OzenliDerlem / KulturHaritasi /adalidergisi.jsonl
BayanDuygu's picture
Upload folder using huggingface_hub
10157b7 verified
Raw
History Blame
188 kB
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/1204/tegv-bilim-ates-bocegi-projesi-basliyor", "text": "Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın birçok ilde gerçekleştirdiği Bilim Ateşböceği Gezici Öğretim birimi Büyükada'da 10 Şubat 2016 tarihinde açılacak. Projenin amacı çocuklarda özgüven, değerlilik, kendini ifade edebilme, yaratıcılık ve empati gibi duygu ve becerilerin gelişimi için uygun ortam sunmak. Bu şekilde çocukların birer birey olarak değerli olduklarını hissetmelerine yardımcı olunacak. TEGV, Adalar Belediyesi, Adalar ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Adalar Kent Konseyi işbirliği ile yürütülecek proje, ilköğretim çağındaki çocukların daha güzel bir çocukluk yaşamaları ve yarınlara umutla bakmaları için, okul içi ve okul dışı saatlerde çok yönlü bir eğitim desteği verecek. Büyükada Atatürk Meydanı'na kurulacak olan Bilim Ateşböceği Gezici Öğretim Birimi'nin açılışı Çarşamba günü saat 13.30 da gerçekleştirilecek."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/123/sivriada-planinin-yurutmesi-durduruldu", "text": "Doğal SİT ve arkeolojik alan statülerinin kaldırılarak ranta açılan Sivriada planına yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Kararı yerinde bulan Adalılar ve Adalar Belediyesi, Yassıada için de aynı kararı bekliyor. 3. İdare Mahkemesi, Sivriada için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan imar planlarını İstanbul'un anayasası olarak kabul edilen 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı'na aykırı buldu ve yürütmeyi durdurdu. Sivriada, 1978 yılında Koruma Kurulu kararıyla doğal SİT alanı, 2009 yılında 3. derece doğal SİT alanı ve 3. derece arkeolojik SİT alanı olarak belirlenmesinin ardından 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı'nda 'askeri alan' lejantında gösterildi. Bu değişimden sonra yapılan uygulama planında adaya fuar, kongre merkezi, konferans salonu, kültürel tesis, dini tesis, açık hava müzesi, amfi tiyatro, sergi salonu, karşılama yapıları, spor salonu, seyir terası, park, marina, kafe ve restoran yapılabilmesinin de önünü açıldı. Yani adım adım yapılaşmaya ve ranta açılan süreç böylece tamamlanmış oldu. Kararda Sivriada için hazırlanan imar planında Kıyı Kanunu'nun hükümlerinin geçersiz sayıldığı belirtilirken bölgenin Kıyı Kanunu'nun dışında tutulmasının kamu yararına ve Anayasa'ya aykırı olduğu belirtildi. Yine kat ve yapı yüksekliklerinin sınırlandırılmaması koruma amaçlı uygulama imar planı esaslarına aykırı bulundu. Mahkeme, çevre planında Adalar'ın bütününün meskun alan, orman alanı, doğa odaklı turizm alanları ve günübirlik yenilenme-yapılanma alanları konumu içinde yer aldığına vurgu yaptı. İmar planında Bakanlığın belirlediği fuar alanının ise Çevre Düzeni Planına aykırı olduğu belirtildi. İstanbul 3. İdare Mahkemesi, yaptığı inceleme sonrası projenin yürütmesini durdurdu. Mahkeme tarafından verilen kararda projenin planlama ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğunun altı çizildi. Mahkeme kararının Adalar halkı tarafından olumlu karşılandığını söyleyen Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç, Yassıada ile Sivriada arkeolojik ve doğal SİT alanlarıydı. Bu adalar SİT alanından düşürülüp revize edilen planlarla imara açıldı. Mahkemenin kararını biz de olumlu buluyoruz. Umarım revize edilen planlar iptal edilir. Aynı durum Yassıada için de geçerli... dedi. Adalar Belediyesi, 2013 yılının Aralık ayında adı Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak değiştirilen Yassıada ile ilgili ayrıca dava açtı. 1960 darbesinin ardından tutuklananların yargılamalarının yapıldığı ve aynı zamanda dönemin Başbakanı Menderes ve arkadaşlarının hapis yattığı yer olan ve bir dönem müze haline getirilmesi düşünülen Yassıada için son kararı İstanbul 3. İdare Mahkemesi verecek."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/1250/52-kutuphane-haftasi-bisiklet-turu-heybeliada-da", "text": "Okuma alışkanlığına farkındalık yaratmak için Kütüphane Haftası kutlamaları kapsamında geçen yıl başlatılan bisiklet turunun ikincisi için 3 Nisan 2016 Pazar günü saat 13.30'da Heybeliada Halk Kütüphanesi önünde buluşuluyor. Heybeliada'da, Haybeliada Halk Kütüphanesi önünde 13.30'da başlayacak olan tur yine kütüphane önünde sonlanacak. Tur sonunda kütüphane önünde 15 dakika kitap okuyarak soluklanılacak. Ardından Dutlu Bahçede çay kahve ve sohbet eşliğinde kitap takası yapılacak... Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi, Okul Kütüphanecileri Derneği, Heybeliada Kütüphanesini Koruma Derneği, Özgür Sürüş Topluluğu, Özgürlüğe Pedal, Okuma Ajansı, Yitik Ülke Yayınları işbirliği ile yapılacak Bisiklet Turu herkesin katılımına açık... Okumak alışkanlığı ve kütüphanelerin daha çok kullanılması için pedalliyoruz. Bisikletlerimizin tekerleri kitaplar, kütüphaneler için dönecek."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/1291/penalti-krali-koco-yasama-veda-etti", "text": "Türkiye futbolu Koço lakaplı 'penaltı kralı' Kostas Kasapoğlu'nu sonsuzluğa uğurladı. 6 Nisan 2016 tarihinde hayata gözlerini yuman Kostas Kasapoğlu, 8 Nisan 2016 tarihinde Aya Dimitri Kilisesi'nde yapılan cenaze töreninin ardından Büyükada Rum Ortodoks Mezarlığı'na defnedildi. 1935 yılında Büyükada'da doğan Koço, futbol yaşamına 1950 yılında Adalar Spor Kulübü'nde başladı. 1956'da İstanbulspor'a transfer olan Kasapoğlu, bu kulüpte 15 sezon forma giydi. 1972-73 sezonunda Taksimspor'da oyunculuk ve teknik direktörlük yaptı. Futbol yaşamı boyunca kullandığı penaltılardan biri hariç hepsini gole çevirdiği için 'penaltı kralı' unvanıyla anıldı. 1956 yılında ilk kez A Milli Takım formasını giydi."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/1293/adalar-deniz-ve-deniz-yasami-icin-eylemdeyiz", "text": "Adalar, deniz ve deniz yaşamı için eylemdeyiz! Adalar demek balık demektir, balıklar için eylemdeyiz! 10 Nisan 2016'da ada sularında adalılar tekneleriyle denize açılıp, bir araya geldiler. 2012 yılında yürürlüğe giren doğal resif ve rezerv alanlarının korunması ve çevresinde gırgırla balık avı yasağının süresinin 31 Ağustos'ta bitecek olmasını protesto ettiler. Talepleri, Adalar'da bu yasağın devam etmesi ve av yasağının genişletilmesiydi. Adalar Kent Konseyi Denizle Yaşam ve Koruma Çalışma Grubu'nun önderliğinde başlatılan bu talep çalışması Adalar'daki tüm STK, DKÖ ve Marmara'ya kıyısı bulunan kent konseylerinin de katılımıyla olgunlaştı ve 10 Nisan'da seslerini duyurma amaçlı etkinliğe dönüştü. 10 Nisan'da Büyükada, Heybeliada, Kartal ve Maltepe'yi gören deniz sularının ortasında tekneler denizin su üstü süsleri olarak endamlı bir şekilde geçit töreni yaptılar. Gırgır ve Trollerin soğuk ve yok edici görüntülerine inat denize yakışan aksesuarlar olduklarını gösterdiler. Etkinliğe, Adalar Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Özbek, Adalar Vakfı Başkanı Halim Bulutoğlu, Adalı Dergisi İmtiyaz Sahibi Ö. Faruk Berksan, Adalar Kent Konseyi çalışma gruplarının sorumlularından Gül Bolulu, Pınar Satıoğlu, Adalar Denizle Yaşam ve Spor Kulübü Derneği, Deep Dream Dalış Merkezi, Eski Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ömer Eren, Kartal Kent Konseyi Başkanı Demet Songurtekin, Tuzla Belediye Meclis üyesi ve Kent Konseyi Genel Sekreteri İlker Gökdemir, Heybeliada'dan Arka Güverte ve Adaturka, sanatçı Fedon da tekneleriyle oradaydılar. Talebe dikkat çekmek için yapılan çağrıya 60 tekne sahibi cevap verdi. Teknelerin protesto amaçlı turları tamamlandıktan sonra Volkan Narcı, Gökhan Narcı, Yener Kuşçuoğlu ve Kürşat Tüzmen dalış yaptılar. İlk dalışlarında deniz yaşamına zarar veren ağlar, plastik vb. atıklar çıkarıldı. İkinci dalışlarında su üstüne büyük bir Türkiye Cumhuriyeti bayrağı ile çıktılar. Bayrağı dört köşesinden su üzerinde uzun süre tutarak görsel bir şölen de sundular. Adalar Milli Eğitim Müdürü Ömer eren, bu etkinliğe inanarak geldiğini belirterek şunları söyledi: Adalar demek deniz demektir, deniz demek balık demektir. 31 Ağustos'ta sona erecek av yasağının, uzatılacağını, av yasağının yeni harita ile birlikte genişleyerek devam edeceğine inandığını belirtti. Adalar resif ve rezerv alanıdır. Korunması gereken biyolojik bir koridor olan boğazdan geçiş yapan balıklar ve adalarda yaşayan yerleşik türler ile koruma altındaki birçok kara, deniz ve hava canlıları adalar bölgesinde yaşar, ürer, yatak yapar ve gelecek için ekosisteme tekrar katılır. Ayrıca adaların güneyinden geçen BOTAŞ boru hattı, adalara ana karadan ve adalar arasından gelen hizmet kabloları da bu alanlardadır. Türkiye'nin de taraf olduğu birçok uluslararası sözleşmelerde de koruma altında olan deniz, hava ve kara canlıları ile en önemli türlerden olan yumuşak mercan kolonileri de bu bölgede yaşamlarını sürdürmeye güçlükle çalışmaktadır. Ağustos ayında bitecek olan 104 No'lu yasak alanın tüm bu nedenlerden dolayı Kadıköy-Moda Burnu-İstanbul İl Sınırı ile Tuzla olmak üzere yeni bir yasak alanın çizilmesi ve alttan büzmeli avcılık yasaklanarak çok küçük ölçek ve oltacılık dışında ava kapatılması bilimsel olarak da yaşamsal olarak da gerekmektedir. Adalarda Sahil Güvenlik ile Tarım il müdürlüğü hizmet ve kontrol teknelerince de bu alanın korunması gelecek nesiller, insan hayatı ve sağlığı, türlerin korunması açısından son derece önemli ve elzemdir. Bu kapsamda hep birlikte ilgili yasa koyucu bakanlık olan Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı ile de ortak yürütülmesi istenen bu alan konusunda herkesin duyarlı ve katılımcı olması bu konuda en büyük hedef ve istektir. Geleceğimiz, türlerin korunması, yaşam ve denizlerimiz için yaratacağımız bir umut adına başarı için çalışmaya ve duyarlılığı kaybetmemeye devam!"}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/1341/adalar-a-ozgurlukcu-dogaya-ve-sanata-yatkin-anaokulu", "text": "Adalarda, uluslararası Waldorf Pedagojisi'nden esinlenen özgürlükçü, doğaya ve sanata yatkın bir eğitim veren oyun grubu (2-4 yaş) ve anaokulu (4-6 yaş) açılmasıyla ilgili ikinci toplantı 13 Mayıs saat 17:00'de, Büyükada'daki Adalar Kent Konseyi Binasında gerçekleşecek. 30 yılı aşkın Waldorf eğitim tecrübesi olan Paulien Hamstra, Waldorf okullarının eğitim yaklaşımını anlatacak ve adada böyle bir okul açılması konusu tekrar masaya yatırılacak. Waldorf, çocuklarımızın doğa ve insan sevgisiyle, özgürce büyümesi, müziğe ve sanata yatkınlıklarının serbestçe ortaya çıkması için gerekli ortamı oluşturan bir sistem. Bu sistemin, yeşili, mavisi bol adalara çok uygun... Etkinliği dü<enleyen Ada Gönüllüleri ve Nisan Eğitim Kooperatifi, temelleri bu özgürlükçü, doğaya ve sanata dayalı pedagojiye dayanan oyun grubu ve ana sınıfının açılabilmesi için tüm adalıları toplantıya çağırıyor."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/1400/heybeliada-ortaokulu-2016-bahar-senligi", "text": "Heybeliada Ortaokulu, bu yılki Bahar Şenliğini de büyük bir coşkuyla gerçekleştirdi. Heybeliada Rıhtımı'nda saat 11.00'de Adalar Kaymakamı Hikmet Dengeşik ve Milli Eğitim Müdürü Ömer Eren'in öğrencileri ve öğretmenlerini yüreklendirici konuşmalarıyla başlayan şenlik, öğrencilerin keçeden heybe tasarımı, kedi evi boyamaları, okudukları şiirler, skeçler, solo ve koro olarak söyledikleri şarkılar, gitar dinletileri, dans gösterileriyle devam ettikten sonra sportif yarışmalarla sona erdi. Bu yıl Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı da ebru sanatı, su ebrusu, maske yapma, yüz boyama, taş boyama, balondan figürler, zıplayan hamur, küçülen kağıtlar etkinlikleri ve TEGV öğrencilerinin keman dinletisi ve halk oyunlarıyla Bahar Şenliği'ne renk kattı. Heybeliada Ortaokulu Müdür Yardımcısı ve Görsel Sanatlar Öğretmeni Sevtap Güngör'ün sunduğu Şenlik İlayda Ece adlı öğrencinin Bir Heybe Var Omuzumda adlı hikayesini anlatmasıyla başladı. 6. sınıf öğrencilerinin heybe yapımlarıyla sürdü. Ardından 5B öğrencilerinden İrem Kakaliçoğlu gitarla tanınmış parçalar çaldı. Sonrasında Maral Çölekoğlu'yla birlikte Caddelerde Rüzgar adlı şarkıyı çaldılar. 5B sınıfı kızlarının oluşturduğu koro sevilen parçalardan bir seçki söylediler. 7B sınıfının dans gösterisi seyircileri coşturdu. Dinmeyen alkışlar üzerine 2 kez daha sahne aldılar, seyircilerle birlikte meydan adeta bir dans salonuna döndü. 7A sınıfından Çiçek Tüfekçi ve Yasmin Ağabeyli Rusça 'Lisu Redilas Yolaçka' adlı şarkıyı söyledi. 6A sınıfından Halenur Güney, Ayşenur Yiğit, Sezin Kırnık, Beril Özkan, Mücahit Tabur ve İbrahim Ataş 'Civanım', 'Ben Kalender Meşrebim' ve 'Fındık Kurdu' adlı kantolarla seyircileri coşturdu. 6B sınıfından Serhat Meyveci, Metehan Türkoğlu ve 6A sınıfından Berkay Madarasız 'Attığınız her çöp parçası' zarar diyerek yiyecek peşindeki hayvanların iyice temizlenmeden atılan konserve kutularına, kavanozlara başlarını sokup sonra çıkaramayıp açlık ve susuzluktan öldüğünü, iyice yıkanmadan atılan yiyecek bulaşığı plastik türevi ambalajları yiyecek sanıp yiyerek hastalandıklarını anlattı. 6A sınıfından Ayşenur Yiğit Orhan Veli Kanık'tan ' İstanbul'u Dinliyorum' şiirini okudu. Sosyal Bilgiler öğretmeni Nurgün Aktaş'ın hazırladığı 'Baba Kız İlişkisi' adlı skeçte ''İnsanı düzelttiğiniz de dünya da kendiliğinden düzelir' denildi. Heybeliada Ortaokulu Müdürü Tuncay Barış ebru ile al bayrağımızı oluşturdu. 7B sınıfı kızlar korosu İngilizce şarkılarında 'Nobody can drag me down' dediler. Sıkı eğitimci kadrosunun sağladığı eğitim ve çocukların yaratıcı yönlerini teşvik ederek özgüven aşılayan TEGV desteğiyle yaratılan sağlam eğitimle öyle görünüyor ki Heybeliada Ortaokulu öğrencilerini yaşamda kimse perişan edemeyecek. Bir heybe vardı omuzda, belki bir düşü de vardı geleceğe dair. Omuz verdiği bir geleceğin düşü. Ve heybesine bir kelebek kondu. Heybenin içinde ne var ne yok demeden omzunda dua eder gibiydi. Öyle bir omuzdu ki taşıdığı heybenin yükü değil de yüklendiği sorumluluğu mest etmişti kelebeği. Ne fark eder? Kelebeği görünce gülümsedi. Sanki kelebeğin omzuna konacağı günü bekliyormuş gibi. Belki yıllar önceki düşü de buydu. Biraz geç olmuştu ama olmuştu işte! Düş dediğimiz de böylesi bir şey değil mi? Nice yıllar bekletir de bekletir... Gün gelir Bak geldim! der. Ve omuz gülümser, kelebek de gülümseten olur."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/1917/heybeliada-da-6-hidir-ellez-senlikleri", "text": "Bu sene kış yavaş geçti, ama sonunda geldi işte bahar, güneş, umut, Hızır ve İlyas'ın günü. Gerek ada esnafı ve ada halkının yaşadığı ekonomik zorluk, gerekse son bir yılın yorucu atmosferi dolayısıyla Heybeliada Hıdır Ellez Şenlikleri gerçek gününden bir gün önce yapılacak. 5 Mayıs'ı 6'sına bağlayan gece ateşin başında buluşulacak. Hıdır Ellez ağacı da meydanın önündeki motor iskelesinin karşısındaki ağaç olacak. Programda halk müziği sanatçıları Birsel ve Hüseyin Yalçın, Karadeniz müziği sanatçısı Ümit Taşkıran ve grubu ile Heybeliada'nın Rockçı ağabeyleri Taner Öngür ve Haluk Önal sahne alacaklar. Yer : Ada Turka ve Heyyamola Restorantı'nın arasındaki meydan."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/1920/125-yil-ataturk-ortaokulu-nun-pilav-gunu", "text": "Büyükada 125. Yıl Atatürk Ortaokulu'nun eğitime katkı amaçlı düzenlediği Pilav Günü 29 Nisan 2017 tarihinde Adalar Kent Konseyi Çelik Gülersoy Kültür Merkezi bahçesinde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Pilav Günü'nü gelenekselleştirmeyi düşündüklerini ifade eden Okul Müdürü Şükrü Yazıkoz, programın açılış konuşmasını yaptı. Konuşmasında, bu pilav gününün öğrencilerin eğitimlerine katkıların sağlanması ve eğitime duyarlılığın artırılması hedefini taşıdığını ifade etti. Gelecek vaat eden ve yarınlarımızı kuracak olan bu pırıl pırıl üretken çocukların her daim ellerinden tutulması ve sahiplenilmesi umuduyla adalılara seslenmek istediğini belirtti. Ardından okula ve öğrencilere desteklerini esirgemeyen kişilere ve yeni destekçilere teşvik amaçlı plaketler verildi. Pilav Günü'ne Belediye Başkanı Atila Aytaç, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ömer Eren başta olmak üzere ada okullarının öğretmenleri, öğrencileri, velileri, adalılar, siyasi parti ilçe başkanları yoğun bir katılımla iştirak ettiler. Okul Aile Birliği Başkanı Özlem Al, okulun ve öğrencilerin bir sonraki eğitim döneminde daha fazla sahiplenilmesi umuduyla gelenekselleşecek pilav günlerinde buluşma ümidiyle programın plaket ve konuşma bölümünü kapattı. Programın ikinci bölümünde pilavlar yenilirken, ikramlar sunulurken öğretmen ve velilerin şarkı-türkü ve halayları bahçeyi coşku ile kapladı. Katılımcılar ve öğrenciler birlikte olmanın verdiği mutlu bir günü doya doya yaşadılar."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2059/holler-my-dear-caz-konseri-30-temmuz-da", "text": "Bu yıl 5. kez düzenlenen Adalar'da Avusturya Günleri kapsamında Holler My Dear Grubu, 30 Temmuz 2017 Pazar günü saat 21:00'de Heybeliada Su Sporları Kulübü'nde sahne alacak. Holler My Dear caz konserinde Berlin'de yaşayan Graz'lı şarkıcı ve besteci Laura Winkler, farklı nüanslar ve katmanlar içeren, rengarenk bir müzik evreninin kapılarını aralıyor ve grubuyla cazda alışılmadık genişlikte bir müzik yelpazesi sunuyor. Büyüleyici inceliklerle dolu lirik anlatımlar, hayallere dalan coşkulu bir heyecan, sanat kokan pop-vari dokunuşlar ile tatlı-acı bir melankoli arasında gidip geliyor bu genç topluluğun caz ve folk öğeleriyle bezeli akustik çalışmaları... Halka açık ve ücretsiz konser, Avusturya Kültür Ofisi, Adalar Vakfı, Heybeliada Su Sporları Kulübü, Has Gaz işbirliği ile Baki Bilgili'nin koordinasyonunda gerçekleşiyor."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2079/kanser-taramasi", "text": "Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kanser Daire Başkanlığı tarafından toplum tabanlı meme kanseri tarama programı yürütülmektedir. Sağlık Bakanlığı Kanser Tarama Tırları ile tüm halka konusunda uzman Doktor, Ebe ve Hemşireler tarafından ücretsiz kanser taramaları ve bilgilendirilmeleri yapılmaktadır. Bu kapsamda İstanbul İl Halk Sağlığı Müdürlüğü ve Bakanlık Danışmanlarının katılımıyla 01.08.2017 tarihinde sağlık tırları hizmet vermeye başlayacaktır. 16.08.2017 tarihine kadar Mavi Sağlıklı Yaşam Tırı ve Pembe Kanser Meme Kanseri Tarama Tırı Büyükada İskelesi Atatürk Meydanı'nda hafta içi 09.00-17.00; hafta sonu 10.00-17.00 saatleri arasında hizmet verecektir. Adalar ilçesinde 40-69 yaş aralığındaki kadınlara meme kanseri taramaları ; 30-65 yaş aralığındaki kadınlara rahim-rahim ağzı kanser taraması hpv-pap smear testi ve 50-70 yaş aralığındaki kadın ve erkeklere kolon kanser taraması testi yapılacaktır. Çekilen mamografiler Ankara Hacettepe Tıp Fakültesi'nde 25 kişilik bir heyet tarafından incelenecek. Bir hafta sonra ya barkod ile internet üzerinden ya da Aile Hekimliğinden sonuçlar alınabilecek. Smear testi sonuçları ise üç hafta sonra çıkacak. Bu hizmetlerden yararlanmak için adalarda ikamet şart değil..."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2124/heybeliada-ruhban-okulu-nda-100-cocuk-ayni-sahnede", "text": "Barış için Müzik ve Adalar Çocuk Orkestralarının vereceği 27 Ağustos 2017 Pazar günkü konserinde, 100 çocuk aynı sahnede, klasik batı müziğinin önde gelen bestecilerinden eserler seslendirecek. Adalar Belediyesi, Heybeliada Ruhban Okulu, Barış İçin Müzik Vakfı ve Adalar Kent Konseyi'nin desteğiyle gerçekleştirilecek konser, ücretsizdir. Adalar Çocuk Orkestrası 04 Kasım 2016'da Barış için Müzik Vakfı'nın gönüllü öğretmen ve repertuvar desteğiyle, Adalar Kent Konseyi'nin Adalar Kaymakamlığı, Adalar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Adalar Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü ile yaptığı işbirliği ile kuruldu. Adalar Çocuk Orkestrası ilk yılında Karaköy Rum Okulu'nda, Zorlu PSM'de, Büyükada Anadolu Kulübü'nde ve Adalar İlçe Halk Kütüphanesi'nde Barış İçin Müzik orkestralarıyla beraber konser verdi. Heybeliada Ruhban Okulu'ndaki konser; Barış İçin Müzik Vakfı sayesinde müziğin iyileştirici, mucizevi gücüyle tanışan 100 çocuğun yaşamlarındaki değişimi ve başarılarını görmek için harika bir fırsat. Barış için Müzik Vakfı, İstanbul Edirnekapı'da, imkanları sınırlı çocuk ve gençlere ücretsiz müzik eğitimi veren bir kurum. Mimar Mehmet Selim Baki'nin gençlik hayali olarak 2005 yılında temelleri atılan Barış için Müzik oluşumu, 2011 yılında Barış için Müzik Vakfı adını aldı. Vakfın oluşturduğu programa katılan 7-20 yaş arasındaki çocuk ve gençler burada kendilerine sağlanan enstrüman ve eğitmenlerle çok sesli evrensel müzik eğitimini alıyorlar. Her çocuğun sanata katılım hakkı olduğuna ve bu hakka erişimin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğine inanan Mehmet Selim Baki ve eşi Dr. Yeliz Baki'nin özverili çalışmalarıyla bugüne kadar 6.000 çocuk ve genç müzikle buluştu. Müziğin iyileştirici, mucizevi gücüyle tanışan çocuklar kendi yaşamlarının değişimine şahit oldular. Müziği daha çok çocuğa ulaştırma ve barışın sesini müzikle duyurma ilkesiyle 2005 yılında yola çıkan Barış için Müzik Vakfı, Edirnekapı'daki merkez binasında çalışmalarını sürdürmenin yanı sıra bu eğitim modelinin ülkeye yayılması için İstanbul dışında benzer projelerin başlamasına öncülük ediyor."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2227/acik-studyo-gunleri-nde-buyukada-dan-uc-atolye-dort-sanatci", "text": "50 sanatçıya ait 41 sanat atölyesinin kapılarını ziyaretçilere açtıkları Açık Stüdyo Günleri // Open Studio Days'in 6-8 Ekim 2017 tarihleri arasında dördüncüsü gerçekleşiyor. Açık Stüdyo Günleri'nde resim, heykel, fotoğraf, enstalasyon, performans ve video gibi disiplinler üzerine çalışmalar gerçekleştiren görsel sanatçılar, sanatçı kolektifleri ve bağımsız sanat alanları Taksim, Cihangir, Kurtuluş, Beyoğlu, Galata, Karaköy, Teşvikiye, Kadıköy ve Büyükada bölgelerinde bulunan ev, atölye ve sanat alanları yer alıyor. Ziyaretçiler harita aracılığıyla bir atölyeden diğerine ulaşarak normalde ziyarete açık olmayan sanatçıların çalışma ortamlarına misafir olacaktır. Sanatı sergileme ve günümüz sanat dünyasının önemli unsurlardan biri olan ''ağ oluşturma'' için bağımsız bir yapı mantalitesi güden Açık Stüdyo Günleri, aynı zamanda herkesin sanata erişimini amaçlıyor."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2329/muhot-co-adalar-da-calismak-icin-27-ocak-2017-de-start-veriyor", "text": "Şehir, semt ya da mahalle sakinlerini yerel yönetimlerle buluşturan muhit. co Adalar'da da çalışmaya başlayacak. Muhit. co, MIT 'de şehir planlamacılığı alanında yüksek lisans yapan Sera Tolgay ile Amsterdam ve İstanbul'da grafik ve web tasarımcısı olarak farklı teknoloji girişimleriyle çalışan Daniel Swakman'ın ortak projesi. İnternet üzerinden, sanal olarak aktive olan muhit. co, vatandaşların yerel yönetime daha etkin bir şekilde katılmasını amaçlıyor. Kısaca muhit. co, mahallelilerin ve yerel yönetimlerin yaşadıkları yerleri iyileştirmek için iletişim kurmasını ve çözüm üretmesini sağlayan bir platformdur. Yeni nesil şehircilik anlayışının kolektif yapıyla bütünleştiği bir oluşum olan muhit. co 2015 Ocak'ta Things Challenge'da halk oylamasıyla en çok destek alan, Nisan 2016'da ise MIT tarafından ödüle layık görülen bir proje oldu. Halkın sesini duyurabilmesi, mahallesini güzelleştirebilmesi ve çevresindeki sorunların onarılmasını sağlayabilmesi için kurulmuş bir sosyal 'paylaşım' platformu olan muhit. co'nun web sitesi ve akıllı telefon uygulaması bulunuyor. Muhit, katılımcı şehircilik ve yerelliği temel alan bağımsız bir platform. Farklı disiplinleri bir araya getiren ekibimiz, şehir plancıları, tasarımcılar ve yazılımcılardan oluşuyor. - Muhit, insanların mahalleleri, semtleri ve şehirleri hakkındaki fikirlerini paylaşarak daha katılımcı ve aktif olmasını hedefliyor. - Muhit, muhtarların temsilci olarak mahallelilerle iletişimini kolaylaştırarak yerel yönetimleri destekliyor. - Muhit, kentsel sorunlar hakkında farkındalık oluşturur ve mahallelerinin daha bilgili bir şekilde yaşadıkları yere sahip çıkarak yerel ve kentsel sorunlar hakkında kamuoyu oluşturmalarını sağlıyor. Adalarda yaşadığımız sorunların çözümü ve yaşam alanlarımızın iyileştirilmesi için demokratik bir katılıma imkan veren çalışmaların yapılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Size bir süredir üzerinde çalıştığımız Muhit başlıklı projeden bahsetmek istiyoruz. Toplum Gönüllüleri Vakfı'nın bir sosyal girişimcilik desteğini alarak projeyi geliştirmeye başladık. Bu çalışma ayrıca ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Massachusetts Technology Üniversitesi'nin tüm ülkelerin katılımına açık Küresel Değişim Projeleri, geleceğe yön verecek projeler yarışmasını kazandı ve destekleniyor. Muhit üzerinden kendi mahallelerinizle ve yaşam alanlarınızla ilgili fikirlerinizi duyurabilir, başka fikirleri destekleyebilir, bu fikirler üzerinden yerel yönetimlerle doğrudan iletişime geçip bu değişikliklerin gerçekleşmesini sağlayabilirsiniz. Muhit, belediyeler için bölgelerindeki meseleleri takip etmek, fikir ve aksiyon almak için bir araç. Ayrıca bu platform bölge halkı için sorunların yerel yönetimlerce ne oranda ve nasıl çözüldüğünü görmek için de kullanılıyor. Ücretsiz ve gönüllülük esasıyla çalışıyor. Sizden ricamız, gelmeden önce muhit. co'ya göz atmanız, üye olup nasıl çalıştığına bakmanız ve bu toplantıyı duyurmamızda yardımcı olmanız."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2355/stk-larin-faytonlar-la-ilgili-basin-aciklamasi", "text": "Adalar Kaymakamlığı, Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu tarafından 13.02.2018 tarihinde 6 maddeden oluşan bir tebligat (Ek 1) ilgili kurumlara gönderildi. Bu tebligatın ilk 3 maddesi atların özellikle söz konusu olduğu kamu sağlığı ile ilgilidir. Kalan 3 maddesi ise adalarda faytonculuğun nasıl düzenleneceği ve ulaşımın nasıl sağlanacağı ile ilgili kararlardan oluşmaktadır. Adaların bugünü ve geleceğini ciddi olarak ilgilendiren bu tebligatla ilgili Adalar'da bulunan Sivil Toplum Örgütleri olarak bu açıklamayı yapma gereğini tarihi bir görev olarak görüyoruz. - Atların sağlığı açısından alınan kararların tam bir kesinlikle ve süratle uygulanmasından yanayız. Hijyen koşullarının sağlanması, periyodik temizlik uygulamalarının sürdürülmesi, at giriş çıkışlarının gereken süreler için yasaklanmasını doğru buluyoruz. - Adalar İlçesi Ruam Kararları başlığı altında toplanan bir kurulun adalarda faytonculuğun nasıl düzenleneceği ve ulaşımın nasıl sağlanacağına dair hükümler vermesinin doğru olmadığını düşünüyoruz. Biz Adalar'da faaliyet gösteren STK'lar olarak Kaymakamlık toplantısında ulaşıma ilişkin kararların uygulanması durumunda 150 yıldır var olan ve tartışmasız bir şekilde Adalar'ın kültürel değeri haline gelmiş olan Fayton taşımacılığını yok edeceğini, bir zanaat olarak değerlendirilebilecek faytonculuk mesleğini tamamen ortadan kaldıracağını, eksik kalan ulaşım boşluğunu kanunsuz ve kuralsızca hızla artan akülü araç trafiğine teslim edeceğini düşünüyoruz. Sağlık gibi acil durumlar dışında plansız yapılan parçalı müdahalelerin hiçbirinin sonuç vermeyeceği ve kaotik ulaşım ortamını daha da kötüleştireceği bir gerçektir. Kent yaşamını ilgilendiren kararlar bir planın parçası olmadan ve yerelde yaşayanlarla yetkili kurumların işbirliği ve katılımı sağlanmadan alınmamalıdır. İlgili kurumların açıklamalarından edindiğimiz bilgilere göre, Adalar'da ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde ruam taraması yapıldığı, 2012-2015 yılları arasındaki dört yılda toplam 432 vaka tespit edilmişken, 2016 sonbahar döneminde 20, 2017 sonbahar taramasında da 18 vaka görüldüğü anlaşılmaktadır. Son iki yıldaki azalmaya rağmen, halen ruam hastalığı sorununun devam ettiği ortadadır. UKOME tarafından 2011 yılında karara bağlanan ancak uygulanmayan Fayton Taşımacılığı Yönergesi uygulandığı takdirde diğer sorunlarla birlikte ruam sorunu da kontrol altına alınacaktır. Bu kapsamda kaymakamlık tebligatında yer alan hayvanların adalara giriş çıkış kontrolleri, taramaların sıklaştırılması, ahırların ve meydanların dezenfeksiyonu gibi rutin önlemlerin yanısıra, İSPARK Fayton Park alanında karantina ahırı tesis edilmesi kararını doğru buluyoruz. Bu önlemlere ek olarak, at sağlığı konusunda uzman kadrolu veteriner gözetiminde periyodik sağlık kontrolleri ve tedavileri için bir revir tahsisi, koşulmamış hayvanlar için de padok alanının ayrılması gerektiğini düşünüyoruz. Yaklaşık 150 yıldır sürdürülen ve Adalar'ın bir kültür değeri olan fayton taşımacılığının bugünkü sorunlarının birinci nedeni bu faaliyeti düzenleyen yasa ve yönetmeliklerin, yetkili birimler tarafından etkin bir şekilde uygulanmamış ve denetimlerin yapılmamış olmasıysa, ikinci neden son 20 yılda 10 kattan fazla artmış olan günübirlik ziyaretçi baskısıdır. Faytoncu esnafı da, kuralsızlığı fırsat gören, sadece kazancını düşünerek hareket eden mensuplarına ses çıkarmayarak, alabileceği önlemleri almayarak ve iç denetimini sağlamayarak, ne yazık ki, faytonculuk mesleğinin imajının başta Adalılar olmak üzere kamuoyu gözünde yıpranmasına yol açan sürecin parçası olmuştur. Adalarda, özellikle de Büyükada'da faytonculuğun mevcut haliyle sürdürülemeyeceği ortadadır. Ancak sorunun sadece faytonlar kaynaklı olduğuna inanmıyor, kiralık bisikletler, izinli fosil yakıtlı kamu araçları ve koruma kurulu kararına dayanarak ilçe belediyesince kullanımı sınırlandırılmış olan akülü araçların kullanımlarının da problemin önemli unsurları olduğunu biliyoruz. Adalar kentsel ve doğal SİT alanıdır ve bu özelliğinin korunması gerekmektedir; SİT statüsüne hükmeden Koruma Kurulları kararlarına göre bisiklet ve fayton adalarda temel ulaşım aracıdır ve bütün yollar yaya yoludur. Bu hukuksal statünün varlığı yok sayılmamalıdır. - Adalarda faytonların, bisikletlerin ve akülü ve motorlu araçların kullanımına ilişkin mevcut yönetmelikler eksiksiz olarak uygulanmalı ve denetimler düzenli olarak yapılmalı, ilkeli bir şekilde cezai yaptırımlar uygulanmalı, caydırıcı olunmalıdır. - Faytonculuğun hem Adalılar için bir hak olan ulaşım talebine ve hem de ziyaretçi ihtiyaçlarına sağlıklı hizmet verecek şekilde sürdürülebilmesi için bisikletler, akülü araç kullanımları ile birlikte olası alternatif toplu taşıma araçlarının da ele alındığı, ilgili tüm tarafların katılımı ve ortak görüşü ile hazırlanacak Adalar Ulaşım Eylem Planına ihtiyaç her zamankinden daha acil olarak gündemdedir. (1) Adalar Kaymakamlığı tarafında 13.02.2018 tarihinde yapılan tebligatın kopyası, Adalarda Ruam hastalığının eradike edilmesi ve fayton taşımacılığının sorunlarıyla ilgili çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla 13. 02. 2018 tarihinde İlçe Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu Adalar Kaymakamı Hikmet DENGİŞİK başkanlığında toplanmış ve İl Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonuna iletilmek üzere aşağıdaki kararlar alınmıştır. - 11. 2017 tarih ve 2017/5 sayılı Adalar İlçesi HSZK kararı gereği Adalar ilçesine hayvan giriş çıkışları son iki dönem hastalık tarama sonuçları menfi çıkana kadar yasaklanması kararının aynen devam etmesi - İSPARK Fayton park alanının ve yolların acil temizlik ve dezenfeksiyonunun yapılarak hijyen yönünden iyileştirilmesi, bu işlemin İSPARK tarafından 15 günde bir ve 3 ay süreyle yapılması ve yaptırılmasına ve İlçe Gıda tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne yapılan işlemlerle ilgili bilgi verilmesine - Temizlik, dezenfeksiyon ve hayvan refahı bakımından atların kalmasına elverişli olmayan ve hastalık mihrakı olan Aya Nikola, Yürükali ve Tepeköy mevkiindeki at ahırlarının İBB tarafından ivedilikle yıkılmasına - Büyükada'da atların barınma yeri olarak sadece İSPARK Fayton Park Alanı'nın kullanılması ve karantina ahırı da tesis edilecek şekilde Fayton Park Alanı'nın düzenlenmesi, atların ve fayton sayılarının çok fazla olması sebebiyle İBB tarafından peyderpey azaltılmasına, - Adalar'da yolların çok yokuşlu olması, atların idrar ve dışkılarının yollara dökülmesiyle enfeksiyon kaynağı olması, özellikle yaz aylarında yoğun kokuya yol açması, faytonların ulaşım aracı olarak pahalı olması, atların gezinmesi için Adalar'da uygun yer olmaması, tek ulaşım aracı olması sonucu Adalar'da kapasitenin üzerinde at olması, hayvan sahipleri tarafından atların bakım koşullarının olması gerektiği gibi sağlanmaması gibi sebeplerle faytonların ulaşım aracı olmaktan çıkarılması; Lunapark meydanında İBB UKOME tarafından belirlenen güzergahta turistik gezi amaçlı ve sınırlı sayıda fayton ayrılmasına - İBB-UKOME tarafından Adalar İlçesinde 25.12.1998 tarih ve 98/138 sayılı İl Trafik komisyonu Kararlarına uygun olarak motorsuz alternatif ulaşım aracına geçilmesi"}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2500/haytap-elektrikli-fayton-icin-mi-yoksa-atlar-icin-mi-mucadele-ediyor", "text": "2 Haziran Cumartesi günü öğle saatlerinde Büyükada Atatürk Meydanı'nda HAYTAP yöneticilerinin çağrısı ile bir araya gelen hayvan severlerin gösterisi dikkat çekti. Atların Adalar'daki fayton taşımacılığında kullanılmamasını, yerlerini akülü faytonların almasını istiyorlardı. Protestocu grubun elinde bu gösteri için hazırlanmış iki adet poster vardı. Birinde çok eskiden beri bu tür afişlerde kullanılan ölü beyaz atın iç parçalayıcı fotoğrafı, diğerinde ise bir oyuncakçı dükkanın alınmış da büyütülmüş gibi duran bir elektrikli fayton resmi. Üretilmiş kullanıma hazır bir ürün. Meydanda üzerine kanlı bir bezle örtülmüş temsili at maketi ve çevresinde zulüm gören atları temsil eden at başlıklı oyunculardan oluşan bir grup, atlara yapılan zulüm sergilemeye çalışıyorlardı çevrede toplananlara. Pankartlar ve sloganlar eşliğinde gösteri sürdü. Eylemin öncesinde Faytoncular Odası Başkanı Hıdır Ünal'ın kahvesinde HAYTAP yöneticileri ve Adalar Kent Konseyi Ulaşım Çalışma Grubu üyeleri ile birlikteydik. Hıdır Ünal tartışılması gereken konunun atların çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi, sağlıklı bir faytonculuk için yapılması gerekenler olduğunu savunuyordu. HAYTAP federasyon başkanı ise en fazla 3 yıla kadar atların kalkacağını ve yerine elektrikli faytonların geçeceğini söylüyor ve göreceksiniz diyordu bu olacak!... Ve devam ediyordu: Hazır 300 at eksiğiniz varken alın bu akülü faytonları. Adalar Kent Konseyi Ulaşım Çalışma grubu üyeleri, HAYTAP temsilcilerine, atların tamamen kaldırılmasının ve atların hiçbir şekilde çalıştırılmamasının at neslinin geleceği açısından hangi sonuçları getireceğini sordular. Bu soru cevaplanmadı. Elektrikli fayton resminin, ölmüş at resmi ile birlikte kullanıldığı bir iletişim yönteminin doğru olmadığı, atların haklarını savunurken tartışmalı bir ürünün pazarlanmaya çalışılmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı. HAYTAP üyeleri ise bu eleştirilerle hep karşılaştıklarını ve alışık olduklarını söylediler. Kent Konseyi Ulaşım Çalışma Grubu üyeleri bugüne kadar sadece slogan ve inatlaşma düzeyinde süren bu tartışmaların tepeden inme öneriler ve sloganlarla değil, adanın bugünü ve geleceğine ilişkin bütüncül planlama ile ele alınması ve çözülmesi gerektiğinin belirttiler. Kent Konseyi tarafından tüm tarafların davet edileceği bir çalıştay önerisi üzerinde konuşuldu. Temmuz ayı içinde bu tarihin belirlenmesi ve Büyükada'da bu etkinliğin gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2503/adalar-da-yilin-annesi-aydan-taneri", "text": "Türkiye'de ve dünyada yılın annesini seçen çok sayıda kurumu, kuruluş var. Ama Adalar'da en azından şu yakın dönemde böyle bir girişim olmamıştı. Adalar Kent Konseyi Kadın Meclisi, kendi faaliyet alanına uygun bir adım attı ve 2018 yılından itibaren yılın annesi seçimini yaptı. Adalar'da 2018 yılının annesi olarak, adaylar arasında yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonrasında Aydan Taneri üzerinde mutabakat sağlandı. Anneler gününe bir kaç gün kala, Adalar Kent Konseyi Çelik Gülersoy Kültür ve Sanat Merkezi'nde toplanıldı ve hazırlanan plaket Aydan Taneri'ye verildi. Aydan Taneri, down sendromlu kızıyla birlikte Adada yaşıyor. Tek başına evini ve çocuğunu ayakta tutmaya çalışıyor. Yaptığı küçük el sanatları ürünlerini paraya çevirerek... Kısa bir süre önce de rahatsızlandı, şimdi bir yandan da hastalığıyla baş etmek zorunda. Bütün bunlara rağmen gözlerindeki pırıltı, yüzündeki gülümseme ve mücadele azmi hiç eksilmemiş."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2516/burgazadalilarin-tarife-isyanina-mavi-marmara-dan-yanit", "text": "Bostancı ile Burgaz ve Kınalı arasında sefer yapan Mavi Marmara işletmesinin 2018 yaz tarifesi, Burgazadalıların tepkisine neden oldu. Eski yıllarda direk seferler varken, bu tarifeyle hem gidiş, hem de dönüşün Kınalı üzerinden yapılması sefer süresini uzattı. Tepkilerini, kuruma yazılı ve sözlü şikayetlerle, imza kampanyaları ve basın açıklamaları ile dile getiren Burgazadalılar, bu uygulamaya son verilmesini, haksızlığın acilen ortadan kaldırılmasını istediler. - Her yıl Burgazada'sı için birçok direkt sefer koyarken neden bu sene böyle bir uygulamaya gerek duydunuz? - Bu yılki seferlerimiz hakkındaki eleştiriler mail yoluyla ya da sözlü olarak tarafımıza iletildi. Açıkçası bu kararı almak bizim için kolay değildi. Çünkü bu tepkilerin geleceğini tahmin ediyorduk ama yaklaşık on yıllık deneyimimiz yaz döneminde bizleri bu sonuca götürdü diyebiliriz. Amacımız adalarımıza gelen yolcularımızı rahat ettirebilmek. Yaz aylarındaki istikrarsız yolcu sayısı ile bazen boş olan teknelerimiz bazen de fazlası ile dolarak sorunlar yaşayabiliyor. Bu düzen içinde hareket edildiği takdirde yolcuların sorunsuz ulaşımının sağlanabileceği kanaatindeyiz. Ayrıca Burgazada - Bostancı direk seferi 35 dakika iken Burgazada - Kınalıada - Bostancı seferi ise 40 dakika. Sadece 5 dakikalık bir gecikmeden bahsediyoruz. Adalılar yıllarca adalar arası ulaşımın olmadığından hep dem vurdular, sosyalleşmenin engellenmesinden yakındılar. Şimdi iki ada arasında irtibatı sağlayan Mavi Marmara'nın tek başına yaptığı 22 adet sefer bulunmakta. Bunun altında başka sebepler aramak hem üzücü hem de kırıcı olmaktadır. - Teknik olarak nasıl açıklayabilirsiniz bize bu sözlerinizi? - Teknik olarak Bostancı'dan kalkan bir tekne önce Kınalıada'ya uğrayarak yolcuların bir kısmını indirecek sadece Burgazada seferine devam edecek. Burgazada'da tamamen boşalacak olan tekne Burgazada'dan Kınalıada'ya dönerek, Adalı yolcularımız için adalar arasında ulaşımda avantaj sağlayacak. Deniz için Kınalıada'yı, doğa gezinti ve de diğer aktiviteler için Burgazada'yı tercih edecek olan yolcularımızı da 45 dakikada bir yapılacak seferlerimizle Bostancı'ya ulaştırma arzusundayız. Özellikle bundan önceki yaz aylarında Kınalıada ve Burgazada'nın yoğunluğunun çakıştığı zaman dilimlerinde yaşadığımız ek seferler operasyonel olarak bizi zor durumlarda bıraktı. Asıl bundan önce adalar için durum biraz daha zordu. Bu yaz için dileğimiz daha iyi bir sezonu hep birlikte yaşayabilmek. Bunun için Burgazadalı halkımızdan, anlayış göstermeleri ve bizlerin deneyimlerine güvenmeleri en büyük ricamız olacak."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2592/isgalci-degiliz-adaliyiz", "text": "Milli Emlak, Adalar Belediyesi'ne gönderdiği yazıyla Büyükada Çınar Meydanı'nda bulunan ve 2010 yılından beri sayısız kültür-sanat etkinliğine mekan olan Çelik Gülersoy Kültür Merkezi'nin işgal edildiğini belirtti ve 15 gün içinde tahliyesini istedi. Şu anda Kent Konseyi'nin de bulunduğu mekanın ortadan kaldırılmasını engellemek üzere Adalılar bir toplantı çağrısı yayınladı. Toplantı 14 Ekim 2018 Pazar günü saat 14:00'de Büyükada Çınar'da Çelik Gülersoy Kültür Merkezi'nde gerçekleşecek. Bu konuda yapılan resmi açıklamayı aşağıda veriyoruz. Büyükadalı, Heybeliadalı, Burgazadalı, Kınalıadalı ve ada sever dostlar, Sizleri adalardaki sosyal yaşamımızın en önemli ortak mekanını kaybetme tehlikesi hakkında bilgilendirmek ve acil dayanışmaya çağırmak istiyoruz. İlçe Belediyesi tarafından Adalar Kent Konseyi'nin yönetimine verilen, tüm adalıların ve sivil toplum kuruluşlarının kullanımına açık olarak sosyal, kültürel, sanatsal faaliyetler için bir araya geldiğimiz Çelik Gülersoy Kültür Sanat Merkezi'miz, iki kamu kurumunun hukuk ihtilafı yüzünden ciddi tehdit altındadır. Milli Emlak Müdürlüğü 08.10.2018 tarihli tebligatı ile Adalar Belediyesi'nden Çelik Gülersoy Kültür Sanat Merkezi'nin olduğu alanı, kendi mülkünü işgal ettiği gerekçesi ile 15 gün içinde boşaltmasını istiyor. Bu durumda, Adalar Kent Konseyi aracılığıyla etkinliklerini gerçekleştirmek isteyen kimse bu alanı kullanamayacak. Milli Emlak Müdürlüğü'ne ait olsa da bir kamu mülkü olarak aslında vatandaşların malı olan bu alan üzerindeki ihtilafın toplum hayatında yaratacağı yoksunluğa izin verilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Adalar, İstanbul'un doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleri açısından çok önemli bir ilçesidir. Zenginlikleri ve güzellikleriyle dünyaca tanınmaktadır. Kışın 15 bin, yazın 75 bin, günü birlik ziyaretçilerle 100 binleri aşan nüfusuyla ilçemizde, Adalar Kent Konseyi'nin kamu yararına faaliyette bulunabileceği yeterlilikte, genişlikte ve merkezi konumda olan tek alan, Büyükada Kozalak sokağındaki \"Çelik Gülersoy Kültür Sanat Merkezidir. 2010 yılında açılan ve yönetimi 2014 yılında Adalar Kent Konseyi'ne verilen bu alanda bugüne dek çocuklar, yetişkinler, hayvanlar ve doğa yararına yüzlerce etkinlik tamamen gönüllü emeğiyle gerçekleştirilmiş, adalar halkına ücretsiz sunulmuştur. Burada toplantılar, çalıştaylar, atölyeler, konserler, sergiler, söyleşiler, tiyatro ve sinema gösterileri, konferanslar, kermeslerle birlikte; tüm adalı çocuklara ve gençlere yönelik sanatsal, kültürel, eğitsel faaliyetler yapılıyor. Adalar halkına açık resim, müzik, edebiyat ve kişisel gelişim kursları burada veriliyor. Adaların geleneksel spor faaliyetleri buradan yönetiliyor. Ulaşım, imar planları gibi Adaların can alıcı sorunları ve geleceği ile ilgili tartışmalar, eleştiriler burada yapılıyor, raporlar bu mekanda hazırlanıyor ve Adalar Belediyesi Meclisine sunuluyor. Adaların aklı burada üretiyor ve kalbi burada atıyor. 2018 yılında Türkiye'nin değerli 3 üniversitesi öğrencileri ile bu mekanda çalışmalar yaptı. Bu faaliyetlerin çeşitliliği ve niteliği düşünüldüğünde, Adalar Kent Konseyi ülkemizde en yoğun ve etkin çalışan konseylerden biridir. Kent Konseyi, 5393 sayılı Belediyeler Kanunu'na göre... kent yaşamında; kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışır. Sosyal yaşamda bu kadar etkisi olan bir kurumun Adalar Belediyesi ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü arasındaki hukuki sorunlar sebebiyle çalışmasını sekteye uğratmasına izin verilmemelidir. Çelik Gülersoy Kültür Sanat Merkezi; Adalar Belediyesi'nden, ilgili kanuna göre belediyelerin Kent Konseyi'nin faaliyetlerinin etkili ve verimli yürütülmesi konusunda yardım ve destek sağlar. hükmüne uygun olarak 2014 yılında devir alınmıştır. 2018 yılına değin Adalar Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı'na göre kültür lejandına sahip olup sadece bu amaçlarla kullanıma açık olduğu halde, Milli Emlak tarafından 'kültür merkezi ve sergi alanı olarak işgal edildiği' gerekçesi ile geri alınmak istenmesi düşündürücüdür. Ayrım gözetmeksizin bütün adalıların kullanabildiği, herkese açık faaliyetlerin yürütüldüğü, hukuka uygun olarak devralınmış bir yer için 'işgal' sözcüğünü kullanmanın duruma hiç uygun düşmediği sanırız yeterince açıktır. Kamu idareleri, halkın hizmet almasını engellemek yerine, hizmetin engellenmesini önlemekle yükümlüdür. Bu anlayışa göre, Milli Emlak Müdürlüğü ile Adalar Belediyesi arasındaki hukuki sorunların çözümlenerek, Çelik Gülersoy Kültür Sanat Merkezi'nin yer aldığı bu alanın partiler üstü bir yaklaşımla ve kalıcı olarak Adalar Kent Konseyi'nin yönetiminde kalmasını ve böylece faaliyetlerimizin devamının mümkün olabilmesini talep ediyoruz. Adaları yöneten bütün merkezi yönetim temsilcilerinden, belediye başkanı ve meclis üyelerinden, adalar sivil toplum kuruluşlarından, adalı esnaf odalarından, adalılardan ve adaları sevenlerden bu büyük kayba dur demelerini istiyor, destek ve dayanışma göstermelerini bekliyoruz. 14 Ekim 2018 Pazar Günü Saat: 14:00 de Çelik Gülersoy Kültür Sanat Merkezi'nde yapacağımız toplantıya bekliyoruz."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2613/arif-caglar-in-celik-gulersoy-kultur-ve-sanat-merkezi-alaniyla-ilgili-ilk-bilgiler-yazisi-uzerine", "text": "Arif Çağlar, Adalar Postasında, Çelik Gülersoy Kültür ve Sanat Merkezi Alanı'yla ilgili ilk bilgiler başlıklı bir yazı yazmış. Şahika Savran da, bunu Adalar Meclisi mail grubuna duyurmuş. Arif Çağlar, Adalar'ın yaz kış açık tek kültür merkezi olan, kullanılabilir tek kamuya açık toplantı imkanına da sahip bulunan söz konusu alana, Adalı sivil toplumun sahip çıkıp, belediye ile Milli Emlak arasındaki çekişmeye kurban edilmemesini isteyerek başlattığı imza kampanyası ve etkinliklerle dalga geçer nitelikte bir yazı kaleme almış (19 Ekim 2018 tarihinde Adalar Kent Konseyi'ne tahsis edilen emlak meselesi başlıklı yazı), tepki veren herkesi bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmakla ve gaza gelmekle eleştirmişti. Hepimizi bilgi sahibi kılmak için yaptığı yazışma ve çabaları için bin teşekkür. - 01.2008 tarihinde Milli Emlak AKP'li Adalar Belediyesi'ne hazine arazisini koşullu olarak 2 yıllığına tahsis ediyor. Tahsisatın yapıldığı bu tarihten belediye seçimini kaybedip yönetimden çekildiği 29.03.2009 tarihine kadar yani 14 aylık süre zarfında AKP'li belediyenin bu araziyle ilgili herhangi bir çalışması olduğuna dair hiçbir belge yok. - CHP 29 Mart 2009 yerel seçim sonucunda belediye yönetimini üstlendikten yaklaşık 9 ay sonra 14.12.2009 tarihinde 2 yıllık tahsis süresinin dolmasına 3-4 hafta kala Koruma Kurulu'na tahsis edilen parsel üzerindeki tescilli binayla ilgili rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerini sunuyor. Rölöve ve restitüsyon projeleri onaylanıyor ama restorasyon projesi uygun bulunmayıp yeniden hazırlanmak üzere geri gönderiliyor. - Rölöve onaylandığı ve tehlike yarattığı için, binalar topluluğunun ana caddeye bakan, çatısı çökmüş, çevresi korumaya alınmış ana bölümünü, belediye, Koruma Kurulu'nun onayıyla 2010 Mayısında yıkıyor. - Ayakta kalan binaların bir bölümü, belediye birimlerince kullanılmaya başlanıyor. Bugün alanın en arkasında olan ve toplantı mekanı olarak değerlendirilen önü camlı tek katlı bina ile belediye tarafından haziran 2010'da demonte olarak yerleştirilen beyaz ahşap kulübe de içinde olmak üzere açık alan, belediye meclisinin onayıyla Çelik Gülersoy Kültür ve Sanat Merkezi olarak ilan ediliyor. Adalar Belediyesi ve Adalar Vakfı ortaklığı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'na verilen Adalar Müzesi projesi kapsamında hızla elden geçirilip Adalar Müzesi'nin açık sergi alanını da içine alacak şekilde düzenleniyor ve bugünkü halini alıyor. Alanın tefrişi, sergilerin yapım ve sorumluluğu, sergi ve toplantı organizasyonlarının yönetimi sözleşmeye göre Adalar Vakfı tarafından üstleniliyor. Aynı yılın ekim ayında, Adaevi, iskele karşısında şu anda Helya Cafe'nin olduğu yerden bu alana, camlı mekana taşınıyor. - Bilindiği üzere, 2014 yılı mayıs ayında, yeni belediye yönetimi Belediye ile Vakıf arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshediyor ve yaz boyu devam eden gerilimli dönemin ardından, 2014 ekiminde tarafların sulhen yaptıkları anlaşmayla Adalar Kent Konseyi Yönetimi'ne alan tüm demirbaşlarıyla ve malzemeleriyle birlikte, Adalar Vakfı tarafından zimmetle teslim ediliyor. - Tekrar Arif Çağlar tarafından verilen bilgilere dönecek olursak: - 14.06.2012 tarihinde Koruma Kurulu parselin durumu ve kullanımıyla ilgili yerinde inceleme yapılması kararı almıştır. Bu incelemenin sonucu olarak Koruma Kurulu 11.10.2012 tarihinde aldığı 735 sayılı kararla 1/1000 ölçekli plan hazırlanıp onaylanıncaya kadar Adalar Belediyesi'nin bu alanı kültür, sanat ve sergi alanı olarak kullanmasında 2863 sayılı yasa açısından sakınca bulunmadığını ilan etmiştir. Koruma Kurulu'nun aynı tarihli 736 sayılı kararındaysa rölöve ve restitüsyon projelerinin onaylandığı anlaşılmış olmakla, restorasyon projesinin ivedilikle Kurulumuza iletilmesine, parseldeki uygulamalarla ilgili olarak Belediyesince mevzuat kapsamında gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildi denilmektedir. - Koruma Kurulu'nun derneğimize ilettiği belgeler üzerinde görülen hikaye bu kadardır ve buna göre son 6 yılı aşkın süre içinde konuyla ilgili Koruma Kurulu'na yansıyan başka bir gelişme olmamıştır. Adalar Belediyesi kendisinden ivedilikle istenilen restorasyon projesini hazırlayıp Koruma Kurul'una sunmuş mudur? Herhalde sunmamıştır ya da Koruma Kurulu'na sunulan restorasyon projesine hala izin vermemiş olmalı ki yıkılan binanın yerine bugüne kadar yenisi yapılmamıştır. Bu parseldeki uygulamalarla ilgili olarak son 6 yıl içinde Adalar Belediyesi, Koruma Kurulu, Milli Emlak ya da İBB ne karar almıştır? Bunlar meçhuldür. Bildiğim kadarıyla, 2013 yılı içinde restorasyon projesi belediye tarafından yeniden hazırlatılmış ancak, daha önce hazırlanıp kurulca da onaylanan rölöveyle uyumsuzluk sorunlarıyla karşılaşıldığı için kurul onayına sunulmamış. 2014 yılında işbaşına gelen yeni belediye yönetimi ise, çeşitli konuşma ve uyarılara rağmen bu alanla ilgili herhangi bir tasarrufta bulunmamıştır. Gerekçe olarak da hep, alanla ilgili belirsizlik, Milli Emlak ile yaşanan sorunlar, tahsis iptali ya da süre uzatımının gerçekleşmemesi gösterilmiştir. Bir musibet bin nasihatten yeğdir misali, Milli Emlak tarafından Ekim 2018'de gönderilen alanın boşaltılması yazısına karşı belediye yönetiminin gösterdiği sahiplenici tutum devam etmeli, alanın tahsisinin yenilenmesi için yapılan yazışma ve görüşmelerin olumlu sonuçlanması için hep birlikte çaba gösterilmeli, ondan sonra da süratle başta restorasyon projesinin tamamlanması olmak üzere, yıkılan binanın yapımıyla ilgili yasal süreç başlatılmalıdır. Ama en önemlisi, tüm bu süreçte, alanın bugünkü haliyle, kamuya açık bir kültür alanı olarak korunmasının sağlanmasıdır. Bu konu tüm tartışmaların, yaşanmışlıkların üzerinde bir konudur ve Adalı sivil toplumun ikirciksiz sahiplenmesini gerektirir. Adalar Demokrasi Meclisi'nin son iki toplantı başvurusunda karşılaştığı sorunlar da yakıcı bir şekilde göstermiştir ki, Adalar'da zaten yetersiz olan toplanma, bir araya gelme, konuşma-tartışma mekanları tehdit altındadır. 5 Temmuz 2017'de, Büyükada Ascot otelde düzenlenen toplantının polis tarafından basılıp, toplantı halindeki 10 insan hakları savunucusunun otel yöneticisiyle birlikte göz altına alınmasından sonra, Adalar'daki hiç bir otel bu ve benzeri toplantılara yer vermemektedir. Buna en iyi toplantı mekanı olan Splendid Oteli de dahildir. Söz konusu otel ayrıca 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ev sahipliği yaptığı bir toplantı nedeniyle hedef gösterilmiştir. En son olarak Anadolu Kulübü'nün de, baskılardan nasibini aldığı, 2017-18 kış dönemine kadar izin verdiği toplantılara çeşitli bahanelerle kapıları kapadığı görülmektedir. Bunun son örneği Adalar Demokrasi Meclisi'nin önce Heybeliada Gönüllüleri Derneği, ardından Adalar Kent Konseyi üzerinden yaptığı başvurulara olumsuz yanıt verilmesiyle yaşanmıştır. Açıktır ki, tüm Türkiye'de olduğu gibi, Adalar'da da sivil toplum girişimleri boğulmaya, sesleri kısılmaya, yaşam alanları yok edilmeye çalışılmaktadır. Tüm bunlara karşı sesin yükselmesi gerektiği bir ortamda, Adalar'da eldeki tek kamuya açık ve yerel yönetim - sivil toplum kontrolündeki alan üzerinde, bu alanı da yok edecek, gözden düşürecek, hatta koruma kurulunun haksız bir şekilde bir zamanlar gündeme getirdiği üzere konut alanına dönüştürecek girişimlere herhangi bir şekilde prim verilmemelidir. 2014 Haziranında yapılan Adalar Kent Konseyi seçimlerini iki dönemdir üst üste açık farkla kaybetmiş bir grubun parçası ya da destekçisi olan Arif Çağlar'ın, Kent Konseyi yönetimine karşı kan davasına dönüştürdüğü tutumunu, içinde bulunduğumuz bu şartları dikkate alarak yeniden değerlendirmesini tavsiye etmekten başka bir yol gelmiyor elimden."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2725/adalar-dunya-mirasi-yolunda-bilgi-paylasim-toplantisi", "text": "Adalar'ın Dünya Mirası Listesi adaylığı sürecini ve bundan sonra atılabilecek adımların ele alındığı etkinliğe davetlisiniz. Adalar Belediyesi ile gerçekleştirdiğimiz işbirliği sonucunda UNESCO Dünya Mirası Listesi yolculuğu için ilk adımı geçtiğimiz 2019 ilkbaharında attık ve Geçici Liste için başvurumuzu Kültür ve Turizm Bakanlığı'na ilettik. Şimdi Dünya Mirası Listesi yolculuğumuz yeni bir aşamaya geçiyor. Adalar'ın Dünya Mirası Listesi adaylığı sürecini ve bundan sonra atılabilecek adımları anlatmak için bir etkinlik düzenliyoruz. Bu etkinlikte, Dünya Mirası Adalar Girişimi olarak Adalar Belediyesi ile birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı'na sunmuş olduğumuz Başvuru Dosyası kısaca anlatılacak, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nin önemi, yüklediği sorumluluklar ve Adalar'ı çağdaş yaklaşımlarla korumak açısından önümüzdeki dönemde yapılması gereken çalışmalar ele alınacak. Bu etkinliğimizde, Adalar'ın UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alması sürecinin sadece binaların korunmasına yönelik çabalardan ibaret olmadığı, Adalar'ın tüm yönleriyle sürdürülebilir gelişimi ve korunmasının birlikte ele alınması gerektiğinin anlatıldığı sunumlara yer verilecek. Kültürel miras konusunun Adalar'ın en güçlü olduğu gelişme alanlarından biri olduğunu düşünüyor, önümüzdeki dönemde bu değerin daha iyi korunmasını ve yönetilmesini sağlamak amacıyla herkese sorumluluk düştüğüne inanıyoruz. Adaların Dünya Mirası Listesi adaylığı sürecini kamu, sivil toplum, yerel paydaşlar ve uzmanlarla birlikte, katılımcılığı, öğrenmeyi, bilgi paylaşımını ve buluşçuluğu destekleyecek bir şekilde hayata geçirmek en büyük dileğimiz. Etkinliğimiz 8 Eylül Pazar günü, saat 15.00-17.00 arasında Büyükada Anadolu Kulübü'nde."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2758/adali-da-bunlari-da-okuyabilirsiniz", "text": "Mahmut Nüvit Doksatlı öncülüğünde 5 ay önce oluşturulan Adalar Sanatçı İnisiyatifi, Ada Bulaşmalarının ilk adımını, 14 Sanatçının 14 noktadaki yerleştirmesiyle attı. Büyükada tarihi iskele, Panayia Kilisesi-At Arabacıları Meydanı, San Pasifiko Kilisesi ve Aya Dimitri kilisesi çevresiyle Çankaya Caddesi üzerindeki 14 nokta, hazırlanan Ada Kültür-Gezi Haritası üzerine işlendi çeşitli mecralarda duyuruldu. Girişimin Mahmut Nüvit Doksatlı imzasıyla kaleme alınan öyküsünü, Ada buluşmaları Haritasını ve paralel etkinlikleri Adalı Dergisi'nden izleyebilirsiniz. Normal yaşam sürelerinden önce ölmeden, kötülük, şiddet görmeden, iyi bakılarak, türünü devam ettirecek olanaklara, koşup oynayabileceği, dinlenebileceği ve sevgi görebileceği ortamlara sahip olarak hem çalışıp hem de yaşayabilecekleri rejim öneriyor Asu Aksoy atlar için. Atların vatandaşlık hukukuna sahip olacakları böyle bir rejim için kalan tek mekanın Adalar olduğunu, bu fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini ve bu konuda hem Adalıların hem de hayvan hakları savunucularının birlikte çalışabilecelerini vurguluyor. Adalar Atlı Cumhuriyeti bu nedenle bir ütopya değil, uğrunda mücadele etmeye değer bir gerçeklik. Ekim 2019 sayısının bütünü için burayı tıklayınız..."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2940/koronavirus-dolasmiyor-biz-dolasiyoruz", "text": "Dünya genelinde en önemli konu haline gelen, Dünya Sağlık Örgütü'nün 11 Mart 2020 tarihinde Pandemi ilan ettiği koronavirüs (Covid-19) salgınının en fazla 65 yaş üstü bireyleri tehdit ettiğinin altını çizen Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Özlem Sezen, 18-24 Mart Yaşlılar Haftası vesilesiyle toplum sağlığı açısından önemli bilgiler paylaştı. Dünya genelinde insan sağlığını tehdit eden ölümcül koronavirüsüne yakalanan vaka sayısı 1 milyonun üzerine çıkarken, hayatını kaybeden hastaların sayısı 100 bini aştı. İstatistiki olarak dünyadaki ülkelerde salgın sonrası ölümlerin yaş gruplarına bakıldığında 65 yaş üstü hastalığın ağır seyretmesi ile birlikte 80 yaş civarında ölümlerin daha çok olduğu görülüyor. Henüz tedavisi ve aşısı olmayan bu salgından korunmanın en önemli yolunun özellikle yaşlılar için sosyal izolasyon olduğunun altını çizen Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Özlem Sezen, öksüren ya da hapşıran birinin sağlıklı bir yaşlı kişinin yanına gidecekse ertelemesi ya da maske takmak, el hijyenine dikkat etmek gibi önlemleri alması gerektiğinin altını çizdi."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2941/adalilar-taleplerini-guncelledi", "text": "Adalıların 28 Mart 2020 tarihinde ilgili resmi kuruluşlara ilettiği talep listesini Adalı dergisinde yayınlamıştık. Bu metin gelişmelere paralel olarak güncellendi. Kısa sürede mahalle ve sokak dayanışma-iletişim ağları oluşturan yaklaşık 700 Adalı katkısıyla hazırlanmış olan metnin yeni şeklini yayınlıyoruz. Değerli Adalılar, İstanbul'un Adalar İlçesinde yaşayanlar olarak Adalarımızın anakaraya olan uzaklığının COVİD 19 hastalığının yayılmasının önünde engel teşkil etmediğini görüyoruz. Zira anakara ile Adalar arasında farklı nedenlerle her gün gidiş gelişler devam etmektedir. İskelelere konmuş olan dezenfektanlar virüsün yayılmasını bir nebze engelleyebilir. İstanbul'da süreli ve kontrollü sokağa çıkma yasağı ilan edilmediği sürece adalarımız anakaradan gelecek virüsün yayılmasına karşı açık olmaya devam edecektir. Bu nedenle Adaları salgına karşı etkin bir şekilde korumak üzere önlemlerin alınması gerekmektedir; Adalar ancak bu önlemlerin acilen uygulamaya geçirilmesiyle kendisini korumaya alabilir. Aksi takdirde, Türkiye'nin çeşitli köy ve diğer yerleşimlerinde de görüldüğü gibi, Adalar'da da virüsün yaygınlaşması çok kolay olabilir. Bizler Adalar'da yaşayan ve salgın nedeniyle aralarında dayanışma ağları oluşturmuş ve oluşturmakta olan insanlar olarak, 28 Mart tarihinde Adalar'da COVİD 19'a karşı, hastalığın yayılmasını kontrol altına alacak ve önleyecek, insanların korunmasını sağlayacak önlemler başlıklı talepler dizisi hazırlamış ve bunu Kaymakamlık ile Belediye Başkanlığı'na iletmiş, takibini de yapmıştık. Önerdiğimiz ilk önlemlerin bazılarının uygulanmaya konduğunu görüyoruz. Ancak, salgın her gün yeni boyut kazanarak devam etmekte, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan duyurular ve alınan önlemler farklılaşmakta. Buna bağlı olarak Adalarımızda da durum değişmekte ve bağlı olarak yeni önlemlere ihtiyaç duyulmakta. Bu kapsamda durum değerlendirmesi yaparak, aşağıdaki başlıkların hayatiyetini koruduğu tespitiyle gerekenlerin acilen yapılmasını talep ediyoruz. Tüm Adalıların daha aktif katılımını ve dayanışmasını diliyoruz. Bu, Adalılardan Adalılara yapılmış bir çağrıdır. 1. Adalar için Pandemi Kurulu oluşturulmalı. Kaymakam, Belediye Başkanı, ilçe sağlık kurulu başkanı, 5 mahalle muhtarından ve 5 Aile Hekiminden seçilmiş temsilciler, ilgili meslek kuruluşlarıyla STK'lardan seçilmiş temsilcilerin katılımıyla bu kurul acil olarak toplanmalı ve Acil Önlemler Paketi'ni değerlendirmek, uygulamak ve takip etmek üzere işe başlamalıdır. a. Bu kapsamda ulaşıma ilişkin zorunluluklar tanımlanmalı, bunlar dışında giriş çıkış zorlaştırılmalıdır. b. İşe gidip gelmesi zorunlu olanlar ve sağlık ve tedarik zinciri çalışanları ve görevlileri dışında ikametgahı Adalar'da olmayanların giriş çıkışları durdurulmalıdır. c. Süregiden inşaatlar 3 hafta süreyle durdurulmalı, ya da sadece Adalar'da ikamet eden çalışanlara izin verilmelidir. d. Adalar'ın çarşı sınırları içine, merkezi ve yoğunluk oluşturan yerlerine, yiyecek ve ilaç alım satımı dışında hangi yaştan olursa olsun insanların girmesinin yasak olduğu açıkça ilan edilmelidir. e. Halk pazarlarında sadece bilinen pazarcılarla, Adalar'da üretim yapanlara tezgah kurma izni verilmeli, talimatlara uyulması sağlanmalı, girişte belediye tarafından ücretsiz maske dağıtılmalı, kontrollü girişe izin verilmelidir. f. Şehirde Adalar iskelelerinde görevlendirilmek üzere İBB'den zabıta talep edilmeli ve gelenler ateş ölçüm cihazları ile izlenmeli, denetlenmelidir. Yine bu kapsamda alınacak önlemler arasında vapur ve motorlarda en az 1'er metre olarak tanımlanan sosyal mesafe kuralına uygun sayıda yolcu alınmalı, fazlasına izin verilmemelidir. Tekne içi anonslar, bu önlemleri hatırlatacak şekilde düzenlenmelidir. a. Adalar'daki yük iskelelerinden ambalajlanmamış, açıkta hiçbir ihtiyaç maddesinin girmesine izin verilmemeli, gelen kolilerin kuralına uygun şekilde iskelede dezenfeksiyonu sağlanmalıdır. c. Evlere servis elemanlarının çalışma biçimleri de standarda bağlanmalı, bu konuda işyerleri uyarılmalı, ambalajlanmamış malzeme taşımalarına izin verilmemeli, para alışverişi kısıtlanmalı, eldiven ve maske kullanımı zorunlu tutulmalıdır. d. Temel hizmetler alanında çalışanların (sağlık, perakende satış elemanları, eczane elemanları, lojistik, taşıma, çevre temizliği, 65 yaş üstü destek hizmet çalışanları, gibi) ön tanı testinden geçirilebilmeleri için kaymakamlığın sağlık bakanlığından talepte bulunması ve bu testleri acilen yaptırması gerekir. Testler gerekli sıklıkta tekrarlanmalıdır. a. Büyükada Hastanesi'nden başlayarak her adadaki aile hekimliklerine COVİD 19 hızlı tanı testleri tedarik edilmeli ve bunun için gerekli altyapı ve eleman desteği istenmelidir. Tam teçhizatlı ambülansların da bu amaçla kullanılabileceği düşünülebilir. b. Oksijen tüpleri ve nefes açıcı ekipmanlar başta olmak üzere, sağlık üniteleri Serum donanımı, ateş düşürücü, tedavi edici ilaçlar, ağrı kesiciler açısından desteklenmelidir. c. Kara ve deniz ambülansları bu olağanüstü durum dikkate alınarak hem sayıca artırılmalı ve hem de salgına uygun olarak teçhiz edilmelidir. d. Vaka sayısının İstanbul hastaneleri servislerinde yer bırakmayacak şekilde artabileceği öngörülerek ve Adalar'daki sağlık kurumlarının durumu dikkate alınarak, Adalar'daki otellerin, tercihan Anadolu Kulübü Otel bölümünün geçici yoğun bakım ünitesi olarak düzenlenmesi gündeme alınmalıdır. e. Adalar'da ortaya çıkan COVİD 19 hastalarının kendilerinin ve tüm yakın çevrelerinin karantinaya alınmaları sağlanmalı ve bu kişilerin karantina kurallarına uymaları takip edilmelidir. COVİD 19 hastalarının temas etmiş olabilecekleri kişiler için takip telefon hattı kurulmalı ve bu kişilerin de kendilerini izolasyona almaları sağlanmalıdır. a. Doğru ve güvenilir bilgi bu kriz sürecinde en önemli yardımcımız olacaktır. Adalarımızda başta sağlık altyapısının durumu olmak üzere, alınan koruyucu önlemler, enfekte ve karantina altındaki vaka sayıları belediye ve kaymakamlık tarafından her gün paylaşılmalıdır. Heybeliada'da yaşanan son vaka, bu konuda ders çıkarılması gereken bir örnek olarak önümüzde durmaktadır. b. Adalı hemşehrilerimize, karşılaşabilecekleri herhangi bir sorun ve ihtiyaçları için nerelere başvuracakları ve ne yapacaklarına ilişkin bilgilendirici bir metin hazırlanmalı, bu metin şartlara göre güncellenmeli, gerek Kaymakamlık gerekse de Adalar Belediyesi web siteleri ve sosyal mecralarından duyurulmalı, verilen telefonlar mutlaka yanıtlanabilir ve ulaşılabilir olmalıdır. c. 65 yaş üstüne yönelik destek başlıklı kaymakamlık hizmetinin adalılardan gelecek talepleri karşılayabilme kapasiteleri ve hizmet standartları belirlenmeli, titizlikle takip edilmeli ve bu alanda yerel sivil toplum inisiyatiflerinden ve gönüllülerinden destek alınmalıdır. d. Adalarımızda dezavantajlı gruplara ek olarak, yeni koşullarda işini aşını kaybetmiş insanların, ailelerin varlığı bir gerçektir. Bu gruplarla dayanışma yolları geliştirilmelidir. İlk önlem olarak sosyal yardım vakfı kaynakları değerlendirilebilir ve yeni durum dikkate alınarak muhtarlardan gelecek bilgiler doğrultusunda güncellenmelidir. Bu ve benzeri yapıların bağışlar yoluyla desteklenmesi de kolaylaştırılmalıdır. e. Tüm dünyada yerel yönetimler ve gönüllü yerel inisiyatiflerle sivil toplumun ortak çalışmalarına vurgu öne çıkmakta ve salgınla mücadeledeki öneminin altı çizilmektedir. Adalarımız bu tarz çalışmaya Türkiye'de en çok hazır olan yerlerden biridir. Kendiliğinden ortaya çıkan yerel inisiyatifler cesaretlendirilmeli, kamu yönetimi ve yerel yönetim tarafından işbirliğine davet edilmeli ve koordine edilmelidir. Önlemlerin etkinliğinin böylelikle daha kolay sağlanabileceği ve denetlenebileceği unutulmamalıdır. Bu metin, içinde bulunduğumuz ve giderek ağırlaşmakta olan salgın günlerinde, Adalar'da kamu yönetimi-yerel yönetim ve sivil toplum katılımı ve birlikteliğine inanan ve kısa sürede mahalle ve sokak dayanışma-iletişim ağları oluşturan yaklaşık 700 Adalı tarafından hazırlanmıştır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2944/covid-19-un-nadir-yuzu", "text": "Covid-19 sebebiyle tedavi sürecinde aksama yaşadığına dair Nadir Hastalıklar Ağı'na başvuru yapan bireylerin hastalıklarından bazıları şöyle sıralanıyor: Mukopolisakkaridoz, Gaucher, Pompe, Fabry gibi lizozomal depo hastalıkları, PKU/DHPR, MSUD ve diğer metabolik bozukluklar, Glikojen depo, PAH, SMA, SİSTİNOZİS ve DMD. Nadir hastalığa sahip bireyler, COVID-19 salgını sürecinde hayati önem taşıyan tedavilerinin sürmesini ve istenmeyen sonuçların doğmasının önlenmesini bekliyor. Bu konuda Nadir Hastalıklar Ağı, doğrudan hasta ve hasta yakınlarıyla iletişime geçerek süreçte yaşanan acil sorunları ve ihtiyaçları tespit etti. Nadir hastalığa sahip bireyler, tedavi süreci için endişeli! Deniz Atakay, ayrıca Nadir Hastalıklar Ağı olarak, tüm hasta grupları bakımından öncelikli ve hastaların lehine olacağını düşündükleri ortak bir çözüm önerisi listesi de hazırladıklarını belirtti. - Hastaların öncelikli intravenöz uygulamalarının sağlık merkezlerinde devam edebilmesi için, pandemi hastanesi olmayan ve enfeksiyon riskinden arındırılmış hastane/ünite/sağlık merkezlerinin il bazında belirlenebilmesi ve hastaların randevu usulü ile bu birimlere giderek tedaviye erişimleri sağlanabilmelidir. - Nadir hastaların evde sağlık hizmetine erişimini sağlama amaçlı mobil gezici ünitelerin dahil edildiği daha kapsamlı bir evde sağlık hizmeti uygulaması planlanmalıdır. - Nadir hastaların, Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi Alo 184 hattı kapsamında ihtiyaç ve taleplerini ileterek yönlendirilebilecekleri bir birim kurulmalıdır. - Bazı hasta gruplarının ihtiyaç duyduğu laboratuvara erişim konusunda organizasyon ve lojistik desteği verilebilmeli, bakım ve tahlil materyalleri temin edilebilmelidir."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2946/covid-19-icin-iki-foy", "text": "Koronavirüs bulaşma durumunda ne yapacağımız ile ilgili, uzman doktorların yardımı ve Sağlık Bakanlığı'nın (9 Nisan 2020 tarihli en güncel) rehberlerinden derlediğimiz iki föy hazırladık. Bunlardan ilki hasta olduğumuzu hissedersek yapmamız gerekenleri, ikincisi de hastanede değil evde tedavi görecek olmamız durumundaki karantina koşullarını özetliyor. Bunlardan ikincisi zaten sağlık personeli tarafından size daha detaylı olarak anlatılacaktır. Ama şimdiden göz atmanız, sizin ve ailenizin bu duruma hazırlıklı olması için faydalı olacağını düşünüyoruz. Ama öncelikle izolasyon kurallarına uyun, virüsü kapmayın, kaparsanız yaymayın ve hasta da olmayın. İzlanda'da yapılan geniş çaplı testlere göre hastalık %50 civarında hiç belirti göstermeden, %30 civarında da hafif belirtilerle geçmekte olabiliyor, dolayısıyla sokaktaki herhangi bir insan size virüs bulaştırabilir. Bu föylere ihtiyacınız olduysa şimdiden geçmiş olsun dileklerimizi kabul edin lütfen."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2948/dogru-maske-kullanimi", "text": "Koronavirüs salgınında bulaşma olasılığını azaltmak üzere bir çok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de insanların toplu halde bulunduğu yerlerde maske takmak zorunlu hale geldi. Bu yazıda doğru maske kullanımını özetleyeceğiz. Kaynak olarak Sağlık Bakanlığı'nın eğitim materyalini kullandık. - Bir sağlık kuruluşuna giderken - Ateş, öksürük, solunum sıkıntısı gibi belirtilerimiz varsa - COVID-19 teşhisi ve şüphesi varsa ve evin ortak alanlarını kullanıyorsanız - COVID-19 tanısı veya şüphesi olan bir kişinin bakımını yapıyorsanız - Ev izolasyonundayken çeşitli nedenlerle dışarı çıkmak zorunda kalırsanız - Hastalıkla hiç bir ilişkiniz yoksa bile dışarıda insanların toplu bulunacağı yerlere gidecekseniz - Maskeyi takmadan önce eller en az 20 saniye su ve normal sabunla yıkanır. - Maske; katlı kısmı dış tarafta kalacak, üst taraftaki metal şerit burun köprüsünün üzerine gelecek şekilde takılır. - Maske lastikli ise maskenin yanlarındaki lastikler kulak kepçesinden geçirilerek takılır. - Maske ipli ise maskenin üst kenarlarındaki ipler kulakların üstünden geçirilerek başın arka kısmında bağlanır, alt kenarındaki ipler ensede bağlanır. - Maskenin üst tarafındaki metal şerit burun köprüsünün üzerine hafifçe bastırılarak yerleştirilir. - Maske burun, ağız ve çeneyi tamamen kapatacak, kenarlardan hava geçişine izin vermeyecek şekilde takılır. - Maskeyi lastiklerinden veya iplerinden tutarak çıkarın ve çöpe atın - Tıbbi maskenin burun, ağız ve çeneyi içerisine alan ön kısmına hiçbir zaman dokunulmamalıdır. - Kazara dokunulursa eller en az 20 saniye, su ve normal sabunla yıkanmalı veya alkol içerikli el antiseptiği ile ovalanmalıdır. - Tıbbi maske kullanım sırasında kirlenir, nemlenir veya yırtılır ise mutlaka yenisiyle değiştirilmelidir. - Tıbbi maskeler kesinlikle ortak kullanılmamalıdır. - Kullanılmış tıbbi maskenin kirlenmediği düşünülse bile asla tekrar kullanılmamalıdır. - Tıbbi maske kullanırken hem ağzınıza hem de elinize mikrop bulaştırmamak için; Maskeyi asla çenenizin altına veya başınızın üstüne yerleştirerek kullanmayın. Maskenin burun, ağız ve çeneyi içine alan, yoğun kirlenmenin gerçekleştiği ön kısmına hiçbir zaman dokunmayın. Hala maskeye ulaşamadınız ya da yeterli sayıda değil mi? Maske yapımı ile ilgili videolar ve diğerleri Sağlık Bakanlığı COVID-19 sitesinde ya da Youtube kanalında bulunabiliyor. Sağlık Bakanlığı'nın konu ile ilgili afişlerini aşağıda veriyoruz. Bağlantılara tıklayarak PDF formatında indirebilir ve basabilirsiniz."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2949/el-temizligi-ve-el-yikama", "text": "Virüsün bulaşma yollarından biri de kontamine olmuş olan yüzeylere elimizi değdikten sonra ağzımıza, yüzümüze götürmek ya da başka bir yere dokunmak. Hem kendi sağlığımız hem de başkalarının sağlığı için çok önemli bu. Virüs salgını başladığında ilk öğrendiğimiz ellerimizi iyi yıkamamız gerektiğiydi. Ama nasıl ve ne zaman yıkamamız gerekiyor? Bu yaştan sonra el yıkamayı mı öğreneceğiz demeyin, biz de bu süreçte öğrendik doğrusunu... Sağlık Bakanlığı kaynaklarından sizler için derledik. - Yemek hazırlamadan önce ve hazırladıktan sonra - Yemek yemeden önce ve yedikten sonra - Tuvalete girmeden önce ve tuvaletten çıktıktan sonra - Diş, ağız, yüz, göz temizliğinden önce - Burun temizliğinden sonra - Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra - Çöplere ve bozulmuş gıdalara dokunduktan sonra - Pişmemiş gıdalara temas ettikten sonra - Toplu taşıma araçlarını kullandıktan sonra - Hayvanlarla temas ettikten sonra - Eller görünür şekilde kirlendiğinde - Dışarıdan eve girdiğimizde Sağlığımızı korumak için ellerimizi en az 20 saniye, su ve normal sabunla yıkamalıyız. - El yıkama öncesinde, ellerdeki yüzük-saat gibi aksesuarlar çıkarılır. - Akmakta olan su altında eller ıslatılır. - Bilekler, avuç içi, ellerin sırt ve parmak araları ile tırnakların kenar ve uçları sabun ile köpürtülerek en az 20 saniye süreyle kuvvetlice ovuşturulur. - Eller su altında iyice durulanır. - Eller bileklerden başlayarak kağıt havlu ile kurulanır. - Aynı kağıt havlu ile musluk kapatılır. Sağlık Bakanlığı'nın konu ile ilgili afişlerini aşağıda veriyoruz. Bağlantılara tıklayarak PDF formatında indirebilir ve basabilirsiniz."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2954/adalar-a-gunubirlik-ziyaretlerin-durdurulmasi-isteniyor", "text": "Bilindiği gibi Adalar İstanbul gibi dev bir metropolün yanıbaşında büyük ilgi çeken bir oryantasyon alanıdır. Özellikle bahar aylarında İstanbul'dan Adalar'a olan günübirlik ziyaret akımının arttığı biliniyor. Bütün dünyayı saran Covid-19 salgınının ülkemizde en fazla etkilediği yerleşim yeri İstanbul oldu. Adalar ise görece izole konumu dolayısıyla bu etkilenmeden nispeten daha az pay aldı. Buna rağmen tespit edilen vakalar ve olgular Adalar'da yaşayanlar için kuşku verici hale geliyor. Adalar sakinleri, Adalar'a İstanbul'dan yönelen ziyaretlerin kontrol altına alınması talebiyle İstanbul Valiliği'ne dilekçeler gönderiyorlar. Dilekçelerde Valiliğin uygun göreceği bir süre geçerli olmak üzere Adalar'a yönelik piknik, gezinti, orman yürüyüşü amaçlı ziyaretlerin durdurulması talep ediliyor. 23 Nisan Adalar için Aya Yorgi Günü olarak biliniyor. Geçtiğimiz yıllarda bu gün Büyükada'daki Aya Yorgi Manastırına binlerce insanın akın ettiği biliniyor. Covid-19 salgını günlerinde bu türden bir ziyaretçi akınının doğuracağı sakıncalar herkesin dikkatinden kaçmıyor. Bu durumda Adalıların Valiliğe yaptıkları başvuru daha da önem kazanıyor. Valiliğin Adalıların bu haklı taleplerine kısa zamanda olumlu bir cevap vermesi bekleniyor. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda önümüzdeki günler Covid-19 salgınının İstanbul'da ve ülkemizde zirve yapması muhtemel günler olarak değerlendirilmekte ve devlet tüm kurumları ile tüm vatandaşları azami izolasyona davet etmektedir. İstanbul Adaları, yakın mesafede oluşu sebebi ile İstanbulluların piknik, orman yürüyüşü, sahil gezintisi için en çok rağbet ettiği yerler arasındadır ve havaların iyi gitmesiyle birlikte salgına rağmen Adalar'a ziyaret talebinin arttığı gözlenmektedir. İstanbul ile Adalar arasında vapur ve motor seferlerinde sefer sayıları azaltılmış ancak talep aynı oranda azalmadığından, bu talebe bağlı olarak yoğunlukların yaşanmakta olduğu gözlenmekte ve bu durum bulaşı riskini artırmaktadır. Adalar'da yaşayan bizler, Valiliğimizce uygun bulunacak bir sürede geçerli olmak üzere Adalar'a piknik, gezinti, orman yürüyüşü amaçlı ziyaretlerin durdurulmasının değerlendirmeye alınmasını diliyoruz. Konunun hassasiyetini ve gereğini bilgi ve değerlendirmelerinize arz ederiz."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2956/basin-bulteni-adalar-da-23-nisan-tedirginligi", "text": "İstanbul'un sayfiye merkezi Adalar, yaşanmakta olan salgına rağmen İstanbul'dan ziyaretçi çekmeye devam ediyor. 23 Nisan Bayramı ile aynı güne denk gelen Aya Yorgi Yortu günü nedeniyle her yıl onbinlerce ziyaretçi alan Adalar'da yaşayanlar, bu yıl da ziyaretçi akışı olabileceğinden endişeli. Tüm dini mekanlar gibi Aya Yorgi Kilisesi'nin de ziyarete kapalı olmasına rağmen, 23 Nisan ziyaretgahı olan kilise ve kiliseye çıkan yolların yoğunlaşabileceği ve bunun da hem sayıca azalmış deniz ulaşım araçlarında ve hem de yürüyüş yollarında bulaşı riskini artıracağından korkuluyor. Adalılar önlem alınması ve Adalar'a en az 1.5 ay süreyle piknik-orman yürüyüşü ve sahil gezintisi amaçlı ziyaretlerin durdurulması için İstanbul Valiliği'ne başvurdular. Başvuru dilekçesinde salgının önümüzdeki 1 ay içinde pik yapacağı ve azami izolasyona yönelik önlem alındığı bugünlerde, piknik, orman yürüyüşü, sahil gezintisi için en çok rağbet ettiği yerler arasında olan Adalar'a ziyaret talebinin arttığına işaret edildi ve bu durumun İstanbul ile Adalar arasında vapur ve motor seferlerinde yoğunluğa neden olduğu ve bu durum bulaşı riskini artırdığı vurgulandı. Valiliğe dilekçe ile başvuran Adalılar, Adalar'a piknik, gezinti, orman yürüyüşü amaçlı ziyaretlerin durdurulmasını talep ettiler."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2959/adalilar-taleplerini-guncelledi-15-nisan-2020", "text": "Adalar'da COVID-19'a karşı, hastalığın yayılmasını kontrol altına alacak ve önleyecek, İstanbul'un Adalar İlçesinde yaşayanlar olarak Adalarımızın anakaraya olan uzaklığının COVİD 19 hastalığının yayılmasının önünde engel teşkil etmediğini görüyoruz. Zira anakara ile Adalar arasında farklı nedenlerle her gün gidiş gelişler devam etmektedir. İstanbul'da süreli ve kontrollü sokağa çıkma yasağı ilan edilmediği sürece adalarımız anakaradan gelecek virüsün yayılmasına karşı açık olmaya devam edecektir. Bu nedenle Adaları salgına karşı etkin bir şekilde korumak üzere önlemlerin alınması gerekmektedir; Adalar ancak bu önlemlerin acilen uygulamaya geçirilmesiyle kendisini korumaya alabilir. Bizler Adalar'da yaşayan ve salgın nedeniyle aralarında dayanışma ağları oluşturmuş ve oluşturmakta olan insanlar olarak, 28 Mart ve 5 Nisan tarihlerinde Adalar'da COVİD 19'a karşı, hastalığın yayılmasını kontrol altına alacak ve önleyecek, insanların korunmasını sağlayacak önlemler başlıklı önerilerimizi hazırlamış ve bunu ilgili kurumlara iletmiştik. Ancak, salgın her gün yeni boyut kazanarak devam etmekte, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan duyurular ve alınan önlemler farklılaşmakta. Buna bağlı olarak Adalarımızda da durum değişmekte ve bağlı olarak yeni önlemlere ihtiyaç duyulmakta. Bu kapsamda durum değerlendirmesi yaparak, değerlendirilmek üzere aşağıdaki önerilerimizi hazırladık. Salgının kamu yönetimi-yerel yönetim ve Adalar'da yaşayan bizlerin katılımı ve birlikteliği üstesinden gelebileceğime inançla paylaşıyoruz. 1. Adalar için Pandemi Kurulu oluşturulması önerimizi yinelemek istiyoruz. Kaymakam, Belediye Başkanı, ilçe sağlık kurulu başkanı, 5 mahalle muhtarından ve 5 Aile Hekiminden seçilmiş temsilciler, ilgili meslek kuruluşlarıyla STK'lardan seçilmiş temsilcilerin katılımıyla bu kurulun toplanmasını ve alınacak önlemleri kararlaştırmasını, uygulama ve takibi yapmasını yaşamsal önemde buluyoruz. a. Bu kapsamda ulaşıma ilişkin zorunluluklar tanımlanıp, bunlar dışında giriş çıkış zorlaştırılabilir. b. İşe gidip gelmesi zorunlu olanlar ve sağlık ve tedarik zinciri çalışanları ve görevlileri dışında, işyerleri ve evleri Adalar'da olmayanların giriş çıkışlarının durdurulması başlıca önlem olabilir. c. Süregiden inşaatlar 3 hafta süreyle durdurulabilir, ya da sadece Adalar'da ikamet eden çalışanlara izin verilebilir. d. Denetimi sağlayabilmek için, Şehirde Adalar iskelelerinde görevlendirilmek üzere İBB'den zabıta talep edilebilir, Ada Kart, Görevli Kartı ve Adalar'da işyeri- ikameti olduğunu beyan edemeyenler dışında gezinti ve farklı nedenlerle Adalar'ı ziyaret edenler engellenebilir. İçişleri Bakanlığı'nın sahil, orman gezintileri ve piknik yasağı, yasal yaptırım olarak kullanılabilir. a. Kamuda, belediye hizmetlerinde ve temel hizmetler alanında çalışanlar (sağlık, eczane, temizlik, hizmetler, perakende satış, lojistik, taşıma, 65 yaş üstü destek hizmet çalışanları, gibi) kademeli olarak ve hızla teste tabi tutulabilir. Yapılan testler de göstermiştir ki böylelikle semptom vermeden hizmete devam eden ve çok kişiyle ilişkisi olanlarda pozitif bulguları ortaya çıkacak ve bulaşın önüne geçilebilecektir. a. Doğru ve güvenilir bilgi bu kriz sürecinde en önemli yardımcımız olacaktır. Adalarımızda başta sağlık altyapısının durumu olmak üzere, alınan koruyucu önlemler, enfekte ve karantina altındaki vaka sayılarının resmi olarak paylaşılması, kriz yönetimini kolaylaştıracak, güveni pekiştirecektir. b. Adalarımızda dezavantajlı gruplara ek olarak, yeni koşullarda işini aşını kaybetmiş insanların, ailelerin varlığı bir gerçektir. Herkesin katılımına açık, güvenilir, şeffaf dayanışma ağlarının oluşması için her düzeyde çaba gösterilebilir. c. Tüm dünyada yerel kamu yönetimleri ve gönüllü yerel inisiyatiflerle sivil toplumun ortak çalışmalarına vurgu öne çıkmakta ve salgınla mücadeledeki öneminin altı çizilmektedir. Adalarımız bu tarz çalışmaya Türkiye'de en çok hazır olan yerlerden biridir. Kendiliğinden ortaya çıkan yerel inisiyatifler cesaretlendirilir, kamu yönetimi ve yerel yönetim tarafından işbirliğine davet edilir ve koordine edilebilirse, bundan büyük fayda sağlanacak, alınan önlemler daha kolay hayata geçebilecek, etkili olarak uygulanabilecektir."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/2961/covid-19-bildirilmesi-zorunlu-hastaliklar-listesine-alindi", "text": "Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans ve Kontrol Esasları Yönetmeliğinde bir değişiklik yaparak Covid-19 hastalığını da yönetmelik kapsamındaki bildirimi zorunlu hastalıklar listesine aldı. 30 Mayıs 2007 tarihinde yayınlanan söz konusu yönetmelik çiçek, çocuk felci, difteri, hepatit, kızamık, kabakulak, kolera, kuduz gibi pek çok hastalığı salgın hastalık olarak tanımlıyor. Yönetmelik, söz konusu hastalıkların gözetimi için zorunlu bir bildirim sistemi oluşturulmasını, vakaların tanımlanmasını ve hastalıklara özgü bakım ve kontrol mekanizmalarının geliştirilmesini, salgınların saptanması ve kontrolü için gerekli yöntemlerin belirlenmesini amaçlıyor. Yönetmeliğe göre sağlık hizmeti veren bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler yönetmelik kapsamındaki bulaşıcı hastalıkların bildirilmesinden sorumlu tutuluyorlar. Bu sorumluluk çerçevesinde hastalığın ortaya çıkışı, gelişmesi, kaynağı ve buna benzer her türlü bilginin derhal Bakanlığa ulaştırılması yer alıyor. Yönetmelik kapsamında elde edilen, bildirilen ve saklanan kişisel verilerin işlenmesi sırasında kişilerin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı ile temel hak ve özgürlüklerinin korunması öngörülüyor. Bu konuda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerinin uygulanması zorunlu tutuluyor."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3360/canli-yayin-pandemide-sokak-hayvanlari-zor-bir-cografyada-hayvansever-olmak", "text": "3 Ocak 2021 Pazar saat 14:00'de Youtube üzerinden canlı yayınlanan sohbete Pınar Satıoğlu, Dr. Müge Özdemir ve Murat Yasa katıldı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Benan Müsellim'in yaptığı toplantıda Adalar'da ve ülkemizde sahipsiz hayvanların sorunları, onlar için yapılanlar ve çözüm önerileri tartışıldı. İzleyiciler de yorum ve soruları ile katıldı. Adalar Pandemi Danışma Kurulu Sohbetler Dizisi kapsamında gerçekleştirilen sohbeti aşağıda izleyebilirsiniz. Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve diğer videolardan da haberiniz olsun. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3375/canli-yayin-pandemi-ve-sonrasi-ekonomi-politika-ve-yas-c-l-ilik", "text": "10 Ocak 2021 Pazar saat 14:00'de Youtube üzerinden canlı yayınlanan sohbete Zülfü Dicleli ve Gülay Kayacan katıldı. Moderatörlüğünü Sevim Çavdarlı'nın yaptığı söyleşide, pandemi döneminde dünyada ve Türkiye'de ekonomi-politika alanında yaşananlar, tartışılanlar, \"hiç bir şey eskisi gibi olmayacak\" derken yaşanmakta olan tersine dönüşüm ile pandemi dönemiyle öne çıkan ayrımcılıklardan biri olan yaşçılık tartışıldı. Adalar Pandemi Danışma Kurulu Sohbetler Dizisi'nin dördüncüsü olan yayının kaydına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilir, Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3378/kelimelerle-dans-eden-usta-gule-gule", "text": "2013'ün sıcak bir Haziran günüydü. Dergiyi daha aktif, ulaşılabilir ve okunabilir yapabilmek için Büyükada Adaevi'nde bir toplantı yapıyoruz. Derginin geçmiş sayılarında yazılarıyla yer almış yazarların yanında gelen kısa boylu, sevimli mi sevimli, çakmak çakmak gözlere sahip bir beyefendi de vardı. Sanki yıllar öncesinden tanışıyormuşuz gibi bana elini uzatarak Merhaba Semiramis dedi. Tokalaştık, ardından benim adım Semra dedim. Gözlerindeki ışıltı daha da parlaklaştı ve sen Semiramis'sin, ileride daha iyi anlarsın dedi. Gülümsedik hep birlikte. İşte, Oşin Yalçın Çilingir ile ilk tanışmam böyle oldu. O an, bugünkü gibi tazeliğini koruyor hala. Adalı Dergisi'nde çıkan ilk yazısı 'Edebiyatın Messi'si' idi. O yazıda Ben bir Galeano tiryakisiyim. Bana çok yakın üç-dört yazardan biridir. İçtenliklidir. Yürekten yazar. Onun her sözcüğünde yüreğinden bir parça, bir ses, bir titreyiş vardır. Latin Amerika'nın acılarla dolu tarihine yaptığı yolculuklarda okuru yanı başına almada ve onu hüzünlü tanıklıklara götürmede olağanüstü bir başarı gösterir. diye yazmıştı. Daha ilk yazısından bir kalem ustasını, kelimelerin prensini sayfalarımızda konuk etiğimizi anlamanın coşkusuyla ve heyecanıyla Yalçın Çilingir'i aradım. Semiramis aramanı bekliyordum dedi. Neden dedim, çünkü ekmek çeşit çeşit olsa da mayamız aynı seninle dedi. İlk tanışmamızdan itibaren aramızda sıkı bir bağ oluşmaya başlamasının nedenini artık anlamıştım. Yalçın Çilingir ile ayın birkaç günü mutlaka Büyükada iskelesinde, Mihail Paşa'nın kitapçı dükkanının yanında buluşmalarımız başladı. Derginin havasının değiştirilmesi gerektiğini, sanat, edebiyat, müzik, doğa yani adaların demografik, kültürel ve sosyal yapısına göre yazıların yer alması gerektiğini ısrarla anlatırdı bana. Konuşmalarımızda sözü geçen konuları birer birer yazdı da. Yalçın Çilingir geçirdiği rahatsızlıktan dolayı benim de tanışma dönemime denk gelen günlerde az biraz konuşma güçlüğü çekiyordu. Bir araya geldiğimiz zamanlarda sen konuş, ben de cevapları ya da düşüncemi akşama sana e posta ile ileteceğim diyerek kısık sesli, sıcak ve güven dolu gülücüğünü masaya bırakıp kalkardı. Kendi adıma Gomidas ile ve Gomidas'ın duduku ile Oşin Usta sayesinde tanıştım. Kayısı ağacına ağıt yazısından sonra ilk işim Gomidas kitabını almak olmuştu. Ne de sevinmişti elimde o kitabı gördüğü zaman. Yalçın Çilingir Adalılara yazılarıyla süresi küçük ama etkisi büyük bir tarihi zaman bıraktı kanımca. Derginin en çok okunan yazarı oldu yazdığı bir buçuk yıl boyunca. Eğer Adalı Dergisi geçmiş sayılarına bir yolculuk yaparsanız sanırım ne demek istediğimi daha iyi ifade etmiş olurum. Oşin Usta Emil Galip Sandalcı'dan İdris Küçükömer'e, Gomidas'tan Zahrad'a, denizden karaya, canlı olan her şeyden bir kuple yazarak doğanın ve ülkemizin harmonisini sundu bize. Yalçın Çilingir, benimle ahbaplığına devam ederken dergi ile ahbaplığına bir nokta koymak istediğini söyledi 2014 Aralık'ında. Neden dedim, neden? Adalılara karşı bu görevini neden sonlandırmak istiyorsun? Sorun sende değil, sorun Kemani Serkis Efendide. Anlatmak istediğini anlamıştım ve çok üzülmüştüm. Gözlerimden yaşların akmasına engel olamadan bu haksızlık dedim. Kemani Serkis Efendi yazısı bu ay yayınlanmıyor diye bırakıp gitmek de neyin nesiydi. Aslında bal gibi de anlıyordum. Sorun bir tarihi olayın reddiydi. İçim yanıyordu, derginin önemli bir yazarını kaybetmiştik. Benim cephemde Yalçın Çilingir kazanımım büyümeye devam ediyordu. Yoldaştık biz, onun tabiriyle Babil'in savaşçı kadını Semiramis'tim. 2015, Usta için artan talihsizliklerle yol aldı. Rahatsızlığı ilerliyor ve konuşma güçlüğü katmerleniyordu. Arada e posta ve telefona çıkan eşi Ayla Hanım sayesinde bilgi alıyordum. Bir ara yine iskelede gördüm onu, zar zor yürüyordu. Onu görmenin yaşattığı sevinci kelimelere dökmem zor. Hemen yolunu kestim, abi nerelerdesin dedim. Duyulur duyulmaz bir sesle bugün geldim yoldaş Semiramis dedi. Lütfen artık yazmaya başla dedim, lütfen. O da tamam, bu ay sana çok güzel bir yazı vereceğim. Deniz kokacak dedi. Marmara'da koruma altına alınan soylu deniz canlısı: Denizatı. Bu yazıyı sana vereceğim ve son yazı olacak. Bir daha benden yazı isteme dedi. Gücüm de yok artık yazmaya, moralim de... Gülüştük. Senden bir ricam olacak dedi. Buyur Yalçın Abi dedim. Karekin Deveciyan'ın Türkiye'de Balık ve Balıkçılık kitabını mutlaka al, kütüphanende bulunsun ve ara ara oku dedi. Aldım kitabı, kütüphanemde duruyor ve bakıyorum ara ara... Yalçın Usta ile 2017 yılında Büyükada Çınar Caddesi ve Recep Koç Caddesi'nde ara ara karşılaşmalarımız oluyordu. Bana selam vermeden geçiyordu. Ben verdiğimde de almıyordu. Eşi Ayla Hanım durumu izah etmek zorunda kaldı. Artık sizi tanımıyor, hastalığından kaynaklı, alınmayın dedi. Böyle bir kalemin, böyle bir hastalıkla boğuşması midemde ve yüreğimde kasılma yarattı. Lanetler okudum yukarıya bakarak; o bakışlarla galaksiye ne gönderebildiysem gönderdim. Ve Usta'yı en son San Pasifico Kilisesi'nde 'Ruhi Ayangil Eşliksiz Konseri'nde gördüm. Artık çok az kişiyi, sevenlerini tanıyordu... Ve bugün Adalı Dergisi imtiyaz sahibi Halim Bulutoğlu'ndan aldığım haberle öğrendim Yalçın Usta'nın aramızdan ayrıldığını. Ne çok eksildik son yıl ve günlerde. Ne çok boşluğu zor dolacak yıldızlarımızı uğurladık gökyüzüne. Işıklarıyla bize yol göstermeye devam etseler de yüreklerimizdeki ve omuzbaşlarımızdaki boşluk katlanabilir gibi değil. Yalçın Oşin Çilingir Usta da benden bu kadar deyip, 10 Ocak 2021'de yıldızlaşan yoldaşlarının yanında yer aldı şimdi. Onunla hangi birimiz hangi anı ve anıyı paylaştıysak, bunları yüreğimizin en sıcak yerinde saklayacağımız muhakkak. İyi ki seni tanıdım, iyi ki arkadaş olduk ve iyi ki bana hemen her konuda güzel bir perspektif sahibi olmam için yardımcı oldun. Üstat, yıldızlar ve ışıklar yoldaşın, devrin daim olsun. Güle güle..."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3382/canli-yayin-whatsapp-olayi-ya-da-21-yy-kavimler-gocu-urun-olmak-buyuk-veri-ve-haklarimiz", "text": "17 Ocak 2021 Pazar günü saat 14:00'de Adalar Pandemi Danışma Kurulu Sohbetler Dizisi kapsamında gerçekleştirilen sohbete Bülent Özden, Alp Öztarhan ve Şenol Ünen katıldı. Bilgisayar uzmanlarının konuya teknikten öteye taşıdığı söyleşide, son günlerde tüm dünyayı meşgul eden WhatsApp'ın yeni sözleşmesiyle gündeme gelen kişisel verilerin korunması, özel hayatın gizliği, \"bigdata\", yapay zeka, ilgili haklarımız ve yapmamız gerekenler tartışıldı ve daha güvenli bir kullanım biçimine geçmek için önümüzdeki olanaklar araştırrıldı. Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3384/melike-nin-ardindan", "text": "Bu kasvetli, soğuk günlerde, dostlarımızın ölüm haberleri peşpeşe geldi. Önce Oşin Yalçın Çilingir ayrıldı aramızdan. 1 haftaya kalmadı, dün gece yarısı sevgili arkadaşımız Kadir Can'ın can eşi Melike... Kadir'le daha dün konuşmuştuk. Çok üzgündü. Bugün de kötü haberi aldık. 31 Aralık günü Zağanos Paşa Caddesi üzerinde, iyi yıllar demeye hazırlanıyordum ki Kadir üzgün, Melike'nin COVİD-19 şüphesiyle Kartal Lütfi Kırdar Pandemi Hastanesi'ne kaldırıldığını söyleyiverdi; hiç beklemediğimiz bir haberdi ve şaşırmış-üzülmüştük. Bende bir şey yok diyordu Kadir: Ne olduğunu anlayamadık. Bir süredir solunum yollarından şikayeti vardı. Ağrılar da başlayınca COVİD-19 şüphesiyle önce Büyükada Hastanesi'ne, ardından da deniz ambulansıyla Kartal'a götürdük. COVİD tedavisine başlamışlar. Biraz düzeldi demişti. Ama düzelmemiş. Daha da ağırlaşmış. Yapılan tetkikler, COVİD-19 bulgusunu eleyince, bu defa daha ileri tetkikler için Süreyyya Paşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ne götürülmesi istenmiş. Çocuklarıyla birlikte düşünüp taşınmışlar, Çapa'yı daha uygun bulmuşlar. Sonrasında bir süre haberleşemedik. 1 hafta önce aradığımda tetkikler devam ediyor demişti. Bir türlü teşhis koyamamışlar. Ama durumunda da iyileşme gözlenmemiş. Morali bozuktu. Mutlaka haber et diyerek kapatmıştım telefonu. Ses çıkmayınca dün tekrar aradım. Haberler kötü dedi. Bu sabah arayıp bilgi verecektim ama sizi üzmek istemediğimden aramadım diye sürdürdü. Sesi zar zor çıkıyordu, bu bilgileri verirken. Yıkılmıştı. Akşam da o kötü haberi almış. Bugün (17 Ocak Pazar) Büyükada Mezarlığı'na defnetmişler. Melike Can. Kadir'in yaşam arkadaşı. 2 erkek çocuk annesi, biri kız, öteki oğlan iki güzel torun sahibi. Kadir ile 2 yıl önce Büyükada'ya dönmüşlerdi. Kadir'in önce annesi Sultan, ardından da kardeşi Hasan ölünce, annesi Sultan'ın lakabıyla Anjel'in Yeri-Viranbağ Gazinosu olarak bilinen salaş gazinoyu derleyip toparlamak ve sürdürmekti niyetleri. Kadir yaklaşık 20 yıl önce Türkiye'nin büyük gazetelerinde fotomuhabirlik yaptıktan sonra emekli olmuştu. Ama emekli parası geçime yetmiyordu. Henüz çocukları hayata atılmamışlardı. Harcamaları çoktu. O yıllarda, annesi ve abisi henüz sağ iken Viranbağ Gazinosu'nu derleyip toparlamak üzere girişimde bulunmuş ama anlaşmazlık çıkınca ayrılmışlardı adadan. Önce şanslarını, karı koca el ele vererek Bilecik Osmaneli'de bir tarım arazisi kiralayıp domates yetiştiriciliğinde denediler. Boşa kürek çektiklerini anlayınca bu defa Osmaneli sırtlarında, bir başka arazide çilek üreticiliğine giriştiler. Başlangıçta fena gitmiyordu işleri. Elektriğin bile olmadığı bir köy yerinde, her şeyiyle kendilerinin uğraşmak zorunda kaldıkları üretim kolay değildi. Şehirden, çocuklarından ve yeni doğmuş torunlarından uzak bir yaşam. Ama dayandılar. Sanırım 2017'ye kadar. Sonra kiraladıkları araziyi devredip, o defteri tümüyle kapattılar. Yamyam lakaplı Hasan döneminde Viranbağ Gazinosu iyice viran hale gelmişti. Eskiden çok olan müşterisi de neredeyse hiç kalmamıştı. Hasan huysuzdu. Kolay birisi değildi. Küstürmüştü insanları. En başta da Kadir'i. Yeniden el attıklarında derlenip toparlanacak, yeni baştan yaratılacak ve geçmişten gelen borçları da ödenecek bir işletme devraldılar. Ama baba ocağıydı orası. Kadir, hemen 50 metre ilerideki, şimdi Orman ile Devres Vakfı arasında mahkemelik olan alandaki, şiirlere konu olan Viranbağ Gazinosu müştemilatında doğmuştu. Babası, Ömer Lütfi Devres'in çalışanıydı. İşte bu zorlu maceraya da Melike ile birlikte giriştiler. Kısa sürede işletme eli yüzü düzgün hale geldi. İkisi çalışıyorlardı yalnızca. Eleman parası ödeyecek bir gelir beklemiyorlardı. Yavaş yavaş toparlarız, eksiklerini giderir, geçmişten gelen sorunlarını çözeriz, acelemiz yok diyorlardı. Gerçekten de öyle oldu. Kimi zaman Kadir giriyordu mutfağa, kimi zaman Melike. Servisi de birlikte yapıyorlardı. Ama o salaş kır kahvesinin manzarası her şeye değerdi. Gelen bir kez daha gelmek isteyerek ayrılıyordu. Patates kızartması, köfte, sucuk, tost hazırlıyorlardı en fazla. Başkasına el vermiyordu o mutfak. Elektrik yoktu. Jeneratörle karşılıyorlardı buzdolabı-tost makinası gibi zorunlu ihtiyaçlarının gereksinimi olan elektriği. Adanın bir ucuydu. Her gün Gidiş-gelişi, malzeme taşınması, eksik olunca tedariki problemdi. Ama ne zaman gitsek, hep güler yüzle karşılandık. Kadir'i tanıyorduk ama Melike'yi işte bu dönemde daha yakından tanıdık. Gözlerindeki sıcaklık, yüzündeki yumuşaklık bizi sarıp sarmalamış, yakın kılmıştı. Her gidişimizde torunlarından açılıyordu muhabbet. E, bizim yanımızda da genellikle ilk göz ağrımız, torunumuz Rüzgar olurdu. En son, Rüzgarla birlikte geçtiğimiz kasım ayında gazinoya gittiğimizde, etrafta kimse de yoktu ya, uzun uzun Rüzgarla ilgilendi. Aldı onu, ilerideki viran gazinoya kadar götürdü. İki kurt köpeği almışlardı Büyükada barınaktan. Onlar da yanlarında şöyle bir dolaşıp gelmişlerdi. Rüzgarın ilgisini en çok, kurumuş ve olduğu yere uzanmış çam ağacının yarım gövdesi çekmiş olmalı ki, tutup elimden göstermek için çekelemişti. Nar gibi kızarmış patatesleri silip süpürüp, tekrar buluşmak üzere sözleşip ayrılmıştık. Pandemi, yeme-içme yerlerini ikinci kez tatil etti. Kır gazinosu da kapandı. Kadir, çok yorulduk yaz boyunca, dinleniyoruz diyordu konuştuğumuzda. Hastalık gelip buldu o güzel yüzlü, ağzından şikayet dökülmeyen kadını; çok acelesi varmışçasına alıp götürdü aramızdan, daha 65 yaşını doldurmadan."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3390/canli-yayin-adalar-in-atlari-ne-oldu-ne-olacak", "text": "24 0cak 2021 Pazar günü saat 14:00'de Adalar Pandemi Danışma Kurulu Sohbetler Dizisi'nin altıncısında Adalar'ın Atları konuşuldu. Toplantının moderatörlüğünü Ali Erkurt yaptı. Süreci başından bu yana Adalar'da atları izleyen sivil toplum gönüllüsü Büyükada'dan Zekiye Kürkçüoğlu ve İBB Veteriner Hizmetleri Müdür Yardımcısı Fahrettin Cerrahi ile birlikte Adalar'ın atlarına ne oldu ne olacak ? sorusuna cevap arandı. Türkiye'nin en yoğun at nüfusuna sahip olan Adalar'da faytonlar kalktıktan sonra sokaklarda artık at yok! Ne oldular ? Neredeler? Nasıllar? Sizlerin yorum ve soruları ile birlikte araştırdık... Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3391/canli-yayin-pandemi-ve-turizm-neler-yasandi-gelecek-nasil-sekillenecek", "text": "Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonunda hazırlanan YouTube canlı yayınlarının yedincisinde konu \"Pandemi ve Turizm\". Dünyada, Türkiye'de, İstanbul'da ve Adalar'da turizm sektörü, işletmeler ve çalışanlar yaşanan pandemi sürecinden nasıl etkilendi? 2021 sezonu dahil turizmin geleceğine yönelik beklentiler neler? Krizden çıkış mümkün olabilecek mi, ne zaman? Adalar'ın neredeyse tüm işletmelerini ve çalışanlarını ilgilendiren bu önemli sorun ve sorular üzerine akla gelen her şey, canlı yayında ele alındı. YouTube üzerinden canlı gerçekleşen ve izleyenlerin sorularıyla katıldıkları yayının konuşmacıları turizm eski bakanlarından Bahattin Yücel ve Büyükada'da herkesin tanıdığı turizm işletmecilerinden Osman Öztürk oldu. Yayının moderatörlüğünü, turizme yıllarını vermiş, hemen her alanında çalışmış Teoman Göral yaptı. Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3408/canli-yayin-adalar-da-ulasimin-gelecegi", "text": "Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonunda yapılan sohbetler dizinin bu haftaki konuğu İBB Ulaşım Daire Başkanı Utku Cihan oldu. Utku Cihan, Adalar'da Ulaşımın geleceği üzerine Adalıların sorularını yanıtladı. 14 Şubat Pazar günü saat 14.00'de Adali Dergisi YouTube kanalında canlı olarak yayınlanan sohbetin moderatörlüğünü gazeteci-yazar Oral Çalışlar yaptı. 1980 yılında Artvin Hopa'da doğdu. Ortaöğretimin ardından 2005 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılında Bahçeşehir Üniversitesi, Kentsel Sistemler ve Ulaştırma Yönetimi Bölümü'nde yüksek lisansını tamamladı. Halen İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Kentsel Dönüşüm Ana Bilim Dalında Sürdürülebilir Ulaşım konusunda doktora yapmaktadır. İş yaşamına 2004 yılında özel planlama bürosunda adım attı. 2008 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde çalışmaya başlamıştır. ESHOT Genel Müdürlüğü'nde Şehir Plancısı olarak görev yapmış, 2011 yılından itibaren Ulaşım Dairesi Başkanlığı'nda Ulaşım Planlama Şefi olarak çalışmıştır. Son 1 yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürü görevini yürütmekte iken 26 Kasım 2019 tarihinden itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ulaşım Planlama Müdürü olarak göreve başlamıştır. 23 Aralık 2019 tarihinde Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'ne vekaleten atanmıştır. 06 Şubat 2020 tarihi itibariyle Ulaşım Daire Başkanlığı görevini yürütmektedir. Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3410/canli-yayin-erdem-gul-ile-adalar-in-son-iki-yili-ve-gelecegi", "text": "Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonunda düzenlenen ve Adalı dergisi YouTube kanalı üzerinden yapılan halka açık söyleşilerde 21 Şubat 2021 Pazar günü Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül konuk oldu. Prof. Dr. Haluk Eyidoğan'ın moderatörlüğünü yaptığı ve izleyenlerin katılımına açık canlı yayında Erdem Gül, \"Adalar'ın son iki yılı ve geleceği\" üzerine soruları yanıtladı. Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3415/canli-yayin-adalar-in-mimari-mirasini-yoketmeden-guclendirmek", "text": "Adalar'ın eşsiz mimari mirasını yoketmeden, deprem başta doğal afetlere karşı güçlendirmek mümkün. Gelin hep birlikte konuşalım. 28 Şubat pazar günü saat 14.00'de, Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonundaki canlı yayın Adali Dergisi YouTube kanalında. Konuşmacılar: Feridun Çılı, Gülsün Tanyeli Moderatör: Ali Erkurt. Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3434/canli-yayin-adalar-da-sivrisinek-sorunu-icin-biyolojik-mucadele", "text": "Sohbet dizisinde bu hafta, 7 Mart 2021 Pazar günü saat 14.00'de, Adalar'ın yaz döneminin en önemli sorunlarından sivrisinek ve Adalar'a da musallat olan yeni türler ve bugünlerde yoğunlaşan mücadele konuşulacak. İBB Sağlık Dairesi Başkanı Uzman Dr. Önder Eryiğit'in konuşmacı olacağı sohbette Büyükada'dan moderatör Prof. Dr. Benan Müsellim'in ve izleyicilerin sorularına yanıt aranacak. Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3437/canli-yayin-sehir-hatlari-ile-adalar-in-deniz-ulasimi", "text": "14 Mart 2021 Pazar 14:00'de YouTube kanalımızdan canlı yayınlanacak halka açık sohbete Şehir Hatları A. Ş. Genel Müdürü Sinem Dedetaş katılacak. Moderatörlüğünü Halim Bulutoğlu'nun yapacağı söyleşide Şehir Hatları'nın son iki yılı, Adalar'a deniz ulaşımının sorunları ve geleceği izleyicilerin katılımı ile tartışılacak. 1981 yılında Eskişehir'de dünyaya gelen Sinem Dedetaş, ilk ve orta öğrenimini Eskişehir'de tamamladıktan sonra, İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesinden, Gemi İnşaatı ve Deniz Teknolojisi Mühendisi unvanı ile mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini aynı fakültenin Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları ana bilim dalında tamamladı. Meslek hayatına, Delta Denizcilik firmasında yapısal analiz ve yapısal tasarım mühendisi olarak başlamış ardından RINA' da plan onay mühendisi olarak çalışma hayatına devam etmiştir. Son olarak Matesis Denizcilik ve Mühendislik firmasında genel müdürlük görevini yürüten Sinem Dedetaş, bu görevi süresince, ulusal ve uluslararası denizcilik faaliyetleri ile ar-ge projelerinde araştırmacı, program koordinatörü ve yönetici olarak görev aldı. Gemi inşaatı ve işletmeciliğinde, enerji verimliliği, optimizasyon, farklı malzemelerin gemi yapısında kullanılması, yakın deniz taşımacılığı ve küçük tekneler temel çalışma konularıdır. 2014-2016 yılları arasında TMMOB Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürütmüştür. Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3441/canli-yayin-pandeminin-ilk-yili-tamamlandi", "text": "Uzun süre daha pandemi hayatımızın parçası olacak gibi gözüküyor. Maskesiz, birbirimize sarılabileceğimiz günler için şimdilik kimse bir tarih veremiyor. İlk yıl elde ettiğimiz tecrübeler, pandemiden kurtulabilmek için çok değerli, ancak ülke olarak bu süreyi başarıyla geçirdiğimiz söylenemez. Pandeminin ilk yılını ve gelecek günleri, Türk Toraks Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Oya İtil ile birlikte değerlendiriyoruz. Moderatörlüğü de Prof. Dr. Benan Müsellim yapıyor... 21 Mart, pazar günü, saat 14.00'da Adalı Dergisi Youtube Kanalı'ndan yapılacak canlı söyleşiye sorularınızla katılabilirsiniz. Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3445/canli-yayin-adalar-da-spor-sorunlar-ve-cozumleri", "text": "Adalar ilçesi harika ve köklü özel su sporları kulüpleri barındırmasına karşın halkın kullanımına açık spor tesisleri açısından fakir sayılabilir. Mevcut olan kısıtlı sayıda spor alanı da bakıma muhtaç halde. Özellikle pandemi döneminde spor tesisi eksikliği çok daha önem kazandı. Adalar Pandemi Danışma Kurulu'nun haftalık söyleşilerinde Adalar'ın sorunlarını konuşmaya devam ediyoruz. 28 Mart 2021, Pazar günü, saat 14.00'da yapılacak söyleşinin konuğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor İstanbul Genel Müdürü sayın İzzet Renay Onur olacak. Adalı Dergisi Youtube kanalı üzerinden canlı yayınlanacak söyleşiye tüm Adalılar soru ve yorumlarıyla katkıda bulunabilirler. Sporu seven, Adalar'ı önemseyen herkesi davet ediyoruz... Youtube kanalımıza da üye olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3447/korunada-gec-mi-kaldik", "text": "25 Mart'ta Sağlık Bakanı 10 milyon Sinovac aşısının ülkeye ulaştığını belirtti. 1,4 milyon doz da BioNtech aşısı gelmiş durumda. 60-65 yaş arası aşılanmaya başladı. Bunun yanında riskli grupların bir bölümüne de aşı randevusu verilmeye başlandı. Bu gruplara girenlerin e-nabız üzerinden aşılama durumlarını sorgulamaları ve geç kalmadan aşılama randevularını almaları gerekli. Şu ana kadar ülkemizde 9 milyona yakın kişinin iki doz aşısı tamamlandı. Toplam 15 610 424 aşı yapılmış durumda. Buna göre aşılamanın başladığı 15 Ocak 2021 tarihinden itibaren günde ortalama 208 bin aşılama yapılabildi. Buna göre 80 milyonun aşılanması için 384 gün gerekli. Bugün açıklanan illere göre COVID-19 haritasında bütün ülke kırmıza boyanmış durumda. Pandemiyi yenmek için 1 yılımız var mı? İstanbul'daki yatakların %70 den fazlasının dolduğu, yoğun bakım yeri bulmakta zorluk yaşandığını düşünerek Adalar halkına aşılarını olabilecek en erken zamanda olmalarını, kapalı kamu alanlarından uzak durmalarını, kapalı ortamlara girmek zorunda kalırlarsa basit maskeler yerine mümkünse N95 maske kullanmalarını, evlerinde arkadaş veya aile toplantıları yapmamalarını tavsiye ediyoruz. Kamu otoritesini de Adalar'daki kapalı alanlardaki denetimlerin sıklaştırılmasını ve görünür olmasını öneriyoruz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3448/canli-yayin-hayvan-haklari-yasasi-hazirlanirken-atlar-ve-faytonlar", "text": "Adalar'da faytonların kaldırılmasının üzerinden 15 ay geçti. Faytonlar geri dönecek mi? Hazırlanmakta olan Hayvan Hakları yasası ne diyor? İki farklı görüş, iki farklı konuşmacı Adalı Dergisi YouTube canlı yayınında... 4 Nisan 2021, Pazar günü, saat 14.00'da yapılacak söyleşinin konukları Mahir Başdoğan ve Abdullah Onay, moderatörlüğü de Ali Erkurt yapacak. Adalı Dergisi Youtube kanalı üzerinden canlı yayınlanacak söyleşiye tüm Adalılar soru ve yorumlarıyla katkıda bulunabilirler. Youtube kanalımıza da abaone olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3468/canli-yayin-adalar-in-deniz-ulasimi-2-soru-ve-yanitlarla-motor-isletmeleri", "text": "Adaların deniz ulaşımını konuşmaya devam ediyoruz. Şehir Hatları'nın ardından söz sırası motor işletmecilerinde. Kabataş, Beşiktaş, Bostancı ve Kartal'dan Adalar'a sefer yapan Mavi Marmara ve Prens Tur yöneticileri Adalıların sorularını yanıtlıyor. Adalı Dergisi Youtube kanalı üzerinden canlı yayınlanacak söyleşiye tüm Adalılar soru ve yorumlarıyla katkıda bulunabilirler. Youtube kanalımıza da abone olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3469/korunada-tunelin-ucunda-isik-gorunmuyor", "text": "İstanbul'da haftalık vaka sayısı 100 binde 801'e yükseldi. İngiltere, aldığı çok ciddi önlemler ve aşılamadaki başarısı ile vaka sayılarını çok azaltarak kontrollü açılmaya giderken biz arafta kalmaya devam ediyoruz. Ne yazık ki, mış gibi yaparak pandemi ile baş etmemizin mümkün olmadığını görmek için bir yıl yeterli gelmedi. Alınan önlemlerin yetersizliğinin yanında bu kısıtlı önlemlerin bile denetiminin yeterince yapılmadığı görülüyor. Adalar'da da denetlenecek alanlar belirli ve kontrol edilebilir olmasına karşılık, bunun etkin şekilde yapılmadığı, iskele meydanlarında, alış veriş mekanlarında maskesiz insanların hiçbir uyarıyla karşılaşmadan günlük hayatına devam ettiği görülebiliyor. Turistlerin kafileler halinde, kurallara uymadan Adalar'a rahatça girip çıktıkları görülüyor. Adalar Pandemi Danışma Kurulu olarak Adalar'da kapalı ve kalabalık mekanlarda denetimlerin sürekli yapılmasını, Adalar'a gelen herkesin pandemi ile ilgili kurallar konusunda Türkçe ve İngilizce olarak uyarılmasını, hafta sonları Adalar içindeki araç ulaşımı ile ilgili kısıtlamaların aynı şekilde devam etmesini, Adalar'da COVID testi yapılmasının sağlanmasını, aşılama çalışmalarının aksamadan devam etmesi için gerekli önlemlerin alınmasını öneriyoruz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3473/canli-yayin-engin-celik-ile-yaza-dogru-adalar-gundemi", "text": "Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonunda düzenlenen halka açık söyleşilerde bu hafta Adalar Belediyesi Başkan Yardımcısı Engin Çelik konuk olacak. Ali Erkurt'ın moderatörlüğünü yapacağı canlı yayında Engin Çelik, yaza doğru girerken ulaşımdan temizliğe, denetimden hizmetlere Adalar'ın sıcak gündemi üzerine soruları yanıtlayacak. Adalı Dergisi Youtube kanalı üzerinden canlı yayınlanacak söyleşiye tüm Adalılar soru ve yorumlarıyla katkıda bulunabilirler. Youtube kanalımıza da abone olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3474/korunada-cok-gec-kaldik", "text": "Adalar'da, İstanbul'da, Türkiye'de vaka sayıları rekor üstüne rekor kırarken, sadece İstanbul'da Korona'ya bağlı ölüm sayıları 200'lerin üzerine çıkmışken tam kapanmaya gidiyoruz. Bütün bilim çevreleri pandemiyi kontrol altına almak için 28 günlük tam kapanma önerirken 17 günlük kapanmanın ne kadar etkisinin olacağını hep birlikte test edeceğiz. Ancak bu kapanmanın işe yaraması için aşılama çalışmalarının da hızlanarak artması gerekli. Bu güne kadar ülkemizde 8 milyon 313 bin kişi iki doz aşıyı tamamlayabildi. Bu hızla giderse geri kalan nüfusun iki doz aşıyı tamamlaması için 900 güne (3 yıl) daha ihtiyacımız var. Ne yazık ki virüs bizi beklemiyor. Aşılamanın bu hızla gitmesi durumunda gelecekte yeni pikler, yeni dünya rekorları, yeni kapanmalar kaçınılmaz görülüyor. Aşılama dışında bu 17 günlük kapanma süresinde pandemi ile ilgili yapılması gereken pek çok önemli iş olduğunu da unutmamak gerek. Öncelikle açılma sonrasının planlanması, açıldıktan sonra gelecek turizm sezonunun yoğunluğuyla baş edebilmek için işletmelerde alınacak önlemler ve denetimlerin planlanması hayati önem taşıyor. Adalar özelinde 13 aydır gereğince yapılmayan denetimlerin yapılması, Adalar'da COVID-19 testi yapılmasının sağlanması, 17 günlük kapanma sırasında Adalılar'ın aşılanmasının aksamadan yapılmasının sağlanması hastalığın ilçede yayılımının kontrol altına alınması için en önemli adımlar. Bütün bunlar yapılırken uzun süre kapalı kalacak Adalılar'ın psiko-sosyal açıdan desteğe ihtiyaç duyacaklarını düşünerek ek önlemler alınması gerektiğini de hatırlatıyoruz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3476/canli-yayin-daha-temiz-adalar-icin-birlikte-ne-yapabiliriz", "text": "Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonunda düzenlenen ve Adalı Dergisi YouTube Kanalı üzerinden yapılan halka açık söyleşide bu hafta İSTAÇ Genel Müdürü M. Aslan Değirmenci konuk olacak. Leyla Özalp'ın moderatörlüğünü yapacağı ve izleyenlerin katılımına açık canlı yayında M. Aslan Değirmenci ile atık yönetiminden denetime, Adalar'ın çöp toplama, ayrıştırma, orman ve deniz temizliğine konuları konuşacağız. Adalı Dergisi Youtube kanalı üzerinden canlı yayınlanacak söyleşiye tüm Adalılar soru ve yorumlarıyla katkıda bulunabilirler. Youtube kanalımıza da abone olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3499/canli-yayin-adalar-in-muhtarlari-ile-konusuyoruz", "text": "Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonunda düzenlenen ve Adalı Dergisi YouTube Kanalı üzerinden yapılan halka açık söyleşide bu hafta Adalar'ın beş mahallesinin muhtarları konuk olacak. Haluk Eyidoğan ve Ali Erkurt'un moderatörlük yapacağı ve izleyenlerin katılımına açık canlı yayında Adalar'ın ve muhtarlarımızın sorunlarını tartışacağız. Adalı Dergisi Youtube kanalı üzerinden canlı yayınlanacak söyleşiye tüm Adalılar soru ve yorumlarıyla katkıda bulunabilirler. Youtube kanalımıza da abone olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3500/ermeni-sorunu", "text": "Önceleri bir iki derken, zamanla birçok devletin parlamentosu soykırım kararı aldı, bunlara bu sene ABD Başkanı eklendi, 24 Nisan için soykırım dedi. - Türkler özür dilemeli! - Ermeniler bizi arkadan vurdu, haklıydık! Ama Ermeni olsaydım, Türkler özür dilemeli derdim. Çünkü bu soruların Doğru yanıtı yok. Osmanlı İmparatorluğu Müslümanların değil, Hristiyanların öncelendiği bir toplumdu. Padişahlık kendine rakip bir güce karşı başka yol bulamadı: Ordunun kalbi, yeniçeriler Hristiyan devşirmelerdi. Saray'da üfürükçüler dışında, meslek sahibi olan kulların hemen tamamı Müslüman olmayanlardan oluşuyordu. Yav, bu keferelerin yerine Müslüman, dingardaşlarımıza bu işi yaptıralım, sebeplensinler gibi bir görüş tehlikeliydi. İbrahim Paşa gibi Devleti fazla düşünen devşirmelerin ya da benzeri kulların akıbeti çoğu kez siyaset meydanı ya da Sarayburnu oluyordu. İmparatorluğun tarım dışındaki ekonomik ve sosyal yaşamında Hristiyanlar etkindi. Bu gidiş Osmanlı'nın son yüzyılında, kapitülasyonlar eliyle imparatorluktan ulus devlete, acılı bir dönüşüm süreci olarak yaşandı. İmparatorluğun iki milleti hariç 72 milletinden 70 i ulus devlet ortaya çıktı. Ulus devlete dönüşen ilk devlet, Fransa ve Rusya'nın desteğiyle Yunanistan, sonuncusu ise Sovyetlerin desteğiyle Fransa'ya ve 7 düvele karşı kazanan Türkiye oldu. Rusya'nın destek veremediği, Fransa'nın el uzatamayacağı kadar uzağında kalan Ermeni milleti ise yenildi, ulus devlete dönüşemedi ve Osmanlı'dan payını alamadı. Ermenilerin soykırım dediği 24 Nisan, ulus devlete doğru dönüşümlerinin engellendiği günün, hala unutamadıkları o acı sonun başlangıcıdır. Biz 24 Nisanı ancak o zamanın bizim şimdiki düşüncelerimizi ve duygularımızı etkilediği şekliyle ve onunla bağlantılandırarak değerlendirebiliyoruz; bir bilginin, tarihi belgelerin, hukukun ya da objektif aklın değil, inançların etki alanında olan ve ait olduğumuz kimliğe göre gerçeklik kazanan bir konu. Soykırım diyenler 24 Nisan'ı kaybedilenin acısı olarak, ortak acı diyenler ise, kazançın hazzını ileriye doğru hep birlikte paylaşarak yaşamak istiyor. Oysa Nobel ödüllü kuramlar gösteriyor ki, kaybedilen ve kazanılan aynı değerde bile olsa, acılar hazdan her zaman daha fazla hissediliyor. O nedenle, iki farklı durumda olan taraflar aynı olayı yaşamış da olsalar, her zaman iki ayrı farklı dayanak noktasında bulunuyor. Taraflardan kaybedeni hep savaş, kazananı da hep barış yanlısı oluyor. Uzlaşabilmeleri ancak dayanak noktalarının eşleşmesiyle mümkün olabiliyor. Bu ise, olgunlukla tartışarak, bilgi ve belgelerle değil, ya unutarak ve ileriye umutla bakarak, ya da taraflardan birinin diğerini bulunduğu noktaya zorla çekmesiyle mümkün olabiliyor. Türkiye, bugünlerde hem dünyada hem kendi içinde, Ermenilerle aynı dayanak noktasına çekilmeye zorlanıyor; Unutalım, acıyı ve ekmeği birlikte paylaşalım görüşü rağbet görmüyor. Oysa, Osmanlı'dan sonra, Türkiye de, dünya da Ermeni sorununu unutmuştu; 1970'lerde Türk diplomatlarının Ermeni teröristlerce öldürülmesiyle yeniden hatırladı. Türkiye soğuk savaşın en hızlı yıllarında zorlanamadı, Ermeniler Batı'dan yeterli desteği bulamadı. Türkiye'nin sivil ve askeri darbe yönetimlerinin Batı değerlerinden, demokrasiden uzaklaşması, ve Cumartesi anneleri gibi olaylar Ermenilerin Bizi kestiler, sıra Kürtlerde söylemine kulak verilmesine, soykırım iddialarının yankı bulmasına neden oldu. Son 20 yılda ise soğuk savaşın bitmesiyle Türkiye'nin eski öneminin azalması, dış politikada Ey!.., Van minüt!.. yönündeki gelişmeler Türkiye'yi dünyada yalnızlaştırdı, Batı karşısında zayıflattı. Ne yaparak bu noktaya geldiysek, onları yapmamalı. Birlik ve beraberlik sağlamak için seferberlik açmamalı, Ermeniler'e karşı dışlayıcı olmamalı. Biz haklıyız diye lobi şirketlerine para kaptırmamalı. Çağdaş, çok sesli, kimlik ayırımı kaygısı olmadan Muasır medeniyet için, umutlarımızı ve ekmeğimizi herkesle paylaşmak için yol almalı. Yoksa bütün bunları 21inci yüzyıl boyunca da konuşur, gerilir dururuz. Yahudilerin o zamanlarda da sonrasında Osmanlı'dan ya da Türkiye'den hiçbir zaman, bir toprak, bir tazminat talebi, ya da o ya da bu Batılı devletle ittifak ederek Osmanlı'ya ve Türkiye'ye karşıt bir tutumu olmadı; tersine dışarıda Türklerin Türkiye'ye veremediği desteği, Yahudi milleti verdi. Yahudilerin ulus devlet arayışları başka milletlerin dinamiklerinden farklı olarak ancak can güvenliği sorunu olunca ortaya çıktı. O zaman da (1948) Türkiye onu tanıyan ilk devletlerden biri oldu."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3501/gecici-yapilasma-kosullari-na-mahkemeden-yurutmeyi-durdurma-karari", "text": "TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Mart 2020'de Adalar'da tarihi dokuyu bozacak yapılaşmanın önünü açan İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun Geçici Yapılaşma Koşullarının durdurulması ve iptal edilmesi istemiyle dava açmıştı. İstanbul 6'ncı İdare Mahkemesi 15 Nisan 2021 tarihli kararıyla yürütmeyi durdurdu. Dava kapsamında geçtiğimiz aylarda mimar, çevre mühendisi, peyzaj mimarı, harita mühendisi, arkeolog ve şehir plancılarından oluşan yedi kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmıştı. Raporda, yapılaşma koşullarının mekanın biçimlendirilmesi süreçlerinin doğal ve tarihi değerlerle birlikte irdelenmesi ilkelerine uygun olmadığı belirtilmişti. Parsel odaklı bir yaklaşımın geliştirildiği Yapılaşma Koşulları'nda ve kararlardaki belirsizliğin, alanın kendine özgü dokusu ile uyumsuz yapılaşmanın oluşmasına neden olabileceği kaydedilmişti. - Bölgedeki doğal ve tarihsel sürekliliğe ve bütünlüğe yönelik geliştirilecek herhangi bir müdahalenin bütüncül bir bakış açısına sahip olması gerekirken mekanın biçimlendirilmesi süreçlerinin doğal ve tarihi değerlerle birlikte irdelenmesi ilkelerine uygun olmayan bir şekilde parsel odaklı bir yaklaşımın geliştirildiği görülmekte olup özellikle parsel özellikleri yönünden geliştirilen kararlarda yer alan belirsizliğin alanın kendine özgü dokusu ile uyumsuz yapılaşmanın oluşmasına neden olabilecektir. - İstanbul Adalar Bölgesi, biriciklik gösteren bir koruma bölgesi olup, bu alanda parsel birleştirmeleri ya da bölünmeleri ile oluşabilecek parsel büyüklüklerine yönelik değerlendirmelerin yapılması ve İstanbul Adalar Kentsel ve Arkeolojik Sit Alanları Geçiş Dönemi Yapılanma Koşulları'nda parsel büyüklüklerine yönelik kararların da belirtilmesi gerekmektedir. Aksi durumda, söz konusu kararda olduğu gibi belirsizlik, farklı ve dava konusu alanın kendine özgü özellikleri ile uyumsuz parsellerin oluşmasına neden olabilecektir. - 2018 yılında tescil işlemleri tamamlanan Büyükada'da 17, Heybeliada'da12, Burgazada'da 9 ve Kınalıada'da 5 yapının dışında tescillenmesi gereken çok sayıda nitelikli modern mimarlık yapısı daha bulunmaktadır. Dava konusu karar ile tescil kararı alınmamış nitelikli yapıların bulunduğu parsellerde yapılaşmaya imkan tanıması sebebiyle hem tescilsiz modern dönem yapılarının yıkılma risklerini arttıracağı, hem de 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile birlikte bu döneme ait konut yapıların yıkılma tehdidi ile yüz yüze bırakacak olup bu durum Adalar yerleşmesi bütününde oluşan kültürel değerlerin olumsuz yönde etkilenmesine neden olabilecek niteliktedir. - Dava konusu yapılaşma koşullarının bazı maddelerinin Adalar'ın kendine özgü dokusu ile uyumsuz yapılaşmanın oluşmasına ve kültürel değerlerin olumsuz yönde etkilenmesine neden olabileceğine işaret edildi. Bu nedenle 'yapılaşma koşullarının' planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına uygun olmadığına karar verilerek yürütmenin durdurulmasına hükmedildi."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3503/canli-yayin-denizin-salyasi-musilaj-dogal-mi-kirlilik-mi-isinma-mi", "text": "Marmara Denizi haftalardır salya etkisi altında. Son yılların bu en büyük alg patlamasının nedenlerini, iklim değişikliği, kirlilik gibi etkenleri ve alınabilecek önlemleri iki bilim insanıyla konuşuyoruz. Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonunda düzenlenen ve Adalı Dergisi YouTube Kanalı üzerinden yapılan halka açık söyleşide bu hafta İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Prof. Dr. Ayşen Erdinçler ve Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı konuk olacak. Deniz Yaşamını Koruma Derneği Başkanı Volkan Narcı'nın moderatörlüğünü yapacağı canlı yayın izleyenlerin katılımına da açık... Youtube kanalımıza da abone olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3515/buyukada-nin-ve-arabacilar-meydani-nin-150-yili-sergileri-aciliyor", "text": "Adalar Müzesi'nden yeni sergi 21 Mayıs'ta Büyükada Şehir Hatları İskelesi'nde açılıyor: Büyükada'nın ve Arabacılar Meydanı'nın 150 yılı. Büyükada Arabacılar Meydanı ise Adalı sanatçıların sergi ve yerleştirmelerine ev sahipliği yapacak. 2 ay açık kalacak sergiler süresince meydanda kültürel etkinlikler de gerçekleştirilecek. Adalar kent yaşamının önemli parçalarından biri olan Büyükada fayton durağına neredeyse 150 yıldır ev sahipliği yapan meydan, faytonların kaldırılması sonrasında, İBB tarafından yeniden düzenleniyor. 2020'nin son günlerinde meydan düzenlemesinin yarışmayla yapılacağı açıklanmış ve sürece Adalıların da katılımı öngörülmüştü. 1/5000'lik Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı çalışmalarına paralel olarak gündeme gelen meydan düzenleme süreci, Adalıların da katılımıyla çok çeşitli yönleriyle tartışılmış, yarışma şartnamesi de bugüne kadar olanlardan farklı olarak, katılımın bir parçası haline getirilmişti. Şartname, yarışmaya konu alanın tarihi geçmişine, Ada'ya çıkış noktası olan iskeleden başlayarak, hemen yanı başındaki Saat Meydanı, çarşı ve nesillerdir süregelen zanaatkarlıklarla birlikte vurgu yapıyor, tarihten taşınan bu bütünselliğe dikkat çekiyordu. Bu amaçla bir almanak da hazırlanmıştı. İstanbul'un halen biricik kent müzesi olan Adalar Müzesi, bu tarihi meydanın düzenlenmesi sürecine kayıtsız kalamazdı. Büyükada'nın ve Arabacılar Meydanı'nın 150 Yılı sergisi böyle ortaya çıktı. Adalar Müzesi tarafından, Adalar Belediyesi - Adalar Vakfı işbirliği ve İBB ile Şehit Hatları İşletmesi desteğiyle hazırlanan sergi, başlığa ve temasına son derece uygun bir yerde, Büyükada'nın tarihi vapur iskelesinin yolcu giriş bölümünde 21 Mayıs Cuma günü saat 14.00'de açılacak. Sergi 20 Temmuz tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Sergi için İBB tarafından oluşturulan yeni sergileme sistemiyle Adalarımız, eksikliği duyulan yeni bir sergi alanına da kavuşmuş oluyor. Serginin tasarımı Bülent Özden tarafından yapıldı. Sergideki görsel malzemeler ve çizimler, Akillas Millas ve Adalar Müzesi arşivinden alındı. Çizimlerin renklendirilmesi ise Bülent Çelik tarafından yapıldı. Sergi için hazırlanan ve meydana dair tanıklıkları içeren üç video da, Adalar Müzesi YouTube kanalı üzerinden yayınlanıyor. Sergi, üç boyutlu olarak sanal ortama da taşındı. 2 ay süreyle gerçek ortamda ziyaret edilebilecek sergiye, aynı anda ve kalıcı olarak https://arabacilarmeydani. adalarmuzesi. org adresinden ulaşılabilecek. Sergiyle birlikte yarışmaya konu olan meydanda etkinlikler de planlanıyor. Bunlardan biri, Adalı sanatçıların meydanın farklı noktalarına yerleştirilecek eserleri olacak. - Alanın kimliğinin önemli parçası olan fayton başta olmak üzere, tarihi ile bağlantılı izlere ilişkin mekanın hafızasını geleceğe taşıyacak, simgesellikten uzak senaryoların geliştirilmesi; - Geliştirilecek önerilerin, kamusal mekan deneyiminin önemli bir parçası haline gelen sanatsal, kültürel aktivitelere yönelik senaryoların üretilmesine uygun nitelikte olması; - Mekanın önemli bir parçası olan atölyelerin korunarak, yaratıcı endüstrilerin desteklendiği kültür temelli eylem ve faaliyetlerin bir parçası olarak değerlendirilmesi... beklenmektedir. Şartnameye yansıyan bu dileklere uygun ilk adım da böylece, sergi süresince meydanda yer alacak Adalı sanatçıların etkinlikleri ve işleri ile atılmış olacak. 21 Mayıs-20 Temmuz 2021 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek Meydan Sergilerine Adalı 11 sanatçı katılıyor. Büyük bölümü meydanın hafızasına gönderme yapan yerleştirmelere imza atan Adalı sanatçılar şöyle: Ayşem Ötük, Çiğdem Üçüncü, Ebru Akıncı, Fatma Sağ Tunçalp, Fikret Parlak, Gül Bolulu, Gülce Kuter, Metin Özkara, Sevgi Çekiç, Zeynep Soref. Sanatçı işlerinin bir bölümünün, meydan çevresinde faaliyetlerini sürdüren demirci, marangoz gibi zanaatkarlarla birlikte hazırlanmış olması da ayrıca değerli. Meydanda sergi süresince, konserler, gösterimler, drama ve sohbet gibi kültürel etkinlikler de gerçekleştirilecek. Fayton Meydanı Kentsel Düzenleme Yarışması'na katılım sürecini organize eden İBB'ye bağlı İstanbul Planlama Ajansı ve BİMTAŞ Kooperasyon ve İletişim Şefliği ile Adalar Belediyesi koordinasyonunda yapılacak etkinlikler tüm Adalı ve İstanbulluların katılımına açık."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3516/canli-yayin-ask-buyu-vs-uzerine", "text": "Başrollerini Ece Dizdar ile Selen Uçer'in üstlendiği, Büyükada'da geçen ödüllü \"Aşk, Büyü, vs.\" filminin Büyükadalı yönetmeni Ümit Ünal, sorularımızı yanıtlıyor. Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonunda düzenlenen ve Adalı Dergisi YouTube Kanalı üzerinden yapılan halka açık söyleşide bu hafta \"Aşk, Büyü, vs.\" filminin Büyükadalı yönetmeni Ümit Ünal konuk olacak. Fikret Parlak'ın moderatörlüğünü yapacağı canlı yayın izleyenlerin katılımına da açık... Youtube kanalımıza da abone olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3527/canli-yayin-forum-yavaslayin-oluyoruz", "text": "Adalarımızda yaşayan tüm canlılar ve hepimiz, uzun süredir sayıları giderek artan ve hızlanan araç trafiğinin tehdidi altında. Yollar yaya yolu ama yaya önceliğine uyan yok. Bugünlerde toplanacak olan UKOME ve tüm karar alıcılara seslenmek için, Adalı dergisi YouTube canlı yayınında buluşuyoruz. Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonunda düzenlenen ve Adalı Dergisi YouTube Kanalı üzerinden yapılan halka açık forum izleyenlerin katılımına da açık... Youtube kanalımıza da abone olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3530/buyukada-nin-ve-arabacilar-meydani-nin-150-yili-sergi-etkinlikleri-basliyor", "text": "İlk etkinlik, Adil Bali rehberliğinde Büyükada İskele, Saat Meydanı, Çarşı ve Arabacılar Meydanı ve Sergiler turu. 2 Haziran Çarşamba günü saat 14.00'de başlayacak bir saatlik tur için buluşma, 13.45'de, Büyükada Şehir Hatları İskelesi önünde olacak. Önemli Duyuru:\"Büyükada'nın ve Arabacılar Meydanı'nın 150 yılı\" sergileri kapsamında Büyükada Arabacılar Meydanı'nda 4 Haziran Cuma günü yapılacağı ilan edilen Çello Konseri, pandemi yasakları nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmiştir. 4 Haziran Cuma günü saat 17.30-18.30 saatleri arasında da Arabacılar Meydanı'nda, açık alanda Çello Konseri yapılacak. Çellist-Besteci Duygu Demir, repertuarından seçme eserleri bir saatlik performansla izleyicilere sunacak. Her iki etkinliğe katılım da ücretsizdir. Büyükada'nın ve Arabacılar Meydanı'nın 150 Yılı Sergileri etkinlikleri, haftalık programlar halinde devam edecek ve duyurulacak."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3543/canli-yayin-utku-cihan-ile-son-ukome-kararlari", "text": "Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonunda düzenlenen ve Adalı Dergisi YouTube Kanalı üzerinden yapılan halka açık forum izleyenlerin katılımına da açık... Youtube kanalımıza da abone olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3551/canli-yayin-heybeliada-oykuleri-evler-asklar-gocler", "text": "Heybeliada Kütüphane Derneği tarafından yayımlanan 2018 takviminde yer alan Akillas Millas'ın Heybeliada evleri ve sokakları çizimleri, Kiltablet yazarlarına ilham oldu. 2 yıl önce başlayan çalışma Adalı Yayınları ve Heybeliada Kütüphane Derneği işbirliğiyle yayınlandı. \"Evler, Aşklar, Göçler: Heybeliada Öyküleri\" kitabı üzerine, Heybeliada Kütüphane Derneği ve Kiltablet ekibi yazarları ile konuşuyoruz. - Adalı Yayınları'ndan yeni bir Heybeliada kitabı: Evler, Aşklar, Göçler... - Evler, Aşklar, Göçler - Heybeliada Öyküleri'nin yola çıkış hikayesi... Adalar Pandemi Danışma Kurulu koordinasyonunda düzenlenen ve Adalı Dergisi YouTube Kanalı üzerinden yapılan halka açık forum izleyenlerin katılımına da açık... Youtube kanalımıza da abone olun, gelecek yayınlar ve gelecekteki yayın ve videolardan da haberiniz olsun. Youtube'dan yorumlarınız ve sorularınız ile katkıda bulunabilirsiniz. Adalar'da koronavirüs pandemisiyle mücadele ve dayanıklılığın artırılması, etkin önlemleri alınması, halk sağlığının korunması ve toplumsal huzurun, uyumun devamlılığının sağlanması için çok disiplinli ve çok yönlü bilgi edinme ve paylaşım ortamını geliştirmeyi amaçlayan bir sivil girişim olarak 18 Nisan 2020 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Haftalık olarak toplanmakta ve durum değerlendirmesi yapıp tavsiyelerini ilgili kurumlara ve Adalılara iletmektedir. Grupta Adalar'da ikamet eden hekimler, uzmanlar ve sivil toplum gönüllüleri bulunmaktadır."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3559/buyukada-sarki-hatlari", "text": "5. İstanbul Tasarım Bienali'nin kapanış etkinliği Büyükada Şarkı Hatları Dünya Mirası Adalar Girişimi'nin ev sahipliğinde 24-29 Haziran tarihlerinde Büyükada'da Belediye binasının önündeki iskeleye yanaşacak olan mavnada gerçekleştiriliyor. Mimarlık, tasarım ve araştırma alanlarında ödüllü \"Studio Ossidiana\"nın ürettiği \"yüzer bahçe\" hem bir tasarım projesi hem de bir yolculuk olacak. Adalar'daki bitkilere, toprağa, böceklere ve kuşlara ev sahipliği yapacak olan bu \"yüzer bahçe\", Adalar boyunca yapacağı yolculuk sırasında, bir yandan insanlara, hayvanlara, etkinliklere ve sohbetlere ev sahipliği yaparken bir yandan da takımadalara özgü yaşamın ve öykülerin yerleştiği bir göçebe pavyona dönüşerek anakaraya yönelecek. Adalar'ın benzersiz toprağı ve mineralleri üzerine yürütülen araştırmalara da ev sahipliği yapan \"yüzer bahçe\", Genç Küratörler Grubu, Dünya Mirası Adalar ve Adalar Denizle Yaşam ve Spor Kulübü Derneği işbirliği ile tasarlandı. Bu projeyi Studio Ossidiana, Sera Tolgay, Daniel Marshall, Merve Yücel, Kerim Bayer ve Ahmet Topbaş ile birlikte gerçekleştirdi. Bu \"yüzer bahçe\" Prens Adaları'nın hiçbir kamusal alanının olmadığını da hatırlatarak 24-29 Haziran boyunca, Dünya Mirası Adalar Girişimi tarafından kamusal alan olarak farklı disiplinlerden konuklara sanatçılara, performansçılara ev sahipliği yapacak, etkinliklerin dijital ortamdan çok kişiye ulaşmasına destek olacak. Konuşmacılar: Dünya Mirası Adalar Girişimi'nden Derya Tolgay moderatörlüğünde, Sera Tolgay,"}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3564/buyukada-ve-arabacilar-meydani-nin-150-yili-sergi-etkinlikleri-yeniden", "text": "Temmuz sonuna kadar ziyarete açık kalacak olan Büyükada ve Arabacılar Meydanı sergilerine paralel yapılan kültürel etkinlikler pandemi yasakları nedeniyle aksamaya uğramıştı. Yasakların esnemesiyle birlikte etkinlikler yeniden başlıyor. İlk etkinlik, Ahmet Tanrıverdi rehberliğinde Büyükada İskele, Saat Meydanı, Çarşı ve Arabacılar Meydanı ve Sergiler turu. 30 Haziran Çarşamba günü saat 14.00'de başlayacak bir saatlik tur için buluşma, 13.45'de, Büyükada Şehir Hatları İskelesi önünde olacak. 3 Temmuz Cumartesi günü saat 18.00-19.00 saatleri arasında da Arabacılar Meydanı'nda, açık alanda Çello Konseri yapılacak. Çellist-Besteci Duygu Demir, repertuarından seçme eserleri bir saatlik performansla izleyicilere sunacak. Her iki etkinliğe katılım da ücretsizdir. Büyükada ve Arabacılar Meydanı'nın 150 Yılı Sergileri etkinlikleri, haftalık programlar halinde devam edecek ve duyurulacak."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3566/cello-konseri-yer-ve-saat-degisikligi", "text": "Büyükada ve Arabacılar Meydanı sergileri paralel etkinliği Duygu Demir Çello Konseri'nde beklenen hava koşulları nedeniyle yer ve saat değişikliği oldu... Etkinlik 3 Temmuz Cumartesi günü saat 18.30-19.30 saatleri arasında Çınar Meydanı'nda yer alan Adalar Kent Konseyi - Çelik Gülersoy Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleşecek. Çellist-Besteci Duygu Demir, repertuarından seçme eserleri bir saatlik performansla izleyicilere sunacak. Öncesinde yapılacağı bildirilen Arabacılar Meydanı sergi turu da bu kapsamda iptal edildi."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3641/adali-yayinlarindan-yeni-ve-yenilenen-kitaplar", "text": "Orhan Şevki'nin yeni kitabı Zaman, Mekan ve İnsanlarıyla Kınalıada çıktı. Viktor Albükrek'in Bir Zamanlar Büyükada kitabı ile Ahmet Tanrıverdi'nin Atina'daki Büyükada kitabı dördüncü, Bercuhi Berberyan'ın Burgazada Sevgilim kitabı ise beşinci baskısıyla raflarda, İnternet sitelerinde satışa sunuldu. Adalı Yayınları bu yıl, 5 yeni kitap yayınladı. Yeni kitaplardan ilki olan Yalım Eralp'in Pandemi ve Kırılgan Demokrasi Mayıs ayında, Robert Schild'in Burgazadası Canli Bir Etnografik Müze Ada'dan İnsan Manzaraları kitabı ile Kiltablet yazarlarının Evler, Aşklar, Göçler: Heybeliada Öyküleri kitapları Haziran ayında ve Orhan Şevki'nin Zaman, Mekan ve İnsanlarıyla Kınalıada kitabı ise Ağustos ayında çıktı. Adalı yayınlarının baskıları tükenmiş kitaplarından Hasan Kuruyazıcı'nın Adalar, Binalar, Mimarlar Temmuz ayında, Ahmet Tanrıverdi'nin Atina'daki Büyükada, Bercuhi Berberyan'ın Burgazada Sevgilim ve Viktor Albukrek'in Bir Zamanlar Büyükada kitapları da gözden geçirilmiş yeni baskılarıyla Ağustos ayında kitapçı raflarında ve internet sitelerinde satışa sunuldu. Adalı Yayınları, Ağustos ortasından itibaren kendi satış sitesini de kurdu. Artık Adalı Yayınları'nın bugüne kadar yayımlanmış 70 kitabından, stoğu bulunan yaklaşık 40'ı, www. adaliyayinlari. com sitesinden %30 indirimle satın alınabiliyor. 75 TL üzeri alışverişlerde kargo ücreti ödenmiyor. Aynı sitede, uzun süredir mevcudu bulunamayan Akillas Millas'ın Büyükada / Ada-i Kebir kitabı için de ön sipariş verilebiliyor. Kitap ön siparişte bulunanlara iki ay içinde teslim edilecek."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3645/iki-adali-yazar-okurlariyla-bulusuyor", "text": "Hasan Kuruyazıcı, Adalı Yayınları'ndan genişletilmiş 2. Baskısı yayınlanan Adalar, Binalar, Mimarlar kitabı üzerine söyleşi ve imza için 26 Ağustos Perşembe gecesi saat 21.00'de Burgaz ASSK'de; Viktor Albukrek ise yenilenmiş 4. Baskısı yayınlanan Bir Zamanlar Büyükada kitabının imzası için 28 Ağustos Cumartesi günü saat 17.00-18.30 arasında Büyükada Anadolu Kulübü yeni bina terasında okurlarıyla buluşuyor. Adalı yayınlarının baskıları tükenmiş kitaplarından Hasan Kuruyazıcı'nın Adalar, Binalar, Mimarlar Temmuz ayında, Ahmet Tanrıverdi'nin Atina'daki Büyükada, Bercuhi Berberyan'ın Burgazada Sevgilim ve Viktor Albukrek'in Bir Zamanlar Büyükada kitapları da gözden geçirilmiş yeni baskılarıyla Ağustos ayında kitapçı raflarında ve internet sitelerinde satışa sunulmuştu. Adalı Yayınları 2021 yılı içinde, 5 yeni kitap yayınlamış, yeni kitaplardan ilki olan Yalım Eralp'in Pandemi ve Kırılgan Demokrasi Mayıs ayında, Robert Schild'in Burgazadası Canli Bir Etnografik Müze Ada'dan İnsan Manzaraları kitabı ile Kiltablet yazarlarının Evler, Aşklar, Göçler: Heybeliada Öyküleri kitapları Haziran ayında ve Orhan Şevki'nin Zaman, Mekan ve İnsanlarıyla Kınalıada kitabı ise Ağustos ayında çıkmıştı. Adalı Yayınları, Ağustos ortasından itibaren kendi satış sitesini de kurdu. Artık Adalı Yayınları'nın bugüne kadar yayımlanmış 70 kitabından, stoğu bulunan yaklaşık 40'ı, adaliyayinlari. com sitesinden %30 indirimle satın alınabiliyor. 75 TL üzeri alışverişlerde kargo ücreti ödenmiyor. Aynı sitede, uzun süredir mevcudu bulunamayan Akillas Millas'ın Büyükada / Ada-i Kebir kitabı için de ön sipariş verilebiliyor. Kitap ön siparişte bulunanlara iki ay içinde teslim edilecek."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3655/adali-yazarlarin-okurla-bulusmalari-devam-ediyor", "text": "Hasan Kuruyazıcı, Adalı Yayınları'ndan genişletilmiş 2. Baskısı yayınlanan Adalar, Binalar, Mimarlar kitabı üzerine söyleşi ve imza için bu kez, 3 Eylül Cuma gecesi saat 21.00'de Kınalı Su Sporları Kulübü'nde; Yalım Eralp ise bu yıl Mayıs ayında çıkan yeni kitabı Pandemi ve Kırılgan Demokrasi için 4 Eylül Cumartesi günü saat 17.00-18.30 arasında Büyükada Anadolu Kulübü konferans salonunda okurlarıyla buluşuyor. 3 Eylül Cuma akşamı Kınalıada Su Sporları Kulübü'nde yapılacak Adalar, Binalar, Mimarlar söyleşisine, Hasan Kuruyazıcı'nın yanısıra Kınalıadalı mimarlar da katılacak. Yalım Eralp'in halen güncelliğini koruyan Pandemi ve Kırılgan demokrasi kitabı üzerine yapılacak söyleşinin moderatörü ise Aslı Öymen. Adalı yayınlarının baskıları tükenmiş kitaplarından Hasan Kuruyazıcı'nın Adalar, Binalar, Mimarlar Temmuz ayında, Ahmet Tanrıverdi'nin Atina'daki Büyükada, Bercuhi Berberyan'ın Burgazada Sevgilim ve Viktor Albukrek'in Bir Zamanlar Büyükada kitapları da gözden geçirilmiş yeni baskılarıyla Ağustos ayında kitapçı raflarında ve internet sitelerinde satışa sunulmuştu. Adalı Yayınları 2021 yılı içinde, 5 yeni kitap yayınlamış, yeni kitaplardan ilki olan Yalım Eralp'in Pandemi ve Kırılgan Demokrasi Mayıs ayında, Robert Schild'in Burgazadası Canli Bir Etnografik Müze Ada'dan İnsan Manzaraları kitabı ile Kiltablet yazarlarının Evler, Aşklar, Göçler: Heybeliada Öyküleri kitapları Haziran ayında ve Orhan Şevki'nin Zaman, Mekan ve İnsanlarıyla Kınalıada kitabı ise Ağustos ayında çıkmıştı. Adalı Yayınları, Ağustos ortasından itibaren kendi satış sitesini de kurdu. Artık Adalı Yayınları'nın bugüne kadar yayımlanmış 70 kitabından, stoğu bulunan yaklaşık 40'ı, adaliyayinlari. com sitesinden %30 indirimle satın alınabiliyor. 75 TL üzeri alışverişlerde kargo ücreti ödenmiyor. Aynı sitede, uzun süredir mevcudu bulunamayan Akillas Millas'ın Büyükada / Ada-i Kebir kitabı için de ön sipariş verilebiliyor. Kitap ön siparişte bulunanlara iki ay içinde teslim edilecek."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3685/adali-yazarlarin-imza-gunleri-18-25-eylul-gunlerinde-devam-ediyor", "text": "Sahnenin Arkası ve Önüyle Prens Adaları'nda Yaşam adlı fotoğraf kitabı eylül başında çıkan Büyükadalı Fransız kökenli komşumuz Andree Galataud-Coşkun 18 Eylül Cumartesi günü saat 17.00-19.00 arasında Büyükada Anthea Otel'de, Zaman, Mekan ve İnsanlarıyla KINALIADA adlı kitabı Ağustos ortasında çıkan Orhan Şevki ise 25 Eylül Cumartesi günü saat 14.00-16.00 arasında Kınalıada Proti Cafe-Restaurant'da okurlarıyla sohbet edip kitaplarını imzalıyor. Adalı Yayınları 2021 yılı içinde, 7 yeni kitap yayınladı. Yalım Eralp'in Pandemi ve Kırılgan Demokrasi Mayıs ayında, H. Can Yücel'in Ada'ya Yolculuk kitabı, Robert Schild'in Burgazadası Canli Bir Etnografik Müze Ada'dan İnsan Manzaraları kitabı ile Kiltablet yazarlarının Evler, Aşklar, Göçler: Heybeliada Öyküleri kitapları Haziran ayında, Orhan Şevki'nin Zaman, Mekan ve İnsanlarıyla Kınalıada kitabı Ağustos ayında, Andree Galataud-Coşkun'un Sahnenin Arkası ve Önüyle Prens Adaları'nda Yaşam kitabı ise Eylül ayında çıktı. Adalı yayınlarının baskıları tükenmiş kitaplarından Hasan Kuruyazıcı'nın Adalar, Binalar, Mimarlar Temmuz ayında, Ahmet Tanrıverdi'nin Atina'daki Büyükada, Bercuhi Berberyan'ın Burgazada Sevgilim ve Viktor Albukrek'in Bir Zamanlar Büyükada kitapları da gözden geçirilmiş yeni baskılarıyla Ağustos ayında kitapçı raflarında ve internet sitelerinde satışa sunulmuştu. Adalı Yayınları, Ağustos ortasından itibaren kendi satış sitesini de kurdu. Artık Adalı Yayınları'nın bugüne kadar yayımlanmış 70 kitabından, stoğu bulunan yaklaşık 40'ı, adaliyayinlari. com sitesinden %30 indirimle satın alınabiliyor. 75 TL üzeri alışverişlerde kargo ücreti ödenmiyor. Aynı sitede, uzun süredir mevcudu bulunamayan Akillas Millas'ın Büyükada / Ada-i Kebir kitabı için de ön sipariş verilebiliyor. Kitap ön siparişte bulunanlara iki ay içinde teslim edilecek."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3700/evler-asklar-gocler-9-ekim-cumartesi-kutuphane-bahcesinde", "text": "9 Ekim Cumartesi günü Adalı Yayınları'yla Heybeliada Halk Kütüphanesi Derneği'nin ortak çalışması \"Evler, Aşklar, Göçler\" adlı kitabın yazarlarıyla Heybeliada Halk Kütüphanesi bahçesinde buluşuluyor. Heybeliada Kütüphanesini Koruma Derneği pandemi nedeniyle ara verdiği etkinliklere 21 Eylül'de, ölümünün 89. yılında Ahmet Rasim'i anarak tekrar başlamıştı. Şimdi de 9 Ekim Cumartesi günü Adalı Yayınları'yla Derneğin ortak çalışması olan Evler, Aşklar, Göçler adlı kitabın yazarlarıyla Heybeliada Halk Kütüphanesi bahçesinde buluşuluyor. Kiltablet ekibi yazarları söyleşiye katılacak, çalışmalara her zaman destek veren sevgili Akillas Millas'ın çizimlerinden esinlenerek yazdıkları öyküleri tanıtarak bölümler okuyacak."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/3761/akillas-millas-in-buyukada-prinkipo-ada-i-kebir-kitabinin-ikinci-baskisi-cikti", "text": "Akillas Millas'ın okurlar tarafından uzun süredir aranan dev eseri Büyükada ikinci baskısı çıktı. 1988'de Atina'da Yunanca basılan Prinkipo, Akillas Millas tarafından bütünüyle gözden geçirilerek, yeni kaynak, doküman ve orijinal görsellerle 2014 yılında Türkçe yayımlanmış, büyük ilgi görmüş ve kısa sürede tükenmişti. Kitabın ikinci baskısı gözden geçirilerek yenilenmiş haliyle okurlara sunuldu. 840 sayfalık kitap büyük boy (A4) kuşe kağıda tümüyle renkli olarak basıldı. Eserde, Akillas Millas'ın eşsiz koleksiyonundan bine yakın gravür, fotoğraf, birer sanat eseri niteliğinde çizimler yer alıyor. \"Bilgi ve belge biriktirme tutkum sayesinde zamanla oldukça zengin bir 'Ada arşivi oluşturdum. Belgeler, zabıtlar, eski kartpostal ve resimlerin yanı sıra, yok olmaya mahkum, yıkılmış, yıktırılmış, yıkılmaya terkedilmiş Ada'nın eski ahşap evlerini çizimlerimle canlandırmaya çalıştım. Her zamanki gibi sayfalarımı görsel malzeme ile desteklemeye bilhassa gayret ettim. \"Kitabın birinci bölümü Ada'nın antik ve Ortaçağ tarihçesi ile bin küsur senelik Bizans devri süresince Ada manastırlarında kapatılmış talihsiz prens ve prenseslerin, imparatorların gazabına uğramış sürgün saray aristokrasisinin ve keşişhanelerde tecrit edilmiş bunca din adamının öykülerini içermektedir. Fetih sonrası yüzyılların olaylarını, Ada ve Ada hayatını, Dersaadet'i türlü nedenlerle ziyaret etmiş olan seyyah, siyaset, din ve bilim adamlarının yazıları canlandırmaktadır. \"İkinci bölüm Kariye-i Rumiyan ya da Prinkipo'nun bilhassa son yüzyıllardaki görünümünü kapsamaktadır. Mahalle ve yörelerini, sokak ve meydanlarını, çarşısını, Ada evlerini, dini yapıları, yerli Adalı ve yazlıkçıları ile Ada hayatını içermektedir. Bir bakımdan son zamanlarda unutulmaya yüz tutmuş \"yerleşik Ada kültürü\" ile, o sık sık sorulan \"Ada'nın Rumlar zamanı\"ndaki döneminin öyküsüdür. Gerçeğe sadık kalarak canlandırmaya gayret ettim. \"Ben Akillas Millas'ın bir akademisyen titizliği ile çalıştığına, bu kitabın Türkçe baskısının hazırlanmasının her aşamasında şahit oldum. Adalar üzerine yapılan her çalışmada kitaplarına bolca referans veriliyor olması bu yüzden. Sadece araştırmaları değil, ressam titizliğiyle çizip aktardığı her şey de farklı kılıyor eserlerini. Büyükada üzerine yapılan çalışmalar için referans niteliğinde olan kitap kütüphanelerin başköşesinde yer alacak. Büyükada kitabını ve Adalar'la ilgili onlarca değerli eseri Adalı Yayınları'nın online satış sitesi www. adaliyayinlari. com adresinden %30 indirimli edinebilirsiniz. Adalı Yayınları, Adalar Vakfı'na bağlı olan Adalar Vakfı İktisadi İşletmesi bünyesinde yer almaktadır ve Adalar'da kurulmuş ilk yayınevidir. Son 17 yıl içinde Adalı Yayınları, Adalar için 70 yeni kitap üretmiştir. Bunların bir bölümü telif, bir bölümü de Adalar Müzesi başta olmak üzere yürütülen sergi ve benzeri projelerin ürünü olarak ortaya çıkmış araştırma kitaplarıdır. Yine bu dönemde Adalı Yayınları Adalar'ın tanıtımına büyük katkısı olan tanıtım yayınları, rehber kitaplar, broşürler ve haritaların da üretimini gerçekleştirmiştir. Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/383/adalarda-siyasetsel-donusum-ruzgarlari", "text": "Çeyrek asırdır Adalar'da devam eden kısır siyaset, yerini yeni isimlere, yeni akımlara bırakıyor. Sadece tenkit eden ama hiçbir katkı yapmayan siyasiler artık gemilerini yüzdürmekte zorlanmaya başladılar. Yeni isimler aranmaya başladı, çünkü yeni isimler yeni heyecanlar getiriyor. Potaya önce AKP girdi ve kuruluşundan bu yana destek verdiği tek adamı olan Coşkun Özden'den vazgeçti. Başından beri, partisine kazandırdığı her türlü yenilgiye rağmen, Sayın Özden'i ısrarla destekleyen İl Başkanlığı da artık onun arkasında daha fazla duramadı. İsterseniz bir hatırlayalım. ANAP'tan seçildikten hemen sonra iktidara gelen AKP'ye transfer olan Coşkun Özden, ANAP'lı seçmenin büyük tepkisini çekmişti. Son iki yerel seçimi kaybetti. Hem de oy farkını 4 katına çıkararak. AKP İl Başkanlığı'nca Adalar'ın lideri kabul edildiği dönemde, önce evet-hayır referandumunu % 60'ın üzerinde bir hayır oyu ile kaybetti. Halbuki ülke genelinde AKP % 60 evet ile referandumu kazanmıştı. Daha sonra genel seçimde de AKP Adalar'da hüsrana uğradı. Bu kadar reaksiyona rağmen Mart 2014 seçimlerinde yine aday gösterilmesini Adalılar hiç anlayamadılar. Sanki Adalar'ın üzerine ölü toprağı serpilmişti. Adalar'daki yeni arayışlar, AKP'nin yukarısına ulaşmıyordu. İlçe Başkanı Erdoğan Yılmaz çok sevilen bir kişi idi ama Coşkun Özden'in etkisinden hiç çıkamadı. Adalar'daki yenilik arayışlarını da yukarıya hiç yansıtamadı. Artık mızrak çuvala sığmaz hale geldi ve reaksiyon çığ gibi büyüdü. Kendisinden icazet almadan adaylığını açıklayan İsmail Hakkı Durmuş'a yaptığı çok sert muhalefetine hiç yandaş bulamadı ve yılların Özden'i sessizce durumu kabullendi. Diğer taraftan Adalar için çok önemli bir isim olan Mavi Marmara'dan Sina Şen de aday oldu. Birçok üstün vasfı olan Şen'in Adalı olmayışı, iddiasını zayıflattı ve yarıştan çekildi. Şen'in bir diğer talihsizliği ise eski İlçe Başkanı Av. Özlem Öztekin'in kendisini desteklemesi idi. Özlem Öztekin'in Mavi Marmara'nın avukatı olması da onun için bir talihsizlikti. Sonuçta bir zamanların zoraki kartalları, sahneyi asıl sahiplerine terk etmek zorunda kaldılar. Bu vazgeçilemez neticeyi İl Başkanlığı da kabul etmek zorunda kaldı ve bir dönem kapandı. Yeni seçilen İsmail Hakkı Durmuş'u tebrik ediyoruz. İsmail Hakkı, Karadeniz asıllı olmasına rağmen doğma büyüme Adalı. Boğaziçi Üniversitesi gibi seçkin bir okuldan mezun. Lisan biliyor, dünyayı tanıyor. Hem büyük şirketlerde yöneticilik, yönetim kurulu üyeliği yapmış, hem de Adalar'da tanınan bir işadamı. Yaşının genç olmasının başarısına hangi yönde etki edeceğini zamanla göreceğiz. Ben bu yazıyı AKP için yazmadım. Adalar'da aradığımız değişim rüzgarlarının AKP ile başladığını ve diğer partilerde de devam etmesini beklediğimizi anlatmak istedim. Diğer partilerin de AKP'deki gibi -Adalar özelinde- kronik-kangren olan isim ve kliklerle Adalar'ı yönetmeye aday olmalarının artık sürece zarar verdiğini; adamcılık, ahbap-çavuş ilişkisine dayanan aday belirlemelerinin seçimlere ve demokratik kanallara olan güvenin gittikçe kaybolmasına hizmet etmekten başka bir işe yaramadığını anlatmak istedim. Yeniliklerin, yeni isimlerin kesinlikle partilerine ve özellikle Adalar'a hayırlar getireceğine inanıyoruz. Artık Adalar'ımızda kısır tartışmalar bitsin, normalleşme dönemi başlasın istiyoruz. Açılma arifesindeki Ruhban Okulu, daha pek çok doğal ve tarihi varlığı ile Adalar sanki yeniliklere yelken açmak üzere. Tabii ki bu yenilikleri de sonuna kadar hak ediyor. Bizler de artık ümitle yeni yönetimleri, yeni isimleri her partide bekliyoruz."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/384/sait-faikin-108-yas-kutlamasi", "text": "Modern Türk Öykücülüğü'nün kurucularından Sait Faik'in 108. doğum günü nedeniyle Darüşşafaka Cemiyeti Burgazada'daki Sait Faik Abasıyanık Müzesi'nde özel bir etkinlik düzenledi. 18 Kasım 2014 Salı günü 14.00'da Sait Faik Abasıyanık Müzesi'nde ödüllü yazar Necati Tosuner ile gerçekleştirilen 108. Yaşında Sait Faik konulu sohbeti yazar Cem Kertiş yönetti. Necati Tosuner Güneş Giderken adlı eseri ile 1999 yılında Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazanmıştı. Necati Tosuner söyleşi sonunda Sait Faik için; Sağken üç-beş arkadaşı dışında onu yazar olarak kabul eden başka kimse yoktu. Böyle bir şey Bekir Yıldız için de olmuştur. Ama Sait'in kitabı çıkmış... diye söylenti onun kitaplarına ulaşmak için yeterdi. Yaşarken kitapları satan tek kişidir... Sait Faik yazar olunca burjuvalığı da unuttu. Toplum onu lüzumsuz adam diye yargılamış. dedi. Program kapsamında Akıllı Çocuklar Sait Faik ile Buluşuyor adlı bilgi yarışmasına katılıp, verdiği doğru yanıtları müzeye ileten Umut Çam'a Sait Faik Kitapları seti hediye edildi."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/393/necmi-tanyolac-olumunun-birinci-yilinda-aniliyor", "text": "Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin düzenlediği Meslekte İz Bırakanlar toplantılarının 13.'sü 8 Aralık saat 14.00'te Basın Müzesi'nde yapılacak. Toplantıda bir yıl önce ölen TGC Önceki Başkanlarından Necmi Tanyolaç anılacak. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin düzenlediği Meslekte İz Bırakanlar toplantıları devam ediyor. 27 Kasım 2013 tarihinde vefat eden TGC ve Basın Senatosu Önceki Başkanlarından Necmi Tanyolaç, 8 Aralık Pazartesi günü saat 14.00'te Çemberlitaş'ta bulunan TGC Basın Müzesi'nde düzenlenecek Meslekte İz Bırakanlar toplantılarının 13.'sünde anılacak. Gazeteciliğe ve spor basına büyük emek veren Necmi Tanyolaç'ın anılacağı toplantının moderatörlüğünü TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş yapacak. Toplantıya TGC Başkanı Turgay Olcayto, Cumhuriyet Vakfı Başkanı ve yazarı Orhan Erinç, spor yazarı Atilla Gökçe konuşmacı olarak katılacak."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/397/adalar-da-ariciligili-gelistirmek-icin-calisanlar-var", "text": "Ağustos sonuydu sanıyorum. Büyükada Aya Yorgi tepesinin altından geçen orman içi patika yolda yürürken, yol kenarına konmuş kovanlar dikkatinizi çekmişti. Adalar'da, özellikle de orman içinde kovan görmüştük ama bu kadar uzakta, güneye bakan ıssız bir yerde ilk defa karşımıza çıkıyordu. Yanlarından geçtik. Kızıp da saldırırlar mı diye ürkmedik desek yalan olur. Ekimde yeniden yolumuz düştü patikaya. Kovanlar aynı yerdeydi. Sevgili Adil ile böyle tanıştık. Kovanların başındaydı. Kafasını kaldırdı, selamlaştık. Merak ve açıklamalar peş peşe geldi. Kovanlar bir projenin parçasıymış. Türkiye Arıcılık Vakfı, Adalar Belediyesi ve İlçe Tarım müdürlüğü ile ortak önemli bir projeye başlamış 2014 yılı başlarında. Adil, yıllardır arıcılık yapıyor, arıcılık dededen geliyor. Projenin Adalar sorumlusu olarak çalışıyormuş. Ankara'dan kalkıp bu iş için İstanbul'a, Kartal'a taşınmış. Her gün gidip geliyormuş. Zaman zaman da adada, sahada, kulübede kalıyormuş. Tam da adanmış bir insan duruyordu karşımızda. O kadar çoşku ve heyecanla anlatıyordu ki vakıf olarak yaptıklarını ve yapmak istediklerini, etkilenmemek mümkün değildi. Adalar'a özel arı ırkını geliştirmek istediklerinden söz ediyordu. Ana arı üretimine başlamışlardı. Adalar'da bombus türü arı vardı ve bu türü geliştirmek için çalışıyorlardı. İlk denemeleri başarılı olmuştu. İlk kışı geçirmişler, dayanıklı olan oğulları çoğaltmışlar, 200'e yakın kovan oluşturmuşlar, bunları Büyükada ve Heybeliada'da değişik yerlere yerleştirmişlerdi. Adil Adalar'daki üretime çok güveniyordu. En saf ve doğal bal burada diyordu. Çünkü Adalar'da tarımsal üretim yaygın değildi ve yapılanlarda da zirai ilaç kullanılmıyordu. Dolayısıyla balı bozacak bir dış etken yoktu. Çoğalttıkları kovanların bir bölümünün takibini kendileri yaparken, bir bölümünü de Adalar'daki arıcılara vermişlerdi. Mekanı ve ilgisi olan kimi Adalılar da almışlardı kovanlardan. İlk mahsullerden biri karşımızdaydı. Tattırdı. İnanamadık. Nasıl da hoşumuza gitti. O güne kadar yediğimiz ballar yalandı sanki. Sonra TAV Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kodal'la konuştuk telefonda. Sayın Kodal, Ankara Üniversitesi Su Yönetimi Enstitüsü Müdürü. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü öğretim üyesi. Anlattıklarını dinledikçe, böyle önemli bir projeden bugüne kadar haberdar olmadığımız için utandık. 11 Mart 2014'de Adalar Belediyesi salonunda bir toplantıyla başlamış projenin resmi tarafı. TAV, 2012 yılı sonunda kurulmuş. 4'ü öğretim üyesi ve farklı mesleklerden 19 kurucusu var. Arıcılık ile ilgili her şey ilgi ve çalışma alanları içine giriyor. İlk çalışma alanı olarak Adalar'ı seçmişler. İlk projelerine Adalar'da başlamışlar. Adalar'ı o kadar önemsiyorlar ki, bu son projemiz olmayacak diyor sayın Kodal. Projenin amaçlarından birinin de, Adalarda yaşayanlara ve adalarda arıcılık yapanlara arıcılık, ana arı üretimi, bombus arısı ve polen üretimi ve organik arıcılık konusunda eğitim vermek olduğunu anlatıyor. - Adalardaki bitki örtüsünün, doğal yaşamın, doğal kaynakların korunması ve geliştirilmesi için çalışacağız - Kırmızı palmiye böceği, çam kese böceği ile mücadele, özellikle biyolojik mücadele için çalışacağız - Adalarda ana arı üretimi yapacağız, Türkiye genelinde ana arı ihtiyacının bir bölümünü karşılayacağız, ada halkının bu konuda eğitilmesi ve istihdamını sağlayacağız - Adalarda arıcılık yapan aileler, tüm ada halkı, ilgili tüm kurumlar: bundan sonra sık sık birlikte olacağız, ada arıcılığının ve tarımının geliştirilmesi, ailelerin gelir düzeyinin yükseltilmesi, aynı zamanda adaların yine temiz kalması için çalışacağız. - Adalarda arıcılığın geliştirilmesi, ancak ada arıcıları ile birlikte geliştirilmesi için çalışacağız, - Adalarda sözleşmeli üretim benzeri bir model oluşturacağız, adalarda şu anda arıcılık yapan ve arıcılık yapmak isteyenlerin daima destekçisi olacağız, - Adalarda yaşayanlara ve adalarda arıcılık yapanlara arıcılık, ana arı üretimi, polen üretimi ve organik arıcılık konusunda eğitimler vereceğiz - Eğitimde başarılı olan arıcıların yurt içinde ve yurt dışında iş bulmaları konusunda yardımcı olacağız - Adalarda bulunan arıcıların aktif kovanlarının ıslah edilip verimliliğinin arttırılmasını, daha çok kazanmalarını sağlayacağız - İlköğretim, lise öğrencilerine ada arıcılığın ve projenin tanıtımı ve arının ve arıcılığın sevdirilmesi ile ilgili olarak eğitim seminerleri düzenleyeceğiz, bu amaçla Adalar Belediyesi Eğitim Kültür Sanat ve Gönüllü Eğitim Merkezi ve Çocuk Kulübü ile işbirliği yapacağız - Projenin uygulanması sırasında adalardaki doğal yapının korunmasına ve arıların turizme, zarar vermesinin önlenmesine azami dikkat göstereceğiz, sakin arı türleri ile çalışacağız Adada bir arıcılık müzesi oluşturmak, bu müzenin vakıf tarafından arşivlenen eski arıcılık malzemeleri ile Türkiyenin en kapsamlı arıcılık müzesi haline getirilmesini sağlamak - amaçlarımız arasında..."}
{"url": "https://arsiv.adalidergisi.com/cms/adalar-uzerine/adalardan-haberler/makale/398/heybeliada-da-necatigil-den-sarisayin-a-edebiyat-dolu-bir-gun", "text": "Behçet Necatigil'in 35. ölüm yıldönümü olan 13 Aralık'ta Heybeliada Ruhban Okulu'nda bir edebiyat günü düzenleniyor. Heybeliada Halk Kütüphanesini Koruma Girişimi'nin düzenlediği etkinlikte, Necatigil'den kızı Ayşe Sarısayın'a edebiyat yolculuğu, edebiyatçıların gözünden anlatılacak. Saat 14.30'da başlayıp 16.00'da sona erecek etkinlik şair-yazar Adil İzci'nin Necatigil şiiri üzerine yapacağı konuşmayla başlayacak, ardından yazar Yiğit Bener ve gazeteci-yazar Sibel Oral, Sarısayın'ın da katılımıyla son kitabı \"Ansızın Günbatımı\" romanıyla ilgili bir söyleşi gerçekleştirecek. Etkinlik, Ayşe Sarısayın'ın kitaplarını imzalamasıyla sona erecek. Müzik dinletisinde Necatigil şiirlerini torunlarından dinlemek, bu etkinliğe ayrı bir renk katacak. Heybeliada Ruhban Okulu'nun tarihi atmosferinde keyifli bir gün geçirmek isteyen tüm edebiyatseverleri bekliyoruz. Şehir hatları vapuruyla Kabataş'tan kalkış 12.00,"}