OzenliDerlem / GeziNotlari /gezipgordum.jsonl
BayanDuygu's picture
Upload folder using huggingface_hub
3027b99 verified
raw
history blame
135 kB
{"url": "https://gezipgordum.com/amsterdam-gezilecek-yerler", "text": "Hollanda'nın güzel başkenti Amsterdam Avrupa'da gezip görülecek en renkli şehirlerin başında geliyor. Zaten benim de kişisel favorilerim arasında yer alan bu şehre birkaç senede bir gitmek en keyif aldığım şeylerin başında geliyor. Şehre şu ana kadar 5 kez gitsem de imkanım olan her fırsatta tekrar tekrar gitmekten sıkılmam sanırım. Birbirinden güzel kanallar, evler, müzeler, parklar ve meydanlar ile Amsterdam gezilecek yerler listesi her yaştan ve tarzdan gezgine birçok alternatif sunuyor. Hazırladığım Amsterdam gezilecek yerler rehberi internetteki en kapsamlı gezi rehberlerinin başında geliyor. Yayına ilk alındığı 12 yıldan bu yana yüzbinlerce gezgin tarafından Amsterdam seyahatlerinin keyifle geçmesinde yardımcı olmaya çalıştık. Yazı boyunca gezilecek yerlerden, konaklama, ulaşım, yeme içme, ulaşım ve alışveriş gibi birçok konuda bilgi bulabilirsiniz. Umarım başka hiçbir kaynağa ihtiyaç duymadan tüm aklınıza takılan sorulara detaylı cevaplar bulursunuz. Hadi uzatmadan başlayalım! Amsterdam'da hangi bölgede konaklama yapacağınıza karar vermediyseniz Amsterdam'da nerede kalınır? başlıklı yazımı da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Otel tavsiyesi isterseniz son 2 seyahatimde konakladığım ibis Amsterdam Centre güzel bir tesis. Tren istasyonunun hemen yanındaki otel hem havaalanından gelip giderken hem de şehir içindeki yerlere giderken ulaşım konusunda büyük kolaylık sağlıyor. Bu otel dışında daha ekonomik bir yer arıyorsanız merkeze tramvay ile sadece 15 dakika uzaklıkta yer alan Motel One Amsterdam'a da göz atabilirsiniz. Amsterdam yaz aylarında çok kalabalık olabiliyor bu nedenle uzun kuyruklarda beklememek için 1 Saatlik Kanal Turu kaydınızı ve Rijksmuseum giriş biletinizi önceden satın almayı unutmayın! Amsterdam'ı adım adım dolaşmaya hazır mısınız? Amsterdam'da gezilecek yerler listemizde şehirde gezip görmeniz gereken en popüler 52+ yer hakkında bilgi ve fotoğraflar paylaşacağım. Ayrıca bu noktaların harita konumlarını yazı devamındaki Amsterdam gezilecek yerler haritası bölümünde topluca bulabilirsiniz. Amsterdam tam anlamıyla bir kanallar şehri (kentin her yerinde kesişen 200'e yakın kanalı var) ve bu bakımdan biraz Venedik'i de andırıyor. Romantik ama aynı zamanda sade, kentin dokusuyla çok uyumlu olan kanallar dünyanın dört bir yanından Amsterdam'a gelen gezginlere şehirde unutulmaz bir tur vadediyor. İsterseniz yürüyerek isterseniz tekne turu ile kanalları dolaşıp, her an Amsterdam şehrinin başka bir cazibeli yönü ile karşılaşabilir ve keyifli vakit geçirebilirsiniz. Kanal gezintisi yapmak Amsterdam'ı dolaşmanın en etkileyici yollarından biri! Ayrıca kanalların büyüleyici güzellikleri onları UNESCO Dünya Mirası listesine de sokmuş durumda. Kanallar şehrin ticareti ve ulaşımı için de büyük değer taşıyor. Kanalları kadar sayısı 1200'ü aşan köprüleriyle de çok ünlü bir şehir Amsterdam. Şehir tüm bu güzellikleri ile adeta sizi detaylı keşfe çağırıyor. Özetle Amsterdam gezilecek yerler listesine kanalları mutlaka eklemenizi ve şöyle genel bir Amsterdam turu yapmanızı öneriyorum. Amsterdam kanalları arasında yapılacak keyifli bir yürüyüşün haricinde şehri doyasıya keşfetmenin en keyifli ve kolay yollarından biri de kanallarda yapılan tekne turlarına katılmak. Kısa, uzun, yemekli, yemeksiz, gece, gündüz... Katılabileceğiniz birçok tur alternatifi olsa da GPS Sesli Rehber İle 1 Saatlik Kanal Turu şehirde en çok tercih edilen turların başında geliyor. NOT: Bu arada konu hakkında ufak bir tavsiye vermem gerekirse kanal turunuzu mümkün ölçüde sabah erken ya da akşam geç saatlerde yapmaya özen gösterin çünkü özellikle yoğun sezonda gün içerisinde kanal turlarının yapıldığı iskelelerde yoğunluk olabiliyor. Son 2 Amsterdam gezimde konakladığım ibis Amsterdam Centre şehir genelindeki en popüler kanal turu başlangıç noktalarından biri olan garın hemen yanında yer alıyor. Siz de dilerseniz benim gibi bu otelde konaklayıp Amsterdam'daki ilk sabahınıza da kanal turu ile başlayabilirsiniz. Amsterdam'a gitmişken şehrin nabzını ölçebileceğiniz, hareketli ve popüler yerler arıyorsanız, Dam Meydanı tam da aradığınız özellikleri taşıyor. Amsterdam'da görebileceğiniz tek meydanın burası olmadığını belirteyim, ancak Dam Meydanı şehrin merkezi konumunda. Meydanda ve çevresinde çok sayıda otel, restoran, kafe-bar, alışveriş merkezleri ve dükkanlar bulunuyor. Üstelik meydana her yer oldukça yakın; şehri dolaşmaya başlamadan önce buraya gelip birçok ulaşım aracıyla ya da yürüyerek turunuza başlayabilirsiniz. Turistik ve tarihi merkezlere yakınlığı da meydanın cazibesini artıran bir unsur. Amsterdam Kraliyet Sarayı, De Bijonkorf Alışveriş Merkezi, Madame Tussauds, 14. yüzyıldan kalma Nieuwe Kerk ve Hollanda tarihinde önemli bir yeri olan Ulusal Anıt da meydanda görebileceğiniz yapılar arasında öne çıkıyor. Not: Bu arada Amsterdam gezilecek yerler yazısı boyunca alışveriş konusunda ufak tefek tavsiyeler bulabilirsiniz. Özellikle çevrenizdekilere ekonomik hediyelik eşya alışverişi yapabileceğiniz en güzel yer Çiçek Pazarı ve çevresi. Ama kendinize biraz daha orijinal ve kaliteli bir şeyler almak isterseniz Dam Meydanı'nın sağ alt köşesindeki Dam Square Souvenirs adlı dükkana uğramanızı tavsiye ederim. Amsterdam gezilecek yerler listesine eklediğim; şehirde onlarcasını bulabileceğiniz müzelerden biri Rijksmuseum! Onu diğer müzelerden ayıran ne diye sorarsanız ilk olarak Rijksmuseum'un Amsterdam'daki en büyük müze olduğunu söyleyebilirim. Rijksmuseum gezi planınıza dahil etmenizi tavsiye ederim zira eşsiz ve etkileyici bir koleksiyon ile ziyaretçilerini karşılıyor. Sadece Amsterdam'ın değil Hollanda'nın en ünlü müzesi burası."}
{"url": "https://gezipgordum.com/atinada-nerede-kalinir", "text": "Mitolojiden fırlamışçasına her köşesinde tarih ve sırlar saklı olan \"Atina'da nerede kalınır?\" sorusuna yanıt verdiğim bu içerikte seyahatiniz öncesi tüm sorularınıza cevap bulacaksınız. Yunanistan'ın başkenti olan Atina adını Tanrıça Athena'dan alıyor. Athena çok Tanrılı dönemde Atina'nın koruyucusu olduğundan bugün Başkent hala özel bir yere sahip. Her köşesinde köklü Yunan kültürünün bir izini bulabileceğiniz şehir, ayrıca Avrupa'nın en genç şehirleri arasında sayılıyor. Demokrasinin beşiği olan Atina bugün hala birçok kültürden insanın Akdeniz neşesini yaşamak için ziyaret ettiği şehirler arasında. Yaklaşık 4 milyon insanın yaşadığı şehri dolaşırken ruh halinizin çok daha iyi olduğunu fark etmeniz hiç şaşırtıcı değil. Destanlara konu olan Atina güneşi, zeytin ağaçları ile doğasını yansıtırken aynı zamanda şehirleşmeyi de başarmış. Birçok Atinalı banliyölerde hala doğanın içinde yaşamayı tercih ediyor. Atina konaklama ve tatili için güvenilir oteller arıyorsanız muhtemelen buraya yakın zamanda bir seyahat yapmayı planlıyorsunuz. Atina'da kalınabilecek en güzel bölgeleri detaylı olarak ele aldığım içeriği okuduktan sonra size en uygun bölgeyi kolaylıkla seçip doğru karar verebileceksiniz. Eğlence, tarih, sakinlik, ucuzluk ya da tatil... Her bölgenin sunduğu farklı özellikler arasından ne aradığınıza karar vermeniz yeterli. İçerikte her bütçeye hitap eden farklı bölgeler ve konaklama seçeneklerine yer verdim. Bölgeleri güvenlik, eğlence, turistik mekanlar, bütçe gibi birçok farklı açıdan değerlendirerek ele aldım. Tabi bu sırada ünlü lokasyonlara ve ulaşım seçeneklerine de değinmeden geçmedim. Bölgelerle ilgili bilmeniz gereken her yeri bir arada bulabilirsiniz. Özellikle Atina'ya ilk kez gidecek olanların merkeze yakın olmak için tercih edebileceği lokasyon Syntagma Meydanı, Plaka bölgesi ve civarı. Atina otelleri arasından seçim yaparken merkezi olan bu bölgeleri tercih edebilirsiniz. Ben merkezi konumu nedeniyle Sytagma Meydanı yakınındaki 4 yıldızlı Electra Hotel tesisinde konakladım. Çatısından Akropolis dahil birçok ünlü manzarayı izleyebileceğiniz kadar yakın konumda popüler bir tesis. \"Atina'da nerede kalınır?\" sorusunun yanıtlarına geçmeden önce şehrin bölgelerini anlamak için hazırladığım haritaya göz atabilirsiniz. Şehrin bölgelerinin birbirine yakınlığını ve konumunu anlamak için her biri ayrı renge sahip lokasyonları incelemek, aklınızda canlandırmayı kolaylaştırır. Atina gezi rehberi niteliğindeki bu yazının içinde sizin için en çok öne çıkan 7 bölgeyi ele aldım. Farklı kaynaklarda Syntagma ile Monastiraki bölgelerini birlikte görebilirsiniz. Ben daha iyi anlayabilmeniz açısından iki lokasyonu ayrı ayrı değerlendirdim. Tarihi dokusuyla öne çıkan Plaka, şehrin tam merkezi olan Syntagma, hemen yakınındaki Monastiraki, eğlence dolu Psyri, lüks mekanlara ev sahipliği yapan Kolonaki, her aradığınızı bulabileceğiniz Koukaki ve eğlence ile kültürün bir arada olduğu Gazi bölgelerini içeriğin ilerleyen kısımlarında detayları ile okuyabilirsiniz. Ayrıca bölgelere özel Atina otel önerisi de verdim. Öncelikle her bölgeden ve kimlere uygun olduğundan kısaca bahsedelim. 1. Plaka: Atina'da kalmak için en iyi bölgeler denildiğinde ilk başta Plaka'yı önerebilirim. Eskiden eğlence hayatı ve hareketliliğiyle bilinen bölge, hükümetin kentsel dönüşüm çalışmaları ile farklı bir havaya bürünmüş. Alışveriş caddelerine yakın olmanın yanı sıra tarihi sit alanlarına da yürüme mesafesinde. Özellikle Atina'ya ilk kez seyahat edecek olan her türlü insana uygun bir yer. 2. Syntagma: Şehrin merkezinde olmak isteyenler için en sevilen turistik lokasyonlardan bir diğeri. Her aradığınız elinizin altında olurken turistik lokasyonlar da yürüme mesafesinde bulunur. Bu nedenle ilk kez Atina'ya gelecek olanlar ve genç çiftler gibi birçok farklı turist için bu bölgeyi önerebilirim. 3. Monastiraki: Atina'nın en güzel semtleri arasında yer Alan Monastiraki'yi kısaca tarif etmem gerekirse \"Atina'nın Eminönü\" diyebilirim. Atinalıların buluşma yeri olan ve toplu taşıma merkezleri arasında yer alan bölge otantik ve yerel dokuyu seviyorsanız sizin için uygun olabilir. Çevrenizde lüksün yerine daha fazla yerel işletme ve mağaza olacağı için kültürü yakından izleyebilirsiniz. Aileler, çiftler, genç gezginler gibi birçok turist tercih edebilir. 4. Psyri: Atina'da konaklama yapabileceğiniz bölgeler arasında Psyri yer alır. Şehrin eski mahallelerinden biri olduğu için genellikle harap olmuş virane haldeki eski evleri dikkat çekiyor. Bu neoklasik tarzdaki eski binaların bazıları restorasyondan geçirilip bar ve eğlence mekanlarına dönüştürülmüş. Bu nedenle Atina'nın salaş eğlence mekanı olarak bu bölgeyi söyleyebilirim. Ucuza kalacak yer arayan, gürültüden rahatsız olmayan genç gezginler için ideal. 5. Kolonaki: Kolonaki bölgesinin adı \"Küçük Kolon\" anlamına geliyor. Atina'nın lüks semtlerinden biri olan Kolonaki özellikle sanat tutkunu elit çevreler tarafından çok sevilen bir yer. Eğlence hayatı, sanatsal çevre, lüks restoran ve mağazalar gibi birçok farklı imkanı bir arada sunuyor. Bütçesine uygun olan tüm herkesin tercih edebileceği bir lokasyon. 6. Koukaki: Bir konaklama uygulaması kullanıcılarının 2015 yılında \"Dünyanın En İlginç 6. Mahallesi\" olarak seçtiği Koukai daha çok ofis ve iş yerleri olan bir yer. Burası turistik olmaktan çok zengin ve nüfuslu yerel insanların yaşadığı bir yer. Bu nedenle konaklama tesislerinden çok kiralık ve satılık daireler var. Sessiz, sakin, temiz ve merkeze ulaşılabilir bir konaklama imkanı arayanlarla iş seyahati yapacaklar için uygun. 7. Gazi: Sanayi mahallesi olarak ünlenen Gazi, bugün gece kulüplerinden şık restoranlara birçok imkanı bulabileceğiniz bir yer. Technopolis konser salonu nedeniyle kültür sanat aktivitelerinin yoğun olduğu, çok sayıda sanatçının bulunduğu bölgede konaklamak genellikle herkese uygun. Özellikle de konaklama için fazla bütçeniz yoksa temiz, güvenilir ve nezih tesislerde tatil yapmayı seçebilirsiniz. Atina Gezilecek Yerler içeriğinde de sıklıkla adı geçen Plaka turistik açıdan özel bir yere sahip. Geçmişte daha çok eğlence arayanların uğrak noktası olan bölge, bugün ailelere de hitap eden sakin ve lüks bir yere dönüşmüş durumda. Şehrin en eski bölgesi olduğu için tarihi açıdan ziyaret edebileceğiniz birçok farklı yer ve Yunan kültürünü yansıtan yerler bulabilirsiniz. Plaka'nın en çok öne çıkan özelliği şüphesiz Yunan kültür ve yaşamına yakından tanıklık edebilecek olmanız. Otantik ürünler satan pazarlarda dolaşırken ya da renkli binalarla dolu sokaklarda yürürken kendinizi iyi hissedersiniz. Üstelik kültürü yakından tanırken tarihi yerleri de kısa mesafe yürüyüşleri ile ziyaret etmeniz mümkün. Atina'nın en ünlü yerlerinden biri olan ve her yıl binlerce turistin ziyaret akın ettiği Akropolis burada yer alıyor. Şehrin eski Agorası, Bizans ve Hristiyanlık dönemine ait eserlerin sergilendiği müze yürüme mesafesinde. Geçmişte eğlence hayatıyla bilinen bölgede sosyal ve kültürel yapıyı değiştirmek isteyen hükümet sorunlu gördüğü eğlence mekanlarını kapatarak değişime gitti. Bu nedenle eğlenmek için çıktığınız yerlerin keyifli ve nezih olduğundan da emin olabilirsiniz. Bölge Atina'yı ziyaret ettiğinde her imkana yakın olmak isteyenler için mükemmel bir konumda. Çünkü alışveriş merkezleri, nezih eğlence işletmeleri, kafe ve restoranlar, müzeler, pazarlar, sit alanları gibi birçok önemli lokasyon elinizin altında oluyor. - Şehre hakim yüksek kayalıklar üzerine kurulan ve antik yapılarla dolu Akropolis'i ve müzesini ziyaret edin. - Şehrin koruyucu tanrıçası olan Athena'ya adanmış eşsiz Parthenon Tapınağı`nı görün. - Akropolis'in kuzeyinde yer alan Atina ve Poseidon'a adanmış Erehteyon Tapınağı`nı dolaşın. - Adrianou ve Kydatheneon caddelerinde mutlaka kahvenin tadına bakın. - Hediyelik ve hatıra alışverişi için otantik yere pazarların yanı sıra ünlü Ermou caddesine göz atın. Plaka bölgesinin merkezi olarak Kydathineon ve Adrianou caddelerinin kesişim noktasını baz alabilirsiniz. Zaten bu iki cadde bölgenin yapısını belirleyen önemli unsurlar. Arnavut kaldırımlı yollarda genellikle araba geçişi olmadığı için yürüyerek bölgeyi dolaşabilir, aradıklarınızı bulmak için merkezi hafızanızda tutabilirsiniz. Plaka, son dönemlerde Atina'nın en popüler turist destinasyonları arasında listenin başına yerleşen bir bölge. Bu nedenle eskiden uygun olan fiyatlar bugün daha pahalı ve imkanlar daha lüks diyebilirim. Bu nedenle her yere yakın olsa da bütçe konusunda esnemeniz gerekebilir. Atina'daki üç metro istasyonu olan Akropoli, Syntagma, Monastiraki yakınında olduğundan diğer bölgeleri ziyaret etmeniz kolay olur. Toplu taşıma imkanları gelişmiş olduğu için kısa bir yürüyüşün ardından metro ve tramvayları kullanarak bölge değiştirebilirsiniz. \"Atina'da nerede kalınır?\" diye soranlar için önerebileceğim ilk bölge şüphesiz Plaka. Atina Plaka bölgesindeki en popüler otellerden bazıları Urban Frame, Ava Hotel and Suites ve Electra Palace Athens. Urban Frame Plaka Atina'nın en gözde turistik lokasyonları olan Ermou caddesi, Zappion Milli Bahçesi ve Parthenon Tapınağı'na yürüme mesafesindeki tesis konumuyla oldukça avantajlı. Üstelik misafirleri için şehri daha kolay keşfetmelerine olanak sağlayan bir tur masası da var. Ava Hotel and Suites Plaka bölgesinin merkezinde yer alan tesis ünlü Akropolis'e yürüyerek sadece 5 dakika. Yunanistan'ın tarihi dokusuna uygun olarak neoklasik tarzda döşenmiş odaları ile misafirlerine eşsiz bir atmosfer yaratıyor. Manzaralı oda isteyenler için Hadrian Kemeri, Zeus Tapınağı ve Akropolis'i tepeden izleyebileceğiniz seçenekleri de var. Electra Palace Athens Akropolis manzarasına karşı odanızdan içeceğinizi yudumlamak istiyorsanız tercih edebileceğiniz lüks bir tesis. Üstelik çatı havuzu olan tesiste manzaraya karşı yüzebilirsiniz de! Tarihi lokasyonlara, alışveriş merkezlerine ve cazibe alanlarına sadece yürüme mesafesindeki tesisin en güzel yanı ise güne Yunan kahvaltısı ile başlayabilmeniz. Lezzetli bir kahvaltının ardından yürüyerek Atina'yı keşfe çıkabilirsiniz. Atina'nın turizm merkezlerine yakın olayım, eğlenceli ve kalabalık bir ortamda bulunayım diyorsanız Syntagma sizin için doğru yer olabilir. Özellikle Atina'ya ilk gidişinizse tercih edebileceğiniz lokasyonlar arasında. \"Anayasa Meydanı\" olarak anılan bölge ile yapabileceğim uyarı ise siyasi olacak. Çünkü Atina'nın ana meydanı olan Syntagma ve Yunan hükümeti bu bölgede sıklıkla bulunuyor. Bu nedenle siyasi gösteriler ve mitingler tatilinizi zorlaştırabilir. Bölgede sakin bir alanda konaklamak istiyorsanız Yunan Parlamentosu'na nispeten uzak olan Yunanistan Ulusal Bahçe çevresini tercih edebilirsiniz. Şehrin önemli tarihi yerlerine ev sahipliği yapan Plaka yakınındaki birçok antik alana yürüyerek ya da otobüs, metro ile kısa sürede ulaşabilirsiniz. Merkezi olduğu için çevreniz bar, kafe, restoran, alışveriş merkezi gibi alanlarla dolu olur. Yunan eğlence kültürünü yakından görmek için mutlaka Valaoritou caddesindeki tavernalara da uğramalısınız. Karytsi meydanında gece saatlerde eğlencenin sokağa taştığını da görebilirsiniz. Bölgede dolaşırken çevrenizde tarihe tanıklık etmiş birçok yer görebilirsiniz. Siyasi karmaşalar, isyanlar hatta savaşlar siyasi niteliği nedeniyle uzun yıllardır buranın çevresinde ağırlıklı olarak yaşanıyor. Buraya kısaca modern Yunanistan'ın akropolisi diyebiliriz. Liman ve Atina Ulusal Havaalanı Eleftherios Venizelos'a direkt toplu taşıma olduğundan ulaşımı kolay. Aynı zamanda şehre dışarıdan gelenlerin mutlaka geçtiği yerlerden biri. Toplu taşıma ve yol hattı güzergahları sayesinde istediğiniz yere kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Yunan adalarına gitmek için de buradan feribota binip bir gününüzü ada manzaraları eşliğinde geçirebilirsiniz. - Yunan Parlamento Binası - Meçhul Asker Mezarı - Ulusal Tarih Müzesi - Olimpiyat Stadyumu - Yunanistan Ulusal Bahçeleri - St. Paul Anglikan Kilisesi - Rus Ortodoks Kilisesi - İmparator Hadrianus Kemeri Atina'daki önemli bir törenden de bahsetmeliyim. Eski Kraliyet Sarayı yanındaki Yeni Yunan Parlamentosu ile Syntagma Meydanı arasında Meçhul Asker Mezarı bulunur. Burada her saat başı törensel bir şekilde askerler nöbet değişimi yapar. Yunan Ordusu'nun Cumhurbaşkanlığı Muhafızlarına bağlı askerler acıklı bir hikayeye sahip anıta saygı sunar. Pazar günleri ise daha kapsamlı bir tören yapılıyor. Biz Türkler için biraz basit ve önemsiz kalsa da yine de aklınızda bulunsun. Bölge ulaşım konusunda da ziyaretçilerine birçok avantaj sunuyor. Meydandaki metro ile başta havaalanı olmak üzere şehir içinde rahatça gezebilirsiniz. Pire Feribot İskelesi`ne gitmek için metronun 3. hattına binerek Monastiraki İstasyonu`ndan 1 numaralı hat olan Pire'yi kullanabilirsiniz. X80 otobüsü de limana direkt olarak gitmek için bir seçenek. Genel olarak Plaka ile aynı özelliklere sahip olan Syntagma turistler için popüler bir lokasyon. Farklı olarak siyasi niteliği nedeniyle gösteri ve mitinge denk gelme olasılığı var. Genel olarak çok tercih edildiği için bütçe açısından ucuz olmadığını da söylemem gerek. Birkaç gün tatil planlıyor ve şehrin göbeğinde kalmak istiyorsanız burada birçok farklı otel bulabilirsiniz. Seyahatiniz öncesinde \"Atina'da nerede kalınır?\" diye soruyorsanız Syntagma bölgesindeki Amazon Hotel, Electra Hotel Athens, Electra Metropolis otellerine mutlaka göz atmalısınız. Amazon Hotel Atina merkezindeki tesis toplu taşıma ve arkeolojik sit alanlarına yakınlığıyla dikkat çekiyor. Tüm gün dışarıda yorulan misafirlerin sessiz ve sakin bir şekilde dinlenmesi için özel olarak dekore edilen odalarda aradığınız tüm imkanları bulabilirsiniz. Akropolis manzaralı oda seçenekleri de sunan tesiste ayrıca kafeterya ve lezzetli içecekler alabileceğiniz bar da bulunuyor. Electra Hotel Athens Syntagma Meydanı yakınlarındaki tesis konaklamak için benim de seçimim oldu. Şehrin en hareketli ve popüler noktası noktası olan Ermou Caddesi üzerindeki tesisten Atina'da gezip görülmesi gereken çoğu yere yürüyerek kolayca ulaşmak mümkün. Tekrar Atina'ya gidecek olsam mutlaka otelin güncel fiyatına bakarım. Electra Metropolis Syntagma Meydanı'na yürüyerek birkaç dakikada ulaşabileceğiniz tesis lüks segmentte. Çevresi tarihi binalarla çevrili olduğu için eşsiz bir manzarası var. Üstelik bu manzarayı çatı katındaki şelaleli havuz ve güneşlenme terasında izlemek çok daha keyifli. Otantik ve yerel doku severlerin uğrak adresi, Atinalıların da ulaşım merkezi olması nedeniyle buluşma yeri olan Monastiraki bölgesi. Sokakları cıvıl cıvıl, gecesi gündüzü ayrı güzelliklere sahip bir bölge. Yunanlıların yaşayışını yakından görmek istiyor ve daha uygun bir bütçe ayırmak istiyorsanız burayı tercih edebilirsiniz. Monastiraki sokaklarında gezerken sokak lezzetlerini deneyebilir, birçok sokak satıcısının arasında dolaşırken eşsiz hediyelikler bulabilirsiniz. Atina'nın en renkli bölgelerinden biri olduğu için her türden insanla karşılaşmanız mümkün. Özellikle her pazar açılan bit pazarına mutlaka uğramalı ve birbirinden farklı ürünlere göz atmalısınız. Bölgenin dikkat çeken özelliklerinden biri de şüphesiz antika dükkanları. Yunan tarihine özgü hediyelik eşyaların yanı sıra antika kitap, plak ve dekorasyon objesini de burada bulabilirsiniz. Antikalara ve eski kitaplara düşkünlüğünüz varsa buradaki çeşitlilik arasında kaybolabilirsiniz. Gün boyunca hareketli olan bölge özellikle pazar günleri bit pazarına gelenler nedeniyle fazlasıyla kalabalık oluyor. Ama gece saatleri ile karanlık çökmeye başladığında sizi Parthenon manzaralı çatı barlarındaki yerel eğlence anlayışı bekliyor. Eğlence seven bir insansanız bu bölgede sizin için çok fazla yerel bar ve restoran olduğunu söylemeliyim. Ama buranın asıl keyfi \"souvlaki\" mekanları. Lezzeti ile dillere destan olan bir tür Yunan fast foodu diyebileceğim yemeği tattıktan sonra gecenize başlayabilirsiniz. Özellikle Monastiraki Meydanı çevresinde birçok yerde bu lezzeti deneyebilirsiniz. - Meryem Ana Kilisesi - Monastiraki Bit Pazarı - Monastiraki Metro İstasyonu kazıları - Ermou Alışveriş Caddesi - Hadrian Kütüphanesi - Attalos Stoası - Tzistarakis Camii Havalimanı ve diğer bölgelere ulaşım açısından şanslı olacağınız bir bölge. Havalimanına 3. Hat üzerinden kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. Üstelik her yere ulaşımın kolay olduğu bu bölgede konaklama fiyatları da uygun denilebilir. Bütçenize göre bir otel tuttuktan sonra ilk gün bölgeyi keşfedebilir, diğer günlerde toplu taşıma ile farklı mahallelerdeki turistik lokasyonları ziyaret edebilirsiniz. Monastiraki için birkaç dezavantaj söylemem gerekirse otel seçeneğinin az olmasından bahsedebilirim. Ama ben sizin için kalabileceğiniz en güzel ve nezih yerleri listeledim. Müsaitlik durumu, imkanlar ve bütçenize göre bu tesisler arasından içiniz rahat bir şekilde seçim yapabilirsiniz. Tatile çıkmadan \"Atina'da nerede kalınır?\" içeriğini okuduysanız listenize Monastiraki bölgesini de almışsınızdır. Plaka Hotel Monastiraki Metro İstasyonu`na sadece 2 blok uzakta olan tesis, ayrıca Atina'nın merkezi sayılan Sintagma Meydanı, Akropolis Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Ermou alışveriş bölgesi ve Monastiraki bit pazarına da yürüme mesafesinde. Athens Tower Hotel by Palladian Hotels Monastiraki Meydanı yakınlarındaki tesis, şehrin ünlü restoran ve barlarına da ev sahipliği yapıyor. Cazibe merkezlerine yürüme mesafesindeki otelin kahvaltısı ise Amerikan tarzında. Monastiraki Demiryolu İstasyonu, Monastiraki Metro İstasyonu, Roma Agorası'na yürüyerek kısa sürede ulaşmanız mümkün. The Dolli at Acropolis Şehir manzaralı odaları, açık yüzme havuzu ve lüks otel imkanları ile konforlu bir tatil yapmak isteyenler için ideal. Havaalanı transfer hizmeti alabileceğiniz tesis, Monastiraki Meydanı, demiryolu ve metrosuna yürüme mesafesinde yer aldığı için çevreyi keşfetmek için avantajlı bir lokasyonda. Genç gezginler ve sanat severler için Psyri bölgesini önerebilirim. Burası şehrin eski bölgelerinden biri ve yeterince elden geçirilmemiş. Bu nedenle hala ucuza kalacak yer bulabilirsiniz fakat yıllar sonra bu söylediklerim geçerli olmayabilir. Çünkü bölgedeki neoklasik tarzdaki evler yenilendikçe burası bir cazibe merkezi haline geliyor. Her geçen gün buraya uğrayan gençlerin ve atölyesini Psyri bölgesine taşıyan sanatçıların sayısı artıyor. Binalar yenilendikçe bu tarihi dokunun içinde eğlenceli ve sanat dolu bir atmosfer yaygınlaşıyor. Şu anda mekanlardan sokaklara taşan salaş ve rahat bir yer olduğunu söyleyebilirim. Gece kulüpleri, barlar, yeni açılan mağazalar derken bölgenin çehresi özellikle gençlere hitap ediyor. Bölge Yunanistan'ın yerelliği ve modern atmosferin eklektik bir yansıması. Tabi bu sosyo kültürel yapının en çok dikkat çeken yanı, güneş doğana kadar devam eden partiler ve eğlenceler. - Yunan Gastronomi Müzesi - Panaghia Kapnikarea Kilisesi - Pericles Heykeli - Akropolis - Parthenon - Plateia Iroon Atina'nın merkezi mahallelerinden olan Psyri, hareketli ve eğlenceli bir tatil planlıyorsanız tam size göre. Özellikle Demir Meydanı civarında asla sıkılmayacağınız birçok mekan bulabilirsiniz. Dans etmek için yeni insanlarla tanışabilir, uzo eşliğinde geleneksel Yunan ezgilerinde kendinizi müziğe teslim edebilirsiniz. Bölgenin yerel sakinleri geçmiş dönemde Naxos Adası`ndan buraya göç etmiş. Eski dönemde burası göçmenler nedeniyle sorunlu ve tekinsiz bir mahalle olduğundan bilerek yalnız bırakılmış. Bugün binaların yenilenmesi ve öğrencilerin ucuzluğu nedeniyle tercih etmesi bölgenin yapısını değiştiren etkenler arasında. Yani siz de ucuz ve eğlenceli bir yer arıyorsanız adresiniz Psyri olabilir. 19. yüzyılda devrimci ve kanun kaçaklarının, 20. yüzyıl başına kadar rembetikoların saklanma yeriydi. Bu arada rembetiko Yunanistan'da otorite karşıtları ve uyuşturucu bağımlılarına verilen isim. Bu asi geçmiş, bugün sokak sanatında kendini gösteriyor ve birçok yerde grafitiler bulunuyor. Ucuz konaklama yaparken Atina'nın turistlerin ilk tercihleri arasında olan Monastiraki'ye de yakın olabilirsiniz. Alışveriş yapmak için Atina pazarı ve Monastiraki bit pazarını ziyaret edebilirsiniz. Bölge değiştirmek için metroları kullanmanız mümkün. Burada sadece 5 dakika yürüyerek Monastiraki'ye ulaşabilirsiniz. Plaka bölgesindeki arkeolojik sit alanları ile turistik lokasyonlara buradan çoğunlukla yürüyerek ulaşabilirsiniz. Bu nedenle merkeze yakın olurken uygun fiyata konaklamak isteyenlerin ilk tercihi burası oluyor. Çevrede dolaşırken adadan gelen yaşlı göçmenler, eğlence ve lezzetli yemek için gelen turistlerle yerel halkı görebilirsiniz. \"Atina'da Ne Yenir?\" içeriğine göz atarak daha birçok ünlü neleri denemeniz gerektiğini öğrenebilirsiniz. Son olarak çocuklarınızla birlikte tatil yapacaksanız ya da geç saatlerde dolaşmak yerine uyumayı tercih ediyorsanız burası size uygun olmayabilir. \"Atina'da nerede kalınır?\" sorusuna yanıt verdiğim bu içerikte sizin için Psyri bölgesinden de üç tesis seçtim. Attalos Hotel, Ivis 4 Boutique Hotel, Royalty Hotel Athens tesisleri bölgenin en popülerleri arasında. Attalos Hotel \"Atina'nın kalbinde ikinci eviniz\" sloganıyla ünlenen tesis, tarihi dokusu ile görenleri büyülüyor. Monastiraki Metro İstasyonu ve Sintagma Meydanı gibi yolunuzun en çok düşeceği konumlara ise yürüme mesafesinde. Bu tesiste konaklarken yürüyerek ya da bisikletle her yere ulaşabilir aynı zamanda şehrin kaos ve gürültüsünden de uzak kalabilirsiniz. Ivis 4 Boutique Hotel Monastiraki Metrosu, demiryolu ve meydanına yakın olan tesis gelişmiş seçenekleri ile dikkat çekiyor. Fitness merkezi sayesinde sporundan geri kalmak istemeyen, transfer ve 24 saat açık resepsiyonu ile yardıma ihtiyaç duyan misafirlerini düşünüyor. Alakart, kontinental ve Amerikan usulü kahvaltı sunan tesis temiz ve nezih oluşuyla birçok turist için uygun. Royalty Hotel Athens Atina tatiliniz sırasında konforlu bir tesiste konaklamak istiyorsanız tercih edebileceğiniz seçenekler arasında. Her imkana sahip odalarında gece rahat bir uyku çekebilir sabah lezzetli kahvaltıyla güne başlayabilirsiniz. Monastiraki'nin ulaşım ve turistik lokasyonlarının birçoğu yürüme mesafesinde olduğundan şehri gezmek için tercih edebileceğiniz güvenli bir tesis. Lüks tatil yapmayı seviyorsanız Atina'nın bu bölgesi tam size göre. Tasarım ürünlerin satıldığı butikler, eğlence için lüks mekanlar ve restoranlar bu bölgede yer alıyor. Tabi her imkanı bulabileceğiniz mahallenin konaklama ve yeme-içme fiyatları pahalı. Bütçeniz elveriyorsa her türlü turist için uygun olduğunu söyleyebilirim. \"Atina'dan ne alınır?\" sorusunu yanıtladığım içerikte de görebileceğiniz birçok ürünü burada bulup alışveriş yapabilirsiniz. Akropolis'in kuzeydoğusundaki bu bölgenin turizm alanlarına da ulaşımı kolay olduğu için seyahatiniz sırasında çeşitli aktiviteler planlayabilirsiniz. Kolonaki bölgesini eşsiz yapan nokta ise Yunan sanatçılarını, müzeleri ve sanat galerilerini burada fazlasıyla bulabilecek olmanız. Atina'nın diğer bölgelerine göre popüler sanatçıların yerleşim yeri genellikle burasıdır. Kültür turları seviyorsanız rotanızı Kolonaki'ye çevirebilirsiniz. Tsakalof caddesinde kahve eşliğinde yapacağınız bir yürüyüşün ardından güne enerjik ve zinde başladıktan sonra kültür turu için sanat galerisi ve müzeleri görebilirsiniz. Çağdaş sanat eserlerini ve Yunan eserlerini bir arada görebilmek için mahalledeki Benaki Müzesini mutlaka ziyaret etmelisiniz. Tatilinizin bir gününü de Lycabettus tepesinden güneşin batışını izlemek ve harika manzaranın tadını çıkarmak için ayırmanızı öneririm. Kolonaki geçmiş dönemde yalnız, kurak bir araziden ibaretti. Fakat bu dönemde bile meydanın tam ortasında antik bir sütun yükseliyordu. Bu nedenle adına \"Küçük Kolon\" anlamına gelen Kolonaki denmiş. Bir buçuk metrelik sütunun geçmişte yalnız olduğu bölgede daha sonra lüks ve pahalı inşaatlar yapılarak çehresi tamamen değiştirilmiş. Bu nedenle mahallede dolaşırken etrafınızda ultra zenginleri görmek hiç de şaşırtıcı olmaz. - Goulandris Kiklad Sanatı Müzesi - Benaki Müzesi - Tsakalof Caddesi - Atina Savaş Müzesi Alışveriş yapmak için Voukourestiou ve Stadiou caddelerindeki tasarımcılara uğrayabilirsiniz. Fakat alışveriş yapmak istiyorsanız bunun için genellikle yüksek bir bütçe ayırmanız gerekiyor. Çünkü dünyaca ünlü markalar, pahalı mücevher dükkanları, sanat galerileri tamamen üst segmente hitap ediyor. Buradaki kafeler farklı konseptler üzerine kurulu. Bu nedenle caddelerde dolaşırken dikkat çekici döşenmiş çay ve kahve dükkanları sizi kendine çekecek. Gece saatlerinde eğlence için salaş barlar arıyorsanız Psyri sizin için uygun. Fakat sofistike, şık ve lüks kokteyl mekanlarından hoşlanıyorsanız Kolonaki'de birçok seçenek bulabilirsiniz. Caz müziğin ezgilerinin yayıldığı mekanlarda kadın ve erkekler en şık halleri ile salınır. Bu nedenle siz de yanınıza giyim kurallarına uygun kıyafetler almayı unutmayın. Syntagma ve Plaka'ya yürüme mesafesinde olan bölge, yokuş olduğu için toplu taşımaya binmek isteyebilirsiniz. 2. ve 3. metro hatları ile Kolonaki ile diğer bölgeler arasında direkt ya da aktarmalı seyahat edebilirsiniz. \"Atina'da nerede kalınır?\" diye soruyorsanız Kolonaki bölgesinde size The Modernist Athens, Hotel Lozenge, COCO-MAT Athens Jumelle tesislerini önerebilirim. Bölgenin en çok beğenilen yüksek puanlı tesisleri farklı bütçelere de hitap ediyor. The Modernist Athens Eski Kanada Büyükelçiliği'ndeki tesis, restoran hizmetinin yanı sıra konaklama imkanı da sunarak misafirlerini ağırlıyor. Kolonaki'nin ünlü Lycabettus Tepesi Kiklad Sanat Müzesi, Atina Müzik Salonu'na yürüme mesafesinde olduğu için farklı yerleri görmek isteyenler için ideal. Hotel Lozenge Atina'nın butik tasarım mağazalarının olduğu alışveriş merkezlerine yakın olmak istiyorsanız tercihiniz bu tesisten yana olabilir. Akdeniz mutfağının eşsiz lezzetlerini tadabileceğiniz restoranı ve Kolonaki Meydanı manzarası ile özenli bir yer olduğunu söyleyebilirim. Zevkli tasarlanmış dekorasyonu ve bisiklet kiralama hizmeti gibi seçenekleri ile misafirlerinin rahatı için her olanağa yer veren bir tesis. COCO-MAT Athens Jumelle Detaylı tasarlanan odaları, spor salonu, bahçesi ve barı ile tüm ihtiyaçlarınıza göre dizayn edilmiş bir tesis. Açık büfe kahvaltısında yerel lezzetlerin yanı sıra farklı ülkelerin tatlarını da bulabilirsiniz. Üstelik lüks tesisten yürüyerek ya da bisikletle Benaki Müzesi, Kiklad Sanat Müzesi ve Syntagma Meydanı`na kısa sürede ulaşmanız mümkün. Atina'da kalınacak ucuz oteller denildiğinde ilk akla gelen yer kesinlikle Koukaki değil! Burası daha çok satılık ve kiralık daireleri bulabileceğiniz bir iş bölgesi. Bu nedenle konaklama ihtiyacı genellikle günlük, aylık kiralık apartman daireleri ve apartlarla karşılanıyor. Atina'ya iş seyahati yapacaksanız sizin için burası uygun olabilir. Turistler için uğrak nokta olmayan mahalle, Atina'nın en elit ve temiz yerlerinden. Fakat dediğim gibi daha çok yerel insanların yaşadığı bir yer. Tabi bu demek değil ki turizm merkezlerine uzaksınız. Atina'nın en gözde yerlerinden olan Akropolis dahil birçok sit alanı ve müze buraya yakın. - Koukaki meydanında dolaşırken çevrenizdeki insanları gözlemleyerek modern yerel yaşamı tanıyın. - Geleneksel Yunan tavernalarında eğlenin. - Georgaki Olympiou ve Drakou caddelerinde turunç ağaçları eşliğinde dolaşın. - Ulusal Çağdaş Sanat Müzesi ve Ilias Lalaounis Takı Müzesi'ni gezin. - Akropolis, Dionysos Tiyatrosu, Athena Nike Tapınağı gibi önemli yerleri görün. Koukaki bölgesinin kalbi, ana meydanın yanı sıra araç trafiğine kapalı olan Drakou caddesinde atar. Çevrenizde yerleşik insanları görebileceğiniz, alışveriş yapıp yeni lezzetler deneyebileceğiniz bir yürüyüş alanı diyebilirim. Bölgenin güneybatısına doğru gittikçe daha fazla geleneksel yemek, uzo ve taverna sizi karşılamaya başlar. Olympiou caddesini özellikle akşam saatlerinde eğlenmek için tercih edebilirsiniz. Mahalleyi genel olarak değerlendirecek olsam uygun konaklama, kolay ulaşım ve sakinlik kelimelerini kullanırım. Eğlenceden alışverişe her imkan elinizin altında olsa da genellikle yerleşik insanlarla dolu olduğundan sakin. Turizm bölgelerine çoğunlukla yürüme mesafesinde ve otobüs, metro ile birçok yere aktarmasız gidiliyor. Yunan yemeklerinin lezzetiyle meşhur olan Koukaki bölgesi mütevazı yaşama sahip olduğu kadar konaklamak için uygun bir tesis bulmanıza da müsait. Ben sizin için güvenilir oteller arasından seçim yaptım. Müsaitlik durumunu kontrol ederek buralardan rezervasyon yaptırmanız mümkün. Seyahat öncesi yerinizi ayırtmak için \"Atina'da nerede kalınır?\" sorusuna yanıt ararken Koukaki bölgesinde konaklamaya karar verdiyseniz size önerebileceğim üç iyi tesis var. Hotel @Syngrou Fix Atina'yı tepeden izlemek istiyorsanız mutlaka bu tesisin çatıdaki snack barını görmelisiniz. Ulusal Çağdaş Sanatlar Müzesi gibi şehrin cazibe merkezlerine açılan manzaralı odalardan yer ayırtmak için erken davranmanız gerekebilir. Heritage Hill Hotel Şehir manzarası ya da teras odaları gibi farklı seçenekler sunan tesiste konforlu bir tatil geçirebilirsiniz. Üstelik kahvaltınızı damak tadınıza uygun olması için İngiliz, İrlanda ya da İtalyan usulü seçme imkanınız da var. Syngrou/Fix ve Neos Kosmos metro istasyonuna yürüme mesafesindeki tesisin çevresinde cazibe merkezleri de bulunuyor. Athenaeum Intercontinental Atina'nın iş bölgesinde yer aldığı için lüks imkanlarda donatılmış bir tesis. Şehre sadece turistik amaçlarla gelenlerin değil iş seyahati yapanların da tercihleri arasında. Ödüllü restoranları ve misafirlerine rahatlama imkanı sunan SPA merkezi ile günün yorgunluğunu atmanın binbir yolunu sunuyor. Adını 1857 yılında kurulan ve 1984 yılına kadar çalışan bir gaz fabrikasından alan Gazi mahallesi, şehrin en bilinen gece kulüplerine ev sahipliği yapıyor. Kültür, sanat, eğlence ve marjinal mekanlar arayan genç gezginlerin ucuza konaklamak için tercih edebileceği bir yer. Gazi mahallesi ile ilgili ilginç bir bilgi vermem gerekirse Hitler döneminde Almanların bomba atmadığı tek yer diyebilirim. Parthenon'a çok yakın olduğundan İkinci Dünya Savaşı zamanında anıta zarar gelmemesi için bombaların hedefi olmadı. Bu nedenle her ne kadar yenilense de eski ve tarihi binaları görmeniz çok olası. - Atina Teknokenti olan Technopolis'teki etkinliklere katılın ya da tesisi dolaşın. - Lakou, Persephonis, Dekeleon, Voutado sokak barlarında oturun. - Gazarte'de sinema filmleri izleyebilir, müzik dinleyebilir ya da sanat eserlerini inceleyebilirsiniz. Uzun yıllar gaz fabrikasından çıkan dumanlar nedeniyle kararan ve kötü görünen evler, belediyenin el atması ile yepyeni bir görünüme kavuşmuş. Tabi binalar yenilenirken bölgenin kalitesi ve lüksü de artmış. Bu nedenle her geçen gün fiyatları yükseliyor. Mahallenin yenilenmeye başladığı dönemde sanatçılar ve müzisyenler buraya yerleşmeye başlamış. Bu nedenle de zaman içinde kültür sohbetleri ve mekanlarının sayısının arttığı marjinal bir alana dönüşmüş. Kapatılan gaz fabrikası da bugün Atina'nın en çok görülesi mekanlarından olan \"Teknopolis \" isimli bir konser salonuna dönüştürülmüş. Şehirde mutlaka eski gaz fabrikasından dönüştürülen konser salonunda etkinliklere katılmalısınız. \"Atina'da Ne Yapılır?\" konusunda daha fazla bilgi almak için içeriğime göz atabilirsiniz. Uzun yıllar bir köşede kalan mahalle ulaşımı uzak olduğu için yerel halk ve taşınan sanat çevresiyle sınırlıydı. 2007 yılında açılan metro istasyonu ile bölgeye ulaşım kolaylaşınca ziyaretçilerin sayısı ile birlikte mekan sayısı da arttı. Marjinal kişiler, hippiler, sanatçılar, LGBTQ+ kişilerin eğlenmek ve yaşamak için tercih ettiği bir mahalle halini aldı. Bu sebeple genel sosyal yapı olarak eğlenceye ve çılgınlığa çok açık bir bölge. Aileler ve romantik tatil planlayan çiftler için pek uygun diyemem. Uygun fiyatlı konaklama, yeme içme, eğlence, müzik, dans ve sosyallik arıyorsanız Gazi mahallesi tesislerinde kalabilirsiniz. Üstelik turizm merkezlerine genellikle 15-30 dakikalık yürüyüşle ulaşarak farklı aktiviteler de yapabilirsiniz. \"Atina'da nerede kalınır?\" içeriğinde son bölgemiz olan Gazi mahallesinde de sizin için fiyat-performans değerlendirmesinde üst sıralarda olan üç otel önerim var. Bu tesisler arasında apart tarzında yerler de var. Athens-Gazi Apartments Ağaçlıklar içinde bir bahçe manzarası sunan işletme, konumuyla da Gazi mahallesinin en iyi yerleri arasında. Klimalı odaları ile yaz aylarında Akdeniz sıcağından koruyan işletme, bir ev gibi dizayn edilmiş odalara sahip. Kendi yemeğinizi pişirmek istiyorsanız fırın, set üstü ocak ve kettle gibi imkanları kullanabiliyorsunuz. Athenian Spirit Agora ve Teknopoli'ye yakın olan bir diğer işletme de Athenian Spirit. Apart tarzında düzenlenen odaları ile tatildeyken bile evinizin konforunu bulabilirsiniz. Uygun fiyatı ile bütçenizi rahatlatırken geniş terası ile manzaraya karşı dinlenmek içinizi rahatlatıyor. Hephaestus Tapınağı, Monastiraki Bit Pazarı ve Monastiraki Meydanı gibi Atina'nın turistik lokasyonlarına bisiklet, yürüme ya da toplu taşıma ile ulaşmanız mümkün. 47 Luxury Suites Bar ve restoranlara yakın olup gece saatlerinde eğlenceden dönerken hızla otelinize ulaşmak istiyorsanız burası sizin için ideal. Akropolis manzaralı çatı bahçesi gece ve gündüz ayrı güzellikte manzaralar sunarken kapsamlı düşünülmüş odaları yüksek konfor vadediyor. Atina'da nerede kalınır rehberimize biraz bireysel deneyimler ile devam etmek istiyorum. Ben Atina'ya normal Avrupa içi gezilerimden farklı olarak 2 gece 3 günlüğüne, biraz daha hafta sonu kaçamağı mantığı ile gittim. Bu nedenle de konaklama yapacağım bölge seçimimi tam merkezden yana kullanmak istedim. Zaten bireysel seyahat alışkanlıklarımı az çok bilen takipçiler benim otel tercihlerimi şehrin tam merkezinde, belki çok pahalı olmasa da temiz ve yine kaliteli yerlerden yana kullanmaya çalıştığımı bilirler. Yeme içme, eğlence gibi konulara harcayacağım bütçeleri ben konaklama yapacağım otellerden yana ayırmayı seviyorum. Otelden adım attığım anda zaman kaybetmeden, toplu taşıma ile çok fazla uğraşmadan hatta toplu taşımaya da ayrıca bütçe ayırmadan gezip görülecek yerlere ulaşmak, şehrin hareketi içerisinde bulunmak oldukça keyifli. Atina'da da bu mantıkla otel tercihimi Atina gezilecek yerler listemizdeki en merkezi ve popüler yerlerden Sintagma Meydanı'nın karşısında, yine şehrin en önemli ve hareketli alışveriş caddesi olan Ermou üzerinde yer alan 4 yıldızlı Electra Hotel Athens'den yana kullandım. İlk olarak bu bölgeye yani Sintagma Meydanı'na yakın noktada konaklamak size havaalanı ulaşımı konusunda büyük kolaylık sağlıyor. Ben otele ulaşırken toplu taşımayı tercih ettim. X95 otobüsleri de metro da şehir merkezinde bu meydana geliyor. Tabi şehirden ayrılırken yaptığım gibi havaalanı transferleri gibi özel ulaşımları tercih ederseniz merkezde konaklamak da bir avantaj. Yaklaşık 4000 ziyaretçi değerlendirmesi sonucunda 10 üzerinden 8,7 gibi çok iyi bir puana sahip olan Electra Hotel Athens yukarıda da bahsettiğim gibi şehrin en merkezi yerlerinden birinde bulunan, Atina'nın en popüler 4 yıldızlı otellerinden bir tanesi. Atina zaten çok büyük şehir değil ama Electra otelinin bulunduğu noktadan Monastiraki, Psyri, Roma Agorası, Anafiotika, Ulusal Bahçe, Panaghia Kapnikarea Kilisesi, Benaki Müzesi ve Akropolis gibi hemen hemen şehrin en önemli noktalarına çok kısa yürüyüşler ile ulaşmak mümkün. Ulaşım kolaylığı dışında otelin sahip olduğu odalar son derece temiz, modern dekore edilmiş ve bana göre fazlasıyla yeterliydi. Hatta oda camından dışarı baktığınızda sağınızda Sintagma Meydanı ile Parlamento Binası'nı, solunuza baktığınızda ise ünlü Ermou Caddesi'ni görebilirsiniz. Tabi sakinlik ve huzur isteyen gezginler için bu durum bazen can sıkıcı olabilir zira Ermou şehrin en hareketli noktası. Çoğu dükkanın kapalı olduğu pazar günleri bile bölge binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Cadde üzerinde yer alan insan kalabalığının yanı sıra sokak sanatçılarının sesleri de zaman zaman odaya ulaşabiliyor. Otelin kahvaltısının da sunulduğu restoranın ise ayrı bir önemi var çünkü kahvaltının sunulduğu terasa çıktığınız anda şehrin dünyaca ünlü Akropolis manzarası sizi karşılıyor. Yeme içme konusunda zaten Atina daha doğrusu Yunanistan biz Türklere çok keyifli vakit geçiriyor. Otel kahvaltısında da bu avantajı, yiyecek çeşitliliğini görebilirsiniz. Bizim gibi yurt dışı gezilerinde kahvaltıyı basit bir öğün olarak geçiştiren gezginlere bile oldukça keyifli bir kahvaltı imkanı sunuyor otel. Kısacası ben kendi konaklama deneyimimden oldukça memnun kaldım. Eğer siz de benzer bütçeye sahipseniz, şehrin bu en hareketli noktasında konaklamak isterseniz Electra Hotel Athens'i konaklamak için değerlendirebilirsiniz. Otel hakkında detaylı bilgi almak ve rezervasyon yaptırmak için tıklayın. 1. Omonoia, Metaxourgeio ve Larissa yakınlarında kalmayın! Sizin için önerdiğim yerler dışında seçim yapmak istiyorsanız güvenlik nedeniyle kesinlikle bu bölgeler dışında bir yere karar verin. Hele Omonia polisin bile giremediği kadar tehlikeli bir getto mahallesi. 2. Atina'yı keşfetmek için 2-3 gün yeterli. Şehrin turistik yerlerini ve tarihi mekanlarını görmek için merkezi bir yerde konaklıyorsanız 2-3 gün içinde görmeniz gereken her yeri gezmiş olabilirsiniz. Şehirde toplu taşıma gelişmiş olsa da genel olarak her yere yürüyüş yaparak ulaşabilirsiniz. Bisiklet ve scooter kiralamak yaz aylarında sizi terlemekten koruyabilir. Zaten birçok ünlü sokak trafiğe kapalı olduğundan araçla zorlanabilirsiniz. 4. Yerel lezzetleri denemek için Plaka ve Koukaki'ye gidin. Yunan yemeklerini ve içeceklerini denemek istiyorsanız tercihinizi bu bölgelerdeki işletmelerden yana kullanın. Plaka merkezi ve lüks olduğu için fiyatları biraz daha pahalıdır. \"Atina'da nerede kalınır?\" içeriğinde kısaca havalimanından ulaşım seçeneklerini de anlatmak istiyorum. Daha detaylı bilgi edinmek için \"Atina Havaalanı Şehir İçi Ulaşım\" içeriğine göz atabilirsiniz. Atina Uluslararası Havalimanı Eleftherios Venizelos'tan bölgelere şunlarla ulaşım sağlayabilirsiniz. Agia Marina Atina Uluslararası Havalimanı arasında çalışan 3 numaralı metro ile seyahat edebilirsiniz. 50 dakika içinde şehrin merkezi olan son durak Aghia Marina'da olabilirsiniz. Konakladığınız bölgeye göre daha erken inip otelinize varabilirsiniz. 06.30 ile 23.30 arasında bu hattı kullanabilirsiniz. X93 Kifissos KTEL İstasyonu, X95 Syntagma Meydanı, X96 Piraeus Limanı, X97 Elliniko Metro İstasyonu ile havaalanı arasında çalışan otobüsler. Bu otobüslerle ortalama 45 dakika 1 saat içerisinde son durağa kadar ulaşmak mümkün. Proastiakos denilen trenlerle de havalimanından bölgelere ulaşım sağlamanız mümkün. Atina Havaalanı-Atina Merkez Tren İstasyonu / Larissis İstasyonu arasında yolculuk yaparken metro duraklarını aktarma için kullanabilirsiniz. Airport pick up denilen havalimanı transferleri, bazı otellerde ücretli bazılarında ücretsiz olarak verilen bir hizmet. Booking. com üzerinden incelediğiniz tesisin ücretli-ücretsiz servis imkanları hakkında bilgi alabilirsiniz. \"Atina'da nerede kalınır?\" sorusuna yanıt verdikten sonra en ideal gezme yöntemlerinden de bahsetmek istiyorum. 2000 yılındaki Olimpiyat Oyunları öncesinde şehrin geliştirilen toplu taşıma ağı bugün neredeyse her yere aktarmasız ulaşım imkanı sunuyor. Metro, tramvay ve otobüsler en çok kullanılan toplu taşıma araçlarından. Kazılar sırasında ortaya çıkan eserlerin yerinde sergilendiği metro durakları, yolu müzede geziyormuş hissi yaşatıyor. Bu nedenle işiniz düşmese de mutlaka metro ile bir kere yolculuk yapmayı denemelisiniz. Üstelik 1 numaralı hattı kullanarak Pire Limanı`ndan feribota da binebilirsiniz. Nostaljik bir yolculuk yaparak sahile doğru Akdeniz güneşinde ilerlemek gününüzü güzelleştirebilir. Bu nedenle tramvayları kısa mesafelerin yanı sıra sahile giderken de kullanabilirsiniz. X ile başlayan otobüsler sayesinde bölgeler arasında dolaşabilir ya da şehir içinde yer değiştirebilirsiniz. Otobüsler dahil tüm toplu taşıma araçlarında kullanmak için durak gişeleri ya da otomatlardan bilet almanız mümkün. Özellikle 2000'li yıllarından başından beri sürdürülen kentsel dönüşüm nedeniyle Atina konaklama açısından birçok farklı seçeneğe sahip. Eskiden güvenli görülmeyen Gazi ve Psyri mahalleleri bugün turistlerin odak noktasında. Sizin için seçtiğim bölgelerde konaklama yaparak harika bir tatil geçirebilirsiniz. Atina otel fiyatları semtin turistler tarafından ne kadar çok tercih edildiği, genel özellikleri, yaşayan kesim, merkeziyet ve turizm merkezlerine yakınlık gibi birçok faktöre göre değişiyor. Kış aylarında turist sayısı azaldığı için fiyatlarda düşüş yaşansa da yılın geri kalanı fiyatlar yüksek. Tabi bölgeye göre ucuz alternatifler bulunuyor. Booking. com seyahat öncesi araştırma yapmanız için en iyi platform. Kullanıcı yorumları, otel bilgileri, tarihe göre fiyatlandırma ve imkanlar hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz. Üstelik en iyi fiyatı garanti ederken ücretsiz iptal seçeneği de sunuyor. Bu nedenle son dakika plan değişikliği yapmanız gerekirse sorun yaşamazsınız. Yunanistan'ın güzide şehri \"Atina'da nerede kalınır?\" sorusuna detaylı olarak yanıt verdim. Şimdi içerik boyunca anlattıklarımı kısaca özetleyeyim. Bütçe benim için önemli değil ben şehrin merkezinde ve lüks içinde olmak istiyorum, cazibe merkezleri yürüme mesafesinde olsun diyorsanız Plaka'da kalın. Ben bunların hepsini istiyorum ama bütçem fazla değil diyorsanız da Syntagma meydanı çevresinde bir yerde kalabilirsiniz. - Plaka'da lüks konaklama isteyenlere önerim Electra Palace Athens olur. - Syntagma'da benim de konakladığım Electra Hotel, öneri listemin başında. Sabah erken saatlerde uçağınız varsa ya da Yunan adalarına sıklıkla gitmek istiyorsanız ulaşım konusunda iyi olan Monastiraki'yi tercih edebilirsiniz. Gece kulüpleri, eğlenceli barlar ve marjinal insanların olduğu dinamik bir yerde konaklamayı hayal ediyorsanız kesinlikle Psyri listenin başında olmalı. Sessiz, sakin, merkeze ulaşılabilir konumda konaklama tesisi arıyorsanız Kolonaki ya da Koukaki'yi tercih edebilirsiniz. Kolonaki eğlence hayatı konusunda daha aktif olsa da Psyri ve Gazi mahallelerine göre daha sakin ve sofistike. Bütçenize uygun ve eğlenceli bir yer arıyorsanız, farklı tarzda ve kültürde insanlarla tanışmayı seviyorsanız Gazi mahallesinden yana seçiminizi yapabilirsiniz. Benim Atina gezimden edindiğim gözlemler ve önerilerim bunlar. Peki sizce Atina'da nerede kalmalı? Kimin için hangi bölge daha uygun? Yorumlarda bu konuda araştırma yapanlar için fikirlerinizi paylaşabilirsiniz. \"Atina'da nerede kalınır?\" konusunu detaylı olarak ele aldıktan sonra bu konu hakkında en çok sorulan sorulara da kısaca yanıtlar verelim. Turistik lokasyonlara yakın olmak ve şehrin merkezinde bulunmak için Plaka ya da Syntagma Meydanı çevresini tercih edebilirsiniz. Zaten ikisi birbirine çok yakın olduğundan genellikle bir kabul edilir. Psyri uygun konaklama fiyatları, restoran ve barlardaki ucuz içecekler, eğlenceye kolay ulaşılması nedeniyle bütçesi sınırlı olan genç gezginler için ideal. Yerel yaşam ve sakinliğin belirgin olduğu Kolonaki, çocuklu ailelerin konaklaması için en uygun yer. Partilere katılmak ve çılgınca zaman geçirmek istiyorsanız kalmanız gereken mahalle Psyri."}
{"url": "https://gezipgordum.com/barselona-gezilecek-yerler", "text": "Güçlü kültürü ve rengarenk yaşamı ile Avrupa'nın en özel turizm merkezlerinden biri olan Barselona, muhteşem mimari yapıları ve enfes yemek kültürü ile her yıl yüz binlerce turist ağırlıyor. Eğer siz de yakın bir gelecekte bu güzel şehre bir seyahat planlıyorsanız muhtemelen en merak ettiğiniz konuların başında Barselona gezilecek yerler listesinde yer alan yerler olmalı. Her gezginin kendine has favori noktaları vardır. Barselona ise tıpkı Amsterdam gibi benim sürekli gezip bıkmayacağım yerlerden bir tanesi. Fırsatım oldukça severek gitmek isteyeceğim bir yer Barselona. Avrupa'daki genel insan yapısına nazaran sıcak kanlı insanları, gezmekten keyif alacağınız dünyaca ünlü Gaudi eserleri ve birbirinden lezzetli yemekleri ile Barselona bana göre gezip görülecek muhteşem bir destinasyon. Üstelik sahip olduğu güzel plajları ile de dileyen gezginler hem deniz hem kültür tatilini bir arada yaşayabilecekleri bir yer. Sabah etkiyici turist yapılar arasında zaman geçirip öğleden sonra deniz keyfi yapıp akşam ise Barri Gotic'in keyifli sokakları arasında gezebilir, güzel bir akşam yemeği yiyebilir, günü muhteşem bir Flamenko gösterisi izleyerek sonlandırabilirsiniz. Eğer siz de yakın bir zaman diliminde İspanya'nın bu güzel turizm merkezine bir gezi planlıyor ve kendinize rehber edinecek bir kaynak arıyorsanız doğru yerdesiniz. Barselona gezilecek yerler rehberi yayına ilk alındığı 2012 yılından bu yana her yıl binlerce gezginin okuduğu bir rehber. Yazı boyunca gezilecek yerlerle ilgili bilgi ve fotoğrafların yanı sıra konaklama, alışveriş, ulaşım, yeme içme gibi diğer önemli konularda da bilgi ve tavsiyeler bulacaksınız. Barselona'da konaklama yapabileceğiniz bölgeler konusunda bilginiz yoksa Barselona'da nerede kalınır? başlıklı yazımı da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Otel tavsiyesi isterseniz son seyahatimde konakladığım Ayre Hotel Gran Via güzel bir tesis, inceleyebilirsiniz. Havaalanı otobüsleri otelin hemen önünde duruyor. Şehir içi ulaşımda ise metro ile her yere kolayca gitmek mümkün. Bu otel dışında daha merkezi ve kaliteli bir yer arıyorsanız Royal Ramblas adlı otele göz atabilirsiniz. La Rambla'nın girişinde yer alan otel şehrin en canlı ve hareketli noktasında yer alıyor. Barselona özellikle yaz aylarında çok kalabalık bu nedenle uzun kuyruklarda beklememek için özellikle Sagrada Familia biletinizi önceden satın almayı unutmayın! Akşam eğlencelerinin vazgeçilmesi ise Flamenko gösterileri. Özellikle bazı popüler gösterilerin biletleri çok öncede tükeniyor, dikkat edin. Barselona gezilecek yerler rehberi boyunca İspanya'nın turizm başkenti Barselona'da gezip görülmesi gereken en önemli 35 yer hakkında çok detaylı bilgiler paylaşacağım. Adı geçen tüm bu yerlerin harita konumlarını Barselona Gezilecek Yerler Haritası bölümünde topluca bulabilirsiniz. Barselona'nın simgelerinden birisi olan ve UNESCO Listesinde de yer alan Sagrada Familia Bazilikası, şehrin popüler olmasına katkıda bulunan ünlü mimar Antoni Gaudi'nin en büyük eseri olarak gösteriliyor. Aslında bazilikanın yapımı için San Jose Dindarları Birliği önce Francisco de Paula de Villar y Lozano ile anlaşmış. Ancak iki taraf arasında fikir ayrılıkları ortaya çıkınca, proje 1883 yılında Gaudi'ye devredilmiş ve kaza sonucu yaşamını yitirdiği 1926 yılına kadar yapıya deyim yerindeyse hayatını adamış. Bazilikaya, büyük ustanın ölümünün ardından yarım kalmış olmasına rağmen günümüzde Barselona gezilecek yerler listesine mutlaka alınması gereken yapılardan birisi gözüyle bakılıyor. Siz de bu gösterişli yapıya zaman ayırırsanız, gezintinizin odak noktasına Büyük Çile Kapısı, İsa'nın Doğum Cephesi, Mezar Odası, Çan Kuleleri, Sarmal Merdivenler bölümlerini alabilirsiniz. Barselona'nın kuzey kesiminde yer alan, 13 bin kişilik bir kapasiteye sahip Sagrada Familia, şehirdeki diğer tüm anıtların üzerinde yükselen 18 adet ince kulesi ile tüm bölgeye hakim konumda. Yapımı neredeyse 140 yıldır devam eden eser, hala yapım aşamasında olmasına rağmen halka açık. Sagrada Familia özellikle turistlerin bölgeye akın ettiği tatil sezonlarında oldukça kalabalık olabiliyor. Bundan dolayı katedrali görmek için çok uzun kuyruklarda beklemek durumunda kalabilir ya da yapıyı yalnızca dışarıdan izlemekle yetinmek zorunda kalabilirsiniz. Yapının iç mekanını görmek için Sagrada Familia Hızlı Giriş Bileti linki üzerinden biletinizi satın alarak gezi planınızı daha kolay yapabilirsiniz. Barselona şehir içi ulaşımı konusunda gezginlere bir çok alternatif sunuyor. Metro sistemini kullanarak şehir genelinde kolayca dolaşabilirsiniz. Sagrada Familia'nın hemen yanında da istasyon var. Metronun dışında Barselona'da en çok kullanılan ulaşım araçlarının başında hop on hop off yani üstü açık turistik otobüsler geliyor. Şu ana kadar birçok turistik şehirde bu otobüsleri kullansam da şehir genelinde en organize şekilde hizmet veren ve turistlerin kolayca gezmelerini sağlayan sistem Barseloana'da bulunuyor diyebilirim. Siz de dilerseniz hop on hop off otobüs bileti satın alarak Barselona gezilecek yerler listesi boyuna tanıttığım hemen hemen tüm önemli yerlere oturduğunuz yerden, gezerek kolayca ulaşabilirsiniz. Bir diğer Antoni Gaudi eseri olan Park Güell; renkli, neşeli görünümü ve ilginç mimarisi ile gerçeküstü güzelliğe sahip. UNESCO Dünya Mirası olan park, 1900 ve 1914 yılları arasında yapılmış ve o da tıpkı Sagrada Familia gibi Gaudi'nin mimari özgünlüğünü yansıtıyor. Parkın hikayesi ile başlamak gerekirse, Barselona'nın en zengin sanayicilerinden biri olan Eusebi Güell, ünlü mimar Gaudi'den Katalan modernizmini yansıtan 60 konutluk bir site yapmasını istemiş, ancak bu proje yarım kalmış. Doğayı yansıtan figürleri ve canlı renkleri ile büyüleyici bir mekan olan Park Güell, başlangıçta devrim niteliğinde bir konut sitesi olarak tasarlanmıştı ama projeye yatırım yapılmadığı için yerel konseye bağışlanmış ve 1922 yılında halka açık bir parka dönüştürülmüş. Günümüzde ise parkta adeta bir oyun parkını andıran mağaralar, su parkını andıran eğlenceli yapılar, köprüler ve parkın dinamizmini yansıtan renkli seramiklerle kaplı yapılar ve dolambaçlı merdivenler ziyaretçileri adeta büyülüyor. Muhteşem teras, şehrin ve denizin panoramik manzarasını gözler önüne serken parkta ayrıca Gaudi'nin yaşadığı ev de yer alıyor ve günümüzde Gaudi'nin eserlerinin sergilendiği Gaudi Müzesi olarak ziyaretçilere hizmet veriyor. Müzeyi ziyaret ettikten sonra dilerseniz müzenin yeşil parkında da vakit geçirebilir, gezinize keyifli bir mola verebilirsiniz."}
{"url": "https://gezipgordum.com/budapeste-gezilecek-yerler", "text": "Orta Avrupa'da Budapeşte'ye doğru bir yolculuğa çıkacaksanız bu etkileyici şehri gezerken onun sürekli başka bir yönünü keşfedeceğinize şüpheniz olmasın. Bu nedenle seyahatinizden önce Budapeşte gezilecek yerler listesi oluşturmak size daha planlı ve doyumlu bir şehir turunu garanti edebilir. Avrupa'daki en romantik, ışıl ışıl ve enerjik şehirlerinden biri olan Budapeşte, ziyaretçilerini hem nostaljik hem modern havasıyla kendine hayran bırakıyor. Budapeşte gezginleri için hazırladığım gezi rehberinde bu güzel şehrin en popüler yerleri hakkında detaylı ve faydalı bilgilere ulaşmanız mümkün. Gezilecek yerler dışında konaklamadan ulaşıma, yeme içmeden alışverişe kısacası verimli bir seyahat boyunca ihtiyacınız olabilecek tüm önemli bilgilere yazı boyunca ulaşabilirsiniz. Umarım birçok gezgin gibi bu içerik size de yarar sağlar ve Macaristan'ın başkenti Budapeşte'yi doya doya gezdiğinizi hissederek dönersiniz. Budapeşte'de hangi bölgede konaklama yapacağınıza karar vermediyseniz Budapeşte'de nerede kalınır? başlıklı yazımı da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Otel tavsiyesi isterseniz son seyahatimde konakladığım Callas House güzel bir tesis, inceleyebilirsiniz. Andrassy Bulvarı üzerinde yer alan tesisten şehirde gezip görülecek çoğu önemli yere yürüyerek ulaşmak mümkün. Eğer yine şehrin merkezinde alternatif bir tesis önerisi isterseniz Casati Budapest Hotel Superior adlı otele göz atabilirsiniz. Keyifli bir Budapeşte tatili için hop on hop off otobüs turlarına ve Tuna Nehri'nde düzenlenen yemekli tekne turlarına göz atmayı unutmayın! Budapeşte gezilecek yerler yazısı boyunca birçok etkileyici anıyla döneceğiniz, şehirdeki en popüler 28 yer hakkında bilgi vereceğim. Bu noktaların harita konumlarını yazı devamındaki Budapeşte gezilecek yerler haritası bölümünde topluca bulabilirsiniz. Listede adı geçen yerlerin ziyaret saatleri ve ücretler sürekli olarak değişebiliyor, bu konudaki en sağlıklı bilgileri gezi noktalarının resmi web sitelerinden edinebilirsiniz. Budapeşte denildiğinde akla ilk gelen yerlerden biri, şehrin sembolik ve tarihi yapılarından olan Buda Kalesi. UNESCO Dünya Mirası listesine de giren Buda Kalesi, geçmişi 13. yüzyıla dayanan, barok mimarisinin güzelliği ve devasa büyüklüğüyle göz kamaştıran bir yapı. Geçmişte Macar krallarının sarayı olan ve şehrin korunması için inşa edilen Buda Kalesi kompleksinde bugün müzeler, kütüphane, galeri, kilise, restoran, kafe gibi gezip dolaşabileceğiniz ve vaktinizi değerlendirebileceğiniz birçok yer bulunuyor. Bu arada şehrin Buda yakasındaki en güzel seyir noktalarından birine kurulmuş olması da kalenin barındırdığı etkileyici unsurlara bir yenisini daha eklemiş. Teras katından görünen harika Budapeşte manzarasına ise bakmaya doyum olmuyor. Budapeşte'de görülmesi gereken yerler arasına Buda Kalesi'ni mutlaka eklemenizi tavsiye ederim. Buda Kalesi başta olmak üzere şehirdeki tüm önemli yerleri rehber eşliğinde gezmek isterseniz Budapeşte: 3 Saatlik Şehir Turu'na katılabilirsiniz. Tuna Nehri'ne bakan, yapımında 40 kilo altının kullanıldığı devasa büyüklükteki Parlamento Binası, Budapeşte'ye ihtişamlı bir görünüm kazandıran yapılar arasında öne çıkıyor. Parlamento Binası, sadece Budapeşte'nin değil, Macaristan'ın ve dünyanın da sayılı binalarından biri ve dünyanın en büyük 3. parlamentosu olma özelliğini taşıyor. Neogotik stili ile ilgiyi üzerinde toplayan binanın tarihi de öyle yüzyıllar öncesine dayanmıyor. 1904 yılında kullanıma açılan binanın ne kadar büyük olduğunu gözünüzde daha iyi canlandırabilmeniz için parlamentoda tam 691 tane oda, 27 adet giriş ve 10 kadar da avlu olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca Budapeşte'de Parlamento Binası ile Aziz İstvan Bazilikası, 96 metrelik yükseklikleri ile şehrin merkezindeki en yüksek iki yapı. Aynı boyda inşa edilmelerinin bir anlamı da var: Siyaset ve manevi duygular arasında denge kurulması gerektiğine vurgu yapılmak istenmiş. Macarların gurur duyduğu yapılardan biri olan Parlamento Binası, Macar demokrasisini de sembolize ediyor. Yani sadece mimari açıdan değil, ulusal kimlik bakımından da ülke tarihinde çok önemli bir yere sahip. Meclisin toplanmadığı günlerde ziyaretçiler çeşitli turlara katılıp bu görkemli yapının içini de gezebiliyor. Dış ve iç süslemeleri ile en şatafatlı binalardan biri olarak inşa edilen Parlamento Binası, bence Budapeşte gezilecek yerler listesinde ön sıralarda bulunmayı hak ediyor. Budapeşte'de gezilecek yerler listesine şehrin en sembolik yapılarından biri olan Aziz Stefan Bazilikası'nı da ekledim. Tarihinden göz kamaştırıcı mimarisine ve içinde düzenlenen etkinliklere kadar Aziz Stefan Bazilikası, gezginlere tam bir turistik şölen sunuyor. Macaristan'ın ilk kralı Stephen anısına inşa edilen Aziz Stefan Bazilikası, yapım aşamasında yaşanan bazı olumsuzluklar nedeniyle yaklaşık 50 yılda tamamlanabilmiş. 1906 yılında açılan kilisenin dikkat çekici özelliklerinden biri de 3 farklı mimarın bazilikanın yapımında çalışmış olması. Aziz Stefan Bazilikası neoklasik tarzda yapılmaya başlanmışsa da sonradan yapının mimarisi Neo-Rönesans stiline döndürülmüş. Dış ve iç dekorasyonun zenginliği hemen göze çarpıyor. Kiliseden içeriye girdiğinizde içerideki ulvi havadan ve ihtişamdan etkilenmemeniz pek de mümkün değil. Tavanlara altın yaldızlarla işlenmiş freskler, devasa pencerelerden içeriye süzülen doğal ışık, rengarenk mermer sütun ve çok sayıda sanat eseri kiliseye büyüleyici bir görünüm veriyor. Budapeşte'nin Pest bölgesinde, yani tam da şehrin merkezinde yer alan kilise, zeminden tavana kadar her yerde dikkatle keşfedebileceğiniz çok sayıda detaya sahip. Kubbesi ise 364 tane merdiveni çıkmaya değecek kadar güzel bir şehir manzarasını seyretmeye davet ediyor. Yine de gözünüz korkmasın, asansör de var. Kiliseye bağış yapabilirsiniz ancak normalde girişi ücretsiz. Kubbeye çıkmak içinse bilet almanız gerekiyor. Ayrıca pazartesi günleri kilisenin çok etkileyici akustik ortamında konserler veriliyor. Budapeşte'de görülmesi gereken yerler listesi oldukça kabarık ancak özellikle muhteşem üçlünün son üyesinden bahsetmek istiyorum: Zincir Köprü; Parlamento Binası ve Aziz Stefan Bazilikası ile birlikte kentin 3 önemli simgesi arasında gösteriliyor. Szechenyi tarafından 1842-1849 seneleri arasında inşa ettirilen Chain Bridge, adını ilginç bir görüntü sunan asma zincirlerinden almış. Bu tarihi ve etkileyici yapı, Budapeşte'yi Pest ve Buda bölgeleri olmak üzere ikiye ayıran Tuna Nehri'nin üzerinde uzanıyor. Zincir Köprü orijinal ismi olsa da Macar halkı ona Aslanlı Köprü de diyor çünkü köprünün ayaklarında ve girişlerinde aslan heykelleri var. Köprü İkinci Dünya Savaşı'nda çok büyük hasar görerek yıkıldıktan sonra orijinal tasarımına uygun bir şekilde yeniden inşa edilmiş. Köprünün şehrin tarihinde önemli bir yer edinmesinin nedenlerinden biri de Buda ve Peşte'yi birbirine bağlaması; böylece halk birinden ötekine gitmek için büyük zorluklar çekmekten kurtulmuş. Budapeşte'ye gittiğinizde bu köprüden sık sık geçmek durumunda kalırsanız hem yapının güzelliklerini hem de Tuna Nehri ve şehrin manzarasını izleme şansına kavuşabilirsiniz. Akşamları ışıklandırmalarla ayrı bir güzellik saçan köprü, iki yandan yaya yürüyüşüne açık. Bir de adı üstünde, efsane; yani doğru mudur bilinmez ama köprünün mimarının her şeyin kusursuz olduğuna inancı öyle büyükmüş ki köprü bittikten sonra bir hata bulunursa intihar edeceğini söylemiş. Sonuç olarak küçük bir çocuk dışında kimse köprüde bir kusur bulamamış. Çocuk ise aslanların dillerinin olmadığını fark etmiş. Bunun üzerine mimar William Clark'ın Tuna Nehri'ne atlayıp intihara kalkıştığı ama ölmediği söylenir. Hüzünlü bir hikayeyle de özdeştirilen Zincir Köprü'yü görmeden dönmeyin derim. Zincir Köprü'nün bulunduğu alan şehir merkezinde konaklayabileceğiniz en güzel yerlerden. Siz de konaklama için bu civarları tercih ederseniz köprünün hemen yanında yer alan 4 yıldızlı Prestige Hotel Budapest adlı otele göz atabilirsiniz. Budapeşte gezilecek yerler listesindeki önemli turistik merkezlerden biri olan Balıkçı Tabyası'na baktığınızda ilk olarak bir kale gördüğünüzü düşünebilirsiniz. Taş kuleleri ve mimarisi kaleye benzese de burası bir kale değil ve tarihi boyunca da bu amaçla kullanılmamış. Balıkçı Tabyası'nı Budapeşte'nin en çekici yerlerinden biri yapan özelliğin ne olduğunu sorarsanız herhalde şehrin en etkileyici manzarasını burada yakalayabileyeceğinizi söyleyebilirim: Tuna Nehri, Zincir Köprü, Margaret Adası, Parlamento Binası, Aziz Stefan Bazilikası... Budapeşte neredeyse her noktaya hakim olan panoramik manzarasıyla gözlerinizin önüne seriliyor. Işıklar şehrini buradan akşam saatlerinde de izlemeniz mümkün! 1902 yılında yaptırılan Balıkçı Tabyası'nın ismi de size ilginç gelmiş olabilir. Orta Çağ dönemlerinde bu bölgenin yakınlarında bir balık pazarı varmış. İsminin oradan geldiği söyleniyor. Biraz mimarisinden bahsedecek olursam yeni Romanesk ve neogotik stilin en ilgi çekici örneklerinden biri olarak gösterilen Balıkçı Tabyası'nda 7 adet kule var. Macaristan'ın kurulmasında rol oynayan 7 kavmi sembolize ediyor bu kuleler. Sık sık tarihin çarpıcı anılarıyla karşılaşacağınız Buda bölgesinde yer alan Balıkçı Tabyası, milyonlarca turistin uğrak noktası. Çevresinde de çok sayıda gezip görebileceğiniz turistik alan ve yapı bulunuyor. Budapeşte'yi harika bir seyir noktasından görmek ve UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesi'ne giren Balıkçı Pazarı'nı dolaşmak için burayı da listenize ekleyebilirsiniz. Bu arada bölgede kafeler, restoranlar ve yürüyüş alanları da var. Budapeşte'nin cıvıl cıvıl enerjik yüzünü yansıtan Peşte bölgesinde bulunan Kahramanlar Meydanı, birçok turistik bölgeye son derece yakın. Andrassy Bulvarı'nın Tuna Nehri'ne kıyısı olan yoldan yürüyerek keyifli bir gezinti sonunda meydana ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca birçok toplu taşıma aracı da meydanda duruyor. Kahramanlar Meydanı heykel ve anıtlarla donatılmış. 1894 senesinde Albert Schickedanz tarafından yapımına başlanan, 36 metre yüksekliğindeki Milenyum Anıtı en çarpıcı olanı. Anıtın inşası 1929 yılında sona ermiş. En tepesinde baş melek Cebrail'in heykelinin bulunduğu bu anıtın alt sütun bölümünde ise \"Bilgi-Zafer\", \"Barış-Savaş\", \"Çalışma-Refah\" gibi değerleri sembolize eden heykeller yer alıyor. Anıtın alt kısmındaki kaidede ise Macaristan'ı kuran 7 kabile liderinin at üstündeki heykelleri, ziyaretçilerinin yoğun ilgisini üzerinde topluyor. Ayrıca Macaristan tarihinde önemli bir yere sahip diğer devlet adamlarının da heykellerini görmeniz mümkün. Meydana gelmişken şehrin turistik parklarından olan Varosliget'e ve Güzel Sanatlar Müzesi'ne de uğramanızı tavsiye ederim. Ayrıca ilginizi çekerse Beers on Wheels adı verilen popüler bir etkinliği de gerçekleştirebilir, meydanda bisiklet sürerken bira keyfi yapabilirsiniz. Budapeşte'nin renkli, gösterişli ve en popüler caddesi olan Andrassy ut Caddesi, Macarlar kadar turistler için de çok çekici bir yer. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde de bulunan Andrassy ut Caddesi, mimari açıdan etkileyici yapılarla, alışveriş yapabileceğiniz mağazalarla, keyifli vakit geçirebileceğiniz restoran ve kafelerle dolu. Kentin merkezinde konumlanan caddenin bu kadar ünlü olup dünyadaki en güzel yerler listesine girmesinin özellikle buradaki eşsiz mimari yapılarla yakından ilgisi var. Opera binaları, sergi salonları, büyükelçilik binası, nostaljik tarihi yapılar caddeyi cazibeli bir görünüme bürüyor. Varosliget ile Erzsebet Meydanı arasında uzanan Andrassy ut Caddesi sadece mimari güzellikleriyle meşhur değil; burada yapabileceğiniz birçok şey var. Bulvarda çok sayıda büyük markanın mağazalarını bulabilirsiniz. Özellikle lüks butik ve mağazaların yoğunlaştığı bir yer. Ayrıca caddedeki Zoltan Kodaly Memorial Museum, Ferenc Hopp Doğu Asya Sanat Müzesi, Terör Evi gibi müzeler de ilginizi çekebilir. Peşte bölgesindeki bulvar, merkezi konumu nedeniyle Budapeşte'nin gezip görmek isteyebileceğiniz birçok yerine de oldukça yakın. Budapeşte'ye giderseniz bence Andrassy Caddesi'ni görmeden dönmeyin."}
{"url": "https://gezipgordum.com/dubai-gezilecek-yerler", "text": "Tarihi ve geleneksel yönü pek güçlü olmasa da dünyanın en dikkat çeken turizm şehirlerinden biri Dubai. Petrol zenginliği ile gelen hızlı yatırımların sonucunda Dubai gezilecek yerler listesine dünyanın en ultra modern yapılarını, lüks eğlence mekanlarını ve gösterişli yerlerini yazmak mümkün. Üstelik Avrupa'daki popüler turizm beldelerinin soğuk günler yaşadığı sonbahar ve kış aylarında gezginlere sıcacık bir gezi imkanı sunması, Schengen vb vizelere nazaran çok daha kolay elde edilen vize imkanları ile Türk gezginlerin özellikle Eylül-Şubat arası dönemde daha fazla ilgi gösterdikleri bir yer Dubai. Eğer siz de yakın bir dönemde Orta Doğu'nun en görkemli, kozmopolit ve uluslararası yaşam tarzına sahip olan şehri Dubai'ye gezi planlıyorsanız nereleri dolaşabileceğinize dair fikir verebilecek bir liste derledim."}
{"url": "https://gezipgordum.com/floransa-gezilecek-yerler", "text": "Romantik ve sanatsal Rönesans şehri Floransa, dünyada gezip görebileceğiniz en büyüleyici yerlerden biri. Floransa gezilecek yerler arasında Rönesans döneminin etkileyici yapılarından onlarca sanat galerisine, kartpostal misali manzaralardan tarihte yolculuğa çıkartan daracık sokaklara kadar çok sayıda nokta bulunuyor. Baştan sona yürüyerek bile kısa sürede dolaşabileceğiniz Floransa'yı gerçek anlamda gezmekse o kadar kolay değil. Kentte görebileceğiniz birçok etkileyici yer var. Dolayısıyla bu içerikte özenle derlenmiş ve her bir yer hakkında önemli bilgilerin sunulduğu popüler yerler listesinden faydalanarak Floransa'yı hakkını vererek gezebilirsiniz. İtalya'da benim de en sevdiğim destinasyonların başında gelen Floransa'da gezip görmeniz gereken tüm önemli yerler hakkında çok detaylı bilgi ve tavsiyelerimizi, çok kapsamlı olarak hazırladığımız Floransa gezilecek yerler rehberi boyunca bulabilirsiniz. Keyifli bir Floransa gezisi için konaklama yapabileceğiniz en güzel bölge Duomo Meydanı çevresi ve tarihi kent merkezi. Konaklama konusu ile ilgili en kapsamlı bilgiler için Floransa'da nerede kalınır? başlıklı yazımı da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Otel tavsiyesi isterseniz son seyahatimde konakladığım Hotel Cosimo de' Medici güzel bir tesis, inceleyebilirsiniz. Konum olarak tren istasyonunun hemen karşı sokağında yer alan otel gerek şehre gelip giderken gerekse de şehirdeki önemli noktalara yürüyerek gidip gelirken oldukça rahatlık sağlıyor. Bu otel dışına eğer biraz daha Duomo'nun olduğu alanda yani şehrin tam kalbinde biraz daha lüks bir yer isterseniz de 4 yıldızlı Hotel Spadai'ya göz atabilirsiniz. Floransa özellikle turizm sezonlarında çok ama çok kalabalık oluyor. Bilet kuyruklarında zaman kaybetmemek adına Uffizi Galerisi giriş biletinizi ve Davut Heykeli'nin sergilendiği Akademi Galerisi giriş biletinizi seyahatiniz öncesinde almayı unutmayın. Floransa gezilecek yerler listesi gezginlere hem kenti hem de İtalya'yı en iyi biçimde yansıtıyor. Yazı boyunca 27 adet gezi noktası hakkında detaylı bilgi ve fotoğraflar paylaşacağız. Bu noktaların harita konumlarını yazı devamındaki Floransa gezilecek yerler haritası bölümünde topluca bulabilirsiniz. Bu arada listedeki maddelerin ziyaret saatleri ve ücretler sürekli olarak değişebiliyor, bu konudaki en sağlıklı bilgileri gezi noktalarının resmi web sitelerinden edinebilirsiniz. Görüp görebileceğiniz en etkileyici meydanlardan biri Signoria Meydanı. Floransa'daki en büyük ikinci meydan olmasının yanı sıra siyasi ve tarihi öneme de sahip. Signoria Meydanı'na geldiğinizde sanki bir açık hava müzesindeymiş gibi hissetmeniz çok doğal; burada kentin birçok tarihi eseri bulunuyor. Özellikle Neptün Çeşmesi, Medusa Başlı Perseus Heykeli, Michelangelo tarafından yapılan Davud heykelinin replikası, Cacus/Herkül heykelleri ile Sabina Kadınlarının Kaçırılması heykeli oldukça dikkat çekici. Meydanda gözünüze çarpan Vecchio Sarayı ise Floransa'nın ikonik yapılarından biri. Kısacası Signoria Meydanı sanatsal ve kültürel zenginliklerini ziyaretçileriyle paylaşan büyülü bir yer. Barındırdığı her bir eserin ve yapının hikayesiyle kentin derinliklerine inmek isterseniz mutlaka bu meydana uğrayın. Eğer şehrin bu en hareketli noktasında, meydana yakın bir noktada konaklamak isterseniz 3 yıldızlı Hotel della Signoria adlı tesise göz atabilirsiniz. Floransa gezilecek yerler listesinde büyüklüğü, mimarisi ve Latin haçı şeklindeki planıyla yer alan Floransa Katedrali, şehrin ilgi çekici yapılarından biri. Floransa gezginlerinin asla kaçırmaması gereken yerlerden biri olarak gördüğüm katedralin inşasına 1296 senesinde başlanmış ancak yapı 1412'de tamamlanabilmiş. Şehrin göbeğindeki Duomo Meydanı'nda yer alan Floransa Katedrali'nde geç gotik stile ait detaylar öne çıksa da başka etkileyici mimari tarzlardan da izler var. Dış cephedeki renkli mermer kaplamalar katedrale güzel bir hareketlilik kazandırırken stiline de romanesk bir hava katmış. İç kısmı sorarsanız sade ve etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Katedralin içinde Rönesans stilinin öncü örneklerinden biri ile karşılaşacaksınız. Özellikle birbirinden etkileyici freskler incelemeye değer. Ayrıca Roma dönemine ait bazı eserler de sergileniyor. Katedralin çan kulesine ve kubbesine de çıkabilirsiniz. Floransa Katedrali şehrin en popüler gezi noktası bu yüzden girişinde genelde kubbe vb için uzun bilet kuyrukları olabiliyor. Rehber eşliğinde öncelikli giriş paketi satın alarak kuyruğa girmeden katedrali keşfedebilirsiniz. Çoğu kişinin \"İtalya Rüyası\" olarak dillendirdiği Floransa, Arno Nehri'nin çevresinde kurulmuş ve değişik açılardan bu nehrin güzelliği ile bütünleşmiş manzaralar sunuyor. İşte bu nehrin üzerinde zarif kemerleri ve çok sayıda hediyelik eşya dükkanları ile Ponte Vecchio köprüsü uzanıyor. Köprünün ahenkle birleştiği ve üstünden de seyredilebilen Floransa manzarası kesinlikle görülmeye değer! Floransa'nın simgeleri arasında bulunan ve 14. yüzyılda açılmış olan Ponte Vecchio Köprüsü, Nazilerin şehri harap etmelerinin ardından da yok olmamış. Zamana meydan okuyan köprünün en dikkat çekici yönlerinden biri ise üzerinde boylu boyunca hediyelik dükkanların, kuyumcuların bulunması. Ponte Vecchio'yu gündüz gözüyle görürseniz bir de akşam saatlerindeki silüetine mutlaka bakmalısınız; her yönüyle estetik ve tarihi bir güzelliği olan köprünün ışıklandırmaları büyüleyici bir etkiye sahip. Signoria Meydanı'na gelmişken gezebileceğiniz Uffizi Galerisi, Floransa'nın ikonik sanat merkezlerinden biri. Çoğu sanat aşığının Floransa'da görülmeden dönülmemesi gereken yerler arasında gösterdiği bir galeri burası. Aslında sadece Floransa ve İtalya çapında değil, dünyada ün yapmış en prestijli galerilerden biri olan Uffizi Galerisi'nde ünlü Medici ailesinin sanat koleksiyonu sergileniyor. Aynı zamanda 14. ve 16. yüzyıllar arasında rönesans ile birlikte evrilip gelişen Floransa sanatına dair çok etkileyici eserler de galeriyi dünyanın en çok ziyaret edilen merkezlerinden biri haline getirmiş. Tıpkı diğer önemli gezi noktaları gibi Uffizi de şehrin en popüler noktalarından. Bu nedenle girişte zaman kaybetmemek adına Uffizi Galerisi giriş biletinizi önceden satın alarak daha planlı bir gezi programı oluşturabilirsiniz. Rönesans akımının doğduğu yer olan Floransa dünyanın en meşhur Rönesans sanatçılarının yaşadığı bir şehir. Ünlü ressam Michelangelo da Floransa sanatı ve tarihi ile bütünleşmiş etkileyici isimler arasında. Sanatçının ismini alan Michelangelo Meydanı bana göre Floransa gezilecek yerler listesinde ilk sıralara yazmanız gereken bir yer. Floransa'nın sadece sanatı ve tarihi eserleri, kültürel dokusu değil, birbirinden büyüleyici şehir manzaraları da meşhur. Yalnızca gün batımını seyretmeye bile değer bu kentte. 360 derece panoramik şehir manzarasının ayaklarınızın altına serildiği Michelangelo Meydanı'na merkezden yürüyerek gidilebiliyor. Biraz merdiven çıkmaya ya da patika tırmanmaya ise kesinlikle değer. Hatta büyük ihtimalle şehir turunuzda burayı bir kez görmekle yetinmeyecekseniz. Michelangelo Meydanı'nda tablo gibi fotoğraf kareleri yakalayabilir, manzarayı seyre dalarak Floransa'nın tadını çıkarabilirsiniz. Michelangelo Meydanı muhteşem bir manzara sunsa da konum olarak biraz zor bir yerde bulunuyor. Ponte Vecchio Köprüsü'nün olduğu noktadan yürüyerek yaklaşık 15-20 dakikada ulaşmak mümkün. Fakat özellikle çok sıcak yaz günleri bu yürüyüş eziyete dönüşebilir. Yürüyüş dışında bölgeye dilerseniz hop on hop off otobüs turları ile ya da yakınlardaki duraklar üzerinden belediye otobüsleri ile ulaşabilirsiniz. Ben son Floransa seyahatimde otelimizin olduğu yerden buraya direkt taksi ile gittim ve yolculuk yaklaşık 10 Euro civarında tuttu. Bu nedenle benim tavsiyem hem zamandan hem enerjiden tasarruf için taksiler tercih edilebilir. Meydanda biraz zaman geçirdikten sonra yine bu alanda bekleyen taksilere binerek gezinize devam edebilirsiniz. Fransisken mezhebine ait dünyadaki en büyük kilise olarak da bilinen Santa Croce Bazilikası Floransa'da gezilecek yerler listesinin cazibeli yapılarından biri. 13. yüzyılın sonlarında yapılmaya başlanmış olması bazilikaya kentin en eski ve tarihi binalarından biri unvanını vermiş. Gezginlerin bu yapıya çok ilgi göstermelerinin birçok nedeni var ancak özellikle Michelangelo, Machiavelli, Dante gibi ünlü isimlerin burada bulunan mezarları ve çeşitli süslemeler kilisenin popüler olmasında büyük bir role sahip. Gotik ve Rönesans mimarinin estetik detaylarını taşıyan Santa Croce Bazilikası'na 19. yüzyılda eklenen renkli mermerler, çan kulesi, heykeller ve freskler de büyük bir ilgiyle karşılanıyor. Floransa'nın en prestijli ikinci müzesi de dahil olmak üzere toplamda 5 adet müze ve Boboli Bahçeleri ile ünlenen Pitti Sarayı mutlaka gezi listenize dahil olmalı. Özellikle sanata ve müzelere meraklıysanız Floransa'da çok doyumlu vakit geçirmeniz için Pitti Sarayı ideal bir yer. Sarayda Büyük Düklerin Hazinesi, Galleria Palatina, Kostüm ve Moda Müzesi, Modern Sanat Galerisi ve Porselen Müzesi ziyaretçileri sanata doyuruyor. Ayrıca genel düzeni ile hem göze hem ruha hitap eden Boboli Bahçeleri, sarayın en etkileyici bölümlerinden biri. Rönesans sarayı olarak inşa edilen Pitti Sarayı'nda ünlü Medici ailesine ait zengin içerikli bir sanat koleksiyonu da var. Göz kamaştıran mücevher, tablo ve pahalı eşyaları ile dikkat çeken Pitti Sarayı, Arno Nehrinin hemen yanı başında yer alıyor. Dilerseniz Pitti Sarayı giriş biletinizi önceden satın alarak sezonda girişte oluşabilecek uzun bilet kuyrukları atlayabilirsiniz. Üstelik ilgili linkten bilet alırsanız 24 saat kalıncaya kadar ücretsiz iptal şansınız mevcut. Michelangelo'nun Davud heykelinin sergilendiği Akademi Galerisi, Floransa'da gezip dolaşabileceğiniz en güzel sanat merkezlerinden biri olarak listede yer alıyor. 1784'te kurulan Akademi Galerisi özellikle 18. yüzyılın sonlarına doğru oldukça geniş kapsamlı bir galeriye dönüşmüş. Galeri için resim toplanmasında Napolyon'un da büyük etkisi olduğu söylenir. Michelangelo'nun Davud heykeliyle giriş yaptık ancak tabii ki bu galeride daha birçok ünlü Rönesans sanatçısının birbirinden ilginç heykel ve resimlerini görme şansınız var. Bartolini, Giambologna, Allori gibi sanatçılar eserleri sergilenen ünlü isimlerden yalnızca birkaçı. Heykel ve resimlerle donatılmış iki katlı bir galeri olan Akademi Galerisi sanatseverler için büyüleyici bir atmosfer sunuyor. Mahkumlar Salonu ise Michelangelo'nun bitmemiş eserlerine ait ve galerinin en etkileyici alanlarından biri olarak ilgi çekiyor. Ayrıca Floransa gotik resim stiline sahip eserlerin sergilendiği salonu da mutlaka dolaşmanızı tavsiye ediyorum. Davut Heykeli şüphesiz şehrin en önemli simgelerinden. Bu nedenle heykelin sergilendiği bu galeriye ilgi oldukça fazla. Floransa geziniz boyunca giriş kuyruklarında zaman kaybetmemek adına Michelangelo'nun Davut Heykeli: Zamanlı giriş biletinizi gezi öncesinde satın almayı düşünebilirsiniz. Floransa ve dünya tarihinde önem taşıyan Medici ailesi Pitti Sarayı'na taşındıktan sonra \"Palazzo Vecchio\", yani eski saray olarak anılan Vecchio Sarayı şehrin en görülesi yerleri arasında. Signoria Meydanı'nda hemen göze çarpan sarayın avlusu çok etkileyici; duvarlardaki ince işçiliği yansıtan süslemeler, grift oyma özellikli sütunlar, merkezindeki çeşme sarayın her köşesinin sanatla dolu olduğunun göstergesi. Sarayın giriş kısmında göreceğiniz Michelangelo'nun Davud heykeli ise orijinal olmamasına rağmen çevreye ayrı bir hava katmış. Daha birçok sanatçının heykel ve eserlerini sarayda görmeniz mümkün. Sarayın görkemli odaları, büyük, hatta gizli koridorları da ziyaretçilere tarih, sanat ve güçle bütünleşen heyecanlı bir tur sunuyor. Floransa'da görülmesi gereken yerler listenize bu özel sarayı da yazabilirsiniz."}
{"url": "https://gezipgordum.com/madridde-nerede-kalinir", "text": "Avrupa'daki en modern ve dinamik şehirlerden biri olan Madrid bir yandan Orta Çağ'a kadar uzanan tarihi mirasının büyüleyiciliğini taşıyor. Ayrıca İspanya'nın başkenti, Avrupa'nın da Londra ve Berlin'den sonraki en kalabalık kenti. Peki, seyahate hazırlanırken \"Madrid'de nerede kalınır?\" konusu hakkında araştırma yaptınız mı? Konaklama hakkında tavsiyeler istiyorsanız bu içeriği sizin için hazırladım. İçeriklerde yer alan şehirleri çoğunlukla iki üç kez ziyaret etmiş olmama rağmen Madrid'de durum farklı. Madrid'e şimdiye kadar yalnızca bir kez gitmiş olmama rağmen konaklama hakkında çok detaylı bir araştırma yaptım. Her tarzda gezginin beklentisini ve farklı bütçe durumlarını göz önüne alarak şehirdeki ideal konaklama bölgeleri ile otel seçeneklerini yazıda derledim. Madrid'de konaklama tavsiyesi isteyen gezginler için yazıda yer verdiğim dokuz temel bölge Sol & Gran Via, Austrias, Malasana, Bairro de la letras & Huertas, La Latina, Lavapies, Salamanca, Retiro ve Chueca. Her bir bölgede yer alan ve farklı bütçelere hitap eden popüler otel seçenekleri de hangi tesiste kalacağınız konusunda size oldukça yardımcı olacaktır. Ayrıca yazıda kaçırmamanız gereken keyifli aktivite önerilerini de bulabilirsiniz."}
{"url": "https://gezipgordum.com/milano-gezilecek-yerler", "text": "Kuzey İtalya'da yer alıp ülkenin en kalabalık ikinci şehri olan Milano Avrupa'nın gezmesi oldukça keyifli merkezleri arasında bulunuyor. Roma'nın ardından en turistik şehir olma özelliğini taşırken gezginler için de renkli bir gezi deneyimi vaadediyor. Dolayısıyla \"Milano gezilecek yerler\" listesinde tarihi yapılardan, görkemli gotik binalara, sanat galerilerinden, moda ve alışveriş dünyasına kadar çok çeşitli gezi rotaları mevcut. Her ne kadar İtalya gezisi denildiğinde akıllara ilk olarak Roma, Floransa, Venedik ve Napoli gibi yerler gelse de başkent Milano'da da gezip görülecek birbirinden güzel birçok tarihi yapı, meydan, cadde ve sokak var. Üstelik Avrupa'nın moda başkentlerinden biri olan Milano'da alışveriş yapabileceğiniz birçok sokak ve mağaza da var. Milano'da hangi bölgede konaklama yapacağınıza karar vermediyseniz Milano'da nerede kalınır? başlıklı yazımı da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Otel tavsiyesi isterseniz son seyahatimde konakladığım 4 yıldızlı NYX Hotel Milan güzel bir tesis, inceleyebilirsiniz. Tren istasyonunun hemen karşısında yer alan bu otel gerek havaalanından gelip giderken gerekse de şehir içinde gezerken büyük kolaylık sağlıyor. Bu otel dışında eğer daha şehir merkezinde daha kaliteli bir yer isterseniz de 4 yıldızlı Hotel Dei Cavalieri adlı otele göz atabilirsiniz. Milano'da yapılacak en güzel aktivitelerin başında Duomo di Milano gezisi ile Da Vinci'nin Son Yemek Turuna katılmak geliyor. İtalya Milano gezginleri için sınırlı bir seyahat süresi içinde bile şehri doyasıya gezebildiklerini hissettirebilecek bir liste hazırladım. Milano'nun en popüler noktalarını içeren listede fotoğraf, öneri ve paylaşmakta fayda gördüğüm bazı uyarıları da bulabilirsiniz. Milano'da gezip görülecek tüm önemli yerlerin harita konumlarını ise topluca yazı devamındaki Milano gezilecek yerler haritası bölümünde bulabilirsiniz. Milano gezilecek yerler listesinde ilk sıra şehrin; hatta İtalya ve Avrupa'nın ikonik yapıları arasında gösterilen Duomo di Milano'ya ait. Çok görkemli bir Ortaçağ Katedrali olan Duomo di Milano kentin kalbinde yer alıyor. İnşasına 1386'da başlanmış olmasına rağmen katedralin yaklaşık 1965 senesinde tamamlanması hem bazı siyasi olaylar hem de yapım aşamasındaki köklü değişikliklerden kaynaklanmış. Milano'nun simgesi ve Avrupa'nın 4. büyük katedrali olan yapı, 12.000 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Önündeki geniş meydana ise ismini vermiş. Şatafatlı mimarisinin yanı sıra cephe ve iç dekorasyonundaki heykellerden çatısındaki \"Madonnina\" isimli altın heykele kadar katedralin tüm sanatsal unsurları oldukça ilgi çekici. Katedralin iç kısmında ise İncil'den etkileyici sahneler tasvir edilmiş. Ayrıca mumyalar, orijinal tablolar ve daha birçok sanat eseri de ziyaretçileri keyifli bir ambiyansın içine çekiyor. Tarihi, mimari güzellikler ve sanatla dolu bir katedral turunu çatı katındaki enfes Milano manzarası ile tamamlama şansına da sahipsiniz! Özellikle gün batımındaki görüntünün hafızanızdan kolay kolay çıkacağını sanmıyorum. Terasa asansör ya da merdivenle çıkılabiliyor. Teras çıkışı katedralin diğer köşesinde. Bilhassa yaz aylarında katedrali gezebilmek için uzun bir kuyruğa girmek zorunda kalabilirsiniz ama buna değer. Milano Katedrali şehrin en önemli yapısı. Bu yüzden özellikle turizm sezonunda istediğiniz gün ve saate bilet bulmanız çok zor olabilir. Bu nedenle Duomo Katedrali & Çatı Bölümü Giriş Biletinizi mutlaka önceden satın alın. Unutmadan, katedral girişi hızlı ilerliyor lakin çatı bölümüne asansörle çıkmak isterseniz biletiniz olsa da orada da ayrıca sıraya gireceğinizi unutmayın. Milano barındırdığı birçok yapı ve özellik ile Avrupa ve dünya standartlarında bir turistik şehir. Milano'da gezilecek yerler listesindeki Galleria Vittorio Emanuele II de dünyadaki en eski ve tarihi alışveriş merkezlerinden biri olarak her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor."}
{"url": "https://gezipgordum.com/paris-gezilecek-yerler", "text": "Paris gezilecek yerler bakımından Dünyanın en turistik şehirlerinden bir tanesi. Peki Fransa'nın güzel başkenti Paris'te nereler gezilir? Dünya turizminin en önde gelen şehirlerinden olan Paris özellikle Türk gezginlerin de favori destinasyonları arasında yer alıyor. Birbirinden önemli ve değerli tarihi yapıları, dini mabetleri, müze ve sanat galerileri, alışveriş caddeleri ile Paris her yaştan gezginin gezip görmek isteyeceği yerler arasında. Kısacası Paris'te her yaştan ve tarzdan gezgini eğlendirecek birbirinden güzel olanaklar mevcut. Siz de bu rüyaya kapıldınız ve Paris'e yakın zamanda bir seyahat planladınız ama nereyi nasıl gezmeniz gerektiğini bilmiyorsanız hemen panik olmayın çünkü doğru yerdesiniz. Paris gezilecek yerler rehberi ilk yayına alındığı 2012 senesinden bu yana sitenin en popüler ve çok okunan rehberlerinden bir tanesi. Her yıl binlerce gezgin Paris seyahatlerini bu içeriğe göre yapıyor. Yazı boyunca gezilecek yerlerden ulaşıma, konaklamadan yeme içme kadar tüm önemli konularda çok detaylı bilgiler bulabilir, kendi zevkinize göre Paris seyahatinizi kolayca planlayabilirsiniz. Paris'te konaklama yapacağınız bölgeye henüz karar vermediyseniz Paris'te nerede kalınır? başlıklı yazımı da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Otel tavsiyesi isterseniz son seyahatimde konakladığım ulaşımı kolay ve ekonomik Libertel Gare de Nord Suede güzel bir tesis, inceleyebilirsiniz. Eğer merkeze biraz daha yakın ve daha kaliteli bir yer isterseniz de Novotel Paris Les Halles adlı oteli incelemenizi tavsiye ederim. Paris çok turistik bir şehir bu nedenle uzun kuyruklarda beklememek için özellikle Louvre Müzesi biletinizi ve Disneyland turunuzu önceden ayarlamayı unutmayın! Paris gezilecek yerler yazısı boyunca Fransa'nın dünyaca ünlü başkenti Paris'te gezip görülmesi gereken en önemli 35 yer hakkında çok detaylı bilgiler paylaşacağım. Adı geçen tüm bu yerlerin harita konumlarını Paris Gezilecek Yerler Haritası bölümünde topluca bulabilirsiniz. Listede adı geçen yerlerin ziyaret saatleri ve ücretleri sürekli olarak değişebiliyor, bu konudaki en sağlıklı bilgileri gezi noktalarının resmi web sitelerinden edinebilirsiniz. Paris gezilecek yerler listemizin ilk sırasını, sizin de rahatlıkla tahmin edeceğiniz üzere bir mühendislik harikası olan Eyfel Kulesi'ne ayırdım. 3 seyir terasına sahip ikonik kule, Fransız Devrimi'nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde gerçekleştirilen Expo 1889 Fuarı'nın giriş kapısı olarak kente kazandırılmış. 1887-1889 yılları arasında gerçekleştirilen inşa sürecinde Gustave Eiffel'in tasarımına bağlı kalınmış. Ancak bu süreç, yerel halkta pek de istenilen etkiyi yaratmamış. 324 metrelik Eyfel Kulesi ile ilgili tartışmalar bugün bile devam ediyor. Paris halkının büyük bölümü, yapıyı kentin kalbine vurulmuş bir hançer olarak nitelendiriyor. Özellikle Fransa'nın başkentine ilk kez seyahat eden gezginler ise kuleye harika manzaranın tadını çıkartmak ve romantik anlar yaşamak için adeta akın ediyor. Kentin en popüler mekanlarından biri olması, kuleyi ziyaret sırasında gezginlerin uzun süre sıra beklemelerine yol açıyor. Bu durumdan kaçınmak için biletinizi mutlaka önceden alın. Bilet genellikle zirveye ya da sadece 2. kata kadar çıkış şeklinde değişebildiği gibi özel turlarda rehber eşliğinde de Eyfel Kulesi'ni gezmek mümkün. Eyfel Kulesi: Doğrudan Erişim Rehberli Turu en popüler turlardan bir tanesi, dilerseniz göz atabilirsiniz. Eyfel'in ardından Paris'in mimari açıdan sahip olduğu zarafetin en önemli kanıtı konumundaki Notre Dame Katedrali'ni sizlere anlatacağım. Gotik tarzdaki dini yapı, Sen Nehri kıyısındaki alana 1163-1334 yılları arasında inşa edilmiş. Katedralin yükseldiği bu yer, Keltler ve Romalılar tarafından da kutsal kabul ediliyormuş. Notre Dame Katedrali'nin ana kapısının önünden geçen yol, \"Kilometre Sıfır\" olarak adlandırılıyor. Hz. İsa'nın dikenli tacı gibi dini açıdan değerli nesneler ise yapının kültürel açıdan önemini birkaç kat arttırıyor. - Batı Cephesi - Gülpencereler - Bakire Taçkapısı - Uçan Payangalar - Galerie des Chimeres - Hazine Odası Çatının tamamen çökmesi ve kulenin yıkılması ile sonuçlanan yangın felaketi sonucunda tarihi yapı ziyarete kapatıldı. Resmi açıklamaya göre katedral 5 yıllık restorasyon sürecinin ardından yeniden tarih tutkunlarını ağırlamaya başlayacakmış. Dolayısıyla bu süreç tamamlanana kadar dini yapıyı dışarıdan görmekle yetinmemiz gerekiyor. Kentin simgelerinden bahsederken alanında dünyanın en önemlileri arasında başı çeken Louvre Müzesi'ni anlatmamak bence büyük haksızlık olur. Neden mi böyle diyorum? Çünkü kültürel tesiste 35 bine yakın eser sergileniyor. Bunlar arasında en yoğun ilgiyi ise Milo Venüsü ve Marly Atları ile 20. yüzyılda ünlenen Mona Lisa çekiyor. Müzenin binasının yapılış amacı, aslında günümüzdeki kullanımından oldukça farklı. Zira tarihi yapı, ilk olarak 1204 yılında Philippe Auguste tarafından Viking akınlarına karşı savunma amaçlı inşa ettirilmiş. 14. yüzyılda kraliyet ailesinin konakladığı saray, son şeklini ise 1934 yılında almış. Louvre bünyesindeki koleksiyonların tamamını incelemek haftalar gerektiriyor. Müze, ayrıca gündüz saatlerinde bir hayli kalabalık oluyor. Kalabalıktan hoşlanmayanlar ve farklı ambiyans peşindekiler içinse müze ayın belirli günlerinde gece ziyaretlerine açık tutuluyor. Müze girişince kuyrukta saatlerce beklemek zorunda kalabilirsiniz. Bu yüzden mutlaka ama mutlaka biletinizi önceden alın. Yoksa sınırlı tatil sürenizi kuyruklarda geçirebilirsiniz. Biletinizi (en az 3 4 hafta önceye kadar) müzenin resmi internet sitesinden alabileceğiniz gibi aynı fiyata \"iptal edilebilir\" olarak Louvre Müzesi zamanlı giriş bileti linkinden de satın alabilirsiniz. İşin açıkçası gerek Eyfel Kulesi gerekse de Louvre Müzesi, konuklarına keyifli zaman geçirebilecekleri birçok fırsat sunuyor. Ancak gün boyu kalabalık olmaları, bir noktadan sonra insanı bunaltıyor. Neyse ki kentte böyle bir durumda gidilebilecek oldukça güzel bir kaçış noktası, yani Montmartre var. Bana göre Paris'te görülecek yerler listesine alınabilecek en ideal yerlerden biri olan Montmartre, Ressamlar Tepesi adıyla da anılıyor. Zira kentin bu kesimi, ilham kaynağı sayılabilecek güzelliği ve sessiz atmosferinden dolayı Picasso, Salvador Dali, Claude Monet gibi ustalar çalışmalarının bir bölümünü buradaki stüdyolarda gerçekleştirmiş. Sanat dünyasının önemli isimlerinin yoğun ilgisi ise belirli bir zaman sonra tepenin popülaritesinin kayda değer oranda artmasıyla sonuçlanmış. Bu durum günümüzde de sürüyor. Dar sokaklara sıralanmış kafeler ve sanat stüdyoları gezginlerin uğrak noktası konumunda. Ressamlar Tepesi'ne gündüz giderseniz, Sacre Coeur çevresinde zaman geçirmenizi tavsiye ederim. Gece ise eğlenmek için rotanızı Moulin Rogue ya da Lapin Agile'e çevirebilirsiniz. Not: Tepenin bünyesinde barındırdığı güzellikleri keşfetmenin en kolay yolu, Les Petits Trains de Montmartre isimli gezi trenine binmekten geçiyor. Trene 10.00-18.00 saatleri arasında 6,5 bilet ücretini ödeyerek binebilirsiniz. Tren kalkış noktası \"Blanche\" metro durağı önü. Bir tur, 40 ila 60 dakika arasında sürüyor. Yüksek bir noktadan, özellikle de Eyfel'in seyir teraslarından, Montmartre'nin zirvesine doğru baktığınızda büyüleyici güzellikteki Sacre Coeur Bazilikası'nı görebilirsiniz. Etrafı geniş çim alanlarla çevrili bazilika, 1874'teki Fransa-Prusya Savaşı'nda hayatını kaybedenlerin anısına 1875-1914 yılları arasında inşa edilmiş. Roma ve Bizans mimarilerinden esintiler taşıyan dini yapı, kendisini ziyaret edenlere \"Great Mosaic of Christ Majesty\" gibi etkileyici çalışmaları görme ayrıcalığı sunuyor. Tabii ben sizlere Sacre Coeur'un sadece iç kısmını ziyaretle yetinmemenizi öneririm. Çünkü 300 basamağı aşıp kubbesine çıkarsanız, kentin enfes manzarasını seyretme ayrıcalığına kavuşabilirsiniz. Aşağıya indiğinizde soluklanmak içinse bazilikanın ön tarafındaki çim alanı tercih edebilirsiniz. Şimdiye kadar sizlere Paris'in kültürel yönünü tanıtmaya çalıştım. Şimdi ise kentin lüks ve ışıltılı kısımlarının başında gelen Şanzelize Caddesi'nden bahsetmek istiyorum. Alışveriş tutkunu gezginlerin favorisi konumundaki cadde, 1667 yılında XIV. Louis'nin bahçıvanı Andre Le Notre önderliğinde inşa edilmiş. Tabii sonradan kentteki isyanları daha kolay bastırmak adına belirli noktalarına rötuşların yapıldığı da söyleniyor. Şanzelize'de birçok ünlü markanın mağazasını bulabilirsiniz. Buna ek olarak daha önce belirttiğim gibi Paris tatiline ayırdığınız bütçe genişse cadde çevresindeki otellerde konaklamayı ya da en azından restoranlarda bir şeyler yemeği düşünebilirsiniz. Paris'in kalburüstü eğlence mekanlarından birkaçı da burada sizleri bekliyor. Şanzelize dünyanın en ikonik bulvarlarından. Bu nedenle bölgedeki oteller biraz pahalı. Eğer bütçe konusunda sıkıntınız yoksa 4 yıldızlı Hotel Beauchamps adlı tesise göz atabilirsiniz. Şanzelize gezintiniz esnasında yukarı doğru ilerlerseniz, mimari bir başyapıt olarak nitelendirilen Zafer Takı'nı görebilirsiniz. Charles de Gaulle Meydanı'nı süsleyen simge yapının inşasına, 1806 yılında Napolyon Bonapart'ın emri doğrultusunda başlanmış. Yalnız sürecin tamamlanması için 30 yıl beklenmesi gerekmiş. Bir tarafından baktığınızda kentin tarihi siluetinin keyfini sürebileceğiniz, diğer tarafındansa modern Paris'e bakış atabileceğiniz takın hemen altında \"Meçhul Asker Mezarı\" isimli anıt bulunuyor. Bu anıt, I. Dünya Savaşı sırasında ölenlerin anısına inşa edilmiş. Anıtı ziyaret ettikten sonra manzaranın tadını çıkartmak için üst kısmındaki seyir terasına çıkmanızı öneririm. Özellikle gün batımında buradan manzarayı izlemek insana ayrı bir keyif veriyor."}
{"url": "https://gezipgordum.com/prag-gezilecek-yerler", "text": "Çek Cumhuriyeti'nin başkentine gitmeyi planlıyor ve Prag gezilecek yerler listesi mi oluşturmak istiyorsunuz? Orta Avrupa'nın en romantik şehri olarak görülen Prag'da renkli barok binalardan Katolik azizlerin heykellerine, gotik kiliselerden tarihi bina ve meydanlara kadar gezip dolaşabileceğiniz birçok yer var. Özellikle son yıllarda Budapeşte ve Viyana ile Türk gezginlerin de favori destinasyonları arasında yer alan Prag, 2-3 günlük kısa süreli geziler için oldukça keyifli bir yer. Üstelik şehir genelinde gezip görülmesi gereken tüm önemli yerlerin birbirine kısa yürüyüş mesafelerinde yer alıyor olması şehri bana göre daha da cazip kılıyor. Tabi yürümek istemeyenler için tramvayın yanı sıra her turistik şehirde olduğu gibi hop on op hop off otobüsler de burada da mevcut. \"Prag seyahatine çıkıp unutulmaz anlar yaşamak ve \"Bu şehri doyasıya gezdim!\" duygusuyla dönmek isteyenler için hazırladığım bu gezi listesinden çok sayıda gezgin gibi sizin de yararlanacağınızı umuyorum. Yazı boyunca Prag'ın en turistik ve cazibeli yerlerinden ulaşım seçeneklerine, alışveriş noktalarından yöresel lezzetlerine kadar birçok faydalı bilgiyi bulacaksınız. Prag'da hangi bölgede konaklama yapacağınıza karar vermediyseniz Prag'da nerede kalınır? başlıklı yazımı da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Otel tavsiyesi isterseniz son seyahatimde konakladığım Art Nouveau Palace Hotel güzel bir tesis, inceleyebilirsiniz. Merkezdeki tesis 5 yıldızlı olmasına ve sahip olduğu imkanlarına karşın oldukça uygun fiyat teklifleri sunabiliyor. Bu otel dışında yine şehrin tam merkezinde ama daha ekonomik bir yer isterseniz de 3 yıldızlı Motel One Prague güzel bir seçenek. Prag'da yapılacak birçok güzel aktivite olsa da özellikle Prag Kalesi turu ile Orta Çağ akşam yemeği adlı turlara katılmanızı önerebilirim. Prag gezilecek yerler listesinde şehrin turistik açıdan cazip en güzel 29 yerinden bahsedeceğim. Bu yerlerin harita konumlarını yazı devamındaki Prag gezilecek yerler haritası bölümünde topluca bulabilirsiniz. Prag gezilecek yerler listenizin ilk sırasına Eski Şehir Meydanı'nı koyabilirsiniz. Burası Prag'ı keşfetmeye başlamak için ideal bir nokta; çok sayıda yeri yürüyerek görebilecek olmanız ise büyük bir kolaylık. Eski zamanlarda pazar olarak kullanılan Eski Şehir Meydanı günümüzde Prag şehrinin en merkezi yeri, yani adeta kalbi. Barlar, kafeler, restoranlar, mağazalar, oteller... Ne ararsanız var, bir de üstüne turistik yerlere de çok yakın. Zaten çoğu gezginin de Prag şehrindeki ilk durağı Eski Şehir Meydanı oluyor. Prag şehrinin sembollerinden biri olan Eski Şehir Meydanı'nın canlılığı ve turistlerin ilgisini çekecek birçok güzelliği oldukça etkileyici. Meydanda Prag Astronomik Saati, Tyn Kilisesi, Aziz Nicholas Kilisesi, Eski Kent Binası Kulesi, Eski Belediye Sarayı, Jan Hus Heykeli gibi tarihi açıdan önem taşıyan yer ve anıtlar bulunuyor. Bu tarihi Prag meydanının turistik bir gezide mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olduğunu düşünüyorum. Eğer Prag tarihi merkezin tam kalbinde konaklamak isterseniz Eski Şehir Meydanı'nın hemen köşesinde hizmet veren 4 yıldızlı Hotel Rott bölgedeki en popüler tesislerden bir tanesi. Prag gezilecek yerler listesi oluştururken geçmişi Orta Çağ'a uzanan ve Prag'ın simgelerinden olan bir yapıyı da görmek istersiniz sanırım: Astronomik Saat. Eski Şehir Meydanı'nda yer alan Eski Belediye Sarayı'ndaki bu saat 1402 senesinde yapılmış ve günümüzde dünyanın en eski 3 saati arasında! %75'i inşa edildiği yüzyıldan kalma olan 350 parçadan oluşuyor. Prag'a gittiğinizde Astronomik Saat'i görmenizi mutlaka öneririm. Orta Çağ'dan günümüze kalan eşsiz yapılardan biri olan bu saat, aslında sadece bir saat de değil. Saate baktığınızda üzerinde farklı özelliklerin, figürlerin ve detayların da yer aldığını görüyorsunuz. Öyle ki bu makine; büyücüler, astrologlar ve matematikçiler tarafından da sıklıkla kullanılan bir araçmış. Prag şehrinde otoriteyi yansıtan ve tarihi açıdan ilgi çekiciliği yüksek olan Eski Belediye Sarayı'ndan da bahsetmek istiyorum. Belediye Sarayı, 14. yüzyılda yapılmış ve tarihi açıdan çok sayıda etkileyici olaya tanıklık etmiş. Bu nedenle şehrin ve Çek Cumhuriyeti'nin tarihinde önemli bir yere sahip. Saraydaki belediye odaları, Gotik Şapel, Gotik-Romano mahzenleri halkın ziyaretine açık. Aynı zamanda Belediye Sarayı şu anda birçok insanın evlenmek için seçtiği yerlerden. Bence Eski Belediye Sarayı'nın en çok kulesini seveceksiniz; burası harika bir panoramik Prag manzarasını ayaklarınızın altına seriyor. Manzara tutkunlarındansanız 70 metrelik kuleye tırmanmayı es geçmemenizi öneririm. Astronomik Saat Prag'ın en turistik noktalarından. Sezonda özellikle bölge çok kalabalık olabiliyor. Dilerseniz kule giriş biletinizi online olarak da satın alabilirsiniz. Prag'da görülmesi gereken yerler arasında dünyadaki en büyük antik kale olduğu iddia edilen Prag Kalesi de yer alıyor. 130 metre genişliğine karşılık 570 metre uzunluğunda olan tarihi Prag Kalesi'nin inşa edilmeye başlanması ise 9. yüzyıla dayanıyor. Prag Kalesi'nin ihtişamlı katedralleri, surları, kiliseleri, kraliyet sarayları ve her yönüyle ilgiyi üzerinde toplayan kuleleri, yapıyı UNESCO Dünya Kültür Mirasları Listesi'ne sokmuş. Prag Kalesi'ni görmenizi tavsiye etmemin bir diğer nedeni ise hem harika manzara açıları sunması hem etrafında da turistik açıdan birçok güzel yapının ve yerin bulunması. Prag Kalesi, Vltava Nehri'ni gören bir tepenin üzerinde; yani oldukça etkileyici bir manzarası olduğunu tahmin edebilirsiniz. Çan Kulesi'nin tepesine çıkarsanız kalenin en yüksek noktasından yalnızca Prag'ın manzarasını değil, bloklar halinde tepenin üzerinde yayılan kalenin farklı bölümlerini de seyretme olanağı bulursunuz. Eğer kaleyi ziyaret ederseniz hazır oraya gitmişken çevresindeki birçok ilgi çekici yeri de dolaşabilme fırsatını değerlendirin derim. Lobkowickz Sarayı, Altın Yol, Çek Sanat Müzesi, renkli küçük dükkanlar, Daliborka Kulesi bu yerlerden yalnızca birkaçı. Prag Kalesi özellikle yaz aylarında oldukça kalabalık oluyor. Bu nedenle benim tavsiyem kale planınızı önceden yapmanızdan yana. Düzenlenen Prag Kalesi turlarına katılarak bölgede yer alan önemli yerleri girişlerde sıra beklemeden rehber eşliğinde keşfedebilirsiniz. Üstelik \"Ücretsiz İptal\" şansınız var. Prag gezilecek yerler listesinde gidip görülmeye değer bulduğum bir diğer tarihi yapı da Aziz Vitus Katedrali. Çok sayıda gotik mimariye sahip yapısıyla ünlü Prag'da Aziz Vitus Katedrali en popüler turistik yerlerden biri olarak dikkat çeker. 1340'larda yapılmaya başlanan ve tam 600 yıl sonra ancak tamamlanan Aziz Vitus Katedrali tarihteki en etkileyici gotik yapılardan biri. Hayranlık uyandıran birçok detayı ile tarihi katedral görenlerin ilgisini hemen üzerine çekiyor. Ayrıca katedralin mimarisinde, özellikle de dış süslemelerinde barok bir stilin de varlığı oldukça çarpıcı görüntüler oluşturuyor. Katedralin dış bölümüne karanlık bir hava hakim, bu ambiyansın yaratılması içinse korkutucu hayvan figürleri ve canavarlar kullanılmış. Kilisenin içine girdiğinizde bu bölümün hiç de dışı gibi kasvetli olmadığını göreceksiniz. Parıldayan şamdanlar, aydınlık bir ortam ve birbirinden güzel süslemeler, katedralin dış kısmı ile ilginç bir tezatlık yaratmış. Orta Çağ mimarisini yansıtan yapı ve eserlerin, birçok turistin ilgisini fazlasıyla çektiği bir gerçek. Prag'ın öne çıkan ve sembol yapılarından biri haline gelen Charles Köprüsü de bunlardan biri. Prag'da gezilecek yerler listesinde bence ön sıralarda olmayı hak ediyor. Peki, Charles Köprüsü nerede? Orta Çağ döneminden kalma bu tarihi taş kemer köprü, Vltava Nehri'nin üzerinden tüm güzelliğiyle geçiyor. 1357 yılında inşa edilmeye başlanan Charles Köprüsü, Kral 4. Charles'ın verdiği emirle yaptırılmış. Köprünün inşasının tamamlanmasının ise hemen hemen 15. yüzyılı bulduğu belirtiliyor. Köprü, eski zamanlarda o bölgedeki tek geçiş noktası olduğu halde, günümüzde trafiğe kapalı ve yayalar üzerinde rahatlıkla dolaşabiliyor. Nehrin manzarasını izleyip Prag'ın sembollerinden biri olan 516 metre uzunluğundaki Charles Köprüsü'nde huzurlu bir yürüyüş gerçekleştirebilirsiniz. Charles Köprüsü'nden geçerken Prag'ı ikiye bölen Vltava Nehri'ni sevdiyseniz size göre çok popüler bir tur tavsiyem var. 3 Saatlik Yemekli Tekne Turu programına katılarak keyifli bir akşam geçirebilirsiniz."}
{"url": "https://gezipgordum.com/roma-gezilecek-yerler", "text": "İtalya'nın güzel ve popüler başkenti Roma özellikle ilk kez yurt dışına gidecek turistler başta olmak üzere gezginlerin en yoğun ilgi gösterdiği turizm merkezlerinin başında geliyor. Roma gezilecek yerler konusundaki zenginliği, birbirinden önemli ve değerli kilise ve antik yapıları, müze ve sanat galerileri, capcanlı meydan ve sokakları ile 2-3 günlük tatil planlayan gezginlere çok keyifli olanaklar sunuyor. Üstelik gezilecek yerler kadar yeme içme ve alışveriş konusundaki imkanları da şehri unutulmaz bir tatil için ayrı bir noktaya taşıyor. Siz de uzun süreden beri hayalini kurduğunuz Roma tatilini sonunda gerçeğe dönüştürmeye karar verdiyseniz ve kendinize rehber edinecek bir kaynak arıyorsanız doğru yerdesiniz. Roma'da hangi bölgede konaklama yapacağınıza karar vermediyseniz Roma'da nerede kalınır? başlıklı yazımı da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Otel tavsiyesi isterseniz son seyahatimde konakladığım The Hive Hotel güzel bir tesis. Termini'ye 5 dk yürüme mesafesindeki otel hem havaalanından gelip giderken hem de şehir içinde gezerken ulaşım konusunda büyük rahatlık sağlıyor. Bu otel dışında yine aynı konumda yer alan ve bir önceki seyahatimde konakladığım Augusta Lucilla Palace adlı oteli de önerebilirim. Roma sezonda çok kalabalık oluyor bu nedenle uzun kuyruklarda beklememek için özellikle Kolezyum biletinizi ve Vatikan Müzeleri biletinizi önceden satın almayı unutmayın! Roma gezilecek yerler rehberi boyunca İtalya'nın başkenti Roma'da gezip görülmesi gereken en önemli 32 yer hakkında çok detaylı bilgiler paylaşacağım. Adı geçen tüm bu yerlerin harita konumlarını Roma Gezilecek Yerler Haritası bölümünde topluca bulabilirsiniz. Roma'nın en önemli simgesi konumundaki Kolezyum'un inşası, M. S. 72 yılında başlamış. Yapının eskiden ne kadar kudretli olduğunu boyutlarına bakarak kolayca anlayabilirsiniz. Çünkü 188 metre uzunluğa ve 156 metre genişliğe sahip. Kolezyum mimari açıdan zamanının o kadar ötesindeymiş ki içinde bazen gemilerin kullanıldığı oyunlar düzenlenmiş. Flavianus Amfitiyatro ismiyle de tanınan yapı, günümüzde gladyatör dövüşleriyle anılıyor. Ancak 450 yıl boyunca burası sadece, imparatorluğun farklı bölgelerinden ün, para ve özgürlük için gelen gladyatörlerin birbirleri arasındaki kanlı mücadelelere sahne olmamış. İmparatorlar, halk üzerindeki güçlerini pekiştirmek için yaratıcılık sınırlarını zorlayan etkinliklere imza atmış. Roma tatiliniz yoğun sezona denk gelecekse Kolezyum'a girişte uzun süre kuyrukta beklemek durumunda kalabilirsiniz. Bu durumdan kaçınmak için şehrin indirim kartı olan ve Kolezyum girişinde de kullanabileceğiniz Roma Pass kartı satın alabilirsiniz. Eğer şehir genelinde çok fazla müze vb gezmeyecek, ulaşımdan yararlanmayacak, kısaca indirim kartı almaya değecek çok şey yapmayacaksanız sadece bu yapıyı ziyaret etmek için Kolezyum bileti satın alabilirsiniz. Yalnız Roma Pass kartı satın alıp Kolezyum'u ziyaret etmeyi planlıyorsanız resmi site üzerinden ziyaret planladığınız gün ve saate rezervasyon yapmayı unutmayın. Saat seçiminden sonra size ayrılan bölümden sıra beklemeden giriş yapabilirsiniz. Konu Roma ve kudretli yapıları olunca, seçenekler bir hayli fazlalaşıyor. Ama ben sizin yerinizde olsam, Kolezyum'un ardından rotamı hayranlık uyandırıcı mimari detaylara sahip Pantheon'a çevirirdim. Bir zamanlar \"Tüm Tanrıların Tapınağı\" olarak nitelendirilen tarihi yapı, 118-125 yılları arasında inşa edilmiş. Siz sormadan ben söyleyeyim. Bu harika yapının inşasını, Anadolu'da da onlarca eser yaptırmış olan İmparator Hadrian istemiş. Pantheon'u özgün kılan detayların başında dev boyutlu kubbesi geliyor. Yapının bu kısmının inşası esnasında volkanik kül kullanılmış. Bu sayede binlerce yıldır başta depremler olmak üzere yıkıcı felaketlerden zarar görmemiş. Pantheon'u gezerken hükümdarlara, sanatçılara ve mimarlara ait çok sayıda mezar görebilirsiniz. Hatta kiliseye dönüştürülmesinin ardından eklenmiş hayranlık uyandırıcı birçok detayla karşılaşabilirsiniz. Önemli Not: Pantheon'u Cumartesi, Pazar ve tatil günleri ziyaret etmek için artık rezervasyon şartı gerekiyor. Resmi siteden güncel bilgileri takip edebilirsiniz. Roma'da gezilecek yerler listenizi hazırlarken Trevi Çeşmesi'ne yer ayırmayı unutmayın. Çeşme kelime anlamı olarak \"Üç Yol'dan\" geliyor. İkinci adı olan Aşk Çeşmesi'nden de kolayca anlayabileceğiniz gibi 1732-1752 yılları arasında inşa edilen eser, çiftlerin kentteki gözde uğrak noktalarından bir tanesi. Ancak mimari detayları sayesinde fotoğrafçıları da kendisine kolayca çekebiliyor. Papa XII. Clement'in isteği doğrultusunda yapımına başlanan çeşme, Nicola Salvi'nin imzasını taşıyor. Ama yapım süreci esnasında çok sayıda sanatçı esere katkıda bulunmayı ihmal etmemiş. Aslında böylesi çok da iyi olmuş. Bu sayede su temasını betimleyen birbirinden güzel iki bölüm, çeşmeye eklenmiş. Bunlardan bir tanesinde, irice bir Neptün figürü iki deniz ulağı tarafından çevreleniyor. Diğerinde ise bir bakirenin suyun kaynağını keşfettiği an betimlenmiş. Farklı açılardan çeşmenin fotoğrafını çektikten sonra dilek tutmaya odaklanabilirsiniz. Tabii bunun için ritüeli tam olarak bilmeniz gerekiyor. Yani çeşmeye arkanızı dönüp sağ elinize bozuk parayı almalı ve sol omzunuzdan atmalısınız. Trevi Çeşmesi'ne yalnızca 15 dk yürüme mesafesinde yer alan 3 yıldızlı Hotel Impero, sadece bu bölgede değil aynı zamanda Roma'da konaklama yapabileceğiniz en popüler ve uygun fiyatlı otellerden bir tanesi. Kentin üç önemli simgesini ziyaret ettikten sonra imparatorluğun bin yıl boyunca her açıdan merkezi konumunda yer almış Roma Forumu'na adımınızı atabilirsiniz. Yerel halk, buraya Forum Magnum diyor. - Septimus Severus Zafer Takı - Vesta Tapınağı ve Vesta Bakireleri Evi - Curia - Kastor ve Polluks Tapınağı - Titus Zafer Takı - Satürn Tapınağı - Antoninus ve Faustina Tapınağı Bölge, Roma tarihini anlamak isteyenler için eşsiz bilgiler barındırıyor. Bu nedenle buraya en azından yarım gününüzü ayırmanızı tavsiye ederim. Not: Kolezyum, Roma Forumu ve Palatino Tepesi'ne tek biletle giriş mümkün. Tarihi mekanları dolaşırken biraz durup dinlenmek ya da kent yaşamını gözlemlemek isterseniz, Navona Meydanı'na yönelebilirsiniz. Hatta açık konuşmak gerekirse, burası fotoğraf çekmek ve yerel yaşamı gözlemlemek için harika bir yer. Meydanın bulunduğu bölgede eskiden bir stadyum yükseliyormuş. Ancak Papa X. Innocent'in isteği ile I. yüzyıldan kalma bu yapı yıkılarak yerine ikonik alanın yapımı gerçekleştirilmiş. Navona Meydanı, Bernini'nin en önemli eserleri arasında sayılan Dört Nehir Çeşmesi'ne ev sahipliği yapıyor. Barok tarzdaki Sant Agnese in Agone ve San Luigi dei Francesi de bu alan yakın konumda yer alıyor. Tarihi Roma merkezindeki neredeyse tüm yerlere yürüme mesafesinde yer alan 3 yıldızlı Della Torre Argentina adlı tesiste konaklayarak başta Navona Meydanı olmak üzere Pantheon, Trevi Çeşmesi ve Kolezyum gibi yapılara kısa yürüyüşlerle ulaşabilirsiniz. Roma, yalnızca İtalya'nın başkenti olmakla kalmayıp dünyanın en küçük devletlerinden birini de bünyesinde barındırıyor. Hal böyle olunca fırsatı değerlendirmek gerekiyor. Dolayısıyla siz de birçokları gibi Roma gezilecek yerler listenize Vatikan Müzeleri ve Sistina Şapeli'ni yazarak sanatla dolu harika bir gün geçirebilirsiniz. Neden mi böyle diyorum? Çünkü Vatikan Müzeleri bünyesinde Antik Yunan, Etrüks eserleri ve modern çalışmalarla dolu 54 galeri bulunuyor. Üstelik bu galeriler arasında dünyaca ünlü Sistina Şapeli de yer alıyor. Şapele mutlaka zaman ayırmanızı öneririm. Yoksa internetten duvarlarını süsleyen freskleri, özellikle de Michelangelo imzalı \"Adem'in Yaratılışı\" isimli çalışmayı gördüğünüzde pişmanlık yaşayabilirsiniz. Dünyanın en önemli ve kapsamlı müzelerinden olan Vatikan Müzeleri hakkında bu küçük bölümde tüm önemli bilgileri aktarmak çok zor. Bu yüzden alttaki detaylı rehberlerimizi de okumanızı tavsiye ederim. Müze girişince kuyrukta saatlerce beklemek zorunda kalabilirsiniz. Bu yüzden mutlaka ama mutlaka biletinizi önceden alın. Yoksa sınırlı tatil sürenizi kuyruklarda geçirebilirsiniz. Biletinizi (en az 3 4 hafta önceye kadar) müzenin resmi internet sitesinden alabileceğiniz gibi birkaç Euro farkla \"iptal edilebilir\" olarak Vatikan Müzeleri giriş bileti linkinden de satın alabilirsiniz. Hazır Vatikan'da zaman geçiriyorken kent sınırları içerisindeki en gösterişli yapıya, yani Aziz Petrus Bazilikası'na da zaman ayırabilirsiniz. Böylece Michelangelo, Raphael gibi ustaların günümüze miras bıraktıkları harika mimarinin keyfini sürebilirsiniz. Dini yapının inşasına 1506'da başlanmış. Ama kökenleri 4. yüzyıla kadar uzanıyor. Bazilikanın tasarımında, Bark ve Rönesans stillerinden oluşan bir harmoni tercih edilmiş. Tabii tarihi mekanın popülaritesinin her daim yüksek olmasını sağlayan tek etken mimariden ibaret değil. Baldaken ve VII. Alexander Anıtı ile Aziz Petrus Heykeli gibi göz alıcı detaylar da yediden yetmişe herkesin bazilikaya ilgi göstermesinde etkili oluyor. Eğer sabah erken kalkmada sorununuz yoksa, ve buraya erken saatlerde ulaşırsanız normalde uzun olan kuyruklardan kaçınabilirsiniz. Ama gün içerisinde gerçekten uzun olan kuyruklarda zaman kaybetmemek adına, önceden süresi planlanan Aziz Petrus Bazilikası Turları arasından birine kaydolmak görece olarak mantıklı olabilir. Bu arada unutmadan; Bazilika girişince sıkı bir kıyafet kuralı uygulaması var. Kolsuz elbise, şort vb açık kıyafetler giyinmekten uzak durun. \"Kentteki en havalı yer neresi?\" diye bir soru yöneltecek olursanız, sizleri tek bir yere yönlendirebilirim: İspanyol Merdivenleri. Aşk Çeşmesi'ne yaklaşık 10 dakika uzaklıktaki merdivenler, adını yakınındaki İspanyol Elçiliği'nden almış. 1723-1726 yılları arasındaki yapımı gerçekleştirilen merdivenler sayesinde üst kısmındaki Trinita dei Monti Kilisesi'ne kolay ulaşım amaçlanmış. Lakin günümüzde çevresinin tarihi dokusu da işin içine eklenince her gezginin uğramak için can attıkları bir çekim merkezi haline gelmiş. Merdivenden aşağı doğru ilerlerseniz, kayık şeklinde tasarlanmış Fontana della Barcaccia'yı yakından görebilirsiniz. Kalabalığı takip ettiğinizde ise birkaç dakikada Via Condotti'ye ulaşabilirsiniz. Son olarak, İspanyol Merdivenleri'nde uzun süreden beri oturulmasına, bir şeyler yiyip içilmesine izin verilmiyor. Yakın zamanda yasaklar listesine, basamaklarda fotoğraf çekimi de eklendi. Kural ihlali yaparken yakalananlara ciddi para cezaları uygulanıyor. Roma gezi listenizi hazırlarken unutmamanızı önereceğim bir diğer mimari güzellik ise Hadrianus ve ailesi adına mozole olarak 2. yüzyılda inşa edilen Castel Sant'Angelo. Yapı, şimdiki kudretli görünümüne Orta Çağ'da kavuşmuş. Ancak dikkat çekici güzellikteki heykelleri ile zarafetinden de hiç ödün vermemiş. Politik açıdan hareketli bir geçmişe sahip kalede, Museo Nazionale di Castel Sant'Angelo faaliyet gösteriyor. Müzenin Sala delle Urne ve Sala Paolina isimli bölümlerine giderseniz, geçireceğiniz her dakikadan keyif alabileceğinizden emin olabilirsiniz. Tabii sergi alanları dışında kalede zaman geçirmenizi önereceğim bir yer daha var. Eğer birkaç dakikanızı Terrazzo dell Angelo'ya ayırırsanız Aziz Petrus Bazilikası ve Tiber Nehri'ni içeren enfes manzarayı seyredebilirsiniz. Not: Fatih Sultan Mehmet'in en küçük oğlu Cem Sultan uzunca bir süre Castel Sant Angelo'da esir tutulmuştur. Roma'nın yalnızca köklü tarihiyle öne çıkan bir kent olduğunu düşünüyorsanız henüz Borghese Galerisi'ne gitmemişsiniz demektir. Galerinin ismi, Papa V. Paul'ün sanat tutkunu yeğeni Kardinal Scipione'den geliyor. Din adamı, büyük çoğunluğu 15. ila 18. yüzyıllar arasında üretilmiş tablolardan, heykellerden, antikalardan oluşan enfes bir koleksiyon toplamayı başarmış. Borghese Galerisi'nin portföyünde Tiziano, Rubens, Botticelli ve Caravaggio'nun eserleri bulunuyor. Müzeyi gezerken ayrıca Bernini imzalı çalışmaları ve M. Ö. 3. yüzyıldan kalma buluntuları yakından inceleyebilirsiniz. Sanatla geçen bir günün ardından biraz dinlenmek ve yaşadığınız yoğun deneyimi sindirebilmek için Villa Borghese'nin göz alıcı bahçelerine kendinizi atabilirsiniz. Gerçi 1.700 dönümlük alana yayılan bahçelerde de insan rahat duramıyor. Mutlaka gezmek istiyor. 1903'te kent meclisi tarafından park haline getirilen bahçelerin içerisinde Roma Hayvanat Bahçesi hizmet veriyor. Pincio'nun Su Saati ve Silvano Toti Tiyatrosu gibi unsurlarsa parkı gezmek için gerekli motivasyonu fazlasıyla sağlıyor. Hareketlilikten hoşlanıyorsanız Campo de Fiori'de birkaç saat geçirmeyi düşünebilirsiniz. Meydanın adının dilimizdeki karşılığı \"Çiçek Bahçesi\". 1869'dan beri kurulan pazar sayesinde alan böyle güzel bir isme kavuşmuş. Sokak satıcılarının haftanın altı günü renklendirdiği meydana gitmenizi iki nedenden dolayı öneriyorum. Birincisi, buraya gittiğinizde yerel alışveriş kültürünü detaylıca tanıma imkanı bulabilirsiniz. Özellikle hediyelik eşya bakıyorsanız bütçe dostu seçeneklere sıkça rastlayabilirsiniz. Campo de Fiori'ye gezi programınızda yer vermenizi önermemdeki diğer sebepse eğlence olanakları. Meydanı çevreleyen yapıların zemin katlarında, hoşunuza gideceğini düşündüğüm kokteyl barları bulunuyor. Bu arada unutmadan söyleyeyim. Alanın tam ortasındaki heykel, Filozof Giordano Bruno'yu tasvir ediyor. Değeri sonradan anlaşılan bilim insanı, dönemi için aykırı sayılan düşüncelerinden dolayı 1600'lerde burada yakılmış. Objektif bir açıdan bakmak gerekirse Roma gayet hareketli ve gürültülü bir şehir. Her ne kadar sanatı ve tarihi ile insanı büyülese de başkent bir zaman sonra insanı boğabiliyor. Neyse ki Tiber Nehri'nin batı kıyısına kurulu Trastevere gibi kaçış bölgeleri bulunuyor. Roma'nın kalbindeki tarihi semte gidenler, hem kafa dinleme hem de otantik görüntülerle karşılaşma fırsatı buluyor. Özellikle fotoğraf çekmeyi seviyorsanız bölgedeki dar sokaklarda harika fırsatlarla karşılaşabilirsiniz. Trastevere ayrıca alışveriş tutkunlarını asla otellerine elleri boş göndermiyor. Bölgede faaliyet şirin işletmelere girdiğinizde karşılaşacağınız sürprizlere şimdiden hazırlıklı olun. Üstelik aynı durum, restoranlar ve barlar için de geçerli. Bölgedeki ziyaret edilmeye değer tarihi mekanları soracak olursanız size şöyle bir liste sunabilirim. - Aziz Meryem Bazilikası - Janiculum Tepesi - Villa Farnesina - Galleria Spada Beyaz perdenin Roma temalı yapımlarında kendisine sıkça yer bulan Venezia Meydanı, kelimenin tam anlamıyla hayranlık uyandıran bir yer. Zaten aksini iddia etmek için hiçbir sebep yok. Neden mi böyle diyorum? Çünkü ulaşımı gayet kolay olan meydan, kentin en gösterişli yapılarından Vittorio Emanuele II Abidesi'ne ev sahipliği yapıyor. Abide, Birleşik İtalya Krallığı'nın ilk hükümdarını onurlandırmak adına 1885-1911 yılları arasında inşa edilmiş. Satır arasında vurgulamak gerekirse tarihi yapı, 20. yüzyılın başında tamamlanmış olmasına rağmen mimari zarafetiyle Roma dönemi türdeşlerinin kudretinden geri kalmıyor. Gerçi Altare della Patria'nın ihtişamını ortaya çıkartmak için Giuseppe Sacconi yönetimindeki ekip biraz acımasızca davranmış. II. Paul Kulesi de dahil olmak üzere çevredeki birçok bina yıkılmış. Çatısında \"Mahşerin Dört Atlısı\" isimli heykelin bulunduğu abidenin girişinde, ziyaretçileri I. Dünya Savaşı kurbanları anısına yakılan Hiç Sönmeyen Ateş karşılıyor. Yapının alt kısmına doğru ilerleyecek olursanız, İtalya Birleşme Müzesi'nin ilgi çekici koleksiyonunu inceleyebilirsiniz. Yalnız bu kısımlara fazla zaman ayırıp sakın seyir terasına çıkma fırsatını es geçmeyin. Hazır kentin büyüleyici güzellikteki simgelerine geri dönmüşken Roma gezilecek yerler listesinin bu bölümünde sizlere Santa Maria Maggiore Bazilikası'nı kısaca anlatmak istiyorum. Bazilika eski bir Pagan tapınağı üzerine 5. yüzyılda inşa edilmiş. Papa III. Sixtus döneminden kalma dini yapının tasarımında farklı mimari üsluplar harmanlanmış. Bazilika, bu sayede kayda değer oranda özgünlük kazanmış. Yapının hemen girişinde göreceğiniz Piazza dell'Esquilino Dikilitaşı, hac yolunu gösteriyor. İçeride ise sizleri \"Bakire'nin Taçlandırılması\" isimli hayranlık uyandırıcı mozaik çalışmasını barındıran Capella Paolina bekliyor. Roma'nın gözbebeği Santa Maria Maggiore, her yıl 5 Ağustos'ta renkli kutlamalara sahne oluyor. Bu tarz etkinlikler hoşunuza gidiyorsa \"Sakın kaçırmayın!\" derim. 14. yüzyılın ortalarına tarihlenen hikaye aslında oldukça kısa. Rivayete göre Papa Liberius, rüyasında Meryem Ana'yı görmüş. Uyandığında ise gördüklerinin etkisiyle hemen sanatçıları yanına çağırmış ve gördüklerini anlatmış. Sonra da sanatçılardan bazilikanın içerisine anlattıklarını betimleyen mozaik çalışmaları yapmalarını istemiş. İşte, Santa Maria Maggiore'nin büyüleyici nefleri bu şekilde ortaya çıkmış. Hadi gelin, yeniden Vatikan'a dönelim ve Bernini'nin kente miras bıraktığı Aziz Petrus Meydanı'nda neler bulacağınıza şöyle bir göz atalım. Meydan, Papa VIII. Alexander için 1656-1667 yılları arasında inşa edilmiş. Tabii bu süreç içerisinde sık sık Vatikan'ın müdahaleleri olmuş. Buna rağmen başlıkta da vurguladığım gibi ortaya harika bir yapıt çıkmış. Aziz Petrus'un adını taşıyan meydanın iki yanında birer tane çeşme bulunuyor. Sol taraftaki çeşme, bizzat Bernini tarafından tasarlanmış. Diğeri ise Domenico Fontana imzası taşıyor. Ortadaki hayranlık uyandırıcı dikilitaş ise İskenderiye'den binbir zahmetle getirilmiş. Eserin kökenleri M. Ö. I. yüzyıla uzanıyor. Meydan, özellikle yılbaşında kültürel açıdan epey ilgi çekici görüntülere ev sahipliği yapıyor. Papa konuşma yapacağı zaman da Katolikler buraya adeta akın ediyor. Roma'nın meydanları gerçekten de çok gösterişi ve turistik açıdan dikkat çekici unsurlarla dolu. Ama konu en büyüğüne, yani Popolo Meydanı'na gelince ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Meydan, M. Ö. 220 yılından beri kullanımda olan Via Flaminia'nın en önemli bölümü konumunda. Hatta kuzey tarafında yer alan kapı, imparatorluk döneminde kentin ana girişi olarak kullanılıyormuş. Tıpkı Aziz Petrus'ta olduğu gibi bu meydanının da ortasında bir dikilitaş bulunuyor. Başkentin en büyük meydanı ayrıca ikiz kiliseler Santa Maria in Monte Santo ve Santa Maria dei Miracoli ile çevrili. Popolo Meydanı'nda vakit geçirdikten sonra dilerseniz hemen yanı başındaki Via del Corso'ya geçebilirsiniz. Hazırladığım her gezilecek yerler listesine elimden geldiğince popüler alışveriş bölgelerini eklemeye özen gösteririm. Roma'yı merkezine aldığım bu yazıda da bu alışkanlığı bozmak istemiyorum. Dolayısıyla bu konuda önceliği Via del Corso'ya veriyorum. Via del Corso, kentin en önemli alışveriş bölgelerinden biri olarak 15. yüzyıldan beri varlığını koruyor. Cadden, Popolo Meydanı'ndan, Venezia Meydanı'na kadar uzanıyor. İspanyol Merdivenleri gibi birçok ikonik mekan da caddeye yakın konumda bulunuyor. Cadde üzerinde ilerlerken bazılarının kökenleri oldukça eskiye dayanan çok sayıda alışveriş mekanı ile karşılaşabilirsiniz. Tabii dilerseniz Piazza Colonna'ya kadar sabredip Galleria Alberto Sordi'deki seçenekleri değerlendirmeye odaklanabilirsiniz. Via del Corso'yu gezi programınıza dahil etme amacınız yalnızca alışveriş olsa bile fotoğraf makinenizi yanınızda bulundurmayı unutmayın. Zira kentin bu kısmı, mimari açıdan da gayet dikkat çekici detayları bünyesinde barındırıyor. Roma'nın tarihine odaklı bir tatil deneyimi yaşamak istiyorsanız, listenizde mutlaka Palatino Tepesi'ne yer ayırın. Çünkü mitolojiye göre Roma İmparatorluğu burada kök salmaya başlamış. Rivayete göre ikiz kardeşler Romulus ve Remus bir dişi kurt tarafından tepenin eteğindeki mağarada büyütülmüş. İlerleyen dönemde ise tepenin zirvesinde sonradan kudretli bir imparatorluğa dönüşecek medeniyetin temellerini atmışlar. Gerçi sonradan aralarına fesatlık girmiş ve iki kardeşin ilişkileri bir daha asla düzelmeyecek şekilde bozulmuş Hatta iş, cinayete kadar gitmiş."}
{"url": "https://gezipgordum.com/viyana-gezilecek-yerler", "text": "Orta Avrupa ve Avusturya'nın; tarihi dokusu, ihtişamlı yapıları, sanatsal ve entelektüel yönü ile en zengin şehirlerinden biri Viyana. Tuna Nehri'nin kıyısındaki konumuyla görkemli görüntüsünü pekiştiren başkent Viyana, her köşesiyle keşfedilmesi oldukça keyifli bir şehir. Yakın komşuları Prag ve Budapeşte ile birlikte Türk gezginlerin de en sevdiği gezi noktalarından olan başkent Viyana'yı gezmek içinse 2-3 günlük kısa bir tatil yeterli. Tabi süreyi dilediğiniz kadar uzatabilirsiniz ama şehirdeki pahalılığın diğer turistik yerlere nazaran çok daha yüksek olduğunu akıllardan çıkartmamak gerek. Yine de Avusturya'nın bu dünyaca güzel başkenti her gezginin en azından ömründe bir kez gezip görmesi gereken bir yer. Eğer siz de yakın zamanda bir Viyana gezisi planladınız ama Viyana gezilecek yerler listesine nereleri eklemeniz gerektiğini bilmiyorsanız hemen panik olmayın çünkü doğru yerdesiniz. Viyana'da hangi bölgede konaklama yapacağınıza karar vermediyseniz Viyana'da nerede kalınır? başlıklı yazımı da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Otel tavsiyesi isterseniz son seyahatimde konakladığım Star Inn Wien Schönbrunn güzel bir tesis, inceleyebilirsiniz. Ben bu tesisi konaklama yaptığım dönemde çok uygun fiyatlı olduğu için tercih etmiştim. Toplu taşıma ile şehrin merkezine 10 dakikada ulaşabilirsiniz. Eğer biraz daha şehrin merkezinde, daha kaliteli bir yer arıyorsanız 4 yıldızlı Austria Trend Hotel Europa adlı otele göz atabilirsiniz. Viyana'da yapılacak en güzel aktivitelerin başında Golden Hall'de Mozart Konserine katılmak geliyor. Bunun dışında seyahatiniz öncesinde Belvedere Sarayı giriş biletinizi almayı da unutmayın. Viyana gezilecek yerler rehberinde unutulmaz anılar biriktirebileceğiniz kentin en güzel 35 yerini tanıttım. Şehirde gezip görülecek tüm önemli yerlerin harita konumlarını ise topluca yazı sonundaki Viyana gezilecek yerler haritası bölümünde bulabilirsiniz."}