çok sorunun cevabı burada. Yıllardır Muğla'da yaşıyoruz ve Muğla'nın eşsiz güzellikteki koylarını her defasında keşfetmeye çalışıyoruz. Bitiyor mu bitmiyor. Her yerden, her kıvrımdan bir koy çıkıyor. O kadar güzel mavilikler var ki her defasında dibimiz düşüyor. Peki Muğla'da en güzel koylar nerede ya da Muğla'da mavi tura çıkmak isterseniz nerede çıkmalısınız ? Bu sorulara cevap vermek çok zor olsa da mavi tur açısından sırasıyla Bodrum Göcek ve Marmaris'i bu işin en güzel yapıldığı yerler arasına koyarım."} {"url": "https://bujuyollarda.com/bodrum-nerede-bodruma-nasil-gidilir", "text": "Bembeyaz evleriyle, görkemli gece hayatıyla, kendine özgü dar sokaklarıyla ülkemizin en ünlü tatil merkezi Bodrum en sevdiğim yerlerden biri. Ben Bodrum'un kesinlikle ayrı bir havası olduğunu düşünüyorum. Bodrum'a kiminle gittiysem hepsinin aklı bu güzel yerde kalıyor ve buraya tekrar gelmek istiyor. Magazin kültürünün bilinç altımıza gönderdiği mesajlardan mıdır nedir Bodrum çoğu insana kendini farklı hissettirmeyi başarıyor. Bodrum, sadece Muğla'nın değil Türkiye'nin en özel yerlerinden biri. Taşında toprağında tarih yatıyor. Deniz desen efsane güzellikte koylar var. Alışveriş imkanları fazlasıyla yeterli. Yani Bodrum bir tatil bölgesinin sunabileceği her türlü imkana sahip. Bu yazımda Bodrum Nerede, Bodrum'a Nasıl Gidilir, Bodrum'a Ne Zaman Gidilir gibi soruların cevabını bulacaksınız. Yazıma geçmeden önce hemen hemen her yaz gittiğim Bodrum ile ilgili tüm yazılarımın bağlantılarını aşağıya bırakıyorum. Bodrum içi tatil planlıyorsanız bu yazılara muhakkak göz atın. - Bodrum Gezilecek Yerler | Adım Adım 33 Yer - Bodrum Koyları ve Plajları : En Güzel 25 Yer - Bodrum Otel Önerisi | Bodrum Konaklama Tavsiyesi - Bodrum'da Ne Yenir ? En İyi 12 Mekan Önerisi - Bodrum'da Tekne Turu Tavsiyesi Gidilen Koylar Fiyatlar - Bodrum Kahvaltı Mekanları | En İyi 7 Mekan Önerisi İlk olarak şunu belirteyim Bodrum bir ilçe ve Muğla şehrine bağlı bir yer. Hatta Bodrum ilçe olmasına rağmen Muğla merkezden kat ve kat büyük. Bodrum sadece merkezi ile değil etrafındaki mahalleleri ile de çok gelişmiş. Bodrum'un çevresindeki en önemli yerler: Yalıkavak, Turgutreis, Akyarlar, Gümüşlük, Gündoğan ve Torba Mahalleleri. Bodrum'un ilçe olarak komşusu Milas ilçesi. Karayolundan geliyorsanız Bodrum'a geçmek için Milas'a uğramalısınız. Denizde ise Bodrum'un tam karşısında Yunanistan'a bağlı Kos Adası yer alıyor. Bodrum'dan Kos'a yaz aylarında her gün düzenli feribot seferleri bulunuyor. Bodrum'da vaktiniz bolsa Milas ve Kos Adasını da ziyaret edebilirsiniz. Rehberlerim aşağıda. - Milas Gezilecek Yerler | En Güzel 29 Yer - Kos Adası Gezilecek Yerler | En Güzel 26 Yer Bodrum, Türkiye'nin güneybatı tarafında kalıyor. Coğrafi bölge olarak ise Ege Bölgesi sınırlarında yer alıyor. Bodrum sokaklarında ve mutfağında fazlasıyla Ege havasını hissediyorsunuz. Coğrafi olarak Bodrum'un üç tarafı denizlerle çevrili. Yani Bodrum bir yarımada. Yarımada olduğundan dolayı da Bodrum'un karayolu ile tek bir girişi ve aynı yerden çıkışı var. Bodrum, Muğla iline bağlı bir ilçe. Muğla'nın toplamda 13 ilçesi bulunuyor. Bodrum da bu ilçeler arasında yer alıyor. Bodrum aynı zamanda Muğla'nın en kalabalık ilçesi. \"Bodrum\" kelimesi, tarihsel verilere göre 1400'lü senelerin başında Şövalyelerin bu bölgede yaptırdıkları kaleden gelmektedir. Şövalyeler kaleye mensup oldukları dinin büyüklerinden Aziz Petrus'un isminin Latincesi olan \"Sanctum Petrum\" adını vermişler ve \"Petrum\" kelimesi zamanla Bodrum olarak değişime uğramış. Bodrum isminin öyküsü bu şekilde. - Bodrum ile İstanbul arası 697 km, - Bodrum ile Ankara arası 728 km, - Bodrum ile İzmir arası 237 km, - Bodrum ile Marmaris arası 163 km, - Bodrum ile Muğla Merkez arası 109 km, - Bodrum ile Akyaka arası 110 km. Türkiye haritasında Bodrum'un konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Bu konum sizi Bodrum merkeze yönlendirecektir. Bodrum'un diğer mahalleleri için harita üzerinde daha spesifik arama yapmanız gerekiyor. Bodrum'a 3 farklı yol ile ulaşım seçeneği mevcut. Karayolu, havayolu ve deniz yolu ile Bodrum'a kolayca ulaşabilirsiniz. Demir yolu hattı bulunmadığı için tren ile Bodrum'a ulaşım yok. Yakın bir ilden Bodrum'a gelecekseniz en pratik yol tabi ki karayolu. Uzak bir yerden gelecekseniz ise havayolu en kolay yol olacaktır. Bodrum'a en yakın havalimanı Milas Bodrum Havalimanı. Bu havalimanı Milas ve Bodrum ilçeleri arasında kalıyor. Şimdi Bodrum'a Nasıl Gidilir sorusunun detaylarına geçelim. Herhangi bir yere bireysel ya da kiraladığınız araç ile ulaşım hem gezilecek yerleri rahatça keşfetmek hem de zaman planını kendiniz yapmanız açısından en güzel yol. Son yıllarda yol imkanlarının gelişmesiyle Bodrum'a ulaşan yollar oldukça iyi durumda. Yukarıda bahsettiğim gibi Bodrum'un yarımada olmasından dolayı Bodrum'un tek bir giriş çıkış noktası var. Yazın özellikle Bodrum merkeze giden yol oldukça yoğun oluyor. Akın akın insanlar Bodrum'a geldiği için Bodrum merkeze giden yolda km'lerce sıra olabiliyor. Ankara'dan Bodrum'a gelecekseniz Polatlı Sivrihisar Afyonkarahisar Denizli Muğla Merkez ve Milas istikametinden Bodrum'a ulaşabilirsiniz. Bu noktada şunu belirteyim. Bazen Google Harita kısa olsun diye sizi saçma yollara sokabiliyor. Tavsiyem ana güzergahtan yani ana yollardan şaşmayın. Bunu Denizli'de yapıp sizi Honaz yoluna yönlendiriyor. Hiç bu yöne dönmeden ana yoldan devam edin. İstanbul'dan Bodrum'a gelecekseniz Gebze Bursa Balıkesir İzmir Aydın Milas istikametini kullanmalısınız. Bu yol toplamda 697 km ve ücretli geçiş güzergahları var. İzmir'den Bodrum'a ulaşım için yine İzmir Aydın otoyolundan ilk önce Aydın Germencik'e sonra Söke Bafa Gölü Milas şeklinde Bodrum'a ulaşabilirsiniz. Bodrum'a gelmenin en pratik yolu tabi ki uçak ile ulaşım. Çok uzak bir yerden gelecekseniz uçak ile ulaşımı tercih etmek oldukça mantıklı olacaktır. Bodrum'a en yakın havaalanı Milas-Bodrum Havalimanı. Bodrum'a uçak ile gitmek için bu havalimanını kullanmalısınız. Milas-Bodrum Havalimanı ile Bodrum arası yaklaşık 38 km. Yol yaklaşık 45-50 dk sürüyor. Milas-Bodrum Havalimanı'ndan Bodrum Merkeze geçmek için Muttaş ya da Havaş otobüslerini kullanmanız gerekiyor. Muttaş otobüslerine hemen havaalanı çıkışında binebilirsiniz. Bodrum Muttaş servislerinin saatleri için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Muttaş sizi Torba kavşağında bulunan yeni otogara kadar götürüyor. Buradan eğer Bodrum çevresine gidecekseniz dolmuşlara binebilirsiniz. Bodrum çevresine ulaşmak için bu bağlantıdan dolmuş saatlerini kontrol edebilirsiniz. Bodrum'a uçak ile ulaşım çok pratik. Her gün İstanbul ve Ankara'dan düzenli uçuş seferleri düzenleniyor. Uçuş yaklaşık 1 saat sürüyor. Bodrum'a ucuz uçak bileti bulmak için yaz dönemine girmeden biletinizi almanız çok daha uygun olacaktır. Ucuz uçak bileti bulmak için Ucuz Uçak Bileti Bulma Yolları başlıklı yazımı okumanızda fayda var. Bodrum'a nasıl gidilir sorusunun bir diğer cevabı otobüs ile ulaşım. Bodrum'a bir çok ilimizden düzenli şekilde otobüs seferleri düzenleniyor. Bodrum otobüsleri sizi son durak Bodrum Otogar'a kadar bırakıyor. Bodrum Otogarı eskiden şehir merkezindeyken şimdi yeni yeri olan Torba Kavşağına taşındı. Buradan dolmuşlarla merkeze ya da Bodrum'un diğer mahallelerine geçiş yapabilirsiniz. Bodrum'a Muğla'nın Datça ilçesinden kalkan feribotlarla ulaşım sağlayabilirsiniz. Bunun dışında İstanbul'dan Bodrum'a direkt giden herhangi bir feribot bulunmuyor. Şahsi yatınız varsa tabiki durum farklı. Yat ile Bodrum'da bulunan bir çok marinayı tercih edebilirsiniz. Bodrum Datça arası feribot yolculuğu yaklaşık 2 saat sürüyor. Kişi başı tek yön 150 TL iken gidiş dönüş bilet 280 TL. Bodrum'a Ne Zaman Gidilir ? Bu sorunun cevabını yaz sıcaklarını düşünerek en ideal zaman dilimi diye ayırabilirdim fakat Bodrum için bu ayrıma gitmiyorum. Çünkü Bodrum yaz aylarında püfür püfür esen bir rüzgara sahip. Yani Bodrum'da yaz sıcaklarından korkmanıza gerek yok. Bodrum'da yaz sezonu genel itibariyle 1 Haziran gibi başlıyor ve 15 Eylüle kadar sürüyor. Bu dönemlerde Bodrum oldukça kalabalık ve canlı. Kalabalık sevmiyorsanız seyahatinizi Mayıs ve Ekim aylarına da denk getirebilirsiniz. Bodrum kaç günde gezilir sorusunun cevabı tatil amacınızla yakından ilgili. Tamamen gezmek üzerine bir tatil planı oluşturuyorsanız Bodrum'u ve çevresindeki yerleri 5 günde tamamen gezebilirsiniz. Eğer sadece Bodrum merkezle yetinecekseniz 2 gün yeter de artar bile ama eğer vaktiniz varsa Bodrum'un diğer mahallelerini de gezmenizde fayda var."} {"url": "https://bujuyollarda.com/bodrum-orak-adasi", "text": "Muğla'da yaşadığımı söylediğim herkes 'ah ne şanslısın' diyor. Haklılar mı haklılar valla 😊 Bu şehirde yaşamayı gerçekten seviyorum. Ve 5 yıldır burada yaşamama rağmen hala yüzmediğim koylar sahiller var. Bodrum'da tekne turu yapmak da sürekli istediğimiz ama bir türlü denk getiremediğimiz bir şeydi. Nihayet bu yaz bunu gerçekleştirebildik ve Bodrum Orak Adası'nı da böylece keşfedebilmiş olduk. El değmemiş bakir koylarda yüzmek gibisi yok. Gerçi Bodrum'da yüzeceğiniz her koy birbirinden güzel, birbirinden özel. 5 yıldır Mayıs ayında deniz sezonunu açıp Ekim sonu gibi kapatmamıza rağmen hala gidemediğimiz koylar plajlar bulunuyor biliyor musunuz? 😀 Gönül istiyor ki tuzunu tatmadığımız, kulaçlamadığımız hiç bir mavilik kalmasın. Orak Adası Muğla ili Bodrum ilçesinde bulunan bir ada. Kargıcak Bükü'nün tam karşısında yer alıyor. Bodrum'un en güzel en özel yerlerinden biri olan Orak Adası adını nereden alıyor diye soracak olursanız havadan çekilen fotoğraflarında şeklinin orağa benzemesinden dolayı bu ismi almış. Orak Adası Bodrum koyları ve plajları içerisinde karayolu ile ulaşım olmayan yerlerden biri. O nedenle Orak Adası'na nasıl gidilir sorusunun tek bir yanıtı bulunuyor. Elbette tekne ile. Bunun için de farklı seçenekler mevcut. Bodrum koylarında doya doya yüzmek günü buralarda batırıp, sonsuz maviliklere uyanmak için mavi yolculuk yapabilirsiniz. Günübirlik kişiye özel tekne kiralama yapabilirsiniz. Bir diğer seçenek ise günübirlik tekne turlarına katılmak. Bodrum'a tatile gittiğinizde bir gününüzü tekne turuna ayırmazsanız tatilinizin çok eksik kalacağını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Elbette karayoluyla gidebileceğiniz çok güzel koylar, plajlar bulunuyor. Ancak el değmemiş bakir koylarda yüzmenin, mavinin yeşilin bin bir tonuna şahit olmanın keyfi paha biçilemez. Bodrum tekne turları farklı rota seçenekleri sunuyor. Yani her turun rotasında farklı koylar yer alıyor. O nedenle tur firmasıyla anlaşmadan önce Orak Adası'nın çıkacağınız tekne turunun duraklarından biri olduğundan emin olmalısınız. Bizim katıldığımız Orak Adası tekne turu sabah 11.00'de başlayıp akşam 18.00 gibi merkeze bırakılmamızla sona erdi. Tur saatleri genel olarak aynı oluyor. Konum olarak ise Kumbahçe'den kalkıyor tekneler. Tur ücretine öğle yemeği de dahil oluyor. Ancak içecekler ekstra olarak ücretlendiriliyor. Günübirlik tekne turlarında genelde 4-5 koya gidiliyor. Muğla'nın bir çok ilçesinde tekne turu yapmış biri olarak söylüyorum ki Bodrum tekne turunda yüzeceğiniz koylar sizi kendine hayran bırakacak. Turda 5 değil de 4 koy olması sizi üzmesin zira bu Orak Adası'nda daha uzun vakit geçireceğiniz anlamına geliyor. - Tavşan Burnu Koyu - Alman Koyu - Orak Adası - Kızılburun Koyu Orak Adası kimin sorusu epey merak edilen bir konu. Birkaç kez el değiştiren adanın geçmişine bir göz atalım. 56 bin metrekarelik ada 1955 yılında Milli Emlak Müdürlüğü tarafından süngerci Mustafa Cengiz'e ağaçlandırma yapması için verilmiş. Milli Emlak Müdürlüğü'nden kullanım ve satış haklarını alan Mustafa Cengiz 1970'de İsviçre'de diş hekimliği yapan Dr. Bülent Arı'ya adayı 60 milyon liraya satmış. Adada bulunan lüks villayı ve müştemilatı da Bülent Arı yaptırmış. Yaz tatillerinde ailesiyle birlikte burada kalan Arı 12 yıl önce İsviçre'de yaşamını yitirmiş. Kardeşleri tarafından satılığa çıkarılan ada imara açık olmaması nedeniyle uzun süre satılamamış. Bazı kaynaklarda Bodrum Orak Adası'nı Enka Yönetim Kurulu Başkanı Şarık Tara'nın 2007'de kızı Leyla Tara Suyabatmaz'a doğum günü hediyesi olarak aldığı bilgisi var. Ancak habere konu olan adanın da burası olmadığı sonradan öğrenilmiş. Araştırma yaparken hiç bir kaynakta olmayan bir bilgiye de eriştim. 2018 yılında ilan. gov. tr de icradan satılık zeytinlik ve villa başlığıyla 6.825.000,00 TL değeriyle satışa çıkarılmış. Satış da açık arttırma ile gerçekleşmiş. Son olarak 2020 yılında 125 milyon TL'ye internette bir emlakçı tarafından satılığa çıkarılmış ada. Orak Adası 1. derece doğal sit alanı olduğu için imara açık değil. Bodrum Orak Adası'nda yerleşim var mı sorusuna aslında yukarıdaki bölümde yanıt vermiş oldum sanırım. 🙂 Zeytin ağaçlarıyla kaplı olan adada yerleşim bulunmuyor. Mavi tur teknelerinin, günü birlik tekne turlarının uğrak adresi olduğu olmasının nedeni adanın çevresinde bulunan koylar. Geceyi bu koylara demirleyerek geçirebiliyor tekneler. Orak Adası şüphesiz bir çok tatilcinin göz bebeği. Turkuaz sularda yüzmek isteyen herkes bir gün mutlaka Bodrum'a gelmeyi ve bu adanın berrak sularında yüzmeyi hayal ediyor. Bu herkesin ilgisini üzerine çekmeyi başarmış olan adanın özelliklerine şöyle bir göz atalım. - En büyük özelliği suyunun berraklığı. - Haliyle dalış için de çok uygun bir nokta, su altı dünyası tüm güzelliğiyle sizi bekliyor. - Caretta carettalar da bulunuyor adanın sularında, bazen su yüzeyine de çıkarak sizi selamlayabilirler 😊 - Adaya kara yoluyla ulaşım bulunmuyor. Yalnızca teknelerle gelinebilir. - Adada tekneler için sığınak iki koy yer alıyor. Adanın doğu ve kuzey limanları rüzgara göre korunaklı ve demirlemeye uygun. - Adanın yamaçları zeytinlik ve adada yerleşim bulunmuyor. - Orak Adası 🐟 - Alman Koyu - Yalıçiftlik Kargıcak Koyu - Bodrum Yalıçiftlik Plajı - Tavşan Burnu Koyu 🐟 - Karaada - İçmeler Plajı - Bodrum Kumbahçe Plajı - Bardakçı Koyu - Gümbet Plajı - Bodrum Akvaryum Koyu - Bitez Plajı - Ortakent Yahşi Plajı - Kargı Koyu - Aspat Koyu - Akyarlar Karaincir Plajı - Kadıkalesi Halk Plajı - Gümüşlük Plajı - Tilkicik Koyu 🐟 - Küdür Plajı - Türkbükü Plajı - Cennet Koyu 🐟 - Torba Halk Plajı - Kissebükü Koyu - Mazı Koyu 🐟 Bodrum'da gezilecek diğer yerler için ise https://bujuyollarda. com/bodrum-gezilecek-yerler/ bağlantısındaki yazıma göz atabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/bodrumda-ne-yenir", "text": "Muğla'nın en güzel ilçelerinden Bodrum Türkiye'nin en gözde tatil bölgelerinden biri. Eee tatile de gitsek otele tıkılıp kalmayalım, nereleri gezelim, nerede ne yiyelim diye düşünenlerdenseniz aradığınız mekan önerileri bu yazımda.😊Yazımda kahvaltıdan akşam yemeğine, gece eğlencesinden bistrosuna kadar Bodrum'da Ne Yenir sorusunun tüm alternatifleri var. Bodrum denilince aklınıza pahalılık gelebilir ama ben yazımda her bütçeye hitap eden yerleri yazmaya çalıştım. Yani yazımda çok şık bir restaurant ya da belediye kafesini de görebilirsiniz. Bodrum Belediyesi'nin kafeleri de Bodrum'un en güzel noktalarında bunu da belirtmiş olayım. Bir de yazımda sadece Bodrum merkezde değil Bodrum çevresinden de yerler var. Güzeller güzeli Bodrum'da hepsini bizzat deneyimlediğim 18 tane mekan önerim var. Deneyimlediğim ve memnun kaldığım önerilerimi tek tek detaylı anlatacağım size. Serpme kahvaltı yapabileceğiniz yerler, deniz kenarı balık restoranları, şık mekanlar ve salaş seçenekler sizi bekliyor. Hele bir salaş dönerci mekanı var ki off da off. Mekan önerilerim Bodrum merkezde ve çevresinde şekilleniyor. Kahvaltı günün en sevdiğim öğünü olduğu ve Bodrum da bu işin hakkını veren mekanlar olduğu için ayrı bir yazı yazdım. Bodrum Kahvaltı Yerleri için yazıma göz atabilirsiniz. Bodrum'un en özel ve en havalı yerlerinden olan Yalıkavak ile ilgili tüm detaylar için ise Yalıkavak Gezi Rehberime göz atın. Bodrum'da Ne Yenir sorusunun cevabına en son deneyimlediğim mekanlar ile başlayacağım. Her fırsatta gitmeye çalıştığım Bodrum'da memnun kaldığım yerleri paylaşıyorum. Yani yazım olabildiğince güncel bir yazıdır. Hadi şimdi listemize geçelim. Bodrum'da ne yenir sorusunun ilk cevabı Bodrum'un köklü mekanlarından biri olan Nazik Ana Restaurant'tır. Esnaflık kültürünü fazlasıyla hissedebileceğiniz bu güzel restaurantta birbirinden güzel ev yemekleri yapılıyor. Bodrum'da sıcak güzel bir ev yemeği arıyorsanız burayı gönül rahatlığıyla tercih edin derim. Bodrum'un pahalılık algısını ters köşeye yatıran Nazi Ana'da fiyatlar Bodrum seviyesine göre çok daha uygun. Hemen fiyatlar uygun hizmet kalitesi düşüktür düşünmeyin. Aksine hizmet kalitesi de oldukça yüksek. İşletmecisi Çetin Bey yılların esnafı ve oldukça titiz biri. Mekanın temizliği, yemeklerin lezzeti oldukça iyi. Yemek çeşidi oldukça fazla. Bunlara ek olarak mekanda ev yemeklerine alternatif olarak pide ve lahmacun da yapılıyor. Bodrum merkezde yer alan Nazik Ana Restaurant'ın konumu burada. Mekan ara sokakta olduğu için varsa aracınızı yakın bir yere park etmelisiniz. Özetle Bodrum'da yemek yenecek uygun fiyatlı ucuz mekan arıyorsanız burayı tercih edin derim. Güzelgün Bahçe Bitez'de bulunan çok keyifli bir bahçesi olan güzel ve nezih bir mekan. Burası hem steak house hem de kahvaltı hizmeti veriyor. Bi kahvaltıya da akşam yemeğine de gitme şansı yakaladık. İzmirli bir anne kızın işlettiği mekana kadın eli değdiği belli. Sade, şık ve ambiyans hoş. Çalan müzikler ortamı daha da keyiflendiriyor. Lezzetlere gelecek olursak önce kahvaltısından bahsedeyim. Biz gurme kahvaltısını denedik. Hani masayı silme dolduran ama içerik olarak zayıf kahvaltılar var ya. Asla onlardan değil, çeşit açısından yeterli, lezzet açısından oldukça başarılı. Kasap sucuk kendi üretimleri, zeytinler Edremit'ten Milas'tan geliyormuş. Peynirleri, keçi sütü reçeli çok lezzetliydi. Bahçede bol sohbetli uzun bir hafta sonu kahvaltısı için burayı tercih edebilirsiniz. - Adres: Bitez, Adliye Cd. no:7, 48000, 48470 Bodrum/Muğla - Telefon: 0539 558 10 04 - Adres: Eskiçeşme, Milta marina, Neyzen Tevfik Cd. D:No:5, 48400 Bodrum/Muğla - Telefon: 0532 629 29 31 Çiçeği burnunda bir mekan önerisiyle geldim. Safiye, Yalıkavak'ta 2022 sezonunda açılmış çok güzel bir kahvaltı evi. Burada yalnızca kahvaltı servisi var. Hani her şeyi biraz biraz yapmaktansa bir şeyi tam yapmak daha başarı sonuçludur ya. Tek hizmet alanı kahvaltı olan mekanların diğer kahvaltıcılardan daha iyi olduğunu düşünüyorum. Safiye de öyle. Yemyeşil bir bahçesi var. Ailecek geldiğinizde çocuklar parkta oynarken siz de keyifle kahvaltınızı yapabilir, kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Serpme kahvaltısı oldukça zengin ve her bir ürün çok lezzetli. Yaprak sarması, pişi, börek, patates kızartması, yumurta gibi sıcaklar da kahvaltıya dahil. Eğer menemen, sucuklu yumurta vs. isterseniz ekstra. Şefleri Trabzonluymuş. Bunu duyunca bir kuymak söyledik. Aman yarabbi o da ne! Ben böylesini Karadeniz'de yememiştim. Müthiş güzeldi. Giderseniz mutlaka söyleyin. Masadaki her şey sınırsız. Bitenlerden yeniden isteyebiliyorsunuz. Ayrıca Türk kahvesi de ikramları. Siz gitmeden arayıp teyit etmeyi ve rezervasyon yaptırmayı ihmal etmeyin. - Adres: Yalıkavak, Dirmil Mahallesi, Frank Azmağı Cd. No: 15, 48400 Bodrum/Muğla - Telefon: 0505 292 89 07 Bodrum'da en son deneyimlediğimiz mekan olan La Lara By Kozhokaru Spektr Butik Oteli'in içinde yer alıyor. Muhteşem bir Yalıkavak manzarasına sahip olan La Lara çok şık bir mekan. Burada evlenme teklifinden özel gün kutlamaya her şeyi yapabilirsiniz. Mekan gerçekten çok özel bir yer. La Lara'nın güzel bir yanı da yazın mekanın oldukça ferah bir yer olması. Biliyorsunuz yazın Bodrum'da kalabalıktan dolayı adam atacak yer kalmıyor. Biz Temmuz 2021'de gittiğimizde La Lara oldukça ferah ve nezihti. Mekanın manzarası ve ambiyansı gerçekten çok güzel ama bunlardan daha güzeli var ki o da mekanın lezzetleri. La Lara'da gerçekten çok özel menüler var. Buranın şefi Alex tam anlamıyla döktürüyor. Alex Şef yemeklere öyle şık dokunuşlar yapıyor ki yemeye kıyamıyorsunuz. Yediğinizde ise mest oluyorsunuz. Biz bu restaurantta Carpaccio, Somon balığı ve Çupra yedik. Kapanışı da tatlı ile yaptık. Yediğimiz her şey bizden tam puan aldı. Bodrum'da akşam yemeği için şık bir mekan arıyorsanız La Lara'yı gönül rahatlığıyla bujuyollarda imzasıyla tavsiye ederim. Bodrum'da ne yenir önerilerimize Yalıkavak'tan çok güzel bir mekan ile devam ediyoruz. Mynos Restaurant'ın bizim için en çarpıcı özelliği burada gün batımının efsane olmasıydı. Bunun yanında restaurantın mezelerinin ve ana yemeğinin lezzeti oldukça başarılıydı. Mynos restaurantta biz meze olarak deniz börülcesi, köpoğlu, ezme gibi klasik lezzetleri tattık ve ilk aşamada doyduk.😀 Ana yemek olarak da 2 kişilik yaklaşık 800 gram gelen çupra yedik ve oldukça doyduk. Balık çok tazeydi ve lezzetliydi. Mynos ambiyans olarak çok güzel bir konuma sahip. Yazın buraya gün batımının her anını yakalamak için 19.30'dan sonra gidin derim. Mekanın çalışanlarının ilgisi oldukça iyi. Mynos'u da gönül rahatlığıyla sizlere tavsiye edebilirim. Yalıkavak'tan bir öneri ile daha karşınızdayım. Yazımız Bodrum'da ne yenirden ziyade Yalıkavak'ta ne yenir yazısına döndü.😁 Neyse ki Bodrum'dan da önerilerimiz var. Miços'da yaptığımız kahvaltıda ev yapımı reçeller, pideler, anne elinden börekler çok lezzetliydi. Dışarıdan kahvaltı için de tercih edebilirsiniz mekanı. Akşamları ekstra keyifli oluyor benden söylemesi, iskeleye atılan masalar, su kabağından renkli ışıklandırmalar, güzel müzikler, lezzetli mezeler ve tazecik balıklar. Denizden esip teninizi okşayan hafif esinti, işte tam bir Bodrum akşamı. Miços diyorum okkalı tavsiyemizdir diyorum. Kaydedilsin. Kozalak kahvaltı evinde çocuklar için oyun alanı mevcut. Ayrıca yetişkinler için burada yürüyüş parkuru da var. Burası doğa ile iç içe. Gerçekten hem mideniz hem de ruhunuz bayram ediyor. Bodrum'da kahvaltı mekanı arıyorsanız Kozalak kahvaltı evini gönül rahatlığıyla öneririm. Bodrum merkezde ne yenir sorusunun güzel bir cevabı Çekişde Restaurant. Özellikle hafta sonu akşamları için tercih edebileceğiniz Çekişde Restoranda mezeler taptaze. Daha önce tatmadıysanız burada mutlaka kayakoru mezesinin tadına bakın, buraya özel patates salatası da gayet başarılıydı. Ana yemek olarak seçtiğimiz Çekişde Köfte daha önce hiçbir yerde tatmadığımız ve lezzetine bayıldığımız bir seçenek oldu. Değişik tatlar denemeyi seviyorsanız kapanış için zeytin tatlısı isteyin. Oldukça değişik bir tat. Mekanda Cumartesi akşamları bir beyefendi fasıl tadında müzik de yapıyor. Ortam gayet hoş. Hatta burada Atatürk köşesi de var, oldukça güzel bir bölüm olmuş. Rezervasyon yaptırıp gitmekte fayda var zira mekan baya kalabalık oluyor. Bodrumda kahvaltı mekanı arayanlara ilk önereceğim mekanlar arasında burası. Bodrum'un Çamlık Köyü'nde bulunan Zıp zıp Köy Kahvaltı Evi yemyeşil bir bahçenin içinde. Burası harika bir hafta sonu kahvaltısı için müthiş bir seçenek. Bodrum merkezde ne yenir sorusunun cevabına şahane bir mekanla devam ediyorum. Bodrum çarşının içinde, kale manzaralı çok şık bir mekan Churchill Bistro. Öne çıkan lezzetleri pizza ve sushileri diyebilirim ama burada tattığım her şey inanılmaz lezzetliydi. Kız kıza yaptığımız Bodrum tatilinde öğle yemeği ve gün batımını birleştirdiğimiz, lezzetleriyle damaklarımızı çatlatan bu mekan benim favorilerimden oldu. Şimdi sizi tam bir sokak meyhanesi olan Koyver Frencir'e götürüyorum. Bodrum'un ara sokaklarından birine atılmış masalar, sanki herkes birbirini tanıyormuşçasına samimi bir atmosfer, güzel müzikler, accayip lezzetli mezelerle kendinize güzel bir akşam hediye etmek isterseniz adres burası. Bodrum'da ne yenir sorusunun cevaplarından biri elbette sebzeli döner, sebzeli döner nerede yenir içinse adres Şirin Sebzeli Döner. Neden burayı öneriyorum çünkü sebzeli döner 1989'da şuan mekanın sahibi olan Koray beyin babası tarafından denenmiş ilk defa ve daha sonra yaygınlaşmış. Eee hakkını verip orijinal lezzeti kendi yerinde yemek gerek tabi.😊 15 çeşit baharat ve 8 çeşit sebzeyle yapılan bu dönerden tatmadan Bodrum'dan ayrılmamak gerek. Bodrum merkezde bulunan Şirin Dönerin konumu için sizi şöyle alalım. Bırak şimdi sebzeli döneri falan ben klasikten şaşmam diyorsanız bu önerim size. Bodrum gibi gözde tatil bölgesi olan bir yerde hem lezzetli hem de uygun fiyatlı bir şeyler yemek hala mümkün. Ben aslında dönere çok düşkün değilimdir ama ne hikmetse son zamanlarda o kadar istiyordu ki canım. Ama Ankara'da büyümüş biri olarak Muğla'da beni mutlu eden bir dönerci yoktu. 4 ay Bodrum'da kaldığımız dönemde birinin tavsiyesiyle gittik. Merkezde küçücük bir dükkan, önünde de 5-6 masası var. Kendi halinde yılların esnafı yani anlayacağınız. Ama döneri gerçekten çok lezzetli. Nihayet özlemimi giderdim. Yarım ekmek, tombik ekmek ya da dürüm şeklinde isteyebilirsiniz. Bence tombik dürüme göre çok daha güzeldi. Fiyatı da 40 TL idi. Ama tabi vurgulamam gereken önemli bir detay var. Karnınız çok açken gitmeyin. Hafif acıkmaya başladığınızda gidin ki sipariş masaya gelene kadar kurt gibi acıkmış oluyorsunuz zaten. 😁 Vallahi 1 saat bekledik, kalkıp gitmek üzereydim ki nihayet geldi. Tabi bu durum akşamları geçerli. Gündüz sakin oluyor. Bodrum çok pahalı, nasıl tatil yapacağız ne yiyip ne içeceğiz diye düşünüyorsanız belediyenin tesislerinden haberiniz yok demektir. Bir çok yerde belediyenin açtığı kafeler var. Trafo Kafe de onlardan biri. Bodrum merkezde hemen deniz kenarında yer alıyor. Manzarada burada otururken şık bir restoranda gibi hissediyorsunuz. Kahvaltıdan tutun aperatiflere ana yemeklere kadar seçenek var menüde. Fiyatlar da bir çok mekana göre gayet uygun. Sıcak-soğuk, alkollü ya da soft içecekler de burada mevcut. Biz sevdik burayı. Size de tavsiye ederiz. Yine ambiansı, müzikleri ve yemekleri ile Bodrum'da güzel bir mekan öneriyorum size. Bodrum marina yakınında keyifli bir bahçede lezzetli yemekler için alın listeye Sugar and Saltı. Özellikle pizza ve köri baharatlı yemekler konusunda oldukça iddialılar. Bodrum yeme içme önerilerimin öne çıkanlarından biridir, tavsiyedir. 😊 Konum için buraya tıklayın. Bodrum kahvaltı önerisi olarak listemin parlayan yıldızı Kuytu Bahçe Bitez'de bulunuyor. Büyük şehirden doğala kaçan genç bir çiftin sahibi olduğu mekana muhakkak gitmeli hatta gitmeden Bodrum'dan ayrılmamalısınız."} {"url": "https://bujuyollarda.com/bodrumda-nerede-kalinir", "text": "Bodrum'da nerede kalınır yazıma başlarken önce bu güzel ilçeye bir dizi methiyeler sıralamak isterim müsaadenizle. 😍 Muğla'nın en ünlü ilçesi Bodrum desem sanırım yanılmış olmam. Bodrum; çarşısı, marinası, gezilecek yerleri, plajları, gece hayatı ve daha nice güzellikleriyle yerli yabancı binlerce turisti yılın her döneminde kendine çekiyor. Bodrum'un mandalina kokulu bahçeleri, bembeyaz evleri tropikal cennet adeta. Eğer kalabalığı, eğlenceyi seviyorsanız popüler tatil beldesi Bodrum'da yaşayacağınız tatiliniz sizi mutlu edecektir. Bodrum tatil planlaması yaparken hangi bölgede konaklayacağınızı seçmeniz önemli. Bodrum'un trafiğine pek bulaşmayayım, her yere yürüyerek ulaşayım, Bodrum eğlence hayatına yakın olayım derseniz Bodrum şehir merkezi sizin için ideal olabilir. Yürürken bir ünlüye çarpabileceğiniz, bir lahmacuna 190 TL verebileceğiniz Bodrum'un en sosyetik yerleri ise Türkbükü ve Yalıkavak diyebilirim. 😀 Bir diğer popüler tatil mekanı diyebileceğimiz yeri Gümüşlük'te de Bodrum'un en keyifli otellerinde konaklayabilirsiniz. Bir çok tatil beldesinde olduğu gibi burada da Bodrum her şey dahil oteller, Bodrum butik oteller, apartlar, pansiyonlar gibi çokça seçenek bulunuyor. Buyursunlar benim bizzat deneyimlediğim Bodrum otel tavsiyesi listeme. Bodrum otelleri yarımada üzerinde farklı bölgelerde konumlanmış. Doğru bölgeyi seçmeniz önemli. Bölge seçimi, gezilecek yerlere yakınlığı, denize olan mesafesi ya da denizin taşlık ya da kum olması gibi baz alacağınız kriterler anlamında önem arz ediyor. Bodrum'da temelde 9 bölgede bulunuyor oteller. Bu bölgelerde her bütçeye hitap eden konaklama seçenekleri mevcut. Peki en favori bölgemi sorarsanız ben Yalıkavak ve Torba tarafını daha çok seviyorum. - Torba - Göltürkbükü - Yalıkavak - Gümüşlük - Turgutreis - Akyarlar - Bitez - İçmeler - Güvercinlik Spektr Boutique Hotel Bodrum'da nerede kalınır sorusuna cevap arayanlara güzel bir öneri. Yalıkavak'ta muhteşem bir konumda bulunan bu keyifli butik oteli yakından tanıyalım. Yalıkavak yokuşlara dizilmiş bembeyaz inci gibi evleri ve masmavi deniziyle şahane bir manzara sunuyor. Spektr da sizi bu güzel manzaraya doyuruyor. Hem konforu hem lüksü hem keyfi hem lezzeti bir arada isteyenler bu oteli mutlaka detaylı incelesin. Otelin odaları son derece modern dizayn edilmiş. Oldukça konforlu bir konaklama deneyimi yaşayacağınızı söyleyebilirim. Odada kahve makinesi, kasa, mini bar, klima gibi detayların hepsi bulunuyor. Otelde wifi oldukça iyi çekiyor. Bazı odalar deniz manzaralı, bazıları bahçe kenarı, bazılarının kapısı direkt havuza açılıyor. Otelin bir de La Lara adında restoranı var ki yemekleri inanılmaz lezzetli. Gün batımı izleyerek, keyifli ve aşırı lezzetli bir akşam yemeği yemek isterseniz burada konaklamıyor olsanız bile bir akşamınızı bu şahane restorana ayırın derim. Yalıkavak'ta Ne Yenir yazımda detaylıca bahsettim. - Adres: Yalıkavak, Geriş Mah., 26. Sokak NO:5/A-B-C-D, 48990 Bodrum/Muğla - Telefon: (0252) 385 20 20 - Website: http://www. spektr-hotel. com/tr/ Bazı otellere girince gözünüz, gönlünüz açılır ya Miços Butik Otel de bizim için öyle bir otel oldu. Bodrum otel tavsiyesi olarak canı gönülden önerdiğim bu harika oteli ve restoranı çok güzel bir aile işletiyor. Miços Butik Otel tam bir yaz oteli havasında. Mavi zaten benim favori rengim. Her detayında maviyi kullanan otel ilk dakikadan gönlümü çaldı zaten. Miços butik otelde odalarda ihtiyacınız olabilecek her şey mevcut. Su ısıtıcısından fön makinesine, çamaşır kurutma yerinden özel duş jellerine kadar her detay düşünülmüş. Bunun dışında iyi çeken bir wifi, ücretsiz otopark, denize girebileceğiniz şezlong ve şemsiye mevcut. Odalara girdiğinizde temizlik kokusu vardır ya o burnunuza hemen vuruyor. Temizlik konusunda Miços Otel bizden tam puan aldı. Otel oda kahvaltı ve kahvaltı yaptığınız yer otele 150 metre ötede denize sıfır noktada bulunan Miços Restaurant. Şezlong ve şemsiyelerin bulunduğu alan da bu güzel restaurantta yer alıyor. Misafir ilişkileri konusunda Miços Otel sahibi Ali Bey ve ailenin gelini Zelal inanılmaz yardımsever insanlardı. Her nokta ve her detayla ilgileniyorlar. Benim doğum günümde Yalıkavak tatilimize denk gelince bize akşam çok güzel begonvillerle süslü bir masa ayarladılar. Miços Butik Otel Yalıkavak'ta merkezi bir konumda bulunuyor. Otele 150 metre uzaklıktaki restaurant ise Tilkicik Koyu'nda yer alıyor. Buranın denizi tertemiz. Otelin konumu burada. - Adres: Yalıkavak, Dirmil Mah, Tilkicik Cd. No:67, 48400 Bodrum/Muğla - Telefon: 0532 226 11 85 - Website: https://www. micos. com. tr/index. html Bodrum otelleri içinde merkez konumda konaklamak isteyenlere gelsin bu tavsiye. Deniz manzaralı Artemis Hotel, Bodrum çarşısının da hemen bitiminde yer alıyor. Bodrum barlar sokağına yakın konumda, Bodrum marinaya yürüyerek 15 dk mesafede bulunan oteli ekonomik konaklama tesisleri kategorisine dahil edebiliriz. Otel konaklayan misafirlere orta standartta bir açık büfe kahvaltı sunuyor. Kahvaltınızı sahilde ayaklarınız suya değerken Bodrum kalesine karşı yapabilirsiniz. Otelin restoranında dilerseniz akşam yemeği de yiyebilirsiniz. Odalarının konforlu ve temiz olduğunu belirteyim. Otelin Milas Bodrum havalimanına uzaklığı ise 39 km. Artemis Otel'in otopark alanı bulunmuyor. - Adres: Kumbahçe, Cumhuriyet Cd. No:121, 48400 Bodrum/Muğla - Telefon: 0532 496 81 65 - Website: https://www. artemisbodrum. com/tr Bodrum'da nerede kalınır yazıma Eden Hotel ile devam ediyorum. Eden Hotel, Bodrum merkezde bulunan şirin mi şirin güzel bir otel. Toplamda 32 odası bulunan Eden Hotel'in merkezi konumu Bodrum'da size çok ciddi bir avantaj sağlıyor. Otelin 10 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde güzel bir havuzu ve Çekişde isimli şık bir restoranı bulunuyor. Otel'de odalardaki eşyalar çok modern olmasa da beklentileri karşılıyor. Otelin ayrıca otoparkı da mevcut. Bodrum Halk plajına sadece 600 metre uzaklıktaki Eden Hotel, Bodrum Kalesi'ne 15 dakikalık yürüme mesafesinde. Resepsiyonda ücretsiz kasa hizmeti bulunuyor. Not: Eden Hotel'de konaklama yapacaksanız muhakkak çatı katına çıkın ve enfes Bodrum manzarasını izlemeyi ihmal etmeyin. - Bodrum Eden Hotel İletişim Bilgileri: - Adres: Umurça, Dr. Mümtaz Ataman Cd. No:38, 48400 Bodrum/Muğla - Telefon: (0252) 316 20 95 - Web Site: http://www. bodrumedenhotel. com/ - Bodrum Gezilecek Yerler: En İyi 33 Yer - Bodrum'da Ne Yenir & Mekan Önerileri - Bodrum'da Tekne Turu Tavsiyesi - Bodrum Kahvaltı Yerleri / En iyi 6 Mekan Önerisi"} {"url": "https://bujuyollarda.com/bodrumda-tekne-turu", "text": "Nihayet Bodrum'da tekne turuna katılma fırsatı yakaladık. Nihayet diyorum çünkü 5 yıldır aklımızda olan bu turu ancak yapma fırsatı bulduk. Turdan sonra da Bodrum'un eşsiz güzellikteki koylarını görünce bu tura daha önce neden çıkmadık diye kendimize baya kızdık. Bizi yakından takip edenler Muğla'da Ölüdeniz, Göcek, Akyaka ve Marmaris'te tekne turuna katıldığımızı biliyor. Takipçilerimiz Bodrum'da önerebileceğiniz bir tekne turu yok mu diye bize mesaj atıyordu. Biz de hem Bodrum koylarını keşfedelim hem de size güzel öneriler toplayalım diye rotamızı Bodrum'a çevirdik. Yani bizim için Bodrum'da tekne turu zamanı gelmişti. Hemen planları yaptık ve Bodrum'da tekne turu için yola koyulduk. Bodrum denilince akla belki ilk etapta gece hayatı gelebilir ama Bodrum koylarını ve plajlarını görünce gece hayatının pabucunu dama atabilirsiniz. Şunu gördük ki Bodrum'a geldiğinizde burada yapacağınız en güzel aktivitelerden biri kesinlikle tekne turuna çıkmaktır. İster günübirlik isterseniz mavi tur şeklinde olsun Bodrum'da tekne turuna bir kez de olsa mutlaka katılmalısınız. Eğer zaman sıkıntınız yoksa mavi yolculuk en güzeli belirteyim. Biz günübirlik tekne turunda Bodrum'un turkuaz rengi koylarına doyamadık. Bir de Bodrum'da o kadar çok koy ve plaj var ki bunların hepsini gezmek isterseniz en az 2-3 gün gerek diye düşünüyorum. Not: Baştan belirteyim; yazımı detaylı yazacağımdan kolay bulunsun diye rezervasyon numarasını en üste bırakıyorum. Bodrum Tekne Turu rezervasyonu için Whatsapp'tan hızlıca iletişime geçip tur tarihi ve tura kaç kişi katılacağınızı söyleyin yeter. Bu numaradan hem günübirlik dolmuş tekne, hem günübirlik özel tekne kiralama hem de konaklamalı tekne turu için bilgi alabilirsiniz. Bodrum günübirlik tekne turları adından da anlaşılacağı üzere gün boyunca süren, sabah 10.30-11.00 saatlerinde başlayıp akşam 17.30-18.00 saatlerinde biten tekne turlarıdır. Bodrum günübirlik tekne turları genelde Bodrum merkezdeki Kumbahçe'den kalkıyor. Bir de Bodrum merkeze alternatif Gümbet tarafından kalkan tekne turları da mevcut belirteyim. Not: Eğer teknenin kalkacağı alana araba ile gelecekseniz evden ya da otelden yarım saat erken çıkmanızda fayda var. Çünkü Bodrum'da araç park yeri bulmak oldukça zor. Kumbahçe bölgesi için araç park yeri olarak İçmeler kısmını tercih edebilirsiniz. Eğer park yeri bulamazsanız son ihtimal ücretli otoparklara aracınızı park edebilirsiniz. Bodrum'da tekne turları bahsettiğim gibi 2 farklı yerden kalkıyor. Bu noktalardan kalkan teknelerde aşağıda Bodrum Günübirlik Teke Turu Rotaları başlığında belirttiğim güzergahları tercih ediyor. Bu güzergahlardan en çok tercih edileni genelde rotasında Orak Adası olan tekne turları oluyor. Biz de Orak Adası turuna katıldık ve her şeyi ile bu turdan memnun kaldık. Bence rotanız kesinlikle Orak Adası olsun. Not: Konsept olarak tekne turlarında verilen öğle yemeği ödediğiniz tekne turu ücretine dahil. Fakat teknede içeceğiniz içeceklerin ücretleri ödediğiniz tur ücretine dahil değil. Evet şimdi gelelim Bodrum tekne turumuzun detaylarına. Hani koylara gittik, maviliklerle nasıl buluştuk onlardan bahsedeyim."} {"url": "https://bujuyollarda.com/bordubet-koyu-gezi-notlari-nerede-nasil-gidilir", "text": "Muğla'nın en saklı cennet köşelerinden biri olan Bördübet Koyu, çam ormanlarının arasında, şehir hayatından uzak, sessiz sakin bir koy. Bulunduğu konum itibariyle dünyadan bağımsız bir yer Bördübet. Abarttığımı sanmayın, o virajlı yollardan sonra dedim apayrı bir dünyaya gidiyoruz herhalde! Ama virajlı yollardan sonra sizi yemyeşil bir doğa, masmavi bir deniz, rengarenk çiçekler, kuş cıvıltıları, Bördübet Amazonun güzelliği bekliyor. Bördübet Koyu upuzun bir plaja sahip. Biz burada denize girdiğimizde bu deniz ne zaman derinleşecek diye en az 150 metre denizde ilerledik, sonuç deniz belimize anca geldi. Deniz tam çocuklara göre, oldukça sığ ve hiç taş yok, tamamen kum. Denizde dalış yaptık balık adına hiç bir şey yok. Biz genelde taşlı deniz seviyoruz. Dolayısıyla Bördübet bize çok hitap etmedi. Bördübet Plajı'nın yoğunluk kısmına gelince biz yüksek sezonda Bördübet'e gitmiştik. Plaj çok kalabalık değildi. Hatta az kişi vardı diyebilirim. Plaj oldukça uzun olduğundan kalabalık çok fazla göze batmıyor. Burada herhangi bir tesis, işletme yok. Şezlong, şemsiye gibi imkanlarda yok. Dolayısıyla Bördübet'e iyi şekilde hazırlıklı gelmelisiniz. Bördübet Ne Demek ? Bördübet kelimesi İngilizceden türetilmiş ve Bördübet haline almış. Zamanında burada gizlenen İngiliz askerleri bu bölgeye \"Bird the bed\" demişler. Bu isim günümüze Bördübet olarak gelmiş. Yeşil cennet Bördübet kelimesinin hikayesi böyle. Son olarak Bördübet Plajı bazı yerlerde Bördübet Amazon Plajı olarak da isimlendiriliyor. Bördübet Koyu Nerede ? Bördübet Koyu, Muğla'nın Marmaris ilçesi sınırları dahilinde bulunuyor. Marmaris'in Hisarönü Mahallesine bağlı olan Bördübet Plajı, Marmaris merkeze uzak bir koy. Bördübet Plajı ile Marmaris arası 29 km. 29 km ama virajlı yollardan bu yol size 60 km geliyor. Bördübet Koyu'nun Google haritadaki konumu burada. Bu konum çok doğru değil. Çünkü bu konum plaja giden yolu gösteriyor. Bördübet Plajı'na gitmek için bu konuma gelmeden ağaçlık bi alandan toprak yola geçiyorsunuz. Toprak yol sizi plaja kadar götürüyor. Hatta biz gittiğimizde plajda arabasını gölgelik olarak kullananları bile gördük. Haklılar çünkü Bördübet Plajı'nda imkanlar sıfır. Bördübet Koyu'na Nasıl Gidilir ? Gelelim işin en çetrefilli kısmına. Bördübet Koyu'na gitmenin tek yolu araç ile ulaşım. Buraya herhangi bir dolmuş, otobüs vs. yok. Bördübet Plajı'na ulaşmak için ilk olarak Marmaris Datça yolunda ilerleyip Marmaris'e bağlı Hisarönü Mahallesi'ne geldikten hemen sonra sağa sapmalısınız. Sağa dönüşten sonra yol 13 km sürüyor. 13 km ama yol çok virajlı ve dar. Dikkatli olmanız gerekiyor. 13 km sonra Gökova Körfezi'nin incisi Bördübet Plajı'na ulaşıyorsunuz. Bördübet Plajı'na en yakın havaalanı ise Dalaman Havaalanı. Dalaman Havaalanın'dan Bördübet'e gitmek için ilk olarak Marmaris'e ulaşmanız gerekiyor. Ya da direkt Dalaman'dan araç kiralayarak Bördübet'e ulaşabilirsiniz. NOT: Yukarıda bahsettiğim dönemeçten hemen önce ana yol üzerinde marketler var. Buralardan yiyecek, içecek alıp Bördübet'e hazırlıklı gitmenizde fayda var. Bördübet Plajı'na dökülen uzunca bir nehir var. İşte bu nehre Bördübet Amazon diyorlar. Amazon uzun olduğu için nehrin çevresinde çeşitli butik oteller ve restoranlar var. Bördübet'ten sıkılırsanız bu mekanlarda bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Ayrıca Amazon üzerinde tekne turlarını da katılabilirsiniz. Haa bir de bizim favori aktivitemiz olan kano keyfini amazonda yapabilirsiniz. Bördübet Plajı gerçekten her şeyi ile saklı bir cennet. Fakat biz buraya çok fazla ısınamadık. Neden diyecek olursanız ilk olarak gidiş-dönüş yolu çok virajlı ve zorlayıcı. Yazın sıcaktan başınız dönüyor. İkinci olarak Bördübet Plajı'nda tesis, işletme yok. Lavabo ihtiyacınız bile sorun. Dolayısıyla bu noktada Bördübet bizden eksi puan aldı. Bir de yukarıda dediğim gibi kum deniz bizim çok fazla tercih ettiğimiz bir durum değil. Bu nedenlerden dolayı Bördübet yerine Marmaris'teki diğer güzel koylara gitmek çok daha iyi. Son olarak şunu de belirteyim; Marmaris'te kalabalıktan uzak, çocuklar için uygun, sessiz sakin bir koy ve plaj arıyorsanız Bördübet'i tercih edebilirsiniz. Bördübet Plajı yorumumuz böyle. Siz de Bördübet'i deneyimledikten sonra yorumlarınızı bizimle paylaşabilirsiniz. - Bördübet Amazon'da kano keyfi ve stand-up paddling yapılır. - Bördübet Koyu'nun sığ denizinin tadı çıkartılır. - Gün batımı manzaralı bol bol fotoğraf çekinilir. - Bördübet'in güzel ormanlarında doğa yürüyüşü yapılır. - Bördübet Amazon kenarında bulunan mekanlarda amazon manzaralı bir şeyler içilir. - Kamp tutkunuysanız burada güzel bir kamp yapıp gecenin sakinliği eşliğinde gökyüzündeki yıldızları izleyebilirsiniz. Bördübet Koyu'nda kamp yapmak isteyenler için koyda ya da yakınlarında özel kamp alanı yok. Aşağıda bahsettiğim gibi glamping yapacağınız yer ver ama normal kamp yapabileceğiniz özel bir alan yok. Burada her yer çadır kurmalık ama jandarma ne der bilemem. Ateş yakmadan dikkatli şekilde kamp yapsanız çok sorun olmaz diye düşünüyorum. Çünkü kamp yapanları biz gördük. Kamp yapmak isteyenlere tavsiyem oldukça hazırlıklı gelmeleri olacak. Çünkü etrafta ne bir market ne de bir işletme var. Bördübet Koyu'nda nerede kalınır sorusunun cevabı oldukça kısıtlı. Bördübet'te iki adet konaklama tesisi bulunuyor. Bunlardan biri Golden Key Bördübet diğeri ise Club Amazon Bördübet. Club Amazon Bördübet'te, son yıllarda popüler bir tatil şekli olan glamping, yani lüks butik kampı deneyimini yaşayabilirsiniz. Glamping, doğa içerisinde lüks ve butik kamp anlamına geliyor. Pandemi şartlarını düşündüğümüzde tatil için güzel bir seçenek olabilir. Eğer Bördübet'te kalmak istemiyorsanız buraya en yakın Marmaris Hisarönü'nü tercih edebilirsiniz. Bördübet Plajı Gezi Notları başlıklı yazımın sonuna geldik. Bu güzel ama gitmesi zahmetli koy ile ilgili sormak istediğiniz bir şey olursa yorum kısmında sorabilirsiniz. Musmutlu gezmeler. - MARMARİS GEZİLECEK YERLER LİSTESİ (2021 DETAYLI BLOG) - MARMARİS OTEL TAVSİYESİ & MARMARİS'TE NEREDE KALINIR ? - MARMARİS KOYLARI VE PLAJLARI : EN GÜZEL ÖNERİLER - MARMARİS'TE TEKNE TURU TAVSİYESİ VE DENEYİMİ - MARMARİS'TE NE YENİR ? - MARMARİS SÖĞÜT KÖYÜ GEZİ REHBERİ - MARMARİS İÇMELER NEREDE, NASIL GİDİLİR | GEZİLECEK YERLER - MARMARİS TURUNÇ NEREDE, NASIL GİDİLİR | GEZİLECEK YERLER - AMOS KOYU VE ANTİK KENTİ GEZİ REHBERİ - KUMLUBÜK KOYU GEZİ REHBERİ : MARMARİS'İN İNCİSİ"} {"url": "https://bujuyollarda.com/burdur-sagalassos-antik-kenti", "text": "Antik kent aşığı bir çift olarak antik kentleri gezmelere doymuyoruz. Ülkemizde de maşallah o kadar antik kent var ki gez gez bitmiyor. Ama bu antik kentlerden öyle bir antik kent var ki gerçekten bizi bizden aldı. Bu antik kent Sagalassos Antik Kenti. Burası bulunduğu konumuyla, mimari yapısıyla, büyüleyici atmosferi ile bizim gönlümüze taht kurdu. Sagalassos Antik Kenti Burdur'un Ağlasun ilçesinde yer alıyor. Sagalassos kelimesinin anlamı, buradaki yazıtlarda ismi geçen ve Agalassoslu diye bahsedilen bir rahipten geliyor. Antik şehrin adının ise bilinen bir anlamı yok. \"Aşkların ve İmparatorların Şehri\" olarak bilinen Sagalassos Antik Kenti'nin tarihi günümüzden 12.000 yıl öncesine kadar uzanıyor. UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'ne 2009'da giren Sagalassos, deniz seviyesinden 1750 metre yükseklikte, bulunduğu vadiye hakim bir tepede kurulu. Bu antik kentin yüksek bir konumda kurulu olması buranın günümüze daha sağlam gelmesini sağlamış. Sagalassos'da kimler yaşamış derseniz, burada M. Ö. 3000 sonlarında Batı ve Güney Anadolu'da yaşayan Luvi kabilelerinin bir kolu olan Pisidia halkından Sagalassoslular yaşamış."} {"url": "https://bujuyollarda.com/cancun-gezilecek-yerler", "text": "Hayalimizdeki Meksika seyahatini gerçekleştirmenin mutluluğuyla Cancun gezilecek yerler yazıma başlıyorum. 8 günlük Meksika seyahatimizde Cancun, Tulum ve Chichen Itza'yı gördük. Her şeyi ile bizi büyüleyen bu coğrafyaya duyduğumuz hissin adı tam anlamıyla ilk görüşte aşk. Tarihine ayrı doğasına ayrı vurulduk. Meksika mutfağı kalbimizde taht kurdu. Bir yandan jetlag etkisi diğer yandan kıştan yaza geçiş e bir de yoğun seyahat programımız bizi hırpalasa da keşfetme arzumuz ve Meksika sevdamızla şevkle uyandık her yeni güne. Bucket list'imizde üst sıralarda yer alan dünyanın yeni 7 harikasından birine Chichen Itza'ya kocaman bir tik attık. Cancun gezilecek yerler yazımda Cancun merkezde gidebileceğiniz yerlere ek olarak Cancun'da bana göre görmeniz gereken Holbox Adası ve Playa Del Carmen'i de göreceksiniz. Tabi Cancun'a kadar gelmişken Chichen Itza ve çevresindeki yerleri görmeden dönmek olmaz. Fakat Chichen Itza kısmı ayrı bir program ve yazıyı hak ettiği için bu yeri başka bir yazı altında kaleme aldım. Yazımın bağlantısı burada. Google haritada Holbox Adası, Playa Del Carmen ve Isla Mujures Adasını Cancun gezilecek yerler listesine ekledim. Cancun merkezi bir şekilde taksi ile gezebilirsiniz ama diğer bahsettiğim yerler için araç şart. Artı bu yerlere Chichen Itza'yı da eklemek isterseniz araç kiralamanız gezi programınız açısından çok daha pratik olur. Biz 8 gün boyunca araç kiralayarak buraları gezdik. Yoksa bu kadar yeri araçsız gezmek imkansızdı."} {"url": "https://bujuyollarda.com/candir-seyir-tepesi", "text": "Çandır Seyir Tepesi gitmesi zor ama manzarası ile mest eden bir yer. Özellikle buraya nasıl gidilir sorusunun cevabı önemli. Çünkü yol durumu biraz karışık. Buraya geldiğinizde de yapmanız gerekenleri tek tek sıraladım. Instagram'daki hikayelerime göz atıp buranın ne denli güzel olduğunu çok daha iyi anlayacaksınız. Bu yazımın içeriğinde Çandır Seyir Terası Nerede, Çandır Seyir Terasına Nasıl Gidilir, Çandır Seyir Terası Giriş Ücreti, Çandır Seyir Terasına Yakın Gezilecek Yerler gibi tüm soruların cevabını bulacaksınız. Çandır Seyir Terası, Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan Mahallesi'nde bulunuyor. Bu seyir tepesi dünyaca ünlü plajımız İztuzu Plajı'nı ve Dalyan Boğazı'nı tepeden gören bir nokta. Dalyan Boğazı'nın kıvrımlı sazlıkları ve İztuzu Plajı'nın uzunluğu tam anlamıyla büyüleyici. Dalyan Boğazı arasında geçen tekneler ise güzelliğe güzellik katıyor. Çandır Seyir Terasının tam karşısında Radar Gökbel Seyir Noktası bulunuyor. Her iki noktaya da giden biri olarak şunu açıkça söylüyorum; Çandır Seyir Terası'nın manzarası ve yolu çok daha güzel. Manzaranın Çandır'dan daha güzel görünmesinin nedeni Dalyan Deltası'nı daha yakından görmesi. Yani iki nokta arasında kalırsanız Çandır'ı tavsiye ederim. Çandır Seyir Tepesi'nin haritadaki konumu burada. Ama buraya ulaşmak için aşağıda saydığım adımları tek tek takip edin. Gelelim en önemli konuya yani Çandır Seyir Tepesi'ne nasıl gidilir sorusunun cevabına. Seyir tepesine gitmenin tek yolu ya kiraladığınız araç ya da şahsi aracınızla buraya ulaşmak. Bunun dışında başka bir ulaşım yolu yok. Aracınız var peki sonrası. İşte burası çok önemli. Şimdi Çandır Seyir Tepesi'ne nasıl gidilir sorusunun cevabını adım adım anlatıyorum. İlk olarak aracınızla Çandır Köyü'nün girişine kadar geliyorsunuz. Köyü dönmeden diğer yola dönüyorsunuz. Haritada bu konuma kadar gelin. Bu konuma gelmeden yol ikiye ayrılıyor. Siz aşağıya giden yola değil yukarıya giden yola döneceksiniz. Daha sonra yapmanız gereken plaj tabelalarını takip etmek. Bu yol toprak yol fakat çok bozuk değil. Hele ki Radar Tepesi'ne göre şükürlük. Yine de dikkatli gitmenizde fayda var. Yol üzerinde 4 kez plaj tabelası göreceksiniz. Son tabelada plaj yönüne değil yukarıya doğru çıkacaksınız ve yaklaşık 100 metre sonra tel örgüler göreceksiniz. Parmaklıklar genelde açık oluyor fakat burası özel mülk alanı. Lütfen burada dikkatli olun insanları rahatsız etmeyin. Özellikle çöp noktasında baya bir hassasiyet var dikkatli olun. Parmaklıkları geçtikten sonra seyir terasına kadar araç ile gidebilirsiniz. Ya da aracınızı uygun bir yere park edip seyir noktasına yürüyerek gidebilirsiniz. Parmaklıklar kapalı ise tellerin solundan özel mülk alanına girmeden tepeye ulaşabilirsiniz. Araç ile ulaşım noktasında bir noktayı daha belirteyim. Eğer Dalyan merkez tarafından seyir tepesine gelmek isterseniz 32 TL ödeyerek arabalı feribotla Dalyan Boğazı'ndan Kaunos Antik Kenti tarafına geçmeniz gerekiyor. Feribot 3 ya da 4 araç kapasitesine sahip. Feribot ile geçtikten sonra yukarıdaki adımları takip etmeniz yeterli. Çandır Seyir Tepesi'nin herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Ücretsiz şekilde burayı ziyaret edebilirsiniz. Fakat burası özel mülk olduğu için lütfen hassas davranın ve çevreye çöp bırakmayın. Çandır Seyir Terası'nı keşfettikten sonra bu cennet bölgede diğer gezilecek yerleri de keşfetmelisiniz. Bu bölge doğasıyla, tarihiyle başka bir dünya. Aşağıda seyir noktasına yakın gezilecek yerleri bulabilirsiniz. - Kaunos Antik Kenti - Kaunos Kral Mezarları - Dalyan Merkez - İztuzu Plajı - Radar Tepesi - Sülüngür Gölü - Köyceğiz Gölü - Sultaniye Kaplıcaları - Ekincik Koyu ve Plajı"} {"url": "https://bujuyollarda.com/cesme-gezilecek-yerler", "text": "İzmir'in en güzel tatil noktalarından biri olan Çeşme bir tatilden ne bekliyorsanız size bunların tümünü bir arada sunabilecek bir kapasiteye sahip. Her ne kadar son yıllarda beldesi Alaçatı'nın gölgesinde kalsa da Çeşme her noktasıyla keşfedilmesi gereken bir yer. Birbirinden güzel koy ve plajları, sörf için özel noktaları, canlı bir gece hayatı, tarihi ve doğal güzelliklerin hepsini bir arada Çeşme'de bulabilirsiniz. Çeşme'de gezilecek yerler listeme geçmeden önce bu yerlerin harita üzerindeki konumlarına bakmanızda fayda var. Biz bir çok gezimizde olduğu gibi bu gezimizde de zaman tasarrufu açısından yolumuz üzerindeki gezilecek yerleri ilk etapta aradan çıkardık. Diğer yerleri de kalan günlerde rahatça gezebildik. Çeşme'de gezilecek yerler genel olarak birbirine yakın konumda yer alıyor. Çeşme'ye ulaşan yol tek olduğu için nereden gelirseniz gelin bu yoldan geçmek zorundasınız. Zamanınızı tasarruflu kullanmanız açısından yol üstünde kalan haritadaki 10,11,12 numaralı yerleri vaktiniz varsa gezmenizi tavsiye ederim. Kalacağınız otelin konumuna göre de aşağıdaki yerleri kendi belirleyeceğiniz sıraya göre gezebilirsiniz. Gezi planı ve sıralama için harita üzerinde zoom yapabilirsiniz. Çeşme'ye deniz için gelecekseniz seçeneğiniz oldukça fazla. Bu seçenekleri aşağıda Çeşme koyları ve plajları başlığında detaylıca yazdım. Bu yazıyı koy ve plajlarla boğmak istemedim zira burada koy ve plaj sayısı oldukça fazla. - Ayıos Haralambos Kilisesi - Çeşme Çarşısı - Çeşme Kalesi ve Müzesi - Kanuni Kervansarayı - Çeşme Marina - Dalyan - Çeşme Çiftlikköy - Sakız Ağacı Koruluğu - Çeşme Ilıca - Alaçatı - Germiyan Köyü - Erythrai Antik Kenti - Ildır Köyü - Çeşme Koyları ve Plajları Dört bir tarafında bulunan tarihi çeşmelerden ismini alan Çeşme tarihte çok önemli bir liman kentiymiş. Denizciler zamanında buraya \"küçük liman\" diyorlarmış. Tarihte Roma, Bizans ve Osmanlı gibi bir çok önemli medeniyete ev sahipliği yapmış olan Çeşme zamanında Erythrai Antik Kenti'nin küçük bir iskelesiymiş. Çeşme gezilecek yerler listeme ilk olarak Çeşme merkez ile başlayacağım. Haritadaki 1-5 numaralı yerler Çeşme merkezde bulunuyor. Bu yerlerden özellikle Çeşme Marinaya ve Çeşme Kalesine bayıldık. İşte gelsin Çeşme gezilecek yerler listesi. Çeşme'de ilk durağımız Ayios Haralambos Kilisesi. Burası tam Çeşme merkezde yer alıyor. Kilise şu an aktif olarak kullanılmıyor. Çok nadir zamanlarda ki genelde özel günlerde Sakız Adası'ndan gelenler için ibadete açıldığını duyduk. Kilisedeki freskler oldukça güzel. Bu freskler ünlü ressam İ. Sitaras tarafından Çeşme'ye yakışır şekilde mavi tonlar kullanılarak resmedilmiş. Ayios Haralambos Kilisesi Çeşme'de ayakta kalabilen tek kilise. Diğer kiliseler savaşlarda ciddi anlamda zarar görerek ayakta kalamamış. Kilise zamanında mübadele öncesinde Çeşme'de yaşayan Hıristiyan Rumlar tarafından 1832 yılında Kaptan-ı Derya'dan özel izin alınarak inşa edilmiş. Kilise ismini Hieromartis unvanına sahip olan Aziz Haralambos'tan alıyormuş. Kilisede şu an için yöre halkının el yapımı hediyelik eşyalarının sattığı bir çok stant bulunuyor. Bizde bu stantlara denk geldik ve stantlardaki ablalarla baya bi muhabbet ettik. Kilise merkezde bulunduğu için etraftaki dükkanlardan Çeşme'ye özgü şeyleri satın alabilir ya da Çeşme'nin meşhur lezzetlerini tadabilirsiniz. - Ayios Haralambos Kilisesi'nin herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Haritadaki konumu burada. Çeşme merkez çarşısı bizim çok hoşumuza gitti. Burada bir düzen ve insanlara saygı var. Kış olduğundan bir de yaza hazırlık hummalı alt yapı çalışması vardı. Esnaf bize mi denk geldi bilmiyorum ama oldukça anlayışlı ve saygılıydı. Her yerde keşke Çeşme esnafı zihniyeti olsa dedik. Çeşme çarşısında hediyelik eşya alabileceğiniz, Çeşme'nin meşhur yiyeceklerini tadabileceğiniz bir çok yer bulunuyor. Ege havasını burada buram buram hissediyorsunuz. Çeşme çarşısı Alaçatı'ya göre nispeten daha sakin. Fiyatlar da yine Alaçatı'ya göre bir tık daha uygun. Sahil oldukça uzun ve yürümesi oldukça keyifli. Biz gittiğimizde kış olduğu için mekanlar çok dolu değildi. Çeşme çarşıya gelince burada bulunan Rumeli Pastanesinde damla sakızlı ve karadutlu dondurmayı (topu 15 TL) muhakkak deneyin. Buradaki sahil bandından marinaya doğru yürümeyi unutmayın zira çok keyifli bir yürüyüş yolu. - Çarşının konumu burada. Çeşme Kalesi, Rodos Adasındaki Büyük Üstadlar Sarayı'ndan sonra bizi en çok etkileyen 2. kale oldu. Burası gerçekten oldukça görkemli bir yapı. Çeşme Kalesi, Çeşme ile Sakız Adası arasında deniz ticaretinin güvenliği için ilk olarak 15. yüzyılda Cenevizliler tarafından inşa edilmiş. Daha sonra Osmanlı padişahı Sultan II. Beyazıt zamanında, 1508-1509 yıllarında yapılan ilavelerle kale büyütülmüş ve Osmanlı kalesi olmuş. Kale 19. yüzyıla kadar kullanılmış ve daha sonrada terk edilmiş. Çeşme Kalesi 1965 yılında İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi'nden getirilen silahların kalenin içinde sergilenmesiyle müzeye dönüştürülmeye başlanmış. 1984 yılında yapılan düzenlemeyle de Çeşme Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermeye başlamış. Müzede zamanın şarap üretim merkezi olan Bağlararasında ve Ildır Erythrai Antik Kentinden çıkan eserler sergileniyor. Müzede ayrıca 1770 yılında yapılan Osmanlı-Rus Deniz Savaşı'nı anlatan görsellerde bulunuyor. Bu savaştan geriye haritalar, kitaplar ve madalyalar sergileniyor. Çeşme Kalesi'nin manzarası efsane. Burada fotoğraf çekilmeye doymadık. Çıkmamız da 1 saati buldu. Kalede tarihi derin bir şekilde hissediyorsunuz. Çeşme'ye gelince buraya muhakkak uğrayın. - Çeşme Kalesi ve Müzesi Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 2022 yılı için 25 TL. Müze kart geçerli. - Konum: Çeşme Kalesi ve Müzesi - Ziyaret Saatleri: 08.30 17.30 (Gişe Kapanış Saati 17.00) - Telefon: 02327126609 Çeşme merkezde gezilecek tarihi bir diğer yer Kanuni Kervansarayı. Burayı listeme alıp almama noktasında tereddüt ettim ama nihai olarak almak istedim. Çünkü burası şu an otel ve restaurant olarak hizmet veriyor. Yine de tarihi bir değeri olduğu için listeme aldım. Kanuni Kervansarayı biz gittiğimizde tadilat halindeydi ve içeride hummalı bir çalışma vardı. Kapıyı çalıp içeri rica edip girdik ve güzel bir yapı karşıladı bizi. Kervansaray oldukça güzel bir mimariye sahipti ve etraf dağınık olmasına rağmen mimari yapı bizi etkiledi. Kervansarayın kitabesine göre, yapı 1528 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın emri ile yaptırılmış. Kitabeden; \" Tanrı tarafından korunan bu binanın yapılmasına kara ve denizin sultanı Sultan Selim Oğlu Sultan Süleyman emretti, Babuçcuoğlu Ali yaptı.\" ibaresi yer alıyor. - Kanuni Kervansarayı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Konum burada. Çeşme gezilecek yerler listesinde modern anlamda en güzel yer kesinlikle Çeşme Marina'dır. Biz buraya bayıldık. Marinanın çok cool bir havası var. Çevre düzeni, mağazaların dağılımı, restaurantların tarzı çok hoşumuza gitti. Çeşme Marina, IC İbrahim Çeçen Holding ve marinacılık sektöründe dünya çapında bir üne sahip Camper & Nicholsons Marinas International ortaklığıyla kurulmuş. Marina denizde 410, karada ise 110 tekne kapasitesine sahip. Bu Marina'yı fotoğraf çekmek için yapmışlar sanki.😃 Her tarafta o kadar güzel fotoğraf noktaları var ki bu durum çok hoşumuza gitti. Çeşme'de vaktiniz geniş ise mekanınız marina olsun. Aşağıda Çeşme Marina'da ne yapılır sorusunun cevabını sıraladım. - Alışveriş yapılır. - Fotoğraf noktalarında bol bol fotoğraf çekinilir. - Denize nazır noktalarda akşam yemeği keyfi yapılır. - Sabah kahvaltıyı unutmayalım. - Canlı müzik keyfini de ekleyelim. - Gece yürüyüşü yapılır Çeşme'nin en güzel restoran ve kafelerinin yer aldığı marinanın konumu burada. Araç parkı için otopark ya da çevre ara sokakları kullanabilirsiniz. Birbirinden güzel koy ve plajlara sahip olan Dalyan, Çeşme yarımadasının en kuzeyinde yer alıyor. Çeşme'de denize girilecek yer arıyorsanız bu taraftaki koy ve plajları tercih edebilirsiniz. Dalyan'da ayrıca bir de küçük bir yat limanı bulunuyor. Şirin ve hala küçük bir Ege sahil kasabasında hissettiren teknelerin hemen yanında taze balık keyfi veya kahvaltı yapabileceğiniz bir kaç mekan bulunuyor. Dalyan'da yıllardır hizmet veren Cevat'ın Yeri, Levent'in Yeri ve Hüseyin Usta Lokmacısında taptaze ve kaliteli yiyecekler bulabilirsiniz. Buraya gelmişken enginar tatlısını da denemeyi unutmayın. Çeşme'nin en batı ucu Çiftlikköy şirin mi şirin restaurantları olan güzel bir köy. Taptaze deniz ürünleri yemek isterseniz burayı değerlendirmenizi tavsiye ederim. Çiftlikköy'de deniz ürünlerinden olan ıstakoz halk dilinde böcek olarak anılıyor oldukça meşhur. Çiftlikköy'e yakın Altınkum Plajı ve Pırlanta Plajı ise denize girmek için tercih edebileceğiniz yerler arasında. Yarımadanın diğer tarafında rüzgar bol olduğundan kite surf yapma imkanı da mevcut. Biz Çiftlikköy'e sakız ağacı koruluğunu bulmak için uğradık. Gelmişken de içinden geçtiğimiz Çiftlikköy'ü de keşfetmiş olduk. Konum burada. Sora sora Bağdat bulunur dedik ve Çiftlikköy tarafına geldik. Burada bir kaç kişiye sorduk ve sorduğumuz kişiler bu bölgede Metin Abinin sakız ağacı yetiştirdiğini söyledi. Sonunda Çiftliköy'ün 1 km ötesinde Metin Abiyi bulduk ve koyu bir muhabbete daldık. Metin Abi hem sakız ağacı hem de bonsai ağacı yetiştiriyormuş. Anlattığına göre çok zahmetliymiş bu ağaçları yetiştirmek. Yıllardır bu işe gönül vermiş ve Dicle Üniversitesiyle proje bile yapmış. Metin Abinin sera gibi bir alanı var. Burada hem üretim hem de satış yapıyor. Dışarıda da mis gibi kokan sakız ağaçları var. Dilerseniz büyüklü küçüklü bu ağaçlardan satın alabilirsiniz. Çeşme Ilıca denilince hemen akıllara upuzun, hemen derinleşmeyen, dillere destan altın kumuyla Ilıca Plajı gelir. Ilıca Plajı'nın uzunluğu yaklaşık 2 km'yi buluyor. Denizin içindeki termal suları ve altın sarısı ince taneli kumsalıyla bu plaj çok özel. Yazın oldukça kalabalık olan bu güzel plajda kalabalığa kalmamak için erken saatlerde gelip burada yüzebilirsiniz. Yüzdükten sonrada acıkırsanız sizi kumrucular bekliyor. Özel ekmeklerde yapılan kumruyla karnınızı mis gibi doyurabilirsiniz. Ilıca Plajında deniz ve sahil kumdan oluşuyor. Denizde baya ilerleseniz de su boyunuzu aşmıyor. Kendi şezlong veya sandalyenizi masanızı getirebilirsiniz. Plaj uzun olduğundan yer bulmak sorun olmuyor. Çeşme Ilıca'da konaklayabileceğiniz bir çok tesis imkanı da var. Termal kaynaklar bol olduğu için kışın sağlık turizmi için bu tesislerden faydalanabilirsiniz. - Ilıca, Çeşme merkeze 5 km uzaklıkta bulunuyor. Ilıca Plajı'nın konumu burada. - Ilıca Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Çünkü burası halk plajı. Ancak plaj içerisinde şezlong ve şemsiye kiralamak isterseniz ücret ödemelisiniz. Magazin kültürünün doruklarda olduğu son yıllarda bir çok kişi Çeşme'den çok Alaçatı'yı bilir. Bodrum vari sokakları, rengarenk evleri, birbirinden güzel mekanlarıyla Alaçatı özellikle ünlülerin favori yeri oldu. Çeşme gezilecek yerler listesinin en janjanlı yeri olan Alaçatı bence Türkiye'nin turizm sektöründe yüzü olabilecek bir kaliteye sahip. Yerliler olarak bütçe açısından zorlansak da yabancılar için Alaçatı'nın iyice üne kavuşması lazım. Biraz genel bakıp turizm sektörü açısından düşünmeye çalıştım hemen bana ne yabancı turistlerden demeyin. Bu tarz yerlere de ihtiyacımız var. Alaçatı'nın taş evleri ve konakları, bu evlerin renkli kapıları ve pervazları, yine Alaçatı'nın gece hayatı, beach clupları ve yel değirmenleri Alaçatı'ya büyük değer katıyor. Tam bir Bodrum olmasa da yakında Bodrum'u gölgede bırakacak güce sahip. Alaçatı'nın bir diğer güzel yanı ise tabiki püfür püfür esen rüzgarı ve bu rüzgarla yapılan rüzgar sörfü. Rüzgar sörfü için Alaçatı'ya arabayla 10-12 dakika mesafedeki Alaçatı Surf Zone tercih edebilirsiniz. Alaçatı'ya gelirseniz burada yapılacak bir sürü aktivite var. Ben genel olarak Alaçatı'da ne yapılır sorusunun cevabını aşağıya sıraladım. Geniş vaktiniz varsa Alaçatı'da bunları deneyimleyebilirsiniz. - Alaçatı'nın birbirinden güzel sokaklarında yürüyüş yapılır. - Bu sokaklarda yer alan güzel kapılı yerlerin önünde bol bol fotoğraf çekilinir. - Alaçatı'nın konsept mekanlarında bir şeyler yenilip içilir. - Alaçatı merkezde yer alan hem kilise hem de cami olan Pazaryeri Cami ziyaret edilir. - Yine Alaçatı'nın meşhur yel değirmenlerinde gün batırılır. - Rüzgar sörfü yapılır demeden olmaz. - Alaçatı'nın meşhur damla sakızlı kurabiyesi, dondurması ve muhallebisinin tadına bakılır. Alaçatı için ilerleyen zamanlarda çok detaylı bir rehber hazırlayacağız. Alaçatı kalbimizin baş köşesinde yer buldu. Çeşme Alaçatı arası yaklaşık 10 km. Alaçatı'nın konumu burada. Bir köy düşünün çizgi film platosuna benzeyen. Bu köyde bir çok evin duvarında rengarenk çizimler var. İçinden sanat fışkıran Germiyan Köyü yol üstünde olmasından dolayı bizim Çeşme'deki ilk durağımızdı. Köyün sokaklarında yürürken köyde ikamet eden Nuran Hanım'ın çizimleri her tarafta size eşlik ediyor. Bu köy Türkiye'nin ilk Slow Food köyü. Bu köyde gezerken sanki resim defterinin sayfalarını çeviriyormuş hissine kapılıyorsunuz. Çeşme'ye gelirseniz burayı muhakkak görün. Germiyan Köyü'ne gelince meydandaki köy kahvehanesinde taptaze çayınızı yudumlamayı unutmayın. Ayrıca bu köye özgü kopanisti peyniri ve köyde yapılan tam buğday unu, ekşi maya, tuz ve suyun karışımından ortaya çıkan Germiyan ekmeğinin tadına bakın. Germiyan Köyü'nün konumu burada. Germiyan Köyüne yakın sayılabilecek bir konumda yer alan Erythrai Antik Kenti yemyeşil bir doğanın içinde çok güzel bir yer. Doğa buraya güzellik katıyor fakat neredeyse antik kenti ele geçirecek düzeye gelmiş. Erythrai Antik Kenti Çeşme'nin Ildır Köyü sınırlarında bulunuyor. Çeşme'ye 22 km uzaklıkta yer alan kentin adı Yunanca'da kırmızı anlamına geliyor. Bölgenin toprak renginin kızıl olmasından dolayı kent bu isimle anılmış. Bir başka rivayete göre de ilk kurucusu olan Giritli Rhadamanthes'in oğlu \"kızıl\" Erythos tarafından bu ismin verildiği rivayet edilmekte. Kentte ele geçen bulgular bu yörede İlk Tunç çağından bu yana yerleşimin olduğunu göstermiş. Antik kent Lidyalılar, Persler, Roma ve Bizans Devleti gibi bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Bu güzel antik kente giderken enginar tarlalarının yanından geçiyorsunuz. Hem doğayı hem de tarihi hissetmek bizim en sevdiğimiz duygulardan. Antik kentin tiyatrosunun girişinde ise sizi bembeyaz çiçekleriyle badem ağacı karşılıyor. Burayı çok ama çok sevdik. Dedim ya doğa burayı neredeyse ele geçirmek üzere. Kentte 1963-1966 yılları arasında Prof. Hakkı Gültekin tarafından kazılar yapılmış. Kazı çalışmalarında Athena Tapınağı, Tiyatro, Anıt mezar ve Matrone Kilisesi gün yüzüne çıkartılmış. - Erythrai Antik Kenti'nin Giriş Ücreti: Antik kentin herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Konum: Erythrai Antik Kenti Çeşme'ye 25 km uzaklıkta bulunan, küçük adacıkları olan güzel bir koyda bulunan Ildır Köyü şirin mi şirin bir Ege köyü. Bu köy tam bir dizi seti. Çünkü Fatmagül'ün Suçu Ne, Hayat Sevince Güzel ve Kalbim Ege'de olmak üzere toplamda 3 dizi bu köyde çekilmiş. Köyün temel geçim kaynağı balıkçılık ve tarım. Bu köyde ilk defa gördüğüm enginar tarlaları çok hoşumuza gitti. Erythrai Antik Kenti'ni gezerken bu tarlaların arasından geçeceksiniz. Ildır Köyü sınırlarında ayrıca yukarıda bahsettiğim Erythrai Antik Kenti bulunuyor. Antik kentten köyün manzarası çok güzel. Ildır'a gelince denize nazır bir çay içebilir ve eğer denk geldiyseniz güneşin batışını burada izleyebilirsiniz. - Erythrai Antik Kenti - Matrone Kilisesi - Athena Tapınağı - Ildır Sahili - Ildır Sokakları Alaçatı'ya 18 km, Çeşme merkeze ise 25 km uzaklıkta bulunan Çeşme Ildır Köyü'nün konumu burada. Biz kışın Çeşme'ye gittiğimizden malum havalardan denize giremedik. Bu durum biraz içimizde ukde olarak kalsa da kendimize yazın tekrar Çeşme'ye gelme sözü verdik. Çeşme'de de kıyılar girintili çıkıntılı olduğundan koylar ve plajlar noktasında bir çok alternatif var. Yani deniz için Çeşme'ye gelecekseniz onlarca koy ve plaj sizi bekliyor. Çeşme koylarını ve plajlarının tamamını keşfetmek isterseniz vaktinizin geniş olması gerekiyor. Aşağıda Çeşme'de denize girilecek yerleri sıraladım. Yazın dilediğinize gidebilirsiniz. - Altınkum Plajı - Pırlanta Plajı - Delikli Koy - Ilıca Halk Plajı - Boyalık Plajı - Kocakarı Plajı - Çark Plajı - Dalyan Plajı - Aya Yorgi Koyu - Çiftlikköy Plajı - Eşek Adası Çeşme, İzmir iline bağlı bir ilçe. Konum olarak İzmir merkezin batısında kalan Çeşme Urla Yarımadası üzerinde yer alıyor. Çeşme'nin doğusunda İzmir'in Urla ilçesi; kuzeyinde ve güneyinde Ege Denizi bulunuyor. Batısında ise Çeşme'ye çok yakın Sakız Adası yer alıyor. Çeşme Limanından Sakız Adasına yaz aylarında feribot seferleri düzenleniyor. Bir de Çeşme ile Alaçatı birbirine oldukça yakın konumda yer alıyor. Çeşme'ye gelecekseniz Alaçatı'yı görmeden dönmeyin. Çeşme'nin haritadaki konumu burada. Aşağıda önemli yerler ile Çeşme arasındaki mesafeyi görebilirsiniz. Çeşme İstanbul arası 576 km, Çeşme Ankara arası 685 km, Çeşme İzmir Merkez arası 650 km, Çeşme Alaçatı arası 11 km, Çeşme Bodrum arası 317 km. Uzak bir şehirden Çeşme'ye gelecekseniz en mantıklı yol havayolu ile Çeşme'ye ulaşmak. Çeşme'ye en yakın havalimanı İzmir Adnan Menderes Havalimanı. Gerek yurt içi gerekse de yurtdışından Adnan Menderes Havalimanına her gün bir çok sefer var. İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan Çeşme'ye ulaşım: İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan Çeşme'ye Havaş ile kolayca geçebilirsiniz. Havaş otobüs seferleri ve ücretleri için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Havalimanından Çeşme'ye Havaş yolculuğu yaklaşık olarak 1,5 saat sürüyor. İzmir Adnan Menderes Havalimanı Çeşme arası Havaş ücreti kişi başı 52 TL (2022 yılı). İzmir Otogarı'ndan Çeşme'ye ulaşım: İzmir Otogarından Çeşme'ye, Çeşme Seyahat firmasına ait otobüsleri ile gidebilirsiniz. Yaz aylarında her saat başı sefer düzenleniyor. Çeşme Seyahate ait araçlar otogardan 141 nolu perondan kalkıyor. İzmit Otogardan Çeşme'ye otobüs ile ulaşım için 46 TL ödemelisiniz. Yüksek sezonda İstanbul, Ankara gibi şehirlerden Kamil Koç, Pamukkale ve Ulusoy gibi firmaların da Çeşme'ye seferleri bulunuyor. Özel araçla Çeşme'ye ulaşım: Çeşme'ye yakın bir ilden gelecekseniz en güzel yol araç ile buraya ulaşmak. Araç ile geldiğinizde gezilecek yerleri çok daha rahat geziyorsunuz. Araç ile Çeşme'ye ulaşım için Çeşme Otobanını kullanmanız zaman açısından tasarruf sağlayacaktır. Otoban için HGS almayı unutmayın. Çeşme Kaç Günde Gezilir ? Yukarıda saydığım Çeşme gezilecek yerler listesini 2-3 gün içerisinde kolayca gezebilirsiniz. Fakat işin içine koyları ve plajlar girerse Çeşme'den 1 haftaya anca çıkarsınız. Çeşme'ye Ne Zaman Gidilir ? Bana göre Çeşme'ye yılın her ayı gidilir. Fakat Çeşme'ye deniz için gidecekseniz Haziran Eylül arası en ideal dönem. Çok fazla kalabalık sevmiyorsanız Ekim ve Mayıs aylarını da tercih edebilirsiniz. Bizim gittiğimiz dönem yani 14 Şubatta Çeşme olabildiğince sakindi. Sokaklar size ait gibi gezebiliyorsunuz. Aşırı sıcak ve kalabalık yok. Eğer Çeşme'ye ikinci veya üçüncü kez gidecekseniz kış ya da bahar aylarını tercih etmenizi tavsiye ederim. Bir de Nisan ayında düzenlenen Çeşme Ot Festivali için yine ilkbaharda Çeşme'ye gelebilirsiniz. Çeşme denilince akla hemen kumru ve damla sakızı geliyor. Dolayısıyla Çeşme'de Ne Yenir sorusunun cevabı kumru ve damla sakızı etrafında şekilleniyor. Bunların dışında bir şey yok mu demeyin, yeme içme noktasında Çeşme'de bir çok alternatif var. Ege mutfağının en güzel yemeklerini ve mezelerini Çeşme'de bulabilirsiniz. Çeşme'de balıkçılık geliştiği için burada bin bir çeşit deniz mahsulü var. Özellikle midye ve ıstakoz bunların başını çekiyor. Midye ve ıstakoz dışında çupra, ahtapot ve bir çok balık türü Çeşme mekanlarında servis ediliyor. Ana yemeklerin dışında olmazsa olmaz enfes mezeler var ki off da off moduna geçiyorsunuz. Çeşme'de meze olarak karamelize soğanlı fava, çiroz, biber borani, eleni, uğur böceği, maço gibi farklı mezeleri deneyimleyebilirsiniz. Aşağıya genel olarak Çeşme'de Ne Yenir sorusunun cevabını liste halinde sıralıyorum. - Kumru - Damla Sakızlı Ürünler - Boyoz - Istakoz ve Midye - Ege Mutfağı Mezeleri - Ekşi Maya Ekmeği - Kopanisti Peyniri - İzmir Bombası Çeşme'de özellikle Çeşme Marina'da ve Alaçatı'da birbirinden güzel mekanlar var. Kahvaltı ve akşam yemeği için bu güzel mekanları değerlendirebilirsiniz. Biz otel keyfi yaptığımızdan çok fazla mekan deneyimlemedik. Sadece ilk gün Kumrucu Hikmet'te kumru yedik bir de son gün Alaçatı'da damla sakızlı bir kaç ürün aldık. Kumru nasıldı diye sorarsanız bize sıradan geldi. Yani çok bir olayı yoktu. Fiyatlara gelince 2022 yılında şok üstüne şok yaşadığımız için zaten Alaçatı ve Çeşme'de uçuk olan fiyatlar ne olur bilemem. Bu konuda bütçe artık her kesim için önemli oldu. Bu konuda tavsiyemiz gideceğiniz mekanları iyi araştırmak ve yorumlarını iyi okumak olsun. İlerleyen zamanlarda sözüm olsun Çeşme ve Alaçatı'da Ne Yenir Hangi Mekana Gİdilir başlıklı bir yazı yazacağım. Çeşme'de Nerede Kalınır sorusunun bir çok alternatifi var. Hatta bu seçenekler konsept konusunda çıtayı baya bir yükseltmiş durumda. Çeşme'de Alaçatı tarafında kalacaksanız burada restore edilen taş konaklarda kalabilirsiniz. Bu noktada size tavsiyem şu olacak: Çeşme ve Alaçatı yazın ve dini/resmi tatil dönemlerinde çok tercih edildiği için erken rezervasyon yaptırmanız oldukça önemli. Biz Boyalık bölgesinde bulunan Radisson Blu Otel'de konaklama yaptık. Kış dönemi olmasından dolayı otel kalabalık değildi. Instagram'da detaylı olarak otel ile ilgili paylaşım yaptım. Hikayelerime göz atabilirsiniz. Bölge olarak Çeşme'de aşağıdaki bölgeleri tercih edebilirsiniz. Alaçatı fiyat konusunda daha tuzlu bilginiz olsun. - Çeşme merkez ve marina civarı - Dalyan Bölgesi - Çiftlikköy - Alaçatı Bölgesi - Alaçatı Port - Boyalık Bölgesi - Plajıyla ünlü Ilıca, - Termal otelleri, şifalı suları meşhur Şifne, Çeşme ve Alaçatı son yılların popüler turizm noktaları olunca yazın nüfusu kat ve kat artıyor. Ee sosyal medya özellikle Instagram gerçeği de varken herkes buralara gelmeyi istiyor. Gerçekten de o kadar güzel fotoğraflar var ki insan benim de burada fotoğrafım olsun diyor. Ben de Çeşme'de nerede fotoğraf çekilmeliyim derdinden kurtarayım diye aşağıya Çeşme'de Fotoğraf Çekilecek Yerleri yazmak istedim. Sizin de Çeşme'de favori noktanız varsa yorum kısmında paylaşmayı unutmayın. - Çeşme Kalesi - Çeşme Marina - Germiyan Köyü - Alaçatı Sokakları - Alaçatı Evleri ve Konakları - Alaçatı Yel Değirmenleri - Delikli Koy Datça'da badem ne ise Çeşme'de damla sakızı da odur. Burada damla sakızının her türlü halini bulabilirsiniz. Ama en çok damla sakızının kurabiye, dondurma ve kahvesi güzel belirteyim. Bunun dışında boyoz, gevrek, zeytinyağlı ürünler Çeşme'den alabileceğiniz ürünler arasında. - Damla Sakızlı Ürünler - Kumru - Boyoz ve Gevrek - Ege Mutfağı Mezeleri - Zeytinyağı - Yerel Şaraplar - Deniz Mahsulleri - Gece Hayatı - Rüzgar Sörfü - Damla Sakızlı Ürünler - Kapı süsleri - Çeşme & Alaçatı Magnetleri - Deniz kabuklarından süsler - El yapımı takılar ve el işleri - Yağlıboya tablo - Otantik abajur ve avize - Biblolar ve heykel Bunlar benim aklıma gelenler. Ayrıca Nisan ayının ilk haftasında Alaçatı'da yapılan Ot Festivalinde Ege lezzetlerinin bir çoğunu tadabilme imkanınız var. Her cumartesi günleri Alaçatı'da kurulan yerel pazarlarda çevre köylülerin yetiştirdiği ürünlerden almayı da unutmayın."} {"url": "https://bujuyollarda.com/cevrimdisi-harita", "text": "Haritalar bir gezginin en önemli rehberi. Bir ülkeyi ya da şehri keşfetmek istiyorsanız elinizin altında iyi bir harita olması şart. Sora sora Bağdat bulunur atasözü yerini artık çevrimdışı haritalara bırakmış durumda. Mobil uygulamaların son zamanlarda çok fazla arttığı bir dünyada iyi bir harita kullanmak gittiğiniz ülkede size ciddi bir pratiklik kazandıracaktır. Seyahat ettiğiniz ülkelerde her zaman internetiniz olmayabilir. Bazen tasarruf önlemleri kapsamında GSM hat almayabilirsiniz ya da hat aldığınızda gittiğiniz yerlerde internetiniz çekmeyebilir. İşte tam burada imdadınıza çevrimdışı haritalar yetişiyor. Bu yazımda çevrimdışı harita nedir, çevrimdışı harita nasıl kullanılır, çevrimdışı harita indirme ve en iyi çevrimdışı harita uygulamalarından ve benim favori çevrimdışı harita uygulamamdan bahsetmeye çalışacağım. Seyahatlerde tasarruf önlemleri demişken ucuza gezme yöntemleri başlıklı yazıma da göz atmayı unutmayın. Çevrimdışı harita nedir sorusunu 2 kelime ile özetlemek gerekirse internetsiz harita kelimeleri yeterli olacaktır. Yani çevrimdışı harita internetin olmadığı, anlık herhangi bir datanın telefonunuza ya da bilgisayarınıza inmediği zamanlarda harita uygulamalarını kullanabilmenizdir."} {"url": "https://bujuyollarda.com/chichen-itza-cenote-ik-kil-valladolid", "text": "8 günlük Meksika gezimizin en önemli duraklarından biri şüphesiz Chichen Itza'ydı. Cancun gezi planımızın 1 tam gününü bu güzel piramitleri görmek için ayırmıştık. Tabi sadece Chichen Itza ile yetinmeyecektik. Aynı gün gezi programımıza Cenote Ik Kil ve Valladolid'i de ekledik. Hatta Cenote Suytun'u da ekleyecektik fakat Ik Kil'e gitme kararı aldığımızdan burayı pas geçtik. Bizim için bu 1 gün dolu dolu, 5 dakikası boş geçmeyen bir gündü. Kısıtlı zamanda iyi iş çıkarmamız gerekiyordu ve bunu başardık. 1 gün öncesinde gidemediğimiz Coba Harabelerine bile aynı gün gitmeyi başardık. Gittik ama son dakika bizi içeriye kabul ettiler. Gerçekten tam anlamıyla çok güzel bir iş çıkardık ve hedeflerimize bir bir tik attık. Not: Biz Tulum'da yaşadığımız küçük bir aksaklıktan dolayı Coba'ya gidememiştik. Bu yazıma Coba'yı dahil etmedim. Çünkü Coba, Tulum gezilecek yerler listesinde olan bir yer. Coba ile ilgili detayları Tulum yazımda bulabilirsiniz. Chichen Itza bizi tepeden tırnağa büyüleyen bir yer oldu. Piramitlerin görkemli yapısı, gizemli hikayeleri ve tarihi gerçekten çok etkileyici. Burası ile ilgili her şeyi adım adım size anlatmaya çalışacağım. 2007 yılında küresel bir ankette Dünyanın Yeni Yedi Harikasından biri olarak seçilen Chichen Itza bu topraklarda hüküm süren Mayalar'a ait bir kent. Mayalar zamanında bu tarz önemli kentleri cenoteler etrafında inşa ediyorlarmış. Chichen Itza'nın etrafında da Cenote Ik Kil gibi çok güzel cenoteler var. Yazımda bu cenotelerden de bahsetmeye çalışacağım. Cenoteler hakkında daha detaylı bilgi için bu bağlantıma göz atabilirsiniz. Yucatan Yarımadası'nın derin ormanlarının içinde yer alan bu güzel piramitlerin detayları aşağıda. Sormak istediğiniz bir şey olursa yorum kısmına yazın seyahatte değilsem 24 saat içinde dönerim. Chichen Itza, Meksika'nın Yucatan Yarımadası'nda, Valladolid ve Merida şehirleri arasında yer alıyor. Yani Chichen Itza Meksika ülkesinin sınırları içinde kalıyor. Bu güzel kent Kristof Kolomb öncesi dönemde kurulmuş bir İtza Maya kenti. Bizim antik kentlerimizle karşılaştırdığımızda aslında geçmişinin çok da eski olduğu söylenemez. Aşağıda Chichen Itza ile Meksika'nın önemli şehirleri arasındaki mesafeyi bulabilirsiniz. Piramitlerin Google haritadaki konumu burada. - Chichen Itza Cancun arası 197 km, - Chichen Itza Merida arası 145 km, - Chichen Itza Tulum arası 151 km, - Chichen Itza Valladolid arası 45 km, - Chichen Itza Coba Harabeleri arası 116 km, - Chichen Itza Mexico City arası 1425 km, Biz Cancun'dan Chichen Itza'ya kiraladığımız araç ile gittik. Yol 197 km ve yaklaşık 3,5 saat sürüyor. Bu noktada tecrübe ettiğimiz bir konuyu anlatmak istiyorum. Cancun'dan Chichen Itza'ya giderken Google Harita size alternatif yollar sunuyor. Bu yollar aynı bizdeki gibi ücretli ve ücretsiz yol diye ayrılıyor. Ücretli yoldan kastım tabi ki otoban. Biz otobanı tercih etmedik ve normal yoldan gittik. Çünkü km ve saat olarak aralarında çok fark yoktu. Fakat normal yol bizi zorladı. Çünkü Cancun merkezden sonra yollar tek şerit oluyor ve bu da yavaş gitmenize neden oluyor. Ayrıca köylerin içinden geçtiğiniz için yollarda ben diyim 100 siz diyin 200 atlatmadan geçtik herhalde. Gerçekten atlatmalar bizi çok zorladı. Bazılarında levha da olmayınca ani fren yapmak durumunda kaldık. Yani normal yol hem zahmetli hem de zaman kaybına neden oluyor. Otoban bu yola göre bir nebze daha iyi. Holbox'a giderken tur şirketinin aracı otobanı kullanmıştı. Bizdeki gibi geniş ferah yollar olmasa da hiç yoktan iyidir. Meksika'daki yollar ve araç kiralama ile ilgili detayları Meksika Gezi Rehberimde bulabilirsiniz. Cancun'dan Chichen Itza'ya otobüs ile gitmek için Meksika'nın otobüs şirketi olan ADO'yu tercih etmek durumundasınız. Cancun'daki ADO istasyonlarından bu otobüslere binerek Chichen Itza'ya ulaşabilirsiniz. ADO otobüsler her gün 08:45'te hareket ediyor. Dönüş ise Chichen Itza'dan 16:30'da kalkan otobüs ile oluyor. Otobüs yolculuğu yaklaşık üç saat sürüyor. Bilet tek yön 50 Meksika Pesosu. Otobüsle gitmenin dezavantajı arkeolojik alanda yaklaşık 5 saat kalmanız olacaktır. Genelde insanlar Chichen Itza'ya daha yakın konumda olan Valladolid'e gelip burada 1 gün konakladıktan sonra Itza'ya sabah erken saatlerde gidiyor. Valladolid'ten Itza'ya gitmenin avantajı otobüs sefer sayısının fazla olması ve tabi ki erken ulaşım. ADO otobüs biletlerini, online olarak ADO web sitesinden veya herhangi bir ADO otobüs istasyonundan şahsen satın alabilirsiniz. Cancun'daki ADO Terminali'nin konumu burada. Maya döneminde şehirler tatlı su kaynağına ulaşım ve kutsal amaçlardan dolayı cenotelerin etrafında kuruluyormuş. Chichen Itza ismi de bu cenotelerden yani kuyulardan geliyor. Chichen Itza'nın adı, Maya dilinde \"Itza kuyusunun ağzında\" anlamına geliyor. Kuyu, bölgenin altından geçen ve muhtemelen şehrin su kaynağı olarak hizmet eden bir dizi yeraltı nehrini ifade ediyormuş. Chichen Itza isminin kökeni: Chi, Chen, VeItza ise oraya yerleşen Maya kabilesinin adı. Arkeologlar, Chichen Itza'nın inşasının tam olarak ne zaman başladığından emin değiller. Yapılan araştırmalara göre şehrin M. S. 600-750 civarında inşa edilmeye başlandığını gösteriyor. Chichen Itza'nın büyümesi ve gelişmesi birkaç yüzyıla yayılmış. Şehrin 1500 yaşından büyük olduğu tahmin ediliyor. Tarihsel kayıtlar, Chichen Itza'nın Kuzey Maya Ovalarında M. S. 600-1200 yılları arasında Mayaların önemli bir odak noktası olduğunu gösteriyor. Chichen Itza, Yucatan Yarımadası'nda yıllarca hüküm sürmüş bir halk olan Mayalar tarafından kuruldu. Mayalar arasında da farklı gruplar vardı. Bu gruplar arasından Veltza isimli grup tarafından inşa edildiği tahmin ediliyor. 9. yüzyılda Chichen Itza, yöneticilerinin orta ve kuzey Yucatan Yarımadasının çoğunu kontrol ettiği fiili bir bölgesel başkentmiş. Kuzey kıyısındaki Isla Cerritos'taki limanı aracılığıyla Chichen Itza, Amerika kıtasındaki diğer şehirlerle altın ve diğer hazineler dahil olmak üzere mal ticareti yapan önemli bir ticaret merkezi haline gelmiş. Bu dönemde Itza şehrinde 50.000 kadar insanın yaşadığına inanılıyor. Chichen Itza, Yucatan Yarımadası'nın tüm bölgelerine yayılan Maya halkına ev sahipliği yapan bir şehirmiş. Mayalara ev sahipliği yapan bu şehir özellikle ticari faaliyetler, dini ayinler ve kentte yaşayan insanların sosyal ve kültürel yaşamı için inşa edilmiş. Diğer bir düşünceye göre ise Mayalar tamamen lojistik nedenlerle Chichen Itza'yı inşa etmiş. Site, şehre taze yeraltı suyu sağlayan, aynı zamanda kutsal cenote olarak da adlandırılan büyük bir mezarlığa yakın olmasından dolayı kurulmuş. Yani taze içme suyuna yakınlık şehrin kurulmasında önemli bir faktör olarak kabul ediliyor. Chichen Itza'da birbirinden güzel yapılar var. Burada sağınız solunuz tarih ile dolu. Buradaki yapılardan en önemlisi El Catillo yani Kukulcan Piramiti. Bu yapılar ile ilgili tüm detaylar aşağıda. - El Castillo | Kukulcan Piramidi: Maya mimarisinin en uzun ve en dikkat çekici örneklerinden biri olan bu yapı, Mayapan'ın çöküşü sırasında Itza-Cocom kültürünün en yüksek noktasında inşa edilmiş. Kukulcan Piramidi üstte dikdörtgen bir tapınak olan dört taraflı bir piramit. Bu tapınağın ana cephesi, açık çeneli yılanları temsil eden iki sütuna sahip. Bunlar, tanrı Chaac'ın büyük bir maskesiyle süslenmiş ana girişi oluşturur. Ayrıca ana giriş, kısmalarla süslenmiş iki kare sütun tarafından desteklenen bir mimari bloka sahip. Arkeologlara göre Kukulcan Piramiti daha eski daha küçük bir yapının üzerine inşa edilmiş. Kazılar sırasında arkeologlar, 16 metre yüksekliğinde daha küçük tapınak keşfetmişler. - Tzompantli: Chichen Itza hükümdarları tarafından dini-askeri amaçlarla yürütülen insan kurban etme uygulamasına en açık tanıklığı veren anıt. Tzompantli'nin platform duvarları, dört farklı konunun güzel kabartmaları ile oyulmuş. Birincil konu, kafatası rafının kendisidir, diğerleri insan kurban edilmiş bir sahne gösterir tüm insan kalplerini yiyen kartallar ve okları ve kalkanları olan iskeletleştirilmiş savaşçılar betimleniyor. - The Great Ball Court: El Castillo'nun hemen kuzeybatısındaki bu yapı, spor için kullanılıyordu. Öncelikle bir top kullanan bir takım oyunu. Bu top oyunu Mayalılar için hem sosyal hem de dini ritüeller açısından oldukça önemliymiş. - Kuzey Tapınağı: Sakallı Adam Tapınağı olarak da adlandırılan bu küçük bina, Büyük Balo Mahkemesi'nin bitişiğinde ve iç duvarlarında çenesinin altında sakalı andıran bir oymaya sahip bir erkek figürü ile anılıyor. - Buhar Banyosu: Bu yapıda, ısıtılmış taşlarla çalıştırılan bir su banyosu ve buhar odası yer alıyor. - Savaşçıların Tapınağı: Bir başka büyük, basamaklı piramit. Savaşçılar Tapınağı'na, her iki tarafında düz, basamaklı bir rampa bulunan geniş bir merdivenle yaklaşılır ve her rampa bayrakları tutmak için sancaktar figürlerine sahip. Ana girişten önce bir chacmool heykeli bulunuyor.. - El Mercado: Arkeologların şehrin pazar yeri olarak hizmet ettiğine inandıkları, Savaşçılar Tapınağı'nın güney ucundaki kare bir yapı. - El Osario: Zirvesinde bir tapınak bulunan başka bir basamaklı piramit yapı. - Akab Dzib: Adı Maya dilinde \"esrarlı yazıların evi\" anlamına gelen yapı. Dünya'nın yeni 7 harikası arasında sayılan Chichen Itza oldukça gizemli özelliklere sahip. Piramitlerin yapımında döneminin ileri teknolojisi kullanılmış. Her ne kadar piramitlerin bazı gizemli noktaları çözülse de bir çok noktasında hala çözülemeyen sırlar bulunuyor. İşte Chichen Itza'nın bilinen gizemleri. - Chichen Itza Piramitleri'nin konumundan da anlaşılacağı üzere Mayalar astronomide oldukça ileri seviyeye gelmişler. Bunun için özellikle gezegenlerin ve güneşin konumlarını ölçmek için kullanılan yuvarlak şekilli bir gözlemevi olan El Caracol'u kullanmışlar. - Mayalar Kukulkan'ı inşa ederken de önemli hesaplamalar yapmışlar. Kukulkan Piramidi, her iki tarafta 91 ve en üstte birer tane olmak üzere toplam 365 basamağa sahip. Bu bir yıldaki gün sayısına eşit. Her iki taraf da bir mevsimi temsil ediyor. Mayalar, tohum ekmek ve mahsul hasadı için en iyi zamanları bulmak amacıyla bu piramitten faydalanmış. Yani büyük piramit aslında büyük bir takvim işlevi görüyormuş. - Kukulkan Tapınağı öyle tasarlanmış ki; her yıl güneş, ilkbahar ve sonbahar ekinoksları sırasında piramit üzerinde bir yılanın gölgesini oluşturuyor. Ekinokslarda bir yılan gövdesini andıran dalgalı gölge, güneş batarken yavaşça aşağı iner ve merdivenlerin altındaki yılan başı ile birleşir. - Ekinokslar Maya halkı için dini ve törensel anlamda da oldukça önemliymiş. Bu tarihler Tanrının canlandığını görmek gibiymiş. - Chichen Itza'da garip sesler duyma olasılığınız oldukça yüksek. El Castillo'nun merdivenlerinin dibinde ellerinizi çırparsanız, başka hiçbir şeye benzemeyen bir yankı duyabilirsiniz. Bu yankı, Maya kültüründe kutsal kabul edilen ve bir kuş olan Meksikalı quetzal'in cıvıltısıymış. - Chichen Itza'daki top oyunu alanı, Amerika'nın en büyüğüymüş. Mesoamerica'nın ölümcül ama popüler top oyunu burada oynanmış. Maçın sonunda kaybedenlerin kafaları kesilirmiş. Top sahasını keşfederken, sahanın duvarlarındaki taş halkaları görmek için yukarıya bakın. Oyuncuların yerden 8 m yükseklikte bulunan bu halkalardan ağır lastik topları geçirmeleri istenirmiş. - Mayaların ülkesi sadece eğlence ve şenliklerden ibaret değilmiş. Korkunç fedakarlıklar ve acımasız ölüm cezaları hakkında çok şey yaşanmış bu şehirde. Chichen Itza'daki birçok yapı bu uygulamaların birer kanıtı. Kafatasları Platformu veya Kafatası Rafı en uğursuz olanıymış. İnsanları kontrol etmek ve düşmanları korkutmak için platformun duvarlarına yüzlerce kurban ve asker kafası oyulmuş. - Mayalar, bilim adamları tarafından kapsamlı bir şekilde analiz edilen alışılmadık bir mavi renk icat etmişler. Nedenleri olağanüstü kimyasal kararlılığı ve kalıcı rengi. Maya tapınaklarının duvar resimlerinde bu renk görülebilir. - Maya mavisinin en önemli kullanımı kurbanlarda olmuş. İnsanlar genellikle tamamen mavi renkte örtülür ve Chichen Itza'nın Kutsal Cenote'sine atılırmış. - 2018'de bir arkeolog ekibi, El Castillo'nun altındaki varsayılan cenote ile bir bağlantı bulmak amacıyla Chichen Itza'nın altındaki yeraltı su sistemini keşfetmeye başlamış. Arkeologlar El Castillo'nun o zamanlar sadece rahipleri cennetin tanrılarına yaklaştıran bir merdiven değil, aynı zamanda yeraltı dünyasının şeytanlarına açılan bir kapı görevi gördüğünü tahmin ediyor. Chichen Itza'nın çöküş dönemi genel olarak Kristof Kolomb'un 1492 yılında buraya gelişine ve sonrasında Kolomb'un peşinden gelen Avrupalı sömürgecilere bağlanıyor. Fakat Chichen Itza'nın çöküş döneminin bu tarihten daha önce başladığına inanılıyor. Tarihçiler, şehrin siyasi ve ekonomik faaliyetlerinin çoğunun, 1200'lerin ortalarında Chichen Itza'nın güney batısında inşa edilen daha yeni bir topluluk olan Mayapan'a kaydığını tahmin ediyor. Bir tahmine göre de Chichen Itza ani bir baskına uğramış ve şehrin her tarafı işgalciler tarafından yağmalanmış. Bu duruma dair kanıtlar var fakat bu kanıtlar hala tartışmaya açık. Chichen Itza'da her gece El Castillo Büyük Piramidi üzerinde ışık efektleriyle heyecan verici gösteriler yapılıyor. Antik Maya kompleksi ışık gösterileri ve seslerle resmen hayat buluyor. Gece harabelerin çoğu renk değiştiren ışıklarla aydınlatılıyor. Gösteri başlamadan önce, insanlara fotoğraflar çekmek için zaman tanınıyor. Gerçek ışık ve ses gösterisi 30 dakika sürüyor. Gösteri sırasında Mayaların tarihi ve Maya uygarlığının ne kadar etkileyici olduğu anlatılıyor. Gece gösterisi bileti almak için Chichen Itza'nın bilet gişesine gitmeli ve girişinizi orada yapmalısınız. Gece gösterisi için piramitlerin giriş ücreti 600 Meksika Pesosu. Chichen Itza Giriş Ücreti 2022: Gelelim en önemli konulardan biri olan Chichen Itza'nın giriş ücretine. Buranın giriş ücreti sürekli yükseliyor. Biz gittiğimizde kişi başı 570 Peso ödeyerek giriş yaptık. Muhtemelen siz gittiğinizde 600 Peso olur.😀 Park ücreti de 80 Peso onu da belirteyim. Chichen Itza'da dilerseniz tur paketi de satın alabilirsiniz. Detayları https://www. chichenitza. com/ bu bağlantısında görebilirsiniz. Chichen Itza Ziyaret Saatleri: Chichen Itza, haftanın her günü sabah 8'den akşam 5'e kadar açık. Son giriş kabul saati 16.00'da. Sabah erken gelmek çok daha mantıklı belirteyim. Chichen Itza'da Bunlara Dikkat Edin! Chichen Itza'ya gitmeden önce aşağıda saydığım maddelere dikkat edin. Biz sorunsuz bir gezi yaşadık ve siz de sorun yaşamayın. - Mümkün olduğu kadar en erken saatlerde buraya gitmeye çalışın. - Yanınıza su almayı unutmayın. - Güneş kreminiz de yanınızda bulunsun. - Yanınızda giriş ücreti ve park ücreti için nakit para bulundurun. - Burada rehber oldukça fazla. İngilizce biliyorsanız birilerinin peşine takılabilirsiniz. Chichen Itza'ya oldukça yakın konumda yer alan Cenote Ik Kil cennetin yeryüzündeki şubesi gibi bir yer. Chichen Itza'dan çıkan buraya geliyor. Gerçekten her şeyi ile efsane bir yer. Biz tam anlamıyla buraya bayıldık. Cenote Ik Kil bir açık hava mağara cenotesi. Cenoteye doğru sarkan sarkıt bitkiler buraya çok güzel bir hava katmış. Merdivenlerle iniyorsunuz ve karşınızda cennet. Yukarıdan ayrı aşağıdan ayrı güzel. Cenote'nin bulunduğu kompleks çok düzenli. Her yer tertemiz. Cenoteye girmek için can yeleği zorunlu. Girişte bir şeyler alabileceğiniz büfe gibi bir yer de mevcut. Eğer Chichen Itza'ya gezi planı yapacaksanız muhakkak burayı listenize alın. Eminim hiç pişman olmayacaksınız. Son olarak Ik Kil için online bilet de alabilirsiniz. - Web Site: https://cenoteikkil. com/ - Cenote Ik Kil Giriş Ücreti: Kişi başı 150 Peso - Ziyaret Saatleri: 09.00 17.00 - Konum: Cenote Ik Kil Cenote Suytun, Instagramın herhalde en popüler cenotesidir. Bence fotografik olmasının dışında da çok büyük bir özelliği yok. Burada iyi fotoğraf için sağlam kamera lazım. Yukarıda bahsettiğim gibi biz buraya gitmek yerine Cenote Ik kil'i tercih ettik ve çok doğru bir karar aldık diye düşünüyorum. Cenote Suytun, büyük yuvarlak havuzunun ortasında dairesel bir platforma çıkan taş bir yola sahip. Valladolid yakınlarında Suytun oldukça popüler bir yer. Burası yer altı cenotesi. Merdivenlerden inerek cenoteye ulaşıyorsunuz. Cenoteye girmeden önce duş almanız gerekiyor. Yüzmek için can yeleği giymeniz şart. Fotoğraf için sabırla sıranızı beklemeniz gerekiyor. En iyi fotoğraflar öğleden sonra güneş ışığı cenotenin içinde sızdığı saatlerde çıkıyor. Cenote Suytun'un giriş bileti online olarak da alınabiliyor. Bu biraz daha ucuz. Siteyi alta bırakıyorum. - Web site: https://cenotessuytun. com/ - Cenote Suytun Giriş Ücreti: Kişi başı 150 Peso - Ziyaret Saatleri: 08.00 18.00 - Konum: Cenote Suytun Cancun'dan Chichen Itza'ya gidiyorsanız yolunuz Valladolid'den geçer. Buraya piramitlerden önce de sonra da gidebilirsiniz. Genelde insanlar Itza'ya gitmek için bu güzel küçük şehri konaklama noktası olarak kullanıyor. Birbirinden renkli binalara sahip olan Valladolid oldukça küçük bir yer. Valladolid deyince akliniza Ispanya'daki Valladolid gelmesin burası Meksika'da. Kent merkezinde gezilecek yer sayısı oldukça kısıtlı. Merkezde bulunan kilise ve büyükçe bir park en önemli gezilecek yerler arasında. Bu dediğim yer bir meydan gibi. Etrafında yemek yiyebileceğiniz ya da alışveriş yapabileceğiniz işletmeler mevcut. Bunun dışında Valladolid çevresinde birbirinden güzel cenoteler var. Burada vaktiniz bolsa be cenoteleri değerlendirebilirsiniz. Aşağıda Meksika Valladolid gezilecek yerler listesini bulabilirsiniz. - Monument to the Mestiza - Iglesia de San Servacio - Parroquia de San Bernardino de Siena - Cenote Saamal - Cenote Oxman - Cenote Suytun - Cenote Xkeken - Cenote Zaci - Cenote Xkeken Chichen Itza Meksika sınırları içerinde bulunuyor. Chichen Itza'nın Türkçe okunuşu Çiçen İtza'dır. Yucatan Yarımadasına hakimiyet kuran Maya uygarlığına ait bir kent. 2006 yılına kadar turistlerin El Castillo'ya tırmanmasına izin veriliyordu. Piramit, Ocak 2006'da basamaklardan inerken bir kadının yuvarlanarak ölmesi üzerine piramitlere tırmanma yasaklandı. Chichen Itza, El Castillo, Great Ball Court, Warriors Tapınağı, Kutsal Cenote ve daha fazlası dahil olmak üzere bir dizi mimari ve doğa harikasına ev sahipliği yapmaktadır."} {"url": "https://bujuyollarda.com/ciftlik-koyu-gezi-rehberi", "text": "Marmaris'te bir çok güzel koy var fakat burada bazı koyları var ki tek kelime ile efsane. Bu efsane koylardan biri de Çiftlik Koyu. Bizim vahaya benzettiğimiz Çiftlik Koyu Marmaris'e geldiğinizde gitmeniz gereken bir yer. Hele bir de Marmaris'te denize girilecek güzel bir yer arıyorsanız Çiftlik Koyu tam size göre. Turkuaz rengi sular, tertemiz bir deniz ve enfes güzellikte bir plaja sahip olan bu güzel koy bana göre sizi çok ama çok tatmin edecek bir yer. Çiftlik Koyu Gezi Rehberi başlıklı bu yazımda Çiftlik Koyu Nerede, Çiftlik Koyu'na Nasıl Gidilir, Çiftlik Koyu ve Plajı'nın Denizi Nasıl, Çiftlik Koyu Giriş Ücreti, Çiftlik Koyu'na Yakın Gezilecek Yerler, Çiftlik Koyu'nda Nerede Kalınır gibi soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Muhteşem bir denize sahip olan Çiftlik Koyu, Marmaris'in kalabalıklığından kaçmak için güzel bir seçenek. Son zamanlarda ismi duyulmaya başlanan bu güzel koy özellikle yazın hafta sonları oldukça kalabalık oluyor. Koy uzun bir plaja sahip olduğundan kalabalık çok fazla göze çarpmasa da bu güzel cennet eminim 3-5 seneye herkes tarafından bilinir bir konama ulaşacak. Çiftlik Koyu Nerede ? Çiftlik Koyu, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı bir koy. Marmaris merkez ile Çiftlik Koyu arası yaklaşık 35 km. Yol oldukça virajlı, dikkatli şekilde araç kullanmanız gerekiyor. Çiftlik Koyu'na ulaşmanız için ilk etapta Marmaris'e bağlı Bayır Köyü'ne ulaşmanız gerek. Bayır Köyü'ne de ya İçmeler üzerinden ya da Marmaris Bozburun yolunu kullanarak ulaşabilirsiniz. Bana sorarsanız Marmaris Bozburun yolu daha güzel. Bu yolu tercih edebilirsiniz. Çiftlik Koyu'nun haritadaki konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Çiftlik Koyu'nun hemen karşısında dikkatinizi çekecek bir ada var. Bu adanın adı Çiftlik Adası. Bu ada ünlü müteahhit Ali Ağaoğlu'na ait. Adada bir helikopter pisti mevcut. Şaşırtıcı şekilde Ali Bey adaya bir rezidans dikmemiş henüz! Çiftlik Koyu'na Nasıl Gidilir ? Çiftlik Koyu'na ulaşım için 2 alternatifiniz var. İlk olarak bireysel ya da kiraladığınız araç ile koya ulaşım sağlayabilirsiniz. Bunun dışında koya direkt giden dolmuş bulunmuyor. Yine de araç yoksa Bayır Köyü'ne dolmuş ile gelip buradan otostop ile koya ulaşabilirsiniz. Marmaris'ten kalkan dolmuşların sefer saatlerini bu bağlantıda görebilirsiniz. Çiftlik Koyu'nun en güzel tarafı eşsiz güzellikte denizidir. Peki Çiftlik Koyu'nun denizi nasıl ? Deniz cam gibi tertemiz. Turkuaz rengi oldukça büyüleyici. Çiftlik Koyu'nda hem kumlu alan var hem de küçük çakıllardan oluşan kısımlar var. Burada yüzerken akvaryumda yüzüyor hissine kapılıyorsunuz. Çiftlik Koyu'nun su sıcaklığı gayet ideal. Deniz 5-6 metre sonra derinleşiyor. Çiftlik Koyu'na gelirken deniz altında canlılara eşlik etmek için yanınızda şnorkel bulundurun. Gelelim Çiftlik Koyu'nun giriş ücretine. Çiftlik Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Burada bulunan otoparktan ücretsiz şekilde faydalanabilirsiniz. Çiftlik Koyu'nda terkedilmiş bir otel bulunuyor. Bu otelin plajı halk plajı olarak kullanılıyor. Burada sandalyeniz, şemsiyeniz varsa istediğiniz gibi takılabilirsiniz. Dilerseniz koydaki tesislerden de faydalanabilirsiniz. Çiftlik Koyu'na geldiniz ekstra gezilecek yer arıyorsanız aşağıdaki listem tam size göre. Bu bölgede gezilecek yer sayısı oldukça fazla. Her yer cennet. Ben aşağıya Çiftlik Koyu'na yakınlık sırasına göre gezilecek yerleri sıralıyorum. Bu yerlerin hepsi oldukça güzel ama Turgut Şelalesi'ni bilhassa tavsiye ederim. - Bayır Köyü - Turgut Şelalesi - Kız Kumu Plajı - Selimiye - Söğüt Köyü - Bozburun Çiftlik Koyu'nda herhangi bir kamping alanı bulunmuyor. Kendi çadırınızı kurmak isterseniz koyun uygun yerlerinde çadırınızı kurabilirsiniz. Kamp için buraya gelecekseniz hazırlıklı şekilde gelmeniz gerekiyor. Yiyecek, içecek noktasında tedarikli gelmek önemli çünkü tesis imkanları kısıtlı. - Alarga Sail Boutique Hotel & Yacht Club - Calba Hause - Green Platan Club Hotel&spa - Herapart Tatil Evi Çiftlik Koyu Gezi Rehberimizin sonuna geldik. Marmaris'e yolunuz düşerse ve geniş vaktiniz varsa kesinlikle bu koyu keşfedin derim. Pişman olmazsınız. Sizin de bu koy ile tecrübeleriniz varsa ya da oluşursa aşağıda bizimle ve bizi takip edenlerle paylaşmayı unutmayın. Musmutlu gezmeleriniz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/cimkent-gezilecek-yerler", "text": "Dolu dolu ve oldukça güzel geçen bir seyahat sonrası hemen Çimkent gezilecek yerler listesini kaleme almak istedim. Yaklaşık 5 gün boyunca Kazakistan'ın Çimkent ve Türkistan şehirlerini gezebildiğimiz kadar gezdik. Orta Asya kültürünü buram buram hissettiğimiz bir gezi yaşadık. Kazakistan'ın lezzetleriyle buluşup, bize çok iyi gelen insanlarıyla muhabbetler ettik. 5 günde toplamda 100 bin küsur adım atsak da yorgunluğa aldırış etmeden yeni bir yer keşfetmenin mutluluğunu derinlemesine yaşadık. Şimdi gelelim yazımızın asıl konusuna yani Çimkent gezilecek yerler listesine. Bu yazımda hem Çimkent'e giderseniz gezip görmeniz gereken yerleri hem de Çimkent hakkında bilmeniz gerekenleri yazacağım. Sorularınız olursa en aşağıdaki yorum kısmında tüm detayları sorabilirsiniz. Çimkent gezilecek yerler listeme geçmeden önce bu şehir hakkında bazı ön bilgiler vermem gerekiyor. Bu bilgiler gezilecek yerlerin mantığını anlamanızda önem arz ediyor. Bir şehrin geçmişi her şeyi etkiliyor. Mimarisinden kültürüne, yemeklerinden insanların yaşantısına kadar bir çok şeyde tarihin etkisini hissediyorsunuz. Şimdi kısaca Çimkent tarihinden bahsedeyim. Kazakistan yüz ölçümü olarak çok büyük bir ülke ve uçsuz bucaksız topraklara sahip. Çimkent, konum olarak Kazakistan'ın güneyinde yer alıyor. Yaklaşık 700.000 nüfusa sahip olan Çimkent, Kazakistan'da Almatı ve Astana'dan sonra en büyük 3. şehir. Kent hem geçmişte hem de günümüzde bir çok ticari yolun kesişiminde yer almış. Çimkent yine konum olarak Almatı'nın 690 km batısında, Özbekistan'ın başkenti Taşkent'in 120 km kuzeyinde yer alıyor. Çimkent tarih olarak dediğim gibi bir çok ticari yolun kesişiminde yer almış. Kuruluş tarihi olarak 12. yüzyılda İpek Yolu üzerindeki Sayram kentinin 10 km doğusunda kurulmuş. Sayram ile Çimkent birbirine oldukça yakın. Sayram özellikle Türk İslam tarihi açısından oldukça önemli bir yer. Çimkent gezilecek yerlerin bazıları Sayram'da yer alıyor. Çimkent tarihsel olarak bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış. 1864'te Rus İmparatorluğu'na bağlı bir il iken 1924'te Çimkent ismini almış. Çimkent adı Çim ve kent ten türemiş. Çimkent'te başta Kazaklar olmak üzere Ruslar, Özbekler ve Azeriler de yaşıyor. Hatta şehrin bazı yerlerinde Ahıska Türklerine bile denk geldik. Özetle Çimkent'in tarihi kısaca böyle. Bu noktada Çimkent'te Türk İslam kültürünün etkisi fazlasıyla var. Kentte bulunan yapılarda genelde bu kültürün etkisini görüyorsunuz. - Sayram Müzesi - İbrahim Ata Türbesi - Hızır Peygamber Minaresi"} {"url": "https://bujuyollarda.com/cokertme-koyu", "text": "Muğla gez gez bitmez. Hele ki Muğla'yı detaylı gezmek isterseniz buraya kafadan bir 3 ay ayırmanız lazım. Düşünün biz yaklaşık 5 yıldır Muğla'dayız hala gitmediğimiz yerler var. Daha önce gitmediğimiz yerlerden biri de Çökertme Koyu'ydu. Çökertme Koyu'nda bir hafta sonumuzu geçirdik ve sizler için güzel öneriler ve püf noktalar yakaladık. O zaman gelsin detaylı Çökertme Koyu Gezi Notları. Çökertme Koyu, Muğla'nın Milas ilçesi sınırlarında bulunuyor. Haritadan da gördüğünüz üzere Çökertme Koyu Akyaka Bodrum kıyı şeridi arasında kalıyor. Bu iki yer arasındaki yerler abartmıyorum Muğla'daki en iyi koylara sahip diyebilirim. Çökertme Koyu'nun da bulunduğu Akyaka Bodrum kıyısı hattında sırasıyla Akyaka Turnalı Plajı Akbük Ören Plajı Çökertme Koyu Mazı Kargıcak Koyu Orak Adası gibi hepsi birbirinden güzel yerler bulunuyor. Çökertme Koyu'nun haritadaki tam konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Çökertme Koyu'na nasıl gidilir sorusunun cevabı oldukça önemli çünkü navigasyon buraya ulaşmanız için size alternatifli yol önerisinde bulunuyor. Bu yollardan en temizi ve en virajsızı Milas Beçin Kalesi tarafından geleceğiniz yoldur. Diğer yollarda oldukça fazla viraj ve dağ tepe var. Bu yolların da manzarası güzel söyliyim.:) Bodrum yönünden geleceklerin ise Çökertme Koyu'na ulaşması için Mumcular yolunu kullanması gerekiyor. Tabi bu anlattıklarım aracı olanlar için. Çökertme Koyu'na dolmuş ile ulaşmak için Milas'tan Kemerköy'e yarım saatte bir kalkan dolmuşlara binip Kemerköy'e geldikten sonra taksi vs ile Çökertme Koyu'na ulaşabilirsiniz. Çökertme Koyu ile ilgili aşağıdaki notlarım oldukça işinize yarayacak. Buraya gelirseniz koy ile ilgili tüm detayları yazmaya çalıştım. Çökertme Koyuna geldiğinizde yapmanız gerekenleri aşağıya sıralıyorum. Eğer sizinde bunu kesinlikle yapmanız lazım dediğiniz şeyler varsa aşağıda yorumlar kısmında bizimle paylaşın. - Çökertme Koyu'nun turkuaz rengi sularında bol bol yüzün ve şnorkelle dalış yapın."} {"url": "https://bujuyollarda.com/couchsurfing", "text": "Siz hiç ücretsiz konaklama, yabancı dilinizi geliştirme, gittiğiniz yerin kültürünü oranın yerlisinden öğrenme, yeni insanlarla tanışma, ortak payda bulabileceğiniz kişilerle buluşmaya katılma gibi bir çok sosyal faaliyeti aynı anda yapabileceğiniz bir deneyim yaşadınız mı ? İşte Couchsurfing paket halinde bunları size sunuyor. Bu yazımda Couchsurfing Nedir, Couchsurfing Nasıl Kullanılır, Couchsurfing Kuralları Nedir, Couchsurfing Güvenli mi sorularının cevaplarını vermeye çalışacağım. Not: Couchsurfing pandemi sonrası ücretli sisteme geçti bilginiz olsun. Couchsurfing Nedir ? Couchsurfing, dünya genelinde insanların birbirlerinin evinde ücretsiz konaklamasını sağlayan bir website ya da uygulama. Kulağa biraz garip geliyor değil mi \"Tanımadığın birinin evinde konaklama.\" Couchsurfing bunu en iyi ve en kolay şekilde yapmanızı sağladığı için bu gariplik hissi normal bir duruma dönüşüyor. Couchsurfing 'in en temel fonksiyonu konaklama olsa da Couchsurfing size farklı insanlarla tanışma ve onlarla etkinlik düzenleme imkanı da sağlıyor. Bunun yanında Couchsurfing'in söyle bir güzelliği de olabiliyor. O da evinde kalacağınız kişinin programı müsaitse gittiğiniz yeri onla gezme imkanı. Düşünsenize bir şehri oranın yerlisi ile gezdiğinizi. Sizin 1 ayda kazanacağınız deneyimi sizi misafir eden kişi sayesinde belki 2 günde öğreneceksiniz. Özetle bana Couchsurfing Nedir diye soranlara ben müthiş bir deneyim diyorum. Günümüzde her şey akıllı telefonlara girdiği için Couchsurfing'in Ios ve Android uygulamaları daha pratik ve kullanışlı olabiliyor. Iphone uygulaması için buraya, Android uygulaması için ise buraya tıklayabilirsiniz. Couchsurfing kullanması oldukça basit olan bir uygulama. Yapmanız gereken ilk etapta uygulamada bir hesap oluşturmak. Bunun için bir mail adresine sahip olmanız yeterli. Couchsurfing'e üye olabilmek için 18 yaşından büyük olmanız gerekir. Üye olduktan sonra mailinize gelen doğrulama mailinin onaylamanız gerekiyor. Maili onaylamazsanız diğer kişilerle bağlantı kuramazsanız. Onaylama işlemi sonrası yapmanız gereken profilinizi detaylı bir şekilde doldurmak. Bu kısım oldukça önemli. Çünkü profiliniz sizin kimliğiniz. Bir yerde kalmak isterseniz insanların bakacağı ilk yer fotoğrafınız ve profiliniz. Bunun için profiliniz sizi en iyi tanımlayan cümlelerle dolu olmalı. Bunun yanında profil fotoğrafınız da çok önemli. Sizi iyi tanımlayan bir fotoğrafınız olursa çok daha dikkat çekici olur. Profilinizi doldurdukça tamamlanma oranı artıyor ve bu da güzel bir izlenim oluşturuyor. Dolu dolu size özgü bir profiliniz olsun. İngilizce bilmiyorsanız Google Translate kullanarak İngilizce bir profil oluşturmak çok daha iyi olur. Profil doldurma işi bittiyse Couchsurfing 'de arama kısmında \"Explore, Hosts, Members, Travelers, Events, Groups, Local Advice\" başlıklar bulunuyor. Sizin konaklama ihtiyacınız varsa Hosts kısmını seçiyorsunuz ve gideceğiniz yeri yazıyorsunuz. Daha sonra açılan sayfada ev sahibinin evine gideceğiniz tarihi, ayrılış tarihini ve kaç kişi konaklayacağınızı belirtiyorsunuz. Bu kısımda more filters kısmından diğer aradığınız kriterleri de girebiliyorsunuz. More Filters kısmında ev sahibinin misafir kabul etme durumu, konuştuğu dil, cinsiyeti, yaş aralığı, size vereceği odanın durumu, sigara içmeyi ve evcil hayvanı kabul etme durumuna kadar bir çok filtre seçeneği bulunuyor. Bu noktada dikkat etmeniz gereken diğer bir nokta insanların son online olma tarihi. 2 yıl önce online olmuş birine mesaj atmayın! Bu aramada çıkan kişilere tıklayıp send request kısmından ev sahibine mesaj ile konaklama teklifi gönderiyorsunuz. Ev sahibi konaklama teklifinizi kabul ederse ya da etmezse bu durum size mail ya da bildirim yolu ile bildiriliyor. Olumlu geri dönüş için atacağınız mesajı ev sahibinin profilini inceleyip göndermeniz de fayda var. NOT: Onaylı üye değilseniz haftalık 10 mesaj gönderme hakkınız var ona göre mesajlarınızı tasarruflu kullanın. Accepting Guests : Bu durum ev sahibi sizin konaklama teklifinizi kesin kabul edecek anlamı taşımıyor. Ev sahibinin evi belirttiğiniz tarihlerde müsait ve teklif gönderebilirsiniz demektir. Ev sahibi eğer sizin konaklama teklifinizi uygun bulursa, teklifinizi kabul edebilir. Not Accepting Guests : Bu durumun anlamı ev sahibi misafir kabul etmiyor. Wants To Meet Up : Ev sahibin evi konaklamaya uygun değil ancak sizinle buluşup, şehri gezdirebilir anlamındadır. 1-) Sınırsız mesaj atma hakkınız var. 2-) Verified olduğunuz için ev sahipleri ve gezginler arasında güvenilirliğiniz artıyor. 4-) 7/24 Couchsurfing ekibi tarafından destek alabiliyorsunuz. Couchsurfing Onaylı Hesap Ücreti: 325 TL. - Couchsurfing ücretsiz bir platformdur. Sizden ücret isteyenlere kesinlikle ücret ödemeyin ve isteyenler için referansları kısmında bu durumu yazın. Couchsurfing bütçenize oldukça katkı sağlayacak bir uygulama. Seyahatinizi ekonomik hale getirecek bir uygulama. Ekonomik seyahat yolları yazıma da göz atmayı unutmayın. - Evinde kalacağınız kişinin profilini dikkatlice okuyun. İstemediğiniz bir durumla karşılaşmayın. - Couchsurfing flört anlamında kullanılan bir site değil. Amacı dışında kullanmayın. - Sahte profil oluşturmayın ve her zaman kendiniz olun. Profiliniz size özgün olsun. - İnsanların inançlarına ve ev yaşam tarzına saygılı olun. Unutmayın kuralları ev sahibi belirler. Ev sahibine sınırlarınız çerçevesinde uyum sağlayın. - Couchsurfing bir otel konaklama şekli değil. Açık büfe kahvaltı beklemeyin 🙂 - Ev sahibinin bazı eşyalarını kullanırken örneğin çamaşır makinesi önceden ev sahibinden izin isteyin. - Temiz ve titiz olun. - Seyahat planınızda ani bir değişiklik olursa ve ayarladığınız bir host varsa iptal durumunu ev sahibine kesinlikle bildirin. Couchsurfing güvenilir mi sorusunun cevabı bana göre %90 oranında evet. Bu noktada güvenlik endişelerinizin olması gayet doğal ama bunu minimuma indirmek sizin elinizde. Bunun için yapmanız gereken şey ev sahibinin yani host'un referanslarını ve profilini incelemek. Ev sahibinin evinde kalan kişilerin yorumları oldukça önemli. Bunlar olumlu ise genel itibariyle sorun olmaz. Şunu da unutmayın ev sahibi sizi evine alacak. Onun size güvenmesi çok daha önemli. Güvenlik için ev sahibinin diğer bakabileceğiniz durumu Vouching durumu. Yani kefillik durumu. Siz birinin evinde kaldıysanız ve ona kefil olduysanız site üzerinden ev sahibine +1 Vouch veriyorsunuz. Yani host ararken güvenlik açısından bu kriteri de göz önünde bulundurabilirsiniz. Couchsurfing'in varlığından uzun süredir haberdar olsak da daha önce birinin evinde konaklamak adına bir hamle de bulunmamıştık. İran'a gitmeden önce hangi blogu okuduysam herkes İran halkının misafirperverliğinden ve İran'da Couchsurfing'in ne kadar yaygın kullanıldığından bahsetmişti. Ben de ilk deneyim için gayet uygun olacağını düşündüm ve uygulama üzerinden Tebriz'deki bir kaç kişiye mesaj attım. İlk irtibat kurduğum kişi benden şehri gezdirme gibi şeyler altında belli bir miktar para istedi. Öğrenciyim yardım edersen iyi olur dedi ama yukarıda bahsettiğim gibi Couchsurfing ücretsiz bir deneyim sunduğu için başka arayışlara girdik ve daha sonra İran Tebriz'den Mahdi ile irtibata geçtik. Mahdi ile biraz sohbet edince ve profilindeki yorumları oldukça pozitif olunca evinde kalmaya karar verdik. Mahdi ailesi ile birlikte tipik bir İran evinde yaşıyor. Biz Mahdi'nin odasında kaldık. Akşam ailecek hep beraber yemek yedik. Ertesi sabah Mahdi'nin annesi bize kahvaltı ikram etti. Aynı dili konuşmasak da aynı sofrayı paylaştık. Bizim ilk deneyimimiz hafızalarımızda gayet güzel yer etti 🙂 Mahdi'nin Couchsurfing profiline buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. - https://tr. warmshowers. org/ - https://www. meetup. com/tr-TR/ - AIRBNB Couchsurfing Nedir ve Nasıl kullanılır gibi soruların cevabını vermeye çalıştım. Eğer yurt dışına çıkarsanız bu deneyimi kesinlikle yaşayın."} {"url": "https://bujuyollarda.com/cunda-adasi-gezilecek-yerler", "text": "Son yılların en popüler yaz ve hafta sonu rotası olan Cunda'nın ününe Instagram başta olmak üzere sosyal medya fazlasıyla katkıda bulundu. Mübarek Instagram'ın elinin değdiği her yer bir popülerleşiyor ki sormayın gitsin. İnsanlar sosyal medyada güzel tarihi sokaklar ve evlerin fotoğraflarını görünce şevke geliyor demek. Mevzu bahis Cunda olunca bu şevk çarpı 5 oluyor. Çünkü Cunda'nın özünde bu tarihi evler ve sokaklar var. Cunda'nın popüler olması beraberinde insanların buraya akmasına neden oldu. Dolayısıyla yazın Cunda oldukça kalabalık. Her sokağın başında Instagramer ya da Youtuber görme olasılığınız oldukça yüksek.😂Kalabalık sevmiyorsanız gideceğiniz dönem bahar ayları olmalı belirteyim. Bahar aylarında özellikle Haziran başı ve Eylül sonu gibi Cunda daha tatlı bir yer oluyor. Bahar ayları dışında kış aylarını da tercih edebilirsiniz. Sonuçta buralara kar düşmüyor. Peki Cunda Adası'nda neler var ya da Cunda daha çok kimlere hitap ediyor derseniz bence sakin kafayla keyif yapmayı sevenlere daha çok hitap ediyor. Yani Bodrum misali gece kulüplerinde ya da beach partilerde eğlenmek istiyorum derseniz Cunda dışında adresleri tercih etmeniz güzel olacaktır. Ege havası alayım, akşam şık restoranlarda yemeğimi yiyeyim, sakin plajlarda denizime gireyim diyorsanız Cunda'yı tercih edebilirsiniz. Cunda ile ilgili kısa bilgi verdikten sonra gezilecek yerler listeme geçeceğim. Cunda hakkında vereceğim bu bilgiler size lazım olabilecek şeyler. Sizi çok sıkmadan az ama öz bilgiler olacak. Isınma turu misali. Hemen belirteyim, Cunda'nın diğer adı Alibey Adası. Cunda, Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı bir yer. Ayvalık ile Cunda Adası arası mesafe 5-6 km. Yani birbirlerine çok yakınlar. Ayvalık'tan buraya kısa 2 köprüden araba ile geçerek ulaşıyorsunuz. Yani Cunda'ya araba ile kara yolundan rahatça ulaşım var. Sözüm o ki Ayvalık'a giderseniz 1 gün de olsa rotanızda Cunda muhakkak olsun. Ayvalık haritasına bakınca bölgede ne kadar ada ya da adacık olduğunu göreceksiniz. Bu bölgede bulunan 22 adadan sadece Cunda'da yerleşim var. Cunda büyüklük açısından Türkiye'nin Ege Denizi'ndeki en büyük 4. adası. Cunda isminin kökeni Türkçe yaban atı anlamına gelen yunt kelimesine dayanıyor. Cunda'nın, Türkçe yunt adının Rum telaffuzuna uydurulmuş biçimi olduğu düşünülüyor. Cunda Adası'nın ilk ismi olan Alibey, Kurtuluş Savaşı'nda \"Yunanlara teslim olun\" emrine rağmen silahlı mücadeleyi başlatan kumandan Yarbay Ali Çetinkaya'ya ithafen verilmiş. Cunda Adası ve çevresi, M. Ö. Herodot tarafından Ekatonisos olarak anılıyormuş. Çok sevdiğim Coğrafyacı Strabon ise Cunda için \"Ekatos, Apollon'dan başkası değildir ve son derece kutsanan bir tanrıdır.\" diyor. Ardından bölgeye Moshonisia denmeye başlanmış. Moshos ismi için de iki düşünce var; biri yöredeki bitkilerden yayılan güzel kokulardan esinlenildiği, diğeri ise eski çağlarda yöre adalarında barınan Moshos adında bir korsandan bu ismin alındığı yönünde. Adada eskiden beri Rumlar yaşıyormuş. Eskiden derken asırlardan beri Rumlar farklı devletlerin çatısı altında burada yaşamışlar. Malum Osmanlı'nın dağılma sürecinde Yunanistan bağımsızlığı sonrası bu bölgelerde isyan eksik olmamış. İsyanlar 1923 Nüfus Mübadelesinde son bulmuş. Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi sonrasında Girit ve Midilli adalarından zamanında göç eden Müslüman Türkler adaya yerleştirilmiş. Mübadeleden günümüze kadar da getirilen Türkler bu topraklarda yaşamaya devam etmiş. Cunda'nın tarihindeki Rum etkisinden dolayı adanın hem yeme içme kültüründe hem de sokaklarında o Rum havasını buram buram hissediyorsunuz. Adanın kısa tarihi böyle. Tarihi anladığınızda gezilecek yerleri gezmek bence daha keyifli oluyor. En azından nerede kimlerin yaşadığını daha iyi anlıyorsunuz. Evet şimdi asıl konumuz olan Cunda Adası gezilecek yerler listesine geçelim. Tabi ki öncesinde olmazsa olmazım gezilecek yerler haritası. - Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı - Aşıklar Tepesi & Cunda Yel Değirmeni - Panaya Kilisesi - Rahmi Koç Müzesi - Cunda Tarihi Pazar - Taş Kahve - Anelemmatik Güneş Saati - Cunda Despot Evi - Çamlı Manastırı - Ayışığı Manastırı - Çataltepe Plajı - Ortunç Koyu - Sobe Plajı - Patriçya Burnu - Maden Adası - Duba Plajı Cunda Adası gezilecek yerler listemi 2 kısma ayırdım. Mavi numaralı yerler Cunda gezilecek yerler listesi iken, mor olan numaralar Cunda koy ve plajları gösteriyor. Deniz ile işim yok derseniz ilk listem işinizi fazlasıyla görecektir. Cunda Adası gezilecek yerler listemde yer alan 1-8 arası numaralı yerler Cunda merkezde yer alıyor. 10 ve 11 numaralı yerler adanın çevresinde kalıyor. Bu son iki yere araba ile giderseniz daha rahat olur. Arabanız yoksa bence çok fazla vakit kaybetmenize gerek yok. Dediğim gibi Cunda merkezde gezilecek yerler 1-8 numaralı yerler. Bu yerleri yarım günde kolayca gezebilirsiniz. Gerisi de keyfinize ve zamanınıza kalmış. Cunda'da denize nerede girilir ben denize de girmek istiyorum derseniz 2. listemdeki mor yerlere göz atabilirsiniz. Evet haritanın mantığını anladıysanız şimdi listemize geçebiliriz. Cunda Adası gezilecek yerler listeme Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı ile başlıyorum. Hemen şunu belirteyim. Cunda'yı gezerken bence tepe noktada kalan listemin ilk 3 yeri ile başlayın derim. Zaten bu 3 yer dip dibe. Daha sonra yokuş aşağı sahile doğru inmek daha kolay oluyor. Ayvalık gezilecek yerler nereler diye araştırırken Agios Yannis Kilisesi başlığını görebilirsiniz. İşte Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı olarak kullanılan bina bu tarihi manastır aslında. Bu manastır Edremitli iki keşiş tarafından, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethinden kısa bir süre sonra inşa edilmiş. Mübadeleden sonra oldukça tahrip olan yapı Rahmi M. Koç Vakfı tarafından restore edilip bugünkü kitaplık halini almış. Necdet Kent, İkinci Dünya Savaşı sırasında Marsilya'da görev yapmış bir Türk diplomatı. Göz sağlığı ilerleyen yaşı nedeniyle bozulduğu için \"göremediğime değil, okuyamadığıma üzülüyorum\" diyen Necdet Kent ve eşinin ismi verilmiş kitaplığa. Necdet Kent'in oğlu Muhtar Kent, merhum babasından kalma bin üç yüzü aşkın kitabı bu kitaplığa bağışlamış. Kitaplık, Cunda Aşıklar Tepesi üzerinde konumlanıyor ve harika bir Cunda manzarası vadediyor. Zaten kitaplığın hemen girişinde bir kafe var. Burada bir şeyler içip manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Buraya kadar araba ile ulaşım var. Yollar biraz sıkıntılı onu belirteyim. Not: Şapelin batı tarafında büyük ihtimalle manastıra un sağlayan bir un değirmeni bulunuyor. Fakat değirmenden geriye fazla bir şey kalmamış. - Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. - Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı konumu burada. Cunda'nın en iyi manzarası nereden izlenir derseler adres belli Aşıklar Tepesi ve Cunda Yel Değirmeni. Buradan sadece Cunda değil Ayvalık'a ait diğer adaları da görebilirsiniz. Manzarası çok güzel. Aşıklar Tepesi'nin hemen yanında yukarıda bahsettiğim Sevim ve Necdet Kütüphanesi var. Yine hemen burada Cunda Yel Değirmeni de bulunuyor. 2007 yılında bölgeye sık sık ziyaret eden Rahmi Koç, tarafından değirmen restore edilerek hizmete açılmış. Buradaki değirmen aynı zamanda adanın ilk yel değirmeniymiş. Cunda'nın en bilindik yeri olan Aşıklar Tepesi'ne dar sokaklardan yürüyerek ulaşabilirsiniz. Araçla gitmek isterseniz yollar biraz dar ve sıkıntılı bilginiz olsun. Burada hava püfür püfür esiyor. Tepede kütüphaneye ek olarak bir kafe de bulunuyor. Dilerseniz burada bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Esen rüzgar eşliğinde manzaranın keyfini çıkartın. Aşıklar Tepesi'nin konumu burada. Cunda'nın tepe noktalarındaki son durağımız bir Rum Ortodoks kilisesi olan Panaya Kilisesi. Panaya Kilisesi'nden sonra gelen yerler Cunda'nın aşağı kısımlarında yer alıyor. Yani sonrası yokuş aşağı. Panaya Kilisesi konum olarak Aşıklar Tepesi'nde Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı'nın çaprazında yer alıyor. Gezebileceğiniz bir yer değil zira yalnızca dış duvarları ayakta kalabilmiş. Harabe olmayı da geçtim burası araç park yeri olarak kullanılıyor. 1944'teki deprem sonrası şu anki harabe haline dönüşmüş. Panaya Kilise'si Hz. Meryem'in ölümüne atfedilmiş. Ne zaman inşa edildiği kesin olarak bilinmiyor. Yapımında yöreye özgü sarımsak taşı denilen kayaç kullanmış ve örme taş tekniği ile inşa edilmiş. Sıvası geniş ölçüde duran kilisenin yer yer süsleme bordürlerini görebilirsiniz. Ankara ve İstanbul'daki Rahmi M. Koç müzelerine gittiyseniz ve buraları beğendiyseniz Cunda'da da aynı özen ve güzellikte bir müze gezeceğinizi müjdeleyeyim. Ancak müzeyi anlatmadan önce müzeye ev sahipliği yapan tarihi Taksiyarhis Kilisesi'nden bahsetmem gerek. Kilise, Cunda Adası Rum Ortodoks cemaati tarafından, 1873'te eski temelleri üzerine yeniden inşa edilmiş. Bugün halen Cunda'nın en önemli anıt yapısı olan kilise Taksiyarhis'e, yani Koruyucu Baş Melekler Cebrail ve Mikhail'e atfedilmiş. Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenen Taksiyarhis Kilisesi 2011'de Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı'na tahsis edilmiş. Restore edildikten sonra müze koleksiyonu, İstanbul ve Ankara Müzeleri'ne benzer bir tarzda oluşturulmuş. Müzede zaman ölçüm aletleri, buharlı makineler ve daha neler var neler. Bence Cunda'nın en güzel yeri burası olabilir. Hem kilisenin mimarisi hem de müzede sergilenen birbirinden güzel eserler kesinlikle görülmeye değer. Not: Ayvalık merkezde de Taksiyarhis Kilisesi var. Konum olarak burayla orayı karıştırmayın. - Rahmi M. Koç Müzesi giriş ücreti tam 20 TL, öğrenci 10 TL. Burası özel müze olduğu için müze kart geçerli değil. - Rahmi M. Koç Müzesi konumu burada. Cunda'da gezilmesi görülmesi gereken yerlerden biri de Cunda Tarihi Pazar. Cunda'nın dar sokakları, butik kafeleri ile dolu olan tarihi pazarda Cunda'ya özgü hediyelik eşyalardan satın alabilirsiniz. Bu pazarda bir çok takı ve ev aksesuarı satan yer var. Cunda'dan ne alınır diyorsanız buraya muhakkak uğramanızda fayda var. Bir de Cunda'nın yerel halk pazarı var. Cunda Pazarı Cumartesi günleri kuruluyor. Pazarda adaya özgü otları, mandıra peynirleri, yerel ürünleri ve hediyelik eşya seçeneklerini bulabilirsiniz. Burayı kaçırırsanız her Perşembe Ayvalık Merkezde kurulan pazara da gidebilirsiniz. Cunda Pazarı'nı ziyaret edecekseniz sabah erken saatlerde gitmenizde fayda var. Çünkü ot alacaksanız sabah daha taze oluyor. - Cunda'ya özgü otlar - Zeytinyağı - Zeytin - Taş Kahveden damla sakızlı kahve - Sakızlı kurabiye - Lorlu kurabiye - Doğal sabunlar - Tekstil ürünleri Not: Cunda'da fotoğraf çekilebileceğiniz bir çok alan var. Bunlardan en favori olanı da Nazar Boncuklu yer. Yukarıda da dediğim gibi Instagram'ın gücü burada da kendini belli etmiş. Nazar boncuklu yer Cunda Tarihi Pazar içinde bulunuyor. Konumu burada. Cunda Adası'nın en meşhur, en bilindik yapılarından biri Cunda Taş Kahve'ye geldik. Burası neo klasik mimari yapısı, sarımsak taşından duvarları ve geniş camlı pencereleriyle Cunda'nın en ikonik yerlerinden biri. Cunda'nın tam merkezinde ve sahilde yer alan 150 yıllık Taş Kahve, tarihi boyunca hep kahvehane olarak işletilmiş. Burada Türk kahvesinin tarihine şahit oluyorsunuz. Taş Kahvenin tarihi hikayesi Giritli Hüseyin Bey ile başlıyor. Burası Mora İsyanı ve Nüfus Mübadelesinden her ne kadar etkilense de günümüze kadar kahve kültürünü kaybetmeden gelebilmiş. Şu anda Taş Kahve oğul Ali Barış'a ait ve ailesi ile birlikte dededen toruna uzanan tarihi mirası aynı şekilde koruyarak işletiliyor. Taş Kahve'den içeri girdiğinizde sizi geniş bir oda ve oldukça yüksek bir tavan karşılıyor. Bir yanda kahvenin kokusu diğer yanda yapının mimarisi. Her şey olabildiğince nostaljik ve güzel. Bir de burası Cunda'nın en işlek mekanı. Her daim canlı her daim dolu. Bence burayı çok seveceksiniz. Gelelim Taş Kahve'ye geldiğinizde ne yenir ne içilir kısmına. Adı üstünde buraya geldiğinizde kahve içmelisiniz. Ben damla sakızlı kahve içmenizi öneririm. Mekanda taşta kahve öğüten abiyi görmeden dönmeyin. Abimiz kahveye vurarak toz haline getiriyor. Her yer buram buram kahve kokuyor. Burada yeme içme noktasında da alternatif var. Bu noktada Ayvalık Tostunu deneyebilirsiniz. Tosta alternatif olarak hamburger, karışık tost gibi seçenekler de var. Bir de buranın kavunlu dondurması oldukça fazla beğeniliyor. Son olarak kahveleri çok severseniz paket şeklinde satın alabilirsiniz. Online satış da var bilginiz olsun. Fiyatlar normal seviyede. Konum burada. Cunda sahilinde yürürken karşınıza yere konumlanmış olan Anelemmatik Güneş Saati çıkıyor. Burası Cunda'da bilinen bir yer. Adı üstünde bu bir güneş saati. Saatin nasıl okunacağına dair bir tabela var. Onu okuyarak saatin kaç olduğunu anlayabiliyorsunuz. Ayların yazılı olduğu levhanın üzerinde durarak yerdeki saat rakamlarının üzerinde gölgeniz hangi saat aralığına düşüyorsa o anki saati gölgenizden anlayabiliyorsunuz. Değişik ve ilginç bir zaman tespit etme yöntemi. Anelemmatik Güneş Saati, adanın sevilen isimlerinden Ahmet Erol Keskin'in vefatı üzerine kendisinin anısına Ayvalık Belediyesi tarafından yapılmış. Burası sahilde bulunuyor. Konum burada. Cunda'ya tam anlamıyla eski Rum evleri diyarı diyebiliriz. Cunda'nın en güzel, en simgesel yapılarından biri de Cunda Despot Evi namı diğer Papazın Evi. Burası mimari ve denize bakan manzarası açısından oldukça güzel bir yer. Fakat hemen belirteyim burası şu an otel olarak faaliyet gösteriyor. İçeri girebiliyorsunuz ama nihayetinde bir otel. Çok da insanları rahatsız etmek istemiyorsunuz. Gelelim binanın tarihine. 160 yıllık bir geçmişi olan Despot Evi Yunanistan'ın bağımsızlığını kazandığı gün Rum halkının sevinçten verdiği bağışlarla, doğum yeri olan Cunda'ya gelen \"Despot\" tarafından 1862 yılında inşa ettirilmiş. Despot'un ölümünden sonra bina fazlasıyla yağmalanmış ve oldukça zarar görmüş. Sonrasında Osmanlı Devleti burayı satın alarak Hükümet Binası olarak kullanmaya başlamış. Kurtuluş Savaşı sonrası da öksüzler yurdu ve ilk okul olarak kullanılmış. Bir çok Yeşilçam Filmi'nin sahnesi olarak kullanılan Despot Evi restore edilerek 2019 yılında otel olarak hizmet vermeye başlamış. Hemen belirteyim; Cunda Despot Evi'nde konaklama yapmadık. Aklınızda burada konaklama gibi bir düşünce varsa kendi araştırmanızı yapın ve yorumları okumayı ihmal etmeyin. Sadece ziyaret etmek isterseniz bence dışarıdan fotoğraf alın yeter. Konum burada. Yukarıda saydığım tüm yerler Cunda merkezde bulunuyor. Şimdi Çamlı Manastırı ile Cunda'nın çevresine açılıyoruz. Burası Cunda merkeze 3-4 km uzaklıkta yer alıyor. Araç ile ulaşım sağlarsanız daha iyi olur. Gitmeseniz de bence çok fazla bir şey kaybetmezsiniz. Bunun dışında Cunda Adası'nda yürüyüş yapmak isterseniz buraya giden yürüyüş parkurunu kullanabilirsiniz. Cunda'da bir çok manastır bulunuyor. Çamlı Manastırı da 248 yıllık tarihi bir manastır. Manastır ama tamamen harap halde. Burası Taksiyarhis ta Camya olarak da biliniyor. 2005 yılında Koruma Kurulu kararıyla 1'inci derece arkeolojik sit alanı olarak tescillenmiş ama manastırda ne yazık ki bir çok kaçak kazı yapılmış. Çamlı Manastırı'nın konumu burada. Dediğim gibi Cunda'da fazla vaktiniz yoksa bence burayı pas geçin. Çok da görülmesi gereken bir yer değil. Bir yerde manastır varsa bilin ki o manastırın zorlu bir yolu vardır. Çünkü manastırlar genelde insanlardan uzak kalmak için dağa tepeye yapılmış zamanında. Yani benim bu zamana kadar gezdiğim manastırlar genelde sapa yerlere yapılmış yerlerdi. Cunda'da bulunan Ayışığı Manastırı da adanın en uç tarafına yapılmış. Ayışığı Manastırı'nın ne zaman inşa edildiği tam olarak bilinmiyor. Yine de tahminlere göre manastırın 1700'lü yıllarda inşa edildiği düşünülüyor. Manastır bir zamanlar bekar kızların manastırı, adalıların eğitim kurumu ve mesire yeri, evlenmek için gelen Ayvalıklı Rumların dilek kapısı olarak kullanılıyormuş. Manastırın yer aldığı arazi mübadele ile Selanik'ten gelen Katerinli Fahrettin Bey ve ailesine verilmiş. Ailenin mirasçıları tarafından manastırın da bulunduğu arazi 2003 yılında satılığa çıkartılmış ve burası Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer tarafından satın alınmış. Satın alınma sonrasında da bu bölge imar sorunlarından dolayı bir çok kez davalık olmuş. Yapı 2012 yılında restore edilerek hizmete açılmış. Manastırın çevresi duvarlarla çevrili olup orta kısmında kilise bulunuyor. Manastırın duvarları ve kilise daha sağlam olmasından dolayı sarımsak taşından inşa edilmiş. Manastır hem dini amaçlı hem de tarımsal ve hayvansal anlamda farklı amaçlarla kullanılmış. Ayışığı Manastırı'na gidecekseniz ziyaret saatlerine dikkat etmelisiniz. Çünkü burası her zaman açık değil. Ziyaretçi kabul edilen gün ve saatler : Mayıs Kasım ayları arası. Gün olarak Salı ve Çarşamba günleri saat 10.00 -15.00 arası ziyarete kabul ediliyor. Konum burada. Yolu oldukça bozuk onu da belirteyim. Vaktiniz yoksa pas geçin. Yukarıda saydığım yerler genel olarak tarihi yerler. Cunda sonuçta bir ada ve burada tabi ki deniz turizmi var. Ben karışıklık olmasın diye Cunda koy ve plajlarını ayrı bir grupta yazmak istedim. Cunda'da denize girmek isterseniz bu yerlerden birini tercih edebilirsiniz. Cunda'da denize girmek için ilk durağımız Çataltepe Plajı. Burası adanın kuzey tarafında kalıyor. Plaj Cunda merkeze 3 km uzaklıkta. Ulaşım için dolmuşlar var fakat aracınız olursa daha iyi olur. Çataltepe Plajı bu bölgenin en iyi plajları arasında ve yöre halkı tarafından bu plaj fazlasıyla tercih ediliyor. Deniz sakin ve dalgasız. Çataltepe Plajı'nın ilk kısımları taşlık sonrası kum. Deniz hemen derinleşmiyor. Su diğer plajlara göre daha ılık. Soyunma kabini, wc imkanları mevcut. Plajın ücretsiz otoparkı var. Burada işletmeler de mevcut. İster işletmelerde isterseniz kendi imkanlarınızla takılabilirsiniz. Plajda ücretli olarak şezlong ve şemsiye hizmeti var. Şezlong kullanmak yerine kafeteryada oturarak da denize girebilirsiniz. Fiyatlar normal seviyelerde. Siz işletmeyi değerlendirecekseniz yine de gitmeden önce yorumları bakın. Çataltepe Plajı'nın konumu burada. Cunda'da denize girilebilecek güzel noktalardan biri olan Ortunç Koyu mavi bayraklı plajlar arasında yer alıyor. Plajın bulunduğu alan milli park alanı olduğundan yeni yapılanmaya izin verilmiyor. Burada deniz tertemiz. Koyun diğer plajlardan farkı burada deniz altı yaşam çok daha canlı. Ortunç Koyu'na Cunda merkezden zeytinliklerin olduğu patikadan yürüyerek 40 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz. Araç ile ulaşım da mevcut. Ortunç Koyu'nda koyun adıyla bir otel bulunuyor. Otel dışında halk plajı da var. Ayrıca burada kamping işletmeleri de mevcut. Ortunç Koyu'nun denizi sığ ve taşlık bir plaja sahip. Deniz ayakkabısı alırsanız güzel olur. Deniz oldukça temiz ama biraz soğuk. Dilerseniz kamp da yapabilirsiniz ama duş ve wc yok bilginiz olsun. Ortunç Koyu'nda bir de seyir terası var. Seyir terasının konumu burada. Ortunç Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti yok. Burada halk plajı da var, işletmelerde. İşletmeler tabi ki ücretli. Koyun konumu burada. Sobe Plajı, Cunda'nın en keyifli, en sakin plajları arasında yer alıyor. Burada özel bir işletme var. Sobe'yi değerlendirecekseniz rezervasyon yapmadan gitmeyin çünkü yüksek sezonda yer bulamayabilirsiniz. Çocukları kabul etmiyor belirteyim. Konsept olarak yetişkinlere hitap eden işletmenin genel olarak yorumları başarılı. Sobe Plajı eski bir Rum köyünde yer alıyor. Plajın denizi tertemiz. Deniz suyu sıcak ve genel olarak tüm imkanlar mevcut. Denizi sığ ve taşlı. Yanınıza deniz ayakkabısı almayı unutmayın. Cunda ile Sobe Plajı'nın arası 10 km fakat yol 30 dakika sürüyor. Yol oldukça tozlu topraklı bilginiz olsun. Cunda'da denize girmek için imkanları iyi bir yer arıyorsanız burayı tercih edebilirsiniz. Konum burada. Evet şimdi sıra adanın en uç noktası sayılabilecek olan Patriçya Burnu'na geldi. Şimdiden belirteyim burası kampçıları uğrak noktası. Genel olarak kamp amaçlı olarak kullanılan Patriçya Koyu oldukça sessiz sakin bir koy. Burada tedarikli gelmek koşuluyla ücretsiz şekilde kamp yapabilirsiniz. Koya ulaşım için özel araç şart. Yol bozuk ve taşlı. Dolayısıyla aracınızın yüksek olması önemli. Yoksa aracın altı muhtemelen yere vurur. Dediğim gibi aracınıza güveniyorsanız buraya gidin. Patriçya Burnu'nun doğası oldukça güzel. Burada kafanızı sıfırlayabilir ve ruhunuzu dinlendirebilirsiniz. Bölgede küçük bir tesis de bulunuyor. Burada ücret karşılığında wc, duş, sıcak su, elektrik ya da restoran gibi hizmetlerden faydalanabiliyorsunuz. Cunda merkezden Patriçya'ya yol 40-45 dakika sürüyor. Patriçya Burnu'na ulaşmadan bir çok koy ve mekandan geçiyorsunuz. Dilerseniz ücret karşılığında buralarda da takılabilirsiniz. Koyun konumu burada. Maden Adası, Cunda'ya yakın bir ada. Buraya yürüyerek deniz içinden geçebiliyorsunuz. Ada ismini tahmin edeceğiniz üzere adada daha önce kullanılan fakat şimdi kullanılmayan madenlerden alıyor. Maden olarak genelde buradan kurşun madeni çıkartılırmış. Maden Adası aynı zamanda tarihi bir ada. Daha önce adada bir kilise varken, şu an kiliseden eser kalmamış. Adada Pordoselene uygarlığına ait izler de var. Adada bu uygarlıktan kalan Pordoselene Kulesi bulunuyor. Kulenin Midilli Adası, etrafındaki adalar ve Edremit Körfezini gözetlemek için yapıldığı düşünülüyor. Kule yapıldığı dönemde Kilikya korsanları tarafından yıkılmış. Maden Adası oldukça güzel ve bakir bir yer. Hatta Cunda'nın en sakin yeri olabilir. Cunda merkez ile ada arası 30-40 dk sürüyor. Kıyıya kadar araç iniyor. Araç kullanma konusunda iyiyseniz binek araçla buraya gidebilirsiniz. Aracınız yüksek olursa güzel olur. Yol son 1-2 metre kum vari oluyor. Patinaj yapmamaya dikkat edin. Arabayla gittikten sonra Maden Adasına geçmek için deniz içinden yürümeniz lazım. İki ada arasında su içinde yükselti var. Yükseklik ortalama 40-60 cm fakat dikkatli gidin deniz adaya yakın bazen derinleşebiliyor. Adanın denizi biraz taşlık ama genelde sahil kum. Terlik veya deniz ayakkabısı yanınızda muhakkak olsun. Deniz içinde yürürken dikkati olun. Konum burada. Cunda Adası gezilecek yerler listemin son durağına geldik. Ayvalık'tan Cunda'ya giderken göreceğiniz Duba Plajı belediyeye ait bir plaj. Burası ulaşım açısından oldukça kolay ulaşabileceğiniz bir yer. Duba Belediye Plajı, küçük bir kumsala sahip. Denizin ilk bir kaç metresi taşlıkken sonrası kum oluyor. Yanınıza deniz ayakkabısı alırsanız güzel olur. Duba Belediye Plajı'nda şezlong ve şemsiye imkanı var. Ek olarak bir de kafeterya bulunuyor. Burası yol üstünde bir yer olduğu için kalabalık olabiliyor. Sakinlik seviyorsanız burayı tercih etmeyin derim. Duba Plajı'nı belediye işlettiği için fiyatlar makul seviyelerde. Herhangi bir giriş ücreti yok. Kafede de fiyatlar makul seviyede. Duba Plajı'nın haritadaki konumu burada. Cunda Adası namı diğer Alibey Adası, Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı bir ada. Ayvalık'ta bulunan 22 adadan sadece yerleşime açık olan Cunda yaklaşık 24 km 'lik bir yüzölçümüne sahip. Ege'deki en büyük 4. adamız olan Cunda Adası konum olarak Ayvalık'a çok yakın yerde bulunuyor. Ayvalık ile Cunda merkez arası yaklaşık 5 km iken Balıkesir ile Cunda Adası arası yaklaşık 137 km. Cunda Adası'nın haritadaki konumu burada. Cunda aslında konum olarak batı illerine özellikle İzmir ve İstanbul'a çok uzak bir yer değil. Bence aracınız varsa hafta sonu rotası olarak buraya kolayca ulaşabilirsiniz. Hatta İstanbul'dan Cunda'ya İDO feribotlarıyla ilk önce Bandırma'ya gidip sonrasında Ayvalık ya da Cunda'ya kolayca geçebilirsiniz. Biz Muğla'dan Cunda'ya geçmek için İzmir üzerinden aracımızla kolayca Ayvalık'a oradan da Cunda'ya ulaştık. Yollar gayet güzel ve temiz. Ücretli yolları kullanırsanız daha hızlı şekilde Cunda'ya varırsınız. Cunda'ya uçakla gelmek isterseniz Cunda'ya en yakın havalimanı Balıkesir Koca Seyit Havalimanı var. Uzak bir yerden gelecekseniz İstanbul ya da Ankara aktarmalı bu havalimanına ulaşıp buradan da Cunda'ya ulaşabilirsiniz. Cunda ile Balıkesir Koca Seyit Havalimanı arası yaklaşık 48 km. Havalimanından E-87 yolu üzerinden dolmuşlarla Cunda'ya geçebilirsiniz. Cunda Adası ile diğer önemli merkezler arası kilometreleri aşağıda bulabilirsiniz. - Balıkesir Cunda Adası arası yaklaşık 135 kilometre ve yol yaklaşık 2 saat, - İstanbul Cunda Adası arası yaklaşık 525 kilometre ve yok 7 saat 45 dakika, - Ankara Cunda Adası arası yaklaşık 680 kilometre ve yol 8 saat, - İzmir Cunda Adası arası yaklaşık 160 kilometre ve yol 2 buçuk saat, - Bursa Cunda Adası arası yaklaşık 280 kilometre ve yol 4 saat, - Eskişehir Cunda Adası arası yaklaşık 445 kilometre ve yol 5 saat 40 dakika, - Edremit Cunda Adası arası yaklaşık 55 kilometre ve yol 1 saat kadar sürüyor. Not: Aklınıza şu soru gelebilir, Cunda coğrafi olarak bir ada ama buraya araba ile nasıl gidiliyor ? Yukarıda bahsettiğim gibi Cunda'ya ulaşım için Ayvalık'tan buraya 2 adet köprü var. Hatta rivayete göre Türkiye'nin ilk boğaz köprüsü bunlarmış. Yani Cunda Adası'na kara yolu ile bağlantı var. Cunda'ya ne zaman gidilir ? Cunda'ya bence deniz için gitmeyecekseniz bahar aylarında gitmenizi tavsiye ederim. Hatta kışın gezilecek yerler listesine bile Cunda'yı ekleyebilirsiniz. Neden derseniz Cunda yazın hele hafta sonu veya bayram günlerinde baya kalabalık oluyor. Cunda'nın kapasitesi sonuçta belli ama bu dönemlerde resmen kapasite aşımı oluyor ve metrekareye 5 insan düşüyor. Cunda için yazdan başka çareniz yoksa aşırı kalabalığa kalmamanız için güne erken başlamanızı tavsiye ederim. Ama en güzeli bence bahar ayları. Hem kalabalık az hem de aşırı sıcaklar yok. Yani Cunda'ya ne zaman gitmelisiniz sorusunun cevabı ya Mayıs ayı ya da Eylül ayı olmalı. Cunda kaç günde gezilir ? Cunda bana göre 1 günde kolayca gezilebilecek bir yer. Bence Cunda için şöyle plan yapın. Eğer burada 1 gün vaktiniz varsa; Cunda merkezde gezilecek yerleri yarım günde gezin sonra yukarıda saydığım Cunda plajlarının birinde vakit geçirin, akşamında da Cunda'da bulunan restoranların birinde yemeğinizi yiyin ve günü sonlandırın. Eğer hafta sonu için Cunda'ya gidecekseniz yine 1 gün yukarıda dediğim planı yapın 1 günde ya Cunda'nın diğer koylarını keşfedin ya da Ayvalık tarafına geçin. Ayvalık gezilecek yerler yazım da burada. 2 gün bence Cunda için çok ideal bir süre. Yani Cunda kaç günde gezilir sorusunun cevabı bana göre 1 gün bilemedin 2 gündür. Cunda için araç kiralama tamamen Cunda'ya ne için geldiğinize bağlı. Şunu net şekilde söyleyebilirim ki Cunda'ya sadece merkezde takılmak ve buradaki yerleri gezmek için gidecekseniz bence araba kiralamayın. Fakat Cunda'nın etrafındaki yerlere özellikle koy ve plajlara gidecekseniz araba olsa güzel olur. Ada zaten yüz ölçümü olarak oldukça küçük. Merkezi yürüyerek, çevresini arabayla kolayca gezebilirsiniz. Peki Cunda'ya araba ile gittiniz diyelim. En büyük sorununuz ne ? Tabi ki park yeri bulmak. Cunda'da yazın araç park yeri bulmak gerçekten çok zor. Bu durumda ya ücretli otoparkları kullanacaksanız ya da ara sokaklara aracınızı park edeceksiniz. Bu noktada akşam Cunda merkezde takılacaksanız arabayı rahatça park yeri bulmak için merkez tarafına erken gelmenizi tavsiye ederim. Cunda'da nerede kalınır sorusunun cevabını verelim şimdi. İlk olarak biz Ayvalık-Cunda tatilimizde hep Ayvalık'ta kaldık. Cunda ile Ayvalık çok yakın olduğundan bir daha yer değiştirmeyelim diye tercihimiz Ayvalık'tan yana oldu. Belki bir sonraki gidişimizde konaklama için Cunda'yı tercih ederiz. Cunda'da da tıpkı Ayvalık'taki gibi bir çok eski Rum evi var. Cunda'nın ruhunu tam anlamıyla yaşamak için bence eski tarz Rum evlerinde kalmalısınız. Bunun dışında denizle haşır neşir olacaksanız yukarıda saydığım koylarda bulunan tesislerde de kalabilirsiniz. Peki Ayvalık'ta mı Cunda'da mı konaklamalıyım derseniz. Bence şöyle yapın ilk defa buralara gidecekseniz ilk önce Ayvalık'ta kalın. Daha sonra 2. kez gittiğinizde Cunda'yı tercih edin. Ayvalık bence o tarihi hissiyatı çok daha güzel veriyor. Cunda'da bence tam anlamıyla o hava yok. Şimdi gelelim Cunda otel önerilerine ve Cunda'da nerede kalınır sorusunun cevabına. - Ortunç Hotel - Cunda Fora Otel - Fragrante Otel - Despot Evi - Cunda Baradiel Hotel - Zarbalı Cunda Otel - Cunda Rota Otel - Cunda Taş Otel By Taze - Cunda Esen Otel - Sukha Cunda - Mola Cunda Hotel - Cunda Battalos Hotel Cunda'da yukarıda saydığım otellerde konaklama yapabilirsiniz. Genel olarak otellerin puan durumu iyi. Bütçe olarak da standart fiyatlara sahip. Bu otelleri tercih etmeden önce Google'da, Tripadvisor'da yorumlara muhakkak bakın. Umarım keyifli bir konaklama deneyimi geçirirsiniz. Cunda'ya gidecekseniz 2 şey için gideceksiniz. Biri kafayı dinlemek diğeri de midenizi sevindirmek. Güzelim Cunda'da ege mutfağının tüm marifetlerini görüyorsunuz. Hele deniz ürünleri ile aranız iyiyse o zaman değmeyin keyfine. Bir de alkol almayı seviyorsanız Cunda ve meyhaneleri kapısını açmış sizi bekliyor. Gece alemlere akıp kendinizi Cunda'nın keyfini tam çıkarıyorsunuz. Peki Cunda'da ne yenir ve nerede yenir diyorsanız cevapları aşağıda sıralayacağım. Bu noktada hem balıkçılar hem de meyhaneler ön plana çıkıyor. Bunun dışında kahvaltı mekanı olarak da bir kaç mekan tavsiyem var. Aşağıda hem Cunda'da ne yenir hem de hangi mekanda yenir sorusunun cevabı var. - Ayvalık Tostu - Lokma - Girit Mezeleri - Papalina Balığı - Damla Sakızlı Kahve - Sakızlı Kurabiye - Lor Tatlısı - Koruk Suyu - Kavunlu Dondurma - Tosthane Cunda - Lokma İmparatoru - Bay Nihat Cunda - Taş Kahve - Karadeniz Pastanesi - Dondurmacı Cemal - Yannis Mutfağı - Girit Lal Mutfağı - Cunda Körfez Restaurant - Ela Meyhane - Son Vapur Meyhanesi - Ayna Cunda - Dantela Cunda - Qcunda Cunda için 1-2 gün vaktiniz varsa bu mekanları haydi haydi gezersiniz. Kahvaltı, akşam yemeği, tatlıcı tüm opsiyonlar yukarıda. Biz bunların hepsine gitmedik tabi. Gitmeden önce siz de araştırmanızı yapın. Bunların dışında çok memnun kaldığınız mekan olursa aşağıda yorumlarda muhakkak paylaşın. Cunda Pazarı Cumartesi günü kuruluyor. Pazardan bölgeye özgü otlar, hediyelik eşya, tekstil ürünleri satın alabilirsiniz. Cunda'da gün batımı için Aşıklar Tepesini, Cunda merkez sahil tarafını, Maden Adası tarafını ve adanın kuzey tarafındaki koyları önerebilirim. Bu taraflarda güneş güzel batıyor. Bunların dışında Ayvalık Cennet Tepesi de gün batımı için güzel bir seçenek. Cunda'yı sadece merkez olarak gezecekseniz bence size yarım gün bile yeter. Biraz daha oyalanayım derseniz tam gün yeterli olur. Özellikle Cunda merkezi çok kolay gezebiliyorsunuz. Yukarıda verdiğim taktikle Cunda merkezi bence 4-5 saate kolayca gezebilirsiniz. Bence bu sorusunun cevabı Ayvalık. Çünkü Ayvalık ve sokaklarında o tarihi ve nostaljik havayı çok daha iyi hissediyorsunuz. Cunda'da güzel ama sanki gereksiz şişirilmiş bir yer. Ayvalık'ta özellikle Makaron Mahallesi'ni gezdiğinizde ne demek istediğimi iyi anlayacaksınız. Cunda Adası'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Adaya Ayvalık üzerinden köprüler kullanarak geçiş yapıyorsunuz. Köprülerin ücreti falan da yok. Cunda'da araç park yeri sorun. Yukarıda detayları anlatmıştım. Cunda Ayvalık bölgesine özgü bir balık var adı Papalina. Cunda'da bir çok restaurant bu balığı meze olarak kullanıyor. Balık hamsiye oldukça benzese de tat olarak oldukça farklı. Kılçıkları yumuşak olduğu için direkt mideye indirebiliyorsunuz. Kılçıkları ayırmaya kalkmayın yani. Bunun için tabi ki akla gelen ilk cevap Cunda evleri ve Cunda'nın tarih kokan sokakları. Cunda'da bir çok eski Rum evi bulunuyor ve bu evler rengarenk. Yazın zaten herkes bu evlerin önünde fotoğraf çekiniyor. Buralar dışında alternatif olarak adanın uç kısımlarını özellikle gün batımı için değerlendirebilirsiniz. Ege Denizi için güneye doğru gidildikçe deniz daha ılık oluyor. Cunda'da da deniz genel olarak soğuk sayılabilir. Özellikle adanın kuzeye bakan koy ve plajlarında bu soğukluğu biraz daha fazla hissedebiliyorsunuz. Ama girilmeyecek bir soğukluk yok belirteyim. Herkesin fotoğraf çekilmek istediği nazar boncuklu yer Dondurmacı Cemal'in bulunduğu yer. Konum burada."} {"url": "https://bujuyollarda.com/dalaman-gezilecek-yerler", "text": "Dalaman, Muğla'nın ünlü ilçelerinin her ne kadar gölgesinde kalsa da gezilecek görülecek yerler açısından oldukça güzel yerlere sahip. Özellikle Dalaman'ın doğası kesinlikle keşfedilmeyi bekleyen bir cevher gibi. Fakat Muğla'ya tatil planı yapanlar genelde Dalaman'ı yol üstü rota olarak görürler ve pas geçerler. Bu durumda Dalaman'da havalimanı olması ve Dalaman'ın Fethiye'ye giden yol üzerinde bulunması oldukça etkili. Yazımın başında belirteyim; Dalaman yol üstü rota olmayı hak eden bir yer kesinlikle değildir! Muğla'yı karış karış gezmeye çalışan biri olarak Dalaman'ı anlatmaya başlıyorum. Dalaman'da oldukça fazla gezilecek görülecek yer var. Hatta şöyle söyleyeyim Muğla'nın ilçelerindeki gezilecek yerler normal bir ilin gezilecek yerlerinden çok daha fazla. Dalaman da bu güzel ilçelerinden biri. Dalaman gezilecek yerler listemiz dolu dolu. Doğa, tarih, kum, güneş, deniz ne ararsanız var. Fakat ilk başta şunu söyleyeyim. Google'da Dalaman Gezilecek Yerler cümlesini aratıp karşınıza çıkan yerlere giderseniz kendinizi Muğla'nın diğer uzak ilçelerinde hatta başka bir illerde bulabilirsiniz. Listelerde Dalaman'a o kadar uzak yerler var ki sadece kullanıcı çekme uğruna bir sürü yer yazılmış. Benim listemdeki bu yerler Dalaman ve çevresindeki yakın yerlerdir. Aşağıdaki haritadan da rahatça bu yerlerin konumunu görebilirsiniz. - Köyceğiz Gezilecek Yerler | En İyi 11 Yer - Göcek Gezilecek Yerler : En Güzel 9 Yer - Ortaca Gezilecek Yerler | En Güzel 11 Yer | Haritalı Dalaman gezilecek yerler listemiz oldukça mütevazi bir liste. Gezmesi kolay ve zevkli. Listemizdeki bir çok yer tam anlamıyla doğa harikası. Bu coğrafyada doğmak ve yaşamak gerçekten büyük bir şans. Listemizdeki yerleri yazın gezecekseniz şort, mayo, havlu vs. kesin yanınızda bulundurun. Dalaman'daki ilk durağımız efsane güzellikteki Sarıgerme Bölgesi ama öncesinde Dalaman gezilecek yerler haritası. Dalaman gezilecek yerler haritasındaki yerler birbirine yakınlık durumuna göre sıralanmıştır. Gezi planı çıkartmak için haritadaki numaralar üzerine tıklayabilir, harita üzerinde zoom yapabilirsiniz. Bu haritada Dalaman merkez ve çevresindeki gezilecek yerleri bulabilirsiniz. Dalaman merkezde 11,12,13 numaralı yerleri gezebilecekken Dalaman'ın çevresi için diğer numaralandırılmış yerleri gezebilirsiniz. - Sarıgerme Sarçed Plajı - Sarıgerme Halk Plajı - Kayacık Sahili - Kocagöl - Lissai Antik Kenti - Sarsala Koyu - Bedri Rahmi Koyu - Kille Koyu - Kapıkargın Kükürt Kaplıcası - Dalaman Açık Ceza Evi Kafe ve Restaurant - Dalaman Tren Garı - Antik Demirciler Çarşısı - Hippokome Antik Kenti - Dalaman Çayı Sarıgerme bizim asla unutmayacağımız bir yer. Neden mi çünkü biz balayımızı burada yaptık.😍 Sarıgerme'ye bu gelişimiz 2. gelişimiz oldu. Sarıgerme gerçekten doğası ile çok güzel bir yer. Sarıgerme, 7 km plaj uzunluğuna sahip bir belde. Günübirlik düzenlenen tekne turlarının duraklarından biri olan Sarıgerme, ormanda bisiklet sürebileceğiniz ve Psilis Antik Kenti gibi ören yerlerini görebileceğiniz enfes bir yer. Ayrıca Sarıgerme'de bulunan mavi bayraklı plajlarda tertemiz denizin tadını çıkarabilirsiniz. Dalaman Sarıgerme'de gezilecek yerlerde iki ana yer mevcut. Bunlar imkanları çok çok daha iyi olan Sarıgerme Sarçed Plajı ve imkanları Sarçed'e göre kısıtlı olan Sarıgerme Halk Plajı. Açılımı Sarıgerme Çevre Eğitim Derneği olan Sarıgerme Sarçed Plajı bir çok kesime hitap eden, çok güzel bir plaj. Sarçed Plajı kumdan oluşuyor ve çocuklu aileler için oldukça uygun. Burası yüzme bilmeyenlerin tercih edebileceği bir yer. Plaj uzunluğu yaklaşık 200 metre. Buraya Sarıgerme dolmuşlarıyla rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Sarçed Plajı içinde yok yok. İçeride çocuk oyun parkı, tüplü mangal yakmak için piknik alanı, mini hayvanat bahçesi, kafe, emanet dolapları gibi bir çok alan ve imkan mevcut. Plajın tuvaletleri, soyunma odaları ve duş alanı oldukça temiz. Sarıgerme Sarçed Plajı'nın araç giriş ücreti 75 TL, araç ile gitmezseniz yaya giriş ücreti kişi başı 15 TL. Şezlong kiralama ücreti 50 TL. Bu plajda yeme içme ihtiyacı için güzel bir tesis var ve fiyatları da oldukça makul. Çocuklu bir aile iseniz burayı değerlendirin. Sarıgerme'de bulunan Sarçed Plajı'nın konumu ve yol tarifi için buraya tıklayabilirsiniz. Sarıgerme Halk Plajı upuzun ve kumdan oluşan bir plaj. Ama burada ne bir tesis ne de bir duş alanı var. Bu kadar güzel, uzun bir plaja yakışmayan bir durum. Çok daha iyi değerlendirilebilir burası. Biz gittiğimizde Sarıgerme Halk Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yoktu fakat yazın 20 TL giriş ücreti alındığını duyduk. Halk plajına gelirseniz yiyecek, içecek açısından tedarikli gelmenizde fayda var. Bu arada insanlar genelde Belediye Plajını Sarçed Plajı ile karıştırıyor. Yukarıda dediğim gibi Sarçed'de imkanlar daha iyi. Sarıgerme Belediye Plajı'nın yol tarifi ve konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Dalaman Sarıgerme'de gezilecek yer açısından plaj dışında Sarıgerme'nin merkez çarşısında gezebilir, hediyelik eşya satın alabilir ya da burada bulunan restoranlar da güzel bir yemek yiyebilirsiniz. Bunun dışında yapılacak çok fazla bir şey yok. Dalaman Havalimanı'na yakın bir plaj arıyorsanız adres o zaman Kayacık Plajı. Plajda belediyeye ait bir tesis mevcut. Fiyatlar oldukça makul. Tesisin lavaboları, duşları ve soyunma kabinleri oldukça temiz. Tesisten faydalanmak istemiyorsanız kendi imkanlarınızla da takılabilirsiniz. Sabah denize girmek için çok uygun bir yer olan Kayacık Sahili bazen rüzgarlı olabiliyor. Rüzgarlı olduğunda da deniz dalgalı oluyor. Öğleden sonra rüzgarlı anlara denk gelebilirsiniz. Plaj, Dalaman Havalimanı'na yakın olduğundan uçakların inip kalkışını da görebiliyorsunuz. Ayrıca çocuklar için salıncaklar ve oyun parkı da var. Son olarak Dalaman'da özellikle günbatımı izlemek için burayı tercih edebilirsiniz. Koyun konumu burada. Dalaman'ın doğal güzelliklerinden biri olan Kocagöl, ilçenin Kapukargın Mahallesi sınırlarında yer alıyor. Kocagöl, halk arasında Alagöl olarak da biliniyor. Göl kükürtlü acı su niteliği taşıyan bir lagün gölü. Yani göl önceden tamamen denizle birleşikken sonrasında denizle arasının dolmasıyla göl halini almış. Yemyeşil ormanlarla kaplı olan Karagöl, gerçekten eşsiz bir güzelliğe sahip. Dalaman çevresinde piknik yeri arıyorsanız burayı tercih edebilirsiniz. Ayrıca gölün bulunduğu alanda kamp, doğa yürüyüşü, trekking, dağ bisikleti gibi aktiviteler yapabilirsiniz. Konum burada. Tarihi Karya medeniyetine ev sahipliği yapan antik kentlerden biri olan Lissai Antik Kenti'nin kalıntıları, Kocagöl üzerinde bulunan küçük bir ada üzerinde yer alıyor. Kalıntılar duvarlardan ibaret olup, herhangi bir mezar bulunmuyor. Burada kesme kaya üzerinde karca harflerle bir kitabe tespit edilmiş. Karia Yolu'nun duraklarından biri olan Lissai Antik Kenti'nden geriye neredeyse hiç bir şey kalmamış. Antik kent Kocagöl'ün doğu yakasında bulunuyor. Gölü geçtikten hemen sonra yolun sol tarafında bir çeşmeye rastlayacaksınız. Çeşmenin karşısındaki patikaya girerseniz, kalıntıların yanına kadar gidebilirsiniz. Konum burada. Not: Lissai Antik Kenti'nin ismi yalnız Plinius'ta geçiyor. Arkeolog Cevdet Bayburtluoğlu Lissa'nın Göcek'te bulunan Daidala Antik Kenti'nin savunuculuğunu yapan bir korsan üssü olabileceğini söylemekte. Kulelerle çevrelenen sur duvarlarının sardığı akropolü de bu kanıyı destekliyor. Dalaman koyları ve plajları listesinin en güzel koyu olan Sarsala Koyu sadece Dalaman'da değil Muğla'daki en güzel koylardan biri. Burası gerçekten insanoğlu için özel dizayn edilmiş bir yer. Yeşil ile mavi burada o kadar uyumlu ki ruhunuz açılıyor, gönlünüz ferahlıyor. Dalaman Havalimanına yakın gezilecek yerlerden biri olan Sarsala Koyu hemencecik denize girmek isteyenler için büyük fırsat. Sarsala Plajı kumdan oluşuyor, deniz suyu sıcak ve çocuklu aileler için oldukça uygun. Dalaman'a bağlı Kapukargın Köyü sınırlarında bulunan Sarsala Koyu'nun yolu oldukça virajlı, giderken dikkatli olun. Bazen yol tek arabanın geçebileceği şekilde daralıyor. Sarsala'ya giderken göreceğiniz gölün adı Kocagöl. Sarsala'ya ulaşmak için Kocagöl'ü geçmeniz gerekiyor. Sarsala Koyu oldukça korunaklı bir bölgede yer alıyor. Sarsala'yı çevreleyen 12 Adalar Sarsala'nın oldukça akıntısız ve korunaklı olmasını sağlıyor. Korunaklı olması teknecileri de buraya çekiyor. Yerel köylüler, piknikçiler, yatçılar herkes burada. Sarsala'nın temiz ve masmavi sularında yüzdükten sonra yapılacak bir aktivite var. Plajın çevresinde bulunan kayalık alandaki patikaları takip ederek, bölgede yürüyüşe çıkmak bu aktivitelerden biri. Yürüyüş yapmayı sevenler için Sarsala'dan Hamam Koyu'na kadar 11 km'lik bir rota bulunuyor. Dilerseniz yürüyüş için bu rotayı tercih edebilirsiniz. Hazırlıklı gelmeyi unutmayın ama!"} {"url": "https://bujuyollarda.com/dalaman-havalimanindan-transfer", "text": "Muğla, il olarak çok büyük alana yayılmış bir şehir. Muğla'nın 13 tane ilçesi var ve hepsi birbirinden popüler. Zaten bir çok kişiye Muğla sorulduğunda insanların aklına direkt Bodrum, Marmaris, Fethiye, Köyceğiz ve Dalaman ilçeleri geliyor. Bu ilçelerin bir çoğu Muğla merkezden çok daha gelişmiş durumda. Bu ilçelere ulaşım da oldukça gelişmiş seviyede. Karadan, denizden, havadan bu yerlerin her birine kolayca ulaşım sağlayabiliyorsunuz. İlçeler güzel, ulaşım imkanları iyi ama alan geniş olduğu için ilçeler arası ulaşım vakit alabiliyor. Muğla'da toplamda 2 tane havalimanı bulunuyor. Bunlardan biri Dalaman Havalimanı diğeri ise Milas-Bodrum Havalimanı. Bu iki havalimanı birbirine oldukça ters konumda bulunuyor. Aralarında yaklaşık 190 km var. Ama her ikisinin de Muğla merkeze uzaklığı aynı. Dalaman Havalimanı Fethiye, Göcek, Marmaris, Köyceğiz, Ortaca, Dalyan, Ölüdeniz, Akyaka, Kaş, Kalkan gibi yerlere yakınken; Milas Bodrum Havalimanı adından da anlaşılacağı üzere Milas ve Bodrum ilçelerine daha yakın konumda. Dalaman Havalimanı'ndan transfer konusu ve çevre ilçelere ulaşım bu noktada önemli oluyor. Yazımda transfer konusuna değinip daha sonra Dalaman'dan çevre ilçelere ulaşım konusunun detaylarını vereceğim. Dalaman Havalimanı ulaşım imkanları açısından Milas-Bodrum Havalimanı'na göre nispeten biraz daha geride. Bu noktada güvenli transfer ön plana çıkıyor. Dalaman Havalimanı, Türkiye'nin tam güneybatısında, Muğla ilinin Dalaman ilçesi sınırları içinde yer alıyor. Havalimanı, Türkiye'nin en önemli turistik merkezlerinden olan Fethiye, Marmaris, Ölüdeniz, Göcek, Datça, Dalyan, Kaş, Kalkan gibi popüler tatil beldelerine yakın bir konumda bulunuyor. Yani bu bölgeye tatil planlayacaksanız ve uçakla ulaşım sağlayacaksanız adres Dalaman Havalimanı. Aşağıda Dalaman Havalimanı'ndan çevre yerlere ulaşım nasıl sağlanır sorusunun cevabını detaylı bir şekilde bulabilirsiniz. Havalimanının haritadaki konumu burada. - Dalaman Havalimanı ile Muğla il merkezi arası yaklaşık 95 km, - Dalaman Havalimanı ile Fethiye arası yaklaşık 45 km, - Dalaman Havalimanı ile Ölüdeniz arası yaklaşık 60 km, - Dalaman Havalimanı ile Marmaris arası yaklaşık 95 km, - Dalaman Havalimanı ile Datça arası yaklaşık 165 km, - Dalaman Havalimanı ile Kaş arası yaklaşık 167 km, - Dalaman Havalimanı ile Kalkan arası yaklaşık 125 km mesafe bulunuyor. Dalaman ilçesi ve Dalaman Havalimanı, Muğla ve Batı Antalya'da yer alan turistik bölgelere ulaşım için çok güzel bir konumda yer alıyor. Buraya ucuz uçak bileti bulup kendinizi bölgenin maviliklerine hemen atabilirsiniz. Dalaman Havalimanı'na geldiğinizde bu turistik bölgelere en kolay ulaşım yolu tabi ki transfer hizmeti. Havalimanı çıkışından özel araçlara biniyorsunuz ve konforlu şekilde otelinize ya da evinize kendinizi atıyorsunuz. Dalaman Havalimanı'nı biz sık sık kullanıyoruz. Bu havalimanından yurt içi ve yurt dışına bir çok uçuş seçeneği var. Transfer hizmeti ile bu uçuşlara kolayca katılım sağlayabiliyoruz. Transfer hizmetini seçmemizin bazı nedenleri var. Onları aşağıya sıralıyorum. - Transfer zaman açısından çok daha tasarruflu. - Ulaşım oldukça hızlı, zaman tasarrufu yapabiliyoruz. - Transfer araçları oldukça konforlu. - Yol yorgunluğundan sonra araç kullanmıyoruz. - Bagaj yerleştirme derdimiz olmuyor. - Bölgeyi bilen şoför olduğu için transfer hizmeti daha güvenli. - Araç park sorunu ile uğraşmamış oluyoruz. - Muğla ilçelerinin hepsine Dalaman Havalimanı'ndan toplu ulaşım yok! Bu nedenlerden dolayı Dalaman Havalimanı'ndan uçuşumuz olursa genelde transfer hizmeti kullanıyoruz. Çok da rahat ediyoruz. Şimdi gelelim transfer bölgelerine ve firma önerisine. Yukarıda bahsettiğim gibi Dalaman Havalimanı stratejik bir noktada bulunuyor. Bir çok turistik bölgeye yakın. Bu noktada konum olarak çok avantajlı. Özellikle Fethiye ve Ölüdeniz tarafına gidecekseniz muhakkak bu havalimanını kullanmalısınız. Aşağıya Dalaman Havalimanı'ndan kalkan transfer firmalarının genel olarak gittiği bölgeleri bırakıyorum. Bu yerlerin üstüne tıklarsanız çok detaylı hazırladığım gezi rehberlerimi de bulabilirsiniz. Dalaman Havalimanı'ndan transfer firması kullanacaksanız size güzel bir önerim var. Gözü kapalı tercih edebilirsiniz. Firmanın adı Dalaman Travel. Firma çok güzel ve oldukça profesyonel bir ekiple çalışıyor. Şirket 2007'den beri Dalaman Havalimanı'nda hizmet veriyor ve oldukça başarılılar. Firmanın güzel yanlarından biri de 7/24 hizmet vermeleri. Uçuşunuz saat kaçta olursa olsun sizi istediğiniz yerden alıyorlar, istediğiniz yere bırakıyorlar. Biz Dalaman Havalimanı'ndan uçacaksak Dalaman Travel firmasını kullanıyoruz. Evimizin önünden alıp sonrasında da önüne bırakıyorlar. Araçları oldukça lüks ve konforlu. Işıkları ve müziği istediğiniz şekilde ayarlayabilir, dilerseniz koltuk ısıtma ya da masaj modunu aktive edebilir ve yolculuğun keyfini sürebilirsiniz. Ayrıca şoförler de oldukça kibar ve yardımsever. Firmanın Dalaman Havalimanı'nda deski bulunuyor. Ancak yine de rezervasyon ve bilgi için önceden haberleşmekte fayda var. Aşağıya firmanın iletişim bilgilerini bırakıyorum. Dilerseniz web sitesinden online rezervasyon da yapabilirsiniz. - Adres: Ege Mah. Neyzen Tevfik 3. Sokak No:4, Dalaman Türkiye - Telefon & Whatsapp: 0532 162 96 76 - Instagram: Dalaman Travel - Web Site: https://www. dalamantravel. com. tr/ - Mail: - Hizmet Saatleri: 7/24 Sürekli Açık Yukarıda bahsettiğim Dalaman Travel firmasının araç filosu gayet iyi. İster ekonomik transfer isterseniz de VIP transfer olsun bu araç seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. Araçların içi oldukça konforlu. Masajdan, koltuk ısıtmaya, Tv'den priz girişine her şey mevcut. Şoförler gayet profesyonel. Bu bölge genelde turizm bölgesi olduğundan sizi otelinizden alıp otelinize kolayca bırakıyorlar. Aşağıda Ekonomik Transfer ile VIP transferin farklarını yazdım. Tabi ki en büyük fark fiyat konusu. Ekonomik Transfer: Ekonomik transfer seçeneği daha uygun fiyatlı bir seçenek. Bu genellikle paylaşımlı transfer hizmetleri gibi seçenekleri içeriyor. Bu seçenek, bütçesi sınırlı olanlar için ideal. Bu noktada diğer yolcularla seyahat etmeyi ve transfer süresinin biraz daha uzun olabileceğini göz önünde bulundurmalısınız. VIP Transfer: VIP transfer seçeneği, daha lüks bir transfer deneyimi sunuyor. VIP transferde sadece siz varsınız. Size özel bir araç ve sürücü ayarlanıyor ve transferiniz bu şekilde gerçekleştiriliyor. VIP transfer seçenekleri ekonomik transfere göre daha pahalı ve bütçesi sınırlı olanlar için çok uygun olmayabilir. Dalaman Havalimanı transfer ücretleri konusu tamamen değişken bir konu. Yani sabit bir durum söz konusu değil. Hele ki söz konusu Türkiye'de yaşamak olunca hiçbir şeyin fiyatı enflasyondan dolayı sabit kalmıyor. Havalimanı transfer ücretleri hizmet alınacak firmanın kalitesine, transferin yapılacak güzergahın uzunluğuna, transfer aracının özelliklerine ve seyahat tarihine göre farklılık gösterebiliyor. Bir de Vip transfer seçecekseniz fiyat doğal olarak normalin üstünde oluyor. Transfer ücretlerini öğrenmek için firmanın web sitesindeki rezervasyon ekranını ya da WhatsApp hattını kullanabilirsiniz. Doğru fiyat almak için detayları iyi vermelisiniz! Muğla'nın Fethiye'ye en yakın havalimanı Dalaman Havalimanı. Aralarında yaklaşık 45 km mesafe var. Dalaman Havalimanı'ndan Fethiye'ye gitmenin bir çok yolu var. Detaylar aşağıda. - Özel Transfer Hizmetleri: Yukarıda bahsettiğim gibi özel transfer hizmeti sunan bir firmayla kolayca Fethiye'ye ulaşabilirsiniz. Bu seçenek, daha hızlı ve konforlu bir yolculuk deneyimi sağlıyor ve taksi ücretlerine göre daha uygun fiyatlı. Sadece yapmanız gereken güzel bir firma bulup rezervasyon yapmak. - Taksi: Dalaman Havalimanı'ndan Fethiye'ye taksiyle gitmek bir diğer seçenek. Havalimanı çıkışında kolayca taksi bulup Fethiye'ye ulaşabilirsiniz. Havalimanı taksileri biraz tuzludur bilginiz olsun. Taksi ile Fethiye'ye ulaşmak yaklaşık 50-60 dakika sürüyor. - Araç Kiralama: Araç kiralamak, Fethiye'ye ulaşmak için uygun bir seçenek. Havalimanı terminallerinde araç kiralama ofisleri bulunur ve araç kiralama işlemi kolaylıkla yapılabilir. Bu seçenek, özgürlük ve bağımsızlık sağlar ve okuyucularınızın Fethiye ve civarındaki turistik yerlere de kolayca erişebilmesini sağlar. - Toplu Taşıma: Dalaman Havalimanı'ndan Muğla'nın bazı ilçelerine Muttaş firması ile ulaşım imkanı mevcut. Ama bu ilçeler oldukça kısıtlı. Dalaman Havalimanı'ndan Muttaş ile sadece Fethiye ve Marmaris ilçelerine ulaşım mevcut. Tabi bir de ara duraklar var. Fakat diğer ilçelere ya da bölgelere gitmek isterseniz aktarma yapmanız lazım. Muttaş'ın sefer saatlerini ve fiyat tarifesini aşağıya bırakacağım linkten görebilirsiniz. Kredi kartı ile ödeme seçeneği mevcut. Dalaman Havalimanı'ndan Ölüdeniz'e gitmek için ise yukarıda bahsettiğim yolları kullanmalısınız. Tabi burada toplu taşımayı kullanmak isterseniz ilk olarak Fethiye'ye gelmeli sonradan da Fethiye'den Ölüdeniz'e dolmuş ya da taksiyle geçmelisiniz. Fethiye ile Ölüdeniz birbirine çok yakın konumda yer alıyor. Aralarında yaklaşık 10 km mesafe var. Fethiye Otogarı'nın konumu burada. Dalaman Havalimanı'ndan Göcek'e girmek için ise yine Muttaş'ın Fethiye'ye giden araçlarına binmeniz lazım. Göcek, havalimanı ve Fethiye arasında kalıyor. Fethiye'ye gelmeden Göcek durağında inmeniz lazım. Yukarıdaki gibi seçenekleri tek tek açıklamama gerek yok. Yani özel transfer, taksi ya da araç kiralama zaten dilediğiniz saatte sizi istediğiniz yere götürebilecek hizmetler arasında. Bunun dışında dolmuş ya da toplu ulaşım şekillerini incelemek daha mantıklı olacaktır. Dalaman Havalimanı'ndan Marmaris'e Muttaş ile gitme seçeneğiniz var. Havalimanı önünden kalkan servisler sizi Marmaris Otogarına bırakıyor. Servis saatleri ve fiyat tarifesinin bağlantısı yukarıda mevcut. Muttaş Marmaris'e giderken Köyceğiz Örnek Marketten ve Gökova Kavşağından geçiyor ve buralardan yolcu alıyor. Yani Akyaka'ya ya da Köyceğiz'e gidecekseniz bu dediğim yerlerde inmelisiniz. Daha sonra taksi ya da dolmuş kullanmalısınız. Datça ilçesi Muğla'nın en uç noktalarından birinde yer alıyor. Dalaman Havalimanı ile Datça arası yaklaşık 160 km. Yani mesafe oldukça uzun. Dalaman Havalimanı'ndan Datça'ya ulaşım için ilk olarak Marmaris Otogarı'na ulaşım sağlamalısınız. Marmaris Otogarı'ndan da Datça dolmuşlarına binerek bu güzel ilçeye ulaşabilirsiniz. Dalaman Havalimanı'ndan şu an için sadece Fethiye ve Marmaris ilçelerine Muttaş'ın seferleri var. Havalimanından Muğla merkeze ulaşım için ilk olarak Muttaş'ın Marmaris servislerine binip Gökova Kavşağı'ndaki durakta inmelisiniz. Buradan ya Akyaka'ya geçerek dolmuş ile Muğla merkeze ulaşabilirsiniz ya da Marmaris Muğla merkez arası sefer yapan dolmuşlara binerek merkeze gidebilirsiniz. Araçlar Muğla merkezde hem otogarda hem de Muğla Adliyesi'nin önünde dur kalk yapıyor. Çok uzun bir mesafe sizi bekliyor. Aktarma üstüne aktarma yapmalısınız. İlk olarak Dalaman Havalimanından Marmaris seferi yapan araçlara binip Marmaris'e gelmeden Gökova durağında inmeli ve buradan Muğla merkeze ulaşmalısınız. Muğla merkezde bulunan otogardan da yine Muttaş ile Bodrum Havalimanı ya da Bodrum merkeze ulaşım sağlayabilirsiniz. Dalaman Havalimanı'nı o kadar anlattıktan sonra Dalaman ilçesinden bahsetmemek olmaz. Bu noktada ayrı ayrı yazdığım çok detaylı yazılar mevcut. Dalaman'a gelirseniz muhakkak bu ilçeyi de keşfetmenizi tavsiye ederim. Birbirinden güzel plajlar ve doğal güzellikleri göreceğinizden emin olabilirsiniz. - Dalaman Gezilecek Yerler - Dalaman Koyları ve Plajları : En Güzel 16 Yer - Sarsala Koyu ve Plajı Hakkında Tüm Bilmeniz Gerekenler - Dalaman Nerede Dalaman'a Nasıl Gidilir Dalaman Gezi Rehberi"} {"url": "https://bujuyollarda.com/dalaman-koylari-ve-plajlari", "text": "Bujudan mavinin her tonuna doyacağınız bir yazı daha sizlerle. Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan Dalaman birbirinden güzel koy ve plajlara sahip. Allah doğa güzelliği noktasında buraya yağdırdıkça yağdırmış. Koylarından plajlarına, tarihinden doğasına Dalaman çok güzel bir yer. Dalaman koyları ve plajları yazımız ile siz de bu güzellikleri en ince ayrıntısına kadar keşfedeceksiniz. Dalaman koyları ve plajları listemi sizlere kolaylık olsun diye en altta 2 kısma ayıracağım. Bu kısımlardan ilki Dalaman'da araba ile gidilen koylar ve plajlar diğeri de sadece tekne ile gidilebilen koylar ve plajlar. Eğer vaktiniz Dalaman ve çevresinde genişse tavsiyem bu bölgede özellikle Göcek'te günübirlik tekne turuna yada mavi yolculuğa katılmanızdır. Bu bölgedeki koyların hepsi çok değerli ve çok güzel. En başta söylemeden edemeyeceğim bizim Dalaman'daki favori koylarımız: Sarsala Koyu, Sarıgerme Sarçed Plajı, Kleopatra Hamam Koyu, Bedri Rahmi Koyu ve Aşı Koyu. Mümkünse favori koy ve plajlarımızdan en az 2 ya da 3 tanesini listenize ekleyin. Dalaman koyları ve plajları listemize geçmeden önce Dalaman ile ilgili bir kaç durumdan bahsetmek istiyorum. İlk olarak Dalaman Nerede Dalaman'a Nasıl Gidilir sorularının cevabı için bu yazıma göz atabilirsiniz. İkinci olarak Dalaman'a gelmişken buraya çok yakın konumda olan Muğla'nın Köyceğiz ve Ortaca ilçelerini gezmeyi unutmayın. Ben bu yazımda her ne kadar Dalaman sınırları içerisindeki koy ve plajları yazsam da listeme Dalaman'a yakın koyları ve plajları da ekledim. Özellikle Dalaman ile Göcek çok yakın olduğundan listemde önemli olan Göcek koylarını da bulabilirsiniz. Liste çok uzamasın diye Dalaman'a yakın sayılabilecek İztuzu Plajı, Dalyan ve Kargıcak Koyu'nu listeye eklemedim bilginiz olsun. Dalaman koyları ve plajları listesi birbirine yakınlık durumuna göre sıralanmıştır. Kendi gezi planınızı çıkarmak için harita üzerinde zoom yapabilirsiniz. Sadece tekne ya da araba ile gidilen koy ayrımı en aşağıdadır. - Aşı Koyu - Sarıgerme Sarçed Plajı - Sarıgerme Halk Plajı - Kayacık Plajı - Sarsala Koyu - Gökgemile Koyu - Kleopatra Hamam Koyu - Martı Koyu - Göbün Koyu - Merdivenli Koyu - Akvaryum Koyu - Tersane Koyu - Yassıca Adaları - Sıralıbük Koyu - Bedri Rahmi Koyu - Kille Koyu Listemize güzeller güzeli, insana huzur veren Aşı Koyu ile başlıyoruz. Dalaman civarındaki en güzel koylardan olan Aşı Koyu yol açısından gitmesi biraz zahmetli olan bir yer. Yolu kısmen kötü olmasına rağmen kesinlikle gitmeye değer bir koy. Yolun kötü olması kalabalık oranını da etkiliyor. Yani Aşı Koyu diğer koylara göre daha sakin bir yer. Aşı Koyu'nun denizi tertemiz. Deniz 5-6 metre sonra derinleşiyor. Plaj küçük çakıllardan oluşuyor. Burada bulunan işletmeden yeme içme noktasında faydalanabilirsiniz. İşletmeden şezlong ve şemsiye de kiralayabilirsiniz. İşletmeden faydalanmak istemezseniz koyda bulunan piknik alanlarında kendi imkanlarınızla da takılabilirsiniz. Aşı Koyu, piknik ve mesiri alanı olarak kullanıldığından koya giriş ücretli. Araç başı giriş ücreti 70 TL. Koyun konumu bu bağlantıda. Açılımı Sarıgerme Çevre Eğitim Derneği olan Sarıgerme Sarçed Plajı bir çok kesime hitap eden çok güzel bir plaj. Sarçed Plajı kumdan oluşuyor ve çocuklu aileler için oldukça uygun. Plaj uzunluğu yaklaşık 200 metre. Dalaman'dan Sarıgerme dolmuşlarıyla Sarçed'e rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Şunu belirteyim Sarçed Plajı'nın içinde yok yok. İçeride çocuk oyun parkı, tüplü mangal yakmak için piknik alanı, mini hayvanat bahçesi, kafe, emanet dolapları gibi bir çok alan ve imkan mevcut. Tuvaletleri, soyunma odaları ve duş alanı oldukça temiz. Sarıgerme Sarçed Plajı'nın araç giriş ücreti 75 TL, araç ile gitmezseniz yaya giriş ücreti kişi başı 15 TL. Şezlong kiralama ücreti 50 TL. Plajda yeme içme imkanı var ve fiyatlar bize standart tatil bölgesine göre oldukça makul geldi. Plajın konumu burada. Sarıgerme Halk Plajı upuzun ve kumdan oluşan bir plaj. Ama burada ne bir tesis ne de bir duş alanı var. Bu kadar güzel ve uzun bir plaja yakışmayan bir durum. Keşke bu güzel plaj çok daha iyi değerlendirilebilse. Biz gittiğimizde Sarıgerme Halk Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yoktu fakat yazın 10 TL giriş ücreti alındığını duyduk. Buraya gelirseniz yiyecek, içecek açısından tedarikli gelmenizde fayda var. İnsanlar genelde Belediye Plajını Sarçed Plajı ile karıştırıyor. Yukarıda dediğim gibi Sarçed Plajı'nda imkanlar çok daha iyi. Sarıgerme Halk Plajı'nın yol tarifi ve konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Dalaman Havalimanına yakın bir plaj arıyorsanız adres o zaman Kayacık Plajı. Plajda belediyeye ait bir tesis mevcut. Fiyatlar oldukça makul. Tesisin lavaboları, duşları ve soyunma kabinleri oldukça temiz. Tesisten faydalanmak istemiyorsanız kendi imkanlarınızla da takılabilirsiniz. Sabah denize girmek için çok uygun bir yer olan Kayacık Sahili bazen rüzgarlı olabiliyor. Rüzgarlı olduğunda da deniz dalgalı oluyor. Öğleden sonra rüzgarlı anlara rastlayabilirsiniz. Plaj, Dalaman Havalimanı'na yakın olduğundan uçakların inip kalkışını da görebiliyorsunuz. Ayrıca çocuklar için salıncaklar ve oyun parkı da var. Son olarak Dalaman'da özellikle günbatımı izlemek için burayı tercih edebilirsiniz. Koyun konumu burada. Dalaman koyları ve plajları listesinin en güzel koylarından olan Sarsala Koyu sadece Dalaman'da değil Muğla'daki en güzel koylardan biri. Burası gerçekten insanoğlu için özel dizayn edilmiş bir yer. Yeşil ile mavi burada o kadar uyumlu ki ruhunuz açılıyor, gönlünüz ferahlıyor. Dalaman Havalimanına yakın gezilecek yerlerden biri olan Sarsala Koyu denize hemencecik girmek isteyenler için büyük fırsat. Sarsala Plajı kumdan oluşuyor, deniz suyu sıcak ve çocuklu aileler için oldukça uygun bir plaj. Sarsala Koyu oldukça korunaklı bir bölgede yer alıyor. Sarsala'yı çevreleyen 12 Adalar koyun oldukça akıntısız ve korunaklı olmasını sağlıyor. Korunaklı olması teknecileri de buraya çekiyor. Yerel köylüler, piknikçiler, yatçılar herkes burada. Dalaman'a bağlı Kapukargın Köyü sınırlarında bulunan Sarsala Koyu'nun yolu oldukça virajlı. Koya giderken dikkatli olun. Bazen yol tek arabanın geçebileceği şekilde daralıyor. Sarsala'ya ulaşmak için Kocagöl'ü geçmeniz gerekiyor. Sarsala Koyu Dalaman'a 12 km, Ortaca'ya 27 km, Dalyan'a 40 km, Fethiye'ye 55 km, Göcek'e 28 km uzaklıkta yer alıyor. Sezonda Dalaman merkezden sabah 10:00'da Sarsala Koyu'na dolmuş var. Dolmuş akşam 18:00'da geri dönüyor. Sarsala Koyu'na özel aracınız ile gitmek en pratik yol. Yol oldukça virajlı olduğundan dikkatli olun. Sarsala Koyu giriş ücreti araç ile sezonda 10 TL. Burada belediye ait bir işletme bulunuyor. Sarsala Koyu'nun yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya alalım sizi. Kapıdağ Yarımadası'nda bulunan Gökgemile Koyu'na Hamam Koyu'ndan 20 dakikalık bir yürüyüş ile varılabiliyor. Koya ulaşım için diğer bir alternatif yol Fethiye'den ya da Göcek'ten kalkan tekne turlarına katılmak. Gökgemile Koyu kampçılar için uygun bir yer. Burada çadır kurup, kamp yapabilirsiniz. Bu koy az bilinen bir koy. Eğer kalabalıklardan sıkıldıysanız ve doğa yürüyüşü yapmak istiyorsanız bu koyu tercih edebilirsiniz. İmkanlar çok kısıtlı olduğundan hazırlıklı gitmeyi unutmayın. Yazın öğle sıcağında yürüyüş yolunu tercih edecekseniz dikkatli olun. Gökgemile Koyu'nun konumunu yukarıdaki haritada 6 numaralı yerde bulabilirsiniz. Dalaman koyları ve plajları listesine Göcek koyları ile devam ediyoruz. Yukarıda da belirttiğim gibi Dalaman Göcek birbirine çok yakın olduğundan Dalaman'a gelmişken Göcek koylarını da gezmelisiniz. Kleopatra Hamam Koyu gerçekten efsane bir yer. Bu koyda hem doğa hem tarih iç içe. Buraya Kleopatra Koyu denilmesinin nedeni Antik Mısır'ın son Hellenistik kraliçesi olan Kleopatra'nın burayı ziyaret ettiğine inanılıyor olmasıymış. Efsaneye göre; Kleopatra buraya geldiği zamanlarda yıkanabilmek amacıyla bir hamam yaptırmış. Hatta bu hamam kalıntıları nedeniyle koya bir zamanlar Hamam Koyu deniliyormuş. Hamamın kalıntıları arasından çıkan sıcak su kaynağının Kleopatra'nın güzelliğinin kaynağı olduğu ve bu suyun cilt hastalıklarına iyi geldiğine inanılıyor. Koyda kalıntılar arasında yüzmek çok güzel bir deneyim. Deniz altında kalan kalıntıları görmek için şnorkel şart. Kleopatra Hamam Koyu'nun konumu haritada 7 numaralı yerde. Martı Koyu hemen deniz kenarında yere işlenmiş bir martı figürü ile anılıyor. Bu nedenle bu koya Martı Koyu denilmiş. Burada teknelerin koya yanaşabileceği ahşap bir iskele mevcut. Bu koy aynı zamanda Yavansu adı ile de biliniyor. Yavansu adı dağdan gelen suyun kalitesinden geliyor, sadece hayvanların içebileceği kalitede yavan tadından dolayı koya Yavansu adı verilmiş. Domuz Adası'na yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan Göbün Koyu'nun denizden girişi oldukça dar. Bu nedenle Göbün Koyu korunaklı bir sahile sahip. Göbün Koyu'nda kaya mezarları ve antik kalıntılar mevcut. Bu bölgede denizin derinliklerinde tarih yatıyor. Göbün Koyu'nun manzarasını izlemek isterseniz zirveye koya hakim olan tepeye kadar yürüyüş yapabilirsiniz. Göbün Koyu'nda Göbün Restaurant adında bir işletme mevcut. İsterseniz burada bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Koyun konumu burada. Merdivenli Koyu, Göbün Koyu'nun hemen batısında, iki tepenin arasında kalmış küçücük şirin bir koy. Arkasında küçük kumsalı bulunuyor ve buradan küçük bir patika yol Göbün Koyu'na geçiyor. Kıyıdan patikayı kullanarak yukarıda bulunan köyü ziyaret edebilirsiniz. Buradan yöresel ürünler satın alabilirsiniz. Merdivenli Koyu, kanyon görünümü içinde iki yüksek tepenin arasında bulunuyor. İmkanınız olursa ya da denk gelirseniz buradan efsane drone görüntüleri yakalayabilirsiniz. Akvaryum Koyu, Domuz Adası ile Tersane Adası arasında kalan ve cam gibi bir denize sahip olan bir koy. Göcek tekne turumuzda gittiğimiz koylar arasında en çok balık olan yer burasıydı. Akvaryum Koyu'nda bulunan kalıntılar eski bir deniz fenerinden kalma. Denizin altı tam anlamıyla efsane. Burası adının hakkını fazlasıyla veriyor. Göcek 12 Ada Tekne Turlarının popüler noktası olan Akvaryum koyunda yanınızda kesinlikle şnorkel bulundurun. Konum burada. Göcek'in en büyük adası olan Tersane Adası, adını Osmanlı döneminde tersane olarak kullanılması sebebiyle almış. Şuanda tersaneden eser yok tabi ama tersanenin kalıntıları mevcut. Tersane Adası'nda bölge yerlilerinin keçilerine denk gelebilirsiniz. Adada ayrıca yeme içme ihtiyacı için bir restaurant da bulunuyor. Ayrıca adada mübadele sonrasında boşaltılmış eski Rum yerleşiminin kalıntıları da yer alıyor. Biz Göcek tekne turumuzda burada durmadık. Adayı paralel geçerek yolumuza devam ettik. Adanın konumu burada. Göcek 12 Ada Turlarının simgesi haline gelen Yassıca Adaları irili ufaklı bir çok adadan oluşuyor. Göcek mavi tur rotalarının vazgeçilmez noktası burası. Yassıca Adaları'nın uç kısmında doğal bir havuz bulunması sebebiyle burası dünya çapında bir üne sahip. Biz burada drone uçurduk ve efsane görüntüler yakaladık. Tekne ve yatların vazgeçilmezi Yassıca Adaları'nın konumu burada. Günübirlik tekne turlarının ve yatçıların uğrak noktası olan Sıralıbük Koyu bölgenin en güzel koylarından biri. Martı Burnu'nun hemen kuzeyinde batı yöne giren, çam ağaçları ile kaplı bir koy olan Sıralıbük'e sadece tekne ulaşım mevcut. Tatlı su ile tuzlu suyun buluştuğu Sıralıbük Koyu'nda küçük bir restaurant da var. Lacivert suları ile Sıralıbük Koyu'nun konumunu bu bağlantıda bulabilirsiniz. Diğer adı Taşkaya Koyu olan Bedri Rahmi Koyu gerçekten enfes bir güzelliğe sahip. Koyun küçük bir iskelesi var. Koyda küçük bir balıkçı restaurantı mevcut. 1974'te ressam ve yazar Bedri Rahmi'nin burayı ziyaret ederek bir taşın üzerine çizdiği resimden sonra Bedri Rahmi Koyu olarak anılmaya başlanmış. Arkadaşıyla buraya balık yemeye gelen Bedri Rahmi hesabı ödemeye parası yetmeyince restaurant sahibiyle anlaşarak buraya balık figürü yapmış. Kayanın üzerinde çizilen bu figür balık gibi görünse de figüre detaylı bakınca içinde 6 hayvanın gizlendiğini görebiliyorsunuz. Bedri Rahmi Koyu'nun yamaçlarında antik dönemden kalma kaya mezarlarını da görebilirsiniz. Her şeyi ile muhteşem bir yer olan Bedri Rahmi Koyu bölgenin en popüler koylarından biri. Konum burada. Araba ile gidilebilen koylardan biri olan Kille Koyu, bölgede bakir kalmış koylardan biri. Buraya kara yolundan ulaşım var ama yol biraz zorlayıcı. Zorlayıcı ama imkanlarıyla bu koy tam ailelere hitap eden bir yer. Çocuklu aileler için biçilmiş kaftan olan Kille Koyu'nda Dalaman Belediyesi'nin işlettiği güzel de bir tesis var. Kille Koyu'nun en sağ ve en sol tarafı ağaçlarla kaplı. Tam ortada belediyenin tesisi var. Duş, wc, soyunma odası her şey var. Tesisten faydalanmayacaksanız yiyecek ve içecek noktasında hazırlıklı gelmeyi unutmayın. Koyun konumu haritadaki 8 numaralı yerde. - Aşı Koyu - Sarıgerme Sarçed Plajı - Sarıgerme Halk Plajı - Kayacık Plajı - Sarsala Koyu - Kille Koyu - Bedri Rahmi Koyu - Gökgemile Koyu - Yassıca Adaları - Tersane Adası Koyları - Kleopatra Hamam Koyu - Akvaryum Koyu - Göbün Koyu - Merdivenli Koyu - Martı Koyu Yavan Su Koyu - Sıralıbük Koyu"} {"url": "https://bujuyollarda.com/dalaman-nerede-dalamana-nasil-gidilir", "text": "Muğla'nın birbirinden güzel 13 ilçesi var. Bu güzel ilçelerden biri de Dalaman. Dalaman Muğla'nın Köyceğiz, Ortaca ve Fethiye ilçeleri arasında kalıyor. Köyceğiz ve Ortaca ilçelerine oldukça yakın konumda olan Dalaman oldukça popüler bir turistik bölge. Çok güzel koylara ve plajlara sahip Dalaman ile ilgili bu yazımda Dalaman Nerede ve Dalaman'a Nasıl Gidilir sorularının cevabını vermeye çalışacağım. Doğasıyla, tarihiyle, koyları ve plajlarıyla oldukça turistik bir yer olan Dalaman imkanlar açısından bir çok tatil bölgesinin önüne geçiyor. Muğla ilinde bulunan 2 havalimanından biri Dalaman'da bulunuyor. Dalaman Havalimanı uluslararası bir havalimanı. İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerimizden her gün buraya düzenli uçak seferleri var. Özellikle Göcek, Fethiye, Marmaris bölgesinde tatil yapmak isteyenler ulaşım için Dalaman Havalimanı'nı tercih ediyor. Şimdi gelelim Dalaman Nerede Dalaman'a Nasıl Gidilir sorularının detaylarına. Not: Yazıma geçmeden önce Dalaman Gezilecek Yerler listesinin detaylarını bu yazımda görebilirsiniz. Dalaman, Muğla ili sınırları içinde bulunuyor. Muğla'nın 13 ilçesinden biri olan Dalaman, Köyceğiz ve Ortaca ilçelerine çok yakın konumda. Dalaman ayrıca mavi yolculukların popüler noktası olan Göcek'e de çok yakın. Dalaman'ın google haritadaki konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Yıllardır Muğla'da yaşayan biri olarak sitemden de göreceğiniz üzere Muğla için ayrı bir kategorim var. Eğer Muğla için geniş vaktiniz varsa ve sadece Dalaman ile yetinmeyi düşünmüyorsanız Dalaman'a yakın Fethiye, Göcek, Ortaca, Dalyan ve Köyceğiz'i de keşfetmelisiniz. Aşağıda Dalaman ile önemli yerler arasındaki mesafeyi görebilirsiniz. - Dalaman Fethiye'ye 46 km uzaklıkta, - Dalaman Göcek'e 16 km uzaklıkta, - Dalaman Ortaca'ya 12 km uzaklıkta, - Dalaman Dalyan'a 24 km uzaklıkta, - Dalaman Köyceğiz'e 30 km uzaklıkta, - Dalaman Muğla Merkeze 90 km uzaklıkta, - Dalaman İzmir'e 298 km uzaklıkta, - Dalaman Ankara'ya 673 km uzaklıkta, - Dalaman İstanbul'a 760 km uzaklıkta, - Dalaman Adana'ya 860 km uzaklıkta yer alıyor. Dalaman Nerede Dalaman'a Nasıl Gidilir ? başlığımızın 2. kısmına geldik. Dalaman'a ulaşım için en kolay ve pratik yol tabiki uçak ile ulaşım. Yukarıda dediğim gibi ilçe sınırlarında havalimanı olması burayı tercih edenler için çok büyük avantaj. Dalaman'a kara yolu ile İstanbul, İzmir, Ankara, Adana gibi büyük illerimizden otobüs ile düzenli seferlerle ulaşabilirsiniz. Kendi aracınızla Muğla merkez tarafından Dalaman'a giderseniz sırasıyla Ula Kavşağı, Sakar Geçidi, Köyceğiz, Ortaca istikametini takip etmelisiniz. Dalaman'a kara yolu ile ulaşım noktasında şunu belirteyim Dalaman'a giderken ya da buradan dönerken Türkiye'nin en tehlikeli yollarından biri olan Sakar Geçidi'ni kullanacaksınız. Bu yolda kesinlikle hız yapmayın ve dikkatli olun. Dalaman'a Muğla içi dolmuş ya da otobüslerle ulaşmak isterseniz Muğla Belediyesine ait bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Bu bağlantıda lokasyon seçip Dalaman'a ulaşım için dolmuş saatlerini ve ücretlerini görebilirsiniz. Dalaman'a en kolay hava yolunu kullanarak ulaşabilirsiniz. Uçak ile ulaşım ilçede havalimanının olmasından dolayı en tercih edilesi yol. Dalaman Havalimanı ile Dalaman merkez arası yaklaşık 5 km. Havalimanından Dalaman merkeze geçmek için taksi kullanabilirsiniz. Dalaman Havalimanın'dan Muğla'nın Fethiye ve Marmaris ilçelerine Muttaş ile ulaşım mevcut. Muttaş otobüslerinin saatleri ve sefer ücretleri için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Yani Marmaris'ten, Fethiye'den ve Datça'dan Dalaman Havalimanına kolayca ulaşabilirsiniz. Havalimanından transfer konusu için de bu yazıma göz atabilirsiniz. Burada Muğla merkezde yaşayan biri olarak şunu söylemek istiyorum. Muğla merkez ya da Menteşe'den Dalaman Havalimanına servis yok. Neden yok bilmiyorum ama bu durum gerçekten sinir bozucu. Muğla merkezden Milas-Bodrum Havalimanına kolayca gidilebilirken Dalaman Havalimanı'na gidilememesi çok garip! Bu başlıkta o kadar hava yolu demişken ucuz bilet yakalamak için Ucuza Uçak Bileti Bulma Yolları yazımı okumanızı tavsiye ederim. İstanbul'dan ve Ankara'dan Dalaman Havalimanı'na bir aksilik olmazsa her gün düzenli olarak seferler yapılıyor. Dalaman nasıl bir yer ? Dalaman Yorumları: Dalaman, tarih boyunca Persler, Helenler, Atinalılar, Romalılar, Bizanslılar, Menteşe Beyliği ve Osmanlılar gibi bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış bir yer. Anadolu'nun en büyük uygarlıklarından Likyalılar 1600 yıl boyunca Dalaman'ın bulunduğu topraklarda hüküm sürmüş. Her noktasından tarih ve kültür fışkıran Dalaman cennet gibi bir yer. Gezilecek yerleri, koyları, plajları ve tarihi yerleri görülmeye değer. Dalaman'a özellikle deniz turizmi için gelecekseniz masmavi sulara doyacaksınız. Dalaman, 1983'te yapılan yasal düzenlemeyle ilçeye dönüştürülmüş. 16 köyü olan ve Muğla'nın en verimli ovası Dalaman Ovası üzerinde konumlanan Dalaman'ın rafting yapılan çok da güzel bir çayı var. Özetle Dalaman nasıl bir derseniz gerçekten çok güzel bir yer derim. Dalaman nasıl bir yer sorusu ile ilgili olarak son bir şey daha eklemek istiyorum. Dalaman, gayrimenkul değeri olarak Muğla'nın diğer ilçelerine göre daha uygun bir yer. Yani Muğla'ya yerleşmek istiyorsanız Dalaman'ı değerlendirebilirsiniz. Tabi ki ilerleyen zamanlarda burada da fiyatlar uçuşa geçmezse! Birbirinden güzel koylara sahip Dalaman sizi hem maviye hem de yeşile doyuruyor. Dalaman Koyları ve Plajlarını çok daha detaylı yazdığım Dalaman Koyları ve Plajları : En Güzel 16 Yer başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Buraya Dalaman'da denize girilecek yerler listesini bırakıyorum. Koy ve plajların detayları için belirttiğim yazıma göz atabilirsiniz. Dalaman'daki tüm koyları keşfetmek için tekne turu şart! - Aşı Koyu - Sarıgerme Sarçed Plajı - Sarıgerme Halk Plajı - Kayacık Plajı - Sarsala Koyu - Gökgemile Koyu - Kleopatra Hamam Koyu - Martı Koyu - Göbün Koyu - Merdivenli Koyu - Akvaryum Koyu - Tersane Koyu - Yassıca Adaları - Sıralıbük Koyu - Bedri Rahmi Koyu - Kille Koyu Her yeri ile keşfedilmeyi hak eden Dalaman'ın bir çok gezilecek yeri var. Tarih, doğa, masmavi denizler, koylar ve plajlar burada sizi bekler. Dalaman gezilecek yerleri tabiki buraya yazmadım. Dalaman'da gezilecek yerler için sizi bu bağlantıma alayım. Sadece Dalaman ile yetinmeyecekseniz Dalaman'a yakın Dalyan, Köyceğiz, Göcek ve Fethiye'yi de listenize eklemenizi tavsiye ederim. Bu yerler ile ilgili bilgi almak isterseniz Muğla başlığı altında gezi rehberlerim mevcut. - Sarsala Koyu'nun eşsiz manzarasının tadı çıkartılır. - Vaktiniz genişse Aşı Koyu'nu keşfedin. - Dalaman'a yakın Göcek Koyları keşfedilir. - Sarıgerme Plajı'nın kum sahilinde güneş ve deniz keyfi yapılır. - Bedri Rahmi Eyüpoğlu'nun çizdiği balık resmini görmeden dönmeyin. - Hamam Koyundaki eski hamam batığında şnorkelle yüzün. - Akvaryum Koyundaki eski fener kalıntıları arasında balıklarla yüzün."} {"url": "https://bujuyollarda.com/dalyan-gezilecek-yerler", "text": "Şu anda Dalyan gezilecek yerler başlıklı bu yazımı bu güzel yerde sıcağı sıcağına kaleme alıyorum. Bir yerde Kaunos Kral Mezarları'nın görkemli yapısı diğer yanda Dalyan Boğazı'nın kıvrımlı yolları. Bu güzel yerler eşliğinde bu duyguları sizlerle paylaşmak en büyük mutluluğum. Gelin bu duyguları bu yazımda benle beraber hissetmeye çalışın. Size çok ama çok güzel yerler anlatıp bu güzellikleri sizle buluşturacağım. Yaz yaz methiyeler yetmez bu güzel bölgeye. Burası o kadar özel bir bölge ki tarih ve doğa iç içe. Coğrafya olarak dünyada böyle bir yer yok. Bir yanda Köyceğiz Gölü diğer yanda Dalyan Boğazı ve İztuzu Plajı. Aman Allahım muazzam ötesi bir yer. Abartma demeyin gerçekten video ve fotoğraflarımı görünce anlayacaksınız. Bir de bu yerleri yukarıdan görebileceğiniz o kadar efsane manzara noktaları var ki içiniz gider. Antik çağlarda buralara medeniyet boşuna kurulmamış. Eskiler nereye ne yapacaklarını gayet iyi biliyormuş. Kral Mezarlarına ve Kaunos Antik Kenti'ne bakınca bu duyguyu otomatik hissediyorsunuz. Harita bir gezide her şey demek. Dalyan'da ise bu 2 kat daha önemli. Harita her şey fakat tecrübe haritandan daha önemli. Neden mi ? Bir örnekle açıklayayım. Dalyan merkezde iken Google haritadan İztuzu Plajına rota oluşturduğunuzda size 75 km'lik bir güzergah çıkartıyor. Halbuki Dalyan Merkez ile İztuzu arası 13 km. Neden mi ? Harita Dalyan Boğazı'nın diğer tarafından sizi İztuzu'na götürüyor. Yani Köyceğiz Gölü'nü dolaştırıyor. Açıp deneyebilirsiniz. Neyse ben çok fazla kafa karıştırmayayım. Siz aşağıdaki yönlendirmelerimi takip edin. Ben şimdi aşağıya haritayı bırakıyorum ve gezilecek yerleri arada Dalyan Boğazı olacak şekilde Dalyan merkez tarafı ve Kaunos Antik Kenti tarafı diye 2 kısma ayırıyorum. Eğer Muğla merkez, Akyaka ya da Marmaris tarafından bu bölgeye gelecekseniz ilk olarak direkt Köyceğiz Gölü manzarası yolu güzergahında Kaunos Antik Kenti tarafını ziyaret edebilirsiniz. Sonra gölden arabalı feribotla Dalyan merkeze direkt geçebilirsiniz. Yani her şey sizin zamanınıza ve güzergahınıza bağlı. Şunu da belirteyim Dalyan Boğazı'ndan ister küçük kayıklarla isterseniz de arabalı feribotla karşıya geçebilirsiniz. Buraya neden köprü yapılmamış diye sorguladık ama neyse deyip geçtik. 2022 yılı için Dalyan Feribotu ile arabayla geçiş tek yön 32 TL. Geçiş yaklaşık 5 dakika sürüyor ve feribota maksimum 4 araç alınıyor. Seferler her 20 dakikada bir iki yaka arasında karşılıklı oluyor. Kayıkla geçiş ücreti ise kişi başı gidiş dönüş 15-20 TL arasında değişiyor. Şimdi gelelim kıymetli haritamıza. - Dalyan Boğazı - Kaunos Kral Mezarları - Kaunos Antik Kenti - Çandır Seyir Tepesi - Köyceğiz Gölü - Sultaniye Kaplıcaları - Ekincik Koyu - Dalyan Merkez - Sülüngür Gölü - İztuzu Plajı - Radar Tepesi - Kargıcak Bay - Aşı Koyu - Karadonlar Yukarıda bahsettiğim gezilecek yerler ayrımını aşağıda görebilirsiniz. Ona göre gezi planınızı ve yol haritanızı çıkartırsınız. Dalyan Boğazı'ndan geçiş nasıl olur kısmını zaten anlatmıştım. Bu arada arabalı feribotun kalktığı yerin iki yakadaki konumları aşağıda. Hangisi size yakınsa o kalkış yerini tercih edebilirsiniz. - Dalyan Merkez - Sülüngür Gölü - İztuzu Plajı - Radar Tepesi - Kargıcak Bay - Aşı Koyu - Karadonlar - Kaunos Kral Mezarları - Kaunos Antik Kenti - Çandır Seyir Tepesi - Köyceğiz Gölü - Sultaniye Kaplıcaları - Ekincik Koyu Dikkat Dikkat: Dalyan gezilecek yerler listemde hiç bir gezi rehberinde göremeyeceğiniz başka kaya mezarlarının da rotasını size vereceğim. Herkes Kaunos Kral Mezarlarını bilir ama bu bölgede nice cevherler var. Eğer vaktiniz varsa ve diğer kaya mezarlarını da keşfetmek isterseniz yazımı sonuna kadar okuyun. Dalyan gezilecek yerler listemizin baş köşesinde tabi ki buraya apayrı bir güzellik katan Dalyan Boğazı var. Dalyan Boğazı kıvrımlı ve sazlıkları labirent gibi olan bir yapıya sahip. Bu güzel boğaz haritadan da göreceğiniz üzere Köyceğiz Gölü'nü denize bağlıyor. Bu deniz Akdeniz belirteyim, Ege değil. Denize bağladığı yerde caretta carettaları ile nam salmış meşhur İztuzu Plajı var. Dalyan Boğazı'nın toplam uzunluğu yaklaşık 10 km. Derinlik de 10 metreyi bulabiliyor. Bu boğaz bölgeye o kadar ayrı bir güzellik katmış ki bunu manzara noktalarından bakınca çok daha iyi anlıyorsunuz. Dalyan merkez bu boğazın güney tarafına kurulmuş. Dalyan Boğazı'na nazır bir çok otel ve restaurant bulunuyor. Bu yerlerde oturup boğazın ve kaya mezarlarının eşsiz güzelliğini seyretmenizi şiddetle tavsiye ederim. Bir de bu boğaz üzerinden geçen bir sürü tekne göreceksiniz. Dalyan tekne turu Dalyan'a gelirseniz yapmanız gerekenlerin başında geliyor. Bu tekne turları ile ister günübirlik tekne turlarına katılabilirsiniz isterseniz de İztuzu Plajı'na gidip gelebilirsiniz. Dalyan tekne turları, Dalyan Tekne Kooperatifi tarafından yapılıyor. Tekne turları ile ilgili gerekli bilgiyi kooperatifin sitesinden alabilirsiniz. Şunu belirteyim 2022 yılı için Dalyan'dan kalkan ve çevre koyları gezdiren teknelerin ücreti kişi başı 200 TL, İztuzu Plajı'na git gel kişi başı 60 TL idi. Dalyan Boğazı'nda yüzülür mü ? Bu bölgede kaldığımız otelde konaklarken nehirde yüzenleri gördük. Fakat bence bu biraz tehlikeli. Çünkü nehirde sürekli tekne trafiği var. Bu tekneler su üzerinde baya dalga oluşturuyor. Bir de yüzecek daha güzel yerler var. Ben illa Dalyan Boğazı'nda yüzeceğim derseniz çok açılmayın ve bataklıklara dikkat edin derim. - Dalyan Boğazı'nın konumu burada. Dalyan'ı gezmeye ihtişamı ile akıllara kazınan Kaunos Kral Mezarları ile başlayalım. Bu güzel kaya mezarları Dalyan merkezin bir çok noktasından görünüyor. Eğer Dalyan merkezdeyseniz kaya mezarlarını yakından görmek için boğazın karşı tarafına geçmelisiniz. Lakin geçseniz bile mezarların yanına kadar çıkamıyorsunuz çünkü gidiş yolu kapalı. Fakat benim gibi meraklıysanız ve burayı yakından görmek istiyorsanız hemen tüyoyu veriyorum. Kaya mezarlarının alt tarafındaki günümüz mezarlığına girip kaya mezarlarını yakından görebilirsiniz. Burada aşırı sivrisinek var dikkat edin. Kaya mezarları yakından çok daha güzel. Gelelim Kaunos Kaya Mezarları'nın tarihine. Bu mezarlar Kaunos Antik Kenti'ne bağlı bir yer. Yaklaşık 2400 yıllık geçmişe sahip Kaunos Mezarları, Kaunoslular tarafından inşa edilmiş. Eski inanışa göre insanın mezarı ne kadar yüksekte olursa o kadar tanrıya yakın olurmuş ve o yüzden kralların ve önemli insanların mezarları kayalara oyularak yapılırmış. Perslerin veya Büyük İskender'in bu bölgeyi istilası üzerine yarım kaldığı tahmin edilmekte olan en büyük mezarla birlikte izleyenleri büyüleyen altılı grup kaya mezarları, Kaunos'taki mezar tipleri içindeki en önemlisi. Bu bölgede bir çok irili ufaklı kaya mezarı bulunuyor. Tekne turu yaparken bu kaya mezarlarını görebiliyorsunuz. - Kaunos Kral Mezarları'nın Giriş Ücreti: Buranın girişi olmadığı için giriş ücreti de yok. Mezarları yakından görmek isterseniz yukarıda dediğim yolu izlersiniz. - Konum: Kaunos Kral Mezarları Bu güzel kente 4 defa gitmiş biri olarak söylüyorum Kaunos Antik Kenti gerçekten özel bir yer. Antik kent aşığı bir çift olarak nerede bir tabela görsek kendimizi hemen oraya atıyoruz. Kaunos da gezdiğimiz en güzel antik kentlerden biri. Oldukça geniş ve engebeli bir alana kurulmuş olan Kaunos, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan bir antik kent. Aynı zamanda burası Likya-Karya döneminde tuz üretimi ve ticareti yapılan liman kenti olma özelliğini de taşıyor. Akropol, şehir surları, tiyatro (5000 kişilik), kilise, hamam, depo, çeşme, agora, stoa ve kent içi yolları, tapınaklar ve kutsal alan, liman ve mezarlık. Bunun yanı sıra günümüze ulaşamayan askeri liman, tersaneler, spor merkezi, konutlar gibi yapılar bulunuyor. Tarihi bir yerde efsane olmazsa olmaz. Kaunos'un efsanesi de var tabiki. Efsaneye göre Apollo'nun oğlu olan Karya Kralı Miletos'un ikizleri olur. Erkeğe Kaunos, kıza ise Byblis adı verilir. İkizler büyüdüklerinde Byblis, erkek ikizine aşık olur. Bu aşk kardeş sevgisinin çok ötesindedir. Ancak ikizinden karşılık bulamaz. Bu yasak aşkı öğrenen kral, oğlunu ülkesinden kovar. O da kendisini sevenlerle birlikte gider ve Lidya sınırındaki, şimdiki Dalyan'ın karşısında kendi adını taşıyan Kaunos antik kentini kurar. Byblis ise gördüğü hakaretlere ve sevdiği kardeşinden ayrı kalmaya çok üzülüp, pınarları kuruyuncaya kadar gözyaşı döker ve sonunda bir kayadan atlayarak canına kıyar. Efsaneye göre, Dalyan'da bir labirenti andıran kanallar Byblis'in gözyaşlarından oluşmuştur. Romalı tarihçi ve şair Ovidius'a göre, Kaunos'un kuruluşuyla ilgili efsane şöyle: Byblis Kaunos'a aşık olur. Byblis, Kaunos'a bir mektup yazarak duygularını dile getirir. Kaunos ise Byblis'in duygularını öfke ve tiksinti ile karşılar. İkizini bir daha görmek istemeyen Kaunos, kendisini sevenlerle birlikte babasının ülkesini terk eder. Kaunos'a gelerek, kendi adıyla anılan kenti kurar. Byblis ise karşılıksız kalan sevgisi yüzünden hayatına son vermek isteyerek, yüksek bir kayanın üzerinden kendisini atar. Ama Nympheler Byblis'e acır ve onu bir pınara dönüştürür. Byblis'in gözyaşları nehir olur ve boğazı oluşturur. - Kaunos Antik Kenti Ziyaret Saatleri: Kaunos Antik Kenti'nin açılış saati 08:30, kapanış saati 18:30. Yazın öğle sıcağına kalmamaya çalışın. Yanınıza muhakkak su alın. - Kaunos Antik Kenti Giriş Ücreti 2022: Kaunos Antik Kenti'nin giriş ücreti kişi başı 20 TL. Müze kartınız varsa giriş ücretsiz. 10 yaşına kadar çocuklar için de giriş ücretsiz. Muğla'nın en güzel manzara noktalarından biri olan Çandır Seyir Tepesi muazzam bir yer. Burada öyle bir efsane manzara var ki buraya kimi götürsek ağzı açık kalıyor. Dalyan'a gelirseniz muhakkak ama muhakkak buraya uğrayın derim. Çünkü Dalyan Boğazı ve İztuzu Plajı'nın en güzel manzarası buradan izlenir. Çandır Seyir Tepesi benim için çok özel bir yer olduğu için burayı ayrı bir yazıda kaleme aldım. Çok daha fazla detay için bu yazıma https://bujuyollarda. com/candir-seyir-tepesi/ göz atabilirsiniz. Yazımda özellikle nasıl gidilir kısmını dikkatli okuyun. - Çandır Seyir Tepesi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. - Konum: Çandır Seyir Tepesi Not: Aşağıdaki 3 yer Köyceğiz Gölü, Sultaniye Kaplıcaları ve Ekincik Koyu (haritada 5,6,7 numaralı yerler) mesafe olarak Dalyan merkeze biraz uzak mesafede. Vaktiniz kısıtlıysa bu 3 yeri pas geçebilirsiniz. Her ne kadar Dalyan sınırlarında olmasa da bu bölgeye gelirseniz Dalyan'a yakın konumda olan Köyceğiz Gölü'nü de görmenizi öneririm. Zaten kuzey taraftan Dalyan'a gelecekseniz Köyceğiz'in içinden geçeceksiniz. Gelmişken bu güzel gölü de görebilirsiniz. Köyceğiz ile ilgili detay isterseniz Köyceğiz Gezilecek Yerler başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Gelelim göle. Köyceğiz Gölü'nü deniz sananlar olsa da burası bir göl. En iyi ipucu gölün sazlıkları. Sazlık varsa göl yoksa deniz.😊Köyceğiz Gölü doğa harikası bir yer. Burada gerçekten huzur var. Kordon boyunca yürüdüğünüzde o huzuru yakalayabiliyorsunuz. Köyceğiz Gölü'nün kordonu yaz akşamları oldukça güzel ve canlı. Burada kordon boyu bir çok restaurant ve kafe var. Tam keyif yapmalık. Piknik yapmak isterseniz göl manzaralı kulak mesire alanını tavsiye ederim. Köyceğiz Gölü'nde ne yapılır derseniz burada bir çok seçeneğiniz var. Köyceğiz'in hemen merkezinde bulunan gölde kordon boyu yürüyebilir, gölün etrafındaki kafelerde güzel bir kahvaltı yapabilirsiniz. Kordonun sonuna doğru gittiğinizde ufak bir kumsal alan göreceksiniz. Yüzmek isterseniz bu alandan göle girebilirsiniz ancak gölde akıntının fazla olduğunu da göz önünde bulundurun. Biz gittiğimizde kano yapanlar ve balık tutanlar da vardı. Bu aktiviteleri de yapabilirsiniz. Ayrıca Köyceğiz Gölü'nde düzenlenen tekne turlarına da katılabilirsiniz. Bazı dönemlerde Göl'de kano yarışları da düzenleniyor. Seyahatiniz bu dönemlere denk gelirse izlemesi keyifli olacaktır. - Köyceğiz Gölü, Köyceğiz'in merkezinde yer alıyor. Konum için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Dalyan gezilecek yerler listemizde Kaunos tarafını gezmeye devam ediyoruz. Listemizde farklı yerlerden biri de Sultaniye Kaplıcaları. Türkiye'nin en güzel gezi manzaralarından birine sahip olan Köyceğiz-Ekincik yoluyla ulaşılan Sultaniye Köyü'nde bulunan Sultaniye Kaplıcaları dünyanın ikinci büyük radyoaktif kaplıcası. Sultaniye Kaplıcaları bildiğimiz çamurla şifa dağıtıyor. Bu kaplıcalar ve çamur banyoları romatizma, böbrek ve idrar yolları rahatsızlıkları, metabolizma bozuklukları, ruhsal yorgunluk, cilt ve kadın hastalıkları gibi bir çok hastalığa şifa oluyor. Not: Sultaniye Kaplıcalarına yüksek sezonda kesinlikle saat 11'den önce gitmelisiniz. Tekne turlarından dolayı saat 11 sonrası oldukça kalabalık oluyor. Aklınızda bulunsun burada konaklama için otel de var. Kaplıca turizmi için gelecekseniz bu otel de kalabilirsiniz. Ayrıca çamur banyosu için başka bir alternatif olan ve özel işletme tarafından işletilen Aqua Mia isimli tesisi de tercih edebilirsiniz. - Sultaniye Kaplıcaları Giriş Ücreti 2022: Sultaniye Kaplıcalarına güncel giriş ücreti kişi başı 10 TL. Çocuklardan giriş ücreti alınmıyor. - Sultaniye Kaplıcaları Nerede ve Nasıl Gidilir ? Sultaniye Kaplıcaları, Ortaca Merkeze 46 km uzaklıkta ve Sultaniye Köyü'nde bulunuyor. Buraya Köyceğiz'den karayolu ile ya da Dalyan'dan ve Köyceğiz Gölü'nden hareket eden teknelerle ulaşabilirsiniz. Sultaniye Kaplıcaları'nın yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Ekincik Koyu, Köyceğiz sınırlarında yer alsa da Dalyan'a yakın sayılabilecek bir konumda olduğundan Dalyan gezilecek yerler listenize burayı da dahil edebilirsiniz. Ekincik Koyu ve Plajı oldukça sessiz ve sakin bir yer. Plajı kum ve küçük çakıllardan oluşuyor. Deniz 5-6 metrede derinleşiyor. Ekincik Koyu'nda bulunan işletmeyi belediye işletiyor ve fiyatlar gayet makul. Kamp yapmak isteyenler burayı tercih edebilir. - Ekincik Plajı Giriş Ücreti 2022: Ekincik Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Şezlong ve şemsiye kiralamak ücretli. - Ekincik Plajı Nerede ? Ekincik Koyu, Köyceğiz Merkeze 36 km, Fethiye'ye 100 km, Muğla Merkeze 85 km uzaklıkta yer alıyor. Bu koya gelmek için araba şart. Yol biraz zahmetli ama Ekincik Koyu'nun sakinliği için bu zahmete değer. Yol tarifi ve konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Evet artık Dalyan merkez tarafına geldik. Yani Dalyan Boğazı'nın diğer tarafındayız. Dalyan merkez oldukça mütevazi küçük bir yer. Özellikle İngiliz vatandaşlarının çokluğundan dolayı burayı yabancı bir memleket sanabilirsiniz. Ama adamlar haklı nereye geleceğini gayet iyi biliyor. Dalyan merkez sokaklarından geçerken kafelerde Chelsea ya da Liverpool maçlarını izleyen İngilizlere denk gelme olasılığınız çok yüksek. Adamlardaki futbol aşkı bitmiyor. Bunun dışında Dalyan merkezde alışveriş yapabileceğiniz bir çok hediyelik eşya satan dükkan bulunuyor. Yeme içme noktasında da bir çok alternatif var. Dalyan boğazı manzarası eşliğinde bir şeyler yeme içmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Makul fiyat açısından Kaunos Çay Bahçesi vardı merkezde fakat orası da en son tadilattaydı. Mekanları tercih ederken menülere önceden bakın derim. Enflasyonun yüzde 70 olduğu bir dönemde ucuz bir şey kalmadı ama yine de araştırmak önemli. Dalyan merkeze geldiğinizde aşağıda saydığım maddeleri deneyimleyebilirsiniz. Bunun dışında açıkçası çok da yapacak bir şey yok. - Dalyan merkez sokakları arşınlanır. - Yine bu sokaklarda gece yürüyüşü yapılır. - Caretta carettanın bin bir halinden hediyelik eşya satın alınır. - Sevgi yolunda yürüyüş yapılır. - Kaunos Kaya Mezarları eşliğinde bir şeyler yenilir, içilir. - Dalyan Boğazı tekne turlarına katılınır. - Ya da sandallarla minik bir boğaz turu yapılır. Dalyan merkezden sonra sırada Sülüngür Gölü var. İztuzu Plajı yolu üzerinde bulunan ve Ortaca Dalyan'ın en önemli sulak alanlarından biri olan Sülüngür Gölü doğa harikası bir yer. Sülüngür Göl'ü çevresinden geçen yol üzerinde göl manzarasını izleyen ve arabasını park eden bir çok kişi göreceksiniz. Burada kimi pikniğini yapıyor kimi de birasıyla keyif yapıyor. Piknik yapmak isterseniz erken gelmenizi tavsiye ederim. Öğlen saatlerine kalırsanız burada oturacak yer bulamazsınız. Sülüngür Gölü'nde ister kendiniz isterseniz de burada bulunan bir kaç mekanda kahvaltı yapabilirsiniz. Kendiniz kahvaltı yapacaksanız hazırlıklı gelmeyi unutmayın. - Dalyan Sülüngür Gölü'nün konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Dalyan denilince akla ilk İztuzu Plajı gelir. Köyceğiz Gölü Dalyan Boğazı ile denize dökülüyor ve denize döküldüğü yerde İztuzu Plajı var. Muğla'nın en uzun ve en güzel plajlarından biri olan İztuzu Plajı eşsiz bir güzelliğe sahip. Dünyada eşine az rastlanır olan İztuzu Plajı'nın sahilinin bir tarafı tuzlu su iken diğer tarafı tatlı su gölü. İztuzu Plajı'nın uzunluğu 5400 metre. The Time Gazetesi'ne göre Avrupa'nın en iyi açık alanı olarak kabul edilen İztuzu Plajı caretta carettaların da yumurtalarını bıraktığı yer. Hatta burada yaralı kaplumbağaların tedavisi için bir caretta caretta tedavi merkezi bulunuyor. Ayrıca Mayıs ve Eylül ayları arasında kaplumbağalar yumurtalarını bıraktığı için akşam 20.00'den sabah 08.00'e kadar plajdan yararlanılamıyor. Ortaca Dalyan'a geldiğinizde bu güzel ve özel plajı muhakkak ziyaret etmelisiniz. - İztuzu Plajı Giriş Ücreti 2022: İztuzu Plajına araç ile giriş ücreti 15 TL. Tekneyle ve kara yoluyla ulaşılan İztuzu Plajını belediye işletiyor. Fiyatlar makul seviyede. İşletmede soyunma kabini, WC, duş imkanı mevcut ve ücretsiz. Şezlong ve şemsiye kiralama imkanı bulunuyor. - İztuzu Plajına Nerede ? İztuzu Plajına kara yolu ile ulaşım da var. Kara yolu ile geldiğinizde araç park yeri mevcut. İztuzu otopark ücreti 15 TL. İztuzu Plajı'nın yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. - Detaylı bilgi için bu yazıma göz atabilirsiniz. Dalyan gezilecek yerler listesinde bir başka manzara noktasına geldik. Bu güzel yerin adı Radar Tepesi. Enfes fotoğraflar yakalayabileceğiniz bir yer burası. İztuzu Plajı'nda yüzünüz denize dönüp, başınızı sol yukarıya kaldırdığınızda dağın tepesinde bulunan küçük beyaz bir yapı ve kule göreceksiniz. İşte orası Radar Tepesi. Radar Tepesi'nde her şey çok güzel. Tek bir şey hariç o da yolu. Radar Tepesi'ne giden yol gerçekten berbat ötesi. Biz tepeye kendi aracımızla çıkmıştık ama bizden çok, gariban arabamız öldü öldü dirildi. Buraya 4x4 jeep şart. Yine de illa araba ile çıkarım diyorsanız yavaş yavaş çıkın ve aracınızın altı mümkünse yüksek olsun. Yolun zorluğuna değdi mi değdi kesinlikle ama çok dikkatli olun. Aracınıza güvenmiyorsanız çıkmayın! - Radar Tepesi Nerede ? Radar Tepesi yol tarifi ve haritadaki konumu için buraya tıklayabilirsiniz. - Radar Tepesi'ne Nasıl Gidilir ? İztuzu Plajı'na giderken Kargıcak Koyu tabelasından sola giriyorsunuz. Birkaç viraj geçtikten sonra yol ikiye ayrılacak. Sol taraf Kargıcak Koyuna gider, sağdaki taşlık ve uzun yol Radar Tepesi'ne. Arabanıza güvenmeniz lazım güvenmiyorsanız burayı denemeyin. Yol gerçekten zorlu. Radar Tepesi mi Çandır Seyir Terası mı ? Her iki manzara noktası da İztuzu Plajını ve Dalyan Boğazı'nı görüyor. Hangisi iyi derseniz ben Çandır Seyir Terasını seçerim. Çünkü hem Dalyan Boğazını daha net görüyorsunuz hem de yolu Radar'a göre daha iyi. Kargıcak Koyu ve Aşı Koyu hep aklımızda vardı ve sonunda bu iki güzel koya son Dalyan gezimizde gidebildik. Kargıcak Koyu yolu zahmetli ama güzel bir koy. Buraya İztuzu Plajı'na giderken Kargıcak Koyu ayrımına saparak ulaşıyorsunuz. Buradan 5 km kadar asfalt üzerinden devam ediyorsunuz. Sonrasında köyden itibaren toprak yol başlıyor. Yaklaşık 3,5 km toprak yoldan giderek Kargıcak Koyu'na ulaşıyorsunuz. Ancak son 1,5 km zemin oldukça bozuk ve taşlı. Yavaş ve dikkatli gitmenizde fayda var. Kargıcak Koyu'nda deniz oldukça temiz. Biz gittiğimizde deniz dalgalıydı ve hava biraz soğuktu. Buranın plajı kum ve hemen derinleşiyor. Koyda bir işletme bulunuyor. Dilerseniz bu işletmeden faydalanabilirsiniz. Bunun dışında burada halk plajı da bulunuyor. Yani kendi imkanlarınızla da takılabilirsiniz. Sadece hazırlıklı gelmeniz gerekiyor. Kargıcak Koyu mu Aşı Koyu mu derseniz Aşı Koyu bize daha güzel geldi. Sadece alan olarak Aşı daha küçük bir koy. Yazın kalabalık olabilir. - Kargıcak Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Kargıcak Koyu'nun haritadaki konumu ve yol tarifi için sizi buraya alalım. Kargıcak Koyu'ndan sonra Aşı Koyu'na geldik. Aşı Koyu, Sarıgerme ve İztuzu arasında kalan sessiz sakin, kalabalıktan uzak, doğayla iç içe olan muhteşem bir koy. Burası tam kafa dinlemelik bir yer. Aşı Koyu'nun yolu son 5-6 km kala toprak yol oluyor. Çok sıkıntılı bir yol değil. Sadece arabanız bol bol toz yutuyor. Yol durumu dezavantaj gibi gözükse de kalabalıklığı azaltan bir faktör de oluyor. Aşı Koyu'nda yemek yiyebileceğiniz, bir şeyler alabileceğiniz bir tesis de bulunuyor. Aşı Koyu otopark giriş ücreti 39 TL. Şunu belirteyim giriş ücretini ödersiniz kenarda bir yerde takılıp tesisten faydalanmak zorunda değilsiniz. Duş, wc imkanlarını kullanabiliyorsunuz. Eğer kendiniz gelmek isterseniz tedarikli gelmenizde fayda var. Burada eğlence olarak zipline ve bot imkanı mevcut. - Aşı Koyu'nun giriş ücreti 39 TL. Bu gerçekten fazla ve gereksiz bir ücret! - Aşı Koyu'nun haritadaki konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Buradan dönerken Songül Bacının yeri var. Burada durup gözleme ya da yoğurtlama yiyebilirsiniz. Porsiyonlar oldukça büyük. Fiyatlar 25 TL civarı. Karadonlar Köyü'nde bir çok kaya mezarı bulunuyor. Aşı'dan dönerken bu köye yakın yol üzerinde portakal bahçesinin hemen arkasına gizlenmiş bir kaya mezarı gördük ve arabayı hemen yana çekip koşa koşa gittik. Bir de ne görelim güzelce ihtişamlı bir kaya mezarı. Sanki biz keşfetmişiz gibi heyecanlandık. Çok sevdik burayı. Bir kaç fotoğraf çekildikten sonra yola devam ettik. Karadonlar Köyü'ne ulaştık. Bir de ne görelim bu köyde bir çok kaya mezarı bulunuyor. Sonra her kayalıkta mezar aramaya başladık. Çok farklı bir deneyimdi. Vaktimiz olsaydı mezarlara doğru yürüyecektik fakat akşam karanlığı bastırıyordu. Eğer bu bölgede fazlaca vaktiniz varsa bu köyü muhakkak ziyaret edin. Konumu buraya bırakıyorum. Dalyan çevresinde bir sürü gezilecek yer var. Bu yerlerin başında Dalaman, Ortaca, Göcek, Fethiye ve Köyceğiz geliyor. Bu yerlerin gezi rehberini aşağıya bırakıyorum. Ayrıca Toparlar Şelalesi ve Yuvarlakçay'ı bilhassa görmenizi tavsiye ediyorum. Rehberlerimi detaylıca okuyup ona göre hareket edersiniz. - Dalaman Gezilecek Yerler - Ortaca Gezilecek Yerler - Göcek Gezilecek Yerler - Köyceğiz Gezilecek Yerler - Fethiye Gezilecek Yerler Dalyan Nerede ? Dalyan, Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı bir mahalle. Yani burası bir ilçe değil. Genelde insanlar ilçe olarak düşünüyor ama dediğim gibi burası bir mahalle. Türkiye'de Dalyan adında birçok yer bulunuyor. Dalyan kelimesi Rumca olup özel balık yakalama düzenekleri olan doğal sahalara deniliyor. Yani Türkiye'de bir çok yerde Dalyan ismine rastlayabilirsiniz. Dalyan Mahallesi'nin konumu burada. - Muğla Dalyan arası yaklaşık 84 kilometre, - İstanbul Dalyan arası yaklaşık 753 kilometre, - İzmir Dalyan arası yaklaşık 290 kilometre, - Ankara Dalyan arası yaklaşık 680 kilometre. Dalyan'a Nasıl Gidilir ? Dalyan'a en kolay ulaşım tabiki uçak ile ulaşım. Çünkü hemen yanı başında diyebileceğim bir noktada havalimanı var. Dalyan'a en yakın havalimanı Dalaman ilçesinde bulunan Dalaman Havalimanı. Bu havalimanına İstanbul ve Ankara illerimizden her gün düzenli uçuş seferleri bulunuyor. Uygun uçak bileti bulmak için bu yazıma göz atabilirsiniz. Bunun dışında araç ile Dalyan'a gelecekseniz yukarıda yaptığım ayrıma dikkat edin. Kaunos veya Çandır taraflarını gezecekseniz ve Muğla merkez tarafından geliyorsanız bu istikamette bulunan Sultaniye Kaplıcaları tabelasından dönüş yapıp göl manzarası eşliğinde buraları ziyaret edebilirsiniz. Sonra Dalyan'a geçmek isterseniz arabalı feribot en mantıklısı. Aksi takdirde tekrar aynı yolu dönüp Dalyan'a Ortaca tarafından gitmek zorunda kalırsınız. Dalyan'a otobüs ile gelecekseniz Muğla Belediyesi'nin otobüsleri ile buraya ulaşabilirsiniz. Sefer saatleri için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Dalyan Kaç Günde Gezilir ? Yukarıda saydığım Dalyan gezilecek yerler listesini 3 gün içinde gezebilirsiniz. Hızlı olursanız 2 gün bile yeter sadece erken kalkmanız gerekir. Dalyan'a gelirseniz Çandır Seyir Terası, Kaunos Antik Kenti ve İztuzu Plajı'nı görmeden buradan dönmeyin. Yani 1 gün vaktiniz varsa bu 3 yer kesin listenizde olsun. Vaktiniz geniş ise istediğiniz gibi takılın derim. Dalyan'da Ne Yenir ? O kadar gezdik tozduk acıkmadık mı ? Eee tabiki acıktık. Dalyan'da birbirinden güzel restaurantlar var. Hele bir de Dalyan Boğazı'na karşı mekan olursa değme keyfinize. Hizmet kalitesi açısından oldukça beğendiğimiz Dalyan'da birbirinden güzel yerler keşfettik. Bu yerlerin hepsine gidemesek de gittiğimiz yerlerden aldığımız tüyolarla güzel öneriler topladık. Şunu belirtmekte fayda var. Eğer özel gün kutlayacaksanız Dalyan'ı kesinkes tavsiye ederim. Evlilik yıl dönümü, sevgililer günü, doğum günü kutlama adresi Dalyan ve şık mekanları diyebilirim. Dalyan'da yabancı ağırlıklı bir nüfus olduğundan bu işletmelerin kalitesinin artmasına neden olmuş. Biz gittiğimiz her yerden memnun kaldık. Yabancılar ki bunlar genelde İngilizler yemek işlerine bizden daha çok önem veriyor. Neyse lafı çok uzatmayayım. Dalyan'da ne yenir sorusunun cevabı için sizi buraya alayım. Dalyan'da birbirinden güzel 2 otel ve 1 kiralık ev tavsiyem var. Hepsini deneyimledim ve oldukça memnun kaldım. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Dalyan Boğazı kenarında bir yer arıyorsanız aşağıdaki yazıma göz atabilirsiniz. Yazı için bu bağlantıma göz atabilirsiniz. Dalyan denilince akla ilk gelenlerden biri de Dalyan Tekne Turu. Dalyan Boğazı'ndan geçen vızır vızır tekneleri görünce bu bilinç altınıza giriyor. Dalyan'da o kadar tekne var ki sanırsam arabadan çok tekne var. Bu teknelerde Dalyan Tekne Kooperatifine bağlı. Gelelim bu tekneler ne yapar sorusuna. Bu tekneler dolmuş tekne ve günübirlik tekne turu olarak hizmet veriyor. Dolmuş tekneler İztuzu Plajı'na gidip geliyor. Aynı minibüsler gibi düşünebilirsiniz. Gidiş dönüş ücreti en son 60 TL idi. Günübirlik tekne turları da 2 alternatif yol ile çalışıyor. Her iki rotada da günübirlik yemekli tekne turu şeklinde oluyor. İlk alternatif olarak çevre koylara gidip buralarda yüzme molası veriyor. Diğer rotada ise Kaunos, İztuzu, Sultaniye Kaplıcası gibi yerlere götürüyor. Her iki tur için de kişi başı fiyat 200 TL idi. Dalyan Boğazı kıyısında gezerken bir çok tekneci var. Size fazlasıyla bilgi veriyorlar! Pazarlık yapmayı unutmayın. Dalyan tekne turları ile ilgili daha fazla bilgi için kooperatifin sitesine bakabilirsiniz. Dalyan her şeyi ile özel bir nokta olunca güneş burada nerede batsa ayrı güzel.😀Yine de güzel bir yer arıyorsanız Dalyan Boğazı'nın yanında bulunan yerler, İztuzu Plajı, Çandır Seyir Terası Dalyan'da gün batımını izleyeceğiniz yerler arasında yer alıyor. Dalyan'ın neyi meşhur sorusunun başında Kaunos Kral Mezarları geliyor. Bunun dışında İztuzu Plajı ve caretta carettalar Dalyan'ın neyi meşhur sorusunun bir diğer cevabı. Dalyan Boğazı ve menderesli yapısını da unutmayalım. Dalyan'dan ne alınır sorusunun başında caretta caretta ile ilgili her şey geliyor. Carettaların magnetinden anahtarlığına bir çok şey var. Dalyan merkezde hediyelik eşya satan dükkanlardan bunları satın alabilirsiniz. Bunu dışında replika çanta, ayakkabı, kıyafet gibi ürünler de var. Dalyan'da denize girebileceğiniz bir çok alternatif plaj ve koy bulunuyor. Aşağıda Dalyan'da denize girebileceğiniz koy ve plajları bulabilirsiniz. -İztuzu Plajı -Kargıcak Koyu -Aşı Koyu -Semizce Koyu -Ekincik Koyu -Bacardi Koyu"} {"url": "https://bujuyollarda.com/dalyan-iztuzu-plaji", "text": "Dalyan İztuzu Plajı Muğla'nın en güzel, Türkiye'nin en özel plajlarından biri. Hatta ünü ülkemiz sınırlarını aşmış, dünyaya mal olmuş bir güzellik İztuzu. Plajın güzelliği, caretta carettaların yumurtlama bölgesi olması, yüksek noktalarda seyrine doyum olmayan bir manzara sunması yönünden gelen herkesi kendine hayran bırakmayı başarıyor. Avrupa'nın en temiz plajları arasında gösterilen İztuzu Plajı, yakınlarında bulunan Kaunos Antik Kenti, Dalyan'ın eşsiz doğası ve kültür turizmi ile çok daha cazip bir yer oluyor. Ben tarih, kültür istemem sadece deniz olsun derseniz upuzun plajı ile İztuzu orda da imdadınıza yetişiyor. Plaj öylesine güzel korunmuş ki kilometrelerce uzanan sahil boyunca tek bir otel ya da ev göremezsiniz. Bir Muğla fatihi olarak bu yazıda size Dalyan İztuzu Plajı hakkında tüm detayları vermeye çalışacağım. 😃 Umarım aradığınız tüm soruların cevabını bulabileceğiniz güzel bir rehber olur sizin için. Keyifli okumalar. İztuzu plajı, Muğla ilinin Ortaca ilçesine bağlı olan Dalyan beldesi yakınlarında bulunuyor. 4.5 km uzunluğa sahip sahiliyle, incecik kumları, tertemiz denizi ile başlı başına bir Muğla'ya gelme nedeni oluşturuyor. İztuzu Plajı'nın Muğla'nın ilçelerine olan uzaklığına da bir göz atalım. - Dalyan-İztuzu Plajı arası 13 km, - Fethiye-İztuzu Plajı arası 66 km, - Köyceğiz-İztuzu Plajı arası 35 km, - Muğla-İztuzu Plajı arası 89 km, - Marmaris-İztuzu Plajı arası 95 km, - Datça-İztuzu Plajı arası 162 km, - Bodrum-İztuzu Plajı arası 199 km İztuzu Plajı'nın haritadaki konumu için buraya tıklayabilirsiniz. İztuzu Plajı'na ulaşabilmeniz için öncelikle Dalyan'a nasıl gidilir sorusunu cevaplayalım. Muğla'nın ulaşım anlamında en güzel yanlarından biri 2 farklı bölgede 2 ayrı havalimanına sahip olması. Dalaman Havalimanı'ndan Dalyan'a 30 km'lik bir yolculukla ulaşabiliyorsunuz. Karayoluyla gitmek isterseniz Muğla'nın Ortaca ilçesine ulaşıp oradan Dalyan'a giden dolmuşlara binebilirsiniz. Dalyan'dan da İztuzu'na giden dolmuşlarla 20 dakikada plajdasınız. Dolmuş saatleri için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Bir diğer seçenek ise Marmaris'ten Dalyan'a düzenlenen tekne turları. Eğer tatilinizi Marmaris tarafında geçirecekseniz günübirlik de Dalyan'ı ve İztuzu Plajı'nı ziyaret edebilirsiniz. İztuzu Plajı Muğla'ya tatile gelecek olan hemen herkesin aklında olan, güzelliğiyle temizliğiyle dillere destan olmuş bir yer. Tabii buraya gelecek olanlar İztuzu Plajı'nın denizi nasıl diye de merak ediyor. 2011'de Avrupa'nın en iyi açık alanı seçilen İztuzu Plajı'nın denizi oldukça temiz. Su oldukça sığ, epey gitmenize rağmen derinleşmiyor. Bu da çocuklu ailelerin bu plajı tercih etmesinin en önemli etkenlerinden biri. Dalyan İztuzu Plajı yerli yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Yaz aylarında akın akın insan bu özel yeri görmeye, masmavi sularında yüzmeye, Dalyan'ın tarihine şahitlik etmeye, doğanın içinde nefes almaya, enfes manzara noktalarından gözünü gönlünü doyurmaya geliyor. Burayla ilgili bilmeniz gerekenleri madde madde sıralayacağım. - Plaj 4,5 kilometre uzunluğa sahip. - Plaja, Caretta Caretta'lar yumurtalarını bıraktığı için \"Kaplumbağa Plajı da deniyor. - Plajda yaralı kaplumbağaların tedavilerinin yapıldığı bir Caretta Caretta tedavi merkezi bulunuyor. - The Times gazetesinin 2008'de 6 aylık yaptığı bir araştırmaya göre 'Avrupa'nın En İyi Açık Alanı' seçilmiş. - 2011 yılında Hollanda merkezli 2 kurum tarafından yapılan araştırmada ise 'Avrupa'nın En İyi Plajı' ödülünü almış. - İztuzu Plajı'nı belediye işletiyor. Burada şezlong şemsiye kiralanabiliyor. Ayrıca yeme içme için de yine belediyenin işlettiği bir tesis bulunuyor. - Kumsala Caretta Carettalar yumurtalarını bıraktıkları için Mayıs'tan Eylül'e akşam 20.00'den sabah 08.00'e kadar plaja giriş yasak. - Köyceğiz Gölü'nün sularının denize doğru aktığı yerde Dalyan kanalı, denizle buluştuğu noktada ise İztuzu Plajı yer alıyor. Bu yüzden plajın bir tarafı tatlı su, bir tarafı deniz suyu. Dalyan İztuzu Plajı'nın giriş ücreti de merak edilen konulardan biri. Buraya karayolu ile ulaştığınızda şahıslar için kişi başı bir giriş ücreti alınmıyor. Ancak araçlar için otopark ücreti alınıyor. İztuzu Plajı araç park ücreti 2023 yılı için 50 TL. 2 şezlong 1 şemsiye ücreti ise 100 TL. Ayrıca Dalyan Boğazı'ndan dolmuş tekne ile kişi başı 50 TL vererek İztuzu'na ulaşım sağlayabilirsiniz. Caretta carettalar için ayrı bir başlık açmasam olmazdı. Hepimizin çok sevimli bulduğu, denizde yüzerken ya da tekne turlarında sürpriz yapıp bir anda su yüzüne çıkmasıyla sevinç çığlığı attıran deniz kaplumbağaları için bir ev İztuzu Plajı. Türkiye'nin Akdeniz sahilleri nesli tehlike altındaki türler arasında bulunan caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının dünyadaki en önemli yaşam alanları arasında bulunuyor. Dalyan İztuzu Plajı da bu yaşam alanlarından biri. Caretta carettalar yumurtalarını bırakmak için yılın belli bir döneminde yuva yapmaya plaja geliyor. Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi Başkanı ve Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Yakup Kaska, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün desteğiyle her yıl kumsaldaki yuvaları koruyor ve izliyor. Caretta carettaların yumurtlama döneminde sorun yaşamaması için çeşitli önlemler alınıyor ve merkezde görev yapan ekip sahilde gece boyu nöbet tutarak caretta carettaların yumurtlama anını takip ediyor. Yavrular, yumurtadan yaklaşık 60 gün sonra çıkarak denize ulaşıyor. İztuzu Plajı bulunduğu konum ve doğal güzellikleri itibariyle çok keyifli anlar vadediyor. Alt tarafı bir plaj, plajda yüzmekten başka ne yapılır diye düşünmeyin. 😃 Şimdi yazacağım maddelerden sonra vay be baya baya burada yapacak ne çok şey varmış diyeceksiniz. - İlk akla gelen madde elbette İztuzu'nun altın sarısı kumlarında güneşlenin, tertemiz sularında yüzün. - Radar Tepesi'ne çıkın ve Dalyan İztuzu Plajı manzarasına doyun. Hatta burada güneşin batırın. - Bir diğer manzara noktası olan ve plajı diğer taraftan gören Çandır Tepesi'ne gidin. - Plajın hemen yakınında bulunan Sülüngür Gölü'nde piknik yapın. - Mevsimine denk getirip caretta carettaların denizle ilk buluşma anına şahit olun. - Yakındaki gezilecek yerleri ziyaret edin. - Dalyan boğazında tekne turu yapın. İztuzu Plajı'nda kamp yapılıyor mu sorusu ne çok google'lanmış. Bu plaj yukarıda da bahsettiğim üzere caretta caretta'ların yumurtalarını bırakmasından dolayı koruma altında. Akşam 8 ile sabah 8 arasında plaj halkın kullanımına kapalı. O nedenle plajda çadır kurulması, kamp yapılması gibi bir durum mümkün değil. Plajın herhangi bir bölümünde hizmet veren bir kamp alanı da bulunmuyor. Ama çevrede bulunan kamp alanlarını tercih edip İztuzu Plajı'nı günü birlik ziyaret edebilirsiniz. - Dalyan Camping - Kamp Lotus - Dalyan Doğa Camping - Dalyan Camping Piano Bar - Jungle Camping Dalyan - Dalyan Lemon Camping - Radar Tepesi - Çandır Seyir Terası - Kaunos Kral Mezarları - Kaunos Antik Kenti - Bonus: Köyceğiz Gezilecek yerler: İztuzu Plajı'na yakın diyebileceğimiz bir konumda bulunan Köyceğiz'i de gezmek isterseniz yazıma şuraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. 😊 - Kargıcak Koyu - Aşı Koyu - İn Ardı Koyu - Çandır Seyir Terasının Altındaki Plaj - Ekincik Koyu: Detaylı bilgi için şu yazımı mutlaka okuyun. - Sarıgerme Plajı - Dalaman Koyları ve Plajları: Dalyan'a oldukça yakın olan Dalaman'da bulunan tüm koy ve plajlar için şu yazım size rehberlik edecek. İztuzu Plajı'na kişi aşı giriş ücreti bulunmuyor. Ancak 15 TL otopark ücreti var. İztuzu Plajı'nda belediyenin işlettiği bir tesis bulunuyor. Burada tuvalet, duş, şezlong şemsiye kiralama ve yeme içme imkanları var. Fiyatlar da gayet makul. İztuzu Plajı sabah erken saatlerde durgun olsa da öğle saatleriyle birlikte dalgalanma başlıyor. Ve öğleden sonra dalgalar giderek artabiliyor. İztuzu Plajı akşam saat 20.00 ile sabah saat 08.00 saatleri arasında kapalı. Dalyan İztuzu Plajı, Radar tepesinin eteğinden Dalyan Boğazına kadar 5 bin 400 metre uzunluğunda. tatlı tatlı esen rüzgar güzel hissettirse de denizden çıktığınızda üşütebiliyor. Özelikle çocuklu aileler için sorun teşkil edebilir. Dalaman Çayı antik çağlarda Ortaca ve Dalyan'dan akıyormuş. Zamanla taşıdığı malzemelerle Kaunos limanının önü kapanmış. MÖ 223 ve 227 yıllarında yaşanan büyük bir deprem sonucu Dalaman Çayı'nın yatağının değişmesi sonucu İztuzu Plajı ortaya çıkmış."} {"url": "https://bujuyollarda.com/dalyan-plajlari-ve-koylari", "text": "Dalyan Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı bir mahalle. 'Ama böyle mahalleye can kurban' dediğinizi duyar gibiyim. Öyle güzel bir yer ki Dalyan tarih arasanız burada, doğa ararsanız burada. Bu özel coğrafyanın hakkını vermek, namı dünyaya yayılmış plajlarda yüzmek isterseniz Dalyan plajları ve koyları yazımı okumadan yola çıkmayın. Dalyan denilince akla gelen ilk yerler Kaunos Antik Kenti, Kaya Mezarları ve İztuzu Plajı olsa da belki adını çok duymadığınız ama sizi şaşırtacak derecede güzel koylar ve plajlar da var burada. Ülkemizin tanıtım videolarında yer alan, adını dünyaya duyuran İztuzu Plajı listemizin başını çekiyor. Devamında ise Dalyan tatilinizi unutulmaz hale getirecek nefis destinasyonlar yer alıyor. Yazıma geçmeden Dalyan ile ilgili tüm yazılarımı aşağıya bırakıyorum. Seyahat öncesi bu yazılara muhakkak göz atın derim. İztuzu Plajı, Dalyan Plajları ve koyları içinde bilinirliği en yüksek olan. The Times tarafından 2007'de Avrupa'nın en iyi açık alanı seçilen bu plaj gerçekten namının hakkını veren anlatmakla bitirilemeyecek bir plaj. Köyceğiz Gölü Dalyan Kanalı aracılığıyla denize yani İztuzu Plajı'na karışıyor. Plajın bir tarafı tatlı su diğer tarafı tuzlu su. Böyle özel bir coğrafya işte Dalyan. İztuzu Plajı'nın en önemli özelliklerinden biri caretta carettaların yuvalama alanı olması. Caretta yumurtalarına zarar vermemek için plaja belli saatlerde giriş yapılabiliyor. Sabah 08.00 ile akşam 20 arasında plajı kullanabilirsiniz. 20.00'den sonra plaja girmek yasak. Ayrıca plaja köpek alınmıyor. Plajda yaralı kaplumbağaların tedavisinin yapıldığı bir caretta hastanesi bulunuyor. İztuzu Plajı'nın sahili kumsal ve denizi de oldukça sığ, çabuk derinleşmiyor. Ancak öğleden sonra hava epey rüzgarlı ve deniz de dalgalı olabiliyor. Plajda belediyenin işlettiği bir tesis var. Duş, tuvalet, soyunma kabini imkanları mevcut. Şezlong şemsiye kiralayabilir, tesiste yeme-içme ihtiyaçlarınızı giderebilirsiniz. İztuzu Plajı'na karayolu ile ulaşabilirsiniz. Girişte 25 TL otopark ücreti ödemeniz gerekiyor. Dalyan'dan İztuzu Plajı'na yol tarifi aldığınızda harita size 70 km'lik bir rota çıkartıyor. Yani Köyceğiz'e götürüp oradan getiriyor. Bilmeyenler sakın bu hataya düşmesin. Dalyan merkezden İztuzu Plajı'na 15 dakika içinde ulaşabilirsiniz. Dalyanağzı Plajı da İztuzu Plajı'nın diğer ucu. Yani Dalyan Kanalı'nın denizle buluştuğu bu yer dünyadaki sayılı plajlardan. Karayolundan bu kısma ulaşım yok. Buraya Dalyan'dan kalkan dolmuş teknelerle ulaşabilirsiniz. Dalyan Deltası'ndaki kıvrımlı yollardan geçtiğiniz bu yolculuk bile başlı başına keyifli. Dolmuş tekne fiyatları kişi başı gidiş-dönüş 60 TL. Dalyanağzı Plajı'nda da belediyenin işlettiği aynı standartta bir işletme bulunuyor. Burada deniz İztuzu Plajı'nın aksine çabuk derinleşiyor. Tatlı tuzlu karışık bu sularda yüzmek eşsiz bir deneyim. Kargıcak Koyu, Dalyan plajları ve koyları içinde tercih edebileceğiniz müthiş bir yer. Dalyan'a 15 km mesafede yer alan Kargıcak Koyu'nda Kargıcak Bay adında özel bir işletme var. Şezlong-şemsiye kiralamak, yemek yemek isterseniz bu işletmeyi tercih edebilirsiniz. Bölgedeki tek tesis olduğu için fiyatlar biraz yüksek. Plajın diğer kısmı ise halk plajı olarak ayrılmış ve herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Halk plajı dediğime bakmayın. Belediye hiçbir imkan sunmamış. Yani duş, tuvalet, kabin gibi olanaklar yok. Hazırlıklı gelmenizde fayda var. Yanınızda mutlaka su ve atıştırmalık bir şeyler getirin. Sandalyeleriniz ve şemsiyeniz varsa burada keyifli bir gün geçirebilirsiniz. Kargıcak Koyu'nda deniz taşlık ve çabuk derinleşiyor. İyi yüzme bilmiyorsanız fazla açılmayın. Yanınızda deniz ayakkabısı ve şnorkel götürmeyi unutmayın. Bu pırıl pırıl sularda denizin altındaki yaşamı gözlemlemek çok keyifli. Not: Kargıcak Koyu'nda bulunan işletmeden kano kiralayıp çevre koyları kano ile ziyaret edebilirsiniz. - Kargıcak Koyu konumu burada. Aşı Koyu Dalyan'da nerede denize girilir sorusunun yanıtlarından biri. Yolu biraz zorlu ama yol boyunca gördüğünüz kaplumbağalar, sincaplar, koyun keçi sürüleri yolculuğu keyifli hale getiriyor. Küçük bir çocuk gibi sabırsızlanıp 'daha gelmedik miii' diye sızlanırken bir sincap sizi neşelendiriyor. 😊 Sonra bir bakmışsınız Aşı Koyu karşınızda. Aşı Koyu'nun girişinde bir tabelada A Tipi Mesire Alanı yazıyor. Burada özel bir işletme var ve giriş ücreti olarak araç başı 39 TL alınıyor. Dilerseniz tesisin şezlong ve şemsiyelerini kiralayabilirsiniz. Koy zaten küçücük bir koy olduğu için işletmeden arta kalan sağ kısımda kendi imkanlarınızla takılabilirsiniz. Duş tuvalet olanakları mevcut. Ayrıca merdivenlerden yukarı çıkarak ormanın içindeki piknik masalarında da oturabilirsiniz. Yeme-içme ihtiyaçlarınız için tesisin restoranını kullanabilirsiniz. Eğer para harcamak istemezseniz tedarikli gitmenizde fayda var. Aşı Koyu'nda zipline da yapabilirsiniz. Küçük çakıl taşlarından oluşan deniz pırıl pırıl, adeta cam gibi. Böyle koylarda şnorkelimi takıp dalış yapmayınca hakkını vermemişim gibi geliyor. O nedenle ben yine hatırlatayım. Şnorkelsiz gitmeyin. 😀 Keşfedilmeyi bekleyen bu gizli koy Dalyan tatilinizde mutlaka vakit ayırıp gitmeniz gereken bir yer. - Aşı Koyu yol tarifi burada. Ekincik Koyu, Köyceğiz sınırlarında yer alsa da Dalyan'a yakın sayılabilecek bir konumda olduğundan Dalyan gezilecek yerler listenize burayı da dahil edebilirsiniz. Ekincik Koyu ve Plajı oldukça sessiz ve sakin bir yer. Plajı kum ve küçük çakıllardan oluşuyor. Deniz 5-6 metrede derinleşiyor. Ekincik Koyu'nda bulunan işletmeyi belediye işletiyor ve fiyatlar gayet makul. Kamp yapmak isteyenler burayı tercih edebilir. - Ekincik Plajı Giriş Ücreti 2022: Ekincik Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Şezlong ve şemsiye kiralamak ücretli. - Ekincik Plajı Nerede ? Ekincik Koyu, Köyceğiz Merkeze 36 km, Fethiye'ye 100 km, Muğla Merkeze 85 km uzaklıkta yer alıyor. Bu koya gelmek için araba şart. Yol biraz zahmetli ama Ekincik Koyu'nun sakinliği için bu zahmete değer. Yol tarifi ve konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Semizce koyları genelde Dalyan tekne turlarının tercih ettiği koylar arasında yer alıyor. Semizce Koyları, Ekincik Koyu'na girişte yer alıyor. Burası Büyük Semizce olarak anılıyor. Hemen yanında ise Küçük Semizce bulunuyor. Bu koylar teknecilerin uğrak noktası. Karadan ulaşım yolu yok. Yani ulaşım için ya teknenizin olması gerekiyor ya da Dalyan tekne turuna katılmanız gerek. Karadan ulaşım olmayan bir diğer koya geldik. Bacardi Koyu, Kargıcak Koyu'na yakın konumda yer alıyor. Koy ormanlarla çevrili ve masmavi deniziyle eşsiz bir manzaraya sahip. Burası doğallığını koruyan bakir yerlerden biri. Koya tekne ya da yaya olarak ulaşabilirsiniz. Burada çadır kampı kurabilir ve denizin keyfini çıkarabilirsiniz. Bacardi Koyu'nun 200 metre sahili bulunuyor. Denizi biraz dalgalı olabiliyor. Sabah gitmenizi tavsiye ederim. Dalyan tekne turları buraya da uğrayabiliyor. Dalyan plajları ve koyları yazımın sonuna geldik. Bu muhteşem coğrafya güzel koyları ve plajlarıyla da oldukça etkileyici. Buraya gelirseniz Dalyan plajlarını muhakkak keşfedin derim. Musmutlu gezmeleriniz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/dalyanda-ne-yenir", "text": "Dalyan'da ne yenir sorusunun çok spesifik yöresel yanıtları az aslında. Burada daha çok Dalyan'da nerede yemek yenir sorusuna odaklanabilir, Dalyan seyahatinizi unutulmaz kılacak restaurantları deneyimleyebilirsiniz. Özellikle Dalyan Boğaz'ı kenarında bir şeyler yiyip içmek unutulmaz anılar biriktirmenizi sağlıyor. Not: Bu yazımda göreceğiniz mekanlar bizzat deneyimlediğim mekanlardan oluşuyor. Gönül rahatlığıyla bu mekanları size tavsiye ediyorum. Dalyan gezilecek yerler listesine tik atarken o kadar gezdik tozduk acıkmadık mı ? Eee tabi ki acıktık. Dalyan'da birbirinden güzel restaurantlar var. Hele bir de Dalyan Boğazı'na karşı bir mekan olursa değmeyin keyfinize. Dalyan Köyceğiz Gölü'nün Dalyan Kanalı aracılığıyla İztuzu Plajı'na bağlandığı yer olduğu için tazecik deniz mahsulleri Dalyan'da ne yenir sorusunun ilk akla gelen cevabı elbette."} {"url": "https://bujuyollarda.com/dalyanda-neler-yapilir", "text": "Güzelim Dalyan her noktası ile büyüleyici bir yer. Doğası, tarihi, koyları, plajları bunu fazlasıyla ispatlıyor. Şundan çok çok eminim ki; Muğla'ya gelirseniz bir kez olsun Dalyan'a kesinlikle şans vermelisiniz. Eee peki şans verdiniz ve Dalyan'a geldiniz o zaman burada ne yapacaksınız ? Hemen Dalyan'da neler yapılır yazım imdadınıza koşuyor. Sizin için enfes önerilerim var. Listemdeki aktiviteleri yapmak için Dalyan'da 3 güne ihtiyacınız var. Bu aktivitelerle beraber Dalyan'da gezmedik yer bırakmazsınız. Dalyan gezilecek yerler listemi bu yazımda bulabilirsiniz. Dalyan'a çok kez gittiğim için Dalyan uzmanıyım diyebilirim. Sormak istediğiniz bir şey olursa yorum kısmına yazın hemen dönüş yaparım. Dalyan'da neler yapılır sorusunun ilk cevabına enfes bir aktivite ile olan Microlight ile başlıyorum. Full adrenalin istiyorsanız bu aktivite tam size göre. Microlight nedir bilmeyenler için hemen açıklama yapıyorum. Microlight, ultralight veya motorlu yelken kanat olarak da biliniyor. Hobi amaçlı kullanılan bu motorlu hafif hava aracı tek veya iki kişilik oluyor. Dalyan, microlight yapmak için yeryüzündeki en iyi nokta olabilir. Pilotunuz önde siz arkada Dalyan deltası üzerinde uçuyorsunuz. Muhteşem bir deneyim. Bir yanda Kaunos Antik Kenti diğer yanda İztuzu Plajı ve Dalyan Boğazı. Düşme korkusu olan ben bile bu aktiviteyi yaptıysam bence herkes bu uçuşu yapar. Dalyan'da böyle bir aktivite imkanı varken gelmişken kesin ve kesin yapın derim. Dalyan Microlight için Mustafa Bey'in firmasının ismi Blue Sky Microlight. Telefon numarası 05370309430. Dalyan Microlight uçuşu fiyatı 2022 yılı için 1700 TL (85 Pound). Pilot Mustafa Bey'e benim adımı verip Bujuyollarda aracılığı ile geliyorum derseniz 1500 TL ödeyerek bu eşsiz deneyimi yaşayabilirsiniz. Bu fiyata değer mi derseniz, fazlasıyla değecek bir deneyim. Mutlaka yaşayın ve deneyiminizi benimle paylaşın. - Blue Sky Microlight Dalyan konumu burada. Dalyan'a gelirseniz yapılacak en önemli şeylerden biri de Dalyan Boğazı'nda tekne turu yapmak. Boğazın labirent gibi sazlıklarından geçmek insana huzur veriyor. Bir yanda doğa diğer yanda tarih size eşlik ediyor. Dalyan'da sanırım arabadan çok tekne var. Bu teknelerde Dalyan Tekne Kooperatifine bağlı. Yani tekne turu için adres kooperatif. Dalyan'da bulunan tekneler dolmuş tekne ve günübirlik tekne turu olarak hizmet veriyor. Dolmuş tekneler İztuzu Plajı'na gidip geliyor. Aynı minibüsler gibi düşünebilirsiniz. Gidiş dönüş ücreti en son 60 TL idi. Günübirlik tekne turları da 2 alternatif yol ile çalışıyor. Her iki rotada da günübirlik yemekli tekne turu şeklinde oluyor. İlk alternatif olarak çevre koylara gidip buralarda yüzme molası veriyor. Diğer rotada ise Kaunos, İztuzu, Sultaniye Kaplıcası gibi yerlere götürüyor. Her iki tur için de kişi başı fiyat 200 TL idi. Dalyan Boğazı kıyısında gezerken bir çok tekneci var. Size fazlasıyla bilgi veriyorlar! Pazarlık yapmayı unutmayın. Dalyan tekne turları ile ilgili daha fazla bilgi için kooperatifin sitesine bakabilirsiniz. Dalyan'da neler yapısının en önemli cevaplarından biri de Çandır Seyir Tepesi'nden Dalyan deltasının manzarasını izlemektir. Çandır Seyir Tepesi gerçekten yeryüzündeki cennet olabilir. Burada öyle bir efsane manzara var ki buraya kimi götürsek ağzı açık kalıyor. Dalyan'a gelirseniz muhakkak ama muhakkak buraya uğrayın derim. Çandır Seyir Tepesi yol durumundan dolayı gitmesi zor fakat bu zorluğa değecek bir yer. Özellikle buraya nasıl gidilir sorusunun cevabı önemli. Çünkü yol durumu biraz karışık. Gidenler genelde yanlış noktaya gidiyor. Tepe ile ilgili çok daha fazla detay için bu yazıma https://bujuyollarda. com/candir-seyir-tepesi/ göz atabilirsiniz. Yazımda özellikle nasıl gidilir kısmını dikkatli okuyun. Aksi takdirde kendinizi yanlış yerde bulabilirsiniz. - Çandır Seyir Tepesi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. - Konum: Çandır Seyir Tepesi Dalyan Boğazı'nda kano yapmak oldukça zevkli bir aktivite. Bu durum için ya kano kiralamanız lazım ya da kendi kanonunuzu kullanmanız gerek. Yalnız şunu belirteyim Dalyan Boğazı'nda tekne trafiği çok fazla. Dolayısıyla kano keyfini sabah 10'a kadar ya da akşam 19'dan sonra yapabilirsiniz. Dalyan'da kano eminim oldukça güzel bir deneyim olacaktır. Islanma ihtimaline karşı yanınıza şort ve terlik almayı unutmayın. Dalyan'da çamur banyosu özellikle yabancıların favori aktivitesi. Dertlere derman olduğundan 65 yaş üstü yabancılar bu çamur banyosunu baya tercih ediyor.😀 Hatta 1990'lı yıllarda Dustin Hoffman ve Sting Dalyan'a gelip çamur banyosu yapmış. Yani bu aktivite eğlenceli olması açısından turistler arasında oldukça popüler. Lakin hijyen konusuna takılıyorsanız çamura falan bulaşmayın. Dalyan'da çamur banyosu yapabileceğiniz iki yer var. Bunlar Aqua Mia isimli özel işletme ve belediyenin işlettiği Sultaniye Kaplıcaları. Aqua Mia giriş ücretli. İçeride restoran bölümü var. Sultaniye'de ise hem çamur banyosu alanı var hem de termal havuz var. Sultaniye Kaplıcaları'nda iki adet jeodezik kubbe içinde kapalı şifalı su havuzu bulunuyor. Bu havuzlardan biri sadece kadınlara aitken diğer havuz kadın-erkek karışık kullanılıyor. Su oldukça kükürtlü. Burada çamur havuzundan sonra kapalı havuzlarda keyif yapabilirsiniz. Dalyan'da çamur banyosu yapmak güzelliğinize güzellik katar.😀 Koku biraz ağır ama sonrasında burnunuz alışıyor. Aklınızda bulunsun Dalyan tekne turlarına katılırsanız rotanızda çamur banyosu alanları mutlaka olacaktır. - Sultaniye Kaplıcaları Giriş Ücreti 2022: Sultaniye Kaplıcalarına güncel giriş ücreti kişi başı 10 TL. Çocuklardan giriş ücreti alınmıyor. - Sultaniye Kaplıcaları Nerede ve Nasıl Gidilir ? Sultaniye Kaplıcaları, Ortaca Merkeze 46 km uzaklıkta ve Sultaniye Köyü'nde bulunuyor. Buraya Köyceğiz'den karayolu ile ya da Dalyan'dan ve Köyceğiz Gölü'nden hareket eden teknelerle ulaşabilirsiniz. Sultaniye Kaplıcaları'nın yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Dalyan'a gelirseniz İztuzu Plajı'na gitmezseniz olmaz tabiki. Dalyan'ın simgesi caretta carettaların evi olan İztuzu Plajı oldukça uzun bir plaj. İztuzu Plajı'nın sahilinin bir tarafı tuzlu su iken diğer tarafı tatlı su gölü. İztuzu Plajı'nın uzunluğu 5400 metre. The Time Gazetesi'ne göre Avrupa'nın en iyi açık alanı olarak kabul edilen İztuzu Plajı caretta carettaların da yumurtalarını bıraktığı yer. Plajda yaralı kaplumbağaların tedavisi için bir caretta caretta tedavi merkezi bulunuyor. Ayrıca Mayıs ve Eylül ayları arasında kaplumbağalar yumurtalarını bıraktığı için akşam 20.00'den sabah 08.00'e kadar plajdan yararlanılamıyor. Ortaca Dalyan'a geldiğinizde bu güzel ve özel plajı muhakkak ziyaret etmelisiniz. - İztuzu Plajı Giriş Ücreti 2022: İztuzu Plajına araç ile giriş ücreti 15 TL. Tekneyle ve kara yoluyla ulaşılan İztuzu Plajını belediye işletiyor. Fiyatlar makul seviyede. İşletmede soyunma kabini, WC, duş imkanı mevcut ve ücretsiz. Şezlong ve şemsiye kiralama imkanı bulunuyor. - İztuzu Plajına Nerede ? İztuzu Plajına kara yolu ile ulaşım da var. Kara yolu ile geldiğinizde araç park yeri mevcut. İztuzu otopark ücreti 15 TL. İztuzu Plajı'nın yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. - Detaylı bilgi için bu yazıma göz atabilirsiniz. Dalyan'ın güzellikleri saymakla bitmez. Burada bulunan Kaunos Kaya Mezarları başlı başlı muazzam bir yer. Dalyan merkezden görünen bu güzel mezarlar Dalyan'a apayrı bir güzellik katmış. Dalyan merkezde bu kaya mezarlarına bakan bir çok restaurant ve kafe bulunuyor. Akşam vakti öyle güzel bir hava oluyor ki güneş burada çok güzel batıyor. Fotoğraf çek çek doymuyorsunuz. Akşam Dalyan Boğazı kenarında bulunan mekanları kesinlikle değerlendirmenizi öneririm. Özel gün kutlamak için çok ideal olan bu mekanlar genel olarak kaliteli seviyede hizmet veriyor. Ucuz yemek için de seçenekler var. Şu an tadilatta olan Kaunos Çay Bahçesi bu seçeneklerden biri. Mekan seçimi için Dalyan'da ne yenir | En Güzel Restaurant Önerilerim başlıklı yazımı okuyabilirsiniz. Siz yine de mekana gitmeden önce yorumlara bakıp tercihinizi ona göre yapın. Dalyan küçük ve mütevazi bir mahalle. Merkezi de alan olarak oldukça küçük. Ama yine de tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek seviyede. Burası küçük bir İngiliz kasabasını andırsa da bu durumun işletmelerin hizmet kalitesine olumlu yansıdığını düşünüyorum. Dalyan merkeze gelirseniz yapmanız gereken bol bol yürümek olacaktır. Geceleri merkezde bulunan sevgi yolunda yürümek oldukça keyifli. Bir yanda Kaunos Kaya Mezarları diğer yanda Dalyan Boğazı akşam çok güzel bir atmosfer oluyor. Dalyan merkeze geldiğinizde aşağıda saydığım maddeleri deneyimleyebilirsiniz. Bunun dışında açıkçası çok da yapacak bir şey yok. - Dalyan merkez sokakları arşınlanır. - Yine bu sokaklarda gece yürüyüşü yapılır. - Caretta carettanın bin bir halinden hediyelik eşya satın alınır. - Sevgi yolunda yürüyüş yapılır. - Kaunos Kaya Mezarları eşliğinde bir şeyler yenilir, içilir. - Dalyan Boğazı tekne turlarına katılınır. - Ya da sandallarla minik bir boğaz turu yapılır. Dalyan Kaç Günde Gezilir ? Yukarıda saydığım Dalyan gezilecek yerler listesini 3 gün içinde gezebilirsiniz. Hızlı olursanız 2 gün bile yeter sadece erken kalkmanız gerekir. Dalyan'a gelirseniz Çandır Seyir Terası, Kaunos Antik Kenti ve İztuzu Plajı'nı görmeden buradan dönmeyin. Yani 1 gün vaktiniz varsa bu 3 yer kesin listenizde olsun. Vaktiniz geniş ise istediğiniz gibi takılın derim. Dalyan'da neler yapılır yazımın sonuna geldim. Umarım ilham verici bir yazı olmuştur. Bu aktiviteleri muhakkak deneyin derim. Aklınıza takılan bir şey olursa hemen aşağıda yorum kısmına yazın 24 saat içinde dönerim. Ya da Instagram'dan da yazabilirsiniz. Keyifli ve musmutlu gezmeleriniz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/dalyanda-nerede-kalinir", "text": "Dalyan'da Nerede Kalınır | 3 Konaklama ve Otel Tavsiyesi başlıklı yazımla karşınızdayım. Muhteşem coğrafyasıyla Dalyan bizim gönlümüze taht kurmuş bir yer. Buraya geldiğinizde doğa ve beraberinde gelen huzur en yakın dostunuz olacak. Büyülü bir coğrafya burası. Dalyan Boğazı'nın kıvrımlı sazlıkları, İztuzu Plajı'nın incecik uzunluğu, topraklarda yatan derin tarih bu büyünün bir parçası. Yabancılar buraya \"Fantastic Place\" diyor. Sonuna kadar haklılar. Dalyan merkezde bir çok noktadan görünen Kaunos Kaya Mezarları size sürekli ben buradayım, ihtişamım ve heybetim burada, beni aklına kazı diyor. - Dalyan Gezilecek Yerler | Favori 14 Yerimiz - Dalyan'da Neler Yapılır ? En Güzel 8 Önerim - Dalyan'da Ne Yenir ? - Dalyan Plajları ve Koyları Dalyan'da nerede kalınır sorusunun cevabı için bizzat deneyimlediğim 2 otel ve 1 kiralık ev var. Mümkün mertebe bizzat gittiğim ve memnun kaldığım yerleri anlatmaya çalışıyorum. Dalyan'a tekrar gidersek ve yeni bir konaklama deneyimim olursa memnun kaldığım takdirde bu yazımı güncellerim. Hemen söylüyorum Dalyan'da boğaza sıfır yer arıyorsanız Hotel Arp Dalyan'ı şiddetle tavsiye ediyorum. Boğaza sıfır derken yalı anlamayın.😃 Dalyan Boğazı'nın Kaunos Kaya Mezarları manzarasını kastediyorum. Son 4 günlük Dalyan tatilimizin 2 gününü Arp Dalyan'da geçirdik. Geçirdik ama buradan ayrılmak istemedik. Doğanın içinde tertemiz odaları ile fıstık gibi bir otel burası. Otelin vurucu tarafı kesinlikle hizmet kalitesi, misafir ilişkileri ve kahvaltı salonunun manzarası. Salon Dalyan Boğazı'nın yemen yanı başında. Karşıda kaya mezarları. İnsan daha ne isteyebilir ki! Manzara efsane gözünüz gönlünüz açılıyor. Kahvaltı ile de mideniz bayram ediyor. Kahvaltısı tam istediğimiz gibiydi 2 kişilik ve tam doyuyorsunuz. Yani israf olayı yok. Çeşit bol ve her gün sıcak kahvaltılıklar ve meyve farklı çıkıyor. Missler gibi. Manzara eşliğinde böyle bir kahvaltı yapmak huzurun ta kendisi. Otelin konumu Dalyan merkeze yakın konumda. Dediğim gibi Kaunos Kaya Mezarlarını tam karşıdan görüyor. Otel Dalyan Boğazı'na sıfır olduğundan İztuzu Plajı'na gidecekseniz tekneler gelip otelin önünden sizi alabiliyor. Arp Dalyan'ın lezzetli kahvaltısı için rezervasyon yaptırarak dışarıdan da gelebilirsiniz. - Adres: Maraş Mahallesi, Kaunos Sk. No14, 48600 Ortaca/Muğla - Telefon: (0252) 284 50 76 - Konum: Hotel Arp Dalyan Dalyan'da nerede kalınır sorusuna kiralık ev seçeneği ile devam ediyoruz. Dalyan'da kiralık ev arıyorsanız bomba gibi bir önerim var. 4 günlük Dalyan tatilimizde iki gün Arp Dalyan'da iki günde Yalıçapkını Göl Evleri'nde kalmıştık. Son 2 günümüz bu ev ve hemen yanı başındaki restaurantı ile gönlümüze taht kurdu. Kaldığımız bu güzel ev Dalyan Boğazı'nın hemen kenarında fakat merkezde değil. Dalyan'ın gizemli noktalarında, nar bahçelerinin arasında yer alıyor. Dalyan Boğazı 10 km'lik bir uzunluğa sahip. Bu ev de boğaz kenarında yer alıyor. Evin balkonunun kapısını açıyorsunuz ve karşınızda Dalyan Kanalı. Daha bitmedi mis gibi çiçekler ve kuş yuvaları. Sesler cıvıl cıvıl. Sazlıklardan gelen esinti teninizi okşuyor. Bir de bakıyorsunuz eve ait 2 kano. Müthiş müthiş. Kanolar sizin hizmetinizde atlayın ve kanala açılın. Yalıçapkını Göl Evleri bizi mest etti. Tertemiz göl kenarındaki şezlongları, kanosu, manzarası, kuş cıvıltıları Dalyan'a aşık olmamıza kat ve kat hizmet etti. Evin 2 yatak odası var. Mutfakta her türlü araç gereç var. Sadece alışverişi önceden yapıp hazırlıklı gelmeniz şart. Ev sahibi Gizem bizimle çok ilgilendi. Girişte organik nar suyu ikramı ile mest olduk. Eve yakın Yalıçapkını Restaurant bulunuyor. Kahvaltısı enfes. Dalyan'da yaşayan yabancıların gizemli noktası olan bu restaurant kanal üzerinde yer alıyor. Su kaplumbağaları ve birbirinden güzel kuşlar gününüze güzellik katıyor. Gelelim kahvaltıya. Kahvaltı tek kelime ile enfesti. Reçeller organik, Çeşit oldukça fazla. Mideniz bayram ediyor. Akşam yemeği için de Yalıçapkını Restaurant'ı tercih edebilirsiniz. Detaylar Dalyan'da ne yenir yazımda. Dalyan'da size özel kiralık ev arıyorsanız bu evi kesinlikle değerlendirin. Kano imkanı ve manzarası diğer evlerin önüne geçiyor. Kesinlikle tavsiye ediyorum. - Adres: Plaj Caddesi Yolu 152. Sokak, Vardıya Sk., 48600 Ortaca/Muğla - Konum: Yalıçapkını Göl Evleri - İletişim: 0507 954 63 70 Dalyan'da geçmiş yıllarda kaldığım bir otel olan Dalyan Live Otel tertemiz, oldukça ferah ve güzel bir otel. Burası aynı zamanda bir spa oteli Yani otele sadece yaz tatili için değil kışın spa için de gelebilirsiniz. Hamamı, saunası, havuzu gayet güzel. Bizim gittiğimiz dönemde otel kalabalık değildi. Otel sanki bize ait gibiydi. Otelin temizliği en çok göze çarpan faktör oldu. Bir de Türklerden çok yabancılar vardı. Otelin kahvaltısı açık büfe ve oldukça lezzetli ürünler kullanılıyor. Otel ne kadar güzel olursa olsun bizim en başta önem verdiğimiz misafir karşılama, ilgi alaka gerçekten çok güzeldi. Özellikle Sıla Hanım ve Adnan Bey oldukça sıcakkanlı ve muhabbetli insanlar. Bizi çok iyi karşıladılar. Dalyan'a yolunuz düşerse Dalyan Live Oteli değerlendirme listenize alabilirsiniz. - Web Adresi: dalyanlivehotel. com - Otelin konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/datca-gezilecek-yerler", "text": "Dolu dolu, adım adım, nokta nokta yazılmış Datça Gezilecek Yerler başlıklı yazımla karşınızdayım. Google'da Datça'da Gezilecek Yerleri arattığınızda karmakarışık listeler, gezilecek yerlere ait olmayan fotoğraflar, kopyala yapıştır bilgiler ne ararsanız var. Bir blog yazarı olarak sizi bu karışıklıktan kurtarmak, tecrübelerim doğrultusunda sizleri doğru yönlendirmek, sizlere daha detaylı ve sistematik bilgiler vermek en önemli amacım. Dolayısıyla bu yazımda Datça'da gezilecek görülecek yerler listesini ayrıntılı, düzenli ve haritalı olarak bulacaksınız. Datça'da gezip görebileceğiniz her yer bu yazımda. Datça'da gezilecek yerlere geçmeden Datça Gezi Rehberimdeki diğer yazılarım olan Datça Hakkında Genel Bilgi, Datça'da Ne Yenir, Datça Otel Tavsiyesi, Datça Villa Kiralama Önerisi, Datça Koyları ve Plajları başlıklı yazılarıma göz atmayı unutmayın. Bu yazılar size Datça'da yol gösterecektir. Aşağıdaki Datça gezilecek yerler haritasından da anlayacağınız üzere Datça bir yarımada. Bundan dolayı gezilecek yerlerin çoğunu koy ve plajlar oluşturuyor. Yani Datça'ya gelirken masmavi sular için her noktada hazırlıklı gelin. Datça'da gezilecek yerler genel olarak birbirine yakın konumda. Datça'ya Marmaris üzerinden geleceğinizden vaktiniz dar ise bu yol üzerindeki (8-10 arası) yerleri gezerek gelmeniz zaman kazanmanızı sağlayacaktır. Datça'ya en uzak yer Knidos Antik Kenti. Burayı vaktiniz varsa muhakkak görmelisiniz. Hele bir de buradaki deniz fenerine kesin kesin yürümelisiniz. Son olarak Datça için çok kısıtlı vaktiniz varsa ya Datça Merkez Gezilecek Yerleri (1-7 arası) ya da Palamutbükü tarafını (16-21 arası) gezmenizi öneririm. Harita üzerinde dilediğiniz gibi gezi planı çıkartmak için zoom yapabilirsiniz. - Datça Limanı - Kumluk Plajı - Taşlık Plajı - Kargı Koyu - Datça Burgaz Ören Yeri - Eski Datça - Can Yücel Evi - Kızlan Yel Değirmenleri - Kızlan Gereme Koyu - Perili Köşk Plajı - Karaincir Plajı - Apollon Kutsal Alanı - Aktur Plajları - Knidos Antik Kenti - Knidos Deveboynu Feneri - Palamutbükü Plajı - Akvaryum Plajı Palamutbükü - Kurubük - Ovabükü Plajı - Hayıtbükü Koyu - Gabaklar Plajı - Domuzbükü Datça Gezilecek Yerler listesi insana huzur ve dinginlik veren bir liste. Datça'da maviye tam anlamıyla doyuyorsunuz. Özellikle deniz turizmi için Datça'ya geliyorsanız kesinlikle doğru yerdesiniz çünkü listede inanılmaz güzellikte koylar ve plajlar var. Datça'da kendinizi su kuşu gibi hissedebilirsiniz.😊 Bunun dışında Datça'da gezilecek bir çok tarihi yer de mevcut. Allah buraya verdikçe vermiş. Havası, suyu, denizi, toprağı her şeyi ile Datça çok özel bir yer. Datça gezilecek yerler listesini konum olarak birbirine yakın şekilde sıralamaya çalışacağım. Benim size tavsiyem Palamutbükü tarafını yani Datça Yarımadası'nın güneybatı kısmını bir gezmeniz hatta Knidos Antik Kentini de aradan çıkarmanız, diğer kısımları ise ayrı bir gün gezmeniz olacaktır. Biz Datça'ya Muğla'da yaşama avantajını kullanarak bir çok kez gittik. Son gittiğimizde ise burada 5 gün kaldık. Bu 5 günlük mini tatilimizde 2 gün Palamutbükün'e yakın Ovabükü'nde kalıp yukarıda bahsettiğim yerleri rahatça gezdik. Sonrasında kalan 3 günü Datça Merkeze yakın Kızlan Köyündeki villamızda geçirip kalan gezilecek yerleri kolayca tamamladık. Tatil gün sayınıza göre güzel bir Datça planı yapmanız ve gezilecek yerlerin haritadaki konumlarına bakmanız oldukça önemli! Datça'nın kalbi Datça Limanı ve çevresinde atıyor. Datça merkeze geldiğinizde berrak sularıyla limanı görebilir, sevgi yolunda yürüyebilir, sahil boyunca sıralanan kafe ve restoranlarda bir şeyler yiyebilirsiniz. Aynı zamanda burada alışveriş yapabilir ve güzel Datça gecelerinin tadını çıkarabilirsiniz. Limanın yan tarafında bulunan Amfi Tiyatro'da konserler, festivaller düzenleniyor. Bu aktivitelere denk gelirseniz güzel olur. Limanın konumu burada. Not: Biz 2019 Şubat ayında Datça'ya geldiğimizde Datça Merkezde Badem Çiçeği Festivali düzenleniyordu. Eğer kışın Datça'ya gelecekseniz seyahatinizi bu festivale denk getirebilirsiniz. Etraf badem çiçekleriyle bembeyaz oluyor. Festivalde kurulan halk pazarında bol bol alışveriş yapabilirsiniz. Datça çarşısında Datça bademi, Datça çam balı, domates kurusu, el emeği birbirinden güzel hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz. Datça merkezde bulunan Kumluk Plajı'nda gündüz ister denize girebilir isterseniz de akşam burada bulunan restaurant veya kafelerde güzel bir yemek yiyebilirsiniz. Buranın denizi temiz fakat biz denize girmek için genelde merkez yerleri tercih etmiyoruz. Kumluk Plajını akşam görmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum çünkü gerçekten ışıklandırmalarla birlikte buranın atmosferi değişiyor ve çok güzel oluyor. Kumluk yolu üzerinde bir çok balık restaurantı bulunuyor. Bu mekanları akşam yemeği için değerlendirebilirsiniz. Mekanlara oturmadan önce fiyatları kontrol etmenizde fayda var. - Kumluk Plajı Nerede ? Datça merkezde bulunan Kumluk Plajı'nın konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Araç parkı için buraya paralel arka sokakları ya da ücretli otoparkları tercih edebilirsiniz. - Kumluk Plajı Giriş Ücreti: Kumluk Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Datça merkezde denize girilecek yerlerden biri olan Taşlık Plajı'na biz sabahın erken saatlerinde gittik. Buranın denizi efsane güzel ve tertemiz. Adı üstünde plaj taşlık ve hemen derinleşmiyor. Buraya geldiğinizde ister buradaki işletmelerin olanaklarından faydalanabilirsiniz isterseniz de kendiniz şemsiye, sandalye keyfi yapabilirsiniz. Taşlık Plajı'nın arkasında oyun parkı mevcut. Çocuklu aileler için ideal bir plaj. Plajın sonlarına doğru yeraltı termal sulardan oluşan yapay bir göl bulunuyor. Burada bu suyun şifalı olduğuna inanılıyor. Göl ile denizi bağlayan küçük de bir şelale var. Taşlık Plajı'na gelmişken burayı da değerlendirebilirsiniz. - Taşlık Plajı Nerede ? Datça Taşlık Plajı'nın konumu burada. Yazın oldukça kalabalık oluyor burası. Araç parkı için çevre sokakları tercih edebilirsiniz. - Taşlık Plajı Giriş Ücreti: Taşlık Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Datça gezilecek yerler listemizde bizim çok beğendiğimiz bir koya geldik. Kargı Koyu Datça merkeze sadece 3 km uzaklıkta bulunuyor. Buraya belediyenin dolmuşlarının düzenli geldiğini söyleyelim. Kargı Koyu, etrafındaki tepelerden dolayı korunaklı ve sakin bir koy. Kargı Koyu'nun çevresi okaliptüs ağaçlarıyla kaplı. Buranın denizi tertemiz, plajı çakıl. Burada hem halk plajı var hem de tesislerin kendi alanı mevcut. Datça Kargı Koyu'nda bizim bayıldığımız bir nokta var. Burada denize doğru kaynak sudan oluşan böyle küçük bir nehir var ve denize doğru akıyor. Çok güzel buz gibi bir su. Üstün buz gibi sulara bayıldığı için onu buradan çıkartamadık.😀 Serinlemek isterseniz bu nokta aklınızda bulunsun. Not: Plajı taşlık olan koylar için yanınıza deniz ayakkabısı ve şnorkel almayı unutmayın. - Kargı Koyu Giriş Ücreti: Kargı Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor normalde. Fakat burada anlamsız bir şekilde araçlardan otopark ücreti alınıyor ve bu ücret 10 TL. Otopark ücreti vermemek için aracınızı dışarıya park edebilirsiniz. Tabiki yer bulabilirseniz. - Kargı Koyu Minibüs Saatleri: Datça'dan Kargı Koyuna gelen dolmuşların saatleri için Muğla Belediyesi'nin bu bağlantısına tıklayabilirsiniz. - Kargı Koyu Nerede ? Datça merkez ile arası 3 km olan Kargı Koyu'nun konumu için sizi bu bağlantıya alalım. Datça'da gezilecek tarihi yerler arasında yer alan Burgaz Ören Yeri, Datça merkeze 2 km uzaklıkta yer alıyor. Datça merkezden yürüyerek buraya kolayca ulaşabilirsiniz. Burgaz Ören Yeri'nin Eski Knidos Antik Kenti'nin bulunduğu yer olduğu düşünülüyor. 1980'lerden itibaren Prof. Dr. Numan Tuna tarafından bu bölgede arkeolojik yüzey araştırmaları başlatılmış ve çalışmalar hala devam etmektedir. Kıyı boyunca liman kalıntıları, depolama yerleri gibi kalıntıları görebilirsiniz. İlk yıllarda telle çevrili küçük bir alanı kaplayan çalışmalar bugün sualtı çalışmaları da olmak üzere daha geniş bir alanda devam ediyor. Konum burada. Eski Datça'da ünlü şair ve Datça aşığı Can Yücel'in Evini de görebilirsiniz. Eski Datça'nın sokakları sanat ve huzur kokuyor. Burada ikamet edenler bahçelerinde o kadar güzel süs eşyaları yapmışlar ki yaratıcılık tavan yapmış burada. Eski Datça'daki butik oteller ve pansiyonlar konaklama için güzel bir seçenek olabilir. Aklınızda bulunsun. Eski Datça'da Ne Yapılır ? Eski Datça'da Yapılacak Şeyler listemiz aşağıda huzurlarınıza sunulmuştur. - Tabi ki Eski Datça sokaklarının fotoğrafik noktalarında bol bol fotoğraf çekilmelisiniz. - Ünlü şair Can Yücel'in evi görmelisiniz.. - Can Yücel Eski Datça'da yakın arkadaşı Orhan Bey'in mekanı Karya Çay Bahçesinde dinlenip Can Babayı yad edebilirsiniz. - Datça'nın badem gazozunu burada tadabilirsiniz. Badem gazozunun dadını dadan biliyor.😊 - Evinize, kendinize ya da sevdiklerinize el emeği hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz. - Badem aromalı güzel bir kahve içebilirsiniz.. - Akşam Eski Datça sokaklarında bulunan kafe veya restaurantlarda güzel ve keyifli bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Eski Datça Gezilecek Yerler: Eski Datça, son zamanlarda popüler olan, sürekli gelişen ve yeni mekanlar açılan bir yer. Güzel mi güzel sokakları olan Eski Datça'da gezilecek yerler listemiz aşağıda. - Eski Datça'nın rengarenk sokakları, - Ünlü şair Can Yücel'in Evi, - Eski Datça'da bulunan eski tarihi cami, - Badem aromalı yiyecek, içecek alabileceğiniz dükkanlar, - El yapımı hediyelik eşya satan dükkanları ziyaret edebilirsiniz. - Eski Datça Nerede ? Eski Datça, Datça merkeze çok yakın konumda bulunuyor. Aralarındaki mesafe yaklaşık 2-3 km. Eski Datça'nın yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Eski Datça sokaklarına araba ile giremiyorsunuz. Eski Datça'ya girmeden bulunan yerlere aracınızı kolayca park edebilirsiniz. Otopark sorunu yok. - Eski Datça Giriş Ücreti: Buranın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Ücretsiz şekilde gezebilirsiniz. Eski Datça'ya gelip de Can Yücel'in evini görmeden dönmek olmaz. Can Yücel'in evi Eski Datça'nın güzel sokakları arasında yer alıyor. Burası Eski Datça'nın popüler olmasına büyük katkı sağlamış. Can Yücel'in evinin içerisine özel mülk olmasından dolayı giremiyorsunuz, kapı kilitli. Burası müze değil karıştırmayın. Eve giremiyorsunuz fakat o havayı almanız yetiyor. Can Yücel Eski Datça'da yakın arkadaşı Orhan Bey'in mekanı Karya Çay Bahçesinde vakit geçiriyormuş. Bu çay bahçesine gittiğinizde Can Babaya ayrılmış bir masa göreceksiniz. Burada Can Yücel'i yad edip bir şeyler içerek dinlenebilirsiniz. Eski Datça'da bulunan Can Yücel'in evinin konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Datça Marmaris yolu üzerinde bulunan Kızlan Yel Değirmenleri toplamda 6 değirmenden oluşuyor. Değirmenlerden sadece 1 tanesini gezebiliyorsunuz o da restorana çevrilmiş ve restoran olarak hizmet veriyor. Diğer kalan 5 değirmen özel mülk içerisinde olduğu için ziyaret edilemiyor. Yel Değirmenleri'nin durumu çok iç açıcı değil, değirmenler restore edilmeyi bekliyor. Turizme kazandırılsa çok da güzel olur. Kızlan Yel Değirmenleri Datça Merkeze 12 km uzaklıkta bulunuyor. 1900'lü yılların başlarında bu bölgede yaşayan zengin Rumların inşa ettiği düşünülen taş değirmenlerinin konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. 5 günlük Datça tatilimizin son 3 gününü geçirdiğimiz Kızlan Köyüne bağlı Gereme Koyu berrak, tertemiz sularıyla sizi bekliyor. Datça'da sessiz sakin bir koy arıyorsanız adres Gereme Koyu. Burası Datça'ya gelirken son 10 km'de gördüğünüz rüzgar türbinleri var ya ha işte onların arka tarafında kalıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/datca-koylari-ve-plajlari", "text": "Muğla'da denize nerede girilir diye sorarsanız bunun için size bir çok yer sayabilirim ama bu cevaplar arasında Datça Koyları ve Plajlarını farklı bir yere koyarım. Datça koyları ve plajları masmavi, tertemiz, cam gibi bir denize sahip. Denize dalış yaptığınızda balıklarla yüzüyorsunuz, denizden çıkıp başınızı gökyüzüne kaldırdığınızda ise Datça'nın güzel yemyeşil dağlarını, taş evlerini görüyorsunuz ve akabinde kendinize ben cennette miyim diye soru soruyorsunuz. Mavi ile yeşilin buluştuğu Datça Koyları ve Plajları bizim Muğla'daki en favori denize girdiğimiz yerler arasında. Eminim siz de bu yerleri beğeneceksiniz. Hadi şimdi gelin bu koyları ve plajları detaylı inceleyelim. NOT: Aşağıda yazdığım plaj ve koyları en alt kısımda size kolaylık olsun diye Datça Merkezde Denize Girilecek Yerler ve Datça'da Arabayla Gidilebilecek Koylar diye 2 kısma ayırdım. Ayrıca Datça Koyları ve Plajları listesini konum olarak birbirlerine yakınlık durumuna göre sıraladım bilginiz olsun. Datça'da efsane güzellikteki koylara ve plajlara hazır olun. Bol mavili bir yazı sizi bekliyor. Datça'da ne meşhur diye sorsalar Datça'nın koylarını ve plajlarını en başta söylerim. Datça Koyları ve Plajları arasında sadece Datça değil Muğla'daki en favori koyumuz da mevcut. Bizim favorimiz bu efsane koy yazının içinde saklı. Evet yazıma Datça'nın güney batısındaki yerler ve bu yerlerinde en favorisi olan Palamutbükü Plajı ile başlıyorum. Keyifli okumalar. - Palamutbükü Plajı - Akvaryum Plajı Palamutbükü - Kurubük - Ovabükü Plajı - Hayıtbükü Koyu - Domuzbükü - Yaziköy Plaj - Tekir Bükü - Murdala Koyu - Kumluk Plajı - Hastane Altı Plajı - Taşlık Plajı - Kargı Koyu - Akvaryum Koyu - Perili Köşk Plajı - Karaincir Plaji"} {"url": "https://bujuyollarda.com/datca-nerede-datcaya-nasil-gidilir", "text": "Bal badem balık... Üçünü yan yana gördüğünüzde aklınıza Datça gelsin. Biz Datça aşıkları olarak Üstün'le her fırsatta Datça ve çevresine gitmeye çalışırız. Son 5 günlük Datça tatilimizde de çok güzel yerler keşfettik. Datça Gezilecek Yerler listesine geçmeden önce Datça Nerede Datça'ya Nasıl Gidilir, Datça'ya Hangi Ay Gidilir, Datça'ya Kaç Gün Ayırmalı, Datça'nın Nesi Meşhur, Datça'dan Ne Alınır, Datça'da Ne Yapılır sorularının cevaplarını vermeye çalışayım. Datça hayatın yavaş aktığı yer... Burası gerçekten apayrı bir dünya. Yarımada olmasındandır ki kendine özgü bir havası var Datça'nın. Datça Ege ile Akdeniz'in buluşma noktası. Burası havasıyla, plajlarıyla, koylarıyla, tarihiyle cennetten bir köşe. Datça'ya bir kere gelen, Datça'nın havasını bir kere alan buraya kesinlikle bir kez daha gelecektir. Datça Gezilecek Yerler listesini gördükçe ve buraları gezdikçe ruhunuz tazelenecek. Muğla'ya bağlı Datça taş evleri, begonvilleri, şirin sokakları, badem çiçekleri ve mutlu insanları ile sizi karşılıyor. Strabon'un, \"Tanrı çok sevdiği kulunu uzun ömürlü olsun diye Datça Yarımadası'na gönderir\" sözü gerçekten burada kendini doğruluyor. Masmavi denizi, bol bol güneşli günleri, güzel havası ve bükleriyle Datça insanın ömrüne ömür katıyor. Biliyor musunuz yabancılar hastalıklarından arınmak için Datça'ya yerleşiyor. Datça'ya say say methiyeler yetmez. Güzeller güzeli Datça, Muğla iline bağlı ve Muğla'nın 13 ilçesinden biri. Akdeniz ile Ege'nin buluşma noktası olan Datça'nın sadece Marmaris ile kara bağlantısı var. Datça'ya giderken sağınız solunuz deniz şeklinde ilçe merkezine doğru ilerliyorsunuz. Datça'nın yolları oldukça virajlı. Havası püfür püfür esen Datça'ya en yakın havaalanı Milas Bodrum Havalimanı ve Dalaman Havalimanıdır. Datça'nın haritadaki konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Datça'nın bazı önemli yerler ile arasındaki mesafe aşağıdaki gibi. Datça Marmaris arası 28 km, Datça Fethiye arası 192 km, Datça Muğla Merkez arası 122 km, Datça İzmir arası 330 km, Datça Ankara arası 708 km, Datça İstanbul arası 882 km mesafe bulunuyor. Datça Nerede Datça'ya Nasıl Gidilir ? başlığımızın 2. kısmına geldik. Aşağıda Datça'ya ulaşmak için kullanabileceğiniz kara yolu ve hava yolunun detayları bilgileri var.. Datça'ya kara yolu ile İstanbul, İzmir, Ankara, Adana gibi büyük illerimizden otobüs ile düzenli seferlerle ulaşabilirsiniz. Kendi aracınızla Datça'ya ulaşmak için Marmaris'ten geçmeniz gerekiyor. Marmaris sonrası Datça geliyor. Yol çift şerit değil ve virajlı. Dikkatli olmanızda fayda var. Datça'dan Marmaris'e ya da Marmaris'ten Datça'ya her saat başı dolmuş var. Dolmuş saatleri genelde seferlerine 09:00 da başlıyor, akşam 21:00 da son sefer düzenleniyor. Dolmuş saatleri için bu Muğla Belediyesi'nin bağlantısına göz atabilirsiniz. Datça'ya yakın 2 tane havalimanı bulunuyor. Bunlar Milas Bodrum Havaalanı (199 km) ve Dalaman Havaalanı (160 km). Bu havaalanlarına geldikten sonra Datça'ya geçmek için kara yolu ile Marmaris'e gelmeniz şart. Çünkü Datça bir yarımada ve yarımadanın giriş noktası Marmaris. Dalaman Havaalanı'ndan Datça'ya ulaşım: Dalaman Havaalanı ile Datça arası 160 km. Dalaman Havalimanın'dan Marmaris'e Muğla Belediyesine ait Muttaş'ın seferleri oluyor. Sefer saatleri için bu bağlantıdan bilgi alabilirsiniz. Marmaris otogarından da Datça minibüsleri ile Datça'ya 1 buçuk saatte gidiliyor. Bazen Dalaman Havaalanından direkt Datça'ya da sefer düzenleniyor. Yukarıdaki bağlantıdan bunun da bilgisini alabilirsiniz. Bodrum Havaalanı'ndan Datça'ya ulaşım: Eğer Datça'ya uçak ile gelecekseniz en kolay ve en kısa ulaşım yolu Bodrum üzerinden feribotla Datça'ya geçmek. Bunun için Muttaş ile Milas Bodrum Havaalanı'ndan Bodrum Otogara buradan Bodrum Datça Feribot İskelesine ve iskeleden de kalkan Datça feribotlarıyla toplamda 2 saatte Datça Bodrum Feribot İskelesine ulaşabiliyorsunuz. Bodrum Datça feribot saatleri için bu bağlantıdan bilgi alabilirsiniz. Bu arada Datça'ya ucuz uçak bileti bulmak için Ucuza Uçak Bileti Bulma Yolları yazımı okumayı ihmal etmeyin. Datça'ya hangi ay gidilir sorusunun cevabı net. Yaz kış, ilkbahar, sonbahar fark etmez yılın 365 gününde Datça'ya gidebilirsiniz. Deniz, kum, güneş için gelecekseniz yaz ayları en ideali. Kalabalıktan çok hoşlanmıyorsanız bahar ve kış ayları tam size göre. Kış aylarında gelirseniz Şubat ayında Datça'da Badem Çiçeği Festivali düzenleniyor aklınızda bulunsun. Badem ağaçları çiçek açıyor ve Datça'ya bembeyaz bir görüntüye kavuşuyor. Yani özetle yaz kış fark etmez istediğiniz zaman Datça'ya gidebilirsiniz. Datça'ya her gittiğimizde yeni bir güzelliğini keşfediyoruz. Son Datça gezimizle beraber Datça Gezilecek Yerler listemiz çok sağlam oldu. Tüm detaylarıyla Datça'yı keşfetmek istiyorsanız muhakkak Datça Gezilecek Yerler başlıklı yazımı okumayı unutmayın. Efsane güzellikteki Datça Koyları ve Plajlarını bu küçücük alana yazamazdım tabi ki. Bunun için ayrı bir başlık lazımdı ve o da sizin için yazıldı. Datça'daki tüm koy ve plajlar için Datça Koyları ve Plajları başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. - Listenin en başına koyarım Datça'nın püfür püfür esen güzel havası, - Datça Bademi, - Datça Balı, - Datça'nın enfes lezzetteki balıkları, - Datça'nın Taş Evleri - Badem Kahvesi - Badem aromalı ürünler - Datça Balı - Zeytinyağı - Zeytin - Datça magneti - El yapımı takılar Datça Nerede Datça'ya Nasıl Gidilir başlıklı yazımın son kısmına geldik. Datça'ya gelirseniz yapmanız gereken olmazsa olmaz şeyleri sizin için listeledik. Fırsatınız olursa bu saydıklarımızı yapmaya çalışın. - Akşamları Datça merkezde bulunan ışıklı Kumluk Yolunda bulunan restaurantlarda oturup Datça akşamlarının tadını çıkarabilirsiniz. - Datça'da günübirlik tekne turlarına katılıp Datça koylarının serin sularının keyfini çıkartabilirsiniz. - Knidos Antik Kentine gidip gün batımını izleyebilirsiniz. - Kargı Koyun'da tatlı su akıntısının denize karıştığı yerde denize girebilirsiniz. Donma garantili.:) - Eski Datça'nın sokaklarında bol bol fotoğraf çekilebilirsiniz. - Eski Datça'da ünlü şair Can Yücel'in evini görebilirsiniz. - Badem Gazozu ve ve Badem Kahvesinin muhakkak tadına bakmalısınız. - Palamutbükü Plajı'nın eşsiz güzellikteki berrak denizinin tadını çıkarabilirsiniz. İster badem ağaçları çiçek açtığında ister meyve verdiğinde, herhangi bir mevsimde yolunuzu muhakkak Datça'ya düşürün. Datça yazılarımı beğendiyseniz aşağıya yorum bırakıp beni mutlu edebilirsiniz 🙂 Az kalsın unutuyordum tüm Datça Hikayelerimi Instagram hesabıma sabitledim beni oradan da takip edebilirsiniz. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/datca-tekne-turu", "text": "Nihayet günübirlik olarak ayarladığımız özel Datça tekne turuna çıkabildik ve Datça'nın tekne ile gidilebilen koylarını kısmen keşfetme fırsatı bulduk. Kısmen diyorum çünkü Datça'nın her tarafında koy ve plaj bolluğu var. Tekne ile bu koyları keşfetmeye kalksanız kafadan en az 1 hafta lazım. Datça bir yarımada ve Ege ve Akdeniz'in birleştiği çok özel bir yer. Dolayısıyla her tarafta bir kıvrım, kıvrımlarda da enfes güzellikte koylar ve plajlar var. Datça yıllardır her fırsatta soluk aldığımız en özel, en sevdiğimiz tatil bölgeleri arasında yer alıyor. Datça'ya sürekli gitme fırsatı buluyoruz ama hiç birinde de tekne ile denize açılmak bir türlü nasip olmamıştı. Bu sefer hedefimiz direkt Datça'nın güzel koylarıydı ve gün sonunda hedefimizi tam 12'den vurmuş olduk. Turumuzda çok güzel yerler gördük ve tekne turu ile ilgili güzel tecrübeler kazandık. Hepsini tek tek anlatacağım. Datça'nın havası, denizi, koyları ve plajları insanda derin izler bırakabilecek güzellikte. Hele bir de tekne turu ile denize açılıp birbirinden güzel koyları gördüğünüzde Datça zihninizde ölümsüzleşiyor. Abarttığımı düşünmeyin. Datça'ya giden bir çok kişi buraya ikinci kez de gideceğini söylüyor. Datça onu ziyaret edenle gönülden bir bağ kuruyor. Can Yücel boşuna dememiş \"Mekanım Datça olsun, öldükten sonra beni Datça'ya gömün\" diye. Not: Baştan belirteyim; yazımı detaylı yazacağımdan, kolay bulabilin diye rezervasyon numarasını en üste koyuyorum. Datça Tekne Turu rezervasyonu için Whatsapp'tan hızlıca iletişime geçip tur tarihi ve tura kaç kişi katılacağınızı söyleyin yeter. Bu numaradan hem günübirlik dolmuş tekne, hem günübirlik özel tekne kiralama hem de konaklamalı tekne turu için bilgi alabilirsiniz. Muğla'nın bir çok yerinde tekne turuna katılmış biri olarak söylüyorum; Datça koyları diğer ilçelerden çok farklı. İlk olarak değineceğim nokta koyların temizliği ve kristal gibi bir berraklığa sahip olması. Deniz insana huzur verir cümlesi Datça koylarında hayat buluyor. Ruhunuz dinleniyor ve gerçekten huzuru hissediyorsunuz. İkinci olarak Datça'da tekne turuna katılmanın en güzel avantajı buradaki tekne sayısından dolayı daha az kalabalıkla muhatap olmanız olacak. Hele bir de özel tekne ayarladınız mı değmeyin keyfinize. Koyların kalabalık olmaması tekne turu keyfi için bana göre çok büyük avantaj."} {"url": "https://bujuyollarda.com/datca-villa-kiralama-tavsiyesi", "text": "Bujuyollarda olarak Datça'dan çok sağlam önerilerle döndüm. 5 günlük Datça tatilimizde gezilecek yerler, yeme içme ve konaklama anlamında hepsi birbirinden güzel bir çok öneri topladık. Datça'da son 3 günümüzü geçirdiğimiz villanın yeri ise bizde bambaşka oldu. Villamızdan her şeyi ile memnun kaldık. Tatil dönüşü hemen tüm detayları vermek için Datça Villa Kiralama Tavsiyesi başlıklı yazımı yazmak istedim. Datça'da ilk villa konaklama deneyimimiz olduğu için şimdilik tek öneri sunuyoruz. İleride başka villa konaklaması deneyimlerimiz olursa ve memnun kalırsak sizinle seve seve paylaşırım. Gelelim villamızın detaylarına. NOT: Datça Villa Kiralama başlıklı yazıma geçmeden önce villa kiralama işlemleri yaparken dikkat etmeniz gereken hususlarla ilgili yazdığım yazıya göz atmanızda fayda var. Üstün ile gittiğimiz bir yeri tavsiye ederken en ince ayrıntısına kadar bakmaya çalışıyoruz. Çünkü bir şeyleri size tavsiye ederek aslında sorumluluk alıyoruz. Dolayısıyla detaylar oldukça önemli bizim için. Datça'da kiraladığımız villada bu sorumluluk duygusuyla hareket ederek detaylı bir inceleme yaptık ve inanın tüm detaylar her şeyi ile çok özenliydi. Şöyle söyleyeyim en çok önem verdiğimiz temizlikten tutun size lazım olabilecek her şey elimizin altındaydı. Hadi gelin Datça'da kaldığımız villayı güzel fotoğraflarla derinlemesine inceleyelim. Çok güzel bir taş ev olan villamız girer girmez sıcaklığıyla bizi sardı sarmaladı. Villamızda çok dikkat çeken detaylardan biri hemen gözümüze çarptı. Villamızda çok güzel bir soba vardı. Bir anda kış anıları canlanmış olsa da hemen yaza döndük.:) Soba ve üstünde pişecek kestaneler ile villamız direkt kış moduna geçiyor:) Yani demek istediğim burayı sadece yaz tatili için düşünmeyin. Kışın burada bir dağ evi havası olacağı için kafa dinlemek, romantik bir kaçamak yapmak için değerlendirebilirsiniz. Biz yazın geldik ama kış için bir kez daha gidip o kestaneyi yiyeceğiz. Villamız bir sitenin içinde ve güvenlik açısından hiç bir sıkıntısı yok. Hele pandemi döneminde hiç bir endişeniz olmasın. Villada toplamda en fazla 6 kişi kalabiliyor. Oda olarak 3 yatak odası, 1 banyo, 1 wc ve salon+mutfak var. Odalar oldukça geniş ve ferah. Banyo, wc tertemiz. İhtiyacınız olabilecek her şey villada mevcut. Mutfaktaki eşyalar gayet kaliteli. Çamaşır makinesi, bulaşık makinesi her şey var. Evinizde olmayan detayları Villa Indian'da görebilirsiniz. Villanın dış alanında oturma grubu, tv, yemek masası ve mütevazi bir havuz mevcut. Havuz yalnızca villaya ait, derin değil ancak içinde serinlerken keyifle içeceğinizi yudumlayabilirsiniz. Ha unutmadan havuzun yanında güzel de bir hamak var. Datça'nın püfür püfür esen havasında hamakta kitap okumak da keyfinize keyif katıyor. Saydığım yerler tam keyif yapmalık. Bir de villanın arkasında ardiye gibi şirin mi şirin bir depo var. Burası sanki Almanya'nın dağ evlerinin minyatür hali o kadar şirin bir ardiye. Villamızın genel temizliğine dair de bir kaç şey yazmak istiyorum. Villada her şey tertemiz. Bal dök yala kıvamında. Ev sahibimiz aşağıda detaylı belirteceğim Sevil Hanım temizlikçi tutmuyor kendi temizliğini kendi yapıyor. O kadar titiz bir insan. Pandemi döneminde aranan temizlik Villa Indian'da. Villa sitede olduğu için siteye ait 2 tane kocaman havuz var. Biz buralarda da baya bir keyif yaptık. Havuzlar gayet temiz ve hijyenikti ayrıca hiç de kalabalık değildi. Toplamda site havuzunu 3 kere kullandık ve her gittiğimizde en fazla 2-3 kişi vardı. Havuzun temizliğine çok dikkat ediliyor hiç bir endişeniz olmasın. Villamızla ilgili tüm detayları vermeye çalıştım. Umarım keyifli bir yazı olmuştur. Villa Indian'ı yaz kış farketmez yılın her günü bujuyollarda imzasıyla tavsiye ediyorum. Datça Villa Kiralama Tavsiyesi başlıklı yazımdan bu kadar. Villa ile ilgili görüntüler için Instagram hesabımda sabitlediğim Datça hikayelerine göz atabilirsiniz. Datça ile ilgili çok daha fazla detay almak isterseniz Datça Gezi Rehberi başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/datcada-ne-yapilir", "text": "Tarihin en ünlü coğrafyacılarından Yunan Strabon, \"Tanrı uzun ve sağlıklı yaşatmak istediği kullarını Datça'ya gönderir\" demiş. Öyle doğru bir tespit yapmış ki Strabon gerçekten Datça'ya geldiğinizde bu cümlenin özünü tam anlamıyla hissediyorsunuz. Havasıyla, efsane güzellikteki deniziyle, tarihi yerleri ve doğasıyla Datça bambaşka bir yer. Bizim hali hazırda sizler için çok detaylı hazırladığımız bir Datça Gezi Rehberimiz mevcut. Bu rehberde Datça'da işinize yarayacak her şeyi bulabilirsiniz. Bu yazımda da Datça'da Ne Yapılır sorusunun cevabını bulacaksanız. Şunu belirteyim Datça'ya gelecekseniz listemdeki her şeyi yapmaya çalışın. Gerçekten bu maddeler size Datça'nın keyfini tam anlamıyla yaşatacaktır. Datça'da ne yapılır sorusunun bize göre 14 maddesi bulunuyor. Bu 14 madde oldukça detaylı. Hemen belirteyim bizim keşfedemediğimiz bir şey varsa yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın. Datça'da neler yapılır sorusunun en temel cevabı tabi ki deniz ile ilgili aktiviteler. Datça'nın denizi Muğla'da en sevdiğimiz berraklığa ve doğallığa sahip deniz diyebilirim. Datça'nın birbirinden güzel koyları ve plajları bulunuyor. Buralarda denize girmek ruhunuza ve bedeninize müthiş bir haz bırakıyor. Koy ve Plaj demişken detaylı ve haritalı hazırladığım Datça Koyları ve Plajları yazımı okumadan Datça'da denize girmeyin. Datça'ya gelmişken Datça'nın yöresel ürünlerini almadan buradan dönmek olmaz. Datça gerçekten kendine özgü bir yer. Akdeniz ile Ege'nin buluştuğu çok özel bir yer Datça. Datça'nın yöresel ürünleri ile ilgili çok detaylı hazırladığım Datça'nın Neyi Meşhur başlıklı yazımdan Datça'nın meşhur şeylerine bakabilirsiniz. Datça'da bal ve badem oldukça meşhur. Bal ve bademden yapılan bir çok ürünü Datça'da bulabilirsiniz. Bu noktada Datça'nın meşhur bademli gazozunu tatmayı unutmayın. Eski Datça sokaklarında badem gazozu satan yerleri kolayca bulabilirsiniz. Henüz yapamadığımız bir tekne turu var ki o da Datça'da olan tekne turu. Datça'nın eşsiz güzellikteki koylarını keşfetmek istiyorsanız bana göre Datça'da tekne turuna katılmalısınız. Datça'da ilerleyen zamanlarda tekne turuna katılırsak ve işletmeden memnun kalırsak burada tüm detayları paylaşırım. Şunu da belirteyim Datça merkeze alternatif olarak Palamutbükü'nde de tekne turuna çıkabilirsiniz. Hatta bildiğimiz koylara göre söylüyorum Palamutbükü'nden çıkacağınız tekne turlarında daha güzel koyları ziyaret edebilirsiniz. Datça'da yılın her şubat ayında Badem Çiçeği Festivali düzenleniyor. Datça'nın meşhur badem çiçekleri bu mevsimde açıyor ve her yer bembeyaz bir görüntüye kavuşuyor. Gerçekten hem çiçeklerin kokusundan hem de doğanın güzelliğinden mest olmuş oluyorsunuz. Badem Çiçeği Festivali'nde Datça merkezde bir çok etkinlik düzenleniyor. Mis gibi çok sıcak olmayan bir hava size eşlik ediyor. Festivalde hediyelik eşya satan yerlerden alışveriş yapıp Datça merkez alanında düzenlenen konserlere katılabilirsiniz. Knidos Antik Kenti Datça'nın en uç noktasında yer alıyor. Datça denilince akla ilk gelen tarihi yer olan Knidos muhteşem bir coğrafya üzerine kurulmuş bir antik kent. Knidos Antik Kenti, Ege ile Akdeniz'in buluştuğu noktada yer alıyor. Bu güzel antik kente geldiğinizde Tiyatro, Apollon Tapınağı ve Sunağı, Güneş Saati, Agora ve Odeon kalıntılarını ziyaret edin. Bir de Knidos'a mümkünse güneş batmaya yakın gelin ve burada günü batırın. Knidos'un yolu biraz zahmetli. Dolayısıyla burada günü batırmak isterseniz hatta Deveboynu Fenerine çıkmak isterseniz güneşin batımına 2 saat kala burada olun derim. Knidos Antik Kenti'nin yol tarifi ve konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Datça'da ne yapılır sorusunun en güzel cevabı bence Knidos Deveboynu Deniz Fenerine çıkmaktır. Hele ki doğa yürüyüşünü seviyorsanız bu aktivite tam size göre. Datça gezilecek yerler listemizin en özel yerlerinden biri olan Deveboynu Deniz Feneri hem manzarası hem de atmosferi ile bambaşka bir yer. Knidos Deveboynu Deniz Feneri'ne, Knidos Antik Kenti'nden yaklaşık 40-45 dakikalık bir yürüyüşten sonra ulaşıyorsunuz. Yaz sıcağında yol biraz zorlu olabilir fakat fenere çıktığınızda tüm yorgunluğa değecek bir manzara ile karşılaşacaksınız. Bir taraf Ege Denizi, bir taraf Akdeniz. Ayrıca buradan Knidos Antik Kentini de çok güzel bir açıdan görmüş oluyorsunuz. NOT: Knidos Antik Kentine gelip buraya çıkacaksanız zaman planınızı iyi yapmanız gerekiyor. Çok geçe kalmayın. Palamutbükü Datça'da denize girilecek en güzel yer diyebilirim. Hem gelişmiş imkanları hem de tertemiz denizi ile Palamutbükü Datça'ya geldiğinizde kesinlikle değerlendirmeniz gereken bir yer. Palamutbükü ile ilgili detaylı hazırladığım bir gezi rehberi var. Bu rehberde burası ile ilgili tüm detayları bulabilirsiniz. Palamutbükü'ne gelmeden Datça'dan dönmeyin. Aksi takdirde Datça gönlünüzde eksik kalacaktır. Sadece Datça'da değil Muğla'da en sevdiğimiz koy Kurubük'tür. Efsane bir deniz. Tertemiz, berrak, balık dolu bir akvaryumda yüzmek istiyorsanız Kurubük'e kesinlikle gitmelisiniz. Kurubük'te deniz taşlık ve hemen derinleşmiyor. Muğla koyları ve plajları arasında en fazla balığı sanırım burada gördük.😊🤿 Kurubük'te herhangi bir otel, tesis, wc, duş imkanı yok. Dolayısıyla buraya hazırlıklı gelmeniz gerekiyor. Kurubük, Ovabükü ve Palamutbükü arasında kalıyor. Buraya gelmek için sahil şeridinden ilerlemeniz gerekiyor. Araç şart. Kurubük'ün konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Aracınızı aşağı tarafa ya da yol kenarına bırakabilirsiniz. Datça'ya en son gittiğimizde keşfettiğimiz Surf Butik Otel su sporları yapmak isteyenler için tam bir biçilmiş kaftan. Datça'da nerede kalınır sorusunun da cevabı olan Surf Butik Otel hem işletme anlayışı hem de otelin konumuyla bizden tam puan alan bir yer. Surf Butik Otele biz 2021 Haziran ayında gitmiştik. Burası diğer tüm otellerden daha farklı bir konseptte. UCPA su sporları merkezini de bünyesinde barındıran Surf Butik Otel'de wind surf, kite surf, paddleboard, kano, katamaran gibi aktiviteleri yapabiliyor, hatta surf eğitimi de alabiliyorsunuz. Datça'da aktivite noktasında farklı bir şey arıyorsanız ve su sporları ilgi alanınıza giriyorsa burayı kesinlikle notlarınız arasına alın. Otelin konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Datça'da son yıllarda en popüler yerlerden biri Eski Datça ve sokaklarıdır. Begonvillerle süslü taş evleri, hediyelik eşya satan şirin dükkanları, güzel mi güzel sokakları ve hepsi kendine özgü yemek yenecek yerleri ile Datça'nın en güzel mahallesi olan Eski Datça size nostaljik güzel bir hava katıyor. Eski Datça sokaklarında gezerken ünlü şair ve Datça aşığı Can Yücel'in evini görebilirsiniz. Eski Datça'nın sokakları sanat ve huzur kokuyor. Burada ikamet edenler bahçelerinde o kadar güzel süs eşyaları yapmışlar ki yaratıcılık tavan yapmış burada. Aşağıda Eski Datça'da Ne Yapılır sorusunun cevabını liste halinde bulabilirsiniz. - Eski Datça'nın rengarenk sokakları gezilir, - Ünlü şair Can Yücel'in evi ziyaret edilir, - Eski Datça'da bulunan eski tarihi camide bir mola verilir, - Badem aromalı yiyecek, içecek alabileceğiniz dükkanlar ziyaret edilir, - Badem aromalı Datça'nın olmazsa olmazı gazozu içilir. - Son olarak el yapımı hediyelik eşya satan dükkanları ziyaret edebilirsiniz. Eeee Eski Datça'ya gelip de Can Yücel'in evini görmeden dönmek olmaz. Can Yücel'in evi Eski Datça'nın güzel sokakları arasında kalıyor. Burası Eski Datça'nın popüler olmasına büyük katkı sağlamış. Can Yücel'in evinin içerisine özel mülk olmasından dolayı giremiyorsunuz, kapı kilitli. Burası müze değil karıştırmayın. Sadece kapısının önünde fotoğraf çekilebilirsiniz. Can Yücel, Eski Datça'da yakın arkadaşı Orhan Bey'in mekanı Karya Çay Bahçesinde vakit geçiriyormuş. Bu çay bahçesine gittiğinizde Can Babaya ayrılmış bir masa göreceksiniz. Burada Can Yücel'i yad edip bir şeyler içerek dinlenebilirsiniz. Karya çay bahçesi Eski Datça'nın başlangıç tarafında yer alıyor. Datça'da Gece Ne Yapılır diye araştırıyorsanız o zaman Kumluk Plajı'nda bulunan restaurantlarda güzel bir akşam yemeği yemelisiniz. Datça'nın gecelerine ışıl ışıl bir görüntü katan Kumluk Plajı Datça merkezde yer alıyor. Burada isterseniz gündüz denize girebilir isterseniz de akşam çok güzel bir yemek yiyebilirsiniz. Kumluk Plajı'nın konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Datça merkezde denize girilecek yerlerden biri olan Taşlık Plajı tertemiz cam gibi bir denize sahip. Plajın adı üstünde yani taşlık bir zemine sahip. Deniz burada hemen derinleşmiyor. İster buradaki işletmelerin olanaklarından faydalanabilirsiniz isterseniz de kendiniz şemsiye, sandalye atabilirsiniz. Taşlık Plajı'nın arkasında oyun parkı mevcut. Çocuklu aileler için ideal bir plaj. Plajın sonlarına doğru yeraltı termal sulardan oluşan yapay bir göl bulunuyor. İşte Datça'da ne yapılır sorusunun cevabı burada. Termal kaplıca keyfi yapmak isterseniz burayı ziyaret edebilirsiniz. Kokuya dayanabilirseniz tabiki.😀 Burada suyun şifalı olduğuna inanılıyor. Göl ile denizi bağlayan küçük de bir şelale var. İsterseniz buraya da girebilirsiniz. Datça Taşlık Plajı'nın konumu burada. Aklınızda bulunsun yazın oldukça kalabalık oluyor burası. Araç parkı için çevre sokakları tercih edebilirsiniz. Datça koyları ve plajları listemizde bizim çok beğendiğimiz koylardan biri olan Kargı Koyu Datça merkeze sadece 3 km uzaklıkta bulunuyor. Buraya belediyenin dolmuşlarının düzenli geldiğini söyleyelim. Kargı Koyu, etrafındaki tepelerden dolayı korunaklı ve sakin bir koy. Kargı Koyu'nun çevresi okaliptüs ağaçlarıyla kaplı. Buranın denizi tertemiz, plajı çakıl. Burada hem halk plajı var hem de tesislerin kendi alanı mevcut. Datça Kargı Koyu'nda bizim bayıldığımız bir nokta var. Burada denize doğru kaynak sudan oluşan böyle küçük bir nehir var ve denize doğru akıyor. Çok güzel buz gibi bir su. Üstün buz gibi sulara bayıldığı için onu buradan çıkartamadık.😊 Serinlemek isterseniz burası aklınızda bulunsun. Perili Köşk Plajında herhangi bir tesis bulunmuyor. Buraya gelirken şemsiye ve sandalye getirmeyi unutmayın. Bu plajın yazımızın başlığını ilgilendiren güzel bir tarafı var. O da karşıda bulunan adaya yürüyerek denizin içinden geçebiliyorsunuz. Tıpkı Marmaris'teki Kız Kumu Plajı gibi. Biz de Üstünle karşı adaya yürüyerek geçtik ama biraz yorulduk. Deniz bazen derinleşiyor ve bazen de akıntı oluyor dikkat edin. Eğer adaya geçecekseniz deniz ayakkabısı almayı unutmayın. Perili Köşk Plajı'nın konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/datcada-ne-yenir", "text": "Ege ile Akdeniz mutfağının birleştiği yer olan Datça doğal güzellikleriyle sadece göze değil şık restaurantları ve yemekleriyle mideye de hitap eden bir yer olma özelliği taşıyor. Biz Datça'ya her gittiğimizde yeme içme noktasında yeni mekanlar keşfedip memnun kaldıklarımızı burada sizlerle paylaşıyoruz. Son 5 günlük Datça tatilimizde de çok güzel restaurant ve kafeler keşfettik. Datça yeme içme önerileri bizden sorulacak.:) Keşiflerimizin tüm detaylarını anlatacağım Datça'da Ne Yenir başlıklı yazım huzurlarınızda. Datça'da Ne Yenir sorusuna cevap olarak şimdilik 7 mekan ile cevap veriyorum. Bu mekanlar ile Datça Merkezde Ne Yenir, Eski Datça'da Ne Yenir ve Palamutbükü'nde Ne Yenir sorularının da cevabını bulacaksınız. İlerleyen zamanlarda yeni keşiflerim olursa burada öneri olara sizlere sunarım. Bilen bilir Datça'nın şifresi 3B' den oluşuyor. 3B demek bal, badem ve balık demek. Datça'ya geldiğinizde bir çok şeyin badem aromalı halini göreceksiniz. Balık desen Datça'nın yarımada olmasından dolayı balık bolluğu var ve buna bağlı olarak da Datça'da çok da güzel balık restauranları var. Şöyle denizden gelen püfür püfür akşam rüzgarı teninizi ürpertirken sahile nazır balık yemelisiniz. Bunların dışında Datça'da Ne Yenir sorusunun diğer cevapları aşağıda sizlerle. İlk önerimiz Eski Datça'dan Art Olive ile geliyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/datcada-nerede-kalinir", "text": "Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan Datça size huzurlu ve sakin bir tatil vadediyor. Büyük şehirlerin yoğun atmosferinden kurtulmak için doktorunuz Datça'yı reçetenize yazabilir.😀 Ege ile Akdeniz'in buluştuğu Datça'nın güneybatı tarafı olan Palamutbükü Ovabükü tarafı gerçekten cennetten bir köşe gibi. Biz de zaman buldukça Datça'yı keşfetmeye buradaki otellerde mini tatiller yapmaya çalışıyoruz. Datça'da nerede kalınır başlığı altında bu deneyimlerimin detaylarından bahsedeceğim. Muğla'da yaşamamızdan dolayı Datça'ya fırsat buldukça gitmeye çalışıyoruz. Gittiğimizde de farklı yerlerde konaklıyoruz. Dolayısıyla bu zamana kadar Datça'da bir çok konaklama deneyimimiz oldu. Aşağıdaki yerler bizim bizzat konakladığımız ve memnun kaldığımız yerlerdir. Yazımda Datça'nın her noktasından otel bulabilirsiniz. Konaklama için bölge olarak Datça merkezi ve Palamutbükü tarafını tercih edebilirsiniz. Datça otel tavsiyesi noktasında önerilerimi bu yazıda topluyorum. Datça'da nerede kalınır sorusuna bir de Kızlan Köyü'nde villa tavsiyem var. Datça'da kaldığımız villanın detayları için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Aşağıda yazdığım yerler benim kendi deneyimlerime istinaden ve memnun kaldığım yerler. Bu noktada kendi araştırmanızı yapmanızda her zaman fayda var. Özellikle yorumları okumayı unutmayın. Aşağıdaki yerleri ben gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Tercih tabiki sizin. Sasamaari Suites adı üstünde suit dairelerden oluşan bir konaklama yeri. Eğer ev konforunda tatil yapma düşünceniz varsa ama apart otellerden daha lüks daha şık bir yer olsun isterseniz burayı şiddetle öneririm. Konum olarak Datça merkezde yer alıyor. 24 tane suit daireden oluşuyor ve bir de ortak havuzu bulunuyor. Dairelerin bazıları dubleks. Diğerleri de üst kat balkonlu ya da giriş kat verandalı. Evlerin olduğu yer eskiden susam tarlasıymış. Ve yerliler susam harımı derlermiş. Söylemesi zor olduğundan sasamaarı denmeye başlamış ve bu güzel konaklama yerine de isim olmuş. İşletme sahibi Emrah Bey tüm misafirlerle yakından ilgili ve yardımsever. Datça'da konaklama tavsiyesi arayanlara Bujuyollarda'dan yıldızlı tavsiyedir. - Adres: Datça, Barış Cd. 22-26, 48900 Datça/Muğla - Website: sasamaarisuitesdatca. com - Telefon: 0507 442 83 58 Datça merkez otelleri içinde konaklamasanız dahi mutlaka önünden geçeceğiniz bir yer Kumluk Otel. Datça denize sıfır otel arıyorsanız aradığınız yer burası olabilir. Odalarının gayet güzel ve temiz olduğunu söyleyebilirim. Çay kahve ikramı ve su ısıtıcı bulunuyor. Odaların bir kısmı ön tarafa denize bakıyor, diğer kısmı da arka sokağa. Ama zaten odaya uyumadan uyumaya çıkıyorsunuz. Kumluk Otel'de konaklama şekli oda+kahvaltı şeklinde. Kahvaltı bireysel olarak masanıza geliyor ve oldukça yeterli, lezzetli bir kahvaltı. Otelin aynı isimde bir restoranı da var. Restoranın kapalı ve açık kısmı var. Kapalı kısımdan çıktığınızda arada bir yürüyüş yolu var. Merdivenleri indiğinizde sahil başlıyor. Gündüz burada şezlonglarda denizin tadını çıkarabilirsiniz. Kumluk Plajı adı üstünde kumsal ve deniz sığ. Çocuklu aileler için de oldukça uygun. Akşamsa sahile masalar atılıyor ve tüm Kumluk Plajı boydan boya ışıl ışıl oluyor. Bu harika atmosferde bir akşam burada yemek yiyebilirsiniz. Mutlaka rezervasyon yaptırın tabi. Datça'da nerede kalınır sorusuna verebileceğim tavsiyelerden birisi de burası. - Adres: İskele, Atatürk Cd. No:39, 48900 Datça/Muğla - Website: kumlukotel. com - Telefon: (0252) 712 28 80 Önerilerim konaklama deneyimlerimin sırasına göre en yeniden en eskiye doğru sıralanıyor. Surf Butik Otel deneyimim ise 2021 Haziran ayında, yani çiçeği burnunda bir öneri 🙂 Burası diğer tüm otellerden daha farklı bir konseptte. UCPA su sporları merkezini de bünyesinde barındıran Surf Butik Otel'de wind surf, kite surf, paddleboard, kano, katamaran gibi aktiviteleri yapabiliyor, hatta surf eğitimi de alabiliyorsunuz. Otelde 32 tane oda bulunuyor. Bunlardan 5 tanesi taş ev, 11 tanesi bungalow diğerleri de standart oda. Odaların her biri çok şık dekore edilmiş. Ferah ve tertemiz. Odalarda su ve kahve ikramı bulunuyor. Mini bar, kasa, klima, televizyon ve wifi da mevcut. Otel konum olarak denize sıfır. Rüzgarlı hava şartları surf için burayı ideal kılıyor. Ancak deniz çoğunlukla dalgalı oluyor. Çarşaf gibi sularda yüzmeyi sevenleri bu anlamda mutlu etmeyebilir. Ama bol aktiviteli dolu dolu bir tatil yapmak istiyorsanız Surf Butik otel tam size göre bir tercih olur. Yarım pansiyon hizmet veren bir işletme burası. Kahvaltı ve akşam yemeği dahil, içecekler ekstra olarak alınıyor. Kahvaltısı da oldukça yeterli ve lezzetliydi akşam yemekleri de. Yemekte her gün belirlenen fix menü servis ediliyor. Mutlaka bir çorba oluyor. Salata, günün mezeleri ve ana yemek ve su ikramı oluyor. - Konum için buraya tıklayın. - Telefon: +90 545 538 32 15 +90 541 761 20 7 Ev müstakil, 4 odalı, 2 banyolu, salonu ve mutfağı olan bir ev. Yani kalabalık arkadaş grubunuzla ya da ailecek tercih edebilirsiniz. Evin imkanlarından bahsedeyim biraz. Kendi evinizde kullandığınız ihtiyacınız olacak tüm eşyalar burada mevcut. Çamaşır makinesinden ütüsüne, bulaşık makinesinden yazıcısına tam teşekküllü bir evden bahsediyorum. Salonda çok keyifli bir kütüphane bulunuyor. Mutlaka ilginizi çekecek okuyacak bir şeyler buluyorsunuz. Özellikle Kayıp Dünyalar Atlası harika bilgiler içeriyor. Giderseniz göz atmanızı isterim. Televizyon izleyebilir, netflixten bi film açabilirsiniz. Satranç oynayabilirsiniz. Bahçede mangalınızı yakıp cızır cızır bir barbekü partisi yapabilirsiniz. Ayrıca yazın bahçede yaz sineması kuruluyor ve puflara yayılıp sevdiğiniz bir filmi izleyebiliyorsunuz. Acayip içimde kaldı, ben yazın yine bi Aleni House yapacağım galiba 🙂 Aleni House'da ısınma sistemi kalorifer ile. Ayrıca odalarda klima da bulunuyor. Evde internet de var. Mutfakta yemek yapabileceğiniz tüm ekipmanlar mevcut. Yani yok yok! Ev sahibesi Aycan hanım inanılmaz tatlı ve ilgili biri. Tüm ihtiyaçlarınızda yardımınıza koşuyor. Tatile gidiyorum yemek yapmakla uğraşamam derseniz Aycan hanım size aşçı desteği de sağlayabiliyor. Benim o kadar keyif aldığım bir konaklama deneyimi oldu ki her sorana hatta sormayana ısrarla tavsiye edeceğim sanırım. 🙂 Aleni House Bujuyollarda'dan okkalı tavsiyedir canlar. Kaydedilsin! Odanın ferahlığına diyecek söz yok. O her bir odaya çizilen el emeği duvar resimleri insanın içini açıyor. Sabahları perdenizi açıp gördüğünüz şahane Ovabükü manzarası da cilası 😊 Denize oldukça yakın oluşu da güzel bir avantaj. 2 dakikada şıp diye Ovabükü'nün turkuaz sularındasınız. - Adres: No:24/A, Mesudiye Mah. Ovabükü Mevkii, Datça, 48900 Datça/Muğla - Telefon: (0252) 728 00 48 - Website: https://www. savanaotel. com/ Hani bazı insanlar deniz tatilcisi bazı insanlar doğa tatilcisidir ya, işte Ovabükü Pansiyon her iki kesime de hitap edecek ormanın içinde bir otel. 2 dönüm arazi içinde bulunan otelde bir minik çocuk parkı, bir havuz ve bolca keyif yapacak köşeler var. Özellikle çocuklu aileler için uygun olduğunu vurgulamak isterim. Ovabükü sahile yürüyerek 350 metre mesafede bulunan otelin konumu Palamutbükü'ne de yakın bulunuyor. Otelin odaları gerçekten tertemizdi. 2-3-4 kişilik oda opsiyonları var. Odalarda klima bulunuyor. Kahvaltısı açık büfe şeklinde sunuluyor ve gayet yeterli bir kahvaltısı var. Bizim için keyifli bir konaklama deneyimiydi. Tavsiyemizdir. - Adres: Mesudiye, 48900 Datça/Muğla - Telefon: 0537 415 75 01 - Website: https://www. ovabukupansiyon. com/ - Konum: Ovabükü Datça'da nerede kalınır sorusunun yanıtlarını bulduysak Datça'yı fethetmek için Datça Gezi Rehberime göz atabilirsiniz. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/datcanin-neyi-meshur", "text": "Datça o kadar muhteşem bir yer ki Datça'ya geldiğinizde burası resmen zihninize kazınıyor. Havasıyla, suyuyla, taşıyla, toprağıyla insanı derinden etkileyen bir yer Datça. Tarih mi arıyorsunuz ya da birbirinden özel koy ya da plaj mı o zaman geleceğiniz yer Datça'dır. Tüm samimiyetimle söylüyorum ömrü hayatınızda bir kere de olsa bence buraya gelmelisiniz. Geldiğinizde de en az 1 hafta kalıp Datça'nın tüm güzelliklerini keşfetmelisiniz. Güzelliklerin yanında aşağıda cevaplamaya çalıştığım Datça'nın Neyi Meşhur sorusunun cevaplarını da tek tek deneyimlemelisiniz. Muğla'da en çok nereyi seviyorsun diye sorsalar sanırım Datça'yı söylerim. Muğla'nın her tarafını karış karış gezen biri olarak bunu söylüyorum. Datça'nın tek eksi yönü konum olarak bir çok yere uzak olması olabilir. Fakat bu da bir noktada güzel. Çünkü ne kadar uzak o kadar az keşfedilmemiş yer demek. Datça zaten bir yerlere uzak olmasa bu kadar özel olmazdı diye düşünüyorum. - Bal - Badem - Balık - Datça Gazozu - Datça Havası - Palamutbükü - Kurubük - Gerence Koyu - Knidos Antik Kenti - Deveboynuzu Deniz Feneri - Eski Datça ve Taş Evler - Kumluk Plajı - Can Yücel Datça denilince akla direkt 3B gelir. Nedir bu 3B ? Bal, badem ve balık üçlemesi. Datça bu üçünün de hakkını gayet güzel veren bir yer. Bal konusunda bölgede bulunan özel bitki örtüsü arıcıkların enfes lezzette bal yapmasını sağlıyor. Bal çeşidi olarak bir çok bal çeşidi Datça'da üretiliyor. Badem çiçeği balı, çiçek balı, çam balı, keçiboynuzu balı, kekik balı, hayıt balı, piren balı gibi bir çok çeşidi Datça'da bulabilirsiniz. Bunlara ek olarak bal dondurma gibi bir çok yiyecekte de kullanılıyor. Datça'da dondurma yiyecekseniz Ballı Bademli dondurmayı tatmanızı öneririm. Datça eşittir badem desek yanılmış olmayız sanırım. Badem Datça için o kadar önemli ki her yıl Datça'da Badem Çiçeği Festivali düzenleniyor. Bizim de her yıl katılmaya çalıştığımız bu güzel festival çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bu yıl pandemiden dolayı yapılamasa da seneye umarım tekrar yapılır. Datça'da her yıl şubat ayında etraf Badem çiçekleri sayesinde bembeyaz oluyor. Çiçekler o kadar güzel kokuyor ki koku sayesinde resmen mest oluyorsunuz. Şubat ayında bu bölgede denize girilmese de bir kere de olsa badem çiçeklerinin açtığı zaman Datça'ya gelmelisiniz. Datça'da bademin bir çok çeşidini bulabilirsiniz. Diş Badem, Kabuklu Ak Badem, Kabuklu Diş Badem, Kabuklu Nurlu Badem, Kabuklu Sıra Badem, Kabuksuz Badem, Kavrulmuş Badem, Nurlu Badem, Rüştü Badem, Sıra Badem çeşit çeşit bademlerden bazıları. Bunlara ek olarak badem bir çok ürünle beraber de kullanılıyor. Badem ezmesi ve badem aromalı kahveyi denemenizi öneririm. 3B'nin sonuncu olan balık kısmına geldik. Datça yarımada olunca bölgede bir çok balık çeşidi bulunuyor. İsterseniz balıkçılardan taze taze kendiniz alıp balık pişirebilirsiniz isterseniz de bir restauranta oturup balık keyfi yapabilirsiniz. Datça'da taze olmayan balık yeme olasılığınız neredeyse sıfır. Balık konusunda yer olarak Palamutbükü ve Datça merkezde bulunan Kumluk Plajı'nı tavsiye edebilirim. Datça'nın neyi meşhur sorusun en lezzetli cevaplarından biri de Datça Gazozu'dur. Datça gazozu tahmin edebileceğiniz gibi badem aromalı bir gazoz. Yazın sıcağında da gayet iyi giden bu güzel gazoz Datça'da bir çok yerde satılıyor. Milattan önce 64'te yaşamış ünlü coğrafyacı Strabon'a ait olan \"Tanrı Uzun ve Sağlıklı Yaşatmak İstediği Kullarını Datça'ya Gönderir\" sözü Datça'nın havasının tam özetini veriyor. Datça'nın havasının güzel olmasında Datça'nın yarımada olmasının büyük etkisi var. Özellikle Datça'nın Reşadiye ve Kızlan bölgesinde bu güzel havayı hissedebilirsiniz. Datça'da bulunan rüzgar tribünleri bu güzel havayı da elektriğe dönüştürüyor. Ah Palamutbükü ah. Burası hakkında ne denilebilir ki. Datça'ya geldiğinizde kesinlikle Palamutbükü'ne uğramadan dönmeyin. Datça'nın en güzel yeri arasında olan Palamutbükü'nün enfes bir denizi ve upuzun bir plajı var. Datça'da cam gibi bir deniz arıyorsanız Palamutbükü çok doğru bir adres olacaktır. Palamutbükü ile ilgili yazılacak çok şey var ama tabiki bunlar ayrı bir gezi rehberine yazıldı. Palamutbükü ile ilgili çok daha fazla detay için sizi adresine alalım. Bırakın Datça'yı Muğla'da en sevdiğimiz koy olan Kurubük Datça sınırları içinde yer alıyor. Yukarıda dediğim gibi Datça'nın Neyi Meşhur listesinde bizden de bir şeyler var. Bu yerler arasında olan Kurubük efsane bir koy. Yukarıdan baktığınızda ayrı güzel olan Kurubük içini girdiğinizde bambaşka güzel bir koy. Deniz efsane. Cam gibi tertemiz. Balık çeşidi çok ama çok fazla. Datça'ya geldiğinizde bu güzel koyu keşfetmelisiniz. Datça'nın birbirinden güzel koyları ve plajları listesi için bu bağlantıma göz atabilirsiniz. Gerence Koyu'nu eminim sosyal medyada görmüşsünüzdür. Efsane bir deniz ve efsane bir plaj. Bu güzel koy bana göre Datça'nın neresi meşhur sorusuna verilecek en güzel cevaplardan biri. Allah her yeri güzel yaratmış ama burası gerçekten başka. Palamutbükü'ne çok yakın konumda olan Akvaryum Plajı'na geldiğinizde kendinize ben cennete mi geldim acaba diyorsunuz. Palamutbükü ile Akvaryum Koyu arası yaklaşık 1 km. Palamutbükün'den buraya yürüyerek bile ulaşabilirsiniz. Bana göre Palamutbükü'ne geldiyseniz buraya da kesinlikle zaman ayırın derim. Akvaryum Gerence Plajı'nın konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Knidos Antik Kenti Datça'nın en uç noktasında yer alıyor. Datça denilince akla ilk gelen tarihi yer olan Knidos muhteşem bir coğrafya üzerine kurulmuş bir antik kent. Knidos Antik Kenti Ege ile Akdeniz'in buluştuğu noktada yer alıyor. Bu güzel antik kente geldiğinizde Tiyatro, Apollon Tapınağı ve Sunağı, Güneş Saati, Agora ve Odeon kalıntılarını ziyaret edin. Bir de gün batımı burada oldukça güzel aklınızda bulunsun. Knidos'un yolu biraz zahmetli olsa da burayı muhakkak ziyaret edin. Knidos Antik Kenti'nin yol tarifi ve konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Eeee Knidos'a geldiniz Knidos Deveboynu Deniz Fenerine uğramadan dönerseniz çok yazık olur. Datça gezilecek yerler listemizin en özel yerlerinden biri olan Deveboynu Deniz Feneri hem manzarası hem de atmosferi ile bambaşka bir yer. NOT: Knidos Antik Kentine gelip buraya çıkacaksanız zaman planınızı iyi yapmanız gerekiyor. Çok geçe kalmayın derim. Datça'nın gecelerine ışıl ışıl bir görüntü katan Kumluk Plajı Datça merkezde yer alıyor. Burada isterseniz gündüz denize girebilir isterseniz de akşam çok güzel bir yemek yiyebilirsiniz. Datça'nın neyi meşhur sorusunda yer alan Kumluk Plajı ve burada bulunan restaurantlarda tap taze balıkları yemek sizin için güzel bir seçenek olabilir. Yemekten sonra bu plajda yürümek de oldukça keyifli. Kumluk Plajı'nın konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Datça denilince akla ilk Eski Datça ve sokakları gelir. Begonvillerle süslü taş evleri, hediyelik eşya satan şirin dükkanları, güzel mi güzel sokakları ve hepsi kendine özgü yemek yenecek yerleri ile Datça'nın en güzel mahallesi olan Eski Datça sizi alıp uzaklara götürüyor. Eski Datça'da gezilecek yerler listemiz aşağıda. - Eski Datça'nın rengarenk sokakları, - Ünlü şair Can Yücel'in Evi, - Eski Datça'da bulunan eski tarihi cami, - Badem aromalı yiyecek, içecek alabileceğiniz dükkanlar, - El yapımı hediyelik eşya satan dükkanları ziyaret edebilirsiniz. Eski Datça'ya gelip de Can Yücel'in evini görmeden dönmek olmaz. Can Yücel'in evi Eski Datça'nın güzel sokakları arasında yer alıyor. Burası Eski Datça'nın popüler olmasına büyük katkı sağlamış. Can Yücel'in evinin içerisine özel mülk olmasından dolayı giremiyorsunuz, kapı kilitli. Burası müze değil karıştırmayın. Eve giremiyorsunuz fakat o havayı almanız yetiyor. Can Yücel Eski Datça'da yakın arkadaşı Orhan Bey'in mekanı Karya Çay Bahçesinde vakit geçiriyormuş. Bu çay bahçesine gittiğinizde Can Babaya ayrılmış bir masa göreceksiniz. Burada Can Yücel'i yad edip bir şeyler içerek dinlenebilirsiniz. Eski Datça'da bulunan Can Yücel'in evinin konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Datça'nın havası suyu her şeyi güzel olunca bir çok ünlü İstanbul'dan kaçıp buraya yerleşiyor. İşte Datça'da yaşayan ünlülerimiz. Datça'nın bir çok meşhur yemeği var. Bu yemekleri Datça'nın köylerinde bulabilirsiniz diye düşünüyorum. Bunun dışında bu lezzetlerden bir çoğu kaybolmaya yüz tutmuş. Datça'dan birbirinden güzel hediyelik eşya ve yiyecek satın alabilirsiniz. Aşağıda Datça'dan Ne Alınır sorusunun cevabını bulabilirsiniz. Datça'nın meşhur balı ve çeşitleri, Badem ve badem aromalı ürünler, Benim bildiğim Datça'ya özgü bir hayvan olmasa da Datça'nın taptaze balıkları meşhurdur diyebilirim. Başka herhangi bir türün Datça'da meşhur olduğunu düşünmüyorum."} {"url": "https://bujuyollarda.com/demre-gezilecek-yerler", "text": "Demre taşından, toprağından tarih fışkırıyor deyiminin hayat bulduğu bir yer. Adım attığınız neredeyse her yerde bir tarihi kalıntı. Dağ, tepe yürürken başınızı çevirdiğiniz neredeyse her yerde. Bunların ötesinde bu güzel ilçe Myra isimli bir antik kente ev sahipliği yapıyor ki kentin tiyatrosunu ve kaya mezarlarını gördüğünüzde aklınız başınızdan gidiyor. Anlatmaya övgüler yetmeyen Demre, tatil destinasyonu olarak çok fazla üne sahip olmasa da kesinlikle keşfedilmeyi bekleyen ve bunu fazlasıyla hak eden bir yer. Biz 3 gün boyunca Demre'yi keşfetmek için Antalya merkezden yola çıktık ve bu güzel ilçeden resmen buraya aşık olarak geri döndük. Demre gezilecek yerler listemizi görünce tam olarak ne demek istediğimizi anlayacaksınız. Emeklilik hayallerimizi burada kurduk. Yani insan burada hakikaten yaşlanmaz dedik. Demre'de zaman gerçekten yavaş akıyor. Doğası kadar havası da oldukça güzel. Resmen slowmotion modunda bir hayatın izleri var bu ilçede. 3 gün boyunca Demre'yi rahat rahat gezdik ve çok özel yerleri keşfettik. Hele bir antik havuz keşfettik ki aklımızı ve ruhumuzu orada bıraktık.😍 Etkisinden 3 gün boyunca çıkamadık. Sizi aşağıda müthiş bir Demre gezilecek yerler listesi bekliyor. Hadi başlayalım. Aşağıdaki haritada Demre'de gezip görebileceğiniz neredeyse her yer var. Sıralamayı yerlerin birbirine yakınlık durumuna göre yaptım. Listemdeki yerlerden sadece St. Nicholas Kilisesi Demre merkezde yer alıyor. Diğer yerler ise Demre çevresinde. Çevresinde derken bu yerler Demre'ye uzak değil. Birbirine çok yakın konumda. Yani Demre'yi keşfetmeniz oldukça kolay olacak. - Myra Antik Kenti - St. Nicholas Kilisesi - Andriake Antik Kenti ve Likya Uygarlıkları Müzesi - Antik Taş Ocağı - Sülüklü Plajı - Taşdibi Plajı - Beymelek Lagünü - Çayağzı Plajı - Çağıllı Plajı - Simena Kalesi Listeme Demre'nin göz bebeği olan Myra Antik Kenti ile başlıyorum. Demre denilince akla ilk gelen yer Myra, o kadar güzel bir antik kent ki buraya hayran kalmamak elde değil. Biz antik kent seven bir çift olarak Myra'yı ayrı bir noktaya koyduk. Özellikle kentin kaya mezarları ve tiyatrosu muazzam güzellikte. Bu güzel kent Demre'ye çok ayrı bir hava katıyor. Hele kaya mezarlarını görünce Türkiye'nin ne kadar güzel tarihi güzelliklere sahip olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Gelelim kentin tarihine. Myra Antik Kenti, aynı adı taşıyan ova üzerinde kurulmuş. Kent antik dönemde bir kanal ile denize bağlanıyormuş. Bu kanal etrafında şu anda bir çok kalıntı görülebiliyor. Bu kanal üzerindeki en önemli yerlerden biri de aşağıda bahsedeceğim Andriake Ören Yeri. Myra Antik Kenti özellikle Likya Dönemi kaya mezarları, Roma Dönemi tiyatrosu ve Bizans Dönemi Aziz Nicholas Kilisesi ile ünlü. Strabon'un aktardığına göre Likya Birliği'nin altı büyük kentinden biriymiş Myra. Hatta bir dönem metropolis ilan edilmiş. Antik kentin tiyatrosu, oturma sıraları ve sahne binası ile iyi korunmuş bir Roma Dönemi tiyatrosu. Myra'nın en göz alıcı 2 yapısından biri. Kabartmalı ve kitabeli birçok kaya mezarı, kayalığın güneye bakan yüzünde üst üste veya yan yana sıralanıyor. Gezdiğimiz antik kentler içinde en göz alıcı kaya mezarları kesinlikle Myra'da. Günümüzde de kentin bu denli ünlü olmasının en önemli nedenlerinden biri Aziz Nikolaos'un burada yaşamış olması. Normalde yazılarımda gezilecek yerlerin giriş ücretini yazıyordum ama enflasyondan ve zamlardan dolaı artık yazmıyorum. Myra Ören Yeri'nin girişi ücretli. Müze kart ile giriş ücretsiz. Ücretsiz otopark bulunuyor. Konum burada. Aziz Nicholas Anıt Müzesi ve Noel Baba Kilisesi olarak da anılan yer Demre merkez gezilecek yerler içinde ilçenin simgelerinden biri. Belki de Demre'yi yabancı turistler tarafından bu denli özel kılan yer bu kilise desek yanılmış olmayız. St. Nicholas Myra'da yaşamış önemli bir piskoposmuş. Myra halkı azizin ölümünden sonra Aziz adına bir anıt daha sonra da büyük bir bazilika inşa ettirmiş. Bu bazilika depremler ve akınlar sonucu büyük hasar görmüş, Daha sonra bu yapı kubbeli kilise olarak yeniden inşa edilmiş. Haçlı seferleri sırasında azizin mezar kalıntıları İtalyanlar tarafından İtalya'nın Bari şehrine kaçırılmış. Buna rağmen günümüzde St. Nicholas Kilisesi Hristiyanlar tarafından çok sık ziyaret ediliyor. Aziz Nicholas İtalyanlar, denizciler, çocuklar için önemli bir azizmiş. Peki neden Noel Baba olarak anılmış diye sorarsanız çocukların koruyucusu ve sevindiricisi olan Aziz Nicholas, Noel Baba inancıyla bütünleştirilmiş. Bu sayede efsanevi bir karakter yaratılmış. Aziz Nicholas'ın zor durumda olan çocukları koruyucu kişiliği, Noel geceleri hediyeler getirdiğine inanılan sempatik bir ihtiyara dönüşmüş anlayacağınız. Noel Baba Kilisesi'nin girişi ücretli. Müze kart geçerli. Konum burada. Konakladığımız villamıza çok yakın konumda olan Andriake Ören Yeri ve Likya Uygarlıkları Müzesi Demre'de ilk uğradığımız yer oldu. Andriake'nin farklı bir yerleşim yeri olup olmadığı uzun yıllar araştırılmış ancak daha sonra Myra'nın liman mahallesi olduğu anlaşılmış. Liman uluslararası ticaret yönünden oldukça gelişmiş ve zenginliğini de buna borçluymuş. Andriake'de göreceğiniz kalıntıların çoğu ticaret bağlantılı olsa da agora, sarnıç, surlar, su kemerleri, anıtsal çeşmeler, Bizans Dönemi'nden kalan kiliseler, hamamlar, gözetleme kuleleri de burada görebileceğiniz diğer yapılar arasında. Liman'ın tahıl ticaretindeki önemini kanıtlayan granarium yani tahıl deposu, günümüzde Likya Uygarlıkları Müzesi'ne dönüştürülmüş. Bu müze de ören yeri içerisinde bulunuyor. Ören alanının girişi ücretli. Müze kart geçerli. Konum burada. Demre gezilecek yerler listelerinde bu yazı yayınlanana kadar bu madde yoktu a dostlar. Başka bloglarda görürseniz bilin ki bujuyollarda'dan görüp eklemişlerdir. Burayı sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum ama bir o kadar da endişeleniyorum. Çünkü böylesine bir güzelliğin tahrip olmasını hiç istemem. Ama biliyorum ki benim okuyucularım bilinçlidir, doğayı ve tarihi sever, ülkesinin kültürel değerlerini korur. O nedenle paylaşıyorum ki siz de bu güzellikten faydalanın. Biz bu özel yere gittiğimizde hiç kimse yoktu. Muhtemelen Ekim sonlarında gittiğimiz için olabilir ama yine de burayı çok fazla kişi bilmiyor. Aracınızı Sülüklü Plajı'nın en sağ tarafına park ettikten sonra yine sağ tarafa doğru patika bir yoldan kayaların üstünden, arasından 10-12 dakika arası yürüyerek bu özel yere ulaşıyorsunuz. Kayalar oldukça sivri dikkatli olun. Suya girmek istiyorsanız plaj gibi düz bir zemin beklemeyin. Kayalıklardan inerek girmeniz gerekecek. Yani dikkatli olmanız lazım. Ayrıca suyun altı da kayalık bir zemin olduğu için deniz gözlüğünüz olursa daha güvenli yüzebilirsiniz. Bu mükemmel yerin konumu burada. Lütfen ama lütfen buraya çöp bırakmayın. Hatta var olan çöpleri de toplayın. Bu güzel yerin tadını çıkartın ve temiz bırakıp geri dönün. Demre hala doğallığını koruyor demiştim ya, plajlarından bile onu hissediyorsunuz. Beach clubların olmadığı, kendi halinde keyifli bir sahil burası. Kumları incecik ve denizi sığ. Biz gittiğimizde deniz dalgalı değildi ama yorumlarda çoğunlukla dalgalı olduğunu okumuştum. Şezlong şemsiye kiralamak isterseniz 2 tesis bulunuyor ancak imkanlar kısıtlı. O nedenle tedarikli gitmenizde fayda var. Araç park sorunu yok. Sülüklü Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Konum burada. Taşdibi Plajı, Demre'nin en sevilen plajı olabilir. Adından da anlayacağınız üzere burası taşlık bir plaj. İrili ufaklı çakıllardan oluştuğu için yanınıza muhakkak deniz ayakkabısı alın. Deniz çok sığ değil ama dalgasız ve berrak. Ücretsiz otoparkı olan plajda kabin, duş, şezlong şemsiye kiralama olanakları bulunuyor. İşletmelerde de fiyatlar fahiş değil. Eğer taşlık bir zemin seviyorsanız Demre'ye gittiğinizde yüzmek için burayı tercih edebilirsiniz. Konum burada. Beymelek Lagünü doğal bir oluşum. Tatlı su ile deniz suyunun birleştiği bu kıyı alanı görsel bir şölen oluşturuyor. Yukarıdan bakıldığında tatlı su ile Akdeniz'in tuzlu suyu ortak bir noktada buluşup birbirine karışıyor. Lagünde mavi yengeç ve balık yetiştiriciliği de yapılıyor. Çevrede bulunan restoranlarda mavi yengecin tadına bakabilir, lezzetli balıklar yiyebilirsiniz. Konum burada. Demre'de en çok sevdiğim yerlerden biri oldu Çayağzı Plajı. Bir yanda deniz, bir yanda akarsu. İkisinin birleşimi de şahane bir görsel sunuyor. Araçla çayın olduğu kısma ulaşıyorsunuz. Arada bir köprü var, yürüyerek de plaj kısmına geçebiliyorsunuz. Çayda kano yapabilirsiniz. Yemek yiyebileceğiniz salaş mekanlar da var. Ayrıca günübirlik Kekova tur tekneleri buradan da kalkıyor. Ben Üçağız'dan binmiştim daha önce, buradan kalktığını bilmiyordum. Aklınızda bulunsun, Demre tatilinizde bir gününüzü muhakkak eşsiz Kekova koylarına ayırın derim. Konum burada. Demre Plajları içinde diğerlerine göre biraz daha uzak olan Çağıllı Plajı, merkeze 8 km uzaklıkta bulunuyor. Çağıllı tam bir aile plajı. Yeşillikler arasında kumsal bir sahil şeridi olan plajdan denize girerken alan taşlık ancak ilerledikçe çakılların yerini kumlara bıraktığını göreceksiniz. Plajın çevresinde birkaç tane işletme bulunuyor. Kabin, duş, şezlong, şemsiye olanakları da var. Konum burada. Simena Kalesi, adeta zamanın unuttuğu bir yer gibi. Denizin ortasında, taşların üzerine inşa edilmiş bu büyülü yapı, Likya döneminden kalma ve hala ayakta duruyor. Kaleye ulaşmak için önce Demre'ye gidip oradan tekneyle denize açılmanız gerekiyor. Ardından kalenin tepesine çıkmak için tırmanışa geçiyorsunuz ve manzaranın büyüsüne kapılıyorsunuz. Buradan Likya'nın büyüleyici kıyılarına, masmavi denizine ve çevresindeki tarihi kalıntılara muhteşem bir bakış atabilirsiniz. Simena Kalesi'ne ve Simena Ören Yeri'ne ev sahipliği yapan Kaleköy'e, Demre'den katılacağınız günü birlik tekne turları ile gidebilirsiniz. 1 saat kadar zaman veriliyor ve siz nasıl geçtiğini anlamadan bitiveriyor zira insanın nutku tutuluyor burada. Demre tatilinizin 1 gününü mutlaka Kekova tekne turuna ayırın derim. Pişman olmazsınız. - Batık Şehir - Tersane Koyu - Akvaryum Koyu - Gökkaya Koyu - Korsan Mağarası - Hamidiye Koyu - Esmeralda Koyu - Simena Kalesi Simena Ören Yeri'nin girişi ücretli. Müze kart geçerli. Konum burada. Eğer amacınız Demre'deki gezilecek yerleri görmekse 1 günde bile tempolu bir şekilde tüm yerleri bitirirsiniz. Ama buralar öyle 1 günde göreyim geçeyim denilecek yerler değil yahu. Biz de daha önce o hataya düştük. Batı Antalya turu yaptığımızda Myra'yı görüp yola devam ettik. Özetle Demre için 2-3 gün ayırmanız yeterli olur diye düşünüyorum. Demre merkezde çok fazla yer yok. Sadece çevresine açılmanız yeterli. Burası tam kafa dinlemelik bir yer. Kafanızı sıfırlayın ve Demre'den öyle ayrılın. Not: Eğer Demre'de vaktiniz geniş ise muhakkak Kekova tekne turuna katılın. Bu tura katılacaksanız +1 gün ayırmanız gerekiyor. Planlarınızı ona göre yapıp zaman planlamasını iyi yapın. Demre'ye gitmenin en ideal ayı kesinlikle bahar ayları. Özellikle Mayıs, Eylül ve Ekim ayları en iyi aylar arasında. Yazın da Demre çok güzel ama kalabalık ve sıcak faktörlerini de göz önünde bulundurmak lazım. Kışın da Demre'ye gidilir. Buralara kar neredeyse hiç düşmüyor. Demre'de tarihi yer sayısı fazla olduğu için kışın kültür turizmi adına buraları görebilirsiniz. Eğer amacınız tamamen deniz ise yaz ayları sizi bekler. Biraz uzun anlatabilirim burayı. Umarım sıkmam sizi. Kaldığımız villa 3 katlı çiçeği burnunda yepyeni bir yapı. Hatta 2. misafiri bizdik. Giriş katta mutfak ve oturma alanı bulunuyor. Fırın, bulaşık makinesi, kahve makineleri, tost makinesi ve ihtiyaç duyabileceğiniz her şey mevcut. Üstelik hepsi A kalite. Wi-fi bile düşünülmüş. Salondan da açık havuza çıkılıyor. Sağ taraftan da deniz manzarası var. Üst katta 2 tane yatak odası var. İkisi de klimalı ve ebeveyn banyolu. Soldaki odada manzaraya karşı küvet keyfi yapmak muhteşem. 2 çift giderseniz o odayı kim alacak münakaşası yaşayabilirsiniz.😄 En alt kat ise villanın en can alıcı kısmı. Saunası ve ısıtmalı kapalı havuzu bulunuyor. Bu da kış tatili için de burayı tercih edilesi kılıyor. Bu şahane villanın bir de çok nazik bir ev sahibi var. Nusret Bey bizi yeni demlenmiş sıcacık çayla karşıladı, neredeyse arkamızdan su dökerek uğurladı. Bölgeyle ilgili bizi bilgilendirdi, yakından ilgilendi. Buranın adı Villa Upstate Demre. Bujuyollarda'dan okkalı tavsiye. 💙 Rezervasyon linkini aşağıda bırakıyorum. - Villa Upstate Demre - Adres: Büyükkum Mahalesi, Kumdağı, 4. Sokak, No:22 Demre, Kale, Antalya 07570 - Uzun Ali'nin Yeri - Mehmedim Restaurant - İpek Restaurant - Taş Kafe - Kum Kafe - Demre Ziyade Lokantası En başta dedim ya Demre taşı toprağı tarih kokan bir ilçe. İlçenin her yerinde tarihi bir nokta var. İlçeyi gezerken bunu fazlasıyla hissediyorsunuz. Aşağıda Demre'nin nesi meşhur sorusunun cevabını bulabilirsiniz. - Aziz Nikolaos Kilisesi - Myra Antik Kenti - Kekova - Demre Çayı - Likya Uygarlıklar Müzesi - Simena Kalesi - Antik Havuz 💘 - Demre Pazarı - Beymelek Lagünü Demre'nin denize kıyısı fazlasıyla var. Birbirinden güzel plaj ve koyları Demre'de bulabilirsiniz. Demre, Antalya ilinin bir ilçesi. Konum olarak Antalya merkeze daha yakın. Aynı zamanda Muğla iline de yakın konumda yer alıyor. Demre'nin Osmanlı dönemindeki adı Eynihal'mış. 1904 yılında köy statüsüne kavuşan Demre, Cumhuriyet Döneminde ise 6 Haziran 1968 tarihinde 4 köyün birleşmesiyle Belde Belediyesi, 4 Temmuz 1987 gün ve 3392 sayılı Yasa ile de Kale adıyla ilçe olmuş.2 4/03/2005 tarih ve 5322 sayılı Kanunla ise Kale ismi Demre olarak değiştirilmiş."} {"url": "https://bujuyollarda.com/denizli-gezilecek-yerler", "text": "Denizli sahip olduğu tarihi ve doğal güzelliklerle Türkiye'nin tanıtım videolarında mutlaka gördüğümüz bir şehir. Her yıl özellikle bahar ve yaz aylarında akın akın gelen yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Ve gelen herkesi kendine hayran bırakmayı başarıyor. Denizli gezilecek yerler listesinde her seyahat sever mutlaka kendine göre bir yer buluyor. Muğla'da yaşamanın ve Denizli'ye yakın olmanın avantajıyla farklı dönemlerde gitme fırsatım oldu bu şehre. Her gidişimde beni etkilemeyi başaran Denizli midenize de hitap edecek bir gastronomi şehri. Müthiş lezzetlerle ve birbirinden güzel mekanlarla, gezilecek yerleriyle gözünüzü, ruhunuzu, midenizi doyuracak ve unutulmaz seyahatlerinizden biri olacak bence. - Denizli Atatürk Etnografya Müzesi - Babadağlılar Çarşısı - Kaleiçi Çarşısı Pazarı - Laodikeia Antik Kenti"} {"url": "https://bujuyollarda.com/denizlide-ne-yenir", "text": "Denizli Türkiye tanıtım videolarında sıkça gördüğümüz tarihi ve doğal güzellikleriyle aklımıza kazınsa da, damaklarımıza da kazınacak imza lezzetleri olan bir şehir. Mesela benim 'her şehrin kebabı mı olurmuş yahu' tabumu bile kırıp 'hadi bu hafta sonu Denizli kebabı yemeye gidelim' dedirtecek kıvama getirmiştir. 😂 E ne demişler büyük lokma ye büyük konuşma. - Denizli kebabı - Keşkek - Çaput Aşı - Biber tatarı - Mısır gömbesi - Yen böreği - Süller pidesi - Çiğ dolma - Börülce böreği - Denizli usulü katmer Meşhur lezzetlerinin yanında benim gönlümde taht kurmuş mekanları da çok Denizli'nin. Öyle ki başka şehirlere gidip dönerken dahi Denizli merkeze girip yemek yemeden dönmediğimiz yerler haline geldiler. Sizin de seveceğinize emin olduğum birbirinden güzel mekan tavsiyelerimde favorilerimi 🖤 emojisinden anlayabilirsiniz. Sıcacık pofuduk ekmek ve ikramlar geliyor önce masaya. Sonrası menüdeki onlarca Antep lezzetinden istediğinizi seçmek, tabi seçebilirseniz. 🙂 Biz en sevdiklerimizden çiğ köfte, içli köfte ve bol cevizli bir salata söyledik. Ardından güzel sunumuyla bir beyran çorbası ve karışık ızgara. Ahh hepsi benim bebeklerim ama illa seç derseniz favorilerim; içli köfte ve ızgaranın içinde gelen Anteplim. Kapanışı ise dillere destan bir tatlıyla yaptık; fıstık sarma. Üstünün rüyalarına giriyor öyle söyleyeyim, akıllara zarar! Denizli seyahatinizde Miske'ye mutlaka gidin, kesin gidin tamam mı? Bujuyollarda'dan okkalı tavsiyedir! - Telefon: (0258) 211 89 99 - Website: https://www. miske. com. tr/ - Miske Antep Mutfağı konumu için buraya tıklayın. Nasıl anlatsam nerden başlasam diyor ya MFÖ, acaba bu şarkı Bodrum'a değil de Altıneller'e yazılmış olabilir mi diye düşünmedik değil. 😍 Hayatımızda göreceğimiz en kocaman serpme kahvaltılardan birine şahit oluyoruz burada. Neler yok ki, kocaman bir peynir tabağı, domates salatalık, zeytinler, çeşit çeşit reçeller, karışık kızartma, havuç tarator, kurutulmuş biberli köz patlıcan, menemen, pişi, börek, bazlama. Daha fazla yazamıyorum yüreğim dayanmıyor. 😃Üstelik bitenlerden tekrar isteyebiliyorsunuz. Tabi bu kahvaltıyı bitirebilene hey maşallah. Ortamın sıcaklığını anlatmaya çalışırsam da sanki annemiz kahvaltıyı balkona hazırlamış ve bizi öperek uyandırmış hissiyatıyla sarmalanıyoruz. Sınırsız çayla ve tabi ki bol sohbetle patlayana kadar yiyoruz. Mekan sahibi tatlı mı tatlı Münire ablayla bir hatıra pozu çektirip arkamıza baka baka ayrılıyoruz. Altıneller Gurme Cafe Denizli'de nerede kahvaltı yapılır sorusuna verilecek cevap gibi cevap. NOT: Altıneller artık Zahter Restoran ile birleşmiş. Burada kahvaltı dışında kebap ve lahmacun gibi Antep mutfağından lezzetler bulabilirsiniz. Denizli'ye yolum düştüğünde ilk fırsatta mekanı deneyimleyeceğim. - Telefon: 05332662027 - Zahter Gaziantep Restaurant konumu burada. Denizli'nin neyi meşhur sorusuna şüphesiz verilecek cevap kuzu kebabı. E peki Denizli kebabı nerede yenir derseniz benim önerim Kebapçı Dursun. Instagram story'lerimi izleyenler dediler ki Denizli'ye gittin Denizli kebabı dışında her şeyi yedin Buju. Tatmadan döner miyim aşk olsun. İstedim ki sona saklayayım, tadı damağımda kalsın. 😃 Öyle de oldu. Özel yöntemlerle pişirilen kuzu eti yediğimiz en lezzetli kebaplardan biriydi. Eskiden Üstün'le her yörenin kebabı mı olurmuş canım, yok testi kebabı yok kuyu kebabı diyorduk ama Denizli Kebabı ile birlikte bu sözümüzü de yedik yuttuk. 😃 İkimizde çatal bıçak kullanılmayan Denizli kebabına elle giriştik ve dakikalar içinde keyifle mideye indirdik. Yine Denizli lezzetlerinden Zafer gazozunu da burada bulabilirsiniz. Kebapçı Dursun'u kesinlikle tavsiye ediyorum. Tatmadan dönmeyin. - Telefon: (0258) 265 18 45 - Website: https://kebapcidursun. com/index. php - Kebapçı Dursun konumu burada. Odun ateşinde pişen her şeye ayrı bir sempatimiz var açıkçası. İsmiyle gönlümüzü kazanıyor bir kere. Sonra da ustasının Erzurumlu olduğunu öğrenince bir artı daha alıyor bizden. 😍 Bir Erzurum gelini olarak şunu söyleyebilirim ki et konusunda inanılmaz başarılı oluyorlar. Burada dilerseniz Cağ kebap da yiyebilirsiniz ama biz o hakkımızı hep Erzurum'a saklıyoruz. 😊 Üstün İskender, ben de çöp şiş sipariş ediyorum. Üstünün tabağından bir çatal alıyorum elbette. İskenderin üzerindeki etler de cağ kebap için kesilen etten. Alışkın olduğumuz İskender tadından biraz farklı ama acayip lezzetli. Benim çöp şişime gelecek olursak yumuşacık pişmiş ve yanında gelen sıcacık lavaşla indiriyorum mideye. Yayık ayranı da inanılmaz lezzetli, aklınızda bulunsun. NOT: Çamlık Odun Ateşi Gurme Et & Çorba Restaurant kalıcı olarak kapatılmış. Instagram'da Denizli hikayelerimi takip edenler bilir, bende tokluk kan şekeri düşüklüğü var. 😂 Yemekten sonra muhakkak tatlı yeme isteği oluyor. Odun ateşinden çıktıktan sonra uğradığımız Kral Künefe'nin sahipleri Hataylı. Ve bir künefe sever olarak yediğim en lezzetli künefe olmaya aday oluyor. Kadayıflarını kendileri imal ediyorlar, peynirleri, fıstıkları özel getirtiyorlarmış. Denizli'ye yolunuz düşerse muhakkak burada bir tatlı yiyin. - Telefon: (0258) 212 56 00 - Kral künefe konumu burada. Denizli'de Çamlık bölgesinde bulunan Qzine Pizza ve Burger Denizli'ye ikinci gidişimizde denediğimiz mekanlardan biri. Adından da anlaşılacağı gibi iki ana ürün var burada pizzası ve burgeri. İkisinin de tadına bakabilelim diye birimiz pizza birimiz burger söyledik. İkisi de lezzetliydi ama burger bir tık daha öne geçti benim için. Fransa usulü pizzası orta kalınlıkta ve tek boy olarak servis ediliyor. Oldukça doyurucu olduğunu söyleyeyim. Alternatif mekan ve lezzet arayanlar bir şans verip gidebilir. - Telefon: 0850 885 59 00 - Konum için buraya tıklayın. Adından da anlaşılacağı üzere burası hem alışveriş yapabileceğiniz bir kasap hem de etlerinizi seçip orada pişirtip yiyebileceğiniz bir steak restoran. Salata, yoğurt, patlıcan salatası ikram olarak geliyor. Biz tbone, antrikot ve şaşlık yedik. Yapı itibariyle tbone biraz sertti ama antrikot ve şaşlık lokum gibiydi. Kendi çiftliklerinde ürettikleri ürünleri sunan Kasap Hasan Restoranı gönül rahatlığı ile tercih edebilirsiniz. - Telefon: 0536 822 53 57 - Konum için buraya tıklayabilirsiniz. Burası Muğla Denizli yol üzerinde bulunan 4 yıl önce de kahvaltı için durduğumuz bir yerdi. Tekrar deneyimlemek için Denizli'ye ikinci kez gidişimizde uğradık. Bi defa açık alanda oturup Denizli manzarasına bakmak, doğanın içinde mis gibi havayı içine çekmek insanı iyice acıktırıyor. Sonrasında masaya gelen kocaman kahvaltıyı dakikalar içinde mideye indiriyoruz. Denizli yol üstü lezzet durakları denilince benim aklıma gelen yerlerden biri Şahin Tepesi Restaurant. Yolunuz buradan geçerken ister kahvaltı, ister yemek için burada bir soluklanın derim. - Telefon: (0258) 266 31 41 - Konum için buraya tıklayın. Denizli'nin Tavas ilçesinde bulunan Elmallı Pide asırlık bir aile işletmesi. 1960larda fırıncılıkla başladıkları işe bugün pidecilikle devam ediyorlar. Yılların deneyimi de pidelerde kendini gayet güzel gösteriyor. Biz kuşbaşılı ve kıymalısını denedik. En son spesiyalleri olan içi dışı tahinli ballı bol cevizliyle cila yaptık. Tavas'da 2 şubesi bulunan Elmallı Pide Denizli'de ne yenir diye merak edenlere tavsiyemizdir. - Telefon: (0258) 613 04 66 - Konum için buraya tıklayın. Denizli ile ilgili diğer yazılarım için aşağıdaki bağlantılara tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/denizlide-nerede-kalinir", "text": "Denizli barındırdığı ve tarihi güzellikleri ile ülkemizin en turistik şehirlerinden. Hal böyle olunca da şehirde konaklama tesisleri anlamında çok sayıda tesis bulunuyor. Pansiyonlardan, butik otellere, apart otellerden her şey dahil tesislere kadar her zevke hitap eden seçenekler bulunuyor. Denizli'de nerede kalınır sorusunun cevabı temelde Denizli merkez otelleri ve Denizli Pamukkale otelleri olarak 2 cevaba ayrılıyor diyebilirim. Denizli otel fiyatları kalacağınız bölgeye, otele ve sezona göre değişkenlik gösteriyor. En uygun fiyatlı konaklama seçenekleri için merkezi tercih edebilirsiniz. Denizli Pamukkale otelleri ise termal kaynaklara sahip. Termal sularında şifa bulabileceğiniz otellerin çoğu yarım pansiyon hizmet veriyor. Açık, kapalı havuzları, hamamları, buhar odası, sauna alanlarında rahatlayabileceğiniz bir tatil hayal ediyorsanız Denizli termal otellerini tercih edebilirsiniz. Odamızda ihtiyaç duyacağımız her şey var. Su ikramı, mini buzdolabı, makyaj masası, berjerler ve orta sehpa, dolapta bolca kıyafet askılığı, tek kullanımlık terlik gibi ve aklıma gelmeyen birçok detay daha. Benim bir otelde en çok önemsediğim temizlik konusunda Laodikya Otel benden tam puan alıyor. Gün içinde bolca yürüyeceğimiz için geceden enerji depolamak gerekiyor. Bunun için de ihtiyacımız olan iyi bir uyku. Mışıl mışıl uyuyor ve güzelce dinlenmiş şekilde uyanıyor ve kahvaltı için restauranta çıkıyoruz. Açık büfe kahvaltısında çeşit oldukça fazla ve her şey taze. 2 gece konakladığımız Laodikya Otel'in merkezi konumu, gezilecek yerlere yakınlığı ve diğer tüm detayları ile Denizli seyahatinizde gönül rahatlığı ile tercih edebilirsiniz. - Telefon: (0258) 265 15 13 - Website: http://www. laodikya. com/ - Laodikya Otel'in konumu burada. Denizli'de nerede kalınır sorusuna bir diğer önerim Pişkin Otel. Atatürk caddesinde yer alan otelimizin konumu oldukça merkezi ve ideal. Bu denli ilgili personel, güler yüz ve hizmet kalitesi her otelde görebileceğiniz bir şey değil o nedenle bizi daha bir mest etti. - Telefon: (0258) 264 56 48 - Pişkin Otel konumu burada."} {"url": "https://bujuyollarda.com/dikili-koylari-ve-plajlari", "text": "İzmir'in uzakta kalmış güzel ilçesi Dikili hep aklımızda vardı ve en sonunda muradımıza erdik, Dikili'ye kavuştuk. Özellikle hedefimizde Dikili koyları ve plajları vardı. Turkuaz rengi sular ve tertemiz bir deniz hayal ediyorduk ve tam da hayalimizdeki gibi yerlerle buluştuk. Aslında rotamız Ayvalık ve Cunda'ydı. Fakat yolumuz üstünde Dikili olduğu için burayı kaçırmayalım dedik. Dikili koyları ve plajlarıyla bizi oldukça memnun etti. Hele Üstün'ü çok daha fazla memnun etti. Soğuk suları aşırı aşırı sevdiğinden Üstün'ü sudan çıkaramadık. Hemen söyleyeyim Dikili'nin denizi oldukça soğuk. Yazın vücudunuzdan çıkan cıss sesini duyabilirsiniz.😊 Biz Muğla'da ılık denizlere alışmışken Dikili'nin denizi bizi çivi gibi yaptı. O kadar iyi geldi ki sıcaklarda içimiz dışımız ferahladı. Normalde Dikili gezilecek yerler listesini de yazmak isterdim ama bizim hedefimiz dediğim gibi Dikili koyları ve plajlarıydı. Zaten Dikili gezilecek yerlere bakın çoğunu koy ve plaj oluşturuyor. Bunun dışında da Dikili'de gezilecek çok fazla yer yok. Burada koyları ve plajları keşfedin yeter bence. Aşağıda Dikili koyları ve plajları haritasını görebilirsiniz. Ben Dikili merkezden başlayarak kuzeyden güneye doğru sıralama yaptım. Bu koyların hepsine gitmek isterseniz tekne turu şart. En aşağıda araba ile gidilebilen Dikili koyları ve plajları listesini yaptım bilginiz olsun. Bence vaktiniz varsa Dikili'de günübirlik tekne turuna katılın ve tüm koyları keşfetmeye çalışın. Bizim ana rotamız Ayvalık ve Cunda olduğundan Dikili'de her koya gitmedik. Tekne turuna katılarak özellikle görmek istediğimiz Kalem Adası ve Garip Adası'nı görme fırsatımız oldu. Fakat listemde Dikili'deki neredeyse tüm koyları ve plajları görebilirsiniz. Yani Dikili'de denize nerede girilir diye araştırıyorsanız yazımda eminim cevabı bulacaksınız."} {"url": "https://bujuyollarda.com/dikili-tekne-turu", "text": "Dikili'nin sahil şeridi Türkiye'nin en güzel koy ve plajlarına ev sahipliği yapıyor. Bu koylar Ege'nin incisi gibi resmen ışık saçıyor. Işık saçıyor derken abartmıyorum, koylar o kadar temiz ve berrak ki denize bakınca gözleriniz kamaşıyor. Bu koylar saklı bir hazine gibi. Denizde esen serin rüzgar, kıyıdaki zeytin ağaçları, turkuaz rengi deniz her şey muhteşem bir tablo gibi. Hele bir Garip Adası var ki resmen burada maviden büyüleniyorsunuz. Yazıma geçmeden İzmir'in güzel ilçesi Dikili'deki tüm koy ve plajlar için hazırladığım \"Dikili koyları ve plajları\" için aşağıdaki yazıma göz atın. Listemde hem arabayla gidilen koyları hem de sadece tekne ile gidilen koyları bulabilirsiniz. Sadece şunu belirteyim Dikili'nin bakir koylarına giden yollar çok iyi değil. Arabanızı üzmek istemezseniz tekne turuna katılıp bu koyları denizden keşfetmeniz daha mantıklı olur. Not: Baştan belirteyim; yazımı detaylı yazacağımdan kolay bulabilin diye rezervasyon numarasını en üste koyuyorum. Dikili Tekne Turu rezervasyonu için Whatsapp'tan hızlıca iletişime geçip tur tarihi ve tura kaç kişi katılacağınızı söyleyin yeter. Rezervasyonu son güne bırakmayın. Günübirlik tekne turları adından da anlaşılacağı üzere gün boyunca süren, sabah 10.30 -11.00 saatleri arasında başlayıp akşam 18.30-18.00 saatlerinde biten tekne turlarıdır. Dikili günübirlik tekne turları Dikili merkezde Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın yanında bulunan alandan kalkıyor. Aracınızı buraya yakın bir yere park edip teknelerin kalktığı alana yürümeniz gerekiyor. Biz aracımızı ana cadde üzerinde bir yere park etmiştik. Sadece park olayını hesaba katıp tekneye biniş saatinizi ona göre ayarlamanız lazım. Peki Dikili'ye geldiniz ne yapmalısınız ? Dediğim gibi en başta yapmanız gereken tekne turuna katılmak olmalı. Bunun dışında burada çok fazla bir aktivite yok. Dikili'de tekne turu yapmak için bu aktiviteye 1 tam gün ayırmalısınız. Çünkü turlar neredeyse 1 tam gün sürüyor. Dikili'ye yakın bir yerdeyseniz sabah erkenden Dikili'ye gelip tekne turuna katıldıktan sonra tekrar kaldığınız yere dönebilirsiniz. Bu farklı yerleri görmek isteyenler için oldukça güzel ve mantıklı bir seçenek. Tekne turunda yemek olayına gelirsek. Dikili günübirlik tekne turlarında genel olarak ödediğiniz ücrete teknede verilen öğle yemeği ücreti dahil oluyor. İçecekler ödediğiniz ücrete dahil değil. İçecek içerseniz tur sonunda hesap ödemeniz gerekiyor. Kahvaltı için tekneler 11'de kalktığı için zamanınız geniş. Yoksa da simit, poğaça ile kahvaltıyı geçiştirebilirsiniz. Dikili tekne turu rotalarına gelince rota konusu tekneden tekneye değişiyor. Sabit bir rota yok. Fakat gidilen koylar genel olarak benzer Bir tekne aynı anda X koyuna giderken diğeri Y koyuna. Bu durum hava durumuna ve koyun kalabalık durumuna göre kaptanın inisiyatifinde olan bir durum. Aşağıda Dikili tekne turu rotasını genel hatlarıyla yazacağım. Rotada olması gereken en önemli yer Garip Adası şimdiden belirteyim. Tekne turumuzun detaylarına geçmeden önce tekne ile ilgili bazı bilgiler vermek istiyorum. - Tura katıldığımız tekne bir aile tarafından işletiliyor. Teknede güzel bir ortam mevcut. Ailenizle gönül rahatlığıyla tura katılabilirsiniz. - Tekne turu ücretine öğle yemeği dahil. Seçenek olarak balık, köfte ya da tavuk tercihi yapabiliyorsunuz. Bunların yanında makarna ve salata veriliyor. - Teknenin içi tertemiz. Hijyen açısından puanımız 10 üzerinden 10. - Teknede içecekler ekstra ücrete tabi. - Tekne gerçekten temiz ve nezih bir ortam sunuyor size. Genelde çiftler ve aileler müşteri olarak kabul ediliyor. - Teknede deniz sonrası duş imkanı var. - Teknede can yeleği, şezlong, bir şeyler yiyip içebileceğiniz kafe, soyunma odası ve tuvalet mevcut. Dikili tekne turu rotaları genel olarak Dikili'nin güneyinde olan koylara taraf olan istikamete doğru düzenleniyor. Bu rota üzerinde Garip Adası ve Kalem Adası olması bu rotayı çok cazip kılıyor. Eğer bu maviliklere aşık olursanız yapmanız gereken 2-3 günlük mavi tura çıkmak olmalı. Mavi yolculukta istediğiniz yerde istediğiniz kadar zamanınızın olması çok büyük rahatlık. Biz Dikili'de katıldığımız tekne turunda aşağıda saydığım rotayı takip ettik. Rotamız sırasıyla Küçük Zindancık Koyu, Bademli Ilıca Koyu Kalem Adası Garip Adası Akvaryum Koyu ve Hanımın Koyu idi. Bu noktalarda ortalama 45-60 dakika yüzme molası verdi. Zaman planlaması ve hava durumuna göre ortalama 4 ya da 5 koya gidiliyor. - Küçük Zindancık Koyu - Bademli Ilıca Koyu - Kalem Adası - Garip Adası - Akvaryum Koyu - Hanımın Koyu Tekne turumuzun ilk durağı turkuaz rengi sulara sahip Küçük Zindancık Koyu'ydu. Burası Dikili'nin Bademli Köyü'nde bulunan enfes bir koy. Adı geceleri çok karanlık olmasından geliyormuş. Tekneler genelde açığa demir atıyor ve buradan denize giriliyor.. Deniz efsane, yüzdükçe yüzesiniz geliyor. Denizin sahilden girişi taşlık ama ilerledikçe zemin bembeyaz kum oluyor. Oldukça bakir bir koy. Araba ile ulaşım var ama yol sıkıntılı. Yol demek olmaz patikalardan geçiyorsunuz. Yani en iyisi tekne turu. Bu güzel koy oldukça bakir. Tesis ve wc yok. Araba ile gelirseniz tedarikli olun. Biz burada yaklaşık 45 dakika mola verdik. Deniz oldukça serindi. Sıcakta bu serinlik o kadar güzel geliyor ki anlatamam. Eminim bu koyu çok seveceksiniz. Yanınıza şnorkel almayı unutmayın. Küçük Zindancık Koyu'nun haritadaki konumu burada. Karadan yürüyerek ulaşım var ama yol sıkıntılı. Normalde bu bölgede deniz suyu soğuk olmasına rağmen Ilıca Koyu'nda termal kaynaktan dolayı deniz suyu bir tık daha sıcak. Su oldukça temiz, balıklarla yüzebilirsiniz. Burada yaklaşık yemek dahil 1 saat 30 dakika mola verdikten sonra yolumuza devam ettik. Koyun konumu burada. Dikili tekne turunun en can alıcı iki kısmına geldik. Kalem Adası ve Garip Adası. Bu iki kardeş ada Dikili'ye müthiş bir güzellik katıyor. Buraya Maldivler'in Türkiye şubesi deniliyorsa bu iki ada sayesindedir. Adaların denizi o kadar güzel ki insanın balık olası geliyor. Kalem Adası bakir bir ada değil. Büyükçe bir otel bulunuyor. Otelin olması da oldukça popüler yapmış. Ada, 1973 yılında ünlü bir iş adamı tarafınca satın alınmış ve sonrasında tesis inşa edilmiş. Dikili teknelerinin bazıları Kalem Adası'nda mola verirken bazıları da burayı paralel olarak geçip Garip Adası'nda mola veriyor. Her iki ada da görsel açıdan müthiş. Deniz desen zaten efsane. Adaya ulaşım için tekne turu en kolay yol ya da karadan otelin sahip olduğu tekne ile adaya ulaşılması mümkün. Kalem Adası'nın haritadaki konumu burada. Dikili tekne turunun en güzel rotası nere deseler direkt cevabım Garip Adası olur. İsminin Garip olmasına bakmayın adanın ve denizin güzelliği her yere taş çıkartır. Sadece İzmir'in değil Ege ve Adriyatik Denizi'nin en iyi koyları arasına girer. Eminim çok seveceksiniz. Garip Adası'nda denizin üstü kadar altı da çok güzel. Yanınıza muhakkak şnorkel alın. Denizin altını görmeden dönerseniz üzülürsünüz. Garip Adası'na tekne turu dışında Bademli İskelesi'nden kalkan küçük teknelerle de ulaşabiliyorsunuz. Bu tekneler 6 kişilik. Tekne sahibi ile anlaşıp civarda tur için de anlaşabilirsiniz. Pazarlık yapmayı unutmayın. Bu yolu kullanacaksanız her açıdan tedarikli olmanız lazım. Deniz güzel olunca ve bir koya isim bulunamayınca orası Akvaryum Koyu oluyor. Türkiye'de bu isimle sanırım 40-50 koy vardır. Dikili'deki Akvaryum Koyu, Garip Adası'nda yer alıyor. Yani Garip Adası eşittir Akvaryum Koyu diyebiliriz. Deniz burada gerçekten isminin hakkını veriyor. Turkuaz rengi oldukça berrak bir deniz. Tam şnorkelle dalış yapmalık. Deniz suyu oldukça serin. Yazın vücudunuzdan cıss sesi gelebilir. Bu bölgede deniz genel olarak serin bilginiz olsun. Ama insanı çivi gibi yapıyor. Soğuk sudan korkmayın. Deniz şifadır. Dikili tekne turları genel olarak Garip Adası'nda Akvaryum Koyu'nda duruyor. Burayı da diğer yerler gibi çok seveceksiniz. Yaklaşık 45-60 dakika yüzme molası sonrası istikamet Hanımın Koyu'na. Dikili tekne turunda son durağımıza geldik. Dönüş güzergahında olan Hanımın Koyu diğer koylar gibi güzel bir koy. Buranını ismini sanırım eşini çok seven bir erkek vermiş olmalı. Üstün de benim adımı bir koya verdi Google Maps'te ama hala kabul edilmedi.😂 Şaka bir yana koy ismini bölgedeki kokulu otlardan birinden alıyormuş. Hanımın Koyu'nda deniz oldukça sakin. Kara yolu ile buraya ulaşım yok. Deniz resmen huzur veriyor. Beyaz kumlarla deniz o kadar güzel ki hiç sudan çıkasınız gelmiyor. Tekneler burada biraz daha fazla mola veriyor. Çünkü bu koyda Kil Banyosu yapıyorsunuz. Koyun kıyısında bulunan killi toprakta insanlar peeling yapıyor. Kili vücudunuza sürüp kurumasını bekleyin ve sonra temizleyin. Şifa olsun.😊Lakin biz gittiğimizde kil yapmak isteyen 100 kişi olduğunu görünce kalsın dedik. Özel mülk olan Hanımın Koyu'nda bir zeytin işleme tesisi bulunuyor. Karadan koya ulaşım yok. Ulaşım için tekne turu şart. Konum burada. Hanımın Koyu ile birlikte Dikili tekne turunun sonuna geldik. 10. Yıl Marşı ile sahile kadar yol aldık. Saat 18.15 gibi Dikili merkeze ulaştık. Turdan oldukça memnun kaldık. Dikili'ye gelirseniz bu tekne turunu %100 tavsiye ediyoruz. Dikili tekne turu rotaları genel olarak aynı güzergah üzerinde yapılıyor. Yani Dikili merkezden kalkan tekneler ayrı ayrı rotalara gitmiyor. Güzergahta özellikle Dikili'nin güney tarafındaki koylar bulunuyor. Dikili'nin kuzey tarafında Sarımsaklı Plajı gibi popüler yerler var. Tekneler daha bakir olan güney tarafını tercih ediyor. Güney tarafta yer alan Garip Adası ve Kalem Adası zaten başlı başına yetiyor. Aşağıda Dikili tekne turlarının genel olarak ziyaret ettiği koyları bulabilirsiniz. Tur esnasında bu koyların sıralaması tekneden tekneye değişebilir. - Küçük Zindancık Koyu - Killik Koyu - Pissa Koyu - Bademli Ilıca Koyu - Kalem Adası - Garip Adası - Akvaryum Koyu - Hanımın Koyu Dikili'de günübirlik tekne turu fiyatları firmadan firmaya değişiyor. Bizim katıldığımız günübirlik tekne turunun 2023 yılı yetişkinler için kişi başı ücreti 400 TL. 0-6 yaş ücretsiz, 6-11 yaş için ise %50 indirimli ücret alınıyor. 0-6 yaşındaki çocuklarınız için ana yemek tercih ederseniz 150 TL ödemek zorundasınız. Son zamanlarda her şeye zam geldiği için fiyatlar da yakın zamanda değişebilir. Ödediğiniz ücrete öğle yemeği dahilken içecekler dahil değil. Dikili'de tekne turları koyların Dikili'ye yakın olmasından dolayı biraz geç başlıyor. Aslında turların biraz geç başlaması hem sıcaklık açısından hem kahvaltıyı rahat yapma hem de uzak yerlerden Dikili'ye gelme açısından avantajlı bir durum. Dikili tekne turları genel olarak saat 11.00'da başlıyor ve akşam üzeri 18.30'da sona eriyor. Tur yaklaşık 7-8 arası sürüyor ve 4 ya da 5 koyda ortalama 45-60 dakika arası yüzme molası veriliyor. Hem sadece tekne ile gidilen koyları görme hem ücretsiz yemek açısından tekne turuna katılmak oldukça mantıklı bir seçenek. Tekne turları güzel ama tabi bazen teknede istenmedik kazalar yaşanabiliyor. Biz onlarca tura katıldık ve bazen kayma, düşme gibi olaylara şahit olduk. Bu kazalar genelde çok gaza gelen insanların başına geliyor. Dolayısıyla sakin kalmak ve tedbir almak oldukça önemli. Bu güzel aktiviteyi sorunsuz geçirmek için aşağıda saydığım hususlara dikkat etmeniz lazım. Bu saydığım maddeler tecrübelere dayanıyor. - Yanınıza güneş kremi almayı unutmayın. Mümkünse yüksek faktörlü bir krem olmasına özen gösterin. - Güneş sonrası vücudunuz için nemlendirici krem alabilirsiniz. - Güneş gözlüğü, parmak arası terlik ve deniz ayakkabısı almayı unutmayın. - Deniz altını görmek istiyorsanız şnorkel alabilirsiniz. - Havlu, şapka, mayo ve şortu söylememe gerek yok herhalde. - Teknenin yüksek yerlerinden denize direkt atlamayın. Ne yazık ki ayağı kayıp düşenleri çok gördük. - Denizden çıkarken ayağınız ıslak olacağından kaymamak için bastığınız yere dikkat edin. - Bazı tekneler kıyıya sıfır yanaşmadığından sahilde telefonunuzla fotoğraf çekmek isterseniz yanınıza su geçirmeyen kılıf alabilirsiniz. - Dalgadan dolayı mide bulantısı ya da baş dönmesi için ilaç alabilirsiniz. - Bulunduğunuz yerden teknenin konumuna araç ile gelecekseniz aracınızı güvenli bir yere park etmeniz oldukça önemli. Tekne turu sonrasında sürpriz ile karşılaşmayın. - Özel eşyalarınız için ayrı özel bir çanta getirmeniz faydalı olacaktır. - Mümkünse alyans takmadan tura katılın. - Yüksek sezonda doluluk oranlarından dolayı önceden rezervasyon yapmanızda fayda var. Dikili, Türkiye'nin İzmir iline bağlı bir ilçe. İzmir'in kuzeyinde Ege Denizi kıyısında yer alan Dikili konum olarak İzmir kent merkezine 120 km uzaklıkta yer alıyor. Dikili, halk arasında en çok birbirinden güzel koyları ile biliniyor. 31 mahalleye sahip Dikili'nin en bilinen bölgelerinden biri Bademli Köyü. Bu bahsettiğim koyların çoğu da Bademli sınırlarında yer alıyor. İlçe kuzeyde Balıkesir'in Ayvalık ilçesine, doğuda Bergama, batı ve güneyde Ege Denizi ile çevrelenmiş durumda. Dikili'nin haritadaki konumu burada. Dikili'ye yakın bir yerden ulaşım sağlayacaksanız en ideal yol araba ile buraya ulaşım sağlamak. İzmir-İstanbul Otoyolu'nun hizmete açılmasıyla beraber İstanbul ve Bursa gibi şehirlerden buraya kolayca ulaşım sağlanabiliyor. Tabi burada otoban ücretini hesaba katmanız lazım. Dikili'ye en yakın havalimanı İzmir Adnan Menderes Havalimanı. Dikili'ye uzak bir yerden gelecekseniz bu havalimanını kullanmalısınız. Buradan ya otobana ya da İzmir Otogarı'na geçip dolmuşlarla Dikili'ye ulaşım sağlayabilirsiniz. İzmir'den Dikili'ye otobüsle gitmek istiyorsanız, İzmir Şehir Merkezi Otogarı'ndan kalkan otobüsleri tercih edebilirsiniz. Haftanın her günü İzmir Otogar'dan Dikili'ye düzenli seferler var. Dikili günübirlik tekne turları Dikili merkezde Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın yanında bulunan alandan kalkıyor. Araç ile kalkış alanına gelecekseniz yakın sokaklara ya da ücretli otoparka aracınızı park edebilirsiniz. Dikili tekne turları genel olarak sabah 11:00'da başlayıp öğleden sonra 18:30'da bitiyor. Yani tur yaklaşık 7-8 saat sürüyor. Ortalama 4 ya da 5 koya gidiliyor. Hava durumuna göre saatlerde değişiklik olabilir. 2023 yılı için Dikili günübirlik tekne turlarının fiyatı kişi başı 400-500 TL arasında değişiyor. Yalnız şu anki enflasyonik durumdan dolayı tekne turları 800 TL olursa şaşırmam. Dikili tekne turlarında ödediğiniz ücrete öğlen yemeği dahil. Fakat içecekler tur ücretine dahil değil. Bazı tekneler çay ya da meyve ikramı yapabiliyor. Dikili tekne turu fiyatları tekneden tekneye değişebiliyor. 2023 için kişi başı ücret 400 TL. Bu fiyata öğlen yemeği dahilken içecekler dahil değil. Dikili'de denize tabi ki yaz aylarında girilir. Dikili konum olarak Muğla ve Antalya'ya göre daha kuzeyde olduğundan deniz suyu daha soğuk. Yazın sıcağında Dikili'nin muhteşem koylarında denize girmek çok keyifli. Dikili'de deniz suyu genel olarak soğuk. Fakat şunu belirteyim yazın aşırı sıcaklarda bu soğuk su çok iyi gidiyor. Resmen çivi gibi oluyorsunuz. Bahar aylarında su iyice soğuk olacağından çok fazla tavsiye etmem ama yazın su resmen ilaç gibi. Soğuk sudan çekinmeyin. Vücuda çok iyi geliyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/dogayla-ic-ice-tatil", "text": "Tatiller, özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için stresten arınmak ve kalabalık ortamlardan uzaklaşmak anlamına gelir. Çoğu gezgin, bu amaç doğrultusunda doğayla iç içe olmayı tercih eder. Eğer siz de benzer bir düşünce içerisindeyseniz, bu yazının devamında sıralanan yedi seçeneğe göz atabilirsiniz. Böylece uzun süredir hayalini kurduğunuz doğa tatilinin tadını doyasıya tatma fırsatına kavuşabilirsiniz. İşte seçim aşamasında işinizi kolaylaştıracak tatil destinasyonu önerileri. Doğayla iç içe birkaç gün geçirmek için Trakya'ya gitmek niyetindeyseniz, İğneada'yı tercih edebilirsiniz. Çünkü Karadeniz kıyısındaki bu doğa harikası bölge, Avrupa'nın en büyük longoz ormanına ev sahipliği yapıyor. Dolayısıyla hayvan ve bitki gözlemi yapmak, şehir yaşamının beraberinde getirdiği stresten arınmak, eşsiz kamp deneyimleri yaşamak isteyenler için adeta biçilmiş kaftan niteliği taşıyor. İğneada'yı merkezine alan bir tatil programı hazırlarken, 7 kilometre uzaklıktaki Limanköy'ü ve Bulgaristan sınırı yakınındaki Beğendik Köyü'nü de gezilecek yerler listene dahil edebilirsiniz. Yalnız İğneada gezisine çıkmadan önce mutlaka fotoğraf makinenizi yanınıza aldığınızdan emin olun. Yoksa karşılaştığın enfes manzaraları ölümsüzleştiremediğiniz için fazlasıyla pişman olabilirsiniz. İstanbul ve çevresinde yaşayanlar için aslında Kefke, Kerpe, Ağva ve Maşukiye gibi birçok bilindik seçenek bulunuyor. Ancak siz, doğal güzelliklerin tadına varmak için alternatif arayışındaysanız, rotanızı Kapıdağ Yarımadası'na çevirebilirsiniz. Böylece yarımadanın bünyesinde barındırdığı uzun patikalarda yürüyüş yapabilir, bisikletle çevreyi gezebilir ve karşınıza çıkan enfes manzaraları fotoğraflayabilirsiniz. Gezinti sırasında ayrıca bölge tarihi hakkında bilgi sahibi olmak için Kyzikos Antik Kenti, Zeytinli Adası, Seyitgazi Tepesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Bölge, aynı zamanda denize girilebilecek yerler bakımından da oldukça zengin profil çiziyor. Özellikle Erdek ve çevresindeki kumsallar, deniz keyfi yapmak isteyenleri adeta kendine çekiyor. Bolu sınırları içerisinde yer alan Yedigöller Milli Parkı, doğayla iç içe olmak isteyenler için harika fırsatları bünyesinde barındırıyor. Gezginler, yılın hangi döneminde Yedigöller'e giderlerse gitsinler, farklı manzaralar ve fırsatlar ile karşılaşabiliyor. Bölgede yapılabilecek alternatiflerin başında yedi gölü birbirine bağlayan yürüyüş parkurlarını arşınlamak ve kamp yapmak geliyor. Bu aktivitelere ilaveten ışık kirliliğinin az olmasından yararlanıp gökyüzü gözlemi yapabilirsiniz. Ayrıca seyahatinizi ziyaretçi sayısının çok daha az olduğu dönemlere denk getirip doğa gözlemine odaklanabilirsiniz. Eğer bir süredir Yedigöller tatili planları kuruyorsanız, daha fazla beklemenize hiç gerek yok. Hemen bilet. com aracılığıyla Bolu otobüs bileti alarak, enfes doğanın keyfini en kısa zamanda sürebilirsiniz! Sarıkamış, bir kayak merkezine ev sahipliği yapmasından dolayı genelde kış turizmi için ideal tatil rotaları arasında sayılıyor. Oysa bakir doğası sayesinde yılın diğer üç mevsiminde de konuklarına farklı yönlerini sergilemekten geri kalmıyor. Özellikle ilkbahar aylarında, doğanın canlanması ile birlikte ortaya rengarenk manzaralar çıkar. Daha fazlasını keşfetmek içinse çam ağaçlarıyla çevrelenmiş yürüyüş rotalarını arşınlamak yeter. Bu gezinti sırasında ayrıca ilçenin köklü tarihine ışık tutan yapıları ziyaret etme fırsatı da bulabilirsiniz. Hatta gezi programına, tatil sürene bağlı olarak, yakın mesafedeki Ani Harabeleri'ni de ekleyebilirsiniz. Doğayla iç içe tatil söz konusu olduğunda, eşine az rastlanır güzellikteki Kapadokya'yı unutmamak gerekir. Binlerce yıllık yer altı yerleşimlerine ev sahipliği yapan bölgedeki vadileri at sırtında, ATV'ye binerek ya da iki teker üzerinde gezebilirsiniz. Alternatif olarak elinize bir harita alıp yürüyüş parkurlarında ilerleyerek, Zelve Açık Hava Müzesi; Aşk, Kızılçukur ve Devrent vadileri gibi bölgenin simgesi haline gelmiş yerlerde sizi bekleyen detayları keşfe çıkabilirsiniz. Eğer yürüyerek ya da bir araç üzerinde gezinti yapmanın Kapadokya doğasını tanımak için yeterli olmayacağını düşünürseniz, sabahın erken saatlerinde başlayan balon turlarında yerinizi alabilirsiniz. Görkemi ile birçok mitolojik hikayenin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuş Kaz Dağları, Kuzey Ege'de en çok ilgi gören doğa tatili destinasyonu olarak öne çıkar. Çanakkale ile Balıkesir arasında yer alan bölge, yoğun orman dokusu ve sakinliği nedeniyle görülmeyi fazlasıyla hak eder. Siz de tatilinizi bu tarz bir yerde geçirmeye niyetliyseniz, hemen kamp malzemelerini hazırlayıp Kaz Dağları'na gidebilirsiniz. Dört mevsim serin havanın hüküm sürdüğü milli parkta, patikaları takip ederek soluk kesici güzellikteki vadileri, şelaleleri ve gölleri keşfedebilirsiniz. Karnınız acıktığında, otantik atmosferleri ile insanı büyüleyen köylerde mola verebilirsiniz. Antalya, genelde eğlence ağırlıklı turizm faaliyetleri ile akla gelir. Ancak doğayla iç içe olmak isteyenlere de birçok farklı fırsat sunuyor. Kent sınırları içerisinde Olimpos Antik Kenti'ne bir taş atımı uzaklıktaki Adrasan Koyu, doğal güzelliklerle çevrelenmiş Kaş ve Kalkan, bakir yapısıyla konuklarını kendisine hayran bırakan Göynük Kanyonu gibi seçenekler, birbirinden farklı alternatifler sunuyor. Daha önceki Antalya seyahatlerinde bu yerleri gezdiyseniz, bu sefer Kemer ve Alanya çevresindeki doğa harikalarına odaklanmayı düşünebilirsiniz. Ucuz uçak biletini bulun ve hemen Antalya'ya bilet alın."} {"url": "https://bujuyollarda.com/dogu-ekspresi", "text": "Doğu Ekspresi öyle bir yolculuk ki, yazılan tüm abartı yorumları fazlasıyla hak ediyor. Bir ulaşım aracı olmaktan ziyade başlı başına bir deneyim. Elbette popüler olmasından da kaynaklı bilet bulmanın aşırı zor olduğu yönündeki yorumlar maalesef ki bir şehir efsanesi değil. Zor elbette zor olmasına ama peki bilet bulmanın hiç mi kolay yolu yok derseniz elbette var. Doğu Ekspresi yolculuğu bence Türkiye'deki en güzel tren yolculuğudur. Hatta Türkiye'nin ötesinde dünyanın en iyileri arasına girer. Yaşattığı nostaljik hava, hissettirdiği duygular bence paha biçilemez. Bana göre Türkiye'de yaşayan herkes bu deneyimi ömrü hayatında 1 kez de olsa yaşamalı. Tam da Aralık ayındayız. Yani Doğu Ekspresi turlarının başlama dönemi. Kışın bu yolculuk oldukça keyifli oluyor. Ben de bu deneyimi yaşadım ve sizinle bildiğim, gördüğüm, tecrübe ettiğim her şeyi paylaşmak istiyorum. Velhasıl Doğu ekspresi ile ilgili tüm bilgiler ve bilet bulma ile ilgili püf noktalar aşağıda sizlerle. Masalsı bir tren turu düşünün. Dağların arasından nehirlerin kenarından geçen, Anadolu'nun kadim şehirlerine uğrayan ve bu güzel şehirlerin havasını hissettiren bir tren. Yaşayabileceğiniz en keyifli deneyimlerden biri olan Doğu Ekspresi turu hakkında güzergahtan saatlere, ihtiyaç listesinden kalkış saatlerine kadar her şeyi yazmaya çalışacağım. En kısa tanımla Doğu Ekspresi, Ankara'dan Kars'a sefer yapan ve Kırıkkale-Sivas-Erzincan-Erzurum illerinden geçerek Kars'a ulaşan TCDD Taşımacılık trenidir. Doğu Ekspres treninin güzergah uzunluğu 1310 km ve sefer süresi yaklaşık 25 saattir. Öncelikle Doğu Ekspresi Ankara Tren Garı'ndan her gün 18.00 de kalkıp Kars Tren Garı'nda saat 19.00 da noktalanan 25 saatlik bir yolculuk. Yani Doğu Ekspresi yaklaşık 1 gün sürüyor. Doğu Ekspresi'nin Ankara'dan çıkıp Kars'a ulaşana kadar durduğu istasyonlar sırasıyla: Kırıkkale, Sivas, Erzincan ve Erzurum Tren İstasyonları. Yani Doğu Ekspresi trenine binmek için sadece Ankara'ya gelmenize gerek yok. Diğer istasyonlardan da bu tura katılabilirsiniz. Burada püf nokta şu; tur güzergahında en güzel manzaralar Ankara-Kars yönünde gündüz saatlerine denk geldiği için bu yön daha revaçta ve haliyle bu yönde bilet bulmak daha zor. Bir öneri Kars'a uçakla gidip, Ankara'ya dönüşü Doğu Ekspresi ile yapabilirsiniz. Dönüş için daha rahat bilet bulunabildiği bilinen bir gerçek. Bu tüyo aklınızda bulunsun. - Ankara - Kırıkkale - Sivas - Erzincan - Erzurum - Kars Doğu Ekspresi ile seyahat planlıyorsanız trenin kalkış saati oldukça önemli. Treni kaçırmamanız için saatlere dikkat etmelisiniz. Doğu Ekspresi'nin Ankara'dan Kars'a ve Kars'tan Ankara'ya kalkış saatleri aşağıdaki gibi. Bu saatlerde değişikli olma ihtimali her zaman var. TCDD'nin sitesinden güncel halini takip etmenizde her zaman fayda var."} {"url": "https://bujuyollarda.com/dogu-ekspresi-bileti-nasil-alinir-bilet-fiyatlari", "text": "Doğu Ekspresi son zamanların en popüler turlarından biri olma yolunda hızlıca ilerliyor. Türkiye'de kışın ne yapılır ya da nereye gidilir sorularının cevabı olarak akla hemen Doğu Ekspresi Turu yapılır cevabı geliyor. Doğu Ekspresinin bu denli popüler olmasında bana göre şüphesiz sosyal medyanın etkisi büyük. Benim de katıldığım Doğu Ekspresi müthiş bir deneyim sunuyor. Özellikle tren yolculuğunu sevenler için bu tur tam bir biçilmiş kaftan. Tur güzel olmasına güzel de Doğu Ekspresi Bileti bulmak da bir o kadar sorun. Hal böyle olunca Doğu Ekspresi bileti konusunda tüm detayları yazmak istedim. Kış geliyorken, planlar yapılırken işinizi kolaylaştırmak beni mutlu eder. Doğu Ekspresi bileti bulma konusunda stratejik davranmanız şart. Strateji diyorum çünkü nedenlerini aşağıda göreceksiniz. Doğu Ekspresi bileti konusunda ana eksen olarak Doğu Ekspresi Bileti Nasıl Alınır ve 2023-2024 yılı Doğu Ekspresi bilet fiyatları konularına değinmeye çalışacağım. Bunlara ilaveten bilet bulma ipuçları ve Doğu Ekspresi hakkında bilmeniz gerekenleri de yazacağım. Tabiki bunlardan önce Doğu Ekspresi vagon çeşitlerini bilmeniz gerekiyor ki ona göre bilet alasınız. Doğu Ekspresi bileti nasıl alınır kısmına geçmeden önce vagon çeşitlerinden bahsetmem gerekiyor. Vagon çeşitlerini ve özelliklerini anladıktan sonra bilet almanız daha mantıklı olacaktır. Hemen hemen her gün sefer düzenlenen Doğu Ekspresinde pulman, yataklı vagon, örtülü kuşetli ve yemekli vagon olmak üzere 4 çeşit vagon bulunuyor. Pulman vagon demek koltuk sistemli vagon demek. Tıpkı otobüslerdeki koltukları düşünebilirsiniz. TCDD'nin tüm taşımacılık trenlerinde pulman vagon bulunuyor. Pulman vagonların hepsinin arasında kapı yer alıyor. Bu vagon koltuk sistemi olduğu için takdir edersiniz ki pulman vagonlardan bilet almak daha kolay ve ekonomik. Pulman vagonda Doğu Ekspresi turuna katılmak zevkli olur mu sizin takdirinize bırakıyorum. Bu vagonda bilet bulmak çok kolay. En yoğun dönemde bile bilet bulabilirsiniz. Pulman vagon TCDD'nin bazı ana hat trenlerinin yolcu vagonlarının tamamını oluştururken, bazı yolcu trenlerinin bir kısmında yer alıyor. Pulman vagonların özelliklerini aşağıda bulabilirsiniz. - Pulman vagonlar içerisinde yer alan koltuklar 2+1 düzene sahip. - Koltuklar geriye yatırılabiliyor ve aralarındaki mesafe geniş. - Koltukların aralarında masalar yer alıyor. - Pulman koltukların üst kısımlarında bagaj konulacak alanlar yer alıyor. Bagajınızı buralara yerleştirebilirsiniz. - Pulman vagonda yer alan bazı koltukların kenarlarında şarj için priz bulunuyor. - Vagonun her iki tarafında da tuvalet mevcut ve bu vagonda bulunan tuvaleti yalnızca pulman vagonda seyahat eden yolcular kullanabiliyor. - Pulman vagon ana hat trenlerde evcil hayvanların taşınmasına izin verilen tek vagon. Yani evcil hayvanınız varsa pulman vagondan koltuk almalısınız. Yataklı vagona Doğu Ekspresi turunun en önemli vagonu diyebilirim. Sosyal medyada gördüğünüz ışıl ışıl odalar yataklı vagonlardan çıkıyor. Bizim de deneyimlediğimiz yataklı vagonun kapasitesi 2 kişilik. Çift olarak bu tura katılacaksanız en ideal oda kesinlikle yataklı vagondur. Fakat 2 kişilik yataklı vagon 2019'da sadece Turistik Doğu Ekspresi turunda mevcut. Yani yataklı vagonda seyahat etmek için adres tur acenteleri! Benim deneyimlediğim yataklı vagonun özelliklerini aşağıda en detaylı şekilde yazdım. - Ben kız kardeşimle 2 kişilik yataklı kompartımanda seyahat ettim. Nevresimler ve battaniye tertemizdi. Gönül rahatlığı ile yatabilirsiniz. - Yataklı vagonda kalma noktasında cinsiyet farklılığı sorunu bulunmuyor. - İki kişilik odada bir adet priz bulunuyor, uzatma kablo çok işinize yarar. - Yanınıza küçük su ısıtıcılarından almanızı tavsiye ederim, çay kahve için epey iyi oluyor. İki adet, otellerde olan tek kullanımlık bez terlik var. Rahatlık için kendi terliğinizi getirebilirsiniz. - 2 kişilik yataklı kompartımanda lavabo bulunuyor. El yüz yıkamak, diş fırçalamak için burayı kullanabilirsiniz ancak tuvaletler ortak kullanım. Her vagonda 2 adet bulunuyor. Tuvalet kağıdı yolculuğun sonuna kadar hep vardı ama siz her ihtimale karşı yanınızda bulundurun. Temizlik açısından bir sorun yaşamadık. - Yanınıza yeteri kadar su ve yiyecek almanızda fayda var. - Kompartımanlarda mini buzdolabı da oluyor. İçinde su, çikolata, bisküvi gibi ikramlar var. - Valizinizi kaldırabileceğiniz bir raf ve kıyafetlerinizi asmanız için askılık da bulunuyor. Kapının üzerinde de ışığı kapatıp açacağınız düğme ve ısı kontrol paneli var. Üşür müyüz acaba diye merak edenlere de şöyle söyleyebilirim, terleme ihtimaliniz üşüme ihtimalinizden çok daha yüksek. 😀 - Odanın kapısı içeriden kilitleniyor ama dışarıdan açılabiliyor. O nasıl bir şey demeyin valla biz de çözemedik. 😀"} {"url": "https://bujuyollarda.com/drone-alirken-dikkat-edilmesi-gerekenler", "text": "Drone'lar hayatımıza çok hızlı bir şekilde girdi ve artık hayatımızın bir çok noktasında önemli bir yer tutuyor. Tarımdan askeri alanlara, fotoğraf çekiminden özel gösterilere her yerde artık drone'ları görüyoruz. Son kullanıcı olarak drone dünyasına girmek isteyip internette drone satın almayı araştırıyorsanız doğru yerdesiniz. Peki drone alırken dikkat edilmesi gerekenler neler ? Bu sorunun cevabı oldukça önemli. Çünkü drone muhtemelen hiç yüzleşmediğiniz bir elektronik cihaz olacak ve siz bu cihazı uçurup göklere çıkartacaksınız. Dile kolay geliyor ama aslında öyle değil. Drone uçurmak kulağa basit ya da zevkli bir durum olarak gelse de aslında teferruatlı ve dikkatle yapılması gereken bir iş. Dronu bir oyuncak değildir. İlk olarak bunu iyi anlamak lazım. Her ne kadar bir çoğumuz hobi amaçla bu cihazları kullansa da droneları oyuncak olarak görmemek lazım. Çünkü uçan bir cihazın hem size hem de kendine zarar verme olasılığı fazlasıyla var. Dolayısıyla bu cihazlarda bir çok konuya dikkat etmek şart. Not: Seyahatlerimizde sık sık drone uçuran bir çift olarak drone konusunda bir çok konuya ışık tutmaya çalışıyoruz. Aşağıda drone konusu ile ilgili yazdığımız yazıların başlıklarını görebilirsiniz. Drone almaya niyetliyseniz bu yazıların hepsini okumanızda fayda var. - Drone Bakımı Nasıl Yapılır | 8 Adımda Drone Temizliği - Drone Kaybolursa Ne Yapmalısınız ? 5 Altın Tavsiye - 10 Maddede Drone Kazaları Neden Olur | Dikkat Etmeniz Gerekenler - Drone Suya Düştü Ne Yapmalıyım ? 6 Etkili Taktik Drone almaya karar verdiyseniz öncesinde bilmeniz ve dikkat etmeniz gereken bir çok husus var. Yıllardır seyahatlerimizde drone uçuran bir çift olarak bu konuda bir çok tecrübemiz oldu. Drone düşürdük, kaybettik her şey başımıza geldi. Dolayısıyla yazımda tecrübe konuşacak dersem abartmış olmam.😂Her şeyden öte drone almaya karar verdiyseniz dikkat etmeniz gereken 2 önemli başlık var. Bunlardan birincisi bütçe diğeri de eğitim konusu. Not: Bu yazımda bahsedeceğim dronelar Bim'de satılan ucuz cihazlar değil, piyasada belli bir seviyede ve kalitede olan cihazlar ile ilgili olacak. Yani ucuz drone alacaksanız yine yazıma göz atabilirsiniz ama genel olarak özellikle Dji markası üzerinden bu başlıkları okumanızda fayda var. Ayrıca 2. el drone alacaksanız yine bu saydığım maddelere dikkat edin. Doğal olarak sıfır drone almak daha risksiz bir işlemken 2. el drone almak çok daha riskli bir durum. Dolayısıyla 2. el drone alırken çok dikkatli olmanızda fayda var. Çünkü ne yazık ki bu piyasada çok fazla dolandırıcı var. Detaylar aşağıda. Drone demek bütçe demek. Son zamanlarda bu cihazlar çok fazla zamlandı ve resmen fiyatlar uçuşa geçti. Dolayısıyla drone alırken iyi bir bütçenizin olması şart. Peki bu bütçe ne kadar olmalı. İlk olarak daha yeni bir kullanıcıysanız bence çok pahalı drone'larda uzak durun. Yani gidip 100 bin verip drone almaya kalkmayın. Çünkü acemi olacaksınız ve bu pahalı cihaza zarar gelsin istemezsiniz. Dolayısıyla bu işe başlayacaksanız başlangıç için ucuz cihaz almanızı tavsiye ederim. Özellikle DJI'ın mini serisi oldukça mantıklı bir seçenek olacaktır. Bunun dışında iyi bir pilot olduysanız Mavic 3 serisi sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Ama bu cihazları uçururken dikkatli olun. Başta dediğim gibi artık bu cihazlar ucuz değil. Yani başlangıç için mini serisi daha sonra mavic pro serisini tercih edebilirsiniz. Mini alamıyorsanız daha ucuz, pratik yapabileceğiniz bir drone seçebilirsiniz. Özetle drone alırken bütçe en önemli faktörler arasında. Eğer drone uçurmayı planlıyorsanız muhakkak eğitim almalısınız. Bunu net bir şekilde ifade edeyim. Ben Youtube videosu izlerim hallederim diyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü bu cihazlar akıllı cihazlar ve kullanmasını hiç bilmeyen insanlar için zor. Dolayısıyla küçük de olsa bir eğitimden geçmeniz şart. Eğitim konusuna ek olarak drone uçurma ile ilgili bir sürü program ve simülasyon var. Telefon ya da bilgisayardan bu programları kullanıp en azından yön duygunuzun ve kumanda kullanma becerisinin gelişmesini sağlayabilirsiniz. Drone almadan önce yapmanız gereken ilk şeylerden biri bu cihazı ne için kullanacağınıza karar vermek olmalı. Hobi, profesyonel video-fotoğraf çekimi, tarımda ilaçlama amaçlı üretilen çok sayıda drone modelleri bulunuyor. Bu ürünlerin fiyatı kullanım alanına ve söz konusu alanda sunduğu özelliklere göre değişkenlik gösteriyor. Drone alırken dikkat etmeniz gereken kriterlerin başında batarya sayısı ve uçuş süresi gibi faktörler geliyor. Batarya sayısı ile ilgili olarak ilk etapta dronu sürekli kullanacaksanız fly more kit ile dronu satın almanızı öneririm. Bu kitlerde ekstra 2 batarya daha çıkıyor. Bu da daha uzun çekim süresi demek oluyor. Eğer ben 1 uçuşta kısa görüntüler alayım diyorsanız o zaman dronun normal kutusundan çıkan tek batarya ile idare edebilirsiniz. Bazı droneların batarya süresi kısa oluyorken bazılarının batarya süresi daha uzun. Eğer drone alacaksanız 1 bataryanın uçuş süresinin 20 dakikanın altında olmamasına dikkat edin. Pil boyutu, yük taşıma kapasitesi ve uçuş süresini etkilediği için doğru dronu tercih etmeye çalışın. DJI eskiden daha az uçuş süresi sunan dronelar yapıyorken şu an yeni çıkan dronelarda uçuş süresi 20-25 dakikanın üstünde olmaya başladı. Son olarak dronun havada kalma süresinin yanı sıra kontrol menzili de oldukça önemli. Piyasadaki cihazların menzili genellikle 200 metre ile 3 kilometre aralığında. Fakat profesyonel cihazlara baktığımızda menzil 3-7 km arası kadar olabiliyor. Yani drone alırken kullanım amacınızı belirleyerek drone satın almalısınız. Drone demek kamera demek aslında. İyi bir görüntü aldığınızda dronedan çok daha fazla tatmin olmuş oluyorsunuz. Yani drone satın alma nedeninizin odağında fotoğraf ve video çekimi varsa kamera özellikleri en önemli kriterlerden biri. Cihazın hangi çözünürlükte ve kaç FPS değerinde video çekimi yaptığına bakmanız önemli. Ayrıca fotoğraf için de çözünürlük ve üründeki sensör kalitesi dikkat etmeniz gereken faktörler arasında yer alıyor. Dronelar kameralı ya kamerası şeklinde satılıyor. Ama almışken kameralı drone almak tabiki en mantıklı seçenek olacaktır. Kamera ya da lens kalitesi arttıkça droneların fiyatı da doğal olarak artıyor. Dji bazı modellerinde Hasselblad kamera kullanıyor ki bu kamera markası oldukça iyi bir marka. Yine iyi bir görüntü yakalamak için dronunuza kamerasının iyi olmasına dikkat edin. Özellikle Mavic 3 serisinin kamerası tam anlamıyla can alıcı. Sensör bir dronunun güvenliği için oldukça önemli. Ne kadar sensör o kadar az kaza yapma riski demektir. Tabi bir de ne kadar sensör o kadar pahalı drone demek gerçeği var.😊 Daha düşük fiyatlı dronelarda bir iki tane sensör varken pahalı cihazların neredeyse her tarafında sensör bulunuyor. Dronelarda kullanılan sensörlerin amacı genel olarak engelleri algılama ve bunlara çarpmama mantığı üzerine kurulu. Bu sensörlerin dışında GPS ve sıcaklık sensörleri de bulunuyor. Drone alırken özellikle yan sensörlerin olması kaza yapma ihtimalinizi azaltacaktır. Alt ve üst sensörler artık standart her drone da varken yan sensörler her droneda bulunmuyor. Dolayısıyla drone alırken sensör sayısına da bakmanızda fayda var. Bir dronun en önemli parçalarından biri de GPS modülü. GPS tüm drone modellerinde olmayan bir parça olsa da son zamanlarda üretilen bir çok droneda artık var. GPS dronu uçururken yer tanımlaması yapılmasını sağlıyor. Drone nerde siz neredesiniz bunu GPS ile kolayca öğreniyorsunuz. Bence drone satın alırken muhakkak GPS olan droneları tercih edin. Çoğu modelde yer alan GPS teknolojisi, uçuş sırasında cihazı göremediğinizde size yardımcı olacaktır. Özellikle drone görüş alanınızda değilken GPS'e çok ihtiyaç duyacaksınız. Çünkü ilk etapta dronu görmediğinizde panik durumu başlıyor. Dolayısıyla GPS ile dronu harita üzerinde görmek çok önemli. Droneda GPS hayat kurtarır. Alacağınız dronda ileri seviye GPS muhakkak olsun. Drone satın alırken yetkili bir satıcıdan drone almanın önemi oldukça büyük. Yetkili yerden almaya ek olarak bilinir markaların ürünlerinden satın almanızı tavsiye ediyorum. Özellikle 2. el drone alırken bu durum çok daha fazla önem arz ediyor. Çünkü 2. el drone piyasasında çok dolandırıcılık dönüyor. Yani dikkat etmeniz ve güvendiğiniz yerlerden drone almanız şart. Yetkili satıcılardan alınan dronlar, garanti ve servis desteği ile birlikte sunuluyor. Böylece, üründe yaşanabilecek herhangi bir sorun durumunda kolayca firmadan destek alabilirsiniz. Aynı zamanda bu firmalardan drone aldığınızda her hangi bir sorunda yedek parça ve servis desteği de alabilirsiniz. Droneların kullanımı sırasında arıza veya hasar meydana geldiğinde karşınızda bir muhatabın olması güzel olacaktır. Drone alırken ya da aldıktan sonra dikkat etmeniz gereken bazı yasal süreçler var. Bu yasal süreçler dronu sağlıklı kullanmanız için uymanız gereken prosedürleri kapsıyor. Türkiye'de drone kullanmak için yapmanız gerekenler oldukça basit. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nde kayıtlı bir satıcıdan drone alırsanız, SHGM'nin online sistemi üzerinden dronu kayıt yaptırmalısınız. Yurtdışından aldıysanız cihazın bilgilerini üç gün içerisinde sisteme kaydettirmek zorundasınız. Kayıt yapmazsanız ceza ile karşı karşıya kalırsınız. Her ülkenin kendine has drone uçuş kuralları oluyor. Ülkeden ülkeye uçuş yükseklikleri, zamanlaması ve yerleri değişkenlik gösteriyor. Bu nedenle hangi ülkede yaşıyorsanız o ülkenin drone uçuş kurallarını bilmek zorundasınız. Türkiye'de drone uçurma ile ilgili tüm detayları Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün web sitesinde bulabilirsiniz. Bu noktada size tavsiyem eğer başlangıç seviyesinde iseniz Dji mini serisinden 250 gram altı drone almanız olacaktır. Drone bataryalarının dolum sayısı, kullanılan batarya türüne, kalitesine ve kullanım şekline bağlı olarak değişebiliyor. Bir şarj döngüsü, bataryanın tamamen boşalıp tekrar tamamen dolması sürecini ifade eder. Ancak her dolum bir şarj döngüsü olarak sayılmaz. Örneğin, bataryayı yarıya kadar doldurup sonra tekrar yarıya kadar boşaltmak yarım bir şarj döngüsüne eşdeğerdir. Drone'ların uçabileceği maksimum yükseklik, ülkeye ve bölgeye göre değişebilen yasal düzenlemelere tabi. Genelde çoğu ülkede sivil havacılık otoriteleri tarafından belirlenen bir uçuş sınırı bulunuyor. Türkiye'de normal şartlarda yükseklik sınırı 120 metredir. Fakat bu cihazlar genel olarak çok daha yukarıya uçabiliyor. Her drone için ehliyet şart değil. Uçurmak için ehliyet alımı İHA2 ve İHA3 sınıfındaki drone çeşitlerine zorunlu, İHA0 ve İHA1 sınıfındakilere ise serbest. Özetle 250 gram altı bir drone sahibiyseniz ve hobi amaçlı kullanmak istiyorsanız ehliyete ihtiyacınız yok."} {"url": "https://bujuyollarda.com/drone-bakimi-nasil-yapilir", "text": "Drone'lar hayatımıza çok hızlı bir şekilde girdi ve bir çok alanda kullanılmaya başlandı. 10 yıl öncesinde belki hiç aklımızda yoktu drone'lar ama şu an her yerdeler. Bir çok alanda kullanılan drone'lar oldukça büyük bir sektör oluşturdu. Drone'ları fotoğraf ve video çekimlerinde, askeri ve tarımsal yerlerde, arama ve kurtarma alanlarında her yerde görebiliyoruz. Bujuyollarda olarak Biz ise drone'umuzu hobi amaçlı kullanıyoruz ve çekimlerimizde en iyi fotoğraf ve videoları yakalamaya çalışıyoruz. Bu yazımda drone bakımı nasıl yapılır sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Drone'lar bir çok elektronik alete göre daha pahalı cihazlar. Orta standart drone'ların fiyatı yaklaşık 20.000 TL'den başlıyor. Yani küçük bir yatırım yapıyorsunuz gibi. Drone aldıysanız cihazı iyi kullanmanız ve cihaza iyi bakmanız şart. Drone bakımı ya da temizliği nasıl yapılır aşağıda tek tek yazdım. Bunlara dikkat ederseniz sorun yaşamazsınız ve dronunuzu uzun ömürlü kullanırsınız. Bir eşyayı temiz tutmak ya da temiz kullanmak sadece drone değil tüm elektronik eşyalar için geçerli bir durum. Elektronik eşyaları temiz tutarsanız bu eşyaları çok daha uzun ömürlü kullanırsınız. Temiz tutmak için ilk olarak cihazı iyi kullanmanız lazım. Yani sürekli temizleseniz de hoyrat kullanırsanız temizlik çok da işe yaramaz. Özenli kullandıktan sonra bu eşyaların yıllık bakımını da yaptırdığınızda temizlik açısından sorun yaşamazsınız. Peki drone nasıl temiz tutulur ? İlk olarak dronelar çok hassas cihazlar. Bu cihazları hem dikkatli kullanmalısınız hem de bakımlarına özen göstermelisiniz. Özellikle droneların kamera, gimbal, sensör ve pervaneler temizlik açısından oldukça önemli. Bu parçaların bakımına dikkat ederseniz kaza yapma olasılığınız çok daha az olur. Gelelim drone temizliğine. Dronunuzu temizlerken gözlük temizleme bezlerini ve spreylerini kullanabilirsiniz. Dronun dış yüzeyini bu bez ve spreyle temizleyebilirsiniz. Kamera, sensörler ve pervaneleri de aynı şekilde temizleyebilirsiniz. Suyu beze sıkıp öyle temizlemenizde fayda var. Kamera ve sensörlerde hassas davranın ve yüzeyde su bırakmadığınızdan emin olun. Havalandırma deliklerine kesinlikle su sıkmayın. Drone'larda temizlik konusunda bizimde yaşadığımız en önemli sorun toz tutma. Drone havalanırken pervaneler tozu kaldırıyor ve drone oldukça toz tutuyor. Bu noktada tavsiyem dronu elden kaldırmak ve ele indirmek. Bu çok hassas bir iş, iyi öğrenmeniz lazım. Toz tutan dronu temizlerken yukarıda saydığım malzemeleri kullanabilirsiniz. Drone havalandırma yerlerine kaçan tozları temizlerken de iğne kullanmayın. Bez yardımı ile tozlu yerleri temizlemeye çalışın. Not: Yaşadığımız bir tecrübeyi size aktarmak istiyorum. Drone uçuracaksanız asla kum plajda dronu yerden kaldırmayın ve yere indirmeyin. Biz bu hatayı yaptık ve drone içine geçen kumu çıkarmak için yarım gün feda ettik. Özetle kum ve topraklı alanlarda kaldır indir işini yapmayın! Günümüzde bir çok elektronik eşya gibi dronelar da bir yazılım sistemine sahip ve bu yazılım firmalar tarafından zaman zaman güncelleniyor. Tıpkı akıllı telefonlar gibi. Drone güncellemeleri zamanında yapmanız cihaz sağlığı açısından önemli. Çünkü bu güncellemeler genellikle performansı artırıyor ve yeni özellikler ekleyerek güvenlik sorunlarını düzeltiliyor. Peki drone nasıl güncellenir? Bu sorunun cevabı oldukça basit. Drone güncellemesi için ihtiyacınız olan şey internet. İlk olarak dronunuzu açıyorsunuz, kumandayı telefona bağlıyorsunuz ve uygulamanın arayüzüne giriyorsunuz. Uygulamadan hakkında kısmına girip cihazı ve güvenlik veri tabanını güncelleme varsa güncelleyebiliyorsunuz. Drone yazılımı indiriyor ve güncellemeyi kendi kendine tamamlıyor. Güncelleme sırasında drone açılıp kapanabiliyor. Güncelleme işlemi oldukça basit. Not: Drone güncelleme işlemi için bataryaların genel olarak %50 seviyenin üstünde olması gerekiyor. Güncelleme sonrası dronu 1 kez daha açıp kapatmanızda fayda var. Drone bakımı nasıl yapılır sorusunda sıra bataryalarda. Droneların olmazsa olmaz parçası varsa o da bataryadır. Normal bir drone aldığınızda genelde 1 batarya gelir ama combo paket aldığınızda 3 bataryanız oluyor. Batarya bakımı, drone'unuzun performansını optimize etmek ve bataryanın ömrünü uzatmak için önemli. Bataryaları doğru kullanırsanız ömürleri de uzar. Eğer combo yani fly more kit alırsanız bataryalarınıza numara verin şarj ederken işiniz daha kolaylaşır. Droneların uygulamalarında da bataryaların dolum durumları ve sağlığı hakkında genel bilgiler mevcut. 2. el drone alırken bataryaların durumunu yazılımdan kontrol edebilirsiniz. Şimdi bataryalara nasıl iyi bakılır sorusunun cevabına geçelim. - İlk olarak bataryaları doğru şekilde şarj edin Drone bataryasını şarj etmek için sadece üreticinin önerdiği şarj cihazını kullanın ve batarya seviyesi %20'nin altına düşene kadar bekleyin. - Bataryaları soğuk veya sıcak ortamlardan koruyun. Bataryalar, -10 C ila 50 C aralığında saklanmalı. - Bataryaları düzenli olarak kullanın. Bataryayı uzun süre kullanmadıysanız, her üç ayda bir tamamen şarj edin ve boşaltın. Dronu uzun süre kullanmayacaksanız drone üzerinde batarya bırakmayın. - Bataryaları düzenli aralıklarla temizleyin. Bataryanın üzerinde biriken toz ve kirler, bataryanın verimliliğini etkileyebilir. - Bataryayı uzun süre kullanmayacaksanız, %50 ila %70 aralığında şarj edin ve serin ve kuru bir yerde saklayın. Bataryaların bakımı önemli. Ama ne kadar iyi bakarsanız bakın her bataryanın bir ömrü var. Yine de bu ömrü uzatmak sizin elinizde. Son olarak batarya dolum sayılarını drone uygulamanızdan görebiliyorsunuz. Dronları drone yapan pervanelerdir. Dolayısıyla bu parçaların bakımı oldukça hassas. Pervanelerin bakımı dronun verimli çalışması, uzun ömürlü olması için oldukça önemli. Aşağıdaki adımları takip ederek pervanelerin temizliğini yapabilirsiniz. - İlk olarak pervaneleri yuvasından dikkatli çıkartın. Çıkartırken çıkarma yönüne doğru oklar vardır. O yöne doğru hassas şekilde çıkartın. - Daha sonra pervaneleri temizleyin. Pervanelerin üzerinde biriken toz, kir ve diğer kalıntıları temizlemek için, hafif bir temizleyici veya nemli bir bez kullanabilirsiniz. Bu işlemi yaparken, pervaneleri aşırı ıslatmayın. - Temizlik sonrası pervanelerin kırık, çatlak veya hasarlı olup olmadığını kontrol edin. Pervanelerde herhangi bir hasar varsa, bunları değiştirmeniz gerekli. Combo paketlerde yedek pervane mevcut. - Bu işlemlerden sonra pervaneleri yerine sağlam takın. Doğru kola doğru pervane takın aksi takdirde cihazın aero dinamik yapısı etkilenir. - En son uçurmadan önce test edin. Sadece motorları çalıştırarak test edebilirsiniz. Not: Pervanelerin kırılmaması için piyasada satılan pervane koruyucularından alabilirsiniz. Bu koruyucular sayesinde elden kaldırma ve ele indirme çok daha rahat oluyor. Sadece çıkarıp takması biraz zahmetli. Drone motorları, drone'un doğru ve stabil bir şekilde uçmasını sağlayan en önemli parçalar arasında yer alıyor. Drone motorları, yoğun kullanıma bağlı olarak aşınabilir ve zamanla performans kaybına uğrayabilir. Bu nedenle, drone motorlarına düzenli bakım yapmak şart. Drone motorlarını aşağıda saydığım adımlarla temizleyebilirsiniz. Drone motorundan kastım kollardaki pervaneleri çeviren motorlardır. - Motorları temizleyin: Motorların, toz, kir ve diğer yabancı maddelerden arındırılması önemlidir. Motorları temizlemek için yumuşak bir fırça veya hava üfleyici kullanabilirsiniz. Motorun içine su veya diğer sıvı maddeler kaçmasını önlemek için, sadece kuru temizleme yöntemlerini kullanın. - Motor vidalarını sıkın: Motor vidalarının gevşemesi, motorların doğru çalışmasını engelleyebilir. Bu nedenle, motor vidalarını düzenli olarak kontrol edin ve gerektiğinde sıkın. - Motorların dengesini kontrol edin: Dengesiz motorlar, drone'un stabilitesini etkileyebilir. Bu nedenle, motorların dengesini kontrol etmek önemli. Motorların dengesi bozulmuşsa, dengelemek için özel aletler veya motor koruyucu çerçeveler kullanabilirsiniz. Sonuç olarak, drone motorlarına düzenli bakım yapmak, drone'un performansını ve ömrünü artırır. Yukarıdaki adımları takip ederek, motorların temizliğini, vidalarının sıkılmasını, dengesini kontrol etmeyi ve yedek parça temin etmeyi ihmal etmeyin. İyi bir şekilde drone kullanmak için kalibrasyon şart. Drone kalibrasyon ayarları drone'un doğru ve stabil bir şekilde uçmasını sağlamak için yapılması gereken ayarlamadır. Bu ayarlamalar genellikle drone'un hassasiyetini, eğimini ve manyetik alanını kalibre etmek için yapılıyor. Kalibrasyon işlemi, drone'ların kullanım kılavuzunda detaylı olarak açıklanıyor. - Gimbal Kalibrasyonu - Kumanda Kalibrasyonu - Pusula Kalibrasyonu - IMU Kalibrasyonu Yukarıdaki kalibrasyonları dronun telefon uygulamasından kolayca yapabilirsiniz. Uygulamanın ara yüzüne girin ve kalibre et seçeneği ile işleme başlayın. Sadece yapmanız gereken talimatları dikkatli şekilde uygulamak. Kalibrasyon tamamlandımı cihaz olay tamamdır uyarısını veriyor. Drone bakımı nasıl yapılır sorusunun bir diğer cevabı drone'u doğru koşullarda saklamak olacak. Drone'lar hassas cihazlar. Dolayısıyla bir yerden bir yere taşırken sağlam şekilde saklamalısınız. Drone saklamak için sağlam bir çanta şart. Biz bazen kolay olsun diye farklı şeylerde taşıyoruz fakat gerçekten düşürme riski daha da artıyor. Dolayısıyla drone'u drone çantasında saklamalı ve taşımalısınız. Drone çantalarında sadece drone'u değil diğer yan parçaları da taşıyabiliyorsunuz. Bu özel çantalar bataryadan kumandaya her şeyi içine alabiliyor. Bu noktada dış kaplaması iyi olan çantaları tercih etmenizde fayda var. Yukarıdaki adımlara ek olarak dronunuza gözünüz gibi bakıyorsanız yıllık periyotlarla drone'nunuzu servise verebilirsiniz. Serviste genel bakımlarını yaptırıp drone'nun ömrünü uzatabilirsiniz. Drone servisleri noktasında piyasada bir çok servis var. Ne yazık ki çoğu da dolandırıcı. Bu noktada doğru servisi seçmeniz hem kazıklanmamanız hem de iyi bir hizmet almanız açısından önemli. Yıllardır drone uçuruyoruz ve bu sektörde öyle şeyler duyduk ki Allah göstermesin. İster bakım olsun ister kaza ya da kırım servis konusuna çok dikkat etmelisiniz. Drone'ların hem servisi hem de bakımı için DJI Elektronik Teknik Servis firmasından gönül rahatlığıyla destek alabilirsiniz. Bizim dronumuz düştüğünde bize her noktada çok yardımcı oldular. Firmanın sahibi Rahman çok iyi teknik destek sunuyor ve eli oldukça hünerli. Drone tamir ve bakım işi çok hassas. Servis olarak kesinlikle iyi bir yer seçmelisiniz. Drone'nuza bir şey olursa bu bahsettiğim firmayla iletişime geçebilirsiniz. Aşağıda iletişim bilgileri mevcut. - Firma Adı: Dji Elektronik Teknik Servis - Adres: Hoca Paşa, Ankara Cd. Dede Han/NO-40, K-4, 34110 Fatih/İstanbul - Website: https://www. djiservisi. com/ Drone güncelleme işlemi için, cihazın üreticisinin sağladığı uygulamayı telefondan kullanmanız lazım. Drone'unuzu wifi ile telefona bağlayın. Uygulamada \"hakkında\" kısmında güncellemeyi indirin ve cihazı otomatik güncelleyin. Güncelleme tamamlandığında, drone'unuzu güncellemelerin doğru bir şekilde yüklendiğini doğrulamak için test edin. Drone'ların suya dayanıklılığı, cihazın modeline ve üreticisine göre değişiyor. Bazı drone modelleri suya dayanıklı ve su üzerinde veya altında uçabilirken, bazı modeller suya temas ettiğinde ciddi hasar görebilir. Fakat şunu belirteyim; genel olarak drone'lar suya dayanıklı değildir. Bence dronu her zaman sudan uzak tutmakta fayda var. Bir drone'un havada kalma süresi, cihazın modeline, batarya kapasitesine, uçuş koşullarına ve kullanım şekline göre değişiyor. Ancak, günümüzde birçok drone modeli en az 20 dakika havada kalabilecek şekilde tasarlanıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/drone-kaybolursa-ne-yapmalisiniz", "text": "Drone kullanımı arttıkça drone kazaları da bir hayli artıyor. Drone kazaları da hem maddi hem de fiziki olarak insana zarar verebiliyor. Maddi olarak zarar veriyor çünkü artık dronelar oldukça pahalı. Fiziki olarak da bazen pervaneler dronu kaldırma ve indirme anlarında dikkat eksikliğinde vücuda zarar verebiliyor. Yani drone uçurmak risk içeren bir aktivite. Kullanım öncesi ön bir eğitim şart. Biz de Dji Mavic 2 Pro düşürmüş bir çift olarak drone kazasını en alasından yaşadık. Bizim için acı ve pahalı bir tecrübe olsa da geçti gitti ne yapalım deyip kendimizi avutuyoruz. Yani sürekli drone uçuran gezgin bir çift olarak dronelar ile ilgili bir çok tecrübemiz var. Bu yazıda da drone kaybolursa ne yapmalısınız sorusuna en net cevabı vermeye çalışacağız. Yazıya geçmeden önce dronelar ile ilgili çok detaylı yazdığım diğer yazılarımın bağlantılarını aşağıya bırakıyorum. Drone kazası bu cihazları kullanan herkesin başına gelebilir. Geldiğinde ne yapmalısınız hatta ne yapmamalısınız tüm detayları bu yazılarımda bulabilirsiniz. - Drone Bakımı Nasıl Yapılır | 8 Adımda Drone Temizliği - 10 Maddede Drone Kazaları Neden Olur | Dikkat Etmeniz Gerekenler - Drone Suya Düştü Ne Yapmalıyım ? 6 Etkili Taktik Dronelar artık her yerde. Özellikle günümüzde bir çok insan droneları hobi ve fotoğrafçılık amaçlı kullanıyor. Drone sonuçta uçan bir elektronik cihaz. Bir yerde uçma varsa kaybolma ya da düşme riski cihaz için her zaman vardır. Böyle bir risk ile karşılaştığınızda yapmanız gereken çok kritik adımlar var. Dolayısıyla drone kaybolduğunda atacağınız adımları iyi bilmeniz gerekiyor. İpucu: Drone üzerine iletişim bilgilerinin olduğu bir şey yapıştırmanız faydalı olacaktır. Bu QR kod da olabilir başka bir yapışkan not da. Belki iyi niyetli birileri dronunuzu bulursa sizle iletişime geçmesi daha kolay olur. Drone kaybolursa ne yapmalısınız sorusunun cevabına geçelim. Yazımda anlattığım aşamaları yapın ve dronunuza ulaşın. Eğer kullanıcı kaynaklı olmayan bir durum varsa ne yapmalısınız onu da anlatacağım. Kullanıcı kaynaklı bir hata olursa cihazın garantisi de olsa geçmiş olsun. Detaylar aşağıda. - Sakin Kalın ve Panik Yapmayın - Drone Uygulamasını Kontrol Edin - Alan Belirleme ve Tarama - Drone Bulma ve Sonrası - Teknik Destek Alın Drone düştüğünde yapmanız gereken en önemli 2 şey var. Bunlardan birincisi sakin kalıp, panik yapmamak diğeri de drone enkazına ne olursa olsun ulaşmaya çalışmak. Haklısınınız drone düştü moraller yerle bir ama bu dünyanın sonu değil. Olan oldu ve artık yapacak bir şey yok. Durumu hemen kabullenip sakin kalmalısınız. Panik yapmanız hata yapmanıza neden olacaktır. Ne olursa olsun sakin kalın ve hemen harekete geçin. Bu cihazlar akıllı gelişmiş cihazlar. Size her türlü veriyi sunabilecek özelliğe sahipler. Dediğim gibi en önemli şey sakin kalıp panik yapmamak. Panik yapmak yerine kaybolan drone'u bulmak için sistematik bir yaklaşım izlemeniz önemli. Bu süreçte sabırlı olmak ve yönlendirici adımları takip etmek kayıp drone'u bulma şansınızı büyük oranda artıracaktır. Drone düştü ya da kayboldu bulsam ne olur demeyin. Emin olun bu cihazınız için son olmayabilir. Cihazı denize düşürüp dronu sonradan kullananlara bile şahit olduk. Bu kısmı Türkiye'de yaygın olarak kullanılan Dji marka dronelar üzerinden anlatacağım. Muhtemelen diğer dronelar için de aynı durum geçerlidir diye düşünüyorum. Tabi dronun belli bir sınıfta olması şartıyla. Çünkü cihazda GPS olmaz ise aşağıda anlattığım durum söz konusu olamaz. Drone'nun yerini tam tespit etmek için ilk olarak Dji'ın uçuşu kontrol ettiğiniz uygulamasına girmeniz lazım. Burada profil kısmına daha sonra da dronumu bul sekmesine tıklıyorsunuz. Burada açılan ekran dronun son konumu gösteriyor. Arama yapmanız konum tam olarak bu nokta ve etrafı olmalı. Bu ekranda harita seçeneği olarak Apple ve Google Haritayı da kullanma seçenekleri var. Hatta dronun son kayıt aldığı görüntü de mevcut. Ayrıca bu ekranda hem drone'nun hem de kendi konumunuzu görebilirsiniz. Haritayı uydu ya da karma yapma seçeneği de mevcut. Uydu bölgeyi net gösterdiği için uyduyu seçmenizde fayda var. Yine bu ekrada sağ altta \"Far ve Alarmı başlat \" sekmesine tıklayıp dronu hem ışığından hem çıkardığı sesten bulmaya çalışabilirsiniz. Artık arayacağınız nokta belli. Yapmanız gereken artık biraz daha basit. Uygulamada dronu gösteren son nokta etrafında 100 metrelik bir çemberle bu nokta çevresini aramalısınız. Ağaç dallarına ve dronunun sürüklenme ihtimaline karşı bu 100 metrelik çember önemli. İster Google harita ister uygulamadaki haritayı kullanabilirsiniz. Fakat ben uygulama üzerindekini kullanmanızı tavsiye ediyorum. Çünkü Google haritada sapmalar olabiliyor. Uygulama üzerindeki haritada pusula ve yön durumu üzerinden daha net sonuçlar elde edebilirsiniz. Yani Dji'ın kendi haritasını kullanın. Bu nokta civarında detaylı tarama yaptığınızda büyük bir ihtimalle dronu bulacaksınız. Sadece harita üzerinde yönünüze iyi bakın ve etrafı iyi analiz edin. Ayrıca çevreyi iyi bilen birinden yardım alırsanız çok daha güzel olur. Neden diyecek olursanız bizim dronumuzu bir çoban buldu da ondan. Eğer düşürdüğünüz yerde çevreyi bilen biri varsa muhakkak yardım alın. Yazımın başında da dediğim gibi ana hedefiniz dronu kesin bulmak olsun. Enkazı ne olursa olsun elinize alın derim. Drone'nun düştüğü zemin oldukça önemli. Ağaç dalları üzerine düştüyse şanslısınız. Çünkü bu durum drone'nun hasar almasını minimuma indirecektir. Drone suya düştüyse yine bir şekilde dronu bulmalısınız. Bulduktan sonrada bu yazımdaki maddeleri uygulamaya çalışın. Drone düştükten sonra önemli olan aşama garanti durumu ve teknik destek alma kısmı. Eğer drone kullanıcı hatası olarak düştüyse geçmiş olsun bu noktada yapacak bir şey yok. Drone cihazdan kaynaklı bir nedenden dolayı düştüyse o zaman umutlar tekrar yeşermeye başlayabilir. Dronunun düşmesinin nedenini öğrenmek için Dji ile yazışmanız lazım. 'a detaylı durumu anlatır şekilde mail atın. Sizden bazı bilgiler isteyecekler. Bu noktada bu bilgileri eksiksiz gönderin. Cihazın log kayıtlarını sizden isteyecekler. Bu aşamaları tek tek yaptıktan sonra sonuç kısmını bekleyeceksiniz. Eğer düşme cihaz kaynaklı ise o zaman Dji size yeni bir drone gönderecektir. Okumaya devam. Düşen droneların en çok darbe aldıkları yerler drone ayakları, kamera ve gimbalı oluyor. Bu noktada kamera ve gimbal darbe almadıysa, Drone düşüşünü pervane ve ayak hasarı ile atlattıysanız şanslısınız demektir. Bu noktada bu kısımların tamiri hem daha basit hem de daha ucuz. Drone kullanıcı hatası ile düştüyse hasar tespiti için aşağıda bilgilerini yazdığım ve güvendiğim firma ile iletişime geçin. Detaylı videolarını ve hatta gerekirse dronun kendisini firmaya gönderin. Firma hasar tespit çalışmasını en doğru şekilde yaptıktan sonra onayınızı alarak işe başlayacaktır. Tamir sonrası drone test edilip tekrar size gönderilecektir. Firma bilgiler aşağıda. - Firma Adı: Dji Elektronik Teknik Servis - Adres: Hoca Paşa, Ankara Cd. Dede Han/NO-40, K-4, 34110 Fatih/İstanbul - Website: https://www. djiservisi. com/ - Whatsapp: 0546 120 07 05 Evet acı bir hikaye ile karşınızdayım. Dji Mavic Pro 2 dronumuzu düşürmemizi ve sonra da bulma hikayemizi anlatacağım. Hikayeden çıkaracağınız hisseler oldukça önemli. Bizim yaşadığımız büyük bir tecrübeydi. Umarım siz bu tarz tecrübeler yaşamazsınız. Günlerden bir gün Aydın Denizli Muğla illerinin kesişim noktasında bulunan Arapapıştı Kanyonu'na gidelim dedik. Burası çok güzel bir kanyon ve müthiş bir coğrafyaya sahip. Adı üstünde burası bir kanyon. Derinlik fazla ve uçurumdan aşağısı yaklaşık 100 metre civarı. Üstün dronu çok güzel bir şekilde uçururken şarjının azaldığını gördük. Ben her ne kadar indirmesini istesem de Üstün güzel bir şeyler yakalamak için dronu tekrar kanyona doğru gönderdi. Drone gitti ama ne yazık ki getiremedi. Şarjı azalınca drone otomatik modda inmeye başlamış. Dronu çağırmaya çalıştı ama drone sürekli acil iniş istedi. Bunu ne yazık ki belli bir batarya seviyesinden sonra iptal edemiyorsunuz. Uçurduğumuz yer kanyon olunca yani drone aşağıda biz yukarıda olunca ciddi panikledik. Daha sonra Üstün dronu yukarıya kaldırmaya çalışsa da ne yazık ki drone yukarıya çıkmadı. Bu sırada sürekli öten ses ve panik olunca drone bize 10 metre mesafedeyken kayaya çarptı ve 100 metre uçurumdan direkt aşağıya çakıldı. Bizim için çok zor bir andı. İlk dronumuz ve yaşadığımız kaza ne yazık ki çok üzücüydü. Kanyondan aşağı inip enkazı almak bizim için imkansızdı. İnanın hiç bir şey yapamadık. Jandarmayı aradık çözüm yok. Sağı aradık solu aradık yardım eden de olmadı. Uçurum çok sarptı ve enkazı almamız çok zordu. Vakit öğleden sonraydı ve akşama az vakit kalmıştı. Eve dönmek zorundaydık, eve döndük ve sabah hemen olay yerine tekrar gittik. Olay yerine gittiğimizde oradaki güvenlik yakın konumda yer alan köyden birinin aşağıya gidebileceğini söyledi. Bu kişi bir çoban arkadaştı. Onunla temasa geçtik ve ücret karşılığında tam uçurumun en dibine yürüyerek yavaş yavaş farklı bir yoldan gitti. Daha sonra dronu tam da haritanın bize gösterdiği konumda bulup getirdi. Getirdi ama pervane, gimbal, kamera hep hasarlıydı. Sonunda enkaza ulaştık. Daha sonra servise gönderip dronu parçalatmak zorunda kaldık. Çünkü yapım maliyeti çok yüksek çıkmıştı. Parçaları tek tek satıp iyi kötü dronun maliyetini çıkardık. Bu arada Dji ile temasa geçtiğimizde kullanıcı hatası denilip garanti kapsamına almadılar. Kullanıcı hatası ise düşük batarya ile drone uçurmak. Şu da aklınızda bulunsun sanırım %10 batarya seviyesinin altında drone sensörleri pasife geçiyor. Yani bizim kayaya çarpma nedenimiz tam da buymuş! Kıssadan Hisse: Drone bataryası %25'in altında ne olursa olsun uçurmayın. Her zaman drone güvenliğini ön planda tutun. Bizim gibi derin bir yerde uçurup böyle bir sorunla karşı karşıya kaldıysanız dronu güvenli bir yere indirmeye çalışın. Şu an için halihazırda drone bulma uygulaması yok. Drone bulmak için yukarıda anlattığım aşamaları uygulayabilirsiniz. Dji'ın kendi uygulamasında drone konum bulmak için gerekli adımlar var. Bu adımları takip ederek dronu kolayca bulabilirsiniz. Ormanda yürüyorsunuz drone buldunuz ne yapmalısınız ? Enteresan bir durum ama olmayacak bir şey değil. Sahipsiz ve üzerinde herhangi bir QR kod olmayan drone bulduğunuzda öncelikle insansız hava aracının seri numarası bilgisi adresine bildirmelisiniz. Bir de jandarma ya da emniyete bilgi verebilirsiniz. Sahibi bulmak için bu mercilere başvurmuş olabilir. Bu drone dji markasına göre çok daha basit bir drone. Kaybolmaması için uzağa göndermeyin. Kaybolursa bu dronelarda gps kaydı olduğundan yukarıda anlattığım yol ile dronu bulabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/drone-kazalari-neden-olur", "text": "Dünyada artık bir drone gerçeği var. Hayatımıza drone'lar öyle bir girdi ki artık hiç çıkmayacak gibi. Hal böyle olunca da her yerde drone kullanımı gün geçtikçe artıyor. Tarımda, lojistikte, fotoğrafçılıkta, askeri alanlarda, arama kurtarma faaliyetlerinde drone'lar artık bu alanların vazgeçilmezi oldu. Gelecekte bu kullanım alanları daha da artacak gibi görünüyor. Drone kullanımı arttıkça bu cihazlarla ilgili yaşanan kazalar da daha çok artıyor. Drone kazalarının bir çok nedeni var. Bu nedenleri yazımda tek tek anlatmaya çalışacağım. Biz de zamanında drone kazası yaptık ve Dji Mavic 2 Pro dronumuz kırıma uğradı. Kaza elbette kötü ama tecrübe kazandık diye kendimizi avutuyoruz.😊Yani kaza konusunda tecrübeli biri olarak deneyimlerimizi en ince ayrıntısına kadar sizlerle paylaşacağız. Drone uçururken bazı noktalar çok kritik. Her şeye dikkat etmeniz ve uçuş güvenliğinizi sağlamanız lazım. Sonuçta bu cihazlar pahalı cihazlar. Ortalama bir drone artık 20.000 TL'den başlıyor. Kaza olunca da ödediğiniz bu bedel uçup gidebiliyor. Dolayısıyla azami dikkat şart. Yazımda drone kazaları neden olur sorusunun cevabını verdikten sonra kaza olmaması için almanız gereken önlemleri de sıralayacağız. Drone kazalarının bir çok nedeni var. Bunlar arasında bazıları var ki çok dikkat edilmesi gerekenler arasında. Özellikle batarya seviyesi, eğitim alma konusu ve yanlış yerde uçurma kazalara neden olan en büyük sebepler arasında. Drone'ları genel olarak hobi amaçlı alıyoruz ve kutudan çıkardıktan sonra direkt kullanmaya çalışıyoruz. Bu durumda yanlış yapıp kaza ya da kırıma yol açıyor. Hobiler sonra oluyor fobi. Hobiniz zehir olmasın diye yazımdaki hususları iyi kavrayın ve güvenli şekilde dronunuzu uçurun. Şimdi drone kazaları nedenlerine tek tek geçelim. İlk başlık eğitim konusu. - Eğitimsizlik - Yanlış Yerde Uçurma - Haritayı Kullanmama - Aşırı Hız - Düşük Batarya Kullanımı - Hava Koşulları - Yetersiz Uydu ve Sinyal Kirliliği - Ekipman Sorunları - Drone Ayarlarını İyi Yapın - Panik Durumu ve Kontrol Kaybı Drone aldık ama uçurmak adın hiç bir şey bilmiyoruz. Oldu mu olmadı tabi ki. Drone uçuracaksanız ilk olarak drone ile ilgili yasal gereklilikleri, hava sahası kısıtlamalarını, lisans gereklilikleri ve uçuş kuralları gibi konuları öğrenmelisiniz. Bu konuda ilk olarak şunu belirteyim. Ağırlığı 500gr ve üstü İHA satanların, alanların, üretenlerin, ithal edenlerin ve uçuranların Sivil Havacılık sistemine kayıt işlemi yapmaları zorunlu. Bu noktada kısa da olsa bir eğitim sürecinden geçip sertifika alıyorsunuz. Ağırlığı 500 gram altı olan drone'lar için bu kayıt işlemi zorunlu değil ama yine de uçuş eğitimi şart. Drone uçurma eğitimi ile ilgili bir çok firma bu alanda faaliyet gösteriyor. Bunun dışında en güzel kaynaklardan biri Youtube. Çok iyi bir eğitim de alsanız yine kaza yapma ihtimaliniz var. Ama iyi bir eğitimle kaza yapma oranınız çok daha düşük olacaktır. Uçuş ile ilgili en başta eğitim şart. Drone ile ilgili temel şeyleri iyi öğrenmeniz lazım. Drone kullanma kılavuzunu iyi okuyun. Gerekirse drone uçurma ile ilgili kurslara katılın. Yani direkt drone'u uçurmaya kalkmayın. İyi bir eğitimle kaza yapma oranınız her zaman daha düşük olacaktır. Drone kazalarının nedenleri arasında yanlış yerde uçurma en büyük nedenler arasında. Drone aldık hadi üstüne eğitim de aldık ama yanlış yerde uçurursak kaza kaçınılmaz oluyor. Yanlış yerde uçurma derken aklınıza belki havaalanları vs geliyordur ama ilk gelmesi gereken yer bence kapalı alanlar. Kapalı alanda drone uçurursanız kaza kaçınılmaz olur. Drone aldınız, kutuyu açtınız ilk hemen evde uçurayım derseniz sonuç büyük ihtimalle hüsran olacaktır. Şunu net belirteyim ister acemi ister profesyonel olun kapalı alanda drone kesinlikle uçurmayın. Evde drone uçurup drone düşüren çok insana şahit oldum. Duvara çarpmasını geçtim evde bir insanın yüzene drone gelirse hiç iyi olmaz. Yani evde drone kesinlikle uçurmayın. Bunun dışında drone uçurmamanız gereken bir çok yer var. Ben drone aldım her yerde uçururum fikrinden uzak durun. Bu yerleri aşağıya sıralıyorum. Bu yerlerde hatta buraların yakınında drone kesinlikle uçurmayın. - Evinizde ve diğer kapalı alanlarda, - Havaalanları ve çevresinde, - Askeri üsler, hava trafik kontrol bölgeleri, ulusal parklar, devlet binaları veya özel mülkler gibi belirli bölgelerde, - Kalabalık alanlarda, - Aşırı rüzgarlı alanda ve sinyal kirliliği olan yerlerde, - Özel mülklerde, - Hassas bölgeler, askeri üsler, hükümet binaları, enerji santralleri veya su arıtma tesisleri gibi stratejik yerlerde drone uçurmayın. Drone eğitimi aldık ve drone uçuruyoruz gayet güzel. Fakat drone uçururken çoğu kişi drone uygulamasında bulunana haritayı kullanmayı unutuyor. Drone gözden kaybolduğunda drone yönünü tespit etmek için uçuş ekranında bulunan haritaya muhakkak bakmalısınız. Neden derseniz dronu yanınıza getireyim derken iyice uzağa götürme durumunuz olabilir. Bu haritada dronu kaldırdığınız konumu ve dronun yönünü kolayca görüyorsunuz. Drone'u çağırırken yönü kendinize çevirin ve drone sapma olmadan yanınıza gelsin. Yani uçuş esnasında harita kullanmak drone kazalarını önleme de oldukça etkili. Haritaya muhakkak uçuş esnasında bakın ve dronu yönünü ona göre ayarlayın. Bu durum drone gözden kaybolduğunda panik yapmanızı engelliyor. Bu taktik eğitimlerde bile genel olarak söylenmiyor. Ama siz bilin ve dronu güvenli şekilde kendinize getirin. Aşırı hız sadece trafik kazaları değil drone kazalarında da oldukça etkin bir durum. Hız her anlamda sıkıntılı bir şey. Bakın standart bir drone uçururken mümkünse hız yapmayın ve dronu sport modda kullanmayın. Sport modda hıza ek olarak sensörler kendini pasife alıyor. Yani bir engel çıktığında drone direkt engele toslayabilir. Hava açıksa ve hiç bir engel yoksa hız yapılabilir ama buna alışmayın. Sport modda kullandığınızda hem sensörler pasif oluyor hem de batarya daha hızlı tükeniyor. Bir de hız demek panik olmak demek. Dolayısıyla dronu hızlı kullanmayın. Drone kullanırken hassas olun. Benden size güzel bir tavsiye gelsin. Drone yönlendirme çubuklarını 2 parmakla kullanın. Tek parmak kontrolsüz uçuşa neden olabiliyor. 2 parmakla hassasiyeti daha güzel verebiliyorsunuz ve daha kontrollü uçuş yapıyorsunuz. Son olarak hız konusunda ani manevralardan kaçının. Ani manevralarda kaza yapma olasılığı çok daha yüksek. Sonuçta dronu hobi amaçlı alıyoruz dolayısıyla hız çok sağlıklı sonuçlar vermez. Drone uçurmada önemli olan dronu sağlıklı uçurmak ve sağlam şekilde yere indirmektir. Drone kazalarının en büyük nedenlerinden biri de düşük batarya ile drone uçurmaktır. Hatta biz de dronumuzu bu durumdan dolayı düşürdük. Bakın net söylüyorum batarya seviyesi %30 yada %25 'in altına düştüğünde dronu kendinize muhakkak çağırın. Düşük bataryalı drone uçurmak gerçekten çok tehlikeli. Drone batarya tüketimi noktasında sorun yaşamamak için şarjınız uçuş başında tam olmalı. Ya da drone satın alırken fly more combo paketlerinden satın almalısınız. Bu paketlerde ekstra 2 bataryanızda olduğu için batarya konusunda daha rahat uçuş yapabiliyorsunuz. Düşük batarya kullanımının en büyük tehlikesi ne biliyor musunuz ? Belli bir seviye sonra drone artık beni indir diyor ve kendi yavaş yavaş inmeye başlıyor. Bu durum ciddi paniğe neden oluyor. Burada size 2 önerim var. Ya dronu uçururken bu seviyeye getirmeyin ya da drone bu seviyeye geldiğinde güvenli bir yere dronu indirin. Tabi deniz üzerinde uçurmuyorsanız! Düşük bataryada drone kullanımı uçuş performansını, kontrol kaybını ve cihazla iletişim kaybını tetikliyor. Dolayısıyla drone uçuşlarında düşük batarya kullanımı kazalara neden oluyor. Kullanıcılar olarak uçuş öncesi batarya seviyelerini kontrol etmeli ve yeterli şarj ile uçuş yapmalısınız. Drone kazalarında hava durumunun önemli bir payı var. Kötü hava koşulları demek drone kazasına gel gel demektir. Bu noktada çözüm basit kötü hava şartlarında drone uçurmayacaksınız. Kötü hava koşullarının başında rüzgar durumu geliyor. Eğer hava rüzgarlıysa drone stabilizasyon konusunda efor sarf edecek ve batarya kullanımı yüksek olacak. Ayrıca ani hava akımlarında drone bazen direkt düşebiliyor. Bu noktada yapmanız gereken rüzgar hızını kontrol edip uçuşa başlamak olacaktır. Rüzgar hızı için UAV Forecast uygulamasını kullanmanızı tavsiye ederim. Bu uygulama bulunduğunuz konumda rüzgarı kontrol edip drone uçurup uçurmamanız gerektiğini söylüyor. Bunun dışında hava koşullarında yağış durumu çok önemli. Yağmur, kar veya kar fırtınası gibi yağışlı hava koşulları drone uçuşlarında oldukça riskli. Islak yüzeyler, drone'un elektronik bileşenlerine zarar verebilir ve işlevselliğini etkileyebilir. Ayrıca yağışlı havalarda görüş mesafesi azalacağından yağmurda drone uçurmayın. Yine drone uçuşunda sıcaklık ve nem de önemli. Sıcaklık ve nem seviyeleri de drone performansını direkt etkileyebiliyor. Özellikle yüksek sıcaklıklarda veya aşırı nemli koşullarda batarya ömrü azalıyor ve drone'un güç çıkışı etkilenebiliyor. Aşırı sıcaklarda drone'a fazla yüklenmemelisiniz. Not: Drone kazalarında çok büyük bir faktör olan hava durumu, kaza yapmamak için kontrol edilmesi gereken bir durum. Drone uçuşundan önce hava durumunu kesinlikle kontrol edin. Bir de havada çok kuş varsa mümkünse drone uçurmamaya çalışın. Havada kuşlara denk gelirseniz yapmanız gereken dronu direkt yukarıya çıkartmaktır. Aklınızda bulunsun drona kuş denk geldiğinde aşağı değil yukarıya doğru dronu uçurun. Drone kaldırmadan önce muhakkak uydu sayısına bakmalısınız. Genelde sağ üst köşede olan uydu sayı yeterli seviyeye geldiğinde kalkış yapmalısınız. Hatta eve dönüş noktasını drone güncelledikten sonra kalkış yapmanız daha iyi olur. Drone'lar akıllı cihazlar ve yön tespit konusu için bir çok uyduya bağlanıyor. Az uydu demek yön noktasında sorun demektir. Yeterli uyduya bağlanılmadığında uçuş stabilitesini sağlamamak ve konumunu hassas bir şekilde belirleyememek sorunları baş gösteriyor. Yine uydu yetersizliği durumunda GPS bağlantısı zayıflar veya kesilir bu durumda kaza ya da kırıma neden olur. Drone kalkış yapmadan önce muhakkak yeterli uyduya bağlanmasını sağlayın. Uydu sembolü yeşil oldu mu uçuşa başlayabilirsiniz. Telefonun çekip çekmemesi bu noktada önemli değil. Ayrıca RTH işlevinin kendini güncellemesini bekleyin ve uçuşa öyle başlayın. Drone'un yan parçalarında çıkan sorunlar drone kazalarının bir diğer nedeni. Drone kazalarının olmaması için bu parçaların her birinin iyi bir şekilde kontrol edilmesi gerekiyor. Peki uçuş öncesi hangi ekipmanı ya da parçayı kontrol etmeliyiz. Drone kazası yaşamamak için kontrol edilmesi gereken en önemli parçalar pervaneler, batarya, sensör ve kameradır. Bunları iyi bir şekilde kontrol ettiğinizde uçuşta parça açısından sorun yaşamazsınız. İkinci olarak drone için parça alacaksanız kalitesiz parçalar almayın. Her zaman tercihinizi orijinal parçadan yana kullanın. Bu parçaların kontrolü sonrası daha güvenli uçuşlar için pervane koruyucu almanızı tavsiye ederim. Ayrıca çarpışma önleyici sensörlerden de satın alabilirsiniz. Tüm bunları yaparak ekipman açısından drone kazalarını büyük ölçüde önleyebilirsiniz. Drone kazalarının nedenlerinden biri de cihazın bazı ayarlarının yapılmaması. Ayarsız cihaz dengesiz bir mekanizma gibidir. Bu cihazlara bebek gibi davranmalısınız ve ayarına, bakımına dikkat etmelisiniz. Drone kalibrasyon ayarları drone'un doğru ve stabil bir şekilde uçmasını sağlamak için yapılması gereken ayarlamadır. Bu ayarlamalar genellikle drone'un hassasiyetini, eğimini ve manyetik alanını kalibre etmek için yapılıyor. Kalibrasyon işlemi, drone'ların kullanım kılavuzunda detaylı olarak açıklanıyor. - Gimbal Kalibrasyonu - Güvenli Uçuş Ayarları - Sensör Ayarları - Kumanda Kalibrasyonu - Pusula Kalibrasyonu - IMU Kalibrasyonu Yukarıdaki tüm ayarları en ince ayrıntısına kadar yapmalısınız. Özellikle güvenli uçuş ayarları kaza noktasında çok önem arz ediyor. Tüm bu ayarları hassas şekilde yapın. Bir de drone'un uçuş modları var. Normal, cinematik ve sport modlar. Hassas uçuşlar için daha yavaş uçuş sağlayan cinematik uçuş her zaman daha iyidir. Sport mod yukarıda bahsettiğim gibi tehlikeli bilginiz olsun. Panik yapmayın! Ne olursa olsun panik yapmayın. Ekrana ve haritayı iyi bakın. Drone kazalarının en önemli nedenlerinden biri olan panikten ne kadar uzak durursanız dronunuza sağlam şekilde ulaşırsınız. Drone kazalarında panik yapmak emin olun durumu daha da kötüleştirecek ve güvenlik risklerini artıracaktır. Sıkıntılı durumlarda ilk ve en önemli adım sakin kalmaktır. Panik yapmak düşünce ve karar verme yeteneğinizi olumsuz etkiler. Kontrolü kaybetme ve hatalı müdahalelerde bulunma riskini artırır. Bu nedenle ne olursa olsun sakin kalın. Sıkıntılı durumlarda acil durum prosedürlerini bilmeniz önemli. Örneğin düşük pil seviyesi, sinyal kaybı veya beklenmedik bir durumda ne yapmanız gerektiğini bilmeniz hızlı ve etkili bir tepki vermenizi sağlar. Acil durum prosedürlerini önceden belirleyin ve gerektiğinde onlara uygun şekilde hareket edin. Hatta bu konuda prova yapın. Drone kazaları kaçınılmaz olabilir ancak panik yapmaktansa sakin ve kontrollü bir şekilde tepki vermek riskleri azaltabilir ve dronu kurtarmanızı sağlayabilir. Biz dronu düşürdüğümüz yerde panik yapmasaydık emin olun dronumuzu kurtarabilirdik. - İyi bir uçuş eğitimi alın. - Kapalı alanlarda ve uçuşa yasak bölgelerde drone uçurmayın. - Aşırı hız ve manevralardan uzak durun. - Drone parçalarını uçuş öncesi kontrol edin. - Hava koşullarını kontrol edin ve riskli hava şartlarında drone uçurmayın. - Drone'unuzun düzenli olarak bakımını yapın. - Uçuş sırasında haritayı ve ekranı iyi kontrol edin. - Düşük batarya ile asla uçuş yapmayın. - Uydu sayısı ve RTH olumlu olmadan kalkış yapmayın. - Drone'un güvenli uçuş başta olmak üzere kalibrasyon ayarlarını yapın. - Ne olursa olsun panik yapmayın. Drone bulduktan sonra yapmanız gereken parça ve hasar kontrolü yapmak olacak. Özellikle kamera ve gimbal en önemli parçalar. Sonrasında pervaneler, gövde ve sensörleri kontrol etmelisiniz. Aşırı hasar görmüş veya kullanılamayacak durumda olan bir drone'a müdahale etmemelisiniz. Kaza demek son demek değil. Bu noktada yaşadığımız kaza sonrası bize çok yardımcı olan Rahman'a ulaşmanız yeterli olacak. Kendisi tamir konusunda çok başarılı. Tüm süreci şeffaf şekilde yönetiyor ve size bilgi veriyor. Drone kazalarında yukarıda saydığımı maddeler kadar teknik servis de çok önemli. İyi bir servis emin olun dronunuzu hayata kavuşturabilir. Rahman ve firmasının bilgilerini aşağıya bırakıyorum. Kaza sonrası muhakkak teması geçin. - Firma Adı: Dji Elektronik Teknik Servis - Adres: Hoca Paşa, Ankara Cd. Dede Han/NO-40, K-4, 34110 Fatih/İstanbul - Website: https://www. djiservisi. com/ Drone'ların rüzgarlı havalarda uçabilme kabiliyeti, drone modeline ve rüzgar koşullarına bağlı. Genel olarak, drone'lar belirli bir rüzgar hızı ve şiddetiyle sınırlıdır ve aşırı rüzgarlı koşullarda uçmak riskli olabilir. Drone'ların genellikle uçabileceği maksimum rüzgar hızı, drone modelinin üreticisi tarafından belirtilir. Ortalama 30 km hızdan fazla esen rüzgarda drone uçurulmaması tavsiye edilir. Genellikle drone'lar uçuş esnasında internet bağlantısına ihtiyaç duymazlar. Drone'lar, uçuş kontrolünü sağlamak için kendi özel frekans bantlarını kullanır ve genellikle bir uzaktan kumanda cihazı aracılığıyla yönetilir. Bu nedenle, drone'un uçuş yapabilmesi için internet erişimine ihtiyaç duymazsınız. Drone'ların yağmurlu havalarda uçabilme kabiliyeti, drone modeline ve özelliklerine bağlıdır. Bazı drone modelleri suya ve nemli ortamlara dayanıklı olarak tasarlanmış olabilirken, diğerleri ise suya karşı hassas olabilir. Fakat genel olarak hobi amaçlı drone'lar suya karşı dayanıklı olmadığından yağmurlu havalarda uçurulmamalıdır."} {"url": "https://bujuyollarda.com/drone-suya-dustu-ne-yapmaliyim", "text": "Drone düşüren kişinin halinden drone düşüren anlar. Gerçekten acı bir durum. Bunu Dji Mavic 2 Pro düşüren biri olarak söylüyorum. Hele ki şu pahalılıkta bu acı kat ve kat artıyor. Tedbirli olmakta fayda var ama kaza işte her zaman olma ihtimali var. Sadece drone uçururken yapmanız ve yapmamanız gerekenleri çok iyi bilmeniz gerekir. Bunları bildikten sonra emin olun güvenli uçuş deneyiminiz fazlasıyla artacaktır. Drone kazalarının bir çok çeşidi var. Bu düşüşlerde suyla temas ya da sıvı teması dediğimiz kaza durumu risk grubu yüksek kazalardan. Özellikle drone denize düştüğünde yapmanız gerekenler oldukça önemli. Bu yazımda drone suya düştü ne yapmalıyım sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Umarım faydalı bir yazı olur ve suya düşen dronunuzu kurtarabilirsiniz. Drone suya düştü ama hangi suya tatlı su mu tuzlu su mu ? Bunun ne önemi var demeyin çünkü suyun türü ciddi anlamda sıvı teması kazasında önemli bir faktör. Tuzlu su yani deniz suyu aşındırıcı bir özelliğe sahip ve tuzlu su, tatlı suya göre cihaz üzerinde daha ölümcül etki bırakabiliyor. Tuzlu su metale uzun süre temas ettiğinde sonuç oksitlenme sonrası ise çöp. Yani tuzlu suya drone düşürdüğünüzde risk faktörünüz biraz daha artıyor. Her sıvı teması cihaza ölümcül etki bırakmaz. Bu noktada aşağıdaki basamakları dikkatli yapınca dronu kurtarma ihtimaliniz oldukça yüksek. Bu tedbirlerden önce özellikle deniz üzerinde drone uçuracaksanız dronu düşürmemek için size verebileceğim en büyük tavsiye hava durumu, rüzgar ve batarya seviyesine çok dikkat etmeniz olacaktır. Yine de olan oldu drone suya düştüyse okumaya devam. Drone suyu düştüyse en başta yapmamanız gereken bir şey varsa o da paniktir. Drone ister toprağa ister denize düşsün asla panik yapmayın. Özellikle batarya seviyesi azaldığında insanda otomatik panik havası başlıyor. Bu da yanlış hamlelere neden oluyor. Şunu unutmayın illa drone yanınıza inecek diye bir şey yok. Eğer batarya seviyeniz düşükse ve drone size gelecek güçte değilse dronu güvenli bir yere indirmeyi deneyin. Daha sonra gidip kendiniz dronu alın. Tabi açık denizde bu çok da mümkün değil. Karada daha geçerli bir durum. Peki yine de olan oldu ve denize drone düştü. Yine panik yapmamalısınız. Olayın etkisinden çıkın, kendinize gelin ve drone'un yerini tespit etmeye çalışın. Telefonunuzdaki drone uygulamasından drone'umu bul kısmından drone'nun yerini tespit edin ve hızlıca atağa geçin. Drone çok derine düşmüşse gerekirse profesyonel bir yardım alın ve dronu bulmaya çalışın. Bu noktada önemli olan panik yapmamak ve hızlıca harekete geçmek. Drone suya düştü her şey bitti diye düşünmeyin. Suya düşen drone için en önemli durum drone'nun ne kadar süre suya maruz kaldığıdır. Sıvı zaman geçtikçe cihaza daha çok nüfuz edeceğinden kurtarma hızı bu noktada oldukça önemli. Eğer drone belirli bir sürenin üstünde su ile temas ederse kurtarılma ihtimali oldukça azalacaktır. Dolayısıyla hızlı ve seri olmanız gerekir. Drone suya düştüğünde su derinliği oldukça önemli. Eğer sığ bir yerde drone düştüyse ve yüzme biliyorsanız ilk hamleyi hızlıca yapın ve suya atlayın. Yüzme bilmiyorsanız drone sizden önemli değil, dikkat edin. Diğer ihtimalde drone derin bir suya düştüyse çevrenizdeki teknecilerden destek alın. Varsa dalgıç ekibi onlardan da faydalanabilirsiniz. Sonuç olarak sakin kalarak hızlı hareket etmek çok önemli. Sakin ve soğukkanlı olun, drone yerini tespit edin ve dronu hemen bulmak için kolları sıvayın. Her şey yolunda gitti ve bingo dronu buldunuz. Şimdi bu aşamadan sonra yapmanız gerekenler oldukça önemli. Çünkü dronu hayata döndürmemiz lazım. Drone'u bulduktan ve güvenli bir yere gittikten sonra hemen cihazın bataryasını çıkarmanız gerekiyor. Burada bataryanın şişkinlik durumuna bakın. Eğer batarya suya çok fazla maruz kalmışsa şişerek patlamaya neden olabilir. Dolayısıyla bataryayı dikkatlice çıkartın. Bataryayı çıkardıktan sonra eğer cihaz tuzlu suya temas etmişse cihazı hemen saf su ile yıkamanız gerekmekte. Çünkü tuzlu suyun, drone'un elektriksel devrelerine hasar vermesi kuvvetle muhtemel. Bu işlemi dikkatli şekilde yapmalısınız. Saf su ile drone ve parçalar üzerindeki tuzları dikkatlice almalısınız. Drone'a sudan çok tuz daha çok zarar verir aklınızda bulunsun. Not: Saf suyu eczanelerden kolayca temin edebilirsiniz. Temizleme işlemi tamamsa sırada önemli aşamalardan biri olan kurulama işlemi var. Suya düşen dronu çok iyi kurulamanız lazım. Bunu yapmanın bir çok yolu var. Bu yolların başında efsane pirinç veya silis ile kurulama yöntemi var. Bir çok insan suya düşen elektronik aletini kurulamak için pirinç kullanıyor. Fakat bu yöntem bazen çok sağlıklı olmayabiliyor. Dolayısıyla daha pratik ve hızlı yöntemler kullanmak daha mantıklı olabilir. Kurulama için ilk olarak dronu hafifçe sağa sola sallamanız mantıklı olacaktır. Çıkarabildiğiniz kadar sıvı çıkartmanız işe yarayacaktır. Sonrasında da saç kurutma makinesinin orta sıcaklık ayarı ile dronu kurutmaya çalışabilirsiniz. Bu aşamalardan sonra drone için en iyi şey bekleme olacaktır. Mümkünse güneşli bir ortamda dronu bekletmek dronun daha iyi kurumasını sağlayacaktır. Kurutma evresinde 3-4 güne kadar sabırlı olmalı ve mümkün olduğu kadar tüm parçaların kurumasını sağlamalısınız. Artık kritik basamaklara geliyoruz. Tüm bu aşamalardan sonra dronun tüm parçalarını kontrol ve test etmeniz lazım. Özellikle pervane girişleri, havalandırma delikleri, batarya ve kamera kısmı oldukça önemli. Batarya şişmiş ise bu bataryayı kullanmayın. Detaylı kontrolden sonra dua ederek dronu çalıştırmalısınız.😂 Eğer cihazda teknik bir sorun olacağını düşünüyorsanız direkt servisle görüşmenizde fayda var. Bu noktada en önemli faktör şans. Umarım şansınız yaver gider ve dronunuz havalanır. Drone çalıştığında sesler ve ışıklar normalse büyük ihtimalle sorun yok demektir. Havalanıyorsa ve gimbal çalışıyorsa şanslısınız demektir. Burada gps, gimbal ve kamera en önemli kontrol edilmesi gereken parçalar arasında yer alıyor. Peki drone da sorun varsa ne yapmalısınız. Bir an önce teknik servisle görüşmeniz ve teknik destek almanız lazım. Bu noktada drone için otopsi lazım ve drone'nun tedavi edilmesi gerekli. Parçalar tek tek açılıp zarar tespit çalışması yapılacak ve dronu hayata geri döndürülmeye çalışılacak. Yukarıdaki tüm adımları yaptınız ve çözüm bulamadınız. O zaman dronu teknik servise göndermelisiniz. Serviste dronu içi açılarak tüm parçaların kontrol edilmesi gerekiyor. Daha sonra da bu parçaları test edilerek dronu hayata geri döndürülmeye çalışılacak. Drone servisleri noktasında piyasada bir çok servis var. Bu noktada doğru servisi seçmeniz ve iyi bir hizmet almanız önemli. Yıllardır drone uçuruyoruz ve bu sektörde öyle şeyler duyduk ki Allah göstermesin. İster drone bakımı olsun ister kaza ya da kırım servis konusuna çok dikkat etmelisiniz. Herhangi bir suya düşme durumunda teknik servis için DJI Elektronik Teknik Servis firmasından gönül rahatlığıyla destek alabilirsiniz. Bizim dronumuz düştüğünde bize her noktada çok yardımcı oldular. Firmanın sahibi Rahman çok iyi teknik destek sunuyor ve eli oldukça hünerli. Aşağıda firmanın iletişim bilgileri mevcut. - Firma Adı: Dji Elektronik Teknik Servis - Adres: Hoca Paşa, Ankara Cd. Dede Han/NO-40, K-4, 34110 Fatih/İstanbul - Website: https://www. djiservisi. com/ Dji modelleri genel olarak suya dayanıklı değil. Bu ürünler su geçirebiliyor ve uzun süre suya maruz kaldımı zarar görebiliyor. Yukarıda detaylı anlattığım gibi suya düşen dronelar tamir edilebiliyor. Fakat tuzlu su ya da tatlı su durumu oldukça önemli. Yazımdaki başlıklara göre hareket ederseniz dronunuzu kurtarabilirsiniz. Dronelar genellikle yağmurlu havalarda uçmaya uygun değil. Yağmur suyu, drone'un elektronik bileşenlerine zarar verebilir ve cihazın düzgün çalışmasını engelleyebilir. Ayrıca, yağmur damlacıkları lensinizi kapatabilir ve görüşünüzü engelleyebilir."} {"url": "https://bujuyollarda.com/ekincik-koyu-ve-plaji-gezi-notlari", "text": "Güzelim Muğla Türkiye'nin en uzun kıyı şeridi uzunluğuna sahip ili. Muğla'nın kıyı şeridi uzunluğu yaklaşık 1500 km'ye yakın. Hal böyle olunca Muğla'da eşsiz güzellikteki koy ve plaj sayısı oldukça fazla. Biz Muğla'yı 5 yıldır gezebildiğimiz kadar geziyoruz ama inanın hala gitmediğimiz yerler var. Kasım 2020'de sokağa çıkma yasakları da henüz gelmemişken Üstünle hadi Köyceğiz'i tekrar gezelim dedik ve yola koyulduk. Rotamızda Köyceğiz sınırlarında bulunan Ekincik Koyu ve Plajı da vardı. Bi güzelde drone uçurduğumuz Ekincik Koyu ve Plajı ile ilgili tüm detayları bu yazımda bulabilirsiniz. Yazıma geçmeden önce Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan ve Ekincik Koyu'nu da sınırlarında barından Köyceğiz'de, gezilecek yerler ile ilgili tüm detayları aşağıdaki bağlantıda bulabilirsiniz. Muğla'nın en güzel ve el değmemiş koylarından biri olan Ekincik Koyu ormanların arasında kalmış, doğal bir limanı sahip enfes güzellikte bir koy. Doğanın içinde, şehir hayatında uzak, mavi ile yeşilin buluştuğu Ekincik Koyu yazın tatil severlerin oldukça fazla tercih ettiği bir yer. Ekincik Koyu'na Köyceğiz'den giderken gittiğiniz güzergahtaki manzaralar efsane. Biz orada duralım burada fotoğraf çekelim derken 3-4 yerde durduğumuzu fark ettik. Sonunda Ekincik Koyu'na ulaştık ve bizi upuzun bir plaj karşıladı. Ekincik Koyu'nun denizi nasıl ? Ekincik Koyu'nun kumsalı oldukça uzun. Yazın yüksek sezonda bile kalabalık burada sorun olmaz. Bir de pandemi şartlarını düşündüğümüzde sosyal mesafe açısından gayet güzel bir plaj. Ekincik Koyu'nun denizi tertemiz, denize baktığınızda cam gibi bir deniz görüyorsunuz. Yazın kalabalıkta bu dediğim çok geçerli değil! Ekincik Koyu'nda yazın deniz suyu sıcaklığı 25-35 derece arasında değişiyor. Sarıgerme ve İztuzu Plajına göre Ekincik'in denizi daha sakin. Deniz sığ değil. Sahilde kum ve taş karışık. Ekincik Plajı çocuklu aileler için oldukça uygun bir plaj. Hazırlıksız gelirseniz sahilde uygun fiyata şezlong ve şemsiye kiralayabileceğiniz yerler var. Ekincik Koyu ve Plajı'nda Köyceğiz Belediyesi'nin işlettiği Plaj Cafe-Restaurant işletmesi var. Belediyeye ait bu işletmede birçok sahil işletmesine göre fiyatlar daha uygun. Tesiste soyunma ve duş yerleri mevcut. İki şezlong ve şemsiyeyi 15 TL ödeyerek kiralayabiliyorsunuz. Ekincik Halk Plajı'na giriş ücretsiz dolayısı ile illa şezlong kiralamak zorunda değilsiniz. Gazebo dedikleri yerden yüksekte çardak da kiralayabilirsiniz, gazebo ücreti 70 TL. Bu arada fiyatlar 2020 yılı için geçerli onu belirteyim. Ekincik Koyu ve Plajı Nerede ? Ekincik Koyu ve Plajı, Muğla'nın cennet ilçelerinden biri olan Köyceğiz'e bağlı Ekincik Köyü sınırları içerisinde bulunuyor. Bölgede yapılan mavi yolculukların en önemli duraklarından biri olan Ekincik Koyu'nun son zamanlarda popülaritesi oldukça yükseldi. Köyceğiz'den buraya direkt yol bağlanması bu popülaritenin en büyük nedeni. Ekincik Koyu ve Plajı'nın Google haritadaki konumu burada. Ekincik Koyu Köyceğiz arası 36 km, Ekincik Koyu Dalyan arası 65 km, Ekincik Koyu Marmaris arası 84 km, Ekincik Koyu Fethiye arası 100 km, Ekincik Koyu Muğla Merkez 84 arası km. Köyceğiz'in en güzel koylarından biri olan Ekincik Koyu'na araç ile ulaşım için ilk olarak Köyceğiz'e gelip buradan müthiş Köyceğiz Gölü manzaralı yol ile Ekincik Koyu'na ulaşabilirsiniz. Köyceğiz ile Ekincik Koyu arası 36 km. Yol biraz virajlı fakat manzaralar efsane. Ekincik Koyu'na en yakın havaalanı Dalaman Havaalanı. Uçak ile gelip Ekincik Koyu'nda tatil yapmak isterseniz, Dalaman Havaalanın'dan Köyceğiz'e buradan da dolmuş ile Ekincik Koyu'na ulaşabilirsiniz. Ekincik Koyu'na Dalyan ve Dalaman'dan gelecek olanlar diğer bir alternatif yol olarak Dalyan feribotunu kullanabilir. Kaunos Kral Mezarları manzaralı feribot yolculuğu ile Dalyan Boğazı geçilip Ekincik Koyu'na araç ile ulaşabilirsiniz. Dalaman ve Dalyan'dan Ekincik'e gidenler için feribot yolu daha kısa. Son olarak Marmaris'ten Ekincik Koyu'na araç ile gidecekseniz Köyceğiz'e gitmenize gerek yok. Direkt Aksaz üzerinden Ekincik Koyu'na ulaşabilirsiniz. Not: Köyceğiz'den Ekincik Koyuna ulaşım için Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin dolmuş sefer saatlerine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. - Ekincik Koyu'na giderken yolda bir seyir terası ve çeşme göreceksiniz. Burada durun ve seyir terasının manzarasının tadını çıkartın. - Ekincik Koyu'nun güzel mi güzel denizinin tadı çıkartın, bol bol yüzün ve dalış yapın. - Kamp yapmayı sevenlerdensiniz buradaki bir çok kamp alanında çadırınızı kurup Ekincik Koyu'nun gün boyu tadını çıkartabilirsiniz. - Hazırlıklı gelirseniz Ekincik Koyu'nda bulunan piknik alanlarında piknik yapabilirsiniz. Ekincik Plajı'nın bir bölümünde piknik masaları var. Mangal yapmak için iyi bir düzenleme yapmışlar. Burada çam ağaçlarının gölgesinde güzel bir piknik yapabilirsiniz. - Ekincik Koyu'nun kayadan yapılmış iskele gibi bir yeri var. Bizim drone uçurduğumuz alan. Bayrağımızın dalgalandığı yer. Burada oltanız varsa balık tutabilirsiniz. - Karia yolunun geçtiği Ekincik Koyu'nun güzel ormanlarında doğa yürüyüşü yapabilirsiniz. - Yaz aylarında Kaunos Kral Mezarları turlarına katılabilirsiniz. - Ekincik'e yakın Sultaniye Kaplıcalarına gidip burada çamur banyosu yapabilirsiniz. Ekincik Koyu bir çok kamp severin popüler kamp noktası. Koyda bir çok kamp alanı bulunuyor. Ekincik'te özel kamp alanlarının dışında ayrıca belediyenin de kamp alanı var. Belediye kamp alanının manzarası çok güzel. Burada çadır başı ücret alınıyor. Çadır başı ücret en son sorduğumuzda 60 TL'idi. Karavan içinde 70 TL alıyorlar. Kamp alanının yanında market var, ihtiyaçlarınızı buradan karşılayabilirsiniz. Kamp için Ekincik Koyu'na gitmeden önce araştırmanızı iyi yapmanızı tavsiye ederim. Belediye kamp alanının dışında da özel kamp alanları var. Aşağıya en bilinen kamp alanlarını yazıyorum. Siz Google yorumlardan iyi araştırıp bu kamp alanlarından birini tercih edebilirsiniz. Zira kamp zevkiniz rezil olmasın. - Ekincik Kamping - Salkım Kamping - Zeytinlik Kamping Olivium - Ekinoks Kamp Alanı - Arap Dayının Yeri Kamp dışında konaklama için alternatif arıyorsanız Ekincik Koyu'nda otel ve pansiyon seçenekleri de mevcut. Ekincik Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti yok. Yazın burada giriş ücreti değil de otopark ücreti olarak araç başı 40 TL alınıyor. Biz kış mevsiminde gittiğimizden dolayı otopark ücreti ödemedik. Ekincik Koyu'nun bulunduğu bölge tam bir cennet desem yanılmamış olurum. Burayı görünce ne demek istediğimi anlarsınız. Ekincik Koyu'na yakın gezebileceğiniz yerleri aşağıya sıralıyorum. Bu yerler hakkında detaylı bilgi için Köyceğiz Gezilecek Yerler başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. - Sultaniye Kaplıcaları - Kaunos Antik Kenti - Kaunos Kral Mezarları - Marmaris - Toparlar Şelalesi - Köyceğiz Gölü - Yuvarlakçay"} {"url": "https://bujuyollarda.com/emitt-turizm-fuari", "text": "Geçen yıl yoğun seyahat programından dolayı katılamadığımız Emitt Turizm Fuarı'na bu yıl nihayet katılabildik. Muğla'da yaşamamızdan dolayı İstanbul'daki bu tarz organizasyonlara katılım sağlamak zor oluyor bizim için. Bir de seyahat gibi zaman gerektiren yoğun bir işle uğraşıyorken bu tür organizasyonları ne yazık ki kaçırabiliyoruz. Fakat 2023 için Emitt'i kafaya koymuştuk ve sonunda bu önemli fuara katılma fırsatı yakaladık. 2023 yılı için fuara katılmaya yönelik programı epey önceden ayarladık. Ancak hepimizi derinden sarsan depremlerden dolayı fuar iptal oldu ve yaklaşık 2 ay sonraya ertelendi. 2 ay sonra düzenlenen fuara Muğla Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile beraber katılım sağladık. Normalde 4 gün olan fuara biz 12-13 Nisan olmak üzere 2 gün şeklinde katıldık ve sonra Muğla'ya dönüş yaptık. Türkiye'de düzenlenen EMITT Turizm Fuarı, Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı'nın kısaltması. Her yıl İstanbul'da düzenlenen fuar, Türkiye'den ve dünyanın dört bir yanından gelen turizm sektörü temsilcilerini bir araya getiriyor. Fuarda, turizm sektörüyle ilgili yeni trendler, seyahat destinasyonları, konaklama tesisleri, tur operatörleri, havayolu ve otobüs firmaları, turizm teknolojileri ve hizmetleri gibi birçok konu ele alınıyor. EMITT, dünyanın en büyük beş turizm fuarından biri. EMITT Turizm Fuarı, turizm sektöründe yeni iş fırsatları ve işbirlikleri yakalamak için önemli bir platform. Eğer turizm sektöründe ciddi adımlar atmayı düşünüyorsanız bu fuara katılmalısınız. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT, son 25 yıldır yapılıyor ve kendi sınıfının en iyi fuarları arasında yer alıyor. Fuar, her yıl bölgedeki katılımcı ve ziyaretçi sayısını arttırarak sektörün büyümesine katkıda bulunuyor. ICA Group, TUROFED ve TTYD iş birliğiyle düzenlenen EMITT, 2023 yılında 26. kez düzenlendi. Fuar, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TOBB, Türk Hava Yolları ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından destekleniyor. Emitt Turizm Fuarı'na Neden Katıldık! Emitt Turizm Fuarı'na Neden Katıldık! Muğla'dan kalkıp İstanbul'a neden geldik ve bu fuara neden katıldık. Aslında İstanbul'da yaşamamak bizim için sektör yetkililerine ulaşmayı engelleyen bir durumdu. Bu noktada Muğla'da yaşamak dezavantajlı oluyor. Evet doğa, deniz, tatil her şey Muğla'da var ama sektör ve iş hayatının kalbi İstanbul'da atıyor. Emitt'e katılmamızın asıl nedeni seyahat yazarı ve influencer olarak sektör temsilcileri ile yakın temas kurmaktı. Öyle de yaptık ve çok güzel insanlarla tanıştık. - EMITT Turizm Fuarı'na katılarak, firmanızın tanıtımını yapabilir, potansiyel müşteriler ve iş ortaklarıyla buluşabilir, sektördeki gelişmeleri takip edebilir, rekabeti değerlendirebilir ve yeni iş fırsatları keşfedebilirsiniz. - Fuar boyunca düzenlenen etkinlikler ve konferanslar aracılığıyla sektördeki uzmanlardan ve konuşmacılardan önemli bilgiler edinebilirsiniz. - Türkiye ve dünyanın her yerinden gelen turizm acenteleri, tur operatörleri ve diğer turizm profesyonelleri ile yeni ortaklıklar kurabilir ve iş birliği yapabilirsiniz. - Destinasyonlarınızı/hizmetlerinizi sunabilir ve anında geri bildirim alabilirsiniz. - Marka farkındalığınızı artırabilirsiniz. - Dünyanın her bir köşesinden yüzlerce tur operatörüne ulaşabilirsiniz. Emitt'e genel olarak aşağıda sıraladığım profiller katılım sağlıyor. Bu profillere seyahat yazarları ve influencerları da eklemek lazım.😊 Bir de normal ziyaretçi olarak Emitt'e kolayca katılım sağlayabilirsiniz. Hatta tatil planı yapmak için firmalarla birebir görüşüp kendinize güzel bir rota belirleyebilirsiniz. Yani Emitt'e katılmak için illa bir neden bulabilirsiniz. - Otelcilik İşletmeleri - Turizm İşletmeleri - Tur Operatörleri - Seyahat Acentaları - Turizm Tedarikçileri - Resmi Kurum ve Kuruluşlar - Diplomatik Temsilcilikler - Etkinlik Organizatörleri - Akademik Kurum ve Kuruluşlar - Diğer Turizm Faaliyetleri Emitt Turizm Fuarı genel olarak bizim beklentilerimizi karşılayan bir fuar oldu. 2023 için katılımcı sayısı ve kalitesi fena değildi. Fakat Türkiye'den bazı büyük turizm şirketleri ne yazık ki fuara katılım sağlamamıştı. Bunda pandemi ya da depremden dolayı yaşanan atmosferin etkisi olabilir. Uluslararası olarak da daha fazla ülkenin katılımını beklerdim açıkçası. Avrupa ve Arap ülkelerinden katılım çok fazla değildi. Fuarı gezerken elinizde salonlarda neyin nerede olduğunu gösteren katalog olmalı. Yoksa aynı yerleri sürekli geziyor olabilirsiniz. Sistemli ve koordineli gezmek işinizi daha da kolaylaştırır. Burada fuarda dikkat etmeniz gerekenleri tek tek yazmayacağım ama katılımcıysanız yanınızda kartvizit muhakkak olsun. Son olarak fuarın güzel yanlarından biri de İstanbul ve Sabiha Gökçen Havalimanları gibi önemli noktalardan fuar alanına ücretsiz servis araçlarının olmasıydı."} {"url": "https://bujuyollarda.com/en-guzel-manzaralar", "text": "Hazır mısınız bomba gibi bir liste geliyor. İnanıyorum ki bir çoğunuzun bucketlist'inde olan ve ölmeden önce gezilmesi gereken yerlerin bir kaçı bu yazımda mevcut. Dünyadaki en güzel manzaralar listemde gezegenimizin dört bir yanından nefes kesici yerler var. Bu yerlerden bir ya da bir kaçını hatta hepsini görmek bir seyahat sever için şart! Bu güzel yerlere herhangi bir tatil planı yapmadan önce sitemin köşe taşı yazılarını okumayı ihmal etmeyin. Malum bu yerlere gitmek bir maliyet gerektiriyor dolayısıyla maliyetleri minumuma indirmek şart. Gezegenimizin dünya olağanüstü bir yer. Her türlü yaşamın ince dengeler üzerine kurulu olduğu dünya bize müthiş güzellikler sunuyor. Kanyonlardan şelalelere, sarp uçurumlardan olağanüstü doğal şekillere kadar her şey inanılmaz etkileyici. Dünyadaki tüm güzel yerleri listelemek imkansız olsa da, bizim seçtiğimiz 40 yeri eminim ki çok seveceksiniz. Sizin de listede olmayan fakat favori manzara noktanız varsa lütfen yorumlarda bizimle paylaşın. En güzel manzaralar listemizde insan eliyle yapılmış yerler de var doğanın bize sunduğu güzellikler de. Hatta listemizin sonlarına doğru Türkiye'ye biraz kıyak geçtik ve cennet ülkemizden listeye 6 tane yer ekledik. Ekledik ama gerçekten bu listeye girmeyi hak eden yerleri ekledik. Öyle sıradan yerler kesinlikle değil. Bu listeyi çok sever bucketlist yaparsanız listemdeki Türkiye'deki en güzel manzara noktalarını keşfetmekle işe koyulabilirsiniz. Listemin sonunda en güzel manzaralardan en en favorimiz olan 15 yeri liste halinde görebilirsiniz. Neyse daha uzatmayayım ve Dünyanın en güzel 40 manzarasını huzurlarınıza sunayım. Machu Picchu 20. yüzyıla kadar hiç keşfedilmemiş. 2007 yılında Dünyanın Yeni Yedi Harikasından biri olarak seçilmiş. And Dağları'nın bir dağının zirvesinde, 2.430 metre yükseklikte, Urubamba Vadisi üzerinde kurulmuş olan Machu Picchu Peru'nun Cusco şehrine 88 km mesafede yer alıyor. Machu Picchu'ya istediğiniz zaman kafanıza göre giremiyorsunuz. Hazırlamanız gereken evraklar ve almanız gereken bir bilet var. Tüm detayları bu bağlantıda bulabilirsiniz. İnsanoğlunun çölü büyük bir şehre çevirdiği yer olan Dubai, ticaret olsun turizm olsun artık dünyanın önemli yerleri arasında yer alıyor. Burj Khalifa inşaatı 4 Ocak 2010 tarihinde tamamlanan dünyanın en yüksek gökdeleni. Eski ismi Burc Dubai olan gökdelen ismini Halife bin Zayid el-Nehyan'dan almıştır. Burj Khalifa, 828 metrelik yüksekliğe sahip ve 160 kattan oluşuyor. Binanın yaklaşık 150. kattan sonra geri kalan katları çelik olarak yapılmış. Bu da Khalifa'ya dünyada ilk defa betonarme kütle üzerine çelik konstrüksiyonla devam edilen ilk bina özelliğini kazandırmış. Binanın cephelerine gelen rüzgar yüklerini en aza indirmek için binanın hiçbir cephesi düz olarak tasarlanmamış. Köşeleri ise keskin değil, dairesel birleşimlerle yapılmış. Dünyanın en güzel manzaralarından bir tanesi sunan bu güzel gökdeleni Dubai tatilinizde ziyaret edebilirsiniz. Bu listeye insan yapımı yerleri çok koymak istemesem de ne yapalım insanoğlu sağlam yapmış, manzarası da mükemmel olmuş diyiyorum. Bu efsane manzaralardan biri de San Francisco'da bulunan Golden Gate köprüsü. Golden Gate şu anda, dünyadaki en uzun yedinci asma köprü. Köprü uzunluğu 2,73 km, yüksekliği ise yaklaşık 235 metre. Köprünün taşıt trafiği için altı şerit bulunuyor. Köprünün yapımı 5 Ocak 1933-27 Mayıs 1937 tarihleri arasında, baş mühendis Josef B. Strauss'un yönetiminde gerçekleştirildi. Ne yazık ki köprünün yapım sürecinde 11 işçi yaşamını yitirmiş. Dünyanın en çok bilinen binalarından biri olan ABD'nin New York şehrinde bulunan Empire State Binası, 102 kattan oluşuyor. 443,2 metre uzunluğundaki bina Amerika'daki İkiz Kuleler kurulana kadar dünyanın en uzun binasıydı. İkiz Kuleler 11 Eylül saldırısında yıkıldıktan sonra ünvanını tekrar üzerine aldı fakat 2012'de ise tekrar kaybetti. Eşsiz bir New York manzarası sunan Empire State'in en üst katına çıkmak için bilet almalısınız. Bilet için adres burada. Eminim bu heykeli bir çoğunuz internetten görmüşsünüzdür. Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde yer alan Kurtarıcı İsa Heykeli Corcovado Dağı üzerinde yer alıyor. Şehrin sembolleri arasında yer alan heykelde Hz. İsa tasvir ediliyor. Heykelin yapımı 1922'de o dönemde ülkenin başkenti olan Rio de Janeiro'da Brezilya'nın bağımsızlığının 100. yılı şerefine başlatılmış ve 12 Ekim 1931'de resmi törenle açılmış. 30 metre boyundaki heykel 8 m yükseklikteki bir kaide üzerinde durur ve 1.145 ton ağırlığında. Heykel Tijuca Milli Parkı sınırlarında bulunuyor ve 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri olarak seçilmiş. Bence bu heykelin ne kadar büyük olursa olsun 7 harikadan biri olmaması gerekiyor. Çünkü nihayetinde bir heykel! İslam mimarisinin en büyük eserlerinden biri olan Tac Mahal, Hindistan'ın Agra şehrinde bulunuyor. Burası 1631-1654 yıllarında inşa edilmiş anıt mezar. Babür İmparatorluğu'nun 5. hükümdarı Şah Cihan'ın 17 Haziran 1631 tarihinde genç yaşta ölen eşi Ercümend Banu Begüm için o zamanki imparatorluğun başkenti olan Agra'da Yamuna Nehri'nin kıyısında yaptırılmış. Türbede Mümtaz Mahal'in ve 1666'da ölen imparator Şah Cihan'ın mezarlarını bulunuyor. Dünyanın dört bir yanından gelen mimarların yaptığı Tac Mahal tam bir sanat eseri. Mimar Sinan'ın öğrencileri de bu türbenin yapımına katkıda bulunmuş. Fakat türbenin asıl mimarının kim olduğunun yönünde şüpheler bulunsa da son yapılan çalışmalarda Nadirü'l-asr Üstad Ahmed'in yapının asıl mimarının olduğu görüşü kabul görmüş. Cinque Terre İtalya'nın La Spezia şehrinin batısında, Ligurya bölgesinde yer alıyor. Cinque Terre Türkçede \"Beş Toprak\" demek yani burası 5 köyden oluşuyor. Köyler sırasıyla: Monterosso al Mare, Vernazza, Corniglia, Manarola, ve Riomaggiore. Köyler, sahilleri Cinque Terre Ulusal Parkı'nın içinde yer alıyor ve bu bölge UNESCO Dünya Mirasları listesinde. Cinque Terre çok popüler bir turistik bölge. Gideceğiniz zamanı iyi seçmeniz gerekiyor. Yazın çok kalabalık olan Cinque Terre'ye mart nisan gibi gitmek en mantıklısı. En güzel manzaralar listemize doğal bir oluşum olan Antilop Kanyonu ile devam ediyoruz. Burası Amerika'nın Arizona eyaletinin doğusunda yer alan Navaho'da sınırlarında bulunuyor. Antilop kanyonu, erozyon etkisiyle Alt Kanyon ve Üst Kanyon olarak iki ayrı bölüme ayrılmış. Buraya \"Antilop\" ismi verilmesinin nedeni ise, zamanında bölgede antilopların yaşamış olmasıymış. Antilop Kanyonu, gezginler ve fotoğrafçılar tarafından oldukça popüler bir yer. Kanyonlar sadece rehberli turlar ile ziyaret edilebiliyor, bağımsız olarak ziyaret gerçekleştirmek mümkün değil. Bunun sebebi ise muson mevsimi boyunca yağan yağmurların hızlı bir şekilde kanyonda baskına yol açabilmesiymiş. Konum burada. Hallstatt, Alp dağlarına özgü, 16. yüzyıldan kalma evleriyle bir tuz madeni köyü. Nüfusu yaklaşık 1000 olan bu köy son yıllarda çok ama çok popüler. En güzel manzaralar listemize Peru'da bulunan Rainbow Dağları ile devam ediyoruz. Gökkuşağının toprağa saklanmış hali olan Rainbow Dağları, deniz seviyesinden 5200 metre yükseklikte, bembeyaz bulutlarla birleşen dağ, kestane rengi, hardal sarısı, yeşil ve yumuşak mavi tonlarından oluşuyor. Rainbow Dağları henüz 5 yıl önce yani 2016 yılında keşfedilmiş. And Dağları'nın bir uzantısı olan Vinicunca Dağı'nın, yoğun volkanik faaliyetlerle oluşan ve farklı minerallere sahip katmanları, binlerce yıl boyunca hava koşullarının etkisiyle dağa farklı renkler almış. Türkiye'de de Gökkuşağı Tepeleri var biliyor musunuz ? Şaka yapmıyorum gerçekten var. Erzurum gezilecek yerler listemizi okuyunca göreceksiniz. Erzurum'a ek olarak Ankara'nın Nallıhan ilçesinde de benzer oluşumlar var. Dünyanın en görkemli şelalelerinden biri olan Viktorya Şelaleleri, Zambiya ve Zimbabve sınırları arasında bulunuyor. Şelaleler yaklaşık olarak 1,7 km genişliğinde ve 128 m yüksekliğinde. İskoç kaşif David Livingstone şelaleleri 1855'te ziyaret etmiş ve Kraliçe Victoria'nın anısına buraya Victoria Şelaleleri ismini vermiş. Kuzey Amerika'daki Niagara Şelaleleri'nden daha geniş olan Victoria Şelaleleri sadece Güney Amerika'nın Iguazu Şelaleleri ile karşılaştırılabilir. Şelale 100 metreden yüksek ve 1,5 km'den geniş, tek su yatağından dökülmekte. Victoria Şelalesi'nin üzerinde hiç kaybolmayan bir gökkuşağı bulunuyor. Dünyanın en iyi manzara noktalarından biri olan bu şelaleleri umarım bir gün görürüz. Dünya üzerinde görüp görebileceğiniz en güzel köyler arasında yer alan Giethoorn Köyü, Hollanda'nın Overijssel eyaletinde yer alıyor. Steenwijkerland Belediyesi'ne bağlı olan bu güzel köy, güney batısında yer alan Steenwijk'e yaklaşık 6 km mesafede bulunuyor. Hollanda'nın Venedik'i olarak anılan bu güzel köy birbirinden güzel evleri ve bu evler arasında yer alan kanallarıyla biliniyor. Giethoorn'un haritadaki konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Bu köyü bizim de görme fırsatımız oldu. Detaylı bilgi için Giethoorn Köyü : Hollanda'nın Venedik'i başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Dünyanın en doğal manzarasını sunan Deadvlei'ye geldik. Güney Afrika'da Atlantik Okyanusu kıyısında yer alan Namibya, dünyanın en eski çölü olarak adlandırılan Namib Çölü'ne ev sahipliği yapıyor. Namib Çölü'nün en büyük kumulu Big Daddy kumulu. Deadvlei düzlüğünün engin manzarasını seyredebileceğiniz bu bölgede, devedikeni ağaçları çöle eşsiz bir manzara katıyor. Deadvlei'nin beyaz toprağı üzerinde yükselen kuru devedikeni ağaçlarının yarattığı manzara muazzam ötesi. Turistler bu manzara için genelde ışıktan dolayı gün doğumunu ya da gün batımını tercih ediyor. Konum burada. Aşık olduğumuz bir ada Santorini. Gezme fırsatı da yakaladığımız bu güzel ada kayalıklar üzerine kurulu bembeyaz evleri ile size görsel şölen sunuyor. Santorini'ye gelirseniz Thira ve Oia bölgelerini gezmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Özellikle Oia'da gün batımını izlemek size inanılmaz bir haz veriyor. Adanın her yerini keşfetmek için 1-2 gün yeter. Santorini ile ilgili detaylı yazılarım aşağıda. Giderseniz işinize oldukça yarayacaktır. Manzarası ve mimarisiyle efsane bir yer olan Tiger's Nest bir Budist manastırı. Manastır, Butan ülkesi Paro vadisi sınırları içerisinde bulunuyor. 1692 yılında Taktsang Senge Samdup mağarasının etrafında inşa edilen manastır, günümüzde Bhutan'ın kültürel bir simgesi olarak kabul ediliyor. En güzel manzaralı yerler listesinden dünyanın en gizemli yerlerinden biri olan Teotihuacan Piramitlerine geldik. Meksika sınırları içerisinde yer alan Teotihuacan Piramitleri, Aztek kültüründen önce yaşayan Toltekler tarafından inşa edilmiş. Bu kente dair tarihi veriler yok denecek kadar az. Bu kentteki insanlar birden yok olmuşlar. Kentte herhangi bir yazı ya da figür olmaması da çok tuhaf. Meksiko City'ye 40 km uzaklıkta bulunan kentin arkeolojik çalışmalarına 20. yy'da başlanılmış. Kentin Mısır Piramitleri ile yakın ilişkileri ve bazı gizemleri var. Kentin gizemleri aşağıda yer alıyor. - Teotihuacan kentiyle ilgili gizemlerden biri kentte yaşayanların henüz anlaşılamamış bir nedenle kenti aniden terk etmiş olmaları. - Teotihuacan kentindeki yapıların konumları, Giza'daki piramitler gibi, Orion Takımyıldızının yerdeki yansıması olacak biçimde düzenlenmiş. - Arkeologlar 1906'da Güneş Piramidi'nin belirli bir yüksekliğinde ve ayrıca tapınaklarda kara mika kaplamalarının olduğunu saptamışlar. Bu kara mika kaplamaları arkeologların halen açıklığa kavuşturamamış. Çoğu seyahat severin favori destinasyonu olan Vietnam doğal güzellikleri ile insanları kendine çekmeyi başarıyor. Vietnam'da mutlaka görülmesi gereken bir yer var ki burası doğal güzellikleri ile akılları baştan alacak cinsten. Kuzey Vietnam'da Çin sınırına yakın bir bölgede, 1600'den fazla adacığa ev sahipliği yapan Ha Long Körfezi her yıl altı milyondan fazla turisti ağırlıyor. Vietnam dilinde \"alçalan ejderha\" anlamına gelen Ha Long hakkında çok sayıda efsane var ve bunlardan en çok bilineni kuzeyden gelen istilacıları defetmeye çalışan Vietnamlıların ejderhalarla birlikte yürüttükleri mücadele hakkında olanı. Yolunuz Vietnam'a düşerse efsane manzara fotoğrafları yakalamak için buraya gelmelisiniz. Lübnan gezimizde bize müthiş bir manzara sunan Güvercin Kayalıkları Beyrut merkezde bulunuyor. Raouche kıyılarında, Raouche Kayası olarak da bilinen Güvercin Kayalıkları hem yerel halk hem de turistler için oldukça popüler bir destinasyon. Raouche Kayaları'nın Yunan kahramanı Perseus'un Andromeda'yı kurtarmak için öldürdüğü bir deniz canavarının kalıntıları olduğu efsanesine inanılıyor. Pigeon Rocks'da aşağı doğru inen patika bir yol göreceksiniz, acaba kayalıklar oradan nasıl görünüyordur diye merak edip indik. Biz yaptık siz yapmayın.😀 Arka taraftan kayalıklar pek de hoş görünmüyor. En iyi fotoğraflar yukarı taraftan çekiliyor. Güvercin kayalıklarının etrafında botla özel bir tur atabilirsiniz. Zaten yanınıza muhakkak birileri gelip bot turunu teklif edecektir. Bot turu yapacaksanız fiyatta pazarlık yapmayı ihmal etmeyin. Bizim için güneşin batışını burada izlemek gerçekten keyifliydi. Akşam yemeği için burada bulunan kafeleri değerlendirebilirsiniz. Güvercin Kayalıkları'nın konumu burada. Beyrut'a tatil planlıyorsanız Beyrut Gezilecek Yerler için bağlantısındaki yazımı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Dünyanın en güzel doğa manzaralarından birini mi arıyorsunuz alın size Preikestolen Kayalıkları. Preikestolen veya Prekestolen, Norveç'in Rogaland ilçesindeki Strand belediyesinde bulunuyor. Preikestolen, Lysefjord'un 604 metre üzerinde yükselen dik bir uçurum. Uçurumun tepesinde, yaklaşık 25 x 25 metrelik neredeyse düz bir tepe var. Tam olarak burası size inanılmaz bir manzara sunuyor. Bu büyüleyici kayayı görmeniz için, öncelikle Norveç'in Stavanger şehrine gelmeniz gerekiyor. Kaya, Stavanger'e yaklaşık 40 km mesafe uzaklıkta bulunuyor. Buraya genellikle şu iki seçenekle geliniyor. Biri Bergen, diğeri ise Oslo üzerinden. Baya bir tırmanışla ile ulaşabileceğiniz Preikestolen Kayalıkları Norveç'e giderseniz gezilecek yerler listenizde olsun. Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag tarihi dokusuyla ve birbirinden güzel sokaklarıyla bir çok turisti kendine çekmeyi başarıyor. Prag'ın en önemli sembollerinden biri de tarihi Charles Köprüsü. 600 yıllık tarihe sahip Karl Köprüsü, Vltava Nehrinin iki yakasındaki Prag Old Town ve Lesser Town'ı birbirine bağlıyor. 14. yüzyılda Kral IV. Karl tarafından yaptırılan Karl Köprüsü, Prag'ın en bilindik yerleri arasında sayılıyor. Charles Bridge, 520 metre uzunluğa ve 13 metre yüksekliğe sahip. Prag'ın en eski köprüsü olan Karl Köprüsü, her iki yakasını on beşer heykelin süslediği oldukça görkemli bir yapı. Burada çok güzel manzara fotoğrafları yakalaybilirsiniz. Konum burada. Hayallerimi süsleyen, hatırladıkça gezme aşkımın depreştiği Seyşeller sadece güzel manzaraları değiş her şeyi ile efsane bir yer. Adalar ülkesi olan Seyşeller özellikle sahillerindeki büyük kayaları ile meşhur bir yer. Anse Source d'Argent da bu kayalıkların en güzel örneklerinden biri. Sığ, berrak su, altın kum ve heybetli granit oluşumlarının karışımı, burayı dünyanın en güzel yerlerinden biri yapıyor. Tam bir doğa harikası olan Anse Source d'Argent Seyşeller'e gittiğinizde kesinlikle gitmeniz bir yer. Seyşeller aşığı olarak buraya umarım bir gün gideceğiz. Kafaya koyduk ya bir kere olacak! Konum burada. En güzel manzaralar listemize Tayland'dan Erawan Şelaleleri ile devam ediyoruz. Batı Tayland'da, Kanchanaburi Eyaletinin Tenasserim Tepeleri bölgesinde yer alan Erawan Ulusal Parkı, ülkedeki en popüler şelalelerden birine ev sahipliği yapıyor. 1975 yılında Tayland'ın 12. Milli Parkı olarak kurulan park 550 km 'lik bir alanı kaplıyor. Parkın en önemli cazibe merkezi, zümrüt yeşili göletlere sahip 7 katmanlı Erawan Şelalesi. Ayrıca parkın içinde birkaç etkileyici ve uzun mağara var, bazıları parkın daha derinlerinde, birkaçı da parkın etrafındaki yollarda. Stonehenge, İngiltere'nin Wiltshire kenti Salisbury Düzlüğü'nde bulunan, Amesbury'nin 3 km batısında yer alan tarih öncesi bir anıt. Yapı, her biri yaklaşık 4.1 m yüksekliğinde, 2.1 m genişliğinde ve yaklaşık 25 ton ağırlığında bir dikili taş halkasından oluşuyor. Anıtın neden yapıldığı hala tam olarak bilinmese de, eskiden çevresinde dini yapılar bulunduğu tespit edilmiş. Buradaki taşlar ile Göbeklitepe'deki taşlar arasında bir bağlantı var mı acaba! 1 Mart 1872'de dönemin ABD Başkanı Ulysses S. Grant'ın imzasıyla ABD'nin ve dünyanın ilk ulusal parkı olma özelliğini kazanan Yellowstone Ulusal Parkı, Amerika Birleşik Devletleri'nin Idaho, Montana ve Wyoming eyaletlerinin kesiştiği noktada yer alıyor. Büyüklüğü yaklaşık olarak 8987 kilometre kare olan Yellowstone Ulusal Parkı'nın yüzde 96'sı Wyoming'de, yüzde 3'ü Montana'da ve yüzde 1'lik bir kısmı da Idaho eyaletinde bulunuyor. Yellowstone Ulusal Parkı'nın içerisinde üç yüzden fazla gayzer (bunların en ünlüsü her doksan bir dakikada bir püsküren Old Faithful'dur. Parkta iki yüz doksandan fazla da irili ufaklı şelale var. Tam bir doğal cennet olan park dünyanın en güzel manzaralarına sahip. Dünyadaki en güzel manzaralar listesinde yer alan Zakintos Adası bizim Fethiye'deki Kelebekler Vadisi'ne benziyor. Yunanistan'ın popüler yerlerinden biri olan Zakintos büyüleyici manzarası ile her yıl on binlerce turisti kendine çekiyor. Zakintos Adası'nın en popüler yeri Shipwreck Plajı. Diğer adı Navagio Plajı olan bu yer dünyanın en güzel manzaralarından birine sahip. Kelebekler Vadisi mi derseniz bura mı sanırım burayı tercih ederim. Doğa resimleri manzaralar noktasında en güzel yerlerden biri olan Fareo Adalarına geldik. Şu dünyada en çok görmek istediğimiz yerlerden biri olan Faroe Adaları gerçekten cennetin yeryüzü şubesi gibi. 18 adadan oluşan, Atlantik Okyanusu'nun ortasında bulunan bu küçük ülkede birbirinden güzel doğal manzaralar var. Şelaleler, fiyortlar, küçük şirin köyler tam fotoğraflık hepsi. Umarım bir gün yolumuz senle kesişir Faroe Adaları. Ürdün, Amman'ın 185 km güneybatısında bulunan Petra, kırmızı çöl kayalıklarına oyulmuş bir antik kent. Dünyanın 7 harikasından biri olan Petra dünyanın her yerinden on binlerce turist çekiyor. MÖ 400 ile MS 106 yılları arasında Nebatiler'e başkentlik yapan Petra, Roma İmparatorluğu tarafından işgal edilene kadar başkent olarak varlığını sürdürmüş. Petra antik kentinde tiyatro, tapınak, ev gibi yapılar kireç taşına oyularak yapılmış. Bu yapılardan en önemlisi olan El-Hazne ve Roma döneminde yapılan amfi tiyatro en bilinen yapılar arasında yer alıyor. Paris'in sembolleri arasında yer alan Eyfel Kulesi, demirden yapılmış bir demir yığını. İsmini, inşa ettiren firma olan Gustave Eiffel'den alır. En büyük turizm cazibelerinden biri olan Eyfel Kulesi, yılda 6 milyon turist çekiyor. 3.000 işçi 26 ay boyunca 18.038 adet demir parçayı 2,5 milyon perçinle bir araya getirerek yapmış burayı. Hiç ölüm vakası yaşanmamış. Eyfel Kulesi 300 m yüksekliğe sahip. Zirvesindeki televizyon vericileri kuleye 27 m daha yükseklik kazandırıyor. Çok popüler olduğu için en güzel manzaralar listeme koydum yoksa çok fazla koyasım yoktu. Isparta Kuyucak Köyü'nde de bulunan lavanta tarlaların aslı Fransa 'da yer alıyor. Kokusuyla insanı mest eden lavantalar her yıl ağustos ayında hasat ediliyor. Bu listeyi yazdıkça bir yandan gezme aşkım depreşiyor bir yandan da döviz kurlarını düşünüyorum. O kadar güzel yerler var ki buraların hepsine gitmek istiyorum. Bu yerlerden biri de Finlandiya sınırlarında bulunan Lapland Bölgesi. Lapland şehirlerinin karlarla kaplı masalsı görünümü tam kartpostallık. -30'larda soğukları, doğal hayvan parkları, kutup ayıları, haskili ve ren geyikli kızak gezileri, üzeri cam tavanlı meşhur igloo otelleri ve en önemlisi bir doğa harikası olan Kuzey ışıkları Lapland'ı efsane bir yer yapıyor. - Keops Piramidi - Kefren Piramidi - Mikerinos Piramidi Bu üç piramitten yalnızca Keops Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri ve Dünyanın Yeni Yedi Harikası listesinin de onur üyesi olarak kabul edilmiş. Dünyanın en güzel manzaraları arasında yer alan Giza Piramitleri bana göre herkesin ömrü hayatında bir kere de olsa görmesi gereken bir yer. Dünyanın en uzun savunma duvarı olan Çin Seddi, Çin'in kuzeybatısında yer alıyor. Duvarın kalıntıları Po Hay körfezinde deniz kıyısında başlar. Pekin'in kuzeyinden geçerek batıya yönelir ve Huang-Ho nehrini ikiye bölerek güneybatıya uzanır. Gobi Çölü'nün güneyinden batıya yönelerek devam eder. Seddin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 8851.8 kilometredir. Bugün ayakta duran kısım Ming Hanedanı devrinden kalan 2.500 kilometrelik settir. Türk ve Moğol istilasına karşı inşa edilen Çin Seddi MÖ 221 ile MS 608 yılları arasında yapılmış. Bir diğer arkeolojik araştırmaya göre Çin Seddi tüm kollarıyla birlikte toplam 21.196 km uzunluğa sahip. Bu nasıl bir korkuysa binlerce km'lik duvar yapmışlar. Iguazu Şelaleleri, volkanik bir patlamayla oluşan çatlaktan gelen suların oluşturduğu bir şelale. Dünyanın en büyük şelalesi olan Iguazu doğal manzara açısından dünyanın en güzel yeri arasında sayılıyor. Usta yönetmen Steven Spielberg'ün de Indiana Jones serilerinden birine set olarak seçtiği duraklardan olan şelale kesinlikle 1 kere de olsa görülmeyi hak eden bir yer. İlginç bir özellik olarak Iguazu Şelaleleri Güney Amerika'nın orta yerinde, Arjantin-Brezilya-Paraguay üçlüsünün kesişim noktasında yer alıyor. Iguazu genişlik olarak Victoria'yı, uzunluk olarak da Niagara'yı geride bırakıyor. İtalya denilince akla ilk gelen yerler arasında olan Venedik'tir. Venedik denilince de akla ilk kanallar gelir. Kanallar birbirine çok yakın bir şekilde bir araya getirilen ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiş. Kanallar arasında Gondol ile tur yapabiliyorsunuz. Venedik'in altında bulunan ahşap kazıklar, üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen hala sağlam. Binaların temelleri bu kazıklardan oluşur ve taştan binalar bu temelin üzerine oturtulmuş. Venedik'in inşasında kullanılan kazıklar şuan Slovenya olan bölgeden getirtilmiş. En güzel manzaralar listemizin en cool yeri olan Venedik kesinlikle görülmesi gerek bir yer. En güzel manzaralar Türkiye listesine hoş geldiniz. Pamukkale ile birlikte en güzel manzaralar listemize Türkiye'den devam ediyoruz. Listemizde Türkiye'den 6 yer koyduk ve hepsi de bize göre bu listeye girmeyi hak eden yerler. Pamukkale, Denizli ilinde yer alan doğal bir oluşuma sahip bir yer. Pamukkale Travertenlerini yaratan sular, termal turizmde Pamukkale'nin önemli ve benzersiz bir yer edinmesini sağlamış. Pamukkale'nin bulunduğu coğrafya, Çürüksu Vadisi termal su kaynakları ile özel bir yapıya sahip. Termal sular sayesinde Pamukkale dünyanın en güzel manzaralarından birine sahip olmuş. Kentte ayrıca dünyada eşine az rastlanır antik bir havuz bulunuyor. Ülkemizin bu güzel cenneti sadece Türkiye için değil dünya için önemli bir değer niteliğinde. 2500 yıllık bir geçmişe sahip Kelebekler Vadisi, Muğla'nın Fethiye ilçesinin Ölüdeniz Mahallesinde bulunan eşsiz bir güzelliğe sahip bir cennet. Ölüdeniz'de paraşütçülerin atlayış yaptığı yer olan Babadağ'ın eteklerinde bulunan Kelebekler Vadisi 1995 yılında 1. derece doğal sit alanı ilan edilmiş yani burada yapılaşmaya kesinlikle izin verilmiyor. Birçok endemik türü içinde barından Kelebekler Vadisi, ismini aldığı 80'den fazla kelebek türüne ev sahipliği yapıyor. Bu kelebeklerden en bilineni kaplan kelebeği. Derinliği 350-400 metreyi bulan Kelebekler Vadisi'nin içinde kaynağı Faralya Köyü olan ve 50 metre yükseklikten dökülen bir şelale bulunuyor. Kelebekler Vadisi Türkiye'de en iyi manzaraya sahip yerler arasında eminim ilk 3'e girer. Vadinin yukarıdan manzarası efsane. Ölüdeniz blue lagün dünyaca ünlü bir yer. Belcekız Plajı ve Kumburnu Plajı'nın oluşturduğu Lagün inanılmaz güzel bir manzaraya sahip. Ölüdeniz manzarasını en iyi şekilde izlemek için ya Montana Tepesine çıkmalısınız ya da Babadağ'dan paraşütle atlamalısınız. Paraşütle atlamak gerçekten inanılmaz bir deneyim. Her yerden atlanabilir belki ama Ölüdeniz olunca olay bambaşka oluyor. Trabzon'un Maçka ilçesinde gezilecek yerler listesinin en başına koyacağımız Sümela Manastırı tam bir sanat eseri. Manastıra aşağıdan bakınca ayrı bir etkileyicilik doğururken içine girdiğinizde ayrı bir büyüye kapılıyorsunuz. Burası insanın aklını başından alan bir yer. Türkiye'nin en iyi doğa manzarasına sahip Sümela Manastırı ülkemizin en büyük zenginlikleri arasında sayılıyor. Son yıllarda ciddi bir restorasyon geçiren manastıra gitmeden önce açık olup olmadığını kontrol edin. Türkiye'de manzara denilince akla Kapadokya, Kapadokya denilince akla sıcak balon gelir. En güzel manzaralar listesinde baş rol oynayan Kapadokya Nevşehir ilçemizde yer alıyor. Kapadokya, 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ'ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmış. Altında büyük bir tarih yatan Kapadokya'da en güzel manzara resmini yakalamak için sabah erken saatlerde uçmaya başlayan sıcak balonları yakalamak ya da bunlarla tur atmak lazım. Bu yazıyı İstanbul'dan okuyan takipçilerimiz kızar diye listemize İstanbul Boğazı'nı da aldık. Şaka tabiki dünya üzerinde bu denli önemli bir yer tabiki bu listede olacaktı. İstanbul Boğazı ya da tarihi ismiyle Bosporus, Asya ile Avrupa kıtalarını birbirinden ayıran ve Marmara Denizi ile Karadeniz'i birbirine bağlayan bir boğaz. Boğaz İstanbul şehrini Avrupa Yakası ve Anadolu Yakası olarak ikiye bölüyor. Tarihsel, siyasal ve ticari olarak dünyanın en önemli bölgelerinden biri olan Boğaz'da Türkiye'nin en güzel manzaralarını yakalayabilirsiniz. O kadar yazdık çizdik gelelim bizim favori manzaralarımıza. Listemizde görmeyi çok ama çok istediğimiz manzara noktaları var. Bazılarına gitsek de çoğu yer hala bizi bekliyor. En çok görmeyi istediğimiz yer neresi sorsanız tek bir yer söylemem mümkün değil. Ama en enlerimiz aşağıda. - Machu Picchu Peru - Taj Mahal Hindistan - Hallstatt Avusturya - Victoria Şelaleleri Zambiya - Giethoorn Köyü Hollanda - Santorini Yunanistan - Teotihuacan Mexico - Preikestolen Norveç - Anse Source D'argent Seyşeller - Zakintos Adası Yunanistan - Faroe Adaları Danimarka - Petra Ürdün - Giza Piramitleri Mısır - Iguazu Şelaleleri Arjantin - Ölüdeniz Blue Lagün Türkiye"} {"url": "https://bujuyollarda.com/en-iyi-seyahat-uygulamalari", "text": "Hep aklımdaydı bu yazıyı yazmak, sizlerle sevdiğim uygulamaları paylaşmak ama hep başka bir yazı ya da seyahat engel oldu. Ama artık oturdum bilgisayar başına ve en iyi seyahat uygulamalarından 15 favori uygulamamı tek tek yazmaya başladım. Bu uygulamalar özellikle yurtdışında hayat kurtarıcı. Sağlam bir gezi planı yapmak istiyorsanız yazacağım bu uygulamaların telefonunuzda olması şart. Steve Jobs her şeyi bir telefona sığdırmak istiyordu ve bunda fazlasıyla başarılı oldu. Hayatımızı her noktada kolaylaştıran ve bize kolaylık sağlayan akıllı telefonlar ile seyahat etmek çok daha kolay oldu. Elinizin bir tık altında her şeyin olması oldukça konforlu bir deneyim sunuyor. Şunu da belirteyim; telefonlarda her şey var ama bazen birilerine sora sora bir yerleri bulmak da çok keyifli. Gezdiğiniz her yerde illa teknoloji olması şart değil. Biz de çok planlı programlı gezmeye çalışıyoruz ama spontane gezmek başka keyifli. Neyse konuyu derinleştirmeden ben en iyi seyahat uygulamaları listeme geçeyim. En iyi seyahat uygulamaları listemde bir çok uygulama göreceksiniz. Listemde harita uygulamaları, konaklama uygulamaları ve seyahatinizi kolaylaştıracak çok güzel uygulamalar var. Eğer sık seyahat ediyorsanız bu uygulamalar telefonunuzda bulunmalı. Uygulamaları direkt telefonunuza indirmek isterseniz App Store ve Google Play bağlantılarını her başlıkta verdim, bu bağlantılardan uygulamayı kolayca telefonunuza indirebilirsiniz. Uygulamaların hepsi ayrı güzel ama en favori uygulamalarım Maps Me ve Tripadvisor. Hadi gelin listemize geçelim. Seyahatlerimi planlarken en önemli kısım benim için hız ve pratiklik. Hal böyle olunca seyahatimin tüm detaylarını tek bir seyahat platformundan halledebildiğim Enuygun öne çıkıyor. Uygun fiyatlı uçak ya da otobüs biletini hızla bulabiliyorum. Konaklayacağım oteli de yine Enuygun üzerinden alabiliyorum. Havaalanından ya da otogardan transfer ya da araç kiralama hizmetini de buradan organize ediyorum çoğu zaman. Listeme Google Maps ile başlıyorum. Navigasyon, rota planlama denilince akla ilk gelen Google Maps seyahatlerimizin vazgeçilmez bir parçası. Uygulama üzerinde gideceğiniz yeri favoriye ekleme, rotanıza birden fazla durak ekleme gibi özellikler en sevdiğimiz yanları. Google Maps'i çevrim dışı harita olarak da kullanabiliyorsunuz. Gideceğiniz yerde internet yoksa internet olan yerde bu yerin haritasını indiriyorsunuz ve orada iken bu haritayı offline kullanabiliyorsunuz. Google Maps güzel ama eksi yanları da yok değil. Bazen sizi güzel rotadan çıkartıp dağa, ormana götürebiliyor. Bu da olmadık şeylerle karşılaşmanızı sağlayabiliyor. Bu noktada size tavsiyem rotaya tamam derken genel güzergaha genel olarak bakmanız olacaktır. Bir de bazen güzergahı kendi değiştirmeye kalkıyor bu konuda da yanlışlıkla evet deyip farklı bir rotaya girmeyin. Son olarak uygulama üzerinde gideceğiniz yerlerin fotoğraflarına ve yorumlarına bakabiliyorsunuz. Özellikle yorumlarda çok faydalı şeyler karşınıza çıkabiliyor. Yorumları tarihe göre sıralama da yapabiliyorsunuz. Google Maps bir telefonda olması gereken en önemli uygulama. Apple ve Yandex haritalar da diğer alternatifler. Dediğim gibi uygulama güzel ama özellikle rota konusunda kontrolü tamamen uygulamaya bırakmamanız gerekiyor. Maps Me uygulaması yurt dışında en yakın arkadaşınız olabilecek potansiyelde bir uygulama. Peki nedir bu Maps Me ? Bu uygulama bir çevrimdışı harita uygulaması. Yani internet olmadan size haritaya ulaşım imkanı sağlıyor. Maps me gerçekten çok kullanışlı bir rota planlama uygulaması. İyi bir seyahat planı için telefonunuzda olmalı. Sadece bu konuda bir kaç taktiğe ihtiyacınız var. Maps me uygulamasını indirdiniz diyelim ve yakın zamanda yurt dışı seyahatiniz olacak. Eğer yurt dışında sim kart almayacaksanız yani internet kullanmayacaksanız Maps me telefonunuzda önceden olması gerekiyor. Sadece yapmanız gereken internet olan ortamda Maps me uygulaması üzerinden gideceğiniz yerin haritasını indirmek. Haritayı indirdikten sonra gezeceğiniz yerleri favoriye atın ve offline haritanın tadını çıkartın. Yurt dışında bu uygulamayı çok seveceksiniz. En iyi seyahat uygulamaları listemin en önemli uygulaması olan Google Translate'e geldik. Yurt dışında çok fazla işinize yarayacak olan bu uygulamanın bir çok artısı var. Yurt dışına çıkacaksanız Google Translate muhakkak telefonunuzda olsun. Bu uygulama çevrimiçi çalışıyor. Yani internet şart. Uygulamada istediğiniz şeyi yazıyorsunuz ve anında karşınıza istediğiniz dilde çeviri geliyor. Uygulamada en sevdiğim nokta kamera uygulaması. Kameradan herhangi bir yazılı görseli çekiyorsunuz ve anında uygulama fotoğraf üzerinde kendi dilinize çeviri yapabiliyor. Bu özellik müzelerde oldukça işe yarıyor. Bir seyahatin olmazsa olmazı elbette uçak bileti. Uçak bileti bulmak için de benim en çok kullandığım uygulamalardan biri Turna uygulaması. Bu uygulama üzerinden hızlıca uçak biletlerini tarayabiliyorsunuz. Kullanıcı dostu ara yüzü oldukça pratik. Uçak biletine ek olarak otobüs bileti de bakabilirsiniz bu uygulama üzerinden. Uçak bileti alırken mümkün mertebe hızlı olmalısınız. Hele ucuz uçak bileti bulduysanız bu hızınız 2 kat artmalı. Dolayısıyla sağlıklı güzel bir uygulama noktasında Turna iyi bir şekilde ihtiyacınızı görecektir. Bla Bla Car uygulamasını, yolculukları paylaşma platformu olarak tarif edebilirim. Bu uygulamada hem sürücü tarafında olabilirsiniz hem de yolcu. Bla Bla Car'ı kullanmak oldukça basit. Uygulamayı yüklüyorsunuz gideceğiniz yönü belirliyorsunuz ve sizle aynı yere giden kişilerle yolculuğu paylaşıyorsunuz. Sürücü tarafında iseniz rotanızı uygulamaya ekliyor ve yolcuların size ulaşmasını bekliyorsunuz. Yolcu tarafında iseniz tam tersi mantık. Tabi bu yolculuk ücretli şekilde oluyor. Yolcu iseniz sürücü ile anlaştığınız ücreti yolculuk sonunda sürücüye ödüyorsunuz. Ücretler oldukça makul seviyelerde. Uygulama Avrupa'da oldukça yaygın kullanılıyor, Türkiye'de ise yavaş yavaş gelişiyor. Biz Bla Bla Car'ı sürücü olarak çok fazla kullanıyoruz. Hem maliyetlerimizi azaltıyoruz hem de yeni insanlarla tanışıyoruz. Bu uygulamada amaç kar etmek değil sadece yolculuğu paylaşmak ve maliyeti azaltmak. Uygulamada fiyat belirlerken limitler bulunuyor. Yani yüksek rakamlar yazma durumunuz yok. Uygulamada en çok yaşadığımız sorun rezervasyon iptal sorunu. Habersizce yapılan iptaller biraz can sıkıcı olabiliyor. Bunun dışında biz onlarca yolcu ile yolculuğumuzu paylaştık güven açısından hiç bir sorun yaşamadık. Yine de değerlendirme puanı almış sürücüleri ya da yolcuları seçmeniz güzel olacaktır. Detayları uygulamanın web sitesinde bulabilirsiniz. Bir zamanlar ülkemizde olan ama daha sonra ne yazık ki ülkemizden çekilen UBER gerçekten güzel bir taksi uygulaması. Özellikle İstanbul'da taksicilik sektörüne kalite katan UBER bir çok ülkede aktif olarak kullanılıyor. Uber her ülkede kullanılan bir uygulama değil. Bazı ülkeler kendileri Uber benzeri uygulamalar geliştirmiş. Gitmeden önce bu tarz uygulamaları bulup telefonunuza indirmenizde fayda var. Yurt dışında araç kiralamayacaksanız bu uygulamalar en sağlıklısı. XE Currency uygulaması özellikle yurt dışında çok iyi iş görüyor. Uygulamada her türlü parayı çok rahatça çeviri yapabiliyorsunuz. Buna ek olarak istediğiniz sayıda döviz kuru ekliyorsunuz ve uygulama hemencecik girdiğiniz tutarı istediğiniz kura çevirebiliyor. Örneğin uygulama ana sayfasına Dolar, Türk Lirası ve Ürdün Dinarı ekliyorsunuz. Siz TL kısmına 100 yazınca diğer kurlarda hemen 100 TL'nin karşılığını veriyor. Uygulamanın en güzel yanı çok pratik olması. Siz yurt dışında dövizcide para bozdururken bu uygulama ile dövizciden daha hızlı olacaksınız. XE Currency uygulamasını, internete bağlı olmadığında offline olarak da kullanabiliyorsunuz. Telefonunuza indirmek için aşağıdaki bağlantılara tıklayabilirsiniz. Alpenglow aslında fotoğrafçılar için bir destek uygulaması. Yani seyahatle çok alakalı olmasa da ben listeme eklemek istedim. Çünkü fotoğraf da seyahatin vazgeçilmez bir parçası. Bu uygulamada size en iyi fotoğraf çekme zamanı noktasında sağlam destek veriyor. Alpenglow uygulaması ile fotoğraf çekmek için en iyi zaman dilimini yakalayabilirsiniz. Özellikle bizim tercih ettiğimiz Golden Hour saatini uygulama gittiğiniz her yerde size sunabiliyor. Bunun dışında Güneşin doğuşu, batışı, blue hour gibi zaman dilimlerini de size gösteriyor. Bu zaman dilimlerini yakalamak için alarm da kurabiliyorsunuz. Golden hour geldiğinde telefonunuza bildirim düşüyor. Bir seyahate çıkmadan önce ilk baktığımız şeylerden biri hava durumu. Havanın kötü olması demek planların aksaması demek. Dolayısıyla hava durumunu yakından takip etmek önemli. Ios ve Android'in kendi hava durumu uygulamaları var. Fakat alternatif için AccuWeather uygulamasını deneyebilirsiniz. Bu uygulama oldukça pratik. Seyahat edeceğiniz yeri yazın ve karşınızda hemen hava durumunu görün. Uygulamada aylık hava durumunu da görebiliyorsunuz. Bilmediğiniz bir yere uzun vade bilet alacaksanız aylık hava durumuna bakmayı unutmayın. Konaklama bir seyahatin en önemli parçası. Bu noktada da bir çok otel uygulaması var. Bunlardan en önemlisi de Booking. Dünya çapında olan bu uygulama ile dünyanın her yerinden kolayca rezervasyon yapabilirsiniz. Ara yüzü oldukça sade ve şık. Biz bu uygulamayı fazlasıyla kullanıyoruz. Tesislerin yorumları oldukça dürüstçe yazılıyor. Bunun dışında filtreme yaparak kahvaltı dahil ya da ücretsiz iptal seçenekleriyle de arama yapabiliyorsunuz. Booking şu anda Türkiye'de yurt içi oteller için hizmet vermiyor. Fakat yurt dışı otellerini booking üzerinden ayarlayabilirsiniz. Uygulamanın müşteri destek kısmı da var. Bir kaç kere lazım oldu gayet verim almıştık. Bir de uygulama üzerinde zaman zaman indirim kampanyaları yapılıyor bilginiz olsun. Airbnb son yılların en popüler konaklama uygulaması. Uygulama ile başkasının evinde kalabilir, birbirinden farklı evlerde konaklama deneyimi yaşayabilirsiniz. Airbnb'de otel yok ev var. Burada tamamen size ait olan evi başkalarının konaklamasına açıyorsunuz. Biz bu uygulamayı oldukça fazla deneyimledik. Otellere göre çok daha uyguna ev bulma imkanınız var. Özellikle Meksika'da bu uygulama çok işimize yaradı. Uygulama üzerinden kiralayacağınız evin tüm detaylarını görebiliyorsunuz. Filtreleme yapıp ev sahibi ile kolayca iletişime geçebiliyorsunuz. Uygulamada hem kullanıcı hem de dilerseniz evinizi kiralayan kısmında olabiliyorsunuz. Bence özellikle yurt dışında farklı bir konaklama deneyimi yaşamak istiyorsanız Airbnb'den bir ev kiralayıp bu deneyimi yaşamalısınız. Bu uygulama ile ilgili yazdığım detaylı rehber burada. Couchsurfing, dünya genelinde insanların birbirlerinin evinde ücretsiz konaklamasını sağlayan bir website ya da uygulama. Kulağa biraz garip geliyor değil mi \"Tanımadığın birinin evinde konaklama.\" Couchsurfing bunu en iyi ve en kolay şekilde yapmanızı sağladığı için bu gariplik hissi normal bir duruma dönüşüyor. Couchsurfing'in en temel fonksiyonu konaklama olsa da size farklı insanlarla tanışma ve onlarla etkinlik düzenleme imkanı da sağlıyor. Bunun yanında Couchsurfing'in söyle bir güzelliği de var. O da evinde kalacağınız kişinin programı müsaitse gittiğiniz yeri onla gezme imkanı. Düşünsenize bir şehri oranın yerlisi ile gezdiğinizi. Sizin 1 haftada kazanacağınız deneyimi sizi misafir eden kişi sayesinde belki 2 günde öğreneceksiniz. Not: Uygulama pandemiden sonra bütçeyi düzeltmek için kullanıcılarından ücret talep ediyor. Tripadvisor dünya çapında çok önemli bir site. Özellikle yabancılar bu siteye bakmadan neredeyse hiç bir yere gitmiyor. Sitede gezeceğiniz yerler, yapacağınız aktiviteler, konaklayacağınız oteller ile ilgili ince nüansları yakalayabileceğiniz bir çok detay var. Kullanıcı yorumları oldukça tarafsız. Çok fazla seyahat eden biriyseniz bu uygulama telefonunuzda olmalı. Özellikle otel ve restaurant tercih etmeden önce bu uygulamaya göz atmanızda fayda var. Uçak bileti arama noktasında kullandığım en önemli uygulamalardan biri Skyscanner. Uygulamanın kullanıcı ara yüzü oldukça sade ve güzel. Benim sevdiğim en güzel yanlarından biri de oldukça kapsamlı arama yapması. Bu da en ucuz bileti yakalamanızı sağlayabiliyor. Uygulama güzel fakat ucuz uçak bileti alırken firmanın kendi sayfasına göz atmayı unutmayın. Aramayı yaparken dünyayı keşfet kısmı var. Bu kısımda sadece kalkış yerini seçin varış kısmına her yere, seyahat tarihi kısmına herhangi bir tarih seçiliyken aratın. Uygulama size seçiminize göre gidiş dönüş ya da tek yön biletleri listeliyor. Bilet alırken sizi başka firmaların sitesine de yönlendirme yapabiliyor bu konuda dikkatli olun ve detayları okuyun. Toplu taşıma bir seyahatte şehir içi ulaşım noktasında olmazsa olmaz. Moovit uygulaması size şehir içi ulaşım noktasında tüm toplu taşıma araçlarının bilgisini veriyor. Bu durumda aracınız yoksa işinizi oldukça kolaylaştırıyor. Uygulama üzerinde siz nereden nereye gitmek istediğinizi yazıyorsunuz, o da size toplu taşıma hatlarını hemen sunuyor. Başlangıç noktasından yürümeniz gerekiyorsa bunu da belirtiyor. Birden fazla otobüs kullanacaksanız onu da kombine ediyor. Yolculuk sırasında uygulama size eşlik ediyor. Sadece güzergah tamamsa Start'a basın ve yol alın. Not: Bu uygulama İstanbul'da oldukça fazla kullanılıyor bilginiz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/erzurumda-cag-kebap-nerede-yenir", "text": "Erzurum'un en meşhur yemeği cağ kebap denilince benim için akan sular durur. Yeme içme konusunda en çok ne seversin diye sorsalar cağ kebabı ilk 3'e kesinlikle koyarım. Gerçekten tam anlamıyla müthiş bir lezzet, müthiş bir tat. Tabiki bu lezzeti Erzurum'da en doğru yerde yemeniz şartıyla. Cağ kebap noktasında Erzurum'a her gittiğimizde farklı mekanlar deneyimleyen biri olarak \"Erzurum'da cağ kebap nerede yenir\" sorusuna en doğru cevabı bulduk ve şimdi bu cevabı yazımızda sizlerle paylaşıyoruz. Cağ kebap Erzurum'da nerede yenir diye araştırıyorsanız önereceğim mekan sizin için hem nokta atışı olacak hem de bu mekanla bir taşla iki kuş vuracaksınız. Neden iki kuş derseniz bu mekanda sadece cağ kebap değil Erzurum'un meşhur tatlısı kadayıf dolmasının da en iyisini tadabilirsiniz. Bir Erzurum gelini olarak Erzurum'a defalarca kez gitmemden dolayı Erzurum yeme içme rehberi benden sorulur desem abartmış olmam sanırım. Okurken acıkma garantili Erzurum'da Ne Yenir & En İyi Restaurant Önerileri başlıklı yazımın bağlantısı burada. Ayrıca Erzurum'da Gezilecek Yerler yazıma bu bağlantıdan göz atabilirsiniz. Şimdi asıl konuma geri dönüyorum ve cağ kebap ile ilgili bilmeniz gereken her şeyi detaylarıyla anlatmaya başlıyorum."} {"url": "https://bujuyollarda.com/erzurumda-gezilecek-yerler", "text": "Bomba gibi bir Erzurum'da Gezilecek Yerler yazısı sizi bekliyor. 25 günlük mini Türkiye seyahatimizin Sivas'tan sonraki durağı Erzurum'du. Yaklaşık 6 gün kaldığımız Erzurum'da neredeyse gitmedik yer bırakmadık. 6 gün Erzurum'da ne yaptınız demeyin gerçekten burada gezilecek çok yer var. Eeee bir de Üstün'ün memleketi olunca aile hasretini de gidermiş olduk. Özetle sizi dolu dolu bir Erzurum yazısı bekliyor. Erzurum da tıpkı Sivas gibi yüz ölçümü açısından büyük bir ilimiz olduğu için Erzurum gezilecek yerler birbirine uzak sayılır. Fakat bunu Erzurum merkez için söylemiyorum. Çünkü Erzurum merkezde gezilecek yerler genel itibariyle birbirine yakın konumda. Erzurum'un kuzey tarafı yani Tortum-Uzundere-Narman-Oltu ilçeleri ayrı bir gün gezilmeyi hak ediyor. Erzurum'da gezilecek yerler listesi kabarık olduğu için Erzurum geneli gezi planımızı vakit bolluğu avantajını kullanarak 3 kısma ayırdık. 1. kısımda Erzurum merkez gezilecek yerleri, 2. kısımda Tortum Uzundere ilçelerini, 3 kısımda ise Narman ve Oltu ilçelerini gezdik. Son iki kısımda gezilecek yerler çok olduğundan buralara ayrı 2 gün ayırmak gerekiyor. Aşağıda gezdiğimiz yerleri görünce ne demek istediğimi anlayacaksınız. -Üç Kümbetler -Erzurum Ulu Cami -Erzurum Kalesi ve Saat Kulesi -Tarihi Erzurum Evleri -Lalapaşa Camii -Yakutiye Medresesi"} {"url": "https://bujuyollarda.com/erzurumda-ne-yenir-en-iyi-restoranlar", "text": "Hiç mütevazı olamayacağım müthiş bir Erzurum yeme içme rehberi sizi bekliyor. O kadar güzel yemekler yedik, öneriler topladık ki Erzurum'a giderseniz bu öneriler ışığında mideniz bayram edecek. Erzurum tam anlamıyla bir gastronomi şehri. Kendine özgü öyle lezzetleri var ki neredeyse bu lezzetler tüm damaklara hitap edecek düzeyde. Erzurum'da Ne Yenir sorusu bu yazımda gerçek cevabını bulacak. Erzurum'da Ne Yenir sorusuna ilaveten bu lezzetleri nerede tadabilirsiniz onları da yazımda bulacaksınız. NOT: Yazımı okurken acıkma garantisi veriyorum. Gözünüz gönlünüz bayram edecek.😊 Yeme içme rehberimden önce çok detaylı hazırladığım Erzurum'da Gezilecek Yerler için bağlantısına göz atabilirsiniz. Erzurum kıymetli eşim Üstün'ün memleketi.:) Üstün Erzurumlu olunca nerede ne yenir sorusunun cevabını en güncel halde kolayca bulduk. Bir de Erzurum'da toplamda 7 güne yakın kaldık. Hem Üstün'ün memleketi oluşu hem de 7 gün kalışımız bize lezzet önerilerini toplama noktasında ciddi kolaylık sağladı. Listemiz öyle dolu dolu ki şuradan anlayın 7 gün boyunca evde sadece 1 kere akşam yemeği yiyebildik. 🙂 Gayemiz Erzurum'daki en iyi restoranları keşfetmek ve bu rehberi hazırlayabilmekti. Instagram Erzurum hikayelerimin yüzde 50'sini sanırım restoran önerileri oluşturuyor.:D Hadi gelin Erzurum'da Ne Yenir ve Erzurum'da gittiğimiz tüm mekanların detaylarına inelim."} {"url": "https://bujuyollarda.com/erzurumun-neyi-meshur", "text": "Hem Erzurum gelini olarak hem de Erzurum'a bir çok kez giden biri olarak çok detaylı kaleme aldığım Erzurum ile ilgili yazılarımı aşağıya bırakıyorum. Bu yazıları okuyarak Erzurum'da keşfetmediğiniz yer kalmaz diye düşünüyorum. Bu yazımda da Erzurum'un Neyi Meşhur, Erzurum'dan Hediyelik Ne Alınır gibi sorulara cevap vermek istedim. Erzurum'a geldiğinizde nokta atışı yerlerle hiç zaman kaybetmeden bu şehri tüm noktalarıyla keşfetmiş olacaksınız. - Erzurum'da Gezilecek Yerler | En Güzel 31 Yer | Haritalı - Erzurum'da Ne Yenir | En İyi 7 Restoran Önerisi Erzurum'un neyi meşhur sorusunun cevapları aşağıda. Bu cevaplar genelde yiyecek üzerine şekilleniyor fakat bunun dışında başlıklara Erzurum'a özgü bir kaç şey daha ekledim. Bazı meşhur şeyler de ne yazık ki kaybolmaya yüz tutmuş. Ben en bilindikleri ve tecrübe edilmesi gerekenleri yazdım bilginiz olsun. Erzurum'un en meşhur yemeği cağ kebap gerçekten müthiş bir lezzet. Türkiye'de o kadar yer gezdim böyle bir lezzete rastlamadım. Abartmıyorum çünkü ben cağ kebapla aşk yaşıyorum. Erzurum denilince akla ilk cağ kebap gelir. Cağ kebap evimde otururken aklıma düşüveren, televizyonda bir yerde tanıtımını izlerken iç geçirdiğim bir lezzet. Cağ kebap Erzurum'un yaylalarında doğal ortamda yetiştirilmiş, en az bir yaşındaki kuzuların etinden yapılıyor. Etin lezzetinin sırrı tam da burada. Bir sırda tabiki etin marine edilme şeklinde. Erzurum'da cağ kebabı doğru yerde yemelisiniz. Bu çok önemli. Yanlış yerde yerseniz çok zevk alamazsınız. Bu noktada her şeyi ile güvendiğim ve Erzurum'da her zaman gittiğim Muammer Usta Erzurum Cağ Kebabı ve Kadayıf Dolmasını şiddetle tavsiye ederim. Burası \"Erzurum'da cağ kebap nerede yenir\" sorusunun en doğru cevabıdır. İletişim bilgileri aşağıda. Erzurum'un neyi meşhur sorusunun diğer bir cevabı tabiki Kadayıf Dolmasıdır. Cağ kebabı üstüne kadayıf dolması yemezseniz olmaz. Kadayıf dolması benim için çıtır çıtır olmalı. Isırdığınızda o sesi duyacaksınız. Ondan sonra ağızda dağılması ve enfes lezzet hissi inanılmaz güzel. Erzurum'da kadayıf dolması nerede yenir derseniz adresi yukarıda verdim. Bu konuda Muammer Usta'yı tek geçerim. Kendisi kadayıf dolmasını dünyaya tanıtan ve kadayıfın markalaşmasını sağlayan kişidir. Buradan şaşmayın. Erzurum'un neyi meşhur sorusunun en bilindik cevaplarından biri sanırım Oltu Taşı ve bu taştan yapılan ürünlerdir. Oltu taşı Erzurum'da tescillenmiş önemli bir değer. Yapısında bulunan karbon elementi sayesinde bu taş kolayca işlenebiliyor. Rezervi az ve çıkarılması oldukça zor olan bu taşın cenneti Erzurum. Erzurumlular tarafından \"Kara kehribar\" adıyla anılan oltu taşı, genellikle siyah ve koyu kahve, nadirense sarı ve gri-yeşilimsi renkte bulunmakta. Erzurum'dan hediyelik ne alınır deseler ilk oltu taşından yapılan ürünler alınır derim. Özellikle Erzurum Taşhan'da oltu taşı ile ilgili bir çok ürün bulabilirsiniz. Küpeden kolyeye, tespihten yüzüğe her şey Taşhan'da var. Erzurum'da gezilecek yerler listesinde yer alan Taşhan'ı Erzurum'a gidince muhakkak görün. - Oltu taşı tespih kullanan insanların vücutlarında birikmiş olan negatif elektriği alıyor. - Oltu Taşını elinizin içine alıp nefesinizle buharlaştırdığınızda buharı çeker ve üzeri nemlenir. - Oltu Taşı tespihlerinin kendine has ağırlığı ve tok sesi bulunuyor. - Sürtünme ile elektriklendiği için küçük kağıt parçacıklarını kendine çekiyor. - Bıçakla hafifçe kazındığında kahverengi toz çıkarıyor. - Kullandıkça parlıyor. Erzurum'un neredeyse 7 ayı kış geçiyor. Dolayısıyla Erzurumlular bu durumu 3G olarak anıyor. 😃Kış her ne kadar zor şartlar getirse de dadaşlar artık alışmış bu duruma. Bir de eski kışlar şimdi yok. Kar Erzurum'a ayrı yakışıyor. Özellikle Palandöken kışın çok canlı ve güzel oluyor. Kışın gezilecek yerler arasında yer alan Erzurum size kar ile görsel şölen sunuyor. Erzurum Palandöken Dağı'nın eteklerine kurulmuş bir şehir. Yani Palandöken Erzurum'a uzak bir yer değil. Erzurum merkeze sadece 2-3 km uzaklıkta bulunan Palandöken Dağı Erzurum'un her yerinden görülebilir. Palandöken'de bir çok otel ve kayak merkezi bulunuyor. Palandöken gerçekten kayak için dizayn edilmiş bir yer. Kışın burayı görmeniz lazım. Bakır işçiliği ülkemizin bir çok şehrinde var. Erzurum'da bu şehirlerden biri. Erzurum'da Ayazpaşa Cami ile Taşmağazalar ve Gürcükapı Mahallesi arasında kalan bölgede bakırcılar çarşısı bulunuyor. Ne yazık ki bu sanat da kaybolmaya yüz tutmuş. Yine de bakırcılık Erzurum'da yeniden yaşatılmaya çalışılıyor. Eğer Erzurum'a gelirseniz ve bu sanata destek vermek isterseniz yukarıda bahsettiğim yerdeki bakırcılar çarşısından bakır hediyelik eşyalar alarak sektöre destek vermiş olursunuz. Erzurum İspir fasulyesinden oldukça güzel yemekler yapılıyor. İspir fasulyesinin özellikleri erken pişmesi, kabuk atması ve diğer fasulyelere göre oldukça büyük. İspir Fasulyesi üretimi oldukça zor. Üretimde arazi şartlarından dolayı makine kullanılmıyor. Üretim süreci Ekim ayında bir sonraki sezon için tarlanın hazırlanması ile başlıyor. Sonrasında tarlaya tırmık atılarak, doğal keçi gübresi ile gübreleme ve ekim yapılıyor. Hemen söyleyeyim çok iyi yaparım Aşotu Çorbasını.😊 Erzurum gelini olarak Erzurum kültürüne oldukça hakimim. Aşotu çorbası Erzurum'a özgü yoğurttan yapılan bir çorba. Gerçekten çok beğeniyorum bu çorbayı. Bir çok bölgemizde yoğurttan yapılan farklı çorbalar var ama bu çorbanın farkı içine katılan aşotu. Aşotu maydanoza benzeyen tadı baskın bir ot. Çorbaya çok güzel bir aroma veriyor. Her yerde su böreği var evet ama Erzurum'un ki farklı. Coğrafi işaret belgeli Erzurum su böreğinde iç malzeme olarak civil peynir kullanılıyor. Gerçekten çok lezzetli bir börek bu. Ben bayılıyorum. Erzurum'da bir yapılınca en az 2 tepsi yapılıyor. Bu börekte kullanılan tereyağı da özel bölgeye ait tereyağı. Diğer bir fark da bu börek pişirilirken fırın kullanılmıyor. Börek ocaklarda pişiriliyor. 13 yufkadan yapılan su böreğini eminim siz de çok beğeneceksiniz. Erzurum'un meşhur yiyeceklerinden olan Erzurum ketesi benim de bayıldığım leziz bir hamur işi. Erzurumlu hanımların çok iyi yaptığı Erzurum ketesi çayın yanında enfes gidiyor. Ketenin yapımında un, yağ, tuz, biraz şeker, yaş maya ve su kullanılıyor. Erzurum'a gidince muhakkak bu lezzeti deneyin. Erzurum'un geleneksel lezzetlerinden biri olan civil peynir, genellikle kahvaltı sofralarında, eritilip üzerine yumurta kırılarak veya Erzurum'da su böreklerinde kullanılıyor. Erzurum civil peyniri tel tel ayrılan ve düşük yağ oranına sahip bir peynir. Erzurum'un yüksek rakımlı bölgelerinde otlatılan hayvanların sütlerinden üretiliyor. Erzurum'un yanı sıra Kars ve Ardahan gibi illerde de geleneksel yöntemler ile üretilen civil peyniri ben çok sade buluyorum. Ama bu peyniri aldığınız gibi kullanmamanız gerekiyor. Tuzlu suda bekletmeniz şart. Göğermiş peynir, Erzurum'a ait küflü bir peynir. Üstün bu peyniri çok seviyor ama ben bir türlü beğenemiyorum. Göğermiş peynir, insan sağlığı açısından oldukça faydalı. Özellikle, içerisinde yer alan kalsiyum, mineral ve vitamin zenginliği kemik ile eklem dokusu açısından oldukça faydalıymış. Göğermiş peynirin içinde bir de doğal antibiyotik var. Erzurumlular ekmek arası bu peyniri çayla beraber tüketmeyi çok seviyor. Erzurum'a ait ve bu bölgedeki dağlarda üretilen bazı baharatları aşağıya yazıyorum. Bu baharatlar oldukça aromatik. Yemeklere oldukça güzel tat veriyor. Erzurum'a gelince bu baharatlardan alabilirsiniz. Tarhın: Erzurum'a ait tarhın otu genellikle kesme çorbalarında kullanılıyor ve çorbaya müthiş bir lezzet veriyor. Bazı yerlerde tarhun olarak da geçiyor. Aşotu: Maydanoza benzeyen ve ayran çorbasında kullanılan bir otgil. Erzurum'a her gittiğimde aldığım bir ottur. Reyhan: Bu baharat Erzurum İspir ilçesinde yetiştiriliyor. Aslında fesleğen olarak bildiğimiz baharattır. Fettucini seviyorsanız almanızı öneririm. Erzurum'da çayın vazgeçilmezi kıtlama şekerdir. Kıtlama şeker demek şekeri ısırarak çay yudumlamak demektir. Ama bu şeker öyle ağızda hemen eriyen şekerlerden değil. Çay içilirken şeker dil altında saklanıyor. Şekerin büyük olmasından dolayı kıtlanarak tüketilmesi Kıtlama Şekeri olarak adlandırılmasına sebep olmuş. Şekerin hemen erimemesinin nedeni de içerisindeki kireçmiş bilginiz olsun. Erzurum yemekleri kitaplaştırılması gereken bir değerler listesi. Yukarıda Erzurum'un meşhur yemeklerinin çoğunu saydım fakat unutulmaya yüz tutmuş diğer yemekleri de bu başlık altına yazmak istedim. Erzurum tam bir gastronomi şehri. Tanıtımının yeteri kadar yapılmadığını düşünüyorum. Bu lezzetleri siz bilin ve gittiğinizde tatmaya çalışın. - Cağ Kebap - Kadayıf Dolması - Aşotu Çorbası - Kesme Çorba - Erzurum Ketesi - Civil Peynir - Göğermiş Peynir - Lor Dolması - Şalgam Dolması - Erzurum Mantısı - Tatar Böreği - Su Böreği - Pekmezli Baklava - Lavaş - Çaşır - Dut Çullaması Erzurum'dan Hediyelik Ne Alınır ? Erzurum'a geldim ben hediyelik ne almalıyım diyorsanız aşağıda bir çok seçenek sundum. Erzurum'a kadar gelmişken bence oltu taşı ürünlerden kesin alın derim. Bunun dışında biraz midenizi düşünebilirsiniz.😊 O kadar lezzet saydım muhakkak bir kaçını deneyin derim. Eğer Erzurum'a gelemiyorsanız da online alışverişten bir çok ürünü satın alabilirsiniz. - Oltu taşından yapılma ürünler - Bakır eşyalar - Erzurum ketesi - Civil peynir - Göğermiş peynir - Erzurum'a özgü baharatlar - Kadayıf dolması - Kıtlama şekeri - İspir fasulyesi Erzurumun Neyi Meşhur ? Erzurum'dan Hediyelik Ne Alınır ? yazımın sonuna geldik. Çok acıktıran bir yazı oldu gerçekten. Erzurum'a tekrar gidince bu lezzetleri özellikle cağ kebabı tekrar denemek benim için farz. Umarım güzel bir yazı olmuştur. Yorumlarınızı bekliyorum. Musmutlu gezmeleriniz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/fas-gezi-rehberi", "text": "Aynı anda hem Afrika hem Ortadoğu'yu hissetmek, farklı coğrafya ve kültürlerin uyumuna şahit olmak istiyorsanız; Fas hiç şüphesiz sizler için en iyi alternatif olacaktır. Fas seyahatiniz için de Fas gezi rehberi yazımda ihtiyacınız olacak her şeyi bulabilirsiniz. Labirenti andıran tarihi mahallerden, sahil kasabalarına ve antik şehirlerden, bucaksız çöllere kadar uzanan zenginlikleriyle Fas, misafirlerine birçok farklı deneyim sunuyor. Fas Krallığı 446.500 kilometrelik yüzölçümü ile Afrika Kıtası'nda yer alıyor. Egzotik baharat kokuları ile çevrili bu renkli ülke, Cezayir, Moritanya, Tunus ve Libya'nın da bulunduğu \"Mağrip\" bölgesinin en önemli ülkesi olarak kabul ediliyor. Başkenti Rabat ve en büyük şehri ünlü Kazablanka olan Fas ayrıca Afrika'nın Avrupa'ya en yakın noktasında bulunuyor. Sahra Çölü'ne ve ayrıca Atlantik Okyanusu'ndan Cebelitarık Boğazı'nı çevreleyip Akdeniz'de son bulan uzun bir sahil şeridine ev sahipliği yapıyor. Eşsiz mavi gri okyanustan, çölün eşsiz sarı tonlarına uzanan manzaralarıyla ziyaretçilerine keyifli bir gezi vadediyor. Vizesiz seyahat imkanı sunan Fas, yurt dışı seyahatlerinde en sık tercih edilen rotalar arasında yer alıyor. Fas'ı tek cümleyle anlatmamız gerekirse renklerin ülkesi dememiz yeterli olacaktır. Popüler kültürde en çok bilinen ve en büyük şehri olan Kazablanka ile tanınan ülke, Arap ve Berberilerin ağırlıkta olduğu bir nüfusa ev sahipliği yapıyor. Köklü tarihi ve önemli sanat eserleriyle İslam tarihi ve coğrafyasında da önemli bir rol oynuyor. İslam coğrafyalarından aşina olduğumuz bahçeli evleri ve yapıların otantik mimarisi ile Fas'ta olmak tanıdık bir yerde gezme hissi uyandırıyor. 1912 yılında başlayan Fransız himayesinin etkileri ile Fas, farklı kültürlerin harman olmasından doğan eşsiz ve kendine has bir kültüre ev sahipliği yapıyor. Uzun süren Fransız idaresi sona erse dahi dönemin kültüre işleyen etkileri hala hissediliyor. Fas ayrıca gökyüzü ülkesi olarak tanımlanıyor. Okyanus kıyısında konumlanan çölün etkisiyle gökyüzü hiç alışık olmadığımız kadar geniş ve ferah görünüyor. Fas güneyinde Bahamalar ile kıyaslanabilecek sahilleri, kuzeyinde ise şelale, dağ ve kanyonlara ev sahipliği yapıyor. Yalnızca Sahra Çölü'nü görmek için bile olsa mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasında yer alan Fas'ta resmi dil Arapça ancak Fransızca yoğun olarak kullanılıyor. Turistik bölgelerde İngilizce de yaygın şekilde kullanılıyor. Resmi para birimi Fas dirhemi olan ülkeye 90 güne kadar vizesiz seyahat edilebiliyor. Turistik bölgeler olan Marakeş ve Kazablanka'da Euro ile ödeme yapılabiliyor ve bu şehirlerde bolca ATM ve döviz bürosu bulunuyor. Farklı şehirleri gezi rotasına eklemeyi planlıyorsanız yanınızda nakit bulundurmanız gerekiyor. Fas'ta 4 mevsim özellikleri yaşanıyor ancak tipik Afrika ülkelerine benzer şekilde yaz aylarında çok yüksek sıcaklıklar görülüyor. Yaz aylarında hava sıcaklığı 35 derece civarında olmasına rağmen çöl iklimine uygun olarak geceleri hava sıcaklığı çok hızlı düşüyor. Fas gezisi için ilkbahar ve sonbahar aylarının tercih edilmesi öneriliyor. Fas seyahatinde şehir içi ulaşım için tren, otobüs ve taksi gibi birçok farklı ulaşım seçeneği bulunuyor. Yerel saati ülkemizden iki saat geride olan ülke gastronomi anlamında da farklı deneyimler vaat ediyor. Fas yemekleri genel olarak damak tadımıza benzer yapıda ancak hemen hemen her yemekte bolca kimyon ve safran yer alıyor. Tagine, kuskus ve nane çayı Fas gezisinde en sık karşılaşacağınız lezzetler olarak öne çıkıyor. Ayrıca Fransız kültürünün etkileri yoğun şekilde hissedilen pastanelerin de mutlaka lezzet duraklarına eklenmesi gerekiyor. Ülkemizden Fas'a doğrudan ulaşım sağlanabiliyor. Ülkenin en popüler şehri Kazablanka'ya direkt seferler düzenleniyor. İki ülke arasında 3303 kilometre mesafe yer alıyor. Direkt uçuşlarla seferler dört buçuk saat civarında sürüyor. Kazablanka'da V. Muhammed Uluslararası Havalimanı'nda üç farklı terminal yer alıyor ve şehir merkezine tren, taksi ve otobüsler ile ulaşım sağlanabiliyor. Casablanca haricinde Marakeş ve Agadir şehirlerinde de havaalanı yer alıyor. Gezi planlamaları yapılırken uygun fiyatlı Fas uçak bileti bulmak için tüm havaalanlarına düzenlenen seferleri kontrol etmek gerekiyor. genellikle kısıtlı zamanda planlama yapmak oluyor. Geniş bir alana yayılan ve birçok farklı rotayı barındıran ülkeye yapılan seyahatler mutlaka dolu dolu geçiyor. Fas'ı sadece gezmek yeterli değil, aynı zamanda ülkenin kültürünü hissetmek istiyorum diyenler için en etkili seçenek yerel aktivite deneyimleri oluyor. Ülkenin değerlerini yansıtan aktiviteler, ülkeye özel geleneksel ürünleri satın almak veya yöresel ürünlerin yetiştiği bahçeleri gezmek gibi birçok öneri yazının devamında sizleri bekliyor. Fas'ta çok meşhur olan kına işlemeciliğini mutlaka denemelisiniz. Yerel halkta kına işlemesi olmayan bir kadına rastlamanız oldukça zor. Ülkenin önemli kültürel unsurlarından biri olan kına işlemeleri, genellikle akşam saatlerinde kurulan tezgahlarda Cema-ül Fena meydanında yapılıyor. Fas'ta mutlaka gezmeniz gereken yerler arasında yer alan bu meydanda kına işlemelerinin yanı sıra müzisyenler ve çeşitli aktivitelerle festival tadında akşamlar geçirilebiliyor. Fas'ın ünlü şehri Marakeş'i gezmek için en sık tercih edilen yöntemlerden biri olan fayton turunu denemeyi ihmal etmeyin. Fas'ta yaygın şekilde kullanılan faytonlar tüm tarihi rotalardan geçiyor ve şehrin dört bir yanını dolaşıyor. Fas'ın tüm şehirlerinde yer alan geleneksel pazar ve çarşılarda ki renk cümbüşü mutlaka görülmeli. Geniş hediyelik ürün yelpazesinde el yapımı takılar, hunili çömlekler ve geleneksel kıyafetler gibi birçok seçenek yer alıyor. Özellikle el yapımı deri ayakkabı ve çantalar, babuş olarak adlandırılan yerel ayakkabılar ve asırlardır yerli halk tarafından kullanılan\"Djellaba\" isimli kaftanlar gezginler tarafından oldukça sık tercih ediliyor. Hediyelik eşyaların yanı sıra zencefil, safran ve tarçın gibi Fas mutfağının özel baharatlarının en lezzetli hali pazarlarda bulunabiliyor. Fas gezisinde oldukça sık rastlayacağınız argan ağaçlarından el emeği ile üretilen argan yağını da alışveriş listenize eklemeyi unutmayın. Pazarda her zaman pazarlık payınız olduğunu ve ciddi oranlarda indirim yaptırabileceğiniz de aklınızda bulunsun. Fas'ın kırmızı tonlu ve oldukça verimli topraklarıyla bitki çeşitliliği oldukça fazla. Turistler tarafından büyük ilgi gören bahçelerde bölgenin özel bitkilerini en doğal haliyle gözlemleme imkanı sunuluyor. Fas'a düzenleyeceğiniz seyahatinizi planlamadan önce festival tarihlerini araştırarak yerel kültürü yakından deneyimleyebilirsiniz. Festivaller Fas'ın kültürel temelleri arasında yer alıyor ve en önemlileri olan Gnawa Müzik Festivali, her yıl mayıs ayında gerçekleştiriliyor. Mayıs ayı başında düzenlenen Gül Festivali, Meknes'te gerçekleştirilen Fantasia da kültürel açıdan oldukça farklı deneyimler sunuyor. Dünya Kutsal Müzik ya da Sufi festivalleri de her yıl haziran ayında Fas'ta düzenleniyor. Her yıl düzenlenen İmilchil Evlilik Festivali boyunca düzenlenen etkinlikler Berberi geleneklerini deneyimleme olanağı sunuyor. Aralık ayında düzenlenen Marakeş Uluslararası Film Festivali'de her yıl birçok turiste ev sahipliği yapıyor. Fas'ın kültürel zenginliği ve renkli dokusu gece hayatında da etkilerini gösteriyor. Marakeş ve Kazablanka'da yer alan gece kulüpleri ve barlarda birçok farklı eğlence konsepti sunuluyor. Otantik deneyimler yaşamak isteyen gezginler içinde çöllere deve veya dört çeker özel araçlarla düzenlenen turların ardından Berberi çadırlarında gerçekleştirilen geleneksel eğlenceler düzenleniyor. Fas gezi rehberi yazımda ülkenin gezilecek yerlerini anlatmaya geldi sıra. Fas hem doğal güzellikleri hem de farklı kültürlerin izlerini taşıyan zengin tarihi güzellikleri ile gezginlere birçok farklı alternatif sunuyor. Afrika ülkelerine seyahat etmek isteyenler için en iyi başlangıç noktası olan Fas ayrıca Avrupa rotalarına yakınlığı nedeniyle de oldukça sık tercih ediliyor. Fas'ın en çok ziyaretçi çeken, tarihi zenginlikleri ve doğal güzellikleri ile mutlaka görülmesi gereken yerleri derlediğimiz listemizi incelemeyi unutmayın. Glaoui Sarayı olarak da adlandırılan ve 20. yüzyılın başlarında ülkeyi yöneten El Glaoui ailesinin ikamet ettiği Telouet Kasbah, 1860 yılında inşa edilmiş ve sonraki yıllarda genişletilmiştir. 2010 yılında restore edilen saray, Atlas Dağları'ndan Marakeş'e giden yol üzerinde yer alıyor. Muhavvidler'in kenti ele geçirmelerinin ardından 1150 yılında inşa edilmeye başlanan Oudaias Kasbahı, ülkenin tarihi dokusunu yakından hissetmek isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Bou Regreg Nehri'nin Atlas Okyanusu'na döküldüğü yere kurulmuş olan şehir, Oudaias Müzesi ve Endülüs Bahçelerine ev sahipliği yapıyor. Oudaias Kasbahı, mavi beyaz badanalı evleri ve eşsiz Atlas Okyanusu manzarası ile mutlaka ziyaret edilmesi gereken noktalar arasında yer alıyor. Ben Haddou Kalesi, 1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiş ve yüzlerce yıl öncesine dayanan köklü bir geçmişe ev sahipliği yapıyor. Labirenti andıran sokakları ve çeşitli binaları ile ilgi çeken kale yakın zamanda kült haline gelen Game of Thrones'ta \"The Yellow City\" olarak gösterildi. Eşsiz gün doğumu ve gün batımı manzaraları, turistler için cazip olanakları sunan kafe ve otelleriyle önemli rotalar arasında yer alıyor. Kalenin yer aldığı köye ücretli bir şekilde giriş yapılabiliyor. Dünyanın en büyük minaresi olması amacıyla inşaatına başlanan Hassan Kalesi, Rabat'ta yer alıyor. MS 1184 yılında hüküm süren Almohad Hanedanı sultanlarından Yacoub El Mansour döneminde inşa edilen yapı, birkaç duvarın başlangıcı ve 348 sütun inşa edilmesinin ardından yarım bırakılmış. Cami kalıntıları günümüzde turistler için cazip rotalar arasında yer alıyor. Fas'ın Marakeş kentinde yer alan ve tarihi bir kraliyet nekropolü olan Saadiyan Mezarları, Sultan Ahmed El Mansour ve ailesi dahil olmak üzere 60 hükümdar ve hanedan üyesinin ebedi dinlenme yeri olarak varlığını sürdürüyor. 1557 yılında inşa edilen nekropolün yanında yer alan etkileyici türbeleri ile gezginlere mistik bir deneyim sunuyor. Müslim ve gayrimüslimlerin mezarlarının bir arada yer aldığı yapı Fas'ın kültürel zenginliğini bir kez daha gözlemleme olanağı sağlıyor. Özel mimarisi ve iç tasarımı ile günümüzde birçok sanat tarihçisi tarafından Fas mimarisinin en önemli eserleri arasında görülüyor. Fas'ın Marakeş şehrinde bulunan El Badi Palace, 1578 ile 1594 yılları arasında Saadi Hanedanlığı sultanlarından Ahmed el- Mansur'un diplomatik sarayı olmak üzere inşa edilmiştir. İnşası 25 yıl süren saray 350'den fazla oda, bahçe, havuz ve avludan oluşuyor. Her odası lüks ve ihtişamlı şekilde düzenlenen saray, ziyaretçiler için her gün 09.00 ile 17.00 arası hizmet veriyor. Marakeş'te yer alan Ben Youssef Medresesi, dönemin en önemli medreseleri arasında yer alıyor. 1982 yılında restore edilen yapı, geometrik şekilli süslemeleri, zarif kemerleri ve dönemin ruhunu yansıtan objeleri ile mutlaka rotanıza eklemeniz gereken yerler arasında yer alıyor. 1859 yılında Alaouite sultanı Muhammed ibn Abdurrahman'ın sadrazamı Si Musa tarafından inşa edilmeye başlanan saray, özel vitraylara ve altın süslemelerine sahip. Fas'ta en çok ziyaret edilen turistik yerlerden biri olan saray, günümüzde hala dönem dönem yabancı devlet adamlarını ağırlamak veya etkinlikler için kullanılıyor. Fenikeliler tarafından inşa edilen kale, 2012'den beri UNESCO Dünya Mirası Sit Alanı'nın bir parçasıdır. 13. yüzyıl döneminde yapımına başlanan kale yüzyıllar boyunca doğa olaylarının etkisiyle zarar görmüştür. 20. yüzyılda gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, yapının kalıntılarını ortaya çıkarmıştır. Fas kralı Muhammed V ve iki oğlu, merhum Kral II. Hasan ve Prens Abdullah'ın mezarlarının bulunduğu mozole, modern malzemelerle geleneksel işçiliğin birleştirildiği özel bir yapıdır. Fas'ın Rabat kentindeki Hassan Kulesi'nin karşısında yer alan bu farklı yapıyı gezi rotanıza eklemeyi unutmayın. 1672-1727 yılları arasında Fas'ın hükümdarlığını yapan Moulay İsmail'in mezarının yer aldığı türbe her gün 09.00-18.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. 12. yüzyılda inşa edilen Koutoubia Camii, geometrik delikler ve çeşitli dekorasyon unsurları, etrafını çevreleyen geniş ve özel avlusu, 77 metre yüksekliğindeki minaresi ile mutlaka görmeniz gereken yerler arasında yer alıyor. II. Hasan Camii sadece Fas'ın değil dünyanın en büyük camilerinden biri olan özelliği taşıyor. Fas'ın popüler şehri Kazablanka'nın sembolü olan cami, geometrik şekiller ve sanatsal motifleri ile konuklarına eşsiz bir görsel şölen sunuyor. Roma döneminden kalan Volubilis Antik Kenti, UNESCO listesine dahil edilen yapılar arasında yer alıyor. MÖ 1. yüzyıla kadar uzanan köklü geçmişiyle tarihte birçok farklı insan topluluğuna ev sahipliği yapan şehir günümüzde mozaik, bina kalıntıları, zeytin fabrika kalıntısı, evler, tapınaklar ve su duvarları gibi kalıntılarla varlığını sürdürüyor. Volubilis Antik Kenti, 09.00-18.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Marakeş Medinesi, labirente benzeyen daracık sokakları, tarihi yapıları ve müzisyenleri ile otantik bir Mısır atmosferi yaşatıyor. Hediyelik eşyaları ve ilginç el emeği ürünleri ile görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Marakeş Müzesini, Fas'ın sanatsal yönünü keşfetmek isteyen gezginlerin mutlaka rotasına eklemesi gerekiyor. Omar Benjelloun Vakfı tarafından restorasyon işlemleri tamamlanan yapıda birçok farklı yerel sanat öğesi sergileniyor. Turistler tarafından en sık ziyaret edilen rotalar arasında yer alan Menara Bahçeleri'nin geçmişi 12. yüzyıla dayanıyor. 1985'ten beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Menara Bahçeleri Fas'ın ikonik manzaraları ve sembolleri arasında kabul ediliyor. Ouarzazate, \"Çölün Kapısı\" olarak da bilinen yapı Sahra Çölü'nün başlangıcında yer alıyor. Çevresi develer ve motosikletler ile gezilebilen yapının etrafında yer alan otantik mahalleler turistler tarafından oldukça sık tercih ediliyor. Birçok gezginin hayali olan Sahra Çölü, Fas gezilerinin en önemli durakları arasında yer alıyor. Sahra Çölü'nün zorlu coğrafyasını deneyimlemek için en iyi başlangıç noktaları Marakeş veya Fes olarak kabul ediliyor. Sahra Çölü'ne düzenlenen turlar genellikle 10 saat civarında sürüyor. Fas'ın Marakeş şehrinde yer alan Majorelle Bahçesi, ünlü Fransız ressam Ressam Jacques Majorelle tarafından tasarlanmış. 300 çeşit bitkiye ev sahipliği yapan bahçede mavi ve yeşil tonlarının yarattığı görsel şölene mutlaka göz atmalısınız. 18. yüzyılda Sultan Sidi Mohamed ben Abdullah tarafından oğluna düğün hediyesi olarak yaptırılan Cyber Park, oldukça ihtişamlı bir botanik bahçesi. 2005 yılında yapılan düzenleme sonrasında günümüzde hala tüm ihtişamıyla konuklarını ağırlamaya devam ediyor. Rabat Plajı, Atlantik Okyanusu'nun serin sularının tadını çıkarmak ve su sporlarını deneyimlemek isteyen tatil severler için mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Orta Atlasların 22 kilometre uzağındaki Ouzoud Şelalesi, çevresini kaplayan meyve ağaçları ve 100 metre yükseklikten dökülürken yarattığı büyülü atmosferle unutulmaz bir deneyim sunuyor. Şelale yakınlarında maymun komünlerine rastlama olanağı bulunuyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/fethiye-gezilecek-yerler", "text": "Hazır mısınız ? Fethiye gezilecek yerler başlıklı bu yazımla sizi Fethiye'ye gitmeden buranın kaşifi yapacağım. İnanıyorum ki bu yazımla beraber Fethiye'nin tüm inceliklerine sahip olacaksanız. Adım adım, bölge bölge anlatacağım Fethiye'yi. Burası benim Türkiye'de en sevdiğim yer olmaya aday bir ilçe. Bulduğum her fırsatta buraya gidiyorum ve kendimi ya tarihin izini sürerken ya doğayla iç içeyken ya da masmavi koylarda buluyorum. Muğla merkezde yaşamanın avantajını kullanan ve Fethiye'ye defalarca giden biri olarak Fethiye hakkında en önemli düşüncemiz emekli olunca buraya yerleşmek. Eminim ki siz de burayı seveceksiniz. Mavi ile yeşilin dans ettiği, sokakları huzur kokan, gezilecek yer ve yapılacak aktivitelerin bitmediği, turkuaz rengi koylara sahip bir yer Fethiye. Buraya geldiğinizde benzer duygular hissedeceksiniz ve Fethiye'ye ikinci kez gelmek isteyeceksiniz. Fethiye öyle bir yer ki doğayı, denizi, tarihi, kültürü tüm yönleriyle ayaklarınızın önüne seriyor. Burayı gezerken yolunuz ya bir mavilikle ya da bir kaya mezarla kesişiyor. Gezmesi oldukça keyifli bir yer. Sadece ihtiyacınız iyi bir gezi programı. İyi bir gezi planı için ise Fethiye gezilecek yerler haritasını ve vereceğim detayları iyi okumanızı öneriyorum. Fethiye gezilecek yerler listem toplamda 29 yerden oluşuyor. Burada adım atıyorsunuz başka bir gezilecek yer çıkıyor. Dolayısıyla listem oldukça geniş ve bu yerlerin hepsi görülmeye kayda değer yerler. Listemdeki gezilecek 29 yeri ben bölgelere ayıracağım. Vaktiniz doğrultusunda Fethiye'yi bölge bölge gezmeniz çok daha mantıklı olacaktır. Ama ben size bir güzellik yapacağım ve Fethiye'de 1 günlük ve 3 günlük vaktiniz varsa görmeniz gereken nokta yerleri aşağıda liste halinde vereceğim. - Fethiye Kordon - Paspatur Çarşısı - Fethiye Arkeoloji Müzesi - Amintas Kaya Mezarları - Fethiye Kalesi - Çalış Plajı - Şövalye Adası - Kayaköy - Af Kule Manastırı - Darboğaz Fethiye - Gemiler Koyu - St. Nicholas Island - Soğuk Su Koyu - Ölüdeniz Plajı - Kumburnu Plajı - Montana Seyir Tepesi"} {"url": "https://bujuyollarda.com/fethiye-kelebekler-vadisi", "text": "Türkiye'nin en güzel manzara noktaları arasında ilk 5'e girecek olan Fethiye Kelebekler Vadisi muhteşem doğasıyla ve enfes manzarasıyla tam bir saklı cennet. Buraya ister denizden gidin ister yukarı manzara noktasından, yaşayacağınız tek duygu buraya aşık olmak olacak. Fethiye'ye geldiğimizde her zaman gitmeye çalıştığımız bu güzel cennet Muğla'daki favori gezi noktalarımızdan biri. 2500 yıllık bir tarihe sahip Kelebekler Vadisi, Muğla'nın Fethiye ilçesinin Ölüdeniz Mahallesi sınırlarında bulunuyor. Likya'nın \"Perdicia\" isimli yerleşim yerinin kalıntıları Kelebekler Vadisi'nin hemen üstünde yer alan Faralya Köyü'nde bulunuyor. Faralya Köyü'nün günümüzdeki adı Uzunyurt Köyü. Ölüdeniz'de paraşütçülerin atlayış yaptığı yer olan Babadağ'ın eteklerinde bulunan Kelebekler Vadisi 1995 yılında 1. derece doğal sit alanı ilan edilmiş. Yani burada yapılaşmaya kesinlikle izin verilmiyor. Birçok endemik türü içinde barından Kelebekler Vadisi, ismini aldığı 80'den fazla kelebek türüne ev sahipliği yapıyor. Bu kelebeklerden en bilineni kaplan kelebeği. Şu an için kelebek var mı derseniz çok çok az. Vadide bitki türleri arasında kekik, zeytin, defne, zakkum, keçi boyunu gibi bir çok tür bulunuyor. Derinliği 350-400 metreyi bulan Kelebekler Vadisi'nin içinde kaynağı Faralya Köyü olan ve 50 metre yükseklikten dökülen bir şelale bulunuyor. Kelebekler Vadisi her noktası ile keşfedilmeyi hak eden bir yer. İmkanınız varsa burayı hem yukarı manzara noktasından hem de denizden görün derim. Her ikisini de yapmış biri olarak söylüyorum vadi yukarıdan başka aşağıdan başka güzel. Kelebekler Vadisi, Fethiye'nin Ölüdeniz Mahallesi sınırlarında yer alıyor. Yani ilk olarak vadiye ulaşmak için Ölüdeniz'e gelmelisiniz. Ölüdeniz'den de ya aracınız ile ya da dolmuş ile vadiyi yukarıdan görebileceğiniz noktaya ulaşabilirsiniz. Tabi deniz yolu ile de bu cennete gidebilirsiniz. Ölüdeniz merkez ile Kelebekler Vadisi arası mesafe yaklaşık 8 km. Vadiye yukarıdan gelip yürüyüş yaparak aşağı kadar inebilirsiniz. İniş yolu biraz tehlikeli. Bu noktada ayakkabınız iyi değilse ya da trekking deneyiminiz azsa dikkatli olun. Vadiye inince en dip noktada akan şelaleye de gidebilirsiniz. Eğer yürümeyi tercih etmiyorsanız en iyi yol tekne ile ulaşım. Kelebekler Vadisi'nin haritadaki konumu burada. Fethiye Kelebekler Vadisi'ne aşağıdaki yollar ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Bence vadiyi hem yukarıdan hem de aşağıdan görmelisiniz. Vaktiniz varsa kesinlikle iki noktayı da değerlendirin."} {"url": "https://bujuyollarda.com/fethiye-koylari-ve-plajlari", "text": "Maviliklere açılmak, turkuaz sularda yüzmek mi istiyorsunuz o zaman istikamet doğru Fethiye Koyları ve Plajları. Birbirinden güzel koy ve plajlara sahip Fethiye deniz turizmi için tam bir biçilmiş kaftan. Türkiye'nin en iyi koyları listesine en az 5 aday verebilecek olan Fethiye mavi turlardan günübirlik tekne turlarına tüm deniz severlerin buluşma noktası. Fethiye gezilecek yerler listemden sonra Fethiye koyları ve plajları yazmasam olmazdı. Fethiye'ye özellikle deniz için geldiğinizde bu yazı size iyi bir rehber olacaktır. Koyların giriş ücretlerinden Fethiye koyları ve plajları haritasına, araba ile gidilebilecek koylardan ücretsiz gidilebilen koy ve plajlara her şeyi tüm detaylarıyla bu yazımda bulabilirsiniz. Yazımın sonunda ise En Güzel Fethiye Koyunu seçip burayı listemin yıldızlı yeri yapacağım. Ayrıca Fethiye'ye geldiğinizde muhakkak ziyaret etmeniz koyları da sıralayacağım. Durun bitmedi. Yazımda Fethiye'de Araba İle Gidilebilecek Koylar ve Fethiye'de Arabasız Gidilecek Koylar ayrımı yapıp rotanızı netleştirmeye çalışacağım. Fethiye'nin bilinmeyen koylarını da yazacak mısınız derseniz listemde o da var tabiki.😊 Ormanların içinde az bilinen koyları yazıp sizi bu güzel yerlerle buluşturmaya çalışacağım. Özetle dolu dolu bir yazı sizi bekliyor. Not: Lütfen ama lütfen çevreye karşı duyarlı olalım. Özellikle son yıllarda çıkan yangınlardan dolayı canımız çok yandı. Bu güzel yerleri gezerken arkanızda sadece ayak izlerinizi bırakın! Fethiye alan olarak oldukça geniş bir coğrafyaya hakim. Kıyı uzunluğu deseniz aman Allahım. Haritaya bakın her yer girintili çıkıntılı. Hal böyle olunca Fethiye koyları ve plajları listesi gani gani. Listemdeki yerlerin konumunu tam olarak anlayın ve gezi planı kolay çıkarın diye listemi bölgelere ayıracağım. Toplamda 6 bölgeye ayırdığım Fethiye koyları ve plajları bölgeleri aşağıda. - İnlice Halk Plajı - Ayten Koyu - Osmanağa Koyu - Diğer Göcek Koyları ve Plajları - Günlüklü Plajı - Katrancı Koyu - Karaot Plajı - Akmaz Plajı - Çalış Plajı - Küçük Samanlık Plajı - Büyük Samanlık Plajı - Kuleli Plajı - Boncuklu Koyu - Kalemya Koyu - Akvaryum Koyu - Darboğaz Fethiye - Gemiler Koyu - St. Nicholas Island - Soguk Su Koyu - Deve Plajı - Kumburnu Plajı - Ölüdeniz Plajı - Kıdrak Beach - Mavi Mağara - Kelebekler Vadisi - Kabak Plajı Not: Aklınızda bulunsun deniz için Fethiye'ye gelecekseniz yanınıza güneş kremi, güneş gözlüğü, şort, mayo, terlik, havlu, şnorkel almayı unutmayın. Ayrıca tekne turuna çıkacaksanız bu yazımı muhakkak okuyun. - İnlice Halk Plajı - Ayten Koyu - Osmanağa Koyu - Günlüklü Plajı - Katrancı Koyu - Karaot Plajı - Akmaz Plajı - Çalış Plajı - Küçük Samanlık Plajı - Büyük Samanlık Plajı - Kuleli Plajı - Boncuklu Koyu - Kalemya Koyu - Akvaryum Koyu - Darboğaz Fethiye - Gemiler Koyu - St. Nicholas Island - Soguk Su Koyu - Deve Plajı - Kumburnu Plajı - Ölüdeniz Plajı - Kıdrak Beach - Mavi Mağara - Kelebekler Vadisi Plajı - Kabak Plajı Fethiye plajları noktasında ilk durağımız İnlice Halk Plajı. Burası haritada 1 numaralı konumda yer alıyor. Fethiye'nin ünlü Göcek Mahallesi'nde yer alan İnlice Plajı Göcek merkeze 6 km, Fethiye merkeze 27 km mesafede. İnlice Plajı dediğim gibi bir halk plajı ve burada belediyenin işlettiği bir tesis var. Tesiste fiyatlar bir çok yere göre uygun sayılabilir. Plajda şezlong şemsiye kiralama olanakları da mevcut. Duş, soyunma kabini ve wc ücretsiz. İnlice Plajı oldukça uzun bir plaj. Plajın sağ kısmı kumdan oluşuyor ve deniz çabuk derinleşmiyor. Sol tarafta ise durum tam tersi. Zaten tesis de sağ tarafta yer alıyor. Siz her ihtimale karşı deniz ayakkabısı alın derim. Tesisten faydalanmak istemezseniz kendi sandalye ve şemsiyenizle keyif yapabilirsiniz. İnlice Plajı'nda çadırınızla kamp yapma imkanınız da var aklınızda bulunsun. Yani kamping alanları mevcut. Fethiye'de imkanları güzel, temiz, ailenizle gelip rahatlıkla yüzebileceğiniz bir plaj arıyorsanız burayı tavsiye edebilirim. - İnlice Plajı giriş ücreti: İnlice Plajı'nın giriş ücreti araç başı 25 TL. Bu ücret otopark ücreti olarak alınıyor. - İnlice Plajı'nın konumu burada. Göcek'te arabayla gidilebilen koylardan biri olan Ayten Koyu Göcek'te bulunan bir diğer yüzülecek yer. Çam ağaçlarının altında doğal gölgelikli bu plajın Göcek merkeze uzaklığı sadece 5 km. Ayten Koyu'nda herhangi bir tesis bulunmuyor. Wc, duş, şemsiye, şezlong kiralama imkanları yok. dolayısıyla burayı tercih edecekseniz her yönden tedarikli gitmenizde fayda var. Ayten Koyu'nun denizi taşlık ve çabuk derinleşiyor. Burada kamp alanı yok fakat kendi imkanlarınızla kamp çadır kurabilirsiniz. Sadece ateş yakmayın ve sivrisineklere dikkat edin. - Ayten Koyu giriş ücreti: Ayten Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Ayten Koyu'nun haritadaki konumu burada. Ayten Koyu'nun hemen yan komşusu olan Osmanağa Koyu Fethiye'de arabayla gidebileceğiniz bir diğer koy. Biz buraya farklı günlerde 2 kez gitmiştik. İlk gittiğimizde koyu beğenmiştik fakat son gittiğimizde resmen sivrisinek istilası vardı. Ayten Koyu'na giden yoldan devam ettiğinizde yaklaşık 2 km sonra bu koya ulaşıyorsunuz. Yol toprak ve zorlayıcı. Koyda herhangi bir tesis imkanı yok. Burada doğa ile baş başasınız. Çam ağaçlarının size eşlik ettiği Osmanağa Koyu kamp yapabileceğiniz bir koy. Sadece her noktada tedarikli gelmeniz lazım. Osmanağa Koyu'nda sahil taşlık. Deniz ılık. Herhangi bir tesis yok. En yakın market Göcek tarafında bulunuyor. - Osmanağa Koyu giriş ücreti: Osmanağa Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Osmanağa Koyu'nun haritadaki konumu burada. Not: Fethiye'ye ilk defa geldiyseniz ve vaktiniz kısıtlıysa Ayten Koyu ve Osmanağa Koyu'nu pas geçebilirsiniz. Göcek'e koy ve plaj için gelecekseniz ya da tekne turuna çıkacaksanız Göcek Koyları ve Plajları yazımı muhakkak okuyun derim. Günlüklü Plajı ile Fethiye'nin Yanıklar Bölgesi'nde bulunan koy ve plajlara geçiyoruz. Bu bölgedeki plajlar Fethiye merkeze daha yakın konumda yer alıyor. Fethiye'ye İstanbul ya da İzmir tarafından gelirken bu koyların dönüş tabelalarını yol üstünde göreceksiniz. Günlüklü Koyu ve Plajı, Küçük Kargı Tabiat Parkı sınırları dahilinde bulunuyor. Burası tabiat parkı olduğundan giriş ücretli. Günlüklü Koyu'nun denizi oldukça sakin. Plaj kumlu ve deniz hemen derinleşmiyor. Yani çocuklu ailelerin tercih edebileceği bir yer burası. Şezlong ve şemsiye kiralama imkanının bulunduğu Günlüklü Koyu'nda ağaçların altında bulunan piknik masalarından ücretsiz faydalanabiliyorsunuz. Dilerseniz kendinizde sandalye ve şemsiyenizle keyif yapabilirsiniz. Ayrıca plajda su sporları gibi eğlenceli aktiviteleri de yapabilirsiniz. Yeşil ile mavinin uyum içinde olduğu Günlüklü Koyu yazın oldukça kalabalık. Piknik masaları için erken gelmenizde fayda var. günlüklü Koyu'nda bir de dere var. Bu dere buraya güzel bir hava katmış. - Günlüklü Koyu Giriş Ücreti: Günlüklü Koyu'nun giriş ücreti kişi başı 13 TL. Araç ile giriş ücreti ise 39 TL. Motosiklet ile giriş ücreti 26 TL. - Günlüklü Koyu'nun haritadaki konumu burada. Günlüklü Koyu'ndan hemen sonra Katrancı Koyu yer alıyor. Katrancı Koyu Fethiye merkeze 15 km uzaklıkta yer alıyor. Koy Katrancı Tabiat Parkı içinde kalıyor. Yeşil ile mavinin iç içe olduğu Katrancı Koyu'nu ister günübirlik ziyaret edebilirsiniz isterseniz de burada kamp yapabilirsiniz. Ya da karavanınız varsa burada mola verebilirsiniz. Koy oldukça geniş günübirlik gelenler ayrı yerde takılıyor kampçılar ayrı yerde. Katrancı yazın hafta sonları oldukça kalabalık. Yer için erken saatlerde hareket etmeniz oldukça önemli. Katrancı Koyu'nun plajı kumdan oluşuyor. Kum balçık gibi denizin dibi görünmüyor. Deniz oldukça sakin ve hemen derinleşmiyor. Çocuklu aileler için oldukça uygun bir koy burası. Koyda piknik masaları, tuvalet, soyunma kabini, duş ve mescit imkanları mevcut. Mangal tutkunları burada püfür püfür estiriyor. Katrancı Koyu'nun hemen karşısında Katrancı Adası bulunuyor. Biz bu adaya Fethiye'den kalkan günübirlik tekne turlarıyla gitmiştik ve bu adanın denizine bayılmıştık. Fethiye tekne turu detayları için bu yazıma göz atabilirsiniz. - Katrancı Koyu Giriş Ücreti: Katrancı Koyu'nun giriş ücreti kişi başı 13 TL. Araç ile giriş ücreti ise 39 TL. Motosiklet ile giriş ücreti 26 TL. Bunun dışında çadır ücreti 95 TL, karavan girişi 100 TL, bungalow ücreti ise 650TL. bu fiyatlar 2022 yılı için geçerli. - Katrancı Koyu'nun haritadaki konumu burada. Fethiye koyları ve plajları listemize Karaot Plajı ile devam ediyorum. Fethiye'de Yanıklar Köyü'ne oldukça yakın konumda bulunuyor burası. Upuzun bir sahili var. Sahilde 2 tane tesis yer alıyor. Şezlong şemsiye kiralama, duş, tuvalet ve yeme-içme gibi ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Halk plajı olarak ayrılan kısımlar da oldukça geniş. Herhangi bir ücret ödemeden havlunuzu serip bu bölümde takılabilirsiniz. Karaot Plajı kamp yapmak için de oldukça ideal. Hizmet veren bir kamp alanı yok ancak kendi çadırınızla ya da karavanla burada konaklayabilirsiniz. Karaot Plajı aynı Dalyan'da bulunan İztuzu Plajı gibi caretta carettaların yuvalama alanı. O nedenle 20.00-08.00 saatleri arasında plaja girmek yasak. Plaj küçük çakıllardan oluşuyor. Deniz biz gittiğimizde biraz dalgalıydı. Plajın en sağ tarafına giderseniz ormanın içindeki patika yolu takip ederek hemen arkasındaki Akgöl isimli küçük gölü de görebilirsiniz. - Karaot Plajı giriş ücreti: Karaot Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Karaot Plajı'nın haritadaki konumu burada. Fethiye koyları ve plajları listemizde Fethiye merkeze doğru ilerliyoruz. Fethiye merkeze yakın konumda yer alan Akmaz Plajı Fethiye'ye 14 km uzaklıkta yer alıyor. Akmaz Plajı'nın sahili ince çakıl taşlardan oluşurken denizin içi kumdan oluşuyor. Çocuklu aileler için oldukça ideal bir plaj burası. Plaja giriş ve otopark kısmı ücretsiz. İlerde işletmeye devredilirse muhtemelen giriş ücreti alınabilir. Plajda ağaçlık alanlar var. Buralarda mangal yakmak yasak. Genelde bu plajı yerel halk tercih ediyor. Plajda duş, soyunma kabini, şezlong veya şemsiye yok. En yakın market 1 km ötede. Gelirken hazırlıklı gelmenizde fayda var. Akmaz Plajı oldukça uzun bir plaj. Burada denize akan buz gibi suyu olan küçük bir dere var. Burada doğa oldukça güzel. Sadece korumaya ve çöp atmamaya özen göstermek gerekiyor. Özetle Fethiye merkeze yakın ailenizle gidebileceğiniz bir plaj arıyorsanız Akmaz Plajı'nı tercih edebilirsiniz. Dediğim gibi sadece hazırlıklı gelin. Akmaz Plajı'na yakın konumda olan Karataş Plajı da aklınızda bulunsun. - Akmaz Plajı giriş ücreti: Karaot Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Akmaz Plajı'nın haritadaki konumu burada. Fethiye merkezde denize girilecek yer arıyorsanız tercih edebileceğiniz ilk plaj Çalış Plajı olur. Çalış Plajı, Fethiye merkeze 7 km uzaklıkta yer alıyor. Buraya dolmuşlarla kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Çalış Plajı'nın 4 km'lik sahil uzunluğu bulunuyor. Bu plajı genel itibariyle yabancılar tercih ediyor. Plajın şehir merkezine yakın oluşu, imkanların gelişmiş olması, kumsal ve denizinin sığ olması Çalış'ın popüler olmasında oldukça etkili. Çalış Plajı'nda konaklama yapabileceğiniz oteller, cafe ve restoranlar bulunuyor. Dilerseniz mekanlardan birinde şezlong şemsiye kiralayabilir dilerseniz halk plajı kısmında kendi imkanlarınızla vakit geçirebilirsiniz. Sahili kumsal ve denizi de sabahları sakin ve dalgasız oluyor. Öğleden sonra deniz genelde dalgalı oluyor. Tavsiyem sabah çok sıcağa kalmadan burada denize girmeniz olacaktır. Tabi erken kalkabilirseniz. - Çalış Plajı giriş ücreti: Çalış Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Çalış Plajı'nın haritadaki konumu burada. Fethiye koyları ve plajları yazıma Fethiye merkezden biraz uzaklaşarak Yarımada bölümüyle devam ediyorum. Bölgede kıyılar girintili çıkıntılı olduğundan koy sayısı oldukça fazla. Yarımada kısmında da birbirinden güzel koy ve plajlar var. Genel olarak bu plaj ve koylar oldukça temiz. İşletmelerin yorumlarına bakıp dilediğinizi tercih edebilirsiniz. Yarımadada yer alan Küçük Samanlık Plajı Fethiye merkeze 20 dakika uzaklıkta yer alıyor. Denizi oldukça temiz ve sakin. Dalgasız deniz arıyorsanız burası tam size göre. Plaj kum ve çakıl karışımından oluşuyor. Denizin içi genel olarak kumlu. Deniz hemen derinleşmiyor. Çocuklu ailelere için uygun. Plaj özel bir şirket tarafından işletiliyor. Araç girişi 30 TL, iki şezlong 1 şemsiye kiralama 120 TL. Mangal ve semaver yakmak yasak. Dilerseniz karavanınızla burada konaklayabilirsiniz. - Küçük Samanlık Plajı giriş ücreti: Küçük Samanlık Plajı'nın giriş ücreti araç başı 30 TL. - Küçük Samanlık Plajı'nın haritadaki konumu burada. Genişçe bir alana sahip Büyük Samanlık Plajı, Fethiye'de uygun fiyatlı bir yer arıyorsanız tercihiniz olabilir. gitmesi biraz zahmetli ama yine de değerlendirilebilecek bir koy. Özellikle ailecek gidilebilecek bir yer burası. Plajda piknik yapabileceğiniz alanlar mevcut. Ayrıca plajda bir işletme de var. Ben işletmeden faydalanmam derseniz kendiniz istediğinizi getirip takılabilirsiniz. İşletmede fiyatlar bir çok yere göre daha uygun. Plajın sol kısmı halk plajı olarak ayrılmış ağaç gölgesi bulmak mümkün ama erken gitmek kaydıyla. Deniz kıyı şeridi taşlık 4-5 metre sonrası kum. Deniz genel olarak temiz ve ılık. Özellikle hafta içi bir çok yere göre daha sakin olan Büyük Samanlık Plajı'na dar ve virajlı yollardan geçerek ulaşabilirsiniz. Fethiye'de sessiz sakin bir yer arıyorsanız burası aklınızda bulunsun. - Büyük Samanlık Plajı giriş ücreti: Küçük Samanlık Plajı'nın giriş ücreti araç başı 20 TL. Şezlong ve şemsiye parça başı 40 TL'ye ya da köşklerde ön taraf 120 arka taraflar 100 TL'ye kiralanıyor. - Büyük Samanlık Plajı'nın haritadaki konumu burada. Fethiye'de kumlu bir plaj arıyorsanız yarımadada bulunan Kuleli Plajı'nı tercih edebilirsiniz. Fethiye merkeze yakın sayılabilecek bir noktada yer alan Kuleli Plajı'nın denizi oldukça sakin ve hemen derinleşmiyor. Yani yüzme bilmeyenler için oldukça ideal bir plaj. Plaj içerisinde özel bir işletme bulunuyor. Dilerseniz buradan şezlong şemsiye kiralayabilirsiniz. Ayrıca bu işletmeden çadır kiralama imkanınız da mevcut. Kuleli Plajı'nın diğer plajlara göre farklı bir özelliği de var. Bu da burada sadece kadınlara yönelik plajın bulunması. Yani tesettürlü arkadaşlar deniz için burayı rahatça tercih edebilir. Kuleli Plajı'nda ister kendiniz takılabilir isterseniz de işletmeden faydalanabilirsiniz. Burada deniz kestanesi bulunuyor. Dikkatli olmanızda ve yanınıza deniz ayakkabı almanızda fayda var. - Kuleli Plajı giriş ücreti: Kuleli Plajı'nın giriş ücreti kişi başı 40 TL. - Kuleli Plajı'nın haritadaki konumu burada. Not: Kuleli Plajı'nda kadınlar için ayrı, erkekler için ayrı alanlar ve ortada aileniz ile beraber yüzebileceğiniz ortak alan bulunuyor. Kadınlar için olan kısım ortak alandan görülmeyecek şekilde ayrılmış. Ortak alanda haşema zorunluluğu var. Fethiye koyları ve plajları listem gerçekten efsane güzellikte yerlerle dolu. Buralarda denize girmek muhteşem bir deneyim. Bu güzel koylardan biri de yine yarımadada bulunan Boncuklu Koyu. Boncuklu Plajı'nın büyük kısmı özel bir işletme tarafından işletiliyor. Küçük bir kısmından ücretsiz olarak faydalanabilirsiniz. Gelirken şemsiyeniz ve sandalyeniz yanınızda olsun zira ücretsiz kısımda bunlar yok. Fethiye merkezden buraya dolmuşla kolayca ulaşabilirsiniz. Merkezde denize girilecek yer arıyorsanız burayı tercih edebilirsiniz. Koya gelirken işletmeden faydalanmayacaksanız tedarikli gelmeyi unutmayın. Çevrede market yok. Gün boyu kalmayı planlıyorsanız erken gelmeyi unutmayın. Burada bulunan işletmeyi tercih edecekseniz rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Boncuklu Koyu'nun sahili küçük çakıllardan oluşuyor. Deniz ayakkabısı getirmenizde fayda var. Plajda bulunan işletmeden kano kiralayabilir ya da tüplü dalış yapabilirsiniz. Koyun konumu burada. Yarımada koylarına Kalemya Koyu ile devam ediyoruz. Kalemya Koyu tamamen özel bir işletmenin elinde olan bir koy. İşletme bir otel ve dışarıdan müşteri almıyor. Ne yazık ki bir koy bu şekilde insanımızın elinden alınmış durumda. Deniz oldukça güzel ve temiz. Tabi denizi görmek için otel müşterisi olmanız gerekiyor. Kalemya Koyu'nun haritadaki konumu burada. Fethiye koyları ve plajları say say bitmiyor. Yaz yaz da bitmiyor.😂 Gelelim bir başka güzellik olan Akvaryum Koyu'na. Akvaryum Koyu ile Kayaköy bölgesindeki koy ve plajlara geçtik bilginiz olsun. Türkiye'nin hangi bölgesine giderseniz gidin mutlaka bir Akvaryum Koyu vardır sanırım.😀 Pırıl pırıl bir deniz, berrak sular ve çeşit çeşit balıkları görüyorsanız bingo Akvaryum Koyundasınız. Fethiye'deki Akvaryum Koyu Ölüdeniz'de bulunuyor ve ismini tam anlamıyla hak ediyor. Burası Ölüdeniz tekne turlarının uğrak noktası. Hemen belirteyim bu koya araba ile ulaşım yok. Fethiye koyları ve plajları arasında en temiz suya sahip yerlerde biri kesinlikle Akvaryum Koyu'dur. Fethiye'de dalış yapmak için iyi bir yer arıyorsanız burayı muhakkak listenize alın. Akvaryum Koyu'nda balıklarla yüzmek için şnorkel ya da gözlük şart. Akvaryum Koyu'nun konumu burada. Zar zor yolunu bulduğumuz bir koy Darboğaz Koyu. Fethiye'de bilinmeyen bir koy arıyorsanız burayı çok rahat tavsiye ederim. Yolu biraz zahmetli olan Darboğaz hem yolundan hem de konumundan dolayı çok kalabalık değil. Fethiye koyları ve plajları yazımın en gizli noktası Darboğaz diyebilirim. Darboğaz Fethiye'nin en bilinmeyen koyu olarak kalmış olabilir. Buraya arabayla ulaşım yok. Koya ulaşmak biraz zahmetli. Biz başta yanlış yola saptığımızdan doğru yolu bulana kadar baya yorulduk. Ama sonunda hedefi tutturduk. Hemen yolunun tarifini veriyorum. Google haritada yol tarifi alıp araç ile gelebileceğiniz son noktaya kadar gelip 20 dk yürüyüş ile Darboğaz'a ulaşıyorsunuz. Aracınızı yol kenarına park edebilirsiniz. Aracı park ettikten sonra tahtadan yapılmış bir uyarı levhası göreceksiniz ve gördüğünüz o patika yolu takip edeceksiniz. 20 dk sonra efsane bir manzara ve güzel bir koy sizi bekliyor olacak. Darboğaz'a giderken yanınızda kesinlikle su ve yiyecek bulundurun. Yaşlı ve çocuklu olanların buraya patika yol nedeniyle gitmemesini tavsiye ederim. Çünkü yolu zorlayıcı. Darboğaz'da herhangi bir işletme vs bulunmuyor. Tedarikli gitmeniz lazım. Hafta sonu bile gitseniz kalabalık değil. Burası muhafazakar tekne turlarının uğrak noktası. Bizim bu koyda sevmediğimiz şey kara sinekler oldu sağ olsunlar sivrisineklerden farkı yoktu. Isırıp ısırıp durdular.😐 Darboğaz'da deniz turkuaz renginde ve taşlık. Eşsiz güzellikteki Darboğaz'ın haritadaki konumu burada. Fethiye'de arabayla gidilen koylardan biri olan Gemiler Koyuna geldik. Başta belirteyim Gemile Koyu'nun arabayla inilen yol olan iniş yolunda manzara çok çok güzel. Burada bol bol foto çekilmeyi unutmayın. Koya gelince Gemile Plajı küçük bir plaj. Plaj taşlık. Denize girmek isterseniz sol taraftaki kayalıkların olduğu yeri tercih edebilirsiniz. Burada bir de kamp alanı mevcut. İsterseniz burada kamp yapabilirsiniz. Fakat gitmeden yorumları okuyun! Gemeler Plajı'nın hemen karşısında ise Gemile Adası diğer adıyla St. Nicholas Adası bulunuyor. Vaktiniz geniş ise burayı muhakkak listenize alın. - Gemile Koyu'nun giriş ücreti araç başı 50 TL. İsterseniz kendi sandalye ve şemsiyenizi getirebilirsiniz. Bu ücretler 2022 yılı için geçerli. - Gemile Koyu Kayaköy'e 8 km uzaklıkta bulunuyor. Gemile Koyu'nun haritadaki konumu için sizi buraya alalım. Gemile Koyu'nun hemen karşısında bulunan St Nicholas Adası 2500 yıllık bir tarihe sahip. Buraya Fethiye koylarının en gizemli yeri diyebilirim. Adada Roma ve Bizans döneminin izlerini taşıyan 7 tane eski kilise bulunuyor. Kiliselerin yanında ev, depo gibi günlük yaşam için gerekli yapılar da mevcut. Burada bulunan tünel büyük kilise ile küçük kiliseyi birbirine bağlıyormuş. Adanın çevresi neredeyse tamamen tarihi kalıntılardan oluşuyor. St. Nicholas Adasına sadece tekne ile ulaşım var. Deniz burada tam anlamıyla cam gibi. Daldığınızda tarihi kalıntıları görebiliyorsunuz. Şnorkel yada gözlük şart. - St. Nicholas Adası'nda bulunan ören yerine giriş ücreti kişi başı 15 TL. Müze kart burada geçerli. - Adanın konumu burada. Fethiye koyları ve plajları yazımdaki en sevdiğimiz yerlerden biri kesinlikle Soğuk Su Koyu oldu. Yazın sıcağında burası buz gibi suyu ile gerçekten şok etkisi yaratıyor. Çok fazla soğuk su sevmeyen ben bile buradan çıkmak istemedim. Biz buraya Ölüdeniz tekne turu ile ulaştık. Normalde araba ile Soğuk Su Koyuna ulaşım yok. Tıpkı Darboğaz gibi belli bir mesafeye kadar araba daha sonra ise yürüyerek koya ulaşıyorsunuz. Soğuk Su Koyu'nda deniz tertemiz. Soğuk su kaynağına yüzdükçe sıcaklık azalıyor ve üşümeye başlıyorsunuz. Yazın sıcağında gerçekten çok iyi oluyor. Burada herhangi bir işletme yok. Gelirken tedarikli gelmenizde fayda var. Soğuk Su Koyu'na yürüyerek nasıl gidilir derseniz, burası Kayaköy'ün tam arka tarafında kalıyor. Yürüyüş yapmayı severim derseniz Kayaköy'deki kalıntıların içinden sahile kadar uzanan 40 dk'lık patika bir yoldan buraya ulaşabilirsiniz. Soğuk Su Koyu'nun konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Koyun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Ölüdeniz tekne turumuzda yemek molasını Deve Plajı'nda vermiştik. Burası Soğuk Su Koyu'nun hemen karşısında bulunuyor. Buraya Deve Plajı denmesinin nedeni buradaki kayaların yukarıdan deveyi andırmasından dolayıymış. Deve Plajı'na karadan ulaşım yok. Konum burada. Kumburnu Plajı kumlu ve küçük taşlardan oluşuyor. Hemen yanı başındaki Ölüdeniz Plajına göre deniz dalgalı değil. Bırakın dalgayı çarşaf gibi. Çocuklu aileler için ideal. Wc, soyunma kabini ve duş imkanları mevcut. Yüksek sezonda çok kalabalık! Burada bir işletme bulunuyor. Buradan şezlong kiralayabilirsiniz. Oldukça kapsamlı bir tesis burası. Bir kart veriyorlar ve o kartla alışveriş yapıyorsunuz. Dilerseniz kendinizde havlunuzu atıp takılabilirsiniz ama yer bulmak oldukça sorun. Tekrar söylüyorum Kumburnu Plajı'nın deniz efsane. Burayı çok sevecekseniz. Hayatınızda bir kez de olsa görün derim. - 2023 yılı için Kumburnu Plajı giriş ücreti araç için 150 TL. En son gittiğimizde yayalardan ücret alınmıyordu. - Kumburnu Plajı Fethiye Ölüdeniz'de bulunuyor. Konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Ölüdeniz denilince akla ilk gelen plaj Belcekız Plajı ya da diğer ismiyle Ölüdeniz Plajı'dır. Burası yaklaşık 3 km'lik bir halk plajı ve plajın girişi ücretsiz. Denizi çok güzel ve turkuaz mavisi. İsmi Ölüdeniz ama buranın denizi dalgalı ve hemen derinleşiyor yani çarşaf gibi değil. Yüksek sezonda oldukça kalabalık ve bundan dolayı da deniz ne yazık ki bulanık. Çocukların dikkat etmesi gerekiyor. Burada kendi sandalye ve şemsiyenizi de kullanabilirsiniz. Belcekız Plajı'nda denize girilecek en iyi yer kayalıklara doğru olan kısım bence deniz burada daha temiz ve daha sakin. Bir de Ölüdeniz'de konaklama yaptıysanız bu plajda sabahın ilk saatlerinde denize girin. İnanılmaz güzel bir keyfi var söyleyeyim. - Ölüdeniz Plajı halk plajı olduğundan buranın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Yani giriş ücretsiz (2022). Şezlong ve şemsiye ücreti 15'er TL. - Ölüdeniz Plajı nam-ı diğer Belcekız Plajı nerede ve yol tarifi için buraya tıklayabilirsiniz. Buraya araç ile gidemiyorsunuz. Aracınızı Ölüdeniz merkeze park edip plaja yürümelisiniz. Yazın araç parkı biraz sıkıntılı, özel otoparkları kullanabilirsiniz. Ölüdeniz merkezden sıkıldınız mı ya da burası çok mu kalabalık geldi o zaman en yakın adresiniz Kıdrak Plajı olsun. Kıdrak Koyu oldukça geniş bir koy. Kıdrak Koyu'nun denizi berrak ve çakıllı. Kumsal ile denizin birleştiği yer de çakıl. Deniz 2-3 metrede derinleşiyor. Kıdrak Koyu'nun restoran ve bar kısmı da var. Fiyatlar normalin bir tık üstü. Tuvalet, soyunma kabinleri ve duşlar da mevcut. - Kıdrak Koyu giriş ücreti kişi başı 10 TL, öğrenci 5 TL. Araç ile giriş ücreti ise 30 TL. Şezlong şemsiye 20'şer TL. Dilerseniz şemsiye ve sandalyenizi kendiniz getirebilirsiniz. - Ölüdeniz'e en yakın konumda olan Kıdrak Koyu'nun konumu burada. Araç ile ulaşım mevcut. Mavi Mağara bizim aklımıza ruhumuza kazındı resmen. Ölüdeniz tekne turumuzda buraya uğramamız bizim için şanstı çünkü tekne turları her zaman burada durmuyor. Mavi mağara enfes bir güzelliğe sahip sadece tekne ile ulaşılabilen bir yer. Deniz tertemiz. Mağaranın içine giriyorsunuz ve sizi mini bir plaj bekliyor. Gerçekten burayı anlatmaya kelimeler yetmez. Dalış için çok uygun bir yer olan Mavi Mağara'nın konumu burada. Fethiye Koyları ve Plajları listemizin en güzel yerlerinden biri kesinlikle Kelebekler Vadisi'dir. Türkiye'nin en iyi manzara noktaları arasında ilk 3'e girmeye aday bence. Koy 1. derece doğal sit alanı, yapılaşmaya kesinlikle izin verilmiyor. Burada bulunan işletmede ahşap bungalovlarda ve çadırla konaklama imkanı var. Kelebekler Vadisi'ne gitmek için öncelikle Ölüdeniz'e gitmeniz gerekiyor. Ölüdeniz'den Kelebekler Vadisi'ne tekne ile ulaşabilirsiniz. Bunun için 2 seçeneğiniz var. Eğer koyda uzun vakit geçirmek istiyorsanız en iyi seçenek dolmuş tekneler. Ayrıca Ölüdeniz günübirlik tekne turlarının rotasında da Kelebekler Vadisi oluyor. Vadide 1 saat mola veriyorlar. Daha uzun vakit geçirmek istiyorsanız en ideal seçenek dolmuş tekneler. Kelebekler Vadisi'ne dolmuş tekne ile gidiş-dönüş 80 TL (2022 fiyatı). Deniz yolu ile Kelebekler Vadisi'ne gelip vadi içerisini keşfetmek isterseniz Kelebekler Vadisi giriş ücreti olan 17,5 TL'yi ödemelisiniz. Çocuklar giriş ücreti 7,5 TL. Yukarı manzara için Kelebekler Vadisi seyir noktasının herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Gelelim Kelebekler Vadisini yukarıdan görebileceğiniz en iyi seyir noktasına. Ölüdeniz tarafından Faralya Köyüne doğru araç ile gelirken Kelebekler Vadisi'nin hemen ilk virajında araçların durduğu, arıların istila ettiği bir çeşme ve kayalık olan bir nokta var. İşte bu noktada bizim gibi enfes fotoğraflar çekilebilirsiniz. Hele bir de Drone varsa da müthiş videolar çekebilirsiniz. Seyir noktasının konumu burada. Kabak Koyu Fethiye'de yüzebileceğiniz en güzel koylardan biri. Fethiye'ye 33 km, Ölüdeniz'e 20 km mesafede. Burada plajın uzunluğu yaklaşık 200 metre. Deniz çakıl ve biraz dalgalı ama masmavi rengi göz alıcı. Kabak Koyu denilince akla direkt kamp ve çadır geliyor. Koyda çok sayıda kamp alanı bulunuyor. Bu kamp alanlarında bungalovlar da var, çadırla konaklama imkanı da. Bu kadar popüler bir bölge olunca imkanlar da gelişmiş. Sahilde kampa izin verilmiyor bilginiz olsun. Kabak Koyu'nda bulunan trekking yolunu takip ederek üst taraftaki şelaleye yaklaşık 1 saatlik yürüyüşle ulaşabilirsiniz. Küçük bir şelale ama o sıcakta o yolu yürüyüp şelalede yıkanarak serinlemek harika. - Kabak Koyu Giriş Ücreti: Kabak Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Kabak Plajı'na servis var kişi başı 50 TL. Özel araçla gelirseniz park ücreti 30 TL. Arabanızı yine merkezine kadar getiremiyorsunuz yukarda bırakıp tahmini 1 km yürüyorsunuz. - Kabak Koyu'na nasıl gidilir derseniz eğer kendi aracınızla gidiyorsanız belli bir yerine kadar araç ile gidiyorsunuz ve aracınızı otoparka park ediyorsunuz. Bu noktadan sonra yol bozuk olduğu için dolmuşlarla gidiliyor. Kabak Koyu'nun konumu burada. Fethiye koyları ve plajları listemi zor da olsa bitirdim. En zorlandığım yazılardan biri oldu. Sizlere doğru bilgiyi düzenli vermek için uğraşıyorum. Yeter ki size faydalı olsun. Bu kadar koy saydık peki Fethiye'de hangi koylara araba ile gidebilirsiniz onu da belirteyim. - İnlice Halk Plajı - Ayten Koyu - Osmanağa Koyu - Günlüklü Plajı - Katrancı Koyu - Karaot Plajı - Akmaz Plajı - Çalış Plajı - Küçük Samanlık Plajı - Büyük Samanlık Plajı - Kuleli Plajı - Boncuklu Koyu - Kalemya Koyu - Gemiler Koyu - Kumburnu Plajı - Ölüdeniz Plajı - Kıdrak Beach Fethiye'de arabayla gidilemeyen koylar hangisi derseniz o da aşağıda. Buralara ulaşmak için tekne turu ya da mavi yolculuğa çıkmak şart. Bence kesin ve kez tekne turuna çıkmalısınız. Çünkü arabayla gidilemeyen koylar her zaman daha güzeldir. - Akvaryum Koyu - Darboğaz Fethiye - St. Nicholas Island - Soguk Su Koyu - Deve Plajı - Mavi Mağara - Kelebekler Vadisi Plajı - Kabak Plajı Hemen belirteyim Kıyı Kanunu'na göre her koy ya da plaj halka aittir. İsterse özel işletme olsun. Siz işletmeden faydalanmayacağınız sürece her koya giriş çıkış yapabilirsiniz. Kanunda durum bu peki gerçekte nasıl derseniz işletmeler bir çok yeri parsellemiş durumda. Yine de siz haklarınızı bilin. Fethiye'de ücretsiz plajları aşağıda listeledim. Buralarda halk plajı var ve dilediğiniz gibi takılabilirsiniz. Tabi yer bulmak şartıyla. - İnlice Halk Plajı - Ayten Koyu - Osmanağa Koyu - Karaot Plajı - Akmaz Plajı - Çalış Plajı - Küçük Samanlık Plajı - Büyük Samanlık Plajı - Kuleli Plajı - Boncuklu Koyu - Darboğaz Fethiye - Gemiler Koyu - Soğuk Su Koyu - Deve Plajı - Kumburnu Plajı - Ölüdeniz Plajı - Kelebekler Vadisi Plajı - Kabak Plajı Fethiye'ye birden fazla gelmiş seyahat severler herkesin gittiği koylardan sıkılıp farklı arayış içine giriyorlar. Haklılar mı haklılar bence. Bazen kalabalık, işletmelerin müşterilere yaklaşımı, maddi durumlar gibi faktörlerden dolayı insan az bilinen, fazla kalabalık olmayan koy arayışına giriyor. Hemen belirteyim Fethiye'nin de az bilinen koyları var. Bu koylar az biliniyor güzel fakat bu koyların dezavantajı ulaşımının zor olması. Eee ulaşımı kolay olsa az bilinmezdi değil mi ? Dolayısıyla bu koylara ulaşmak için efor harcamalısınız. Güzele ulaşmanız için çaba şart. Fethiye'nin az bilinen koylarını aşağıda sıraladım. Buralara giderken genel olarak hazırlıklı gidin. Çünkü işletme ya da tesis bulunmayabilir. Bir de lütfen ama lütfen bu koyları kirletmeyelim. - Ayten Koyu - Osmanağa Koyu - Akvaryum Koyu - Darboğaz Fethiye - St. Nicholas Island - Soguk Su Koyu - Deve Plajı - Mavi Mağara Fethiye'nin En Güzel Koyu'nu Seçiyorum! Fethiye'nin en güzel denizi nerede ? Bu sorunun cevabı oldukça zor. Hadi gelin size Fethiye'nin en güzel denizi nerede söyleyeyim. Fethiye koyları ve plajları listemde tam tamına 25 koy sıraladım. Detaylara girsem listem oldukça uzun olurdu. Bu koyların neredeyse hemen hepsine gitme fırsatı yakaladım. Peki Fethiye'nin en güzel koyu neresi ? Bu sorusunun cevabı kişiden kişiye değişir. Fakat bana göre tek bir cevabı var. Bence Fethiye'nin en güzel koyu Ölüdeniz'de bulunan Kumburnu Plajı'dır. Bu sorunun cevabı bana göre açık ara Kumburnu Plajı'dır. Ölüdeniz'de yer alan bu güzel plaj benim sadece Muğla'daki değil Türkiye'de en beğendiğim plajlar arasında. Denizi çarşaf gibi ve tertemiz. Fethiye'ye geldiğinizde muhakkak burayı keşfetmelisiniz. Bu sorunun cevabı açık ve net. Tabiki Ölüdeniz. Kıyaslama bile kabul etmez. Fethiye merkezde denize girilebilecek noktalar belli. Çok fazla alternatif yok. Merkezde Çalış Plajı, Akmaz Plajı ve Şövalyeler Adası'nı değerlendirebilirsiniz. Buralar sizi açmazsa merkeze yakın Yarımadadaki koylara gidebilirsiniz. Fethiye'de bulunan deniz Akdeniz'e bağlı. Burası Ege Denizi değil yani. Datça bu iki denizi ayıran kısım aklınızda bulunsun. Fethiye'de en dalgasız denizi favori noktam olan Kumburnu Plajı'nda bulabilirsiniz. Buranın önü açık olmadığında dalgalar içeriye giremiyor ve bu plaj size çarşaf gibi bir deniz sunuyor. Fethiye koyları ve plajları yazımın sonuna geldik. Bu koy ve plajlarla ilgili aklınıza ne gelirse aşağıda yorum kısmında sorabilirsiniz. Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Değerli yorumlarınızı bekliyorum. Instagram'a sabitlediğim hikayelerde Fethiye koyları ve plajlarının çoğunu canlı canlı görebilirsiniz. Bakmışken takip etmeyi unutmayın. Aşağıya da Fethiye günübirlik tekne turu vlogumu bırakıyorum. Şimdiden musmutlu gezmeleriniz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/fethiye-oludeniz-yamac-parasutu", "text": "Ülkemizin tanıtımlarında en çok kullanılan görsellerden biri Muğla'nın Fethiye ilçesinde bulunan Ölüdeniz Kumburnu Plajı ve buradaki yamaç paraşütü görselleri oluyor. Fethiye'nin yurtdışında da bu kadar bilinirliğinin olmasında Ölüdeniz Yamaç Paraşütü deneyiminin payı oldukça büyük. Bu güzel aktiviteye ek olarak Babadağ'dan Ölüdeniz'e doğru atlamak ve doğa görsel şölenini havadan izlemek bambaşka bir duygu. Yani yamaç paraşütü Ölüdeniz için var olmuş gibi bir gerçek var. İkisi artık ayrılmaz bir parça. Birçok kişinin ölmeden önce yapılacak şeyler listesinde olan yamaç paraşütü benim için imkansız bir ihtimaldi. Ama ne demişler büyük lokma ye büyük konuşma.😀 Zamanla nasıl değiştim, nasıl yeni bir Buju'ya dönüştüm ve benim için imkansız olan bir şeyi nasıl deneyimledim hepsini anlatacağım. Önemli Not: Bu yazımda tüm detayları okumaya çalışın. Çünkü paraşüt konusunda en önemli mesele güven meselesi. Kalitesiz, ucuz firmaları tercih etmeyin. Bazı firmalar atlayışı ucuzdan yapıp fotoğrafları pahalıya satıyor. Dolayısıyla güvenilir firma şart. Benim epey şiddetli ölçüde bir düşme korkum vardı çocukluğumdan beri. Yükseklik korkusunun farklı bir türevi. Gökdelenin tepesine çıkıp camdan bakabiliyordum ama dar, yüksek bir köprüden geçemiyordum. Dağ tepe keçi gibi tırmanabiliyordum ama inerken oturup sürünerek iniyordum.😃Bu durum yakın geçmişe kadar böyleydi. Ta ki Babadağ'dan atlayıp zincirlerimi kırana kadar. Seyahati ve farklı deneyimlerimi sevdiğim için bu korkum hayatımı zorlaştırıyordu. Düşünsenize bir kanyona gidiyoruz, ıkına ıkına yürüyorum. Sırf köprüden geçemediğim için en güzel manzara noktasını kaçırıyorum gibi gibi. Korkumu yenmem öyle bir anda olmadı. Yavaş yavaş, ona teslim olmayarak, üstüne giderek minik minik gelişti. Dalyan'dan Fethiye'ye geçtiğimizde Üstün iş ortağımız olan turizm firmasıyla hiç bana sormadan organize etti uçuşu. Baya emrivaki oldu yani.😃Yarın sabah 10.30'da hazır ol uçuyorsun dedi. Bir yandan ödüm kopuyordu ama bir yandan da zincirlerimi kırmak istiyordum. Sabah firmanın Ölüdeniz'deki merkezine gittik ve biraz bekledikten sonra Üstün'le aşağıda vedalaşıp minibüsle Babadağ'a doğru yola koyulduk. Baya tedirgindim yol boyu, yukarıya çıktıkça da korkum tavan yaptı. Çünkü müthiş yüksek bir konumdaydık. Nasıl yani ben birazdan bu yükseklikte gökyüzünde mi olacağım. Heyecan falan değil hissettiğim tek şey korkuydu. Minibüsten indik ve yamaç paraşütü için burada olan onlarca insanı gördüm. Pilot hazırlıklarını yaparken ben biraz uçanları izledim. Zaten öyle uçurumun kenarından boşluğa atlamak gibi bir durum yok. Bir rampa var, rampada bir kaç adım atıp yükselmeye başlıyorsunuz. Ama yine de bu durum korkumu yenmeme hiç yardımcı olmadı. Hatta yapamayacağımı düşünüp ağlamaya başladım.😂Pilotum hemen beni telkin etmeye ve yatıştırmaya çalıştı. Biraz da oldu bittiye getirdi aslında. Çünkü bana kalsa yapamazdım sanırım. O kadar korkmamla el ensede keyif yapmam arasında sadece dakikalar geçti. Bu korkunç bir şey diye bağırırken bu muazzam bir şey diye bağırmaya başladım. Gerçekten öyleydi. Korku yerini keyfe bırakınca bunun nasıl eşsiz bir deneyim olduğunu anlıyor insan. Ve nasıl daha önce yapmamışım diyor. 2000 metre yükseklikte gökyüzünde kuş gibi süzülürken hissettiğiniz tek şey özgürlük. Rüzgar teninizi okşarken, Ölüdeniz Blue Lagün ayaklarınızın altındayken tüm dertler sorunlar gerçek dünyada bir nokta kadar kalıyor. Siz ütopik bir yerde gerçek olamayacak kadar güzel bir şey yaşıyorsunuz. Ölüdeniz yamaç paraşütü yapmaya karar verirseniz sırada hangi firmayla uçayım, hangi pilotu tercih edeyim konusu beliriyor. Bu en önemli konu başlığı aslında. Çünkü güvenilir bir firmayı tercih etmeniz, profesyonel ve deneyimli bir pilotla uçmanız en önemli kriter. Biz SkyStar firmasını tercih ettik ve uçuş öncesi sonrası her şeyi ile bu firmadan memnun kaldık. - Firma Adı: Skystar Ölüdeniz - Firma Yetkilisi: Celal Bey - Adres: Ölüdeniz Mah. Atatürk caddesi, b-blok, No: 15/2a Fethiye Muğla - Konum: Skystar - Tel: 0532 628 17 79 - E-mail: - Web Site: http://skystarparagliding. com/tr/ Gelelim en önemli konulardan birine yani Ölüdeniz yamaç paraşütü fiyatına. Bu eşsiz deneyimin fiyatı firmadan firmaya minik farklarla değişiyor. Fakat firmayı seçerken kurumsal ve pilotlarının profesyonel olması oldukça önemli. 2023 yılı için Ölüdeniz yamaç paraşütünün fiyatı 2750 TL. Bu fiyata fotoğraf ve video dahil. Eğer fotoğraf ya da video talep etmezseniz fiyat 2000-2100 TL civarında oluyor. Fotoğraflar için ekstra 700-800 TL arasında ödeme yapıyorsunuz. Bunların dışında başka bir maliyet yok. Babadağ'a çıkış firma tarafında karşılanıyor. Bu fiyata bu deneyim değer mi derseniz emin olun yüzde yüz değer. Hatta eminim atladıktan sonra neden önceden bunu yapmadım diyeceksiniz. Çok net söylüyorum; hayatınızda 1 kere de olsa Fethiye'ye geldiğinizde bu deneyimi yaşayın. - 2016 yılında 370 TL - 2017 yılında 400 TL - 2018 yılında 450 TL - 2019 yılında 550 TL - 2020 yılında 600 TL - 2021 yılında 1000 TL - 2022 yılında 1800 TL - 2023 yılında 2750 TL Fethiye yamaç paraşütü pahalı mı derseniz şu anki ekonomik şartlardan dolayı fiyatlar normal seviyede denilebilir. Firmaların uçuştaki maliyetini genel olarak pilotlara verilen ücret ve Babadağ giriş fiyatı oluşturuyor. İşin içine girince fiyatların normal olduğunu düşünüyorum. Dünyada en yaygın olarak gerçekleştirilen hava sporlarından biri olan yamaç paraşütü oldukça güvenli. Sanırım en kilit nokta rüzgar. Hava şartlarına dikkat edilip, 20 knot rüzgarın üstünde kesinlikle uçuş yapılmamalı. Ayrıca ekipmanların yeni olması ve LTF, DHV gibi uluslararası testlerden de geçmiş olması gerekiyor. Profesyonel ve deneyimli bir pilotla uçuşu gerçekleştirmek de oldukça önemli. Tüm bu kriterlere uyulduğunda güvenli ve keyifli uçuşlar gerçekleştirilebilir. Ölüdeniz yamaç paraşütü uçuşunda yaş sınırı çocuklar için 5 yaş. 5 yaşından küçük çocuklarla uçuş yapılmıyor. 18 yaşından küçük olanların aile izniyle uçuş yapmasına izin veriliyor. Bunun dışında üst yaş sınırı bulunmuyor. Ölüdeniz Yamaç Paraşütü Uçuş Süresi ortalama yarım saat. Ölüdeniz'den Babadağ'a minibüsle yarım saatte çıkılıyor. Ulaşım+hazırlık+uçuş süresi için 1.30 saatinizi ayırmanız gerekiyor. Pilotun fotoğraf çekimi uçuş fiyatının dışında bir ücrete tabi. Bu durumu uçuş öncesinde konuşup ona göre anlaşmanız gerek. Böyle bir an fotoğrafsız ve videosuz olmaz. Ölüdeniz'den Babadağ'a 2 farklı şekilde çıkılabiliyor. İlk seçenek minibüsle. Skystar firması kendilerine ait minibüslerle pilotları ve yolcuları güvenli şekilde Babadağ'a götürüyor. Bir diğer seçenekse yeni yapılan teleferikle dağa çıkmak. Ancak burada bilmeniz gereken bazı detaylar var. Teleferikle belli bir yere kadar kapalı kabinlerle çıkılıyor. Sonrasında yamaç paraşütü yapılan zirveye gitmek için telesiyejlere binmek gerekiyor. Bu da bazı yolcular tarafından tercih edilmediği için bizim tur acentemiz bu ulaşım yolunu kullanmıyor. Yamaç paraşütü ile uçmaya karar verdiniz ama aklınızda onlarca soru var. Nasıl olacak, ne yapmam gerek diye düşünüyorsunuz ama sakin olun.😊 Pilotunuza güvenin ve yalnızca onun komutlarına konsantre olun. Zaten bir bakmışsınız gökyüzündesiniz. Atlamak yamaç paraşütü için hiç doğru bir kelime değil aslında ama dilimize böyle yerleşmiş. Çünkü atlamak denildiğinde yüksek bir yerden kendimizi boşluğa bırakmak gibi anlaşılıyor ancak yamaç paraşütünde atlamak gibi bir eylem olmuyor. Eğimli bir zeminde pilotun yönlendirmesiyle bir kaç adım atarak havalanıyor ve yerden yükseliyorsunuz. Sadece ayaklarınızı hemen çekip zemine sürtme olmasın diye oturmamanız söyleniyor. Fethiye yamaç paraşütü uçuşunda inişte de oldukça sakin ve yumuşak bir iniş oluyor. Kuş gibi süzülerek alçalıyor ve zemine ayak basıyorsunuz. Zaten yerde sizi karşılamak için bekleyen çalışanlar oluyor ve onlar sizi tutarak destekliyorlar. Benim sağ bacağımda kırık vakası olduğu için yere oturma refleksindeydim ama ayağa kalk dediklerinde hemen dik vaziyet aldım. Kuş gibi yere indik. Paraşüt iniş yerine gelince biz hemen firmanın önünde bulunan alana iniş yaptık. Alan oldukça geniş. Binalara yakın fakat pilotlar profesyonel olunca bu durum sorun olmuyor. Uçuşta sizi sıkmayacak rahat kıyafetler giymenizde fayda var. Oturur vaziyette olacağınız için sizi sıkan dar pantolonlar tercih etmeyin. Babadağ epey yüksek olduğu için yazın bile epey rüzgarlı oluyor ve üşütüyor. Sanırım biraz da korkudan ben epey titredim.😅 Mevsimi de baz alarak bir mont ya da hırka giyebilirsiniz. Yamaç paraşütü uçuşlarında kilo sınırı önemli bir faktör. Bu durum firmadan firmaya minik farklarla değişiyor. Biraz pilotun insiyatifine bağlı açıkçası. Ancak göz önünde bulundurulmalı ki paraşütün taşıyabileceği bir ağırlık kapasitesi var. Bu sınırın üstüne çıkıldığında çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Paraşütle atlayışta kilo sınırı ortalama 1 kişi için maksimum 100-110 kg arasında değişiyor. Uçuşta naçizane tavsiyem yanınıza hiç bir eşya almamanız. Yalnızca uçuşa odaklanın ve bu deneyimin tadını çıkarın. Ben telefonumu bile kullanmadım nasıl olsa pilot çekiyor diye. Ama eğer kendiniz çekim yapmak isterseniz telefonu boynunuza asabileceğiniz bir aparat mutlaka kullanın. Fethiye yamaç paraşütü için günde 5 kez uçuş yapılıyor. Bizim atlayış yaptığımız Skystar firmasının uçuş saatleri 08.30 11.00 13.00 15.00 17.00 saatlerinde. Önceden rezervasyonunuza yapmak şartıyla dilediğiniz saatlerde atlayış yapabilirsiniz. Fethiye Ölüdeniz'de 12 ay boyunca uçuş var. Tabi en önemli zaman dilimleri yaz ayları. Kış döneminde daha düşük irtifadan hizmet veriliyor. Tabi yine rüzgar ve yağmur ana belirleyici faktör. Nisan ikinci haftası ile birlikte daha yüksek irtifadan atlanılıyor. Yamaç paraşütünün en iyi ve en yoğun dönemi Temmuz, Ağustos, Eylül ayları. Bu dönemde yamaç paraşütü yapacaksanız rezervasyon yapmayı ihmal etmeyin. Yamaç paraşütü genel olarak tek ya da 2 kişi olarak yapılıyor. Fethiye'de 2 kişi olarak atlanılan yamaç paraşütünde önde siz arkada pilotunuz oluyor. Atlarken ve inerken kas takıyorsunuz. Uçuşta kaskı çıkartıyorsunuz. Toplamda 3 kişi ile atlayış yok. Tehlike her yerde yok mu ? Araba sürerken emin olun ölme riskiniz daha yüksek. Seçtiğiniz firma kurumsalsa pilotlar işin ehliyse içiniz ferah olsun. Her yamaç paraşütünün bir ağırlık taşıma kapasitesi var. Genelde bu paraşütlerin taşıma üst sınırı 230 kg. Buna pilotun, yolcunun ve paraşüt malzemesinin ağırlığı dahil. Firmalar yolcu olarak 100-120 kg arasını kabul ediyor. 2023 yılı için Fethiye yamaç paraşütü fiyatı fotoğraf çekimi dahil 2750 TL civarı. Fiyatlar yoğunluk durumuna göre değişiyor. Bu fiyatlara fotoğraf ve video ücreti dahil değil. Bunun için ekstra ücret ödemelisiniz. Fethiye için söylüyorum genelde firmalar günde 5 kez uçuş gerçekleştiriyor. Bana sorarsanız en iyi vakit saat 11 olanı. Ben 11 uçuşuna katıldım ve gayet güzeldi. Öğle uçuşu olan saat 13'de iyi bir alternatif. Yamaç paraşütü atlayışı genel olarak en az 25 dakika, en fazla 35 dakika sürüyor. Yamaç paraşütü 3 kişi yapılamıyor. Paraşütün ağırlık taşıma kapasitesinden dolayı maksimum 2 kişi atlanabiliyor. 2023 yılı için Ölüdeniz yamaç paraşütünün fiyatı 2400 TL. Bu fiyata fotoğraf ve video dahil. Eğer fotoğraf ya da video talep etmezseniz fiyat 1800-1900 TL civarında oluyor. Fotoğraflar için ekstra 500-600 TL arasında ödeme yapıyorsunuz. Bunların dışında başka bir maliyet yok. Babadağ'a çıkış firma tarafında karşılanıyor. 2023 yılı için Ölüdeniz yamaç paraşütünün fiyatı 2400 TL. Bu fiyata fotoğraf ve video dahil. Eğer fotoğraf ya da video talep etmezseniz fiyat 1800-1900 TL civarında oluyor. Fotoğraflar için ekstra 500-600 TL arasında ödeme yapıyorsunuz. Bunların dışında başka bir maliyet yok. Babadağ'a çıkış firma tarafında karşılanıyor. Fethiye Ölüdeniz'de yamaç paraşütü uçuşları Ölüdeniz mahallesinde bulunan Babadağ'dan yapılıyor. Bence Ölüdeniz'e araba ile giderken trafik kazası geçirme riskiniz paraşütle atlamaktan daha fazla. Bu noktada tavsiyem yazımı iyi okuyun ve güvenilir bir firma tercih edin."} {"url": "https://bujuyollarda.com/fethiye-tekne-turu", "text": "Şunu belirteyim Fethiye'de onlarca koy ve plaj var. Fethiye haritası zaten o kadar girintili çıkıntılı ki her yer maşallah koy. Koylara ek olarak bir de bir sürü adacık var. Eee bu güzel yerlerin hepsini keşfetmek isterseniz denize açılmanız şart. Denize açılmak için de muhakkak Fethiye tekne turu yapmalısınız. Yazıma geçmeden Muğla'nın güzel ilçesi Fethiye'yi keşifle ilgili hiç bir yerde bulamayacağınız çok detaylı Fethiye gezilecek yerler yazımı muhakkak okuyun derim. Yazımda Fethiye'nin tüm inceliklerini bölge bölge, nokta nokta kolayca bulabilirsiniz. Ayrıca Fethiye'de ne yenir, nerede kalınır yazılarıma da göz atabilirsiniz. - Fethiye Gezilecek Yerler | En Güzel 29 Yer - Fethiye'de Ne Yenir | En İyi 13 Restaurant Tavsiyem - Fethiye'de Nerede Kalınır | 7 Otel ve Villa Tavsiyesi Not: Baştan belirteyim; yazımı detaylı yazacağımdan kolay bulabilin diye rezervasyon numarasını en üste koyuyorum. Fethiye Tekne Turu rezervasyonu için Whatsapp'tan hızlıca iletişime geçip tur tarihi ve tura kaç kişi katılacağınızı söyleyin yeter. Bu numaradan hem günübirlik dolmuş tekne, hem günübirlik özel tekne kiralama hem de konaklamalı tekne turu için bilgi alabilirsiniz. Fethiye'de günübirlik tekne turu tavsiyesi arıyorsanız doğru adrestesiniz. Çünkü size çok güzel bir önerim var. Muğla'nın bir çok yerinde tekne turuna katılan biri olarak söylüyorum, Fethiye'de katıldığımız tekne turu da birbirinden güzel koylara götürdü bizi. Hatta son durakta bizi bekleyen ve çok sevdiğimiz bir sürpriz de oldu.😊 Detaylar aşağıda olacak. Günübirlik tekne turları adından da anlaşılacağı üzere gün boyunca süren, sabah 09.30-10.30 saatleri arasında başlayıp akşam 17.30-18.30 saatlerinde biten tekne turlarıdır. Fethiye merkez günübirlik tekne turları genelde Fethiye merkezde Beşkaza Meydanı sahilinde bulunan tekneler tarafından yapılıyor. Fethiye merkezde tekne turuna katılmak için bu bölgeden kalkan tekneleri tercih etmelisiniz. Fethiye günübirlik tekne turlarında genel olarak ödediğiniz ücrete teknede verilen öğle yemeği ücreti dahil oluyor. İçecekler ödediğiniz ücrete dahil değil. İçecek içerseniz tur sonunda hesap ödemeniz gerekiyor. Fethiye tekne turu rotalarına gelince bu konu hakkında net bir rota söylemem doğru olmaz. Çünkü tekne kaptanları tamamen koyun yoğunluğuna ve hava durumuna göre gideceği rotayı belirliyor. Yine de genel olarak Fethiye tekne turları 3 ana noktaya yönelik turlar düzenliyor. Bunlar Fethiye Merkez Günübirlik Tekne Turu, Fethiye 12 Adalar Tekne Turu ve Fethiye Ölüdeniz Tekne Turu şeklinde düzenleniyor. Tekne turumuzun detaylarına geçmeden önce tekne ile ilgili bazı bilgiler vermek istiyorum. - Tura katıldığımız tekne bir aile tarafından işletiliyor. Teknede güzel bir ortam mevcut. Ailenizle gönül rahatlığıyla tura katılabilirsiniz. - Tekne turu ücretine öğle yemeği dahil. Biz yemek olarak tavuk ve balık şeklinde sipariş verdik. Tekneye binerken yemek seçiminizi balık ya da tavuk olarak yapıyorsunuz. - Teknenin içi tertemiz. Hijyen açısından puanımız 10 üzerinden 10. - Teknede içecekler ekstra ücrete tabi. - Tekne gerçekten temiz ve nezih bir ortam sunuyor size. Genelde çiftler ve aileler müşteri olarak kabul ediliyor. - Teknede deniz sonrası duş imkanı var. - Tekne 3 kattan oluşuyor. Can yeleği, şezlong, bir şeyler yiyip içebileceğiniz kafesi ve tuvaleti mevcut. Evet şimdi gelelim enfes tekne turumuza. Fethiye tekne turu rotaları yukarıda dediğim gibi 3 ana güzergah üzerine düzenleniyor. Bu turlardan en bilineni ve en çok tercih edileni 12 Adalar tekne turları. Burada daha uzun bir rota tercih etmek isterseniz mavi yolculuğa çıkmalısınız. Mavi yolculukta koy koy bir kaç gün gezme imkanınız oluyor. Biz teknemizle aşağıda saydığım birbirinden güzel koylara gittik. Rotamız sırasıyla Katrancı Adası Yassıca Adaları Tersane Adası ve Kızıl Ada 'idi. Bu noktalarda ortalama 1 saat yüzme molası verdik ki bu süre fazla fazla yetti bize. Zaman planlaması ve hava durumuna göre de bu dört koya +1 koy daha eklenebiliyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/fethiyede-ne-yenir", "text": "Muğla'nın cennet ilçelerinden biri olan Fethiye oldukça şık ve güzel mekanlara sahip. Fethiye'de ne yenir diye araştırıyorsanız size çok güzel tavsiyelerim var. Fethiye'de imkanlar gayet gelişmiş. Herkese hitap edecek ucuzundan pahalısına bir çok mekanı Fethiye'de bulabilirsiniz. Benim tavsiyelerim arasında ise kahvaltıdan akşam yemeğine, tatlısından fast fooduna bir çok öneri var."} {"url": "https://bujuyollarda.com/fethiyede-nerede-kalinir", "text": "Fethiye, Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri. Bu güzel ilçe tatil açısından her türlü imkana sahip gelişmiş bir yer. Bölge olarak da birbirinden güzel tarihi ve doğal güzelliklere sahip. Buraya geldiğinizde eminim bir çoğunuz emeklilik hayalini burada kurmaya başlayacak. Çok seveceksiniz burayı. Neyse tatil için buraya geldiniz ve Fethiye'de nerede kalınır diye araştırıyorsanız doğru adrestesiniz. Çok güzel tavsiyelerim var. Muğla merkezde yaşamamızdan dolayı bu güzel ilçeye her fırsatta gitmeye çalışıyoruz. Gittiğimizde de gezilecek yerleri tekrar gezip sizin için yeme içme ve otel önerisi toplamaya çalışıyoruz. Aşağıda Fethiye ile ilgili diğer yazılarımı da bırakıyorum, detaylı incelerseniz. Fethiye'yi gitmeden önce bu yazılarımla Fethiye hakkında iyi bir ön bilgi edinmiş olacaksanız. Fethiye'de nerede kalınır yazımda benim bizzat deneyimlediğim ve memnun kaldığım yerleri size tavsiye ediyorum. Bu yerler dışında da bir çok seçenek mevcut. Her bütçeye hitap eden yerler var. Bütçe şartlarınıza göre en iyi yeri ayarlayıp muhakkak Fethiye'ye gelin derim. Her şeyi ile buradan oldukça memnun ayrılacaksınız. Fethiye'de otel ya da villa arıyorsanız doğru yeri ya da bölgeyi seçmeniz gerekiyor. Çünkü Fethiye küçük bir yer değil. Alan olarak oldukça büyük ve gezilecek yerleri dört bir tarafa dağılmış. Vaktiniz geniş ise seçtiğiniz yer çok da önemli değil. Ya da konaklayacağınız yerden çıkmayacaksanız. Fethiye'yi çok fazla dağıtmadan 8 bölgeye böldüm. Bu yerlerde genel olarak her bütçeye hitap eden konaklama seçenekleri mevcut. Peki en favori bölgem neresi derseniz ben Kayaköy ve Göcek tarafını daha çok seviyorum. Neden mi aşağıda anlatıyorum. - Fethiye Şehir Merkezi - Kayaköy - Ölüdeniz - Faralya - Kabak Koyu Tarafı - Çalış Bölgesi - Yanıklar Bölgesi - Göcek Fethiye'de konaklama için bu 8 bölgeden birini tercih edebilirsiniz. 1 ve 6 numaralı yerler Fethiye merkezde yer alıyor. Merkezin imkanları normal olarak çok daha iyi. Tatil yapacağınız yerde alışveriş merkezi arıyorsanız bu iki bölgeyi tercih edebilirsiniz. 2, 3, 4 ve 5 numaralı yerleri Ölüdeniz Bölgesi diye tanımlayabilirim. Bu yerler birbirine yakın konumda. Özellikle Kabak bölgesi kampçıların favori noktası. Benim bu bölgelerden en favori yerim Kayaköy'de bulunan villalar ve oteller. Bu bölge dışında Yanıklar ve Göcek bölgelerini de tercih edebilirsiniz. En son kaldığımız villa Yanıklar tarafındaydı ve bu konaklamadan oldukça memnun kaldık. Göcek ise ayrı bir dünya. Dolayısıyla Göcek için rehberim burada. Benim Fethiye'de kaldığım yerler Yanıklar, Fethiye Merkez, Kayaköy ve Faralya tarafında bulunan işletmelerdi. Bu yerlerin hepsinden genel olarak memnun kaldım. Detayları aşağıda vereceğim. Bu bölgeler dışında Fethiye'nin iç kesimlerinde de bir sürü seçenek var. Fiyat olarak Fethiye'de uygun fiyata otel arıyorsanız daha iç tarafları tercih edebilirsiniz. Fethiye'de nerede kalınır sorumuzun ilk cevabı son seyahatimizde konaklama fırsatı bulduğumuz Doru Village'dı. Hemen söylüyorum biz buraya bayıldık. Fethiye'de muhafazakar ya da balayı villası arıyorsanız burayı muhakkak tercih edin derim. 2 kişilik hatta +1 kişinin de kalabileceği bu güzel villalar Fethiye'nin Yanıklar bölgesinde bulunuyor. Otel konum olarak Fethiye merkeze 12 km uzaklıkta. Doru Village'da toplamda 6 villa var ve hepsi aynı şekilde tasarlanmış çok şirin evler. Şimdi gelelim evin detaylarına. Doru Village'daki evlerde minik bir mutfak, banyo ve yatak odası var. Mutfakta her türlü ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz araç gereç var. Bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, ütü gibi eşyalar mevcut. Ev gayet konforlu ve rahat. Tam keyif yapmalık. Neden mi çünkü sizi bekleyen havuz, jakuzi, salıncak, hamak, şezlonglar ve mangal alanı var. Tadını çıkar çıkar bitmiyor. Evin çimlerinde çıplak ayakla yürümek bile çok keyifli. Havuz 2 kişi için ideal büyüklükte ve her gün temizleniyor. Evin eşyaları oldukça kaliteli. Sadece bu tarz evleri kiraladığınızda yiyecek ve içecek açısından hazırlıklı gelmeniz gerekiyor bilginiz olsun. Doru Village'da 2'km'lik mesafede alışveriş yapabileceğiniz zincir marketler bulunuyor. Bunun dışında 1 km sonra kendinizi denize atabileceğiniz plaj var. Bu bölgeyi iyi bildiğimiz için eğer burayı tercih ederseniz aşağıdaki yerleri gezmenizi tavsiye ederim. - Karaot Plajı - Akgöl - Yanıklar Köyü - Yeşilvadi Piknik Alanı - Adres: Yanıklar, Karaot Sahili Yolu Cd No:9/1, 48300 Fethiye/Muğla - Telefon: 0533 459 86 89 - Yetkili Kişi: Saim Bey Fethiye'de nerede kalınır sorusuna Kayaköy'den bir otel ile devam ediyorum. Kayaköy'de doğa içinde bir yerde konaklamak istiyorsanız Piramit Butik Otel doğru adres. Burası bana göre Fethiye Kayaköy'de nerede kalınır sorusunun da cevabıdır. Biz burada 2 gün konakladık ve otele bayıldık. Meyve ağaçlarının içinde, şık odaları olan bir otel Piramit Butik Otel. Gelelim otelin kahvaltısına. Kahvaltı gerçekten enfesti. Serpme olarak sunulan kahvaltıda kendi yetiştirdikleri domatesler, biberler, bahçeden meyveler, odun ateşinde pişmiş reçeller, her sabah taze çıkan sıcaklarla güzel bir kahvaltı sunuluyor. Doğadan ve havadan herhalde iştahınız açılıyor ve her şeyi mideye yolluyorsunuz.😅 Güne güzel başlamak için güzel bir kahvaltı şart ve bu kahvaltı da size sunuluyor. Doğa içinde olan oteller de temizlik zordur. Çünkü doğadasınız. Yani ufak tefek şeylerle karşılaşabilirsiniz. Fakat Piramit Butik Otel doğa içinde olmasına rağmen oldukça temiz bir oteldi. Odalar, banyo, ortak kullanım alanları ve havuz gayet temizdi. Gönül rahatlığıyla otelin tadını çıkarabilirsiniz. Otelin sahibi ve işletmeci olan Meryem Hanım çok tatlıydı. Bizimle gayet yakından ilgilendi. Bölgeyi iyi bilmesinden dolayı tavsiyeleri gayet yerindeydi. Otele girişte uyarıları çok ama çok yerindeydi. Kayaköy köy kahvesi ve gece havuz keyfi önerileri de tam yerindeydi. Bu bölgede konaklayacaksanız Kayaköy, Afkule Manastırı, Gemiler Koyu ve Soğuk Su Koyu'nu ziyaret etmeyi unutmayın. Özetle Fethiye Kayaköy'de nerede kalınır diyorsanız bujuyollarda imzasıyla burayı tavsiye ederim. - Telefon: 0533 600 02 95 0252 618 01 02 - Web Adresi: http://www. piramitotel. com/index. html - Adres: Kayaköy Mah. Gemiler Cad. 48300 Fethiye Muğla Hadi şimdi de Fethiye merkezden bir otel tavsiyesinde bulunayım. Fethiye merkezde Paspatur Çarşısı'nda yer alan Minu Otel sıcacık bir işletme. Otele ilk girdiğiniz andan itibaren otelin temizliği sizi rahatlatıyor. Otelin odaları oldukça konforlu sadece biraz küçük. Merkezi konumu itibariyle gitmek istediğiniz turistik yerlere aracınızla ya da toplu taşımayla rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Fethiye merkezde nerede kalınır diye düşünüyorsanız Minu Hotel'i gönül rahatlığı ile tercih edebilirsiniz. - Adres: Cumhuriyet Mahallesi 40. Sokak No:4 Fethiye/Muğla/Türkiye - Telefon:+90 252 612 20 50 / +90 252 612 20 60 - Web: http://www. minuhotel. com/ Fethiye Göcek'te otel arayanlar burada mı ? O zaman size güzel 2 önerim var. Göcek merkeze arabayla 10 dk uzaklıkta bulunan Ada Apart Otel tabiri caizse gıpgıcır bir otel. Mobilyalarının sıfır kokusu üzerinde duruyor. Doğanın içinde, İnlice Plajı'na 600 metre yürüme mesafesinde bulunan otelimizden çok çok memnun kaldık. Göcek'e gelirseniz burayı değerlendirme listenize alın. Ada Apart Otel'de biz apart odada konakladık. Otelin apart odaları gerçekten çok geniş ve ferah. Apart odalar 3 alandan oluşuyor: Ortak kullanım alanı, banyo ve yatak odası. Ortak kullanım alanında bir adet çekyat bulunuyor. Çekyatta iki kişi yatabilir diye düşünürsek apart odada toplamda 4 kişi kalabilir. Apart odalarda buzdolabı, fırın ve çamaşır makinesi mevcut. Odamızın banyosu tertemizdi. Yatak odamızda yatağın verdiği rahatlık ve konforla enfes bir uyku çekiyorsunuz. Hem ortak kullanım alanı hem de yatak odasında klima bulunuyor. Yazın klima candır biliyorsunuz. Otelin klimaları da yeni olunca ekstra rahatlıyorsunuz. Otelde sadece oda tutanlar için kahvaltı hizmeti veriliyor. Kahvaltı için otelin hemen yanındaki bahçeden en organiğinden sebzelerinizi, yeşilliklerinizi kendiniz toparlayabilirsiniz. Enfes organik özenle hazırlanmış bir kahvaltı veriyorlar. Güne güzel başlamak için güzel bir kahvaltı şart. Ada Apart Otel saolsun size bu güzel kahvaltıyı sunuyor. Bujuyollarda olarak Göcek'e gelirseniz Fethiye Göcek'te Nerede Kalınır derseniz Ada Apart Oteli gönül rahatlığıyla sizlere öneririm. Detaylar için Instagram hesabımda sabitlediğim Göcek hikayelerime bakabilirsiniz. - Telefon No: 0537 607 31 05 - Adres: İnlice Mahallesi, Günlüklü Sokak, Küme Evleri, 4/348310 Fethiye/Muğla Türkiye - Konum: Yol tarifi için tıklayınız. Marina Bay Göcek konum itibariyle Göcek'in tam kalbi olan marinada yer alıyor. Konsept olarak bir şehir otelini andıran butik bir otel. Dekorasyonu öyle şık odaları öyle konforlu ki benim çok sevdiğim konaklama deneyimlerimden biri oldu. Marina Bay Göcek'in 13 odası bulunuyor ve odaların hepsi denizi görüyor. Sabah uyandığınızda gözünüzü sonsuz maviliklere açmak inanılmaz huzurlu. Ayrıca odaların oturup keyif yapabileceğiniz balkonları da bulunuyor. Gün batımında balkonunuzda oturup bir şeyler yudumlamak da çok keyifli.😊 Temizlik konusunda bahsedecek olursak otelin her bir köşesi pırıl pırıldı. Otelde kahvaltı dahil konaklanıyor ve kahvaltısı da oldukça lezzetli. Otel sahibi Hakkı Bey ile denk gelirseniz mutlaka ellerinden omlet yiyin benden söylemesi.😉 Dilerseniz restoranda akşam yemeği de yiyebilirsiniz. Misafir ilişkileri konusunda da oldukça ilgili olduklarını söyleyebilirim. Gerek Hakkı Bey, gerek otel yetkilisi Atalay Bey misafirlerle yakından ilgileniyorlar. Otelin çevresinde halk plajı gibi denize girilecek bir alan bulunmuyor. Çevredeki otellerin beachlerinden faydalanabilir ya da İnlice plajı ve Göcek koylarını değerlendirebilirsiniz yüzmek için. Akşamları marinada yürüyüşe çıkabilir, alışveriş yapabilir, birbirinden şık mekanlarda vakit geçirebilirsiniz. - Adres: Göcek Mah. İskele Sok. No: 7 Fethiye / Muğla - Telefon: +90 (252) 645 23 24 - Konum: Marina Bay Göcek Fethiye Faralya'da yani Kelebekler Vadisi'nin bulunduğu yerde çok güzel bir villa tavsiyesine sıra geldi. Villa tatili son dönemlerde oldukça popülerleşmeye başladı. Beni de tamamen kişiye özel, korunaklı, sonsuzluk havuzlu, manzaralı bir villada tatil yapma fikri cezbediyordu. Fethiye'de ilk villa deneyimimizi ise Fethiye Ölüdeniz, Faralya Köyü'nde bulunan Villa View Faralya'da yaşadık. En özel konaklama deneyimlerimizden biri oldu. Her şey inanılmaz güzeldi. Villa kiralama demişken villa kiralama işlemleri ile ilgili yazıma göz atmayı unutmayın. Hadi şimdi villamızı anlatalım. Villa View Faralya, 2 kattan oluşuyor ve 2 yatak odalı 4 kişi kapasiteli. 2 katta da tuvalet ve duş bulunuyor. Konforlu bir tatil yapabilmeniz için tüm detaylar düşünülmüş. Çamaşır makinesi, ütü masası, bulaşık makinesi, fırın, çay, kahve, tost makinesi bir çok eşya var. Mutfakta yemek yapabileceğiniz tüm ekipmanlar bulunuyor. Her sabah siz uyurken gelip havuzu temizliyorlar. Villada internet var ve telefonlar çekiyor. Yakınlarda market olmadığı için merkezi bir yerden alışveriş yaparak gelmekte fayda var. Villada barbekü imkanı da mevcut. Villa View Faralya'ya ait 2 tane yan yana villa var ancak villalar birbirinden izole. Yani korunaklı şekilde yapılmış, tamamen size özel alanda gönül rahatlığıyla tatil yapabilirsiniz. Kelebekler Vadisi'nde güzel ve özel bir yer arıyorsanız bu villayı değerlendirebilirsiniz. - Rezervasyon: 05326851364 - Konum: Villa Faralya Yine Faralya Köyü'nde bulunan Limon Otel daha düşük bütçeli konaklama önerisi isteyenler için değerlendirilebilir. Denize uzak olduğu için tatil amaçlı Fethiye'ye geldiyseniz pek size uygun olmayacaktır. Ancak Fethiye'ye gezmek için geldiyseniz ve zaten uyumak için gideceğim derseniz o halde denize uzaklığı pek sorun olmaz sanırım. Bungalov odaları olan Limon Otel'in havuzu da var. Likya yürüyüş yolu rotasında olduğu için Limon Otel'de çadırınızla da konaklayabilir duş imkanından faydalanabilirsiniz. Burada beklentiniz çok büyük olmasın. Kalmak için kalın yani. Fethiye'de uygun bir yer arıyorsanız Fethiye merkez ya da daha iç kesimlerde bulunan otel ya da pansiyonları tercih edebilirsiniz. Son zamanlardaki fiyat artışıyla her şey uçuşa geçti. Yani eskisi gibi günlük kişi başı 50 TL'ye bir yer bulmak imkansız. Fethiye'de ucuz yer için merkez tarafını ya da çadır kampları tercih edebilirsiniz. Bu soru için bizim kaldığımız Doru Village'ı tavsiye edebilirim. Bunun dışında bölge olarak balayı tatiliniz için Ölüdeniz'de bulunan villaları tercih edebilirsiniz. Fethiye'de Nerede Kalınır yazımdan şimdilik bu kadar. Bulduğumuz her fırsatta seyahat, konaklama ve yeme içme önerilerimizi arttırıp paylaşmaya devam edeceğiz. Fethiye'de favori konaklama tavsiyeleriniz varsa bizimle paylaşırsanız çok seviniriz. Fethiye ile ilgili diğer yazılarım için aşağıdaki bağlantılara göz atabilirsiniz. - Fethiye Gezilecek Yerler Listesi - Fethiye'de Ne Yenir & Restaurant Önerilerim - Ölüdeniz Gezilecek Yerler - Ölüdeniz Koyları ve Plajları - Ölüdeniz Tekne Turu Tavsiyesi"} {"url": "https://bujuyollarda.com/foca-gezilecek-yerler", "text": "Mitolojik hikayeleri, içinde barındırdığı tarihi, doğal güzellikleri ile gönlümü çaldı Foça gezilecek yerler. Tanışmamız geç oldu ama çok güzel oldu. Kaç kere yeltendim, hafta sonu için planlar yapıp her şeyi organize ettim. Fakat bu Ege'nin sağı solu belli olmayan deli havası beni hep engelledi. Ama bayram tatili bahanemiz oldu ve rotayı İzmir'e sonrasında da Foça'ya kırdık. Foça'ya iyi ki de gitmişiz dedik ve ilk dakikadan burayı çok sevdik. Her şeye gelen zamlar, yabancı turiste yönelik hizmet, bir de tatil bölgelerindeki işletmelerin turist avcısı yaklaşımı Muğla'da çok kanıksadığımız bir durum olmuştu. Eee İzmir'den de çok farklı bir tablo beklemiyordum açıkçası. Fakat Foça bu konuda bizi oldukça şaşırttı. Neredeyse hiç yabancı turist görmediğim, fiyatların normal seviyede olduğu, tatile gelenlerin de İzmir'den kalkıp günübirlik gelenlerin de keyifle vakit geçirdiği bir yer Foça. Burada tam bir balıkçı kasabası havası var. İzmir'de en sevdiğim yerlerden biri oldu Foça. Hadi gelin şimdi beraber adım adım Foça'yı gezelim. Foça gezilecek yerler listeme geçmeden önce iyi bir gezi planı için tabiki gezilecek yerlerin haritasını vermem lazım. İzmirliler bilir ama ben bir ayrıntıyı belirteyim. Foça, Yeni Foça ve Eski Foça olmak üzere 2 kısma ayrılıyor. Bu iki yer birbirine çok da uzak değil. Eski Foça ile Yeni Foça arasındaki mesafe yaklaşık 20 km. Foça gezilecek yerler genel olarak Eski Foça'da toplanmış. Yeni Foça'da gezilecek yer sayısı oldukça kısıtlı. Bu arada Yeni Foça deyince aklınıza yeni yapılar gelmesin. Tarihsel olarak Eski Foça da Yeni Foça da oldukça derin bir geçmişe sahip. Detayları aşağıda Yeni Foça kısmında vereceğim. Biz konaklama için Yeni Foça'da çok isabetli bir tercih yaptık onu da anlatacağım. Foça'ya gelmişken eskiyi de yeniyi de görmeden dönmeyin. - Eski Foça Limanı - Eski Foça Sokakları - Beş Kapılar Kalesi - Foça Athena Tapınağı"} {"url": "https://bujuyollarda.com/gaziantep-cevresi-gezilecek-yerler", "text": "Genel olarak yazmayı sevsem de bazı yerleri yazmaya daha bir hevesli oluyorum. Daha bir heyecanlı oturuyorum bilgisayar başına. Gaziantep çevresi gezilecek yerler gezip gördüğümde beni nasıl heyecanlandırdıysa yazarken de aynı hissi sağlıyor. Umarım okurken benim hislerimi paylaşır aynı heyecanı siz de hissedersiniz. Hadi alın çayınızı kahvenizi gelin. Şu aşağıdaki güzel Antep türküsünü de dinleyip moda girin. 😊 Sonra benimle birlikte tarihe, yaşanmışlığa, doğaya dokunun. Güzeller güzeli şehir Gaziantep! Beni tarihinle, doğanla, kültürünle, mutfağınla, insanınla çok etkiledin. Kavuşmamız geç oldu ama güç olmadı şükür. Güzel oldu. Gaziantep merkez gezilecek yerler yazımı yazarken o anları tekrar yaşadım zihnimde, sokaklarda yürüdüm, baharat kokularını içime çektim, bakırcılar çarşısının kulaklarda çınlayan sesini işittim. Yeniden özlem doldum. Şimdi sıra geldi Gaziantep çevresi gezilecek yerler listemizdeki her bir güzelliği zihnimde yeniden canlandırmaya. Beni çok etkileyen bu coğrafyanın az bilinenlerine dokunmaya, gizli hazinelerini yakından tanımaya. Hadi bana eşlik edin, bu keşfin hazzını beraber yaşayalım. Gaziantep Çevresi Gezilecek Yerler Haritası'nda birbirine yakın olan yerleri sırasıyla numaralandırdım. Yerleri tek tek yazarken de biz günlere nasıl böldük, hangi sıralamayla gezdik gibi detaylardan bahsedeceğim. Harita üzerinde zoom yaparak inceleyebilirsiniz. - Yesemek Açık Hava Müzesi - Tilmen Höyük - Zincirli Höyük - Hz Ukkaşe Türbesi - Zeugma Antik Kenti - Erenköy - Gümüşgün - Kamışlı - Rumkale Gaziantep'te nereleri gezmeli diye soran birine çoğunlukla hep merkezdeki tarihi yerlerin ve müzelerin adı sıralanır. Oysa Antep çevresinde gezilecek yerler olmadan gezip gördükleriniz havada kalacak, ve eksik ayrılacaksınız bu şehirden. Bu yazıda size Gaziantep ve çevresinde gezilecek yerleri ve bende yarattığı hisleri anlattığımda eminim planınızda yoksa bile gidip görmek isteyeceksiniz. 🙂 Şimdi sizi tarihin bilinen ilk heykel atölyesinden, Halfeti'nin gölgesinde kalmış pek bilinmeyen batık köylere, Fırat Nehri ile Merzimen Çayı'nın birleştiği, yüksek kayalarla örtülü bir tepe üzerinde konumlanmış Rumkale'ye bir yolculuğa çıkarıyorum. Yaslanın arkanıza ve gördüklerinizin tadını çıkarın. Antep çevresi gezilecek yerler bölge bölge ayrılıyor. Biz Gaziantep'te ilk günümüzde gezmeye öğleden sonra başlayabildiğimiz için yarım günde İslahiye bölgesindeki gezilecek yerleri tamamlamak için yola koyulduk. İlk durağımız da Yesemek Açık Hava Müzesi oldu. Bir çok kişi buraya gelip görmeden Gaziantep'ten ayrılıyor ya ne büyük kayıptalar haberleri yok. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim bence Yesemek Açık Hava Müzesi'ni mutlaka ziyaret etmelisiniz. Döneminde yakın doğunun en büyük taş ocağı ve heykel işleme atölyesiymiş Yesemek. M. Ö. 2000 yılların ikinci yarısı içinde bölge Hitit hakimiyetine girdikten sonra bu taş ocağı faaliyete geçmiş veya öncesinde de mevcutken Hititlerle birlikte yeniden hayat bulmuş. Burada Hititli ustalarla birlikte yerli halktan Hurrili usta ve sanatkarlar da çalışmış. Bir dönem faaliyeti zayıflayan atölyede, Geç Hitit Krallıkları sırasında çalışmalar tekrar yoğunlaşmış. Bu ikinci dönemde özellikle, Hitit, Suriye, Arami ve Asur sanat unsurları ağırlık kazanmış. Atölye Geç Hititler döneminde, Hitit İmparatoru Suppilluma I. Zamanında Sam'al Krallığı tarafından M. Ö. 1375-1335 tarihleri arasında işletilmiş. Sam'al Krallığının M. Ö. VIII yüzyılın sonunda Asurlar tarafından yıkılmasıyla birlikte Taş Ocağı ve Heykel Atölyesi kapanmış, çalışan halkta bölgeyi terk etmiş. Atölyede, her şey olduğu gibi kalmış ve 1890 yılına kadar zaman adeta donmuş. Açık Hava Müzesi'nde toprak altından çıkarılan 300'ün üzerindeki yontu taslağı sergileniyor. Yesemek tarihte ilk defa 1890 tarihinde, Zincirli 'da Alman Doğu Araştırmaları Kurumu adına kazı yapan Felix Von LUSCHAN tarafından keşfedilmiş ve bilim dünyasına tanıtılmış. Buradaki araştırma ve kazı çalışmaları 1957-1961 yıllarında Prof. Bahadır ALKIM başkanlığındaki ekip tarafından yürütülmüş 200'e yakın heykel taslağı çıkartılmış. Geçtiğimiz yıllarda Arkeolog İlhan TEMİZSOY tarafından yapılan arkeolojik kazılarda toprak altında kalan 300 adet yontu ve heykel taşlağına ulaşılmış; söz konusu alan, Gaziantep Müze Müdürlüğü tarafından çevre düzenlemesi yapılarak Açık Hava Müzesi haline getirilmiş. - Yesemek Açık Hava Müzesi giriş ücreti bulunmuyor. Ücretsiz şekilde gezebilirsiniz. - Yesemek Açık Hava Müzesi konumu burada. Gaziantep ve çevresi gezilecek yerler listemize İslahiye bölgesindeki Tilmen Höyük'le devam ediyoruz. Anadolu'nun Hattuşa Kenti'nden sonra en ihtişamlı Hitit şehirlerinden biriymiş Tilmen. 2003 yılından bu yana yapılan kazılar neticesinde Tilmen Höyük, Arkeopark haline getirilmiş. Höyüğe ait buluntular eski Mezopotamya ve Suriye kültürleri ile eski Anadolu kültürleri arasındaki bağı ve karşılıklı ilişkiyi gösteriyormuş. Yapılan kazılar sonucu tarihinin M. Ö. 4000 yılında başladığı ve M. Ö III. bin yılın son döneminde büyük bir şehir olduğu anlaşılmış. Kalıntılar günümüze çok da sağlam ulaşamamış. Fotoğraflardan da anlayacağınız üzere sizi mükemmel bir antik kent bekliyor diyemiyorum. Ama Yesemek Açık Hava Müzesi'ne gitmişken vaktiniz varsa burası da görülebilir. Tilmen Höyük için herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Tilmen Höyük yol tarifi için buraya tıklayın. Gaziantep çevresi gezilecek yerler listemize Zincirli Höyük ile devam ediyoruz. Burası Gaziantep il merkezinin batısında, İslahiye ilçesinin 10 km kuzeyinde yer alıyor. Aslında Zincirli, eski Sam'al şehrinin kalıntılarının bulunduğu 40 hektarlık höyüğün modern ismi. Eski Sam'al sözcüğü Sami dillerde \"kuzey\" anlamına geliyormuş. Sam'al Geç Hitit Dönemi'nin önde gelen metropollerinden biri ve bir kraliyet merkezi olarak biliniyor. Zincirli Höyük'ün tarihinden de kısaca bahsedecek olursam kent, MÖ 2. bin yıl başlarında, başkenti Halab olan Amori Yamhad Krallığı içinde yer alıyormuş. Aynı bin yıl içinde Hitit İmparatorluğu topraklarına dahil olmuş. Hitit İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra ise Geç Hitit Devletleri'nden Sam'al Krallığı'na başkentlik etmiş. Kent, MÖ 920 yılında Aramiler'in egemenliğine girmiş. Burada da belli başlı kazı alanları olsa da mutlaka gidin görün diyebileceğim bir kalıntı maalesef bulunmuyor. Vaktiniz varsa gidebilirsiniz. - Zincirli Höyük konumu burada. Peygamber efendimizin peygamberlik mührünü öpen sahabe Hz. Ukkaşe hayatı boyunca İslam dinine hizmet etmiş ve yılmadan mücadelelerde bulunmuş. Peygamber Efendimiz 'in cennet ehlinden olması için dua ettiği ve yaşarken cennetle müjdelenen sahabelerden olma şerefine nail olmuş. Ukkaşe hazretlerinin mezarı da Gaziantep'te Nurdağı ilçesinde yer alıyor. Biz gittiğimizde tadilattaydı. Çevre düzenlemesi, ziyaret edenlerin piknik yapabileceği mesire yeri ile bitmiş hali harika olacak gibi görünüyordu. İslahiye yolu üzerinde 17 km içerde bulunan türbeyi gidişte ya da dönüşte muhakkak ziyaret etmenizi öneririm. - Hz. Ukkaşe Türbesi yol tarifi için buraya tıklayın. Eveet İslahiye bölgesi'ni bitirdik. Şimdi rotayı bambaşka bir yere çeviriyoruz. Zeugma Müzesi'nde gördüğünüz o nefis mozaikler var ya işte onların bir çoğunun çıkarıldığı benim de mutlaka ama mutlaka gidin görün dediğim Zeugma Antik Kenti'ne gidiyoruz. Büyük İskender'in generallerinden I. Selevkos Nikator, MÖ 300'de, Büyük İskender'in, Fırat Nehri'ni geçtiği yerde, Selevkeia Euphrates ismiyle bir kent kurmuş. Bu kentin karşısına da eşi Apama'nın adıyla ikinci bir kent kurarak, bu iki kenti bir köprüyle birbirine bağlamış. Kent, MÖ 31'den itibaren Roma'ya bağlanarak adı geçit-köprü anlamında \"Zeugma\" olarak değiştirilmiş. Roma Dönemi'nde Zeugma Antik Kent'i altın çağını yaşamış. MS 256 yılında Sasani Kralı I. Şapur, Zeugma'yı ele geçirerek yakıp yıkmış ve bu tarihten sonra da Zeugma bir daha eski ihtişamına ulaşamamış. Zeugma, özellikle Roma döneminde, sanat alanında çok ilerlemiş ve zengin villaları süsleyen mozaik döşemeler dünya örnekleri ile yarışır hale gelmiş. Bölgenin sadece bir bölümünde gerçekleştirilen kazılarda gün ışığına çıkarılan mozaikler Zeugma'nın tam anlamıyla bir mozaik kenti olduğunu gözler önüne seriyor. Zeugma Müzesi'ni zaten gezin görün ama bilin ki Zeugma Antik Kenti'ni görmeden eksik kalacak. Şimdi çingene kızı mozaiği buradan mı çıkarıldı diye düşünmek beni çok heyecanlandırmıştı. Sizin de etkileneceğinizi düşünüyorum. - Zeugma Antik Kenti giriş ücreti 10 TL. Müze kart geçerli. - Zeugma Antik Kenti yol tarifi için buraya tıklayın. İşte beni koooskoca Gaziantep'te gezilecek yerler içinde en çok etkileyen yerler. Erenköy, Gümüşgün ve Kamışlı batık köyleri. Halfeti'yi hepimiz biliyoruz ama Halfeti'nin gölgesinde kalmış ama ondan çok daha güzel Erenköy'ü hiç duymuş muydunuz? Ben de ne yalan söyleyeyim Gaziantep'e gidene kadar buralardan bihaberdim. Halfeti ile aynı kaderi paylaşıyor bu batık köyler. Birecik Barajı'nın açılmasıyla köylerin büyük bir bölümü sular altında kalmış. Erenköy'ü ilginç kılan köyün 3 şerefeli cami minaresinin sulara gömülü olduğu halde büyük bir bölümü su üstünde sağlam olarak duruyor olması. Köyün su üstünde kalan üst kısımlarında halen yaşayanlar var. Köyün tepe noktasında ise Şıh Mahmut türbesi bulunuyor. Peki Buju nasıl gideceğiz Erenköy'e derseniz karayoluyla ulaşım var. Bir diğer seçenek Nizip iskeleden kalkan turistik tekne turlarına katılarak bu batık şehirleri ziyaret edebilirsiniz. Biz belediyemizin tahsis ettiği özel hız feribotuyla su üzerinde görerek ilerledik. Gaziantep'e tekrar yolumuz düştüğünde buralara kara yoluyla gitmeyi köyün sokaklarında yürümeyi çok istiyorum. - Erenköy konumu burada. Gümüşgün de Erenköy gibi bir başka güzellik. Eski adı Ehneş olan bir Ermeni Köyü burası. Ermenilerden sonra ise buraya mübadele ile Selanik'ten gelen Türkler yerleştirilmiş. Köyün sular altında kalması sonrasında ise terkedilmiş bir hal almış. Yine güzelliği karşısında mest olduğum Gümüşgün'e veda edip Kamışlı'ya doğru devam edelim. - Gümüşgün Köyü yol tarifi için buraya tıklayın. Erenköy, Gümüşgün ve Kamışlı üçlüsünden beni en çok etkileyen yer burası oldu. Kamışlı köyü aslında çoğumuzun bildiği Rumkale köy sınırları içinde bulunduruyor. Roma Dönemi'nden bu yana yerleşim yeri olan bölgede arkeolojik olarak da bir çok kalıntı bulunuyor. - Kamışlı Köyü yol tarifi için buraya tıklayın. Ve işte Gaziantep gezilecek yerler listelerinin en can alıcı yerlerinden biri Rumkale'deyiz. Benim de ülkemizde en çok görmek istediğim yerlerden biriydi. Bir kaç ay önce Urfa seyahatimde Halfeti tekne turunda görme fırsatım olmuştu Rumkale'yi. Gaziantep Rumkale hakkında kısa bilgiler vereyim biraz da. Kale Fırat Nehri ile Merzimen Çayı'nın birleştiği, yüksek kayalarla örtülü bir tepe üzerinde konumlanmış. Rumkale antik dönemden günümüze kadar Şitamrat, Kal-a Rhomayta, Hromklay, Ranculat gibi bir çok isimle adlandırılmış. Kalede bugün görülebilen yapılar arasında Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı, çok sayıda yapı kalıntısı, su sarnıçları, kuyu ve hendek bulunuyor. Roma Dönemi'nde Hz. İsa'nın havarilerinden Yohannes'in Rumkale'ye gelip yerleşmesi ve burada Hıristiyanlık dinini yayması nedeniyle, bu yerleşim yeri Hıristiyanlık tarihinde önemli bir rol oynuyor. Yohannes'in, İncil'in kopyasını Rumkale'de bir mağarada sakladığı daha sonra kopyaların buradan alınıp Beyrut'a götürüldüğü anlatılır. Gaziantep Rumkale'ye nasıl gidilir derseniz, bir yarımada üzerinde bulunduğu ve yarımadanın da hendek ile bağlantısı kesildiği için ulaşım Gaziantep'in Yavuzeli ilçesine 25 kilometre uzaklıktaki Kasaba Köyü'nden veya Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinden tekneler ile yapılabiliyor. - Gaziantep Rumkale arası 69 km. - Rumkale konumu burada."} {"url": "https://bujuyollarda.com/gaziantep-merkez-gezilecek-yerler", "text": "Gaziantep'e gidelim Gaziantep'e gidelim diye Üstün'ün başının etini yerken kısmette Tuğçe'yle kız kıza gitmek varmış. Öyle dolu dolu, öyle keyifli bir 4 gün geçirdik ki, doyamadan döndüm. Yazmak, yazarken tekrar oradaymışım gibi hissetmek ve size de birlikte geziyormuş gibi hissettirmek için sabırsızlanıyorum. 🙂 Gaziantep merkez gezilecek yerler muhteşem güzelliklerle dolu. Tabii ben gezilecek yerler için oturdum yazının başına ama çoook iyi biliyorum ki söz konusu Gaziantep'se hepimizin aklında leziz yemekleri, baklavaları, katmerleri oluyor yola çıkarken. 4 güne sığmayacak kadar geniş bir mutfağı olan Antep'te 4 günlük seyahatimize sığdırabildiğimiz kadar lezzet tatmaya çalıştık. Söz bir de Gaziantep yeme&içme rehberi yazısı gelecek."} {"url": "https://bujuyollarda.com/gazimagusa-gezilecek-yerler", "text": "Gazimağusa gezilecek yerler yazıma hoş geldiniz sefalar getirdiniz.😊Kıbrıs'ta 4 günlük gezimizin duraklarından biri olan Gazimağusa bana göre Kıbrıs'ta görmeniz gereken yerlerin en başında geliyor. Kıbrıs'ta, Lefkoşa ve Girne'den sonraki durağımız olan Mağusa özellikle tarihi dokusuyla bizi çok etkiledi. Burada gezilecek yerlerin neredeyse tamamı tarihi yerlerden oluşuyor. Magosa'da resmen açık hava müzesinde geziyorsunuz. Bir de bu tarihi yerler ile günlük yaşam o kadar güzel harmanlanmış ki sokaklarda yürürken kendinizi tarihin derinliklerinde hissediyorsunuz. Girne ve Lefkoşa'ya göre daha az gelişmiş bir yer olan Gazimağusa tıpkı Girne gibi bir ilçe yani il değil. Mağusa, mimari olarak Lefkoşa'ya oldukça benziyor, tek farkı burada deniz var. Lefkoşa gibi tarihsel olarak birçok farklı medeniyete ev sahipliği yaptığı için kültürel ve tarihsel birikimi her yerde göze çarpıyor. Sokaklarda tarihi kiliselerden şehir surlarına, kalelerden antik kentlere resmen tarihe doyuyorsunuz. Bunun dışında Gazimağusa'nın çok güzel plajları var. Duyduğumuza göre Kıbrıs'ın en güzel plajları burada yer alıyor. Biz kışın gittiğimizden plajları değerlendiremedik ama başka zamana ne yapalım. Söylemeden geçmeyeyim Magosa'da Kapalı Maraş diye gizemli bir yer var ki orası bambaşka bir dünya. Gazimağusa'daki neredeyse her yeri detaylı olarak anlatacağım. Detaycı biri olarak listemde bir yeri ıskalamamaya çalıştım. Öncesinde tabi ki aklınızda şablon oluşsun diye gezilecek yerlerin haritasını vereceğim. Not: Şunu belirteyim; Kıbrıs'a kış döneminde gittiğimiz için müze ve ören yeri gibi yerlerin kapanış saatleri oldukça erkendi. Bu nedenle bazı yerleri yalnızca dışarıdan görmekle yetindik. Kışın Kıbrıs'a gidecekseniz gezilecek yerlerin açılış-kapanış saatlerine dikkat edin. Aşağıya da Kıbrıs yazılarımı bırakıyorum, onlara da muhakkak göz atın. - Kıbrıs Gezi Rehberi : Gitmeden Önce Bilmeniz Gereken Her Şey - Kıbrıs'ta Ne Yenir & Mekan Önerileri - Kıbrıs Gezilecek Yerler - Lefkoşa Gezilecek Yerler - Girne Gezilecek Yerler - Lala Mustafa Paşa Camii - Cümbez Ağacı 1299 - Namık Kemal Meydanı ve Zindanı - St. Peter ve St. Paul Kiliseleri - Venedik Sarayı Kalıntıları - St. Fransis Kilisesi - Şömineli Ev - İkiz Kiliseler - Othello Kalesi - Kapalı Maraş - Palm Plajı - Salamis Antik Kenti - St. Barnabas Arkeoloji ve İkon Müzesi Gazimağusa'da gezilecek yerler listesi genel olarak yukarıdaki gibi. Bu yerlerden Salamis Antik Kenti ve St. Barnabas Müzesi Gazimağusa merkezde yer almıyor. Bu yerler için araba olursa iyi olur. Bunun dışında merkezdeki yerleri kolayca yürüyerek gezebiliyorsunuz. Arabanızı bu yerlerden birinin yakınına park edin sonrası hep yürüme mesafesi. Biz İkiz Kiliselerin yakınına park etmiştik. Gazimağusa gezilecek yerler listesinin en görkemli yeri olan Lala Mustafa Paşa Cami ile listeme başlıyorum. Burası Mağusa'da görmeniz gereken en önemli yerlerden biri Aşağıda Kapalı Maraş'a kadar anlatacağım tüm yerler birbirine çok yakın ve bu yerler Sur İçi bölgesinde yer alıyor. Lüzinyanlılar zamanında 1298 1312 yılları arasında inşa edilmiş yapı, Gotik mimarinin en güzel örneklerinden birini temsil ediyor. Lüzinyan kralları öncelikle Lefkoşa'da St. Sophia Katedrali'nde Kıbrıs Kralı tacını, daha sonra da Mağusa'da St. Nicholas Katedrali'nde Kudüs Kralı olarak taç giyiyorlarmış. Osmanlı dönemine kadar katedral olarak kullanılan bu yapı Osmanlı'nın Kıbrıs'ı fethinden sonra 1571 yılında camiye dönüştürülmüş ve ismine Kıbrıs fatihi olarak anılan Lala Mustafa Paşa ismi verilmiş. Yapıda üç kapı, koridorlar üzerinde ikiz kuleler ve Haçlı mimarisine ait düz bir çatı bulunuyor. 1473 ve 1474 yıllarında son iki Lüzinyanlı hükümdarlar olan Kıbrıs Kralı II. James ve oğlu III. James dahil olmak üzere birçok kraliyet üyesinin naaşı buraya gömülmüş. Gazimağusa'ya giderseniz burayı kesinlikle görmelisiniz. Biz gittiğimizde yapının içine girebildik. Her zaman açık olmayabiliyor. İçine girdiğinizde farklı hislere kapılıyorsunuz. Bir yanda yapının ihtişamı, diğer yanda kilise cami havası derken duygular karışıyor. Buranın herhangi bir giriş ücreti yok. Lala Mustafa Paşa Cami'nin konumu burada. Cümbez Ağacı, Lala Mustafa Paşa Cami'nin hemen önünde bulunuyor. 1299 yılında Lüzinyanlılar döneminde dikilmiş. Bu anıtsal ağaç Lüzinyalılar'dan Venediklilere, Osmanlının adayı fethinden depremlere, İngilizler döneminden 1974 Barış Harekatı'na tanık olmuş. Ağaç resmen tarihe tanıklık ediyor desek yanılmış olmayız. Cümbez Ağacı, KKTC'de yaşayan en eski canlı olarak biliniyor. Yaklaşık 15 metre boyundaki Cümbez, büyüleyici bir gövdeye sahip ve yılda 7 kez meyve veriyormuş. Kışın tamamen yaprak döken bu güzel ağaç, yazın yapraklarıyla camiye güzel bir görüntü veriyor. Yerel halka göre ağacın ana gövdesi yedi daldan oluşmakta ve bunların her biri geçmiş yüz yılı temsil etmekteymiş. Hıristiyanların kutsal kitabı İncil'de bu ağaçtan bir çok kez bahsediliyormuş. Bu ağaca sarılın! Neden mi ? Ağaçları kucaklamak daha sakin olmanızı, ve mutlu olmanızı sağlar. Cümbez ağacı ayrıca vücudumuzdaki olumsuz enerjiyi çekerek, olumlu enerjiye çevirmesiyle de biliniyor. Gazimağusa gezilecek yerler listesinin tam kalbi Namık Kemal Meydanı'nda yer alıyor. Burası sur içi bölgesinin tam merkezinde yer alıyor. Nereye giderseniz gidin yolunuz bu meydandan geçecektir. Meydan ismini kıymetli Türk yazar Namık Kemal'den alıyor. Burada Namık Kemal'in geçici olarak kaldığı bir mesken bulunuyor. Türk edebiyatının Shakespeare'i olarak bilinen Kemal, hayatının 38 ayını 1873-1876 yılları arasında bu binada geçirmiş. Yazar, Osmanlı döneminde \"Vatan yahut Silistre\" adlı oyununun ilk gösteriminden sonra Sultan Abdülaziz tarafından Kıbrıs'a sürgüne gönderilmiş. İşte Namık Kemal'in sürgünde kaldığı bina bu meydanda yer alıyor. Abdülaziz tahttan indirildiğinde, Namık Kemal V. Murad tarafından affedilmiş ve 29 Haziran 1876'da İstanbul'a dönmüş. Namık Kemal, Gazimağusa zindanında 'Gülnihal' ve 'Akif Bey' oyunlarını kaleme almış. Zindanın doksanlı yıllardaki restorasyon sonrasında yazarla ilgili pek çok eşyayı ve belgeyi barındıran bir müze olarak kullanılmasına müsaade edilmiş. Konum burada. Gazimağusa'da bizi en çok etkileyen yerlerden biri St. Peter ve St. Paul Kiliseleri oldu. Her ne kadar kilisenin içine giremesek de dış mimarisi özellikle kapı işlemeleri gerçekten muazzam etkiledi bizi. Venedik Sarayı'nın arkasında kalan binanın temeli kitabesine göre Lüzinyan I. Peter saltanatında, 1358-1369 yıllarında atılmış ve Gazimağusa'nın zengin bir tüccarı olan Simon Nostrano tarafından finanse edilmiş. Kilise yıllara meydan okuyarak günümüze kadar sapa sağlam ulaşmış. Mimari dokusundan sağlamlığını fazlasıyla anlıyorsunuz. Osmanlılar, adayı fethettikten sonra binayı cami olarak kullanmaya başlamış ve burası Osmanlı İmparatorluğu'nda beş kez Büyük Vezir olarak görev alan Büyük Sinan'ın adını alarak Sinan Paşa Cami olarak anılmaya başlanmış. İngiliz Dönemi'nde patates ve hububatları saklama amaçlı ambar olarak kullanılması nedeniyle Buğday Camisi olarak da anılmış. Gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri olan St. Peter ve St. Paul Katedrali Kiliseleri'nin konumu burada. Gazimağusa Açık Hava Müzesi'nde gezmeye devam ediyoruz. Gerçekten burada bir yerden çıkıp diğer tarihi yere giriyorsunuz. Şimdi de Peter ve Paul kiliselerinin hemen yanındaki Venedik Sarayı Kalıntılarına geldik. Geldik ama bir de ne görelim sarayın içi otopark olarak kullanılıyor. Güler misin ağlar mısın! Neden neden dedik ama ne yapalım dedik ve gezmeye devam ettik. 13'üncü yüzyılda Lüzinyanlılar tarafından Kraliyet Sarayı olarak inşa edilen yapı, Namık Kemal Meydanı'nda yer alıyor. Palazzo del Proveditore olarak da bilinen bu sarayda II. Peter'in 1369 yılında başlayan saltanatına kadar Kıbrıs Kralları yaşamış. Şiddetli depremler sonucu yıkılan bu saraydan günümüze, 16'ıncı yüzyılın başlarından kalma \"L\" biçiminde bir yapı ve Salamis Antik Kenti'nden getirilen dört sütunun taşımakta olduğu üç kemerli bir giriş kapısı kalmış. Osmanlı döneminde bu saray; askeri koğuş, hapishane ve askeri mürettebatın depolandığı alan gibi farklı amaçlarla kullanılmış ve İngilizler döneminde ise benzer askeri asayiş amaçları için kullanılmış. Not: Gazimağusa gezilecek yerler listesinde yer alan çoğu yerin giriş ücreti bulunmuyor. Olanları da başlıkların altında belirttim bilginiz olsun. Kıbrıs'ta her türlü tarikatın yapılarına denk gelebiliyorsunuz. Bunlardan biri de Fransisken Tarikatı'nın en önemli yapılarından biri olan St. Fransis Kilisesi. Bu kilise aslında Venedik Kraliyet Sarayı'nın kuzeyinde yer alan ve rahipler tarafından inşa edilmiş bir Fransisken manastırının bir parçasıymış. Kilise 14. yüzyılın ilk yıllarında, 1285-1324 yılları arasında hüküm süren ve Fransiskenlerle olan yakın ilişkileriyle tanınan Kıbrıs Kralı II. Henry'nin geniş himayesi altında inşa edilmiş. Fransiskenler, 1209 yılında St. Francis of Assisi tarafından kurulan ve Katolik Kilisesi'ne bağlı, yoksulluğu yaşamak için zengin bir yaşamdan vazgeçen ve sevgisi, sadeliği ve uygulamalarıyla ünlenen dini bir grupmuş. Taş işçiliği oldukça güzel olan bu kiliseden geriye ne yazık ki fazla bir şey kalmamış. Sur içi bölgesinde yer alan St. Fransis Kilisesi'nin konumu burada. Gazimağusa'da biribirinden güzel tarihi evler bulunuyor. Bu evler hem Osmanlı mimarisinin izlerini hem de diğer medeniyetlerin izlerini taşıyor. Bu tarihi evlerden biri de restorasyonu tamamlanmış olan Şömineli Ev. Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla müze ve eğitim merkezi olarak hizmet vermeye başlayan evin dış duvarları Venedik, iç mekanı ise Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyor. Binanın bir bölümü Lüzinyan, Venedik ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerin sergileneceği müze olarak kullanılıyor. Şömineli Ev bir okulun sınırları içinde kalıyor. Biz gittiğimizde okuldaki öğretmenler buranın kapalı olduğunu söyledi. Biz de dışarıdan bir kaç fotoğraf aldık ve yolumuza devam ettik. Gazimağusa'da neredeyse adım attığınız yerde kilise var. Özellikle sur içi bölgesinde her köşede. Bu kiliselerden biri de yan yana inşa edilmiş olan İkiz Kiliseler. İkiz kiliseler 14. yy'da inşa edilmiş. Büyük olan Templar şövalyelerine aitmiş. Templar şövalyeliği 1313 yılında Papa tarafından kaldırılınca kilise bitişikteki binaya sahip olan Hospitaler şövalyelerine kalmış. Kiliselerin enteresan bir hikayesi var. Indiana Jones, Kutsal Sandık, İsa'nın kutsal kasesi gibi bir takım filmlere konu bu kiliselerde tapınak şövalyelerinin sandığı ve kutsal kasenin bu kiliselerde korunduğunu ardından da Marsilya'ya götürüldüğü rivayeti tarihçiler arasında sıkça dolaşıyormuş. Kiliseler günümüzde restore edilerek Kıbrıs Sanat Derneği olarak kullanılmaya başlanmış. Biz gittiğimizde kiliseler kapalıydı. Konum burada. Gazimağusa sur içi bölgesinde son gezilecek yerimize geldik. Burası 4. yüzyılda Kıbrıs Krallığı'nı yöneten Lüzinyanlar tarafından inşa edilmiş Othello Kalesi. Kale oldukça görkemli ve Gazimağusa Limanı'nı gören çok güzel bir noktada yer alıyor. Othello Kulesi, Gazimağusa limanını korumak için hendeklerle kuşanmış bir kale olarak yapılmış ve o dönemde şehrin ana girişi buradan sağlanıyormuş. Kıbrıs Venedikliler tarafından ele geçirildikten sonra, Venedikliler kalenin yapısını tamamen değiştirerek askeri kale haline getirmişler. Kalenin kalın duvarları elden geçirilip güçlendirilirken, kale top ve barut gibi modern ağır toplara daha uygun olması için dairesel hale getirilmiş. Kale ayrıca 1566 yılında hapishane olarak da kullanılmış. Bu değişikliklerden sonra, kalenin hemen girişinde göreceğiniz Venedik'in koruyucu azizi kanatlı St. Mark Aslanının mermer levhası kale girişine kazınmış. Aslanın yerdeki ön pençeleri Venedik'in kara gücünü temsil ederken, denizdeki arka pençeleri ise deniz imparatorluğunu temsil ediyormuş. - Othello Kalesi'nin giriş ücreti kişi başı 15 TL. - Kalenin konumu burada. Araç park alanı sorunu yok. Gazimağusa gezilecek yerler listesinin en enteresan en gizemli yerine geldik. Sadece Gazimağusa değil Kıbrıs'a giderseniz bence Kapalı Maraş'ı kesinlikle görmelisiniz. Burası 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirilmiş sonrasında da yerleşime kapatılmış. Kapalı Maraş, 1974'ten önce Akdeniz'in Las Vegas'ı olarak biliniyormuş. O kadar popülermiş ki dünyaca ünlü Hollywood yıldızlarının burada evleri varmış. Marilyn Monroe, Elizabeth Taylor, Brigitte Bardot bölgenin müdavimlerindenmiş. Kapalı Maraş yerleşime kapalı ama 2020 yılında alınan kararla kademeli olarak ziyarete açılmış konumda. Şu an buraya giriş yapıp hayalet şehrin sokaklarında gezebilirsiniz. İçerisinde Birleşmiş Milletlere ait bir adet bina bulunuyor. Yaklaşık 400 metre ilerisindeki altı apartman, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne orduevi yapılması için tahsis edilmiş. Kapalı Maraş'ta ayrıca kamuya açık bölüm bulunan ve toplam uzunluğu 800 metreden fazla olan iki plaj halkın kullanımına sunulmuş. Terk edilmiş evlerin arasında yürüyerek denize ulaşıyorsunuz. Ayrıca Gazimağusa Belediyesi tarafından Demokrasi Caddesi`ndeki eski Belediye Parkı'nda bir çay bahçesi de bulunuyor. - Ünlü İtalyan oyuncu Sophia Loren'in evi - Dünyanın ilk 7 yıldızlı oteli sayılan Golden Sands Hotel, - Birleşmiş Milletlere ait bir bina - Terk edilmiş oteller ve evler - Plajlar Burayı bisikletle gezme imkanınız var. Hemen girişinde bisiklet kiralayabiliyorsunuz. Kapalı Maraş'ın herhangi bir giriş ücreti yok. Aracınızı girişe park edip yürüyorsunuz. Konum burada. Kapalı Maraş'ın büyüsüne güzellik katan Palm Plajı'na geldik. Kapalı Maraş'ın içinden geçerek Palm Plajı'na ulaşıyorsunuz. Gerçekten burası efsane güzellikte. Yaz olsaydı bu denize girmeden asla dönmezdik. Palm Plajı'nın denizi cam gibi tertemiz. Plaj tamamen kumdan oluşuyor. Burada yazın aktif olarak bir otel varmış. Ayrıca mini bir tesiste gelenlere hizmet veriyormuş. İsterseniz kendiniz de takılabiliyormuşsunuz. Plajda soyunma kabini, duş, wc imkanları mevcut. Kapalı Maraş'a giderseniz bence bu plajı görmeden dönmeyin. Hele mevsimlerden yazsa denize kesin girin bizim yerimize de kulaç atın. Yıkık dökük binaların arasından bu güzelliği görmek gerçekten bahara kavuşmuşsunuz hissini veriyor. Burayı pas geçmeyin. Salamis Antik Kenti ile Gazimağusa'nın dışına çıkıyoruz. Merkezden adanın uç tarafı olan Karpaz tarafına giderken yol üstünde kalan Salamis Antik Kenti ve St. Barnabas Müzesi bence görmeniz gereken yerler arasında yer alıyor. Salamis Antik Kenti antik kent seven bir çift olarak bizi oldukça tatmin eden bir yer oldu. Burası oldukça büyük ve bir çok yapının izlerini görebiliyorsunuz. Salamis'in derin de bir tarihi var. Buranın, Tunç Çağı'nın sonlarında MÖ 1100'lere kadar Kıbrıs'ın başkenti olduğuna inanılıyor. Salamis Antik Kenti tarihi boyunca sırasıyla Asurlular, Mısırlılar, Persler ve Romalılar da dahil olmak üzere birçok medeniyet tarafından yönetilmiş ve ayakta kalmayı başarmış. Sonunda savaşlara değil doğanın gücüne yenik düşmüş. Şehirde tarih boyunca meydana gelen gelgitler ve depremler kente ağır hasar vermiş. Salamis'in kuruluş hikayesi ilgili bir kaç rivayet var. İlk rivayete göre, Salamis'in Tunç Çağı'nın sonlarına yakın bir göç döneminde Anadolu'dan gelen kabileler tarafından Kilikya'dan gelen Akalar'ın da katılımıyla kurulduğu düşünülüyor. Homeroslara ait diğer bir efsaneye göre Salamis, Kral Telamon'un oğlu Troya Savaşçısı Teucer tarafından kurulmuş. Salamis Antik Kenti'ni gezerken bir çok güzel yapı göreceksiniz. Aşağıda bu yapıların listesini görebilirsiniz. Hepsi görülmeye değer. - Roma Amfi Tiyatrosu - Roma Villası - Bizans Su Sarnıcı - Agora - Zeus Tapınağı - Campanopetra Bazilikası - St. Epiphanios Bazilikası - Roma Hamamları - Surlar ve Liman Salamis'ten çıkartılan önemli eserler St. Barnabas Müzesi'nde sergileniyor. Hatta bazı eserler Londra'daki British Museum'da da sergileniyor. Gazimağusa'ya gidecekseniz yukarıda dediğim gibi Salamis listenizde kesinlikle olmalı. - Salamis Antik Kenti'nin giriş ücreti kişi başı 20 TL. - Konum burada. Tarih boyunca Kıbrıs, Müslüman'dan Hıristiyan ve Pagan'a kadar bir çok farklı dine ev sahipliği yapmış. Gazimağusa'da her noktada bunu hissediyorsunuz. St. Barnabas Manastırı ve İkon Müzesi, Salamis Antik Kenti'ne çok yakın konumda yer alıyor. Burası hem kilise hem de bir müze. Müzede bir çok eser sergileniyor. St. Barnabas zamanında Salamis Başpiskoposu olmuş ve kendini Hıristiyanlığa adamış biriymiş. Barnabas bazı olaylardan dolayı tutuklanmış ve taşlanarak öldürülmüş. 400 yıldan beri kayıp olan mezarlığı, mezarın yerini gördüğü bir rüyadan sonra Kıbrıs Başpiskoposu Anthemios tarafından M. S. 480 yılında keşfedilmiş. St. Barnabas Manastırı bugünkü haliyle 18. yüzyılda Bizans kilisesinin orijinal kalıntıları kullanılarak inşa edilmiş. Kilisenin içinde bir çok fresk görebilirsiniz. Fresklerde Piskopos'un rüyası, bedenin keşfi ve İncilin İmparator'a hediye edilmesini gösteren figürler yer alıyor. Barnabas Müzesi'nin içinde küçük bir hediyelik eşya dükkanı ve bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir kafe bulunuyor. Barnabas Müzesi'nin giriş ücreti kişi başı 15 TL. Konum burada. Not: Son olarak eğer vaktiniz kalırsa Salamis Antik Kenti ve Barnabas'a yakın konumda yer alan Kral Mezarları ve Enkomi Antik Kentini ziyaret edebilirsiniz. Biz kışın gittiğimizden ve hava erken karardığından bu iki yeri pas geçtik. Gazimağusa gezilecek yerler listemin sonuna geldik. Listemi çok genişletip garip bir hale sokmak istemedim. Gezilebilecek her yeri yazmaya çalıştım. Şimdi gelelim diğer detaylara. Gazimağusa bana göre 1 günde rahatça gezilir. Sur içi bölgesindeki gezilecek yerler birbine yakın konumda. Bu bölgeyi 2-3 saate rahatça gezebilirsiniz. Kapalı Maraş tarafına biraz fazla zaman ayırabilirsiniz. Burada da 2-3 saat zaman geçirip daha sonra Salamis Antik Kenti tarafını gezip bu bölgeyi tamamlayabilirsiniz. Yani Gazimağusa kaç günde gezilir sorusunun cevabı bana göre 1 gün. Vaktiniz yoksa Salamis tarafını pas geçin. Peki Gazimağusa için araç gerekli mi ? Bence sadece burası için araç kiralamaya gerek yok. Sur içi bölgesini gezip Kapalı Maraş'a kadar yürüyüp burayı da yürüyerek gezebilirsiniz. Salamis'e araba şart. Biz 3 günlük araç kiraladığımız için Gazimağusa'yı araba ile gezmiştik. Gazimağusa'ya yılın her dönemi gidebilirsiniz. Kıbrıs'ın en güzel plajlarının bu tarafta olduğunu duyduk. Deniz için gidecekseniz yazın gitmelisiniz. Kültür turizmi için gidecekseniz o zaman bahar ya da kış aylarını sıcaktan dolayı tercih etmenizde fayda var. Biz Kasım ayında ziyaret ettik. Hava güzeldi. Biraz yağmura yakalandık ama yine de çok sorun olmadı. Bir kere burada Kapalı Maraş var. Daha sonra Lala Mustafa Paşa Cami ve Othello Kalesi yine Mağusa'da yer alıyor. Birbirinden güzel tarihi sokakları ve müthiş güzellikteki mimarisi ile Mağusa'yı keşfetmelisiniz. Hayır Gazimağusa ve Kıbrıs Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Hatta bırakın vizeyi kimlikle bile Kıbrıs'a giriş yapabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/giethoorn-koyu-hollandanin-venediki", "text": "Hani herkesin hayali vardır ya şehir hayatından kurtulup kendi halinde, sessiz sakin bir köye yerleşmek hahh işte emin olun hayallerinizdeki o köy Giethoorn Köyü. Burası gerçekten yeryüzünün cenneti. Giethoorn o kadar kendine özgü o kadar orijinal ki buraya aşık olmamak imkansız. Hollanda gezilecek yerler listesinde en güzel yer sayılabilecek olan masalsı köy Giethoorn'da karayolu yok, araba yok, gürültü yok her şey tamamıyla doğayla iç içe, buranın her noktasında huzur var."} {"url": "https://bujuyollarda.com/girne-gezilecek-yerler", "text": "Kıbrıs gezimizin duraklarından biri olan Girne, güzelliği ile bizi oldukça cezbeden bir yer oldu. Lefkoşa'dan sonra deniz havasına kavuşmamız da ekstra mutlu etmiş olabilir. Kıbrıs'ın en önemli tatil merkezlerinden biri olan Girne doğasıyla, havasıyla, tarihi dokusuyla, canlı atmosferi ile bizi kendimize getirdi. Kıbrıs'a giderseniz Girne kesinlikle rotanızda olması gereken bir yer. Girne gezilecek yerler listemde çok güzel yerler var. Buraları gezdikçe eminim siz de Girne'yi seveceksiniz. Biz Kıbrıs'ta Girne'ye 2 gün vakit ayırdık. Aslında bakarsanız Girne'deki yerleri hızlı ve erkenci olursanız 1 günde bile gezebilirsiniz. Biz biraz rahat hareket ettiğimiz için buraya 2 gün vakit ayırmak zorunda kaldık. Aslında iyi de yaptık çünkü Kıbrıs'ta +1 gün vaktimiz vardı onu da Girne'ye ayırdık. Bir de Girne'de gezilecek yerler konum olarak çok derli toplu değil. Yani gezmesi Lefkoşa ve Gazimağusa kadar kolay değil. Kıbrıs'ta otel tatili yapmak isterseniz değerlendirebileceğiniz seçenekler arasında Girne en başta gelir. Buradaki oteller oldukça şık ve lüks. Yani otel konusunda bir çok alternatif var. Peki Girne'ye geldiniz Girne'de nereyi gezmeliyim derseniz tabi ki o iş bende. Detayları aşağıda vereceğim ama elbette önce Girne gezilecek yerler haritası. - St. Hilarion Kalesi - Karaman Köyü - Girne Kalesi - Gemi Enkazı Müzesi - Girne Yat Limanı - Arhangelos Michail İkon Müzesi - Bellapais Manastırı - Hazreti Ömer Türbesi - Karaoğlanoğlu Şehitliği - Ç1974 Gemi Müzesi - Çıkartma Plajı Girne'de benim listemde toplamda 11 tane yer var. Bu yerlere ek birkaç destinasyon daha var ama bence çok geniş vaktiniz yoksa buralara gitmenize gerek yok. Peki nereler buralar derseniz hemen söylüyorum. Bufavento Kalesi, Mavi Köşk ve Türk Tankı. Buraların herhangi bir olumsuz durumu yok ama konum olarak terste ve iç kesimde kalıyor. Dolayısıyla biz Mavi Köşk hariç diğer iki yeri pas geçtik. Bizim Girne'de iki handikabımız oldu biri hava durumu diğeri de kışın havanın erken kararması. Dolayısıyla bazı yerleri pas geçmek kaçınılmaz oldu. Yine de sizin aklınızda bulunsun diye buraları yazmak istedim. Bunun dışında listemde olmayan Bufavento Kalesi var ama bence Girne'deki St. Hilarion Kalesi varken buraya gitmeye çok da gerek yok. Kaleler genelde tepelerde oluyor dolayısıyla 1 yer için 1 kale yeterli dedik ve biz tercihimizi Hilarion Kalesi'nden kullandık. Girne Kalesi'ni hariç tutuyorum tabi ki. Son olarak tepelerin arasında kalan Türk Tankı da ters konumundan dolayı pas geçtiğimiz yerlerden biri oldu. Girne gezilecek yerler listem gördüğünüz gibi oldukça mütevazi. Listemde Girne merkezden gezilecek yerler de var çevresindeki yerler de. Listemin en sevdiğim yerlerinden biri kesinlikle Karmi Köyü oldu. Alışılmışın dışında bir rota olan bu köye gidelim dedik ve bayıldık. Girne'ye giderseniz burayı rotanıza muhakkak ekleyin. Son olarak biz Lefkoşa'dan Girne'ye gittiğimiz için ilk güne Hilarion Kalesi ve Karmi Köyü ile başlayıp merkeze geçtik bilginiz olsun. Lefkoşa'dan geçecekseniz siz de bizim gibi yapabilirsiniz. Girne'de konaklayacaksanız Girne gezilecek yerler haritamdan dilediğiniz rotayı çıkartabilirsiniz. - Girne Kalesi - Gemi Enkazı Müzesi - Girne Yat Limanı - Arhangelos Michail İkon Müzesi - St. Hilarion Kalesi - Karaman Köyü - Bellapais Manastırı - Hazreti Ömer Türbesi - Karaoğlanoğlu Şehitliği - Ç1974 Gemi Müzesi - Çıkartma Plajı - Türk Tankı - Mavi Köşk - Bufavento Kalesi Yukarıda dediğim gibi Lefkoşa'dan Girne'ye giderken yol üstünde olması nedeniyle ilk durağımız St. Hilarion Kalesi oldu. Burası gerçekten çok güzel bir kale. İçindeki yapılar hala diri ve oldukça iyi korunmuş durumda. Burası Girne sıradağlarındaki 3 kaleden biri. Diğer iki kale olan Bufavento ve Kantara Kalelerine göre daha iyi korunmuş durumda. Bu 3 kaleden birine gidecekseniz bence Hilarion'u tercih edin. Kantara Kalesi, Girne'ye zaten oldukça uzak bilginiz olsun. Kale, zamanında Arap akınlarını durdurmak için inşa edilmiş. Kesin yapılma tarihi bilinmese de kalenin 11. yüzyılda Bizanslılar tarafında yapıldığı tahmin ediliyor. Kale ismini, kutsal topraklarda işkenceden kaçıp inzivaya çekilen ve mağarada yaşayıp hayatını kaybeden bir papazdan alıyormuş. St. Hilarion Kalesi'nin manzarası efsane bunu belirteyim. Tüm Girne ayaklarınız altında. Kaleye çıkarken bir çok yapının içine giriyorsunuz ve hepsi oldukça etkileyici. Kale içi bölüm bölüm ve içinde kiliseden mutfağa, kraliyet ailesinin konakladığı yapılarından depolara kadar bir çok yapı var. Bu kale ilginç bir özelliği sahip. Kale, Walt Disney'de \"Uyuyan Güzel\" karakterine ilham vermiş bunun sayesinde baya da ünlenmiş. St. Hilarion Kalesi'nin en tepesine çıkmak isterseniz 730 basamak sizi bekliyor. En tepeden en güzel manzarayı yakalayabilirsiniz. Tabi ayakkabılarınız sağlam olmalı. Sonrası tabana kuvvet. Bir de en tepede hava açık ise Türkiye'nin kıyılarını bile görebilirsiniz. - St. Hilarion Kalesi'nin giriş ücreti kişi başı 15 TL. - Ziyaret Saatleri : Yaz Dönemi 09.00 17.00, Kış Dönemi 09.00 14.30 - Konum burada. Girne gezilecek yerler listesinde sanırım en çok sevdiğim yer Karmi Köyü oldu. Ben genelde doğa tutkunu olduğum için burayı direkt en favori listemin başına koydum. Gerçekten herkesin çok fazla bilmediği bu köyü size bujuyollarda olarak gururla sunuyorum. Karmi Köyü, Girne'nin batısında dağ eteklerinde yer alıyor. Köyde genelde İngilizler ve Almanlar ikamet ediyor. Köyde İngilizlerin meşhur telefon kulübesine bile rastlayabilirsiniz. Karmi Köyü'nün asıl adı Karaman Köyü. Köy Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında terkedilmiş ve köyde bulunan evler tamamen sahipsiz kalmış. 1979 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile köyde bir yenileme projesi başlatılmış ve köye tekrar canlılık gelmiş. Köydeki evlerin hemen hemen hepsi mimari açıdan çok güzel. Köyün meydanı ve sokakları tamamen size nostaljiyi yansıtıyor. Köyün merkezinde bulunan Meryem Ana Kilisesi köyün birbirinden güzel evleri görülmeye değer. Aşağıda Karmi'de gezilecek yerleri bulabilirsiniz. - Meryem Ana Kilisesi - Birbirinden güzel Karmi Evleri - Karmi Sokakları - Karmi Tunç Çağı Mezarlığı - Köy Meydanı Bence Girne'ye gelecekseniz buraya kesinlikle uğrayın. Eminim siz de çok sevecekseniz. Buraya araba şart belirteyim. Köy yukarıda kalıyor. Virajları dönerken dikkatli olun. Konum burada. Girne gezilecek yerler listesinin en ikonik yerine geldik. Girne'ye gelip burayı görmeden dönerseniz Girne çok eksik kalır. Girne Kalesi konum olarak dağların tepesinde değil tam denizin dibinde yer alıyor. Tıpkı bizim Bodrum Kalesi gibi. Girne Kalesi dikdörtgen planlı bir yapıya sahip. Konum olarak Girne merkezde yer alıyor. Kalenin kesin inşa tam olarak bilinmese de kalıntılara dayanılarak kalenin M. S. 7. y. y.'da Kıbrıs'a başlayan Arap akınlarına karşı kenti korumak amacıyla Bizanslılar tarafından inşa edildiği tahmin ediliyor. Kaleye Lusignan döneminde (M. S.1208 1211) ilaveler yapılmış, Venedik döneminde (M. S. 1489-1570) ise son şeklini almış. Kalenin büyük bir kısmı M. S. 1208-1211 yılları arasında Kral John Dibelin tarafından yaptırılmış. Girne Kalesi, M. S. 1373 yılında Ceneviz akınlarında büyük zarar görmüş. Kale, 1489 yılında Venediklilerin eline geçince kalenin yapısında değişiklik yapmış. Daha sonra da 1570 yılında savaşmadan Osmanlı'ların eline geçmiş ve yaklaşık üç asır boyunca Osmanlıların elinde kalmış. Osmanlılar sonrası kale İngiliz Sömürge İdaresi döneminde (1878-1960) Polis Okulu ve hapishane olarak kullanılmış. Kalenin kısa tarihi bu şekilde. - Sarnıç - Zindan - Bizans kilisesi - Tünel yapıları ve kale surları - İki küçük müze - Osmanlı Amirali Cezayirli Sadık Paşa'nın lahiti - Venedik kuleleri - Lüzinyan dönemi bekçi odası - Lüzinyan dönemine ait büyük salon - Venedik savunma platformu Girne Kalesi'nin içinde yukarıdaki yapılar yer alıyor. Buraya geldiğinizde bu yapıların hepsini görüp Girne manzarasının keyfini çıkarmayı unutmayın. Manzara giriş tarafının tersinde yer alan surlarda daha güzel. Kalenin içinde bir de kafe bulunuyor. Dilerseniz burada da bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Bir de kalenin içindeki tünellere dalmayı unutmayın, oldukça heyecanlı oluyor. - Girne Kalesi'nin giriş ücreti kişi başı 20 TL. Öğrenciler için ücret 7 TL. - Kalenin konumu burada. - Park alanı ücretsiz ve park sorunu yok. Hemen şunu belirteyim Gemi Enkazı Müzesi, Girne Kalesi'nin içinde yer alıyor. Yani ayrı bir yere gitmenize gerek yok. Kalenin içindeyken burayı ziyaret edebilirsiniz. Gelelim müzenin detaylarına. Burası iki katlı. Müzede Kıbrıs sularından çıkarılmış 4. yy'a ait Yunan ticari gemisinin enkaz kalıntıları sergileniyor. Enkaz,1965 yılındaki bir fırtına sırasında sünger bulmak için dalış yapan bir kişi tarafından tesadüfen keşfedilmiş. Daha sonra, bu batik gemi 1967-69 yılları arasında Oxford Üniversitesi ve Pensilvanya Üniversitesi'nden gelen İngiliz bilim adamlarının koordine ettiği kurtarma keşif dalışıyla su yüzeyine çıkarılmış. Kalıntılara göre geminin MÖ 300 yıllarında sert denizlere yenildiğini gösteriyor ve geminin batışında korsan etkisinin olduğuna inanılıyor. Girne Kalesi'nde sergilenen objeler, geminin yaklaşık 2300 yıl önceki son seyahatinde taşıdığı orijinal parçalardan oluşuyor. Gemideki yükler arasında amfor, badem, tahıl, şarap ve Samos, Rodos ve Kos gibi Yunan adalarından gelen yükler yer alıyor. - Gemi Enkazı Müzesi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. Girne Kalesi'nin giriş ücretine burası dahil. - Konum burada. Girne merkezde gezilecek yerler arasında olmazsa olmaz bir yere geldik. Burası Girne Yat Limanı. Kaleden çıkıp buraya hemen yürüyerek sahil tarafına ulaşabilirsiniz. Girne'nin kalbi burada atıyor. Bir yanda mis gibi bir deniz diğer yanda birbirinden güzel restaurantlar. Kaleden sonra biz hemen buraya geldik. Kordon boyunca gezmek oldukça keyifli. Burada hem çok güzel gün batırılır hem de akşam yemeği keyfi yapılır. At nalı şeklindeki Girne Yat Limanı'nda bir çok yat ve gezi teknesi bulunuyor. Vaktiniz varsa buradan Kıbrıs'ın güzel koylarına açılabilirsiniz. Girne merkezde gezilebilecek bir diğer nokta Girne İkon Müzesi. Buranın asıl adı Arkhangelos Mikhael Kilisesi. Burası 1860 yılında inşa edilen yapıya 1885 yılında eklenen çan kulesi ile kilise olarak hizmet vermeye başlamış. Daha sonrada gerekli restorasyonlar yapılarak müzeye dönüştürülmüş. İkon Müzesi, Girne Yat Limanı'nın arka kısmında kalıyor. Merkeze çok yakın konumda. Kaleden çıkıp ara sokakları kullanarak buraya kolayca gelebilirsiniz. Biz gittiğimizde müze kapalıydı. Daha sonra öğrendik ki müze bayadır kapalıymış. Müzenin dış cephesi oldukça yıpranmıştı. Ama binanın mimari yapısı ve renkleri çok güzeldi. Bence tam fotoğraf çekmelik bir yer. Girne gezilecek yerler listemde Girne'nin en güzel yerine geldik. Hemen belirteyim Girne'ye giderseniz muhakkak Bellapais Manastırı'nı ziyaret edin. Burası gerçekten çok güzel bir yer. Bellapasi Manastırı, Girne'yi tam tepeden gören, Beşparmak Dağları'nın eteklerinde yer alan Bellapais Köyü sınırlarında yer alıyor. Tepe bir noktada olduğu için araçla gidilirse daha güzel olur. Girne tam böyle şehir havasını hissettirirken bu köye geldiğinizde modern dünyadan kopuyor hissine kapılıyorsunuz. Bellapais ismi \"güzel yer\" anlamına gelen Fransızca \"belle paix\" ifadesinden geliyormuş. Yani anlayacağınız isminin tam hakkını veren bir yer burası. Bir başka varsayıma göre de manastırın ismi Fransızca \"Abbaye de la Paix\"den geliyormuş. Manastır Kıbrıs'taki en güzel gotik mimarinin örneklerinden birini temsil ediyor. Oldukça ihtişamlı ve görkemli bir yapıya sahip Bellapais Manastırı, 13. yüzyılda inşa edilmiş ve ardından gelen yıllarda yapıya kuleler, kapılar gibi eklemeler yapılmış. Selahhadin Eyyubi 1187'de Kudüs'ü ele geçirdiğinde Kıbrıs'a göç eden Augustinian mezhebine mensup rahiplerin Bellapais'nin ilk sakinleri olduğu düşünülüyor. Manastırda ilk yapılar 1198- 1205 tarihleri arasında inşa edilmiş ancak bugün hala ayakta kalan ana yapılar Kral III. Hugh hükümdarlığı zamanında 1267-1284 yılları arasında inşa edilmiş. Sur kapısından giriş, 1324-1359 yılları arasında Kral IV. Hugh hükümdarlığında inşa edilen kiliseye ve kemerli geçitlere kadar gidiyor. Manastırın yemek salonu, içindeki zarif kolonlarda gölgeli şekilleri oldukça etkileyici. Kıbrıs'ın Osmanlı tarafından fethedilmesinden sonra manastır, Yunan Ortodoks Kilisesi'ne verilmiş. Rum Ortodokslar, manastırın sadece kilise bölümü kullanmış. Manastırın günümüze kadar ulaşmış en sağlam yapısı işte bu kilise. Manastırda yemekhane, avlu kısmı, rahiplerin kullandığı çalışma ve sohbet odaları oldukça etkileyici. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile Rumlar adanın güney kesimine göç edince Bellapais Manastırı, KKTC Eski Eserler ve Müzeler Dairesi himayesine alınmış. Dediğim gibi Kıbrıs'ta Girne rotanızda varsa buraya muhakkak uğrayın. Hem köyün sokaklarında gezin hem de Bellapais Manastırı'nın ihtişamını görün. - Bellapais Manastırı'nın giriş ücreti kişi başı 15 TL. - Ziyaret Saatleri: Yaz aylarında saat 18.00'a kadar açık, Kışın 16.30 gibi kapanıyor. - Konum burada. Girne'nin doğusuna 6 km uzaklıkta, Çatalköy'ün kıyısında bulunan Hz. Ömer Türbesi, tam deniz kıyısında oldukça güzel bir konumda bulunuyor. Buranın ismi Halife olan Hz. Ömer'den gelmiyor. Cennetle müjdelenenlerden olmak ümidiyle Kıbrıs'ı fethetme çabasıyla adaya gelen sahabe Hz Ömer ve 6 arkadaşı Girne Çatalköy dolaylarında Bizanslılarla savaşırken şehit düşmüş ve bir mağarada bulunan bedenleri, Osmanlının adayı fethinden sonra şimdi ki konumunda bulunan türbeye nakledilmiş. Türbe adanın maneviyatına farklı bir hava katmış. Türbe dediğim gibi Girne'nin doğu yakasında kalıyor. Burada başka gezilecek yer yok. Vaktiniz geniş ise burayı değerlendirebilirsiniz. Kıbrıs'ın bir çok yerinde kahraman Türk askerlerinin şehitlikleri var. Adadaki zalimce yapılan katliamları önlemek için adaya çıkan ve burada canı pahasına savaşan kahraman askerlerimiz sayesinde adada huzur var. Adadaki şehitliklerden en önemlilerinden biri Karaoğlanoğlu Şehitliği. Şehitliğe Kıbrıs Harekatı'nda Kıbrıs'a ilk çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri alayının komutanı olan Halil İbrahim Karaoğlanoğlu'nun ismi verilmiş. Şehitlikte 8 subay, 5 astsubay, 58 erbaş ve er olmak üzere toplam 71 TSK askerinin naaşı yer alıyor. Şehitlik 1976 tarihinde açıldıktan sonra 29 Ekim 1994 tarihinde de restorasyon çalışmaları tamamlanarak ziyarete açılmış. Şehitliğin girişindeki iki ana sütun Kıbrıs Türkleri tarafından anavatan olarak kabul edilen Türkiye'ye açılan kapıyı temsil etmektedir. Batıdaki heykeller Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni, doğuda yer alan heykeller Türkiye'yi temsil ediyor. Bu iki heykel arasında bulunan boşluk ise Türkiye'ye açılan pencereyi temsil ediyormuş. Burada Kıbrıs'ın yakın tarihini anlatan İngilizce Türkçe bir sürü tabela var. Şehitliğin manevi atmosferi gerçekten çok etkileyici. Bu şehitlikle bu toprakların ne kadar zor kazanıldığının en önemli göstergesi. Bence Girne'ye gelirseniz buraya muhakkak uğrayın. Karaoğlanoğlu Şehitliği, Girne'nin batı tarafında kalıyor. Güzelyurt tarafına giderseniz buraya uğrayabilirsiniz. Konum burada. Karaoğlanoğlu Şehitliği'ne çok yakın konumda olan Ç1974 Gemi Müzesi gezdiğimiz en farklı müzelerden biri oldu. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nda yer alan çıkarma gemi modelinin sonuncusu olan Ç-1974, harekatın başlangıç noktasındaki Barış ve Özgürlük Anıtı'nın bulunduğu alanda yer alıyor. Bakımı ve boyama işlemi yapılan Ç-1974, 20 Temmuz'da Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Kuvvet Komutanlarının katılımıyla halkın ziyaretine açılmış. Geminin dışında çıkartma yapan temsili manken maketler ve bir araç yer alıyor. Geminin iç kısımlarını da ziyaret edebiliyorsunuz. İçeride Kıbrıs Barış Harekatı görsel ve yazılı olarak anlatılıyor. Yazılı olan fotoğraflı bir kitap gerçekten içimizi paramparça etti. Rumların katliamlarının ne kadar zalimce olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Ç1974 Gemi Müzesi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. Konumu burada. Ç1974 Gemi Müzesi'nin hemen arkasında bulunan Çıkartma Plajı adından da anlaşılacağı üzere Kıbrıs Harekatı'nda askerlerimizin karaya çıktığı ilk yerlerden biri. Burası Girne merkeze yaklaşık 7 km uzaklıkta yer alıyor. Girne'den Alsancak'a doğru devam ettiğinizde ulaşabileceğiniz plajın hemen arkasında şehitlerimiz için yapılmış bir anıt bulunuyor. Çıkartma Plajı, Escape Plajı olarak da biliniyor. Yazın burada bulunan tesis beach club olarak hizmet veriyor. Deniz oldukça temiz. Plajın önündeki kayalık alan dalgakıran vazifesi görüyor. Biz kışın gittiğimizden denizi değerlendiremedik. Yazın giderseniz ve Girne'de denize girilecek yer arıyorsanız burayı değerlendirebilirsiniz. Tesis hakkında bir fikrimiz yok belirteyim. Çıkartma Plajı'nın haritadaki konumu burada. Yazın plajın giriş ücreti var bilginiz olsun. Girne gezilecek yerler listem bu kadar. Bunun dışında yukarıda da bahsettiğim 3 yer var. Mavi Köşk için şansımızı denedik ama ne yazık ki kapalıydı. Biz gittiğimizde 1 hafta sonra açılacağı söylenildi. Eğer giderseniz muhtemelen açık olmuş olacaktır. Girne Kaç Günde Gezilir ? Girne gezilecek yerler biraz dağınık. Ben Girne merkezde ve çevresinde gezilecek yerleri yukarıda yazdım. Bana göre Girne gezilecek yerleri 2 günde rahat rahat tamamlarsınız. Eğer vaktiniz yoksa 1 günde de önemli yerleri gezebilirsiniz. Girne'de 1 gün vaktiniz varsa Girne Kalesi, Bellapais Manastırı ve Karmi Köyü listenizde kesinlikle olmalı. Kaleyi gezmişken merkezi de zaten turlarsınız. 2 gün vaktiniz varsa dediğim gibi rahatsınız. Fakat bu süreleri belirtirken deniz faktöründen bağımsız şekilde süreleri belirttim bilginiz olsun. İşin içine plaj, koy girerse farklı olur tabiki. Girne'ye deniz için gidecekseniz zaman dilimi belli. Yaz aylarında Girne koyları ve plajlarının tadını çıkartabilirsiniz. Tabi yazın aşırı sıcaklar sizi bekler. Yaz ayları dışında bahar ve kış aylarında Girne oldukça sakin. Biz Kasım ayında Girne'ye gitmiştik ve hava gayet güzeldi. Hava akşamları serin, gündüzleri sıcaktı. Bence Girne'ye kültür turizmi için gidiyorsanız bahar ayları en ideali. Kışın da deniz düşünmüyorsanız bu ayları da tercih edebilirsiniz. Kışın Girne'de kar yağışı yok bunun yerine bol bol yağmur var. Bu aylarda gidecekseniz yanınıza akşam için kalın bir şeyler almayı unutmayın. Girne, Avrupalı biri için bence oldukça uygun bir yer. Bunun dışında fiyatlar Türkiye'nin bir tık üstünde yer alıyor. Alkol ve tütün ürünleri Türkiye'ye göre oldukça uygun. Bunun dışında uygun bir şey yok. Otel ve restaurant fiyatları noktasında her bütçeye hitap edecek yerler var. Girne'de alışveriş için Girne Çarşısı'nı değerlendirebilirsiniz. Buranın dışında Girne Park Avm de bir diğer seçenek. Girne merkezde Girne Kalesi'ni gezip, limanda sahil boyunca yürüyüş yapabilirsiniz. Bunun dışında akşam sahil restaurantlarında bir şeyler yiyip gece dilediğiniz gibi eğlenebilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/gocek-gezilecek-yerler", "text": "Her fırsatta uğramaya çalıştığımız Göcek'e kapsamlı bir 3 gün ayırdık ve güzel bir kaçamak yaptık. 3 gün içinde de Göcek'ten toplayabildiğimiz kadar malzeme topladık. Hele bir Göcek koyları var ki sormayın. Efsane güzellikler var. Tatil sonrası topladığımız malzemeler ile de çok güzel yazılar derledik. Aşağıda Göcek ile ilgili yazılarımın bağlantılarını bulabilirsiniz. Göcek'e gelecekseniz muhakkak bu yazılarıma göz atın. - Göcek Nerede, Göcek'e Nasıl Gidilir ? - Göcek Tekne Turu Tavsiyesi ve Deneyimim - Göcek Koyları ve Plajları - Göcek'te Ne Yenir & Göcek Yeme İçme Önerileri - Göcek'te Nerede Kalınır & Otel Tavsiyesi Not: Göcek gezilecek yerler listemde Göcek'in her koyunu yazmak istemedim. Çünkü buraları yazmaya kalksam emin olun listemde 30 yer olurdu. Koylardan araba ile gidilen bir kaç yeri yazdım. Koylar ve tekne turu için yazılarım bağlantısı yukarıda yer alıyor. Mavi yolculukların ve yat turizmin popüler noktası olan Göcek'te gezilecek yerler listemiz oldukça sade. Belirttiğim yerleri eğer denize girmeyecekseniz 1 günde çok rahat gezebilirsiniz. Fakat Göcek'e geldiğinizde 1 günde olsa tekne turuna çıkmalısınız diye düşünüyorum. Göcek'in koylarını görmeden buradan dönmeyin derim. Listemde ilk durağımız Göcek'in kendine özgü cool bir havası olan Göcek Çarşısı ama öncesinde Göcek Gezilecek Yerler Haritası. - Göcek Çarşısı - Göcek Marinaları - D-Marin Göcek - Blue Point Beach"} {"url": "https://bujuyollarda.com/gocek-koylari-ve-plajlari", "text": "Muğla'nın bu uzun kıyı uzunluğundan Göcek'te nasibini fevkalade güzel almış. Göcek'te neler yok ki. Adalardan koylara, plajlardan turkuaz rengi sulara Göcek'te deniz ve yat turizmine dair neredeyse her şey var. Göcek'e geldiğinizde bu yat ve tekne havasını çok iyi alıyorsunuz. Burada son yıllarda o kadar yat ve tekne var ki metrekareye insandan çok tekne düşüyor. Not: Göcek ile ilgili hazırladığım tüm yazılarımın bağlantısı aşağıda. Göcek'te tekne turu ya da mavi yolculuk için planınız varsa aşağıdaki bağlantılara göz atmanızda fayda var. - Göcek Gezilecek Yerler Listesi - Göcek Tekne Turu Tavsiyesi ve Deneyimim - Göcek'te Ne Yenir & Göcek Yeme İçme Önerileri - Göcek'te Nerede Kalınır & Otel Tavsiyesi Göcek'e gelirseniz en başta yapmanız gereken bir şey varsa o da mavi tur yolculuğuna çıkmak olacaktır. Neden mavi tur çünkü Göcek koylarını yani 12 Adalar bölgesini 1 günde tekne ile gezmeniz mümkün değil. Mavi tur yolculuğu için Göcek koylarına en az 3 gün zaman ayırıp bu güzellikleri keşfedebilirsiniz. Ben Göcek'te mavi tur için nereden tekne bulabilirim diyorsanız Göcek Mavi Tur Tekneleri bağlantısına göz atıp yüzlerce tekne arasından seçim yapabilirsiniz. Bu bağlantıda her bütçeye hitap eden tekneler mevcut. Ayrıca Göcek'te günübirlik dolmuş ya da özel tekne turları için de aşağıdaki numaradan bilgi alıp anında rezervasyon yapabilirsiniz. Artık listemize geçme vakti geldi. Yazıma başlamadan önce Göcek Koyları ve Plajları noktasında 2 ayrım yapmak istiyorum. İlki arabayla gidilebilen koylar ve plajlar ikincisi arabayla gidilemeyen yani karadan ulaşım olmayan koylar ve plajlar. İlk grupta daha az koy varken ikinci grupta doğal olarak çok da fazla yer var. Liste aşağıda ona göre tatil planınızı yapabilirsiniz. - D-Marin Blue Point Plajı - Ayten Koyu - Osman Ağa Plajı - İnlice Plajı - Kille Koyu - Bedri Rahmi Koyu - Boynuzbükü Koyu - Göcek Adası Koyları - Yassıca Adaları - Tersane Adası Koyları - Domuz Adası Koyları - Kleopatra Hamam Koyu - Akvaryum Koyu - Göbün Koyu - Yavan Su Koyu Martı Koyu - Sıralıbük Koyu - Cennet Koyu - Büyükova Koyu - Blue Point Plajı - Ayten Koyu - Osmanağa Koyu - İnlice Halk Plajı - Göcek Adası - Yassıca Adaları - Kille Koyu - Bedri Rahmi Koyu - Sıralıbük Koyu - Hamam Koyu - Martı Koyu - Merdivenli Koyu - Gobün Koyu - Domuz Adası - Akvaryum Koyu - Tersane Koyu Göcek koyları haritasından da gördüğünüz üzere Göcek'te neredeyse her 10 kişiye 1 koy düşüyor. 😂Göcek'in koy ve plaj açısından maşallahı var. İnanın her yeri saymaya kalksam bu liste uzar da uzar. Allah buraya güzellik açısından vermiş de vermiş. Neredeyse bir çok koya gittik deneyimledik ve bu güzelliklere şahit olduk. Göcek'te bu adalar kısmı 12 Adalar bölgesi diye geçiyor. Yani tekne ile gidilen Göcek koyları eşittir 12 Adalar diye düşünebilirsiniz. Neyse lafı daha fazla uzatmayayım ve listemize geçelim. İlk noktamız Göcek merkeze çok yakın konumda olan Blue Point Plajı. İlk olarak şunu belirteyim Göcek merkezde denize girilecek bir yer yok. Çünkü merkezde bir sürü tekne ve bunlara ev sahipliği yapan marinalar var. Yani Göcek merkezde denize girecek yer aramayın. Yine de merkeze yakın bir yer arıyorsanız özel bir plaj olan Blue Point Beach'i tercih edebilirsiniz. Blue Point Beach, merkeze yakın D-Marin içerisinde bulunan özel bir plaj. Blue Point Plajı'nın kumu Mısır'dan getirilmiş. Mevzu bahis D-Marin olunca bu plajın giriş ücreti de oldukça pahalı. Giriş için bilmem ne kadar ücret ödüyorsunuz ve bu ücret sadece şezlonglar için belirteyim. Eğer bütçe sıkıntınız varsa burayı pas geçin. Merkeze yakın sayılabilecek aşağıdaki koyları tercih edin. Ben iyi hizmet almak istiyorum derseniz bu plajı tercih edebilirsiniz. Konum burada. Göcek'te arabayla gidilen ve denize girebileceğiniz bir kaç koy alternatifi arasında bulunan Ayten Koyu çamların arasında kalmış güzel bir koy. Çamların gölgesinin size doğal şemsiye olduğu Ayten Koyu, Göcek merkeze 10 dk uzaklıkta yer alıyor. Asıl adı Poruklu Koyu olan Ayten Koyu'nda herhangi bir işletme bulunmuyor. Duş ve WC imkanı da yok. WC için 6-7 dk mesafede benzinliğe gitmeniz gerekiyor. Bu civarda temiz su için çeşme bulunuyor. Ayten Koyu'nun denizi oldukça ılık ve sahili taşlık. Araç ile kıyıya kadar inebiliyorsunuz. Buranın yolu son 1 km kala taşlık oluyor ve dikkatli gitmenizde fayda var. Ayten Koyu kamp için oldukça güzel bir yer. İmkanlar kısıtlı olsa da tedarikli gelirseniz çadırınızı kurabileceğiniz alanlar mevcut. Biz güvenlik açısından herhangi bir problem sezinlemedik. Yüksek sezonda yer sıkıntısı olabilir. Buraya gelenler sağ olsun çöp konusunda duyarsız olduğu için ağaçlık alan ne yazık ki çok temiz değil. Ayten Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Ayten Koyu, Göcek Merkeze 10 dk uzaklıkta bulunuyor. Araba ile yol kötü de olsa ulaşabiliyorsunuz. Ayten Koyu'nun konumu için sizi bu bağlantıya alalım. Göcek gezilecek yerler listesinde olan Osman Ağa Koyu yeşille mavinin buluştuğu oldukça güzel bir koy. Göcek'te denize girmek için tercih ettiğimiz Osman Ağa Koyu sessiz sakin huzurun bulunduğu bir yer. Burası Ayten Koyu'nun devamında yer alıyor ve iki koy arası yaklaşık 5 dakikalık yol var. Açıkçası burayı Ayten Koyu'ndan daha fazla sevdik. Bu koy hafta sonları hariç çok fazla kalabalık değil. Burada da ağaçlar doğal gölgelik oluşturuyor. Osman Ağa Koyu'nun deniz sıcaklığı gayet iyi. Sahili taşlık. Deniz 10-12 metreden sonra derinleşiyor. Burada tatlı su için bir çeşme var. Herhangi bir işletme, duş, wc bulunmuyor. Osman Ağa Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Osman Ağa Koyu Göcek Merkeze 15 dk uzaklıkta bulunuyor. Ayten Koyu'ndan hemen sonra gelen Osman Ağa koyuna araba ile yol biraz bozuk da olsa ulaşım var. Osman Ağa Koyu'nun konumu bu bağlantıda. Not: Ayten Koyu ve Osman Ağa Koyu'nda sivrisinek sayısı biraz fazla. Bu koylara gidecekseniz yanınıza muhakkak sivrisinek ilacı alın. İnlice Plajı, Göcek merkeze 6 km uzaklıkta yer alıyor. Burası Göcek'te denize girmek için oldukça güzel bir alternatif. İnlice Plajı halka açık ve belediyenin işlettiği bir plaj. İnlice Plajı'nın giriş ücretli. Şezlong ve şemsiye ücreti bu fiyata dahil değil. Duş, soyunma kabini ve wc ücretsiz. Belediyenin işlettiği tesiste fiyatlar oldukça makul. İnlice Koyu'nda piknik ve mangal yapabileceğiniz alanlar bulunuyor. İnlice Plajı'nın deniz suyu sıcaklığı ideal, deniz yer yer derinleşebiliyor. Plajın sol tarafında taşlar büyük olduğu için burada denize girmeyin. Sağ taraf çok daha ideal. Sağ taraftaki kısımda kum ve çakıl karışık. Kuralları olan temiz bir plaj burası. Çocuklu aileler için oldukça ideal. İnlice Plajında kamp yapmak için herhangi bir işletme bulunmuyor fakat kendi çadırınızı kurabileceğiniz yerler mevcut. Yiyecek ve içecek olarak belediyenin işletmesinden faydalanabilirsiniz. Göcek'e 6 km uzaklıkta bulunan İnlice Plajı'nın konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Göcek koyları ve plajları listemin en meşhur yeri kesinlikle Kleopatra Hamam Koyu'dur. Göcek tekne turlarının en uğrak yeri olan Hamam Koyu tekne açısından Göcek'in en kalabalık koylardan biri. Bu koy gerçekten efsane bir yer. Hem doğa hem tarih iç içe. Buraya Kleopatra Koyu denilmesinin nedeni Antik Mısır'ın son Hellenistik kraliçesi olan Kleopatra'nın burayı ziyaret ettiğine inanılıyor olmasıymış. Efsaneye göre; Kleopatra buraya geldiği zamanlarda yıkanabilmek amacıyla bir hamam yaptırmış. Hatta bu hamam kalıntıları nedeniyle koya bir zamanlar Hamam Koyu deniliyormuş. Hamamın kalıntıları arasından çıkan sıcak su kaynağının Kleopatra'nın güzelliğinin kaynağı olduğu ve bu suyun cilt hastalıklarına iyi geldiğine inanılıyor. Kleopatra Hamam Koyu'na tekneye ek olarak yürüyerek de gidilebiliyor. Yürüyerek gitmek isteyenler Sarsala Koyu'ndan likya işaretlerini takip ederek yaklaşık 1,5 2 saat sonra bu koya ulaşabilir. Eğer trekking seviyorsanız bu yolu deneyimleyebilirsiniz. Onun dışında ulaşım için tekne turu şart. Not: Kleopatra Hamam Koyu'ndaki gibi kalıntı bulunan koyların tadını çıkarmak için yanınıza muhakkak şnorkel alın. Kille Koyu, Göcek'te bakir kalmış koylardan bir. Buraya kara yolundan ulaşım var ama yol biraz zorlayıcı. Koy konum olarak Dalaman ilçesi sınırlarında ama Göcek'e de oldukça yakın sayılır. Kille'nin bir tarafında Bedri Rahmi Koyu var diğer tarafında Boynuzbükü Koyu. Her iki koya da buradan yürüyerek ulaşabilirsiniz. Kille Koyu'nun denizi oldukça sakin. Dalgalı değil. Plaj taşlık. Küçük çakıldan biraz daha büyük taşlar var. Denize girdiğinizde de bu taşlar 1-2 metre devam ediyor. Sonrasında da deniz dibi kum oluyor. Bu kum kısım da boy veriyor. Yani deniz hemen derinleşmiyor. Yaklaşık 9-10 metre sonra deniz derinleşiyor. Zaten derinleşen yere kadar ip hattı çekmişler. Denizin soğukluğuna gelince Kille'nin denizi gayet ılık. Soğuk su sevmeyenler için çok ideal. Hatta çocuğunuz varsa bence Kille tam size göre. İmkan olarak Kille'de Dalaman Belediyesi'nin güzel bir tesisi var. Şezlong ve şemsiye imkanı da mevcut ve fiyatlar gayet makul seviyede. Soyunma odası, duş, wc imkanları da gayet iyi. Kille Koyu'nun haritadaki konumu burada. Diğer adı Taşkaya Koyu olan Bedri Rahmi Koyu gerçekten enfes bir güzelliğe sahip. Koyun küçük bir iskelesi var. Koyda küçük bir balıkçı restaurantı mevcut. 1974'te ressam ve yazar Bedri Rahmi'nin burayı ziyaret ederek bir taşın üzerine çizdiği resimden sonra burası Bedri Rahmi Koyu olarak anılmaya başlanmış. Arkadaşıyla buraya balık yemeye gelen Bedri Rahmi hesabı ödemeye parası yetmeyince restaurant sahibiyle anlaşarak buraya balık figürü yapmış. Kayanın üzerinde çizilen bu figür balık gibi görünse de içinde 6 hayvanın gizlendiğini görebiliyorsunuz. Bedri Rahmi Koyu'nun yamaçlarında antik dönemden kalma kaya mezarlarını da görebilirsiniz. Her şeyi ile muhteşem bir yer olan Bedri Rahmi Koyu, Göcek'in en popüler koylarından biri. Göcek mavi tur rotanıza, bu doğa harikası koyu kesinlikle eklemenizi tavsiye ediyorum. Koya ulaşım için yukarıda bahsettiğim Kille Koyu'ndan yürüyerek buraya ulaşabilirsiniz. Göcek günübirlik tekne turlarının uğrak noktası olan Bedri Rahmi Koyu'nun haritadaki konumu burada. Göcek koylarının kesinlikle en güzel yerlerinden bir tanesi de Akvaryum Koyu'dur. Turkuaz rengi bir deniz, enfes bir güzellik ve cam gibi bir su. Akvaryum Koyu, Domuz Adası ile Tersane Adası arasında kalan bir koy. Tekne turumuzda gittiğimiz koylar arasında en çok balık olan yer burasıydı. Yani adının hakkını tam anlamıyla veren bir yer. Burada bulunan kalıntılar eski bir deniz fenerinden kalma. Göcek 12 Adalar Tekne Turlarının popüler noktası olan Akvaryum Koyu'nda yanınızda kesinlikle şnorkel bulunsun. Denizin altındaki kalıntıları görerek yüzmek efsane bir duygu. Konum burada. Göcek merkeze en yakın ada olan Göcek Adası yatların ve teknelerin popüler uğrak noktaları arasında yer alıyor. Mavi ile yeşilin uyumla dans ettiği bir yer burası. Göcek Adası'nda bot ile ulaşım sağlayabileceğiniz bir işletme de bulunuyor. Buradan şezlong, şemsiye ve yeme içme ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Adaya özel yat ya da teknelerle uğramak dışında deniz taksiler ile de ulaşabilirsiniz. Göcek Adası'nın konumu burada. Göcek 12 Ada Turlarının simgesi haline gelen Yassıca Adaları irili ufaklı bir çok adadan oluşuyor. Mavi tur rotalarının vazgeçilmez noktası burası. Yassıca Adaları'nın uç kısmında doğal bir havuz bulunması sebebiyle burası dünya çapında bir üne sahip. Drone görüntümüzden bakınca ne demek istediğimi anlarsınız. Adanın manzarasını yakalamak için adada bulunan zirveye çıkabilirsiniz. Aynı zamanda adada yürüyüş yaparak keçilere eşlik edebilirsiniz. Yaz aylarında buradaki satıcılardan bir şeyler de satın alabilirsiniz. Göcek'in en büyük adası olan Tersane Adası, adını Osmanlı döneminde tersane olarak kullanılması sebebiyle almış. Şuanda tersaneden eser yok tabi ama kalıntılar mevcut. Ayrıca adada mübadele sonrasında boşaltılmış eski Rum yerleşiminin kalıntıları da yer alıyor. Biz katıldığımız tekne turumuzda burada durmadık. Ama mavi yolculuğa çıkacaksanız bence muhakkak bu adaya uğramalısınız. Prens Adası olarak da bilinen Domuz Adası muhteşem güzelliğe sahip bir ada. Adada gördüğünüz begonviller resmen size huzur veriyor. Bir zamanlar adada çok fazla yaban domuzu bulunduğundan buraya Domuz Adası denilmiş. Domuz Adası da özel bir mülkiyet ve sahipleri Hürriyet sahiplerinin eski sahipleri Simav ailesiymiş. Ada, karaya çıkıp gezebileceğiniz bir ada değil. Burası bir özel mülk. Karaya çıkmamak şartıyla ada koylarında yüzebilirsiniz. Fakat genel olarak tekne turları burayı teğet geçiyor bilginiz olsun. Domuz Adası'nın konumu burada. Domuz Adası'na yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan Göbün Koyu'nun girişi oldukça dar. Bu nedenle Göbün Koyu korunaklı bir sahile sahip. Göbün Koyu'nda kaya mezarları ve antik kalıntılar mevcut. Burada denizin derinliklerinde resmen tarih yatıyor. Göbün Koyu'nun manzarasını izlemek isterseniz zirveye kadar yürüyüş yapabilirsiniz. Göbün Koyu'nda Göbün Restaurant adında bir işletme mevcut. İsterseniz burada bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Merdivenli Koyu, Göbün Koyu'nun hemen batısında, iki tepenin arasında kalmış küçük bir koy. Arkasında küçük kumsalı bulunuyor ve buradan küçük bir patika yol Göbün Koyu'na gidiyor. Kıyıdan patika yolu kullanarak yukarıda bulunan köyü ziyaret edebilirsiniz. Buradan yöresel ürünler satın alıp Göcek'in havasını buram buram hissedebilirsiniz. Göcek mavi tur teknelerinin uğrak noktası olan Martı Koyu oldukça güzel bir koy. Bu koyda hemen deniz kenarında yere işlenmiş bir martı figürü var. Bu nedenle bu koya Martı Koyu deniliyor. Teknelerin koya yanaşabileceği ahşap bir iskele de mevcut. Martı Koyu'nun diğer adı ise Yavansu Koyu. Bu adı ise dağdan gelen suyun kalitesinden dolayı alıyormuş, sadece hayvanların içebileceği kalitede yavan tadından dolayı koya bu Yavansu adı verilmiş. Göcek koyları ve plajları listemde son koya geldik. Günübirlik tekne turlarının ve yatçıların uğrak noktası olan Sıralıbük Koyu Göcek'in en güzel koylarından biri. Tatlı su ile tuzlu suyun buluştuğu Sıralıbük Koyu'nda küçük bir restaurant da var. Lacivert suları ile Sıralıbük Koyu'nun konumunu bu bağlantıda bulabilirsiniz. Göcek'te denize girebileceğiniz bir çok koy var. Bu koylardan araba ile gidilebilen de var sadece tekne ile gidilebilen de. Ben sırasıyla en popüler Göcek koylarını yazıyorum. Kleopatra Hamam Koyu, Bedri Rahmi Koyu, Akvaryum Koyu, Sarsala Koyu, Tersane Adası, Domuz Adası, Göcek Adası, Sıralıbük Koyu. Göcek'te deniz genel olarak soğuk değil. Sadece bazı koylarda deniz altında akıntı olduğu için deniz soğuk olabiliyor. Fakat genel olarak Göcek'te deniz ılık. Göcek'te gidilen koylar genel olarak 12 Adalar Turu olarak geçiyor. Buradaki başlıca adalar Göcek Adası, Tersane Adası, Domuz Adası gibi önemli adalar. Göcek Koyları ve Plajları başlıklı yazımın sonuna geldik. Umarım güzel ve faydalı bir liste olmuştur. Ben aşağıya genel olarak Göcek'te denize girilecek yerleri bırakıyorum. Göcek'e gelirseniz ve vaktiniz varsa kesinlikle tekne turuna katılın ya da yat kiralayarak Göcek'in eşsiz güzellikteki koylarını keşfedin. - Ayten Koyu - Osmanağa Koyu - Blue Point Plajı - İnlice Plajı - Kleopatra Koyu ve Hamamı - Bedri Rahmi Koyu - Akvaryum Koyu - Göcek Adası - Yassıca Adaları - Tersane Adası - Domuz Adası"} {"url": "https://bujuyollarda.com/gocek-nerede-goceke-nasil-gidilir", "text": "Muğla'da son yıllarda adından sıkça söz ettiren bir yer olan Göcek her noktası ile çok özel ve güzel bir yer. Göcek'i bir yerlerden duyduysanız muhtemelen masmavi koylarının ünü ile duymuşsunuzdur. Gerçekten durum tam da böyle. Göcek'i Göcek yapan masmavi koyları ve eşsiz güzellikteki adaları. Haritadan baktığınızda Göcek'te ada bolluğunu göreceksiniz. Bu adaların her girintisinde de muhteşem koylar var. Dolayısıyla Göcek demek deniz demek, turkuaz renkli güzel koylar demek. Not: Göcek ile ilgili hazırladığım tüm yazılarımın bağlantısı aşağıda. Göcek'te tekne turu ya da mavi yolculuk için planınız varsa aşağıdaki bağlantılara göz atmanızda fayda var. - Göcek Gezilecek Yerler Listesi - Göcek Tekne Turu Tavsiyesi ve Deneyimim - Göcek Mavi Tur Tekne & Gulet Kiralama (Yaklaşık 500 Tekne Seçeneği) - Göcek Koyları ve Plajları - Göcek'te Ne Yenir & Göcek Yeme İçme Önerileri - Göcek'te Nerede Kalınır & Otel Tavsiyesi Göcek, Muğla ili sınırları içerisinde yer alıyor. Şunu belirteyim Fethiye'ye çok yakın konumda olan Göcek bir ilçe değil. Göcek, Muğla'nın Fethiye ilçesine bağlı bir mahalle. Bu güzel mahalle kendi halinde ve çok özel bir yer. Hemen deniz kenarına konuşlanmış ve birbirinden güzel marinalara ev sahipliği yapıyor. Göcek yat turizminin göz bebeği. her türlü büyüklükteki yatları Göcek'te rahatlıkla görebilirsiniz. Türkiye'de Göcek isminde bir çok yer var ama benim tüm detaylarıyla anlatacağım yer Fethiye'nin Göcek Mahallesi. Göcek'in haritadaki konumu burada. - Göcek Fethiye'ye 28 km uzaklıkta, - Göcek Muğla merkeze 99 km uzaklıkta, - Göcek İzmir'e 308 km uzaklıkta, - Göcek Kuşadası'na 255 km uzaklıkta, - Göcek Ankara'ya 655 km uzaklıkta, - Göcek İstanbul'a 775 km uzaklıkta, - Göcek Adana'ya 840 km uzaklıkta yer alıyor. Göcek nerede sorusu tamamsa Göcek'e Nasıl Gidilir sorusuna geçelim. Göcek'e ulaşım oldukça basit. Özellikle havadan Göcek'e ulaşmanız çok çok kolay. Ben aşağıda hava, kara ve deniz için tüm detayları yazacağım. Göcek'e kara yolu ile İstanbul, İzmir, Ankara, Adana gibi büyük illerimizden otobüs ile kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Bu bölgeye bu illerden her gün düzenli otobüs seferleri var. Kendi aracınızla Göcek'e ulaşmak çok daha kolay olur. Araç ile Muğla merkez tarafından Göcek'e giderseniz sizi bekleyen bir Göcek Tüneli var. Ben buraya Göcek Darphanesi diyorum. Çünkü toplasan 1 km bile etmeyen tünele araç başı 15 TL alıyorlar ve sürekli bu ücrete zam geliyor. Yani siz bu yazıyı okurken Göcek Tüneli giriş ücretine zam gelmiş olabilir.😂 Fethiye tarafından Göcek'e gelecekseniz bu tüneli kullanmıyorsunuz. Zaten Fethiye ile Göcek arası oldukça yakın. Aracınız yoksa Fethiye Göcek arası dolmuş bilgilerini aşağıya bırakıyorum. Fethiye Göcek arası dolmuş saatleri genelde seferlerine 07:00 da başlıyor, akşam 19:45'te son sefer düzenleniyor. Dolmuş saatleri için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Hemen belirteyim; Göcek'e çok çok yakın bir havalimanı var o da Dalaman Havalimanı. Ucuza Uçak Bileti Bulma Yolları yazımı okuyup Dalaman Havalimanına bilet bulduysanız Göcek'e çok yaklaştınız demektir. Göcek ile Dalaman Havalimanı arası yaklaşık 17 km. Buraya taksi ile rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Taksiye binmek istemezseniz Dalaman Havaalanı'ndan Fethiye'ye kalkan Havaş ya da Muttaş otobüslerini tercih edebilirsiniz. Dalaman Havalimanı-Fethiye'ye Havaş ya da Muttaş otobüsleri ile giderken Göcek'te inebilirsiniz. Dalaman Havalimanı ile Göcek arası 60 TL iken, Dalaman Havalimanı Fethiye Otogar arası 80 TL. Fethiye Otogar Dalaman Havalimanı Muttaş otobüs seferlerinin saatleri için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Birbirinden güzel koylara sahip Göcek sizi mavi ve yeşile doyuruyor. Bu koyları görünce eminim Göcek'e tekrar gelmek isteyeceksiniz. Göcek koyları ve plajlarını detaylı bir şekilde anlattığım yazıya göz atarak koylar hakkında fikir edinebilirsiniz. Aşağıya genel itibariyle Göcek'te denize girilecek yerler listesini bırakıyorum. Detaylar için belirttiğim yazıma tıklayın. - Ayten Koyu - Osmanağa Koyu - Blue Point Plajı - İnlice Plajı - Kleopatra Hamam Koyu - Bedri Rahmi Koyu - Akvaryum Koyu - Göcek Adası - Yassıca Adaları - Tersane Adası - Domuz Adası Göcek Nerede, Göcek'e Nasıl Gidilir başlıklı yazımın son kısmına geldik. Göcek'e gelirseniz yapmanız gereken olmazsa olmaz şeyler aşağıda. Bu aktivitelerin çoğunun ana teması tabi ki deniz. Fırsatınız olursa Göcek'e 1-2 gün ayırıp bu saydıklarımızı yapmaya çalışın. - Göcek sahilinde akşam yürüyüşü yapın ve miss gibi bir dondurma yiyin. - Göcek Amsterdam tarzı kanal evlerin orada fotoğraf çekilmeyi unutmayın. - Bedri Rahmi Eyüpoğlu'nun çizdiği balık resmini görmeden dönmeyin. - Hamam Koyu'ndaki eski hamam batığında şnorkelle yüzün. - Akvaryum Koyu'ndaki eski fener kalıntıları arasında balıklarla yüzün. - Göcek gezilecek yerleri keşfedin. Göcek'te bulunan deniz Akdeniz yani Ede Denizi değil. Muğla'ilinde Datça Yarımadası'nın üstü Ege Denizi iken altı Akdeniz. Yani Göcek hangi denizde sorusunun cevabı Akdeniz. Göcek'te onlarca koy ve plaj var. Sığ olan da var derin olan da. Bu noktada sığ deniz arıyorsanız araba ile gidilen koyları tercih edebilirsiniz. Göcek nerede sorusunun cevabında da bahsettiğim üzere Göcek, Muğla iline bağlı bir mahalle. Yani Göcek ilçe değil. Muğla'nın Fethiye ilçesine bağlı bir mahalle. Hemen belirteyim; Göcek'e çok çok yakın bir havalimanı var o da Dalaman Havalimanı. Dalaman Havalimanına bilet bulduysanız Göcek'e çok yaklaştınız demektir. Göcek ile Dalaman Havalimanı arası yaklaşık 17 km. Buraya taksi ile rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Taksiye binmek istemezseniz Dalaman Havaalanı'ndan Fethiye'ye kalkan Havaş ya da Muttaş otobüslerini tercih edebilirsiniz. Göcek ile ilgili diğer tüm deneyimlerimiz ve yazılarımız için aşağıdaki bağlantıları tıklayabilirsiniz. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/gocek-tekne-turu", "text": "Göcek denilince akla ilk olarak turkuaz renkli koylar ve birbirinden güzel plajlar geliyor. Yat ve tekne tutkunlarının uğrak noktası olan Göcek cennetten bir yer gibi. Kendi halinde çok güzel bir yer olan Göcek havalı atmosferiyle sizi kendine çekmeyi eminim başaracak. Bir de burada o kadar güzel koy ve plajlar var ki eminim Göcek'te denize ve maviliklere doyacaksınız. Göcek'e geldiğinizde yapılması gerekenlerin en başında tekne turu geliyor. Birbirinden güzel koyları keşfetmek için tekne turu şart. Dilerseniz yatılı tekne turları ile mavi yolculuk yapabilirsiniz dilerseniz günübirlik tekne turları ile sabahtan akşama eşsiz mavilikteki koyları keşfedebilirsiniz. Not: Baştan belirteyim; yazımı detaylı yazacağımdan kolay bulabilin diye rezervasyon numarasını en üste koyuyorum. Göcek Tekne Turu rezervasyonu için Whatsapp'tan hızlıca iletişime geçip tur tarihi ve tura kaç kişi katılacağınızı söyleyin yeter. Bu numaradan hem günübirlik dolmuş tekne, hem günübirlik özel tekne kiralama hem de konaklamalı tekne turu için bilgi alabilirsiniz. Göcek'te katıldığımız günübirlik tekne turu ile ilgili tüm detayları size vermeye çalışacağım. Göcek Tekne Turu Rotaları, Göcek Tekne Turu Fiyatları 2023, Göcek Tekne Turu Saatleri, Göcek Tekne Turu Tavsiyesi gibi bir çok konunun cevabını bu yazımda bulacaksınız. Tüm detayları yazmaya çalıştım. Eğer bu tura katılırsanız sizden de bu yazının altına yorum bekliyorum. Yorumlar sayesinde hem sizin fikirlerinizi öğrenip ona göre hareket ediyorum hem de sizlerden güncel bilgi toplayıp yazımı güncelliyorum. Bir de Instagram'dan beni takip edip desteklerseniz çok sevinirim. Yeni seyahatlerime ve birçok önerime yakından şahit olabilirsiniz. - Göcek Nerede & Göcek'e Nasıl Gidilir ? - Göcek Gezilecek Yerler Listesi - Göcek'te ne Yenir ? - Göcek'te Nerede Kalınır & Göcek Otel Tavsiyesi - Göcek Koyları ve Plajları Listesi Göcek tekne turu rotaları tekneden tekneye değişiyor. Hatta kaptanın tercihleri, hava durumu, koy yoğunluğu gibi durumlarda güzergahı belirlemede etkili faktörler arasında. Göcek'te koy olarak o kadar çok seçenek var ki hepsini 1 günde tekne ile gezmek imkansız. Neredeyse her tarafta bir ada ve onlarca koy var. Göcek koyları ve plajları yazımda Göcek koylarını detaylı şekilde bulabilirsiniz. - Kleopatra Hamam Koyu - Akvaryum Koyu - Bedri Rahmi Koyu - Yassıca Adaları - Yavansu Koyu Yukarıda saydığım koylar genel olarak tekne turları tarafından tercih edilen koylar. Göcek'te neredeyse her 10 kişiye 1 koy düşüyor.😄 Diyorum ya Göcek'in koy ve plaj açısından maşallahı var. Allah güzellik açısından buraya verdikçe vermiş. Doğal güzelliği, bakir koyları, turkuaz rengi deniziyle Göcek mavi yolculuk severlerin en çok tercih ettiği yerler arasında yer alıyor. Özellikle 12 Adalar Tekne Turu bu bölgede oldukça meşhur. Şimdi Göcek tekne turumuzla ilgili detaylara geçelim."} {"url": "https://bujuyollarda.com/gocekte-ne-yenir", "text": "Göcek'te ne yenir başlıklı yazımla ve güzel önerilerimle karşınızdayım. Göcek bir tatil için size her şeyi aynı anda sunuyor. Doğa, deniz, şık yeme içme mekanları gibi bir çok şeyi Göcek'te bulabilirsiniz. Göcek'in kendine özgü cool bir havası var. Bunu Göcek'e gelince çok rahat hissedeceksiniz. Biz de 3 günlük Göcek tatilimizde Göcek'i tüm detaylarıyla keşfetmeye çalıştık. Göcek Gezilecek Yerleri keşfedip, 3 ayrı restaurantta Göcek yeme içme önerisi topladık. Hadi şimdi Göcek'te Ne Yenir sorusunun cevabını bulalım. Göcek restaurantları birbirinden şık ve güzel. Göcek'te yemek yenilecek bir çok yer var tabiki ama biz 3 mekanı deneyimleyebildik. Bu mekanlara açık ara Göcek'te en iyi yemek yenilecek mekanlar arasına koyabilirim. Sıra şimdi restaurant tavsiyelerimizde. Göcek'te ne yenir sorusunun ilk cevabı Mezegi Restaurant. Mezegi Göcek'in ara sokaklarında bulunan şirin mi şirin bir yer. Oldukça samimi bir ortamda lezzetli mezeler ve yemekler yiyip keyifli bir akşam geçirmek isterseniz gönül rahatlığıyla Mezegi'yi tercih edebilirsiniz. Göcek ortalamasına göre Mezegi'nin fiyatları bize uygun geldi. 6 çeşit meze, 2 ara sıcak, 1 ana yemek, meyve ve çay ikramıyla beraber kişi başı ücret 120 TL'idi. Mezeler arasında girit ezme, fellah köfte, humus, atom ve zeytin kızartması vardı. Bunların arasında favorimiz zeytin kızartması oldu."} {"url": "https://bujuyollarda.com/gocekte-nerede-kalinir", "text": "Göcek'in genel olarak üst gelir grubuna hitap eden bir yer olmasından dolayı buradaki otel ve apartlar bir çok tatil merkezine göre daha yüksek fiyatlara sahip. Göcek'te özellikle üst gelir grubuna hitap eden 2 otel bulunuyor. Bunlardan biri D-Marin Göcek diğeri ise Rixos Premium Göcek. Bunların dışındaki yerler fiyat açısından çok daha mütevazi. - Göcek Nerede & Göcek'e Nasıl Gidilir ?"} {"url": "https://bujuyollarda.com/gumushane-gezilecek-yerler", "text": "Yaklaşık 20 günlük tatil rotamızı çizerken Sivas Erzurum Gümüşhane Trabzon illerini görmeyi planladık. Bu planlamayı yaparken detaylı şekilde bir çok şeyi ayarlamayı çalıştık. Bu sürede gezebildiğimiz kadar gezmeyi, görebildiğimiz kadar çok yeri görmeyi hedefledik. Tam da hedefimize ulaşarak çok güzel bir seyahati mutlu ve huzurlu bir sonla tamamladık. Gümüşhane de görmeyi hedeflediğimiz yerlerden biriydi. Erzurum'dan Trabzon'a geçerken yolumuz üstünde kalan Gümüşhane oldukça küçük bir şehir. Dolayısıyla Gümüşhane gezilecek yerler listesini gezmek oldukça kolay. Tabi yayları ve tabiat parklarını hesaba katmazsınız. Aşağıda yer alan güzergahımıza oldukça uzak kalan bazı yerleri gezemedik. Yine de genel olarak Gümüşhane'de gidilecek bir çok yeri görme fırsatımız oldu. Hadi gelin konaklarıyla ve pestili ile ünlü Gümüşhane'yi beraber gezelim. Yukarıda Gümüşhane gezilecek yerler listesini harita üzerinde görebilirsiniz. Gümüşhane için vaktiniz kısıtlıysa 8,9 ve 10 numaralı yerler olan Tomara Şelalesi, Artabel ve Örümcek Tabiat Parklarını pas geçebilirsiniz. Bunun dışındaki yerleri 1 günde kolayca gezebilirsiniz. Listemin en güzel yeri kesinlikle Karaca Mağaraları'dır. Burayı muhakkak gezin derim. İşte karşınızda Gümüşhane'de gezilecek yerler listesi."} {"url": "https://bujuyollarda.com/halfeti-gezi-rehberi", "text": "Gitmeden de gitmiş gibi hissettiğim, sanki bildiğim bir yerdi Halfeti. Defalarca kez gezi programlarında izlediğim, bloglarda okuduğum ve hasretle beklediğim topraklara nihayet ayak bastım. Uzun süre bekleyip kavuşulmuş olmanın hazzıyla ve ayağımın tozuyla hemen başlıyorum Halfeti gezi rehberi yazmaya. Sanki Güneydoğu'da bir ilçe değil de bir sahil kasabası. Arapapıştı Kanyonu'ndan sonra gördüğüm en turkuaz sular burada. Bir yanda doğa, bir yanda sulara gömülen bir tarih. Bambaşka bir havası var Halfeti'nin ve ilk dakikadan etkisi altına alıyor insanı. Güneydoğu bölgesinin ilk cittaslow yani sakin şehir ünvanını taşıyor Halfeti. Tabi bir de onu bu kadar turistik yapan batık şehir olma unvanı da bulunuyor. Ne güzel betimlemiş Halfeti Belediyesi \"sulara gömülü bir tarih tanığı\" diyerek. Hadi gelin karagül diyarı Halfeti'nin tarihine biz de tanıklık edelim. Yolu buralara düşecek herkesin işine yarayacak bilgileri Halfeti Gezi Rehberi yazımda detaylı şekilde yazmaya çalışacağım. Keyifli okumalar."} {"url": "https://bujuyollarda.com/harran-gezilecek-yerler-guncel-liste", "text": "Şehirlerin bazı bölgeleri daha çok öne çıkar, adını daha sık duyarız. Ama pek bilmediğimiz saklı güzellikleri gördüğümüzde öylesine etkiler ki bizi, Harran da bende öyle bir his yarattı. Meğer nasıl bir tarih, ne müthiş bir doğa saklıyormuş Harran gezilecek yerler içinde. Dünyanın ilk islam üniversitesine ev sahipliği yapan topraklar Şuayb Peygamberin ev ve ibadethane olarak kullandığı mağaradan, Bazda Mağaraları olarak bilinen eski taş ocaklarına kadar insanı şaşırtan yerlerle dolu. Dolu dolu bir rehber sizi bekliyor. Şanlıurfa Harran gezilecek yerler yazımı okumadan yola çıkmayın."} {"url": "https://bujuyollarda.com/ilkbaharda-gezilecek-yerler", "text": "İlkbaharda gezilecek yerler listem doğanın yeniden dirilişini temsil ediyor. Ülkemizin bulunduğu konum nedeniyle 4 mevsimi bize göstermesi bir sürü güzelliğe şahit olmamızı sağlıyor. Eğer benim gibi yeşile ve doğaya aşıksanız ilkbahar tam da size göre demektir. Ağaç dallarından çıkan yapraklar, hafif çisildeyen yağmur, bunaltıcı olmayan sıcaklar ve miss gibi bir toprak kokusu bahar ayının güzellikleri arasında. Bahar aylarında gezmek gerçekten ayrı güzel. Özellikle kültür turizmini seviyorsanız bu aylar en uygun aylar. Türkiye'de ilkbaharda gezilecek yerler listemde ülkemizin 4 bir yanından yerler var. Size en yakın yerleri değerlendirin derim. Bahar gerçekten her yere ayrı yakışıyor. Ben Muğla'da yaşamamdan dolayı buraya biraz torpil geçtim. 😊 Geçtim ama gerçekten baharda Muğla bambaşka. Neyse daha fazla uzatmayayım listeme geçeyim hemen. - Bodrum Muğla - Datça Muğla - Fethiye Muğla - Uzungöl Trabzon - Kapadokya Nevşehir - Mardin Güney Doğu - Çeşme İzmir - İğneada Kırklareli - Safranbolu Karabük - Şirince İzmir - Gölcük / Abant- Bolu Bahar aylarında gezilecek yerler listemde ilk durağımız Bodrum. Her fırsatta gitmeye çalıştığım Bodrum kış hariç her mevsimiyle büyüleyici bir yer. Kış hariç dedim çünkü kışın burada inanılmaz yağmur var. Yağmurlar bir başlayınca 2 ay sürüyor. Bodrumla ilgili çok detaylı yazdığım yazıların bağlantısını aşağıya bırakıyorum. Eğer Bodrum'a gelecekseniz bu yazılar size rehberlik edecektir. - Bodrum Gezilecek Yerler | Adım Adım 33 Yer - Bodrum Otel Önerisi | Bodrum Konaklama Tavsiyesi - Bodrum'da Ne Yenir ? En İyi 12 Mekan Önerisi - Bodrum Koyları ve Plajları : En Güzel 25 Yer Ahh Datçam ahhh. Sana her mevsim ayrı yakışıyor. Benim kalbimde yerin her zaman farklı olacak. Datça hakkında ne desem az. Gerçekten burayı ömrü hayatınızda bir kere görmelisiniz. Akdeniz ile Ege'nin buluştuğu Datça'da ilkbaharda mavi yeşile kavuşuyor. Buluşmalar noktası Datça'da baharda hayat yeniden başlıyor. Zeytin ağaçları, badem çiçekleri, meyve ağaçları Datça'nın görsel şölen sunmasını sağlıyor. Muğla'daki en güzel manzara noktaları arasında Datça'da bir kaç yerim mevcut. Baharda bu yerler çok güzel oluyor. Özellikle Knidos Antik Kentine bu mevsimde gitmenizi tavsiye ederim. Bir de Eski Datça'ya gitmeyi unutmayın. Datça ile ilgili detaylı olarak hazırladığım yazıları aşağıya bırakıyorum. Gitmeden önce göz atın derim. Datça'nın konumu burada. - 22 Maddede Datça Gezilecek Yerler - Datça'da Nerede Kalınır | Datça Otel Tavsiyesi - Datça'da Ne Yenir & Datça Yeme İçme Önerileri - Datça Koyları ve Plajları : En Güzel 19 Yer - Datça'da Ne Yapılır : En Güzel 14 Öneri İlkbaharda gezilecek yerler listeme Muğla'dan son yerim olan Fethiye ile devam ediyorum. Farkındayım Muğla'ya biraz torpil geçtim ama ne yapayım.🙂 Muğla her yeri ile çok özel bir yer. Muğla merkezde yaşamanın avantajlarını sonuna kadar kullanan ve Fethiye'ye defalarca giden bir çift olarak Fethiye hakkında en önemli düşüncem emekli olunca buraya yerleşmek. Mavi ile yeşilin birbiriyle dans ettiği, sokakları huzur kokan, gezilecek yer ve yapılacak aktivitelerin bitmediği bir yer Fethiye. Fethiye öyle bir yer ki size doğayı, denizi, tarihi, kültürü hep bir arada sunuyor. Eşsiz güzellikteki koyları ve plajları ile dünya çapında bir yer olan Fethiye size bir tatilden ne bekliyorsanız onu hünerli elleriyle sunuyor. İlkbaharda muhakkak yolunuzu Fethiye'ye düşürün ve buradaki özellikle antik tarihi derinlemesine hissedin. Fethiye'nin güzelliklerini tam anlamıyla keşfetmek için Fethiye hakkında yazdığım yazıları noktası virgülüne okumalısınız. - Fethiye Gezilecek Yerler : En Güzel 30 Yer - Fethiye'de Ne Yenir : En İyi Restaurant Önerileri - Fethiye Otel Tavsiyeleri | Fethiye'de Nerede Kalınır Karadeniz denilince akla gelen ilk yerlerden biri Uzungöl'dür. Burası öyle özel bir yer ki her mevsim Uzungöl'e ayrı yakışıyor. Bana göre Uzungöl'e gitmenin en güzel vakti ilkbahar ayları. Çünkü doğa ilkbaharda burada coşmuş durumda. Yeşilin her tonunu Uzungöl'de rahatça görebilirsiniz. Uzungöl son zamanlarda sosyal medya etkisiyle popülerliğine popülerlik kattı. Instagram sağ olsun bir yerin turizme kazandırılmasında büyük rol oynuyor. Uzungöl için de bu durum fazlasıyla geçerli. Bir de son yıllarda Uzungöl'de inanılmaz çarpık bir yapılaşma var. Umarım bu çarpık yapılaşmaya bir gün biri dur der. Uzungöl ile ilgili hazırladığım detaylı rehber için bu bağlantıma göz atabilirsiniz. Türkiye'de mevsimsel olarak gezilecek yerler listesi yapılır da Kapadokya bu listede olmaz mı ? Mevsim zaman fark etmez Kapadokya her listenin başında gelir. Dünyaca ünlü peri bacaları, Ihlara Vadisi, Göreme Açık Hava Müzesi, Güvercinlik Vadisi, Kızıl Vadi, Uçhisar Kalesi, ve yer altı mağaraları ile Kapadokya tam bir cazibe merkezi. İlkbaharda doğanın cömertliği buraya ayrı bir hava katıyor. Papatyalar peri bacalarının tacı oluyor. Kapadokya denilince akla ilk gelen aktivite olan sıcak balon turu ise doğanın güzelliğini görebileceğiniz en güzel aktivite. Sabahın erken saatlerinde katılabileceğiniz balon turu Kapadokya'ya gelince yapmanız gereken ilk aktivitelerden biri olsun. İlkbaharda gezilecek yerler listemizde olmazsa olmaz olan Kapadokya'ya yazın gelmektense baharda gelmek daha mantıklı. Nedeni ise çok açık: Aşırı kalabalık! Kapadokya'nın konumu burada. Mezopotamya'nın mistik şehri Mardin tarihiyle, doğasıyla, gizemli havası ve kültürüyle büyüleyici bir şehir. Çocukluğumun bir kısmını geçirdiğim Mardin benim için oldukça özel bir yer. Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı Mardin çağlar boyunca bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Güney Doğu'da önemli bir şehrimiz olan Mardin'in önemli bir turizm potansiyeli var. Burayı yazın aşırı sıcaklardan kaçıp bahar aylarında gezmek çok daha mantıklı. - Deyrulzafaran Manastırı - Zinciriye Medresesi - Kasımiye Medresesi - Mardin Müzesi - Eski Mardin - Mardin Kalesi - Mor Gabriel Manastırı - Dara Antik Kenti İlkbaharda gezilecek yerler listesinde baş köşede olan Mardin'e bir gün yolunuzu düşürün. Konum bu bağlantıda. Son yılların en gözde tatil bölgelerinden biri olan Çeşme birbirinden güzel mekanlarıyla, doğal ve tarihi güzellikleriyle ününe ün kattı. Çeşme, İzmir'in 94 km batısında yer alıyor. Çeşme ve civarında kaynak suları bol olduğundan, zamanla çoğalan ve buz gibi suların aktığı çeşmelerinden dolayı yöreye Çeşme denilmiş. Sonrasında Çeşme adını, bir zamanlar yüz kadar olduğu söylenen bu çeşmelerden almış. Bu çeşmelerin hepsinin kendisine özgü bir özelliği ve mimarisi bulunuyor. Yazın kalabalıktan sıkılıyorsanız Çeşme'ye bahar aylarında gitmeniz daha rahat ve güzel olur. Çünkü yazın burası inanılmaz kalabalık. Konum burada. - Çeşme Kalesi - Altınkum Plajı - Erythrai Antik Kenti - Ilıca Plajı - Aya Yorgi Koyu - Delikli Koy - Germiyan Koyu Türkiye-Bulgaristan sınırında bulunan İğneada, etrafı longoz ormanlarıyla ve Yıldız Dağlarıyla çevrilmiş saklı bir cennet. Kırklareli'nde kayın ve meşe ağırlıklı ağaçlardan oluşan İğneada Longoz Ormanları halk arasında \"subasar orman\" olarak biliniyor. Burası aslında ormanlık bir alan ve tabanı sularla kaplı. Bahar aylarında su seviyesi yükseliyor ve adı gibi ormanı su basıyor. Trakya bölgesinin saklı cenneti olarak nitelendirilen longozlar, yeşilin bin bir tonu, derelerin ve kuşların dinlendiren insana huzur veriyor. Burada yürümek isteyenler için yürüyüş yolları, longozun zengin florasına tanıklık etmek isteyenler için dinlenme alanları, göllerde kano yapmak veya longozda çadır kurmak isteyenler için de çeşitli aktivite alanları yer alıyor. İstanbul'a sadece 3 saat uzaklıkta bulunan İğneada Longoz Ormanları ilkbaharda gidilmesi gereken yerlerin başında geliyor. Konum burada. Karabük ilimizin turistik bir ilçesi olan Safranbolu tarihi evleriyle, sakin ve doğal yapısı ile tatil severler için oldukça popüler bir yer. Eskiden ismi Zafranbolu olan ilçe, ismini bölgede yetişen safran bitkisinden almış. Safranı bilirsiniz çok değerli bir bitki. Tarihi Safranbolu evleri ile ünlü olan şehir, Osmanlı kent mimarisini yansıtması ve özgün bir mimariye sahip olmasıyla UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alıyor. Meşhur evlerinin yanında tarihi, kültürü, yaşam tarzı, gelenek ve görenekleri, yöresel yemekleri ile tam keşfedilmesi gereken bir yer. Ankara'ya yakın olması da ciddi bir artı olan Safranbolu ilkbaharda gezilmesi gereken yerlerin başında geliyor. Konum burada. Şirince günübirlik gezmek ya da mini bir hafta sonu kaçamağı için oldukça ideal. Gelmişken Şirince'de aşağıda saydığım yerleri gezmeyi unutmayın. Konum burada. - St. John Baptist Kilisesi - Aziz Dimitrios Kilisesi - Hodri Meydan Kule - Taş Mektep - Nesin Matematik Köyü - Tiyatro Medresesi Yaz, kış, bahar fark etmez Bolu'nun üç güzeli olan Gölcük Abant ve Yedigöller yılın her ayı ziyaret edilebilecek yerler arasında yer alıyor. İstanbullular için yakınlığıyla çok özel bir kaçış rotası olan Abant & Gölcük & Yedigöller üçlüsünün bahar aylarında kartpostallık bir manzarası var. Bu güzel üçlü ormanların içine gizlenmiş saklı cennet gibi yerler. İlkbaharda doğa hayat bulmaya başladığı için muhteşem bir güzelliğe kavuşuyorlar. Şehir yaşamının yorucu ve bunaltıcı etkisinden uzaklaşmak, doğanın içinde yenilenmek istiyorsanız ilk baharda bu güzel üçlüyü ziyaret edebilirsiniz. Özellikle İstanbul'da yaşayanlar için şiddetli tavsiyemdir."} {"url": "https://bujuyollarda.com/internetten-para-kazanma", "text": "Hemen en başta belirteyim, bu yazıyı size hayal pazarlamak için yazmadım. Bu yazıyı oluşturmamın temel nedeni, aile bütçenize ya da bireysel bütçenize ikinci bir gelir kapısı oluşturmanızı sağlamaktır. Şunu da belirteyim, armut piş, ağzıma düş durumu bu yazım için geçerli değil. Yani bu yazıyı okuyarak kolay yoldan para kazanamazsınız. Çalışmadan para kazanayım diyorsanız yapmanız gereken şey sayısal loto oynamaktır. Gerçekten kendiniz ya da aileniz için ek bir gelir kapısı oluşturmak istiyorsanız yazımı dikkatlice okuyun!"} {"url": "https://bujuyollarda.com/iran-gezi-rehberi", "text": "Ahhh İran ahhh bende öyle bir iz bıraktın ki hayatım boyunca unutmayacağım. İran Gezi Rehberini hazırlarken her şey aklımda canlanıyor. Her şeyini noktası noktasına hesapladığımız İran gezimiz tahmin edin nerede son buldu. Cevap veriyorum ne yazık ki İsfahan Amir Hospital'de.:D İsfahan'da gördüğüm tek yer ne yazık ki hastane oldu. Size kusursuz bir İran rotası sunmak isterdim fakat gezimiz 4. şehrimiz olan İsfahan'a geldiğimiz dakikada ayağımın 2 yerden kırılmasıyla yarıda kaldı. İran'a Van ilimizden giriş yaptık ve ilk durağımız olan Tebriz'i gezdik. Sonrasında da Tahran ve Kashan şehirlerini detaylıca gezdik. Hedefimiz güneye kadar yani Shiraz'a kadar gidecektik. Şehirler de mimari de git gide daha da güzelleşiyor ve güneye indikçe heyecanımız katlanıyordu. Kashan'da sabah erkenden uyandık ve hızlıca yola çıkıp İsfahan'a doğru yol almaya başladık. Aynı güne Varzaneh çöl turu ayarladık kaçırmamamız gerek. Neyse ki vakitlice İsfahan otobüs terminaline indik. Ana caddeye çıktık, Üstün Snapp uygulamasından araç çağırdı ama araç yolun karşısında ve uzakta bizi bekliyordu. O sırada önümüzde başka bir taksi belirdi ve aynı fiyata anlaştık, Üstün aldı valizi taksiye doğru ilerledi. Ben de kaldırımdan yola doğru inerken yol kenarındaki toprağa bastım. Toprak görünümlü balçık desek daha doğru olur, üstü güneşten kurumuş ama altı vıcık vıcık çamur:( Ayağımın kaymasıyla beraber düştüm ve ayağımın yan dönüşü çatur çutur sesler gelişiyle bir anda şoka girdim. Sadece ayağım kırıldı diye bağırabiliyorum, Üstün inanmak istemiyor burkulmuştur diyor gel taksiye götüreyim seni hastaneye gidelim diyor. Ama ben biliyorum o ayak kırıldı! Dakikalarca ambulans diye sayıkladım, şoktan dolayı ağlayamıyorum bile. Ambulans geldi ve acı içinde aldılar beni ve sonrasında acile giriş yaptık. Röntgen çekildi ve ayağım hem fibula hem tibia kemiklerinden parçalı şekilde kırıldığı sonucu çıktı. Ameliyat olması gerek dedi doktor. Al sana ikinci şok. İrandayız İran'da, bilmediğin ülkede ayağın kırılıyor, ameliyat olacaksın diyorlar. Üstünle düşünüp taşınıp ameliyat için Türkiye'ye dönme kararı verdik. Ama birkaç gün dinlen dedi İran'daki doktorumuz. 3 gün boyunca ayağım alçıda minimum bile oynatmadan, hemşirelerin ne söylediklerinden tek kelime anlamadan, hastanenin favori hastası olarak geçirdim günlerimi. Çöl turu yapacağımız firmanın sahipleri Rasool ve Hadi ilk andan hava alanına kadar sürekli destek oldular, kalacağımız otelin sahibi Narcis, eşi ve kızları ellerinde hediyelerle tatlılarla kaç kez ziyaretimize geldiler. Böyle güzel insanlar tanımanın mutluluğuyla kırık ayakla İsfahan'dan ayrıldık. Türkiye'den İran'a gidiş dönüş 2 kişi için harcadığımız rakamın 2 katını tek yön tek kişi uçak bileti için harcıyoruz.😃 Eee konu sağlık olunca yapacak bir şey yok, insanın gözü hiçbir şey görmüyor. İşin en zor kısımlarından birine geliyoruz benim için. Sorun şu ki düştüğüm andan itibaren hep yatar pozisyondaydım ve ayağımı hiç hareket ettirmedim. Şimdi uçağa binmek için sedyeden inip tekerlekli sandalyeye oturmam gerek. Korka korka ağlaya ağlaya indim tekerlekli sandalyeye. THY temsilcisi halimi görünce sorun çıkardı, senin çok ağrın var bu şekilde seni uçağa alamam dedi. Yalvar yakar ikna ettik adamı. Sonrası İstanbul'da in, İzmir uçağına bin. İzmir'den Muğla'ya ambulansla gel derken kırık ayakla 3 aktarma yaptım. Muğla'ya ulaştığımızda da sorunlar bitmedi, ramazan bayramına denk geldik ve hastanede yalnızca tek bir ortopedist nöbetçiydi. Neyse ki şansımıza doktorumuz işinin ehli biri çıktı. 3 gün de Muğla'da yatış yaptım ve ayağım kırıldıktan 7 gün sonra ameliyata girdim. Ameliyattan sonra 2 gün bayağı ağrılı geçti ama röntgenleri kime gönderdiysek doktorun çok iyi iş çıkarmış dedi. Gerçi o kadar platini vidayı ben de çaksam taş gibi olurdu alimallah 😀 Şaka bir yana içime su serpildi. 1 hafta daha hastanede kaldıktan sonra taburcu oldum. 2 günde bir belediye sağlık hizmetlerinden gelip pansumanımı yaptı ve 15. günümde dikişlerimi aldılar. Ayağımın üstüne basmam yasak olduğu için evin içinde koltuk değnekleriyle geziyordum. Ameliyattan tam 45 gün sonra alçım çıkarıldı ve yavaş yavaş yürümeye başladım. Doktor ufak ufak vücut ağırlığının dörtte birini vererek üstüne basabilirsin dedi. İlk gün baya bi korksam da sonra alıştım ve yavaş yavaş yürümeye başladım. Ameliyatımın 10. haftasında küçük bir operasyon daha geçirdim ve doktorum vidalardan birini daha çıkardı. Aynı gün taburcu oldum. Anlık durumum daha iyi, 2. operasyon olalı bir kaç gün oldu. İşte İran maceramız böyle sonlandı. Neyse şimdi gelelim İran Gezi Rehberi kısmına. İran Gezi Rehberini yazarken tüm her şeyi yazmaya çalıştım ama sizin merak ettiğiniz benim yazmadığım ve bildiğim bir şey olursa yorum kısmına yazın yardımcı olmaya çalışırım. İran Gezi Rehberi 'nde her şeyi ama her şeyi en detaylı şekilde yazdım. İran'da görebildiğimiz 3 şehirde gezilecek yerleri detaylı şekilde yazdım, bağlantılarını aşağıya bırakıyorum. Umarım aradığınız her şeyi bulabildiğiniz bir gezi yazısı olur. İran, Orta Doğu ve Asya arasında kalan stratejik öneme sahip topraklara sahip bir ülke. İran'ın doğusunda Pakistan ve Afganistan, kuzeyinde Türkmenistan, Hazar Gölü, Azerbaycan ve Ermenistan, batısında Irak ve Türkiye, güneyinde de Basra Körfezi bulunuyor. Ülkenin toplam yüz ölçümü 1.648.000 kilometre kare. İran'ın eski adı MÖ 6. yüzyıldan 1935'e kadar Pers İmparatorluğu, Acemistan gibi isimlerle bilinirken, 1935 sonrası Rıza Şah uluslararası alanda ülkenin isminin \"İran\" olarak kullanılmasını istemiştir. Uluslararası alanda ülkenin isminin İran olarak anılmasını sağlayan Muhammed Rıza Pehlevi rejimine son verip İslam Cumhuriyetini kuran kişi Ruhullah Humeyni'dir. İran İslam Devrimi, 1979 yılında İran'ın Muhammed Rıza Pehlevi liderliğindeki monarşiden, Ayetullah Ruhullah Humeyni yönetiminde İslam hukuku ve Şii mezhebi görüşlerini esas alan İslam Cumhuriyeti'ne dönüşmesini sağlayan popüler hareketin adıdır. Etnik yapı: % 66 Farisi, % 20 Türk, % 9.1 Kürt, % 3 Arap, % 0.3 Ermeni, % 0.3 Yahudi. Kalan nüfusu değişik etnik unsurlardan oluşuyor. Dil: Resmi dil Farsça'dır. Ayrıca azınlıkların dilleri de konuşulur. İran'a otobüs, uçak, tren bir çok yolla gidebilirsiniz. Bunlardan hangisi en çok bütçenize uygunsa onu tercih edebilirsiniz. Biz Bodrum'dan Van'a, Van'dan Tebriz'e otobüs ile geçmiştik. Bilet fiyatları ve seferler göz önünde bulundurulduğunda İran'a uçak ile ulaşımda en mantıklı şehirler Tahran ve İsfahan oluyor. Tahran ve İsfahan'a İstanbul'dan direkt uçuş var. İran'a bana göre yazın gitmeyin çünkü sıcaktan buharlaşabilirsiniz. İran'a gidilecek en iyi zaman dilimi Nisan-Mayıs ve Ekim-Kasım aylarıdır. İran'da güneye doğru sıcaklık arttığından gidiş tarihinizi iyi seçmenizde fayda var. İran yüz ölçümü açısından oldukça büyük bir ülke. İran'ı tam anlamıyla gezmek için en az 25 gün lazım. Bizim planımızda İran'ın 6 şehri vardı ve bu 6 şehre 17 gün ayırmıştık. Ama planlar tabi ki suya düştü. İran kaç günde gezilir sorusunun cevabı tamamen İran'a ayıracağınız zaman dilimine bağlı. Son olarak İran'a gidecekseniz görmeden dönmeden diyeceğim şehirler : Kaşhan, İsfahan, Yazd ve Şiraz. İran gerçekten kendine has kültürüyle, tarihiyle ihtişamlı bir ülke. Gezilecek şehirleri oldukça fazla. Bizim planımızda İran'ın 6 şehrini gezmek vardı ama ne yazık ki ayağımın kırılmasından dolayı 3 şehrini gezebildik. Bizim planımızdaki şehirler kuzeyden güneye Tebriz Tahran Kashan Isfahan Yazd Şiraz 'dı. İran'a giderseniz bu şehirleri gezmeden dönmeyin bence tabi ki vaktiniz genişse. Şunu da unutmayın İran'ın güney şehirleri çok daha güzel. Gezmeye güneyden de başlayabilirsiniz. İran Gezi Rehberi 'nde en can alıcı şehirleri kırmızı renkle işaretledim, bu şehirler benim favori şehirlerim. Diğerleri de vaktiniz varsa rotaya ekleyebileceğiniz şehirler olabilir. - Tebriz - Tahran - Kashan - İsfahan - Yazd - Şiraz - Qum - Meşhed - Nişabur İran ile vize aynı cümlede olmamalı. Çünkü pasaportunuz varsa İran'a vizesiz şekilde seyahat edebilirsiniz. Yani İran'da vize derdiniz yok. Peki ben İran'da vizesiz 6 ay kalabilir miyim ? Cevap tabi ki hayır. İran'da vizesiz 180 gün içinde 90 gün kalabiliyorsunuz. 90 günden fazla kalmak istiyorsanız ikamet izni almak zorundasınız. Not: 90 gün vize muafiyeti tüm pasaport türleri için geçerli. Vizesiz gidilen diğer ülkeleri görmek isterseniz bu yazıma göz atabilirsiniz. En iyi matematikçiler bile İran'da para birimi konusunda error vermiştir eminim. 🙂 İran para birimi gerçekten kafa karıştırıcı. Para birimini çözmeniz 3 günü alacaktır. Ama bu yazıyı okursanız ve biraz pratik yaparsanız 1 günde işi çözersiniz. İran parasıyla ilgili akla gelen ilk soru, Rial ve Toman arasındaki fark nedir ? İran'ın resmi para birimi İran Riyali, ancak sohbetlerde ve insanların günlük yaşamlarında Toman kullanılıyor. Her Toman, On Rial'e eşittir (1 Toman = 10 Rial). Bu, Rial'dan bir sıfır attığınızda Toman' ın eşdeğerini buluyorsunuz. - Alışverişte fiyat etiketleri üzerinde yazılı olan rakamlar Rial'dır ancak konuşmalarda Toman'ı duyarsınız. - İran Riyali'nin en önemli banknotları 10.000, 20.000, 50.000, 100.000, 500.000 ve 1.000.000 Riyal'dir. (ayrıca 1.000, 2.000 ve 5.000 Riyal de var). 5.000 Rialiden küçük banknotlar yaygın olarak kullanılmamaktadır ve madeni para olarak da mevcuttur - Günlük kullanımda insanlar binleri fiyatlardan düşürüyor. Örneğin, bin toman yerine, sadece 1 toman diyorlar. Örneğin, bir kahvenin fiyatı 7 olarak yazılırsa, Toman'da (7.000 Tomans) o da 70.000 Rial'e eşittir. İran'a seyahat planladıysanız yanınızda yeterli paranız olduğundan emin olun, çünkü ülkenin her yerinde ATM'ler olmasına rağmen, ATM'ler uluslararası bankacılık sistemine bağlı değiller. İran'daki çoğu para birimini takas edebilirsiniz, ancak daha yaygın kabul gördükleri için yanınızda ABD Doları veya Euro olmasını öneririz. Türk Lirası da son zamanlarda oldukça tercih edilen bir para. Yanınızda TL bulundurmanız bazen çok daha avantajlı olabiliyor. Yanınızda az da olsa TL bulundurun bence. Döviz alışverişi söz konusu olduğunda, üç seçeneğiniz var, - Resmi döviz büroları - Bankalar - Sokak satıcıları Bu seçeneklerden en iyisi resmi döviz büroları. Döviz büroları en iyi ve en güvenli seçenek. Paranızı \"gerçek\" oranla değiştireceklerdir. Döviz kurlarının güncel miktarları için http://mex. ir/ adresini kullanabilirsiniz. Paranızı bir kerede değiştirirseniz, her yere yanınızda taşımanız gereken çok miktarda para ile gidecekseniz. Bunun yerine parça parça para bozdurmak daha mantıklı. Bu konuyla ilgili çok fazla bilgi sahibi değiliz. Çünkü İran'da ulaşım çok ucuz olduğundan ve trafik felaket olduğundan hep Snaap uygulamasını kullandık. Bence araç kiralamaktansa Snaap en ideal olanı. Yine de araç kiralamak isterseniz ve İran'da 6 aydan az kalacaksanız uluslararası bir sürüş iznine ihtiyacınız yok. Araç kiralamak için yerel ehliyet, pasaport, kiralama sözleşmesinin bir kopyası ve araç şartnamelerinin kopyası dahil olmak üzere belgelerinizi her zaman yanınızda bulundurmanızda fayda var. İran'da canınız sıkılırsa taksiye binin 🙂 Çağırın bir Snaap Taksi ve istediğiniz yere gidin. İran'da ulaşım çok ama çok ucuz. İran'ın UBER'i Snaap App ile ilgili detaylı bilgiyi yazdığım bu yazıda bulabilirsiniz. - İngilizce çeviri tam anlamıyla yok. - Ödeme yapmak için İran banka kartına sahip olmanız gerekiyor ve portalları kredi kartıyla uyumlu değil. Çözüm ise aşağıda sizi bekliyor. Ödeme İran parasıyla yapılıyor. İran'da alışveriş için nakit para yerine, sadece bir turist kartınız olsun yeter. Uçak bileti almak için ise tickets. tappersia. com adresinde tüm yurt içi otobüs ve uçuş tarifelerini kontrol edebilir, online rezervasyon yapabilir veya bileti online olarak kredi kartınızla satın alabilirsiniz. Tappersia ekibi gerçekten çok profesyonel ve İran'da aklınıza gelen her noktada size yardımcı olabiliyorlar. - İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı - İsfahan Uluslararası Havaalanı - Şiraz Uluslararası Havaalanı - Mashhad Uluslararası Havaalanı - Qom Uluslararası Havaalanı - Tebriz Uluslararası Havaalanı - Birjand Uluslararası Havaalanı - Bandar Abbas Uluslararası Havaalanı - Ayatollah Jami Uluslararası Havaalanı - Ahvaz Uluslararası Havaalanı - Arak Uluslararası Havaalanı - Kish Uluslararası Havaalanı - Larestan Uluslararası Havaalanı - Maku Uluslararası Havaalanı İran'da olmazsa olmazlardan sim karta geldik. Konuşmadan ziyade interneti kullanmak için sim kart kesinlikle almanız gerekiyor. İran'da internete erişmek zor değil ama internet hızı biraz yavaş. İran'daki birkaç mobil şebeke operatörü arasında Irancell geniş kapsama alanı ve internet hızıyla oldukça iyi bir sim kart. - Hamrah-e-aval - MTN Irancell - RighTel Not: Turist SIM kartları 1 ay süre için geçerli. Yukarıda ücretler değişkenlik gösterebilir. İran'a uygulanan ambargo ve siyasi nedenlerle uluslararası bankacılık sistemine kapalı. Dolayısıyla İran'da kredi kartı kullanılmıyor. Tüm işlerinizi nakit halletmeniz gerekiyor. İran'da Facebook, YouTube ve Twitter gibi birçok sosyal medya ve web sitesi engelli olduğundan bu uygulamalara giriş yapamıyorsunuz. Bununla birlikte, Instagram ve WhatsApp gibi popüler servislere erişilebiliyorsunuz. Engelli uygulama ya da web sitelere girmek için VPN kullanabilirsiniz. Google Play ve App Store'da VPN uygulaması indirerek VPN kullanabilirsiniz. İran'da Drone kullanmak isterseniz çöller, dağlar ve İran'ın doğasının yemyeşil toprakları sizi bekliyor. Bu alanlarda dronunuzu serbestçe uçurabilirsiniz. Şehirlerde de drone kullanabilirsiniz, ancak kullanmamanız daha iyi olur, gerçekten drone kullanmak istiyorsanız, yasal izne ihtiyacınız olacak ve askeri üslerin veya evlerin üstünde olmadığından emin olmalısınız. Son olarak dronunuzu Tahran'da kullanmaya izniniz yok. Risk alıp kullanırsanız drone elden gidebilir, dikkatli olun. Couchsurfing İran'da çok popüler olan bir konaklama seçeneği. İranlılar gerçekten misafir ağırlamayı çok seviyor. Biz de Tebriz'de Couchsurfing'i deneyimledik ve oldukça güzel bir deneyim oldu. Couchsurfing ile ilgili tüm detaylar için bu yazıma bakabilirsiniz. İran şeriatla yönetildiği için kadınlar kapanmak zorunda. Kapanmaktan kastım çarşaf vs değil. Kıyafetleriniz vücudunuzu kapatacak şekilde olmalı. Bir de başınızı kapatmanız gerekiyor. Bunun dışında çarşaf zorunlu değil. Bu konuda İranlılar son zamanlarda esnek olmaya başladı. İran'ın neyi meşhur ya da İran'dan alınması gerekenler listesi dolu dolu. İran köklü bir kültüre sahip olduğu bir çok şeyi meşhur. İran'ın meşhur şeylerini aşağıya sıralıyorum. - El Dokuması İran Halıları, - İran Cam ve Gümüş İşçiliği, - İsfahan, Şiraz, Yazd, Kum şehirleri, - Elbruz Dağı, - İran Pilavı, - Safran, - Gül ve Gül Suyu, - İran Şairleri, - İran Kedileri, - İran Çayı, - Zerdüştlük, Bahailik Dinleri, - Pehlevi Hanedanı ve Sarayları. İran Gezi Rehberi 'mizin sonuna doğru geliyoruz. İran malum şeriatla yönetilen bir ülke. Kurallar çok fazla esnek değil. Sorunsuz bir gezi için İran'da yapmamanız gereken bazı durumlar var onları aşağıya sıralıyorum. Dikkatli olmanızda fayda var. - İran toplum olarak hızla değişiyor. Eskiden bazı durumlara karşı direkt kapalı iken şu an bu sertlik daha kırılgan. Örneğin eşinizle el ele tutuşma büyük şehirlerde normal fakat bazı şehirlerde bu duruma sıcak bakılmıyor. - Karşı cinsiyetle el sıkışmak. Bu konuda mümkün olduğu kadar ilk hamleyi siz yapmayın. - Bir eve misafir olacaksanız ayakkabı ile içeri girmeyin. - İran'da araba kullanmak. Çünkü trafik gerçekten felaket. - İran'da arapça kelimeler kullanmak bazen hoş görünmeyebiliyor. - Hükümet binalarının fotoğrafını çekmek İran'da yapmamanız bir diğer şey. - Başparmak yukarıya hareketi İran'da hakaret sayılıyor. Batı ülkelerinde orta parmakla aynı anlama geliyor. Aklınızda bulunsun. İran Gezi Rehberi ve İran hakkında bilgiler şimdilik bu kadar. Yarıda kalan İran Gezi Rehberi için sizi aşağıdaki bağlantılara alalım."} {"url": "https://bujuyollarda.com/isic-kart", "text": "Isic kart, kısaca öğrenci olduğunuzu uluslararası alanda kanıtlayan bir karttır. Öğrenci olmak Türkiye'de olduğu gibi dünyada da ayrıcalık sağlayan bir durum. Eğer özellikle Avrupa ülkelerine seyahat edecekseniz ve Türkiye'de öğrenciyseniz bu kartı temin etmenizi şiddetle öneririm. Bizim ISIC kart ile tanışmamız, Yunanistan'da Blue Star Ferries'in sitesinden bilet alırken ISIC karta %50 indirimi görmemizle oldu. Biletler Euro üzerinden olunca ve indirimi görünce gözümüze ışık geldi bi anda 🙂 Daha sonra ufak bir araştırma yaparak 3 gün içinde sanal olarak kartımız olmuş oldu ve biletleri Blue Star Ferries'ten %50 indirim ile aldık ki bu da bizim toplamda 140 Euro'ya mal olan seyahat masraflarımızı hooop 70 Eura'ya düşürmemizi sağladı. Yunanistan'daki maceralarımız için ise sizi buraya alabilirim. ISIC karta, internet üzerinden ISIC Türkiye sitesinden ilk olarak kişi başı 20 TL (2019 Ücreti) ödeyip daha sonra başvuru formunu doldurarak başvurabilirsiniz. ISIC kartı açık öğretim, örgün öğretim ve yüksek lisans öğrencileri çıkartabiliyor. Herhangi bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır. Kartın geçerlilik süresi aldığınız günden itibaren 1 yıldır. Kartlar 1 Ocak-31 Aralık tarihleri arasında yıllık olarak düzenlenir ve Eylül ayından sonra başvuru yapmışsanız son kullanım tarihi bir sonraki yılın 31 Aralık günü olacaktır, yani 1 Eylül 2016 tarihinden sonra alırsanız son kullanım tarihiniz 31 Aralık 2017 olur. Kartınızın kullanım süresi bittiğinde her yıl 1 Ocak itibariyle güncel öğrenci belgeniz ile başvurarak kartınızı yenileyebilirsiniz. Senenin hangi ayında başvuru yaparsanız yapın son kullanma tarihi 31 Aralık olacaktır ve bu tarihten sonra kartınızı yenilemeniz gerekir. ISIC Kart yetkilileri size ulaşıp sizden mail yolu ile öğrenci kimlik belgesi ve yüzünüzün net olduğu herhangi bir fotoğrafınızı isteyecek. E-devletten alınan öğrenci belgesini de kabul ediyorlar. Biz e-devletteki sistemindeki sıkıntıdan dolayı onu da alamadık ama sağ olsun yetkililer öğrenci kartımızın fotoğrafı ile de bizim başvurumuzu işleme aldılar. Bunları mail yolu ile gönderdikten sonra 3 gün içinde kart sanal ortamda size gönderilecektir. Normalde fiziksel olarak da bu kartı alabilirsiniz ama bence hiç kargo, taşıma işleriyle uğraşmaya değmez. Telefonunuza indireceğiniz ISIC kart uygulaması ile sanal kartınızı rahatlıkla kullanabilirsiniz. Bunun dışında ISIC kart başvurunuzu İstanbul, Ankara, İzmir ya da Eskişehir'de bulunan başvuru ofislerinden de yapabilirsiniz. ISIC kart alışveriş, eğitim, eğlence, kültür, seyahat ve daha bir çok alanda size özel fırsatlar sunuyor. ISIC kart ile bizim gibi Blue Star Ferries ile %50 indirimle Yunan adalarını gezebileceğiniz gibi Avrupa'nın bir çok yerinde birbirinden farklı indirimden faydalanabilirsiniz. Ama bazı Avrupa ülkelerinde ISIC kartınız olsa bile, Avrupa ülkelerindeki üniversitelerde öğrenci değilseniz indirimlerden faydalanamayabiliyorsunuz. Bu istisnayı da göz ardı etmemek lazım. ISIC kart ile ilgili dünya çapında fırsatları görmek için buraya tıklayabilirsiniz. Aklınıza takılan herhangi bir detay olursa aşağıya yorum bırakırsanız severek yardımcı olurum. Blue Star Ferries ile Atina'ya seyehat etmeyi planlıyorum. Sanal ISIC Kart'ı Feribot'a biniş sırasında mı gösteriyorsunuz? Kartın sanal olması konusunda bir sıkıntı yaşadınız mı acaba? Kartınızı feribot bileti dışında başka noktalarda kullanma şansınız oldu mu? Aslında şu an fiziksel karta başvurma aşamasındayım, ancak sanal kart konusunda özellikel feribot bileti konusunda sorun yaşamadıysanız hiç fiziksel kart ile uğraşmadan doğrudan Sanal Kartada başvurabilirim. Teşekkürler. Merhabalar seyahat edeli yaklaşık 4 yıl oldu. Ama hatırladığım kadarıyla sanal kartı feribota binerken kontrolde gösterdik ve sorun olmadı. Blue star'ın hala kampanyası devam ediyorsa bence çok güzel fırsat. Biz % 50 indirimli bilet almıştık. İsic sayfasina girince firmalar cikiyor. hicbirinin elinde card yok. uluslararasi kendi sayfasindan odeme yapilip aliniyor mu bu kart. fiziksel olarak elimde olmasa da olur. uygulama uzerinde de kullanirim dedim fakat firmalar da bilmiyor. izmirde ankarada istanbukda yok. Biz zamanında online kart almıştık ve indirimlerden faydalanmıştık. Sorun olmamıştı. Merhaba, sanal kart var ona da 60 tl ödeyerek sahip olabilirsiniz. Merhaba, Bence biraz beklemelisiniz. Olmazsa kendileri ile iletişime geçmenizde fayda var."} {"url": "https://bujuyollarda.com/izmir-merkezde-gezilecek-yerler", "text": "İzmir'e geldiniz ve İzmir merkezde gezilecek yerleri mi araştırıyorsunuz o zaman çok doğru yerdesiniz. Kurban Bayramı'nda 9 günlük tatili fırsat bilerek kendimizi hemen yanı başımızdaki İzmir'e attık. İzmir'in ilçelerini tek tek vaktimiz yettikçe gezmeye çalıştık. İlçelerine ek olarak bir de merkezi gezelim dedik ve İzmir merkez için kendimize 2 gün süre verdik. Oldukça güzel yerler keşfettik. İzmir merkez ne arıyorsanız onu size verebilecek kapasiteye sahip bir yer. Tarih, kültür, doğa, yeme içme mekanları ne ararsanız merkezde var. İzmir merkezde görebileceğiniz her yeri listeme eklemeye çalıştım. Eksik yer var mı tabiki vardır ama açıkçası çok da önemli olmayan yerleri yazmamaya çalıştım. Aşağıda İzmir merkez gezilecek yerler haritasına bakıp rotanızı dilediğiniz gibi çizebilirsiniz. İzmir merkez gezilecek yerler gördüğünüz üzere Konak ve Alsancak tarafına kümelenmiş durumda. Yani 1'den 20'ye kadar numaralı yerler (11 hariç) bahsettiğim kısımda yer alıyor. Son 3 yer ise Karşıyaka'da yer alıyor. Bu yerleri gezmek için araç şart değil. Fakat araç olursa işiniz daha kolay olur. Yoksa toplu taşıma araçlarını kullanarak bu noktaları gezebilirsiniz. İzmir şehir içi otobüs seferleri için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. - İzmir Saat Kulesi - Kemeraltı Çarşısı - Abacıoğlu Hanı - Kızlarağası Hanı - Hisar Camii - Smyrna Antik Kenti - İzmir Arkeoloji Müzesi - İzmir Etnografya Müzesi - İzmir Tarihi Asansör Binası - Dario Moreno Sokağı - Balçova Teleferik Tesisleri - Kadifekale - Radyo ve Demokrasi Müzesi - Kültürpark - Ticaret Tarihi Müzesi - Atatürk Müzesi - Kordon - Kıbrıs Şehitleri Caddesi - Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi - Açık Hava Arkeoloji Müzesi - Zübeyde Hanım Parkı - Karşıyaka Çarşısı İzmir'in sembolü, kartpostalların olmazsa olmazı Saat Kulesi Konak Meydan'da yer alıyor. İzmir'e gelen herkes buraya uğramadan İzmir'den dönmez. Kulenin etrafında bir sürü güvercin ve etrafında koşuşan çocuklar, simit satan satıcılar ve sağa sola koşuşturan insanlar Saat Kulesi'nin olmazsa olmazı. Tam anlamıyla İzmir'in kalbi burada atıyor. İzmir Saat Kulesi, Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamid'in tahta çıkışının 25. yılını kutlamak amacıyla 1901 yılında İzmir Valisi Kıbrıslı Kamil Paşa, Bahriye Mirlivası Said Paşa ve Belediye Reisi Eşref Paşa'dan oluşan komisyon tarafından yaptırılmış. Sekizgen yapıya sahip olan Saat Kulesi 25 metre uzunluğa sahip. Kulenin saati Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından hediye edilmiş. Mimarlığını İzmirli mimar olan Fransız asıllı Raymond Charles Pere'nin üstlendiği Saat Kulesi'nin inşaatında kullanılan yeşil ve kırmızı mozaikler Efes'ten, esas bünyeyi oluşturan taşlar ise Sarayköy'den getirilmiş. Hanlar, hamamlar, dükkanlar, camiler her şey Kemeraltı Çarşısı'nda var. İzmir merkeze gelirseniz burayı ziyaret etmeden dönmeniz imkansız. Çünkü Kemeraltı Çarşısı'nda yok yok. Kemeraltı Çarşısı'nın tarihi 1600'lü yıllara dayansa da bu bölge antik çağlardan beri hep ticaretin merkezi olmuş. İlk yapıldığı yıllarda çarşı, kısmen tonozlu, kiremit örtülü, yan sokakları ve arastalarıyla bir kapalı çarşı görünümündeymiş. Fakat şu anda bu tonozlu yapılar oldukça az ve çarşının üstü açık durumda. Çarşı yaklaşık 5 km'lik bir alanda yüzlerce dükkandan oluşuyor. Bu durum çarşıya dünyanın en büyük açık hava çarşısı olma özelliğini kazandırıyor. İzmir'de alışveriş yapmak isterseniz bu tarihi çarşıyı muhakkak ziyaret etmelisiniz. Burası o kadar canlı ki adım atmakta bile zorlanacaksınız. Alışveriş dışında Kemeraltı'nda bulunan mekanlarda ve özellikle esnaf lokantalarında İzmir'in birbirinden lezzetli yiyeceklerini tadabilirsiniz. Aşağıda Kemaraltı'nda ne yenir ne içilir sorusunun kısa cevapları var. - Söğüş - Kazandibi - Şambali - Esnaf Lokantalarının Lezzetleri - Kumda Pişirilen Türk Kahvesi - Kumru - Boyoz - Boşnak Böreği - Bergama Köfte - Balık Çorbası ve Pide Çeşitleri - Kızlarağası Hanı - Abacıoğlu Hanı - Piyaleoğlu Hanı - Arap Hanı - Yeşildirek Hamamı ve Çarşısı - Kemeraltı Sinagogları - Hisar Cami - Başdurak Cami - Balıkçılar Pazarı - Kavaflar Çarşısı Kemeraltı Çarşısı hangi günler açık ? Çarşı haftanın 6 günü açık. Normalde pazar günleri esnaf tatil yapıyor fakat yine de dükkanını açan yerler var. Ziyaretiniz pazara denk gelse de çok da sorun olmaz. Çarşının konumu burada. Son olarak aklınızda bulunsun araç park olayı burada oldukça sıkıntılı. Tavsiyem belediyenin katlı otoparkını kullanmanız olacaktır. İzmir Kemeraltı'nda bulunan Abacıoğlu Hanı, 18. yüzyılın başlarında Hacı Mustafa Ağa tarafından yaptırılmış. 2005-2007 yılları arasında Konak Belediyesi tarafından restore edilen han mimari açıdan oldukça güzel bir yapıya sahip. Abacıoğlu Hanı, Cumhuriyetin ilk yıllarında sebze meyve hali olarak kullanıyorken daha sonra otogar olarak kullanılmış. Hanın özgün halinde dokuz oda ve yedi alt mahzen olduğu tahmin ediliyor. Hanın bugünkü halinde avlunun sağında yedi dükkan bulunuyor. Sol tarafındaki kuzeydoğu kanadında ise sekiz dükkan var. Kemeraltı kalabalıklığından ve dar sokaklarından sıkılırsanız hemen kendinizi buraya atın derim. Hanın geniş avlusu içinizi açıyor. Hanın içinde otantik kafe ve restaurantlar bulunuyor. Biz gittiğimizde mekanlar bayram dolayısıyla kapalıydı ama siz bence burada kesinlikle bir kahve yudumlayın. Mekan tavsiyesi olarak Ayşa Boşnak Börekçisi ve Köfteci Kardeşleri tercih edebilirsiniz. Merkez gezimize Kemeraltı Çarşı'nda bulunan bir diğer han olan Kızlarağası Hanı ile devam ediyoruz. İzmir'in en popüler yerlerinden biri olan Kızlarağası Hanı tam bir Osmanlı Hanı özelliklerini taşıyor. Sultan III. Ahmet ile Sultan I. Mahmut'un Darüssaade ağalıklarını yapan Hacı Beşir Ağa tarafından 1744 yılında yaptırılmış. Kızlarağası Hanı 4 bin metrekarelik kareye yakın dikdörtgen planlı, avluya bakan kısımları iki katlı, 'Çuha' ve 'Cevahir' bedestenleri adları taşıyan, yaklaşık 500 metrekarelik avlusu ile oldukça görkemli bir yapı. Sayısız depremi, yangını, savaş ve işgal yıllarını atlatmış olan han ve bedestenleri yaklaşık 150 dükkanı ile halen capcanlı. Genellikle bedestenlerde takıcılar, gümüşçüler, hediyelik eşya dükkanları, halı kilimciler bulunuyor. Orta avlusunda ise çay ocağı ve kahvehaneler var. Kızlarağası Hanı'nın konumu için Kemeraltı Çarşısı'nın kalabalık sokaklarının içinden geçmelisiniz. Hanın haritadaki konumu burada. Kemeraltı Çarşı'nın merkezinde yer alan ve Kızlarağası Hanı'nın hemen yanı başındaki tarihi Hisar Cami çarşıya oldukça güzel bir manevi hava katmış. Cami 1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılmış. İzmir'in en büyük camisi olan Hisar Cami merkezi bir kubbe ve bunun etrafında yer alan küçük kubbelerle örtülü bir mimariye sahip. Hisar Cami, klasik dönem Osmanlı camilerinin tipik özelliklerini taşıyor. Günümüze ulaşana dek bir çok restorasyon görmüş. 1671-1672 yılında İzmir'e gelen Evliya Çelebi de hem Kadifekale'nin hem de bu hisar kalesinin varlığını kaydetmiş. İzmir Kemeraltı Çarşı'ya gelirseniz bu camiyi ve özellikle geniş avlusunu bence ziyaret etmelisiniz. Gerçekten özel bir atmosfere sahip. Konum burada. İzmir merkez size bir çok şeyi sunabiliyor derken şaka yapmamıştım. Şehrin tam merkezinde oldukça önemli bir yer olan Smyrna Antik Kenti sizi bekliyor. Smyrna Antik Kenti, 12 adet Aiol kentinden biriymiş. Bu kentlerin M. Ö 1050 yılı civarında Yunanistan'dan bölgeye gelen Aioller tarafından kurulduğu söyleniyor. Kent Miletoslu Hippodamos'un ilkelerini ortaya koyduğu Hippodamos Plan ile inşa edilmiş. M. Ö 800 yıllarında ticari faaliyetlerini yaymak isteyen İonialılar, Smyrna kentini ele geçirmiş. İonialılar'ın Smirna'yı ele geçirmesi şehrin kısa sürede zenginleşmesini sağlamış. Şehir M. Ö 545 yılında Pers istilası sonucunda tahrip edilmiş. Bu tahribattan sonra Bayraklı'daki yerleşim alanında bir daha kent düzeninde bir yerleşim oluşmamış. Smyrna daha sonra Bergamalılar, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Haçlılar, Selçuklular, Aydınoğluları, Cenevizliler ve Osmanlı hakimiyetine girmiş. 1. Dünya Savaşı'ndan sonra Yunanistan işgali yaşayan kent, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra, 9 Eylül 1922'de kurtarılarak Türkiye Cumhuriyeti'nin bir parçası oldu. Smyrna Antik Kenti'ne geldiğinizde aşağıdaki yapıları gezebilirsiniz. Bu yapılardan özellikle Agora oldukça etkileyici bir yapıya sahip. - Bayraklı Höyüğü - Athena Tapınağı - Smyrna Surları - Agora - Kadifekale - Tiyatro - Evler ve Sokaklar İzmir merkez gezilecek yerler listesinin en önemli tarihi yerlerinden biri olan Smyrna halk arasında Agora olarak biliniyor. Merkezi gezerken burası listenizde kesinlikle olmalı. Restorasyon çalışmaları hala devam ediyor. - Smyrna Antik Kenti'nin giriş ücreti kişi başı 25 TL. Müze kart geçerli. Müze kartı buradaki gişelerden çıkartabiliyorsunuz. Öğretmenlere geçiş ücretsiz. - Konum burada. Park olayı biraz sıkıntılı bilginiz olsun. İzmir merkeze gelip arkeoloji müzesini gezmeden dönmek olmaz. Ege Bölgesi'nin tarihi zenginliği İzmir'e de yansımış tabiki. Ee bu tarihi yerden bir sürü cevher çıkıyor. Bu cevherleri de müzelerde görme şansımız var. İzmir Arkeoloji Müzesi, 1984'ten beri Konak'ta Bahribaba Parkı içindeki modern müze binasında hizmet veriyor. Müzede Bayraklı, Efes, Bergama, Milet, Klazomenai, Teos ve İasos gibi Ege Bölgesi'nin çeşitli bölgelerinde kazılarda ortaya çıkarılan eserler sergileniyor. Müze 3 kattan oluşuyor. Müze binasının ikinci ve üçüncü katlarında sergileme salonları, birinci katta idari bölümler, zemin katta tüm eserlerin ayrı kategorilerde korunup saklandığı eser depoları, restorasyon laboratuvarı ve kütüphane yer alıyor. Müzedeki hazine odasını muhakkak ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum. Sakın gözden kaçırmayın. Bence bu müze binası biraz İzmir'e yetmemiş gibi. Daha güzel bir bina İzmir'e daha çok yakışır sanki. Yine de arkeoloji seviyorsanız tarihe yakından şahitlik etmek için müzeyi ziyaret etmelisiniz. - İzmir Arkeoloji Müzesi'nin giriş ücreti kişi başı 25 TL. Burayı müze kartınızla ücretsiz gezebilirsiniz. Öğretmenlere giriş ücretiz. Müze haftanın her günü açık. - Müzenin konumu burada. İzmir Arkeoloji Binası'nın hemen yanı başında olan Etnografya Müzesi ne yazık ki yıllardır kapalı bir müze. Burada sadece dışarıdaki eserleri görebiliyorsunuz. Bina, 19. yüzyılda neoklasik tarzda inşa edilmiş. 1831 yılında ilk olarak hastane olarak kullanılmış sonra da 1845 yılında Fransızlar tarafından onarılarak fakir Hristiyan aileleri için bir bakımevine dönüştürülmüş. Aynı bina daha sonra Hıfzıssıhha Müessesesi ve Sağlık Müdürlüğü hizmet binası olarak kullanılmış. 2 Aralık 1984 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığına Etnografya Müzesi olarak devredilmiş. Müze binası zemin kat üzerine üç katlı olarak inşa edilmiş. 1. ve 2. katları teşhir salonları 3. kat İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak hizmet veriyor. Teşhir salonlarında İzmir ve yöresinin 19. yüzyıldaki sosyal yaşamından kesitler veriliyor. Günümüzde yok olmaya yüz tutmuş, tenekecilik, nalıncılık, çömlekçilik, tahta baskıcılık, halı dokumacılığı, urgancılık, keçecilik ve saraciye gibi el sanatları tanıtılıyor. İzmir Etnografya Müzesi dediğim gibi kapalı. Ne zaman açılır bilmiyorum. Açıldığını duyarsanız yorum kısmında bizimle paylaşırsanız sevinirim. Konum burada. İzmir merkezde gezilecek yerler listesinin olmazsa olmazı olan Tarihi Asansör Binası İzmir ile özdeşleşmiş bir yer. İzmir'e her gelen burayı ziyaret edip enfes İzmir manzarasını izler. Tarihi Asansör Binası zamanında aşağıdaki Mithatpaşa Caddesi ile yukarıdaki Halil Rıfat Paşa semtini birbirine bağlamak için yapılmış ve uzunluğu 56 metre. Bina yaşlı, hamile ve çocukların dik merdivenleri tırmanmasının (155 basamak) getirdiği zorlukları aşması için 1907 yılında musevi iş adamı Nesim Levi Bayraklıoğlu tarafından inşa ettirilmiş. Kulenin tuğlaları özel olarak Marsilya'dan getirilmiş. Uzun yıllar Nesim Levi'ye daha sonra da Ayla Ökmen'e ait olan kule 1983 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağışlanmış. Belediye de burayı restore ederek 1992 yılında hizmete açmış. Hala hizmet veren asansörden İzmir manzarasını izlemek oldukça keyifli. Asansörün yukarı tarafında bir kafe bulunuyor dilerseniz burada ya da hemen aşağıdaki Dario Moreno Sokağı'nda bir şeyler yiyip içebilirsiniz. - Tarihi Asansör Binası'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Ücretsiz şekilde aşağı ya da yukarı git gel yapabilirsiniz. Sadece hafta sonları asansöre girişte zaman zaman sıra olabiliyor. - Tarihi Asansör Binası'nın konumu burada. Araç ile gidecekseniz ister yukarı isterseniz de aracınızı aşağıya park edebilirsiniz. Aşağı taraf müsaitlik açısından daha iyi. İzmir'in en ünlü sokaklarından biri olan Dario Moreno Sokağı hemen tarihi asansörün alt giriş noktasında bulunuyor. Bu sokaktan geçerek asansörün girişine ulaşıyorsunuz. Sokakta karşılıklı olarak sıralanmış eski Rum evleri bulunuyor. Bu evler şu an için genel olarak kafe şeklinde hizmet veriyor. Gerçekten sokağın çok güzel bir atmosferi var. Burada bir kahve molası vermek güzel olacaktır. Peki Dario Moreno kim ? Musevi asıllı bir Türk olan Dario Moreno 1921 yılında dünyaya gelmiş. Asıl adı David Arugete olan Moreno kendini sanata ve İzmir'e adamış biri. Bir çok gazinoda sahne alan sanatçı İzmir aşığı ve İzmir'de sanatın ve huzurun sembolü durumunda. Dario Moreno Sokağı'nın haritadaki konumu burada. İzmir Balçova Teleferik, ilk olarak 1974 tarihinde kurulmuş. Uzun bir kullanım süresinden sonra bakımsız kalan teleferik baya bir süre kullanıma kapatılmış. Ta ki 2015 yılına kadar. AB standartlarına göre onarımı ve bakımı yapılan teleferik 2015 yılında hizmete açılmış. Teleferik hattında toplamda her biri 8 yolcu taşıyabilen 20 kabin bulunuyor. 810 metre hat boyuna sahip olan teleferik 316 metre yüksekliğinde. Teleferik yolculuğu yaklaşık 3 dakika sürüyor. Teleferik kişi başı 25 TL. Seyir noktalarında market var. Tüm ihtiyaçları marketten karşılayabiliyorsunuz. Piknik alanı, mangal ve ızgara 40 TL karşılığında yararlanabiliyorsunuz. Ayrıca dilerseniz burada bulunan restoran ve kafeteryadan da faydalanabilirsiniz. İzmir'i kuşbakışı seyretmek, orman havası alıp şehir hayatından uzaklaşmak için bence bu keyfi deneyimleyebilirsiniz. - Balçova teleferik ücreti kaç TL ? Teleferik ücreti kişi başı 25 TL. - Konum burada. - Ziyaret Saatleri : Pazartesi günleri hariç her gün saat 12.00 20.00 arası teleferiği kullanabilirsiniz. İzmir merkez gezilecek yerler listemizde tarihi bir yer olan Kadifekale'ye geldik. Derin bir geçmişe sahip olan Kadifekale antik kaynaklarda Pagos olarak anılıyor. Büyük İskender'in gördüğü rüya üzerine Kadifekale'ye taşınan Smyrnalılar buranın temelini atıyor. Osmanlı döneminde Evliya Çelebi'nin kale için anlatmış olduğu hikayede geçen ve İzmir'in içinde bulunduğu bölgeye hükmeden Kraliçe Kaydafe'den dolayı burası Kadifekale olarak anılmaya başlanmış. Kadifekale antik Smyrna'nın akropolü yani antik kentin en kutsal noktası ve savunma sisteminin merkezi durumundaymış. Bir çok medeniyetin hüküm sürdüğü Kadifekale upuzun surlara sahip İzmir'i tepeden gören bir konumda yer alıyor. Kadifekale'den günümüze yalnızca kalenin batısındaki 5 kulesi ile güneyindeki duvarlarının bir bölümü kalmış. Diğer kısımları yıkık halde. Kadifekale'ye gelirseniz surlardan dikkatli olmak koşuluyla İzmir'i kuş bakışı izleyebilirsiniz. Akşam vakti bu bölge biraz tehlikeli olabiliyor. Dolayısıyla ziyaret ederken mümkünse tek olmayın. Umarım bu bölge her açıdan elden geçirilir ve turizme kazandırılır. - Kadifekale'nin herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Google haritadaki konum yanlış. Yandex konum burada. İzmir merkezde gezilecek yerler listesinde müze bolluğu var. Bu müzelerden biri de Radyo ve Demokrasi Müzesi. Konak Belediyesi'nin hizmete aldığı İzmir Radyo ve Demokrasi Müzesi, Basmane Altınpark bölgesinde Asmalı Ev adı ile bilinen yapıda yer alıyor. Müze 5 Aralık 2013'te kapılarını ziyarete açmış. Müze koleksiyonu yaklaşık 150 radyo, pikaplar, çok sayıda plaklar ve interaktif eserlerden oluşuyor. Altı odadan ve bir kütüphaneden oluşan müze, önemli tarihsel olaylara göre kronolojik olarak sıralanmış. Eğer eski radyolara merakınız varsa ve nostalji yaşamak istiyorsanız burayı ziyaret edebilirsiniz. Müzenin herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Konumu burada. İzmir merkezde yemyeşil bir park arıyorsanız adresiniz Kültürpark olsun. Burası şehir atmosferinden çıkıp kafa dinlemelik bir yer. Burada yaz sıcağında büyük ağaçların altında dinlenebilirsiniz. Eğer sıkılırsanız fuar hemen yanınızda, orada farklı etkinliklere göz atıp vakit geçirebilirsiniz. Çocuklar için lunapark seçeneği de bulunuyor. Ben böyle parkları çok seviyorum. Şehre huzur katıyor. Her ilimizde böyle büyük parklar olmalı. İnsanlar nefes almalı, yeşil ile buluşmalı. Bu tarz parkların kıymetini bilmeliyiz. Nasıl mı ? Sağa sola çöp atmayarak! İzmir merkezde ne yapılır sorusuna cevap olan Kültürpark soluklanmanız için gayet güzel bir yer. Kocaman ağaçların arasında gerçekten doğa ile buluşuyorsunuz. Burada yeşilliklere sere serpile oturun ve tadını çıkartın. Kültürpark'ta bir çok etkinlik düzenleniyor. Parka giriş ücretsiz. Konum burada. İzmir tarih boyunca ticaretin yoğun olduğu bir şehir olmuş. Hal böyle olunca da buraya bir Ticaret Müzesi yapılmış. İzmir Ticaret Tarihi Müzesi, kentin kimliğini, ticaret ve kültür tarihini İzmirliler ve tarih severlerle buluşturmak amacıyla, 2003 yılında kurulmuş. Müzede Orta Tunç Çağı'ndan günümüze, Akdeniz ve Batı Anadolu ticaretinin önemli eserlerini görmek mümkün. Müzede sergilenen İzmir kenti maketi de, özgün eserlerden biri olarak öne çıkıyor. İzmir Ticaret Tarihi Müzesi'nin barındırdığı eserler İzmir'in Akdeniz ve Anadolu kültüründeki önemli yerini güzel şekilde ifade ediyor. - Ticaret Tarihi Müzesi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. Gitmeden önce açık mı kapalı mı muhakkak teyit edin. - Konum burada. İzmir Kordon'da bulunan Atatürk Müzesi, İzmir için oldukça önemli bir yer. Neden mi İzmirlilerin Atatürk sevgisi her zaman dillere destandır ondan. Müze binası, 1875-1880 yıllarında halı tüccarı Takfor tarafından ev olarak yaptırılmış. 9 Eylül 1922'de sahibi tarafından terk edilmiş ve hazinenin mülkiyetine geçmiş. İzmir'e giren Türk ordusu burayı karargah olarak kullanmış. 17 Şubat 1923'te İzmir İktisat Kongresi toplandığında Atatürk şahsi çalışmalarını burada yürütmüş. 1926 yılında bina İzmir Belediyesi tarafından satın alınmış ve bazı yeni eşyalar da konularak ev Atatürk'e hediye edilmiş. Bina, Osmanlı ve Levanten mimarisi karışımından meydana gelen Neoklasik tarzda bir yapıda inşa edilmiş. Bodrum, 1. kat ve çatı katından oluşan müzede Atatürk'ün kullandığı eşyalarını görebilirsiniz. İzmir Atatürk Müzesi'nin konumu burada. Buranın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Not: İzmir müze anlamında gerçekten gelişmiş bir şehir. Tüm müzeleri yazmaya kalksam 22 başlık olur 55 başlık. İzmir'deki diğer müzeler için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Neredeyse tüm İzmirlilerin buluşma noktası olan Kordon'a geldik. Yaz aylarında bölge halkı ve öğrenciler tarafından tercih edilen kordon zamanında deniz doldurularak yapılmış ve Haziran 2000'de halkın hizmetine açılmış. Kordon'da çekirdek çitleyen insanları, müzik gruplarını, sevgilisiyle takılan gençleri görüp tam İzmir havasına kapılabilirsiniz. Evet burada tam bir İzmir havası var. Kordon Alsancak'ta bulunuyor. Upuzun bir sahil yolu olan kordonda bir taraf deniz diğer tarafta yemyeşil çimenler. Kordonda birbirinden güzel restoranlar bulunuyor. Dilerseniz kahvaltı ya da akşam yemeği için bu mekanları tercih edebilirsiniz. - Tabiki en başta sahil boyu yürüyüş yapılır, - Bisiklet turu yapılır, - Arkadaşlarınızla çimenlerde keyif yapılır, - Sokak lezzetlerinin tadına bakılır, - Akşam yemeği keyfi yapılır, - Tarihi müzeler ziyaret edilir, - Pasaport İskelesi'ne yürüyüş yapılır. Kordon, İzmir'in göz bebeği. Burada alkolü fazla kaçıranlardan uzak durun. Çevreyi temiz tutmaya özen gösterin. Konum burada. İzmir Alsancak'ın en ünlü caddesi tabiki Kıbrıs Şehitleri Caddesi. İstanbul'un İstiklal'i, Ankara'nın Tunalı'sı, İzmir'in de Kıbrıs Şehitler Caddesi var. İzmir merkezi gezecekseniz burası listenizde kesinlikle olmalı. Gece eğlenmek mi istiyorsunuz ya da İzmir lezzetlerini tatmak mı o zaman bu cadde tam da size göre. Trafiğe kapalı olan bu cadde üzerinde birbirinden güzel restoranlar, kafeler ve alışveriş yerleri bulunuyor. Eski adı Mesudiye Caddesi olan bu güzel cadde Kordon sonrası ya da öncesi ziyaret etmeniz gereken bir yer. Konum burada. Bir zamanlar fabrika şimdilerde ise kültür ve sanat etkinliklerin merkezi. Tarihi Havagazı Fabrikası 19. yüzyılın ikinci yarısında İzmir'de ticaretin hızlı büyümesiyle beraber 1859 yılında İstanbullu gazeteci A. Edwards'ın girişimiyle kurulur. Havagazı fabrikasının kurulmasındaki amaç şehre elektrik sağlamakmış. Fakat 1904 yılından itibaren İzmir'in aydınlatılmasının elektriğe dönüşüyle, havagazı kullanımı mutfaklar sınırlanmış. Daha sonra da önemini yitirmeye başlamış. 1955 yılında kapatılan fabrika binalarının büyük bir bölümü günümüze ulaşamamış. Son olarak Eshot ve İzulaş tarafından kullanılan fabrika binası koruma kurulundan gerekli izinler alındıktan sonra restorasyon çalışmaları başlamış ve restore edilerek günümüze ulaşmış. Tarihi Havagazı Fabrikası 2008 yılı Aralık ayı sonunda hizmete açıldı. Fakat artık sanayiden uzak kültür ve sanata hizmet eden bir yer oldu. Bence de gayet de güzel bir tercih olmuş. Yaz aylarında açık hava sinema etkinliklerine ev sahipliği yapan Tarihi Havagazı Fabrikası'nın konumu burada. Bence etkinlik denk gelirse kaçırmayın. Artık Konak, Alsancak bölgesinden çıktık karşıya yani Karşıyaka tarafına geldik. Bu bölgede gezilecek yerler daha az. Dolayısıyla bu kısma çok fazla zaman harcamanıza gerek yok. Eğer vaktiniz geniş ise Konak tarafından vapurla Karşıyaka'ya geçin. Vapurdan İzmir'i izlemek, martılara simit vermek çok güzel. Açık Hava Arkeoloji Müzesi'ne geçmeden önce Karşıyaka'ya gelirseniz aşağıda saydığım şeyleri yapabilirsiniz. Bu saydıklarımın dışında çok fazla bir şey yok. Öneriniz olursa yoruma yazın ama. - Karşıyaka Çarşısını ziyaret edin, - Latife Hanım Köşkü Anı Evi'ni gezin, - Zübeyde Hanım Anıt Mezarını ziyaret edin, - İzmir'in lezzetli kumrularından yiyin, - Boyoz olmazsa olmaz, - Hamza Rüstem Fotoğraf Evi'ne gidin, - Bostanlı sahilinde yürüyüşe çıkın, - Vapur sefası yapın. Gelelim Açık Hava Arkeoloji Müzesi'ne. Biz buraya kahvaltı yaptığımız yere yakın diye uğradık ama fazla bir şey yoktu. Dolayısıyla burayı pas geçebilirsiniz. Müzeye gelirsek M. Ö. 10. yüzyıl ile M. S. 3. yüzyıl arasındaki, Roma ve Bizans dönemi eserleri burada görülebilirsiniz. Eserler arasında lahitler, sütun başlıkları, insan ve hayvan heykelleri ve mezarlar yer alıyor. Müzeyi ziyaret etmek ücretsiz. Konum Bostanlı Vapur İskelesi'nin tam karşısında bulunuyor. Ulu önder M. Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın kabri Karşıyaka İstasyon'dan Soğukkuyu tarafına giden Zübeyde Hanım Caddesi üzerindeki bir parkta yer alıyor. Kabir, Ferik Osman Paşa Camii avlusu içinde. Mezarın mevcut şekli bizzat Atatürk tarafından belirlenmiş. Mezar anıt şeklinde olup, 1940 yılında İzmir Belediyesi tarafından yaptırılmış. Anıt mezar park içinde yer alıyor. Parkta oturup dinlenebileceğiniz bir kafe de var. Ulu Önderimizin annesinin kabri başında yaptığı konuşma ise oldukça etkileyici. Atam her noktada bağımsızlığı düşünmüş her noktada bizi düşünmüş. Oldukça hüzünlü. Zübeyde Hanım Parkı'nın konumu burada. Karşıyakalıları'ın uğrak noktası olan Karşıyaka Çarşısı her türlü ihtiyaca cevap verebilen bir yer. Burada ne arasanız var. Kemeraltı'na gerek kalmadan buradan da aradığınız bir çok şeyi bulabilirsiniz. Eskiden tam anlamıyla bir çarşı havasını yansıtan çarşı şu an fast foodcuların esareti altına girmeyi başarmış. Burada upuzun bir cadde sizi bekliyor. Ara sokaklara girerseniz kaybolma ihtimaliniz var. Bilen biriyle takılmanız daha güzel olur. Hafta sonları oldukça kalabalık olan Karşıyaka Çarşı'nın konumu burada. İzmir Merkez Kaç Günde Gezilir ? İzmir merkezde gezilecek yerleri bence hızlı tempoyla 1 günde gezebilirsiniz. Ne 1 gün mü demeyin evet 1 gün. Vakit nakittir deyip tabana kuvvet hızlıca gezebilirsiniz. 1 gün vaktiniz varsa Karşıyaka tarafını ve Balçova Teleferiği bu listeye almamalısınız. Temponuz hızlı olmalı. Sabah erkenden kalkıp yol almalısınız belirteyim. Yani İzmir merkez günübirlik gezilebilir. Benim vaktim var derseniz o zaman 2 gün merkezi gezmek için yeterli bir süre olur. 2 günde bir çok yeri sere serpile gezebilirsiniz. Özel bir durumunuz yoksa 2 günden fazla bence buraya vakit harcamayın. İzmir merkez gezilecek yerler listem aynı zamanda İzmir merkezde ne yapılır sorusunun kısmi cevabıdır. İzmir gibi güzel bir şehirde yapılacak aktivite sayısı oldukça fazla. Dolayısıyla İzmir'de ikamet etmiyorsanız burada bir çok şeyi deneyimleyebilirsiniz. Konumuz İzmir merkez dolayısıyla çevresi ya da ilçeleri hakkında ne yapılır sorusuna cevap vermeyeceğim. Ben İzmir'de ne yapılır sorusuna aşağıda cevap verdim. Sizlerin de önerisi varsa aşağıda yorum kısmına yazmayı unutmayın. - Kordon'da yürüyüş yapmak, - Kıbrıs Şehitler Caddesi'nde yürüyüş yapmak, - Kordon'da ve Alsancak'ta bulunan müzeleri gezmek, - Kemeraltı Çarşısı'nı ve içindeki hanları gezmek, - Karşıyaka tarafına vapurla geçmek, - Bostanlı Sahili'nde yürüyüş yapmak, - Alsancak Sevgi Yolu'nda yürüyüş yapmak, - Saat Kulesi'nde bol bol foto çekinmek, - Kadifekale'yi ve Smyrna Antik Kenti'ni keşfetmek, - Balçova'da Teleferiğe binmek, - Tarihi Asansöre binilir, - Göztepe Altay ya da Göztepe Karşıyaka derbisini izlemek, - Kumru, gevrek, boyoz ya da bomba hüpletmek, - Avm gezmek. İzmir merkezde ne yapılır sorusuna cevap olarak aklıma gelenler bunlar. Sizin de öneriniz varsa yorum kısmına bekliyorum. İzmir merkezde denize girilecek yer sayısı yok denecek kadar az. Ben plaj falan aramam direkt kayadan, kaldırımdan atlarım derseniz o zaman sorun yok. Belki vakit sıkıntısından dolayı merkezde denize girilecek yer arıyorsunuz fakat yer bulma ihtimaliniz oldukça az. Sonuçta İzmir gibi büyük bir şehrin merkezinde denize girilecek yer bulmak samanlıkta iğne aramak gibi bir şey. Bunun yerine İzmir'in çevre ilçeleri tercih etmek daha mantıklı olacaktır. Denize girmek için çevre yerler olarak Foça, Urla, Özdere, Seferihisar ve Gümüldür'ü tercih edebilirsiniz. Eğer merkezde denize burada girilir derseniz yorum kısmına önerilerinizi bekliyorum. İzmir merkezi gezmeye başlamadan önce kahvaltı mekanı arıyorduk ve merkezde çok çok güzel bir mekan keşfettik. Baştan belirteyim; burada yaptığım kahvaltı gerçekten zihnime kazındı. Kahvaltı noktasında oldukça hassas olan ve detaylara önem veren biri olarak bu mekanın kahvaltısında kusur bulamadım. Her şeyi ile dört dörtlüktü. Güne güzel başlamak istiyorsanız bence bu mekanda kahvaltı yapmalısınız. Tekrar İzmir merkeze yolumuz düşerse buraya kesin ve kesin tekrar gideceğiz. Eeee artık söyle neresi bu mekan diyorsanız hemen ismini veriyorum. Mekanın adı Proof Breakfast. Biz burada ev kahvaltısını tercih ettik ve bayıldık. Üstün 2 gün boyunca buradaki kahvaltıyı sayıkladı.😂 Ev kahvaltısı serpme kahvaltı gibi oluyor ve masanıza çeşit çeşit ürün geliyor. Bakın gelen her şey özenli, taze ve lezzetliydi. Yöresel ürünler tercih ediliyor ve detaylara fazlasıyla önem veriliyor. Özellikle tayinli kabak, antep fıstığı ezmesi ve fındık ezmesi efsaneydi. Mekanda bir diğer çok tercih edilen kahvaltı çeşidi Pancake kahvaltı tabağı. 2. gelişimizde Üstün'ü ikna edebilirsem bunu deneyeceğiz.😂 Bu mekana 10 üzerinden 11 veriyorum ve mekanı şiddetle tavsiye ediyorum. Yalnız hafta sonları oldukça kalabalık bilginiz olsun. Ya erken gidersiniz ya da biraz beklersiniz. - Çeşme Gezilecek Yerler : En Güzel 14 Yer | Haritalı - Selçuk Gezilecek Yerler : Görülmesi Gereken 17 Önemli Yer - 16 Maddede Foça Gezilecek Yerler | Eski & Yeni Foça"} {"url": "https://bujuyollarda.com/kalekoy-gezi-rehberi", "text": "Kaleköy 'e gidenlerin aşkını özlemini depreştirecek, henüz görmeyenlere bavul hazırlayıp yola çıkartacak Kaleköy Gezi Rehberi yazımı iftiharla sunarım 🙂 Benim 2 yıl önceki batı Antalya turumuzda en en en sevdiğim yer olmuştu Kaleköy. Geçtiğimiz haftalarda çıktığımız Kekova mavi yolculuk turumuzun duraklarından biri olunca sevinçten havalara uçtum tabi. 2 saatlik molamızda tadını çıkardık bu kendine münhasır köyün. Simena Antik Kenti'ni de içinde barından Kaleköy hem tarihi kalıntılarıyla, hem doğasıyla hem de masmavi ve berrak deniziyle adeta bir yeryüzü cenneti. İşin güzel yanı tarihi bir yerleşim bölgesi olduğu için birinci derece arkeolojik sit alanı. O nedenle yapılaşmaya izin verilmiyor. Son yıllarda adını daha sık duyursa ve daha çok ziyaretçiyi ağırlasa da yine de bozulmamış doğal bir güzelliği var Kaleköy'ün. Kaleköy gezi rehberi yazımda Kaleköy nerede, Kaleköy'e nasıl gidilir, Kaleköy nasıl bir yer, Kaleköy'de ne yapılır gibi sorulara yanıt bulabileceksiniz. Hadi bu şirin mi şirin tatil köyünü birlikte gezelim. Kaleköy Antalya iline bağlı, Kaş ve Demre ilçeleri arasında yer alıyor. Kekova denilen bölgede bulunuyor. Bana göre Batı Antalya tarafı Antalya'nın en görülesi yerleri. Kaleköy ise Batı Antalya bölgesinin adeta incisi. Kaleköy, Kekova'nın en önemli yerlerinden. 60 metre yüksekteki kalenin eteklerinde denize kadar uzanan bu yerleşim yerini çok seveceksiniz. Kaleköy'ün haritadaki konumu için buraya tıklayın. Kaleköy'e nasıl gidilir Buju diye soranlara hemen anlatayım. Burası bi ada gibi düşünülse de aslında karayolu ile bağlantısı olan bir yer. Birçok kişi Kaleköy'e yalnızca deniz yoluyla ulaşılabildiğini düşünüyor. Aslında en popüler ve rahat yolu bu olsa da aslında Kaleköy'e belli bir yere kadar arabanızla gittikten sonra 15 dakikalık bir yürüyüşle de ulaşabiliyorsunuz. Kaleköy'e deniz yoluyla gidebilmeniz için Üçağız Köyü'nden kalkan teknelere binmeniz gerekiyor. Genellikle günübirlik tekne turları Kaleköy'de 1 saat mola veriyor. Ama ben bu güzelliğe daha uzun zaman ayırmanız taraftarıyım. Özetle Kaleköy nasıl bir yer diye soranlara eşsiz güzellikte bir yer diyebilirim. Ne yapın ne edin bu tarihe bu maviliğe yakından şahitlik edin. Bakmayın böyle bir başlık açtığıma. Kaleköy Simena Antik Kenti Kalıntıları üzerine kurulan bir yerleşim bölgesi olduğundan burada gezip görebileceğiniz yerler de bu antik kalıntılar aslında. Ada görünümlü bu harika bir doğaya ve tarihe sahip bölgeyi yarım günde sindire sindire gezebilirsiniz. Simena küçük bir Likya kıyı kenti olup, M. Ö. 4'üncü yüzyıldan günümüze kadar yerleşim yeri olan stratejik bir nokta. Simena Antik Kenti, birinci derece arkeolojik sit alanı olarak da tescilli. Orta Çağ surlarının oluşturduğu iç kalede, bir tapınak ile bu tapınakla irtibatlı bir stoa bulunuyor. Yine kale içinde, doğal kayaya oyulmuş 7 oturma sırası ile 300 kişilik bir tiyatro bulunuyor. Bu tiyatro Likya şehirleri içindeki en küçük tiyatro olma özelliği taşıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/karakoyde-ne-yenir", "text": "Farklı ambiyansı ile ziyaretçilerini büyülen bir semt olan Karaköy, birbirinden güzel mekanlara ev sahipliği yapıyor. Karaköy'ün tarihi sokaklarında yürürken İstanbul'un eşsiz semtlerinden birini keşfeder, her kültürden insanlarla dostane mekanlarda bir arada olma şansı yakalarsınız. Güzel ve keyifli bir gün geçirmek isteyenler, farklı mekan keşiflerini hobi haline getirmiş kişiler için Karaköy mükemmel bir durak olacak. \"Peki ama hangi mekanlara gidilmeli?\" Karaköy'de ne yenir ? sorularının cevaplarını sizler için keşfettik. Her bir mekan keşfinden keyif aldığımızı ve İstanbul'daki uğrak noktalarımız arasında yerlerini aldıklarını da söylemek isteriz. Lafı daha fazla uzatmadan dilerseniz önerilerimize geçelim. - Karabatak Karaköy - Mums Cafe - Pim Karaköy - Han Karaköy - Karaköy Güllüoğlu - Tarihi Karaköy Tavukçusu - Tahin Restoran Karaköy - Chez Moi - Octo - Ali Ocakbaşı Karaköy - Mükellef Karaköy - Hadi Karaköy Yeni Nesil Meyhane Karaköy'ün en işlek sokaklarından birinde konumlanan Karaköy Karabatak, Karaköy ziyaretçilerinin vazgeçilmez noktalarından biri. Eski ve terk edilmiş bir metal atölyesi olan bina küçük yenilenmeler ardından Karabatak olarak kapılarını misafirleri için yeniden açmış. Menüsünde bulunan birbirinden güzel sandviçlerini veya tatlılarını yerken, yanında da kahve ve çaylarınızı yudumlarken dilerseniz mekana ait olan sokakta sıra sıra dizilmiş sandalyelerde oturabilir ya da son derece modern ve sıcak atmosferli mekanın içerisinde oturabilirsiniz. Ders çalışmak veya bilgisayarınızda vakit geçirmek için geldiyseniz mekanın üst katından da yararlanabilirsiniz. Üst katın sessiz olması mekanın dikkat ettiği hususlardan biri. İki kişi gelen misafirlerini genelde asmalar altında yer alan sokak bölümünde ağırlamayı tercih ederler ki önerimiz hava güzelken sokağın o bölümünde oturarak Karaköy'ün tadını çıkarmanız. Özellikle soğuk kahvelerinde başarılı olan mekan menüsünde birbirinden güzel cheesecake çeşitlerine de yer veriyor. \"Karaköy'de tatlı ne yenir ?\" diye düşünüyorsanız Karabatak'ın aklınızda bulunmasını öneririz. Mekanın konumuna buradan ulaşabilirsiniz. İsveççe \"lezzetli\" anlamına gelen Mums, İsveç kültürünü menüsüne ve ambiyansına yansıtarak, alışılmışın dışında mekanları seven kişiler için oldukça ilgi çekici bir yer. Tarihi Fransız geçidinin köşesinde konumlanan mekan, zengin menüsü ile her damak tadına hitap edecek seçenekler sunuyor. Özellikle günlük yapılan tatlıları ile bizleri büyülemiş olup, kendi tarifleri olan ekşi maya ekmeklerinden mükemmel sandviçler yapıyorlar. Sandviç deyince aklınıza klasik sandviçler gelmesin. Birbirinden farklı içerikleri ve isimleriyle Mums birçok sandviç seçeneği sunuyor. Özellikle Çim çim sandviçleri, içerisinde bulunan karides, ev yapımı mayonez, haşlanmış yumurta ve yeşillik ile ekşi mayalı ekmek üzerinde servis ediliyor ve farklı bir lezzet şöleni sunuyor. Farklı lezzetlere açıksanız Mums Cafe'yi mutlaka denemelisiniz. Konum burada. \"Biz farklı yemekleri denemesek de olur, güzel bir hamburger yiyelim veya alışık olduğumuz zengin bir menü seçeneği olsun.\" derseniz Pim Karaköy tam size göre. Mükemmel iç dizaynı ile mekanın içine bayılacağınıza eminiz. Duvarlarında farklı grafiti sanatçılarının çalışmaları yer alan Pim, eğlenceli ve keyifli bir ortama sahip. Özellikle hamburgerini severek yediğimiz mekanda her zevke yönelik yemek bulmak mümkün. Karaköy'de ne yenir? sorusuna en kapsamlı verilebilecek cevap Pim Karaköy olacaktır. Konuma buradan ulaşabilirsiniz. İlk akla gelen cevap Han Karaköy olacaktır. Tatlı mı tatlı dizaynı ile içinizi ısıtacak mekan kahvaltı konseptine odaklanmış, menüsünü kahvaltı içerikleriyle zenginleştirmiş. Kendi isimlerini verdikleri Han Kahvaltı menüde en çok tercih edilenler arasında yer alıyor. Tabi sadece kahvaltı değil ana yemek ve tatlı içeriklerine de menüde yer verilmiş. Böylece misafirlerine çeşitlilik sağlıyorlar. Karaköy Han, kısa sürede Karaköy'deki popüler mekanlar arasında yerini almayı başardı. Konuma buradan ulaşabilirsiniz. Kahvaltıdan sonra bir de ağzımız tatlanmasın mı? Karaköy'ün simgesi haline gelmiş Güllüoğlu birbirinden güzel tatlılarıyla her yaştan insanı kendine hayran bırakıyor. \"Karaköy Güllüoğlu'nda ne yenir ?\" derseniz, şerbetli tatlıların en meşhur isimlerinden olan Karaköy Güllüoğlu asıl baklavalarıyla adından söz ettiriyor. 1 porsiyon baklava içerisinde 3 adet baklava bulunuyor ve dilerseniz her birini farklı çeşitlerden seçebiliyorsunuz. Böylece tek seferde 3 farklı lezzeti deneyimleyebiliyorsunuz. Baklavanın şahesere dönüştüğü yeri mutlaka deneyimlemelisiniz. Mekanın konumuna buradan ulaşabilirsiniz. Sadece Karaköy'e ait lezzetlerden bir diğerine geldi sıra. Tarihi Karaköy Tavukçusu'nun serüveni ilk önce 1950 yılında tavuk satışı ile başlıyor. 1995'te tavuk kasabı olarak faaliyet verdikten sonra 2016 yılında misafirlerine kapılarını açıyor. Tavuğa baştan sona hakim olan bu yer, tavuk severlerin büyük beğenisini topluyor. Dilerseniz klasik olarak ızgara şeklinde ya da çeşitli sos seçenekleriyle tavuğunuzu zevkinize en uygun şekilde seçebiliyorsunuz. Tavuk severler, Tarihi Karaköy Tavukçusu'nu mutlaka ziyaret edin. Konuma buradan ulaşabilirsiniz. Bu önerimiz hem pratik bir yemek arayanlar hem de vegan ve vejetaryenler için gelsin. İstanbul'un ilk 5 falafel restoranlarından biri arasında yer alan Tahin Karaköy'de popüler restoranlar arasında yer alıyor. Fransız geçidine gelmeden solda kalan Tahin Karaköy'ün en işlek sokaklarından birinde konumlanıyor. Vejetaryenlerin rahatlıkla tercih edebileceği mekan, çeşitli menü seçenekleri ile misafirlerine doyurucu tabaklar sunuyor. Acıktıysanız ve bir an önce doyurucu bir şeyler yemek istiyorsanız Tahin tam da size göre olacak. Konuma buradan ulaşabilirsiniz. Karaköy'de akşam yemeği için şık bir mekan mı arıyorsunuz ? Fransızca \"benim evim\" anlamına gelen Chez Moi, Fransız, İtalyan ve Ottoman mutfağına sahip. Şık konseptiyle misafirlerine güzel bir ortam sağlayan bu beş katlı restoran, en üst katında misafirlerine Türk meyhane konseptiyle de ev sahipliği yapıyor. Taş duvarları ve şık iç dizaynı ile Chez Moi, Karaköy'de şık bir akşam yemeği için güzel bir seçenek. Şarabınızı yudumlayıp, keyifli bir sohbet için mekan arıyorsanız Chez Moi'ye gitmenizi öneririz. Konuma buradan ulaşabilirsiniz. Konu akşam yemeğine gelince balık severlerin \"Karaköy'de balık nerede yenir?\" sorusunu duyar gibiyiz. O halde hemen sorunun cevabını sizlerle paylaşalım. Octo, nefes kesen manzarası ve mükemmel konsepti ile kaliteli akşam yemeklerinize ev sahipliği yapacak. Tamamı ile balık üzerine odaklanan restoran ziyaretçilerinden tam puan toplarken, balık severleri farklı lezzetlerle buluşturuyor. Şefin kendine has yorumlarıyla eşsiz lezzetler sunuyorlar. Şık sunumları, farklı lezzetleri ile Octo'ya bayılacağınıza eminiz. Konuma buradan ulaşabilirsiniz. Kebap severler bu önerimiz de sizler için gelsin. İstanbul'un en güzel manzaralı kebapçılarından biri olan Ali Ocakbaşı, \"Karaköy'de ne yenir?\" sorusunun en doyurucu cevaplarından biri olacak. Hem gözleriniz hem de mideniz için bir ziyafet çekeceksiniz. Denizin üstünde oturuyormuşsunuz hissi veren manzarası ile nefesinizin kesileceğine eminiz. Ete dair her şeyi bulabileceğiniz bu restoran şıklıkta ön planda yer alıyor. Her biri birbirinden lezzetli olan yemekleriyle manzaraya karşı mükemmel bir akşam yemeği için Ali Ocakbaşı'nı mutlaka denemelisiniz. Konuma buradan ulaşabilirsiniz. Televizyonların ünlü şefi Arda Türkmen'in meyhane konseptinde olan restoranı Mükellef, manzarası ve lezzetleri ile meşhur meyhaneler arasında yerini aldı. Şık mekanları, rakı içmeyi ve manzaraya karşı oturmayı seviyorsanız Mükellef'e mutlaka gitmelisiniz. \"Peki, seçenek çok Mükellef Karaköy'de ne yenir?\" diye sorarsanız, cevabı gerçekten say say bitmeyen cinsten. Ara sıcaklardan ana yemeklere her biri leziz olan seçeneklerden size en uygun olanı bulacağınıza eminiz. Mükellef'te kahvaltı seçeneği de bulunmakta olup, manzaranın tadını dilerseniz sabah saatlerinde de çıkarabilirsiniz. Konuma buradan ulaşabilirsiniz. \"Karaköy'de ne yenir ?\" sorusunu çeşitli mekan ve önerilerle açıkladık. Son önerimiz de \"Karaköy'de müzikli bir mekana gitmek istiyoruz.\" diyenler için gelsin. Yeni nesil meyhane kültürünün popülerleşmesiyle beraber açılan Hadi Karaköy kısa süre içinde adından söz ettirmeyi başarmış bir restoran. Dj performansı ile 90'lar Türkçe pop şarkılar çalınan mekanda doya doya dans edip eğlenebilirsiniz. Özellikle eğlenceli doğum günü kutlamaları için Hadi Karaköy güzel bir seçenek olacaktır. Konuma buradan ulaşabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kars-gezilecek-yerler", "text": "Kars Türkiye'nin şüphesiz en güzel, en özel şehirlerinden biri. Ne yazsam ne anlatsam az kalacak biliyorum. Hani anlatılmaz yaşanır dedikleri Kars için söylenmiş olabilir. Bu şehir Kars gezilecek yerler listesinden ibaret değil yalnızca. Burada deneyimleyeceğiniz harika şeyler var. Öyle bir coğrafya düşünün ki dünyada yalnızca Alpler'de görülen kristal karı bir de Kars'ta görebiliyorsunuz. Ani Harabeleri'nde tarihin izini sürüyor, donmuş Çıldır Gölü'nün üzerinde atlı kızak yapıyor, nefis Kars mutfağını tadıyorsunuz. Tüm bunları yaşamış olmak harikaydı. Şimdi ise dilim döndüğünce, kalemim yettiğince anlatacağım size bu eşsiz kenti. Aklınızda Doğu Anadolu'ya dair ne varsa unutun. Kars bambaşka bir yer adeta. Allasen hangi şehirde duydunuz hadi un helvası yemeye gidelim dendiğini? Nerede gördünüz akşam etkinliği olarak tiyatro, sinema yerine Kafkas oyunları izlendiğini? Kars adamı şaşırtır, kendine hayran bırakır. 😀 Bu şehrin tarihi, mimarisi, mutfağı, doğası alıştığımızın çok ötesinde deneyimler sunuyor. Kars'a giderken ya da dönerken bu geziyle kombinleyeceğiniz bir Doğu ekspresi yolculuğuyla hayatınızın en unutulmaz seyahatlerinden birini geçireceğinize emin olabilirsiniz. Doğu Ekspresi müthiş manzaralardan geçtiğiniz, nostaljinin dibine vurduğunuz başlı başına bir deneyim yolculuğu. Ankara'da başlayıp Kars'ta biten 1 günlük bu yolculuk son yıllarda nasıl popüler oldu biliyorsunuz. Bilet bulmakla ilgili tüyolar için mutlaka Doğu Ekspresi yazımı da okuyun. 😊 Hadi şimdi düşün peşime size Kars'ı gezdireceğim. - Kars Kalesi - Taş Köprü - Namık Kemal Evi - Hasan Harakani Türbesi - Kars Müzesi - Kümbet Cami - Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi - Fethiye Camii - Ani Ören Yeri - Çıldır Gölü - Sarıkamış - Kuyucuk Kuş Cenneti Kars'ta gezilecek yerler, aşağıdaki listede gördüğünüz üzere bir çok tarihi yerden oluşuyor. Tarihin derinliklerini bu şehirdeki yapıların ruhunda kolayca görebilirsiniz. Bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış Kars buram buram tarih kokuyor. Ben Kars gezilecek yerler listemi size kolaylık olsun diye 2 bölüme ayırdım. Önce Kars merkezde gezilecek yerler sonra da Kars çevresinde gezilecek yerler ile ilgili detaylı bilgileri vermeye çalışacağım. - Kars Kalesi - Taş Köprü - Namık Kemal Evi - Hasan Harakani Türbesi - Kars Müzesi - Kümbet Cami - Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi - Fethiye Camii - Ani Antik Kenti - Çıldır Gölü - Sarıkamış - Kuyucuk Kuş Cenneti Kalenin tarihinden bahsedecek olursam, Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı Saltuklu Beyi Melik İzzeddin'in emriyle veziri Firuz Akay tarafından M. S 1153 tarihinde inşa ettirilmiş. 1579'da Osmanlı Padişahı 3. Murat'ın emriyle Kars'a gelen Lala Mustafa Paşa tarafından büyük çapta onarılmış. Kale içinde Yeniçeri koğuşu, cephanelik, mescit ve Celal Baba türbesi bulunuyor. Kale arkeolojik sit alanı olarak tescil edilip koruma altına alınmış. Kars Kalesi'ne nasıl gidilir derseniz de Kümbet Camii'ni geçtikten sonra yukarı doğru tırmanarak 10-15 dakikada ulaşılabilirsiniz. Kaleyi ücretsiz gezebiliyorsunuz. - Kars Kalesi'nin haritadaki konumu için buraya tıklayın. Kars şehir merkezinde gezilecek yerler içinde bulunan Taş Köprü ile devam ediyoruz. Köprü, Kars Çayı'nın Dere İçi Mahallesi'ne akan kısmında Kale içi Mahallesi ile Sukapı Mahallesi'ni ayıran dar boğaz üzerinde MS 1579 yılında Osmanlı Padişahı III. Murat'ın emri ile Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılmış. Üç kemerli bu tarihi köprü düzgün kesme bazalt taşından yapılmış. Bir kısmı yıkılan köprüyü Karahanoğlu Hacı Ebubekir 1725 yılında yeniden yaptırmış. Kars Kalesi'ne oldukça yakın konumda bulunuyor. - Taş Köprü'nün konumu burada. Namık Kemal Kültür Evi, Kars merkezde Kaleiçi Mahallesi, Erzurum Caddesi üzerinde yer alıyor. 1853-1854 yıllarında vatan şairi Namık Kemal'in çocukluğunu geçirdiği evmiş burası. Ev restore edilmiş ve günümüzde sergi alanı ve \"Aşıklar Evi\" olarak hizmet veriyor. - Kars Namık Kemal Evi konumu için buraya tıklayın. Kars merkez gezilecek yerlerde sıradaki durağımız Hasan Harakani Türbesi. Türbe, evliyanın şehit olduğu 1033 yılından 31 yıl sonra Kars'ın Alpaslan tarafından fethedilmesi sırasında yapılmış. Yüzyıllar içerisinde türbe bazı değişikliklere uğrayarak günümüze kadar ulaşmış. Hasan Harakani'ye ait türbenin etrafında 21 adet mezar daha bulunuyor. Bu mezarlardan biri 1767 yılında Kars Beylerbeyi Kethüda Mehmet Paşaya ait. Diğer bir mezar ise 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sonrası Kars'ın 40 yıllık Rus işgali sırasında şehirdeki Ermeni ve Rus baskılarına karşı Türk ahaliyi eğiterek Kars'tan göç etmelerini önleyerek şehrin Türk nüfusunu korumak için mücadele veren Evliya camisinin o tarihteki imamı Hafız Kurban Efendiye ait. - Hasan Harakani Türbesi konumu burada. Kars, bir çok uygarlığın geçişine tanıklık etmiş, binlerce yıldır iskan edilmiş tarihi bir yerleşim merkezi. İpek Yolu üzerinde yer alan antik Ani Ören Yeri ve bölgedeki arkeolojik yerleşimin kültür varlıklarının korunması için ilk olarak 1959 yılında Vilayet Konağı'nda Müze Memurluğu kurulmuş. Sonrasında bölgeden toplanan eserlerin çoğalınca 1964 1978 yılları arasında Kümbet camii olarak da bilinen Havariler Kilisesi müzeye dönüştürülerek bu eserler sergilenmiş. 1978'de yeni yapılan modern müze binası 1981 yılında hizmete açılmış. Kars Müzesi'nde arkeoloji salonu, etnografya salonu ve Kazım Karabekir Paşa'ya ait vagonu görebilirsiniz. Kars Müzesi, Kars gezilecek yerler listenizde mutlaka olmalı. - Kars Müzesi konumu burada. Kars Kalesi'nin eteğinde yer alan Havariler Kilisesi şehirdeki Ermeni kiliselerinden biri. Bagratlı Krallığı döneminde Kral Abbas tarafından MS 932-937 yılları arasında yaptırılmış. 1064 yılında Müslüman egemenliğine geçen kilise camiye dönüştürülerek Kümbet Camisi adını almış. Bölge Rus hakimiyetine girince camii Rus Ortodoks Kilisesi'ne çevrilmiş, 1918 yılında tekrar Türk hakimiyetine girince yeniden camiye çevrilmiş. - Kümbet Cami konumu için buraya tıklayın. Kars gezilecek tarihi yerler içinde beni en çok etkileyen yerlerden biri oldu Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi. Gördüğüm en özenli, en anlamlı ve duygu dolu müzeydi. 19'uncu yüzyılda, Rus ordularının istilasına karşı şehrin savunulmasında önemli işlevlere sahip olan tabyalar, 1828'deki Rus saldırısının püskürtülmesi, 1855'teki Kars Zaferi'nin kazanılması ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında savunma amaçlı kullanılmış. 1828 yılında, Rusların Kars'a yaptıkları saldırılarda, bir gece baskını sırasında tabyadaki askerlerin tamamı şehit edildiği için bu tabyanın adı literatüre Kanlı Tabya olarak geçmiş. Kanlı Tabya binası günümüzde Harp Tarihi Müzesi'ne dönüştürülmüş. Müzenin 8 ana salonunda 1828 yılından Cumhuriyet'in ilanına kadar bazı önemli olaylar sergileniyor. Sarıkamış'taki 90.000 şehidin anısına yapılan odada 90 tane çarık aynalarla sonsuzluğa yansıtılmış. Top sesleri ile birlikte buradan etkilenmemek imkansız. Askerlerin yazdığı şiirleri, mektupları okurken gözümden akan yaşlara engel olamadım. - Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi girişi ücretsiz. - Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi konumu için buraya tıklayın. Kars tarihi yerler içinde bulunan Fethiye Camii, kiliseden camiye çevrilmiş bir yapı. Aleksandr Nevski Kilisesi 1878 yılında Rus İmparatorluğu Kars'ı alıp Kars Oblastı'nı kurunca 19. yüzyılın sonunda Ruslar tarafından inşa edilmiş. 1921 Türk-Ermeni Savaşı'ndan sonra 1970'li yıllara kadar kapalı spor salonu olarak kullanılmış. 1984'te eklenen iki minare ile camiye çevrilmiş. Bu göz alıcı dini yapıyı muhakkak ziyaret edin. - Kars Fethiye Camii konumu için buraya tıklayın. Kars merkezin altını üstüne getirdik, gezilmedik yer bırakmadık. Şimdi sıra geldi Kars çevresinde gezilecek yerlere. Elbette hepimizin aklına ilk gelen yerle başlıyorum: Ani Antik Kenti. Ani, şehir merkezinden 42 kilometre uzaklıktaki Ocaklı Köyü sınırları içinde bulunuyor. Ani, Arpaçay ve Alacasu vadilerine hakim yüksek bir kayalığa kurulu güvenlikli konumu nedeniyle oldukça önemli. İpek Yolu'nun Anadolu'daki ilk konaklama merkezi ve aynı zamanda ünlü bir ticaret merkeziymiş. Zengin ve kozmopolit bir Ortaçağ kenti olan Ani'nin en eski tarihi M. Ö. 5000 yıllarına uzanıyor. 2016'da Dünya Mirası Listesine giren antik kentte cami, kilise, hamam, saray, kervansaray ve köprü gibi 21 adet yapı bulunuyor. Ören yerindeki en iyi korunmuş yapı Büyük Katedral yani diğer adıyla Fethiye Cami. Yapının mimarı aynı İstanbul Ayasofya Kilisesi'nin tamiratını yapan Tiridat Usta'ymış. Kars'ın doğal güzellikleri denilince akla ilk gelen yer Çıldır Gölü. Burası bir Kars klasiğidir. Kars'a gidip Çıldır'ı görmeden dönerseniz bir şeyler eksik kalacak demektir. Özellikle kış aylarında gidiyorsanız Çıldır Gölü donduğunda eşsiz bir güzelliğe bürünüyor. Donmuş göl üzerinde yürüyebilir, atlı kızaklarla gezintiye çıkabilirsiniz. Başka bir şahane öneri de balıkçılarla birlikte eskimo usulü buzu kırarak balık avlamak olacak. Oldukça keyif veren bir deneyim. Eee tabi tüm bu aktiviteler sizi acıktırınca da göl kenarında bulunan restoranlarda gölden çıkarılan, buraya özgü sarı sazan yemelisiniz. Benim önerim Atalay'ın Yeri Çıldır. Balıklar ve ikramlar oldukça lezzetli, hizmet kalitesi iyi. Fiyatlar da oldukça uygun. - Çıldır Gölü konumu burada. Sarıkamış deyince aklımıza ilk gelen elbette Sarıkamış Şehitlerimiz oluyor. Sarıkamış Harekatında, 1. Dünya Savaşı sırasında, Kafkasya Cephesi'nde, 22 Aralık 1914 9 Ocak 1915 tarihleri arasında, dondurucu hava koşullarında 23.000 Türk askerimiz hayatını kaybetti. Şehitlerimizi yad etmeden olmaz elbette. Sarıkamış'a geldiğinizde bölgede gezebileceğiniz yerler arasında Sarıkamış Kültür Evi, Katerina Köşkü ve Sarıkamış Kayak Merkezi bulunuyor. Kayak merkezi ülkemizin en iyi kayak pistlerine sahip olduğundan ve gelişmiş imkanlarından dolayı kış tatili için çoğu kişinin vazgeçilmez adresi. Bonus önerim Kuyucuk Kuş Cenneti. Kars'ta fotoğraf çekilecek yerler arıyorsanız burası size harika malzemeler sunabilir. Kars'ın doğal değerlerinden biri olan Kuyucuk Gölü 182 kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Kuyucuk Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 2009'da ülkemizin 13. Ramsar alanı ilan edilmiş. Kars gezilecek yerleri tamamladıysanız ve halen vaktiniz varsa burayı da ziyaret edebilirsiniz. Kars'a gitmenin en pratik yolu elbette havayolu ile buraya ulaşmak. Kars Harakani Havalimanı ile Kars şehir merkezi arası 6 km. Bir diğer ve en keyifli ulaşım seçeneği ise elbette Doğu Ekspresi ile 24 saat süren unutulmaz bir yolculuk deneyimini yaşayarak Kars'a varmak. Ankara'dan başlayan ve şahane manzaralar eşliğinde sizi Kars'a ulaştıran Doğu Ekspresi ile ilgili detaylı bilgi sahibi olmak isterseniz bu yazımı okumanızı öneririm. Kars ilkbaharda da çok keyifli ancak çoğu kişi kış aylarında gitmeyi tercih ediyor. Türkiye'nin en güzel kayak merkezlerinden birine yani Sarıkamış'a ev sahipliği yapan şehre kışın gitmenizi tavsiye ederim. Bu öneride donmuş Çıldır Gölü'nün de payı büyük elbette. Kars'a gezmek için gidecekseniz yani kayak yapmak planlarınızda yoksa 2-3 gün içinde Kars gezilecek yerler listesindeki her yeri rahatça gezer görürsünüz. Bir gününüzü Kars merkeze, bir gününüzü Ani harabelerine, bir diğerini de Çıldır Gölü'ne ayırırsınız. Hatta hızlı davranırsanız Ani ve Çıldır'ı aynı güne sığdırıp 2 günde de rotayı tamamlayabilirsiniz. Kars'ın meşhur yerleri ve yemekleri bu şehri sevmemiz için bize gerekeni fazlasıyla veriyor. Gezmekten yorulup biraz da Kars soğuğunda üşüyüp şöyle hem ellerimiz ısınsın hem içimiz diyeceksiniz. Damaklarda iz bırakacak Kars yemeklerini tatmadan dönmeyin. - Kaz eti - Gravyer peyniri - Kars kaşarı - Piti - Hıngel - Evelik çorbası - Umaç Helvası - Kars Balı Ben Kars seyahatimde orada yaşayan bir arkadaşımın evinde kaldım. O nedenle Kars'ta bir otel deneyimim olmadı. Ama tanıdığım kişilerden edindiğim bilgiler doğrultusunda bir kaç öneri sunabilirim. Özel bir konaklama deneyimi olsun derseniz tarihi bir bina olan Cheltikov Otel'i tercih edebilirsiniz. Şehir merkezinde bulunan Kar's Otel de misafirlerini oldukça tatmin eden bir hizmet kalitesine sahip. Uygun fiyatlı konaklama seçeneği arayanlar Kars Öğretmen Evinde konaklayabilirler. Kars merkezde görmeniz gereken yerlerin çoğu birbirine yakın konumda. Yürüyerek gezmeye uygun. Ayrıca şehir içi ulaşım araçlarını da kullanabilirsiniz. Ancak Ani Harabeleri, Çıldır Gölü gibi yerler epey uzak mesafe. Buralara giden bir toplu taşıma aracı da bulunmadığından araç kiralama ya da taksi ile anlaşma seçeneğine yönelmeniz gerekecek. Kars merkezde gezilecek yerler birbirine yakın. 1 günde şehir merkezini gezebilirsiniz. Eğer Kars çevresindeki yerlere de gidecekseniz ekstra bir kaç gün daha ayırın. Kars her mevsim çok güzel. Ama özellikle donmuş Çıldır Gölü'nde yürümek, atlı kızak yapmak oldukça popüler olduğu için kışın gitmek daha çok tercih ediliyor. Kars merkezde gezilecek yerler arasında Kars Kalesi, Taş Köprü, Namık Kemal Evi, Hasan Harakani Türbesi, Kars Müzesi, Kümbet Cami, Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, Fethiye Camii bulunuyor. Evet, Kars'ta çeşitli tarihi kiliseler var. Kars, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir şehir ve tarihi açıdan zengin bir kültürel mirasa sahip. Şehirde bulunan en ünlü kiliselerden biri, Ani Harabeleri'nin içinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Aziz Krikor Kilisesi. Ayrıca Kars merkezinde Katerina Valisi Kilisesi gibi farklı kiliseler de bulunmaktadır. Bu kiliseler, şehrin tarihi ve kültürel yapısının önemli bir parçası olarak ziyaret edilebilir. Kars Müzesi, Kars şehir merkezinde bulunan ve zengin bir koleksiyona ev sahipliği yapan bir müze. Müzede çeşitli dönemlere ait eserler ve tarihi objeler sergileniyor. Kars Müzesi'nde bölgedeki antik dönemlere ait eserler, seramikler, heykeller ve diğer arkeolojik kalıntılar, yöresel kıyafetler, geleneksel el sanatları, halılar, kilimler, takılar, Osmanlı İmparatorluğu'nun dönemine ait eşyalar, belgeler, silahlar, şehrin ve bölgenin geçmişine ışık tutan belgeler, eski fotoğraflar ve haritalar sergileniyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kashan-gezi-rehberi", "text": "Tahran ve Isfahan arasında bulunan bu küçük şehri rotanıza neden mi eklemelisiniz ? Çünkü bu şehir Kevir Çölü'ndeki bir vaha gibi. Orijinalliğini koruyan dokusunda tarihin izlerine dokunmak muazzam hissettiriyor. Ayrıca şehir eski kervan yolu üzerinde bulunduğu için müthiş tarihi ve otantik yapıları görme, konaklama şansınız bulunuyor. Kashan için sayfalar dolusu methiyeler düzebilirim. İyisi mi ben Kashan gezilecek yerler listemi anlatmaya başlayayım da şehrin kendisi sizi büyülesin. Kashan Gezilecek Yerler genel olarak birbirine yakın konumda. Bu yerleri dilerseniz yürüyerek gezebilirsiniz. Eğer yorulursanız da Snaap Uygulamasından taksi çağırabilirsiniz. Kashan gezi rehberimiz sade ama etkili bir liste içeriyor. Bu yerler gitmeden önce yaptığım araştırmalarda beni çok heyecanlandırmıştı, gidip gördüğümde büyülendim ve sımsıcak hissiyatla yazıyorum. Umarım siz de okurken aynı heyecanı hissediyorsunuzdur. Kashan 7000 yıllık tarihi Sasani tapınakları, binlerce yıllık tarihi evleri ile gören herkesi kendine hayran bırakan bir şehir. Burada eski hamamları, Fars mimarisine özgü bahçeleri, tarihi ev ve camileri dolaşabilir, tarihi pazarın mistik atmosferini hissedebilirsiniz. - Kashan Bazaar - Agha Bozorg Cami - Sultan Amir Ahmad Hamamı - Borujerdi Konağı - Tabatabei Konağı - Abbasian Konağı - Fin Garden - Tepe Sialk Antik Kenti Kashan Bazaar'ın atmosferi diğer İran şehirlerinin tarihi pazar alanları gibi oldukça büyüleyici. Kaşan Pazarı Selçuklu Döneminde inşa edilmiş ve Safeviler Döneminde restore edilmiş. Pazarın içindeki pencereli kubbeler öğle saatlerinde güneş yansımaları ile harika bir görünüme kavuşuyor. Pazar alanı çok sayıda yerel esnafa ait dükkanlara ev sahipliği yapıyor. Gıdadan giyime, elektronik eşyadan antikalara kadar geniş bir yelpazede ürün çeşitliliği bulunuyor. Bu atmosferi mutlaka hissetmelisiniz. Tebriz, Tahran ve Kashan gezi rehberi yazılarında hep güzel şeylerden bahsettim ama İran'da bizi rahatsız eden bir konudan bahsetmek isterim. Tanıştığımız İranlı insanlar oldukça misafirperver ve sıcakkanlı insanlardı. Hatta çok da iyi bağlar kurduk, tekrar görüşeceğimiz arkadaşlıklar kazandık. Ancak sokaklarda gezerken sürekli bir göz hapsindeydik. İran şehirlerindeki en kalabalık yerler de bazaarlar olduğu için biz bu kapalı çarşılarda gezerken pek rahat edemedik. - Kashan Bazaar konumu burada. Kashan gezilecek yerler listemizin en güzel yapılarından birinde Agha Bozorg Cami'deyiz. Cami ünlü İranlı mimar Haj Sa'ban-ali tarafından yaptırılmış. Farsça'da büyük ve muhteşem anlamına geliyormuş Bozorg. Adının hakkını veren bu cami Kashan'a gelindiğinde muhakkak görülmeli. - Agha Bozorg Cami konumu burada. 500 yıllık bir İran hamamı olan bu tarihi yer görülmeye fazlasıyla değer. Sultan Amir Ahmad Hamamı'nın son restorasyonunda alçısı 17 kat soyulmuş ve en orijinal katmanda yumurta, süt, soya unu ve limondan yapılan bir harca ulaşılmış. Kulağa kek tarifi gibi gelse de bu karışım çimentodan bile daha sağlammış. 😀 Hamamın içi kadar çatısı da ilgi çekici. Burada güzel kareler yakalayabilirsiniz. - Sultan Amir Ahmad Hamamı konumu burada. Kashan Gezi Rehberi yazısının en ilgi çekici noktalarından biri bence Borujerdi Konağı. Hem mimarisiyle, hem hikayesiyle ziyaretçilerini etkileyen Borujerdi Evi tarihi bir ev müzesi olarak hizmet veriyor. Çok güzel bir hikayesi var buranın. Bir halı tüccarı olan Borujerdi, kendi gibi tüccar olan Tabatabei'nin kızıyla evlenmek istemiş. Tabatabei ise Borujerdi'ye tek şart koşmuş, kızım en az baba evi kadar güzel bir evde yaşamalı diye. Bunun üzerine hemen çalışmaları başlatmış Borujerdi. Ve Tabatabei'yi ikna edecek kadar güzel bir ev yapmak tam 18 yıl sürmüş. Eee şu hikayeyi dinleyince nerede o eski aşklar diyor tabi insan. 😂 Geç de olsa kavuştuklarını bilmek güzel elbette. - Borujerdi Konağı Giriş Ücreti: 150bin riyal. - Borujerdi Konağı konumu burada. İşte meşhur gelinimizin baba evi Tabatabai Konağı. Ya dalga geçmeyecekseniz bir şey söyleyeceğim, bu konağın adını her gördüğümde içimden yabadabadu diyorum. 😂 Bu görkemli konağı da muhakkak görmeniz gerek. Kashan'daki en ünlü konaklardan birisi burası. Tebrizli bir halı tüccarının eşi için yaptırdığı bu görkemli konaktaki cam ve ayna işlemeleri oldukça etkileyici. Dış dizaynıyla da içiyle de göz kamaştırıyor. Kombine biletiniz burayı kapsıyor. - Tabatabei Konağı konumu burada. Kashan gezi rehberimizde sıradaki durağımız Abbasian Konağı. Burası da sanki bir ev değil de saray yavrusu gibi hissettiriyor. Terasları, vitray süslemeleri, birbirine açılan küçüklü büyüklü odaları ile eminim sizi kendine hayran bırakacak. Zengin bir cam tüccarına ait bu tarihi ev müzesi ayrıca restaurant ve çay evi olarak da hizmet veriyor. Gezdikten sonra bir yorgunluk molası verebilirsiniz. - Abbasian Konağı konumu burada. Ah Fin Garden vah Fin Garden! Vallahi içimizde kaldın. Bu kafiyeli girişimin nedeni şudur; internette kapanış saati 18.45 yazan saat 17.00 de kapandı diye kapıdan çevrildiğimiz yerdir kendisi. Askerler öyle sert ve anlayışsız ki ne yapsak ikna edemedik gezmek için. Ki kapandı diye dışarıdakileri almazken içeride gezenler vardı. Tam yarım saat yalvardık ve asker eşliğinde sadece tek bir fotoğraf çekip hemen çıktık. Fin Bahçesi, İran'ın Kaşan şehrinde bulunan bir Safevi dönemi bahçesi. Kaçar Devletinin Sadrazamı Mirza Taki Han'ın 1852'de Şahenşah Nasıreddin Şah tarafından gönderilen bir suikastçı tarafından öldürüldüğü Kaşan Fin Hamamı'na ev sahipliği yapıyor. 1590'da tamamlanan Fin Bahçesi, İran'daki en eski bahçe. Unesco Dünya kültür mirası listesinde yer alan bahçeyi biz gezemedik. Siz ne yapın edin görün. - Fin Garden Giriş Ücreti: 200bin riyal - Fin Garden konumu burada. Bu antik kentin tarihi m. ö 5500lere dayanıyor. Tepe Sialk'den çıkarılan arkeolojik buluntular Paris Louvre, New York Metropolitan Müzesi ve Tahran İran Ulusal Müzesi'nde görebiliyorsunuz. Tepe Sialk antik kentini Fin Garden'a gidişte ya da dönüşte ziyaret edebilirsiniz. Saat 16.00 da kapanıyor bilginize. - Tepe Sialk konumu burada. Geleneksel gülsuyu festivali, gül bahçeleri ve enfes tarihi evleriyle ünlü Kashan, Tahran ve İsfahan şehirlerinin arasında, oldukça merkezi konumda olan bir İran şehri. Kashan'ın haritadaki konumu burada. - Tahran Kashan arası 257 km - İsfahan Kashan arası 210 km Biz Tahran'dan Kashan'a lüks otobüs denilen 25 kişilik otobüslerle ulaştık. Bilet için kişi başı 250bin riyal ödedik ve yine Kashan'ı gezdikten sonra İsfahan'a da aynı otobüslerle gittik. Türkiye'den Kashan'a direkt uçuş olmayabilir o nedenle Tahran'a ya da İsfahan'a uçup Kashan'a kara yolu ile geçebilirsiniz. Kashan'da gezilecek yerler az ve öz. Biz 1 günde Kashan gezi rehberi için gereken tüm yerleri gördük. Sadece Fin Garden'ın erken saatte kapanacağını hesaba katmadığımız için orayı gezemedik. Geleneksel bir İran evi'nde konaklamadan İran'dan dönmeyin derim. Kashan'da bu atmosferi yaşayabileceğiniz çok güzel bir tavsiyem var; Mahinestan Raheb Hotel. Burası Kashan'da nerede kalınır sorusuna verilebilecek en güzel cevaplardan. Gündüzü ayrı akşamı ayrı güzel otelimiz hem geleneksel hem modern mimariyi buluşturmuş ve müthiş keyifli bir atmosfer yaratmış. Odaları oldukça konforlu. Açık büfe kahvaltısı oldukça tatmin edici. Akşamları avluda güzel müzikler eşliğinde çay keyfi yapmaksa bizi ayrıca mest etti. Bujuyollarda'dan okkalı tavsiyedir. - Website: http://msrhotel. ir/ - Mahinestan Raheb Otel konumu için tıklayın. Biz güzel otelimize doyamadığımız için akşam yemeğimizi de otelimizin restoranında yedik. Çorbalar, ana yemekler, salatalar, mezeler, tatlılar meyvelerle dolu dolu bir açık büfesi var. Biz ne önerirsiniz diye sorduğumuzda daha geleneksel olan 2 yemek önerdiler; Goosht Loubia ve Tah Dig. Goosht Loubia bizim kuru fasulyenin daha yoğun kıvamlısı. Ben lezzetini çok beğendim. Üzerine serptikleri tarçın pek bize uymuyor, opsiyonel olabilirdi. Tah Dig ise altında patatesleri ile birlikte pişen sebzeli ve safranlı bir pilav. İkisi beraber oldukça iyi gidiyor. Kashan'a geldiğimizde ne yiyelim derseniz bu iki yemeği kesinlikle öneririm. Mahinestan Raheb Hotel'i de konaklama için tercih etmediyseniz bile restoran için muhakkak gidin. Zaten ambiyansı bile yeter. Gönül isterdi ki Kashan Gezi Rehberi yazımı bitirdikten sonra İsfahan gezilecek yerleri de yazayım. Gönül isterdi ki İsfahan'a indiğim ilk dakikadan düşüp bacak kemiğimi kırmayayım ve seyahatimizi güzelce tamamlayalım. Güle güle sözü nasıl anlamlı halbuki değil mi ? Ben gülerek gittim ağlayarak döndüm. 😂 Bir gün mutlaka bu rotayı tamamlayacağız. Üstelik artık gittiğimizde görüşeceğimiz dostlarımız da var. 😊 İran'la ilgili diğer yazılarımın bağlantıları aşağıda."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kazakistanda-ne-yenir", "text": "Kazakistan şimdiye kadar yaptığım seyahatler içinde en ilginç destinasyonlardan biriydi benim için. Genelde Avrupa, Asya ya da Arap ülkelerine alışkın olduğumdan ve bu bölgeye ilk kez gittiğimden dolayı kültürü ve yemekleri bir hayli farklıydı benim için. Farklı tatlar denemeye çok açık biri olmadığım için ne kadar zorlandığımı tahmin edersiniz.😄 Ama gerçek bir keşfin yolu bence biraz da buradan geçiyor. Visit Shymkent ekibinin davetiyle gittiğimiz Çimkent'te 3 gün boyunca harika mekanlarda ağırlandık ve Kazakistan'ın yöresel lezzetlerinin çoğunu deneme fırsatı bulduk. At sütü içip, at etinden yapılan yemeklerin tadına baktığımız, hamura doyduğumuz bir gastronomi deneyimi yaşadık.😮 Bizde bir söz vardır, yediğin içtiğin senin olsun, gezip gördüğünü anlat diye ama ben size Kazakistan'da ne yenir ne içilir bunu anlatacağım. Hadi başlayalım! Kazak mutfağının temelini et oluşturuyor diyebilirim. Et burada sadece bir yemek malzemesi değil, aynı zamanda bir gelenek, bir birliktelik nedeni. Kazakların ataları, uzun göçebe yaşamlarında eti hem besin kaynağı olarak kullanmış, hem de paylaşılan bir ziyafetin sembolü yapmışlar. İşte bu yüzden Kazak sofralarında etin yeri bambaşka. Kazakistan mutfağını deneyimlerken, sadece yemekleri değil aynı zamanda bu lezzetlerin ardındaki hikayeyi de yutkunacaksınız. - Beshbarmak - Baursak - Mantı - Plov - Kımız - Samsa - Kazy - Kaptama - Kımıran - Sirne - Kurt Peyniri Kazakistan geleneksel yemeği olan Beshbarmak, bu topraklara özgü sıcaklığı ve birlikteliği en iyi ifade eden lezzet. Bu yemeğin asıl anlamı sadece et ve hamur değil; aynı sofrayı paylaşmak, sevdiğin insanlarla bir araya gelmek ve birlikte tadına varmak anlamına geliyor Kazaklar için. Beshbarmak'ın adı, \"beş parmak\" anlamına geliyor ve aslında yemeğin yenme şekline göndermede bulunuyor. Bir grup insanın etrafında toplanıp elleriyle yemeği paylaşmak, Kazakların aile, dostluk ve dayanışma kültürünün bir yansıması. Genellikle at eti kullanılarak yapılan bu yemek mutlaka denenmesi gerekenlerin başında geliyor. Baursak, Kazakistan'ın kültürel lezzet bombası adeta. Bu altın renginde kızarmış lezzet, Kazak mutfağının ve halkının sıcaklığını taşıyor. Düşünün; kabarık, altın renginde, çıtır çıtır... İlk ısırıkla başlıyor yolculuk, damakta hafif tatlı bir dokunuşla. Manti, Türk mantısından ilham alınmış, ancak kendi özgün tatlarıyla dans eden bir lezzet olarak yer edinmiş Kazakistan mutfağında. Kazak mantısı bizimkinin renkli ve eğlenceli kuzeni gibi. 😊 Bu minik yastık şeklindeki hamur parçaları, içlerinde gizlenen lezzetlerle farklı bir boyut kazanmış. At eti her ne kadar çok sık tüketilse de merak etmeyin mantı dana etinden yapılıyor. Şekli bizim hıngel gibi olsa da tadı bizimkilere benzemiyor. Yani benim için hiç bir şey ev mantısının yerini tutmasa da bu yöresel lezzeti beğendiğimi söyleyebilirim. Tatmadan dönmeyin derim. Kazakistan'da ne yenir sorusunun bir diğer yanıtı vazgeçilmez lezzet pilav yani \"plov\". Her bir tane pirincin ardında yüzlerce yıllık bir kültür, binlerce gülümseme saklı adeta. Havuç, soğan ve et ile buluşan pirinç, kokusuyla sizi cezbedebilir. Kazakistan'ın Özbekistan'la bu kadar yakın olması elbette birbirlerinin kültürünü ve mutfağını etkilemiş. Özbek pilavına oldukça benzeyen plov bol baharatlı ve kuzu etli yapılıyor genelde. Birçok restoranın menüsünde bulunuyor ve çok sevilen ana yemeklerin başında geliyor. Kımız, Kazak mutfağında en değerli sofralarda yer alan bir baş kahraman. Nedir bu kımız diyecek olursanız, bilmeyenler hayretlerini gizlesin: At sütü! Kazakistanlılar için sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir gelenek, bir miras, hatta bir sağlık iksiri kımız. Kımız içmenin sağlığa birçok faydası olduğuna inanılıyor. Ben denemeye cesaret edemedim a dostlar. Daha doğrusu Üstün'ü kobay olarak kullandım her yeni tatta olduğu gibi. 😂 Ve onun mimikleri sonrası asla tadamayacağıma kanaat getirdim. Oldukça sert ve acı olduğunu söyledi. Denemek isteyenlere bir minik bilgi olsun. \"Ne yapsak da karnımız doysa?\" demişler samsa'yı bulmuşlar. Bu lezzetli hamur işi, adeta Kazakların midesine giden hızlı ve lezzetli bir otoyol. İsterseniz samsayı yolda yürürken, isterseniz bir restoranda yiyebilirsiniz. Kazakistan mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan \"kazy\", geleneksel bir et ürünü. Kazy, genellikle at eti veya koyun eti kullanılarak hazırlanan ve özel bir işlemle fermente edilen bir tür sosis. Özellikle göçebe yaşam tarzının etkisi altında gelişen bu yemek, yiyeceklerin uzun süre dayanması ve depolanması gerektiği durumlarda ortaya çıkmış. Yolda yürürken bir satıcının önünde sıra görürseniz, çorba gibi ne yiyorlar bunlar acaba diye düşünürseniz bilin ki onun adı köce. Siz de sıraya girin ve bu soğuk çorba ile yaz sıcağını serinletin. Yoğurt, buğday, mısır ve tuz ile hazırlanan bu lezzeti biz beğendik. Kazaklar buna aşurenin tuzlu hali diyorlar. Deneyin derim. Kımıran, deve sütünün fermente edilmesiyle elde edilen geleneksel bir içecek. Özellikle Türkistan'da yaşayan Türkler arasında oldukça önemli. Ben elbette tadına bakmaya cesaret edemedim. Şaşırdık mı? Hayır. 😁 Ama Üstün tadına baktı ve ekşi ayrana benzediğini söyledi. Farklı tatlara merakınız varsa deneyebilirsiniz. Adı kurt peyniri olsa da korkmayın kurt sütünden yapılmıyor.😀 Koyun, keçi ya da inek sütünden yapılabiliyor. Fermente edilmiş süt, yoğurda benzer bir kıvama ulaştığında, sıkılarak suyunun ayrılması sağlanıyor. Ardından elde edilen bu yoğurt benzeri madde, özel bir şekilde kurutularak kurt peyniri haline getiriliyor. Kurt peynirinin dokusu oldukça yoğun ve tuzlu. Genellikle sabah kahvaltılarında, çayın yanında tüketiliyor. Kurt peyniri, Kazakistan kültürünün ve geleneksel yemeklerinin ayrılmaz bir parçası. Eğer bu benzersiz lezzeti denemek isterseniz, Qyrgy Pazarı hem ziyaret edebileceğiniz, yerli halkın yaşantısından bir parçaya tanıklık edebileceğiniz hem de kurt peyniri gibi yöresel ürünleri satın alabileceğiniz bir pazar yeri. Mutlaka uğrayın. Kazakistan'da at eti, koyun eti ve dana eti tüketiliyor genellikle. At eti onlar için en kıymetli et. O nedenle de diğer etlerden daha pahalı. Kazakistan'ın en ünlü yemeği beshbarmak. Beş parmakla yenilen bu geleneksel yemek at etinden yapılıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kekova-tekne-turu-tavsiyesi", "text": "Zira benim de uzun zamandır aklımda olan ve deneyimlemek için can attığım mavi yolculuk tecrübemi size anlatmak için de hevesle oturdum yazının başına. Bu yolculuğu yapabileceğiniz bir çok rota var elbette ülkemizde. Ben size malumunuz Kekova tekne turu tavsiyesi vereceğim."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kibris-gezi-rehberi", "text": "Kıbrıs için sadece önceden otelimizi ayarlamıştık. Sanırım her daim en ince ayrıntısına kadar araştırma yapıp yola çıkma durumu bizde biraz yorgunluk hissi uyandırdı. Kıbrıs uçak biletimizi baya önceden almamıza rağmen üstümüzdeki rehavet çok enteresandı. Kıbrıs'ta neredeyse her şeyi akışına bıraktık ve adayı bu şekilde keşfettik. Fazlasıyla tecrübe kazandık ve Kıbrıs için oldukça güzel tüyolar yakaladık. Yani Kıbrıs gezi rehberim tecrübelerle dolu. Not: Yazımda Kıbrıs olarak bahsettiğim yer Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'dir. Yani yavru vatan KKTC'dir. Biliyorsunuz adada ikili bir devlet yapısı var. İkili yapıdan kastım Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi. Kıbrıs ile ilgili yazılarımda anlattığım her şey KKTC ile ilgilidir. Aşağıda Kıbrıs ile ilgili detaylı yazılarımı bırakıyorum bunlara muhakkak göz atın. - Kıbrıs Gezilecek Yerler - Kıbrıs'ta Ne Yenir ? - Lefkoşa Gezilecek Yerler"} {"url": "https://bujuyollarda.com/kibris-gezilecek-yerler", "text": "5 günlük Kıbrıs gezimizde adanın kuzey tarafını neredeyse alt üst ettik ve gezebildiğimiz kadar gezdik. Mola vermedik, dağlara taşlara tırmandık, yağmur çamur dinlemedik ve Kıbrıs'ın güzelliğine defalarca şahit olduk. Sizin için de çok güzel bir Kıbrıs Gezilecek Yerler listesi hazırladık. Listemde Kıbrıs'a dair bir çok noktayı bulacağınıza inanıyorum. Hiç bir yeri ıskalamamaya ve tüm detayları yazmaya çalıştık. Kıbrıs güzel havası ve doğasının ötesinde çok derin bir tarihe sahip bir yer. Bir çok medeniyet burada hüküm sürmüş. Ben de bir devletin başında olsam hadi Kıbrıs'a yerleşelim derim.😄Toprakları bereketli, havası güzel, denizi enfes bir memleket Kıbrıs. Gerçi biz kışa doğru gittik, serin havalara denk geldik. Yazın buharlaştırıcı sıcaklar var mıdır bilemem. Ama kendimize söz verdik Kıbrıs plajları ve koyları için yaz aylarında da Kıbrıs'a bir gezi planlayacağız. Gelelim yazıma. Şimdi yazımda \"8 Adımda Kıbrıs Gezilecek Yerler Listesi\" başlığı dikkatinizi çekmiştir. Diyeceksiniz ki ya koskoca Kıbrıs'ta 8 tane mi yer var ? Hemen belirteyim, listemde bulunan yerler Kıbrıs'ta genel olarak gezmeniz gereken yerler. Bu yerlerin detaylarını gerek ayrı yazdığım yazılarda gerekse de bu yazının içinde bulacaksanız. Kıbrıs'ı iyi bir şekilde gezecekseniz tüm yazılarıma ve gezilecek yerler haritalarıma göz atmalısınız. Kıbrıs'a gitmeden önce buraya kaç gün ayırmalısınız, ne zaman gitmelisiniz, para, sim kart işlemleri gibi tüm detayları Kıbrıs Gezi Rehberi yazımda bulabilirsiniz. Rehber yazımda Kıbrıs kaç günde gezilirden, nereleri görmeniz gerektiğine kadar detaylı her şeyi yazdım. Rehberime muhakkak göz atın. Bir de yazımda Kıbrıs derken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni yani yavru vatanı kastediyorum. Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile ilgili yazımda herhangi bir şey yok. - Lefkoşa - Girne - Güzelyurt - Lefke - Gazimağusa - Kapalı Maraş - Yeni İskele - Karpaz Kıbrıs gezilecek yerler listemi harita üzerinde genel olarak görebilirsiniz. Kıbrıs gezi rehberimde de belirttiğim gibi bu yerlerden en önemlileri Lefkoşa, Girne ve Gazimağusa. Vaktiniz genişse diğer bahsettiğim yerlere de zaman ayırabilirsiniz. Bu yerler için araba gerekli mi ? Bence Kıbrıs için araç kiralarsanız güzel olur. Çünkü araba ile gezmek zaman planlaması açısından çok daha rahatlık sağlıyor. Kıbrıs'ta yazın istediğiniz plaja ya da koya gitmek isterseniz yine araba lazım. Kışın da gezilecek yerler erken kapandığından yine araç şart bence. Sadece bir ilçe gezecekseniz araç kiralamaya gerek yok. Ama bizim gibi adanın tamamını gezmek isterseniz araç kiralamanız oldukça mantıklı olacaktır. Kıbrıs'ta gezilecek 8 ana yer var. Bunların dışında da bir yer var mıdır vardır elbet ama biz gittiğimiz, araştırdığımız ve duyduğumuz kadarıyla yazıyoruz. Eğer ıskaladığım bir yer varsa yorum kısmına beklerim. Peki biz Kıbrıs'ta nereleri gezdik. İlk olarak Lefkoşa, Girne, Gazimağusa, Maraş ve Güzelyurt tarafını gezdik. Vaktimiz olsaydı Lefke, Yeni İskele ve Karpaz'a da gidecektik ama hem vaktimiz olmadı hem de Kıbrıs'a yeniden gitmek için bahanemiz olsun dedik. Şunu da belirteyim bu arada. Kıbrıs oteller ve casinolar diyarı. Amacınız otel tatili ya da casinolarda takılmaksa bu yazı biraz sizi darlayabilir. Amacınız gezmekse, keşfetmekse o zaman doğru adrestesiniz. Bizim işimiz gezmek, keşfetmek ve önermek olduğundan dur durak bilmeden gezip duruyoruz. Son olarak Kıbrıs'a giderseniz ne nerede yenir diyorsanız Kıbrıs'ta Ne Yenir yazımı buraya bırakıyorum. Biz Kıbrıs biletlerimizi 2022 Kasım ayı için gidiş dönüş 1300 TL'ye almıştık. Siz de bir Kıbrıs seyahati planlıyorsanız yavru vatana ulaşmak için Kıbrıs ucuza uçak bileti seçeneklerine göz atabilirsiniz. Bir çok hava yolu şirketinin sunduğu uçuş seferlerini kolayca listeleyip, en ucuz bileti bulabilirsiniz. Dünyada iki ülkeye başkentlik yapan yer neresi diye sorarlarsa cevabınız direkt Lefkoşa olsun. Hem KKTC'ye hem de Rum Kesimine başkentlik yapan Lefkoşa bu özelliğiyle dünyada ilk ve tek. Şehrin tam ortasından sınır geçiyor. Çok enteresan bir durum. Bu bize garip gelse de halk tarafından benimsenmiş durumda. Lefkoşa gerçekten özel bir yer. Hem gezilecek yerleri hem de mekanlarıyla keşfedilmesi gerekiyor. Yani Kıbrıs'ta olmazsa olmaz gezmeniz gereken bir yer varsa o da başkent Lefkoşa'dır. Biz Kıbrıs seyahatimizde Lefkoşa'da konakladığımızdan burayı bol bol gezme fırsatımız oldu. Her ara sokağa daldık ve Lefkoşa'nın ruhunu yakalamaya çalıştık. Özellikle Lefkoşa gezilecek yerler listesinin çoğunu barındıran Sur İçi bölgesi Lefkoşa kültürünü tam anlamıyla hissetmemizi sağladı. - Barbarlık Müzesi - Girne Kapısı - Mevlevi Tekke Müzesi - Venedik Sütunu - Kumarcılar Hanı - Büyük Han - Bedesten - Belediye Pazarı - Selimiye Camii - Haydarpaşa Camii - Lüzinyan Evi - Derviş Paşa Etnoğrafya Müzesi - Yiğitler Burcu Sınır Hattı - Kıbrıs Araba Müzesi Kıbrıs'ın en popüler tatil yeri neresi diye 100 kişiye sordular 90'ı Girne dedi. Bir çok kişinin cevabı Girne çünkü hem birbirinden lüks otelleri hem de casinoları ile Girne Kıbrıs'ın en özel yerlerinden biri. Hem imkanları hem de tarihi güzelliği burayı oldukça popüler yapıyor. Tabi burada deniz faktörünü söylemeden geçmeyelim. Girne birbirinden güzel plajlara sahip. Başka bir zaman geldiğimizde inşallah buraları da keşfedeceğiz. - St. Hilarion Kalesi - Karaman Köyü - Girne Kalesi - Gemi Enkazı Müzesi - Girne Yat Limanı - Arhangelos Michail İkon Müzesi - Bellapais Manastırı - Hazreti Ömer Türbesi - Karaoğlanoğlu Şehitliği - Ç1974 Gemi Müzesi - Çıkartma Plajı Şirin ve kendi halinde olan Güzelyurt'a biz Girne sonrası uğramıştık. Çok detaylı gezemedik ama belli başlı yerlerini görme fırsatımız oldu. Bir de yağmura ve karanlığa yakalanınca bazı yerleri pas geçtik. Adanın turunçgil noktasında üretim merkezi olan Güzelyurt ismi gibi güzel bir yer. Antik dönemde Yunanistan'dan göç eden Spartalılar tarafından tanrıça Afrodit için kurulduğu söylenen Güzelyurt konum olarak Girne, Lefke ve Lefkoşa'nın ortasında yer alıyor. Güzelyurt, tarihi ve doğal güzelliklerinin yanında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin Kalkanlı Köyü'nde yer alan Kuzey Kıbrıs Kampüsü ile yavru vatanın eğitim hayatında önemli bir yere sahip. Aşağıda belli başlı Güzelyurt gezilecek yerler listesini bulabilirsiniz. - Güzelyurt Kapalı Çarşı - Güzelyurt Arkeoloji ve Doğa Müzesi - Mamas Kilisesi - Tumba Tu Skuru - Mavi Köşk Lefke, Kıbrıs'taki bir çok yer gibi oldukça tarihi bir yer. Lefke isminin ise MÖ.300 yılında Ptolome hanedanı Prens Lefkon'dan geldiği düşünülüyor. Burası da tarih boyunca bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Mısırlılar, Romalılar, Venedikliler, Osmanlılar Lefke'de hüküm sürmüş olan bazı medeniyetler arasında yer alıyor. Aşağıda genel olarak Lefke gezilecek yerler listesini bulabilirsiniz. - Lefke Tarihi Evler - Cengiz Topel Anıtı - Soli Antik Şehri - Vouni Sarayı - Petra Tou Limnidi Kayalığı - Lefke Su Kemerleri - Vezir Osman Paşa Türbesi - Taç Giyme Anıtı - Cmc-5 Lokomotifi - Kırmızı Liman Eğer vakit sıkıntınız olursa Lefke mi Güzelyurt mu sorusana cevap olarak Lefke'yi tercih etmenizi öneririm. Hiç vaktiniz yoksa bu iki yeri pas geçin. Kıbrıs'ın en ikonik yerlerinden biri kesinlikle Gazimağusa'dır. Buranın tarihi dokusuna, sokaklarının güzelliğine resmen bayıldık. Gazimağusa bize Lefkoşa'yı anımsattı. Burada da tıpkı Lefkoşa'da olduğu gibi sur içi bölgesi var gezilecek yerlerin neredeyse hepsi bu bölge içinde. Bir çok medeniyet burada hüküm sürmüş ve buraya çok güzel eserler bırakmış. Gazimağusa gezilecek yerler listemde çok güzel yerler var. Özellikle Sur içi bölgesi ve Salamis tarafı çok özel yerler. Kıbrıs'ın bu güzel ilçesinde deniz de var. Hatta duyduk ki Kıbrıs'ın en güzel plajları bu taraftaymış. Bir de Gazimağusa'da çok özel bir yer olan Kapalı Maraş yer alıyor. Maraş'ın detaylarını aşağıda vereceğim. - Lala Mustafa Paşa Camii - Cümbez Ağacı 1299 - Namık Kemal Meydanı ve Zindanı - St. Peter ve St. Paul Kiliseleri - Venedik Sarayı Kalıntıları - St. Fransis Kilisesi - Şömineli Ev - İkiz Kiliseler - Othello Kalesi - Kapalı Maraş - Palm Plajı - Salamis Antik Kenti - St. Barnabas Arkeoloji ve İkon Müzesi Burası 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirilmiş sonrasında da yerleşime kapatılmış. Kapalı Maraş, 1974'ten önce Akdeniz'in Las Vegas'ı olarak biliniyormuş. O kadar popülermiş ki dünyaca ünlü Hollywood yıldızlarının burada evleri varmış. Marilyn Monroe, Elizabeth Taylor, Brigitte Bardot bölgenin müdavimlerindenmiş. Kapalı Maraş yerleşime kapalı ama 2020 yılında alınan kararla kademeli olarak ziyarete açılmış konumda. Şu an buraya giriş yapıp hayalet şehrin sokaklarında gezebilirsiniz. İçerisinde Birleşmiş Milletlere ait bir adet bina bulunuyor. Yaklaşık 400 metre ilerisindeki altı apartman, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne orduevi yapılması için tahsis edilmiş. Kapalı Maraş'ta ayrıca kamuya açık bölüm bulunan ve toplam uzunluğu 800 metreden fazla olan iki plaj halkın kullanımına sunulmuş. Terk edilmiş evlerin arasında yürüyerek denize ulaşıyorsunuz. Ayrıca Gazimağusa Belediyesi tarafından Demokrasi Caddesi`ndeki eski Belediye Parkı'nda bir çay bahçesi de bulunuyor. - Ünlü İtalyan oyuncu Sophia Loren'in evi - Dünyanın ilk 7 yıldızlı oteli sayılan Golden Sands Hotel, - Birleşmiş Milletlere ait bir bina - Terk edilmiş oteller ve evler - Plajlar Burayı bisikletle gezme imkanınız var. Hemen girişinde bisiklet kiralayabiliyorsunuz. Kapalı Maraş'ın herhangi bir giriş ücreti yok. Aracınızı girişe park edip yürüyorsunuz. Konum burada. Gazimağusa'dan adanın en uç ve sivri tarafı olan Karpaz'a giderseniz Yeni İskele'den geçiyorsunuz. İskele ilçesi, KKTC'nin 5 ilçesinden biri. Burası 1998 yılına kadar Mağusa ilçesine bağlıymış sonrasında 2000 yılında çıkarılan bir yasayla Güzelyurt ilçesi ile birlikte ilçe statüsü kazanmış. İskele, tam bir sahil kasabası. 1974 öncesi Trikoma olarak anılıyormuş. Kıbrıs Harekatı sonrası bölgenin ismi, özellikle Larnaka'nın İskele köyünden gelen Kıbrıs'lı Türkler'in yerleşmesinden sonra, Yeni İskele olarak değiştirilmiş. İskele'de Mağusa-Karpaz yolu üzerinde bulunan ve \"Boğaz\" olarak anılan bölgede bir çok turistik tesis ve balık restaurantı bulunuyor. İskele, Magosa ve Karpaz arasındaki en büyük yerleşim yeri. Bafra, Mehmetçik, Dipkarpaz ve Yeni Erenköy gibi köylerin bulunduğu İskele, Kıbrıs'ın simgesi olan Karpaz eşeklerine de ev sahipliği yapıyor. Bafra gibi bakir plajların olduğu bu bölge deniz turizmi için değerlendirilmesi gereken bir yer. Aşağıda benim çıkardığım Yeni İskele gezilecek yerler listesini bulabilirsiniz. Vaktiniz dar ise burayı pas geçebilirsiniz. - İskele Belediyesi Anavatan Parkı - Panayia Thedokou Kilisesi - Ayios Yakavos Şapeli Kilisesi - Buluşa Manastırı - Mushroom Plajı - Long Beach - Kantara Kalesi Kıbrıs'ta konuştuğumuz herkes Karpaz da Karpaz dedi. Orası çok güzel gitmelisiniz diyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar yüksekti. Ne var bu Karpaz'da peki derseniz okumaya devam. Karpaz, adanın Akdeniz'deki en sivri ve kuzeydoğu tarafındaki son ucu. Bir uçtan bir uca yaklaşık 80 km olan bu yarımada Akdeniz'in masmavi rengi ve yeşilin buluştuğu, sakinliği bozulmamış nadir yerlerden biri. Karpaz'da hayat yavaş ilerliyor. Burada hem nüfus az hem de doğa oldukça huzur verici. Bize bir çok kişi Karpaz'ı denizi için tavsiye etti. Eğer yazın deniz için Kıbrıs'a gidecekseniz Karpaz'ı keşfetmenizde fayda var. Özellikle Altınkum Plajı ve Ayfilon Plajı önerilen yerler arasındaydı. Deniz, hem güzel hem de suda ve karada yaşayan sürüngenler, göçmen kuşlar, dev kaplumbağalar ve yeşil deniz kaplumbağaları gibi bir çok canlıya ev sahipliği yapıyor. Doğanın güzelliğine şahit olacağınız Karpaz'da meşhur Karpaz Eşeklerini görebilir, birbirinden farklı endemik bitki türlerinin varlığına şahit olabilirsiniz. Karpaz eşekleri genelde Dipkarpaz Milli Parkı içerisinde bulunuyor. Bu eşekler bölgeye gelenler tarafından besleniliyor. Yabani oldukları için, her dönem buradalar, yabaniler ama saldırgan değiller. Özetle Karpaz güzel bir doğaya ve enfes plajlara sahip bir yer. Aşağıya Karpaz gezilecek yerler listesini bırakıyorum göz atıp kendinize rota çıkarırsınız. Karpaz'ı gezecekseniz buraya ayrı 1 gün ayırmanızda fayda var. - Altınkum Plajı - Panaghia Kanakaria Manastırı - Ayfilon Plajı - Apostolos Andreas Manastırı - Dipkarpaz Milli Parkı - Aphendrika - Agios Philon Kilisesi Kıbrıs gezimize hazırlıksız çıksak da burada büyük tecrübeler kazandık. Kıbrıs bize hem yurt dışı hem de yurt içi havası verdi. Bu da bizim arafta kalmamıza neden oldu. Çok enteresan bir deneyimdi bizim için. İlk defa yurt dışına çıkıp Kıbrıs'a gitseydik bu kadar arafta kalmazdık ama bize ilginç şekilde bize garip geldi. Şunu net diyebilirim ki ilk defa yurt dışına çıkacaksanız bence Kıbrıs'a gitmelisiniz. Çok iyi bir antrenman yeri. Bu arada ilk kez yurt dışına çıkacaksanız tavsiyelerim burada. Kıbrıs gezi rehberi noktasında her detayı yazmaya çalıştığım ayrı bir yazım var. Kıbrıs'a gidecekseniz tecrübelerle dolu bu yazıma göz atmanızda fayda var. Özellikle araba kiralama, trafik durumu gibi meseleler oldukça önemli. Sizin de ayrı tecrübeleriniz olursa lütfen bizimle yorum kısmında paylaşın. Bir gezi planının en önemli tarafı gideceğiniz yere ne kadar zaman ayıracağınızdır. Bu süre konaklamadan uçak biletine her şeyi etkileyen bir durum. Dolayısıyla ideal bir süre ve ideal bir program işinizi kolaylaştıracak. Kıbrıs'a gezmek için gidiyorsanız buraya ne kadar süre ayırmalısınız sorusu hemen aklınıza geliyor. Aşağıda Kıbrıs Kaç Günde Gezilir ve Kıbrıs Gezi Planı sorularının cevaplarını bulabilirsiniz. Kıbrıs'a kaç gün ayırmalısınız biliyor musunuz bence adaya 3 gün ayırmanız yeterli olur. Bu süre daha fazla da olabilir ama minimum 3 gün olmalı. Hatta işin içine deniz de girerse 5 gün de ideal bir süre olabilir. Yine de vaktiniz kısıtlıysa 3 gün içerisinde adanın en önemli yerlerini gezebilirsiniz. Daha rahat sere serpile gezmek için gün sayısını 7'ye çıkarabilirsiniz. Dediğim gibi otel tatili düşünüyorsanız gün sayısı çok da önemli değil. Bütçe ne kadar müsaitse o kadar takılabilirsiniz. Bu başlık altında Kıbrıs'a kaç gün ayırırsanız nereleri gezmeniz gerektiğini anlatacağım. Plan benim tasarladığım bir plan elbette. Siz kalacağınız otelin konumu, bütçe durumu gibi parametrelerden dolayı kendi gezi planınızı oluşturabilir ya da benimkinin üzerinde değişiklik yapabilirsiniz. Lefkoşa ve diğer ilçeler için detaylar zaten diğer yazılarımda var. Bunun dışında yazın Kıbrıs'a giderseniz deniz faktörü de işin içine gireceğinden bu süreleri uzatabilirsiniz. - 1 gün içinde Kıbrıs'ta sadece ya Lefkoşa ya da Girne tarafını gezebilirsiniz. - Lefkoşa (1 Gün) - Girne (1 Gün) - Gazimağusa (1 Gün) - Lefkoşa (1 Gün) - Girne (1 Gün) - Gazimağusa (1 Gün) - Karpaz (Adanın Uç Tarafı 1 Gün) - Lefke ve Güzelyurt (1 Gün) Lefkoşa, Girne ve Gazimağusa özelinde söylüyorum buralardaki gezilecek yerler birbirine oldukça yakın konumda. Sadece Girne'deki yerler biraz birbirine uzak. Kıbrıs gezmesi oldukça kolay bir yer. 3-5 gün içinde adayı tamamen fethetmiş olursunuz. Detaylı gezmek isterseniz 1 hafta bence yeterli olur. Yavru vatanımız Kıbrıs'ta yeme içme konusunda hiç yabancılık çekmeyeceğinizi gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Konakladığımız oteldeki açık büfe kahvaltımızdan ve tüm mekan deneyimlerimizden yola çıkarak söylüyorum bunu. Biz Kıbrıs'ta 5 güne yakın zaman geçirdik ve her gün farklı mekanlar deneyimledik. Gönül isterdi ki daha fazla mekana gidelim ama hem zaman sorunu hem de bir sürü gezilecek yerler var olduğunda az mekanla yetindik. Kıbrıs'ta alışkın olduğumuz, sevdiğimiz bir çok lezzeti bulabileceğiniz gibi buraya özgü yöresel lezzetler de var elbette. Aşağıda meşhur lezzetlerin isimlerini aşağıya yazdım. Bazılarını restoranlarda deneyebileceğiniz gibi bazıları da genelde evlerde hazırlanan yöresel yemekler. Eminim listenin eksikleri vardır çünkü Kıbrıs mutfağı oldukça zengin. - Şeftali Kebabı - Hellim Peyniri - Kleftiko - Molehiya - Kolakas - Pirohu - Pilavuna - Lalangı - Magarina Bulli - Ceviz Macunu Kıbrıs'ta en çok meşhur olan şeyler bunlar. Bunları dediğim gibi mekanlarda deneyebilirsiniz. Peki ben mekan olarak nereye gideyim derseniz o zaman bu yazıma göz atabilirsiniz. Türk Lirası Kıbrıs'ta geçiyor. Herhangi bir kur farkı yok. Yani Kıbrıs'a gitmek için döviz bürolarına ya da bankaya gitmenize gerek yok. Hatta bizim gibi para çekmeyi unutursanız bazı Türkiye bankalarının Kıbrıs'ta şubeleri var. Buralarda da para çekebilirsiniz. Siz yine de yanınızda belli bir miktar nakit bulundurun. Kıbrıs'ta en uygun şeyler alkol ve tütün ürünleri. Bunun dışında Türkiye'den pahalılık anlamında farkı yok. Hatta Türkiye'den daha pahalı diyebilirim. Hediyelik eşya anlamında çok ucuz bir şey yok. Bir de Kıbrıs'ta telefon fiyatları Türkiye'ye göre biraz daha uygun. Kıbrıs'a girişte yeni kimliğiniz olsun yeter. Bunun dışında pasaport olsa da olur olmasa da. Kıbrıs'a giriş için herhangi bir sağlık raporu, Covid aşı raporu gibi şeyler istenmiyor. Dediğim gibi sadece kimlik olsun yeter. Kimlikle girişte sadece Kıbrıs giriş çıkış formunuzu check-in yaparken alın ve ülkeden çıkış yapana kadar bu formu elinizde tutun. Kıbrıs'a Türk vatandaşları pasaportsuz gidebiliyor. Bunun için sadece yeni kimliğinizin olması lazım. Türk vatandaşlarının sadece kimlikle gidebildiği diğer ülkeler listesi bu bağlantıda yer alıyor. Kıbrıs hatları firmadan firmaya değişiyor. Biz Vodafone'dan hat almış ve yaklaşık 150 TL ödedik. 30 GB internet vardı. Turkcell de var ama biraz daha pahalı. Kıbrıs'ta internet çekiyor ama biz gittiğimizde 4G'ye geçilmemişti. Yani hala 3G çekiyor. İnternet kırsalda zayıf, şehir merkezlerinde daha iyi. Türkiye'deki hatlarınızı Kıbrıs'ta kullanmanız için yurt dışı paketi almalısınız. Almazsanız hattınızı ya da internetinizi Kıbrıs'ta kullanamazsınız."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kibrista-ne-yenir", "text": "Aşağıda Kıbrıs ile ilgili gezi yazılarımı görebilirsiniz. Biz Kıbrıs'ta Lefkoşa, Girne ve Gazimağusa'ya gitmiştik. Buralar ile ilgili detaylı yazılarıma muhakkak göz atın. Kıbrıs gezi rehberi yazımda da çok güzel püf noktalar var. Eminim işinize fazlasıyla yarayacaktır. - Kıbrıs Gezi Rehberi : Gitmeden Önce Bilmeniz Gereken Her Şey - Kıbrıs Gezilecek Yerler - Lefkoşa Gezilecek Yerler - Girne Gezilecek Yerler - Gazimağusa Gezilecek Yerler Yavru vatanımız Kıbrıs'ta yeme içme konusunda hiç yabancılık çekmeyeceğinizi gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Konakladığımız oteldeki açık büfe kahvaltımızdan ve tüm mekan deneyimlerimizden yola çıkarak söylüyorum bunu. Biz Kıbrıs'ta 5 güne yakın zaman geçirdik ve her gün farklı mekanlar deneyimledik. Gönül isterdi ki daha fazla mekana gidelim ama hem zaman sorunu hem de bir sürü gezilecek yerler var. Dolayısıyla şimdilik size 7 mekan önerim var. Kıbrıs'ta alışkın olduğumuz, sevdiğimiz bir çok lezzeti bulabileceğiniz gibi buraya özgü yöresel lezzetler de var elbette. Aşağıda meşhur lezzetlerin isimlerini yazdım. Bazılarını restoranlarda deneyebileceğiniz gibi bazıları da genelde evlerde hazırlanan yöresel yemekler. Eminim listenin eksikleri vardır çünkü Kıbrıs mutfağı oldukça zengin. - Şeftali Kebabı - Hellim Peyniri - Kleftiko - Molehiya - Kolakas - Pirohu - Pilavuna - Lalangı - Magarina Bulli - Ceviz Macunu Kıbrıs mekan önerilerimde gezdiğimiz her yerden seçenekler var. 4 gün geçirdiğimiz Kıbrıs'ta Lefkoşa, Girne ve Gazimağusa'ya birer gün ayırdık. Son gün de yine listemizde eksik kalan yetiştiremediğimiz yerleri tamamladık. 4 güne de sığdırabildiğimiz kadar mekan sığdırdık. Bence listemde şahane öneriler var. Her birini gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum. Zaten Bujuyollarda takipçisiyseniz, önerilerime gözü kapalı gidersiniz biliyorum.😊 Kıbrıs'ta nerede yemek yenir sorusunun cevaplarını sıralamaya başlıyorum. Yöresel bir şeyler yiyeceksek şöyle tarihi bir yerde yiyelim, şehrin dokusunu hissedelim derseniz istikametiniz Büyük Han olmalı. Zaten Lefkoşa'yı gezmeye başladığınızda Büyük Han'a uğradığınız saatler muhtemelen bizimki gibi öğle saatine denk gelecek ve acıkmış olacaksınız. Hanı ziyaret ettiğinizde bir taşla iki kuş vurabilir, buradaki restoranda bir şeyler yiyebilirsiniz. Mekanın menüsü oldukça zengin. Aperatiflerden ana yemeklere kadar bir çok seçenek var. Şeftali kenanı, hellim böreği gibi yöresel lezzetleri deneyebilirsiniz. Biz kıyma börek ve Kıbrıs patatesi söyledik. Patates bildiğin ev yapımı patates kızartmasıydı. Kıyma börek ise yağda kızaran bir börekmiş. Ben biraz çiböreğe benzettim. Biraz fazla yağlı geldi ama lezzetliydi. Ha bu arada Kıbrıs'ta porsiyonların oldukça büyük olduğunu söyleyemem gerek. Sipariş verirken bunu söz önünde bulundurun. Fiyatlar da porsiyonlara göre normal denilecek düzeyde. Ambiyansı ile çok şirin, lezzetleri ile muhteşem bir mekan önereceğim şimdi size. Lefkoşa'da tarihi dokunun içinde ufak bir mekana dev lezzetler sığdıran bir kadınla tanıştıracağım ayrıca. Çiğdem Hanım MSA mezunu ayrıca bir çok önemli mekanda çalışmış özel bir şef. L'kal Cafe Restaurant isimli çok güzel bir mekan yapmış. Memleketi Kıbrıs'ta kendi mekanını açmış ve burada kendi elleriyle hazırladığı eşsiz lezzetleri misafirlerine tattırıyor. Menüde özel ve farklı seçenekler var. Seçim yapmakta zorlandık. Öncelikle Jasmin adındaki o tadı hala damağımdaki kokteyl ile başladık. Ardından yemeklerimizi seçtik. Trüf yağlı parmesanlı patates, ıspanak ve kremalı taze makarna ve kinoalı tavuk söyledik. Hangisini öveyim bilmiyorum. Makarnanın o anda açılıp, tazecik gelmesini mi, tatların birbiriyle olan dengeli uyumunu mu, damağımıza yaşattığı lezzet şölenini mi? Özetle çok çok beğendim. Yemek sonrası tiramisu denemeyi unutmayın. Bu mekanı mutlaka kaydedin. Kıbrıs'a yolunuz düştüğünde burada yemek yemeden dönmeyin. Kıbrıs seyahatimizde kahvaltımızı hep otelimizde yaptık ama Girne'ye gittiğimiz gün kendimize bir ödül verelim ve güzel bir serpme kahvaltıyla güne başlayalım dedik. Pine Bay Çakıstes hem bir otel hem de haftanın her günü serpme kahvaltı hizmeti veren bir kahvaltıcı. Yemyeşil bir bahçeye serpiştirilmiş masalarda palmiye ağaçlarının gölgesinde kahvaltı yaptık burada. Ama ne kahvaltı, neredeyse masaya sığmayacak kadar zengin bir kahvaltı. Çeşitler oldukça fazla ama porsiyonlar ufak ufak. Böylece israfın da önüne geçilmiş oluyor. Bu yönünü çok sevdik. tabi bitenlerden yeniden isteyebiliyorsunuz. Kıbrıs kahvaltısının olmazsa olmazı hellim, Kıbrıs sucuğu, pişi, sigara böreği, reçeller hepsi harikaydı. Masadaki ürünleri bahçelerinde yetiştiriyor ve kendileri hazırlıyorlarmış. Çakıstes de Kıbrıs'ta yeşil zeytin demekmiş. Tadına baktık tabi.😊 Mekanın sahibi Eliz Hanım tüm misafirleriyle yakından ilgilenen, çok cana yakın biri. Denk gelirseniz mutlaka tanışıp sohbet edin. Girne'ye yolunuz düşerse de burada kahvaltı yapmadan dönmeyin. Hangi birini öveyim bilmiyorum. Hakikaten her şey çok lezzetliydi. Menüden ne seçerseniz seçin lezzetli bir yemek yiyeceğinizi söyleyebilirim. Ama tatlı olarak şiddetle sufle isteyin. Ben çikolatalı tatlıları pek sevmem normalde, ağır gelir bana. Ama bu hayatımda yediğim en güzel sufleydi. Kıbrıs'ta sufle üzerine krema dökülerek yeniyormuş. Bir de yanında Magnum geliyor. Onu da sıcak sufleyle buluşunca bir lezzet patlaması yaşanıyor. Burada konaklamıyor olsanız dahi bir akşam yemek için tercih edin derim. Lefkoşa'dan bir öneri ile devam ediyorum Kıbrıs restaurant önerileri listeme. Gomşu Restaurant bir Adana kebapçısı. Burası oldukça şık, keyifli bir akşam geçirebileceğiniz ve çok lezzetli yemekler yiyeceğiniz bir mekan. Türkiye'deki mekanları aratmayan bir mekan. Lezzetlerin yanında müşteri ilişkileri gerçekten üst düzeyde. Mezeler sıcacık pofuduk gelen pideyle açlığınıza ilaç gibi geliyor. Ama dikkat kendinizi durduramazsanız kebaplara yer kalmayabilir.😁 Biz burada karışık kebap yedik. Adanası, beytisi, tavuğu, kuşbaşısı hepsi çok lezzetliydi. Çalan müzikler, ambiyans zaten şahaneydi. Biz burayı çok beğendik. Lefkoşa'da kebap mekanı arıyorsanız burayı şiddetle öneririz. Neredeyse Kıbrıs'tan şeftali kebabı yemeden dönecektik. Düşünebiliyor musunuz? Buju Kıbrıs'ın en meşhur yemeğini yemeden dönecekti. Olacak iş değil! 😁Neyse ki son günümüzde Girne'de gezerken öğle yemeğine denk getirip tatma fırsatı bulduk. Orada mı yiyelim burada mı derken Eziç Restaurant'da karar kıldık. Eziç Kıbrıs'ta bir çok şubesi olan bir mekan. Kıbrıs'ta porsiyonların çok büyük olduğunu bildiğimizden ve çok fazla aç olmamamızdan dolayı 1 porsiyon söyledik. Neden şeftali kebabı dendiğini bilmemekle birlikte şeftali ile alakası olmadığını söyleyeyim. Dana ve kuzu kıymasından yapılan oldukça sert kıvamlı bir köfte aslında. Lezzetliydi. Porsiyon gerçekten büyüktü. Mekanı ise çok beğendim. Oldukça şık, çalışanlar profesyonel ve menü gayet zengin. Petek Pastanesi Gazimağusa'da bulunan çok meşhur bir pastane. Birisi tavsiye etmişti bize zaten burayı. Magosa'da geziyorken yağmur bastırınca karşımıza çıktı ve buraya sığındık. Mis gibi kokular yayılıyordu pastaneden. Giriş katında da üst katında da oturma yerleri var. Hellimli, zeytinli poğaça ve çay istedik. Poğaçaların içinde değişik bir ot vardı. Alışkın olduğumuz poğaçalardan çok farklı geldi ve bizim damak tadımıza pek uymadı açıkçası. Ama ürünlerin tazecik olduğunu söyleyebilirim. Kıbrıs'ta ne yenir mekan önerileri yazımın sonuna geldim. Bir daha Kıbrıs'a gidersek listemi emin olun daha da genişleteceğim. Sizin de öneriniz varsa muhakkak aşağıda paylaşın."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kiev-gezilecek-yerler", "text": "O kadar detaylı bir Kiev Gezilecek Yerler listesi hazırladım ki Kievliler bile bu yazdığım yerleri bilmiyordur.😀 Kiev sokaklarını arşınlaya arşınlaya şehrin güzel havasını doyasıya hissettik. Anı defterimize güzel anılar ekleyip seyahatimizi oldukça tatmin olmuş şekilde tamamladık. Kiev son zamanlarda Türkiye'den çok fazla turisti ağırlıyor. Bu artışta Ukrayna ile Türkiye arasında kimlikle yani pasaport olmadan seyahat edebilme imkanının olması oldukça etkili oldu. Yani Kiev'i pasaportsuz, vizesiz ziyaret edebiliyorsunuz. Bu durum seyahat masrafları açısından ciddi bir avantaj. Yeni çipli kimliğiniz varsa hop kendinizi Ukrayna'da bulabilirsiniz. Türk vatandaşlarının kimlikle gidebildiği diğer ülkeler için https://bujuyollarda. com/pasaportsuz-gidilen-ulkeler/ bağlantısına tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kille-koyu-rehberi", "text": "Kille Koyu rehberi yazıma hoş geldiniz. Hedefinizde bu koy varsa doğru yerdesiniz. 7 yıldır Muğla'da yaşıyoruz ve bu şehri adım adım gezmeye çalışıyoruz fakat gitmediğimiz hala bir çok yer var. Bu cümleyi yazılarımda sık sık kullanıyorum çünkü gerçekten Muğla'da gezilecek çok yer var. Gitmediğimiz bu yerlerden biri de hep aklımızda olan ama bir türlü fırsat bulamadığımız Kille Koyu ve Plajı'ydı. Üstün'le içinde deniz olan hafta sonu rotası yapalım dedik ve yarım günümüzü bu güzel koya ayırdık. İmkanları oldukça gelişmiş Kille Koyu'na dair ilk tespitimiz buranın tam ailelere ve grup arkadaşlara yönelik olması oldu. Eğer ailenizle beraber Muğla'da denize girebileceğiniz ya da piknik yapabileceğiniz bir yer arıyorsanız Kille bence listenizin başında olsun. Kille Koyu, Muğla'nın Dalaman ilçesi sınırlarında yer alan bir koy. Kille'nin bulunduğu çevrede bir çok güzel koy da mevcut. Kille Koyu, Bedri Rahmi Koyu ile Boynuzbükü Koyu arasında kalıyor. Kille'den bu iki koya yürüyerek ulaşabilirsiniz. Hatta Boynuzbükü Koyu'na araba ile de gidebilirsiniz. Fakat Kille aralarında imkanlar açısından en güzel koy. Kille Koyu oldukça uzun bir plaja sahip. Göcek günübirlik tekne turları buraya değil de hemen yanı başındaki Bedri Rahmi Koyuna uğruyor. Dolayısıyla tekne yoğunluğu bu koyda çok fazla yok. Dalaman'ın en güzel koylarından biri olan Kille Koyu'nun haritadaki konumu burada."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kisin-gezilecek-yerler", "text": "Ruhunda seyahat tutkusu olan insan yaz kış yağmur çamur fark etmez gezmesini her daim bilir. Seyahat tutkusuna sahip olmak da bunu gerektirir. Eeee Türkiye'de coğrafi konum açısından kış mevsimini bize yaşattığı için kışın güzelliklerini görebiliyoruz. Gerçekten ülkemizde yazın nasıl güzel gezilecek yerler varsa kışın da gezilecek bir sürü güzel yer var. İşte bu yazımda Türkiye'de kışın nereye gidilir sorusunun cevabını bulacaksınız. Kışın gezilecek yerler listem dolu dolu. Listemde Türkiye'nin bir çok noktasından güzel yerler var. Kış denilince akla ilk kar geliyor ama ben Türkiye'de kışın gidilecek sıcak tatil yerlerinden de listeme bir kaç yer ekledim. Neden mi çünkü buralarda yazın kalabalıklığı kışın olmuyor. Her ne kadar bu yerlerde kışın denize girilmese de özellikle kültür turizmi yapmak için en ideal zaman olan kış aylarında buralara gidebilirsiniz. Şimdiden belirteyim Türkiye'de kışın gezilecek yerler listemde en favori yerlerim karın en çok yakıştığı yer olan Erzurum Palandöken, Abant Tabiat Parkı, Uzungöl ve Çıldır Gölü dörtlüsü. Bu yerlere kışın bir şekilde yolunuzu düşürün ve kış mevsiminin güzelliklerini yaşayın derim. Listeme geçmeden önce \"Türkiye'nin En İyi Kayak Merkezleri Listesi\" başlıklı yazıma da göz atmayı unutmayın. - Uludağ Bursa - Abant / Yedigöller- Bolu - Palandöken Erzurum - Uzungöl Trabzon - Ayder Yaylası Rize - Çıldır Gölü Kars - Sarıkamış Kars - Erciyes Dağı Kayseri - Kapadokya Nevşehir - Termal Tatil Afyon - Kaz Dağları Balıkesir - Bodrum / Fethiye Muğla - Demre / Kemer Antalya Türkiye'de kışın tatile gidilecek yerler neresi deseler herhalde bir çok kişinin aklına direkt Bursa Uludağ gelir. Magazin kültürünün de popülaritesini canlı tuttuğu Uludağ özellikle İstanbulluların en favori kış tatil merkezi. Uludağ ile Bursa merkez arası yol yarım saat sürüyorken, İstanbul ile Uludağ arası yol yaklaşık 3 saat sürüyor. Uludağ, Marmara Bölgesi'nin en yüksek dağı konumunda. Bursa ili sınırları içinde yer alan Uludağ 2.543 m yüksekliğe sahip. Türkiye'nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan Uludağ'ın uzunluğu 40 km'yi bulur. Özetle özellikle İstanbul'daysanız ve kış tatili için gidilebilecek yer arıyorsanız ilk etapta Uludağ'ı değerlendirebilirsiniz. Uludağ'ın haritadaki konumu burada. Kış mevsiminin üç güzeli olan Gölcük Abant ve Yedigöller sadece kışın değil yılın her ayı ziyaret edilebilecek yerler arasında yer alıyor. Uludağ gibi özellikle İstanbullular için yakınlığıyla çok özel bir kaçış rotası olan Abant & Gölcük & Yedigöller üçlüsünün kışın kartpostallık bir manzarası var. Abant Gölü, Bolu'nun 34 km. güneybatısında Abant Dağları üzerinde yer alıyor. Göl, Bolu'ya 34 km, Ankara'ya 225 km, İstanbul'a 258 km uzaklıkta. Gölün bulunduğu alana giriş ücreti 24 TL. Burası tam bir doğa harikası. Tabiatın güzelliklerini bir arada görebileceğiniz bir yer. Ziyaret için kış aylarını tercih ediyorsanız arabanızın ve kıyafetlerin kış şartlarına göre olması şart. Abant Gölü'nün konumu burada. Türkiye'nin saklı cenneti olan Yedigöller'e gelelim. Onlarca çeşit çam ağacına ve yüzlerce canlıya ev sahipliği yapan Yedigöller ziyaretçilerine kışın görsel şölen sunuyor. Türkiye'de kışın tatile gidilecek yerler arasında yer alan Yedigöller'e kışın gitmek zahmetli. Kışın Bolu Yedigöller güzergahı kapalı olduğundan ulaşım, Yeniçağa Mengen Yazıcık veya Devrek- Yazıcık üzerinden yapılıyor aklınızda bulunsun. Aracınızda kesinlikle kış lastiği ve zincir olması şart. Şehir yaşamının yorucu ve bunaltıcı etkisinden uzaklaşmak, doğanın içinde yenilenmek istiyorsanız ve de kışın üşümeyi de göze alıyorsanız Yedigöller'i ziyaret edebilirsiniz. Konum burada. Dadaşlar diyarı Erzurum bizim için önemli bir yer çünkü Üstün'ün memleketi.😃 Erzurum hem gezilecek yerleri hem yeme içme noktaları açısından mükemmel ötesi bir yer. Bizden 10 puan alan Erzurum cağ kebabı ve kadayıf dolması ile insanın aklını başından alıyor. Gördüğünüz üzere Erzurum diyince direkt akıl mideye gidiyor.😃 Neyse biz konumuza kışın Erzurum'da tatil yapılacak en güzel yere yani Palandöken'e gelelim. Erzurum denilince akla gelenlerin başında tabiki Palandöken Dağı ve kayak geliyor. Şunu söylemek istiyorum; Erzurum Palandöken Dağı'nın eteklerine kurulmuş bir şehir. Yani Palandöken Erzurum'a uzak bir yer değil. Erzurum merkeze sadece 2-3 km uzaklıkta bulunan Palandöken Dağı Erzurum'un her yerinden görülebilir. Palandöken'de bir çok otel ve kayak merkezi bulunuyor. Palandöken gerçekten kayak için dizayn edilmiş bir yer. Palandökendeki kayak pistleri dünyanın en uzun ve dik kayak pistleri arasında yer alıyor. Palandöken Kayak Merkezinde profesyonel kayakçıların kayabileceği Uluslararası Kayak Federasyonu onaylı kayak pistlerinin yanı sıra çok amaçlı pistlerde olmak üzere farklı zorluk derecelerinde toplam 27 adet pist bulunuyor. En uzun pisti 12 km olan kayak pistlerinin toplam uzunluğu 28 km. Palandöken Kayak Merkezi'nde 5 adet telesiyej (4500 kişi/saat kapasiteli), 1 adet teleski (300 kişi/saat kapasiteli), 2 adet baby lift (toplam 1800 kişi kapasiteli), 1 adet gondol lift (1500 kişi/saat kapasiteli) mevcut. Palandöken'in zirvesine yani Ejder 3200'e çıkmak isterseniz burada bulunan gondolu kullanabilirsiniz. Gondol yerine kendi aracınızla da zirveye çıkabilirsiniz ama gondolun keyfi tabiki daha güzel. Erzurum'a gelirseniz yaz kış fark etmez Palandöken'e çıkmadan kesinlikle geri dönmeyin. Konum burada. Erzurum'la ilgili diğer yazılarımın bağlantılarını aşağıya bırakıyorum. Erzurum'a gidecekseniz bu yazılarıma muhakkak göz atın derim. Sadece kışın değil her mevsim görsel şölen sunan Uzungöl ülkemizin en önemli kış mevsimi tatil noktalarından biri. Buraya hangi mevsim giderseniz gidin manzara açısından tatmin olacaksınız. Biz Uzungöl'e bahar aylarında gitmiştik ama ilk hedeflerimizden biri buraya kışın da gitmek. Uzungöl, Trabzon'un Çaykara ilçesinin Uzungöl Mahallesi sınırlarında yer alıyor. Belki coğrafya dersinden hatırlarsınız heyelan set göllerini. İşte Uzungöl bir heyelan set gölü. Yani dağ yamaçlarından düşen kayaların, Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuş. Uzungöl'ün en derin yeri 15 metre. Alan olarak ise Uzungöl 1.000m uzunluğa, 500m genişliğe, 20 ha alana sahip. Fakat son zamanlardaki yapılaşma nedeniyle ne yazık ki bu ölçülerde küçülme var. Bu hızda inşaatlar devam ederse burayı Uzungöl yerine Küçükgöl olarak anmaya başlayacağız! Tıpkı Uzungöl gibi Ayder Yaylası da kış tatilinizi ormanların içinde geçirebileceğiniz yerler arasında sayılıyor. Ayder, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinin 19 km güneydoğusunda yer alıyor. Ladin ve kayın ormanlarıyla kaplı olan Ayder Yaylası 1300'lü yıllarda Hala Vadisi'nde yaşayanlar tarafından kurulmuş. Kışın burada tatil yapmanın en güzel yanı burada bulunan kaplıcalar. Kışın soğuğundan kaçıp sımsıcak bir su sunan Ayder Kaplıcaları ortalama 50 derece su sıcaklığına sahip. Kaplıcalar romatizma ve kireçlenme başta olmak üzere, bazı hastalıklara şifa niteliğinde. Suyun ortalama 260 metreden çıkarak yüzeye ulaşıyor olması ise adeta niteliğinin bir kanıtı. Ayder'de konaklama yapabileceğiniz bir çok tesis bulunuyor. Güzel bir tesiste konaklayıp kışın tadını Ayder'de çıkarabilirsiniz. Tesis tercih etmeden yorumları okumayı unutmayın çünkü tatiliniz çileye dönüşmesin. Ayder'in konumu burada. Kış denilince akla ilk gelen aktivitelerden biri de Doğu Ekspresi'dir. Doğu Ekspresi'nin son durağı olan Kars ise kışın gezip görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Kars öyle özel bir destinasyon ki dünyada yalnızca Alpler'de görülen kristal karı bir de burada görebilirsiniz. Ani Harabeleri'nde tarihin izini sürebilir, donmuş Çıldır Gölü'nün üzerinde atlı kızak yapabilir, nefis Kars mutfağını deneyimleyebilirsiniz. Çıldır Gölü bir Kars klasiğidir. Kars'a gelip Çıldır'ı görmeden dönerseniz bir şeyler eksik kalacak demektir. Özellikle kış aylarında gidiyorsanız Çıldır Gölü donduğunda eşsiz bir güzelliğe bürünüyor. Donmuş göl üzerinde atlı kızaklarla gezintiye çıkabilirsiniz. Başka bir şahane öneri de balıkçılarla birlikte eskimo usulü buzu kırarak balık avlamak olacak. Oldukça keyif veren bir deneyim. Eee tabi tüm bu aktiviteler sizi acıktırınca da göl kenarında bulunan restoranlarda gölden çıkarılan, buraya özgü sarı sazan yemelisiniz. Çıldır Gölü'nün konumu burada. Gözlerden uzak bir kış tatili yapmak isterseniz adresiniz Sarıkamış olsun. Sarıkamış'ın kar kalitesi, fiyatların diğer yerlere göre daha normal olması ve kalabalığın diğer kayak merkezlerine göre daha az olması burayı diğer yerlere göre daha cazip hale getiriyor. Çamlar arasındaki Sarıkamış kayak merkezi; kar kalitesi açısından Alplerde olan kristal kar özelliğine sahip. Toplam 12 kilometreyi bulan 5 etaplı piste sahip Sarıkamış kayakçıların favori yeri arasında. Sarıkamış Kayak Merkezinde 2 adet telesiyej, 1 adet teleski tesisi hizmet veriyor. Sarıçam Kayak Tesisleri 2400 kişi/saat kapasiteli, diğer telesiyej ise 800 kişi/saat kapasiteli. Sarıkamış'a gelmişken sadece kayak değil kültür turizmi de yapabilirsiniz. Tarihi dokusundan dolayı burada gezilecek görülecek yer sayısı oldukça fazla. Sarıkamış'ın konumu burada. Kışın tatile gidilecek yerler arasında yer alan Erciyes Dağı kayak severlerin popüler noktaları arasında yer alıyor. Kayseri'nin simgesi haline gelen ve tepesinde her zaman duman ve kar bulunan Erciyes Dağı 3916 m yüksekliğinde dev volkanik bir dağ. Erciyes'in en önemli özelliği zamanında püskürttüğü lavlar sonucunda Peri bacalarını oluşturmasıymış. Ayrıca Dağın zirvesine çıktığınızda hava açıksa Kapadokya' dan Toroslar'a kadar uzanan bir bölgenin muhteşem manzarasını görebiliyorsunuz. Her mevsimin ruhuna ayrı yakıştığı Kapadokya kışın da ayrı bir güzelliğe bürünüyor. 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ'ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkan Kapadokya Bölgesi sadece Türkiye için değil dünyanın sayılı turizm noktaları arasında yer alıyor. Kapadokya'ya gelirseniz Avanos, Ürgüp, Göreme, Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Selime Köyü, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ-Zelve Anapınar Köyü gibi yerleri ziyaret edebilirsiniz. Kışın sizce de termal su iyi gitmez mi ? Sıcacık insanın içini ısıtacak, şifa bulduracak termal tatil kış tatilinin en güzel alternatiflerinden. Termal tatil diyince de Türkiye'de akla Afyon gelir. Bir çok termal tesise sahip olan Afyon'da bu tesislerde termal keyif yapabilirsiniz. Şunu belirteyim, kışın termal tatil yapacaksanız gideceğiniz tesisi iyi seçmeniz gerekiyor. Su sıcaklığından, hijyene bir çok noktaya dikkat etmeniz ve tesisi iyi seçmeniz gerekiyor. Afyon'a geldiğinizde ayrıca Frigya Vadisi gibi ülkemizin en önemli tarihi bölgelerinden birini de ziyaret edebilirsiniz. Ben otelden çıkmam derseniz bir şey diyemem. Afyon'da termal otel noktasında herhangi bir deneyimim yok. Eğer ilerde tecrübe edersem ve memnun kalırsam seve seve burada deneyimimi sizinle paylaşırım. Kaz Dağı ya da eski adıyla İda Dağı, Edremit Körfezi'nin kuzeyinde Çanakkale ve Balıkesir illeri arasında yer alan bir dağ. Güzel Egemizin yaşam ve oksijen kaynağı olan Kaz Dağları'na bir kez giden buraya tekrar gitmek istiyor. Kafa dinlemek ve huzur bulmak istiyorsanız buraya gitmelisiniz. Kaz Dağları'na genelde bahar ve yaz aylarında gidilse de buraya kışın da gidilebiliyor. Çam ağaçlarındaki kar dokusuyla ayrı bir güzelliğe sahip Kaz Dağları özellikle İzmir'de yaşayanlar için kışın kaçış noktası olabiliyor. Kaz Dağları muhteşem bir doğaya sahip ama ne yazık ki son yıllarda açılan maden sahalarından dolayı ciddi anlamda tahribata uğramış durumda. Bu durum daha ileriye gitmez ve doğanın önemini umarım geç de olsa anlarız! Bodrum, Fethiye, Marmaris'in bu listede ne işi var demeyin! Kışın tatile gidilecek sıcak yer de lazım değil mi ? Tamam deniz turizmi yok ama kültür turizmi var. Dolayısıyla Ege'de kışın gezilecek yer arıyorsanız adres Muğla. Muğla'da yaşayan biri olarak şunu belirteyim kışın yağmur yoksa Muğla'yı gezmek çok daha güzel oluyor. Neden mi çünkü kalabalık ve aşırı sıcak yok. Yazın sıcağında antik kent gezmek mi güzel kışın gezmek mi ? Serin serin rahatça gezmek emin olun daha güzel. Dolayısıyla kışın gezilecek sıcak yer arıyorsanız adres Muğla. Gördüğünüz üzere sitemde Muğla için ayrı bir menü var. Muğla gezi rehberlerim kış tatiliniz için size ışık olacaktır. Aşağıya da detaylı bağlantıları bırakıyorum. - Muğla'da Gezilecek Yerler | En Güzel 40 Nokta - Muğla Merkezde Gezilecek Yerler - Fethiye Gezilecek Yerler - Bodrum Gezilecek Yerler - Marmaris Gezilecek Yerler - Datça Gezi Rehberi - Dalaman Gezilecek Yerler - Akyaka Gezi Rehberi - Milas Gezilecek Yerler - Ortaca Gezilecek Yerler - Köyceğiz Gezi Rehberi - Yatağan Gezilecek Yerler - Ula Gezilecek Yerler Muğla gibi kışın Akdeniz'de gezilecek sıcak yer arıyorsanız bir diğer adres Antalya. Biz Antalya'nın batı yakasını yani Demre, Finike, Kaş tarafını daha çok seviyoruz. Kışın buralarda denize giremeseniz de kültür turizmini rahatça yapabilirsiniz. Kışın buraları gezmek ne kadar mantıklı derseniz bence mantıklı. Kalabalık ve aşırı sıcaklara karşı alerjiniz varsa kışın adres bu bölgeler. - Uludağ Milli Parkı - Gölcük Tabiat Parkı - Palandöken - Uzungöl - Ayder Yaylası - Çıldır Gölü - Sarıkamış Kayak Merkezi - Erciyes Dağı - Kapadokya - Afyon Termal Tatil - Kaz Dağları - Muğla - Antalya Kışın tatile çıkacaksanız hazırlıklı olmanız çok önemli. Aksi takdirde tatiliniz işkenceye dönüşebilir. Buju'nuz bunu da düşündü ve kaleme aldı sizin için. 😃 Aşağıda kışın tatile çıkmadan önce yanınıza almanız gerekenleri yazdığım yazıyı bulabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kisin-tatile-giderken-alinmasi-gerekenler", "text": "Bu yıl küresel ısınmanın etkisiyle bir türlü kış gelmek bilmedi. Aralık ayına girdik Türkiye'de hiç bir yerde kar yoktu. Kuraklık korkusuyla bir an önce yağmur ve kar beklerken nihayet ocak ayı ortasında kar yağdı. Kışı ülkece özlemişken ve korona virüsün etkisinden yavaş yavaş çıkmaya başlamışken tatil planları yapılmaya başlandı bile. Tatil planları yapılırken bizde sizin için Kışın Tatile Giderken Alınması Gerekenler listesini hazırlayalım dedik. Listemiz dolu dolu ve oldukça işinize yarayacak şeylerde oluşuyor. Kışın tatil yapmak isteyenler genel olarak en çok kayak yapmayı tercih ediyor. Kayak dışında da bir çok kış tatili seçeneği mevcut. Kışın tatile giderken alınması gerekenler listemiz genel olarak kışın standart valizde olması gerekenlerin dışında ekstra işinize yarayacak olan şeylerden oluşuyor. Yani listemizde kazak, pantolon, mont gibi olması gereken şeyler olmayacak. Listemizi tatile gittiğinizde ahh şunu neden yanıma almadım ya da şunu niye getirmedim pişmanlığını yaşamamanız için hazırladık. İhtiyaçlar kişiden kişiye değişir tabiki. Listemizde olmayan fakat bu da bu listede olmalı dediğiniz şeyi yorumlarda bizimle paylaşırsanız listemiz her açıdan çok daha verimli olur. Evettt işte gelsin Kışın Tatile Giderken Alınması Gerekenler listesi. Listemize ilk olarak stratejik öneme sahip termal içlik ile başlamak istiyorum. Termal içlik konusu kış seyahatlerinde gerçekten önemli. Kışın en büyük sorun soğuk olduğundan termal içlik içinizi sıcak tutup soğuktan daha az etkilenmenizi sağlayacaktır. Dolayısıyla iyi bir termal içlik kış tatilinizde can dostunuzdur. Termal içlik konusunda şunu belirteyim. Kalitesin bir termal içlik aşırı terlemenize neden olur ki bu da hastalanmanıza neden olabilir. Dolayısıyla termal içlik alırken ürünün içeriğindeki pamuk, polyester oranına dikkat edin. Bir de kışın kalın kalın üst üste giyinmek çok mantıklı değil. Bu durumda terleyip bunalmanıza neden olabilir. Termal içlik ne kadar önemliyse termal çorap da önemli. Kışın en çok üşüyen noktalar parmak uçları. Bu noktada Erzurum seyahatimiz aklıma geliyor ki Erzurum'da soğuktan parmaklarımı hissetmediğim oldu. Termal çorap seçerken ayağınızı ayakkabıda çok sıkmayacak çorabı seçmeniz önemli. Yanınıza bol bol çorap almayı da unutmayın. Termal içliğin bir ya da iki üst katmanı olan polar kıyafetler kışın soğuklarda can dostunuz olabilir. Polar kıyafetler genel olarak polyesterden yapılıyor. Dolayısıyla yün aramanıza gerek yok. Polar kıyafet noktasında Decathlon'da satılan polar kıyafetlere göz atabilirsiniz. Kışın tatile giderken alınması gerekenler listesinde yedek ayakkabı oldukça önemli. Çünkü herhangi bir aksi durumda bu ayakkabı işinize oldukça yarayacaktır. Kışın kardan dolayı ayakkabınızın ıslanma durumunda yedek ayakkabı kurtarıcınız olacaktır. Yedek ayakkabı konusunda içi yün, güzel bir bot tercih edebilirsiniz. Kışın çok soğuk bir yere gidiyorsanız eldiven şart. Kayak yaparken, soğuk havada yürürken eldiven olmazsa olmaz. Eldivenler artık dokunmatik telefonlara uygun yapılıyor. Parmak uçları hassas olan eldivenleri tercih edebilirsiniz. Pamuk, deri fak etmez kışın tatile giderken kesinlikle yanınıza eldiven alın. Eldiven demişken atkı demesek olmaz. boyun ve göğüs tarafını soğuktan korumak için kullanacağınız atkı kışın hasta olmanızı da engelleyecektir. Atkı tercih ederken sizi çok terletmeyecek atkıları tercih etmeniz güzel olacaktır. Eldiven dedik, atkı dedik eee bere demezsek listemiz eksik kalır. Baş ve kulak kısmı soğuktan korumanın en güzel yolu bere takmaktan geçiyor. Hele ki bereniz yün yada kürklü ise soğuk etkisini ciddi anlamda azaltabilirsiniz. Kışın tatile giderken ailecek yanınıza bere almayı unutmayın. Kış demek kuru bir hava demek. Özellikle kayak için herhangi bir kayak merkezine gidecekseniz rakım ve güneşin etkisiyle cildiniz oldukça kuruyacaktır. Çözüm ise güzel bir nemlendirici. El ve yüz için kullandığınız güzel bir nemlendirici cildinizi kuruluktan ve çatlamaktan kurtaracaktır. Kışın cilt için nemlendirici krem alıp dudak kremi almamak olmaz. Aynı şekilde dudaklarda kuru havadan dolayı hemen kuruyor ve çatlıyor. Güzel bir dudak kremi kışın seyahatte ya da günlük yaşamınızda çantanızda olması gereken bakım ürünlerinden biri. Kışın kar beyazı ve güneş gözleri oldukça etkileyebiliyor. Kışın göz kamaşması hepimiz yaşamışızdır. Bu durum için yaz aylarında olduğu gibi kışın da güneş gözlüklerinizi yanınızda bulundurmanızda fayda var. Yazın tatile giderken alınması gerekenler listesinin en başında olan güneş kremi kışın da gerekli. Çünkü soğuk ve kış güneşi cildi yakar. Özellikle kayak sonrası yüz kızarıklığını önlemek için yanınıza güneş kremi almayı unutmayın. Kışın en soğuk zamanlarda yanınızda bulunan termostan sımsıcak çay ya da kahve içmek gibisi yoktur. Dolayısıyla kışın yanınızda küçük de olsa bir tane termos bulundurmayı ihmal etmeyin. Kirlenen kıyafetlerinizi temizlerle aynı yere koymak istemezseniz kirli poşeti ya da valiz düzenleyici almanız iyi olacaktır. Yaz kış fark etmez bu iki eşya işinize yarayacaktır. Bu durumda mümkünse eşyalarınızı ıslak koymamaya çalışın. Ağrı kesici, mide ve soğuk algınlığı ilaçları bizim her seyahatimizde olmazsa olmazımızdır. Arabamızın torpidosunda ya da valizimizde kesinlikle bu ilaçlar bulunur. Kış mevsimi söz konusu olunca yanınıza soğuk algınlığı ilacı almanız faydalı olacaktır. Yaz kış fark etmez seyahate ya da tatile çıkarken yanınızda olması gereken yara kremi ve yara bandı tatil keyfinizin kaçmasını engelleyebilir. Tatilde kimse kaza yaşamak istemez ama özellikle çocuklu aileler için yara kremi ve yara bandı oldukça önemli. Kışın tatile giderken alınması gerekenler listesinin en önemli maddelerinden biri olan dezenfektan ve kolonya pandemide hayatımıza çok hızlı bir şekilde girdi. Her yerde her şekilde lazım olan bu temizlik ürünleri bir çok işletme de olsa da bireysel olarak yanınızda ya da valizinizde bulundurmanız iyi olur. Tatil yaparken kıymetli eşyalarınızın nerede olduğu kaygısına engel olmak için bel çantası ya da sırt çantası oldukça fazla işinize yarayacaktır. Özellikle yurt dışı seyahatlerde güvenlik açısından bel ya da sırt çantası çok önemli. Kimlik, pasaport, anahtar, para kıymetli ne varsa bu eşyalarınızı bel ya da sırt çantanızda taşımak çok daha güvenli olacaktır."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kos-adasi-gezilecek-yerler", "text": "Yazıma çok iddialı biri giriş yapmak istiyorum. Kos Adası bizden sorulur diyorum neden mi ? Kos adası, neredeyse ikinci evimiz gibi oldu çünkü burada tam tamına 3 ay gibi uzun bir süre kaldık. Üstün'ün iş durumu nedeniyle koca bir yılın çeyrek kısmını Kos Adası'nda geçirmiş, Kos'un kaldırım taşlarını ezberlemiş biri olarak bu yazıyı hazırlıyorum. Kos Adası gezilecek yerler listem dolu dolu. Dolayısıyla tüm detaylarıyla Kos'a hakim olacağınız bir yazı sizi bekliyor. Kos gezilecek yerler listesine geçmeden önce gezi planlarınız için size kolaylık olması açısından Kos Adası nerede, Kos Adası'na nasıl gidilir, Kos Adası için vize gerekli mi, Kos Adası nasıl bir yer, Kos'ta araç kiralamaya gerek var mı, Kos şehir içi ulaşım nasıl gibi sorulara cevap vermeye çalışacağım. Kos Adası'nın asıl adı aslında İstanköy. Bu adalar bir zamanlar bizimken hepsinin Türkçe adı vardı.😥 Kos ismi ada Yunanlılara geçtikten sonra kullanılmaya başlanılmış. Adanın eskiden Osmanlı Devleti toprağı olmasından dolayı adada 3000'e yakın Yunanistan vatandaşı olmuş Türk yaşıyor. Türkler genelde Kos merkeze yakın Platani Köyü'nde ikamet ediyor. Toplam alanı 287,2 km olan Kos Adası'nın nüfusu ise 50 bin civarında. Tabi bu rakam yazın turizmden dolayı oldukça artıyor. Kos Adası'na gitmenin en pratik yolu Bodrum'dan ya da Turgutreis'ten kalkan feribotlarla adaya geçmek olacaktır. Bodrum'da yaz kış her ay Kos'a her gün düzenli seferler yapılıyor. Kışın ise belli aralıklarla daha seyrek şekilde seferler var. Bodrum merkezden sabah 09:15'da kalkan feribotlar Kos'tan akşam 17:15'te Bodrum'a dönüş yapıyor. Adaya ister günübirlik gidebilirsiniz isterseniz adada daha fazla kalacak şekilde gidip gelme imkanınız var. Gelelim Bodrum-Kos feribot ulaşımının detaylarına. Bodrum Kos arası deniz yolu ulaşımını sağlayan firmalar genel itibariyle Türk firmaları ve firmaların feribotları Bodrum'da iki ayrı limandan kalkış yapıyor. Bu limanlar Bodrum Kalesi'nin hemen yakınında olan Kale Limanı, diğeri de Bodrum'un İçmeler mevkiinde bulunan Yeni Liman. İnternetten online feribot bileti aldıysanız feribotun kalkacağı limanı iyi kontrol edin zira feribotu kaçırma durumunuz olabilir. Bodrum'un dar sokaklarında liman aramakla uğraşmayın! Yukarıda dediğim gibi Bodrum'dan Kos'a sefer düzenleyen bir çok feribot firması var. Bunların arasından en temiz çalışanı Dentur Avrasya firması. Bu firma sadece Kos için değil bir çok Yunan adasına sefer düzenliyor. Firmanın feribotları oldukça hızlı şekilde adaya ulaşıyor. Feribotlar açık güverteye sahip ve manzarayı izleye izleye Kos'a ulaşıyorsunuz. Feribotta bir şeyler yemek için bir de büfe bulunuyor. Bodrum- Kos, Kos-Bodrum feribot seferleri için gönül rahatlığıyla bu firmayı tercih edebilirsiniz. İletişim bilgilerini aşağıya bırakıyorum. Bodrum Kos bilet fiyatları, günübirlik gidip gelmenize ve feribotun hız durumuna bağlı olarak değişebiliyor. Bodrum Kos feribot fiyatları, genel olarak gidiş dönüş tek kişi, tek yön 22-25 Euro iken aynı gün gidiş dönüş bileti 26-30 Euro arasında değişiyor. Günübirlik git gel yaparsanız aynı firmayla biletiniz oldukça ucuza geliyor. Kos'ta yine 1 günden fazla kalacaksanız ve aynı firmadan gidiş dönüş bileti alırsanız yine daha uygun maliyetle bilet alma imkanınız mevcut. Bu arada yetişkinler dışında 6-12 yaş çocuklar için %50 indirimli, 0-6 yaş bebekler için 5 , sadece farklı gün dönüşlerinde 10 ücretle seyahat edebiliyor. - Bodrum Ofis Tel: 0252 313 00 21 - Whatsapp: 0534 896 21 21 - Konum: Dentur Avrasya Bodrum - Online Bilet Alımı: https://www. denturege. com/tr-TR/default. aspx Ayrıca ucuz uçak bulmak için bu yazıma göz atabilirsiniz. Kos Adası Yunanistan'a bağlı bir ada olduğundan buraya vize gerekiyor. Vize için burada 2 alternatifiniz var. Ya Schengen Vizesi ya da Kapı Vizesi alarak Kos'a giriş yapabilirsiniz. Kapı vizesi ilgili detayları bu https://bujuyollarda. com/yunanistan-kapi-vizesi/ bağlantımda bulabilirsiniz. Bana göre kapı vizesindense Schengen vizesi almak çok daha iyi. Bu arada hemen belirteyim pandemi döneminde Yunanistan'a giriş-çıkış konusunu iyi araştırmalısınız! 3 ay kaldığımız ve evimiz olarak benimsediğimiz Kos Adası her yeri ile gerçekten çok güzel bir yer. Plajları, restauranları, köyleri ve enfes havası ile Kos Adası bizi çok memnun etti. Adada genel itibariyle hiç bir sorunla karşılaşmadık. Kos'ta her şey olması gerektiği gibi. Sakinlik, huzur arıyorsanız ve üstüne güzel bir tatil yapmak istiyorsanız Kos Adası sizi mutlu edecektir. Kos Adasına günü birlik gelecekseniz bence araç kiralamaya gerek yok. Aşağıdaki haritada göreceğiniz üzere ada merkezinde gezilecek yerler birbirine çok yakın konumda. Sadece Asklepion Antik Kenti ve Platani Köyü biraz şehir merkezi dışında kalıyor. Buralara da gitmek isterseniz otobüs ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Ada merkezinin dışına çıkmak isterseniz ve adaya günü birlik gelmediyseniz araç kiralayabilirsiniz. Hatta araç kiralamanız zaman tasarrufu açısından mantıklı olacaktır. Kos merkezde araç kiralayabileceğiniz yerler mevcut. Biz adada bulunduğumuz süreçte \"Kos Executive Car\" isimli yerden araçları kiraladık. Sahibi Gerasimos çok yardım sever ve iyi bir insandı. Araç kiralama noktasında burayı tavsiye edebilirim. Kos Adasında şehir içi ulaşım oldukça basit çünkü ada zaten küçücük. Adaya günübirlik gelecekseniz muhtemelen vaktinizi merkezde geçirirsiniz. Bunun dışında aşağıda anlattığım ve Kos merkeze uzak olan yerlere otobüs ya da kiralık araç ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Kos adası şehir içi ulaşımda kullanılan otobüslerin kalkış yeri ve zaman çizelgesi için bu bağlantıdan bilgi alabilirsiniz. - Neratzia Kalesi - Hipokrat Çınar Ağacı - Cezayirli Hasan Paşa Camii - Eleftherias Meydanı - Kos Belediye Pazarı - Defterdar İbrahim Paşa Camii - İstanköy Arkeoloji Müzesi - Agia Paraskevi Kilisesi - İstanköy Antik Agora - Casa Romana Evleri - Roman Odeon of Kos - Lambi Beach - Therma Beach - Platani Köyü - Asklepion Kos - International Hippocratic Foundation - Wine Roads - Zia Köyü - Marmari ve Tigaki Plajları - Mastihari - Antimachia Castle - Kardamaina - Kefalos - Agios Stefanos Beach - Camel Beach - Paradise Beach Kos, içinde tarih, doğal güzellikler, mis gibi bir deniz, birbirinden güzel plajlar ve alışveriş yapabileceğiniz güzel sokakları barındıran bir ada. Kos aynı zamanda tıbbın babası olan Hipokrat'ın da memleketi. Burada vaktinizi dolu dolu geçirip huzur içinde Türkiye'ye dönebilirsiniz. Kos Adası gezilecek yerler listemize Neratzia Kalesi ile başlıyoruz. Bir diğer adı Şövalyeler Kalesi olan Neratzia Kalesi, Saint John şövalyeleri tarafından inşa edilmiş daha sonra 1380 yılında Osmanlı saldırılarına karşı 4 kule daha eklenerek bugünkü halini almış. 1523'te Osmanlılar kaleyi ele geçirmiş ve 1912'ye kadar himayelerinde tutmuşlar. Neratzia Kalesi 2017 yılında yaşanan depremden dolayı kalıcı olarak kapalı. Çünkü Yunan hükümetinin burayı yapacak bütçesi yok. Kale kapalı olsa da siz kalenin giriş kapısına giden köprüde fotoğraf çekilmeyi ihmal etmeyin.:) Konum burada. Hipokrat Ağacı, konum olarak Neratzia Kalesi'nin girişinin hemen önünde bulunuyor. Bu yaşlı çınar ağacının altında tıbbın öncüsü Hipokrat'ın öğrencilerine ders verdiğine inanılıyor. Ağacın etrafı demir parmaklıklarla çevrili ve burada küçük de bir çeşme var. Buradaki ağaçların gölgesinde serinlemek bizim için büyük keyifti. Hipokrat Ağacı'nın konumu burada. Hipokrat Ağacı'nın hemen yanında göreceğiniz Gazi Hasan Paşa Cami adını aldığı Cezayirli Gazi Hasan Paşa Cami tarafından 1786'da yaptırılmış. Cami kesme taştan yapıldığı için mimarisi oldukça güzel duruyor. Fakat ne yazık ki Cami 2017 Kos depreminden cami ciddi zarar görmüş. Caminin hemen yanında bir aslan heykeli göreceksiniz. Bu aslan heykeli, zamanında ABD'yi haraca bağlayan Gazi Hasan Paşa'nın evcilleştirip yanında dolaştırdığı aslana ithafen yaptırılmış. Heytttt beeee.:) Konum burada. Kos adası gezilecek yerler listemize Eleftherias Meydanı ile devam ediyoruz. Diğer adı Özgürlük Meydanı olan Eleftherias Meydanı Kos'un en merkezi noktası. Meydanın bir tarafında Belediye Pazarı, bir tarafında Defterdar Cami, bir tarafında Kos Arkeoloji Müzesi bulunuyor. Oldukça geniş bir alana sahip olan bu meydanda biraz soluklanıp Kos'un meşhur içeceği olan frappenin tadına bakabilirsiniz. Meydanın konumu burada. Belediye Pazarı deyince aklınıza bizdeki pazarlar gelmesin. Bizim kültürümüze ait çakma şeyleri burada bulabilirsiniz. Baklava, kadayıf falan... Bu ürünler paket içerisinde satılıyor, üzerine bal döküp yiyorsunuz. Yiyebilirseniz tabiki. Bu durum Antep baklavasına hakarettir. Sonra vay efendim baklava bizim mi Yunanlıların mı 🙂 Şaka bir yana Kos Belediye Pazarından hediyelik eşya, yöresel ürünler, alkol, meyve sebze gibi çeşit çeşit ürünler alabilirsiniz. Eleftherias Meydanında bulunan Defterdar İbrahim Paşa Cami, Osmanlı zamanında 1724 yılında İstanköy Maliye Müdürü İbrahim Paşa tarafından yaptırılmış. Ne yazık ki 2017 yılında Kos'ta yaşanan depremde burası da çok fazla zarar görmüş. Bu güzel Osmanlı Camisi 2017 Kos depremi öncesine kadar ibadete açıkken bu depremden sonra ne yazık ki ibadete kapatılmış. Caminin kendisi ve şadırvanının hali içler acısı. Umarım bir gün restore edilir. Konum burada. Kos Adasında bastığınız her yer tarih, her yer kültür desek abartmış olmayız. Merkezde gezerken karşınıza birçok antik kalıntı çıkacak. İşte bu antik kentlerden çıkarılanlar Eleftheria Meydanında bulunan Kos Arkeoloji Müzesinde sergileniyor. İki katlı olan müzenin ilk katında heykeller ve mozaikler bulunuyor. İkinci katında ise takılar, sikkeler, seramikleri görebilirsiniz. Kos Arkeoloji Müzesi giriş ücreti 6 Euro. Müze pazartesi günleri kapalı. Diğer günlerde sabah 08.00-20.00 saatleri arası müzeyi ziyaret edebilirsiniz. Eleftheria Meydanı'nın hemen arkasında göreceğiniz Agia Paraskevi Kilisesi'si 2017 yılı Kos depreminde ciddi hasar görmüş. Öyle zarar görmüş ki kilisenin kolanları yerlere düşmüş, sıvaları etrafa saçılmış. Kilise şu an ziyarete kapalı. Ne zamana açılır bilinmiyor. Konum burada. Dip Not: Yunanistan'da genelde kiliselerin girişinde göreceğiniz sarı bayrak Bizans Bayrağı'dır bilginiz olsun. Kos Adası antik dünyada önemli bir yere sahipmiş. Bunu adayı gezerken anlıyorsunuz. Her yerden tarih fışkırıyor. Bu antik kalıntılardan biri de Antik Agora. Agora maalesef günümüze kadar pek sağlam gelememiş. Antik çağlarda adanın ticaret ve sosyal merkezi olarak kullanılan Antik Agora Kos merkezde bulunuyor. Agoranın birden fazla girişi var ve giriş ücretsiz. Konum burada. Yakın zamanda oldukça ciddi bir restorasyon geçiren Casa Romana Evleri Roma döneminde yaşayan zengin bir aileye ait 36 odalı bir villaymış. Burası Roma uygarlığının gündelik yaşamı ve mimari anlayışı hakkında bilgi edinmenizi sağlayan bir mekan. Casa Romana, Kos merkezin biraz dışında ama yürünebilecek mesafede yer alıyor. Pazartesi günleri kapalı, diğer günlerde 08.00-20.00 arası açık. Roma evlerinin giriş ücreti kişi başı 6 Euro. Konum burada. Casa Romana'nın bulunduğu cadde üzerinde olan Roman Odeon yaklaşık 750 kişilik mini bir antik tiyatro. Bu tiyatro zaman zaman konserlere ve resim sergilerine ev sahipliği yapıyormuş. Tiyatroya giriş ücretsiz ve merkezden buraya rahatlıkla yürüyebilirsiniz. Bir de şansınıza eğer açıksa tiyatronun altındaki odaları da gezebilirsiniz. Biz gezmiştik ve oldukça gizemli gelmişti. Konum burada. Kos merkezde denize girmek isterseniz aklınıza ilk Lambi Plajı gelsin. Lambi'de ister buradaki işletmelerden faydalanabilirsiniz isterseniz de kendi imkanlarınızla denize girebilirsiniz. Dediğim gibi Lambi Plajı merkeze oldukça yakın, yürüyerek ve bisikletle çok rahat gidebileceğiniz bir yer. Denizi çakıl ve berrak. Misler gibi balıklarla yüzebilirsiniz. Biz Kos'ta kaldığımızda her fırsatta buraya gidiyorduk. Bir gün denize girdiğimizde yağmura yakalandık ama çok efsane bir durum olmuştu. Yağmur çiselerken denize girmek çok ama çok keyifli.:) Lambi Plajı'nın konumu burada. Evettt yavaş yavaş Kos merkezin dışına çıkmaya başlıyoruz. Therme Plajı, Kos Merkeze 12 km uzaklıkta yer alıyor. Biz bisiklet kiralayarak gidip döndük ancak yolun belli bir kısmından sonra bisiklet yolu bitiyor ve ana yolda arabaların yanından ilerliyorsunuz. Hele bir de yokuşlar başladı mı vay halinize. Yani buraya otobüsle ya da araba ile gitmenizi öneriyoruz. Doğal havuz gibi taşların çevrelediği alandan termal kaynak çıkıyor ve su kükürtlü. Kokusu ilk etapta rahatsız etse de sonra kısmen alışıyorsunuz. Yazın öğlen sıcağında bu suya girmek ne kadar mümkün olur onu bilemiyorum. Çünkü su ayaklarımın bile dayanabileceğinin çok üstünde sıcaktı. Buradan çıkıp denizin serin sularında vücuda şok etkisi yaratmak da mümkün. Therme'ye gelirken yanınıza bol su ve yiyecek almanızı öneririm. Burada işletme bulunmuyor. Therme Plajı'nın konumu burada. Yukarıda bahsettiğim gibi Kos'ta yaşayan yaklaşık 3000 civarında yerleşik Türk var. Türkler eski adı Germe olan Platani Köyü'nde ikamet ediyor. Platani Köyü, Kos merkeze 3 km uzaklıkta bulunuyor. Yürümeyi seviyorsanız buraya yürüyerek ya da bisikletle gidebilirsiniz. Yol üzerinde bizim dikkatimizi çeken 2. Dünya Savaşından kalma Yahudi mezarlığına ve Osmanlı döneminden kalma mezarlığı ziyaret edebilirsiniz. Gezginler Platani Köyünü burada bulunan Türk restoranlarından dolayı ziyaret ediyor. Kos'ta genel olarak restoranlar deniz ürünü servis ediyor. Deniz ürünlerini sevmeyen ve Türk mutfağından vazgeçemeyenlerdenseniz Platani Köyünde bulunan Türk restoranlarında yemek yiyebilirsiniz. Restoranlarla ilgili detaylı bilgiyi aşağıda \"Kos Adası'nda Ne Yenir\" kısmında yazacağım. Kos Adası gezilecek yerler içinde antik yapılar önemli yer kaplıyor. Bunlardan en önemlisi de Asklepion Antik Kenti. Asklepion antik kenti antik çağlarda tıp merkezi olarak kullanılan bir yermiş. Adını tıp ve sağlık tanrısı Asklepios'tan alıyormuş. Günümüzde eczacılığın simgesi olan asaya sarılmış yılan Asklepios'a aitmiş. Yılandan çok korkarım ama mübarek hayvan şifalı otları içgüdüsel olarak bulabiliyormuş. Tıbbın babası Hipokrat burada eğitim almış. Kos'u panoramik olarak gören Asklepion, merdivenlerle ayrılmış 3 kısımdan oluşuyor. Platani köyünden yaklaşık 2 km uzakta olan Asklepion'a yürüyerek, bisikletle ya da Kos Merkezden kalkan otobüslerle gidebilirsiniz. Giriş ücreti 8 Euro. Burası haftanın her günü akşam 19:30'a kadar açık. Konum burada. International Hippocratic Foundation tıp biliminin babası, filozof, bilim adamı, yazar ve doktor olan Hipokrat ile ilgili birçok şeyi bulabileceğiniz bir yer. Burası içerisinde eski dönem tedavi yöntemleri, alternatif tıp ilaçları, Hipokrat'ın botanik bahçesi, eski tıp kitaplarının olduğu ilginizi çekebilecek güzel bir müze. Müzede tıp fakültelerinden gelen hocaların ve öğrencilerin ders işlediği sınıflar, konferans salonları ve toplantı odaları da bulunuyor. Biz müzeyi çok sevdik, faydalanamadığımız tek alan botanik bahçe oldu. Her bir ağacın, bitkinin yanında küçük tabelalar var. Üstlerinde silinmiş de olsa isimleri yazıyor, bir de telefondan okuttuğunuzda sizi bilgilendirmesi için Qr kodlar var. Ancak yönlendirilen sitelerin çoğu çalışmıyordu. Hipokrat Vakfı, Asklepion'a çok yakın bir yerde bulunuyor. Konum için buraya tıklayabilirsiniz. Müze haftanın her günü saat 09.00 da açılıp 18.00 de kapanıyor. Giriş ücreti 6 Euro. Kos merkezden çıkıp adanın güney tarafına doğru yol aldığınızda Wine Roads tabelalarını göreceksiniz. Yol üzerinde birçok şarap evi var. Bu şarap evlerinden herhangi birini seçip ziyaret edebilirsiniz. İşletmeciler içeride size imalathanelerini tanıtıyorlar ve şarap tadımı yapabiliyorsunuz. Dilerseniz bir şişe şarap açtırıp üzüm bağları manzaralı şarabınızı yudumlayabilir ya da buradaki şaraplardan satın alabilirsiniz. Kos adası gezilecek yerler listemizde en güzel yerlerden birine geldik. Zia Köyü, konum olarak her ne kadar wine roads'tan sonraki ilk rota olsa da ben burayı adanın güney kısmını gezdikten sonra dönüşte gün batımı için en sona saklamanızı öneriyorum. Adada 3 ay yaşamış, altını üstüne getirmiş bir çift olarak en sevdiğimiz yer Zia Köyü oldu. Alışveriş yapabileceğiniz hediyelik dükkanları, birbirinden şirin kafeleri, nefis panoramik manzarası, şahane gün batımıyla Zia Köy size istediğiniz bir çok şeyi veriyor. Köyün devamında trekking yapmak isterseniz çıkabileceğiniz Dikeos Zirvesi bulunuyor. Burayı kesinlikle iyi değerlendirin. Tigaki ve Marmari benzeri bir plajı, bir şeyler yiyip içebileceğiniz kafeleri olan bir yer Mastihari Köyü. Kos merkeze 22 km uzaklıkta bulunan Mastihari'nin plajları kum ve oldukça güzel. Biz burayı sadece görüp geçmeyi tercih ettik çünkü çakıl deniz sevdiğimiz için kendimizi Kefalos'a sakladık.:) Konum burada. Antimachia Kalesi yol üstünde uğrayabileceğiniz bir kale. Büyük surları ve manzarası oldukça ilgi çekici. Kalenin içerisinde iki tane küçük kilise var. Kale oldukça bakımsız ve kendi haline bırakılmış. Vaktiniz varsa burayı da ziyaret edebilirsiniz. Buraya ulaşım için araba şart belirteyim. Konum burada. Kardamaina Köyü, Kos'un kafa dinlemelik kasabalarından biri. Kos şehir merkezine 28 km uzaklıkta yer alıyor. 1800 kişilik nüfusa sahip olan kasaba bir zamanlar küçük bir balıkçı köyü iken bugün İstanköy'ün en turistik yerleşimlerinden biri. Daha çok gençlerin tercih ettiği Kardamaina gece hayatı ve beyaz kumlu plajları ile ünlü. Kardamaina'da güzel restoranlar, barlar, gece kulüpleri ve yunan sokakları sizi bekliyor. Buranın denizi çok temiz ve oldukça güzel. Kardemena Kos Havaalanına oldukça yakın konumda bulunuyor. Konum burada. Kos'taki en güzel plajlar bana göre Kefalos tarafında bulunuyor. Bu plajlarda tertemiz, cam gibi bir deniz sizi bekliyor. Burada yüzerken kendinizi akvaryumda sanıyorsunuz. Kefalos'taki en güzel plajlardan biri Camel Plajı. Camel Plajına ulaşmak için patika bir yol inmeniz gerekiyor. Burada kendi halinde küçük bir işletme var. İsterseniz kendi imkanlarınızla da plajda takılabilirsiniz. Şemsiye ve 2 şezlong ücreti 10 Euro. Plaj kumlu, deniz ise sığ. Camel Plajı'nın konumu burada. Kefalos'un bu güzel plajlarının arasında bir de tarihsel kalıntılar sizi bekliyor. Agios Stefanos Beach'e giden yoldan aşağıya indiğinizde hemen bu Basilica'yı da göreceksiniz. Biz gittiğimizde yavaş yavaş arkeolojik kazılar yapılmaya başlanmıştı. Zeminin altında görünen mozaikler ortaya çıkarılırsa çok daha güzel olabilir. Karşıdaki küçük adada mavi kubbeli, küçük bir kilise göreceksiniz. İyi yüzme bilenler buraya yüzerek geçebilir. Kos Adası gezilecek yerler listesinin bana göre en güzel yeri olan Kefalos'a geldiğinizde Kefalos size eşsiz güzellikteki plajını, berrak denizini ve mükemmel manzarasını sunacak. Burada denize şnorkel ile girmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Deniz o kadar berrak ki balıklarla yüzmek mükemmel bir his. Ha bir de Kefalos'un plajı yaz sezonun da bile kalabalık olmuyor, çok sakin bir yer. Kefalos'a kuş bakışı bakmak isterseniz Kefalos Plajına geldiğiniz istikametten devam edip virajlı yoldan Eski Kaleye çıkmalısınız. Konum olarak enfes manzarayı yakalamak için buraya tıklayınız. Kefalos'a alternatif plajlardan biri olan Paradise Plajı gerçek bir saklı cennet. Adanın en uç noktasında yer alıyor. Paradise Plajı güzel bir kumsala ve manzaraya sahip. Burada bulunan işletmeden şezlong ve şemsiye konusunda faydalanabilirsiniz. İki şezlong ve bir şemsiye ücreti 10 Euro. Paradise plajına giden yol biraz tehlikeli dikkatli olmanızda fayda var. Kefalos Plajı varken buraya çok da gerek yok. Paradise Plajı'nın konumu burada. Paradise Plajı ile birlikte Kos Adası Gezilecek Yerler listesinin sonuna geldik. Kos size enfes güzellikte plajlar, tarihi güzellikler ve enfes lezzetler sunuyor. Bodrum'a çok yakın konumda olan Kos Adasına bir günde olsa vize alarak yolunuzu düşürün derim. Kos adası Türkiye'ye çok yakın olmasından dolayı buraya gidenler genelde günübirlik gezi planını tercih ediyor. Yani sabah feribotuyla gidip, akşam saatlerinde dönüş durumu. Peki Kos Adası'nda günübirlik ne yapılır, buraya gittiğinizde neler yapmalısınız cevabı aşağıda. - Elefteria Meydanı'nda gezmek ve buradan Kos'un ara sokaklarında kaybolmak. - Belediye pazarından alışveriş yapmak. - Neratzia Kalesi'nde ağaçların gölgesi altında oturup keyif yapmak. - Bizim favori kafemiz olan H2O kafede güzel bitki çaylarından içmek. - Antik Agora'da tarihi hissetmek. - Denize girmek isterseniz Lambi Beach'de denize girmek. - Hediyelik eşya satan dükkanlardan Kos'a özgü hediyeler almak. - Ve tabiki bol bol foto çekinmek.:) Kos Adasında 3 ay kaldığımızda buradaki mekanları deneyimle fırsatımız bol bol oldu. Tabi her gün olmasa da bütçemiz doğrultusunda mekanları gezebildik. Aşağıda Kos'ta bulunan popüler mekanları bulabilirsiniz. Kos'ta Ne, Nerede Yenir diyorsanız cevaplar aşağıda. - Caravelle Reastaurant: Kos merkezde deniz ürünleri yemek için, uygun fiyatlı denize sıfır bir mekan arıyorsanız burayı tercih edebilirsiniz. Mekanda bazı günler canlı müzik de yapılıyor. Sahibi adada yaşayan Türklerden İbrahim Bey sıcakkanlı ve güler yüzlü. - Stavlisio Steak House: Ben etçiyim diyenler için Kos Merkezde önerebileceğimiz, müşteri memnuniyeti yüksek, başarılı bir mekan. - H2O Restaurant Cafe-Bar: Hafif bir şeyler yemek, keyifle içeceklerinizi yudumlamak için bizim de tercih ettiğimiz hoş bir mekan. Burada da bazı günler canlı müzik oluyor. - Kaseta: Yaz akşamlarında deniz kenarında yürüyüşe çıktığınızda, önünden geçerken mum ışıkları ve romantik ambiyansıyla sizi cezbedecek olan bu kafe-bar'a bir şans verin. Burada ağır yemekler yok. Yemekten sonra günü tamamlamak için güzel bir seçenek. - Restaurant Arap: Türk mutfağını her yerde ararım diyenlerin adresi Platani Köyü. Arap'ın yerinde lezzetli kebaplarınızı yerken Yunanistan'da olduğunuzu unutabilirsiniz. - Serif Taverna: Platani'deki bir diğer seçenek Şerif Restaurant. Yemekleri lezzetli, fiyatları makul, bazı akşamlar taverna müzikleri, tabak kırma eğlenceleri de oluyor. Burayı da yazın listeye derim. Kos adasında yazın gece hayatı oldukça canlı. Kos'ta gecelere akabileceğiniz bir çok mekan bulunuyor. Bu mekanlarda ister canlı müzik dinleyebilir ister sabaha kadar eğlencenin dibine vurabilirsiniz. Aşağıda Kos'ta bulunan en iyi gece mekanlarını sıralıyorum. Tercih sizin. - Sitar Cocktail Bar: Kos'un en merkezi yerinde, açık havada, bar tabureleri üstünde güzel müzikler eşliğinde kokteyllerinizi yudumlayacağınız bir yer. - West Bar: Kos merkezde barlar sokağında yer alan West Bar'da ortam eğlenceli, müzikler güzel, dans edilebilir. Fiyatlar da ortalama. - Avra Lounge Bar: Gündüz denize girebileceğiniz sakin bir yerken, akşam müzik, dans, eğlence için güzel bir seçeneğe dönüşen mekan. - Mattatoio: Fazla turistik olmayan, lokallerin arasına karışıp sosyalleşebileceğiniz bir bar arıyorsanız doğru adrestesiniz. İyi giyinmiş olmak gerekebilir. Kos'ta aradığınız her şeyi bulmanıza yardımcı bir yazı hazırlamaya çalıştım. Umarım yardımcı olabilmişimdir. Böyle tek tek yazınca çok fazla gezilecek yer, yapılacak şey varmış gibi gelmiş olabilir ancak tüm bu yerlerin hepsine 2 gün ayırmanız yeterli olacaktır. Kos Adası Gezilecek Yerler başlıklı yazımı beğendiyseniz belki yorum bırakıp beni mutlu etmek istersiniz.:) Musmutlu gezmeler. Kos adasına gitmeyi düşünüyorduk ve internetteki araştırmalarımızda yazınız ile karşılaştık.. Gördüğüm en detaylı gezi rehberi oldu. İşimize çok yarayacak. Çok teşekkür ediyoruz. Çokkk teşekkür ederiz güzel yorumunuz için. Mutlu gezmeleriniz olsun. Teşekkürler. Bu yıl Kos adasını gezmek için gezi rehberiniz çok yararlı olacak. Emeğinize sağlık."} {"url": "https://bujuyollarda.com/koycegiz-gezilecek-yerler", "text": "Biz Köyceğiz'e giderken ya da buradan yol üstü geçerken ahhh şurada bir müstakil evimiz olsa diyoruz. Bizim de hayallerimizde bu güzel ilçenin yeri tabi ki var ve buraya her gittiğimizde Köyceğiz'i her noktasına kadar keşfetmeye çalışıyoruz. Bu güzel ilçenin aşığı olarak Köyceğiz Gezilecek Yerler listesini hazırlamak ve sizinle paylaşmak benim için mutluluk verici. Listemde Köyceğiz sınırlarına dahil her yer var. Olur da bir gün Köyceğiz'e tatil ya da kalıcı yerleşmek için giderseniz bu yazım yolunuza ışık tutacaktır. Tüm yazılarımda olduğu gibi Köyceğiz gezilecek yerleri harita üzerinde göstermesem olmaz. Harita üzerinde gezilecek yerlerin konumlarına bakarak iyi bir gezi planı çıkartabilirsiniz. İyi bir gezi planı da sorunsuz seyahat demek. Harita ile ilgili önemli bir kaç şeye değindikten sonra listeme geçiş yapabiliriz. Hadi başlayalım. Not: Listemdeki Kaunos Antik Kenti ve Kaunos Kral Mezarları, Köyceğiz merkeze yakın konumda yer almıyor. Normalde buralar Muğla'nın Ortaca ilçesinin Dalyan Mahallesi'nin karşı tarafında bulunuyor. Yani eğer Dalyan tarafına gidecekseniz bu iki yeri sonraya saklayabilirsiniz. Eğer gitmeyecekseniz Köyceğiz tarafından da uzun yolu kullanarak buraya ulaşabilirsiniz. - Köyceğiz Gölü 💘"} {"url": "https://bujuyollarda.com/koycegiz-toparlar-selalesi", "text": "Muğla'nın saklı cenneti Köyceğiz Toparlar Şelalesi son yıllarda popüler olmaya başlayan enfes güzellikte bir yer. Muğla'ya temelli olarak taşındığımızda şelaleye ilk o zaman gitmiştik ve buraya tam anlamıyla bayılmıştık. Daha sonra da defalarca bu şelaleyi ziyaret etme fırsatı bulduk. Gerçekten her gittiğimizde de aynı güzel duyguları yaşattı bize Toparlar Şelalesi. Toparlar Şelalesi doğa harikası bir yer. Buraya giderken kısmi bir doğa yürüyüşü yapmak zorundasın. Minik minik dereleri taşlara basarak geçip bu güzelliğe ulaşıyorsunuz. Biz en son 2022 Şubat ayında hadi bi Toparlar Şelalesi hasretimizi giderelim dedik ve burayı tekrar ziyaret ettik. Bu yazımda Toparlar Şelalesi ile ilgili her şeyi bulabilirsiniz. Özellikle buraya nasıl gidilir sorusu oldukça önemli. Ayrıca yazımın sonunda buraya geldiğinizde görmeniz gereken bonus bir yeri daha size anlatacağım. Yazıma geçmeden önce Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan ve Topalar Şelalesini de sınırlarında barından Köyceğiz'de, gezilecek yerler ile ilgili tüm detayları aşağıdaki bağlantıda görebilirsiniz. Tamamen yeryüzünün bize armağanı yani doğal bir oluşum olan Toparlar Şelalesi yaklaşık 3-4 metre yükseklikten dökülen oldukça mütevazi bir şelale. Ormanların içinde kalmış bu güzel şelale döküldüğü yerde çok da güzel bir havuz oluşturmuş. Bu havuz da yaklaşık 2-3 metre derinliğine sahip. Yazın Muğla sıcaklarının ilacı olan Toparlar Şelalesi'nde bir de suya atlamak için ağaçtan sarkan bir ip bulunuyor. Kendinize güveniyorsanız ipten cumburlop denize atlayabilirsiniz. Doğa severlerin aşık olacağı Muğla'nın gizli cennetlerinden Toparlar Şelalesi tüm güzelliği ile sizi bekliyor. Köyceğiz Toparlar Şelalesi Nerede ? Toparlar Şelalesi, Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan Köyceğiz'in Toparlar Mahallesi sınırları içinde yer alıyor. Toparlar Mahallesi, Köyceğiz Muğla yolu üzerinde bulunan bir mahalle. Mahalle ile şelalenin arasında yaklaşık 3-4 km var. Toparlar Şelalesi'nin Google haritada belirtilen konumu yanlış. Buraya şelalenin doğru konumunu bırakıyorum. Köyceğiz Toparlar Şelalesi arası 7 km, Yuvarlakçay Toparlar Şelalesi arası 19 km, Marmaris Toparlar Şelalesi arası 62 km, Muğla Merkez Toparlar Şelalesi arası 61 km, Fethiye Toparlar Şelalesi arası 71 km, Akyaka Toparlar Şelalesi arası 38 km, Dalyan Toparlar Şelalesi arası 35 km. Köyceğiz Toparlar Şelalesi'ne Nasıl Gidilir ? Toparlar Şelalesi, Muğla'nın saklı cenneti derken ciddiydim. Şelale gerçekten doğanın içine gizlenmiş bir noktada yer alıyor. Dolayısıyla şelaleye ulaşmak biraz zorlu. Bir de şelaleye gidenler doğal olarak Google Maps kullanıyor, haritadaki konumda yanlış olunca şelaleyi bulmak daha zor oluyor. Toparlar Şelalesi'ne ulaşım için 2 yol var. İlki şahsi ya da kiraladığınız araç ile ulaşım. İkincisi de dolmuş ile ulaşım. Dolmuş ile ulaşım için Toparlar Şelalesi'nin Muğla Köyceğiz yolu üzerinde olan dönüş sapağında inmelisiniz. Sapak Muğla'dan Köyceğiz'e giderken sol tarafta kalıyor. Sapağı pas geçmemek için şöföre dönemeçte ineceğinizi önceden söyleyin. İndikten sonra da iş yürümeye kalıyor. Yürüyerek ilk arabaların park ettiği yere sonra da içe doğru yani şelaleye ilerliyorsunuz. Dönüş yolundan sonra yaklaşık 2-3 km yürüme mesafesi bulunuyor. Gelelim Toparlar Şelalesi'nin araç ile yol tarifine. Toparlar Şelalesi'nin dönüş yolu Köyceğiz Muğla anayolu üzerinde bulunuyor. Dönüş yolu Köyceğiz'den Muğla'ya giderken sağda, Muğla'dan Köyceğiz'e giderken de solda kalıyor. Muğla'dan Köyceğiz'e giderken şelalenin dönüş yoluna ulaşmak için U çekmelisiniz. Şelalenin dönüş yolunun doğru konumu burada. Zaten dönüş yolunun girişinde şelalenin tabelasını göreceksiniz. Döndükten sonra araba ile toprak yoldan 1 km ilerleyip aracınızı park ediyorsunuz. Aracınızı park ettikten sonra yürüyerek patika yoldan ilerlemeye başlıyorsunuz. Yaklaşık 300 metre ilerledikten sonra kurumuş bir derenin karşısına geçiyorsunuz. Burada küçük bir yokuş sonrası mini bir dereyi de taşlar üzerinden geçiyorsunuz. Sonra ormana paralel ilerliyorsunuz ve yaklaşık 600-700 metre yürüyerek şelaleye ulaşıyorsunuz. Not: Patika yolda ilerlerken kılavuzunuz kayaların üzerindeki kırmızı beyaz işaretler olsun. Bu işaretleri takip ederek şelaleye ulaşabilirsiniz. Köyceğiz gezilecek yerler listesinin en güzel yerlerinden biri olan Toparlar Şelalesi henüz çok keşfedilmemiş bir yer. Bu yazımızdan sonra buna çok da garanti veremiyorum.:) Bu güzel şelaleye gelince yapmanız gerekenler aşağıda. Öneriler bizden deneyimlemesi sizden. - Tabiki Muğla'nın yaz sıcağında Toparlar Şelalesi'nin serin sularında yüzülür. Bunun için yanınıza şort, mayo ve havlu almayı unutmayın. - Şelalede bulunan ip ile şelaleye cumburlop atlayın. - Toparlar Şelalesi manzaralı bol bol fotoğraf çekilin. - Yemyeşil ormanların içinde bol oksijenli doğa yürüyüşü yapın. - Şelaleye giderken anayol üzerinde köylülerin sattığı organik nar suyu ya da portakal suyundan için. - Yine anayol üzerinden Köyceğiz'in ünlü balından satın alın. - Aşağıda yazdığım bonus noktayı keşfedin. Kamp severler Toparlar Şelalesi'ni görünce ben buraya kesin çadır atarım der. Çünkü Toparlar Şelalesi ve bulunduğu alan çadır aşkını depreştiriyor. Yalnız burada herhangi bir özel kamp alanı bulunmuyor belirteyim. Şelale ve çevresinde kamp yapmak isteyenler buraya çadırından matına tüm malzemeleriyle hazırlıklı bir şekilde gelmesi lazım. Şelalenin bulunduğu yerde herhangi bir işletme, tesis yok. Yiyecek içecek noktasında da heybeniz dolu olsun. Bu alanda kamp yapmak isteyenlere çok önemli bir uyarıda bulunayım. Toparlar Şelalesi'nin bulunduğu yer tamamen orman olduğu için burada kamp yaparken kesinlikle ateş yakmayın ve çevreyi kirletmeyin. Köyceğiz Toparlar Şelalesi Giriş Ücreti Ne Kadar ? Doğanın içinde gizlenmiş güzeller güzeli Toparlar Şelalesi'nin herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Şelaleyi ücretsiz şekilde ziyaret edebilirsiniz. Aracınızı park ettiğiniz yerde de herhangi bir ücret ödemiyorsunuz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/koycegiz-yuvarlakcay-hakkinda-her-sey", "text": "Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan Köyceğiz doğasıyla, havasıyla, tarihi dokusuyla tam bir cennet. Köyceğiz'e büyük bir şehirden geldiğinizde yaşadığınız şehir hayatının ne kadar yorucu olduğunu çok iyi anlıyorsunuz. Gerçekten Köyceğiz ve çevresinde zaman oldukça yavaş akıyor. Burada doğa o kadar harika ki kafanızı dinleyip huzuru bulabiliyorsunuz. Köyceğiz'deki huzur yuvalarından en güzeli bana göre Yuvarlakçay'dır. Sopsoğuk suları ve muhteşem doğasıyla Yuvarlakçay insanı kendine çok iyi çekiyor. Hele bir de Yuvarlakçay'ın ünlü salıncakları var ki o da ayrı bir keyif. Bu yazımda doğa harikası bir yer olan Köyceğiz Yuvarlakçay ile ilgili tüm detayları en ince ayrıntısına kadar bulabilirsiniz. Yazımın sonunda söyleyeceğim cümleyi başta kurayım rahatlayayım.😊 \"Köyceğiz'e gelirseniz Yuvarlakçay'a uğramadan kesinlikle geri dönmeyin.\" Geri dönerseniz pişman olursunuz. Bu güzelliği keşfedip tadını çıkarmalısınız. Yazın gelirseniz buranın soğuk sularında kesinlikle serinlemeli, yemyeşil doğanın içinde ruhunuzu dinlendirmelisiniz. Yuvarlakçay'ın suyu o kadar soğuk ki girerken 10 kere düşünüyorsunuz. Resmen buz dolu bir küvete girmiş gibi oluyorsunuz. Şunu da belirteyim; Köyceğiz konum olarak Muğla'nın Ortaca ve Dalaman ilçelerine oldukça yakın konumda. Bu yakınlığa Muğla'nın Menteşe, Ula ve Fethiye ilçelerini de dahil edebiliriz. Dolayısıyla Köyceğiz'e gelecekseniz bu bahsettiğim rotalar da aklınızda bulunsun. Muğla'nın kavurucu yaz sıcaklarında buz gibi bir yer arıyorsanız sizin için Yuvarlakçay çok doğru bir adres olur. Yuvarlakçay'ın suyu Muğla'da hissedebileceğiniz en soğuk su diyebilirim. Muğla'da benim bildiğim soğuk su noktaları ile Yuvarlakçay'ı karşılaştırdığınızda Yuvarlakçay soğukluk noktasında bence açık ara önde. Soğuk suyu çok seven eşim Üstün buranın suyunun en soğuk olduğunu söylüyor. Yazın sıcağında Köyceğiz Yuvarlakçay'a girdiğinizde vücudunuzdan cısssss sesi geliyor diyebilirim.😀 Suyun içinde 5 dakika bile durmak gerçekten çılgınlık. Üstün soğuk su sevdalısı olduğundan bırakın 5 dakikayı 25 dakika su içinde kalabildi. - Dediğim gibi Muğla'da en soğuk suyunu Yuvarlakçay'da bulabilirsiniz. - Yuvarlakçay adını yuvarlanarak akmasından alıyor. - Yuvarlakçay'ı yer altından çıkan sular oluşturuyor. Suyun sıcaklığı 5-6 derece arasında. Bana göre bu sıcaklık gölgede bu 2-3 dereceye düşüyor. - Yuvarlakçay'ın döküldüğü yer Köyceğiz Gölü. - Yuvarlakçay konum olarak Köyceğiz ve Ortaca arasında kalan Topgözü Kanyonu'nda yer alıyor. - Köyceğiz Yuvarlakçay debi olarak çok derin değil. Yer yer derinlik 2-3 metreyi buluyor. - Yuvarlakçay'ın meşhur olmasını sağlayan en büyük faktör salıncak ve tabiki sosyal medya. Yuvarlakçay Nerede ? Yuvarlakçay, Muğla'nın Köyceğiz ilçesine bağlı Beyobası Mahallesi sınırlarında yer alıyor. Konum olarak ise Köyceğiz'e 16 km uzaklıkta bulunuyor. Muğla'nın Köyceğiz ve Ortaca ilçelerinin tam ortasına bulunan Yuvarlakçay, Muğla'nın ünlü Dalyan Mahallesi'ne de yakın konumda. Köyceğiz Yuvarlakçay'da uzunca akan bir nehir ve nehre yakın konumlanmış bir çok restaurant bulunuyor. Yani Yuvarlakçay'ın tam net bir konumu yok. Yuvarlakçay'ın yol tarifi ve Google haritadaki konumu için restaurantların kümelenmiş olduğu bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Gelelim Yuvarlakçay'a nasıl gidilir sorusunun cevabına. İlk olarak şunu belirteyim Muğla'nın herhangi bir yerinden Yuvarlakçay'a giden bir dolmuş yok. Fakat Yuvarlakçay'ın bulunduğu mahalle olan Beyobası Mahallesi konum olarak Muğla Fethiye anayoluna çok yakın konumda. İlk olarak Yuvarlakçay'a otobüs ile ulaşmak isterseniz Muğla Fethiye anayolunda Beyobası Mahallesi kavşağında inmelisiniz. Bu kavşaktan ister yürüyerek ister taksi ya da otostopla Yuvarlakçay restaurantların olduğu kısma ulaşabilirsiniz. Kavşak ile restaurantlar arası yaklaşık 4-5 km. Bahsettiğim Beyobası Kavşağı'nın konumu da burada. Not: Köyceğiz'den Muğla'nın diğer ilçelerine dolmuş saatleri ve seferleri için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Yuvarlakçay'a ulaşım için en kolay yol tabiki şahsi yada kiraladığınız araç ile buraya gelmek. Bunun içinde Beyobası Kavşağı'ndan Yuvarlakçay istikametine döndükten 4-5 km sonra Yuvarlakçay'a kolayca ulaşabilirsiniz. Özetle ister Fethiye'den isterseniz Dalaman, Ortaca, Köyceğiz'den Yuvarlakçay'a ulaşmak isterseniz Beyobası Kavşağı'ndan buraya dönüş yapmalısınız. Havayolu için Yuvarlakçay'a en yakın havalimanı olan Dalaman Havalimanı. Dalaman Havalimanı ile yuvarlakçay arası 31 km. Havalimanın'dan araç kiralayarak Yuvarlakçay'a kolayca ulaşabilirsiniz. Aşağıda Yuvarlakçay ile Muğla'nın önemli yerleri arasındaki mesafeleri bulabilirsiniz. - Köyceğiz Yuvarlakçay arası 16 km, - Ortaca Yuvarlakçay arası 16 km, - Dalaman Yuvarlakçay arası 26 km, - Fethiye Yuvarlakçay arası 62 km, - Göcek Yuvarlakçay arası 36 km, - Dalaman Havaalanı Yuvarlakçay arası 31km, - Muğla Merkez Yuvarlakçay arası 75 km. Köyceğiz Yuvarlakçay'a geldiğinizde yapmanız gereken bir sürü şey var. Yapılacak şeyler noktasında bazı şeyler opsiyonel olsa da sonuna yıldız koyduğum aktiviteleri kesinlikle yapın derim. - Soğuk su seviyorsanız kesinlikle Yuvarlakçay'a girin derim. İnanılmaz bir deneyim. Yaz sıcağında derin dondurucuya girmiş gibi oluyorsunuz.😊 Bunun için yanınıza mayo, şort, havlu ve terlik almayı unutmayın. - Yuvarlakçay'ın popüler olmasını sağlayan salıncak keyfini kesinlikle tecrübe edin ve bol bol fotoğraf çekilin. - Yuvarlakçay'da bulunan bir çok restaurant var. Yazın sıcağında bu restaurantlar ve kamelyaları serin oluyor. Bu restaurantların birinde kahvaltı yapın derim. Tavsiyem atmosfer açısından en güzel yer olan Gölge Restaurant. - Yuvarlakçay'da piknik yapma imkanınızda var. Piknik için Yuvarlakçay'ın başlangıç noktasını önerebilirim. Biz bu alanda piknik yapmıştık ve burada yaptığım portakal kabuğunda kahvenin tadını unutamıyorum.😊 - Yuvarlakçay'a öğlenden sonra geldiyseniz kendinize balık ziyafeti çekebilirsiniz. - Bu civarda yaşayan köylülerden yöresel lezzetler satın alabilirsiniz. Yuvarlakçay'ın son zamanlarda popüler olmasını sağlayan 2 faktör var. Bunlar Yuvarlakçay'da salıncak fotoğrafları ve de tabiki sosyal medya. Yuvarlakçay'da bulunan bir çok restaurant salıncak olayına fazlasıyla önem veriyor. Restaurantlar Yuvarlakçay kenarına en uygun yere salıncakları koyup güzel de ilgi çekmeyi başarıyor. Köyceğiz Yuvarlakçay herhangi bir milli park ya da koruma alanı sınırları içine dahil değil. Yani Yuvarlakçay'ın herhangi bir giriş ücreti yok. Ücret ödemeden Yuvarlakçay'ın keyfini çıkartabilirsiniz. Tabi özel mekanlara giriş hariç! Köyceğiz'de Ne Yenir başlıklı yazımızda Yuvarlakçay'dan iki restaurant tavsiyemiz var. Yazımda belirttiğim Yuvarlakçay Gölge Restaurant'da bizim gibi güzel bir kahvaltı yapabilirsiniz. Biz mekandan gayet memnun kalmıştık. Mekanda sallanabileceğiniz bir salıncak ve Yuvarlakçay'da yüzebileceğiniz doğal bir havuz var. Yuvarlakçay'a geldiğinizde özellikle restaurantların Yuvarlakçay'a sıfır noktada kurulu olan sekilerine oturmanızı ve burada miss gibi bir kahvaltı yapmanızı şiddetle öneririm. Aklınızda bulunsun kahvaltı yaparken de sofranıza Yoğurtlama istemeyi unutmayın. Yoğurtlama, Köyceğiz'in meşhur enfes lezzetlerinden biri. Kahvaltı dışında öğle yemeği için Yuvarlakçay tarafına geldiyseniz odun ateşinde köy tereyağı ile pişirilen ve yöreden taze taze tutulan Alabalık ziyafetini çekmeyi unutmayın. Genel olarak Yuvarlakçay'da Ne Yenir sorusunun cevabı aşağıda. - Güzel bir köy kahvaltı ve kahvaltıda olmazsa olmaz yoğurtlama, - Enfes pişirilmiş ve yörede tutulan alabalık, - Bazı restaurantlarda güzelce yapılan kuzu tandır, - Köylülerden kar pekmez yemeyi unutmayın, - Son olarak kış mevsimine denk geldiyseniz bölgede yetiştirilen portakal ve mandanilardan yemeyi ve almayı unutmayın. Yol kenarlarında satılan portakal ve nar karışımı meyve suyu da enfes oluyor belirteyim.:) Not: Yuvarlakçay'da restaurant konusunda bir çok alternatif var. Fakat Yuvarlakçay'ın başlangıç noktasında yüksek sezonda talep çok fazla ve mekanlar kalabalık olabiliyor. Daha sakin bir yer arayışınız varsa bu restaurantların daha ilerisindeki mekanları tercih edebilirsiniz. Bu yerler genelde daha sakin. Yuvarlakçay'da kahvaltı yapabileceğiniz bir çok mekan bulunuyor. Bu mekanlar genel olarak Yuvarlakçay üzerine seki dediğimiz yerler yapmış ve bu şekilde müşterilerini ağırlıyorlar. Bu sekilerde oturmak ve suyun serinliğini hissetmek çok güzel bir his. Yuvarlakçay'da kahvaltı fiyatları 2023 yılı için kişi başı ortalama 170 250 TL arasında değişiyor. Bu kahvaltı serpme kahvaltı şeklinde servis ediliyor. Ekstra bir şeyler isterseniz bahsettiğim ücret artıyor. Gölge Restaurant'ta serpme köy kahvaltısı kişi başı 170 TL ile 250 TL arasında değişiyor. 250 TL olan kahvaltıda çeşit sayısı oldukça fazla. Muğla merkezde oturmamız nedeniyle biz genelde Yuvarlakçay gibi yerlere günübirlik kaçamak yapıyoruz. Şu ana kadar Yuvarlakçay'da herhangi bir otelde konaklama deneyimimiz olmadı. İlerleyen zamanlarda olursa ve konakladığımız yerden memnun kalırsak sizle paylaşırım. Yuvarlakçay'da otel noktasında bir kaç alternatif olsa da şimdilik burada otel imkanlarının çok geliştiğini düşünmüyorum. Bunun yerine Köyceğiz, Ortaca, Dalaman ve Dalyan taraflarındaki otelleri tercih edebilirsiniz. Yok ben illa Yuvarlakçay tarafında kalacağım derseniz burada bulunan restaurantlara ait butik otel tarzı yerler var. Buralardan birini seçip Yuvarlakçay'da konaklama yapabilirsiniz. Yuvarlakçay'a gelmişken sadece burayla yetinmeyecekseniz o zaman sizi Köyceğiz'de gezilecek yerler başlıklı yazıma alayım. Köyceğiz'de gezilecek çok çok güzel yerler var. Buraları iyi bir şekilde gezmek için güzel bir plan yapmanız yeterli olacaktır. Köyceğiz gezilecek yerler listemde Köyceğiz sınırları içerisinde Yuvarlakçay'a yakın yerler de var uzak yerler de. Yazımı okuyarak bu yerler hakkında fikir edinebilirsiniz. Ben yine Köyceğiz gezilecek yerler listemi aşağıya önem sırasına göre bırakıyorum. Detaylı yazmak benden planlar sizden. Gezilecek yerlerin konumlarını Google haritalardan kontrol etmeyi unutmayın. - Köyceğiz Gölü - Toparlar Şelalesi - Sultaniye Kaplıcaları - Ekincik Koyu ve Plajı - Kaunos Antik Kenti - Kaunos Kral Mezarları - Ağla Yaylası - Kulak Mesire Alanı Yuvarlakçay Muğla ili sınırlarında yer alıyor. Yuvarlakçay'a ulaşım için yukarıdaki Yuvarlakçay'a Nasıl Gidilir başlığını okuyabilirsiniz. Yuvarlakçay Muğla'nın Köyceğiz ilçesinde bulunuyor. Konum olarak Yuvarlakçay Köyceğiz, Ortaca, Dalaman, Göcek ve Fethiye'ye yakın. Eğer buralara gelecekseniz ve vaktiniz varsa Yuvarlakçay'a gitmenizi de öneririm. Konum olarak ise Köyceğiz merkez ile Yuvarlakçay arası yaklaşık 16 km. Yuvarlakçay yazın serinlemek için ilaç gibi. Buz gibi sularında Muğla sıcağının etkisini hemen üstünüzden atıyorsunuz. Yani Yuvarlakçay'da suya giriliyor. Girerken akıntıya ve derinliğe dikkat edin. Yüzme bilmiyorsanız girmeyin. Yuvarlakçay'ı yer altından çıkan sular oluşturuyor. Suyun sıcaklığı 5-6 derece arasında. Bana göre bu sıcaklık gölgede bu 2-3 dereceye düşüyor. Yuvarlakçay'ın popüler olmasını sağlayan salıncak keyfini kesinlikle tecrübe edin ve bol bol fotoğraf çekilin. Yuvarlakçay'da bulunan bir çok restaurant var. Yazın sıcağında bu restaurantlar ve kamelyaları serin oluyor. Bu restaurantların birinde kahvaltı yapın derim. Yuvarlakçay'a öğlenden sonra geldiyseniz kendinize balık ziyafeti çekebilirsiniz. Bu civarda yaşayan köylülerden yöresel lezzetler satın alabilirsiniz. Köyceğiz Yuvarlakçay hakkında her şey başlıklı yazımın sonuna geldik. Muğla'nın soğuk su cenneti olan Yuvarlakçay Muğla gezilecek yerler noktasında listenin en başında geliyor. Muğla'ya gelecekseniz ve rotanız bu bölgeden geçecekse 1-2 saat de olsa Yuvarlakçay'a zaman ayırın. Muğla'nın diğer tüm ilçeleri ile ilgili detaylar için Instagram'a sabitlediğim Muğla hikayelerime göz atabilirsiniz. Göz atmışken takip etmeyi de unutmayın.😊 Musmutlu gezmeler diliyorum."} {"url": "https://bujuyollarda.com/koycegizde-ne-yenir", "text": "Muğla aşığı bir çift olarak her hafta sonu boşluk bulduğumuzda Muğla'yı keşfetmeye devam ediyoruz. Muğla'da 5 yıldır ikamet etmemize rağmen burada gitmediğimiz bir çok yer var. Gezilecek yerleri ile gerçekten burası derya deniz. Bugün de Köyceğiz'de Ne Yenir & Nerede Yenir başlıklı yazımla size geldim. Köyceğiz'de özellikle Yuvarlakçay'da çok güzel önerilerim var. Köyceğiz'e gelirseniz bu mekanları kesinlikle deneyimlemenizi tavsiye ediyorum. Köyceğiz mekan önerilerime geçmeden önce detaylı olarak hazırladığım Köyceğiz Gezilecek Yerler | En İyi 11 Öneri başlıklı yazımı okumayı ihmal etmeyin. Bu yazıdan sonra Köyceğiz'de bilmediğiniz yer kalmaz diye düşünüyorum. Gezdikten sonra acıkırsanız aşağıda tavsiye ettiğim mekanlar imdadınıza yetişecektir. Şimdiden afiyetler olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kumburnu-plaji-gezi-rehberi", "text": "Bırakın Türkiye'yi dünyanın en güzel ve en özel plajlarından biri olan Kumburnu Plajı'nı size anlatmaya geldim. Kumburnu Plajı gezi rehberim dolu dolu. Burası için sıralanacak o kadar güzel methiyeler var ki inanın hepsi Kumburnu'nu anlatmaya yetersiz kalır. Abarttığımı düşünmeyin çünkü Kumburnu'nu canlı gözlerle görünce gerçekten Türkiye'nin doğal güzellikler noktasında ne kadar zengin bir ülke olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Denizin güzelliği, plajın sanki özel bir şekilde dizayn edilmesi, doğanın yemyeşil olması burayı gerçekten kusursuz yapıyor. Muğla'da denize girilecek temiz bir plaj arıyorsanız ve özellikle Fethiye bölgesine tatile gidecekseniz bu plaja yarım gün de olsa ayırmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Plajı görünce ne demek istediğimi tam olarak anlayacaksınız. Muğla'nın Fethiye ilçesi koy ve plaj açısından çok güzel yerlere sahip. Yaz tatilinde amacınız deniz ise başta Kumburnu olmak üzere diğer yerlere de zaman ayırmanızı tavsiye ederim. Fethiye ile ilgili hazırladığım yazılarımın bağlantılarını aşağıya bırakıyorum. Tatil hedefiniz Fethiye ise bu yazılarıma muhakkak göz atın. Yıllardır seyahat ediyoruz ve ülkemiz dahil dünyanın bir çok yerine gitmeye çalışıyoruz. Seyahatlerimizde deniz konusu söz konusu olunca en güzel plaj ve koyları da görmeye çalışıyoruz. Gördüğümüz bir çok plaj arasında Kumburnu'nun yeri farklı. Çünkü bu plajın iki tarafı var. Biri açık denize bakan kısmı diğeri de lagüne bakan kısım. Ve bu iki tarafın farklı özellikleri var. Burası doğa açısından gerçekten özel tasarlanmış gibi. Bir de bu tasarıma denizin güzelliği eklenince ortaya muhteşem bir tablo çıkıyor. Bu tabloyu size en ince ayrıntısına kadar anlatmaya çalışacağım. Kumburnu Plajı Rehberi başlıklı bu yazımda bu plaj ile ilgili tüm detayları bulacaksınız. Yazımı iyi okumanızı tavsiye ediyorum. Çünkü eğer buraya ilk defa gidecekseniz acemilik çekmemeniz ve plajın tadını doyasıya çıkarmanız lazım. Plaj ile ilgili vereceğim ince ipuçları eminim işinize oldukça yarayacak. Araç park alanından burada yapmanız gereken aktivitelere, denizin güzelliğinden plajın imkanlarına kadar tüm detaylar burada. Kumburnu Plajı, Türkiye'nin güneybatısında bulunan Muğla iline bağlı Fethiye ilçesinde yer alıyor. Fethiye'nin de Ölüdeniz beldesi sınırlarında yer alan Kumburnu Plajı, Türkiye'nin popüler turistik bölgelerinden biri ve turkuaz rengi denizi ile ünlü. Plaj, Fethiye merkeze yaklaşık 16 km uzaklıkta ve Dalaman Havalimanı'na yakın konumda. Fethiye merkezden Ölüdeniz'e ulaşım oldukça kolay ve yaz aylarında Ölüdeniz'e Fethiye merkezden sürekli dolmuş kalkıyor. Yukarıdaki fotoğrafı Ölüdeniz Plajı'nı ve Kumburnu Plajı'nı göstermek için ekledim. Genel olarak bu iki yer karıştırılıyor. Ölüdeniz Plajı yay şeklinde olan upuzun bir plaj ve bu plajın diğer adı Belcekız Plajı. Kumburnu Plajı ise şeklinden de anlaşılacağı üzere insan burnuna benzeyen bir plaj ve iki tarafı mevcut. Bir tarafı açık denize diğer tarafı da blue lagüne bakıyor. Ölüdeniz Plajı, Ölüdeniz merkeze daha yakınken Kumburnu Plajı merkeze daha uzak. Özetle bu iki plajı karıştırmayın.😊 Kumburnu Plajı'nın Google haritadaki konumu burada. Şimdi gelelim bir diğer önemli kısım olan Kumburnu Plajı'na nasıl gidilir kısmına. Kumburnu Plajı'na ulaşmak için Fethiye'nin Ölüdeniz beldesine ulaşmanız lazım. Şunu belirteyim Ölüdeniz yüksek sezonda hele hafta sonları ve bayramlarda tıklım tıklım oluyor. Şöyle ki Ölüdeniz'e inen yolda yaklaşık 4-5 km'lik araba kuyruğu oluyor. Eğer bu aylarda Ölüdeniz'e gidecekseniz sabah erkenden hareket etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Ölüdeniz'e geldikten sonra sahil tarafından sağa dönüp yaklaşık 200 metre ilerlediğinizde Kumburnu Plajı'nın giriş tarafına ulaşıyorsunuz. Araç giriş ücretini ödedikten sonra aracınızı park edip plaja doğru yürüyorsunuz. Araç park yeri geniş genel olarak sorun yok fakat plaja yürüme mesafesi fazla olduğundan aracınızı ileriye park etmenizi öneririm. Eğer araç park yeri için ücret ödemek istemiyorsanız şunu yapmalısınız. Ya aracınızı Ölüdeniz merkeze park edip plaja yürümelisiniz ya da Kumburnu'nun araç park yerine giriş tarafının sağ tarafında kalan yere aracınızı park etmelisiniz. Fakat burası yazın hemen doluyor bilginiz olsun. Bu arada şunu da belirteyim Kumburnu Plajı'na yaya olarak giriş ücretsiz. Fakat dediğim gibi burun tarafına ulaşmak için baya yürümelisiniz. Şimdi gelelim Kumburnu Plajı'na ulaşım araçları ile nasıl gidilir kısmına. Kumburnu Plajı'na en yakın havalimanı Dalaman Havalimanı. Kumburnu Plajı ile Dalaman Havalimanı arası mesafe sadece 63 km. Dalaman Havalimanı'na düzenli olarak iç ve dış hat uçuşları yapılıyor. Özellikle Ankara ve İstanbul'dan buraya her gün uçak seferi var. Dalaman Havalimanı'ndan transfer ya da Muttaş'a ait otobüslerle ilk olarak Fethiye'ye, Fethiye Otogarı'ndan da Ölüdeniz'e kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Dalaman Havalimanı'ndan Fethiye'ye olan Muttaş seferleri için bu bağlantıya, Fethiye Otogar'dan Ölüdeniz'e olan dolmuşlar için ise bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Ölüdeniz'e otobüsle ulaşım için öncelikle Fethiye'ye ulaşmanız gerekiyor. Fethiye, Kumburnu Plajı'nın yakınında bulunan bir ilçe ve buradan Ölüdeniz'e minibüs veya taksi ile geçiş yapabilirsiniz. İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer büyük şehirlerden Fethiye'ye otobüs seferleri düzenli olarak var. Kendi bulunduğunuz şehirden Fethiye'ye doğrudan otobüs seferi olup olmadığını öğrenmek için otobüs firmalarının internet sitelerini veya otobüs terminali acentelerini kontrol edebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında Fethiye'ye seferler sürekli var. Hatta yoğunluktan dolayı biletinizi önceden rezerve etmenizi tavsiye ederim. Otobüsle Fethiye Otogarı'na geldikten sonra dolmuşla Ölüdeniz'e geçmek için yukarıda verdiğim dolmuş saatlerine göz atabilirsiniz. Dolmuş sizi tam Ölüdeniz sahile bırakıyor ve buradan yürüyerek Kumburnu Plajı'na kolayca ulaşabiliyorsunuz. Özel araçla Kumburnu Plajı'na ulaşmak oldukça kolay. Yapmanız gereken sadece Fethiye'ye gelmek ve Ölüdeniz tabelalarını takip ederek plaja ulaşmak. Fethiye ile Ölüdeniz arası yol oldukça güzel sadece yukarıda dediğim gibi yaz aylarında trafik çok yoğun bilginiz olsun. Kumburnu Plajı'nda araç otopark ücreti 150 TL. (Eylül 2023) Plajda 2 şezlong bir şemsiye ücreti ise 400 TL. İçeri yürüyerek gitmek istediğinizde giriş ücretsiz. Sadece sıcakta 5-10 dakika yürümeniz gerek. İsterseniz ring aracı ile de içeriye ücret karşılığında ulaşım sağlayabilirsiniz. Duş alma ve soyunma kabini kullanma ücretsiz. Burası çok özel bir plaj. Çünkü dünyada eşine az rastlanır özelliklere sahip. Kumburnu Plajı'nın denizini tek kelime ile özetlemek gerekirse \"efsane\" kelimesi yeter diye düşünüyorum. Deniz muhteşem bir turkuaz renge sahip. Yaklaşık 5-6 metre sonra derinleşiyor. Açık denize bakan taraftaki plaj taşlıkken lagüne bakan taraf kumlu bir plaja sahip. Yani ne seviyorsanız Kumburnu size onu veriyor. Çocuklu aileler lagün tarafını tercih ederken yetişkinler genelde taşlık tarafı tercih ediyor. Deniz suyu sıcaklığı genel olarak ılık. Açık deniz tarafı zaman zaman dalgalı olabiliyorken lagün tarafı genel olarak dalgasız. Şezlong ve şemsiye imkanı fazlasıyla var. Not: Taşlık tarafta takılacaksanız yanınıza deniz ayakkabısı almanızda fayda var. Bir de yüksek sezonda buraya kesinlikle erkenden gidin. Yoksa trafik çilesi sizi bekler! Son olarak eğer imkanınız varsa buraya düşük sezonda gidin. Yazın plaj hem kalabalık hem de denizin berraklık kalitesi yerlerde! İlk olarak şunu belirteyim; Kumburnu Plajı imkan olarak oldukça gelişmiş bir plaj. Bu plajda bir çok kafe restoran bulunuyor. Yürüyerek plaja girdiğinizde bu restoranları tek tek geçiyorsunuz. Bu plajlar dışında Türkiye'de manzarası en iyi olan Starbucks da bu kısımda karşınıza çıkıyor. Kumburnu Plajı'nda ister bu kafe-restoranlarda takılabilirsiniz isterseniz de kendi imkanlarınızla takılabilirsiniz. Kumburnu Plajı'ndaki ana işletmenin adı Beach of Lagoon. Bu işletme plajın en uç kısmında bulunuyor. Bu işletmeye ek olarak Beach of Mansion, Coffee Point, Beach of Room Bar ve Beach of Heaven gibi işletmeler de var. Dediğim gibi isterseniz bu işletmelerde isterseniz de kendi sandalye ya da şemsiyenizle takılabilirsiniz. Beach of Lagoon tarafında işletmenin şezlongları çok fazla olsa da bulduğunuz uygun boşlukta para vermeden sandalyenizle keyif yapabilirsiniz. Kumburnu Plajı, engelli vatandaşlarımızın da kullanabileceği bir plaj. Lagün tarafında engelli kişiler için giriş platformu var bilginiz olsun. Bunun dışında plajın duş ve soyunma odaları iyi durumda. Wc ve araç park yeri ücretli. Beach of Lagoon'da takılacaksanız burası için size içine para yükleyebileceğiniz bir kart veriyorlar ve harcamalarınızı bu kart ile yapıyorsunuz. Fiyatlar diğer işletmelere göre pahalı bilginiz olsun. Enflasyonik dönemde buradaki fiyat değişimlerini yakalamak mümkün değil. Kumburnu Plajı cennetten bir köşe iken etrafı da ayrı bir cennet. Eğer Ölüdeniz'e günübirlik gelmediyseniz burada keşfedilecek çok güzel yerler var. Hem karada görmeniz gereken yerler hem de deniz üzerinde görmeniz gereken yerler var. Ölüdeniz ile ilgili de çok detaylı yazdığım yazılar var. Bu yazılara da bakmanızı tavsiye ediyorum. - Ölüdeniz Plajı - Kıdrak Koyu - Kelebekler Vadisi - Kabak Koyu - Kayaköy - Gemiler Adası - Af Kule Manastırı - Amintas Kaya Mezarları - Fethiye Müzesi - Paraşütle Babadağ'dan atlayabilirsiniz. - Plajın içinde bulunan dalış kursunda tüplü dalış yapabilirsiniz. - Kano ile Kumburnu Plajı'nda keyif yapabilirsiniz. - Türkiye'nin en güzel Starbucks'ında denize karşı kahve yudumlayabilirsiniz. - Parmaklar buruşurcusuna denizin tadını çıkarabilirsiniz. - Jet Ski keyfi yapabilirsiniz. 15 dakikalık tur iki bin küsur TL. - Şnorkelle dalış yapabilirsiniz. Fethiye'nin bana göre en güzel denizi ve plajı olan Kumburnu Plajı'nı muhakkak görmenizi tavsiye ediyorum. Bu plaj için size vereceğim en önemli tavsiye yazın buraya sabah erken saatlerde gitmeniz olacaktır. İster kendi imkanınızla isterseniz de işletmeden faydalanın yazın bu plaja erken gidin. Bunun dışında tatil valizinizde olması gerekenleri bu yazıma bakarak ayarlayabilirsiniz. Kumburnu Plajı, Muğla'nın Fethiye ilçesine bağlı Ölüdeniz beldesi sınırlarında bulunuyor. Plaj Ölüdeniz merkeze oldukça yakın konumda. Kumburnu Plajı 2 tarafı olan bir yer. Açık deniz tarafı zaman zaman dalgalı olabiliyorken lagün tarafı genel olarak dalgasız. Çocuklu aileler hem kum hem de dalgasız olması nedeniyle genelde Lagün tarafını tercih ediyor. Kumburnu Plajı 4-5 metreden sonra derinleşen bir plaj. Yani sığ sayılmaz. Fakat yüzme bilmeyenler bu 4-5 metrede rahat bir şekilde takılabilir. Kumburnu Plajı yayalar için ücretsiz. Fakat araç ile plaja giriş ücretli. Kumburnu Plajı Gezi Rehberimden şimdilik bu kadar. Plaj ile ilgili bilgiler değiştikçe siz de yorum kısmında yazımı güncellememe yardım edin. Umarım keyifli bir tatil geçirirsiniz. Beni yakından takip etmek için Instagram'dan takibe almayı unutmayın.😊 Keyifli tatiller diliyorum."} {"url": "https://bujuyollarda.com/kumlubuk-koyu-gezi-rehberi", "text": "Bizim için Marmaris'te denize nerede girilir sorusunun ilk cevabı olan Kumlubük Marmaris'in incisi konumunda. Mavi ile yeşilin buluştuğu bu güzel koy Marmaris merkeze uzak olsa da her zaman ilk etapta tercih ettiğimiz yer oluyor. Muğla'da bazen uzaklık kelimesi kalabalık ile ters orantılı olduğundan uzak yerleri tercih ediyoruz. Uzak derken de gözünüz korkmasın. Öyle abartılacak bir uzaklık değil. Kumlubük Nerede ? Kumlubük, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı bir koy. Marmaris merkez ile Kumlubük arası yaklaşık 26 km. Yol oldukça virajlı, dikkatli şekilde araç sürmeniz gerekiyor. Muhteşem bir denize sahip olan Kumlubük, Marmaris'in kalabalıklığından kaçmak için güzel bir seçenek. Gerçi son zamanlarda ismi duyulmaya başlanan bu güzel koy yazın hafta sonları kalabalık oluyor. Koy uzun bir plaja sahip olduğundan kalabalık çok fazla göze çarpmasa da bu güzel cennet 3-5 seneye herkes tarafından bilinir bir konama ulaşacak. Kumlubük'ün Google haritadaki konumu için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Kumlubük'e Nasıl Gidilir ? Kumlubük'e ulaşım için aracınızın olması şart gibi bir şey. Eğer aracınız yok ise yaz aylarında sadece Turunç'tan Kumlubük' dolmuş var. Marmaris merkezden ilk olarak Turunç'a sonra da Kumlubük'e dolmuş ile geçebilirsiniz. Dolmuş saatlerini bu bağlantıda bulabilirsiniz. Araç ile Kumlubük'e ulaşmak için Marmaris merkezden kıyı şeridini takip ederek sırasıyla İçmeler Turunç Amos ve son durak Kumlubük'e ulaşabilirsiniz. Bu güzergahta bol bol durup Marmaris'in en güzel manzaralarını yakalayabilirsiniz. Kumlubük Koyu ve Plajı'nın en can alıcı tarafı kesinlikle denizidir. Peki Kumlubük'ün denizi nasıl ? Cam gibi tertemiz bir denize sahip Kumlubük taşlık bir sahile sahip. Taş demek balık demektir. Yani Kumlubük eşittir Akvaryum sonucuna ortaya çıkar. Burada yüzerken akvaryumda yüzüyormuş hissine kapılıyorsunuz. Deniz 3-4 metre sonra derinleşiyor. Su sıcaklığı gayet güzel. Burada şanlıysanız caretta carettalar ile karşılaşma ihtimaliniz var. Kumlübük'e gelirken yanınıza kesinlikle şnorkel ve deniz ayakkabısı bulundurun. Yoksa çok fazla zevk almazsınız. Biz burada şnorkel ile dalıştan dolayı yüzmeyi unutuyoruz. Gelelim tesis ve kamp noktasına. Tesis noktasında çok sınırlı imkanlara sahip olan Kumlubük'te bir kaç otel bulunuyor. İsterseniz bu tesislerin beach'lerinden faydalanabilirsiniz. Bunun dışında bizim gibi hazırlıklı gelip kendiniz şemsiye ve sandalye atıp denizin tadını çıkartabilirsiniz. Tabiki hazırlıklı gelmeniz şartıyla. Kumlubük'te kamp kurma noktasında biz burada 1-2 gün çadırda kaldık. Çadır kurma noktasında çok fazla sorun yok. Güzel bir alan bulabilirseniz rahatça bireysel çadırınızı kurabilirsiniz. Yiyecek içecek noktasında hazırlıklı gelin. Bir de sivrisinek koruyucusu almayı unutmayın. Kumlubük'e gelirseniz gezilecek yerler noktasında tek önerim Amos Antik Kenti olacaktır. Buranın manzarası gerçekten efsane. Amos'u Muğla'nın en güzel manzara noktalarına yazmıştım zaten. Bunun dışında Marmaris'te başka yerler gezmek isterseniz Marmaris Gezilecek Yerler başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Kumlubük'te günübirlik değil de daha fazla kalmak isterseniz burada otel seçenekleri mevcut. Bizim herhangi bir konaklama deneyimimiz olmadı. Burada otel seçerken yorumlara bakarsınız. Bizim herhangi bir deneyimimiz olursa ve memnun kalırsak yazımda güncelleme yaparım."} {"url": "https://bujuyollarda.com/lavanta-tarlalari-isparta-kuyucak-koyu", "text": "Lavanta tarlaları ya da lavanta bahçeleri ile nam salmış bir yer Isparta Kuyucak Köyü. Salda Gölü sonrası gittiğimiz lavanta kokulu bu güzel köyde arabadan indiğiniz anda burnunuza lavanta kokuları geliyor hemen. Yarım gün ayırdığımız bu güzel köyün atmosferi gerçekten bambaşka. Bir köy bir projeyle nasıl hayat bulur bence Kuyucak bunun en güzel örneği. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı ve Anadolu Efes'in \"Gelecek Turizmde\" adlı kalkınma programı ile Kuyucak oldukça gelişmiş ve hem turizm hem de ekonomik anlamda boyut atlamış. Şu an bu köyde yaklaşık 3000 hektara ulaşmış lavanta tarlaları var. Hasat zamanı burası görsel açıdan çok güzel oluyor. Özellikle sosyal medya bu köyün kaderini tamamen değiştirmiş. Biz de bu kadar popüler olan bir yer için sizlere bir rehber hazırlayalım dedik. Buraya gitmeden önce dikkat edilmesi gereken bir çok şey var. Umarım yazımız sizlere faydalı olur. Lavanta kokulu köy olan Kuyucak Köyü Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı bir köy. Köyde susuz, bir şey ekilmemiş tarlalar boş kalmasın diye ekilen lavantalar bugün 3 bin hektar alana yayılmış ve Kuyucak Köyü Türkiye'nin toplam lavanta üretiminin yüzde 93'ünü sağlar duruma gelmiş. Bu tarlaların köyün ekonomisine ve turizme katkısı ise oldukça büyük. Lavanta kokulu Kuyucak Köyü, Isparta merkeze 49 km, bağlı olduğu Keçiborlu ilçesine ise 15 km uzaklıkta bulunuyor. Lavanta kokulu köy haritada nerede ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Lavanta Kokulu Kuyucak Köyüne nasıl gidilir sorusunun cevabına geldik. Eğer buraya mesafe açısından uzak bir şehirden gelecekseniz Kuyucak Köyü'ne gelmek için en hızlı yol uçak ile ulaşım. Bu lavanta kokulu köye en yakın havalimanı Isparta Süleyman Demirel Havalimanı. Kuyucak Köyü ile Isparta Süleyman Demirel Havalimanı arası mesafe 24 km yani yol yaklaşık 20 dakika sürüyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/lefkosa-gezilecek-yerler", "text": "Kıbrıs gezimizin olmazsa olmazı başkent Lefkoşa'ydı. Kıbrıs'ta konakladığımız otelin de Lefkoşa'da olmasından dolayı Lefkoşa'nın her noktasına gitmeye çalıştık ve buranın nerdeyse her yerini keşfettik. Yani sizi sağlam bir Lefkoşa gezilecek yerler listesi bekliyor. Adım adım haritadaki konumlarına göre yazdığım Lefkoşa'daki gezilecek yerleri eminim ki siz de çok seveceksiniz. Biz özellikle buranın tarihi dokusuna ve nostalji kokan sokaklarına bayıldık. Güney Kıbrıs her ne kadar uluslararası dünya tarafından \"Kıbrıs Cumhuriyeti\" olarak lanse edilse de gerçekte kocaman bir Türk varlığı adada her zaman olacak. Umarım adada Türk varlığı kabullenilerek her iki taraf için en ideal çözüm ilerleyen zamanlarda bulunabilir. Şimdi gelelim Lefkoşa gezilecek yerler listesine ama tabi ki öncesinde olmazsa olmazımız gezilecek yerlerin haritası. Not: Kıbrıs'a gitmeden önce Kıbrıs gezi rehberi yazıma muhakkak göz atın. Burada oldukça faydalı bilgiler var. Yavru vatan diye bence bizim gibi rahat davranmayın. Yazdığım her şey emin olun Kıbrıs'ta lazım olacak. Evet Lefkoşa'da gezilecek yerler genel olarak aşağıdaki haritadaki gibi. Haritada gördüğünüz üzere gezilecek yerler birbirine oldukça yakın konumda. Yani yürüyerek bu yerleri kolayca gezebilirsiniz. Bu yerlerin neredeyse hepsi genelde Sur İçi bölgesinde bulunuyor. Sur İçi bölgesini Old Town olarak düşünebilirsiniz. Neredeyse tüm yerler burada. Birinden çıkıp diğerine giriyorsunuz. Yani işiniz ulaşım açısından oldukça kolay. Sadece Lefkoşa için araç kiralamaya gerek yok bence ama genel Kıbrıs'ı gezecekseniz araç kiralama bence mantıklı olur. - Barbarlık Müzesi - Girne Kapısı - Mevlevi Tekke Müzesi - Venedik Sütunu - Kumarcılar Hanı - Büyük Han - Bedesten - Belediye Pazarı - Selimiye Camii - Haydarpaşa Camii - Lüzinyan Evi - Derviş Paşa Etnoğrafya Müzesi - Yiğitler Burcu Sınır Hattı - Kıbrıs Araba Müzesi Lefkoşa gezilecek yerler listesine geçmeden bu güzel şehrin tarihinden kısaca bahsetmezsek olmaz. Çünkü Lefkoşa'da gezilecek yerlerin çoğu tarihi yerlerden oluşuyor. Bu güzel şehirde hüküm sürmüş medeniyetler buraya bir çok eser kazandırmış. Gezilecek yerlerin mantığını anlamak açısından bu şehrin geçmişini bilmek oldukça önemli. Kıbrıs tarihine baktığımızda burada bir çok medeniyetin hüküm sürdüğünü görüyoruz. Günümüzde olduğu gibi eskiden de bulunduğu konum itibariyle Kıbrıs oldukça stratejik bir ada. Dolayısıyla Kıbrıs bir çok devletin hedefinde olmuş. Aşağıda tarihte Kıbrıs'ta hüküm sürmüş devletleri görebilirsiniz. - M. Ö. 609- 525 Mısır Dönemi - M. Ö. 525 333 İran Pers Dönemi - M. Ö. 411 333 Pers ve Eski Yunan Dönemi - M. Ö. 294 58 Ptolemiler Dönemi - M. Ö.58 M. S. 395 Roma Dönemi - M. S. 395 1190 Bizans Dönemi - 1190 1191 Haçlılar Dönemi - 1191 1489 Lüzinyan Dönemi - 1489 1571 Venedik Dönemi - 1571 1878 Osmanlı Türk Dönemi - 1878 1960 İngiliz Dönemi - 1960 1974 Kıbrıs Cumhuriyeti - 1974 Kıbrıs Barış Harekatı - 1974 1983 Kıbrıs Türk Federe Devleti - 1983 ... Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Gördüğünüz üzere bir çok medeniyet Kıbrıs'ta hüküm sürmüş. Adada özellikle Lefkoşa ve Gazimağusa'da bulunan tarihi yerler bu devletlerden kalma eserlerden oluşuyor. Genel olarak Kıbrıs tarihinin ana hatları bunlar. Çok derine girmeyelim ve Lefkoşa gezilecek yerler listeme geçelim. İlk durağımız en etkileyici yerlerden biri olan ve Kıbrıs'ın yakın tarihini çok güzel anlatan Barbarlık Müzesi. Lefkoşa'da kaldığımız otelimizden çıktık ve yürüyerek ilk durağımız olan Barbarlık Müzesi'ne geldik. Burası gerçekten etkileyici bir yer. Özellikle Kıbrıs'ın yakın geçmişine şahit olmak istiyorsanız burayı muhakkak ziyaret etmelisiniz. Biz bu müzenin her köşesinden etkilendik ve çok duygusal anlar yaşadık. İlk olarak şunu belirteyim Barbarlık Müzesi'nin bulunduğu bina gerçek bir olayın yaşandığı yer. Burası Binbaşı Nihat İlhan'ın evi ve bu ev silahlı Rumlar tarafından basılmış ve her noktası kurşuna dizilmiş. Müzede kurşun izleri işaretlenmiş ve her noktada bu izleri görebiliyorsunuz. Müzenin girişinde Kıbrıs'ın tarihi fotoğraflarla anlatılıyor. Kıbrıs Harekatını ve Kıbrıs'ın tarihindeki önemli isimler olan Rauf Denktaş, Fazıl Küçük, Cengiz Topel gibi nice kahramanların hayatına şahit oluyorsunuz. Müzede Rum çetelerin Türklere karşı 1963'te yapmaya başladığı katliamlara da şahit oluyorsunuz. Özellikle kanlı Noel katliamı tam anlamıyla zalimce. Gerçekten insanın içi paramparça oluyor. Göz yaşlarınıza engel olamıyorsunuz. Müzenin bize göre en çarpıcı yeri Nihat İlhan'ın ailesinin katledildiği banyo kısmı. Burası gerçekten insanın içini parçalıyor. 2 çocuk ve 1 anneye Rumların nasıl kıydığını görüyorsunuz. Buradaki canlandırma çok etkileyici. İnanılmaz duygu dolu anlar yaşıyorsunuz. Bence Kıbrıs'a gelecekseniz Barbarlık Müzesi'ni kesinlikle ziyaret etmelisiniz. - Barbarlık Müzesi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. - Ziyaret Saatleri: 08.00 15.30 - Konum burada. Not: TİKA'yı, bu müzeyi Kıbrıs'a kazandırmasına katkı sağladığı için canı gönülden tebrik ediyorum. Gerçekten başta Kıbrıslı çocuklar olmak üzere herkesin ziyaret etmesi gereken bir yer. Barbarlık Müzesi'nden çıktık ve yürüyerek, Lefkoşa sokaklarını hissederek tarihi bölgeye doğru yürüdük. Girne Kapısı ile birlikte Lefkoşa'nın tarihi yerlerine giriş yapmış sayılıyorsunuz. Gezilecek yerlerin çoğu da zaten bu tarihi bölgede. Gezmesi oldukça keyifli ve kolay. Bu arada Girne demişken bu kapı Girne'de değil Lefkoşa'da tekrar belirteyim. Kafa karışıklığı olmasın. Girne Kapısı, Eski Lefkoşa'yı çevreleyen ve şehre kuzeyden girişi sağlayan Venedik surlarının üç kapısından birisiymiş. Lefkoşa yaklaşık 1000 yıldan beri surlarla çevrili bir şehirmiş ve Girne Kapısı da şehrin ana giriş noktalarından birisiymiş. Girne Kapısı, Venedikliler tarafından 1562 yılında inşa edilmiş. İtalyan yerel valisi mühendis Francesco Barbaro'nın adıyla bir süre \"Porta del Provveditore\" olarak adlandırılmış. Girne Kapısı tarafında bulunan kubbeli oda, 1821 yılında Osmanlılar tarafından restorasyon çalışmaları sırasında eklenmiş. Kuzeye bakan duvardaki kitabede Kuran'dan ayetler yer alırken güneye bakan duvarda Sultan II. Mahmut'un tuğrası olan mermer bir levha yer alıyor. Şu anda kapının çevresinden gidiş dönüş yol geçiyor ve bu yollar İngilizler tarafından 1931 yılında yapılmış. Aktif olarak kullanılan bu yol buraya yakışmamış ama yol işte. Bina şu anda turizm enformasyon olarak hizmet veriyor. Buradan Kıbrıs hakkında döküman temin edebilirsiniz. - Girne Kapısı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Konum burada. Girne Kapısı'ndan hemen sonraki durağımız Mevlevi Tekke Müzesi oldu. Bu iki yer arasındaki mesafe çok yakın. Lefkoşa'da Mevlevihane olması bizi hem şaşırttı hem de içindeki ambiyans bizi oldukça etkiledi. Bugünkü mevlevihanenin, 1593 yılında inşa edilen Arabahmed Paşa ve Ferhat Paşa Tekkeleri olarak bilinen tekkelerin devamı olduğu düşünülüyor. Mevcut tekke, 17. yüzyılın başlarında Emine Sultan Hatun'un bağışladığı arazi üzerine inşa edilmiş. Mevlevihane içine girdiğinizde sizi mezar başlıkları karşılıyor ve bilet alarak Mevlevihane'nin içine giriyorsunuz. Bildiğiniz üzere Mevlevilik, 13. yüzyılda Konya'da Mevlana olarak bilinen İslami mutasavvıf şair Celaleddin Rumi tarafından kurulmuş. Türkiye'de tekkeler 1925'te bir kararname ile kapatılınca buradaki tekke de kapatılmış. Mevlevihane daha sonra 1963 yılında 'Kıbrıs Türk Etnografya Müzesi' olarak yeniden açılmış. Kapsamlı bir onarımdan sonra, Mevlana'nın vefatının yıl dönümünde burası Mevlana Müzesi'ne dönüştürülmüş. Mevlevihane'de sema gösterisinin icra edildiği bir mihrap ve müzisyenlerin icra ettiği ahşap bir balkon bulunuyor. Ayrıca bizi oldukça etkileyen kısım olan 16 Mevlevi şeyhinin türbelerinin bulunduğu odayı muhakkak görmelisiniz. - Mevlevi Tekke Müzesi'nin giriş ücreti kişi başı 10 TL. - Konum burada. Not: Mevlevi Tekke Müzesi'nin hemen yanı başında Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı yardımcısı olan Dr. Fazıl Küçük Müzesi de bulunuyor. Biz gittiğimizde burası kapalıydı. Çalıştıracak devlet personeli olmadığından kalıcı olarak kapatmışlar! Eğer açıksa dilerseniz ziyaret edebilirsiniz. Mevlevi Müzesi'nden sonra Lefkoşa'nın güzel sokaklarında yürüyerek Venedik Sütunu'nun bulunduğu meydana geldik. Sütunun etrafındaki kafelerde takılan insanlar, uçuşan güvercinler meydana oldukça sıcak bir hava katıyor. Venedik Sütunu, Sarayönü olarak bilinen Atatürk Meydanı'nın merkezinde bulunuyor. 1550 yılında, Venedik Dönemi'nde, Salamis Harabelerinden getirilen siyah granit bir sütun, o zamanlar Sarayönü Camii'nin bulunduğu yerde bulunan Karmelit Kilisesi'nin önüne dikilmiş. Venedik otoritesinin bir simgesi olarak dikilen sütunun üzerinde Venediklilerin simgesi olan Aziz Mark Aslanı bulunuyor. Sütun, Osmanlı Dönemi'nde zarar görmüş ve 1915 yılında İngilizler tarafından yeniden dikilmiş. Sütun yaklaşık altı metre yüksekliğinde ve çevresinde Venedik soylu ailelerinin altı arması bulunuyor; ancak bunlardan biri kayıp. Osmanlı döneminde Sarayönü Meydanı askeri törenler ve askeri karargah olarak sıklıkla kullanılıyormuş. Meydanın adı Mart 1943'te 'Atatürk Meydanı' ismini almış. Buradaki kafelerde oturup bir şeyler içmeyi unutmayın. Kıbrıs'ın coğrafi olarak stratejik öneme sahip olması kültürel ve mimari anlamda kendisine bir çok şey katmasını sağlamış. Hem ticari anlamda hem de dini anlamda uğrak bir nokta olan Lefkoşa'da Kumarcılar Hanı gibi 2 adet ayakta kalan Osmanlı kervansarayı bulunuyor. Bu iki yeri de Lefkoşa'da muhakkak görmelisiniz. Bu arada adada Osmanlıların 18 adet kervansaray inşa ettiği biliniyor. Kumarcılar Hanı, Asmaaltı Meydanı'nda yer alıyor. Kesme taşlardan yapılan bu güzel hanın Zaman gazetesi sahibi Derviş Paşa'nın kardeşi Fuat Tüccarcıbaşı tarafından 18. yüzyılın ilk çeyreğinde yaptırıldığı düşünülüyor. Burası hem Osmanlı hem de Venedik mimarisinin izlerini taşıyor. Handa toplamda 56 oda var ve han iki kattan oluşuyor. Bir çok handa olduğu gibi üst kat uyumak için, alt kat ise hayvanların ahırı olarak kullanılıyormuş. Biz gittiğimizde hanın içinde hediyelik eşya satan bir kaç yer vardı. Han restore edilmiş ve güzel bir görünüm kazanmış. Hanın çevresinde yine bolca kafe var. Dilerseniz buradaki yerlerde takılabilirsiniz. Ama benim önerim bir sonraki durak olan Büyük Han. - Kumarcılar Hanı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. - Konum burada. Bir handan çıkıp diğer hana giriyoruz. Biz Büyük Han'ı daha çok sevdik hemen belirteyim. Burası oldukça görkemli bir yapı ve daha canlı bir atmosfere sahip. Han içinde güzel bir kafe/restoran var ve burada keyifli vakit geçirebiliyorsunuz. Kıbrıs'ın meşhur Şeftali Kebabını burada deneyebilirsiniz. Biz şeftali kebabı için farklı mekan seçtik bilginiz olsun. Kıbrıs'ta Ne Yenir yazımda detaylar var. Büyük Han tarihi ve mimari açıdan sadece Lefkoşa'nın değil, tüm Kıbrıs'ın en önemli Osmanlı-Türk eserlerinden biri. Han, Sultan Selim'in vakfının emriyle yaptırılmış. Han, Kumarcılar Hanı gibi Lefkoşa'nın geleneksel ticaret merkezi olan Asmaaltı Meydanı'nda yer alıyor. Kıbrıs'ın en büyük kervansarayı olan Büyük Han, Bursa'da 1490 civarında inşa edilen Koza Hanı ile oldukça benzer yapıda. Han, başlangıçta 'Yeni han' olarak adlandırılıyormuş ve daha sonra 'Alanyalılar Hanı' olarak anılmış, ancak bu han ile 17. yüzyılda yakınlarda inşa edilen Kumarcılar Hanı arasındaki büyüklük karşılaştırması sonucunda Büyük Han olarak anılmış. Kare planlı, iki katlı Büyük Han 68 oda ve hanın dışına açılan 10 dükkandan oluşuyor. Hanın tam ortasında mermer payeler üzerinde bir Osmanlı mescidi ve altında şadırvan bulunuyor. Büyük Han, 1990'ların sonunda ve 2000'lerin başında kapsamlı bir tadilattan geçmiş ve restore edilmiş. Lefkoşa gezilecek yerler listesinin yıldızlı yeri olan Büyük Han'ı muhakkak ziyaret etmelisiniz. - Büyük Han'ın herhangi bir giriş ücreti yok. - Konum burada. Büyük Han'dan çıktıktan sonra Arasta Çarşısı olarak bilinen yerin içinden Bedestene ve etrafındaki diğer tarihi yerlere ulaşıyorsunuz. En başta dediğim gibi Lefkoşa'da gezilecek yerler Sur İçi bölgesinde yer alıyor ve birbirine oldukça yakın konumda. Bedesten, Lefkoşa'daki Selimiye Meydanı'nda yer alan ve Selimiye Camii ile Bandabulya arasında konumlanmış tarihi bir bina. Bedesten, aslen 6. yüzyılda inşa edilmiş küçük bir Bizans kilisesiyken, Lüzinyanlar 14. yüzyılda gotik tarzda daha büyük bir kilise inşa etmişler. Daha sonra Venedik egemenliği yıllarında Ortodoks Metropolitan Kilisesi olmuş ve St. Nicholas Kilisesi olarak anılmaya başlanmış. Bedestenin girişindeki taş işçiliği muazzam ötesi. Gerçek bir mimari şaheser. Bu giriş kapısına daha sonra İtalyan Rönesans mimarisinin unsurları ve St. Nicholas'ın küçük bir heykeli de eklenmiş. Bu işçilik Ayasofya Müzesi'nin batı girişindeki taş işçiliğine benziyormuş. Osmanlı Dönemi'nin ilk yıllarında kilise tekstil çarşısı olarak kullanılmış. Daha sonra da tahıl ambarı, un hali, genel pazar ve depo olarak çeşitli şekillerde kullanılmış. 20. yüzyılın başlarında da terkedilmiş. Biz gittiğimizde Bedestenin sadece giriş kapısını görebildik. Çünkü kapsamlı bir restorasyon çalışması vardı. AB ve KKTC'nin EVKAF dini vakfı tarafından finanse edilen bütçe ile kapsamlı yenileme çalışması devam ediyor. Gittiğinizde açık olur mu bilemiyorum. - Konum burada. Belediye Pazarı hemen Bedesten'in karşısında bulunuyor. Burası üstü kapalı bir belediye pazarı. Pazar içinde tekstilden gıdaya bir çok ürün satılıyor. \"Bandabulya\" kavramı Britanya idaresinin bu pazarları 1930'lu yıllarda inşa etmesiyle Kıbrıs toplumsal hayatına girmiş. 1980'lerden itibaren çarşı merkezlerinde yaşanan dönüşüm ile bu pazar yerleri de önemini kaybetmiş. İngilizlerin bu pazar yerlerini açma nedeni ticari hayatı canlandırmakmış. Benzerleri Magosa'da ve Güzelyurt'ta da bulunuyormuş. Bu pazar yerinde bizim dikkatimizi çeken siyahi insanların çok olmasıydı. Kıbrıs'ta inanılmaz bir siyahi popülasyon var. Çoğunun yasadışı yollardan Kıbrıs'a geldiğini duyduk. Bazılarının ise öğrenci olduğunu. Enteresan geldi ama zamanla alıştık. Evet tadilatta olan bir yere daha geldik. Selimiye Cami'yi yakından görmeyi çok istiyorduk ama nasip olmadı.😥Tadilatta olduğundan etrafı çitlerle çevriliydi. Biz de dışardan burayı öyle uzun uzun izledik durduk. Yine de biraz da olsa yetti. Gerçekten Lefkoşa gezilecek yerler listemdeki mimari açıdan en güzel yer burası diyebilirim. Bedestenin hemen yanında olan bu yapı ismini, Yunancada \"Kutsal Akıl\" anlamına gelen Ayasofya'dan alıyor. Önceden Ayasofya Katedrali olan sonradan 1571 yılında Kıbrıs'ın fethi ile Selimiye Cami ismini alan bu güzel şaheser Kıbrıs adasının en büyük ve en görkemli ibadet yeri olarak biliniyor. Katedralin, 1209 yılında yapımına başlanmış ve 5 Ağustos 1326 tarihinde ibadete açıldığı tahmin ediliyor. Burası ana kilise olarak Lüzinyan krallarının taç giyme törenlerinin yapıldığı yermiş. Katedral, Fransız mimarlar ve duvar ustaları tarafından tasarlanmış ve inşa edilmiş. Burası Frank gotik tarzının en güzel örneğini temsil ediyor. Uzaktan da olsa baktığımızda taş işçiliğinin zirve yaptığını idrak edebildik. Osmanlılar Kıbrıs'ın fethi sonrası katedrale eklemeler yaparak burayı camiye çevirmiş. Fetihten altı gün sonra Lefkoşa'da ilk Cuma namazı, yeni yapılan bu camide 15 Eylül'de kılınmış. 49 metre yüksekliğindeki minareler, Sultan II. Selim'in 1 Mayıs 1572 tarihli emriyle eklenmiş. Umarım siz gittiğinizde tadilat bitmiş olur ve burayı ziyaret edebilirsiniz. Konum burada. Lefkoşa'da kiliseden camiye dönüştürülmüş bir çok cami var. Bunlardan biri de Haydarpaşa Cami. St. Catherine Katedrali Haydarpaşa Cami, 14. yüzyılda Fransa'nın gotik gösterişli üslubunda inşa edilmiş. Selimiye Cami'den sonra Lefkoşa'daki en önemli gotik anıtı burası. Buranın da mimarisi diğer yapılar gibi çok güzel. Taş işçiliği zirve yapmış. Caminin üç girişi var ve üzerinde Lüzinyan armaları oldukça dikkat çekici. Osmanlılar adayı fethedince burayı da diğer yerler gibi camiye çevirmiş. Buraya yakın KKTC Turizm Bakanlığı yer alıyor. Bu bölge tam da sınır hattında yer alıyor. Lefkoşa'nın ara sokaklarındaki hayata tam bu bölgede şahit oluyorsunuz. İnsanları yaşam tarzı, çocukların neşeli sesleri Lefkoşa'nın ruhunu size hissettiriyor. Bu ara sokaklara dalmayı unutmayın. En başta da dedim ya Kıbrıs'ta bir çok medeniyet yaşamış ve burada hüküm sürmüş. İşte bunlardan biri de Lüzinyanlılar. Biz ilk defa böyle bir medeniyet duyduk ve şaşırdık. Kıbrıs öncesi ne yalan söyleyelim bilmiyorduk. Lüzinyanlar, 1192-1489 yılları arasında Kıbrıs'ı yönetmiş olan Fransız asıllı bir hanedanmış. Kıbrıs Lüzinyan Evi, inşası 15. yüzyıla kadar dayanan önemli bir eser. Asiller tarafından konut olarak kullanılmış. Eser iki katlı ve tarihi konak olarak geçiyor. Gotik mimari ile inşa edilen yapı, Kıbrıs'ın fethinden sonra Osmanlı mimarisi ile buluşmuş ve iki farklı tarzı bünyesinde barındırmış. Fetihten sonra köşk olarak değiştirilen yapıya bir de cumba eklenmiş. Müze içerisinde birçok farklı tarihi döneme ve medeniyete ait eserler var. Evin odalarında Kıbrıs'ın farklı dönemlerine ait elbiseler, masalar, çatallar, sandalyeler vb. günlük yaşam gereçlerinin sergileri yer alıyor. - Lüzinyan Evi'nin giriş ücreti kişi başı 10 TL. - Konum burada. Not: Lüzinyan Evi'nin hemen yanında Alpaslan Türkeş Müze Evi yer alıyor. Zamanınız varsa burayı da ziyaret edebilirsiniz. Derviş Paşa Konağı ve Etnografya Müzesi, Lefkoşa'nın tarihi Arabahmet semtinde, eski surların içinde yer alıyor. Burası geleneksel Kıbrıs mimarisinin özelliklerini taşıyor. Sahibi, 25 Aralık 1891 ile 2 Eylül 1900 tarihleri arasında yayınlanan Kıbrıs'ın ilk Türkçe gazetesi Zaman'ın yazı işleri müdürü Lefkoşa'nın ünlü zenginlerinden Tüccarcıbaşı Hacı Derviş Efendi'dir. Daha sonra burası devlet tarafından alınarak 1978 ile 1988 yılları arasında tamamen restore edilmiş ve etnografya müzesi ilan edilmiş. Bazı odalarda günlük Kıbrıs yaşamını gösteren öğeler varken, diğer yerlerde ana oda, gelin odası ve yemek salonu gibi yerler mevcut. Konak birincisi taş, ikincisi kerpiç olmak üzere iki katlı. Yola saçaklı bir uzantısı olan ana oda 'Bağdadi' tarzda inşa edilmiş. Konakta yaşayanlar için yaşam genellikle üst katta geçer, alt kat ise depo ve hizmetlilerin kaldığı bölüm olarak kullanılırmış. Ana oda özellikle büyüklüğü, dekorasyonu, tavanı ve saçaklı çatısı ile ilgi çekici bir yer. Lefkoşa gezilecek yerler listenize burayı da ekleyebilirsiniz. Vaktiniz dar ise pas geçebilirsiniz. - Derviş Paşa Konağı'nın giriş ücreti 10 TL. - Konum burada. Dünyada iki devlete başkentlik yapan Lefkoşa'nın bir tarafı Türk tarafı diğer tarafı Rum. Yiğitler Burcu Sınır Hattı da tam bu iki tarafın kesiştiği yer. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki tampon bölge burada net gözükebiliyor. Burç, sivil halk tarafından ziyaret edilebiliyor. Burcun üzerinde bir kafe ve çocuk parkı yer alıyor. Kıbrıs'a geldiğinizde uğramanız gereken ikon noktalardan biri olan Yiğitler Burcu Rum tarafını gözlemleyebileceğiniz bir yer. Normalde Sur İçi bölgesini gezerken zaman zaman duvarlara rastlıyorsunuz ama buradan karşı taraf daha rahat görünüyor. Biz Ürdün gezimizde Kraliyet ailesinin Royal Car Müzesine gitmiştik. Duyduk ki Lefkoşa'da da araba müzesi varmış. Lefkoşa gezilecek yerler listesine burayı da eklemek istedim. Kıbrıs Araba Müzesi, Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsü'nde yer alıyor. Müzede, 150'nin üzerinde otomobil sergileniyor. Müzenin en eski aracı 1901 model Crest Mobile. Dünyada tek olma özelliğine sahip bu aracın yanı sıra 1900'lerin başından günümüze uzanan 120 yıllık tarihin her döneminden onlarca otomobili bu müzede görebilirsiniz. Zengin bir klasik otomobil koleksiyonunu olan Kıbrıs Araba Müzesi, haftanın her günü ziyaret edilebiliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsünde yer alan Kıbrıs Araba Müzesi'nin yanında Kıbrıs Modern Sanat Müzesi ve Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarih Müzesi'ni de gezebilirsiniz. Kampüs içinde yer alan bu 3 adet müzenin giriş ücreti 100 TL. Konum burada. Not: Yukarıdaki Lefkoşa gezilecek yerler haritasında da göreceğiniz üzere Kıbrıs Araba Müzesi şehir dışında kalıyor bilginiz olsun. Vaktiniz dar ise pas geçebilirsiniz. Lefkoşa kaç günde gezilir derseniz bence burayı 1 gün içerisinde gezebilirsiniz. Gezmesi oldukça keyifli ve kolay. Yalnız bizim gibi kışın Lefkoşa'ya giderseniz güne erken başlayın çünkü hava erken kararıyor. Lefkoşa bana göre başkent kültürünü yansıtsa da oldukça güzel bir yer. Bir yanda bakanlıklar diğer yanda memurlar. Lakin tarihi dokusu çok güzel. Bir çok medeniyetin izini burada görüyorsunuz. Arasta Çarşısı, Sur İçi bölgesi harikulade. Zaten buradan başka gezilecek bir yer yok sayılır. Şunu da belirteyim Lefkoşa'da deniz yok. Deniz için en yakın adres Girne tarafı. Burası ilginç de bir başkent. Bir tarafta Rumlar diğer tarafta Türkler bu şehri paylaşarak yaşıyor. Girne'ye de yakın Gazimagosa'ya da. Tam orta nokta sayılabilecek bir yerde. Kıbrıs'a gezmek için gidecekseniz Lefkoşa'yı konumundan dolayı konaklama için tercih edebilirsiniz.. Kıbrıs gezimizde konaklama için biz Lefkoşa'yı tercih ettik. Amacımız otel tatili ya da farklı şeyler değildi. Amacımız Kıbrıs'ı adım adım gezmek ve size rehber çıkarmaktı. Dolayısıyla konum nedeniyle Lefkoşa'da kalmak istedik. Lefkoşa'da otel seçeneği oldukça fazla fakat fiyat performans olarak biz Sky Roof Oteli tercih ettik. Otelin odaları da oldukça geniş ve ferah. İhtiyacınız olabilecek her şey mevcut. Odalarda yenileme çalışmaları başlamış ve odaları daha da güzel yapacaklarını söylediler. Temizlik açısından her gün odamızı temizlediler. Titizliğe önem verenler olarak bizden odaların temizliği tam puan aldı. Temizlikten oldukça memnun kaldık. Otelin en üst kısmında çok güzel bir roof havuz var. Biz kışın gittiğimizden havuza giremedik ama yaz için kendimize söz verdik. 😊 Çatıdan neredeyse bütün Lefkoşa'yı görebiliyorsunuz. Resmen Lefkoşa ayaklarınız altında. Manzara süper ötesi. Otelin en alt katında küçük bir fitness salonu ve kapalı garaj var. Araç kiraladığımızdan kapalı garaj park noktasında çok iyi oldu. Garajdan direkt asansörle hop odanıza geçebiliyorsunuz. - Adres: Aladağ Sk No 43, Lefkoşa 99010 - Telefon: (0392) 444 00 60 - Konum: Sky Roof Otel - Web Site: https://skyroofhotel. com/ Aşağıda kısa kısa Lefkoşa'da ne yapılır sorusuna cevap vermeye çalıştım. Sizin de tavsiyeleriniz varsa yorum kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın. - Lefkoşa'da Girne Kapısı'ndan başlayarak Eski Surlar'da yürüyüşe çıkın. - Lefkoşa'daki Osmanlı Dönemi'nin en önemli yapısı olan Büyük Han'da Kıbrıs tarihini ve kültürünü tanıyın. - Geleneksel Kıbrıs mutfağının harika örneklerini Lefkoşa'da tadın. Kıbrıs'ta ne yenir sorusu için bu yazıma göz atabilirsiniz. - Geleneksel cumbalı eski Osmanlı konaklarını ziyaret edebilirsiniz. - Lüzinyan krallarının tahta oturtulduğu ve 1571'de Kıbrıs'ın Osmanlılar tarafından fethinden bu yana Selimiye Camii olarak bilinen Lüzinyan Ayasofya Katedrali'ni ziyaret edin. - Belediye Pazarı ya da Arasta Çarşısı'nda hediyelik eşya satın alabilirsiniz. - Nisan ayında Yiğitler köyü Yabani Enginar Festivali, Haziran ayında Uluslararası KKTC Fuarı ve Eylül ayında Uluslararası Kuzey Kıbrıs Tiyatro Festivali'ne katılabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/lviv-gezilecek-yerler", "text": "Lviv hakkında bilmeniz gereken her şey bu yazımda. Sıcağı sıcağına yazdığım bu yazı Lviv'e giderseniz işinize çok ama çok yarayacak. 02-06 Ekim 2021 tarihlerinde ziyaret ettiğimiz Lviv her şeyi ile bizi oldukça memnun eden bir şehir oldu. Özellikle doğasına ve tarihsel dokusuna hayran kaldığımız Lviv, pasaportsuz ve vizesiz gidilmesi ile de ülkemizde oldukça fazla tercih edilen bir şehir konumunda yer alıyor. Bizim de hep aklımızda olan ve nihayetinde gitme fırsatı yakaladığımız Lviv bana göre yurt dışına ilk defa çıkacakların tercih edebileceği isabetli bir şehir durumunda. Eğer yurt dışına ilk defa çıkacaksanız ve Lviv'i tercih edecekseniz tavsiyelerim işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Yazımda ana başlık olarak Lviv Gezilecek Yerler listesini göreceksiniz. Listeme ek olarak gezilecek yerler listesinin sonunda Lviv merkezde ve çevresinde gezilecek yerler, Lviv gezilecek yerler haritası ve Lviv'e gitmeden önce bilmeniz gereken 17 maddeyi detaylı bir şekilde yazdım. Aklınıza takılan her şeyi bu yazıda bulabilirsiniz! Aklıma gelmişken Lviv'de gezilecek yerler listesinde bir yerde öyle bir olay yaşadık ki tüm gezimiz bu olay sonucunda kocaman bir hüsranla sonuçlanabilecekti. Bu olayda elimiz ayağımız bağlandı, düşünme yetimiz error verdi. Gerçekten adrenalin açısından tavan yaşadık. Her gezimizde bir atraksiyon yaşıyorduk, Lviv gezimiz de buna eklendi.😂 Bu yaşadığımız herkesin başına gelebilir. Lviv'de yaşadığımız bu olay Lviv'de geçirdiğimiz 2 saatin yok hükmünde sayılmasına neden oldu.😀 Detaylar gezilecek yerler listesinde bir yerde. Lviv Gezilecek Yerler Listemizdeki yerler birbirine çok yakın konumda yer alıyor. Eğer Lviv merkezde otel ayarladıysanız bu yerleri yürüyerek kolayca gezebilirsiniz. Listemin sonunda merkeze sadece 2-3 km uzaklıkta olan yerler var, oralara da UBER ya da UKLON kullanarak kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. - Potocki Sarayı - Lviv Ulusal Sanat Galerisi - Ivan Franko Parkı - St. George Katedrali - Bilim Adamları Evi - Lviv Citadel Inn - Taras Shevchenka Bulvarı - Kral Danylo Anıtı - Lviv Opera ve Bale Evi - Rynok Meydanı - Lviv Belediye Binası ve Ratusha Kulesi - Boim Ailesi Şapeli - Ermeni Katedrali - Eczacılık Müzesi - Koriniakt Sarayı - Lviv Siyah Ev - Lviv Çikolata Fabrikası - Lviv Kahve Üreticisi - Virmenska Caddesi - Dominikan Katedrali - Lviv Silah Müzesi - Efsaneler Evi - Lviv Kayıp Oyuncaklar Müzesi - Lychakiv Mezarlığı - Shevcenkivskyi Hai Park - Lviv Yüksek Kale Lviv gezilecek yerler listemizdeki ilk durağımız Potocki Sarayı oldu. Otelimize yakın konumda olan ve yürüyerek ulaştığımız Fransız mimarisine sahip bu güzel saray ihtişamlı bir görünüme sahip. Sarayın süslü giriş kapısının arkasında görkemli, zarif bir yapı görüyorsunuz. İhtişamlı saray kabartmalar, pervazlar, duvar resimleri ve vitray pencerelerle dekore edilmiş. Potocki Sarayı, Fransız mimar Louis d'Overnu tarafından Halychyna valisi ve Lodomeria Kontu Alfred II Joseph Potocki'nin (1817-1889) emriyle tasarlanmış. Sarayın inşaat, bazı küçük değişiklikler de getiren mimar Julian Tsybulski'nin gözetiminde 1888'den 1890'a kadar sürmüş. Saray 2000'li yıllarda Ukrayna Cumhurbaşkanı tarafından devlet konutu olarak kullanılmaya başlanmış. Potocki Sarayı'nın birinci katında salonlar bulunuyor ve salonlar suni mermer, yaldız, pervaz ve aynalarla dekore edilmiş. Sarayın birinci katında Meryem Ana'nın mucizevi simgesi olan bir şapel var. İkinci katta ise, Antik Sanatlar Salonu tarafına açılan Lviv Sanat Galerisi sergisi bulunuyor. - Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 90 UAH. Bahçeye giriş ücretsiz. - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 11.00 17.00 saatleri arası açık. - Konum: Potocki Sarayı - Telefon: +380 322 613 799 - Mimari tarzları: Klasik Mimari - Mimarı: Juliusz Cybulski Lviv tam anlamıyla bir sanat şehri. Bu şehirde sanata ve kültüre ayrı bir önem veriliyor. Şehrin her bir tarafında müzeler, sanat galerileri ve sergiler var. Bu sanat galerilerinden biri de Lviv Ulusal Sanat Galerisi. Lviv Ulusal Sanat Galerisi bünyesinde Polonya, İtalyan, Fransız, Alman, Hollandalı ve Flaman eserleri de dahil olmak üzere 60.000'den fazla sanat eseri bulunduruyor. Galerinin koleksiyonlarında Flaman ve Hollanda okullarının 150'den fazla tablosu var. Özellikle sanat tutkunlarının bu galeriyi gezmesini tavsiye ediyorum. Galerinin web sitesinden sergi programına göz atabilirsiniz. - Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 150 UAH. - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 11.00 17.00 saatleri arası açık. - Konum: Lviv Ulusal Sanat Galerisi - Web Site: http://lvivgallery. org. ua/ - Telefon: +380 322 614 448 Tıpkı Kiev'de olduğu gibi Lviv'de de çok güzel parklar bulunuyor. Bu parklar öyle bizim sokaklarımızın arasına sıkıştırılmış küçük parklara benzemiyor. Bu parkları ziyaret ettiğinizde şehrin içinde park değil de parkın içinde şehir var havasını hissediyorsunuz. Lviv için oldukça geniş ve bakımlı olan Ivan Franko Parkı bizim ruhumuzu açtı, içimize ferah bir esinti yolladı. Meşe, ıhlamur ve kestane gibi ağaçlara ev sahipliği yapan Ivan Franko Parkı ismini Ukrayna'nın batısındaki sosyalist ve milliyetçi hareketin kurucuları arasında ve ilk polisiye romanların, modern şiirin kurucularından şair Ivan Franko'dan alıyor. - Giriş Ücreti: Parkın herhangi bir giriş ücreti yok. - Konum: Ivan Franko Parkı Ivan Franko Parkından sonra biraz yokuş çıkarak Aziz George Katedrali'ne ulaştık. Katedral Lviv'de inşa edilen, Avrupa'daki rokoko kilise mimarisinin en güzel örneklerinden biri. Katedral haç şeklinde inşa edilmiş. Bir tepe üzerine kurulu olan George Katedrali 13. yüzyılda yapılan manastırın temelleri üzerine yapılmış ve son olarak 18. yüzyılda şu anki görünümüne kavuşmuş. Kilisenin iç dekorasyonu ancak 1790 yılında tamamlanmış. Resimler Yurii Radylovsky, M. Smuhlevych gibi ustalar tarafından yapılmış. Katedralin bodrum katında din görevlilerinin mezarları bulunuyor. Biz katedrale girdiğimizde şansımıza düğüne denk geldik. Biraz izleyelim dedik düğünü ama papaz bir konuştu pir konuştu. Konuşma uzun sürünce yarım saat anca dayanabildik ve sonra çıktık. Katedralin girişinde çok güzel bir park var dilerseniz ziyaret sonrasında burada soluklanabilirsiniz. - Giriş Ücreti: Giriş Ücretsiz - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 07.30 20.00 saatleri arası açık. - Konum: Aziz George Katedrali - Telefon: +380 322 611 386 - Mimari tarzları: Barok, Barok Mimari, Rokoko - Mimarı: Bernard Meretyn Lviv'deki en çarpıcı mimari yapılardan biri olan Bilim Adamları Evi zamanında kumarhane olarak kullanılan bir binaymış. Neo-barok mimari tarzda yapılan bina, 1898 yılında ünlü Avusturyalı Fellner ve Helmer şirketi tarafından tasarlanmış. Bina zaman zaman film seti olarak da kullanılıyormuş. Bilim Adamları Evi bize çok garip geldi. Çünkü evin toplamda 7 odası var ve bu odalar bomboş şekilde duruyor. İnsan bir kaç tane eşya koyar şuraya diye düşünmedik değil. Odalarda öyle boş boş gezdik durduk. Bu saydıklarımın dışında Bilim Adamları Evi'nin herhangi bir çarpıcı tarafı yok. Fotoğraf için gelinir mi derseniz bence gelinir derim. Giriş bilgileri aşağıda yer alıyor. - Giriş Ücreti: Kişi başı 40 UAH - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 09.00 18.00 saatleri arası açık. - Konum: Bilim Adamları Evi - Telefon: +380 322 616 317 Lviv'de otel olarak tercih ettiğimiz Citadel Inn Hotel, Lviv Gezilecek Yerler listesinde de yer alıyor. Bir otel neden bu listede yer alsın ki diye düşünmeyin çünkü burası restore edilmiş ve otele çevrilmiş eski bir kale. Kale, çok uluslu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun iç isyanlar nedeniyle parçalanma tehdidi altında olduğu bir zamanda Avusturya hükümeti tarafından inşa edilmiş. 2. Dünya Savaşında kale Nazi güçleri tarafından ele geçirilmiş ve çoğunlukla Sovyet mahkumlarını burada tutmak için kullanılmış. Bence Lviv gezilecek yerler listenize burayı kesinlikle ekleyin çünkü otelin çevre düzenlemesi gerçekten çok güzel. Şahane fotoğraflar yakalamak isterseniz buraya gelmelisiniz. Otelin içinden şehir merkezine giden bir merdivenli yol var. Taksiyle otele kadar geldikten sonra bu yoldan şehir merkezine inebilirsiniz. Taksiyle gelin çünkü otelin yolu baya yokuş. Son olarak otelin manzarası gerçekten güzel. Gelmişken otelde konaklamasanız da restaurantını değerlendirebilirsiniz. Otel ile ilgili tüm detayları Lviv'de Nerede Kalınır yazımda fazlasıyla verdim. Lviv'de konaklama için burayı gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. - Giriş Ücreti: Herhangi bir giriş ücreti yok. - Ziyaret Saatleri: Gündüz saatlerinde ziyaret edebilirsiniz. Burası otel olduğu için giriş için izin almalısınız. - Konum: Citadel Inn - Telefon: +380504311054 Lviv'de geçiş güzergahı üzerinde olmasından dolayı illa göreceğiniz bir yer olan Shevchenka Bulvarı gerçekten çok güzel bir meydan. Hep derim bir şehri şehir yapan o şehrin geniş meydanlarıdır. Taras Shevchenka Bulvarı, Lviv Opera Evi'nin olduğu konumda yer alıyor. Bir çok etkinliğinde düzenlendiği bu güzel meydanda bir de Shevchenka Anıtı bulunuyor. Shevchenka Anıtı, 24 Ağustos 1992'de açılmış. 1996'da, ulusal canlanma dalgasını simgelemesi beklenen 12 metrelik kabartmalı dekoratif bir stel ile de tamamlanmış. Anıttaki heykelde Ukraynalı hümanist şair ve ressam olan Taras Grigoroviç Şevçenko (1841-1861) tasvir edilmiş. Lviv Opera ve Bale evinde bir gösteriye gidecekseniz biraz erken gelip bu meydanda vakit geçirebilirsiniz. Shevchenka Anıtı'nın konumu bu bağlantıda. Ne hikmetse hep önünden taksiye bindiğimiz Kral Danylo Anıtı Lviv şehir merkezinde yer alıyor. Danylo Romanoviç, eski Ukrayna devletinin en büyük ve en ünlü hükümdarlarından birisiymiş. Kral Danylo, Polonya'nın mevcut topraklarından Kiev'e ve Karadeniz kıyılarına kadar uzanan bir devlet yaratmış. Lviv'den ilk kez 1256'da onun saltanatı sırasında bahsedilmiş. Lviv halkı bu yüzden krala ayrı önem veriyor. 29 Ekim 2001'de, Kral'ın doğumunun 800. yıldönümünü kutlamak için Danylo Halytskyi'ye hitaben bu anıt yapılmış. Atın üstüne Kral'ın anlatıldığı anıt bayağı görkemli duruyor. Kral Danylo Halytskyi Anıtı'nın konumu burada. Lviv'e gelince Lviv Opera ve Bale Evine kesinlikle gelmeli hatta burada bir gösteriye katılmalısınız. Bunu şiddetle tavsiye ediyorum. Biz Lviv'e gitmeden önce Siyah Kuğu bale gösterisine 2 bilet aldık ve Lviv'deki ilk günümüzde gösteriye katıldık. İyi ki de katıldık çünkü tam anlamıyla büyülendik. Hem binanın mimarisi hem de gösterinin efsaneliği bizi her şeyi ile etkiledi. Lviv Opera ve Bale Evi mimari olarak oldukça görkemli bir binaya sahip. Tiyatro, lobisindeki kitabeye göre bina 1897 ile 1900 yılları arasında inşa edilmiş ve tarihte birçok değişikliğe uğrayarak günümüze ulaşmış. Bileti seyahate çıkmadan önce almanız erken rezervasyon açısından güzel olur. Bilet aldıktan sonra çıktısını almanızda fayda var. Bilet işi tamam sonrasında binaya geldikten sonra görevliler odaya kadar size eşlik ediyor ve gösteri saatini bekliyorsunuz. Çok daha fazla spoiler vermeyeyim gerisini siz deneyimleyin. - Giriş Ücreti: Giriş ve gösteri için bilet şart! - Konum: Lviv Opera ve Bale Evi - Web Site: https://opera. lviv. ua/en/ - Mimarı: Zygmunt Gorgolewski - Mimari tarzı: Neo-Rönesans Mimarisi - Açılış tarihi: 4 Ekim 1900 - Telefon: +380 322 554 960 İşte burası Lviv'in kalbinin attığı yer. Lviv gezilecek yerler listesinin en önemli yeri. Rynok Meydanı restoranları, kafeleri ve tarihi yerleriyle capcanlı bir meydan. Meydanlar bir şehir için o kadar önemli ki siyasi olsun politik olsun bir çok kıvılcım bu meydanlardan çıkıyor. Yani meydanlar tarihin gizli tanıkları. Lviv Rynok Meydanı da bir çok siyasi olaya şahit olmuş bir yer. Rynok Meydanı'nın tasarımı 13. yüzyılın ikinci yarısında, Galiçya Prensi I. Leo'nun hükümdarlığı sırasında planlanmış. Meydan, 142 metreye 129 metre ölçülerinde ve her köşesinden yayılan iki cadde ile dikdörtgen bir yapıya sahip. Meydanın tam ortasında Belediye Binası ve sıra sıra dizilmiş evler bulunuyor. Pazar meydanı olarak bilinen Rynok Square ile bir şekilde yolunuz kesişecek. Çünkü Lviv gezilecek yerlerin ve Lviv yeme içme mekanlarının bir çoğu Rynok Meydanı'nda ve çevresinde bulunuyor. Dolayısıyla Lviv'e geldiğinizde bu meydanın sağını solunu iyi ezberlemelisiniz. Meydanın sembollerinden Fountain of Neptune ve Fountain of Amphitrite heykelini de görmeyi unutmayın. Rynok Meydanında Lviv şehir turu atan mini trenler de var. Dilerseniz bu turlara da katılabilirsiniz. Meydanın konumu burada. Rynok Meydanı'na renk katan iç içe geçmiş iki yapı olan Lviv Belediye Binası ve Ratusha Kulesine Lviv'in en bilindik yeri diyebiliriz. Şehrin saat kulesi, orijinal adıyla Ratusha, Neo-Rönesans stilinde ve 65 metre yüksekliğinde şehrin merkezinde Lviv Belediye Binası'nın üzerinden yükseliyor. İlk olarak 1357 yılında ahşap olarak inşa edilen Lviv Belediye Binası bir çok yangın geçirmiş. Orta Çağda taştan yapılan bina 1800'lü yıllarda günümüzdeki halini almaya başlamış. 1848'de Lviv şehir merkezindeki devrimci olaylar sırasında orijinal saat kulesi yıkılmış. 1851'de bina tekrardan onarım geçirmiş. Bina 1939'dan beri Lviv belediye meclisine ev sahipliği yapıyor. 2000 yılından bu yana, Belediye Binası ve kulesi halkın girişine açılmış. Lviv Kent Konseyi'nin ikametgahı olarak kullanılan bina UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Rynok Meydanı'nın merkezindeki belediye binası sadece görsel olarak ilginizi çekebilir ancak turistik olarak Ratusha Kulesi daha değerli çünkü şehri bu kuleden kuşbakışı görebilirsiniz. Kuleye çıkmak için 4. kattan 40 grivnaya bilet almalısınız. Kulenin merdivenlerinin oldukça dar olduğunu öğrendik ve biz kuleye çıkmadık. Zaten kaldığımız otel Lviv'i tepeden görüyor dedik. Eğer siz kuleye çıkacaksanız kalabalığa çok denk gelmemenizi tavsiye ederim. Bu bilgiyi göz önünde bulundurarak ziyaret saatinizi ayarlamalısınız. - Giriş Ücreti: Ratusha Kulesi'ne çıkmak için kişi başı 40 UAH ödemelisiniz. - Konum: Lviv Belediye Binası - Mimari tarzı: Klasik Mimari - Açılış tarihi: 1835 Lviv Rynok Meydanına çok yakın konumda olan Boim Ailesi Şapeli ne yazık ki biz gittiğimizde tadilattaydı. Dolayısıyla şapelin içini gezemedik. Şapel için geniş çaplı bir tadilat başlatılmıştı. Boim Ailesi Şapeli, 17. yüzyılın başlarında şehir mezarlığı gerekçesiyle inşa edilmiş. Bina mimari olarak farklı bir görünüme sahip. Şapelin tasarımı Boim ailesi tarafından yapılmış. Lviv'li bir tüccar ve Macar kökenli tefeci olan George Boim projeye başlamış ve oğlu Paul-George son rötuşları yaparak şapelin yapımını tamamlamış. Şapelin yan tarafı, tüm yapının içten dışa çevrildiği izlenimini veren oymalarla süslenmiş. Şapelde George Boim ve eşi Jadwiga'nın fresk portreleri bulunuyor. Şapel 1970'lerden beri UNESCO tarafından korunuyormuş. NOT: Biz tadilat nedeniyle şapelin içine giremedik. Ama şapelin içinin dışından çok daha güzel bir mimariye sahip olduğunu gördük. Tadilata denk gelmezseniz şapelin içini gezin derim. - Konum: Boim Ailesi Şapeli - Mimarı: Andrzej Bemer - Mimari tarzı: Rönesans Mimarisi Özellikle bizim Artvin ve Erzurum taraflarında bulunan kiliselere çok benzettiğimiz Lviv Ermeni Katedrali haç şeklinde inşa edilmiş bir mimariye sahip. Lviv'in dar sokaklarından geçerek ulaştığınız bu katedral 14. yüzyılda şehre yerleşmeye başlayan Ermeniler tarafından yapılmış. 1370'te tamamlanan katedral 1527 yılında çıkan yangında büyük zarar görmüş. Bugün ayakta kalan yapı, Eski Rus ve Gotik gibi birkaç mimari stilini yansıtıyor. Katedral 1945'e kadar Lviv Ermeni Katolik Başpiskoposluğu'nun katedrali iken, 2000'den beri Ermeni Apostolik Kilisesi'nin Ukrayna Piskoposluğu'nun bir katedrali olarak hizmet veriyor. Biz gittiğimizde ne yazık ki katedral kapalıydı ve dışarıdan fotoğraf çekinmekle yetindik. Siz gittiğinizde açık olursa içini de gezin derim. Bir de Ermeni Katedrali'ne giden yolda çok güzel restaurantlar ve kafeler de var. Bu mekanları da değerlendirebilirsiniz. NOT: Gördüğünüz üzere Lviv'de bazı yerler gittiğimizde kapalıydı. Gezi planı çıkartırken bu faktörlere dikkat etmenizde fayda var. - Giriş Ücreti: Katedralin herhangi bir giriş ücreti yok. - Konum: Lviv Ermeni Katedrali - Mimari tarzı: Ermeni Mimarisi Lviv Rynok Meydanı'nda bulunan Eczacılık Müzesi eski bir sürü ilaç ve tıbbi cihazların sergilendiği bir yer. Buraya eczanenin içinden giriş ücreti ödeyerek giriyorsunuz. Giriş yaptığınız eczanenin 3 asırlık olduğu söyleniyor. Eczane 1732 yılında askeri eczacı Notorpom tarafından açılmış. 1966 yılında bu eski eczanenin temelleri üzerine tarihi eczane müzesi kurulmuş. 1972 yılında da buraya ulusal müze rütbesi verilmiş. Müzede tablolar, kimyagerlerin terazileri, antik yazar kasalar, farklı ilaç ve ilaçları saklamak için benzersiz bir eczane tabakları koleksiyonu görebilirsiniz. V- VI yüzyıldan kalma seramik amforaları porselen, çömlek, cam ve ahşaptan yapılmış camlar, taştan, dökme demirden yapılmış çeşitli eczane harçları, porselen, bakır, mermer ve akik gibi eserler de sergileniyor. Müzede çok değerli belgesel sergileri var. Bunlar arasında makbuz kayıtları, 1868'de kurulan Halutske eczacılar cemiyetinin faaliyetleri hakkında belgesel materyaller, kurucularının fotoğrafları, XIX-XX yüzyılların doktor ve eczacılarının orijinal diplomaları bulunuyor. Özellikle eczacılık ya da tıp okuyorsanız bence bu müzeyi gezmelisiniz. İlham verici eserleri ve bunların geçmişini görmek ve hissetmek etkileyici. Müzede eksik olarak çok gereksiz şeyler var. Ya biz anlamadık ya da gerçekten ne var ne yok düzensiz şekilde müzeye koymuşlar. Bir de açıklayıcı bilgiler çok çok azdı! - Giriş Ücreti: Kişi başı 40 UAH ödeyerek müzeye eczanenin içinden girebilirsiniz. - Konum: Eczacılık Müzesi - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 09.00 17.00 saatleri arası. Rynok Meydanı'nda bulunan Koriniakt Sarayı, İtalyan Avlusu olarak da biliniyor. Gerçekten burası avlusu ayrı balkonları ayrı güzel olan bir yer. Tam fotoğraf çekilmelik yani. Eee böyle olunca Burcu kaçırır mı burayı. Saray, aslen Polonyalı mimar Piotr Barbon tarafından, Yunan Ortodoksluğunun şampiyonu ve Lviv Dormition Kardeşliği'nin kurucu ortağı olan tüccar Konstanty Korniakt için inşa edilmiş. İnşaat 1580 yılında tamamlanmış. Mimari olarak üç katlı açık galerilerle çevrili olan iç avlu, açık alan hissi veriyor. Akustik anlamda da özel tasarlanmış avlu sesi yansıtma konusunda da gayet başarılı. Binanın en büyük şansı ne olmuş biliyor musunuz bu bina 2. Dünya Savaşı'nda hiç ama hiç zarar almamış. Burada tavsiyem kırmızı çiçekli balkonlarda bol bol fotoğraf çekilin ve avluda bulunan kafede bir şeyler için. Ha bir de içeride bulunan Lviv Tarih Müzesi'ni gezebilirsiniz. - Giriş Ücreti: Kişi başı 10 UAH ödeyerek saraya girebilirsiniz. Diğer odaları görmek için 50 UAH ödemelisiniz. - Konum: Koriniakt Sarayı - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 10.00 22.30 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. - Mimari tarzı: Rönesans Mimarisi - Mimarı: Piotr Barbon Lviv Siyah Ev, Rynok Meydanı'nda bulunan ve renginden dolayı oldukça dikkat çeken bir yapı. Bu ev Koriniakt Sarayı'nın hemen yanında yer alıyor. Rönesans mimarisi tarzında yapılan bina İtalyan vergi tahsildarı Tomaso Alberti için 1577 yılında inşa edilmiş. Binanın mimarının Piotr Krasowski olduğu düşünülüyor. Binanın içinde Lviv Tarih Müzesi de bulunuyor. Lviv Tarih Müzesi, ABD Büyükelçiliği Kültürel Mirasın Korunması Fonu'ndan 275.000 $'a hibe alınarak bina da onarımlar yapılmış ve günümüzdeki halini almış. Gelelim binanın rengine. Binanın dış cephesi, yıllar içinde siyahımsı kahverengiye kararan kumtaşı ile kaplanmış ve siyah rengini almış. Ön cephede bazı ince dekoratif süslemeler de mevcut. 1596'da evi alan Jan Lorencowicz, eve bir kat daha eklemiş ve Lviv'in ilk eczanelerinden birini zemin katta açmış. En üst kat ise 1884 yılında eve eklenmiş. - Giriş Ücreti: Kişi başı 50 UAH, öğrenciler için 40 UAH. - Konum: Lviv Siyah Ev - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 09.00 16.00 saatleri arası açık. - Mimarı: Piotr Barbon - Mimari tarzı: Rönesans Mimarisi Çok garip bir binası bulunan ve bir türlü oturacak masa bulamadığımız Lviv Çikolata Fabrikası 3 katlı bir yapıdan oluşuyor. Burası hafta sonu baya kalabalık. Her köşesi dolu. Garip merdivenlerinden terasa kadar çıktık her yer dolu arkadaş. Biz de oturmadan ve şükür merdivenlerden düşmeden mekandan çıkabildik. Burada hem oturabiliyor hem de çikolata satış bölümünden bin bir çeşit çikolata alabiliyorsunuz. Burada bir Türkle karşılaşma olasılığınız yüzde 500.😀 Çikolata fiyatlarına kimse ucuz demesin çünkü bence ucuz değil! Mekanın sıcak çikolatası meşhur. Sıcak çikolatayı ister oturarak, yer yoksa da elinizde dışarda tadabilirsiniz. Çikolata almak isterseniz 1. katta sıra uzun bilginiz olsun. Mekanda çikolataya dair eğitim veriliyor. Ayrıca çikolatanın yapım şeklini de görebilirsiniz. Bana sorarsanız Lviv çikolatası mı Brugge çikolatası mı. Ben kesinlikle Belçika çikolatası derim. Neyse siz yine de Lviv çikolatasını deneyin. Mekan hafta içi daha rahat bilginiz olsun. - Konum: Lviv Çikolata Fabrikası - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 09.00 22.00 saatleri arası açık. - Web Site: https://www. chocolate. lviv. ua/ Lviv gezilecek yerler listemize Lviv'in popüler Kahve Üretici ile devam ediyoruz. Buraya adım atıyorsunuz hemen burnunuza buram buram kahve kokusu geliyor. Çeşit Çeşit kahvelerin tadına varabileceğiniz Lviv Coffee Manufacture kahvenin yanında tatlı da yiyebileceğiniz bir mekan. Mekanın konsepti güzel, alt kata inip ateşli kahveden denemelisiniz. Ayrıca akşamları bahçe kısmında canlı müzik eşliğinde keyifli vakit de geçirebilirsiniz. Mekanda perakende olarak küçük küçük paketler halinde kahvelerde satılıyor. Ortalama 100 Gram kahve 30 TL civarında. Son iki gezilecek yer Lviv gezilecek yerlerden ziyade yeme içme önerisi gibi oldu ama buralar da Lviv'in önemli yerleri. Zaten Rynok Meydanı'nda siz istemeseniz de bu mekanları göreceksiniz.😀 Eeee görmüşken de içeri gidip takılırsınız. - Konum: Lviv Kahve Üreticisi - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 08.00 24.00 saatleri arası açık. - Menü: mani. fest. lviv. ua Lviv'de en sevdiğimiz caddelerden biri olmayı başaran Virmenska Caddesi çeşit çeşit kafelerin olduğu bir cadde. Tarihsel olarak her noktasında bir anı yatan bu güzel cadde Rynok Meydanı'na çok yakın bir konumda yer alıyor. Virmenska Caddesi, Ermeni Caddesi olarak da biliniyor. Caddede birbirinden güzel eski evler, kafeler, Ermeni Katedrali ve Ermeni Avlusu gibi yapılar bulunuyor. Virmenska Caddesi üzerinde bulunan Gas Lamb, Bread and Wine Lviv'de oldukça popüler olan mekanlar arasında yer alıyor. Ayrıca bu caddeyi kesen Drukarska Caddesi de oldukça popüler. Bu caddeyi ziyaret ettiğinizde bu kafelerde oturup Lviv'in canlı yaşamını gözlemleyebilirsiniz. Virmenska Caddesi'nin haritadaki konumu bu bağlantıda. Kilise, tarihi merkezde bulunan Dominik Manastır kompleksinin bir parçası olarak yer alıyor. 1745-1764'te Gotik bir kilisenin yerine inşa edilmiş. Geç Barok tarzında askeri mühendis J. de Witte tarafından tasarlanmış. Katedralin tasarımının yanında inşaatçı Martin Urbanik'in çalışkanlığı, heykeltıraş Seastian Fessinger'ın becerisi ve Ukraynalı dahi sanatçı Petro Viitovych de kilisenin dekorasyonuna damgasını vurmuş. Katedralin çan kulesi 1865 yılında inşa edilmiş. Sovyet döneminde site bölgesel bir arşiv ve matbaa işçileri için bir okul olarak kullanılmış. 1972'deki restorasyondan sonra Dominik Manastırı, din ve ateizm tarihine adanmış bir müze olarak açılmış ve din hizmetleri burada tekrar yürütülmeye başlanmış. Son olarak katedralin hemen yanındaki parkta Lvivlilerin eski eşyalarını ve kitaplarını sattığı bir antika pazarı bulunuyor. Dilerseniz burayı da ziyaret edebilirsiniz. - Giriş Ücreti: Herhangi bir giriş ücreti ödemedik. - Konum: Dominikan Katedrali - Mimarı: Jan de Witte - Mimari tarzı: Barok Mimarisi Lviv'in tozunu attırmaya son sürat devam ediyoruz. Maşallah her yeri çılgınlar gibi geziyoruz. Şimdiki durağımız da Lviv Silah Müzesi. Yani Lviv Arsenal Museum. Müze 16. yüzyılda inşa edilmiş eski şehir silah fabrikasının binasında yer alıyor. Bina eskiden şehrin savunma sisteminin bir parçasıymış. Müzede çeşit çeşit ateşli silah koleksiyonları ve kılıçlar bulunuyor. Silahların Avrupa örneklerine ek olarak, Asya ve Afrika'dan da silahlar var. Bu arada ilginç bir bilgi müze 90'ların başında ilginç bir şekilde silahlı bir soyguncu tarafından soyulmuş. Sergiyi gezerken, ünlü Polonya Kanatlı Süvarilerine ait zırh koleksiyonuna özellikle dikkat edin. - Giriş Ücreti: Kişi başı 50 UAH. - Konum: Lviv Silah Müzesi - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 09.00 16.00 saatleri arası açık. - Açılış tarihi: 1706 Özellikle terası için ziyaret edilen Efsaneler Evi gittiğimizde hüsranla karşılaştığımız bir yer oldu çünkü burası kalıcı olarak kapatılmıştı. Burası cücelerin çalıştığı yer olarak olarak da biliniyor. Neyse yapacak bir şey yok deyip yolumuza devam ediyoruz. Lviv'de şansımızın yaver gitmediği yerler oldu. Ben aşağıya sıralayayım siz ona göre gezi planı çıkartın. - Efsaneler Evi - Kayıp Oyuncaklar Müzesi - Posta Kafe Bir çok gezi blogunda gördüğümüz ve hadi buraya da gidelim dediğimiz Kayıp Oyuncaklar Müzesi Lviv'de gerçek anlamda kaybolmuş. Gittiğimizde yerinde yeller esen Kayıp Oyuncaklar Müzesi açık havada sergilenen kaybolan oyuncaklardan oluşuyormuş. Açık hava olunca hava şartlarından etkilenen müze selden dolayı zarar görmüş ve kaldırılmış. Çevredeki temizlik işçilerine sorduğumuzda müze yeni bir yere taşınacak dediler ama ne kadar doğru bilmiyorum. Yani Lviv'e geldiğinizde böyle bir müze aramayın bulamazsınız. Biz yerine gittiğimizde müzeden kalan eski bir salıncakta fotoğraf çekildik ve olmayan müzeyi de anılarımızda ölümsüz kıldık. Yeni yerine taşınırsa ve ziyaret ederseniz lütfen yorum kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın. Lviv'de kaldığımız son gün de Lychakiv Mezarlığı'nı ve aşağıdaki yerleri gezdik. Bu yerlere ilaveten yeme içme önerisi toplamak için bir kaç mekanı da ziyaret ettik. Bu 3 yer Lviv merkeze 3-4 km uzaklıkta yer alıyor. Buralara yüksek performans yürüyerek de ulaşabilirsiniz ama biz UBER'i tercih ettik. Gelelim son günün ilk durağına yani Lychakiv Mezarlığı'na. Mezarlıkta gezilir mi demeyin evet söz konusu Lychakiv Mezarlığı olunca gezilir diyorum. Burayı görünce biz de bu mezarlık daha doğrusu açık hava müzesi gezilmeli dedik. Lychakiv Mezarlığı 1786'da resmi olarak açılmış ve Lviv'deki en eski mezarlıkmış. Çok fazla sanatsal anıt içeren bu mezarlık, ulusal öneme sahip tarihi, arkeolojik ve sanatsal bir anıt olarak ilan edilmiş. İkinci Dünya Savaşı'nda mezarlıkta bulunan bir çok eser ne yazık ki çok fazla zarar görmüş. Mezarlıkta bir çok önemli şahsın ve Birinci İkinci Dünya Savaşları zamanlarına ait askeri mezarlıklar bulunuyor. Askeri mezarlıklar mezarlığın üst kesimlerinde yer alıyor. Mezarlığın girişinde çok daha görkemli ve mimarisi güzel mezarlıkları göreceksiniz. Mezarlıkta toplamda 9 alan bulunuyor. Bu alanlar Mars Alanı, Nazi kurbanlarının mezarlığı, Üstün Polonyalılar Panteonu, En Yaşlı Mezarlar, Lviv Ulusal Ordu Anıtı gibi alan isimleri mevcut. Lychakiv Mezarlığı'nda 500,000'e yakın mezar, 24 şapel, 500'den fazla heykel ve kabartma mevcut. Yani burası tam bir açık hava müzesi. Mezarlıkta bulunan en ünlü mezar Ivan Franko'ya ait. Mezarlıktaki en eski mezar taşı ise 1675 yılına ait. - Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 50 UAH. - Konum: Lychakiv Mezarlığı İşte Lviv gezilecek yerler listesinden çok ama çok sevdiğimiz bir yere geldik. Baştan söyleyeyim bizim gibi doğa aşığıysanız Lviv Shevcenkivskyi Hai Park'ı kesinlikle ziyaret etmelisiniz. Ulusal Mimarlık ve Kırsal Yaşam Müzesi, 1971 yılında hizmete açılmış. Burada 124 mimari yapı sergileniyor. O kadar şirin evler var ki bu güzel müzede kendinizi sanki masal evlerinde hissedeceksiniz. Shevcenkivskyi Hai Park'ı Ukrayna köy yaşamının sergilendiği bir açık hava müzesi. Bu parkta içinde debelenip durduğumuz modern hayatın esamesi yok. Müzede ahşap kulübelerin içerisinde yöresel ev eşyaları, kıyafetler, el aletleri, el sanatları ve tarım aletlerini görebilirsiniz. Müzede ayrıca bir çok etkinlik düzenleniyor. Müzenin internet sitesinden etkinlik takvimine bakabilirsiniz. Ayrıca burada imkanınız ve vaktiniz varsa piknik yapmanızı da tavsiye ederim. Shevcenkivskyi Hai Park'ın en güzel tarafı içinde bulunan mini şirin mi şirin bir göl. Burası gerçekten çok güzel. Biz sonbaharda gittiğimizden bu gölde tam kartpostallık fotoğraflar yakaladık. Bu güzel parka kesin ama kesin gidin derim. - Giriş Ücreti: Kişi başı 70 UAH ödeyerek müzeye girebilirsiniz. Öğrenci iseniz 50 UAH ödüyorsunuz. - Konum: Shevchenkivskyi Hai Park Museum - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 10.00 20.00 saatleri arasında müzeyi ziyaret edebilirsiniz. - Web Site: https://lvivskansen. org/ Lviv gezilecek yerler listesinde son durağımıza ve bizim için korku ve heyecan yaratan kısma geldik. İşte burası Lviv'i bizim için unutulmaz kıldı. Gerçekten Lviv her şeyi ile güzeldi fakat Lviv Yüksek Kale'de yaşadığımız heyecan ve korku dolu anlar bizi bizden aldı. Yüksek Kale'de ne mi oldu ? UBER ile buraya geldiğimizde takside çiçeği burnunda Iphone 12 Pro 'mu unuttum.😥 Bu kötü ama daha da kötüsü Yüksek Kale'ye çıktıktan sonra telefonumun yanımda olmadığını fark etmem oldu. Tam korku dolu anlar burada başladı. Üstün ile yarım saatte çıktığımız High Castle'ı süper bir hızla indik. İndik ama tabiki taksi falan ortada yok. UBER'in kayıp eşya kısmından taksiciye ulaşmaya çalıştık fakat taksici cevap vermedi. Bir kaç kere aradık yine ulaşamadık. Bizi asıl endişelendiren şey taksiciden ziyade bizden sonra taksiye binenlerin telefonu alma olasılığının korkunçluğuydu. Ukrayna hattını Üstün'ün telefonuna takmıştık, benim telefonun üzerinde Türk hattı vardı. Yani uçak modundaki telefonuma ulaşmak imkansızdı. Tek umudumuz taksiciye ulaşmaktı. High Castle'a çıkan yerde Üstün gözüne Ukraynalı aklı başında bir çift kestirdi ve onlardan yardım istedi. Çünkü UBER'den direkt taksiciyi arayamıyorduk ve araya Ukraynaca bir şeyler söyleyen çağrı merkezi gibi bir şey giriyordu. Bu çift bize çok yardım etti. Üstün bir yandan bize yardımcı olan çift ile taksiciye ulaşmaya çalışıyordu ki 5-6 aramadan sonra taksi şoförü cevap verdi. Adam orada taksiciye durumu anlattı ve taksici arabada telefon görmediğini, arabadan uzak olduğunu söyledi. Biz o anda bittik gitti telefon dedik. Telefon tamam önemli ama Lviv'deki tüm fotoğraflar da telefonun içinde. Yani yazımda gördüğünüz bu fotoğraflar da tuz buz olacaktı. Yaklaşık yarım saat geçtikten sonra taksiciden ses çıkmayınca biz aradık ve taksici telefonu arabanın arkasında bulduğunu söyledi. Tabi ben hüngür hüngür ağladım. Taksicinin konuşmadaki tavırları biraz zoraki söyleme gibi geldi bize ama bize yardım eden çift Lviv'in yerlisiydi ve sanırım taksiciye güzel bir ayar verdi. Yani anlayacağınız High Castle'a çıktık ama yaşadığımız stresten dolayı ne Lviv manzarası izleyebildik ne de keyif yapabildik. Neyse telefonumu bulduk ya gerisi önemli değil. Yüksek Kale'ye gelirsek, eskiden sur ile çevrili olan kale şimdi sadece bir tepeden ibaret kalmış. Yani anlayacağınız kale tarih boyunca bir çok yıkıma uğramış. Eğer Lviv manzarası izlemek isterseniz burayı ziyaret edebilirsiniz. - Giriş Ücreti: Yüksek Kale'nin herhangi bir giriş ücreti yok. - Konum: Lviv Yüksek Kale - Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 10.00 20.00 saatleri arasında müzeyi ziyaret edebilirsiniz. Aşağıda Lviv Gezilecek Yerler haritasını bulabilirsiniz. Bahsettiğim gibi Lviv'de gezilecek yerler birbirine oldukça yakın konumda. Lviv gezmesi oldukça rahat ve kolay bir şehir. Sadece Citadel Inn, Lychakiv Mezarlığı, Shevcenkivskyi Hai Park ve Yüksek Kale'ye taksi ile gitmenizi tavsiye ederim. Lviv'de gezilecek yerin çoğu merkezde yer alıyor. Bu yerler özellikle Rynok Meydanı çevresinde toplanıyor. Dolayısıyla Rynok Meydanı'nın sağını solunu iyi ezberlemelisiniz. - Potocki Sarayı - Lviv Ulusal Sanat Galerisi - Ivan Franko Parkı - St. George Katedrali - Bilim Adamları Evi - Lviv Citadel Inn - Taras Shevchenka Bulvarı - Lviv Opera ve Bale Evi - Rynok Meydanı - Lviv Belediye Binası - Boim Ailesi Şapeli - Ermeni Katedrali - Eczacılık Müzesi - Koriniakt Sarayı - Lviv Siyah Ev - Lviv Çikolata Fabrikası - Lviv Kahve Üreticisi - Virmenska Caddesi - Dominikan Katedrali - Lviv Silah Müzesi İlk olarak şunu belirteyim; bizim zaman kısıtımızdan dolayı ne yazık ki Lviv çevresine açılamadık. Keşke daha geniş vaktimiz olsaydı da açılsaydık dedik. Çünkü Lviv'in doğal bitki örtüsü cennet gibi ormanlarla kaplı olunca buraya hayran kaldık. Lviv'in doğası insana tam anlamıyla ilaç gibi geliyor. - Tustan Kalesi ve Kamianka Şelalesi - Lviv Ternopil Köyü - Zolochivsky, Pidhoretsky ve Olesky Kaleleri - Aşk Tüneli - Krekhiv Manastırı - Zakarpatya Oblastı Lviv gezilecek yerleri tamamladık. Şimdi gezilecek yerler kadar önemli olan Lviv'e gitmeden önce bilmeniz gereken her şey kısmına geldik. Bu kısımda yok yok diyebilirim. Lviv ile ilgili tüm ince detayları işiniz kolaylaşsın diye teker teker yazdım. Atladığım bir nokta yoktur diye düşünüyorum. Lviv'e gitmeden önce bilmeniz gereken her şey kısmına en temel konu olan Lviv Nerede ve Lviv'e Nasıl Gidilir soruları ile başlıyorum. Lviv, Ukrayna sınırları içerisinde yer alan bir şehir. Konum olarak Ukrayna'nın kuzeybatı kısmında yani Avrupa'ya taraf kısmında yer alıyor. Lviv'in Avrupa'ya yakın olması haliyle şehre Avrupai bir hava katmış. Polonya'ya sadece 80 km uzaklıkta yer alan Lviv, Ukrayna'nın 7. büyük şehri konumunda yer alıyor. Lviv'e geldiğinizde bir çok yerde aslan sembolü ve heykeli ile karşılaşacaksınız çünkü Lviv'in sembolü aslan. Ukraynacada \"Lion\" yani aslan anlamına gelen Lviv konsept kafeleri, tarihi dokusu ve canlılığıyla Ukrayna'da kesinlikle görülmesi gereken bir yer. Lviv'in nüfusu yaklaşık olarak 750 bin civarında. Burada bizim dikkatimizi genç nüfus çekti. Gerçekten Lviv'de genç nüfus oldukça fazla. Ukrayna'nın başkenti Kiev ile Lviv arası mesafe yaklaşık 540 km. Özel araç ile bu yolculuk yaklaşık 6,5 saat sürüyor. Lviv'in google haritadaki konumu burada. Lviv'e ulaşım için en çok tercih edilen yol havayolu ile ulaşım. Lviv Uluslararası Havaalanının adı Lviv Danylo Halytskyi International Airport. İstanbul, İzmir, Bodrum gibi şehirlerimizden Lviv'e aktarmasız uçuşlar bulunuyor. İstanbul'dan Lviv'e uçuş yaklaşık 2 saat sürüyor. Biz Lviv seyahatimizde Bodrum-İstanbul-Lviv şeklinde İstanbul aktarmalı olarak Lviv'e uçmuşken, dönüş yolunda direkt Lviv'den Bodrum'a geldik. Dönüş çok rahat geçti bizim için. Lviv Havaalanına ulaştıktan sonra şehir içi ulaşım için UBER, UKLON ve BOLT gibi uygulamaları kullanmanızı tavsiye ederim. Bu uygulamalar ile taksi çağırıp uygun fiyata Lviv merkeze ulaşabilirsiniz. Bunun dışında Lviv Havalimanı'ndan şehir merkezine 10.30-20.30 saatleri arasında hizmet veren tramvaylar ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Dilerseniz 48 ve 95 numaralı otobüslerle veya 9 numaralı troleybüs ile de şehir merkezine ulaşım sağlayabilirsiniz. Biz Lviv'de biz Citadell Inn Resort otelinde konakladık. Otelimiz isminden de anlaşılacağı üzere kale tarzı bir mimariye sahip. Misafir ilişkilerinin çok iyi olduğu bu güzel otel ayrıca Lviv Gezilecek Yerler listesinde de yer alıyor. Otelin temizliği, restaurantı, kahvaltısı ve özellikle dış çevresi harikuladeydi. Fotoğraf çekmelere doymadık. Mevsimlerden sonbahar olunca her fotoğrafımız ayrı güzel çıktı. Lviv'de otel dışında seyahat maliyetlerini düşürmek için hostellerde de kalabilirsiniz. Biz Kiev'de hostelde kalmıştık ve oldukça güzel bir deneyim yaşamıştık. Hostellerin günlük ortalama maliyeti iki kişi çift kişilik oda da yaklaşık 70-120 TL arasında değişiyor. Bizim katıldığımız otel olan Citadell Inn Resort ve Lviv'de başka nerede kalınır sorusunun tüm detaylı cevaplarını bu bağlantımda bulabilirsiniz. Biz de seyahatimiz boyunca her güne 3-4 mekan sığdırmayı başardık. İnternetten araştırmalarımız neticesinde gittiğimiz mekanlara ek olarak kendi keşfettiğimiz mekanlar da oldu. Hatta önceden planladığımız bazı mekanların da kapalı olduğunu gördük. Özetle en güncel Lviv yeme içme rehberini şu an için bizde bulabilirsiniz. Burada çok fazla detay vermek istemiyorum. Sizi Lviv'de Ne Yenir başlıklı yazıma bekliyorum. Lviv bir çok gezi rehberinde küçük bir şehir olarak belirtilse de bana göre o kadar da küçük bir şehir değil. High Castle'a çıkınca Lviv'in ne kadar büyük bir şehir olduğunu iyi gördük. Biz uçak biletini ucuza getirelim diye Lviv'de 4 güne yakın kaldık. Yakın diyorum çünkü Lviv'e akşam geldik, Lviv'den gece döndük. Bu günleri saymazsak Lviv'de dolu dolu 3 günümüz oldu. Bu üç günü de dolu dolu geçirdik. Önceden çıkardığımız programımıza oldukça sadık kaldık. Hatta boş vakitlerimizi de sizlere ekstra yeme içme önerileri toplayarak geçirdik. Lviv gezi programımızı otelin konumuna göre ayarladık. 1. gün otele yakın yerleri, 2. gün Lviv Merkezi, 3 gün ise Lviv'in yakın çevresini gezdik. Tüm bunları yaparken en sevdiğimiz çevrimdışı harita uygulaması olan MapsMe 'yi kullandık. Çevrimdışı haritalar ile ilgili detayları https://bujuyollarda. com/cevrimdisi-harita/ yazımda bulabilirsiniz. Lviv'de geçirdiğimiz 3 günümüz ve bu günlerde gezdiğimiz yerler sırayla aşağıdaki gibi. Gelelim Lviv kaç günde gezilir sorusunun cevabına. Lviv'de yukarıda bahsettiğim gibi biz 3 tam gün geçirdik. 3 gün Lviv'e fazlasıyla yetebilecek bir süre. Çok hızlı olursanız 2 tam günde de Lviv'i hızlıca gezebilirsiniz. Eğer Lviv'de 1 gün vaktiniz varsa Lviv Rynok Meydanında yani Lviv'in kalbinin attığı yerdeki gezilecek yerleri gezmenizi tavsiye ederim. Bana göre Lviv'e kesinlikle bahar aylarında gidilmeli. Biz Lviv'e sonbaharda gittiğimiz için Lviv'in yeşil doğasına, ağaçlardan yaprakların yere süzülüşüne aşık olduk. Bir yanda yaprakların dökülmesi diğer yanda sonbaharın hüznü Lviv'e çok yakışmıştı. Bunun dışında eminim ki Lviv'in ilkbaharı ve yaz ayları da çok güzeldir. Çünkü Lviv ormanlık bir bitki örtüsüne sahip dolayısıyla bu aylarda Lviv ayrı güzel olacaktır. Bizim gittiğimiz tarih olan 2-5 Ekim'de Lviv'de hava sıcaklığı 18 derece civarıydı. Kışlık montumuzla gittik iyi ki de gittik çünkü sabah ve akşamları hava soğuktu. Özetle Lviv'e ne zaman gidilir derseniz bahar aylarını tercih edin derim. Lviv için vize mi ne vizesi! Vizeyi bırakın Lviv için pasaporta bile gerek yok. Çipli yeni kimlik kartınız varsa Lviv'e kimliğinizle bile giriş yapabilirsiniz. Lviv yani Ukrayna için durum böyle. Ukrayna ile yapılan anlaşma ile karşılıklı olarak ülke vatandaşları ulusal kimlik ile ülkelere giriş yapabiliyor. Dolayısıyla vize ve pasaport derdiniz olmadığından yurt dışına ilk kez çıkacaklar için Lviv ve Kiev gerçekten çok makul seçenekler olabiliyor. Yurt dışına ilk kez çıkacaksanız tavsiyelerimi okumadan çıkmayın derim. Ukrayna ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları karşılıklı olarak yeni tip çipli kimlik kartlarını kullanarak pasaportsuz seyahat ediyor ve diğerinin ülkesinde her 180 gün içinde 90 günü aşmamak kaydıyla vizesiz kalabiliyor. Eee malum Covid hayatımızı çepeçevre sardı ve her noktada hayatımızı etkiledi. Yine de Covid-19'un tüm olumsuzluklarına rağmen aşı faktörü bizi bu savaşta güçlü kılmayı başardı. Ukrayna'da çift doz aşı olan Türk vatandaşlarını aşı sertifikası olması koşuluyla ülkeye kabul ediyor. Buna ek olarak Ukrayna'ya girişte basit bir sağlık sigortası aranıyor. Sağlık sigortasını bu bağlantıdan kolay bir şekilde yapabilirsiniz. Fiyat olarak 5 günlük sağlık sigortamıza kişi başı 18 UAH yani 6 TL verdik ki bu fiyat oldukça makul bir fiyat. Bu sitede seyahat edeceğiniz ülke kısmını Ukrayna seçmelisiniz belirteyim. Özetle Türk vatandaşları için Ukrayna'ya giriş şartlarını aşağıya bırakıyorum. - Sınır geçişinden önceki 72 saat içinde yapılmış Covid-19 PCR negatif test sonucu, - Sınır geçişinden önceki 72 saat içinde yapılmış SARS-CoV-2 antijen negatif test sonucu, - Dünya Sağlık Örgütü tarafından acil durumlarda kullanılması uygun görülen Covid-19 aşısının tamamlandığını teyit eden uluslararası, ulusal veya yabancı aşı sertifikası/belgesi olanlar, - Vatandaşlarımızın girişte, yukarıda sayılan belgelerden birine ek olarak, sağlık sigortası poliçesi de ibraz etmeleri sahibi olanlar. NOT: Çift doz aşı sertifikanız varsa PCR testine gerek yok belirteyim. E-devlet ya da e-nabızdan QR kodlu aşı sertifikanızı indirmeyi unutmayın. Lviv güvenli mi ? Lviv, Ukrayna'nın kuzeybatısında bulunuyor. Yani Lviv'in Ukrayna'nın Rusya ile sorun yaşadığı güney tarafları ile alakası yok. Dolayısıyla Lviv'e oldukça güvenilir ve sorunsuz bir şehir diyebilirim. Sadece 1 durum hariç! Bu durumda şu ki Lviv'de alkol tüketimi oldukça fazla. Gençler alkolü fazla kaçırınca biraz sapıtabiliyorlar ve çevrede sağda solda millete sarabiliyorlar. Bu durum bizim başımıza geldi ama Üstün'ün soğukkanlılığı ile olay çözüldü. Sarhoş adamı muhatap almazsanız ya da üstüne gitmezseniz sorun yok. Siz yine de bu tarz kişileri fark ederseniz uzak durun! Güvenlik açısından bir de pandemi dönemi malum. Fakat Lviv'de sokaklarda maske takan yok. Herkes aşısını vurulmuş relax relax takılıyor. Bazı mekanlara girince maske tak diyorlar o da formalite icabı olmuş. Yani pandemi açısından da bu şehirde sorun yok. Lviv ucuz mu pahalı mı sorusunun cevabı bence çok önemli. Aslında bu soruya Lviv'den ziyade Ukrayna pahalı mı demek daha doğru olur. Hemen kısadan cevap vereyim bence Ukrayna artık pahalı bir yer! Neden mi çünkü döviz kurları ve TL'nin değersizleşmesi Ukrayna'da da kendini fazlasıyla gösteriyor. Bu yazıyı yazdığım tarih itibariyle söylüyorum 100 Grivna = 33 TL yapıyor. Lviv seyahatimizde bir çok mekana ve markete girmiş biri olarak söylüyorum Ukrayna'da yaşam pahalı. Genel olarak marketlerde gözlemlediğimiz itibariyle mesela küçük su 12 UAH ya da bir makarna 35 UAH idi. Özellikle kuruyemişler bize fazlasıyla pahalı geldi. Mekanlardaki yemek ücretleri 150 UAH'dan aşağı değildi. Ukrayna'daki asgari ücretin 6500 7000 UAH olduğunu düşününce Ukraynalıların da refah içinde yaşamadığını söyleyebiliriz. Yine de bir çok Avrupa şehri ile Ukrayna'yı kıyasladığımızda Ukrayna hala Türkiye için favori bir destinasyon. Dolayısıyla Ukrayna'ya gidilir mi sorusunun cevabı bizim için hala EVET. Tabiki para birimimiz TL iyice değersizleşmezse! Hazır ucuz pahalı konusuna değinmişken Türk Lirasının Değerli Olduğu Ülkeler başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Bu arada yazıma ben de göz attım ve gördüm ki yazıyı yazdığım tarihte 1 Dolar = 7.77 TL 'imiş ve şu an dolar 9,2 TL olmak üzere 😥 Söylenecekleri size bırakıyorum! Gelelim maddi konulara. Bir seyahatte maliyetler bizim için çok önemli. Çünkü bir sonraki seyahatimizi de düşünmek ve oraya da bütçe ayırmak zorundayız. Lviv maliyet açısından bizi zorlamadı. Türkiye standartlarına yakın olduğu için zorlanmadık. Sadece Yeme İçme Rehberi oluşturalım diye bir çok mekana gittik ve buraya bütçe ayırdık. Bir de uçak bileti fiyatları uçtuğu için Lviv için eskiden denk gelen uçak biletlerine hiç denk gelemedik. Dolayısıyla bilete de eskiye nazaran daha fazla bütçe ayırdık. Özetle Lviv Seyahat Masraflarımızı aşağıya bırakıyorum. - Uçak Bileti: Kişi başı 1100 TL - Yeme İçme Masrafları: 850 TL - Lviv Şehir İçi Ulaşım: 380 TL - Otel Konaklama: 2600 TL - Müze Giriş Ücretleri: 240 TL - Opera Bileti: 30 TL - Lifecell Sim Kart Alımı: 80 TL - Ukrayna Seyahat Sigortası: 9 TL Bu masraflardan yeme içme ve otel masrafını çok daha uyguna getirebilirsiniz! Seyahat masrafları demişken maliyetleri en uyguna getirmek için ilaç gibi olan https://bujuyollarda. com/ucuza-gezme-yontemleri/ bağlantısındaki Ucuza Gezme Yöntemleri başlıklı yazıma da göz atın derim. Her ülkede olduğu gibi Lviv'de de havaalanında döviz bozdurmak, daha düşük kurdan dövizinizi bozmanıza neden oluyor. Burada tavsiyem 20 dolar ya da Euro gibi küçük bir miktarı havaalanında bozdurmak olacaktır. Kalan miktarı da şehir merkezinden bozdurabilirsiniz. Son olarak şunu belirteyim; Lviv'de havaalanı ile şehir merkezi arasında çok fazla kur farkına şahit olmadık. Dolayısıyla havaalanında kazıklanırım korkunuz olmasın. Şehir merkezinde döviz bozdurmak için bankaları ya da marketleri tercih edebilirsiniz. Marketlerde döviz kurları tabelası görürseniz buralardan rahatlıkla dövizinizi bozdurabilirsiniz. Biz gitmeden önce bankadan 240 dolar yaptırdık ama dönüşte cebimizde 200 dolar vardı.😂 Çünkü tüm harcamaları kayıt altına alalım diye kredi kartından yaptık. Lviv'de sim kart konusu bizim oldukça hızlı çözümlediğimiz bir konu oldu. Lviv Havaalanına iner inmez çıkışta bulunan döviz bürolarından Lifecell hat alarak internet sorunumuzu çözdük. Aldığımız hatta sınırsız internet vardı ve bu hat için 240 UAH (80 TL) ödedik. Sınırsız internet olsun kafamız rahat olsun dedik. Bunun dışında Lviv merkezden de hat alabilirsiniz. Sınırsız internet değil de kotalı internet paketleri hattı ile birlikte daha uygun fiyata satılıyor. Bu durum tamamen sizin ihtiyacınıza ve seyahat sürenize bağlı. Hiç bunlarla uğraşmak istemezseniz Türk hattınıza yurtdışı paketi de satın alabilirsiniz. Lviv küçük ve gezilecek yerleri birbirine yakın olan bir şehir olduğu için ulaşım noktasında oldukça rahat bir şehir. Bahsettiğim uygulamaları kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. Her iki uygulamaya kredi kartınızı tanımlayarak taksici ile para muhabbetinden kurtuluyorsunuz. Bunu kesin yapın derim. Taksiciye seyahat sonrası yıldız ve bahşiş de verebildiğiniz bu uygulamalar gayet işinizi kolaylaştırıyor. Lviv'de trafik akşam saatlerinde çok yoğun oluyor. Bir de yollar asfalt yerine arnavut kaldırımı. Kaldırımlarda gerçekten bazen sinir bozuyor çünkü araba titreyen bir zeminde ilerliyor gibi oluyor. Dolayısıyla organlarınız seyahat süresince yer değiştirebiliyor. NOT: Yukarıdaki uygulamalara ek olarak BOLT diye bir uygulama daha var. Bunu Lviv yerlilerinden öğrendim. Biz kullanmadık bu uygulamayı ama dilerseniz siz telefonunuza indirip kullanabilirsiniz. Lviv'in Neyi Meşhur sorusunun cevabının temelinde yeme içme önerileri yatıyor. Biz de Lviv'e gitmişken bu önerilerin çoğunu deneyimledik. Aşağıda Lviv'in Neyi Meşhur sorusunun cevabını bulabilirsiniz. - Borsch Çorbası - Ukrayna Biraları - Lviv'in konsept kafeleri - Kiev Tavuğu - Vareniki - Vişne Likörü - Lviv Kruvasanları - Kahve ve Çikolata Dükkanları - Lviv'in Yemyeşil Parkları - Rynok Meydanı - Lviv Opera Binası ve Gösterileri"} {"url": "https://bujuyollarda.com/lvivde-ne-yenir", "text": "Ben gittiğim bir ülkede bir şehri tam anlamıyla keşfetmeyi seviyorum. Gezilecek yerleri, evleri, sokakları, insanları, kültürü ve mutfağıyla bir bütün benim için. O nedenle seyahatlerimde yöresel lezzetleri de tatmayı ihmal etmiyorum. Ukrayna Türkiye'den vize istemeyen kimlikle gidilebilen bir ülke olunca, üstelik para birimi bize göre hala değeri düşük olunca hadi gidelim gezelim, yiyelim içelim rotası oluyor 😃 Lviv'de ne yenir nerede yenir merak edenler öneriye doyacak bu yazımda. En çok yemeli içmeli, 3 kilo almalı yurtdışı rotamız Lviv oldu desem yanlış olmaz 😊 Maşallah bizden önce giden tüm bloggerların gezmeye değil de yemek yemeye gitmiş gibi dev rehberler hazırladığını görünce bi gaza geldik. Ayy oraya da gidelim, burada da kahve içelim, bu mekanın konsepti çok farklıymış mutlaka görelim diye diye listeyi şişirdik de şişirdik 😀 Minik firelerle listeyi neredeyse tamamladık. Eeee bizden de güncel ve sağlam bir Lviv yeme içme rehberi çıktı elbette. Güncel diyiyorum çünkü gittiğimiz bazı mekanlar ne yazı ki kapanmıştı. Lviv bu birbirinden ilginç cafe ve restoranlarıyla nam salınca Lviv'e gezmek için değil de baya baya yiyip içmek, mekan deneyimlemek ve eğlenmek için gelen bir kitle de oluşmuş. Aslında doğru soru Lviv'de ne yenir değil de Lviv'de nereye gidelim, gitmişken orada ne yiyelim olabilir.😂 O zaman buyursunlar taze deneyimlisinden öneriler. Lviv'e aktarmalı uçuşla akşam saatlerinde ulaşınca eşyaları otele atıp hemen yemek yemeye çıktık. Listedeki mekanlardan ooo piti piti yaptık ve şansımıza Meat and Justice çıktı.😁 Sonrası tam bir kaos. Yahu konum bizi geldiniz diye bir yere getiriyor ama yok sağımızda solumuzda restorana benzeyen herhangi bir yer yok. 2 kere tur attık aynı yerde. Sonra aynı uçakta geldiğimiz bir Türk çifte rastladık. E onlar da aynı yeri arayıp bulamıyormuş ya! Kader ortağı olup beraber başladık aramaya.😃 Nihayetinde İngilizce bilen birine rastladık da bize yerini tarif etti. Meğer kilisenin yan tarafından arka tarafına geçilen bir kapı varmış, oradan girmeliymişiz. Uzun uğraşlar sonucu nihayet bulduk canına yandığımın yerini. Yani bizim pek yıldızımız barışmadı burayla. Konumu bulması zor, lezzetler ortalama, fiyatlar eh işte, servis aşırı yavaş. O nedenle diğer bloglardaki gibi övgü dolu cümleler kuramıyorum size. Siz yine de ısrar kıyamet gitçem ben diyosanız gerekli bilgiler aşağıda. Meat and Justice konumu için buraya tıklayın. Lviv'de ne yenir yazıma hız kesmeden tövbe estafur bi mekanla devam ediyorum. 😂 Hafta sonu akşamları kapısında sıra beklemeli, içerde neler oluyor merakınızı bir nebze de olsa camdan izleyerek gidermeli Masoch Cafe Lviv'deki en enteresan konseptlerden biri. Adından anlayacağınız üzere mazoşistleri çok memnun edecek bir yerden bahsediyorum. İçerde eli kırbaçlı garson abilerimiz ablalarımız dolaşıyor. Özellikle gönüllü olan misafirleri belirli düzeneklerle çeşitli pozisyonlara sokuyor ve alabildiğine kırbaçlıyorlar. Diğer misafirler de yarısı şaşkın yarısı keyif dolu bakışlarla bu şovu izliyor.😃 Tabi kırbaçlanmak istiyorsanız sipariş verirken mutlaka sorun. Kırbaç kokteylleri özel olarak geçiyor ve fiyatları da farklı oluyor. Masoch Cafe konumu için buraya tıklayın. Böyle küçücük, şirin mi şirin bir mekan Champagneria. Hava güzelse zaten kapının önündeki masalarda oturur şampanyanızı yudumlarken geleni geçeni izler, keyfinize keyif katarsınız. Burası Gürcü mutfağından meşhur haçapurileri ile gönüllerde taht kurmuş. Ve adından da anlayacağınız gibi elbette şampanyalarıyla. Bir haçapuri çok çok aç değilseniz 2 kişiye yetecek büyüklükte. Haçapuri bizim peynirli yumurtalı pideye benziyor diyebilirim. 180 Uah fiyatı. Benim şampanyayla pek de aram olmadığı için denemedim. Ama deneyenlerin epey sevdiğini duydum. Gidilir mi, gidilir evet. Tavsiye ederim. Champagneria X&X konumu için buraya tıklayın. Hayır abimiz Türkçe bilmiyor ama her girene kapıyı kapa diye bağırıyor 🙈 Girişte size bir shot vodka ikram ediyor ve daha sonra sizi dar ve karanlık merdivenlere doğru yönlendiriyor. Sonra kendinize oturacak bir yer bulup, ortamın ve lezzetlerin tadını çıkarıyorsunuz. Biz burada Lviv'de ne yenir sorusunun cevaplarından biri olan Varenyky denedik. Varenyky için bir çeşit mantı diyebiliriz. Hamuru kapatış şekilleri yarım ay şeklinde. İç dolgusunda ise et, tavuk, patates oluyor genellikle ama farklı sebzelerle de hazırlanabiliyor. Biz patateslisini denedik. Üstünde kızarmış soğanla servis ettiler. Yanında da yoğurtla geldi. Gayet lezzetliydi. Sen de her şeye bi kulp buluyosun be Buju demezseniz bu Varenyky dedikleri şey bizim hıngel ayol 😀 Yani şimdi kim kimin mutfağından esinlenmiş olaylarına girersek işin içinden çıkamayız tabi. Ama nihayetinde lezzetli canlar. Mutlaka denensin. Yine daha önce herhangi bir yerde denk gelmediğim kahvaltı konseptiyle gönüllerde taht kurmuş Baczewski. Tabi siz günün diğer saatlerinde de gelip yemeklerinin tadına da bakmak isteyebilirsiniz ama kahvaltı için mutlaka ama mutlaka gidin derim. Piyano dinletisi ve şampanya eşliğinde açık büfe kahvaltı sunuyor burası. Açık büfede epey fazla seçenek var. Özellikle tatlı bölümü baya iştah açıcı. Yani mutlaka damak tadınıza uygun bir şeyler buluyorsunuz. Aç kalmanız mümkün değil. Bizdeki kahvaltılar gibi sınırsız çay kahve beklemeyin burada yalnız. Kahvaltınıza bir kadeh seçeceğiniz şampanya ve 1 fincan çay ya da kahve dahil. 2. sini içmek isterseniz ekstra ücret ödemeniz gerekecek. Piyano dinleyerek sıcacık bir kış bahçesinde kahvaltı yapmak cidden muazzamdı. Lviv'e tekrar gitsem koşa koşa gideceğim ilk mekan Baczewski olur. Kahvaltı servisi saat 11.00'de bitiyor ve açık büfeyi topluyorlar. Tabi piyano dinletisi de kahvaltıyla birlikte son buluyor. İçeride 1.30 saat vakit geçirmenize müsaade ediyorlar. O nedenle en geç 09.30 gibi içeri girmiş olmanız bu keyifli ortamın tadını daha çok çıkaracağınız anlamına geliyor. İçeri girmek öyle kolay değil. Hafta içi de olsa inanılmaz rağbet görüyor ve kapıda her daim sıra oluyor. Biz rahat 40 dakika kadar sıra beklemişizdir. Çok erken gelip sıraya girin canlar. 07.30-08.00 gibi kapıda yerinizi alın derim. Bu muhteşem kahvaltı deneyiminin fiyatı kişi başı 180 Uah. Şiddetli tavsiyemdir. Ukrayna'nın meşhur kahvecisi. Kiev'de neredeyse her köşe başında görüyorduk ve soğuk havada sıcacık kahveleriyle imdadımıza yetişiyordu. Lviv'de Kiev'deki kadar çok şubesi yok. Meşhur Rynok Square'de mutlaka görürsünüz zaten. Lviv'e gittiğimizde hadi Aroma Kava'da Irish coffee içelim diye heyecanla gittim ama ne göreyim kahve çeşitlerini epey sınırlandırmışlar ya da Lviv'de böyle bilmiyorum. Mekanda americano, latte, cappucino gibi klasik seçenekler vardı. Bu durum biraz hayal kırıklığına uğratsa da yine de üşümüş ellerinizi bir sıcak Aroma Kava bardağıyla ısıtın derim. Gaz lambasının mucidine ithafen yapılmış tematik bir cafeyle karşı karşıyayız. 1853'de Lviv'li Eczacılar Jan Zech ve Ignacy Lukasiewicz tarafından Lviv 'e getirilen ilk gaz lambası örnekleri zaman içerisinde toparlanmış ve Gaz Lambası Müzesi haline getirilmiş. Girişte göreceğiniz masa başında oturan Jan Zech'in heykeli. E tabi bu abimizle bi hatıra fotoğrafı almak isterseniz çekmeceye de gönlünüzden kopan ufak bişeyler bırakmanız gerek. Mekan dört katlı, her katında gaz lambalarına dair detaylar göreceksiniz. Terasından manzara epey güzel. Deney tüplerinde gelen likörlerden denemek isteyebilirsiniz. Tatlarının epey sert olduğunu duydum. Yemekleri hakkında da güzel yorumlar var. Meşhur Virmenska Caddesi'ndeki bu mekanı da alın listeye. Gas Lamp konumu için buraya tıklayın. Antin kuntin isimlerden, antin kuntin mekanlardan sonra dümdüz bir Atlas 😀 Baya okunduğu gibi yazılıyor. Özel bir olayı yok. Şık dekore edilmiş kapalı mekanı, hava güzelse dışarda oturup meydanı seyretmelere doyamayacağınız bir restoran burası. Oturup çay çorba içebilir, yemeklerini deneyebilirsiniz. Borshch çorbasının içinde lahana, domates, patates, soğan, pancar gibi çeşitli sebzeler var. Ben ona allah ne verdiyse çorbası demeyi tercih ediyorum 😂 Yani benim için salçalı bir suyun içinde yüzen koca koca etler ve sebzelerden ibaretti. Ne yazık ki sevemedim. Ama damak tadı bu belki siz çok seversiniz. O nedenle siz bana bakmayın, giderseniz mutlaka tadına bakın. Neden neden neden sana Kiev'de uğramadık canım Lviv Croissants ? Neden kavuşmamız bu kadar geç oldu 😊 Yahu bir kruvasan nasıl bu kadar lezzetli olabilir. Hani böyle kurt gibi aç değilsin ama miden kazınıyor kıvamındayken gir kapıdan bebeğim, söyle kendine ordan bi paprika chicken ha doymadın mı ya da ikinciyi de mi gömmek istedin hadi o da caesar olsun. Parmaklara dikkat, onları yemiyoruz. Hem tuzlu hem tatlı bir çok çeşit var. Tatlılardan da chocolate banana denedim. O tuzlular kadar vurucu gelmedi bana. Ama her daim taze, sıcak ve lezzetli bir seçenek. Üstelik kocaman ve uygun fiyatlı. Yalnız sakın o mangolu kivili meyve sularından istemeyin. Tek yudumda tüm yıllık şeker ihtiyacımı karşılayacak kadar aşırı tatlıydı. Asla benlik değil. Artık ezbere bildiğiniz, dönüp dolaşıp önüne çıktığınız Rynok Square'de dikkatinizi çekmemesi imkansız bir mekan Drunk Cherry. Gün içinde de mutlaka önünde birilerini görecekseniz ancak akşam saatlerinde çok daha keyifli olduğunu söyleyebilirim. Burası vişne likörü içebileceğiniz küçücük ve oldukça şirin bir mekan. Sıcak ve soğuk seçenekleri mevcut. Biz soğuk denedik. Aroması güzeldi ama biraz sert geldi. Siz çok severseniz kendinize ya da sevdiklerinize hediye olarak bir şişe de satın alabilirsiniz. Bir kadeh fiyatı 40 Uah. Pizza makarna aşkımızı kimse sorgulamasın. Lviv'in en iyi ev yapımı pizzaları ve makarnaları da Marevo'dan çıkıyor desek ilginizi çeker mi bizim gibi? İncecik hamur, lezzetli bir sos, güzel bi peynir zaten işi bitiriyor. E bi de odun ateşinde taş fırında piştiyse tadından yenmiyor. Marevo Craft enfes lezzetlerle karnınızı doyurabileceğiniz şık mı şık güzel mi güzel bir mekan. Pizzalarda envai çeşit arasından seçmekte zorlanabilirsiniz. Yalnız et içeren bir pizza seçecekseniz dikkatli olmakta fayda var. Çünkü hiç birinde sığır eti kullanılmıyor. Tek opsiyon domuz ya da tavuk. Siz içeriğini beğendiğiniz bir pizzada domuz eti yazıyorsa bile tavukla değiştirilmesini talep ederek sipariş verebilirsiniz. Makarnaları da ev yapımı elbette. Al dente pişmiş tazecik makarnalar kremayla, tavukla ve parmesanla birleşir de ortaya kötü bir şey çıkar mı ? Enfesti enfes. Kendinize lezzetli bir yemek ısmarlamak istediğinizde adres burası olsun. Bujuyollarda'dan yıldızlı tavsiyedir. Marevo Craft Organik konumu için buraya tıklayın. Lviv gece hayatı ile özdeşleşebilecek ama günün her saatinde gelip onlarca çeşit bira deneyebileceğiniz adı bira tiyatrosu olan bir mekan. Giriş katta bar kısmında bira çeşitlerini deneyebilir dilediklerinizden satın alarak valizinize zulalayabilirsiniz 😃 Burada üretilen biraları Lviv'de bir çok mekanda da göreceksiniz. Dilerseniz Pravda Beer Theatre yazılı bardaklardan tshirtlerden de edinebilirsiniz. Mekanda haftada 3 gün üst katta müzik oluyor. Ama ne müzik. Şahane bir orkestra bateristinden çeşit çeşit üflemeli çalgıcısına hit şarkılarla ortamı coşturuyorlar. Ekip saat 19.00 ile 21.30 arası sahnede. Saat 18.30 gibi gelip yer kapmakta fayda var sahneyi güzel bir yerden görebilmek için. Biz burada yemek yemedik. Kahve tatlı ve bira denedik. Fiyatların gayet makul olduğunu söyleyebilirim. Üstelik bu standartta bir müziğin olduğu mekanın bizde olduğunu düşünürsek kuver de alınırdı, fiyatlar da 3 katı olurdu en az. Ben Pravda'yı çok çok sevdim. Bir akşamınızı muhakkak burada geçirin. Pravda Beer Theatre konumu için buraya tıklayın. Aslında Lviv'de ne yenir sorusunun cevaplarında hem Ukrayna mutfağından hem de dünya mutfağından güzel seçenekler var. Lviv mutfağında ağırlıklı olarak et yemekleri bulabilirsiniz. Tabii çoğunlukla domuz eti tükettikleri, sığır eti olsa bile helal kesim olmayabileceği için bu konuda hassasiyeti olanlar sipariş verirken dikkatli olsunlar. Hamur işleri ve tatlıların, kahve ve çikolatanın da yeri Lviv'de bir başka. Et konusunda temkinli olsanız bile Lviv'de aç kalmayacağınızı rahatlıkla söyleyebilirim 😃 Lezzete doyacağınız iştah açıcı bu rehberdeki maddeleri sıralıyorum. - Borsch Çorbası - Varenyky - Et Yemekleri - Kiev Tavuğu - Kruchenyky - Deruny - Pyrizhky - Holubtsi - Banosh - Paska - Pampushky - Holodets - Nachynka Yani Avrupa ülkelerine göre kıyas kabul etmeyecek kadar uygun diyebiliriz Ukrayna için. 100 Uah yaklaşık 33 TL'ye tekabül ediyor. Restoranlarda yediğimiz içtiğimiz şeylerin fiyatlarını yazmaya çalıştım yukarıda. Bazı mekanlar Türkiye'yle hemen hemen aynı seviyelerde bazıları biraz daha yüksek gibi. Yani eskiden gidenlerin dediği gibi artık burada her şey çok ucuz değil. Lviv'de bir restoranda ödeyeceğiniz hesapla Avrupa'da ödeyeceğiniz hesap arasında elbette açık ara fark olacaktır. O nedenle Ukrayna bizim için hala uygun destinasyonlardan biri. Üstelik pasaportsuz çipli kimlikle ve vizesiz gidilebiliyor olması cabası. Bir de kampanyalardan ucuz bilet yakalarsanız tadından yenmiyor. Kendi kültürüne sıkı sıkıya bağlı biriyseniz ve farklı tatlara mekanlara kapalıysanız bu soruyu sormanız çok normal 😊 Lviv'de Türk restoranı var mı sorusuna bolca önerecek mekan var üstelik. Yürürken sık sık dönerciler, kebapçılar gözümüze çarptı Lviv'de. Bir de yorulduğumuzda tesadüfi şekilde önünden geçerken oturduğumuz bir kafede nargile tüttürenleri, taze demlenmiş ince belli bardakta çayı görünce burası kesin Türklerin dedik ve elbette yanılmadık 😃 Glory cafe çaya hasret kalanların imdadına yetişiyor, tavsiye ederim. - Taksim Restaurant - Glory Cafe - Sultan Mangal - Antalya Restaurant - Doner Lab Lviv gezilecek yerler listesindeki çoğu yer şehir merkezinde ve meşhur Rynok Meydanı yakınlarında konumlanıyor. O nedenle yürüyerek gezmeye çok müsait. Bazı yerler ise birkaç kilometre mesafede bulunuyor. Yürümek istemiyorsanız bizim yaptığımız gibi Uber ya da Uklon kullanarak cüzi miktarlara ulaşım sağlayabilirsiniz. Yeri gelmişken Uber yazımı okumak isterseniz link burada. Lviv'e kaç gün ayırmak gerekir sorusuna ise şöyle cevap vereyim, gezilecek yerler listesi kısıtlı. Hızlıca 2 günde çok rahat gezersiniz aslında. Ama Lviv konsept mekanları ve farklı yeme içme deneyimleriyle dolu bir rota olunca hakkını vermek için 3 gün yeterli oluyor. Koştur koştur olmasın diyenler mutlaka 3 gün ayırsınlar. - Potocki Sarayı - Lviv Ulusal Sanat Galerisi - Ivan Franko Parkı - St. George Katedrali - Bilim Adamları Evi - Lviv Citadel Inn - Taras Shevchenka Bulvarı - Kral Danylo Anıtı - Lviv Opera ve Bale Evi - Rynok Meydanı - Lviv Belediye Binası ve Ratusha Kulesi - Boim Ailesi Şapeli - Ermeni Katedrali - Eczacılık Müzesi - Koriniakt Sarayı - Lviv Siyah Ev - Lviv Çikolata Fabrikası - Lviv Kahve Üreticisi - Virmenska Caddesi - Dominikan Katedrali - Lviv Silah Müzesi - Efsaneler Evi - Lviv Kayıp Oyuncaklar Müzesi - Lychakiv Mezarlığı - Shevcenkivskyi Hai Park - Lviv Yüksek Kale Lviv'de ne yenir yazımın sonuna geldik. Benim listemde olup kapanan mekanlar, vakit ayırıp gidemediğim birkaç yer oldu. Ama size güzel bir rehber çıkardım sanırım 😊 Sizin bu listede mutlaka olmalı dediğiniz tavsiyeleriniz varsa mutlaka yorumlara ekleyin. Yazıyı okuyan diğer arkadaşlarımız faydalansın. Belki bi gün tekrar benim de yolum düşer belli mi olur.."} {"url": "https://bujuyollarda.com/lvivde-nerede-kalinir", "text": "Lviv son zamanların en popüler tatil rotalarından biri haline gelmiş durumda. Özellikle Lviv'i vizesiz ve pasaportsuz gezme imkanının olması bu popülerliğin artmasında önemli bir rol oynuyor. Gerçekten Lviv'e geldiğinizde neden Lviv'in bu kadar popüler olduğunu anlıyorsunuz. Sokaklarındaki Avrupa havası, birbirinden ilginç restaurant ve kafeleri, Lviv'in sanatsal yüzü ve caddelerindeki hareketli ve canlı yaşam tarzı insanı fazlasıyla kendine çekmeyi başarıyor. Biz Lviv'de 2-6 Ekim 2021 tarihleri arasında bulunduk. Bu tarihler arasında Lviv'de çok güzel bir otelde kaldık. Lviv'de nerede kalınır başlıklı bu yazımda kaldığımız otelin tüm detaylarına ek Lviv ile ilgili bazı detayları da paylaşacağım. Gezilecek yerler kısmına gelince Lviv'de geçirdiğimiz 3 tam günde Lviv'in altını üstüne getirdik. Lviv gezilecek yerler başlıklı yazımı ve Lviv Yeme İçme Rehberimi okuduğunuzda bunu rahatlıkla anlayabilirsiniz. Her şeyi ile oldukça memnun kaldığımız Lviv'de güzel anılar biriktirip ülkemize geri dönüş yaptık. Yazıma geçmeden önce aklınızda bulunsun; Lviv bana göre ilk defa yurt dışına gidecekler için oldukça ideal bir şehir. Bu şehirde tecrübe kazanıp sonrasında çok daha farklı şehirlere gidebilirsiniz. Lviv ile ilgili yazılarımı okuduğunuzda işiniz zaten çok kolay olacak. Evet gelelim Lviv'de Nerede Kalınır sorusunun cevabına. Lviv bir çok kişiye göre küçük bir şehir gibi gelse de bize hiç de öyle gelmedi. Bunu Lviv'in en yüksek tepesi olan High Castle'a çıkınca çok rahat anlıyorsunuz. Lviv'de nerede kalınır sorusunun bana göre 3 cevabı var. Yukarıda haritayı 3 kısma ayırdım. 1. Bölge Lviv şehir merkezinin dışında kalıyor ve daha çok Lviv yerel halkının ikamet ettiği yerler olarak sayılıyor. 2. Bölge Lviv'in merkezi olan Rynok Meydanı, 3 bölge ise Lychakiv Bölgesi olarak Lviv'i 3 kısma ayırabilirsiniz. Lviv'de nerede kalınır sorusunun en mantıklı cevabı bu bölgelerden 2. Bölge olan Rynok Meydanı ve çevresi olduğunu düşünüyorum. Lviv gezilecek yerlerin büyük bir kısmı zaten bu meydan çevresinde kümelenmiş durumunda. Benim gezilecek yerler listesinden saydığım 26 yerin 20 tanesi bu meydanda yer alıyor. Eee o zaman çok fazla arayış içine girmeden bu meydan etrafında kalınacak yer bulmak çok daha mantıklı oluyor. Diğer bölgelerden ucuz olsun diye otel ayarlayıp taksiyle gezilecek yerlere ulaşmak bana çok da mantıklı gelmiyor. Gelelim bizim Lviv'de kaldığımız efsane yer olan Citadell Inn Resort Otel'in bölgesine. Bu otel de 2. bölgede yer alan oteller arasında sayılıyor fakat merkezdeki diğer otellere göre Rynok Meydanına biraz daha uzak konumda yer alıyor. Uzaklık da sadece 1-2 km civarında. Otelin en keyifli yanlarından biri de otelin bahçesinden Lviv merkeze inen merdivenli yolu kullanmak. Gerçekten çok keyif verici bir yol. Neyse şimdi otelimizin tüm detaylarına gelelim. Citadell Inn her şeyi ile karşınızda. Lviv gezilecek yerler arasında da yer alan Citadel Inn Resort Hotel, her şeyi ile çok memnun kaldığımız bir otel oldu. Bazı oteller gittiğiniz yerin hafızanıza kazınmasınI sağlar ya bu otelin de Lviv'in aklımıza kazınmasına oldukça fazla katkısı oldu. Özellikle otelin dizaynı ve çevre düzenlemesi çok hoşumuza gitti. Lviv'de yaşasak huzur bulmak ve doğayla kucaklaşmak için bu otelin çevresine gelip tur atıp döneriz. Otelin o denli yemyeşil güzel bir çevre düzenlemesi var. Tabi biz otele gece gelince çoğu şeyin farkına varamadık ama sabah uyandığımızda cennetin içinde olduğumuzu anladık. Otel çevre düzenlemesi, tarihi dokusu, spası, güzellik salonu ve restaurantları ile oldukça keyifli bir otel. Otelin tüm detayları aşağıda. Otelimiz adından da anlaşılacağı üzere eski bir kaleden konaklama tesisine dönüştürülmüş bir yer. Bundan dolayı otel Lviv Gezilecek Yerler arasında da yer alıyor. Citadell Inn Kalesi, Ukrayna'da hala varlığını sürdüren türden birkaç binadan biriymiş. Avusturya hükümeti, 1848 olaylarından sonra keleyi inşa etmeye başlamış. Kale, Lviv'i dış düşmandan korumak için değil, Avusturya hükümetinin güvenliği ve vatandaşları korkutmak için düşünülmüş. Fakat kale hiç bir zaman amaçlandığı gibi kullanılmamış. 1918'de Kasım Eylemi sırasında, kale Polonyalılar tarafından işgal edilmiş ve o zamandan beri yarı harap halde kalmış. Kale, kışla ve toplamda altı kuleden oluşuyor. Kulelerin dördü yuvarlak ve ikisi kare şeklinde. Avusturya-Macaristan imparatorluğu topraklarında bu tür yuvarlak kulelere Maximilian ismi veriliyormuş. Bu tarihlerde Citadel derin hendeklerle çevriliymiş. Kale 2. Dünya Savaşı'ndan sonra dekore edilmiş ve günümüzde otel olarak kullanılıyor. Otel tepede bir konumda olduğundan Lviv'i kuş bakışı görebiliyorsunuz. Hem otelin tarihsel dokusunu hem de Lviv'e farklı bir perspektiften bakmak isterseniz bu oteli tercih edin derim. İlk olarak şunu belirteyim; otelin en güzel restaurantı en üst katta yer alıyor. Yani manzaranız mükemmel. Yemek yerken ya da kahvenizi yudumlarken bu manzaraya karşı keyif yapmak çok güzel. Bunun dışında otelin yazlık teras ve Wine Cellar diye restaurantları da mevcut. Yazlık terasta doğanın tadını çıkarabilir, wine cellar'da da şarap tadımı yapabilirsiniz. Otelin kahvaltısını biz oldukça başarılı bulduk. Özellikle chialı mangolu pudinge ve omletin lezzetine bayıldık. Sunumları da oldukça güzel olan kahvaltıda menüden sıcak bir appetizers seçme hakkınız var. Akşam yemeği olarak restaurantı deneyimleyemedik çünkü Lviv'de yeme içme önerisi toplamamız lazımdı. Fakat şunu belirteyim otelin şefi Sushko Chef döktürüyor. Instagram hesabından da göreceğiniz üzere yemekler enfes görünüyor. Eğer vaktiniz olursa otelde kalmasanız bile güzel bir akşam yemeği için otelin restaurantını tercih edebilirsiniz. Pandemiden dolayı otelin çalışanları maske takmıştı. Ama açıkça belirteyim Ukrayna'da artık Covid sorun olmaktan çıkmış. Artık insanlar günlük yaşamına eskisi gibi devam ediyor. Bu konuda çift doz aşınız tam ise çok fazla problem yok. İleride yazılarımda inşallah covid başlığı açmaktan kurtulacağım! Her şeyden çok önem verdiğimiz misafir ilişkileri bir otelin en önemli yanı bence. Otelin kalitesi mobilyalar ya da tasarımdan daha çok misafir ilişkilerine dayanıyor. Citadell Inn Otel'de çalışan herkes bize karşı oldukça ilgiliydi. İhtiyacımız olduğunda hemen hepsine koşup bize yardımcı oldular. Odamız biraz soğuk dediğimiz de anında ısıtıcı gönderdiler. Mesela uçuşumuz gece olduğundan check out yaptık ve eşyalarımızı otele bıraktık. Gece otele geldiğimizde uçuşa kadar otelde rahatça bekleyebildik. Bunlar belki küçük detaylar ama gerçekten bir otelin kalitesini ve müşterilerine nasıl değer verdiğini gayet iyi gösteriyor. Otelden girişimizden çıkışımıza kadar geçen sürede tüm personele gösterdikleri ilgiden dolayı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Lviv'e bir daha yolumuz düşerse otelimiz bellidir belirteyim. Siz de Lviv'de otel arıyorsanız bu güzel oteli gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. - Web Site: https://citadel-inn. com. ua/ - Konum: Citadel Inn Resort and Hotel - Telefon: +380504311054 Yukarıda belirttiğim gibi Lviv Otellerini 3 bölgeye ayırabiliriz. En çok tercih edilen oteller genelde Rynok Meydanı çevresinde bulunuyor. Zaten en mantıklısı da bu bölgeden otel ayarlamak. Lviv'de otel fiyatları Türkiye'ye benzer seviyelerde. Ukrayna'nın para birimi Grivna. Şöyle belirteyim 100 UAH = 36 TL'ye denk geliyor. Buna göre hesap yapabilirsiniz. Bana göre Lviv'e gelmişken iyi bir otelde kalmanız yönünde olacaktır. Bizim paramız burada değerliyken bu fırsatı değerlendirmek lazım. Paramız o kadar değer kaybediyor ki Grivna yakında TL ile aynı seviyede olursa şaşırmam. Hatta Lviv gezilecek yerleri yazdığımda 100 TL = 310 UAH iken şu an 100 TL 275 UAH'a tekabül ediyor. Yani anlayacağınız TL'nin durumu oldukça sıkıntılı. Gelelim Lviv otellerinin fiyatlarına. Otel fiyatları ortalama alınarak hesaplandı belirteyim. Ayrıca fiyatlar günlük oda fiyatlarıdır. Seyahat edeceğiniz ülkede konaklayacağınız otel oldukça önemli dolayısıyla otelinizi iyi seçmelisiniz. - 5 yıldızlı otel fiyatları ortalama 1250 TL ile 2500 TL arası, - 4 yıldızlı otel fiyatları ortalama 750 TL ile 1250 TL arası, - 3 yıldızlı otel fiyatları ortalama 350 TL ile 700 TL arası, - 2 yıldızlı otel fiyatları ortalama 200 TL ile 400 TL arası, - Hostellerin günlük ortalama fiyatları 75 TL ile 200 TL arasında değişiyor. Ucuza gezme yöntemleri yazımda da belirttiğim üzere konaklama bir seyahatin önemli maliyetlerinden biri. Konaklama maliyetini düşürmek için de en ideal yol hostellerde kalmak. Hosteller, hem ucuz hem de mutfağa sahip olduğundan maliyetleri kısmak için ilaç gibi oluyor. - Park Plus Hostel - GHOSTel Medieval Hostel - Leosphere Hostel - Etno Hostel - Yurus Hostel - Family Hostel Lviv - 4Rooms Hostel - DREAM Hostel Lviv - Coffee Home Hostel - Pop Art Hostel Rynok Sq - Old City Hostel Lviv gezilecek yerler listesindeki çoğu yer şehir merkezinde ve meşhur Rynok Meydanı yakınlarında konumlanıyor. O nedenle yürüyerek gezmeye çok müsait. Bazı yerler ise birkaç kilometre mesafede bulunuyor. Yürümek istemiyorsanız bizim yaptığımız gibi Uber ya da Uklon kullanarak cüzi miktarlara ulaşım sağlayabilirsiniz. Yeri gelmişken Uber yazımı okumak isterseniz link burada. Lviv'e kaç gün ayırmak gerekir sorusuna ise şöyle cevap vereyim, gezilecek yerler listesi kısıtlı. Hızlıca 2 günde çok rahat gezersiniz aslında. Ama Lviv konsept mekanları ve farklı yeme içme deneyimleriyle dolu bir rota olunca hakkını vermek için 3 gün yeterli oluyor. Koştur koştur olmasın diyenler mutlaka 3 gün ayırsınlar. - Potocki Sarayı - Lviv Ulusal Sanat Galerisi - Ivan Franko Parkı - St. George Katedrali - Bilim Adamları Evi - Lviv Citadel Inn - Taras Shevchenka Bulvarı - Kral Danylo Anıtı - Lviv Opera ve Bale Evi - Rynok Meydanı - Lviv Belediye Binası ve Ratusha Kulesi - Boim Ailesi Şapeli - Ermeni Katedrali - Eczacılık Müzesi - Koriniakt Sarayı - Lviv Siyah Ev - Lviv Çikolata Fabrikası - Lviv Kahve Üreticisi - Virmenska Caddesi - Dominikan Katedrali - Lviv Silah Müzesi - Efsaneler Evi - Lviv Kayıp Oyuncaklar Müzesi - Lychakiv Mezarlığı - Shevcenkivskyi Hai Park - Lviv Yüksek Kale Gelelim Lviv kaç günde gezilir sorusunun cevabına. Lviv'de yukarıda bahsettiğim gibi biz 3 tam gün geçirdik. 3 gün Lviv'e fazlasıyla yetebilecek bir süre. Çok hızlı olursanız 2 tam günde de Lviv'i hızlıca gezebilirsiniz. Eğer Lviv'de 1 gün vaktiniz varsa Lviv Rynok Meydanında yani Lviv'in kalbinin attığı yerdeki gezilecek yerleri gezmenizi tavsiye ederim. Bana göre Lviv'e kesinlikle bahar aylarında gidilmeli. Biz Lviv'e sonbaharda gittiğimiz için Lviv'in yeşil doğasına, ağaçlardan yaprakların yere süzülüşüne aşık olduk. Bir yanda yaprakların dökülmesi diğer yanda sonbaharın hüznü Lviv'e çok yakışmıştı. Bunun dışında eminim ki Lviv'in ilkbaharı ve yaz ayları da çok güzeldir. Çünkü Lviv ormanlık bir bitki örtüsüne sahip dolayısıyla bu aylarda Lviv ayrı güzel olacaktır. Bizim gittiğimiz tarih olan 2-5 Ekim'de Lviv'de hava sıcaklığı 18 derece civarıydı. Kışlık montumuzla gittik iyi ki de gittik çünkü sabah ve akşamları hava soğuktu. Özetle Lviv'e ne zaman gidilir derseniz bahar aylarını tercih edin derim. Lviv küçük ve gezilecek yerleri birbirine yakın olan bir şehir olduğu için ulaşım noktasında oldukça rahat bir şehir. Bahsettiğim uygulamaları kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. Her iki uygulamaya kredi kartınızı tanımlayarak taksici ile para muhabbetinden kurtuluyorsunuz. Bunu kesin yapın derim. Taksiciye seyahat sonrası yıldız ve bahşiş de verebildiğiniz bu uygulamalar gayet işinizi kolaylaştırıyor. Lviv'de trafik akşam saatlerinde çok yoğun oluyor. Bir de yollar asfalt yerine arnavut kaldırımı. Kaldırımlarda gerçekten bazen sinir bozuyor çünkü araba titreyen bir zeminde ilerliyor gibi oluyor. Dolayısıyla organlarınız seyahat süresince yer değiştirebiliyor. NOT: Yukarıdaki uygulamalara ek olarak BOLT diye bir uygulama daha var. Bunu Lviv yerlilerinden öğrendim. Biz kullanmadık bu uygulamayı ama dilerseniz siz telefonunuza indirip kullanabilirsiniz. Lviv'de nerede kalınır yazımızın sonuna geldik. Biz konaklama için Citadell Inn Resort Oteli tercih ettik ve gayet de memnun kaldık. Size de burayı gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Instagram'a sabitlediğim sabit Lviv hikayelerimde otel ile ilgili tüm detayları görebilirsiniz. Musmutlu gezmeleriniz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/mackada-gezilecek-yerler-listesi", "text": "Dolu dolu 4 günlük Trabzon gezimiz çok güzel geçti. Trabzon'un altını üstüne getirmeye çalışsakta bunda kısmen başarılı olduk. Neden kısmen diye sorarsanız çünkü Trabzon'a bırakın 4 günü en az 15 gün lazım. Trabzon'un her yerinden doğal güzellik ve tarih fışkırıyor. Biz Trabzon'da Trabzon merkez, Sürmene, Uzungöl ve Maçka tarafını gezme fırsatı bulduk. Bu yazımda da Maçka'da gezilecek yerler listesini detaylı bir şekilde yazmaya çalışacağım. Türkiye'de tarihin ve doğanın sarmaş dolaş olduğu bir yer arıyorsanız adres Maçka'dır. Bize göre Trabzon'un en güzel ilçesi olan Maçka, yemyeşil doğası ve derin geçmişiyle bizi tamamıyla büyüledi. Maçka'da yeşilin bin bir tonunu, tarihin en derin izlerini rahatlıkla görebilirsiniz. Maçka'da gezilecek yerler bırakın Trabzon'u Türkiye'de görmeniz gereken en önemli yerler arasında yer alıyor. Maçka'da gezilecek yerler arasında bir çok manastır bulunuyor. Bu manastırlar da öyle düzlük alana yapılmış yerler değil. Yüksek dağların tepelerine, kayalıkların arasına yapılmış özel yerler. Manastırlara gitmesi zahmetli olsa da içinizdeki keşfetme arzusu sizi buralara götürüyor. Bunun dışında Maçka gezilecek yerler listemizde çok güzel Karadeniz köyleri de yer alıyor. Listemizde Maçka merkezden de bazı yerler var. Maçka gezilecek yerler listesi kaç günde tamamlanır derseniz bize göre bu süre 2-3 gün. Bu süre size uzun gelebilir ama tadını çıkara çıkara gezmeniz, doğanın güzelliklerini derinden hissetmeniz için ideal bir süre. Bir de Maçka'da bazı yerleri bulmak ve oralara gitmekte zorlanabilirsiniz. Bu nedenle Maçka'ya 2-3 gün süre verdik. Hadi gelin Maçka gezilecek yerlerin en önemlisi olan Sümela Manastırıyla listemize giriş yapalım. NOT: Maçka'da gezilecek yerler genel itibariyle rakımı yüksek dağların arasında kalmış yerlerde bulunuyor. Buralara gitmek için aracınızın sağlam ve yüksek olması önemli. Mümkünse 4x4 jeep ya da arazi aracı kullanırsanız daha güzel olur. Maçka gezilecek yerler listesinin en önemli yeri olan Sümela Manastırı sadece Trabzon'un değil Türkiye'nin en önemli tarihi yerlerinden biri. Ömrü hayatınızda bir kere de olsa Sümela Manastırı'nı ziyaret edin derim. Çünkü gerçekten çok çok güzel ve önemli bir yer. Sümela ile ilgili burada kısa bir açıklama yapmak yerine Sümela Manastırı: Trabzon'un Yıldızı başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim. Yazımda Sümela Manastırı Nerede, Sümela Manastırı'na Nasıl Gidilir, Sümela Manastırı'nın Tarihi, Sümela Manastırı'nın İçi ve Freskleri, Sümela Manastırı'nın En Etkileyici Yeri, Sümela Manastırı Açık mı Kapalı mı, Sümela Manastırı'nın Giriş Ücreti, Sümela Manastırı'nın Ziyaret Saatleri gibi Sümela ile ilgili tüm detayları ve deneyimlerimizi bulabilirsiniz. Sümela Manastırı ile ilgili bir uyarı yapmak istiyorum. Biz gittiğimizde (Ekim 2020) manastır kapalı değildi. Ama manastırın tüm yerlerini tadilat nedeniyle ziyaret edemedik. Kasım 2020'de düşen taşlar yüzünden Sümela'nın geçici olarak kapatıldığını duyduk. Dolayısıyla Sümela'ya gitmeden önce açık mı kapalı mı konusunu aydınlatmanız güzel olur. Maçka gezilecek yerler listesinin en gizemli yeri olan Vazelon Manastırı gitmesi oldukça zor ama keşfetmesi inanılmaz güzel olan bir yer. Buraya çoğu kişi yollardan dolayı gidemezsiniz dese de biz içimizde keşfetme arzusuyla Vazelon'u zor da olsa keşfedebildik. Vazelon Manastırı için de ayrı bir yazı yazdım. Vazelon Manastırı: Trabzon'un Gizemli Yeri başlıklı yazımda Vazelon Manastırını keşfetme noktasında çok çok önemli olan Vazelon Manastırı Nerede ve Vazelon Manastırına Nasıl Gidilir sorularının cevabını bulabilirsiniz. Sümela Manastırına ev sahipliği yapana Altındere Vadisi Milli Parkı, Maçka'nın güney tarafında kalan bir yeryüzü cenneti. Doğu Karadeniz'in en güzel yerlerinden biri olan Altındere Vadisi yazın ayrı güzel kışın ayrı bahar ayları ayrı güzel. Burası yeşilin her tonunu barındıran muhteşem bir coğrafya. Sisli dağlar, şırıl şırıl akan dereler, bölgeye özgü ladin, göknar ve sarıçam ağaçlarıyla bezenmiş ormanlar, patikalar, geyikler, narin görülen karacalar... Doğa her açıdan burada çok cömert. Sümela Manastırına giderken içinden geçeceğiniz Altındere Vadisi Milli Parkı'nın konumu burada. Trabzon'un en güzel ve en popüler köyü olan Hamsiköy Maçka ilçesi sınırlarında yer alıyor. Bu güzel Karadeniz Köyü bize Heidi'nin büyükbabasının köyünü hatırlattı. Bir yanda Maçka'nın bulutlara değen dağları diğer yanda şırıl şırıl akan ırmaklar her şey inanılmaz güzellikte. Hamsiköy'de ciddi anlamda artan çarpık yapılaşma bu güzelliğe gölge düşürse de biz Hamsiköy'ü çok sevdik. Hamsiköy'e gelmişken buranın popüler sütlacını yemeden dönmek olmaz. Enfes lezzetiyle Hamsiköy Sütlacı ile ilgili detaylar Trabzon'da Ne Yenir başlıklı yazımda. Hamsiköy'ün konumu burada. Trabzon Gümüşhane yolu Maçka Kavşağında yolun sağında kalan Türkiye İspanya Dostluk Anıtı'nın hüzünlü bir hikayesi var. Anıtta yaralı İspanyol askerinin Türk askeri tarafından taşınması tasvir ediliyor. Türkiye İspanya Dostluk Anıtının hikayesine gelince; Afganistan'da görevde bulunan ve 62 kişiden oluşan ve Barış Gücü'nde görev yapan İspanyol askerleri görevlerini tamamlayıp ülkelerine geri dönüşleri sırasında bölgede yaşadıkları kaza nedeniyle askerleri taşıyan uçak düşmüş ve bu ölen askerlerin anısına bölgeye 2 anıt inşa edilmiş. Yaşanan dramatik kaza olayına gelince; askerleri taşıyan uçak yoğun sis nedeniyle iki kez havaalanını pas geçmek zorunda kakmış ve ne yazık ki üçüncü denemesinde yoğun sis deneniyle Pilav Dağı'na çakılmış. Bu kazada uçak mürettebatı ve askerlerle birlikte toplam 74 kişi hayatını kaybetmiş. Kazanın yaşandığı Pilav Dağında ve Maçka merkezde iki adet anıt bulunuyor. Maçka merkezdeki anıtın konumu burada. Maçka merkezde gezilecek yerler arasında olan ve 19. yy'da Osmanlı Devleti döneminde yapılan Tarihi Maçka Köprüsü'nün 2 adet kemeri bulunuyor. Tarihi köprünün genişliği 7.85 metre iken uzunluğu yaklaşık 34 metre. Eskiden araç trafiğine açık olan köprü 2010 yılında restore edilerek araç trafiğine kapatılmış. Tarihi Maçka Köprüsü'nün konumu burada. Maçka'da gezilecek yerler listesinin en yüksek yeri olan Çakırgöl, Zigana dağ silsilesinin zirvelerinde 2533 rakımda yer alıyor. Maçka'ya 36 kilometre uzaklıkta yer alan Çakırgöl, çevresi 1160 metre, boyu 250 metre, derinliği ise 2 ile 15 metre arasında değişen bir göl. Bu gölü halk arasında \"göze\" olarak bilinen 8 küçük su kaynağı besliyormuş. Oluşum açısından buzul göl olan Çakırgöl yaz aylarında bir çok kişi tarafından ziyaret ediliyor. Çevresindeki yaylalarıyla da bir çok ziyaretçi çeken Çakırgöl, erken kar yağması ve uzun süre erimemesi nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığınca \"kış sporları turizm merkezi\" ilan edilmiş. Çakırgöl'ün konumu burada. Şolma Turizm Merkezi, Maçka'ya 22 km uzaklıkta bulunan bir Karadeniz yaylası. Özellikle yazın sıcak havalardan kaçanların tercih ettiği bu güzel yayla 1800 metre rakımda bulunuyor. Turizm açısından bölgeye kazandırılmaya çalıştırılan Şolma Turizm Merkezinde konaklama yapabileceğiniz yerler var, Ayrıca burada bakkal, kahvehane gibi hizmet veren dükkanlar da mevcut. Yeme içme konusunda sıkıntı yaşamadan doğa ile iç içe zaman geçirmek isteyenler Şolma Turizm Merkezini ziyaret edebilir. Maçka'nın en güzel köylerinden biri olan Şimşirli Köyü, çağlayan derelerin ve her yerinden yeşil fışkıran bir ormanın içinde yer alıyor. Diğer adı Kuştul olan köyde hane sayısını zamanla düşmüş. Bölgedeki köyler arasında Şimşirli Köyü'nün bir şöhreti var. Bu şöhretin nedeni kuşdilinin buradan çıkmış olmasıymış. Rivayete göre Türkler ve Rumların konuştukları dilin Türkçe hecelerde tuhaf karşılıkları olduğu ve bu dilin de kuşdili olduğu söyleniyor. Maçka'da gezilecek yerler listesinde bol bol manastır var demiştik ya işte onlardan biri de Şimşirli Köyü'nde bulunan ve eşsiz bir güzelliğe sahip Kuştul Manastırı nam-ı diğer Peristera Manastırı. Maçka'nın Esiroğlu Beldesi Şimşirli-Kuştul Köyü sınırları içerisinde yer alan Kuştul Manastırı, 752 tarihinde inşa edilmiş bir manastır. Bu güzel manastır 1203'te yağmalanmış ve bir süre terk edildikten sonra 1393'te tekrar kullanılmaya başlanmış. 1906 yılında çıkan yangında tamamen yandıktan sonra üçüncü kez yapılmış. Günümüze pek az kalıntısı ulaşan manastırın durumu ne yazık ki iç açıcı değil. Bölgedeki manastırlarda olduğu gibi Kuştul Manastırı'nın içinde de ana kaya kilisesi ve odalar bulunuyor. Odalar misafir ve keşiş odası olmak üzere 2 kısma ayrılıyor. Batı cephesinden bir merdivenle içine girilen manastır; geniş holler ve salonlara sahip. Manastırın haç planlı kilisesi zamanla yıkılmış ve hiçbir iz bırakmadan yok olmuş. Manastırın bir çok kısmı da ne yazık ki define avcılarınca tahrip edilmiş durumda. Harabe halindeki Kuştul Manastırı'nın belli bir yerine kadar araç ile gidebiliyorsunuz. Geriye kalan yolu yürümeniz lazım. Google haritadaki Kuştul Manastırı'nın konumu yanlış. Burada manastırı bulmak için köylülerden yardım almanız lazım. Biz zaman kısıtı nedeniyle Kuştul Manastırına gidemedik ama araştırmalarımız neticesinde bu uyarılara dikkat etmenizde fayda var. NOT: Kuştul Manastırı, Peristera Manastırı olarak da biliniyor. Hatta zamanında Müslümanlar arasında burası Hızır İlyas Manastırı olarak adlandırılıyormuş."} {"url": "https://bujuyollarda.com/manisa-gezilecek-yerler", "text": "Şehzadeler şehri Manisa epeydir aklımızda olan ama ha gittik ha gideceğiz derken bir türlü kısmet olmayan bir yerdi. En sonunda kar kış demedik, düştük yola ve nihayet Manisa'ya da bir tik atabildik. Manisa gezilecek yerler 2 güne rahatça sığdığından bu şehri hafta sonu kaçamağı yaparak keşfedebilirsiniz. Manisa tarihiyle, doğal güzellikleriyle, nefis lezzetleriyle Türkiye'de görmeniz gereken yerlerin başında geliyor. Lidya, Helen, Roma ve Osmanlı dönemlerine ait bir çok tarihi eseri barındıran Manisa tarihte bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Parayı icat eden Lidyalıların başkenti olan ve dönemin en büyük ve zengin kentlerinden olan Sardes Manisa sınırlarında bulunuyor. Doğal güzellik desen bu şehirde yok yok. Tabiat parkları, şelaleler, kaplıcalar, peri bacaları bir çok güzelliği Manisa'da görebilirsiniz. Hadi Manisa'da gezilecek yerler listemizde bulunan birbirinden güzel 21 yeri birlikte gezelim. Biz Manisa'ya Muğla'dan gittiğimiz için önce merkezi, sonra da Akhisar ve Salihli tarafını gezdik. Siz hangi yönden Manisa'ya gelecekseniz ona göre rota oluşturabilirsiniz. Manisa'ya gelirken yol üstünde gezilecek yerleri gezmek zaman açısından tasarruf sağlıyor. Manisa gezilecek yerler planlaması yapmak için aşağıdaki harita üzerinde zoom yapabilirsiniz. - Spil Dağı - Niobe Ağlayan Kaya - Manisa Kalesi - Muradiye Camii - Manisa Müzesi - Sultan Cami - Ayşe Hafsa Sultan Tıp Tarihi Müzesi - Yeni Han - Mesir Tabiat Parkı - Aigai Antik Kenti - Thyateira Tepe Mezarları - Akhisar Müzesi - Marmara Gölü - Sardis Antik Kenti - Kurşunlu Şelalesi - Kız Köprüsü - Sandal Divlit Volkan Konisi - Kula Peri Bacaları - Tarihi Kula Evleri - Philadelphia St. Jean Kilisesi - Manisa Mevlevihanesi Manisa seyahati planlamadan önce şehrin küçük bir şehir olduğunu düşünürdüm. Gidip görünce anladım ki Manisa azımsanmayacak kadar büyük bir şehir. Merkezde ve ilçelerinde bulunan çok sayıda görülecek nokta bulunuyor. Ben de tüm bu yerleri Manisa merkez gezilecek yerler ve Manisa çevresi gezilecek yerler olarak 2 gruba ayırdım. Manisa merkezde gezilecek yerler genel olarak birbirine yakın konumda yer alıyor. Sadece Spil Dağı Milli Parkı bu yerlere uzak kalıyor. Merkezdeki yerleri yürüyerek gezebilirsiniz. Biz kış şartlarından dolayı bu yerlere araçla gitmeye çalıştık. Sokaklar dar olduğundan park yeri konusunda sıkıntı yaşadık. Size tavsiyem hava sıcaksa aracınızı uygun bir yere park edip yürüyerek merkezdeki yerleri gezmeniz olacaktır. İşte şehzadeler şehri Manisa merkezde gezilecek yerler listem. - Spil Dağı - Manisa Mevlevihanesi - Niobe Ağlayan Kaya - Manisa Kalesi - Muradiye Camii - Manisa Müzesi - Sultan Cami - Ayşe Hafsa Sultan Tıp Tarihi Müzesi - Yeni Han - Mesir Tabiat Parkı Dedim ya durduk durduk karda kışa gittik Manisa'ya diye. Hava muhalefeti nedeniyle Spil Dağı Milli Parkı göremediğimiz noktalardan biri oldu. Aslında gözümüzü karartıp yola da çıktık ama yolda jandarma zincirleri olmayanların çıkmasına izin vermediği için geri dönmek durumunda kaldık. Aslında Manisa Spil Dağı'nın eteklerine kurulmuş bir şehir zaten. Listemizde yer alan bazı gezilecek yerler de Spil Dağı'nın eteklerinde bulunuyor. Mitolojiye göre, Spil Dağı adını Anadolu'nun eski ana tanrıçası Kybele ve Frigya Kralı Menos'un kızı olan Sibel'den almış. Spil Dağı Milli Parkı'nın Atalanı Mevkii'nde dağ evleri, piknik alanları, kır kahvesi ve lokanta bulunuyor. Günübirlik kullanımın dışında, Atalanı'ndaki kamp yerinde kendi çadır ve karavanınızla kalabilir veya dağ evlerinde konaklayabilirsiniz. - Spil Dağı Milli Parkı konumu burada. - Spil Dağı Milli Parkı giriş ücreti araç başı 14 TL. Spil Dağı'nın eteklerinde, şehir merkezinden 3 km'lik bir yolla ulaşılan, milli park yolu üzerindeki Mevlevihane, Saruhan Bey'in torunu İshak Çelebi tarafından 1368-1369 yıllarında yaptırılmış. Burası 19. yüzyılda kent merkezinde yeni bir mevlevihane açıldıktan sonra önemini kaybetmiş. Cumhuriyetin ilanının ardından mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmiş. 1960-1961, 1982 ve 1999-2001 yıllarında yeniden onarılan yapı, günümüzde Manisa Yöresi Türk Tarih ve Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından etnografya müzesi olarak kullanılıyor. Ayrıca bölgede günübirlik kullanıma yönelik büfe, ocak, piknik ve oyun alanlarına sahip 12 hektarlık bir piknik alanı yer alıyor. Bir de yakınlarında bulunan Trap-Skeet Atış alanındaki \"Vali Parkı\" adıyla anılan parkta restoran, piknik alanları, 2 atış poligonu ve bir tenis kortu bulunuyor. - Manisa Mevlevihanesi herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Manisa Mevlevihanesi konumu burada. Manisa'nın tarihi ve turistik yerlerinin başında geliyor Niobe Ağlayan Kaya. Eğer öyküsünü bilmeden giderseniz göreceğiniz yer sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Burayı bu denli önemli kılan hikayesi. Niobe Ağlayan Kaya hikayesine göre; Tantalos'un kızı olan Niobe Manisa'da doğmuş ve Tanrıça Leto ile çocuklukları bu yörede geçmiş. Thebai Kralı Amphion ile evlenen Niobe'nin yedi kız, yedi erkek 14 çocuğu olmuş. Çocukluk arkadaşı ve Zeus'un eşi Leto'nun ise Apollon ve Artemis olmak üzere iki çocuğu varmış. Sürekli çocukları ile gururlanan Niobe'nin kendisinin çok çocuğu olduğunu, Leto'nun ise sadece iki çocuğunun olduğunu söylemesi Tanrıça Leto'yu kızdırmış ve çocuklarından Niobe'yi cezalandırmalarını istemiş. Niobe'nin bütün çocukları Apollon ve Artemis tarafından oklarla öldürülmüşler. Niobe çocuklarının cesetleri başında günlerce ağlamış. Tanrı Zeus ise Niobe'nin haline acımış ve ızdırabına son vermek için onu Spil Dağı eteklerinde taş haline getirmiş. Kadın başı şeklindeki bu kayanın göz çukuru şeklindeki girintilerinden yakın zamana kadar sızan su damlaları Niobe'nin gözyaşları olarak yorumlanıyor ve halk arasında burası \"Ağlayan Kaya\" adıyla da anılıyor. - Niobe Ağlayan Kaya konumu burada. Manisa'da gezilecek tarihi yerler içinde bulunan Manisa Kalesi bir kaç kalıntıdan ibaret. Araçla belli bir yere kadar gidip sonrasında patikalardan biraz yürümek gerekiyor. Biz hava çok soğuk olduğu için yürüyemedik. Hava güzelken Manisa Kalesi'nin kalıntılarını görmek için yürüyerek kaleye çıkabilirsiniz. Spil Dağı'nın yamacında kalıntıları görülen Manisa Kalesi, \"İç Kale\" ve \"Dış Kale\" olarak iki bölümden oluşuyor. Kalenin inşa tarihi bilinmiyor ancak M. S. 17 depreminde kalenin yıkıma uğradığı sanılıyor. Saruhan oğulları kaleyi onarıp kullanmışlar. Dış kalenin içinde kalıntıları bulunan Hacet Mescidi Saruhan Bey tarafından yapılmış. Manisa Kalesi'nin Osmanlılar Dönemi'nde de onarımdan geçirildiği biliniyor. 15. yüzyılda surlar çok fazla tahrip olduğundan kalenin önemi kalmamış. - Manisa Kalesi konumu burada. Muradiye Camii Manisa merkez gezilecek yerler içinde en önemli değerlerden biri. III. Murat adına 1583-1592 yılları arasında yaptırılan külliye; cami, medrese, imarethane ve dükkanlardan oluşuyor. Projesi Mimar Sinan'a ait olan külliyenin inşası Mimar Mahmut Ağa tarafından başlatılmış ve ölümü üzerine Mimar Mehmet Ağa tarafından tamamlanmış. Mimar Sinan'ın Ege'deki tek eseri burası. Sırf burayı görmek için bile Manisa'ya gidilir diye düşünüyorum. - Muradiye Camii konumu burada. Her seyahatimde muhakkak bir fire verir, listemde olan bazı yerleri göremeden dönerim. Manisa Müzesi taşınma aşamasında olduğu için ziyarete kapalıydı. Manisa seyahati planladığınızda müzenin açılıp açılmadığı teyit edin ve açılmışsa gezilecek yerler listenize burayı da dahil edin. Yeni yapılan Manisa Müzesi binası Polis Evi'nin hemen yanında yer alıyor. - Manisa Müzesi giriş ücreti 10 TL. Müze kart geçerli. Sultan Camii Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Ayşe Hafsa Sultan tarafından 1522' de yaptırılmış. Külliyede cami, medrese, sıbyan mektebi, imaret, dar-üş şifa ve çifte hamam bulunuyor. Bugün Sultan Cami her yıl düzenlenen Mesir Şenliklerine ev sahipliği yapıyor. 16. yüzyıl Osmanlı mimarisinin ildeki en önemli örneklerinden olan Sultan Camii Manisa gezilecek yerler listesinde baş sıralarda. - Sultan Camii konumu burada. Hafsa Sultan Şifahanesinin önemi tarihte bizzat mesir macununun karıldığı yer olarak bilinmesi ve özellikle yolcu, işçi, tüccar, parasız herkesin ister Müslim ister gayri Müslim, ister erkek ister kadın hastaların derdine çare olan hastalıklarına şifa veren bir yer olması. Bugünkü hastaneler nasıl bir donanıma, zengin kadroya sahipse şifahane de zamanının en ileri sağlık merkezlerindenmiş. Bugün Celal Bayar Üniversitesi'ne bağlı Ayşe Hafsa Sultan Tıp Tarihi Müzesi olarak ziyaretçilerine kapısı açık. Müzede dağlama sahnesi, göz cerrahi sahnesi, akıl ve ruh hastalığı ve musiki ile tedavi, Merkez Efendi ve yamak, Mesir karım sahnesi ve daha görmeye değer bir çok detay var. - Ayşe Hafsa Sultan Tıp Tarihi Müzesi konumu burada. Yeni Han Hacı Mehmet Sadık Bey tarafından 19. yy.'da yaptırılmış. Tarihte ticaret hanı olarak kullanılan yerin birinci katta depolar ve sonradan ilave edilmiş ahırlar yer alıyormuş. 2001-2004 yılları arasında yapılan restorasyon çalışmaları yapının orijinaline uygun olarak yapılmış. Günümüzde Yeni Han içinde bazı dükkanlar ve oturup bir şeyler içebileceğiniz kafeler yer alıyor. Yaz aylarında bir yorgunluk molası verip bol köpüklü bir kahve içmek eminim çok keyifli olur. - Manisa Yeni Han konumu burada. Günümüzde yaygın olarak bilinen mesir macunu geleneğinin sürmesine yardımcı olmak amacıyla, macun yapımında kullanılan bitkiler parkın belirli bir alanında yetiştiriliyor. Parkta yürüyüş alanları, gölet, kafe, restoran gibi vakit geçirebileceğiniz alanlar bulunuyor. Manisa için şehrin içinde şehirden kaçış noktası adeta. Vaktiniz genişse ziyaret edebilirsiniz. Buraya ulaşım için araç şart. - Mesir Tabiat Parkı konumu burada. Manisa'da gezilecek yerler merkez ile sınırlı değil elbette. Çevresinde de mutlaka görülmesi gereken bir çok tarihi ve doğal yer bulunuyor. Bu yerlerden biri Aigai Antik Kenti. Biz buraya kış şartlarından ve rotamızı ters kaldığından gidemedik. Aigai, alışılmış Helen kentlerinden farklı olarak, Ege Denizi'ne uzak, dağlık bir coğrafyada kurulmuş. Kent MÖ 2. binyıl sonlarında Yunanistan'dan göçen Aioller tarafından kurulmuş. Aigai'da buluntularından kentin kuruluşunun MÖ 8. yüzyıl sonlarında olduğu anlaşılıyor. Aigai adı keçi ile bağlantılı. Kent sikkelerinde bulunan keçi sembolü Aigai'nin ekonomisinin MÖ 8. yüzyıldan itibaren hayvancılığa dayandığını gösteriyor. Keçi yetiştiriciliği ile ünlenen kent Hellenistik Dönem'de de deri, dokuma ve kemik ürünler satmış. Kentte görebileceğiniz yapılar arasında Bouleuterion, Macellum, Athena Kutsal Alanı, Agora ve tiyatro yer alıyor. - Aigai Antik Kenti girişi ücretsiz. - Aigai Antik Kenti konumu burada. Manisa Akhisar gezilecek yerler kısmına geçiyoruz ve ilk durağımız Thyateira Tepe Mezarları oluyor. Akhisar İlçesi, antik Thyateira Kenti'nin üzerine kurulmuş. Kentin antik çağda bir dokumacılık merkezi olduğu biliniyor. Yolların kesiştiği bir noktada olması yönünden askeri ve ticari açıdan da önemliymiş. Hıristiyanlığın ilk çağlarına ait yedi kiliseden Thyateira Kilisesi'nin bulunduğu yer olarak sıkça ziyaret edilen kent, Tepe Mezarlığı adıyla da biliniyor. Tepe mezarları tam Akhisar'ın kalbinin attığı yerde yani merkezde bulunuyor. Buraya geldiğinizde öyle büyük bir antik kent beklemeyin. - Thyateira Tepe Mezarları giriş ücreti 12,5 TL. Müze kart geçerli. - Thyateira Tepe Mezarları konumu burada. Tepe mezarlarına çok yakın konumda olan Akhisar Müzesi de mini mini, fazla vaktinizi almayacak ama gelmişken de görmeden dönmek olmaz müzesi. 🙂 2012'den beri açık olan müzede arkeoloji ve etnografya bölümleri bulunuyor. Arkeoloji seksiyonunda fosiller, idoller, el aletleri, seramikler bulunuyor. Lir çalan Eros, aslan başlı küpe, Herakles mührü, altın yüzük, kolye, iğne, Hıristiyanlık Dönemi'ne ait günlük alet ve eşyalar da bu bölümde sergileniyor. Etnografya bölümünde de kaybolmaya yüz tutmuş meslekleri ve dükkanları canlandırmışlar. Yöresel kıyafet ve halıları da bu bölümde görebilirsiniz. - Akhisar Müzesi giriş ücreti 12,5 TL. Müze kart geçerli. - Akhisar Müzesi konumu burada. Marmara Gölü, Manisa'nın Gölmarmara ilçesinin güneyinde yer alan bir alüvyal set gölü. Çok fazla balık türüne ve su kuşuna ev sahipliği yapan Marmara Gölü son yıllarda yaşadığı kuraklık nedeniyle suyu oldukça azalmış ve barındırdığı canlı türleri yok olmaya başlamış. Biz gittiğimizde de göl küçücük kalmıştı. Haritada yolun hemen kenarında gözükse de kuraklıktan dolayı göl neredeyse kaybolacak seviyeye ulaşmış. - Marmara Gölü'nün konumu burada. Tarihte parayı ilk bulan Lidya'nın başkentliğini yapmış Sardes. Sikke adı verilen ilk madeni para burada basılmış. Paktalos Çayı'nda yapılan altın madenciliği sayesinde kent önemli bir zenginliğe ulaşmış. Yapılan kazılar esnasında çayın kenarında altın arıtma atölyelere ortaya çıkarılmış. Ayrıca Hıristiyanlığın batıya yayılmasında önemli rol oynayan 7 kiliseden birisi de buradaymış. O nedenle inanç turizmi yönünden de oldukça önemli bir yer Sardes Antik Kenti. Antik kentin en önemli ve görkemli yapısı Gymnasion'un karşısında yer alan ve \"Bronzlu Ev\" olarak adlandırılan ihtişamlı yapı. Buradaki işlemelere ve yazılara hayran kalmamak elde değil. Manisa Salihli'ye gelirseniz mutlaka yolunuzu düşürün ve bu antik kenti görün. Ha bir de Sardes Antik Kentine 1 km uzaklıkta Kutsal Artemis Tapınağı yer alıyor. Sardes'e gelmişken dünyada bulunan en büyük tapınaklardan biri olan bu yapıyı da ziyaret etmeyi unutmayın. Buranın giriş ücreti Sardes Antik Kenti'nin giriş ücretine dahil. - Sardes Antik Kenti giriş ücreti 17,5 TL. Müze kart geçerli. - Sardes Antik Kenti konumu burada. Manisa Salihli gezilecek yerler içinde bulunan Kurşunlu Şelalesi daha doğrusu şelaleleri doğanın içinde oksijen depolayabileceğiniz bir yer. Aslında burası Kurşunlu Kaplıcaları olarak da biliniyor. Konaklama ve günübirlik kullanım için kaplıcalara şifa bulmaya gelenlerin sayısı oldukça fazla. Salihli Belediyesi tarafından yapılan çevre düzenlemesi kapsamında yapılan şelaleler de buraya ayrı bir hava katmış. Burada keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz. Piknik masalarında ailenizle afiyetle yemeğinizi yiyebilirsiniz. Burada market ve bir de pide fırını bulunuyor. Şelaleler kaplıcanın arkasındaki dağa doğru ilerliyor ve en son şelale görsel açıdan çok daha güzel. - Manisa Kurşunlu Kaplıcaları konumu burada. Manisa gezilecek yerler listesinin Salihli'de bulunan bir diğer tarihi değeri Kız Köprüsü. Tarihi ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmiyor. Tarihe meydan okuyup günümüze dek ulaşabilmeyi başarmış bu değer harika bir görsellik sunuyor. Biz burayı rotamıza dahil etmedik ama dilerseniz vaktiniz varsa burayı da rotanıza dahil edebilirsiniz. Eveeet, geldik Manisa Kula gezilecek yerlere ve Sandal Divlit Volkan Konisi'ne. Burası Türkiye'nin ilk ve tek \"Avrupa ve UNESCO Jeoparkı\" ilan edilen Kula Volkanik Jeoparkı'nda yer alıyor. Sandal Divlit Yanardağı ülkemizin en genç yanardağı. Ahşap merdivenler ile volkanın tepesine kadar çıkılabiliyor. - Sandal Divlit Volkan Konisi konumu burada. Kula Peri Bacaları bizim Uşak seyahatimizde Taşyaran Vadisi'ne yakın olması nedeniyle uğradığımız yerdi. O nedenle tekrar ziyaret etmedik. Ülkemizin bir çok yerinde peri bacaları olduğunu biliyordum ama Kapadokya'dan sonra gördüğüm ilk oluşum burasıydı. Aracınızla peri bacalarının yanına kadar gidebiliyor, dilerseniz alanı yürüyerek de keşfedebiliyorsunuz. Oluşumlar yolun sağında ve solunda yol boyunca ilerliyor. Ben oldukça beğendim Kula Peri Bacaları'nı. Manisa'da gezilecek doğa yerleri içinde en güzel nokta bence burası. - Kula Peri Bacaları konumu burada. Kula, 18. yüzyıl Osmanlı kent mimarisinin Türkiye'de en iyi korunan alanlarından biri. Eski Kula Şehri, Divlit Yanardağı'nın eteğinde bulunuyor. Yanardağın soğumuş bazaltlarının kullanımı Kula mimari yapılarını derinden etkilemiş. Tarihi Kula evleri, camiler, kiliseler, çeşmeler ve ünlü konaklar dahil olmak üzere 3000 den fazla tarihi binadan oluşuyor. Bu evlerden 1200'ü Kula Kent Sitesi altında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından korunuyor. - Tarihi Kula Evleri konumu burada. Manisa Alaşehir gezilecek yerlerden Philadelphia St. Jean Kilisesi listemizin son maddesi. Pergamon Kralı II. Attalos Philadelphos tarafından kurulan Philadelphia, Roma Döneminde tapınaklarının ve kentte yapılan festivallerin çokluğundan dolayı \"Küçük Atina\" diye anılıyormuş. Kentin en görkemli anıtlarından birisi de St. Jean Kilisesi. İncil'de bahsedilen ve Hıristiyanlığın 7 kilisesi olarak kabul edilen kiliseden biri olan St. Jean Kilisesi'ne ait ayaklardan üç tanesi sağlam durumda. Havari freskleri, Meryem ana önünde ayin yapan bir grubun renkli tablosu tahrişler nedeniyle zor seçilebiliyor. - Philadelphia St. Jean Kilisesi konumu burada. Manisa, Ege Bölgesi'nde bulunuyor. Türkiye'nin en kalabalık on dördüncü şehri. 17 ilçesi bulunan il İzmir'den sonra Ege Bölgesi'nin 2. büyük ili ve ticaret merkezi. 2012 yılında büyükşehir olmuştur. Antik çağda \"Magnesia\", Roma İmparatorluğu döneminde \"Magnesia ad Sipylum\" ismiyle anılmış. Manisa, Spil Dağı'nın eteklerinde kurulmuş. Gediz Nehri'nin büyük bir bölümü il sınırları içerisinden geçiyor. - Manisa ili haritadaki konumu burada. Manisa'ya hava yolu, kara yolu ya da demir yolu ile ulaşım imkanı bulunuyor. Manisa'ya en yakın havalimanı 60 km mesafedeki İzmir Adnan Menderes Havalimanı. Demiryolunu kullanmak isterseniz Balıkesir, İzmir, Aydın, Uşak, Denizli gibi illere giderken Manisa'ya ulaşabilirsiniz. Karayolu ile Manisa'ya sık sık otobüs seferleri bulabilir ya da kendi aracınızla gidebilirsiniz. Belli başlı şehirlerden Manisa'ya olan uzaklıkları aşağıda paylaşıyorum. - İzmir-Manisa arası 38 km, - Muğla-Manisa arası 234 km, - İstanbul-Manisa arası 428 km, - Ankara-Manisa arası 562 km. Manisa her ne kadar Ege Bölgesi'nde olsa da kışları karlı ve soğuk geçen bir şehir. Ocak ayında titreye titreye gezmiş biri olarak ilkbahar ve sonbahar aylarında gitmenizi tavsiye ederim. 😃 Gerçi üşümekle ilgili bir probleminiz yoksa karın da bu şehre ayrı bir yakıştığını söylemeden geçemeyeceğim. Manisa gezilecek yerler listesi çok kalabalık değil. Sade ama etkileyici yerlerin olduğu bu listedeki yerleri gezmek için 2 ya da 3 gün yeterli olacaktır. Manisa merkezde bulunan yerler birbirine yakın ve yürüyerek gezmeye müsait. Buraları gezmeniz 1 gününüzü bile almaz. Çevrede bulunan yerleri de biz 1 günde tamamladık. Bizim için tam bir hafta sonu rotası oldu Manisa. Manisa gezilecek yerler ilçelere dağılmış bir konumda bulunduğundan ve her yere toplu taşıma ile gitmek zaman yönetimi ve konfor açısından mümkün olmadığından bence Manisa mutlaka araçla gezilmeli. Kendi aracınızla gelmediyseniz araç kiralamanız sizi çok rahat ettirecek. - Manisa Kebabı - Kırkağaç Kavunu - Mesir Macunu - Sultaniye Üzümü - Köfte - Keşkek - Akhisar katmeri - Cilveli Kahve"} {"url": "https://bujuyollarda.com/marmaris-gezilecek-yerler", "text": "Aklınızda tatil için Marmaris varsa ve burayı alt üst etmek istiyorsanız kesinlikle doğru adrestesiniz. Yaz, kış fark etmez tatil için çok ideal bir rota olan Marmaris bence kesinlikle görülmeyi hak eden bir yer. Bir tatilden ne bekliyorsanız Marmaris'te bunları kolayca bulabilirsiniz. Buraya gelirseniz bana göre Marmaris'i sevecek, burayla gönül bağı kuracaksınız. Neden mi ? Hadi gelin anlatayım. Marmaris, doğal güzellikleriyle, antik kentleriyle, gece hayatıyla, barlar sokağıyla, masmavi plajları ve koylarıyla bir tatilde her türlü beklentiye cevap verebilecek bir yer. Bir kez Marmaris'e geldiğinizde emin olun 2. kez tekrar gelmek isteyeceksiniz. Kendine özgü coğrafyasıyla, havasıyla, suyuyla Marmaris sizi bir şekilde kendine bağlayıveriyor. Bunu Marmaris'in havasını alınca gayet iyi anlıyorsunuz. Marmaris, Muğla'nın en büyük ve en güzel ilçelerinden biri. Muğla merkezde yaşamamızın avantajıyla Marmaris'e her fırsatta gitmeye çalışıyoruz. Ben bir de Marmaris doğumluyum. Yani buraya kalben ve ruhen bağlıyım.😊 Yeşil ile mavinin buluştuğu bu yer yüzü cennetinde o kadar gezilecek yer var ki Marmaris gezilecek yerler listemin ucu bucağı yok. Ama size bu yerleri sistemli şekilde sunacağım ve çok güzel bir gezi planı çıkartabileceksiniz. Yeter ki vaktiniz ve enerjiniz bol olsun. İyi bir gezi planı için sağlam bir gezi haritası şart. Aşağıda Marmaris gezilecek yerlerin haritasını bulabilirsiniz. Ben bu yerleri birbirine yakınlık durumuna göre sıraladım. Harita ile işiniz biraz kolaylaşsa da Marmaris'i gezerken iyi bir gezi planı çıkartmalısınız. Çünkü gezilecek yerler dağınık ve bölge bölge. Aşağıda bu bölgeleri de sıraladım. Vaktiniz genişse bu bölgeleri tek tek gezerek Marmaris'i oldukça kolay gezip burada görmedik yer bırakmamı olursunuz. Aşağıda Marmaris'te gezilecek yerleri harita üzerinde görebilirsiniz. Haritada göreceğiniz üzere kıyılarda girinti çıkıntı çok fazla. Bu da gezilecek yer sayısını fazlasıyla artırıyor ve kafa karışıklığına neden oluyor. Aşağıda gezilecek yerlerin tümü var. Dediğim gibi ben bir de bu yerleri bölgelere ayırdım. Gezerken bölge bölge gezmeniz mantıklı olacaktır. Marmaris gezilecek yerler listemi 5 bölgeye ayırdım. Bu 5 bölgenin tamamını gezmek isterseniz size en az 1 hafta lazım. Bu 1 haftada da oldukça hızlı olmalısınız. 1 haftadan uzun süreniz varsa sıkıntı yok. Eğer daha kısa süre Marmaris'te kalacaksanız yanına yıldız koyduğum yerler listenizde olsun. Tabi bu yerler dışında Marmaris'te bir de sadece tekne ile gidilen koylar var ki onu hesaba katmadım. Tekne turunu da hesaba katarsak +1 gün tekne turuna gidiyor bilginiz olsun. Eğer Marmaris'te tekne turuna katılmak isterseniz ki bence katılın \"Marmaris Tekne Turu\" başlıklı yazımı buraya bırakıyorum. - Marmaris Kalesi ve Arkeoloji Müzesi - Marmaris Kapalı Çarşı - Netsel Marina - Hafsa Sultan Kervansarayı - Marmaris Halk Plajı - Günnücek"} {"url": "https://bujuyollarda.com/marmaris-icmeler-nerede-nasil-gidilir", "text": "Hani mafya dünyasında \"burası bizim mıntıkamız\" kalıbı var ya işte Marmaris de bizim için öyle.:) Marmaris evimize 50 km uzaklıkta olunca bulduğumuz her fırsatta gidiyoruz. Eee gittikten sonra da Marmaris ile ilgili bildiğim, gördüğüm, tecrübe ettiğim her şeyi sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Şimdi sıra Marmaris'in güzeller güzeli tatil beldesi olan İçmeler'e geldi. Marmaris merkeze oldukça yakın konumda bulunan İçmeler, Marmaris'in en ünlü tatil beldeleri arasında yer alıyor. Özellikle İçmeler'de bulunan otel imkanları İçmeler'i oldukça popüler kılıyor. Yabancı turistlerin çokça sevdiği İçmeler bizim için Marmaris merkeze yakın olmasından dolayı Marmaris'te tercih ettiğimiz yerler arasında geliyor. İçmeler gezi rehberimde Marmaris İçmeler Nerede, İçmeler'e Nasıl Gidilir, Marmaris İçmeler Gezilecek Yerler, İçmeler'de Ne Yapılır, Marmaris İçmeler Otelleri gibi konu başlıkları hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz. İçmeler Nerede ? İçmeler, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı bir tatil beldesi. Bize göre İçmeler'in en önemli artısı Marmaris merkeze oldukça yakın konumda olması ve içinde bir çok imkanı barındırmasıdır. İçmeler, Marmaris merkeze 7 km uzaklıkta bulunuyor. Oldukça canlı bir tatil beldesi olan İçmeler yabancı turistlerin favori tatil noktası. İçmeler'de gece hayatının canlı olması, bar ve clup imkanları ve otel sayısının fazla olması gibi nedenlerden dolayı yerli/yabancı turistler İçmeler'i tercih ediyor. İçmeler'in haritadaki konumu burada. Biz neden İçmeler'i tercih ediyoruz ? Açıkça söylemek gerekirse bu zamana kadar Marmaris merkezde denize girmedik. Deniz için genel olarak Marmaris çevresini tercih ettik. Tercih ettiğimiz yerlerden biri de İçmeler. Hem denizinin güzel olması hem de gelişmiş imkanlarından dolayı İçmeler bizim için de tercih edilesi yerler arasında. İçmeler'e Nasıl Gidilir ? Marmaris İçmeler'e uzak bir yerden gelecekseniz İçmeler'e ulaşım için en pratik yol tabiki uçak ile ulaşım. Uçak ile ulaşım demişken ucuz bilet bulabilmek için Ucuz Uçak Bileti Bulma Yöntemleri başlıklı yazımı okumayı ihmal etmeyin. Uçak bileti tamamsa gerisi kolay. İçmeler'e en yakın havaalanı ise Dalaman Havaalanı. Dalaman Havaalanı ile İçmeler arası yaklaşık 102 km. Dalaman Havaalanın'dan Marmaris'e ulaşım için Havaş ya da Muttaş'ı kullanabilirsiniz. Muttaş'ın sefer saatlerini ve ücret tarifesini bu bağlantıda bulabilirsiniz. Marmaris Otogarına geldikten sonra İçmeler'e ulaşım oldukça basit. Turuncu İçmeler dolmuşuna binerseniz İçmeler'e ulaşabilirsiniz. Marmaris İçmeler dolmuş saatlerine de bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. İçmeler'e karayolu ulaşım için ilk olarak Marmaris'e gelmelisiniz. Marmaris merkezden 7 km sonra İçmeler'e ulaşabilirsiniz. Eğer otobüs ile Marmaris'e gelecekseniz Marmaris Otogarından İçmeler'e turuncu dolmuşlarla rahat bir şekilde geçebilirsiniz. Son olarak İçmeler'e deniz yolu ile ulaşım için Bodrum'dan gelmek isterseniz Bodrum-Marmaris feribotlarına binmeniz gerekiyor. Marmaris'e Bodrum ve Datça'dan arabalı feribot seçeneği de mevcut. Marmaris'e ulaştıktan sonra İçmeler'e gelmek çok kolay. Üstün'le Marmaris'te en sevdiğimiz yer arasında olan İçmeler yürüyüş yolu bize göre bırakın Muğla'yı Türkiye'deki en huzurlu yürüyüş yolları arasına girer. Bu yoldaki yürüyüşünüze tertemiz bir doğa ve efsane bir deniz eşlik ediyor. Manzara ise efsane. Biz burada huzuru yakalıyoruz. 2-3 ayda bir buraya gelip bu yürüyüşü yapıyoruz. İçmeler'e gelen herkese kesinlikle tavsiye ederim. İçmeler sahil yürüyüş yolu upuzun bir yol ve Marmaris merkeze kadar gidiyor. Tam bir hafta sonu yürüyüş rotası. İsterseniz bu yolda bisiklet kiralayıp bisiklet keyfi de yapabilirsiniz. Yazın yol üzerindeki mekanlarda bir şeyler yeme içme imkanı da mevcut. İçmeler yürüyüş yolunun İçmeler tarafından başlangıç noktasının konumu burada. İçmeler Halk Plajı'nı buraya yazmamın nedeni insanların otel beach'leri dışında alternatif aramasıdır. İçmeler'de otel sayısı fazla olduğundan genelde sahil kısmında otellerin şemsiyesi ve şezlongu var. Buralardan faydalanmak ise tabiki ücretli. Ben buralardan faydalanmak istemiyorum derseniz İçmeler Halk Plajı'nı kullanabilirsiniz. Kullanabilirsiniz fakat erken gelmek şartıyla. Çünkü halk plajı oldukça küçük ve yazın hemen doluyor. İçmeler Halk Plajı'nda sadece şemsiye var, şezlong en son bildiğim kadarıyla yoktu. Şemsiye sayısı da çok az belirteyim. Plajda duş imkanı mevcut. Peki İçmeler halk plajının denizi nasıl ? İçmeler Halk Plajı'nın denizi kıyıdan 4-5 metre sonra derinleşiyor. Su bazen biraz soğuk olabiliyor. Plaj kumdan oluşuyor. Yüksek sezonda deniz bulanık olabiliyor fakat kıyıdan biraz açılında deniz daha berrak oluyor. Etrafta bir çok tesis olduğundan yeme içme konusunda bir çok alternatifiniz mevcut. İçmeler Halk Plajı'nın konumu burada. İçmeler gezilecek yerler dediğim gibi kısa ve öz. İçmeler çevresinde başka gezilecek yerler arıyorsanız Marmaris Gezilecek Yerler listeme bakmanızda fayda var. Gelelim İçmeler'in denizi nasıl sorusuna. İçmeler Marmaris merkezde denize girmek istemeyenlerin ilk tercih ettiği yer oluyor. Dolayısıyla burası yazın oldukça kalabalık. Tabi ki otellerin sayısının fazla olması da bu kalabalıklığı tetikliyor. Normal şartlar altında yani düşük sezonda İçmeler'in denizi tertemiz ve berrak. Yüksek sezonda da genel itibariyle iyi fakat kalabalık olduğunda deniz bulanıklaşabiliyor. İçmeler'in sahil kısmı kumdan oluşuyor. Genel olarak wc ve duş imkanı mevcut. İçmeler Plajı'ndan engelli vatandaşlarımız da faydalanabiliyor. Sahilde bir çok işletme de var. Deniz 4-5 sonra derinleşiyor. Çocuklu aileler için ideal plajlara sahip olan İçmeler her zaman tercih edilesi bir yer. Bana Marmaris'te denize nerede girilir deseler konum açısından ilk İçmeler'i söylerim. İçmeler'de ne yapılır sorusunun bir çok cevabı var. Tatil bölgesi olarak sadece burayı tercih edecekseniz aşağıdaki aktiviteleri yapabilirsiniz. - İçmeler'de deniz, kum, güneş üçlüsünün tadı bolca çıkartılır. - İçmeler sahil yürüyüş yolunda akşam rüzgarı eşliğinde yürüyüş yapılır. - Yine aynı yolda bisiklet keyfi yapılır. - Su sporlarına meraklıysanız İçmeler'de bu aktivitelere katılabilirsiniz. - İçmeler'de parasailing, su kayağı, scuba diving, offroad quad gibi aktiviteleri yapabilirsiniz. - İçmeler Aşıklar Tepesinde manzaranın tadını çıkartabilirsiniz. - İçmeler gece hayatına akıp sabahlara kadar eğlenebilirsiniz. İçmeler'de çok sayıda otel, apart ve pansiyon bulunuyor. İçmeler'e Marmaris'in otel bölgesi desek yanılmış olmayız. İçmeler'de 5 yıldız otel olarak Grand Yazıcı Club Marmaris Palace, Labranda Mares Marmaris, Martı Resort Deluxe Hotel gibi oteller mevcut. Bütçe durumuna göre 4 yıldız olarak Sea Star Hotel, Elite World Marmaris, Martı La Perla Hotel, Munamar Beach Residence Hotel gibi konaklama yerlerini seçebilirsiniz. NOT: Hali hazırda Marmaris Otel Tavsiyesi yazımız mevcut olsa da şu ana kadar İçmeler bölgesinde herhangi bir konaklama deneyimimiz olmadı. Dolayısıyla yukarıda belirttiğim otelleri tercih ederken muhakkak yorumlara bakmanızı tavsiye ederim. İlerleyen zamanlarda konaklama deneyimimiz olursa ve memnun kalırsak seve seve sizler için buraya yazarım. İçmeler'in gece hayatı oldukça canlı. Özellikle yazın yerli yabancı turist sayısının artmasından dolayı İçmeler'de bir çok gece kulübü ya da bar bulabilirsiniz. Burada bulunan barlar biraz orta yaş yabancı kesme hitap ettiğinden daha canlı bir yer ararsanız adres tabiki Marmaris Barlar Sokağı. Malum pandemi sürecinde olduğumuzdan yazın barlar açık olur mu bilmem ama gitmeden önce gideceğiniz mekanı araştırıp gitmenizde fayda var. Biz İçmeler'de gece herhangi bir bara ya da kulübe gitmediğimiz için ne yazık ki tavsiye veremeyeceğim. Marmaris İçmeler Nerede, İçmeler'e Nasıl Gidilir, Marmaris İçmeler Gezilecek Yerler başlıklı yazımın sonuna geldik. Umarım sizler için faydalı bir yazı olmuştur. Bizim için önemli olan deneyimlediğimiz şeyleri size anlatarak sizlere yol göstermek. Eğer sormak istediğiniz bir şey varsa yorum kısmında yazabilirsiniz. Marmaris ile ilgili diğer yazılarımın bağlantılarına aşağıya bırakıyorum. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/marmaris-kizkumu-plaji", "text": "Marmaris, koylar ve plajlar açısından Türkiye'nin en önde gelen tatil beldelerinden biri. Mavinin her tonunu görebileceğiniz Marmaris'te koy ve plaj bolluğu var. Birbirinden güzel bu plajlardan biri de Marmaris Kızkumu Plajı. Bu plaj güneş kremimi süreyim sonrasında şezlongda güneşleneyim fikrinden öte çok farklı bir deneyim yaşayacağınız bir yer. Bir çok kişi de bu farklı deneyimi yaşamak için Kızkumu Plajı'na geliyor. Kızkumu Plajı'nda deniz zemini küçük çakıl ve kumdan oluşuyor. Deniz her zaman sığ olmayabiliyor. Sular çekildiğinde yürüyüş mesafesi daha da artıyor. Sular yükseldiğinde yürüyüş yolu daha da belirsizleşiyor. Burası bazı kaynaklarda Kızılkum olarak da anılıyor. Herkes denizde yürüme için Marmaris Kızkumu Plajı'nı bilir ama bujuyollarda farkıyla size Muğla'da başka bir yer daha söyleyeceğim.😊 Okumaya devam edin. Bu yazımda Kızkumu Plajı Nerede, Kızkumu Plajı'na Nasıl Gidilir, Kızkumu Plajı'nın Hikayesi Nedir, Kızkumu Plajı Giriş Ücreti Ne Kadar, Kızkumu Plajı'nda Ne Yapılır, Kızkumu Plajı'na Yakın Gezilecek Yerler Neresi gibi sorulara cevap vermeye çalışacağım. Bu plaj ile ilgili sormak istediğiniz bir şey olursa yorum kısmına yazın seyahatte değilsem 24 saat içinde dönüş yaparım. Kızkumu Plajı, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Orhaniye Mahallesi'nde yer alıyor. Kızkumu Plajı ile Marmaris merkez arası yaklaşık 26 km. Plaj yol üstünde bulunuyor. Yani iç kesimlere, toprak yollara girmenize gerek yok. Plaja konum aldıktan sonra konuma geliyorsunuz, aracınızı yol üstüne park edip 100 metre yürüyerek plaja ulaşım sağlayabilirsiniz. Plaja giden yol tek yön ve virajlı. Bu noktada yavaş gidin ve aracınızı park ederken dikkatli olun. Kızkumu Plajı'nın haritadaki konumu burada. Kızkumu Plajı'na ulaşım için en başta Marmaris'e uğramak zorundasınız. Marmaris merkeze gelmeden Datça yoluna sapmalı bu yol üzerinden de 17 km ilerledikten sonra Hisarönü tarafına dönmelisiniz. Hisarönü'nden hemen sonra Orhaniye Mahallesi ve Kızkumu Plajı geliyor. Yukarıda bahsettiğim yol aracı olanlar için. Kızkumu Plajı'na dolmuş ile de kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Dolmuşla Kızkumu Plajı'na ulaşım için Marmaris Otogarı'ndan kalkan dolmuşlara binmeniz gerekiyor. Kızkumu Plajı dolmuş saatleri için Muğla Belediyesi'nin bu bağlantısına göz atabilirsiniz. Benim Muğla'da en sevdiğim yol güzergahlarından biri olan bu yol gerçekten ormanların içinde size çok güzel manzaralar sunuyor. Bahsettiğim güzergah Hisarönü Orhaniye Turgut Köy Selimiye ve Bozburun yolu. Bir yanda orman diğer yanda deniz ruhunuza çok iyi gelecek. - Marmaris Kızkumu Plajı Marmaris Merkez arası 26 km, - Marmaris Kızkumu Plajı Muğla Merkez arası 78 km, - Marmaris Kızkumu Plajı Fethiye arası 147 km, - Marmaris Kızkumu Plajı Akyaka arası 53 km, - Marmaris Kızkumu Plajı Datça arası 61 km, Kızkumu Plajı doğal bir oluşum. Yani denizin doldurulmasıyla oluşturulmuş bir yer değil. Kızkumu Plajı, Orhaniye Köyü'nü çevreleyen kayaların gece ve gündüz sıcaklık farkı, donma ve aşınmayla parçalanıp sel suları tarafından çakıl ve kum olarak denize taşınmasıyla oluşmuş. Her yerde olduğu gibi Marmaris Kızkumu Plajı'nın da bir efsane var. Hatta burada 1 değil 2 efsane bulunuyor. Deniz üzerinde yürüme mevzubahis olunca bu efsaneleri doğal karşılamak lazım. Hadi gelin size Kızkumu Plajı'nın hikayelerini anlatayım. İlk efsaneye göre Bybassos Kralı'nın güzel bir kızı varmış ve prenses bir balıkçı ile aşk yaşamaya başlar. Geceleri prenses gizlice sahile çıkıp balıkçı ile buluşurmuş. Buluşma için elinde bir kandille beklediği yeri işaret etmekte ve balıkçı ışığı görünce sandalıyla buluşma yerine gidermiş. Kral, kızının geceleri balıkçı ile gizlice buluştuğunu öğrenince bir gece askerlerini prensesin peşinden göndermiş. Kız kumsala inip kandili yaktığında askerler onu yakalamış. Sonrasında askerler balıkçıyı yakalamak için kandili sallamaya devam etmiş. Tam o esnada prenses askerlerin ellerinden kurtulup denize doğru koşmaya başlamış ve mucize gerçekleşerek prensesin denizde attığı her adım kuma dönüşmüş. Kızın arkasından koşan askerler ise denize gömülmüş. Kız tam balıkçıya kavuştuğu sırada bir asker okunu balıkçıya atmış ama yanlışlıkla prensesi vurmuş. Prenses ölmüş ve deniz prensesin kanı ile kırmızıya boyanmış. Prensesin öldüğü yerde kumsal son bulmuş. Kızkumu Plajı Heykeli: Kızkumu Plajı'nda göreceğiniz heykel işte bu hikayedeki prensesi betimliyor. Heykelin durumu içler acısı ama yine de varlığını bu hikayeye borçlu. İkinci efsaneye göre Bybassos Kralı, düşmanlarıyla uzun yıllar savaşır ve bu savaşı kaybeder. Krallığın güzelliğiyle meşhur prensesi kenti ele geçiren düşmanlardan kaçmaya çalışır. Deniz kıyısına gelen ve yüzme bilmeyen prenses gerçekleşen mucize sonucunda eteğine doldurduğu kumları serptikçe deniz üzerinde bir yol oluşur ve günümüzdeki plaj oluşur. Marmaris Kızkumu Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Plajı ücretsiz şekilde ziyaret edebilirsiniz. Burada ana konu deniz içerisinde yürümek olduğundan burası klasik bir plaj mantığında kullanılmıyor. Yani şezlong, şemsiye olayı yok. bunları kiralayabileceğiniz bir işletme de yok. En güzeli sandalyenizi atıp burada dinlenmek olabilir. Özetle Kızkumu Plajı'nın girişi ücretsiz. Kızkumu Plajı'na gelince burada saatler geçirmeyi düşünmeyin. Sadece yapılacak deniz üzerinde yürümeyi yapın ve hemen yolunuza devam edin. Deniz burada girecekseniz ona bir şey diyemem ama bence çok daha güzel plajlar var. Aşağıda liste halinde Kızkumu Plajı'nda ne yapılır sorusunun cevabını bulabilirsiniz. - Kızkumu Plajı'na gelince yapmanız gereken en önemli şey burada denizde yürümek olacaktır. - Deniz sıcaklığı ve derinliği çocuklar için ideal. Dilerseniz denize girebilirsiniz. - Burada gözleme yapan bir yer var. Orada bir şeyler atıştırabilirsiniz. - Orhaniye Köyü'nün güzellikleri keşfedilir. - Aşağıda yazdığımı Kızkumu'na yakın yerler keşfedilir. Kızkumu Plajı'nda saatlerinizi geçireceğiniz bir durum yok. Buraya denize girmeyecekseniz yarım saat ayırmanızı tavsiye ederim. Sonrasında ise yol devam. Peki bu tarafa geldiğinizde başka nereleri gezmelisiniz. İşte Kızkumu Plajı'na yakın gezilecek yerler listem aşağıda. Plaja yakından uzağa doğru sıralama yaptım bilginiz olsun. - Hisarönü - Orhaniye Köyü - Turgut Şelalesi - Bayır Köyü - Selimiye - Selimiye Cennet Koyu - Bozburun - Söğüt Köy - İlk olarak yanınıza şort ya da mayo almayı unutmayın. - Çakıl taşlardan dolayı deniz ayakkabısı şart. - Yanınıza havlu alın. - Yazın hafta sonları çok kalabalık. Erken saatleri tercih edin. - Güneş kremi sürmeyi unutmayın. - Araç park yeri virajlı bir alanda. Park ederken dikkatli olun. Kızkumu Plajı'nda denize girilebiliyor. Ama genelde insanlar burayı yüzmek için değil de denizde yürümek için tercih ediyor. Özellikle çocuklar için bu plaj hem derinlik hem de deniz suyu sıcaklığı açısından gayet ideal. Burada işletme yok. Sandalye ve şemsiye atarak kendi imkanlarınızla takılabilirsiniz. Kızkumu Plajı'nın herhangi bir giriş, otopark ücreti yok. Deniz suyu yazın oldukça ılık. Plaj küçük çakıl ve kumlardan oluşuyor. Biz burayı denize girmek için tercih etmiyoruz. Civar yerlerde daha güzel plaj ve koylar var. Kızkumu Plajı, Orhaniye'yi çevreleyen kayaların gece ve gündüz sıcaklık farkı, donma ve aşınmayla parçalanıp sel suları tarafından çakıl ve kum olarak denize taşınmasıyla oluşmuş. Yani burası doğal bir yer. İnsan eliyle yapılmamış. Kızkumu Plajı'nın 2 efsanesi var. Adı üstünde bunlar efsane. Bazen turizmi canlandırmak için halk arasında yaygınlaştırılabiliyor. Yani Kızkumu Plajı'nın efsaneleri gerçek değil."} {"url": "https://bujuyollarda.com/marmaris-koylari-ve-plajlari", "text": "Yıllardır Muğla'da yaşamanın verdiği tecrübeyle internet ortamında görüp görebileceğiniz en detaylı Marmaris Koyları ve Plajları yazım ile karşınızdayım. Okul zamanlarımızda coğrafya derslerinde \"Ege Bölgesi'nde dağlar denize dik uzanır, kıyılar girintili çıkıntılıdır\" diye öğretilen durumun Muğla'da canlı şahidiyiz. Özellikle Marmaris'te kıyılar o kadar girintili çıkıntılı ki neredeyse her yer koy ve plaj. Birbirinden güzel bu koy ve plajların bazılarına araba ile gidebilirken bazılarına sadece tekne ile ulaşım var. Listemde Marmaris'teki tüm koy ve plajları bulabilirsiniz. Bu yazım aynı zamanda Marmaris'te hangi plaja gidilir sorusunun da cevabıdır. Bu koy ve plajların bazılarıyla ilgili ayrıntılı rehberlerimi de başlıkların içindeki bağlantılarda ya da Marmaris Gezi Rehberimde bulabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/marmaris-nerede-marmarise-nasil-gidilir", "text": "Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan Marmaris benim için özel bir yer. Çünkü Marmaris doğumluyum. Hem öyle olmasa ne yazar, Marmaris gerçek anlamda bir cennet. Doğası, denizi, koyları, plajları, antik tarihi ve gece hayatı Marmaris'i çok özel kılıyor. Marmaris genelde Bodrum ve Fethiye ile kıyaslansa da bambaşka bir güzelliğe sahip. Benim yazılarımı okuyanlar bilir Muğla'da yaşıyorum ve her fırsatta Marmaris'e gidiyorum. Hal böyle olunca da Marmaris benden sorulur desem kendimi övmüş olmam bence.😃 Bu yazımda da Marmaris Nerede, Nereye Bağlı, Marmaris'e Nasıl Gidilir, Marmaris Gezilecek Yerler, Marmaris'te Ne Yenir, Marmaris'te Nerede Kalınır gibi aklınıza Marmaris ile gelebilecek her türlü soruya cevap vereceğim. Marmaris Hakkında Her şey Burada! Kendimi Marmaris tur rehberi gibi hissediyorum valla.😃 Marmaris'te her yeri keşfettin mi Buju diye soracak olursanız evet Marmaris'te bir çok yere gittim. Görmediğim yalnızca bir kaç köyü kaldı. Marmaris'e aşık bir insan olarak şunu da belirteyim. Ülkemizin her yeri cennet ama hayatınızda bir kere de olsa Marmaris'i görün. Gelince de özellikle gezilecek yerlerini, turkuaz rengi koylarını, antik kentlerini ve gece hayatını keşfedin. Marmaris ile ilgili aklınıza takılan ne varsa aşağıda yorum kısmında benimle paylaşabilirsiniz. Elimden geldiği kadar hızlı cevap vermeye çalışırım. Marmaris'e tatil için gelecekseniz iyi bir tatil planı çıkarmanız şart. Kaç günde gezerim, nereye ne zaman ve nasıl gideceğim konularında bu yazıyı okuduktan sonra aklınızda pek de soru işaret kalmaz umarım. 🙂 E artık başlıklarımıza geçelim ve ilk olarak Marmaris Nerede sorusunu cevaplayalım. Marmaris Nerede ? Marmaris, Ege ve Akdeniz'in birleştiği noktada kalıyor. Türkiye'nin tatil cenneti noktalarından biri olan Marmaris Muğla ili sınırları dahilinde. Muğla'nın 13 ilçesinden biri olan Marmaris büyüklük olarak Muğla merkezden kat ve kat büyük. Marmaris konum olarak da çok özel bir yerde. Haritadan bakınca bunu çok iyi anlarsınız. Çünkü Marmaris açık denizden Cennet Adası ve Keçi Adası sayesinde korunuyor. Bu da limanının oldukça korunaklı olmasını sağlıyor. Buraya saklı cennet diyorlar da boşuna demiyorlar. Muğla'nın ilçeleri olarak Marmaris'in kuzey tarafında Ula, batı tarafında Datça ve doğusunda ise Köyceğiz ilçeleri bulunuyor. Marmaris'in haritadaki konumu burada. Aşağıda Marmaris ile diğer önemli yerler arasındaki mesafeyi görebilirsiniz. - Marmaris Muğla Merkez arası 56 km, - Marmaris Akyaka arası 32 km, - Marmaris Fethiye arası 125 km, - Marmaris Bodrum arası 163 km, - Marmaris İzmir arası 264 km, - Marmaris İstanbul arası 725 km, - Marmaris Ankara arası 648 km, Marmaris İlçesi Nereye Bağlı ? Marmaris, Muğla'nın 13 ilçesinden biri. Yani Muğla'ya bağlı. Marmaris başlı başına bir il olacak seviyede diyebilirim. Hatta Marmaris'in il olduğunu sanan kişiler bile var. Bölge olarak ise Marmaris Akdeniz Bölgesi'nde yer alıyor. Türkiye'nin en uç noktalarından biri olan Marmaris'in tam karşısında Rodos Adası bulunuyor. Eğer Schengen ya da Kapı Vizeniz varsa Marmaris'ten kalkan feribotlarla Rodos'a da gitmenizi tavsiye ederim. Marmaris Nerede Marmaris'e Nasıl Gidilir ? başlığımıza geldik. Aşağıda Marmaris'e ulaşmak için kullanabileceğiniz kara yolu, hava yolu ve deniz yolunun detaylı bilgileri var. - Marmaris'e Kara Yolu İle Ulaşım: Şunu belirteyim; Muğla'ya yakın bir ilden Marmaris'e gelecekseniz en mantıklı yol araç ile buraya ulaşmak. Araç ile Marmaris'e gelirken Sakar Geçiti ve Marmaris'e inen virajlı yollara dikkat etmenizde fayda var. Bu iki yol oldukça keskin virajlara sahip aklınızda bulunsun. Aracınız yoksa İstanbul, İzmir, Ankara, Adana gibi büyük illerimizden Marmaris'e otobüs ile ulaşabilirsiniz. Marmaris tatil bölgesi olduğu için bir çok otobüs firmasının Marmaris'e düzenli seferi bulunuyor. Marmaris Otogarına geldikten sonra dolmuşlar ile Marmaris merkeze ya da çevre beldelere geçebilirsiniz. Marmaris Dolmuş Saatleri: Marmaris içi ve çevre köylere giden dolmuşların saati için Muğla Belediyesi'nin bağlantısına göz atabilirsiniz. - Marmaris'e Uçakla Nasıl Gidilir ? İlk olarak şunu belirteyim; Marmaris'te Havalimanı bulunmuyor. En son yapılması düşünülmüştü ama durum projeye dökülemedi. Muğla'da 2 tane havalimanı bulunuyor. Marmaris'e en yakın havalimanı Dalaman Havalimanı (96 km). Diğer bir alternatif de Milas Bodrum Havalimanı (130 km). Milas Bodrum Havalimanından Marmaris'e ulaşmak daha zahmetli. Bu havaalanlarına geldikten sonra Marmaris'e ulaşmak için Havaş ya da Muttaş otobüslerini tercih etmeniz gerekiyor. Dalaman'dan Marmaris'e gitmek için Muttaş'a binmelisiniz. Muttaş'ın otobüs sefer saatleri ve fiyat tarifesi için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Genel olarak Milas-Bodrum Havalimanına daha ucuz uçak bileti bulunuyor. Ama dediğim gibi Marmaris'e en yakın havalimanı Dalaman. Dalaman'dan daha dolay Marmaris'e geçebilirsiniz. Marmaris'e ucuz uçak bileti bulmak için Ucuza Uçak Bileti Bulma Yolları yazımı okumayı ihmal etmeyin. - Marmaris'e Deniz Yolu İle Ulaşım: Marmaris, marinacılık anlamında bir çok marinaya sahip önemli bir yer. Muğla'nın diğer ilçeleri Bodrum ve Datça'dan arabalı feribotlar ile düzenli olarak Marmaris'e seferler yapılıyor. Özel yat ve teknesi olanlar için Marmaris'te bir çok marina bulunuyor. Bu marinalardan en çok tercih edileni merkezde bulunan Netsel Marina. Ayrıca Marmaris Limanından Rodos Adasına da düzenli katamaran ve feribot seferleri yapılıyor. Marmaris sonrası vizeniz varsa Şövalyeler Adasını ziyaret edebilirsiniz. Marmaris'e nasıl gidilir sorusuna detaylı şekilde cevap vermeye çalıştım. İmkanlar doğrultusunda en güzeli araç ile ulaşım. Çünkü araç ile bir yerde ne kadar zaman harcayacağınızı siz belirliyorsunuz. Mevzu bahis Marmaris olunca ve gezilecek yerler sayısı fazla olunca araç en iyi seçenek. Marmaris gezilecek yerler listesi ayrı bir yazıyı hak etmez mi sizce ? Marmaris'te her yeri keşfetmek istiyorsanız bağlantıdaki yazıma göz atabilirsiniz. Tarih, doğa, plaj, kum, deniz, gece hayatı her şey Marmaris'te. Bir de aşağıya Marmaris Gezilecek Yerler haritasını bırakıyorum. Geleceğiniz rotaya ya da kalacağınız yere göre harita üzerinden gezi planı çıkarabilirsiniz. - Marmaris Kalesi ve Arkeoloji Müzesi - Marmaris Kapalı Çarşı - Netsel Marina - Hafsa Sultan Kervansarayı - Marmaris Halk Plajı - Günnücek - Cennet Adası - Nimara Mağarası - İçmeler Plajı - İçmeler - Turunç - Turunç Plajı - Amos Antik Kenti - Amos Koyu - Kumlubük - Çiftlik Koyu Plajı - Bozburun - Söğüt Köyü - Söğüt Plajı - Bozburun Halk Plajı - Selimiye - Sığ Liman - Turgut Şelalesi - Bayır Köyü - Kız Kumu Plajı - Hisarönü - Hisarönü Koyu Plajı - Bördübet - Sarıdana Koyu - Ayın Koyu / Marmaris - Kleopatra Plajı - İncekum Plajı - Saklıgöl Marmaris - Halıcı Ahmet Urkay Etnografya Ve Arkeoloji Müzesi Marmaris haritasına bakınca ne kadar çok girinti çıkıntı olduğunu görecekseniz. Bu koyların hepsine araba ile gidemiyorsunuz. Tüm koyları keşfetmek için tekne turu şart. Marmaris'e gelirseniz muhakkak günübirlik ya da mavi tur şeklinde tekne turuna katılmanızı tavsiye ederim. Muğla koyları ve plajları arasında Muğla'daki en favori koyumuz da Marmaris'te. Muğla'daki ve Marmaris'teki tüm koy ve plajlar için yazdığım detaylı yazıların bağlantısını aşağıya bırakıyorum. Muhakkak göz atın. Marmaris kaç günde gezilir sorusunun cevabı tatil sürenizle yakından ilgili. Marmaris'in her yerini detaylıca keşfetmek istiyorsanız buraya en az 5 gün ayırmanız gerekiyor. Hatta 1 hafta ayırıp buraları rahatça sindire sindire gezebilirsiniz. Yani Marmaris kaç günde gezilir sorusunun bana göre en ideal süresi 5 gündür. Peki Marmaris için kısıtlı zamanınız varsa mesela 1 günde ne yapabilirim diyorsanız bence Marmaris merkezi (yukarıdaki haritada 1 ile 8 arasındaki yerler) gezebilirsiniz. Deniz tatili için Marmaris'e gidecekseniz zaman dilimi belli. Haziran-Temmuz-Ağustos dönemi deniz tatili için en ideal dönemler. Tabi bu dönemlerle beraber kalabalıklığı da göze almanız gerekiyor. Deniz için az kalabalık olsun derseniz Eylül ve Mayıs aylarını da değerlendirebilirsiniz. Yaz döneminde kültür turizmi yani antik kentleri gezmek çok zor oluyor. Yazın sıcağında antik kent ziyaretleri sıcaktan dolayı işkence olabiliyor. Kültür turizmi için Marmaris'e gelecekseniz bahar ve kış aylarını tercih edebilirsiniz. Biz Marmaris'e ne zaman gitmeyi seviyoruz ? Marmaris konum olarak bize yakın olduğu için her zaman gitme durumumuz var. Marmaris'i sezon dışı gezmeyi ayrı seviyoruz. Çünkü kalabalık olmadığında Marmaris ayrı bir güzel. Deniz için ise tarihler belli. Marmaris'e her gittiğimizde uygun fiyatlısından daha lüksüne bir çok yer keşfetmeye çalışıyoruz. Bu konuda da ayrı bir yeme içme rehberimiz mevcut. Marmaris'te yeni yerler keşfettikçe ve memnun kaldıkça rehberimi güncelliyorum. Not: Bu mekanlara gitmeden önce pandemi nedeniyle mekanların açık olup olmadığını kontrol etmenizde fayda var. Muğla'nın tatil cenneti Marmaris'te yüzlerce otel var. En ucuzundan en pahalısına her kesime her bütçeye hitap eden otellerin içinden birini seçmek bazen zorlaşabiliyor. Marmaris merkezde her bütçeye hitap eden bir çok otel bulunuyor. Merkezden uzak olmak isterseniz Turunç, Kumlubük, Selimiye, Bozburun, Hisarönü gibi beldeleri değerlendirebilirsiniz. Marmaris'te otel seçerken otelinizin gezeceğiniz yerlere yakın konumda olması ve tatil amacınızın ne olduğu oldukça önemli. Tatiliniz deniz ve yüzme odaklıysa otelinizin denize uzaklığı, açık kapalı havuz olanakları, yeme-içme gibi detayları göz önünde bulundurmakta fayda var. En başta söyleyeyim tatilinizi yüksek sezonda yapacaksanız erken rezervasyon büyük ölçüde tasarruf sağlıyor. Marmaris Nerede | Marmaris'e Nasıl Gidilir başlıklı yazımın sonuna geldik. Muğla'nın tatil cennetini bir gün kesinlikle keşfedin. Marmaris ile ilgili sormak istediğiniz bir şey olursa aşağıda yorum kısmına beklerim. Mutlu gezmelerimiz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/marmaris-otel-tavsiyesi", "text": "Muğla'nın tatil cenneti Marmaris'te yüzlerce otel var. En ucuzundan en pahalısına her kesime her bütçeye hitap eden otellerin içinden birini seçmek bazen zorlaşabiliyor. Ben de sizi bu zorluktan kurtarayım diye bizzat gittiğim ve deneyimlediğim ve de memnun kaldığım Marmaris oteller tavsiyelerimi sizle paylaşmak istedim. Marmaris otel tavsiyesi yazımda Marmaris'in çevresinde bulunan yerler noktasında tavsiyelerim var. Muğla merkezde yaşamamız nedeniyle Marmaris merkezde konaklama ihtiyacımız olmuyor. Ev yakın olunca otele gerek yok diye düşünüyoruz. Fakat ilerleyen zamanlarda keyif için Marmaris merkezde herhangi bir otelde konaklama yaparsak ve memnun kalırsak sizlerle seve seve paylaşırım. Marmaris'te otel seçerken otelinizin gezeceğiniz yerlere yakın konumda olması ve tatil amacınızın ne olduğu oldukça önemli. Tatiliniz deniz ve yüzme odaklıysa otelinizin denize uzaklığı, açık kapalı havuz olanakları, yeme-içme gibi detayları göz önünde bulundurmakta fayda var. En başta söyleyeyim tatilinizi yüksek sezonda yapacaksanız erken rezervasyon büyük ölçüde tasarruf sağlıyor. Ya da uygun fiyatlar bulabileceğiniz Enuygun Marmaris Otelleri gibi sayfalara bakabilirsiniz. Biz hafta sonları Cumartesi ile Pazarı birbirine bağlama ihtiyacımız olduğunda ve de gezeceğimiz yerler fazla olduğunda gittiğimiz yerde konaklıyoruz. Marmaris'te de bu şekilde konakladığımız bir çok yer oldu. İşte benden size Marmaris Otel Önerileri. Yukarıda bahsettiğim gibi ikamet ettiğimiz yerden dolayı Marmaris merkezde konakla ihtiyacımız olmadığı için merkezde otel tavsiyem şu an için yok. Önerilerim Marmaris çevresinden. Çevresinden kastım Marmaris'in ünlü tatil yerleri Bozburun, Turgut Köyü, Hisarönü ve Sedir Adası tarafları. Marmaris otel tavsiyesi noktasında ilk önerim Sedir Adası ve İncekum Plajına çok yakın konumda olan Pınar Evleri. Marmaris'in Çamlı köyünde bulunan Pınar Evleriyle tanıştıracağım şimdi sizi. İlk olarak şunu söyleyeyim. Burası meşhur Sedir Adası ve İncekum Plajına çok yakın konumda bulunuyor. Eve gelirsek burada toplamda 4 tane müstakil ev var ve bunlar 1+1 ve 2+1 şeklinde. Biz 1+1 de kaldık. Öncelikle evin içinden bahsedeyim, evde 3 kişi konaklayabilir. Ev tertemiz, ihtiyacınız olabilecek her şey mevcut; çamaşır-bulaşık makinesi, buzdolabı, fırın, ocak, mutfak araç gereçleri vs ne ararsanız var. Merkezi bir yerden alışveriş yapıp gelmek gerek çünkü yakınlarda market olanağı yok."} {"url": "https://bujuyollarda.com/marmaris-sogut-koyu-gezi-rehberi", "text": "Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan Marmaris sınırları içerisinde Türkiye'nin en güzel köylerini barındırıyor. Birbirinden güzel olan bu köylerden biri de Marmaris Söğüt Köyü. Doğası, havası, denizi çok özel olan Söğüt Köyü tam anlamıyla bir huzur yuvası. Hafta sonu yasaklarından kaçıp 2 günlüğüne sığındığımız yer olan Söğüt Köyü resmen ruhumuzu açtı, bedenimize huzur aşıladı. Küçücük, kendi halinde, sessiz sakin olan bu güzel köy ile ilgili tüm detayları yazımda bulabilirsiniz. Şöyle söyleyeyim Marmaris Söğüt Köyüne gelince otomatik olarak arsa veya ev aramaya başlayacaksınız burada. Neden mi ? Çünkü Söğüt'e gelince \"ben burada yaşamak istiyorum, burada bir evim olsun\" diyorsunuz. Gerçekten bu araştırmayı biz de yaptık.:) Google'a Söğüt Köyü yazdığımızda Google'ın önerileri direkt Söğüt Köyü Satılık Ev, Söğüt Köyü Satılık Arsa oldu. Artık ne kadar aratıldıysa.:) Söğüt Köyü böyle huzurlu bir yer işte. İnsanı kendine çok güzel aşık etmeyi başarıyor. Gelelim Söğüt Köyü'nün nasıl bir yer olduğuna. 2 gün konakladığımız Marmaris Söğüt Köyündeki tüm deneyimlerimiz aşağıda. Kışın gitmemiz nedeniyle bazı noktaları keşfedemesek de sizin için köy halkından yeterli bilgileri topladık. Yani gezi rehberimiz sağlam. O zaman gelsin Marmaris Söğüt Köyü Gezi Rehberi. Söğüt Köyü, Muğla'nın Marmaris ilçesi sınırları içinde bulunuyor. Bu güzel köy Marmaris'in meşhur üçlüsü diye adlandırdığım Orhaniye Selimiye Bozburun üçlüsüne yakın konumda yer alıyor. Söğüt Köyü'nün Google haritadaki konumu burada. Bu konum sizi köy merkezine götürüyor. Kıyı tarafına ve restaurantların bulunduğu yere gitmek için denize doğru 2-3 km'lik bir yol daha var. Marmaris Söğüt Köyü'ne 2 şekilde gidiliyor. Birincisi Marmaris'ten dolmuş ile köye ulaşabilirsiniz, ikinci olarak da araç ile Söğüt Köyü'ne ulaşabilirsiniz. Marmaris'ten Söğüt Köyü'ne giden dolmuş seferleri ve saatleri için bu bağlantıdan bilgi alabilirsiniz. Araç ile ulaşım için ise 2 yol var. İlk yol Marmaris merkezden İçmeler Turunç tarafından giden yol, ikinci yol ise Marmaris-Datça yolundan Hisarönü-Orhaniye-Selimiye tarafından giden yol. Hangi yolu öneririm derseniz eşsiz güzellikteki manzarası açısından Hisarönü-Orhaniye-Selimiye yolunu öneririm. Söğüt Köyü'ne giden yollar tek yön ve virajlı. Dikkatli gitmenizde fayda var. Aşağıya Söğüt Köyü ile diğer önemli yerler arasındaki mesafeyi bırakıyorum. Ona göre rotanızı belirlersiniz. Söğüt Köyü Marmaris arası İçmeler'den 40 km, Hisarönü tarafından 55 km, Söğüt Köyü Akyaka arası 81 km, Söğüt Köyü Bozburun arası 7.4 km, Söğüt Köyü Selimiye arası 12 km, Söğüt Köyü Datça arası 90 km. Marmaris, Muğla'nın bir ilçesi; Söğüt de Marmaris'e bağlı bir köy. Dolayısıyla Söğüt Köyü'nde gezilecek çok fazla yer yok. Söğüt Köyü gezilecek yerler listemiz köy merkezinin dışında köyün çevresindeki yerlerden oluşuyor. Listedeki yerleri rahatça gezmek için araç şart. Söğüt Köyü gezilecek yerler listemizi aşağıda bulabilirsiniz. - Söğüt Köy Merkezi - Saranda Antik Kenti - Loryma Antik Kenti - Bozukkale - Söğüt Adası - Taşlıca Köyü - Serçe Limanı - Çiftlik Koyu Bu yerlerden favorimiz kesinlikle Çiftlik Koyu. Yaz aylarında Çiftlik Koyuna tekne turu ile ulaşım sağlamıştık. Çiftlik Koyu sadece Marmaris değil Muğla'daki en güzel koylar arasında yer alıyor. Bizden 10 üzerinden 10 alan bir yer. Karadan ulaşım sıkıntılı olsa da var diye duyduk. Söğüt Köyü'nün en can alıcı noktası cam gibi denizi diyebilirim. Marmaris'te tertemiz, cam gibi bir deniz arıyorsanız Söğüt Köyü'nün denizi tam size göre. Deniz küçük çakıllardan oluşuyor. Hemen derinleşen bir deniz değil. Tertemiz ve balık çeşidinin fazla olmasından dolayı Söğüt Köyü'nün denizi tam dalmalık. Dolayısıyla yanınızda şnorkel getirmeyi unutmayın. Denize girme noktasında ister işletmelerin yerlerini kullanabilirsiniz isterseniz de kendiniz şemsiye, sandalye atıp denizin tadını çıkarabilirsiniz. Bireysel olarak denizin tadını çıkarmak isterseniz yazın denize girdiğimiz nokta olan Sardunya Evleri tarafını önerebilirim. Söğüt Köyü'nün sahil kısmında çok güzel restaurantlar bulunuyor. Bu restaurantlarda Ege mutfağına dair bir çok lezzeti bulabilirsiniz. Özellikle deniz ürünleri ile aranız iyi ise Söğüt Köyü restaurantları tam size göre. Bölgeden çıkarılan ahtapot ve kalamar oldukça lezzetli ve popüler. Söğüt Köyü'nde restaurant olarak tavsiye isterseniz Esen Restaurant, Barba Saranda, Denizkızı Restaurant, Octopus Restaurant ve Söğüt Lodge Panaroma'yı tavsiye edebilirim. Bu restaurantlar genel olarak deniz ürünleri ağırlıklı. Gitmeden önce menü ve fiyatlara bakmanızda fayda var. Marmaris Söğüt Köyü'nde yapılabilecek bir çok aktivite bulunuyor. Bu güzel köyde unutulmayacak güzel anılar biriktirebilirsiniz. Sessiz, sakin, huzur bulabileceğiniz Söğüt Köyü'nde aşağıdaki aktiviteleri yapmadan dönmeyin derim. - İlk olarak cam gibi tertemiz denizin tadı bol yüzmeli şekilde iyice çıkartılır. - Akşam gün batımı Söğüt'de çok güzel. Gün batımı keyfi yapılır. - Güzel anılar için bol bol fotoğraf çekinilir. - Yukarıda yazdığım Söğüt Gezilecek Yerler listesinin tamamı gezilir. - Köyde tekne ile açılabileceğiniz bir sürü ada ve koy var. İmkanınız olursa tekne turlarına katılabilirsiniz. - Söğüt Köy merkezinde salına salına yürüyerek güzel bir köy havası alınır. - Köyün deniz kenarı kısmında bulunan restaurantlarda akşam yemeği keyfi yapılır. - Eğer denk gelirse bu yöreye özgü yapılan gulet teknelerin yapımı izlenir. Söğüt Köyü'nde sahil kenarında kamp yapabileceğiniz yerler bulunuyor. Özellikle buradaki pansiyonların bahçelerinde çadır kurma imkanı mevcut. İşletmeler direkt kamping hizmeti vermiyorlar ama müsaitlik durumuna göre size yardımcı olabiliyorlar. Bunun dışında çadır kurabileceğiniz sessiz sakin bir yer bulabilirseniz kampınızı burada yapabilirsiniz. Karantinadan kaçıp iki günlük Marmaris Söğüt Köyü tatilimiz için biz köyün sahil kısmında bulunan Kumsal Evlerini tercih ettik. Kumsal evleri kışın 1 ev ile yazın ise 2 evle hizmet veren küçük bir aile işletmesi. Bizim kaldığımız ev 2 katan oluşuyor. Burada rahat bir şekilde 2 aile kalabilir. Altta katta mutfak, yatak odası, banyo ve wc bulunurken, üst katta yatak odası, banyo ve wc var. Evin üst katı çatı katı şeklinde ve çok güzeldi. Üst katın güzelde bir terası var ki tam keyif yapmalık. Kumsal Evleri Söğüt Köyü'nde hemen denizin kenarında bulunuyor. Denize 5 adım mesafe ile cumburlop girebilirsiniz. Eve ait mini de bir iskele var. Burada da güneşlenebilirsiniz. Deniz tertemiz, bol bol keyfini çıkartın derim. Temizlik konusunda oldukça temiz olan Kumsal Evleri konum olarak Söğüt sahil restaurantlarına oldukça yakın konumda bulunuyor. Kumsal evleri sahilde bulunan markete de 800 metre uzaklıkta. Marmaris Söğüt Köyü gezi rehberimin sonuna geldik. Söğüt Köyü deneyimlerimiz için Instagrama sabitlediğim Kumsal Evleri hikayelerime göz atabilirsiniz. Söğüt Köyü ile ilgili sormak istediğiniz bir şey varsa yorum kısmında benimle paylaşabilirsiniz. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/marmaris-turunc-nerede-nasil-gidilir", "text": "Marmaris'in en güzel tatil beldelerinden olan Turunç saklı bir koy içine kurulmuş cennet gibi bir yer. Marmaris'e deniz turizmi için geliyorsanız Turunç bölgesi en başta tercih edebileceğiniz yerlerin başında gelebilir. Gerçekten buranın denizini görünce ne demek istediğimi tam anlamıyla anlayabilirsiniz. Turunç Nerede ? Turunç, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı bir belde. Kendi halinde sakin bit yer olan Turunç Marmaris merkeze 21 km uzaklıkta yer alıyor. Turunç' Marmaris merkezden kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz. Turunç Koyu ve Plajı tertemiz bir denize sahip. Yeşil ile mavi burada iç içe. Marmaris Turunç'un Google haritadaki konumu burada. Turunç'a Nasıl Gidilir ? Marmaris Turunç'a uzak bir yerden gelecekseniz Turunç'a ulaşım için en pratik yol tabiki uçak ile ulaşım. Uçak ile ulaşım demişken Ucuz Uçak Bileti Bulma Yöntemleri başlıklı yazımı okumayı ihmal etmeyin. Uçak bileti tamamsa gerisi kolay. Turunç'a en yakın havaalanı ise Dalaman Havaalanı. Dalaman Havaalanı ile Turunç arası yaklaşık 116 km. Dalaman Havaalanın'dan Marmaris'e ulaşım için Havaş ya da Muttaş'ı kullanabilirsiniz. Muttaş'ın sefer saatlerini ve ücret tarifesini bu bağlantıda bulabilirsiniz. Marmaris Otogarına geldikten sonra Turunç'a ulaşım oldukça basit. Marmaris Turunç dolmuş saatlerine de bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Turunç'a karayolu ulaşım için ilk olarak Marmaris'e gelmelisiniz. Marmaris merkezden 21 km sonra Turunç'a ulaşabilirsiniz. Eğer otobüs ile Marmaris'e gelecekseniz Marmaris Otogarından Turunç'a dolmuş ile geçebilirsiniz. Son olarak Turunç'a deniz yolu ile ulaşım için Bodrum'dan gelmek isterseniz Bodrum-Marmaris feribotlarına binmeniz gerekiyor. Marmaris'e Bodrum ve Datça'dan arabalı feribot seçeneği de mevcut. Marmaris'e ulaştıktan sonra Turunç'a gelmek çok kolay. Marmaris Turunç'ta gezilecek yerler listemiz kısa ve öz. Turunç genelde deniz turizmi için tercih edilen bir yer. Yani Turunç gezilecek yerler denizden dolayı 2. planda kalıyor. Marmaris'te misler gibi bir deniz mi arıyorsunuz adres kesinlikle Turunç Koyu ve Plajı'dır. Turunç tertemiz bir denize ve efsane güzellikte bir plaja sahip. Plaj da hem kumlu bölge var hem de taşlı. İstediğiniz yerde takılıp denizin keyfini çıkartabilirsiniz. Turunç koyu plajının büyük kısmı otel şezlongları ile dolu. Yani buralardan ücretli şekilde faydalanabilirsiniz. Ancak plajın sol kısmında ufak bir alan halk plajı olarak ayrılmış. Ücretsiz şekilde burayı kullanabilirsiniz. Deniz 2-3 metre sonra derinleşiyor. Su serin ve dalgasız. Turunç alan olarak küçük bir tatil beldesi fakat genel olarak her türlü ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz yerler var. Denize bakan kıyı restaurantlarda güzel bir yemek yiyebilir Turunç'un tadını çıkarabilirsiniz. Alışveriş olarak da zincir marketleri tercih edebilirsiniz. Turunç Koyu ve Plajı'nın konumu burada. Gezi teknelerinin durak noktası olan Turunç bildiğiniz standart bir marinaya sahip değil. Burası marinadan ziyade balıkçı barınağı havasında. Marinada gezi tekneleri, deniz taksileri ve balıkçı tekneleri beraber konumlanmış. Konum burada. Turunç'a 2 km uzaklıkta bulunan Amos Antik Kenti tam bir yeryüzü cenneti. Daha gün yüzüne çıkarılmamış bu güzel antik kent zihninizde fazlasıyla merak ve gizem duygusunu uyandırıyor. Amos Antik Kenti'nin bir tarafı Amos Koyu diğer tarafı Kumlubük. Antik kente yaklaşık 150 basamaklı merdiven ile çıkıyorsunuz. Çıktığınızda Tiyatro ve Seyir Terası tabelalarını görüyorsunuz. Seyir terasının manzarası süper ötesi. Burada drone uçurmak bizim için müthiş keyifliydi. Üstün'ün Instagrama sabitlediği hikayelerde Amos drone videosunu görebilirsiniz. Turunç'ta gezilecek yerler listemizin son durağı Marmaris'te en sevdiğimiz koylardan biri olan Kumlubük. Burası tam bir cennet. Burada yüzdüğünüzde sanki akvaryumda yüzüyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Kumlubük'te tertemiz, cam gibi bir deniz sizi bekliyor. Balıklarla beraber yüzmek gibisi yok. Eğer şansınız varsa caretta carettalar da size eşlik edebilir. Bize denk geldiler ve çok güzel bir duyguydu. Kumlubük gerçekten çok özel bir yer. Burası mesafe açısından Marmaris'e uzak olduğundan genel itibariyle kalabalık olmuyor. Yazın hafta sonları hariç. Çünkü bu güzellik son zamanlarda keşfedilmeye başlandı. Kumlubük'te tesis imkanları çok sınırlı. Buraya gelirken hazırlıklı gelmenizde fayda var. Kumlubük'e en yakın marketler Turunç'ta yer alıyor. Kamp yapmak için uygun alanlar var. Biz burada 1 günlüğüne çadır kurmuştuk. Gayet güzel bir deneyim olmuştu bizim için. Marmaris'te tertemiz bir deniz arıyorsanız Kumlubük'ü canı gönülden tavsiye ederim. Konum burada. Turunç demek deniz demektir. Dolayısıyla Turunç'ta ne yapılır derseniz deniz ile ilgili tüm aktiviteleri burada yapmanızı tavsiye ederim. Genel olarak Turunç'ta aşağıdaki aktiviteleri yapabilirsiniz. - Turunç'un sakinliğinde huzurlu bir tatil yapabilirsiniz. - Turunç'un tertemiz denizinin tadı çıkartılı. Su kuşu olmanızı tavsiye ederim. - Su sporlarına meraklıysanız Turunç'ta bu aktivitelere katılabilirsiniz. - Amos Antik Kenti'ni ziyaret edebilirsiniz. Buradaki eşsiz manzaranın tadını çıkartabilirsiniz. - Akşam Turunç'ta bulunan restoranlarda Ege mutfağının lezzetlerini tadabilirsiniz. Marmaris'in incisi Turunç otel imkanları açısından oldukça güzel yerlere sahip. Turunç'ta genel olarak her türlü bütçeye hitap edecek tesisler mevcut. Oteller Turunç merkeze yakın konumda. Otelleri tercih ederken Tripadvisor gibi sitelerden yorumlara bakmayı unutmayın. NOT: Hali hazırda Marmaris Otel Tavsiyesi yazımız mevcut olsa da şu ana kadar Turunç bölgesinde herhangi bir konaklama deneyimimiz olmadı. İlerleyen zamanlarda Turunç'ta konaklama deneyimimiz olursa ve memnun kalırsak seve seve sizler için buraya yazarım. Marmaris Turunç gezilecek yerler Turunç Nerede ve Nasıl Gidilir başlıklı yazımın sonuna geldik. Marmaris'e gelirseniz ve vaktiniz varsa bu cenneti görmeyi ihmal etmeyin. Ayrıca Marmaris'te denize nerede gidilir sorusunun cevabı da burada. Eğer Turunç ile ilgili sormak istediğiniz bir şey varsa yorum kısmında yazabilirsiniz. Marmaris ile ilgili diğer yazılarımın bağlantılarına aşağıya bırakıyorum. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/marmariste-ne-yenir", "text": "Muğla'nın en sevdiğim ilçelerinden, doğduğum yer Marmaris. Her gittiğimde havasında huzur buluyorum desem yeridir. Evimize yaklaşık 55 km mesafede olunca her fırsatta Üstün'le gitme imkanı bulduğumuz için de çok şanlıyız biliyoruz.:) Hal böyle olunca her fırsatta Marmaris'e gitmeye çalışıyoruz ve sizler için güzel öneriler yakalamaya uğraşıyoruz. Gittiğimiz mekanları derleyerek Marmaris'te Ne Yenir sorusuna cevap verelim istedik. Marmaris şehir planlaması açısından oldukça güzel planlanmış bir ilçe. Birçok beldesi, mahallesi, köyü var. Marmaris merkez dışında İçmeler Turunç Kumlubük-Orhaniye-Hisarönü-Selimiye-Bozburun Marmaris'in en popüler yerleri arasında. Bu saydığım yerlerde yeme içme noktasında bir çok kafe ve restaurant bulabilirsiniz. Marmaris'te Ne Yenir sorusunun cevabı için bizim çok sevdiğimiz ve gönül rahatlığıyla sizlere de önerebileceğimiz oldukça güzel mekanlar var. İşte birbirinden güzel Marmaris restaurant tavsiyeleri. ÖNEMLİ NOT: Pandemi nedeniyle aşağıda önerdiğimiz mekanlara gitmeden önce mekanların açık olup olmadığını teyit ediniz. Gourmet BBQ, Marmaris merkezde gidebileceğiniz en güzel mekanlardan biri. Baştan söyleyeyim Marmaris'te iyi bir restauranta gitmek istiyorsanız burası çok doğru bir tercih olacaktır. Biz buradan her anlamda çok ama çok memnun kaldık. Bu güzel mekanda öne çıkan lezzetler ne diye soracak olursanız adından da anlaşılacağı üzere Et. Burada gerçekten sanata dönüştürülmüş etler 0 ile 4 derece arasında 27 gün boyunca dinlendiriliyor ve önünüze lokum kıvamında getiriliyor. Eti kesmesi, yemesi her şey o kadar enfes ki mideniz bayram ediyor. Biz bu nezih mekanda savaşlarda kullanılan topuzda servis edilen kebap yedik ve gerçekten müthiş bir lezzet yakaladık. NOT: Burada et dışında da alternatifler de bulunuyor. Aşağıda yer alan mekanın web sitesinden mekanın menüsünü inceleyebilirsiniz. Gourmet BBQ 'nun ambiyansı da çok hoş. Burada romantik bir yemekten tutun evlenme teklifine kadar bir çok organizasyon da yapabilirsiniz. Bizim bir mekanda en çok önem verdiğimiz sıcak karşılama ve çalışanların ilgisi de gerçekten çok çok iyiydi. Özellikle çalışanların profesyonelliği gerçekten takdir edilesi. Mevlüt Bey'in güzel sunumu ve ilgilisi tartışılmaz çok güzel. Marmaris merkezden yürüyerek de gidebileceğiniz Gourmet BBQ 'nun fiyatları bana göre bu kalitedeki bir mekana göre oldukça iyi. Yediğiniz içtiğiniz her şey için verdiğiniz ücret bu mekana değer. Burada hafta sonu canlı müzikte oluyor. Hem eğlenebileceğiniz hem de güzel yemek yiyebileceğiniz Gourmet BBQ Marmaris'te ne yenir sorusuna verilecek en iyi cevaplardan biri. Gourmet BBQ'da bizim yaşadığımız deneyim için instagram sayfamda sabitlediğim Marmaris hikayelerine bakabilirsiniz. Hikayelerde gerçekten iştah açıcı lezzet show var. Marmaris restaurant önerilerinde öne çıkan Gourmet BBQ'nun sahibi Mehmet Bey'e ilgisi ve alakası için çok çok teşekkür ederiz. Marmaris merkezde güzel bir döner yemek istiyorsanız Rota Barış Usta'yı sizlere önerebilirim. Burası gerçekten güzel bir restaurant. Netsel Marina'nın arka tarafında bulunan Rota Barış Usta lezzet açısından misafirlerine güzel yemekler sunuyor. Barış Usta özellikle döneri ile biliniyor. Yaprak döner ya da pilav üstü döner tercih edebilirsiniz. Ayranları da oldukça leziz. Porsiyonlar da oldukça doyurucu. Buraya geldiğinizde masadan doymuş bir şekilde kalkarsınız. Bu arada yağı az döner ya da iskender tercih ediyorsanız bunu sipariş sırasında söylemeniz güzel olur. Fiyatlar da Marmaris'e göre makul seviyede. Mekanın temizliğine gelince mekan oldukça temiz ve nezih. Çalışanlar ilgili ve kibar. Araç park yeri için Netsel Marina'nın park yerini tercih edebilirsiniz. Marmaris'te ne yenir sorusunun güzel bir cevabına daha geldik. Bono Good Times gerçekten hoş, nezih bir ortama sahip bir yer. Bu mekanın bizim için ayrı bir havası var. Yemeklerinden çalışanlarına, mekanın çizgisinden ambiyansına her şey çok hoş. Mekanda yemeklerin sunumu oldukça başarılı. Birinci kalite malzemeler kullanılıyor. Yemeklerden genel olarak pişman olmazsınız. Biz buraya sabah kahvaltıya geliyoruz. Kahvaltı için de burayı tercih edebilirsiniz. Mekanın akşam atmosferi de güzel. Zaman zaman DJ performansına da sergileniyor. Marmaris merkezde iki adet bono var. Bunlardan ilki Netsel Marina'nın sahil tarafından hemen girişinde diğeri de Marmaris yürüyüş yol üzerinde bulunuyor. İkisinin de hizmet kalitesi aynı. Daha çok denizle iç içe olmak isterseniz sahil yolu tarafındaki mekanı öneririm. Marmaris merkezde şirin mi şirin bir kafe olan Sünger Kafe, Marmaris'in ruhunu çok güzel yansıtan bir mekan. Sünger Kafe, Marmaris Kalesi'ne giden dar yollar üzerinde bulunuyor. Bu yolu biz çok seviyoruz. Bol bol fotoğraf çekilmelik. Marmaris'i gezerken sıcaklardan bunaldıysanız Sünger Kafe'de bir mola verip güzel, soğuk bir portakal suyu içebilirsiniz. Mola sonrasında da Marmaris gezilecek yerler listemizin en önemli yerlerinden biri olan Marmaris Kalesi ve Arkeoloji Müzesini ziyaret edebilirsiniz. Aile işletmesi olan Sünger Kafe size tam Marmaris'te olduğunuz hissini verecek bir mekan. Marmaris'te kahvaltı için sakin, güzel bir mekan arıyorsanız Nehirde Mola tam bir biçilmiş kaftan. Burası Marmaris Datça yolu üzerinde bir yer. Nehir kenarında oldukça güzel bir ortama sahip Nehirde Mola'nın kahvaltısı her şeyi ile çok lezzetli. Önünüze getirilen her şey taptaze ve doğal. Reçeller ev yapımı, sebzeler taptaze, yumurtalar zeytinler en doğalından. Sıcacık gelen bazlamaya mı, o köy yumurtasından yapılan otlu omlete mi vurulursunuz bilemem. Ama acukayı ve kireçte kabak reçelini de yabana atmamak gerek. Mideniz bayram edecek benden söylemesi. Marmaris'te kahvaltı önerisi için Nehirde Mola'yı kesinlikle not alın. Yok kahvaltı saatinde değil de öğlen ya da akşam üstü geçeceğim ben oralardan derseniz o da olur. Bu defa da şahane pidelerinden tadabilirsiniz. Bi tahinli cevizliden bahsettiler ki aklım hala orada 😀 Fiyatlar da oldukça makul. Mekanın sahibi Nil Hanım çok ama çok şeker biri, çalışanları ise bir o kadar kibar ve sıcak. Burası özellikle kahvaltı için kesinlikle tavsiyemizdir. NOT: Nehirde Mola yerini değiştirerek Marmaris merkezde 19 Mayıs Meydanı'nın arkasında hizmet vermektedir. Söğüt Köyü deniziyle, manzarasıyla, birbirinden güzel mekanları ve denizden çıkmış tazecik lezzetleriyle bizi mest etti. Biz Söğüt Lodge Panaroma'nın hem akşam yemeğini hem de kahvaltısını deneyimledik. İkisi de ayrı ayrı çok keyifliydi. Öncelikle kahvaltıdan bahsetmek istiyorum. Yediğimiz para patates ve ananas reçelinin tadı hala damağımızda. Hatta Üstün tutturdu şeften tariflerini alalım bana evde de yap diye 😀 Masadaki her şey doğal ve organik. Özel yapım peynirleri, köy yumurtaları ve Söğüt'ün harika manzarasıyla iz bırakacak bi kahvaltı olacağına eminiz. Bizim müdavimi olduğumuz Marmaris merkezde bulunan Maskot Mini Ocakbaşı, Marmaris restaurant tavsiyeleri yazımızda alternatif mekanlardan biri. Mekan çok afilli değil ama küçük ve samimi bir işletme. Maskot Ocakbaşı'nın haritadaki konumu için buraya tıklayın. Marmaris'te ucuz yemek için mekan arıyorsanız Hacının Yeri çok doğru bir adres. Hacının Yeri Marmaris'te ne yenir sorusunun cevaplarından biri ve inanılmaz ucuzlukta.:) Fiyatları görünce \"yok daha neler bu fiyatlar kaldı mı diye\" kendi kendinize sorabilirsiniz. Fiyat açısında burası bırakın Marmaris'i Türkiye'nin en ucuz mekanı olabilir. Ucuz ama kalitesiz düşünmeyin yemekler oldukça kaliteli ve lezzetli. Yaklaşık 30 yıldır hizmet veren Hacının Yerinde genellikle sıra oluyor. Burada en pahalı yemek 10-11 lira diyeyim siz anlayın. Yoğunluk olduğundan öğleden sonra bazı yemekleri bulamayabilirsiniz. Özellikle pide ve iskender insanların en çok tercih ettiği lezzetler arasında. Öğle yemeğine gidilmesi tavsiyemizdir. Marmaris'te Ne Yenir : En İyi Mekan Önerileri başlıklı yazımdan şimdilik bu kadar. Yeni yerler keşfettikçe yazımı güncellemeye çalışırım. Sizin de Marmaris'te favori mekanlarınız varsa yorum yaparak bizimle paylaşmayı unutmayın. Marmaris ile ilgili diğer detaylı yazılarım için bağlantıma göz atabilirsiniz. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/marmariste-tekne-turu", "text": "Marmaris'e geldiğinizde burada yapacağınız en güzel aktivitelerden biri kesinlikle tekne turuna çıkmaktır. Marmaris'te tekne turu günübirlik ya da mavi tur şeklinde tercih edilebilir. Bu durum tamamen sizin tatil programınıza ve bütçenize bağlı. Şöyle bir gerçek var ki Marmaris'in eşsiz güzellikteki koylarının tamamını keşfetmek istiyorsanız kesinlikle bu tekne turlarından birine katılmalısınız. Çünkü Marmaris'te her koya araba ile gidilemiyor. Araba ile ulaşım olmayan koylara da tek alternatif tekne ile açılmak. Not: Marmaris Tekne Turu rezervasyonu için Whatsapp'tan hızlıca iletişime geçip, tur tarihi ve tura kaç kişi katılacağınızı söyleyin yeter. Bu numaradan hem günübirlik dolmuş tekne, hem günübirlik özel tekne kiralama hem de konaklamalı tekne turu için bilgi alabilirsiniz. Günübirlik tekne turları adından da anlaşılacağı üzere gün boyunca süren, sabah 09.00-10.00 saatleri arasında başlayıp akşam 17.30-18.30 saatlerinde biten tekne turlarıdır. Marmaris günübirlik tekne turları genelde Marmaris merkezde kordon boyu uzanan ve burada bulunan tekneler tarafından yapılıyor. Konsept olarak bu tekne turlarında verilen öğle yemeğinin ücreti ödediğiniz tekne turu ücretine dahil. Tekne turlarının rotaları turdan tura değişiklik gösteriyor. Baştan söyleyeyim bizim deneyimlediğimiz Marmaris Tekne Turu başından sonuna kadar oldukça güzel geçti. Teknemiz kapasite olarak yaklaşık 50 kişiydi ama kaptanımız hiç bir zaman tam kapasite yola çıkmadığını söyledi. Yıllardır bölgede kaptanlık yapan Kemal Kaptan işini ve çevreyi iyi bilen biri. Nerede güzel, sessiz, sakin koy var her yere hakim. Şimdi gelelim teknemizin ince detaylarına. - Katıldığımız tekne turu oldukça nezihti. Son ses müzik kesinlikle yok. Burada huzur var. - Tekne turu ücretine öğle yemeği dahil. - Teknede ızgara için mangal yapılıyor ve yemekler oldukça lezzetli. - Tekne gerçekten çok ama çok temiz. Hijyenik açıdan puanımız 10 üzerinden 10. - Teknede sınırsız içecek olayı yok. İçecekler ücretli. - Teknenin kapasitesi 50 kişi. Fakat tura daha az kapasite ile yola çıkılıyor. - Tekne gerçekten temiz ve nezih bir ortam sunuyor size. Genelde çiftler ve aileler müşteri olarak kabul ediliyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/meksika-gezi-rehberi", "text": "Meksika her şeyi ile bambaşka bir kültür, bambaşka bir hazine. Fazla değil 1 yıl önce aklımızın ucundan geçmezdi ki Meksika'ya gideceğiz oraları keşfedeceğiz. Hayat işte insan kendini bir anda her yerde bulabiliyor. Meksika bizim için sürpriz oldu. Fakat iyi ki de buraya gitmişiz diyoruz. Biz Meksika'nın Cancun, Tulum, Chichen Itza, Valladolid, Holbox, Isla Mujeres gezi noktalarına gittik. Bahsettiğim yerler Meksika'nın turizm açısından en önemli yerleri arasında. Toplamda 8 gün buralarda kaldık ve çok sağlam tecrübeler edindik. Gerçekten bu 8 gün hiç boş durmadık. Dağ taş cenote mağara demeden her yeri gezmeye çalıştık. Bunun sonucunda da Meksika Gezi Rehberi başlıklı yazımızı oluşturalım dedik. - Cancun Gezilecek Yerler | En Güzel 13 Yer - Tulum Gezilecek Yerler : En Güzel 20 Yer Önerim - Chichen Itza : Mayaların Gizemli Kenti | Cenote Ik Kil & Valladolid - Meksika'daki Cenoteler : Görmeniz Gereken En İyi 10 Cenote Meksika gezi rehberi başlıklı yazımda Meksika Hakkında Genel Bilgiler, Meksika Vizesi, Meksika Nerede Nasıl Gidilir, Döviz Bozdurma İşlemleri, Araç Kiralama, Otoban Kullanımı, Sim Kart Alımı, Meksika'ya Ne Zaman Gidilir, Meksika Pahalı mı, Meksika Güvenli mi gibi bir çok sorunun cevabını bulacaksınız. Bu yazacağım her şey bizim kendi deneyimlerimiz. Biz Meksika'da başkente ve başka şehirlere gitmedik. Yazdıklarım gittiğimiz şehirler için. Ama diğer yerlerde de durumun çok farklı olacağını düşünmüyorum. Siz yine de farklı bir yere gidecekseniz daha spesifik bir araştırma yapın derim. Bu başlıkta Meksika hakkında kısa kısa bilgiler bulacaksınız. Bu bilgiler Meksika'da size lazım olacak hap bilgiler. Meksika gerçekten özel bir ülke. 10 bin km'den fazla kıyı şeridine sahip bu ülke için \"Salsa gibi baharatlı, tekila gibi sarhoş edici, Frida Kahlo gibi sürreal bir ülke\" tabiri kullanılıyor. Çok önemli medeniyetlere ev sahipliği yapan bu ülke doğası, tarihi ve kültürü ile insanı büyülüyor. Meksika, coğrafi olarak Kuzey Amerika'da yer alan bir ülke. Resmi adı Birleşik Meksika Devletleri. Meksika eyalet sistemiyle yönetiliyor. Komşuları ABD, Guatemala ve Beliz ülkeleridir. - Başkenti: Mexico City (Başkent Nüfusu 22 milyon) - Ülke telefon kodu: +52 - Para birimi: Meksika Pesosu - Nüfus: 128,9 milyon (2020) - Din: %89 Roma Katolikleri, %5 Protestan - Konuşulan Dil: İspanyolca - Priz Tipi: A ve B Amerika Tipi Priz - Saat Farkı: Türkiye ile saat farkı 8 saat Meksika toplamda 31 eyalet, 1 federal cumhuriyet olmak üzere 32 üst idareye ayrılmış. Meksika İspanya işgalinden önce Olmekler, Aztekler ve Maya medeniyetlerine ev sahipliği yapmış. İspanya işgalinden sonra her zaman kültürlerini korumaya çalışmışlar. Fakat resmi dilden de anlaşılacağı üzere bu işgalden oldukça etkilenmişler. 1800'lü yıllara gelince hem ABD ile hem de Fransa ile ciddi şekilde savaşmışlar. Ülkenin tarihinde hep bir savaş hep bir sömürü durumu olmuş. Meksika her nedense bize biraz Türkiye'yi anımsattı. İnsanların yaşama tarzı, ülkenin ekonomik durumu, tarihinde yaşadığı savaşlar, insanlarının turizme bakış açıları bizim mantıkla uyuşuyor gibi geldi bize. Meksika Nerede ? Meksika, Kuzey Amerika kıtasında yer alıyor. Kuzeyinde Amerika, güneyinde Guatemala ve Beliz ülkeleri ile sınır komşusu. Ülkenin güney ve batı kıyılarında Pasifik Okyanusu, güneybatısında ise Karayip Denizi bulunuyor. Meksika tam anlamıyla bir okyanus ülkesi. Meksika'nın toplam yüz ölçümü 1.970,000 km2. Yani oldukça büyük bir ülke. Tamamını adamakıllı gezmek için sanırım 2 ay gerekli. Meksika dünyanın 14. büyük ülkesi. Toplamda, 31 eyalet ve 1 federal bölge olmak üzere 32 üst idari birime ayrılmış. Bizim gezdiğimiz Tulum ve Cancun Quintana Roo eyaletinde yer alıyor. Meksika'nın haritadaki konumu burada. Türkiye'den Meksika'ya Nasıl Gidilir ? Meksika'ya Türkiye'den tek ulaşım yolu havayolu. Deniz yolu da vardır ama nasıl açıkçası bilmiyorum. Biz havayolu ile ulaşımın detaylarından bahsedeceğiz. Meksika'ya Türkiye'den direkt uçuş bulunuyor. THY'nin Mexico City'ye direkt uçuşu var. Hatta son zamanlarda Cancun'a da direkt uçuş hattı koydu. Yani dilerseniz İstanbul'dan Cancun'a direkt uçabilirsiniz. Tabi bu biraz daha tuzlu olabilir. Biz Meksika Cancun'a aktarmalı uçuş yaparak ulaştık. Bizim için oldukça uzun bir yolculuk oldu. Giderken Air France ile dönerken ise KLM Havayolları ile döndük. Cancun'a giderken İstanbul-Paris-Cancun dönerken ise Cancun-Amsterdam-İstanbul şeklinde döndük. Uçaklar gayet konforluydu. Okyanus yolculuğunda hem gidişte hem de dönüşte 2 kere yemek servisi ve sınırsız atıştırmalıklar vardı. Koltuk arkası ekranlarda ise film, müzik, oyun gibi bir çok aktivite vardı. Uçak biletlerimizi Eylül 2021'de tek kişi gidiş dönüş yaklaşık 3500 TL'ye aldık. Şu anki fiyatlara ve dolar kuruna göre uygun bir bilet oldu bizim için. Edit: Avrupa ülkeleri yavaş yavaş transit uçuşlar için türk vatandaşlarından vize istemeye başladı. Bu ülkelerden biri şu an Hollanda. Diğer ülkeler de bu duruma geçiş yapabilir. Yani Meksika'ya Avrupa aktarmalı gidecekseniz vize durumunu iyi araştırın!!! Türk vatandaşlarının vizesiz gidebileceği ülkeler için aşağıdaki bağlantıma göz atabilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bordo pasaport sahiplerinin Meksika'ya giriş için online vize almaları gerekiyor. Yeşil pasaportlular ise online vize alamıyor. Yeşil pasaportluların vize alması için Meksika temsilciliklerine başvurması gerekiyor. Yeşil pasaport sahipleri için detaylar bu bağlantıda. Bordo pasaportluların online vize alması için Meksika temsilciliğine ait bağlantısındaki formu doldurması gerekiyor. Bu form için bilgisayarda PDF açabileceğiniz bir uygulama olması şart. Bazı bilgisayarlarda bu form açılmıyor. Başka pc'lerden deneyebilirsiniz. Formu eksiksiz ve doğru doldurmanız önemli. En son onaylamadan önce tekrar kontrolde fayda var. Onayladıktan sonra bilgisayarınıza pdf olarak form iniyor ve çıktısını alıyorsunuz. Hepsi bu kadar. Bu formda kişinin dininin sorulması hoşumuza gitmedi onu da belirteyim! Detaylı bilgi için Meksika makamlarının resmi sayfası olan bağlantıya göz atabilirsiniz. Bordo pasaportlular için Meksika elektronik vizesi ücretsizdir. Bu vize için herhangi bir firmaya ya da elçiliğe ödeme yapmanıza kesinlikle gerek yoktur. Sizden ücret isteyen olursa o firmadan uzak durun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/meksika-gezilecek-yerler", "text": "Bir tatilden ne bekliyorsunuz ? Deniz, güneş, tarih, doğa, eğlence, macera... Hazır olun dolu dolu bir Meksika gezilecek yerler listesi sizi bekliyor. Aklınıza ne gelirse bunların hepsini size sunabilecek bir ülke burası. 8 günlük Meksika tatilimizde aşık olduğumuz bu güzel ülke muhteşem bir doğaya ve bu doğanın içinde çok derin bir tarihe sahip. Yeri geldiğinde doğanın güzelliğine yeri geldiğinde de Maya Aztek kültürünün büyüleyici havasının etkisi altına giriyorsunuz. Enteresan bir yer burası. Çok farklı güzellikte yerler var. Biz 8 günlük bir seyahat planı ile Meksika'nın Cancun, Tulum, Coba, Chichen Itza ve Holbox Adasını gezdik. Tabi bu gezdiğimiz yerler Meksika'nın en önemli turistik yerleri. Daha fazla yer için daha fazla zaman ve bütçe gerektiği için biz 8 günlük seyahatle yetinmek zorunda kaldık. Aşağıda gezdiğimiz yerlerin gezi rehberini detaylı şekilde bulabilirsiniz. - Meksika Gezi Rehberi : Gitmeden Önce Bilmeniz Gereken Her Şey - Cancun Gezilecek Yerler | En Güzel 13 Yer - Tulum Gezilecek Yerler : En Güzel 20 Yer Önerim - Meksika'daki Cenoteler : Görmeniz Gereken En İyi 10 Cenote - Mexico City - Teotihuacan Piramitleri - Las Grutas De Tolantongo - Merida - Chichen Itza - Cenote Ik Kil - Los Coloradas - Holbox - Cancun - Playa Del Carmen - Cozumel - Tulum - Gran Cenote - Coba Meksika dünyanın en gizemli, en keşfedilesi ülkeleri arasında yer alıyor. Eğer Amerika kıtasında gidilecek rota arıyorsanız burayı gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Klasik Avrupa seyahatinizden çok daha güzel geçeceğine eminim. Meksika denilince akla uyuşturucu kartelleri, cinayetler, mafya baronları gelse de bizim gördüğümüz yerler açısından söylüyorum bu ülkenin söylenilenlerle alakası yok. Her ülkede var olan sıkıntılar Meksika'da da var. Lakin turizm açısından Meksika turistlere fazlasıyla değer veriyor. Hatta bu değeri bazen kaçırıp kazıklamaya bile çalışıyorlar.😀 Güvenlik açısından da çok sıkıntılı yerlere gitmediğiniz sürece sorun olmaz diye düşünüyorum. Meksika gezilecek yerler listeme geçmeden Meksika'nın Doğal Güzellikleri, Tarihi Yerleri ve En Güzel Şehirlerini tablo halinde genel olarak göstermeye çalışacağım. Sonrasında da Meksika gezilecek yerler listenizde olması gereken en önemli en iyi 14 yeri yazacağım. - Bakır Kanyonu - Los Coloradas - Chapultepec Ormanı - Monarch Kelebekler Rezervleri - Gran Cenote - Cenote Ik Kil - Cenote Azul - Pico de Orizaba - Sumidero Kanyonu - Mesoamerican Resifi - Mexico City - Cancun - Tulum - Merida - Valladolid - Tijuana - Puebla - Taxco - Guanajuato - Oaxaca - Teotihuacan Meksika gezilecek yerler listeme ülkenin başkenti Mexico City ile başlıyorum. Mexico City, Meksika'nın 32 federal yapısından biri ve ülkenin başkenti. Şehrin toplam nüfusu yaklaşık 20 milyon. Tarihsel olarak ise şehrin kökeni, Azteklerin başkenti Teotihuacan'ın kurulduğu 1325 yılına kadar uzanıyor. 1521 yılında İspanyol Hernan Cortes tarafından şehir oldukça tahrip ediliyor ve tamamen yıkılıyor. Yıkıntıları üzerinde, Yeni İspanya Kraliyet Yardımcısı'nın başkenti ve daha sonra Meksika'nın başkenti olarak hizmet veren Mexico City kuruluyor. Mexico City'nin altında derin bir tarih yatıyor. İspanyol işgalinden sonra şehirde modern tarzda bir çok kolonyol bina inşa ediliyor. Mexico City gezilecek yerlerin çoğu, 15 km2 UNESCO Dünya Mirası Alanı olan tarihi şehir merkezinde bulunuyor. 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar bu bölgede 1000'e yakın bina inşa edilmiş. Aşağıda Mexico City'de gezilecek en önemli yerleri bulabilirsiniz. - Zocalo Anayasanın Doğum Yeri - Ulusal Antropoloji Müzesi - Güzel Sanatlar Sarayı - Teotihuacan Piramitleri - Mexico City Metropolitan Katedrali - Ulusal Saray - Chapultepec Parkı - Paseo de la Reforma ve Bağımsızlık Meleği - Ulusal Tarih Müzesi - Frida Kahlo Müzesi - Our Lady of Guadalupe Bazilikası - Üç Kültür Meydanı ve Santiago de Tlatelolco - Fayans Evi - Museo Soumaya Teotihuacan Piramitleri Meksika gezilecek yerler listesinin kesinlikle en önemli yeridir. Günümüzde hala gizemini koruyan Teotihuacan Piramitleri Meksika'nın en önemli kültürel değerleri arasında. Hala gizemini koruyor çünkü kimler tarafından yapıldığı ve geçmişine dair izler çok az. Teotihuacan, Mexico City'ye oldukça yakın konumda yer alıyor. Aralarındaki mesafe sadece 50 km. Mexico City eski bir Aztek şehri iken Teotihuacan şehrini, Azteklerden de önce hüküm süren Olmeklerin veya Tolteklerin kurduğu düşünülüyor. Şehrin tahmini kuruluş tarihinin M. Ö. 400 olduğu tahmin ediliyor. 200.000 kişilik Teotihuacan şehrinin M. S 7. yy'da bir anda terk edildiği biliniyor. Sebebi ise meçhul. Bu konuya dair uzaylılar geldi aldı gibi iddialar olsa da yok olduklarına dair arkalarında hiç bir iz yok. Şehrin en önemli yapıları Güneş ve Ay Piramitleri. Bunların dışında Jaguar Tapınağı, Kelebekler Tapınağı gibi önemli yapılar da bulunmakta. Ay Piramidi 40 metre yüksekliğinde, dünyanın 3. Büyüklüğündeki Güneş Piramidi ise 60 metre yüksekliğinde. Bu piramitlerin içinde mezar yok. Neden yapıldıklarına dair herhangi bir fikir de yok. Bu kadar taşın buraya nasıl getirildiği ise tamamen soru işareti. Mexico City'ye gelirseniz yolunuzu buraya muhakkak düşürün. Bu gizemli yerleri görüp bu medeniyetlerin nasıl yaşadığını, piramitleri nasıl kurduğunu düşünmek bile yeter. - Teotihuacan Piramitleri Giriş Ücreti: Giriş Ücreti kişi başı 80 Peso - Konum: Teotihuacan Piramitleri Las Grutas De Tolantongo, Meksika'nın saklı cennetlerinden biri. Burası Orta Meksika'daki Hidalgo eyaleti, San Cristobal City'deki Cardonal Belediyesi sınırlarında yer alıyor. Tolantongo grutas, Mezquital Kanyonu'nda deniz seviyesinden 1280 m yükseklikte. Mezquital, kutu kanyon olarak adlandırılıyor, yani daha büyük nehir kanyonlardan daha kısa ve daha dar. Bu bölgede bolca kaplıca var. Las Grutas de Tolantongo da tüm sularını ısıtan kaplıcalar ve su altı termal havuzları ile çevrili. Tolantongo, dört farklı doğal alandan oluşan büyük bir site. İçinde havuzlar, nehir, tünel ve mağara bulunuyor. Las Grutas De Tolantongo sıcak havuzlarıyla Meksika'nın en Instagramik alanlarından biri. Mexico City'e 4 saat uzaklıkta bulunan Las Grutas De Tolantongo'ya 1 gününüzü ayırabilirsiniz. Sabah erken saatlerde çıkmak şart. Burada tesis imkanları oldukça gelişmiş. Oteller, restaurantlar gibi bir çok tesis var. - Las Grutas De Tolantongo Giriş Ücreti: 150 Peso - Konum: Las Grutas De Tolantongo Yucatan'ın eyaletinin başkenti Merida, Meksika'nın en iyi eski sömürge şehirlerinden biri. Chichen Itza ve Tulum da dahil olmak üzere birçok güzel Maya bölgesini keşfetmek için bir üs olarak hizmet etmek için mükemmel bir konuma sahip. 1542'de İspanyollar tarafından kurulan Merida, çok sayıda güzel parka ve eski binalara sahip bir yer. Merida'nın mimari yapısı oldukça düzenli ve ızgara şeklinde bina örgüsüne sahip. Kaybolmanız zor yani. Şehirde Avrupa mimari yapısının etkisini görebilirsiniz. Özellikle şehrin meydanlarında ve plazalarında Fransız mimarisinin etkisi hissediliyor. Aynı zamanda son derece düzenli bir şehir, beyaz giyinmeyi seven vatandaşları için bir tür onur nişanı niteliğinde ve şehre uzun süredir kullanılan Ciudad Blanca, yani \"beyaz şehir\" lakabı veriyor. - Mayan World Museum of Merida - Dzibilchaltun - Paseo de Montejo - Catedral de Merida San Ildefonso - Plaza Grande - Museo Casa Montejo - G. Canton Palace - Cenote Xlacah Meksika gezilecek yerler listesinin en önemli yerlerinden birine geldik. Bizim de görme fırsatı yakaladığımız Chichen Itza muazzam bir tarihe sahip. Cancun gezi planımızın 1 tam gününü bu güzel piramitleri görmek için ayırmıştık. Tabi sadece Chichen Itza ile yetinmedik. Aynı gün gezi programımıza Cenote Ik Kil ve Valladolid'i de ekledik. Hatta Cenote Suytun'u da ekleyecektik fakat Ik Kil'e gitme kararı aldığımızdan burayı pas geçtik. Chichen Itza ile ilgili anlatacak çok şey var. Buraya yazsam yazım oldukça uzar. Onun için Chichen Itza yazıma beklerim sizi. Meksika'ya gelirseniz burası muhakkak rotanızda bulunsun. Chichen Itza'ya oldukça yakın konumda yer alan Cenote Ik Kil cennetin yeryüzündeki şubesi gibi bir yer. Chichen Itza'dan çıkan buraya geliyor. Gerçekten her şeyi ile efsane bir yer. Buraya bayılmıştık. Cenote Ik Kil bir açık hava mağara cenotesi. Cenoteye doğru sarkan sarkıt bitkiler buraya çok güzel bir hava katmış. Merdivenlerle iniyorsunuz ve karşınızda cennet. Yukarıdan ayrı aşağıdan ayrı güzel. Cenote'nin bulunduğu kompleks çok düzenli. Her yer tertemiz. Soyunma odalarında burayı kullanabilirsiniz diye yol gösterenler bile var. Cenoteye girmek için can yeleği zorunlu. Girişte bir şeyler alabileceğiniz büfe gibi bir yer de mevcut. Eğer Chichen Itza'ya gezi planı yapacaksanız burayı muhakkak listenize alın. Eminim hiç pişman olmayacaksınız. Son olarak Ik Kil için online bilet de alabilirsiniz. - Web Site: https://cenoteikkil. com/ - Cenote Ik Kil Giriş Ücreti: Kişi başı 150 Peso - Ziyaret Saatleri: 09.00 17.00 - Konum: Cenote Ik Kil Pembe göller dünyanın bazı bölgelerinde bulunuyor. Bu göllerden biri de Meksika'da bulunan Los Coloradas. Bu gölün pembe olmasının nedeni yapısında bulunana bazı özel algler. Bu alglerden dolayı göl pembe renge kavuşuyor. Bir de bu göllerde tuz oranının yüksek olması da bu renk faktörünü etkiliyor. Los Coloradas'a gelirseniz burada konaklayabileceğiniz yerler de mevcut. Ayrıca aşağıdaki hususlara dikkat etmenizde fayda var. - Pembe rengin en iyi deneyimi için bulutsuz bir günde öğlen saatlerinde gelin. - Gün batımından önce ayrılmayın ve altın ışıkta flamingoları ziyaret edin. - Suya veya tuza dokunulmasına izin verilmiyor. - Drone uçurmak yasak. - İyi fotoğraf için iyi bir lens lazım. - Rehberli tur hizmeti mevcut. Meksika gezilecek yerler listesinin en özel yerlerinden biri olan Holbox'a geldik. Holbox bir ada. Hem de ne ada! Turkuaz renkli denizi, bembeyaz incecik kumları ile Maldivler'in Meksika şubesi adeta. Üstelik öyle güzel plajları var ki, cennete düştüğünüzü düşünebilirsiniz. Meksika'da Cancun'a gelirseniz ve vaktiniz varsa bu güzel adaya şans vermelisiniz. Buraya mesafeden dolayı 1 tam gün şart. Biz burayı turla gezmiştik ve çok sevmiştik. Detayları Cancun gezilecek yerler yazımda görebilirisiniz. Adaya bireysel olarak da gidebilirsiniz. Gittikten sonra burada tur paketi satan yerlerden tur paketi alarak aşağıda sayacağım yerleri gezebilirsiniz. Holbox Adası gezilecek yerler aşağıda. Bu yerleri kesinlikle görmeniz lazım. Adanın konumu burada. - Holbox Merkez Sahili - Passion Island - Punta Mosquito - Yalahau Meksika'nın göz bebeği Cancun her noktası ile tam bir tatil cenneti. Özellikle turizm sayesinde oldukça gelişmiş olan Cancun, Meksika'nın Quintana Roo eyaletinde bulunuyor ve bu eyaletin merkezi konumunda. Coğrafi olarak ise Yucatan Yarımadası'nın kuzeydoğusunda, Karayip Denizi kıyısında yer alıyor. Cancun özellikle oteller bölgesi ile göze çarpıyor. Hotel zone olarak adlandırılan bu bölgede birbirinden güzel oteller var. Turistler genelde bu bölgede konaklamayı tercih ediyor. Cancun merkez ise diğer bir alternatif konaklama noktası. Cancun'un birbirinden güzel alışveriş merkezleri ise buraya ayrı bir hava katıyor. Biz Playa Del Carmen'e Tulum'dan Cancun'a giderken uğradık. Tulum gelişmişlik açısından çok fazla gelişmiş bir yer değil. Playa Del Carmen'i de öyle düşünüyorduk ama ne görelim offf da offf. Playa gerçekten çok gelişmiş tam bir sahil kenti olmuş. Vaktimiz olsaydı da biraz daha burada takılsaydık dedik. Birbirinden güzel kafeler, restaurantlar ve mağazalarıyla buranın gerçekten çok cool bir havası vardı. Meksika gezimizde Playa bize unutulmaz bir anı da yaşattı. Park ettiğimiz yerden aracımızı almaya gittik bir baktık ki arabanın tekerine kocaman bir şey takmışlar. Cama da şakk bir şey yapıştırmışlar. Her şey ispanyolca. Üstün gitti birilerine sordu yolu yordamı öğrendi. Tabiki park cezası. Hem de 580 Peso.😥 Üstün Oxxo denen yere ödemeyi yaptı sonra fiş üzerindeki numarayı aradı. Geldi söktüler aparatı. Yani Playa 580 Peso cezayla uğurladı bizi. Sözüm şu ki Meksika'da arabanızı nereye park edeceğinizi iyi seçin. Bu negatif durum Playa Del Carmen'i sevmemizi engellemedi. Gerçekten burayı çok sevdik. Tam olarak Cancun Tulum arasında kalan Playa çok güzel otellere ve plajlara sahip. Eğer bu taraflara seyahat planlayacaksanız Del Carmen'e 1 ya da 2 gün ayırmanızı tavsiye ederim. Konum burada. Meksika'nın en güzel adalarından biri olan Cozemel hem denizi ile hem de tarihi ile oldukça güzel bir ada. Bu güzel adada Mayalara 1500'lü yıllara kadar yaşamış ve bu adaya oldukça önem vermişler. Mayalar adayı dinsel amaçlı kullanmış ve hatta buraya piramitte yapmış. Adanın en önemli özelliklerinden biri deniz yaşamının canlılığı. Çevresinde çok önemli resifler bulunan ada dünyanın en güzel dalış noktaları arasında sayılıyor. Aşağıda Cozemel'deki en güzel dalış noktalarını bulabilirsiniz. - Palancar Reef - C-53 Batığı - Columbia Reef - Dos Ojos - Herradura Adada onlarca otel ve restaurant bulunuyor. Biz adaya vakit sıkıntısından gidemedik ama siz gidin ve burada dalış yapın derim. Adada uluslararası bir havalimanı da var. Cozumel'e Playa Del Carmen'den kalkan bir feribotlarla ulaşabilirsiniz. Playa Del Carmen için ise ilk olarak Cancun'a ulaşmalısınız. Adanın konumu burada. Tulum son yılların popüler tatil noktası olma yolunda hızlıca ilerliyor. Sosyal medya bu durumda oldukça etkili bir rol oynuyor. Çünkü Tulum'un bir çok fotografik noktası buranın ününe ün katıyor. Tulum'da gezilecek yerler genel olarak birbirine yakın konumda sayılır. Sadece Coba Arkeoloji Bölgesi ve çevresindeki Casa Maya Köyü ile Cenote Tankach-Ha diğer yerlere uzak kalıyor. Bu yerler için mümkünse araç kiralayarak gezmenizi tavsiye ediyorum. Gran cenote, Meksika'daki cenoteler listesinin en önemli ve en pahalı giriş ücretine sahip yeri.😃 Gran Cenote, Tulum'un en popüler cenotesi kesinlikle. Giriş ücreti son yıllarda rokete bağlasa da burayı ziyaret etmeden Meksika'dan dönmek olmazdı. Tulum'a oldukça yakın ve Coba yolu üzerinde bulunan Gran Cenote gerçekten efsane bir yer. Her türlü imkanıyla gayet güzel bir işletme tarafından işletilen Gran Cenote'ye Tulum gezimizde gitmiştik. Burada doğa çok güzel. Sizi kaplumbağalar, cam gibi turkuaz bir su ve yemyeşil bir orman bekliyor. Bu cenotenin ana girişinden sonra 2 girişi bulunuyor. İlk giriş diğer girişe göre daha kalabalık. İlk girişten yüzerek diğer girişe gidebiliyorsunuz. Tabi eşyalarınıza dikkat etmeniz gerek. Dilerseniz ücret karşılığında emanet dolabı da kiralayabilirsiniz. Ya da direkt 2. girişe gidebilirsiniz. Yarı açık olan Gran Cenote'nin suyu tertemiz. Kaplumbağalar ile beraber yüzmek çok keyifli. Şnorkelinizi kesinlikle yanınıza alın derim. Biz Türkiye'den şnorkellerimizi yanımızda götürdük valla.😃 Su altı dalışı efsane. Cenote girişlerinin yakınında güneşlenebileceğiniz yerler de mevcut. Dilerseniz burada dinlenebilirsiniz. - Gran Cenote Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 500 Peso. - Ziyaret Saatleri: 08.00 16.45 - Konum: Gran Cenote Meksika gezimizde yaşadığımız bazı aksiliklerden dolayı az kalsın Coba'ya gidemeyecektik. Burası saat 16'da kapanıyor. Son sürat hızla buraya nasıl ulaştık ben de bilmiyorum. Coba, 'rüzgarla karıştırılan sular' anlamına geliyormuş. Bu yerleşim iki büyük lagünle çevrili. Coba, konumu nedeniyle uzun yıllar Maya tarihinin göz ardı edilen bir parçasıymış. Quintana Roo eyaletindeki Tulum ile Yucatan eyaletindeki Valladolid arasında yer alan Coba, ilk olarak 1800'lerin ortalarında keşfedilmiş. Ancak yoğun orman ve fon eksikliği nedeniyle gün yüzüne çıkartılması oldukça fazla vakit almış. Coba, 1973'te arkeolojik bir alan olarak halka açılmış. Arkeologlar burada 6.000 yapının var olduğunu tahmin ediyor fakat yalnızca üç yerleşim yeri halk ziyaretine açık. Coba'yı diğer yerlerden farklı kılan şey, 16'dan fazla Maya törensel yol ile kentin merkezi piramidine bağlı olmasıymış. Coba yerleşiminde 16'sı halka açık olan 50'den fazla sacbe keşfedilmiş. Tüm yollar ana piramitten başlayıp dört ana yöne doğru uzanıyormuş. Coba Harabeleri'nde üç ana piramit görülebiliyor. Bunlar Nohoch Mul yapıları, Conjunto Pinturas ve Macanxoc piramitleri. 120 basamaktan oluşan Nohuch Mul piramidine eskiden yürüyerek çıkılabiliyormuş ama bizim gittiğimiz dönemde piramide çıkmak yasaklanmıştı. Coba yapılarında, Teotihuacan piramitleri mimarisinin etkileri varmış, bu da Cobalıların Orta Meksika ile temas kurduğunun kanıtı. Coba zamanının en önemli ticari şehirlerinden biriymiş. İspanyolların 1550 civarında Yarımada'yı işgalinden sonra Coba yerleşiminin sona erdiğine inanılıyor. - Coba Harabeleri Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 100 Peso, otopark ücreti 60 Peso. - Ziyaret Saatleri: 09.00 16.00 - Konum: Coba Harabeleri"} {"url": "https://bujuyollarda.com/meksikadaki-cenoteler", "text": "Meksika'daki Cenoteler başlıklı yazımda Cenoteler hakkında bilmeniz gereken genel bilgileri verdikten sonra Meksika'da gitmeniz gereken en iyi 10 cenoteyi yazacağım. Sonrasında da bu cenotelerin haritadaki yerlerini gösterip, cenotelerde dikkat etmeniz gerekenleri belirteceğim. Masmavi, yemyeşil bir yazı sizi bekliyor. Yazıma geçmeden önce Meksika ile ilgili detaylı yazdığım yazıların bağlantısını aşağıya bırakıyorum. Buraya seyahat planlayacaksanız muhakkak yazılarıma göz atın. - Meksika Gezi Rehberi : Gitmeden Önce Bilmeniz Gereken Her Şey - Tulum Gezilecek Yerler : En Güzel 20 Yer Önerim - Cancun Gezilecek Yerler | En Güzel 13 Yer - Chichen Itza : Mayaların Gizemli Kenti | Cenote Ik Kil & Valladolid Cenote, en kısa tanımıyla tatlı su ile dolu olan düdenlere deniliyor. Bu tanımın ötesinde cenotenin çok daha derin anlamları var. Cenote kelimesi, Maya dilinde erişilebilir yer altı suyuna sahip herhangi bir yeri ifade eden ts'onot kelimesinden türemiş. Meksika'daki cenetolerin çoğu geleneksel Maya topraklarında bulunuyor ve bu cenoteler Maya tarihinde oldukça önemli bir rol oynamış. Cenoteler normalde temiz ve tatlı su ile dolu. Bir çoğunun yer altı kanallarıyla birbirine bağlı olduğu biliniyor. Yucatan Yarımadası'nın yumuşak kireçtaşlı toprak yapısı sayesinde su rezervlerinin üzerindeki zemin çökmesiyle cenotelerin oluşması gerçekleşmiş. Cenoteler, genellikle tortul kireçtaşı kayalarının çökmesiyle oluşan, içi temiz yer altı suyu ve yağmur suyuyla dolu olan büyük düdenler veya mağaralardır. Cenoteler oluşum açısından 3 çeşide sahip. Bunlar tamamıyla yerin altında kalan mağara tipi cenoteler, yer üstünde kalan açık cenoteler ve son olarak yarı açık yarı kapalı cenotelerdir. Tarihsel olarak oluşumuna gelince; yaklaşık 66 milyon yıl önce 15 km genişliğinde büyük bir gök cisminin, Meksika'nın Yucatan Yarımadası'na gürültülü bir şekilde çarptığına ve neredeyse bütün dinozorları yok ettiğine inanılıyor. Daha sonra Yucatan'a çarpan devasa gök cisminin, milyonlarca ton kayalığı eritip sıvı hale getirerek büyük bir tsunamiye neden olduğu düşünülüyor. Gökcisminin etkisi ile bu tsunamiden kalan sularının sızdığı 200 kilometre genişliğinde bir krater ve binlerce su çukuru yani cenoteler ortaya çıkmış. Birçok cenote, çeşitli balıklara, bitki yaşamına ve kaplumbağalara ev sahipliği yapıyor. Yucatan Yarımadası boyunca binlerce Cenote, yaz aylarında serinlenmek için insanlara ilaç gibi geliyor. Enfes dalış noktalarına sahip olan bu cenotelerin hepsi görülmeye değer. Mayaların hüküm sürdüğü Yucatan Yarımadası'nda bir çok cenote bulunuyor. Mayalar bu cenotelerin tanrılarla konuşabilmeleri için yaratıldığına inanıyormuş. Bundan dolayı Mayalar tarih boyunca cenotelere ciddi anlam yüklemiş. Cenoteleri yer altı dünyası ve öbür dünya ile bir bağlantı olarak görmüşler. Cenoteleri mezar çukurları veya ritüel kurban yerleri olarak kullanmışlar. Cenoteler Mayalar tarafından kutsal olarak kabul edilmiş ve Chichen Itza gibi tüm şehirleri cenotelerin etrafına inşa etmiş. Meksika'da Kaç Cenote Var ? Bu sorunun net cevabını vermek imkansız. Fakat Meksika'da 6.000'den fazla cenotenin olduğu düşünülüyor. Bu cenotelerin bir çoğu da Yucatan Yarımadası sınırlarında yer alıyor. Türkiye'de yeryüzü şekiller açısından bir çok yer altı mağarası bulunuyor. Fakat içi tatlı su dolu olan cenote tarzında bir yer yok. - Gran Cenote - Cenote Calavera - Cenote Zacil-Ha - Dos Ojos Cenote - Cenote Azul - Cenote Tankach-Ha - Cenote Suytun - Cenote Oxman - Cenote Ik Kil - Cenote Xcan che Meksika'daki cenoteler listeme gittiğim ve duyduğum en iyi 10 cenoteyi ekledim. Tabi bunların dışında da iyi cenoteler vardır fakat listemi çok uzatmak istemedim. Eğer bu listede bu cenote de olmalı dediğiniz bir yer varsa yorum kısmında muhakkak paylaşın. Meksika'da cenoteler genelde özel işletmeler tarafından işletiliyor. Hepsinin giriş ücreti var. Giriş ücretleri bazılarının makul seviyedeyken bazıları da uçmuş durumda. Özellikle pandemi sonrası giriş ücretlerine baya zam gelmiş. Yani tüm cenotelere gitmek için ciddi bütçe şart. Eğer hepsine gitmeyecekseniz gideceğiniz cenoteyi iyi seçmeniz gerek. Gran cenote, Meksika'daki cenoteler listesinin en önemli ve en pahalı giriş ücretine sahip yeri.😃 Gran Cenote, Tulum'un en popüler cenotesi kesinlikle. Giriş ücreti son yıllarda rokete bağlasa da burayı ziyaret etmeden Meksika'dan dönmek olmazdı. Tulum'a oldukça yakın ve Coba yolu üzerinde bulunan Gran Cenote gerçekten efsane bir yer. Her türlü imkanıyla gayet güzel bir işletme tarafından işletilen Gran Cenote doğa olarak size çok güzel manzaralar sunuyor. Kaplumbağalar, cam gibi turkuaz bir su ve yemyeşil bir orman sizi bekliyor. Konuma ulaştıktan sonra aracınızı hemen girişe ücretsiz park ediyorsunuz ve giriş için sırada bekliyorsunuz. Giriş ücretini ödedikten sonra içeri girince kıyafetlerinizi değiştirebileceğiniz kabinler bulunuyor. Cenoteye inmeden önce duş almak zorundasınız. Bu cenotenin 2 girişi bulunuyor. İlk giriş diğer girişe göre daha kalabalık. İlk girişten yüzerek diğer girişe gidebiliyorsunuz. Tabi eşyalarınıza dikkat etmeniz gerek. Dilerseniz ücret karşılığında emanet dolabı da kiralayabilirsiniz. Ya da direkt 2. girişe gidebilirsiniz. Yarı açık olan Gran Cenote'nin suyu tertemiz. Kaplumbağalar ile beraber yüzmek çok keyifli. Şnorkelinizi kesinlikle yanınıza alın derim. Biz Türkiye'den şnorkellerimizi yanımızda götürdük valla.😃 Su altı dalışı efsane. Cenote girişlerinin yakınında güneşlenebileceğiniz yerler de mevcut. Dilerseniz burada dinlenebilirsiniz. - Gran Cenote Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 500 Peso. - Ziyaret Saatleri: 08.00 16.45 - Konum: Gran Cenote Cenote Calevara oldukça küçük bir cenote. Diğer cenotelere göre de kalabalık değil. Sabah erken saatlerde giderseniz daha az insanla karşılaşabilirsiniz. Cenotede bir işletme bulunuyor. İşletmeden atıştırmalık ve içecek satın alabilirsiniz. Tulum'a oldukça yakın olduğundan bisikletle de buraya ulaşabilirsiniz. Cenote alan olarak küçük olduğundan fazla insan kaldırmıyor. Erken saatlerde gitmek mantıklı. - Cenote Calavera Giriş Ücreti: Giriş ücreti kişi başı 250 peso. Can yeleğine ihtiyacınız varsa 50 pesoya kiralayabilirsiniz. Otopark ücrete dahil. - Ziyaret Saatleri: 09.00 17.00 - Konum: Cenote Calavera Cenote Zacil-Ha, turkuazın da turkuazı olan sulara sahip bir yer. Burası Tulum yakınlarında bir açık hava cenotesi. Cenote'ye ek olarak kabinler, havuzlar, dinlenme alanları, oyun alanı, hamaklar, şezlonglar, küçük bir işletme, banyolar, giyinme odaları gibi yerler de var. Cenote'nin üzerinden geçen ve üstündeyken cenoteye atlamanız gereken temel bir zip hattı var. Bu cenote yaklaşık 3-4 metre derinliğinde ve alan olarak çok büyük değil. Bu yüzden kalabalık olmayacakken gitmeyi planlayın. Yüzmek için şnorkel yanınıza almayı unutmayın. Zacilha diğer cenoteler kadar yoğun değil. Sabah erken saatlerde gelirseniz daha güzel olur. Tulum'da gidebileceğiniz bir sürü cenote bulunuyor. Bu cenotelerin hepsine gitmeye kalksanız sanırım 15 gün Tulum'da kalmanız gerekir. Dolayısıyla önceden gideceğiniz cenoteyi belirlemeniz ve ona göre rota çizmeniz gerekiyor. Bir de cenotelerin giriş ücretlerinin epey yüksek olduğunu hatırlatayım. Bütçenizi de düşünüyorsanız cenoteler konusunda seçici olmalısınız. Cenote Dos Ojos, İki Göz Cenote anlamına geliyor. 400 metre uzunluğunda bir geçitle birbirine bağlanan 70 metre çapındaki iki düdenden dolayı böyle adlandırılmış. Dos Ojos yarı açık su altı mağarası şeklinde olan bir cenote. Özellikle dalış yapmak isteyenler bu cenoteyi tercih ediyor. Dos Ojos'un en derin yeri yaklaşık 118 metre. Tüm mağara sistemi en az 61 km uzunluğundaymış. Su sıcaklığı yıl boyunca sabit 24-25 santigrat derece civarında. Şnorkelli yüzme için oldukça ideal bir yer. Şnorkelinizi unutmayın. - Dos Ojos Cenote'nin Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 350 Peso. Otopark ücretsiz. - Konum: Dos Ojos - Ziyaret Saatleri: 09:00 17:00 Cenote Azul adının hakkını veren bir yer. Azul İspanyolca'da mavi anlamına geliyor. Cenotedeki su ayna gibi kendinizi görebiliyorsunuz. Burası hem yerlilerin hem de turistlerin favori mekanı. Hafta sonları çok yoğun oluyor. Sabah erken saatlerde gelmeniz kalabalığa kalmamanız için güzel olur. Giriş ücreti diğer yerlere göre oldukça makul. Suya girmeden önce duş almalısınız. Can yeleği zorunluluğu yok. Şnorkel bence şart. Playa del Carmen ve Tulum arasında kalan Cenote Azul'un yanında Cenote Eden de var. Buranın da güzel olduğunu duymuştuk. Vaktiniz varsa burayı da değerlendirebilirsiniz. - Cenote Azul Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 120 Peso. - Konum: Cenote Azul Girişte kıyafetlerinizi değiştirdikten sonra ücret ödüyorsunuz ve cenoteye doğru iniyorsunuz. Cenoteye uzunca bir merdiven ile yaklaşık 30 metre boyunca iniliyor. Bu merdivenlerden cumburlop atlayanları da görebilirsiniz. En aşağıya geldiğinizde eşyalarınızı bırakabileceğiniz kayalık bi alan var. Yere bırakamazsınız çünkü zeminde su var. Üstün ile burada dalış yaptık ve çok çok etkilendik. Bence çok popüler cenoteler yerine bu tarz cenoteler tercih etmek çok daha mantıklı. Hem burası diğer cenotelere göre çok da kalabalık değildi. Eğer Coba'yı ziyarete gelecekseniz bu cenoteyi de değerlendirin derim. Eminim pişman olmayacaksınız. - Cenote Tankach-Ha Giriş Ücreti: Kişi başı 100 Peso - Ziyaret Saatleri: 08.00 18.00 - Konum: Cenote Tankach-Ha Cenote Suytun, Instagramın herhalde en popüler cenotesidir. Bence fotografik olmasının dışında da çok büyük bir özelliği yok. Burada iyi fotoğraf için sağlam kamera lazım. Biz buraya gitmek yerine Cenote Ik kil'i tercih ettik. Cenote Suytun, büyük yuvarlak havuzunun ortasında dairesel bir platforma çıkan taş bir yola sahip. Valladolid yakınlarında Suytun oldukça popüler bir yer. Burası yer altı cenotesi. Merdivenlerden inerek cenoteye ulaşıyorsunuz. Cenoteye girmeden önce duş almanız gerekiyor. Yüzmek için can yeleği giymeniz şart. Fotoğraf için sabırla sıranızı beklemeniz gerekiyor. En iyi fotoğraflar öğleden sonra güneş ışığı cenotenin içinde sızdığı saatlerde çıkıyor. Cenote Suytun'un giriş bileti online olarak da alınabiliyor. Bu biraz daha ucuz. Sitesini alta bırakıyorum. - Web site: https://cenotessuytun. com/ - Cenote Suytun Giriş Ücreti: Kişi başı 150 Peso - Ziyaret Saatleri: 08.00 18.00 - Konum: Cenote Suytun Cenote Oxman, doğal ışığın aşağıdaki berrak suları aydınlatmasını sağlayan açık bir çatıya sahip çökmüş yeraltı mağarası tarzı bir cenote. Sarkan ağaç kökleri cenoteye ayrı bir hava katmış. Bu cenotenin ürkütücü bir yapısı var çünkü mayalardan kalan 3000 kafatasının olduğu tahmin ediliyor. Valladolid yakınlarında yer alan Cenote Oxman kompleksinin içinde restaurant da var. Burada yerel lezzetleri tadabilirsiniz. Giriş için paket şeklinde tercih edebileceğiniz bilet de alabilirsiniz. Giriş ücreti + yemek şeklinde paketler sunuluyor. - Cenote Oxman Giriş Ücreti: Kişi başı 150 Peso - Ziyaret Saatleri: 07.30 17.00 - Konum: Cenote Oxman Chichen Itza'ya oldukça yakın konumda yer alan Cenote Ik Kil cennetin yeryüzündeki şubesi gibi bir yer. Chichen Itza'dan çıkan buraya geliyor. Gerçekten her şeyi ile efsane bir yer. Bayıldık. Tıpkı Oxman gibi burası da açık hava mağara cenotesi. Cenoteye doğru sarkan sarkıt bitkiler buraya çok güzel bir hava katmış. Merdivenlerle iniyorsunuz ve karşınızda cennet. Yukarıdan ayrı aşağıdan ayrı güzel. Cenote'nin bulunduğu kompleks çok düzenli. Her yer tertemiz. Cenoteye girmek için can yeleği zorunlu. Girişte bir şeyler alabileceğiniz büfe gibi bir yer de mevcut. Eğer Chichen Itza'ya gezi planı yapacaksanız muhakkak burayı listeni alın. Eminim hiç pişman olmayacaksınız. Son olarak Ik Kil için online bilet de alabilirsiniz. - Web Site: https://cenoteikkil. com/ - Cenote Ik Kil Giriş Ücreti: Kişi başı 150 Peso - Ziyaret Saatleri: 09.00 17.00 - Konum: Cenote Ik Kil Meksika'daki en iyi cenoteler listemin son başlığına geldik. Cenote X'Canche, Ek Balam Arkeolojik Sit Alanı'na yakın bir konumda bulunuyor. Burası açık hava bir cenote. Güneşlenmek ve havuza atlamak için alanlara ek olarak zip line hattı da var. Bilet aldıktan sonra cenoteye yaklaşık 2 km yürümelisiniz. Cenote'de inmek için zip hatları, restoran, hamak alanı, banyolar, duş alanları var. Can yeleği zorunluluğu yok. Burası diğer cenotelere göre daha az kalabalık. Cenote içinde küçük bir şelale var. Valladolid'e gelirseniz ve vaktiniz varsa burayı da tercih edebilirsiniz. Buraya yakın Cenote Secreto Maya, Zazil Tunich Cenote Museo, Cenote Hubiku gibi cenoteleri de değerlendirebilirsiniz. Cenoteler gördüğünüz üzere cennet gibi yerler. Gerçekten çoğunun içine girdiğinizde başka bir dünyaya girmiş gibi oluyorsunuz. Yucatan Yarımadasına ayrı bir cenote turu yapmak için bile gidilebilir. Aşağıya cenotelerde dikkat etmeniz gerekenleri yazıyorum. Sorunsuz bir seyahat için bunlara dikkat etmenizde fayda var. - Yanınıza güneş kremi almayı unutmayın. Açık hava cenotelerde yanma ihtimaliniz var. - Yanınıza deniz ayakkabısı ve şnorkel alırsanız güzel olur. Biz Türkiye'den kendi eşyalarımızı yanımızda getirdik. - Yanınıza alacağınız çantanız mümkünse su geçirmez bir çanta olsun. - Hızlı kuruyan ve az yer kaplayan havlu alan ve ağırlık açısından işinize çok yarayacaktır. - Cenotelerde iyi fotoğraf için iyi makine şart. Go Pronuz varsa yanınıza almayı unutmayın. - Emanete vermeyecekseniz bir gözünüz eşyalarda olsun. - Yanınızda kesinlikle nakit bulundurun. Bir çok cenote nakit kabul ediyor. - Yerler kaygan adımlarınızı sağlam atın."} {"url": "https://bujuyollarda.com/milas-gezilecek-yerler", "text": "Yazıma iddialı bir giriş yapmak istiyorum. Size bomba gibi bir Milas gezilecek yerler listesi hazırladım. Bu yazımı okuduğunuzda Milas'ta gezilmedik yer bırakmayacaksınız. Her yerini çok beğendiğimiz ve gezmelere doymadığımız Milas'ta gezilecek çok yer var. Tarihiyle, doğasıyla, kültürüyle, plajları ve koylarıyla Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan Milas tam anlamıyla bir yeryüzü cenneti. Milas'ta gezilecek görülecek yerlere geçmeden Milas hakkında ön bilgi edinmek için Milas Nerede, Milas'a Nasıl Gidilir, Milas Nasıl Bir Yer gibi soruların cevabını bu yazımda bulabilirsiniz. Bir çok güzelliği bünyesinde barındıran Milas, ün olarak biraz Bodrum'un gölgesinde kalsa da özellikle antik kent açısından Bodrum'u geride bırakır. Zamanında 27 antik kente ev sahipliği yapmış Milas, Muğla'da bol zamanınız varsa ya da Bodrum'dan sıkıldıysanız gezebileceğiniz ilk alternatif yer diyebilirim. Hadi gelin listemize geçelim ama öncesinde tabi ki gezilecek yerler haritamız. Milas gezilecek yerler oldukça geniş bir alana yayılmış durumda. Bu yerlerin hepsi bana göre görülmeye değer. Eğer Milas'ın her noktasını keşfetmek istiyorsanız 3 gün size yeter diye düşünüyorum. Benim çok fazla vaktim yok ya da 1 gün vaktim var diyorsanız da sadece Milas merkez gezilecek yerleri gezmenizi öneririm. Merkez ile çevre ayrımı da aşağıda. - Uzunyuva Anıt Mezarı ve Müzesi - Hekatomnos Anıt Mezarı ve Kutsal Alanı - Emin Ağa Konağı - Milas Halı Müzesi - Çöllüoğlu Hanı - Gümüşkesen Anıtı - Firuz Bey Camii"} {"url": "https://bujuyollarda.com/milas-koylari-ve-plajlari-en-guzel-oneriler", "text": "Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan Milas çok güzel koylara ve plajlara sahip. Bu koylar ve plajlar sizi turkuaz rengi, tertemiz sulara kavuşturuyor. Muğla'da o kadar çok koy var ki bu çokluktan Milas'ta nasibini almış. Bu koylar arasında Muğla'da çok ama çok beğendiğimiz koylar da var. Milas koyları ve plajları noktasında Milas'ın güney tarafı yani Ören, Çökertme Köyü tarafı bize çok daha güzel geliyor. Muğla Milas koyları ve plajları yazıma geçmeden Milas Nerede, Milas'a Nasıl Gidilir, Milas Nasıl Bir Yer, Milas'a Ne Zaman Gidilir, Milas Kaç Günde Gezilir, Milas'ın Neyi Meşhur sorularının cevabı için bu yazıma; Milas Merkezde ve Çevresinde Gezilecek Yerler için ise bu yazıma göz atabilirsiniz. Not: Milas koyları ve plajları listemizde bulunan yerlere gidenler görecek ki buralarda çöp yığınları ve ses çığırtkanlığı yapan bir sürü insan var. Lütfen bu konularda dikkatli olalım. Çevremizi ve insanları düşünerek hareket etmemiz medeni olduğumuzu gösterir! Milas koyları ve plajları listem ile Milas'ta nerede denize girilir sorusunun da cevabını bulabilirsiniz. Bu koy ve plajlarda ister tesis imkanlarından faydalanabilirsiniz isterseniz kendiniz şemsiye, sandalye atıp keyif yapabilirsiniz. Tercih tamamen sizin. Listemizdeki ilk Plajımız Didim Akbük'e oldukça yakın konumda olan fakat Milas sınırları içerisinde yer alana İncekum Plajı. Muğla'da İncekum Plajı denilince akla ilk Sedir Adası tarafında bulunan İncekum Plajı gelir fakat aynı isimle Milas'ta da bir plaj var. İncekum Plajı'nın denizi oldukça güzel ve berrak. Her denizde olduğu gibi bazı bölgelerde kaya ve taşlar var ama geneli kum. Etrafta bir şeyler alabileceğiniz iki üç tane kafe var. Ücretsiz şekilde faydalanabileceğiniz şemsiyeler de mevcut. Bölgedeki tatil sitelerinin arasından geçerek ulaştığınız İncekum Plajı Milas'ın Bozbük beldesi sınırları içerisinde yer alıyor. Plajın konumu burada. Hem tekne ile hem de araç ile ulaşımı olan Haydar Koyu Milas'ta güzel bir deniz ve plaj arıyorsanız sizin için ideal bir seçenek olabilir. Haydar Koyu'na araba ile ulaşım var fakat yolu biraz bozuk. Yol bozuk ama sonrasında sizi turkuaz rengi efsane bir deniz bekliyor. Haydar Koyu'nun denizi oldukça temiz ve sığ. Plaj kumdan oluşuyor. Yani çocuklu aileler için oldukça ideal. Yazın oldukça kalabalık olan Haydar Koyu eski bakirliğini kaybetmek üzere. Koyda Milas Belediyesi'ne ait bir halk plajı da var. Haydar Koyu turkuaz görünümü nedeniyle Salda Gölü'ne benziyor. Buraya Milas koyları ve plajları listesinin Maldivleri desek yanılmış olmayız. Haydar Koyu kamp ve karavan için oldukça uygun bir koy. Ağaçlık alana sahip koyda herhangi bir tesis yok dolayısıyla buraya gelirken yiyecek ve içecek noktasında tedarikli gelmeniz gerekiyor. Koyda wc ve duş imkanı da bulunmuyor. En yakın market çevre tatil sitelerinin yakınlarında bulunuyor. Hava genelde rüzgarlı oluyor, kamp yapacaksanız rüzgara göre hazırlık yapmanızda fayda var. Haydar Koyu'nun konumu burada. Milaslılar deniz yönünden çok şanslı. Çünkü Milas'ta gerçekten efsane koylar var. Kumlu mu ararsınız taşlı mı Milas'ta koy ve plaj noktasında yok yok. Milas'taki bu güzel plajlardan biri de Zeytinli Kuyu Plajı. Bu plaj da tıpkı Haydar Koyu'nun denizi gibi tertemiz bir denize sahip. Deniz oldukça sığ ve güzel. Plaj kumdan oluşuyor. Çocuklu aileler bu plajı gönül rahatlığıyla tercih edebilir. Plajda kafe ve restoranlar bulunuyor. Buralardan yeme içme noktasında faydalanabilirsiniz. Bunun dışında ücretsiz olarak belediyenin şemsiyelerini de kullanabilirsiniz. Yazın burası kalabalık olduğundan imkanınız varsa hafta içini tercih etmenizde fayda var. Zeytinli Kuyu Plajı'nın konumu burada. Fazla kimsenin bilmediği Milas plajlarından biri olan Gürçamlar Plajı kendi halinde sessiz sakin bir plaj. Burası taşlık bir plaj. Yanınızda deniz ayakkabısı bulundurmanız gerekiyor. Ayrıca buraya gelirken yanınızda yiyecek içecek getirmenizde fayda var çünkü plajda imkanlar kısıtlı. Gürçamlar Plajı'nın konumu burada. Milas Güllük'te yer alan Manastır Halk Plajı küçük bir halk plajı. Deniz burada yüksek sezonda çok temiz değil. Nedeni ise bölgede bulunan gemiler ve kalabalık durumu. Manastır Plajı kumdan oluşuyor. Yazın hafta sonu oldukça kalabalık olan Manastır Halk Plajı imkanlar açısından da çok iç açıcı değil. Plaj'da sadece faydalanabileceğiniz şemsiye var. Yani şezlong yok. Duş, wc imkanları da kısıtlı. Tesis ve market olarak her bütçeye hitap eden yerler var. Milas Güllük'te denize nerede girilir sorusunun zoraki cevabı olan Manastır Halk Plajı'nın konumu burada. Milas'ın tatil beldelerinden biri olan Güllük'te yer alan Semiramis Plajı sakin, ferah temiz bir plaj. Yerleşim yerlerine yakın konumda olan Semiramis Plajı bana göre Güllük'te denize girmek için bir yer arıyorsanız ideal olabilir. Bunun dışında araç varsa diğer koyları değerlendirmek daha iyi bir seçenek gibi duruyor. Semiramis Plajı'nın konumu burada. Milas koyları ve plajları listesinin en ünlü yeri neresi deseler kesinlikle Ören Plajı derim. Milas'ın en güzel plajı diyebileceğimiz Ören Plajı olabildiğince uzun. Ören'de deniz tertemiz, sahil tamamen halka açık, sahili beach diye kimse sahiplenememiş. Ören Plajı'nda pek çok ücretsiz duş ve 3-4 yerde wc var. Plajda belediyenin kafeteryasında fiyatlar gayet uygun. Yazın oldukça kalabalık olan Ören Plajı'nda çadır kurabileceğiniz alanlar mevcut. Plajın sahili taşlık fakat yuvarlak taşlar. Ayağınızı çok rahatsız etmiyor. Deniz 5-6 metreden sonra derinleşiyor. Su çok temiz ve berrak. Gerçekten burayı çok seveceksiniz. Muğla Akyaka'dan başlayıp Bodrum'a kadar uzanan Gökova sahil şeridinde yer alan plaj ve koylar hep bize güzel gelmiştir. Burada deniz gerçekten tertemiz. Biz genelde taşlık deniz tercih ettiğimizden bu şerit bize çok uygun. Özellikle Turnalı Plajı, Akbük, Ören, Çökertme Koyu ve Arpabükü gerçekten çok güzel yerler. Bu arada aşağıya Akyaka koyları ve plajları yazımı da buraya bırakıyorum. Bu listede de çok efso yerler var. Milas koyları listesinde en favori yerimiz olan Çökertme Koyu her şeyi ile tam bir cennet. Bu güzel cennetin denizi tertemiz ve masmavi. Çökertme Koyu ile ilgili ayrı bir gezi rehberim var. Çökertme Koyu'nda nerede kalınır, ne yapılır, ne yenir, ne içilir gibi soruların cevapları bağlantımda. Milas ya da Bodrum taraflarında bolca vaktiniz varsa ve denize girilecek güzel bir yer arıyorsanız Çökertme Koyu'nu %100 tavsiye ederim. Arpabükü Plajı'na cennetin içinde cennet desem abartmış olmam. Çökertme Koyu'ndan 5 dakikalık küçük bir patika yol ile ulaştığınız Arpabükü Plajı Muğla'daki en güzel koylar arasına kesinlikle girer. Buranın denizi tertemiz ve dalgasız. Tam dalış yapmalık. Herhangi bir tesis yok. Tedarikli gelmenizde fayda var. Çadır kurabileceğiniz ağaçlı bir alan da mevcut. Arpabükü Plajı'nın konumu burada. Milas'ta denize girilecek ıssız bir yer mi arıyorsunuz o zaman size Konfilikt Koyu'nu öneririm. Muğla'da bakirliği bozulmamış nadir koylardan olan Konfilikt Koyu'nun denizi mükemmel. Milas Bodrum sınırları arasında kalan Konfilikt tam kamp yapmalık. Tabiki hazırlıklı gelinmesi şartıyla. Çünkü burada in cin top oynuyor. Herhangi bir tesis vs. yok. Yolu da oldukça sıkıntılı olan Konfilikt Koyu'nun konumu burada. Yol iyi olsa bu kadar bakir kalmaz bunu da belirtelim. Milas koyları ve plajları başlıklı yazımın sonuna geldik. Masmavi, insanın içini açan bir yazı oldu. Muğla tam anlamıyla seyahat severleri denize, kuma ve güneşe doyuruyor. Milas ile ilgili detaylı yazılarım için aşağıdaki bağlantılarıma göz atabilirsiniz. - MİLAS GEZİLECEK YERLER | DETAYLI VE GÜNCEL - MİLAS NEREDE MİLAS'A NASIL GİDİLİR | MİLAS NASIL BİR YER | MİLAS'IN NEYİ MEŞHUR - ÇÖKERTME KOYU GEZİ REHBERİ | MİLAS'IN CENNETİ"} {"url": "https://bujuyollarda.com/milas-nerede-milasa-nasil-gidilir", "text": "İçimizdeki keşif ruhu ile sürekli bir yerler keşfetmeye çalışıyoruz. Hatta bazen gittiğimiz yerlere tekrar gidiyoruz ve bu yerlerde farklı şeyler yakalamaya çalışıyoruz. Milas da birden fazla gittiğimiz yerler arasında yer alıyor. Hal böyleyken detaylı bir Milas rehberi hazırlamak bizim için şart oldu. Bu yazımda Milas Nerede Milas'a Nasıl Gidilir, Milas Nasıl Bir Yer, Milas'a Ne Zaman Gidilir, Milas Kaç Günde Gezilir, Milas'ın Neyi Meşhur sorularının cevabını bulabilirsiniz. Toprağından tarih fışkıran Milas, Muğla'nın en güzel ilçeleri arasında yer alıyor. Milas hakkında detaylı bilgileri verdikten sonra ayrıntılı şekilde hazırladığım Milas Gezilecek Yerler başlıklı yazıma göz atmayı unutmayın. Milas Nerede ? Karya Uygarlığı'na ve Menteşe Beyliği'ne başkentlik yapan, tarihi derin ve köklü bir geçmişe uzanan Milas, Muğla iline bağlı ve Muğla'nın 13 ilçesinden biri. Milas oldukça büyük ve gelişmiş bir ilçe. Muğla'da Bodrum'a açılan kapı Milas'tan geçiyor. Bodrum'a kara yolundan ulaşmak için Milas'tan geçmelisiniz. Milas, Muğla Merkeze 65 km (1 saat), Aydın'a 95 km (1,5 saat), İstanbul'a 740 km (10 saat) ve İzmir'e 190 km (2,5 saat) uzaklıkta bulunuyor. Milas'ın haritadaki konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Milas'a Nasıl Gidilir ? Milas'a eğer uzak bir şehirden ulaşım sağlayacaksanız en kolay yol buraya uçak ile ulaşım sağlamak. Milas Bodrum Havalalanı tam Milas ile Bodrum arasında bulunuyor. Milas Bodrum Havaalanı Bodrum merkeze 32 km, Milas ilçe merkezine ise 15 km uzaklıkta yer alıyor. Havaalanına İstanbul ve Ankara gibi pek çok büyük şehirden düzenli uçuş seferleri düzenleniyor. Milas Bodrum Havaalanı'ndan Muğla Belediyesi toplu taşıma otobüsleri olan Muttaş ile Bodrum'a ve Muğla il merkezine gidebilirsiniz. Muttaş'ın güncel seferleri için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Ayrıca, Milas ilçe merkezine İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan ve 150 km uzaklıktaki Dalaman Havalimanı'ndan da ulaşım mümkün. Milas'a ucuz uçak bileti arıyorsanız ucuz uçak bileti bulma yolları başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Eğer kendi aracınızla Ege Bölgesi'nden Milas'a gelecekseniz İzmir-Aydın yolunu kullanabilirsiniz. Doğu tarafından Milas'a gelecekseniz Muğla Merkez- Yatağan yolunu kullanmalısınız. Muğla'nın en güzel ilçelerinden biri olan Milas'a yılın her ayı gidilebilir. Milas'a kışın kar düşmüyor. Yazın ise Milas yanıyor, sıcaklık 40-45 dereceyi buluyor. Yazın sıcağında Milas Gezilecek Yerler listesindeki yerleri gezerseniz buharlaşma olasılığınız var.😂 Dolayısıyla Milas'ı gezmenin en ideal zamanı kesinlikle bahar ve kış ayları. Deniz için geliyorsanız tabi ki yaz aylarını tercih etmelisiniz. Deniz demişken Milas koyları ve plajları yazımı bu bağlantıda bulabilirsiniz. Muğla Milas kaç günde gezilir sorusu tamamen sizin vaktinize ve tatil amacınıza bağlı. Milas gezilecek yerler listesinde yazdığım her yeri sindire sindire gezmek için 3-4 gün yeterli olacaktır. Ha ben deniz tatili yapmayacağım derseniz zaten çoğu yere gitmenize gerek yok. Milas için vaktiniz darsa ve 1 gün gibi kısa zamanınız varsa Milas merkezdeki yerleri ve Bafa Gölü tarafındaki yerleri gezmenizi öneririm. Özellikle Bafa Gölü ve Kapıkırı tarafında çok güzel yerler var. Gelelim kritik soruya; Milas nasıl bir yer ? Bu sorunun cevabı gayet açık. Milas 10 üzerinden 10 yıldızı hak eden bir yer. Milas doğasıyla, tarihi yerleriyle, plajları ve koylarıyla yeryüzündeki cennet yerlerden biri. Şunu belirteyim ki Milas'ın denize kıyısı olan bir çok yeri var fakat Milas merkezde deniz yok. Milas ilçe merkezi oldukça gelişmiş ve ihtiyacınız olabilecek bir çok şeyi ilçe merkezinde bulabilirsiniz. Şöyle ki Milas ilçe merkezinin imkanları Muğla il merkezinden çok daha iyi. Özetle Milas ülkemizde yaşanılabilecek güzel ilçelerden biri. Milas deyince akla ilk gelen zeytin ağaçları ve bahçeleridir. Dolayısıyla Milas'ın neyi meşhur sorusunun cevabı zeytin ve zeytinyağından geçiyor. Bunun dışında Milas'ın köftesi, et ve ciğer kavurması da meşhur. Milas'a gelirseniz natürel soğuk sıkım zeytinyağı almayı unutmayın. Aşağıya genel olarak Milas'ın Neyi Meşhur sorusunun cevabını listeliyorum. - Zeytin - Zeytinyağı - Milas Köftesi - Et ve ciğer kavurması - Milas Halısı - Hekatomnos Mezar Anıtı Milas Nerede Milas'a Nasıl Gidilir başlıklı yazımızın sonuna geldik. Milas dediğim gibi tam bir cennet. Tarihi yerleri, plajları, koyları ve doğal güzellikleri ile Milas'ı muhakkak keşfetmelisiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/mugla-akbuk-koyu-ve-plaji", "text": "Muğla'da bir Akbük var ki dillere destan. Gökova Körfezi'nde yer alan ve Muğla'nın incisi olan Akbük, ömrü hayatınızda görüp görebileceğiniz en güzel koylar arasında yer alıyor. Bize göre bırakın Muğla'yı Türkiye'nin en güzel koyları arasında yer alan Akbük tam anlamıyla bir cennet. Korona virüsün etkisinden yavaş yavaş çıkıyorken ziyaret ettiğimiz (Haziran 2021) Muğla Akbük Koyu ve Plajı bize ilaç gibi geldi. Bu güzel koyu sizin için detaylıca keşfettik ve huzurumuzu depolayıp evimize döndük. Mutluluk hormonu salgılatmayı başarabilen Akbük Koyu ve Plajı Hakkında Her Şey bu yazımda. Akbük Koyu, genel olarak bölge insanının bildiği fakat Muğla'ya şehir dışından gelenlerin çok fazla bilmediği bir yer. Lakin şöyle de bir gerçek var ki Akbük'e bir kez gelen ikinci kez de gelmek ister. Akbük Koyu gitmesi biraz zahmetli olsa da Muğla'da son zamanların en popüler koy ve plajları arasında yer alıyor. Eminim ki Akbük'e sosyal medyada bir yerde denk gelmişsinizdir. Cam gibi bir deniz, tertemiz bir su ve karşılığında müthiş bir keyif. Evet Akbük Koyu ve Plajı Nerede sorusu oldukça önemli bir soru. Çünkü bu sorunun cevabında kafa karıştırıcı bir durum var. Bu bölgede 2 tane Akbük var. Bunlardan biri Muğla sınırları içinde yer alan ve Gökova Körfezi'nde bulunan, yazımızın konusu olan Muğla Akbük Koyu diğeri ise Aydın'ın Didim ilçesinde yer alan Akbük beldesi. Akbük Koyu ve Plajı, Muğla'nın Menteşe ilçesine bağlı bir yer. Gökova Körfezi'nde bulunan koy Muğlalılar arasında Akyaka ile anılıyor. Yani koy Akyaka Akbük Koyu olarak biliniyor. Muğla Akbük Koyu ve Plajı 'nın haritadaki konumu burada. Son olarak Akyaka'dan Akbük'e giderken inanılmaz güzel manzaralar ve koylar eşliğinde ilerliyorsunuz. Ayrıntılı yazdığım Akyaka Koyları ve Plajları başlıklı yazımda bu güzel yerlerin detaylarını bulabilirsiniz. Evet gelelim diğer meseleye yani Akbük Koyu ve Plajı'na Nasıl Gidilir sorusunun cevabına. Buraya kara yoluyla şahsi ya da kiraladığınız araç ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Akbük'e ulaşım için en çok Akyaka-Akbük ve Milas-Ören-Akbük güzergahları tercih ediliyor. Bu yollardan ise en çok kullanılan yol Akyaka-Akbük yolu. Akyaka ile Akbük arası yaklaşık 25 km. Bu yol oldukça virajlı bir yol. Virajlı fakat tamamen asfalt. Manzarası çok güzel olan bu yolda araç sürerken dikkatli olmanızda fayda var. Milas-Ören-Akbük yolu ise nispeten daha rahat bir yol. Milas Beçin Kalesi tarafından Gökova Körfezine doğru ilerleyip kıyıya kadar geliyorsunuz. Daha sonra kıyı şeridini takip edip ilk olarak Ören daha sonra Akbük'e ulaşıyorsunuz. Karayolu dışında Akbük'e havayolu ile ulaşım noktasını da belirtelim. Akbük'e en yakın havalimanı Dalaman Havalimanı. Dalaman Havalimanı'na gelip ilk olarak Akyaka'ya daha sonra da Akbük'e ulaşabilirsiniz. Aşağıda Muğla Akbük ile diğer önemli merkezler arası mesafeleri bulabilirsiniz. - Akbük Akyaka arası yaklaşık 25 km, - Akbük Ören arası yaklaşık 24 km, - Akbük Milas arası yaklaşık 66 km, - Akbük Bodrum arası yaklaşık 91 km, - Akbük Muğla Merkez arası yaklaşık 60 km,"} {"url": "https://bujuyollarda.com/mugla-antik-kentleri", "text": "Taşından toprağından tarih fışkıran Muğla öyle bir şehir ki kültür turizmi noktasında Türkiye'nin önde gelen şehirleri arasına girer. Muğla deyince akla genelde deniz, kum, güneş gelir ama özellikle antik kent zenginliği konusunda da başka bir boyutta Muğla. Muğla'nın 13 tane ilçesi var ve bu ilçelerin neredeyse tamamında bir antik kent yer alıyor. Muğla Antik Kentleri baş döndürücü güzelliğe sahip. Biz bu yazımızda Muğla'daki tüm antik kentleri yazmaktansa Muğla'ya geldiğinizde gidilmesi ve görülmesi gereken Muğla'daki en güzel antik kentleri yazmak istedik."} {"url": "https://bujuyollarda.com/mugla-kac-gunde-gezilir", "text": "Muğla her noktası ile tam bir cennet. Muğla'nın birbirinden güzel 13 ilçesi var ve gezilecek yerler sayısı oldukça fazla. Muğla'daki gezilecek yerler için ne kadar zaman lazım derseniz genel hatlarıyla en az 10 gün lazım. Detaylı gezmek isterseniz ise en az 1 ay yeter. Tüm bu yerler için ise iyi bir gezi planı şart. Neden mi tüm detayları aşağıda göreceksiniz. Muğla kaç günde gezilir sorusu önemli bir soru. Çünkü özellikle büyük şehirlerden buraya gelen insanlar kısıtlı zamanda geliyor ve en çok faydayı yakalayarak bir çok yeri görmeyi hedefliyor. Dolayısıyla iyi bir gezi planı çıkartılması şart. İyi bir gezi planı ise her zaman güzel ve sorunsuz bir tatil demektir. Hele mevzu bahis Muğla ise iyi bir gezi planı çıkartmak daha da önemli oluyor. Beni bilenler Muğla'da yaşadığımı bilir. Yaklaşık 6 yıldır buradayım ve Muğla'nın bir çok noktasına hakimim. Muğla gezi yazılarım da bunu rahatça gösteriyordur.😊Dolayısıyla tatil hedefiniz Muğla ise sitemdeki gezi rehberleri işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Muğla toplamda 13 ilçeden oluşuyor. Tamamıyla Muğla'yı gezmek oldukça vakit alacaktır. Ben bu yazımda Muğla'ya uzaktan gelenler için ve kısıtlı zamanı olanlar için gezi planı oluşturmaya çalışacağım. Eğer Muğla'da hedefiniz tek bir ilçe ise o zaman aşağıdaki yazılarıma göz atın derim. Yok Muğla genelini gezeceğim derseniz o zaman okumaya devam edin. - Muğla Merkezde Gezilecek Yerler - Fethiye Gezilecek Yerler - Bodrum Gezilecek Yerler - Marmaris Gezilecek Yerler - Datça Gezi Rehberi - Dalaman Gezilecek Yerler - Akyaka Gezi Rehberi - Milas Gezilecek Yerler - Dalyan Gezilecek Yerler - Ortaca Gezilecek Yerler - Köyceğiz Gezi Rehberi - Yatağan Gezilecek Yerler - Ula Gezilecek Yerler - Seydikemer Gezilecek Yerler Not: Hemen belirteyim Akyaka ve Dalyan ilçe değil. Bu güzel yerler mahalle. Ama Muğla'da kesinlikle görülmesi gereken yerler. Bu listede sadece Muğla'nın Kavaklıdere ilçesi yok. Orada da gezilecek yer sayısı oldukça az. Muğla ilçelerini kolaylık olsun diye 5 gruba ayıracağım. Gruptan kastım gezi planınızı bu ilçeleri kombinasyon yaparak gezmeniz olacaktır. Tabi ki bu ilçeleri birbirine yakınlık durumuna göre gruplandırdım. Muğla'yı grup grup gezerseniz işiniz çok daha kolaylaşır. Bu program Muğla'ya daha önceden gelen ve farklı yerler görmeyi hedefleyenler için daha ideal. - 1. Grup : Bodrum ve Milas ilçeleri - 2. Grup : Marmaris ve Datça ilçeleri - 3. Grup : Fethiye ve Seydikemer ilçeleri - 4. Grup : Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman ilçeleri - 5. Grup : Muğla Merkez, Yatağan ve Ula ilçeleri Muğla'ya ilk defa gelecekseniz ve zaman sorununuz varsa aşağıdaki gezilecek yerleri yukarıdaki gruplara göre gezmenizi tavsiye ederim. En başta dediğim gibi Muğla'nın gezilecek bir çok yeri var ve bu yerler enfes güzellikte. Ben nokta yerleri yazacağım gezmesi sizden olsun. Aklınıza takılan bir şey olursa yazının hemen altına yorum yazın yardımcı olmaya çalışayım. - Bodrum Merkez - Bodrum Kalesi - Orak Adası - Yalıkavak - Tuzla Gölü - Çökertme Koyu - Iasos Antik Kenti - Milas Beçin Kalesi - Milas Müzesi - Bafa Gölü - Euromos Antik Kenti - Marmaris Kalesi - Amos Antik Kenti ve Koyu - Kız Kumu Plajı - Turgut Şelalesi - Selimiye - Eski Datça - Palamutbükü - Gerence Koyu - Knidos Antik Kenti - Göcek - Fethiye Merkez - Amintas Kaya Mezarları - Kayaköy - Ölüdeniz Merkez - Kumburnu Plajı - Montana Tepesi - Kelebekler Vadisi - Saklıkent Kanyonu - Tlos Antik Kenti - Gizlikent Şelalesi - Köyceğiz Gölü - Toparlar Şelalesi - Yuvarlakçay - Dalyan Merkez - Kaunos Antik Kenti - Kaunos Kaya Mezarları - İztuzu Plajı - Çandır Seyir Tepesi - Sarsala Koyu - Sarıgerme - Akyaka Azmak Nehri - Akbük Koyu - Muğla Merkez - Stratonikeia Antik Kenti - Lagina Antik Kenti - Mavi Göl - Damla Deresi Yukarıda Muğla'da görmeniz gereken en önemli yerleri sıralamaya çalıştım. Gördüğünüz üzere gezilecek yer sayısı oldukça fazla ki bir çok yeri bile yazmadım siz düşünün. Listedeki koyu renkli olanlar ise kesin ve kesin görmeniz gerekenler. Yani Muğla'ya gelirseniz koyu noktalar kesin hedefinizde olsun. Buraları görmeden Muğla'dan dönmeyin. Özetle Muğla kaç günde gezilir sorusunun cevabı tamamen sizin performansınıza bağlı.😂 Allah verdikçe vermiş bu güzel yere. Gezilecek yer sayısı oldukça fazla. Yukarıda saydığım 5 bölgeyi iyi performansla 15 20 güne tamamlarsınız diye düşünüyorum. Detaylara inerseniz bu süre 1 aya çıkar. Muğla'ya ne zaman gidilir sorusunun cevabı bana göre oldukça açık. Yılın 12 ayı Muğla'yı ziyaret edebilirsiniz. Muğla'ya deniz turizmi için gelecekseniz tabiki yaz sezonu tercihiniz olmalı. Yaz aylarında Muğla oldukça kalabalık oluyor. Eğer çok kalabalık sevmiyorsanız deniz için Mayıs ayı sonlarını ya da Eylül ayını tercih edebilirsiniz. Peki Muğla'ya kışın gidilir mi ? Eğer seyahatinizin amacı kültür gezisi ise Muğla'yı bence kışın ziyaret edin. Çünkü kışın tarihi yerleri gezmek çok daha rahat oluyor. Muğla'nın taşından toprağından tarih fışkırıyor. Kışın serin havalarda buraları gezmek oldukça rahat olacaktır. Bir de kışın Muğla'ya neredeyse kar düşmüyor. Çok nadir kar var. Kar yok ama yağmur fazlasıyla var. Dolayısıyla kışın buraya gelirken yağmuru düşünerek tedbirli gelin. Hemen akıllara gelen bir soru. Muğla'ya ilk defa geliyorum nereye gitmeliyim. Bu sorunun cevabı bana göre zor olsa da cevabım net. Bence Muğla'ya ilk defa gelecekseniz tavsiyem Fethiye bölgesini (3. Grup) ziyaret etmeniz olacaktır. Fethiye hem gezilecek yerleri hem de gelişmiş imkanlarıyla güzel bir seçenek. Bu bölgeye gelirseniz Göcek, Fethiye merkez, Kayaköy tarafı, Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi ve Seydikemer radarınızda olsun. Muğla sınırları içinde 2 tane havalimanı bulunuyor. Bunlar Dalaman Havalimanı ve Milas Bodrum Havalimanı. Fethiye, Köyceğiz, Dalyan ve Akyaka için Dalaman Havalimanını, Bodrum, Milas, Yatağan için Milas Bodrum Havalimanını tercih etmelisiniz. Diğer bir alternatif ise Muğla'ya yakın ayılabilecek İzmir Adnan Menderes Havalimanını tercih edebilirsiniz. Bu soru çok tartışılacak bir soru. Çünkü Muğla'nın ilçeleri gerçekten birbirinden güzel. Fethiye, Bodrum, Marmaris gibi muhteşem üçlü arasında seçim yapmak oldukça zor. Bana sorarsanız Muğla'nın en güzel ilçesi neresi sanırım az bir farkla Fethiye'yi tercih ederim. Akyaka ve Dalyan ilçe değil tekrar belirteyim. Muğla doğasıyla, tarihiyle, kültürüyle gerçekten çok güzel bir yer. Bu şehirde ne ararsanız var. Türkiye'nin en güzel şehri olmaya aday Muğla özellikle ilçeleriyle daha ön planda. İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerden kaçanların buluşma noktası olan Muğla tam bir saklı cennet. Muğla ile ilgili çok detaylı gezi yazılarını sitemde bulabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/mugla-koylari-ve-plajlari", "text": "Tam bir Muğla aşığı olarak Muğla Koyları ve Plajları başlıklı yazım ile karşınızdayım. 5 yıldır Muğla'da yaşamanın verdiği deneyimle bu yazıyı yazıyorum. 5 yıldır Muğla'dayız ama inanın hala gitmediğimiz koylar var. O kadar koy ve plaj var ki bunların hepsini gezmek isteseniz sanırım iki ay süre ile yat kiralamanız lazım. Haritadan bakın ne demek istediğimi anlarsınız Muğla'nın kıyı şeridi hep girinti çıkıntı. Muğla'daki koyları ve plajları bulduğumuz her fırsatta hem araba ile hem de tekne turları ile keşfetmeye çalışıyoruz. Muğla'nın kıyı şeridi uzunluğu yaklaşık 1500 km yani oldukça fazla koy ve plaj var. Her hafta sonu birine gitsek 5 yıla bütün koy ve plajları anca keşfederiz sanırım. 🙂 Gerçekten Muğla'da çok güzel koy ve plajlar bulunuyor. Bilinmeyen, gizli koyları keşfetmek istiyorsanız bu yazımı iyi okuyup Muğla'yı detaylıca gezmelisiniz. Muğla ile ilgili sayfamda dikkat ederseniz ayrı bir \"Muğla\" sekmesi var. Burayı ayrı yazmamın nedeni Muğla'da yaşamamız ve buraya ayrı önem vermemiz. Muğla koyları ve plajları listeme geçmeden önce size aşağıya Muğla'da katıldığımız tekne turlarının bağlantılarını ve Muğla Koyları ve Plajları haritasını bırakıyorum. Hadi gelin yelkenleri açalım ve maviliklere doğru yola çıkalım. - Marmaris Koyları ve Plajları - Bodrum Koyları ve Plajları - Datça Koyları ve Plajları - Ölüdeniz Koyları ve Plajları - Akyaka Koyları ve Plajları - Göcek Koyları ve Plajları - Dalaman Koyları ve Plajları - Milas Koyları ve Plajları Haritalar bizim sitemizin can damarı. Çünkü günümüz dünyasında bir yere gideceksek navigasyon en büyük yardımcımız oluyor. Biz de gezilecek yerlerin haritasını yazılarımıza ekliyoruz ki gezi planı çıkarma noktasına size ciddi anlamda kolaylık olsun. Aşağıda yer alan Muğla koyları ve plajları haritası üzerinden gideceğiniz yere yakın koy ve plajları görebilirsiniz. Aynı zamanda harita üzerinde zoom da yapabilirsiniz. Bir de Muğla Koyları ve Plajlarını harita üzerinde ilçe ilçe sınıflandırdık bilginiz olsun. - Orak Adası - Kargıcak Koyu - Cennet Koyu - Akbük Koyu - Kleopatra Plajı ve Sedir Adası - Bördübet Plajı - Çiftlik Koyu Plajı - Kumlubük - Armella Koyu - Amos Koyu - Çökertme Plajı - Arpabükü Koyu - Haydar Koyu - Zeytinli Kuyu Plajı - Kızlan Gereme Koyu - Palamutbükü Plajı - Kurubük - Kargı Koyu - İztuzu Plajı - Sarsala Koyu - Göcek Koyları - Kabak Plajı - Gemile Koyu - Ölüdeniz Plajı Baştan belirteyim bu listemde Muğla'daki tüm koylar ve plajlar yok. Yani listemde Muğla'daki en güzel koylar ve plajlar var. Muğla'ya ilk defa gelecekseniz ve geniş vaktiniz varsa bu listemdeki yerleri gezebilirsiniz. Eminim bu koy ve plajlarda maviye doyacaksınız. Konum olarak Muğla'daki en favori koy ve plajlarımız Bodrum, Datça ve Marmaris ilçelerinde yer alıyor. Özellikle Gökova Körfezi'nin Bodrum Akyaka tarafındaki koylar size enfes güzellikler sunuyor. Deniz bu kısımda oldukça berrak ve cam gibi. Dalış için ise aklınızda bulunsun Fethiye ve Datça ilçelerini tercih edebilirsiniz. Listeme geçmeden önce şunu da belirteyim; yazımın en sonuna bizim Muğla'da en en beğendiğimiz ilk 13 koyu ve plajı da listeledim. Muğla'ya gelecekseniz favori 13 yerimizde denize girmeden Muğla'dan dönmeyin. Ayrıca listemin sonunda Muğla Halk Plajları listesini de bıraktım. Özetle bol mavili bir yazı sizi bekliyor. Muğla koyları ve plajları listeme bu listenin 5 yıldızlı yeri olan Orak Adası ile başlamak istiyorum. Malum ada olmasından dolayı sadece tekne ile ulaşım olan Orak Adası muhteşem güzellikte bir denize sahip. Turkuaz rengi, cam gibi bir denize sahip adaya Bodrum'dan kalkan günübirlik tekne turları ile ulaşabiliyorsunuz. Orak Adası o kadar muhteşem bir yer ki burada yüzmek bedene ve ruha huzur veriyor. Hele burada bir de dalış yapın, akvaryumda yüzüyorum hissine kapılıyorsunuz. Biz Orak Adası'na tekne turu ile gitmiştik ve adada yaklaşık 1,5 saat vakit geçirmiştik. Su altı videoları mı dersiniz drone videosu mu adada fotoğraf çekmeye doymadık. Bodrum'a gelirseniz muhakkak bu adaya gidin ve tertemiz sularında yüzün derim. Bodrum'da tekne turu tavsiyesi için aşağıdaki yazıma göz atabilirsiniz. Orak Adası'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Ücretsiz şekilde burada keyif yapabilirsiniz. Orak Adası'nın haritadaki konumu burada. Ada ile çok daha detaylı bilgi için bu yazıma bakabilirsiniz. Bodrum'da araba ile ulaşabilen koy olan Kargıcak Koyu Bodrum'da özel bir koy arayanların imdadına yetişiyor. Koya giden yol kötü ama yine de her türlü araç ile gidilebilir. Unutmayın yolun kötü olması plajın bakir olması ile yakından alakalı. Yol kötü ise çok daha güzel bir plajla karşılaşma olasılığınız daha yüksek. Kargıcak Koyu sezonda hafta içi sakin, hafta sonu ise kalabalıklaşıyor. Deniz mükemmel. Söylenecek söz bırakmayan enfes bir deniz sizi bekliyor. Şnorkel şart. Kargıcak Koyu'nun kumsalı taşlık. Deniz ilerledikçe derinleşiyor. Deniz kestaneleri var. Yanınızda deniz ayakkabısı getirmeyi unutmayın. Kargıcak Koyu'na giderken yiyecek içecek noktasında hazırlıklı gidin. Koya en yakın market 6-7 km uzaklıkta. Burada doğa ile baş başasınız. Herhangi bir tesis, işletme, market, wc, duş, su yok, hatta çöp konteyneri bile yok. Lütfen burada çöp bırakmayın çünkü çöpü toplayacak birileri yok! Özetle Bodrum'da bilinmeyen, az keşfedilmiş güzel bir koy arıyorsanız Kargıcak Koyu'nu tercih edebilirsiniz. Kargıcak Koyu'nun konumu burada. Bodrum Göltürkbükü'ne oldukça yakın, adının hakkını veren bir yer Cennet Koyu. Burası Bodrum'a 20 km, Türkbükü'ne ise sadece 3 km uzaklıkta. Koy tam anlamıyla yeşil ve mavi ile iç içe. Deniz tertemiz. Cennet Koyu'nda herhangi bir tesis yok. El değmemiş ve kirletilmemiş bir yer. Bodrum Cennet Koyu'nda kamp da yapabilirsiniz. Yalnız burada herhangi bir camping tesisi yok. Yiyecek ve içecek açısından hazırlıklı gelmelisiniz. Mangal yakmak yasak. Duş, wc, soyunma kabini imkanı yok. Sinek ilacı kesinlikle alın. Bir de bu cennet gibi koy insanlarımız tarafından oldukça kirletilmiş. Her yerde çöp var. Bu konuda lütfen maksimum özeni gösterin. Bodrum Cennet Koyu'na gitmek için aracınızın olması gerekiyor. Ya da Göltürkbükü'ne geldiyseniz 3 km'lik bir yürüyüşle Cennet Koyu'na ulaşabilirsiniz. Cennet Koyu'nun konum ve yol haritası için buraya tıklayabilirsiniz. Muğla koyları ve plajları listesinin göz bebeği, canı ciğeri Akbük'e geldik. Cam gibi bir deniz, masmavi sular ve enfes bir manzara. Akbük, Akyaka gezilecek yerler listesinin parlayan yıldızı. Akbük Koyu, Akyaka merkeze 25 km uzaklıkta yer alıyor. Akbük Plajı'nın denizi akvaryum gibi burada balıklarla beraber yüzüyorsunuz. Akbük'te deniz birden derinleşiyor yüzme bilenler için avantajlı, sahili çakıl taşlı ama denize girdikten sonrası ince kum oluyor. Deniz suyu sıcaklığı gayet ılık. Yazın burası oldukça kalabalık oluyor. Kalabalığa kalmamak için sabah erkenden buraya gelebilirsiniz. Burada yeme-içme için güzel alternatifler var. Aşırı sıcaklar sizi bunalttığında buranın yerel marketi Çakmak Market'ten Gara Guzu, Bodrum Mandalina Gazozu, Goca Moğla Gazozu gibi yerel lezzetlerle serinlemeyi unutmayın. Akbük Koyu'nun araç ile giriş ücreti 15 TL. Aracınızı girişe gelmeden uygun bir yere park edip ücret vermeyebilirsiniz. Şezlong ve şemsiye ücreti ise 50 TL. Akbük Plajı'nda halk plajı için en başta alan var ama plajın çoğunu işletmeler şezlonglarla kaplamış. Edit: Son gittiğimizde (Haziran 2021) herhangi bir giriş ücreti alınmadı. Otopark için de ücret ödemedik. Şezlong ve şemsiye ücreti 50 TL olmuş. Muğla'da o kadar çok güzel koy ve plaj var ki say say bitmiyor. Muğla koylarının en efsane yerlerinden biri olan Kleopatra Plajına geldik. Kleopatra Adası namı diğer Sedir Adası aslında coğrafi olarak Muğla'nın Ula ilçesine bağlı iken genelde Marmaris ile anılıyor. Sedir Adası, Marmaris gezilecek yerler listesinin en başında yer alıyor. Sedir Adası, Kedrai Antik Kenti ve ünlü Kleopatra Plajı ile de biliniyor. Sedir Adası'na nasıl gidilir ? İlk olarak Sedir Adası, Muğla'ya 62 km, Marmaris'e 23 km mesafede konumlanıyor. Adaya Marmaris'in Çamlı Köyü'nden düzenli olarak yapılan tekne seferleriyle 45 dakikaya ulaşabiliyorsunuz. Son olarak buraya kadar gelmişken İncekum Plajı'nı da ziyaret etmeyi unutmayın. 2023 yılı için Sedir Adası'nın giriş ücreti 300 TL. 8 yaş altı ücretsiz, 8-18 yaş arası yarı ücret. Müze kartı olanlar yarı ücret ödeyerek adaya giriş yapabiliyor. Sedir Adası ve Kleopatra Plajı hakkında detaylı bilgi almak isterseniz çok kapsamlı yazdığımız Sedir Adası ve Kleopatra Plajı Hakkında Her Şey başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Bördübet Koyu'nu buraya yazsam mı yazmasam mı diye kararsız kaldım ama son karar olarak yazmak istedim. Kararsızlığımın nedeni biz burayı çok ısınamadık. Neden yazdım diye sorarsanız da Muğla'da bilinmeyen, az kalabalık plaj isteyen olursa bu koyu değerlendirebilir diye yazdım. Dediğim gibi Bördübet Koyu bir çok kişi için özel bir yer olsa da biz burayı çok sevemedik. Çünkü plaj yolunun uzun ve virajlı olması ve denizinin bize hitap etmemesi Bördübet'i sevmememize neden olan ana faktörler arasında. Muğla koyları ve plajları listesinde en alt sıraya koyacağım Bördübet Koyu ve Plajı ile ilgili çok detaylı bir şekilde yazdığım yazı var. Koy ile ilgili tüm detayları bu bağlantıdaki yazımda okuyabilirsiniz. Muğla Marmaris koyları ve plajları listesinde bir Kumlubük bir de Çiftlik Koyu en favori iki yerimiz arasında. Burası gerçekten cennetten bir köşe. Açıkça söyleyeyim Marmaris'te en güzel deniz nerede sorusunun cevabı Çiftlik Koyu'dur. Çiftlik Koyu ve Plajı'na araba ile ulaşım zor da olsa var. Biz buraya Marmaris günübirlik tekne turu ile gitmiştik ve bu güzel koya bayılmıştık. Marmaris Tekne Turu yazımız burada. Çiftlik Koyu ve Plajına karayoluyla ulaşım için oldukça virajlı yollardan geçmeniz gerekiyor. Koya ulaştığınızda sağ tarafınızda genelde teknelere hizmet veren mekanlar var bu bölümde denize girmek zor çünkü her yerde tekne var. Çiftlik Koyu'nda bize göre denize girilecek en güzel yer Çiftlik Halk Plajı. Burada tertemiz bir deniz sizi bekliyor. Burası eskiden kapanmış bir otelin yeriymiş. Eğer Çiftlik Halk Plajı'na geleceksiniz yiyecek ve içecek noktasında hazırlıklı gelmeyi unutmayın. Marmaris Çiftlik Koyu'nun konumu burada. Son olarak Çiftlik Koyu ile ilgili detaylı bir gezi rehberimiz var. Bu bağlantıya tıklayarak rehbere ulaşabilirsiniz. Muğla koyları en sevdiğimiz yerlerden biri olan Kumlubük Koyu ve Plajı çok çok güzel bir plaj. Amos Koyu ve Antik Kenti'ne çok yakın konumda yer alan Kumlubük, denizi ile bizi büyülüyor resmen. Eğer Marmaris'e deniz için gideceksek adresimiz Kumlubük'tür. Burada caretta carettalar ile karşılaşma olasılığınız çok yüksek. Tesis olanaklarının ve kalabalığın az olduğu Kumlubük Plajı'nın denizi tertemiz ve misler gibi. Sahil küçük çakıllardan oluşuyor. Biz burada yüzmeyi bırakıp şnorkelle dalış yapmayı çok seviyoruz. Kumlubük Koyu Gezi Rehberi yazım ile bu güzel koy hakkında tüm detaylara ulaşabilirsiniz. Koyun konumu burada. Burası Muğla koylarının en güzeli en iyisi. Methiyeler yetmez, kelimeler kifayesiz kalır. Marmaris tekne turunda gittiğimiz ve sadece tekne ile gidilebilen koy olan Armella Koyu, Muğla Koyları ve Plajları listesinde en en sevdiğimiz koy oldu. Burada yüzmek inanılmaz keyifliydi. Çıplak gözle koyun 6-7 metre derinliğini rahat görebiliyorsunuz. Buraya sadece tekne ile gidildiğinden Marmaris tekne turuna katılacaksanız rotasında Armella Koyu olan turları tercih edin. Armella'ya %100 aşık olacaksınız. Amos Koyu'nu ilk olarak manzara açısından Muğla Koyları ve Plajları listesinin en efsane yeri ilan ediyorum. Koyu kuşbakışı görebileceğiniz, hemen yanı başındaki Amos Antik Kenti gerçekten çok özel bir yer. Yani burada hem doğa hem deniz hem de tarih iç içe. Marmaris'e yolunuz düştüğünde denize girilecek özel bir yer arıyorsanız burayı tavsiye ederim. Fotolardan da anlaşılacağı üzere Amos'un tertemiz, cam gibi bir denizi var. Sahili taşlık olan Amos'un denizi 5-6 metre sonra derinleşiyor. Amos Plajı'na giriş ücreti 30 TL. Koy ile ilgili tüm detayları için Amos Koyu ve Antik Kenti Gezi Rehberi başlıklı yazıma bakabilirsiniz. Amos Koyu ve Plajı'nın konumu burada. Muğla koylarında Marmaris'ten sonra sıra Milas koylarında. Burada da birbirinden güzel koy ve plajlar var. Fakat biz en iyisini arıyoruz biliyorsunuz. Milas koyları listesinde en favori yerimiz olan Çökertme Koyu her şeyi ile tam bir cennet. Bu güzel cennetin denizi tertemiz ve masmavi. Çökertme Koyu ile ilgili ayrı bir gezi rehberim var. Çökertme Koyu'nda nerede kalınır, ne yapılır, ne yenir, ne içilir gibi soruların cevapları bu yazımda. Milas ya da Bodrum taraflarında bolca vaktiniz varsa ve denize girilecek güzel bir yer arıyorsanız Çökertme Koyu'nu %100 tavsiye ederim. 2021 yılında biliyorsunuz bu bölgede çok büyük yangın çıktı. Bu güzel cennet yerin neredeyse tamamı kül olacaktı. Burada orman yangını noktasında çok dikkatli olun. Herhangi acil bir durumda hemen yetkililere haber verin! Çökertme Koyu'na gelirseniz hemen yanı başındaki Arpabükü Koyu'na kesinlikle uğramalısınız. Buraya yakın bir de Mandıra Filozofu'nun çekildiği koy bulunuyor dilerseniz buraya da gidebilirsiniz. Ne yazık ki buralar son çıkan Muğla orman yangınlarında ciddi anlamda zarar gördü. Arpabükü Plajı için cennetin içinde cennet desem abartmış olmam. Çökertme Koyu'ndan 5 dakikalık küçük bir patika yol ile ulaştığınız Arpabükü Plajı Muğla'daki en güzel koylar arasına kesinlikle girer. Buranın denizi tertemiz ve dalgasız. Tam dalış yapmalık. Koy oldukça bakir. Herhangi bir tesis yok. Buraya gelirken tedarikli gelmenizde fayda var. Çadır kurabileceğiniz ağaçlı bir alan da mevcut. Arpabükü Plajı'nın konumu burada. Hem tekne ile hem de araç ile ulaşımı olan Haydar Koyu Milas'ta güzel bir deniz ve plaj arıyorsanız sizin için ideal bir seçenek olabilir. Haydar Koyu'na araba ile ulaşım var fakat yolu biraz bozuk. Yol bozuk ama sonrasında sizi turkuaz rengi efsane bir deniz bekliyor. Haydar Koyu'nun denizi oldukça temiz ve sığ. Plaj kumdan oluşuyor. Yani çocuklu aileler için oldukça ideal. Yazın oldukça kalabalık olan Haydar Koyu eski bakirliğini kaybetmek üzere. Koyda Milas Belediyesi'ne ait bir halk plajı da var. Haydar Koyu turkuaz görünümü nedeniyle Salda Gölü'ne benziyor. Buraya Muğla koyları ve plajları listesinin Maldivleri desek yanılmış olmayız. Haydar Koyu kamp ve karavan için oldukça uygun bir koy. Ağaçlık alana sahip koyda herhangi bir tesis yok dolayısıyla buraya gelirken yiyecek ve içecek noktasında tedarikli gelmeniz gerekiyor. Koyda wc ve duş imkanı da bulunmuyor. En yakın market çevre tatil sitelerinin yakınlarında bulunuyor. Hava genelde rüzgarlı oluyor, kamp yapacaksanız rüzgara göre hazırlık yapmanızda fayda var. Haydar Koyu'nun konumu burada. Milaslılar deniz yönünden çok şanslı. Çünkü Milas'ta gerçekten efsane koylar var. Kumlu mu ararsınız taşlı mı Milas'ta koy ve plaj noktasında yok yok. Milas'taki bu güzel plajlardan biri de Zeytinli Kuyu Plajı. Bu plaj da tıpkı Haydar Koyu'nun denizi gibi tertemiz bir denize sahip. Deniz oldukça sığ ve güzel. Plaj kumdan oluşuyor. Çocuklu aileler bu plajı gönül rahatlığıyla tercih edebilir. Plajda kafe ve restoranlar bulunuyor. Buralardan yeme içme noktasında faydalanabilirsiniz. Bunun dışında ücretsiz olarak belediyenin şemsiyelerini de kullanabilirsiniz. Yazın burası kalabalık olduğundan imkanınız varsa hafta içini tercih etmenizde fayda var. Zeytinli Kuyu Plajı'nın konumu burada. Gelelim Muğla'nın en sakin en güzel ilçelerinden biri olan Datça'ya. Akdeniz ile Ege'nin buluşma noktası olan Datça çok güzel koy ve plajlara sahip. Biz de her fırsatta bu güzel yere gitmeye çalışıyoruz. Datça'nın Kızlan Köyü'ne bağlı Gereme Koyu berrak, tertemiz sularıyla sizi bekliyor. Datça'da sessiz sakin bir koy arıyorsanız adres Gereme Koyu. Datça'ya gelirken son 10 km'de gördüğünüz rüzgar türbinleri var ya ha işte onların arka tarafında kalıyor Gereme Koyu. Gereme Koyu oldukça uzun bir plaja sahip. Denizi taşlık ve taşlar oldukça büyük. Dikkatli olmanızda fayda var. Gereme Koyunda herhangi bir işletme bulunmuyor. Gelirken tedarikli gelmeniz lazım. Burada incir ağacının altında bir çeşme var duruma göre bu çeşmeyi kullanabilirsiniz. Duş, wc imkanı yok. Kızlan Gereme Koyunda kamp kurmak yasak. Fakat biz gittiğimizde çadır kuranlar vardı. Bu konuda net bir şey söylemek doğru olmaz. Jandarma belki gelir belki gelmez. Sadece burası doğayla iç içe olduğundan kesinlikle ateş yakmayın. Gereme Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Datça'nın Kızlan Köyü'nde bulunan Gereme Koyu'nun yolu topraklı. Bu konuda size bir uyarım var. Köyün içinden giden daha sonra denize çıkan ve akabinde 2-3 km ile koya ulaşabileceğiniz yolu tercih edin. Navigasyonun size önereceği orman yolunu tercih etmeyin çünkü bu yol berbat. Kızlan Gereme Koyu'nun konumu burada. Muğla'da görülmesi gereken koy ve plajlar listesinde olmazsa olmaz bir yer varsa orası Palamutbükü Plajı'dır. Palamutbükü, Datça merkeze 20 km uzaklıkta yer alıyor. Oldukça uzun bir plaja sahip olduğu için burada kalabalık çok sorun olmuyor. Palamutbükü'nün denizi tertemiz ve taşlık. Şnorkel şart. Şnorkelinizi takıp, berrak suların altında çeşit çeşit balıklarla yüzerken parmaklarınız buruşma garantili. Datça Palamutbükü'nde konaklama yapabileceğiniz bir çok otel ve pansiyon seçeneği de mevcut. Gündüz denizin tadını bolca çıkarıp, akşamları Palamutbükü'nün en güzel restaurantlarında yemek yiyebilirsiniz. Palamutbükü ile ilgili daha detaylı bilgi için Palamutbükü Gezi Rehberime tıklayabilirsiniz. Palamutbükü Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. İsterseniz burada bulunan tesis olanaklarından ücret karşılığında faydalanabilirsiniz isterseniz kendiniz şemsiye ve sandalye atabilirsiniz. Palamutbükü Plajı'nın konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Araç parkı alan geniş olduğundan sorun olmuyor. Muğla'da en sevdiğimiz koylarından biri olan Kurubük her şeyi ile çok doğal çok güzel bir koy. Eğer deniz tatili için Datça'ya geliyorsanız burası gerçekten sizi her anlamıyla tatmin edecektir. Koyun yukarıdan manzarası efsane. Biz burada drone çekimi yaptık ve harika görüntüler yakaladık. Akvaryum gibi bir deniz. Her şeyi ile mükemmel ötesi. Kurubük denizinin berraklığı, maviliği insanı içine çekiyor. Burada deniz taşlık ve hemen derinleşmiyor. Muğla koyları ve plajları arasında en fazla balığı sanırım burada gördük.:) Kurubük'te herhangi bir otel, tesis, wc, duş imkanı yok. Dolayısıyla buraya hazırlıklı gelmeniz gerekiyor. Kurubük, Ovabük ve Palamutbükü arasında kalıyor. Buraya gelmek için sahil şeridinden ilerlemeniz gerekiyor. Araç şart. Kurubük'ün konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Aracınızı aşağı tarafa ya da yol kenarına bırakabilirsiniz. Muğla Datça koyları ve plajları listemizde bizim çok beğendiğimiz bir koya geldik. Kargı Koyu, Datça merkeze sadece 3 km uzaklıkta bulunuyor. Buraya belediyenin dolmuşlarının düzenli geldiğini söyleyelim. Kargı Koyu, etrafındaki tepelerden dolayı korunaklı ve sakin bir koy. Kargı Koyu'nun çevresi okaliptüs ağaçlarıyla kaplı. Buranın denizi tertemiz, plajı çakıl. Burada hem halk plajı var hem de tesislerin kendi alanı mevcut. Datça Kargı Koyu'nda bizim bayıldığımız bir nokta var. Burada denize doğru kaynak sudan oluşan böyle küçük bir nehir var ve denize doğru akıyor. Çok güzel buz gibi bir su. Üstün buz gibi sulara bayıldığı için onu buradan çıkartamadık.:) Serinlemek isterseniz burası aklınızda bulunsun. Datça Kargı Koyu'nun 10 TL otopark giriş ücreti var. Konum burada. Muğla'nın en uzun ve en güzel plajlarından biri olan İztuzu Plajı eşsiz bir güzelliğe sahip. Dünyada eşine az rastlanır olan İztuzu Plajı'nın sahilinin bir tarafı tuzlu su iken diğer tarafı tatlı su gölü. İztuzu Plajı'nın uzunluğu 5400 metre. The Time Gazetesi'ne göre Avrupa'nın en iyi açık alanı olarak kabul edilen İztuzu Plajı caretta carettaların da yumurtalarını bıraktığı yer. Hatta burada yaralı kaplumbağaların tedavisi için bir caretta caretta tedavi merkezi bulunuyor. Ayrıca Mayıs ve Eylül ayları arasında kaplumbağalar yumurtalarını bıraktığı için akşam 20.00 den sabah 08.00'e kadar plajdan yararlanılamıyor. Bu güzel ve özel plajı muhakkak görün. İztuzu Plajını kuş bakışı görmek isterseniz plajın giriş sol tarafındaki tepeye yürüyerek çıkmanız gerekiyor. Buradan manzara gerçekten çok güzel. Doğa ise tamamen huzur verici. İztuzu Plajındaki bonus tavsiyemiz Radar Tepesi ve Çandır Seyir Terası. İztuzu Plajı'nın şahane manzarasını en tepeden görmek isterseniz rotanıza buraları da ekleyin. İztuzu Plajı Dalyan Merkeze 12 km uzaklıkta bulunuyor. Plaja tekne turları ile de ulaşabilirsiniz. Teknelerle ulaşabildiğiniz alan yani Dalyan ağzı plajın batı kısmı oluyor. Dalyan İztuzu Plajı dolmuş tekneleri ile ilgili bilgiyi Dalyan Tekne Kooperatifi'nden alabilirsiniz. Kooperatifin telefon numarası: (0252) 284 32 54. İztuzu Plajına kara yolu ile ulaşım da var. Kara yolu ile geldiğinizde araç park yeri mevcut. İztuzu Plajı'nın yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. İztuzu Plajına araç ile giriş ücreti 40 TL. Tekneyle ve kara yoluyla ulaşılan İztuzu Plajını belediye işletiyor. Fiyatlar oldukça makul. İşletmede soyunma kabini, WC, duş imkanı mevcut ve ücretsiz. Şezlong ve şemsiye kiralama imkanı bulunuyor. İşletmede en son 2 şezlong ve şemsiye ücreti 15 TL 'idi. Muğla koyları ve plajları listesinin en güzel koylarından biri olan Sarsala Koyu sadece Muğla'da değil Türkiye'deki en güzel koylardan biri. Burası gerçekten insanoğlu için özel dizayn edilmiş bir yer. Yeşil ile mavi burada o kadar uyumlu ki ruhunuz açılıyor, gönlünüz ferahlıyor. Dalaman Havalimanına yakın gezilecek yerlerden biri olan Sarsala Koyu denize hemencecik girmek isteyenler için büyük fırsat. Sarsala Plajı kumdan oluşuyor, deniz suyu sıcak ve çocuklu aileler için oldukça uygun bir plaj. Sarsala Koyu oldukça korunaklı bir bölgede yer alıyor. Sarsala'yı çevreleyen 12 Adalar koyun oldukça akıntısız ve korunaklı olmasını sağlıyor. Korunaklı olması teknecileri de buraya çekiyor. Yerel köylüler, piknikçiler, yatçılar herkes burada. Dalaman'a bağlı Kapukargın Köyü sınırlarında bulunan Sarsala Koyu'nun yolu oldukça virajlı. Koya giderken dikkatli olun bazen yol tek arabanın geçebileceği şekilde daralıyor. Sarsala'ya giderken göreceğiniz bir göl var buranın adı da Kocagöl. Sarsala'ya ulaşmak için Kocagöl'ü geçmeniz gerekiyor. Sarsala'nın temiz ve masmavi sularında yüzdükten sonra yapılacak bir aktivite var. Plajın çevresinde bulunan kayalık alandaki patikaları takip ederek, bölgede yürüyüşe çıkmak. Yürüyüş yapmayı sevenler için Sarsala'dan Hamam Koyu'na kadar 11 km'lik bir rota bulunuyor. Eğer bu rotayı yürüyecekseniz yanınıza bol su almayı unutmayın. Sarsala Koyu Dalaman'a 12 km, Ortaca'ya 27 km, Dalyan'a 40 km, Fethiye'ye 55 km, Göcek'e 28 km uzaklıkta yer alıyor. Sezonda Dalaman merkezden sabah 10:00 da Sarsala Koyu'na dolmuş var. Dolmuş akşam 18:00 da geri dönüyor. Sarsala Koyu'na özel aracınız ile gitmek en pratik yol. Yol oldukça virajlı olduğundan dikkatli olun. Sarsala Koyu giriş ücreti araç ile sezonda 5 TL. Burada belediye işletmesi var. 2 şezlong, 1 şemsiye ücreti 20 TL. Sarsala Koyu'nun yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya alalım sizi. Göcek koyları denilince akan sular durur. 12 Adalar ve diğer Göcek koyları her şeyi ile muazzam koylar. Adalardan koylara, plajlardan turkuaz rengi sulara Göcek'te deniz turizmine dair neredeyse her şey var. Her fırsatta gittiğimiz Göcek'te Göcek Gezilecek Yerleri keşfederek ve Göcek'te Tekne Turu yaparak Göcek'in güzelliklerini keşfetmiştik. Muğla'ya özellikle deniz için gelecekseniz Göcek koylarını kesinlikle keşfetmelisiniz. Muğla koyları ve plajları listemize Muğla'nın güzel mi güzel ilçesi Fethiye ile devam ediyoruz. Fethiye'de dünya çapında güzel koylar var. İlçenin denize bakan her tarafında neredeyse koy ve plaj var. Listemize enleri aldığımız için Fethiye'ye gelirseniz aşağıda yazdığım koyları ziyaret edin derim. Fethiye'nin en güzel koylarından biri olan Kabak Koyu Fethiye'ye 33 km, Ölüdeniz'e 20 km uzaklıkta bulunuyor. Kabak Plajı'nın yaklaşık 200 metre çakıllı bir kumsalı var ve deniz biraz dalgalı, rengi masmavi. Kabak Koyu'nun üst tarafında şelale var, dağa tırmanışla yaklaşık 1 saate buraya ulaşabilirsiniz. Buraya çıkmak biraz zahmetli ve performans istiyor. Bir de orman içinde küçük göletler var, suyu oldukça soğuk ve serinlemek için birebir. Kabak Koyu'nda kamp yapabileceğiniz bir çok işletme bulunuyor. Kamplarda duş ve wc imkanı var. Genelde yarım pansiyon şeklinde çalışıyorlar. Kamp fiyatları için önceden kamp yerleriyle irtibata geçmenizde fayda var. Kabak Koyu'na Ölüdeniz'den dolmuşlarla gidebilirsiniz. Eğer şahsi aracınızla gidiyorsanız belli bir yerine kadar araç ile gidiyorsunuz ve aracınızı 15 TL'ye otoparka park ediyorsunuz ki o belli yere kadar gitmek bile yoldan dolayı sıkıntı. Aracınızı park ettikten sonra dolmuşlara biniyorsunuz. Dolmuş ücretleri kişi başı 8 TL, dolmuş ücreti aracın doluluk oranına göre değişiyor ve araçta en az 10 kişi olması gerekiyor. Yolcu sayısı az ise ücret artıyor. Koyun konumu burada. Ölüdeniz'de yer alan Gemile Koyu manzarası ile büyüleyici bir yer. Gemile Koyu'nun arabayla inilen yol olan iniş yolundan manzara çok güzel. Burada kısa bir mola verin ve bol bol fotoğraf çekilin. Koya gelince Gemile Plajı küçük bir plaj. Plaj taşlık. Denize girmek isterseniz sol taraftaki kayalıkların olduğu yeri tercih edebilirsiniz. Burada bir de kamp alanı mevcut. İsterseniz burada kamp yapabilirsiniz. Gitmeden yorumları okuyun derim! Gemile Koyu'nun giriş ücreti araç başı 35 TL. Burada bulunan işletmeden 2 şezlong ve 1 şemsiye kiralamak isterseniz ayrıca 60 TL vermeniz gerekiyor. İsterseniz kendi sandalye ve şemsiyenizi getirebilirsiniz. Gemile Koyu'nun konumu burada. Muğla koyları ve plajları listesinin en özel yeri olan Ölüdeniz dünya çapında bir üne sahip. Ölüdeniz denilince akla ilk gelen plaj Belcekız Plajı ya da diğer ismiyle Ölüdeniz Plajı'dır. Burası yaklaşık 3 km'lik bir halk plajı ve plajın girişi ücretsiz. Denizi çok güzel ve turkuaz mavisi. İsmi Ölüdeniz ama buranın denizi dalgalı ve hemen derinleşiyor yani çarşaf gibi değil. Yüksek sezonda oldukça kalabalık ve bundan dolayı da deniz ne yazık ki bulanık. Çocukların dikkat etmesi gerekiyor. Burada kendi sandalye ve şemsiyenizi de kullanabilirsiniz. Belcekız Plajı'nda denize girilecek en iyi yer kayalıklara doğru olan kısım bence deniz burada daha temiz ve daha sakin. Bir de Ölüdeniz'de konaklama yaptıysanız bu plajda sabahın ilk saatlerinde denize girin. İnanılmaz güzel bir keyfi var söyleyeyim. Ölüdeniz Plajı halk plajı olduğundan giriş ücretsiz. Ölüdeniz Plajı nam-ı diğer Belcekız Plajı nerede ve yol tarifi için buraya tıklayabilirsiniz. Buraya araç ile gidemiyorsunuz. Aracınızı Ölüdeniz merkeze park edip plaja yürümelisiniz. Yazın araç parkı biraz zor, özel otoparkları kullanabilirsiniz. Evet gelelim en enler listemize. The bestleri seçmek biraz zor olsa da aklımızı başımızdan alan koylar elbetteki var. Aşağıda sayacağım Muğla'nın en güzel koylarına muhakkak gidin derim. Muğla'ya ilk defa gelecekseniz, denize nerede girilir diyorsanız ve de vaktiniz genişse yolunuzu bir şekilde bu koylara düşürün, eminim pişman olmayacaksınız. En güzel koylar seçimlerimin çok sağlam olduğunu düşünüyorum. Turkuaz rengi suları görünce yüzmek için can atacaksınız. Denizden çıkmak istemeyeceksiniz. Şehir hayatının bunaltıcı atmosferine girdiğinizde aklınıza bu mavilikler gelecek ve bir sonraki seneyi iple çekeceksiniz. Hatta daha ileri safhada Muğla'ya yerleşmeyi düşüneceksiniz. Evet gelelim Muğla'nın en güzel koyları ve plajları listesine. Listemizdeki her yer deneyimlenmiş olup teste tabi tutulmuştur. Bir çok açıdan değerlendirdiğimiz bu güzel koy ve plajlar eminim sizi de mutlu edecektir. Bize özel olan bu listede burada bu koy da olmalı diyorsanız yorum kısmında bu yeri bizimle paylaşmayı unutmayın. - Armella Koyu - Orak Adası - Amos Koyu - Çiftlik Koyu ve Plajı - İztuzu Plajı - Palamutbükü - Kurubük - Çökertme Koyu ve Plajı - Arpabükü - Akbük Koyu ve Plajı - Ölüdeniz Plajı - Göcek Koyları - Kleopatra Plajı ve Sedir Adası Muğla'da bir sürü halk plajı var. Benim bildiğim ve gördüğüm kadarıyla aşağıda Muğla'daki halk plajı listesini bulabilirsiniz. Bu plajlar genelde plajın küçücük bir alanına sıkıştırılmış yerlerde bulunuyor. Bazılarında şezlong ve şemsiye varken bazılarında bunlardan eser yok. Bu plajlardaki şemsiyelerin hali de çok iç açıcı değil. Halk plajlarının çoğundan giriş ücreti alınmıyor. Eğer halk plajlarını kullanacaksanız tavsiyem kendi sandalyenizi ve şemsiyenizi yanınızda getirmeniz olacaktır. Artı yiyecek ve içecek tabiki. Bu şekilde daha rahat edebilirsiniz. Plajlarda bulunan işletmeleri değerlendirecekseniz kesinlikle önceden yorumlara ve menüye bakmanızı tavsiye ederim. Hayat pahalılığının uçuşa geçtiği bu dönemde tatil yapmak ne yazık ki lüks oldu. Bu açıdan her şeyi araştırmanızda fayda var. Gelelim Muğla'daki benim bildiğim halk plajlarına. - Akyaka Plajı Ula - Akbük Plajı Milas - İçmeler Plajı Marmaris - Turunç Halk Plajı Marmaris - Uzunyalı Plajı Marmaris Merkez - Çiftlik Halk Plajı Marmaris - Bozburun Halk Plajı Marmaris - İnlice Halk Plajı Fethiye - Manastır Halk Plajı Milas - Sarıgerme Halk Plajı Dalaman - İztuzu Plajı Ortaca - Ölüdeniz Halk Plajı Fethiye - Palamutbükü Datça - Kargı Koyu Halk Plajı Datça - İçmeler Plajı Bodrum - Kumbahçe Plajı Bodrum - Bardakçı Koyu Bodrum - Gümbet Plajı Bodrum - Ortakent Halk Plajı Bodrum - Kadıkalesi Plajı Bodrum - Küdür Plajı Bodrum - Türkbükü Plajı Bodrum - Torba Halk Plajı Bodrum Muğla'nın toplamda 13 ilçesi bulunuyor. Her ilçenin denize kıyısı yok. Muğla'nın denize kıyısı olan ilçeleri arasında Fethiye, Marmaris, Ortaca, Dalaman, Köyceğiz, Milas, Bodrum, Ula ve Datça ilçeleri bulunuyor. Bunun dışındaki illerin denize kıyısı yok. Bu sorunun cevabını genelde Muğla'ya öğrencilik için gelenler arıyor. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla merkezde Kötekli Mahallesi'nde bulunuyor. Muğla merkezde ve Kötekli'de deniz yok. Denize gitmek için en yakın adres Akyaka. Akyaka ile Muğla merkez arası yaklaşık 30 dk olduğu için hemencecik denize gidebilirsiniz. Muğla il olarak deniz kenarında bulunuyor. Akdeniz ile Ege Denizine ev sahipliği yapan Muğla yaklaşık 1500 km'lik kıyı şeridine sahip. Muğla'nın her ilçesi deniz kenarında değil. Muğla'nın en popüler ilçeleri olan Fethiye, Marmaris, Datça ve Bodrum'da deniz bulunuyor. Yatağan, Kavaklıdere, Menteşe ve Seydikemer ilçelerinin denize kıyısı yok. Muğla'da neredeyse yılın her döneminde denize girilebiliyor. Tabi kış ayları soğuk olsa da çılgın ruhlu insanlar kış falan dinlemiyor. Şöyle söyleyeyim biz Muğla'da kasım ayında bile denize girdik. Muğla'da denize girmek için en ideal dönem yaz ayları. Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül ayları denize girmek için en güzel aylardır. Muğla Koyları ve Plajları yazımın sonuna geldik. Umarım güzel bir liste olmuştur. Bu güzel masmavi koyların dilerim ki hepsini keşfedin. Vaktiniz dar ise en favori koy ve plaj listemizdeki yerleri gezin derim. Muğla mavi cennet. Her şeyi ile sizi bekliyor. Musmutlu gezmeleriniz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/mugla-merkez-gezilecek-yerler", "text": "Muğla'nın hemen hemen her ilçesini anlatıp Muğla Merkezi anlatmadan olmazdı. Ben ne yapayım, Muğla'nın o kadar güzel ilçeleri var ki Muğla merkeze daha yeni sıra geldi. Yaklaşık 4 yıldır Muğla'da yaşamanın verdiği tecrübe ile bu yazıyı yazıyorum. Muğla merkez gezilecek yerler listesi dolu dolu ve hepsi ayrı ayrı güzel. Bu arada Menteşe ilçesi, Muğla'nın merkez ilçesi olduğu için Muğla merkez gezilecek yerler listesi = Menteşe gezilecek yerler listesidir. Son olarak Muğla merkezde gezilecek yerler birbirine çok ama çok yakın. Birinden çıkıp birine giriyorsunuz. Dolayısıyla zaman açısından oldukça avantajlısınız. Sadece son anlattığım 2 yer merkezden birazcık uzak. Yazıma geçmeden önce Muğla merkezde ne yenir sorusunun cevabı için aşağıdaki yazıma göz atabilirsiniz. Gezdikten sonra acıkırsanız önerilerim işinize yarayacaktır. Biliyor musunuz bir çok öğrenci Muğla merkezde deniz var sanıp Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesini tercih ediyor.😀 Bu durum çok karıştırılan bir konu ve hemen açıklamak istiyorum. Muğla'yı bilmeyen insanlar Muğla Merkezde deniz olduğunu düşünüyor ama üzgünüm Muğla merkezde deniz yok. Muğla'ya en yakın deniz 28 km uzaklıkta Akyaka'da bulunuyor. Yani deniz var diye üniversite ya da iş açısından burayı tercih etmeyin, üzülürsünüz. Muğla merkezin bana göre çok ama çok büyük bir artısı var. O da Muğla çevresinde bir sürü gezilecek yer var ve Muğla merkez bu yerlerin tam orta noktasında yer alıyor. Sanırım Muğla'nın il olmasında da konum olarak haritada bu yerlerin tam ortasında olması etkili olmuş. Muğla merkez Fethiye'ye, Bodrum'a, Marmaris'e, Akyaka'ya, Aydın'a, İzmir'e, Denizli'ye oldukça yakın konumda ve ortalama 1-2 saat uzaklıkta bulunan bu yerlere kolayca ulaşım imkanı var. Muğla merkez ve Menteşe ilçesinin haritadaki konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Muğla merkeze uzak bir şehirden gelecekseniz en pratik yol uçak ile gelmek. Muğla'nın 2 havaalanı var. Biri Milas Bodrum Havaalanı diğeri de Dalaman Havaalanı. Her iki havalimanının Muğla merkeze uzaklığı aynı. Dalaman Havaalanı'ndan Muğla Merkeze servis yok. Bodrum Milas Havaalanı'ndan ise Muttaş'ın düzenli servisleri var. Muğla Merkez Bodrum Milas arası Muttaş servislerinin saatleri için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Muğla Menteşe Milas Bodrum Havalimanı seferi yaklaşık 1 saat 20 dakika sürüyor. Havaalanından Muğla merkeze dönüş saatleri uçakların iniş saatine göre değişiyor. Muğla Merkez Bodrum Milas Havaalanı Muttaş ücreti kişi başı 50 TL. Not: Muğla Otogarı yeni yerine taşındığı için ve otogarda merkeze uzak olduğundan Muğla merkeze kolayca ulaşmanız açısından Carrefour durağında inerseniz daha iyi olur. Muğla merkez gezilecek yerler birbirine çok yakın konumda olduğu için gezilecek yerleri yarım günde hızlı tempo ile tamamlayabilirsiniz. Sadece Karabağlar Yaylası ve Yılanlı Dağı merkeze biraz uzak olduğu için bu yarım güne +1, 2 saat daha ekleyebilirsiniz. Sindire sindire gezmek için 1 gün yeterli. Muğla merkez gezilecek yerler dediğim gibi birbirine çok yakın. Yürüyerek rahatlıkla her yeri gezebilirsiniz. Araç ile gelecekseniz aracınızı Kurşunlu Cami'nin arkasındaki kapalı otoparka park edip gezilecek yerleri alt üst edebilirsiniz. Muğla merkez gezilecek yerler listemize Kurşunlu Cami ile başlıyoruz. Kurşunlu Cami, 1493 yılında Menteşe beylerinden Esseyyid Şucaeddin Bey'in talimatı üzerine yaptırılmış. Klasik Osmanlı mimarisine sahip Kurşunlu Cami eskiden medrese olarak da kullanılmış. Kurşunlu Cami'yi diğer camilerden ayıran en önemli farkı 1853 yılında gördüğü tamir sırasında kubbesinin kurşunla kaplı olmasıdır. 510 yıllık tarihe sahip Kurşunlu Cami birçok kez tadilata alınmış ve biz gittiğimizde de tadilat görüyordu. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde de Geçen Kurşunlu Caminin içinde yer alan kalem işi süslemeler Rodos'tan getirilen kök boyalarla yapılmış. Caminin içinde bulunan Kabe ve yelkenli gemi resimleri görülmeye değer. Muğla merkezin sembolü olan bu camiyi görmeden dönmeyin. Muğla Kurşunlu Cami'nin konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Kurşunlu Cami'nin hemen yakınında bulunan Kültür Evi bizim Muğla merkezde en sevdiğimiz yerlerden biri. Burada bulunan kafeyi Menteşe Belediyesi işletiyor ve fiyatlar oldukça uygun. Gözleme, çay ve portakal suyu favorilerimiz. 1999 yılında kamulaştırılan Kültür Evi'nin tarihi 1800'lü yıllara dayanıyor. Önceden Şerefliler Ailesi' ne ait olan yapı, hem Türk hem de Rum mimarisini bir arada yansıtan bir özelliğe sahip. Muğla Kültür Evi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. Konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Kurşunlu Cami'ye oldukça yakın konumda olan Yağcılar Hanı zamanında kentin önemli bir ticaret merkeziymiş. Tarihi 1493 yılına dayanan Yağcılar Hanı eskiden yağhanelerin bulunduğu bir yerken günümüzde restore edilerek hem ticaret merkezi olarak hizmet veriyor hem de avlusundaki çınar ağacının gölgesinde bir dinlenme yeri olarak kullanılıyor. Bu çınar ağacının altında çay içmeyi unutmayın. Yağcılar Hanı'nın karşısında bulunan ve ara sokaklardan oluşan Arasta Çarşısı ve onlarca dükkan Eski Muğla'nın kültürünü bire bir yansıtıyor. 6 asırlık bir tarihe sahip olan Arasta Çarşısı Muğlalıların alışveriş için uğrak noktası. Siz de burada alışveriş yapabilir ya da yemek molası verebilirsiniz. Muğla kültürünü hissetmek istiyorsanız Arasta sokaklarında muhakkak yürüyüş yapın. Muğla gezilecek görülecek yerler listesinde en otantik mekanı Zahire Çarşısı diyebilirim. Restore edilmiş dükkanlarıyla ticaret burada hala canlı durumda. Ayrıca burada bulunan kafede oturup bu güzel havanın tadını çıkarabilirsiniz. Bu kafede kesinlikle kumda yapılan Türk kahvesini içmeyi ihmal etmeyin. Zahire Pazarı, Arasta Çarşısına çok yakın konumda olup, yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Şeyh Bedrettin Cami 1565 yılında Ulemadan Şeyh Bedrettin tarafından yaptırılmış. Bu zamana kadar bir çok restorasyon geçiren Şeyh Bedrettin Cami en son 2007 yılında restore edilerek yeni bir görünüm kazanmış. ama eski halinden fazla eser kalmamış. Camiye ismini veren Şeyh Bedrettin 'in mezarı da burada bulunuyor. Hacıkadı Evi'nin yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Geleneksel Muğla evlerinden biri olan Özbekler Evi, Hacı Hamzalar ve Ali Rıza Özbek evi olarak da biliniyor. Tarihi yaklaşık 225 seneye kadar değişiyor. İlk zamanlarda yapı toprak damlı iken sonradan belli tadilatlar geçirmiş ve yapıda kış evi, yaz evi, sahanlıklar, ev altları gibi mekanlar da yapılmış. Konum burada. Saatli Kule, 1895'te Muğla'nın ilk Belediye Başkanı olan Hacı Kadızade Süleyman Efendi ve eşi Pembe Ana tarafından yaptırılmış. Süleyman Efendi ve Pembe Ana, Şam şehrinde gördükleri kulenin bir benzerini hac dönüşü ünlü Rum usta Filvarus'a yaptırmış. Yine deryayı itasını ikan eyledi zuhur, Bahusus aktar-ı eshar vaktini ilan için, Bu mahalle bir muvakkithane yaptı bi kusur, Avrupadan celb edince herkese verdi süru, Kalmadı hiç ihtiyaç cep saati taşımaya, Aksi avaz ile alem vakti etti şuur, Muğla merkez gezilecek yerler listesinde bol bol Muğla'nın kendine özgü evleri bulunuyor. Bu evlerden biri de Hacıkadı Evi. Hacıkadı Evi'nin yapım tarihi 1875-1880 yılları arası olup geçmişi 130 yıl öncesine dayanıyor. Muğla'nın ilk belediye başkanı olan Hacıkadı Süleyman Efendi ve eşi Pembe Hatun bu evi oğulları Ömer Efendi için yaptırmış. Muğla için önemli olan tarihi saatli kule de aynı aile tarafından yaptırılmış. Hacı Kadı Evi 2004 yılında Muğla Valiliği tarafından tadilata alınmış ve 2005 yılında hizmet vermeye başlamış. Muğla'da kültürün kalbinin attığı yer burası. 1800'lü yıllarda yapılan Konakaltı Kültür Merkezi Hanı iki kattan oluşuyor. Zamanında bu hanın alt katında hayvan barınakları, ambarlar, dükkanlar yer alırken ikinci katında ise bölgeye gelen tüccarların ve işçilerin konaklayabileceği alanlar bulunuyormuş. Konakaltı Kültür Merkezi günümüzde Muğla Belediyesi tarafından restore edilerek günümüzde Muğla Belediyesi Eğitim, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğüne tahsis edilmiş. Burada halk oyunlarından tutun bir çok branşta halk eğitim merkezleri bulunuyor. Muğlalılar için burası velinimet. Muğla'nın şirin mi şirin müzesi Muğla Müzesine geldik. Muğla Müzesi 1994 yılında hizmete açılmış ve bölgede çıkan eserler bu müzede sergileniyor. Cumhuriyet Dönemi sonrasında bir süre cezaevi olarak da kullanılan Muğla Müzesi 4 kapalı teşhir, 1 açık teşhir alanı ile 5 bölümden oluşuyor. - Doğa Tarihi Bölümü - Gladyatör Salonu - Arkeoloji Salonu - Etnografya Salonu - Avlu Doğa Tarihi Bölümünde, Muğla çevresinde 5-9 milyon yıl önce yaşamış hayvan türlerine ait kemikler ve bitki fosilleri sergileniyor. Gladyatör Salonunda gladyatörlere ait mezar stelleri sergileniyor. Arkeoloji bölümünde antik dönemde günlük hayatta kullanılan eşyalar varken, Etnografya Salonunda Cumhuriyet Döneminden günümüze gündelik yaşamda kullanılan giyim kuşam eserleri, dokuma ve marangozculukla ilgili araç ve gereçler sergileniyor. Muğla Müzesi'nin yol tarifi ve konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Muğla Müzesi'nin hemen karşısında ve yanında bulunan kütüphane ve belediye binası Muğla kültürünü gösteren güzel yapılar burada güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Eski Muğla'yı görmek ve yaşamak istiyorsanız Saburhane Mahallesine gelmelisiniz. Saburhane Mahallesi buram buram tarih ve yaşanmışlık kokuyor. Saburhane Meydanı, resmi olarak mahalle olmasa da 400'e yakın tescilli evi 170'e yakın sivil mimarlık örneği yapısı, 100'e yakın sokağı, eski hanları, şadırvanları, arastası, meydanları ve camileriyle örnek bir Kentsel Sit alanı. Saburhane Meydanı adını bir zamanlar burada yer alan hapishaneden alır. Saburhane Meydanı farklı ve güzel mimarisiyle, Türk-Rum halklarının yaşadığı ve güzelleştirdiği bir yerleşim yeri. Hafta sonu yürüyüş yapmak isterseniz Saburhane'den yukarıda görünen bayraklı tepeye yürüyüş yapıp enfes bir Muğla manzarası yakalayabilirsiniz. Son olarak aklıma gelmişken burada bulunan Apostol Hanına uğramayı unutmayın. Muğla merkezden biraz açılıp Karabağlar Yaylasına gidiyoruz. Bir çok dizinin ve filmin çekildiği Karabağlar Yaylasında bir çok otantik restaurant bulunuyor. Karabağlar Yaylası içinde bakkalı, mescidi, lokantası, fırını, kasabı, demircisi, berberi, tandırı gibi unsurlarıyla kahve evleri bulunuyor. Karabağlar Yayla Kahvelerinde geçmişte ortaoyunu ve kukla gösterileri, film gösterileri yapılmış, yağlı pehlivan güreşleri düzenleniyormuş. Koruma altına alınan bu kahveler şunlar: Tozlu, Ayvalı, Berberler, Keyfoturağı, Polis, Süpüroğlu, Vakıf, Hacıahmet, Cihanbeğendi, Yenikahve, Narlı, Kozlu, Kadıkahve, Kırkahve, Gökkıble, Topallar, Sece. Adı geçen kahvelerden Süpüroğlu ve Keyfoturağı birer dinlenme yeri ve restoran olarak hizmet vermeye devam ediyor. Keyifoturağı Muğla Belediyesinin mülkiyetinde, Süpüroğlu da şahıs mülkiyetinde. Kafayı dinlemek ve güzel bir keyif yapmak için Karabağlar Yaylasını rahatlıkla önerebilirim. Konum için buraya tıklayabilirsiniz. Muğla'nın en yüksek tepesi olan ve karaçam ormanlarıyla çevrili muhteşem bir doğaya ev sahipliği yapan Muğla Yılanlı Dağı Muğla şehir merkezine yaklaşık 20 km uzaklıkta yer alıyor. Bu dağ, bizim favori destinasyonlarımızdan biri. Bünyesindeki mesire alanları bahar ve yaz aylarında piknik yapmak ve doğa yürüyüşü yapmak için oldukça ideal. Aynı zamanda bir de restoran bulunan Muğla Yılanlı Dağı'nda doğanın tadını çıkarırken sevdiklerinizle keyifli saatler geçirebilirsin. Dağa en yakın köy, Menteşe'ye bağlı Özlüce Köyü olup, ziyaretin sırasında köyü de seyahat planına dahil edebilirsin. Bu köyde ilginizi çekerse fosil alanı bulunuyor. Kış aylarında karlarla kaplanan Muğla Yılanlı Dağı'nın bembeyaz görünümü görülmeye değer bir manzaraya sahip. Hatta öyle ki Muğla'nın ilk karı genelde buraya düşüyor. Bu da bölgede yaşayanların bir hayli ilgisini çekmeyi başarıyor. Ayrıca Yılanlı Dağı'nda genellikle mayıs ayında düzenlenen Muğla Yörük Türkmen Şenlikleri ile adeta baharın gelişi büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Çevre köylerden büyük bir katılımın gerçekleştiği şenlikte el yapımı ürünler, yöresel lezzetler satışa sunulurken, bununa yanı sıra çeşitli halk oyunları ve gösteriler de sergileniyor. Yılanlı Dağı'nın konumu burada. Muğla merkez gezilecek yerler listemiz bu kadar. Burada şunu belirteyim konum olarak Muğla'nın Menteşe ilçesine bağlı Damla Deresi ve Kerimoğlu Türkü Evi Ula Gezilecek Yerler başlıklı yazımda anlattım. Eğer vaktiniz varsa bu iki yere de gitmenizi tavsiye ederim. Muğla öğrenci şehri olmasından dolayı özellikle Kötekli yani üniversitenin olduğu yer gece hayatı noktasında oldukça canlı. Muğla merkez gece hayatı tabi ki Bodrumla, Marmarisle karşılaştırılamaz ama yine de çok sönük değil. Mekanlar her zaman açık olmasa da güzel işler çıkaran kulüpler var. Bazı mekanlar zaman zaman güzel sanatçılar ve dj'ler de çıkartıyor. Muğla merkez gece hayatından bazı mekanları aşağıya sıralıyorum. Muğla merkezde iyi ve kaliteli hizmet veren gece kulüplerini aşağıya sıralıyorum ama dediğim gibi beklenti çok yüksek olmasın. Gitmeden önce ön araştırma yapmanızda fayda var. - Mabolla Life & Art - The Wind - Kukla 90s Pub - Meyland Pub - Terrace Bar - Muğla'da Gezilecek Yerler | En Güzel 40 Nokta - Fethiye Gezilecek Yerler - Bodrum Gezilecek Yerler - Marmaris Gezilecek Yerler - Datça Gezi Rehberi - Dalaman Gezilecek Yerler - Akyaka Gezi Rehberi - Milas Gezilecek Yerler - Köyceğiz Gezi Rehberi - Yatağan Gezilecek Yerler - Seydikemer Gezilecek Yerler"} {"url": "https://bujuyollarda.com/mugla-merkezde-ne-yenir", "text": "Muğla merkeze gelirseniz ya da buradan geçerseniz sizi aç bırakmayacak çok güzel önerilerimle karşınızdayım. Muğla merkezde ne yenir diye araştırıyorsanız tam da doğru adrestesiniz. Mekan önerilerimle nokta atışı yapmış olacaksınız. Tam bir gurme sayılmasam da damak tadıma güvenirim. Damak tadının yanında bir mekanda önem verdiğim iyi hizmet, güler yüz faktörleri de benim için oldukça önemli. Aşağıda saydığım mekanlar Muğla standartlarına göre benden geçerli puan alan yerler. Tecrübelerim bana ait ve denenmiş yerlerden oluşuyor. Sizin de Muğla merkezde öneriniz varsa yorum kısmında benimle paylaşmayı unutmayın. Not: Muğla merkezde yemek olayı tamamsa merkezde gezilecek yerler için \"Muğla Merkez Gezilecek Yerler | Menteşe Gezilecek Yerler\" başlıklı yazıma göz atabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/mugla-selaleleri", "text": "Türkiye'nin en güzel illerinden biri olan Muğla tam anlamıyla bir cennet. Muğla'da doğa her anlamıyla bizlere görsel şölen sunuyor. Bizim hala gitmediğimiz noktaları olan Muğla'da o kadar çok gezilecek yer var ki gez gez bitmiyor. Muğla'da doğal güzellik olarak kanyonlar, şelaleler, akarsular, koylar, plajlar, dağlar, taşlar ne ararsınız var. Taş demişken sallamadım Muğla'da fosil alan bile var.😊 Ben de bu yazımda hepsi birbirinden güzel olan Muğla Şelaleleri listesini sıralamak istedim. Muğla'da irili ufaklı şelaleler vardır ama ben listeme Muğla'da görülmesi gereken şelaleleri yazıyorum. Yazdığım bu şelaleler gerçekten görülmeye değer. Vaktiniz varsa buraları kesinlikle ziyaret etmelisiniz. Konum olarak bu şelaleler sırasıyla Muğla'nın Marmaris Köyceğiz Seydikemer ilçelerinde bulunuyor. Bu şelalelerden bizim favorimiz Turgut Şelalesi.:) Hadi şimdi bu yerlerin detaylarına inelim. Muğla Şelaleleri arasında en favori şelalemiz olan Turgut Şelalesi saklı bir cennet gibi. Su ile ormanın sarmaş dolaş olduğu Turgut Şelalesi toplamda 5 şelaleden oluşuyor. Sığla ağacı, çamlar ve çınar ağaçları gökyüzünü kapatmış burada. Ağaçların arasında doğanın içine gizlenmiş olan Turgut Şelalesi oluşturduğu doğal havuzlarıyla Marmaris sıcağında insanlara güzel bir serinleme imkanı veriyor. Marmaris Turgut Şelalesi'nde suyun sıcaklığı yazın 15-20 dereceye kadar düşebiliyor. Yazın Marmaris'in 45 derecelik sıcağını düşündüğümüzde bu havuza girmek enfes olmaz mı ? 🙂 Turgut Şelalesi'nin yürüme mesafesi uzunluğu yaklaşık 1 km. Merdivenlerden ilerlediğinizde şelaleler son buluyor ve aşağıdaki fotoğraflarda gördüğünüz yeşil cennete ulaşıyorsunuz. Burada yosunlar ağaçları sarmış ve doğal bir güzellik oluşturmuş. Turgut Şelalesi'nin giriş noktasında bazı işletmeler var buralarda çay-kahve molası verebilirsiniz ya da kahvaltı yapabilirsiniz. Marmaris'e gelirseniz gezilecek yerler listenize Turgut Şelalesi'ni kesin ama kesin almalısınız. Turgut Şelalesi'nin giriş ücreti yok. Girişler ücretsiz. Burada ücretsiz otopark da var. Turgut Şelalesi'nin herhangi bir giriş-çıkış saati de yok. Gündüz istediğiniz zaman buraya gelebilirsiniz. Marmaris ile Turgut Şelalesi arası mesafe 36 km. Turgut Şelalesi Marmaris'e Bayır ile Turgut Köyleri arasında kalıyor. Şelaleye 1 km kala yol asfaltken 1 km kadar yol toprak zemin oluyor. Turgut Şelalesi'nin haritadaki konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Muğla şelaleleri listemizin en gizli noktasına geldik. Son zamanlarda bilinirliği daha da artan ve Köyceğiz'de bulunan Toparlar Şelalesi tam bir saklı cennet. Şelaleye gitmek için Köyceğiz-Muğla yolu istikametinde ilerlemelisiniz. Sağ tarafınızda bir yol ayrımında küçük bir tabelası var. Burayı kaçırırsanız ileriden U çekerek aynı yolu geri gelmeniz gerek o yüzden yavaş ve dikkatli olun. Yol ayrımından döndükten sonra aracınızı park edip yolun devamını yürüyerek gitmeniz gerekecek. Yürüyerek ormanın içine dalıp kayaların üzerindeki kırmızı beyaz boyaları takip ediyorsunuz. Yaklaşık 15-20 dakikalık bir yürüyüşten sonra ilk ve büyük şelalenin olduğu yere ulaşıyorsunuz. Köyceğiz Toparlar Şelalesine giriş ücretsiz. Buraya gelirken yüzmek ve yürüyüş için gereken malzemeleri yanınızda bulundurmayı unutmayın. Köyceğiz Toparlar Şelalesi arası mesafe yaklaşık 12 km. Toparlar Şelalesi Köyceğiz Muğla yolu üzerinde bulunuyor. Buranın tabelası var ile yok arasında. Şelalenin giriş yolu köprünün hemen çıkışında ve giriş yolu Köyceğiz'den Muğla'ya giderken sağda kalıyor. Dönemeç sonrası topraklı yol var. Dönemeci kaçırmamak için yavaş gitmeniz gerekiyor. Toparlar Şelalesi'nin yol tarifi ve haritadaki konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Toparlar Şelalesine gelmişken Köyceğiz Gezilecek Yerler listeme de göz atmayı unutmayın. Allah Muğla'ya doğa konusunda çok cömert davranmış desek yeridir. Muğla'nın Seydikemer ilçesinin cennetlerinden biri olan Gizlikent Şelalesini görünce bunu çok iyi anlayacaksınız. Şelalenin oldukça güzel biraz da zorlu bir parkuru var. Buraya gelirken suda yürüyüş yapacağınız için deniz ayakkabısı getirin. Ola ki ayakkabınız yoksa buradan da kiralayabilirsiniz. Seydikemer'in sıcağında serinlemek için sizi aşağıda efsane bir şelale bekliyor. Şelaleye ulaşmak için yaklaşık 300 basamak inmeniz gerekiyor. Daha sonra suyun içinde yürüyüp şelaleye ulaşıyorsunuz. Gizlikent Şelalesi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. Giriş ücretsiz. Sadece 10 TL araç park ücreti alınıyor. Burada bulunan restoranda bir şey yerseniz araç park ücreti hesaptan düşülüyor. Saklıkent Kanyonuna çok yakın olan Gizlikent Şelalesi, kanyona kadar gelmişken görmeniz gereken bir yer. Yolu biraz kötü olsa da kesinlikle gitmeye değer. Konum burada. - Muğla'da Gezilecek Yerler | En Güzel 40 Nokta - Muğla Merkez Gezilecek Yerler - Fethiye Gezi Rehberi - Bodrum Gezi Rehberi - Marmaris Gezi Rehberi - Datça Gezi Rehberi - Dalaman Gezilecek Yerler - Akyaka Gezi Rehberi - Milas Gezi Rehberi - Ortaca Gezilecek Yerler - Köyceğiz Gezi Rehberi - Yatağan Gezilecek Yerler - Ula Gezi Rehberi - Seydikemer Gezilecek Yerler"} {"url": "https://bujuyollarda.com/mugla-tekne-turlari", "text": "Yaklaşık 1500 km kıyı uzunluğuna sahip bir il olan Muğla birbirinden güzel koy ve plajlara sahip. Haritadan baktığınızda göreceğiniz kıvrımlı yapıların çoğunda bir cennet yatıyor. Hele bir de sosyal medyadan buraları görünce bir teknem olsa da bu koyları tek tek keşfetsem hayalleri kuruyor insan. Tekneniz olmasa da Muğla'ya tatil planlarsanız bu tatilde yapmanız gereken en önemli şey ya günübirlik tekne turu ya da özel tekne turları ile bu koyları keşfetmek olmalı. İşte Muğla tekne turları başlıklı bu yazım ile Muğla'da nerelerde tekne turuna katılmalısınız tam da bu noktaya değineceğim. Kendimi bazen Muğla tanıtım elçisi gibi hissediyorum. 😂 Ürettiğim tüm içerikler bu güzellikleri size göstermek için. Gerçekten Muğla, ilçeleri ile çok özel bir il. Özellikle büyük şehirlerden buraya gelenlerle görüştüğümde herkes Muğla'yı ayrı bir kefeye koyuyor. Haklılar da! Çünkü Muğla doğal güzellikleri, toprağında yatan derin tarihi ve kendine özgü kültürüyle çok özel bir şehir. Muğla'nın koyları ve plajları ise bir başka güzel. Eğer buraya tatil planlıyorsanız ve aklınızda tekne turu varsa çok doğru bir yazıdasınız. Bu güzel ilin ilçelerinde birbirinden güzel koylara gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Bu arada Muğla merkezde deniz yok onu da belirteyim. Yani bizim tekne turu için Muğla'nın ilçeleri ile işimiz var. Muğla tekne turları yazımı ilçelere göre yazacağım. Bu ilçelerde ya da mahallelerde kendim bizzat tecrübe ettiğim tekne turlarının detaylı yazılarını başlıklar altına bırakacağım. Bu tekne turlarını önem sırasına göre yazdım. Yani ilk yazdığım tekne turu Muğla'da tekne turu için ilk hedef noktanız olmalı. Başlıklara geçmeden şunu da belirteyim. Muğla'da tekne turu için en iyi aylar haziran ve eylül ayları. Yüksek sezonda hele bayramlarda buralar ana baba günü. Bu zaman dilimlerinde Muğla'da tekne turuna katılacaksanız önden rezervasyon yapmanız iyi olur. Bir de tekne turu fiyatlarını buraya yazmayacağım. Çünkü ülkemizdeki enflasyon durumundan dolayı her şey değişiyor. Tekne turlarının fiyatları ve detayları için yazılarımda bıraktığım numaraya WhatsApp'tan ulaşıp detaylı bilgi alabilirsiniz. - Göcek Tekne Turu - Fethiye Tekne Turu - Marmaris Tekne Turu - Bodrum Tekne Turu - Datça Tekne Turu - Ölüdeniz Tekne Turu - Akyaka Tekne Turu Muğla tekne turu rotaları arasında en favori noktam tabi ki Göcek tekne turu. Göcek, Muğla'nın Fethiye ilçesinin bir mahallesi. Göcek ile Fethiye arası yaklaşık 25 dakika. Yani birbirlerine oldukça yakın 2 yer. Yolunuz Fethiye'ye düşerse Göcek'i görmeden evinize dönmeyin. Göcek'e geldiniz peki ne yapacaksınız ? En başta yapmanız gereken ister günübirlik isterseniz de konaklamalı tekne turuna katılmak olsun. Göcek'in efsane koylarını muhakkak tekne turu ile keşfedin. Göcek, Muğla'da tam anlamıyla yat turizminin merkezi. Büyüğünden küçüğüne tüm tekneler, yatlar Göcek'i mesken tutmuş. Göcek'in harika koylarını keşif için dediğim gibi tekne turu şart. Araba ile gidilen koy sayısı burada az. Göcek tekne turları 12 Ada tekne turu diye de geçiyor. Göcek'te birbirinden güzel adalar var ve bu adalar da turkuaz rengi, tertemiz koylara sahip. Muğla'da tekne turu için ilk önceliğiniz mümkünse Göcek olsun. Emin olun buna değecek. Özellikle Kleopatra Hamam Koyu, Akvaryum Koyu ve Yassıca Adalar kalbinizi çalacak güzellikte. Göcek tekne turu için aşağıdaki yazıma muhakkak göz atın. Göcek sonrası Muğla'da tekne turu için 2. rotanız Fethiye olmalı. Muğla'nın en bilindik ve en güzel ilçelerinden biri olan Fethiye hem tarihi güzelliği hem de koylarıyla efsane bir yer. Yıllardır buraya gideriz ve her defasında emekli olsak da şuraya yerleşsek kafasına gireriz. Fethiye'nin birbirinden güzel koyları var. Şunu belirteyim bu yazımda Fethiye'nin mahalleleri olan Göcek ve Ölüdeniz'den ayrı ayrı tekne turları kalkıyor. Burada benim bahsedeceğim tur Fethiye merkezden kalkan tekne turları. Fethiye merkezden kalkan tekne turları yine sizi çok güzel koylara götürüyor. Akvaryuma mı düştüm diye düşünüyor ve sudan çıkmak istemiyorsunuz. Şnorkeliniz yüzünüze yapışıyor ve bir parçanız oluyor.🤿 Tekne ile gidilen Fethiye koyları da 12 Adalar tekne turu olarak geçiyor. Fethiye ile Göcek koyları neredeyse birbirine yakın. Fethiye'de de tekne turuna katılmış biri olarak söylüyorum; burada da muhakkak tekne turuna çıkın. Fethiye'de Katrancı Adası Koyu, Tersane Adası, Yassıca Adalar, ve Kızıl Ada gibi araba ile gidilemeyen çok güzel koyları tekne turu ile görebilirsiniz. Fethiye tekne turu için aşağıda bıraktığım yazıma muhakkak göz atın. Burayı da şiddetle tavsiye ediyorum. Doğduğum toprak olan Marmaris benim için çok özel bir yer. Gönül bağım da var ama buraya torpil geçmeden söylüyorum; Marmaris'in koyları da çok güzel. Akvaryum gibi koylara sahip. Marmaris'te her yerde bir girintili yer var ve buna bağlı olarak da bu girintilerde de çok özel koylar var. Marmaris'e geldiğinizde yapmanız gerekenlerin başında tekne turuna katılmak gelmeli. Burada ister konaklamalı isterseniz de günübirlik tekne turlarına katılabilirsiniz. Tekne turlarına katılmak Marmaris'in kordon boyundan kalkan teknelerden birine binmeniz yeterli olacaktır. Marmaris tekne turları sabah 10 gibi başlıyor akşam 18 gibi bitiyor. Bir çok günübirlik tekne turunda olduğu gibi bu tekne turlarında da öğlen verilen yemek ödediğiniz ücrete dahil. Marmaris tekne turları farklı rotaları takip etse de genel olarak Kumlubük, Amos Koyu, Kadırga Koyu ve Akvaryum Koyu gibi koylara gidiyor. Eminim bu güzergahı da çok seveceksiniz. Detaylar için aşağıdaki yazıma muhakkak göz atın. Rezervasyon numarası yazının içinde. Bodrum, magazin kültürünün etkisinden dolayı hep gece hayatıyla bilinse de Bodrum'un gündüzü de bambaşka. Eğer Bodrum'a gidiyorsanız hedefinizde ilk etapta gece hayatı olabilir ama buraya kadar gelmişken de muhakkak Bodrum koylarını görün derim. Emin olun Bodrum'da çıkacağınız tekne turu buna değecektir. Bodrum'da hele bir Orak Adası var ki dillere destan. Görünce ben cennete mi düştüm diyorsunuz. Masmavi, tertemiz bir deniz ve çok güzel bir doğa. Sadece Orak Adası da değil tekne turunda gideceğiniz diğer koylar da çok özel. Bodrum tekne turları genel olarak Orak Adası tarafına sefer düzenliyor. Bu koyun dışında Tavşan Burnu Koyu, Kızıl Ada Koyu ve Alman Koyu da gidilen koylar arasında yer alıyor. Aşağıda Bodrum tekne turu ile ilgili detaylı bir şekilde kaleme aldığım yazıyı bırakıyorum. Göz atmayı unutmayın. Muğla'da en son katıldığımız tekne turu Datça'da oldu ve buraya resmen aşık olduk. Araba ile gidilen Datça koyları da çok güzel ama tekne ile gidilenler bambaşka. Datça, Muğla'nın en uç noktası ve burası bir yarımada. Yarımada olunca da her yerden bir koy çıkıyor. Datça tekne turlar genel olarak Datça merkezden ve Palamutbükü'nden kalkıyor. Tekneler sabah 10 gibi tura başlıyor akşam 18 gibi tekrar kalkış yerine dönüyor. Datça'nın koyları da çok güzel. Tekneden denize baktığınızda 10 metre derinliği rahat bir şekilde görüyorsunuz. Aşağıda Datça tekne turu deneyimimizin detaylarını bulabilirsiniz. Sorunuz olursa iletişim numarası da yazıda var. Datça ile ilgili yazdığım diğer yazılar da aşağıda. Datça'ya gelirseniz bu yazılarıma muhakkak göz atın. Muğla denilince akla ilk gelen yerlerden biri tabi ki Ölüdeniz. Ölüdeniz doğa olarak muhteşem bir coğrafya. Burada öyle güzel koylar ve plajlar var ki resmen dibiniz düşüyor. Dünyaca ünlü bir yer olan Ölüdeniz'de çok önemli iki yer var. Bunlardan biri Kumburnu Plajı diğeri de Kelebekler Vadisi. Ölüdeniz'e geldiğinizde buraya en az 2 gün ayırmalısınız. Bu 2 günden bir günde de tekne turuna çıkıp Ölüdeniz koylarını keşfetmelisiniz. Ölüdeniz koyları çok güzel. Burada St. Nicholas Adası, Soğuk Su Koyu, Kelebekler Vadisi en favori yerlerimiz arasında. Bir çok kişi Kelebekler Vadisi için Ölüdeniz tekne turuna katılıyor. Şunu belirteyim yazın Ölüdeniz çok ama çok kalabalık. Hatta Ölüdeniz'e inen yokuşta kmlerce araç kuyruğu oluyor. Kalabalık ne yazık ki kaliteyi düşürüyor. Ölüdeniz tekne turu için en doğru zaman bana göre Haziran ve Eylül ayları. Tekne turu dışında Ölüdeniz'e gelirseniz yapmanız gereken bir çok şey var. Bunlarla ilgili de çok detaylı yazılarım var. Aşağıya bütün bağlantıları bırakıyorum. - Ölüdeniz Tekne Turu Tavsiyesi Fiyatlar Rotalar - Ölüdeniz Gezilecek Yerler Listesi - Ölüdeniz Koyları ve Plajları Muğla tekne turu yazımda son durağımız Akyaka. Muğla'nın son yıllarda en popüler yeri Akyaka oldu. Gelen giden herkes Akyaka'yı araştırıyor ve Akyaka'yı soruyor. Akyaka aslında küçük bir yer. Yazın o kadar kalabalık oluyor ki bu kalabalıklığı ne yazık ki kaldıramıyor. Akyaka'ya gelirseniz buradan kalkan günübirlik tekne turlarına katılabilirsiniz. Akyaka tekne turları Ziraatçiler Koyu, İncekum Plajı, Sedir Adası & Kleopatra Plajı ve Lacivert Koy gibi yerlere uğruyor. Bu yerlerden Sedir Adası en popüler ve en bilindik yer arasında. Akyaka'ya gelirseniz vaktiniz varsa tekne turuna katılın. Tekne turları Akyaka merkezden saat 10 gibi kalkıyor akşam 17-18 arası tekrar götürüyor. Detaylar için yazılarımı aşağıya bırakıyorum. - Akyaka Tekne Turu Tavsiyesi Fiyatları Rotası - Akyaka Koyları ve Plajları - Akyaka Gezilecek Yerler Listesi Muğla tekne turları günübirlik ve yatılı tekne turu ayrımına göre fiyatlandırılıyor. Günübirlik tekne turları bölgeden bölgeye değişse de fiyatlar 500 800 TL arasında. Ödediğiniz bu ücrete öğlen yemeği dahil oluyor. Muğla'da tekne turu yapmak için en güzel yerler sırasıyla Göcek, Fethiye, Marmaris, Bodrum ve Datça. Hepsi ayrı güzel ama Göcek bir adım daha önde."} {"url": "https://bujuyollarda.com/muglada-gezilecek-yerler", "text": "Baştan söyleyeyim, yaklaşık 7 yıldır Muğla merkezde yaşamanın verdiği tecrübeyle Muğla gezilecek yerler başlıklı bu yazıyı yazıyorum. Muğla'yı gezebildiğimiz kadar gezmiş olsak da burası öyle bir şehir, öyle bir doğa cenneti ki hala keşfedemediğimiz yerleri var. Blogumda en fazla yeri kaplayan ve hemen aşağıda bağlantıları bulunan Muğla ve ilçe gezi yazılarımdan Muğla uzmanı olduğumu net bir şekilde anlayabilirsiniz. Hazır böyle yazılarım varken bir de genel olarak Muğla'da Gezilecek Yerler | En İyi 40 Tarihi ve Doğal Yer yazısını yazmak istedim. Muğla'da gezilecek yerler normalde 40'dan fazla iken ben mutlaka gidilmesi ve görülmesi gereken yerleri yazıyorum. Gezilmesi gereken 40 nokta size biraz fazla gelebilir ama bu yerler gerçekten listeme girmeyi hak eden yerler. Muğla'ya gelecekseniz ve geniş vaktiniz varsa bu yazdığım yerlere kesinlikle gitmeye çalışın, pişman olmazsınız. Peki bu yerleri kaç gün içinde, nasıl gezebilirim derseniz onun da cevabı bende. Muğla gezi planı için bu yazıma muhakkak göz atın. Muğla'yı plansız gezmeniz sizi oldukça yorabilir. Dolayısıyla iyi bir gezi planı şart. Muğla'da gezilecek yerlere geçmeden önce Muğla hakkında ön bilgi edinmeniz için bazı küçük bilgiler vermem gerekiyor. Bunlar hap niteliğinde bilgiler. Ön bilgi edinmeniz gezeceğiniz yerlerin konumunu anlamanızda ve gezi planınızı kolayca oluşturmanızda size faydalı olacaktır. Muğla'nın toplamda 13 ilçesi bulunuyor. Bu ilçelerden bazıları Muğla merkezden kat ve kat daha büyük. Muğla'nın il olmasındaki keramet sanırım bu ilçelerin tam orta noktasında bulunuyor olması diye düşünüyorum. Muğla merkez neredeyse her noktaya yakın konumda. Örneğin merkez, Fethiye'ye ve Bodrum'a aynı uzaklıkta yer alıyor. Yani Bodrum'dan Fethiye'ye gitmek isteseniz yaklaşık 4 saatlik bir yol varken, Muğla merkezden bu yerlere 1-2 saat içinde kolayca ulaşım sağlayabiliyorsunuz. - Bodrum - Dalaman - Datça - Fethiye - Kavaklıdere - Köyceğiz - Marmaris - Milas - Menteşe - Ortaca - Seydikemer - Ula - Yatağan Muğla merkez yukarıda dediğim gibi kendisine en uzak ilçelerinin tam ortasında bulunuyor. Hem kıyı uzunluğu hem de kara yolu olarak çok geniş alana sahip. Muğla merkezde deniz yok. Merkeze en uzak ilçe Seydikemer ilçesi. Onu sırasıyla Datça ve Fethiye ilçeleri takip ediyor. Muğla'nın Bodrum, Milas, Datça, Marmaris, Ula, Menteşe, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman, Fethiye ve Seydikemer ilçelerinin denize sınırı varken Yatağan ve Kavaklıdere ilçelerinin denize sınırı yok. Aşağıda Muğla merkez ile diğer ilçeler arası mesafeyi bulabilirsiniz. - Muğla Merkez Bodrum arası 110 km,"} {"url": "https://bujuyollarda.com/mugladaki-en-guzel-manzara-noktalari", "text": "81 ilin içinde doğa, kültür, tarih açısından Muğla'yı kaçıncı sıraya koyarsın diye bir soruyla karşılaşsam bunun cevabı ilk 3 olur kesin. Bu şehirde ne ararsanız var. Özellikle doğa burada o kadar güzel manzaralar sunuyor ki ruhunuz açılıyor. Bizde yerel Muğla rehberi olarak bu manzaraları \"Muğla'daki En Güzel Manzara Noktaları\" başlığı altında toplayalım dedik. Muğla'da 5 yıldır yaşayan bir çift olarak biz Muğla aşığıyız. Altını üstüne getirdikçe, her ilçeyi, hemen hemen her koyu bilince Muğla'da sağlam bi yerel rehber olduk. Haliyle Muğla'ya plan yapacak olanlar Google'da direkt bujuyollarda. com ile karşılaşıyor ya da instagramdan bize yazıyorlar.😊 Baktık olmuyor sitede Muğla'yı ana başlık kategorisi yaptık. Şimdi de yukarıda dediğim gibi Muğla'dan nefes kesici manzaraları paylaşmak istedik sizinle. İşte güneşin batarken görsel şölen sunduğu, bakmalara doyamayacağınız Muğla'daki En Güzel Manzara Noktaları. Türkiye'nin her yerinde birbirinden şahane manzaralara şahit olabilirsiniz. Muğla'da da insanın nefesini kesecek nitelikte yerler göreceksiniz. Abartma Buju demeyin bence çünkü bu manzara noktalarını gördüğünüzde bana hak vereceksiniz. Bu yerlere ulaşmak için araç şart bilginiz olsun. Hatta mümkünse buralara altı yüksek araç ile gidin. Çünkü bu manzara noktalarının bir çoğunun yolu bir noktadan sonra toprak oluyor. Fazla lafı uzatmayayım gelsin Muğla'daki en güzel manzara noktaları listesi. Efsane Ölüdeniz manzarası nerede izlenir diyorsanız adres kesinlikle Montana Tepesi. Atın portatif sandalyelerinizi ve sonrasında manzaranın tadını çıkartın. Hele bir de buraya gün batımına geldiyseniz off da off. Montana Tepesine normalde araç ile gidebiliyordunuz fakat yakın zamanda gidiş yolu araç girişine kapatıldı. Arabanızı Garcia Otel'in önüne bıraktıktan sonra yaklaşık 20 dakikalık yürüyüş ile Montana Tepesine ulaşabilirsiniz. Değer mi derseniz bence bu manzaraya kesinlikle değer. Muğla'nın özellikle son zamanlarda en popüler noktası olan Kelebekler Vadisi yukarıdan çok güzel bir manzaraya sahip. İnanılmaz keyifli bir yer. Çok etkileyici bir manzaraya sahip olan Kelebekler Vadisi ile ilgili tüm detayları bu yazımda bulabilirsiniz. Sadece şunu belirtmek istiyorum. Kelebekler Vadisini üstten gören yerde fotoğraf çekilirken çok dikkatli olun. Buradaki kayalıklar çok tehlikeli. Ne yazık ki zamanında buradan düşüp ölenler oldu. Muğla'da en iyi manzara noktaları arasında yer alan Radar Tepesi'ne gitmesi çok zahmetli olsa da manzara burada efsane. Yolu bayağı kötü olan Radar Tepesine çıkmak için altı yüksek bir araç ya da 4 4 jeep ile gitmek lazım. Çıktığımıza değecek bi manzara var mı burada Buju diye sorarsanız bence kesinlikle buna değer bir manzara var. Bir yanda İztuzu Plajını diğer yanda Sülüngür Gölünü görüyorsunuz. Radar Tepesi ile ilgili tüm detaylar için sizi Ortaca Gezilecek Yerler başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Muğla'daki en güzel manzara noktalarından biri olan Çandır Seyir Terası, İztuzu Plajı'nı kuşbakışı görebileceğiniz diğer bir yer. Bir çok manzara noktasında olduğu gibi buraya gitmek biraz zahmetli. Gittiğinizde de iyi geldik, bu zahmete değdi diyeceksiniz. Çandır Seyir Terası'nın tam karşı noktasında yukarıda bahsettiğim Radar Tepesi var. Hangisinden manzara güzel diye soracak olursanız Çandır bana göre daha önde diyebilirim. Çandır Seyir Terası'nın konumu burada. Muğlalılar arasında Muğla ikiye ayrılır. Bir tarafta Yukarı Muğla diğer tarafta Aşağı Muğla. Bu ayrımın sınır çizgisi de Sakar Geçidi'dir. Benim bahsettiğim Sakar Seyir Terası bilinenin aksine Sakar Geçiti üzerinde değil. Sakar Seyir Terası Muğla merkez tarafında Sakar Geçidi'ne gelmeden sağa dönerek ulaştığınız bir yer. Yolu Radar Tepesini aratmıyor. Manzarası efsane. Tüm detaylar Akyaka Gezilecek Yerler başlıklı yazımda. Bodrum Gümbet'te bulunan Yel Değirmenleri Bodrum manzarasını görebileceğiniz en iyi yer diyebilirim. Buradan Bodrum'un bembeyaz evleri çok güzel görünüyor. Fakat burada bulunan yel değirmenleri çok bakımsız durumda. Biraz da alkolcülerin mekanı olan yel değirmenlerinin bir tarafında Bodrum merkezi diğer tarafında Gümbet tarafını görebilirsiniz. Yel Değirmenlerine akşam gelirseniz, ışıl ışıl Bodrum'u izlemeye doyamazsınız. Muğla'nın en güzel manzara noktaları listeme Marmaris'ten bir yer koymasam olmazdı. Marmaris'in bir çok noktası güzel ama bize göre en güzel seyir noktası Amos Antik Kenti'nin bulunduğu yer. Antik dönemde yaşayan insanlar nereye kent kuracağını çok iyi biliyormuş. Amos'a gidince ne demek istediğimi anlarsınız. Bir yanda Kumlubük manzarası bir yanda eşsiz güzellikteki koylar. Marmaris'e gelirseniz burayı muhakkak gezilecek yerler listenize alın. Amos ile ilgili detaylar için bu yazıma göz atabilirsiniz. Muğla'daki en favori koyumuzun manzarası güzel olmaz mı ?😊 Yukarıdan çok güzel bir manzaraya sahip Kurubük müthiş güzellikte bir koy. Maviliği insana huzur veriyor. Kumlubük'ün izlemesi ayrı, yüzmesi ayrı keyifli. Tertemiz bir koy olan Kurubük ile ilgili detayları Datça Koyları ve Plajları yazımda bulabilirsiniz. Datça Yarımadası'nın en uç noktası olan Knidos Antik Kenti, zamanında Ege ile Akdeniz'in buluştuğu noktada önemli bir liman ticaret kentiymiş. Muğla'da en iyi gün batımı manzarasına sahip yerlerden biri olan Knidos yazın çok sıcak oluyor. Güneşin batmasına yakın saatlerde giderseniz hem sıcak aşırı bunaltmaz hem de enfes bir gün batımına şahit olursunuz. Knidos Antik Kenti'nde bulunan deniz feneri ise size eşsiz bir manzara sunuyor. Bu antik kente gelirseniz ve vaktiniz varsa buraya kesinlikle uğrayın derim. Tüm detaylar Datça Gezilecek Yerler başlıklı yazımda."} {"url": "https://bujuyollarda.com/munih-gezilecek-yerler", "text": "Bakın direkt söylüyorum görebileceğiniz en sade, anlaşılır ve kolay Münih Gezilecek Yerler listesini yazıyorum. Münih'e gitmeden önce Google'dan \"Münih Gezilecek Yerleri\" aratıp bazı yazıları okuduktan sonra gerçekten beynim yandı.😃 Sonra kendi kendime dedim ki Münih seyahati sonrası benim hazırlayacağım yazı kesinlikle sade, net, kapsamlı, kolay ve anlaşılır olmalı. Münih gezimiz gezilecek yerler açısından oldukça kapsamlı ve dolu dolu bir geziydi. Şehrin sıcaklığı, kozmopolitliği sizi direkt içine çekebiliyor. Çok fazla sözü uzatmayıp Münih'te Gezilecek Yerlere geçiyorum. Münih Gezilecek Yerler listemi 3 kısma ayırıyorum. İlk olarak Münih merkez gezilecek yerler, ikinci olarak Münih merkeze yakın gezilecek yerler ve son olarak Münih dışında gezilecek bonus yerler. Münih'e kaç gün ayırırsınız bilemem ama ayırdığınız gün sayısına göre bu 3 grubu farklı günlerde gezebilirsiniz. Münih Gezilecek Yerler Haritası : Harita üzerinde gezi planı çıkartmak için zoom yapabilirsiniz. - Marienplatz - Altes Rathaus - New Town Hall - St. Peter's Church - Viktualienmarkt - Frauenkirche - Asamkirche - Sendlinger Tor - Hofbrauhaus am Platzl - Bayerische Staatsoper - Munich Residenz - Theatine Church - Hofgarten - Siegestor - Deutsches Museum - İngiliz Bahçesi - Münih Olimpiyat Parkı - BMW Welt - BMW Müzesi - Nymphenburg Sarayı - Königlicher Hirschgarten - Dachau Concentration Camp - Schongau - Neuschwanstein Şatosu - Eibsee - Zugspitze Cable Car Burası Münih gezilecek yerler listesinin tam kalbi. Çünkü Münih'in kalbi Marienplatz Meydanı'nda atıyor. Marienplatz Meydanı'nda göreceğiniz yerler: Altes Rathaus, Neues Rathaus, St. Peter's Kilisesi'dir. Marienplatz'da 19. yy ortalarına kadar buğday pazarı kurulurmuş. Meydan zamanında suçluların asıldığı yer olarak da kullanılmış. 1638 yılında 1. Maximillian'ın 30 yıl savaşlarından sonra şehrin vebadan kurtulmasına şükretmek için diktirdiği bakire Meryem Sütunu da burada. Marienplatz gerçekten enerjisi yüksek bir yer. Münih gezilecek yerler listesindeki yerler bu meydana çok çok yakın. Marienplatz'da bol bol fotoğraf çekilin. Etraftaki restoran ya da kafelerde keyif yapmayı unutmayın. - Marienplatz Meydanı konumu burada. Marienplatz'da bulunan Altes Rathaus'u düz cephesi nedeniyle birçok kişi yeni belediye binası sanıyor fakat burası Münih'in eski belediye binası. Bu bina altta bahsedeceğim Neues Rathaus'tan 400 yıl daha yaşlı. Altes Rathaus, Marienplatz'ın doğu ucunda yer alıyor ve oldukça hareketli bir tarihe sahip. Münih kayıtlarında adı ilk defa 1310 yılında geçiyor. Gotik tarza sahip olan bina Frauenkirche'yi yapan usta inşaatçı Jörg von Halsbach tarafından inşa edilmiş. Münih'te bulunan bir çok tarihi bina gibi burası da 2. Dünya Savaşında ciddi zarar görmüş. - Altes Rathaus konumu burada. Münih merkezde gezilecek yerlerin en görkemlisine geldik. Marienplatz Meydanı'nda bulunan Neues Rathaus göründüğü kadar eski değil. Binanın yapımı 1905'te tamamlanmış. Dışarıdan görülemeyen binanın 400 odasında 600'den fazla belediye çalışanı var. Birçok tarihi oda halka açık durumda. Belediye binasının kulesinde bulunan ve Carillion denilen aletlerle yapılan gösteri inanılmaz güzel. Gösteri akşama doğru saat 17.00 gibi başlıyor. Buradaki kuleye çıkmak için, kulenin dışında bulunan Bilgi Merkezi'nden bilet almanız gerekiyor. Ardından kulenin girişinde sol taraftaki asansör ile kuleye çıkabilirsiniz. Kuleye çıkış için bilet fiyatları ve bina hakkında daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz. - Neues Rathaus konumu burada. Münih gezilecek yerler listesinde kiliseler serisine başlıyoruz. Yani listemizde önemli miktarda kilise göreceksiniz demek oluyor bu. 😃 Zaten hangi Avrupa şehri öyle değil ki ? Ama gerçekten görmeye değer oluyor küçüğünden büyüğüne tüm kiliseler. Bir ibadethaneyi değil de müzeyi geziyor gibi hissediyor insan. Münih'in en eski kilisesi olan St Peter's Kilisesi 1158 yılında yapılmış. 1327 yılında büyük yangında kule hariç kilisenin her yeri yanmış ve kilisenin yerine gotik bir yapı yapılmış. 17. yy da Rönesans tarzına göre tek külahlı kule yapılmış fakat burası 2. Dünya Savaşında savaşta bombalanmış ve ciddi zarar görmüş. Kilisenin 91 metrelik (299 ft) kulesi \"Alter Peter\" olarak biliniyor. Münih'in simgelerinden Peter's kilisesinin kulesine merdivenlerle çıkarak nefis Marienplatz manzarasını seyredebilirsiniz. - St. Peter's Kilisesi Kule Giriş Ücreti: 5 Euro - St. Peters Kilisesi konumu burada. Viktualienmarkt, Marienplatz'a çok çok yakın Münih'in en tanınmış pazar yeri. Sebzecisinden şarküterine, çorbacısından balıkçısına ne ararsınız var burada. Münih'e özgü yiyecekleri burada yiyebilirsiniz. Viktualienmarkt'da oturup yemek yiyebileceğiniz güzel yarı açık mekanlar da mevcut. Meydan aynı zamanda çeşitli sanatçıların yaptığı heykellerle donatılmış. Ünlü aktörler-şarkıcılar Liesl Karlstadt ve Karl Valentin, Weis Ferdl gibi sanatçıların heykelleri bu 22.000 m2'lik pazarın çeşitli noktalarında yer alıyor. Viktualienmarkt pazar günleri hariç her gün 08:00 20:00 saatleri arasında açık. - Viktualienmarkt konumu burada. Biz gittiğimizde tadilatta olan Frauenkirche, güzel bir mimari yapıya sahip büyük bir kilise. Kocaman bir giriş kapısı olan Frauenkirche Gotik tarzda sadece 20 yıl içinde kırmızı tuğladan inşa edilmiş. Bina, zengin Gotik süslemeler ile basit bir şekilde tasarlanmış. Kilisenin girişinde şeytanın ayak izi olduğuna inanılan bir yer var. Burada bulunan fotoğraflarda 2. dünya savaşında kilisenin ciddi anlamda tahrip edildiğini görebilirsiniz. Münih Katedrali olarak da anılan Frauenkirche Marienplatz'a çok yakın konumda. - Frauenkirche konumu burada. Asamkirche, Münih'te alışverişin kalbinin attığı yer Sendlingerstraße'deki binalar arasında kalan geç Barok kiliselerden biri. Kilise, Tanrı'nın daha büyük zaferi ve inşaatçıların kurtuluşu için özel bir şapel olarak iki kardeş tarafından 1733-1746 yılları arasında inşa edilmiş. Kilise ücretsiz olarak ziyaret edilebilse de yalnızca lobi alanına girilebiliyor. Binanın ana gövdesi ziyarete kapalı. Bununla birlikte, ferforje kapıların arasından pek çok heykeli kolayca görebilirsiniz. - Asamkirche konumu burada. Sendlinger Tor, ortaçağ döneminde Münih'te bulunan üç gotik şehir kapısından güneyde olanı. Kapıdan geriye kalan tek şey kemer, ana kapı ve iki yan kule. - Sendlinger Tor konumu burada. Münih gezilecek yerler listesinde Bavyera'nın en ünlü tavernalarından birine geldik. Birasıyla ve kızarmış tavuğuyla ünlü Hofbrauhaus Restoran Münih'in en ünlü restoranlarından biri. Bu mekana girdiğinizde sanki ortaçağda bir hana girmiş hissine kapılıyorsunuz. Tarihi bir bina ve ahşap masalara sahip Hofbrauhaus restoran oldukça otantik ve tarihi bir ortama sahip. Yılın 365 günü açık olan Hofbrauhaus restoran genel itibariyle kalabalık bir yer. Münih geleneksel yemeklerini yiyebileceğiniz Hofbrauhaus Restorana Bavyera kültürünü hissetmek için gitmelisiniz. - Adres: Platzl 9, 80331 München, Almanya - Çalışma saatleri: 09:00 24:00 - Telefon: +49 89 290136100 - Konum: Hofbrauhaus Restaurant Bayerısche Staatsoper opera ve bale gösterilerinin yapıldığı Münih Devlet Opera Binası. Vaktiniz genişse herhangi bir gösteri için zaman ayırabilirsiniz. Burada bir etkinliğe katılmak ve rezervasyon yapmak için web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Biz fotoğraf çekildik ve yolumuza devam ettik. - Bayerısche Staatsoper konumu burada. - Residenz Munchen konumu burada. Theatinerkirche, sarı rengi ve ihtişamlı mimarisiyle Münih'teki güzel kiliselerden biri. St. Cajetan Theatine Kilisesi, Almanya'nın güneyinde Münih'te bulunan bir Katolik kilisesi. Yapımı 1663'ten 1690'a kadar sürmüş. - Theatinerkirche konumu burada. Hofgarten, 1613-1617 yıllarında Bavyera Seçmeni Maximilian tarafından İtalyan Rönesans bahçesi tarzında inşa edilmiş. Bahçenin merkezinde, 1615 yılında yaşlı Heinrich Schön tarafından inşa edilen tanrıça Diana için bir tapınak var. Tapınak sekizgen bir yapıya sahip. Tapınağı oluşturan sekiz kemerin her biri bir yola açılıyor. Şehrin merkezini gezerken soluklanmak ve dinlenmek için burası oldukça güzel bir yer. Biz kışın gittik ama yazın eminim burası çok daha güzeldir. - Hofgarten konumu burada. Münih'te anıtsal bir şehir kapısı olan Siegestor ilgi çekici bir mimariye sahip. Burası 1840'larda Roma'daki Kemer veya Konstantin tarzında inşa edilmiş. Yapı üzerinde savaş sahneleri tasvir ediliyor. Siegestor, her taraftan araba geçen bir trafik adasında yer alıyor. Burası gitmeniz için çok mühim bir yer değil ama fotoğraf çekilmek isterseniz ve vaktiniz varsa uğrayabilirsiniz. - Siegestor konumu burada. Almanya'nın Almanya olmasının tarihi bu müzede yatıyor. Burası olağanüstü bir bilim müzesi. Bilime ve teknolojiye meraklıysanız Deutches Müzesi tam size göre. Deutches müzesi, denizcilik tarihinden astrolojiye, bilgisayar ve yazılım tarihinden, makinelerin gelişim tarihine kadar bir çok şeyi içine alan kapsamlı bir müze. Kapsamlı olmasından dolayı gezmesi oldukça fazla vakit alıyor. İlgi alanlarınıza göre gezmenizde fayda var. 6 yaşından küçük çocuklar ve müze üyeleri için ücretsiz giriş. Deutsches Müzesi her gün 09:00 ve 17:00 saatleri arasında açık. Bilet satışı 09:00 16:00 saatleri arasında, son giriş saate ise 16:30. Madencilik sergisine ve Kid's Kingdom'a son giriş 16.45. - Deutches Müzesi konumu burada. Englischer Garten ile birlikte Münih çevresinde gezilecek yerlere başlıyorum. Aşağıda Schongau başlığına kadar olan kısma Münih merkezden 10-15 dk bilemedin 20 dk mesafe ile otobüs, metro ve tren ile gidebilirsiniz. Englischer Garten şehrin merkezinde kocaman bir park. Bu park 1789'da Sir Benjamin Thompson (1753-1814), daha sonra Kont Rumford tarafından Bavyera Seçmeni Prens Charles Theodore için kurulmuş. Thompson'un halefleri Reinhard von Werneck (1757-1842) ve Friedrich Ludwig von Sckell (1750-1823), bu projeyi devralarak parkı genişletmiş ve geliştirmiş. Park yaklaşık 230 yıldır kullanılıyor ve Münihlilerin uğrak mekanı. Englischer Garten'da ne yapılır derseniz, burada piknik yapabilirsiniz, bira bahçelerinde keyif yapabilirsiniz, geniş çayırlarda futbol oynayabilirsiniz ya da burada müzisyenlerle oturup onlara eşlik edebilirsiniz. Englischer Garten'da 3 tane bira evi bulunuyor. Bunlar 7000 kişilik kapasitesiyle China Tower, 2500 kişilik kapasitesiyle Hirschau Bira bahçesi ve bunlardan daha küçük olan Aumeister bira bahçesi. Englischer Garten'ın tam orta noktasında güzel bir Seehaus bulunuyor. Burada vaktiniz olursa yemek yiyebilirsiniz. İngiliz Bahçesi sporcuların uğrak noktası. Maşallah herkes spor yapıyor burada. Bu bahçede bisikletçiler ve koşucular 78 kilometrelik parkurlarda antrenman yapıyor. İlkbahar, yaz ve sonbaharda ip yürüyüşçüleri ağaçlar arasındaki gevşek iplerini uzatıp iplerde yürüyor. Frizbi oynayanlar, amatör futbolcular ne arasanız var. Burada bir de sörfçüler var. Bahçenin güney ucunda bulunan Eisbach'ta profesyonel sörfçüleri her mevsim görebilirsiniz. Bahçenin kuzey sınırında Kleinhesseloher See bulunuyor. Bu göl yüzmek için uygun değil, ancak bir kayık veya pedallı bot ile suda güzel bir gün geçirebilirsiniz. Parkın kuzey kesiminde her zaman yoga ya da Thai Chi yapan gruplar görebilirsiniz. Englischer Garten anlat anlat bitmez. Her mevsim gidebileceğiniz bu güzel bahçeye vakit ayırıp Münih'in şehir havasından çıkarak doğa ile başbaşa kalabilirsiniz. - Englischer Garten konumu burada. Münih'i kuşbakışı izlemek istiyorsanız adres Olympiapark. Yeşilin her tonunu görebileceğiniz bu güzel parkta ister piknik yapabilir isterseniz de yerlere serilip dinlenebilirsiniz. Burası Münihlilerin favori aktivite yeri. Kayık, bisiklet, paten, yüzme havuzu, mini golf, akvaryum ne ararsanız var burada. Olympiapark bir çok konsere, fuara ve sergiye de ev sahipliği yapıyor. Münih manzarasını izlemek isterseniz parkın içindeki Olimpiyat Kulesine çıkmalısınız. - Olympic Tower'ın giriş ücreti yetişkinler için 9 Euro. - Kulenin açılış saatleri ise 09:00 24:00 arası. - Olympiapark konumu burada. Olympiapark'a çok çok yakın olan Bmw Welt'e Üstün bayıldı tabi ki. Burası Bmw, Mini Cooper, Rolls Royce gibi markaların gösterildiği bir showroom. Girişi ücretsiz. Bazı arabaların içine binebilirken bazılarına özellikle Rolls Royce'lara uzaktan bakıyorsunuz. BMW'nin konsept arabası ise akıllara zarar böyle bir şey görmedik efsane bir araçtı. BMW Welt'in yukarı katında da motosikletler bulunuyor. Bazı efsane motosikletleri çamurlu şekilde yarışı nasıl bitirdiyse öyle koymuşlar. Gerçekten marka olmak nedir sorusunun cevabını burada görüyorsunuz. - Konum burada. Bmw'nin açılımı Bayrische Motorrad Werkstatt yani Bayern Motor Atölyesi'dir. Bir markanın tarihi var bu müzede. Biz akşama kaldığımızdan sadece BMW Welt ile yetindik. Eğer vaktiniz varsa ve gerçekten Bmw markasına hayransanız bu müzeyi ziyaret edebilirsiniz. - Bmw Welt'in hemen karşısında bulunan BMW müzesine giriş ücretli ve giriş ücreti 10 Euro. - Müzenin konumu burada. Avrupa'nın en büyük barok stili saraylarından biri olan Nymphenburg Sarayı, 1664 senesinde Elektör Ferdinand Maria tarafından eşi Adelheid von Savoyen`e oğlunun Max Emanuel doğumu dolayısı ile hediye olarak yapılmış. Max Emanuel daha sonraları sarayın genişletilmesinde büyük bir rol oynamış. Sarayın bahçesi gerçekten çok güzel. Kuğuların, ördeklerin dansı buraya ayrı bir hava katmış. Saraya şehir merkezinden tramvay ile kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Nymphenburg Sarayı birden fazla kompleksten oluştuğu için isterseniz burayı toplu olarak kombine bilet alıp gezebilirsiniz. İsterseniz seçtiğiniz yerlerden bazılarını gezebilirsiniz. Not: Kombine biletle Sarayı, Marstallmuseum'u, Nymphenburg Porselen Müzesi ve Park Sarayını ziyaret edebilirsiniz. Tekil olarak ücretler ise aşağıdaki gibi. Nymphenburg Sarayı, Nymphenburg Porselen Müzesi ile Marstallmuseum Ziyaret saatleri aşağıdaki gibi. - Nymphenburg Sarayı konumu burada. Münih gezilecek yerler listemize Königlicher Hirschgarten ile devam ediyoruz. Nymphenburg Sarayı'na yakın olan Königlicher Hirschgarten, çocuk oyun alanından tutun bira bahçesine, kafeslerde bulunan geyiklerden mini bir gölete kadar bir çok yeri bünyesinde bulunduran bir bahçe. Hirschgarten'da bulunan Königlicher Hirschgarten Biraevi, Münih'in en büyük ve muhtemelen dünyanın en büyük bira bahçesi. Tarihi 1971'e dayanan restoranın 8000'den fazla kişi için oturma alanı var. Burada ister restaurantta bir şeyler yiyebilirsiniz isterseniz de kendi getirdiğiniz yiyecekleri kullanıp piknik yapabilirsiniz. - Konum burada. Almanya'nın utanç tarihine şahitlik etmek isterseniz Dachau toplama kampını ziyaret edebilirsiniz. Burası insanlığın bittiği yer. Bu kamp Adolf Hitler'in önderliğindeki Nazi Almanya'sının 22 Mart 1933 yılında kurduğu ilk model konsantrasyon kampıdır. Dachau kampı, siyasi suçluları mahkum etmek amacıyla kurulmuş olsa da Heinrich Himmler burayı holokost sırasında Avrupa'nın çeşitli yerlerinden topladığı 45 bin Yahudi ve çingeneyi öldürmek için kullanmıştır. Kampın kapıları 1945 ilkbaharında Amerikan askerleri tarafından açılmış ve mahkumlar özgürleştirilmiş. Dachau toplama kampının giriş ücreti: Kampın giriş ücreti yok. - Dachau Toplama Kampı konumu burada. Schongau ile birlikte Münih dışında gezilecek bonus yerlere başlıyoruz. Şunu gönül rahatlığıyla diyebilirim ki bu bahsedeceğim yerler Münih'teki en efsane yerler. Vaktiniz geniş ise buraları kesinlikle Münih gezilecek yerler listesine dahil edin. Schongau, Münih yakınlarında çok şirin bir kasaba. Alp Dağlarına komşu olan Schongau, Landsberg am Lech ve Füssen arasında kalıyor. Schongau ayrıca Romantik Yol'un güney ve son bölümünden önceki son ana duraklardan biri. 10.000 civarında nüfusu olan bu güzel kasabada bir çok Türk yaşıyor. Biz buraya Üstün'ün arkadaşı burada yaşadığı için gittik. Kendi halinde yemyeşil doğanın içinde olan Schongau Münih çevresinde gezilecek güzel yerlerden biri. - Konum için buraya tıklayabilirsiniz. Bize göre Münih gezilecek yerler listesinin 10 yıldızlı yerine geldik. Eğer Münih'e 2 günden fazla zaman ayırdıysanız Neuschwanstein Kalesi'ni kesinlikle listenize alın. Buraya methiyeler yetmez. Almanya'nın en güzel, en efsane şatosu. Neuschwanstein Kalesi, Füssen yakınlarındaki Hohenschwangau kasabasında bulunan sarp bir tepeye kurulmuş. Kale 6 kattan oluşuyor, burası 19. yüzyıl Neo-romantizm mimari stiliyle yapılan bir kale. Günümüzde Würzburg ile Füssen'i birbirlerine bağlayan Romantische Straße'nin duraklarından biri olan Neuschwanstein Kalesi her mevsim turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Bavyera Kralı II. Ludwig'in isteğiyle saray ressamı Christian Jank tarafından Neue Burg Hohenschwangau olarak tasarlanan kale 5 Eylül 1869 tarihinde inşaatına başlanmış ve 1886 yılında kullanılabilecek hale getirilmiş. Alman İmparatoru II. Ludwig'in \"Bana öyle bir şato inşa edin ki her yerden görünsün, hiçbir yerden ulaşılmasın\" emriyle inşa edilmiş bu kale. II. Ludwig, Neuschwanstein dışında Linderhof Kalesi ve Herrenchiemsee Kalesi'nin de inşaatlarını başlatmış ve Falkenstein Kalesi'nin yapımını da planlamış. Sonunda kral hayalindeki kale olan Neuschwanstein Kalesini tamamlamış ancak içinde sadece 172 gün oturabilmiş. Savurganlığı ve takıntılı ruh hali yüzünden kendi bakanları tarafından suçlanmış. 1886 yılının Haziran ayında, oluşturulan bir psikiyatri komitesi, Ludwig'in zihinsel hastalığı olduğunu ilan etmiş. Kral, sıkı bir gözetim altında tutulacağı Starnberg Gölü üzerindeki Berg Şatosu'na gönderilmiş. Ludwig, kapatıldığı şatoda kalesinde yaşadığından da az yaşayabilmiş. Aynı senenin 13 Temmuz günü, gölün bir buçuk metreyi geçmeyen sığ sularında doktoru ile birlikte ölü olarak bulunmuş. Ölüm nedeninin intihar mı, boğulma mı yoksa bir cinayet mi olduğu hiç bir zaman açıklanmamış. Kral Ludwig, kimilerine göre bir deli, kimilerine göre ise çağının ötesinde bir masal kahramanı olarak tarihe geçmiş. Neuschwanstein Kalesi ise, kralın ölümünden yedi hafta sonra müze olarak ziyarete açılmış. Kale, günümüzde Bavyera'nın en önemli mimari ve sanatsal mirasları arasında yer alıyor. Neuschwanstein Şatosu'na giriş biletleri sadece kalenin altındaki Hohenschwangau köyündeki Ticketcenter Hohenschwangau'dan satın alınabiliyor. Neuschwanstein Kalesinin giriş ücreti yetişkinler için 13 Euro, 18 yaşından küçük çocuklar ve gençler ücretsizdir. Yüksek sezonda önceden rezervasyon yapmanız oldukça önemli. Neuschwanstein Kalesine Münih merkezden gelmek için Münih Merkez İstasyonu olan Hauptbahnhof'a geliyorsunuz ve buradan bankomatlardan Bayern Regional bilet alarak Fussen'e geliyorsunuz. Bankomatlarda Türkçe dil desteği bulunuyor. Füssen'den otobüslerle kalenin bulunduğu köy olan Hohenschwangau köyüne geliyorsunuz. Sonrasında ister yürüyerek ister faytonlarla kaleye kadar çıkabiliyorsunuz. Faytonlarda atlar yorulmasın diye araçların arkasına elektrikli motor koymuşlar. Faytonla kaleye çıkış ücreti tek yön 3,5 Euro'ydu. Bisiklet ve araba ile kaleye çıkmak yasak. Neuschwanstein Kalesinin ziyaret saatleri 09:00 18:00 saatleri arası. Kale 24/25/31 Aralık hariç her gün açık. ÖNEMLİ NOT: Kalenin en iyi fotoğrafları köprünün bulunduğu yerden çıkıyor. Biz gittiğimizde köprüye giden yol kapalıydı ve giriş yasaktı. Ama biz yasağı delip risk alarak köprüye ulaştık ve köprünün sol tarafında bulunan tepede bol bol fotoğraf çekildik. Neuschwanstein Kalesi'nin çevresinde drone uçurmak yasak. Münih çevresinde gezilecek yerlerden biri olan Eibsee Gölü güzelliği ile sizi büyüleyecek. Eibsee Gölü, Garmisch Partenkirchen'de, Almanya'nın en yüksek dağı olan Zugspitze'nin dibinde yatan büyük bir göl. Burası tam Avusturya-Almanya sınırında bulunuyor. Gerçekten efsane bir yer. Şehir atmosferinden çıkıp doğa ile tamamen kucaklaşmak istiyorsanız buraya koşa koşa gidin. Kartpostal gibi manzaralar yakalayabileceğiniz Eibsee Gölü kenarında birkaç otel ve restaurant bulunuyor. Burada doğa yürüyüşü yapıp, yazın gölde yüzebilirsiniz. Bizim gittiğimiz zaman dilimi kış olduğundan göl donmuştu. Yine de büyülendik. Buranın eminim yazı da kışı gibi çok güzeldir. - Eibsee Gölü konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Eibsee Gölüne geldiğinizde ekstra vaktiniz olursa Almanya'nın en yüksek dağı olan Zugspitze Dağına çıkan teleferiğe binebilirsiniz. Teleferikle yaptığınız yolculuk toplamda 4 km. Dağa çıkan gondolların kapasitesi oldukça yüksek. Teleferiğin kişi başı ücreti 48 Euro. Online bilet için aşağıdaki bağlantıdan bilet satın alabilirsiniz. Dağın zirvesinde bulunan Panoroma 2962 isimli restaurantta mola verip eşsiz güzellikteki manzarayı seyredebilirsiniz. Zirveden tüm Avusturya, İsviçre, İtalya Alplerini görebilme imkanı var. Ayrıca geniş vaktiniz varsa ve kayak severseniz burada kayak da yapabilirsiniz. Zugspitze Teleferiğinin konumu için buraya göz atabilirsiniz. - Münih gezilecek yerler listem bu kadar. En başta ayırdığım 3 kategoriye göre gezinizi planlamanızda fayda var. Münih gezilecek yerler listesinin bize göre en güzeli Neuschwanstein Kalesiydi. Münih ile ilgili yeme içme önerisi ya da otel tavsiyesi arıyorsanız aşağıdaki yazılarıma tıklayabilirsiniz. Mutlu gezmeler. - MÜNİH YEME İÇME REHBERİ | MÜNİH'TE NE YENİR - MÜNİH'TE NEREDE KALINIR |MÜNİH OTEL TAVSİYELERİ"} {"url": "https://bujuyollarda.com/munihte-ne-yenir", "text": "Münih dünyaca meşhur bira festivali Octoberfest ile, romantik yol üzerinde bulunan harika noktaları, tarihi ve doğal güzellikleri ile seyahat severlerin gözdesi. Ayrıca uluslararası anketlere göre dünyanın en yaşanılabilir şehirleri listelerinde daima üst sıralarda yer alıyor. Ancak tüm bu özelliklerinin yanında karakteristik Bavyera mutfağıyla da oldukça dikkat çekiyor. Münih'e gittiğinizde tadabileceğiniz yöresel yemekleri ve bizim deneyimlediğimiz restoran önerilerini bu yazımda bulabilirsiniz. Hadi o zaman Münih'te ne yenir sorusunun cevaplarını sıralamaya başlayalım. Münih'te ne yenir deyince ilk akla gelenler bretzel, bira ve sosis oluyor sanırım. Bretzel bizim simite benzeyen ama simitin yanından dahi geçemeyen bir çeşit hamur işi. Geleneksel olanı sadesi ama bazı yerlerde farklı çeşitlerini de görebilirsiniz. Ahım şahım değil belki ama insan gidince bi tadına bakıyor tabi. Münih yeme içme konusundan bahsediyorsak birayı asla es geçemeyiz. Meşhur Alman biralarından içmek isterseniz şehrin birçok yerinde bulunan bira bahçelerinden birini tercih edebilirsiniz. Münih yemekleri içinde sosisin de hatırı sayılır bir yeri var. Sosisleri genelde domuz etinden yapılıyor. Bu konuda hassassanız temkinli olmanızı öneririm. Ayrıca etle yapılan diğer yemeklerde de aynı durum söz konusu. Genelde domuz, dana ya da tavuk etinden yapılan yemeklerde etlerin helal kesim olmadığını da belirtmekte fayda var. - Pretzels - Schnitzel - Weisswurst - Apfelkücherl - Apfelstrudel - Auflauf - Erbsensuppe - Spatzle - Schweinshaxe Almanların yöresel hamur işlerinden biri Pretzels Münih'te ne yenir sorusunun en popüler cevabı. Mayalı hamurla yapılan bu lezzet bizim simide benziyor. Ama bizim çıtır çıtır simitlerimizden daha sert ve daha lezzetsiz bence. 😃 Genel olarak sadesi yapılsa da farklı çeşitlerini de görebilirsiniz. Aslında Pretzels Almanlar'ın bira eşliğinde atıştırmalık olarak tükettikleri, tuzlu ve oldukça doyurucu bir yiyecek. Almanya'daki tüm cafe ve pastanelerde bu lezzeti bulabilirsiniz. Avrupa'da farklı şehirlerde de yiyebileceğiniz şinitzel Münih'te oldukça sevilen bir lezzet. Birçok restoranın menüsünde şinitzeli görebilirsiniz. Dana eti, domuz eti veya tavuk eti kullanılarak hazırlanıyor şinitzel. Dövülen et panelenip kızartılıyor ve dışı çıtır çıtır içi yumuşacık oluyor. Genel olarak mantar ve patateslerle servis ediliyor. Münih seyahatinizde bu lezzetle damaklarınızı şenlendirmenizi tavsiye ederim. Bizim pek de ilgimizi çekmeyen bir yiyecek olan Weisswurst Alman mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Domuz etinden yapılan beyaz bir sosis. Genel olarak biraların yanına atıştırmalık olarak tüketseler de kahvaltılarda da yiyebiliyorlar. Münih'te ne yenir sorusuna tatlılar ile devam edelim. Apfelkücherl tarçınlı bir elma kızartması aslında ama oldukça hafif ve lezzetli. Herhangi bir restoran ya da kafede rahatlıkla bulabilirsiniz. Tatlı deyince benim için akan sular duruyor biliyorsunuz ki. Münih'te yediğim apfelstrudel gerçekten nefis bir tatlıydı. Bazı yerlerde dondurmayla servis ediliyor bazı yerlerde de vanilyalı pudingle. Dışındaki çıtır çıtır hamuru, içinde pişmiş yumuşacık elmaları ve yanındaki pudingi ile tam olarak beim damak tadıma uyan bir tatlı oldu. Siz de şöyle keyif yapmak için bir kafeye oturduğunuzda kahvenizin yanına eşlikçi olarak tercih edebilirsiniz. Seveceğinize eminim. Auflauf, Münih'te kışın en sevilen yöresel yemeklerden biri. Oldukça besleyici ve lezzetli. Ayrıca lezzeti kadar görüntüsü de iştah açıcı. Bu yöresel yemeğin ana malzemeleri arasında brokoli, karnabahar, patates ve havuç gibi sebzeler bulunuyor. Makarna ya da erişte de konulan Auflauf krema ve mozzarella peyniri ile damaklarda iz bırakıyor. Erbsensuppe, bir çeşit bezelye çorbası. Bu çorbanın besleyici özelliği de yüksek lezzeti de. Almanlar kış mevsiminde sıklıkla tüketiyor ve seviyor. Çorbanın içinde bezelye dışında domuz pastırması ya da pirzolası, pırasa, kereviz kökü ve defne yaprağı kullanılıyor. Münih'te ne meşhur cevaplarını sıralamaya devam ediyoruz. Spatzle küçük hamur parçalarını haşlayıp, tereyağında kızartılarak yapılan bir Alman yemeği. Bir çeşit makarna diyebiliriz aslında. Genellikle peynir, domuz pastırması veya soğan ile birlikte servis ediliyor. Alman mutfağının klasiklerinden Schweinshaxe. Bu kavrulmuş domuz eti yemeği patates ve lahana turşusu ile sunuluyor. Yanında da eşlikçisi elbette bira oluyor. Münih'te ne yenir sorusu kadar Münih'te nerede ne yenir sorusu da önemli. Şimdi size 3 güne sığdırabildiğimiz bir kaç mekan deneyimimizden bahsedeceğim. Burası hem yöresel lezzetleri tadabileceğiniz hem de bira içebileceğiniz bir mekan. Kapalı alanda olduğu için kışın özellikle tercih edilebilir. Bir de canlı müziğe denk gelirseniz şahane olur. Hofbrauhaus'ta kızarmış tavuk, bira ve müzik üçlüsüyle Münih'teki en keyifli anlarınızı yaşayabilirsiniz. - Hofbrauhaus konumu burada. Münih'te bir Fransız restoranı Brasserie Colette hem de alasından. 2 Michelin yıldızlı bir şef olan Tim Raue'nin açtığı bir mekan. İçeriye girer girmez mekanın şıklığı ve ambiyans sizi içine çekiyor. Bütün akşam bizimle ilgilenen o tatlı garson kızın adını unutsam da ilgi alaka ve güler yüzü unutmam mümkün değil. Başta masaya Tim Raue'nin imza tatlarından olan özel bir kornişon geliyor. Ahhh o aromayı lezzeti hayal edince bile ağzım sulandı. O kornişonsa benim daha önce yediklerim neydi diye düşünmeden edemiyorum. Dakka bir gol bir gönlümüzü kazandı bile mekan. Sonrasında seçtiğimiz başlangıçlar, ana yemekler, tatlılar lezizdi. Ayağımız da uğurlu geldi herhalde bizden sonra mekan fullendi. 😊 Şaka bir yana rezervasyon yaptırarak gidin. Brasserie Colette'de müthiş bir akşam geçirdik. Şiddetli tavsiyemizdir. - Adres: Klenzestraße 72, 80469 München, Almanya - Website: https://www. brasseriecolette. de/de/muenchen - Konum için buraya tıklayabilirsiniz. Münih yeme içme rehberi yazımda şimdi de bir hamburgercide sıra. Burada menüden seçim yapmak havuz problemi çözmek kadar zor adeta.😃 Biz altılı mini hamburger menüsünü tercih ettik. Mini dediğime bakmayın, bir altılı 2 kişiye gayet yetiyor. 6 tane hamburgerin her birini menüdeki 24 seçeneğin içinden farklı tatlarda tercih edebilirsiniz. Ayrıca yanına dilediğiniz atıştırmalıklardan ve soslardan seçerek menünüzü zenginleştirebilirsiniz. Sezar salatası da oldukça başarılıydı. Der Kleine Flo da Bujuyollarda tavsiyesidir. Not edilsin. - Adres: Josephspitalstraße 4, 80331 München, Almanya - Website: https://derkleineflo. de/ - Konum için buraya tıklayabilirsiniz. Münih'te gezerken farklı yerlerde bir çok şubesini görebilirsiniz Rischart'ın. Bir pastane/cafe burası. Acayip güzel tatlıları var, dilerseniz büfeden alıp ayakta yiyebilirsiniz ya da oturup kahvenizi yudumlayıp dinlenebilirsiniz. Biz Marienplatz'da Neues Rathaus'un tam karşısındaki şubesinde oturduk, üst katta cam kenarında oturup dışarıyı izlemek kesinlikle çok keyifli. Daha önce tatmadıysanız meşhur tatlı apfelstrudel'i de burada deneyebilirsiniz. - Rischart konumu burada. Ve Münih yeme içme rehberinin sonuna geldik. Aslında başımıza gelen türlü aksilikler ve değişen planımız olmasaydı daha fazla mekan deneyimleyecektik. Elimizdeki önerileri detaylarıyla paylaşmaya çalıştım. Umarım işinize yarar bir rehber olmuştur. 😊 Tüm seyahat paylaşımlarım için beni instagram'dan takibe almayı unutmayın. Münih ile ilgili diğer yazılarım için aşağıdaki bağlantılara tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/munihte-nerede-kalinir", "text": "Hey sen! Anlaşılan yakınlarda bir Münih seyahatin var. Güzel, doğru adrestesin 🙂 Münih'te nerede kalınır soruna güzel önerilerim var. O işi çözelim, sana başını sokacak bir yer bulalım sonra da Münih'te gezebileceğin yerleri şurada, güzel lezzetler tadabileceğin önerileri de şurada bulabilirsin. Şimdi, Münih merkez yürüyerek gezmeye çok müsait bir şehir. Ve toplu taşıma işi pahalı. Sen iyisi mi otelini merkezi bir yerden seç ki bi daha otelden şehir merkezine geçeceğim diye uğraşma. Ben sana 2 öneri sunacağım. İkisi de bizzat konakladığım ve gönül rahatlığıyla tavsiye ettiğim oteller. Ve ikisinin konumu da oldukça merkezi. Aloft otelleri Marriott International'a ait bir otel zinciri. Ve o kaliteyi, konforu da sonuna kadar hissettiriyor. Odalarının ve otel ortak kullanım alanlarının özenli ve güzel dizaynı insanın içini açıyor. Odaların alanı oldukça geniş, eşyalar son derece rahat, ve insanın ihtiyaç duyabileceği her şey mevcut odada. Kasa, mini bar, su ısıtıcı, ütü ve ütü masasına kadar tüm detaylar düşünülmüş. Kahvaltısı ürün çeşitliliği ve kalitesi bakımından gayet iyiydi. Hatta Münih'e özgü bretzeli de burada tattık. Ortak alanda bilardo veya langırt oynayabilir, akşamları Wxyz barda bir şeyler içebilirsiniz. Hatta bazı akşamlar canlı müzik de oluyor. Konumu da yukarıda bahsettiğim Hauptbahnhof merkez istasyonunun hemen karşısında yer alıyor. Ve gezilecek yerlere de yürüme mesafesinde. Özetle ben Aloft Hotel Münih'i çok sevdim. Senin de seveceğine inanıyorum. Münih'te nerede kalınır soruna yıldızlı cevabımdır. Ve işte ikinci önerim de burası sevgili seyahatsever. Konum olarak yine Hauptbahnhof merkez istasyonuna yakın mesafede bulunuyor. Ve elbette gezilecek yerlere de yürüme mesafede. Keyifli ve konforlu bir konaklama deneyimi vaadediyor H+ Hotel München. Odanın rahatlığına diyecek söz yoktu. Odada bizi bekleyen meyve ikramı gönlümüzü hoş etmeye yetti. Su ısıtıcı odada bulunmuyordu ama istediğimizde getirdiler. Kahvaltısı yeterli ve de lezzetliydi. E bir Türk kahvaltısı bekleme tabi ama aç kalmayacağını da bil. Resepsiyon'da çalışanlar misafir ilişkileri konusunda oldukça iyi ve ilgililerdi. Temiz, konforlu, merkezi ve iyi bir otelde kalmak istersen burayı sana öneririm. Münih ile ilgili diğer yazılarım için aşağıdaki bağlantılara tıklayabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/muze-kart", "text": "Müzekart bizim için ne ifade ediyor diye sorsanız direkt 2 kelime ile açıklarım: Kurtarıcı kart. Seyahat etmeyi seviyorsanız müze kart cüzdanınızda kesinlikle yer almalı. Ucuza gezme yollarını arıyorsanız müze karta sahip olmalısınız. Bir çok ören yerini, müzeleri ücretsiz gezmek müze kart ile tamamen ücretsiz. Bu yazımda sizlere müzekart ile ilgili Müzekart Nedir, Müzekart Nasıl Alınır, Müzekart Çeşitleri Nedir, Müzekart Geçerlilik Süresi, Müzekart Nereden Alınır, İnternetten Müzekart Alma, Müzekart Geçerlilik Süresi, Müzekart Avantajları, Müzekart İçin Gerekli Belgeler, 2023 Müzekart Fiyatları, Müzekart Geçen Yerler, Müzekartın geçersiz olduğu yerler gibi konulara cevap vermeye çalışacağım. Şimdiden keyifli okumalar. Müzekart, Türkiye'nin bir çok ilinde bulunan Kültür Bakanlığı'na ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet'ine bağlı bütün müzeleri ücretsiz gezme imkanı veren müthiş bir kart. Müzekart aşağıda da belirteceğim gibi sadece ücretsiz giriş hakkı tanımıyor, bir çok avantaj da sağlıyor. 1 Ocak 2013'de hayatımıza giren bu güzel proje sayesinde tarihimizi ve kültürümüzü çok daha iyi tanıma imkanı elde ettik. Seyahat etmeyi seviyorsanız kesinlikle bir müze kartınız olmalı. Özellikle İstanbul'da gezilecek yerler için çoğuna müze kartla girebilmeniz çok büyük bir avantaj. Müzekart almak isteyenler, kart basım istasyonlarından, \"Fotoğraflı TC Kimlik kartı, Pasaport ya da Sürücü Belgesi\" ibraz etmek suretiyle 40 saniye içinde Müzekartlarını alabilirler. Ayrıca \"muze. gov. tr/urun-ekle\" adresinden istenen bilgileri girerek kredi kartıyla online olarak da Müzekart alabilirsiniz. Bunun dışında müze kart aldıktan sonra kartı yanınızda taşımak istemiyorsanız telefonunuza müzekart uygulamasını indirip uygulama ile müzelere ücretsiz şekilde giriş yapabilirsiniz. Müzekartın bir çok çeşidi var. Bunlardan hangisi size uyuyorsa onu tercih edebilirsiniz. Bizim kullandığımız Müzekart çeşidi Müzekart+ ve İndirimli Müzekartı. Fakat artık bunları da kullanmıyoruz. Çünkü müzekart artık telefonlarda. Telefondaki \"Türkiye'nin Müzeleri\" uygulamasından karta ihtiyaç olmadan QR kod okutarak müzelere kolayca giriş yapabilirsiniz. Şimdi gelelim müzekart çeşitlerine. - Mobil Müzekart - Museum Pass Türkiye - Müzekart + - İndirimli Müzekart - Müzekart GNS - Museum Pass İstanbul - Museum Pass Cappadocia - Museum Pass Akdeniz - Museum Pass Ege Dijital demek rahatlık demek. Eskiden müze kart kaybolurdu aramakla uğraşırdık ama artık müzekart da dijitale geçti. Türkiye'nin müzelerini telefonunuzdaki müzekart uygulaması ile keşfetmek çok daha kolay. T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na, Milli Saraylar ve Çanakkale Alan Başkanlığı'na bağlı 350'den fazla müze ve örenyerini Dijital MüzeKart ile ücretsiz gezebilirsiniz. Mobil müzekartı çıkartmak için aşağıdaki adımları takip etmeniz yeterli. - Akıllı telefonunuza \"Türkiye'nin Müzeleri\" uygulamasını indirin. - Hızlıca üye kaydı oluşturun. - Daha önce satın aldığınız aktif bir MüzeKart'ınız varsa, T. C. Kimlik numaranızı kullanarak mevcut kartınızı etkinleştirin. - Yeni bir MüzeKart almak ve hemen kullanmaya başlamak için \"MüzeKart\" seçeneği altından \"MOBİL UYGULAMA\" seçeneğini seçerek işlemi tamamlayın. - Ziyaret edeceğiniz müze girişinde sıra beklemeye gerek kalmadan QR kod oluşturarak müze girişinizi sağlayın. Not: Mobil MüzeKart, Topkapı Sarayı içerisinde bulunan Harem Dairesi, Aya İrini Anıtı, Beykoz Cam Müzesi, Efes Örenyeri içerisinde bulunan Yamaçevler, Göreme Açıkhava Müzesi içerisinde bulunan Karanlık Kilise, Sedir Adası, İstanbul Sinema Müzesi ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi içeresinde bulunan Serçe Limanı Cam Batığı Sergi Salonu bölümünde geçerli değil. Belirtilen bu yerler için ayrıca bilet almanız gerekli. Museum Pass Türkiye ile T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı 300'den fazla müze ve ören yerini 15 gün boyunca ziyaret edebilir, tarihte keyifli bir yolculuğa çıkabilirsiniz. İlk müze ve ören yeri girişinizden itibaren 15 gün boyunca geçerli olan Museum Pass Türkiye'nin fiyatı 4000 TL. MuseumPass Türkiye, her müzeye bir geçiş hakkı sağlayan bir kart. Müzekart + ile T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne bağlı 300'den fazla müze ve örenyerini bir yıl boyunca sınırsız ziyaret edebilir, tarihte keyifli bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Satın aldığınız ilk günden itibaren 1 yıl boyunca geçerli olan MüzeKartın fiyatı Türk vatandaşları için 60 TL. Not: MüzeKart, Topkapı Sarayı içerisinde bulunan Harem Dairesi, Aya İrini Anıtı, Beykoz Cam Müzesi, Efes Örenyeri içerisinde bulunan Yamaçevler, Göreme Açıkhava Müzesi içerisinde bulunan Karanlık Kilise, Sedir Adası, İstanbul Sinema Müzesi ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi içersinde bulunan Serçe Limanı Cam Batığı Sergi Salonu bölümünde geçerli değil. Belirtilen bu yerler için ayrıca bilet almanız gerekiyor. Müzekart GNS; 18-25 yaş arasındaki tüm gençlere \"Genç Ne Sever\" platformu tarafından hediye edilen, 300'den fazla müze ve ören yerini 13 Temmuz 13 Ekim 2023 tarihleri arasında ziyaret edebilme imkanı sağlayan dijital bir kart. Müzekart GNS, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın 18-25 yaş arasındaki gençlere hediyesi olup ücret ödemeden alınabiliyor. Şu an için süresi dolduğu için Müzekart GNS başvuruları alınmıyor. Akademik öğretim üyeleri ve 18 yaşın üzerindeki öğrenciler için geçerli olan Müzekart İndirimli'nin fiyatı Türk vatandaşları için 30 TL. Müzekart İndirimli ile tarihte yolculuğa çıkmak için öğrenci kimlik kartınız, e-devlet aktif öğrencilik durumunu gösteren belge ve nüfus kimliğiniz ile birlikte en yakın müze ya da ören yerine başvurabilirsiniz. Museum Pass İstanbul ile İstanbul'daki T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı 14 müzeyi 5 gün boyunca ziyaret edebilir, tarihte keyifli bir yolculuğa çıkabilirsiniz. İlk müze veya ören yeri girişinizden itibaren 5 gün boyunca geçerli olan Museum Pass İstanbul 'un fiyatı 2500 TL. Museum Pass İstanbul satış noktaları için lütfen tıklayınız. Museum Pass Cappadocia ile Nevşehir ve Aksaray illerindeki T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı 10'dan fazla müze ve ören yerini 3 gün boyunca ziyaret edebilir, tarihte keyifli bir yolculuğa çıkabilirsiniz. İlk müze veya ören yeri girişinizden itibaren 3 gün boyunca geçerli olan Museum Pass Cappadocia'nın fiyatı 1500 TL. Museum Pass The Mediterranean ile Antalya, Mersin, Adana ve Denizli illerindeki, T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı 50'dan fazla müze ve ören yerini 7 gün boyunca ziyaret edebilir, tarihte keyifli bir yolculuğa çıkabilirsiniz. İlk müze veya ören yeri girişinizden itibaren 7 gün boyunca geçerli olan Museum Pass The Mediterranean'in fiyatı 2200 TL. Museum Pass The Aegean ile T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı İzmir, Aydın, Muğla ve Denizli illerindeki 60'dan fazla müze ve ören yerini 7 gün boyunca ziyaret edebilir, tarihte keyifli bir yolculuğa çıkabilirsiniz. İlk müze veya ören yeri girişinizden itibaren 7 gün boyunca geçerli olan Museum Pass The Aegean'in fiyatı 2300 TL."} {"url": "https://bujuyollarda.com/nusa-penida-gezi-rehberi", "text": "Adaların sihirli dünyasında kaybolmak, ruhumuza yepyeni bir enerji vermiyor mu sizce de? Kim istemez ki maviliklerin ortasında yemyeşil bir cennette olmayı. O halde hayalperestlerin cenneti, tropikal güzellikler diyarı Nusa Penida Adası sizi davet ediyor! Bu ada, gözlerinizi büyüleyecek, aklınızı başınızdan alacak ve kalbinizde unutulmaz bir iz bırakacak. Kendinizi eşsiz manzaraların kollarına bırakın ve bir kez olsun yaşamınızda hissetmediğiniz bir duyguya tanıklık edin. İşte, adanın zarafetinden, popülerliğinin sırrından ve sizi cezbedecek birçok nedeninden bahsetmek için buradayım. Hazır mısınız? Kalbinizdeki keşif tutkusunu tetikleyecek bir maceraya doğru yola çıkmaya! Ah, Nusa Penida Adası... Sözlerle anlatılamayacak kadar büyüleyici bir yer. Burası, adeta cennetten bir köşe gibi. Adım attığınız anda kendinizi bir masalın içinde buluveriyorsunuz. Eşsiz doğası ve ikonik yerleri ile adeta bir hazine sandığına dönüşen bu adada, sizi bekleyen birçok sürpriz var. Nusa Penida, sadece göz alıcı manzaralar sunmuyor; aynı zamanda doğa sporlarına olanaklar da sunuyor. Adada şnorkelle dalış yapabilir, mercan resiflerinin gizemli dünyasını keşfedebilirsiniz. Su altında yaşayan renkli balıklarla dans etmek, size unutulmaz anlar yaşatacak. Adada birçok doğal yürüyüş parkuru da bulunuyor. Keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerin arasında yürümek, ruhunuzu besleyecek ve size özgürlüğün tadını verecek. Adanın etkileyici manzaralarının tadını çıkarırken, aynı zamanda kendinizi keşfedeceksiniz. Nusa Penida, heyecan verici bir tatil deneyimi sunuyor. Bu adada zamanın nasıl geçtiğini unutacak, kendinizi sadece anın tadını çıkarırken bulacaksınız. Kendinizi doğanın kollarına bırakın ve bu büyülü adada gerçek bir maceraya atılın. Unutulmaz anılarla dolu bir seyahat sizi bekliyor. Nusa Penida adası gezi rehberi size ada ile ihtiyaç duyabileceğiniz tüm bilgileri sunacak."} {"url": "https://bujuyollarda.com/oludeniz-gezilecek-yerler", "text": "Bomba gibi, mavinin tüm tonlarına sonuna kadar doyacağınız Ölüdeniz Gezilecek Yerler listesi sizi bekliyor. Fethiye'nin dünyaca ünlü tatil beldesi Ölüdeniz bakir koyları, turkuaz rengi denizi, yemyeşil ormanları ve yapılacak bir çok aktivitesiyle bambaşka bir dünya gibi. Fethiye'den Ölüdeniz'e inen virajlı yolda ilerlerken başka bir dünyaya girdiğinizi hissedip ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Muğla Fethiye Ölüdeniz gezilecek yerler listeme geçmeden önce gezilecek yerlerin haritadaki konumlarına bakmanızda fayda var. Bu yerleri birbirine yakınlık durumuna göre sıraladım. Listemde bol bol koy ve plaj var. Ölüdeniz'e geldiğinizde turkuaz rengi deniz en yakın can dostunuz olacak. Bir de listemde ilk olarak Ölüdeniz merkezde gezilecek yerleri sonrasında da Ölüdeniz çevresindeki gezilecek yerleri göreceksiniz. Gezi planınızı bu ayrıma göre de yapabilirsiniz. Fakat buraya kadar gelmişken fırsatınız varsa her yeri alt üst etmeden dönmeyin derim. - Montana Seyir Tepesi - Likya Yolu Başlangıcı - Ölüdeniz Plajı Belcekız Plajı - Kumburnu Plajı Ölüdeniz Lagünü - Kıdrak Koyu - Hisarönü Mahallesi - Babadağ - Mavi Mağara - Kelebekler Vadisi - Kabak Koyu - Kayaköy - Af Kule Manastırı - Akvaryum Koyu - Darboğaz Fethiye - Gemile Koyu - St. Nicholas Adası Gemiler Adası - Soğuk Su Koyu - Deve Plajı İlk olarak şunu belirteyim; listemdeki yerleri sindire sindire gezmek için 3 gün yeterli diye düşünüyorum. Vaktiniz genişse Ölüdeniz için gün sayısını artırabilirsiniz. Pişman olmazsınız! Ölüdeniz gezilecek yerler listemdeki başlıkların çoğu koy ve plajlardan oluşuyor. Yani bu liste maviye sonuna kadar doyabileceğiniz bir liste. Bu listede olan yerlerin bazılarına arabayla gidemiyorsunuz. Yani bu yerlere sadece tekne ile ulaşım var. Eğer Ölüdeniz'de tekne turuna çıkmak isterseniz Ölüdeniz Tekne Turu Tavsiyesi başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Ölüdeniz'de 1 günden fazla vaktiniz olursa kesinlikle tekne turuna katılın derim. Yazımın alt kısmında Ölüdeniz Gezilecek Yerleri araba ile gidilebilen ve sadece tekne ile gidilebilen yerler olarak da ikiye ayırdım bilginiz olsun. Ölüdeniz merkez gezilecek yerler listemizdeki yerler birbirine yakın konumda yer alıyor. Yine de bu yerler için araba şart. Araba ile çok daha rahat gezebiliyorsunuz. Listeme çok fazla çok fazla kişinin bilmediği bir yerle Montana Tepesi ile başlıyorum. Ölüdeniz'e gelirseniz Montana Tepesini özellikle tavsiye ediyorum. Çünkü buradan Ölüdeniz manzarası ve gün batımı efsane. - Montana Seyir Tepesi - Likya Yolu Başlangıcı - Ölüdeniz Plajı-Belcekız Plajı - Kumburnu Plajı Ölüdeniz Lagünü - Kıdrak Koyu - Hisarönü Mahallesi - Babadağ - Mavi Mağara Hani sosyal medyada Ölüdeniz'in efsane fotoğrafları var ya işte onlar genelde Montana Tepesi'nden çekiliyor. Gerçekten burası tam bir manzara seyir noktası. Bir yanda Kumburnu Plajı, diğer yanda Ölüdeniz Plajı. Manzaraya uzun uzun bakıp bütün dertlerinizi bir kenarı bırakıyorsunuz. Bana göre Ölüdeniz'in efsane manzarası bir Montana'dan bir de Babadağ'dan izlenir. Montana Tepesi'nde yanınıza alabilirseniz kamp sandalyesi alın ve burada bizim gibi keyif yapın. Hele bir de burada gün batımına denk gelirseniz değmeyin keyfinize. Eğer burada bir şeyler yiyip içecekseniz lütfen ama lütfen çöplerinizi çöp kutusuna atmayı unutmayın. Not: Bundan 1 sene öncesinde Montana Tepesi'ne araç ile gidebiliyordunuz fakat yakın zamanda gidiş yolu araç girişine kapatıldı. Yine de Montana'ya gitmek isterseniz arabanızı Garcia Otel'in önüne bıraktıktan sonra yaklaşık 20 dk'lık yürüyüş ile Montana Tepesine ulaşabilirsiniz. Motosiklet varsa sorun yok. Yürümeye değer mi derseniz bence kesinlikle değer. Montana Tepesi'nin konumu burada. Likya Yolu Yürüyüş Turu, dünyada eşi benzerine az rastlanan, manzaralarına doyamayacağınız, bitmesini istemeyeceğiniz ve bir çok kişinin bucket list 'inde yer alan bir aktivite. Bu güzel yolun Türkiye'de olması gerçekten bizim için bir nimet. Likya Yolu, Fethiye'den Antalya'ya kadar uzanan toplam 535 km'lik bir yürüyüş yolu. Genelde insanların belirli parkurlar seçerek yürüdüğü Likya yolu, dünyanın en iyi 10 yürüyüş yolu arasında gösteriliyor. Ölüdeniz'de Montana Tepesine giderken Likya Yolu'nun başlangıç noktasını görebilirsiniz. Konum burada. Ölüdeniz denilince akla ilk gelen plaj Belcekız Plajı ya da diğer ismiyle Ölüdeniz Plajı'dır. Burası yaklaşık 3 km'lik bir halk plajı ve plajın girişi ücretsiz. Denizi çok güzel ve turkuaz mavisi. İsmi Ölüdeniz ama buranın denizi dalgalı ve hemen derinleşiyor yani çarşaf gibi değil. Ölüdeniz Plajı yüksek sezonda oldukça kalabalık ve bundan dolayı deniz ne yazık ki bulanık. Plaj kumdan ve çakıldan oluşuyor. Deniz 3-4 metre sonra derinleşiyor. Çocukların dikkat etmesi gerekiyor. Ölüdeniz Plajı'nda şemsiye ya da şezlong kiralama imkanınız mevcut. Ya da isterseniz kendi sandalye ve şemsiyenizi de kullanabilirsiniz. Belcekız Plajı'nda denize girilecek en iyi yer kayalıklara doğru olan kısım bence. Deniz burada daha temiz ve daha sakin. Bir de Ölüdeniz 'de konaklama yaptıysanız bu plajda sabahın ilk saatlerinde denize girmenizi şiddetle tavsiye ederim. İnanılmaz güzel bir keyfi var söyleyeyim. Sadece Türkiye değil dünyanın en ünlü plajları arasında yer alan Ölüdeniz Plajı, halk plajı olduğundan buraya giriş ücretsiz. Ücretsiz şekilde plaja giriş yapabilirsiniz. Burada dilerseniz şezlong ve şemsiye kiralayabilirsiniz ya da kendi imkanlarınızla da takılabilirsiniz. Ölüdeniz Plajı nam-ı diğer Belcekız Plajı nerede ve yol tarifi için buraya tıklayabilirsiniz. Buraya araç ile giriş yapamıyorsunuz. Aracınızı Ölüdeniz merkeze park edip plaja yürümelisiniz. Yazın araç park yeri bulmanız oldukça zor, dilerseniz özel otoparkları kullanabilirsiniz. Ölüdeniz gezilecek yerler listesinin en popüler noktalarından olan Kumburnu Plajı'na geldik. Kumburnu Plajı sadece Türkiye'de değil dünyada meşhur bir yer. Ölüdeniz Lagünü olarak da bilinen Kumburnu size hem denizi hem de göl sayılabilecek bir alanın keyfini yaşatıyor. Kumburnu Plajı, Ölüdeniz'in en sağ tarafında yani en uç noktasında yer alıyor. Plajın sağ tarafındaki kısım durgun ve sığ, diğer tarafı daha serin ve dalgalı. Burası halk plajı değil yani giriş ücretli. Kumburnu Plajı kumlu ve küçük taşlardan oluşuyor. Ölüdeniz Plajı'na göre burası çocuklu aileler için daha ideal. Wc, soyunma kabini ve duş imkanları mevcut. Yüksek sezonda aşırı kalabalık! 2022 yılı için Kumburnu Plajı giriş ücreti araç için 25 TL, yaya için tam 8 TL öğrenci 7 TL. İki şezlong ve şemsiye ücreti 60 TL. Kumburnu Plajı'nın konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Ölüdeniz merkeze çok yakın bir konumda olan Kıdrak Koyu oldukça geniş ve uzun bir plaja sahip. Kıdrak Koyu'nun denizi tertemiz ve tuzlu. Tuzlu olması denize turkuaz bir görüntü veriyor. Kumsal ile denizin birleştiği yer çakıllardan oluşuyor. Deniz 2-3 metre sonra derinleşiyor. Yüzme bilmeyenlerin bu noktada denize girmeleri tehlikeli olabilir. Ancak gerekli önlemler alındığında keyifli bir deniz. Kıyıda ağaçlık bölgeler mevcut. Genel anlamda ağaçlık alanları işletme alanı içerisine girse de sahilin içe doğru olan alanlarda ağaçlık bulmak mümkün. Otopark sorunu yok. Kıdrak, yerli turistin dışında yabancı turistlerin de tercih ettiği bir nokta olduğu için buradaki işletme fiyatları biraz yüksek. İşletme kalitesi de ne yazık ki düşük. Dışarıdan istediğiniz şekilde yiyecek içecek temini ile gelirseniz sorun yaşamazsınız. Tuvalet, soyunma kabinleri ve duş imkanı mevcut. Şezlong ve şemsiye ücretli ancak kendi şemsiyeniz ve sandalyeniz ile çok rahat yer bulabilirsiniz. Kıdrak Koyu giriş ücreti kişi başı 10 TL, öğrenci 5 TL. Araç ile giriş ücreti ise 30 TL. Şezlong, şemsiye 25'şer TL. Dilerseniz şemsiye ve sandalyenizi kendiniz getirebilirsiniz. Ölüdeniz'e en yakın plajlardan biri olan Kıdrak Koyu'nun konumu burada. Araç ile ulaşım mevcut. Eğer Ölüdeniz size çok kalabalık gelirse burayı tercih edebilirsiniz. Ölüdeniz ile Kıdrak Koyu arası 3,5 km. Ölüdeniz gece hayatının kalbi burada atıyor. Ölüdeniz'de gece nereyi gezebilirim derseniz adres Hisarönü. Çam ormanlarının arasında bulunan Hisarönü ve Ovacık Mahalleleri, Fethiye ile Ölüdeniz'in konum olarak tam ortasında yer alıyor. Hisarönü'nün Ölüdeniz'e uzaklığı 5 km, Fethiye'ye ise 6 km. Hisarönü'nde çok sayıda otel ve tatil köyü bulunuyor. Ölüdeniz'e yakın bir yerde konaklamak isterseniz bu bölgeyi de tercih edebilirsiniz. Hisarönü'ne ilk defa geldiyseniz sanki yabancı bir memlekette hissediyorsunuz kendinizi. Kafanızı nereye çevirseniz İngiliz amcalar ve teyzeler görüyorsunuz. Buradaki mekanlar English pub tarzında. Öyle çok cafcaflı mekanlar beklemeyin. Yani beklentiniz çok yüksek olmasın. Velhasıl Ölüdeniz'de sıkılırsanız gece buraya bir şeyler içmeye gelebilirsiniz. Burada sarmazsa Fethiye merkeze geçiş yapın. Ölüdeniz denilince akla bir Ölüdeniz Lagünü bir de Paraşüt gelir. Ölüdeniz'de ne yapılır sorusunun ilk cevapları arasında yer alan paraşüt aktivitesi Babadağ'dan yapılıyor. Babadağ'da yamaç paraşütünden atv gezilerine, kamplardan doğa yürüyüşlerine kadar birçok aktivite yapılıyor. Babadağ'a eskiden sadece araç ile çıkılabiliyorken şu an teleferik ile de kolay bir şekilde buraya ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Teleferik ile Babadağ'a çıkmak için tek kişi 140 TL ödemelisiniz, çocuklar için ücret 105 TL. Buradaki işletme hakkında yorumlar facia. Yurdum işletmeleri ne yazık ki turist kaçırma konusunda uzman olma yolunda hızla ilerliyor. Babadağ Teleferik noktasının konumu burada. Ölüdeniz gezilecek yerler listemize Mavi Mağara ile devam ediyoruz. Mavi Mağara bizim aklımıza, ruhumuza kazındı resmen. Ölüdeniz tekne turumuzda buraya uğramamız bizim için şanstı çünkü tekne turları her zaman burada durmuyor. Mavi Mağara'ya sadece tekne ile ulaşabiliyorsunuz. Yani karadan buraya inemiyorsunuz. Ölüdeniz'de tekne turuna katılmadan önce teknenin buraya gelip gelmediğini sorun bence. Burada deniz tertemiz ve su oldukça soğuk. Mavi Mağara'nın içine girdiğinizde sizi mini bir plaj bekliyor. Gerçekten burayı anlatmaya kelimeler yetmez. Dalış için çok uygun bir yer olan Mavi Mağara'nın konumu burada. Ölüdeniz merkez tamamsa artık çevre yerleri gezme vakti gelmiştir. Ölüdeniz çevresinde gezilecek yerler listemize Ölüdeniz'e çok uzak yerleri yazmadık. Dolayısıyla yazdığım yerleri rahat rahat gezebilirsiniz. Ölüdeniz çevresinde gezilecek yerler listemizde bol bol koy ve plaj var. Listemizdeki tüm yerleri gezmek için Ölüdeniz'de tekne turuna çıkmanız gerekiyor belirteyim. Ölüdeniz çevresinde ilk durağımız son yılların en popüler yeri olan Kelebekler Vadisi. - Kelebekler Vadisi - Kabak Koyu - Kayaköy - Af Kule Manastırı - Akvaryum Koyu - Darboğaz Fethiye - Gemile Koyu - St. Nicholas Adası Gemiler Adası - Soğuk Su Koyu - Deve Plajı Google haritada Ölüdeniz Koyları ve Plajlarının konumunu görmek isterseniz bu bağlantıma tıklayabilirsiniz. Ölüdeniz tekne turumuzun en özel noktalarından biri olan Kelebekler Vadisi Ölüdeniz Gezilecek Yerler yazımın en özel yeri sayılır. Burası Türkiye'de en iyi manzaraya sahip yerler arasında kesinlikle ilk 3'e girer. Kelebekler Vadisi'nin yukarıdan manzarası efsane. Bura ile ilgili çok daha detaylı bilgi için yazıma göz atabilirsiniz. Deniz yolu ile Kelebekler Vadisine gelip vadi içerisini keşfetmek isterseniz Kelebekler Vadisi giriş ücreti olan 25 TL' yi ödemelisiniz. Yukarı manzara için Kelebekler Vadisi seyir noktasının herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Kelebekler Vadisi'ne ulaşmak için ilk olarak Ölüdeniz'e gitmeniz gerekiyor. Ölüdeniz'den kalkan dolmuşlarla Faralya Köyü'ne gidip buradan patika yollarla aşağıya doğru vadiye inebilirsiniz. Bu noktada ayakkabınız iyi değilse ya da trekking deneyiminiz azsa dikkatli olun. Vadiye inince en dip noktada akan şelaleye de gidebilirsiniz. Eğer yürümeyi tercih etmiyorsanız vadiye ulaşım için en iyi yol tekne ile ulaşım. Ölüdeniz günübirlik tekne turlarının rotasında mutlaka Kelebekler Vadisi de oluyor ve burada 1 saat mola veriliyor. Daha uzun vakit geçirmek istiyorsanız en ideal seçenek dolmuş tekneler. Kelebekler Vadisi'ne dolmuş tekne ile gidiş-dönüş en son 80 TL'idi. Gelelim Kelebekler Vadisini yukarıdan görebileceğiniz en iyi seyir noktasına. Ölüdeniz tarafından Faralya Köyü'ne doğru araç ile gelirken Kelebekler Vadisi'nin hemen ilk virajında araçların durduğu, arıların istila ettiği bir çeşme ve kayalık olan bir nokta var. İşte bu noktada bizim gibi enfes fotoğraflar çekilebilirsiniz. Hele bir de drone varsa burada müthiş videolar çekebilirsiniz. Kelebekler Vadisi seyir noktasının konumunu buraya bırakıyorum. Önemli Not: Lütfen ama lütfen en iyi fotoğrafı çekileyim derken kayaların uçurum taraflarına çok yaklaşmayın. Bu konuda çok ama çok dikkatli olun. Buradan düşenler ve ne yazık ki ölenler oldu! Kabak Koyu Ölüdeniz'in en güzel koylarından biri. Koy Fethiye'ye 33 km, Ölüdeniz'e 20 km uzaklıkta bulunuyor. Kabak Plajı'nın yaklaşık 200 metre çakıllı bir kumsalı var. Deniz biraz dalgalı, rengi masmavi. Kabak Koyu'nun üst tarafında bir de şelale var, dağa tırmanışla yaklaşık 1 saate ulaşabilirsiniz. Buraya çıkmak biraz zahmetli ve performans istiyor. Bir de orman içinde küçük göletler var, suyu oldukça soğuk ve serinlemek için birebir. Kabak Koyunda kamp yapabileceğiniz bir çok işletme bulunuyor. Kamplarda duş ve wc imkanı var. İşletmeler genelde yarım pansiyon şeklinde çalışıyorlar. Kamp fiyatları için önceden kamp yerleriyle irtibata geçmenizde fayda var. Bir yer tercih etmeden yorumlara göz atmayı unutmayın. Kabak Koyu'na Ölüdeniz'den dolmuşlarla gidebilirsiniz. Eğer şahsi aracınızla gidiyorsanız belli bir yere kadar araç ile gidiyorsunuz sonrasında aracınızı 30 TL'ye otoparka park ediyorsunuz ki o belli yere kadar gitmek bile yolun durumundan dolayı oldukça sıkıntılı. Aracınızı park ettikten sonra dolmuşlara biniyorsunuz. Dolmuş ücretleri kişi başı 10 TL, dolmuş ücreti aracın doluluk oranına göre değişiyor ve araçta en az 10 kişi olması gerekiyor. Yolcu sayısı az ise ücret artıyor. Dolmuşla gittiğiniz yol inanılmaz kötü bir yol. Kabak Koyu ulaşım ve yol haritası için buraya tıklayabilirsiniz. Ölüdeniz Gezilecek Yerler listesinde Hayalet Köye hoşgeldiniz. Kayaköy eski bir Rum yerleşkesi. Köy yamaca doğru biri diğerinin önünü kapatmayacak şekilde saygıyla dizilmiş 3500'e yakın evden oluşuyor. Kayaköy'de 1922'ye kadar 25 bin kişi yaşıyormuş. İstiklal Savaşı'ndan sonra Nüfus Mübadelesi'nde köyün sakinleri Yunanistan'a gönderilmiş ve buraya da Batı Trakya'dan gelen Türkler yerleştirilmiş ama gelen Türkler eski evlerde değil de Kayaköy'ün önündeki düzlüğe evler kurmuş ve bu evlerde yaşamışlar. Durum böyle olunca da köyde yaşayan kimse kalmamış ve burası hayalet köy adını almış. Eski adı Levissi olan Kayaköy'de 2 kilise, 14 şapel bulunuyor. Kayaköy'ün dar yollarında yürürken insan hayaller kurup geçmişi kafasında canlandırmaya çalışıyor. Kayaköy civarında konaklama yapabileceğiniz bir çok otel ve pansiyon bulunuyor. Bu otellerin çoğu doğa ile iç içe. Kafayı dinleyip sıfırlamak isterseniz Kayaköy otellerini değerlendirebilirsiniz. Bizim kaldığımız otel için Fethiye Otel Tavsiyesi başlıklı yazıma göz atabilirsiniz. Kayaköy'e Ölüdeniz ve Fethiye'den dolmuşlarla kolayca gelebilirsiniz. Dolmuşlar genelde sabah 07:00'da seferlere başlayıp akşam 18:00'a kadar devam ediyor. Kayaköy yol tarifi ve konum için buraya tıklayabilirsiniz. Burada şunu belirtmek istiyorum. Kabak Koyu'ndan sonra Ölüdeniz'de gezilecek yer kalmıyor. Dolayısıyla tam tersi istikamete geçtik bilginiz olsun. Yukarıdaki haritadan kontrol edebilirsiniz. Fethiye Kayaköy'ün giriş ücreti (2022 yılı) kişi başı 12,5 TL, müze kart geçerli. Kayaköy'den sonraki durağımız Af Kule Manastırı. Manastıra gitmek biraz zahmetli olsa da buranın enfes bir manzarası var. Ayarlayabilirseniz burada gün batımı daha bi enfes oluyor. Af Kule Manastırı'nın hikayesine gelince; Ayios Elefterios adlı bir keşiş tarafından 10 metrelik bir alanda kayayı oyarak manastırın yapıldığına ve keşişin burada ömür boyu çile çektiğine inanılıyor. Af Kule Manastırına giden yol, yoldan ziyade tarla 🙂 Belli bir yere kadar araba ile gidiyorsunuz daha sonra yürüyerek manastıra ulaşıyorsunuz. İşaretlere dikkat edin ve yolu kaybetmeyin. Yürüyerek gideceğiniz yolu terlikle gitmeyin ve yanınıza kesinlikle su alın. Manastıra ulaşınca yine duvarlara yazılmış kalpleri, isimleri göreceksiniz ve tarihimizi ne kadar tahrip ettiğimizi görüp üzülecekseniz. Ama siz yine de manzaranın tadını çıkarmaya bakın. Bunun için Fethiye Otogar'dan Kayaköy dolmuşlarına binip kaptana söylerseniz sizi Manastıra gideceğiniz yolun başına bırakır. Af Kule Manastırı'nın yol tarifi ve konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Ölüdeniz Akvaryum Koyu ismini tam anlamıyla hak eden bir koy. Burası Ölüdeniz tekne turlarının uğrak noktası. Bu koya araba ile ulaşım yok. Ölüdeniz koyları ve plajları arasında en temiz suya sahip yer Akvaryum Koyu diyebilirim. Tabi teknelerin yakıtını saymazsak! Akvaryum Koyu'nda balıklarla yüzmek için şnorkel ya da gözlük şart. Akvaryum Koyu'nun konumu burada. Darboğaz'a giderken yanınızda kesinlikle su ve yiyecek bulundurun. Yaşlı ve çocuklu olanların buraya patika yol nedeniyle gitmemesini tavsiye ederim. Çünkü yolu zorlayıcı. Darboğaz'da herhangi bir işletme bulunmuyor. Tedarikli gitmeniz lazım. Buraya hafta sonu bile gitseniz kalabalık değil. Burası muhafazakar tekne turlarının da uğrak noktası. Bizim bu koyda sevmediğimiz şey kara sinekler oldu. Sağ olsunlar sivrisineklerden farkı yoktu. Isırıp ısırıp durdular.😒 Darboğaz'da deniz turkuaz renginde ve taşlık. Eşsiz güzellikteki Darboğazın haritadaki konumu burada. Ölüdeniz'de arabayla gidilen koylar arasında yer olan Gemile Koyu'na geldik. Gemile Koyu'nun arabayla inilen yolu üzerinde manzara çok güzel. Burada bol bol foto çekilmeyi ihmal etmeyin. Koya gelince Gemile Plajı küçük bir plaj ve taşlık bir sahile sahip. Denize girmek isterseniz sol taraftaki kayalıkların olduğu yeri tercih edebilirsiniz. Burada bir de kamp alanı mevcut. İsterseniz burada kamp yapabilirsiniz. Buraya gitmeden işletmenin yorumlarını okuyun derim! Gemile Koyu'nun giriş ücreti araç başı 35 TL. Burada bulunan işletmeden 2 şezlong ve 1 şemsiye kiralamak isterseniz ayrıca 60 TL vermeniz gerekiyor. İsterseniz kendi sandalye ve şemsiyenizi getirebilirsiniz. Bu ücretler 2022 yılı için geçerli. Gemile Koyu, Kayaköy'e 8 km uzaklıkta bulunuyor. Gemile Koyu'nun haritadaki konumu için sizi buraya alalım. Gemile Koyu'nun hemen karşısında bulunan St Nicholas Adası 2500 yıllık bir tarihe sahip. Roma ve Bizans döneminin izlerini taşıyan bu adada 7 tane eski kilise bulunuyor. Kiliselerin yanında ev, depo gibi günlük yaşam için gerekli yapılar da mevcut. Adada bulunan tünel büyük kilise ile küçük kiliseyi birbirine bağlıyormuş. Adanın çevresi tamamen tarihi kalıntılardan oluşuyor. St. Nicholas Adasına sadece tekne ile ulaşım var. Deniz burada tam anlamıyla cam gibi. Dalış yaptığınızda tarihi kalıntıları görebiliyorsunuz. Şnorkel yada gözlük şart. St. Nicholas Adası'nda bulunan ören yerine giriş ücreti kişi başı 50 TL (2023). Müze kart burada geçerli. Tekne turuna çıktığınızda yanınıza müze kartınızı almayı unutmayın. Ölüdeniz gezilecek yerler listemizin en buz yerine olan Soğuk Su Koyu'na geldik. Yazın sıcağında burası buz gibi suyu ile vücudunuzda şok etkisi yaratıyor. Çok fazla soğuk su sevmeyen ben bile buradan çıkmak istemedim. Biz buraya Ölüdeniz tekne turu ile ulaştık. Normalde araba ile Soğuk Su Koyuna ulaşım yok. Tıpkı Darboğaz gibi belli bir mesafe araba daha sonra ise yürüyerek buraya ulaşabilirsiniz. Soğuk Su Koyu'nda deniz tertemiz. Soğuk su kaynağına yüzdükçe sıcaklık azalıyor ve üşümeye başlıyorsunuz. Yazın sıcağında gerçekten çok iyi oluyor. Burada herhangi bir işletme yok. Karayolu ile yürüyerek gelecekseniz tedarikli gelmenizde fayda var. Soğuk Su Koyuna yürüyerek nasıl gidilir derseniz, burası Kayaköy'ün tam arka tarafında kalıyor. Yürüyüş yapmayı seviyorsanız Kayaköy'deki kalıntıların içinden sahile kadar uzanan 40 dk'lık patika bir yoldan koya ulaşabilirsiniz. Soğuk Su Koyu'nun konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Ölüdeniz Gezilecek Yerler listemizin son yeri olan Deve Plajı'na geldik. Buraya sadece tekne ile ulaşabiliyorsunuz. Biz Ölüdeniz tekne turumuzda yemek molasını Deve Plajı'nda vermiştik. Burası Soğuk Su Koyu'nun hemen karşısında bulunuyor. Buraya Deve Plajı denilmesinin nedeni buradaki kayaların yukarıdan deveyi andırmasından dolayıymış. Deve Plajına karadan ulaşım yok. Konum burada. - Montana Seyir Tepesi - Likya Yolu Başlangıcı - Ölüdeniz Plajı Belcekız Plajı - Kumburnu Plajı Ölüdeniz Lagünü - Kıdrak Koyu - Hisarönü Mahallesi - Babadağ - Soğuk Su Koyu - Kelebekler Vadisi - Kabak Koyu - Kayaköy - Af Kule Manastırı - Gemile Koyu - Darboğaz Fethiye - Mavi Mağara - Kelebekler Vadisi - Akvaryum Koyu - St. Nicholas Adası Gemiler Adası - Deve Plajı Yukarıda o kadar anlattık gördünüz; Ölüdeniz her şeyi ile tam bir cennet. Buraya geldiğinizde vaktiniz genişse yapabileceğiniz bir çok aktivite var. Bu aktiviteleri yapmadan Ölüdeniz'den asla dönmeyin. Ölüdeniz denilince akla ilk gelen yamaç paraşütü ile ilgili bizim bir deneyimimiz olmuştu. Bu aktivite ile ilgili detaylı yazı yazınca sizlerle paylaşacağım. - Babadağ'ın eteklerinden yamaç paraşütü ile enfes Ölüdeniz manzarasına karşı atlanır. - Kelebekler Vadisi'nin yukarıdan eşsiz manzarasının tadı çıkartılır. - Montana Tepesi'nde gün batımının tadı çıkartılır. - Ölüdeniz'de akşam vakti güzel bir yürüyüş yapılır. - Kumburnu Plajı'nda lagün tarafında denize girilir. - Özellikle sabah vakitlerinde Ölüdeniz Plajı'nda denize girilir. - Kabak Koyu'nda kamp yapılır. Ölüdeniz / Belcekız Plajı'nda denize girebilirsiniz. Ölüdeniz merkezden kalkan günübirlik tekne turlarına katılabilirsiniz. Babadağ'dan yamaç paraşütü ile atlayabilirsiniz. Akşam saatlerinde Ölüdeniz merkezde ya da Hisarönün'de eğlenebilirsiniz. Ölüdeniz gezilecek yerler listemizde bir çok koy ve plaj var. Ölüdeniz koyları ve plajlarının tüm detaylarını bu yazımda bulabilirsiniz. Ölüdeniz'de Belcekız Plajı, Kumburnu Plajı, Kıdrak Plajı, Kabak Koyu ve Gemile Koyu en favori yerlerimiz arasında. Yukarıda gördüğünüz üzere Ölüdeniz her şeyi ile çok güzel bir yer. Ömrü hayatınızda bir kere de olsa buraya gidin derim. Bir çok kişinin bucket listesinde yer alan yamaç paraşütü ile atlamayı burada yapın derim. Özetle ülkemizin cennet köşelerinden biri olan Ölüdeniz efso bir yer. Ölüdeniz'in manzarası ve gezilecek yerleri efsane. Eee buraya geldiğinizde yaşadığınız anları ölümsüzleştirmek olmazsa olmaz. Ölüdeniz'de en iyi fotoğraf noktalarını aşağıda bulabilirsiniz. Ölüdeniz'e gelirseniz buralardan fotoğraf çekilmeden dönmeyin. -Montana Tepesi -Kumburnu Plajı -Mavi Mağara -Kelebekler Vadisi Manzara Noktası -Babadağ"} {"url": "https://bujuyollarda.com/oludeniz-koylari-ve-plajlari", "text": "Turkuaz rengi ve berrak mı berrak deniziyle Ölüdeniz koyları ve plajları Muğla'daki en iyi koylar ve plajlar arasına yüzde yüz girer. Bu koylar ve plajlar hakkında tüm bilgileri bu yazımda vermeye çalışacağım. - Ölüdeniz Gezilecek Yerler : En İyi 18 Yer | Haritalı - Ölüdeniz Tekne Turu Tavsiyesi ve Deneyimi - Ölüdeniz Plajı Gezi Rehberi Ölüdeniz koyları ve plajları listesini birbirine yakınlık durumuna göre sıraladım. Harita üzerinde kendi gezi planınızı çıkarmak için zoom yapabilirsiniz. Bu koy ve plajların tamamını keşfetmek için Ölüdeniz'de tekne turu şart. - Akvaryum Koyu - Darboğaz Fethiye - Gemile Koyu - St. Nicholas Island - Soğuk Su Koyu - Deve Plajı - Kumburnu Plajı - Ölüdeniz Plajı - Kıdrak Koyu - Mavi Mağara - Kelebekler Vadisi Plajı - Kabak Plajı Ölüdeniz Akvaryum Koyu ismini tam anlamıyla hak eden bir koy. Burası Ölüdeniz tekne turlarının uğrak noktası. Bu koya araba ile ulaşım yok. Ölüdeniz koyları ve plajları arasında en temiz suya sahip yer Akvaryum Koyu diyebilirim. Tabi teknelerin yakıtını saymazsak! Akvaryum Koyu'nda balıklarla yüzmek için şnorkel ya da gözlük şart. Akvaryum Koyu'nun konumu burada. Ölüdeniz koyları ve plajları yazımın en gizli noktası Darboğaz diyebilirim. Darboğaz Fethiye'nin en bilinmeyen koyu olarak kalmış olabilir. Buraya arabayla ulaşım yok. Koya ulaşmak biraz zahmetli. Biz başta yanlış yola saptığımızdan doğru yolu bulana kadar baya yorulduk. Ama sonunda hedefi tutturduk. Google haritada yol tarifi alıp araç ile gelebileceğiniz son noktaya kadar gelip 20 dk yürüyüş ile Darboğaz'a ulaşıyorsunuz. Aracınızı yol kenarına park edebilirsiniz. Aracı park ettikten sonra tahtadan yapılmış bir uyarı levhası göreceksiniz ve gördüğünüz o patika yolu takip edeceksiniz. 20 dk sonra efsane bir manzara ve güzel bir koy sizi bekliyor olacak. Darboğaz'a giderken yanınızda kesinlikle su ve yiyecek bulundurun. Yaşlı ve çocuklu olanların buraya patika yol nedeniyle gitmemesini tavsiye ederim. Çünkü yolu zorlayıcı. Darboğaz'da herhangi bir işletme vs bulunmuyor. Tedarikli gitmeniz lazım. Hafta sonu bile gitseniz kalabalık değil. Burası muhafazakar tekne turlarının uğrak noktası. Bizim bu koyda sevmediğimiz şey kara sinekler oldu sağ olsunlar sivrisineklerden farkı yoktu. Isırıp ısırıp durdular.😐 Darboğaz'da deniz turkuaz renginde ve taşlık. Eşsiz güzellikteki Darboğaz'ın haritadaki konumu burada. Ölüdeniz'de arabayla gidilen ilk koyumuz olan Gemile Koyuna geldik. Gemile Koyu'nun arabayla inilen yol olan iniş yolundan manzarası çok çok güzel. Burada bol bol foto çekilin. Koya gelince Gemile Plajı küçük bir plaj. Plaj taşlık. Denize girmek isterseniz sol taraftaki kayalıkların olduğu yeri tercih edebilirsiniz. Burada bir de kamp alanı mevcut. İsterseniz burada kamp yapabilirsiniz. Gitmeden yorumları okuyun! Gemile Koyu'nun giriş ücreti araç başı 35 TL. Burada bulunan işletmeden 2 şezlong ve 1 şemsiye kiralamak isterseniz ayrıca 80 TL vermeniz gerekiyor. İsterseniz kendi sandalye ve şemsiyenizi getirebilirsiniz. Bu ücretler 2022 yılı için geçerli. Gemile Koyu Kayaköy'e 8 km uzaklıkta bulunuyor. Gemile Koyu'nun haritadaki konumu için sizi buraya alalım. Gemile Koyu'nun hemen karşısında bulunan St Nicholas Adası 2500 yıllık bir tarihe sahip. Roma ve Bizans döneminin izlerini taşıyan bu adada 7 tane eski kilise bulunuyor. Kiliselerin yanında ev, depo gibi günlük yaşam için gerekli yapılar da mevcut. Burada bulunan tünel büyük kilise ile küçük kiliseyi birbirine bağlıyormuş. Adanın çevresi neredeyse tamamen tarihi kalıntılardan oluşuyor. St. Nicholas Adasına sadece tekne ile ulaşım var. Deniz burada tam anlamıyla cam gibi. Daldığınızda tarihi kalıntıları görebiliyorsunuz. Şnorkel yada gözlük şart. St. Nicholas Adası'nda bulunan ören yerine giriş ücreti kişi başı 50 TL. Müze kart burada geçerli. Ölüdeniz Koyları ve Plajları yazımdaki en sevdiğimiz yer kesinlikle Soğuk Su Koyu oldu. Yazın sıcağında burası buz gibi suyu ile gerçekten şok etkisi yaratıyor. Çok fazla soğuk su sevmeyen ben bile buradan çıkmak istemedim. Biz buraya Ölüdeniz tekne turu ile ulaştık. Normalde araba ile Soğuk Su Koyuna ulaşım yok. Tıpkı Darboğaz gibi belli bir mesafe araba daha sonra ise yürüyerek buraya ulaşıyorsunuz. Soğuk Su Koyunda deniz tertemiz. Soğuk su kaynağına yüzdükçe sıcaklık azalıyor ve üşümeye başlıyorsunuz. Yazın sıcağında gerçekten çok iyi oluyor. Burada herhangi bir işletme yok. Gelirken tedarikli gelmenizde fayda var. Soğuk Su Koyuna yürüyerek nasıl gidilir derseniz, burası Kayaköy'ün tam arka tarafında kalıyor. Yürüyüş yapmayı severim derseniz Kayaköy'deki kalıntıların içinden sahile kadar uzanan 40 dk'lık patika bir yoldan buraya ulaşabilirsiniz. Soğuk Su Koyu'nun konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Ölüdeniz tekne turumuzda yemek molasını Deve Plajında vermiştik. Burası Soğuk Su Koyu'nun hemen karşısında bulunuyor. Buraya Deve Plajı denmesinin nedeni buradaki kayaların yukarıdan deveyi andırmasından dolayıymış. Deve Plajına karadan ulaşım yok. Konum burada. Ölüdeniz koyları ve plajları yazımın en popüler noktasına geldik. Kumburnu Plajı sadece Türkiye'de değil dünyada meşhur bir yer. Kumburnu Plajı Ölüdeniz'in en uç noktasında yer alıyor. Burası halk plajı değil yani giriş ücretli. Kumburnu Plajı kumlu ve küçük taşlardan oluşuyor. Ölüdeniz Plajı'na göre deniz dalgalı değil. Çocuklu aileler için ideal. Wc, soyunma kabini ve duş imkanları mevcut. Yüksek sezonda çok kalabalık! 2022 yılı için Kumburnu Plajı giriş ücreti araç için 25 TL, yaya için tam 8 TL öğrenci 7 TL. Şemsiye, şezlong 15'er TL. Kumburnu Plajı Fethiye Ölüdeniz'de bulunuyor. Konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Ölüdeniz denilince akla ilk gelen plaj Belcekız Plajı ya da diğer ismiyle Ölüdeniz Plajı'dır. Burası yaklaşık 3 km'lik bir halk plajı ve plajın girişi ücretsiz. Denizi çok güzel ve turkuaz mavisi. İsmi Ölüdeniz ama buranın denizi dalgalı ve hemen derinleşiyor yani çarşaf gibi değil. Yüksek sezonda oldukça kalabalık ve bundan dolayı da deniz ne yazık ki bulanık. Çocukların dikkat etmesi gerekiyor. Burada kendi sandalye ve şemsiyenizi de kullanabilirsiniz. Belcekız Plajı'nda denize girilecek en iyi yer kayalıklara doğru olan kısım bence deniz burada daha temiz ve daha sakin. Bir de Ölüdeniz'de konaklama yaptıysanız bu plajda sabahın ilk saatlerinde denize girin. İnanılmaz güzel bir keyfi var söyleyeyim. Ölüdeniz Plajı halk plajı olduğundan buranın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Yani giriş ücretsiz (2022). Şezlong ve şemsiye ücreti 15'er TL. Ölüdeniz Plajı nam-ı diğer Belcekız Plajı nerede ve yol tarifi için buraya tıklayabilirsiniz. Buraya araç ile gidemiyorsunuz. Aracınızı Ölüdeniz merkeze park edip plaja yürümelisiniz. Yazın araç parkı biraz zor, özel otoparkları kullanabilirsiniz. Ölüdeniz merkeze çok yakın bir konumda olan Kıdrak Koyu oldukça geniş bir koy. Kıdrak Koyu'nun denizi berrak ve çakıllı. Kumsal ile denizin birleştiği yer de çakıl. Deniz 2-3 metrede derinleşiyor. Kıdrak Koyu'nun restoran ve bar kısmı da var. Fiyatlar normalin bir tık üstü. Tuvalet, soyunma kabinleri ve duşlar da mevcut. Kıdrak Koyu giriş ücreti kişi başı 10 TL, öğrenci 5 TL. Araç ile giriş ücreti ise 30 TL. Şezlong şemsiye 20'şer TL. Dilerseniz şemsiye ve sandalyenizi kendiniz getirebilirsiniz. Ölüdeniz'e en yakın konumda olan Kıdrak Koyu'nun konumu burada. Araç ile ulaşım mevcut. Mavi Mağara bizim aklımıza ruhumuza kazındı resmen. Ölüdeniz tekne turumuzda buraya uğramamız bizim için şanstı çünkü tekne turları her zaman burada durmuyor. Mavi mağara enfes bir güzelliğe sahip sadece tekne ile ulaşılabilen bir yer. Deniz tertemiz. Mağaranın içine giriyorsunuz ve sizi mini bir plaj bekliyor. Gerçekten burayı anlatmaya kelimeler yetmez. Dalış için çok uygun bir yer olan Mavi Mağaranın konumu burada. Ölüdeniz tekne turumuzdaki en özel noktalardan biri olan Kelebekler Vadisi Ölüdeniz Koyları ve Plajları yazımın en özel yeri diyebilirim. Burası Türkiye'de en iyi manzaraya sahip yerleri arasında ilk 3'e girer. Kelebekler Vadisi'nin yukarıdan manzarası efsane. Burası 1. derece doğal sit alanı yani yapılaşmaya kesinlikle izin verilmiyor. Deniz yolu ile Kelebekler Vadisine gelip vadi içerisini keşfetmek isterseniz Kelebekler Vadisi giriş ücreti olan 17,5 TL'yi ödemelisiniz. Çocuklar giriş ücreti 7,5 TL. Yukarı manzara için Kelebekler Vadisi seyir noktasının herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Kelebekler Vadisine ulaşmak için ilk olarak Ölüdeniz'e gitmeniz gerekiyor. Ölüdeniz'den kalkan dolmuşlarla Faralya Köyü'ne gidip buradan patika yollarla aşağıya inebilirsiniz. Bu noktada ayakkabınız iyi değilse ya da trekking deneyiminiz azsa çok çok dikkatli olun. Vadiye inince en dip noktada akan şelaleye de gidebilirsiniz. Eğer yürümeyi tercih etmiyorsanız en iyi yol tekne ile ulaşım. Ölüdeniz günübirlik tekne turlarının rotasında mutlaka Kelebekler Vadisi de oluyor ve burada 1 saat mola veriyorlar. Daha uzun vakit geçirmek istiyorsanız en ideal seçenek dolmuş tekneler. Kelebekler Vadisi'ne dolmuş tekne ile gidiş-dönüş 80 TL (2022 fiyatı). Gelelim Kelebekler Vadisini yukarıdan görebileceğiniz en iyi seyir noktasına. Ölüdeniz tarafından Faralya Köyüne doğru araç ile gelirken Kelebekler Vadisi'nin hemen ilk virajında araçların durduğu, arıların istila ettiği bir çeşme ve kayalık olan bir nokta var. İşte bu noktada bizim gibi enfes fotoğraflar çekilebilirsiniz. Hele bir de Drone varsa da müthiş videolar çekebilirsiniz. Seyir noktasının konumu burada. ÖNEMLİ NOT: Lütfen ama lütfen en iyi fotoğrafı çekileyim derken kayaların uçurum taraflarına çok yaklaşmayın. Bu konuda çok ama çok dikkatli olun. Buradan düşenler ve burada ne yazık ki ölenler oldu! Kabak Koyu Fethiye'nin en güzel koylarından biri. Fethiye'ye 33 km, Ölüdeniz'e 20 km uzaklıkta bulunuyor. Kabak Plajı'nın yaklaşık 200 metre çakıllı bir kumsalı var ve deniz biraz dalgalı, rengi masmavi. Kabak Koyu'nun üst tarafında şelale var, dağa tırmanışla yaklaşık 1 saate ulaşabilirsiniz. Buraya çıkmak biraz zahmetli ve performans istiyor. Bir de orman içinde küçük göletler var, suyu oldukça soğuk ve serinlemek için birebir. Kabak Koyunda kamp yapabileceğiniz bir çok işletme bulunuyor. Kamplarda duş ve wc imkanı var. Genelde yarım pansiyon şeklinde çalışıyorlar. Kamp fiyatları için önceden kamp yerleriyle irtibata geçmenizde fayda var. Kabak Koyu Ulaşım ve Yol Haritası için buraya tıklayabilirsiniz. Ölüdeniz'in koyları ve plajları eşsiz güzelliğe sahip. Araba ile gidilen koyları aşağıya sıralıyorum ama unutmayın ki arabayla gidilen koylar her zaman daha kalabalık olur. Arabayla gidilemeyen koyları da tercih ederseniz biraz trekking yapmanız lazım. Liste aşağıda karar sizin. - Gemile Koyu / Gemile Plajı - Kumburnu Plajı - Ölüdeniz Plajı / Belcekız Plajı - Kıdrak Koyu Ölüdeniz'de tekne ile gidilen koylar için günübirlik tekne turlarına katılabilirsiniz. Tekneler Ölüdeniz merkezden kalkıyor. - Akvaryum Koyu - Darboğaz - St. Nicholas Adası - Soğuk Su Koyu - Deve Koyu - Mavi Mağara - Kelebekler Vadisi - Kabak Koyu"} {"url": "https://bujuyollarda.com/oludeniz-plaji-gezi-rehberi", "text": "Hazır mısınız ? Sizi sadece Muğla'nın değil Türkiye'nin hatta dünyanın en iyi plajlarından biriyle tanıştıracağım. Eminim bu plajın ismini bir yerlerden duymuşsunuzdur. Mavisiyle insanı çepeçevre kuşatan, güzelliği ile ruhunuza huzur katan, turkuaz denizi ile içinizde çiçekler açtıran Ölüdeniz Plajı tam anlamıyla kartpostallık bir yer. Defalarca gittiğimiz bu plaj hakkında artık Ölüdeniz Plajı Gezi Rehberi'ni hazırlamasak olmazdı. Manzara noktalarından, paraşütten, içinden, dışından her açıdan güzelliğine şahit olduğumuz bu güzel plajı bu rehberle siz de görmüş gibi olacaksınız. Eğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıysanız ömrü hayatınızda 1 kere de olsa bu güzel plajı görmelisiniz. Yabancı turistlerin zaten Türkiye'deki favori noktası olan Ölüdeniz Plajı hem coğrafi olarak hem de görsellik olarak sanki özel dizayn edilmiş. Plaj muhteşem fakat hakkında bilmeniz gereken bir çok ince nokta var. Yazımda Ölüdeniz Plajı hakkında detaylı bilgilere sahip olacaksınız. Plaja ulaştığınızda yabancılık çekmeyecek ve orayı biliyormuşsunuz gibi hareket edeceksiniz. Hadi şimdi Ölüdeniz Plajı gezi rehberi dosyamızı açalım. Ölüdeniz Plajı diğer adıyla Belcekız Plajı muhteşem doğal güzellikleri ve berrak deniziyle insanı mest ediyor. Ölüdeniz Plajı'na inen yokuşta bu güzellikle ilk defa karşı karşıya geliyorsunuz ve ne güzel bir yere geldim diyorsunuz. Peki Ölüdeniz'e ulaştınız ne yapacaksınız ? Bu noktada Ölüdeniz'i iyi bilmeniz acemilik yaşamanızı engelleyecektir. Yani yazımdaki detaylara vakıf olmanız lazım. İlk olarak şunu belirteyim. Yukarıdaki fotoğraf önemli. Ölüdeniz Plajı namı diğer Belcekız Plajı upuzun bir plaj ve bu plaj Kumburnu Plajı ile yan yana. Başka bir deyişle Mavi Lagün tarafı Kumburnu Plajı kısmında yer alıyor. Yani siz Mavi Lagün'e gitmek isterseniz Ölüdeniz'in sağ tarafına burun kısmına gitmelisiniz. Kumburnu Plajı da ayrı bir cennet ama bizim konumuz Ölüdeniz Plajı. Not: Ölüdeniz'e inen yokuş sahile kadar gidiyor ve yol sağa doğru bükülüyor. Bu yol 100 200 metre sonra Kumburnu Plajı'nın girişine varıyor. Eğer siz Ölüdeniz Plajı'nda takılacaksanız aracınızı ya solda kalan Ölüdeniz tarafına ya da Kumburnu park alanında bir yere bırakabilirsiniz. Bu başlıkta Ölüdeniz hakkında kısa kısa bilgilere yer vereceğim. Hap niteliğinde olan bu bilgiler Ölüdeniz'de işinize yarayacaktır. - Ölüdeniz Plajı upuzun bir plaj. Bir ucu kayalıklara diğer ucu da Mavi Lagün'e kadar gidiyor. - Ölüdeniz Plajı'nın diğer adı Belcekız Plajı'dır. - Ölüdeniz Plajı taşlık bir plaj. Çıplak ayakla yürürken zorlanabilirsiniz. Daha doğrusu plaja giden yol kum, plaj tarafı da taşlık topraktan olşuyor. - Derinlik açısından deniz 3-4 metre sonra derinleşiyor. Yüzme bilmiyorsanız dikkatli olmalısınız. - Denizin altı çok net görünmüyor. Hele yüksek sezonda kabalıkta sıfır görüş açısı var. - Ölüdeniz Plajı halka açık bir plaj. Plajın herhangi bir giriş ücreti yok. - Deniz zaman zaman sakin olabiliyor ama genel olarak dalgalı. Fakat şöyle bir ipucu vereyim size sabahın erken saatlerinde deniz çok daha sakin oluyor. - Ölüdeniz Plajı'nın arkasında yükselen dağın adı Babadağ. Paraşütçüler paraşütle buradan atlayış yapıp Ölüdeniz Plajı tarafına iniş yapıyorlar. Yani plaja giderken dikkat edin paraşütçüler üstünüze iniş yapmasın.😃 Ölüdeniz Plajı, Muğla iline bağlı Fethiye ilçesinde yer alıyor. Muğla kıyı uzunluğu çok uzun olan bir il. Fethiye de bu uzunluktan nasibini almış. Ölüdeniz ile Fethiye birbirine çok yakın konumda yer alıyor. Aralarında sadece 14 kilometre var. Bu yakınlık önemli çünkü Ölüdeniz'de konaklama yapmak istemezseniz Fethiye merkez ya da çevresinde kalabilirsiniz. Bizim Muğla'da en sevdiğimiz yerlerden biri Fethiye. Bu ilçeyi çok iyi gezmenizi tavsiye ediyorum. Aşağıya hem Fethiye hem de Ölüdeniz ile ilgili kilit yazılarımı bırakıyorum. Bu bölgeye seyahat planlayacaksınız yazılarıma muhakkak göz atın. Ölüdeniz Plajı'nın haritadaki konumu burada. - Fethiye Gezilecek Yerler | En Güzel 29 Yer - Fethiye Gezi Rehberi: 8 Başlıkta Fethiye Fatihi Olun - Ölüdeniz Gezi Rehberi - Ölüdeniz Gezilecek Yerler - Ölüdeniz Koyları ve Plajları Ölüdeniz Plajı'na ulaşım oldukça basit. Ben aşağıda buraya nasıl ulaşacağınıza dair detaylı bilgileri yazacağım. Fakat şunu önden belirteyim ki Ölüdeniz'de araç park etme işkencesi var. Burada ücretsiz araç park yeri bulmak isterseniz işiniz zor. Dolayısıyla ya belediyenin sokak kenarlarındaki yerlerine ya da özel otoparklara aracınızı park etmelisiniz. Kumburnu Plajı tarafına gidecekseniz zaten orada araç park etme her halükarda ücretli. Ücretsiz alan var ama genel olarak bu alanlar dolu oluyor. Şimdi gelelim Ölüdeniz Plajı'na nasıl gidilir sorusuna. Ölüdeniz Plajı'na en yakın havalimanı Dalaman Havalimanı. Ölüdeniz ile Dalaman Havalimanı arası mesafe sadece 61 km. Dalaman Havalimanı'na düzenli olarak iç ve dış hat uçuşları yapılıyor. Özellikle Ankara ve İstanbul'dan buraya her gün uçak seferi var. Dalaman Havalimanı'ndan transfer ya da Muttaş'a ait otobüslerle ilk olarak Fethiye'ye, Fethiye Otogarı'ndan da Ölüdeniz'e kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Dalaman Havalimanı'ndan Fethiye'ye olan Muttaş seferleri için bu bağlantıya, Fethiye Otogar'dan Ölüdeniz'e olan dolmuşlar için ise bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Ölüdeniz'e otobüsle ulaşım için öncelikle Fethiye'ye gitmeniz gerekiyor. Fethiye, Ölüdeniz Plajı'nın yakınında bulunan bir ilçe ve buradan Ölüdeniz'e minibüs veya taksi ile geçiş yapabilirsiniz. İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer büyük şehirlerden Fethiye'ye otobüs seferleri düzenli olarak var. Kendi bulunduğunuz şehirden Fethiye'ye doğrudan otobüs seferi olup olmadığını öğrenmek için otobüs firmalarının internet sitelerini veya otobüs terminali acentelerini kontrol edebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında Fethiye'ye seferler sürekli var. Hatta yoğunluktan dolayı biletinizi önceden rezerve etmenizi tavsiye ederim. Otobüsle Fethiye Otogarı'na geldikten sonra dolmuşla Ölüdeniz'e geçmek için yukarıda verdiğim dolmuş saatlerine göz atabilirsiniz. Özel araçla Ölüdeniz'e ulaşmak oldukça kolay. Yapmanız gereken sadece Fethiye'ye gelmek ve Ölüdeniz tabelalarını takip ederek buraya ulaşmak. Fethiye ile Ölüdeniz arası yol oldukça güzel. Yolda başlangıçta yokuş var sonrasında da iniş. Bu yolda Hisarönü ve Ovacık mahallelerinden geçerek Ölüdeniz'e ulaşıyorsunuz. Yukarıda dediğim gibi Ölüdeniz'de araç park olayı meşakkatli. Bu noktada dikkatli olmanız ve aracınızı iyi bir yere park etmeniz önemli. Yukarı başlıklarda Ölüdeniz Plajı'nın denizinin özelliklerinden kısaca bahsetmiştim. Şimdi bu başlık altında biraz daha detaylı bahsedeyim. Başlangıçta dediğim gibi bizim konumuz Ölüdeniz Plajı. Yani Ölüdeniz'e inerken gördüğünüz yay şeklinde olan plaj. Bu bölgede alternatif olarak ya Ölüdeniz Plajı'nda ya da Kumburnu Plajı'nda deniz girebilirsiniz. Ölüdeniz Plajı'nın genel özellikleri aşağıda. Burayı ziyaret etmeden önce eşyalarınızı bu plajın özelliklerine göre ayarlamanızda fayda var. - Ölüdeniz Plajı'nın sahili küçük taşlardan oluşuyor. Deniz ayakkabısı almanızı şiddetle tavsiye ediyorum. - Deniz bence genel olarak dalgalı. Sakin bir deniz yakalamak isterseniz sabahın erken saatlerini tercih edin. - Şezlong ve şemsiyeler var ve bunlar ücretli. Dilerseniz siz de kendi sandalye ya da şemsiyenizi açabilirsiniz. Kimse karışmıyor. - Deniz suyu sıcaklığı yazın gayet iyi ama baharda oldukça soğuk. - Deniz turkuaz mavi karışımı bir renge sahip ve çok güzel görünüyor. Ölüdeniz'in mavi olmasının nedeni denizin dibindeki kumun kırdığı güneş ışığı ve onun ortaya çıkardığı renkten dolayıymış. - Yazın denizin dibi kalabalıktan dolayı net görünmüyor. Yani şnorkel çok da bir işe yaramıyor. - Deniz 3-4 metre sonra derinleşiyor. Yüzme bilmiyorsanız dikkatli olun. - Plajda duş alma imkanı ve wc mevcut. Fakat duş sonrası ayaklarınız yine de kum olmuyor değil. - Ölüdeniz'de bir çok tesis var ama kendiniz takılacaksanız yiyecek ve içecek olarak dışarıdan tedarikli gelmenizde fayda var. Ölüdeniz Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Yani ücret ödemeden plaja yürüyerek giriş yapabiliyorsunuz. Burada şezlong ve şemsiye ücretli. Plajdaki işletmeden dilerseniz şezlong ve şemsiye kiralayabilirsiniz. Bunun dışında kendiniz de plajda özgürce takılabilirsiniz. İşletmeler her ne kadar bunu biraz baltalamaya çalışsa da özellikle plajın sol tarafı özgür takılmanız için daha elverişli. Sadece bu bölgeye doğru biraz yürüme mesafesi var. Özetle Ölüdeniz Plajı'nın giriş ücreti yok. Sadece araç park yeri, şezlong ve şemsiye ücretli. Not: Ölüdeniz Plajı'nın komşusu olan Kumburnu Plajı'nın araç ile giriş ücreti var. Yaya olarak Kumburnu'na gitmek isterseniz ücret ödemiyorsunuz. Ölüdeniz'deki temel mantık gibi Kumburnu'nda da şezlong ve şemsiye ücretli. Ölüdeniz'i tepeden gören 2 tane nokta var. Bunlardan en bilindiği Babadağ ikincisi ise Montana Tepesi. Babadağ, Ölüdeniz'in arkasında yükselen 1969 metre yüksekliğinde bir dağ. Bu dağ yamaç paraşütü için kullanılan bir nokta. Yani Ölüdeniz'de şirketlerle anlaşıp paraşüt yapmak isterseniz sizi bu dağa çıkartıyorlar ve pilot ile bu dağdan atlıyorsunuz. Burası Montana Tepesi'ne göre daha yüksek olduğu için manzarası daha güzel. Sadece gitmesi zahmetli ve bireysel gitmeniz zor. Babadağ için teleferik de yaptılar gerçi ama yine de zahmetli. Ölüdeniz'i tepeden gören bir diğer nokta ise Montana Tepesi. Burası da çok güzel manzara sunuyor. Ölüdeniz'i kısa zamanda tepeden görmek isterseniz burası en ideal nokta. Montana tepesi Ölüdeniz merkeze daha yakın. Eskiden buraya topraklı bir yoldan araç ile gidiş vardı. Fakat araba sayısı ve ne yazık ki çevre kirliliği artınca burası araç trafiğine kapatıldı. Yani artık araba ile Montana Tepesi'ne gidemiyorsunuz. Buraya ulaşmak için Likya Yolu'nun başlangıç noktasına gelmeli ve yaklaşık 20 dakika yürümelisiniz. Eğer buraya gidecekseniz yanınıza su almayı unutmayın. Montana Tepesi'nin konumu burada. Not: Likya Yolu'nun girişi için Ölüdeniz'e inen yoldan Garcia Otel tarafına dönmelisiniz. Ölüdeniz Plajı çok güzel bir yer fakat çevresinde de muhteşem yerler var. Eğer hedefinizde Ölüdeniz Plajı varsa buranın yanına ekstra yerler de eklemelisiniz. Hele vaktiniz geniş ise bu kesinlikle şart olmalı. Ölüdeniz'in etrafında Türkiye'nin en güzel yerleri listesinde yer alan konumlar var. Tekrar söylüyorum Ölüdeniz'e gidecekseniz bu yerleri de radarınıza alın. - Kumburnu Plajı - Kıdrak Koyu - Kelebekler Vadisi - Kabak Koyu - Kayaköy - Gemiler Adası - Af Kule Manastırı - Amintas Kaya Mezarları - Fethiye Müzesi Bu yazdığım yerlerin hemen hepsi görülmeye değer. Eminim buraları da çok seveceksiniz. Yalnız bu yazdığım yerler için aracınız olursa çok daha rahat edersiniz. Yazın sıcağında buraları gezecekseniz yanınızdan suyu eksik etmeyin. Konumlarını yukarıdaki haritada görebilirsiniz. Ölüdeniz'e geldiniz peki burada ne yapacaksınız. Sadece Ölüdeniz Plajı'na girip geri dönmek olmaz. Burada yapmanız gereken bir çok şey var. Ölüdeniz coğrafi olarak sanki bu dünyadan değil gibi. Kendi halinde çok özel bir yer burası. Buraya geldiğinizde yapacağınız aktiviteler Ölüdeniz'i hafızanızda daha da unutulmaz kılacak. - Ölüdeniz Plajı'nın tadı çıkartılır. Burada sabah erken saatlerde denize girmenizi tavsiye ederim. - Kumburnu Plajı'na gitmeseniz olmaz. Burada Mavi Lagün'de muhakkak yüzün. - Yine Kumburnu tarafında kano yapabilirsiniz. - Ölüdeniz'in olmazsa olmazı yamaç paraşütü var. Buraya gelmişken paraşütle bir kere de olsa atlayın. Bu yazım imdadınıza yetişecektir. (Fethiye Ölüdeniz Yamaç Paraşütü Tavsiyem ve Fiyatları 2022 | Bujuyollarda) - Kelebekler Vadisi'ni keşfetmeden dönmeyin. - Ölüdeniz'de vaktiniz geniş ise 1 gününüzü tekne turuna ayırın. Tekne turu ile ilgili yazım burada. - Ölüdeniz'de çeşitli su sporları yapabilirsiniz. Dalış, deniz kayağı, jet ski gibi aktiviteleri deneyimleyebilirsiniz. Plajda su sporları için birçok kiralama noktası var. - Ölüdeniz gece hayatına akın. Burası kesmezse en yakın Hisarönü tarafında takılabilirsiniz. Hisarönü de oldukça canlı. - Yukarıda yazdığım Ölüdeniz'e yakın yerleri keşfedin. Ölüdeniz Plajı'nda herhangi bir kamp tesisi bulunmuyor. Burada normal şartlar altında kampa da izin verilmiyor. Plaj, tabiat parkı ve koruma alanı olarak belirlendiği için kamp yapmak yasak. Fakat biz Ölüdeniz Plajı'na gittiğimizde kamp yapan yani çadır kuran bazı kişileri zaman zaman görüyorduk. Özellikle Plajın sağ tarafı yani kayalık alan çadır kurmak için ideal fakat dediğim gibi yasak. Çadır kuranlar genelde bu alanda kuruyorlardı. Dediğim gibi yasağı delenler var ama jandarmanın gelip uyarı yapması kuvvetle muhtemel. Yani Ölüdeniz Plajı'nda kamp yapmak yasak dolayısıyla riske gerek yok. Ölüdeniz Plajı'nda kamp yasak ama çevredeki bölgelerde kamp yapabileceğiniz birkaç seçenek bulunuyor. Fethiye bölgesindeki Ovacık, Kıdrak, Faralya veya Kabak Koyu gibi yerlerde kamp alanları var. Kamp için bu noktaları değerlendirebilirsiniz. Kamp yapmayı düşünüyorsanız önceden rezervasyon yapmanızı ve o bölgedeki kamp tesislerinin imkanlarını iyi araştırmanızı tavsiye ederim. Kamp demek artık imkan demek. İmkanları ve temizliği iyi olan tesisleri tercih etmeniz rahat etmenizi sağlayacaktır. Ben aşağıya Ölüdeniz kamp alanlarından bazılarını bırakıyorum. Gitmeden önce lütfen iyi araştırın ve yorumları iyi okuyun. - Ölüdeniz Doğa Kamp - Ölüdeniz Aydede Camping Restaurant - Kıdrak Camping Namaste - Kabak Lost Forest Camping - Yerdeniz Kamp Ölüdeniz neredeyse tamamen turistik bir yer. Yani burada insanların kaldığı yerleşim yerleri çok az. Normal evlerden çok oteller var. Bölgede otel çeşitliliği olarak 5 yıldızlı otel de var butik otel de. Bu noktada tercih tamamen sizin. Ölüdeniz'de konaklamak istemezseniz sadece Ölüdeniz değil çevre bölgelerde de konaklama imkanları oldukça gelişmiş. Ölüdeniz'e alternatif olarak Fethiye merkez, Kayaköy, Faralya ya da Çalış taraflarında da kalabilirsiniz. Bu yerler genel olarak birbirine yakın konumda. Mesafe açısından sorun yaşamazsınız. Hele aracınız varsa hiç yaşamazsınız. Aşağıya Ölüdeniz'de kalabileceğiniz bazı otellerin ismini bırakıyorum. Bu otellerin genel olarak profili iyi. Otellerin yorumuna ve konumuna bakıp dilediğiniz oteli tercih edebilirsiniz. - Liberty Hotels Ölüdeniz - Belcekız Beach Club - Ölüdeniz Resort Hotel - Jiva Beach Resort - Montebello Deluxe Hotel - Garcia Resort & Spa - Green Pine Beach & Bungalows Luxury Concept - Ölüdeniz Resort by Z'Hotels - Hotel Meri Ölüdeniz - Green Pine Beach & Bungalows Luxury Concept - Karbelsun Hotel - Orka Sunlife Resort Hotel and Aquapark Ölüdeniz Plajı, Türkiye'nin en gözde tatil noktalarından biri ve burası çok özel bir yer. Tabi bu denli popüler olmasının karşılığı olarak da yazın Ölüdeniz oldukça kalabalık oluyor. Dolayısıyla erken saatlerde buraya gelmenizi tavsiye ediyorum. Kalabalıkta deniz bulanık oluyor onu da belirteyim. Çocuklu aileler için uygun bir plaj olsa da Kumburnu Plajı bence çocuklar için daha uygun. Çünkü burada hem deniz dalgası daha az hem de plajın 2 tarafından biri kumlu. Çocuklar kumu daha çok sevdiğinden Kumburnu Plajı'nı da tercih edebilirsiniz. Ölüdeniz aslında bir halk plajı. Buraya giriş ücretsiz. Şezlong ve şemsiye kiralama ücretli. Fakat dilerseniz kendi imkanlarınızla da takılabilirsiniz. Sadece tedarikli gelmeniz lazım. Ölüdeniz Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Ölüdeniz Plajı taşlardan oluşuyor. Deniz ayakkabısı almanızı şiddetle tavsiye ederim. Kum için Kumburnu Plajı'nı tercih edebilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/oludeniz-tekne-turu", "text": "Türkiye'nin en güzel yerleri sıralamasında ilk 5'e girecek bir yer varsa orası kesinlikle Ölüdeniz'dir. Hatta sadece Türkiye değil dünyanın sayılı güzellikleri arasında bir yer burası. Abarttığımı düşünmeyin. Dünyada bir çok yer görmüş biri olarak bunu söylüyorum. Muhteşem güzellikteki koy ve plajlarıyla Ölüdeniz ölmeden önce görmeniz gereken yerlerin başında geliyor. Hele Türkiye'de yaşıyorsanız burayı görmezseniz gerçekten çok ayıp olur. Ölüdeniz'e gelirseniz de yapmanız gereken aktivitelerin en başında Ölüdeniz tekne turuna katılmak geliyor. Ülkemizin her yeri cennet ama Ölüdeniz koy ve plaj noktasında bambaşka bir yer. Ölüdeniz tekne turu tavsiyesi başlıklı bu yazımda emin olun mavinin her tonunu göreceksiniz ve kendinize \"bu tura kesinlikle katılmalıyım\" diyeceksiniz. Peki Ölüdeniz'de neden tekne turuna çıkmalısınız ? Çünkü Ölüdeniz'deki her koya veya plaja araç ile ulaşım yok. Bu güzelliklerden mahrum kalmamak için ise en ideal ve pratik yol günübirlik tekne turuna ya da mavi tura katılmak olacak. Bu sayede Ölüdeniz civarında yer alan koyların çoğunu görebileceksiniz. - Ölüdeniz Gezilecek Yerler - Ölüdeniz Plajı Gezi Rehberi - Ölüdeniz Koyları ve Plajları - Fethiye Gezi Rehberi - Fethiye Gezilecek Yerler | En Güzel 29 Yer Ölüdeniz'de düzenlenen tekne turları genellikle standart güzergahta hareket ediyor. Tekne turları Ölüdeniz'de bulunan Ölüdeniz Plajı'ndan sabah saatlerinde başlıyor ve çevredeki koy ve plajlarda yüzme molası vererek akşama doğru tekrar aynı yere dönüyor. Tekne turları güzergah olarak Akvaryum Koyu, St. Nicholas Adası, Soğuk Su Koyu, Deve Plajı, Mavi Mağara ve Kelebekler Vadisi gibi rotaları takip ediyor. Ölüdeniz'deki tekne turlarının çoğu katılımcılara ücretsiz öğle yemeği sunuyor. İçecekler genelde ekstra ücretli. Turlara katılmadan önce rezervasyon yapmanız daha faydalı olur çünkü özellikle yaz aylarında Ölüdeniz oldukça kalabalık bir yer oluyor. Şimdi Ölüdeniz'de katıldığımız tekne turu ile ilgili tüm detayları size vermeye çalışacağım. Bunlara ek olarak Ölüdeniz Tekne Turu Rotaları, Ölüdeniz Tekne Turu Fiyatları 2023, Ölüdeniz Tekne Turu Saatleri, Ölüdeniz Tekne Turu Tavsiyesi gibi bir çok konuya açıklık getirmeye çalışacağım. Eğer sizde Ölüdeniz'de tekne turuna katılmayı düşünüyorsanız bu yazımı dikkatlice okumanızda fayda var. - Akvaryum Koyu - St. Nicholas Adası - Gemile Koyu - Soğuk Su Koyu - Deve Plajı - Mavi Mağara - Kelebekler Vadisi - Kızılada Turu Ölüdeniz Koyları Haritasından da gördüğünüz üzere Ölüdeniz'de hepsi birbirinden güzel bir çok koy ve plaj var. Allah Ölüdeniz'e doğa ve güzellik açısından verdikçe vermiş. Doğal güzelliği, bakir koyları, turkuaz rengi deniziyle Ölüdeniz tekne turu yapılacak en güzel rotalar arasında yer alıyor. Neyse lafı daha fazla uzatmadan ve tur ile ilgili detaylara geçelim. Ölüdeniz'in olmazsa olmazlarında tekne turu sizi resmen maviye doyuruyor. Skystar firmasının organize ettiği tekne ile açıldığımız Ölüdeniz sularında enfes bir deneyim yaşadık. Akvaryum gibi koylara dalıp balıklarla yüzmek gibisi yok. Hele tarihi batıklar olan koylar bambaşka. Ölüdeniz'de neler var neler. Şimdi gittiğimiz koylar ve tüm detaylar aşağıda sizi bekliyor. İlk durağımız 2500 yıllık bir tarihe sahip olan St. Nicholas Adası. Gemile Koyu'nun hemen karşısında bulunan St Nicholas Adası 2500 yıllık bir tarihe sahip. Roma ve Bizans döneminin izlerini taşıyan bu adada 7 tane eski kilise bulunuyor. Kiliselerin yanında ev, depo gibi günlük yaşam için gerekli yapılar da mevcut. Burada bulunan tünel büyük kilise ile küçük kiliseyi birbirine bağlıyormuş. Adada yer alan antik kent kalıntılar arasında Bizans döneminden kalan kiliseler, tiyatrolar, sarnıçlar var. Ada aynı zamanda St. Nicholas ile ilişkilendirilen birçok efsaneye de ev sahipliği yapıyor. Hristiyan dünyasında Noel Baba olarak bilinen St. Nicholas'ın bu adada yaşadığı düşünülüyor. Adanın çevresi neredeyse tamamen tarihi kalıntılardan oluşuyor. Tur esnasında gezebilirsiniz diyeceğim ama denize girecek vaktiniz kalmayabilir. En iyisi siz denize cumburlop. Daldığınızda efsane güzellikteki tarihi kalıntıları görebiliyorsunuz. Şnorkel yada gözlük şart. Burası inanılmaz güzel bir yer. St. Nicholas Adası'nda bulunan ören yerine giriş ücreti kişi başı 50 TL. Müze kart burada geçerli. Yanınıza müze kartınızı almayı unutmayın. Unutursanız sorun değil mobil uygulamayı da kullanabilirsiniz. Ölüdeniz Tekne Turu rotamızdaki en sevdiğimiz yer kesinlikle Soğuk Su Koyu oldu. Yazın sıcağında burası buz gibi suyu ile gerçekten şok etkisi yaratıyor. Çok fazla soğuk su sevmeyen ben bile buradan çıkmak istemedim. Biz buraya Ölüdeniz tekne turu ile ulaştık. Normalde araba ile Soğuk Su Koyu'na ulaşım yok. Karadan buraya ulaşım için Kayaköy tarafından epey bir yürümelisiniz. Soğuk Su Koyu'nda deniz tertemiz. Soğuk su kaynağına yüzdükçe sıcaklık azalıyor ve üşümeye başlıyorsunuz. Yazın sıcağında gerçekten çok iyi oluyor. Burayı çok ama çok sevdik. Yazın çok iyi gidiyor. Çocukla tekne turu yapacaksanız çocukları buraya sokmayın. Zira hasta olma olasılığı yüksek. Mavi Mağara bizim aklımıza ruhumuza kazındı resmen. Ölüdeniz tekne turumuzda buraya uğramamız bizim için şanstı çünkü tekne turları her zaman burada durmuyor. Mavi mağara enfes bir güzelliğe sahip sadece tekne ile ulaşılabilen bir yer. Deniz tertemiz. Ölüdeniz Tekne turumuzdaki en özel noktalardan biri olan Kelebekler Vadisi güzergahımızın en özel yeri diyebilirim. Burası Türkiye'de en iyi manzaraya sahip yerleri arasında ilk 3'e girer. Kelebekler Vadisi'nin yukarıdan manzarası efsane. Burası 1. derece doğal sit alanı yani yapılaşmaya kesinlikle izin verilmiyor. Buranın ismi Kelebekler Vadisi ama burada her daim kelebek olmuyor. Kelebekler Vadisi'nde deniz tertemiz ve turkuaz renginde. Vadinin taşlık bir plajı var. Kalabalık olunca deniz biraz bulanıklaşıyor. Buraya tek kelime ile bayıldıkkkk. Ölüdeniz'e gelirseniz ve vaktiniz varsa burada tekne turuna katılmazsanız büyük eksiklik olur. Ölüdeniz'in eşsiz güzellikteki koylarını görmeden dönmek olmaz. Biz 2 günlük mini tatilimizin son gününde günübirlik tekne turuna katıldık ve tekne olarak Skystar firmasının ayarladığı tekne turunu tercih ettik. Skystar firması Ölüdeniz'de paraşütten dalışa, raftingden quad bike'a, jeep safariden tekne turuna bir çok alanda hizmet veren oldukça kurumsal bir firma. Firma yetkilisi Celal Bey'i ben Ölüdeniz uzmanı olarak görüyorum. Selamımı muhakkak iletin size her noktada en iyi şekilde yardımcı olacaktır. Not: Ölüdeniz'de tekne turu noktasında gittiğinizde göreceksiniz korsan tekne bolluğu var. Korsan teknelerde müzik son ses tura çıkıyorsunuz müzik son ses geri dönüyorsunuz. Bir de aileler için çok uygun değil. Siz sessiz, sakin, huzurlu bir tur istiyorsanız önerdiğim firma ile iletişime geçin yeterli. - Firma Adı: Skystar Ölüdeniz - Firma Yetkilisi: Celal Bey - Adres: Ölüdeniz Mah. Atatürk caddesi, b-blok, No: 15/2a Fethiye Muğla - Konum: Skystar - Tel: 0532 628 17 79 - E-mail: - Web Site: http://skystarparagliding. com/tr/ Ölüdeniz günübirlik tekne turlarının fiyatları tur şirketinden şirketine ve verilen hizmete göre değişiklik gösteriyor. Fakat genel olarak 2023 yılı için Ölüdeniz Tekne Turu Fiyatları kişi başı 650 -800 TL arasında değişiyor. Bebekler için ücret alınmıyor. Bu fiyatın içinde öğlen verilen yemek ücreti de dahil. İçecekler bu fiyata dahil değil. Bizim Ölüdeniz'de katıldığımız Skystar firması yemek olarak tavuk veya balık seçeneğini sunuyor. Yemeklerden gayet lezzetli. Ölüdeniz'de sezonda günübirlik tekne turları her gün düzenleniyor. Ölüdeniz tekne turlarının saatleri genel olarak sabah 10:30'da başlayıp akşam 17:30'a kadar sonlanıyor. Not: Bu noktada şunu belirtelim. Tatil bölgelerinde genelde sahil şeridine araç parkı sorun oluyor. Hele ki bu tatil yeri Ölüdeniz olunca bu sorun daha çok artıyor. Sabah tekne turu saatini kaçırmamak için park olayına dikkat edin. Özel otoparkları tercih edebilirsiniz. Eğer denizi çok seviyorsanız tekne turları tam size göre demektir. Bu güzel aktivite bazı şeylere dikkat edilmediğinde eğlenceden çıkıp çileye dönüşebilir. Tekne turuna çıkacaksanız aşağıda yazdığım hususlara dikkat etmenizde fayda var. - Yanınıza güneş kremi almayı unutmayın. Mümkünse yüksek faktörlü bir krem olmasına özen gösterin. - Güneş sonrası vücudunuz için nemlendirici krem alabilirsiniz. - Güneş gözlüğü, parmak arası terlik ve deniz ayakkabısı almayı unutmayın. - Deniz altını güzelce görmek istiyorsanız şnorkel alabilirsiniz. - Havlu, şapka, mayo ve şortu söylememe gerek yok herhalde. - Teknenin yüksek yerlerinden denize direkt atlamayın. Ne yazık ki ayağı kayıp düşenleri gördük. - Denizden çıkarken ayağınız ıslak olacağından kaymamak için bastığınız yere dikkat edin. - Bazı tekneler kıyıya sıfır yanaşmadığından sahilde telefonunuzla fotoğraf çekmek isterseniz yanınıza su geçirmeyen kılıf alabilirsiniz. - Dalgadan dolayı mide bulantısı ya da baş dönmesi için ilaç alabilirsiniz. - Bulunduğunuz yerden teknenin konumuna araç ile gelecekseniz aracınızı güvenli bir yere park etmeniz oldukça önemli. Tekne sonrasında sürpriz ile karşılaşmayın. - Özel eşyalarınız için ayrı özel bir çanta getirmeniz faydalı olacaktır. - Mümkünse alyans takmadan tura katılın. - Yüksek sezonda doluluk oranlarından dolayı önceden rezervasyon yapmanızda fayda var. Bizim katıldığımız Ölüdeniz tekne turu gayet güzeldi. Yukarıda bu tur ile ilgili tüm detaylar var. Sadece Celal bey ile iletişime geçin selamımı iletin gerisi tamam. Bir de Ölüdeniz'de aile için tekne turu arıyorsanız bahsettiğim turu tercih edin. Ölüdeniz tekne turları Ölüdeniz Plajı'ndan kalkıyor. Tekne turuna erken gelin çünkü Ölüdeniz'de park yeri olayı ciddi sıkıntı. Ölüdeniz Plajı'nın konumu burada. Ölüdeniz tekne turu fiyatları firmadan firmaya değişmekle birlikte kişi başı ortalama 600 800 TL arasında değişiyor. Ödediğiniz ücrete öğle yemeği dahil bilginiz olsun. Ölüdeniz'in herhangi bir giriş ücreti yok."} {"url": "https://bujuyollarda.com/ortaca-gezilecek-yerler", "text": "Muğla birbirinden güzel ilçelere sahip bir şehir. Ortaca da bu güzel ilçelerden sadece biri. Bodrum, Fethiye, Marmaris kadar ünü olmasa da Ortaca hem tarihi açısından hem de doğal güzellik açısından müthiş yerlere sahip. Hele Dalyan isimli bir yere sahip ki burada görülmesi gereken yerler bırakın Muğla'yı dünyada nam yapmış yerler. Klasik tatil yerlerinden sıyrılıp farklı yerleri keşfetmek isterseniz Ortaca bana göre listenizin en başında olması gereken yer arasında. Muğla'yı bilen bilir ama bilmeyenler için söyleyeyim; Ortaca ilçesi konum olarak Dalaman ve Köyceğiz ilçeleri arasında kalıyor. Bu ilçeler birbirlerine çok yakınlar ve gezilecek yerleri iç içe. Bu bölgede tatil planlarsanız ve vaktiniz geniş ise bu 3 ilçeyi aynı zaman dilimine sığdırmanızı şiddetle tavsiye ederim. Dalaman ve Köyceğiz ilçelerindeki gezilecek yerleri aşağıdaki yazılarımda bulabilirsiniz. Biz asıl konumuz olan Ortaca Gezilecek Yerler listesine devam edelim. - Köyceğiz Gezilecek Yerler | En İyi 11 Yer - Dalaman Gezilecek Yerler | En Güzel 15 Yer Ortaca gezilecek yerler listemde bol bol plaj ve koy var. Denizin, güneşin, kumun tadını dibine kadar çıkaracaksınız. Havlunuzu, güneş kreminizi, şortunuzu, mayonuzu yanınıza almayı unutmayın. Ortaca gezilecek yerlerimize caretta caretta'larıyla meşhur İztuzu Plajı ile başlıyoruz ama öncesinde tabi ki gezi haritamız. Harita üzerindeki gezilecek yerleri size kolay olsun diye konum açısından yakınlık durumlarına göre sıraladım. Bunun dışında listemdeki son 3 yer Köyceğiz sınırları içerisinde. Buralar Ortaca'ya konum olarak yakın olduğundan listeme dahil edildi. Bir de en favori yerlerimin yanına kalp koydum bilginiz olsun. Siz kalacağınız yerin konumuna göre bu yerleri tek tek keşfedebilirsiniz. - İztuzu Plajı 💘 - Sülüngür Gölü - Radar Tepe Manzara Noktası 💘 - Kargıcak Koyu Plajı - Aşı Koyu 💘 - Dalyan 💘 - Kaunos Kral Mezarları 💘 - Kaunos Antik Kenti 💘 - Çandır Seyir Terası 💘 - Karia Yolu - Ekincik Koyu - Sultaniye Kaplıcaları - Yuvarlakçay Not: Ortaca'daki tüm gezilecek yerler bu şekilde. İlçedeki en önemli yer olan Dalyan için şunu belirtmem lazım. Dalyan'da gezilecek yerler arasında Dalyan Boğazı var. Listemdeki 7 numaralı yerden sonraki yerler (10 numara hariç) Dalyan'ın karşısında kalıyor. Buraya ya arabalı feribotla ya da Köyceğiz tarafından uzun yolu kullanarak ulaşmanız gerekli. Dalyan hakkında detaylı bilgi için bu yazıma göz atabilirsiniz. Muğla'nın en uzun ve en güzel plajlarından biri olan İztuzu Plajı eşsiz bir güzelliğe sahip. Dünyada eşine az rastlanır olan İztuzu Plajı'nın sahilinin bir tarafı tuzlu su iken diğer tarafı tatlı su gölü. İztuzu Plajı'nın uzunluğu tam tamına 5400 metre. The Time Gazetesi'ne göre Avrupa'nın en iyi açık alanı olarak kabul edilen İztuzu Plajı, caretta carettaların da yumurtalarını bıraktığı bir plaj. Hatta burada yaralı kaplumbağaların tedavisi için bir caretta caretta tedavi merkezi bulunuyor. Ayrıca Mayıs ve Eylül ayları arasında kaplumbağalar yumurtalarını bıraktığı için akşam 20.00'den sabah 08.00'e kadar plajdan yararlanılamıyor. Ortaca Dalyan'a geldiğinizde bu güzel ve özel plajı muhakkak ziyaret etmelisiniz. İztuzu Plajındaki bonus tavsiyemiz Radar Tepesi. İztuzu Plajı'nın şahane manzarasını en tepeden görmek isterseniz burayı da rotanıza ekleyin. Detaylar aşağıda. İztuzu Plajına kara yolu ile ulaşım da var. Kara yolu ile geldiğinizde araç park yeri mevcut. Otopark ücreti ödeyerek plaja giriş yapabilirsiniz. İztuzu Plajı'nın yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Sülüngür Gölü, Ortaca Dalyan'ın en önemli sulak alanlarından biri. Burası İztuzu Plajı'na doğru yol alırken sizlere eşlik edecek olan muhteşem bir doğa. Ortaca Belediyesi göl kenarına yol boyunca oturmak için banklar koymuş. Burası dinlenmek ve manzarayı izlemek için gayet güzel bir nokta olmuş. Öğlen saatlerine kalırsanız burada oturacak yer bulamazsınız. Sülüngür Gölü'nde ister kendiniz isterseniz de burada bulunan bir kaç mekanda kahvaltı yapabilirsiniz. Kendiniz kahvaltı yapacaksanız tam teşekküllü gelmeyi unutmayın. Dalyan Sülüngür Gölü'nün konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Not: Ortaca'da piknik yapacak yer arıyorsanız burayı tavsiye edebilirim. Bir de buranın gün batımı manzarası çok güzel aklınızda bulunsun. Ortaca gezilecek yerler listesinin en efsane yerlerinden birine geldik. Bu efsane yerin adı Radar Tepesi. Enfes fotoğraflar yakalayabileceğiniz bir yer burası. İztuzu Plajı'nda yüzünüz denize dönüp, başınızı sol yukarıya kaldırdığınızda dağın tepesinde bulunan küçük beyaz bir yapı ve kule göreceksiniz. İşte orası Radar Tepesi. Burada her şey çok ama çok güzel. Tek bir şey hariç o da buranın yolu. Radar Tepesi'nin yolu gerçekten berbat ötesi. Biz buraya kendi aracımızla çıktık ama bizden çok gariban arabamız öldü öldü dirildi. Buraya 4x4 jeep şart. Yine de illa buraya araba ile çıkarım diyorsanız yavaş yavaş çıkın ve aracınızın altı mümkünse yüksek olsun. Yolun zorluğuna değdi mi değdi ama çok dikkatli olun. Aracınıza güvenmiyorsanız çıkmayın! İztuzu Plajı'na giderken Kargıcak Koyu tabelasından sola giriyorsunuz. Birkaç viraj geçtikten sonra yol ikiye ayrılacak. Sol taraf Kargıcak Koyu'na gider, sağda ki taşlık ve uzun yol Radar Tepesi'ne. Arabanıza güvenmeniz lazım güvenmiyorsanız burayı denemeyin. Yol gerçekten zorlu. Radar Tepesi yol tarifi ve haritadaki konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Kargıcak Koyu yeşil ile mavinin buluştuğu çok güzel bir yer. Buraya İztuzu Plajı'na giderken Kargıcak Koyu ayrımına saparak ulaşıyorsunuz. Buradan 5 km kadar asfalt üzerinden devam ediyorsunuz. Sonrasında köyden itibaren toprak yol başlıyor. Yaklaşık 3,5 km toprak yoldan giderek Kargıcak Koyu'na ulaşıyorsunuz. Ancak son 1,5 km zemin oldukça bozuk ve taşlı. Yavaş ve dikkatli gitmenizde fayda var. Kargıcak Koyu'nda deniz cam gibi. Yanınıza şnorkel almayı unutmayın. Buranın plajı kum ve hemen derinleşiyor. Kargıcak Koyu'nda şezlong ve şemsiye kiralama imkanı da mevcut. Burada halk plajı da bulunuyor. Yani kendi imkanlarınızla da takılabilirsiniz. Sadece hazırlıklı gelmeniz gerekiyor. Kargıcak Koyu'nun haritadaki konumu ve yol tarifi için sizi buraya alalım. Ortaca gezilecek yerler listesinin en sessiz yerlerinden biri olan Aşı Koyu'na geldik. Aşı Koyu, Sarıgerme ve İztuzu arasında kalan sessiz sakin, kalabalıktan uzak, doğayla iç içe olan muhteşem bir koy. Burası tam kafa dinlemelik bir yer. Aşı Koyu'nun yolu ne yazık ki stabilize bir yol. Yol yaklaşık merkezden 25-30 dk sürüyor. Yol durumu dezavantaj gibi gözükse de kalabalıklığı azaltan bir faktör de oluyor. Aşı Koyu'nda yemek yiyebileceğiniz, bir şeyler alabileceğiniz bir tesis de bulunuyor. Aşı Koyu'nun girişinde otopark ücreti alınıyor. Şunu belirteyim giriş ücretini ödersiniz kenarda bir yerde takılıp tesisten faydalanmak zorunda değilsiniz. Bunun için tedarikli gelmenizde fayda var. Burada eğlence olarak zipline ve bot imkanı mevcut. Aşı Koyu'nda konaklama için otel seçenekleri de mevcut. Aşı Koyu'nun haritadaki konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Aşı Koyu'ndan sonra listemde anlatacağım yerler Ortaca'nın en ünlü mahallesi olan Dalyan'da ve çevresinde bulunuyor. Bu yerleri rahatça gezmek için araç şart. Ortaca gezilecek yerler listemin en önemli yeri olan Dalyan Mahallesi'ne geldik. Buraya ayrı bir önem vermeniz gerekiyor çünkü burası çok özel bir coğrafya. Dalyan oldukça turistik bir yer. Buraya geldiğinizde kendinizi yurt dışında sanabilirsiniz. Çünkü burada İngiliz vatandaşı sayısı oldukça fazla. Bir de Muğla'yı anlatan broşür, dergi ve yazılarda gördüğünüz Kaunos Kral Kaya Mezarları var ya ha işte orası Dalyan sınırlarında yer alıyor. Dalyan'ın kendi halinde güzel bir çarşısı var. Tarih ile iç içe olan Dalyan Çarşısı küçük ve mütevazi bir çarşı. Genelde yabancı turistlere hitap eden çarşıda restaurantlar ve hediyelik eşya satan mağazalar var. Buradaki işletmelerin tarzı klasik bildiğimiz işletmelerden farklı. Sadece turistlere göre dizayn edilmiş. Çarşıda kendinizi yabancı bir ülkede sanabilirsiniz. Dalyan Çarşısı'nda yapacağınız en güzel şey kordon tarafında yürüyüş yapmak ya da Kaunos Kral Mezarları manzarasında bir şeyler yemek içmek. Mekan olarak uygun fiyatlı Dalyan Belediyesi Kaunos Kral Bahçesini tercih edebilirsiniz. Çok fazla esprisi olmayan Dalyan Çarşısı'nın konumu burada. Ortaca gezilecek yerler listesinin tarihi olarak en etkileyici yeri kesinlikle Kaunos Kral Mezarları'dır. Burası o kadar görkemli ki insanı baştan aşağı etkiliyor. Dalaman'a, Köyceğiz'e, Ortaca'ya geldiyseniz burayı görmeden gitmeyin yoksa çok şey kaybedersiniz. Yaklaşık 2400 yıllık geçmişe sahip Kaunos Kral Mezarları, Kaunoslular tarafından inşa edilmiş. Eski inanışa göre insanın mezarı ne kadar yüksekte olursa o kadar tanrıya yakın olurmuş ve o yüzden kralların ve önemli insanların mezarları kayalara oyularak yapılırmış. Perslerin veya Büyük İskender'in bu bölgeyi istilası üzerine yarım kaldığı tahmin edilmekte olan en büyük mezarla birlikte izleyenleri büyüleyen altılı grup Kaya Mezarları, Kaunos'taki mezar tipleri içindeki en önemlisi. Bu bölgede bir çok irili ufaklı kaya mezarı bulunuyor. Kaya mezarları, oyuk mezarlar, nişler ve lahitler, yerleri özel olarak seçilmiş anıt mezarlar ve daha çok şehir surunun dışında kalan yamaçlar üzerine açılmış sandık mezarlardan oluşuyor. Bu kaya mezarlarının nasıl yapıldığı hala bilinmiyor ve bu durum hala gizemini koruyor. Kaunos Kral Mezarları, Dalyan Mahallesi'nin hemen karşısında yer alıyor. Burayı daha yakından görmek için Dalyan Boğazı'ndan tekne ile karşıya geçebilirsiniz. En mantıklı yol Dalyan'ı gezdikten sonra tekne ile karşıya geçmek. Diğer bir alternatif olarak Kaunos Antik Kenti'ne Köyceğiz tarafından araç ile geldikten sonra buraya tekrar araç ile geçmek olabilir. Kaunos Kral Mezarları'nın giriş noktasına kilit vurmuşlar. Yakından izlemek için taktiği yukarıda verdim. Mezarların haritadaki konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Antik kent aşığı bir çift olarak nerede bir antik kent tabelası görsek kendimizi hemen oraya atıyoruz. Kaunos Antik Kenti de gezdiğimiz en güzel antik kentlerden biri. Oldukça geniş ve engebeli bir alana kurulmuş olan Kaunos, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan bir antik kent. Aynı zamanda burası Likya-Karya döneminde tuz üretimi ve ticareti yapılan liman kenti olma özelliğini de taşıyor. Kaunos Antik Kenti'nde görebileceğiniz başlıca yapılar şunlar: Akropol, şehir surları, tiyatro (5000 kişilik), kilise, hamam, depo, çeşme, agora, stoa ve kent içi yolları, tapınaklar ve kutsal alan, liman ve mezarlık. Bunun yanı sıra günümüze ulaşamayan askeri liman, tersaneler, spor merkezi, konutlar gibi yapılar da bulunuyor. Efsaneye göre Apollo'nun oğlu olan Karya Kralı Miletos'un ikizleri olur. Erkeğe Kaunos, kıza ise Byblis adı verilir. İkizler büyüdüklerinde Byblis, erkek ikizine aşık olur. Bu aşk kardeş sevgisinin çok ötesindedir. Ancak ikizinden karşılık bulamaz. Bu yasak aşkı öğrenen kral, oğlunu ülkesinden kovar. O da kendisini sevenlerle birlikte gider ve Lidya sınırındaki, şimdiki Dalyan'ın karşısında kendi adını taşıyan Kaunos antik kentini kurar. Byblis ise gördüğü hakaretlere ve sevdiği kardeşinden ayrı kalmaya çok üzülüp, pınarları kuruyuncaya kadar gözyaşı döker ve sonunda bir kayadan atlayarak canına kıyar. Efsaneye göre, Dalyan'da bir labirenti andıran kanallar, Byblis'in gözyaşlarından oluşmuştur. Romalı tarihçi ve şair Ovidius'a göre, Kaunos'un kuruluşuyla ilgili efsane şöyledir: Byblis Kaunos'a aşık olur. Byblis, Kaunos'a bir mektup yazarak duygularını dile getirir. Kaunos ise Byblis'in duygularını öfke ve tiksinti ile karşılar. İkizini bir daha görmek istemeyen Kaunos, kendisini sevenlerle birlikte babasının ülkesini terk eder. Kaunos'a gelerek, kendi adıyla anılan kenti kurar. Byblis ise karşılıksız kalan sevgisi yüzünden hayatına son vermek isteyerek, yüksek bir kayanın üzerinden kendisini atar. Ama Nympheler Byblis'e acır ve onu bir pınara dönüştürür. Byblis'in gözyaşları nehir olur çağlar durur. Kaunos Antik Kenti'nin açılış saati 08:30, kapanış saati 18:30. Yazın öğle sıcağına kalmamaya çalışın. Kaunos Antik Kenti'nin girişi ücretli. Müze kartınız varsa giriş ücretsiz. 10 yaşına kadar çocuklar için de giriş ücretsiz. Çandır Köyü sınırları içinde bulunan Kaunos Antik Kenti'ne iki şekilde ulaşabilirsiniz. İlk yol eğer Dalyan'a geldiyseniz buradan karşı kıyıya sandalla geçmek. Sandalla karşıya geçtiğiniz yerde kral mezarlarını görerek yoldan devam ediyorsunuz. 10-15 dk yürüyüş ile Kaunos Antik Kenti'ne ulaşıyorsunuz. İkinci yol ise kara yolu ile eşsiz güzellikteki Köyceğiz manzaraları eşliğinde antik kente ulaşmak. Kaunos Antik Kenti'nin haritadaki konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Not: Kaunos Antik Kenti'ne Dalyan'dan sandal ile geçtikten sonra yürüme yolunda yanınızda su bulundurun. Muğla'da en sevdiğimiz manzara noktalarından biri olan Çandır Seyir Tepesi tam anlamıyla büyüleyici bir yer. Dalyan Boğazı'nı ve İztuzu Plajı'nı gören manzarasıyla Çandır muhteşem bir yer. Buraya kimle gittiysek herkes buraya aşık oldu. Yazarken bile manzaranın güzelliğini hissedebiliyorum. Kaunos Anti Kenti ziyaretiniz sonrası buraya gitmenizi tavsiye ederim. Bu coğrafyaya geldiyseniz burayı görmeden dönmeyin derim. Yukarıda anlattığım Radar Tepesi de manzara açısından oldukça güzel fakat Çandır'ın yeri bir başka. Burada Çandır Tepesi'ne nasıl gidilir sorusunun cevabı önemli. Bu seyir terası ile ilgili daha detaylı yazdığım yazının bağlantısını aşağıya bırakıyorum. Çandır seyir terası nerede, buraya nasıl gidilir sorularının cevaplarını bulabilirsiniz. Sadece sizden isteğim buraya gittiğinizde çevreye karşı çok hassas olun. Çünkü burası çok özel bir coğrafya. Muğla'dan Aydın'a doğru giden, Türkiye'nin en uzun mesafeli trekking rotası Karia Yolu. Toplam 820 km'den oluşan Karia Yolu, adını antik çağda bu bölgede yaşamış olan Karia medeniyetinden alıyor. Zeytin ve badem ağaçlarıyla dolu tepelerden geçeğiniz Karia Yolu'nda, özgün mimari örnekleriyle dikkat çeken köyler, el değmemiş bakir koylar ve sadece yürüyerek ulaşılabilen antik kentler çıkacak karşınıza. Akdeniz'den Ege'ye doğru uzanan bu kültürel, tarihi ve doğal zenginliklerle dolu bir yolculuğa çıkmış olacaksınız Karia Yolu'nda. Geçmişten günümüze miras kalan birçok antik tarihi eser etkisi altına alacak sizleri. Özellikle Karia medeniyetinin bıraktığı izlerin peşinden gitmek, hayatınız boyunca unutamayacağınız bir macera tadında olacak. Dalyan'dan başlayan Karia Yolu, Muğla ve çevresinden geçerek İç Karia ve Gökova Körfezi'ne doğru Ege'ye kıvrılıyor. Datça Yarımadası'ndan sonra Bozburun Yarımadası'nda son bulan Karia Yolu, tıpkı Likya Yolu gibi ayrı bir plan hak eden bir yer. Bu yolu listeme aldım çünkü bu yolun Dalyan'dan geçtiğini bilin. Ekincik Koyu, Köyceğiz sınırlarında yer alsa da Ortaca'ya geldiğinizde listenize burayı da dahil edebilirsiniz. Bu bölgede denize girilecek güzel ve farklı bir yer arıyorsanız Ekincik Koyu'nu da tercih edebilirsiniz. Burası oldukça sessiz ve sakin bir yer. Plajı kum ve küçük çakıldan oluşuyor. Deniz 5-6 metrede derinleşiyor. Ekincik Koyu'nda bulunan işletmeyi belediye işletiyor ve fiyatlar gayet makul. Köyceğiz'in güzel koyu Ekincik Koyu ile ilgili daha fazla bilgi için yazdığım yazıyı okumanızı tavsiye ederim. İşinize oldukça yarayacaktır. Ekincik Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti yok. Şezlong ve şemsiye kiralamak ücretli. Ekincik Koyu, Köyceğiz Merkeze 36 km, Fethiye'ye 100 km, Muğla Merkeze 85 km uzaklıkta yer alıyor. Bu koya gelmek için araba şart. Yol biraz zahmetli ama Ekincik Koyu'nun sakinliği için bu zahmete değer. Ekincik Koyu'nun yol tarifi ve konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Muğla'da eşine az rastlanır bir yerdeyiz: Sultaniye Kaplıcalarındayız. Türkiye'nin en güzel gezi manzaralarından birine sahip olan Köyceğiz-Ekincik yoluyla ulaşılan Sultaniye Köyü'nde bulunan Sultaniye Kaplıcaları dünyanın ikinci büyük radyoaktif kaplıcası. Sultaniye Kaplıcaları bildiğiniz çamurla şifa dağıtıyor. Bu kaplıcalar ve çamur banyoları romatizma, böbrek ve idrar yolları rahatsızlıkları, metabolizma bozuklukları, ruhsal yorgunluk, cilt ve kadın hastalıkları gibi bir çok hastalığa şifa oluyor. Not: Sultaniye Kaplıcalarına yüksek sezonda kesinlikle saat 11'den önce gitmelisiniz. Tekne turlarından dolayı saat 11 sonrası inanılmaz kalabalık oluyor. Aklınızda bulunsun burada konaklama için otel de var. Kaplıca turizmi için gelecekseniz bu otel de kalabilirsiniz. Sultaniye Kaplıcaları, Ortaca Merkeze 46 km uzaklıkta ve Sultaniye Köyü'nde bulunuyor. Buraya Köyceğiz'den karayolu ile ya da Dalyan'dan ve Köyceğiz Gölü'nden hareket eden teknelerle ulaşabilirsiniz. Sultaniye Kaplıcalarının yol tarifi ve konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Yazın sıcaklarından bunaldığınızda buranın buz gibi sularında serinlemek, bu doğal ortamda keyifli bir kahvaltı yapmak, birbirinden güzel fotoğraflar çekmek için yolunuzu muhakkak Yuvarlakçay'a düşürün. Ortaca'nın gezilme süresi kişisel tercihlere, gezilecek yerlere ve ilgi alanlarına bağlı olarak değişir. Yukarıda anlattığım 13 yer için bana göre 3 gün yeterli olur diye düşünüyorum. Bu bölge özel bir bölge biraz daha şımarıklık yapıp 5 güne de gezme sürenizi çıkartabilirsiniz. Özellikle Dalyan'ı görünce ne demek istediğimi iyi anlarsınız. Ortaca merkezde genel olarak gezilecek yer yok. Sadece çevresine vakit ayırın yeter. Arabanız olursa çok daha güzel olur onu da belirteyim. Ortaca'da yaşanır mı sorusu çok yönlü değerlendirilmesi gereken bir soru. Fethiye, Bodrum ve Marmaris'e göre Ortaca maddi olarak daha uygun şartlara sahip. Bu uygunluk Ortaca merkez için geçerli. İmkan olarak da oldukça gelişmiş olanaklara sahip. Ortaca'nın köyleri de tam Ege köyü havasında. Tabi Dalyan'ı hariç tutuyorum çünkü burası İngiliz kasabası gibi olmuş. Bu sorunun cevabını yemeklerden çok doğal güzellikler oluşturuyor. Yukarıda anlattım siz de şahit oldunuz. Burası tam bir cennet coğrafya. Antik uygarlıklar bile buranın kıymetini bilmiş ve bu topraklarda yaşamışlar. Dünyada gördüğümüz eşsiz nadir coğrafyalardan biri. Çandır Seyir Terasına çıkınca bunu çok iyi şekilde anlıyorsunuz. Ben gördüğüm ve duyduğum kadarıyla Ortaca'nın nesi meşhur sorusunun cevabını aşağıya sıralıyorum. - Kaunos Antik Kenti - Kaunos Kaya Mezarları - Dalyan Boğazı - İztuzu Plajı - Çökertme Kebabı - Yoğurtlama - Nar Suyu - Karadut Suyu Ortaca merkezde deniz bulunmuyor. Fakat Ortaca'nın bazı mahallelerinin denize kıyısı var. Ortaca'nın denize en yakın yeri İztuzu Plajı. Genelde insanlar denize girmek için İztuzu'nu tercih ediyor. Ortaca ile İztuzu Plajı arası yaklaşık 22 km. Ortaca'nın spesifik meşhur bir şeyi yok. Mahalle olarak en meşhur yeri Dalyan Mahallesi. Dalyan'daki Kaunos Kral Mezarlarını da unutmamak gerekiyor. Gezilecek yer açısından Ortaca'nın en meşhur yerleri Kaunos Kral Mezarları ve İztuzu Plajı'dır. Ortaca merkezde gezilecek hiç bir yer yok. Burası yerleşim yeri ve tamamen iskan amaçlı kullanılıyor. Yani gezmek için merkezde yer arasanız bulamazsınız. Gezilecek yerlerin tümü Ortaca'nın çevresine toplanmış. Çevresindekiler de Ortaca'ya fazlasıyla yetiyor. - Muğla Merkezde Gezilecek Yerler - Fethiye Gezilecek Yerler - Bodrum Gezilecek Yerler - Marmaris Gezilecek Yerler - Datça Gezi Rehberi - Dalaman Gezilecek Yerler - Akyaka Gezi Rehberi - Milas Gezilecek Yerler - Köyceğiz Gezi Rehberi - Yatağan Gezilecek Yerler - Seydikemer Gezilecek Yerler"} {"url": "https://bujuyollarda.com/palamutbuku-gezi-rehberi", "text": "Palamutbükü upuzun bir plajı, berrak cam gibi bir denizi ve konaklama & restaurant imkanlarıyla insanları kendine çekmeyi başarıyor. Biz de Datça'ya her gittiğimizde buraya uğramaya çalışıyoruz. Son 5 günlük Datça gezimizde Palamutbükü'ne tabiki uğradık ve yeni keşifler yaparak güzel öneriler topladık. İşte tüm detayları ile Palamutbükü Gezi Rehberi sizlerle. Palamutbükü Gezi Rehberi içinde Palamutbükü Hakkında Bilgiler, Palamutbükü Nerede, Palamutbükü'ne Nasıl Gidilir, Palamutbükü Gezilecek Yerler, Palamutbükü Çevresinde Gezilecek Yerler, Palamutbükü'nde Ne Yapılır, Palamutbükü'nde Nerede Kalınır, Palamutbükü'nde Kamp, Palamutbükü'nde Ne Yenir gibi konuları aydınlatmaya çalışacağım. Dopdolu Palamutbükü Gezi Rehberi sizi bekliyor. Sadece Muğla'nın değil Türkiye'nin cennet duraklarından biri olan Datça'ya bağlı Palamutbükü özellikle tertemiz denizi ve uzun plajı ile göze çarpıyor. Datça'ya bağlı Cumalı ve Yaka köyleri sınırları içinde kalan Palamutbükü sakin bir tatil arıyorsanız oldukça ideal bir yer. Palamutbükü'nün hemen karşısında küçücük bir ada bulunuyor. Bu adanın ismi Palamutbükü Adası. Bu adada herhangi bir yerleşim yeri bulunmuyor. Palamutbükü ismini burada yetişen Palamut ağaçlarından almış olsa da şu anda bu bölgede palamut ağaçlarının yerini zeytin ve badem ağaçları almış. Şubat-Mart aylarında Badem Çiçeği Festivali'nin de kutlandığı Palamutbükü Datça'ya geldiğinizde kesinlikle uğramanız gereken bir nokta. Palamutbükü, Muğla'nın Datça ilçesine bağlı bir güzel mi güzel bir koy. Aslında burası koy olmaktan çıkmış belde olma yolunda ilerliyor. Palamutbükü, Datça'ya bağlı Cumalı ve Yaka köylerinin sınırları içerisinde yer alıyor. Liman tarafı Cumalı Köyü iken kara tarafı Yaka Köyü sınırlarına dahil. Palamutbükü, Datça ilçe merkezine 27 km uzaklıkta yer alıyor. Datça Yarımadası'nın güneybatısında bulunan Palamutbükü'nün denizi Ege Denizi değil Akdeniz bilginiz olsun. Datça'nın kuzey tarafı Ege iken güney tarafı Akdeniz. İşte Datça öyle muhteşem bir yer. Palamutbükü Datça merkeze 27 km uzaklıkta yer alıyor. İster karayolu isterse de hava yolu olsun Palamutbükü'ne ulaşmak için ilk olarak Datça'ya gelmeniz gerekiyor. Palamutbükü'ne en yakın havalimanları karayolu ile Milas-Bodrum Havalimanı (215 km) ve Dalaman Havalimanı (180 km). Bodrum'dan Datça'ya gelmenin en kısa yolu ise feribot kullanmak. Bodrum Marina'dan kalkan Datça feribotlarıyla 2 saat süren bir yolculukla Datça'ya ulaşabilirsiniz. Datça ile Palamutbükü arası arabayla yaklaşık 30 dakika sürüyor. Datça'ya havayolu ile ulaşım için Dalaman Havalimanı'nı tercih ederseniz ilk olarak Dalaman Havalimanı'ndan Marmaris'e kadar servis ile gelip daha sonra Marmaris Otogarından saat başı kalkan Datça minibüslerine binmeniz gerekiyor. Datça'dan Palamutbükü'ne ise dolmuş ile ulaşabilirsiniz. Datça Palamutbükü arası dolmuş saatleri için https://ulasim. muttas. com. tr/ bağlantısına tıklayabilirsiniz. Palamutbükü gezilecek yerler listemizde tabiki bol bol koy ve plaj var. Palamutbükü'nde denizden çıkmazsanız emin olun, en yakın arkadaşınız balıklar olabilir.:) Sakinliği ve huzuru yakalayabileceğiniz Palamutbükü'nde gezilecek yerler listemiz aşağıda sizlerle. Palamutbükü Plajı sadece Muğla'nın değil Türkiye'nin en iyi plajları arasına girer. Bu güzel plaj olabildiğince uzun. Deniz tertemiz. Deniz suyu sıcaklığı yazın gayet iyi. Plaj küçük taşlardan oluşuyor. Kum değil Palamutbükü Plajı'nda hem bir çok tesis imkanı var hem de halk plajı mevcut. Yani şemsiye ve sandalyeniz varsa istediğiniz gibi keyif yaparsınız. Palamutbükü'nde Şok gibi marketler bulunuyor. Alışverişinizi uygun fiyata buralardan yapıp denizin keyfini çıkarabilirsiniz. Palamutbükü oldukça uzun bir plaja sahip olduğu için kalabalık çok fazla sorun olmuyor. Burada tüm gününüzü rahatlıkla geçirebilirsiniz. Datça Palamutbükü'nde konaklama yapabileceğiniz bir çok otel ve pansiyon seçeneği de mevcut. Bizim konaklama yaptığımız yer Palamutbükü'nde nerede kalınır başlığı altında. Palamutbükü'nde gündüz denizin tadını bolca çıkarıp, akşamları Palamutbükü'nün güzel restaurantlarında yemek yiyebilirsiniz. Palamutbükü Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. İsterseniz burada bulunan tesis olanaklarından ücret karşılığında faydalanabilirsiniz isterseniz kendiniz şemsiye ya da sandalye atabilirsiniz. Palamutbükü Plajı'nın konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Alan geniş olduğundan araç parkı sorun olmuyor. Palamutbükü Limanı kendi halinde oldukça mütevazi bir liman. Limanda günübirlik tur tekneleri ve kayıklar bulunuyor. Palamutbükü tekne turlarının kalkış noktası burası. Limanda balık tutan bir çok insan göreceksiniz. Sabah balık tutup akşam yemeği için ziyafet çekmek isteyenler burada.:) Akşam liman tarafında yürüyüp burada hediyelik eşya satan yerlerden bir şeyler alabilir ya da restaurant ve kafelerde oturabilirsiniz. Palamutbükü'ne çok yakın konumda olan Akvaryum Plajı'na geldiğinizde ben Maldivlere mi geldim acaba diyorsunuz. Akvaryum Plajı halk arasında Gerence Koyu olarak da biliniyor. Palamutbükü ile Akvaryum Koyu arası yaklaşık 1 km. Palamutbükün'den buraya yürüyerek bile ulaşabilirsiniz. Akvaryum Plajı taşlık bir sahile sahip ve alan olarak oldukça küçük bir yer. Deniz turkuaz renginde tertemiz. Akvaryum Plajı yazın oldukça kalabalık oluyor. Sabah erken saatlerde gitmenizde fayda var. Burada herhangi bir tesis vs. yok. Hazırlıklı gelin. Akvaryum Plajı'nda ateş yakmak ve çadır kurmak kesinlikle yasak. Akvaryum Plajı'na geldiğinizde aracınızı yol kenarına park edip sağ taraftan patika yoldan plaja iniyorsunuz. Bizim gibi ters tarafa gitmeyin.:) Plaja giden patika yol girişin hemen sağ tarafında. Akvaryum Plajı'nın konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Palamutbükü'ne iniş yoluna gelmeden görebileceğiniz ve kısa adı UKKSA olan Knidos Kültür Sanat Akademisi'nde bir çok sanat eserini görebilirsiniz. Biz buraya bayıldık. UKKSA o kadar huzurlu ve güzel bir yer ki burayı Palamutbükü gezilecek yerler listesinin en başına koyarım. Kültür ile tatilin buluştuğu nokta olan Knidos Kültür Sanat Akademisi içerisinde kütüphane, sergi salonu, derslikler, kafe, konser salonu, konaklama alanı gibi yerleri barındırıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/pamukkale-balon-turu", "text": "Türkiye'de sıcak hava balonu deyince akla gelen ilk yer Kapadokya oluyor. Hatta ilkten ziyade akla gelen tek yer de diyebiliriz zira Pamukkale'de de balon turu yapıldığını bilmeyen bir çok kişi var. Ben daha önce 4 kez Kapadokya'ya gitmiş olmama rağmen balon turu yapamamıştım. Denizli'de Pamukkale balon turu ilk deneyimimiz oldu. Bu harika deneyimi tüm detaylarıyla anlatmak istiyorum ki yolu Denizli'ye düşen gezginler de kendilerini bir sepetin içinde yerden metrelerce yukarda şahane bir manzaraya bakarken bulsunlar.😃Yazımda Pamukkale balon turu fiyatları, saatleri ve firma tavsiyesi gibi merak edilen tüm sorulara yanıt bulabileceksiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/pasaport-harclari-ve-defter-bedeli", "text": "Her yıl pasaport harçları ve defter bedeline zam gelir. Bir yıl da indirim gelse ne güzel olur aslında ama nerdeeeee! 2023 yılı gelmeden zamlar açıklanmaya başladı bile. En yüksek zammın yaşandığı hizmetlerden biri de ne yazık ki pasaport harçları ve defter bedeli. 2023 Pasaport Harçları ve Defter Bedeli bu yıl rekor bir artış gösterdi. Kurlarla beraber yurt dışına çıkmak hepimiz için hayal olma yolunda hızlıca ilerliyor. Pasaport harçlarına yeni yılla birlikte düzenleme gelirken, harçlarda % 122,93 civarında artış yaşanacak. Aralık ayı zamların habercisi bir ay. Yeni yılda (1 Ocak itibariyle) harçlar ve defter bedeli zamlı alındığından Aralık ayı pasaport çıkarmanın tam zamanı. Şimdi gelelim zamlı 2023 Pasaport Harçları ve Defter Bedeli miktarlarına. Güncelleme: 07.07.2023 tarihinde yapılan son zamlar sonrasında yazım güncellenmiştir. Fakat internet vergi dairesinde pasaport defter bedeli halen zamsız şekilde ödenebilmektedir. Pasaport defter ve harç bedelleri her yıl Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmekte ve 492 Sayılı Harçlar Kanununa bağlı Harçlar Kanunu Genel Tebliği (6) sayılı tarife ve Değerli Kağıtlar Kanunu Genel Tebliği ile Resmi Gazetede yayımlanmaktadır. 2023 yılı pasaport harçları ve cüzdan bedelleri aşağıdaki gibi."} {"url": "https://bujuyollarda.com/pasaport-kontrolunden-kolay-gecme", "text": "Blog sayfamda gezilecek yerler, konaklama ve restaurant tavsiyeleri, aktivite önerileri yazmanın dışında en çok sevdiğim şeylerden biri de seyahatlerde edindiğim tecrübeleri yazıya dökmek oluyor. Yani size seyahat ipuçları vermek. Tecrübelerimizi paylaştığımızda ve dönüş aldığımızda ekstra mutlu ve motive oluyoruz. Bu motive de bizi daha fazla yazı yazmaya itiyor. Yani daha fazla yazı için bizi motive edin.😂 Şaka bir yana dostlar bugünkü seyahat ipuçları konumuz Pasaport Kontrolünden Kolay Geçme Yolları. Şimdi dosyamızı detaylı bir şekilde açalım. Yurt dışına her çıktığımızda sınırdan geçerken hep düşünüyoruz pasaport kontrolünü nasıl geçeceğiz ya da ne yapmamız gerekiyor diye. İster vizeli ister vizesiz seyahat olsun bu heyecan insanı her zaman sarar. Pasaport polisi ne soru soracak, ben ne diyeceğim gibi kafanızda sorulara cevap verip durursunuz. Yani kontrolde heyecan olmazsa olmaz. Bu heyecanı yenmek ve kontrolden kolay bir şekilde geçmek aslında oldukça kolay. Aşağıda vereceğim ipuçları işinize fazlasıyla yarayacak. Bunları uygularsanız sorun yaşamadan pasaport kontrolünü geçersiniz. Çok fazla yurt dışı seyahati yapıyorsanız tavsiyeye çok fazla ihtiyacınız olmaz diye düşünüyorum. Bir saatten sonra kontrolden geçmek sizin için standart bir durumdur zaten. Yazıma geçmeden önce seyahat ipuçları konusunda bazı yazılarımın bağlantısını aşağıya vermek istiyorum. Bu kategoride yazdığım yazı sayısı oldukça fazla. Ama bu başlıkla alakalı olan yazılarımın bağlantısı aşağıda. Bu yazılarıma göz atarak bir yere gitmeden önce büyük tecrübe kazanmış olursunuz. Hele ki hedefiniz yurt dışı seyahati ise sizin için çok daha iyi olur. Bu yazıların hepsi tecrübelerimize istinaden yazıldı ve inanıyorum ki faydalı olacak. - Pasaportsuz Kimlikle Gidilen Ülkeler Listesi - Ucuz Uçak Bileti Bulma Yolları : En Etkili 12 Taktik - Yurtdışına İlk Kez Gideceklere 14 Önemli Tavsiye - Ucuza Gezme Yöntemleri : En Etkili 11 Yol - En İyi Seyahat Uygulamaları | 15 Faydalı Tavsiyem Pasaport kontrolünden kolay geçme konusunda ilk başlığımız ön araştırma. Bir yere gitmeden önce muhakkak ön araştırma yapın. Hele ki seyahatiniz yurt dışına olacaksa bu ön araştırma daha da önemli. Ön araştırma konusunda bizim gibi blog sayfalarının faydasını çok fazla görebilirsiniz. Çünkü genel olarak tecrübelere istinaden yazılar yazıyoruz ve sizin de bu tecrübeleri yaşama olasılığınız oldukça yüksek. Pasaport kontrolünden kolay geçme konusunda ön araştırma yapmanızın ne gibi faydası olabilir ? Araştırma yaptığınızda gideceğiniz ülke makamlarının pasaport kontrolünde ne istediğini ya da size ne sorduğunu öğrenirsiniz ve hazırlıklarınızı buna göre yaparsınız. Sizi zorluyorlar mı ya da ne istiyorlar gibi durumlara vakıf olursanız işiniz daha kolay olur. Bazı ülkelerde sınırı geçmek kolay oluyorken bazıları sizi zorlayabilir. Bu durum da tamamen pasaport gücünüze bakıyor. Pasaport gücü konusunda Türkiye olarak ne yazık ki çok iyi değiliz. Son yıllarda bu durum daha da kötüleşti diyebilirim. Bu da sınır geçişlerinde negatif bir durum. Bu konunun derinlerine inersem yazıyı bitiremem. Umarım ilerleyen dönemlerde pasaport indeksimiz daha da yükselir. Dünyadaki tüm ülkelerin pasaport gücüne bu bağlantıdan kontrol edebilirsiniz. Pasaport kontrolünde pasaport süresinin önemi büyük. Çünkü birçok ülke, seyahat eden kişilerin pasaportunun belirli bir süre daha geçerli olmasını ister. İstisnalar vardır fakat genel olarak çoğu ülke seyahat eden kişilerin pasaportlarının en az 6 ay daha geçerli olmasını talep ediyor. Bu nedenle, seyahat etmeden önce pasaportunuzun geçerlilik süresini kontrol etmeniz ve ülkenin gereksinimlerine uygun olduğundan emin olmanız önemli. Pasaportunuzun süresinin kısa olması, ülkeye girişinizin reddedilmesine neden olabilir. Ayrıca, geçerlilik süresi kısa olan pasaportlar, havaalanlarında veya diğer sınır noktalarında uzun süreli gecikmelere veya aksaklıklara neden oluyor. Bu konuda sorun yaşamamak adına geçerlilik tarihi az olan pasaportla seyahat etmeyin. Pasaportunuzun geçerlilik süresi kısıtlıysa yapmanız gereken seyahatiniz öncesi yeni pasaport almanız ve seyahatinizi yeni pasaportla gerçekleştirmeniz olacak. Son olarak yukarıda bahsettiğim 6 ay geçerlilik süresi ülkeden ülkeye değişebilir. Önden araştırma yaparak hangi ülkenin en az ne kadar süre talep ettiğini öğrenebilirsiniz. Pasaport kontrolünde, seyahat ettiğiniz ülkeye giriş yapmak için genellikle seyahat belgelerinizi sunmanız gerekebilir. Bu nedenle, seyahat belgelerinizi yanınızda taşıyın ve pasaport kontrolünde sorun yaşama olasılığınızı minimuma indirin. Özellikle turistik amaçlı seyahatlerde, uçak bileti veya rezervasyon belgeleri gibi seyahat belgelerini yanınızda bulundurmanız güzel olur. Gelişmiş bir ülkeye gidecekseniz bu belgeler muhakkak yanınızda olsun. Ayrıca, seyahat ettiğiniz ülkeye giriş yapmak için gereken belgeler hakkında önceden araştırma yapın ve ona göre hazırlanın. Pasaport kontrolünde belgelerinizi sunmanız gerektiğinde, bu belgelerin orijinallerini veya elektronik kopyalarını kullanabilirsiniz. Bazı ülkelerde, seyahat belgelerinin orijinal kopyalarını sunmanız gerekebilir, bu nedenle seyahat ettiğiniz ülkenin gereksinimlerini önceden kontrol edin. Pasaport polisleri de sonuçta bir insan ve günde yüzlerce insanla muhatap oluyorlar. Bu insanların çoğu da emin olun bir selamı bu kişilerden esirgiyor. Siz pasaport kontrolünden kolay geçmek için değil, samimiyet için, insan olduğunuz için selam verin. Bir merhaba ya da Hello emin olun daha güzel bir izlenim yaratıyor. Emin olun bu durum hoşlarına gidiyordur. İşlem bittikten sonra da kolay gelsin ya da iyi günler demek de güzel. Yani bunu saygı gereği yapmanız her zaman daha iyi olacaktır. Pasaport kontrolünde gülümseme, kontrol memurları üzerinde olumlu bir etki bırakır ve kontrolden geçişiniz daha rahat olur. Gülümsemeden kastım kahkaha atmak ya da komik bir şey varmış gibi gülmek değil. Sadece küçük bir tebessüm yeter. Gülümsemenin yanı sıra, rahat olmak da önemli. Panik yaparsanız sanki sizde bir durum varmış gibi algılanabilir. Dolayısıyla rahat olun ve bu durumu karşı tarafa hissettirin. Aksi durumda yani gerginseniz bu dikkat çekecektir ve size kuşku ile davranılacaktır. Bu durumda işlemleriniz daha uzun sürebilir. - What is the purpose of your visit? - How long will you be staying? - Where will you be staying? - What is your occupation? - Have you visited this country before? - Do you have a return ticket? - How much money are you bringing with you? - Have you ever been refused entry into any country? - Are you carrying any prohibited items? - Are you traveling alone or with others? İngilizce bilmiyorsanız bu sorulara vereceğiniz cevapları Google Translate kullanarak çevirin ve iyi kötü memura bu cevapları İngilizce olarak vermeye çalışın. Pasaport kontrolünde saygılı olmak son derece önemli çünkü pasaport kontrol memurları, ülkelerinin sınırlarını korumak ve yasadışı faaliyetleri önlemek için bu işi yapıyor. Kontrol esnasında saygısız davranmak veya uygun olmayan davranışlar sergilemek kontrol memurlarının tepkisini çekebilir. Sonuçta yabancı bir ülkeye giriyorsunuz ve o ülkenin kurallarına tabisiniz. Dolayısıyla girişte yapacağınız saygısız ya da alaycı bir tavır hiç de güzel bir izlenim olmaz. Sonuç olarak, pasaport kontrolünde saygılı olmak, sadece kontrol memurlarına karşı gösterilecek bir saygı değil, aynı zamanda bir ülkeye karşı gösterilecek bir saygı. Bu nedenle, kontrol esnasında saygılı olun ve alaycı tavır sergilemeyin. Bu zamana kadar kıyafetten dolayı pasaport kontrolünde sıkıntı yaşayan duymadım. Fakat yine de bence bazı konularda dikkat etmek lazım. Çünkü karşı tarafa bir izlenim veriyorsunuz ve doğru izlenimi vermeniz önemli. Pasaport kontrolünde mümkünse rahat kıyafetleri tercih edin. Bu aslında seyahatler için geçerli bir durum. Rahat kıyafet her zaman daha rahat yolculuk demek. Bunun dışında kontrol esnasında marjinal kıyafetler giymemeye çalışın. Örneğin Arap bir ülkeye gidiyorsanız çok açık giyinmeyin. Son olarak gelişmiş bir ülkeye gidiyorsanız çok salaş giyinmeyin. Pasaport kontrolünden kolay geçme konusundaki son maddemiz gözlük ve şapka meselesi. Güneş gözlüğü ve şapka yüzü kapattığı için kontrol esnasında iyi bir izlenim olmuyor. Kontrole gelmeden bu ikisini çıkarmanız daha güzel olur. Pasaport kontrolünde polis ilk olarak pasaportunuzun ya da vizenizin sahte olup olmadığına bakar. Daha sonra sistemlerden kimlik bilgilerinizin sorgulamasını yapar. Gerek gördüğünde size direkt sorular sorar ya da otel, uçak bileti gibi rezervasyon evraklarınızı isteyebilir. Bunlarda hiç bir sorun yoksa ülkeye giriş yapabilirsiniz. Pasaport kontrolü eğer hiç bir sorun yoksa genelde 45 saniye ile 1 dakika arası sürer. İlk soruda bahsettiğim konularda sorun varsa sizi bekletebilirler. Pasaport kontrolünden sonra ülke sınırlarına girmiş oluyorsunuz. Daha sonra genel olarak Gümrük kontrolü olur ve eşyalarınız X-raydan geçirilir ya da geçirilmez. Gümrük kontrolü sonrasında da ülke topraklarına adım atmış olursunuz. Bu durum tamamen ülkenin iç işlerine bağlı. Kimi ülkede polis kimi ülkede gümrük memurları kimi ülkede de sivil ekipler pasaport kontrol işlerini yapar. Örneğin Türkiye'de pasaport kontrol işlerini polis memurları yapıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/pasaport-randevu-islemleri", "text": "Hemen söyleyeyim. Pasaport alın! Pasaport yurt dışı için ilk adımdır. İlk adımı attığınızda gerisi gelecektir. Gezmek cesaret ve merak işidir. Dolayısıyla ilk adımı yani pasaport almayı ertelemeyin. Aşağıdaki başlıkları okuyunca pasaport almakla ilgili tüm şeylere vakıf olacaksınız. Pasaport, Pasaport Kanununda belirlenen yetkili makamlarca verilen ve hamillerine bir ülkenin milli hudutlarından diğerine geçmeyi sağlayan belgeyi ifade ediyor. Yani yurt dışına çıkmak istiyorsanız pasaportunuzun olması lazım. Fakat pasaportsuz gidilen ülkeler başlıklı yazımda belirttiğim üzere günümüzde devletler kendi aralarında anlaşma yapıp karşılıklı olarak kendi ülke vatandaşlarının anlaşma yaptığı ülkeye pasaportsuz giriş çıkışına izin verebiliyor. Şu anda Türk vatandaşları 5 ülkeye pasaportsuz sadece kimlikle giriş yapabiliyor. E-pasaport, elektronik pasaport, biyometrik pasaport ya da çipli pasaport; içinde parmak izi, fotoğraf ve imza gibi kişisel verilerinizin bulunduğu bir çipin yanı sıra üzerinde pasaport numarası, ad, soyad, uyruk ve doğum tarihi gibi kimlik bilgilerinizin bulunduğu uluslararası seyahat belgelerine deniliyor. Çipli pasaportlar, özel cihazlar kullanılarak okutuluyor. E-pasaportlar, pasaportta sahteciliğe karşı eski tip pasaportlara göre çok daha etkili. Ayrıca çipli pasaportlar hudut kapı pasaport kontrol noktalarında ciddi anlamda zaman tasarrufuna imkan sağlıyor. Türkiye, 1 Haziran 2010'da Biyometrik, Elektronik, Çipli pasaport dönemine geçiş yapmıştır. Pasaport başvuruları 2 Nisan 2018 tarihine kadar İl-İlçe Emniyet Müdürlüklerine bağlı Pasaport Şube Müdürlükleri tarafından veriliyordu. Fakat 2 Nisan 2018 itibarıyla pasaport işlemleri İl-İlçe Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlükleri tarafından yürütülüyor. Yani şu an pasaport almak istiyorsunuz adres İl-İlçe Nüfus Müdürlükleri. Nüfus Müdürlükleri ayrıca yenilenen kimlik kartları ve sürücü belgeleri işlemlerini de yapıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/pasaport-turleri", "text": "Bir seyahat severin hayallerini gerçekleştirebilmesi, daha çok ülke, daha çok kültür görebilmesi için muhakkak bir pasaporta sahip olması gerekiyor. Pasaport ile ilgili detaylı bilgileri bu yazımda vermiştim. Şimdi ise pasaport türleri nelerdir, pasaport işlemleri nasıl yapılıyor, kimlere hangi pasaport türleri verilir, pasaport için gereken evraklar nedir gibi soruların cevabını vermeye çalışacağım. - Diplomatik pasaport, - Hususi pasaport, - Hizmet-Görev pasaport, - Umuma mahsus pasaport, - Geçici Pasaport, - Yabancılara mahsus pasaport Pasaport türleri olarak seyahat severleri daha çok Bordo Pasaport ve Yeşil Pasaport ilgilendiriyor. 1-) Pasavanlar, idari mektuplar ve hudut geçiş belgeleri, 2-) Gemiadamı cüzdanları, demiryolu ve hava ulaşım araçları memur ve mürettebatına verilen vesikalar, Umuma Mahsus Pasaport Türk vatandaşlarına yurt içinde İçişleri Bakanlığınca veya İçişleri Bakanının vereceği yetkiye göre valiliklerce, yabancı memleketlerde Türkiye Cumhuriyeti konsoloslukları tarafından veriliyor. Hususi pasaport, birinci, ikinci ve üçüncü derece kadrolarda bulunan veya bu kadrolar karşılık gösterilmek veya T. C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilip emekli kesenekleri bu derecelerden kesilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri ile birinci derece kadro ile emekliliğe hak kazanmış olan belediye başkanlarına, diplomatik pasaport verilmesini gerektiren vazifelerden başka herhangi bir resmi vazife ile veya kendi hesaplarına yabancı ülkelere gittikleri zaman veriliyor. Yeşil pasaport ayrıca il ve ilçe belediye başkanlarına, görevleri süresince veriliyor. Yeşil pasaport alabilecek durumda bulunanların eşlerine de aynı türde pasaport veriliyor. Yukarıda saydıklarımdan emeklilik veya çekilme sebepleri ile vazifelerinden ayrılmış olanlara da yeşil pasaport veriliyor. Yani birinci, ikinci veya üçüncü dereceli kadroda iken istifa edenler de yeşil pasaport alma hakkına sahipler. Fakat bunun için istifa edilen kurumdan \"hangi statüde, hangi unvanda ve kaçıncı derecede iken istifa ettiğini\" belirtir bir yazı alınması gerekiyor. Bu yazının bir defa alınması ve Nüfusa verilmesi yeterli. Bu yazıya binaen daha sonra diğer hak sahipleri de yeşil pasaport alabiliyor. Yazının her yeşil pasaport alımında yenilenmesine gerek yok. Belli miktarda ihracat yapanlar yeşil pasaport alabiliyor. 1-10 Milyon Dolar arasında olan firmaların 1, 10-25 Milyon Dolar arasında olan firmaların 2, 25-50 Milyon Dolar arasında olan firmaların 3, 50-100 Milyon Dolar arasında olan firmaların (4) dört, 100 Milyon Dolar üzeri olan firmaların 5 yetkilisine hususi damgalı pasaport verilebiliyor. İhracatçıların hususi damgalı pasaportu 2 yıl süre ile geçerli ve kanunda belirtilen belli suçlardan ceza almamış olmaları gerekiyor. Yeşil pasaport ile ilgili daha detaylı bilgi için bu yazıma göz atabilirsiniz. Pasaport Kanunu gereğince kendilerine diplomatik veya hususi damgalı pasaport verilmesi mümkün olmayan kimselere, hükümetçe, hususi idarelerce veya belediyelerce resmi vazife ile dış memleketlere gönderilenlere Hizmet pasaport veriliyor. Kurumu ve Türkiye Kızılay Cemiyetince görevlendirilenlere de veriliyor. Ben de Üstün'ün yurtdışı görevleri sırasında eşi olmam nedeniyle Gri Pasaport almıştım. Gri pasaportunuz varsa Avrupa Birliği ülkelerinde Schengen vize noktasında özgürsünüz. Pasaportsuz hangi ülkelere gidilir ve Vizesiz hangi ülkelere gidilir yazıma da göz atmayı unutmayın. Diplomatik pasaportlar; Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerine, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara, Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyeleri ile Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Uyuşmazlık Mahkemesi, Sayıştay, Genel Kurmay birinci ve ikinci başkanlarına, Cumhuriyet Başsavcısına, orgenerallere, oramirallere, eski cumhurbaşkanlarına, yasama meclisleri eski başkanlarına, eski başbakanlar, eski cumhurbaşkanı yardımcıları ve eski bakanlara, Türkiye Büyük Millet Meclisi eski üyelerine, Bakan yardımcıları ile Diyanet İşleri Başkanına, Valilere, Büyükşehir Belediye başkanlarına, Büyükelçi unvanını almış olanlar ile Dışişleri Bakanlığı meslek mensuplarına, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanına, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanına, Cumhurbaşkanlığı üst düzey görevlilerine, Türkiye Cumhuriyeti dış temsilcilikleri nezdinde memur edilen müşavirlere, ataşelere ve muavinlerine, din hizmetleri koordinatörlerine, siyasi kuryelere veriliyor. Ayrıca bu saydığım kişilerin eşlerine de diplomatik pasaport veriliyor. Geçici pasaport, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının Türkiye dış temsilciliklerinden alabileceği belgedir. Geçici pasaportlar; pasaport kaybı, pasaport süre aşımı ve sınırdışı edilme gibi durumlarda, 1 ay boyunca geçerli olmak üzere veriliyor. Benzer acil durumlarda da Türk elçiliği tarafından yapılacak değerlendirmeye göre verilebilen geçici pasaport; pembe renklidir, tek sayfadır ve Türkiye'ye giriş yaptığınız anda sizden geri alınır. Pasaport türleri arasında çok fazla adı geçmeyen yabancılara mahsus pasaport, herhangi bir ülkenin vatandaşı olmayan hukuki anlamıyla \"Vatansız\" olan kişilere İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen pasaport türü. Yani bu pasaport Vatansızlara veriliyor. Türk vatandaşları, umuma mahsus pasaportu yurt içinde İçişleri Bakanlığınca veya İçişleri Bakanının vereceği yetkiye göre valiliklerden, yabancı memleketlerde Türkiye Cumhuriyeti konsolosluklarından alabiliyor. Pasaport talep eden her bir kişi başvurusunu ayrı ayrı yapması gerekiyor. Yaş farkı gözetilmeksizin herkes için ayrı pasaport defteri düzenleniyor. Umuma mahsus pasaportlar altı aydan az olmamak üzere; ergin olmayanlar için en fazla beş, ergin kişiler için ise en fazla on yılı aşmayacak şekilde düzenleniyor. Eğer fazla seyahat eden biriyseniz tabi ki en mantıklısı 10 yıllık pasaport almak. Harç ücreti sizi korkutmasın sonuçta 10 yıllık alıyorsunuz. Pasaport randevu işlemleri için bu bağlantımdan detaylı bilgi alabilirsiniz. Hususi veya hizmet pasaportların müracaat işlemleri, yurt içinde sadece İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüklerince, yurt dışında ise İçişleri Bakanlığının muvafakati ve Dışişleri Bakanlığının talimatı ile dış temsilciliklerce yapılabiliyor. Yurt dışında görevli bulunan kişilerin Türkiye'de çalıştığı kurumu tarafından veya şahısların bizzat kendileri tarafından bağlı bulunduğu kurum aracılığı ile İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne yapılacak yazılı başvuru üzerine, ilgili hakkında yapılacak inceleme sonucunda İçişleri Bakanlığının vereceği muvafakat ve Dışişleri Bakanlığının talimatıyla dış temsilcilikleri tarafından yerine getiriliyor. Gri pasaport, pasapotu talep edenin çalıştığı kurumun yetkili amirinin başvurusu üzerine Nüfus Müdürlüklerince veriliyor, hususi pasaportlar aynı şart dahilinde İçişleri Bakanlığının muvafakatı ve Dışişleri Bakanlığının vereceği talimat üzerine, Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilik ve elçiliklerince de verilebiliyor. Hususi damgalı pasaportlar altı aydan az olmamak kaydıyla İçişleri Bakanlığınca belirlenecek sürelerde; hizmet damgalı pasaportlar altı aydan az olmamak kaydıyla pasaport sahibinin görevinin müddetine göre İçişleri Bakanlığınca tespit edilecek süre için geçerli olmak üzere veriliyor. Geçici pasaport, bulunduğunuz ülkedeki Türk elçiliklerinden alınıyor. Diplomatik pasaport, umuma mahsus pasaport, hususi pasaport veya hizmet pasaportunun kaybı, çalınması ya da zarar görmesi gibi durumlarla dış temsilciliklere başvuru yaparak bu pasaport türünü alabilirsiniz. 1 aylık geçerlilik süresi vardır ve Türkiye'ye girişte emniyet makamları tarafından pasaporta el konulur. Reşit olmayanların ve kısıtlıların yalnız seyahat etmek üzere pasaport alabilmeleri için kanuni sorumlularının muvafakatlerini resmi bir makamdan tasdikli şekilde ibraz etmeleri gerekiyor. Reşit olmayanların pasaport başvurularında muvafakatnameleri NVİGM başvuru merkezlerinde alınıyor. Başvuruya gelemeyen ebeveyn muvafakatnameyi noter aracılığıyla düzenleyebilir. Her iki ebeveynin de başvuruya gelememesi durumunda noterden muvafakatname düzenletmeleri, ergin olmayan çocuklarının pasaport başvurusunda refakat edecek kişiye de vekaletname vermeleri gerekir. Anne ya da babanın yabancı uyruklu olması durumunda muvafakatnamenin noterden düzenlenmesi gerekmekte. Anne ya da babanın yurtdışında bulunması halinde yabancı ülke noterliklerinden veya dış temsilciliklerimizden müracaatla muvafakatname düzenlenebiliyor. - Nüfus Cüzdanı, T. C. Kimlik Kartı veya geçici kimlik belgesinin aslı - Pasaport harç ve cüzdan bedeli dekontu - 2 adet biyometrik fotoğraf - Öğrenci belgesi - Ergin olmayanlar veya kısıtlılar için muvafakat belgesi - Varsa eski pasaport ile pasaport başvurusu alan ilçe nüfus müdürlüklerine randevulu veya randevusuz olarak başvurmaları gerekmektedir. - Nüfus Cüzdanı, T. C. Kimlik Kartı veya Geçici Kimlik Belgesinin aslı - 2 adet biyometrik fotoğraf - Öğrenci belgesi - Daha önce alınmış, iptal işlemi uygulanmamış geçerli/geçersiz pasaportlar - Pasaport defter bedeli ödendi dekontu - Ergin olmayanlar veya kısıtlılar için veli, vasi veya kayyum kararı ve muvafakat belgesi - Sağlık kurulu raporu (hususi ve hizmet damgalı pasaport hak sahibinin çocukları için sürekli bakıma muhtaç\" ibareli sağlık kurulu raporu, \"Ağır engelli\" ibareli veya engel oranı \"%50 ve üzeri süresiz geçerliliği olan\" sağlık kurulu raporunun ibraz edilmesi halinde) - Hususi pasaport talep formu. - Emeklilik veya Çekilme Sebepleri ile görevinden ayrılanlar için emekli olduğu tarihteki kadro derecesini gösterir belge - Hak sahibinin muvafakat ve vekalet belgesi - Hizmet Damgalı Pasaport talep formu; hizmet damgalı pasaport alabilecek durumda bulunanların mensubu bulunduğu makamca yetkili amir tarafından tasdiklenerek verilir. - Nüfus Cüzdanı T. C. Kimlik Kartı - 2 adet biometrik fotoğraf - Görevlendirme yazısı - 5682 sayılı Pasaport Kanununun 17/C maddesi gereğince, reşit olmayanlar ve kısıtlıların kanuni temsilcilerinden istenilen muvafakat name 1 aylık geçerlilik süresi olan geçici pasaport için aşağıdaki belgeleri yanınızda bulundurmanız gerekir. Özel durumunuza bağlı olarak dış temsilcilikler sizden başka belgeler de talep edebilir. - İki adet 5 cm x 6 cm ebatında vesikalık fotoğraf - Nüfus cüzdanı ya da kimlik kartının aslı - Pasaport kaybı durumunda polis tutanağı Harçsız öğrenci pasaportu başvurusu için aşağıda belirttiğim istenilen evrakları topladıktan sonra Türkiye'nin 81 ilinden istediğiniz il ya da ilçe nüfus müdürlüğünden randevu alarak başvurunuzu yapabilirsiniz. Öğrenim görülen kurumlardan getirilen ıslak imzalı, e-imzalı veya e-devlet kapısı üzerinden alınan 60 günü geçmemiş öğrenci belgeleri hususi, hizmet damgalı ve harçsız umuma mahsus pasaport başvurularında kabul ediliyor. Yurtdışında öğrenim görenler için; öğrenim görülen kurumdan alınan öğrenci belgelerinin apostil edilmiş/dış temsilcilikçe onaylanmış aslının yeminli tercüman tarafından yapılmış noter onaylı Türkçe tercümesi ile T. C. Büyükelçilik/Başkonsolosluk, Eğitim Müşavirlikleri/Ataşelikleri tarafından verilen öğrenci olduğunu belirten belge yaş sınırı 20 olmaksızın umuma mahsus harçsız pasaport başvurularında öğrenci belgesi olarak kabul ediliyor. 25 yaşın altında, herhangi bir öğretim kurumunda resmi olarak kaydı olan tüm Türk vatandaşı öğrenciler harçsız öğrenci pasaportu alabiliyor. Bu pasaport Bordo pasaportun bir türevi. Bu pasaport için sadece öğrenci olmanız yeterli başka bir nedene ihtiyacınız yok. 18 yaşından küçükler de harçsız öğrenci pasaport alabiliyor ancak pasaport defter bedelini ödemeleri gerekiyor. Gelişme çağında oldukları için ve görüntüleri çok hızlı değiştiği için en fazla 5 yıllık geçerlilikte pasaport veriliyor. Her iki ebeveyn ve çocuğun birlikte nüfus müdürlüğüne gitmesi gerekiyor. Açık öğretimde okuyanlar harçsız pasaport alabilir mi? Bu sorunun cevabı EVET. Açık öğretim öğrencileri de harçsız pasaport alabiliyor. - Nüfus cüzdanı ya da T. C. kimlik kartı aslı - Biyometrik fotoğraf (2 adet) - Eski pasaport - Pasaport defter bedeli dekontu. - Öğrenci belgesi. Pasaport harcı ve defter bedelini, başvurudan önce vergi dairesi ya da mal müdürlüklerine yatırabilirsiniz. İnternetten ödeme yapmak isterseniz https://ivd. gib. gov. tr web adresi üzerinden sanal pos uygulamasıyla kredi kartı veya banka kartı ile T. C. Kimlik numaranızı girerek online ödeme yapabilirsiniz. Pasaport Harcını ve Defter Bedelini aşağıdaki bankalara yatırabilirsiniz. Not: Pasaport harcını ve defter bedelini yatırdığınız yerden ücreti yatırdığınıza dair onaylı dekontu almayı unutmayın. Bu konu hakkında bilgi vermeden önce hemen şöyle bir uyarıyı belirteyim: Yurtdışında pasaportunuz her daim yanınızda bulunsun ve pasaportunuzu oldukça güvenli bir yere koyun! Çünkü yurtdışında sizin kimliğiniz pasaporttur. Pasaportunuz yanınızda yoksa ülkeye illegal giriş yaptığınız bile varsayılabilir! Siz yine tüm önlemleri aldınız ama olan oldu pasaportunuz kayboldu. Moralinizi asla bozmayın. Olacaksa olur. Bundan sonrası için dikkatli olun yeter. Başka bir ülkede olabilirsiniz ama yine de endişelenmeyin. Pasaportunuzu yurt içinde kaybettiyseniz kaybettiğinizi düşündüğünüz yerdeki en yakın güvenlik birimine bildirimde bulunmalısınız. Bu iki nokta da önemli. Birincisi pasaportunuzu bulan biri varsa belki güvenlik birimine teslim etmiştir ve belki pasaportunuzu bulabilirsiniz. İkincisi de kötü niyetli birilerinin eline geçmişse sorun yaşamamanız için bildirimde bulunmanız oldukça faydanıza olacaktır. Eğer yurtdışında pasaportunuzu kaybettiyseniz mesai saatleri içinde konsolosluklarımıza başvurmanız gerekir. Resmi tatillere denk geldiyseniz aşağıda vereceğim konsolosluk çağrı merkezleri ile irtibata geçip bulunduğunuz ülkedeki konsolosluk ya da elçilik çalışanları ile irtibata geçebilirsiniz. Kayıp durumunda yukarıda da belirttiğim geçici pasaporta başvurabilirsiniz. Böyle bir durumda Türkiye'ye dönmek için aktarmasız uçuş seçin! NOT: Yukarıda belirttiğim her iki durumda da her zaman pasaportunuzun fotoğrafı ya da fotokopisi telefonunuzda/yanınızda kesinlikle bulunsun! Konsolosluk Çağrı Merkezlerini 7 gün 24 saat arayabilirsiniz. Bildirimden sonra tekrar pasaport çıkaracaksınız yeniden pasaport harç bedeli yatırmak zorundasınız. Kaybettiğiniz pasaportun süresi varsa yatırdığınız pasaport defter bedeliyle beraber yeni aldığınız pasaportun süresine eklenebilir. NOT: Emniyet Genel Müdürlüğü Pasaport ve Güvenli Belge Daire Başkanlığı tarafından yapılan açıklama ile pasaportunu kaybedenlerin gazetelere zayi ilanı vermelerine gerek yok. Bunun yerine ilgili makamlara bildirimde bulunmaları yeterli. Yani boşuna gazeteler ilan bedeli ödemeyin. Pasaport türleri ve tüm detayları başlıklı yazımdan şimdilik bu kadar. Pasaport türleri ile ilgili bilgileri en güncel haliyle vermeye çalıştım. Pasaport işlemleri ile ilgili yazımı okumak için sizi buraya alalım."} {"url": "https://bujuyollarda.com/pasaportsuz-kimlikle-gidilen-ulkeler", "text": "Her zaman diyorum vize yok bol bol seyahat var. Bir de buna pasaportsuz yani sadece kimlikle seyahat eklendimi gelsin güzel güzel yolculuklar. Pasaportsuz seyahat son yıllarda ülkeler arası turizmi ve ticareti geliştirmek adına devletler arası atılan karşılıklı adımlar neticesinde ortaya çıkmış enfes bir durum. Özellikle Schengen vizesi derdi olan bir millet olarak pasaportsuz seyahat hepimize ilaç gibi geliyor. Pasaportsuz kimlikle gidilen ülkeler arttıkça hiç yurt dışına çıkmamış seyahat severler için büyük fırsatlar ortaya çıkıyor. Çünkü bazı insanlar için sırf seyahat ve beraberinde getirdiği maliyet nedeniyle pasaport ya da vize almak mantıksız gelebiliyor. Hele bir de enflasyonik ortamda pasaport çıkarmak bütçeye külfet oluyor. Dolayısıyla ilk yurt dışı deneyimini yaşamak isteyenler Türkiye'den pasaportsuz gidilen ülkeleri tercih ediyor. Oldukça da mantıklı bir tercih. Şimdi gelelim Türkiye'den pasaportsuz gidilen ülkeler listesine. Not: Yurt dışına ilk defa çıkacaksanız \"Yurt dışına İlk Kez Gideceklere 14 Önemli Tavsiye\" başlıklı yazımı muhakkak okumanızı öneririm. Burada çok güzel tüyolar var. Eminim hepsi işinize yarayacaktır."} {"url": "https://bujuyollarda.com/petra-antik-kenti", "text": "Ürdün gezimizin şüphesiz en büyük hedefi Petra Antik Kenti'ni gezmekti. Dünyanın yeni 7 harikasından biri olan bu güzel antik kent bir çok insanın rüyasını süsleyen bir yer. Bizim de ölmeden önce görmek istediğimiz yerler arasında olan Petra'yı dünya gözü ile görmek müthiş bir duyguydu. Bu zamana kadar gezdiğimiz antik kentler bir yana Petra bir yana. O kadar görkemli bir yer ki, buraya tam 2 gün ayırdık, her noktasını karış karış keşfetmeye çalıştık ama doymadık. Antik kenti oldukça detaylı gezdik ve çok güzel tecrübeler edindik. Petra'da nasıl bir yol izlemeliyim diye düşünüyorsanız doğru yerdesiniz. Burası oldukça büyük bir antik kent. Her noktasını gezmeye kalksanız sanırım 5 güne ihtiyacınız olur. Biz 2 günde toplamda 60 bine yakın adım atıp yüzlerce merdiven çıktık ve çok güzel ipuçları yakaladık. Burayı bilinçli bir şekilde gezmek, El-Hazne manzaralı güzel fotoğraflar yakalamak ve Petra ile ilgili her şeyi öğrenmek istiyorsanız okumaya devam. Yazımı bizim 2 günlük Petra tecrübemiz & Petra gezilecek yerler ve Petra'ya gitmeden önce bilmeniz gereken her şey olarak 2 kısma ayıracağım. İlk kısımda Petra'nın girişi ve içerisindeki detayları göreceksiniz. Petra gezilecek yerler kısmı bu bölümde olacak. Diğer kısımda yani Petra'ya gitmeden önce bilmeniz gerekenler kısmında Petra giriş ücreti ve detayları, Petra'nın hikayesi ve gizemi, Petra'da en iyi fotoğraf noktaları gibi kritik ipuçlarını göreceksiniz. Hazır olun dolu dolu bir Petra yazısı sizi bekler. Petra, konum olarak Wadi Musa bölgesinde yer alıyor. Biz Amman'dan kalkıp yol üstünde bazı yerleri görerek akşam üstü Petra'ya ulaştık. Her yer karanlık olduğundan nereye geldiğimiz konusunda çok fazla fikir edinemedik. Ama ışıklardan tepeler arasında bir yerde olduğumuzu anladık. Modern Petra tepeler üzerine inşa edilmiş oldukça küçük bir yerleşim yeri. Antik kentin burada olması ve tabi ki turizmden dolayı bölge son zamanlarda oldukça gelişmiş. Petra'nın giriş yeri olan Petra Visitor Centre'a yakın yerlerde bir çok otel yapılmış. Biz de bu bölgeye 2 km uzaklıkta bulunan Petra Desert Dream otele giriş yaparak Petra'nın ilk havasını soluduk. Petra'nın havası Ürdün'deki diğer yerlere göre daha serin. Özellikle akşamları püfür püfür esen ve üşüten bir rüzgar var. Baştan söyleyeyim dikkatli olun üşütmeyin. Akşamları giymek için yanınıza muhakkak kalın bir şeyler alın. Otelimizde güzelce dinlendikten sonra sabah kalabalığa yakalanmayalım diye erken saatte kalktık ve Petra'nın yolunu tuttuk. Aracımızı ücretsiz park alanına park ettik ve Petra Visitor Centre'a geldik. Bu alanda bir çok hediyelik eşya satan yer var. Bilet satış ofisi de burada. Bilet satış ofisinden, önceden de planladığımız üzere 2 günlük Petra giriş bileti satın aldık ve yola koyulduk. Bileti alırken küçük çaplı bir kalp krizi yaşama olasılığınız yüksek. 😂 Neden mi çünkü Petra Antik Kenti'nin giriş ücreti günlük 50 JOD. Yani bugünkü kur ile TL karşılığı 1300 TL. Biz iki günlük giriş bilet aldığımızdan kişi başı 55 JOD ödedik ve soğuk bir duş aldık. Sanırım bu zamana kadar giriş ücreti olarak en çok ödeme yaptığımız yer burası oldu. Değdi mi derseniz fazlasıyla değdi ama yine de çok fazla. Eğer Jordan Pass'iniz varsa biletle işiniz yok doğru yürüyüş yoluna ve bilet kontrol noktasına. - Djinn Blocks & Obelisk Tomb - As-Siq - The Treasury - Tomb of Unayshu - Antik Tiyatro"} {"url": "https://bujuyollarda.com/portekiz-oturma-izni", "text": "Portekiz en güzel Avrupa şehirlerinden biri. Öyle ki birbirinden farklı şehirleri, doğal güzellikleri ve zengin kültürü her yıl nüfusunun yaklaşık üç katı olan 28 milyon turisti kendisine çekiyor. Bu ülkeyi ziyaret ettiğinizde 'ben burada yaşarım' hissi geliyor insana. Bu güzel ülkeye yerleşme gibi bir hayaliniz varsa Portekiz oturma izni için güncel bilgiler bu yazıda. Burada oturma izni nasıl alınır sorusunun yanıtına ve ailenize sağlayacağı avantajlara gelin birlikte bakalım. Global Peace Index'e göre Portekiz, İzlanda, Yeni Zelanda ve Danimarka'dan sonra dünyanın en güvenli dördüncü ülkesi. Ayrıca yatırımla hızlıca AB vatandaşlığı almak isteyen tüm TC vatandaşları için en cazip Avrupa ülkesi. Portekiz yatırımla AB vatandaşlık açısından en avantajlı ülke. Başvuru yapan yatırımcıya ve aile fertlerine süreli ve süresiz Portekiz oturma izni seçenekleri sunuyor. Portekiz oturma izni kapsamında TC vatandaşlarının en çok tercih ettiği yöntem Golden Visa yatırımı ile Portekiz oturma izni alma programı. Portekiz, Kasım 2012'den günümüze, Golden Visa programı ile TC yatırımcılara Portekiz oturma izni fırsatı sunuyor. Portekiz TC yatırımcılarına ve ailelerine sunduğu bu program ile Ağustos 2022 itibariyle 530 kişiye oturma izni sağlamıştır. Türk aileler Portekiz oturma izni programı olan Golden Visa'ya en çok ilgi gösteren üçüncü ülkedir. Birinci ülke Çin ikinci ülke ise Brezilya'dır. Ağustos 2022 itibariyle tüm dünyadan 11.060 yatırımcı Portekiz Golden Visa almaya hak kazandı. Buna ek olarak 18.193 aile ferdi de Portekiz Oturma İzni aldı. Portekiz Golden Visa uygulaması, Avrupa'daki bütün vatandaşlık programları arasında en düşük yatırım tutarı olan 280.000 Euro ile öne çıkıyor. Lizbon Porto gibi dinamik yerlerden 350.000 Euro'luk emlak satın alma veya 500.000 Euro'luk yatırım fonu gibi alternatifler sunan program, yatırımcılara ve ailelerine Portekiz'de oturma hakkı sağlarken, avantajlı bir yatırım yapma fırsatı sunuyor. Portekiz Golden Visa programına başvuran tüm Türk yatırımcılar, hem kendileri hem de aile fertleri için Portekiz oturum izni alma hakkı kazanıyor. Bu oturum kartlarıyla ek bir izne gerek duyulmadan Portekiz'de çalışılabilir veya şirket kurulabilir. Portekiz Golden Visa kapsamında kat mülkiyet tapulu bir gayrimenkul alındığında Euro cinsinden düzenli kira geliri elde edilebilir. Risk sevmeyen ve garantili pasif bir gelir elde etmek isteyen yatırımcılar için mülk almak oldukça avantajlı. Bir diğer seçenek ise fon yatırımı. Risk seven yatırımcılar için bir seçenek. Herhangi bir hukuki güvencesi olmayan bu seçenekte, yatırım yapılacak fon şirketinin başarılı olacağına inanmak ve güvenmek gerekiyor. Avrupa Birliği üyesi olan Portekiz, Türk yatırımcılara çok önemli avantajlar sunuyor. Başlıca avantajları çocukların Avrupa'nın eğitim imkanlarından faydalanabilmesi, 188 ülkeye vizesiz seyahat edebilme ve Avrupa'nın herhangi bir ülkesinde yaşayabilme fırsatı sunması. Portekiz oturum izni ile aşağıdaki Schengen ülkelerine vizesiz giriş çıkış yapılabilir. - Avusturya - Almanya - Belçika - Bulgaristan - Çek Cumhuriyeti - Danimarka - Estonya - Finlandiya - Fransa - Hollanda - İzlanda - İtalya - İspanya - İsveç - İsviçre - Letonya - Litvanya - Lüksemburg - Macaristan - Malta - Norveç - Polonya - Portekiz - Slovakya - Slovenya - Yunanistan Portekiz oturma izni başvurusu için gerekli belgelerin listesini aşağıda bulabilirsiniz. - Pasaport kopyası - Portekiz'deki yatırımınızın belgesi - Portekiz'den banka dekontu - Adli sicil kaydı - Yerleşim yeri belgesi - Avukata verilecek vekaletname - Evlenme kaydı Golden Visa sahibi olan kişiler beş yıl sonra Portekiz kalıcı oturma izni başvurusu yapabilir. - Golden Visa kapsamında yapılan yatırımın satılmamış olması - Golden Visa kapsamında iki yıl süresince minimum 14 gün Portekiz'de bulunmak - Başvuran kişinin en az beş yıl süreyle oturum kartına sahip olması - Başvuru yapacak kişilerin adli sicil belgelerinin temiz olması - A2 seviyesinde temel Portekizce bilmek Yukarıdaki şartları karşılayanlar Portekiz kalıcı oturum izni başvurusunda bulunabilir beş yıl süreyle geçerli olacak bir oturum izni kartına sahip olabilirler. Evet, Portekiz Golden Visa kartınızı aldıktan beş yıl sonra Portekiz vatandaşlığına başvurabilirsiniz. Evet. Eşinizi, 18 yaşının altındaki çocuklarınızı ek bir yatırım yapmadan dahil edebilirsiniz. Ek olarak, 25 yaşından küçük, ekonomik olarak size bağımlı olan ve eğitimleri devam eden çocuklarınızı da dahil edebilirsiniz. Evet. Portekiz Golden Visa kapsamında minimum 280.000 Euro tutarında ev yatırımı yapan tüm TC vatandaşları ve tüm aile fertleri Portekiz oturma izni veriyor. Portekiz Golden Visa ile elde edilecek Portekiz pasaportu size ve tüm aile fertlerinize Avrupa Birliği vatandaşlarıyla aynı hakları sunuyor. Portekiz pasaportuyla ister İtalya'da ister Almanya'da ister Hollanda'da yani dilediğiniz AB ülkesinde, dilediğiniz zaman yerleşip tüm hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Portekiz Golden Visa kapsamında Portekiz'de hedeflerinize en uygun evi bulma, yatırım seçenekleri ile detaylı değerlendirme yapma, alım işlemlerinizin yürütülmesi, Golden Visa başvurunuzun başarıyla tamamlanması konusunda EUPorto'nun uzmanlığından faydalanabilirsiniz. EUPorto başvuru dosyanızın hazırlamasında, başvurunuzun tamamlanması ve takibi süresince tek muhatap olarak danışmanlık veriyor. Başvurunuzun her adımı İstanbul'daki EUPorto yetkilileri tarafından özel olarak yürütülüyor. Bir başka ifadeyle yatırımcılarının tüm başvuru süreci EUPorto yöneticileri tarafından gerçekleştiriliyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/rodos-gezilecek-yerler", "text": "Şövalyeler adası Rodos, Yunanistan'ın en görkemli adalarından biri ve on iki takım adanın en büyüğü. Konum olarak Türkiye'ye çok yakın olan Rodos, Muğla'nın Marmaris ilçesinde bulunan Bozburun Yarımadasına yaklaşık 18 km uzaklıkta yer alıyor. Bu güzel adaya gitmek için bir çok neden var. Rodos, Ortaçağ Avrupası'nı yaşatan kaleleriyle, günümüz modern dünyasını yansıtan sokaklarıyla ve eşsiz güzellikte plajlarıyla cezbedici bir yer. Ada gezilecek yerleriyle, doğal ve tarihi güzellikleriyle keşfedilmeyi fazlasıyla hak ediyor. Rodos gezilecek yerler listesi dolu dolu. Eğer bu güzel adaya giderseniz çok güzel yerler sizi bekliyor. Rodos'u Keşfetmeden Önce Bunları Bilmenizde Fayda var! Rodos'ta Diagoras isimli bir uluslararası havalimanı bulunuyor. Havalimanı Rodos merkeze 14 km uzaklıkta yer alıyor. Rodos'a uygun uçak bileti arıyorsanız dertlere deva Ucuz Uçak Bileti Bulma Yolları başlıklı yazıma göz atmayı unutmayın. Rodos Yunanistan'a bağlı bir ada olduğundan buraya vize gerekiyor. Vize için burada 2 alternatifiniz var. Ya Schengen Vizesi ya da Kapı Vizesi alarak Rodos'a giriş yapabilirsiniz. Kapı vizesi ilgili detayları bu https://bujuyollarda. com/yunanistan-kapi-vizesi/ bağlantımda bulabilirsiniz. Pandemi döneminde Yunanistan'a giriş-çıkış konusunu iyi araştırmalısınız! Bu soruyu şöyle cevaplamakta fayda var. Eğer Rodos'a günübirlik gidecekseniz bence hiç araba kiralamaya gerek yok. Genel olarak gezeceğiniz yerler Old Town bölgesinde (Haritada 1-16 numaralı yerler arası) olacağından bu bölge için araç kiralamaya gerek yok. Bunun dışında adada 1 günden fazla gezecekseniz ve adanın diğer bölgelerini keşfetmek istiyorsanız araç kiralayabilirsiniz. Ha ben araç da kiralamam otobüs yeter diyorsanız Rodos ada içi otobüs sefer saatleri için bu bağlantıdan bilgi alabilirsiniz. Rodos'u tam anlamıyla gezip her noktasını keşfetmek için bana göre 3 ya da 4 gün ideal. Yukarıdaki haritadaki yerler için bu süre yeterli olur. Ara. kiralarsanız işiniz daha kolay olur. Bunun dışında Rodos'un Türkiye'ye yakın olması ve Türkiye'den feribotla rahat geçilmesinden dolayı bu adaya günübirlik de gidebilirsiniz. Rodos'a günübirlik gittiğinizde Old Town bölgesini (Haritada 1-16 numaralı yerler arası) gezmek yeterli olur. 1-16 arasındaki yerler Rodos Old Town gezilecek yerler listesidir. Burada Rodos ile ilgili muzdarip olduğumuz bir konuyu belirteyim. Biz Rodos'a Üstün'ün iş durumundan dolayı 1 gün ayırabildik ve merkezi olabildiğince gezmeye çalıştık. Rodos her şeyi ile mükemmel bir yer demiştik ama tek bir şey hariç. O da yapışkan esnafları. Rodos, hanutçuluğun doğduğu yer olabilir. Burada esnafı frenleyen bir durum yok neredeyse kolundan tutup otur şu masaya diyecekler. Abarttığımı düşünmeyin gerçekten çok darlıyorlar. Eğer Rodos'a gidip siz de aynı durumla karşılaşırsanız aşağıya yorum yapın ki bu konuda tek muzdarip olmadığımızı anlayayım. Rodos'a gidilecek en uygun zaman bize göre bahar ayları. Çünkü yazın hava sıcaklığı ve turist yoğunluğundan dolayı ada aşırı kalabalık olabiliyor. Rahat rahat gezmek için bahar aylarını tercih edebilirsiniz. Rodos'taki tüm plajları keşfetmek istiyorum derseniz o zaman yaz ayları sizi bekler. Bazı soruların cevapları kişiden kişiye değişse de yani göreceli olsa da \"Rodos Adası güzel mi\" sorusunun cevabı kesinlikle bir çok kişi tarafından güzel diye cevaplanacaktır. Adada tarih, doğa, plaj, kum, güneş ne ararsanız var. Aşağıdaki Rodos gezilecek yerler listesi bunun en güzel ispatı. Yani Rodos Adası güzel mi ? Hem de çok güzel. Rodos'a giderken yanınıza pasaportunuzu almayı unutmayın. Denizin tadını doyasıya çıkarmak için güneş kremi, şnorkel, palet şart. Bunların dışında pandemi döneminde yanınıza maske, dezenfektan alabilirsiniz. Araç kullanacaksanız ehliyetinizi unutmayın. Rodos Nerede, Rodos Adası'na Nasıl Gidilir sorusunun cevabını çok detaylı şekilde cevapladığım yazımın bağlantısı burada. Rodos'a gitmeden okumanızda fayda var. - Church of the Virgin of the Burgh - Jewish Martyrs Square - Hipokrat Meydanı - Archaeological Museum of Rhodes - Street of the Knights of Rhodes - Palace of the Grand Master of the Knights of Rhodes - Sokrataus Street - Kanuni Sultan Süleyman Camii - Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi - Medieval Clock Tower Roloi - Rodos Belediye Galerisi - Naillac Tower - Mandraki Limanı ve Yel Değirmenleri - Elli Beach - Rodos Akvaryumu - Spiaggia Akti Miaouli - Rodini Park - Kallithea Springs - Kelebekler Vadisi - Faliraki Beach Kathara Beach - Anthony Quinn Bay - Seven Springs Waterfall - Tsambika Beach - Monastery Tsambika - Lindos Plajı - Lindos Acropolis - St Paul's Beach Rodos gezilecek yerler listesinde ilk durağımız Church of the Virgin of the Burgh isimli kiliseydi. Rodos limandan Old Town tarafına yürüdüğünüzde ilk burayı görüyorsunuz. Zamanında Rodos şövalyelerinin kullandığı bu kilise Osmanlı Devleti'nin Rodos'u fethetmesi ile birlikte cami olarak kullanılmış. 14. yy'da inşa edildiği düşünülen bu kilise şu anda harap durumda. Kilisenin ayakta kalan kısmı fotoğrafta gördüğünüz kısmı kadar. Kilisenin herhangi bir giriş ücreti yok. Konumu burada. Rodos'ta birbirinden güzel tarihi meydanlar var. Bu meydanlardan biri de Evreon Martyron Meydanı. Bu meydanda hediyelik eşya satan dükkanlar ile restoranlar bulunuyor. Ayrıca bu meydanda bir de İkinci Dünya Savaşı'nda Naziler tarafından öldürülenler anısına yapılmış bir anıt bulunuyor. Zamanında bu meydan Yahudi mahallesiymiş. Meydan \"Yahudi Şehitler Meydanı\" olarak da biliniyor. Evreon Martyron Meydanında fotoğraf çekilmek için ısrarsız papağanlı fotoğrafçılar ile Rodos'un yapışkan esnaflarını görebilirsiniz. Meydanın konumu burada. Rodos Old Town'da yer alan meydanlardan biri olan Hipokrat Meydanı hediyelik eşya alabileceğiniz, bir şeyler yiyip içebileceğiniz restoranlara sahip bir meydan. Meydanda 1507 yılında inşa edilen şövalyelerin mahkeme binası da bulunuyor. Eski şehrin ruhunu yakalayabileceğiniz Hipokrat Meydanında tam ruhu yakaladım diyorsunuz esnaf önünüzü burada da kesiyor! Hipokrat Meydanı'nın konumu burada. Yunanistan'ın güzel adalarından biri olan Santorini müze açısından bizim için bir hayal kırıklığı iken Rodos müze aşkımızın tekrar doğduğu yer oldu. Hipokrat Meydanından Ermou Caddesi istikametine devam ettiğinizde Rodos Arkeoloji Müzesine ulaşıyorsunuz. Arkeoloji Müzesi, Aziz John Şövalyelerinin hastanesi olan anıtsal yapıda yer alıyor. Binanın yapımına 1440 yılında başlanmış ve Büyük Üstat d'Aubusson (1476-1503) zamanında tamamlanmış. Müzede, heykeltıraş Doidalsas tarafından yaratılan ünlü bir prototip çalışmadan esinlenen Çömelen Afrodit Heykeli (MÖ 1. yüzyıl) ve Vaporwave hareketi ile olan ilişkisiyle ünlenen Head of Helios'u görebilirsiniz. Arkeolojiye ve antik kalıntılara ilginiz varsa bu müze gezmek için kayda değer bir müze. Rodos Arkeoloji Müzesine giriş ücreti 6 Euro, eğer uluslararası öğrenci kartınız varsa ücret 3 Euro. ISIC kart nedir nasıl alınır yazım için buraya göz atabilirsiniz. Biz Rodos'ta diğer müzeleri de gezmek için kombine bilet almıştık. Rodos'ta da böyle bir seçenek var ve kombine bilet ücreti 10 Euro, biz ISIC kartımızla kombine bileti 1 kişi için 5 Euro'ya aldık. Kombine bilet Archaeological Museum of Rhodes, Decorative Arts Collection, Rhodes, Our Lady of the Castle, Medieval Town of Rhodes, Palace of the Grand Masters yerlerinin giriş ücretini de kapsıyor. Rodos Arkeoloji Müzesi'nin konumu burada. Rodos'ta Ortaçağ dönemine ışınlanmayı istiyorsanız Şövalyeler Caddesini ve sokağın sonundaki Palace of the Grand Master'ı kesinlikle görmelisiniz. Şövalyeler Caddesi'nin bulunduğu yerdeki tarihi dokular çok iyi korunmuş. Bu sokakta eski zamanları derinlemesine hissediyorsunuz. Şövalyeler Caddesi fotoğraf çekilmek için güzel bir yer tabi turist kafileleri denk gelmezse. Konum burada. Evettt işte burası. Palace of the Grand Master of the Knights of Rhodes Rodos'a gelmek için tek başına bir nedendir. Kim demiş zaman makinesi icat edilmedi diye. Büyük Üstadlar Sarayına geldiğinizde kendinizi Ortaçağ Avrupası'nda bir yerde sanıyorsunuz. Müthiş bir yer, kelimler burayı anlatmaya yetmez. Şövalyeler Caddesi'nin sonuna geldiğinizde Büyük Üstadlar Sarayı'nın girişine gelmiş oluyorsunuz. Büyük Üstadlar Sarayı'nın giriş ücreti 6 Euro, ISIC kartınız varsa 3 Euro. Yukarıda yazdığım üzere kombine bilet burayı da kapsıyor. Büyük Ustaların Sarayı, 7. Yüzyılın sonlarında Bizanslılar tarafından yapılmış. Rodos Şövalyeleri adayı ele geçirdikten sonra burayı idare merkezi ve \"Büyük Usta\" için saray olarak kullanmaya başlamışlar. Osmanlı Devleti'nin burayı fethetmesinden sonra saray askeri amaçla kullanılmış. Sarayın girişinde devasa surlar sizi karşılıyor. Tam bir görsel şölen. Burada bol bol fotoğraf çekilmeyi ihmal etmeyin. Biz giriş kattaki kısmı gezdikten sonra ikinci katı hemen fark edemiyoruz. Daha sonra müze görevlileri bizi ikinci kata yönlendiriyor. İyi ki yönlendiriyorlar çünkü burayı gezmeden sarayı gezdim demek hiç olmaz. İkinci kata, girişin hemen sol tarafındaki merdivenlerden çıkılıyor. Bu katta sizi şövalyelerin kaldığı odaları, toplantı salonları, şövalye kostümleri, bronz heykeller, görkemli mobilyalar ve eşsiz güzellikte mozaikler bekliyor. Bu kısım tek kelime ile efsane. Gezgin ruhumuz tam anlamıyla tatmin olmuş şekilde saraydan ayrıldık ayrılmasına ama aklımız hep burada kaldı. Palace of the Grand Master of the Knights 'ın konumu burada. Büyük Üstadlar Sarayın'dan büyülenmiş şekilde çıktıktan sonra kendimizi Sokrates Caddesi'nde bulduk. Sokrates Caddesi'nde Suleimans Mosque, Hafiz Ahmed Agha Library ve Medieval Clock Tower Roloi gibi tarihi yerler bulunuyor. Bu cadde üzerinde hediyelik eşya alabileceğiniz ve oturup bir şeyler yiyip içebileceğiniz mekanlarda mevcut. Sokrates Caddesi'nin sonuna geldiğinizde sizi Süleymaniye Cami karşılıyor. Bu cami, Osmanlı Devleti'nin Rodos'u fethetmesinden hemen sonra 1523 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yapılmış. 1808 yılında cami büyük bir onarım geçirmiş olan cami 2005'te restore edildikten sonra ibadete kapatılmış. Biz caminin kapalı olduğu saate denk geldiğimizden caminin içini ziyaret edemedik. Caminin konumu burada. Süleymaniye Cami'nin hemen yakınında bulunan Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi bizi duygulandıran bir yer oldu. Ecdadın bu topraklarda izini görmek başka bir duygu. İçinde hüzün barındıran. Kütüphanenin içine girdiğimizde arka fonda çalan musiki bize huzur verdi. 1793 yılında yapılan bu kütüphane Hafız Ahmed Ağa'nın adına kurulmuş vakıf ile ayakta kalmış. Kütüphanenin içinde 600 yıllık Kuran-ı Kerim bulunuyor. Konum burada. Rodos Saat Kulesi, Old Town içinde, limana hakim bir tepede, Süleymaniye Camii'nin üst tarafında yer alıyor. Saat Kulesi, 1852 tarihinde Sultan Abdülmecid zamanında, Tophane müşiri Ahmed Fethi Paşa tarafından yaptırılmış. Yunan ve Toskana mimarisi tarzında inşa edilen Saat Kulesi Rodos'u kuşbakışı izlemek için en güzel yerlerden biri. Saat Kulesine 5 Euro ödeyerek çıkabilirsiniz. Bu ücrete bir içecek de dahil. Saat Kulesi'nin konumu burada. NOT: Saat kulesinde gece ışıklandırması güzel olduğu için güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Rodos Belediye Galerisi resim sergilerinin olduğu belediyeye ait bir sanat galerisi. Genel olarak, 20. yüzyılda yapılan resimleri görebilirsiniz. Sanat meraklılarının ziyaret edebileceği galerinin giriş ücreti kombine bilete dahil değil bilginiz olsun. Konum burada. Naillac Tower ile Eski Rodos'ta gezeceğimiz yerler bitiyor ve Mandraki Limanına doğru yol alıyoruz. Old Town'a çok yakın konumda olan Naillac Tower eskiden 46 metre uzunluğunda bir gözetleme kulesiymiş. Kule XIV yüzyılın sonunda inşa edilmiş. Kulenin bulunduğu alanda mola verip Rodos manzarasının tadını çıkartabilirsiniz. Gölge bulursanız missss 🙂 Konum burada. Rodos'un en ünlü ve ana limanı olan Mandraki Limanı Rodos'un en güzel yerlerinden biri. Limanda zamanında antik çağın en önemli eserlerinden biri olan Rodos Heykeli varmış. Ama günümüzde heykel yerine iki adet geyik heykeli bulunuyor. Ayrıca limanın bulunduğu alanda yel değirmenleri de var. Rodos günübirlik deniz turları buradan kalkıyor. Eğer Rodos'un eşsiz güzellikte plajlarına uğramak isterseniz buradan tekne turlarına katılabilirsiniz. Mandraki Limanında aşağıdaki yerler bulunmaktadır. - Windmills of Mandraki : Yel değirmenleri limanın sembollerinden biri... Fotoğraf çekmek için ideal bir yer. Günübirlik gelmediyseniz akşam da güzel kareler çekebilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/rodos-nerede-nasil-gidilir", "text": "Ege Denizi'nde yer alan Rodos Adası bu bölgede en sevdiğimiz adalar arasında yer alıyor. Henüz 1 kere gitme fırsatımız oldu ama ilerleyen zamanlarda buraya tekrar sefer düzenleyeceğiz. Rodos bence her noktası ile keşfedilmeyi hak eden bir yer. Adanın her yeri çok özel. Her yerinden tarih ve doğal güzellik fışkırıyor. Eğer tatil için Yunan adaları arasında seçim yapmakta zorlanıyorsanız bence Rodos listenizde olması gereken 3 adadan biri olmalı. Rodos Adası namı diğer Şövalyeler Adası, Ege Denizi'nde yer alan, 1.398 km 'lik alana sahip oldukça büyük bir ada. Rodos Adası, Yunanistan ülkesi sınırlarında bulunuyor. Ada, Yunanistan'ın 12 Adalar yönetim bölgesinin yönetim merkezi ve en büyük adası konumunda. Yani ada Türkiye'ye ait bir ada değil. Türkiye'ye ait değil ama Türkiye'ye çok yakın konumda yer alıyor. Muğla'nın Marmaris ilçesinde yer alan Bozburun Yarımadası ile Rodos Adası arası sadece 18 km. Arada Ege Denizi var. Hava açık olduğunda ada Türkiye'den görülebiliyor. Rodos konum olarak Yunanistan'ın en doğusunda, Türkiye'nin ise güney batısında yer alıyor. Adaya Türkiye'den feribotlarla kolayca ulaşılabiliyor. Tarihinde Osmanlı Devleti'nin derin izlerini barındıran Rodos Adası'nın haritadaki konumu burada. Rodos nerede sorusuna cevap verdikten sonra şimdi gelelim Rodos'a nasıl gidilir kısmına. Rodos yukarıda belirttiğim gibi Türkiye'ye oldukça yakın konumda. Günlük düzenlenen feribotlarla adaya kolayca ulaşabiliyorsunuz. Bunun dışında adaya uçak ile ulaşım da mevcut. Hatta adaya araba ile de ulaşım var. Araba ile nasıl derseniz arabayı feribota yüklüyorsunuz sonra adaya araba ile giriş yapıyorsunuz. Bu yol biraz daha tuzlu tabi ki. Bu başlıkta Rodos'a uçakla nasıl gidilir, Türkiye'de feribotlar nereden kalkıyor, adaya gitmek için ne lazım gibi tüm soruları detaylı bir şekilde cevaplamaya çalışacağım. Hemen belirteyim Rodos Adası'nda havalimanı bulunuyor ve adı Diagoras Havalimanı. Adaya Türkiye'den uçak ile ulaşım için aktarma yapmanız şart. Yani Rodos Adası'na Türkiye'den direkt giden bir uçak seferi bulunmuyor. Rodos'a uçak ile ulaşım için ilk gitmeniz gereken yer Yunanistan'ın başkenti Atina. Atina'ya İstanbul, İzmir gibi illerimizden direkt uçuşlar var. Atina'dan da Rodos'a ise düzenli uçak seferleri bulunuyor. Yani Rodos'a uzak bir ilimizden uçak ile ulaşmak için Atina üzerinden uçuş yapmalısınız. Fakat bunun yerine bence Dalaman Havalimanı'na uçak ile gelip Fethiye ya da Marmaris'ten feribot ile de Rodos'a ulaşım sağlayabilirsiniz. Olay uçak ve feribot bileti ücretine bakıyor yani. Hangi yolun fiyatı uygun ise onu tercih edebilirsiniz. Rodos Diagoras Havalimanı şehrin biraz dışında kalıyor bilginiz olsun. Haritadaki konumu burada. Havalimanından merkeze dolmuş seferleri var ve bilet yaklaşık 3 Euro civarında. Not: Rodos'a ucuz uçak bileti bulmak için \"Ucuz Uçak Bileti Bulma Yolları\" yazımı okumanızda fayda var. Rodos'a Türkiye'den en kolay şekilde feribot ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Türkiye'de 3 limandan Fethiye, Bodrum ve Marmaris ilçelerinden Rodos'a seferler var. Marmaris ve Fethiye'de Rodos'a yaz aylarında günlük düzenli seferler varken Bodrum'da haftanın belli günlerinde seferler düzenleniyor. Bu ilçelerden ortalama 1-2 saat yolculuk ile Rodos'a ulaşabiliyorsunuz. Feribotlar Rodos merkeze çok yakın konumda olan Rodos Limanı'nda sizi indiriyor. Sonrasına ise Rodos'u keşfetmek kalıyor. Not: Bu 3 ilçeden Rodos'a en kolay ve en hızlı Marmaris ilçesinden ulaşım bilginiz olsun. - Tüm Rodos seferlerinde yurt dışı çıkış harcı ödüyorsunuz. Sonuçta yakın da olsa Rodos yurt dışı. - Rodos'a gitmek için vize şart. Detaylar aşağıda. - Kış dönemlerinde genel olarak Rodos'a sefer düzenlenmiyor. - Rodos'a seyahat edecekler kalkış saatinden 1 saat önce limanda hazır bulunmalısınız. - Pasaportunuzda Kıbrıs giriş-çıkış damgası bulunmaması gerekli. - Feribot biletinizi mümkünse önceden alın. - Rodos için aynı gün gidiş dönüş yapmak fiyat açısından daha iyi. Aynı gün dönmeyecekler biletlerini açık dönüş olarak alabilir. - Feribotla yolculukta deniz tutması yaşıyorsanız yanınıza ilaç almayı unutmayın. Marmaris'ten Rodos'a yaz aylarında düzenli seferler mevcut. Marmaris Limanı'ndan Rodos'a feribot ile yaklaşık 1 saatlik yolculukla ulaşıyorsunuz. Farklı feribot şirketlerini sefer saatlerine ve ücretlerine göre tercih edebilirsiniz. Feribot biletini genellikle limanda bulunan acentelerden veya online olarak satın alabilirsiniz. Bana göre online almak daha iyi. Online aldığınızda yapmanız gereken sadece acenteden biniş kartınızı almak ve feribota geçmek olacak. Marmaris'ten Rodos'a kalkan feribotlar Marmaris Cruise Port / Marmaris Liman İşletmesi'nden kalkıyor. Feribotlar Marmaris'ten genel olarak sabah saatlerinde kalkıp akşama doğru dönüyor. Adaya ister günübirlik isterseniz de bir kaç gün kalmak üzere gidebilirsiniz. Bu noktada biletler için fiyat fark ediyor bilginiz olsun. Genel olarak Marmaris Rodos arası bilet ücretleri aşağıdaki gibi. Bilet fiyatlarını ortalama şekilde yazdım. Firmadan firmaya değişebilir. Rodos'a Fethiye'den de ulaşım sağlayabilirsiniz. Rodos Adası ile Fethiye arası feribot yaklaşık 2 saat sürüyor. Ulaşım süresi hava koşullarına göre değişiklik gösterebiliyor. Seferleri düzenleyen birden fazla firma var. Sefer saatleri ve ücretler firmadan firmaya değişiyor. Fethiye'den Rodos'a kalkan feribotların Fethiye'deki konumu bu bağlantıda. Genel olarak Fethiye Rodos arası bilet ücretleri aşağıdaki gibi. Bilet fiyatlarını ortalama şekilde verdim. Firmadan firmaya değişebilir. Son olarak Rodos'a Bodrum'dan da gidebilirsiniz. Bodrum merkezdeki Yolcu Limanı'ndan hareket eden feribotlar Rodos'a yaklaşık 2.5 saatte ulaşıyor. Bodrum-Rodos arası seferler kışın yok. Yazın ise bu seferler her gün düzenlenmiyor. Yani Bodrum diğer ilçelere göre biraz daha dezavantajlı. Hemen söylüyorum Rodos'a giriş yapmak için vize şart. Yani vizesiz ya da kimlikle Rodos'a giriş yapamazsınız. Rodos'a ya Schengen vizesi ya da kapı vizesi alarak giriş yapabilirsiniz. Rodos, Yunanistan'ın bir adası, dolayısıyla Schengen Bölgesi'nde yer alıyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Schengen bölgesine dahil olan Yunanistan'a seyahat etmek için vize gerekli. Ancak, Türkiye ile Yunanistan arasında yapılan bazı anlaşmalar çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına belirli koşullar altında kapı vizesi imkanı sağlanarak da adaya giriş yapılabiliyor. Kapı vizesi alacaksanız bu konu ile ilgili detaylı yazdığım yazıyı okumanızda fayda var. Kapı vizesi yerine bence Schengen vizesi alıp adaya gitmek daha mantıklı. Bu konuda karar sizin. Maliyet analizi yapın ve uygun vizeye Yunanistan Elçiliği ya da Konsolosluğundan başvurun. - Yeşil pasaport sahipleri vize almadan Rodos'a kolayca giriş yapabilir. - Hangi pasaporta sahip olursanız olun yurt dışı çıkış harcını ödemelisiniz. - Pasaportunuzun geçerlilik süresi en az 6 ay olmalı. - Vize işlemlerinize seyahatinizden 2-3 hafta önce başlamanız sağlıklı olacaktır. Bazı tur şirketleri vizesiz Yunan adaları şeklinde tur pazarlasa da Yunan adalarının hiç biri vizesiz değil. Yeşil pasaporta sahipseniz vizeye gerek yok ama bordo pasaportunuz varsa Yunan Adaları için vize almanız şart. Bunun dışında kimlikle de Rodos Adası'na giriş yapamazsınız. Pasaport olması şart. Aşağıda bu konularla ilgili yazdığım yazılar var. Dilerseniz göz atabilirsiniz. Rodos Adası'na Türkiye'den arabanız ile de gidebilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken arabalı feribotları kullanmanız. Araba ile Rodos'a ulaşmak normal yolculuğa göre daha pahalı. Hatta oldukça pahalı. Bunun yerine kısa bir tatil planınız varsa Rodos'ta araç kiralarsanız çok daha iyi olur diye düşünüyorum. Yine de araç ile gidecekseniz aracınız için de bazı belgelerin olması şart. Son olarak Rodos'ta araba kullanacaksanız yeni tip ehliyetiniz olmalı onu da belirteyim. Rodos hem tarih açısından hem de doğal güzellik açısından çok güzel bir ada. Orta Çağ tarihini adada resmen dibine kadar yaşıyorsunuz. Adada Old Town'dan çıkıp modern dünyaya giriş yaparak kendinizi çok farklı hissedebiliyorsunuz. Ayrıca Rodos'un çok güzel plajları ve koyları var. Vaktiniz geniş ise bu plajları tek tek keşfetmenizi tavsiye ederim. Eğer adaya günübirlik gidecekseniz Old Town ve Liman bölgesini gezmeniz yeterli olur. Rodos Adası Gezilecek yerler ile ilgili detaylı yazdığım yazının bağlantısını aşağıya bırakıyorum. Sorularınız olursa yorum bırakın yeter. Rodos, Yunanistan'a bağlı bir ada ve nüfusunun çoğunluğu Yunanlılardan oluşuyor. Ancak, tarihsel olarak Rodos Adası Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilmiş ve bir dönem Türk idaresinde kalmış. Bu nedenle, adada Türk kültüründen etkilenen yerler ve izler fazlasıyla var. Ancak günümüzde adanın nüfusunun çoğunluğu Yunanlı. Çok az da olsa adada Yunanistan pasaportlu Türkler de yaşamakta. Rodos Adası, Yunanistan'a bağlı bir bölge. Ancak tarihte birçok farklı medeniyetin hakimiyeti altında kalmış. MÖ 5. yüzyılda Pers İmparatorluğu'nun, MÖ 4. yüzyılda Makedonya Krallığı'nın, MÖ 2. yüzyılda ise Roma İmparatorluğu'nun egemenliği altına girmiş. Daha sonra Bizans İmparatorluğu'nun, 1309 yılında ise Şövalyeler tarafından fethedilerek Hospitalier Şövalyeleri'nin kontrolüne geçmiş. Osmanlı İmparatorluğu da 1522 yılında adayı fethetmiş ve yaklaşık 400 yıl boyunca ada Türk idaresinde kalmış. Son olarak, ada 1947 yılında İtalya'nın işgaline maruz kalmış ve 1948 yılında Yunanistan'a verilmiş. Rodos'tan Yunanistan'ın bir çok adasına ulaşım sağlayabilirsiniz. Özellikle Santorini'ye gitmek isterseniz Rodos'u muhakkak değerlendirin. Bluestar Ferry sitesinden Rodos'tan gidilebilen adaları kontrol edebilirsiniz. Rezervasyon kısmında From Rhodos seçin, to istediğiniz yer olsun ve Rodos'tan gidilen adaları görün. Rodos, Ege Denizi'nin doğu kesiminde yer alıyor. Adanın Türkiye'ye bakan kısmının tam karşısında Marmaris sınırlarında yer alan Bozburun Yarımadası bulunuyor. Bu iki yer arasında mesafe sadece 18 km. Rodos nerede & Rodos Adası'na nasıl gidilir başlıklı yazımın sonuna geldik. Ulaşım ile ilgili umarım net cevaplar bulabilmişsinizdir. Biz Kos Adası'nda kalırken Rodos'a geçmiştik. Dolayısıyla Türkiye'den geçmek nasip olmadı. Yeni tecrübeler edinirsem elbet yazımı güncellerim. Kalın sağlıcakla."} {"url": "https://bujuyollarda.com/saklikent-kanyonu-gezi-rehberi", "text": "Saklıkent Kanyonu Gezi Rehberi yazıma hoşgeldiniz. 😊 Muğla sınırlarını aşmış, dünya çapında bilinen bir doğal güzellik Saklıkent Kanyonu. Öyle ki yaz aylarında akın akın gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerden bunu anlamak mümkün. Yazın burası o denli kalabalık oluyor ki adım atmak için sıra bekliyorsunuz.😃 Yine de eminim kanyonda çok güzel bir gün geçireceksiniz çünkü doğa muhteşem. Ayrıca bölgede kanyon dışında gezilecek başka yerler ve yapılacak aktiviteler de bulunuyor. Popüler turizm destinasyonlarından Fethiye'ye geldiğinizde yolunuzu muhakkak Saklıkent'e düşürün ve bu muhteşem kanyonu keşfedin. Gitmeden de Saklıkent Kanyonu gezi rehberi yazımı mutlaka okuyun. Çünkü bu yazımda Saklıkent Kanyonu nerede, nasıl gidilir, giriş ücreti gibi bir çok bilgiyi detaylı şekilde bulabileceksiniz. Not: Yazıma geçmeden önce Fethiye ile ilgili çok detaylı hazırladığım Fethiye Gezilecek Yerler yazıma muhakkak göz atın. Fethiye'ye gelirseniz oldukça işinize yarayacaktır. Saklıkent Kanyonu, Muğla ili Seydikemer ilçesinde yer alıyor. Kanyon her ne kadar Fethiye ile özdeşleşse konum olarak Seydikemer ilçesi sınırı dahilinde. Seydikemer, 2012'de çıkarılan yasayla Fethiye'den ayrılarak ilçe statüsü almış ve 2014 yılı itibariyle Saklıkent Kanyonu Seydikemer'e bağlanmış. Yani resmi olarak kanyon Seydikemer ilçesine bağlı, Fethiye ile bağlantısı yok. Kanyon konum olarak Muğla'nın Seydikemer ve Antalya'nın Kaş ilçeleri arasında yer alıyor. Saklıkent Kanyonu'nun haritadaki konumu burada. - Saklıkent Kanyonu Fethiye arası 45 km, - Saklıkent Kanyonu Kaş arası 85 km, - Saklıkent Kanyonu Bodrum arası 288 km, - Saklıkent Kanyonu Marmaris arası 166 km, - Saklıkent Kanyonu Seydikemer arası 24 km, - Saklıkent Kanyonu Ölüdeniz arası 52 km. Yukarıda dediğim gibi Saklıkent Kanyonu Muğla ile Antalya sınırları arasında kalıyor. Muğla tarafından kanyona araba ile gelecekseniz ilk olarak Fethiye'ye gelmeniz gerekiyor. Fethiye'den 45 km sonra ise kanyona ulaşabilirsiniz. Kanyona giden yol asfalt ve düzgün bir yol. Sadece son 10 km tek yön oluyor. Dolmuş ile Fethiye'den Saklıkent Kanyonu'na ulaşabilmek için Fethiye merkezden kalkan dolmuşlara binmelisiniz. Saklıkent dolmuşları Fethiye Otogarı'ndan kalkıyor. Yaklaşık her yarım saatte bir Saklıkent'e dolmuş servisi var. Dolmuş saatleri için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Saklıkent Kanyonu'na en yakın havalimanı Dalaman Havalimanı. Dalaman Havalimanına indikten sonra Muttaş ile Fethiye'ye gelip buradan dolmuşlar ile kanyona geçebilirsiniz. Dalaman'a ucuz uçak bileti bulmak için bu yazıma göz atabilirsiniz. Dalaman Havalimanı ile Saklıkent Kanyonu arası mesafe yaklaşık 90 km. Saklıkent Kanyonu ve etrafındaki çevre yerleri rahatça gezmeniz için tavsiyem araç ile buraları gezmek. Vakit planlaması açısından da araç çok daha rahat ve mantıklı oluyor. Hadi biraz da Saklıkent Kanyonu hakkında bilgilenelim. 🙂 Kanyona girişi turnikelerinden geçerek yapıyorsunuz. Turnikeler sonrası 200 metrelik bir ahşap köprüden yürüyorsunuz altınızdan gürül gürül sular akarken. Kanyonun en fotografik noktalarından biri burası. Durup fotoğraf çekmeyi ihmal etmeyin. Sonrasında kafenin ve oturma yerlerinin bulunduğu olduğu alana çıkıyorsunuz. Çocuklu aileler için kanyonun buradan sonrasını yürümelerini tavsiye etmem. Zira su epey soğuk, taşlar kaygan ve bazı yerlerde su seviyesi baya yüksek. Yürüyecek olanlar yanlarında mutlaka deniz ayakkabılarıyla gelsinler kanyona. Terlikle kanyonda yürümek oldukça sorunlu. Ha yanınıza almadan gittiyseniz kanyonda hem deniz ayakkabısı hem baret kiralayabilirsiniz. Kanyonun sonuna kadar yürümeyi planlıyorsanız da bunu profesyonel bir ekiple ve ekipmanla yapmanızda fayda var. Saklıkent Kanyonu'nun oluşum nedeni kolayca aşınabilen kalkerli araziye bağlı. Fay çatlaklarının yardımıyla kalkerli arazi aşınmış sonrasında da sarp ve derin bu kanyon oluşmuş. Saklıkent Kanyonu uzunluğu 18 km, yüksekliği 200 m. En dar yeri 2 metreye kadar düşüyor. Kanyonun çevresi 06 Haziran 1996 tarihli Resmi Gazete ile \"Saklıkent Milli Parkı\" ilan edilerek korumaya alınmış. Saklıkent Kanyonu bir çoban tarafından tesadüfen keşfedilmiş. Ekrem Uçar hayvanlarını otlatırken keçilerinden biri kaçmış. Onun peşinden giden çoban kanyonun içine girmiş ve gördüğü manzara karşısında şaşkına dönmüş. O ana dek kimsenin haberdar olmadığı yüksek kaya kütlelerinin arasından buz gibi akan suyu ile kanyonu keşfetmiş. Kanyonu 49 yıllığına Orman Bakanlığı'ndan kiralayan Çoban Ekrem burada bir alabalık çiftliği kurmuş. 1989 yazında Saklıkent Kanyonu hizmete açılmış. Kanyonun gizemli bir yapıda olmasından ve içerisinde bulunan mağaralardan dolayı da \"Saklıkent\" ismini vermişler. 90'lı yıllarda hala pek bilinmeyen Saklıkent, TRT'de Saklıkent ile ilgili kısa bir tanıtım filminin yayınlanması ile birlikte ünlenmeye başlamış. 1995'te Dışişleri Bakanı Erdal İnönü'nün kanyonu ziyaret etmesiyle tüm medyanın göz bebeği olmuş Saklıkent. 1996'da Saklıkent Milli Park statüsüne kavuşmuş. Saklıkent Kanyonu ile ilgili en çok merak edilen sorulardan biri Saklıkent'in giriş ücreti ne kadar sorusu. Saklıkent Kanyonu giriş ücreti 2022 yılında yetişkinler için 13 TL, öğrenciler için 6,5 TL. Yıllardır buraya geldiğim için yıllara göre giriş ücretini bile biliyorum.😂 2019 yılında giriş ücreti 3 TL, 2020 yılında ise kişi başı 5 TL'idi. Unutmayın Saklıkent Kanyonu'nda Müze kart geçerli değil. Saklıkent Kanyonu Muğla'nın en popüler turizm noktalarından biri. O nedenle işletmeciler de bunu fırsat bilip gelen ziyaretçilerin burada güzel vakit geçirmesi için güzel aktiviteler organize etmişler. Yani gittiğinizde yalnızca kanyonu görüp dönmek yok. Burada yapacak bir çok şey var. Keyifli ve güzel vakit geçirmeniz için burada yapabileceğiniz aktivitelere bir göz atalım. - Kanyonu yaz aylarında ziyaret ediyorsanız ve yürüyüş performansınız yüksekse kanyonun sonuna kadar yürüyüş yapın. - Kanyon boyunca gördüğünüz temiz yerlerden aldığınız killerle yüzünüze kil maskesi yapın. - Yükseklik korkunuz yoksa zipline yapın. 😊 - Su üstünde macera dolu bir aktivite için rafting deneyin. - Çamur banyosuyla şifa bulmaya çalışın. - Çayın üzerine kurulmuş sekilere yayılıp keyifli bir kahvaltı yapın. - Bölgede bulunan gözlemecilerde el açması nefis gözlemeler yiyin. Hatta zeytin, zeytinyağı, nar ekşisi gibi doğal ürünlerden alın. - Ben buraya doymadım daha çok vakit geçirmek isterim derseniz burada bulunan tesislerde konaklayın. Muğla'da gezilecek yer sayısı o kadar fazla ki sanırım 1 ay boyunca gez gez listeyi bitiremezsiniz. Saklıkent Kanyonu başlı başına bir gezilecek, vakit geçirilecek yer olsa da bölgedeki diğer yerleri de asla yabana atmayın. Üstelik diğer yerlerin konum olarak kanyona yakın olması epey bir avantaj sağlıyor. Buraya kadar gelmişken yakındaki yerleri görmeden dönerseniz üzülürsünüz benden söylemesi. - Gizlikent Şelalesi: Kanyona 1,5 km uzaklıkta bulunan Gizlikent Şelalesi adının hakkını veren bir yer. Girişten sonra uzunca bir merdiven inilerek, sonrasında 300 metre kadar yer yer yükselen akarsuyun içerisinden yürüyerek şelaleye ulaşılıyor. Yanınıza mutlaka deniz ayakkabısı alın. Eğer yanınıza almadıysanız girişte kiralayabileceğiniz deniz ayakkabıları bulunuyor. Şelalenin tazyikli akan suyunun altında doğal duş keyfi yapmadan dönmeyin. Gizlikent Şelalesi giriş ücreti araç park ücreti olarak alınıyor ve bu ücret 30 TL. Gizlikent Şelalesi konumu burada. - Tlos Antik Kenti: Saklıkent Kanyonu'na bir diğer yakın yer Tlos Antik Kenti. Buradaki epey sağlam durumda olan kaya mezarları gördüğünüzde çok etkileneceksiniz. Saklıkent Kanyonu'na da epey yakınma bulunması nedeniyle mutlaka rotanıza eklemenizi tavsiye ederim. 2022 yılı için Tlos Antik Kenti giriş ücreti 15 TL. Müze kart geçerli. Tlos Antik Kenti konumu burada. Not: Saklıkent Kanyonu sonrası gün batımı için Tlos'a gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Burada güneş batarken resmen görsel şölen sunuyor. Saklıkent Kanyonu'na uyanır uyanmaz gelip burada kahvaltıyla güne başlamak güzel bir fikir olabilir. İsterseniz yol üzerinde bulunan gözlemecilerde isterseniz de kanyonda bulunan çayın hemen üzerindeki sekilerde kahvaltı yapabilirsiniz. Bu bahsettiğim restoranların bazılarında suyun üzerinde keyif yapabileceğiniz salıncaklar ve hamaklar da bulunuyor. Elbette yeme içme seçenekleri kahvaltıyla sınırlı değil. Restoranlarda öğle ve akşam yemeği de yiyebilirsiniz. Saklıkent Kanyonu'na varmadan yol üstünde bir çok gözlemeci var. Benim favorim Fesleğen Gözleme Evi. Kıymalısı, patateslisi, kaşarlısı incecik hamuruyla hepsi birbirinden lezzetli gözlemeleri burada bulabilirsiniz.. Deneyimlemek isterseniz konum burada. Bir de kanyonun içine girdikten sonra ahşap yürüyüş yolunun bitiminde oturup bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir kafe bulunuyor. Haşlanmış mısır, dondurma, çay, kahve yiyecek ve içecekleri burada bulabilirsiniz. Eee Buju geldik buralara kadar, çok da sevdik beğendik dönmek istemiyoruz derseniz burada konaklama yapabileceğinizi de belirtmek isterim. Peki Saklıkent Kanyonu'nda nerede kalınır? Kanyonun girişine yakın konumda bulunan bir işletme var. Burası aynı zamanda zipline, rafting gibi aktiviteleri yapabileceğiniz işletme. Bir de hemen kanyonda konaklama imkanı sunmuşlar misafirlere. Dilerseniz ağaç evlerde, dilerseniz bungalowlarda kalabiliyorsunuz. Çadır ve karavanla da konaklama alanları mevcut. Ağaç ev fiyatı 2 kişi kahvaltı dahil en son 400 TL, bungalow 2 kişi kahvaltı dahil 480 TL'idi. Kamp alanında ise çadır ve karavan ile konaklama kişi başı kahvaltı dahil 120 TL. Daha detaylı bilgi için GorgeClup isimli işletmenin hesabına göz atabilirsiniz. - Yanınıza mutlaka deniz ayakkabısı alın. Parmak arası terlikle mümkünse kanyona gitmeyin. - Şort tarzı kıyafetlerle daha rahat edersiniz. - Yedek kıyafetiniz bulunsun, kanyonda yürüyüş esnasında ıslanma ihtimaliniz epey yüksek. - Telefonunuz için su geçirmez bir kılıf bulundurabilirsiniz. - Kanyonda bulunan restoranlara kahvaltı için gelecekseniz özellikle hafta sonları rezervasyonlu gitmenizde fayda var. - Saklıkent Kanyonu'nun giriş ücreti olduğunu ve müze kartın burada geçmediğini unutmayın. Saklıkent Kanyonu'nun su sıcaklığı ortalama 5 derece civarında. Yaz sıcaklarından bunalanlar kanyonun buz gibi suyunda serinliyorlar. Saklıkent Kanyonu'nun toplam uzunluğu 18 km. Saklıkent Kanyonu Muğla'nın Seydikemer ilçesine bağlı bulunuyor. Kanyon Muğla ve Antalya illeri arasında kalıyor. Saklıkent Kanyonu'na giderken rahat kıyafetler giymenizi öneririm. Özellikle kanyonun iç kısımlarına doğru yürüyecekseniz mutlaka kaymaz bir deniz ayakkabısı alın yanınıza. Islanma ihtimaliniz yüksek olduğu için de yedek kıyafetler bulundurabilirsiniz. Saklıkent Kanyonu 18 km'lik uzun bir kanyon olduğu için eğer kanyonun sonuna kadar yürüme niyetindeyseniz epey zamanınızı alabilir. Ama köprüden geçip kafenin olduğu alana gider burada biraz vakit geçirip dönerseniz 1 saat fazlasıyla yeterli olacaktır. Saklıkent Kanyonu 18 km'lik bir uzunluğa sahip. Kanyonun sonu kış aylarında sel sularının toplandığı ormanlık alana çıkıyor. Saklıkent Kanyonu'nun girişi ücreti 2022 yılı için 13 TL. Öğrenciler bu ücretin yarısı olan 6,5 TL'yi ödüyor. Müze kart burada geçerli değil. Yanınızda nakit bulundurun. Çocuklar için kanyon çok uygun değil. Çünkü kanyonda zemin kaygan ve suyun akış hızı oldukça hızlı. Suyun içinden geçerken dikkatli olun. İpleri tutarak karşıya geçebilirsiniz. Çocuklar için dikkatli olmak şartıyla kanyonu ziyaret edebilirsiniz. Saklıkent Kanyonu Gezi Rehberi yazım umarım bilgilendirici ve açıklayıcı olmuştur. Aklınıza takılan bir detay olursa aşağıda yorum kısmında sorabilirsiniz.🙂 Tüm seyahat paylaşımlarım için beni instagram'dan takip edebilirsiniz. Musmutlu gezmeleriniz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/salda-golu", "text": "İnanın bana Salda Gölü'nün bu kadar üne kavuşacağını Salda'lılar bile bilmiyordu. Fazla değil bundan 5 yıl öncesine kadar Salda Gölü kimse tarafından bilinmiyordu. Coğrafya derslerinde bile ismi geçmiyordu. Biz Salda'nın yerlileriyle görüştüğümüzde \"Abi biz bile anlamadık burası nasıl popüler oldu, bu göl 50 yıldır burada ilk defa böyle giden gelen çok oluyor.\" dediler. Gerçekten Salda Gölü son 5 yıldır inanılmaz bir ilgiyle karşı karşıya. Bu ilgiye en büyük katkıyı veren araç ise tabi ki sosyal medya. Sosyal medyada gezginlerinin buraya çıkarma yapması, filtreli fotoğraflar, turkuaz renginin güzelliği, drone görüntüleri bu popülaritenin kat ve kat artmasına neden oldu. Seyahat tutkunu bir çift olarak biz de Salda Gölü'ne çıkarma yaptık. Fakat tabi ki Salda ile yetinmeyip bu gezi rotamıza Kuyucak Lavanta Köyünü ve Sagalassos Antik Kentini dahil ettik. Yani toplamda bu bölgede muhteşem üçlü olarak tabir ettiğim yerleri gezdik ve evimize yani Muğla'ya döndük. Bu yazımda Salda ile ilgili her şeye hakim olacaksınız. İlk olarak gezdiğimiz Salda Gölü ile ilgili genel bilgiler verip, Salda Gölü'nün Özellikleri, Salda Gölü Nerede, Salda Gölü'ne Nasıl Gidilir, Salda Gölü'ne Ne Zaman Gidilir, Salda Gölü'nde Ne Yapılır, Salda Gölünde Kamp, Otel ve Konaklama gibi başlıkları detaylı bir şekilde açıklamaya çalışacağım. Hadi Salda dosyamızı açalım. Salda Gölü, Burdur'un Yeşilova ilçesinde ilçe merkezine 4 km uzaklıkta yer alıyor. Bu göl kayalık araziler ve küçük alüvyal ovalarla çevrili hafif tuzlu bir göl. Salda'nın dışa akışı yok yani kapalı bir havzası var. Bembeyaz kumu, turkuaz rengi sularıyla Salda Gölü'nün özellikleri aşağıdaki gibi. - Salda Gölü'nün çevresi toplamda 44 km. - Türkiye'nin en derin göllerinden biri olan Salda Gölü'nün derinliği 185 metreye kadar ulaşıyor. Bazı kaynaklarda Salda Gölü'nün dünyanın 3. en derin gölü olduğu belirtmiş. O kaynaklara yok daha neler, biraz ufak atın diyorum. - Dünya'da Mars gezegeninin özelliklerini taşıyan iki yerden biri Salda, diğeri de Kanada'nın kuzeyinde bulunuyor. Bunun nedeni Salda Gölü'nün kıyılarındaki beyaz hamura benzer toprağın Mars'ta da var olması. - Göl içindeki suların çekilmesiyle görülmeye başlayan 7 beyaz ada bulunuyor. - Salda Gölü, Türkiye'nin birinci dünyanın ise beşinci en temiz gölü. - Salda'nın yaklaşık 2 milyon yıl önce oluştuğu tahmin ediliyor. Göl ve kıyı şeridi 1. Derece Doğal Sit alanı. Yani imara açık değil. - Salda Gölü'nün kumu bembeyaz ve Maldivleri anımsatacak şekilde. Bu yüzden buraya Türkiye'nin Maldivleri biz de Saldivleri diyoruz. Kuma beyaz rengi veren de magnezyum minerali. Hatta gölde uzun süre bir şey kaldığında kalan şey beyazlaşıyormuş. Bu da gölün hala magnezit ürettiğini ispatlıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/sanliurfa-gezilecek-yerler", "text": "Şanlıurfa gezilecek yerler Halfeti'sinden Harran'ına, Balıklıgöl'ünden Göbeklitepe'sine büyülü yerlerle dolu. İnsan yüzünü nereye çevirse bir tarih görüyor, sokaklarında yürürken manen huzur buluyor. Yahu bu topraklarda ezan bile bir başka okunuyor, içine işliyor insanın. Öyle misafirperver ki canım Urfalı güzel insanlar, batı şehirlerinde hasret kaldığımız o samimiyete burada doyuluyor. İster Egeli olun ister Karadenizli herkes kendinden bir şeyler buluyor Urfa'da. Çarşısı baharat kokuyor sokakları tarih, insanı yaşanmışlık kokuyor mutfağı lezzet, ilahi aşk kokuyor bu şehir. Mezopotamya'nın mistik şehri Şanlıurfa beni etkilediği kadar sizi de etkiler umarım. Şanlıurfa gezilecek yerler haritası size rota çıkarmanızda yardımcı olacaktır. Harita üzerinde zoom yaparak konumları detaylı olarak inceleyebilirsiniz. - Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi - Haleplibahçe Mozaik Müzesi - Kızılkoyun Mağaraları - Balıklıgöl - Ayn Zeliha Gölü - Rizvaniye Camii - Halil'ür Rahman Camii - Mevlid-i Halil Camii ve Mağarası - Urfa Kalesi - Gümrük Hanı - Müslüm Gürses Müzesi - Kurtuluş Müzesi - Mutfak Müzesi - İbrahim Tatlıses Müzik Müzesi - Urfa Kent Müzesi - Eyüp Peygamber Makamı ve Camii - Göbeklitepe - Harran Ören Yeri - Harran Kümbet Evleri - Bazda Mağaraları - Han El Barur Kervansarayı - Şuayb Antik Şehri - Soğmatar Antik Kenti - Halfeti Şanlıurfa gezilecek yerler listesinde yer alan yerleri merkez ve çevresi olarak gruplandırarak yazacağım. Çoğu yer merkezde bulunuyor ve konum olarak birbirine yakın. Merkezdeki yerler yürüyerek gezmeye müsait. 1965'ten beri hizmet veren bir müze hayal edin. 2015'te yeni binasına taşınan müze 30.000 metrekarelik alanıyla en büyük müze kompleksi. Bilinen en eski gerçek heykel de Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Kronolojik olarak sıralandırılan salonlarında gerek canlandırma alanlarıyla gerekse bölgeden çıkarılan eserleriyle gezdiğim gördüğüm en etkileyici müzelerden biriydi. E bu kadar büyük bir müzeyi hakkıyla gezebilmek için de yeterli zamanı ayırmak gerekiyor. Şanlıurfa'da görmeden dönmemeniz gereken bir değer arkeoloji müzesi. - Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi giriş ücreti 25 TL. Müze kartınız varsa ücretsiz gezebilirsiniz. Giriş ücreti ödeyerek girerseniz bu ücret dahilinde Haleplibahçe Mozaik Müzesi'ni de gezebiliyorsunuz. - Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi konumu burada. Arkeoloji müzesi ile aynı alan içinde bulunuyor Haleplibahçe Mozaik Müzesi. Müzede Amazonlar Villası, Orpfeus Mozaiği, Akilleus'un Hayatı Mozaiği isimli mozaikleri görebilirsiniz. Henüz Gaziantep'te bulunan Çingene Kızı mozaiğini göremesem de bu müzedekiler gördüklerimin en iyisiydi. Orfeus Mozaiği, Edessa/Urfa mozaikleri içinde en eski tarihli (M. S. 194) mozaik olması nedeniyle oldukça önemli. Mutlaka ama mutlaka gezin burayı. - Haleplibahçe Mozaik Müzesi giriş ücreti 25 TL. Müze kartınız varsa ücretsiz gezebilirsiniz. Giriş ücreti ödeyerek girerseniz bu ücret dahilinde Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'ni de gezebiliyorsunuz. - Haleplibahçe Mozaik Müzesi konumu burada. Urfa'da gece gezilecek yerler denildiğinde aklıma gelen tek yer! Şanlıurfa'yı geceleri bir gerdanlığa dönüştüren ve ışıl ışıl parlayan yüzü Kızılkoyun Mağaraları. Işıklandırmalarla hakikaten muhteşem görünüyor karanlıkta. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca yürütülen Çevre Düzenlemesi Projesi çalışmaları sırasında Kızılkoyun Nekropolü'nde kaya mezarları ve kaya mezarlarının içinde 2 adet Roma Dönemi heykel ve 1 adet kireç taşı lahit bulunmuş. Bu lahit ve heykeller şuan Şanlıurfa arkeoloji müzesinde sergileniyor. Bu nekropol alanı ziyarete açık. Şanlıurfa gezilecek yerler listenize alabilirsiniz. - Kızılkoyun Mağaraları konumu burada. Mezopotamya'nın esrarengiz şehri Urfa tarihiyle olduğu kadar efsaneleriyle de ünlü. Şanlıurfa denilince akla gelen en efsanevi yer de Balıklıgöl oluyor. Hikayesiyle, mimarisiyle bambaşka bir atmosferi var bu bölgenin, insanın içine işliyor. Düşünsenize Nemrut'un zulmüne, Hz. İbrahim'in ilahi mucizesine, Zeliha'nın merhametine tanıklık ediyor bu topraklar. Günün erken saatlerinde ziyaret ederek bu dokuyu kimseler yokken hissetmeniz, kendinizi dinlemeniz çok daha keyif verecek bana güvenin. Kısaca Balıklıgöl'ün hikayesinden de bahsedeyim. İnanışa göre İbrahim peygamber, devrin zalim hükümdarı Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye ve tek tanrı fikrini savunmaya başlıyor. Bu duruma göz yummayan Nemrut dev bir ateş yaktırıyor ve Hz. İbrahim'i bugünkü Urfa Kalesi'nin bulunduğu tepeden ateşe attırıyor. Bu sırada Allah tarafından ateşe \"Ey ateş, İbrahim'e karşı serin ve selamet ol\" emri veriliyor. Bu emir üzerine, ateş suya odunlar da balığa dönüşüyor. İşte Hz. İbrahim'in düştüğü yer tam da Halil-ür Rahman Gölü bilinen ismiyle Balıklıgöl oluyor. Bu inançtandır ki Balıklıgöl'deki balıklar kutsal kabul ediliyor ve yenmiyor. - Balıklıgöl konumu burada. Hemen Balıklıgöl yakınında bulunan Ayn Zeliha Gölü de görülmesi gereken ve hikayenin parçası olan bir yer. İnanç turizmi açısından oldukça önemli olan Balıklıgöl'ün hikayesindeki Nemrut'un evlat edindiği kızı Zeliha Hz. İbrahim'e karşı bir sevgi duyuyor. İbrahim'in ateşe atıldığı an Zeliha'nın döktüğü göz yaşlarının aktığı yerde de Ayn Zeliha gölü oluşuyor. Bu hikayeyi düşünerek, hissederek buraları adımlamak benim için gerçekten muazzamdı. Ayn Zeliha Gölü'nün etrafında çay bahçeleri ve restoranlar da bulunuyor. Bu mekanlarda oturup bir çay kahve molası verebilirsiniz. - Ayn Zeliha Gölü konumu burada. Balıklıgöl'ün hemen kenarında göreceğiniz yer Rizvaniye Camii. 1736 (Hicri.1149) yılında Rakka Valisi Rıdvan Ahmet Paşa tarafından yaptırılmış. Medrese, cami avlusunu çevreleyen \"U\" biçimli bir plana sahip. Avlunun kuzey kenarında kubbeli bir dershane mescit bulunuyor. Medrese, Rızvaniye Camii ile birlikte 1992-1993 yıllarında Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı tarafından restore ettirilmiş. - Rizvaniye Camii konumu burada. Dedim ya Şanlıurfa gezilecek yerler listesinde merkezdeki görülmesi gerekenler derli toplu diye. İşte Halil'ür Rahman Camii de Balıklıgöl'ün hemen yanında bulunuyor. Cami halk arasında \"Döşeme Camisi\" olarak da biliniyor. 504 tarihinde Rahip Urbisyus tarafından Hz. İsa Peygamber'in annesi Hz. Meryem adına bir kilise inşa ettirilmiş. Meryem Ana Kilisesi olarak kayıtlara geçen bu kilise, Abbasi Halifesi Me'mun döneminde(813-833), camiye dönüştürülmüş. Selahattin Eyyubi'nin Yeğeni El Melik'ül Eşref Muzafferüddin Musa tarafından 1211 1212 yıllarında minaresi onarılan yapı, Kanuni Sultan Süleyman(1520-1566) döneminde restore edilmiş. 1810 yılında yapı kapsamlı bir onarım görmüş. - Halil'ür Rahman Camii konumu burada. Şanlıurfa merkezde gezilecek yerlere Mevlid-i Halil Camii ile devam ediyoruz. Çocuğu genci yaşlısı, Urfa'da kim varsa çıkmış buraya gelmiş gibi. Öyle sıcacık bir ortamı var ki sanki kocaman kollarıyla herkesi sarıp sarmalıyor. Ne olursan ol yine gel diyor adeta Mevlana'nın sesinden. Mevlid, \"kutlu doğum\" anlamına geliyor. Hz. İbrahim Peygamberin yanı başındaki mağarada doğduğuna inanıldığından, camiye Mevlid-i Halil Camii adı verilmiş. Şanlıurfa inanç turizmi için oldukça önemli olan bu kutsal yeri mutlaka ziyaret edin. - Mevlid-i Halil Camii konumu burada. Şanlıurfa merkezde gezerken başınızı kaldırıp görebiliyorsunuz Urfa Kalesi'ni. Benim gittiğim dönemde ziyarete kapalıydı. Gitmeden önce açık olup olmadığını teyit etmenizde fayda var. Urfa Kalesi'nin M. Ö. 10.000 yıllarına ait neolitik bir alan üzerine kurulduğu tahmin ediliyor. Şanlıurfa Müzesi'nde sergilenen 12.000 yıllık Balıklıgöl Heykeli kalenin hemen yanı başından çıkarılmış. Nasıl bir tarih yatıyor bu topraklarda düşünsenize. Kale'nin M. S. 812-814 yılları arasında Abbasiler döneminde yapıldığı kabul ediliyor. Kalenin üzerindeki korint başlıklı iki sütun Edessa Kralı 9. MANU döneminde, M. S. 240-242 yılları arasında birer anıt sütun olarak yapılmış. Doğudaki sütun üzerindeki Süryanice kitabede: \"Ben askeri komutan BARŞAMAŞ 'in oğlu AFTUHA. Bu sütunu ve üzerindeki heykeli veliaht Prens MANU kızı, kral MANU eşi, hanımefendim ve velinimetim kraliçe ŞALMETH için yaptım\" yazıyor. - Urfa Kalesi giriş ücreti 10 TL. Müze kart ile ücretsiz gezebilirsiniz. - Urfa Kalesi konumu burada. Urfa'nın meşhur çarşısı içinde yer alan Gümrük Hanı en favori noktalarımdan. Hanlar gezdiğim şehirlerde en ilgimi çeken yerlerden olmuştur. Gümrük Hanı da tarihiyle, şimdilerde içerisinde hizmet veren cafe ve restoranlarıyla, samimi ortamıyla ve en çok da menengiç kahvesiyle gönlümü feth etti. Yorulduğunuzda mutlaka burada bir kahve molası verin ve başka yerde bulamayacağınız fıstıklı menengiç için. Ben resmen özlem besliyorum bu kahveye. Ve Urfa'ya yolum düştüğünde soluğu hemen burada alıyorum. 😍 Gidecek olanlar benim yerime de bir fıstıklı menengiç hüpletsin. - Gümrük Hanı konumu burada. Şanlıurfa gezilecek yerler listemiz müzeler yönünden oldukça zengin. Müslüm baba hayranlarının muhakkak görmek isteyeceği Müslüm Gürses Müzesi de Şanlıurfa'da yer alıyor. Müzede sanatçının parçaları eşliğinde, sergilenen kostümleri, müzik aletleri, plak, kaset ve fotoğraflarını inceleyebilirsiniz. Ayrıca bal mumundan yapılan Müslüm Gürses heykeli ile de hatıra fotoğrafı da çektirebilirsiniz. Not: Aslında Müslüm Gürses müzesi merkezde bulunuyordu. Ancak geçtiğimiz dönemde Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesine taşınmış. Güncel konumu aşağıda bulabilirsiniz. - Müslüm Gürses Müzesi girişi ücretsiz. - Müslüm Gürses Müzesi konumu burada. Kurtuluş Müzesi de Urfa merkez gezilecek yerler içinde ziyaret edebileceğiniz bir yer. Kurtuluş Müzesi'nde Şanlıurfa'nın düşman işgalinde kullanılan silahlar araç gereçler ve Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluş hareketini başlatan 12 kişinin mumyalanmış resim heykelleri sergileniyor. - Kurtuluş Müzesi girişi ücretsiz. - Şanlıurfa Kurtuluş Müzesi konumu burada. Şanlıurfa Belediyesi yıkılmaya yüz tutmuş tarihi Hacıbanlar Evi'ni 2011 yılında satın alarak restore ettirmiş. Ve bu tarihi evi \"Geleneksel Mutfak Müzesi\" olarak düzenlemiş. Müzede Urfa mutfak kültüründen önemli objeler sergileniyor. Urfa yöresine özgü kıyafetler giymiş mankenler yardımıyla günlük mutfak yaşamı canlandırılıyor. Müze, 5 odalı, içinde 2 su kuyusu bulunan ve geniş avlusu ile Tarihi Urfa Evleri'nin vazgeçilmez örneklerinden biri. Ayrıca müzede yöresel yemeklerin kursu da veriliyor. - Şanlıurfa Mutfak Müzesi girişi ücretsiz. - Şanlıurfa Mutfak Müzesi konumu burada. Şanlıurfa gezilecek yerler listesi gez gez bitmeyen müzelerle dolu. 😃 Sırada İbrahim Tatlıses Müzik Müzesi var. Bir zamanlar Şanlıurfa'da müziğin kalbi Harrankapı'da atıyormuş. Belediye burada bulunan 'Yasin'in Kahvesi'ni kamulaştırarak restore etmiş. Sonrasında da bu tarihi mekanı \"Müzik Müzesi\"ne dönüştürmüş. 25 Eylül 2011 tarihinde açılışı yapılan İbrahim Tatlıses Müzik Müzesinde, Şanlıurfalı sanatçıları yakından tanıyabilirsiniz. Müzede geçmişten günümüze çalgı aletleri, sanatçıların fotoğrafları ve onların hayatını anlatan yazılar sergileniyor. Müzeyi gezerken kulaklıklar takarak sanatçıların eserlerini dinleyebiliyorsunuz. - İbrahim Tatlıses Müzik Müzesi girişi ücretsiz. - İbrahim Tatlıses Müzik Müzesi konumu burada. Urfa Kent Müzesi'nin bulunduğu yer aslında tarihi bir kule. Kule, Haçlı Kontluğu döneminde inşa edilmiş. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde kapı ağalığı Mahmutoğlu ailesine verildiği için onların ismiyle tanınmış. Uzun bir süre yapı kendi kaderine terk edilmiş. 2008 yılında Şanlıurfa Belediyesi tarafından satın alınmış ve \"kent müzesi\" olarak kullanılmak amacıyla restore edilmiş. Şanlıurfa'nın kuruluşundan günümüze kadar tarihi, coğrafi, arkeoloji, inanç ve kültürel gelişimi ile ilgili bilgilerin, belgelerin sergilendiği bir müze. Tarım aletleri, Urfa'da bulunan bitkiler ve hayvanlara ilişkin canlandırmalar da yer alıyor. - Şanlıurfa Kent Müzesi girişi ücretsiz. - Şanlıurfa Kent Müzesi konumu burada. Peygamberler arasında sabrı ile tanınan Hz. Eyyüb'ün hastalanıp çile çektiği mağaranın da yer aldığı makam Şanlıurfa'da yer alıyor. Amansız bir hastalığa yakalanan Eyyüb peygamberin iyileşene kadar kaldığı yer olarak bilinen makam, özellikle sabır dileyen insanlar tarafından ziyaret ediliyor. Hz Eyyüb'ün tedavi olduğu belirtilen su kuyusu ve Eyyüb peygamberin sırtını dayadığı sabır taşı da burada bulunuyor. Şifalı olduğuna inanılan sudan içenler, camide namaz kılıp, dua ediyor. Eyüp Peygamber Makamı Urfa merkezin biraz dışında. Harran rotasını yapacağınız gün, günün ilk durağı olarak burayı ziyaret edebilirsiniz. - Eyüp Peygamber Makamı yol tarifi için buraya tıklayın. Ve gelelim son yıllarda adından sıkça söz ettiren UNESCO Dünya Mirası Göbeklitepe'ye. Urfa gezilecek yerler denildiğinde akla ilk gelen ve artık dünyaca tanınan bir yer Göbeklitepe. Yaklaşık 12 bin yıllık tarihiyle insanlık tarihini değiştiren Göbeklitepe dizilere konu oldu. Atiye dizisiyle adını dünyaya duyurdu. Dünyanın bilinen en eski ve en büyük tapınma merkezi sayılıyor. Tarihin sıfır noktası Göbeklitepe yerleşim yeri olarak kullanılmıyor, tapınmaya hizmet ediyormuş. Bu tarihin akışını değiştiren tapınak gerçekten insanın tüylerini diken diken ediyor. Göbeklitepe Ören Yeri girişine geldiğinizde bir minibüsle sizi kazı alanının olduğu bölgeye götürüyorlar. Dilerseniz yürüyebilirsiniz de bu kısmı. Sonrasında merdivenleri çıkarak o büyüleyici alana ulaşıyorsunuz. Boyu 6 metreyi, ağırlığı 40 tonu bulabilen 'T' formlu anıtsal dikilitaşlar ve üzerindeki insan, hayvan ve soyut kavram kabartmaları bir antik kent sever olarak beni inanılmaz etkiledi. Göbeklitepe'ye nasıl gidilir derseniz merkezin biraz dışında kaldığı için bireysel araçla gitmek mantıklı olur. Şanlıurfa şehir merkezinden kalkan dolmuşlarla da Göbeklitepe'ye ulaşabilirsiniz. - Göbeklitepe giriş ücreti 55 TL. Müze kartınız varsa ücretsiz gezebiliyorsunuz. Buradan müze kart da çıkartabilirsiniz. - Göbeklitepe yol tarifi için buraya tıklayın. Urfa çevresinde gezilecek yerler iki ana eksende şekillenmiş. Harran ve Halfeti olarak. Harran bölgesindeki ilk durağımız da Harran Ören Yeri. Şanlıurfa büyülü bir coğrafya gerçekten. Adım attığım her yerde o mistik ruhu derinden hissettim. Harran Ören Yeri tarihine bir göz atalım. Buranın Nuh Peygamber torunlarından olan Kaynana veya İbrahim Peygamberin kardeşi Aran ile bağlantılı olduğu sanılıyor. Ayrıca Kutsal kitap Tevrat'ta Harran olarak adı geçen yerin burası olduğu söyleniyor. Anadolu tarihinde en eski yapılar arasında yer buluyor Harran Antik Kenti. Kuruluşu M. Ö. 5 bin yılına tarihleniyor. Bu antik ören yeri M. Ö. 2. bin yılına ait Hitit tabletleri çivi yazılarında \"Ha- ra na \" olarak geçiyor. - Harran Ören Yeri girişi ücretsiz. - Harran Ören Yeri konumu burada. Harran kümbet evleri ören yerinden toplanan tuğlalarla 150-200 yıl önce inşa edilmiş. Harcında gül yağı, saman, pişmiş toprak ve yumurta akı kullanılan evler mimari yapısı sayesinde yazları serin, kışları sıcak tutuyor. Harran Kümbet Evler 1979'da arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak tescil edilmiş. Evleri görmek isterseniz birden fazla mekan bulunuyor. En sık ziyaret edileni Harran Kültür Evi. Gittiğinizde evlerin avlusunda fotoğraf çekmeden döneni tabiri caizse dövüyorlar. 😃 Yöresel kıyafetlerden giyebilirsiniz. Evin içinde renk renk, çeşit çeşit kıyafetler bulunuyor hem kadınlar hem erkekler için. Kıyafetler için kişi başı 10 TL alıyorlar. Ayrıca avluda oturup bir şeyler içebilirsiniz. Yöresel bir kahve olan mırra denemek isterseniz burada bulabilirsiniz. - Harran Kültür Evi konumu burada. Şanlıurfa gezilecek yerler içinde ziyaret edebileceğiniz bir diğer yer Bazda Mağaraları. Aslında Bazda Mağaraları doğal bir mağara değil, eski bir taş ocağı. Çok geniş bir alana yayılan dağın dış cephelerinde taş kesilmesi nedeniyle büyük oyuklar meydana gelmiş. Çevredeki tarihi yapılar için yüzlerce yıl taş alınması sonucu mağarada çok sayıda meydan, tünel ve galeriler meydana gelmiş. Oldukça etkileyici bir yer olan Bazda Mağaraları'nı Harran gezilecek yerler listenize muhakkak ekleyin. - Bazda Mağaraları yol tarifi için buraya tıklayın Harran'ın 27 km. güneydoğusundaki Göktaş Köyü'nde bulunuyor Han El-Ba'rur Kervansarayı. Eyyubiler dönemine tarihleniyor. Kervansarayda; mescit, muhafız odası, ahırlar, hamam ve yazlık odalar bulunuyor. Yapı, Anadolu Selçuklu kervansaraylarının tüm özelliklerini taşıyor. Giriş kapısı üzerindeki kitabeden anlaşıldığına göre; kervansaray, İsa oğlu el-Hac Hüsameddin Ali Bey tarafından 1128-1129 tarihlerinde yaptırılmış. Hanın ismi olan \"Ba'rur\" kelimesi Arapça'da \"Keçi gübresi\" anlamına geliyor. Han El Barur Kervansarayı yol tarifi için buraya tıklayın. Şuayb Antik Kenti'ne Hanel Ba'rur'dan 11 km daha devam ederek ulaşıyorsunuz. Burası Geç Roma dönemine (M. S. 4-5. yüzyıl) tarihleniyor. Efes Antik Kenti'ni andıran mimarisinden dolayı Güneydoğu'nun Efes'i olarak anılıyor. Şuayb Peygamberin buradaki bir mağarayı ev ve ibadethane olarak kullandığı rivayet ediliyor. Bu yerleşim yerinde çeşitli tarihlerde bilim adamları araştırmalar yapmışlar ve Şuayb Şehri isminin Arapçada \"Eski İnsan Şehri\" anlamına geldiği ve bu yerleşim içinde yer alan evlerin ise Harran Ovası'nda yaşayan insanların yazlıkları olduğu ortak görüşüne ulaşmışlar. - Şuayb Antik Şehri yol tarifi için buraya tıklayın. Soğmatar Antik Kenti M. S. 2. yüzyıla tarihleniyor. Bölgenin, Abgar Krallığı döneminde Harranlıların ay ve gezegen tanrıları için tapındıkları bir kült merkezi olduğu bilimsel olarak tespit edilmiş. Soğmatar kült yerinde; Ay tanrısı Sin'e tapınılan bir mağara, tanrı kabartmalarının olduğu bir tepe, çok sayıda kaya mezarı bulunuyor. Soğmatar M. S. 165 yıllarında İranlıların Urfa bölgesine yaptıkları yoğun saldırılardan dolayı bölgeden kaçan halk tarafından kurulmuş. Soğmatar'da bulunan bazı dinsel motiflerin bulunmasından anlaşıldığına göre, Şuayb Şehri yerleşimindeki insanlar Soğmatar'ı mezarlık ve ibadet yeri olarak kullanıyorlarmış. - Soğmatar Antik Kenti konumu burada. Güneydoğu bölgesinin ilk cittaslow yani sakin şehir ünvanını taşıyor Halfeti. Tabi bir de onu bu kadar turistik yapan batık şehir olma unvanı bulunuyor. 2000 yılına kadar bir tarım bölgesi olan Halfeti'nin büyük bölümü Birecik Barajı'nın açılmasıyla suların altına gömülmüş. Yerleşim suyun 60 metre yükselmesiyle birlikte su altında kalınca Halfeti halkı 17km ötedeki Karaotlak tarafına göç etmiş. Durum böyle olunca Eski Halfeti ve Yeni Halfeti kavramları ortaya çıkmış. Tekne turu Halfeti'de katılmadan dönmemeniz gereken en önemli aktivite. Yeni Halfeti bölgesindeki limandan teknelere biniliyor. Rumkale'ye kadar giden turda inanılmaz yerler görecek, unutulmaz bir deneyim yaşayacaksınız. - Halfeti konumu burada. Şanlıurfa kaç günde gezilir Buju diye soranlara 3 gün yeterli olur diyebilirim. 1 gününüzü merkeze ayırırsınız, 1 gün Halfeti tarafına ve 1 gün de Harran bölgesini gezdiğinizde Şanlıurfa gezilecek yerler listesini tamamlamış olursunuz. Şanlıurfa yaz aylarını yüksek derecelerde yaşıyor biliyorsunuz. O nedenle gitmenizi tavsiye etmediğim tek dönem yaz. En ideal dönem ise ilkbahar. Bunalmadan güzel havalarda oldukça keyifli şekilde gezebilirsiniz. Şanlıurfa merkez gezilecek yerler konum olarak birbirine yakın. Haliyle bir kaç nokta hariç yürüyerek gezmeye müsait. Ancak çevresinde gezilecek yerler dağınık olduğu için toplu taşımayla her yeri görmenşz mümkün olmayabilir. O nedenle araç kiralamak oldukça mantıklı. Şanlıurfa dillere destan lezzetlerle dolu. Akla hemen çiğköfte, Urfa kebabı gibi tatlar gelse de insana mide fesadı geçirtecek kadar geniş bir mutfağa sahip. 😀 Şöyle hızlıca sıralayalım Urfa'da mutlaka yemeniz gerekenleri. - Çiğköfte - Urfa Kebabı - Ciğer - Haşhaş Kebabı - Patlıcan Kebabı - Lahmacun - Şıllık Tatlısı - Şabut Balığı - Billuriye Ahh canım Şanlıurfa seni bu kadar seveceğimi bilseydim daha önce gelmez miydim! Siz de ne yapın edin yolunuzu buralara düşürün. E gitmeden evvel de tüm rehberlerimi okuyun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/santorini-gezilecek-yerler", "text": "Şu içimizdeki durdurulamaz her yeri gezip görme isteği bir yana dursun, bazı yerler bizde daha da bir merak uyandırıyor. Bu cezbedici yerlerden biri de Santorini Adasıydı. Santorini'yi gerçekten aşırı aşırı görmek istiyorduk. Seyahate çıkmadan önce Santorini gezilecek yerler planını çıkarırken bile heyecanımız maksimumdu. Santorini'nin büyülü sokaklarında yürümek, Oia'da güneşi batırmak bizim için muhteşem bir deneyimdi. Biz Santorini'ye 1 tam gün ayırdık. Ada küçük aslında çok hızlı bir tempoyla her tarafı gezilebilir fakat biz adanın 2 önemli noktası olan Thera ve Oia'ya odaklandık. Diğer gezilecek yerleri sonraya bırakmamızın nedeni de ikinci gelişimize bahane olsun diyeydi.:) Santorini gezilecek yerler listesine geçmeden önce Santorini Nerede, Santorini'ye Nasıl Gidilir, Santorini Hakkında Bilmeniz Gerekenler Neler, Santorini'ye Ne Zaman Gidilir, Santorini Kaç Günde Gezilir sorularının cevaplarını vermeye çalışayım. Santorini'ye ulaşım noktasında yazdığım Santorini Nerede, Santorini'ye Nasıl Gidilir başlıklı yazımdan çok daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Yunanistan'a bağlı bu güzel adaya bence ömrü hayatınızda 1 kere de olsa gidin derim. Santorini'nin Google haritadaki konumu burada. Santorini Yunanistan'a bağlı volkanik bir ada. Ege Denizi'nde yer alan Santorini Yunanistan'ın 200 km güney doğusunda yer alıyor. Yunanistan AB ülkesi olduğu için Santorini'ye gitmek için Schengen vizesi gerekiyor. Bu sorunun cevabı ne yazık ki hayır. Yunanistan kapı vizesi ile Santorini'ye gidilemiyor. Kapı vizesi ile Rodos, Kos, Midilli, Meis, Sakız, Sisam adalarına gidilebiliyor. Santorini ve Mykonos arasındaki tercih ikilemi tamamen seyahatten ne beklediğiniz ile yakından ilişkili. Bu soru kritik ve göreceli bir soru olsa da bizim için görsellik ve manzara ön planda olduğu için Santorini'yi her zaman tercih ederiz. Tatilde ben çılgınlar gibi eğleneyim istiyorum derseniz adres tabiki Mykonos'tur. Santorini'de havaalanı bulunuyor. Türkiye'den Santorini'ye direkt uçuş bulunmuyor. Havayolu ile Türkiye'den Atina aktarmalı Santorini'ye ulaşabilirsiniz. Santorini'ye giden feribotları bu bağlantıda bulabilirsiniz. Biz Santorini'ye Kos Adası'ndan Blue Star Feribotları ile gitmiştik. Santorini volkanik patlamalar sonucu oluşmuş bir ada. MÖ 1650 1450 yılları arasında volkan Minos Patlaması adı verilen püskürmeyle adanın 73 kilometrekarelik alanı deniz altında kalmış. Santorini'ye ne zaman gidilir sorusunun cevabı gidiş amacınıza göre değişebilir ama bence sizi bağlayıcı bir durum yoksa Santorini'ye gitmek için en ideal aylar Nisan-Mayıs ve Eylül-Ekim aylarıdır. Zira adaya yazın özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında giderseniz vücudunuz buharlaşma, cüzdanınız ise yanma reaksiyonları gösterebilir.:) Sezon ve sezon dışı otel fiyatları gerçekten çok oynuyor. Ha bir de yazın kalabalık olayı var ki Uzakdoğu'dan gelen turistler yüzünden kendinizi Japonya ya da Çin'in bir adasında sanabilirsiniz. Dolayısıyla yukarıda belirttiğim aylar Santorini'ye gitmenin en ideal zaman dilimidir. Santorini kaç günde gezilir ? Santorini gezilecek yerler listesinin tümünü tamamlayıp üstüne denize de girmek isteyenler için 2-3 gün Santorini için haydi haydi yeterli bir süre olur. Santorini adası zaten alan olarak oldukça küçük yaklaşık 76 km . Yani 4-5 günde adayı yürüyerek bile gezebilirsiniz. Tabi Santorini'ye balayı için geliyorsanız bu kalış süresi tamamen size bağlı bir durum olur. Biz önceden Santorini gezilecek yerler listesini hazırlayıp Thera ve Oia odaklı gezeceğimizden gezimize Santorini sahillerini/plajlarını dahil etmedik. Yani adaya bir gün ayırmamız bizim için yeterli oldu. - Museum of Prehistoric Thira - Orthodox Metropolitan Cathedral - Agiou Mina - Archaeological Museum of Thera - St. John the Baptist Cathedral - Megaro Gizi - Erithrou Stavrou - Imerovigli - Ekklisia Panagia Platsani - Blue Domed Church Santorini - 3 Blue Domes - Maritime Museum - Castle of Oia - Pyrgos - Perissa - Red Beach - Akrotiri - Kamari Beach Santorini'de 2 ana turizm bölgesi var; bunlar There ve Oia. Eğer bizim gibi günübirlik adayı gezecekseniz bu iki yeri hakkıyla gezmeniz yeterli olacaktır. Bu iki yerin tadını çıkarmak için güne erken başlamanız hem zaman hem de sıcaklık açısından avantajlı olacaktır. İlk gezeceğiniz yer Thera son gezeceğiniz yer Oia olmalı. Neden diye sorarsanız çünkü Oia'da güneşi batırmak tam anlamıyla size efsane bir duygu yaşatıyor. Santorini'de araç kiralama konusunda biz sadece Thera ve Oia'yı gezeceğimizde burada araç kiralamadık, çünkü Fira ve Oia içinde gezilecek yerler birbirine oldukça yakın. Sadece There'dan Oia'ya geçerken toplu taşıma aracı kullandık. Siz eğer adanın tamamını gezeceğim derseniz o zaman araç kiralayabilirsiniz. Adanın dar sokaklarından dolayı araç park yeri olayı biraz sıkıntılı belirteyim. NOT: Santorini gezilecek yerler listesine Thera ile başlıyoruz. Listede yer alan Ekklisia Panagia Platsani ile de Oia'ya geçmiş olacağız. There'da ilk durağımız Thira Prehistoric Müzesi oldu. ISIC kartlarımızla kombine bilet için kişi başı %50 indirimli 7 Euro ödedik. Santorini'de müzelere giriş ve adaya ulaşım noktasında ISIC kart sayesinde bütçemiz ciddi anlamda kar etti. ISIC kart ile ilgili yazımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz. Müzede, Akrotiri ve yakındaki Potamos bölgesinde yapılan kazılarda çıkan antik eserler sergileniyor. Her yerde müze gezmeyi seven biz bu müzeyi çok fazla sevemedik. Konum burada. Müzeden çıktıktan sonra rotamızdaki bir diğer durak Orthodox Metropolitan Cathedral oldu. Bu kilise Santori'nin en büyük kilisesi. Bu güzel beyaz kubbeli katedrale biz Fabrica Shopping Centre'ın içinden geçerek ulaştık. Karşımıza Santorini'nin o eşsiz manzarası çıkınca kilise falan unuttuk. Santorini'yi Santorini yapan kayalar üzerindeki beyaz evler ve eşsiz manzara tam da burada. Hele ki manzaraya bakan o PK Cocktail Bar gördüğümüz en güzel kafelerden biri olmaya adaydı. Canlı canlı bu manzarayı görmek, yaşamak, hissetmek çok güzeldi. Kilisenin konumu burada. Santorini manzarasına doyamayanlar üzülmesinler. Agiou Mina Caddesi Santorini'nin en güzel caddelerinden biri. Bu caddede Santorini'nin şahane manzarası eşliğinde yürüyebilirsiniz. Bu arada Santorini'ye \"yokuşların efendisi\" desek pek de yanlış olmaz sanırım.:) Sıcaklarda yokuşlarda yürümek insanı epey zorluyor. Yanınızda mutlaka su bulundurun. Agiou Mina Caddesi üzerinde birbirinden güzel kafeler ve restaurantlar bulunuyor. Bu restaurant ya da kafelerde oturmak isterseniz kapı önlerinde bulunan menüleri kontrol etmenizde fayda var. Santoribi ulaşım ve konaklama yazımda eski limandan bahsetmiştim. Eski limandan yukarı eşeklerle çıkanları görmek isterseniz ya da teleferiğe binmek isterseniz, Arkeoloji müzesine çok yakın olan Cable Car'a burada binebilirsiniz. Cable Car'ın yani Santorini teleferik ile ilgili zaman çizelgesi ve fiyat listesi için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. 1823 yılında inşa edilen Catholic Cathedral Church of Saint John The Baptist katedrali yolumuzun üstünde olduğu için ziyaret ediyoruz. Santorini'nin güzelliğine güzellik katan bu katedral fotoğraf çekilmek için gayet güzel bir yer. Kısa bir mola verip, katedralin gölgesinde dinlendikten sonra birkaç da fotoğraf çekilip buradan ayrılıyoruz. Ve kombine biletimizin kapsadığı son müze olan Megaro Gizi Museum'e gelip müzenin kapalı olduğunu görüyoruz. Ne kadar şanssız olduğumu bilmem anlatmaya gerek var mı ? 😀 Sizin anlayacağınız Santorini müzeden yana pek yüzümüze gülmedi. Aslında en baştan hiç bu müze gezme işine girişmeseydik eksikliğini hiç de hissetmezdik. Çünkü Santorini size çok daha farklı ve müthiş anlar vadediyor. Müze konusunda örneğin Rodos ve Santorini'yi gezmiş biri olarak kendi adıma şunu söyleyebilirim; Rodos gezinize müzeleri mutlaka ama mutlaka ekleyin. Santorini gezilecek yerler listesine müzeleri koymasanız da olur. Santorini'nin manzarası sizi her şeyi ile zaten tatmin ediyor. Artık Fira'da gezilecek yerleri tamamladığımıza göre Oia'ya giden otobüslere binmek için hafızaya attığımız yere yani Fira'nın girişindeki otobüs duraklarına doğru dönüş yoluna geçiyoruz. Dönüş yolunda Santorini'nin en güzel caddelerinden biri olan Erithrou Stavrou Caddesi üzerinden yürüyüp, hediyelik eşya satan dükkanlardan alışveriş yaparak durağa doğru iniyoruz. Caddenin konumu burada. Santorini'de en iyi manzara izleme noktalarından biri olan Imerovigli Santorini ruhunu yansıtan güzel yerlerden biri. Dik yamaçlara kurulmuş evler burada da var. Imerovigli Fira'ya göre daha sakin bir yer. Imerovigli, adanın en popüler konaklama bölgeleri arasında sayılıyor. Santorini'nin olmazsa olmazı sonsuzluk havuzları burada da var. Yani Santorini'de nerede kalınır diye araştırıyorsanız bu bölgeyi de tercih edebilirsiniz. Biz Imerovigli'yi Fira'dan Oia'ya geçerken gördük. Yani burayı detaylı şekilde gezmedik., Otobüsten topluca inen turistlerin peşine takılıp yukarı doğru çıktık ve karşımıza ilk çıkan yer Ekklisia Panagia Platsani meydanı oldu. Burada sanki Santorini'ye değil de uzakdoğu ülkesine gelmiş gibi hissettik. Uzakdoğulu turistler resmen akın akın Oia'ya gelmişti. Oia bir de düğün fotoğrafı çekim alanı olmuş. Etrafta bir çok gelin ve damat görürseniz düğüne mi geldim demeyin.:) İnsan Çinliler bu adanın kopyasını yapsa da biraz ferahlasa buralar diyor resmen. Nerede o fotoğraflardaki Santorini, nerede mavi kubbeli yapılar dediğinizi duyar gibiyim. İşte burada! The Famous Church in Oia' ya geldiğinizde zaten o meşhur 3 adet mavi kubbeli yapıyı da görüyorsunuz. Fotoğraf çekmek için biraz sıra bekleyebilirsiniz. Ama buna mutlaka değer. Ha bir de söylemekte fayda var, burası bir evin önü, giriş yasak yazıyor. Bizim şansımıza kimse çıkıp bizi uyarmadı. Ama yine de çok ses yapmamakta ve hızlıca güzel kareler yakalayıp ayrılmakta fayda var. Burası kesinlikle Santorini'de en iyi fotoğraflar için en iyi konumlardan biri. Eğer denizciliğe merakınız varsa Maritime Müzesi kaçırmamanız gereken bir müze. Müze içinde maket el yapımı yelkenliler ve gemiler, denizci düğümleri, üniformaları ve denizcilikle ilgili birçok ayrıntıyı görebilirsiniz. Burası özel bir müze olduğundan kombine bilete dahil değil. Oia'da gün batımını en güzel seyredebileceğiniz, yine birbirinden güzel fotoğraflar çekmenize olanak sağlayacak nokta Oia Castle lokasyonudur. Burası gün batımında oldukça kalabalık oluyor. Biraz erken giderek kendinize oturacak güzel bir yer bulmanız mümkün. Çünkü gün batımı saatinde burası inanılmaz kalabalık. Manzarası efsane olan eski Bizans kalesi Oia Kalesi'nin konumu burada. Santorini'de Profitis Ilias Dağı'nın eteklerindeki kurulu olan Pyrgos Köyü, ünlü Assyrtiko beyaz şaraplarının üretildiği üzüm bağlarıyla çevrili. Şarap meraklısı varsa buradaki mekanlarda tadımlık denemeler yapabilir. Köyde orta çağdan kalma dik sokaklarda şarap barları, tavernalar ve butikler yer alıyor. Ayrıca burada bulunan Geçmişin Santorini'si Müzesini ziyaret edebilirsiniz. Pyrgos Köyü'nün konumu burada. Santorini'de denize girmek isteyenler Perissa Plajı'nı tercih edebilir. Adanın güney tarafında bulunan bu plaj volkanik tüflerden oluşuyor. Dolayısıyla Perissa Plajı'nın kumu simsiyah. Öyle mavilikler, sarı kumlar beklemeyin. Perissa Plajı'nın konumu burada. Perissa Plajı'nın bağlı olduğu Perissa Köyünü de fırsatınız varsa ziyaret edebilirsiniz. Bu güzel köyde Yunan mutfağına ait lezzetleri tadabilir, buradaki mağazalardan hediyelik eşya alışverişini yapabilirsiniz. Santorini'nin en ünlü plajı olan Red Beach manzara açısından oldukça güzel bir plaj. Red Beach, adını etrafındaki volkanik kayaların renginden alıyor. Yazın çok kalabalık olan Red Beach denize illa gireceğim derseniz tercih edeceğiniz bir yer olsun. Denize gelmeyecekseniz bence buraya çok fazla vakit ayırmayın. Red Beach'e gelmişken burayı çok yakın konumda olan Akrotori Antik Kenti'ni ziyaret edebilirsiniz. Konum burada. Restorasyon altında olan ve hala kazı çalışmaları devam eden Akrotiri Antik Kenti Santorini'nin en önemli tarihi alanları arasında sayılıyor. Antik alan devasa bir çatı ile korunuyor. Güneşe maruz kalmadan burayı ziyaret edebilirsiniz. Antik kente giriş ücreti 12 veya Fira'daki Prehistorik Müze'ye girişi de içeren 3 günlük bir bilet istiyorsanız 15 ödeyebilirsiniz. Konum burada. Alışılmışın dışında kumu ve denizi siyah olan bir plaja sahip olan Kamari Beach biz Türklerin çok seveceği bir plaj olmayabilir. Plaj kumunun rengi siyah olur mu ? Olmaz bence de.:) Plajdaki kumun siyah olmasının nedeni volkanik tüfler. Eğer bizim gibi günübirlik Santorini'ye gitmiyorsanız buraya gitmeye gerek yok. Yaklaşık 1 km'lik plaj uzunluğuna sahip olan Kamari'ye Fira'dan otobüs ile ulaşabilirsiniz. Konum burada. Santorini gezilecek yerler listemizin sonuna geldik. Biz adaya günübirlik geldiğimiz için sadece Thera ve Oia'yı gezdik. Bu yerler bize fazlasıyla yetti. Biz Oia'da güneşi batırdıktan sonra gece saat 00.50 deki feribotumuza binmek için Fira'ya geri döndük. Oia'dan Fira'ya dönerken otobüs saatlerine dikkat edin. Malumunuz yaz mevsimi, güneş geç batıyor, ee bir de Santorini bizi büyüledi derken Fira'ya giden son otobüsü az kalsın kaçıracaktık. Fira'ya döndükten sonra yeterince yorulmamışız gibi tekrar Agiou Mina Caddesine çıkıp Santorini'yi bide akşam gözüyle gördük. Adanın akşam manzarası da efsane. Feribot saatimiz yaklaşınca otobüs durağına geçip, yeni limana giden otobüse bindik ve limana geçtik. Biraz yorgun (30.000 adım), bolca mutlu, aşk sarhoşu bir vaziyette feribotumuza bindik ve Santorini'ye veda ettik. İyi ki geldik ve seni çok sevdik Santorini. Tekrar görüşmek üzere. Santorini Adası hayatın hızlı aktığı bir yer. Burada her noktada gezeceğiniz eğlenebileceğiniz yerler var. Bu ada kesinlikle tatilinizin hakkını verebilecek bir yer. Santorini gece hayatı çok hareketli. Biz 1 günlüğüne adaya geldiğimizden buraları deneyimleyemedik ama dikkatimizi çeken mekanları aşağıda sıralıyorum. - PK Cocktail Bar Fira - Tango Champagne and Cocktail Bar Fira - Tropical Bar Fira - MoMix Santorini Fira - Fino Cocktail Bar Restaurant Oia - Two Brothers Bar Fira - Marykay's Bar aka Hassapiko Bar Oia Santorini tam anlamıyla tatil cenneti bir ada. Adanın en meşhur yönlendiren biri sonsuzluk havuzları. Balayı çiftlerinin sıkça tercih ettiği adada otel noktasında bir çok seçenek bulunuyor. Santorini'de konaklama yapabileceğiniz en güzel bölgeler: Fira, Oia, Imerovigli, Kamari, Perissa, Karterados, Pyrgos ve Akrotiri bölgesi. Biz Santorini'ye gece ulaştığımız için Fira'ya yakın olmasından dolayı Karterados bölgesinde Villa Manos'ta kalmıştık. Lüks tatil arayanların adresi olan Santorini'de çok güzel otel seçenekleri bulunuyor. Eğer Santorini'nin eşsiz güzellikteki manzarasıyla uyanayım ve otelim lüks olsun diyenlerdenseniz aşağıdaki otelleri tercih edebilirsiniz. Tabi kesenin ağzını açmanız gerekiyor. Santorini'de otel seçerken bence Fira ya da Oia bölgesinde seçmeniz mantıklı olacaktır. Buralar merkezi yerler olduğu için bu iki ana bölgeyi rahat rahat gezebilirsiniz. Şunu da belirteyim merkezi yerde otel seçmek bütçeyle doğrudan ilgili. Bunun için yüksek bütçe şart. Eğer orta yada düşük bütçeli otel seçecekseniz o zaman Karterados bölgesini öneririm. Son olarak otel seçimi için Imerovigli bölgesini de değerlendirebilirsiniz. Santorini balayı noktasında evlenecek çiftler için gerçekten güzel bir seçenek. Santorini'nin kendine özgü mimari yapısı, romantik sokakları, muhteşem otelleri ve eşsiz manzarası evliliğinizin ilk günlerini unutulmaz bir şekilde geçirmenizi sağlayacaktır. Evlilik tarihinizle paralel olarak balayını da ayarlayacağınızdan önceden rezervasyon oldukça önemli. Eğer düğününüz ya da balayı tarihiniz yüksek sezonda değilse çok daha uygun fiyatlara balayı yapmanız mümkün. Santorini'de balayı otelleri noktasında aşağıdaki otelleri değerlendirebilirsiniz. - Art Maisons Luxury Santorini Hotels Aspaki & Oia Castle - Celestia Grand - Andronis Boutique Hotel - Dreams Luxury Suites - West East Suites Santorini gezilecek yerler yazımın sonuna geldik. Yukarıda dediğim gibi ömrü hayatınızda 1 kere de olsa bu güzel adaya gidin derim. Biz adadan büyülenerek ayrıldık. Umarım yazım sizler için faydalı olmuştur. Eğer siz de Santorini'ye gidip liste dışında yerler keşfedersiniz yorum kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/santorini-nerede-santoriniye-nasil-gidilir", "text": "Rüyalar adası Santorini bizim hep hayallerimizde olan ve hep gitmek istediğimiz bir adaydı. Santorini'ye giderek hem hayalimizi gerçekleştirdik hem de Bucket listemizden bir maddeyi daha silmiş olduk. Santorini'de çok güzel anılar biriktirdik ve tecrübelerimizle heybemizi doldurduk. Şimdi sıra bu tecrübeleri sizlerle paylaşmak. İlk olarak Santorini Nerede, Santorini'ye Nasıl Gidilir başlıklı yazımla Santorini Gezi Rehberi'ne başlıyorum. Bu yazımda Santorini Nerede, Santorini'ye Nasıl Gidilir soruları ile ilgili en detaylı ve güncel cevapları bulabilirsiniz. Hadi o zaman hazırlanın ve Santorini'ye hayallerde beraber gidelim. Hayal diyorum ama ömrü hayatınızda 1 kere de olsa Santorini'ye gidin. Bu yazı ile Santorini'ye ne kadar kolay gidebileceğinizi göreceksiniz. Santorini Nerede ve Nereye Bağlı ? Yunanistan halkının Thera olarak adlandırdığı dünyaca ünlü Santorini Adası Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki Kiklad takımadaları içinde yer alıyor. Yani Santorini, Yunanistan'a bağlı bir ada."} {"url": "https://bujuyollarda.com/sarm-el-seyh-gezi-rehberi", "text": "Evet bomba gibi bir Şarm gezisi sonunda açtım bilgisayarımı ve deneyimlediğim her şeyi sizinle paylaşmaya geldim. Heybemde çok malzeme var. Bu malzemelerle sizi Şarm uzmanı yapabilirim. Buraya gitsek mi gitmesek mi sorusuna cevap bulabileceğiniz Şarm El Şeyh Gezi Rehberi tüm detaylarıyla sizi bekler. Hadi gelin direkt dalış yapalım ve rehberimin detaylarını tek tek anlatayım. 2023 yılında iki kere ertelemek zorunda kaldığımız Şarm tatilimizi nihayet gerçekleştirdik ve 5 gün boyunca bu güzel şehirde çok güzel anılar biriktirdik. Bu anıları biriktirmemizde Rixos Sharm'ın büyük payı var belirteyim. Seyahat sonrası hemen kaleme almak istediğim Şarm El Şeyh Gezi Rehberi başlıklı bu yazımda yaşadığımız, duyduğumuz, gördüğümüz tüm deneyimlerimizi tek tek anlatacağım. Bu şehirde ne yapmanız lazım ya da ne yapmamanız lazımdan tutun, döviz işlemlerine, sim kart kullanımından tutun Şarm'da dikkat etmeniz gerekenlere kadar her şeyi bu yazımda bulabileceksiniz. - Şarm El Şeyh Gezilecek Yerler : Tüplü Dalış, Çölde Safari - Şarm El Şeyh Otel Önerisi : Rixos Sharm - Sharm El Sheikh Vlog Son zamanlarda Mısır'ın en popüler destinasyonlarından biri olan Şarm El Şeyh'e gitmeyi düşünüyorsanız ya da buraya bir gezi planlıyorsanız bu planı en ince ayrıntısına kadar yapmanız lazım. İnce bir plan bu şehirde bir çok şeyi önceden bilmenizi sağlayacak seyahatinizi sorunsuz geçirmenizi sağlayacak. İnce planın yolu da bu rehberden geçiyor. Biz aşağıda saydığım bir çok başlığı tecrübe ettik ve güzel ipuçları yakaladık. İlk olarak Şarm ile ilgili temel bilgileri verip yavaş yavaş gezi rehberimdeki detayları anlatacağım. Hadi başlayalım. İlk başlığımız Şarm hakkında hap bilgiler. Bu başlıkta Sharm El Sheikh hakkında kısa kısa bilgiler bulacaksınız. Bu bilgiler Sharm'da size lazım olacak hap bilgiler. Gezeceğiniz şehirde neyin ne olduğunu önden bilmek daha rahatlatıcı olur. Zaten bu bilgilere gittiğinizde tek tek şahit olacaksınız. - Şehrin Konumu: Mısır'ın Güney Sina kısmı - Telefon kodu: +20 - Para birimi: Mısır Lirası - Vizesiz Giriş: Var - Pasaportsuz Giriş: Yok - Din: %99 Müslüman - Şarm El Şeyh Havalimanı Tel: +20 69 3601140 - Polis: 122 - Turist Polis: 126 - Türkiye'den Direkt Uçuş: Var - Önemli Yerleri: Ras Muhammed Milli Parkı ve Sina Çölü - Konuşulan Dil: Arapça - Priz Tipi: C Priz Tipi - Saat Farkı: Türkiye ile saat farkı yok. Saat ayarı yapmanız gerekli değil. Şarm El Şeyh, Mısır ülkesi sınırlarında yer alan bir şehir. Yani burası bir ülke değil. Haritadan baktığınızda şehir konum olarak Süveyş Körfezi ile Akabe Körfezi'nin kesişim noktasında yer alıyor. Kızıldeniz kıyılarında yer alan Şarm bu deniz sayesinde dünyanın en güzel su altı dünyalarından birine sahip. Bir yanda su altı dünyası diğer yanda da Sina Çölü buraya eşsiz bir güzellik katıyor. Sharm'ın haritadaki konumu burada. Tarihsel olarak liman kenti olarak kullanılan Şarm El Şeyh, UNESCO tarafından barış ve güzellik açısından \"Dünyanın en iyi şehri\" ilan edilmiş. Shark Bay, Naama ve Nabq bölgelerinden oluşan Şarm, \"Barış Şehri\" olarak da biliniyor. Kelime anlamı olarak Arapça'da \"Şeyh'in Koyu\" anlamına gelen Şarm El Şeyh, Mısır için tam bir turizm şehri. Bu şehrin en temel geçim kaynağı turizm. Şehri gezdiğiniz her noktada turistleri özellikle de Rusları görebilirsiniz. Şarm El Şeyh ile ilgili şunu da belirteyim; Mısır, Türkiye gibi bir Ortadoğu ülkesi. Ortadoğu demek ne yazık ki istikrarsızlık, savaş ve darbe demek. Akıllara bu bölge ile ilgili bu olgular gelse de Şarm El Şeyh'de bu durumlardan eser yok. Burası kendi halinde bir turizm şehri. Yani savaş ya da farklı unsurlardan etkilenen bir yer değil. Şehrin İsrail Filistin bölgesine uzaklığı 500 km civarında. Yani bu konuda endişeniz olmasın. Şarm nerede konusu tamamsa Şarm El Şeyh'e nasıl gidilir sorusunun cevabına geldik. Sharm'a ulaşmanın en pratik yolu buraya uçak ile ulaşmak. Uçak ile burası oldukça yakın. Şarm El Sheikh'e hem İstanbul'dan hem de Antalya illerinden direkt uçak seferleri bulunuyor. Antalya'dan Şarm El Şeyh uçuşu yaklaşık 2 saat sürerken, İstanbul'dan 3 saate yakın uçuş ile Sharm'a ulaşabilirsiniz. Antalya uçuşları her zaman olmuyor onu da belirteyim. Peki biz Sharm'a nasıl ulaştık. Biz Sharm'a Antalya'dan uçtuk. Muğla'da yaşadığımızdan dolayı Antalya'ya kara yolu ile gittik. Aracımızı otoparka park ettikten sonra havaalanına geçtik ve sonra da Sharm'a uçtuk. Sadece Antalya'dan Sharm'a uçuş saati biraz sıkıntılı. Sabahın erken saatlerinde uçuş olunca uykunuzdan ödün vermek zorundasınız. Eğer Antalya'dan Sharm'a uçacaksanız ve uçak saatiniz sabahsa 1 gün önceden Antalya'da olmanızı tavsiye ederim. Pasaport kontrolü sonrası bagajınızı alıyorsunuz ve Welcome to Sharm. Havalimanından otelinize geçiş için taksi kullanacaksanız muhakkak pazarlık yapın. Pazarlık Sharm'da sünnet değil farz belirteyim.😂 Ha bu arada dilerseniz havalimanından çıkmadan önce burada sim kart alabilirsiniz. Sim kart konusuna aşağıda detaylı değineceğim. Not: Sharm'dan Türkiye'ye dönüş yaparken havalimanına en az 2 saat erken gelin. Neden mi ? Çünkü en az 5-6 kez kontrolden geçiyorsunuz. Biz o kadar ülke gezdik böyle bir durum görmedik. Çok enteresan bir durum. X-ray manyağı oluyorsunuz. Tamam bitti diyorsunuz yine biri pasaportunuza bakıyor. Dönüşte herkesin elinde dönüş bileti vardı bizde yoktu. Dedik anormallik mi var ama telefondan biletimizi gösterip geçtik. Yani özetle kontrol fazla. Dolayısıyla erken gelin uçuşunuzda sorun yaşamayın. Şarm El Şeyh için vize derdiniz yok hemen belirteyim. Sharm'a gitmek için elinizde sadece pasaportunuz olsun yeter. Fakat burada çok önemli bir ayrım yapalım. Eğer Sharm dışında piramitleri görmek için Kahire ya da başka bir şehre gidecekseniz vize gerekli bilginiz olsun. Fakat sadece Sharm'ı gezecekseniz vizeye ihtiyacınız yok. Pasaportunuz ve uçakta size verilen formu doldurun yeter. Yanınıza dönüş biletinizi ya da otel rezervasyonlarınızı da ekleyebilirsiniz. Biz eklemedik hiç de sorun yaşamadık. Aşı ile ilgili de bir zorunluluk yok bilginiz olsun. Şunu da belirteyim pasaportsuz şekilde yani sadece kimliğinizle de Sharm'a gidemiyorsunuz. Sharm'a ek olarak Dahab, Taba, Nuwelba ve Sant Catherin için de vizeye ihtiyacınız yok. Vizesiz giriş yapabileceğiniz bu şehirlerde 15 gün vizesiz kalabiliyorsunuz bilginiz olsun. Sharm'a vize kalkması buranın gelişmesine bana göre ciddi katkı sağlamış. Burası oldukça turistik bir bölge olmuş ve son zamanlarda da Türkiye'den buraya ciddi anlamda turist gelmeye başlamış. Vize yok huzur var gerçeği burada da hayat bulmuş. Türkiye'den vizesiz gidilen diğer ülkeler için bu yazıma göz atabilirsiniz. İşte bu sorunun cevabı Sharm'ı oldukça popüler kılıyor. Neden mi ? Çünkü Sharm'a yılın her ayı gidebilirsiniz. Türkiye'de kış iken bence Sharm'a gitmek çok mantıklı. Kışın Sharm'da hem deniz keyfi yapabilir hem de sıcaklığın keyfini sürebilirsiniz. Kızıldeniz kışın bile sıcak olduğundan kışın da burada deniz keyfi yapmak çok güzel olacaktır. Yani Sharm'a ne zaman gitmek gerek noktasında en iyi zaman size kalmış durumda. Şarm El-Şeyh, sıcaklığın azaldığı Kasım sonundan Şubat ayına kadar olan dönemler dışında, yılın büyük bir bölümünde sıcak ve güneşli havaya sahip. Yaz aylarında sıcaklık +40 dereceye kadar yükselebiliyor. Dolayısıyla özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında Sharm epey sıcak oluyor. Ama bu gitmemek için bir neden olmamalı bence, sonuçta Antalya da yazın çok sıcak ve tatile gidiyoruz. Mayıs ve Ekim ayları Sharm için en güzel zamanlar. Bu ayların dezavantajı ise rüzgardan dolayı denizin dalgalı olması. Deniz dalgalı olunca şnorkel yapmakta biraz zorlanıyorsunuz. Özetle benim sıcaklık ile ilgili sorunum yok diyorsanız yazın ortasında Sharm'a gidebilirsiniz. Yok ben sıcağa gelemem diyorsanız o zaman kış ayları ya da bahar aylarının başlangıcı sizin için ideal olur. Biz 13-18 Ekim'de Sharm'da bulunduk. Hava enfes güzeldi. Akşam esen püfür püfür rüzgar çok keyifliydi. Sadece deniz dalgalıydı ama çok da sorun olmadı. Ben denizden çıkmayacağım diyorsanız yaz aylarında Sharm'a gitmenizi öneririm. Şarm El Şeyh öyle haftalarca gezebileceğiniz bir yer değil. Sharm'ı gezmek için en ideal süre bana göre 3-4 gündür. Sharm için tatil planı yaparken kesinlikle dalış turunu da gezi planınıza dahil edin. Eğer plana dalış ekleyecekseniz 1 tam gün dalış için gidecek ona göre hesap yapın. Çölde safari turları ise 3-4 saat turlar oluyor. Safari için bir bölge var. Genelde bu bölgede safari yapılıyor. Hem dalış hem safari için sizi otelden alıyorlar otele bırakıyorlar. Tabi kendiniz araç kiralamayacaksanız. Sharm El Şeyh için 3 gün gezi planlayacaksanız 1 gün dalışa, yarım gün safari turuna kalan 1.5 günde gezilecek yerlere ayırmanızı öneririm. 3 günden fazla süreniz fazla zaten gezi planınızı daha rahat yaparsınız. Gezi planı yaparken uçuş saatlerinize dikkat edin. Sabah erkenden Sharm'da olacaksanız o günü de öldürmemeye çalışın. Şarm'da şehir içi ulaşım için biz hep taksi kullandık. Yukarıda belirttiğim gibi Şarm'da gezilecek yer sayısı çok fazla değil. Dolayısıyla bana göre araç kiralamanız çok mantıklı bir seçenek değil. Zaten eğer dalış ya da çöl safarisi yapacaksanız sizi otelden alıp otele bırakıyorlar. Dolayısıyla burada da araç kiralama ihtiyacınız olmayacak. Eğer Şarm çevresine açılacaksanız ve taksi işiyle uğraşmak istemiyorsanız araç kiralayabilirsiniz. - Sameh Tel: +20 102 3068370 - Instagram: roma_taxi_sharm Mısır'ın resmi para birimi Mısır Lirası. Yani Şarm'da Mısır Lirası kullanılıyor. Mısır parası üzerinde hem Arapça rakamları hem de bizim bildiğimiz rakamlar bulunuyor. Yani Arapça sayıları öğrenmenize gerek yok. Şarm'da döviz bozdururken kurları iyi takip etmeniz lazım. Her zaman kuraldır. Havalimanlarında para bozdurmaktan kaçının. Dolayısıyla Sharm havalimanında dolar ya da eurolarınızın tamamını asla bozdurmayın. Sadece küçük bir miktar yani 10 Dolar ya da Euro bozdurun yeter. Sonra ihtiyacınız olursa şehir merkezinden para bozdurabilirsiniz. Sharm'da yetkili yerlerden döviz bozdurun. Bankaları da tercih edebilirsiniz. Biz Sharm'da bir çok bankamatiğin para çevirmek için kullanıldığını gördük. Hatta biz de deneyimledik. İngilizce dil seçeneğini seçip kolayca dolar ya da euro bankamatikten bozdurabilirsiniz. Yalnız çok fazla dövizi Mısır Lirasına çevirmeyin. Çünkü sonra elinizde fazla Mısır Lirası olduğunda bunu dolara çevirmek oldukça zor. Şarm El-Şeyh'te kredi kartı kullanımı oldukça yaygın. Bir çok yerde kredi kartı geçerli. Otel, restoran ve süpermarketlerde kredi kartı kullanabilirsiniz. Ancak küçük alışverişler ve küçük kiosklar için elinizde nakit bulundurmanızda fayda var. Not: Döviz işlemleri için bizim her seyahatte kullandığımız Xe Döviz uygulaması gerçekten çok rahat hesap yapmanızı sağlıyor. İster dolar ister Euro isterseniz de başka ülkenin para birimi olsun bu uygulama döviz çevirme işlemi için kesinlikle telefonunuzda olsun. - Vodafone Egypt: Vodafone, Mısır'da en büyük mobil operatörlerden biri ve Şarm El Şeyh gibi turistik bölgelerde geniş kapsama sahip. - Orange Egypt: Orange, Mısır'ın bir diğer büyük mobil operatörü ve Şarm El Şeyh'de hizmet veriyor. - Etisalat Misr: Etisalat Misr, Mısır'da hizmet veren bir diğer önemli mobil operatör. Şarm El Şeyh'de de kapsama alanı bulunuyor. - WE : WE, Mısır'ın devlet destekli bir mobil operatörü. Bu operatörler arasında seçim yapabilirsiniz. Şarm El Şeyh'de SIM kartı almadan önce, özellikle turistlere yönelik olarak sunulan özel turist SIM kartlarını ve paketleri de seçebilirsiniz. Sharm'da sim kart noktasında Orange firmasını tercih edebilirsiniz. Fiyat açısından daha uygun ve kapsama alanı geniş. Fiyatlar 20 gb üstü 8 dolardan başlıyor. Mısır'da çok fazla kalmayacaksanız düşük paketi seçebilirsiniz. Sim kart işlemlerini hattı aldığınız yerde yapın. Yani sim takma ve aktif etme noktasında çalışanlardan yardım alın. Türkiye'de son zamanlarda enflasyon tavan olduğu için her şey uçuşa geçmiş durumda. Dolayısıyla pahalılık noktasında Türkiye bir çok ülkeyi geride bıraktı. Yani teknolojiden tutun gıdaya aklınıza gelecek her şey Türkiye'de fiyat açısından uçtu. Sharm ile Türkiye'yi kıyasladığımızda Sharm'da bir çok şey Türkiye'ye göre daha ucuz. Otel fiyatları, yeme içme, gıda ve tekstil ürünleri Sharm'da gözlemlediğimiz kadarıyla daha uygun fiyatlı. Ucuzluk bir tatil için önemli bir seçenek. Sharm hem ucuz, hem vizesiz bir yer. Üstüne su altı dünyası ve çöl keyfi de eklenince daha ne olsun. Bana göre Bodrum'da ya da Çeşme'de bir otele gecelik çok fazla para vereceğinize Sharm El Sheikh'e gidin daha güzel olur. Sharm'da gerçek olan bir olgu var ki o da pazarlık konusu. Sharm esnafı turist görünce fiyatı çarpı 5 söylüyor. Sizi saf görürlerse çarpı 10 söylüyorlar hatta.😂 Yani Sharm'da pazarlık yapmaktan çekinmeyin. Taksiye binerken, hediyelik eşya alırken her noktada pazarlık yapın. Yazımın başında dediğim gibi Şarm'da pazarlık sünnet değil farzdır. Özetle pazarlık hususunu da hesaba katınca bu şehir Türkiye'ye göre daha ucuz oluyor. Söz konusu bir Arap ülkesi olunca insanların aklına direkt güvenlik sorusu geliyor. Mısır bölgesel olarak tıpkı bizim gibi sıkıntılı bir coğrafyada olsa da Sharm El Sheikh bu sıkıntılardan uzak Kızıldeniz'e komşu Güney Sina'da yer alıyor. Bu şehri Türkiye'nin Bodrum'u gibi düşünebilirsiniz. Yani sıkıntılı yerlerden uzak bir yer. Biz Sharm'da kaldığımız süreç boyunca güvenlik açısından hiç bir sıkıntı gözlemlemedik. Burası turistler için kolay bir şehir. Sadece esnafı yapışkan o da her yerde olabilecek bir durum. Bir çok yerde güvenlik noktası ve polisler var. Şehir turizm bölgesi olunca Mısır hükümeti buraya ayrı önem veriyor. Özetle Sharm oldukça güvenli bir yer. Bölgedeki ülkelerde yaşanan sorunlardan uzak bir şehir. Yazımda yazdığım hususlara dikkat ettiğiniz sürece sorun yaşamazsınız. Sharm ile ilgili gelişmeleri yakından takip etmek için resmi kaynakları takip edin. Sharm'a gitmeden önce kadınların ne giyeceği noktasında bazı tereddütler yaşasak da bu tereddütlerin ne kadar gereksiz olduğunu bizzat gözlemledik. Kadınlar burada oldukça rahat giyiniyor. Hatta Rus turistler maşallah Sharm sokaklarında defileye çıkmış gibi giyiniyor. Ruslar Sharm'da çok fazla ve bence Arap kültürünü bile etkilemiş. Kıyafet noktasında Sharm'da rahat olabilirsiniz. Şortla da takılabilirsiniz askılı elbiseyle de. Sadece çok fazla lokal yerlerde dikkat edin yeter. Bir de her yerde olduğu gibi ibadet yerlerinde kapanmanız lazım bilginiz olsun. Kıyafet konusuna değinmişken alkol konusu hakkında da bilgi vereyim. Sharm'da alkol serbest. Restoranlarda, otellerde ve bir çok yerde alkol servisi ve satışı var. Arap ülkesi alkol yasak diye düşünebilirsiniz ama Sharm'da böyle bir durum yok. Sadece herkesin içinde uluorta alkol almamanızı tavsiye ederiz. Bu durum bir çok yerde olduğu gibi burada da hoş karşılanmaz. Bir seyahatinizin sorunsuz geçmesi alacağınız tedbirlere bağlı. Sharm El Sheikh için de geçerli bu tabi ki. Bu kadar güzel bir yerde yaşayacağınız eşsiz tecrübelerin güzel geçmesi tabi ki önemli. Dolayısıyla yanınıza almanız gerekenleri unutmamaya çalışın. Biz bunların çoğunu tecrübe ettik ve gördük. İşte Şarm'da yanınıza almanız gerekenler listesi. - Güneş kremi ve güneş gözlüğü - İlaçlar - Mayo, şort, terlik - Su altı kamera ya da telefonlar için su altı kılıfı - Şnorkel - Pasaport, kimlik ve ehliyet - Kredi kartı - Puşi - Sırt çantası Aklıma gelenler bunlar. Bunlar eminim lazım olacak. Olmasa da sorun yok oradan alabilirsiniz elbette. Sadece zaman kaybetmiş olursunuz. Sharm seyahatimiz 5 gün boyunca çok güzel ve sorunsuz geçti. Genel olarak herhangi bir sorunla karşılaşmadık. Çok güzel tecrübeler edindik. Sharm gezmesi oldukça rahat ve kolay bir şehir. Fakat burada da dikkat etmeniz gereken bazı hususlar var. Şehir turistlere yabancı olmadığı için çok sorun yaşamazsınız ama siz aşağıda saydığım hususlara dikkat edin. - Seyahatten öncesi son güvenlik durumlarını resmi kaynaklardan kontrol edin. - Yeme içme konusunda hijyenik olmayan yerlerde yemek yemeyin. - Güneş için gerekli tedbirleri alın. - Havaalanından çok az döviz bozdurun. Döviz bozdururken pasaportunuz yanınızda olsun. - İbadet yerlerinde kurallara riayet edin. - Dalış yapacaksanız talimatları iyi dinleyin. Panik yapmayın. - Safari yapacaksanız ATV'yi dikkatli kullanın. - Safari için uzun kollu kıyafet tercih edin. - Araç kiralayacaksanız trafiğe ve radar olayına dikkat edin. - Dışarıda pasaportunuzu mümkünse yanınızda taşıyın. - Ulu orta yerlerde alkol almayın. - Esnaftan bir şey alırken pazarlık muhakkak yapın. Dolandırıcı tiplerden uzak durun. - Yapışkan esnafa ya da abuk subuk insanlara dikkat edin, agresif tepkiler vermeyin ve hızlıca onlardan uzaklaşın. - Sharm'a drone götürmeyin. Biz götürdük ve ciddi uyarı aldık. Hatta dönüşte dronumuzu havalimanında gördüler ama kıl payı kurtulduk. Yani siz drone götürme riskini almayın. Şarm El Şeyh'i ziyaret etmek çok güzel bir deneyim ancak dikkatli olmak ve yerel geleneklere saygı göstermek oldukça önemli. Yukarıda saydığım hususlara dikkat edin ve sorun yaşamayın. Sharm'a gittiğinizde ben buradan ne alabilirim sorusunu soracaksınız. Hatta Sharm Türkiye'ye göre daha ucuz olduğu için ekstra şeyler de almak isteyebilirsiniz. Bu noktada aşağıda saydığım şeyleri satın alabilirsiniz. Fakat tek bir şartla. Pazarlık yapın. Sharm'da kurumsal olmayan yerler hariç diğer yerlerden bir şey almak isterseniz muhakkak pazarlık yapın. Çünkü turistlere fiyatlar en az çarpı 3 söyleniyor. Ha bir de ilk girdiğiniz yerden bir şey almayın. Detaylı piyasa araştırması yapın ve alacağınız şeyi o şekilde alın. Şimdi gelelim Sharm'ın Neyi Meşhur ve Sharm'dan Ne Alınır sorularının cevabına. - Kızıldeniz'in sualtı dünyası - Sina Dağı - Al Sahaba Cami - Kebap ve Kofta - Koshar - Molokhia - Shawarma - Mahsh - Basbousa - Falafel - Deniz Kabukları ve Deniz Ürünleri - El Yapımı Takılar - El Dokuması Ürünler - Baharatlar ve Yerel Lezzetler - Geleneksel Mısır Kıyafetleri - Ahşap ve Seramik Ürünler - Nargile - Mısır'dan Elde Edilen Doğal Ürünler - Magnet - Parfüm Şarm El Şeyh'de alışveriş yapabileceğiniz birkaç farklı yer bulunuyor. Buralardan hediyelik eşya satın alabilir, bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Biz özellikle Soho Meydanı'nı daha çok beğendik. Bunun dışında Old Market ve Naama Bölgesi de diğer alışveriş yapabileceğiniz yerler arasında. Old Market diğer taraflara göre daha lokal ve daha ucuz. Ucuz bir şey almak isterseniz Old Market'i değerlendirebilirsiniz. Şarm El Şeyh gezi rehberimin son başlığına geldim. Instagram'da sabitlediğim Rixos Sharm hikayelerimde Sharm'da yaşadığımız tüm deneyimlerimizi görebilirsiniz. Sormak istediğiniz bir şey olursa takip etmek koşulu ile Instagram'dan ya da bu yazının altındaki yorum kısmından sorabilirsiniz. Sharm El Sheikh'de alkol yasak değil. Otel, restoran ve kafelerde alkol servisi var. Fakat sonuçta burası bir Arap şehri. Dolayısıyla alkol alırken toplumsal ve çevre kurallarına dikkat etmenizde fayda var. Sharm El Sheikh'de kıyafet ile ilgili bir kısıtlama yok. Kadınlar ve erkekler istediğini giyebiliyor. Şehirde Rus turist sayısı çok fazla olduğundan Ruslar buranın modasını belirliyor. Denizde mayo ya da bikiniyle rahatça takılabiliyorsunuz. Sadece çok fazla lokal yerlere gidecekseniz dikkat çekmemek adına kıyafetlerinize dikkat etmeniz yeterli olur. Sharm El Sheikh'de piramit yok. Piramitleri görmek için Mısır'ın kuzeyine gitmeniz lazım. Sadece Şarm'da Sina Çölü yaparken yapay piramitler yapmışlar. Eğer illa piramit görmek isterseniz burayı ziyaret edebilirsiniz. Şarm El-Şeyh'e yılın her ayında gidebilirsiniz. Sadece yazın çok sıcak olduğundan dikkat etmeniz lazım. Sharm'da nem çok az. En güzel tarafı da bu. Yaz dışında Sharm'a gitmek için en güzel aylar bana göre Nisan, Mayıs, Eylül ve Ekim ayları. Kışın hava serin, deniz dalgalı olacağından imkanınız varsa ya yaz ya da bahar aylarını tercih edin. Sharm El Sheikh'e gitmek için pasaportunuz olsun yeter. Sharm için vizeye ihtiyacınız yok. Sadece pasaportunuzla 15 güne kadar Sharm'da kalabiliyorsunuz. Mısır'da diğer şehirlere gitmek için vize almanız lazım. Detayları yukarıda yazdım. Bu sorunun cevabına kesinlikle evet diyorum. 3-4 gün Sharm için yeterli olacaktır. Bu günlerde de Sharmın sualtı dünyasına ve çöl yaşamına tanıklık edebilirsiniz. Sharm'a gitmenin avantajlarını tek tek yazdım. Bana göre farklı bir deneyim ve farklı bir kültürü görmek için Sharm gidilmesi gereken bir yer. Sharm El Sheikh, Mısır'ın Güney Sina ilinde yer alan bir tatil kenti. Yani şehir Mısır ülkesi sınırlarında bulunuyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/sarm-el-seyh-gezilecek-yerler", "text": "5 günlük Şarm El Şeyh gezimiz bitti ve evimize bir çok bilgi ve tecrübeyle döndük. Bizim işimiz seyahat sonrası başladığı için şimdi sıra tüm bu tecrübelerimizi sizinle paylaşmakta. İnternette eğer Şarm El Şeyh gezilecek yerleri arıyorsanız doğru yerdesiniz çünkü size haritalı, güzel, kısa ve öz bir liste sunacağım. Şarm'a gidilir mi sorusuna cevap arıyorsanız ve bu noktada kuşkunuz varsa bence kuşkunuzu bir kenara bırakın ve hemen buraya uçak bileti alın. Çünkü Şarm bizim müthiş anılar biriktirmemizi sağladı. Özellikle Şarm'da kaldığımız otel olan Rixos Sharm bu anıların birikmesinde en büyük katkı sahibi oldu. Şarm El Şeyh, bir yanda çöl diğer yanda eşsiz bir su altı dünyasına sahip. Burada kurak toprakların altına gizlenmiş harikulade doğal güzellikler var. Denizden çıkıp çöl atmosferine girmek çok farklı ve güzel bir duygu. Kızıldeniz'in güzelliği gerçekten bizim Ege kıyılarının güzelliğinin çok ötesinde. Özellikle burada bulunan mercan resifleri çok etkileyici. Rengarenk balıklar insanın aklını başından alıyor. Şarm dünyanın en iyi dalış noktalarına sahip diyeyim siz anlayın. Dalış konusunda tecrübeniz olsun ya da olmasın bence burada su altı dünyasına kesinlikle şahit olmalısınız. Şarm'da dalış turu ile ilgili tüm detayları aşağıda yazacağım. Yani bu yazımda Sharm'da ne yapılır sorusuna da cevap bulabileceksiniz. Şarm El Şeyh, Mısır'ın turizm noktasında en önemli lokomotiflerinden biri. Buraya geldiğinizde kendinizi bir Rus kasabasında gibi hissedebilirsiniz. Rusların sıcak denizlere inme politikası burada resmen hayat bulmuş.😂 Şarm'a gelen turistlerin %70'i Rus'muş. Yani turist olarak bu şehirde sorun yaşama ihtimaliniz oldukça düşük. Yerel halk da genel olarak turistlere uyum sağlamış. Şarm'a gitmeden önce burayla ilgili tüm detaylarıyla yazdığım Şarm El Şeyh Gezi rehberini muhakkak okuyun. Eminim faydasını göreceksiniz. Yazımın bağlantısı aşağıda. - Şarm El Şeyh Gezi Rehberi : Gitmeden Önce Bilmeniz Gereken Her Şey - Şarm El Şeyh Otel Önerisi : Rixos Sharm Buraya geldiğinizde muhakkak dalış turuna katılmalısınız. Kızıldeniz'in su altı dünyasını görmeden dönerseniz Şarm çok eksik kalmış olur. Tüplü dalış yapmasanız bile şnorkel ile yüzseniz yeter. Yazımda Sharm'da denize nerede girilir sorusuna da cevap vereceğim. Şarm'da dalış turuna katılmak isterseniz 1 tam gün dalışa gidiyor. Çöl safarisi de yarım gün desek toplamda 1.5 gün aktivitelere zaman ayırıyorsunuz. Diğer kalan gezilecek yerleri bana göre 2 günde kolayca gezebilirsiniz. Aşağıdaki haritada Şarm'da görmeniz gereken tüm yerler var. Otelinizin konumuna göre gezilecek yerlerin sıralamasını kendiniz yapabilirsiniz. Ulaşım konusunu gezi rehberimde detaylı açıklamıştım. O yazıma göz atabilirsiniz. Not: Gezilecek yerler listesinde olan Azize Katerina Manastırı'na biz gitmedik. Eğer buraya gitmek isterseniz 1 tam gün de buraya ayırmanız lazım. Yani enfes bir su altı dünyası varken buraya gitmek çok mantıklı değil. Bir de bol yürümeli, yüksek performans isteyen bir nokta. Dolayısıyla biz burayı elemek durumunda kaldık. - Soho Square - Shark Bay - Naama Bay - King Tut Museum - Mustafa Mosque - The Heavenly Cathedral - Sahaba Mosque - Old Market Sharm el Sheikh - Sharm Papyrus Museum - Farsha Cafe - Ras Um El Sid - Ras Muhammed Milli Parkı - Sina Dağı - Azize Katerina Manastırı Şarm'ın en güzel meydanlarından biri olan Soho Square, ışıl ışıl atmosferiyle bizim hoşumuza gitti. Birbirinden güzel yapılar, yerel mağazalar buraya oldukça güzel bir atmosfer katmış. Meydanda öyle bilindik markalar yok. Genel olarak Mısır'a ait yerel mağazalar var. Burası bence hem ışıklardan hem de havanın serinliğinden dolayı tam akşam vakti gezilmesi gereken bir yer. Meydanda AVM tarzı küçük bir yer de var. Soho'ya geldiğinizde buradan hediyelik eşya satın alabilirsiniz. Mısır'a özgü alınabilecek her şeyi Soho'da bulabilirsiniz. Fiyatlarda pazarlık yapmadan alışveriş yapmayın. Adamlar her şeyi en az çarpı 3 söylüyorlar. Dolayısıyla muhakkak pazarlık yapın ve dükkandan çıkma blöfünü muhakkak yapın. Bunların dışında Arapların özel parfümlerini satan bir kaç mağaza görmüştük. Parfüme düşkünlüğünüz varsa bu mağazaları ziyaret edebilirsiniz. Soho Meydanı, havalimanına oldukça yakın konumda aklınızda bulunsun. Meydanda döviz bozdurmak için ATM'ler fazlasıyla bulunuyor. Araç park yerinde sorun yok. Çevrede bolca taksi de bulunuyor. Soho Meydanı'nın haritadaki konumu burada. Soho Meydanı'na yakın konumda yer alan Shark Bay, Şarm El-Şeyh'in yeni yeni gelişen tatil alanlarından biri. Shark's Bay, Naama Körfezi'nin 11 kilometre kuzeyinde yer alıyor. Şarm'ın en lüks beş yıldızlı tatil köylerinden ve otellerinden bazıları Shark Bay'in kumlu alanı çevresinde bulunuyor. Shark Bay tarafında dediğim gibi bir çok otel var. Bunun dışında bölgede bir şeyler yiyip içebileceğiniz restoran ve kafeler de bulunuyor. Burayı yazmamın asıl nedeni burada denize girme imkanınınız olması. Eğer deniz kıyısında bir otelde kalmıyorsanız ve Sharm'da denize girilebilecek bir yer arıyorsanız burayı değerlendirebilirsiniz. Şezlong ve şemsiye kiralama imkanı mevcut ve fiyatlar Türkiye'ye göre daha makul. Burada işletmeler de var fakat kendiniz bireysel de takılabilirsiniz. Sadece tedarikli gelin yeter. Bir de yanınıza deniz ayakkabısı ve şnorkel almayı unutmayın. Buradan çıkıp akşam Soho'ya da uğrayabilirsiniz. Shark Bay'ın konumu burada. Sharm'ın en canlı yerlerinden biri Naama Bay'a gedik şimdi. Burada hem uzunca bir yürüyüş yolu var hem de Naama Koyu. Yani bu bölgede hem denize girebilirsiniz hem de akşam Sharm gecelerine akabilirsiniz. Yalnız burada esnaf biraz yapışkan. Fiyatlar diğer bölgelere göre bir tık daha fazla. Yine pazarlık yapmanız şart. Plaj tarafında dilerseniz otellere ayrılan plajları kullanabilirsiniz. Eğer bu alanlardan faydalanmak istemezseniz kendi imkanlarınızla da takılabilirsiniz. Eğer burada alışveriş yapacaksanız Fix Price isimli yeri tavsiye edebilirim. Burada fiyatlar diğer yerlere göre daha uygun. Akşam vakti Naama Bay oldukça canlı. Kfc, Pizzahut, Mcdonalds gibi zincir restoranları burada bulabilirsiniz. Ayrıca Sharm gece hayatında eğlencesiyle nam yapmış Hard Rock Cafe de bu bölgede yer alıyor. Yani Şarm'da akşamları eğlenmek ve mekanlarda takılmak isterseniz Naama Bay'ı ziyaret edebilirsiniz. Şarm'da nargile keyfi yapmak isterseniz de buraya gelin. Konum burada. Sharm'a geldiğinizde Mısır kültürünü yaşamak istiyorsanız King Tut Müzesini ziyaret edebilirsiniz. Bu müzeye Naema Bay'den yürüyerek kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Müze, Genena MALL alışveriş merkezinin zemin katında yer alıyor. King Tut Müzesi tahmin edebileceğiniz üzere adını son Mısır hükümdar Tutankhamun'dan almış. King Tut Müzesi 4 ana salondan oluşuyor. Müzeyi detaylı gezmek isterseniz 2 saat ayırmalısınız. Müzede hangi eserlerin orijinal hangi eserlerin kopya olduğu levhalar üzerinde açıklanıyor. Mısır Firavunu Tutankhamun, Mısır tarihinin Yeni Krallığı sırasında 18. hanedanlığın sonunda, kraliyet ailesinin son lideri. MÖ 1332-MÖ 1323 yılları arasında hüküm sürmüş. Babası, KV55 mezarında mumyalanmış olarak bulunan firavun Akhenaten'miş. Annesi ise DNA testi yoluyla Genç Kadın olarak anılan ve mumyalanmış olarak bulunan babasının üvey kız kardeşiymiş. Müzede 135 parça Mısır medeniyetine ait eser bulunuyor. Ayrıca müzede sergilenen ve 1922 yılında Howard Carter tarafından araştırmalara konu olan bir mezar da var. King Tut Müzesi içerisinde arabalar, mumyalar, figürler, maskeler, papirüsler, mücevherler ve silahlar sergileniyor. Müzenin girişi kişi başı 15 Dolar. Yani oldukça tuzlu. Müzenin konumu burada. Şarm El Şeyh gezilecek yerler listesinde 2 tane görülmesi gereken cami var. Bunlardan biri Mustafa Cami diğeri ise Sahaba Cami. Şunu belirteyim; Mustafa Cami'nin şöhreti Sahaba Cami'ye göre daha sönük. Yine de vaktiniz varsa burayı da görebilirsiniz. Şimdi gelelim caminin detaylarına. Mısırlı mimar Fouad Tawfik Hafez tarafından tasarlanan cami, Osmanlı ve Memluk mimarisinin karışımı şeklinde inşa edilmiş. 2008 yılında 31 milyon pound maliyetle tamamlanan yapı yaklaşık 3000 kişilik kapasiteye sahip. İki adet 76 metre uzunluğunda minareye sahip olan cami başlangıçta bir külliye, bir türbe, bir şadırvan, bir minare ve bir medreseden oluşuyorken zamanla kapsamlı bir camiye dönüştürülmüş. Mustafa Cami'nin gece aydınlatması oldukça güzel. Bunun dışında namaz vakitlerinde camiyi ziyaret edebilirsiniz. Konum burada. The Heavenly Katedrali, Şarm'ın en yeni ve en büyük Kıpti kilisesi konumunda. Eski Mısır halklarından biri olan Kıptiler, Hristiyanlığı benimsemişler ama zamanla diğer mezhepler tarafından dışlanmışlar. 2010 yılında inşa edilen bu katedral dünyanın en güzel 10 kilisesinden biri seçilmiş. Kilisenin duvarları İncil'den ve azizlerin hayatları anlatan resimlerle kaplı. Kilise sadece 2 yıl gibi kısa bir sürede inşa edilmiş. Bu katedral, Mustafa Cami'ye yakın konumda. Vaktiniz varsa burayı da ziyaret edebilirsiniz. Konum burada. Al Sahaba Cami, Şarm'ın simgesi olma yolunda hızla ilerliyor. Sosyal medyada Şarm'a gidip de Sahaba Cami'ye gitmeyen görmedim. Ama herkesin görmek istediği kadar var gerçekten. Muhteşem bir yapı. Tarihi çok eski bir cami değil. Henüz 2017'de açılmış olan bu cami gün batımında ayrı güzel, hava kararınca ışıklandırılmış hali ile başka güzel. Kadınlar için kıyafet kuralı var camide. Yalnızca içeri girerken değil, merdivenlerinde fotoğraf çekinmek isteseniz dahi oradaki görevli sizi uyarıyor. Caminin kendi kıyafetleri ve başörtüleri var. Buradan ücretsiz şekilde kıyafet alabilir sonra da geri verebilirsiniz. Biz fotoğraf çekilirken kimse yoktu. Kontrol eden falan da olmadı. Ama içeri girerken kıyafetlere dikkat ettik tabi ki. Şarm'a gelirseniz Al Sahaba Cami listenizde muhakkak olsun. Konum burada. Old Market, Al Sahabe Cami'yi de içine alan eski bir Mısır bölgesi. Burada yapacağınız başlıca şeyler Sahaba Cami'yi görmek ve meydan etrafındaki yerlerde alışveriş yapmak olacak. Burası tamamen turistik bir bölge olarak kullanılıyor. Alabildiğine hediyelik eşyalar alabileceğiniz, replika çantalar satan dükkanlar var. Yorulursanız da yemek yiyip bir şeyler içebileceğiniz kafe restoranlar da bulunuyor. Bizim burada çok vaktimizi almadı açıkçası. Zaten aracı park edip camiye yürürken ve dönerken gezmiş olduk hızlıca.😊 Konum burada. Not: Old Markette baharat, parfüm, tropik meyve, minyatür piramit gibi hediyelik eşya alabileceğiniz bir çok yer var. Esnaf yapışkan. Bir şey alacaksanız pazarlık yapın. Son olarak burada acıkırsanız deniz mahsulü yiyebileceğiniz Şarm'ın meşhur restoranlarından biri olan Fares Seafood Restaurant bu meydanda yer alıyor. Fiyatlar uygun. Dilerseniz burayı deneyimleyebilirsiniz. İlk olarak papirüs ne demek onu açıklayayım. Papirüs, eski zamanlarda daha çok Afrika'da Nil Nehri kıyılarında yetişen, boyu 4 metreye varan bit bitki çeşidi. Bu bitkinin yüzeyi kağıt benzeri bir yapıya sahip ve Eski Mısırda bu malzeme kağıt olarak kullanılırmış. Yani bitki oldukça önemli bir değere sahip. Eski Mısır'ın tarihine dair bir çok şey papirüsler üzerine yazılan yazılardan öğrenilmiş. Şarm Papirüs Müzesi, Şarm El Şeyh'te geniş bir papirüs koleksiyonuna ev sahipliği yapan ve kopyalarını ziyaretçilere hediyelik eşya olarak satan güzel bir müze. Firavunların gelenek ve göreneklerini anlatan, firavun dönemlerine dayanan davetiyeler ve mektupların yanı sıra kral ve kraliçelerin resimlerinin de yer aldığı müzede ayrıca papirüs yapımının tarihi de anlatılıyor. Old Market'i ziyaret ederseniz burası da aklınızda bulunsun. Sahibi yorumlara göre oldukça iyi biri ve mekanda Türkler oldukça seviliyormuş. Müzenin herhangi bir giriş ücreti yok. Konum burada. Herhalde ilk defa gezilecek yerler listeme bir cafe ekliyorum.😀Ama zaten Sharm'da çok fazla gezilecek yer olmadığını düşünürsek ve Farsha Cafe'nin atmosferini de göz önünde bulundurursak bu listenin olmazsa olmazlarından kendisi. Zaten kalabalıklığından da anlayacaksınız nasıl popüler bir mekan olduğunu. Dik merdivenlerle iniyorsunuz mekana ve çok enteresan bir atmosfere giriş yapıyorsunuz. Dağın yamacına kurulmuş, birkaç katlı, deniz kenarında otantik bir Mısır Kafe'si. Yer döşeklerinde oturuluyor. Öyle her çifte bir loca gibi düşünmeyin. Herkes dip dibe oturuyor, hatta oturabilmek için sıra bile bekleyebilirsiniz. Denize yakın tarafta oturabilmek büyük şans olabilir.😁Bu otantik ortama uyumlu, keyifli Arap müzikleri çalıyor. Bu da modunuzu güzel yükseltiyor. Uzun vaktimiz olmadığı için söyleyemedik ama şurada bir nargile tüttürmek isterdik. Bir hibiscus çayı ve kahve içtik. Fiyatlar Türkiye bandında. Güzel fotoğraflar ve videolar çekip, içeceklerimizi yudumlayıp Farsha'yı hafızamıza kazıyarak kalktık. Ha bir de Mısır'da nasıl ilginç bir hesap isteme şekli olduğunu öğrendik.😂 Yazarak anlatmama imkan yok, Youtube vlogumuzu muhakkak izleyin. Not: Farsha Cafe'nin hemen altında Şarm'ın ünlü kafelerinden biri olan Santorini Cafe de bulunuyor. Dilerseniz burada da takılıp bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Şarm El-Şeyh'in en iyi şnorkelli yüzme destinasyonlarından biri olan Ras Um El Sid yani Fener bölgesi kıyıdan hemen mercan ve resifleri görebileceğiniz bir yer. Eğer Şarm'da kaldığınız otel deniz kenarında değilse ve Şarm'da denize bireysel girebileceğiniz bir yer arıyorsanız burayı tercih edebilirsiniz. Burada deniz altını görmek için dalgıç olmanıza gerek yok. Sadece şnorkeliniz olsun yeter. Bir de deniz ayakkabısı. Fener Bölgesi, Farsha Kafe'nin altında kalıyor. İster kendi imkanlarınızla isterseniz de buradaki işletmelerde takılabilirsiniz. İşletme tercih edecekseniz yorumlara bakmayı unutmayın. Konum burada. Şarm El Şeyh gezilecek yerler listemin en can alıcı tarafına geldik. Ras Muhammed Milli Parkı sadece Mısır'ın değil dünyanın en iyi dalış noktalarından biri. Bu park alanında birbirinden güzel dalış noktaları var. Bu dalış noktalarında da yüzlerce balık türü yaşıyor. Burada denize girdiğinizde kendinizi akvaryumda sanıyorsunuz. İnanılmaz güzel bir deneyim. Ras Muhammed kelime anlamı olarak \"Muhammed'in Kafası\" anlamına geliyor. Adını bölgenin sakallı bir adamın profiline benzeyen kıyı kesiminden alıyor. 135 km 'si kara, 345 km 'si sudan oluşan park, toplamda 480 km 'lik bir alanı kapsıyor. Bu parkta bir yanda Kızıldeniz var diğer yanda bir tane ağacın olmadığı çölümsü topraklar. Ulusal Parkın kara tarafı göçmen kuşlara, balıkçıl ve martı gibi kuş türlerine ve dağlık bölgelerde yaşayan Nubian dağ keçisi gibi hayvanlara ev sahipliği yapıyor. Ras Muhammed'e gitmenin en güzel yolu tekne turuna katılmak. Tekne turu ile hem bir çok yeri görebiliyorsunuz hem de işiniz daha kolay oluyor. Tur şirketleri sabah sizi otelden alıyor tur sonunda tekrar otele bırakıyor. Tura katılmak için tur firması sizi limana getiriyor ve oradaki işlemlerden sonra teknelere biniyorsunuz. Tekneler genelde birbirinin aynısı. Daha sonra yaklaşık 1 saatlik yolculuktan sonra dalış alanına ulaşıyorsunuz. Tüplü dalış için 2 nokta var. Bu noktalardan bir tanesini seçiyorsunuz. İkinci noktada da dalmak isterseniz ekstra ücret istiyorlar sizden. Dalıştan korkarsanız yapmanız gereken şnorkel ile yüzmek olsun. Şnorkel de gayet güzel iş çıkartıyor. Bizim katıldığımız dalış turunda her şey güzeldi. Ekip profesyoneldi ve bizle gayet güzel ilgilendiler. Dalış turundan sonra tekne sizi White Island'a götürüyor ve burada deniz üzerinde yürüyebiliyorsunuz. Dalış turlarına öğlen yemeği dahilken fotoğrafçının çektiği fotoğraflar dahil değil. Fotoğraf için muhakkak pazarlık yapın. Yanınıza şnorkel ve telefon için su geçirmez kaliteli bir kap almayı unutmayın. Ras Muhammed'de görülmesi ve bilinmesi gereken en önemli yerler aşağıda. - Köpekbalığı Resifi - Jolanda Resifi: 1980 yılında resifte karaya oturduğunda banyo porseleni taşıyan eski bir Kıbrıs yük gemisi olan Jolanda'nın enkazına ev sahipliği yapıyor. - White Island - Seven Pools Coral Reef Ras Muhammed'de dalış turu yaklaşık 1 gününüzü alıyor. Tekne turu için yanınıza güneş kremi, güneş gözlüğü, havlu, şnorkel, deniz ayakkabısı ve atıştırmalık bir şeyler almayı unutmayın. Not: Kızıldeniz'de dalış noktasında köpek balığı gibi korkularınız olmasın. Bu korkudan dolayı burada dalış yapmazsanız bence Şarm'dan büyük bir eksik ile ayrılmış olursunuz. Dalış noktasında herkes profesyonel ve bir çok insan burada dalış yapıyor. Özetle endişe etmeyin ve dalın! Şarm muhteşem deneyim yaşatıyor dedim ya işte denizin altından çıkıyorsunuz kendinizi çöllerde buluyorsunuz. Burası çok enteresan bir coğrafya. 1 tane ağaç yok hatta Mısırlılar yol kenarlarına palmiye dikmiş onlar bile tutmamış.😄 Sina Dağı'na baktıkça resmen büyüleniyorsunuz. Şimdi gelelim Sina Dağı çöl safarisine. İlk olarak bu tur sizin yaklaşık yarım gününüzü alıyor. Tur firmaları genel olarak aynı hizmet standartlarında hizmet sunuyorlar. Sizi otelden alıyorlar ve sizi otele bırakıyorlar. Tur firmaları sizi otelden alıp safari alanına götürüyor. Şarm'da safari alanının tek bir girişi var. Bu girişten sonra her firmanın alanı var. Bu alanlarda atv'ler var bu buradan tura start veriliyor. Çöl safarisi yaklaşık 2 saat sürüyor. Bol bol toz yutuyorsunuz. Yanınıza puşi tarzı bir şey muhakkak alın. Güneş kremi ve gözlük de olmazsa olmaz. Çölde başlıyorsunuz tura. Bir çok yere gidiyorsunuz ve en son sizi bedevi çadırlarına götürüyorlar. Bu çadırlarda kısa bir çay molasından sonra geri dönüyorsunuz. Sina Çölü'nde Safari yapacaksanız aşağıdaki hususlara dikkat edin. - Yanınıza puşi alın. - Kıyafet konusunda uzun kollu ince bir şey almanız güzel olur - Güneş gözlüğü ve güneş kremi şart. - ATV ilk defa kullanacaksanız dikkat edin. Kontrolü kaybetmeyin. Kolları sağlam tutun ve ani manevralardan kaçının. - Fotoğraf çekerken dikkatli olun. - Akşam karanlığa kalmamaya çalışın. Başlangıcı saat 15-16 olan turları tercih edin. Azize Katerina Manastırı, Mısır'da Sina Yarımadası'nın güneyinde yer alan 2,285 metre yükseklikteki Sina Dağı bölgesinde yer alıyor. Dinler tarihinde önemli bir yeri olan Sina Dağı, Tevrat'a göre Hz. Musa'nın öncülüğündeki İsrailoğulları'nın Mısır'dan çıkarken durdukları ve Musa'nın On Emir'i aldığı yer olarak biliniyor. UNESCO tarafından dünya mirası olarak kabul edilen Azize Katerina Manastırı, özellikle Hristiyanların Şarm'da en çok ziyaret ettiği yer arasında. Aziz Catherine Manastırı ziyaretinin en önemli noktalarından biri, manastır kütüphanesinin dini ikonalar ve eski el yazmalarından oluşan koleksiyonun sergilendiği müze. Kütüphane, dünyadaki en önemli erken Hıristiyan el yazması koleksiyonlarından birini içermesiyle ünlü. Bu manastıra gitmek için Şarm'dan günlük tur ayarlamalısınız. Bu turlar hem gün doğumu için gece vaktinde hem de sabah erkenden kalkış şeklinde sunuluyor. Yani burası için hem vaktiniz olmalı hem de yüksek bir yürüyüş performansı sergilemelisiniz. Not: Manastırın pazar ve cuma günleri ziyaretçilere kapalı olduğunu unutmayın. İbadete katılmak için Ortodoks olmanız gerekiyor. Kıyafet kurallarına dikkat edin ve şort giyinmeyin. Manastırın herhangi bir giriş ücreti yok. Konumu burada. Şarm'da vaktiniz kısıtlıysa burayı pas geçin. Biz Şarm'da otel tatili odaklı bir seyahat planladık. Yani her zamanki gibi oradan oraya koşturmadık. Biraz da kendimize vakit ayıralım dedik. Yine de Şarm'da görülmesi gereken önemli yerleri gördük. Fakat bu yerler dışında Şarm'da vaktiniz uzun ise ve başka yerleri de görmek isterseniz aşağıda saydığım bonus yerleri ziyaret edebilirsiniz. Ya da Mısır'a gelmişken piramitte göreyim derseniz duyduğumuz kadarıyla Şarm'dan günübirlik piramit turlarına katılabilirsiniz. Tabi yorulmayı göze alacaksanız. Aşağıda Şarm çevresindeki bonus yerleri yazıyorum. Zamanınız varsa buraları da değerlendirebilirsiniz. - Dahab - Tiran Adası - Blue Hole - Nabq Nature Reserve Türkiye'den Şarm El Şeyh'e gitmek için vize gerekmiyor. Sadece pasaportunuz olsun yeter. Şarm'dan piramitleri görmek için Kahire'ye gitmek isterseniz Şarm Havalimanı'ndan vize almanız gerekiyor. Şarm El Şeyh öyle haftalarca gezebileceğiniz bir yer değil. Sharm'ı gezmek için en ideal süre bana göre 3-4 gündür. Sharm için tatil planı yaparken kesinlikle dalış turunu da gezi planınıza dahil edin. Eğer plana dalış ekleyecekseniz 1 tam gün dalış için gidecek ona göre hesap yapın. Çölde safari turları ise 3-4 saat turlar oluyor. Safari için bir bölge var. Genelde bu bölgede safari yapılıyor. Hem dalış hem safari için sizi otelden alıyorlar otele bırakıyorlar. Tabi kendiniz araç kiralamayacaksanız. Bana göre Sharm görülmeyi hak eden bir yer. Sadece su altı dünyasını şahit olmak için bile Sarm'a gidilir. Bunun dışında Sina Dağı ve Çölü, otantik kafeleri, birbirinden güzel camileri keşfetmek için de Şarm'a gidilir. Şarm'ın hem ucuz hem vizesiz olması büyük avantaj. Şarm'a gitme noktasında endişeleriniz varsa bence bunu kenarı bırakın ve uçak biletinizi alıp Sarm'ı keşfedin. Şarm El Şeyh'te piramit yok. Sadece Sina Çölü tarafına yapay piramitler yapmışlar. Çöl safarisi yaparken dilerseniz burayı ziyaret edebilirsiniz. Şarm'da denize girmek için Shark Bay, Naama Bay, Fener Bölgesi ve Ras Muhammed Milli Parkı'nı tercih edebilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/sarm-el-seyh-otel-onerisi", "text": "Şarm El Şeyh otelleri lüks imkanları açısından size hayalini kurduğunuz tatil deneyimini yaşatabilecek düzeyde. Türkiye'deki uçuk fiyatlardan sonra Şarm'da lüks otellerde konaklamak bütçe anlamında daha mantıklı. Bizim Şarm'da kaldığımız otel bize sadece konforlu bir konaklama değil, aynı zamanda unutulmaz anılar yaşattı. Şarm El Şeyh otel önerisi yazımla size bu cennet köşesindeki en iyi seçeneği sunmak için buradayım.😍 Hadi başlayalım! Şarm El Şeyh, masmavi denizleri, muhteşem mercan resifleri ve eşsiz güzellikteki kumsallarıyla benzersiz bir tatil destinasyonu. Rusya, Kazakistan, Türkiye ağırlıklı bir çok ülkeden turist ağırlayan Şarm adeta lüks oteller cenneti. Burada beş yıldızlı tatil köyleri ve otellerde kendinizi şımartabilir, spa olanaklarından yararlanabilir ve gece boyunca sürprizlerle dolu eğlenceli etkinliklere katılabilirsiniz. Eğer bütçeniz biraz daha sınırlıysa, Şarm'da pansiyonlar ve apart oteller de var. Daha butik yerlerde konaklayarak yerel yaşamı da gözlemleme fırsatı bulabilirsiniz. Eğer Şarm El Şeyh tatili hayallerinizi süslüyor ama nerede kalalım, en iyi, en lüks seçenek neresi diye düşünüyorsanız bu yazımda aklınızdaki sorulara cevap bulabilirsiniz. Şarm El Şeyh hakkında A'dan Z'ye bilgi sahibi olmak için aşağıdaki yazılarımızı da mutlaka okuyun. Biz Sharm El Şeyh seyahatimizde Rixos'ta konakladık. O kadar beğendik ve şahane vakit geçirdik ki sayfalarca yazabilir, anlatabilirim size. Ama sizi de çok sıkmadan, bilmeniz gerekenlerden bahsederek, sadeleştirmeye çalışarak anlatacağım size otel deneyimimizi. Sharm'da Rixos'un 3 oteli var. Birisi bizim konakladığımız Rixos Sharm, diğeri Rixos Premium Seagate ve diğeri ise Golf&Villas. Rixos Sharm +18 Adult Only bir otel. Yani çocuklu aileler Rixos Premium Seagate'i tercih ediyor, bizim gibi çiftler ise Sharm'ı. Bu iki otel konum olarak birbirine oldukça yakın. 2 otel arasında 15 dakikada bir buggy ile ulaşım sağlanıyor. Ve işin güzelliği her iki otelin de imkanlarından ücretsiz faydalanabiliyorsunuz. Çok iyi değil mi? Zaten otelin olanaklarından aşağıda detaylıca bahsedeceğim. Rixos Sharm El Sheikh, Şarm El Şeyh'te bulunan lüks bir tatil köyü. Bu harika otelde tatil yapmayı istiyorsanız İstanbul'dan ve Antalya'dan Şarm'a direkt uçuş olduğunu söyleyeyim. Pegasus ve Sunexpres ile uygun fiyata bilet alabilirsiniz. Biz gidiş dönüş 1 kişi için 2400 TL ödemiştik biletlerimize. Antalya Havalimanından 2 saatlik bir uçuşla Şarm'a ulaştık. Sharm El Sheikh Havalimanı ile Rixos arası kaç km derseniz yaklaşık 10 kilometrelik bir yolculukla otele ulaşabilirsiniz. Otelden transfer talep edebilir ya da taksiyle ulaşım sağlayabilirsiniz. - Havuzlar: Rixos Sharm oldukça büyük bir otel. Otelin bir çok yerinde havuzlar bulunuyor. Ana havuz elbette en büyük olanı. Burada tüm gün havuz oyunları, müzik, animasyonlar oluyor. Eğer hareket seviyorsanız ana havuz oldukça keyifli. Sakinlik sevenlerdenseniz diğer havuzları tercih edebilirsiniz. Ancak tekrar hatırlatmak istiyorum ki burası zaten yetişkin oteli, yani çocuk yok. O nedenle ana havuz bile diğer otellerdeki kadar hareketli değil. 😊 - Muhteşem Resifler: Bizim de Sharm'a gidişimizin ana sebeplerinden biri muhteşem su altı dünyasıydı. Akabe'de Kızıldeniz'e daldıktan sonra bizim yeniden bu sularda yüzmemiz lazım demiştik. İlk fırsatta da Sharm bileti almıştık. Otelin iskelesinden her gün bu harika sularda snorkel yaptık. Ekim sonlarına doğru hava biraz esintili ve deniz dalgalıydı. O nedenle iskele bazen kapalıydı. Bu da zaten misafirlerin sağlığı ve güvenliği için alınan bir önlem. Yani demem o ki dalış için başka plajlara gitmenize gerek yok. Otelde de mükemmel bir su altı, efsane balıklar sizi bekliyor. 🐠🐟 - Havuz ve Sahil Cabanaları: Otelde zaten oldukça lüks ve konforlu bir deneyim yaşarken bu hazzı ikiye katlamak isterseniz beach cabana ve pool cabanalar sizi bekliyor. Tamamen size özel bir alanda ister güneşlenebilir, ister tv izleyebilir, size özel ikramların tadını çıkarabilirsiniz. Cabanalarda meyve, çerez ve tatlı ikramı oluyor. Minibarınız dolu ve bardan sürekli bir şeyler isteyebiliyorsunuz. Ayrıca cabanalara özel snack menü de var ve snack barda olmayan bir çok yemeği söyleyebiliyorsunuz. Cabana ekstra ücret karşılığı kiralanıyor. - Barlar: Otel oldukça büyük ve bir çok yerinde barları mevcut. Ama bizim en sık kullandıklarımız pool bar ve beach bar. Pool bar tam olarak havuzun içinde konumlanmış. Yüzerken susarsanız bara yanaşıp, suyun içinde içeceğinizi yudumlayabilirsiniz. Beach bar iskele ve sahil kısmı için en sık uğrayacağınız yer olacak. Burada her akşamüstü 16.00 gibi dj performansı oluyor. Bazı akşamlar ise konsept partiler düzenleniyor. Gün içinde sağlıklı bir şeyler içmek isterseniz de juice bar'a mutlaka uğrayın. - Jungle Gym: Ben tatilde de sporumdan ödün vermem diyenler için otelde çok keyifli etkinlikler var. Her sabah zumba ve jimnastik ile güne başlayabilir, devamında sahildeki jungle gym'de form tutabilirsiniz. Burayı o kadar güzel yapmışlar ki inanılmaz beğendik. Kumların üzerinde ambiyansa uygun spor aletleriyle denize karşı çalışabiliyorsunuz. - Spa: Otelde o kadar çok alan, yapacak o kadar çok şey var ki fırsat bulup spa'ya gidebilir misiniz bilmiyorum. 😀 Ama eğer masaj yaptırayım ya da hamam keyfi yapayım isterseniz bu imkan da mevcut belirtmiş olayım. - A La Carte Restoranlar: Benim için bir otel konaklamasından keyif almamdaki en büyük paylardan biri yemekleri. Rixos beni özellikle a la carte restoranları ile vurdu. Dünya mutfağından lezzetler sunan şahane restoranları var. Üstelik hiç bir ekstra ücret ödemeden hepsine rezervasyon yaparak faydalanabiliyorsunuz. Biz The Mangal, Lalezar Türk mutfağı, Brezilya, Asya mutfakları ve Deniz Ürünleri restoranını deneyimledik. Elbette hepsi oldukça başarılıydı ama The Mangal Üstün'ün de benim de favorimiz. Rixos'ta konaklarsanız The Mangal'da bir akşam yemeği yemeden dönmeyin. - Harika Şovlar&Partiler: Oteli bu kadar can alıcı yapan her akşam olan göz alıcı şovlar ve gecenin devamındaki efsane dj performansları, partiler. Özellikle gala show'a denk gelirseniz sakın kaçırmayın. Tek kelimeyle efsaneydi. Otelin gecelik fiyatı sezona göre değişiyor. Yaz aylarında Türkiye'ye göre oldukça uygun fiyata tatil yapmanız mümkün Rixos Sharm'da. Gecelik fiyatı 5000-8000 TL arasında değişiyor diyebilirim. Aracı web sitelerden değil de kendi whatsapp hatlarından otele ulaşırsanız daha uygun bir fiyat teklifi alırsınız. Şarm'daki genel olarak her otelde alkol var. Bizim kaldığımız Rixos'ta da alkol var ve her şey dahil konseptte alkol ücretsiz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/sarsala-koyu-ve-plaji", "text": "Muğla'da gezilecek görülecek yer sayısı o kadar fazla ki bu yerlerin tamamını gezmek için sanırım bir 3 ay gerekli. Muğla'da yaşayan bir çift olarak biz hala gez gez bitiremiyoruz. Bazen gittiğimiz yerlere ikinci defa gidiyoruz ve kendimize \"hadi ya burada bu da mı varmış\" sorusunu soruyoruz. Muğla ilçeleriyle gerçekten büyüleyici bir yer. Bu güzel ilçelerden biri de Dalaman. Dalaman özellikle doğa açısından muhteşem yerlere sahip. Hele ki burada bir Sarsala Koyu ve Plajı var ki of da offf. Sarsala Koyu'nu biraz geç keşfetsek de bu güzel koy bizim Muğla'da en sevdiğimiz koylar arasına girdi. Muhteşem bir doğaya sahip Sarsala Koyu sakinliğiyle insana huzur veriyor. Muğla'nın çok fazla bilinmeyen koylarından biri olan ve huzur yuvası sıfatını taşıyan Sarsala Koyu ve Plajı ile ilgili tüm detayları bu yazımda bulabilirsiniz. Coğrafi olarak Göcek 12 Adaların koruması altında olan Sarsala Koyu çok sakin bir denize sahip. Burada kocaman kocaman dalgalar göremezsiniz. Tabiri caizse deniz sanki derin bir uykuya dalmış. Koyun doğası tam bir cennet. Yeşil ile mavi burada o kadar uyumlu ki insanın buradan çıkası gelmiyor. Sarsala Koyu, Dalaman Havalimanı'na en yakın koylardan biri. Hop diye havalimanına gelip sonrasında araba kiralayarak kendinizi Sarsala'ya atabilirsiniz. Gitmesi biraz zahmetli olsa da Muğla Dalaman civarına geliyorsanız Sarsala'yı muhakkak keşfedin derim! Yukarıda dediğim gibi Sarsala Koyu konum olarak Muğla'nın Dalaman ilçesi sınırlarında bulunuyor. Dalaman ile ilgili detaylar için aşağıdaki yazılarıma göz atabilirsiniz. - Dalaman Gezilecek Yerler | En Mantıklı 14 Yer - Dalaman Nerede Dalaman'a Nasıl Gidilir - Dalaman Koyları ve Plajları : En Güzel 16 Yer Sarsala Koyu ve Plajı Nerede ? Sarsala Koyu, Muğla'nın Dalaman ilçesine bağlı Kapukargın Köyü sınırları içerisinde yer alıyor. Dalaman merkeze sadece 17 km uzaklıkta bulunan Sarsala tam bir saklı cennet. Dalaman'dan Sarsala'ya giderken Kocagöl ve bu göl üzerinde minicik bir ada üzerinde kalıntıları olan Lissai Antik Kenti'nden geçiyorsunuz. Bu iki yeri geçtikten sonra oldukça virajlı yollardan inerek Sarsala'ya ulaşıyorsunuz. Bu virajlı yollarda durup manzara eşliğinde fotoğraf çekilmeyi unutmayın. Buraya gitmesi biraz zor ama kesinlikle buna değecek bir koy. Sarsala Koyu ve Plajı'nın Google haritadaki konumu burada. Evet gelelim Sarsala Koyu ve Plajı'na Nasıl Gidilir sorusunun cevabına. Buraya kara yoluyla şahsi ya da kiraladığınız araç ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Sarsala Koyu'na yazın duruma göre dolmuş seferleri de düzenlenebiliyor. Dolmuşlar genelde sabah 10:00'da başlayıp akşam 18:00'da dönüşe geçiyor. Eğer yapılırsa dolmuş sefer saatleri için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Sarsala Koyu'nun en büyük avantajı Dalaman Havalimanı'na oldukça yakın konumda olması. Dalaman Havalimanı ile Sarsala Koyu arasındaki mesafe sadece 16 km. Dalaman'a ucuz uçak bileti buldunuzmu hoopp kendinizi Sarsala'ya atabilirsiniz. Aşağıda Sarsala Koyu ve Plajı ile diğer önemli merkezler arası mesafeleri bulabilirsiniz. - Sarsala Koyu ve Plajı Dalaman arası yaklaşık 17 km, - Sarsala Koyu ve Plajı Dalaman Havalimanı arası yaklaşık 16 km, - Sarsala Koyu ve Plajı Fethiye arası yaklaşık 55 km, - Sarsala Koyu ve Plajı Göcek arası yaklaşık 28 km, - Sarsala Koyu ve Plajı Marmaris arası yaklaşık 105 km, - Sarsala Koyu ve Plajı Bodrum arası yaklaşık 213 km, - Sarsala Koyu ve Plajı Muğla Merkez arası yaklaşık 105 km, Sarsala Koyu Nasıl Bir Yer ? Sarsala Koyu eşittir huzur desem hiç yanılmış olmam. Sarsala yorumlarına bakın zaten bunu anlarsınız. Burada doğa ile denizin verdiği huzur başlı başlına yeter size. Teknelerin ve yatların sığındığı koy olan Sarsala bana göre sadece Muğla'nın değil Türkiye'nin en iyi koyları arasında yer alıyor. Fakat bu teknelerin sayısı arttıkça Sarsala güzelliğini kaybedebilir. Çünkü plaj alan olarak çok geniş değil. Yine de bu bölgeye gelirseniz Sarsala'ya kesinlikle bir şans vermelisiniz. Sakin ve korunaklı limanı ile teknelerin ve yatların sığınma noktası olan Sarsala Koyu'nun plajı kumlu. Plajda çok çok küçük taşlar var. Fakat bu taşlar canınızı acıtmıyor. Sarsala'da deniz sıcaklığı gayet ılık. Deniz derinlik açısından hemen derinleşmiyor. Ayrıca deniz dalgasız olduğu için burada yüzmenin tadına çok iyi varabiliyorsunuz. Çocuklu aileler için uygun bir plaj olan Sarsala'da kendi çapında küçük bir işletme var. İsterseniz buradan alışveriş yapabilir isterseniz de kendiniz dışarıdan bir şeyler alıp keyif yapabilirsiniz. İşletmede soyunma kabini, duş ve wc imkanı mevcut. ÖNEMLİ UYARI: Sarsala çok bakir bir yer. Gittiğinizde bunu net bir şekilde fark edeceksiniz. Fark edeceğiniz diğer bir şey de buradaki çöpler. Bilinçsiz ve cahil insanların artıkları! Bu güzel koya hiç çöp bırakmayın ve mümkünse bulunduğunuz alanı temizleyin. Doğa bizim, korumamız lazım. Sarsala Koyu ve Plajı Giriş Ücreti Ne Kadar ? Sarsala Koyu'nun giriş ücreti oldukça uygun. 2023 yılı için kişi başı 10 TL ödeyerek Sarsala Koyu'na giriş yapabilirsiniz. Şezlong + şemsiye kiralama ücreti de diğer bir çok plaja göre uygun. Yani Sarsala Koyu'nun 2023 yılında giriş ücreti kişi başı 10 TL. Yukarıda bahsettiğim gibi koyda küçük bir işletme mevcut. İşletmeyi belediye işletiyor ve fiyatlar gayet makul. Ama her zaman derim siz yine de hazırlıklı gelin ve yanınıza yiyecek, içecek bir şeyler alın. Sarsala'nın temiz ve masmavi sularında yüzmek Sarsala Koyu'nda Ne Yapılır sorusunun ilk cevabıdır. Burada yeşil ile mavi iç içe. Dolayısıyla denizden sıkılırsan doğa yürüyüşü de yapabilirsiniz. Ben aşağıya liste halinde Sarsala Koyu ve Plajı'nda Ne Yapılır ? sorusunun cevaplarını bırakıyorum. - Parmaklar buruşana dek Sarsala'nın tertemiz sularında yüzebilirsiniz. - Koy çevresindeki alanlarda doğa yürüyüşü yapabilirsiniz. Sarsala'dan Hamam Koyu'na kadar 11 km'lik bir yürüyüş yolu var. Eğer bu rotayı yürüyecekseniz yanınıza bol su almayı unutmayın. - Koya iniş yolunda bol bol Sarsala manzaralı fotoğraf çekinmelisiniz. - Yaz aylarında plaj voleybolu, muz gibi çeşitli eğlence aktiviteleri yapabilirsiniz. - Vaktiniz olursa Göcek Gezilecek Yerleri keşfedebilir ya da Göcek'te Tekne Turuna katılabilirsiniz. - Bölgeye yakın Dalaman Kükürt Kaplıcalarına gidebilirsiniz. - Dalaman'da gezilecek diğer yerleri keşfedebilirsiniz. Kamp severler Sarsala'yı gördüğünde 'off burada ne güzel kamp yapılır' diyecektir. Ama ne yazık ki Sarsala Koyu'nda kamp yapmak, çadır kurmak ve karavan yasak. Burası bakir bir alan olduğu için de herhangi bir kamping alanı mevcut değil. Diyeceksiniz ki hiç mi çadır kuran yok burada. Evet kıyıda köşede saklı yerlerde çadır kuranlar var. Bu konuda risk almak tamamen size kalmış bir durum. Benim size uyarım her ne olursa olsun bu bölgede asla ateş ya da mangal yakma olayına girmeyin. Sarsala Koyu ve Plajı'nda deneyimlediğimiz bir çok husus oldu. Bu tecrübelerimizi size aktarıp tatilinizin güzel geçmesini sağlamak bizim için oldukça önemli. Basit de olsa bazı şeyler tatilinizin kötü geçmesine neden olabilir. Dolayısıyla tedbirli olmak genel olarak iyidir deyip dikkat etmeniz gerekenleri aşağıya sıralıyorum. - Sarsala Koyu yazın oldukça kalabalık. Yer sorunu yaşamamak için sabah erken saatler koya gelmenizde fayda var. Ağaç altı gölgelik yer bulursanız değmeyin keyfinize. - Doğa yürüyüşü yapacaksanız yürüyüş ayakkabısı şart. - Koyda sivrisinek sayısı fazla. Yanınıza sprey ya da koruyucu almayı unutmayın. - Koyda işletme imkanı kısıtlı olduğundan yiyecek ve içecek noktasında hazırlıklı gelin. - Sarsala'ya inen virajlı yol bazen tek aracın girebileceği kadar daralıyor. Bu yolda dikkatli olun. - Sarsala'ya geldiğinizde tesis imkanından faydalanmayacaksanız soyunma kabini durumu sıkıntılı olduğu için kıyafetlerinizi ona göre giyin."} {"url": "https://bujuyollarda.com/sedir-adasi-ve-kleopatra-plaji", "text": "Her yıl gitmeye niyetlendiğimiz fakat yıllardır gidemediğimiz Sedir Adası'na sonunda kavuştuk. Ada olmasından ve buna bağlı olarak ulaşım şartlarından dolayı bir türlü buraya gidememiştik. Marmaris yolu üzerindeki tabelasını her gördüğümüzde içimiz içimizi yiyordu. Sonunda karar aldık ve 2021 yazında Sedir Adası ile buluşabildik. İyi ki de buluştuk çünkü Sedir Adası ve Kleopatra Plajı Muğla'da gördüğümüz en özel yerler arasına girdi. Sedir Adası ile kavuşmamız yüksek sezona denk gelse de adayı ziyaretimiz bizim için oldukça pozitif geçti. Katıldığımız Akyaka tekne turu ile ziyaret ettiğimiz adada yaklaşık 3 saat kadar vakit geçirdik ve bu 3 saati dolu dolu geçirip adanın her noktasına gitmeye çalıştık. NOT: Kleopatra Plajı denilince akla Alanya'da bulunan Kleopatra Plajı da gelebilir. Fakat bizim konumuz Marmaris Sedir Adası'nda bulunan Kleopatra Plajı'dır. Çok sağlam bir Sedir Adası ve Kleopatra Plajı Gezi Rehberi sizi bekliyor. Sedir Adası ile ilgili deneyimlediğimiz ve işinize yarayabilecek her şeyi bu yazımda bulabilirsiniz. Sağlam bir rehber olduğu kanısındayım. Yazımın başlıklarını içindekiler kısmından gördüğünüzde bana hak verirsiniz diye düşünüyorum. Mavi ile yeşilin buluştuğu, tarih ile doğanın kaynaştığı Sedir Adası tüm ihtişamıyla ve bujuyollarda deneyimleriyle huzurlarınızda. Sedir Adası Muğla'nın Ula ilçesi sınırlarında yer alıyor. Yani Sedir Adası Ula'ya bağlı bir yer. Fakat ada genel olarak Muğla'nın Marmaris ilçesi ile anılıyor. Çünkü ada Marmaris ve Ula ilçelerinin sınır diyebileceğimiz kesişim noktasında yer alıyor. Muğla'nın en güzel körfezlerinden olan Gökova Körfezi'nin doğusunda yer alan ada, altın sarısı rengindeki ince kumlu Kleopatra Plajı ve Kedrai Antik Kenti ile tanınıyor. Sedir Adası'nın haritadaki konumu burada. Sedir Adası uzaklık olarak, Akyaka'ya 27 km, Marmaris'e ise 23 km, Muğla merkeze 52 km, Fethiye'ye 121 km uzaklıkta yer alıyor. Sedir Adası'na ulaşım için tek yol malumunuz üzere deniz yolu. Adaya araba ile gidilmiyor. Adaya gidiş için tek yol deniz yolu ama bunun da farklı yolları var. Bu tamamen sizin tercihinize kalmış bir durum. İlk olarak Sedir Adası'nın ana yolu diyebileceğim Çamlı Köyü yolunu anlatayım. Muğla Marmaris yolu üzerinde giderken Çamlı Köyü tarafına araba ile dönüp yaklaşık 6 km araç ile gittikten sonra Çamlı Köyü'nde bulunan Kleopatra Plajı İskelesine ulaşıyorsunuz. Arabanızı buraya park ettikten sonra bu iskeleden kalkan tekneler ile Sedir Adası'na ulaşıyorsunuz. Sedir Adası'na giden tekne turlarının ücreti gidiş-dönüş kişi başı 60 TL. İskeleden her yarım saatte bir tekne kalkıyor. Bu yol adaya araba ile ulaşımın yolu fakat adaya giden teknelerin iskelesine kadar araba ile gidebiliyorsunuz. Eğer aracınız yoksa ve Çamlı Köyü yolunu kullanmak isterseniz Marmaris ana yoldan köye dönüş yolunda otobüsten inip otostop ile iskeleye ulaşabilirsiniz. Gelelim diğer ulaşım alternatiflerine. Sedir Adası'na Akyaka'dan ve Marmaris'ten kalkan günübirlik tekne turları ile de ulaşım sağlayabilirsiniz. Marmaris adaya biraz uzak olduğu için Akyaka'dan tekne ile ulaşım daha mantıklı. Akyaka günübirlik tekne turlarının rotasında İncekum Plajı ve Kleopatra Plajı genel olarak oluyor. Bu turlar ile adaya ulaşabilirsiniz. Adaya Akyaka'dan kalkan dolmuş tekne yok."} {"url": "https://bujuyollarda.com/selcuk-gezilecek-yerler", "text": "Selçuk İzmir'in en güzel belki de dünyaca bilinen ilçelerinden biri. Böyle olmasında elbette Efes Antik Kenti'ne ev sahipliği yapıyor oluşunun da payı büyük. Ama yalnızca bununla kalmıyor Selçuk gezilecek yerler ve güzellikleri. Görülecek diğer tarihi yapılar ve doğal güzellikleri ile tam bir hafta sonu kaçamağı rotası oluyor. Selçuk öyle bir konumda ki size bir tatilden istediğiniz her şeyi vadediyor. Deniz tatili isterseniz çevredeki 5 yıldızlı tesisler ya da Kuşadası imdadınıza yetişiyor. Kültür turizmi isterseniz zaten göbeğindesiniz. Sessiz sakin bir konaklama seçeneği arıyorsanız Şirince imdadınıza yetişiyor. Selçuk'ta gezilecek görülecek birçok yer olduğundan planlama yaparken kafanız karışabilir. Eee Buju'nuz bunun için burada. 😊 Bu yazıda Selçuk kaç günde gezilir, Selçuk'ta ne yapılır, nerede denize girilir, Selçuk'un neyi meşhur sorularına da cevap bulabileceksiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/seyahat-ingilizcesi", "text": "Yurt dışına çıkacaksınız ve dil bilmiyorsunuz. Aklınızda bir sürü soru. Nasıl anlaşacağım, derdimi nasıl anlatacağım, iletişim nasıl kuracağım. Bunlar zihninizde sizin oluşturduğunuz barajlar. Bu konuda bu engele takıldığınız sürece yurt dışı hayallerinizi hep erteleyeceksiniz. Ertelemeyin ve yazımı okumaya devam edin. Dil her ne kadar yurt dışı seyahatlerde korkutucu bir engel gibi gözükse de kesinlikle seyahate engel bir durum değil. Çevremde yurt dışına tatile gitmek isteyen bir çok kişi var ve bu kişiler zihinlerindeki dil bariyerinden dolayı yurt dışına çıkmak istemiyor. Bu durumu bana sorduklarında onlara karşılık olarak şunu soruyorum \"yurt dışında herkes İngilizce mi biliyor ?\" Gerçekten sanki yurt dışında herkes şakır şakır İngilizce konuşuyor. Aşın bu engeli, rahat olun, kendinize güvenin ve uçak biletinizi alın. Evet dil anlaşmak için önemli ama seyahatinize engel bir durum değil. Dolayısıyla dil korkunuz olmasın. Bu noktada böyle bir bariyeriniz varsa lütfen farklı düşünün. Aşağıda seyahat İngilizcesi olarak her noktada size lazım olacak kalıpları yazdım. Bu kalıplara göz atmanızda ve hatta bunları ezberlemenizde fayda var. Özne belli, yüklem belli cümle tamam işte.😊Bunları bilmeseniz de olur. Cidden söylüyorum bunu. Bazen işaret dili bile yeterli oluyor. Fakat yine kulak aşinalığı olması açısından aşağıdaki kalıpları bilmeniz güzel olur. Yazıma geçmeden önce seyahat ipuçları konusunda yazdığım bazı yazılarımın bağlantısını aşağıya bırakıyorum. Bu kategoride yazdığım yazı sayısı oldukça fazla. Ama bu başlıkla alakalı olan yazılarımın bağlantısı aşağıda. Bu yazılarıma göz atarak bir yere gitmeden önce büyük tecrübe kazanmış olursunuz. Hele ki hedefiniz yurt dışı seyahati ise sizin için çok daha iyi olur. Bu yazıların hepsi tecrübelerimize istinaden yazıldı ve inanıyorum ki faydalı olacak. - Pasaportsuz Kimlikle Gidilen Ülkeler Listesi - Ucuz Uçak Bileti Bulma Yolları : En Etkili 12 Taktik - Yurtdışına İlk Kez Gideceklere 14 Önemli Tavsiye - Ucuza Gezme Yöntemleri : En Etkili 11 Yol - 11 Adımda Ucuz Konaklama Yöntemleri | Not Alın Bunları! - En İyi Seyahat Uygulamaları | 15 Faydalı Tavsiyem Not: Yurt dışında sözlük ve canlı çeviri uygulaması olarak Google Translate kullanmayı unutmayın. Google Translate'in hem görselleri hem de sözlü olarak çeviri yapması çok büyük rahatlık sağlıyor. Google Translate için internet şart. Tekrar söylüyorum, dil konusunda yurt dışında kendinizi kasmayın. Sonuçta akademik sunum yapmıyorsunuz. Rahat olun ve hata yapmaktan korkmayın. Bize öğretilen gramer kafasının dışına çıkın. Herkes İngilizce bilmek zorunda değil. Dolayısıyla bu konuda kendinizi küçük görmeyin. Hata yapa yapa bu kalıpları düzgün kullanmayı öğreneceksiniz. Rahat olun ve yeni bir yer keşfetmenin tadına varın. Seyahat İngilizcesi olarak aşağı yukarı bu kalıplar kullanılıyor. Listemi çok daha fazla uzatırdım ama sıkılmanızı istemedim. Dediğim gibi gramere, telaffuza takılmayın. Rahat olun. İnanın bir saatten sonra bu korkuyu yenip artık eğlenmeye başlayacaksınız. Umarım bu yazı size cesaret veren bir yazı olmuştur. Değerli yorumlarınızı aşağıya bekliyorum. Hoşça kalın."} {"url": "https://bujuyollarda.com/seyahat-severlere-hediye-onerileri", "text": "Bir seyahat severi mutlu etmenin en güzel yolu seyahati sırasında onun işine yarayacak özel bir hediye almaktır. Dünyanın bir ucundayken sizin ona aldığınız hediyeyi kullanırken yaşadığı mutluluk ve alacağınız hayır duası da cabası 🙂 Seyahat severlere hediye önerileri listesini hazırlarken hani bize ne alınırsa bizi çok mutlu eder sorusunun cevabına göre sıralama yapacağız. Dolayısıyla sürekli gezmeyi seven, seyahat tutkunu eşiniz ya da dostunuz varsa ona hediye alırken aşağıdaki listemize göz atmanızda fayda var. Çok fazla ayrıntıya girmeden, basit düşündüğünüzde seyahat severlere hediye önerileri listesinin en başında tabi ki uçak bileti gelir.:) Bundan daha güzel hediye mi olur ? Hele üstüne otel işini de halletmişseniz sevdiğiniz kişiye 1 yıl hediye almaktan kurtulursunuz. Ucuz uçak bileti bulmak için bu yazıma göz atabilirsiniz. Neyse şimdi biz biraz daha makul hediyelere geçelim. Seyahatler boyunca valizlerin çektiği eziyet gerçekten çok büyük. Valizler bazen havada uçabildiği gibi bazen de yerlerde sürünebiliyorlar. Gezmeyi sevenlere alınacak en güzel hediyelerden biri sağlam bir valizdir. Sağlam bir valiz sorunsuz seyahatin güvencesi gibi. Sorunlu bir valiz de tam tersi aklınızın hep bi noktasında. Çekçeği kopan, tekerleği yamulan, fermuarı bozulan valiz düşünsenize hemen stres basıyor insanı. Seyahat sever birine alabileceğiniz valiz konusunda valiz alırken en önemli noktalar valizin sağlamlığı, fonksiyonelliği, kapasitesi, yapımında kullanılan malzeme, tekerlekleri, çek çek boyu ve isim etiket kısmı. Valizin sağlamlığı için burada dikkatinizi çekebilecek videolar var, göz atabilirsiniz. Bir seyahat sever seyahati sevdiği kadar seyahatlerini ölümsüzleştirmeyi de sever. Hediye paketini açıp da fotoğraf makinesini gördüğünde mutlu olmayacak gezgin tanımıyorum. Biraz eğlenceli bir fotoğraf makinesi arıyorsanız Instax Mini makinelere göz atabilirsiniz. Eğer bütçeniz uygunsa fotoğraf makinelerden aynasız ve dijital olanları küçük olması nedeniyle tercih edebilirsiniz. Mesela bizim fotoğraf makinemiz Sony A6000 gibi. Drone seyahat severlere hediye önerileri listesinin 10 yıldızlı olanıdır. Kişi kendinden bilirmiş ya işi. Şayet Üstün bana bir drone alsa drone ile beraber uçarım 😀 Çeşit çeşit drone markaları var fakat bütçeniz uygunsa DJI markasının modellerine bakabilirsiniz. Seyahat temalı güzel bir cüzdan şirin bir hediye olabilir. Güvenlik için boyundan asmalı cüzdan düşünebilirsiniz. Seyahat cüzdanları bazen pasaportları içine alabilecek şekilde büyük olsa da küçük şirin bir cüzdan da tercih edebilirsiniz. Tercih sizin. Seyahat severlerin en iyi yol arkadaşlarından biri. Bazen soğuk havalarda sıcak bir içecek, sıcak havalarda ise soğuk bir içecek olarak yardıma koşabilmekte. Termos alırken dikkat edeceğiniz en önemli şey içeceği sıcak/soğuk tutma süresi. Ömürlük termos almak isterseniz önerim Uno-vac thermos ve Aladdin's Stanley markalarıdır. Seyahat yastığı uzun yolculukların vazgeçilmezidir ama sevdiğiniz birine aldığınız kötü bir boyun yastığı size kesinlikle iyi dönmeyecektir 🙂 18 gün otobüsle Avrupa turu yapmış biri olarak söylüyorum, boyun yastığı alırken dikkat etmeniz gereken en önemli şey yastığın kumaşı ve büyüklüğü. Bu noktada Visco yastık almanızı tavsiye ederim. Seyahat tutkunu birine alınabilecek şirin hediyelerden biri pasaport kılıfıdır. Siz pasaportunuza dikkat edersiniz güzel kılıflar alırsınız ama pasaport polisinin biri gelir mührün mürekkebini bulaştırır. Kötü anılarım aklıma geldi.: Yine de dünya haritalı motifli, şık bir seyahat defteri güzel bir hediye olabilir. Seyahat severler bazen dünya haritasından rastgele bir yer seçer ve plan hazırlamaya başlar. Dünya haritası onlar için hayallerinin başladığı noktadır. Hediye olarak eskitme bir dünya haritası, duvar kağıdı, tablo ya da dünya haritası baskılı saat, atkı, şal alabilirsiniz. Bazen valizlerde kıyafetler kıyafet olmaktan çıkabiliyor ve siz de kırış kırış elbise giymekten çekiniyorsanız mini ütü alabileceğiniz güzel bir hediye olabilir. Günümüzde akıllı telefonların en büyük sorunu şarj. Seyahat ederken telefon şarjının bitmesi en son isteyeceğiniz bir durumdur. Neyse ki powerbanklar var. Seyahat sever birine powerbank alırken hediye alan kişinin mutluluğu ile powerbankin kapasitesi doğru orantılı.:) Mah değeri yani amperi yüksek powerbank her zaman tercih edilesidir. Powerbank alırken mah değeri, tasarım, verimlilik, şarj etme hızı, güç giriş/çıkışları ve kablo kalitesi en önemli kriterlerdir. Hediyenizi biraz daha özel yaptırmak istiyorsanız isme özel powerbank de yaptırabilirsiniz. Kısa süreli seyahatlerin vazgeçilmezidir sırt çantası. Seyahat severlere hediye önerileri listesinin en başında gelir. Özgürlüğü onun sayesinde hissedebilirsiniz. Bi sırt çantam olsun dünyayı gezerim diyebilirsiniz. Hemen hayallere daldım bak.:) Neyse hediye kısmına gelelim. Tasarım ve fonksiyonellik açısından güzel bir sırt çantası can alıcı bir hediye olabilir. Seyahatlerde kullanmak için sırt çantası hediyesi alırken çantanın dayanıklılığı, güvenlik özellikleri, cep sayısı ve kullanılabilirliği, çantanın ağırlığı, vücut yapısına uygunluğu, çantanın kumaşı ve hacmi dikkat etmeniz gereken unsurlardır. Her seyahat severin kalbinin bir noktasında kamp yapma bununla beraber de çadır kurma düşüncesi vardır. Çadırdan hediye mi olur derseniz bana göre çok güzel hediye olur. Kamp yapanlara hediye alacaksanız aklınıza direkt çadır gelsin. Bu noktada aldığınız çadır ve fonksiyonları oldukça önemli. Çünkü iyi olmayan bir çadır kamp yapma noktasında çileye dönüşebilir. Çadır alırken dikkat etmeniz gerekenler: Çadırın yapıldığı malzemenin suya dayanıklı olması, çadırın kolay kurulması ve toplanması, taşımasının kolay olması, havalandırma penceresinin ve sinekliklerinin olması, her zaman +1 kişi kapasiteli çadır alınması, çadırın ısı yalıtkanlığı gibi hususlar çadır alırken çok önemli oluyor. Çadır alırken ek hediye olarak mat da alabilirsiniz. Gelelim çadır markası önerime. Bu konuda bizim de kullandığımız ve oldukça memnun kaldığımız Quechua markasını gönül rahatlığıyla önerebilirim."} {"url": "https://bujuyollarda.com/seyahat-yazari-nasil-olunur", "text": "Seyahat Yazarı Nasıl Olunur başlıklı bu yazıma Google'dan ulaştıysanız muhtemelen ya seyahat yazarı olmayı düşünüyor ya da seyahat yazarlarının ne kadar kazandığını merak ediyorsunuzdur. Bunu ben değil Google aramalar söylüyor.😀 Eğer seyahat yazarı olmak istiyorsanız o zaman doğru yerdesiniz. Bir çok kişiye ilham veren ve mesleğe başlamasına vesile olan biri olarak aşağıda yazdığım maddeler seyahat yazarı olma düşünceniz varsa size oldukça yardımcı olacaktır. Seyahat yazarı olmak kolay mı diye merak edenlere hemen yanıt vereyim; asla kolay değil. Her işte olduğu gibi ciddi fedakarlık gerektiren seyahat yazarlığı oldukça teferruatlı bir iş. Ciddi anlamda zaman gerektiren bu iş ön planda güzel görünse de arka planda ciddi emek isteyen bir iş. Üstün ile bir yere gittiğimizde herkes gibi internette bir şeyler araştırmaya başlıyorduk ve istediğimizi tam anlamıyla bulamıyorduk. Ya insan şunu da yazmaz mı deyip hayıflanıyorduk. Hal böyle olunca bu bilgileri bizim gibi araştırmacı ruhlu insanlara biz verelim dedik ve yola öyle çıktık. Çıktığımız bu yolda çok mücadele ettik ve çok yol kat ettik. Bazen yorulduk bazen sağlık sorunları ile karşı karşıya kaldık ama pes etmedik. Çünkü ruhumuzda var olan seyahat tutkusu bizim pes etmememizi sağladı. Ha bir de yaşadığımız deneyimleri sizinle paylaşmak, sizden olumlu geri dönüşler almak bizim en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Arada bir garip yorumlarla, olumsuz eleştirilerle karşılaşsak da bu işin cilvesi deyip geçtik naapalım. Seyahat yazarı nasıl olunur sorusunu ben 13 maddede açıkladım. Bu maddeler benim bu yolda karşılaştığım, deneyimlediğim ve gördüğüm tecrübelere istinaden oluşturuldu. Dahası var mı, elbet vardır ama bu maddeler benim tespit ettiğim maddeler. Bu mesleğe devam edip seyahat yazarı olmak için önemli hususlar tespit ettiğimde yazımı elbette güncellerim.😊 Gelelim 13 maddeye. İlk maddemiz her meslekte olduğu gibi çalışmak ve azimli olmak. Çalışmak ve azimli olmak seyahat yazarlığının en can alıcı noktalarından biri. Bu meslekte bilgisayarınızla bütünleşmelisiniz. Gördüğünüz, hissettiğiniz, duyduğunuz, araştırdığınız her şeyi iyi bir şekilde kaleme almalısınız. Yani kaleminiz çok güçlü olmalı. Sizi takip eden kitleyi ya da sitenizi ziyaret edecek olan kişilere yol göstermeniz gerekli. Bunun için çalışmalısınız. Yeri geldiğinde fedakar olup gece gündüz yazı yazmalısınız. Biz mesela bir çok mekanda sıcak yemek yediğimizi bilmeyiz ya da bir yere gittiğimizde fotoğraf için ekstra yarım saat bir saat daha fazla kalırız. Yani iyi malzeme toplayalım diye dakikalarca didiniyoruz. Sitemizde taslakta bizi bekleyen bir sürü yazı var. Yani sürekli üretken olmak zorundasınız. İçerik üretmeli, kullanıcılarınızı beslemelisiniz. Eğer bu işi hobi amaçlı yapmıyorsanız bir marka oluşturmak için çalışmalısınız. Bu marka büyüyünce emin olun çok mutlu olacaksınız. Bu süreçte motivasyonunuz yeri geldiğinde düşecek ama azimli olup tekrar yola devam etmelisiniz. Unutmayın yolunuz doğruysa, hedefiniz net ise her düştüğünüzde yerden kalkacak gücü bulacaksınız. İnanın bu iş kolay değil. Boş durmak asla yok. Bu meslekte bilgisayarınız ya da tabletiniz vücudunuzun bir uzvu oluyor. Her noktada içerik için çalışıyorsunuz ve planlarınızı ona göre ayarlıyorsunuz. Bu meslekte boş zamanlarınızı iyi değerlendirmeniz lazım. Boş vakitlerinizde ya bir seyahat planlamalısınız ya da içerik oluşturmalısınız. Algılar sürekli açık olmalı ve araştırma modunda olmalısınız. Mesela pandemiden dolayı bizim boş zamanımız oldukça fazlaydı. Her ne kadar seyahat edemesek de içerik oluşturma ile bu zamanları dolu dolu geçirdik. Zaman bu işin en kıymetli yanı. Bu zamanı dolu dolu değerlendirmek sizin elinizde. Bir uçak seyahatinde bile boş durmamanız gerekiyor. Seyahat yazarı olacağım derseniz araştırmalısınız, okumalısınız ve zamanı iyi kullanmalısınız."} {"url": "https://bujuyollarda.com/seydikemer-gezilecek-yerler", "text": "2012 yılına kadar Türkiye'de Seydikemer diye bir ilçe yoktu fakat 2012'de çıkan yasa ile Seydikemer Fethiye'den ayrılarak ayrı bir ilçe oldu. Bundan dolayıdır ki hala Fethiye Gezilecek Yerler ile Seydikemer Gezilecek Yerler karıştırılabiliyor. Muğla'da neyin nerede olduğu belli olsun diye biz Seydikemer Gezilecek Yerler listesini ayrı şekilde sıralayalım istedik. Seydikemer, Muğla'ya bağlı güzel mi güzel bir ilçe. Seydikemer Muğla'nın en güneydeki ilçesi ve Muğla'yı Antalya'ya bağlayan bir noktada bulunuyor. Muğla Seydikemer ilçe merkezinin denize uzaklığı yaklaşık 55-60 km arası iken ilçenin Fethiye merkeze uzaklığı 51 km. Seydikemer adını önceden Fethiye'ye bağlı olan Seydiler ile Kemer köylerinin adlarının birleşmesinden alıyor. Seydikemer hakkında genel bilgiler bu kadar şimdi Seydikemer'de gezilecek yerlere geçelim. Seydikemer Gezilecek Yerler listemizde bol bol antik kent göreceksiniz. Bunun dışında namı dünyaya yayılan Saklıkent Kanyonu da Seydikemer ilçesi sınırlarında bulunuyor. Muğla'nın neredeyse tüm ilçeleri gezilecek yerler noktasında o kadar bereketli ki Seydikemer de bu bereketten nasibini güzel almış. Seydikemer'de yaşamak demek antik kentlerin arasında yaşamak demek. Doğasıyla, topraklarında yatan derin tarihiyle gelsin Seydikemer gezilecek yerler listesi. Saklıkent Kanyonu, Antalya-Muğla sınırını çizen Eşen Çayı'nın kolu olan Karaçay'ın oluşturduğu bir kanyon. Suyun kolayca aşındırdığı kalkerli arazide, fay çatlaklarının da yardımıyla sarp ve derin bir kanyon oluşmuş. Saklıkent Kanyonu'nun uzunluğu 18 km, yüksekliği yaklaşık 200 metreye kadar ulaşıyor. Saklıkent Kanyonu esasında Seydikemer ilçesi sınırlarında yer alıyorken genelde Fethiye Gezilecek Yerler listesinde geçer. Sebebi Seydikemer'in 2012 yılında Fethiye'den ayrılıp ayrı bir ilçe olması. Saklıkent Kanyonu buz gibi soğuk sularıyla, muhteşem doğasıyla, killi toprağıyla sizi sizden alıyor. Bu soğuk sularda 5 dk aralıksız durabilirseniz tebriği hak ediyorsunuz demektir. Saklıkent Kanyonuna yüksek sezonda vaktiniz müsaitse sabah erken gitmeye çalışın. Çünkü öğleden sonra inanılmaz kalabalık oluyor. Bir de arabanızı girişteki otoparka 5 TL'ye park edebilirsiniz ama siz köprüden sonraki yere park ederseniz ücret ödemezsiniz. NOT: Saklıkent Kanyonunda yürüyüş yapacaksanız bazı tedbirleri almanız gerekiyor. Gitmeden önce kanyonun hava durumuna bakın. Kanyonda ileriye kadar yürüyüş yapacaksanız sağlam bir yürüyüş ayakkabı şart. Terlikle yürümeyi denemeyin. Sırt çantanız bulunsun. Bastığınız yere dikkat edin, kayma riski çok fazla. Çocukla kanyon fikrinden uzak durun. Telefonunuzu sağlama alın. Mümkünse rehber ve kasket kullanın. Yanınıza içecek ve yiyecek almayı unutmayın. Saklıkent Kanyonu Giriş Ücreti 2020 yılı için kişi başı tam bilet 9 TL, öğrenci 4.5 TL. Burada müze kart ve kredi kartı geçerli değil. Açık öğretim, yüksek lisans, doktora öğrencileri indirimden yararlanamıyor. Saklıkent Kanyonu Ölüdeniz'e yaklaşık 53 km uzaklıkta ve yol 1 saat sürüyor. Fethiye'ye 40 km uzakta bulunan Saklıkent Kanyonuna toplu taşıma ile Fethiye Otogarın önünden hareket eden Saklıkent Fethiye dolmuşlarıyla ulaşabilirsiniz. Saklıkent Kanyonu yol tarifi ve konumu için buraya bir tık lütfen. Tanrı Muğla'ya doğa konusunda çok cömert davranmış desek yeridir. Seydikemer'in cennetlerinden biri olan Gizlikent Şelalesini görünce bunu çok iyi anlayacaksınız. Şelalenin oldukça güzel biraz da zorlu bir parkuru var. Buraya gelirken suda yürüyüş yapacağınız için deniz ayakkabısı getirin. Ola ki ayakkabınız yoksa buradan da kiralayabilirsiniz. Seydikemer'in sıcağında serinlemek için sizi aşağıda efsane bir şelale bekliyor. Şelaleye ulaşmak için yaklaşık 300 basamak inmeniz gerekiyor. Daha sonra suyun içinde yürüyüp şelaleye ulaşıyorsunuz. Gizlikent Şelalesi'nin herhangi bir giriş ücreti yok. Giriş ücretsiz. Sadece 10 TL araç park ücreti alınıyor. Burada bulunan restoranda bir şey yerseniz araç park ücreti hesaptan düşülüyor. Saklıkent Kanyonuna çok yakın olan Gizlikent Şelalesi, kanyona kadar gelmişken görmeniz gereken bir yer. Yolu biraz kötü olsa da kesinlikle gitmeye değer. Konum burada. Saklıkent Kanyonundan hemen sonra gidebileceğiniz, Muğla'da gezilecek tarihi yerler arasında yer alan, Akdağlar'da bulunan Tlos Antik Kenti müthiş bir manzaraya sahip. Eğer buraya Nisan-Mayıs dönemlerinde giderseniz Akdağlar'da kar erimemiş oluyor ve kartpostallık görüntüler sizi bekliyor. Tlos Antik Kenti'nin manzarası efsane ötesi. Buradaki kaya mezarları yine tasarım ve mimari açıdan oldukça etkileyici. Tlos Antik Kentine giriş ücreti kişi başı 7 TL. Müze kart geçerli. Tlos Antik Kentine Saklıkent Kanyonuna giderken ya da kanyondan dönerken uğrayabilirsiniz. Kent kanyona giderken solda, dönerken sağda kalıyor. Biraz tabelası küçük dönüşü kaçırmayın. Konum ve yol tarifi için buraya tıklayabilirsiniz. Pınara Antik Kenti görkemli kaya mezarlarıyla Seydikemer Gezilecek Yerler listesinin yıldızı. Likya şehirleri arasında yer alan Pınara dağlar arasında kalan güzel bir antik kent. Pınara ile ilgili detaylar aşağıda. Pınara antik kenti adını antik yazar Stephanus'un, Byzantion Menekrotes'ten yaptığı alıntıya göre Xanthos'un nüfusu çok artınca yaşlılardan bir grubun Kragos Dağı'nın yüksekçe bir tepesinde bir kent kurup adına da yuvarlak anlamına gelen 'Pınara' demelerinden dolayı alıyormuş. Kentin erken döneme ait kalıntıların bulunduğu yukarı akropolün gerçekten yuvarlak biçimli olması, bu alıntının doğru olabileceğini gösteriyor. Ünlü Coğrafyacı Strabon'un, Artemidoros'tan yaptığı alıntıya göre, Likya Birliği Meclisinde üç oy hakkına sahip altı kentten biri de Pınara kentiymiş. Strabon sayesinde bu bölgedeki antik kentler hakkında günümüze oldukça fazla bilgi aktarılmış. Pınara Antik Kenti'nin giriş ücreti bulunmuyor. Kentin girişi ücretsiz. Sidyma Antik Kenti, Seydikemer'in Dodurga Mahallesi sınırları içerisinde bulunuyor. Dodurga mahallesi sakinleri antik kent kalıntıları arasında yaşamını sürdürüyor. Bu kalıntılar Roma dönemine ait olsa da kentte çıkan sikkeler kentin tarihinin daha eski olduğunu gösteriyor. Sidyma'dan günümüze Roma dönemine ait Artemis Mabedi, tiyatro, kaya mezarları, hamam, kilise ve mahallenin ortasında bulunan Stoa kalmış. Köyün ortasında kalan ve bugün çok iyi korunmuş durumda olan Stoa, İmparator Claudius zamanında (MS 41-54) tarafında yapılmış. Onun hemen yanı başındaki 9 metre uzunluğunda Artemis Mabedi de yine aynı döneme ait. Mahallenin girişinde, yalnızca kemerleri ayakta kalabilmiş hamam ve kilise kalıntıları da mevcut. Pınara Antik Kentinde de benzerleri olan, güvercin yuvası şeklindeki kaya mezarlarına ek olarak lahit şeklindeki mezarlar da Sidyma'nın sembolüdür. Sidyma Antik Kenti'nin giriş ücreti bulunmuyor. Kentin girişi ücretsiz. Seydikemer'in Kumluova Mahallesi'nde bulunan Letoon Antik Kenti'nin tarihi MÖ 7. yüzyıla kadar dayanıyor. Letoon Antik Kenti döneminde Likya'nın dini merkezi konumunda bulunuyormuş. Turistik açıdan çok popüler olan Letoon Antik Kenti 1988 yılında Unesco Dünya Mirası listesinde yerini almış. Likya yolu üzerinde bulunan kent ile ilgili detaylar aşağıda yer alıyor. Döneminde dini açıdan önemli bir konumda bulunan Letoon'da yer alan kutsal alandaki Leto, Apollon ve Artemis tapınakları tarihi açıdan çok önemliymiş. Şehrin batısında bulunan ve Peripteros tarzında yapılmış Leto Tapınağı, Artemis ve Apollo'nun annesi Leto'ya adanmış olan en büyük tapınakmış. Bu tapınak civarında MÖ 4. yüzyıla ait olduğu düşünülen ve üç dille yazılmış bir kitabe bulunmuş ve kitabe halen Fethiye Müzesinde sergileniyor. Doğuda yer alan Dor tarzında yapılmış olan Apollo Tapınağı, Leto Tapınağından daha az korunmuş durumda. Her iki tapınağın ortasında bulunan Artemis Tapınağı en küçük olanı. Bu üç tapınağın güneybatısında bir çeşme, doğu kısmında ise bir kilise bulunuyor. Letoon antik kenti içerisinde arka tarafını bir tepenin yamacına dayamış büyük de bir antik tiyatro yer alıyor. Letoon Antik Kentine giriş ücreti kişi başı 12 TL. Müze kart burada geçerli. Seydikemer ilçesinde bulunan Letoon Antik Kenti'nin konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Son olarak Muğla ve ilçeleriyle ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz aşağıdaki bağlantılara tıklayabilirsiniz. - Muğla'da Gezilecek Yerler | En Güzel 40 Nokta - Muğla Merkezde Gezilecek Yerler - Fethiye Gezilecek Yerler - Bodrum Gezilecek Yerler - Marmaris Gezilecek Yerler - Datça Gezi Rehberi - Dalaman Gezilecek Yerler - Akyaka Gezi Rehberi - Milas Gezilecek Yerler - Ortaca Gezilecek Yerler - Köyceğiz Gezi Rehberi - Yatağan Gezilecek Yerler - Ula Gezilecek Yerler"} {"url": "https://bujuyollarda.com/sivas-cevresinde-gezilecek-yerler", "text": "Sivas plan yapmadan evvel çok da radarımda olan bir yer değildi açıkçası. Barındırdığı nice güzelliğe nasıl olmuş da bir yerlerde denk gelmemişim hayret. Araştırmaya başladığım andan itibaren beni çok şaşırtan bir şehir oldu. Meğer nasıl bir tarih yatıyormuş Sivas'ta, nasıl saklı doğa harikaları varmış. Bu yazımda Sivas çevresinde gezilecek yerler hakkında detaylı bir rehber sizi bekliyor. Bu yazımda Sivas'ın etrafındaki güzelliklerden bahsedeceğim. Sivas'ta doğanın sunduğu güzellikleri görmek istiyorsanız Sivas'ın çevresine açılmanız gerekiyor. Sivas çevresini gezdikçe şunu gördük ki doğa, güzellik konusunda Sivas'a oldukça cömert davranmış. Siz mutlaka https://bujuyollarda. com/sivas-merkezde-gezilecek-yerler/ yazımı da okuyup merkezi de gezin."} {"url": "https://bujuyollarda.com/sivas-merkezde-gezilecek-yerler", "text": "Üstün'ün yıllık izinleri birikince hadi ailelerimizi ziyaret edelim dedik. Dedik ama her zamanki gibi içimizdeki gezgin ruh ortaya çıktı ve güzergahımıza ekstra yerler eklemeye başladık. Bir de baktık ki rotamız Muğla-Sivas Erzurum Gümüşhane Trabzon-Samsun ve Ankara olmuş. Seyahat planı yaparken gözümüz kararıyor. 😂 Rotamızdaki ilk durağımız Anadolu'nun merkezi sayılacak bir konumda yer alan Sivas'tı. Biz de detaylı bir Sivas merkezde gezilecek yerler ve https://bujuyollarda. com/sivas-cevresinde-gezilecek-yerler/ listesi hazırladık. Sivas özellikle tarihi yerleri ve doğal güzellikleri açısından bizi çok etkiledi. Sivas'a yaklaşık 2,5 gün ayırdık ve Sivas Gezilecek Yerler listesinin bir çok yerini görebildik. Fakat Sivas yüz ölçümü açısından Türkiye'nin en büyük 2. ili olmasından dolayı Sivas gezilecek yerlerin her yerini göremedik. Sivas'ın bazı ilçeleri Sivas'a yaklaşık 150-200 km uzaklıkta olduğu için es geçmek zorunda olduğumuz yerler oldu. Biz yine de Sivas'a uzak olan fakat güzergahımız üzerinde olan yerleri planımıza dahil ettik. Bu yazımda Sivas Merkezde Gezilecek Yerler listesini en detaylı ve güncel şekilde bulabilirsiniz. Sivas merkezde koca bir tarih yatıyor. Anadolu'nun tarihi özellikle Selçuklu dönemi Sivas'ta hayat bulmuş. Gerçekten Sivas'ın merkezi sizi tarihe doyuruyor. Bir de Sivas merkezde gezilecek yerlerin çoğu birbirine oldukça yakın konumda. Bu yerleri iyi bir planlamayla 1 günde yürüyerek çok rahat gezebilirsiniz. - Sivas Taşhan Çarşısı - Şems-i Sivasi Meydan Cami - Sivas Çifte Minare - Şifaiye Medresesi - Kale Cami"} {"url": "https://bujuyollarda.com/sivas-otel-onerisi", "text": "Bir seyahate çıkmadan önce her şeyi planlamaya çalışıyoruz. Sivas için de iyi bir planlama yaptıktan sonra konaklama için araştırmalarımızı yaptık. Ve aradığımız özelliklerde bir otelde karar kıldık. Konakladıktan sonra da ön araştırmalarımızın bizi yanıltmadığını gördük. Sivas otel önerisi yazımla Sivas seyahati planlayanlarla bu deneyimimizi paylaşmak istiyorum. Sivas merkezde gezilecek yerler birbirine oldukça yakın konumda olduğu için konaklayacağımız yerin merkezi olması önceliğimizdi. Ayrıca yüksek performansla gezen bir çift olarak akşamında dinlenme imkanlarımız ne kadar iyi olursa güne o kadar enerjik başlıyoruz. O nedenle konforlu ve hijyenik bir otel olması da aradığımız diğer özelliklerdi. Sultan Otel bizim için Sivas'ta nerede kalınır sorusunun cevabı oldu. Nasıl bir konaklama deneyimi yaşamışız hadi birlikte göz atalım. Sultan Otel Sivas merkez otellerinden biri. Hani bazen kaldığınız yer o denli rahat hissettirir ki yine gitseniz başka arayışlara girmez yine orada kalırsınız. Sultan otel için Sivas'taki evimiz diyebilirim. Yine gitsem yine orada kalırım net. Sultan Otel'de odalarda ihtiyaç duyulabilecek her şey mevcut. Su ısıtıcısı, kahve ikramı, klima, mini bar, kasa, televizyon gibi imkanlar bulunuyor. Bunun dışında iyi çeken bir wifi de var. Otelde konaklama oda kahvaltı şeklinde. Pandemi dönemi öncesi açık büfe olarak sunulan kahvaltı servisi bu süreçte kahvaltı tabağı olarak veriliyor. Yeterli bir kahvaltısı var. Kahvaltı salonu aynı zamanda akşamları canlı müzik dinleyerek mezenizi yemeğinizi yiyeceğiniz teras restorana dönüşüyor. Pandemi nedeniyle Sultan Otel'de tüm önlemler alınmıştı. Odalar tertemiz, yatakların altı bile temizlenmişti. Çalışanlar maskeyle ve sosyal mesafeye dikkat ederek çalışıyor. Bu yönden de bizden Sultan Otel'e tam puan. Misafir ilişkileri konusunda otel sahibi Ahmet Bey, resepsiyonda çalışan Zeynep Hanım ve tüm çalışanlar inanılmaz yardımsever insanlar. Her konu ve her detayla ilgileniyorlar. Otel çok önem verdiğimiz misafir ilişkileri noktasında da gönlümüzü kazandı. Sivas Sultan Otel konum olarak Sivas merkezde bulunuyor. Bir çok yere çok yakın konumda olan Sultan Otel, Nuri Demirağ Havalimanına 20 km, Tarihi Tren Garına 2 km, Şehirlerarası Otobüs Terminaline ve Hızlı Tren İstasyonuna 3 km mesafede yer alıyor. Otelin Google haritada konumu burada."} {"url": "https://bujuyollarda.com/sivasta-ne-yenir", "text": "Yemeye başlamadan önce biraz gezelim acıkalım derseniz sizi bu bağlantılara alayım. Sivas gezilecek yerleriyle olduğu kadar, mutfağıyla da gezginlerin gönlünde taht kuruyor. Şehre özgü lezzetler damaklarda iz bırakarak seyahati daha da unutulmaz kılıyor. Beni bilen bilir, daha çok gezebilmek için ekonomik seyahatin yollarını arar, yeri gelir sandviçle, konserveyle karnımı doyurur maliyet düşürürüm. Ama bir o kadar da gezdiğim yerin mutfağına ve yöresel lezzetlerine merak duyarım. Mümkünse şehre özel bir yöresel mimaride konaklar, en meşhur lezzetlerini tatmadan dönmem. Sivas'ta da müthiş lezzetler tattım, harika mekanlar deneyimledim. - Kesme aşı - Madımak - Etli ekmek - Katmer - Sivas köftesi - Hıngel - Sivas Kebabı - Peskütan Çorbası - Divriği pilavı Sivas'a ayak basar basmaz soluğu burada aldık. Sivas'ta ne yenir sorusunun cevaplarından en bilindikleri Sivas köftesi ve Sivas döneri yemek için sabırsızlığımızı dindirdik nihayet. 😃 Sivas köftesinin özelliği yalnızca kıyma ve tuz kullanılarak yapılıyor olması. Hiçbir katkı maddesi ya da baharat kullanılmıyor. Gerçekten lezzetli bir köfteydi biz epey beğendik. Döneri de lezzet olarak başarılıydı ancak biraz küçük dilimlenmişti, ben daha uzun uzun ve net dilimler seviyorum dönerde. Tatlı kapanışımızı ise ekmek kadayıfı ve sütlaçla yaptık. Sütlaç cidden çok başarılıydı. Sebzeli Sivas kebabı nerede yenir Buju derseniz adres yine Lezzetçi. Kuzu etinden yapılan bu yöreye özgü yemeği de tercih edebilirsiniz. Sivas'ta bir çok şubesi var Lezzetçi'nin. Hijyenik, atmosferi güzel, yemekleri lezzetli olan bu mekanı tavsiye ederiz. - Lezzetçi merkez şube konumu burada. - Telefon: 03462242747 Yemek önerimize kısa bi kahvaltı arası verelim. Sivas'ta kahvaltıda ne yenir ? Pişi yenir hem de Pişi'de yenir. 😃 Sivas'ta kahvaltı yapabileceğiniz hem çok sevimli bir mekan Pişi hem de kahvaltısı bayaaa iyi. Buju'nuz güzel kahvaltı avcısıdır bilirsiniz. En favori kahvaltıcılar listeme girdi burası. Oysa öyle büyük beklentilerle gitmemiştim ne yalan söyleyeyim. Mekan adının hakkını veriyor ve hayatımda yediğim en iyi pişiyi yapıyorlar. Dışı çıtır çıtır içi yumuşacık pofuduk bu lezzetle buluşursanız kulaklarımı güzel güzel çınlatırsınız artık. El açması sacda pişen tazecik gözlemeler de acayip lezzetli ve masadaki kahvaltılık her bir ürün. Porsiyonlar en idealinden, ziyan olacak kadar fazla değil, yetmeyecek kadar az değil. Ha doymadan da bırakmıyorlar zaten o ayrı. 😊 Sivas'a yolunuz düşerse ve kahvaltı yapmak için bi mekan ararsanız hakkınızı buradan yana kullanın, pişman olmazsınız. Bujuyollarda'dan sonsuz tavsiyedir. - Pişi kahvaltı konumu burada. - Telefon: 03462211325 Sivas'ın yaprak köftesini yiyebileceğiniz hatta yedikten sonra müdavimi olacağınız bir mekanda sıra; 3N Sofra'da. Restoranın adı 3n çünkü 3 nesildir hizmet veriyorlar ve işlerini hakkıyla yapıyorlar. Biz tavsiyeleri üzerine karışık ızgara tercih ettik. Böylece hem yaprak köftenin hem dönerin hem de yumuşacık bifteğin, adana ve urfa kebabın tadını çıkardık. Sivas'ta döner nerede yenir derseniz burası cevaplardan biri. Tattığımız her şey çok lezzetliydi. Mekan ufak, ambians beklentisi yüksek tutulmadan gidilmeli. Lezzetlere diyecek söz yok. İstanbul'da da şubeleri var ve bu lezzetleri özleyenler taa Sivas'a gitmek zorunda kalmıyorlar. YOO hiç kıskanmadım. 😃 Adı hafızamıza tadı damağımıza kazınan 3N Sofra'yı da muhakkak alın listeye. - 3N Sofra konumu burada. - Telefon: 03462236130 Burası bizim konakladığımız Sultan Otel'in Teras Restoran'ı. Sivas'ta canlı müzik dinleyip, çeşit çeşit mezeyle keyifli bir akşam geçirebileceğiniz nadir mekanlardan biri. Alkol seçeneği de mevcut. Pazar günleri hariç her gün restaurant olarak hizmet veriyor ve her akşam canlı müzik var. Müzikler özgün müzik, türkü tadında. Mekan konum olarak merkezi, ambians olarak sade. Yemekler lezzetli. Sivas'ta uzun vaktiniz varsa, yöresel yemekleri tattıysanız ve bir akşam uzun uzun meze keyfi yapmak isterseniz burayı tercih edebilirsiniz. - Sultan Otel konumu burada. - Telefon: 0505 973 60 40 Hayatımda içtiğim EN güzel türk kahvesini nasıl anlatayım nasıl öveyim, nasıl yerlere göklere sığdıramayayım bilemiyorum. Kumda, közde ve bilumum opsiyonları denemişizdir bir çoğumuz ama eminim böylesini içmemişizdir daha önce. Mesela fincanın yarısından fazlası köpük, hem de öyle bi köpük ki köpük demek haksızlık olur. Bildiğin krema o. Açık alanda kadınlı erkekli oturulabilecek bir kahveci. Konum olarak merkezi. Paşa Cami'nin arkasında. Bir kahveciye böyle methiyeler düzeceğim aklıma gelmezdi ama Sivas'a giderseniz muhakkak burada kahve için. Bujuyollarda'dan OKKALI tavsiyedir. - Çerkezin kahvesi konumu burada. 1.5 kg alma garantili Sivas yeme-içme önerileri yazımızın sonuna geldik. Çünkü neden 500 kilo olmayalım. 😂 Ama napalım Sivas köftesi, Sivas döneri de öyle lezzetli olmasaymış o zaman. Hepinize şimdiden afiyetler olsun. Bizim tadamadığımız, gidemediğimiz bildiğiniz önerilerinizi yorum olarak bırakırsanız gidecek olup rehberi okuyanlar faydalanırlar."} {"url": "https://bujuyollarda.com/snaap-uygulamasi", "text": "İran'ın UBER'i diyebileceğimiz Snaap uygulaması UBER Kullanım Rehberinde anlattığım gibi sürücülerle müşterileri buluşturan bir uygulama. Bulunduğunuz konumu seçiyorsunuz Snaap çağırıyorsunuz ve istediğiniz yere gidiyorsunuz. Olay bu kadar basit ve ucuz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/sumela-manastiri", "text": "Mini Türkiye turumuzun Sivas Erzurum Gümüşhane'den sonraki durağı Trabzon'du. Trabzon'a gelmişken Trabzon'un parlayan yıldızı, efsaneler efsanesi Sümela Manastırı'na gitmeden olmazdı. Sümela Manastırı'nda yaklaşık 4 yıldır süren bir restorasyon çalışması var fakat bizim gittiğimiz dönemde kısmen de olsa manastır açıktı. Sümela Manastırı'nı detaylıca gezdikten sonra aynı gün Vazelon Manastırı'nı da görme fırsatı yakaladık. 1 tam günümüzü bu iki manastıra ayırdık ve macera dolu müthiş bir gün yaşadık. Hadi gelin Sümela Manastırı 'nı hep beraber gezelim. Trabzon'un Maçka ilçesinde gezilecek yerler listesinin en başına koyacağımız Sümela Manastırı tam bir sanat eseri. Manastıra aşağıdan bakınca ayrı bir etkileyicilik doğururken içine girdiğinizde ayrı bir büyüye kapılıyorsunuz. İnsanın aklını başından alan bir yer. Burayı görünce insanın zihninde Sümela Manastırı'nı nasıl yapmışlar, kimler yaptı, ne zaman yaptı gibi bir sürü soru canlanıyor. Sümela Manastırıyla ilgili gördüğüm, duyduğum, okuduğum ve hissettiğim her şeyi bu yazımda yazmaya çalıştım. Yazımda Sümela Manastırı Nerede, Sümela Manastırı'na Nasıl Gidilir, Sümela Manastırı'nın Tarihi, Sümela Manastırı'nın İçi ve Freskleri, Sümela Manastırı'nın En Etkileyici Yeri, Sümela Manastırı Açık mı Kapalı mı, Sümela Manastırı'nın Giriş Ücreti, Sümela Manastırı'nın Ziyaret Saatleri gibi bir çok soruya cevap vermeye çalışacağım. Yazıma giriş yapmadan önce sonda söyleyeceğimi başta söylemek istiyorum. Ne yapıp edin ömrü hayatınızda 1 kere de olsa Sümela Manastırı'nı görün derim. Sümela Manastırı, Trabzon'un Maçka ilçesinde bulunan Altındere Vadisi sınırları içerisinde yer alıyor. Sümela Manastırı ismini aldığı Karadağ'da bulunan sarp ve dik kayalıklar üzerine kurulmuş bir eser. Sümela Manastırına halk arasında Meryem Ana Manastırı da deniliyor. Sümela Manastırı'nın Google haritadaki tam konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Sümela Manastırına nasıl gidilir derseniz bunun 2 yolu var. Eğer aracınız varsa Manastıra kolay bir şekilde tertemiz yollarla ulaşabilirsiniz. Burada şunu belirteyim; araba ile eskiden Manastıra giden yürüyüş yolunun başlangıcına kadar gidebiliyordunuz. Fakat son ki yol çalışmaları nedeniyle aracınızla belli bir yere gittikten sonra aracınızı park edip dolmuşlarla 6 TL'ye yürüyüş yoluna kadar çıkıyorsunuz. Yürüyüş yoluna geldikten sonra yaklaşık 350 metre yürüdükten sonra Sümela'nın girişinde bulunan su kemerlerine ulaşıyorsunuz. Burada bulunan dik merdivenlerden çıkarak da manastırın içine giriyorsunuz. Eğer aracınız yoksa ilk olarak Trabzon'dan Maçka'ya gelmeniz gerekiyor. Maçka'dan Sümela Manastırına ulaşmak içinde ilçedeki yolcu minibüslerine binmelisiniz. Maçka Sümela Manastırı arası 19 km, Sümela Manastırı Uzungöl arası 137 km, Trabzon Merkez Maçka arası 30 km, Trabzon Havaalanı Maçka arası 30 km. Sümela Manastırı'nın görkemli görünüşünün arkasında derin bir tarih yatıyor. Bu tarih 4. yüzyıla kadar gidiyor. Şu an gördüğünüz manastır öyle tek bir kerede yapılıp bitirilmemiş. Manastıra ilk Ana kaya Kilisesi yapılmış daha sonra yüzyıllar içinde kiliseye yapılar eklene eklene manastır günümüzdeki son halini almış. Sümela Manastırı'nın yapılma amacı dini konularda eğitim vermekmiş. Ben manastırlarla medreseleri birbirine benzetiyorum. Gezdiğimiz bir çok medresede manastırlarda olduğu gibi öğrenci odaları vardı. Yani bu yapıların temel kullanım amacı eğitim. Gelelim Sümela Manastırı'nın efsanesine. Sümela Manastırı'nın efsanesine göre; Atina'da ve İstanbul'da yaşayan iki keşiş rüyalarında, Hristiyanlıkta önemli bir yere sahip Aziz Luca'nın resmettiği Hz. İsa ve Hz Meryem ikonasının uçarak Trabzon'da bir dağa girdiğini görürler. Daha sonrasında Hz. Meryem'in keşişlere \"bana burada bir ev yapın\" diye seslendiğini görürler. Trabzon Limanında karşılaşan bu keşişler Hz. Meryem'in rüyalarında onlara tarif ettiği Trabzon Maçka Altındere Vadisindeki Karadağ'a gelirler ve Aziz Luca'nın ikonasını aramaya başlarlar. İki keşiş Karadağ'da bir mağara bulurlar ve mağaraya giren keşişler Aziz Luca'nın resmettiği ikonayı karşılarında görürler ve sonrasında burayı hemen kiliseye çevirmeye başlarlar. Bu keşişlerin ölümlerine kadar burada yaşadığı ve aynı anda öldükleri ve ölümlerinden sonra da buranın manastıra dönüştürüldüğü rivayet edilir. Bu hikayeden dolayı Sümela Manastırı Hristiyanlık açısından oldukça önemli bir yere sahip. Hristiyanlar Sümela Manastırı'nı önemli ve kutsal bir hac merkezi sayıyor. Sümela Manastırı günümüzdeki halini almak için bir çok aşamadan geçmiş. Yapılan araştırmalara göre Sümela Manastırı'nın ilk yapım evresi 13. yy dayanıyor. Bizans İmparatorluğu döneminde ilk yapılan yapı olan Ana kaya kilisesine yeni yapılar eklenmiş. Özellikle Bizans İmparatoru Justinianus döneminde kiliseye oldukça fazla katkı sağlanmış. 1461 tarihinde Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u fethetmesiyle Manastırın kontrolü Osmanlı Devletine geçmiş. Osmanlı Devleti'nin dinlere saygı politikası nedeniyle Osmanlı döneminde Sümela'ya oldukça önem verilmiş. Zaten manastır en büyük mimari gelişimini Osmanlı döneminde yaşamış. Trabzon'da şehzadelik yapmış Yavuz Sultan Selim Sümela Manastırı'nda kütüphane açmış ve manastıra 3 kollu altın bir şamdan hediye etmiş. 1919 yılından sonra Manastır'daki din adamlarının siyasete karışmasından dolayı manastır 1923'de boşaltılmış. Burada bulunan eşyalar Sümela'nın yöneticileri tarafından kiliselere dağıtılmış. 1931'de Atatürk'ün çıkardığı özel izinle bu eşyalar Yunanistan'dan gelen heyete teslim edilmiş. Sümela Manastırı ismi nereden geliyor ? Sümela Manastırı ismini bulunduğu yer olan Karadağ'dan alıyor. Karadağ Latince Orasmelas anlamına geliyormuş. Zamanla bu isim Sou melas olarak söylenegelmiş ve günümüzde de Sümela adını almış. Yani Sümela aslında Karadağ'ın adının Latince versiyonu. Bizim için Sümela'nın her noktası büyüleyiciydi. Gezdiğimiz her yerde büyük bir tarih yatıyordu. Restorasyondan dolayı her tarafı gezemesek de Sümela Manastırı bizim için unutulmazlar arasına girdi. Gelelim Sümela Manastırı'nın bölümlerine. - Ana Kaya Kilise, - Kutsal Ayazma, - Şapel, - Mutfak, - Çan Kulesi - Öğrenci odaları, - Yemekhane, - Kütüphane, - Su Kemerleri Diğer bir freskte Hz. Meryem çocuk İsa'yı kendine doğru yaslamış. Bu freske yol gösterici anlamına gelen Hodegetria Meryemi adı veriliyormuş. Bu freskte en üstte sakallı bir ihtiyar şeklinde tanrı, güvercin formunda kutsal ruh, tahta oturan Hz. Meryem ve Hz. İsa, tahtı taşıyan melekler betimlenmiş. Genel olarak Ana kaya kilisesinin içindeki freskler aşağıdaki konuları betimliyor. - Kilisedeki Meryem figürleri Gürcülerin kullandıkları Gürcü madonna şeklinde resmedilmiş. - Ana kaya kilisesinin apsis kısmında, güney duvarında yukarıda Meryem'in doğuşu ve mabede sunuluşu, tebliğ, İsa'nın doğuşu, mabede sunuluşu ve hayatı, altta İncil'den resimler, - Güney kapısında Meryem'in ölümü ve havariler, - Kilisenin doğuya bakan yukarı kısmında 2. sırada Genesis, Ademin yaratılışı, Havva'nın yaratılışı, Tanrı'ın tembihi, İsyan, Cennetten kovulma. 3. sırada: Dirilme, Thomas'ın şüphesi, Kabirde bir melek, Nikaia konsili, - Apsis kısmının dışında, yukarıda Mikail, Cebrail betimlenmektedir. Biliyor musunuz; Sümela Manastırı'nda günümüzde hala ayin yapılabiliyor. 2010 yılından beri Hristiyan Ortodokslar yılda 1 kere Sümela'da ayin yapabiliyor. Sümela Manastırı başlı başına etkileyici ama bizi en çok etkileyen ve oldukça gizemli gelen yeri oldu. Bu yer Ana kaya Kilisesini burun farkıyla geçen Manastırın içindeki Kutsal Ayazma oldu. Ayazma'ya yukarıda bulunan kayalardan yaklaşık 800 yıldır su damlıyormuş. Bu su da Hristiyanlar tarafından kutsal olarak kabul ediliyor. Damlayan bu suda papazlar tarafından yeni doğan çocuklar vaftiz ediliyormuş. Bir çok kişi Ayazma'nın kutsallığından dolayı buraya para atıyor. Sümela Manastırı açık mı ? Sümela Manastırı ne zaman açılacak ? soruları Sümela'nın yıllardır süren restorasyon çalışmalarının doğal sonucu ortaya çıkan sorular. Sümela bir açılıyor bir kapanıyor derken insanlar bir bitse de rahat rahat gezsek şu Sümela'yı diyor. Sümela Manastırı'nın açık mı kapalı mı olduğu ile ilgili tüm restorasyon sürecini aşağıya yazdım. Sümela Manastırı öyle bir yerde ki büyüleyici görünümü insanın aklını başından alıyor. Aşağıdan Sümela'nın bulunduğu dağa bakınca sanki manastırı almışlar dağa yapıştırmışlar izlenimi doğuyor. Sümela Manastırı'nın içine girince de manastırın bulunduğu yerin neden riskli olduğunu anlıyorsunuz. Bu risklerin en başında Sümela'nın bulunduğu yerin yukarısında bulunan kayalardan düşen taşlar geliyor. İşte bu düşen taşlardan dolayı Sümela Eylül 2015'te ziyaretlere kapatıldı. Daha sonra da Şubat 2016'da restorasyon çalışmaları başladı. Restorasyon çalışmalarının temel hedefi buradaki kayalıkların jeolojik ve jeo teknik bakımdan güçlendirilmesiymiş. Restorasyon çalışmaları yaklaşık 3.5 yıl sürmüş ve Sümela'nın ilk etabı 25 Mayıs 2019'da açılmıştı. Biz gittiğimizde (10 Ekim 2020) şansımıza manastır açıktı. Fakat yine de manastırın her tarafını gezemedik. Kapalı olmasından iyidir tesellisiyle gezdik. Bu yazıyı yazdığım tarih (Kasım 2020) itibariyle söylüyorum Sümela Manastırı şu an kapalı. Restorasyon çalışmaları tam olarak bitmedi. Sümela Manastırı 31.12.2020 tarihine kadar da kapalı olacak. Bunun temel nedeni yine yukarıdaki kayalardan düşen taşlar. Buradaki kayaları şu anda çelik halatlarla güçlendirip üstünü örüyorlar. Tahminimce yıl başından sonra manastır açık olur. NOT: Sümela Manastırı'na gitmeden önce kesinlikle açık olup olmadığını öğrenin ve ona göre hareket edin derim. Buraya resmi telefon numarasını bırakıyorum. Gitmeden önce teyit almanızda fayda var. Tekrar belirteyim Sümela Manastırı 31.12.2020 'ye kadar kapalı. 2020 yılı için Sümela Manastırı'nın giriş ücreti 50 TL. Müze kartı olanlar giriş için herhangi bir ücret ödemiyor. Bunun dışında Sümela'ya giden yolda çalışma olduğu için aracınızla tam yukarıya çıkamıyorsunuz. Belli bir yere gelip aracınızı park ettikten sonra dolmuş ile yukarıya çıkmak zorundasınız. Dolmuş ücreti için de 6 TL ödemeniz gerekiyor. Sümela Manastırı'nın ziyaret saatleri aşağıdaki gibi. Şunu belirteyim Sümela örenyeri her gün açık bir yer. Kapalı günü yok. Tabi bu durum manastır açıkken geçerli! Sümela Manastırı'na gelmişken Sümela'ya çok yakın konumda bulunan Aya Varvara Kilisesi'ni de gezin derim. Sümela Manastırı'nın yürüyüş yolunun başlangıcına çok yakın konumda olan Aya Varvara Kilisesi kendi halinde küçücük bir kilise. Biz gittiğimizde burada ses sistemleri vardı. Sanırım ibadet için hala kullanılan bir yer. Aya Varvara Kilisesi'nde çok güzel bir Sümela manzarası var. Efsaneye göre; Doğu Roma İmparatoru I. Theodosius zamanında (375-395) Atina'dan gelen Barnabas, Sophranios isimli iki rahip tarafından inşa edilmeye başlanılmış. MS 386 yılında yapılmaya başlanan Sümela Manastırı, yapı olarak bu zamana kadar hep gelişme göstermiş. Manastır özellikle Osmanlı zamanında en parlak dönemini yaşamış. 1923'den sonra tamamıyla boşaltılmış. Sümela Manastırı'nda toplamda 72 adet oda bulunuyor. Bu odalarda keşişlere eğitim veriliyormuş. Sümela Manastırı, Trabzon ilimizin Maçka ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor. Sümela Manastırı'nda şu anda (Şubat 2021) restorasyon işlemi devam ediyor. Özellikle manastırın üstünde bulunan kayalardan düşen taşlar tehlike oluşturuyor. Bunun için dağlara tel çekiyorlar. Tahminen manastır bu yaz ziyarete açılır. Sümela Manastırı'nın içine girilebiliyor. Yani manastırdaki odaları ve kiliseleri ziyaret edebilirsiniz. Şubat 2021 itibariyle söylüyorum, restorasyon hala devam ediyor. Sümela Manastırı ile Trabzon arası yol yaklaşık 1 saat sürüyor. Sümela Manastırı Uzungöl arası yol yaklaşık 138 km. Sümela Manastırı ile ilgili yazımın sonuna geldik. Trabzon'da geçirdiğimiz günleri canlı canlı görmek isterseniz Instagram'a sabitlediğim Trabzon hikayelerime bakabilirsiniz. Biz Sümela sonrası durağımız Vazelon Manastırı'na geçiyoruz, hadi sizde gelin.:) Sümela ile ilgili sorunuz ya da yorumunuz olursa aşağı yorum kısmına yazabilirsiniz. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/surmene-gezilecek-yerler", "text": "Trabzon'un en güzel ilçelerinden biri olan Sürmene doğasıyla tam bir cennet. Sürmene'nin ünü sadece Trabzon'a değil Türkiye'ye yayılmış. Keskin mi keskin bıçaklarıyla, pidesiyle, kokulu üzümüyle, çay bahçeleriyle, ticari hayatıyla, gemileriyle Sürmene çok özel bir yer. Sürmene gezilecek yerler listemiz kısa ve öz. Hızlı olursanız yarım günde bile buraları rahatça gezebilirsiniz. Burada doğaya aşık olacaksınız. Sürmene'de bir sürü kartpostallık görüntü yakalayacaksınız. Kendi halinde küçük bir ilçe burası. Karadeniz'in güzel havasını burada buram buram hissedeceksiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/tahran-gezi-rehberi", "text": "Tahran nasıl bir yer önce ondan bahsederek başlayayım Tahran gezi rehberime. İran'a gideceğimizi söylediğimiz herkes başka yer mi kalmadı, ne işiniz var orada gibi tepkiler gösterdi. Ülkenin şeriatla yönetiliyor olması, örtünmenin zorunlu olması ve bu zorunluluğun turistleri de kapsaması haliyle biraz göz korkutuyor. Farklı coğrafyalar farklı kültürler tanımayı çok seven bir çift olarak İran için hem çok heyecanlı hem de tedirgindik. Ama Tebriz'de başlayıp Tahran'la devam eden rotamızda korktuğumuz gibi bir tabloyla karşılaşmadığımızı çok rahat söyleyebilirim. Sonuçta biz turist olarak hep merkezi yerlerde bulunduk, turistik noktaları gezdik. O nedenle sıkıntılı bir durumla karşılaşmadık. Aslında bizim gördüğümüz Tahran'ın modern yüzüydü. Nasıl ki Türkiye'de de büyük şehirlerin popüler caddeleri ve madalyonun diğer yüzü olan ara sokakları varsa Tahran'da da durum benzeri aslında. İran'daki genel kurallara göre genç kızların dışarıda aileden olmayan bir erkekle olması vs. yasak. Ancak bu tarz kurallara sıkı sıkıya uyulmuyor, hatta göz ardı ediliyor bile diyebilirim. Son derece modern kafeler, restoranlar, inanılmaz şık giyimli kadın ve erkekler var şehirde. Biz de Üstünle hep el ele gezdik, elbette sarılma öpüşme gibi hareketlerden kaçınarak. Hiç bir sorun yaşamadık. Aşağıda Tahran Gezilecek Yerler listesini harita üzerinde görebilirsiniz. Bu yerleri gezmek için taksi şart. Mümkünse Tahran'da araç kiralamayın derim. Taksi için detaylarını yazdığım Snaap Uygulamasını kullanmanızı tavsiye ederim. Gezi planı çıkartmak için harita üzerinde zoom yapabilirsiniz. İran güneye indikçe güzelleşen bir ülke. Ne yalan söyleyelim Tahran gezilecek yerleriyle Tebriz'in önüne geçti bizim için. Şatafatıyla büyüleyici sarayları, meydanları, parkları ve ihtiyacınız olacak tüm bilgileri içeren Tahran Gezi Rehberi yazımı okumadan yola çıkmayın derim. - Gülistan Sarayı - Tehran Grand Bazaar - Moghaddam Museum - İran Ulusal Müzesi - Ulusal Mücevher Müzesi - Azadi Tower - İran Halı Müzesi - Milad Kulesi - Tabiat Bridge - Tecriş - Time Museum - Sadabat Sarayı - Darband - Niavaran Saray Kompleksi Tahran'da gezilecek yerlerin başında geliyor desem yanılmam sanırım Gülistan Sarayı için. Öyle güzel, öyle şatafatlı bir saray ki insanın gözleri kamaşıyor. Sarayın inşasına Türk Safevi hanedanından olan I. Tahmasp zamanında başlanmış ve zamanında İran Türk hanedanı Kaçar Hanedanı'nın şahlarının ikametgahı olarak kullanılmış. Pehlevi Hanedanı döneminde resmi törenler ve yabancı heyetlerin üyelerinin ikameti için kullanılan bu saray günümüzde müze olarak hizmet veriyor. Saray UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Sarayın içinde farklı salonlar bulunuyor. Ve girişte saraya giriş için ayrı, görmek istediğiniz her bir salon için ayrı ücret ödemek ve bilet almak gerekiyor. Ben salonlardan birçoğunu gezdim ama bence zamandan ve maliyetten tasarruf etmek için mermer salonu ve main part denilen ana salon fazlasıyla güzel ve yeterli. - Saraya Giriş Ücreti: 150bin riyal - Mermer Salonu: 80bin riyal - Main Part : 310bin riyal - Gülistan Sarayı konumu burada. 1000 yıllık tarihi bir pazar düşünün. Baharat kokan sokakları, renk cümbüşü tezgahları ile sizi alıp başka bir dünyaya götürüyor Tehran Bazaar. Pazarda tütüncüler, ayakkabıcılar, terziler, kalaycılar, bıçakçılar, marangozlar ne ararsanız var. Aslında turistlerden çok yerli halka hitap ettiğini söyleyebilirim. Yine de bu tarihi dokuyu ve atmosferi gözlemlemek, İran halılarını fotoğraflamak, bir kaç çeşit baharat almak için mutlaka uğranması gereken bir yer. - Tehran Grand Bazaar konumu burada. İran ve Fransız mimarisi kullanılarak yapılmış geleneksel bir İran evi Moghadam müzesi. Moghadam ailesinin yaşanmışlıkları ile dolu evde gezerken o yıllara gidiyor sanki insan. Odaların dizaynı, eşyaları birbirinden güzel. Benim Tahran'da en sevdiğim yerlerden biri oldu. Muhakkak gidip görmenizi tavsiye ederim. - Moghadam Müzesi Giriş Ücreti: 200bin riyal - Moghadam Müzesi konumu burada. İran ulusal müzesi 3 salondan oluşuyor. Bastan müzesi, İslam arkeoloji müzesi ve Hollanda müzesi. Biz yalnızca Bastan müzesini gezdik. İçeride Persepolis kazılarından çıkarılan tarihi eserler sergileniyor. Müzenin en ilgi çekici detayı ise tuz madeninde ölen ve yıllar sonra bulunduğunda tuzun koruyuculuğu sayesinde tahribata uğramamış olan tuz adam mumyası. - Bastan Museum Giriş Ücreti: 300bin riyal - İran Ulusal Müzesi konumu burada. Tahran gezi rehberinin olmazsa olmazı Ulusal Mücevher Müzesi. Dünyadaki en değerli mücevher koleksiyonlarından birinin bulunduğu bu müzede birbirinden özel eşyalar bulunuyor. Dünyanın en büyük pembe elması Derya-i Nur'u burada görebilirsiniz. Bir çok savaşa neden olan mücevherler, tahtlar ve dahası için bu müze muhakkak görülmeli. - Ulusal mücevher müzesi Cumartesi-Pazar-Pazartesi-Salı günleri 14.00-17.00 saatleri arasında açık. - Mücevher Müzesi Giriş Ücreti: 500bin riyal - Ulusal mücevher müzesi konumu burada. Azadi Kulesi Pers İmparatorluğu'nun 2500. kuruluş yıldönümü nedeniyle Şah Rıza Pehlevi tarafından 1971 yılında yaptırılmış. Önceki adı Şehyad olan kule, İran islam devriminden sonra Azadi yani özgürlük adını almış. Kulenin içi müze olarak kullanılıyor. Ve politik etkinlikler de bu kulede yapılıyor. - Kulenin içindeki müze her gün 10.00-16.00 saatleri arasında açık. - Azadi Kulesi giriş ücreti 150bin riyal. - Azadi Kulesi konumu burada. İran Halı Müzesi'nde İran'ın geleneksel halı sanatının örneklerini görebilirsiniz. 1976'da açılan müzede 18. yüzyıldan günümüze kadar gelen İran'ın farklı bölgelerinde el işçiliği ile dokunan halılar yer alıyor. Dünyaca ünlü birçok İran halısı ve ayrıca İran devlet büyüklerine hediye edilen halılar da müzede sergileniyor. - İran Halı Müzesi ziyaret saatleri 09.00-16.30. - Müze, çarşamba, perşembe ve cuma günleri hariç haftanın 4 günü açık. - İran Halı Müzesi giriş ücreti 120bin riyal. - İran Halı Müzesi konumu burada. Dünyanın en yüksek 6. gökdeleni olarak anılan Milad Kulesi 2008 yılında hizmete açılmış. Şehri panoramik oalrak görmeyi seviyorsanız Milad kulesinden tüm Tahran'ı seyredebilirsiniz. Kulenin içinde restaurant, sinema, zipline gibi alanlar da bulunuyor. - Milad Kulesi Giriş Ücreti: 250bin riyal - Milad Kulesi konumu burada. Taleghani ve Aghaghia adındaki iki güzel parkı birbirine bağlayan İran'ın en büyük köprüsü Tabiat Köprüsü. Bu köprüye giriş ücretsiz. Gece 00.30'a kadar gidip görebilirsiniz. Akşam ışıklandırılmış haliyle de oldukça göz alıcı. Köprüye metro kullanarak gitmek isterseniz kırmızı hat üzerinde Tecriş yönündeki Shahid Haghani durağında inmeniz gerek. Köprüde araç geçişi yok. Keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz. - Tabiat Köprüsü konumu burada. Tecriş Tahran'ın en eski meydanlarından biri. Trafiğin oldukça yoğun olduğu meydanda bir avm, restoranlar, mağazalar bulunuyor. Yerel halkı gözlemlemek, başkentin en önemli meydanını görmek isterseniz Tecriş'i ziyaret edebilirsiniz. - Tecriş Meydanı konumu burada. Zaman Müzesi yani Time Museum Tahran gezi rehberi listelerinde pek görebileceğiniz bir yer değil. Biz gitmeden önce araştırmalarımızda denk gelip rotamıza almıştık. Saat 17.00 den sonra gittiğimiz için müze kapanmıştı maalesef içini gezemedik. Bahçesinde de zamanın ölçümü için kullanılan tarihi aletler bulunuyor. Ve binanın mimarisi o denli güzel, renkleri öyle iç açıcı ki dışarıdan görmek bile yetiyor. - Bahçeye giriş ücretsiz. - Müzenin içine giriş: 200bin riyal - Zaman Müzesi konumu burada. İçinden nehir akan, devasa bahçelerin içinde harika bir saray düşünün. Pehlevi ailesinin yazlık saray olarak kullandıkları Sadabad Sarayı Kompleksi 3000 dönüm arazi üzerine kurulu. Alanın büyük bir bölümünü bahçe oluşturuyor. Kompleksin içinde ise 19 adet müze bulunuyor. Yine her birine ayrı ayrı bilet almak gerekiyor. Biz Mellat Palace, Royal Cars Museum ve Green Palace'ı gezdik. Özellikle royal cars müzesindeki araçlar dudak uçuklatan cinsten. Özel konukların saray bahçesinde gezdirildiği, saray bahçesinden dışarı hiç çıkarılmayan araçlar, Farah'ın dünyada yalnızca tek bir tane üretilen Mercedes'i ve daha neler neler. Green Palace'ın içinde fotoğraf ve video çekmek yasak. Vaktiniz genişse ve hava güzelse yürüyerek gezmek harika oluyor. Ancak vaktiniz darsa alan içerisinde müzelere giden ringleri kullanabilirsiniz. Ring araçlar ücretli. - Sadabad Sarayı Müzesi ziyaret saatleri 10.00-16.30. - Saray, Cuma günleri kapalı. - Sadabad Sarayı Müzesi giriş ücreti 150bin riyal. - Sadabad Sarayı konumu burada. Darband Tahran'da yerel halkın şehirden kaçış noktası. Trafikten, kalabalıktan kaçıp sosyalleşmeye geldikleri Darband, oldukça yüksek rakımda ve dağların arasında bulunuyor. Havası yazın bile epeyce serin. Darband'da telesiyej'e binebilir, şehri panoramik izleyebilirsiniz. Burada şark köşesi tarzında döşenmiş salaş mekanlar da var, çok şık restoranlar da. Biz bir akşam burada bulunan bir mekanda çok lezzetli bir akşam yemeği yedik. Eğer Tahran'da geniş vaktiniz varsa burayı da görebilirsiniz. Ancak görmeseniz de çok bir şey kaybetmezsiniz. - Darband konumu burada. Niavaran Sarayı Muhammed Rıza Şah'ın egemenliğinin son 10 yılında ailesiyle birlikte yaşadığı saray. Halk için sarayın anlamı ve önemi derin. Bir kesim sarayın şah döneminde ne kadar modern ve gelişmiş olduğunu düşünürken diğer bir kesimse şahın halktan uzak bencilce bir lüks içinde yüzdüğünü düşünüyor. İran İslam devriminden sonra Humeyni'nin sarayı koruma altına almasıysa herkese ibret olsun düşüncesinden ileri geliyor. İran'daki bir çok saray gibi burası da bir kompleks ve içerisinde ayrı ayrı binalar bulunuyor. Her birine giriş ayrı ücretlendiriliyor. Biz Niavaran Palace ve Ahmad Shahi Mension'ı gezdik. Niavaran Sarayı'nın içindeki mobilyaların bir çoğu Fransa'dan getirtilmiş ve sarayda göz kamaştırıcı halılar var. Çocukların odaları, özel banyoları, dadılarının kendine özel mutfağı, makyaj odası, kıyafet odaları derken insanın bu şatafat karşısında nutku tutuluyor. Saraydaki aileye özel ressamın çizdiği Farah ve çocuklarının resmini gördüğümüzde devrimden sonra yaşananları kaldıramayıp intihar ettiklerini anımsıyor ve içimiz burkularak saraydan ayrılıyoruz. - Saray her gün 09.00-17.00 saatleri arasında açık. - Niavaran Saray Kompleksi Giriş Ücretleri - Saraya Giriş Ücreti: 150bin riyal - Ahmad Shahi Mension : 80bin riyal - Niavaran Palace: 150bin riyal - Niavaran Sarayı konumu burada. İran'da para birimi olarak riyal kullanılıyor. Şehir de toman ya da tümen deniliyor. Gitmeden önce mutlaka dolara çevirin Türk Liranızı. Tahran'da karaborsada da para çevirenlerle karşılaşacaksınız. Siz mutlaka change officelerde yapın işleminizi. Riyal bol sıfırlı bir para birimi olduğu için o günün kuruna bakın ve doğru miktarı aldığınızdan emin olun. Tahran İran'ın başkenti ve en büyük şehri. Fars kültürünü gözlemlemek, İran İslam devrimi öncesi ve sonrasını görebilmek için Tahran'ı muhakkak görmelisiniz. - Tahran haritadaki konumu burada. Tahran'a Türkiye'den hava yolu ile gidebileceğiniz gibi Tebriz'den karayoluyla da geçebilirsiniz. Tebriz otogardan Tahran'a sıklıkla otobüs kalkıyor. 25 kişilik lux otobüsleri tercih edebilirsiniz. Hem koltuk aralıkları çok geniş hem de koltuğun kaldırıp ayaklarınızı uzatabileceğiniz bir kısmı bulunuyor yani oldukça konforlu. Yolculuk ortalama 7-8 saat sürüyor. Eğer güne erken başlayıp vaktinizi etkin kullanırsanız Tahran gezilecek yerleri 2 günde tamamlarsınız. Gitmeden önce müzelerin tatil günlerine ve açılış kapanış saatlerine bakarak gitmekte fayda var. Ben elimden geldiğince tüm detayları vermeye çalıştım Tahran Gezi Rehberi yazımda. Detaylıca okursanız güzel bir plan çıkarırsınız. Tahran Gezi Rehberi listesindeki önemli bir başlık konaklama. Biz Tahran'da Taha Hostel'de konakladık. Taksici geldik dediğinde kafamızı kaldırıp baktığımızda binanın dışarıdan görüntüsü biraz tedirgin etse de içine girince tüm şüphemiz uçtu gitti. Burası bir hostel, kadınlar için ayrı erkekler için ayrı çoklu odaları ve ortak kullanım tuvalet banyoları bulunuyor. Ancak 2 tane yatak ve kendi tuvaleti banyosu bulunan özel odaları da var. Biz de o odalardan birinde kaldık. Tertemiz ve pırıl pırıl bir hostel burası. Üstelik kahvaltı veren gördüğümüz tek hostel diyebilirim. 😊 Belki çok merkezi değil ama metroya yürüme mesafesinde olduğu ve İran'da taksi fiyatlarının uygun olduğu düşünülünce bu göz ardı edilebilir bence. Tahran'da uygun fiyatlı konaklama seçeneği arıyorsanız Taha Hostel kesinlikle tavsiyemdir. Ayrıca İsfahan, Yazd ve Shiraz'da da şubeleri bulunuyor. Instagram hesaplarına göz atmak isterseniz buraya tıklamanız yeterli."} {"url": "https://bujuyollarda.com/tam-pansiyon-ve-yarim-pansiyon-ne-demek", "text": "İnternette otel ararken ya da direkt otelde resepsiyondan rezervasyon yaparken karşımıza tam pansiyon ve yarım pansiyon diye konaklama türleri çıkıyor. Hatta bunların çeşit çeşit alt türleri de var. Hal böyle olunca bir çok kişinin kafası karışıyor. Tam pansiyon ne demek, yarım pansiyon ne demek soruları zihinlerde dönüp duruyor. İşte bu soruların hepsini en iyi şekilde aydınlatmak için bu yazıyı yazmak istedim. Yazımda bu konaklama türlerini detaylı anlatıp daha sonra çeşitlerinden ve farklarından bahsedeceğim. Bu yazı sonrası bu soruların cevabı netleşmiş olacak ve artık insanların bu tarz sorularına siz cevap vereceksiniz. Hadi başlayalım. Gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında her otelin farklı bir çalışma şekli var. Kimi otel yarım pansiyon, kimi tam pansiyon kimi de her şey dahil konsept ile çalışıyor. Örneğin yurt dışında oteller genel olarak yarım pansiyon şeklinde çalışırken Türkiye'de özellikle Antalya bölgesindeki oteller her şey dahil konsept ile çalışıyor. Bu konaklama tipleri bölgeden bölgeye değişse de otellerin çalışma şekli genel olarak yemek hizmetine göre şekilleniyor. Yarım pansiyon, tam pansiyon gibi konaklama tiplerinin hepsinin ayrıntıları bulunuyor. Otel seçimi yaparken bu hususları göz önünde bulundurmanız oldukça önemli. Çünkü bu konaklama şekilleri gecelik konaklama fiyatını doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla maliyet açısından otel konsept seçimini doğru yapmanız gerekli. Aksi takdirde sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Otel konaklama türlerinin detaylarına geçmeden önce konaklama konusu ile ilgili önemli yazılarımın bağlantılarını aşağıya bırakıyorum. Kritik seyahat ipuçları için bu yazılarıma göz atmanızda fayda var. - 11 Adımda Ucuz Konaklama Yöntemleri - Yurtdışına İlk Kez Gideceklere 14 Önemli Tavsiye - En İyi Seyahat Uygulamaları | 15 Faydalı Tavsiyem - Ucuza Gezme Yöntemleri : En Etkili 11 Yol - Seyahat İngilizcesi : Yurt Dışında İşinize Yarayacak İngilizce Cümleler Dünyada konaklama türlerinden en çok tercih edileni sanırım yarım pansiyon konaklamadır. Bu uygulamada otelde kalan misafirlere sadece sabah kahvaltısı ve akşam yemeği ücretsiz olarak sunulurken, öğle yemeği için ekstra ücret talep edilir. Misafirler öğle yemeği tercih etmeyecekse zaten herhangi bir ödeme yapmasına gerek kalmaz. Yani yarım pansiyonda konaklamaya verdiğiniz ücrete sadece sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil. Bunların dışında kalan yiyecek ve içecekler yarım pansiyon konaklamada ücrete tabi. Şimdi gelelim yapım pansiyonun özelliklerine. - Sabah Kahvaltısı: Yarım pansiyon konaklamada misafirlere sabah kahvaltısı otel tarafından ücretsiz olarak verilir. Kahvaltı genellikle otelin restoranında açık büfe veya set menü olarak servis edilir. - Akşam Yemeği: Yine yarım pansiyon planı kapsamında akşam yemeği de misafirlere ücretsiz olarak sunulur. Akşam yemeği genellikle açık büfe veya set menü şeklinde sunulur ve çeşitli ana yemek, salata, tatlı ve içecek seçeneklerini içerir. - Öğle Yemeği: Yarım pansiyon konaklamada öğle yemeği ücretsiz değildir. Misafirler, öğle yemeği için otel restoranlarını kullanabilir veya otelden çıkarak dışarıda yemek yiyebilir. - Esneklik ve Bütçe: Yarım pansiyon konaklama, misafirlerin seyahat bütçesini daha esnek tutmalarını sağlar. Aynı zamanda otelde kahvaltı ve akşam yemeği gibi temel öğünlerin ücretsiz olarak sunulması konaklama ve seyahat sürecini daha kolay hale getiriyor. - Deneyim: Yarım pansiyon konaklamada, misafirler öğle yemeği için farklı lezzetleri dışarıda deneyimleme fırsatı bulur. Özellikle yurt dışında bu konaklama tipi farklı lezzetleri deneyimlemeniz açısından oldukça ideal. Yarım pansiyon konaklama dediğim gibi bir çok otel tarafından tercih edilen bir konaklama tipi. Tatilciler için de aslında oldukça güzel bir uygulama. Fakat şunu belirteyim bazı oteller yarım pansiyon deyip akşam yemeği vermiyor bilginiz olsun! Bu konuda gözünüz açık olsun. Şimdi gelelim yarım pansiyon konaklama çeşitlerine. Oteller, bu konaklama tipine farklı uygulamalar katarak yarım pansiyonu tabiri caizse zenginleştirmeye çalışıyor. Aşağıda ne demek istediğimi tam olarak anlayacaksınız. Yarım pansiyon konaklama, konaklama türleri arasında sıkça tercih edilen bir seçenek. Bu konaklama tipinde konuklara sadece kahvaltı veya akşam yemeği gibi öğünler sunulmakta. Fakat dediğim gibi oteller bu konaklama tipini farklı şekilde sunuyor. Kimi otel bu konaklama tipine 5 çayını ekliyor kimi de alakart restoranları. Yani bu tür otelden otele değişiyor. Şimdi yarım pansiyonun detaylarına inelim. - Yarım Pansiyon Plus - Alakart Yarım Pansiyon Plus - Alkolsüz Yarım Pansiyon Plus - İzole Yarım Pansiyon Plus - İadesiz Yarım Pansiyon \"Yarım Pansiyon Plus\" veya \"Yarım Pansiyon+\" terimi, otel konaklama sektöründe yaygın olarak kullanılan bir konaklama şekli. Yarım pansiyon plus, yarım pansiyonun genişletilmiş bir versiyonu. Misafirlere yemek hizmetlerine ek olarak ekstra bazı avantajlar sağlıyor. Yarım pansiyon plus seçeneği, standart yarım pansiyon hizmetlerine ek olarak çeşitli ekstraları içeriyor ve konukların konaklamalarını daha da keyifli hale getirmeyi amaçlıyor. Yarım Pansiyon Plus'un bazı ekstraları şunlar olabilir: Bazı içecekler ve aperatifler, oda içerisinde ek ücret ödemeden özel yemek ve içecek servisi, spa ve masaj hizmeti gibi ekstralar bu konaklama şeklinde dahil olabiliyor. Bu ekstralar otelden otele değişebilir. Rezervasyon yaparken artı kısmına dikkat edip bu hizmetlerden faydalanmayı unutmayın. \"Alakart Yarım Pansiyon Plus\" terimi, geleneksel yarım pansiyon hizmetlerine ek olarak alakart yemek hizmetlerini ve diğer bazı ekstraları içeriyor. \"Alakart\" terimi, her bir yemeğin ayrı ayrı fiyatlandırıldığı ve misafirlerin menüden istedikleri yemekleri seçerek ücret ödediği bir yemek servis tarzını ifade ediyor. Alakart Yarım Pansiyon Plus planı, yeme içme deneyimini daha kişisel ve özelleştirilmiş hale getirirken, aynı zamanda misafirlere otelde sunulan diğer olanaklardan faydalanma esnekliği sağlıyor. Bu seçenek, lezzetli yemekleri ve konaklama sürecini tamamen kontrol etme isteği olan gezginler arasında popüler. Ancak unutulmamalı ki, her otel farklı hizmetleri ve içerikleri sunabilir, bu nedenle rezervasyon yapmadan önce alakart yarım pansiyon plus paketinin detaylarını dikkatlice incelemenizde fayda var. \"Alkolsüz Yarım Pansiyon Plus\" terimi, geleneksel yarım pansiyon hizmetlerine ek olarak otelde sunulan yemeklerin alkolsüz içecekleri de içerdiği bir pakettir. Bu seçenek, alkol tüketmeyi tercih etmeyen veya özel nedenlerle alkolsüz içecekleri tercih eden misafirler için düşünülmüş. Alkolsüz Yarım Pansiyon Plus, sağlıklı yaşam tarzını benimseyen misafirler için uygun bir seçenek. Alkol tüketmeyi tercih etmeyenler veya özel sağlık durumları nedeniyle alkolsüz içecekleri tercih edenler bu konaklama tipini tercih edebilir. \"İzole Yarım Pansiyon Plus\" terimi, otel konaklama sektöründe özellikle belirli durumlar veya olağanüstü koşullar altında sunulan bir konaklama planını. Bu konaklama planı, özellikle COVID-19 gibi salgın dönemlerinde veya misafirlerin ekstra güvenlik ve izolasyon ihtiyacı olduğu durumlarda tercih edilen bir paket. Pandemi döneminde bu tarz otelleri çok gördük ama şükür artık yoklar. \"İadesiz yarım pansiyon\" kavramı iki farklı konaklama terimini birleştiriyor.. İadesiz ve yarım pansiyon terimleri bir araya geldiğinde \"iadesiz yarım pansiyon\" rezervasyon yapan bir misafirin, önceden ödediği ücretin geri iade edilemeyeceği bir konaklama paketini ifade eder. Bu durum, genellikle rezervasyonun değiştirilemez ve iade edilemez olduğu bir politikayı içerir. Yani rezervasyon sonrası iade olmaz bilginiz olsun. Yarım pansiyon olayı tamamsa artık tam pansiyon kısmına geçebiliriz. Tam pansiyon, otel konaklama sektöründe sıklıkla kullanılan bir konaklama terimi. Bu konaklama planında, misafirlere konaklama süresince üç ana öğün olan kahvaltı, öğle ve akşam yemeği ücretsiz olarak sunulur. Misafirler, otel restoranlarında veya belirli bir alanda servis edilen çeşitli yemeklerden dilediklerini seçerek keyifle yemek yiyebilirler. - Kahvaltı: Tam pansiyon planında misafirlere sabah kahvaltısı ücretsiz olarak sunulur. Kahvaltı, genellikle otelin restoranında açık büfe veya set menü olarak servis edilir. - Öğle Yemeği: Misafirler, tam pansiyon planında öğle yemeğini otelde ücretsiz olarak alabilirler. Öğle yemeği, açık büfe veya set menü şeklinde sunulabilir ve genellikle çeşitli ana yemek, salata, tatlı ve içecek seçeneklerini içerir. - Akşam Yemeği: Yine tam pansiyon planı kapsamında akşam yemeği de misafirlere ücretsiz olarak sunulur. Akşam yemeği, genellikle açık büfe veya set menü şeklinde sunulur. - Esneklik ve Konfor: Tam pansiyon, misafirlerin konaklama süresince yemek ihtiyaçlarını karşılayarak seyahatlerini daha konforlu hale getirir. - Bütçe: Misafirler, gün boyunca ekstra yemek masrafı yapmadan otelin yemek hizmetlerinden faydalanabilirler. Tam pansiyon planı, seyahat edenler arasında popüler bir seçenek olmasının yanı sıra tatil veya iş gezilerinde yeme içme ihtiyacını karşılamak isteyenler için ideal bir seçenek. Otellerin bu tür planları sunma şekli ve içerikleri otelden otele farklılık gösterebilir. Bu nedenle, konaklama planı seçerken otelin sunduğu hizmetleri ve avantajları dikkatlice incelemek oldukça önemli. Şimdi gelelim tam pansiyonun çeşitlerine. Tam pansiyon konaklama tipinde dediğim gibi konaklama ücretine sabah, öğle ve akşam öğünlerini dahil. Genellikle oteller, tatil köyleri ve kruvaziyer gemileri gibi yerlerde bulunan tam pansiyon konaklama konuklara geniş bir yemek yelpazesi sunar. Bu konaklama seçeneği, konukların gün boyunca otelden ayrılmadan tesis içindeki restoranlarda çeşitli yemekleri deneme şansı verir. Tam pansiyon konaklamada, konuklar genellikle açık büfe ya da set menü şeklinde öğünlerini seçer. Bu hizmet tipi, konuklara seyahatleri sırasında yemek planlaması yapma zorunluluğunu ortadan kaldırarak rahat bir tatil deneyimi sunar. - Tam Pansiyon Plus - Tam Pansiyon Soft Plus - Alakart Tam Pansiyon \"Tam Pansiyon Plus\" terimi, standart tam pansiyon hizmetlerine ek olarak, diğer bazı ekstraları da içeren bir pakettir. Misafirler, otelde konaklamaları süresince üç ana öğün olan kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerinin yanı sıra diğer bazı avantajlardan da yararlanırlar. Örneğin otelde gün içerisinde tüketilen alkolsüz içeceklerden ücretsiz şekilde faydalanabilir. Alkollü içecekler genel olarak bu konaklama tipinde ücrete tabidir. \"Tam Pansiyon Soft Plus\" terimi, otel konaklama sektöründe kullanılan bir konaklama planını şekli. Bu konaklama planı, standart tam pansiyon hizmetlerine ek olarak, \"soft\" olarak adlandırılan belirli içecekleri kapsayan ekstra bir paket. Misafirler, otelde konaklamaları süresince üç ana öğün olan kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerinin yanı sıra belirli içecekleri de ücretsiz olarak tüketebilirler. Alkollü içecekler genel olarak ücrete tabidir. \"Alakart tam pansiyon\" terimi, konukların konakladıkları tesisin restoranında alakart menüden seçtikleri öğle yemekleri hariç olmak üzere, sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve akşam yemeği gibi ana öğünleri içeren bir tam pansiyon konsepti. Yani, konuklar öğle yemekleri için alakart seçenekleri kullanabilirler. Bu terim, konuklara yemek seçeneklerinde esneklik sunan bir konaklama paketini tanımlar. - Tam Pansiyon: - Tam pansiyon konaklama planında, misafirlere konaklama süresince üç ana öğün olan kahvaltı, öğle ve akşam yemeği ücretsiz olarak sunulur. - Misafirler, otelin restoranlarında veya belirli bir alanda servis edilen çeşitli yemeklerden dilediklerini seçerek keyifle yemek yiyebilirler. - Gün boyunca ekstra yemek masrafı yapmadan, oteldeki yemek hizmetlerinin tadını çıkarabilirler. - Yemek planlarında daha fazla esneklik ve konfor sağlar, özellikle aile tatilleri veya uzun konaklamalar için tercih edilir. - Yarım Pansiyon: - Yarım pansiyon konaklama planında, misafirlere genellikle sabah kahvaltısı ve akşam yemeği ücretsiz olarak sunulur. Öğle yemeği ise ücretsiz değildir. - Misafirler, sabah kahvaltısını otelde alabilir ve akşam yemeği için de otel restoranlarında veya belirli bir alanda seçtikleri yemeği ücretsiz olarak tüketebilirler. - Öğle yemeği için misafirler, otel dışında farklı restoranlardan veya mekanlardan yemek yemeyi tercih edebilirler. - Yarım pansiyon, seyahat bütçesini daha esnek tutmak isteyen ve dışarıda yerel lezzetleri deneyimlemek isteyen gezginler için popüler bir seçenektir. Temel olarak, tam pansiyon konaklamada misafirlere üç ana öğün olan kahvaltı, öğle ve akşam yemeği ücretsiz olarak sunulurken, yarım pansiyon konaklamada sadece sabah kahvaltısı ve akşam yemeği ücretsizdir ve öğle yemeği ekstra maliyet gerektirir. Her iki plan da misafirlerin tatil veya iş gezilerini daha rahat ve keyifli hale getirme amacıyla sunulur ve otellerin sunduğu hizmetler ve paket içerikleri otelden otele farklılık gösterir. Ege ve Akdeniz bölgesinde özellikle Antalya ve Muğla'da yaygın olan bir konaklama türüne geldik. \"Her şey dahil otel\" terimi, konaklama ücretine genellikle yiyecek, içecek, eğlence ve bazı aktivitelerin dahil olduğu bir konaklama konsepti. Bu tür otellerde misafirler, konaklama ücreti ödediklerinde sadece odalarını değil, aynı zamanda otelin restoranlarından, barlarından, havuzlarından ve diğer olanaklarından da ücretsiz şekilde faydalanabilir. \"Her şey dahil\" konsepti, tatil severlerin seyahatleri boyunca ekstra harcamalar yapmadan birçok hizmetten yararlanmalarını sağlamayı amaçlar. Bu tip oteller genellikle plaj tatilleri, tropikal destinasyonlar veya lüks tatiller için tercih edilir. Ancak, her şey dahil otellerin kapsamı ve hizmetleri otelden otele farklılık gösterebilir, bu nedenle rezervasyon yapmadan önce detayları kontrol etmek oldukça önemli. - Konaklama: Konaklama ücretine genellikle otel odası veya konaklama birimi dahil. Misafirler genellikle belirli bir süre boyunca konaklarlar, bu da genellikle gecelik veya haftalık ücretlendirme ile belirlenir. - Yiyecek ve İçecek: Her şey dahil konsepti, misafirlere belirli bir süre boyunca ücretsiz yemek ve içecek sunar. Bu, otelin restoranlarında veya belirli yemek alanlarında açık büfe veya alakart şeklinde olabilir. - Eğlence ve Aktiviteler: Bazı her şey dahil oteller, konaklayanlara ücretsiz veya indirimli eğlence ve aktiviteler sunabilir. Bu gece şovları, su sporları, yoga dersleri, çocuk kulüpleri gibi çeşitli etkinlikleri içerebilir. - Havuz ve Plaj Erişimi: Genellikle her şey dahil oteller, misafirlere otelin havuzlarına ve plajlarına ücretsiz erişim sağlar. Havuz kenarında şezlong ve şemsiyelerin kullanımı da genellikle ücretsizdir. - Ücretsiz Wi-Fi ve Diğer Hizmetler: Birçok her şey dahil otel, misafirlere ücretsiz Wi-Fi erişimi gibi temel hizmetleri sunar. Ayrıca, otel içindeki bazı hizmetler de genellikle ücretsiz veya belirli bir süre için ücretsiz olarak sunulabilir. - Alkol İçecekler: Bazı her şey dahil konseptleri belirli içki ve alkollü içecekleri de içerebilir. Ancak, bazı oteller belirli markalar veya belirli içkiler için ekstra ücret talep edebilir. Her şey dahil otellerin detayları otelden otele farklılık gösterebilir, bu nedenle rezervasyon yapmadan önce otelin politikalarını ve hizmetlerini kontrol etmek oldukça önemli. Ücretli olduğunu düşündüğünüz şeyleri kullanmadan önce görevlilerden bilgi almanız önemli. Aksi durumda otelden çıkarken fatura ödemek durumunda kalmayın. Bir kelime öbeğinde ultra varsa o kelime öbeği candır.😊 \"Ultra Her Şey Dahil\" konsepti, genellikle tatil veya turizm endüstrisinde kullanılan bir terim. Bu konsept, bir hizmetin veya paketin fiyatına bir dizi ekstrayı dahil ettiği anlamına gelir. Bu tür bir paket genellikle konaklama, yemek, içecek, aktiviteler ve bazen ekstra hizmetleri kapsar. Örneğin, bir \"Ultra Her Şey Dahil Tatil\" paketi, konaklama, üç öğün yemek, içecekler, çeşitli aktiviteler ve bazen havaalanı transferleri gibi bir dizi hizmeti içerebilir. Bu, tatilcilerin tatillerini planlamak ve bütçelerini yönetmek konusunda daha kolaylık sağlayabilir, çünkü bir kez ödeme yaparak her türlü hizmet alınabilir. Bu terim oteller, tatil köyleri, gemi turları ve benzeri turizm sektörlerinde sıkça kullanılır. Tesis içinde aklınıza gelebilecek her şey misafirler için ücretsizdir. Alkolden tutun bütün alakart restoranlara her şey ücretsiz. Yarım pansiyon, konaklama türlerinden biridir ve genellikle konuklara sabah kahvaltısı ile bir öğün yemeği sunar. Yani, konaklama ücreti içinde sabah kahvaltısı ve genellikle akşam yemeği bulunur, ancak öğle yemeği genellikle dahil değildir. Yarım pansiyon konsepti, konukların gün içindeki bazı öğünleri kendi başlarına düzenlemelerine olanak tanır. \"Yarım pansiyon\" teriminin İngilizce kısaltması \"H/B\" dir. Bu kısaltma, konaklama rezervasyonlarında kullanılır ve konaklamanın sabah kahvaltısını ve genellikle akşam yemeğini içerdiğini belirtir. Bu kısaltma, otel veya konaklama tesisinin sunduğu hizmetleri ve konaklama planını belirlemek için rezervasyon yaparken kullanılır. Yarım pansiyon rezervasyonları genellikle alkolsüz içecekleri içerir, ancak alkol içeren içecekler ekstra ücrete tabi olabilir. Bu, otelden otele ve destinasyondan destinasyona değişebilir, bu nedenle rezervasyon yapmadan önce otelin politikalarını kontrol etmek önemlidir. \"Yarım pansiyon plus\" terimi, yarım pansiyon konseptine bir ek hizmeti ifade eder. Yarım pansiyon plus konsepti, konaklama paketine ek olarak bazı ekstra hizmetleri veya avantajları içerebilir. Bu ek hizmetler otelden otele değişebilir, ancak genellikle yarım pansiyon paketinin ötesinde ek ayrıcalıkları içerir. Tam pansiyon Plus paketleri, genellikle alkol içeren içecekleri içerir, ancak bu konuda bir standart yoktur. Bazı otellerde bu paket, belirli içecekleri sınırsız veya belirli bir süre boyunca ücretsiz olarak içermektedir. Diğer otellerde ise alkol dahil değildir ve konuklar ekstra ücret ödemeleri gerekebilir. Konaklama türlerine dair tam pansiyon ne demek, yarım pansiyon ne demek sorularına çeşitleriyle beraber cevap vermeye çalıştım. Bu yazıdan sonra bu soruların cevapları artık aklınızda var. Sormak istediğiniz bir şey varsa yorum kısmında sorabilirsiniz. Yazılarımı yakından takip etmek için bültenime abone olmayı unutmayın. Hoşça kalın."} {"url": "https://bujuyollarda.com/tatil-dolandiriciligi-ve-kaziklanma", "text": "Can sıkıcı bir konu olan Tatil Dolandırıcılığı ve Kazıklanmaya Karşı Almanız Gereken Önlemler başlıklı yazımla karşınızdayım. Konu can sıkıcı ama taktiklerim oldukça etkili. Bu taktiklerle emin olun daha az kazıklanacaksınız.😂 İtiraf edelim ki çoğumuz seyahatlerde en az 1 kere ya kazıklanmıştır ya da dolandırıcılara denk gelmiştir. Her işte kazıklanma ya da dolandırıcılık vardır ama işin içinde tatil ya da turist olmak olunca bu tarz olumsuz durumlar kat ve kat daha fazla oluyor. Bazı yerlerde turist olmak demek kişinin yürüyen dolarla eş tutulması demek. Hal böyle olunca kötü niyetli insanların sizi bankamatik görmesi normal bir sonuç oluyor. Biz yıllardır bulduğumuz her fırsatta gezmeye çalışıyoruz. Gittiğimiz her yerde farklı kültürlerle ve farklı insanlarla karşılaşıyoruz. Bazı ülkelerde kendimizi çok rahat hissederken bazı ülkelerde diken üstünde hissediyoruz. Bir çok insanla karşılaşa karşılaşa çok fazla tecrübe edindik. Bu insanlar arasında kötü niyetli insanlar da var tabi ki. Onlar sayesinde de tecrübeler ediniyoruz ve daha uyanık gezgin oluyoruz. Tatil dolandırıcılığı ve kazıklanmaya karşı almanız gereken önlemler konusunda size tavsiye edebileceğim bir çok başlık var. Yemeden içmeye, ulaşımdan gezi turlarına kadar bir çok konuya dikkat etmeniz lazım. Benim aklıma gelen ve dolandırıcılığa ve kazıklanmaya karşı almanız gereken tedbirleri tek tek yazdım. Bu noktada sizin de ayrı tecrübeleriniz varsa aşağıda muhakkak bizimle paylaşın. Sizin de hikayelerinizi dinlemeyi çok isterim. Hem de tecrübeyi tecrübe etmeyelim.😊Hadi gelin şimdi listemize başlayalım. Bir seyahate çıkmadan önce çok iyi araştırma yapın. Biz seyahatlerimiz için adım adım planlama yapıyoruz. Her noktayı detaylıca araştırıyoruz ve sorun yaşamamaya çalışıyoruz. Gideceğiniz yerler, yapacağınız aktiviteler, yiyeceğiniz yemekler vs detaylı her şeyi araştırın. Ne kadar iyi plan yaparsanız o kadar az sorun yaşarsınız. Araştırma bizim de bloggerlık işine giriş noktamız. Biz yazılarımızı yazarken sizi düşünerek yazıyoruz. Yani detaycıyız. Bizim gibi blogları iyi takip edin ve bir yere gitmeden önce iyi bir gezi planı çıkartın. İnternetten yorumları iyi okuyun. Özellikle Google ve Tripadvisor yorumları oldukça önemli. Bu yorumlardan ciddi tecrübeler kazanıyorsunuz. Bir yere gitmeden önce bu siteleri iyi tarayın. Kötü yorum alanları direkt eleyin çünkü genelde bu yerlerde siz de kötü bir tabloyla karşılaşıyorsunuz. Özetle araştırma çok önemli. Yurt içi ya da yurt dışı fark etmez iyi araştırın. Ne kadar iyi araştırırsanız o kadar az kandırılırsınız. Bu noktada sitemde çok faydalı yazılar var. Bunlara muhakkak göz atın. Bazı önemli yazılarımı aşağıya bırakıyorum. - Yurtdışına İlk Kez Gideceklere 14 Önemli Tavsiye - En İyi Seyahat Uygulamaları | 15 Faydalı Tavsiyem - Ucuza Gezme Yöntemleri : En Etkili 11 Yol Taksicilerle ilgili hepimizin kötü bir anısı vardır eminim. Yurt içi yurt dışı fark etmez taksici arkadaşlar kazıklamayı oldukça sever. İstisnalar var tabi ki ama ortada kocaman bir taksici gerçeği var. Yurt dışında taksi konusunda tavsiyem yakın yerlere yürümek ve varsa Uber ya da Grab gibi taksi uygulamalarını kullanmak. Bu uygulamalarda ulaşım maliyeti belli olduğu için kazıklanma ihtimaliniz yok. Bir de kredi kartı kullanma olduğu için nakit para alışverişi de yapmıyorsunuz. Taksi konusunda yurt dışında havalimanlarında pazarlık yapmayı unutmayın. Bu konuda dikkatli olun. Taksi uygulamalarını kullanmak oldukça faydalı. Biz bunu Lviv'de çok iyi tecrübe ettik. Telefonumu Uber takside unuttum. Aradan 1 saat geçti ve zor bela bulduk ama taksici kötü niyetli olsaydı ve Uber kullanmasaydık inanın o telefon bana gelmezdi. Yurt içi, yurt dışı fark etmez bir yere tur ile katılacaksınız iyi firmaları tercih etmelisiniz. Turlarda çok sorun yaşayan insanlar duyduk. Parasını alıp ortadan kaybolan tur firmaları, tur haricinde bir şeyler pazarlayanlar ve bunun gibi niceleri. Biz seyahatlerimizi genelde bireysel olarak planlıyoruz fakat bazı yerlere nadir de olsa tur ile gidiyoruz. Firma seçerken yorumlara ve kurumsallığına muhakkak bakın. Bu noktada Tripadvisor oldukça faydalı. Tura ne dahil ne hariç önceden bakın. Sizi götüreceği rotayı dikkatlice inceleyin. Peşin para ya da kapora isteyenlere bilhassa dikkat edin. Bu noktada dediğim gibi kurumsal ve yorumları iyi olan firmaları tercih edin. Bireysel tur pazarlayanlardan mümkün mertebe uzak durun. Bana göre 10 TL'lik bir şeye 100 TL ödemek de dolandırılmaktır. Bu konuda özellikle yurt dışındaysanız size 10 TL'lik bir şeyin fiyatı 100 hatta 200 TL olarak söylenecektir. Eee bu durumda pazarlık yapmazsanız ve fiyatı kabullenirseniz sizi çantada keklik görürler. Pazarlık yapmanız şart. Örneğin Ürdün'de bir magnete 5 Dinar deyip 1 Dinara hatta daha az tutara düşen de gördük. Genelde Asya ve Orta Doğu ülkelerinde pazarlık önemli bir faktör oluyor. Ülkenin ekonomik seviyesi ile pazarlık arasında ciddi bir ilişki var. Ekonomi ne kadar az gelişmişse pazarlık katsayısı daha artıyor. Bazı insanların gözünde turist eşittir para olduğu için fiyatlar 5x ya da 10x söyleniyor. Bu noktada tavsiyem pazarlık kesinlikle yapın. Bu durum işportacılardan alacağınız ürünler için de geçerli. Bir de doğru yerden alışveriş yapın. İlk gördüğünüz yerden alışveriş yapmayın. Pazarı analiz edin ve doğru yerden alışveriş yapmaya çalışın. Kurumsal yerlerin en büyük artısı istikrarlı fiyatlardır. Yurt içi ya da yurt dışı fark etmez her zaman kurumsal yerleri tercih edin. Avantajları hem fiyat hem de bir sorun olduğunda muhatap bulabilmeniz olacaktır. Kurumsal yerlerde şikayet mekanizması da olduğundan sorun yaşadığınızda şikayet sayesinde çözümü kolayca bulabilirsiniz. Araç kiralama, gezi turları ve aktiviteler için kurumsal yerler her zaman tercih edilmesi gereken yerlerin başında gelmeli. Yerelde de işini dürüstçe yapan yerler var fakat genelde olumsuz durumlar çok daha fazla. Aklıma gelmişken yurt dışında döviz bozdurma için de mümkünse bankaları tercih edin. Özel firmalarda hem kurlar düşük hem de komisyon oranları daha yüksek. Özetle kurumsal yerler size daha iyi bir deneyim yaşatma konusunda daha başarılılardır. Sokak satıcılarının bazıları iyi niyetli değil. Bazısı yakanıza bir yapıştı mı gitmek bilmiyor. O kadar gezimiz arasında 2 gezimizde biz gezdiğimiz yeri değil sokak satıcılarını hatırlıyoruz. Biri Rodos gezimiz diğeri de Floransa. Bu iki yerde satıcılar bizi çok bunalttı. Floransa'daki satıcı çok profesyoneldi. Bileklik hediye etme numarasıyla alttan girdi üstten çıktı bizden para kopardı. Sırf adamın uzmanlığından dolayı adama artı para verdik.😂 Adam Türkiye'den girdi futboldan çıktı sözde hediye ettiği bileklik sayesinde bizden para kopardı. Helal olsun dedik biz de bilekliği satın aldık. Sokak satıcılarına her zaman dikkat edin. İyi niyetli olmayanı da var. Bence bir şeyi çok beğenmediğiniz sürece bu satıcılara bulaşmayın. Özellikle Afrika kökenli satıcılar işin uzmanı. Bu noktada gözünüz açık olsun. Biri size bir şeyi çok ucuza ya da bedavaya veriyorsa emin olun para koparmadan sizin yakanızı bırakmayacaktır. Kart oyunlarına da dikkat edin. Fransa'da denk gelmişti. Bul karayı al parayı. Aman aman sakın bulaşmayın. Tam turistleri tuzağa düşürme oyunları bunlar. Bu arada bu satıcılara kesinlikle sert tepki vermeyin. Hayır ya da teşekkürler deyin ve o noktadan ayrılın. Sert tepkiler güzel sonuç çıkarmaz ve sorun çıkarmaya değmez. Klasik satıcı taktiklerinden biri size bir şey verip ona gebe kalmanız duygusunu oluşturmaktır. Bu noktada bir dükkanın sahibi gel bir çay ikram edeyim sana deyip sonrasında sizin oradan bir şey almanızı bekliyor olması kuvvetle muhtemel olacaktır. Siz de çaydan dolayı mahcup kalıp bir şeyler alacaksınız. Bazen bu durum yemekle de oluyor. Gel akşam bizde kal yemek verelim diyen iyi niyetli görünümlü insanlar göreceksiniz. Saf iyi niyetli insanlar elbette var ama benim dediğim daha sonra sizden beklentiye giren bir kısım var. Bu insanlar sizden para bekliyor ve siz de mahcup olduğunuzdan para ödemek zorunda kalıyorsunuz. Bu iki durum Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde fazlasıyla kullanılan bir taktik. Yani aklınızda bulunsun size her gelen ikramın arkasında ne yazık ki bir beklenti olabilir. Menüye bakmadan sipariş vermek genelde pişmanlık uyandırır. Çünkü o zaman gelen her fiyata tamam demek zorunda kalırsınız. Bu durum hem ülkemizde hem de dünyanın her yerinde geçerli olan bir durum. Menüye bakın ve kazıklanmayın. Menüye bakmak önemli. Menü istemek utanç verici bir şey değildir. Bazı işletmeler menüyü saklıyorsa sizi sürpriz bekliyor olabilir. Yiyeceğiniz ya da içeceğiniz şeyin fiyatını bilmek en doğal hakkınız. Bu noktada kurumsal yerlerde genel olarak sorun yok fakat yerel işletmelerde sorun var. Bazı turistik yerlerde menü kapı önlerinde oluyor. Santorini'deki mekanlarda durum böyleydi. En azından fiyata bakıp içeri girmek ya da girmemek daha mantıklı. Özetle sipariş vermeden menüye bakıp fiyatını öğrenerek sipariş vermeniz hesap konusunda içinizi daha da rahatlatacaktır. Kalabalık demek bir noktada tehlike demektir. Güvenlik açısından sıkıntılı ülkelere gidecekseniz bence kalabalıktan uzak durun. Sizi çantada keklik gören birileri olabilir ve sizi bu kalabalıkta avlayabilirler. Dolayısıyla kalabalıklara girmeyin ve uzak kalmaya çalışın. Bu noktada dışarı çıkacaksanız değerli eşyalarınızı mümkünse yanınızda taşımayın. Kalabalıklara girecekseniz sağınızı solunuzu iyi kollayın. Farklı tipteki insanların laf atmalarına gelmeyin. Yolunuza ve güvenliğinize bakın yeter. Kalabalıkta çantanıza özellikle dikkat edin. İmkan varsa kilit kullanın ya da çantanızı güvenilir şekilde taşımaya çalışın. İyi bir cüzdan ya da çanta seyahatlerde hayat kurtarıcı olabilir. Güvenilir bir sırt çantası ya da cüzdan her zaman işinize yarayacaktır. Değerli eşyalarınızı cüzdan ya da çantada saklamak güzel bir fikir. Ama bunları taşırken de hedef olmayın. Yani bakın bunlarda değerli şeyler var diye de asla göze çarpmayın! Bana göre yanınızda değerli eşya taşımayın. Hele çok fazla nakit para asla. İhtiyacınız kadarını taşıyın. Değerli eşyalarınızla bence seyahat etmeyin. Telefonunuza ve kıymetli eşyalarınıza bil hassa dikkat edin. En önemli taktik. Gözünüz açık olsun. Evet yabancı bir yere gitmiş olabilirsiniz, orayı bilmiyor olabilirsiniz ama her yeri bilmek zorunda değilsiniz. Gözünüz her daim açık olmalı. Tehlikeli ve tenha yerlere mümkün mertebe girmeyin. Etrafınızı iyi kollayın. Herhangi bir durumla karşılaşırsanız asla panik yapmayın. Soğukkanlı olun ve etrafta iyi insanlardan yardım talep edin. Sakin kalın. Panik hiç bir zaman işe yaramaz. Gideceğiniz yerde Polis, Jandarma gibi yerlerin telefonlarını önceden öğrenin."} {"url": "https://bujuyollarda.com/tatil-valizinde-olmasi-gerekenler", "text": "Evet tatile çıkarken illa bir şeyler unutmamız kaçınılmaz olabilir ama ben yine de size hazır listeler sunmak istedim. Listemdeki eşyalara tik attıkça rahatlayın ve mümkünse bir şey unutmayın. Ne kadar her şeyi yazmaya çalışsam da belki benim de unuttuğum bir şeyler vardır. Bu noktada iş size düşüyor. Nasıl düşüyor derseniz aşağıda yorumlara bu da tatil valizinde olması gerekir diye yazın yeter. Yazmanız faydalı olur çünkü hem listemi güncellerim hem de diğer insanlar da bu durumdan istifade eder. Tatil bavulu hazırlarken her şeyi almaya çalışmayın. İhtiyacınız olanı alın. Yine hepimizin boşuna hamallık yaptığı seyahatler olmuştur. Eşya lazım olur diye alıp sonrasında tüm seyahat boyunca kullanmadan tekrar eve getirme sendromu.😂Seyahat dünyasında bu sendroma HamalOnTheRoad diyorlar.😂Yani gereksiz eşyalardan uzak durun. Tabi bu eşyalar kişiden kişiye değişir ama yine de aşırı titiz olmamanızda fayda var. Biraz da spontane takılın. Mesela bizim Ürdün Petra'da bir dükkandan tırnak makası bile almışlığımız oldu😊Her şeyi planlamaya çalışmak insanı gizli şekilde strese sokan bir durum! Dikkat edin. Yukarıda saydığım faktörler netleştiyse artık evde valizi açma zamanı gelmiştir. Bu noktada tatil süreniz ve kişi sayısına bakarak doğru boyutta valiz seçmeniz lazım. Uygun boyutta valizle yolculuğa çıkmak her zaman daha kolay. Ağır ve büyük valizler yolculukta zaman zaman eziyete dönüşebiliyor. Uygun boyutta valiz de tamam ise artık valizi yerleştirme zamanı gelmiştir. Ben yazımı Yaz Tatili Valizinde Olması Gerekenler ve Kış Tatili Valizinde Olması Gerekenler diye 2 ana gruba ayıracağım. Daha sonra da biraz spesifik başlıklar açıp bu konular için gerekli eşyaları yazacağım. Örneğin bebek ya da çocukla yolculuğa çıkacaksanız yanınıza ne almanız gerektiği gibi. Bir de yazımın sonunda tatil valizi checklist gibi bir şey sunacağım. Bunu da tatil öncesi kullanırsınız. Yaz tatili için valiz hazırlıyorsanız işiniz biraz daha kolay demektir. Çünkü kalın kazaklar yerine ince tişörtleri yerleştirmek her zaman daha kolay. Bu noktada yaz tatili için valizinize almanız gerekenler önemli. Çünkü korunmanız gereken çok önemli bir faktör var o da \"Güneş\". Aşağıda saydığım eşyalar elzem ama almadığınızda da dünyanın sonu değil. Tatil için ıssız bir adaya gitmediğiniz sürece her yerde imkanlar mevcut. Sadece evde var olan bir şey için ekstra maliyet ortaya çıkmış olacak. Gerek var mı ? Tamamen size ve bütçenize bağlı bir durum. Şimdi yaz tatili valizinde olması gerekenleri tek tek açıklamalı yazacağım. Bu eşyalarda dikkat etmeniz gereken bazı şeyler var. Dolayısıyla başlık içeriklerini dikkatli okuyun. - Plaj Giysileri: Mayo, bikini, şort, tişört, pareo, plaj elbisesi gibi plajda giyilecek kıyafetler yaz tatilinin olmazsa olmazları. Aynı zamanda plaj ve havuzun vazgeçilmezi havlu yanınıza almanız gerekenler arasında yer alıyor. Havlu noktasında kocaman havlular yerine hızlı kuruyan, ince havlular almanızı tavsiye ederim. Bu havlular valizde daha az yer kaplayacağı için daha kullanışlı oluyor. - Güneş Koruyucu Ürünler: Yaz tatilinde en yakın arkadaşınız güneş koruyucu ürünler olmalı. Güneş kremi, güneş gözlüğü, şapka olmazsa olmaz eşyalar. Güneş kremi olarak faktöriyeli 50 olan koruyucu kremler seçin. Yüz için mümkünse ayrı güneş kremi kullanın çünkü bazı kremler yüzde inanılmaz sivilce yapıyor. Güneşte yanma durumuna göre yanık kremi de almanız güzel olur. - İnce Giysiler: Yazın ince ve nefes alabilen kıyafetleri tercih etmelisiniz. Tişörtler, şortlar, elbiseler gibi rahat ve hafif parçalar kullanın. Bolca tişört alın. Kot pantolondan uzak durun. Uzun pantolon tercih edecekseniz keten kumaş tercih edin. İç çamaşırı ve çorap noktasında da cömert olun ve valizinize fazlaca bunlardan alın. Pijamalarınızı unutmayın. - Ayakkabı ve Terlikler: Ayakkabı bir tatilin en önemli unsuru. Çünkü rahat yürümeniz hem ayak sağlığı hem de tatil sağlığı açısından önemli. Yaz tatili için plaj terlikleri, rahat yürüyüş ayakkabıları ve açık ayakkabılar tatilde kullanışlı olabilir. Ayakkabı önemli çünkü valizde yer kaplayan en önemli eşya. Bu noktada sandalet, bez ayakkabı tercih edebilirsiniz. Deniz için ise deniz ayakkabısı almayı unutmayın. - Kişisel Bakım Ürünleri: Yaz tatili için valizinizde olması gereken kişisel bakım eşyaları belli. Şampuan, saç kremi, diş fırçası, diş macunu, duş jeli, nemlendirici, tıraş malzemeleri gibi temel kişisel bakım ürünlerini yanınıza alabilirsiniz. Bunlara ek olarak cımbız ve tırnak makasını da ekleyeyim. Şunu belirteyim uçakla seyahat edecekseniz kabin bagajına 100 ml'den fazla sıvı alamıyorsunuz. Şampuan gibi ürünler için seyahat kitlerini kullanabilirsiniz. Tabi bu ürünler otellerde de var fakat kendi markanızı kullanmak isterseniz valizinize atabilirsiniz. - Kozmetik Ürünler: Kişisel tercihlerinize göre, makyaj malzemeleri, nemlendirici, parfüm veya deodorant gibi kozmetik ürünleri valizinize koyabilirsiniz. Yine uçakla seyahat edecekseniz 100 ml kuralına dikkat edin. - Plaj Eşyaları: Yazın hedefiniz deniz ise yanınıza şnorkel, deniz topu, plaj matı, plaj çantası gibi plajda kullanılabilecek eğlence ve konfor sağlayan eşyalar alabilirsiniz. Plajda tesislerden faydalanmayacaksanız yanınıza portatif sandalye ve şemsiye almayı unutmayın. - Uyku İçin Malzemeler: Seyahat yastığı, kulak tıkacı, uyku bandı dilerseniz alabilirsiniz. - Elektronik Cihazlar: Cep telefonu, kamera, kulaklık, şarj aletleri gibi elektronik cihazlar olmazsa olmazlarımız. Bunlara ek olarak powerbank varsa yanınıza alın çok iyi iş görüyor. Su geçirmez telefon kılıfı da deniz için ideal. - Belgeler: Yaz kış fark etmez yurt dışına gidecekseniz pasaport, kimlik kartı, rezervasyon belgeleri gibi dokümanları yanınıza alın. Yurt içinde müze kart en önemlisi. Ev ve arabanın anahtarını almayı unutmayın. - İlkyardım Seti: Yara bandı, sargı bezi, antiseptik solüsyon, ıslak mendil, yanık kremi gibi küçük bir ilkyardım setini yanınıza alabilirsiniz. - İlaçlar: Bizim olmazsa olmazımız ilaçlarımız. Baş ağrısı ve mide için ilaçlarımız her zaman yanımızda. Sürekli kullandığınız ilaç varsa yanınıza almayı unutmayın. Ayrıca yanınıza muhakkak ne olursa olsun bir sivrisinek ilacı alın. Kış valizi hazırlamak zordur, meşakkatlidir. Kalın giysiler, pantolonlar, montlar derken bir bakmışsınız valizde yer kalmamış. Dolayısıyla kışın hazırlayacağınız valize ince ve hassas ayarlar yapmalısınız. Ne çok abartmalısınız ne de az eşya almalısınız. Her şeyi ölçüsünde yapmalısınız. Kış tatili valizinizde olması gereken eşyalar önemli. Zira havalar soğuk. Kış tatili valizinizde en önemli şey sizi sıcak tutacak kıyafetleri yanınıza almanız olacak. Bunlarla vücudunuzu desteklerseniz soğuktan daha az etkilenmiş olursunuz. Not: Yukarıda yaz için saydığım fakat kışın da yanınıza almanız gerekenleri buraya tekrar yazmayacağım. - Sıcak Kıyafetler: Soğuk havalara karşı korunmak için kalın kazaklar, polar veya yün hırkalar, uzun kollu tişörtler, montlar, kalın pantolonlar olmazsa olmaz. Mont 1 ya da 2 tane alın yeter. Bunları çok abartmayın. Zira valizinizde yer kalmayabilir. - Şapka, Eldiven ve Atkı: Bu muhteşem üçlü baş ve el bölgelinizi kışın güzel koruyacaktır. Başınızı, ellerinizi ve boynunuzu soğuktan korumak için bere, eldiven ve atkı gibi aksesuarları yanınıza almanız faydalı olur. - Termal Çoraplar ve Ayakkabılar: Ayaklarınızı sıcak tutmak için kalın ve termal çoraplar giymelisiniz. Ayrıca su geçirmez ve yalıtımlı bir ayakkabı da tercih etmek önemli. En başta ince bir çorap giyerseniz kalın giydiğinizde ayağınız terleme yapmaz. - Termal İç Giyim: Vücudunuzu soğuktan korumak ve sıcak tutmak için termal iç giyim ürünleri en önemlisi. Termal t-shirtler ve taytlar gibi ürünler alt katman olarak ekstra ısınmanızı sağlıyor ve çok da güzel oluyor. - Yedek Giysiler: Kış tatili boyunca hava koşulları değişebilir ve kıyafetleriniz ıslanabilir veya kirlenebilir. Bu yüzden yedek kıyafetler almanız önemli ama bu durumu abartmayın. Sonra bavulu kapatamazsınız. Giysi demişken kirliler için ayrı bir poşet almayı unutmayın. - Kozmetik ve Kişisel Bakım Ürünleri: Kışın cildiniz ve dudaklarınız daha fazla nemlendirme ve koruma isteyecek. Dolayısıyla nemlendirici krem, dudak ve el kremi yanınıza almanız önemli. Hijyenik ped almayı unutmayın. - Snowboard veya kayak kıyafetleri: Eğer kayak için tatile gidecekseniz kayak pantolonu, kayak ceketi gibi kıyafetleri unutmayın. Kayak takımınız varsa zaten onu yanınıza alırsınız. - Diğer Eşyalar: Kışın da güneşten korunmanız şart. Bunun için güneş gözlüğü ve kremi yanınızda bulunsun. Ayrıca yanınıza sıcak su için termos alabilirsiniz. Kış demişken çok daha detaylı valiz listesi için bu yazıma, Türkiye'de kışın gezilecek yerler için ise bu yazıma göz atabilirsiniz. Sadece yetişkinleri düşünmedim tabi ki. Tatile bebek ya da çocuklarla gidecekseniz yanınıza almanız gereken şeyler ekstra önem taşıyor. Söz konusu çocuk olunca tatilin sağlığı için her şey önemli. Eksik bir şey olması demek stres demek. Stres de huzursuzluk demek. Tatilde bebekler ve çocuklar için yanınıza almanız gerekenler, tatilinizi daha rahat ve keyifli hale getireceği kesin. Aşağıda bebek ve çocuklar için almanız gerekenler var. - Bebek Bezi: Bebekler için yeterli sayıda ve boyutta bebek bezleri almanız önemli. Tatildeki süre boyunca bebeğinizi temiz ve kuru tutmak için yeterli miktarda bez bulundurmanız şart. Bebek bezi değiştirme matını unutmayın. - Islak Mendil: Islak mendili her yerde kullanabilme özelliğine sahibiz. Bebeklerin temizliği için ıslak mendil şart. Bebek bezini değiştirirken veya ellerini temizlerken bu mendili kullanabilirsiniz. - Bebek Şampuanı ve Yumuşatıcı: Bebeğinizin saçını ve cildini temizlemek ve yumuşak tutmak için bebek şampuanı ve bebek yumuşatıcısını valizinize ekleyebilirsiniz. - Gıda: Bebişiniz ek gıda takviyesi alıyorsa bunları da tatilde yanınıza alabilirsiniz. - Güneş Koruyucu: Çocuklar hassas cilde sahip. Bu yüzden güneşten korunmak için çocuklarınıza uygun bir güneş koruyucu kullanmanız önemli. Yüksek faktörlü, suya dayanıklı ve geniş spektrumlu bir güneş kremi tercih edin. - Bebek Çantası: Bunu söylememe gerek yok, tatilde ayrılmaz parçanız olmalı. Ayrıca biberon, suluk, emzik ve varsa bebek masasını da unutmayın. - Bebek arabası veya puset: Bebeğinizi taşımak veya gezdirmek için bir bebek taşıma aparatı veya puset yanınıza almanız pratik olacaktır. - Şapka ve Güneş Gözlüğü: Çocuğunuzun başını ve gözlerini güneşten korumak için şapka ve güneş gözlüğü almanız önemlidir. Güneş gözlüğünün UV korumalı olduğundan emin olun. - Havlu: Tatilde çocuğunuzun yüzmesi veya plajda oynaması muhtemel. Havlu şart. - Yedek Kıyafet: Söz konusu bir bebiş ise yedek kıyafet şart. Ayrıca kirliler için bir poşet almayı unutmayın. - İlaçlar: Eğer çocuğunuz herhangi bir ilaç kullanıyorsa tatilde yanınıza yeterli miktarda ve süre boyunca ilaç almayı unutmayın. Ayrıca, acil durumlar için birinci yardım seti bulundurmanız da önemli. Öksürük şurubu, ateş ölçer, pişik kremi ya da diğer önemli ilaçlar işinizi görecektir. Sivrisinek ilacını unutmayın. - Oyuncaklar ve Aktivite Kitleri: Tatil süresince çocuğunuzun eğlenmesi ve meşgul olması için bazı oyuncaklar veya aktivite kitleri alabilirsiniz. Yukarıda hem bebekler için hem de çocuklar için gereken şeyleri sıraladım. Tatilde yanınıza almanız gereken eşyaları çocuğunuzun yaşına, özel ihtiyaçlarına ve sizin tercihlerinize göre uyarlayabilirsiniz. Bu noktada tavsiyem yeteri kadar eşya alın. Ne çok fazla ne de çok az eşya alın. Tatilde ana hedefiniz deniz ise buna göre hazırlık yapmanız oldukça önemli. Hele Ege'de özellikle İzmir ve Muğla tarafında cam gibi bir koy ya da plaj bulduysanız bu eşyalarla değmeyin keyfinize. Aşağıda saydığım eşyalardan ihtiyacınız olanı yanınıza alın. Ben denizde oyun oynamam yüzerim diyorsanız oyun için gerekli şeyleri almayın. Bu eşyalar arasında kıyafetler dışında güneş kremi ve şnorkel en önemlisi. - Mayo/Bikini/Şort: Denize gireceğiniz için yeterli sayıda mayo veya bikini almanız önemli. Pareo da yanınıza alabilirsiniz. - Şort ve T-shirt: Plajda veya tatil beldesinde rahat dolaşmak için hafif şortlar ve tişörtler olmazsa olmaz. - Plaj havlusu: Plajda güneşlenmek veya üzerine oturmak için bir plaj havlusu yanınıza almanız şart. - Güneş kremi: Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için yüksek SPF değerine sahip bir güneş kremi almanız önemli. Ayrıca şapka ve güneş gözlüğü güneşten korunmak için ayrılmaz parçanız olmalı. - Plaj terliği/sandalet: Plajda rahat dolaşmak için plaj terlikleri veya sandaletler tercih edebilirsiniz. - Plaj çantası: Plajda eşyalarınızı taşımak ve korumak için bir plaj çantası almanız pratik olacaktır. - Şnorkel veya dalış ekipmanı: Deniz altını keşfetmek için şnorkel veya dalış ekipmanı alabilirsiniz. Cam gibi denizde şnorkelle yüzmek gibisi yok. - Su geçirmez kılıf veya torba: Elektronik cihazlarınızı, telefonunuzu veya diğer değerli eşyalarınızı su geçirmez bir kılıf veya torbada saklayıp koruyabilirsiniz. - İçecek ve atıştırmalıklar: Plajda susuz kalmamak için su veya içecekler almanız önemli. Ayrıca, atıştırmalıklar da enerji vermek için yanınıza alınabilir. - Plaj oyunları ve aktiviteleri: Plajda eğlenmek ve vakit geçirmek için plaj oyunları, deniz topu, raket setleri gibi aktivite malzemelerini de düşünebilirsiniz. - Su geçirmez kamera: Su altında veya plajda çekim yapmak isterseniz su geçirmez bir kamera kullanabilirsiniz. Tabi ihtiyacınız varsa. - Sandalye ve şemsiye: Kendi imkanlarınızla takılmayı düşünüyorsanız bu iki parçayı muhakkak yanınıza alın. Bu başlıkta 3 günlük tatil valizine ne koymanız lazım kısmını inceleyeceğiz. Evet 3 gün için bir yere gidecekseniz mümkünse kocaman bir valiz almayın yanınıza. Tabi sağlıksal ya da çocuksal bir durum yoksa. Bence 3 gün için kabin boy bir bagaj işinizi fazlasıyla görecektir. Hem seyahatiniz için havayolunu kullanacaksanız bagaj bekleme derdiniz de olmaz. Direkt kabine koy ve kabinden al. Bu noktada erkekler kadınlara göre daha rahat. Erkekler için valiz yerine bir el çantası da iş görebiliyor. 3 günlük tatil için almanız gerekenleri temel şekilde sıraladım. Yine yukarıda tatil zamanına göre yazdığım maddelere de göz atarsınız. Hatta tüm listelerime göz atın ve mümkünse bir şey unutmayın. Uçakla seyahat edecekseniz ve bagajınızı uçak altına verecekseniz istediğiniz büyüklükte şampuanı valizinize koyabilirsiniz. Ancak kabin bagajı için 100 ml sınırlaması var bilginiz olsun. Bunun için seyahat boy şişelere ürününüzü doldurarak uçak içine alabilirsiniz. Ayrıca, güvenliğiniz için şampuan şişesini plastik bir torbaya yerleştirmeniz faydalı olur. Böylece sızıntı durumunda diğer eşyalarınızı korumuş olursunuz. Evet bu konuda genel olarak bir kısıtlama yok. Uçaklara şarj aleti alınıyor. Ayakkabıları yan yana şekilde bir bez ya da poşetle sarıp bavulunuzun alt kısmına, yerleştirebilirsiniz. Bu şekilde ayakkabılar diğer eşyalarınızın üzerine baskı uygulamayacaktır. Daha yumuşak ve esnek ayakkabıları bavulun üst kısmına yerleştirebilirsiniz. Ayrıca ayakkabıların içine küçük eşyalar, çoraplar veya giysi parçaları koyup yerden tasarruf sağlayabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/tebriz-gezi-rehberi", "text": "Çok da iyi insanlar tanıdık bu 3 günde. Ayağımın kırıldığı gün Tap Persia firmasıyla çöl turu yapacaktık. Üstün gelemeyeceğimizi hastanede olduğumuzu haber verince firma sahiplerinden Rasool ve Hadi uçağa bindiğimiz ana kadar ilgilerini ve yardımlarını esirgemediler. Her gün çiçeklerle ziyaretimize geldiler. Aynı şekilde konaklayacağımız otelin sahipleri Nargis ve eşi bize aile oldular. Müthiş insanlar tanıdık ve çok güzel arkadaşlar edindik. Hem güzel anılarla hem kırık ayakla ve kötü bir tecrübeyle ülkemize döndük. İran hem tarihi hem doğa güzellikleriyle, kültürüyle, mutfağıyla müthiş bir ülke. Şiddetle gitmenizi öneririm. Gitmeye karar verirseniz ihtiyacınız olacak tüm bilgiler için Tebriz Gezi Rehberi huzurlarınızda. Aşağıda Tebriz Gezilecek Yerler listesi harita üzerinde görebilirsiniz. 9 ve 12 numaralı yerler merkeze uzak olduğu için buralara +1 gün gerekebilir. Harita üzerinde kendi gezi planınızı çıkarmak için zoom yapabilirsiniz. Tebriz'de gezilecek yerler genel olarak merkezde ve birbirine yakın konumda. O nedenle yürüyerek gezmeye oldukça müsait. Listemizdeki yerlerden bazılarını görme fırsatımız olmadı ancak gördüğümüz yerler, tattığımız yemekler, tanıştığımız insanlar Tebriz'i çok sevmemize fazlasıyla yetti. - El Gölü - Arg-e Tebriz - Tabriz Bazaar - Belediye Binası - Azerbaycan Müzesi"} {"url": "https://bujuyollarda.com/tekne-turuna-giderken-yaniniza-almaniz-gerekenler", "text": "Yaz geldi, corona vakaları azaldı derken herkes tatil planı yapmaya başladı. Yaklaşık 8 aydır süren hafta sonu kısıtlamaları ruhumuzu daralttı. Bir daha o günleri görmemek ümidiyle tatil planlarımızı her daim yapmaya devam. Tatil dediğimizde aklımıza direk güneş, kum, deniz üçlüsü geliyor. Bu muhteşem üçlüyü de en güzel mavi yolculuklarda ya da günübirlik tekne turlarında yakalayabilirsiniz. Yaz geliyorken bir çok kişinin aklında bu tekne turlarına katılma düşüncesi var. Biz de daha yeni Antalya Kekova'da yaptığımız mavi yolculuktan dönmüşken kazandığımız tecrübelerle Tekne Turuna Giderken Yanınıza Almanız Gerekenler Listesini yazmak istedik. Özellikle tekne turu tatili düşünüyorsanız giyeceğiniz kıyafetten yanınıza almanız gereken her şeyi iyi hesaplamanız gerekiyor. Çünkü denize açılıyorsunuz yani doğa ile baş başa kalacaksınız. Her türlü ihtimali düşünmelisiniz. Tekne turuna çıkarken tedbirli olmanızda fayda var. Yaşayacağınız istenmedik bir durum tatilinizin kötü geçmesine neden olabilir. Dolayısıyla hazırlıklı giderseniz sorun yaşama ihtimaliniz az olacaktır. Listemde tekne turunda almanız gereken en önemli şeyler olacaktır. Bu eşya ya da malzemeleri teknede yanınızda kesin bulundurun derim. Not: Bu zamana kadar çıktığım tekne turları ile ilgili yazdığım yazıların bağlantılarını aşağıya bırakıyorum. Özellikle Muğla'da tekne turu düşüyorsanız bu yazılarıma muhakkak göz atın. - Bodrum'da Tekne Turu Deneyimimiz - Datça Tekne Turu Deneyimimiz - Marmaris'te Tekne Turu Deneyimimiz - Göcek Tekne Turu Deneyimimiz - Fethiye Tekne Turu Deneyimimiz - Ölüdeniz Tekne Turu Deneyimimiz - Akyaka Tekne Turu Deneyimimiz - Kekova Tekne Turu Deneyimimiz Tekne turları genel olarak yüzme, dalış, kültür turu, romantik organizasyonlar veya akşam yemeği gibi amaçlarla düzenleniyor. Ana eksen olarak ben yazımda yaz tatili noktasında yapılan tekne turlarında alınması gerekenler listesini yazacağım. Bunun dışında da yazıma daha güzel fotoğraflar yakalamanız için bir kaç bir şey daha ekleyeceğim. Tekne turlarını yapılış şekline göre 2 şekilde mavi yolculuk ve günübirlik olarak düşünebilirsiniz. Listemdeki eşyalarda böyle bir ayrım yapmadım ama akşam için kıyafet günübirlik tekne turunda almazsınız sanırım.:) Evet tekne turuna çıkarken yanınıza almanız gerekenler listesini önem sırasına göre sıralayacağım. - Güneş Gözlüğü - Güneş Kremi - Güneş Yanığı Kremi - Şapka - Havlu - Sivrisinek Koruyucu Spreyi - Ağrı Kesici İlaç & Yarabandı - Mide Bulantı İlacı - Deniz Ayakkabısı & Yürüyüş Ayakkabısı - Günlük & Parmakarası Terlik - Şnorkel ve Palet - Kıyafet Seçimi - Valiz Seçimi - Powerbank - Su Altı Kamera & Su Geçirmez Kılıf - Drone - Müzik Listesi Seçimi - Eğlence İçin Oyun Yaz kış fark etmez her zaman güneş gözlüğü ile gezen biri olarak tekne turunda olmazsa olmazlarımın başında güneş gözlüğü gelir. Bu konuda kaliteli güzel bir güneş gözlüğü almanız göz sağlığı açısından oldukça iyi olacaktır. Marka önerim yok sadece güneşin zararlı ışıklarını kessin yeter. Tekne turlarında gözlük önemli ama denize girerken güneş gözlüğünüzü her zaman çıkarın. Poz vereyim derken güneş gözlüğüne tuzlu deniz suyu değmesi cam ve çerçeve açısından iyi olmaz belirteyim. Bir de lens kullanıyorsanız göz sağlığı açısından denize girmeden lenslerinizi de çıkartın. Tekne turuna çıkarken yanınıza almanız gereken en önemli şey kesinlikle güneş kremidir. Yazın kremsiz güneş ile direkt temastan her zaman kaçının. Cildiniz hassas ise yanık durumu tatilinizi mahvedebilir. Güneş kremi noktasında 50 faktöriyel güneş kremlerini tercih edin. Biz genelde Avene ya da Sebamed marka güneş kremlerini kullanıyoruz. Yüz için ayrı krem kullanmanızı tavsiye ederim çünkü bazı kremler yüzde yağlanma yapıyor. Avene markasının yüz için olan kremi de mevcut. Güneş kremini denize girmeden 15-20 dakika önce sürmeniz kremin emilimi için iyi olacaktır. Özellikle mavi yolculuğa çıkacaksanız güneşe daha çok maruz kalacaksınız demektir. Her ne kadar güneş kremi sürsek de bazen unutkanlıktan kremi sürmeyi unutabiliyoruz. ya da sıcaktan bunalıp direkt denize atlayabiliyoruz. Ama bu durumlarda yanıklara neden olabilir. Yaşayabileceğiniz yanık durumunda güneş yanığı kremi sizi oldukça rahatlatacaktır. Yanık için Silverdin, Hametan gibi kremleri kullanabilirsiniz. Bunları reçetesiz herhangi bir eczaneden alabilirsiniz. Tekne turlarında en önemli tehlike güneşten gelen zararlı ışınlardır. Bu ışınlar sağ olsun hep bize zarar veriyor. Güneşlenirken ya da sahile çıktığınızda kullanacağınız şapka başınıza güneş geçmeye engeller. Eğer güneşe karşı hassas bir yapınız varsa deniz şapkası ya da normal bir şapka kesinlikle kullanmanızı öneririm. Şapka alırken siperlikli şapka alırsanız daha güzel olur. Mavi tur yoluculuklarında havlu hizmeti verilse de günübirlik tekne turlarında havlunuzu kendiniz getirmeniz gerekiyor. Bence mavi yolculukta dahil yanınızda her daim havlu bulundurun derim. Duş için ayrı denizden çıktıktan sonra ayrı havlu kullanmanız daha iyi olur diye düşünüyorum. Havlu demişken plaj havlusu olsun. Ağır büyük şeyler koyup bavulunuzu şişirmeye gerek yok. En sevmediğimiz durum: Sivrisinek Isırmaları. Gündüz genelde koylarda sivrisinek olmuyorken akşama doğru sivriler resmen ava çıkıyor. Günübilirlik tekne turlarında sivrisinekler çok sorun olmuyor. Fakat mavi turlarda koyda demirlemişken özellikle akşam vakti sorun oluyor. Bunun için Sivrisineklerden Koruyu Sprey şart. Bazı insanlara sivrisinek hiç yaklaşmıyor fakat bizim kanımız tatlı mıdır nedir bilmiyorum sinekler bizsiz yapamıyor. Mavi turda, çadır kurduğumuzda sivrisinek spreyini her zaman yanımızda taşırız ve taşınması yönünde de insanlara tavsiyede bulunuruz. Tekne turunda rüzgar, dalga gibi faktörler olduğundan yaşayacağınız ağrılar için ağrı kesici her zaman yanınızda bulundurun. Denizden ıslak çıktıktan sonra rüzgar yerseniz baş ağrısı yaşayabilirsiniz. Ya da bazen dalış yaptığınızda basınçtan dolayı başınız ağırabilir. Dolayısıyla teknede ağrı kesici, kas gevşetici, mide ilacı her zaman işinize yarayacaktır. Bir de denizde yaşayabileceğiniz küçük kesikler için yanınıza yarabandı almayı unutmayın. Günlük kullandığınız ilaçlar varsa onları da yanınıza almayı unutmayın. İlaçları özel bir kabın içinde saklarsanız valinizde bulma açısından daha kolay olur. Bizi etkilemese de bazı insanları deniz ve dalga oldukça etkiliyor. Dalga vurdukça mide bulantısı ve baş dönmesi olabiliyor. Bunun için tekne turuna çıkarken mide bulantı ilacı alabilirsiniz. Eğer ilaç almayı unutursanız da limon bence bulantıya iyi geliyor. Limon varsa limon artı su şeklinde detoks suyu gibi limonu değerlendirebilirsiniz. Tekne turlarında sürekli koyları geziyorsunuz. Koylar bazen kayalık ya da sığ olabilir. Ayağınıza özellikle kestane ve sivri kayalar batmaması için yanınıza kesinlikle deniz ayakkabısı alın. Tekne turuna çıkarken bizim her zaman deniz malzemesi için ayrı küçük bir çantamız vardır. Dolayısıyla siz de kendinize böyle küçük bir çanta yapabilirsiniz. Çantamızın içinde genelde şnorkel, deniz ayakkabısı, parmak arası terlik ve güneş kremi oluyor. Gelelim yürüyüş ayakkabısına. Yürüyüş ayakkabısı özellikle mavi yolculuklarda lazım olabiliyor. Demir attığınız koyda tarihi bir alan varsa yürüyüş ayakkabısı işinize yarayacaktır. Parmak arası terlikle bu alanlarda gezmek çok zor oluyor. Günübirlik tekne turlarında yanınıza yürüyüş ayakkabısı almanıza çok da gerek yok. Bu arada tekne yada yatlara mümkün olduğu kadar ayakkabı ile girmeyin. Çünkü kösele ya da topuklu ayakkabılar teknenin zeminine zarar verebiliyor. Siyah kauçuk tabanlı botlar ve benzeri ayakkabılar da teknenin güvertesinde çıkmayan izler bırakabiliyor. Altı plastik, yumuşak tabanlı spor ayakkabı ya da günlük terliklerinizle tekneye giriş yapmak ve teknede yürümek daha iyi olacaktır. Tabi teknede özel bir organizasyon yoksa! Tekne turlarında rahat, tabanı kaydırmaz terlik çok önemli. Genelde insanlar tekne turlarında terliksiz geziyor ama bu ayağa bir şey batmasına neden olabiliyor. Bu durumu yaşayan arkadaşlarımız oldu. Eeee ne yapacağız tabiki güzel rahat bir terlik yanımıza alacağız. Altı kaygan bir terlik kesinlikle yanınıza almayın çünkü tekne turunda direkt su ile muhattapsınız. Bu da ayağınızın kaymasına neden olur ki hiç hoş olmaz! Şnorkel ve palet herkes için elzem olmasa da bizim için oldukça elzem. Çünkü biz şnorkel ile yüzmeyi ve dalmayı çok seviyoruz. Deniz altında balıkları ve diğer canlıları görmek için şnorkel ya da deniz gözlüğü şart. Bence sizde kaliteli, su geçirmeyen, buğu yapmayan güzel bir şnorkel alın derim. Palet şart olmasa da şnorkel almalısınız. Masmavi, tertemiz suların altını görmek, balıklarla yüzmek ruhunuzu açacaktır. Şnorkel kullanırken ilk etapta zorlanabilirsiniz ama sonra hemencecik alışırsınız. Şnorkel ilk kullanırken dalış değil de su üzerinde hava alarak yüzün ve şnorkele alışın. Sonra zaten istediğiniz gibi şnorkelle dalış yaparsınız. Tekne turuna giderken yanınıza almanız gerekenler listesinin en önemli konusu şüphesiz kıyafet seçimidir. Tekne turuna çıkarken yanınıza almanız gereken en önemli kıyafetler şort pantolon, şort, tişört, mayo, bikini ve iç çamaşırıdır. Bu kıyafetleri alırken çok fazla abartmadan yedekli ya da 3-4 parça alternatifli alabilirsiniz. Kıyafet alırken açık renk giysiler almanızda fayda var. Malum koyu renkler güneşi çok çekiyor. Günübirlik tekne turlarında kıyafet noktası çok sorun değil. Mavi yolculuğa çıkarken güzel fotoğraflar için güzel tercihler yapmanız gerekiyor. Özellikle akşam yemeğine ayrı bir kombin yapacağınızdan şık tercihler yapmanızda fayda var. Gitmeden önce ne giyeceğinizi ve ne zaman giyeceğinizi belirleyin derim. Günlük tekne turunda ne giyilir ? Günlük tekne turlarına giderken şort ve tişört kombini ile tura katılın. Pantolon ya da çıkarırken zorlanabileceğiniz kıyafetlerden uzak durun. Unutmayın rahat moddasınız, giysiler de rahat olmalı. Mavi tura katılacaksanız akşam yemeği kombinini unutmayın! Valiz seçimi mavi tura çıkarken önemli bir durum. Kocaman bir valiz ile tekne kabinine girmek kesinlikle eziyet. Dolayısıyla mavi tura çıkarken orta ya da küçük boyutta valiz tercih edin. Fazla ve gereksiz eşya ile valinizi doldurmayın. Valiz yanına deniz ekipmanlarınız için ayrı küçük bir sırt çantası yapabilirsiniz. Çok fazla eşya kalabalık ve stres demek. İster günübirlik isterse de mavi yolculuk olsun tekne turlarında elektrik problem olabiliyor. Bunun için en güzel çözüm tabiki yanınızda powerbank taşımak. Şarjı full bir powerbank telefonunuzun şarjı bittiğinde işinize çok yarayacaktır. Powerbank sonrası yazdığım başlıklar çok da elzem olmasa da tekne turunda eğlenceli vakit geçirmek ve güzel fotoğraflar yakalamanız için yanınıza alabileceğiniz eşyalardır. Dolayısıyla imkanlar doğrultusunda tercih tamamen sizin. Tekne turu demek deniz demek, yüzme ve dalış demek. Deniz altında güzel fotoğraflar yakalamak istiyorsanız su altı kamera ya da su geçirmez kılıf şart. Tertemiz bir denizde yüzüyorsanız kameralar ile gerçekten çok güzel fotoğraflar yakalayabiliyorsunuz. Son ki katıldığımız Kekova mavi turunda biz su altında çok güzel fotoğraflar yakaladık. Eğer böyle bir imkanınız varsa tekne turuna giderken yanınıza su altı kamerasını ya da su geçirmez kılıfı almayı unutmayın. Bu yazıda havadan gördüğünüz tüm fotoğraflar Drone ile çekilmiştir. Sanırım fotoğrafların güzelliği konusunda herhangi bir şey dememe gereke yok. Drone, gezdiğiniz efsane güzel plajların tüm güzelliğini tamamen size gösterebiliyor. Drone ile çok güzel fotoğraflar ve videolar yakalayabiliyorsunuz. Eğer imkanınız varsa dikkatli şekilde kullanmak suretiyle dronunuzu tekne turunda yanınıza alabilirsiniz. Müzik listesi günübirlik tekne turu için olmasa da mavi tur için önemli. Arkadaşlarınızla tura katılacaksanız ortak zevklerden yola çıkarak müzik listesi oluşturmanız güzel olur. Sonuçta hem tatil yapalım hem de eğlenelim diyorsanız güzel bir müzik listesi şart. Müzik listesi için Usb bellek, Spotify ya da Youtube araçlarını kullanabilirsiniz. Mavi yolculukta akşam eğlenmek isterseniz çok elzem olmasa da yanınıza oyunlar alabilirsiniz. Genelde iskambil kağıdı, uno, monopol ya da tabu gibi oyunları tercih edebilirisiniz. Bazen teknelerde de bu oyunlar olabiliyor. Eğer teknede böyle bir imkan yoksa bu oyunları yanınıza alabilirsiniz. Tekne Turuna Giderken Yanınıza Almanız Gerekenler Listesini tamamladık. Bu listedeki malzeme ya da eşyalar olmazsa olmazlar arasındadır. Tatiliniz güzel ve sorunsuz geçmesi önemliyse bu malzemeleri yanınızda bulundurun. Bu malzemeler tekne turunda ya da tatilinde dikkat edilmesi gerekenler sorusunun da dolaylı cevabıdır."} {"url": "https://bujuyollarda.com/trabzon-merkezde-gezilecek-yerler", "text": "Trabzon doğal güzellikleriyle, tarihiyle, lezzetleriyle ve kültürüyle gerçekten bambaşka bir yer. Eğer tatil için Trabzon'u tercih edecekseniz belirttiğim hususlar açısından tatmin olmuş şekilde Trabzon'dan ayrılmış olacaksınız. Özellikle doğal güzellik açısından Trabzon kollarını açmış sizi bekliyor. Biz genel olarak Trabzon gezimizi gayet güzel ve sorunsuz bir şekilde tamamladık. Trabzon gezilecek yerler listemiz için toplamda 3 gün ayırdık. Bu 3 günü ise şu şekilde planladık; ilk gün Trabzon merkezde gezilecek yerler listemizi tamamlayacaktık, ikinci gün Sümela Manastırı ve Vazelon Manastırını, üçüncü gün ise Uzungöl ve Sürmene'yi gezecektik. Planımıza sadık kalarak tam da dediğimiz gibi Trabzon'u 3 günde gezdik. Trabzon merkezdeki gezilecek yerler genel olarak birbirine yakın konumda. Yine de bazı yerler için araba olursa zaman tasarrufu açısından daha iyi olur. Trabzon merkezde gezilecek yerler için 1 gün ayırmak yeterli diye düşünüyorum. Genel itibariyle bu bir günde aşağıda bahsettiğim tüm yerleri gezebilirsiniz. Bu yerlerden bazıları şansımıza ya kapalı ya da tadilattaydı. Yine de en büyük şansımız Ayasofya'nın açık olmasıydı. Yıllardır tadilatta olan Ayasofya'nın açık olması diğer kapalı yerlerin üzüntüsünü oldukça hafifletti. NOT: Trabzon merkezde gezilecek yerler noktasında şunu belirtmek istiyorum. Trabzon yolları bizi oldukça zorladı. Merkezde yollar oldukça dar ve yollarda genelde arnavut kaldırımı kullanılmış. Arnavut kaldırımı ama sanki engebeli arazide araba kullanıyorsunuz. Bunun dışında Trabzon'da genel bir park sorunu da var. Park sorunu yaşamamak için ücretli park yerlerini tercih edebilirsiniz. Trabzon merkezde gezilecek yerler haritamı buraya bırakıyorum. Listede Trabzon çevresi de var. Haritayı yakınlaştırdığınızda merkezdeki gezilecek yerleri görebilirsiniz. Üzerinde istediğiniz gibi gezi planı yapabilirsiniz. Evet şimdi Trabzon merkezde gezilecek yerler listemize giriş yapıyoruz. Listenin başında tabiki en kıymetli Trabzon'un gözde yeri Ayasofya Cami ve Müze var. Trabzon denilince akla ilk gelen yerlerden biri olan Ayasofya Müzesi mimari yapısıyla, freskleriyle ve derin geçmişiyle muazzam güzellikte bir yapı. Bu güzel yapı bizi her noktasıyla büyüledi. Trabzon Ayasofya Kilisesi 1024 tarihinde Trabzon İmparatorluğunu kuran Kral I. Manuel tarafından 1250 1260 yılları arasında yaptırılmış. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Trabzon fethedildikten sonra ise 1584 yılında yine sultanın emriyle Kürd Ali Bey tarafından kilise camiye dönüştürülmüş. Fakat cami uzun süre onarılmamış ve ibadete kapalı kalmış. Ayasofya I. Dünya Savaşı'nda Trabzon'u işgal eden Rus ordusu tarafından depo ve askeri hastane olarak kullanılmış. Eski Bizans Kiliselerinin en iyi örneklerinden olan Trabzon Ayasofya Müzesi yüksek kubbeye sahip. Muazzam bir işçiliğin görüldüğü yapıda Hristiyan sanatının yanı sıra Selçuklu Döneminin de etkileri varmış. Ayasofya, 1960 yılına kadar cami olarak kullanılmış. Daha sonra yapı 1964 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek müze haline getirilmiş. Ayasofya 2013 yılında yeniden cami olarak ibadete açıldı. Fakat oldukça uzun bir süre de restorasyon aşamasından geçti. Biz gittiğimizde (Ekim 2020) ziyarete açıktı ve her noktasını doya doya gezme fırsatı bulduk. Trabzon'a geldiğinizde gezmeniz gereken en önemli nokta Ayasofya Müzesi ve Camisidir söyleyeyim. Konum burada. Santa Maria Kilisesi, Sultan Abdülmecit'in emirleriyle Trabzon'a gelen yabancılar için 1869-1874 tarihleri arasında yapılmış. Haritadaki konumu burada. Kızlar Manastırı, Trabzon İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş bir kadın manastırıymış. Kızlar Manastırı III. Aleksios (1349-1390) yılları arasında inşa edilmiş. Trabzon ve çevresinde bulunan bir çok manastır gibi burada da ana kaya kilisesi var. Tadilatta olan manastır yakın zamanda açılacakmış. Konumu burada. Trabzon merkezde en iyi manzara nerede izlenir diyorsanız adres kesinlikle Boztepe. Kızlar Manastırı sonrası durağımız olan Boztepe, Trabzon şehir merkezine 3 km uzaklıkta yer alıyor. Boztepe bir park gibi ve içinde çay bahçesi var. Bu çay evinde hem bardakta hem de semaverde çay içebilirsiniz. Bir yanda Trabzon manzarası bir yanda da çay keyfi gayet güzel gidiyor. Boztepe'de bir de Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey'in mezarı da bulunuyor. Boztepe'nin konumu burada. Normalde gezilecek yerler listesine AVM yazmayı sevmem. Fakat özellikle kıyafet vs. noktasında bir ihtiyacınız olursa Trabzon Forum AVM'yi tercih edebilirsiniz. Trabzon Forum AVM, Trabzon'daki en büyük alışveriş merkezi. Burası gayet düzenli ve temiz bir avm. Otopark var ve ücretsiz. Trabzon Forum AVM'de güzel bir restaurant arıyorsanız Trabzon'da Ne Yenir başlıklı yazımda bahsettiğim üzere bizzat deneyimlediğimiz Müzeyyen Restaurantı tercih edebilirsiniz. St. Anna Kilisesi, Trabzon'un en eski kiliselerinden biri. Giriş kapısında bir Bizans kabartması ile 884-885 tarihinde I. Basil zamanında onarım gördüğü yazıyor. Kilisenin içerisinde daha geç dönemlere ait fresk kalıntıları da mevcut. Hemen belirteyim Gülbahar Hatun Cami, Zağnos Vadisi, Trabzon Kalesi ve Kanuni Osmanlı Kültür Evi birbirine çok yakın konumda aracınızı uygun bir yere park ettikten sonra bu 4 yeri yürüyerek rahat bir şekilde gezebilirsiniz. Trabzon merkezde gezilecek yerler listemizdeki tek cami olan Gülbahar Hatun Cami, Yavuz Sultan Selimin annesi Gülbahar Hatun'un anısına yapılmış. Burası zamanında külliye şeklinde içinde bir çok eser bulunduran bir kompleksmiş. Fakat günümüze sadece cami ve yanındaki türbe ulaşabilmiş. Osmanlı padişahlarından biri olan Yavuz Sultan Selim, Trabzon'da şehzadelik yapmış bir padişah söyleyeyim. Tarihi kaynaklara göre Gülbahar Hatun Cami 1514 yılında yapılmış. Burada bir şey daha belirteyim; özellikle Osmanlı ve Selçuklu eserlerinin yapılış tarihi, kim tarafından yapıldığı ve ne zaman onarım gördüğü gibi soruların cevabı genelde eserlerin giriş kapılarında bulunan kitabelerden anlaşılıyor. Gülbahar Hatun Cami'nin hemen yanında bir de türbe bulunuyor. Bu türbe de Gülbahar Hatun için yılında yapılmış. Sekizgen yapıya sahip olan türbenin yapılış tarihi kitabesine göre 1506 yılı. Gülbahar Hatun Cami'den sonra bu türbeyi ziyaret edebilirsiniz. Gülbahar Hatun Cami ve Türbe'nin konumu burada. Gülbahar Hatun Cami'den sonra durağımız Zağnos Vadisi oldu. Trabzon'un merkezinde yemyeşil bir park burası. Zağnos Vadisi tarih kokan bir yer. Ziyaretçilerine şehrin içinde sessizlik ve sakince dinlenebileceği bir atmosfer sunan Zagnos Vadisi'nde; çiçekler, yapay havuzlar, köprüler mevcut. Trabzon merkezde gezilecek yerler listemizde sessiz sakin bir yer arıyorsanız burayı şiddetle öneririm. Konum burada. Trabzon Kalesi'nin günümüze sadece bazı kısımları ulaşabilmiş. Zagnos Vadisi etrafında yer alan Trabzon Kalesi'nin surları şehrin eski yapılarını oluşturuyor. Bugünkü surların en eski bölümü MÖ 4. yüzyıl Roma Dönemi'ne kadar dayanıyor. Biz burada bir kaç fotoğraf çekildikten sonra gezimize devam ettik. Trabzon Kalesi'nin konumu burada. Trabzon'da doğup büyümüş olan Kanuni Sultan Süleyman, Trabzonlular için ayrıca önemli. Trabzon'un Ortahisar ilçesi, Kanuni'nin doğup büyüdüğü ve 15 yaşına dek yaşadığı yermiş. Kanuni Evi, Ortahisar'daki tarihi Türk evlerinden biri. Kanuni Evi'nde Osmanlı padişahlarından Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman'ın balmumu heykellerinin yanı sıra Osmanlı tarihiyle ilgili resimler ve kitaplar bulunuyor. Osmanlı kültürünü yaşamak ve görmek isterseniz Kanuni Evi'ni ziyaret edebilirsiniz. Konum burada. Trabzon'da yöresel eşya satın almak isterseniz Bedesten Çarşısına gelmenizi öneririm. Bedesten Çarşısı ve buraya giden yolda bir çok dükkan bulunuyor. Fiyatlar bize gayet uygun geldi. Bedestenin içinde de hediyelik eşya satan dükkanlar ve bir kafe bulunuyor. Bedestenin yapım tarihi konusunda kesin bir bilgi yok. 11. yy'da inşa edildiği ve Ceneviz yapısı olduğu tahmin edilen Bedesten'in, Osmanlı'nın Trabzon'u fethetmesiyle çarşı haline getirildiği düşünülüyor. Bedesten çarşısı sabahları 10:30 sonrası açılıyor, akşamları da mevsim koşullarına göre farklılık göstererek 22:00 23:00 arasında kapanıyor. Konum burada. Bahtsızlıklar serisine devam ediyoruz. Neden mi ? Trabzon Müzesi de tadilat nedeniyle kapalıydı. Dedik herhalde biz geldik Trabzon merkezde gezilecek yerlerin tamamını tadilata aldılar. Trabzon Müzesi ara sokakta olan ve bulunması zor bir yerdi. Kapalı olduğunu duyunca da iyice moralimiz bozuldu. Trabzon Müzesi 1898-1913 yılları arasında Banker Kostaki Teophylaktos tarafından konut olarak yaptırılmış. Konağın mimarları kim bilinmiyor. Ancak mimarlarının İtalyan olduğu düşünülüyor çünkü binada kullanılan bir çok malzemenin İtalya'dan getirildiği biliniyormuş. Banker Kostaki Teophylaktos 1917 yılında iflas edince, bu yapıyla birlikte bütün mal varlığına haciz konulmuş ve konak Nemlioğlu ailesi tarafından satın alınmış. Kostaki Konağı, milli mücadele döneminde karargah binası olarak kullanılmış. Bina 1924 yılında Atatürk'ün Trabzon'u ilk ziyaretinde konaklaması için düzenlenmiş. 15-17 Eylül tarihlerinde Atatürk, eşi Latife Hanım ve beraberlerindekiler bu konakta kalmışlar. Kostaki Konağı, Trabzon Valisi Ali Galip Bey zamanında 1927-1932 yıllarında 25.000 TL bedelle kamulaştırılarak, 1927-1931 yılları arasında Hükümet Konağı, 1931-1937 yılları arasında müfettişlik binası olarak kullanılmış. 1988-2001 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca restorasyonu tamamlanan konak, 22 Nisan 2001 tarihinde Trabzon Müzesi olarak ziyarete açılmış. Konağın bodrum katı Arkeolojik Eserler Seksiyonu, zemin katı Konak Teşhiri, birinci katı Etnoğrafik Eserler seksiyonu ve asma katı İdari Bölüm olarak düzenlenmiş. Konum burada. Trabzon tarihsel olarak çok derin bir kültüre sahip. Bu kültürün izlerini 4000 yıl öncesine kadar görebiliyorsunuz. Bu 4 bin yıllık kültürün sergilendiği Trabzon Tarih Müzesi, zengin koleksiyonuyla Trabzon'un kültürel kimliğine önemli bir katkı sağlıyor. Trabzon'un merkez ilçesi Ortahisar'da Kanuni Sultan Süleyman'ın doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği söylenen sokakta bulunan tarihi bir Türk evi kamulaştırılarak Tarih Müzesi'ne dönüştürülmüş. Zengin tarihi geçmişi olan Trabzon Tarih Müzesi arşivinde 7.800 belge ve 2.200 adet fotoğraf bulunuyormuş. Tarihi değeri olan çeşitli etnografik eşyaların da sergilendiği müze bünyesinde Trabzon'u anlatan kitaplardan oluşan bir de kütüphane mevcut. Atatürk Köşküne giderken plan dışı yol üzerinde görüp gezdiğimiz Botanik Parkı şehir hayatının içinde yem yeşil bir park. Burada biraz soluklandıktan sonra yolumuza devam ettik. Trabzon Botanik Parkı, Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilmiş. Botanik Park, Temmuz 2018'de açılmış. Park alanı, içerisinde 21 farklı kültivarı barındıran bir fındık bahçesine, 7 adet atölye binasına ve bir herbaryuma mevcut. Parkın içinde ayrıca mescit, tuvalet, oyun evi, restoran ve kır kahveleri de bulunuyor. Konum burada. Bir köşk bu kadar mı güzel ve anlamlı bir yer olur. Trabzon Atatürk Köşkü bizde hayranlık uyandırdı. Binanın dıştan mimarisi ne kadar güzelse içi de bir o kadar muazzam güzellikte. Soğuksu ormanlarının arasında çok güzel bir yer olan Atatürk Köşkü Trabzon merkezde görmeniz gereken en önemli yerler arasında yer alıyor. Atatürk Köşkü 1890 yılında Kostantin Kabayanidis tarafından yazlık olarak inşa edilmiş. Avrupa ve Batı Rönesans mimarisinin etkilerini taşıyan binada büyük ve gösterişli Avrupa simgeleri kullanılmış. Köşkün dış cephesi taş işçiliğinin güzelliğini göstermekte olup, iç cephesi Bağdadi tekniğinde dizayn edilmiş. Atatürk, 15-17 Eylül 1924 tarihlerinde Trabzon'u ilk kez geldiğinde bu gün Trabzon Müzesi olarak düzenlenen konakta ağırlanmış. Daha sonra Soğuksu semtine yaptığı gezintide bu köşkü görmüş ve çok beğenmiş. Bina 1930 yılında Trabzon Özel İdaresince tescil edilerek İl Daimi Encümeninin kararıyla Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine \" temlik\" edilmiş. Daha sonra Trabzon'dan oluşturulan bir heyet Ankara'ya giderek köşkün tapusunu ve anahtarını Atatürk'e teslim etmiş. Atatürk, 10 12 Haziran 1937 tarihlerinde üçüncü ve son kez Trabzon'u onurlandırdığında ise, iki gece bu Köşkte kalmış. Atatürk'ün ölümünden sonra Köşk, Atatürk'ün yasal varisi, kardeşi Makbule Boysan'a intikal ettirilmiş. Köşkü müzeye dönüştürmek amacıyla Trabzon Belediyesi binayı satın almış ve bina 1943 yılından itibaren müzeye dönüştürülerek hizmete açılmış. Müzede, 19. yy sonu ile 20. yy ait, mobilyalar, porselenler, halılar vb. ile Atatürk'e ait tablolardan oluşan Etnografik nitelikli 344 adet eser sergileniyor. Atatürk Köşkü haftanın 7 günü ziyarete açık. Atatürk Köşkü'nün giriş ücreti öğrenciler için 5 TL, yetişkinler için 10 TL. Konumu burada."} {"url": "https://bujuyollarda.com/trabzon-otel-tavsiyesi", "text": "Doğu Karadeniz'in incisi Trabzon'da 4 günlük bir gezi planı yaptık ve Trabzon'un altını üstüne getirdik. Gezimiz boyunca konakladığımız otel bizim için Trabzon'da nerede kalınır sorusunun okkalı bir cevabı oldu. Tek bir eksik bulamadığımız otelimizden inanılmaz mutlu ayrıldık. Trabzon otel tavsiyesi noktasında tereddütsüz önerebileceğimiz Royal Comfort Otel ile ilgili tüm detaylar aşağıda. Trabzon seyahatimizi planlarken Üstün'le iş bölümü yaptık. Trabzon gezilecek yerler listesini o hazırladı, Trabzon'da nerede kalınır, Trabzon'da Nerede Ne Yenir araştırmasını ben yaptım. Trabzon otel tavsiyesi yazımda şu an için sadece bir otelimiz var. Fakat bu 1 bizim için oldukça yeterli oldu. Royal Comfort Otel Trabzon'da kalınacak yerlerin en güzeli desem abartmış mı olurum acaba. 🙂 Yani başkaca bir konaklama deneyimimiz olmadığı için karşılaştırma yapamıyorum. Royal Comfort Otelde 4 günlük konaklamamızdan o denli memnun kaldık ki, benim Trabzon'a tekrar gitsem kuşkusuz konaklayacağım ve sorana ısrarla tavsiye edeceğim bir otel oldu. NOT: Özellikle çocuklu aileler için oteldeki 3+1 evleri rahatlık açısından şiddetle öneriyorum. Royal Comfort'da çok çok güzel bir restoran da var. Otelde her sabah ücretsiz kahvaltı var. İsterseniz akşam yemeğini de bu restaurantta yiyebilirsiniz. Restaurantın manzarası efsane. Golden Wing restaurant ile ilgili detaylar Trabzon'da Ne Yenir başlıklı yazımda var. Royal Comfort Otelde ek ücret karşılığında, konuklara gidiş-dönüş havaalanı servisi (24 saat mevcut) sunuluyor. Otelde 24 saat açık fitness merkezi, çatı terası ve spa hizmetleri mevcut. Kaldığımız ev dahil otelin temizliği bal dök yala kıvamındaydı. Otelde pandemi önlemleri sıkı alınmıştı. Özellikle otellerde dikkat ettiğimiz banyo ve wc temizliği çok iyiydi. Royal Comfort, 2018 yılında açılan bir otel olması nedeniyle oteldeki bir çok şey yeniydi ve kokusu üstünde duruyordu. Bizim kaldığımız rezidans dışında otel odalarını da görme fırsatı yakaladık. Bu odalar da oldukça temizdi. Pandemi nedeniyle Trabzon'da temiz bir otel arıyorsanız burayı gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Gelelim bizim en çok önem verdiğimiz noktaya. Misafir ilişkileri bir otelde ne kadar zayıfsa lüks olması bizim için hiç önemli olmuyor. Fakat Royal'de gerçekten misafir ilişkileri de çok üst düzey tutuluyor. Çalışan herkes oldukça saygılı, kibar ve yardımsever. Özellikle otelin müdürü Serhat Bey çok çok profesyonel ve kibar biri. Bize her noktada yardımcı oldu. İlgi alaka o kadar güzel ki burada kendinizi gerçekten özel hissediyorsunuz. Bu açıdan Serhat Bey nezdinde tüm çalışanları misafir ilişkileri açısından tebrik ediyorum. Bu açından da Royal bizden 10 üzerinden 10 aldı. Trabzon gezilecek yerler listesinde şehir merkezinin dışında görülecek bir çok yer var ve bu yerler birbirlerine yakın konumda değiller. Biz normalde konaklama tercihlerimizde zaman kaybı yaşamamak adına otelimizi gezilecek yerlere en yakın konumda seçmeye özen gösteriyoruz. Ancak Trabzon çevresindeki yerler dağınık durumda olduğundan Trabzon'da otel seçerken konum pek de önem arz etmedi. Trabzon'da kaldığımız Royal Comfort Trabzon'un Araklı ilçesinde bulunuyor. Özellikle Sürmene, Of ve Uzungöl tarafları için Trabzon'a gelecekseniz Royal'i kesinlikle tavsiye ederim. Otelin Trabzon Havalimanına uzaklığı 23 km iken Uzungöl'e uzaklığı 64 km. Otelin iletişim bilgilerini aşağıya bırakıyorum. Trabzon otel tavsiyesi başlıklı yazımın sonuna geldik. Kaldığımız Royal Comfort Otel'den her şeyi ile çok memnun kaldık. Trabzon'da nerede kalınır diye araştırıyorsanız burayı kesinlikle tavsiye ediyorum. Otel ile ilgili tüm detayları Instagram Trabzon hikayelerimde görebilirsiniz. Instagrama girmişken takip etmeyi de unutmayın. Son olarak Trabzon ile ilgili tüm yazılarımın bağlantıları aşağıda. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/trabzonda-ne-yenir-restaurant-onerileri", "text": "Sivas / Erzurum / Gümüşhane / Trabzon rotamızın Trabzon kısmındayız nihayet. Bu benim ilk Doğu Karadeniz seyahatim. Ne yalan söyleyeyim daha yola çıkmadan önce de özellikle Trabzon için heyecanlanıyordum. Bir yeri tüm duyu organlarımızda hissedince etkisi çok daha inanılmaz olmuyor mu ? Rüzgarını tenimizde hissedince, kokusunu burnumuza çekince, uçan kuşların ya da dalgaların sesini dinleyince, tarihi ve doğa güzelliklerine doya doya bakınca ve yöresel yemeklerini tadınca o seyahat hafızama kazınıyor benim. Trabzon için de sağlam bir gezi ve yeme-içme planı yaptık. Planımızı eksiksiz şekilde yerine getirmiş ve güzel öneriler toplamış olmanın mutluluğuyla Trabzon'da Ne Yenir, Trabzon merkezde nerede yemek yenir sorularına cevaplarımı sıralamaya başlayabilirim. -Hamsiköy Sütlacı -Trabzon Pidesi -Akçaabat Köftesi -Kuymak -Beton Helva -Tereyağlı Pilav Trabzon yeme içme öneri ve mekanlarıma müthiş bir mekan ile başlıyorum. Trabzon'da tadabileceğiniz tüm yöresel lezzetleri tattınız, köftesi, pidesi, sütlacı her şeyi tamamsa hemen Müzeyyen'i arıyorsunuz, rezervasyonunuzu yaptırıyorsunuz ve Trabzon ziyaretinizi unutulmaz kılacak bir akşam yemeği yiyorsunuz. Oldukça büyük bir mekan, dekorasyon çok şık. Özel gün kutlamak için de ambiyans gerçekten şahane. Restaurant adını sevgili Müzeyyen Senar'dan alıyor. Müzikler ortamla uyumlu. Her şey buradan memnun ayrılmanız için ince düşünülüp hesaplanmış sanki. Restaurant sahibi Burak beyle tanışma ve sohbet etme fırsatı da buluyoruz. Müzeyyenle ilgili bilgileri ilk ağızdan dinliyoruz. Ayrıca Trabzon'da nerede ne yenir tavsiyeleriyle işimizi kolaylaştırıyor. 🙂 Tüm bu detaylar gözümüzü gönlümüzü doyuruyor. Geriye midemizi doyurmak kalıyor. 🙂 Oldukça nazik bir servis personeli bizimle ilgileniyor. Önden birkaç meze ile başlamak istiyoruz ve günlük taze meze masasını getiriyorlar. Her meze tek tek anlatılıyor ve envai çeşit arasından zor da olsa seçimlerimizi yapıyoruz. Zeytin salatası ve yeşil elmalı kuru domates favorim oluyor. Ara sıcakta yediğimiz ciğer ana yemek olmaya aday. O ne lezzettir arkadaş! Müzeyyen restaurantta et ve balık seçeneği bulabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/tulum-gezilecek-yerler", "text": "Tulum son yılların popüler tatil noktası olma yolunda hızlıca ilerliyor. Sosyal medya bu durumda oldukça etkili bir rol oynuyor. Çünkü Tulum'un bir çok fotografik noktası buranın ününe ün katıyor. Tulum bir yandan cool bir havaya sahipken diğer yandan merkezdeki sokaklarıyla gelişimini tamamlayamamış bir yer. Yollar ve devam eden inşaatlar beklentinizi biraz düşürebilir. Yine de merkezdeki sokaklar Meksika kültürünü çok daha güzel yansıtıyor. Hele bir de merkezdeki ara sokaklara dalınca burası tam Meksika diyorsunuz. Tulum merkezde bulunan sokak lezzetlerini tatmadan Tulum'dan ayrılmayın. Mekan önerilerim zaten aşağıda olacak. Önemli Not: Tulum'a yani Meksika'ya gitmeden önce kesinlikle okumanız gereken Meksika Gezi Rehberi : Bilmeniz Gereken Her Şey başlıklı yazımı muhakkak okuyun. Bir çok sorunun cevabını eminim burada bulacaksanız. Tulum'da gezilecek yerler genel olarak birbirine yakın konumda sayılır. Sadece Coba Arkeoloji Bölgesi ve çevresindeki Casa Maya Köyü ile Cenote Tankach-Ha diğer yerlere uzak kalıyor. Bu yerler için mümkünse araç kiralamanız zaman açısından size ciddi tasarruf sağlayacaktır. Biz de Tulum gezilecek yerleri araç ile gezdik ve park olayı hariç Tulum'da hiç bir sorun yaşamadık. Tulum gezilecek yerleri birbirine yakın konumda olacak şekilde sıraladım. Biz bu yerleri karışık şekilde gezdik. Malum seyahatte bazı şeyler anlık gelişebiliyor. Siz yine yakınlık durumuna göre kendi gezi planınızı çıkartabilirsiniz. Listemdeki Xpu Ha ve Akumal Plajları Tulum'a uzak kalsa da bembeyaz kum ve güzel bir deniz arıyorsanız bu ikiliyi tercih edebilirsiniz. Eğer Tulum'da vaktiniz çok kısıtlıysa Playa Paraiso'yu da da yüzebilirsiniz. Bir de Tulum'da yeterince vaktiniz varsa ya da 2. kez Tulum'a gidecekseniz Bacalar denilen cennete gidebilirsiniz. Biz kısıtlı zamandan dolayı buraya gidemedik. Bacalar'ın güzel bir yer olduğunu çok kişiden duyduk. Her yazımda olduğu gibi bu yazımda da size kolaylık olsun ve kendi gezi planınızı çıkarabilin diye gezilecek yerlerin haritasını ekliyorum. Aşağıda da Tulum Gezilecek Yerler listesini harita üzerinde bulabilirsiniz. - Xpu Ha - Playa Akumal - Dos Ojos Cenote - Casa Tortuga Cenote - Tulum Cerveceria - Tulum Antik Kenti - Playa Paraiso - Sfer Ik - Selina Tulum - Ahau Tulum - Hun Tulum - Matcha Mama - Follow That Dreams - Laguna de Kaan Luum - Tulum Merkez - Cenote Calavera - Gran Cenote - Casa Maya Köyü - Coba - Cenote Tankach-Ha Tulum gezilecek yerler listemizde yok yok. Doğal güzellikler, bembeyaz kumlu enfes plajlar, Cenoteler, tarihi yerler... Bir tatilden ne bekliyorsanız Tulum bunları size fazlasıyla veriyor. Hele bir de bizim gibi Türkiye'de kış yaşanıyorken Tulum'a gittiyseniz deniz, kum, güneş üçlüsüyle değmeyin keyfinize. Söylediğim gibi Tulum sosyal medyada çok popüler bir yer. Bunun nedeni burada birbirinden güzel fotoğraf çekilebileceğiniz yerlerin olması. Yani tam bir Instagramer cenneti.😊 Bu yerleri gezilecek yerler listesine ekledim çünkü sizin de gittiğinizde güzel fotoğraflarınız olsun istedim.😍 Tulum'da fotoğraf çekilecek yerlerin hepsi Cerveceria hariç kıyı şeridinde bulunuyor. Listemde bu başlıkların sonuna yıldız işareti koydum bilginiz olsun. Xpu Ha Plajı konum olarak Tulum'a uzak olsa da kıyı şeridinde bembeyaz kumlu bir plaj arıyorsanız burayı tercih edebilirsiniz. Bu plaj Tulum merkezdeki plajlara göre bize daha temiz geldi. Plaj oldukça uzun ve güzel. Denizde yürürken adımlarınızın bıraktığı izi izlemek gerçekten huzur veriyor. Tropik bir yer, bembeyaz kum, içinizi ısıtan bir güneş ve enfes bir deniz. İnsan daha ne isteyebilir ki. Gelelim plajın detaylarına. Tulum'dan Playa Del Carmen'e giderken sağa doğru dönüyorsunuz ve toprak bir yoldan Xpu Ha Plajına ulaşıyorsunuz. Aracınızı uygun bir yere park ettikten sonra plaja palmiye ağaçlarının arasından yürüyerek geçiyorsunuz. Burada giriş ücreti alındığını duymuştuk fakat bizden kimse bir ücret almadı. Xpu Ha Plajı'nda kum oldukça yumuşak, deniz sığ ve tertemiz. Diğer plajlara göre burada yosun çok daha azdı. Plajda işletmeler de var ama genelde insanlar kendi havlularını sermiş keyif yapıyorlardı. Biz de öyle yaptık ve denizin tadını çıkardık. Dilerseniz işletmelerden 300-400 pesoya şemsiye ve sandalye kiralayabilirsiniz. Herhangi bir işletme tercih etmeyecekseniz yanınıza içecek ve yiyecek almayı unutmayın. Bir de buraya gelirken şnorkeliniz yanınızda olsun. Balıklarla ve vatozlarla karşılaşma olasılığınız oldukça yüksek. Xpu Ha Plajı bizden tam puan aldı. - Xpu Ha Plajı'nın Giriş Ücreti: Kişi başı 60 Peso - Konum: Xpu Ha Plajı Tulum Playa Del Carmen yolu üzerinde birbirinden güzel oteller var. Bu oteller bir çok kumsalı kapatsa da denize girebileceğiniz bir diğer güzel yer Playa Akumal. Playa Akumal denilince akla ilk olarak kaplumbağalar geliyor. Fakat kaplumbağalarla karşılaşma olasılığınız düşük çünkü koruma altına alınmışlar. Kaplumbağaları görmek için yaklaşık 300 pesoya rehber ayarlamanız gerekiyor. Burada ayrıca su altı mercan resiflerini ve diğer deniz canlılarını da görebilirsiniz. Şnorkel şart. Plajın araç park ücreti 50 peso. Kendiniz yiyecek, içecek ve şemsiyenizi getirebilir, plajın tadını çıkarabilirsiniz. Plajda restoranlar da var ve şezlong kiralama seçeneği mevcut. - Akumal Plajı Giriş Ücreti: 120 Peso - Konum: Akumal Plajı Tulum'da gidebileceğiniz bir sürü cenote bulunuyor. Bu cenotelerin hepsine gitmeye kalksanız sanırım 15 gün Tulum'da kalmanız gerekir. Dolayısıyla önceden gideceğiniz cenoteyi belirlemeniz ve ona göre rota çizmeniz gerekiyor. Bir de cenotelerin giriş ücreti son zamanlarda uçuşa geçmiş. Bütçenizi de düşünüyorsanız cenoteler konusunda seçici olmalısınız. Cenote Dos Ojos, İki Göz Cenote anlamına geliyor. 400 metre uzunluğunda bir geçitle birbirine bağlanan 70 metre çapındaki iki düdenden dolayı böyle adlandırılmış. Dos Ojos yarı açık su altı mağarası şeklinde olan bir cenote. Özellikle dalış yapmak isteyenler bu cenoteyi tercih ediyor. Dos Ojos'un en derin yeri yaklaşık 118 metre. Tüm mağara sistemi en az 61 km uzunluğundaymış. Su sıcaklığı yıl boyunca sabit 24-25 santigrat derece civarında. Şnorkelli yüzme için oldukça ideal bir yer. Şnorkelinizi unutmayın. - Dos Ojos Cenote'nin Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 350 Peso. Otopark ücretsiz. - Konum: Dos Ojos - Ziyaret Saatleri: 09:00 17:00 Tulum'da diğer bir tercih edebileceğiniz cenotelerden biri de Casa Tortuga. Bu cenote 2'si açık 2'si kapalı toplamda 4 cenoteden oluşuyor. Bu cenotelerin ismi Cenote Wisho, Cenote Campana, Cenote Tres Zapotes ve Cenote Jaguar. Bu cenotede yemek yiyebileceğiniz bir restaurant bir de konaklama için otel bulunuyor. Bu cenotede seçebileceğiniz tur paketleri de var. Cenotenin normal giriş ücreti 650 Peso. Yani buna değer mi gerçekten bilmiyorum. Tulum'da gideceğiniz Gran Cenote de var ki buranın da giriş ücreti oldukça tuzlu. Bu cenote hakkında açıkçası çok iç açıcı şeyler duymadık. Buradaki işletme, olayı ticari ranta dökmüş. Olumsuz yorumlarına baya denk geldik. Meksika'da turist olmak zor çünkü sizi yürüyen dolar olarak görüyorlar. Gözünüzün açık olması gerekiyor. Negatif yönlendirme sevmiyorum ama burayı tercih ederken iyi düşünün. Biz burayı tercih etmedik. - Casa Tortuga Cenote'nin Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 650 Peso. - Konum: Casa Tortuga - Ziyaret Saatleri: 09:00 17:00 Tulum'da fotoğrafik noktalardaki ilk durağımız Tulum Cerveceria. Burası aslında bir restaurant. İşletme müşteri çekmek ve reklamını yapmak için önüne odunlardan mavi desen kullanarak TULUM yazısı yapmış. Gerçekten de bu yazı güzel olmuş ve insanlar yol kenarında araçlarıyla durup burada fotoğraf çekiliyor. Burası dediğim gibi yol kenarında bir yer. Konum aldıktan sonra buraya yaklaşınca yavaşlamalısınız. Cerveceria, Playa del Carmen'den Tulum'a giderken sağ tarafta kalıyor. Tulum'da fotoğraf noktalarında bazı yerlerde ücret alınıyor. Fakat burada herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Sadece işletme çalışanları sizi nazikçe restauranta davet ediyor. Siz de teşekkürler diyorsunuz. Cerveceria foto açısından güzel ama önündeki demirler olmasa daha güzel olurmuş. Konumu buraya bırakıyorum. Tulum'un en önemli tarihi yeri olan Tulum Antik Kenti'ne geldik. Burayı gezerken hava o kadar sıcaktı ki birazdan buharlaşacağız herhalde diye düşündük. Aracınızı park ettikten sonra alışveriş mekanlarının arasından geçiyorsunuz. Sonrasında yaklaşık 2 km yürüyerek antik kentin kalıntılarına ulaşıyorsunuz. Yürüme mesafesi de baya olunca sıcaklık gerçekten bizi zorladı. Yanınıza su ve güneş kremi almayı unutmayın. Tulum Antik Kenti, zamanının en önemli liman kentlerinden biriymiş. Tulum Ruins'de ilk yerleşim izleri MS 564 yılına kadar gidiyor. Tulum, daha sonra Mayaların inşa ettiği ve yaşadığı son şehirlerden biri olmuş. 13. ve 15. yüzyıllar arasında oldukça gelişen bu kent İspanyolların Meksika'yı işgal etmeye başlamasından sonra önemini yitirmiş. 16. yüzyılın sonunda ise tamamen terk edilmiş. Tulum arkeolojik sit alanında ilgi çeken üç ana yapı bulunuyor. El Castillo, Freskler Tapınağı ve Azalan Tanrı'nın Tapınağı. Bu yapılardan en önemlisi El Castillo yapısı. Bu yapı güneş takvimine göre inşa edilmiş. Castillo'nun önünde, daha iyi korunmuş yapılardan biri olan Freskler Tapınağı bulunuyor. Tapınağın içinde üç bölümde boyanmış bir duvar resmi var. İlk seviye ölülerin Maya dünyasını temsil ediyormuş, orta seviye hayatta olanları ve son en yüksek parça yaratıcı ve yağmur tanrılarını tasvir ediyormuş. Kentin beş girişi ve iki gözetleme kulesi var. Tulum Antik Kenti tamamen surlar ile çevrili. Surlarla çevrili olmasının nedenine dair 2 teori var. İlk teoriye göre kentin içinde istilacılardan korunan 600 kişilik bir Maya nüfusu olduğu düşünülüyor. Diğer teoriye göre, duvarların içinde yalnızca rahipler ve soyluların barındırıldığını, köylülerin ise dışarıda tutulduğu öne sürülüyor. Kenti gezerken iguanalarla karşılaşma olasılığınız çok yüksek belirteyim. Ayrıca El Castillo'nun arkasındaki Karayipler manzarasını izleyin ve bol bol fotoğraf çekilin. Burada denizden o kadar güzel bir esinti geliyor ki içiniz biraz da olsa ferahlıyor. - Tulum Antik Kenti'nin Giriş Ücreti: Kişi başı 80 Peso - Ziyaret Saatleri: 09.00 16.15 - Konum: Tulum Ruins Tulum merkezde denize girilecek güzel bir yer arıyorsanız Playa Paraiso yani Cennet Plajı oldukça güzel bir seçenek olur. Burası Tulum Ruins'in eteklerinde bulunuyor ve isminin hakkını tam anlamıyla veriyor. Buranın girişine araç ile dar bir yoldan ulaşıyorsunuz. Araç park olayı sıkıntılı. Girişin tam karşısında bir park yeri var ama biz burada fazla vakit geçirmeyeceğimizden aracımızı yol kenarına güzel bir yere park ettik. Plaja bisiklet kiralayıp giden bir çok insan vardı. Dilerseniz ulaşım için bisiklet de tercih edebilirsiniz. Plaj efsane güzel bir plaj. Bembeyaz bir kuma ve turkuaz rengi denize sahip. Herkes havlusunu sermiş keyfine bakıyordu. Eğer burada uzun kalacaksanız yanınıza yiyecek içecek almayı unutmayın. Bir de dalış için şnorkeliniz yanınızda olsun. Playa Paraiso Giriş Ücreti: Burası halk plajı ve giriş ücretsiz. Tulum gezilecek yerler listemize Sfer Ik Müzesi ile devam ediyoruz. Sfer Ik Müzesi, Nisan 2018'de açılmış ve bu tarihten itibaren bir çok sergiye ev sahipliği yapmış. Buranın girişi ve giriş kapısından çok enteresan bir yer olduğunu anlıyorsunuz. Bilet aldıktan sonra ayakkabılarınızı çıkararak müzeyi geziyorsunuz. 'Küresel' olarak isimlendirilen SFER IK adı, tasarlanırken hep kıvrımsal yapılar kullanılmış. Müzenin içinde dik açılar, düz duvarlar veya düz çizgiler yok. Ayrıca, 'Ik' kelimesi, hayalperestler, hayal gücü ve yaratıcı ile ilişkiliymiş ve şüphesiz, 'Azulik'e bir gönderme yapılmış. Meksika'nın en ünlü otellerinden Azulik Hotel'in çağdaş sanat müzesi olan Sfer Ik'da yalın ayak dolaşırken, kendinizi dev bir kozanın içinde gibi hissediyorsunuz. İçeride asma benzeri bejuco ağacından yapılmış kıvrımlı yürüyüş yolları ve köprüler görüyorsunuz. Çok mistik bir havası var müzenin. Özellikle en iç odada minderler üzerinde meditasyon yapmayı unutmayın.😊 Müzenin her bir köşesine minderler atılmış, buralarda dinlenip o huzurlu havayı da hissetmeye çalışın. Tulum kıyı şeridi tam fotoğrafik noktalar cenneti. Her bir mekan hem reklam hem de müşteri çekmek için birbirinden güzel fotoğraf noktaları yapmış. Bu noktalardan biri de Selina Otel'in odunlardan yapılmış giriş noktası. Bu giriş noktası hemen yol ağzında bulunuyor. Fotografik ve elbette turistik olduğu için kimse fotoğraf çekilmenize karışmıyor. Tulum'un kıyı şeridindeki yerlerde fotoğraf çekilmenin en büyük sıkıntısı araç park yeri problemi. Bu noktada ya bir otoparka aracınızı park edip buraları yürüyerek fotoğraf çekileceksiniz ya da kısa kısa parklarla işinizi halledeceksiniz. Karar tamamen size ve vaktinize bağlı. Seçecek olarak bisikleti de değerlendirebilirsiniz. Selina'da fotoğraf çekilmek ücretsiz. Konum burada. Tulum'un en ünlü fotografik noktası Ahau Otelin girişindeki Ven A La Luz heykeli. Tulum'a her gelen burada fotoğraf çekilmeden dönmüyor. Gerçekten çok popüler bir yer. Önünde sıra oluyor ve sırayı yarım saat bekliyorsunuz. Güney Afrikalı sanatçı Daniel Popper, Meksika'nın Tulum kentinde düzenlenen bir sanat ve kültür festivali için bu heykeli inşa etmiş. \"Ven a la Luz\" heykeli bir kadın figürünü betimliyor. Yapımında ahşap ve halatlar kullanılmış. Sanatçı bu heykelde kalbini herkese açan bir kadını anlatmaya çalışmış. Bu heykelin önünde fotoğraf çekilmek için ücret ödemek zorundasın. Kişi başı 60 Peso alınıyor. Fotoğraf için süreniz 1-2 dakika. Heykelin tam karşısı değil de sol tarafındaki açıdan fotoğraflar çok daha güzel çıkıyor. Konum burada. Bu fotoğraf noktası da bizim keşfimiz. Hun Tulum bir otel ve restaurant. Buranın girişini gerçekten çok sevdik. Buradaki güvenlik abi de bizle muhabbet edince ve bizim fotoğrafımızı çekince baya bir mekana ısındık. Mekanın önü kadar içi de güzelmiş. Biz gittiğimizde mekan daha yeni yeni açılıyordu. Yani içeriye giremedik. Tulum'u araştırdıysanız insanların fotoğraf çekildiği ormanın içinde bir el heykelini görmüşsünüzdür. Güvenlik abi bize bu heykelin mekanın içinde olduğunu söyledi. Mekan açık olmadığından burayı da değerlendirmeyelim dedik. Biz sadece ön cephede fotoğraf çekildik ve yolumuza devam ettik. Bahsettiğim heykeli Hun Otel'in sayfasında bulabilirsiniz. Konum burada. Matcha Mama Tulum'un en meşhur mekanlarından biri. Oldukça küçük bir yer. 6-7 tane salıncaktan sandalye var. Burayı meşhur kılan sörf tahtası üzerine renkli boyalarla yazılmış olan \"ı love Tulum so matcha\" yazısı. Matcha Mama'nın içecekleri ve kahvaltısı oldukça meşhur. Genelde kaselerde sunulan smoothiler tercih ediliyor. Fiyatlar oldukça yüksek onu da belirteyim. Biz önünde fotoğraf çekildik ve yolumuza devam ettik. Fotoğraf için bence çok daha güzel yerler var. İşletmeci herhangi bir şey içmeseniz de salıncağa oturup fotoğraf çekilmenize sesini çıkarmıyor. Konum burada. Tulum'un tabelası da meşhur.😃 Instagram tabelayı da popüler yapmış valla. Follow that dreams tabelasının önünde kuyruk olmasa da önünden geçen herkes burada fotoğraf çekiliyor. Follow that dreams ile ilgili söylenecek çok fazla bir şey yok. Tabela Lolita Lolita isimli bir butiğin önünde. En iyi fotoğrafları arkada yol ve palmiyeler olacak şekilde yakalıyorsunuz. Burada ücret ödemiyorsunuz, korkmayın.😃 Aracınızı yakın bir yere park edip fotoğraf çekilebilirsiniz. Bisikletle fotoğraflar çok daha güzel oluyor onu da belirteyim. Konum burada. Follow that dreams ile Tulum kıyı şeridindeki fotoğrafik noktaların sonuna geldik. Bir de bu şeritte gelmeden önceki araştırmalarımızda Conestesia isimli yerin önünde gördüğümüz tavşan heykeli vardı. Fotoğrafa yeter dedik ve onu da artık pas geçtik. Aklınızda bulunsun diye buraya yazayım dedim. Tulum'un en ilginç cenotelerinden biri Laguna Kaan Tulum'dur. Burası açık hava bir cenote. Tulum merkezin içinden geçip buraya ulaşabiliyorsunuz. Cenotede tuvalet, can yeleği ve herhangi bir işletme yok. İmkanlar oldukça kısıtlı. Suyun asıl rengi sarı-yeşil, güneş çıkınca deniz daha da güzelleşiyor. Su oldukça sığ ve sıcaklığı düşük. Cenotenin ortasındaki yuvarlak kısım çok derin, açık yeşil ve mavi renklerden oluşuyor. Fotoğraf için gidecekseniz şansa ihtiyacınız var çünkü su rengi beklentinizi karşılamayabilir. Burada denizin üzerinde hamaklar ve salıncaklar var, fotoğraf çekmek için oldukça güzel. Cenotenin tüm manzarasını görmek için merdivenlerden yukarı çıkabileceğiniz bir gözlemevi de var. - Laguna de Kaan Luum Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 300 Peso - Ziyaret Saatleri: 09.00 16.00 - Konum: Laguna de Kaan Luum Tulum'un kıyı şeridinden çıkıp merkezine geliyoruz. Merkez yukarıda da bahsettiğim gibi çok fazla gelişmiş değil. Her yerde inşaat var ve yollar oldukça kötü. Tulum, Meksika'nın Quintana Roo eyaletini oluşturan on bir belediyeden biri. 13 Mart 2008 tarihinde kurulmuş. Merkezde bulunan Tulum Belediye Binası'nın önünde orta halli bir meydan var. Burada kuş seslerinden rahatsız olmazsanız dinlenme fırsatı yakalayabilirsiniz. Merkezde her türlü ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz yerler bulunuyor. Döviz bozdurma, banka, alışveriş yapabileceğiniz ve Meksika lezzetlerini tadabileceğiniz bir çok mekan bu cadde üzerinde. Merkezdeki yeme içme önerilerimi aşağıda görebilirsiniz. Cenote Calevara oldukça küçük bir cenote. Diğer cenotelere göre de kalabalık değil. Sabah erken saatlerde giderseniz daha az insanla karşılaşabilirsiniz. Bu cenotede bir merdivenle doğrudan suya iniyorsunuz. Fotoğraf çekilebileceğiniz bir de salıncak bulunuyor. Kadrajı kalabalıktan dolayı temiz yakalamak zor olabilir. Ayrıca buradaki kaya deliklerinden birinden karanlığa da atlayabilirsiniz. Cenotede bir işletme bulunuyor. İşletmeden atıştırmalık ve içecek satın alabilirsiniz. Tulum'a oldukça yakın olduğundan bisikletle de buraya ulaşabilirsiniz. Cenote alan olarak küçük olduğundan fazla insan kaldırmıyor. - Cenote Calavera Giriş Ücreti: Giriş ücreti kişi başı 250 peso. Can yeleğine ihtiyacınız varsa 50 pesoya kiralayabilirsiniz. Otopark ücrete dahil. - Ziyaret Saatleri: 09.00 17.00 - Konum: Cenote Calavera Tulum'un en meşhur cenotesi kesinlikle Gran Cenote'dir. Giriş ücreti son yıllarda rokete bağlasa da burayı ziyaret etmeden Tulum'dan dönmek olmazdı. Tulum'a oldukça yakın ve Coba yolu üzerinde bulunan Gran Cenote gerçekten efsane bir yer. Her türlü imkanıyla gayet güzel bir işletme tarafından işletilen Gran Cenote doğa olarak size çok güzel manzaralar sunuyor. Aracınızı hemen girişe ücretsiz park ediyorsunuz ve giriş için sırada bekliyorsunuz. Giriş ücretini ödedikten sonra içeri girince kıyafetlerinizi değiştirebileceğiniz kabinler bulunuyor. Cenoteye inmeden önce duş almak zorundasınız. Bu cenotenin 2 girişi bulunuyor. İlk giriş diğer girişe göre daha kalabalık. İlk girişten yüzerek diğer girişe gidebiliyorsunuz. Tabi eşyalarınıza dikkat etmeniz gerek. Dilerseniz ücret karşılığında emanet dolabı da kiralayabilirsiniz. Yarı açık olan Gran Cenote'nin suyu tertemiz. Kaplumbağalar ile beraber yüzüyorsunuz. Şnorkelinizi kesinlikle yanınıza alın derim. Biz Türkiye'den şnorkellerimizi yanımızda götürdük valla.😃 Su altı dalışı efsane. Cenote girişlerinin orda güneşlenebileceğiniz yerler de mevcut. Dilerseniz burada dinlenebilirsiniz. - Gran Cenote Giriş Ücreti: Kişi başı 500 Peso. - Ziyaret Saatleri: 08.00 16.45 - Konum: Gran Cenote Tulum'a gelmişken Mayaların yaşamını görmeden dönmek olmaz değil mi ? Gerçekten çok gizemli bir tarihe sahip olan Mayalar hakkında çok az şey biliniyor. Tulum'un bazı köylerinde Mayaların kültürü yaşatılmaya çalışıyor. Bu köylerden biri de Casa Maya Köyü. Casa Maya köyünde yerliler Mayaların gelenek ve göreneklerini yaşatmaya çalışıyor. Burayı ziyaret ettiğimizde çok farklı bilgilere ulaştık. Mayaların özel ballarını tattık, müziklerini, ayinlerini gözlemledik, ailenin çocuklarıyla güldük eğlendik ve unutulmaz anlar yaşadık. Mayalar doğadan o kadar güzel faydalanmış ki her noktada doğanın verdiklerini en iyi şekilde değerlendirmiş. Tıptan kimyaya bir çok alanda değişik değişik bitkiler kullanmışlar. Vlog da zaten çoğunu paylaşmaya çalıştım. Eğer Tulum'a gelirseniz ve Maya kültürünü yakından görmek isterseniz bu köylerden birini ziyaret edebilirsiniz. Bizim gittiğimiz köy Coba ile Punta Laguna arasında kalıyordu. Konum: Yukarıdaki haritada 18 numaralı yer. Yaşadığımız bazı aksiliklerden dolayı az kalsın Coba'ya gidemeyecektik. Burası saat 16'da kapanıyor. Üstün yetişeceğiz dedi ve uçarak gittik. Böylece son dakika içeri girebildik. Girdik ama bir yağmur başladı ki aman tanrım. Bardaktan mı kovadan mı boşaldı dersiniz 1 dakikada epey ıslandık. Coba'da giriş ücreti ödedikten sonra harabeleri görmek için baya ilerlemeniz gerekiyor. Yağmur başlayınca buradaki bisiklet taksilerden kiraladık. Gidiş dönüş 90 Peso ödeyerek harabeleri bisiklet taksi ile gezdik. Aksi halde sırılsıklam olacaktık. Coba, 'rüzgarla karıştırılan sular' anlamına geliyormuş. Bu yerleşim iki büyük lagünle çevrili. Coba, konumu nedeniyle uzun yıllar Maya tarihinin göz ardı edilen bir parçasıymış. Quintana Roo eyaletindeki Tulum ile Yucatan eyaletindeki Valladolid arasında yer alan Coba, ilk olarak 1800'lerin ortalarında keşfedilmiş. Ancak yoğun orman ve fon eksikliği nedeniyle gün yüzüne çıkartılması oldukça fazla vakit almış. Coba, 1973'te arkeolojik bir alan olarak halka açılmış. Arkeologlar burada 6.000 yapının var olduğunu tahmin ediyor fakat yalnızca üç yerleşim yeri halk ziyaretine açık. Coba'yı diğer yerlerden farklı kılan şey, 16'dan fazla Maya törensel yol ile kentin merkezi piramidine bağlı olmasıymış. Coba yerleşiminde 16'sı halka açık olan 50'den fazla sacbe keşfedilmiş. Tüm yollar ana piramitten başlayıp dört ana yöne doğru uzanıyormuş. Coba Harabeleri'nde üç ana piramit görülebiliyor. Bunlar Nohoch Mul yapıları, Conjunto Pinturas ve Macanxoc piramitleri. 120 basamaktan oluşan Nohuch Mul piramidine eskiden yürüyerek çıkılabiliyormuş ama bizim gittiğimiz dönemde piramide çıkmak yasaklanmıştı. Coba yapılarında, Teotihuacan piramitleri mimarisinin etkileri varmış, bu da Cobalıların Orta Meksika ile temas kurduğunun kanıtı. Coba zamanının en önemli ticari şehirlerinden biriymiş. İspanyolların 1550 civarında Yarımada'yı işgalinden sonra Coba yerleşiminin sona erdiğine inanılıyor. Coba Harabeleri Giriş Ücreti: Kişi başı giriş ücreti 100 Peso, otopark ücreti 60 Peso. Coba'ya oldukça yakın konumda olan Cenote Tankach ha oldukça gizemli bir cenote. Burası tamamen kapalı bir mağara cenote. Gerçekten ürkütücü bir yapıya sahip. Girişte kıyafetlerinizi değiştirdikten sonra ücret ödüyorsunuz ve cenoteye doğru iniyorsunuz. Cenoteye uzunca bir merdiven ile yaklaşık 30 metre boyunca iniliyor. Bu merdivenlerden cumburlop atlayanları da görebilirsiniz. En aşağıya geldiğinizde eşyalarınızı bırakabileceğiniz kayalık bi alan var. Yere bırakamazsınız çünkü zemin de su var. Üstün ile burada dalış yaptık ve çok çok etkilendik. Bence çok popüler cenoteler yerine bu tarz cenoteler tercih etmek çok daha mantıklı. Hem burası diğer cenotelere göre çok da kalabalık değildi. Eğer Coba'yı ziyarete gelecekseniz bu cenoteyi de değerlendirin derim. Eminim pişman olmayacaksınız. - Cenote Tankach-Ha Giriş Ücreti: Kişi başı 100 Peso - Ziyaret Saatleri: 08.00 18.00 - Konum: Cenote Tankach-Ha Tulum gezilecek yerler listesinin sonuna geldik. Bu listeyi daha da çok uzatmak istemedim. Vaktimiz doğrultusunda hareket etmemiz şarttı. Sizin daha fazla vaktiniz varsa Tulum'da yukarıdaki yerlere ek olarak Azulik Uh May ve Mystika Museum'u ziyaret edebilirsiniz. Hatta eğer giderseniz yorum kısmında görüşlerinizi belirtirseniz sevinirim. Tulum'da Ne Yenir & Mekan Önerilerim ? Tulum'da 3 gün boyunca fırsat buldukça mekan deneyimlemeye çalıştık. Fırsat buldukça dedim çünkü Tulum'da kaldığımız Nerea Otel'in mutfağı efsaneydi. Kahvaltı için bir yere çıkmamıza gerek kalmadı. Otelin kahvaltısı tam anlamıyla enfesti. Aperatifler ve ana yemek bizden 100 tam puan aldı. Otel dışında akşam yemeği için Tulum merkezde bir kaç mekana gidebildik ve bu mekanlardan oldukça memnun kaldık. Aşağıda Tulum restaurant önerisi olarak deneyimlediğimiz ve duyduğumuz mekanları yazacağım. Siz de güzel mekanlar bulursanız yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın. İlk olarak Tulum'da ne yenir diyelim sonra restaurant önerilerine geçelim. - Tako - Tortas - Espanados - Empanadas - Panuchos - Quesadillas - Tostadas - Chiles en Nogada - Salbutes - Taze Karides - Tascalate Huauzontle, Tulum'da geleneksel Meksika yemeklerini tadabileceğiniz, bir ailenin evine konuk olmuşsunuz gibi anne yemekleri yiyebileceğiniz çok güzel bir restoran. Tulum'da restaurant olarak en çok burayı sevdik sanırım. İşletmecisi Alex çok samimi ve yardımsever biri. Bize az az neredeyse bütün lezzetleri tattırdı. Sunumlar ve lezzetler çok başarılıydı. Makarnalı çorba, nachos, kızarmış taco, pilav tatmanız gereken enfes lezzetler arasında. Son ki tatlıysa enfesti. Mekanda fiyatlar gayet makul seviyelerde. Tulum kıyı şeridindeki mekanlarına göre bedavadan biraz pahalı.😃 Tulum merkeze yolunuz düşerse bu güzel mekanı kesinlikle ziyaret edin. Alex'e bizden selam söylemeyi unutmayın. Antojitos La Chiapaneca Meksika lezzetlerini tadabileceğiniz en ideal mekan. Dışarıdan bizim dönercilere çok benziyor. Mekan oldukça kalabalık. Turistinden yerlisine herkes bu mekanda. Fiyatlarda Tulum şartlarına göre oldukça uygun. 18 pesodan tako porsiyonları başlıyor. Burası tako restaurantı. Etler 3 çeşit. Dana, tavuk ve domuz. Biz dana ve tavuk yedik ve lezzetinden gayet memnun kaldık. Meksika denilince akla hemen sos gelir. Burada da soslar epey lezzetliydi. Burada biz çoğu lezzeti tattık. En çok empanadası beğendik. Empanadas içinde peynir olan kızarmış taco. Bizim pişiye benziyor. Ekstra peynir olunca porsiyon fiyatı artıyor. Mekan salaş bir mekan. Eksileri de yok değil. Garsonlar ingilizce bilmiyor hadi o çok önemli değil ama hesabı kitlemeye çalıştı biri. Fark ettik söyledik ve hemen düzeltti. Muhtemelen garsonlar fazla parayı cebe indiriyor. Sadece burada değil Meksika'da uyanık olmalısınız. Siz dolarsınız unutmayın. 😂 Yine de bu mekana gidilir bence. Konum burada. Tulum'da diğer bir restaurant tavsiyemiz Burrito Amor. Akşam yemeği için tercih edebileceğiniz bu mekanın oldukça lezzetli yemekleri var. Burrito bizim bildiğimiz börek demek. Tortillanın katlanış biçimi, içerisine sürülen fasulye püresi, et, tavuk, peynir gibi malzemelerle değişik çeşitleri var. Fiyatlar Tulum'a göre oldukça uygun seviyede. Dilerseniz kahvaltı için de burayı tercih edebilirsiniz. Bu mekanda akşamları kalabalık oluyor. Masada oturmak için 10 dk falan bekleyebilirsiniz. Konum burada. Deniz ürünleri ile aranız iyiyse ve Tulum'da bunları tatmak istiyorsanız El Camello'yu ziyaret edebilirsiniz. Fiyatlar genelde 200 300 peso arasında değişiyor. Deniz ürünleri oldukça taze. Burada da sıra olabiliyor. Yani siparişiniz biraz gecikebilir. Balık, kalamar, ıstakoz, ahtapot, karides gibi bir çok çeşit var. Porsiyonlar oldukça fazla. Sadece nakit kabul ediliyor. Tulum'da canınız balık çekerse burayı listenize ekleyebilirsiniz. Konum burada. Tulum'da nerede kalınır sorusunun çok güzel bir cevabı var. Gerçekten kaldığımız otelden o kadar memnun kaldık ki bir daha gidersek yine aynı yeri tercih edeceğiz. Otelin detaylarını aşağıda vermeden önce Tulum'da kalabileceğiniz 3 bölgeden bahsedeyim. İlk olarak Tulum merkez bölgesi, ikinci olarak Tulum'un meşhur kıyı şeridi ve üçüncü olarak ise Tulum Playa Del Carmen arasında kalan otellerde konaklayabilirsiniz. Uygun fiyatlı otel arıyorsanız Tulum merkezdeki hostelleri tercih edebilirsiniz. Ben partilere akacağım derseniz Tulum Beach Town sizi bekliyor. Cancun'dan Tulum'a gelirken yol üstünde bir sürü otel göreceksiniz. Bizim otelimiz de Tulum'a 4 km uzaklıkta bu kıyı şeridinde bulunan Nerea isimli oteldi. Otelimizden çok çok memnun kaldık. Detaylar aşağıda. Otelimize biz akşam saat 22 gibi giriş yapmıştık. Jetlag olduğumuzdan çok bir şey anlayamadık ve direkt uyuduk. Sabah kalktığımızda o kadar rahatlamıştık ki 20 saat uçak yolculuğunun acısı çıkmıştı. Gelelim otelin yemeklerine ve kahvaltısına. Otelin kahvaltısına bayıldık. O kadar güzel sunumlar vardı ki dışarıya çıkma ihtiyacı hiç duymadık. Aperatifler ve sonrasında gelen sıcak şeyler çok lezzetliydi. Tropik meyvelerden tropik bir yere geldiğinizi çok iyi anlıyorsunuz. Otelde 1 gece de akşam yemeği yedik ve yemeklere bayıldık. Şefimiz bir kokteyl hazırlamıştı ki efsaneydi. Anlatırken bile acıktım gerçekten. Otelin restaurantı Umbal da bizden tam puan aldı. Gelelim tesisin imkanlarına. Otelin ortasında, odalar arasında kalan çok güzel bir havuz var. Biz tam keyfini çıkaramadık ama çok güzeldi. Otel sahil şeridinde olduğundan denize girme imkanı da mevcut. Sahide ücretsiz kullanabileceğiniz kanolar mevcut. Ayrıca otel misafirlerine ücretsiz bisiklet veriyor. Misafir ilişkilerine gelince gerçekten herkes çok ama çok ilgiliydi. Bizim çok önem verdiğimiz misafir ilişkileri çok başarılıydı. Resepsiyondaki Isa bize çok yardımcı oldu. Herkes güler yüzlü herkes gayet profesyoneldi. Sonuç olarak Nerea Hotel bize çok güzel bir konaklama deneyi sundu. Tulum'a giderseniz gözü kapalı burayı tercih edebilirsiniz. Oteldeki deneyimlerimizin detaylarını Instagram hesabımda görebilirsiniz. Tulum'a Gitmeden Önce Bunları Bilin! Tulum gezilecek yerler listesi oldukça geniş. Ayrıca bu listede benim yazmadığım yerler de var tabiki. Cenoteleri de hesaba katarsak bence Tulum için ideal süre 5 gündür. Eğer biraz daha keyif yapayım derseniz bu süreyi 1 haftaya çıkartabilirsiniz. Biz Tulum'a 3 gün ayırdık ve her anıyla Tulum'u dolu dolu gezdik diyebilirim. Tabi sabah erken kalkmak şartıyla. Zaten jet lag olduğumuzdan akşam 11 gibi yatıp sabah 6'da kalkıyorduk ki bu bize ciddi zaman kazandırdı. Sadece gece hayatına çok akamadık o da önemli değil. Çünkü gezilecek yerler bizim için daha önemliydi. Eğer Tulum'da vaktiniz kısıtlıysa fotoğraf çekilme noktalarını pas geçebilirsiniz. Coba tarafı biraz zaman alıyor onu da plan dışına itebilirsiniz. Yani her şey sizin burada geçirmeyi düşündüğünüz zamana bağlı. Biz 3 gün ayırdık çünkü sonrasında gitmemiz gereken Cancun ve Chichen Itza vardı. Tulum, Meksika'nın Quintana Roo eyaleti sınırlarında bulunan bir şehir. Karayip kıyılarında kurulu olan bu güzel şehir en başta Tulum harabeleri ile biliniyordu. 1990'lı yıllarda burası bir köy iken turizm sayesinde gelişerek bugünkü haline ulaşmış. Şehrin nüfusu 50k civarıyken turistlerle beraber bu sayı oldukça artıyor. Tulum'u merkez ve kıyı şeridi tarafı olmak üzere iki bölge olarak düşünebilirsiniz. Bu iki yer arasında gelişmişlik açısından oldukça fark var. Şehir merkezine iki kilometre uzaklıktaki Tulum sahilinde butik otel ve restoranların sayısı 70 civarında. Sahil kısmı Tulum merkeze göre çok daha gelişmiş durumda. Tulum'un haritadaki konumu burada. Türkiye'den Tulum'a ulaşmak oldukça zahmetli. Anadolu'da oturuyorsanız Tulum için 2 kıta daha aşmanız gerekiyor. Bu kadar zahmete değer mi bizce evet değer. Maya kültürünü yaşamak, Tulum'un bohem havasını hissetmek, kış yaşarken tropikal bir tatil yapmak, bembeyaz kumlarda yürümek ve daha bir çok şey ile Tulum'da muhteşem bir deneyim yaşıyorsunuz. Tulum'a Nasıl Gidilir sorusunun cevabına gelelim. Cancun için İstanbul'dan THY'nın direkt uçuşu var. Fakat biletler son zamlarla beraber oldukça pahalı oldu. Gidiş dönüş THY'den yedi bin aşağısında bilet bulursanız kaçırmayın. Ucuza uçak bileti bulmak için bu yazımı muhakkak okuyun. İkinci olarak ise bizim yaptığımız gibi yapabilirsiniz. Biz giderken Bodrum-İstanbul-Paris-Cancun, dönerken ise Cancun-Amsterdam-İstanbul-Bodrum şeklinde Türkiye'ye döndük. İlk olarak şunu belirteyim Tulum'a ulaşmak için ilk Cancun'a oradan da kara yoluyla Tulum'a gitmelisiniz. Biz Cancun'a iner inmez kiraladığımız araç ile Tulum'a geçtik. Evet jetlag olmuş şekilde Tulum'a gittik. Epey zor oldu ama kendimizi otelimize atabildik. Tulum aktarmalı yolculuklarda Fransa ve Hollanda Schengen vizesi istemiyor. Transfer yolcu olduğunuz için direkt Cancun uçağına binebiliyorsunuz. Vize, ulaşım, araç kiralama ile ilgili her şeyi Meksika Gezi Rehberimde bulabilirsiniz. Tulum aktivite, doğa, tarih ve gece hayatı açısından muhteşem bir yer. Tulum'da yapabileceğiniz bir çok şey var. Zamanınız genişse aşağıda saydığım her şeyi yapmaya çalışın. Zamana ek olarak bütçe de lazım belirteyim. - Cenotelerde bol bol yüzülür ve dalış yapılır. - Tulum sahilde bisiklet turu yapılır. - Tüplü dalış ve şnorkeli unutmayalım. - Tulum'un fotografik noktalarında fotoğraf çekilinir. - Tulum Antik Kenti'nde mayaların tarihi keşfedilir. - Tulum merkezde Meksika'ya özgü lezzetler tadılır. - Tulum'un turkuaz renkli denizinde yüzülür. - Tulum gece hayatına akmayı unutmayalım. Beach partiler sizi bekliyor. - Coba Antik Şehri keşfedilir. - Maya köylerinde mayaların geleneksel yaşamına tanık olunur. Tulum pahalı mı sorusu bütçeyi düşünen herkes için önemli. Fakat tatile çıkıyorsanız ya da bir yerleri keşfetmek istiyorsanız bütçenizi en iyi şekilde ayarlamak zorundasınız. Tulum, Meksika'nın diğer yerlerine göre pahalı bir yer. Bizim Bodrum gibi düşünebilirsiniz. Fakat Tulum'un ucuz yerleri de yok değil. Özellikle yeme içme açısından Tulum merkez Cancun'a göre bize daha ucuz geldi. Ayrıca buradaki oteller kıyı şeridine göre fiyat açısından çok daha makul seviyede. Tulum sahil şeridinde takılacaksanız o zaman sağlam bir bütçe şart. Buradaki mekanlar konsept mekanlar ve oldukça pahalı. Hele bir de turistseniz gözünüzü dört açmak zorundasınız. Tulum'da otelinizi önceden ayarladıktan sonra gerisi çok da sorun olmuyor. Meksika'da bize en pahalı gelen şey cenotelerin giriş ücreti oldu. Sonuçta doğal bir yer ama kişi başı 500-600 peso istiyorlar. Gran Cenote mesela 500 peso. Bu nasıl bir giriş ücretidir demedik değil. Tulum denilince akla çılgın partiler ve gece hayatı geliyor. Biz gezmekten ve jetlagdan dolayı saat 23'te bayılıyorduk. Bizim amacımız gezilecek yerleri keşfetmek olunca durum da böyle oluyor. Eğer 2. kez gidersek gece hayatına da akarız tabiki. Tulum gece hayatının en iyi mekanlarını aşağıya bırakıyorum. Yaptığım araştırmalar sonucu bu mekanları yazıyorum. Gitmeden önce mekanların yorumlarını gittikten sonra da gelen hesabı dikkatlice kontrol etmeyi unutmayın. Hatta güzel mekan bulursanız yorum kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın. - Batey Mojito & Guarapo Bar Pueblo - Ki'bok Pueblo - Casa Jaguar - Pasito Tun Tun - Santino Bar Tulum - Kin Toh Beach Town - Papaya Playa Project Beach Town - Gitano Middle Beach Zone"} {"url": "https://bujuyollarda.com/turgut-selalesi", "text": "Hazırsanız bugün size Marmaris'in saklı cenneti Turgut Şelalesi'ni tüm detaylarıyla anlatmaya çalışacağım. Defalarca gittiğim bu güzel şelale yemyeşil ormanların içine saklanmış keşfedilmeyi bekleyen bir cennet. Genelde Marmaris'e gelen bir çok kişi burayı pas geçiyor. Fakat Marmaris'te fazlaca vaktiniz varsa ya da farklı yerler keşfetmek istiyorsanız Turgut Şelalesi'ni muhakkak tercih edin derim. Bu yazımda Turgut Şelalesi Nerede, Turgut Şelalesi'ne Nasıl Gidilir, Turgut Şelalesi Giriş Ücreti, buraya yakın gezilecek yerler gibi soruların cevabını bulacaksınız. Bu sorulara ek olarak şelaleye son gittiğimde (Mayıs-2022) gördüğüm kötü tabloyu da yazımda belirteceğim. Umarım yazıma denk gelen yetkili kişiler bu sorunlara bir an evvel çözüm üretir. Yazın sıcak havaların ilacı olan Turgut Şelalesi birbirinden güzel doğal havuzlara sahip. Ormanlık bitki örtüsünden dolayı burada doğa size doğal klima oluyor. Her noktası oldukça fotografik olan Turgut Şelalesi birden çok şelaleden oluşan bir şelaleler kompleksi. Yani gittiğinizde tek bir şelale görmeyeceksiniz. Şelaleler çok büyük değil ama yine de huzur verici. Burası bilenler bilir Sinop'ta bulunan Erfelek Şelaleleri'ne oldukça benziyor. Turgut, Erfelek'in daha küçük hali diyebilirim. Dikkat: Turgut Şelalesi'ne son gittiğimde (Mayıs-2022) ne yazık ki iyi şeylerle karşılaşmadım. Buranın girişinin ücretsiz olmasından mıdır nedir gerçekten doğa insanlar tarafından fütursuzca tahrip ediliyor. Çöpler falan bir yana şelaleye çıkan yol üzerinde dondurma dolapları mı dersiniz, şelalenin oluşturduğu dere üzerine atılan plastik sandalye masa mı dersiniz neler neler. Bunlara ek olarak her geçen yıl şelalenin suyu daha da cılızlaşıyor. Şelalenin oluşturduğu havuz ise küçücük kalmış durumda. Yani anlayacağınız buranın durumu iyiye gitmiyor. Umarım bu sorunlara hemen çözüm üretilir ve güzelim şelale eski haline kavuşur. Turgut Şelalesi Nerede ? Turgut Şelalesi, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı olan Turgut Mahallesi sınırlarında yer alıyor. Şelale ismini köyün adından alıyor. Burası ormanların içinde tam bir doğal cennet. Turgut Şelalesi'ne Nasıl Gidilir ? Turgut Şelalesi'ne en kolay ulaşım yolu araç ile buraya ulaşım. Ya kiraladığınız araç ya da şahsi arabanızla buraya kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. İstikamet olarak Marmaris Datça yolundan Hisarönü Orhaniye Turgut Köyü Selimiye tarafına dönüyorsunuz. Hisarönü ve Orhaniye mahallelerini geçtikten sonra Turgut Köyü'ne ulaşıyorsunuz. Köyün içine girmeden Selimiye istikametine devam ettiğinizde Turgut Şelalesi tabelasını görüp buraya döndükten sonra şelaleye yaklaşık 1 km'lik yoldan sonra ulaşım sağlıyorsunuz. Şelale sapağına kadar yol asfaltken sapak sonrası yol toprak oluyor. Toprak ama çok zorlayıcı değil. Toprak yol sonrası aracınızı ücretsiz park alanına park ettikten sonra merdivenlerden çıkarak şelaleye ulaşıyorsunuz. Arabanız yoksa Turgut Şelalesi'ne nasıl gidebilirsiniz sorusunun cevabına gelelim. Şelalenin girişine direkt giden bir dolmuş bulunmuyor. Şelaleye ulaşmak için ilk olarak Turgut Köyü'ne dolmuş ile gelmelisiniz. Buradan şelalenin sapağında inip otostop ya da yürüyerek şelaleye ulaşabilirsiniz. Dolmuş seferleri için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Turgut Şelalesi'nin herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Burayı ücretsiz şekilde gündüz saatlerinde çok geçe kalmadan ziyaret edebilirsiniz. Şelale yazın öğle vakitlerinde kalabalık oluyor. İmkanınız varsa sabah 11 öncesi ziyaret etmenizi öneririm. Aklıma gelmişken belirteyim burada doğanın koruyucusu sizsiniz. Lütfen ama lütfen doğaya çöp bırakmayın. Turgut Şelalesi'nin bulunduğu alan her anlamıyla cennet. Bir yanda hemen ulaşabileceğiniz Marmaris'in enfes koyları bir yanda yemyeşil bir bitki örtüsü. Eğer Turgut Şelalesi'ne gelecekseniz Hisarönü Orhaniye Turgut Köyü Selimiye Bozburun mahallelerini de gezebilirsiniz. Aşağıda bu bölgede favori gezilecek yerlerin listesini bulabilirsiniz. - Kızkumu Plajı - Turgut Köyü - Selimiye - Söğüt Köyü - Çiftlik Plajı - Cennet Koyu - Turunç - Amos Antik Kenti Yukarıda saydığım yerler dışında Marmaris gezilecek yerler ve Marmaris'teki koylar için aşağıdaki yazılarıma muhakkak göz atın derim. - Marmaris Gezilecek Yerler | Görmeniz Gereken 34 Yer - Marmaris Koyları ve Plajları : En Güzel 23 Öneri Turgut Şelalesi'ne gelince kamp severler burada çadır kursam ne güzel olur diyeceklerdir. Gönül kamp yapmak ister ama ne yazık ki bu bölgede kamp yapılmasına izin verilmiyor. Kamp yapmak isterseniz şelaleye oldukça yakın konumda bulunan Delikliyol Koyu tavsiye edebilirim. Konaklama için ise yine şelaleye yakın Turgut Köy, Selimiye ve Bayır Köy'ü ilk seçenekleriniz arasında olsun. Turgut Şelalesi bir şelaleler kompleksi. Buradaki küçük küçük şelalelerin önünde de doğal havuzlar var. Yazın insanlar serinlemek için bu şelalelere girip yüzüyor. Yani 40 dereceye varan sıcakların ilacı Turgut Şelalesi'nin serin suları. Özetler şelalede yüzme imkanınız bulunuyor. Yüzmek için yanınıza şort, mayo, terlik almayı unutmayın. Turgut Şelalesi Muğla ili sınırları dahilinde bulunuyor. Şelaleye ulaşmak için ilk olarak Marmaris'e buradan da Turgut Köyü'ne gelmelisiniz. Turgut Şelalesi 2022 yılı itibariyle açık ve burayı ücretsiz şekilde gezebilirsiniz. Şelalenin herhangi bir ziyaret saati bulunmuyor. Gündüz saatlerinde geçe kalmamak şartıyla burayı gezebilirsiniz. Şelale içinde gözleme ve çay satan bir işletme bulunuyor. İşletme kalitesi düşük, fiyatlar yüksek. Ayrıca şelalenin giriş tarafının tersinde wc ve soyunma kabinleri de mevcut."} {"url": "https://bujuyollarda.com/turk-lirasinin-degerli-oldugu-ulkeler-tl-hangi-ulkelerde-degerli", "text": "Bu yazıyı yazdığım gün itibariyle 1 Dolar olmuş 7,77 TL, 1 Euro olmuş 9,07 TL. Eee bir de korona virüs etkisi derken tüm faktörler yurtdışına çıkmayalım diye mücadele veriyor. Döviz kurları bir yandan, yurt dışı çıkış harcı bir yandan, pasaport masrafı bir yandan her şey gezgin ruhumuza darbe vurmaya çalışıyor. Bırakın arkadaşım bizi rahat bırakın, gezgin ruhumuz özgürlüğüne kavuşsun diyeceğim ama ne yazık ki parasal sorunlar peşimizi bırakmıyor. Ben de bu sorunların üstesinden bir nebze gelebilmek ve bir kaç ülke görebilmek için Türk Lirasının Değerli Olduğu Ülkeler listesini sıralamak istedim. Seyahat masrafları sorununun çözümü için aşağıdaki yazılarıma da göz atmayı unutmayın. - UCUZA GEZME YÖNTEMLERİ : EN ETKİLİ 11 YOL - UCUZ UÇAK BİLETİ BULMA YOLLARI : EN ETKİLİ 10 YÖNTEM - VİZESİZ GİDİLEN ÜLKELER | VİZE İSTEMEYEN ÜLKELER EN GÜNCEL LİSTE (2022) Böyle bir ülke kalacak mı bilmiyorum ama durumlar çok iç açıcı değil. Dolar ve Euro maşallah son 1 aydır soluksuz yükseliyor. Frene basma ihtiyacı bile duymuyorlar. Umarım kurlar arası uçurum çok fazla açılmaz. Benim kabullenemediğim İngilizler, Almanlar ülkemizde paralarıyla kral gibi yaşarken biz Avrupa'ya gittiğimizde bazen 3-5 Euro'nun hesabını yapıyoruz. Gerçekten bu durum gezme hevesimize bir darbe daha indiriyor. Bu konuda yaramız büyük ama biz konu dışına çıkmayalım. Gelelim Türk Lirasının Değerli Olduğu Ülkeler listesine. Bu listemizde ilk olarak Türk Lirasının Değerli Olduğu Vizesiz Ülkeleri sıralamaya çalışacağım. Kur hesabı yaparken bir de vize derdini düşünmeyin. Daha sonrada vize isteyen ve TL'nin değerli olduğu ülkeleri sıralarım. NOT: Dediğim gibi kurlar sürekli değişkenlik gösteriyor. Kur hesaplama konusunda Google'u kullanabilirsiniz. Mesela Google aramaya istediğiniz ülkenin kurunu soru sorarak yazın Google hemen cevap verir. Örneğin 100 Dolar Kaç TL ya da 100 Hindistan Rupisi Kaç TL yazın Google otomatik kuru hesaplar ve sonucu size çıkarır. Oldukça pratik bir yöntem bilginiz olsun. Dünyanın en değerli para birimi hangisi, Türk Lirası değer bakımından dünyada kaçıncı sırada diye düşünüyorsanız onu da söyleyeyim. Türk Lirası dünyada 193 ülke arasında 38'inci sırada bulunuyor. Dünyanın en değerli para birimleri listesinde ise ilk sırada Kuveyt Dinarı yer alıyor. Kuveyt Dinarını Bahreyn Dinarı, Umman Riyali, Ürdün Dinarı ve İngiliz Sterlini takip ediyor. Hadi şimdi listemize giriş yapıyoruz. Türk Lirasının Değerli Olduğu Ülkeler listesindeki ilk 3 ülkeye vizesiz hatta pasaportsuz yeni çipli kimliklerinizle gidebilirsiniz. İlk durağımız güzeller güzeli Ukrayna. Ukrayna'ya pasaportsuz şekilde seyahatin önünün açılmasıyla birlikte Türkler için Ukrayna favori tatil noktası oldu. Vize yok, pasaport yok, kimlikle giriş derken bir de para birimi TL'ye göre daha değersiz olunca Ukrayna ucuz tatil noktası oldu. Ucuz olunca gerçekten insanın para harcayası geliyor. Kiev'e gittiğimizde bunun rahatlığını yaşamıştık. Eskiden Ukrayna Grivnası'nın TL'ye göre değeri çok daha düşükken şimdi TL'yi yakalamaya çalışıyor. Moldova ve Türkiye arasında yapılan son anlaşma ile iki ülke vatandaşları artık vizesiz, pasaportsuz sadece kimlikle karşılıklı olarak seyahat edebiliyor. Yüz ölçümü olarak oldukça küçük olan Moldova, Ukrayna ve Romanya'nın arasında kalıyor. Avrupa Birliği üyeliği bulunmayan Moldova'nın para birimi Moldova Leyi. Bir çok noktada avantajlı olan Moldova tatil için tercih edilebilir. Türk Lirası hangi ülkede değerli sorusunun bir diğer cevabı da Sırbistan. Başkenti Belgrad olan Sırbistan gerçekten çok güzel bir ülke. Türk vatandaşlarının vizesiz gidebildiği Sırbistan'ın para birimi Sırbistan Dinarı. Eskiden paramız burada da çok daha değerliyken Sırp Dinarı yakında bizi yakalar gibi geliyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/turkistan-gezilecek-yerler", "text": "2018 yılından sonra muhteşem bir dönüşüm geçiren bir şehir ile karşı karşıyayız. Bu dönüşüm bir şehre nasıl vizyon ve muhteşemlik katar canlı örneği Türkistan. Şehri o kadar güzel yapmışlar ki sokaklarında gezerken gerçekten helal olsun diyorsunuz. Bu kadar güzel olan şey sadece dönüşüm değil, Kazakların tarihten gelen mimari gelenek ile modern mimariyi birleştirmeleri olmuş. Yani garip garip binalar yerine Türkistan'ın özünü yansıtan mimari yapılar inşa edilmiş. Türkistan gezilecek yerler listemde bu yapıların bazılarına değineceğim ve bu modern yapılar arasında yapmanız gerekenleri de sıralayacağım. Türkistan modern bir dönüşüm geçirmiş ama içindeki o derin tarihi kaybetmemiş. Şehir, tarihin sayfalarını araladığınız bir açık hava müzesi gibi. Türkistan sınırlarında yer alan Hoca Ahmed Yesevi'nin Türbesi ve varlığı buraya o kadar güzel bir manevi hava katıyor ki şehir Kazakistan başta olmak üzere dünyanın dört bir tarafından ziyaretçi çekiyor. Ayrıca, Aristan Bab Türbesi, Ak Mescit Mağarası gibi yerler de çok fazla ziyaret edilen yerler arasında. Biz Türkistan'da 1,5 gün kadar zaman geçirdik ve şehri gerçekten çok sevdik. Şehrin yapılarının yanında insanları da çok misafirperver ve güler yüzlü. 1,5 gün boyunca neredeyse hiç durmadan şehrin en güzel yerlerine gitmeye çalıştık ve güzel deneyimler yaşadık. Aşağıda hem Türkistan gezilecek yerleri hem de Türkistan gezi rehberi gibi Türkistan ile ilgili tüm detayları görebileceğiniz başlıkları sıralayacağım. Listeme geçmeden önce tabi ki iyi bir gezi planı için gezilecek yerler haritamı aşağıya bırakıyorum. - Hoca Ahmet Yesevi Türbesi - Rabia Sultan Türbesi - Yer Altı Cami - Kervansaray Türkistan - Samruk Flying Theater - Fantan Karavansaray - Park Zhibek Zholy - Arystan Bab Türbesi - Otrar Kalesi - Ak Mescit Mağarası Türkistan gezilecek yerler listem kısa ve öz. Daha fazlası olur muydu olurdu ama bu yerler en temel görmeniz gereken yerler arasında. Listemin son 3 yeri Türkistan merkeze uzak konumda. Özellikle Akmescit Mağarası merkeze en uzak yer. Eğer vaktiniz kısıtlıysa burayı pas geçebilirsiniz. Bunun dışında diğer yerleri görmenizi öneririm. Türkistan gezmesi oldukça kolay ve keyifli bir yer. İlk olarak Türkistan son yıllarda gelişimini neye borçlu ondan bahsetmem lazım. Türkistan 2021 yılında Türk dünyasının başkenti olarak seçilmiş. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in kararı ile Haziran 2018'de isim değiştirerek Türkistan eyaleti olarak anılan bu şehir bu yıldan sonra muhteşem bir dönüşüm geçirmiş. Ayrıca şehirde bulunan Hoca Ahmed Yesevi Türbesi de bu dönüşüme büyük katkı sağlamış. Yani Türkistan hem Türk dünyasının başkenti olması hem de manevi değerleriyle artık Kazakistan'da görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Rehberimiz İsmail Bey'in telefon numarasını buraya bırakıyorum. Eğer Türkistan'a gitme durumunuz varsa İsmail Bey'e her türlü konuyu danışabilirsiniz. (Tel: +7 777 095 38 45) Danışırsanız ya da Türkistan'da İsmail Bey ile buluşursanız bizden selam iletmeyi unutmayın. Şimdi Türkistan gezilecek yerler listemize geçebiliriz. Listeme Türkistan'ın en önemli yeri olan Hoca Ahmet Yesevi Türbesi ile başlıyorum. Türkistan'da göreceğiniz en önemli yapı Hoca Ahmet Yesevi Türbesi'dir. Sadece Kazakistan değil dünyanın her yerinden buraya ziyaretçi akını var. Hem Ahmet Yesevi'nin önemli bir zat olması hem de türbenin güzelliği burayı tam bir cazibe merkezi yapmış. Bu görkemli yapı, 12. yüzyılda yaşamış Türk tasavvuf kolunun tanınmış zatı, düşünür ve şairi olan Hoca Ahmed Yesevi'nin onuruna inşa edilmiş. Hoca Ahmed Yesevi Orta Asya'ya Müslümanlığın yayılmasında başı çeken alimlerden biri. Gerçekten büyük bir zat. Türbeye girdiğinizde yaşadığınız manevi atmosferle bunu derinden hissediyorsunuz. İnanılan düşünceye göre Ahmet Yesevi, Hz. Muhammed'in manevi öğrencisiymiş. Hz. Muhammed'in vefat ettiği yaş olan 63 yaşına gelen Yesevi, mescidin zindanında gönüllü olarak inzivaya çekilmiş ve hayatının geri kalanını orada ibadet ve vaazlarla geçirmiş. Ahmet Yesevi en önemli eseri olan Divanı Hikmeti bu zaman aralığında yazmış. 1166 yılında vefat eden Ahmet Yesevi küçük bir türbeye defnedilmiş. Bugün var olan türbe, ölümünden 233 yıl sonra Timur'un emriyle yaptırılmış. Komutan, Altın Ordu'ya karşı kazandığı zaferin şerefine o zamana kadar çok harap olmuş olan eski türbenin yerine yeni, görkemli bir anıt kompleksi inşa etmeye karar vermiş. Bazı tarihçiler, Timur'un gelecekteki türbenin projesinin hazırlanmasında bizzat yer aldığına ve inşaatçılarına talimatlar verdiğine inanıyor. Hoca Ahmed Yesevi Anıt Kompleksi, portalları ve kubbeleri olan devasa, dikdörtgen bir binadan oluşuyor. Dış duvarların kalınlığı yaklaşık 2 metre, merkez salonun duvarları ise 3 metre kalınlığında. Binanın devasa bir giriş kapısı ve birçok kubbesi var. Merkez salonun çevresinde 35 oda bulunuyor. Bu odalarda 200 küsere yakın kişinin mezarı var. Bu mezarlardaki zatların isimlerini sunum ekranında görebiliyorsunuz. Ahmet Yesevi'nin mezar kapısı güzel fildişi oymalarla süslenmiş. Gerçekten çok etkileyici bir yapı. İçerisine girdiğinizde Kuran tilaveti dinliyorsunuz ve çok etkileniyorsunuz. Türbe, Orta Asya'nın en büyük tuğla kubbelerinden birine sahip. Türkler için kubbe birliğin ve misafirperverliğin simgesi. Bu nedenle boyutuna ve görünümüne bu kadar önem verilmiş. Türbenin etrafında da altta sayacağım bir çok önemli yapı var. Kazak Hanlığı döneminde Hoca Ahmed Yesevi'nin türbe binası ve çevresindeki binalar Kazak hanlarının ikametgahı olarak kullanılmış. Ayrıca türbe savunma amaçlı ona kale statüsü veren güçlü bir duvar, sur ve höyükle çevrili. Ahmet Yesevi'nin Türbesi Türkistan'da görülmesi gereken en önemli yapı. Burası çevre düzenlemesi ve her şeyi ile bizi çok etkiledi. Buraya tekrar gelmek için büyük bir neden olan türbenin konumu burada. Ahmet Yesevi Türbesi'nin hemen yakınında bir türbe daha bulunuyor. Bu türbe, ünlü bilim adamı-astronom Uluğbek'in kızını olan Rabia Sultan'ın Türbesi. Uluğbek, 1451 yılında kızı Rabia ile Abulkhair Han'ı evlendirmiş. Rabia Abulkhair Han'ın dördüncü karısı olmuş. Rabia Hatun çok güzel, eğitimli ve siyasi iç görüye sahip biriymiş. Rabia, ölümüne kadar yaklaşık on beş yıl daha Türkistan'da yaşamış ve oğlu ve üç torunu daha sonra onun yanına gömülmüş. Rabia Sultan Begim'in türbesindeki kitabe hiç değişmeden günümüze ulaşmış. Mezar taşı kitabesinin bir kısmında: \"Burada şerefli, dürüst Rabia Sultan Begim, güçlü, büyük Sultan Uluğbek Güragan'ın kızı, güçlü emir Timur Güragan'ın oğlu yatıyor. Tanrı kıyamet gününden önce hepsinin mezarını aydınlatsın... \" ibaresi yazıyor. Türbe, doğu mimarisinin güzel bir anıtı şeklinde yapılmış. Orta kısmı silindir şeklinde, üstü kubbelerle örtülmüş. Türbe 5 odadan oluşuyor. Anıt günümüze çok kötü ve tahrip olmuş bir durumda ulaşmış. 1980 yılında restorasyon çalışmaları sayesinde orijinal görünümüne kavuşmuş. Konum burada. Hoca Ahmet Yesevi'nin 63 yaşından sonra inzivaya çekildiği yer olan Yer Altı Cami türbeye hemen 300-400 metre uzaklıkta yer alıyor. Ahmet Yesevi burada kendini ilme adamış ve bu dünyadan ruhen ayrılmış. Sadece bedeni ihtiyaçlarını karşılayan hoca hazretleri yerin yaklaşık 2-3 metre altında bir oda da inzivaya çekilmiş. Yer Altı Cami'de bu odayı görebiliyorsunuz. Çok etkileyici gerçekten. Yer Altı Cami'ye yakın bir hamam kompleksi de bulunuyor. Burası da oldukça güzel bir yapı. Ahmet Yesevi'nin türbesini bir kompleks olarak düşünebilirsiniz. Burada bir çok yapı var. Türbeye gelirseniz hem bu camiyi hem de hamamı ziyaret etmenizi öneririm. Son olarak Türkistan Tanıtım Ofisi Hoca Ahmet Yesevi'nin inzivaya çekildiği yeri göstermek için çok güzel bir gösterim hazırlamış. İnziva noktasında bulunan QR kodu okuttuğunuzda her şey gözünüzde çok güzel canlanıyor. Burası da muhakkak görülmesi gereken bir yer. Eminim çok seveceksiniz. Konum burada. Türkistan gezilecek yerler listemizde listemin modern anlamda en güzel yerine geldim. Kervansaray Türkistan gerçekten bu şehre çok yakışmış bir yer. Türkistan'ın her anlamda evrim geçirmesiyle burası inşa edilmiş ve çok da güzel olmuş. Türkistan'a gelince burayı kesinlikle ziyaret etmelisiniz. Kervansaray'a geldiğinizde yapmanız gereken aşağıda detaylarını açıklayacağım 2 önemli şey var. Birincisi Flying Theatre'da akşamları düzenlenen gösteriye katılmak diğeri de 8 boyutlu sinemada 5-6 dakikalık gösteriyi izlemek. İkisi de çok ama çok güzel. Burada ülkemizin markalarına ait mağazaları da görebilirsiniz. Hele çocuklar için bir oyun alanı yapmışlar ki valla helal olsun diyorsunuz. Bir yer bu kadar güzel yapılabilir diyorsunuz. Özetle Kervansaray Türkistan gezilecek yerler listesinin yıldız yeri. Burayı muhakkak ziyaret edin. Konum burada. İşte burası Kervansaray Türkistan'ın en önemli yeri. Neden mi ? Çünkü Altyn Samuryk'da 8 boyutlu sinema var ve bu aktivite tek kelime ile muhteşem. Türkistan'da böyle bir şey kesinlikle beklemiyorduk. Tek kelime ile muhteşemdi. Ağzımız açık kaldı ve resmen dibimiz düştü. Gelin şimdi biraz detayları anlatayım. İlk olarak bilet alıyorsunuz ve gişelerden geçiyorsunuz. Sonra size biri rehberlik yapıp eski çağlardan günümüze Kazakistan'ı birbirinden güzel görsellerle anlatıyor. Burayı sinema öncesi sunum gibi düşünebilirsiniz. Daha sonra yavaş yavaş salona ilerliyorsunuz. Biz hemen ortadaki koltukları kapıp koltuğumuza oturduk. Sonra kemerleri bağlıyorsunuz ve koltuklar ile ekrana yaklaşıyorsunuz ve her tarafınız bir anda ekran oluyor. Sonra sinema başlıyor ve muhteşem bir dünyanın içine giriyorsunuz. Kanyonlardan uzaya Kazakistan şehirlerinden en son Türkistan'a geliyorsunuz ve sinema bitiyor. Bizzat sinemanın içindesiniz ve ana kahraman sizsiniz. Kendinizi kuş gibi hissediyorsunuz. Gerçekten muhteşem bir aktivite. Türkistan'a gelirseniz bu aktiviteyi muhakkak ama muhakkak yapın. 8 boyutlu sinema yaklaşık 5-6 dakika sürüyor. Biraz kısa ama gerçekten muhteşem. Bilet fiyatı 6.500 Tenge, gösteri her 30 dakikada bir başlıyor ve saat 23:00'a kadar sürüyor. Özellikle sinema gösterisi ile Kazak kültürüne beraber harmanlamaları çok hoşumuza gitti. Türkistan'da burayı şiddetle tavsiye ediyorum. Konum burada. Yukarıda bahsettiğim Kervansaray kompleksinde Fantan denilen alanda akşamları yarım saatliğine çok güzel bir gösteri yapılıyor. Rehberimiz İsmail Bey hadi sizi güzel bir gösteriye götüreceğim dedi ve bizi aldı Fantan Kervansaray'a götürdü. O kadar güzel bir gösteri ile karşı karşıya geldik ki valla organizatörlere helal olsun dedik. Türkistan'a geldiğinizde bu alanı ziyaret etmeli ve bu gösteriyi muhakkak izlemelisiniz. Kazaklar çocuklarını toplayıp bu alana akın akın gidiyor. Alanda yüzlerce insan var. Kervansaraydaki yapılar arasında kalan kanallarda 4-5 tane renkli renkli tekneler çok güzel bir oyun sergiliyor. Oldukça beğenebileceğiniz bir gösteri. Gösteri yaklaşık yarım saat sürüyor ve herhangi bir ücreti yok. Çok seveceksiniz garanti ediyorum. Denk gelirse bu gösteriye muhakkak katılın. Konum burada. Türkistan dedim ya neredeyse sıfırdan inşa ediliyor. Şehirde her yerde yeni yapılar ve parklar görebiliyorsunuz. Bu parkların peyzajı o kadar güzel yapılmış ki Türkistan yaşanılabilir modern bir kent olmuş. Bu yapıların ya da alanların en güzel örneklerinden biri de Park Zhibek Zholy. Bu parkta hem yürüyüş yapabilir hem de bir çok aktiviteyi deneyimleyebilirsiniz. Özellikle çocuklu ailelerin tercih ettiği bu parkın haritadaki konumu burada. Türkistan çevresindeki ilk durağımız 12.-14. yüzyıllara ait bir mimari yapı olan Arystan Bab Türbesi. Bu türbe hem mimari yapısı hem de manevi atmosferiyle bizi oldukça etkiledi. İyi ki ziyaret etmişiz. Türbe, 12. yüzyılda yaşamış olan ünlü din adamı Arystan Bab'ın mezarı üzerine inşa edilmiş. Türbenin inşa talimatını Timur vermiş. Arystan Bab, Hoca Ahmed Yesevi'nin öğretmeni ve manevi akıl hocası olarak biliniyor. Aynı zamanda efsanelere göre Arystan Bab Hz. Muhammed'in manevi yoldaşlarından biriymiş. Türbenin dış cephesi oldukça sıra dışı. Ezanın okunduğu minareler gözetleme kulesine benziyor. Türbe, anıt camisi olan bir yer. Önünde beyaz bir deve heykeli bulunuyor. Rivayete göre zamanında Arystan Bab'ın ölümünden sonra vasiyeti üzerine beyaz bir deve serbest bırakılmış ve durduğu yere Arystan Bab'ın cenazesi toprağa verilmiş. Türbenin alanı 35x12 metre boyutunda. Günümüze ulaşan bina 20. yüzyılın ilk on yılında inşa edilmiş. Türbedeki ilk odaya Arystan Bab'ın büyük bir mezar taşı yerleştirilmiş, ikincisine de öğrencilerinin ve takipçilerinin mezarları koyulmuş. Türbedeki eski kolan şeklindeki kütükler bizi çok etkiledi. 1982 yılından bu yana Arystan Bab'ın Türbesi devlet koruması altında. Konum burada. Türkistan çevresindeki en güzel yerlerden biri de Otrar Kalesi. Bu kalede çok büyük bir tarih yatıyor. Gittiğimizde her yerden kemikler çıkıyordu. Burası bizi etkileyen bir yapı oldu. Sıcakta gezmek biraz zor olsa da kaleyi oldukça beğendik. Gezerken buggy kiralama imkanınız da var. Yazın burayı ziyaret edecekseniz yanınıza muhakkak su alın. Otrar, zamanında Orta Asya'nın en eski şehirlerinden biriymiş. Arap kaynaklarında şehir Farab olarak biliniyor. Şehrin bulunduğu yerdeki ilk yerleşimler 8. yüzyılda ortaya çıkmış. Şehir, İpek Yolu'nun ana kollarından birinde yer aldığı için hızla gelişmiş. 12. yüzyıla gelindiğinde, sarayların, kervansarayların ve şehir bloklarının bulunduğu, el sanatları ve sanat için büyük bir ticaret merkezi halini almış. Otrar'da doğup büyüyen Doğu'nun en ünlü ve seçkin filozoflarından biri olan Farabi'nin adı bu şehirle anılıyor. Otrar tam geçiş noktasında olduğundan burada mimari anlamda bir çok yapı yapılmış. Bu yapılardan en önemlisi de Otrar Kalesi. 1218 yılında Cengiz Han, 6 ay boyunca bu kaleyi fethetmeye çalışmış. Fethedilmesi oldukça zor olan kale mancınık tekniği ile 6 ay sonra Cengiz Han tarafından düşürülmüş. Otrar Kalesi ve çevresi açık hava müzesi gibi. Her yerden bir kalıntı çıkıyor. Kale içinde bir çok oda ve hamam şeklinde bir yapı var. Şehir hala gün yüzüne çıkarılmaya çalışılıyor. Türkistan'a gelirseniz burayı keşfedin ve hemen 2 km yakınında bulunan yukarıda bahsettiğim Arystan Bab Türbesi'ni de ziyaret edin. Otrar Kalesi'nin konumu burada. Türksitan gezilecek yerler listemde son durağa geldik. Burası Türkistan'a en uzak yer olan Ak Mescit Mağarası. Biz buraya Çimkent'ten Türkistan'a giderken uğradık. Türkistan'da eğer vaktiniz geniş ise buraya uğrayabilirsiniz. Vaktiniz dar ise direkt pas geçin. Ak Mescit Mağarası, milyonlarca yıl önce tektonik hareketler sonucu oluşmuş bir mağara. Mağaranın uzunluğu 150-160 m, genişliği 60-65 m, yüksekliği 25-30 metre. Mağaranın kubbesi kazak evlerinin çatısına benzetiliyormuş. Mağaranın çevresinde bir tane ağaç yokken mağara içinde dut ağaçları var. Sanırım nem ve yağmur sularının etkisi. Zamanında bu mağara yerel halkın savaş sırasında sığınak olarak kullandığı bir yermiş. Başka bir efsaneye göre eski zamanlarda insanlara ve sığırlara saldıran bir ejderha varmış. Süleyman Peygamber bu topraklara gelmiş ve canavarı zincire vurmuş. Efsaneye göre ejderhanın bu mağarada uyuyup kaybolduğuna inanılıyor. Mağaranın içinde bir din adamı da var. Gelenlerle sohbet muhabbet ediyor. Mağaranın mistik bir atmosferi var. İlginç bir yer. Konumu burada. Kazakistan ülkesi sınırlarında bulunan Türkistan coğrafi konum olarak ticaret yollarının kesişiminde bulunuyor. Şehir tarihsel ve kültürel bir öneme sahip olan bir yer. Türkistan şehri, Kazakistan'ın güneyinde, Türkistan Eyaleti'nde sınırlarında kalıyor. Türkistan'ın güneyinde ve batısında Özbekistan ülkesi, doğusunda Taraz ve Çimkent şehirleri yer alıyor. Türkistan'ın haritadaki konumu burada. Yazımda bahsettiğim Türkistan bir bölgeden ziyade bir şehrin adı. Normalde Batı Türkistan ve Doğu Türkistan diye ayrım var ama benim bahsettiğim yer Kazakistan'ın güney tarafında bulunan bir şehir. Bu şehir daha çiçeği burnunda bir şehir. Not: Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev'in imzaladığı kararname ile Güney Kazakistan eyalet merkezi Çimkent'ten Türkistan'a taşınmış ve eyaletin adı Türkistan Eyaleti olarak değiştirilmiş. Ayrıca 31 Mart 2021 tarihinde yapılan Türk Konseyi Devlet Başkanları Resmi Zirvesi'nde, Türkistan'a \"Türk Dünyasının Manevi Başkenti\" statüsü verilmiş. Türkiye'den Türkistan'a ulaşım için en kolay yol tabi ki uçak ile buraya ulaşmak. Biz Çimkent'e ulaşmak için ilk Türkistan'a geldik sonra da Çimkent'e geçtik. Bizim için keyifli bir yolculuk oldu. Şimdi gelelim Türkistan'a nasıl gidilir sorusunun cevabına. Türkiye'de İstanbul'dan Türkistan'a direkt seferler bulunuyor. Havayolu firmaları olarak FlyArystan, THY, Air Astana Türkistan'a direkt uçak seferi düzenliyor. Direkt uçuşlar ortalama 5 saat sürüyor. Türkistan'a vizesiz sadece pasaport ile kolayca giriş yapabiliyorsunuz. Biz pasaport kontrolünde hiç bir sorunla karşılaşmadık. Hatta bir kaç Türkçe kelime ile karşılandık ve pasaportumuza Kazakistan mührünü aldık. Not: Türkistan'a ucuz uçak bileti bulmak için \"ucuz uçak bileti bulma yöntemleri\" başlıklı yazıma göz atmayı unutmayın. Türkistan bana göre 2-3 gün içerisinde çok rahat bir şekilde gezilebilecek bir yer. Eğer Türkistan'ın çevresine açılmayacaksanız 2 gün fazlasıyla yetecek bir süre. Türkistan'da gezilecek yerler genel olarak birbirine yakın konumda. Normalde Türkistan merkez için 1 gün de yeter ama Türkistan'ın manevi atmosferini iyi hissedebilmek için 2 gün burası için yeterli olacaktır. Türkistan modern anlamda gencecik bir şehir. Son 5 yıldır geçirdiği dönüşüm ile bambaşka bir kimliğe bürünmüş. Biz gezdiğimiz süreçte Türkistan'ın kazandığı bu kimliği hayranlıkla izledik. Modern yapılar ile tarihi yapılar her anlamda o kadar uyumlu olmuş ki sürekli bu tabloyu yapanları takdir ettik. Türkistan, Hazret-i Türkistan veya Yesi Kazakistan'ın güney tarafında yer alan bir şehir. Yani Kazakistan sınırları içerisinde yer alıyor. Türkistan 31 Mart 2021 tarihinde gerçekleşen Türk Konseyi zirvesi sonrasında \"Türk Dünyası'nın manevi başkenti\" ilan edilmiştir. Kazakistan'a bağlı Türkistan'da bir çok insanın dini İslam. Bunun dışında Hristiyanlar ya da Budistlerde var ama bunlar çok küçük bir azınlığı oluşturuyor. Türkistan Kazakistan ülkesine bağlı olduğu için buranın resmi dili Kazakça. Bunun dışında bu bölgede bir çok insan Rusça da biliyor. Türkistan'da İslamiyet'e geçiş sonrasında bir çok alim yetişmiş. Bu alimlerden en önemlisi Hoca Ahmet Yesevi'dir. Ayrıca Arystan Bab da bilinen alimler arasında. Türkistan'da kazak lezzetleri olan Beshbarmak, Manty, Shashlik, Kazy, Baursak, Kumis, Plov, Kımız, Deve Sütü, Balkaymak, Lagmangibi lezzetleri tadabilirsiniz. Ayrıca bizim gittiğimiz Tandır diye bir mekan vardı. Bu mekanda da Türk mutfağı dahil olmak üzere bir çok seçeneği bulabilirsiniz. Türkistan gezilecek yerler listemin sonuna geldim. Burası ile ilgili sizin de gezilecek yer öneriniz varsa yorum kısmında muhakkak bizimle paylaşın. Eğer yazımı beğendiyseniz yorum yazmayı ve Instagramdan yeni seyahatlerim için beni anlık takip etmeyi unutmayın. Keyifli seyahatler diliyorum. Hoşça kalın."} {"url": "https://bujuyollarda.com/turkiyenin-dogal-guzellikleri", "text": "Ne kadar güzel bir ülkede yaşadığımızın aksini sanırım kimse söyleyemez. Öyle bir coğrafyadayız ki 4 mevsimin de güzelliklerinden ve nimetlerinden faydalanıyoruz. Bu güzellikler asırlar boyu bir çok medeniyetin göz bebeği olmuş. Bu çeşitlilik birbirinden güzel tarihi miraslar bırakmış bu topraklara. Türkiye'nin tarihi yerleri ayrı bir başlıkta uzun uzun yazılacak bir konu. Bugünkü konumuzsa Türkiye'nin doğal güzellikleri. - Dalyan Deltası - Ölüdeniz - Kelebekler Vadisi - Saklıkent Kanyonu - Arapapıştı Kanyonu - Pamukkale Travertenleri - Ulubey Kanyonu - Salda Gölü - Köprülü Kanyon - Gilindire Mağarası - Yerköprü Şelalesi - Yedigöller Milli Parkı - Tuz Gölü - Kapadokya - Gökpınar Gölü - Erfelek Şelaleleri - Uzungöl - Fırtına Deresi - Tortum Şelalesi - Borçka Karagöl Türkiye, zengin tarihi, kültürü ve coğrafyası ile birçok doğal güzelliğe ev sahipliği yapıyor. Kıyılarındaki turkuaz denizleri, doğal parklarındaki yaban hayatı, gölleri, nehirleri ve dağları ile gezginler için bir cennet gibi. Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göreme Milli Parkı ve Kapadokya, Pamukkale Travertenleri gibi birçok doğal harikaya sahibiz. Ege ve Akdeniz kıyılarındaki turkuaz denizler, beyaz kumsallar, mağaralar, koylar ve adalar da ülkemizi güzelleştiren eşsiz detaylar. Karadeniz kıyıları da büyüleyici manzaralar sunuyor. Doğal güzelliklerimiz arasında Göksu Deltası, Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, İztuzu Plajı, Fethiye Körfezi, Ölüdeniz Plajı, Olimpos Kumsalları, Aladağlar Milli Parkı ve Yedigöller Milli Parkı gibi birçok yer bulunuyor. Peki sen ülkenin en çok hangi bölgesini seviyorsun diye sorsalar ayırt edemem, hepsi benim bebeklerim derim. Ama Ege'ye bir minik torpil geçebilirim de sanki. Zaten listeden de anlaşılıyordur sanırım. İstemsizce 4 maddeyi Muğla'dan eklemişim.😁 Ama ülkemizin her yerinden harika yerler de seçtim. Ölmeden önce görülmesi gereken yerler hepsi. Umarım bir gün hepsini görme fırsatınız olur. Hadi gelin şimdi listemize geçelim. Buju bize öyle bir yer söyle ki Türkiye'nin tarihi ve doğal güzellikleri iç içe geçmiş olsun derseniz size Dalyan derim. Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan mahallesi görebileceğiniz en güzel yerlerden. Kaunos Antik Kenti ve Dalyan nehri kenarından görülebilen kaya mezarları buraya bambaşka bir hava katıyor. Ama konumuz doğal güzellikler madem o zaman övmemiz gereken Dalyan Deltası. Dalyan, izlemeye doyulmaz bir manzara vadediyor. Bu manzarayı izleyebileceğiniz 2 ayrı nokta var. İlki Radar Tepesi olarak geçen İztuzu Plajı'na giden yoldan ulaşılan bir tepe. Diğeri de Çandır Tepesi. Dalyan'ın diğer tarafında bulunan Çandır Köyü'nden gidiliyor. Hangisinden manzara daha güzel derseniz ben açık ara Çandır'ı seviyorum. Yolunuz Muğla'ya düşerse kendinize bu manzarayı hediye edin. Söz konusu doğal güzellikler ise yaradan Muğla'ya torpil geçmiş olmalı. 7 yıldır yaşadığım bu şehrin hangi ilçesine hangi beldesine gitsem hayran kalıyorum. Türkiye'nin plajları ve koyları içinde hatırı sayılır bir yeri olan Ölüdeniz yalnız benim değil gören herkesin hayran olduğu bir yer. Özellikle Kumburnu Plajı ülkemizin tanıtım videolarında, görsellerinde sıklıkla yer verilen, yurtdışında bile Türkiye denince akla gelen görsellerden biri. Cam gibi parlayan bu muhteşem denizde yüzmek, Ölüdeniz'i gökyüzünden izlemek için Babadağ'dan paraşütle atlamak mutlaka yapılacaklar listenizde olmalı. Gitmeden önce aşağıdaki yazımı okumayı da ihmal etmeyin. Aslen Muğlalı değilim ama fahri Muğlalı ilan ettim kendimi. 😍 Bu şehirde büyümesem de burada doğmuş olmak, yıllar sonra yeniden burada yaşamak Muğla ile aramda görünmez bir bağ oluşturuyor. E madem bu kadar seviyorum burayı ben de torpil geçiyor ve tam 4 yer ile parlatıyorum listeyi. Kelebekler Vadisi Fethiye ile özdeşleşmiş göz kamaştıran harika bir koy. Bu koya karayolu ile ulaşım yok. Ölüdeniz Belcekız Plajı'ndan kalkan teknelerle giderek günübirlik vakit geçirebilir ya da vadide bulunan kamp alanında konaklayabilirsiniz. Ölüdeniz tekne turu ile de burada 1 saat vakit geçirebilir ve Ölüdeniz'in diğer koylarında da doyasıya yüzebilirsiniz. Vadi ile ilgili bir diğer popüler şey burayı yukarıdan gören yerden manzarayı izlemek ve harika fotoğraflar çekmek. Kelebekler Vadisi manzara noktasının konumu için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. - Fethiye Kelebekler Vadisi Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey | Bujuyollarda - Fethiye Gezilecek Yerler | En Güzel 29 Yer Şakasız belki de 10 kez gittiğim bir yer Saklıkent Kanyonu. Muğla'nın Seydikemer ilçesinde yer alıyor kanyon. Kanyonun girişinde asma bir yürüyüş yolu var. Birkaç metre kadar buradan yürürken vadi aşağıda kalıyor ve gürül gürül akan su tüm maviliğiyle sizi selamlıyor. Sonrasında orta kısma ulaşıyorsunuz. Burada bir şeyler içebileceğiniz bir büfe var. Yine bu kısımda banklarda oturarak ayaklarınızı buz gibi suya sokabilirsiniz. Devamında da kanyonun derinliklerine doğru yürüyebilirsiniz. Eğer yanınızda deniz ayakkabısı yoksa bu orta kısımdaki büfeden kiralama olanağınız var. Çok sevdiğim bu kanyonu bu yaz mutlaka ziyaret edin. Seydikemer'de görebileceğiniz diğer yerler ile ilgili şu yazımı mutlaka okuyun. - Seydikemer Gezilecek Yerler Listesi - Saklıkent Kanyonu Gezi Rehberi | Bilmeniz Gereken Her Şey Artık Muğla'dan çıkış yaptık ama Ege sınırlarında dolaşmaya devam ediyoruz. Burası Norveç fiyortları olsa beğenirdiniz ama burası Arapapıştı Kanyonu. 😁 Aydın'da yer alan bu kanyon muhteşem güzellikte bir yer. Kanyona ulaşmanıza birkaç kilometre kala yol ikiye ayrılıyor. sağdan devam ederseniz vadinin içine gitmiş olursunuz. Burada yol üzerinde gözleme yiyebileceğiniz yerler var. Dilerseniz kanyonda tekne turu da yapabilirsiniz. Ama bence bu kanyonun olayı manzarası. İşte bu manzara için de yol ayrımından sola dönüp bir yarım saat daha yukarı tırmanıyorsunuz. Göz alabildiğine kıvrılarak uzanan kanyonun manzarası gözlere şenlik. Manzara noktasında da bir büfe ve piknik masaları vardı biz gittiğimizde. Yine de yeme-içme anlamında tedarikli gitmeniz iyi olabilir. Böyle bir güzellik ülkemizde olduğu için ne kadar şanslı olduğumuzu düşündüğüm bir yer Pamukkale Travertenleri. Ve Türkiye'nin turizmine büyük katkısı olan eşsiz bir destinasyon. Üstelik Hierapolis Antik Kenti ile aynı alanda bulunması burayı daha da özel kılıyor. Pamukkale UNESCO Dünya Mirası koruma listesinde yer alıyor. Böylesine özel ve koruma altında olan bir yeri de belli tedbirler dahilinde gezebiliyorsunuz. Örneğin travertenlerde ayakkabıyla yürümek yasak. O nedenle yanınıza ayakkabılarınızı koyabileceğiniz bir çanta alabilirsiniz. Burası çok büyük bir alan, tüm gün ayırıp rahat rahat gezmenizi öneririm. Özellikle yazın gidecekseniz mutlaka güneş kremi ve bol bol su alın yanınıza. Gitmişken görebileceğiniz diğer yerler için de Denizli gezilecek yerler yazımı okuyun. Uşak gezilecek yerler içinde bulunan Ulubey Kanyonu dünyanın en uzun 2. kanyonu olarak anılıyor. Ulubey Nehri'nin oluşturduğu kanyon, 20 kilometre boyunca uzanıyor ve 1000 metre derinliğiyle Türkiye'nin en derin kanyonlarından biri. Kanyonun görkemli manzarası, doğal çevresi ve yaban hayatı da oldukça dikkat çekici. Kanyonda, yılanlar, kara akbabalar, akarsu kaplumbağaları, su samurları, yaban keçileri, çakallar ve tavşanlar gibi birçok tür yaşıyor. Güzel bir yürüyüş yapmak ve muhteşem manzaraların tadını çıkarmak isterseniz birçok yürüyüş rotası da bulunuyor. 77 km uzunluktaki kanyon içerisinde çok fazla tarihi kalıntıyı da barındırıyor. Ulubey Kanyonu, Türkiye'nin doğal güzellikleri arasında mutlaka keşfedilmesi gereken bir yer. Bir 20 sene önce çoğumuz adını bile duymamıştık. Sosyal medyanın da etkisiyle Türkiye'nin Maldivleri olarak nam salan Salda Gölü oldukça popüler bir destinasyon haline geldi. Hatta öyle ki Saldivler diye anılır oldu. Burdur'da bulunan göl Isparta'ya da yakın konumda. Turkuaz rengindeki suyu ve bembeyaz kumları ile göz kamaştıran bir güzelliğe sahip. Gölün rengi, sularındaki magnezyum, kalsiyum ve diğer minerallerin yoğunluğundan kaynaklanıyor. Gölde kamp alanları, yemek yiyebileceğiniz tesisler ve oteller yer alıyor. Türkiye'nin en önemli doğal turizm merkezlerinden biri olan Salda, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Kanyonlar Türkiye'deki doğal güzellikler içinde en sevdiklerimden. Köprülü Kanyon ise bu listede olmayı sonuna kadar hak eden güzelliğiyle görenleri büyüleyen bir yer. Kanyon adını, Köprüçay Irmağı üzerindeki Roma Dönemi yapısı Oluk Köprü'den alıyor. Kanyonun büyük bölümü Manavgat sınırları içerisinde yer alıyor. 1973'ten bu yana milli park statüsünde olan kanyon, özellikle doğa sporları severler ve macera tutkunları için popüler bir destinasyon. Köprülü Kanyon'da yapılacak birçok etkinlik var. Bunların en popülerleri; kanyonun tam ortasından akan Köprüçay Nehri'nde rafting, kanyonun etrafında doğa yürüyüşleri, zipline, kaya tırmanışı, bisiklet turları yapmak ve jeep safarilerine katılmak. Bu güzel kanyonu Türkiye'de görülmesi gereken yerler listenize eklemelisiniz. Benim henüz görmediğim ama görmeyi çok istediğim bir yer Gilindire Mağarası. Aynalıgöl Mağarası olarak da bilinen mağara Mersin'in Aydıncık ilçesinin 7,5 km güneydoğusunda yer alıyor. Mağaranın içi, damlataş oluşumları ile kaplı. Dev boyutlardaki bu damlataşlar son derece güzel ve etkileyici. Mağaranın sonunda büyük bir göl bulunuyor. 1999'da hayvanlarını otlatan bir çoban, çevrede gezen kirpiyi takip ettiğinde tesadüfen bulmuş bu mağarayı. Yolunuz Mersin'e düşerse görmeden dönmeyin. Üniversite yıllarımda Mersin'deydim. Çok da gezdim bu güzel şehri ama sanırım bazı yerler o zamanlar bilinmiyordu. Adını sonradan duyduğum ve görmeyi çok istediğim bir yer Yerköprü Şelalesi. Şelale, 2011'de Tabiat Anıtı olarak tescillenmiş. Mut ilçe merkezine 35 kilometre uzaklıkta yer alan bu doğa harikası Türkiye'nin doğal güzellikleri haritasında ışıl ışıl parlıyor. Dağların arasına gizlenmiş bir kanyonda bulunan Yerköprü Şelalesi Türkiye'de görebileceğiniz en güzel şelalelerden. 4 mevsimi yaşayabildiğimiz bir ülkemiz olduğu için çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Her mevsimin kendine göre güzellikleri var. Sonbaharın doğayı boyadığı kızıl, sarı, kahve tonları en iyi görebileceğimiz destinasyonlardan biri de şüphesiz Yedigöller Milli Parkı. Ekim ve Kasım ayı boyunca gezginlerin yoğun şekilde ziyaret ettiği Yedigöller tam bir doğa harikası. Yakın bir şehirdeyseniz günübirlik ziyaret edebilir ya da kamp yaparak bu güzellikte doya doya vakit geçirebilirsiniz. Tuz Gölü, Ankara, Konya ve Aksaray'ın sınırının kesiştiği yerde yer alıyor. Türkiye'nin tuz ihtiyacının %40'ı bu gölden sağlanıyor. Ayrıca Türkiye'nin ikinci büyük gölü olma özelliği taşıyor. Burası bizim listemize girmeyi fazlasıyla hak ediyor. Gün batımında Tuz Gölü'nde oluşan kızıllığın göl yüzeyine düşüyor ve harika bir manzara oluşuyor. Gölün üstünde ters ışıkta çekeceğiniz fotoğraflar unutulmaz anlarınızı ölümsüzleştirecek. Kapadokya bence şüphesiz Türkiye'nin doğal güzellikleri denince akla gelen ilk yerlerden. Ülkemizin sınırlar dışında da tanınan, bilinen en meşhur yerlerinden. Yolunuz Kapadokya'ya düştüyse yabancı turistlerin ne kadar çok olduğuna tanıklık etmişsinizdir. 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ'ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakalar, milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmış ve ortaya Kapadokya çıkmış. Her biri bir başka cisime, şekle benzeyen kayalardan oluşan vadiler büyüleyici güzellikte. Peribacaları adı verilen bu oluşumlar ülkemizin farklı yerlerinde de görülüyor ancak en yoğun şekilde Kapadokya'da görebilirsiniz. Bu harika coğrafyayı yukarıdan izlemek için balon turu yapmak Kapadokya'nın vazgeçilmezlerinden. Sivas gezilecek yerler listenize mutlaka eklemeniz gereken bir güzellik Gökpınar Gölü. Göl, güzelliğini rengine ve berraklığına borçlu. Gölün suları, çevresindeki dağlardan gelen kaynak suları ile besleniyor. Çevresi mesire alanı olarak da kullanıldığı için yazın ziyaretçi akınına uğruyor. Gölde yüzmek yasak ancak hocayla birlikte tüplü dalış yapmak mümkün. Ayrıca kayık kiralayarak gölde minik bir gezintiye de çıkabilirsiniz. Erfelek Şelaleleri, Sinop'ta yer alan doğal güzelliklerden biri. Erfelek ilçesinde yer alan şelaleler ülkemizin en büyük şelalelerinden. 28 adet şelaleden oluşan bu şelale grubu Yeşilırmak Vadisi Milli Parkı'nın içinde yer alıyor. Şelalelerin önünde oluşan havuzlarda suya girebilirsiniz. Uzungöl Trabzon'un en güzel yerlerinden biri. Tabi benim gibi ilk kez gidecekseniz beğenirsiniz ama yıllar önce gitme şansı yakalayanlardansanız son hali hayal kırıklığı da yaratabilir. Etrafı yeşil dağlarla çevrili, berrak suyu ve muhteşem manzarası olsa da köyün yapılaşmayla son derece yapay bir hal olduğunu söyleyebilirim. Keşke o eski bakir haliyle kalabilseydi ama yine de gidip görmeye değer. Dilerseniz Uzungöl'e günübirlik giderek vakit geçirebilirsiniz. Konaklamak isterseniz bir çok tesis olduğunu belirteyim. Birçok kafe, restoran, hediyelik eşya dükkanları da bulunuyor. Uzungöl manzarasına karşı lezzetli bir kahvaltı yapıp kuymak sündürmek ve salıncaklarla göklere uçmak buranın olmazsa olmazlarından. - Daha detaylı bilgi için mutlaka Uzungöl Gezi Rehberi içeriğimi okuyun. Karadeniz ile devam edelim Türkiye'nin doğal güzellikleri listemize. Rize'nin sayısız doğal güzelliğinden biri olan Fırtına Deresi, Kaçkar Dağları'ndan doğuyor ve Karadeniz'e dökülüyor. 57 kilometre uzunluğa sahip olan nehir Türkiye'nin en hızlı akan nehirlerinden biri. Kulakları sağır edercesine hırçın akan bu nehir rafting sevenler için vazgeçilmez bir yer. Dilerseniz zipline da yapabilirsiniz. Bu doğal güzellik aynı zamanda bir çok tarihi yapıyla da bir arada. 1696'da yapılmış tarihi Şenyuva Köprüsü'nün üstünden geçmeden dönmeyin. Tamam fahri Muğlalıyız ama memleketlerimizi de es geçemeyiz. Sinop'tan bir güzellik dahil oldu madem listeye Üstün durur mu? O da hemen Tortum Şelalesi'ni yaz dedi. Haksız mı? Vallahi çok haklı. Erzurum'a her gidişimizde gittiğimiz bir yer. Öyle yüksekten coşkuyla akan şelalenin sıçrattığı suların yüzümü yıkamasını ve altında oluşan o gökkuşağını izlemeyi o kadar çok seviyorum ki. Eğer gideceğiniz dönemi seçme şansınız varsa Mayıs-Haziran aylarında gitmenizi öneririm. Erzurum'un sayısız güzelliğini keşfetmek için bu yazımı okumadan yola çıkmayın. Borçka Karagöl, Artvin'in sayısız doğal güzelliklerden biri. Yüksek dağların arasında yer alan bu doğal göl, yeşil ormanların ortasında saklı bir cennet gibi görenleri kendine hayran bırakıyor. Göl çevresinde yürüyüş yapmak, doğal güzellikleri izlemek ve fotoğraf çekmek için harika bir yer. Ayrıca, çevrede birçok doğa yürüyüşü parkurları, kamp alanları ve piknik alanları da bulunuyor. Türkiye'nin en popüler turistik destinasyonlarından biri olan göl Artvin'de görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Bölgede birçok restoran ve kafe yer alıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/turkiyenin-en-iyi-kayak-merkezleri-listesi", "text": "Kış geldi, kayak sezonu açıldı. Peki kayak yapmak için hangi kayak merkezlerine gidebilirim diye araştırıyorsanız bu yazım tam size göre. Bu yazıyı yazdığım gün itibariyle hala bir çok merkezimizde kar olmasa da Ocak-Şubat aylarında kayak merkezlerimizde illa kar oluyor diye düşünüyorum. Bu durum ne yazık ki küresel ısınmanın bir sonucu. Bu yazımda Türkiye'nin neredeyse tüm kayak merkezlerini bulabilirsiniz. Bulunduğunuz yere en yakın kayak merkezine gidip güzelce karın tadını çıkarabilirsiniz. O zaman gelsin Türkiye'nin en iyi kayak merkezleri listesi. Listemde Avrupa'daki kayak merkezlerine ciddi anlamda kafa tutacak yerlerde var. Evet Türkiye'nin en güzel kayak pistlerine giriş yapmaya başlıyoruz. Kayak takımlarınız hazırlayın uçuşa geçiyoruz.:) İlk durağımız kayak denilince akla gelen ilk yer olan Uludağ. Türkiye'de kayak merkezi denilince akla ilk gelen yer olan Bursa Uludağ Kayak Merkezi yıllardır kış turizminin en önde gelen yerleri arasında sayılıyor. İstanbul'a yakın konumda olması kayak severler için ciddi avantaj oluşturuyor. Uludağ, Bursa merkeze 1 saat, İstanbul'a ise 220 km uzaklıkta. Türkiye'nin en ünlü kayak merkezlerinden biri olan Uludağ ününün hakkını vererek bir çok tesis imkanına sahip. Uludağ'da toplamda 24 adet kayak pisti bulunuyor. Bu pistler acemisinden profesyoneline herkese hitap ediyor. Uludağ'da kayak dışında snowboard, buzpateni ve kar motosikleti aktiviteleri de yapılıyor. Uludağ İstanbul'a yakın olmasından dolayı kışın yüksek sezonda kalabalık oluyor. Uludağ'ın haritadaki konumu burada. Gerçek kayak severlerin en sevdiği kayak merkezlerinden biri olan Palandöken Kayak Merkezi çok güzel pistlere sahip. Rakımın 3200m olduğu Palandöken Kayak Merkezi Erzurum merkeze çok yakın konumda bulunuyor. Palandöken ile Erzurum merkez arası yaklaşık 5 km. Palandöken her anlamda gelişmiş bir kayak merkezi. Yüksek irtifa, kaliteli kar, uzun pistler Palandöken'i kış turizmi noktasında vazgeçilmez kılıyor. Palandöken Kayak Merkezi'nde toplam 22 adet kayak pisti mevcut. Bu pistler gerçekten oldukça uzun. Burada kayak sporunun tadına sonuna kadar varabiliyorsunuz. Bu arada Erzurum Palandöken 2011 yılında Dünya Üniversitelerarası Kış Olimpiyatları'na ev sahipliği yapmış bir yer. Konum burada. NOT: Türkiye'nin en eski kayak merkezi Palandöken Kayak Merkezi'dir. Palandöken'in eteklerinde kurulu olan Erzurum'a giderseniz şehir merkezinde bulunan Tarihi Erzurum Evlerinde tahtadan yapılmış kayak takımlarını görebilirsiniz. Tüm detaylar Erzurum Gezi Rehberimde. Türkiye'nin en iyi kayak merkezleri listemize Erciyes Kayak Merkezi ile devam ediyoruz. Erciyes, Kayseri merkeze 25 km uzaklıkta yer alıyor. Türkiye'nin en yüksek 5. dağı olan Erciyes Dağı'nın eteklerinde kurulu olan Erciyes kayak merkezi farklı zorluk derecelerine sahip 32 adet kayak pistine sahip. Erciyes kayak merkezi konum olarak Kapadokya'ya da oldukça yakın. Erciyes'e gelmişken kışın Kapadokya'yı da görebilirsiniz. Erciyes kayak merkezinin konumu burada. Çam ve kar ikilisinin en güzel görüntü oluşturduğu yer olan Kartalkaya Kayak Merkezi Bolu'nun doğusunda, Köroğlu Dağları'nın zirvesinde yer alıyor. Kartalkaya kayak merkezinde, farklı zorluk seviyelerinde 21 adet pist kayak severleri bekliyor. Konum burada. Ilgaz Kayak Merkezi, Kastamonu ve Çankırı illeri sınırında zirvesi 2850 metre olan Ilgaz Sıradağları üzerinde, Ilgaz Milli Parkı içinde yer alıyor. Ilgaz Kayak Merkezi'nde kayak mevsimi Aralık ayında başlayıp Nisan ayına kadar sürüyor. Kayak merkezinde farklı zorluk seviyelerinde 3 adet kayak pisti bulunuyor. Ilgaz Kayak Merkezi'nin konumu burada. İstanbul'a en yakın kayak merkezi olan Kartepe Kayak Merkezi özellikle hafta sonları bir sürü kayak severi ağırlıyor. Bu kayak merkezinin İstanbul'a uzaklığı 130 km. Kartepe kayak merkezinde Farklı zorluk seviyesinden 4 adet kayak pisti var. Konum burada. Türkiye'de kar denilince akla ilk doğu tarafı gelir fakat Akdeniz Bölgesi'nde de çok güzel kayak merkezleri var. Bunlardan biri de Isparta'da bulunan Davraz Kayak Merkezi. 2635 metre zirveye sahip Davraz Dağı, Isparta'nın 26 km güneyinde yer alıyor. Burası Antalya'ya yakın konumda. Akdeniz'in en popüler kayak merkezlerinden biri olan Davraz Kayak Merkezi'nde Eğirdir Gölü manzarası eşliğinde kayak yapabilirsiniz. Konum burada. 2550 metre yükseklikteki Saklıkent Kayak Merkezi Akdeniz'deki önemli kayak merkezlerinden biri. Burada farklı zorluk seviyelerinde 5 adet kayak pisti bulunuyor. Saklıkent Kayak Merkezinde özellikle mart ayında kayak yapıp sonrasında Antalya'nın sahillerine kendinizi atabilirsiniz. Bir yandan kayak bir yandan deniz güzelliğe bakar mısınız 🙂 Konum burada. Denizlilerin uğrak noktası olan Denizli Kayak Merkezi 2420 metre yükseklikte bulunuyor. Burada toplamda 6 tane kayak pisti mevcut. Muğla'da ve Denizli'de yaşayanlar hafta sonu kayak yapmak isterse burayı değerlendirebilir. Konum burada. Kars şehir merkezinden arabayla 45 dakikada ulaşılabilen Sarıkamış Kayak Merkezi çamların arasında çok güzel bir kayak alanı. Burada kış oldukça uzun olduğundan karın yerden kalkma süresi uzun sürüyor. Kar kalitelisi oldukça yüksek. Sarıkamış diğer kayak merkezlerine göre de sakin bir yer kayak merkezi. Konum burada. Erzincan sınırlarında bulunan Ergan Kayak Merkezi 2970 metre yüksekliğinde ve toplam 12 km uzunluğundaki 4 adet pisti sahip. Ergan kayak merkezi, havaalanı ve şehir merkezine 20 dakika uzaklıkta yer alıyor. Konum burada. Sivas'ın merkeze 58 km mesafede, 2552 metre yükseklikte Yıldız Dağı Kayak Merkezi kış aylarında Sivaslıların uğrak noktası. Yıldız Dağı Kayak merkezinde farklı zorluklarda 7 adet kayak pisti bulunuyor. Konum burada. Zigana Kayak Merkezi Gümüşhane'ye 40, Trabzon'a 60 km uzaklıkta yer alıyor. Aralık-Nisan döneminde bolca kar bulabileceğiniz Zigana kayak merkezinde, 843 kişi kapasiteli tesis bulunuyor. Konum burada. Ardahan şehir merkezine 15 km uzaklıkta, rakım olarak 2.715 metrede bulunan Yalnızçam Kayak Merkezi son zamanlarda kayak severlerin tercih ettiği bir nokta. Yalnızçam kayak merkezinde farklı zorluk seviyelerinde 4 adet kayak pisti bulunuyor. Konum burada. Türkiye'nin en iyi kayak merkezleri başlıklı yazımın sonuna geldik. Bu kayak merkezlerinden hangisi favorim derseniz imkanlar açısından Uludağ, pist açısından Palandöken derim. Son olarak şunu da belirteyim kayak güzel bir spor fakat sakatlanma riski yüksek. Her zaman dikkatli olmanızda fayda var."} {"url": "https://bujuyollarda.com/turkiyenin-en-iyi-plajlari", "text": "İlkokulda bize öğretilen en temel bilgilerden biriydi \"Türkiye'nin 3 tarafı denizlerle çevrilidir\" cümlesi. Ee 3 taraf denizle çevrili olunca ülkemin kıyılarının her bir noktasından birbirinden güzel plaj ve koy çıkıyor. Biz de elimizden geldiği kadar bu güzel plaj ve koyları hem web sitemizde hem de sosyal medyada sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz. O kadar bilgi birikimi ve keşfin üstüne Türkiye'nin en iyi plajları yazısını yazmasam olmazdı. Yazı başlığım ruh açıcı bir başlık ama içinde en iyi olunca seçim yapmak benim için oldukça zor oldu. Evet yazılarımı okuyanlar bilir Muğla'da yaşadığımı. Konu Türkiye'nin en güzel plajları olunca yazıma Muğla'dan çok başlık açtım. Ama bu demek değil ki Muğla'ya ayrıcalık tanıdım. Aksine olabildiğince yazımı objektif yazmaya çalıştım. Yazımdaki yerlerin çoğunu görmüş biri olarak şunu itiraf edeyim ki Muğla ve Batı Antalya tarafındaki plaj ve koylar Türkiye'nin açık ara en iyi plajlarıdır. Aşağıdaki başlıkları görünce eminim siz de bana hak vereceksiniz. - Orak Adası Plajı - Çökertme Plajı - Akbük Koyu - Kleopatra Plajı - Kurubük - Çiftlik Koyu Plajı - Amos Plajı - Ölüdeniz Plajı - Patara Plajı - Kaputaş Plajı - Adrasan Suluada - Olimpos Plajı - Konyaaltı Plajı - Kleopatra Plajı - Yapraklı Koy Plajı - Altınkum Plajı - Kadınlar Denizi Plajı - Ilıca Halk Plajı - Çandarlı Plajı - Küçük Zindancık Koyu - Sarımsaklı Plajı - Altınoluk Plajı - Akvaryum Plajı - Filyos Plajı Doğanın tüm güzelliklerini sergilediği Türkiye'de, uzun sahil şeridi boyunca birbirinden güzel plajlar bulunuyor. Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde yaz ayları güney bölgelerde oldukça sıcak geçiyor. Sıcak hava, güneş, kum ve deniz bir araya gelince de ortaya çok güzel plajlar çıkıyor. Yazımda yer alan plajların neredeyse hepsi Ege'de ve Akdeniz'de yer alıyor. Başlık en iyi olunca listeme Karadeniz'den sadece 1 plaj koydum o da Karadeniz'e ayıp olmasın diye.😂Karadeniz biliyorsunuz hırçın ve dalgalı bir deniz. Bu bölgede doğa muhteşem ama deniz için aynı şeyi ne yazık ki söyleyemeyeceğim. Karadenizliler beni topa tutmasın hemen ama ortada var olan bir doğa gerçeği var. Listeme geçmeden önce Türkiye'nin en iyi plajlarını seçerken değerlendirmemi neye göre yaptım ondan da bahsedeyim. Listem nitekim oldukça önemli bir liste. Türkiye'de yüzlerce plaj ve koy var ama ben aşağıdaki 5 kritere göre seçim yaptım. Bu kriterleri abartmak istemedim. Seçim yapmak biraz zor oldu ama bence nihai listem güzel oldu. - Deniz suyu berraklığı - Su altı dünyası - Konum - Temizlik - Konfor & İmkanlar Seçim kriterlerim bunlardı. Aşağıda yer alan plaj ve koylar bu kriterlerin en az 4'ünü taşıyor. İnce eleyip sık dokumaya çalıştığım listemize artık geçelim. İlk durağımız Muğla'nın ünlü ilçesi Bodrum. Bodrum genelde magazin kültürünün etkisi altında ünlü bir yer olsa da plaj ve koy açısından çok güzel yerlere sahip. Bu güzelliklerden hangi birini saysam bilmiyorum ama en başta sayacağım yerlerden biri Orak Adası'dır. Orak Adası kristal berraklığındaki sularıyla muhteşem bir yer. Adada herhangi bir yerleşim yeri bulunmuyor. Orak Adası 56 dönümlük bir alana sahip. Ada, 2018 yılında ilan. gov. tr de icradan satılık zeytinlik ve villa başlığıyla 6.825.000,00 TL değeriyle satışa çıkarılmış. Satış da açık arttırma ile gerçekleşmiş. Aşağıda Orak Adası ve Bodrum ile ilgili önemli yazılarımın bağlantılarını bırakıyorum. Bu tarafa yolunuz düşerse yazılarıma göz atmanızda fayda var. - Bodrum Orak Adası Hakkında Her Şey : Bodrum'un Cenneti - 8 Maddede Bodrum Gezi Rehberi - Bodrum Gezilecek Yerler - Bodrum Koyları ve Plajları Çökertme Plajı, Muğla'nın Milas ilçesinde bulunuyor. Burası kendi halinde çok fazla keşfedilmemiş bir yer. Tabi bu durum eskidendi, plajın son yıllarda popülerliği oldukça arttı. Çökertme Plajı her noktası ile oldukça güzel bir plaj. Tertemiz, cam gibi bir denize sahip. Biraz da deniz kestanesine. Yine de burayı listeme almak istedim çünkü bunu gerçekten hak ediyor. Çökertme Plajı'nın denizi çok güzel ama kışın dalgalı oluyor. Yazın burası tam cennet. Bodrum'a biraz mesafesi var. Yine de Bodrum'dan sıkıldıysanız bence alternatif olarak burayı değerlendirin. Bölgede kendi halinde pansiyon ve restoranlar bulunuyor. Dilerseniz buralarda takılıp bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Çökertme Plajı'nın denizi taşlı baştan söyleyeyim. Biz genelde taşlı plaj sevdiğimiz için Çökertme'nin yeri bizde ayrı. Buraya ulaşım sağlayacaksınız Milas Beçin tarafından gitmenizi tavsiye ederim. Çünkü buranın yolu daha güzel. Araçla ulaşım sağlamanız daha pratik olur. Dolmuşla ulaşım yakın köylere var ama uğraştırıcı. Not: Çökertme Plajı'na gelirseniz yürüme mesafesinde olan Arpabükü Koyu'nu da muhakkak keşfedin. Burası da Türkiye'nin en iyi plajları arasına girer. Tertemiz, cam gibi bir denizi var. Son olarak Milas ve Çökertme Plajı ile ilgili yazılarımın bağlantılarını aşağıda paylaşıyorum. - Çökertme Koyu Gezi Rehberi : Milas'ın Cenneti - Milas Gezilecek Yerler | En Güzel 29 Yer - Milas Koyları Ve Plajları : En Güzel Öneriler Türkiye'nin en temiz plajlarını yazarım da bunun içinde Akbük Koyu olmaz mı ? Bana göre Akbük Koyu sadece Türkiye değil dünyanın en güzel koylarından biri olabilir. Muhteşem bir güzelliğe sahip. Denizinin rengi insana resmen seratonin salgılattırıyor. Akbük, Aydın'ın Didim ilçesinde de var ama benim bahsettiğim Akbük, Muğla sınırlarındaki Gökova Körfezi'nde olan koy. Yemyeşil dağların eteğinde yer alan Akbük cam gibi bir denize sahip. Denizdeyken kafanızı kaldırdığınızda dağları görüyorsunuz ve buraya bir kez daha aşık oluyorsunuz. Muğlalıların favori yeri olan Akbük yaz aylarında hafta sonu oldukça kalabalık oluyor. Ee kalabalık olunca da su kalitesi düşüyor. Burada deniz çok güzel bir de su altı dünyası var ki o da bambaşka. Akbük'e giderseniz yanınıza muhakkak şnorkel almanızı tavsiye ederim. Bir de Akbük'e gittiğinizde buranın yakınında bulunan İtfaiye Koyu'nu da keşif listenize alın. Aşağıya Muğla Akbük Koyu ile ilgili yazdığım yazının bağlantısını bırakıyorum, detayları yazımda bulabilirsiniz. Koyun konumu burada. En başta dedim ya listemde Muğla'ya torpil geçmedim, yazımı okuyunca durumu anlayacaksınız diye. İşte bunun ispatlarından biri de Sedir Adası'nda bulunan dünyaca ünlü Kleoptara Plajı. Plajın bulunduğu Sedir Adası hem doğa harikası hem de tarihi öneme sahip bir yer. Adeta adanın her tarafından bir cennet nokta çıkıyor. Sedir Adası'nda görebileceğiniz 4 temel yer var. Bunlar Kleopatra Plajı, Kedrai Antik Kenti, Sedir Adası Antik Tiyatro ve Apollon Kutsal Alanı. Bu yerlerin hepsi de görülmeye değer. Listeme aldığım Kleopatra Plajı da dünyaca ünlü bir yer. Bu ünü kavuşmasında plajın kumu oldukça etkili olmuş. Bu kumun değişik özellikleri var. Kumu elinize aldığınızda bu özelliği hissedeceksiniz. Sim gibi parıl parıl parıldayan Kleopatra Plajı'nın kumu ateşte yanma özelliğine sahip. Sodalı suda kendiliğinden çoğalabiliyor ve büyüteç ile incelendiğinde hareket ettiği görülüyor. Bu eşsiz kumun ünlü Romalı komutan Marcus Antonius tarafından Kraliçe Kleopatra için Mısır'dan getirildiği düşünülüyor. Bu kum dediğim gibi çok özel bir kum. Ada dışına çıkarılması kesinlikle yasak. Plajda denize girdiğinizde deniz sonrası kesinlikle duş almalısınız. Plaja terlik ile giriş yasak! Kleopatra Plajı, Sedir Adası'nda yer aldığından buraya ulaşmak için Akyaka tekne turuna katılmanız şart. Plajın giriş ücreti yok ama adanın giriş ücreti var. Sedir Adası ve Kleopatra Plajı ile ilgili tüm detayları aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz. Kurubük bizim gönlümüze taht kurmuş bir yer. Özellikle sualtı dünyası ve temizliği ile Kurubük gerçekten Türkiye'nin en güzel plajları arasında ilk 5'te yer alıyor. Her fırsatta gitmeye çalıştığımız Kurubük çok fazla kişi tarafından bilinmiyor. Ama sanırım buranın bilinirliğine biz fazlasıyla katkıda bulunduk. Bu da iyi mi kötü mü bilemiyorum! Kurubük taşlık bir plaja sahip. Yukarıdan manzarası efsane. Denizine dalıyorsunuz yüzlerce balık var. Burada drone uçurmak çok keyifli. Yanınıza muhakkak şnorkel almalısınız. İmkan açısından bir tesis yok. Diğer yerlere göre kalabalık değil. Kurubük, Muğla'nın Datça ilçesinde yer alıyor. Ulaşım için araba şart. Herhangi bir giriş ücreti ödemiyorsunuz. Giderken hazırlıklı gidin dediğim gibi bir tesis yok. Konum burada. - 22 Maddede Datça Gezilecek Yerler - Datça Koyları ve Plajları : En Güzel 19 Yer - Datça'da Ne Yapılır : En Güzel 14 Öneri - 13 Maddede Datça'nın Neyi Meşhur ? Türkiye'nin en iyi plajlarına Çiftlik Koyu Plajı girer mi girer dedik. Çünkü burası bunu fazlasıyla hak eden bir yer. Genelde buraya Marmaris tekne turu ile ulaşılsa da koyun karadan da ulaşımı da var. Çiftlik Koyu'nun muhteşem bir denizi ve plajı var. Cam gibi tertemiz bir suya sahip bu güzel koyun çevre doğası da muhteşem. Denizin berrak mavisini gökyüzünün sınırsız mavisiyle buluşturan bu koy, kesinlikle Türkiye'nin en iyi plajları listesinde olmayı hak ediyor. Çiftlik Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti yok. Ücretsiz araç park alanı da mevcut. Çiftlik Koyu'nda terkedilmiş bir otel bulunuyor. Bu otelin plajı halk plajı olarak kullanılıyor. Burada sandalyeniz, şemsiyeniz varsa istediğiniz gibi takılabilirsiniz. Dilerseniz koydaki tesislerden de faydalanabilirsiniz. Hem karadan araba ile hem de denizden Marmaris tekne turları ile gidilebilen hatta mutlaka gidilmesi gereken eşsiz bir koy Amos. Amos'a araç ile gidecekseniz ilk olarak Turunç'a uğruyorsunuz. Oradan 24 km yol giderek Amos'a yaklaştıktan sonra Profesörler Sitesi'nin içerisinden araçla geçerek koya iniyorsunuz. Araç park yeri biraz sıkıntılı. Amos'un yolu oldukça virajlı. Ülkemizin tanıtımlarında sıkça kullanılan Ölüdeniz Kumburnu Plajı kesinlikle Türkiye'deki ünlü plajlar listesinde zirveyi zorlayacak bir yer. Plajda yüzmek ayrı keyifli, Babadağ'dan paraşütle atlayıp denizin içine doğru uzanan plajı gökyüzünden izlemek ayrı keyifli. Kumburnu Plajı her daim tertemiz, cam gibi. Kalabalık oldumu suyun rengi bulanık oluyor sadece. Kumburnu Plajı iki tarafı olan bir deniz. Buranın bir tarafı taşlıkken lagüne bakan tarafı kum. Yani olağanüstü bir güzellik. Plajın tek eksi yanı çocuklu aileler ya da yüzme bilmeyenler için çabuk derinleşmesi olabilir. Ölüdeniz Kumburnu Plajı'nın yayalar için girişi ücretsiz. Eğer aracınızla girişe kadar gelecekseniz otopark için ücret alınıyor. Yaya olarak girerseniz herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Girişten sonra Kumburnu'na kadar yaklaşık 10 dakika yürüyorsunuz. Restoranlar, Starbucks ve şezlong-şemsiye kiralama olanakları var. Ayrıca ücretsiz duş ve tuvalet alanı da mevcut. Kumburnu Plajı'nın konumu burada. Aşağıda Kumburnu Plajı'nın yer aldığı Ölüdeniz ile ilgili yazılarımın bağlantısını bulabilirsiniz. - Ölüdeniz Plajı Gezi Rehberi : Bilmeniz Gereken Her Şey - Ölüdeniz Gezilecek Yerler : En İyi 18 Yer | Haritalı - Fethiye Ölüdeniz Yamaç Paraşütü Firma Tavsiyem Fiyatlar - Ölüdeniz Tekne Turu Tavsiyesi Fiyatlar Rotalar - Ölüdeniz Koyları ve Plajları : En Güzel 12 Yer Oldukça dik merdivenlerden iniliyor Kaputaş'a. İzlemesi keyifli, yüzmesi biraz zahmetli. Kaputaş'ta deniz epey dalgalı oluyor, dikkatli olmakta fayda var. Burada belediyenin bir tesisi var. Şezlong şemsiye kiralama, duş tuvalet ve yeme içme imkanları bulunuyor. Tabi belediye işletmesi olduğu için de fiyatlar görece uygun diyebilirim. Plaj dediğin kumsal olmalı diyenlerdenseniz sizi mutlu edecek konumlardan biri Patara Plajı. Sahili incecik kumlardan oluşuyor. Deniz sığ, hafif dalgalı olabiliyor. Burası çocuklu aileler için oldukça uygun. Yaklaşık 18 km'lik upuzun bir sahili olduğu için kalabalık olsa da kalabalıktan etkilenmiyorsunuz. Plajda şezlong, şemsiye kiralama olanakları var. Ayrıca duş, tuvalet ve kabin de bulunuyor. Patara Plajı'nın girişi ücretli. Müzekart geçerli. O nedenle mutlaka müze kartınızı yanınıza alın. Yoksa buradan da çıkartabilirsiniz. Patara Plajı konum olarak Antalya sınırlarında bulunuyor. Kaş ve Fethiye arasında yer alan Patara aynı zamanda Patara Antik Kenti'nin hemen yakında. Konum burada. En iyi listemde Türkiye'nin Maldivlerine geldik. Turkuaz rengi tanımını buradan almış desek yeridir. Muhteşem bir güzelliğe sahip Adrasan Suluada. Suluada'nın beyaz kumları ve turkuaz rengi denizi ile gelen herkesi etkileyen bir yer burası. Suluada'nın beyaz kumunun bir kerameti var. Bilim insanları adanın kumunun içinde yaşayan foraminifera adlı mikroorganizmalar yüzünden beyaz renkli kumlara sahip olduğunu söylüyor. Adanın üzerinde yerleşim yok. Ada su altı mağaraları ile Akdeniz foklarının ve orfozların yuvası durumunda. Adanın uç kısmında yer alan Aşıklar Mağarası'ndan adanın diğer tarafına yüzerek geçmek mümkün. Şnorkel ve palet şart. Antalya'ya tatil planlıyorsanız Suluada muhakkak listenizde olsun. Gitmekten asla pişmanlık duymayacağınız muhteşem bir yer. Suluada'ya Adrasan Plajı'ndan tekne turları ile gidiliyor. Suluada'nın konumu burada. Antalya'nın en önemli plajlarından birisi de Olympos Plajı. Plaj Antalya'nın batısında, Kumluca ilçesine bağlı Olympos beldesinde yer alıyor. Olimpos Plajı'nın doğal güzelliğine derin bir tarih de eşlik ediyor. Plajın upuzun, altın rengi kumsalı ve berrak turkuaz suları gelen herkesi oldukça etkiliyor. Olimpos sadece doğal güzelliği ile değil aynı zamanda doğal yaşamıyla da ünlü. Yemyeşil bir doğanın çevrelediği plajda caretta caretta deniz kaplumbağalarının yuvalama alanları da var. Bu nedenle, plajın bir kısmı koruma altında. Plaj ayrıca hemen yanı başında yer alan antik Likya bölgesinde bulunan Olympos Antik Kenti'ne de ev sahipliği yapıyor. Antik kentte Roma döneminden kalma tiyatro, anıtsal giriş kapısı ve antik surları bulunuyor. Gelelim Olimpos Plajı'nın özelliklerine. Olimpos'ta deniz sabah çok temiz, öğleden sonra giren çok olduğu için ve teknelerin suyu bulandırmasıyla deniz iyice bulanık oluyor. Deniz gözlüğünüzü yanınıza alın çünkü çok sayıda balık görebilirsiniz. Deniz ilk başlarda sığ ama kayalar büyüdükçe birden derinleşebiliyor. Deniz taşlı, deniz ayakkabısı getirirseniz güzel olur. Plajın konumu burada. Türkiye'nin en iyi plajları listemde Antalya merkezde yer alan olan Konyaaltı Plajı'na geliyoruz. Plaj konum olarak Antalya şehir merkezinin batısında yer alıyor. Plaj, yaklaşık 7 km'lik upuzun sahil şeridine sahip ve her yıl yerli yabancı fark etmeksizin on binlerce turiste ev sahipliği yapıyor. Konyaaltı Plajı'nın bir kısmı ince kumlardan oluşsa da genellikle çakıl taşlarıyla kaplı bir kumsalı var. Mavi Bayraklı plajın temiz ve berrak sularında keyfi yapmanız için tüm imkanlar mevcut. Halk plajına ek olarak bir çok işletme de plajda faaliyet gösteriyor. Not: Konyaaltı Plajı'nın en güzel olduğu saatler sabah 6 ila 10 arası. Eğer uykuya düşkün değilseniz bu saatleri değerlendirmenizi tavsiye ederim. Plajın konumu burada. Antalya'nın değil Türkiye'nin en popüler plajlarından biri de Alanya'da bulunan Kleopatra Plajı. Adının nereden geldiği belli sanırım. Rivayete göre plaj ise ismini ünlü Mısır Kraliçesi Kleopatra'dan almış. Bilinen kaynaklara göre o dönemin generali Alanya ve çevresini Kleopatra'ya hediye etmiş. Kleopatra sefere çıktığında Alanya'ya uğrayarak denize girermiş ve buranın adı Kleopatra kalmış. Plaj oldukça uzun ve altın rengi kuma sahip. Plaj kum ama denize girince altının kayalık olduğunu anlıyorsunuz. Ayrıca çok da dalgalı. Derinleşen noktada kum zemin bitiyor kayalık ve kaygan zemin başlıyor. Çocuklar için çok uygun değil. Tıpkı Olimpos gibi burası da caretta carettaların yumurta bıraktığı plajlardan biri. Eğer Alanya'da tatil planlayacaksanız listenizde Kleopatra Plajı muhakkak olsun. Ayrıca buraya kadar gelmişken muhakkak Alanya Kalesi'ni ve Damlataş Mağarısı'nı da görmeyi ihmal etmeyin. Listeme artık Antalya ve Muğla dışında kalan diğer plajlarla devam ediyorum. Bu iki şehirde daha da güzel plajlar var ama fazla abartmayayım dedim.😊Neyse ilk durağımız Mersin'in Silifke ilçesinde bulunan Yapraklı Koy Plajı. Tatlı ve tuzlu suyun harmanlandığı, enfes güzellikteki turkuaz renkli denizi ve etrafını saran doğal kayalar nedeniyle burası \"denizdeki havuz\" olarak da adlandırılıyor. Burası ücretsiz bir plaj. Konum olarak Akdeniz içerisinde kalıyor. Silifke ilçe merkezi ile plaj arası yaklaşık 16 km. Plaj, hızlı derinleştiği için yüzme bilmeyenler ve çocuklar için çok güvenli değil. Suyu da diğer yerlere göre soğuk. Plajda belediyeye ait bir işletme de mevcut. İster kendi imkanlarınızla isterseniz de işletmelerden faydalanabilirsiniz. Not: Yapraklı Koy Plajı'nda çok fazla balık ve kaya var. Deniz ayakkabısı ve şnorkel yanınıza almayı unutmayın. Plajın konumu burada. Mersin'den Aydın'a ışınlanıyoruz şimdi. Aydın'ın Didim ilçesinden yer alan mavi bayrak ödüllü Altınkum Plajı, Türkiye'nin en güzel plajlarından biri. Adı gibi altın sarısı ve oldukça ince kumlara sahip plaja Didim merkezden ulaşım oldukça kolay. Türkiye'nin en beğenilen plajları arasında yer alan Didim Altınkum Plajı yaz aylarında oldukça kalabalık. Çok kalabalık tercih etmiyorsanız sabah erken saatlerde ya da ikindi vaktinden sonra geç saatlerde gelebilirsiniz. Saat 18.00'dan sonra plaj daha da sakinleşiyor. Gündüzleri deniz severlerin en uğrak noktası olan plajın gecesi de ayrı canlı. Plajın çevresinde disko, restoran, büfe ve hediyelik eşya satan pek çok yer var. Rotanızda Aydın Kuşadası varsa bu güzel plajı değerlendirmenizi tavsiye ederim. Plaj yüksek sezonda oldukça kalabalık oluyor. Düşük sezonda giderseniz daha rahat edebilirsiniz. İster tesislerde isterseniz de kendi imkanlarınızla takılabilirsiniz. Plaja giriş, belediyeye ait şemsiyeleri kullanmak ücretsiz. Tabi bunlardan faydalanmak için erkenden plaja gitmelisiniz. Plajın adı Kadınlar ama sadece kadınların girdiği bir plaj değil burası. Yanlış anlaşılma olmasın.😊Plajın haritadaki konumu burada. Türkiye'nin en güzel plajları listeme Çeşme'nin en can alıcı plajı ile olan Ilıca Plajı ile devam ediyorum. Çeşme merkeze 2 kilometre uzaklıkta olan Ilıca Plajı otellerin bulunduğu yerde olmasına rağmen havlunuzu atıp keyif yapabileceğiniz bir halk plajı. Çeşme Belediyesi plajın belirli bir alanında ücretsiz şezlong ve şemsiye hizmeti veriyor. Yüksek sezonda özellikle bayram ve hafta sonlarında bu plaj oldukça kalabalık. Sabah erken saatlerde plaja gelmeniz güzel olur. Çeşme'de denize girilecek güzel bir yer arıyorsanız burası muhakkak listenizde olsun. Ilıca Plajı konum olarak termal kaynaklara yakın yerde. Bu da suyunun hem ılık hem de şifalı olmasını sağlıyor. Plaj bembeyaz ve ince kumlu bir yapıya sahip. Deniz oldukça berrak ve balıklarla beraber yüzme imkanınız var. Çeşme Ilıca Plajı'nın konumu burada. Çeşme'ye geldim ben nereyi gezmeliyim diyorsanız aşağıdaki yazıma muhakkak göz atın. İzmir'in en güzel koyları ve plajları nerede deseler sanırım ilk adayım Dikili olur. Burada enfes güzellikte koy ve plaj var. Dikili koyları ve plajları listesinde yer alan Çandarlı Plajı da Dikili'nin en güzel yerler arasında. Çandarlı Plajı'nın tertemiz bir denizi var. Deniz suyu oldukça soğuk. Plaj kum ve hemen derinleşmiyor. Çocuklu aileler rahatça tercih edebilir. Plaj çevresinde bir çok restaurant ve kafe bulunuyor. Akşam sahile masalar atılıyor ve tam bir Ege akşamı havası oluşuyor. Plaja 5-6 dakika yürüme mesafesinde zincir marketlere ulaşabilirsiniz. Buraya geldiğinizde Cenovalılar tarafından M. S. 13. yüzyılda şehrin savunması için yapılan Çandarlı Kalesi'ni ziyaret etmeyi unutmayın. Burada Belediye Plajı ve Kaleönü Plajı olmak üzere iki tane plaj bulunuyor. Çandarlı'da denize girilecek yer arıyorsanız Kaleönü Plajı deniz açısından daha iyi. Çandarlı Plajı'nın konumu burada. Dikili'de bir diğer güzel koy ise Küçük Zindancık Koyu. Küçük Zindancık, İzmir'e 115 km, Dikili merkeze ise 10 km uzaklıkta yer alıyor. Küçük Zindancık Koyu, İzmir'in Dikili ilçesi sınırları içinde yer alan Bademli Köyü'nde bulunuyor. Burası ince beyaz kumdan oluşan ve denizi de serin olan bir koy. Küçük Zindancık Koyu özellikle şehrin kalabalığından uzak tatil yapmak ve kafa dinlemek isteyen kişilerin sakin olması sebebiyle tercih ettiği bir koy. Buraya ulaşım oldukça zahmetli. Koya en kolay ulaşım ise deniz yolu. Dikili tekne turu yapan tekneler genel olarak buraya uğruyor. Dikili koylarına ulaşım genel olarak zor olduğu için tekne turu mantıklı bir seçenek. Küçük Zindancık Koyu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Konum burada. Türkiye'nin en iyi plajları listemizde İzmir'den çıktık Balıkesir'e geldik. Balıkesir'in en güzel plajlarından biri olan Sarımsaklı Plajı, Ayvalık ilçesi sınırlarında yer alıyor. Bizim bu bölgede en sevdiğimiz plajlardan biri olan Sarımsaklı tam tamına 7 km uzunlukta. Plaj Sarımsaklı ismini bölgeden çıkarılmış olan kilise ve ev yapımın kullanılan sarımsı renkli taşlardan alıyormuş. Plajın en belirgin özelliği tertemiz ve berrak bir denize sahip olması. Halka açık bir şekilde kullanılan plajda bir çok tesis imkanı da mevcut. Sakin ve dalgasız denize sahip olan Sarımsaklı'nın denizi oldukça temiz ve berrak. Hem deniz hem de sahil şeridi tamamen kumla kaplı. Su Akdeniz'e göre oldukça soğuk. Yaz sıcaklarında suyun soğukluğu vücuda çok iyi gidiyor. Not: Eğer bu plaja gitme fırsatı bulursanız hemen yanı başında Sarımsaklı kadar güzel Badavut Plajını da görmeyi ihmal etmeyin. Türkiye'de plaj açısında oldukça zengin bir bölge olan Edremit'in en popüler tatil beldesi olan Altınoluk, deniz tatili sevenlerin en uğrak noktalarından biri. Mavi bayraklı plajlarıyla bilinen Altınoluk'ta birbirinden güzel plaj ve beach clublar var. Altınoluk'un en önemli plajlarından biri de Altınoluk Halk Plajı genellikle yazlıkçılar tarafından tercih edilen bir plaj. Halk plajına giriş ücretsiz. İsterseniz plajdaki işletmelerden şezlong ve şemsiye kiralayabilir, isterseniz kendi imkanlarınızla denizin tadını çıkarabilirsiniz. Altınoluk Halk Plajı, çakıllı bir yapıya sahip ancak deniz tabanı kumlu. Deniz derin olmadığı için çocuklu aileler için oldukça uygun. Plajda soyunma kabini, duş ve tuvalet imkanı mevcut. Altınoluk dediğim gibi plaj açısından oldukça güzel yerlere sahip. Aşağıda saydığım Altınoluk Plajlarını da değerlendirebilirsiniz. - Altınoluk Antandros Plajı - Altınoluk Merkez Plajı - Altıner Otel Plajı - Akçam Otel Plajı - Afrodit Tatil Köyü Plajı - Goca Könçek Plajı Çanakkale'nin incisi Bozcaada, Türkiye'nin Ege Denizi'nde yer alan en güzel adalarından biri. Bu ada, tarihi zenginlikleri, doğal güzellikleri ve güzel plajlarıyla ünlü. Bu plajlardan en ünlülerinden biri de Akvaryum Plajı. Akvaryum Plajı, adını adeta bir akvaryumu andıran berrak denizi ve beyaz kumlu sahilinden almış. Adanın hakkını iyi bir şekilde veren Akvaryum Plajı'nın denizi oldukça sığ. Çocuklu aileler için oldukça uygun plaj Bozcaada merkeze 5 km uzaklıkta yer alıyor. Dalış severlerin ziyaret etmesi gereken koylardan biri olan Akvaryum Koyu'nda herhangi bir tesis bulunmuyor. Şezlong, şemsiye, duş, soyunma odası ve yiyecek-içecek için işletmenin yer almadığı Bozcaada Akvaryum Plajı'na ulaşmadan önce hazırlık yapmanız şart. Ada merkezinden ihtiyaçlarınızı alıp Akvaryum'da balıklar misali keyif yapabilirsiniz. Yanınıza şnorkel almayı unutmayın. Plajın haritadaki konumu burada. Listemdeki her yer Akdeniz ve Ege'den. Özellikle Ege Türkiye'deki en plaj ve koylara sahiptir. Karadeniz'de ise koy ve plaj var ama denizden dolayı çok da güzel değil. Listeme Karadeniz'den de bir yer koymak istedim ve bir çok kişi tarafından bilinen Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde yer alan Filyos Plajı'nı ekledim. Filyos Çayı'nın batısında oldukça geniş bir kumsala sahip Filyos Plajı yaklaşık 2 kilometrelere uzunluğa sahip. Yeşilin mavi ile buluştuğu plajın hemen yanı başında Tios Antik Kenti'nin kalıntıları mevcut. Filyos Plajı'na kadar gelmişken bu antik kenti de görmeyi ihmal etmeyin. Filyos Plajı, şehir merkezinin yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Sahil şeridi uzun olduğundan kalabalık etkisi az oluyor. Plajın haritadaki konumu burada. - Ölüdeniz Kumburnu Plajı - Adrasan Suluada - Muğla Akbük Koyu ve Plajı - Çeşme Ilıca Plajı - Bozcaada Akvaryum Plajı Bu sorunun cevabını yazımda verdim zaten. Bana göre bu sorunun cevabı Muğla'nın Fethiye ilçesine bağlı Ölüdeniz Mahallesi'nde yer alan Kumburnu Plajı'dır. Hep Ölüdeniz'in doğası hem buranın mavi lagüne komşu olması burayı en iyi yapan faktörlerin başında geliyor. İmkanlarıyla, aktiviteleriyle, temizliği ve denizin rengi ile Türkiye'nin en güzel plajına ben Ölüdeniz Kumburnu Plajı diyorum. Türkiye'de deniz denilince akla ilk Ege gelir. Akdeniz'de de güzel yerler var ama Ege'nin yeri apayrı. Bu noktada Ege'de çok güzel koy ve plajlar var. Özellikle Antalya'nın batısı ve Muğla tarafındaki koylar gerçekten keşfedilmesi gereken yerler arasında. Yani Türkiye'nin en iyi denizi hem temizlik hem berraklık hem de doğa güzelliği açısından Ege'dir derim. Türkiye'de deniz suyu sıcaklığı, mevsimlere ve coğrafi konumlarına bağlı olarak değişiyor. Ancak genel olarak Türkiye'nin güney sahil şeridi, özellikle Akdeniz kıyıları yaz aylarında daha sıcak deniz sularına sahip. Konum olarak Türkiye'deki en sıcak deniz suyu İskenderun'da hesaplanmış. Genel olarak yaz aylarında bu bölgede deniz suyu sıcaklığı 25-30 derece arasında."} {"url": "https://bujuyollarda.com/turkiyenin-tarihi-guzellikleri", "text": "Türkiye'nin tarihi yerleri, yüzlerce yıllık kültürel mirasıyla dikkat çeken ülkemizin en büyük zenginlikleri. Kim demiş zamanda yolculuk bulunmamış diye. Bu yerler, ziyaretçilerini geçmişe doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. İstanbul'un tarihi Yarımada'sı, Kapadokya'nın peri bacaları, Efes Antik Kenti'nin kalıntıları, Nemrut Dağı'ndaki heykeller, Ani Harabeleri ve daha birçok yer, Türkiye'nin tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfetmek için en gözde yerler. Türkiye'nin tarihi güzellikleri, zengin geçmişiyle sizi büyüleyecek ve yola çıkma duygusu uyandıracak. - Efes Antik Kenti - Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi - Sümela Manastırı - Kapadokya - Ayasofya Camii - Sultan Ahmet Cami - Tarihi Yarımada - Topkapı Sarayı Müzesi - Kaunos Kral Mezarları - Nemrut Dağı - Aspendos Antik Tiyatro - Hattusas - Anıtkabir - Göbeklitepe - Erzurum Çifte Minareli Medrese - Zinciriye Medresesi - Alanya Kalesi Türkiye, tarihi zenginlikleri ile ünlü bir ülke. İpek Yolu'nun geçtiği topraklarda yer alan ülkemiz, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. İstanbul'daki tarihi yarımada, Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olması nedeniyle özellikle zengin bir tarih mirası sunuyor. Ayasofya, Topkapı Sarayı, Süleymaniye Camii ve Kapalıçarşı gibi tarihi yapılar, İstanbul'u dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri haline getiriyor. Ayrıca Anadolu'daki antik kentler de Türkiye'nin tarihi güzellikleri arasında. Efes, Pergamon, Miletos gibi antik kentler, Helenistik ve Roma dönemlerine ait kalıntıları ile bizlere bir zaman yolculuğu yaşatıyor. Büyüleyici güzelliklere ev sahipliği yapan bu topraklarda yaşadığımız için oldukça şanslıyız. Binlerce yıllık tarihi ile içinde bulunduğumuz coğrafyanın her köşesi adeta açık hava müzesi gibi. Yabancı turistlerin de çok fazla ilgi gösterdiği tarihi yerlerimizden oluşan Türkiye'nin en özel 17 tarihi yerine gelin birlikte göz atalım. İlk durağımız Efes Antik Kenti. Efes Antik Kenti, İzmir'de bulunan tarihi bir yerleşim yeri ve dünyanın en büyük antik kentlerinden biri. MÖ 6. yüzyılda İyonya uygarlığı tarafından kurulan Efes, antik dünyanın en önemli ticaret merkezlerinden biriymiş. Bugün, antik tiyatrosu, Celcius Kütüphanesi, Artemis Tapınağı, Agora, Hadrian Çeşmesi gibi birçok tarihi yapıya ev sahipliği yapıyor. Efes'te bulunan Aziz Yuhanna Bazilikası, Hristiyanlığın erken dönemlerinde önemli bir dini merkezmiş ve Meryem Ana Evi de burada yer alıyor. Efes Antik Kenti'nin tarihi, zengin ve etkileyici öyküsü, sizi binlerce yıllık geçmişe götürecek. Türkiye'nin tarihi güzellikleri arasında en popüler yerlerden biri olan Efes, henüz görmediyseniz ilk fırsatta ziyaret etmeniz gereken çok özel bir yer. Selçuk Gezilecek Yerler yazımı okuyarak Efes'i ziyaret ettiğinizde gezebileceğiniz diğer yerler hakkında da bilgi sahibi olabilirsiniz. Bodrum Kalesi, Muğla'nın Bodrum ilçesinde bulunan tarihi bir kale ve müze. MÖ 4. yüzyılda İran İmparatorluğu tarafından inşa edilen kale, daha sonra Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde de kullanılmış. Bodrum Kalesi, aynı zamanda Şövalyeler Adası olarak da biliniyor, çünkü 15. yüzyılda Hospitalier Şövalyeleri tarafından kullanılmış. Kalenin büyük bir bölümü günümüze kadar korunarak gelmiş. Kale günümüzde Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak hizmet veriyor. Müzede, eski batıkların ve denizaltıların kalıntıları sergilenirken, aynı zamanda kalenin tarihini ve Bodrum'un denizcilik geçmişini de anlatan birçok sergi bulunuyor. Bodrum Kalesi, Türkiye'nin tarihi güzellikleri arasında önemli bir yere sahip. Bodrum tatilinizde mutlaka birkaç saatinizi ayırıp bu tarih mirasını görün derim. 8 Maddede Bodrum Gezi Rehberi içeriğimdeki tüm yazıları okursanız Bodrum'da ihtiyacınız olacak tüm bilgilere erişebilirsiniz. Karadeniz bölgesinde yer alan Sümela Manastırı, ülkemizin en etkileyici tarihi yapılarından biri. Manastır, 4. yüzyılda inşa edilmiş ve yüzlerce yıl boyunca kullanılmış. Doğal bir mağaranın içinde bulunan manastır, kayalara oyulmuş yapısı ve dış cephesindeki fresklerle insanı büyüleyen cinsten. İç mekanı ise, özellikle ayin yapılması için tasarlanmış. Hıristiyanlık inancı için önemli bir hac yeri olan manastırın bulunduğu bölge, eşsiz bir doğal güzellik sunuyor. Zigana Dağı'nın eteklerinde yer alan manastır, kanyonların arasında bulunan bir vadiye bakıyor. Sümela, hem tarihi hem de doğal güzellikleri ile sizi kendine hayran bırakacak. Türkiye'nin merkezinde yer alan Kapadokya, tarihi ve doğal güzellikleriyle dünyaca ünlü bir bölge. Kapadokya'nın en belirgin özelliklerinden biri, peribacaları olarak adlandırılan doğal kaya oluşumları. Bu oluşumlar, binlerce yıl boyunca rüzgar ve yağmurun etkisiyle şekillenmiş. Yer altı şehirleri ve kayalara oyulmuş evleriyle de tanınan bölgede, Hristiyanlığın ilk dönemlerinde inanç merkezleri ve manastırlar inşa edilmiş. Göreme Açık Hava Müzesi, bölgedeki en önemli turistik yerlerden biri. Müzede, kayalara oyulmuş kiliseler ve manastırlar bulunuyor. Zelve Vadisi'nde yer alan kayalara oyulmuş evler ve kiliseler, Uçhisar Kalesi, Paşabağı mutlaka görmeniz gereken yerler. Kaymaklı ve Derinkuyu gibi yer altı şehirleri, bölgedeki en ilginç tarihi yerler arasında. Türkiye'nin tarihi güzellikleri arasında yer alan Ayasofya, İstanbul'un en önemli yapılarından biri. İlk olarak Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından 537 yılında kilise olarak inşa edilen yapı, tarih boyunca çeşitli amaçlar için kullanılmış. Osmanlı İmparatorluğu döneminde camiye dönüştürülmüş Ayasofya. Yapı, tarihi ve mimari özellikleriyle dünya çapında ün kazanmış. İç mekanındaki mozaikler, Bizans İmparatorluğu dönemine ait sanat eserlerinin en önemli örneklerinden. Ayasofya, İstanbul'un fethinin ardından, Fatih Sultan Mehmed tarafından camiye dönüştürülmüş. 1935 yılından beri müze olarak kullanılan eser 2020 yılında alınan bir kararla yeniden cami olarak hizmet vermeye başladı. Bu tarih mirası hepimizin ölmeden önce görmesi gereken yerlerden biri. Sultan Ahmet Camii, İstanbul'un en ünlü camilerinden. İnşaatına 1609 yılında başlanan cami, Osmanlı padişahı I. Ahmed tarafından yaptırılmış. Mimarı Sedefkar Mehmet Ağa tarafından tasarlanan cami, Türk-İslam sanatının en önemli örneklerinden biri. Mavi mozaikleriyle ünlü olan cami, \"Mavi Cami\" olarak da biliniyor. Cami, iç mekanındaki süslemeleri ve mozaikleriyle de önemli. İçerisinde 20 binin üzerinde çiniler, hat sanatı örnekleri ve diğer süslemeler yer alıyor. Caminin kubbesi, 23.5 metre çapı ile dünyanın en büyük kubbelerinden. İstanbul'un bu en turistik yerlerinden biri olan ve yılda milyonlarca turist tarafından ziyaret edilen cami, şehrin tarihi dokusuna önemli bir katkı sağlıyor. Türkiye'nin tarihi güzellikleri arasında yer alan Tarihi Yarımada, dünyanın en önemli tarihi miraslarından biri. İstanbul tarihi yarımada, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu'nun izlerini taşıyan önemli yapıları içinde barındırıyor. Yarımada üzerinde Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Kapalıçarşı, Yerebatan Sarnıcı gibi efsanevi tarih mirasları yer alıyor. Bu tarihi yapılar, İstanbul'un tarihi dokusunu ve kültürünü hissettirirken size tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun en büyük ve en önemli saraylarından biri olan Topkapı Sarayı, 15. yüzyılın sonlarında Fatih Sultan Mehmed tarafından inşa edilmiş. Saray, Osmanlı padişahlarının yaklaşık 400 yıl boyunca yaşadığı ve devlet işlerini yönettiği yer olmuş. Topkapı Sarayı, kapsamlı bir kompleks yapı. Sarayın içinde, padişahların harem dairesi, idari binalar, çeşitli avlular, bahçeler ve müzeler bulunuyor. Sarayın müzeleri, Osmanlı dönemine ait birçok sanat eserini sergiliyor. Topkapı Sarayı Müzesi'nde, Osmanlı İmparatorluğu'na ait paha biçilmez mücevherler, silahlar, giysiler ve el yazması kitaplar var. Ülkemizin en önemli tarih miraslarından biri olan Topkapı Sarayı mutlaka görülmeli. Kaunos, antik Likya bölgesinde yer alan ve günümüzde Dalyan Nehri'nin hemen yanında bulunan bir antik kent. Kent, tarihi boyunca Karya, Lidya, Pers İmparatorluğu, Helenistik krallıklar ve Roma İmparatorluğu tarafından yönetilmiş. Kaunos'un en dikkat çekici özelliklerinden biri, antik dönemde önemli bir mezarlık alanı olarak kullanılan Kaunos Kaya Mezarları. Bu mezarlar, nehir kıyısındaki yüksek kayalık kısımlarda oyulmuş ve çeşitli boyutlarda ve tasarımlarda yapılmış. Bazıları oldukça büyük ve hem mimari hem de sanatsal açıdan oldukça ilginç detaylara sahip. Listemizde birbirinden özel birçok tarihi yer olsa da beni en çok etkileyen yerlerden biri Kaunos Kaya Mezarları. Türkiye'deki tarihi ve turistik yerler içinde akla ilk gelen yerlerden Nemrut Dağı. MÖ 2. yüzyılda Kommagene Krallığı tarafından yapılmış antik bir tapınak kompleksine ev sahipliği yapıyor. Buranın en dikkat çekici özelliği, tapınak kompleksinde yer alan devasa heykeller. Bu heykeller, tanrılar, krallar ve diğer önemli figürleri tasvir ediyor. Nemrut Dağı'nın tarihi önemi oldukça büyük. Kommagene Krallığı döneminde inşa edilmiş bu tapınak kompleksi, antik dünyanın en etkileyici kült merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Tapınak kompleksi, Roma İmparatorluğu döneminde de kullanılmış. Nemrut Dağı'nı ziyaret ettiğinizde, muhteşem manzaralar ve tarihi kalıntılar arasında nutkunuz tutulacak. Nemrut Dağı'na tırmanmak, yürüyüş yapmak ve güneşin doğuşu ya da batışını izlemek buranın olmazsa olmazı. Güneydoğu bölgemizin en önemli turistik noktalarından biri olan Nemrut Dağı, 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine dahil edilmiş. Aspendos, Antalya ilinde yer alan antik bir Roma tiyatrosu. MS 2. yüzyılda inşa edilen tiyatro, mimari açıdan oldukça etkileyici ve hala günümüze kadar büyük ölçüde korunmuş. Tiyatro, yaklaşık 15.000 seyirci kapasitesine sahip ve akustiği o kadar iyi ki, bugün bile konserler, müzikal performanslar ve diğer etkinlikler için kullanılıyor. Tiyatro, yıl boyunca açık ve tarihi kalıntıları, mimari harikasını görmek için mutlaka yolunuzu Antalya'ya düşürmelisiniz. Hattuşaş, Çorum'da yer alan antik bir Hitit şehri. MÖ 17. yüzyıldan itibaren Hitit İmparatorluğu'nun başkenti olarak kullanılmış. Hattuşaş, bir zamanlar antik dünyanın en büyük ve en önemli şehirlerinden biriymiş. Hattuşaş, Hitit İmparatorluğu'nun en önemli merkezlerinden biri olduğu için tarihi açıdan büyük öneme sahip. Bu antik kentte birçok tarihi kalıntı ve yapılar günümüze kadar korunarak gelmiş. Şehrin en önemli kalıntıları arasında Büyük Tapınak, Güneş Kapısı, Kraliyet Sarayı ve Çivi Yazılı Arşiv yer alıyor. Türkiye'nin tarihi eserleri arasında en başta gelen Hattuşaş, tarihi ve arkeolojik önemi nedeniyle oldukça popüler turistik bir yer. Türkiye'nin tarihi mirasını koruma ve tanıtma konusundaki çalışmaları nedeniyle UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan kent, Çorum'da kesinlikle görülmesi gereken bir yer. Türkiye'nin tarihi güzellikleri arasında yer alan Anıtkabir, Türkiye'nin modern tarihinde önemli bir yere sahip. Mustafa Kemal Atatürk'ün anısına yapılmış olan Anıtkabir, Türkiye'nin en büyük anıt mezarı ve Türk tarihindeki önemli olayların birçoğu burada anılıyor. Anıtkabir'in yapımı 1953 yılında tamamlanmış. Anıtkabir, Türk mimarisi ve heykeltıraşlığının önemli örneklerinden biri. Anıtkabir'de yer alan Mozole, Anıtkabir Müzesi ve Kuleler, Türkiye'nin modern tarihini anlatıyor. Anıtkabir, Türkiye'nin tarihi ve kültürel mirası arasında en önemli yerlerden biri. Milli bayramlarımızdan birinde ya da 10 Kasım'da ziyaret ederseniz oradaki atmosferi iliklerinize kadar hissedersiniz. Son yıllarda gerçekleşen en önemli arkeolojik keşiflerden biri olan Göbeklitepe, tarihin başlangıcı olarak anılıyor ve Şanlıurfa'da her gün çok fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. Medeniyetin başladığı yer olarak bahsedilen Göbeklitepe, 12.000 yıllık geçmişi ile şu an ülkemizdeki en önemli tarihi yerlerden biri. Göbeklitepe, dünya tarihinin bilinen en eski tapınak kompleksi. M. Ö. 10.000 yıllarına tarihlenen bu yapı, insanlık tarihindeki en eski kültür yapılarından biri. Bu tapınak kompleksi, insanlığın inanç sistemleri, ritüelleri ve toplumsal yapıları hakkında önemli ipuçları sunuyor. Göbeklitepe'de yer alan 20'den fazla tapınak, dikili taşlar, kabartmalar ve duvar resimleri, insanların hayatta kalma mücadelesi sırasında nasıl bir inanç sistemine sahip olduğunu ve bu inançların hayatlarını nasıl etkilediğini gösteriyor. İnsanlığın tarihine ışık tutan bu önemli yeri mutlaka ziyaret edin. Şanlıurfa gezilecek yerler yazım size rehber olacak, okumadan yola çıkmayın. Erzurum Çifte Minareli Medrese, Erzurum şehrinin tarihi merkezinde yer alan Selçuklu dönemine ait bir yapı. 13. yüzyılda inşa edilen medrese, Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden ve Türk tarihi ve kültürü için önemli bir yere sahip. Medresenin adı, yapının giriş kapısındaki iki minareden geliyor. Medrese, Osmanlı döneminde de kullanılmış ve son olarak 1970'li yıllarda restore edilmiş. İç avluda yer alan bir havuz, avlunun ortasına yerleştirilmiş bir şadırvan ve avlunun çevresindeki 24 adet küçük oda, medresenin detayları. Erzurum Çifte minareli medrese, Türkiye'nin tarihi ve kültürel mirasları arasında önemli bir yere sahip. Tarihi dokusunu koruyarak günümüze kadar ulaşan bu miras görülmesi gereken yerler listenizde olsun. Erzurum'da gezilecek yerler için bu bağlantıma göz atmanızda fayda var. Çok detaylı bir yazı hazırladım. Eminim faydalı olacaktır. Zinciriye & Kasımiye Medresesi, Mardin'de yer alan ve Artuklu dönemine ait bir medrese kompleksi. 14. yüzyılda inşa edilen medrese, dönemin önde gelen mimarları tarafından tasarlanmış ve inşa edilmiş. Medresenin adı, içinde yer alan Zinciriye ve Kasımiye camilerinden geliyor. Medrese, döneminde eğitim ve öğretim faaliyetleri için kullanılmış ve günümüze kadar önemli ölçüde korunarak gelmiş. Medresenin içinde yer alan avlu, farklı dönemlere ait sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca, medresenin kütüphanesi de önemli bir miras niteliğinde ve eski dönemlere ait el yazması kitaplar burada saklanıyor. Mardin'in tarihi dokusuna önemli bir katkı sağlayan Zinciriye & Kasımiye Medresesi, Türkiye'nin tarihi ve kültürel mirasları arasında önemli bir yere sahip. Türkiye'nin tarihi güzellikleri listemin son güzelliği Alanya Kalesi, tarihi bir kale kompleksi. Kale, Selçuklu dönemi mimarisinin önemli örneklerinden ve 13. yüzyılda inşa edilmiş. Akdeniz'e hakim bir tepede konumlanmış. Kale kompleksi, içinde tarihi camiler, sarnıçlar, kuleler ve surlar barındırıyor. Alanya Kalesi'nden göreceğiniz muhteşem bir deniz manzarası da hafızalara kazınacak cinsten. Kale kompleksi, zamanla hem Selçuklu hem de Osmanlı dönemlerinde çeşitli eklemeler ve yenilemeler geçirerek günümüze kadar ulaşabilmiş."} {"url": "https://bujuyollarda.com/uber-ne-demek-uber-nasil-kullanilir", "text": "Hani eskiden apartmanların girişinde ya da sokakların belli yerlerinde düğmeler olurdu ona basınca mahallenin taksi durağından taksici gelirdi ya hatırladınız mı 🙂 İşte UBER bunun akıllı telefonlarımıza girmiş ve daha gelişmiş hali. Modern ve teknolojik dünyanın getirdiği bir yenilik olan UBER Türkiye pazarına girdikten sonra ciddi bir potansiyelle karşılaştı ve insanlarımız UBER'e oldukça yoğun bir ilgi gösterdi. UBER'e olan yoğun ilgi nedeniyle ve bizim de İstanbul ve bir kaç ülkede kullandığımız UBER ile ilgili UBER ne demek & UBER nasıl kullanılır hakkında detaylı bir şeyler yazmak istedim. UBER en kısa tanımla bir ulaşım uygulamasıdır. Herhangi bir araca ve sürücüye sahip olmadan arz ve talebi buluşturan UBER, San Francisco menşeili Amerikan uluslararası ulaşım şirketidir. UBER'in uzun uzadıya herhangi bir açılımı yoktur. Oxford sözlüğünde üstün, daha iyi, olağanüstü anlamlarına gelmektedir. UBER geçmişi çok eskilere dayanan bir şirket değil. UBER 2009 yılında San Francisco'da Travis Kalanick ve Garret Camp tarafından kurulmuştur. Yatırım toplama, yazılım geliştirme v. s aşamaları derken şirket 2011 yılında faaliyete başlamış ve şu an 80'den fazla ülkede ve 650 şehirde faaliyet gösteriyor. Rivayete göre kurucuları Paris'te akşam yemeği sonrası taksi çağırmışlar ve bulamamışlar akabinde bu fikir zihinlerde uyanmış ve projeyi geliştirmeye başlamışlar. Bu hikaye doğru mudur bilmem ama her yeni icat ya bir zor durumda olmaktan ya da acil bir ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkıyor. UBER kullanma oldukça basit bir olay, belli bir saatten sonra bağımlılık yapıyor 🙂 Gideceğiniz ülkede UBER varsa şehir içi ulaşım maliyetini o yere gitmeden çıkarabilirsiniz. Bazen de UBER gerçekten çok ucuz olabiliyor. Ucuz demişken ekonomik seyahat etmenin yolları yazıma da göz atabilirsiniz. Şimdi UBER ne demek & UBER nasıl kullanılır başlığının 2. kısmına geçebiliriz. UBER'i kullanmak için ilk olarak uygulamayı telefonunuza indirmeniz gerekiyor. App store'dan uygulamayı indirmek için buraya, Play Store'dan indirmek için ise buraya tıklayabilirsiniz. Bir çok sayfada sadece mobil telefonlardan UBER çağırabilirsiniz ifadeleri olsa da bilgisayarınızdaki tarayıcınızdan da UBER çağırabilirsiniz. Uygulamayı indirdikten sonra sisteme mail ve şifreniz ile kaydoluyorsunuz. Uygulamaya kayıt yaptırdıktan sonra uygulama sizin konumunuzu belirliyor ve nereye gideceğinizi soruyor. Gideceğiniz yeri net biliyorsanız Nereye kısmına burayı yazıyorsunuz ya da gideceğiniz yer adres olak net değilse harita üzerinden de seçiyorsunuz. Aktarmalı bir yere gidecekseniz ya basıp yer ekleme yapabiliyorsunuz. Bu durumda UBER sürücüyü 3 dk'dan fazla bekletmemeniz gerektiğini söylüyor. Sürekli gittiğiniz bir yer varsa burayı favorilere de kaydedebiliyorsunuz. Gideceğiniz yeri belirledikten sonra UBER size güzergahı, seçeceğiniz araç tipini, ödeyeceğiniz ücreti ve ödeme şeklini sunuyor. Açılan güzergahta UBER araçlarını harita üzerinde görebiliyorsunuz. Araç tipi ve ödeme şeklini seçtikten sonra UBER en uygun sürücü ile eşleşme yapıyor. Eşleşme yaparken yani sürücü bulmaya çalışırken talebinizi ücretsiz iptal edebiliyorsunuz. Eşleşme yaptıktan sonra eşleşmede araç plakası ve sürücünün profili ortaya çıkıyor. Sürücü sizin konuma geliyor ve hedef noktanıza sizi götürüyor. Araç eşleşmesinden sonra sürücü ile gerek konuşarak gerekse de mesajlaşarak iletişime geçebiliyorsunuz. Hedefe ulaştıktan sonra sürücü ile yaşadığınız deneyimi puanlayabiliyorsunuz. Puanlamadan sonra isteğe bağlı olarak sürücüye bahşiş de bırakabiliyorsunuz. UBER bahşişlerden hizmet ücreti almamaktadır. UBER sürücü ile eşleşme yaptıktan sonra bazen eşleşme müşteriden dolayı iptal ediliyor ve bunun cezası ortaya çıkıyor. Eğer bilmeyerek ya da farklı bir durumdan dolayı iptal etmek zorunda kaldıysanız bu duruma itiraz edebilirsiniz. Uygulamadan ya da bilgisayardan yaptığınız seyahat içeriğine giriyorsunuz ve \"Hesabıma yansıtılan iptal ücretinin incelenmesi\" bölümüne girip itirazda bulunabiliyorsunuz. Seyahatinizin üzerinden 30 gün geçtiyse herhangi bir itiraz hakkınız olmuyor. UBER uygulamasını kullanmak oldukça basit. Önceden yaptığınız tüm yolculukları geçmişe dönük rahatlıkla görebilir ve maliyet analizi yapabilirsiniz. UBER tarifeyi (araba teslim fiyatı + 1 dk fiyat + 1 km fiyat) şeklinde ayarlıyor. Taksi açılış ücreti : 4 TL, 1 dak. başına maliyet: 0.385 TL, 1 başına maliyet: 2.5 TL, Iptal ücreti: 5 TL. 'dir. Ücretler zamanla değişebilir. UBER'i 3 ülkede deneyimlemiş biri olarak söylüyorum UBER oldukça güvenli bir deneyim sunuyor. Normal taksilerle karşılaştırdığımızda bu deneyim lüks bile olabiliyor. Türkiye şartlarını düşündüğümüzde başka yoldan götürme, kazıklanma, kısa mesafe kabul etmeme, nezaketsizlik gibi sorunlarla karşılaşma oranlarınız minimum. Dolayısıyla UBER kullanmak güvenilir mi sorusunun cevabı bana göre kesinlikle EVET. UBER yasal mı sorusunun cevabına gelince; 2018 yılında UBER Türkiye'de gündem maddelerinden biriydi. Taksiciler ve UBER'cilerin kavgaları her gün ekranlardaydı. UBER ile ilgili her kafadan bir ses çıkıyordu. Ülkemize özgü bir durum olmalı ki şu an için UBER Türkiye'de hem yasak hem de değil. Neden yasak Cumhurbaşkanı UBER MUBER tanımam diyor taksiciler alkışlıyor neden yasak değil ortada bu konu ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme yok. UBER bir ara vergi vermiyor denildi akabinde 2018 yılında UBER attığı twitle XL araçlar için e-faturaya geçtiğini duyurdu. Gelelim işin aslına, Binali Yıldırım'ın 2018 yılında talimatıyla Karayolları Taşıma Yönetmeliği'nde gerçekleştirilen ve 25 Mayıs 2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme uyarınca, korsan taşımacılık yapan araç sahipleri, yolcu taşımacılığı için aldıkları belgeyi 2 yıl boyunca kullanamayacak. Yönetmelikteki değişiklik, D2 yetki belgesiyle çalışan UBER'i de kapsıyor. Konu ile ilgili UBER'DEN gelen açıklamada: Kanunun içeriğine ilişkin bir ifade kullanılmayıp açıklamada şu ifadeler yer aldı: Türkiye'deki şehirlerin ulaşım seçeneklerini geliştirmek amacıyla tüm ilgili yerel paydaşlarla iş birliği içinde çalışmak istiyoruz ve uzun vadeli sadık bir iş ortağı olarak Türkiye'ye sonuna kadar bağlıyız. UBER açıklamasında yeni karayolu taşımacılığı düzenlemesinin ayrıntılarına ilişkin bir ifade kullanmadı. UBER şu an Türkiye'de mahkemelik. Bu konuda bir çok taraf için kesinlikle yasal düzenleme şart. UBER yasal mı sorusunun net cevabı yok ama zaman bu konuyu da açıklığa kavuşturacak. UBER 80'den fazla ülkede ve yaklaşık 750 şehirde hizmet veriyor. UBER'in hizmet verdiği şehirler listesi için ise buraya tıklayabilirsiniz. UBER'in kullanıldığı havalimanları için ise sizi buraya alalım. UBER'in başta dediğim gibi kendi araç portföyü yok. Sürücüler siz biz gibi gerekli yeterliliklere sahip kişiler oluyor. UBER sürücü ile müşteriyi buluşturan ulaşım sistemi aslında. Dolayısıyla UBER'in kabul ettiği yeterliliğe sahip kişiler UBER'de sürücü olup para kazanabiliyor. Sürücü olarak gerekli belgeleri sağlayıp sisteme kayıt olduktan sonra UBER sizin bulunduğunuz noktaya yakın bir noktada müşteri talebi olduğunda bu talebi size yönlendiriyor. Siz de UBER'in verdiği adrese gidip müşteriyi alıyor ve istediği noktaya ulaştırıyorsunuz. Müşteri ücreti UBER'e ödüyor, UBER'de ücreti %25'lik bir komisyon keserek size ödüyor. Müşteri sizden aldığı hizmeti memnunsa ya da değilse bunu seyahat sonrası puanlayabiliyor. Puanlamada şoförün bilgisi, sohbeti, kibarlığı, profesyonelliği, sürüş hizmeti, aracın temizliği, konforu, araçta dinlediğiniz müziğe kadar bir çok puanlama kriteri var. Müşterinin verdiği puan ne kadar yüksek olursa, sürücünün yeni müşteri bulma potansiyeli o kadar yüksek oluyor. Puanlar belli bir oranın altına düştüğünde UBER sizinle olan iş birliğine son verebiliyor. UBER iş ilanları ile ilgili Facebook'ta bir grup var. Bu işi ciddi anlamda düşünüyorsanız oraya da bakabilirsiniz. App store'daki UBER Driver uygulaması için buraya, Android uygulaması için buraya tıklayabilirsiniz. Sürücü ortağının yüzünün tamamı ve omuzlarının üst kısmı fotoğrafta ortalanmış olmalı, başın konumu dik ve karşıya dönük olmalı ve güneş gözlüğü kullanılmamalıdır. Fotoğrafta sürücüden başka herhangi bir obje olmamalı, fotoğraf aydınlık ve net olmalıdır. Sürücü belgesinin fotoğrafı veya basılmış herhangi bir fotoğraf olmamalıdır. UBER için kullanacağınız aracınızın da belli standartlarda olması gerekiyor. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgiyi bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu gereklilikleri tamamladıktan sonra UBER'de yolcu çağrılarını kabul etmeniz için kayıtlı olduğunuz UBER ofisinde eğitime tabi tutuluyorsunuz. Eğitimi tamamladıktan sonra artık UBER'in lisanslı şoförüsünüz. UBER şu an için sadece İstanbul, Bodrum ve Çeşme'de kullanılıyor ve ciddi anlamda Türkiye genelinde yaygınlaşıyor. Ciddi oranda müşteri sayısına ve potansiyeline sahip UBER ile iyi bir gelir elde edebilirsiniz. Ama ilk olarak yasal düzenlemeler şart! UBER Taksi, taksicilerin UBER sistemine dahil olmasını ifade ediyor. Bu yazıyı yazdığım tarihte İstanbul'da Sarı ve Turkuaz taksiler UBER sistemi içinde çalışıyor. Yani şuan için sıradan bir kişi tüm gereklilikleri sağlasa dahi Uber sürücüsü olamıyor. UBER taksiler fiyatlamayı taksimetre ile yapıyor, aracı çağırırken fiyatı göremiyorsunuz. Siz ödemeyi UBER üzerinden kredi kartı veya nakit yapabiliyorsunuz. Yukarıda bahsettiğim UBER Promosyon kodlarını kullanarak UBER'den indirimli şekilde faydalanabilirsiniz. UBER'in çağrı merkezi, iletişim ve telefon numarası bulunmamaktadır. Ancak Uber'in resmi internet sitesi, uygulamasındaki yardım bölümünden ve Twitter hesabına anlık olarak şikayet, soru, öneri ve kolayca durumunuzu bildirebilirsiniz. Aşağıda bahsettiğim UBER iletişim bağlantılarını kullanabilirsiniz. UBER ne demek & UBER nasıl kullanılır yazımın kapanışını UBERAIR'in etkileyici tanıtım videosu ile kapatıyorum ve UBER ile ilgili yorumlarınızı aşağıya bekliyorum."} {"url": "https://bujuyollarda.com/ucak-bileti-arama-motorlari", "text": "Bir seyahatin en önemli, en kritik kısmı varsa o da uçak bileti arama ve bulma kısmıdır. Uçak bileti bulduğunuzda inanın gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Neden derseniz gideceğiniz yer ve tarih netleşiyor ve seyahatiniz bu durumlara göre şekilleniyor. Dolayısıyla ister yurt içi ister yurt dışı nereye giderseniz gidin uçak bileti bulma kısmı oldukça önemli. Peki uçak bileti bulmak için ne yapıyoruz ? Tabi ki internet üzerinden Uçak Bileti Arama Motorları sitelerine bakıyoruz. Peki bu sitelerden en iyisi hangileri ? Ben bir seyahat yazarı olarak hangi uygulamaları kullanıyorum hadi gelin şimdi bu soruyu cevaplayalım. Uçak bileti aramak, bulmak ve almak biraz bunaltıcı bir süreç olabilir. Çünkü karar vermelisiniz ve bileti almalısınız. Malum bir yere net bir gitme nedeniniz yoksa alacağınız karar kolay bir şekilde alınmıyor. Doğru uçak biletini almak için 5 saat bilgisayar başında kaldığımızı biliyorum. 😄 Bizim için temel hedef ucuz uçak bileti yakalamak olduğu için her noktayı iyi araştırmamız gerekiyor. Evet gelelim Uçak bileti arama motoru kısmına. Bilet bulmak için bu zamana kadar kullandığımız uygulamaları sizlerle paylaşacağım. Sizin de favori uygulamanız ya da web siteniz varsa muhakkak yorum kısmında bizimle paylaşın. Bahsedeceğim uygulamalar uçak bileti arama motoru yani tüm uçak firmalarının sitelerini tarayıp size uygun bileti sunan siteler. Yani bu siteleri 3. aracı şirketler olarak düşünebilirsiniz. Ne olursa olsun araya biri girince dikkat etmeniz gereken bazı şeyler olacak. Bu siteleri kullanırken aşağıya yazacağım hususlara bilhassa dikkat edin! Uçak Bileti Arama Motorlarında bu konulara dikkat! - Kur farkına dikkat: Bahsedeceğim sitelerden dolar ya da euro üzerinden bilet alacaksanız kredi kartınıza kur farkı yansımaması için Dolar & Euro ekstreniz açık olsun. Sitelerin Tr uzantısı varsa uçak biletini TL kurundan bu uzantıdan alabilirsiniz. - Uygulamalar: Bu sitelerin hepsinin telefon uygulamaları telefonunuzda olsun. Size hız ve pratiklik katacaktır. - Vize: Bir yere bilet alırken o ülkeye giriş şartlarına önceden muhakkak bakın. Sürprizle karşılaşmayın Özellikle transit vize konusuna bilhassa dikkat edin. - Bagaj: Özellikle aktarmalı uçuş yapacaksanız bagaj olayına dikkat edin. Bağlantılı uçuşlarda aynı firma ile seyahat edecekseniz bagaj çok sorun olmuyor. Ama farklı firmalar ile uçacaksanız bagaja dikkat. Bir de bagaj yük sınırına dikkat edin! - Esnek bilet: İmkanınız varsa esnek bilet satın alın. Çünkü her an her şey değişebiliyor. Esnek bilet ile değişiklik yaparsanız ücret ödemezsiniz. - Müşteri desteği: Aşağıda saydığım firmaların müşteri desteklerine muhakkak göz atın. Herhangi bir sorunda muhatap bulmanız oldukça önemli. Yurt dışını arayacaksanız yurt dışı paketinize dikkat edin. Faturanızda sürpriz yaşamayın. Mümkünse Whatsapp ya da mail kullanın. - Aktarma süreleri: Uçuşlarda aktarma sürelerine dikkat edin. Tatiliniz hava alanlarında geçmesin. - Aşağıda sayacağım uçak bileti arama motorları 3. part uygulamalardır. Bu uygulamalar tüm hava yollarını tarayıp size bilet sunuyor. Bu noktada uygun bilet bulduğunuz firmanın kendi sitesine aynı bilet için muhakkak göz atın. Mesela X sitesinde Y uçak firmasının biletini bulduğunuzda Y firmasının kendi sitesine bakın. Fiyat aynı olursa Y firmasının kendi sitesinden bilet almanız daha iyi olacaktır. Çünkü iletişim için arada bir firma ya da site olmaması daha iyidir. Genel olarak uçak bileti arama motorları noktasında dikkat etmeniz gerekenler bunlar. Şimdi gelin hangi uçak bileti motorunu kullanmanız gerektiği sorusunun cevabına geçelim. Enuygun, Uçak bileti denince akla ilk gelen isimlerden ve benim de sıklıkla tercih ettiğim bir uygulama. Aslında fiyat karşılaştırma ve bilet satın alma uygulamasından daha da fazlası demek yanlış olmaz. Deneyimli seyahat uzmanlarının hazırladığı gezi rehberleri de epeyce yol gösterici. Anlık fiyat karşılaştırmaları sayesinde uçuş seçeneklerini geniş bir yelpazede değerlendirme imkanı sunan bu platform sayesinde hem vakit hem de para tasarrufu sağlayabilirsiniz. Üstelik üyelik gerçekleştirerek indirim kodu girebilir ve uygulamaya özel kampanyalardan yararlanabilirsiniz. Uçak bileti, otobüs bileti, araç kiralama gibi seyahat planlaması yaparken ihtiyaç duyabileceğiniz çok çeşitli hizmetler de yer alıyor. Böylece farklı farklı platformlara gereksinim duymadan seyahat planlarınızı tek bir uygulamadan halledebiliyorsunuz. Uçak bileti arama motorları listeme en favori uygulamam olan Skyscanner ile başlıyorum. Bu uygulamayı mobilden neredeyse her gün kullanıyorum ve ucuz bilet yakalamaya çalışıyorum. Skyscanner'ın en sevdiğim özelliği \"Dünyayı Keşfedin\" bölümü. Burada örneğin İstanbul'dan dünyanın herhangi bir yerine en uygun fiyatlı uçuşları toplu şekilde görebiliyorsunuz. Uygulamanın bu özelliği en sevdiğim yanı. Skyscanner, kullanıcı dostu ara yüzü ile bir çok ödül almış. Gerçekten kullanması oldukça basit ve güzel. Bileti arıyorsunuz ve sistem size direkt en ucuz firmayı buluyor. Uçak biletine ek olarak uygulama otel ve araç kiralama aramaları da yapıyor. Skyscanner'ın Türkçe dil desteği de var. Özellikle Avrupa içi çok uygun fiyatlı bilet yakalama olasılığınız baya yüksek. Uygulama gayet hızlı ve başarılı. Başka bir siteye yönlendirdiğinde Skyscanner ile size yönlendirdiği sitedeki fiyatların aynı olmasına dikkat edin. 2. sık kullandığım uçak bileti arama motorlarından biri de Kayak. com sitesi. Site, birçok farklı web sitenin fiyatlarını tek bir noktada karşılaştırıp en ucuz seçeneklerin nerede olduğunu kolayca size gösteriyor. Aynı Skyscanner gibi düşünebilirsiniz. Yani kayak. com'un kendisinden değil sizi yönlendirdiği uçak firmasından bilet alıyorsunuz. İsminden dolayı biraz kafa karışıklığına neden oluyor olabilir ama burası bir uçak bileti arama motoru. 😁Sitenin Türkçe dil desteği de var. Yine Skyscanner da olduğu gibi otel ve araç kiralama arama seçenekleri de var. Sitenin \"Explore\" kısmından dünyanın herhangi bir yerine ucuz uçak bileti bulma olasılığınız oldukça yüksek. Explore kısmında dünya haritasında bilet fiyatlandırması özelliğini sunması da oldukça güzel. Skiplagged, enteresan bir uçak bileti arama motoru. Normalde bilet ararken ne yaparsınız. A şehrinden B şehrine bakarsınız ve bileti satın alırsınız. Ama Skiplagged size bir alternatif daha sunuyor ve A şehrinden B şehrine giderken transit bir C şehri sunarak uçak biletini ucuza almanızı sağlıyor. Uçak bileti noktasında özellikle yurt dışı ayağında direkt uçuşlar genelde daha pahalı. Aktarmalı uçuşlar ise direkt uçuşlara göre daha uygun olabiliyor. Skiplagged ile aktarmalı ucuz uçak bileti yakalama olasılığınız var. Örneğin Türkiye'den Meksika'ya gidecekseniz direkt uçuş yerine aktarmalı uçuş için bu siteyi kullanabilirsiniz. Aktarma varsa Skiplagged'e muhakkak göz atın. Sitenin bir güzel yanı da bilet fiyatları grafik şeklinde sunuluyor ve fiyat takibi yapabiliyorsunuz. Bazı söylentilere göre bu uygulamanın yasa dışı olduğu söyleniyor ve hatta sahibi hakkında İngiltere'de dava açılmış. Bizi ilgilendiriyor mu tabi ki hayır. Biz uygun fiyatlı bilet bulabilirsek gerisi çok da önemli değil. Bu uygulama özellikle Amerika'da oldukça popüler. Uygulamanın bir diğer güzel yanı da size ara bir rota sunup bak burada daha uygun bilet \"Skiplagged Fiyatı\" var diye uyarı veriyor. Skiplagged tarzı bu tarz ucuz ve transferli uçak bileti sunan motor yok diye biliyorum. Burada ucuz uçak bileti yakalama olasılığınız yüksek. Transfer noktasında sadece bagaj ve vize olaylarına dikkat edin yeter! Mevzu bahis arama motoru olur da Google bundan eksik kalır mı hiç ? Google bir çok şeye el attığı gibi uçak biletine de el atmış durumda. Bunun içinde Google Flights'ı geliştirmiş. Google Flights de diğer arama motorları gibi üçüncü taraf tedarikçiler aracılığıyla uçak bileti satın alınmasını kolaylaştıran bir çevrimiçi uçuş rezervasyonu arama hizmeti. 2011 yılında Google tarafından geliştirilmiş. Google Flights oldukça hızlı bir arama motoru. Açık uçlu aramalara izin veriyor yani bir kullanıcı belirli bir zaman aralığı ve bütçe dahilinde uçuşları arayabilir ve kendisine çeşitli destinasyon seçenekleri sunabilir. Buna alternatif olarak, kullanıcı bir varış noktası seçebilir ve Google Flights, sonraki 12 ayın her günü için her fiyatı bir grafik veya tabloda görselleştirilmiş olarak hesaplayabiliyor. Bu da kullanıcıların varış noktasına uçmak için en ucuz tarihi kolayca tespit etmelerini sağlıyor. Google Flights ile hem grafik hem de takvim üzerinde fiyat analizi yapmak oldukça keyifli ve kolay. İşin içinde Google olunca motor rüzgar gibi çalışıyor. Hız konusunda en iyi uçak bileti arama motoru Google Flights'dır. Dünyanın en büyük turizm şirketlerinden biri olan Expedia, uçak biletinden otele, araç kiralamadan yapılacak şeylere her şeyi bulabileceğiniz bir siteye sahip. Dünyanın en büyükleri arasında olan firmanın bir çok yan kuruluşu yani yavru şirketi var. Bu yan şirketler bile oldukça büyük cirolara sahip. Bir yerde nam salmış bir seyahat sitesi varsa büyük ihtimalle arkasında Expedia vardır. Expedia'da uygun fiyatlı uçak bileti bulma olasılığınız yüksek. Bu sitede bilet ararken mümkünse Tr uzantılı değil de direkt expedia. com üzerinden bilet almaya çalışın. Çünkü daha uygun fiyatlı bilet yakalayabilirsiniz. Bir de site bazen kupon verebiliyor bilginiz olsun. Expedia kullanmanın güzel bir yanı sistem size bir ödül programı sunuyor. Yani otel, uçak, araç kiralama, gemi gezisi yaptıkça ödül kazanıyorsunuz. Bu uygulama da telefonunuzda bulunsun bence. Uçak bileti arama sitelerinin en önemlilerinden biri de Agoda arama motoru. Bu web sitesi Türkiye'de genelde konaklama arama faktörüyle ön planda. Otele ek olarak uçak bileti arama motorundan da güzel fırsatlar yakalayabilirsiniz. Agoda ikinci ve sonraki rezervasyonlarınızda bol bol kupon ve indirim verebiliyor. Özellikle konaklama noktasında alternatif yer ya da farklı seçenekler arıyorsanız Agoda'ya bakmanızda fayda var. Agoda çok dilli bir siteye sahip. Web sayfanın Türkçe dil seçeneğini kullanmanız daha kolay olacaktır. Üst menü çubuğundaki bayrağa tıklayarak dilinizi seçebilirsiniz. Agoda ile ilgili müşteri hizmetleri noktasında olumsuz yorumlar var. Bu noktada sıkıntı yaşamam derseniz Agoda'yı tercih edebilirsiniz. Bir de Agoda'nın Today's Deals kısmından indirim yakalama fırsatınız olduğunu da belirtmiş olayım. Uçak bileti arama motorları listemin son uygulamasına geldik. Bu uygulamanın adı 20 yıllık tecrübeye sahip olan Hotwire. Hotwire'ın güzelliği bu uygulamada uçak ile beraber otel rezervasyonu yaptığınızda güzel indirimler yakalamanız olacak. Hotwire, geleneksel bir uçuş ve otel araması sağlamanın yanı sıra esnek seyahat edenler için son dakika fırsatları da sunuyor. Son dakika uçuş planlayacaksanız bu siteye göz atmanızda fayda var. Son dakika biletleri genelde pahalı olsa da bu durumu fırsata çevirmek güzel olur. Hotwire uçuşlar için seyahat sigorta seçeneği de sunuyor. Sıkıntılı bir yere son dakika gidecekseniz hem son dakika bileti hem de sigorta için Hotwire'ı tercih edebilirsiniz. Sitede uçuşlara ek olarak otel, araç kiralama, tatil paketi seçeneklerini de bulabilirsiniz. Bildiğim kadarıyla 24 saat içinde rezervasyonlarınızı iptal seçeneği de var."} {"url": "https://bujuyollarda.com/ucuz-konaklama-yontemleri", "text": "Bir seyahatin olmazsa olmaz bir parçası varsa o da konaklamadır. Tatil serüveniniz başladığında illa ki otel ya da pansiyon gibi yerlerde geceyi geçirmeniz gerekiyor. Eee bu da bir maliyet getiriyor. Seyahatin en önemli maliyet kalemlerinden biri olan konaklamanın lüks açısından bir sınırı yok. Konaklama seçenekleri tamamen sizin bütçenizle alakalı bir durum. Bir yerde lüks otelde de kalabilirsiniz ya da çadır da tercih edebilirsiniz. Özetle her şey bütçeye bağlı. Seyahatlerde bütçenizi düşünüyorsanız o zaman doğru yerdesiniz. Çünkü ucuz konaklama yöntemleri ile bu maliyet kalemini düşürüp bütçenize katkı sağlayabilirsiniz. Konaklama denilince akla ilk olarak otel seçeneği gelir ama otel dışında da bir çok alternatif var. Ucuz oteller de var elbet ama otel dışında bulunan bir çok seçenek genelde daha uygun fiyatlı oluyor. Bu yazımda hem ucuz otel nasıl bulunur hem de otele alternatif fikirleri bulacaksınız. Yani temel hedef ucuz konaklama. Konaklama genel olarak bir maliyet getirse de sizi kesinlikle korkutmasın. Bir yerleri gezmek için zengin olmanıza gerek yok. Konaklama alternatifleri oldukça fazla. Size hitap eden uygun fiyatlı bir yer illa ki bulursunuz. Bulmanın ötesinde farklı insanlarla tanışıp farklı deneyimler de yaşayabilirsiniz. Gittiğiniz yerin kültürüne ve yerel halkın yaşantısına şahit olabilirsiniz. Özetle gezmek için zengin olmam gerekiyor mantığından çıkın ve aşağıdaki yazılarıma muhakkak göz atın. - Yurtdışına İlk Kez Gideceklere 14 Önemli Tavsiye - En İyi Seyahat Uygulamaları | 15 Faydalı Tavsiyem - Ucuza Gezme Yöntemleri : En Etkili 11 Yol - Seyahat İngilizcesi : Yurt Dışında İşinize Yarayacak İngilizce Cümleler Uçak bileti arama motorları olur da otel arama motorları olmaz mı ? Konaklama için otel seçecekseniz tabi ki interneti ve de otel arama motorlarını kullanmalısınız. Yurt içinde ve yurt dışında sayısız otel arama sitesi var. Bu sitelerden hangisi kullanmam gerekiyor derseniz tamamen kurumsallık ve bütçe burada öne çıkıyor. Seçeceğiniz otel arama siteleri kesinlikle kurumsal olsun. Aksi takdirde sorun yaşama olasılığınız oldukça yüksek. Ucuz konaklama yöntemlerinin başında gelen bu motorların en başında Google Travel geliyor. Bu siteden istediğiniz oteli seçip hangi sitede otelin daha ucuz olduğunu görebiliyorsunuz. Oldukça kullanışlı ve basit bir ara yüzü var. Harita üzerinde fiyatları göstermesi de oldukça başarılı. Yurt dışı için ise biz genelde Booking ve Expedia sitelerini kullanıyoruz. Bu sitelerde güzel indirimler de oluyor. Bu noktada size vereceğim en büyük tavsiye Ücretsiz İptal seçenekli otelleri tercih etmeniz olacaktır. Her an planlar değişebildiğinden bu durumda oteli iptal ederseniz herhangi bir ceza ödemezsiniz. Ayarladığımız oteli 5 kere iptal ettiğimizi biliyorum. Dolayısıyla ücretsiz iptal seçeneği oldukça önemli. Ucuz konaklama için bu otel arama motorlarını iyi taramalısınız ve bu sitelerin uygulamalarını telefonunuzda bulundurmalısınız. Arama motorları iyi hoş da bir kaç kere girdikten sonra size gönderdiği çerezler sayesinde sizi tanımaya başlıyor. Sizi tanıyınca da ya fiyatlar artıyor ya da koş çabuk tükeniyor diyor ve sizi rezervasyon yapmaya itiyor. Aslında kullandıkları yöntem basit. Çare var mı tabi ki var. Mevzu bahis ucuz otel ya da konaklama olunca yol bitmez. Her alanda bence dijital bir dünyada yaşadığımız için interneti iyi kullanmamız gerekiyor. Çünkü internette gerçekten çok iyi fırsatlar var. İnterneti iyi kullanıp geceliği 1 Euroluk otelde kalan da gördüm, 1 Euro'luk uçak bileti alan da. Yani internet çok güzel fırsatlara kapı açabiliyor. Gelelim otel arama motorlarını kandırma kısmına. Bu noktada yapacağınız 2 şey var. Birincisi siteyi kullandıktan sonra sitenin çerezlerini aşağıda anlattığım şekilde temizlemek diğeri de VPN kullanıp başka ülke IP'lerinden otel aramak. Bu yöntemlerle emin olun daha ucuz otel ya da pansiyon yakalayabilirsiniz. Unutmayın oteli 2. Kez aramadan önce sitedeki çerezleri temizlemelisiniz. Çerezleri temizlemek için tarayıcınız açıkken Ctrl+H deyip çerezleri temizle demelisiniz. Ayrıca tarayıcınızı gizli moda alıp arama da yapabilirsiniz. Bunun için aşağıdaki küçük işlemleri yapmanız yeterli olacaktır. Diğer bir internet tüyosu ise VPN kullanmak. Bazen ülkeden ülkeye aramalarda otel fiyatları değişebiliyor. Bu durum yurt dışı otelleri için geçerli bir durum. IP değişikliği için VPN kullanmanız gerekecek. VPN kullanarak başka bir ülkeden internete bağlanıyormuş gibi otel rezervasyonu yapabilirsiniz. VPN için telefonlarda bir sürü uygulama var. Bunlardan en çok yorum alan uygulamayı kullanabilirsiniz. Hostel denilince aklınıza hemen kötü kötü yerler gelmesin. Nice hostel var ki otellere kafa tutacak güzellikte. Hosteli kelime anlamı itibariyle daha düşük bütçeyle temel ihtiyaçlarınızı karşılayıp konaklayabileceğiniz yerler olarak düşünebilirsiniz. Hostel kültürü ülkemizde bana göre çok gelişmese de yurt dışında oldukça güzel hosteller var. Hostellerde konaklamak gerçekten çok güzel bir deneyim. Hostellerde tıpkı otellerdeki gibi odalar var ve bu odalarda 2,4,6,8,10 kişi şeklinde kalabiliyorsunuz. Sayı hostellerin kapasitesine göre daha da artabiliyor. Odada kalacak kişi sayısı ne kadar artarsa fiyatta o kadar düşüyor şeklinde düşünebilirsiniz. Hostellerde bir de ortak alanlar var. Bu alanlar genelde duş, wc ve mutfak oluyor. Dediğim gibi hosteller çok güzel bir konaklama deneyimi sunuyor. Özellikle yurt dışı tatillerinizde hostelleri denemeniz lazım. Bütçe açısından ucuz konaklama arıyorsanız hosteller biçilmiş kaftan. Biz Kiev ve Tahran seyahatimizde hostelde kaldık ve çok memnun kaldık. Otellerden daha güzeldi valla. Hem farklı insanlar tanıdık hem de bütçemize düşük maliyetle katkı sağladık. Airbnb'yi sanırım bilmeyen yoktur. Son yılların popüler konaklama sitesi ile çok farklı evlerde kalma imkanınız mevcut. Burası otel ya da ev pazarlayan bir site değil. Airbnb'de kendi evinizi ya da evinizdeki bir odayı başkalarına belli bir süreliğine kiralıyorsunuz. Airbnb firma olarak bu işlemden komisyon alıyor ve firmaya gelir sağlıyor. Yani firmanın evleri, otelleri yok. Airbnb üzerinden uygun fiyatlı konaklama bulma imkanınız fazlasıyla mevcut. Eğer eviniz ya da odanız müsaitse siz de buradan gelir elde edebilirsiniz. Yani bu uygulama ile hem başka yerlerde kalabilir hem de evinizi hizmete açabilirsiniz. Biz Airbnb'de çok güzel uygun fiyatlı yerler bulup kalma fırsatı yakaladık. Bodrum gezimiz için Airbnb üzerinden bulduğumuz evde konakladık ve oldukça memnun kaldık. Bu uygulama ile ilgili yazdığım detaylı rehber burada. Nasıl ucuza kalınır sorusunun bir diğer cevabı da tabi ki Couchsurfing'dir. Bir zamanlar tamamen ücretsiz olan bu uygulama pandemi sonrası ücretli hale geldi. Ücretli derken uygulamayı kullanmak ücretli, konaklama değil. Couchsurfing, seyahat severlerin dünya çapında yerel ev sahipleriyle iletişim kurmasına ve ücretsiz konaklama sağlamasına olanak tanıyan bir platform. Uygulama üzerinden insanlarla iletişime geçiyorsunuz ve müsaitlik durumuna göre bu kişilerin evinde konaklayabiliyorsunuz. Couchsurfing ücretsiz konaklamaya ek olarak seyahat severlerin yerel topluluklarla etkileşime geçmesine olanak tanıyan etkinlikler ve toplantılar da düzenliyor. Bu etkinlikler, Couchsurfing topluluğu üyelerinin bir araya gelerek yeni insanlarla tanışmalarını, farklı kültürleri keşfetmelerini ve eğlenceli zaman geçirmelerini sağlıyor. Sonuç olarak, Couchsurfing, seyahat edenler için ucuz konaklama sağlayan ve yerel kültür ve yaşam tarzı hakkında daha fazla bilgi edinmelerini sağlayan çok güzel bir uygulama. Biz Couchsurfingi İran'ın Tebriz ilinde deneyimledik ve memnun kaldık. Couchsurfing ile ilgili daha detaylı bilgi için bu yazıma göz atabilirsiniz. Ucuz konaklama hatta ücretsiz konaklama için bu uygulama muhakkak radarınızda olsun. İlk olarak şehir dışındaki oteller, şehir merkezlerine göre daha sakin ve doğal bir ortam sunabiliyor. Eğer şehir gürültüsünden ve karmaşasından uzaklaşmak isterseniz bu otelleri tercih edebilirsiniz. Bizim konumuz uygun konaklama olduğu için şehir dışındaki oteller maliyet açısından bir tık daha iyi. Şehir dışı oteller genelde daha az turistik bölgelerde yer alıyor ve bu nedenle daha az talep görürler. Bu durum da fiyatların daha uygun olmasını sağlıyor. Peki biz bir yere gittiğimizde hangi bölgede otel seçiyoruz ? Bu konuda biz genel olarak şehir içi otellerini seçiyoruz. Neden derseniz hem gezilecek yerlere yakınlık hem de şehir içi ulaşım maliyetlerini kısmak bu noktada bizce daha önemli. Gezilerimizde vakit her şey. Şehir içi otelleri seçerek vakit kazanmak bizim için daha önemli. Fakat şehir dışı yerlerde çok uygun fiyatlı otel bulursanız kaçırmayın. Sonuçta önemli bir maliyet kalemini kısmış oluyorsunuz. Burada fayda maliyet analizini otelin maliyeti ve ulaşım ücretlerine göre yapmalısınız. Doğru sezonda otel rezervasyonu yapmak, tatil bütçenizi korumanıza ve daha iyi bir tatil deneyimi yaşamanıza muhakkak yardımcı olacaktır. Tatil sezonunun yoğun olduğu zamanlarda otel fiyatları yükselirken, sezondan uzak olan dönemlerde oteller daha uygun fiyatlar sunulabiliyor. Örneğin, yaz aylarında deniz kenarında bir otelde konaklamak isterseniz, yaz tatilinin en yoğun olduğu aylarda fiyatların daha yüksek olabileceğini görebilirsiniz. Ancak, sonbahar veya ilkbahar gibi daha az popüler tatil zamanlarında yani düşük sezonda aynı otelde daha uygun fiyatlar bulabilirsiniz. Bu durumu biz Santorini'de yaşadık. Kaldığımız otel sezon dışı çok uygunken sezonda yaklaşık 3 katı fiyattaydı. Doğru zamanda otel rezervasyonu yapmak için, tatil planlarınızı mümkün olduğunca erken yapmanız lazım. Böylece otellerdeki erken rezervasyon indirimlerinden de yararlanabilirsiniz. Ayrıca, otel rezervasyon siteleri ve uygulamaları, otel fiyatlarını karşılaştırmanıza ve en uygun fiyatı bulmanıza yardımcı olabilir. Bu şekilde tatil planlarınızı yaparken otel fiyatlarından daha fazla tasarruf edebilir ve daha keyifli bir tatil deneyimi yaşayabilirsiniz. Unutmayın erken rezervasyon candır. Nasıl ucuza kalınır sorusuna bir diğer cevap Homestay konaklama. Homestay, tatil veya seyahatler sırasında yerel bir aileyle konaklama sağlamak anlamına geliyor. Bu tür konaklama seçeneği, seyahat ederken farklı kültürleri ve yerel yaşamı deneyimlemek isteyenler için mükemmel bir seçenek. Homestay, genellikle bir oda veya odaları içeren yerel ailelerin evlerinde konaklama imkanı sunuyor. Ayrıca, konaklama süresince ev sahibi ailenin sağladığı kahvaltı ve bazen akşam yemeği de dahil olabilir. Bu tamamen sizin iletişim gücünüze bağlı. Homestay konaklama seçeneği, otellere veya diğer konaklama türlerine göre daha uygun. Ayrıca, yerel ailelerle birlikte konaklama yaparak, yerel kültürleri daha yakından tanıma fırsatı da oldukça cezbedici. Homestay konaklama, dil öğrenimi veya iş seyahatleri sırasında da oldukça popüler bir seçenek. Popüler homestay siteleri arasında Airbnb, Homestay. com ve Booking. com yer alıyor. Bu sitelerde, yerel ailelerin evlerinde konaklama seçenekleri bulabilir ve konaklama ücretlerini karşılaştırabilirsiniz. Homestay konaklama, seyahatlerinizde farklı ve unutulmaz bir deneyim yaşamanız için mükemmel bir fırsat. Değerlendirmeyi unutmayın. Gönüllü programlara katılmak, ucuz konaklama yöntemleri arasında harika bir seçenek. Gönüllü programlar genel olarak seyahat ederken yerel topluluklara yardım etmek isteyenler için tasarlanmış. Bu programlar ev sahipleri, tarım işletmeleri, okullar ve hayvan barınakları gibi farklı alanlarda çalışmayı içeriyor. Gönüllü programlara katılarak konaklama, yemek ve bazen de seyahat masraflarını ücretsiz şekilde karşılayabilirsiniz. Bu programlar ayrıca farklı bir kültür ve yaşam tarzı deneyimi yaşamak için oldukça güzel fırsatlar sunabiliyor. Gönüllü olarak çalışırken yeni insanlarla tanışabilir ve onlarla birlikte çalışmanın tadını çıkarabilirsiniz. Gönüllü programlarına katılmadan önce, programların detaylarını araştırmak ve programın sizin ilgi alanlarınıza ve becerilerinize uygun olup olmadığından emin olmak oldukça önemli. Programlara katılmadan önce konaklama ve diğer detaylar hakkında iyi bir anlaşma yapmayı unutmayın ve size göre olmayan programlara katılmayın. Sonuç olarak, gönüllü programlarına katılmak, ucuz bir konaklama şekli olarak düşünülebilir. Bu programlar, seyahat ederken yerel topluluklara yardım etmek için oldukça güzel fırsatlar veriyor. Aşağıda gönüllü programlar ile ilgili önemli web siteleri bulabilirsiniz. - VolunteerMatch - Idealist - All for Good - Catchafire - Workaway - WWOOFing - DoSomething. org Çadır kurmak ve kamp yapmak, seyahat etmek için harika bir ucuz konaklama seçeneği. Otel konforunda olmasa da kamp yapmak, doğayla iç içe olmak ve açık havada zaman geçirmek isteyenler için mükemmel bir seçenek. Tatil bütçenizi düşük tutmak istiyorsanız çadır kurun. Ya kamp alanlarında çadır kurun ya da yasak olmayan uygun yerlerde çadır kurun. Son zamanlarda çadır kurmak da pahalı bir eylem oldu fakat yine de bir çok otele göre fiyat olarak daha avantajlı. Çadır kurarken kamp alanı kullanmayacaksanız tedarikli olmanız lazım. Sonuçta çadır için de olmazsa olmaz malzemeler var. Dolayısıyla bütçeniz düşükse çadırınızı yanınızdan ayırmayın. Kamp alanlarında kamp yaparken otelle nazaran doğal güzelliklerin tadını çıkarabilir ve daha önce hiç görmediğiniz manzaraları keşfedebilirsiniz. Ayrıca, kamp yapmak başkalarıyla tanışma ve sosyalleşme fırsatı da sunuyor. Kamp alanlarında kampçı insanlarla barbekü yapma, ateş yakma ve yıldızları izleme gibi eğlenceli aktiviteleri yapabilirsiniz. Çadır fiyatları da çok yüksel biliyorum ama ucuz konaklama yöntemlerinin başında gelen çadır kurmak bence olmazsa olmazınız olsun. Ucuz konaklama yöntemlerinin en önemlisi bence iyi bir araştırmacı olmanızdır. Üstüne bir de interneti iyi kullanıyorsanız büyük ihtimalle güzel fırsatları yakalayacaksınız. Ucuz konaklama için yukarıda bahsettiğim sitelerde uzmanlaşmanız lazım. Bu sitelerin uygulaması telefonunuzda olsun ve sürekli fiyatları kontrol edin. İnanın gezmek pahalı bir şey değil. Yolunu bulduğunuzda gayet güzel fırsatlar bulabiliyorsunuz. Yeter ki araştırın bulun ve harekete geçin. Girişimci olun, iletişiminiz kuvvetli olsun, samimi olun gerisi çorap söküğü gibi gelecek. Evet dostlar 11 başlıkta ucuz konaklama yöntemlerini yazmaya çalıştım. Atladığım bir şey varsa yorum kısmına muhakkak yazın biz de yeni yollar keşfedelim. Birbirimizden öğreneceğimiz çok şey var. Maliyetleri düşürme noktasında yeni yollar keşfedersem yazımı güncellerim. Bol seyahatli günler diliyorum. Kalın sağlıcakla."} {"url": "https://bujuyollarda.com/ucuz-ucak-bileti-bulma-yollari", "text": "Uçak ile seyahat günümüzde herkesin tercih ettiği ve en sık kullanılan ulaşım şekillerinden birine dönüşmüş durumda. Ülkemizde bulunan havaalanı sayısının 58 olduğunu düşünürsek yurtiçi, yurtdışı fark etmeksizin uçak ile yolculuk popülerliğini artırmaya devam ediyor. Uçakla yolculuk dünyanın en pratik ulaşım yolu durumunda. Bu yolculuk için de tabi ki bir uçak biletine ihtiyacınız var. Tam bu noktada seyahat masraflarını minimuma düşürmek için Ucuz Uçak Bileti Bulma konusu karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla nasıl ucuz uçak bileti alınır sorusunun cevabı bir gezgin için çok ama çok önemli. Ticarette her zaman alırken kazanmalısınız mottosu vardır. Bu bence uçak bileti için de geçerli. Bir seyahatin maliyetini oluşturan en önemli bölüm uçak bileti maliyeti olduğundan alacağınız uygun fiyatlı uçak bileti bütçenize artı bir katkı sağlayacaktır. Bu açıdan uygun uçak bileti hedefini on ikiden vurmanız ve konuyu iyi kavramanız lazım. Uçak bileti fiyatları, otobüs bileti fiyatları gibi çok sabit değil. Fiyatlar sürekli değişkenlik gösterdiğinden aşağıdaki ucuz uçak bileti bulma taktikleri bütçenize pozitif şekilde yansıyacaktır. Ucuz uçak bileti bulma seyahat maliyetlerinin bir kısmını oluşturuyor. Diğer seyahat maliyetleri ve ucuza gezme yöntemleri için https://bujuyollarda. com/ucuza-gezme-yontemleri/ bağlantıma göz atmanızda fayda var."} {"url": "https://bujuyollarda.com/ucuza-gezme-yontemleri", "text": "Seyahat etmek, bir yerleri keşfetmek ruhunuzda varsa ve bunu belli bir bütçe ile yapmak zorundaysanız bu yazı ilaç niteliğinde olup, tam size göre yazılmıştır. Ucuza gezme yöntemleri listesini tek tek uygulamış biri olarak şunu söyleyebilirim ki; bu yolların hepsi birbirinden etkili yollar. Ucuza gezme yollarının en güzel yanı bir seyahatten para artırmanın sonra ki seyahatinizi yapmanıza vesile olmasıdır. Nasıl Ucuza Gezilir, Ekonomik Seyahat Nasıl Yapılır, Az Para ile Nasıl Gezilir sorularının cevabını vermeye çalıştığım bu yazım eminim bütçenize katkı sağlayacaktır. Para harcamadan gezmek çok zor ama harcayacağınız paranın ölçüsünü belirlemek sizin elinizde. Tam olarak sık sık seyahat etmenin yolu da buradan geçiyor. Hadi şimdi ekonomik seyahat etmenin yollarına geçelim. İlk olarak bir seyahatin en önemli maliyet aşamalarından bahsetmemiz gerekir. Bunlar sırasıyla uçak bileti, şehir içi ulaşım, araç kiralama, konaklama, seyahate çıkacağınız zaman dilimi, müze giriş ücretleri, döviz bozdurma işlemleri, iletişim maliyeti, yeme-içme ve alışveriş. Şimdi sırayla başlıkları detaylıca açıklamaya çalışayım. Her zaman şunu söylüyorum. Aldığınız ucuz bir uçak bileti, sonraki seyahatlerinizin uçak biletini alırken motive kaynağı oluyor. Ekonomik seyahat etmenin en önemli ayağını oluşturan ucuz uçak bileti ile ilgili yazdığım \"Ucuz Uçak Bileti Bulma Yolları\" başlıklı yazımı okumayı ihmal etmeyin. Seyahat maliyetlerini oluşturan en önemli masraflardan biri konaklama ücreti. Eğer ucuza gezme yöntemlerini araştırıyorsanız muhtemelen 5 yıldızlı otelde konaklamayı düşünmüyorsunuzdur. Ekonomik gezmenin yollarında konaklama başlığı için size 5 altın önerimiz var. Bu öneriler bütçenize ilaç niteliğinde olup konaklama harcamanızı direkt aşağıya çekecektir. Nerede konaklayacaksanız konaklayın erken rezervasyon maliyetleri aşağıya çeker. Bu konuda seyahat planınız önceden belliyse kesinlikle erken rezervasyon yapın. 2 ay önce ayarladığınız bir otel fiyatı ile son dakika ayarlayacağınız fiyat bir olmaz. Dolayısıyla ucuza gezmek istiyorsanız erken rezervasyon şart. Airbnb Nedir ? Airbnb, ev sahiplerinin evlerinin bir bölümünü ya da tamamını kiralamasını sağlayan ve ev sahibi ile kiracıları bir araya getiren bir platform. Bu uygulama sayesinde ev sahipleri kullanmadıkları yerleri kiraya vererek gelir elde edebiliyorlar. Kiracıda otellere yüksek miktarda para ödemek yerine daha ucuz bir şekilde konaklama imkanı elde ediyor. Airbnb ucuza gezmenin güzel yollarından biri. Bu platformda çok da güzel evler var. İyi araştırma yapıp hızlı davranmanız önemli. Bu uygulama ile ilgili yazdığım detaylı rehber burada. Ben konaklamaya para ödemek istemiyorum diyorsanız o zaman imdadınıza Couchsurfing yetişiyor. Ucuza gezme yöntemleri arasında en güzeli çünkü herhangi bir yere ücret ödemiyorsunuz. Couchsurfing'i iyi kullanabilirseniz hem farklı insanlarla tanışıp hem de konaklamayı ücretsiz hale getirebilirsiniz. Biz İran Tebriz gezimizde Couchsurfing'i deneyimledik ve çok memnun kaldık. Couchsurfing ile ilgili detaylı bilgi için bu yazıma göz atabilirsiniz. Ayarlayacağınız yer ister otel isterse de hostel olsun son güne kadar ücretsiz iptal seçeneği kesinlikle olsun çünkü son dakika planlar değişebilir. Seyahat edeceğiniz yere kalabalık gidecek ve uzun vadeli kalmayı planlıyorsanız normal bir daire kiralayabilirsiniz. Gezeceğiniz yerlere çok uzak otel ya da hostel ayarlamayın. Seyahati ucuza getireyim derken ulaşıma daha çok para vermeyin. Hedef az para ile çok yer gezmek ise her konuyu ince eleyip sık dokumanız gerekiyor. Yurt dışında yeme içme konusu, maliyetleri artıran bir konu olduğundan ucuza gezme yöntemleri arasında önemli bir noktada. Yeme içme konusunda her zaman planlı hareket etmeniz ve maliyetleri kısmanız gerekiyor. İşte burada size 5 altın tavsiye veriyorum. Bu tavsiyeler sayesinde yeme içme masrafınız minimuma düşecektir. Konaklama başlığında belirttiğim gibi yeme içme noktasında hostel tarzında bir yerde kalmanız maliyetleri azaltmak adına size büyük bir artı sağlar. Hostelin mutfağı olduğu için gerek Türkiye'den getirdikleriniz gerekse de bulunduğunuz yerdeki marketlerden yaptığınız alışverişle hostelin mutfağını kullanarak öğünleri ucuza getirebilirsiniz. Türkiye'den getirecekleriniz arasında Spagetti yer kaplama noktasında da ideal olduğu için oldukça mantıklı oluyor, aklınızda bulunsun. Buna ilaveten protein açısından ton balığı da iyi bir seçenek. Bu arada gideceğiniz ülkenin gümrük kurallarıyla ilgili yazılara göz atmanızda fayda var. Örneğin Singapur yiyecek noktasında oldukça sert. Bazı ülkeler de bal ve et noktalarında oldukça katı kurallara sahip. Dikkatli olmanızda fayda var. Eğer kısa bir seyahatiniz (3-4 gün) varsa evinizde hazırladığınız ve streçlediğiniz sandviç, dürüm gibi gıdalar oldukça iyi iş görüyor. Yüksek performanslı gezeceğinizden öğün arası abur cubur, kuruyemiş gibi enerji verici gıdaları da yanınızda götürebilirsiniz. Ucuza seyahat etmek istiyorsanız lüks restoranlardan kaçınıp onun yerine sokak lezzetleri ya da daha uygun yerleri tercih etmelisiniz. Sokak lezzetleri noktasında hijyen açısından Asya ülkelerinde dikkatli olun. Fast food seçeneğini göz ardı etmeyin. Nasıl biz de BİM, ŞOK, A101 gibi uygun fiyatlı marketler varsa gittiğiniz yerde de bu tarz marketleri bulmaya çalışın. Bu konuda bu tarz marketleri bulduğunuzda örneğin Avrupa'da Lidl gibi buralardan yiyecek alışverişi yapabilirsiniz. Şehir içi ulaşıma harcanan miktar bütçede çok fazla yer kaplamasa da aslında önemli bir maliyet kalemidir. Şehir içi ulaşım maliyetinden kastım taksi, otobüs, metro, tren gibi ulaşım araçlarına ödenen miktarlardır. Özellikle taksi kullanımına harcanan miktar küçük maliyet gibi görünse de toplama baktığınızda karşınıza ciddi bir rakam olarak çıkabiliyor. Şehir içi ulaşım gideceğiniz ülkenin gelişip gelişmediği ile yakından ilişkili. Bazı ülkelerde taksi tek alternatifken bazılarında ise otobüs, metro, tren gibi bir çok alternatif bulunabiliyor. Şehir içi ulaşımda maliyetleri düşürmek için 5 adet hap bilgiyi sıralıyorum. Seyahat edeceğiniz ülkede UBER varsa şehir içi ulaşım noktasında çok rahatsınız demektir. UBER kullanmak seyahatlerini ucuza getirmenin güzel yolu. UBER ile ilgili tüm detayları UBER Nedir, UBER Nasıl Kullanılır başlıklı yazımda bulabilirsiniz. Seyahat maliyetlerini düşürmek adına gideceğiniz ülkede UBER'in alternatifi uygulamalar olabilir. Özellikle Asya ülkelerinde Grab, Snaap gibi farklı uygulamalar kullanıldığından bu konuda iyi bir ön araştırma yapmanızı öneririm. Yurt dışında şehir içi ulaşım masraflarını azaltma noktasında taksinin dışında en ucuz yol tabi ki otobüs, metro ve tren. Gideceğiniz ülkenin halk otobüsü sitesini önceden bulup maliyet çıkartabilirsiniz. Biz bunu Santorini'de yaptık çok uygun oldu bizim için. Halk otobüsleri o şehrin ruhunu yakalamak için ayrı bir güzel. Kendinizi sanki o ülkede yaşayan yerli gibi hissediyorsunuz. Metro ve tren için de seyahate çıkmadan önce şehrin haritalarını indirip ona göre hareket etmeniz maliyet açısından uygun olacaktır. Bu noktada Çevrimdışı Haritalar başlıklı yazıma ve favori uygulamamız olan Maps. me uygulamasına göz atmanızda fayda var. Ayrıca şehir içi ulaşımda size faydalı olabilecek ve fikir verebilecek Rome2rio sitesine de göz atabilirsiniz. Şehir içi ulaşım noktasında en zorluk çekebileceğiniz nokta havalimanı ile kalacağınız yer arası ulaşım. Hele ki gecenin bir vakti havalimanına indiyseniz ve otobüs/metro imkanınız yoksa tek alternatif taksi kalıyor. Bu noktada taksicilerle pazarlık yapmanız oldukça önemli. Sonuçta bir çok yerde turist mantığı var. Ulaşım masraflarını ucuza getirme konusunda otostop çekmeyi söylemeden geçmek olmaz. Yunanistan'da denediğimiz bir yol olan otostop çekme ile bizim aramız fazla yok. Ama biliyoruz ki otostop çekerek Türkiye'yi hatta dünyayı gezenler var. Bu konu tamamen size ve yeteneğinize bağlı. Ucuza gezme için güzel bir yol. Şehir içi ulaşımda en uygun yol ne diye sorarsanız tabi ki tabanvay.:) Günde en az 20.000 attığımız seyahatlerimiz de oldu. Bunun için gittiğiniz şehirde gezeceğiniz yerler arasında mesafe yakınsa yürümek maliyetler açısından en uygunu olacaktır. Öğrenci olmak bir çok yerde avantajlı bir durum. Gerçekten öğrenciyseniz bazı açılardan bir çok veli nimete sahipsiniz diyebilirim. Hemen örnek vereyim. Biz Santorini Adasına giderken feribot biletlerini öğrenci kimliğimizi kullanarak %50 indirimle satın aldık ve bu durum bizim 80 Euroya yakın kar etmemizi sağladı. Sadece ulaşım değil bir çok yerin özellikle müzelerin giriş ücretlerinde öğrenci indiriminden ciddi anlamda faydalanabiliyorsunuz. Ucuza gezmenin yolları arasında saydığım öğrenci olmak büyük şans. Tabi ki kullanabilene. Bu arada aklıma gelmişken Uluslararası Öğrenci Kartı olan ISIC Kart çıkarırsanız yurtdışında bir çok yerde öğrenci indiriminden faydalanabilirsiniz. Bunun için ISIC Kart başlıklı yazıma göz atmayı unutmayın. Araç kiralamadan da mı tasarruf yapacağız. Evet aynen öyle. Ekonomik seyahat etmenin yolları arasında araç kiralamada dikkat edilmesi gereken hususlarda var. Eğer araç kiralamanız şartsa aşağıdaki maddelere dikkat ediniz. Araç kiralama konusunda en büyük yardımcınız tabi ki internet. Önceden rezervasyon araç kiralamada oldukça önemli. Maliyetleri düşürmek için tüm planınızı hazırladıktan sonra önceden rezervasyon yapmanız seyahatinizi ucuza getirecektir. Eğer son dakikaya kalırsanız gittiğiniz yerin şehir merkezinde de piyasa araştırmanızı yapabilirsiniz. Şehir merkezleri daha uygun olacaktır. İlk girdiğiniz rent a car dan hemen araç kiralamayın. Aracın sigorta kapsamına dikkat etmelisiniz. Geniş kapsamlı sigortalar her zaman tercih edilmelidir. Bunun için geri ödemeli ücret isterlerse ödemeniz faydalı olacaktır. Aracın yakıt durumuna dikkat etmelisiniz. Fazla yakıt koymanızın size hiçbir artısı yok. Bunun için km kontrolü yapıp ona göre yakıt almanız maliyeti düşürecektir. Ucuz seyahat etme yöntemleri arasında düşük sezonu tercih etmek her zaman çok büyük bir artı sağlıyor. Her anlamda yüksek sezon yani yaz aylarında fiyatlar tavan oluyor. Dolayısıyla ucuza gezmek için düşük sezonu tercih etmelisiniz. Ayrıca yüksek sezonda popüler destinasyonlar çok kalabalık olduğundan düşük sezonda seyahat planlamanın diğer bir artısı ferah ferah gezmeniz olacaktır. Yüksek sezonda bütçe en çok konaklama noktasında zarar görüyor. Hemen örnekle açıklayayım, Santorini gezimizi Mayıs ayında gerçekleştirdiğimizde otel ücretimiz gecelik 49 Euro iken yüksek sezonda yani yaz aylarında aynı otelin geceliği 199 Euro idi. Gezmek, seyahat etmek beraberinde bazı maliyetler getiriyor, bu gayet normal. Fakat bu yazımdan sonra eminim seyahatlerinizi daha uygun bütçe ile gerçekleştireceksiniz. Neyse gelelim bir başka seyahat masrafına müze giriş ücretine. Bazı şehirlerin özellikle ulusal müzelerini gezmezseniz olmaz. Ülkelerin tarihi ulusal müzelerinde yatıyor. Bu konuda maliyetleri düşürmek oldukça zor ama yine de 2 yol belirtmek istiyorum. İlk olarak bazı müzeler belli günlerde ücretsiz olabiliyor. Bu indirim günlerinden biri olan 18 Mayıs Uluslararası Müzeler günü bize Rodos Adası'nda denk geldi ve burada girdiğimiz müzeleri ücretsiz gezdik. Müzelerin indirim günlerini müzelerin resmi web sayfasına girerek öğrenebilirsiniz. Bu ücretsiz günlere göre gezi planlamanız tabi ki mantıklı olmayacak ama bu durum yine de aklınızda bulunsun. İkinci olarak bazı ülkelerde müzelerinde kombine bilet olayı var. Diyelim ki seyahat ettiğiniz yerde gezeceğiniz 4 tarihi yer var. Alacağınız kombine biletle bu 4 yeri daha uyguna gezme durumunuz olabiliyor. Örneğin ayrı ayrı gezseniz hepsine toplamda 20 Euro verecekken, kombine biletle 12 Euro veriyorsunuz gibi bir durum. Kombine bilet alarak müze giriş ücreti masraflarını azaltabilirsiniz. Mesele ucuza gezmek olunca döviz bozdurma işlemi de işin içine giriyor. Döviz bozdurma konusunda dikkat etmeniz gereken nokta komisyon oranları. Bazı yerler tefeci gibi yüksek komisyon oranıyla sizden ciddi ücretler alabiliyor. Bunun için tavsiyem daha kurumsal bir yerde döviz bozdurma işleminizi yapmanız. Şehir merkezleri bunun için her zaman ideal. Havalimanlarında para bozdurma ihtiyacınız olursa size belli bir süre yetecek kadar para bozdurmanız her zaman faydalı olacaktır. Geri kalanını şehir merkezinden bozdurabilirsiniz. Not: Seyahate çıkmadan önce gideceğiniz yerin kurlarını öğrenmeyi unutmayın. Seyahat edeceğiniz ülkede internet paketim olsun derseniz sim kart almanız gerekir. Bunun için gideceğiniz yerde hangi operatörler var önceden araştırmanız faydalı olacaktır. Kalacağınız güne göre kaç gb internet kullanacağınızı iyi hesaplamalısınız. Ekonomik seyahat etmek açısından sim kart işine hiç girmeyip çevrimdışı da takılabilirsiniz. Bunun için önceden hazırlanmış kusursuz bir planınızın olması gerekir. Sim kart almamaya karar verdiyseniz gezdiğiniz şehrin merkezi yerlerinde ya da meydanlarında bulunan ücretsiz wi-fi ağlarını bağlanabilirsiniz. Nasıl ucuza gezilir sorusunda mesele alışveriş olunca çok şey yazılabilir. Fakat ben yurtdışında alışveriş konusunda genel bilmeniz gerekenleri bildiğim kadarıyla yazmaya çalışayım. Alışveriş konusunda turistik yerlerden uzak durmalısınız. Bir çok yerde turist olduğunuz anlaşılırsa fiyatlar değişkenlik gösterebilir.:) Bunun için yerel halkın alışveriş yaptığı yerleri tercih edebilirseniz maliyetlerinizi düşürmüş olacaksınız. Pazarlık yapmanızda genel itibariyle fayda var. Pazarlık kültürü ile büyüdüğümüz için bu konu çok da yabancı değil bize. Yabancı bir ülkede alacağınız hediyelik eşya için satıcı size ağzını 50 Euro dan açar sonra 10 Euro'ya kadar düşer. Bu konuda uyanık olmanız lazım. Pazarlık yapmaktan çekinmeyin. Ha bir de cüzdanınızda çok fazla miktarda para bulundurmayın ve cüzdanınızdaki miktarı satıcı asla görmesin. Bu maddede bahsedeceğim mesele Floransa'da başımıza geldi. Yolda yürürken Afrika kökenli siyahi satıcı ilk olarak nerelisinizden girdi, çok yakışıyorsunuz birbirinizeden devam etti, Milli Takımdan girdi, Dembaba'dan çıktı sonrasında size hediye kolye veriyorum dedi gitti ve 10 saniye sonra arkamızdan gelerek ailemin ihtiyacı var dedi ve para istedi. Ama bunu çok profesyonel yaptı. O kadar profesyonel yaptı ki sırf bu oyunculuk için adama para verdik:) Yani demem o ki bu tarz size hediye veriyorum diyen kişilere inanmayın ve bu satıcılara dikkat edin. Ucuza gezme yöntemleri listem şimdilik bu kadar. Ekonomik seyahat rehberimdeki her şey tecrübe ile sabittir. Burada en önemli nokta seyahat öncesinde çok çok iyi bir araştırma yapmak. Eğer sizin de ucuza gezme yolları noktasında tecrübeleriniz varsa alta yorum bırakarak bizimle paylaşırsanız mutlu olur, tasarruf etmiş oluruz. Mottomuz belli: \"Bir seyahati ucuza getirmenin en güzel sonucu başka bir seyahate yelken açabilmek.\" Mutlu Gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/ula-gezilecek-yerler", "text": "Evimize yakın olması nedeniyle Üstün'e hadi bir soluklanalım, doğayla kucaklaşalım dediğim bir yer Ula. Muğla'nın en şirin ve küçük ilçelerinden biri olan Ula'nın bizim için yeri ayrı. Ula'da gezilecek yerler listesi kısa ve öz. Genel itibariyle bu yerler Ula ilçe merkezinin dışında kalıyor fakat birbirlerine yakın konumda sayılırlar. Ula'da gezilecek yerler listesini yazarken bu yakın yerleri sıralı şekilde yazmaya çalışacağım, siz navigasyondan kendinize göre yol haritası çıkartabilirsiniz. Ula gezilecek yerler listesinden sonra Ula Nerede ve Nereye Bağlı, Ula'da Deniz Var mı, Ula'ya Nasıl Gidilir, Ula'ya Ne Zaman Gidilir, Ula'ya Kaç Gün Ayırmalı gibi soruları da kısaca cevaplamaya çalışacağım."} {"url": "https://bujuyollarda.com/ulada-ne-yenir", "text": "Muğla gez gez bitmiyor. O kadar çok gezilecek yeri var ki Türkiye'de gezilecek yerler konusunda il olarak eminim zirvededir. Bir de biz gezdiğimiz yerlere tekrar gittiğimizde her defasında çok daha farklı şeyler keşfediyoruz. Ula da tekrar tekrar gezdiğimiz yerlerden biri. Ula, Muğla'nın en küçük ilçelerinden biri. Diğer büyük ilçelerine göre paranın akmadığı, mütevazi, kendi halinde bir yer. Buraya geldiğinizde Ege ilçesinde olduğunuzu tam anlamıyla hissediyorsunuz. Muğla'yı ve kültürünü hissetmek istiyorsanız Ula'ya gelmelisiniz. Ula bir çok film sahnesine ev sahipliği yapan bir yer. En bilindik filmlerden Dondurmam Gaymak bu bölgede çekilmiş. Gelelim yeme içme noktasında alternatiflere. Ula merkezde öyle gösterişli mekan falan sakın beklemeyin. Salaşlık zirve yapmış Ula'da.😊 Burada halk kendi halinden memnun şekilde takılıyor. Modernlik adına bir şey yok. Merkezde bir çok pideci ve lahmacuncu seçeneği mevcut. Mekanların fiyatları bir çok yere göre uygun. Aşağıda Ula'da mekan önerilerimi ve benim gittiğim yerlerin detayını bulabilirsiniz. - Damla Restaurant - Radyocu Kemal'in Yeri - Nasip Dondurmaları - Nazar Pide Salonu - Altın Makas Berber Kemal'in Yeri - Ula Restoran ve Cafe Ülkemizde başka örneği var mı bilmiyorum ama isminin hakkını en iyi şekilde veren Damla Deresi, dağlardan yere doğru damlayan su tanecikleri ve yemyeşil bir ağa benzer örtü ile sarılmış müthiş bir atmosfere sahip. Bu güzel doğanın içinde de ziyaretçilerine hizmet veren güzel bir kafe bulunuyor. Damla Deresi Cafe Restaurant Muğla'nın Menteşe ili sınırları içinde yer alsa da biz burayı Ula'ya yakın olmasından dolayı 'Ula'da ne yenir & mekan önerileri' yazısı içine aldık. Damla Deresi'ne kolay ulaşım için buraya özel bir araç ile gelmeniz şart. Kişi başı 4 TL giriş ücreti var ve size ücret tutarı karşılığı kupon veriyorlar. Restoranda bir şeyler yer içerseniz bu tutarı hesaptan düşüyorlar. Bizce Damla Deresi Cafe& Restaurant'da uzun uzun bir hafta sonu kahvaltısı acayip iyi gidiyor. Önce mekanın havası iştahınızı kabartıyor sonra sofradakiler. Dilerseniz burada öğle ve akşam yemeği de yiyebilirsiniz. Burada yazın yaz bahçesinde, kışın ise kış bahçesinde oturuluyor. Yaz aylarında hava sıcak olsa da burası dağların arasında olmasından dolayı oldukça serin. Damla Deresi Restaurant Muğla'nın Menteşe ilçesinin Yerkesik Köyü'nde bulunuyor. Konum ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Öyle bir yol üstü lezzet durağı düşünün ki, artık sadece yoldan geçenlerin uğrak noktası olmaktan çıkıp bir çok kişinin bilhassa yolunu düşürdüğü bir yer haline gelmiş. Radyocu Kemal'in Yeri ve meşhur ekşili köy tavuğunun namı Muğla sınırlarını aşmış Türkiye'ye yayılmış.😊 Bir çok ünlünün de ziyaret ettiği Kıraç Restaurant bizce de Ula'da muhakkak uğranması gereken yerlerden. Ula'da ne yenir sorusunun cevaplarından biri muhakkak ekşili köy tavuğu olmalı. Ha bir de Muğla'ya özgü yoğurtlama ve kayakoru denilen ottan yapılan mezeden istemeyi unutmayın. En güzel yeme-içme deneyimlerinizden biri olacağına, 'tadı damağımda kaldı' deyiminin hakkını vereceğine emin olabilirsiniz. Konum olarak Ula'nın Çiçekli Köyü'nde bulunuyor Radyocu Kemal'in Yeri. Eskiden radyo tamircisi olan Kemal amcanın kurduğu bu işletmeyle şimdilerde damadı ilgileniyor. Restaurantın kapalı kısmında Kemal amcanın zamanından antika radyoları ve kuşçulukla ilgilenen damadının güzel Saka kuşlarını görebilirsiniz. Bir de Kemal amca oralardaysa oturup sohbet edebilir, hikayesini kendi ağzından dinleyebilirseniz. Radyocu Kemal'in Yeri Ula'nın Çiçekli Köyü sınırları dahilinde. Eğer buraya Ula içinde geliyorsanız ve yolu takip ederseniz Köyceğiz'e çıkarsınız. Radyocu Kemal'in Yerinin konumu ve yol tarifi için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. İletişim için 0532 661 45 69 no'lu telefonu arayabilirsiniz. Meşhur Dondurmam Gaymak filmi olmasaydı kendi çapında bir dondurmacı olarak işletme hayatına devam edecekti belki de. Filmle beraber adeta kaderi değişen Nasip Dondurmaları yaz aylarında turist akınına uğruyor, gezi programlarının ziyaret noktası oluyor.😊 Dondurmam Gaymak filminin yönetmeni Yüksel Aksu yıllarca Ula'da bulunan Nasip dondurmalarında çırak olarak çalışmış. Yani film gerçek bir hayat hikayesinden geliyor. Nazar Pide Salonu değme pidecilere taş çıkarır lezzette pideler yapıyor. Ufak temiz bir aile işletmesi burası. İncecik çıtır hamuru ve bol malzemesi ile yediğim en lezzetli pide olmaya aday buradaki pideler. Kuşbaşılı kaşarlı favorim. Aklınıza gelebilecek her çeşit var. Çorba çeşitleri, kiremitte köfte gibi alternatifler de bulunuyor. Vejetaryenler için otlu peynirli, kaşarlı pideler de çok iyi. Üstüne bi de tatlı yiyelim derseniz tahinli pide ya da künefe yiyebilirsiniz. Fiyatlar da oldukça uygun. Kıymalı pide 22, kuşbaşı kaşarlı 33, lahmacun 15 TL. Ula'ya yolunuz düştüğünde açlık bastırınca soluğu burada alabilirsiniz. Ula doğallığını korumuş, kendi halinde bana göre çok şirin bir ilçe. Her ne kadar Her ne kadar Ula'ya bağlı bir mahalle olan Akyaka popülerliği ile Ula'yı geçse de Ula'da gitmeye değer mekanlar bulunuyor. Bunlardan biri de Altın Makas Berber Kemal'in Yeri. Ula'nın dar sokaklarından geçerek ulaşıyorsunuz buraya. Yemyeşil bir bahçeye atıyorsunuz adımınızı. Kocaman bir çınar ağacı gölgesinde de oturabilirsiniz, zeytin ağaçlarının altında da."} {"url": "https://bujuyollarda.com/urdun-gezi-rehberi", "text": "Bomba gibi bir Ürdün gezi rehberi sizi bekliyor. Ürdün öyle bir gezi oldu ki bizim için her şeyi ile nokta nokta aklımıza kazındı. Abartmıyorum bu zamana kadar gittiğim yerler arasında bu güzel ülkeyi baş köşeye koyarım. Ürdün'ü gerçekten çok sevdik. Dönerken Ürdün'de yaşayabilir miyiz fikri bile aklımızın bir köşesinde canlanmadı değil. Bu ülkenin güzelliklerinden öte insanı bize çok iyi geldi. Bize mi denk geldi bilmiyorum ama hep bir güler yüz, hep bir yardım etme durumu bizi çok memnun etti. Ürdün gezilecek yerler ile ilgili detayları nokta nokta anlatacağım ama öncesinde tabiki Ürdün gezi rehberi ve detayları var. Ürdün gezi rehberimde Ürdün'de yaşadığım her tecrübeyi en detaylı şekilde vermeye çalışacağım. Araç kiralamadan vize konusuna, döviz bozdurmadan sim kart işlemlerine kadar tüm tecrübelerimiz burada. Biz yaklaşık 7 gün Ürdün'de kaldık ve gezmedik yer bırakmamaya çalıştık. Ülkeyi kuzeyden yani başkent Amman'dan başladık gezmeye, güneye yani Akabe'ye kadar indik. Dönüşümüz Amman'dan olduğu için tekrar Akabe'den Amman'a geçtik ve ülkemize döndük. Abartmıyorum Ürdün gezi rehberi başlıklı yazımın çıktısını alın Ürdün'e öyle gidin. Anlattığım her şey size lazım olacak ve seyahatinizi fazlasıyla kolaylaştıracak. İnanıyorum ki Ürdün'den siz de memnun ayrılacaksanız. Bu güzel ülkede antik kentlerden göllere, çöllerden denizlere bir çok güzel şey sizi bekliyor. Biz Ürdün'de Amman, Ölü Deniz, Petra, Wadi Rum ve Akabe bölgelerini gezdik. Artı bu yerlere bir kaç yer daha ekledik. Gezdiğimiz yerlerin hepsi de birbirinden güzel ve özeldi. Bu güzelliklerin ötesinde çok güzel insanlar tanıdık. Petra'da, Wadi Rum'da bedevilerle çay içip sohbet ettik, Wadi Rum çölünde gece binlerce yıldızı samanyolu eşliğinde izleme fırsatı bulduk. Akabe'de dalış yapıp Ölü Deniz'de gün batımını izleyip Ürdün'ü doya doya yaşadık. Seyahatimiz sonrası hemen kaleme aldığım bu yazı bile beni o kadar heyecanlandırıyor ki anlatamam. Bu güzel ülkeye 2. kez gitmek bile benim için güzel bir fikir olabilir. Bakın çok samimi söylüyorum Ürdün hakkında tereddüttünüz ya da ön yargınız varsa bence bunların hepsini rafa kaldırın, harekete geçin, peşine uçak bileti alın ve bu güzel ülkeyi keşfedin. - Ürdün Gezilecek Yerler - Amman Gezilecek Yerler - Petra Antik Kenti ve Petra Gezi Rehberi - Wadi Rum Gezi Rehberi ve Wadi Rum Gezilecek Yerler - Akabe Gezilecek Yerler & Akabe Gezi Rehberi - Akabe Scuba Diving Maceramız Bu başlıkta Ürdün hakkında kısa kısa bilgiler bulacaksınız. Bu bilgiler Ürdün'de size lazım olacak hap bilgiler. Gezeceğiniz ülkede neyin ne olduğunu önden bilmek daha rahatlatıcı olur. Zaten bu bilgilere gittiğinizde tek tek şahit olacaksınız. Ürdün'ün kuzeyinde Suriye, kuzeydoğusunda Irak, güneyinde ve doğusunda Suudi Arabistan, batısında İsrail yer alıyor. Ülke güneybatısında bulunan Akabe Körfezi ile Kızıldeniz'e açılıyor. Gerçekten baktığınızda sıkıntılı bir bölge burası ama Ürdün tüm bu sıkıntılara rağmen oldukça istikrarlı, güvenli ve düzenli bir ülke. Bunu biz de fazlasıyla hissettik. İnsanlarının bakış açısının ve yaşama şeklinin bu durumda etkin olduğunu düşünüyorum. Güvenlik açısından hiç bir endişeniz olmasın. Ürdün, Arap Baharı'ndan bile etkilenmemiş. Sanırım batı ile olan yakın ilişkiler neticesinde istikrarını korumaya devam ediyor. - Başkenti: Amman - Ülke telefon kodu: + 962 - Para birimi: Ürdün Dinarı - Nüfusu: 10,2 milyon (2020) - Din: %95 Müslüman, %4 Hristiyan, %1 Diğerleri - Yönetim Şekli: Krallık - Konuşulan Dil: Arapça - Priz Tipi: C / D / F / G / J Priz tipleri - Saat Farkı: Türkiye ile saat farkı yok. Saat ayarı yapmanıza gerek yok. Ürdün'de toplamda 12 ana il bulunuyor. Bu illerden en büyük olanı başkent Amman. Ürdün bir krallık ve ülke krallık ile yani monarşik bir düzende yönetiliyor. Ürdün'de kralın resmini bir çok yerde göreceksiniz. Hemen şunu da belirteyim Ürdün'de şeriat yok. Yani İran gibi düşünmeyin. Burası gayet ılımlı ve medeni bir ülke. Biz genel olarak çok rahat ettik. Biraz da Ürdün tarihinden bahsedeyim sonra gezi rehberime devam. Ürdün toprakları tarihsel olarak bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Nebatiler, Romalılar, Bizans, Emevi Devleti, Osmanlı İmparatorluğu gibi bir çok devlet bu topraklarda hüküm sürmüş. 400 yıl boyunca Osmanlı toprağı olan Ürdün 1. Dünya Savaşı sonrasında Türk egemenliğinden çıkmış. Sonrasında 1921 yılında İngiliz mandası olarak Mavera-i Ürdün Emirliği adını almış ve başına da Şerif Hüseyin'in oğlu I. Abdullah geçmiş. I. Abdullah İngilizlerden bağımsız hareket etmek isteyince öldürülmüş ve yerine oğlu Tallal geçmiş. Akli sorunları olan Tallal tedavi olmak için İstanbul'a gelmiş ve yerine oğlu Hüseyin geçmiş. Hüseyin'in ölümünden sonra ise yerini Kral II. Abdullah almış. Kral Abdullah hala ülkenin başında bulunuyor. Kısa bir tarihi olan Ürdün daha 1 asırlık bir ülke bile değil. Ürdün resmi adıyla Ürdün Haşimi Krallığı, Orta Doğu'nun tam göbeğinde yer alıyor. Ürdün bir Arap ülkesi ve krallık sistemi ile yönetiliyor. Ülkenin kuzeyinde Suriye, batısında İsrail ve Batı Şeria, kuzeydoğusunda Irak, güneyinde ve doğusunda ise Suudi Arabistan bulunuyor. Ülkenin başkenti Amman. Diğer önemli şehirleri Akabe, Medeba, Jerash, İrbid gibi şehirler. Her noktasını gezmek mümkün olmasa da Ürdün kesinlikle keşfedilmesi gereken bir ülke. Ürdün gezi planı çıkartırken bir çok şeyi hesaplamanız gerekecek. Gezinize ya Amman ya da Akabe ile başlamanız lazım. Aşağıda bu yerler arasındaki mesafeyi görebilirsiniz. Ürdün'ün haritadaki konumu burada. - Amman Akabe arası 335 km ve yol yaklaşık 4 saat - Amman Petra Antik Kenti arası 236 km ve yol yaklaşık 3 saat - Amman Wadi Rum arası 314 km ve yol yaklaşık 3 saat 50 dakika - Amman Jerash arası 50 km ve yol yaklaşık 50 dakika - Amman Ölü Deniz arası 70 km ve yol yaklaşık 1 saat 15 dakika sürüyor. Türkiye'den Ürdün'e nasıl gidilir sorusunun en pratik yolu uçak ile buraya ulaşım. İstanbul, Ankara, Antalya ve Trabzon illerimizden Ürdün'e düzenli seferler var. Burada Trabzon olması çok ilginç geldi bize ama son zamanlarda Araplar arasında Trabzon çok popüler. Ürdün'de gezerken bir çok kişinin Trabzon'a gittiğine şahit olduk. Neden Trabzon dedik ve elbette yeşilinden dolayı dediler.😊 Çöllerde yeşile hasretler tabi. Aşağıda belirttiğim üzere Ürdün'e vize gerekmiyor. Türkiye'den atlayın uçağa ve kendinizi Amman ya da Akabe'ye atın. Amman mı Akabe mi derseniz bence bu size ve gezmek istediğiniz yerlere bağlı. Maliyet olarak Amman uçuşları daha uygun belirteyim. Biz Ankara'dan Amman'a uçtuk ve Amman'dan Ankara'ya döndük. Ürdün çok büyük bir ülke değil. Gezmesi oldukça rahat. Sadece araba şart. Ürdün'ü gezmek için kuzeyden güneye ya da güneyden kuzeye bir rota çizebilirsiniz. Ürdün, Türkiye'den vizesiz gidilen ülkeler listesinde yer alıyor. Sadece pasaportunuzla Ürdün'e giriş yapıp bu ülkede 90 gün kalabiliyorsunuz. Yani Ürdün vizesi diye bir şey yok. Sadece pasaportunuz olsa yeter. Pasaport türü de fark etmiyor. Diplomatik, resmi ve umuma mahsus pasaport sahipleri ilk giriş tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde, altı ay içerisinde 90 günü geçmemek kaydıyla vizeden muaf. Biz Ürdün'e giderken ne otel rezervasyonu ne de dönüş bileti aldık yanımıza. Pasaport kontrol için hazırlıksız gittik ve ülkeye sorun olmadan Amman şehrinden kolayca giriş yaptık. Pasaport polisi sadece nerede kalacaksınız, neden geldiniz diye bir kaç basit soru sordu. Sonra Welcome Jordan.😊 Siz yine de bizim kadar rahat değilseniz yanınıza rezervasyon belgelerinizi alabilirsiniz. Ürdün bence kesinlikle görülmesi gereken bir ülke. Gezilecek yerleri efsane. İnsanı çok naif ve yardım sever. Aksi bir durum olmazsa Ürdün'den mutlu döneceğinize gönülden inanıyorum. Ürdün gezi rehberimde tüm tecrübelerimi yazmaya çalıştım. Sadece sevmediğim tarafı gezilecek yerlerin giriş ücretinin yabancılar için oldukça pahalı olmasıydı. Ama güzellikleri görünce bu durumu bir saatten sonra göz ardı ediyorsunuz. Ürdün nasıl bir yer sorusuna ben yazılarımda detaylı cevap verdim zaten. Petra Antik Kenti, Wadi Rum, Ölü Deniz bu ülkeyi çok cazip hale getiriyor. Bence fırsat bulursanız bu güzel rotayı kesinlikle değerlendirmelisiniz. Ürdün'e gideceğiniz zaman oldukça önemli. Çünkü yürüme noktasında oldukça efor sarf edeceksiniz. Dolayısıyla aşırı sıcaklarda ya da soğuklarda gitmenizi tavsiye etmem. Petra Antik Kenti'nde günde 25 bin atmayı göze alın. Bu adımları temmuz sıcağında atmanız çok da iyi olmaz. Peki Ürdün'e ne zaman gidilir ? Bence Ürdün'e gitmek için en iyi dönem Eylül Ekim sonbahar dönemi ve Mayıs Haziran ilkbahar dönemi. Bunun dışında Ürdün yazın sıcak olacaktır. Kışın ise soğuk ve yağıştan dolayı gezi programınızdan bazı yerleri çıkarmak zorunda kalabilirsiniz. Biz Eylül ayı ikinci çeyrekte Ürdün'e gittik. Hava gayet güzeldi. Gündüzleri sıcak, geceleri serindi. Bahar aylarında Ürdün'e gidecekseniz yanınıza akşam için muhakkak kalın bir şeyler alın. Özellikle Petra'da hava değişimini fazlasıyla hissettik. Geceleri oldukça soğuk. Dikkatli olmazsanız üşütme kaçınılmaz son. Şunu da belirteyim yaz sıcağını göze alıp Ürdün'e gidebilirsiniz ama kışın Ürdün'e gitmenizi tavsiye etmem. Çünkü hem soğuk hem de Akabe'de dalış yapma durumunuz oldukça zor olur. Özetle Ürdün'e gidecekseniz bahar aylarını tercih etmeniz mantıklı olacaktır. Tabi ucuz uçak bileti bulursanız dönem seçme durumunuz olmayacaktır. Yine de bahar aylarını zorlamaya çalışın. Bir önemli soru daha. Ürdün kaç günde gezilir ya da Ürdün Gezi Planı nasıl olmalı ? Bu soru tamamen sizin seyahat programınıza ya da izin durumunuza bağlı. Eğer bu konularda bir sıkıntınız yoksa Ürdün geneline bence 7 gün ayırmalısınız. Bir çok blogda 3-4 gün Ürdün için yeterli olacaktır yazsa da bu süre bence oldukça yetersiz. Ürdün her noktası ile keşfedilmeyi hak eden bir yer. Evet her yerine gitmeniz gerekmiyor tabi ama bazı noktalara kesinlikle uğramalısınız. Peki bu 7 günü nasıl dağıtmalıyım. Bunun cevabı da tabi ki bende. 7 günü Ürdün gezi noktalarına göre aşağıdaki gibi dağıtın. - Amman Merkez Gezilecek Yerler 1 Gün - Amman Çevresi Jerash antik Kenti ve Aclun Kalesi 1 Gün - Ölü Deniz ve Çevresi 1 Gün - Petra Antik Kenti 2 Gün - Wadi Rum 1 Gün - Akabe 1 Gün İşte gün dağılımını tam da böyle yapmalısınız. Tabi varış ve dönüş yerlerinize saatlerinize göre bu gün dağılımını ayarlamalısınız. 5 gün vaktiniz varsa Petra'ya 1 gün ayırmalı, Amman çevresini listeden çıkarmalısınız. 3 gün vaktiniz varsa Petra'ya 1 gün, Wadi Rum'a 1 gün, Akabe'ye 1 gün ayırmalısınız. Peki biz Ürdün'ü kaç günde gezdik. Biz Ürdün'e 7 gün ayırdık. Ama Ankara'dan Amman'a gidiş uçuşumuzda rötar olduğu için 1 gün gecikmeli Ürdün'e vardık. Gezilecek yerler listesinde biraz oynama yaparak yukarıdaki planımıza sadık kalmaya çalıştık. Ürdün'e gitmeye karar verdiniz sadece başkent Amman'ı gezmeyeceksiniz tabiki. Eğer sadece Amman'ı gezecekseniz sizin kararınız tabiki ama sonra ben Ürdün'ü gezdim demeyin. Ürdün'e geldiğinizde kesinlikle görmeniz gereken yerler aşağıda. - Amman merkez ve çevresi - Ölü Deniz - Petra Antik Kenti - Wadi Rum - Akabe Bu yerlerden önem sırasına göre en önemli yer Petra ve Wadi Rum. Akabe'de görülecek çok fazla yer yok. Fakat burada scuba diving kesinlikle yapmalı ve mercan resiflerini muhakkak görmelisiniz. Detaylı yazılarıma göz atmayı unutmayın. Ürdün gezi planı çıkartırken göz önünde bulundurmanız gereken en önemli şeylerden biri gezilecek yerlerin giriş ücreti. Bu konuda Ürdün ne yazık ki yabancılara çarpı 5 kat hatta 10 kat tarife uyguluyor. Dolayısıyla bu konuda ön hazırlık yapmanız önemli. Ürdün'e gelirseniz ve bu ülkeyi detaylı gezerseniz bence Jordan Pass almalısınız. Peki bu Jordan Pass nedir ? Jordan Pass'i bizim müze kart gibi düşünebilirsiniz. Ören yerlerine bu kartla ücretsiz girebiliyorsunuz. Bu da size maliyet açısından ciddi bir avantaj sağlıyor. Jordan Pass ile 40'dan fazla yere ücretsiz şekilde giriş yapabiliyorsunuz. Jordan Pass fiyatı 70 JOD. Bu fiyat en düşük paket ve 1 günlük Petra giriş ücreti (50 JOD) bu fiyata dahil. Jordan Pass tarifelerini bu linkten kontrol edebilirsiniz. https://www. jordanpass. jo/Contents/Prices. aspx Eğer 2 günlük Petra gezisi yapacaksanız ki bence yapmalısınız Jordan Explorer paketini seçmelisiniz. Peki Jordan Pass nerelerde geçerli? Bunun için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Bu liste önemli. Eğer bu listedeki yerleri gezmeyi planlıyorsanız bence kesinlikle Jordan Pass almalısınız. Jordan Pass, satın alma tarihinden itibaren 12 ay içinde kullanım için geçerli. Jordan Pass'i sitesinden online olarak satın alabilirsiniz. Ödeme sonrası mailinize Jordan Pass pdf formatında tak diye geliyor. Bir de Ürdün'e varmadan önce Jordan Pass satın alırsanız ve en az üç gece (4 gün) kalırsanız turist giriş vizesi ücretleri ödemezsiniz. Tabi bu bizim için geçerli değil. Not: 12 yaşından küçük çocuklar ebeveynleri eşliğinde turistik yerlere ücretsiz girebiliyor. Ayrıca Jordan Pass, gezilecek yerlere yalnızca tek giriş hakkı veriyor. Jordan Explorer ve Jordan Expert Paketlerini satın alırsanız Petra dışında tekrar girişe izin verilmiyor. Ürdün bizler için pahalı bir ülke ama yine de gezip görülmesi gereken bir yer. Ucuza seyahat etme yolları yazımla bu ülkedeki masraflarınızı minimize edebilirsiniz. Ürdün'e gideceksiniz elinizdeki TL'yi mobil bankacılıktan dolara çevirin ve banka ya da bankamatiklerden bu dolarları çekin. Ürdün'e vardığınızda bu dolarları JOD'a çevirmeniz gerekli. Peki bu işlemi nerede yapacaksınız. Daha doğrusu nerede yapmayacaksınız. Döviz çevirme işlemini Amman Havaalanı'nda yapmayın oldukça zararlı çıkarsınız. Çünkü çok düşük kurdan döviz bozuyorlar. Bunun yerine şehir merkezini tercih etmeniz daha mantıklı olacaktır. Ya da İstanbul veya Ankara'dan uçacaksanız buradaki havaalanlarında bulunan Exchange bürolarını kullanabilirsiniz. Daha insaflılar. Sadece Amman'daki havaalanı döviz ofislerini kullanmayın yeter. Biz Amman'a vardıktan sonra bir bankaya daldık ve dolarları JOD'a çevirdik. Elimizdeki tüm parayı da JOD'a çevirmedik. Yani elimizde dolar bıraktık. Kendinize göre bir miktar çevirin yeter. Zaten bir çok yerde kredi kartı geçerli. Not: Döviz bozdurma işleminde pasaportunuzu yanınızda bulundurun ve mümkünse bankaları kullanın. Daha kolay, daha güvenilir. Bizim Amman Havaalanı'nda JOD'a ihtiyacımız olmadı. İlla havaalanında ihtiyacınız olursa küçük bir miktar döviz bozdurun yeter. Son bir bilgi daha döviz işlemleri için telefonlarda uygulaması olan XE uygulamasını kullanın. Çok pratik, çok rahat. Her türlü para birimini kolayca bu uygulamada hesaplayabiliyorsunuz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/urdun-gezilecek-yerler", "text": "Ürdün için 2022 Eylül ayında 7 günlük gezi planladık ve her şeyi ile bizim için muhteşem anılar biriktirdiğimiz bir seyahat yaşadık. Bu güzel ülkede çöllerden denizlere, tarihi yerlerden doğal güzelliklere bir çok şeye tanık olacaksınız. Özellikle Ürdünlülerin güler yüzü, misafirperverliği ve yardımseverliği her şeyin ötesinde bizi ayrı memnun etti. Para birimi dışında her şeyini seveceğinizi garanti ederim. Sadece ihtiyacınız olan iyi bir gezi planı. Bu noktada elimden geldiği kadar size yol göstermeye çalışacağım. - Ürdün Gezi Rehberi - Amman Gezilecek Yerler - Petra Antik Kenti ve Petra Gezi Rehberi - Wadi Rum Gezi Rehberi ve Wadi Rum Gezilecek Yerler - Akabe Gezilecek Yerler & Akabe Gezi Rehberi - Akabe Scuba Diving Maceramız İdeal bir Ürdün gezi planı nasıl olmalı? Bu sorunun cevabı için Ürdün'e kaç gün ve ne kadar bütçe ayıracaksınız o önemli. Bu durum tamamen bütçe ve vaktiniz ile ilgili bir durum fakat Ürdün için ben en az 3 gün, en fazla 7 gün zaman ayırmanız gerektiğini düşünüyorum. 3 günden az olmamalı çünkü görmeniz gereken önemli yerler var. 7 günden fazla olur mu olabilir ama bence tam tadında bırakmanız daha güzel olur. Peki bu zaman dilimlerinde nereleri gezmelisiniz şimdi bunun planını çıkartalım. - Amman Merkez (1 Gün) - Petra Antik Kenti (1 Gün)"} {"url": "https://bujuyollarda.com/urdun-nerede-urdune-nasil-gidilir", "text": "Ürdün hayalimizde olan bir ülkeydi ve sonunda bu güzel ülkeyle buluşabildik. Ürdün için 7 gün bir gezi planladık ve Ankara'dan Ürdün'e uçarak bu planı hayata geçirdik. Dünyaca popüler güzellikleri olan Ürdün keşfedilmesi gereken bir ülke. Burası ile ilgili tereddütleriniz varsa bir kenarı bırakın ve harekete geçin. Bu yazımda Ürdün Nerede, Ürdün'e Nasıl Gidilir sorularına cevap bulacaksınız. Ürdün ile ilgili çok detaylı hazırladığım diğer yazılar ise aşağıda."} {"url": "https://bujuyollarda.com/urfa-otel-tavsiyesi-sanliurfada-nerede-kalinir", "text": "Şanlıurfa'da nerede kalınır sorusuna bir yanıt arıyorsunuz ve benim yazıma denk geldiniz. E hoş geldiniz. Tavsiyemi dinleyip tercih ettiğinizde pişman olmayacağınız Urfa otel tavsiyesi yazıma başlıyorum o halde. Kendi tavsiyemi anlatmaya başlamadan önce böyle bir başlık açma gereği duydum. Evet konaklama tercihlerimizde hepimizin kişisel tercihleri var ancak ben gittiğim şehrin tarihi bir hanı, bölgeye özgü bir mimarisi varsa bu tarz yerlerde konaklamayı tercih ediyorum. Size de naçizane öncelikli önerim bu olur. Şanlıurfa otelleri içinde bir çok seçenek var. Klasik şehir otelleri de bulunuyor listede butik oteller de. Dizaynı ve dekorasyonuyla size Urfa'da konakladığınızı hissettirecek bir yer seçin derim. Otel seçerken dikkat etmenizi önerdiğim bir diğer kriter gezilecek yerlere olan yakınlığı. Şanlıurfa gezilecek yerler Balıklıgöl çevresinde şekillendiği için bu bölgedeki otelleri inceleyebilirsiniz. Hani insanlar için söylenen bir söz vardır; kişi görünüşüyle ağırlanır düşüncesiyle uğurlanır diye. Bence bu söz işletmeler için de geçerli. Zira dekorasyonuyla göz dolduran, ilk bakışta göze hitap eden ama hizmet kalitesi çok kötü yerler de gördü bu gözler. Ala Han öyle bir otel ki göze de hitap ediyor gönüle de. Girişte ayrı mest oluyor insan, çıkışta ayrı. Dekorasyon gerçekten çok hoş onu söyleyeyim. Mobilyaların tarzı, renk seçimleri, kullanılan aksesuarlar çok şık ve ambiyans ilk dakikadan sizi içine çekiyor. Otelde kahvaltı dahil konaklama hizmeti veriliyor. Otelin oldukça şık bir restoranı var. Eğer Şanlıurfa'ya yolunuz düşerse ve başka bir yerde konaklarsanız, bir akşam mutlaka Ala Han Restaurant'ta yemek yiyin. Mezeleri inanılmaz lezzetli. Patlıcan kebabı ve haşhaş kebabı damakta iz bırakan cinsten. Ayrıca Urfa'nın en iyi sıra gecesi de burada yapılıyor. Urfa'da sıra gecesi mekanı arıyorsanız Ala Han Restaurant ilk tercihiniz olsun derim. Akıllara zarar bir çiğköfte yiyecek, Urfa türkülerine eşlik edecek, unutulmaz bir gece geçireceksiniz. Odalarda twin, triple, deluxe ve suit oda seçenekleri bulunuyor. Odaların müthiş konforlu olduğunu vurgulamak isterim. Odalarda televizyon, klima, mini bar, çay kahve ikramı ve su ısıtıcı bulunuyor. Banyoda kişisel bakım için otelin sunduğu temizlik kitleri gayet güzel ve kaliteli. Pandemi sürecinde hepimizin en hassas olduğu konu temizlik. Ala Han Butik Otel bu konuda bizden tam puan aldı. Odalar ve ortak kullanım alanları pırıl pırıl. Tüm Covid önlemleri alınmış ve her misafir çıkışından sonra özel kıyafetli personeller odayı ULV cihazına ilave edilen Qac bazlı dezenfektan ile dezenfekte ediyor. Temizlik sonrasında tekrar ULV cihazı ile odayı dezenfekte edip bir sonraki misafire hazır hale getiriyorlar. Temizlikten yana içiniz rahat etsin. Otelin en can alıcı özelliklerinden biri konumu. Ala Han Butik Otel Şanlıurfa'nın kalbi diyebileceğimiz bir bölgede yer alıyor. Balıklıgöl'ün hemen üst tarafında bulunan otelin manzarası Urfa Kalesi'ne açılıyor. Oldukça merkezi konumda olması Urfa seyahatinizde size ciddi avantajlar sağlıyor elbette. Otelin her yere yürüme mesafesinde oluşu, vakitten ciddi anlamda tasarruf ettiriyor. Özetle Şanlıurfa merkezde otel arıyorsanız Ala Han Butik Otel ile hedefi 12'den vurmuş olursunuz. Otel misafirleri için her sabah özenle hazırlanan bir açık büfe var. Bazı otel kahvaltılarından dolayı düşük beklentiyle gitsem de oldukça tatmin edici ve güzel bir kahvaltısı var Ala Han Butik Otel'in Yöresel lezzetlerden kuru patlıcan ve kuru biberler inanılmaz lezzetliydi. Çeşit çeşit peynirleri, zeytinleri, reçelleriyle zengin bir kahvaltı sunuyor. Bütün gün gezip tozmak için ihtiyacınız olan enerjiyi alabileceğiniz bir kahvaltı büfesi sizi bekliyor. İşte bana her şeyi unutturan detay, misafir ilişkileri! Yani ben otelin konumunu tolere edebiliyorum, otelin olanaklarını göz ardı edebiliyorum ama güler yüz, ilgi alaka olmadığı noktada dünyanın en iyi otelinde de kalsam mutsuz ayrılıyorum. Ala Han misafir ilişkileri konusunda görüp görebileceğiniz en iyi otellerden. Resepsiyondan restorana, oda servisinden temizliğe otelde çalışan herkes misafirlerle yakından ilgili ve güler yüzlü. Ayrıca otelin sahibi Mehmet Bey de oldukça ilgi alakalı ve hoş sohbet biri. Tanışma imkanınız olursa bi kahve içip sohbet edin derim. Urfa otel tavsiyesi yazımın sonuna geldik. Konaklarken olduğu gibi anlatırken de keyif aldım Ala Han Butik Otel'den. Umarım siz de benim kadar seversiniz.😊 Urfa ile ilgili diğer yazılarımı okumak isterseniz bağlantılar aşağıda."} {"url": "https://bujuyollarda.com/urfa-sira-geceleri", "text": "Kadim şehir Şanlıurfa derin bir geçmişe sahip. Bu köklü geçmiş Urfa'ya kültürel anlamda bir çok şey kazandırmış. Urfa'nın gelenek ve görenekleri, yöre insanının misafirperverliği, Urfa'nın tarihi dokusu burayı ziyaret edenleri çepeçevre sarıyor. Urfa gelenek ve göreneklerinden en bilineni ve son zamanların en popüler etkinliği ise tabi ki Urfa Sıra Geceleri. Hazır Urfa'ya gitmişken sıra gecesine katılmadan dönmek olmazdı. Biz de bu güzel etkinliğe katılıp sıra gecesi ile ilgili tüm deneyimlerimizi sizlerle paylaşmak istedik. Urfa sıra geceleri ile ilgili tüm ayrıntılar aşağıda. Şanlıurfa gezimiz sırasında Urfa'da Ne Yapılır sorusunun ilk cevabı olan Urfa sıra gecesine katılmak bizim için olmazsa olmazdı. Urfa'nın kültürünü hissetmek, türkülere kulak vermek için güzel bir mekan bulduk ve bu güzel gecenin tadını çıkardık. Böyle bir deneyim yaşamak bizim için çok özeldi. Urfa'ya yolu düşen herkesin bana göre sıra gecesine katılması gerekiyor. Bir şehrin kültürünü hissetmek için bu tarz etkinlikler çok büyük fırsat. Biz de böyle bir etkinliğe katılmışken Urfa Sıra Gecesi için size güzel bir mekan önerisi vermek istedik. Not: Sıra gecesi yazımız uzun olacağından bulmanız kolay olsun diye sıra gecesine katıldığımız mekan için rezervasyon numarasını en üste bırakıyorum. Whatsapp'tan iletişime geçip kolayca rezervasyon yapabilirsiniz. İlk olarak sıra gecesi nedir sorusunun cevabını verelim. Sıra gecesi özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan bazı şehirlerimize ait bir eğlence kültürü. Sıra gecesi denilince akla ilk gelen yer Urfa olsa da Mardin, Diyarbakır gibi bazı şehirlerimizde de sıra gecesi kültürü bulunuyor. Urfa sıra gecelerinin çok daha fazla meşhur olmasını sağlayan kişi ise Urfalılara göre İbrahim Tatlıses'miş. Bu konuda Urfalılar İbo'ya oldukça minnettarlar. Çünkü sıra geceleri turizm açısından şehre büyük katkı sağlıyor ve sağlamaya devam ediyor. Urfa sıra geceleri seki gibi karşılıklı oturma yerlerinin bulunduğu bir alanda yapılıyor. Bu alanda türkü ekibinin yeri ayrı oluyor. Urfa türküleri ile başlayan gece davul gösterisi, çiğ köfte yoğurma, yeme içme keyfi ve tabi ki halay ile devam ediyor. En son türküleri söyleyen sanatçımız kapanışı yapıyor ve gece sonlanıyor. Urfa sıra gecelerinin bazı adetleri var. Bunlar sıra gecesinin olmazsa olmazlarından. Zaten bu adetler sıra gecelerini özel kılıyor. Benim bildiğim ve katıldığım sıra gecesinde gördüğüm adetler aşağıdaki gibi. Bunun dışında da adet varsa yorum kısmında bizi aydınlatabilirsiniz. - Urfa sıra gecelerinin olmazsa olmazı çiğ köftedir. Et ile yapılan hakiki çiğ köfteyi sıra gecesinde tadabilirsiniz. - Yapılan çiğ köfteyi tavana ya da üstte tutulan tabağa yapıştırmak sıra gecesi adetlerinden. Eğer çiğ köfte tavana yapışırsa kıvama geldiği anlaşılıyor. Şu an bunu yazarken bile canım çiğköfte çekti.😊 - Davul gösterisi. Bizim katıldığımız sıra gecesinde yapılan davul gösterisi ateşle yapılıyordu ve oldukça güzeldi. İşi bilen birinin bunu yapması önemli aksi takdirde durum sıkıntılı olabilir.😂 - Sıra gecelerinin olmazsa olmazı birbirinden güzel Urfa türküleri ve şarkılarıdır. Urfa türkülerine aşağıda ayrı bir başlık açtım. - Urfa'nın birbirinden lezzetli kebapları sıra gecesinde olmazsa olmazlardan. - Çiğ köfte yapan kişiye gönlünüzden ne koparsa verebilirsiniz. Bu arada davulcuyu da unutmayalım. Bu durum zorunlu değil ama gönlünüzden ne koparsa artık.😊 İşte işin en önemli kısmına geldik. Urfa'da sıra gecesi için güzel bir mekan arıyorsanız öneriniz benden gelsin. Urfa'da katıldığımız sıra gecesi her anlamıyla güzeldi. Çok özenli ve güzel bir sıra gecesi organize eden bu güzel mekanı gönülden tavsiye ediyorum. Hem sıra gecesi yeri hem de otel olarak kullanılan mekanın sahibinin bizzat organize ettiği gecede her şey çok düzenliydi. Konakladığımız oda ve sıra gecesinin ortamı gayet nezih ve temizdi. Sıra gecesinde servis edilen yemeklerden çiğ köfteye, tatlıdan salataya her şey oldukça lezzetliydi. Serviste profesyonelce hazırlanmış güzel bir düzen vardı. Sıra gecesini sıra gecesi yapan türkü ekibi başarılıydı. İşini bilen bir ekip vardı. Türküler tabiri caizse damardan giriyordu.😊 Ortam gayet seviyeli ve güzel insanlardan oluşuyordu. Özetle sıra gecesinde bizim için her şey dört dörtlüktü. - Adres: Beykapusu, Divanyolu Cd. 1a 63100 Eyyübiye/Şanlıurfa - Telefon/WhatsApp: 05304353627 Urfa sıra gecesinde genel olarak Urfa yöresine ait türküler söyleniyor. Birbirinde güzel bu türkülerle çok güzel bir gece geçiriyorsunuz. Hatta biz bu türküler yüzünden 2 gün boyunca iç ses olarak Urfa türkülerini dinledik.😂İnsanın resmen içine işliyor. Birbirinden güzel Urfa sıra gecesi türkülerinin listesi ve en popülerleri aşağıda. - Delalım - Nemrudun Kızı - Mevlam Bir Çok Dert Vermiş - Urfa'ya Paşa Geldi - Urfa Sana Küsmüş - Etek Sarı - Yan Bağlama - Böyle Yaz - Kolumu Salladım - Merdo - Dağlar Duman - Yaram Sızlar - Havar Bu Sene Urfa sıra gecelerinin fiyatı yemekli ve yemeksiz olarak opsiyonel şekilde değişiyor. Yemekli sıra gecesi fiyatı kişi başı 550 TL iken yemeksiz sıra gecesi fiyatı kişi başı 400 TL. Fiyatlar mekandan mekana değişiklik gösterebilir. Kaliteli mekanlarda fiyatlar bu civarlarda. Sıra gecelerinde yemek çeşit çeşit veriliyor. Yemekler çeşit çeşit meze, ana yemek, çiğ köfte, meyve tabağı ve tatlıdan oluşuyor. Yukarıda bahsettiğim gibi biz hem sıra gecesinden hem de verilen yemeklerden oldukça memnun ayrıldık. Şanlıurfa yöresine ait yemekli ve yemeksiz paket menüyü aşağıya bırakıyorum. - Patlıcanlı Kebap - Domatesli Kebap - Urfa Kebap - Fındık Lahmacun - Bulgur Pilavı - Bostana Salatası - Lebeni Çorbası - Çiğ Köfte - Şıllık Tatlısı Künefe - Sınırsız Çay - Ayran - Su - Mırra - Çiğ Köfte - Şıllık Tatlısı Künefe - Sınırsız Çay - Ayran - Su - Acı Mırra Not: Sıra gecesi başlangıç ve kapanış saatleri: Başlangıç saati 20.00 Kapanış 23:30. Bu saatler mekandan mekana değişebilir. Şanlıurfa, ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alıyor. Doğuda Mardin, batıda Gaziantep ve kuzeyde Adıyaman ile komşu olan şehre hava yolu ve kara yolu ile kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Ayrıca bu bölgeye Gap turlarına katılarak da gelebilirsiniz. Gap turlarının avantajı bu bölgedeki şehirleri toplu olarak kolayca gezmeniz olacaktır. Şanlıurfa'ya uzak bir şehirden gelecekseniz en pratik yol tabi ki havayolu. Urfa şehir merkezine 35 km uzaklıkta Şanlıurfa GAP Havalimanı bulunuyor. Bu havalimanına İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Trabzon gibi ülkemizin büyük şehirlerinden uçak bileti alabilirsiniz. Havalimanından şehir merkezine ulaşmak için Havaş otobüslerini kullanmanız mümkün. Havaş ile Tevhide Hatun Lisesi, Karaköprü İsmar, Karaköprü BİM, Otogar Kavşağı, DSİ Durağı ve Avşaroğlu Petrol duraklarına kolayca ulaşabilirsiniz. Şanlıurfa'ya kara yolu ile ulaşmak için ülkemizin birçok noktasından düzenlenen otobüs seferlerini tercih edebilirsiniz. Şanlıurfa Otogarı şehir merkezine oldukça yakın olduğu için şehrin gezilecek noktalarına ulaşım da oldukça kolaylaşıyor. Sıra gecesinde genellikle geleneksel Türk müziği türleri söyleniyor ve dinleniliyor. Etkinlikte müzisyenler sahne alıp canlı müzik performansı sergiliyor. Sıra gecesinde dinlenen müzikler, genellikle türküler, halk şarkıları şeklinde oluyor. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi türküleri adamı alıp uzaklara götürüyor. Sıra gecelerinde içecek tercihleri genellikle kişisel tercihlere ve mekanın sunumlarına göre değişiyor. Başta şalgam suyu, ayran gibi kebap yanına giden içeceklere ek olarak dileyen alkol de kullanabiliyor. Sıra gecesi, birçok insanın eğlenmek ve sosyalleşmek için tercih ettiği bir etkinlik olduğu için genellikle geç saatlere kadar sürüyor. Etkinliğin bitiş saatini genel olarak mekanlar belirliyor. Saat olarak gece 01.00'a kadar bile sürüyor. Muhabbet iyi ise sabahlar olmasın. Sıra gecesinde genellikle Urfa yöresine ait yemekler servis ediliyor. Hepsi birbirinden lezzetli yemekler tam anlamıyla iştah açıcı. Patlıcan kebabı, çiğköfte, Urfa kebabı, içli köfte, lahmacun, meze ve tatlılar verilen yemeklerin başında geliyor. Urfa sıra gecesi fiyatları yemekli ve yemeksiz olarak değişiyor. Yemekli sıra gecesi fiyatı kişi başı 550 TL civarındayken yemeksiz sıra gecesi fiyatı 400 TL. Urfa sıra gecelerini yemekli güzel bir organizasyon şeklinde düşünebilirsiniz. Sıra gecelerinde türkü ekibi ve halk oyunları gösterisi, çiğ köfte şovu, halay ve birbirinden güzel yemekler sunuluyor. Biz katıldığımız sıra gecesinde çok eğlendik. Urfa'yı ziyaret ederseniz muhakkak sıra gecesine katılın. Urfa sıra geceleri genel olarak yılın her ayı yapılıyor. Mekan seçeneği olarak Urfa'da bir çok yer bu organizasyonu gerçekleştiriyor. Neredeyse haftanın her günü bu organizasyon yapılıyor. Sadece hafta sonları oldukça yoğun olduğundan erken rezervasyon yapmanız önemli. Sıra gecesi için özel bir kıyafet giymenize gerek yok. Yani takım elbise, abiye gibi öyle düğünlük bir durum yok. Günübirlik kıyafetlerinizle sıra gecesine katılabilirsiniz. Sadece çok salaş giyinmeyin yeter. Sıra gecelerine kadınlar tabiki katılabiliyor. Kadın almayan bir mekan varsa zaten oraya gitmeyin! Urfa Sıra Geceleri : En İyi Mekan Önerileri başlıklı yazımın sonuna geldik. Bizim için müthiş bir deneyim olan bu güzel gecenin yeri bizde hep ayrı olacak. Urfa'ya yolunuz düşerse bu deneyimi kesinlikle yaşamalısınız. Söylemesi bizden deneyimlemesi sizden.😊 Şanlıurfa ile ilgili diğer yazılarımın linkini aşağıya bırakıyorum. Hoş çakalın. - Şanlıurfa Gezilecek Yerler | Mezopotamya'nın Mistik Şehri - Halfeti Gezi Rehberi : Şanlıurfa'nın Karagülü - Harran Gezilecek Yerler"} {"url": "https://bujuyollarda.com/usak-gezilecek-yerler", "text": "Şimdi hemen mutfağa koşup çayınızı, kahvenizi alın sonra koltuğunuza iyice yerleşin. Zira efsane bir Uşak gezilecek yerler yazısı sizi bekliyor. Üstün'le kafa kafaya verip Cumayı hafta sonu ile birleştirerek 3 günlük bir Uşak gezisi planladık ve Uşak'ın altını üstüne getirdik. Hem dere tepe düz gezdik hem de Uşak'ta ne yenir sorusunun cevabını aradık. Uşak tarihi ve doğal güzellikleri bünyesinde barındıran yüzölçümü olarak küçük ama bir o kadar da güzel bir il. Bu ilin güzelliklerini bizim gibi hafta sonu kaçamağı yaparak şiddetle keşfetmenizi öneririm. Uşak gezilecek yerler listesini hazırlarken size kolaylık olması açısından bu yerleri birbirlerine yakınlık durumuna göre sıraladım. Biz Muğla'dan Uşak'a gittiğimiz için kendimize göre bir planlama yaptık. Siz harita üzerinde zoom yaparak ya da sayıların üzerine tıklayarak yerlerin konumlarını görebilir kendinize göre bir rota çıkartabilirsiniz. Alt başlıklarda bizim Uşak gezi planımızı da görebilirsiniz. Haritamızda 1-15 numaralı yerler Uşak merkezde gezilecek yerleri oluştururken diğer yerler Uşak çevresinde kalıyor. Bizim kendi gezi planımız için aşağıda \"Uşak Kaç Günde Gezilir\" başlığına bakabilirsiniz. - İsmet Paşa Caddesi - Uşak Arkeoloji Müzesi - Çakaloz Camii - Uşak Kent Tarihi Müzesii - Cimcim Çeşmesi - Uşak Bedesteni - Burmalı Camii - Ulu Camii - Uşak Paşa Hanı - Tarihi Uşak Evleri - Uşak Halı Kilim Müzesi - Atatürk Ve Etnografya Müzesi - Uşak Tren Garı - Atapark - Huzur Park - Taşyaran Vadisi - Kula Peribacaları Tabiat Anıtı - Blaundus Antik Kenti - Ulubey Kanyonu Tabiat Parkı - Pepuza Antik Kenti - Clandras Köprüsü Uşak'ı gezme görme fikrini daha önce düşünmediyseniz mutlaka bir değerlendirin derim. Zaten bu yazıdan sonra ilk fırsatta gitme düşüncesi aklınızı epey meşgul edecek bence.😃 Size gitmeden önce çıktısını alıp yola çıkabileceğiniz bir liste yapıyorum. A'dan Z'ye tüm noktaları içeriyor Uşak gezilecek yerler rehberim. Şehir küçük olsa da gezilecek yer sayısı oldukça fazla. O nedenle rehberimi 2 ana kısma ayırarak yazacağım: Uşak merkezde gezilecek yerler ve Uşak çevresinde gezilecek yerler olarak. Uşak'ın merkezinde bulunan görülecek yerleri genelde müzeler ve tarihi yapılar oluşturuyor. Hemen hepsi birbirine yakın konumlarda bulunduğu için de yürüyerek gezmeye müsait. - İsmet Paşa Caddesi - Uşak Arkeoloji Müzesi - Çakaloz Cami - Uşak Kent Tarihi Müzesi - Cimcim Çeşmesi - Uşak Bedesteni - Burmalı Cami - Uşak Ulu Cami - Uşak Paşa Hanı - Tarihi Uşak Evleri - Uşak Halı Kilim Müzesi - Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi - Uşak Tren Garı - Atapark - Huzurpark Uşak'ın kalbinin attığı yer burası. Gezilecek yerlere çok yakın konumda bulunan İsmet Paşa Caddesi'nde alışveriş yapabilir Uşak'a özgü şeyleri alabilirsiniz. - Konum burada. Uşak Arkeoloji Müzesi o kadar güzel dekore edilmiş ki kendinizi tarihin derinliklerinde hissediyorsunuz. Arkeoloji Müzesi binası 3 kattan oluşuyor. Müzede 43.000 koleksiyon ve 2000 eser sergileniyor. İlk kat Uşak sınırları içerisinde bulunan arkeolojik eserlere, 2. katta para ve paranın tarihini anlatan görsellere, son olarak 3. kat ise Lidya dönemine ve Karun Hazinelerine ayrılmış. Karun Hazinelerinin en değerli parçalarından biri olan \"Kanatlı Denizatı Broşu\" 3. katta sergileniyor. NOT: Karun Hazineleri 1960'li yılların 2. yarısında Uşak yakınlarından Amerika'ya kaçırılmış ve Kültür Bakanlığı'nın açtığı dava sonucu 1993 yılında ülkemize geri getirilmiş. - Uşak Arkeoloji Müzesi'nin girişi ücretli. Müze kartı olanlar burayı ücretsiz ziyaret edebilir. - Uşak Müzesi ziyaret saatleri 09.00-17.00 - Konum burada. Çakoloz Cami de Uşak merkez gezilecek yerler listemizde olan görülmesi gereken tarihi değerlerimizden biri. Çakaloz Cami Uşak'ın Kurtuluş Mahallesinde yer alıyor. 19. yy'da yapıldığı tahmin edilen cami çeşitli tarihlerde yangın geçirmiş ve onarılmış. Osmanlı camilerinden biri olan Çakaloz Cami batı kültüründen etkilenerek yapılmış. Caminin giriş kısmının üstünde II. Abdülhamid'e ait bir tuğra bulunuyor. - Çakaloz Cami'nin konumu burada. Uşak Kent Tarihi Müzesi'ne ev sahipliği yapan bina, ilkler şehri olan Uşak için geçmişte önemli bir misyona sahip olmuş. Türkiye'de sokakları aydınlatma maksadıyla elektriğin ilk kullanıldığı şehir Uşak'tır. Uşak'ı aydınlatmak amacıyla ilk kez kullanılan elektrik, bu binada üretilmiş ve dağıtımı yapılmış. Uşak Kent Müzesinde Uşak'ın kronolojik tarihi, coğrafyası, kurtuluş mücadelesi, turizm zenginlikleri, doğal güzellikleri, folklorik değerleri, Uşak tarhanası; belgeler, canlandırmalar, görsel sunumlar ve maketlerle anlatılıyor. - Uşak kent tarihi müzesi konumu burada. Uşak merkezde yer alan Cimcim Çeşmesi yol üstü görebileceğiniz bir tarihi yapı. 1896 yılında yapılan bu çeşme Uşak'ın en eski çeşmeleri arasında yer alıyor. Restorasyon için yeri değiştirilmiş. Ama şu an için bakıma muhtaç durumda. - Cimcim Çeşmesi konumu burada. Uşak Bedesteni İtalyan bir mimar tarafından 1901'de yaptırılmış. İki katlı ve taş kullanılarak yapılan bina 1980'li yıllarda restore edilerek Sarraflar Çarşısı haline getirilmiş. Avizeleri bizi oldukça etkilese de son yapılan restorasyon çalışması gerçekten çok amatörce. Dükkanları kaplayan basit tahtalar gerçekten binanın güzelliğine gölge düşürmüş. - Uşak Bedesteni konumu burada. Uşak'ın Küme Mahallesi'nde, Ulu Cami'nin doğusunda bulunan Burmalı Cami'nin yapılış tarihi kesin olarak bilinmiyor. Minare burması yivli olarak inşa edilen ve adını da bu özelliğinden alan Burmalı Cami, mimarisinden ziyade minaresindeki burma kıvrımlarıyla dikkat çekiyor. - Burmalı Cami'nin konumu burada. Uşak'ta tarihi cami bolluğu var. Bu camilerden biri de Ulu Cami. Ulu Cami'nin ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmese de eldeki bilgilere göre cami Germiyanoğlu Beyi II. Alaaddin zamanında yaklaşık 1400 yılında yapılmış. - Uşak Ulu Cami konumu burada. Uşak Paşa Hanı Tiritoğlu Mehmet Paşa tarafından bir Fransız mimara yaptırılmış. Uşak'ın mimari güzelliğini gösteren yapılardan biri olan Paşa Hanı'nın yapımında taş kullanılmış. Alt katta içli dışlı dükkanlar ve üst katta 30 kadar dükkan yer alıyormuş. Şu anda burada bir otel konaklama hizmeti veriyor. - Uşak Paşa Hanı konumu burada. Uşak merkezde gezerken Uşak tarihi evlere denk gelebilirsiniz. Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan eski Uşak evlerini Aybey Mahallesi, Karaağaç Mahallesi, Kurtuluş Mahallesi ve Işık Mahallesi'nde görebilirsiniz. Tarihi Uşak evleri genellikle iki katlı yapıya sahip. Birinci katları taştan olan evlerin ikinci katları ahşaptan yapılmış. Uşak'ta sadece 86 tane kalan tarihi evler Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınmış durumda. Rengarenk Uşak tarihi evleri görmek için Aybey, Kurtuluş, Karaağaç ve Işık mahallelerini ziyaret edebilirsiniz. Biz merkezde yürürken evler tesadüfen karşımıza çıktı. Uşak Halı Kilim Müzesi'ne gittiğimizde müze kapalıydı. Müzenin içini gezemesek de önünde bir kaç fotoğraf çekilmeden dönmedik. Neden burada böyle bir müze var derseniz cevap Uşak'ın neyi meşhur sorusunda saklı. Meşhur Uşak halılarını bilmiyorduysanız da artık öğrendiniz. 😊 Müzede çok değerli Uşak halıları ve ödül almış Uşak kilimleri sergileniyor. - Uşak halıları %100 yün kullanılarak üretiliyor. - İlmeklerde genelde Türk düğümü uygulanıyor. - İplikler %100 doğal kök boya ile boyanıyor. - Metrekarede 100 bine yakın düğüm bulunuyor. - Uşak Halı Kilim Müzesi'nin konumu burada. Atatürk'ün Uşak'ta kaldığı ev olan Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesine gerçekten tek kelime ile bayıldık. Uşak gezilecek yerler listesinde buranın yeri ayrı oldu bizde. Binanın dıştan görünümü ayrı güzel içerisi ayrı güzel. Gerçekten insan o zamanlara ışınlanıp bu evlerin atmosferinde yaşamak istiyor. Uşak merkezde gezilecek yerler listesine burayı kesinlikle alın derim. Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi Kurtuluş Savaşı'nın fiilen sonlandırıldığı karargah binasıymış. 1 Eylül 1978 tarihinde açılan müze binası Osmanlı dönemi yapısı olup İstiklal Savaşından sonra Yunan Baş Komutanı Trikopis'in esir alındığı yerdir. Başkomutan Trikopis esir olmasına rağmen Atatürk tarafından Türk misafirperverliği ile karşılanmış. İki katlı ahşap yapının giriş katında yöresel etnografik malzemeler, eski silahlar, giysiler, takılar ve diğer eserler sergileniyor. Üst katın tamamı Atatürk Müzesi olarak düzenlenmiş. O dönemden kalma aynalar, sehpalar, koltuklar, Atatürk'e ait yatak odası ve yine Atatürk'e ait giysiler bulunuyor. - Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi'nin herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. - Müze haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında açık. - Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi'nin konumu burada. Uşak arkeoloji müzesine çok yakın konumda olan Uşak Tren Garı oldukça fotografik bir yer. Tren garında bulunan kara trende ya da buradaki evlerin önünde fotoğraf çekilebilirsiniz. - Uşak tren garı konumu burada. Uşak şehir merkezinde yeşille buluşmak isterseniz Atapark'ı gezebilirsiniz. Atapark'a bi bina dikmişler ama neye hizmet ediyor biz çözemedik. Burada Karun AVM bulunuyor isterseniz buradan alışveriş yapabilirsiniz. Bir de burada belediyenin işlettiği uygun fiyatları olan güzel bir işletme var aklınızda bulunsun. Atapark'ın içinde tenis sahası, paten kayma pisti, çocuk parkı da mevcut. Atapark'ta yapılacak en güzel şey çimlere yayılıp keyif yapmak. - Uşak Atapark konumu burada. Uşak gezilecek yerler listemizde merkezdeki yerlere bir tık uzak mesafede yer alıyor Huzur Park. Burası Uşaklıların şehir hayatından kaçış noktalarından biri. Biz Huzur Park'a bayıldık. Yeşillikler içindeki atmosferi, parkın içindeki havuzu ve kuğuları insana huzur veriyor. Huzur Parkın içinde piknik alanı, havuz, tenis kortu, spor alanı, oyun parkı ve market bulunuyor. Uşak'ta vaktiniz bolsa burayı da merkezde gezilecek yerler listenize dahil edebilirsiniz. - Huzur Park konumu burada. - Taşyaran Vadisi - Clandras Köprüsü - Pepouza Antik Kenti - Ulubey Kanyonu - Blaundus Antik Kenti - Kula Peri Bacaları Ülkemizde bazı güzel yerler hak ettiği değeri bulamamış gibi. İşte Taşyaran Vadisi de o yerlerden biri. Kesinlikle daha çok bilinmeyi ve ziyaret edilmeyi hak ediyor. Ben sosyal medyada fotoğraflarını ilk gördüğüm anda vuruldum Taşyaran'a ve epey müddet merakla gideceğim günü bekledim. Kavuştuğum an sevdam daha da pekişti. Vadiye ilk geldiğiniz yerde bir mesire alanı var, yukarıda bir gözlem evi bulunuyor buraya çıkıp vadiyi yukarıdan seyredebilirsiniz. Sonrasında kanyonun içine inen basamaklar sizi bekliyor. Hadi inmesi bir şey değil de çıkarken kavurucu sıcak daha da katlanılmaz oluyor benden söylemesi. Aşağı inerken yanınıza su almayı ihmal etmeyin. Vadi daha önce gördüğüm hiçbir yere benzemiyor, müthiş doğa oluşumları var. Kış aylarında su daha yüksek olsa da yazın epey azalmış oluyor. Ayrıca terlikle sandaletle inmeye müsait değil çünkü kayaların üstü kayıyor. Sağlam bir spor ayakkabı tercih etmenizde fayda var. Uşak doğal güzellikleri deyince akla ilk gelen Taşyaran Vadisi'ni Türkiye'de görülecek yerler listenize ekleyin. - Taşyaran Vadisi'nin giriş ücreti bulunmuyor. - Taşyaran Vadisi konumu burada. Uşak'a yakın gezilecek yerlerin en önemlisi sanırım Kula Peri Bacaları'dır. Bildiğiniz üzere Kula Manisa'nın bir ilçesi. Haliyle Kula peri bacaları da Manisa sınırında. Ancak konum olarak Taşyaran Vadisi'ne yakın konumda olduğu için burayı da görmeden dönmek istemedik. Ülkemizde peri bacalarının en bilinen örnekleri Kapadokya'da olsa da aslında farklı yerlerde de bu oluşumları görmek mümkün. Kula peri bacaları en tipik ve güzel örnekleri görebileceğiniz yerlerden. Burada çok güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Alana girdikten sonra seyir terası alanına doğru ilerleyip aracınızı park ettikten sonra manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Manisa ilinin Kula ilçesine 18 km uzaklıkta bulunan Kula Peri Bacalarına sadece özel aracınızla gidebilirsiniz. - Kula/ Salihli jeoparkı'nın bir giriş ücreti yok. - Kula Peri Bacaları konumu burada. Antik kent aşığı bir çift olarak Blaundus Antik Kenti'ne tam anlamıyla aşık olduk. Gerçekten çok güzel bir antik kent burası. Blaundus Antik Kenti Ulubey İlçesinin Sülümenli Köyünde yer alıyor. Halk arasında burası Sülümenli Harabeleri olarak da biliniyor. Konumu manzarası her şeyi ile gerçekten bayıldık buraya. Kentte arkeolojik kazılar devam ediyor. Gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen bir çok yapı var burada. Blaundus Antik Kentinde toplamda bilinen 12 yapı var bunların 4 tanesini görmeniz mümkün diğerleri ise yıkılmış ve gün yüzüne çıkartılmayı bekliyor. Blaundus; Büyük İskender'in Anadolu Seferleri'nden sonra Makedonya'dan gelenler tarafından kurulmuş, şehir halkının kendilerine Makedonyalı Blaundus adının verdiği söyleniyor. Büyük İskender'den sonra Bergama Krallığına ardından da Roma İmparatorluğuna bağlanan kentin, Roma döneminde önemi artmış. Derin vadilerle çevrili bir yarımada üzerinde yer alan kentin önemli yapıları arasında kale, tapınaklar, tiyatro, stadyum ve kaya mezarları bulunuyor. - Blaundus Antik Kenti'nin herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Giriş ücretsiz. - Blaundus Antik Kenti konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Uşak gezilecek yerler listemize dünyanın 2. büyük kanyonu olan Ulubey Kanyonu ile devam ediyoruz. Ulubey Kanyonu Uşak'ın Ulubey ilçesi sınırlarında yer alıyor. Aslında buranın orjinal adı Büyük Uşak Kanyonları ama ilçeden dolayı Ulubey diye anılıyor. Ulubey Kanyonu'nun uzunluğu tam 45 km, derinliği ise 50-140 metre arasında değişiyor. Kanyon boyunca antik dönemlerden kalma su kanalları, kaya mezarları ve mağaraları görebilirsiniz. Yukarıda bahsettiğim Pepouza Antik Kenti de kanyonun içerisinde yer alıyor. Bizi derinden etkileyen bir kanyon oldu. İçerisinden akan derenin kıvrımı gerçekten tam fotoğraflık. Ulubey Kanyonunda kafe seçeneği oldukça fazla. Kanyon manzaralı bu kafelerde bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Burada bir de ters ev bulunuyor. Eğlenceli vakit geçirmek için ters evi ziyaret edebilirsiniz. Ulubey Kanyonu'nun herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Kanyona ücretsiz girip manzara izleme noktalarından manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Ulubey Kanyonunda 2015 yılında hizmete açılan, 135 m2 alana sahip bir cam teras bulunuyor. Alanın zemini kurşun geçirmez camlarla kaplı yani korkmanıza gerek yok. - Ulubey Kanyonu'nda bulunan cam terasın girişi ücretli. - Ulubey Kanyonu konumu için buraya tıklayabilirsiniz. Banaz Çayı'nın hemen kenarında bulunan Pepouza Antik Kenti Uşaklılar tarafından bile bilinen bir yer değil. Kime sorduysak orası da neresiymiş diye tepki verdi. 😂 Google'dan konum alıp araçla belli bir yere kadar gittikten sonra yürüyüşle ulaşırız sandık ama ne fayda! Asla yolu bulamadık. 😃 Ama yine pes etmedik, Üstün inat etti ve drone kaldırdı. Dronumuz saolsun antik kenti havadan bize gösterdi ve fotoğraflarını çekti. Kent hakkında bilgi verecek olursam, Hristiyanlığın kaybolan mezhebi olan Montanizm Pepouza Antik Kentinde ortaya çıkmış. Yazılı kaynaklara göre kent Pepuza Manastırı olarak adlandırılan Bizans manastırına sahip. Günümüzde Pepuza Manastırında, üç katta altmıştan fazla oda, yemekhane, şapel, mutfak, haç şekilli Bizans grafiti, Bizans çanak çömlekleri bulunmuş. - Pepouza Antik Kenti'nin herhangi bir giriş ücreti yok. - Konum için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Uşak gezilecek yerler listelerinin olmazsa olmazıdır Clandras Köprüsü. Köprü Uşak'ın Karahallı ilçesi sınırlarında yer alıyor. Burası aslında zamanında su kemeri olarak yapılmış yani köprü amaçlı değil. Roma döneminde MS 2. yy'da yapılan bu su kemeri buraya yaklaşık 1 km uzaklıkta bulunan ve bizim de duraklarımızdan biri olan Pepouza Antik Kenti'ne Banaz Çayı üzerinden su taşımak amacıyla yapılmış. Clandras Köprüsü'nün uzunluğu 24 metre, genişliği 1,75 metre. Tarihi Clandras Köprüsü'nün ayakları dağ kayalıklarına dayandırılarak yapılmış. Osmanlı döneminde restore edilen köprünün 2012 yılında kilit taşlarından birinin yerinden oynamasından dolayı restore edilmiş. Yine de yaklaşık 2000 yıllık bir yapının günümüze kadar kavuşması gerçekten çok şaşırtıcı. Clandras Köprüsü'nün hemen yanında Türkiye'nin ilk hidroelektrik santrali olan Karahallı Elektrik Santrali bulunuyor. Bu santral 1960 yılında kurulmuş ve hala aktif şekilde elektrik üretiyor. Karahallı Elektrik Santralinin toplam kurulu gücü 500 kw. Kesintisiz elektrik üreten bu santral bölgenin az da olsa elektrik ihtiyacını karşılıyor. Clandras Köprüsü'nün hemen yakınında geniş bir mesire alanı bulunuyor. Yöre halkı burayı piknik alanı olarak tercih ediyor ve hafta sonu Clandras Köprüsü mesire alanında pikniklerini yapıyor. Burada oturabileceğiniz bir çok masa var. Mesire alanının içinde bir büfe ve lokanta mevcut. Ayrıca burada isterseniz girebileceğiniz bir havuz da var. Hafta sonları Clandras Köprüsü piknik alanı çok kalabalık olduğundan belli bir kapasite sonrası buraya araba alınmadığını duyduk. - Clandras Köprüsü'nün girişi ücretli. - Clandras Köprüsü konumu burada. Uşak, Ege Bölgesi'nde, Batı ve Orta Anadolu'yu birbirine bağlayan İç Ege Bölümü'nde \"Gördes-Uşak Platosu\" üzerinde bulunuyor. 1953 tarihine kadar Kütahya'ya bağlı bir ilçe iken, 15 Temmuz 1953'de il olarak ilan edilmiş. Uşak, komşu iller Kütahya ve Afyonkarahisar gibi Ege Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi arasında bir geçit oluşturan İç Batı Anadolu Bölümü üzerinde yer alıyor. - Uşak İstanbul arası 470 km, - Uşak Ankara arası 370 km, - Uşak Muğla arası 288 km, - Uşak İzmir arası 222 km, - Uşak Denizli arası 146 km. Uşak'a ulaşım için bir çok alternatif yol var. Fakat ne yazık ki Uşak'ta bir havalimanı yok. Uşak'ı gezmek isterseniz en güzel yol özel araç ile burayı gezmek olacaktır. Uşak'a nasıl gidilir sorusunun yanıtlarından biri de demiryolu ile ulaşım. Aşağıda ulaşım yollarının detaylarını bulabilirsiniz. - Özel Araç: Uşak'a kendi aracınızla seyahat etmek istiyorsanız, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden karayolu ile Uşak'a ulaşabilirsiniz. Ana ulaşım güzergahları genellikle otobanlar ve ana yollar üzerinden geçiyor. Uşak'ın çevresini özel araçla gezmek hem zaman açısından hem de kolaylık açısından oldukça pratiklik sağlayacaktır. - Otobüs: Türkiye'nin çoğu şehrinden Uşak'a düzenli otobüs seferleri bulunuyor. Ülkenin farklı bölgelerinden Uşak'a otobüs biletleri alarak seyahat edebilirsiniz. Büyük şehirlerden otobüs firmaları ile direkt seferler bulunmakta. - Tren: Uşak'a demiryolu ile seyahat etmek isterseniz, Türkiye'nin diğer şehirlerinden tren seferleri ile Uşak'a ulaşabilirsiniz. - Havayolu: Uşak'ta ne yazık ki bir havalimanı bulunmuyor. Dolayısıyla doğrudan Uşak'a uçakla seyahat etmek mümkün değil. Uşak'a en yakın havaalanı İzmir Adnan Menderes Havalimanı veya daha uzak bir seçenek olan Ankara Esenboğa Havalimanı. Bu havalimanlarından Uşak'a karayolu veya demiryolu ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Uşak gezilecek yerler listesi için biz 3 gün zaman ayırdık ve bu süre bize ucu ucuna yetti. Yani Uşak kaç günde gezilir derseniz bence 3 gün tam yeterli süre olur. Peki bu 3 günü gezilecek yerlere nasıl böldük ondan bahsedeyim. Bu 3 günü gezilecek yerlerin birbirine yakınlığına göre sınıflandırdık. Bu sınıflandırmayı yaparken Muğla'dan yani güneyden Uşak'a geldiğimizi hesaba katarak böyle bir program yaptığımızı da söyleyeyim. 3 günlük Uşak gezi programımız aşağıdaki gibiydi. Hiç sarkma yapmadan günü gününe nokta nokta buraları gezdik. - Clandras Köprüsü - Pepouza Antik Kenti - Ulubey Kanyonu - Blaundos Antik Kenti - Çakaloz Cami - İsmet Paşa Caddesi - Uşak Bedesteni - Cimcim Çeşmesi - Tarihi Uşak Evleri - Paşa Hanı - Uşak Ulu Cami - Burma Cami - Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi - Uşak Halı Kilim Müzesi - Uşak Arkeoloji Müzesi - Uşak Kent Tarihi Müzesi - Uşak Tren Garı - Atapark - Huzur Parkı - Taşyaran Vadisi - Kula Peri Bacaları Uşak merkezde gezilecek yerler birbirine yakın ve yürüme mesafesinde bulunuyor. Buraları aynı gün içinde araç olmadan çok rahat keşfedebilirsiniz. Ancak Uşak çevresinde gezilecek yerler sayı olarak çok ve mesafe olarak da birbirlerine uzak. O nedenle Uşak'ı gezmek için bir araç kiralamak çok daha rahat etmenizi sağlayacak. Uşak, zengin kültürel mirası ve doğal güzellikleriyle bilinen bir şehir. Bu güzel şehirde tarih ve doğa adına bir çok şeyi bulabilirsiniz. Yüzölçümü olarak küçük olsa da bu şehri bence seveceksiniz. Aşağıda Uşak'ta meşhur olan yerleri bulabilirsiniz. Uşak'ta meşhur olan yerler: İsmet Paşa Caddesi, Uşak Arkeoloji Müzesi, Uşak Ulu Cami, Tarihi Uşak Evleri, Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi, Uşak Tren Garı, Atapark, Ulubey Kanyonu, Taşyaran Vadisi. Uşak'ın meşhur tatlısı Uşak Burma Tatlısı ve Demir Tatlısı'dır. Burma tatlısı, özellikle Uşak ve çevresinde yaygın olarak bilinir ve tüketilir. Bu tatlı, ince hamurun içine ceviz veya fındık konularak sarılması ve ardından şerbetle buluşturulmasıyla yapılan bir tatlı. Demir tatlısı ise lokma tarzı hamurun kızartılarak şerbete bulanmasıyla yapılıyor. Demir kaplarda pişirildiği için bu adı taşıyor. Uşak ilinin denize kıyısı yoktur. Uşak, Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinde bulunur ve denize kıyısı olmayan bir il. Bu nedenle Uşak ilinde doğrudan deniz veya sahil bulamazsınız. Uşak Gezilecek Yerler başlıklı yazım umarım faydalı olmuştur. Uşak ile ilgili diğer yazılarım için aşağıdaki bağlantılara göz atabilirsiniz. Bir de Uşak'a yakın konumda olan Denizli ili var. Denizli Gezilecek Yerler için ise bu bağlantıma göz atabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/usakta-ne-yenir", "text": "Gezdiğim şehirleri mümkün olduğunca her detayıyla keşfetmek isterim. Bunun için de yöresel kıyafetler, bölgeye özgü hediyelik eşyalar, meşhur lezzetler de muhakkak gitmeden evvel listeme aldığım detaylardır. Elbette Uşak'a gitmeden önce de bir araştırma yaptık ve kendimize güzel bir Uşak'ta ne yenir listesi yaptık. Önerileri okumaya başlamadan önce Uşak'ta gezilecek yerler için https://bujuyollarda. com/usak-gezilecek-yerler/ yazımı mutlaka okuyun. Uşak gezilecek yerleriyle ruhumuzu, birbirinden özel lezzetleriyle de midemizi doyurdu. 🤭 Bizim deneyimleyebildiğimiz tarhana çorbası ve peksimet tek kelime ile efsaneydi. Uşak'a geldiğinizde bunları kesinlikle tatmalısınız. Kolay kolay her yerde bulamayacağınız bu lezzetler Uşak seyahatinizi daha da unutulmaz kılacak. Uşak'ın neyi meşhur, Uşak'ta ne yenir sorularının cevabı aşağıda."} {"url": "https://bujuyollarda.com/uzungol-gezi-rehberi-uzungol-gezilecek-yerler", "text": "Mini Türkiye turumuzun Sivas Erzurum Gümüşhane'den sonraki durağı Trabzon'du. Trabzon'a gelmişken Doğu Karadeniz'in en popüler gezi noktalarından biri olan Uzungöl'e uğramadan olmazdı. Yaklaşık 1 günümüzü ayırdığımız Uzungöl'e kahvaltı yapmak için erkenden ulaştık. Uzungöl manzarası eşliğinde güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra Uzungöl'ü tüm detaylarıyla keşfetmeye çalıştık. Gördüğümüz, duyduğumuz ve hissettiğimiz kadarıyla Uzungöl Gezi Rehberi huzurlarınızda. Uzungöl, Trabzon'un Çaykara ilçesinin Uzungöl Mahallesi sınırlarında yer alıyor. Belki coğrafya dersinden hatırlarsınız heyelan set göllerini. İşte Uzungöl bir heyelan set gölü. Yani dağ yamaçlarından düşen kayaların, Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuş. Uzungöl'ün en derin yeri 15 metre. Alan olarak ise Uzungöl 1.000m uzunluğa, 500m genişliğe, 20 ha alana sahip. Fakat son zamanlardaki yapılaşma nedeniyle ne yazık ki bu ölçülerde küçülme var. Bu hızda inşaatlar devam ederse burayı Uzungöl yerine Küçükgöl olarak anmaya başlayacağız! Biliyor musunuz Uzungöl, 2004 yılında yapılan rusubat temizliği ile alan olarak %67 oranında büyütülmüş. Ayrıca 3 Ekim 1989'da ilan edilen Uzungöl Tabiat Parkı'nın da bir parçası. Aşağıya Uzungöl ile önemli yerler arasındaki mesafeyi bırakıyorum. Uzungöl Nerede ve Yol Tarifi için Uzungöl'ün Google haritadaki tam konumunu buraya bırakıyorum. Trabzon Merkez Uzungöl arası 96 km yaklaşık 1 saat 25 dk. Trabzon Havaalanı Uzungöl arası 90 km yaklaşık 1 saat 20 dk. Trabzon Otogar Uzungöl arası 93 km yaklaşık 1 saat 25 dk."} {"url": "https://bujuyollarda.com/vazelon-manastiri", "text": "Bir önceki yazımda Sümela Manastırı gezimizi ve manastır ile ilgili tüm detayları anlatmıştım. Şimdi sıra Vazelon Manastırı keşfimizde. Vazelon Manastırı gezimiz bizim için müthiş bir deneyim ve macera oldu. Bu macera unutulmazlarımız arasına girdi. Neden derseniz burayı bulmak bile başlı başına bir macera. Bulduktan sonra içini kimse yokken gezmek müthiş bir heyecan ve biraz da korku.:) Her şeyi ile gizemini koruyan Vazelon Manastırı doğanın içine gizlenmiş şeklinde sizi bekliyor. Hadi gelin Vazelon Manastırı'nı beraber keşfedelim."} {"url": "https://bujuyollarda.com/villa-kiralarken-dikkat-edilmesi-gerekenler", "text": "Bugün farklı bir konu ile size gelmek istedim: Villa Kiralarken Dikkat Edilmesi Gerekenler. Son dönemlerin en popüler tatil şekli olan villa kiralama yöntemi ile tatil yapma konusu. Hepimiz artık otellerden, tatil köylerinden, yazlıklardan sıkılmadık mı ? Hınca hınç bir kalabalık, sürekli koşturmaca, yemek saatlerine uyma çilesi, açık büfede yemek sırası, havuza girmek istiyorsun en az 100 kişi, hele bir de otel işletmesi kötüyse tatiliniz oldu mu çile. Bunun gibi bir çok neden insanları klasik tatil anlayışından çıkartıp, farklı arayışlar içine itiyor. Bu arayışların başında da Villa Kiralama geliyor. Kiralık villa seçenekleri sizin ihtiyacınıza göre çeşit çeşit. Örneğin beni kimse görmesin, kafama göre takılayım derseniz muhafazakar villaları seçmeniz gerekiyor. Balayı yapmak isterseniz balayı temalı özel villaları seçebilirsiniz. Ben aşağıya bildiğim kadarıyla villa çeşitlerini yazdım. İhtiyacınız ne ise ona göre seçim yapabilirsiniz. - Muhafazakar Villalar,"} {"url": "https://bujuyollarda.com/vizesiz-gidilen-ulkeler", "text": "Not: Türkiye'den Vizesiz Gidilen Ülkeler ya da Türkiye'den Vize İstemeyen Ülkeler listesi görüp görebileceğiniz en güncel listedir. Ayrıca vize politikaları her an değişebildiğinden en doğru bilgiyi Dış İşleri Bakanlığı'nın sitesinden alabilirsiniz. İlk olarak vize nedir ve çeşitleri nelerdir, pasaportsuz gidebileceğiniz ülkeler konusuna ufak bir değindikten sonra Türk vatandaşlarından vize istemeyen ülkeler kısmına geçeceğiz. Vize en kısa anlamıyla giriş izni demektir. Yani yurt dışına gitmek istiyorsanız ve gitmek istediğiniz ülke sizden vize istiyorsa o ülke makamlarından vize almanız gerekiyor. Vize almazsanız o ülkenin sınırlarından geçemezsiniz. Örneğin ülkemizi esas alırsak Avrupa Birliği ülkelerine giriş yapmak için Schengen Vizesi almanız gerekiyor, almazsanız AB ülkelerine giriş yapamazsınız. - Normal Vize : Elçilik ya da konsolosluklardan alınan tek giriş ya da çok giriş sağlayan vize türüdür. - E- Vize : E- vize, insanların daha kolay şekilde seyahat edebilmesi için internetten alınan vize türüdür. Sizden e- vize isteyen ülkelerin resmi internet sitesinden vize başvurusu yapıyorsunuz ve bir kaç gün sonra vize mailinize geliyor. Çıktısını alıp hop uçağa atlıyorsunuz. - Kapıda Vize : Bir ülkenin sınır kapısına geldiğinizde hemen kapıdan kolayca alabileceğiniz vize türüdür. Mesela yaz aylarında Türk vatandaşlarının Yunan Adalarına girişi için uygulanan kapı vizesi bu vize türüne örnek gösterilebilir. Özellikle Avrupa Birliği'nin Schengen Vize ücretini artırması ve ülkemizdeki döviz kurlarının son yıllarda yükselmesiyle Türk vatandaşları, vizesiz hangi ülkelere gidilir sorusunun cevabını daha fazla arar hale geldi. İnsanlara vizeye verilen ekstra ücreti başka yerlerde değerlendirme fikri daha cazip geliyor. Neyse ki hali hazırda Türk vatandaşlarının vizesiz gidebileceği bir çok ülke bulunuyor. Bu ülkelerde vize almadan maksimum 90 güne kadar turistik amaçla kolayca giriş yapıp kalabiliyorsunuz. Sayısal olarak dünya üzerinde vize almadan gidip görebileceğimiz 90 ülke bulunuyor. Bu ülkelere ek olarak kapıda vize ya da e-vize uygulamalarıyla 30 ülkeye daha kolayca giriş yapabiliyoruz. Toplam 111 ülkeye 2023 yılında vizesiz, kapıda vize ya da e-vize ile giriş imkanı var. Şimdi gelelim en detaylı vizesiz gidilen ülkeler listesine."} {"url": "https://bujuyollarda.com/wadi-rum-colu", "text": "Ürdün gezimizin en can alıcı noktalarından biri Wadi Rum'da geçirdiğimiz harika bir gün ve bu günün gecesiydi. Ürdün denilince akıllara ilk Petra Antik Kenti gelse de Wadi Rum Çölü de görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Burası ayrı bir dünya ayrı bir gezegen. Çöle adımınızı attığınız ilk anda o muhteşem atmosferi sizi içine hemen çekiveriyor. Çölün gündüzü başka gecesi başka büyülü. Kilometrelerce alanı kaplayan çölde müthiş doğa oluşumlarını görüyorsunuz. Kızıl kum tepelerinde yürüyor, kanyonlardan geçiyor doğa olaylarının kayaları nasıl mükemmel bir işçilikle şekillendirdiğini hayretler içerisinde izliyorsunuz. Bu muhteşem coğrafya size izleyeceğiniz en güzel gün batımlarından birini vadediyor. Sonra hava kararıyor ve Wadi Rum'da gökyüzü tüm ışıltısıyla samanyolu eşliğinde size gösterisini yapıyor. Ürdün güneye gittikçe daha da güzelleşen bir ülke. Bu bizim tespitimiz ama gerçekten öyle. Güneyde bulunan güzelliklerden biri de kızıl kumlardan oluşan Wadi Rum Çölü. Bu çöl Ay Vadisi olarak da biliyor. Tarihsel olarak bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış bu güzel yerde Petra Antik Kenti'nin mimarları olan Nebatiler de hüküm sürmüş. Çölde gezerken burada bulunan kanyonlarda Nebatilerin izlerine rastlıyorsunuz. Wadi Rum geçmişte ticaret yollarının kesişim noktasıymış ve buraya bir çok kervan uğruyormuş. Wadi'nin stratejik konuma sahip olmasını Osmanlı Devleti'nin büyük projelerinden biri olan Hicaz Demiryolları'nın buradan geçmesinden de anlıyorsunuz. Bu demir yolu Wadi Rum girişine oldukça yakın konumda. Aşağıda demiryolunun detaylarını anlatacağım. Not: Wadi Rum 1998 yılında Kraliyet Derneği tarafından Korunmuş Alan olarak ilan edilmiş. Aynı zamanda Rum Vadisi, 2011 yılında UNESCO tarafından bir Dünya Mirası olarak ilan edilmiş. Wadi Rum, Ürdün'de görmeniz gereken en önemli yerlerden biri. Bu tartışmaya kapalı bir konu. Vaktiniz varsa burayı kesinlikle görmelisiniz. Ürdün gezisi planlayıp burayı görmezseniz Ürdün çok eksik kalır. Ürdün gezi rehberimde \"Ürdün gezi planı\" konusunu zaten çok detaylı şekilde yazdım. Plan programınızı bu rehbere göre yapabilirisiniz. Bağlantı burada. Şimdi gelelim bizim Wadi Rum maceramıza. Petra'da muhteşem 2 gün geçirdikten sonra hedefimizde Wadi Rum Çölü vardı. Wadi Rum için biz 1 tam gün ayırdık ve konaklamamızı burada yaptık. Petra Antik Kenti ile Wadi Rum arası yaklaşık 105 km. Sabah erken kalkıp Petra'daki otelimizden ayrıldıktan sonra Wadi Rum için yola çıktık. Tabi gitmeden önce turumuzu ve konaklamamızı organize etmiştik. Petra Wadi Rum arası yol oldukça rahat ve keyifli geçti. Tur operatörümüz çöl turunun saat 10.00'da başlayacağını mail yoluyla önceden bildirmişti. Arabamızla Wadi Rum Visitor Centre'a kadar geldik. Burada Wadi Rum giriş ücreti olan 5 JOD ödeyerek ve giriş kaydı yaptırarak tur yetkilisiyle buluşacağımız Wadi Rum Village'a doğru yol aldık. Yaklaşık 10 dakika süren yolculuğumuz sonrası Wadi Rum Village'da arabamızı ücretsiz park alanına park ettik ve tur yetkilisi olan Bakher ile buluştuk. Şimdi Wadi Rum turları ile ilgili bir kaç bilgilendirmede bulunayım. Not: Aracınızdan ayrılırken konaklama yapacaksanız eşyalarınız için sırt çantası almayı unutmayın. Biz küçük olduğundan kabin bagajlarımızı aldık ve bagajları Jeepin arkasına yüklediler. Araçlarda su var. Yanınıza almanıza gerek yok. Wadi Rum turları konaklamalı ve konaklamasız olmak üzere iki şekilde oluyor. Turdan kastım bir jeep ile çöl turu yapmanız. 4-6 kişilik olan jeeplerin arkasına atlıyorsunuz ve çölü nokta nokta geziyorsunuz. Turlar yemek molalı oluyor. Bizim Wadi Rum Desert Dream firması ile katıldığımız çöl turu mükemmeldi. Çölde safari yapmak gerçekten çok keyifli. Bir de şunu belirteyim Wadi Rum'da çölü bireysel gezemiyorsunuz. Yani 4x4 jeepiniz olsa bile tur şirketi ile anlaşmanız şart. Wadi Rum turları genelde sabah saat 10.00'da başlıyor. Turun başlangıç noktası Wadi Rum Village. Eğer konaklamalı kalırsanız tur sonunda doğru kamp alanına gidiyorsunuz. Konaklamasız kalırsanız tekrar başlangıç noktasına bırakılıyorsunuz. Konaklamalı kalacaksanız ve eğer saat 10'a yetişemezseniz saat 18 gibi direkt sizi alıp çadıra götürüyorlar, bir sonraki gün kahvaltı sonrası sabah turuna katılıyorsunuz. Her noktada çözüm var yani. Şimdi gelelim Wadi Rum gezilecek yerlere. - Lawrence's Spring - Kızıl Kum - Khazali Kanyon - Little Bridge - Lawrance's House - Mushroom Rock - Abu Khashaba Kanyon - Um Frouth Rock Arch - Sunset - Wadi Rum Train Station Wadi Rum gezilecek yerler bunlar. Biz bu yerleri jeep turumuzla gezdik. Hiç bir yerde vakit kaybetmedik ve günü de Sunset tepelerinde batırdık. Muhteşem bir deneyimdi. Detaylar aşağıda. Atladık jeepimize kızıl kumlarda yol olmaya başladık. İlk durağımız Lawrence Spring oldu. Burası Wadi Rum'ın giriş noktasına oldukça yakın konumda yer alıyor. Aktif olarak kullanılan bir su kaynağı. Çölde su kaynağı görmek şaşırtıcı. Toplamda bu bölgede 25 kaynak suyu noktası varmış. Zamanında kervanların su için uğrak noktasıymış. Zaten etrafında olan bir kaç ağaçtan suyun hemen bulunduğu alana güzellik getirdiğini anlıyorsunuz. Gelelim buraya tırmanış konusuna. Aracımız park etti ve yukarıda su kaynağına çıkabilirsiniz dediler. Biz de dağa çıkalım dedik ama sıcakta pişman olduk. Adam akıllı yol yok ve yukarıda sizi bekleyen kayalardan fışkıran pınarlar yok. Buradaki su kaynağı yosunlaşmış ve oldukça azdı. Çok büyük beklenti ile buraya çıkmayın. Hatta çıkmayın. Manzara güzel onu belirteyim. Manzara tatmin etti ama kaynak sınıfta kaldı. İşte burası kızıllığın dibi. Tam çöl havası Red Sand Dune'da var. Tek bir tane taş yok ve her nokta kıpkızıl. Burası Al Ramal Tepesi olarak da biliniyor. Oldukça güzel bir havası var buranın. Ben çöle geldim hissini tam anlamıyla burada yaşıyorsunuz. Ünlü Arabistanlı Lawrence filminden birçok karenin çekildiği bölge burası. Nefes kesici bir yer. Eminim çok seveceksiniz. Wadi Rum gezilecek yerlerde Red Sand sonrası durağımız Khazali Kanyon'u oldu. Kanyon derken km'lerce uzunlukta bir yer beklemeyin. Uzun değil burası ama özel bir yer. Aracımızı park ettik ve kanyona doğru yol almaya başladık. Khazali Kanyonu, yaklaşık 100 m uzunluğunda dar yürüme yollarına sahip bir kanyon. İç duvarları Semudik, Nebati ve İslami yazıtların yanı sıra insanları ve hayvanları betimleyen simgelerle kaplı. Zamanında ilk insanların yaptığı ayak izleri kanyon duvarında tasvir edilmiş. Gizemli bir havaya sahip. Khazali Kanyonu'ndaki resimler ve yazıtlar, Wadi Rum'daki en eski tarihi dokulara sahip. Kanyonun sonunda su toplamak için insan yapımı kayaya oyulmuş birkaç havza var. Fotoğraflar efsane çıkıyor bilginiz olsun. Konum burada. Wadi Rum'da her yerde manzara güzel ama sanırım en güzel manzara Little Bridge'de. Başta söylediğim gibi doğa kayalara o kadar güzel şekil vermiş ki her yerde doğal şaheserler var. Wadi Rum Çölü'nde kemer şeklinde 3 kaya köprü bulunuyor. Bu köprüler; Burdah Kaya Köprüsü, Um Frouth Kaya Köprüsü ve Küçük Köprü. Küçük köprü, \"Raqabat al Wadak\" olarak da biliniyor ve Wadi Rum'ın simge yapılarından biri. Küçük Köprüye ulaşmak için küçük bir tırmanış yapmanız lazım. Fotoğraf için sıra bekleyebilirsiniz. Burada hoplayıp zıplamayın zira kayalıklar tehlikeli. Küçük Köprü'de manzara da efsane. Oturun ve Wadi Rum'ı doya doya izleyin. O kadar güzel ki yazarken o anı yaşıyorum. Bu dünyadan değil gibi. Sürekli kendinize ben Mars'a mı geldim diyorsunuz. Gerçekten inanılmaz bir güzellik. Küçük Köprü'nün konumu burada. Jeepimizi süren bedevi kardeşlerimiz bize çölün ortasında güzel bir ziyafet çekti. Yemekte Galaya, humus, mütebbel, ton balıklı salata, peynir ve bolca ekmek vardı. Galaya bizim menemenin yumurtasız ve fasulyeli hali. Yemekler oldukça lezzetliydi. Yemek sonrası şekerli naneli çay olmazsa olmaz. Bedeviler ve tura katılan diğer insanlarla çok güzel vakit geçirdik ve yolumuza devam ettik. Sonraki durağımız Lawrance's House. Arap kabilelerini Osmanlı İmparatorluğu'na karşı savaşmak için birleştiren TE Lawrance, 1917 civarında bu yapıda kalmış. Yapıdan günümüze kalan sadece üst üste bir kaç taş. Oldukça tahrip olmuş durumda. Lawrance'dan önce evin kendisi, iki bin yıldan fazla bir süre önce Nebatiler tarafından inşa edilen bir yapının üzerine yapılmış. Yapı, kervanların geçtiği konumda yer alıyor. Bu nedenle Bedeviler buraya \"Küçük Saray\" diyor. Buraya geldiğinizde evin arkasında yükselen bir tepe göreceksiniz. İnsanlar buraya çıkıyor hem manzara izliyor hem de üst üste taşlar diziyor. Neden bu taşları böyle yapıyorlar diye düşünüyorsunuz. Hemen söyleyeyim; geçmişte Bedeviler dağ boyunca en güvenli yolu göstermek için bu tarz işaretler kullanmışlar. Daha sonra bu da gelenek olmuş ve turistler de bu bölgede üst üste taşları dengelemeye başlamışlar. Hemen belirteyim biz Mushroom Rock'a gitmedik ama listemizde olsun istedik. Önceden biliyorduk burayı ama tur sırasında aklımıza bile gelmedi. Wadi Rum Çölü bizi o kadar büyüledi ki aklımızı başımızdan aldı götürdü. Doğanın yaptığı sanat eseri olan Mantar Kaya'nın oluşumu tamamen doğal. Yüzyıllar boyunca rüzgar ve yağmur, yapının tabanındaki daha yumuşak tortul kaya katmanlarını aşındırmış ve kaya oluşmuş. Wadi Rum Çölü bizi her noktasıyla şaşırtmaya devam ediyor. Çöl zaten güzel ama bir de her noktada farklı bir güzellik görmek daha etkileyici. Wadi Rum'daki en güzel yerlerden biri kesinlikle Abu Khashaba Kanyon. Jeepimiz bizi kanyonun başına bıraktı ve kanyonun sonundan sizi alacağız, hadi yürüyün dediler ve gittiler. Tur arkadaşlarımızla beraber yürümeye başladık. Kanyon 4 metre genişliğinde ve kum fırtınaları sırasında rüzgarla savrulan çok miktarda kum bu alanda toplanmış. Kanyonda çok sayıda çöl ağacı var. Bu çöl ağaçları yavaş büyüyor ve sınırlı su ile hayatta kalabiliyormuş. Gerçekten çok enteresan bir kanyon. Burayı da çok sevdik. Yolun sonunda jeepimiz bizi bekliyordu, atladık arkaya ve istikamet bir sonraki durağa. Wadi Rum'daki doğal köprülerden biri olan Um Fruth Rock Bridge yaklaşık 15 metre yüksekliğe sahip. Burası da çok güzel bir fotoğraf noktası. Wadi Rum'da kötü fotoğraf çekme imkanınız çok az çünkü her yer muazzam güzellikte. Bu köprüye ister tırmanıp yukarıdan fotoğraf çekilebilirsiniz isterseniz alt taraftan. Biz biraz yorulduğumuz için yukarı tırmanmadık. Güneşin batımını kaçırmamak için burada 15 dakika durup gün batımı için özel bir noktaya doğru yol aldık. Um Fruth Rock Bridge'in konumu burada. Wadi Rum'ın en can alıcı taraflarından biri kesinlikle gün batımıdır. Bedevi kardeşlerimiz arabalarımızla bizi küçük küçük tepelerin olduğu bir alana getirdiler ve günü burada batıracağız dediler. Biz de tepelerden birine çıktık ve güneşin yavaş yavaş süzülüşünü izledik. Bazen hayatın güzel noktalarda durmasını istersiniz ya burada tam da onu istedik. Güneş kızıl kumlardan süzülerek o kadar güzel battı ki hayatımızın en güzel gün batımlarından birini burada yaşadık. Wadi Rum Çölü bir rüya gibi. Burayı yaşamanız, hissetmeniz lazım. Gün batımı sonrası turumuzu tamamladık ve konaklayacağımız çadırlara doğru yol almaya başladık. Wadi Rum turumuz genel olarak böyleydi. Gerçekten bu zamana kadar katıldığımız en güzel turlardan biriydi. Her noktası ile çok memnun olduk. Rehberlerimizin neşesi, misafirperverliği, hoş sohbeti çok güzeldi. Çölde neredeyse gezmedik yer bırakmadık. Wadi Rum'a gelirseniz jeep turu yapmanızı şiddetle tavsiye ederim. - E-Mail: - Tel: + 962 7 7649 9092 - Adres: Wadi Rum Road Rum Village, Jordan - Website: https://www. wadirumdesertdreams. com/ Eğer bu tura katılırsanız Bakher'e ve Hollandalı eşine bizden çok selam söyleyin.😊Durun turumuz bitti ama konaklama deneyimimizi daha anlatmadım. Bedevi çadırında konaklama deneyimimiz Wadi Rum'da Nerede Kalınır başlığında. Burayı ayrı anlatmam lazım çünkü burası Wadi Rum'ın içinde bulunmuyor. Yani tur şirketleri Wadi Rum Tren İstasyonunu gezdirmiyor. Burası Wadi Rum Village yolu üzerinde. Yani Wadi Rum'a gelirken yada dönerken ziyaret edebilirsiniz. Biz dönerken yani Akabe'ye giderken ziyaret ettik. Hicaz Demiryolu durağı olan Wadi Rum Tren İstasyonu'nun en güzel yanı burada bayrağımızın dalgalanması. Gurur verici bir durum ama demiryolunun tarihi ne yazık ki çok iyi değil. Hicaz Demiryolu, II. Abdülhamid tarafından 1900-1908 yılları arasında Şam ile Medine arasında inşa ettirilen 1322 km uzunluğundaki demiryolu hattı. 1908 yılından sonraki eklemelerle 1.900 km uzunluğa kadar çıkmış. Demiryolunun teknik işlerini Alman mühendis Meissner icra etmiş. Demiryolu hattının inşaatında bir çok köprü ve menfez kullanılmış. Sağlıklı iletişim için II. Abdülhamid demiryolu boyunca telgraf hattı çekilmesini de emretmiş. Demiryolunu Arap bedevilerin saldırılarından korumak için karakollar da inşa edilmiş. Bu projeye İngiltere başta olmak üzere bir çok devlet karşı çıkmış. Hatta İngilizler Lawrance aracılığıyla propagandalar yaparak Arapları Osmanlı'ya karşı kışkırtmışlar. Demiryolu için toplanan bağışların demiryoluna gitmediği ve Osmanlı İmparatorluğu'nun bu paraları hazineye aktardığı gibi yalanlar ortaya atılmış. Hicaz Demiryolu İstanbul ile Kutsal Topraklar arasındaki ulaşımı güçlendirmek, bu bölgelere taşınacak askerlerin ulaşımını kolaylaştırmak, hacıların daha güvenli bir şekilde hacca gidip gelmesini sağlamak, Osmanlı İmparatorluğu'nun bu topraklardaki fiili hakimiyetini güçlendirmek ve Arap ülkelerinin ekonomik gücünü yükseltmek için yapılmış. Fakat 1. Dünya Savaşı sırasında Lawrence ile işbirliği yapan Araplar demiryoluna çok zarar vermişler ve yolu kullanamaz hale getirmişler. İşte bu güzel projenin duraklarından biri de Wadi Rum tren istasyonu. Buranın herhangi bir giriş ücreti yok. Aracınızı park ediyorsunuz ve atıl durumda olan trenleri görüyorsunuz. Tabi ki dalgalanan şanlı bayrağımızı da. Tren istasyonunun konumu burada. Wadi Rum, Ürdün ülkesinin güneyinde bulunuyor. Ürdün'ün en büyük vadisi olan Wadi Rum haritadan da göreceğiniz üzere oldukça büyük bir alan. Ürdün'ün en yüksek rakımına sahip Wadi Rum hava açıkken Kızıldeniz ve Suudi Arabistan'dan görülebiliyor. Kızıl dağlarla çevrili Wadi Rum, Mars'ın Dünya'daki şubesi gibi. Tarihsel olarak bir çok kültüre ev sahipliği yapan Wadi Rum'da ilk insanların yaptığı petroglifler yani kaya üzerine yapılmış tasvirler ve Nebatilere ait yazıtları görebilirsiniz. Burası hem tarih açısından hem de turistik açıdan oldukça önemli bir yer. Turistler Wadi Rum'a ya kiraladıkları arabayla ya da tur şirketlerinin araçlarıyla ulaşıyor. Biz kiraladığımız araçla Wadi Rum'a ulaştık. Navigasyondan Wadi Rum Çölü konumu aldığınızda direkt buraya ulaşıyorsunuz. Wadi Rum'a giriş için Wadi Rum Visitor Centre'a uğramanız şart. Burada Wadi Rum giriş biletini kişi başı 5 JOD ödeyerek alıyorsunuz ve daha sonra kayıt yaptırıyorsunuz. Jordan Pass'iniz varsa giriş ücreti ödemenize gerek yok. Bu işlemlerden sonra artık Wadi Rum'a resmen giriş yapmış bulunuyorsunuz. Daha sonra aracınızla çöl manzarası eşliğinde 10 km ilerliyorsunuz, Wadi Rum tren istasyonunu geçip Wadi Rum Village'a ulaşıyorsunuz. Daha sonra da aracınızı ücretsiz park edip anlaştığınız tur şirketi ile bu köyde buluşuyorsunuz. Aracınızı buraya bırakmanız şart. Çünkü kendi aracınızla Wadi Rum'a giriş yasak. Hepsi bu oldukça basit. Not: Eğer tur şirketi ile ilgili hazırlık yapmadıysanız jeep turu, deveyle safari turu, rehber veya konaklama imkanlarını Wadi Rum Ziyaretçi Merkezinden ayarlayabilirsiniz. Fakat önceden bunları ayarlamanız vakit kaybının önüne geçer. Wadi Rum ile Petra Antik Kenti arası 105 km. Bizim gibi Petra'dan Rum'a gelecekseniz sabah erken kalkmanız şart. Wadi Rum ile Amman arası 314 km, Wadi Rum ile Akabe arası ise 64 km. Ürdün'de hedefinizde sadece Petra ve Wadi Rum varsa yakınlık açısından Akabe çok daha mantıklı. Wadi Rum'a otobüsle nasıl gidilir derseniz Amman'dan Wadi Rum'a direkt otobüs yok. Rum'a Akabe'den ve Petra'dan otobüs bulunuyor. Otobüs için Jett Buss'ı tercih etmelisiniz. Cuma günleri seferler az bilginiz olsun. Tıpkı Ürdün gezi rehberinde bahsettiğim gibi Wadi Rum için de en ideal dönemler bahar ayları. Burası yazın sıcak, kışın soğuk olur. Dolayısıyla Nisan Mayıs ya da Eylül Ekim dönemleri en ideal zaman dilimleri. Biraz daha sıcak olsun derseniz haziran ya da ağustos aylarını da tercih edebilirsiniz. Wadi Rum, Ürdün'ün en yüksek rakımlı yeri. Gündüz hava sıcaklığı ortalama 25-35 derece arası iken gece daha soğuk olabiliyor. Dolayısıyla gece tedbirli olmanız şart. Yanınıza muhakkak kalın bir şeyler almalısınız. Hele gece gökyüzünü izleyecekseniz dikkatli olun. Biz çadırdaki battaniyelerle geceyi geçirdik. Çok üşümedik ama yine de kalın giyindik. Çöl sonuçta sağı solu belli olmaz. Bizim gittiğimiz dönem Eylül ayının 3. haftasıydı. Hava gayet güzeldi. Gece gündüz hava durumu açısından herhangi bir aksilik yaşamadık. Soğuk dönemlerde kum fırtınası gibi durumlar olabilir dolayısıyla kışın buraya gitmemeye çalışın. Wadi Rum Çölü'nün giriş ücreti kişi başı 5 JOD. Bu ödemeyi yukarıda bahsettiğim gibi Wadi Rum Visitor Centre'da yapıyorsunuz. Ödeme sonrası kayıt yaptırmayı unutmayın. Eğer Jordan Pass'iniz varsa Wadi Rum'a giriş için ödeme yapmıyorsunuz. Sadece Jordan Pass'inizi gösteriyorsunuz ve kayıt yaptırıyorsunuz. Kayıt işlemi 1 dakika bile sürmüyor çok kısa. Wadi Rum Visitor Centre'ın konumu burada. Konaklama seçeneği için 2 alternatifiniz var. Biri bubble oteller diğeri bedevi çadırları. Bubble oteller isminden de anlayacağınız üzere balonun içinde bir odada konaklıyorsunuz. Çadırlara göre daha konforlu daha rahat. Dünya çapında üne sahip oldukları için bubble otellerde kalmak isterseniz önceden rezervasyon yapmayı unutmayın. Otellerin gecelik fiyatı 5000 7500 TL arasında değişiyor. Bu fiyata değer mi derseniz bence bütçe konusunda sorununuz yoksa bubble otellerde 1 gün de olsa konaklamalısınız. Yemek sonrası kampın sahibi ve oldukça misafirperver olan Bakher ile muhabbet ettikten sonra dinlenmek için çadırımıza geçtik. Bu çadır kampında wc, duş imkanı var. Kadınlar ve erkekler için tuvalet ve duş alanları ayrı, odalardan bağımsız bir yerde. Çadıra gittiğimizde gecenin ilerleyen saatlerini bekledik ve muhteşem gökyüzünü izledik. Stargazing diyorlar ve tam yıldız şölenini Wadi Rum'da izliyorsunuz. Gerçekten binlerce yıldız ve samanyolu muhteşem gözüküyor. Bir de yıldız kaymalarını görünce nasıl güzel bir gece geçirdiğinizi bir kez daha anlıyorsunuz. Wadi Rum'a gelirseniz burada 1 gün de olsa konaklamadan dönmeyin. Buna değeceğinden şüpheniz olmasın. Önceden rezervasyonunuzu yaparsanız çok daha rahat olur. Bizim kaldığımız ve oldukça memnun kaldığımız Wadi Rum Desert Dream'in bilgileri aşağıda. - E-Mail: - Tel: + 962 7 7649 9092 - Adres: Wadi Rum Road Rum Village, Jordan Wadi Rum Çölü için methiyeler yetersiz kalır. Ürdün'e seyahat planlıyorsanız gezi planınızda burası muhakkak olmalı. Geldiğinizde yukarıda anlattıklarıma zaten dikkat edersiniz. Aşağıda da Wadi Rum'da ne yapılır sorusunun cevaplarını bulabilirsiniz. - Wadi Rum gezilecek yerleri keşfedin - Jeep turu yapın - Jeep olmazsa deve seçeneği de var - Gece yıldızları ve samanyolunu izleyin - Bedevi çadırında kalın - Bedevi yemeklerini deneyimleyin - Dönüşte Hicaz Demiryolu'nu ziyaret edin - Güzel noktalarda gün batırmayı unutmayın. Burası bir çöl. Dolayısıyla bazı noktalarda dikkatli olmanız gerek. Çöl koşulları gittiğiniz döneme göre değişiklik gösterebilir ama genel olarak Wadi Rum'da dikkat etmeniz gerekenler aşağıda. - Wadi Rum Çölü'nde ATM yok. Buraya gelirken yanınızda nakit bulundurun. - Wadi Rum'da telefon çekmiyor. Bu bence güzel bir durum. Bu güzel çöl ile başbaşa kalmak ve kafanızı dinlemek için güzel bir fırsat. - Giriş ücreti sonrası kayıt yaptırmayı unutmayın. - Çölde geceleri hava soğuk oluyor. Yanınıza kalın şeyler almayı unutmayın. - Konaklama yerlerinde elektrik var. Dolayısıyla bu konuda sorun yok. - Wadi Rum 24 saat açık. Herhangi bir giriş saati yok. - Yanınıza güneş kremi ve gözlüğü alın dememe bile gerek yok. - Yanınıza küçük bir sırt çantası almanız güzel olur. Çantada küçük bir havlu, çorap olması önemli. - Her noktada pazarlık yapmayı unutmayın. Wadi Rum Ürdün sınırlarında yer alıyor. Burası bir çöl. Kızıl renkli kumlarıyla dünyada oldukça popüler. Wadi Rum ile Petra arası 105 km. Yol oldukça rahat. Bence Wadi Rum için en fazla 2 gün ayırmalısınız. Hatta 1 gün bile yeter. Biz burası için 1 gün ayırdık. 1 gün şart çünkü Wadi Rum Çölü'nün gecesini muhakkak yaşamalısınız. Wadi Rum'da Lawrence of Arabia, Red Planet, The Martian, Prometheus, Transformers: Revenge of the Fallen, Theeb, May in the Summer, The Last Days on Mars gibi filmler çekilmiş. Wadi Rum Çölü yazımın sonuna geldik. Bu güzel çöl deneyimimiz muhteşem geçti. Hayatımızda ilk defa bir çöl gördük ve çöl sevdamız arttıkça arttı. Burayla ilgili sormak istediğiniz bir şey varsa yorum kısmına yazın yardımcı olmaya çalışırım. Güzel ve sorunsuz seyahatleriniz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/yalikavak-gezilecek-yerler", "text": "Magazin programlarının vazgeçilmez yeri, Bodrum'un ünlü Yalıkavak beldesini hemen herkes duymuştur diye düşünüyorum. Ünlülerin uğrak mekanlarından biri olan Yalıkavak gezilecek yerleri, ünlü plajları, lüks marina ve gözde tatil siteleriyle gerçekten çok cool bir yer. Bana göre Bodrum'un en lüks mahallesi olan Yalıkavak her noktası ile keşfedilmesi gereken bir yer. Zaman zaman günübirlik gittiğimiz Yalıkavak'a en son 3 günlük mini bir tatil için zaman ayırdık ve Yalıkavak gezilecek yerler listesini çok detaylı bir şekilde çıkardık. Listemizde halk plajı da var, Türkiye'nin en lüks marinası da. Herkese hitap eden Yalıkavak'ta gezilecek yerler listemiz aşağıda huzurlarınızda. Ama öncesinde tabi ki gezi haritamız. - Yalıkavak Marina - Tilkicik Koyu - Yalıkavak Halk Plajı - Panormus Kaya Mezarları - Küdür Halk Plajı - Geriş Mahallesi - Sandima Köyü - Yel Değirmenleri - Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü Yalıkavak'a yukarıda dediğim gibi biz 3 gün ayırdık ama bunun 2 günü biraz keyif içindi. Yani Yalıkavak'ta gezilecek yerleri rahat bir şekilde 1 günde gezebilirsiniz. Eğer Yalıkavak'a Bodrum merkez üzerinden gidecekseniz yol üzerinde olan haritadaki 8 ve 9 numaralı yerleri ilk etapta görmenizi tavsiye ederim. Listemde bulunan Geriş Mahallesi'nde güneş oldukça güzel batıyor. Burayı gün batımında Yalıkavak manzarasını izlemek için değerlendirebilirsiniz. Yalıkavak'ta gezilecek yerler genel olarak birbirine yakın konumda yer alıyor. Gezmesi kolay fakat araç şart. Biz Yalıkavak'a direkt Torba Kavşağı üzerinden gittiğimizden listemizdeki ilk durağımız Yalıkavak Marina oldu. Hadi şimdi listemize geçelim. Bodrum'da lüks hayatın adresi olan Yalıkavak Marina benim gördüğüm en iyi marina diyebilirim. 100'den fazla markaya, gurme restoranlara, barlara, kafelere, kulüplere ve çeşitli eğlence mekanlarına ev sahipliği yapan Yalıkavak Marina'da 2 tane de otel bulunuyor. Yalıkavak Marina yaklaşık 650 yatı misafir etme kapasitesine sahip. Burada gezdiğinizde gerçekten başka bir dünyaya giriyormuş hissine kapılıyorsunuz. Özellikle marinanın Old Town kısmında bulunan yatları görünce diğer yatların mini tekne olduğunu anlıyorsunuz.😃 Old Town'da Nusret, Xuma, Fenix, Rolex, Dior gibi dünyaca ünlü markalar bulunuyor. Yalıkavak Marina'da yazın inanılmaz bir trafik oluyor. Araç parkı da sorun. Aracınızı ara sokaklara ya da ücretli otoparklara park edebilirsiniz. Marinanın konumu burada. Yalıkavak merkezde yer alan Tilkicik Koyu bir çok otelin, sitenin ve restoranların olduğu bir koy. Tilkicik Koyu yerleşim yerlerine yakın olmasına rağmen oldukça temiz bir denize sahip. Koyda deniz ve sahil küçük çakıllardan oluşuyor. Bizim konaklama yaptığımız otelin plajı da Tilkicik Koyu'nda yer alıyordu. Deniz gerçekten çok güzel. Buraya gelirken yanınıza şnorkel almayı unutmayın. Denizde kısmen yosunlar var ama çok da sorun olmuyor. Bu koyda ister işletmelerin olanaklarından faydalanabilirsiniz isterseniz de kendiniz şemsiye sandalye atıp keyif yapabilirsiniz. Plajın haritadaki konumu burada. Otellerin plajları arasında kalan Yalıkavak Halk Plajı oldukça küçük bir plaj. Burada sadece şemsiye bulunuyor ve şezlong yok. Herhalde şemsiye sayısı da 10-15 arasıdır yani oldukça küçük bir halk plajı. biz ziyaret ettiğimizde WC ve soyunma kabini göremedik. Deniz temiz, plaj ise çakıl ve kum karışımından oluşuyor. Biz gittiğimizde halk plajı kalabalık değildi. Hemen yakınında arabanızı park edebileceğiniz bir alan bulunuyor. Yalıkavak Halk Plajı'nın herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Konum burada. Küdür Halk Plajı'na giderken görebileceğiniz Panormus Kaya Mezarları etkileyici fakat oldukça bakımsız durumda. Üzerine yazılar yazılmış, çöpler bırakılmış. Ne yazık ki bir çok yerde olduğu gibi burada da tarihi ve doğal güzelliklerimize sahip çıkamamışız. Bu mezarlar bir gün gün yüzüne tam anlamıyla çıkartılır umarım. Mezar hırsızlarının verdiği tahribat sebebiyle tarihlendirmesi tam olarak bilinmemekle birlikte mezarların Likya, Karya ve Lidya dönemlerine ait olabileceği düşünülüyor. Küdür Plajı, Yalıkavak Kaya Mezarlarına 100 metre mesafede bulunan bir halk plajı. Küdür Plajı'nın denizi girişte biraz çakıllı olsa da sonrası kum. Burada ağaçlar bulunduğundan gölgelik yerler mevcut. Tuvalet ve soyunma kabini de var. Küdür Plajı, halk plajı olduğundan giriş ücreti yok. Yiyecek içeceklerinizi yanınızda getirmeniz gerekiyor, çevrede herhangi bir işletme yok. Küdür Plajı hafta sonları oldukça kalabalık oluyor. Biz burada çok durmadık çünkü ortam iç açıcı değildi. Çoluk çocuk, kalabalık, mangal dumanı derken buradan bir iki fotoğraf çekilip ayrıldık. Hemen yanında bulunan ve kapalı olan Dodo Beach'e çaktırmadan giriş yapıp sanki Üstün'le ikimize tahsis edilmiş bu plajda keyif yaptık.🙂 Yolunuz oralara düşerse bence siz de bu plaj için şansınızı deneyin. Küdür Plajı'nın konumu burada. Yalıkavak gezilecek yerler listemizde manzara açısından en iyi konuma sahip Geriş Köyü'ne geldik. Yalıkavak manzarasını en iyi Geriş Köyü üzerinde bulunan güzergahlarda izleyebilirsiniz. Köyde bulunan restaurantlarda gün batımı keyfi de yapabilirsiniz. Bu köyde o kadar güzel begonville süslenmiş evler var ki buraya hayran kalıyorsunuz. Geriş Köyü'nün haritadaki konumu burada. Yalıkavak'ta farklı bir yer gezmek isterseniz size çok güzel bir önerim var. Buranının adı Sandima Köyü. Bu köy terk edilmiş, kimselerin yaşamadığı bir yer. Köyde tabiri caizse in cin top oynuyor. Çok enteresan, çok gizemli bir yer. Bodrumlular için tam hafta sonu gezilmelik bir yer. Sandima Köyü yaklaşık 600 yıllık bir geçmişe sahip ve Türkmenlere ait bir köymüş. 1960'lı yıllardan sonra köyde yaşayanlar köyü terk etmeye başlamış ve zamanla köyde yaşayan kalmamış. Köyde 10'larca terk edilmiş vaziyette ev var. Evlere ek olarak köyde bir de terk edilmiş bir okul da bulunuyor. Sandima Köyü, Yalıkavak'a yaklaşık 7-8 km uzaklıkta yer alıyor. Bence Bodrum'a ya da Yalıakavak'a gelirseniz burayı muhakkak keşfetmelisiniz. Çoğu kişi burayı bilmiyor. Kalabalık yok, gizem fazlasıyla var. Köyün konumu burada. Yalıkavak'ın püfür püfür esen rüzgarını arıyorsanız adres Yalıkavak Yel Değirmenleri. Bodrum yarımadasında en fazla yel değirmeni Yalıkavak'ta bulunuyor. 1850 yılında yapılan değirmenler Muammer Mehmet Kaya'ya ait. Burası halen işlevini sürdüren dünyadaki tek yel değirmeniymiş. Değirmenlerin bulunduğu yerden Yalıkavak manzarası şahane. Bodrum merkez tarafından Yalıkavak'a geliyorsanız yel değirmenlerinin bulunduğu yerden geçiyorsunuz. Vaktiniz varsa uğramalısınız. Yalıkavak Yel Değirmenleri'nin olduğu yerde bir işletme de mevcut. Konum burada. Bodrum merkezden Yalıkavak yönüne dönüp, Yalıkavak yoluna girdikten 2 km sonra soldan Yakaköy'e giden yol üzerinde bulunan Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü mimari yapısıyla taştan yapılma dükkanlarıyla gerçekten çok hoşumuza gitti. Burası doğa ile bütünleşmiş çok güzel bir yapı. Otopark girişindeki iki büyük yoğurt dibeği bu yapıya adını vermiş. Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü sergiler, konserler gibi çeşitli sanatsal etkinliklerin yanı sıra nişan, düğün, davet benzeri organizasyonlara da ev sahipliği yapıyor. Kompleksin içinde Dibeklihan'ın kurucusu ve mimarı Gülay Altay Tezer Hanımefendi ve onun annesi merhum Nadide Altay'a ithaf edilmiş bir takı dükkanı da var. Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü'nün herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor. Ziyaret saatleri ve konum için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Bodrum Yalıkavak güzel plajları, lüks tatil köyleri, restoranları, gece hayatı ve kültürel mirasıyla meşhur bir yer. Yalıkavak'ın halk pazarı, Palmarina isimli lüks marinası ve gizemli Sandima Köyü de oldukça ilgi çekici yerleri arasında yer alıyor. Yalıkavak marina Türkiye'nin en lüks marinalarından biri. Burada dünyaca ünlü markalar, restoranlar ve kafeler var. Burayı görünce dudağınız uçuklayabilir. Nusretinden Gucci'sine, Pradasından Dioruna kadar her şey burada. Yalıkavak'ta denize girebileceğiniz bir çok plaj var. Bunların arasında Yalıkavak halk plajı, Küdür Plajı, Tilkicik Koyu ve Yalıkavak'a yakın Gümüşlük Plajı denize girebileceğiniz en güzel yerler arasında yer alıyor. Yalıkavak gezilecek yerler başlıklı yazımdan bu kadar. Bu yerler birbirine yakın konumda ve 1 günde bile buraları tamamen gezebilirsiniz. Yalıkavak'la ilgili Yalıkavak'ta Restaurant Tavsiyesi ve Yalıkavak Otel Tavsiyesi başlıklı yazılarıma da göz atmayı unutmayın. Keyifli ve sorunsuz gezmeleriniz olsun."} {"url": "https://bujuyollarda.com/yalikavak-otel-tavsiyesi-yalikavakta-nerede-kalinir", "text": "Son yılların popüler tatil noktası olan ve magazin programlarından çokça ismini duyduğumuz Yalıkavak otel seçeneği konusunda bir çok alternatife sahip. Özellikle lüks oteller konusunda Yalıkavak Bodrum'un beldeleri arasında önde gidiyor. Yalıkavak Otel Tavsiyesi başlıklı bu yazımda bizim bizzat deneyimlediğimiz yerler hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Bodrum'un en lüks yerlerinden biri Yalıkavak olunca burada bulunan otellerin fiyatları da diğer bölgelere göre biraz yüksek. Oda fiyatları sezona göre gecelik 200 TL'den başlayıp 4000 TL'ye kadar çıkabiliyor. Bütçenize ve zevkinize göre alternatifler mevcut. Yalıkavak otelleri genelde oda kahvaltı hizmet veren butik oteller. Daha sessiz sakin, kafa dinleyebileceğiniz bir otelde konaklamak isterseniz bu bölge ihtiyacınızı karşılayacak otel seçenekleriyle dolu. Yeme içme ve eğlenme işini de merak etmeyin. Yalıkavak'ın şık restoranları ve beachleri de tatilinizi unutulmaz kılmaya yetecek. Yalıkavak'ta nerede kalınır sorusuna benim iki güzel cevabım var. Her iki tavsiyeme de bayılacağınıza eminim. Tatil danışmanınız Bujuyollarda iftiharla sunar 😀 Tüm detaylar için buyursunlar. 2021 yazında mini bir tatil için tercih ettiğimiz Spektr, Yalıkavak otel tavsiyesi arayanlara güzel bir öneri. Hadi oteli detaylıca tanıyalım. Yalıkavak yokuşlara kurulu bembeyaz inci gibi evleri ve masmavi deniziyle şahane bir manzara sunuyor. Spektr da konumu itibariyle sizi bu güzel manzaraya doyuruyor. Hem konforu hem lüksü hem keyfi hem lezzeti bir arada isteyenler mutlaka detaylı incelesin. OTELİN OLANAKLARI: İlk olarak odalardan bahsedeyim. Oldukça konforlu bir konaklama deneyimi yaşayacağınızı söyleyebilirim. Odada kahve makinesi, kasa, mini bar, klima gibi detayların hepsi bulunuyor. Otelde wifi oldukça iyi çekiyor. Otelin La Lara adındaki restoranından Yalıkavak'ta Ne Yenir ? yazımda detaylıca bahsettim. Burada da kısaca söz etmem gerekirse gün batımı izleyerek, keyifli ve aşırı lezzetli bir akşam yemeği yemek isterseniz burada konaklamıyor olsanız bile bir akşamınızı bu şahane restorana ayırın derim. Spektr Boutique Hotel'in 4 tane açık havuzu bulunuyor. Çok büyük havuzlar değil ama farklı konumlarda olduğu için yığılma olmuyor ve keyfini çıkarabiliyorsunuz. havuzların da önü açık ve yüzerken de şahane Yalıkavak manzarası size eşlik ediyor. OTELİN TEMİZLİĞİ: Otelin her bir köşesinin pırıl pırıl olduğunu söylemek isterim. Pandemi sürecinde asla izniniz olmadan odaya girmiyorlar. Oda temizliği isterseniz bildirmeniz gerekiyor. Hijyen konusunda fazlası var eksiği yok diyebilirim. Gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. MİSAFİR İLİŞKİLERİ: Otele girişte resepsiyondan tutun da restorandaki servis personeline oda temizliğindekilere kadar tüm otel çalışanları inanılmaz ilgili ve güler yüzlüydü. Siz de hizmet kalitesi konusunda misafir ilişkilerine önem veriyorsanız memnun kalacağınıza inanıyorum. OTELİN KONUMU: Spektr Boutique Hotel konum itibariyle Yalıkavak'ın yukarılarında, manzarasıyla sizi mest edecek bir noktada. Sonsuz mavilikler ayaklarınızın altında ama yüzmek için denize araçla gidebileceğiniz mesafede. Bazı otellere girince gözünüz, gönlünüz açılır ya Miços Butik Otel de bizim için öyle bir otel oldu. Bodrum Yalıkavak'ta Nerede Kalınır sorusunun çok güzel bir cevabı olan Miços Butik Otel tam bir yaz oteli havasında. Mavi zaten benim favori rengim, Miços'un masmavi odaları gözümü gönlümü açtı. Odalarda kahve içmelik şirin mi şirin balkon da var. Miços butik otelde odalarda ihtiyacınız olabilecek her şey mevcut. Su ısıtıcısından fön makinesine, çamaşır kurutma yerinden özel duş jellerine kadar her şey var. Bunun dışında iyi çeken bir wifi, ücretsiz otopark, denize girebileceğiniz alanda otel misafirlerinin kullanabileceği şezlong ve şemsiye mevcuttu. Otelde konaklama oda kahvaltı şeklinde ve otele 150 metre mesafede denize sıfır noktada bulunan Miços Restaurantta kahvaltı yapıyorsunuz. Şezlong ve şemsiyeler de restaurantın bir bölümünde bulunuyor. Pandemi nedeniyle Miços Butik Otelde tüm önlemler alınmıştı. Odalarda misafirlere özel dezenfektan ve maskelerin var olması bizi çok memnun etti. Temizlik kokusu vardır ya, odalara girdiğinizde o kokuyu duyuyorsunuz. Temizlik konusunda Miços Otel bizden tam puan aldı. Misafir ilişkileri konusunda Miços Otel sahibi Ali Bey ve ailenin gelini Zelal inanılmaz yardımsever insanlardı. Her konu ve her detayla ilgileniyorlar. Benim doğum günümde Yalıkavak tatilimize denk gelince bize akşam çok güzel begonvillerle süslü bir masa ayarladılar. Miços Butik Otel Yalıkavak'ta merkezi bir konumda bulunuyor. Otele 150 metre uzaklıktaki restaurant ise Tilkicik Koyu'nda yer alıyor. Buranın denizi tertemiz. Otelin konumu burada. Yalıkavak otel tavsiyesi başlıklı yazımdan şimdilik bu kadar. Kaldığımız Miços Butik Otel bu yıl yenilenmiş ve sezona tam hazır değildi. Bu haliyle bile biz gerçekten memnun kaldık ve gönül rahatlığıyla burayı sizlere tavsiye edebilirim. Yalıkavak ile ilgili diğer yazılarım bu bağlantıda. Musmutlu gezmeler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/yalikavak-restaurant-tavsiyesi", "text": "Yalıkavak lüks açısından oldukça gösterişli yerlere sahip. Ünlüler genelde Bodrum'a geldiğinde Yalıkavak'ta takılıyor. Ünlüler dışında dünyanın en zenginleri de burayı oldukça seviyor. Yalıkavak'ta ultra lüks yatlar, dünya markaları ve lüks restaurantları sıklıkla görebilirsiniz. Biz de bulduğumuz fırsatlarda Yalıkavak'ı ziyaret etmeye ve mekanlarını keşfetmeye çalışıyoruz. Bazen günübirlik bazen de tatil amaçlı bu güzel yeri tercih ediyoruz. Yalıkavak Restaurant Tavsiyesi|Yalıkavak'ta Ne Yenir başlıklı bu yazımda bizzat deneyimlediğimiz ve memnun kaldığımız Yalıkavak mekanlarını görebilirsiniz. Özellikle kahvaltı noktasında Yalıkavak kendini aşmış durumda. Yazımda bol bol kahvaltı evi göreceksiniz. Yazdığım mekanlar dışında da oldukça güzel yerler var elbette ama deneyimledikçe yazmaya çalışıyorum. O zaman gelsin iştah açıcı Yalıkavak Restaurant Tavsiyesi listem. İlk olarak şunu da belirteyim; yazımda bahsettiğim mekanların hepsinden memnun ayrıldık. Yalıkavak'ta restaurant tavsiyesi arıyorsanız doğru yerdesiniz. Biz dediğim gibi fırsat buldukça buradaki mekanları keşfetmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla çok çok önerim yok. Listem az ama öz. Eminim siz de bu mekanlardan memnun ayrılacaksınız. Listemde hem kahvaltı için mekan tavsiyelerini hem de akşam yemeği için mekanlar bulabileceksiniz. Yalıkavak restaurant tavsiyesi arayanları öneriye doyuracağım.😊O halde Yalıkavak'ta ne yenir, nerede yenir sorusuna cevaplar vermeye başlayayım. Not: Yazımda bahsettiğim mekanları tercih etmeden önce açık mı kapalı mı olduğunu teyit etmenizde fayda var. Bazı mekanlar yılın her ayı açık olmayabiliyor. Safiye Kahvaltı Evi'nde serpme kahvaltıda yok yok. Hem çeşit fazla hem de ürünler oldukça kaliteli. Sunumlar desen o da oldukça özenli. Serpme kahvaltıda çeşit çeşit lezzetlerin dışında kuymak, menemen, sucuklu yumurta ekstra. Bence burada kuymağa kesin bir şans verin. Çünkü kuymağın yapıldığı ürünler Trabzon'dan geliyor ve oldukça lezzetli. Şef de Karadenizli olunca enfes bir kuymak ortaya çıkıyor. Kahvaltıda çay sınırsız ve bitirdiğiniz bir ürün olursa sınırsız şekilde isteyebiliyorsunuz. Hemen bahçenin yanı başında bulunan kümesteki tavuklardan gelen organik yumurtalar çok lezzetli.🐔Bal desen ödüllü bir bal ve enfes bir tat. Mekanda çocuklar için de güzel bir oyun alanı var. Çocuklu aileler gönül rahatlığıyla burayı tercih edebilir. Mekanı atmosferi, lezzetleri ve sunumuyla şiddetle tavsiye ediyorum. Bodrum Yalıkavak'ta en sevdiğimiz mekanlardan biri olan La Lara By Kozhokaru Spektr Butik Otel'in içinde yer alıyor. Muhteşem bir Yalıkavak manzarasına sahip olan La Lara çok şık bir mekan. Burada evlenme teklifinden özel gün kutlamaya her şeyi yapabilirsiniz. Mekan gerçekten çok özel. La Lara'nın güzel bir yanı da yazın mekanın oldukça ferah olması. Biliyorsunuz yazın Bodrum'da kalabalıktan dolayı adım atacak yer kalmıyor. Biz Temmuz ayında gitmemize rağmen La Lara oldukça tenha ve nezihti. Mekanın manzarası ve ambiyansı oldukça güzel ama bunlardan daha güzeli var ki o da mekanın lezzetleri. La Lara'da gerçekten çok özel menüler var. Buranın şefi Alex tam anlamıyla döktürüyor. Alex Şef yemeklere öyle şık dokunuşlar yapıyor ki yemeye kıyamıyorsunuz. Yediğinizde ise lezzetten mest oluyorsunuz. Biz bu restaurantta Carpaccio, Somon balığı ve Çupra yedik. Kapanışı da tatlı ile yaptık. Yediğimiz her şey bizden tam puan aldı. Bodrum'da akşam yemeği için şık bir mekan ya da özel bir şeften özel lezzetler arıyorsanız La Lara'yı gönül rahatlığıyla bujuyollarda imzasıyla tavsiye ederim. Yalıkavak'ta ne yenir önerilerime çok güzel bir mekan ile devam ediyoruz. Mynos Restaurant'ın bizim için en çarpıcı özelliği burada gün batımının efsane olmasıydı. Bunun yanında restaurantın mezelerinin ve ana yemeğinin lezzeti oldukça başarılıydı. Mynos restaurantta biz meze olarak deniz börülcesi, köpoğlu, ezme gibi klasik lezzetleri tattık ve ilk aşamada doyduk.😀Ana yemek olarak da 2 kişilik yaklaşık 800 gram gelen çupra yedik ve oldukça doyduk. Balık çok tazeydi ve lezzetliydi. Mynos ambiyans olarak çok güzel bir konuma sahip. Yazın buraya gün batımının her anını yakalamak için 19.30'dan sonra gidin derim. Mekanın çalışanlarının ilgisi oldukça iyi. Mynos'u da gönül rahatlığıyla sizlere tavsiye edebilirim. Narçiçeği Kahvaltı Evi bizim en iyi kahvaltıcılar listemize girdi. Domates soslu acı biber kızartması, anne patatesi, yaprak sarması, kabak çiçeği dolması, börekleri ve sayamadığım lezzetleriyle hiç düşünmeden listeye alın derim. Ürünler hem çeşit, hem porsiyon hem de lezzet bakımından çok başarılı. Hijyen bakımından da oldukça özenliler, masalar arası mesafe makul, tek kullanımlık masa örtüleri kullanılıyor. Güvenle kahvaltı yapabilirsiniz. Bujuyollarda'dan yıldızlı tavsiye. Tatil bölgelerinde güzel balık restoranları kadar iyi steak houselar da bulunsa diyorsanız Yalıkavak'ta çok iyi bir önerim var. Karski hem mekan atmosferi hem de tadacağınız lezzetli yemekleriyle unutulmazlarınız arasına girer. Çalışanlar oldukça ilgili ve güleryüzlü. Müzikler şahane. Özel gün kutlamak için de değerlendirebileceğiniz mekanda biraz da yemeklere değinelim. Mezeleri ve etleri dolaptan seçiyorsunuz. Şeker pancarı turşusu, patlıcan salatası, acılı ezme, kuru cacık bizim seçtiğimiz mezelerdi. Ara sıcaklarda pazı dolması ve içli köfte vardı masamızda. Nefislerdi nefis. Ana yemekte de şahane sosları ve sunumuyla pirzola geldi. Damaklardan izi silinmeyecek çok lezzetli yemekler yedik ve musmutlu ayrıldık mekandan. Yalıkavak'ta steakçi arıyorsanız bu mekanı gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Miços bizim konakladığımız otelin restaurant bölümü. Yalıkavak Tilkicik Koyu'nda, denize sıfır konumda bulunuyor. Biz otelde kahvaltı dahil konakladığımız için Miços Restaurant'ta hem kahvaltı hem de bir akşam yemeği deneyimleyebildik. Üstelik akşam yemeği doğum günüme denk gelince iskelede hazırladıkları masa, Üstün'le organize şekilde ayarladıkları maytap ve pasta sürpriziyle öyle mutlu ettiler ki beni, ben artık resmi olarak bir Miços müdavimiyim bunu söylemeden geçemeyeceğim.😊Kahvaltıda ev yapımı reçeller, pideler, anne elinden börekler çok lezzetliydi. Dışarıdan kahvaltı için de tercih edebilirsiniz mekanı. Akşamları ekstra keyifli oluyor benden söylemesi, iskeleye atılan masalar, su kabağından renkli ışıklandırmalar, güzel müzikler, lezzetli mezeler ve tazecik balıklar. Denizden esip teninizi okşayan hafif esinti, işte tam bir Bodrum akşamı. Miços diyorum okkalı tavsiyemizdir diyorum. Kaydedilsin. Bir kahvaltı önerisiyle daha devam ediyorum. Asmalı Çardak da yemyeşil bir bahçenin içinde horoz sesleriyle en doğalından kahvaltı yapabileceğiniz güzel bir mekan. Servis çok hızlıydı hatta gördüğümüz en hızlılardandı.😂Kabak çiçeği dolması, pişi ve kabaklı börek bi efsaneydi. Üstün pişime karşılık kabak çiçeği dolmasını teklif edince yok diyemedim ama aklım da hala o çıtır çıtır pişide kaldı.😀Ev yapımı reçelleriyle ağzımızı tatlandırıp keyifle ayrıldık mekandan. Hafta sonları çok kalabalık olduğunu ve her an bir ünlüyle karşılaşma ihtimaliniz olduğunu hatırlatmak isterim.😊Rezervasyonlu gitmekte fayda var. Yine ister kahvaltıya, ister bizim gibi gün ortası keyfine ister akşam yemeğine gidebileceğiniz keyifli bir önerime geldik. Zeytinlina Yalıkavak halk plajında denize sıfır konumda bulunan çok hoş bir mekan. Dilerseniz keyifli bahçesinde, dilerseniz püfür püfür esen havada deniz kenarında ağaç gölgesindeki masalarda oturabilirsiniz. Menüsü oldukça zengin, deniz mahsullerinden steaklere fast fooda kadar birçok seçenek mevcut. Biz etli mexicano pizza, cheeseburger ve zeytin lina patates sipariş verdik. Önden masaya zeytinyağı, zeytin ve kendi yaptıkları bazlamalar ikram olarak geliyor. Öyle lezzetliydi ki ekmek bana bana dibini sıyırdık zeytinyağının.😊Patatesi çok övmüşlerdi övdükleri kadar varmış, baharatıyla incecik çıtır çıtır oluşuyla cips gibiydi. Pizza da bi o kadar başarılıydı. Pek sevdik Zeytin Lina'yı, öneririz. Yalıkavak'ta kahvaltı mekanı dedim ya çok bereketli. Alın size çok güzel bir öneri daha. Bodrum Yalıkavak yolu üzerinde bulunan Kozalak Kahvaltı Evi kahvaltı sanatının hakkını fevkalede veriyor. Kozalak kahvaltı evinde çocuklar için oyun alanı mevcut. Ayrıca yetişkinler için burada yürüyüş parkuru da var. Burası doğa ile iç içe. Gerçekten hem mideniz hem de ruhunuz bayram ediyor. Bodrum'da kahvaltı mekanı arıyorsanız Kozalak kahvaltı evini gönül rahatlığıyla öneririm."} {"url": "https://bujuyollarda.com/yatagan-gezilecek-yerler", "text": "Muğla'nın en sakin, kendi halinde ilçelerinden biri olan Yatağan, her ne kadar Muğla'nın diğer ilçeleri kadar popüler olmasa da keşfedilecek yerleri ile bence çok güzel bir yer. Yatağan gezilecek yerler listemi görünce bence ne demek istediğimi iyi anlayacaksınız. Bu güzel ilçeden birbirinden güzel tarihi yerler var. Biz her fırsatta buralara evimize yakın olmasından dolayı gitmeye çalışıyoruz. Hadi bir hava alalım diyoruz ve tarih ve doğayla buluşmak için kendimizi Yatağan ve çevresine atıyoruz. Eskiden coğrafya derslerinde hep duyardık ya Yatağan Termik Santrali diye işte Yatağan denilince benim aklıma hep termik santral geliyor.😄Ama Yatağan ve çevresini gezdikten sonra aklıma artık antik kentler ve doğal güzellikler geliyor. Muğla'da Bodrum'dan, Marmaris'ten, Fethiye'den sıra gelir mi bilmem ama Yatağan'da da gezilecek görülecek güzel mi güzel yerler var. Hele bunlardan bir tanesi var ki inanın bana Muğlalılar bile burayı bilmiyor. Oldukça gizemli ve güzel. Burası kesinlikle saklı cennet. Siz bu yazımı okuyup burayı öğrendikten sonra buraya kesin gidin ve enfes fotoğraflar çekilin. Hatta buranın yakınında çok güzel bir yer var. Orayı da keşfedin. Yatağan gezilecek yerler listemiz kısa ve öz. Listemde toplamda 9 yer bulunuyor. Genel itibariyle gezmesi zaman almayacak yerler. Listemin sonunda Yatağan Nerede, Yatağan'a Nasıl Gidilir, Yatağan'a Kaç Gün Ayırmalı, Yatağan'a Ne Zaman Gidilir gibi soruların cevaplarını da bulabilirsiniz. Ama tabi ki önce gezilecek yerlerin haritada görünümü. Yatağan Gezilecek Yerler listem dediğim gibi oldukça kısa. Listemizdeki yerler birbirine yakın konumda. Yakın olan yerleri art arda yazdım. Rotanızı yazdığım sıralamaya göre ya da Yatağan'a geliş yönünüze göre belirleyebilirsiniz. Bu yerleri gezmek için aracınız olursa çok daha rahat edersiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/yesil-hususi-pasaport-nedir-nasil-alinir", "text": "Her zaman derim, \"yeşilin var huzurun var\"😄. Yeşil denilince bir çoğumuzun aklına seyahat ile ilgili ilk olarak dolar gelebilir ama bizim konumuz tabi ki pasaport ve pasaport türlerinden biri olan yeşil pasaport. Yeşil pasaportun bir diğer adı Hususi Pasaport. Aslında bu pasaportun Pasaport Kanunu'ndaki resmi adı \"hususi\" ama renginden dolayı insanlar bu pasaporta yeşil pasaport diyor. Peki bu meşhur yeşil hususi pasaport nedir, nasıl alınır, şartları nelerdir hiç merak ettiniz mi ? İşte yazımda bu sorulara yanıt vereceğim. Ayrıca bunlara ek olarak yeşil pasaportla ilgili aklınıza gelebilecek tüm soruların cevabı burada olacak. Hadi gelin yeşil pasaport dosyamızı açalım. Yeşil pasaport ayrıcalıklı bir dünyaya girmenizi sağlayan bir pasaport. Herkes bu pasaporta sahip olmak ister çünkü aşağıda anlatacağım çok güzel avantajları var. Hele bizim gibi seyahat etme tutkunuz varsa yeşilim olsun ne olursa olsun moduna girebilirsiniz. Peki bu yeşil pasaportu herkes alabilir mi ? Cevap ne yazık ki hayır. Yeşil pasaportu almak için belli şartlara sahip olmalısınız. Bu şartların en başında da kamu görevlisi yani memur olmanız gerekiyor. Memurluk dışında da bazı istisnai durumlarda yeşil pasaport alınabiliyor ama dediğim gibi bu durumlar istisna. Yeşil hususi pasaport, Türkiye Cumhuriyeti devletinin Türk vatandaşlarına verdiği bir kaç pasaport türünden sadece biri. Namı diğer hususi pasaport genel olarak belli bir kademe ve dereceye gelen memurlara ve bu memurların aile üyelerine verilen bir pasaport türü. Yeşil pasaport memurlar dışında istisnai durumlarda şartları sağlayan bazı kişilere de veriliyor. Ama ana eksen yeşil pasaport almak için memur olmak gerekiyor. Peki memur oldum hemen yeşil pasaport alabilir miyim derseniz cevap hayır alamazsınız olur. Yeşil pasaport almak için memurlukta da belli bir mertebeye ulaşmanız gerekiyor. Şimdi gelelim kimler yeşil pasaport alabilir kısmına."} {"url": "https://bujuyollarda.com/yesil-pasaporta-vize-isteyen-istemeyen-ulkeler", "text": "Ülkemizde yeşil pasaporta sahip olmak seyahat noktasında ciddi bir ayrıcalık getiriyor. Para birimimizin, dolar ve euro karşısında değer kaybetmesinden dolayı bu ayrıcalık daha da önemli oluyor. Yeşil pasaport özellikle Schengen vizesi derdine son verdiği için seyahat bütçenizde yeşillikler açmasını sağlıyor. 😊 Ucuza seyahat etmenin önemli olduğu bu dönemlerde yeşil pasaport sahibi olmak insanı gerçekten rahatlatıyor. Bu yazıyı kaleme aldığım tarih olan 2019, güncellediğim tarih ise 2023. Yani dolar, euro kurunun uçuşa geçtiği enflasyonun ise %90'lara vurduğu bir dönem. Bu konu biz seyahat severleri o kadar etkiliyor ki bu konuya girsem yeşil pasaport falan kalmaz. Dolayısıyla derinlere inmeden en iyisi konumuza dönelim. Yeşil pasaporta kim sahip olur denilince bir çok kişinin aklına tabiki memurlar gelir. Genel olarak doğru bir cevap ama bu pasaportu memur olmayan fakat belli şartları sağlayan kişiler de alabiliyor. Peki bu pasaport memur olunca hemen veriliyor mu ? Cevap hayır. Memur olduktan sonra 3., 2. ve 1. kademede olmanız gerekiyor. Yeşil pasaport vize noktasında ayrıcalık tanıdığından insanın memur olası ya da memur bir eşle evlenesi geliyor.😀 Ülkemizin ve hayatın gerçekleri bunlar. Yeşil pasaporta vize istemeyen ülkeler listesini görünce ne dediğimi tam olarak anlayacaksınız. Yazıma geçmeden önce daha önceden yazdığım Pasaport İşlemleri başlıklı yazımda Pasaport Nedir ve Nasıl Alınır, Pasaport Randevu İşlemleri, Pasaport Harç ve Defter Bedeli gibi pasaporta dair tüm soruların cevabını bulabilirsiniz. Ayrıca Pasaport Türleri başlıklı yazımda da Yeşil Pasaportla ilgili Yeşil Pasaport Kimlere Verilir, Yeşil Pasaport Başvuru İşlemleri, Yeşil Pasaport İçin Gereken Belgeler Nedir sorularının cevabını görebilirsiniz. Yok ben pasaport falan uğraşamam diyorsanız pasaportsuz gidilen ülkeler için ise bu bağlantıya tıklayabilirsiniz. Bu yazımı iki ana kısma ayıracağım ilk olarak Yeşil Pasaporta Vize İsteyen Ülkeler bölümünü ikinci ana kısım olarak ise Yeşil Pasaporta Vize İstemeyen Ülkeler bölümünü yazacağım. Lakin öncesinde kimler yeşil pasaport alabilir sorusuna cevap verelim. Yeşil pasaport kimlere verilir sorusunun cevabına bir çok kişi memurlara verilir diyecektir fakat bu pasaport memur olan herkese verilmiyor. Yeşil pasaport alabilmek için hem memur olmak hem de belli bir dereceye ulaşmak gerekiyor. Bunun dışında son yapılan düzenlemelerle yeşil pasaport sadece memurlara verilmiyor. Örneğin, belli bir ortalama ile ihracat yapan firmaların yetkilileri de yeşil pasaport alabiliyor. Yeşil pasaport alabilen kişilerin eşleri de yeşil pasaport alma hakkına sahip oluyor. Çocuklar için ise durum şöyle. Yeşil pasaport alabilecek durumda bulunanların ergin olmayan veya ergin olsalar dahi yanlarında yaşayıp evli bulunmayan ve iş sahibi olmayan öğrenimi devam eden çocuklarına 25 yaşının ikmaline kadar yeşil pasaport verilebiliyor. Aşağıda detaylı olarak yeşil pasaport alabilecek kişileri bulabilirsiniz. - 1. 2. ve 3. derece kadrolarda bulunan veya bu kadrolar karşılık gösterilmek veya T. C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilip emekli kesenekleri bu derecelerden kesilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan devlet memurları ve diğer kamu görevlilerine, - Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev yapanlardan en az 15 yıl mesleki kıdemi olan öğretim üyeleri ile birinci derece kadro ile emekliliğe hak kazanmış olan belediye başkanlarına; diplomatik pasaport verilmesini gerektiren vazifelerden başka herhangi bir resmi vazife ile veya kendi hesaplarına yabancı ülkelere gittikleri zaman verilir. - TBMM eski üyelerine ve eski bakanlara, - Devlet sporcusu ünvanını taşıyan atletlere, - İl ve ilçe belediye başkanlarına, görevleri süresince hususi damgalı pasaport verilir. - Baro levhasına yazılı olan ve en az on beş yıl kıdemi bulunan avukatlara bazı suçlardan dolayı soruşturma veya kovuşturma bulunmaması kaydıyla hususi damgalı pasaport verilebilir. - Yıllık ortalama ihracat değerlerine göre yapılan sınıflandırmada; son üç yılda yıllık ortalama ihracat tutarı Cumhurbaşkanının belirleyeceği değerin üzerinde olan firma yetkililerine bazı suçlarından mahkum olmamaları kaydıyla, Cumhurbaşkanınca belirlenen esaslara göre dört yıl süreyle hususi damgalı pasaport verilebilir Yeşil pasaportum var her yere krallar gibi girip çıkarım düşüncesine kapılmayın. Yeşil pasaportunuz olsa dahi toplamda 69 ülkeye giriş için vize almak zorundasınız. Bu ülkelerden en çok hayal kırıklığına uğratan sanırım Amerika ve İngiltere olsa gerek. Yeşil pasaportunuz olsa dahi Amerika'ya ve İngiltere'ye giriş için vize şart. Aşağıda yeşil pasaporta vize isteyen ülkelerin güncel listesini bulabilirsiniz. Yeşil pasaporta vize isteyen ülkeler noktasında şunu da belirtmekte fayda var. Aşağıda belirttiğim ülkelere vize başvurusu yaparken yine yeşil pasaportun gücünden faydalanıyorsunuz. Yani vize almanız bordo pasaporta göre bir nebze daha kolay. - Afganistan - Amerika Birleşik Devletleri - Angola - Avustralya - Benin - Burkina Faso - Burundi - Butan - Cape Verde - Çad - Doğu Timor - Dominik Cumhuriyeti - Ekvator Ginesi - Eritre - Ermenistan - Etiyopya - Fildişi Sahili - Gabon - Gambiya - Gana - Gine - Gine-Bissau - Güney Sudan - Haiti - Hindistan - Hollanda Antilleri - İngiltere - İrlanda - Kamerun - Kanada - Kıbrıs Rum Kesimi - Kiribati - Kongo - Kongo Demokratik Cumhuriyeti - Kore Halk Cumhuriyeti - Laos - Lesotho - Liberya - Madagaskar - Malavi - Mali - Meksika - Mikronezya - Mozambik - Myanmar - Nambiya - Nauru - Nepal - Nijer - Nijerya - Orta Afrika Cumhuriyeti - Özbekistan - Papua Yeni Gine - Ruanda - Senegal - Sierra Leone - Solomon Adaları - Sri Lanka - Sudan - Surinam - Suudi Arabistan - Tayvan - Togo - Uganda - Yeni Zelanda - Zambiya Yeşil pasaporta vize istemeyen ülkeleri aşağıda kıta kıta sıralayacağım. Burada belirtilen ülkelere seyahat planı yapmadan önce resmi makamlardan bilgi almak çok önemli. Çünkü dünyamızda siyasi anlamda her an her şey günlük olarak değişebiliyor ve bu da vize politikalarını etkileyebiliyor. Güncel olarak Türkiye'den vize isteyen ya da istemeyen ülkeleri Dış İşleri Bakanlığı'nın sitesinden takip edebilirsiniz. Önemli Not: Yeşil pasaport ile aşağıdaki ülkelere vize almadan veya kapıda ya da internetten vize alarak giriş yapabilirsiniz. Fakat kesinlikle pasaportunuzun en az 3 ay (90 gün) daha geçerliliğinin olması gerekiyor. Hatta bu geçerlilik süresi ülkeden ülkeye değişebiliyor. Bilet almadan önce gideceğiniz ülkenin resmi mercilerinden vize ve pasaport durumu ile ilgili son gelişmeleri mutlaka teyit edin. Şimdi gelelim yeşil pasaportla vizesiz hangi ülkelere gidilir sorusunun cevabına. Aşağıda yazdığım ülkelerde yeşil pasaport ile 90 gün vizesiz kalabilirsiniz. 90 gün olmayanların kalış süresini yanında ayrıca belirttim. Yeşil pasaportun en güzel yanı kesinlikle Avrupa ülkelerine vizesiz giriş yapılabilmesidir. Avrupa'da toplamda 44 ülkeye yeşil pasaportla vizesiz şekilde giriş yapılabiliyor. Liste güncel şekilde olup aşağıdaki gibidir. Bu ülkelere gitmeden önce resmi makamlardan teyit alınız. - Almanya (90 Gün) - Andorra (90 Gün) - Avusturya (90 Gün) - Azerbaycan - Belçika (90 Gün) - Beyaz Rusya (90 Gün) - Bosna-Hersek (90 Gün) - Bulgaristan (90 Gün) - Çek Cumhuriyeti (90 Gün) - Danimarka (90 Gün) - Estonya (90 Gün)"} {"url": "https://bujuyollarda.com/yilbasinda-turkiyede-nereye-gidilir", "text": "Biz ki her Pazartesi bile haftamız güzel geçsin diye temenni ederken, kim yeni yılın gelişiyle içi umut dolmaz ki? Yeni kararlar aldığımız, kendimize hedefler koyduğumuz, heyecanla beklediğimiz yeni yılı coşkuyla kutlamak harika! Bu kutlama bazen evde en sevdiğimiz pijamalarımızla TV karşısında, bazen bir aile yemeğiyle, bazen en sevdiğimiz arkadaşlarımızla bir partide bazen de dünyanın farklı yerlerinde olabilir. E tabi biz işin evin dışındaki kısmındayız. Ne demiş ünlü düşünür Enis Arıkan; 'Çok hastayım arkadaşlar, ama gezme oldu mu yüce rabbim güç veriyor.' 😂 Seyahat söz konusuysa kar, kış, soğuk bizi caydıramaz. O yılbaşı tatili yapılacak! Yılbaşı tatili için \"Uludağ mı? Neden olmasın!\" dediğinde, buz gibi havada bile içinin sıcacık olacağı bir destinasyona gidiyorsun demektir. Uludağ, kışın kralı ve yeni yılı kutlamak için mükemmel bir seçenek. Buranın dillere destan pistlerinde kayak yapmak olmazsa olmaz. Bilmiyorsan da dert etme, sana bunu öğretecek hocalar var. Hem eğlence hem de düşme garantili! Ardından, termal otellerde sıcak suya girip, yorgun kasları gevşetmek de cabası. Karla, kışla işim yok Buju, sıcak iklim insanıyım ben diyorsan işte sana Ege. 💙 Bodrum her dönem için cazip bir seçenek, elbette yılbaşı kutlaması için de! Bodrum, yeni yıla denizin kıyısında, sıcacık bir kumsalda veya lüks bir yatın güvertesinde \"Mutlu Yıllar!\" diye bağırarak girmen için mükemmel bir yer. Gece kulüpleri senin gibi eğlenmeyi ve dansı sevenlerle dolup taşacak. Ayrıca belediye her sene konser düzenliyor. Ünlü isimlerin sahne aldığı bu ücretsiz konserlerle Bodrum sokaklarında yeni yıla coşkuyla girebilirsin. Tabi yolun buralara düştüyse senin için hazırladığımız Bodrum yazılarımızla tatilini daha da renklendirmelisin. - Bodrum Gezilecek Yerler | Adım Adım 33 Yer | Haritalı - Bodrum'da Ne Yenir ? En İyi 18 Mekan Önerisi - Bodrum Kahvaltı Mekanları | En İyi 7 Mekan Önerisi - Bodrum'da Tekne Turu Tavsiyesi Fiyatlar Rotalar Yılbaşında Türkiye'de nereye gidilir sorusunun cevabı için ülkemizin güneyine iniyoruz. Eğer kış insanı değilsen, hem içinin ısınacağı hem de muhteşem galalarla eğlenerek yılbaşına girebileceğin Antalya otelleri seni bekliyor. Her şey dahil otellerde konaklayarak birkaç günlük mini bir tatille kendini şımartabilirsin. Yılbaşı gecesi için de ünlü sanatçıların sahne aldığı gala yemekleri düzenleniyor. Tabi böyle bir tatil için kesenin ağzını biraz açman gerekebilir. 😀 Gitmişken belki bulunduğunuz bölgedeki gezilecek yerleri keşfe de çıkarsın. Bizim son keşiflerimizden biri olan Antalya Demre bence yılbaşı tatili için çok özel ve güzel bir seçenek. Erzurum, kartpostallardan fırlamış gibi karla kaplı tarihi dokusu ve muazzam dağ manzaraları ile büyüleyici bir atmosfer sunuyor. Yılbaşı gecesi, Palandöken Dağları'nın zirvesindeki kayak merkezindeki özel etkinlikler ve konserlerle unutmaz bir yılbaşı kutlaması vadediyor. Kar beyazı pistlerde kayarak, gökyüzündeki yıldızlar altında unutulmaz bir yılbaşı deneyimi yaşayabilirsin. E gitmişken yöresel Erzurum lezzetleriyle damaklarınızı şenlendirmeyi de ihmal etme. Ne nerede yenir için de yerlisinden harika öneriler bu yazımızda. 😍 Gitmişken yerimde duramam gezerim diyorsan Erzurum gezilecek yerler içeriğimize mutlaka göz at. - Trabzon Merkezde Gezilecek Yerler Listesi - Trabzon'da Ne Yenir & En İyi 10 Mekan Önerisi - Trabzon Otel Tavsiyesi - Gaziantep Merkez Gezilecek Yerler | 21 Keşif Noktası - Gaziantep Çevresi Gezilecek Yerler : En Güzel 9 Öneri Kıbrıs, yılbaşı tatilini Akdeniz'in sıcak kucaklamasında geçirmek isteyenler için bir cennet. Bu güzel adada, yılbaşı coşkusunu plajlarda ve turkuaz suların kıyısında kutlamak çok keyifli. Kıbrıs'ın tarihi dokusunu yansıtan antik limanlar ve kaleler, ışıl ışıl süslemelerle yeni yıl coşkusuna renk katıyor. Geceyi yıldızların altında romantik bir atmosferde geçirmek isteyenler için Karpaz Yarımadası'ndaki kumsallar veya St. Hilarion Kalesi'nin eteğindeki manzaralar muazzam bir seçenek. Daha lüks bir kutlama için Kıbrıs otellerinde ünlü sanatçıların sahne aldığı kutlamaları da tercih edebilirsin. - 8 Adımda Kıbrıs Gezilecek Yerler Listesi | Haritalı - 14 Adımda Lefkoşa Gezilecek Yerler Listesi | Haritalı - Girne Gezilecek Yerler | En Güzel 11 Yer | Haritalı - 13 Maddede Gazimağusa Gezilecek Yerler Listesi - Kıbrıs'ta Ne Yenir | 7 Güzel Mekan Önerim Yeni Yıl kutlamaları, dünya çapında zaman dilimlerine göre farklı bölgelerde farklı zamanlarda gerçekleşir. Yani, Yeni Yıl'ın ilk olarak hangi ülkede kutlandığına dair kesin bir yanıt vermek zordur çünkü zaman dilimlerine göre değişkenlik gösterir. Örneğin, Yeni Zelanda'nın Auckland şehri, dünya saatlerine göre diğer bölgelere göre daha önde bulunduğundan Yeni Yıl kutlamalarına erken başlar ve bu nedenle ilk olarak Yeni Yıl'a giren ülkelerden biri olarak kabul edilir. Ancak, Yeni Yıl'ın ilk olarak hangi ülkede kutlandığı konusu zaman dilimlerine ve coğrafi konuma bağlı olarak değişebilir. Bu sorunun cevabı göreceli olsa da eğer yurt dışı düşünüyorsanız Avrupa'yı tercih edebilirsiniz. Bunun dışında Türkiye'de olacaksanız Antalya, İzmir, Muğla ve İstanbul yeni yılı kutlamak için en ideal seçenekler arasında. Yılbaşında bazı nedenlerden dolayı insan tek kalabiliyor. Peki tek kaldığınızda ne yapmalısınız ? Yılbaşında eğer tekseniz ilk seçenek evinizde takılmak gelebilir. Ama dışarı çıkmak isterseniz en güzel seçenek şehir meydanları. Burada emin olun sizin gibi tek insanlar var ve onlarla tanışıp beraber kutlama imkanınız mevcut. Bunun dışında bir bar taburesi üstünde de yılbaşını kutlayabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/yilbasinda-yurt-disinda-nereye-gidilir", "text": "Yılbaşında yurt dışında rota arayışı içerisindeyseniz doğru yazıya denk geldiniz. Yılbaşı için Türkiye artık açmıyorsa yurt dışında çok güzel destinasyonlar sizi bekliyor. Yılbaşını hep Türkiye'de geçiriyorsanız aslında yurt dışı fikri hem farklılık açısından hem de deneyim açısından oldukça güzel bir fikir. Farklı bir kültürün içinde bu bayramı kutlamak farklı anılar biriktirmenizi sağlayacak. Mesela 2020 yılında Paskalya Bayramına Yunanistan'da denk gelmiştik ve gerçekten bizim için çok farklı bir deneyim olmuştu. Yani yıl başını imkanınız varsa 1 kez de olsun yurt dışında geçirmenizi tavsiye ediyorum. Dünyada da yılbaşını geçirebileceğiniz çok güzel şehirler bulunuyor. Benim favorilerimi aşağıda tek tek yazacağım. Yılbaşında Yurt Dışında Nereye Gidilir sorusuna cevap verirken tek bir bölgeye odaklanmak istemedim. İnsanların aklına yılbaşı ve yurt dışı denildiğinde direkt Avrupa gelse de Avrupa dışında da yılbaşı için çok güzel rotalar var. Evet Avrupa'da bazı şehirlerde yılbaşı çok özel ve güzel kutlanıyor ama diğer yerlerin de hakkını yemeyelim. Listemde yılbaşını geçirebileceğiniz sıcak ülkeler de var, vizesiz gidebileceğiniz Avrupa ülkeleri de. Yani aradığınız cevabı bu yazımda bulacağınıza gönülden inanıyorum. O zaman hemen listemize geçelim. Yılbaşı tatili, dünyanın dört bir yanında farklı kültürlerin, geleneklerin ve coşkuların bir araya geldiği eşsiz bir zaman dilimi. Yılın son günlerini başka bir ülkede karşılamak, yeni yıla heyecan verici bir başlangıç yapma fırsatı sunuyor. Dünyanın dört bir yanındaki metropollerde muazzam havai fişek gösterileri, renkli sokak partileri ve özel etkinlikler, yılbaşı tatilini unutulmaz kılmak için çeşitli seçenekler sunuyor. Her biri kendi özgün çekiciliğiyle parlayan bu destinasyonlar, yılbaşı tatilini sıradanın ötesine taşıyan bir serüvenin kapılarını aralayacak. Sevgilinizle baş başa, romantik bir yeni yıl kutlaması hayal ediyorsanız Paris kesinlikle size aradığınızı verecek. Yeni yıl dönemi şehir ışıl ışıl ışıklarla süslenirken, Eyfel Kulesi'nin görkemli silueti gökyüzünde parlıyor ve Seine Nehri kıyısındaki yollar, renkli ışıklar altında adeta bir masal dünyasına dönüşüyor. Çok şık bir restoranda Fransız lezzetleriyle unutulmaz bir yılbaşı yemeği yiyebilir ardından Paris'in yılbaşı coşkusunu tam anlamıyla yaşamak için Champs-Elysees Caddesi'nde düzenlenen muazzam sokak partisine katılabilirsiniz. Renkli ışıklar, ateş şovları ve canlı müziklerle dolu bu etkinlik, yeni yıla unutulmaz bir başlangıç yapmanızı sağlayacak. Rio De Janeiro, yılbaşında coşkunun ve renklerin başkenti olarak sizi karşılayacak. Copacabana Plajı'nda yapılan devasa yılbaşı partisiyle ünlü olan şehirde dans eden insanlar, renkli kıyafetleri ve samba müziğiyle geceyi bir festival havasına çeviriyor. Gece yarısı, devasa bir havai fişek gösterisi ile birlikte yeni yıla 'Ola' diyeceksiniz. Gece boyu süren samba dans gösterileri, sokak partileri ve Brezilya'nın ünlü Caipirinha kokteyli eşliğinde, Rio De Janeiro sizi unutulmaz bir kutlamaya davet ediyor. Barselona, yılbaşında efsanevi bir kutlama atmosferine sahip, sanki şehir bir dev partiye dönüşmüşçesine sizi karşılıyor. Katalan kültürü ve modern tasarımın mükemmel bir buluşma noktası olan bu şehirde, sokaklar rengarenk ışıklarla süsleniyor, tarihi binalar ışıltılı bir şekilde parlıyor. Yılbaşı gecesi, La Rambla caddesindeki canlı geçit töreni, ateş şovları ve sokak sanatçıları ile dolup taşıyor. Şehrin ikonik yapısı Sagrada Familia, gece yarısı renkli ışıklar altında adeta bir masalın içine giriyor. Barselona'da yeni yıla girerken hissedilen enerji, sizi anında büyüleyecek ve unutulmaz anılar biriktireceksiniz. New York, yılbaşında heyecanın ve enerjinin tam kalbinde bir kutlama vaat ediyor. Times Square'in parıldayan neon ışıkları altında devasa bir yılbaşı topu, geri sayımın başlamasıyla birlikte gökyüzüne yükselirken, bu an, yeni yıla girmenin eşsiz bir simgesi haline gelmiş burada. Sokaklarda dans eden kalabalıklar, kucak dolusu konfetiler, renkli ışıklar ve coşkulu müzikler; New York'un eşsiz atmosferini doyasıya yaşamanın anahtarı. Yılbaşı gecesi, Brooklyn Köprüsü'nün muazzam silueti, Central Park'ın huzurlu manzarası ve Empire State Building'in ışıl ışıl parlayan zirvesi, şehrin her köşesini büyülü bir atmosferle dolduruyor. New York'un eğlence dolu sokakları, sizi unutulmaz bir yılbaşı serüvenine davet ediyor. İtalya'da yılbaşı nerede kutlanır? Hadi hep bir ağızdan haykıralım, 'Romaaa'. 🤩 Roma, yılbaşında tarihin ve büyüleyici atmosferin kucaklayıcı kollarına çağırıyor. Piazza Navona'daki büyülü atmosfer, sanatçıların performansları ve sokak satıcılarının sunduğu lezzetlerle dolu bu meydan, Roma'nın yeni yılı karşılama ritüellerini en iyi şekilde yansıtıyor. İspanyol Merdivenleri'nde gece yarısı, Roma'nın ışıl ışıl manzarasını izlemek, Vatikan'ın etkileyici güzellikteki St. Peter Bazilikası'nda yılbaşı ayinine katılmak ve ardından Trastevere bölgesindeki geleneksel İtalyan restoranlarında yeni yılı karşılamak, sizi bu özel şehre çekmek için yeterli nedenlerden sadece birkaçı. Romantik sokakları, tarihi zenginlikleri ve sıcakkanlı atmosferi, yeni yılı benzersiz bir şekilde kutlamak isteyen herkes için Roma ideal bir destinasyon. Tulum, beyaz kumsalları, turkuaz renkli denizi ve tarihi Maya kalıntıları arasında kaybolarak, yeni yıla sıcak bir başlangıç yapmanın en güzel yollarından biri. Tulum'un bohem atmosferi, yılbaşı kutlamalarını bir üst seviyeye taşıyor. Plaj kenarındaki şık beach club'lar, tropikal kokteyller ve canlı müziklerle dolu gece partileri, Tulum'u yılbaşı coşkusunu doyasıya yaşamak isteyenler için vazgeçilmez kılıyor. Yılbaşında hangi Avrupa ülkesine gidilir diye soruyormuşsunuz. Hz. Google öyle söyledi. 😁 E ben de cevap vereyim dedim, Amsterdam sizce de harika bir seçenek olmaz mı? Amsterdam, yılbaşında renkli lambaların, kanalların ve gülen insanların şehri olarak sizleri kucaklıyor. Harika havai fişek gösterileri, sokak partileri ile yılbaşı gecesi sabaha kadar eğleneceğiniz şehirlerden biri Amsterdam. Peki Hollanda'da yılbaşı kutlamaları nasıl yapılır derseniz de Kanallar boyunca sıralanan tarihi binalar, yılbaşı ışıkları altında adeta birer peri masalına dönüşüyor. Dam Meydanı'ndaki dev yılbaşı ağacı, Amsterdam'un tarihi atmosferini modern bir dokunuşla birleştirirken, sokak sanatçıları ve sokaklarda canlı müzik yapan ekipler, şehri bir açık hava konserine dönüştürüyor. Yılbaşı gecesi, şehrin ünlü kanallarında yapılan bot partileri ve ateş şovları, Amsterdam'ı kutlamaların merkezi haline getiriyor. Dubai, yılbaşı tatili için eşsiz bir destinasyon olarak parlıyor. Gökdelenlerin yükseldiği bu muazzam şehir, gece gündüz birbirine karışan ışıklarıyla sizi kendine çekiyor. Yılbaşı atmosferi, Dubai'nin ikonik siluetine muhteşem bir ahenk katıyor; devasa alışveriş merkezleri, lüks oteller ve göz kamaştırıcı gökdelenler arasında, gece gökyüzü renkli ışık şovlarıyla aydınlanıyor. Dubai'nin yılbaşı kutlamaları, unutulmaz bir deneyim sunuyor. Palmiye adası üzerinde yer alan Atlantis The Palm, görsel bir şölen sunan muazzam havai fişek gösterilerine ev sahipliği yaparken, Burj Khalifa'nın etkileyici silueti, yılbaşı gecesinde renk cümbüşü içinde kayboluyor. Dubai'nin eşsiz çöl manzarasında düzenlenen özel partiler ve açık hava etkinlikleri, ziyaretçilere unutulmaz bir yılbaşı deneyimi vadederken, bu büyülü şehirde yeni yıla başlamak, adeta bir rüyanın gerçeğe dönüşmesini sağlıyor. Bali, yılbaşı tatilinizi unutulmaz kılacak bir cennet adası. Turkuaz suları, altın sarısı kumsalları ve egzotik ormanlarıyla Bali, sizi sıcak bir kucaklamayla karşılıyor. Bali'nin eşsiz kültürü, yerel dans gösterileri ve geleneksel Bali müziği, yeni yılı karşılamak için bir araya gelenleri büyülüyor. - Bali Gezi Rehberi : Bilmeniz Gereken Her Şey - Bali Gezilecek Yerler : Tropikal Rüyada 32 Yer (2023) - Bali'de Ne Yenir & Mekan Önerileri - Bali'de Nerede Kalınır & Balayı Oteli Önerilerimiz - Bali Nerede, Bali'ye Nasıl Gidilir ? - Bali Salıncakları ve Mekan Önerimiz - Nusa Penida Adası Gezi Rehberi O zaman biraz yurt dışı vibe'ı versin ama vizesiz pasaportsuz yani dertsiz tasasız olsun derseniz canım yavru vatan sizi bekler. 😊 Girne, Kıbrıs'ta yılbaşı kutlamaları için adeta bir parti cenneti! Bu eşsiz şehir, tarih ve eğlenceyi bir araya getirerek, yılbaşı tatilinizi coşku dolu kılacak. Liman boyunca sıralanan renkli barlar, canlı gece hayatıyla Girne'yi eğlencenin merkezi haline getiriyor. Yılbaşı gecesi, tarihi Girne Kalesi'nin gölgesinde düzenlenen açık hava konserleri ve şehri aydınlatan muazzam havai fişek gösterileriyle adeta bir müzik festivaline dönüşüyor. - Kıbrıs Gezi Rehberi - Kıbrıs Gezilecek Yerler - Kıbrıs'ta Ne Yenir ? - Lefkoşa Gezilecek Yerler - Girne Gezilecek Yerler - Gazimağusa Gezilecek Yerler Yılbaşında yurt dışında nereye gidilir sence diye sorsa Üstün bana, ben de blog yazısı için falan soruyor diye düşünsem, iç çekerek Seyşeller desem. Bir vakit sonra elinde biletlerle geliverse, saçmalama Üstüüüüün desem. 😂 Manifest be... Duy sesimi evren! Victoria, Seyşeller'de yılbaşı tatili için bir rüyanın kapılarını aralıyor. Bu cennet ada, bembeyaz kumsalları, turkuaz sulardaki mercan resifleri ve muazzam palmiye ağaçlarıyla sizi karşılamaya hazır. Victoria, sadece bir başkent değil, aynı zamanda yılbaşı coşkusunu benzersiz bir doğa harikası atmosferiyle birleştiren bir destinasyon. Açık hava restoranlarda yerel lezzetleri deneyimleyebilir, şampanya eşliğinde güneşin batışını izleyebilir ve yıldızlar altında dans edebilirsiniz. Victoria'nın tropikal iklimi ve sıcak atmosferi, yılbaşı tatilinizi unutulmaz kılacak. E listemizde Balkanlardan da bir ülke olmasın mıydı? Peki Balkanlarda yılbaşı nerede kutlanır? Belgrad. 💘Hem yakın, hem vizesiz, biletleri uygun fiyatlı. Daha ne olsun? Belgrad, yılbaşı tatilinizde adrenalinin ve eğlencenin doruklarına çıkmanız için ideal bir destinasyon! Sırbistan'ın renkli başkenti, tarihi dokusuyla kucaklayan ve modern enerjisiyle sizi saran bir şölen sunuyor. Yılbaşı gecesi, şehir meydanında yükselen muazzam havai fişek gösterileri, nehir boyunca sıralanan gece kulüplerinde devam eden coşkulu partiler ve sokaklardaki canlı müzik performanslarıyla Belgrad, adeta bir açık hava festivaline dönüşüyor. Yılbaşında yurtdışı vizesiz nereye gidilir sorusunun favori cevaplarından olur Tayland. Kışın soğuğunda, montu atıp mayoya geçtiğiniz, çizmelerden kurtulup şipidak terliklerinizle gezdiğiniz bir rota beni cidden cezbediyor. Eğer siz de benim gibiyseniz Bangkok size unutamayacağınız bir yılbaşı tatili yaşatacak. Tayland'ın renkli ve enerji dolu başkenti, sizi muazzam tapınakları, nefes kesen manzaraları ve gece hayatının zirvesine taşıyan sokaklarıyla karşılıyor. Yılbaşı Bangkok'ta, gelenekselle modernin muhteşem bir dansı olarak canlanıyor; sokaklar, ışıl ışıl dekore edilmiş, muhteşem ışık gösterileriyle parlıyor ve Tay kültürüne özgü festivallerle dolup taşıyor. Chao Phraya Nehri'nde yapılan özel yılbaşı tekne turları, şehri suyun üzerinden keşfetmenin eşsiz bir yolunu sunarken, ünlü Khao San Road'daki sokak partileri ve barlar, gece boyunca süren coşkulu kutlamalara ev sahipliği yapıyor. Bangkok'un lüks otelleri, yılbaşı gecesi için özel organizasyonlar düzenlerken, geleneksel Tay dansları, nefis yemekler ve unutulmaz anlarla dolu bir gece vadediyor. Yılbaşı tatili için bütçe dostu ve ucuz seyahat imkanları sunan ülkeler elbette var. Bu ülkelerin başında Asya'da bulunan Tayland, Vietnam, Kamboçya ve Endonezya gibi ülkeler geliyor. Bunun dışında Avrupa'da Sırbistan, Macaristan, Romanya da değerlendirilebilecek ülkeler arasında. Son zamanlarda Türkiye için ucuz ülke kalmadı ama yine de bu yerler değerlendirilebilir."} {"url": "https://bujuyollarda.com/yunanistan-kapi-vizesi", "text": "Ahhh bu Ege Adaları. Bir zamanlar bize ait olan bu güzel adalar burnumuzun dibinde ve şuan Yunanistan toprakları içerisinde. Onu da geçtim buraları gezmek isteyen bizler bir de para ödeyip kapı vizesi ya da Schengen vizesi almak zorundayız. Yani çok sorulan Yunan adaları vize istiyor mu sorusunun cevabı üzgünüm ki evet. Bizler için kısa vadede vizesiz Yunan adaları hayal gözüküyor. Neyse hayalleri bırakıp gerçeklere dönelim. Her ne kadar vize kelimesine alerjim olsa da ne yazık ki bu durum şu an için acı gerçeğimiz. Bir gün umarım pasaport indeximiz oldukça kuvvetlenir ve AB üyesi oluruz ve de vize derdimiz son bulur. Ama bir gün işte ne zaman bilmiyoruz. Şu an için hali hazırda vizesiz gidebileceğimiz ülkeler listesini bu yazımda detaylı bir şekilde bulabilirsiniz. Aşağıya da Yunanistan'da gittiğim adaların detaylı rehberini bırakıyorum göz atarsınız. Evet gezgin ruhlu insanlar engel tanımaz deyip Yunanistan Kapı Vizesi ile ilgili detayları vermeye başlayalım. Bu yazımda Yunanistan Kapı Vizesi Nedir, Kapı Vizesi Nereden ve Nasıl Alınır, Yunanistan Kapı Vizesi İçin Gerekli Evraklar, Kapı Vizesi Dönemleri ve Süresi, Yunanistan Kapı Vizesi Ücreti Ne Kadar (2022) gibi ihtiyacınız olan tüm soruların cevaplarını en güncel şekilde vermeye çalışacağım. Umarım faydalı bir yazı olur. Atladığım ya da sonradan değişen bir durum olursa yorum kısmında bu durumu paylaşırsanız sevinirim. Not: Yaşadığımız Covid-19 pandemi sürecinden dolayı Yunanistan Kapı Vizesi ile ilgili tüm hususlar değişkenlik gösterebilmekte olup yetkili makamların açıklamalarını takip etmekte fayda var. Buna ilaveten kış aylarında kapı vizesi uygulaması yapılmıyor. Hemencecik önemli bir konu olan Yunan Adaları vizesiz mi sorusunun cevabını vermem lazım. Bir çok tur firması vizesiz yunan adaları başlığı atıp tur satmaya çalışıyor. Gerçek şu ki vizesiz yunan adaları diye bir durum yok. Bu tamamen pazarlama stratejisi. Tur paketi içine dahil olmayan maddelere baktığınızda vize ücretini göreceksiniz. Yani yunan adalarına gitmek isterseniz kapı vizesi ya da Schengen vizesi almanız şart. Avrupa Birliğine girip Schengen muafiyeti almadığımız sürece Yunanistan her daim bizden vize isteyecektir. Yukarıdaki konunun tek bir istisnası var. Eğer yeşil pasaporta sahipseniz Yunan Adalarına vize almadan giriş yapabilirsiniz. Yeşil pasaport sahiplerinin vizesiz girebileceği diğer ülkeler için bu bağlantıya göz atabilirsiniz."} {"url": "https://bujuyollarda.com/yurt-disi-cikis-harci", "text": "Bizim gibi seyahat tutkunlarının çok sevmediği bir konuya Yurt Dışı Çıkış Harcı konusuna değinmek istiyorum. Gerçekten anlam veremediğim ve yurt dışına çıkarken her defasında ödediğimiz bu harç seyahat maliyetlerimizin anlamsız bir kalemini oluşturuyor. Yurt dışı Çıkış Harcı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışına çıkarken ödemesi gereken bir harçtır. Yani yurt dışına çıkmadan önce bu harcı ödemek zorundasınız. Bir nevi yurt dışı çıkış izni gibi. 1 pul tek çıkış için geçerli. Yani 1 pulu birden fazla kullanamazsınız. Eskiden pasaporta yapıştırılan bu pul pasaporta ilkelce bir hava katıyordu. Şu an ödeme sonrası küçük ödendi kartı gibi bir şey verilerek ödendiği ispatlanıyor. Pasaport kontrolünde ödenen harç bir daha kullanılmasın diye kontrol polisi tarafından bir köşesi kesilip size veriliyor. Sonrasında da hudut kapıdan çıkış yapabiliyorsunuz. Yurt dışı harcının tanımını yaptık, gelelim ücretine. 2022 yılı yurt dışı çıkış harcı kişi başı 150 TL 'idi. 2023 yılı için ise yurt dışı çıkış harcı kişi başı halen 150 TL. Yurt dışına çıkmadan önce online, anlaşmalı bankalardan ya da havaalanlarındaki bankomatlardan ödeme yaparak yurt dışına çıkabiliyorsunuz. Ödeme yapmazsanız ne oluyor derseniz sınırdan yani pasaport kontrolünden geçemiyorsunuz. 2019 yılı öncesi 15 TL olan bu harç çok ciddi bir artışla 50 TL oldu. Bu gerçekten çok fazla bir artış. 20 TL olsa anlarım ama 50 TL olması çok fazla. Zaten gezginler olarak döviz kurları ile boğuşurken bir de karşımıza yurt dışı çıkış harcı çıkıyor. Daha seyahatin başında insanların önüne bu tarz engellerin çıkartılması ne yazık ki insanları yurtdışı seyahatinden soğutuyor. - 2018 yılı 15 TL, - 2019 yılı 15 TL, - 2020 yılı 50 TL, - 2021 yılı 50 TL, - 2022 yılı 150 TL, - 2023 yılı 150 TL Edit: Son artışla beraber 2023 yılı yurt dışı çıkış pulu halen 150 TL oldu. Evet şaka değil gerçek. Tam 2 kat artış oldu. Yurt dışına çıkmamamız için herkes canla başla mücadele ediyor. Gerçekten çok yazık. 2019 yılında yurt dışı çıkış harcı 50 TL'ye \"MADDE 1 (1) (Değişik: 28/3/2013-6455/52 md.) Yurt dışına çıkış yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından çıkış başına 50 Türk lirası harç alınır. Cumhurbaşkanı, bu miktarı üç katına kadar artırmaya veya sıfıra kadar indirmeye yetkilidir.\" bu madde ile yükseltildi. Bu maddeden anlaşılacağı üzere yurt dışı harcını artırma yetkisi Cumhurbaşkanı'na verilmiş. Yani 2022'de bu harca zam gelir mi bilinmez ama her an 3 katı oranda bir artış da olabilir. Ama bence olmasın çünkü zaten 15'den 50'ye uçuş yapmış! Edit: 2022 yılı için yurt dışı çıkış harcına şu an için bir zam yok. Edit: Zam geldi bile. Yurt dışı çıkış pulu 2023 yılında yurt dışı çıkış pulu halen 150 TL. Yurt dışı çıkış pulunu sınır kapılarında pasaport kontrolüne girmeden önce almanız gerekiyor. Pasaport kontrolünde polis memurları bu harcı ödeyip ödemediğinizi soruyor. Eğer ödediyseniz geçişinize izin veriliyor. Ödemediyseniz ödeme noktalarına yönlendiriliyorsunuz. Pasaport kontrolünde ödenen harç bir daha kullanılmasın diye kontrol polisi tarafından bir köşesi kesilip size veriliyor. Yani uyanıklık yapma durumunuz yok. Yurt dışı çıkış pulunu önceden ödemenizde fayda var. Hele ki pasaport kuyruğu varken ve bu sırayı bekleyip harcı ödememişseniz tekrar geriye sarıyorsunuz ve bir sürü zaman kaybı yaşıyorsunuz. Yani pasaport kontrol sırasına girmeden bu harcı ödeyin! Yurt dışı çıkış harcı ödeme: 2019 yılı itibariyle yurt dışı çıkış pulunu İnteraktif Vergi Dairesi WEB ve MOBİL uygulamaları aracılığı ile Gelir İdaresi Başkanlığına ödeyebiliyorsunuz. https://dijital. gib. gov. tr/ sayfasından Gelir İdaresi'nin sayfasına erişip ana sayfada yer alan \"Hızlı Ödeme\" bölümünde \"Yurt Dışına Çıkış Harcı Ödeme\" menüsü aracılığıyla yurt dışı çıkış harcınızı online olarak ödeyebilirsiniz. Aklınızda bulunsun GİB ile bankaların yaptığı mutabakat nedeniyle 22:00 ile 02:00 saatleri arasında İnteraktif Vergi Dairesi uygulamaları üzerinden ödeme yapılamıyor. Online ödeme dışında vergi daireleri ve yetkili banka şubelerinden de yurt dışı çıkış pulunu yatırabilirsiniz. Ayrıca Maliye Bakanlığına ait harç bürolarından, havalimanlarının dış hatlar gidiş terminallerindeki ödeme noktalarından da ödeme yapılabiliyor. Örneğin biz Lviv seyahatimizde Sabiha Gökçen Havaalanındaki bankomattan 1 dk içinde ödememizi yapmıştık. Yurt dışı harcını aşağıda sıraladığım anlaşmalı bankalardan ödeyebilirsiniz. - Ziraat Bankası - Halk Bankası - İş Bankası - Yapı ve Kredi Bankası - Akbank - Vakıflar Bankası - Garanti Bankası - Şekerbank - Finansbank - Denizbank - Albaraka Türk Katılım NOT: Yurt dışı çıkış pulunu bankadan yatırdığınızda size verilen dekont pul yerine geçiyor. Pasaport kontrolüne kadar bu dekontu kaybetmeyin. Online ödemelerde elinizde dekont olmasa da olur. Polisler kendi sistemlerinden ödemeyi görebiliyor. Yurt dışı çıkış harcı online ödeme: Yurt dışı çıkış pulunu online ödeme için yukarıda da bahsettiğim gibi Gelir İdaresi Başkanlığı'nın sitesine girmeniz gerekiyor. Siteye girdikten sonra Hızlı Ödeme kısmından Harç ve Değerli Kağıt kısmına tıklayıp oradan açılan kutudan \"yurt dışı çıkış harcı ödeme\" kısmını seçip bilgilerinizi giriyorsunuz ve ödemenizi banka kartı yada kredi kartınızla yapıyorsunuz. Seyahatiniz iptal olursa yurt dışına çıkış harç bedelinin iadesini ikametgahınıza en yakın vergi dairesinden geri alabiliyorsunuz. GİB'in Ios ve Android uygulamalarını kullanarak da ödemenizi yapabilirsiniz. App Store için tıklayın, Google Play Store için tıklayın. Yurt dışı çıkış pulu ödeme işleminizi dijital ortamda kolayca yaptıktan sonra pasaportunuza yüklenen ödeme bilgisi ile havalimanında pasaport kontrol işlemlerinden hızlıca geçebiliyorsunuz. Yurt dışı çıkış pulunu yurt dışına çıkan hemen hemen herkesin ödemesi gerekiyor. Parayı vereceksin öyle çıkacaksın yani kaçış yok. Ama bu harçtan muaf olanlar da var. Aşağıda yurt dışı harcından muaf olanları bulabilirsiniz. - Çıkış tarihi itibariyle yurtdışında oturma izni bulunanlar, - 7 yaşını doldurmamış olanlar, - Yurtdışına ticari amaçla sefer yapan kara, deniz, hava ve demiryolu toplu taşıma ve yük taşıma araçlarının mürettebatı, - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine kimlik belgeleriyle çıkış yapanlar, - Oturma belgesi yerine geçen Green Card'ı ibraz edenler, - Pasavan ve benzeri belgelerle çıkış yapanlar, - Yurtdışında oturma izni bulunan vatandaşlar Türkiye'den çıkışlarında oturma izin belgelerini ibraz ettikleri takdirde başkaca bir işleme gerek kalmadan harçtan muaf tutulacaklardır. - Çifte vatandaşlar yabancı ülke pasaportu ile seyahat edebildiklerinden harç ödemek zorunda değildirler. - Resmi görevle yurtdışına çıkan kamu görevlileri harç muafiyetinden faydalanamazlar. Yurt dışı çıkış harcının belli bir geçerlilik süresi yok. Zaten bu pulları toptan almanın hiç bir mantığı yok. Online ödeme ya da otomatlardan kolayca halledebileceğiniz bir ödeme yolu var. Seyahatinizden 1 hafta hatta 1 gün önce ödemeyi halledin yeter. Bankalardan bizzat gidip ya da online ödeme yaptığınızda pul yerine geçen dekontlar bir ay geçerli oluyor. Pasaport kontrolünde dekontu inceleyen görevli dekontu damgalayarak size geri veriyor. Zam gelecek diye online ödeme kasmayın yani! Çok kıymetli öğrenci arkadaşlarım gönül isterdi ki öğrenci kimliğinizi gösterip pasaport noktalarından bu harcı ödemeden geçin ama ne yazık ki bu ödeme şartı sizler için de geçerli. Yani öğrenci arkadaşlarım da yurt dışına çıkarken bu 150 TL'yi ödemek zorunda. Sonra da neden gençler yurt dışına gidemiyor! Adım atmadan para alınıyor da ondan! Gelelim bu ödediğimiz harçların nereye gittiğine. Yurt dışı çıkış pulu olarak ödediğim para 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun 2. Maddesinin bendine göre Toplu Konut İdaresine aktarılıyor, kalan miktar genel bütçeye gelir kaydediliyor. Hayır bu uygulama sadece Türkiye'de yok. Kamboçya, Çin, Hong Kong, Kosta Rika, Küba, Suudi Arabistan, Tayland gibi ülkelerde de benzer bir uygulama var. Çıkış tarihi itibariyle yurtdışında oturma izni bulunanlar, 7 yaşını doldurmamış olanlar, Yurtdışına ticari amaçla sefer yapan kara, deniz, hava ve demiryolu toplu taşıma ve yük taşıma araçlarının mürettebatı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine kimlik belgeleriyle çıkış yapanlar, Oturma belgesi yerine geçen Green Card'ı ibraz edenler, Pasavan ve benzeri belgelerle çıkış yapanlar, Yurtdışında oturma izni bulunan vatandaşlar Türkiye'den çıkışlarında oturma izin belgelerini ibraz ettikleri takdirde başkaca bir işleme gerek kalmadan harçtan muaf tutulacaklardır. Çifte vatandaşlar yabancı ülke pasaportu ile seyahat edebildiklerinden harç ödemek zorunda değiller. Resmi görevle yurtdışına çıkan kamu görevlileri harç muafiyetinden faydalanamazlar. 2023 yılı için yurt dışı çıkış pulu kişi başı 150 TL. 2019'da 15 TL, 2022'de 50 TL olan bu harç bir anda uçarak 2022 yılı için 150 TL olmuştu. 2023 yılı için 150 TL oldu. Valla bana göre mantıken hiç bir işe yaramasa da ne yazık ki şu koşullar altında yurt dışına çıkmamıza yarıyor. Gri pasaport sahibi kişiler de bu harcı ödemek zorunda. Fakat ödemeyi sonrasında harcırah olarak devletten geri alabiliyorlar. Yurt dışı çıkış harcını ödemezseniz pasaport kontrol noktasından geçemezsiniz. Başka bir deyişle yurt dışına çıkışınıza izin verilmez. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine kimlikleriyle çıkanlar yurt dışı çıkış harcı/pulu ödemezler. İnternet vergi dairesinden herhangi bir banka şubesine gitmeden yurt dışı çıkış harcını kolayca ödeyebilirsiniz. Ödedikten sonra dekontunuzu sistemden indirmeyi unutmayın. Kontrolde lazım değil ama elinizde bulunsun. E devletten yurt dışı çıkış harcını ödemek için İnteraktif Vergi Dairesi'nin resmi internet sitesi olan \"ivd. gib. gov. tr\" adresine girmeniz gerekiyor. Burada hızlı ödemeler kısmından \"Yurt Dışına Çıkış Harcı Ödeme\" kısmını seçip bilgilerinizi girdikten sonra ödeme yapabiliyorsunuz. Bilgilerinizi doğru girmeye dikkat edin. Ödeme yaptıktan sonra dekont elinizde olmasa da olur. Pasaport polisi online ödemeleri sistemlerinden görüyor. Yunanistan'a giderken internetten harç ödedim fakat girişte görevliler harç pulunu görmek istediler bu yüzden tekrardan harç pulu almam gerekti. İadesini nasıl yapabilirim. Merhaba, ödemeyi yaptığınız yer ile iletişime geçin yardımcı olabilirler. Yurtdışında kamu görevlisiyiz harç ödemiyoruz. Gri pasaportta aynı anlama geliyor onlarda ödemiyor. Ödeyip geri almak gibi birşey söz konusu değil. Bazen kapılar gri pasaportta olsa istiyor. Ödeme yapılınca harcırah olarak geri alınabiliyor. 2022 yılında yurt dışı harcını yatırdım. 2023 yılı Ocak ayında yurt dışına çıkacağım. Çıkış harcına zam gelirse, Yatirdigim harç geçerli olur mu yoksa yeniden harç parası mi yaptırmalıyım. Online ödemeler 1 ay geçerli diye biliyorum. Siz şansınızı deneyin. Sorun olursa havaalanında ödeme yapabilirsiniz. Hayır ödemenize gerek yok. Yurt dışı çıkış harcının herhangi bir geçerlilik süresi bulunmuyor. Merhaba, Normalde almaları lazım. Tarih geçmiş zaten.:) Seyahatte olmamdan dolayı geç cevapladım. Merhaba, otomatik bir sistem yok. Makbuzu kontrol ederken tarihe bakıyorlar. Her çıkışta pul almanız lazım. 2 kez çıkacaksanız 2 kez almalısınız. pul alırsanız kullanabilirsiniz. ama şekli değişirse tekrar ödeme yapmanızı isteyebilirler. Maliye söz konusu olunca her şey olabilir! Pulların herhangi bir geçerlilik süresi yok. Bildiğim kadarıyla öyle bir ayrım yok. Merhaba çok emin değilim ama bildiğim kadarıyla 1 kez gir çık yapabiliyorsunuz. selamlar. Normal pul olsa sorun olmaz fakat online olunca maliyeye danışmanızda fayda var. Online ödeme 1 ay geçerli. Bulsanız da çok önemli değil. Kendi aracınız ile gitseniz de yurt dışı çıkış pulu ödemelisiniz. Şu an için kişi başı 150 TL. Merhaba, 7 yaşından büyük herkes ödeme yapmak zorunda. Online ödemede durum farklı olabilir. Fark isterlerse kapıda yatırırsınız sorun olmaz diye düşünüyorum. Mantıksız bir durum yok. Söz konusu maliye olunca durum farklılaşabiliyor. Bunu bize söyleyen pulu satan memur! Merhaba, internette okuduğuma göre fiyat farklılığı olursa yeniden almak gerekiyormuş. Böyle bir uygulama var mı biliyor musunuz? Teşekkürler."} {"url": "https://bujuyollarda.com/yurt-disindan-telefon-alma", "text": "Türkiye'de yurt dışından telefon almak son zamanların en popüler deneyimi oldu. Ya böyle deneyim mi olur demeyin Türkiye'de yaşıyorsanız ve dünyanın en pahalı Iphone'u burada satılıyorsa bu deneyim bal gibi oluyor. Deneyimi geçtim insanlar yurt dışından daha ucuza Iphone alıp üstüne gittiği ülkede tatil yapıp Türkiye'ye dönüş yapıyor. Yani olay çok enteresan bir noktaya gelmiş durumda. Eminim bir çoğunuz sosyal medyada karşılaştırmalı yurt dışı iphone fiyatları videolarına denk gelmiştir. Baya da izlenen bu videolardan da anlaşılacağı üzere yurt dışındaki fiyatlarla Türkiye'deki fiyatlar arasında uçurum var. Uçurumdan kastım 3000-5000 TL'lik farklar değil 10.000 TL'lere kadar giden fiyat farkları. Hal böyle olunca da bir çok kişi ucuz telefon almak için yurt dışına seyahat ediyor ya da yurt dışına gitmişken telefon alayım bari diyor. Olay dediğim gibi enteresan boyutta. Yani sağlık turizmi duyduk, eko turizm duyduk, termal turizm duyduk ama Iphone turizmi duymamıştık onu da ne yazık ki yaşamış olduk. Velhasıl teknolojinin bu denli pahalı olduğu bir ülkede teknolojiye yatırım yapmak zor olsa da yurt dışından telefon almak isteyenlerin aklına gelebilecek sorular için bu yazıyı yazmak istedim. Yurt dışı telefon alma süreçlerini biz de yaşadık ve güzel tecrübeler kazandık. Şimdi yazımda yurt dışından telefon alma süreci ve sonrasına kısaca değinip yurt dışından telefon alırken dikkat etmeniz gerekenleri tek tek yazacağım. Bu noktalara dikkat ederseniz sorunsuz şekilde telefonunuzu kullanabilirsiniz diye düşünüyorum. Not: 2023 Yurt Dışı Telefon Kayıt Ücreti Ne Kadar Kayıt Süresi Nasıl Yapılır gibi soruların cevabını çok detaylı şekilde verdiğim yazıma da göz atmayı unutmayın. Ben burada da yurt dışından telefon alma aşamalarına kısa bir şekilde değindikten sonra telefon alma sürecinde dikkat etmeniz gerekenleri sıralayacağım. - Yurt dışından telefon alma süreci - Yurt dışına giriş çıkış kaydı - IMEI kayıt ücreti - E-Devlet kayıt süreci - Son kontrol işlemi ve başvuru kayıt - Kayıt sonrası kullanım Bu kısımda telefonu tedarik etmeniz lazım yani telefonun elinizde olması lazım. Alma kısmının detaylarını aşağıda vereceğim zaten. Bu noktada yurt dışı telefonu kendiniz de alabilirsiniz ya da başkasına da aldırabilirsiniz. Yani telefonu alan kişinin kim olduğunun önemi yok. Hatta Türkiye içinde yurt dışından getirilmiş telefonu da satın alabilirsiniz. Bu noktada önemli olan telefonu kim kullanacaksa kayıt için onun ülkeye giriş çıkışının olması gerekiyor. Aşağıda yurt dışından telefon alırken dikkat etmeniz gerekenleri tek tek yazacağım. Sonuçta her yerde dolandırıcı var. Aklınızda böyle bir fikir varsa bu adımlara muhakkak dikkat edin. Yurt dışından gelen telefon elinizde peki sonra ne olacak ? Yurt dışından gelen telefonu Türkiye'de kullanmak için telefonu kaydettirmeniz gerekiyor. Eskiden yurt dışı telefonları pasaportu ve giriş çıkışı olan başka bir kişinin üzerine kaydedilebiliyordu. Fakat 31 Mayıs 2019 tarihinden itibaren yurt dışından gelen telefonun başkasının pasaportuna kayıt dönemi kapandı. Yani farklı birine ait pasaporta sizin adınıza telefon kaydı yaptırılamıyor. Bu noktada telefonu siz kullanacaksanız yurt dışına giriş çıkış kaydınız muhakkak olmalı. Cihaz kaydı için ülkeye girişinizden sonra son 365 gün içinde telefonu kayıt yapma hakkınız var. Örneğin yurda 01.01.2022 tarihinde giriş yaptınız. Kayıt hakkı süreniz 01.01.2023'e kadar devam eder. 365 gün içinde telefonu kaydetmeniz gerekiyor. Yurt dışından gelen telefona sim kart taktıktan sonra ise 120 gün içinde IMEI kaydını yapmalısınız. 120 gün süre size BTK tarafından mesaj ile bildirilecektir. 120 ile 365 arasındaki fark bu. 365 gün kayıt süresi hakkınız, 120 gün sim kart takıldıktan sonra kayıt etmeniz gereken süre. Yukarıdaki giriş tarihi örneğine istinaden elinize 01.06.2023'te yurt dışından telefon geldi, siz bu cihazı 365 gün sürelik dilimde olduğunuz için kayıt yaptırabilirsiniz. Kayıt hakkınızın olup olmadığını e-devletteki bu adresten öğrenebilirsiniz. Burada en çok merak edilen soru kimlikle yurt dışı telefon kaydı oluyor mu ? Kimlikle gidilen ülkelere örneğin Kıbrıs, Azerbaycan ve Gürcistan'a da gir çık yaparsanız kayıt hakkı elde etmiş olursunuz. Bu yol kayıt için daha uygun maliyetli. Hem pasaport çıkarmıyorsunuz hem de bu ülkelere uçak bileti nispeten daha ucuz. Üstüne tatil yapıp Türkiye'ye giriş yapıyorsunuz.😂 Yani kimlikle kayıt imkanı var ama yine giriş çıkış şart. Telefonunuz elinize geldiyse bu cihazı kullanmak için kayıt ettirmek zorundasınız. Bunun için ilk olarak telefonun kayıt ücretini ödemelisiniz. IMEI kayıt ücreti 2023 yılı için 6091,30 TL. Bu tutarı ödeyerek kayıt bedeli adımını tamamlamış oluyorsunuz. Güncelleme: 2023 yılı yurt dışı telefon kayıt ücreti 07.07.2023 tarihi itibariyle 20.000 TL oldu. Yurtdışı telefon IMEI kayıt ücretini, internet vergi dairesi veya anlaşmalı bankalar aracılığıyla ödeyebilirsiniz. Bankalar dışında vergi dairelerine giderek de kayıt ücretini ödeyebilirsiniz. Kayıt yapılmak istenen cihaza ait IMEI numarası, TC Kimlik Numaranızı, adınızı ve soyadınızı vergi dairesine veya bankaya doğru vermeyi, ödeme sonrası dekont almayı unutmayın. Bu ödeme yollarından en kolayı internet vergi dairesini kullanarak ücreti yatırmak. İnternet vergi dairesi adresinden Harç ve Değerli Kağıt Bedeli sonra da Cep Telefonu Harcını Öde kısmından ödemeyi online yapabilirsiniz. Dekont almayı ve bilgileri doğru girmeyi unutmayın! Cep telefonu kayıt ücretini ödedik sonra bitti mi hayır bitmedi. Ödeme yaptıktan sonra e-devletinize giriş yapın ve sonra IMEI kayıt sayfasına gidin. Açılan sayfada Bilgilendirme > Başvuru Formu > Onay > Sonuç adımlarını doldurun. Kayıt için talep edilen gerekli bilgileri eksiksiz ve doğru olarak yazın. E-devlet dışında kayıt yapmak isterseniz herhangi bir Turkcell, Türk Telekom veya Vodafone şubelerine pasaportun aslı ve telefon vergi ödendi dekontu ile birlikte bizzat başvurarak kayıt yaptırabilirsiniz. Pasaportun fotokopisi ile son yurda giriş damgası sayfasının fotokopisi yanınızda bulunsun. Dediğim gibi giriş çıkış yapan ile telefonu kullanacak kişinin aynı olması gerekiyor. E-devletten Imei kaydı yaparken IMEI kayıt ekranına girdiğiniz bilgileri kesinlikle son kez iyi kontrol edin. IMEI numarasını hatalı girerseniz bunun geri dönüşü yok. Son kontrolü iyi yaptıktan sonra başvuru kayıt tuşuna basın. Artık kayıt başvurunuz yapıldı demektir. Bundan sonra yapmanız gereken belli bir süre beklemek olacaktır. 1-2 gün bekledikten sonra e-devlet üzerinde yaptığınız kaydı kontrol edin. Kayıt başarılı ise artık yurt dışı telefonunuzu rahatça Türkiye'de kullanabilirsiniz. Telefonu 3 yıl kayıt yaptıran kişi kim ise onun kullanması lazım. 3 yıldan sonra telefonu istediğiniz kişiye satabilirsiniz. Kayıt sonrası e-devletten imei sorgulama yaptığınızda yurt dışı kayıtlı cihaz ibaresini görmeniz gerekiyor. Yurt dışından telefon alıp kaydetme süreci oldukça basit. Her şeyi online yapabilirsiniz. Sadece ödemeniz gereken harç ve sistemlere girmeniz gereken bilgiler var. Bu adımlardan sonra telefonunuzu rahatça Türkiye'de kullanabilirsiniz. 120 gün süreyi kaçırırsanız telefon sim kart kullanımına kapatılır bilginiz olsun. Şimdi gelelim dikkat etmeniz gerekenlere. Yurt dışından telefon almayı düşünüyorsanız dikkat etmeniz gereken önemli hususlar var. Muhattabınız yurt dışı firması olunca bu konuda hassas ve dikkatli olmalısınız. Aksi bir durumda sorun yaşama olasılığınız çok yüksek. Ben liste halinde dikkat etmeniz gerekenleri sıralıyorum. Aşağıdaki başlıklarda tüm detayları görebilirsiniz. - Güvenilir Satıcı - IMEI ve Seri Numarası Kontrolü - Garanti Kapsamı - Kutu ve Cihazın Teknik Kontrolü - Fatura Önemli - Türkiye'deki Kayıt Süreci Yurt dışından telefon alırken dikkat etmeniz gereken en önemli şey telefonu aldığınız satıcıdır. Bu satıcının güvenilir olması her şeyden daha önemli. Yurt dışından telefon alacaksanız ya da aldıracaksanız yetkili yerlerden telefon alın. Sokak arası telefonculardan uzak durun. Eğer iyi bir yerden telefon almazsanız sorunla karşılaşma olasılığınız çok yüksek. Telefonu yetkili satıcıdan aldığınızda belli bir muhattabınız olacaktır. Bu da garanti, teknik servis ve müşteri hizmetleri gibi bir çok konuda kendinizi daha sağlama alacağınız anlamına gelir. Aksi durumda ortada kalma ihtimaliniz oldukça yüksek. Gürcistan, Azerbaycan gibi yerlerden telefon aldığınızda sorun yaşadığınızda yakınlık açısından yetkili servislerle işleminizi halletmek daha kolay olacaktır. Peki yetkili satıcıları nerede bulabiliriz ? Bu konu için Apple ve Samsung'un aşağıdaki bağlantılarından yetkili satıcıları bulup bu yerlerle irtibata geçebiliriz. - Apple Yetkili Satıcılar - Samsung Yetkili Satıcılar Bunun dışında https://www. apple. com/choose-country-region/ bağlantısı üzerinden de Apple'ın yetki verdiği satıcıları bulabilirsiniz. Çünkü her ülkede Apple'ın kendi store'ları bulunmuyor. Bu bağlantıdan telefon almak istediğiniz yeri yazın o yerdeki yetkili satıcıların detaylarına ulaşın. Hatta bu satıcıların web sitesinden Whatsapp, mail gibi iletişim yolları ile firmalarla bağlantıya geçin ve ellerinde istediğiniz telefonun stok durumunu ya da model numarası gibi özelliklerini kolayca öğrenin. Önceden bağlantıya geçerek gitmeden ya da telefonu tanıdığınıza aldırmadan önce işinizi daha da kolaylaştırabilirsiniz. IMEI numarasını bir cihazın kimlik numarası olarak düşünün. Bu numaralar sadece ilgili cihaza tanımlanmıştır ve benzersizdir. Imei numaralarını ya telefonu açarak ayarlar kısmından ya da orjinal kutusunun arkasındaki numaradan öğrenebilirsiniz. Ayrıca IMEI numaranızı, cihazınızın numara çevirme ekranına #06# yazarak da öğrenebilirsiniz. Son olarak Imei numarasını sim kartı taktığınız parça üzerinden de görebilirsiniz. Yani Imei öğrenme işi oldukça basit. Bu maddelerden hepsini yapmaya çalışın ve aynı Imei numarası görürseniz sorun yok sonucuna varırsınız. E-devlette ise bu adrese 15 haneli imei numarası girerek telefonun kayıtlı mı kayıtsız mı olduğu görürsünüz. Sorgulamada sistem yurt dışı cihazı diyorsa sorun yok demektir. Yukarıda bahsettiğim konu IMEI numarası sorgulama ile ilgiliydi. Seri numarası sorgulama konusuna gelince bunu Apple'ın kendi sitesinden yapabiliyorsunuz. Burada sadece cihazın modelini teyit etmeniz yeterli olacaktır. Seri numarası sorgulama adresi bu bağlantıda. Seri numarasını cihazın ayarlar hakkında kısmından ya da kutunun arkasından kolayca öğrenebilirsiniz. Şimdi gelelim bir de model numarası olayına. Model numaraları Iphone için oldukça önemli. Bu numaralar cihazın üretim yılı, hangi ülkede üretildiği, cihazın değişim cihazı olup olmadığı noktasında bilgi verir. Model numaraları hem kutu arkasında ve hakkında kısmında hem de Apple'ın kendi sitesinde yer alır. Model numaralarının bazı anlamları var. Model numarasının ilk harfinin anlamını aşağıda sıraladım. Eğer alacağınız cihaz sıfır ise model numarası M harfi ile başlamalı. - Model numarası M ile başlıyorsa Yeni bir cihaz, genellikle yeni satın alınan cihazlar - Model numarası F ile başlıyorsa Yenilenmiş bir cihaz, yenilenme sürecinden geçirilmiş bir cihaz - Model numarası N ile başlıyorsa Değişim cihazı, servis talebiyle yenilenmiş bir cihaz - Model numarası P ile başlıyorsa Satın alma aşamasında, talep üzerine isim vb. işlenmiş kişiselleştirilmiş cihaz. Not: Model numaraları Iphone için seriden seriye değişiyor. Yani örneğin iphone 14 için farklı 14 pro için farklı model numaraları var. Gelelim garanti olayına. Yurt dışından telefon alırken dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden biri cihazın garanti kapsamı. Iphone garanti kapsamı hem cihazın hakkında bölümündeki \"kapsam\" kısmından hem de Apple'ın \"https://checkcoverage. apple. com/\" sayfasında kolayca kontrol edebilirsiniz. Normalde cihazı Türkiye'den alırsanız Apple size 2 yıl garanti veriyor. Bunda sorun yok. Fakat yurt dışından alınan cihazlarda garanti süresi modele göre değişiyor ve garanti verilecekse maksimum 1 yıl garanti veriliyor. Iphone cihazlar belli bölge ve yerlere göre üretiliyor. Yani Kanada ile Malezya'ya sunulan cihazlarda küçük de olsa bir takım farklılıklar olabiliyor. Bu da şu demek; her bölgenin kendi model numarası var demek. - Iphone 14 Pro Max Modelleri: A2651, A2893, A2896, A2895, A2894 - Iphone 14 Pro Modelleri: A2650, A2889, A2892, A2891, A2890 - Iphone 13 Pro Max Modelleri: A2484, A2641, A2644, A2645, A2643 - Iphone 13 Pro Modelleri: A2483, A2636, A2639, A2640, A2638 Koyu renkli olan modeller Türkiye'ye uyumlu modeller ve bu modellerin Türkiye'de 1 yıllık uluslararası garantisi var. Yani yurt dışından bu modelde cihaz bulduğunuzda garanti tereddüttünüz olmasın. Diğer modeller alınmaz mı alınır tabi ki ama garanti geçerli olmaz. Garantiyi çok takmıyorsanız Türkiye'ye uyumlu dilediğiniz modeli alabilirsiniz. Garanti kapsamı noktasında diğer iphone modellerini öğrenmek için bu bağlantıya göz atabilirsiniz. Yurt dışından ya da yurt içinde satılan yurt dışı cihazı alacaksanız kutu ve bazı teknik kontroller yapmanız önemli. Eğer karşınızda yetkili satıcı yoksa bu kontroller daha da önemli. İlk olarak kutu kontrolü yapmalısınız. Kutu kontrolünde kutunun ezik olmaması, Apple kalitesinde olması önemli. Ayrıca arkasında seri numarası, Imei numarası gibi ibarelerin olması da şart. Bu numaralardan yukarıdaki sorgulamaları kolayca yapabilirsiniz. Teknik anlamda ise cihazı açtıktan sonra kontrol yapabilirsiniz. Teknik olarak aşağıda saydığım durumlarda sorun yoksa cihazınız büyük bir ihtimalle orijinal ve işlem görmemiş demektir. Peki teknik anlamda neleri kontrol etmelisiniz. - Face ID kontrolü - True Tone kontrolü - Batarya durumu - Kamera kontrol - Hakkında kısmındaki veriler - Cihazın kozmetik durumu Bu noktada bu kontrolleri detaylı yapın. Özellikle kamera ve true tone kontrolü oldukça önemli. Bu kontrollerle özellikle cihazın ekranında işlem yapılıp yapılmadığını anlarsınız. Diğer kontrolleri de detaylı şekilde yaptıktan sonra sorun yok sonucuna ulaşırsınız. Yurt dışından telefon alıyorsanız faturanızı satıcıdan kesinlikle almalısınız. Fatura, satın aldığınız ürünün tarihini, miktarını, fiyatını ve satıcının adını ve adresini gösteren ispatlayıcı bir belge. Faturanın, satın alma işleminizi kanıtlamak ve garanti veya iade işlemleri gibi durumlarda önemi büyük. Fatura, ayrıca vergi iadesi almak gibi bazı işlemler için de gerekli. Vergi iadesi için fatura ve diğer belgeleri ibraz ettiğinizde ödediğiniz vergiyi geri alabiliyorsunuz. Hemen şunu belirteyim ister online isterseniz kendiniz gidip bayiden iphone alın prosedürleri uyguladığınızda %20'ye kadar vergi iadesi alabiliyorsunuz. Fakat bu her ülke için geçerli bir durum değil. Vergi iadesi konusunda faturadaki adresin Türkiye'deki adresiniz olması önemli. Bir de telefonunuzu aldıktan sonra ülkeden çıkış yaparken gümrük polisinin faturayı mühürlemesi önemli. Türkiye'ye döndüğünüzde 'a aşağıdaki belgeleri gönderin ve iadenizi alın. - Gümrük memuru tarafından mühürlenen fatura - Pasaportun ön yüzü - Telefon aldığınız ülkeye giriş çıkış mühürlerin olduğu sayfa - E-devletten ikametgah belgesi - Adınıza düzenli elektrik, su ve internet gibi fatura örneklerinden biri - Bayiden bizzat aldıysanız bayinin düzenleyeceği TaxFree formu. Not: Vergi iadesi almak için o ülkenin vergi kanunu önemli. Yani iade alabiliyorsanız bu işlemi yapın. Alamıyorsanız uğraşmaya gerek yok. Genelde Avrupa ülkelerinden alınan telefonlar için vergi iadesi söz konusu. Telefonu alacağınız ülkeye göre vergi iadesi olup olmadığını araştırmalısınız. Sonuç olarak fatura, bir ürünün satın alınması sırasında alınan en önemli belgelerden biri. Bu nedenle, iPhone veya başka bir ürün satın alırken faturayı mutlaka alın. Bunun dışında yurt içinde yurt dışından getirilen telefon alacaksanız satıcıya fatura olup olmadığını sorun. Fatura size sunulmuyorsa cihazda problem olma olasılığı yüksek bilginiz olsun. Tüm bu aşamaları atlattıktan sonra telefonunuz elinizde demektir. O kadar para ödüyorsunuz kendinizi tabi ki sağlama alacaksınız. Yukarıda saydığım her bir aşama önemli. Önemli ama kontrol edilmesi oldukça kolay. Dediklerimi yapın büyük ihtimalle sorun yaşamazsınız. Yurt dışı telefonu Türkiye'de 120 gün boyunca kayıt ettirmeden kullanabilirsiniz. 120 gün içinde telefonunuza kaydetmelisiniz aksi takdirde telefon iletişime kapatılır ve hücresel veriyi kullanamazsınız. Kayıt aşamasını yukarıda zaten detaylı bir şekilde anlattım. Kayıt aşaması sonrası yapmanız gereken bir şey kalmadı demektir. Hayırlı olsun artık telefonunuzu Türkiye'de rahatça kullanabilirsiniz. Yurt dışından telefon almanın bana göre avantajı dezavantajından daha çok. Aşağıda bu avantajları tek tek saydım. Eğer dikkatli olursanız bence yurt dışından telefon alın zira Türkiye'deki ekonomik koşullar ne yazık ki ortada. - Daha düşük fiyatlar: Dünyanın en pahalı Iphone'u Türkiye'de satılınca avantaj konusunda fiyat en başı çekiyor. - Farklı modeller: Yurt dışındaki bazı modeller donanımsal olarak çok daha iyi olabiliyor. Özellikle Amerika cihazlarında bu durum geçerli. - Vergi iadesi: Yurt dışından iphone aldığınızda aldığınız ülkenin vergi politikasına istinaden vergi iadesi alma durumunuz var. - Yurt dışında tatil yapma imkanınız var.😂 Yurt dışından telefon almanın avantajları olduğu gibi bazı dezavantajları da var. Bunları tek tek aşağıda sıraladım. - Kayıt ücreti: Yurt dışından alınan telefonu Türkiye'de kullanmak için kayıt ücreti ödemelisiniz. 2023 yılı için bu rakam 6091,30 TL. Bu ücrete rağmen yurt dışından telefon almak daha uygun! Güncelleme: 2023 yılı yurt dışı telefon kayıt ücreti 07.07.2023 tarihi itibariyle 20.000 TL oldu. - Garanti sorunları: Yurt dışından satın alınan telefonların en büyük dezavantajı garanti sorunu olabilir. Yukarıda detaylı açıkladım. Türkiye'ye uyumlu cihaz almaya çalışın. Bu cihazların 1 yıl garantisi mevcut. - Uyumluluk sorunları: Yurt dışından satın alınan telefonların bazı aksesuarları, özellikle de şarj cihazları bazen uyumlu olmayabiliyor. - Servis ve destek sorunları: Yurt dışından satın alınan telefonlara servis olayı ne yazık ki kısıtlı. - Güncelleme Sorunu: Bazen güncelleme konusunda sorun yaşanabiliyor. En ucuz Iphone ABD'de satılırken en pahalı Iphone bilin bakalım nerede ? Ne yazık ki Türkiye'de. Iphone 14 için en ucuzdan en pahalıya olan fiyatları dolar bazlı aşağıya yazdım. Yurt dışından telefon alacaksanız ülke tercihlerinizi bu fiyatlara göre yapabilirsiniz. Yurt dışından telefon alma bana göre oldukça mantıklı. Fiyat konusunda bir kere kayıt ücreti ödeseniz bile oldukça avantajlı oluyorsunuz. Bunun dışında yukarıdaki adımlara dikkat ederseniz sorun yaşamazsınız diye düşünüyorum. Yani Türkiye'deki ekonomik şartları görünce yurt dışından telefon almak mantıklı bir durum. 2023 yılı için yurt dışından getirilen telefonun kayıt ücreti 6091,30 TL. Bu bazı kaynaklarda Imei kayıt ücreti olarak da geçiyor. Bu ücreti devlete ödemelisiniz. Şahıs ya da kurumlara değil! Güncelleme: 2023 yılı yurt dışı telefon kayıt ücreti 07.07.2023 tarihi itibariyle 20.000 TL oldu. Satılabilir ama kayıt süresi üzerinden 3 yıl geçmesi lazım. 3 yıldan sonra istediğiniz kişiye telefonunuzu satabilirsiniz. Arkadaşınız yurt dışından size telefon getirebilir. Ama sadece 1 telefon getirebilir. Yani size aldıysa kendisine ya da başkasına telefon getiremez. Getirirse gümrüğe takılma durumu olabilir. Yani örneğin ayda arkadaşınız 5 kere yurt dışına gitse her geldiğinde 1 telefon getirebilir. Burada kayıt hakkında sınır var. Getirme sayısında bir sınır yok. Imei kaydı yaptıktan sonra eşleştirme yapmak isteyebilirsiniz. Fakat. IMEI numarası kopyalanmamış cihazlarınız için eşleştirme işlemi yapmanıza gerek yok. Yurt dışından telefon alma süreci ve dikkat edilmesi gereken konular ile ilgili tüm tecrübelerimi aktarmaya çalıştım. Sorularınız varsa yorum kısmına yazın yardımcı olmaya çalışırım. Sizin de tecrübeleriniz varsa yine yorum kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın. Arkadasim telefon getirecek bana amerika'dan ancak baska birine daha getirecekmis. Ben telefonumu turkiye'de kullanmayacagim yalnizca orada kendisinden teslim alip almanya'da kullanmaya devam edecegim. yazınızı baştan sona birkaç kez okudum anlamadığım çok konu çıktı. Merhaba, kutuyla ilgili bir sorun çıkmaz. Gümrük vs de çıkmaz. Yani kutuyu nerede açtığınızın herhangi bir önemi yok. 2. el telefon alırsanız onu da kayıt yapmak zorundasınız. Aşamaları yazımda yer alıyor."} {"url": "https://bujuyollarda.com/yurtdisina-ilk-kez-gideceklere-14-onemli-tavsiye", "text": "Yurtdışına ilk kez çıkmak insanda fazlasıyla heyecan uyandıran bir durum. Heyecan tabiki beraberinde biraz da endişe getiriyor. Yabancı bir dil, farklı bir kültür, pasaport kontrolü, şehir içi ulaşım gibi durumlar insanda strese yol açabiliyor. Yurtdışına İlk Kez Gideceklere 14 Önemli Tavsiye başlıklı bu yazım sizin bu stresinizi büyük ölçüde yok edecek. Stres yok olsun ama heyecan yok olmasın. Gerçekten ilk yurtdışı deneyiminin tadı bambaşka. Şunu belirteyim yurtdışına ilk kez çıktığınızda ve ülkeye döndüğünüzde eminim ikinci kez de yurtdışına çıkmak isteyeceksiniz. Yurtdışı seyahatleri ve dünyayı keşfetmek insanda kesinlikle bağımlılık yapıyor. NOT: Yurtdışına ilk kez gideceklere tavsiyeler listem genel olarak bireysel yaptığınız seyahatler için geçerlidir. Önerilerimize en önemli konu olan pasaport konusu ile başlıyoruz. Pasaport konusu oldukça hassas bir durum. Yurt dışı seyahatlerde özellikle pasaportunuzun en az 6 ay geçerlilik süresinin olmasına dikkat etmeniz gerekiyor. Bu 6 aylık süre ülkeden ülkeye değişebilir fakat genelde pasaportlarda 6 ay geçerlilik süresi aranır. Vize sürenize de dikkat etmeniz gerekiyor. Bir ülkede vize süresinden fazla kalmanız demek o ülkeden çıkış yaparken ceza ödemeniz gerekiyor demektir. Dolayısıyla vize sürenize de dikkat etmeniz önemli. Yurtdışında resmi kimliğiniz pasaportunuz demektir. Yurtdışı seyahatlerde pasaportunuzu yanınızda taşımanız oldukça önemli. Herhangi bir polis kontrolünde pasaport göstermeniz gerekebilir. Aksi takdirde ülkeye yasadışı şekilde girdiğiniz bile değerlendirilebilir. Dolayısıyla pasaportunuzu yanınızdan ayırmayın. Güzel bir pasaport kılıfı da almayı unutmayın. Yurtdışına çıktınız ve havalimanından ülkeye giriş yaptınız. Otelinize ulaşmak için o ülkenin parasına ihtiyacınız var. Bu ihtiyacınız için sizlere tavsiyem havaalanında küçük bir miktar döviz bozdurun. Çünkü havaalanlarında daha düşük kurdan döviz bozuyorlar. Havaalanları yerine şehir merkezlerini tercih edin. Şehir merkezlerinde paranızı daha yüksek kurdan bozdurabilirsiniz. Bir de yurtdışına çıkmadan TL'nizi bankalardan dolar ya da euro'ya çevirmeyi unutmayın. Malum dolar her yerde geçen bir para birimi. Kredi kartları hayatımızı kolaylaştıran en önemli ödeme aracı. Yurtiçi, yurtdışı fark etmez nakitle uğraşmak istemiyorsanız kredi kartı olmazsa olmaz. Yurtdışında kredi kartı kullanımı için kredi kartınızı bankanızın çağrı merkezinden ya da mobil uygulamasından yurt dışı kullanıma açtırmayı unutmayın. Yurtdışında kredi kartı çekimi yaptığınızda yaptığınız alışverişin tutarı bankanızın o günkü döviz kuru üzerinden TL olarak hesabınıza yansıtılır. Yurtdışına ilk kez gideceklere tavsiyeler kısmında en önemli konu telefon hattı olayı diyebilirim. Çünkü telefon kısmı yurtdışı sonrası en can yakan kısım olabilir. Yurt dışı paketiniz olmadan yapacağınız görüşme ya da internet kullanımı size pahalıya patlayabilir. Bu durumu yaşamamak için iki alternatifiniz var ya Türkiye'de kullandığınız hatta yurtdışı paketi almak ya da gittiğiniz ülkede sim kart alıp telefonunuzu kullanmak. Bu konuda dikkatli olmanız önemli. Eğer yurtdışında internetiniz olmayacaksa çevrimdışı haritalar olmazsa olmaz. Yapmanız gereken yurt içindeyken gideceğiniz yerin haritasını telefonunuza indirmek ve gezilecek yerleri bu haritada işaretlemek. Böylece yurt dışında internetiniz olmasa bile mobil uygulamadan harita kullanabilirsiniz. Çevrimdışı haritalarla ilgili bu yazımdan çok daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Eğer gideceğiniz yer sağlık ve güvenlik açısından riskliyse seyahat sigortası yaptırmanızda fayda var. Hele bir de pandemi döneminden geçiyorsak. Yurtdışında özellikle hijyenik açıdan sorunlu bir ülkeye gidecekseniz aşı kesinlikle şart. Bulaşıcı hastalık riski vs. her şey olabilir. Bunun için yurt dışına çıkmadan Seyahat Sağlığı Merkezi'nin web sitesine göz atın. Her ihtimale karşı yurt dışında başınıza bir şey geldiğinde Türk temsilciliklerine kolayca ulaşmak için bu yerlerin bilgilerini telefonunuza kaydetmeyi unutmayın. Yurtdışındayken konsolosluk çağrı merkezinin telefon numarasından (0090 312 292 29 29) temsilciliklerimize ulaşabilirsiniz. Yurt dışında bir çok yerde turist avcısı ve dolandırıcı var. Bu konuda gözünüz açık olsun. Mümkünse seyyar satıcılardan bir şey almayın. Kıymetli eşyalarınız güvenli bir şekilde taşımak için özel bir çantanız olsun. Bazı ülkelerde şehir içi ulaşım araçlarına bilet almadan binerseniz ciddi cezalar ödeyebilirsiniz. Nerden mi biliyorum Paris'te başımıza geldi oradan.:) Delilik yapıp bilete 3 Euro vermeyelim dedik sonra güvenliklere yakalandık ve 30 Euro ceza ödedik.:) Bu konuda bizim gibi cebinizin yanmaması için bilet almayı unutmayın. Şehir içi ulaşım noktasında diğer bir tavsiyem ise UBER gibi uygulamaları kullanmanız. Uberi kullanmanız ve bu uygulamadan online ödeme yapabilmeniz kazıklanma riskinizi ortadan kaldırabiliyor. Hayatımızdaki her şeyi akıllı telefonlarla yürütür olduk. Eee bu aletlerinde şarjı malum 1 gün bile yetmiyor. Yurtdışında gezerken şarj sorunu ile uğraşmamak için powerbank şart. Powerbank bir çok yerde hayat kurtarır ve priz arama derdiniz olmaz. Dolayısıyla yanınızda kapasitesi güçlü bir powerbank bulundurun. Gittiğiniz ülkenin priz girişlerinin bizim kullandığımız prizlerle aynı olup olmadığını araştırmanızda fayda var. Eğer prizler farklıysa dönüştürücü almanız faydalı olacaktır. Yurt dışı seyahatlerde dikkat edilmesi gerekenler noktasında en önemli başlık kesinlikle gideceğiniz yeri detaylı araştırmaktır. Bir seyahatin sorunsuz geçmesi çok iyi bir araştırmaya bağlıdır. Dolayısıyla seyahate çıkmadan önce resmi sitelerden ve gezi bloglarından gideceğiniz ülke hakkında araştırma yapmanız çok ama çok önemli. Yurtdışına İlk Kez Gideceklere 14 Önemli Tavsiye başlıklı yazımın sonuna geldik. Her çıktığınız seyahat umarım sorunsuz geçer. Mutlu gezmeleriniz olsun."}